Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İstiklal ve istikbalimizin teminatı Cumhuriyet’imizin 101’inci yaşını büyük bir gurur ve coşku ile kutladık. Her sayfası kahramanlıklarla dolu tarihimizin şanlı nişanesi Cumhuriyet’imizi, birlik ve beraberlik içinde ilelebet yaşatmayı diliyorum.”
İstiklâl ve istikbalimizin teminatı Cumhuriyetimizin 101’inci yaşını büyük bir gurur ve coşku ile kutladık. 
Her sayfası kahramanlıklarla dolu tarihimizin şanlı nişanesi Cumhuriyetimizi, birlik ve beraberlik içinde ilelebet yaşatmayı diliyorum. #101Yaşındapic.twitter.com/f5AX2giYmW
— Emine Erdoğan (@EmineErdogan) October 29, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de Belgrad’a geldi.
Başkan Erdoğan, karşılamanın ardından konaklayacağı otele geçti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emine Erdoğan, Gönül Elçileri Projesi kapsamında koruyucu aileler ve 81 ilin vali eşleriyle Çankaya Köşkü’nde düzenlenen iftarda buluştu. Buradaki konuşmasında ramazan ayının ve iftar sofralarındaki birlikteliğin önemine işaret eden Emine Erdoğan, “Bugünün medeni sayılan ülkeleri, ayrımcılığın ve ötekileştirmenin karanlık pençesine düşmüşken hakiki medeniyetin kodlarını bize yeniden hatırlatıyor. Çünkü insanın yeryüzündeki asli görevlerinden bir tanesi gönüller yapmaktır. Bütün duyguların tecelligahı olan gönüllerin birlikteliği bir topluluğu millet, bir toprağı vatan, bir şehri medeniyet yapar” diye konuştu.
Birey düzeyindeki bu gönül zenginliğinin devlet ve kurumlarına da sirayet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Artık bütün dünyanın iyi bildiği bir gerçek var ki devletimizin hayırseverliği, sınırlarımızın çok ötesine uzanmıştır. Bayrağımızın gölgesinde yaşayan her insanın huzur ve refah içerisinde bir hayat sürmesi en öncelikli gayelerimizdendir” ifadelerini kullandı.
“Koruyucu ailelerin sayısını 8 bin 307’ye çıkardık”
Valiler ve eşlerinin, bulunduğu illerde, devletin gülen yüzü, müşfik eli ve güven veren gölgesini temsil ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:
“2012 yılında başlattığımız ‘Gönül Elçileri Projesi’, bu sorumluluk bilincinin bir neticesidir. İnanıyoruz ki bütün çocukların, her şeyden önce, sevgi ve güven ortamında büyümeye hakkı vardır. Bizler de devlet koruması altındaki çocuklarımızı, koruyucu aileleri ile buluşturmak amacıyla yola çıkmıştık. Bu süreçte, evlatlarımıza ilk önce gönlünü, sonra yuvasını açan koruyucu ailelerin sayısını 8 bin 307’ye çıkardık. Projeyi başlattığımız günden bu yana, binlerce çocuğumuzun ve onlara kavuşan ailelerinin sevinçlerine ortak olduk. Bugün on bine yakın evladımız, onları koruyan gönüllü aileleriyle birlikte, huzur ve şefkat ortamında büyüyor.”
Emine Erdoğan, farkındalığın artması adına 30 Haziran’ı Koruyucu Aile Günü ilan ettiklerini anımsatarak, koruyucu aile sistemini güçlendirmek, daha fazla aile ve çocuğa ulaşmak için çok çalışılması gerektiğini vurguladı.
“Kuracağımız gönül köprüsünün ilk ayağını, çocuklarımızın kalbinden başlatmalıyız”
Bu konuda vali eşlerine önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Emine Erdoğan, “İllerinizdeki koruma altındaki çocuklarımızın derdine, sevincine, başarısına, hayaline ortak olmalıyız. Kuracağımız gönül köprüsünün ilk ayağını çocuklarımızın kalbinden başlatmalıyız. Açacağımız gönül yolunu, evladını kalbinden doğurup büyütecek koruyucu ailelere ulaştırmalıyız” diye konuştu.
Emine Erdoğan, bu doğrultuda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, çocukları koruyucu aileleriyle buluşturan yolda, maddi ve manevi her türlü engeli kaldırmak için var gücüyle çalıştığını aktardı.
Bu kapsamda koruyucu ailelere eğitim ve rehberlik hizmetleri geliştirildiğini ve tecrübeli koruyucu ailelerle, yeni gönüllüler arasında bilgi ve tecrübe aktarımını sağlamak için Rehber Koruyucu Ailelik Uygulaması’nın başlatıldığını aktaran Emine Erdoğan, koruyucu ailelere, çocukların eğitim, beslenme, harçlık gibi yaşam giderleri için maddi destek de sağlandığını hatırlattı.
Emine Erdoğan, bu sürecin asıl kahramanlarının, “koruyucu aile olmaya gönüllü vatandaşlar” olduğuna dikkati çekerek, “Milletimizin üstün gönüllülüğü, geçen sene yaşadığımız asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinde de kendisini göstermiştir. Halihazırda, 669 olan koruyucu aile başvurusu, tam 123 kat artmış ve rekor bir sayıya yükselerek 328 bin 818’e ulaşmıştır. 6 Şubat depremlerinde açılan yaraları, hep birlikte sarıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Buluşturduğumuz çocuk ve aile sayısını günden güne artırıyoruz”
Gönül Elçileri Projesi kapsamında, deprem bölgesinde devlet korumasındaki çocuklar için Çocuk Evleri Sitelerinin temel atma törenlerinin gerçekleştirildiğini de anımsatan Emine Erdoğan, “Şerefli bir amaç için çıkılan yolda insan tökezlese dahi asla düşmez. Hepinizin üstün gayretiyle bu yolda ayağımıza taş değmeden ilerliyor, buluşturduğumuz çocuk ve aile sayısını günden güne artırıyoruz” dedi.
Emine Erdoğan, yapılan araştırmalara göre, hayatın her döneminde alınan kararların, çocuklukta şekillenen bilinçaltının eseri olduğuna, ömrün, çocukluğun rehberliğinde geçtiğine işaret ederek, çocuklukta görülen şefkatin iyileştirici etkisinin hayat boyu sürdüğünü anlattı. Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu bakış açısıyla, sevgi ve güven ortamında yaşanmış bir çocukluk, bir insana, hatta bir millete verebileceğimiz en kıymetli hazinedir, güçlü bir toplumun güvencesidir. Yavrularımıza aile sıcaklığını ve güvenli bir ev ortamını sunan koruyucu ailelerimiz, aslında onların geleceğini inşa etmektedir. Güçlü, sağlıklı ve geleceğe güvenle bakan bireyler yetiştirirken, yaktıkları gönüllülük ateşi hepimizin yüreğini ısıtmaktadır. İnanıyorum ki, açtığınız bu yolda izinizi yeni aileler takip edecektir. Sizlerin rol modelliği ve tecrübeleri ile koruyucu ailelerimizin sayısı her geçen gün daha da artacaktır.”
Emine Erdoğan, devletin himayesi ve koruyuculuğunun, çocukların koruyucu aile yanında ya da reşit olmaları ile bitmediğini, devletin, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam imkanları sağladığını ve özel sektördeki istihdam imkanlarını da teşvik ettiğini belirtti.
Çocukların, 81 ilde bulunan Bakım Sonrası İzleme ve Rehberlik Birimleri ile ihtiyacı olduğu her an kurumları yanlarında bulacağını aktaran Emine Erdoğan, “Koruyucu ailelerimizin yapabileceği en değerli vazife, evlatlarımızın içindeki cevheri işlemeleri ve onları hayat yolculuğunda desteklemeleridir. Gazze başta olmak üzere, yeryüzündeki tüm çocukların, hak ettikleri gibi güven, huzur ve sevgi içinde büyüyebildikleri, adil bir dünya diliyorum” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, programa katılan vali eşleri ve koruyucu aileler ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda, Millet Camisi İmam Hatibi Ali Burak Baldöken tarafından Kuran’ı Kerim tilaveti okundu, dua edildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları tarafından Türk Sanat Müziği konseri verildi. – ANKARA
]]>Emine Erdoğan, Gönül Elçileri Projesi kapsamında koruyucu aileler ve 81 ilin vali eşleriyle Çankaya Köşkü’nde düzenlenen iftarda buluştu.
Buradaki konuşmasında ramazan ayının ve iftar sofralarındaki birlikteliğin önemine işaret eden Emine Erdoğan, “Bugünün medeni sayılan ülkeleri, ayrımcılığın ve ötekileştirmenin karanlık pençesine düşmüşken hakiki medeniyetin kodlarını bize yeniden hatırlatıyor. Çünkü insanın yeryüzündeki asli görevlerinden bir tanesi gönüller yapmaktır. Bütün duyguların tecelligahı olan gönüllerin birlikteliği bir topluluğu millet, bir toprağı vatan, bir şehri medeniyet yapar.” diye konuştu.
Birey düzeyindeki bu gönül zenginliğinin devlet ve kurumlarına da sirayet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Artık bütün dünyanın iyi bildiği bir gerçek var ki devletimizin hayırseverliği, sınırlarımızın çok ötesine uzanmıştır. Bayrağımızın gölgesinde yaşayan her insanın huzur ve refah içerisinde bir hayat sürmesi en öncelikli gayelerimizdendir.” ifadelerini kullandı.
“Koruyucu ailelerin sayısını 8 bin 307’ye çıkardık”
Valiler ve eşlerinin, bulunduğu illerde, devletin gülen yüzü, müşfik eli ve güven veren gölgesini temsil ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:
“2012 yılında başlattığımız ‘Gönül Elçileri Projesi’, bu sorumluluk bilincinin bir neticesidir. İnanıyoruz ki bütün çocukların, her şeyden önce, sevgi ve güven ortamında büyümeye hakkı vardır. Bizler de devlet koruması altındaki çocuklarımızı, koruyucu aileleri ile buluşturmak amacıyla yola çıkmıştık. Bu süreçte, evlatlarımıza ilk önce gönlünü, sonra yuvasını açan koruyucu ailelerin sayısını 8 bin 307’ye çıkardık. Projeyi başlattığımız günden bu yana, binlerce çocuğumuzun ve onlara kavuşan ailelerinin sevinçlerine ortak olduk. Bugün on bine yakın evladımız, onları koruyan gönüllü aileleriyle birlikte, huzur ve şefkat ortamında büyüyor.”
Emine Erdoğan, farkındalığın artması adına 30 Haziran’ı Koruyucu Aile Günü ilan ettiklerini anımsatarak, koruyucu aile sistemini güçlendirmek, daha fazla aile ve çocuğa ulaşmak için çok çalışılması gerektiğini vurguladı.
“Kuracağımız gönül köprüsünün ilk ayağını, çocuklarımızın kalbinden başlatmalıyız”
Bu konuda vali eşlerine önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Emine Erdoğan, “İllerinizdeki koruma altındaki çocuklarımızın derdine, sevincine, başarısına, hayaline ortak olmalıyız. Kuracağımız gönül köprüsünün ilk ayağını çocuklarımızın kalbinden başlatmalıyız. Açacağımız gönül yolunu, evladını kalbinden doğurup büyütecek koruyucu ailelere ulaştırmalıyız.” diye konuştu.
Emine Erdoğan, bu doğrultuda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, çocukları koruyucu aileleriyle buluşturan yolda, maddi ve manevi her türlü engeli kaldırmak için var gücüyle çalıştığını aktardı.
Bu kapsamda koruyucu ailelere eğitim ve rehberlik hizmetleri geliştirildiğini ve tecrübeli koruyucu ailelerle, yeni gönüllüler arasında bilgi ve tecrübe aktarımını sağlamak için Rehber Koruyucu Ailelik Uygulaması’nın başlatıldığını aktaran Emine Erdoğan, koruyucu ailelere, çocukların eğitim, beslenme, harçlık gibi yaşam giderleri için maddi destek de sağlandığını hatırlattı.
Emine Erdoğan, bu sürecin asıl kahramanlarının, “koruyucu aile olmaya gönüllü vatandaşlar” olduğuna dikkati çekerek, “Milletimizin üstün gönüllülüğü, geçen sene yaşadığımız asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinde de kendisini göstermiştir. Halihazırda, 669 olan koruyucu aile başvurusu, tam 123 kat artmış ve rekor bir sayıya yükselerek 328 bin 818’e ulaşmıştır. 6 Şubat depremlerinde açılan yaraları, hep birlikte sarıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Buluşturduğumuz çocuk ve aile sayısını günden güne artırıyoruz”
Gönül Elçileri Projesi kapsamında, deprem bölgesinde devlet korumasındaki çocuklar için Çocuk Evleri Sitelerinin temel atma törenlerinin gerçekleştirildiğini de anımsatan Emine Erdoğan, “Şerefli bir amaç için çıkılan yolda insan tökezlese dahi asla düşmez. Hepinizin üstün gayretiyle bu yolda ayağımıza taş değmeden ilerliyor, buluşturduğumuz çocuk ve aile sayısını günden güne artırıyoruz.” dedi.
Emine Erdoğan, yapılan araştırmalara göre, hayatın her döneminde alınan kararların, çocuklukta şekillenen bilinçaltının eseri olduğuna, ömrün, çocukluğun rehberliğinde geçtiğine işaret ederek, çocuklukta görülen şefkatin iyileştirici etkisinin hayat boyu sürdüğünü anlattı. Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu bakış açısıyla, sevgi ve güven ortamında yaşanmış bir çocukluk, bir insana, hatta bir millete verebileceğimiz en kıymetli hazinedir, güçlü bir toplumun güvencesidir. Yavrularımıza aile sıcaklığını ve güvenli bir ev ortamını sunan koruyucu ailelerimiz, aslında onların geleceğini inşa etmektedir. Güçlü, sağlıklı ve geleceğe güvenle bakan bireyler yetiştirirken, yaktıkları gönüllülük ateşi hepimizin yüreğini ısıtmaktadır. İnanıyorum ki, açtığınız bu yolda izinizi yeni aileler takip edecektir. Sizlerin rol modelliği ve tecrübeleri ile koruyucu ailelerimizin sayısı her geçen gün daha da artacaktır.”
Emine Erdoğan, devletin himayesi ve koruyuculuğunun, çocukların koruyucu aile yanında ya da reşit olmaları ile bitmediğini, devletin, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam imkanları sağladığını ve özel sektördeki istihdam imkanlarını da teşvik ettiğini belirtti.
Çocukların, 81 ilde bulunan Bakım Sonrası İzleme ve Rehberlik Birimleri ile ihtiyacı olduğu her an kurumları yanlarında bulacağını aktaran Emine Erdoğan, “Koruyucu ailelerimizin yapabileceği en değerli vazife, evlatlarımızın içindeki cevheri işlemeleri ve onları hayat yolculuğunda desteklemeleridir. Gazze başta olmak üzere, yeryüzündeki tüm çocukların, hak ettikleri gibi güven, huzur ve sevgi içinde büyüyebildikleri, adil bir dünya diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, programa katılan vali eşleri ve koruyucu aileler ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda, Millet Camisi İmam Hatibi Ali Burak Baldöken tarafından Kuran’ı Kerim tilaveti okundu, dua edildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları tarafından Türk Sanat Müziği konseri verildi.
]]>Emine Erdoğan: “Güçlü bireylerden oluşan güçlü bir toplum, hayatın bütün evreleriyle barışık bir yaşam biçimiyle mümkündür. Böylesi bir toplum, gençliğin dinamizmi ile yaşlılığın bilgeliğini harmanlayabilen ülkelerin erişebileceği bir idealdir”
“Nesiller arası kurduğumuz derin muhabbeti yaşamın bütününe yaymayı başarmış bir millet olmakla iftihar ediyoruz”
“Yaşlılarıyla bağ kuramayan bir toplum, geçmişin birikimiyle donanmış eşsiz bir pusuladan mahrum kalıyor demektir”
ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, güçlü bireylerden oluşan güçlü bir toplumun, hayatın bütün evreleriyle barışık bir yaşam biçimiyle mümkün olduğunu belirterek, “Böylesi bir toplum, gençliğin dinamizmi ile yaşlılığın bilgeliğini harmanlayabilen ülkelerin erişebileceği bir idealdir” dedi.
Emine Erdoğan, Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla huzurevi sakinleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftarda bir araya geldi. Buradaki konuşmasında milletin evi külliyede, huzurevi sakinlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, ramazanın en güzel ve özlenen yanlarından birisinin de insanları sevdikleriyle buluşturan bereketli sofraları olduğunu kaydetti.
İftar masasının, ailenin genç, yaşlı, uzak, yakın tüm fertlerini etrafında topladığını ifade eden Emine Erdoğan, “Sofralarımızın baş köşesi ise aileyi birleştiren, bir arada tutan büyüklerimize ayrılır. Nitekim, kültürümüzde ve manevi dünyamızda, yaşlılığın müstesna bir değeri vardır” diye konuştu.
Anadolu geleneğinde yaş almanın “hayatın deneyimleri ve hikmetleriyle yoğrulmak” demek olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, “Saça ve sakala düşen aklar, emeğin, alın terinin ve arifliğin izidir” dedi.
Yaşlıların, hayatın her aşamasında deneyimlerinden yararlanılması gereken birer hazine, engin birer okyanus gibi görülmesi gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, kitaplarda yazmayan, hayata ve geçmişe dair bilgilerin yaşlıların hafızasında saklı olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, şöyle devam etti:
“Zira büyüklerimiz, yakın tarihimizin canlı tanıkları, binlerce yıllık kültürümüzün manevi taşıyıcılarıdır. Yaşlıları ile bağ kuramayan bir toplum, geçmişin birikimiyle donanmış eşsiz bir pusuladan mahrum kalıyor demektir. Ne yazık ki modern çağın kabulleri, ebedi gençliği yücelterek, yaşlılığı normalin dışına itmeye çalışıyor. Halbuki, güçlü bireylerden oluşan güçlü bir toplum, hayatın bütün evreleriyle barışık bir yaşam biçimiyle mümkündür. Böylesi bir toplum, gençliğin dinamizmi ile yaşlılığın bilgeliğini harmanlayabilen ülkelerin erişebileceği bir idealdir.”
“Kökleriyle bağı güçlü olan ağacı, hiçbir rüzgar yıkamaz”
Emine Erdoğan, büyüklerin, aileyi bir arada tutan ve koruyan rolüne ihtiyaç duyulduğuna işaret ederek, “Kökleriyle bağı güçlü olan ağacı, ne kadar sert olursa olsun hiçbir rüzgar yıkamaz. Gençlerimizi büyüklerimizle bir araya getiren, adeta bir hayat stajı imkanı sunan projeleri hassaten önemli görmeliyiz.” şeklinde konuştu.
Modern hayatın sürüklediği dinamizmle insanların, zamanın akışını takip edemeyecek kadar hızlı yaşadıklarını belirten Emine Erdoğan, artık “nasılsın?” sorusuna karşılık, daha çok “koşturuyorum” cevabı verildiğini ve bu koşturma halinin, gerilimin, kalbi ve ruhu yorup, hayatın esas anlamlarının kaçırılmasına sebep olduğunu söyledi. Büyüklerin, hayat yolunda sükunet ve sebatla yürümeyi öğretecek, doğru istikameti ve kestirme yolları gösterecek rehberliği şefkatle sunduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ömürlerince topluma ve ülkemize fedakarca katkılar sunan yaşlılarımızın, sağlık ve huzurla yaşayacakları hayat standartlarını oluşturmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Tüm ilgili kurumlarımız, yaşlılarımızın sosyal yaşamdan kopmadan, kaliteli vakit geçirmelerini sağlayacak imkanlar sunmak için seferber oluyor.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yaşlıların ev sıcaklığında bakım hizmeti alabildiği huzurevlerinin sayısını ve kalitesini istikrarlı bir şekilde artırma gayretinde olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bakım hizmetlerinin kalitesinin artırılması amacıyla hazırlanan rehber ile yaşlı bakım kuruluşlarının standartları iyileştiriliyor. Diğer yandan Bakanlığımızın hayata geçirdiği Evde Bakım Sistemi ile yaşlılarımız kendi evinde bakım imkanı elde edebiliyor. Böylece aile bağları güçlenirken kurum bakım hizmetine olan ihtiyaç azalmış oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Emine Erdoğan, 18-24 Mart arasındaki günlerin Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Yaşlılara Saygı Haftası” olarak ilan edildiğini anımsatarak şunları kaydetti:
“Bizim insanımızın zihinsel ve manevi kodlarına işlenmiş olan büyüklere hürmet, ne bir güne ne bir haftaya sığar. Nesiller arası kurduğumuz derin muhabbeti yaşamın bütününe yaymayı başarmış bir millet olmakla iftihar ediyoruz. Sizlerin yeri, hepimizin kalbinde en müstesna köşededir. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.”
Emine Erdoğan, katılımlarından dolayı huzurevi sakinlerine teşekkürlerini ileterek, “Şahsınızda, kalpleri merhamet ve şefkat pınarı olan tüm büyüklerimizin ellerinden hürmetle öpüyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’inizi bir kez daha tebrik ediyorum. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere, organizasyonda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda, yemek öncesinde Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Programda Türk Sanat Müziği konseri de verildi.
]]>Emine Erdoğan, Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla huzurevi sakinleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftarda bir araya geldi.
Buradaki konuşmasında milletin evi külliyede, huzurevi sakinlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, ramazanın en güzel ve özlenen yanlarından birisinin de insanları sevdikleriyle buluşturan bereketli sofraları olduğunu kaydetti.
İftar masasının, ailenin genç, yaşlı, uzak, yakın tüm fertlerini etrafında topladığını ifade eden Emine Erdoğan, “Sofralarımızın baş köşesi ise aileyi birleştiren, bir arada tutan büyüklerimize ayrılır. Nitekim, kültürümüzde ve manevi dünyamızda, yaşlılığın müstesna bir değeri vardır.” diye konuştu.
Anadolu geleneğinde yaş almanın “hayatın deneyimleri ve hikmetleriyle yoğrulmak” demek olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, “Saça ve sakala düşen aklar, emeğin, alın terinin ve arifliğin izidir.” dedi.
Yaşlıların, hayatın her aşamasında deneyimlerinden yararlanılması gereken birer hazine, engin birer okyanus gibi görülmesi gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, kitaplarda yazmayan, hayata ve geçmişe dair bilgilerin yaşlıların hafızasında saklı olduğunu söyledi.
Emine Erdoğan, şöyle devam etti:
“Zira büyüklerimiz, yakın tarihimizin canlı tanıkları, binlerce yıllık kültürümüzün manevi taşıyıcılarıdır. Yaşlıları ile bağ kuramayan bir toplum, geçmişin birikimiyle donanmış eşsiz bir pusuladan mahrum kalıyor demektir. Ne yazık ki modern çağın kabulleri, ebedi gençliği yücelterek, yaşlılığı normalin dışına itmeye çalışıyor. Halbuki, güçlü bireylerden oluşan güçlü bir toplum, hayatın bütün evreleriyle barışık bir yaşam biçimiyle mümkündür. Böylesi bir toplum, gençliğin dinamizmi ile yaşlılığın bilgeliğini harmanlayabilen ülkelerin erişebileceği bir idealdir.”
“Kökleriyle bağı güçlü olan ağacı, hiçbir rüzgar yıkamaz”
Emine Erdoğan, büyüklerin, aileyi bir arada tutan ve koruyan rolüne ihtiyaç duyulduğuna işaret ederek, “Kökleriyle bağı güçlü olan ağacı, ne kadar sert olursa olsun hiçbir rüzgar yıkamaz. Gençlerimizi büyüklerimizle bir araya getiren, adeta bir hayat stajı imkanı sunan projeleri hassaten önemli görmeliyiz.” şeklinde konuştu.
Modern hayatın sürüklediği dinamizmle insanların, zamanın akışını takip edemeyecek kadar hızlı yaşadıklarını belirten Emine Erdoğan, artık “nasılsın?” sorusuna karşılık, daha çok “koşturuyorum” cevabı verildiğini ve bu koşturma halinin, gerilimin, kalbi ve ruhu yorup, hayatın esas anlamlarının kaçırılmasına sebep olduğunu söyledi.
Büyüklerin, hayat yolunda sükunet ve sebatla yürümeyi öğretecek, doğru istikameti ve kestirme yolları gösterecek rehberliği şefkatle sunduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ömürlerince topluma ve ülkemize fedakarca katkılar sunan yaşlılarımızın, sağlık ve huzurla yaşayacakları hayat standartlarını oluşturmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Tüm ilgili kurumlarımız, yaşlılarımızın sosyal yaşamdan kopmadan, kaliteli vakit geçirmelerini sağlayacak imkanlar sunmak için seferber oluyor.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yaşlıların ev sıcaklığında bakım hizmeti alabildiği huzurevlerinin sayısını ve kalitesini istikrarlı bir şekilde artırma gayretinde olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bakım hizmetlerinin kalitesinin artırılması amacıyla hazırlanan rehber ile yaşlı bakım kuruluşlarının standartları iyileştiriliyor. Diğer yandan Bakanlığımızın hayata geçirdiği Evde Bakım Sistemi ile yaşlılarımız kendi evinde bakım imkanı elde edebiliyor. Böylece aile bağları güçlenirken kurum bakım hizmetine olan ihtiyaç azalmış oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Emine Erdoğan,18-24 Mart arasındaki günlerin Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Yaşlılara Saygı Haftası” olarak ilan edildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
“Bizim insanımızın zihinsel ve manevi kodlarına işlenmiş olan büyüklere hürmet, ne bir güne ne bir haftaya sığar. Nesiller arası kurduğumuz derin muhabbeti yaşamın bütününe yaymayı başarmış bir millet olmakla iftihar ediyoruz. Sizlerin yeri, hepimizin kalbinde en müstesna köşededir. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.”
Emine Erdoğan, katılımlarından dolayı huzurevi sakinlerine teşekkürlerini ileterek, “Şahsınızda, kalpleri merhamet ve şefkat pınarı olan tüm büyüklerimizin ellerinden hürmetle öpüyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’inizi bir kez daha tebrik ediyorum. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere, organizasyonda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda, yemek öncesinde Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı.
Programda Türk Sanat Müziği konseri de verildi.
]]>Emine Erdoğan, Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla huzurevi sakinleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftarda bir araya geldi. Buradaki konuşmasında milletin evi külliyede, huzurevi sakinlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, ramazanın en güzel ve özlenen yanlarından birisinin de insanları sevdikleriyle buluşturan bereketli sofraları olduğunu kaydetti.
İftar masasının, ailenin genç, yaşlı, uzak, yakın tüm fertlerini etrafında topladığını ifade eden Emine Erdoğan, “Sofralarımızın baş köşesi ise aileyi birleştiren, bir arada tutan büyüklerimize ayrılır. Nitekim, kültürümüzde ve manevi dünyamızda, yaşlılığın müstesna bir değeri vardır” diye konuştu.
Anadolu geleneğinde yaş almanın “hayatın deneyimleri ve hikmetleriyle yoğrulmak” demek olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, “Saça ve sakala düşen aklar, emeğin, alın terinin ve arifliğin izidir” dedi.
Yaşlıların, hayatın her aşamasında deneyimlerinden yararlanılması gereken birer hazine, engin birer okyanus gibi görülmesi gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, kitaplarda yazmayan, hayata ve geçmişe dair bilgilerin yaşlıların hafızasında saklı olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, şöyle devam etti:
“Zira büyüklerimiz, yakın tarihimizin canlı tanıkları, binlerce yıllık kültürümüzün manevi taşıyıcılarıdır. Yaşlıları ile bağ kuramayan bir toplum, geçmişin birikimiyle donanmış eşsiz bir pusuladan mahrum kalıyor demektir. Ne yazık ki modern çağın kabulleri, ebedi gençliği yücelterek, yaşlılığı normalin dışına itmeye çalışıyor. Halbuki, güçlü bireylerden oluşan güçlü bir toplum, hayatın bütün evreleriyle barışık bir yaşam biçimiyle mümkündür. Böylesi bir toplum, gençliğin dinamizmi ile yaşlılığın bilgeliğini harmanlayabilen ülkelerin erişebileceği bir idealdir.”
“Kökleriyle bağı güçlü olan ağacı, hiçbir rüzgar yıkamaz”
Emine Erdoğan, büyüklerin, aileyi bir arada tutan ve koruyan rolüne ihtiyaç duyulduğuna işaret ederek, “Kökleriyle bağı güçlü olan ağacı, ne kadar sert olursa olsun hiçbir rüzgar yıkamaz. Gençlerimizi büyüklerimizle bir araya getiren, adeta bir hayat stajı imkanı sunan projeleri hassaten önemli görmeliyiz.” şeklinde konuştu.
Modern hayatın sürüklediği dinamizmle insanların, zamanın akışını takip edemeyecek kadar hızlı yaşadıklarını belirten Emine Erdoğan, artık “nasılsın?” sorusuna karşılık, daha çok “koşturuyorum” cevabı verildiğini ve bu koşturma halinin, gerilimin, kalbi ve ruhu yorup, hayatın esas anlamlarının kaçırılmasına sebep olduğunu söyledi. Büyüklerin, hayat yolunda sükunet ve sebatla yürümeyi öğretecek, doğru istikameti ve kestirme yolları gösterecek rehberliği şefkatle sunduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ömürlerince topluma ve ülkemize fedakarca katkılar sunan yaşlılarımızın, sağlık ve huzurla yaşayacakları hayat standartlarını oluşturmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Tüm ilgili kurumlarımız, yaşlılarımızın sosyal yaşamdan kopmadan, kaliteli vakit geçirmelerini sağlayacak imkanlar sunmak için seferber oluyor.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yaşlıların ev sıcaklığında bakım hizmeti alabildiği huzurevlerinin sayısını ve kalitesini istikrarlı bir şekilde artırma gayretinde olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bakım hizmetlerinin kalitesinin artırılması amacıyla hazırlanan rehber ile yaşlı bakım kuruluşlarının standartları iyileştiriliyor. Diğer yandan Bakanlığımızın hayata geçirdiği Evde Bakım Sistemi ile yaşlılarımız kendi evinde bakım imkanı elde edebiliyor. Böylece aile bağları güçlenirken kurum bakım hizmetine olan ihtiyaç azalmış oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Emine Erdoğan, 18-24 Mart arasındaki günlerin Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Yaşlılara Saygı Haftası” olarak ilan edildiğini anımsatarak şunları kaydetti:
“Bizim insanımızın zihinsel ve manevi kodlarına işlenmiş olan büyüklere hürmet, ne bir güne ne bir haftaya sığar. Nesiller arası kurduğumuz derin muhabbeti yaşamın bütününe yaymayı başarmış bir millet olmakla iftihar ediyoruz. Sizlerin yeri, hepimizin kalbinde en müstesna köşededir. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.”
Emine Erdoğan, katılımlarından dolayı huzurevi sakinlerine teşekkürlerini ileterek, “Şahsınızda, kalpleri merhamet ve şefkat pınarı olan tüm büyüklerimizin ellerinden hürmetle öpüyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’inizi bir kez daha tebrik ediyorum. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere, organizasyonda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda, yemek öncesinde Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Programda Türk Sanat Müziği konseri de verildi. – ANKARA
]]>Emine Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşu Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından düzenlenen “Tarımda Kadın Emeği Zirvesi”ne katıldı.
Zirve öncesinde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Mersin’den Ordu’ya, Denizli’den Şanlıurfa’ya Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadın çiftçilerin el emeklerini sergiledikleri stantları gezen Emine Erdoğan, buradaki ürünler hakkında bilgi aldı, kadın çiftçilerle sohbet etti, hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Anadolu toprağı nasıl bereketliyse Anadolu kadını da çalışkandır”
Emine Erdoğan, zirvede yaptığı konuşmada, Avrupa kıtasının tamamında 13 bin çeşit bitki türü varken, Türkiye’de 12 bin çeşit bitki yetiştiğine dikkati çekti.
Bir ayrıcalık olan coğrafyanın bu zenginliğini korumanın herkese mühim bir sorumluluk yüklediğini ifade eden Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sorumluluğun ağırlığını en iyi sizlerin anladığını düşünüyorum. Çünkü, kadınla toprak arasında, emeğe dayalı uzun bir geçmiş var. Tohumu, topraktan kundağına yatıran, suyunu dualarla veren, şefkat damlayan elleriyle büyüten, sizlersiniz. Toprağın alın yazısı olduğunu, sabrı öğreten kadim bir öğretmen olduğunu biliyorsunuz. Anadolu toprağı nasıl bereketliyse Anadolu kadını da çalışkandır, üretkendir.”
Emine Erdoğan, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gıda üretiminin yarıdan fazlasının kadınların ellerinde gerçekleştiğini belirtti.
“Sizler, bir yandan vatanınızı doyurarak milletimize analık yapıyor, diğer yandan henüz doğmamış evlatlarımızın hakkını gözetiyorsunuz.” diyen Emine Erdoğan, Ata Tohumu Projesi’ne başlandığında bu gerçeği çok daha iyi gördüklerini ifade etti.
“1537 çeşit ata tohumunu koruma altına aldık”
Emine Erdoğan, sandıklarda ve kilerlerde yıllarca saklanan ata tohumlarının, sahip olunan ferasetin, deneyimin ve ileri görüşlülüğün bir ispatı olduğunu dile getirdi.
2017’den bu yana 1537 çeşit ata tohumunu, gen bankalarında koruma altına aldıklarını vurgulayan Emine Erdoğan, “37 yerel çeşidi de tescil ederek kayıt altına aldık. Bildiğiniz gibi geleceğimizin güvence altına alınması için doğa temelli, sürdürülebilir üretim modelleri esastır. Böyle bir üretim de ancak bölgesel koşullara ve iklime uygun yerel tohumların kullanılmasıyla mümkün olabilir.” diye konuştu.
Yerel türlerin, bulundukları coğrafyanın hafızası olduğuna, bölgenin geçirdiği değişimleri bilerek, kendisini yeni koşullara adapte ettiğine dikkati çeken Emine Erdoğan, yerel türlerin korunmasının biyoçeşitlilik kaybına bağlı çevre krizlerinin engellenmesi için de çok önemli bir çaba olduğuna işaret etti.
Emine Erdoğan, “Tarlada, hasatta, nakliyede ve depolamada gıda kaybını önleyecek kalıcı çözümler üreteceğiniz kanaatindeyim. Bu noktada, aile çiftçiliği de hem iklim değişikliğiyle mücadelede hem de sürdürülebilir tarımda önemli bir güçtür.” şeklinde konuştu.
Tarımsal bilgi ve deneyimin hafıza merkezi olduğunu belirten Emine Erdoğan, gençlerin bu mirasa sahip çıkmaları için teşvik edilmesi çağrısında bulundu.
“Ekilmemiş tek bir karış toprağımız kalmasın”
Emine Erdoğan, tarımın en büyük zenginlik olduğu dünyada el birliğiyle, kırsalı gençler için fırsatlarla dolu bir alana dönüştürmenin önemine değinerek, şunları söyledi:
“İnanıyorum ki biz yerel ve bölgesel üretime sahip çıktıkça, hem geleceğimizi koruyacağız, hem de kırsalımızı kalkındıracağız. Doğru tarım uygulamalarıyla, tabiata ihtiyaç duyduğu şifayı vereceğiz. Peygamber Efendimiz, bir hadisişeriflerinde, ‘Kimin tarlası varsa onu eksin. Kendisi ekmezse din kardeşine ektirsin’ buyuruyor. Bir verip bin aldığımız toprağın, üzerimizde hakkı vardır. Bu hakkı, onu ekerek, koruyarak, zehirli maddelerden uzak tutarak teslim edebiliriz.
Bu hususta sizlerden çok şey beklediğimi ifade etmek istiyorum. Gelin sizler bu konuda öncü olun. Ekilmemiş tek bir karış toprağımız kalmasın. İmece kültürümüzü burada da yürürlüğe koyalım. El birliğiyle ekelim, el birliğiyle toplayalım. Toprağa yalnızca karnımızı doyuracak ürünü değil, geleceği de ektiğimizi hiç aklımızdan çıkarmayalım.”
Emine Erdoğan, kompost gübrenin toprağı zenginleştirdiğini, su tutma kapasitesini arttırdığını, üzerinde yetişen bitkiler için de şifa olduğunu, kimyasal gübreler ve zirai ilaçların ise toprağı yorduğunu, küstürdüğünü belirterek, şöyle konuştu:
“Mesela, biz Külliye’de oluşan organik atıklarımızı kompost gübreye dönüştürüyor ve park bahçe faaliyetlerimizde kullanıyoruz. Bahçede gördüğünüz bütün bitkiler kompost gübreyle beslenip serpiliyor. Böylece kimyasal gübrelerin toprakta birikmesini, derinlere sızarak yer altı sularına karışmasını ve gaz halinde havayı kirletmesini de engellemiş oluyoruz.”
Tarım uygulamaları ve toprak kalitesinin toplum sağlığını doğrudan etkilediğine dikkati çeken Emine Erdoğan, sofraya koyulan ürünlerin sağlıklı bir topraktan gelmediği takdirde nesillerin sağlığını bozduğunu söyledi. Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Kimyasal ilaç ve gübrelere alternatif doğal yöntemleri kullanmazsak biyoçeşitliliğimiz de tehlike altına giriyor. Oysa bu topraklar, Yaradan’ın yeryüzüne nakşettiği muhteşem bir eserdir. Attığımız her adımda, toprağa ve tabiata muamelemizde bu gerçeği hiç unutmayalım. Topraklarımıza bir anne şefkatiyle sahip çıkan siz değerli kadın çiftçilerimizin ve tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü şimdiden tebrik ediyorum. Tüm sorunlarınızın çözümünde ve projelerinizde destekçiniz olduğumu bilmenizi istiyorum.”
Emine Erdoğan, kadın çiftçiler Munise Çetin, Buket Yıldırım, Hatem Kümbet, Zübeyde Baloğlu, Merve Atıcı’ya plaket takdim etti, aile fotoğrafı çektirdi.
Zirve sonrasında kadın muhabirlerle de hatıra fotoğrafı çektiren Emine Erdoğan, onların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
Zirvede, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TKDK Başkanı Ahmet Antalyalı ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı da konuşma yaptı.
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmi temasları kapsamında Kahire’ye gelen Emine Erdoğan, resmi karşılama töreninin ardından Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin eşi Entissar Amer ile bir araya geldi.
Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmede, Gazze’ye yönelik yardımları genişletme ve insani krizi çözme noktasında yapılabilecekler değerlendirildi.
Görüşmede özellikle İsrail’in saldırıları altındaki Gazze’de yaşanan insanlık trajedisinden etkilenen yetim çocuklara yönelik atılması planlanan adımlar ele alındı.
Emine Erdoğan, görüşmede, Gazze’de öksüz ve yetim kalan çocukların, ülkede kalıcı ateşkes tesis edilip, normalleşme süreci sağlanana kadar, geçici süreliğine misafir edilmesi noktasında hazır olduklarını vurguladı.
Emine Erdoğan, Gazze için tüm ülkelerin güçlerini birleştirmesi gerektiğinin de altını çizdi.
Entissar Amer de ziyaretin Mısır halkını çok sevindirdiği dile getirerek, 2023 yılı Kasım ayında Emine Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Filistin İçin Tek Yürek Zirvesi dolayısıyla tebriklerini iletti. Ayrıca Gazze’ye yönelik insani yardımlar hakkında bilgi verdi.
Görüşmede Emine Erdoğan’a Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Entissar Amer’e de Mısır Sosyal Dayanışma Bakanı Nevine el Kabbaj eşlik etti.
Emine Erdoğan’dan Mısır Kızılayı’na ziyaret
Görüşmenin ardından Emine Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanının eşi Entissar Amer ile İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ilk anından itibaren Mısır ile Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı’nda gönüllü yardım faaliyetleri yürüten Mısır Kızılayı ve Hayat Karima – Onurlu Yaşam Vakfı’na ziyarette bulundu.
İlk olarak Mısır Kızılayı’nı ziyaret eden Emine Erdoğan çalışmalara ilişkin bilgi aldı ve Gazze’ye yapılan yardımlara ilişkin tanıtım filmini izledi.
Ziyaret sonunda Emine Erdoğan, Entissar Amer, Bakan Göktaş ve aynı zamanda Mısır Kızılayı Başkanlığı görevini de yürüten el Kabbaj, Türk Kızılay Başkanı Fatma Meriç Yılmaz ve Mısır Kızılayı personeliyle fotoğraf çektirdi.
“Uçak ve gemilerle 7 bin tonun üzerinde yardım malzemesi Gazze’ye ulaştırıldı”
Ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından da paylaşımda bulunan Emine Erdoğan, Mısır Kızılayı’nın faaliyetleri ve Gazze için organize edilen yardımlarla ilgili bilgi aldığını belirtti.
7 Ekim’den bu yana Mısırlı kurumların ve sivil toplum derneklerinin insani yardımları Filistinlilere ulaştırma gayretlerini takdirle karşıladıklarını dile getiren Emine Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bugüne kadar Mısır Kızılayı ile eş güdüm halinde ülkemizden uçak ve gemilerle 7 bin tonun üzerinde yardım malzemesi Gazze’ye ulaştırıldı. Türkiye’de de çok sayıda sivil toplum kuruluşumuz, AFAD ve Türk Kızılayı vasıtasıyla Mısırlı STK’larla ve Mısır Kızılayı’yla işbirliğiyle tedarikte bulunuyor. Türkiye olarak, her türlü ihtiyaç içindeki Gazze’ye yardımların aralıksız devam etmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Gazze’ye yardımlarda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.”
Emine Erdoğan’dan Gazze’ye “Sizi çok seviyoruz” mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, daha sonra Mısır Cumhurbaşkanının eşi Entissar Amer ile 2019’da Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin Mısır kırsalındaki köyleri kalkındırmaya yönelik başlattığı Onurlu Yaşam Projesinin ardından kurulan Hayat Karima -Onurlu Yaşam Vakfı’na geçti.
Vakfa gelişinde alkışlarla karşılanan Emine Erdoğan, yetkililerden yürütülen çalışmalarına ilişkin bilgi aldı. Gazze’ye yönelik yapılan yardımların anlatıldığı Türkçe tanıtım filmini izledi.
Daha sonra vakfın yardımlarının toplandığı depoyu ziyaret eden Emine Erdoğan, Gazze’ye gönderilmek üzere hazırlanan gıda kolilerini inceleyerek, bilgi aldı.
Emine Erdoğan, Entissar Amer ile hazırlanan gıda kolilerinden birinin üzerine “Sizi çok seviyoruz.” mesajını yazarak, imzaladı.
Lider eşleri, görevli personellerle fotoğraf çektirmesinin ardından, vakıftan alkışlarla ayrıldı.
Emine Erdoğan, ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından şunları kaydetti:
“Entissar Amer Hanımefendi’nin himayesinde kırsal ve yoksul kesimlerin kalkınmasına destek olan Hayat Karima Vakfı’nı ziyaret etmekten mutluluk duydum. Vakıf çatısı altında bilhassa kadın, çocuk ve yetimlerin yaşam koşullarını iyileştirmek için yürütülen faaliyetler hakkında kıymetli bilgiler edindim. Bununla birlikte Vakfın, savaşın başlamasıyla beraber Mısır ve Gazze arasındaki Refah sınır kapısında geniş bir gönüllü ekibiyle hazır bulunan ilk kuruluş olduğunu öğrenmek de ayrıca memnuniyet verici. Yardımların eş güdümünde çalışan tüm gönüllüleri ve vakıf yetkililerini yürekten tebrik ediyorum.”
]]>Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Altındağ Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılışına katıldı.
Konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlayan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bu bir sene bize gösterdi ki birlik ve beraberlikle aşılamayacak zorluk yoktur. Asrın felaketi olarak değerlendirilen bu büyük yıkım karşısında milletimiz, asrın dayanışmasını gösterdi. Bugün de devlet kurumlarımız, milletle el ele yaralarımızı sarıyor, şehirlerimizi yeniden imar ediyor. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz inşallah.”
Kainatın, aklın sınırlarını zorlayan mucizelerle dolu, keşfedilmeyi bekleyen “gizli bir hazine” olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bilimin ise kendini, insanı, tabiatı, yaratılan mahlukatı anlamak ve anlamlandırmak üzere çıkılmış “bitmek bilmez bir merak yolculuğu” olduğunu söyledi.
Emine Erdoğan, tarihte başarılarıyla adlarından söz ettiren bilim kadınlarını anımsatarak, şöyle devam etti:
“Kara deliğin ilk fotoğrafını çeken, pilsiz çalışan kalp pili üreten, kansere alternatif tedavi yöntemleri geliştiren Türk bilim kadınları, tüm dünyaya ilham olmaktadır. Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımızın, ‘Büyüyünce ne olacaksın?’ sorusuna, ‘Mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var. Milli ve manevi değerlerinden beslenerek ilmini, ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye Yüzyılı’nda Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit, diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum.”
Emine Erdoğan, dünya genelindeki araştırmalarda kadınların, doğal kaynakları korumak ve nesiller arası adaleti sağlama konularında daha hassas olduklarını belirterek, “İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
“Kadın varlığı, daha istikrarlı ve dirençli iş dünyasının teminatı”
Kadınların, dünyayı çok yönlü algılama yetenekleri sayesinde farklı alanlar arasında başarıyla geçiş yapabildiklerini gözlemlediğini ve uyum yeteneklerine güvendiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Genç kızların, bilim ile hayat arasındaki bağı keşfettikçe bu alanı daha çok benimseyeceklerini ve çevrelerine de daha fazla ilham olacaklarını vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bilim dünyasında, kadınları ve kız çocuklarını daha yakından ilgilendiren sorunlarda kapsayıcı ve derinlemesine yaklaşımı yine onlar yaygınlaştıracaklar. 2003’ten bugüne ara vermeden hayata geçirdiğim eğitimde fırsat eşitliği projeleri de tam da bu yüzden kız çocuklarımızın eşit imkanlar sağlandığında ortaya koyacakları potansiyellerine olan inancımdan doğmuştur. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan kopmadan bugünün dünyasının ilerlemelerine vicdanlı bir akıl ile öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı, bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlılar yetiştirebilmek içindir. Kendisi haktan beslenen bir vicdan ile güçlü bir aklı birleştirmiş, birikimini bu topraklardan edinip yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanıydı.”
“Alev Alatlı, kaleminin keskinliğiyle bir ülke uğruna savaştı”
Emine Erdoğan, yazar Alatlı’nın irfanın, bilginin ötesinde duyarlılık ve halden anlama hassasiyetlerinden geçtiğini savunduğuna dikkati çekerek, “İdrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya kendisini adamıştı. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında bilhassa size sevgili gençler, paha biçilemez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı.” diye konuştu.
Alatlı’nın vasiyetindeki, “Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.” sözlerini anımsatan Emine Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘gezegenin iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Her birinizin kıymetli, münevver, mütefekkir ve kalbi vatan sevgisiyle çarpan hocamız gibi yeni yollar açan öncü bir kadın olmanızı ve ardınızda insanlığı daha iyiye sevk eden eserler bırakmanızı temenni ediyorum. Bu vesileyle Sayın Alatlı’ya bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”
Emine Erdoğan, Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Altındağ Belediyesine şükranlarını iletti.
Konuşmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Emine Erdoğan’a TÜBİTAK’ın Kutup Bilimleri Ansiklopedisi’ni ve Antarktika haritasını hediye etti.
Daha sonra Emine Erdoğan, katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Programda başarılarıyla adlarından söz ettiren Takeoff’23 En İyi Girişimci Ödülü sahibi, görme engelli Zülal Tannur ve 2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Çevik de başarı hikayelerini anlattı.
Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı da bilimde kadınların önemini vurgulayarak, bilim merkezine ilişkin bilgi verdi.
Programda ayrıca Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları etkinliği, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi ve Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğuna ilişkin tanıtım filmleri gösterildi.
Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’ni gezdi
Programın ardından Emine Erdoğan, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti.
Emine Erdoğan, Bakan Kacır, Ankara Valisi Vasip Şahin ve Altındağ Belediye Başkanı Balcı ile 1980 metrekarelik kapalı alana sahip bilim merkezindeki TEKNOFEST, uzay, havacılık ve astronomi, teknoloji, matematik, tasarım, doğa bilimleri atölyelerini gezerek bilgi aldı.
Atölyelerde proje çalışmaları yürüten öğrencilerle tek tek sohbet eden ve yaptıkları çalışmaları inceleyen Emine Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi.
Öğrenciler de Emine Erdoğan’a sarılarak sevgilerini gösterdi.
]]>“Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi cevaplarını verdiği bir Türkiye var”
“İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır”
ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna ‘mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Altındağ Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen, Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış programına katıldı.
Buradaki konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlayan Emine Erdoğan, “Bu bir sene bize gösterdi ki, birlik ve beraberlik ile aşılamayacak zorluk yoktur. Asrın felaketi olarak değerlendirilen, bu büyük yıkım karşısında milletimiz, asrın dayanışmasını gösterdi. Bugün de devlet kurumlarımız, millet ile el ele yaralarımızı sarıyor, şehirlerimizi yeniden imar ediyor. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için, elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz inşallah.” ifadelerini kullandı.
Kainatın, aklın sınırlarını zorlayan mucizelerle dolu, keşfedilmeyi bekleyen “gizli bir hazine” olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bilimin ise kendini, insanı, tabiatı, yaratılan mahlukatı anlamak ve anlamlandırmak üzere çıkılmış “bitmek bilmez bir merak yolculuğu” olduğunu söyledi.
Emine Erdoğan, tarihte başarıları ile adlarından söz ettiren bilim kadınlarını anımsatarak, şöyle devam etti:
“Karadeliğin ilk fotoğrafını çeken, pilsiz çalışan kalp pili üreten, kansere alternatif tedavi yöntemleri geliştiren Türk bilim kadınları, tüm dünyaya ilham olmaktadır. Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız, ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna, ‘mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var. Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini, ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye yüzyılında, Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum.”
Emine Erdoğan, dünya genelindeki araştırmalarda, kadınların, doğal kaynakları korumak ve nesiller arası adaleti sağlama konularında daha hassas olduğunu aktararak, “İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
– “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum”
Kadınların, dünyayı çok yönlü algılama yetenekleri sayesinde farklı alanlar arasında başarıyla geçiş yapabildiklerini gözlemlediğini ve uyum yeteneklerine güvendiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Genç kızların, bilim ile hayat arasındaki bağı keşfettikçe bu alanı daha çok benimseyeceğini ve çevresine de daha fazla ilham olacağını vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bilim dünyasında, kadınları ve kız çocuklarını daha yakından ilgilendiren sorunlarda, kapsayıcı ve derinlemesine yaklaşımı yine onlar yaygınlaştıracaklar. 2003’ten bugüne ara vermeden hayata geçirdiğim eğitimde fırsat eşitliği projeleri de tam da bu yüzden kız çocuklarımızın eşit imkanlar sağlandığında ortaya koyacakları potansiyellerine olan inancımdan doğmuştur. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan kopmadan bugünün dünyasının ilerlemelerine vicdanlı bir akıl ile öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı, bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlı’lar yetiştirebilmek içindir. Kendisi haktan beslenen bir vicdan ile güçlü bir aklı birleştirmiş, birikimini bu topraklardan edinip, yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanıydı.”
– “Alev Alatlı kaleminin keskinliğiyle, bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı”
Emine Erdoğan, Yazar Alatlı’nın irfanın, bilginin ötesinde, duyarlılık ve halden anlama hassasiyetlerinden geçtiğini savunduğuna dikkati çekerek, “İdrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya kendisini adamıştı. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa size sevgili gençler, paha biçilemez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı.” diye konuştu.
Alatlı’nın vasiyetindeki, “Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.” sözlerini anımsatan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘gezegenin iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Her birinizin kıymetli, münevver, mütefekkir ve kalbi vatan sevgisiyle çarpan hocamız gibi yeni yollar açan öncü bir kadın olmanızı ve ardınızda insanlığı daha iyiye sevk eden eserler bırakmanızı temenni ediyorum. Bu vesileyle Sayın Alatlı’ya bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”
– “Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur”
Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yarını beklemeden, bugün ve hemen şimdi Türkiye’nin kızlarının bilimde ve teknolojide engel tanımayan çabalarının, sınırları aşan hayallerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonumuzun bilimsel çalışmalara sunacağı çok kıymetli katkıların ötesinde,
en büyük ve en değerli etkisi ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası uzay istasyonundaki Türk astronotun üzerinde gören gençlerimize ve çocuklarımıza kazandırdığı özgüvendir. Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur. Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize gençlerimizle ulaşacak, geleceğin Türkiye’sini TEKNOFEST kuşağıyla inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Altındağ Belediyesi’ne şükranlarını iletti.
Konuşmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Emine Erdoğan’a TÜBİTAK’ın Kutup Bilimleri Ansiklopedisini ve Antarktika haritasını hediye etti.
Daha sonra Emine Erdoğan katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Programda başarılarıyla adlarından söz ettiren Takeoff’23 en iyi girişimci ödülü sahibi, görme engelli Zülal Tannur ve 2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Çevik de başarı hikayelerini anlattı.
Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı da bilimde kadınların önemini vurgulayarak, bilim merkezine ilişkin bilgi verdi.
Programda ayrıca Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları etkinliği, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi ve Alper Gezeravcı’nın Uzay Yolculuğuna ilişkin tanıtım filmleri gösterildi.
– Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’ni gezdi
Programın ardından Emine Erdoğan, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti.
Erdoğan, Bakan Kacır, Ankara Valisi Ankara Valisi Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, ve Altındağ Belediye Başkanı Balcı ile 1980 metrekarelik kapalı alana sahip bilim merkezi içerisindeki TEKNOFEST, Uzay, Havacılık ve Astronomi, Teknoloji, Matematik, Tasarım, Doğa Bilimleri atölyelerini gezerek, bilgi aldı.
Atölyelerde proje çalışmaları yürüten öğrencilerle tek tek sohbet eden ve yaptıkları çalışmaları inceleyen Emine Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi. Öğrenciler de Emine Erdoğan’a sarılarak, sevgilerini gösterdi.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Altındağ Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen, Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış programına katıldı.
Buradaki konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlayan Emine Erdoğan, “Bu bir sene bize gösterdi ki, birlik ve beraberlik ile aşılamayacak zorluk yoktur. Asrın felaketi olarak değerlendirilen, bu büyük yıkım karşısında milletimiz, asrın dayanışmasını gösterdi. Bugün de devlet kurumlarımız, millet ile el ele yaralarımızı sarıyor, şehirlerimizi yeniden imar ediyor. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için, elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz inşallah” ifadelerini kullandı.
Kainatın, aklın sınırlarını zorlayan, keşfedilmeyi bekleyen “gizli bir hazine” olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bilimin ise kendini, insanı, tabiatı, yaratılan mahlukatı anlamak ve anlamlandırmak üzere çıkılmış “bitmek bilmez bir merak yolculuğu” olduğunu söyledi.
Emine Erdoğan, tarihte başarıları ile adlarından söz ettiren bilim kadınlarını hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Karadeliğin ilk fotoğrafını çeken, pilsiz çalışan kalp pili üreten, kansere alternatif tedavi yöntemleri geliştiren Türk bilim kadınları, tüm dünyaya ilham olmaktadır. Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız, ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna, ‘astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var. Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini, ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye yüzyılında, Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum.”
Emine Erdoğan, dünya genelindeki araştırmalarda, kadınların, doğal kaynakları korumak ve nesiller arası adaleti sağlama konularında daha hassas olduğunu aktararak, “İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
“Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum”
Kadınların, dünyayı çok yönlü algılama yetenekleri sayesinde farklı alanlar arasında başarıyla geçiş yapabildiklerini gözlemlediğini ve uyum yeteneklerine güvendiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum” dedi.
Genç kızların, bilim ile hayat arasındaki bağı keşfettikçe bu alanı daha çok benimseyeceğini ve çevresine de daha fazla ilham olacağını vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bilim dünyasında, kadınları ve kız çocuklarını daha yakından ilgilendiren sorunlarda, kapsayıcı ve derinlemesine yaklaşımı yine onlar yaygınlaştıracaklar. 2003’ten bugüne ara vermeden hayata geçirdiğim eğitimde fırsat eşitliği projeleri de tam da bu yüzden kız çocuklarımızın eşit imkanlar sağlandığında ortaya koyacakları potansiyellerine olan inancımdan doğmuştur. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan kopmadan bugünün dünyasının ilerlemelerine vicdanlı bir akıl ile öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı, bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlı’lar yetiştirebilmek içindir. Kendisi haktan beslenen bir vicdan ile güçlü bir aklı birleştirmiş, birikimini bu topraklardan edinip, yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanıydı.”
“Alev Alatlı kaleminin keskinliğiyle, bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı”
Emine Erdoğan, Yazar Alatlı’nın irfanın, bilginin ötesinde, duyarlılık ve halden anlama hassasiyetlerinden geçtiğini savunduğuna dikkati çekerek, “İdrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya kendisini adamıştı. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa size sevgili gençler, paha biçilemez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı.” diye konuştu.
Alatlı’nın vasiyetindeki, “Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.” sözlerini hatırlatan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘gezegenin iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Her birinizin kıymetli, münevver, mütefekkir ve kalbi vatan sevgisiyle çarpan hocamız gibi yeni yollar açan öncü bir kadın olmanızı ve ardınızda insanlığı daha iyiye sevk eden eserler bırakmanızı temenni ediyorum. Bu vesileyle Sayın Alatlı’ya bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”
“Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur”
Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yarını beklemeden, bugün ve hemen şimdi Türkiye’nin kızlarının bilimde ve teknolojide engel tanımayan çabalarının, sınırları aşan hayallerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonumuzun bilimsel çalışmalara sunacağı çok kıymetli katkıların ötesinde, en büyük ve en değerli etkisi ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası uzay istasyonundaki Türk astronotun üzerinde gören gençlerimize ve çocuklarımıza kazandırdığı özgüvendir. Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur. Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize gençlerimizle ulaşacak, geleceğin Türkiye’sini TEKNOFEST kuşağıyla inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Altındağ Belediyesi’ne şükranlarını iletti.
Konuşmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Emine Erdoğan’a TÜBİTAK’ın Kutup Bilimleri Ansiklopedisini ve Antarktika haritasını hediye etti.
Daha sonra Emine Erdoğan katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Programda başarılarıyla adlarından söz ettiren Takeoff’23 en iyi girişimci ödülü sahibi, görme engelli Zülal Tannur ve 2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Çevik de başarı hikayelerini anlattı.
Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı da bilimde kadınların önemini vurgulayarak, bilim merkezine ilişkin bilgi verdi.
Programda ayrıca Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları etkinliği, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi ve Alper Gezeravcı’nın Uzay Yolculuğuna ilişkin tanıtım filmleri gösterildi.
Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’ni gezdi
Programın ardından Emine Erdoğan, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti.
Erdoğan, Bakan Kacır, Ankara Valisi Ankara Valisi Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, ve Altındağ Belediye Başkanı Balcı ile 1980 metrekarelik kapalı alana sahip bilim merkezi içerisindeki TEKNOFEST, Uzay, Havacılık ve Astronomi, Teknoloji, Matematik, Tasarım, Doğa Bilimleri atölyelerini gezerek, bilgi aldı.
Atölyelerde proje çalışmaları yürüten öğrencilerle tek tek sohbet eden ve yaptıkları çalışmaları inceleyen Emine Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi. Öğrenciler de Emine Erdoğan’a sarılarak, sevgilerini gösterdi. – ANKARA
]]>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre Emine Erdoğan, 2023’te tüm ülkeyi yasa boğan 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaraların sarılması için yoğun çaba harcadı.
Gazze’de akan kanın durması için yurt içi ve yurt dışında yoğun bir insani yardım çalışması yürüten Emine Erdoğan, 2017’de başlattığı Sıfır Atık hareketinin küresel boyuta taşınması için de önemli adımlar attı.
Yıl boyunca depremzedeleri yalnız bırakmamaya özen gösterdi
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetzedelerin yanında yer alan, başta bebek ve çocuklar olmak üzere tüm vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması için yoğun çaba harcayan Emine Erdoğan, yıl boyunca da her fırsatta depremzedelerle bir araya gelerek onları yalnız bırakmamaya özen gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deprem bölgesine gerçekleştirdiği ziyaretlere eşlik eden Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Habitat İcra Direktörü Maimunah Mohd Sharif ile de bölgeye giderek, Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde incelemelerde bulundu.
Emine Erdoğan, depremden etkilenen tüm illeri ziyaret etmesinin yanı sıra evleri yıkıldığı için başta Ankara olmak üzere farklı şehirlerde yaşamlarını sürdüren depremzedelerle de sık sık bir araya geldi.
Ramazanın ilk iftarını da Malatyalı depremzede ailenin Ankara’daki yeni evinde yapan Emine Erdoğan, daha sonra Devlet Konukevi’ndeki iftar programında da birçok depremzede aile ile buluştu.
ABD’den Ukrayna’ya birçok ülke devlet ve hükümet başkanının eşi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerinin taziye ve “geçmiş olsun” mesajlarını kabul eden Emine Erdoğan, pek çok lider eşiyle de telefonda görüştü.
BM Genel Kuruluna hitap eden ilk Türk lider eşi
Emine Erdoğan, 2023’te de geçmiş yıllarda olduğu gibi yurt içi ve yurt dışında sıfır atık konusundaki çalışmalarını aralıksız sürdürdü.
BM Genel Kurulu kararıyla 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesinde öncü rol oynayan Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in özel davetiyle 2023’te ilki düzenlenen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinliklerine ve BM özel oturumuna katılmak üzere New York’a gitti.
Burada Genel Sekreter Guterres’le bir araya gelen Emine Erdoğan, BM 77. Genel Kurul Başkanı tarafından düzenlenen, “sıfır atık” konulu, eş sunucu 105 ülkenin yer aldığı özel oturumda katılımcılara hitap etti. Emine Erdoğan, hitabında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür.” sözlerini bir kez daha BM Genel Kurul Salonu’nda uluslararası kamuoyuna hatırlattı.
BM Genel Kuruluna hitap eden ilk Türk Cumhurbaşkanı eşi olan Emine Erdoğan’a, BM Genel Sekreteri Guterres tarafından da sıfır atık bağlamında kurulacak Danışma Kurulu’nun başkanlığı teklif edildi.
Emine Erdoğan, New York temasları kapsamında Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Sahibe Gafarova, Uluslararası Göç Örgütü Genel Direktörü Antonio Vitorino, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in eşi Tamara Vucic, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) İcra Direktörü Catherine Russell ile de görüştü.
Emine Erdoğan, BM Sıfır Atık Danışma Kurulunun ilk toplantısına başkanlık etti
BM Genel Kurulu hitabının ardından BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı olmayı kabul eden Emine Erdoğan, kurulun 27 Temmuz’da tanışma amaçlı gerçekleştirilen çevrim içi toplantısına da başkanlık etti.
Erdoğan, bu toplantıda Sıfır Atık Hareketi için küresel çağrıda bulunarak, “Temizlemekten ziyade kirletmemeyi esas almalı, atık üretmeyen bir yaşam modelini tüm dünyada yaygınlaştırmalıyız.” mesajını verdi.
BM Dünya Şehirler Günü
Sıfır Atık Danışma Kurulunun tanışma toplantısındaki hitabında Danışma Kurulunun ve 3 senelik görev süresinin hayırlı olmasını dileyen Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler İnsani Yerleşim Programı UN-Habitat tarafından her yıl farklı bir kentte kutlanan 31 Ekim Dünya Şehirler Günü etkinliğinin, bu yıl Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayesinde İstanbul’da Üsküdar Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşeceğini ifade etti. Erdoğan, Dünya Şehirler Günü vesilesiyle Danışma Kurulunun ilk resmi toplantısının İstanbul’da yapılacağını da duyurarak kurul üyelerini İstanbul’a davet etti
Emine Erdoğan, “Herkes için sürdürülebilir kentsel geleceğin finansmanı” temasıyla düzenlenen “Dünya Şehirler Günü” programındaki hitabında, Sıfır Atık Projesi ile edinilen kazanımları her düzeyde güçlendirmek amacıyla Sıfır Atık Vakfı kurulduğunu bildirerek, “Vakıf, yerelde atıksız yaşam biçimini yerleştirmeyi, uluslararası boyutta da uygulamanın teşvikini sağlamayı hedefliyor. Vakfımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, başarılı çalışmalara imza atmasını canıgönülden temenni ediyorum.” dedi.
BM Sıfır Atık Danışma Kurulu ise 1 Kasım 2023’te İstanbul’da Vahdettin Köşkü’nde ilk resmi toplantıda bir araya geldi.
BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, kurul işbirliğinde başarılı sıfır atık hikayelerini taltif için küresel bir Sıfır Atık Ödülleri’nin tertip edilmesi üzerine çalışmaları gerektiğini belirterek, söz konusu ödüllerin, halihazırda var olan başarı hikayelerini dünyaya tanıtırken, yeni girişimlerin oluşmasına da kayda değer katkı sağlayacağını vurguladı.
Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’na ilk imza atıldı
BM 78. Genel Kurul toplantıları kapsamında 17 Eylül’de New York’a yeniden giden Emine Erdoğan, Sıfır Atık Projesi’nin küreselleşmesine atılan ilk adım başta olmak üzere birçok konuda girişimlerde bulundu.
Erdoğan’ın öncülüğünde, Türkevi’nde “Küresel Sıfır Atık Hareketine Doğru” etkinliği kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılımıyla imza töreni düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın önderlik ettiği Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’na ilk imzayı attı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ilk imzası ile açılan “https://zerowastecommitment.com” internet sitesi halihazırda bugün 73 ülkeden 10 binin üzerinde sıfır atık gönüllüsünün de iyi niyet beyanını imzaladığı ve her geçen gün dünyanın dört bir yanında katılan kişi sayısının arttığı bir mecra haline geldi.
Türkevi’nde, devlet başkanı eşleri, BM’nin üst düzey yöneticileri, diğer ülke diplomatlarının hazır bulunduğu programda, “Küresel Sıfır Atık Hareketine Doğru” isimli etkinlikte konuşan Emine Erdoğan, “İnsanlık ailesini, Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzalayarak yarın değil, bugünden değişimin bir parçası olmaya davet ediyorum. Bugün, ülkemde ektiğimiz sıfır atık tohumunun gölgesinin, dünyayı ferahlatacak bir çınara dönüşmesine tanıklık ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Programa katılan Surinam, Bosna Hersek, Seyşeller, Sırbistan, Bulgaristan, Litvanya, Zimbabve ve Sierra Leone liderlerinin eşleri de Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzalayarak, sıfır atık gönüllüsü oldu. 2023 yılında Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’na imza atarak Sıfır Atık gönüllüsü olan lider eşi ve uluslararası temsilcilerin sayısı 40’ı aştı.
New York’ta çocuğa yönelik şiddetin engellenmesi için “güç birliği yapma” çağrısı yaptı
BM 78. Genel Kurul toplantıları kapsamında Emine Erdoğan, Sierra Leone Cumhuriyeti Devlet Başkanı’nın eşi Fatima Maada Bio’nun ev sahipliğinde BM’de düzenlenen ve kendisinin özel davetli olarak katıldığı “Şiddetin Önlenmesi ve İyileşme Günü” etkinliğinde, çocuğa yönelik şiddetin engellenmesi için “güç birliği yapma” çağrısında bulundu.
Emine Erdoğan, Türk kültürünü New York Türkevi’nde tanıtma misyonuyla Anadolu’nun en eski dokuma ürünlerini, misafir ettiği devlet başkanları eşlerine tanıttı.
ABD Başkanı Joe Biden’ın eşi Jill Biden’ın ev sahipliğinde lider eşleriyle bir araya gelen Emine Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun eşi Veronica Alcocer Garcia ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin annesi Şeyha Moza bint Nasır’la da görüştü.
“Su Verimliliği Seferberliği”
Yurt içinde de birçok sosyal sorumluluk projesini himaye eden Emine Erdoğan, projelerin ilk adımını düzenlenen tanıtım toplantılarıyla yaptı.
Bu kapsamda Emine Erdoğan’ın himayesi, Tarım ve Orman Bakanlığının koordinasyonunda “Su Verimliliği Seferberliği” başlatıldı. Projenin tanıtım toplantısında konuşan Emine Erdoğan, “Gelecek nesillerimizin bir bardak suya muhtaç kalmaması için bugünden çalışan bütün duyarlı insanlarımıza çağrıda bulunuyorum, Türkiye Yüzyılı’na bir damla da siz olun.” mesajını verdi.
Gazze için somut adım çağrısı
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başladığı ilk günlerden itibaren mesaisinin büyük bir bölümünde Gazze’de akan kanın durması için çaba harcayan Emine Erdoğan, uluslararası toplumu “Gazze için somut adım atmaya” çağırdı.
Bu çağrısını sosyal medya hesabından Türkçe, İngilizce ve Arapça açıklamalarla duyuran Emine Erdoğan, Ürdün Kraliçesi Rania el Abdullah ve Katar Emiri’nin annesi Şeyha Moza bint Nasır’ın da aralarında bulunduğu birçok ülkenin lider eşi ile Gazze’ye yönelik saldırılar ve yaşanan sürece ilişkin telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
“Filistin İçin Tek Yürek” Zirvesi
Emine Erdoğan, 15 Kasım’da Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde, ev sahipliğini yaptığı, 15 ülkeden devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ile özel temsilcilerin bizzat, 3 ülke lider eşinin de video mesajlı ile katılımıyla düzenlenen “Filistin İçin Tek Yürek” temalı zirvede konuklara hitap etti.
Gazze’nin bugün artık meçhul çocuklar şehri olduğunu belirten Emine Erdoğan, “Bir anne, bir kadın, bir insan olarak böyle kirli bir mirası hesabı görülmeden sonraki nesillere devretmeyi reddediyorum. İsrail devletinin ilgili bütün mensuplarının, işledikleri tüm savaş suçları sebebiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalarını talep ediyorum.” dedi.
“Filistin İçin Tek Yürek Zirvesi” kapsamında hazırlanan ve Emine Erdoğan tarafından okunan ortak çağrı metninde, “Devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ve ülke temsilcileri olarak tüm dünyaya, Gazze’de süren katliamları durdurmak için derhal ve topyekun harekete geçilmesi, Gazze’de okul, hastane ve diğer tıbbi tesisler, mülteci kampları, Birleşmiş Milletler tesisleri ve ibadethaneler dahil tüm sivil yerleşim yerlerini hedef alan İsrail saldırılarının derhal durdurulması, bu doğrultuda çatışmalara son verecek bir ateşkesin acilen tesisi çağrısında bulunuyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Emine Erdoğan, zirvenin ardından oluşturulan eylem planlarına ilişkin olarak da Doha’da, Katar Vakfı Başkanı Şeyha Moza ile Filistin İçin Tek Yürek Zirvesi İnisiyatif Hareketi’nin devamı niteliğindeki eylem planlarını görüştü. Yine bu inisiyatif hareketinin devamı niteliğinde İstanbul Taksim Meydanı’nda açılan “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar” sergisini ziyaret etti.
Emine Erdoğan’ın, öncülüğünde “Uzat Elini Ey İnsanlık” sloganıyla 2009’da düzenlenen zirvedeki hitabında göz yaşı dökerek yaptığı barış çağrısını televizyondan izleyen Gazzeli Maysa Yousuf’un, “Sayın Hanımefendi, göz yaşlarınız bize ulaştı.” notuyla Emine Erdoğan’ı resmettiği portre de sergide dikkati çekti.
“Türkiye Yüzyılı hepimize kutlu olsun”
Emine Erdoğan, bu yıl mayıs ayında ikinci turda sonuçlanan seçim öncesi birçok yurt içi mitingde ve yurt dışı ziyaretlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik etti.
İkinci turda sonuçlanan seçimin ardından, “İlk günkü aşkla bir ve beraber olmaya devam edecek, Türkiye Yüzyılı idealimize 85 milyon, tek yürek olarak ulaşacağız. Bu yolda desteğini ve emeğini esirgemeyen yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Türkiye Yüzyılı hepimize kutlu olsun.” açıklamasında bulundu.
Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Cumhurbaşkanlığı Göreve Başlama Töreni’nde de yalnız bırakmadı.
Emine Erdoğan, 2023’te ayrıca, Cumhuriyetin 100. yılı, Kiev Lider Eşleri Zirvesi, Yüzyılın Anıları Geçmişten Günümüze Kültürel Diplomasi, Koruyucu Aile Günü, İlk Togg T10X Teslim Töreni, Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi Ödül Töreni, Esenler Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı Açılış Töreni, TİKAD Dünyaya Yön Veren Kadınlar, Gönül Elçileri, BM-Habitat 31 Ekim Dünya Şehirler Günü, Çocuklar ve Gençler İş Başında – Orta Asya’da İklim Değişikliği, Sosyal Refahın Adil Dağılımı programları gibi yurt içi ve yurt dışında birçok toplantıya da katıldı.
]]>