İzmir’de üniversite öğrencileri, hayat pahalılığı nedeniyle başta barınma ve beslenme olmak üzere pek çok temel ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geldiklerini belirtti. Masraflarını karşılayabilmek için çalışmak zorunda olduğunu, bu sebeple öğrencilik hayatını yaşayamadığını söyleyen bir öğrenci “Bu sene eve çıktım. Kiramı ödeyebilmek için çalışmaktan eve sadece yatmaya gidebiliyorum. Düzeltilebilecek imkanlar var ama ısrarla yapılmıyor. Çünkü öğrencilerin öncelik haline getirildiğini düşünmüyorum” dedi.
İzmir Bornova’da üniversite öğrencileri ekonomik zorluklar nedeni ile başta barınma olmak üzere yeme içme gibi pek çok temel ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geldiklerini belirtti. Geçim sıkıntısı yaşayan öğrenciler, okul ve kira masraflarını karşılayabilmek için okurken de çalışmak zorunda kaldıklarını ifade etti.
“ÖĞRENCİLERİN ÖNCELİK HALİNE GETİRİLDİĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”
Barınma ve yeme içme ile ilgili yaşadığı sıkıntıları dile getiren bir üniversite öğrencisi, “Bu şartlarda öğrenci olmak sanırım bu dönemin en kötü şeyi. Maddi olarak her şeyden önce çok zor. Ben hem okuyup hem çalışıyorum ve öğrencilik hayatımı tabii ki etkiliyor. Çünkü ikisine birden yetişmek çok zor. İkisinde birden çok başarılı olmak çok zor ve öğrencilik hayatımın tadını çıkaramadım. Geçen seneye kadar yurtta kalıyordum ve yurttaki yemek ve barınma şartları zaten çok kötü. 6-7 kişi bir odada kalıyorduk. Çok fazla kişisel soruna yol açıyor. Yeme içmede de aynı şekilde sorunlar yaşanıyor. Beslenemediğimiz için sağlıkla ilgili sorunlar yaşanıyor. ya da dışarıda yemeğe çok fazla para harcadığımız için maddi sorunlarımız çok fazla oluyor. Bu sene eve çıktım. Eve çıktıktan sonra da aynı şekilde kiramı ödeyebilmek için çalışmaktan eve sadece yatmaya gidebiliyorum. Düzeltebilecek imkanlar var aslında bunun olduğunu görebiliyoruz ama ısrarla yapılmıyor. Çünkü öğrencilerin öncelik haline getirildiğini düşünmüyorum” dedi.
“EKONOMİK ŞARTLARDAN DOLAYI OKULU BIRAKTIM”
Maddi sıkıntılar nedeni ile okulu bırakıp, ailesine destek olmak için çalışmak zorunda olduğunu söyleyen açıköğretim öğrencisi ise “Ekonomik şartlardan dolayı okulu bıraktım. Okula gidemediğimden şu an açıktan okuyorum. Aileme destek olmak zorundayım ve ben 14-15 yaşından beri çalışıyorum. 14-15 yaşından beri çalışmak bence hiç adil değil. Ekonomik şartlar böyle olmasaydı zaten hiç bu strese girmezdim. Ben de okumak isterdim” dedi.
“ALDIĞIMIZ BURS 2 BİN LİRA. ÖĞRENCİYİ 2 BİN LİRAYA MAHRUM BIRAKANLARA MUTLAKA BİR SES ÇIKARILMASI GEREKİYOR”
Uygulamalı eğitimlerde kullanılan ders materyallerinin fiyatlarının çok yüksek olduğunu, aynı zamanda artan kira fiyatları nedeni ile de zorluk yaşadığına dikkat çeken diş fakültesi öğrencisi “Ben bir diş hekimi öğrencisi olarak bu zamana gelene kadar çok fazla zorlandım. Malzemelerimizin fiyatları çok pahalı zaten. Son zamanlarda ise artan kira fiyatlarından dolayı çok zorlandım. Aldığımız burs 2 bin lira. Öğrenciyi 2 bin liraya mahrum bırakanlara mutlaka bir ses çıkarılması gerekiyor. Yani 2 bin lira kimseye yetecek bir şey değil. Zaten çok zor bir süreç yaşıyoruz ülke olarak. Başta öğrenciler ve emekliler olarak herkes çok zorlanıyor. Biz yine bir şekilde bitireceğiz ama bizden sonraki nesil süreç böyle ilerlerse çok daha zorlanacak” diye konuştu.
“ŞU ŞARTLARDA DIŞARIYA ÇIKMAKTA ZORLANIYORUZ”
Öğrencilerin aldıkları bursun kira masraflarına dahi yetmediğini söyleyen bir diğer üniversite öğrencisi ise “Şu an dışarıda yaşam gerçekten çok zor. Aldığımız burs kiramıza dahi yetmiyor. Devlet büyüklerimizden yardım bekliyoruz. Şu şartlarda dışarıya çıkmakta açıkçası zorlanıyoruz. Bir yere gittiğiniz zaman, bir şey içmek istediğimiz zaman cebimizde para yok, dışarı çıkamıyoruz. Şu an bir kere dışarıya çıkmamız demek bin liradan başlıyor. Zaten bizim aldığımız burs ne kadar? Bu konuda gerçekten isyandayız. Bizim burslarımızda da bir düzenleme yapılsın” ifadelerini kullandı.
]]>Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaşayan bedensel engelli 29 yaşındaki Hüseyin Adlim, 3 yıl önce Şanlıurfalı bedensel engelli 29 yaşındaki Güllü Zengin ile tanıştı. Ailelerin evlenmelerine izin vermediği çift, yaklaşık 2 buçuk yıl mücadele etti. Aşkı için memleketi Hatay’ı terk eden Hüseyin Adlim, Güllü Zengin’in yaşadığı Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesine yerleşti. Burada tezgahtarlık da dahil birçok iş yapan Adlim, 3 Aralık 2023 Dünya Engelliler Günü’nde Güllü Zengin ile evlendi. Hayırseverlerin yardımıyla evlenerek bir ev tutan çift, birlikte yaşamaya başladı.
Engelli çift, yaklaşık 3 yıl mücadele ederek her güçlüğün üstesinden gelmeyi başardı. Kısa süre içerisinde evdeki eksik eşyalarını tamamlayan çift, tek akülü tekerlekli sandalyeleri olduğu için dışarıya sırayla çıkmak zorunda kalıyor. Evdeki her işte birbirlerine yardımcı olan çift, dışarı çıkıp birlikte gezemiyor. Hüseyin Adlim tekerlekli sandalyeye binip dışarı çıkarken eşi Güllü onu apartmandan uğurlamakla yetiniyor. Güllü dışarı çıktığında ise Hüseyin evde tek başına kalıyor. Sadece bir tane tekerlekli sandalyeleri olduğu için birlikte gezme imkanları olmayan çift, hayırseverlerden yardım istiyor.
“Sandalyeye çıkıp indiğim için zorlanıyorum”
Birlikte her zorluğu aştıklarını söyleyen Güllü Adlim, “Hüseyin ile 3 yıldır tanışıyoruz. Biz birbirimizi çok seviyorduk ama ailesi istemediği için önüne engeller koyuyordu. Engelleri göz önünde bulundurdukları için istemiyorlardı. Eşim de beni kazanmak için tezgahlarda çalıştı, gecesini gündüzüne kattı. Şehrini değiştirdi ve benim için buralara kadar geldi. Ailelerimiz bizim yanımızda olmadığı için kira öderken zorlanıyoruz. Evin mutfağı bana göre değil. Mutfakta çalışırken zorlanıyorum. Bana göre bir ev olsa, bir mutfak olsa ben de zorlanmam. Sandalyeye çıkıp indiğim için zorlanıyorum” dedi.
Birlikte çıkmak istiyor
Tek başına dışarı çıkan eşi için endişelendiğini söyleyen Güllü Adlim, “Eşimin bir tane sandalyesi var. Onun da aküsü hemen bittiği için gidiyor, acaba yolda mı kaldı, bir şey mi oldu diye düşünüyorum, onun için endişe ediyorum. Ben de gidemiyorum. İki kişi olsak beraber çıkarız, geliriz, aklımız birbirimizde kalmaz” ifadelerini kullandı.
“Sevgi varsa engel yoktur”
Eşi için memleketini değiştirdiğini söyleyen Hüseyin Adlim, “Ben Hatay’dan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesine geldim. Eşim için memleketimi değiştirdim. İkimiz de engelliyiz. Başta aileler karşı çıktı, istemedi, onaylamadı ama biz her şeye rağmen, bütün zorluklara rağmen yolumuza devam ettik. Birbirimizi bırakmadık. Biliyoruz, her şeyin farkındaydık. Hayatta zorluklar elbette vardır, elbette olacaktır ama sevgi varsa engel yoktur diye yolumuza devam ettik. Şu anda kiradayız, çalışmıyorum” dedi.
“Ben dışarı çıktığımda eşim evde kalıyor”
Eşini evde bırakmak zorunda kaldığı için kendini kötü hissettiğini söyleyen Hüseyin Adlim, “Aileler için en büyük engel maalesef engellilerin engellerini aşabilmeleridir. Biz bu engelleri aştık, çok şükür beraberiz, çok şükür zorlukları beraber geçiyoruz. Her şeyi beraber aşacağız ama bazı yerlerde de gerçekten ihtiyaçlarımız oluyor. Mesela ulaşım. Bir tane akülü tekerlekli sandalyem var. Ben dışarı çıktığımda eşim evde kalıyor. Bahar geliyor, hava güzelleşiyor, yaz geliyor, eşimin de dışarı çıkmasını istiyorum. Onun da hava almasını istiyorum. Bir tane tekerlekli sandalyem var ama onun da aküsü, gücü zayıf olduğu için fazla uzun mesafe yapamıyorum. Eşim evde kaldığı için ben de haliyle kendimi kötü hissediyorum. Onun da dışarı çıkmasını, birlikte, beraber çıkmayı istiyorum. İki kişi için sandalye olsa gerçekten bizim için iyi olur” dedi.
Çiftin komşuları Ali Toprak ise, komşu olarak çifti birlikte dışarıda görmek istediklerini söyleyerek, “Hüseyin ile Güllü’ye bir tane sandalye lazım. Bir tane sandalyeleri var arızalıdır, aküsü bozuktur. Çift kişilik tekerlekli sandalye olursa, beraber çarşıya çıksalar. Beraber hava almaya çıkmalarını istiyoruz” diye konuştu. – ŞANLIURFA
]]>Babasından gelecek haberi bekleyen Zekiye Demir, “Yaklaşık 6 aydır evden çıkmıyordu, hava almaya dahi çıkmıyordu”
HATAY – Hatay’da depremin ardından aylarca evden dışarı çıkmayan 54 yaşındaki Ayhan Demir, Pazartesi günü evinden çıktıktan sonra sırra kadem bastı. Demir’in yakınları gelecek güzel haberi bekliyor.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da bir çok insanın hayatı olumsuz etkilendi. Antakya ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Ayhan Demir’in de asrın felaketinde iş yeri yıkıldı ve yakınları vefat etti. Deprem sonrası psikolojik olarak zor günler geçiren Demir, uzun bir süre evden çıkmayarak çevresiyle iletişim kurmadı. Demir, 22 Ocak Pazartesi günü evinden ayrılarak sırra kadem bastı. Yanına cep telefonu, cüzdan ve para almayan Demir’den haber alamayan yakınları gelecek güzel haberi bekliyor.
“Her zaman da söylüyordum gel hava alalım yürüyüş yapalım diye ama dışarıya çıkmazdı”
Eşinin yanına para ve cüzdan almadan evden ayrıldığını belirten Yeliz Demir şöyle konuştu; “Pazartesi günü kahvaltısını etti. Geldi oturdu Oturduktan sonra ben mutfağa gittim aramızda sadece kapı vardı. Burada kendisi yürüyüş yapıyordu. Bende oradaydım. Bir anda geldim buraya baktım Ayhan yok. Baktım demir kapı açık dedim kim açmış demir kapıyı çünkü kendi dışarıya çıkmaz. Hep içeride kapalı yerde öyle bir cesareti yok yani dışarıya çıksın. Her zaman da söylüyordum gel hava alalım yürüyüş yapalım diye ama dışarıya çıkmazdı. Ama öyle birden bilmiyorum kafasına ne geldi, ne düşündü birden terlikle çıkmış. Bir de üzerinde mavi bir mont vardı. Yanında kimlik yok, para yok hiç bir şey yok. Bilmiyorum nereye gider ama 3 tane komşum görmüş. Sağlık ocağının o taraflara gitmiş. Ama nereye gitmiş, nasıl gitmiş kimse görmemiş. Evimiz ve dükkanımız yıkıldı onun etkisi tabi ki var. Çünkü o içine kapanık birisiydi. 22 Ocak Pazartesi günü saat 10 civarıydı. Çıktım ilk çıktığı zaman koştum peşinden onu bulmak için ama maalesef bulamadım. Sokak sokak aradım. Bütün köyü aradım. Sordum soruşturdum maalesef gören yok. Sadece 3 kişi görmüş bir şey yapamamışlar. Ama kendisi giderken acele ediyor. Çok hızlı bir şekilde gidiyormuş. Ama neden böyle bir şey düşündüğünü hiç anlayamıyorum. Buradan çıktığı zaman durumu iyiydi. İste kafasına ne geldi, ne düşündü bilemiyorum” diye konuştu.
“Yaklaşık 6 aydır evden çıkmıyordu, hava almaya dahi çıkmıyordu”
Haber alamadıkları babasını bulmak için kolluk kuvvetlerine de başvurduklarını belirten Zekiye Demir, “En büyük kızıyım. Şu an çok kötü durumdayız. Yani hiç bir şekilde babamıza ulaşamıyoruz. Ne yapacağımızı hiç bilmiyoruz. Her yere baktık. Polisler her yeri arıyor hiç bir şekilde bir sonuç yok. Çok mutsuzuz ne yapacağımızı şu an hiç bilmiyoruz. Bekliyoruz elimizden hiç bir şekilde bir şey gelmiyor. Yaklaşık 6 aydır evden çıkmıyordu, hava almaya dahi çıkmıyordu. Birden böyle çıkıp gitmesi çok tuhaf geliyor. Babamın gidebileceği herhangi bir yer var mı bilmiyoruz” dedi.
]]>Kahramanmaraş merkezli depremlerden Hatay’da birçok insanın hayatı olumsuz etkilendi. Antakya ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Ayhan Demir’in de asrın felaketinde iş yeri yıkıldı ve yakınları vefat etti. Deprem sonrası psikolojik olarak zor günler geçiren Demir, uzun bir süre evden çıkmayarak çevresiyle iletişim kurmadı. Demir, 22 Ocak Pazartesi günü ise evinden çıktıktan sonra sırra kadem bastı. Yanına cep telefonu, cüzdan ve para almayan Demir’den haber alamayan yakınları, gelecek güzel haberi bekliyor.
“Her zaman da söylüyordum ‘Gel hava alalım, yürüyüş yapalım’ diye ama dışarıya çıkmazdı”
Eşinin yanına para ve cüzdan almadan evden ayrıldığını belirten Yeliz Demir, “Pazartesi günü kahvaltısını etti, geldi oturdu. Oturduktan sonra ben mutfağa gittim, aramızda sadece kapı vardı. Burada kendisi yürüyüş yapıyordu, ben de oradaydım. Bir anda geldim buraya baktım Ayhan yok. Baktım demir kapı açık, dedim ‘Kim açmış?’ demir kapıyı. Çünkü kendi dışarıya çıkmaz. Hep içeride, kapalı yerde, öyle bir cesareti yok yani dışarıya çıksın. Her zaman da söylüyordum ‘Gel hava alalım, yürüyüş yapalım’ diye ama dışarıya çıkmazdı. Ama öyle birden bilmiyorum kafasına ne geldi, ne düşündü birden terlikle çıkmış. Bir de üzerinde mavi bir mont vardı. Yanında kimlik yok, para yok, hiçbir şey yok. Bilmiyorum nereye gider ama üç tane komşum görmüş. Sağlık ocağının o taraflara gitmiş. Ama nereye gitmiş, nasıl gitmiş kimse görmemiş. Evimiz ve dükkanımız yıkıldı, onun etkisi tabii ki var. Çünkü o içine kapanık birisiydi. 22 Ocak Pazartesi günü saat 10 civarıydı. Çıktım ilk çıktığı zaman koştum peşinden onu bulmak için ama maalesef bulamadım. Sokak sokak aradım. Bütün köyü aradım. Sordum soruşturdum maalesef gören yok. Sadece üç kişi görmüş, bir şey yapamamışlar. Ama kendisi giderken acele ediyor. Çok hızlı bir şekilde gidiyormuş. Ama neden böyle bir şey düşündüğünü hiç anlayamıyorum. Buradan çıktığı zaman durumu iyiydi. İşte kafasına ne geldi, ne düşündü bilemiyorum” diye konuştu.
“Yaklaşık 6 aydır evden çıkmıyordu, hava almaya dahi çıkmıyordu”
Haber alamadıkları babasını bulmak için kolluk kuvvetlerine başvurduklarını belirten kızı Zekiye Demir ise, “En büyük kızıyım. Şu an çok kötü durumdayız. Yani hiçbir şekilde babamıza ulaşamıyoruz. Ne yapacağımızı hiç bilmiyoruz. Her yere baktık. Polisler her yeri arıyor, hiçbir şekilde bir sonuç yok. Çok mutsuzuz, ne yapacağımızı şu an hiç bilmiyoruz. Bekliyoruz, elimizden hiçbir şekilde bir şey gelmiyor. Yaklaşık 6 aydır evden çıkmıyordu, hava almaya dahi çıkmıyordu. Birden böyle çıkıp gitmesi çok tuhaf geliyor. Babamın gidebileceği herhangi bir yer var mı bilmiyoruz” dedi. – HATAY
]]>