(ANKARA) – CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 6 Şubat depremleri sonrasında kaybolan çocuklarla ilgili “Yurttaşlarımız ellerinde listeler, fotoğraflar, kayboldukları binanın adresinden en son görüldükleri yerlere kadar belirten detaylı listeler ile kayıp çocuklarını ararken, seslerini duyurmaya çalıştıkları haberlere ‘dezenformasyon çabası’ diyerek adeta yaşanan acılara kulaklarını kapadıklarını bir kez daha kanıtlıyorlar. Kanıtsız, belgesiz, çabasız herhangi bir açıklama kayıp çocukları arayan yakınlarına yeterli olmayacaktır. Kayıp çocukların akıbetinin detaylıca araştırılması için bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasıdır” açıklamasını yaptı.
CHP’li Nermin Yıldırım Kara, 6 Şubat depremleri sonrasında kaybolan çocuklarla ilgili yazılı açıklama yaptı. Kara, 6 Şubat merkezli depremlerin ardından 15 ay geçtiğini ve depremzede yurttaşların halen kayıp yakınlarına ulaşmaya çalıştığını vurgulayarak, şunları ifade etti:
“Kayıp yakınlarından alınan bilgiye göre toplamda 38’i çocuk 145 yurttaşımız hakkında hala bilgi sahibi değiliz; bu yurttaşlarımızdan 30’u çocuk olmak üzere 117’si Hataylı depremzedeler. Biz bu konuyu meclis gündemine defalarca getirdik. Kayıp vakalarının araştırılması, kamuoyuna ve ailelere bilgilendirilme yapılması talebiyle 17 Ağustos 2023 tarihinde araştırma önergesi verdik, bu önerge hala gündemde bekliyor. Mayıs ayına geldik, hala bir gelişme söz konusu değil. Bunun öncesinde, Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak 9 Mart 2023 tarihli depremde kaybolan insanlar ve refakatsiz kalan çocukların sorunlarının araştırılması için verdiğimiz önerge ise AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedilmişti. Bakanlıklar peşisıra ‘kayıp yok’, ‘tüm refakatsiz çocukların bilgilerine ulaşıldı’, ‘hiçbir sorun yok’, şeklinde ağız birliği yaparak, sorun olmadığını dile getiriyor. O esnada kayıplarını aradığını belirten depremzedelerin görüşme taleplerini de yanıtsız bırakıyorlar. Depremzedeleri görmezden gelenlere aldanmadan, sormaya, cevap aramaya devam edeceğiz: Kayıp depremzede yurttaşlarımız nerede? 15 aydır çocuklarından haber bekleyen yakınlarının, görüşme talepleri hangi sebeple yanıtsız bırakılıyor? Ailelerin bilgi sahibi olabilmesi adına niçin halen daha araştırma komisyonu kurulmasının önüne geçiliyor?
“DEPREMDEKİ KAYIP ÇOCUKLARIN AKIBETİNİN DETAYLICA ARAŞTIRILMASI İÇİN BİR MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALIDIR”
Depremin ertesi günlerinde yurttaşlar çevrelerine kayıplarının fotoğraf ve bilgilerini astılar, yetkili mercilere ve savcılıklara DNA testi ve fotoğraf bıraktılar. Tüm hastane ve mezarlıkları gezdiler, kimileri bir iz bulabilmek adına günlerce enkaz başından ayrılmadı. Fakat, aylar geçmesine rağmen, yurttaşlarımız bugün hala yakınlarından gelecek bir haber bekleyişindeler. Bu konuda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanının ‘kayıp çocuk yok’ açıklamaları oldukça talihsiz. Bugün hala daha, Bakan Göktaş’ın açıklamalarına karşın, birçok sivil toplum kuruluşu ve dernekler kayıp listelerinin hala ellerinde olduğu ve sonuçlanmadığını vurgulamaya devam etmektedir. Yurttaşlarımız ellerinde listeler, fotoğraflar, kayboldukları binanın adresinden en son görüldükleri yerlere kadar belirten detaylı listeler ile kayıp çocuklarını ararken, seslerini duyurmaya çalıştıkları haberlere ‘dezenformasyon çabası’ diyerek adeta yaşanan acılara kulaklarını kapadıklarını bir kez daha kanıtlıyorlar. Kanıtsız, belgesiz, çabasız herhangi bir açıklama kayıp çocukları arayan yakınlarına yeterli olmayacaktır. Gereken, defalarca söylediğimiz gibi kayıp çocukların akıbetinin detaylıca araştırılması için bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasıdır.”
]]>Hatay’ın İskenderun ilçesinde 3 500 gönüllünün katılımıyla 17 milyon kap sıcak yemek dağıtımı yapıldı. Sosyal gastronominin öncülerinden şef Ebru Baybara Demir’in kurduğu ‘Gönül Mutfağı; 6 Şubat depremlerinin ilk yıl dönümünde kazanlar dolusu taziye yemeği hazırladı. Hazırlık çalışmaları sırasında gözyaşları sel oldu. 6 Şubat sabahı anma töreni düzenleyecek gönüllüler, taziye yemeği verdikten sonra kimsesizler mezarlığını ziyaret edecek.
Türkiye’de sosyal gastronominin öncülerinden şef Ebru Baybara Demir tarafından depremzedelerin sıcak yemek ihtiyacı için gönüllülerin katılımıyla kurulan Gönül Mutfağı, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın desteğiyle ilk olarak Osmaniye’de ardından Kahramanmaraşta ve son olarak 9 Şubat’ta Hatay’ın İskenderun ilçesindeki Muhyiddin İbni Arabi Erkek Öğrenci Yurdu’nda hizmet verdi. Aşevi, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen, her meslek grubundan 3 bin 500 gönüllünün katılımı ve yapılan bağışlarla, çadırkonteyner kentlerde kalanlara Temmuz ayına kadar 17 milyon kap sıcak yemek dağıtımı yaptı. Geçtiğimiz Ramazan ayında çadır kentlere 27 bin sahur paketi dağıtan gönüllüler, ilköğretim öğrencileri için de 236 bin kahvaltı paketi dağıttı. Yaz mevsiminde bölgenin kavurucu sıcağıyla mücadele eden depremzedelere kayıtsız kalmayan gönüllüler, yaz boyu soğuk su dağıtımı yaptı.
KAZANDIĞI 100 BİN EURO’YU ÇALIŞMALARA BAĞIŞLADI
Üstlendiği sosyal sorumluluk sayesinde gastronomi dünyasının Nobel’i olarak kabul edilen, 2023 Basque Culinary World Prize (Bask Dünya Aşçılık Ödülü) rekabetinde değerlendirilen 700 şefin içinden seçilerek birinci olan ve İspanya’da düzenlenen törenle 100 bin euro değerinde bir ödül kazanan Baybara, bu parayı da Hatay’daki çalışmalar için bağışladı. Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depreminin birinci yıl dönümünde büyük bir taziye ve anma törenine hazırlanan gönüllüler, İskenderun ilçesi Sakarya Mahallesi’nde bulunan İbrahim Çeçen Konteyner Kenti’ndeki ‘Gönül Mutfağı’nda kazanlarca yemek hazırladı. Çalışmalar sırasında dualar edip duygusal anlar yaşayan gönüllüler, mutfakta ve kazan başında gözyaşlarına hakim olamadı. Depremin ilk gününden bu yana yorulmaksızın çalışan gönüllüler birbirlerine sarılarak güç verdi.
‘ACININ TARİFİ YOK AMA UMUDUN ÇOK FAZLA VAR’
Şef Ebru Baybara Demir, acıda birleştiklerini belirterek, dayanışma ile neler yapabileceklerini gördüklerini ve bu şekilde hem birbirlerine hem de bölgedeki depremzedelere daha çok bağlandıklarını söyledi. Demir, ‘Dolayısıyla onların her ihtiyaçlarında, her sıkıntılarında, her sevinçlerinde, her üzüntülerinde birlikte olmak istedik. Allah bir daha böyle bir felaketi kimseye yaşatmasın ama söyleyeceğim şu ki yaşanan acının tarifi yok ama umudun çok fazla var bence. Biz çok güzel bir milletiz, çok güzel şekilde bir araya gelmesini biliyoruz ve birbirimizin yaralarını sarabiliyoruz. Yarın taziyemiz var, duamız var. Taziye yemeğimizin ardından 18 konteyner kentin yemeklerini göndereceğiz. Her an çok kıymetli. Umutlu olmak zorundayız. Keşke o binaları yerinden tekrar kaldırabilsek, o insanları tekrar geri getirebilsek ama mümkün olmadığı için kalanları ayakta tutmak ve onlar için umutlu bir şeyler yapmak zorundayız dedi.
‘YAPABİLECEĞİMİZ BİR ŞEY OLDUĞU SÜRECE BURADAYIZ’
Gönül Mutfağı’nın gönüllü kurucularından, inşaat mühendisi Kadir Sancar ise ‘Yarın depremzede kardeşlerimiz ile bir arada olacağız. Dayanışma içerisinde onlara sarılacağız. Duygusal olarak yoğun bir günde bir arada olmanın değerli olduğunu düşünüyoruz. Hala acılar çok taze. Hala bölgede insanlar acılarını yeni yeni yaşamaya başladı, travmalarını yeni atlatıyorlar. Yapılacak çok şey var burada. Biz her gün farklı ne yapabiliriz diye bakıyoruz. Bundan sonra da ihtiyaç olduğu müddetçe, yapabileceğimiz bir şey olduğu sürece buradayız. Yarın saat 11.00’de burada mevlid ve anma düzenleyeceğiz. Sonrasında taziye yemeğimiz olacak. Aynı zamanda konteyner kentlerin tamamına taziye yemeği dağıtıyor olacağız. Sonrasında da mezarlık ziyaretimiz olacak. Bütün vatandaşlara, depremzedelere çağrıda bulunduk. Herkes davetli. Burada beraber anarak dualarla geçireceğiz diye konuştu.
‘BURADA HİÇBİR YORULMA DUYGUSU OLMUYOR’
Gönül Mutfağı’nın kurulduğu ilk günlerde İstanbul’dan gönüllü olarak gelerek çalışmalara katılan 15 yıllık şef Elif Turgut da duygularını şöyle anlattı Normalde mutfaklarda çalışırken 2-3 saatte bir dinlenirsiniz, yorulursunuz, beliniz ağrır ama burada hiçbir yorulma duygusu olmuyor. İnanılmaz bir motivasyon. İlk zamanlar 1 saat dönüşümlü uyuyorduk şimdi daha düzenli ve programlı olduğumuz için uyuyoruz ama o motivasyon ve inanç, herkesin bir işin ucundan tutması herkesi birbirine bağlıyor ve bence buradaki enerjiyi yükselten de bu. Burada bulunmak için hiçbir beceriye gerek yok. Temizlik yapanlar, patates soyanlar, biber ayıklayanlar, çay yapanlar var. Tabi ki yemeği bilen şefler de var ama arka planda destek olan, işin daha büyük bölümünü yapanlar var. Bulaşık yıkayanlar dahi çok önemli burada. Biz işi hiç ayırmıyoruz. Her meslek grubundan birileri var burada.
TÖRENİN ARDINDAN MEZARLIK ZİYARET EDİLECEK
Gönül Mutfağı, 6 Şubat sabahı deprem kayıplarının anısına İbrahim Çeçen Konteyner Kenti’nde dua okuduktan sonra taziye yemeği verecek. Mutfak gönüllüleri ve vatandaşlar daha sonra kimsesizler mezarlığını ziyaret edecek. (DHA)
]]>