Dokuma – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 30 Apr 2024 06:24:30 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tunceli’de Açılan Kursla Kadınlar Kaybolmaya Yüz Tutmuş El Dokumalarını Gelecek Nesillere Aktarıyor https://www.haber28.com.tr/tuncelide-acilan-kursla-kadinlar-kaybolmaya-yuz-tutmus-el-dokumalarini-gelecek-nesillere-aktariyor/ https://www.haber28.com.tr/tuncelide-acilan-kursla-kadinlar-kaybolmaya-yuz-tutmus-el-dokumalarini-gelecek-nesillere-aktariyor/#respond Tue, 30 Apr 2024 06:24:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16271 Tunceli’de aile destek merkezi bünyesinde açılan kursa katılan kadınlar, kaybolmaya yüz tutmuş ve yörede “cicim” olarak adlandırılan el dokumalarını yaparak gelecek nesillere aktarıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca il merkezi ve 7 ilçede hizmet veren destek merkezlerinde, kadınlara mesleki eğitim ve istihdam imkanı sunuluyor.

Bu sayede sosyal ve ekonomik hayata katılan kadınlar, aşçı çırağı, aşçı yardımcılığı, yaşlı ve hasta bakımı, manikür, pedikür, kuaförlük, cilt bakımı, deri tasarımı, el sanatları ve cicim (nakışlı ince kilim) dokuma alanında meslek sahibi oluyor.

İsmet İnönü Mahallesi’ndeki merkezde de yaklaşık 5 ay önce yörede kaybolmaya yüz tutmuş ve “cicim” olarak adlandırılan el dokumacılığı kursu açıldı.

Kayıt işlemleri sonrası kursa başlayan 12 kadın, haftanın belirli günlerinde atölyeye gelerek usta öğretici Zerican Tunç’tan cicim dokumacılığının püf noktalarıyla ilgili eğitimler alıyor.

El becerilerini geliştirerek meslek öğrenen kadınlar, kurs için çevre köylerden toplanan keçi ve koyun yünlerini yün tarağı sayesinde ipliğe dönüştürüyor.

İpleri daha sonra kök boyasıyla renklendiren kadınlar, cicim motiflerinde genellikle vişne kırmızısı, kınalı sarı, lacivert, siklamen, mor, siyah ve ceviz yeşili renkleri tercih ediyor.

İğ aleti yardımıyla da ipliğin düzgün sarılmasını sağlayan kadınlar, yaptıkları kilim, çanta, heybe ve çuval gibi ürünleri satarak kazanç sağlıyor.

“Yeniden canlandırmaya başladık”

Usta öğretici Zerican Tunç, AA muhabirine, yaklaşık 20 yıldır cicim dokumacılığıyla ilgilendiğini söyledi.

Mesleğini atalarından öğrendiğini belirten Tunç, “Herkes bu işi öğrensin, atölye açsın ve mesleğim kaybolmasın istiyorum. Çünkü yıllar önce kaybolmaya yüz tuttu ve biz yeniden canlandırmaya başladık. Cicim yapabilmek için ilk olarak yünlerimizi tarıyoruz ve ondan sonra eğirmeye başlıyoruz. Bu işlemin ardından ipleri boyuyoruz ve tezgahta çözgüye başlayıp renkleri ve desenleri ayarlıyoruz.” dedi.

Tunç, bir cicimin tamamlanmasının yaklaşık 1 ya da 3 ay sürdüğünü dile getirerek, “Kursa gelen öğrenciler yaptığı ürünlerden kazanç da sağlıyor. Bir ürünü satıp diğer ürünü kuruma veriyorlar. Çok güzel ve neşeli bir iş. Başladığım zaman gerçekten bırakmak istemiyorum. Mesleğimi çok seviyorum ve devam ettirmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Kültürün yok olmaması için tezgah başına geçtiler

Şükran Çakıcı da aile destek merkezlerinde açılan kurslara zaman zaman katıldığını anlattı.

Yaklaşık 2 ay önce cicim kursuna kayıt yaptırdığını kaydeden Çakıcı, şöyle konuştu:

“Cicim dokumayı meslek olarak çok beğeniyorum. O yüzden öğrenmek için bayağı gayret gösteriyorum. Eskiden annem ve ninelerim de yün ipleriyle çok uğraşıp böyle şeyler yapardı. Bu mesleğin geçmişten günümüze gelmesi ve yaşatılması güzel bir örnek. Daha önce zamanımın çoğunu evde geçirip televizyonda programlar izliyordum. Burası açıldığından beri bana çok katkısı oldu.”

Gülistan Kayarcı ise tezgahta oturup cicim dokumanın keyif verdiğini ifade etti.

Kayarcı, kursta başarılı çalışmalar yaptığını dile getirerek, “Bu mesleği tamamen öğrendikten sonra ekonomik anlamda aileme destek olmayı amaçlıyorum. Sadece tanıtım amaçlı değil, ileriye dönük de bir şeyler yaparak kültürümüzün yok olmamasını istiyorum.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tuncelide-acilan-kursla-kadinlar-kaybolmaya-yuz-tutmus-el-dokumalarini-gelecek-nesillere-aktariyor/feed/ 0
Kayseri’de dokumacılık üzerine yapılan araştırmalar sonucunda dokuma aletleri koleksiyonu oluşturuldu https://www.haber28.com.tr/kayseride-dokumacilik-uzerine-yapilan-arastirmalar-sonucunda-dokuma-aletleri-koleksiyonu-olusturuldu/ https://www.haber28.com.tr/kayseride-dokumacilik-uzerine-yapilan-arastirmalar-sonucunda-dokuma-aletleri-koleksiyonu-olusturuldu/#respond Tue, 16 Apr 2024 04:48:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14515 Kayseri’de dokumacılık üzerine yöre araştırmaları yapan Öğretim Görevlisi Dr. Zahide Şahin, kentin ilçelerinden topladığı kirkit, kirman (ip eğirmede kullanılan alet), halı bıçağı, kırkım makası gibi dokuma ve büküm aletleriyle koleksiyon oluşturdu.

Kayseri Üniversitesi Mustafa Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Geleneksel El Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Şahin, alanı gereği, halılarıyla tanınan Yahyalı ve Bünyan ile Sarız, İncesu, Hacılar ve Develi ilçelerde yaptığı araştırmalar sırasında bir araya getirdiği aletleri yok olmaktan koruyor.

Şahin, el emeği olan pek çoğu da artık bulunmayan aletleri “dokuma müzesi” çatısı altında yaşatmayı ya da kendi adına açacağı kültür evinde sergilemeyi planlıyor.

AA muhabirine konuşan Şahin, Kayseri’nin dokumalarıyla ilgilendiğini, kentin dokuma yönünden çok zengin olduğunu, ilçelerde farklı teknikte dokunmuş ürünlere rastlanabildiğini söyledi.

İnsanoğlu var olduğu günden itibaren dokumacılığın da var olduğunu belirten Şahin, “İnsanlar doğduğunda kundağa sarılılar, sarıldıkları kundak dokumadır. Çadırlar, kullandıkları kilimler, çuvallar, heybeler yani temel ihtiyaç duydukları malzemeler dokumadan yapılmıştır. Kıyafetleri dokumadır. Ölürken de insanlar kefene sarılır, bu da dokumadır.” dedi.

Kayseri denilince akla Yahyalı ve Bünyan halıları geldiğini vurgulayan Şahin, “Aynı zamanda Sarız ilçesi, çok iyi düz dokuma dediğimiz cicim, kilim, zili, sumak yöresidir. Kayseri’de hemen her yörede çarpana ve kolon dokumalara rastlarız. Mesela Hacılar yöresinin kumaş dokumaları çok önemli. Sultan Sazlığı’na yakın Sindelhöyük Mahallesi hasır dokumalarıyla ünlü.” diye konuştu.

Şahin, bu kadar dokuma zengini olan yörede “avadanlık” adı verilen dokumada kullanılan yardımcı malzemeler kirkit, halı bıçağı, makas ile iplik yapımında kullanılan kırkı makası, yün yıkanan tokuç, yün tarağı, kirman, çıkrık, tekçe gibi aletlerin eski olduğuna dikkati çekti.

Araçların hepsi sanat eseri niteliğinde

Yörelere göre kullanılan avadanlıkların özelliklerinin değişebildiğini anlatan Şahin, “Avadanlık olmadan dokuma olmaz. Bünyan tarafında halı makası ayarlıdır, düğüm uçlarındaki mesafeyi belirler. Yahyalı yöresinin halı makaslarının ayarı yoktur ama kendisine göre açısı vardır. Araştırmalarımıza göre Yahyalı’da o kadar çok halı dokunmuş ki kirkit yapan ustalar var. Genellikle de armut ağacı kullanmışlardır, armut ağacı hem sağlamdır hem yontulmaya elverişlidir. Bunların hepsi sanat eseri aslında.” ifadelerini kullandı.

Sarız, Yahyalı, Develi, Bünyan, İncesu, Hacılar ilçelerinde yöre araştırmaları yaptığını belirten Şahin, şöyle devam etti:

“Kayseri’nin çok fazla gurbetçisi var. Gurbetçilerle konuştuğumuzda ‘Bu avadanlıkları yurt dışındaki komşularımız istedi, onlara hediye götüreceğiz’ dediklerine şahit oldum. Bu benim çok ilgimi çekti, bu bizim kültürümüz ve dokumacılığımızın temel malzemeleri. Hepsi ayrı ayrı işçilik, hepsinin gerçekten sanatsal boyutu var. Araçların üzerinde motifler, el işçiliği var, damgası var. Bu kültür yok olmamalı, yurt dışına gitmemeli. Antikacılar sürekli yöreleri dolaşıyor, malzemeleri topluyorlar ama kayıt yok, nereye götürüyorlar belli değil. Kimisini satın almaya çalıştım, bazılarını yöre halkı hediye etti, bazılarını da öğrencilerim getirdi. Çok sevdiğimi bildikleri için komşularım, halı esnafı arkadaşlarım getirip veriyor. Sanıyorum 300 parçayı geçti. 25 yıldır yörelerden toplayabildiklerim, satın alabildiklerim ya da yöre halkının hediye ettikleri ya da öğrencilerimin getirdikleriyle bu koleksiyon oluştu.”

“Dokuma müzesi”ne hibe etmeye hazır

Dokumacılık kültürünün yok olmaması gerektiğine dikkati çeken Şahin, insanların genelde dokunmaların yapıldığı malzemeyi göz ardı ettiğini, dokumacılığın azalmasıyla çoğu tezgahın ya yakıldığını ya da bahçelere duvar yapıldığını söyledi.

Bu avadanlıkları gelecek nesillere aktarmak istediğini ifade eden Şahin, “Toplayabildiklerimi zaman zaman sergiliyorum, yayınlarımda kullanıyorum. Kişisel sergilerimde mutlaka bunlara yer veriyorum. Mesela tasarım sergisi açsam bile bunları fon olarak kullanıyorum. Bu avadanlıkları görenler, ‘Hocam bizde de kirman var, anneannemden kalmış, babaannemden kalmış, ben de saklıyorum, hatırası var.’ diyor. İnsanların bu bilince ulaşması beni çok mutlu ediyor.” diye konuştu.

Kayseri’de dokuma müzesi bulunmamasına üzüldüğünü ifade eden Şahin, sözlerini, “Kayseri’ye bir dokuma müzesi yapılırsa ben bunları hibe etmeye hazırım. Dokuma müzesi olmazsa adıma kültür evi kurabilirim.” diye tamamladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseride-dokumacilik-uzerine-yapilan-arastirmalar-sonucunda-dokuma-aletleri-koleksiyonu-olusturuldu/feed/ 0