OTOPSİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKMIŞTI
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan Cem Garipoğlu’nun otopsi sırasında yapılan işlemlerine ait fotoğraflar ve video kayıtlarının hazırlanıp gönderilmesi istenerek dosyaya bilirkişi atanmıştı. Tamamlanan bilirkişi raporunun içerisinde Cem Garipoğlu’nun otopsi görüntüleri de yer aldı.

RESİM KURSU FAALİYETLERİNE KATILMIŞ
Otopsi görüntülerinde ise Cem Garipoğlu ile ilgili bir detay dikkat çekmişti. Garipoğlu’nun 2 elinin parmaklarında morarmalar görülürken olayın sırrı da kısa sürede çözüldü. Garipoğlu’nun cezaevinde düzenlenen iş atölyesindeki resim kursu faaliyetlerine katıldığı ve parmaklarındaki morarmaların aslında siyah mürekkep lekesi olduğu öğrenildi.

FETHİ KABİR TALEP EDİLDİ
Öte yandan mağdur Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir tarafından bilirkişi raporuna karşı bir dilekçe sunuldu. Dilekçede, Münevver Karabulut’un Cem Garipoğlu tarafından 3 Mart 2009 tarihinde canavarca hisle ve hunharca katledildiği ve olayın kamuoyu gündemine oturduğu belirtildi. Cem Garipoğlu’nun hakkında hükmedilen cezanın infazı sırasında intihar ettiğinin açıklanması üzerine toplumun büyük bir kesiminde Garipoğlu’nun intihar etmeyip cezaevinden firar ettiğine dair kanaat oluştuğu da dilekçede aktarıldı. Bunun üzerine 17 Ağustos 2023 tarihinde başsavcılığa başvurarak fethi kabir yapılması talep edildiği dilekçede belirtildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçenin devamında, “Başsavcılığınız tarafından ise İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak 12 Kasım 2014 tarihli otopsi işlemine ilişkin fotoğraf ve video kayıtları celp edilmiş akabinde dosya bilirkişiye gönderilmiştir. Daha sonra bilirkişi tarafından kendisine teslim edilen materyaller içinde bulunan görseller rapor haline getirilmiştir” denildi.

BİR BAŞKA CESEDE DE SPERM BULAŞTIĞI DİLEKÇEDE YER ALDI
Dilekçede, daha önce Münevver Karabulut cinayeti hakkında tahkikat yürütülürken maktulün iç çamaşırı ile otopsi ve ilk inceleme yapıldığı, otopsi incelemesinin ilk aşamada hiçbir tıp eğitimi almamış olan bir teknisyen tarafından gerçekleştirildiği ve aynı eldivenle 11 otopsi işlemi yapıldığı açıklandı. Otopsi yapan teknisyenin eldiveninden maktulün iç çamaşırına aynı anda otopsi yapılan bir başka cesede ait sperm bulaştığı da dilekçede belirtildi. Cinayet mahallinde bulunan 700 bin dolar tutarındaki paranın kolluk tarafından tutanağa kaydedilmediği ve kaybedildiği de açıklanan dilekçede, “Kameraların kırık olmamasına rağmen ‘kırıktır’ şeklinde tutanak tutulması, faili yakalamaya giden kolluk görevlilerinin cinayet zanlısının kaçmasına imkan tanır türde yol vermesi, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle cinayete iştirakten yargılanan Garipoğlu ailesi fertlerinin hiçbir delil olmaksızın tahliyesine karar verilmesi ve haklarında yurtdışına çıkmamak şeklinde adli kontrol tedbirinin dahi uygulanmaması, bu gerekçelerle tarafımızca reddi hakim yoluna gidilmesi, reddi hakim taleplerimiz hakkında karar verilmeden kovuşturma yürüten ağır ceza mahkemesi başkanının re’sen dosyadan el çekmesi ve bir başka yargılamada Garipoğlu ailesi için beraat kararı vermiş bir hakim olduğunun ortaya çıkması gibi skandalların yaşanması, Garipoğlu ailesinin tesadüf denemeyecek zamanlarda manidar paylaşımlar yapması hasebiyle müvekkilde hasıl olan şüphenin giderilmesi söz konusu olamamıştır” ifadeleri kullanıldı. Dilekçede bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirten mağdur avukatı Epözdemir, fethi kabir işlemi yapılmasını ve sonuca göre ilgililer hakkında iddianame düzenlenerek dava açılmasını talep etti.
]]>Ankara’da yaşayan Süleyman Yılmaz, iki sene önce trafik kazası geçirdi. Geçirdiği trafik kazası sonrası dişlerini kaybeden ve implant yaptırmaya karar veren Yılmaz, 34 bin lira karşılığında bir ağız ve diş sağlığı merkezi ile anlaştı. Daha sonra ise merkez tarafından Yılmaz’ın çene ölçüleri alındı ve protezleri yapıldı. Protezlerinin takılmasının ardından eve giden Yılmaz, ekmek yediği sırada implantın kırıldığını görünce şok oldu. Tekrar ağız ve diş sağlığı merkezine giden Yılmaz, tam 4 kere aynı sorunu yaşadı. Bunun üzerine yaşadığı mağduriyetini gidermek için dava açmaya karar veren Yılmaz, avukat danışmanlık ücretinin fazla olduğunu düşünerek dava dilekçesini arzuhalciye yazdırdı. Açılan dava sonrası ise Yılmaz, bin 800 lira ödediği arzuhalcinin yazdığı yanlış dilekçe nedeniyle hem davayı kaybetti hem de karşı tarafın avukatlık masrafını ve yaklaşık 18 bin liralık adli para cezasını ödemek zorunda kaldı.
Mağdur Süleyman Yılmaz, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, iki sene önce trafik kazası geçirdiğini ve kaza sonrası dişlerini kaybettiğini dile getirerek, “Birkaç dişim kalmıştı ama onları da çektirdim. Trafik kazası sonrası aldığım tazminat ile de dişimi yaptırmak istedim. Bizim oturduğumuz yerde var olan merkez tanıdık diye oraya yaptırmak istedim. Konuştuk, anlaştık ve 34 bin liraya tamam dedik. Ameliyat ettiler ve implantları taktılar. Protezin ölçüsünü alıyorlar, dişleri takıyorlar, eve gidiyorum ve ekmek yerken diş kırılıyor. Bunu söylediğimde ‘tamam hallederiz’ diyorlar. Dört kere oldu bu ve en sonunda bizim yapabileceğimiz bir şey yok dediler. Bana da implantlar için 10 sene garantili olduğunu söylediler” dedi.
Dava açmaya karar verdiğinde dilekçe yazdırması gerektiğini öğrenen Yılmaz, “Orada arzuhalciler ile karşılaştım. Onlardan bir tanesi de bana ‘ben sana bir dilekçe yazayım, hiç sıkıntı yaşamazsın’ dedi. Onun yazdığı dilekçe yüzünden davayı kaybettim, üstüne bir de adli para cezası ödedim. Avukat pahalı diye gitmedim. Halbuki arzuhalciye verdiğim parayı zaten avukata verebilirmişim” diye konuştu.
Mağdur Süleyman Yılmaz’ın durumunu değerlendiren Avukat Selim Ünal ise şu ifadeleri kullandı:
“Mağdurumuzun dişleri döküldüğü için implant yaptırmaya karar veriyor ve implant için de başvuru yapıyor. ‘Evet biz bunu yapabiliriz, bir miktar ücret ödersiniz. Bunun karşılığında da sizin dişlerinizi yaparız ve eski haline getiririz’ diyorlar. Sonrasında bizim müvekkilimiz gidiyor ve dişlerini yaptırıyor. 4 kere yapıyorlar olmuyor hatta ‘tekrar yapalım, olmamış bizim hatamız diyorlar’. Sonrasında da ‘bizim yapabileceğimiz hiçbir şey yok, gidin isterseniz dava açın’ diyorlar. Vekilimiz de sonrasında da arzuhalcilere dilekçe yazdırıyor ve dava açıyor. Arzuhalciye bin 800 lira bir ücret ödüyor. Bin 800 liralık ücreti ödedikten sonra da tüketici mahkemesinde implantı yapan şirkete karşı dava açıyor.”
Davanın reddedildiğini dile getiren avukat Ünal, “Reddedilmesiyle de kalmıyor ve 17 bin 900 liralık ücret ödemek zorunda kalıyor. Vatandaşlarımız avukatlara 2 bin 300 liralık danışmanlık ücreti vermiyor ama arzuhalciye gidiyor. Bunda da çok daha büyük hak kayıplarına uğruyorlar. Arzuhalcilerin kapanması ile ilgili Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu savaş açtı ama bir türlü kapatılmıyor. Hatta adliyenin baş köşesinde kendilerinin yazıhaneleri bile var” diye konuştu. – ANKARA
]]>ZONGULDAK Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, kentte Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından ihtiyaç sahiplerine dağıtılan kömür çuvallarında, ‘kabul edilebilir düzeyin üstünde’ taş çıkmasıyla ilgili, süreçle ilgilendiklerini, mağduriyeti gidereceklerini söyledi. İlgili kurumların sözleşmelerinde sorun çıkması halinde telafi edileceğinin garanti altına alındığını belirten Hacıbektaşoğlu, “Dağıtılan kömürle ilgili sorun yaşayanların mutlaka vakfımıza iletmesini bekliyoruz” dedi.
Zonguldak Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, 2023-2024 kışı için merkez ilçede 3 bin haneden her birine 800’er kilo olmak üzere toplam 2 bin 400 ton kömür dağıtımı planladı. Kasım ayında başlayan dağıtım süreci, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) himayesinde kömür sevkiyatı yapıldıkça devam etti. Ocak ayında dağıtılan kömürlerde taş olduğunu öne süren vatandaşlardan bazısı, sosyal medyadan tepki gösterdi, bazısı da Valiliğe başvuru yaptı. Yüzde 10 ve altındaki taş oranı, kömürün yapısı gereği kabul edilebilir olsa da yapılan incelemelerde bazı kömür çuvallarından ‘kabul edilebilir düzeyin üstünde’ taş tespit edildi. Konuyla ilgili inceleme başlatan Valilik, tespit edilen 70 haneye ilave kömür desteği verildiğini ve çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
VATANDAŞA ÇAĞRI
Yardım amacıyla devletin satın aldığı kömürlerde, taş oranının yüksek olması gibi hatalı durumlarda yapılan sözleşmenin, zararın firma tarafından telafi edilmesini garanti altına aldığını ifade eden Vali Osman Hacıbektaşoğlu, “Gerekli vasıflara sahip kömürü ihtiyaç sahiplerine dağıtıyoruz. Şimdiye kadar bize ulaşan, tespit edilen vatandaşlarımızın mağduriyetlerini giderdik. Dağıtılan kömürle ilgili sorun yaşayanların mutlaka vakfımıza iletmesini bekliyoruz. Bize ulaşan vatandaşlarımızın da mağduriyetlerini de gidereceğiz” dedi.
‘SOBA KENDİNİ ISITIYOR’
Kömür verilen M.T., “Kömür yanmıyor. Yani külü eleyemiyoruz, çünkü iri iri taşlar var. Sobanın içini komple indirip tekrar yakmamız gerekiyor. Kömür değil bu, çok değişik bir şey. Ben hayatımda hiç bu şekilde kömür görmedim. Kışın hiçbir şekilde tüp kullanmıyordum. Sobanın üstünde yemek yapıyordum. Ama şu an soba kendini anca ısıtıyor gibi. Evin içini ısıtmıyor” dedi.
‘TELAFİSİ YAPILSIN’
Kömürü yakmaya başladıktan sonra gözlemlediklerini anlatan M.T., durumun telafi edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Kömürü kömürlüğe taşıdım. Eve çıktım ve fotoğrafladım. Çevremdeki kömür alan arkadaşlara söyledim. Onlar da aynı mağduriyeti yaşadıklarını, gitmeye çekindiklerini ‘Seneye bize kömür vermezler’ tarzında konuştular. Muhtarlarımız da dilekçe vermemi söylediler. Birkaç kişiye bundan bahsettim, yanıma geldiler. Kömüre baktılar ‘Biz, böyle kömür görmedik’ dediler. Taşı bana vermenize gerek yok. Ben sokaktan taş toplarım, yansa zaten. Kömürün bir şekilde telafisi yapılsın. Önümüz kar-kış biz ne yapacağız?” diye konuştu.
‘DİLEKÇE VEREMEYENLER VAR’
Valilikteki toplantıda sorunun gündeme geldiğini ifade eden Yeşil Mahalle Muhtarı Arif Pınar, “Yıllarca kömürcülük yaptım. Böyle kömür görmedim. Taş toprak içerisinde bir kömür. Biz kimlere kömür verildiğini bilmiyoruz. Bana mağdur olup gelenlere yardımcı olmaya çalışıyorum. Vatandaşın çoğu dilekçe veremiyor. Aynı sıkıntıyı bu sene kömür alanların hepsi yaşıyor. Dilekçe veremeyenlere de aynı şekilde kömür verilmesini istiyorum. Çünkü insanlar çekiniyor. Valilik ilave yardım yapıyor ama vatandaşın dilekçe vermesi gerekiyormuş. Kömür herkese verilmeli, dilekçe veremeyenler de var. Sıkıntı yaşıyorlar ama dertlerini anlatamıyorlar. Onun için herkese verilmeli” ifadelerini kullandı.
]]>Vatandaşların parlamentoya ilettiği dilek ve şikayetleri inceleyen TBMM Dilekçe Komisyonuna 28. Yasama Dönemi’nin başladığı 15 Mayıs 2023 tarihinden itibaren 15 Kasım 2023’e kadar 5 bine yakın başvuru yapıldı. Komisyona kadınlardan gelen dilekçelerin sayısı 1453 olurken, erkekler 3 bin 501 dilekçe gönderdi.
Komisyona yapılan müracaatların yüzde 90’ı elektronik posta yoluyla, geri kalanları da elden, faks, posta ve milletvekilleri aracılığıyla gerçekleştirildi.
Dilekçe Komisyonu Başkanlık Divanı, gerçekleştirdiği 9 toplantıda, önceki dönemden devreden başvurularla birlikte toplam 12 bin 386 dilekçe hakkında karar verdi, 84 dilekçeyi ise mevzuata uygun olmaması ya da mükerrer olması sebebiyle işlemden kaldırdı. Diğer dilekçelerin incelemesi devam ediyor.
“Evlilikte 25 yılını tamamlayan kadınlara emeklilik hakkı tanınsın” başvurusu
Komisyona gelen dilekçeler arasında ilginç talepler de yer aldı.
Konya’da yaşayan M.E. isimli erkek, Komisyona başvurarak, evlilikte 25 yılını tamamlayan kadınların emekli olabilmesine imkan sağlanmasını talep etti.
TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanlık Divanının incelemesi sonucunda dilekçeye verilen yanıtta, söz konusu talep için Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik veya bazı alanlarda yeni yasal düzenlemeler yapılması gerektiği belirtilerek, “3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ile TBMM İçtüzüğü’nün 116’ncı maddesi uyarınca dilekçe hakkında Komisyonumuzca başka bir işlem yapılamayacağına karar verildi.” ifadesi kullanıldı.
Başvurular arasında İsrail’in Gazze’deki saldırılarının durdurulmasına yönelik de birçok talep yer aldı.
Vatandaşlar Türkiye’nin İsrail’e nota vermesi, Filistin için gönüllü askerlik uygulaması başlatılması, İsrail’e ait tüm ürünlerin yasaklanması, İsrail Büyükelçiliğinin kapatılması, İsrail ile çifte vatandaşlığı bulunan Türklerin vatandaşlıktan çıkarılması ve Gazze için kan bağışı kampanyası başlatılması gibi talepler içeren dilekçelerle Komisyona başvuru yaptı.
Başvurular arasında kripto para piyasasındaki dolandırıcılıkla mücadele edilmesi, gıda israfına neden olduğu gerekçesiyle serpme kahvaltının yasaklanması, camilerden günün her saatinde istifade edilebilmesi için her mahallede bir caminin nöbetçi olarak açık kalması, yat sahiplerinden ek MTV talep edilmesi, sokaklarda kutlama organizasyonlarının yapılmaması gibi talepler dikkati çekti.
Bir vatandaş çeşitli bakanlıklar tarafından 1920-1929 yılları arasında çıkarılan bazı yönetmeliklerin Latin alfabesine çevrilmiş halini talep ederken ülkede yaşayan mucit insanların tespit edilmesi için birimler oluşturularak tespit edilen faydalı icatların kamu yararı için kullanılmasının sağlanması talebi de başvurular arasında yer aldı.
Komisyona gelen diğer bazı dilekçelerin konuları şöyle:
“İstanbul’daki site yönetimlerinin iş ve işlemlerinin denetlenmesine yönelik bir sistemin oluşturulması için yasal düzenleme yapılması, süresiz nafakanın kaldırılması, ???????devlet bankalarında çeyrek, yarım ve cumhuriyet altınının fiziki olarak alış ve satışının yapılabilmesi, İstanbul’daki trafik sorununun çözümü için farklılaşmış mesai saatlerine geçilmesi, fahiş ev kiralarına çözüm bulunması.”
]]>