Mecliste yapılan güven oylamasında Scholz’a 207 milletvekili destek verirken, 394 milletvekili ret oyu kullandı. Oylamada 116 milletvekili ise çekimser kaldı.
Şansölye Scholz’un güvenoyu için 367 oy alması gerekiyordu.

Başbakan Scholz’un, oylamanın soncunun açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir araya gelmesi ve erken seçimin yapılması için Cumhurbaşkanı’na meclisi feshetmesi önerisinde bulunması bekleniyor.
NE OLMUŞTU?
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 6 Kasım’da Almanya’daki hükümet ortakları Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) temsilcileriyle yaptığı toplantıda, FDP Genel Başkanı da olan Maliye Bakanı Christian Lindner’i görevden almıştı.
Toplantının ardından FPD, hükümette yer alan bakanlarını geri çekmiş ve renklerinden dolayı “trafik ışığı koalisyonu” olarak adlandırılan hükümet dağılmıştı.

Scholz, 11 Aralık’ta yaptığı açıklamada, erken seçiminin önünü açmak için 16 Aralık’ta Alman Anayasası’nın 68. maddesi uyarınca meclisten güvenoyu talep edeceğini belirterek “Meclis üyeleri, önerdiğim yolu izlerse, Cumhurbaşkanı Steinmeier’e pazartesi öğleden sonra meclisin feshedilmesini önereceğim.” ifadesini kullanmıştı.
Cumhurbaşkanı Steinmeier’ın, anayasaya göre 21 gün içinde Başbakan’ın önerisi üzerine meclisi feshetmesi ve ardından 60 gün içinde erken genel seçim yapılması bekleniyor.


SEÇİM NE ZAMAN?
Ülkede hükümetin dağılmasının ardından SPD, Yeşiller ile ana muhalefetteki Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin meclis grupları seçim tarihi için 23 Şubat 2025’te anlaşmıştı.
Seçim tarihine ilişkin nihai kararı Cumhurbaşkanı Steinmeier verecek ancak partiler şimdiden erken seçim için çalışmalara başladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı. Resepsiyonda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine, Anayasa çalışmalarına ve seçim sonuçlarına ilişkin konuştu.
Özel, iktidarın yeni anayasa çalışmalarına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“EĞER ANAYASAYI DEĞİŞTİRECEKSENİZ ÖNCE UYDUĞUNUZU GÖRMEMİZ LAZIM”
“Cumhurbaşkanı’nın bugün değişimden bahsediyor olması ve Sayın Erdoğan’ın da artık değişimci olması Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasetin diline egemen olduğunu gösteriyor ki bu güzel bir şey. Cumhuriyet Halk Partisi değişerek güçlendi. Bu tutumlarını değiştiremezlerse zayıflamaya devam edecekler. Sayın Cumhurbaşkanı’yla önümüzdeki hafta görüşmeyi planlıyoruz. Kendilerinden randevu talep edeceğiz. Anayasayla ilgili birtakım talepler ilettiğini söyledi. Tabii ki Türkiye Büyük Millet Meclisi müzakere zeminidir ve her zaman liderler birbiriyle konuşur. Sayın Meclis Başkanı’nın bir ziyaret yapacağını söyledi. Geçen sefer değiştirilen anayasaya niye uymuyorsunuz? Bir anayasa uymamak için değiştirilir mi? Eğer anayasayı değiştirecekseniz önce uyduğunuzu görmemiz lazım. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymamak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamak… Anayasa ayaklar altında. O yüzden elbet ikimiz de gündemlerimizi konuşacağız. Elbette görüşmeler olur liderler arasında ama bir şey uymamak için değiştirilmez. Bir şey değiştirmek istiyorsanız önce bir mevcuduna uyun da onu görelim.”
“DEVLETLE MİLLETİ YARIŞTIRIRSANIZ MİLLET, DEVLETİ HER ZAMAN YENER”
Seçim sonuçlarına ilişkin konuşan Özel, erken seçim tartışmalarıyla ilgili de şunlara dikkati çekti:
“Şu anda Türkiye’de nüfusun yüzde 65’ini CHP’li belediyeler yönetiyor. Milli gelirin yüzde 78’i CHP’li belediyelerin yönettiği yerlerde ve verginin yüzde 86’sını CHP’nin yönettiği belediyeler topluyor. Bir yandan da yürütmeye ilişkin tüm yetkileri elinde tutan Sayın Recep Tayyip Erdoğan var. Bu şartlar altında seçmen bize birbiriyle konuşmayan, kavga eden iki siyasi lider olma görevi vermedi. Birbirimizi dinleyeceğiz, anlayacağız ve buna uygun olarak seçmenin bize verdiği görevleri yapacağız. Biz, yerel seçim sonuçlarına saygılı bir dil bekleriz.
Seçmenle seçimde bir akit yapıyorsunuz. Ben seçimde ’31 Mart’ta bizi birinci parti yapın, erken seçimin kapısını açın’ demedim seçmene. Aksine ‘Bu bir yerel seçim’ dedim, ‘AKP’lisi MHP’lisi oy ver, bu bir sarı kart gösterme’ dedim, ‘Eğer bize oy verirseniz belediyeleri iyi yönetiriz, adil yönetiriz’ dedim. AKP’den 3.75, MHP’den de buna yakın bir seçmen CHP’ye oy vermiş. Bu seçmene ‘Oyu ver, yerel seçimdeyiz’ deyip, 1 Nisan günü ‘Hadi erken seçim’ dersem bu seçmene saygısızlık olur. Sen emekliyi duymazsan, ‘Asgari ücrete zam yapmayacağım’ dersen, mülakatı kaldıracağım deyip seçimden sonra mülakata devam dersen millet bu sonucu sana yaşatır, sarı kartı yersin. Şimdi sarı kartlı oyuncu hala ders almıyorsa millet bu sefer döner, kırmızı kart göstermek üzere erken seçim ister. Ben ana muhalefet lideri olarak seçimde verdiğimi söze bağlıyım ve bir erken seçim çağrım yok. Ama yarın hala yanlışlar yapılır ve millet erken seçim talep ederse ben erken seçimi en çok isteyecek kişiyim çünkü bir an önce iktidar olmak istiyoruz ama millet istemeden ben istemeyeceğim. Anadolu Ajansı’nı partinin ajansına çeviren, TRT’de muhalefetin sesini hiç duyurmayan, reklamını bile yayınlatmayan, devletin tüm kurumlarını bir partinin emrine verirseniz; devletle milleti yarıştırırsanız millet, devleti her zaman yener.
“DURUMUN HASSASİYETİNE VE TÜRKİYE’DEKİ GENİŞ TOPLUMSAL MUTABAKATA BAKMAK GEREK”
Çok önemli bir seçmen grubu, Anayasa ihlallerinden ve adaletin tecelli etmemesinden rahatsız. O yüzden bizim önce bu zemine yaklaşan iyi niyeti ve somut adımları görmemiz gerekir. Müzakereleri, kapıları kapatan bir anlayışımız olmayacak ama Anayasa konusu son derece hassas bir konudur. Durumun hassasiyetine ve Türkiye’deki geniş toplumsal mutabakata bakmak gerekir ve Anayasa konuşmak için Anayasa’ya uymak gerekir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önce bazı görüşmeler de gerçekleştireceğine dikkati çeken Özel, ilk adımı bugün 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile attı. Bugünkü görüşmeye ve ilerideki görüşmelere dair açıklamalarda bulunan Özel, şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanımız da seçim sonrasında beni kutlamak için aramıştı, ben de bir teşekkür ziyareti için kendisine gittim. Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek anlamda son tarafsız Cumhurbaşkanı’ydı kendisi, Sayın Cumhurbaşkanımıza yapacağım ziyaret öncesinde benim sormam gerekenler vardı. Şimdi partimizin önceki genel başkanlarıyla bu ziyaret öncesi kısa görüşmelerim olacak ve devamında da randevuyu talep edeceğiz çünkü bu bir nezaket görüşmesi değil. Bu her iki tarafın da önem atfettiği bir çalışma ziyareti diyebiliriz. Her ikimizin de gündemleri var, o gündemleri takip edeceğiz görüşmede. Randevu netleşirken görüşmenin içeriğine yönelik olarak da devlet geleneklerine uygun belli kısa bir ön müzakere yapar arkadaşlar, ardından görüşmeyi gerçekleştiririz.”
]]>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kılıç’ın gündeminde yerel seçimler ve erken seçim konusu vardı.
“Tüm kamu görevlilerinin yanındayız”
Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kılıç, MYK’nın 31 Mart Seçim sonuçlarını ele aldığını bildirerek, “Merkez Yürütme Kurulumuz 31 Mart Yerel Seçim sonuçlarını ele almış, kapsamlı değerlendirmelerini yapmış ve ileriye dönük olarak yol haritasını çıkarmıştır. Her şeyden evvel Yozgat ve Şanlıurfa illerimiz başta olmak üzere sandık sonuçlarına itiraz edilen, tartışmaların yaşandığı illerimiz var. Bitlis bu illerimizden, Van da keza. Bu illerimizde yeniden yapılıyor. Sayım çalışmalarının tekrardan yapıldığı illerde tüm kamu görevlilerinin yanındayız, sadece sandık görevlilerimizin değil adaylarımızın ya da partilerimizin değil tüm kamu görevlilerimizin yanındayız. Bütün illerimizde sandıklar tekrardan sayılmalı, hukuka uyulmalı, vatandaşın özgür iradesinin yansımasına herkes ahlaki bir görev olarak sahip çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kılıç konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yeniden Refah Partimiz, 31 Mart seçimlerinde biri il belediyesi, biri büyükşehir belediyesi olmak üzere toplam 66 belediyeyi kazanmış bulunmaktadır. Yeniden Refah Partisi’nin girmiş olduğu ilk yerel seçimden bir büyükşehir, bir il ve toplamda 66 belediye kazanarak çıkmış olması büyük bir kazanımdır, büyük bir başarıdır. Emeği olan bütün adaylarımızı, teşkilatlarımızı, görevlilerimizi kutluyor ve tebrik. Başarılarının daim olmasını diliyoruz. Bu kazanılan belediyelerde yeni bir dönem başlamıştır; Yeniden Refah Belediyeciliği başlamıştır. Kamuoyunun kendilerinden beklediklerini vermek için canla başla çalışacaklarından en ufak bir kuşkumuz yoktur.”
“Yeniden Refah Partisi, olası bir seçimde bugün itibarıyla baraj problemini tek başına geride bırakmış bulunmaktadır”
Yeniden Refah Partisi’nin girmiş olduğu ilk yerel seçimden Türkiye’nin en çok oy alan üçüncü partisi olarak çıktığını hatırlatan Kılıç, “Kuruluşumuzun beşinci yılında girmiş olduğumuz ilk yerel seçimde yüzde 6,98 oy oranıyla üçüncü sırada çıkmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sonuçla Yeniden Refah Partisi, olası bir seçimde bugün itibarıyla baraj problemini tek başına geride bırakmış bulunmaktadır ve sadece yüzde 7 oy oranına ulaşmakla kalınmıştır; aynı zamanda seçim sürecinin zor koşulları da toptan aşılmıştır” açıklamasında bulundu.
Kılıç ayrıca seçimlerde medya desteğinin de bulunmadığına dikkati çekti. Katı bir televizyon ambargosu ile karşı karşıya kaldıklarını belirten Kılıç, seçim süreci boyunca hazineden siyasi partilere verilen yardımlardan da yararlanmadıklarını dile getirdi.
Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıç, “Seçim daha dün bitti, bugün erken seçimi konuşmak için çok erken ama şunu ifade edebilirim. 50 gündür sahadayım, Genel Başkanımız da sahada. Partimizin başarısı ülkemizin Refah Belediyeciliği buluşması için Genel Başkanımız gerçekten sıra dışı bir ortaya koydu. Parti teşkilatı ve MYK üyelerimiz olarak uçağımız yok, helikopterimiz yok ama gösterdiği performansa, gittiği il sayısına ve ulaştığı ilçelere, yaptığı mitinglere bakıldığı zaman sanki uçak ve helikopterlerimiz varmış gibi sıra dışı bir performans ortaya koydu” diye konuştu.
“Bu şartlarda Türkiye’nin gündemi erken seçim değil ekonomi olmalıdır”
Türkiye’nin 2023 yılının başından bu yana sürekli olarak seçim gündemi içerisinde olduğunu hatırlatan Kılıç, “Sokağın beklediği bu andan itibaren ekonomideki kronik sorunların çözülmesidir. Sokak yeni ve erken bir seçim düşüncesinde, talebinde değildir. Türkiye’nin bugün erken bir seçime götürülmesini telaffuz etmenin Türkiye’ye bir faydası yok, siyasete bir faydası yok, toplumsal kesimlere bir faydası yok, mağdur inşalara bir faydası yok. Faydasız bir seçime gitmek anlamlı değil. Ama şunu hükümete bir çağrı olarak iletiyoruz; geçen yıl seçimle geçti, bu yıl da bugüne kadar seçimle geçti. Bugünden sonra artık ekonomiye odaklanmak zorundasınız. Ciddi bir enflasyon problemi var; ciddi bir faiz problemi var, ödemeler konusunda ciddi problemler var. Mutfak enflasyonu piyasada görülenin çok üzerinde. İnsanlar, emekliler, asgari ücretli geçinemiyorum diyor. Erken seçimle meşgul olmak doğru olan değildir. Olması gereken ekonomiye odaklanmaktır, bu şartlarda Türkiye’nin gündemi erken seçim değil ekonomi olmalıdır. Seçimin üzerinden bir yıl bile geçmedi; hükümetin 4 yıl gibi bir görev süresi var. Bu sürenin bir anını bile boşa harcamadan sorunların çözümüne odaklanmaları lazım” açıklamasında bulundu. – ANKARA
]]>