Dükkan – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 16 Jun 2024 22:48:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Meral Akşener Sultanbeyli’de esnaf ziyareti gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-sultanbeylide-esnaf-ziyareti-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-sultanbeylide-esnaf-ziyareti-gerceklestirdi/#respond Sun, 16 Jun 2024 22:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21255 HABER-KAMERA: HAKAN KAYA

İYİ Parti lideri Meral Akşener, yerel seçimlere 1 gün kala Sultanbeyli’nde esnaf ziyareti gerçekleştirdi. İl ve ilçe belediye başkanlarına oy isteyen Akşener’e esnaf ziyareti sırasında bir kişi çağrıda bulundu. Kalabalığın arasından Akşener’e seslenen kişi, “Senin de evladın, torunun var. Türkiye kadın mezarlığı oldu. Bir yasa çıkartın. Sayın cumhurbaşkanına ulaşamıyorum.” diye sitem etti. Akşener ise “Şu anda basın benle beraber seni duydu. Ben de ileteceğim.” cevabını verdi.

Yerel seçimlere saatlet kala seçim gezilerini sürdüren İYİ Parti lideri Meral Akşener, bugün İstanbul Sultanbeyli’ndeydi.Akşener burada partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Buğra Kavuncu ve Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Fatih Karataş ile birlikte esnaf ziyareti gerçekleştirdi, adaylarına oy istedi.

BELEDİYE BAŞKAN ADAYININ ANNESİ DE AKŞENER’E EŞLİK ETTİ

Dükkan dükkan gezen Akşener’e Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Fatih Karataş’ın annesi de eşlik etti, oğluna oy istedi. Bir züccaciye dükkanına giren Akşener, dükkan işletmecisinden adaylarına oy istedi. Esnaf esnaf gezdiğini anlatan Akşener, “Şimdi bir taraf diyor ki ceketimi assam kazanırım, öbür taraf kola kutusunda olmuyor işte. Ben de diyorum ki uyanın. Yaptığım iş bu.” dedi.

Esnaf ise başından iki gün önce geçen bir olayı hatırlatarak şöyle konuştu: “Siyasi bir mevzu oldu. Biz farklı söyledik, o farklı söyledi. ‘Siz böylesiniz’ dedi bizi dışladı. Güldük kendi aramızda. Biz de artık neyin ne olduğunu görüyoruz. Biz de bir siyasi partiye oy vermek istiyoruz ama ‘ona vereceksiniz, şuna vereceksiniz’ diyor.”

“MÜŞTERİYİ MEMNUN ETMEK ESASTIR”

Akşener ise esnafa, “Biz sadece talep ederiz. Sen benim müşterimsin. Müşteriyi memnun etmek esastır. Memnun edip, edemediğimize bağlı. Biz talep edeniz, talep ederken nazik olmak zorundayız. Çünkü müşteri velinimet. Bunu biz oturtturabilirsek Türkiye kurtulur. Asıl mevzu bu.” şeklinde cevap verdi.

Akşener daha sonra aynı dükkana ilçe belediye başkan adayı Fatih Karataş’ın annesiyle gelerek oy sözü istedi.

AKŞENER’E ÇAĞRI! TÜRKİYE KADIN MEZARLIĞI OLDU

Esnaf ziyareti sırasında kalabalığın içinden bir kişi kadın cinayetleri üzerinden Akşener’e seslendi. Tepki gösteren kişi, Akşener’e, “Senin de evladın torunun var. Türkiye kadın mezarlığı oldu. Bir yasa çıkartın. Sayın cumhurbaşkanına ulaşamıyorum.” diye sitem etti.

Akşener ise “Şu anda basın benle beraber seni duydu. Ben de ileteceğim.” cevabını verdi.

Bir gözlükçü dükkanına giren Akşener, “Ben şimdi yemin ettiremediğim için gezerken ablamı getirdim yemin ettirmeye” diyerek başkan adayının annesinden esnafı ikna etmesini istedi.

Esnaf ise büyükşehir seçimlerinde oyunu vereceğini söyledi.

AKŞENER, ESNAFA TAKILDI, “ABLAMI BAŞINA SALARIM”

Bir giyim mağazasına giren Akşener, “Bu arkadaş Erzurumlu. Şimdi annesi de burada orada bir hanımı ikna ediyor. ya beni paketle tamam diye gönder ya da ablamı başına sararım” diyerek takıldı.

Eczacı dükkanına da uğrayan Akşener, “Burada bizim durumumuz nedir?” diye sordu. Eczacı çalışanı ise “Bakacağız duruma” dedi. Bunun üzerine Akşener, “Fatih’in annesini getiririm buraya yemin ettirtirim sana. Bir an evvel bakacağızdan geç” diyerek espri yaptı.

“HALKI GERÇEKTEN DUYUN!”

Bir giyim mağazası çalışanı ise Akşener’e Pendik’ten iş için geldiğini ve otobüs seferlerinin seyrek olması nedeniyle işe geç kaldığını anlatarak, “Halkı gerçekten duyun. Boş vaat vermeyin artık. Biz çok yorulduk çünkü. Her gelen boş vaatler veriyor.” dedi.

Sultanbeyli’de ziyaretlerini tamamlayan Akşener, seçim çalışmaları kapsamında Tuzla’ya geçti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/meral-aksener-sultanbeylide-esnaf-ziyareti-gerceklestirdi/feed/ 0
İmamoğlu: Ankara’dan İstanbul’a 17 bakanın gelmesi acemi rakibimizi zayıf gördüklerini gösteriyor https://www.haber28.com.tr/imamoglu-ankaradan-istanbula-17-bakanin-gelmesi-acemi-rakibimizi-zayif-gorduklerini-gosteriyor/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-ankaradan-istanbula-17-bakanin-gelmesi-acemi-rakibimizi-zayif-gorduklerini-gosteriyor/#respond Fri, 31 May 2024 21:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19449 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tuzla’daki halk buluşmasında; “Ankara’dan İstanbul’da kabine niye toplandı, anlayan var mı? Az değil, 17 kişi. 17 bakanın buraya gelmesinin şöyle bir tarafı var. Demek ki, dersine çalışmayan acemi rakibimizi o kadar zayıf görmüşler ki, ‘Hep beraber toplanalım, gidelim, yardımcı olalım’ demişler” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şile’nin ardından Tuzla’da halk buluşmasına katıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir’in de eşlik ettiği buluşmada İmamoğlu, CHP Tuzla Belediye Başkan Adayı Eren Ali Bingöl’e oy istedi.

AKP’nin İBB Başkan adayı Murat Kurum’a verilen hükümet desteğini eleştiren İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“Ankara’dan İstanbul’da kabine niye toplandı, anlayan var mı? Az değil, 17 kişi. 17 bakanın buraya gelmesinin şöyle bir tarafı var. Demek ki, dersine çalışmayan acemi rakibimizi o kadar zayıf görmüşler ki, ‘Hep beraber toplanalım, gidelim, yardımcı olalım’ demişler. E hoş gelmişler, sefa gelmişler. Dükkan dükkan geziyorlar. İzlediniz mi televizyonlardan? Tabii şunu söyleyeyim. Tek başına gelmediler. Daha yeni, 10 ay önce milletimiz oy verdi, seçildi. Hepimizin, herkesin cumhurbaşkanı seçildi ama Sayın Cumhurbaşkanı da İstanbul’a geldi. E hoş geldi, sefa geldi. Biz misafirperveriz, insan ağırlamayı biliriz. İstanbullu misafirperverdir. 23 Haziran 2019’da hep beraber İstanbul’da kendisini ağırladık mı? Hem de 806 bin kez, öyle değil mi? E bu sene daha fazlasıyla ağırlarız. Daha fazla mutlu ederiz. Öyle yapmaz mıyız? Daha fazla mutlu ederiz.

“DEVLETİN İŞİNİ BIRAKIP BURAYA NİYE GELDİNİZ”

Burada başka bir şey var. İstanbul’da dükkan dükkan gezen ya da pazar pazar gezen, salon salon gezip oy isteyen bakanlara bir çift lafım var. Bir, devletin işini bırakıp buraya niye geldiniz? Memleketin etrafında her türlü sorun var. İsrail’de büyük bir insan kıyımı var. Rusya’da terör saldırısı var. Her yerde terörü kınıyoruz. Öbür tarafta, dış ilişkiler konusunda birçok gündem var, Sayın Bakan burada. İçişleri Bakanı, ya seçimin güvenliğinden sorumlu ama dükkan dükkan oy istiyorsun. Bu vicdana sığar mı? Sığmaz. E peki Adalet Bakanı? Bu ülkeye adalet lazım mı? Herkes şu anda ‘Adalet en sıkıntılı hat’ diyor ama sen yine dükkan dükkan, pazar pazar gezip oy istiyorsun. Oy iste, sorun yok ama buradan şunu söylemek istiyorum. Bakanlar, atanmış bakanlar, aynı zamanda bir memur gibi yani bu şekilde siyaset yapamazlar, yapmamalılar. Bu, milletin vicdanını sızlatır. Yanlış bir uygulamadır. Olmaz. Devletin belli kademeleri, bürokrasinin belli kademeleri bu işe girmemeli ama giriyorlar. Ayıp ediyorlar. Yanlış yapıyorlar.

“YAPTIKLARI MERTLİĞE SIĞMAZ”

Sayın Cumhurbaşkanı’nın da bu şekilde bu sürecin içine girmemesi lazım. Yani burada gelse bu ülkenin ekonomiden sorumlu Bakanı, ‘Ben, Cumhur İttifakı’nın adayına oy istiyorum’ dese çıkıp demez mi ona vatandaşımız; ‘Ya sen git, enflasyonu düzelt’ diye? Polis kardeşimiz, İçişleri Bakanı’ndan 3600 ek gösterge bekliyor. Birine dese ki, eşi olduğunu da bilmezse ‘Ben Cumhur İttifakı’nın adayına oy istiyorum’ dese, eşi demez mi ona; ‘Sen git, önce polisin 3600 ek gösterge sorununu düzelt’ demez mi? Der. Dolayısıyla aslında yapılan bu işler, devletin düzenini zedeliyor. Bu yaptıkları mertliğe sığmaz. Bu 17 bakan, artı aday, 17+1, artı Sayın Cumhurbaşkanı; 17+2. Hep birlikte bunlara misafirperverliğe hazır mıyız? 31 Mart’ta onları misafirperverliğimizle mutlu edeceğiz mi? Onları Tuzla’da, İstanbul’da tarihi bir oy farkıyla mutlu edip Ankara’ya işlerinin başına yollayacağız mı? Sonuçta devletimizin başı kendisi, sonuçta onlar da bizim bakanımız. Onları mutlu etmek de bizim boynumuzun borcu. Memnun ederiz.

“BİN 19 KEZ SORUŞTURDULAR”

Ramazan ayındayız. Ramazan ayı, hepimizin birbirini hissetme ayı. Birbiriyle konuşma, birbiriyle yardımlaşma, dayanışma, insanların birbirine en hassas davrandığı güzel bir ay. Hepimizin içinden güzel dualar geçer. Şu güzel evlatların geleceği için, bahtı için hep beraber büyük bir çalışmayı ortaya koymak zorundayız. Gençlerimiz için çok çalışmak zorundayız. Özellikle Ramazan ayında kul hakkı yenmez. Yalan konuşulmaz. İftira atılmaz. Bu kardeşinizi 5 senedir soruşturdular mı? Soruşturdular. Teftiş yolladılar mı? Yolladılar. Müfettiş yolladılar mı? Yolladılar. Ne yaptılar? Şunu yaptılar. Ekrem İmamoğlu’nu tam bin 19 kez soruşturdular. Yollasınlar, başımızın üstüne. Bizi teftiş edecekler, bundan rahatsız değiliz. Didik didik ettiler. Bakın bizden önceki 5 sene, bu şehrin her kurumuna 140 kez geldiler. Bizim dönemimizde tam bin 19 kez.

“MAHKEMELERDE HAPİS CEZASI BİLE VERDİNİZ EKREM İMAMOĞLU’NA”

20 senedir hiç gelmediği kurumları dolaştılar mı? Dolaştılar. Yahu, 5 sene mercekle baktınız, aşağıdan baktınız olmadı, yukarıdan baktınız olmadı. Didik didik ettiniz, her tarafından çekiştirdiniz. Mahkemelerde hapis cezası bile verdiniz Ekrem İmamoğlu’na. Öyle değil mi? Baktılar gene olmuyor; bir hafta kala Ekrem’e kumpasla, yalanla leke atmaya kalkıyorlar. Allah şahit, Ramazan ayında söylüyorum; onlar leke atsınlar. Şöyle var ya, toz kadar konmaz. Kötü söz, sahibine ait. Ramazan ayında söylüyorum. Allah onları ıslah etsin. Allah onlara akıl versin.

“GENÇLERİ SANDIĞA DAVET EDİYORUM”

Buradan, bütün gençlere seslenmek istiyorum. Biliyorum, gençler, siyasetten uzak duruyor. Haklılar. Artık gençler şöyle düşünüyor: ‘Ne yaparsak yapalım, hiçbir şey değişmiyor.’ Öyle diyorlar ve gençler sandığa gitmek istemiyor. Gençler haklı ama şunu söyleyeyim. Bu seçimde gençlere bir şey hatırlatmak istiyorum. Sevgili gençler, lütfen kendinize gelin. Türkiye’nin kaderi sizin elinizde. Türkiye’nin tarihini, kötü giden sürecini bir oyla değiştirebilirsiniz. Ben bütün gençlerimizi sandığa davet ediyorum. Hakkınızı kullanın. Sizin haklarınızı koruyan, sizlere burs veren, sizlere yurt açan, gençlerin önünü açan, gençliğe istediği projeleri yapan bize destek olun. Tuzla’da genç belediye başkanımıza destek olun. İstanbul’da İmamoğlu’nun ikinci dönemine destek olun. Biz, sizlerle birlikte İstanbul’dan güçlü bir gençlik ateşi daha yakalım. Hep beraber bu gençlik ateşi, Türkiye’nin talihsiz süreçlerini değiştirsin. Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkeyi gençlere emanet ettiği gibi bugün yine gençlerimizin büyük sorumlulukları var. Gençlerimizin bu sese kulak vereceğine inanıyorum. 2019 öncesine dönmeyeceklerine inanıyorum ve birlikte inşallah, bu süreçte duydukları bütün umutsuzlukları yok edeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-ankaradan-istanbula-17-bakanin-gelmesi-acemi-rakibimizi-zayif-gorduklerini-gosteriyor/feed/ 0
Kocaeli’de 40 Yıldır Plak ve Kaset Satan Ahmet Kara, Hatıraların Uğrak Noktası Oluyor https://www.haber28.com.tr/kocaelide-40-yildir-plak-ve-kaset-satan-ahmet-kara-hatiralarin-ugrak-noktasi-oluyor/ https://www.haber28.com.tr/kocaelide-40-yildir-plak-ve-kaset-satan-ahmet-kara-hatiralarin-ugrak-noktasi-oluyor/#respond Mon, 11 Mar 2024 04:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9346 Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 40 yıldır plak ve kaset satan Ahmet Kara, ölümsüz şarkılarda hatıralarını arayan vatandaşların uğrak noktası oluyor. Söz ve müziğiyle hafızalara kazınan şarkıları 6 metrekarelik dükkanındaki pikaptan çalan Kara, kuşaklar arası bağ kuruyor.

Değirmendere’de “Plakçı Ahmet” olarak bilinen 63 yaşındaki Ahmet Kara, 1980’de hayallerinin peşinden giderek çok sayıda plak ve kasetlerin bulunduğu dükkan kurdu. Müziğe olan tutkusuyla bilinen Kara’nın ünü, yıllar içinde Değirmendere’den Türkiye’ye yayıldı. Ömrünü müziğe adayan Ahmet Kara, bu zamana kadar binlerce plak ve kaset sattı.

6 metrekarelik dükkanında günlerini müzik dinleyerek geçiren Kara, geniş koleksiyonuyla vatandaşları adeta maziye yolculuğa çıkarıyor. Vatandaşlar, burada sadece plak satın almıyor, aynı zamanda Kara’nın küçük mekanından yükselen ölümsüz şarkılarda hatıralarını arıyor.

“Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı”

Yıllardır müzik ile ilgilendiğini anlatan Kara, “Değirmendere’de teknoloji bu kadar gelişmeden önce müzik işi bendeydi. Şu anda tabii duraksama dönemine girdi fakat yeniden plaklar gündeme geldi. Daha eski yıllar istenmeye başladı. Taş plaklar, bildiğimiz normal plaklar, 45’lik, 33’lük dediğimiz plaklar vatandaşların ilgi alanına girdi. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı. İnsanlar eski sahafları araştırır oldu” dedi.

“İmkansızlıklar yüzünden alamıyordum, şimdi hem alıyorum hem satıyorum”

Ahmet Kara, çocukluğundan bu yana müzik dinlemeyi çok sevdiğini ancak o yıllarda maddi imkansızlıklar sebebiyle plak alamadığını söyledi. İçinde kalan ukde dolayısıyla dükkan açtığını anlatan Kara, “Benim çocukluğumda plaklar çok pahalıydı. ‘İleride böyle bir iş yapacağım’ dedim ve böyle bir işim oldu. İmkansızlıklardan alamadığım plakları sonradan hem alıyor hem de satıyor oldum. Güzel bir hobi oluştu” diye konuştu.

“Ağlaya ağlaya gelenler var”

Sürekli plak dinlediğini ifade eden Ahmet Kara, “Çalışırken hiç sessiz durmak yok, hep plak dinliyorum. Sessiz durduğum zaman anormal oluyor. Halk da alışmış. Müziğin sesini duymadıklarında tuhaflık oluyor. Burası küçük yer. İnsanlar sanki eviymiş gibi geliyor. Örneğin plaktan müzik çalıyor ve o sanatçının her şeyini anlatıyorlar. Onunla geçmişini, ailesinin bağını anlatıyor. Senelerdir her gün ders alıyoruz. Dükkanın önünden geçen Değirmenderelilerin neyi sevdiğini bilirim. Ağlaya ağlaya gelenler var. Beni görünce ağlayanlar oluyor. ‘Babam seninle çay içerdi, sen ona müzikler dinletirdin’ diyenler oluyor. Hatta ailelerinden kalan plakları vasiyet edildiği için bana bırakanlar var” şeklinde konuştu.

“Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum”

Değirmendere’nin Plakçı Ahmet’i müzik dinlemekten büyük keyif aldığını da belirterek, “Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum. Stresi, üzüntüyü unutuyorum. Bütün beynimdeki olumsuzlukları siliyorum. Birisi stresliyse o an sinirleniyorum ama biraz müzik dinleyince unutuyorum” ifadelerini kullandı.

“Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim”

Vatandaşların plaklara olan ilgisini değerlendiren Ahmet Kara, “Kocaeli’de çok büyük bir sevgi var. Avukatlar, hakimler, Donanma Komutanlığı’nın subayları… Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim. Müthiş bir alaka var” dedi.

“Bulunamayan plakları ben satıyorum”

Ahmet Kara, piyasada zor bulunan hatta bulunamayan değerli plakların dükkanında ulaşılabileceğine de dikkat çekerek, “Örneğin Sezen Aksu’nun Allahaısmarladık long playı piyasada yok. Yaşanmış Yıllar da yok, bende var. Erkin Koray’ın Sevince adlı 45’liği de bende var. Piyasada Nil Burak da pek yoktur ama bende bulunur. Bu plaklar plakseverler tarafından piyasadan hep toplandı. Bulunamayan plakları ben satıyorum dersem yanlış olmaz. Piyasadaki çoğu kişinin arşivi de genel anlamda benden kuruldu” diye konuştu. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaelide-40-yildir-plak-ve-kaset-satan-ahmet-kara-hatiralarin-ugrak-noktasi-oluyor/feed/ 0
Yıllardır aynı yerde kuşaklar arası bağ kuruyor 6 metrekarelik dükkanda hatıralarını arıyorlar https://www.haber28.com.tr/yillardir-ayni-yerde-kusaklar-arasi-bag-kuruyor-6-metrekarelik-dukkanda-hatiralarini-ariyorlar/ https://www.haber28.com.tr/yillardir-ayni-yerde-kusaklar-arasi-bag-kuruyor-6-metrekarelik-dukkanda-hatiralarini-ariyorlar/#respond Mon, 11 Mar 2024 04:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9343 Yıllardır aynı yerde kuşaklar arası bağ kuruyor

6 metrekarelik dükkanda hatıralarını arıyorlar

KOCAELİ – Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 40 yıldır plak ve kaset satan Ahmet Kara, ölümsüz şarkılarda hatıralarını arayan vatandaşların uğrak noktası oluyor. Söz ve müziğiyle hafızalara kazınan şarkıları 6 metrekarelik dükkanındaki pikaptan çalan Kara, kuşaklar arası bağ kuruyor.

Değirmendere’de “Plakçı Ahmet” olarak bilinen 63 yaşındaki Ahmet Kara, 1980’de hayallerinin peşinden giderek çok sayıda plak ve kasetlerin bulunduğu dükkan kurdu. Müziğe olan tutkusuyla bilinen Kara’nın ünü, yıllar içinde Değirmendere’den Türkiye’ye yayıldı. Ömrünü müziğe adayan Ahmet Kara, bu zamana kadar binlerce plak ve kaset sattı.

6 metrekarelik dükkanında günlerini müzik dinleyerek geçiren Kara, geniş koleksiyonuyla vatandaşları adeta maziye yolculuğa çıkarıyor. Vatandaşlar, burada sadece plak satın almıyor, aynı zamanda Kara’nın küçük mekanından yükselen ölümsüz şarkılarda hatıralarını arıyor.

“Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı”

Yıllardır müzik ile ilgilendiğini anlatan Kara, “Değirmendere’de teknoloji bu kadar gelişmeden önce müzik işi bendeydi. Şuanda tabii duraksama dönemine girdi fakat yeniden plaklar gündeme geldi. Daha eski yıllar istenmeye başladı. Taş plaklar, bildiğimiz normal plaklar, 45’lik, 33’lük dediğimiz plaklar vatandaşların ilgi alanına girdi. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı. İnsanlar eski sahafları insanlar araştırır oldu” dedi.

“İmkansızlıklar yüzünden alamıyordum, şimdi hem alıyorum hem satıyorum”

Ahmet Kara, çocukluğundan bu yana müzik dinlemeyi çok sevdiğini ancak o yıllarda maddi imkansızlıklar sebebiyle plak alamadığını söyledi. İçinde kalan ukde dolayısıyla dükkan açtığını anlatan Kara, “Benim çocukluğumda plaklar çok pahalıydı. ‘İleride böyle bir yapacağım’ dedim ve böyle bir işim oldu. İmkansızlıklardan alamadığım plakları sonradan hem alıyor hem de satıyor oldum. Güzel bir hobi oluştu” diye konuştu.

“Ağlaya ağlaya gelenler var”

Sürekli plak dinlediğini ifade eden Ahmet Kara, “Çalışırken hiç sessiz durmak yok, hep plak dinliyorum. Sessiz durduğum zaman anormal oluyor. Halk da alışmış. Müziğin sesini duymadıklarında tuhaflık oluyor. Burası küçük yer. İnsanlar sanki eviymiş gibi geliyor. Örneğin plaktan müzik çalıyor ve o sanatçının her şeyini anlatıyorlar. Onunla geçmişini, ailesinin bağını anlatıyor. Senelerdir her gün ders alıyoruz. Dükkanın önünden geçen Değirmenderelilerin neyi sevdiğini bilirim. Ağlaya ağlaya gelenler var. Beni görünce ağlayanlar oluyor. ‘Babam seninle çay içerdi, sen ona müzikler dinletirdin’ diyenler oluyor. Hatta ailelerinden kalan plakları vasiyet edildiği için bana bırakanlar var” şeklinde konuştu.

“Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum”

Değirmendere’nin Plakçı Ahmet’i müzik dinlemekten büyük keyif aldığını da belirterek, “Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum. Stresi, üzüntüyü unutuyorum. Bütün beynimdeki olumsuzlukları siliyorum. Birisi stresliyse o an sinirleniyorum ama biraz müzik dinleyince unutuyorum” ifadelerini kullandı.

“Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim”

Vatandaşların plaklara olan ilgisini değerlendiren Ahmet Kara, “Kocaeli’de çok büyük bir sevgi var. Avukatlar, hakimler, Donanma Komutanlığı’nın subayları…Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim. Müthiş bir alaka var” dedi.

“Bulunamayan plakları ben satıyorum”

Ahmet Kara, piyasada zor bulunan hatta bulunamayan değerli plakların dükkanında ulaşılabileceğine de dikkat çekerek, “Örneğin Sezen Aksu’nun Allahaısmarladık long playı piyasada yok. Yaşanmış Yıllar da yok, bende var. Erkin Koray’ı Sevince adlı 45’liği de bende var. Piyasada Nil Burak da pek yoktur ama bende bulunur. Bu plaklar plakseverler tarafından piyasadan hep toplandı. Bulunamayan plakları ben satıyorum dersem yanlış olmaz. Piyasadaki çoğu kişinin arşivi de genel anlamda benden kuruldu” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/yillardir-ayni-yerde-kusaklar-arasi-bag-kuruyor-6-metrekarelik-dukkanda-hatiralarini-ariyorlar/feed/ 0