Enflasyonu – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 04 Aug 2024 08:12:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Fatih Karahan: “Ücretlerin Yüksek Enflasyondan Dolayı Erimesi Söz Konusu. Enflasyonu Düşürürsek Kalıcı Refah Artışı Olacaktır” https://www.haber28.com.tr/fatih-karahan-ucretlerin-yuksek-enflasyondan-dolayi-erimesi-soz-konusu-enflasyonu-dusurursek-kalici-refah-artisi-olacaktir/ https://www.haber28.com.tr/fatih-karahan-ucretlerin-yuksek-enflasyondan-dolayi-erimesi-soz-konusu-enflasyonu-dusurursek-kalici-refah-artisi-olacaktir/#respond Sun, 04 Aug 2024 08:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29340

NİSANUR YILDIRIM

(ANKARA) – Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyondaki artışa asgari ücrete gelen zamların etkisinin ne olduğuna ilişkin soruya, “Şu anda ücretlerin yüksek enflasyondan dolayı erimesi söz konusu. Bizim birinci yapmamız gereken şey kalıcı bir şekilde fiyat istikrarını sağlamak. Biz enflasyonu öngörülerimiz çerçevesinde düşürürsek ki bunda kararlıyız, kararlı duruşumuzu da yaptığımız işlerde  gösteriyoruz. Bunu yapabilirsek zaten kalıcı refah artışı olacaktır. Ücretler enflasyonist olmayacak şekilde artmaya devam edecektir” diye yanıt verdi. Karahan, 500 ve 1000 TL’lik banknotların ihtiyaç görülürse dolaşıma girmesi için adımların atılacağını belirtti. Karahan, KKM’nin toplam bakiyesinin 70 milyar dolar civarına indiğini açıkladı.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci enflasyon raporunu sunmasının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Karahan, bir gazetecinin “Enflasyonda istenen tablonun oluşması için iç talebi yavaşlatmak adına maliye politikasında atılması gereken ilave adımlar olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusunu, şöyle yanıtladı:

“Talebi dengeleyerek enflasyonu düşürmek istiyoruz. Bu noktada sıkı bir para politika duruşumuz var. Bunu sözde bırakmadık, aksiyonlarla da gösterdik. Bundan sonra da ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Kamu maliyesi tarafından gelecek destek önemlidir. Harcamalar için bir tasarruf tedbiri çalışılıyor. Bu konuda gerekli detaylar yetkili merciler tarafından zamanı geldiğinde açıklanacaktır. Biz ikinci devrede ve 2025 yılı için de dezenflasyon sürecinde destek alacağımızı düşünüyoruz.”

Karahan, bir gazetecinin “Mevcut parasal sıkılıkla bu enflasyon hedeflerine ulaşabilecek miyiz” sorusuna, şu cevabı verdi:

“ENFLASYONUN ANA EĞİLİM SEVİYESİNDEN DOLAYI YÜZDE 36 HEDEFİNİ KORUMAYI DOĞRU BULMADIK”

“İhtiyatlı duruşumuzu koruyarak 36 hedefimize ulaşacağımızı düşünüyorduk. Fakat talep daha güçlü gerçekleşti, hatta bir ivmelenme oldu bizim tahminimizin aksine. Çeşitli sebepler var. İlk dört ayda 4 puana yakın bir ilave enflasyon gerçekleşti. Bizim tahminlerimizin 4 puan üzerinde. Piyasa tahminlerine de baktığımızda 4 puanlık bir bozulma söz konusu. Bunu tamamen telafi etmek ek sıkılaşmayla dahi çok kolay gözükmüyor. Yıl sonunda enflasyon yüzde 36 yine olabilir. Fakat baz senaryo olarak ek sıkılaştırma yapılsa dahi bunun ana eğilimindeki artışı telafi edeceğini görüyoruz.  Hatta bir önce öngördüğümüz seviyenin bir miktar altına çekeceğini öngörüyoruz. Fakat bu 4 puanlık artışın tamamının telafi etmesini çok kolay olmadığını değerlendiriyoruz. 36’dan 38’e yapılan ayarlama tamamen bu sebepledir. Yüzde 36 hala bandın içinde. Yukarı yönlü riskler var ve biraz daha belirgin. Bu doğru. İlk 4 ay gerçekleşmesine, talep koşullarına  ve enflasyonun ana eğiliminin seviyesine baktığımızda yüzde 36 hedefini baz senaryo olarak korumayı doğru bulmadık. Enflasyon görünümünde herhangi bir bozulma olmasında halinde ek sıkılaşma yapmaya hazırız.”

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay, bir gazetecinin enflasyon tahminleri hakkında hangi sapma miktarı ya da aralığının endişe duyulabilecek noktayı temsil ettiği ve ne kadarlık bir sapmanın müdahale gereksinimi doğuracağına ilişkin sorusunu, şöyle yanıtladı:

“ENDİŞE SEKTÖRÜNDEYİZ. BİZİM İŞİMİZ ASLINDA ENDİŞE ETMEK”

“38’e, yukarıya kayış çok önemli bir kayış değil. 36’nın da tutturulması hala mümkün. Talebin nasıl daralmaya başlayacağı önemli. Biz sadece politika faizini arttırmadık. Miktarsal kısıtlar da getirdik. Bunların bir tanesi tek başına birden ufak olurdu. Ama 1+1 ikisi beraber 2’den fazla bir sıkılaşmaya tekabül ediyor. Bunun devreye gireceği kanaatindeyiz.  Orta noktayı 38’e çektik. Bandın üst tarafını kesinlikle aşacağımız kanaatinde değiliz. 42’nin içinde kalma ihtimalimizin çok çok yüksek olduğunu düşünüyoruz. Endişe sektöründeyiz. Bizim işimiz aslında endişe etmek. Sapmamız endişe tarafında. Verdiğimiz bantla ilgili hiçbir sıkıntımız yok. Sert inişin zorunlu olduğu bir durum vardı. O da şu, aktarım mekanizmasının zayıflığı. Aktarım mekanizmanız zayıfsa sert inişiniz kaçınılmaz. Bizim yapmaya çalıştığımız bu mekanizmayı güçlendirmek. Kanatimiz, mart ayından itibaren biz bu mekanizmayı güçlendirdik.”

Karahan, ekonomist Uğur Gürses’in “TÜİK’in enflasyon madde sepeti fiyatlarını yayınlamamasına ve KKM’nin döviz karşılığına” ilişkin sorusunu şu yanıtı verdi:

“KKM’NİN TOPLAM BAKİYESİ 70 MİLYAR DOLAR CİVARINA İNDİ”

“TÜİK’İn kendi tercihidir. O konuda benim fikir belirtmem doğru olmaz. Enflasyon düştükçe beklentiler de olumlu yönde ilerleyecektir. KKM’nin toplam bakiyesi, ağustos itibarıyla 140 milyar dolar. Şu anda geldiğimiz noktada 70 milyar dolar civarına indi.

“HER ZAMAN İHTİYATI ÖN PLANA ÇIKARMAYI DOĞRU BULUYORUZ”

Eski bir Merkez Bankacı’nın çok sevdiğim bir lafı var. ‘Merkez Bankacı’nın görevi endişe duymaktır.’ Özellikle enflasyonun yüksek olduğu seviyelerde, her zaman ihtiyatlı duruş önemlidir. Aşağı-yukarı yönlü riskler var. Ama biz yukarı yölü risklere daha çok önem veriyoruz. Katılığın umduğumuz gibi çözülmemesi, talepteki dengelenmenin beklediğimiz gibi olmaması halinde görünümde bir bozulmaya yol açacak olursa risk açısından ilave sıkılaşma yapacağız. Her zaman ihtiyatı ön plana çıkarmayı daha doğru buluyoruz. Endişe sektörü bunu içeriyor.”

Karahan, bir gazetecinin 500-1000 TL’lik banknotların ve yeni para sayma makinelerin satışa çıkacağı iddiasına ilişkin soruya şöyle cevapladı:

“İHTİYAÇ GÖRÜLÜRSE GEREKLİ ADIMLARI ATACAĞIZ”

“Paranın kendisi ortada yokken bunla uyumlu banknot makinesi nasıl oluyor onu bilmiyorum. Birçok faktöre bağlı. Makroekonomik ve finansal analizlere, teknik olarak yapılan değerlendirmelre göre karar veriyoruz. Bu kapsamda, tedavüldeki küpür kompozisyonunun değişimlerini dikkate alıyoruz. Bunu dikkatle takip ediyoruz. Bu yaptığımız analizler sonucunda ihtiyaç görülürse gerekli adımları atacağız.”

Bir gazetecinin “enflasyondaki artışa asgari ücrete gelen zamların etkisinin ne olduğuna” ilişkin soruyu Karahan, şöyle yanıtladı:

“HİZMET FİYATLARI ÜSTÜNDE ASGARİ ÜCRETİN ETKİSİ SÖZ KONUSU”

“Asgari ücret konusu TCMB uhdesinde bir konu değil. Biz burada karar verici de görüşmelerin tarafı da değiliz. Dolayısıyla bir tavsiye verilmesi de söz konusu değil. Biz enflasyon tahminlerimizi yaparken birtakım varsayımlarda bulunmak durumundayız. Belirlediğimiz hedefler var. Hizmet enflasyonu, emek-yoğun bir sektör olduğu için, hizmet fiyatları üstünde asgari ücretin etkisi söz konusu. Bu konuda bir varsayım yaptık. Daha önce yapılan açıklamaları gösterge olarak ele aldık. Tek asgari ücret artışı olacağı dillendirildiği için biz bunu varsaydık. Şu anda ücretlerin yüksek enflasyondan dolayı erimesi söz konusu. Bizim birinci yapmamız gereken şey kalıcı bir şekilde fiyat istikrarını sağlamak. Biz enflasyonu öngörülerimiz çerçevesinde düşürürsek ki bunda kararlıyız, kararlı duruşumuzu da yaptığımız işlerde  gösteriyoruz. Bunu yapabilirsek zaten kalıcı refah artışı olacaktır. Ücretler enflasyonist olmayacak şekilde artmaya devam edecektir.”

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, bir gazetecinin “Kamu zamları biriktirilerek yapılıyor. Yaz aylarında elektrik fiyatlarına yüklü bir zam beklentisi konuşuluyor. Bu birikimli zamlar yaratacağı maliyet enflasyonu açısından risk oluşturuyor mu” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Bahsettiğiniz kalemler konusunda yetki mercii değiliz. Enflasyonun öncelik olduğu, dezenflasyonun sağlıklı bir şekilde tesis edilmesi gerektiğine ilişkin hükümetin çeşitli kanallarından yapılan açıklamalar var. ‘Yönetilen/yönlendirilen fiyatlar belirlenirken enflasyon hedefine riayet edileceği’ açıklamalarından dolayı biz enflasyon hedefimizi bu varsayımlar doğrultusunda oluşturduk.”

(BİTTİ)

]]> https://www.haber28.com.tr/fatih-karahan-ucretlerin-yuksek-enflasyondan-dolayi-erimesi-soz-konusu-enflasyonu-dusurursek-kalici-refah-artisi-olacaktir/feed/ 0 Kent Lokantası Önünde Sıra Bekleyen Vatandaşlar: “kimi Istakoz, Kimi Manda Yoğurdu Yiyor… Biz Bol Bol Beton Ürettik Türkiye’de… https://www.haber28.com.tr/kent-lokantasi-onunde-sira-bekleyen-vatandaslar-kimi-istakoz-kimi-manda-yogurdu-yiyor-biz-bol-bol-beton-urettik-turkiyede/ https://www.haber28.com.tr/kent-lokantasi-onunde-sira-bekleyen-vatandaslar-kimi-istakoz-kimi-manda-yogurdu-yiyor-biz-bol-bol-beton-urettik-turkiyede/#respond Sun, 28 Jul 2024 23:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28114 HABER: EDDA SÖNMEZ – KAMERA: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) – İktidar sözcüleri, ekonomi kurmayları sık sık “enflasyonu düşürüp refahı artıracağız” diyor. Peki halkın umudu kaldı mı? ANKA Haber Ajansı ekibi, İstanbul Çapa’daki Kent Lokantası kuyruğunda bekleyen vatandaşlara sordu. Aldığı yanıtlar ise “Kimi ıstakoz kimi manda yoğurdu yiyor. Diyanet İşleri Başkanı özel araba alıyor… Milleti düşünen yok ki. Halkın içine inmeleri lazım. Halkın içine inmedikten sonra enflasyonu düşüremezler. 1 Mayıs’ta da gördük  bütün polisleri dikmişler, göndermeyin. Hani Taksim’e çıksak ne olur çıkmazsak ne olur?  Ama adamlar bırakmıyorlar. Adamlar ne diyorlar? Biz diyorlar biat istiyoruz. Biz de hizmet istiyoruz. Artık bu halk, 85 milyon insan artık hizmet istiyor. Enflasyonun düşmesi için bu sistemin değişmesi lazım. Doğrusu AK Parti’nin gitmesi lazım” şeklinde oldu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Çapa semtinde faaliyete geçirdiği Kent Lokantası, ucuza yemek yemek isteyen vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Kuyrukta bekleyen vatandaşlara, “İktidar sözcüleri zaman zaman ‘enflasyonu düşürüp, refahı artıracağız’ diyor. Umudunuz, kaldı mı, var m?” diye mikrofon uzattı. Vatandaşların verdiği yanıtlar şöyle oldu:

“AKP MİLLETİ SÖMÜRMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY YAPMIYOR”

“Hepsi yalan. Şu AK Parti’nin dedikleri hepsi yalan. Milleti sömürmekten fazla bir şey yapmıyorlar. Sadece insanları sömürüyor. İnsanları görüyorsun. Neye muhtaç ediyorlar görünüyor. (Kent lokantası sırasını gösteriyor) Yani başka yerde bir yemek yesen 500 liradır. Bak şu burada 40 liraya Ekrem İmamoğlu ekmek veriyor yani. Nasıl kazanmasın? Nasıl millet oy vermez? Bu ülkeyi sömürdüler. ve sömürmeye devam edecekler. Ama sonları da geldi yani zaten. Son aşamada. Bu seçimde gözüküyor zaten.

“EKONOMİ DÜZELMEZ BİR GENÇ OLARAK ÜMİDİM YOK”

Ekonomi berbat ortada. Sağlıkçıyım tıbbi sekreterim. Yani iş arıyorum bir taraftan. İş bulmakta tabii zor biraz. Ekonomi de berbat ortada düzelecek gibi değil. Genç olarak ümidim yok. Maalesef hiç yok.

“EKONOMİ DÜŞMEZ ÇÜNKÜ ÜRETİM YOK TÜKETİM ÇOK”

Almancı hanımefendi buraya gelmiş ‘200 euroyla iki gündür zor geçirdim diyor. Buradaki insanlar nasıl geçiniyor? Ben şaşırıyorum’ diyor. Yani bir domatesin kilosu olmuş en kötüsü 20 lira. Kışın 80 lira, 90 lira, 100 liraydı. Hani ekonomi düşmez. Çünkü üretim yok. Tüketim çok. En çok hayvancılık gitmiş, tarım bitmiş. Nasıl olacak? Her şey dışarıdan. Suriyeliler içeride, Afganlar içeride. Bunlar çözüm olmadan nasıl olacak? Yalan.

“EKONOMİ DÜZELMEZ, YENİ BİR İKTİDAR GELİRSE…”

Bence de ekonomi düzelmez. Çünkü kamudaki harcamalara kısıtlamadıktan sonra düzeleceğini sanmıyorum, zannetmiyorum. Halktan alıyorlar. emekliden alıyorlar, işçiden alıyorlar. Vergiler odur, budur. Kendileri için düzelir mi? Düzelmez. Ancak düzelirse yeni bir iktidar, yeni bir insan mı, yeni bir ekip mi diyeyim, yeni bir sistem mi? Öyle düzelir, düzelirse. O da bir 10 sene gider. Halk rahatlar. 10 sene sonra tekrar aynı.

“GİTTİKÇE DİBE VURUYORUZ”

Keşke olsada memleket, herkes refaha ulaşsa. Gittikçe dibe vuruyoruz. Siz memnun musunuz? Değiliz. Keşke memnun olsak. Ekonomi battı, memleket bitti. Yani üretim yok. Üretim olmayan bir yerde  geçim olur mu? Hep hazır, hazır, hazır. Oradan al, memura ver. Memur, memur. Emekli sürünüyor. Emekliyi gören yok. Keşke iyi şeyler söylemek isterdim ama olmuyor işte.

“YENİLENME ŞART”

Enflasyon mu? Düşmeyecek. Daha kötü olacak. Yenilenme şart.

“220 İLE GİDEN BİR ARABA BİRDEN BİRE DURABİLİR Mİ?”

Enflasyon düşecek diye konuşuyorlar değil mi? 220 ile giden bir araba birden bire durabilir mi? Enflasyon öyle. Önce biraz yavaşlatacaksın. Enflasyonun hızı kesilmemiş bir kere. Hızı kesildikten sonra düşürebilme şansın var. İkincisi de bu ekonomide enflasyon düşmez. Çok basit bir şey. Her şeyi dışarıdan alan bir ülke. Nereden düşecek onu söyler misiniz ya? Böyle bir şey yok. Üretim yok. Ne bileyim yani. Nasıl diyeyim ki? Üretim olmayan bir yerde de tüketim. Toplum tamamen tüketim toplumu olmuş. Bu tüketim toplumun üstüne de bir ekonomi baskı var. O baskıyla beraber ne yapmaya çalışıyorlar? Yok enfesyonu düşüreceğiz. Böyle bir şey olmaz.

“ENFLASYONUN DÜŞMESİ CUMHURBAŞKANI’NIN BİR AN ÖNCE ‘BEN BIRAKIYORUM’ DEMESİNE BAĞLI”

Enflasyon nasıl düşecek. Üretim var mı? Yok. Nasıl düşecek? Ben de onu anlamıyorum. Sen söylüyorsun. Senin söylemenle mi düşüyor? Bu demedi mi? Emekliler yılı olacak. Oldu mu yıl? Olmuyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın söylediği hiçbir şey olmuyor zaten. Hep tersi oluyor. Enflasyonun düşeceği yok. Ha bir miktar düşebilir. Bu çarpan etkisi falan diyorlar da ben de bu etkiyi pek şey yapamıyorum. Nasıl bir etki bu? Nereye çarpıyor? Başka bir yere çarptırsınlar da otomobil fiyatları düşsün. Düşmüyor. Dolar yükseliyor. ya doları aynı yerde tutmak için Merkez Bankası her gün dolar satıyor. Böyle bir şey olur mu ya? Bırak sal gitsin. Vallahi söyleyeceğim bu kadar. Düşmez düşmez. Türkiye’de hiçbir şey düşmez. Enflasyonun düşmesi neye bağlı biliyor musunuz? Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir an önce ‘ben bırakıyorum bu işi’ demesine bağlı. İnanın bana yüzde 40 geriye gelir. Kimse güvenmiyor. Avrupa güvenmiyor. Onlar güvenmeyince para göndermiyor. İş adamları güvenmiyor. Parasını yatırmıyor. Millet, Fransa’da sokak alıyor. Kendi iş adamları bile güvenmiyor.

“TEMENNİMİZ ENFLASYON DÜŞER DİYE BEKLİYORUZ”

Vallahi bilmiyorum yani  inşallah düşer. Temennimiz o yani. Temennimiz o yani düşer diye bekliyoruz yani. Yapacak bir şey yok yani. Yani mümkün değil. Alamıyoruz tabii. Ekonomi önem vermek gerekiyor. Çiftçiye önem vermek. Yani yardımcı olmak gerekiyor. Bence en önemli çiftçinin üretmesi yani. Yani öyle düşünüyorum. Ona önem vermek lazım. Her şeyden önemli o bence. Benim düşüncem o. Çiftçi ekecek, biçecek. Ondan sonra yapacağız. Sorunların çözülmesi lazım. Başka türlü olmaz.

“BİZ BOL BOL BETON ÜRETTİK”

Bu hale kim getirdi ülkeyi? Yeterli mi o cevap? Ekonomi uzmanı olduğunu söyleyen ekonominin acaba E’sinden haberi var mı? Yeterli.Teşekkür ederim. Dünyada besin ürünleri şu anda ucuzluyor. Yunanistan’da biftek ne kadar biliyor musunuz? Bizim parayla 162 lira. Biftek. Demek ki üretiyor onlar. Biz de bol bol beton ürettik Türkiye’de.

“85 MİLYON İNSAN HİZMET İSTİYOR. BU HÜKÜMETİN ARTIK DEĞİŞMESİ LAZIM”

Hiç umudumuz yok. Niye umudumuz yok? Çünkü Cumhurbaşkanımız belli zaten. Adam manda yoğurdu yiyor. Medine Hurması yiyor. Öbürü işte ıstakoz yiyor. Milleti düşünen yok ki. Hani halkın içine inmeleri lazım. Halkın içine inmedikten sonra enflasyonu düşüremezler. Diyanet İşleri Başkanı kendine özel bir araba alıyor ya. Böyle bir ekonomi olur mu ya? Neymiş? Dışarıya gitmek için yani iller arasında o arabayı kullanmak için var. A8 Audi alıyormuş. Böyle ekonomi olmaz ki. Ekonomi nereden başlar? En yukarıdan başlar aşağıya doğru inmesi lazım.  11 tane uçak var. Cumhurbaşkanımız çıktığı zaman 60 tane arabayla geziyor. Ekonomi düşer mi. Hayatta düşmez. Ekonominin düşmesi için bu sistemin değişmesi lazım. Yani doğrusu AK Parti’nin gitmesi lazım. Artık doldu. Zamanı doldu. Yani yeni bir değişiklik şart. Bu ülkede yani. Onun için 1 Mayıs’ta da gördük  bütün askerleri, subayları, polisleri dikmişler göndermeyin. Hani Taksim’e çıksak ne olur çıkmazsak ne olur?  Ekonomiyle ne alakası var bunun? Ama adamlar bırakmıyorlar. Adamlar ne diyorlar? Biz diyorlar biat istiyoruz. Biz de hizmet istiyoruz. Artık bu halk, 85 milyon insan artık hizmet istiyor. Hizmetin olabilmesi için halka inmeleri lazım. Bakanların değiştirilmesi lazım. Hep aynı adamları görüyoruz. Merkez Bankası iki ayda bir değişmemesi lazım… Bu ülkenin kalkına bilmesi için iyi insanların gelmesi lazım. Biz bunu bekliyoruz. Yani bu hükümetin artık değişmesi lazım.

“EKONOMİ BERBAT ŞU ANDA BEKLETİM SIFIR”

Ekonomi berbat. Yani şu Türkiye’nin ekonomisi milli ekonomi olması gerekirken dolara endeksli. Ondan sonra ne bileyim borsaya göre endeksli bir ekonomi. Bunun altınının yükselmesiyle, düşmesiyle veyahut da belli bir seviyede tutup da ekonomiyi düzeltmenin bir anlamı yok. Üretim, üretim, üretim…

“HAYAT ÇOK PAHALI, ENFLASYONUN DÜŞECEĞİNİ ZANNETMİYORUM”

Bence düşmeyecek. Çünkü düşeceğide benzemiyor. Hayat daha çok pahalı oldu. Zannetmiyorum olacağını. İnsanlar da kötü durumda yani. Ne söyleyeyim? Ben de inanmıyorum açıkçası düşeceğine. İşin gerçeği. Artık zaman gösterecek. Gerçek bu. Çok güzel, çok memnunuz. Yani güzel şeyler yapıyor Ekrem İmamoğlu. Ona da inanıyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kent-lokantasi-onunde-sira-bekleyen-vatandaslar-kimi-istakoz-kimi-manda-yogurdu-yiyor-biz-bol-bol-beton-urettik-turkiyede/feed/ 0
Gaziantep Ticaret Odası ve TSKB iş birliğiyle dünya ve Türkiye ekonomisine bakış toplantısı düzenlendi https://www.haber28.com.tr/gaziantep-ticaret-odasi-ve-tskb-is-birligiyle-dunya-ve-turkiye-ekonomisine-bakis-toplantisi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/gaziantep-ticaret-odasi-ve-tskb-is-birligiyle-dunya-ve-turkiye-ekonomisine-bakis-toplantisi-duzenlendi/#respond Sat, 13 Jul 2024 03:24:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25096 Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ve Türkiye Sanayi Kalkınma Bankası (TSKB) iş birliği ile küresel ekonomik gelişmeler, Türkiye’nin küresel ekonomideki konumu, Gaziantep’in potansiyeli ve gelecek planlarının tartışıldığı “Dünya ve Türkiye Ekonomisine Bakış” toplantısı düzenlendi.

Toplantının açılışında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ekonomi demek, her şey demektir, yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için ne lazımsa onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir, her şey demektir.” sözlerini hatırlatan ve ekonomi olgusunun her türlü gelişmeden etkileneceğini vurgulayan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, “Piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, ticaret savaşları, doğal afetler, salgınlar, siyasi belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler ekonomiyi etkiliyor. Daha geçtiğimiz hafta sonu yaşanan İran-İsrail gerginliğini düşünün. Geniş çaplı bir bölgesel çatışma endişesi ile yatırımcıların risk iştahı düştü, varlık fiyatlarında oynaklık arttı. İsrail’in karşılık verebilme durumu hala küresel piyasalarda tedirginlik oluşturuyor. Kısaca vurgulamak istediğim nokta ekonominin her şeyden etkileneceği ve kelebek etkisinin varlığı” dedi.

“Şu an dev dalgalarla savaşıyoruz”

Konuşmasında çarpıcı bir ifade kullanan ve küresel sistemin her parçası birbiri içine geçmiş bir zincir gibi çalıştıkça herkesin aynı gemide olacağını belirten Yıldırım, iş insanları olarak bu ortak geminin kürek takımı olduklarını ve şu an dev dalgalarla savaştıklarını söyleyerek, “İçinde bulunduğumuz süreç bu dalgaların bizi alabora etmesini önlemek adına bir fırsat. 4 yıllık seçimsiz dönemi çok iyi değerlendirip enflasyonla mücadelede başarılı olmak zorundayız. Bu noktada ekonomi yönetiminin verdiği ‘ekonomideki yol haritasına sıkı sıkıya bağlıyız’ mesajı değerlidir. Ancak bu geminin yürümesi için kürek takımının içinde bulunduğu durum göz ardı edilmemeli” şeklinde konuştu.

“Daha fazla girdi maliyeti daha fazla maliyet enflasyonuna sebep olur”

Girdi maliyetlerindeki yüksekliğin maliyet enflasyonu oluşturduğuna dikkat çeken Yıldırım mevcut konjonktürde iş dünyasının durumunu şöyle değerlendirdi: “Yükselen reel ücretler işgücü maliyetlerini artırdı. Artan faizler de erişimi zaten zor olan finansmanın maliyetlerinde çok ciddi artışlara sebep oldu. Tüm bunların yanında enerji fiyatlarına zam gelme ihtimali da sanayi kesiminde tedirginlik oluşturuyor. Yüksek girdi maliyetleri altındaki üretimimiz böylesi bir maliyeti kaldıramaz. Maliyet enflasyonunun artmasına sebep olur.”

“Eksik değerlenen kur rekabet gücümüzü zayıflatıyor”

Enflasyonun altında değerlenen kurun döviz gelirini olumsuz etkilediğini söyleyen Yıldırım, “Kurdaki artışların da genel olarak enflasyonun altında kalması şu dönemde en çok ihtiyacımız olan ihracat gelirini zora sokmakta. Enflasyonun altında eksik değerlenen döviz hem enflasyonu olumsuz etkiliyor hem de küresel rekabet gücümüzü zayıflatıyor. Ekonomimizin döviz ihtiyacını karşılayabilmek için eksik değerlenen değil, gerçekçi değerlenen bir döviz kuruna ihtiyacımız var” dedi.

“Gaziantep yürürse Türkiye yürür”

TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç ise Gaziantep’in kendilerini her zaman heyecanlandıran en güçlü illerden biri olduğunu belirterek, “Gaziantep’in yatırım iştahı her zaman fazladır. Diğer illere göre çok daha fazla yatırım odaklısınız. Çok çevik bir iş dünyası var. Gaziantepli adını duymadığım, haritada yerini gösteremeyeceğim ülkelere mal satıyor. Bu büyük bir esneklik Borcuna sadık, kaynağı hep işinde kullanan bir şehir Türkiye yürürse Gaziantep hep ondan önde yürüyor. Durursa daha hızlı toparlanıyor” ifadelerini kullandı.

“Deprem yılı tek bir yıl değildir”

TSKB’nin deprem bölgesinin toparlanmasına katkı sunmak için bir rapor hazırladığını belirten Bilgiç, ” Depremin ardından bölge için bir rapor hazırlayarak paydaşlarımızla paylaştık. Ama biz “deprem yılı tek bir yıl değildir” diyoruz ve bölgeyi değerlendirmeye devam ediyoruz. Bölgenin rekabet noktalarını güçlendirecek bir tavsiye raporu hazırlıyoruz. Deprem sonrasında gerçekleştirdiğimiz bu ikinci ziyaretle de bölge kalkınmasına katkı sağlamak adına neler yapabiliriz konuşmak, hazırlayacağımız raporla buna yön vermek ve tüm yönetim kadromuzla birlikte sizlerin bankacılık sektöründen beklentilerini dinlemek istedik. Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olduğumuz için de burada sizlerden gelen talepleri oraya da taşıyacağız” ifadelerine yer verdi.

Toplantının devamında TSKB Baş Ekonomisti Dr. Burcu Ünüvar dünya ve Türkiye ekonomisini piyasa ve kalkınma perspektifinden değerlendiren bir sunum yaparken, TSKB Ekonomik Araştırmalar Müdürü Dr. Feridun Tur ise deprem bölgesi ekonomisi değerlendirerek toparlanmaya yönelik tavsiyelerde bulundu.

Toplantı, sunumların ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/gaziantep-ticaret-odasi-ve-tskb-is-birligiyle-dunya-ve-turkiye-ekonomisine-bakis-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
Erdoğan: Enflasyonun düşmesiyle elimiz rahatlayacak https://www.haber28.com.tr/erdogan-enflasyonun-dusmesiyle-elimiz-rahatlayacak/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-enflasyonun-dusmesiyle-elimiz-rahatlayacak/#respond Mon, 03 Jun 2024 05:12:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19673 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, enflasyonu kontrol altına almayı başaracak programa ve kararlılığa sahip olduklarını belirterek, “İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşmeye başlamasıyla elimiz biraz daha rahatlayacak.” dedi.

Erdoğan, AK Parti’nin 15 Temmuz Milli İrade Meydanı’nda düzenlenen Aksaray mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasına, “Dağıyla, bağıyla, insanıyla, medeniyet mirasımıza sahip çıkmasıyla her gelişimizde bu eşsiz şehre kalbimizi bırakıyoruz.” sözleriyle başlayan Erdoğan, pazar günü yapılacak yerel seçimler için destek istedi.

Aksaray’ın geçen yıl 14/28 Mayıs seçimlerinde de coşkusunu sandığa yansıttığını dile getiren Erdoğan, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde yüzde 70’i, cumhurbaşkanlığında yüzde 75’i aşkın oy oranıyla verdiği destek için Aksaraylılara şükranlarını sundu.

Erdoğan, dost gönüllere huzur, düşman gönüllere korku veren Aksaray’ın bugüne kadar girilen her seçimde Hasan Dağı gibi heybetli şekilde yanlarında yer aldığını kaydederek, Aksaray’a teşekkür etti.

Millete verilen sözleri hep yerine getirdiklerini, bundan sonra da aynı şekilde bu yolda devam edeceklerini bildiren Erdoğan, Aksaray’a mahcup olmamak için 21 yıldır gece gündüz çalıştıklarını, pek çok alanda gayet olumlu neticeler aldıklarını söyledi.

Büyümede, milli gelirde, ihracatta, savunma sanayisinde, diplomaside tarihin en iyi seviyelerinin görüldüğünü vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Her dönemde olduğu gibi bu süreçte de pek çok engelle, pek çok sıkıntıyla karşılaşıyoruz. Bölgemizde yaşanan krizlerin, savaşların, gerilimlerin ülkemize olumsuz etkilerini hep göğüslüyoruz. Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de can yakan enflasyonun yol açtığı hayat pahalılığıyla boğuşuyoruz. Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin alım güçlerindeki düşüşü telafi etmek için sürekli yeni adımlar atıyoruz.”

Erdoğan, tüm emeklilere bir defaya mahsus 5 bin lira ödeme yapıldığını, yılbaşında emeklilerin ve çalışanların maaşlarının yüzde 50 oranında arttırıldığını, emeklilerin ikramiyelerinde de yüzde 50 artışa gidildiğini hatırlattı.

“Biz bu senaryoyu defalarca gördük”

Son olarak emeklilere banka promosyon ödemelerini 8 bin ila 12 bin liraya yükselttiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşmeye başlamasıyla elimiz biraz daha rahatlayacak. Çünkü yüksek enflasyon ortamında ne verirsek verelim dipsiz kuyu misali kaybolup gidiyor. Önce enflasyonu kontrol altına almamız gerekiyor. Allah’ın izniyle bunu başaracak programa ve kararlılığa sahibiz.”

Erdoğan, Aksaray mitingine katılımın 35 bin olduğunu, Aksaray’a da bunun yakıştığını söyledi.

“Hep birlikte biraz daha sabredeceğiz.” diyen Erdoğan, ülkenin gücünden ve potansiyelinden rahatsız olan çevrelerin muhalefeti de kullanarak milleti karamsarlık bataklığına sürüklemek istediklerini dile getirdi.

Erdoğan, bu çevrelerin, Türkiye’yi mevcut kazanımlarından edecekleri bir güvensizlik ve istikrarsızlık iklimine sokmayı amaçladıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Gelip geçici sıkıntıları asırlık hedeflerin önüne koyarak milletimizle aramızı açabileceklerini sanıyorlar. Biz bu senaryoyu defalarca gördük. Vesayetin türlü tuzaklarıyla uğraşırken gördük. FETÖ’den PKK’ya terör örgütlerinin saldırılarına karşı koyarken gördük. Emperyalistlerin ülkemize yönelik kuşatmalarını kırarken gördük. Bu oyunu hep beraber bozacağız.

Geçmişte Türkiye’yi asırlık altyapı ihmallerini telafi ederek nasıl 2023’e hazırladıysak şimdi de çok daha fazlasını yaparak Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz. Ülkemizi bugüne kadar 3 kat büyüttük. Önümüzdeki dönemde 2 kat daha büyüteceğiz. Sadece kayıplarımızı telafi etmekle kalmayacak ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getireceğiz. Bunu da Aksaray ile birlikte 81 vilayetimizle birlikte yapacağız.

Önümüzdeki pazar günü sadece merkezin, ilçelerin ve beldelerin belediye başkanlarını seçmekle kalmayacaksınız. Aynı zamanda sandıktan bize vereceğiniz güçlü destekle diğer mücadelelerimizde de işimizi kolaylaştıracaksınız.”

Erdoğan, alandakilere “31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız?” diye sordu, aldığı “Evet” cevabı üzerine, Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramının kutlanacağına inancını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’imden bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğu gibi sağlıkla, huzurla, esenlikle bayrama da kavuşturmasını diliyorum. Kadir gecenizi ve bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-enflasyonun-dusmesiyle-elimiz-rahatlayacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dikkat çeken enflasyon mesajı: Ne verirsek verelim dipsiz kuyu misali kaybolup gidiyor https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-dikkat-ceken-enflasyon-mesaji-ne-verirsek-verelim-dipsiz-kuyu-misali-kaybolup-gidiyor/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-dikkat-ceken-enflasyon-mesaji-ne-verirsek-verelim-dipsiz-kuyu-misali-kaybolup-gidiyor/#respond Mon, 03 Jun 2024 03:37:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19657 Yerel seçim çalışmaları kapsamında Aksaray’da vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye dair dikkat çeken mesajlar verdi. Konuşmasında enflasyonla mücadelenin önemine vurgu yapan Erdoğan, “Yılın ikinci yarısında enflasyonun düşmesi ile elimiz rahatlayacak. Öncelik enflasyonu düşürmek. Ne verirsek verelim dipsiz kuyu misali kaybolup gidiyor. Alım gücündeki düşüşü telafi için adımlar atıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;

“Sevgili Aksaraylılar, kıymetli hanımefendiler, gençler, aziz kardeşlerim hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Medeniyet mirasımıza sahip çıkmasıyla her gelişimizde bu eşsiz şehre kalbimizi bırakıyoruz. Aksaray gönlümüzün baş köşesinde yer alıyor. Aksaray her zamanki gibi inşallah rekoru da kıracak. Aksaray’ın bize olan sevgisinden zerre şüphemiz yok. Geçtiğimiz yılki seçimlerde coşkunuzu sandığa yansıttınız. Verdiğiniz destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Aksaray aslan gibi kükreyerek dost gönüllere huzur düşman gönüllere korku verdi. Yanımızda yer aldığınız için Aksaray’a teşekkür ediyorum.

“ÖNCELİK ENFLASYONU DÜŞÜRMEK”

Sizler yanımızda olduğunuz müddetçe bize durmak, duraksamak yok. Milletimize sözümüzü hep yerine getirdik. 21 yıldır gece gündüz çalışıyoruz. Üretimde, büyümede tarihimizin en iyi seviyesini gördük. Savaşların, krizlerin olumsuz etkilerini göğüslüyoruz. Can yakan enflasyonun yol açtığı hayat pahalılığı ile boğuşuyoruz. Tüm emeklilerimize bir defaya mahsus 5 bin lira ödeme yaptık. Yılbaşında emeklilerimizin ve çalışanlarımızın maaşlarını yüzde 50 oranında artırdık. Emeklilerimizin ikramiyelerinde de aynı şekilde yüzde 50 artışa gittik. Son olarak, banka promosyon ödemelerini 8 ilâ 12 bin lira arasına yükselttik. Yılın ikinci yarısında enflasyonun düşmesi ile elimiz rahatlayacak. Öncelik enflasyonu düşürmek. Enflasyon ortamında ne verirsek verelim dipsiz kuyu misali kaybolup gidiyor. Alım gücündeki düşüşü telafi için adımlar atıyoruz.

“KARAMSARLIK BATAKLIĞINA SÜRÜKLEMEK İSTİYORLAR”

Bugün katılım ne kadar diye sordum, 35 bin… Aksaray’a da bu yakışır. Zaten Aksaray bunun dışında kabul etmek. Hep birlikte sabredeceğiz. Ülkemizin gücünden ve potansiyelinden rahatsız olanlar muhalefeti de kullanarak milletimizi karamsarlık bataklığına sürüklemek istiyor. Gelip geçici sıkıntıları asırlık hedeflerin önüne koyarak milletimizle aramızı açacaklarını sanıyorlar. FETÖ’den PKK’ya terör örgütlerinin saldırılarına karşı koyarken gördük bu oyunu. Geçmişte Türkiye’yi nasıl 2023’e hazırladıysak şimdi de fazlasını yaparak Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz.

“TÜRKİYE’Yİ 2 KAT DAHA BÜYÜTECEĞİZ”

Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getireceğiz. Türkiye’yi 2 kat daha büyüteceğiz. Sadece belediye başkanları seçmekle kalmayacaksınız, diğer mücadelelerimizde de işimizi kolaylaştıracaksınız. Aksaray’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mısınız? Bayram gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını birlikte kutlayacağımıza inanıyorum.

“EKONOMİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Pazar gününe kadar durmak yok, yola devam. Dünya ile yarış halindeyiz ancak istediğimiz yerde değiliz. Başarmamız gereken çok mücadele var. Bir yanımızda Rusya Ukrayna savaşı alevlenerek sürüyor. Diğer yandan Gazze’deki vahşet giderek derinleşiyor. Uluslararası kuruluşların kimseye hayrının dokunmadığına şahit oluyoruz. Son 10 yıldaki maruz kaldığımız sayısız saldırı ile bu felaket tablosuna çekilmek isteniyoruz. Beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz için badireleri atlatarak bu günlere geldik. Bir takım muhterislerin keyfi öyle istiyor diye şimdi pes edemeyiz. Tam tersine mücadele bayrağını daha yukarıya taşıma vaktidir. Devletimizi daha da güçlendireceğiz. Ekonomimizi daha da güçlendireceğiz. Aile yapımıza sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Medeniyet mirasımıza daha sıkı sahip çıkacağız. Hep ileri gideceğiz, büyüyeceğiz. Önümüzdeki asrı kendi çağımız yapmakta kararlıyız.

Son 21 yılda Aksaray’a 88 milyar liralık yatırım yaptık. Cumhurbaşkanı olarak bu kardeşiniz, yerel yönetimlerle le ele vererek hizmetlerimizi beldelerimize kadar ulaştıracağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-dikkat-ceken-enflasyon-mesaji-ne-verirsek-verelim-dipsiz-kuyu-misali-kaybolup-gidiyor/feed/ 0
Tarım Girdi Fiyatları Ocak Ayında Rekor Seviyede Arttı https://www.haber28.com.tr/tarim-girdi-fiyatlari-ocak-ayinda-rekor-seviyede-artti/ https://www.haber28.com.tr/tarim-girdi-fiyatlari-ocak-ayinda-rekor-seviyede-artti/#respond Sat, 18 May 2024 00:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18510 Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2024 yılı Ocak ayı Tarım Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi.

Tarım-GFE’nin Ocak ayında aylık yüzde 7.51 ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu rakam, endeksin ölçülmeye başladığı 2015 yılından itibaren Ocak ayları ortalamasının (3.99) yüzde 88 üzerinde olmuştur” dedi. Tarım-GFE’nin yıllık yüzde 45.11 ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu yıllık rakam, son 9 yılın Ocak ayları ortalamasının (30.55) yüzde 48 üzerinde oldu. Ocak ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyatları enflasyonu, aylık ve yıllık olarak ortalamaların üzerinde ilan edildi” değerlendirmesinde bulundu.

Ocak ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 7.27 ve yıllıkta ise yüzde 41.22’lik artış olduğunu belirten Çandır, “Bu rakamlar, Ocak ayları itibariyle aylıkta 2022 yılından ve yıllıkta ise 2022 ve 2023 yıllarından sonraki en yüksek değerler olmuşlardır” dedi. Çandır, aylıkta tohumda yüzde 5.71, enerjide yüzde 5.51, gübrede yüzde 1.51, ilaçta yüzde 2.56, veteriner hizmetlerinde yüzde 29.35, yemde yüzde 6.48 ve diğer kalemlerde ise yüzde 22.15 artış olduğunu kaydederken, yıllıkta ise tohumda yüzde 49.52, enerjide yüzde 47.37, gübrede yüzde 15.29, ilaçta yüzde 20.76, veteriner hizmetlerinde yüzde 167.95, yemde yüzde 35.72 ve diğer kalemlerde ise yüzde 84.99’luk artışa dikkat çekti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 9.07 ve yıllık yüzde 74.88’lik artış ilan edildiğini belirtti. Çandır, şu değerlendirmede bulundu:

“Ocak ayında Tarım-GFE alt kalemlerinde sıra dışı rakamlar gözlenmiştir. Bunların en dikkat çekici olanları veterinerlik ve diğer kalemlerindeki değişimler olmuştur. Veterinerlik hizmetleri son 5 aydır ciddi bir artış göstermekteydi. Ocak ayında da bu artış eğilimi hızlanarak ve rekor kırarak devam etmiştir. Öyle ki aylık yüzde 29.35’lik artış ve yıllıktaki yüzde 167.95’lik artış tüm zamanların rekorları olmuştur. Diğer bir dikkat çekici olan ise diğer kalemindeki aylık yüzde 22.15’lik artış da yine tüm zamanların rekoru olmuştur. Yıllıktaki yüzde 84.99’luk artış ise 2023 yılı Ocak ayından sonraki en yüksek artış olmuştur.”

TÜİK tarafından Ocak ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 3.85, yıllık yüzde 57.85 ilan edildiğini kaydeden Başkan Ali Çandır, “Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmişken Ocak ayındaki aylık maliyet artışı daha yüksek fakat yıllık maliyet artışı ise üretici fiyatlarının altında seyretmiştir. Üretici lehindeki bu yıllık seyrin önümüzdeki aylarda devam etmesi, üreticiler için önemlidir. Böylece üretici kesimin birikmiş zararlarının azalmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Ocak’ta aylık yüzde 4.57 ve yıllıkta ise yüzde 59.27 gibi yüksek düzeyde arttığına dikkat çekti. Çandır, yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin de aylık yüzde 4.14 ve yıllık yüzde 44.20 yüksek düzeyde arttığını belirten Çandır, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 4.87 ve yıllık ise yüzde 59.09 artmıştı. Bu durum Ocak ayında da tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir” dedi.

Ocak ayında tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 6.70 ve yıllık yüzde 64.86 arttığını hatırlatan Çandır, gıda enflasyonunun Ocak ayında aylık yüzde 5.19 ve yıllık yüzde 69.71, işlenmemiş gıda enflasyonunun ise aylık yüzde 7.01 ve yıllık yüzde 87.35 arttığını belirtti. Çandır, “Tüketicinin gıdadaki ve işlenmemiş gıdadaki aylık yüksek enflasyonları, önümüzdeki dönemde olması ihtimal yüksek seyrin kaynaklarından biri olacaktır. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı enflasyonun üzerinde bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermeye devam etmektedir” değerlendirmesinde bulundu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-girdi-fiyatlari-ocak-ayinda-rekor-seviyede-artti/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Enflasyonist yeni vergi olmayacak, KDV, kurumlar ve gelir vergisini artırmayacağız https://www.haber28.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-enflasyonist-yeni-vergi-olmayacak-kdv-kurumlar-ve-gelir-vergisini-artirmayacagiz/ https://www.haber28.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-enflasyonist-yeni-vergi-olmayacak-kdv-kurumlar-ve-gelir-vergisini-artirmayacagiz/#respond Thu, 02 May 2024 22:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16549 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Şimşek, enflasyonun yüksek seyrinden ötürü sık sık ortaya atılan “Yeni vergiler gelecek” iddialarına karşı böyle bir çalışmalarının olmadığını belirtti.

“İSTİSNALARI GÖZDEN GEÇİRECEĞİZ”

Bakan Şimşek’in sözlerinden öne çıkanlar şöyle:

“Orta Vadeli Program nedir? Öncelikle onu açıklayalım; bu program üç yıllık bir program. Programın özü dezenflasyon yani enflasyonu tek haneye indirmek. Yani üç yıllık bir program yaptık. Para politikalarını işlevsel hale getirmek için yaptık. Orta Vadeli Programın üç temeli vardır. Sıkı para politikası, sıkı maliye politikası dolayısıyla enflasyon düşecek.

Orta Vadeli Program’da şunu bir şekilde ortaya koymuşuz demişiz ki; istisnaları gözden geçireceğiz. İndirimli KDV oranlarını gözden geçireceğiz, muafiyetleri gözden geçireceğiz. Çok net çizmişiz. Hiçbir ülke siyasi sahiplenme olmadan başarıya ulaşamaz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu program hazırlandı.

“YÜKSEK ENFLASYON SORUNUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Bu program Eylül’de açıklandı. 3 temel bileşeni var. 1. Bileşen dezenflasyon yani fiyat istikrarı. Şu an yüksek enflasyon sorunuyla karşı karşıyayız. Dünyada da yüksek ama bizde dalga boy yüksek. İlk olarak tek haneye düşürmeye yönelik bir program. Bunun için sıkı bir para politikası var. Merkez Bankası’ndaki arkadaşlar işlerini yapıyorlar. Merkez Bankası enflasyonu çapalayacak çerçevede parasal sıkılaşmaya gitti. Şartlar neyi gerektiriyorsa onu yaparlar. Merkez Bankası enflasyonu düşürmek için ne gerekiyorsa yapacak.

Bütçede deprem hariç muazzam bir disiplin sağlandı. Gelirler politikası da bundan sonra beklenen enflasyona göre şekillendirilecek?

“ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ 2024’ÜN İKİNCİ YARISINDA”

Biz bunu programı açıklarlarken söyledik. Enflasyondaki düşüş 2024 yılının ikinci yarısında başlayacak. Enflasyona mayıs ayı dahi yükselmeye devam edecek. Çünkü şubat ayı enflasyonunu hedef alalım. Yüzde 67. Bu şubat 2023 ve 2024 arası enflasyon. Yani son 12 ayın enflasyonu. Birincisi geçen sene bu ülkede asrın felaketi yaşandı. İnşaat girdilerinde çok büyük bir artış oldu. Aynı sektörde İşçilik maliyetlerinde ciddi bir artış oldu. İnsanlar büyük şehirlere göç etti ve kira fiyatları yükseldi. Bunlar bir kerelik bir şey ama geçen sene temmuz ağustos eylül aylarında yaşandı. Bu önümüzdeki temmuz ağustosta yaşanmayacak.

“ENFLASYONİST YENİ VERGİ OLMAYACAK”

Geçen sene bir seçim vardı. Gelirler politikası oldukça cömert belirlendi. Bunun da etkisi var. Önümüzde 4 yıl seçim olmayan bir dönem var. Biz burada sadece para politikası üzerinden değil. Enflasyonu kalıcı olarak bir şekilde aşağı çekmek istiyoruz. Enflasyondan en çok etkilenenler sabit gelirliler.

Geçen sene deprem nedeniyle çok büyük bir açıkla karşı karşıyaydık. Dışardan borçlanmak yerine açığı azaltmaya gittik. Bundan dolayı vergi artışlarına gittik. Bunlar doğrudan doğruya enflasyon. 2024’te bunlar olmayacak. Bunlar da tek seferlik etkiler.

Enflasyonist yeni vergi olmayacak.

OVP’de çok net bir şekilde vergiler için çerçeve çizdik. Biz KDV genel oranını artırmayacağız, yüzde 20 üst limit. Kurumlar vergisini artırmayacağız. Gelir vergisini artırmayacağız. Çok netiz bu konuda. Ancak istisna muafiyetleri gözden geçireceğiz. Bunlarda verimlilik ne durumda bakacağız.

“ENFLASYON 3 TEMMUZ’DAN İTİBAREN DÜŞECEK”

Enflasyon Temmuz 3’ünden itibaren düşmeye başlayacak. Çünkü çıktı açığı Temmuz’da eksiye dönüyor. Baz etkisi var. Para politikası gecikmeli çalışıyor.

Başından beri enflasyon yılın ikinci yarısından itibaren düşmeye başlayacak diyoruz. Enflasyonda düşüş trendi başlamış durumda. Bir program var sabırla kararlılıkla uygulayacağız. “

Ayrıntılar geliyor…

]]>
https://www.haber28.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-enflasyonist-yeni-vergi-olmayacak-kdv-kurumlar-ve-gelir-vergisini-artirmayacagiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyonu tekrar tek haneli oranlara düşürmek istiyoruz https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-enflasyonu-tekrar-tek-haneli-oranlara-dusurmek-istiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-enflasyonu-tekrar-tek-haneli-oranlara-dusurmek-istiyoruz/#respond Sun, 07 Apr 2024 00:00:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13291 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye olarak amacımız, üretim, istihdam ve ihracat boyutunda ivme kaybı yaşamadan, yani vatandaşımızın aşına, ekmeğine, işine halel getirmeden enflasyonu tekrar tek haneli oranlara düşürmektir.” dedi.

Partisinin, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Elazığ mitinginde vatandaşlara hitap eden Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz demeden tüm güçleriyle çalıştıklarını söyledi.

Erdoğan, vatandaşlara seslenerek, “31 Mart akşamı ben Palu’dan farklı bir ses bekliyorum. Ne demek istediğimi anladınız değil mi?” ifadesini kullandı.

Ekonomide, savunma sanayinde, ihracatta, istihdamda, üretimde, çevre ve şehircilikte sürekli yeni başarılara imza attıklarını dile getiren Erdoğan, geçen haftalar içinde 5. nesil savaş uçağı KAAN’ın gökyüzüyle buluştuğunu anımsattı. Erdoğan, Türkiye’nin böylece bu alanda dünyanın ilk 4 ülkesi arasında yer aldığını vurguladı.

Milli muharip uçağı KAAN’ın ilk uçuş görüntülerini gösteren Erdoğan, “KAAN uçuyor, gökle buluştu. Nerede bu CHP, nerede diğerleri? inşallah 2028 yılında KAAN’ı savaş uçağı filomuza dahil etmeye başlıyoruz.” dedi.

“Enflasyonu uzun yıllar tek haneli rakamlarda tuttuysak, aynısını yine başaracağız “

Erdoğan, ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, ekonominin 6 Şubat’ta yaşanan ve Elazığ’ı da etkileyen depremlere, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl yüzde 4,5 büyüdüğünü söyledi.

Milli gelirin ilk defa 1 trilyon dolar barajını aşarak, 1 trilyon 119 milyar dolara ulaştığını aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İhracatımız düzenli bir şekilde artmaya, cari açığımız istikrarlı şekilde iyileşmeye devam ediyor. İstihdam konusunda da hamdolsun güzel bir yerdeyiz. Merkez Bankamızın döviz rezervlerinde herhangi bir sorun yok. Yani, ekonomimizin temel direkleri son derece sağlam, dirençli ve güçlü. Tüm dünya gibi bizim de en büyük sıkıntımız enflasyonun tetiklediği hayat pahalılığıdır. Kovid-19 salgınının ve ardından Rusya-Ukrayna arasında başlayan savaşın olumsuz etkileri ekonomide devam ediyor. Bugün Avrupa’sından Amerika’sına varıncaya kadar herkes enflasyonu dizginlemek için çeşitli adımlar atıyor, çareler arıyor.

Enflasyonu indirmek bugünden yarına olacak bir şey değil. Dahası dünyanın genel gidişatı da bu süreci oldukça zorlaştırmakta. Türkiye olarak amacımız üretim, istihdam ve ihracat boyutunda ivme kaybı yaşamadan, yani vatandaşımızın aşına, ekmeğine, işine halel getirmeden enflasyonu tekrar tek haneli oranlara düşürmektir. İnşallah, biraz daha sabrederek bu hedefimize ulaşacağız. Nasıl daha önce enflasyonu uzun yıllar tek haneli rakamlarda tuttuysak, aynısını yine başaracağız.”

Tüm bunları söylerken elbette her şeyin süt liman olduğunu ifade etmediklerine dikkati çeken Erdoğan, çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere vatandaşların yaşadığı sıkıntıların hepsini bildiklerini, gördüklerini söyledi.

Erdoğan, “Bütçe imkanlarımızı zorlayarak, emeklilerimizin yükünü hafifletecek çeşitli adımları da attık, atıyoruz.” diye konuştu.

Sene başından önce her bir emekliye 5’er bin lira ödeme yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin maaş zam oranlarına yüzde 12 ilave artış yaparak, memur emeklilerimizle aynı seviyeye getirdik. Yani, SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı fark etmeksizin tüm emeklilerimiz ücretlerinde 2024’ün ilk 6 ayı için yüzde 49,25 zam almış oldu. En düşük emekli aylığını ise 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkardık. İlk kez bizim uyguladığımız emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de yüzde 50 artışa gittik. Sadece bu iyileştirmeler için kullandığımız ilave kaynak tutarı 300 milyar lirayı buldu.

Bütçe imkanlarımız genişledikçe, devletimizin gelirleri arttıkça inşallah çok daha fazlasını yapacağız. Türkiye Yüzyılı’nın emektarları olarak gördüğümüz emeklilerimizin şunu bilmesini isterim. Biz, muhalefet gibi hayal taciri değiliz, hiçbir zaman da olmadık. Biz, sırf oy uğruna milletimize yalan söyleyemeyiz, boş söz veremeyiz. Şimdiye kadar insanımıza karşı hep dürüst olduk, hasbi ve harbi davrandık. Vatandaşımızla daima gönül diliyle, açık yüreklilikle konuştuk. Bugün de aynı samimi tavrımızı koruyoruz.”

Erdoğan, vatandaşlarla el ele vererek ve sorunları birlikte çözeceklerini belirterek, “Yeter ki aramıza kimseyi sokmayalım. Yeter ki birliğimizi, beraberliğimizi muhafaza edelim. Gerisi Allah’ın izniyle kolaydır.” dedi.

“30 yıllık tecrübeye sahibiz”

Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak tek gayelerinin, vatandaşlara hizmet olduğunu ifade eden Erdoğan, ülkeyi büyütmenin, şehirleri geliştirmenin, vatandaşları hak ettikleri hizmetlerle buluşturmanın derdinde olduklarını vurguladı.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Belediyelerde her biri şanla şerefle geçen 30 yıllık tecrübeye sahibiz. İktidardaki 21 yıllık hizmet yolculuğumuzda ise daha önce hayal dahi edilmeyen nice yatırımı, eseri, projeyi ülkemize kazandırdık. Ülkemizin eksiklerini gidermekle kalmadık, her alanda Türkiye’yi tarihinin en büyük kalkınma ve yatırım hamlesiyle tanıştırdık.

Rakiplerimiz ise son 21 yılı bizi engellemekle, yatırımlara kara çalmakla geçirdi. Bizim ak dediğimize kara diyerek, bizim yaptıklarımızı eleştirerek, mahkeme kapılarında nöbet tutarak yıllarını harcadılar. Sorumlu siyaset nedir, nasıl yapılır, bir türlü öğrenemediler. ‘Armut piş ağzıma düş’ anlayışının getirdiği tembellikten kendilerini bir türlü kurtaramadılar. Bugün de aynı tavrı sergiliyor, aynı iş bilmezlikle günlerini geçiriyorlar.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-enflasyonu-tekrar-tek-haneli-oranlara-dusurmek-istiyoruz/feed/ 0
KDV ve MTV’ye düzenleme yapılacak mı? Bakan Şimşek net konuştu https://www.haber28.com.tr/kdv-ve-mtvye-duzenleme-yapilacak-mi-bakan-simsek-net-konustu/ https://www.haber28.com.tr/kdv-ve-mtvye-duzenleme-yapilacak-mi-bakan-simsek-net-konustu/#respond Sun, 31 Mar 2024 05:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12387 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında açıklamalarda bulunarak bir süredir seçimlerden sonra yeni vergiler getirileceği iddialarının yayılması üzerine “Vatandaşa da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız.” diyerek “KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak. MTV’de bir düzenleme olmayacak.” ifadelerini kullandı.

“PROGRAMIMIZIN ÖZÜ ENFLASYONU TEK HANEYE İNDİRMEK”

Bakan Şimşek Habertürk TV’deki açıklamalarında “Kurala dayalı, uluslararası normlara dayalı bir program çerçevesi koyduk. Eylül ayında programı koyduk ama fiili uygulama daha erken başladı.” diyerek “Programımızın özü enflasyonu tek haneye indirmektir. Şu anda fiyat istikrarından uzağız ama hedefimiz bu.” şeklinde konuştu. Bakan Şimşek’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

“Programımızın 3 temel hedefi var. En öncelikli hedefimiz enflasyonu tek haneye indirmekti. Enflasyonu ideal olarak düşük tek haneye indirmek. Fiyat istikrarından çok uzağız ama hedefimiz bu. Programın özü dezenflasyondur. İkinci hedefimiz bunu destekleyecek nitelikte mali disiplinin yeniden tesis edilmesidir. Mali disipline baktığımızda bütçe performansı iyi. Deprem felaketi yaşadık. Bütçe açığı çok arttı. Bütçe açığının yüzde 3’ün altına çekilmesi ana hedeflerimizden bir tanesidir. Borcun da milli gelire oranını kalıcı şekilde yüzde 40’ın altında tutmaktır. Cari açığı uygulayacağımız politikalarla milli gelire oranla yüzde 2,5’in altına çekmek. Sürdürülebilir cari açık. Dış borcu aşağı çekmek, ihtiyaç duyulan rezervi kalıcı şekilde sağlamak. Bu da üçüncü hedefimiz.

“KKM’DEN TAM OLARAK ÇIKACAĞIZ”

Bu yolculukta iki unsur daha öne çıkıyor. Bu hedeflere ulaşmada ayak bağı olan KKM’den çıkış stratejimiz var. Rezerv birikimi de gereklidir. KKM’den kademeli olarak tam çıkış öngörüyoruz. Bütün bunları kalıcı hale getirecek, mali disiplini kalıcı hale getirecek yapısal reform hedefimiz var.

“RİSK PRİMİ 300’E KADAR DÜŞTÜ”

Program çalışıyor. Bizim bazı alanlarda öngördüğümüzden çok daha güçlü çalışıyor. İçeride ve dışarıda tüm kesimlerin, piyasa aktörlerinin programa inanmasıdır. Risk priminde özetlendiği kanısındayım. Türkiye’nin dış kaynağa çok daha makul maliyetlerle erişmesinin önünü açtı. Baktığınız zaman Türkiye’nin Ağustos’a kadar risk primi farkı gelişmekte olan ülkelerin çok üstündeydi. Ağustostan itibaren gelişmekte olan ülkelerden çok daha düşük spreadlerle uluslararası finansmana erişim sağladık. 700 CDS’ten 300’e gerileme piyasanın bu programa inandığını gösterir.

“ENFLASYONU AŞAĞI ÇEKMENİN KOŞULLARI HAZIRLANIYOR”

Reel sektöre geldiğimizde geçen sene Ocak-Mayıs döneminde 100 dolar borç ödediklerinde 73 dolar borç buluyorlardı. Bizim için uzun vadeli perspektif daha önemli. Biz dedik ki ekonomide yeniden dengelenme, iç talebin ılımlı hale geldiği, dış talebin büyümeyi destekleyici noktaya geldiği bir yapı istiyoruz dedik. Böyle bir ekonomide büyümenin kompozisyonda enflasyonu aşağı çekmemizi ve cari açığı aşağı çekmeyi sağlayacak temel koşuldur. 2023’ün ikinci çeyreğinde yurt içi talebin büyümeye katkısı 10.2 puan. Net ihracatın etkisi -6,3 puan. 3. çeyrekte düzelmeye başlıyor. Net ihracatın etkisi -6,3’ten -2,6’ya düşüyor. 4. çeyrekte 2023 yılı yurt içi toplam talebin büyümeye katkısı 4,6 puana iniyor. Net ihracatın etkisi -0,6, yani sıfıra yaklaşıyor. Net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim istediğimiz bu. Enflasyonu aşağı çekmenin bütün koşulları şu anda hazırlanıyor. Kalıcı şekilde.

“ÖNÜMÜZDEKİ 12 AY ENFLASYON DÜŞECEK”

12 aylık cari açık 60 milyar doların üzerine çıkmıştı. Aralık’ta 45 milyar dolara geriledi. 2 aylık dış ticaret rakamlarına bakarsak 13,2 milyar dolarlık iyileşme var. Cari açık Şubat-Mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına inecek. Cari açık dramatik şekilde daralıyor, program çalışıyor. Bunlar değerli şeyler. Finansal piyasaların gördüğü resim var, bir taraftan bizim sürekli şekilde ana hedefimiz enflasyon düşmesi. Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir. Çok net şekilde piyasalar diyor ki inanıyoruz, enflasyon düşecek diyor.

“KURDA DEĞERSİZLEŞME ÖNGÜRMÜYORUZ”

Önümüzdeki senenin ilk yarısı dahil enflasyon yüksek kalacak dedik ve yükselecek dedik. Baz etkisi var, para politikası gecikmeli olarak çalışır. Aktarım mekanizmasının etkili olduğu ülkelerde dahil 18 aya yayılan aktarım mekanizması var. Para politikası gecikmeli olarak çalışacak. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda iç talepte ılımlı seyri net olarak göreceğiz. 2021’de dolar/TL kuru 18’e çıkıyor, 2023’ün ilk çeyreğinin sonuna kadar aynı seviyede kalıyor. Kuru serbest bıraktık, geçici olarak enflasyonist.

Geçen sene gelir politikalarının etkisi var, deprem olmuş, inşaat malzemeleri özellikle orada inşaat malzemelerinde çok ciddi artış var. Bu sene böyle bir şey olmayacak. Vatandaşlar deprem bölgesinden göçmek zorunda kaldı, kiralar arttı. 2023’ü besleyen bir sürü enflasyon faktörü ortadan kalkacak. Kurda reel olarak değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi sistemden çıkacak. Vergilerin etkisi çıkacak.

“KDV VE MTV’DE DÜZENLEME YAPILMAYACAK”

Para politikası MB’nin uhdesinde, orada çok değerli benden çok daha birikimli arkadaşlarımız var. Onlar işlerini biliyorlar. Onlara saygım var. Biz enflasyonu çıpalayacak noktaya geldik diyorlarsa onlara saygım var. Biz vatandaşımıza da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız. İlk geldiğimiz gün dedik ki, öngörülebilirlik, şeffaflık. OVP’de bizim maliye politikası konusunda ortaya koyduğumuz vizyon neyse onu uygulayacağız. Biz vergi istisnalarını gözden geçireceğiz diyor. O istisnalardan verimli olmayanla ilgili çalışma yapacağız diyor. KDV genel artışı olmayacak. Kurumlar vergisinde artış olmayacak. Gelir vergisi oranlarında artış olmayacak. MTV’de yeni düzenlemeyi aklımızın ucundan geçirmedik. Polemiklere sosyal medyayı dikkate almıyorum. Piyasalarda belirsizliği artımak, seçime yönelik olarak spekülatif amaçlı bir sürü iddia ortaya konuyor. Koyanlar da saygın olması gereken kişilikler. Kaynağını sormadan. Arasınız bana ulaşamazsan basın danışmanına ulaşırsın, iddiaları sorarsın. Bunların niyeti kötü. Gündemimizde kayıt dışılıkla mücadele dışında ve bazı istisnaların verimli olup olmadığı dışında özel çalışmamız yok.

“VATANDAŞ BİZDEN BUNU BEKLİYOR”

Harcamaları kalem kalem gözden geçiriyoruz. Her bakanlık gelecek, bir sonraki sene için parayı ne için istediğini ortaya koyması lazım. Şu anda biz harcamaları gözden geçirme çalışmasını başlattık. Vatandaş bizden de tasarruf istiyor. Vatandaş bizden bunu bekliyor. Konya’da depremden sonra Ankara’da Hazine binası var. Kolonları çatladı ve 20 kişilik bir uzman ekip inceledi ve çok riskli dediler. 1 metrekare biz yer kiralamadık. 1950 kişiyi kendi bünyemizde maliyenin diğer binalarına yerleştik, 1 metrekare yer kiralamadık. Taşıtlar konusunda ne gerekiyorsa taşıt talebi varsa yerli üretim ve elektrikli alabilirsin diyoruz. Yeni araç istiyorsanız mevcudu satacaksınız. Geçen sene kurumlara hatırlattım, kurumlara hesap soracağız. Maliye ayağında dezenflasyonu destek olacağız çok net. Bütçe hedefimiz var, bunu tutturduk.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kdv-ve-mtvye-duzenleme-yapilacak-mi-bakan-simsek-net-konustu/feed/ 0
Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu: Enflasyonun düşmesi iç talebin kısılmasıyla mümkün https://www.haber28.com.tr/prof-dr-hayri-kozanoglu-enflasyonun-dusmesi-ic-talebin-kisilmasiyla-mumkun/ https://www.haber28.com.tr/prof-dr-hayri-kozanoglu-enflasyonun-dusmesi-ic-talebin-kisilmasiyla-mumkun/#respond Mon, 15 Jan 2024 08:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2653 Türkiye ekonomisinin 2024 yılına enflasyonu düşürme hedefiyle girdiğini belirten Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, değerlendirmelerde bulundu. Kozanoğlu, enflasyonun öngörülen yıl sonu yüzde 36 hedefine yaklaşması ya da Merkez Bankası Enflasyon Raporu’ndaki yüzde 30-42 enflasyon aralığının üst sınırını aşmamasının ancak iç talebin kısılmasıyla imkanlı olduğuna işaret etti.

Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, dar gelirlinin harcama profilinde gıda, ulaştırma ve kira gibi giderlerin ağırlıklı olduğunu belirtti. Bu nedenle gıdada yüzde 72, ulaştırmada 92.5, kirada ise yüzde 108.5 oranındaki artışlar ile enflasyonun en çok dar gelirliyi etkilediğini belirtti. Hizmetlerdeki yüzde 90.7’lik artışın ise daha çok turistlerin ve hali vakti yerinde kişilerin daha fazla yararlandığı ekonomik aktivitelerdeki talep yüksekliğini gösterdiğini söyledi. Kozanoğlu, “Faizler yükselip talep zayıfladıkça otomotiv, beyaz eşya, giyim kuşam gibi sektörler olumsuz etkilenir. Buna karşılık zorunlu tüketim maddelerinde ve orta üst kesimlere yönelik hizmetlerde yavaşlama daha geç hissedilir” açıklamalarını yaptı.

Emekli, memur ve asgari ücrete yapılan zamların etkilerine de değinen Kozanoğlu, “Asgari ücret yılda bir kez belirleneceği için bundan sonra her ay asgari ücretlilerin alım gücü zayıflayacak. Bunu bilen asgari ücretli de özellikle dayanıklı ürünlerde market alışverişlerini öne çekecek. Şu anda açlık sınırı 14.025 TL. Yani tüketici enflasyonu yüzde 21.2’yi bulunca asgari ücret açlık sınırının altına düşecek” dedi.

“Beyaz yakalıda tatminsizlik ve işe yabancılaşmayı beraberinde getiriyor”

Kozanoğlu ayrıca istisnai bir ücret olması gereken asgari ücretin giderek özel sektörde norm ücret haline geldiğine işaret etti. Özellikle deri, giyim, mobilya, gıda, inşaat, toptan ve perakende ticaret ve lokanta-kafelerde bu oranın yüzde 70 ve üzerine çıktığını söyledi. Beyaz yakalı ve yüksek eğitimli ücretlilerin, asgari ücrete yaklaşmasının bazı olumsuz etikleri olduğuna da değinerek, “Tatminsizlik, işe yabancılaşmaya yol açıyor. Beyin göçünü hızlandırıcı bir etki yapıyor” değerlendirmesini yaptı. Özel sektörle kamu istihdamı arasında da makasın ikincisi lehine açıldığına dikkat çeken Kozanoğlu, “İnsanlarda kamuya kapılanma eğilimi artıyor. Eğitimin, deneyimin, işteki başarı ve arzunun giderek daha az prim yaptığı, çalışanların karnını doğurmaya şükretmesi eğilimi güçleniyor” görüşlerini dile getirdi.

“2024’ün ikinci yarısı ekonomide keskin soğuma dönemi”

Türkiye ekonomisinin iç talep çekişli bir dönem yaşadığına işaret eden Kozanoğlu, buna karşılık işgücünün milli gelirden aldığı payın giderek daraldığını kaydetti. Kozanoğlu’na göre, bu durum bir ölçüde pandemide özellikle uzaktan çalışanların birikimlerinin artması ve “refah etkisi” denilen orta üst gelir grubunun emlak, otomotiv ve borsa yatırımlarının prim yapmasının verdiği güvenle harcama isteklerinin kamçılanmasıyla açıklanabilir. Ama daha çok, bireysel krediler dahil kredi faizlerinin enflasyonun çok altında tutulması nedeniyle insanların gelirlerinin çok üzerinde harcama yapmalarının bir sonucu olduğunu değerlendiriyor. “Yükselen faizlerle talebin bu kaynağı da kuruyacak, 2024’ün ikinci yarısında ekonomide keskin bir soğuma görülecek. Şu anda hafif bir yavaşlama gösterse de kredi kartlarıyla harcama yıllık yüzde 160 artışla hala canlı. Onun da durulması gerçekleşirse yavaşlama daha belirginleşir.”

“Ekonomik durgunluk, işsizliği yukarı çeker”

Kozanoğlu, ekonominin durgunluk eğilimlerinin her zaman işsizliği yukarı çektiğini hatırlattı. 2018 döviz şokunun ardından oluşan 2019’daki yüzde 13.7 işsizlik oranı hatırlatan Kozanoğlu, “Şirketler kolay işçi çıkartmak istemeyecekler. Deneyimli elemanları kaybetme kaygısı taşıdıkları için genç işsizliği tırmanabilir. Şu anki yüzde 16.3 genç işsizlik oranının çok üzerinde yüzde 20-25 aralığında bir oranla karşılaşılabilir. Ekonomik yavaşlamanın ilk etkileri kasım ayında işsizlik oranının yüzde 0,4 artışla yüzde 9,0’a yükselmesinin yanı sıra sanayi üretiminin de bir önceki aya göre yüzde 1,4 daralmasıyla hissedilmeye başlandı” dedi.

Kozanoğlu, yabancı sermayenin kaçma riskine işaret etti

Kozanoğlu, muhtemel bir faiz indiriminin ise yabancı sermayeyi kaçırma riski taşıdığını vurguladı. Kozanoğlu’na göre, sıcak para domates, peynir fiyatına bakmaz. “Sadece ülkede bulunduğu sürede sağlayacağı getiriyi ve çıkış anında giriş kuruna göre TL’deki uygun görmediği noktada ülkeyi terk etmekte tereddüt göstermez” diyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm gayretlere, küresel tanıtım turlarına karşılık 2023’te borsa ancak 1.3 milyar dolar, DİBS de 4.9 milyar dolar çekebildi. 2024 yılı işte dezenflasyon sürecini sürdürme amacı ile ekonominin ani bir duruşa geçmesini önleme gereği arasında ekonomi yönetiminin zor tercihlerde bulunacağı bir dönem olacak. Ama bu kemer sıkma programının en büyük yükünü yine emeğiyle geçinen geniş halk kitleleri çekecek.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/prof-dr-hayri-kozanoglu-enflasyonun-dusmesi-ic-talebin-kisilmasiyla-mumkun/feed/ 0