Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde, Kulüpler Birliği Vakfını temsil eden heyet ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, seçimin erkene alınması amacıyla görüşme gerçekleştirildi.
Yapılan görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek yaşanan süreci özetledi.
Kulüpler Birliği Vakfı olarak erken seçim yapılmasını ve federasyonun değişmesini talep ettiklerini hatırlatan Özbek, “İmza toplamak gibi bir düşüncemiz oldu, bunu deklare ettik. Akabinde TFF bunu dikkate alarak 18 Temmuz’da seçim yapılacağını duyurdu. Dolayısıyla imza toplama açıklaması da amacına ulaştı. Kulüpler Birliğindeki toplantıda ‘İmza toplamaktansa görüşerek, insanları ikna ederek seçimi erkene alabilirsek daha şık olur.’ dedim. Kulüpler Birliği Vakfı, imza toplama işleminde bölünüyor. Bu bölünmenin hem Kulüpler Birliği Vakfı için hem de Türk futbolu için iyi olmayacağını söyledim. Son toplantıda müzakere edilmesi yönünde bir karar alındı. Bana da ‘Bir heyet kuralım. Bu heyete başkanlık et, TFF’den randevu isteyelim.’ denildi. Randevu da bugün için verildi. Ancak istenmeyen bir durum oldu.” açıklamasını yaptı.
Kulüpler Birliği Vakfının açıklamasına değinen Dursun Özbek, şöyle konuştu:
“Cuma akşamı saat 22.00 gibi sadece 3 kulübün onayladığı bir açıklama yayımlandı. Bu kulüplerden birisi İstanbulspor’du, 2 kulüp daha vardı şu an aklıma gelmiyor. Vakfın yazdığı yazıda görüşlerinizi bildirin denildi. Galatasaray’ın okumasına dahi fırsat verilmeden kamuoyu duyurusu yayına verildi. Ben de genel sekreteri aradım, durumu söyledim. Neticede ok yaydan çıkmış oldu ve kamuoyu açıklaması gündeme düştü. Bugün ben, Yüksel Yıldırım ve Fatih Saraç toplantıya geldik. Amaca ulaşmak için yapılan bir hareket, bu bildiriyle amaçsız ve sabote edilebilir hale geldi. İçeride çok net ifade ettiler, ‘Uzlaşma konusunda aynı noktada düşünürken, siz Kulüpler Birliği Vakfı olarak zehir zemberek bir bildiri yayınlıyorsunuz.’ dediler. Kısa bir görüşme oldu. Ben de bu bildirinin amaca uygun olmadığını söylüyorum. Bugün de neticesini gördük. Kulüpleri birleştirmek için yapılan bu hareket bu suretle amaçsız kalmış oldu. Türkiye Futbol Federasyonu, 18 Temmuz’da yapılacağını açıkladığı seçim tarihini değiştirme niyetinde olmadığını belirtti ve toplantı bitti.”
Yaşanan gelişmelerin ardından Galatasaray olarak imza vermeyi düşünmediklerini belirten Özbek, şunları söyledi:
“Şu anda imza vermeyi düşünmüyoruz. İmza versek ne oluyor? Gereken imzalar toplandığında bile erken seçim, prosedür gereği haziran sonunda ya da temmuz başında yapılacak. Arada 1 hafta olacağı belliyken, imza toplayarak gideceğimiz hedeften daha iyi bir hedef koyacağımız ortadayken, neden bu duruma geldiğini sorgulamak lazım. Neticede imza toplansa da toplanmasa da bir şey fark etmiyor. 18 Temmuz’da ya da haziran ayının sonunda yapılacak seçimin bir farkı yok. Haziran ayı başında yapılması mümkün olan bir seçimin, hiç hesapta olmayan bir davranış biçimiyle ortadan kaybolduğunu görüyoruz.”
“Bugünkü toplantı amacına ulaşmamıştır”
???????TFF’de 18 Temmuz’da yapılması planlanan seçimde çok adaylı bir genel kurul olması gerektiğine dikkati çeken Özbek, “Adaylar ortaya çıksın, kulüpler Türk futbolunu en iyi yönetecek aday için kendi iradesini ortaya koyar. Seçim tarihi 18 Temmuz olduğuna göre, aşağı yukarı 3 aylık bir süre var. Bu önemli bir süre. Dolayısıyla yeni adaylar çıkması lazım, çok adaylı bir seçim olması lazım. Çok fazla acele etmemek gerekiyor. Önümüzde uzun bir süreç var.” ifadelerini kullandı.
Toplantıdan yeni çıktığını ve Kulüpler Birliği Vakfından kimseyle temas kurmadığını da aktaran Özbek, “Kulüpler Birliği Vakfı toplanıp bu konuda istişare edebilir. Eğer seçim erkene çekilmek isteniyorduysa, seçimi daha erken yapmanın Türk futboluna faydası vardıysa, bir fırsat kaçmıştır. Burada futbol ailesi olmanın özellikleri var. Bunlara riayet etmek lazım. Bugünkü toplantı amacına ulaşmamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
Kulüplerin imza toplaması hakkında da konuşan Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ben imzaları takip etmiyorum. Ama demin de ifade ettim. Yeterli imzayı toplasak ne oluyor? Seçim haziran ayı sonunda ya da temmuz ayı başında oluyor. Bu sonuç ortaya çıkıyor. Sayın Büyükekşi ‘Biz hazırlıklıydık fakat bu yaptığınız kamuoyu duyurusu şık olmadı, müzakerelerin önünü kesmiştir.’ dedi. Dolayısıyla Kulüpler Birliğinin bundan sonra yapacağı duyuruları mutabakatla yapmasında fayda var. Kendi başına bazı açıklamaların müzakere edilmeden konulması bazı şeylere zarar veriyor.”
]]>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Ateşal, kalp sağlığını koruma yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Prof. Dr. Ateşal, dünya genelinde meydana gelen ölümlerin en önemli nedeninin bulaşıcı olmayan hastalıklar olduğunu, bunlar arasında ilk sıralarda kalp ve damar hastalıklarının yer aldığını belirtti.
Kalp ve damar hastalıklarını erkenden teşhis etmenin rutin tetkiklerle mümkün olduğunu vurgulayan Ateşal, “Kalp damar hastalığına yakalanma açısından yaş önemli bir faktörüdür. Yaşlanma süreci ile atar damarlarda gelişen yağlanma, tıkanma artmakta ve kişilerin kalp krizi geçirme riski artmaktadır. Ama son zamanlarda çeşitli faktörler nedeni ile kalp krizi geçirme yaşı da erkene inmiştir. Bu nedenle risk faktörlerinin belirlenmesi, erkenden önlem alınması önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
Sigara içme yaşının düştüğüne dikkati çeken Ateşal, yapılan çalışmalarda sigara tüketiminin kalp damar tıkanıklığının hem akut hem kronik sonuçlarını artırdığını gösterdiğini kaydetti.
Ateşal, sigaranın bırakılmasını sağlamanın uzun dönem kalp krizi riskini azaltmak için en etkin tedavi yöntemi olduğunun altını çizerek, sigarayla alkol ürünlerinden de uzak durulması gerektiğini anlattı.
“Toplu taşıma kullanımı hareketi getirir”
Prof. Dr. Ateşal, obezitenin gittikçe artan büyük bir sağlık sorunu olduğuna dikkati çekti.
Obezitenin düzensiz ve sağlıksız beslenmenin getirdiği bir hastalık olduğuna işaret eden Ateşal, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Obezite, hipertansiyon, kolesterol, diyabet gibi hastalıkları da beraberinde getirmektedir. Obeziteden korunmak, diğer hastalıklarla birlikte kalp sağlığını korumak için de önem taşımaktadır. Bu nedenle düzenli, sağlıklı beslenmek, fazla kilonun verilmesi ya da kilo kontrolü kalp sağlığını da korumaktadır. Akdeniz tipi beslenmek gerekir. Sebze ve meyveden zengin, sağlıklı yağlardan oluşan, işlenmiş gıdalardan uzak duran bir diyet biçimi kalp sağlığı için gereklidir. Gerekirse beslenme uzmanlarından destek alarak kilo kontrolü sağlamak kalp sağlığı için atılması gereken adımlardan biridir. Beslenmenin yanında düzenli olarak yapılan egzersizin faydası büyüktür. Sedanter yaşamdan uzaklaşmak gerekir. Her yere arabayla gitmek yerine toplu taşıma kullanımı, hareketi artıracaktır. Bunun yanında açık havada yapılacak hafif tempoda yürüyüşler kalp sağlığı için koruyucu olacaktır.”
“Kalp krizi yaşa değil, riske bağlı”
Prof. Dr. Ateşal, koroner arter hastalığının erken dönemde belirlenmesinin, medikal ve girişimsel tedavi yöntemleriyle tedavi edilmesinin de kalp krizi riskini düşürdüğünü aktardı.
Bunları dikkate alarak kalp damar hastalıklarını ve kalp krizini sadece yaşa ve yaşlılığa bağlamanın çok yanlış olduğunu vurgulayan Ateşal, şu bilgileri verdi:
“Şeker, tansiyon hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara tüketimi, şişmanlık, kalp hastalıkları açısından aile öyküsü olması, stres, depresyon gibi risk faktörlerine sahip olan kişilerinde belirlenmesi, kontrol altına alınması kalp damar hastalıkları riskini azaltmakta etkin yöntemlerdir. Bu yüzden kalp krizi yaşa değil, riske bağlıdır. Risk faktörlerine sahip olan kişilerin de mutlaka periyodik kalp kontrollerini yaptırmaları önem taşımaktadır.”
“Erken ölümlerin önlenmesi hedefleniyor”
Prof. Dr. Ateşal, Sağlık Bakanlığı’nın hedefinin dünyada en sık görülen, en fazla ölüme ve engelliliğe neden olan bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı erken ölümlerin 2025’e kadar yüzde 25 azaltılması olduğunu kaydetti.
Her sağlık merkezinde kalp taraması yaptırmanın mümkün olduğunu ifade eden Ateşal, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bakanlığın da destekleriyle kronik hastalığı olanların hayati bir sorun yaşamadan yaşam kalitelerini artırıp sağlıklı yaşamaları için birçok imkan sunulmaktadır. Sağlık otoritelerinin getirdiği kolaylıklara bireylerin uyması pek çok sağlık sorununun önlenmesi ve erken teşhis edilip, tedaviye geçilmesinde önem taşımaktadır. Bu nedenle her yıl düzenli kalp kontrollerinin yaptırılması kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi konusunda destek olacaktır.”
]]>Sarıkaya, mesajında, kanserin dünyada ve Türkiye’de sebebi bilinen ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alan önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti.
Bilgi eksikliği, korku, ihmal gibi nedenlerle tanı geciktiğinde tedavinin de güçlendiğini aktaran Sarıkaya, “Bu önemli sağlık sorununa halkın dikkatinin çekilmesi, toplumun kansere yönelik bilincinin artırılması ve farkındalık oluşturulması amacıyla 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası olarak belirlenmiş olup her yıl düzenlenen etkinlikler kanser mücadelesinde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Ülkemizde kanser yıllardır en sık izlenen ikinci ölüm sebebidir. Yaklaşık her 6 ölümden biri kanser nedeniyle gerçekleşmektedir. 2019 yılında Türkiye’de toplam 223 bin 87 kişiye yeni kanser teşhisi konulmuştur. Erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanseri en sık izlenen kanser olma özelliğini sürdürmektedir. Kolorektal kanserler de önceki yıllarda olduğu gibi üçüncü sıklıkta izlenmeye devam etmektedir.”
Kanser gelişiminde yüzde 90 çevresel, yüzde 10 oranında ise genetik faktörlerin etkili olduğuna vurgu yapan Sarıkaya, şu ifadeleri kullandı:
“Çevresel faktörler arasında yer alan tütün kullanımı, alkol tüketimi, fazla kilolu olma ve enfeksiyonlara maruziyet gibi risklerin engellenmesi yolu ile gelişmekte olan kanserlerin günümüzde yüzde 30, yüzde 50 oranında önlenebileceği bilinmektedir. Özellikle tarama programları ve kanser belirtilerinin erken fark edilmesi, teşhis ve tedavi hizmetlerine erken dönemde erişilmesi yolu ile uygulanan tedavinin yaşam kalitesine çok şey katabildiği kanser türleri göz önüne alınırsa, korunmanın önemi daha da artmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar, kanser konusunda en önemli kontrol stratejisinin korunma ve erken teşhis olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”
Birçok kanserin bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteren erken belirti ve semptomlar gösterdiğini aktaran Sarıkaya, şunları kaydetti:
“Bunlara meme, rahim ağzı, kolorektal, deri, ağız ve bazı çocukluk çağı kanserleri dahildir. Bunu bilmek önemlidir, çünkü kanseri erken teşhis etmek neredeyse her zaman tedaviyi ve hatta iyileştirmeyi kolaylaştırır, bu da kanser teşhisi konan kişilerin hayatta kalma şansının ve yaşam kalitesinin artması anlamına gelir. Kanserin erken uyarı işaretlerini tanımak uygun maliyetlidir ve çoğu durumda herhangi bir özel teknoloji gerektirmez. Ülkemizde, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği 3 kanser türünde, 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması, 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalınbağırsak kanseri taramaları yapılmaktadır. Tarama sonrası sonucu pozitif ya da şüpheli çıkan kişiler, tarama sonrası teşhis merkezlerine yönlendirilmekte ve ileri tetkikleri yapılmaktadır. Tarama yaş grubundaki tüm vatandaşlarımızı ücretsiz olarak kanser taramalarını yaptırmak üzere, hastanelere, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM), Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM), Toplum Sağlığı Merkezlerine (TSM) davet ediyoruz.”
]]>İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir koordinesinde “Erken teşhis hayat kurtarır” sloganıyla çalışan Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) ekipleri, yıl başından bu yana kanserde erken teşhisle hayat kurtarmak için mahalle mahalle dolaşıyor.
Sağlıkçılar, ilçe ve kırsal bölgelerin yanı sıra kent merkezinde nüfusun kalabalık olduğu aile sağlığı merkezleri önüne konuşlandırılan mobil tırda, vatandaşlara ücretsiz meme kanseri, rahim ağzı ve kolon kanseri taramaları yapıyor.
Tarama sonucu riskli görülen vatandaşları sağlık kuruluşlarına yönlendirip takiplerini de yapan ekipler, gittikleri yerlerde yaptıkları salon toplantılarında vatandaşlara kanserde erken tanı ve tedavi için bilgilendirici faaliyette de bulunuyor.
“Hastanelerin yükünü azaltmak ve halkı bilinçlendirmek için sahaya indik”
Yakutiye İlçe Sağlık Müdürü Dr. Cüneyt Aygün, AA muhabirine, yoğun ve kabalık nüfusa sahip aile sağlığı merkezlerinde kanser taraması yapmaya başladıklarını söyledi.
İlçe merkezinde 1 haftada 300’den fazla kişiye kanser taraması gerçekleştirdiklerini ifade eden Aygün, şöyle konuştu:
“Kanser tedavisi zor olan hastalık, erken tanı da hayat kurtaran bir durum olduğu için erken dönemde hem 3. basamak hastanelerin yükünü azaltmak hem de halkımızı bu konuda bilinçlendirmek için sahaya indik. Taramalar sonucu kansere erken dönemde tanı koyulması ve tedavi mümkün. Aynı zamanda kanser tedavileri maliyetli hizmet, erken dönemde tanı ve tedavi ile yakaladığımızda hayat kurtarıyoruz, önemli hizmet veriyoruz.
Aygün, şüpheli durumlarda vatandaşları onkoloji ve genel cerrahi gibi birimlere yönlendirdiklerini ve kırsal mahallelerin yanı sıra bölgedeki Kur’an kursları, okullar ve diğer kamu kurumlarındaki vatandaşları da servis araçlarıyla mobil tırın bulunduğu alanlara getirip tarama yaptıklarını dile getirerek, “Ocak ve şubat itibarıyla 2 binin üzerinde vatandaşımıza ulaştık. İlçe sınırlarımızda yaklaşık 191 bin kişinin yaşamı söz konusu, ekiplerimizle sürekli sahada olacağız.” diye konuştu.
“Kanserden değil geç kalmaktan korkmalıyız”
İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir de dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan ve önemli halk sağlığı sorunu olan kansere karşı kent genelinde kapsamlı tarama gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Kentte 2022 yılından itibaren günümüze kadar 53 bin 758 kişiye kanser taraması yapıldığını söyleyen Bedir, “17 bin 882 meme kanseri, 13 bin 414 rahim ağzı kanseri ile 22 bin 462 kalın bağırsak kanseri taraması yapıldı. Sonucu pozitif veya şüpheli olan 2 bin 458 kişi uzman hekimlere randevu alınarak yönlendirildi. Toplamda 37 kanser tanısı alan hasta oldu. Kanserden değil geç kalmaktan korkmalıyız, taramaların amacı hastalığın önüne geçmek ve hastalığın meydana gelmesini engellemek.” ifadelerini kullandı.
Bedir, kanser riskini ortadan kaldırmak ve vatandaşları bu konuda bilgilendirmek için sağlık çalışanlarının büyük gayret gösterdiğini vurguladı.
Kansere bağlı ölümleri azaltmak istediklerini aktaran Bedir, “Kanser nedenli ölümlerin üçte birini sigara ve alkol kullanımı ile sağlıksız yaşam ve hareketsizlik oluşturuyor. KETEM, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması, 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalın bağırsak kanseri taramaları ücretsiz yapılıyor. Tüm vatandaşlarımızın taramalara katılmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Kanser taraması yaptıran 50 yaşındaki Ayşe Taşması ise hizmetlerden memnun olduğunu anlatarak, “Devletimiz her zaman yanımızda. Eşim de kanserdi, Allah razı olsun devletimizden, her şey özel gibi oldu. Herkese kanser taramalarını yaptırmasını tavsiye ederim.” dedi.
Mobil tırda eşi ile tarama yaptıran Selçuk Akkaya, devletin vatandaşlara sağlık alanında çok önemli destek ve imkan sağladığını belirterek, “Sağlık ekipleri çok ilgili. Hizmetlerden memnunuz, devlet ayağımıza kadar her şeyi getiriyor ve her türlü imkanı sağlıyorlar. Bundan daha iyi bir şey olamaz.” ifadesini kullandı.
]]>TUNCELİ’nin Ovacık ilçesinde 3 bin rakımlı Munzur Dağı’nın eteğindeki Ovacık Kayak Merkezi’nde, geçen yıllara göre erken yağan karla birlikte sezon başladı. İlk kayağı, sporcularla birlikte yapan Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, “Geçen senelere göre bölgemize kar erkenden yağdı. Burası Türkiye’nin en kaliteli pistlerinden bir tanesi. Kar kalitesi olarak da parmakla gösteriliyor. Sezonu sporcularımız ve öğrencilerimizle açtık, çok keyifli zamanlar geçirdik” dedi. Pist ve sporcuların kayak gösterisi de havadan görüntülendi.
Ovacık ilçesinde 3 bin rakımlı Munzur Dağları’nın eteklerinde 5 yıl önce Gençlik Spor Bakanlığı’nca yaptırılan Ovacık Kayak Merkezi, bölgenin önemli kış turizm merkezleri arasında yer almaya başladı. Yılın beş ayında kayak imkanı sunan merkez, profesyoneller için 1200, yeni başlayanlar için de 300 metre uzunluğundaki 2 pisti, 100 kişi taşıma kapasiteli teleski, 1 kar ezme makinesi, 1 kar motoru ile 35 odalı, 70 yataklı konaklama tesisiyle hizmet veriyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ‘kar’ uyarısını verdiği ilçede kar yağışı bu yıl diğer yıllara göre erken etkili olunca, kar kalınlığı yarım metreye kadar ulaştı. Sezonu erken açan kayak merkezinde ilk kayağı, Vali Bülent Tekbıyıkoğlu ile kayak sporcuları açtı.
‘BURASI TÜRKİYE’NİN EN KALİTELİ KAYAK MERKEZLERİNDEN BİRİ’
Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, Ovacık Kayak Merkezi’nin, kar kalitesiyle Türkiye’deki en kaliteli kayak merkezlerinden biri olduğunu ifade ederek, “Geçen senelere göre bölgemize kar erkenden yağdı. Şu anda Ovacık Kayak Evi’ndeyiz ve genç sporcularımızla beraberiz. İçlerinde çok başarılı sporcularımız var. Bengisu var, Türkiye çapında dereceleri var. Ovacık’ın, Tunceli’mizin sporcuları burada ve Türkiye Şampiyonası’na hazırlanıyor. Burası, Türkiye’nin en kaliteli pistlerinden, merkezlerinden bir tanesi. Kar kalitesi olarak da parmakla gösteriliyor. Yaklaşık 1200 metre civarında parkurumuz var. Bir kısmı biraz daha zor. Hazırlıklarımızı Gençlik Spor İl Müdürlüğü ve Valilik olarak tamamladık. Malzemelerimizin bakımlarını yaptık, motorlarımız sürüşe hazır, kayaklarımız bilenmiş durumda. Misafirlerimizi bekliyoruz. Bölgenin ihtiyaçlarını karşılayan bir tesis. Sadece Tunceli değil Elazığ, Diyarbakır ve benzeri bölgemizdeki illerden de misafirlerimizi bekliyoruz. Tunceli yeni yeni keşfediliyor. Yazın ve baharda muhteşem ama kışın da bir o kadar güzel. Kışın da bu Mercan ve Munzur Dağları’nı ve bu muhteşem kar kalitesine sahip kayak merkezimizi görmeye misafirlerimizi bekliyoruz. Çocukların yanında ben çok acemi kaldım kayak yaparken, ama beni çalıştıracaklarına söz verdi öğrencilerimiz. Çok keyifli vakit geçirdik. Birkaç kez düştüm ama zemin yumuşak olduğu için çok fazla etkilenmedik. Çok keyifli zamanlar geçirdik, geçirmeye de devam edeceğiz” dedi.
‘KAYAK MERKEZİNİN ERKENDEN AÇILMASI BİZİ MUTLU ETTİ’
Kayak sezonunun erkenden açılmasının mutluluk verici olduğunu söyleyen 13 yaşındaki İdil Soylu, “Bu sene ilçemize erkenden kar yağdı ve kayak merkezimiz açıldı, çok mutluyuz. Karın bu sene erkenden yağması bizim için bir avantaj oldu çünkü sene başında yaşıtlarımız var. Hem bizim hazırlanmamız için hem de onlardan bir şeyler öğrenmek için iyi oldu” diye konuştu.
]]>