BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, 23 Nisan itibariyle ihracat rakamlarına ve Avrupa Birliği vize başvurularında karşılaştıkları problemlere değindi. 2024 yılına, dünyadaki daralmadan ve çevrede yaşanan olumsuz savaş ortamından kaynaklı düşüşle başladıklarını bildiren Başkan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
“Yıla çok iyi başlamadık. Dünyadaki daralmadan ve çevremizdeki yaşanan olumsuz savaş ortamından kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Fakat son 1 aydır ciddi bir ivme yakalamış durumdayız, yavaş yavaş bu eksiği kapatıyoruz. Genel ihracatımıza baktığımızda; Şubat ayındaki ciddi düşüşler karşılığında, şu an yüzde 4 seviyesinin altına düşüş anlamında gelmiş durumdayız. Bu bizler için çok sevindirici. 2023 yılını 2 milyar 674 milyon dolar gibi bir rakamla kapatmıştık. Bu sene hedefimiz 2 milyar 850 milyon dolar. Bu hedefi yakalayabilmek için ciddi bir çaba sarf ediyoruz. Öncelikle düşüşü engelleyip, ondan sonra da artıya geçmeyi planlıyoruz. Bu düşüş bizleri umutsuzluğa düşürmüyor, daha fazla çabalayarak olumlu neticeler almayı hedefliyoruz.”
“23 Nisan itibariyle ihracat 807 milyon dolar seviyesinde”
Başkan Ümit Mirza Çavuşoğlu, 23 Nisan 2024 itibariyle gerçekleştirilen ihracatı ve ülke sıralamalarını paylaştığı konuşmasında, şu ifadelere yer verdi:
“23 Nisan itibariyle ihracatımız 807 milyon dolar seviyesinde. Yaş Sebze Meyve sektörü ilk sırada, Madencilik sektörü ikinci sırada, Ağaç ve Orman ürünleri üçüncü sırada, Kimyevi maddeler hemen ardında, son olarak Çimento ve Toprak ürünlerimiz yer alıyor, ilk 5 sektör sıralamamız bu şekilde . Ülkeler bazında baktığımızda; Çin şu an ilk sırada, ikinci sırada Rusya, üçüncü sırada Almanya, dördüncü sırada Ukrayna ve beşinci sırada Romanya bulunuyor. Özellikle Rusya ve Ukrayna ile savaş ortamından kaynaklı ciddi düşüşler yaşamıştık, son bir yılda ciddi bir artış oldu. Bizler ihracatı, hem bölgemizde hem uzak ülkelerde artırmak için çabalıyoruz.”
“Bulgaristan sınır kapısındaki sorun çözüldü”
Bulgaristan sınır kapısında yaşanan uzun süreli beklemeye değinen BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, 1 ay önce sorunun çözüldüğüne ve ürünlerin yurt dışına çok daha çabuk ulaşacağını aktardı. Çavuşoğlu, “Özellikle, ihracatımızın önünde zaman zaman ciddi engeller oluşuyor. Bunu da gerek bakanlıklarımız gerek bizler gerek diğer STK’lar ile ciddi mücadelelerle aşmaya çalışıyoruz. Özellikle son 2 yıldır Bulgaristan’da ki sınır kapısında problemler yaşıyorduk. Bulgaristan’ın iç problemleri nedeniyle, laboratuvarın kapıdan Sofya’ya taşınması neticesinde zaman kayıplar yaşıyorduk. Fakat son 1 aydır bakanlıklarımızın ciddi çabalarıyla laboratuvar tekrar kapıya taşındı. Şu an ciddi bir çıkışımız söz konusu olmadığı için rahatlama söz konusu, artık beklemeler bitti. Daha da geliştirici tedbirler alınmaya çalışılıyor. Kısa sürede o tedbirlerin uygulanacağına, tekrar eski sıkıntılara şahit olmayacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.
“Vize randevuları 2 ay sonrası için başlıyor”
Başkan Ümit Mirza Çavuşoğlu, yaşadıkları en büyük problemin ise Avrupa Birliği vize başvurusunda gerçekleştiğini dile getirdi. Çavuşoğlu, “Avrupa Birliği’nde en büyük problemimiz vize sıkıntısı yaşıyoruz. İhracatçımız ve özellikle son dönemde tır şoförlerimiz vize problemiyle karşılaşıyor. Bu ticaretimizi engeller duruma geldi. Özellikle iş görüşmeleri için gitmek isteyen ihracatçımız çok zor durumda, artık görüşmelere gidemiyor çünkü randevu alamamakta. Aynı şekilde tır şoförlerimiz, onlar olmadığı zaman ürünlerimizin gitmesi mümkün değil. İhracatımızın çok büyük bir kısmı Avrupa Birliği’ne gerçekleşmekte. Bu bizim için çok olumsuz. Bir önceki yıl yurt dışına giden vatandaşların geri dönmemesini sebep göstererek randevu vermiyorlar, randevular 2 ay sonrası için başlıyor. Çok önemli heyetler veya fuarlar öne sürülse dahi vize randevusunda çok zorlanıyoruz. Bütün ülkelerle, bakanlıkların görüşme halinde olduğunu biliyoruz. Fakat, uzun süredir yol alamadık. İhracatçılar olarak kilitlendiğimiz nokta ise tır şoförlerinin vize alamıyor olması. Bu da ihracatımızda ciddi düşüşe sebep olacaktır” dedi.
3 heyet yurt dışında
Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, ihracatın artırılması yönünde çalışmalara hız kesmeden devam ettiklerini söyleyen Ümit Mirza Çavuşoğlu, BAİB’e bağlı üç heyetin yurt dışına ziyaret düzenlediğini aktardı. Çavuşoğlu, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Bölge ve ülke ihracatını geliştirmek için, özellikle devlet politikaları doğrultusunda uzak ülkelere ihracatı artırma çabamız devam ediyor. Bu anlamda, birliğimiz heyetler halinde ziyaretler gerçekleştiriyor. Şu an 3 heyetimiz yurt dışında bulunmakta. Örneğin; gıda heyetimiz Suudi Arabistan’da, yıllarca ihracat seviyemizin durma aşamasında olduğu Arabistan’a ciddi bir atılım gerçekleştiriyoruz. Meyve sebze heyetimiz Kanada’da, mermer heyetimiz Amerika’da, çok büyük adımlar atıyor. Bunların artarak devam edeceğine ve hedeflerimizi gerçekleştireceğimize inanıyoruz.” – ANTALYA
]]>iPhone satışları büyük düşüş yaşadı: Apple nerede hata yaptı?
Uluslararası Veri Şirketi (IDC) tarafından yayımlanan rapora göre, Güney Kore merkezli Samsung, Amerikan rakibi Apple’ı ilk çeyrekte geçerek liderliği geri aldı. iPhone sevkiyatları, Apple’ın toplam satışlarının büyük bir kısmını oluşturduğu için bu düşüş kritik derecede önemli. Apple’ın son çeyrek raporuna göre, iPhone satışlarından elde edilen gelir 69.7 milyar doları buldu.

Apple, özellikle Çin gibi kritik pazarlarda iPhone satışlarında düşüş yaşarken, aynı zamanda maliyetli ve on yıllık bir elektrikli araç projesinden de vazgeçti. Ayrıca, diğer büyük teknoloji şirketleri gibi Apple da son zamanlarda ABD Adalet Bakanlığı tarafından açılan bir antitröst davasıyla karşı karşıya kaldı.
Apple kısıtlaması, uygulama geliştiricilerini isyan ettirdi!
IDC raporuna göre, Apple ve Samsung yıllık bazda sevkiyatlarında düşüş yaşarken, Çinli üreticiler Xiaomi ve Transsion, sırasıyla yüzde 34 ve yüzde 85 oranında artış gösterdi. iPhone satışlarının düşüş sebebi:
Ekonomik zorluklar: Global ekonomik belirsizlikler ve yüksek enflasyon oranları, tüketicilerin daha pahalı teknolojik ürünler satın alma kapasitelerini sınırlıyor.
Pazar doymuşluğu: Akıllı telefon pazarının doymuş olması, özellikle gelişmiş pazarlarda yeni cihaz alımlarını yavaşlatıyor. Mevcut kullanıcıların telefonlarını yükseltme ihtiyacı hissetmemesi, satışlarda düşüşe neden oluyor.
Rekabetin artması: Samsung, Xiaomi ve diğer Çinli üreticiler gibi rakiplerin artan rekabeti ve pazar payını ele geçirmesi, Apple’ın satışlarını olumsuz etkiliyor. Bu firmalar genellikle daha düşük maliyetli cihazlar sunarak geniş bir tüketici kitlesine ulaşabiliyor.
Teknolojik yeniliklerin azalması: Yeni iPhone modellerinde gözle görülür, devrimsel yeniliklerin azalması, tüketicilerin yeni model satın alma konusunda daha temkinli olmalarına yol açıyor.
Çin pazarındaki düşüş: Apple’ın önemli pazarlarından biri olan Çin’de satışların düşmesi, genel satış rakamlarını doğrudan etkiliyor. Çin pazarındaki siyasi gerilimler ve yerel markalara olan milliyetçi destek, bu düşüşte rol oynuyor.
Regülasyon ve yasal sorunlar: Apple, özellikle ABD Adalet Bakanlığı gibi kurumlar tarafından açılan antitröst davaları gibi yasal zorluklarla karşı karşıya kaldı. Bu tür yasal meydan okumalar, şirketin operasyonlarını ve pazar algısını olumsuz etkiledi.

Bu faktörlerin her biri, Apple’ın iPhone satışlarında gözlenen düşüşte belirli oranlarda etkili olabilir ve şirketin stratejisini yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Bu bilgiler ışığında, Apple’ın stratejilerini ve pazar dinamiklerini nasıl değiştirmesi gerektiği, sektördeki rekabetin ve tüketici tercihlerinin gelecekte nasıl şekilleneceği önemli sorular olarak öne çıkıyor.
Apple’ın bu zorlukları nasıl aşacağı ve teknoloji dünyasındaki yerini nasıl koruyacağı merak konusu. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Hangi marka telefon kullanıyorsunuz? Görüşlerinizi ve düşüncelerinizi bizimle paylaşmaktan çekinmeyin!
]]>Seçim öncesi Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, zaman zaman seçmenden sabırlı olmalarını istemiş, enflasyonun düşüşe geçeceğini söylemişti. Bu söylemi anımsatıp görüş soran ANKA muhabiri çarpıcı yanıtlar aldı. Rizeli olduğunu belirten bir yurttaş, “Kesinlikle inanmıyorum. Yalanıyla dolanıyla 20 sene geldi. Bakırköy’deki adam bile inanmaz ya. Bırakın. Kim inanır ona ya? 6 aylık evli kızımı yanıma aldım. Evini bozdu. Bak söylerken ağlamam geliyor. 6 aylık evli kızımın evinin eşyasını, sattık yanımıza aldık. Bunu bir düşün ki ne demek? Tayyip de düşünsün. Bunu da izletin. Biz saçımızı süpürge ettik, kredi çektik yurt paraları ödedik. Bizimkiler niye boşta duruyor? 10 bin lirayı biz Tayyibe verelim o bir ay bir geçinsin. Bakalım ne yapıyor?” diye sordu.
Bayram alışverişi deyince İstanbul’da ilk akla gelen Eminönü’de vatandaş etiketlere yansıyan enflasyonu derinden hissediyor. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan seçim kampanyası döneminde zaman zaman “sabırlı olun” çağrısı yapmış, enflasyonun düşüşe geçeceğini söylemişti. Bayram alışverişine çıkan vatandaşlara düşüş söylemine inanıp inanmamadıklarını ve hissedilen bir düşüş olup olmadığını sorduk. İşte aldığımız yanıtlar:
“”İNANMIYORUM YALANIYLA, DOLANIYLA 20 SENE GELDİ”
İnanmıyorum. Bak bir Rizeli olarak kesinlikle inanmıyorum Rizeliyim. Yalanıyla dolanıyla 20 sene geldi. Bakırköy’deki adam bile inanmaz ya. Bırakın. Kim inanır ona ya? 6 aylık evli kızımı yanıma aldım. Evini bozdu.Bak söylerken ağlamam geliyor. 6 aylık evli kızımın evinin eşyasını, sattık yanımıza aldık. Bunu bir düşün ki ne demek? Tayyip de düşünsün. Bunu da izletin. Ben de izleyeyim hangi kanala çıkacaksa ben de izleyim. 6 aylık, temmuzun ikisinde düğününü yaptık Rize’de, yanıma aldım. Eşyasını da sattık iki gözüm kör olsun, ağzım niyetliyim. En basit kiralar 15 bin olmuş. O da kırsal kesime doğru Pendik tarafında. 15 lira olmuş kiralar ya.
“BİZ SAÇIMIZI SÜPÜRGE ETTİK KREDİ ÇEKTİK YURT PARALARI ÖDEDİK. BİZİMKİLER NİYE BOŞTA DURUYOR?”
Kızım işsiz. Bir aileden 10 tane kişi bir şirkete gireceğine her aileden bir tane, iki tane girsin bizimkiler de girsin çalışsın. Biz saçımızı süpürge ettik, kredi çektik yurt paraları ödedik. Bizimkiler niye boşta duruyor? Ben de 5 sene üniversite okuttum. Benimki ne bekliyor? Yani bu ne yani? Bu adaletsizlik yani. Ama gösterdik günlerini, vallahi de gösterdik. Küçük küçük gidiyoruz. Piyasanın gerçeği var yani sokağa çıkmadıkça kimse anlamaz bir şey yani. Tamam sokakta kalabalık var. Sokakta kalabalık var da yani insan mecburiyetten alıyor, biraz yani ihtiyaçtan alıyor. Ne yapsın? Çıplak mı gezsin? Aç mı gezsin’Yapacak bir şey yok. 17 milyar asgari ücret alıyor adam, 15 milyar kira veriyor Kaynarca’da Pendik’te ya. Bu söylediklerimin var ya hepsini yaşıyoruz. Çocuğum iki kızım vardı ikisini de okuttum. Benim eşim de güvenlik görevlisi başka bir gelirim yok. Uğraştım bir anne baba olarak ama gelecekleri yok çocukların.
“BİZ 10 MİLYARI BİZ TAYYİBE VERELİM BİR AY O GEÇİNSİN”
Bizler hayatı atlattık da bizden sonra yeni nesil sıkıntılı biraz. Yani tamam yeni nesil tasarruf da yapamıyor, bilmiyor ama yeni nesil şu anda yapacak bir şeyi de yok elinde imkanı. Çalışıyor, yiyor işte o kadar. 10 milyarı (10 bin lira) biz Tayyip verelim. Bize veriyor ya maaşları. Bir verelim ona biz bir ay, o bir ay bir geçinsin o zaman yani biz kabul edelim biz yanlış yapıyoruz diye. Bir verelim ona. Bir geçinsin. Bakalım ne yapıyor? Yani. Bir verelim ona. Sonuçta biz de Müslümanız elhamdülillah yani. İnsanlara kötülük düşünmüyoruz ama yani yapıyorlar, ediyorlar yani.
“ADAM AÇMIŞ ATV’Yİ İZLİYOR, AHABER’İ DİNLİYOR. OH DİYOR DÜNYA UÇUYOR. PİYASANIN HALİNİ BİLMİYOR YA”
Gördük şimdi yani bu mazbatalarını, alamayan belediyeleri gördük. Son dakikaya kadar belediyenin içini boşalttılar. Senin benim hakkımı yiyene haram zıkkım olsun. Beklemiyordu Belediyelerden bu şey beklemiyorlardı. Kaybedince de içindeki evrakları kaybetmek için uğraşıyorlar. Neden güvenlik dikmediler başlarına kaybedilen belediyelerin aslında CHP’nin yanlışı oldu güvenlik dikecekti. Kapıya çıkartmayacaktı hiçbir şeyi. Adam açmış ATV’yi izliyor, AHABER’i dinliyor. Oh diyor dünya uçuyor. Piyasanın halini bilmiyor ya. Abi ne yapacaksın? İçini dökeceksin
“HERKESTE PARA VAR YAVRUM. HEPSİ YALAN”
Anam durun usul usuk, yavaş yavaş düşecek tabii ki zamanı var. Bu kadar insana azıcık pahalılık olmadan bir şey oluyor mu? Bir yere varabiliyor musun? Kuyumcuya var hep millet böyle altın alıyor. Manavlar öyle, kasaplar öyle. Herkeste para var yavrum. Hepsi yalan. Hepsi yalan. Biri de ben. Yalan. Var harcıyoruz. Hadi bundan ilerisini Allah kerimdir. Çok iyi olacak inşallah. Dur bakalım. Herkes cezasını çekecek.
“ENFLASYON DÜŞÜSÜ AĞUSTOS EYLÜL GİBİ OLABİLİR”
Düşüş olsa bile bize yansıması uzun sürebilir. Ekonomiden yani biraz anlıyorum. Yansıması gerçekten geç olabilir. Belki enflasyonun yansıması ağustos, eylül gibi olur.
“ANCA ÇOCUĞU KANDIRABİLİR”
Şunu kandırabilirsiniz (kucağıdaki çocuğu gösteriyor) asla düşüş olmaz. Durum bu şekilde.
“DEPREM BÖLGESİNDEN GELDİM BEN. BİR ŞEY ALIP DA BÖYLE ÜZERİME BİR ŞEY GİYİNEMİYORUM”
Kızım hiç bütçemize göre bir şey bulamıyoruz ki. Elimizde yok, avucumuzda yok. Deprem bölgesinden geldim ben. Bir şey alıp da böyle üzerime bir şey giyinemiyorum. Öyle ne yapalım ki? Malatya’dan geldim. Yerle bir olduk. Evimiz yok hep yıkıldı. Ne yapacağımızı da bilmiyoruz. Orada, burada dolanmayla gün geçer mi kızım? Çocuklarımdan hangisinin yanına sığınacağımı da bilmiyorum. Ne yapacağımı da bilmiyorum. Bilmiyorum. Dört aydır kızım yanındayım. On aydır da diğer kızım yanında kaldım. Oğlumun da evi yıkıldı. Benim evim yıkıldı. Ortada kaldık. Allah’ım hiç bir şeyimizi alamadık. Hep yerle bir oldu”
]]>