6 Şubat depremlerinin üzerinden yaklaşık 15 ay gibi bir süre geçtiğini ifade eden Başkan Karademir, 31 Mart’ta gerçekleştirilen yerel seçim sonuçlarına değindi. Seçimlerin üzerinden 26 gün geçtiğini ifade eden Karademir, “Belediye başkanlarımıza öncelikle MAGİNDER ailesi olarak hayırlı olsun diyoruz” dedi.
Malatya’da bugün en büyük sorunlardan birinin imar sorunu olduğunu da dile getiren Karademir, “Malatya’da şu an yerinde dönüşümlerle ilgili, rezerv alanlarla ilgili ve imar noktasında belediye başkanlarımızın hızlı bir şekilde adım atmasını bekliyoruz. Çünkü bugün Adıyaman’da seçimden önce 3-4 ay öncesinden rezerv alanların tamamının ihalesi yapılmış tamamı da bugün itibari ile de devam etmektedir. Yine aynı şekilde Adıyaman’dan örnek verecek olursak yerinde dönüşümler yine 3-4 ay öncesinden başladı, şu an yerinde dönüşüm projeleri devam etmektedir. Oradaki vatandaşlar yerinde dönüşümden faydalanıp inşaatlarını tamamlama noktasına gelmiş bulunmaktadır. Aynı şekilde TOKİ bugün Adıyaman’da yıl sonuna kadar toplamda 36 bin konut ihalesi yapacağı ve 20 bin konutu yıl sonuna kadar teslim edeceklerdir. Ama biz Malatya olarak şu an çok gerideyiz. Yerinde dönüşümler ile ilgili başlayan hiçbir projemiz yok. Yine aynı şekilde rezerv alanlarımızın hiçbirinin ihalesi yapılmamıştır. Yine aynı şekilde TOKİ tarafından yapılan konut sayısı da şu an hali hazırda toplamda 10 bin konut ihalesi yapılmıştır. ve bunun sadece 6 bini teslim edilmiştir. Malatya için toplamda 65 bin TOKİ konutunun yapılacağı belirtilmiştir. Ama biz Malatya olarak şu an çok gerideyiz. Bu da Malatya’nın en büyük sorunudur. İş dünyası bugün çok zor durumdadır. Malatya’nın hem esnafı hem tüccarı hem sanayicisi, barınma sorunu ve ticaretin yeniden canlanması için devletin bir an önce burada ki projelere hız vermesi gerektiğini düşünüyor” ifadelerine yer verdi.
Buradaki en büyük sorumluluğun yeni seçilen belediye başkanları ve siyasilere düştüğünü de ifade eden Karademir, “Başkanlarımızın ve siyasilerimizin bir an önce birlik ve beraberlik içerisinde devletimiz ve hükümetimiz ile gerekli noktalarda görüşüp hızlı bir şekilde bu sorunları çözüme kavuşturması gerekiyor. Eğer bunu hızlı bir şekilde gerçekleştiremezlerse Malatya halkı gerçekten çok ciddi bir göç kaybı verecektir. ve bu göç kaybı daha da büyüyerek devam edecektir” dedi.
Her zaman Malatya’da olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini de dile getiren Başkan Karademir, “Malatya’da çalışacağımızı ve burada yatırım yapmaya devam edeceğimizi söyledik, bugünde bu şekilde devam ediyoruz. Ama Malatya halkının da sesine kulak vermeliyiz, vermek zorundayız. Malatya halkının sorunlarını çözmek zorundayız. Biz bugün yaptığımız basın açıklamasıyla birlikte bir an önce milletvekilleri, belediye başkanlarımızı birlik ve beraberlik içinde Malatya’mız için hızlı bir şekilde çalışacaklarına inanıyoruz. Çünkü Malatya halkı bugün Türkiye’de yapılan seçimlerde üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Malatya’nın bu saatten sonra beklentileri daha fazladır. Hükümetimizin Malatya’ya daha fazla destek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Malatya halkı hiçbir zaman devletini ve hükümetini yalnız bırakmamıştır. Bu seçimde de tekrardan bunu göstermiştir” şeklinde konuştu.
Bugün diğer deprem bölgesindeki illerin daha hızlı bir şekilde toparlandığını ve yatırım aldığını da gördüklerini dile getiren Karademir, “Bununla ilgili siyasilerimizin kendi aralarında olan kısır çekişmeleri bırakıp bir an önce Malatya’nın sorunlarına odaklanıp, ‘Ben değil biz olarak’ sorunları çözmelerini istiyoruz. Çünkü birliğin olmadığı bir yerde hiçbir zaman başarı gelmez. Eğer başarılı olmak istiyorlarsa Malatya halkının sesine kulak vermeleri lazım. İstişare yapmaları lazım. Kendi aralarındaki sorunları çözmeleri lazım. Malatya’ya hizmet etmeleri lazım. Biz inşallah sürecin takibindeyiz, yine elimizden geldiği kadar Malatya’mızın sorunlarını dile getirmeye çalışacağız” diye konuştu.
Malatyalıların artık dayanacak gücünün kalmadığını da vurgulayan Karademir, “Depremin üzerinden yaklaşık 15 ay geçti. Bugün Adıyaman’ın bile bu şekilde yatırım olması ve hızlı bir şekilde projelerin çözüme kavuşması Malatya halka adına üzüntü vericidir. Siyasilerimizin hızlı bir şekilde bu konuları çözmeleri gerekiyor. Yoksa burada Malatya’daki yaşayan vatandaşlarımızın umudu kalmamıştır, sabrı tükenmiştir. Bu şehri biz başkalarına bırakmak istemiyoruz, bu şehirde kalmak istiyoruz. Biz MAGİNDER ailesi olarak elimizden geldiğince bu sorunları dile getirmeye çalışmaya devam edeceğiz” dedi. – MALATYA
]]>Saadet Partisi TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Karamollaoğlu, Gazze’nin hala kanayan bir yara ve yürek sızısı olduğunu belirtti.
Üç çeyrek asırdır devam eden ve 7 Ekim’den bugüne her geçen gün daha da şiddetlenen siyonist zulmün, ramazan ve bayram dinlemediğini dile getiren Karamollaoğlu, olup bitenlerin dünyanın güzünün içine baka baka, Müslümanlara adeta meydan okurcasına yapıldığını kaydetti.
Karamollaoğlu, sözde asli görevleri dünya üzerinde huzur ve barışı tesis etmek olan uluslararası kurum ve kuruluşların ise aylardır kör, sağır ve dilsiz kesildiğini söyledi.
Gelişmiş kabul edilen batılı ülkelerin söz konusu suçlu siyonist rejim olunca tüm değerleri rafa kaldırdığını belirten Karamollaoğlu, “Bir kez daha açıkça görülmüştür ki batı medeniyeti her şeyiyle iflas etmiştir.” ifadesini kullandı.
İslam dünyasının da sınıfta kaldığını dile getiren Karamollaoğlu, “Esas üzücü olan ve bizi dehşete düşüren de İslam aleminin tavrıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Hak ile batılın mücadele merkezinin bugün Gazze olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, bu imtihandan geçemeyen hiçbir insanın, kurumun, partinin veya iktidarın diğer sınavlardan geçme imkanı bulunmadığını kaydetti.
31 Mart seçimleri
Karamollaoğlu, parti veya şahıs ayırt etmeden 5 yıl boyunca görev yapacak tüm belediye başkanlarına, muhtarlara ve belediye meclis üyelerine başarı diledi.
Seçim çalışmalarında devlet imkanlarının iktidar için kullanıldığını savunan Karamollaoğlu, teşkilat mensupları ve vatandaşların katkılarıyla oluşturulmuş bir bütçeyle seçim kampanyasını yürüttüklerini dile getirdi.
Seçim sürecinde kendini ifade etmek adına bütün kulvarları zorladıklarını anlatan Karamollaoğlu, şöyle konuştu:
“Zira bizim siyasetimiz yolunu bulma derdinde olanların değil hakikate dair yol alma hedefine inananların işidir. Bizim partimiz ve fikrimiz, yolu kendine mülk etme hevesiyle yanıp tutuşanların değil iyiye, güzele ve doğruya giden yolu açma peşinde koşanların durağıdır, partisidir. Biz, Erbakan hocamızın işlerini örnek, fikrini esas alarak hakikate mevzi kazandırmak adına siyaset yaparız ve yapıyoruz, yapmakta da devam edeceğiz. Her konuyu pazarlığa dönüştürerek konjonktürel teveccühe talip olanlar bugün varlar ama dün yoktular ve emin olun yarın da olmayacaklar. Doğruyu pazarlayanların, doğru yapanlardan ve doğruyu yaşayanlardan daha fazla itibar görmesi, hatta öne geçmesi, daimi bir konum değil geçici bir durumdur. Biz Saadet Partisi olarak, sesimizin duyulmasını, fikrimizin anlatılmasını engellemek isteyeni de neden engellemek istediğini de biliyoruz. Çünkü bizim durduğumuz yer ve söylediklerimiz birilerinin hem sahteliğini hem de sahteciliğini ifşa ediyor. Çünkü iktidar partisi ve müttefikleri, bizim kendilerini faş eden siyasetimizden rahatsızlar. Bu çevreler bu nedenle, bizi taklit etmeye, milli görüşün fikri yapısını tahrif ve tahrip etmeye meyilli bir oluşumu palazlandırdılar. Hatta ‘Milli görüşü kim temsil ediyor?’ tartışmasını bile başlatmaya yeltendiler. Milli görüş gömleğini çıkaran ile milli görüş gömleğini kendisinin sanan arasındaki işbirliği herkesin malumudur. Taklitçiliğin ve işbirlikçiliğin hüküm sürdüğü bu süreçte işimizin zor olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, yapılan yanlışları ifşa, yapılması gereken doğruları izah eden biz olmamıza ve bu noktada takdir edilmemize rağmen, milletimizin seçimde mührü neden başka partilerin üzerine vurduğunu elbette değerlendireceğiz.”
Karamollaoğlu, milletin 31 Mart’ta iktidar partisine mesaj verdiğini, ana muhalefet partisine de kredi tanıdığını dile getirdi.
“Milletin verdiği mesajdan kimse kaçamaz”
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölüm yıl dönümü olduğunu anımsatarak, onu şükran ve minnetle andığını dile getirdi.
31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde göreve gelen herkese başarı temennisinde bulunan Davutoğlu, “Milletimizin verdiği mesajdan kimse kaçamaz, kimse milletimizin verdiği mesajı göz ardı edemez.” diye konuştu.
Davutoğlu, iktidarın ilk kez ikinci parti olduğunu ifade ederek, iktidara uyarı mahiyetindeki mesajların doğru algılanmasını dilediğini kaydetti. Ana muhalefete de kredi açıldığını belirten Davutoğlu, “Ana muhalefet partisi de bu krediyi kendisine verilmiş bir kredi olarak değil iktidara dönük büyük tepkinin ortaya çıkardığı geçici kredi olarak görmesi gerekir.” dedi.
Bugün 1 milyon Gazzelinin felaket ölçeğinde bir açlıkla karşı karşıya bulunduğunu kaydeden Davutoğlu, Gazze’deki çocukların açlıktan öldüğünü vurguladı. Davutoğlu, şöyle konuştu:
“Gazze’de çocuklar açlıktan ölürken, Türkiye’den kalkan gemilerle eğer İsrailli soykırımcı askerler tıka basa karınlarını doyurup o enerjiyle bu çocukları öldürmeye devam etmişlerse, bomba yağdıran uçakların yakıtları Türkiye’den gitmişse, Gazze’de yıkılan Filistinlilerin evlerinin yerine yapılan yerleşimcilerin demiri, çimentosu Türkiye’den gitmişse, bizim tuttuğumuz şeye oruç denir mi, buna ramazan denir mi? Yüreğim kan ağlıyor. Yazıklar olsun bize ki feryadımızı duyuramadık, mühürlü kalpleri açtıramadık. Yazıklar olsun bize ki vefat eden her çocuğun açlığından sorumluyuz.”
Davutoğlu, İsrail ordusunun Ramazan Bayramı’nda düzenlediği saldırıda 3 oğlu ve 4 torunu hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’yi aradığını ve üzüntüleri nedeniyle seslerinin tıkandığını, konuşamadıklarını anlattı.
Toplantı öncesinde, salondaki sıraların üzerine davetlilerin takması için “Gazze için harekete geç” yazılı şapka ve Filistin bayrağı renklerini taşıyan atkı bırakıldı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da bırakılan atkıları boyunlarını taktı.
]]>Gaziantep Valisi Kemal Çeber, eşi Neslihan Çeber ile Emine Cuma Uçar İlkokulu’nda 1311 nolu sandıkta oy verdi.
Vali Çeber, gazetecilere yaptığı açıklamada, seçim sonuçlarının hayırlı olmasını dileyerek, kendisi ve eşinin de demokratik görevlerini yerine getirmek için okula geldiklerini söyledi.
Saat 07.00 itibarıyla 286 okulda 3 bin 474 sandıkta oy kullanma işlemlerinin başladığını ve şu ana kadar sürecin sorunsuz devam ettiğini belirten Çeber, “Birkaç küçük olayın dışında seçimi sekteye uğratacak, bizleri üzecek, demokrasiye gölge düşürecek bir olay yaşanmadı çok şükür.” diye konuştu.
Sonuçların da Gaziantep’e yakışır bir olgunlukla karşılanması gerektiğini, herhangi bir aşırılığa müsaade edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çeber, yarın itibarıyla da yeni belediye başkanlarıyla birlikle kentin gelişimine katkı sunmak için gayret edileceğini dile getirdi.
Şanlıurfa
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ile eşi Fatma Nur Şıldak, Rasime Polat İlkokulu’nda 2101 nolu sandıkta oy kullandı.
Vali Şıldak, seçimlerin demokratik bir havada geçmesini diledi. Kentte sabah saatlerinden itibaren oy verme işleminin devam ettiğini belirten Şıldak, şöyle konuştu:
“İlimizde bütün tedbirler alınmış olarak oy verme işlemi devam ediyor. Bazı kırsal mahallelerimizde küçük çaplı da olsa olaylar yaşıyoruz. Bizim arzumuz, temennimiz Şanlıurfa genelinde seçimin huzur ve sükun ortamında hiçbir olay yaşanmadan sonuçlanmasıdır. Şanlıurfa’nın demokratik kültürüne yakışır bir olgunluk ve hoşgörü ortamında böyle bir iklimde seçimin cereyan etmesini temenni ediyoruz. Hem siyasi partilerden hem de bu yarışa katılan bütün taraflardan, muhtar adaylarından ve tüm vatandaşlarımızdan rica ediyoruz; kesinlikle seçim bittikten sonra aynı mahallede, aynı sokakta birbirimizin yüzüne bakacak bir mesafe bırakarak ve bu düşünceyle, bu hoşgörüyle birbirimize yaklaşalım. Küçük meseleleri seçime yansıtmayalım. Bütün vatandaşlarımızdan da bu duyarlılığı bekliyoruz.”
Malatya
Malatya Valisi Ersin Yazıcı ve eşi Hanife Yazıcı, merkez Battalgazi ilçesindeki Fatih İlkokulu’nda 2327 nolu sandıkta oy verdi.
Yazıcı, demokratik hakkını kullandığını belirterek, hayırlı olmasını diledi.
Oy kullanma işlemi başladığı andan itibaren kentte herhangi sorun yaşanmadığını ifade eden Yazıcı, “Bizim ilimizde de 13.00 itibarıyla 2 bin 9 sandıkta oy kullanımı devam etmektedir. Malatya’mızda 542 bin 177 seçmenimiz var. Oy kullanımı süresi içinde herhangi bir olumsuzluğa şu ana kadar rastlanmamıştır. Sahada 4 bin 844 güvenlik görevlimiz, jandarma ve polisimiz görev almış durumda. Sağlık problemi olan, evinden çıkmakta güçlük çeken vatandaşlarımız için de 8 seyyar sandığımız aktif bir şekilde sahada dolaştırılmakta. 131 konteynerimizde de oy kullanımı devam etmekte. İnşallah memleketimiz için, Malatya’mız için hayırlı ve güzel sonuçlar çıkacaktır.” dedi.
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer ile eşi Selma Ünlüer, oylarını Ahmet Bayazıt İlkokulu’nda 2089 nolu sandıkta kullandı.
Vali Ünlüer, seçimlerin demokratik bir havada geçmesini diledi. Oy verme işleminin sorunsuz bir şekilde devam ettiğini dile getiren Ünlüer, sonuçların vatana, millete hayırlı olması temennisinde bulundu.
Adıyaman
Adıyaman Valisi Osman Varol da Menderes İlkokulu’nda 1254 nolu sandıkta oy verdi.
Vali Varol, seçimlerin kentte güven ortamı içinde, huzur ve hoşgörünün egemen olduğu bir atmosferde geçmesini temenni etti.
]]>ERDOĞAN’IN “BİZİM YAPTIKLARIMIZA SAHİP ÇIKIYOR” SÖZLERİNE DE YANIT VERDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İBB 5 yılda kaç metro yaptı, bizim yaptıklarımıza sahip çıkıyor’ açıklamasını da değerlendiren İmamoğlu, “Vallahi tabii bir imza bile atmaktan imtina ediyorsanız bir insanın yapmış olduğu 65 kilometreyi görme şansınız yok. Bu demek oluyor ki İstanbul’dan çok uzak. Umarım bir gün vatandaşın arasına karışır da o metroya binme şansı olur, bekleriz. Her birine gezdirebilir, bindirebilir, dolaştırabiliriz” şeklinde konuştu.

“MURAT KURUM ÖNCE MİLLETTEN ÖZÜR DİLEYECEK”
Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum’un ‘Yarı zamanlı belediye başkanı’ sözlerini ve ‘Metro ve metrobüs duraklarını görmüyor, ben olsam istifa ederdim’ açıklamaları hakkında da konuşan İmamoğlu, “Açık söyleyeyim, yani kendisinin istifa edeceği hayatına dair çok şey var ama ben milletten özür dileyene kadar bu seviye düşüklüğü gösteren sözlerini asla muhatap almayacağım. Kent Lokantası ve bu süt dağıtımıyla dalga geçen bir insanın önce ağzı dolu dolu bir şekilde bu milletten özür dilemesi lazım. Dil sürçmesi ile 4 cümle kurulmaz. Dil bir kelimeyle sürçebilir yani. O normal ama öyle değil. Diş sürçmesi değil. Önce milletten özür dileyecek ondan sonra belki muhatap alabilirim kendisini” diye konuştu.
BAŞAKŞEHİR’DE BELEDİYE OTOBÜSÜNÜN BOZULMASI HAKKINDA
‘Başakşehir’de belediyeye ait bir otobüs bozuldu gibi gösterilerek çekim yapıldığı iddia ediliyor, siz gördünüz mü?’ sorusuna da yanıt veren Ekrem İmamoğlu, “Gördüm evet. Yine bir otobüsün bozukluğuyla ilgili çekim yapan aklı kıt arkadaşlar, bu aklı kıt arkadaşlara ajans denir mi bilmiyorum ama daha da aklı kıt arkadaşlar bu ajansla çalışan kim varsa, adı neyse, parti, yönetici, o, bu şu beni çok ilgilendirmiyor. Gerçekten sıradan bir durum. Ahlak dışı bir durum ama milletimiz görüyor yani. Ramazan’ın ilk gününde yaradan onlara akıl versin. Allah onları ıslah etsin. Allah herkese doğru yolu göstersin. Doğru yoldan ayırmasın. Milletimize de huzurlu bir Ramazan ayı diliyorum” dedi.
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İstanbul’da 5 yıl bitti. İBB kaç metro yaptı? Bizim yaptıklarımıza sahip çıkıyor” açıklamasına tepki göstererek “Bir imza bile atmaktan imtina ediyorsanız bir insanın yapmış olduğu 65 kilometreyi görme şansınız yok. Bu demek oluyor ki; İstanbul’dan çok uzak. Umarım bir gün vatandaşın arasına karışır da o metroya binme şansı olur.Bekleriz. Her birini de gezdirebilir, dolaştırabiliriz.” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eyüpsultan-Bayrampaşa Tramvay Hattının sözleşme imzalama töreninin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
“KENDİSİNE TEŞEKKÜR EDERİM YOLUMUZ AÇIKTIR“
Bir gazetecinin. “Cumhurbaşkanı ‘Tam yol ileri’ sloganınızı dile getirdi ve ‘yolu açık olsun’ dedi sizin için. Nasıl cevap verirsiniz?” sorusu üzerine İmamoğlu, “Duyunca birkaç kez izledim açıkçası. Söylemişti de sayın cumhurbaşkanı da bir gün bana oy verecek. Dinleyince de direkt o geldi aklıma tam yol ileri, yolu açık olsun cümlesi oy vereceğin insana söylenir. Muhtemelen gönlünden geçen şey, yani oyun kimin hakkı olduğu çok noktasında bu duygu dile getirilir diye düşünüyorum. Kendisine teşekkür ederim. Yolumuz açıktır. Merak etmesin. İstanbul için çok başarılı bir 5 yılı daha İstanbul’umuza yaşatacağız. Bana verdiği duygu bu. Açık söyleyeyim. Yolu açık olsun.” dedi.
“UMARIM BİR GÜN VATANDAŞIN ARASINA KARIŞIR DA O METROYA BİNME ŞANSI OLUR”
İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İstanbul’da 5 yıl bitti. İBB kaç metro yaptı? Bizim yaptıklarımıza sahip çıkıyor” açıklamasının hatırlatılması üzerine şu cevabı verdi:
“Vallahi. Tabii bir imza bile atmaktan imtina ediyorsanız bir insanın yapmış olduğu 65 kilometreyi görme şansınız yok. Bu demek oluyor ki İstanbul’dan çok uzak. Umarım bir gün vatandaşın arasına karışır da o metroya binme şansı olur. Bekleriz. Her birini de gezdirebilir, dolaştırabiliriz.
“ÖZÜR DİLEYENE KADAR ASLA MUHATABA ALMAYACAĞIM”
Rakibi Murat Kurum’un kendisiyle ilgili “yarı zamanlı belediye başkanı” tabiri ve “Otobüs durakları, metrobüs duraklarıyla ilgili o görüntüleri ben görsem istifa ederdim” açıklaması hakkında da İmamoğlu şöyle konuştu:
“Bunu açık söyleyeyim. Yani kendisinin istifa edeceği, hayatına dair çok şey var ama ben milletten özür dileyene kadar bu seviye düşündüğü gösteren sözlerini asla muhataba almayacağım. Kent lokantası ve bu süt dağıtımıyla dalga geçen bir insanın önce ağzı dolu dolu bir şekilde bu milletten özür dilemesi lazım. Dil sürçmesin falan… O dil sürçmesiyle dört cümle kurulmaz. Dil bir kelimeyle sürçebilir yani o normal ama dil sürçmesi değil. Önce milletten özür dileyecek ondan sonra belki muhatap alabilirim kendisini”
“ALLAH ONLARI ISLAH ETSİN”
Sosyal medyaya yansıyan Başakşehir’de bir belediyeye ait bir otobüsün bozulduğu gibi gösterilerek yapılan çekim hakkında İmamoğlu “Yine bir otobüsün bozukluğuyla ilgili çekim yapan aklı kıt arkadaşlar, bu aklı kıt arkadaşlara ajans denir mi bilmiyorum ama daha da aklı kıt arkadaşlar, bu ajansla çalışan kim varsa, adı neyse, parti, yönetici, o, bu, şu beni çok ilgilendirmiyor. Gerçekten sıradan bir durum. Ahlak dışı bir durum ama milletimiz görüyor yani. Ramazan’ın ilk gününde Yaradan onlara akıl versin. Allah onları ıslah etsin. Allah herkese doğru yolu göstersin. Doğru yoldan ayırmasın. Milletimize de huzurlu bir Ramazan ayı diliyorum” diye konuştu.
]]>Vali Aksoy, Valilik’te İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir ve İl Emniyet Müdürü Yaman Ağırlar’ın da katıldığı “İl Güvenlik ve Asayiş Değerlendirme Toplantısı”nda, emniyet ve jandarma teşkilatlarının sorumluluk bölgelerinde yürüttüğü asayiş, terör, kaçakçılık organize, göçmen kaçakçılığı, siber suçlar ve trafiğe ilişkin çalışmaları paylaştı.
İl Jandarma Komutanlığının 1242, Emniyet Müdürlüğünün 3 bin 475 personelle sürdürdüğü çalışmalarda 2 aylık süreçte genel güvenlikle ilgili 41 terör olayı, 37 göçmen kaçakçılığı, 6 bin 198 asayiş, 195 siber, 67 kaçakçılık ile organize, 3 trafik olmak üzere işlem yapılan toplam 6 bin 539 olayın bulunduğunu bildirdi.
Aksoy, uyuşturucu ve kimyasal madde ticareti yapanlara yönelik 39 operasyonda 59 şüphelinin tutuklandığını, maddeye özendirme kapsamında gerçekleştirilen 3 operasyonda ise 3 kişinin gözaltına alındığını, madde kullanımıyla ilgili 176 operasyonda ise 220 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Kadına Destek Programı çerçevesinde alınan 799 KADES ihbarının 611’inin gerçek, 88’inin asılsız ihbarlardan oluştuğunu açıklayan Aksoy, Eskişehir genelinde 28 mevcutlu kelepçenin koruyucu etki oluşturduğunu aktardı. Aile içi ve kadına yönelik şiddette önleyici olarak 392’si koruyucu olmak üzere 622 karar alındığını bildiren Aksoy, ilgili birimlerin risk durumlarına göre faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getirdi.
Son dönemde siber suçların artma eğitiminde olduğuna dikkati çeken Aksoy, ocak ve şubatta yasa dışı bahis, 14 banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması, 2 bilişim sistemini engelleme ve bozma, 55 kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşma, 21 müstehcenlik, 89 nitelikli dolandırıcılık olmak üzere çeşitli suçlara işlem yapıldığını ifade etti.
Eğitici ve bilgilendirici faaliyetler
Güvenlik güçlerinin eğitici ve bilgilendirici faaliyetlerine de değinen Vali Aksoy, “Narkogençlik”, “En İyi Narkotik Polisi Anne” ve “Narko Nokta” çalışmaları aracılığıyla düzenlenen 18 etkinliğe 19 bin 239 vatandaşın katıldığı bilgisini verdi.
Narkotik veri analiz sistemi “Narvas”ın 112 Acil Çağrı Merkezi ve güvenlik birimlerince hassasiyetle takip edildiğini açıklayan Aksoy, vatandaşların da güvenlik güçlerine yardımcı olduğunu belirtti. Ocak ve şubat aylarında toplam 150 ihbarın ulaştığını, bu ihbarların titizlikle değerlendirilerek operasyon haline geldiğini aktaran Aksoy, ihbarlar yoluyla güvenlik güçlerine yardımcı olan vatandaşlara teşekkür etti.
Ocak ayının başından bu yana 3’ü ölümlü, 594’ü yaralanmalı, 246’sı hasarlı 843 trafik kazasının meydana geldiğini duyuran Aksoy, sürücülere kurallara uymalarını, emniyet kemeri takmalarını ve araç kullanırken cep telefonu kullanmamalarını tavsiye etti.
Yayaların ve sürücülerin trafik kurallarına uyması için güvenlik birimlerinin çalışmalarını titizlikle yürüttüğünü vurgulayan Aksoy, Trafik Dedektifleri Projesi kapsamında 2 bin 129 öğrenci ve 2 bin 133 servis aracı sürücüsü ile personeline eğitim verildiğini duyurdu. 8 bin 576 kişiye eğitim faaliyeti yürütüldüğünü anlatan Aksoy, okul servis denetimlerini dikkatle sürdürdüklerini belirtti.
Yerel seçimler
Yaklaşan 31 Mart yerel seçimlerine değinen Vali Aksoy, il genelinde 2 bin 370 sandıkta kayıtlı 696 bin 60 seçmeni bulunduğunu bildirdi.
Seçime katılacak siyasi partilerin seçim çalışmaları için 114 büro açtığını açıklayan Aksoy, yerel seçimlerin huzur ve güven ortamında gerçekleşmesi konusunda güvenlik birimlerinin büyük hassasiyetle çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Tüm güvenlik planlamalarının yapıldığını, seçimlere yönelik şu ana kadar olumsuz bir durumla karşılaşılmadığını anlatan Aksoy, belediye başkan adaylarına ve muhtar adaylarına hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ederek, “Herkes kendini anlatacak, halkımız da kararını verecek. Seçimlerimizin ilimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Seçilecek olanları şimdiden tebrik ediyorum.” dedi.
Eskişehir özelinde dilencilik yapanlara karşı faaliyetler organize edildiğini aktaran Aksoy, güvenlik birimlerinin dilenciliğin önlenmesi için dikkatle çalıştığını belirtti.
Ocak ve şubat ayında 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen 13 ihbar doğrultusunda 58 dilenciye işlem yapıldığını bildiren Aksoy, “Dilencilerimizi aldığımızda ‘Burada bir daha sizi görmeyelim’ demenin yanı sıra sağlık kontrollerini yaptırıyoruz. 41 kişi sağlık taramasından geçmiş, 48 dilencinin eğer dilenmediği takdirde yaşamını sürdürmekte zorlanabilir mi konusunda sosyal ve ekonomik durumunu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzün elemanlarına inceletiyoruz.” diye konuştu.
]]>Antalya’da partisince üçüncü dönem için Muratpaşa Belediye Başkan Adayı gösterilen Ümit Uysal, 10 yıl içinde gerçekleştirdiği projeleri, devam eden çalışmaları ve ‘geleceğin Muratpaşa’sını kuracak yeni projelerini açıkladı. Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya Başkan Uysal eşi Ümran Uysal’la katıldı. Toplantıda CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Muhittin Böcek, CHP Antalya Milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, Muratpaşa İlçe Başkan Vekili Can Okan Kıran, eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kumbul da yer aldı. Kültür Merkezini partililer, vatandaşlar hınca hınç doldurdu.
“Yerel yönetim modeli ortaya koyduk”
Başkan Uysal, Muratpaşa’da bir yerel yönetim modeli ortaya koyduklarını söyledi. Uysal, “Bu yerel yönetim modelinde toplumun birlik beraberliği var. Kamu kaynaklarının tabana yayılması ve eşit paylaşımı var. Şehirde bir hizmet standardı, hayat standardı üreten projeler var” dedi.
Başkan Uysal, bu standart içinde Türkiye’ye yönetişim alanında yeni bir anlayışı yerleştiren Turunç Masa’nın yıllık 20 milyon lira maliyeti olan büyük bir operasyon olduğunu dile getirdi. Kreşlerle başlayan destek eğitim merkezleri, etüt merkezleri ve gençlik merkezleriyle devam eden eğitim faaliyetlerinin ise yıllık 94 milyon liraya mal olduğunu anlatan Başkan Uysal, “Yaşlılara verilen evde bakım hizmetinin ise yıllık maliyetinin 9 milyon lira. Bu bir insani nosyon planlaması, toplam bir kalite planlaması, toplam bir kent kimliğini yükseltme planlaması” dedi.
“Ekonomik zorluklar rağmen”
Tüm ekonomik zorluklara rağmen bu hizmet standardının yeni dönemde gelişerek devam edeceğini dile getiren Başkan Uysal, “Bu ekonomik krizi de gelişmişlik düzeyimizi arttırarak atlatacağız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu zor yıllarda temel belediyecilik hizmetlerini, bu yüksek standartları aksatmamak, onları yeni gelişim projeleriyle desteklemek bizler için çok önemli olacak” diye konuştu.
“Muratpaşa turizm ürünü”
Muratpaşa’nın yeni dönemi için 10 başlıkta toplanan 35 projenin açıklandığını toplantıda Başkan Uysal, dünya turizmin sayısı destinasyonları arasında yer alan Antalya’nın en önemli değeri Kaleiçi’ne sahip ilçenin artık bir bütün olarak turizm ürünü haline geleceğini söyledi. ‘Link Muratpasa’ (Muratpaşa’ya bağlan) isimli bu projeyi Başkan Uysal, şöyle anlattı:
“Muratpaşa için kendi ülkesinde, kendi kentinde bir haftalık tatil için otel, ulaşım, alışveriş standartlarını seçerek parasını ödeyecek. Gelecek bizim güvenlik şemsiyemiz altına girecek. Hem ticari güvenlik hem asayiş güvenliği. O şemsiye altında Muratpaşa’mızda bir hafta tatil yapacak, sokaklarımızda gezecek, harcamaya yapacak. Artık bundan sonra kontrat fuarlarına gitmiyoruz. Sadece tüketicilerle buluşacağımız alanlara gideceğiz ve Muratpaşa’mızda son derece dinamik bir turizm hareketini akıllı sistemler kullanarak, yapay zeka yardımıyla hedef kitleyi arayan, bulan, süzen sistemler kullanarak Muratpaşa’yı mutlaka 12 ay turizm yapar hale getirmek istiyoruz.”
“Muratpaşa’yı Türkiye’nin Davos’u yapacağız”
Başkan Uysal, geleceğin Muratpaşa’sını sadece turizm, akıllı kent yönetim sistemleri üzerinden değil fikri anlamda da inşa edeceklerini söyledi. ‘Forum Muratpaşa: Büyük Uzlaşı’ projesinin bunun örneği olacağını dile getiren Başkan Uysal, “Muratpaşa’yı Türkiye’mizin Davos’u yapacağız” dedi. Bu projenin Türkiye’nin 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal önderliğinde oluşan birlik ruhuna yeniden ihtiyacı olduğu gerçeğinden çıktığını dile getirirken Başkan Uysal, sözlerine şöyle devam etti:
“Buluştuğumuz, kesiştiğiniz noktalardan yürümek için, beraber olduğumuz yerlerden yürümek, anlaşamadığımız bir yer varsa onu en sona bırakarak insanlarımızı bir arada düşünüyoruz. Tıpkı 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de bir tarafında rahmetli İnönü bir tarafında rahmetlik Kazım Karabekir olduğu gibi, tıpkı CHP’nin başlangıçta Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin birleşmesinden teşekkül ettiği gibi bugün de aynı ruha çok ihtiyacımız var.”
“Antalya’ya sahip çıkacağız”
Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek ise, “Kardeşim” diye seslendiği Uysal’ın proje tanıtım toplantısında olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi ve “Antalya’mıza sahip çıkmaya hep birlikte devam edeceğiz” dedi. CHP İl Başkanı Nail Kamacı ise, “Bu karanlık dönemi bitirmenin yolu Muhittin Böcek’in tekrar Büyükşehir’e, Ümit Uysal’ı da tekrar Muratpaşa’da kürsüye taşımaktır. Bunun dışında bizi hiçbir şey kesmez, kesmemeli” diye konuştu. CHP Muratpaşa İlçe Başkan Vekili Can Okan Kıran da Muratpaşa’da yerel seçimleri rekor bir oy alacaklarına inandığını dile getirirken, “Antalya’nın lokomotifi olacağız. Hep birlikte kazanacağız” dedi.
Türkan Şoray Kültür Merkezi’ndeki toplantı, konuşmaların ardından verilen kokteylle sona erdi. – ANTALYA
]]>Erzurum’da Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak mesleğe başlayan Dilek Yolcu, Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat 1997 sürecinde, başörtüsü taktığı gerekçesiyle meslekten ihraç edildi.
Uzun süre işsiz kalan Yolcu, bu süreçten sonra Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak Kur’an kursunda 7 yıl eğitmen olarak çalıştı. Yarım kalan öğretmenlik hayali için 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığına başvuran Yolcu, Erzurum Şükrüpaşa İlkokulunda göreve yeniden başladı.
O tarihten bu yana mesleğini heyecanla sürdüren Yolcu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını unutamıyor.
Dilek Yolcu, AA muhabirine, başörtüsü gerekçe gösterilerek görevini 5 ay yaptıktan sonra meslekten atıldığını söyledi.
Başörtüsü nedeniyle üzerinde baskı kurulduğunu anlatan Yolcu, şöyle konuştu:
“O dönem çok çelişkili bir durumdu. İlahiyatçısınız, Allah’ın emri örtünmek ama kimseye bunu ifade edemiyordunuz. O dönemde çalıştığım müdür bey bunu kaçmak olarak görüyordu. ‘Niye benden kaçıyorsun’ diyordu. Bunun Allah’ın emri olduğu aklına gelmiyordu. Üzerimde çok fazla baskı oluşturuyordu. ‘Sen nasıl yaşayacaksın, paran olmazsa kimse sana bakmaz, paran olursa şöyle olur böyle olur, ortada kalırsın, başını açmak zorundasın’ diyordu. Her gün psikolojik baskısını hissettim. Hayatımda ilk defa saç kıran olmuştum. O kadar acı ki saçım döküldü, bu durumda gidip de ‘başörtülü çalışabilir’ raporu almayı bile düşündüm. Tabii böyle bir şey mümkün değildi. En acı olaylarımdan biri buydu.”
Yolcu, “İkna çalışmaları oldu. Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak dersim az olması gerekirken, haftanın beş günü bana ders koymuşlardı. Olur da müfettiş gelirse ıskalanmasın diye. Özellikle cuma günleri İstiklal Marşı’nın olduğu zamana ders koyuyordu. Her İstiklal Marşı okunduğunda hüngür hüngür ağlıyordum. En sevdiğim şair, içinde en güzel İslamiyet’i anlatan İstiklal Marşı ve sen onda kendini çok suçlu ve nereye saklanabilir hissediyorsun.” diye konuştu.
Yaşadığı işsizlik döneminin arından Diyanet İşleri Başkanlığında çalışmaya başladığını anlatan Yolcu, “Başörtüsünden atılanlara af gelmişti. 2006’da öğretmenliğe dönülebilir şansı verilmişti ama o kadar korkmuştum ki tekrar başörtü yasağı gelecek korkusuyla dönmek istemedim. Benim isteğim öğretmenlikti, 2013’te ne olursa olsun dedim ve başladım. 10 yıldır elhamdülillah öğretmenlik yapıyorum.” dedi.
“Okula giderken arkadaşlarım ‘bu kadar heyecan mutluluk fazla değil mi’ diyorlar”
Yolcu, yaşadığı travmaların hiçbir zaman geçmediğini belirterek, öğretmenlik mesleğini, geçmişte yaşadığı sorunlar nedeniyle çok daha heyecanla yaptığını dile getirdi.
Derslerde yaşadıklarını anlatan Yolcu, “O zaman derse her girdiğimde, ‘Dilek bu senin son dersin olabilir ona göre anlat’ diyordum. Şimdi derse girdiğimde çok heyecanlanıyorum. Çok mutlu oluyorum. Okula giderken arkadaşlarım ‘bu kadar heyecan, mutluluk fazla değil mi’ diyorlar. Diyorum ki ‘siz benim yaşadıklarımı yaşasaydınız şu anki heyecanımı anlardınız.’ Başörtüyle derse girebilmenin nasıl bir nimet olduğunu biliyorum. Allah’ı rahatlıkla anlatabilmek müthiş bir keyif. Gücüm yettiği kadar öğretmenlik yapmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.
]]>Ayaydın, ilk olarak Bodrum ilçesinde basın mensuplarıyla bir araya gelip projelerini ve çalışmalarını anlattı.
Daha sonra Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan adayı Mehmet Tosun ile Mumcular pazarını gezen Ayaydın, bölgedeki esnafı ziyaret etti.
Esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden, taleplerini dinleyen Ayaydın ve Tosun seçimlerde destek istedi.
Başkan adayları, daha sonra gittikleri bölgede, uzun süre önce yapımına başlanan Mumcular Mahallesi’ndeki yolun bitirilmemesine ve çevrede açık olan çukurların tehlike yaratmasına tepki gösterdi.
Mazı Mahallesi’ne de geçerek bölge halkıyla bir araya gelen Ayaydın ve Tosun, çocuklarla da yakından ilgilendi.
Ayaydın, ziyaretlerin ardından yaptığı açıklamada, seçilmesi durumunda bazı yasaklar getireceğine yönelik iddiaların dile getirildiğini anımsatarak, bunların asılsız olduğunu söyledi.
Kendisinin ve ailesinin 25 yıldır Bodrum’da yaşadığını dile getiren Ayaydın, “25 yıldır ben eşim, kızlarım ve oğlum Bodrum’da normal hayat standartlarında yaşıyoruz. Bugüne kadar hiç kimse ne bana ne kızlarıma ne eşime ne de oğlumun hayat tarzlarına müdahale etmedi, etmez. Biz niye hayat tarzına müdahale edelim? Ben büyükşehir belediye başkanı seçildikten sonra da yaşantımda hiçbir değişiklik olmayacak. Bugüne kadar nasıl yaşadıksa ben ve ailem bu şekilde yaşayacağız.” dedi.
AK Parti’nin bugüne kadar hayat tarzlarına asla müdahale etmediğini, bundan sonra da ne kendisinin ne de bir başkasının hayat tarzına müdahale etmeyeceğini dile getiren Ayaydın, şöyle konuştu:
“Belediye başkanı seçildiğimizde ‘içkili yerlere ruhsat verilmeyecek’ deniliyor. Bu tamamen yanlış, böyle bir şey olması mümkün değil. Herkes istediği gibi içkili yer de açar, içkisini de içer, içki de satar. Bu benim ilgi alanımın dışındadır. Herkes dilediği gibi yaşar. Asla bir müdahale söz konusu olmayacak. Bunu çıkaranlar korkuya kapılmışlardır, seçimi kaybediyorlar, bizim seçimi kazanacağımızı görüyorlar, halkın teveccühünün bizden yana olduğunu görüyorlar. Panikle ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırıyorlar. Bu sefer AK Parti gelirse hayat tarzına müdahale edilecek gibi dedikodular yapıyorlar. Asla bir müdahale söz konusu olmayacak. Herkes nasıl yaşamak istiyorsa, dilediği gibi yaşayacak.”
Ayaydın, belediye başkanı seçildiğinde Muğla ve ilçelerinin konserlerle, sinemalarla, tiyatrolarla, etkinlikler ve sergilerle bir sanat şehri olacağını, gençlerin istediği sanatçıları getireceğini dile getirdi.
Bodrum Şehir Stadının ilçeye yakışmadığını belirten Ayaydın, “Yeni Bodrum Stadı projesini de hazırladım. Finansmanı da hazır. 76 dönüm içerisinde Kızılağaç Mahallesi’nde. Bodrum spor maçlarını orada oynayacak. 10 bin kişilik UEFA standartlarında bir stat olacak. Mevcut stadın yerini de meydan, yeşil alan ve rekreasyon alanı yapacağız. Bodrum’un şehir merkezini canlandıracağız, gençlerimize spor imkanları, gençlerimiz için her türlü ulusal ve uluslararası etkinlikler olacak. Gençlerimizin hayat tarzlarına bırakın müdahale etmeyi, onlarla birlikte yaşayacağız, onların arzu ettikleri şeyleri de Bodrum’a getireceğiz.” ifadelerini kullandı.
]]>