Diz – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Thu, 02 May 2024 07:00:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Doç. Dr. Murat Saylık: “Diz yaşınıza dikkat edin” https://www.haber28.com.tr/doc-dr-murat-saylik-diz-yasiniza-dikkat-edin/ https://www.haber28.com.tr/doc-dr-murat-saylik-diz-yasiniza-dikkat-edin/#respond Thu, 02 May 2024 07:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16509 Doç. Dr. Murat Saylık: “Diz yaşınıza dikkat edin”

BURSA – Sağlıklı beslenme ve yaşam alışkanlıklarına dikkat eden bir kişi kaç yaşındaysa dizlerinin de o yaş problemlerini yaşamasının normal olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Saylık, ancak 50 yaşındaki kişinin 70 yaş dizi gibi problem yaşamasının büyük sorun olduğunu söyledi.

Genç yaşta oluşan diz problemlerinin daha çok travmaya bağlı yaşandığına dikkat çeken Acıbadem Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Saylık, ilerleyen yaşlarda ise hastaların sıklıkla ‘kireçlenme’ dedikleri, eklemlerin erken yaşlanması ile ilgili sorunların yaşandığını söyledi. Doç. Dr. Murat Saylık, “Hastalarımız bize geldiklerinde mutlaka yürüyüş pozisyonuna, sekmesine ve yürüme şekline dikkat ediyoruz. Hasta tekerlekli sandalye, koltuk değneğiyle mi yoksa yürüyerek mi geliyor? Bu bizim için son derece önemli. Daha sonra mutlaka hastayı fizik muayeneye tabi tutuyoruz. Fizik muayenede birtakım özel testlerimiz var. Diz problemi ile gelen hastanın dizinde şişlik, kızarıklık, hareket kısıtlılığı, dizi ile ilgili bir dizilim bozukluğu, eski ya da yeni oluşan problemleri var mı? bunları mutlaka tespit etmek istiyoruz. Sonraki aşamada radyoloji ve laboratuvar tekniklerinden faydalanıyoruz” diye konuştu.

“Ameliyat kapalı yöntemlerle yapılıyor”

Tedavi yönteminin altın standardının artık diz eklemini açmadan yapılan kapalı yöntemler olduğunu belirten Doç. Dr. Murat Saylık, “İleriki yaşlardaki diz problemleri daha çok hepimizin yaşayacağı bir süreç. Yaşlanmayla oluşan diz problemlerinden kimse kaçamaz. Ancak, 50 yaşındaki bir hastanın dizi 50 yaş, 60 yaşında 60 yaş, 70 yaşında da 70 yaş gibi olmalı. 30 yaşında olan bir kişinin dizinin 40-60 yaş dizi gibi olması ya da 50 yaşında 70 yaş dizi gibi bir problemin yaşanması normal değildir. Bunun birçok sebebini sayabiliriz. Ancak en önemlileri; hastanın kilolu olması, hatalı günlük hayat alışkanlıkları, daha genç yaşlarda yaptığı birtakım ağır işler, genetik ya da kalıtsal genetik geçişlerdir. Bu etkenlerin hepsinin diz problemlerinde ciddi etkisi oluyor. İleriki yaştaki hastalar için eklemin bozukluğuna, diz eklemdeki çökmeye ya da dizdeki şekil bozukluğuna bağlı olarak fizik tedavi yöntemleri, eklem içi enjeksiyonlar, son evrede de cerrahi tedavi yöntemleri uygulayabiliyoruz” diye konuştu.

“En sık ağrı sorunu yaşanıyor”

Hastaların en sık ağrı sorunuyla kendilerine başvurduklarını belirten Saylık, “İleriki yaşlarda sıklıkla kıkırdak aşınmaları çok fazla oluşuyor. Eklem sıvılarında ciddi oranda azalma görülüyor. Eklemde şekil bozuklukları gelişiyor. Biz bunları tıbbi olarak bazı sınıflamalara tabi tutuyoruz ve ona göre hastanın yaklaşık olarak yaşıyla uyumlu olup olmadığını tespit edebiliyoruz. En önemlisi, dizi böyle hızlı yaşlanan, hızlı yıpranan hastalarda bu süreci mutlaka durdurmak ya da yavaşlatmak zorundayız. Çünkü, çok hızlı bozulan diz ekleminde 40 yaşındayken 60 yaş dizi olan bir hastada cerrahi tedavi yöntemlerine, hatta bazen biraz daha uzun süreçte protez dediğimiz ve genellikle 60 yaş üstü tercih ettiğimiz yöntemlere başvurmak durumunda kalabiliyoruz. Kollajen enjeksiyonları ve yağ kök hücre ile dizi olabildiğince korumaya ve gençleştirmeye çalışıyoruz. Bunlar dizi daha çok onarıcı tedavi yöntemleridir. Belli bir süreçten sonra ilerleyen ya da sonuç alamadığımız hastalarda da eklem diz protezlerini tercih ediyoruz” dedi.

“Tüm alt eklemlerde fayda sağlıyor”

Günümüzde diz protezlerinden oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğini belirten Doç. Dr. Murat Saylık, “Anatomik aks dediğimiz bacak aksını sağlamamız sadece dizlerde değil tüm alt eklemlerde fayda sağlıyor. Ekleme uyumu son derece iyi olduğu için bir süre sonra hastanın yürüyüşü, oturması ve kalkması düzeliyor. Protez ameliyatlarında aslında sadece dizleri düzeltmiş olmuyoruz. Çünkü diz şekil bozukluğu olan hastalarda ayak bileği, kalça, hatta bel ağrıları çok fazla oluşuyor. Hastalardan ‘benim aslında belim de çok ağrıyordu ama dizlerim düzeltildikten sonra belim rahatladı’ ve ‘Ayak bileklerim çok şişerdi, protez ameliyatından sonra artık ayak bileklerim şişmemeye, ağrılarım da geçmeye başladı’ sözlerini sıkça duyuyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/doc-dr-murat-saylik-diz-yasiniza-dikkat-edin/feed/ 0
Diz Önündeki Ağrılar İçin Diz İçi Enjeksiyonlar Öneriliyor https://www.haber28.com.tr/diz-onundeki-agrilar-icin-diz-ici-enjeksiyonlar-oneriliyor/ https://www.haber28.com.tr/diz-onundeki-agrilar-icin-diz-ici-enjeksiyonlar-oneriliyor/#respond Wed, 31 Jan 2024 07:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3927

Gündelik yaşam içinde merdiven inip çıkarken ya da çömeldikten sonra diz önünde ağrı yaşanması çoğu kişinin başına gelebilen yaygın bir durum. Ancak ağrı hastanın hayatını ciddi şekilde etkilemediği için genelde hekime başvurmak için geç kalınabildiğini söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Budak Akman, “Dizin önündeki ağrı birkaç günde düzelmezse, dizi hareket ettirmede zorluk yaşanırsa zaman kaybetmeden hekime başvurulmalı” dedi. Prof. Dr. Akman, özellikle son yıllarda çok daha yaygın olarak kullanılan diz içi enjeksiyonlar ile bu ağrıların kontrol altına alınabileceğine işaret etti.

Her yaştaki kişiyi etkilemekle birlikte daha çok orta yaşlı kişilerde daha sık karşılaşılan diz önü ağrısı çok fazla ciddiye alınmasa da hastanın hayat kalitesini düşüren bir sorun. Hastanın bu ağrıyı tam olarak tarif edemediğini söyleyen Prof. Dr. Akman, “Özellikle merdiven inip çıkma, yere çömelmek veya yokuş yukarı yokuş aşağıya yürümek gibi dizimizin kıvrılmaya başladığı durumlarda ağrı yaşanıyor ve bu ağrı 2-3 gün içinde kendiliğinden geçmiyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır” dedi.

“ZAMAN GEÇTİKÇE AĞRI DAHA KALICI VE BASKIN HALE GELİR”

Herhangi bir travma yaşanmadan ortaya çıkan diz önü ağrısının müphem şekilde başladığını anlatan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Budak Akman, “Bu durumda hasta ağrıyı hisseder ama hayatını çok etkilemediği için doktora başvurmaz. Zaman geçtikçe ağrı biraz daha kalıcı ve baskın hale gelir. Dolayısıyla hasta hekime ulaştığında ağrı yoğunlaşmış ve aradan zaman geçmiş olur” ifadelerini kullandı.

Bu durumu ortaya çıkaran farklı nedenlerin olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Akman, şu uyarılarda bulundu:

“Basit zorlamayla oluşan ağrıların 2-3 günde geçmesi gerekir. Bu sürenin üzerindeki ağrılarda çözümü hastanın kendi aramaması ve mutlaka bir hekime başvurması önemlidir. Gecikme ağrının kalıcı ve baskın hale gelmesine neden olabileceği unutulmamalı.”

“YAŞ İLERLEDİKÇE KİREÇLENME DE BAŞLIYOR”

Yaş ilerledikçe eklemlerdeki dejenerasyonun arttığını ve 30 yaşındaki bir insanın eklem yapısıyla 60 yaşındaki bir insanın eklem yapısının aynı olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Akman, “Yaşımız ilerledikçe eklemlerdeki kıkırdak, menisküs ve bağ yapılarında bir dejenerasyon başlıyor. 30 yaşındaki bir insanın diz önü problemiyle 60 yaşındaki bir insanın diz önü problemi arasında fark var. Yaş ilerledikçe kireçlenme de başlıyor. Sorun farklı bir boyut kazanıyor. Hareketle oluşan ağrı yani çömelip kalkmak, ibadet yapmak, merdiven inip çıkmak veya mesleği gereği uzun süreli ayakta kalmak gibi durumlar her seferinde eklemde ağrı hissettiriyorsa ve kişinin aklı oraya takılıyorsa beklenmemeli” şeklinde konuştu.

“DİZ İÇİ ENJEKSİYONLAR HASTANIN SEMPTOMLARINI GİDERMEYE YARDIM EDİYOR”

Diz önü ağrısında kıkırdak kökenli dokuyla ilgili ağrıları daha sık gördüğünü söyleyen Prof. Dr. Akman, “Diz önü ağrısında hastalar en çok menisküs yırtığı veya bağda kopmanın olup olmadığını merak eder. Ancak diz önü ağrısı menisküs yırtığı demek değildir” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Akman, hastaların bu ağrılarla yaşayarak hayat kalitelerini düşürmemelerini bu noktada tedavide birçok alternatifin olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:

“Bazen sadece dinlenmek yeterli olabilirken, çeşitli nonsteroid ilaçlar, ağrı kesiciler, buz uygulamaları ve fizik tedavi hastalarımızın büyük bir kısmını rahatlatabilir. Bunların yanı sıra son zamanlarda sık başvurduğumuz diz içi enjeksiyonları var. Hastanın semptomlarını gidermede oldukça başarılı sonuçlar alındığı için diz içi enjeksiyonlar, sık başvurulan yöntemler arasında yer alır.”

“HASTANIN DURUMUNA GÖRE FARKLI DİZ İÇİ ENJEKSİYONLAR KULLANILIYOR”

Diz içi enjeksiyonlarında hastanın durumuna, soruna yönelik farklı alternatiflerin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Akman, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

“Bunlardan bir tanesi kortizon enjeksiyonları. Kortizon enjeksiyonlarının tedavi edici özelliği olmasa da hastanın semptomlarını giderici ve ağrısını dindirici bir özelliği var. Diğer bir enjeksiyon çeşidi ise hyalüronik asittir. Bu diz eklem sıvısının bir benzeridir. Bir diğeri ise halk arasında da çok duyulan ve merak edilen PRP ve kök hücreler. Bu hastanın kendi kanından elde ettiğimiz kan ürünleridir. PRP ve kök hücrelerin rejeneratif yani bozuk dokuyu iyileştirici özelliklerinden faydalanıyoruz. Son zamanlarda ortaya çıkan bir enjeksiyon çeşidi daha var. Bu hidrojel tedavisidir. Ameliyatlık durumu olan ancak çeşitli nedenlerle ameliyat olamayan, anestezi almaya uygun olmayan hastalarda hidrojel tedavisi uygun bir seçenek olabilir. Pratikte daha sık kullandığımız hyalüronik asit ve PRP benzeri kan ürünleridir. Bu tedavilerle hastalarımızda genellikle başarılı şekilde ağrıyı dindirebiliyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/diz-onundeki-agrilar-icin-diz-ici-enjeksiyonlar-oneriliyor/feed/ 0