Etkin – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Mon, 10 Jun 2024 04:24:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Erciyes Üniversitesi’nde ’30 Mart Sıfır Atık Günü’ etkinliği düzenlendi https://www.haber28.com.tr/erciyes-universitesinde-30-mart-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/erciyes-universitesinde-30-mart-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/#respond Mon, 10 Jun 2024 04:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20277 Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Çevre Sorunları ve Temiz Üretim Araştırma ve Uygulama Merkezi (ERÇEVREM) ile Çevre ve Sıfır Atık Kulübü tarafından düzenlenen ’30 Mart Sıfır Atık Günü’ adlı etkinlik, Sabancı Kültür Sitesi’nde gerçekleşti.

Etkinlik, “Ben Anadolu’yum” adlı kısa film gösterimi ile başladı. Dünyada kaynakların sınırsız olmadığına işaret eden Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, bu kaynakların ekonomik kullanımının ve israf edilmemesinin esas olduğunu belirterek, “Bu programlar vesilesiyle çocuklarda sıfır atık bilincinin oluşturulması çok önemli. Çünkü çocuklarımızın bundan sonraki süreçlerde maruz kalacağı şartları hafifletebilmemiz için bu bilinç içerisinde yetişmeleri, bu süreçlerin tanımlanması açısından çok kıymetli olacaktır” dedi.

Programın oluşturulmasında emeği geçenlere teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Altun, “Ülkemizde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ortaya koymuş olduğu bu konudaki etkin projeler bu alana çok ciddi dikkati çekmektedir. Biz Erciyes Üniversitesi olarak özellikle GreenMetric değerlendirmesinde gerek dünyada gerekse Ülkemizde ciddi seviyelerde yer alıyoruz. Bu alanda dünyada 85. sırada ve Ülkemizde 3. sırada olmamız, bunun önemli bir göstergesi. Sürdürülebilir olmak, yeşil olmak, atıkların değerlendirilerek yeniden kullanıma kazandırılması bence çok kıymetli detaylardır. Ben bu süreçte dikkat çekici programların daha da artırılmasından yanayım” şeklinde konuştu.

Program, plastik atıklarla ilgili hazırlanan kısa film gösterimi ile devam etti.

Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sibel Livdumlu, 2017 yılında Emine Erdoğan himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan bu anlamlı günün Ülkemizin doğasına ve ekonomisine önemli katkı sağladığına dikkati çekerek, sıfır atığın; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesini veya minimize edilmesini, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan atık yönetim felsefesi olarak tanımlandığını ifade etti.

ERÇEVREM Müdürü Doç. Dr. Hamdi Mıhçıokur, Dünya Sıfır Atık Günü etkinliğine katılımları için misafirlere teşekkür ederek, Erciyes Üniversitesi olarak sıfır atık yolculuğuna 2018 yılında Prof. Dr. Oktay Özkan ile başladıklarını ve bu kapsamda ciddi çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Yolculuğa başladıktan sonra bunun meyvelerini şimdilerde almaya başladıklarını belirten Doç. Dr. Hamdi Mıhçıokur, “Kendimizi bu yolda sürekli geliştiriyoruz. Kaynakların etkin kullanımı ve israfın önüne geçilmesi açısından sıfır atık felsefesi oldukça önemli. Dünya Sıfır Atık Günü’nün bu yıl 2.’sinin kutlanmasının en büyük etkenlerinden biri de Ülkemizin Birleşmiş Milletler ile yaptığı yoğun faaliyetler sonucudur. 30 Mart Sıfır Atık Günü’nün ilan edilmesinde Ülkemizin çok büyük katkıları var. Bu düşüncede bizim için daha kıymetli bir gün” dedi.

Daha sonra Turizm Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Ülker “Mutfakta Sıfır Atık”, Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Selman Sevindik “Mimarlıkta Döngüsel Ekonomisi”, ERÇEVREM Öğr. Gör. Berna Akın ise “Üniversitemizin Sıfır Atık Yolculuğu” konulu sunum yaptı.

Kadriye San Çocuk Eğitim Merkezi öğrencilerinin atık malzemelerden hazırladığı defile ise katılımcılardan büyük alkış aldı.

Etkinlik; Rektör Prof. Dr. Altun ve Rektör Yardımcısı Oktay Özkan’ın davetlilerle birlikte atıklardan geri dönüşüm temalı sergiyi gezmesinin ardından sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/erciyes-universitesinde-30-mart-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/feed/ 0
AK Parti, kripto varlıklara yönelik yasal düzenleme için çalışıyor https://www.haber28.com.tr/ak-parti-kripto-varliklara-yonelik-yasal-duzenleme-icin-calisiyor/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-kripto-varliklara-yonelik-yasal-duzenleme-icin-calisiyor/#respond Sat, 27 Apr 2024 06:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15927 AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı, Ankara Milletvekili Ömer İleri, ABD’de federal anlamda uygulamaya giren kripto varlıklara ilişkin bir yasal düzenlemenin söz konusu olmadığını, Avrupa Birliği’nde ise “MİCA” adındaki düzenlemenin 2024’ün aralık ayında etkin hale geleceğini belirterek, 31 Mart’taki yerel seçimlerin ardından Meclis Başkanlığı’na sunacakları kanun teklifiyle, Türkiye’nin bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olması için çalıştıklarını söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından Meclis’e sunulması beklenen kripto varlıklara yönelik yasal düzenleme taslağına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Blok zincir teknolojilerinin AK Parti’nin öncelikli alanlarından biri olduğunu belirten İleri, Orta Vadeli Program ile 2023 Genel Seçim Beyannamesi’nde bu konuya ayrı bir yer ayırdıklarını hatırlattı.

İleri, kripto varlıklar konusunun önemine işaret ederek, Türkiye’nin bu alanda önünü açmak için bir yasal düzenleme çalışması içerisinde olduklarını söyledi.

Kripto varlıkların Türkiye’de oldukça ilgi gördüğüne dikkati çeken İleri, Türkiye’de şu anda 10 milyon kişinin kripto varlık hesabı olduğunu bildirdi.

Ömer İleri, bu alanda bir düzenlenmenin gerekli olduğunu belirterek, “Bu kullanıcıların önemli bir kısmı, bu alanın bir anlamda devlet denetiminde hayata geçmesi noktasında hem fikir. Burada bir regülasyon ihtiyacı olduğu herkes tarafından dillendiriliyor. Biz de bu istikamette başta bakanlığımız olmak üzere çeşitli çalışmalarda bulunduk. Şu an itibariyle Meclis grubumuzda çalışmalar devam ediyor.” diye konuştu.

Bu düzenlemenin temel amacının bu alana yasal bir çerçeve getirmek olduğunu vurgulayan İleri, “Amacımız, bu alanda bir taraftan Türkiye’nin önünü açmak diğer taraftan da vatandaşımızı, yatırımcımızı korumak. Burada hassas bir denge sağlamaya çalışıyoruz.” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri, şöyle devam etti:

“Blok zincir teknolojileri, AK Parti olarak bizim bir süredir yakından takip ettiğimiz alan. Hatırlarsınız ‘Forum Metaverse’, “Blok Zincir İstanbul’ etkinliklerimiz oldu. Bu etkinliklere Cumhurbaşkanımız teşrif ettiler. Bu etkinlikler, bir devlet liderinin bu alanda katılım gösterdiği ilk etkinlik haline geldi. Türkiye’nin geleceği açısından da önemsediğimiz bir alan. Geldiğimiz süreçte bu alanın öneminin farkında olarak bir taraftan vatandaşımızı korumak ama diğer taraftan da alanın önünü açmak adına önemli bir çalışmayı yürütüyoruz. Gerçekten iyi çalışılmış bir yasa teklifi haline geliyor. Kripto alanında ABD’de federal düzeyde uygulamaya girmiş bir düzenleme mevzu bahis değil, Avrupa Birliği’nde ise ‘MiCA’ adında bir düzenleme var ki o da Konsey ve Parlamento arasında bir uzlaşma aşamasına gelmiş durumda; 2024 aralık itibarıyla etkin hale gelecek. Türkiye’nin bu alanda, dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olması için çalışıyoruz.”

“Esnek bir altyapı oluşturuyoruz”

Düzenlemenin kripto alanıyla ilgili temel tanımları yapacağını ve temel bir çerçeve ortaya koyacağını söyleyen İleri, “Çalışma, bununla birlikte kripto varlık platformlarını, servis sağlayıcılarını, hizmet sağlayıcılarını, hizmet modellerini düzenleyecek çeşitli düzenlemeler getirecek.” dedi.

“Esnek bir altyapı oluşturuyoruz” diyen İleri, bunun temel kavramlar üzerine inşa edilecek bir çalışma olduğunu, detayların ilerleyen süreçlerde gerek görüldükçe ikincil düzenlemelerle hayata geçeceğinin altını çizdi.

İleri, sektördeki paydaşları davet ederek fikirlerini aldıklarını aktararak, “Gerçekten ortaya güzel bir düzenleme çıkmakta olduğunu görüyoruz. Son aşamalara doğru yaklaşıyoruz, seçimin hemen akabinde gündemimize gelecek.” ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin inovatif, sektörün önünü açıcı nitelikte olduğunu dile getiren İleri, “Sektör paydaşlarının mevcut tasarıyı büyük ölçüde desteklediğini görüyoruz.” dedi.

İleri, geçmiş dönemlerde sektörün “anlaşılamadığını düşündüğü” süreçler olduğunu ifade ederek, “Gerek AK Parti Genel Merkezi’nde gerek Meclisimizde gerekse de Bakanlığımızın kurumları vasıtasıyla onları dinledik, onların dilini de konuşuyoruz, ne demek istediklerini de gayet net anlıyoruz ve onların taleplerini de büyük ölçüde teklife yansıtmış durumdayız.” bilgisini verdi.

Ömer İleri, kripto varlık sahiplerinin güvenliğinin nasıl sağlanacağına yönelik, şunları kaydetti:

“Güvenlikten kastımız aslında şu; bir yatırımcı olarak bir platformdan hizmet almaya başladığınız zaman doğru bilgilendirilmeniz, bu platformun uygun altyapıya sahip olması, bu anlamda güvenilir olması, sizin normal şartlarda baş başa kalmak istemediğiniz risklerle, bu platformlar vasıtasıyla baş başa kalmıyor olmanız… Aslında burada çok genel bir güvenlik tanımı var. Hakkaniyet çerçevesinde yatırımcıyı, vatandaşı yanlış yönlendirmeden korumak, onların yatırımlarını korumak, kötü niyetli aktörlerin önünü kapatmak ama bütün bunları yaparken de sektörün önünü açmak, ikisini birden yapmak. Zaten temel problem her zaman budur; bu ikilemi çözmektir. Burada çok yerinde bir denge sağlandığını görüyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-kripto-varliklara-yonelik-yasal-duzenleme-icin-calisiyor/feed/ 0
Anadolu Ajansı’nın Global İletişim Ortağı Olduğu İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları Başladı https://www.haber28.com.tr/anadolu-ajansinin-global-iletisim-ortagi-oldugu-istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari-basladi/ https://www.haber28.com.tr/anadolu-ajansinin-global-iletisim-ortagi-oldugu-istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari-basladi/#respond Wed, 03 Apr 2024 04:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12805 Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, 9. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları’nın (İstanbul Publishing Fellowship) açılışı Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Basın Yayın Birliği Derneğinin desteğiyle Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından organize edilen program, çok sayıda ulusal ve uluslararası yayımcıyı bir araya getirdi.

TBYM Başkanı Mehmet Burhan Genç, açılışta yaptığı konuşmada İstanbul’un kültür ve sanatın başkenti olduğunu belirterek, Türkiye’nin yayıncılık açısından çok canlı ve dinamik bir ülke olduğunu söyledi.

Kitap üretimine dair veriler aktaran Genç, üretimleri üç başlıkta topladıkları bilgisini vererek, “Birincisi bandrollü dediğimiz özel sektör tarafından üretilen kitap adedi, ikincisi Milli Eğitim Bakanlığının okullar için ürettiği ders ve yardımcı kitaplarımız, üçüncü grupta da 48 sayfa altında bandrol zorunluluğu taşımayan daha ziyade çocuk kitapları.” ifadesini kullandı.

Genç, Türkiye’de 2023’te yaklaşık 750 milyon kitap üretildiğini aktararak, “İlk baskısı yapılan 58 bin yeni kitap üretildi. İkinci ve sonraki baskıları yapılmış 159 bin kitap çeşidi söz konusu. Geçtiğimiz yıl ülkemizde toplam 271 bin farklı başlık altında kitap yayımlandı.” değerlendirmesinde bulundu.

“Etkin bir telif hakları sistemi için çalışıyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdür Yardımcısı Fatoş Altunç, gelişen teknolojinin yayıncılığa etkilerine işaret ederek, “Geleneksel üretim süreçlerinin ülkelerin kalkınmasında belirleyici olmaktan çıktığı bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Teknolojik gelişmelerin de etkisiyle yayıncılık sektörünün içinde bulunduğu fikri üretime dayalı sektörler kültür sanatı şekillendirmekle kalmıyor, ekonomik kalkınmayı ve daha da önemlisi toplumsal adaleti sağlıyor.” dedi.

Yayıncılığın güçlenmesi ve toplumsal adaletin sağlanması açısından iyi işleyen bir fikri mülkiyet sisteminin önemli olduğunu dile getiren Altunç, şunları kaydetti:

“Telif Hakları Genel Müdürlüğü olarak, ülkemizde etkin bir telif hakları sistemi oluşturulması amacıyla, idari uygulamaların yürütülmesi, kültür sanat sektörünün güçlendirilmesi ve bu alanda ihtiyaç duyulan mevzuat düzenlemelerinin gerçekleştirilmesi amacıyla ihtiyaçlara cevap veren uygulamalar için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.”

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu da etkinliğin, Türk edebiyatının ve yayımcılığının dışa açılımında, uluslararası kültürel ve ticari ilişkilerin gelişmesinde kurmaya çalıştıkları sistemin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı.

Bu sene etkinliğin dokuzuncusunu gerçekleştirdiklerini sözlerine ekleyen Beyoğlu, “Başladığı noktayı düşündüğümüzde, katılımcı sayısı ve katılım içeriği bakımından değerlendirdiğimizde büyük bir yol kat ettiğimiz hepinizin de yakından müşahede ettiği gibi çok net.” açıklamasını yaptı.

Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Başkan Yardımcısı Gvantsa Jobava, programa katılmanın her zaman çok heyecan verici olduğunu belirterek, “Gürcü bir yayıncı olarak, komşu ülke Türkiye’ye gelmek bana kendimi dostlarımın arasında hissettirdi.” diye konuştu.

Jobava, odak ülke Meksika ile diğer ülkelerden katılanlara ve organizasyona katkıda bulunanlara teşekkür etti.

“Gazze’de değil kitap okumak, bir kitaba ulaşmak bile mümkün değil”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, oda olarak bu tip etkinliklere diğer bağlı kuruluşlarla beraber destek vermeye çalıştıklarının altını çizerek, “Bugün de burada hem İTO hem de kurumumuza bağlı Turizmi Geliştirme Vakfımızla beraber katkı veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu tip etkinliklerin daha bilinçli, eğitimli ve daha güzel bir toplum için umut verdiğini kaydeden Avdagiç, “Gerçekten en fazla umuda ihtiyacımızın olduğu bir dönemden geçiyoruz. Çünkü insanlık olarak çok önemli bir sınavla karşı karşıyayız. Maalesef insanlık beş aydır devam eden bir soykırımla, katliamla karşı karşıya.” değerlendirmesini yaptı.

Avdagiç, Filistin halkına büyük bir zulüm yapıldığını vurgulayarak, “Beş aydır Gazze’de değil kitap okumak, bir kitaba ulaşmak bile mümkün değil. İnsanlar orada sadece hayatta kalmaya çalışıyorlar. Yaşanan bu faciayı, katliamı şahsım, kurumum ve Türk iş dünyası adına çok şiddetli bir şekilde kınıyorum.” dedi.

Meksika Yayıncılar Birliği (CANIEM) Başkanı Hugo Setzer, Meksika’yı odak ülke olarak İstanbul’da ağırlayan program ekibine teşekkür etti.

Meksikalı yayımcıların önemli bir delegasyonla programa katıldıklarını belirten Setzer, katılımcıları aralıkta Meksika’da düzenlenen etkinliğe beklediklerini kaydetti.

“Kalemimin bende bir sorumluluk olduğunu hissediyorum”

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. İskender Pala ise her gün yazıhanesinde 10 saat okuyup yazdığını, son 10 yıldır “Kaç kitaplık ömrüm kaldı? Gençlere, iyi insanlara kaç tane daha kitap bırakabilirim?” düşüncesiyle çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.

Yazdıklarından dolayı kendisinde bir sorumluluk hissettiğinin altını çizen Pala, şöyle devam etti:

“Kalemimin bende bir sorumluluk olduğunu hissediyorum. ‘Dünyada pek çok insanın benim söyleyeceklerime ihtiyacı var.’ diye hiç durmadan okuyor ve yazıyorum. 102 kitap yazdım, akademik kitaplarımı bir kenara bırakırsak herhalde 40 tanesi hiç durmadan her yıl yeniden basılıp okunuyor. Şunun için mutluyum. Sabah uyanıyorum, ofisime gidiyorum, orada bir şeyler yazıyorum. Akşam geri döndüğümde o gün en az bin kişiye benim bir kitabım ulaşmış oluyor.”

Prof. Dr. Pala, senede 365 bin kitabının okuyucuyla buluştuğunu vurgulayarak. “Her gün bin okuyucu bana belki iyi niyetlerini gönderiyor, enerjilerini hissediyorum. Dünyanın herhangi bir yerinden Sinop’tan, Azerbaycan’dan, Çin’den, Antalya’dan, Mısır’dan, İngiltere’den, Fransa’dan, Hollanda’dan birisi okuyor benim kitabımı. Diyor ki, bu adam şöyle söylemiş, bak ne güzel söylemiş. Onun o taşıdığı iyi niyet, bana ağız tadı, moral, sağlık, sıhhat oluyor ve ben daha çok çalışıyorum.” değerlendirmesini yaptı.

Bir romanı 250 günde, 2 bin 500 saat çalışarak yazdığını aktaran Pala, şunları kaydetti:

“Ben her sene, 2 bin 500 saati sadece bir romana harcamak için misafir kabul etmiyorum, gezmeye gitmiyorum. Çocuklarıma ayırdığım zamandan alıyorum ve o 2 bin 500 saati bir araya getiriyorum. Türkiye’de benim gibi pek çok yazar böyle çalışıyor. Dünyanın her yerinde yazarlar böyle çalışıyor. Yani siz fellowship, yayımcılık gibi mesleklerle uğraşırken aslında sizin için iş gücü oluşturan insanların dünyasını anlayın diye bunları söylüyorum. Biz o kadar alın teri, emek, göz nuru, hastalık, koşturmaca, geçim sıkıntısı vesaire içerisinde bir şeyler üretmeye gayret ediyoruz. Sizlerin burada bulunmanız, benim yazdıklarımın daha fazla insana ulaşması demek. 102 kitabımın belki 365 bin değil, üç milyon kişiye de ulaşması demek. Onun için burada bulunmanızdan çok bahtiyarlık duyuyorum.”

Konuşmaların ardından İTO Başkanı Şekib Avdagiç, CANIEM Başkanı Hugo Setzer’e plaket takdim etti ve kurdele kesilerek programın açılışı yapıldı.

Etkinlik, Uzak Asya’dan Latin Amerika’ya, Kuzey Avrupa’dan Afrika’ya kadar pek çok ülkeden yayımcıların telif ve çeviri görüşmeleriyle devam etti.

İstanbul’un bir telif marketi haline getirilmesi amaçlanıyor

İstanbul Fellowship Publishing Programı’nda bir ülkenin yayıncılığının ve edebiyatının merkeze alınarak tematik bir şekilde işleneceği “odak ülke” etkinliğinde 2024’ün odak ülkesi olarak Meksika belirlendi.

Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları ile dünya yayımcılarının iş birliğinin artırılması, İstanbul’un bir telif marketi haline getirilmesi ve sektörel gelişmelerin yakından takip edilmesi amaçlanıyor.

Çok sayıda ulusal ve uluslararası yayıncının bir araya gelmesine olanak sağlayan program, 2021’den itibaren hibrit bir modelde gerçekleştirilerek katılımcılarına hem fiziki hem de çevrim içi ikili görüşme imkanı sunuyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/anadolu-ajansinin-global-iletisim-ortagi-oldugu-istanbul-yayimcilik-profesyonel-bulusmalari-basladi/feed/ 0
Laiklik Meclisi, 3 Mart’ı Laiklik Günü olarak kutladı https://www.haber28.com.tr/laiklik-meclisi-3-marti-laiklik-gunu-olarak-kutladi/ https://www.haber28.com.tr/laiklik-meclisi-3-marti-laiklik-gunu-olarak-kutladi/#respond Sat, 30 Mar 2024 06:24:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12247 HABER DİLAN KUTLU/ KAMERAMAN ÜNAL AYDIN

Laiklik Meclisi ‘hilafetin ve Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılmasının, Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu’nun kabul edilmesinin 100. yılı olan 3 Mart’ı bugün Ankara’da düzenlediği toplantıyla Laiklik Günü olarak kutladı. Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı ve Laiklik Meclisi sözcülerinden Ömer Faruk Eminağaoğlu, “2023 yılında eğitim alanında laikliğe aykırılıklar zirve yaptı. Hukuk alanında da ayını şekilde tarikat ve cemaatlerin eylemeri hilafet istekleri aynı şekilde… Artık öyle bir noktaya geldi ki en etkin laiklik örgütü, laikliği savunan bir örgüt nasıl olabilir? Bunun üzerinde kafa yorarak, tartışarak böyle bir yapılanmanın artık en etkin bu şekilde olabileceğini düşüncesini benimsedik” dedi.

Laiklik karşıtı uygulamalara tepki olarak 25 Eylül’de, 90 aydının imzasıyla kurulan Laiklik Meclisi, hilafetin ve Şer’iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırıldığı, Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu’nun çıkarıldığı 3 Mart’ı yüzüncü yılında Laiklik Günü olarak kutladı.

Ankara İnşaat Mühendisleri Odası’nda bugün gerçekleştirilen sempozyumda akademisyenler, Öğrenci- Veli Derneği, Barolar Birliği’nden uzmanlar katıldı. Laiklik Meclisi Sözcüleri ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Laiklik Meclisi’nin 2023 yılında kurulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Laikliğe yönelik artan saldırılar karşısında zorunlu bir gereklilik olarak 2023 yılında kuruldu. Hukukçu, yazar, akademisyen birçok bu konuda duyarlı kişinin katılımı ile kuruldu. Her geçen gün Türkiye’de laikliğe yönelik saldırılar arttığı için Laiklik Meclisi de çalışmalarını artırıyor. Laikliğe yönelik saldırılar tarikat ve cemaatlerden arttığı için Laiklik Meclisi’nin ne kadar gerekli bir oluşum olduğunu artan katılımlar karşısında gösterdi. 3 Mart Devrim Yasası’nın kabul edildiği gün bunu da laiklik günü olarak benimsedik kabul ettik. Türkiye Cumhuriyeti’nde asla hilafet söz konusu olmayacak. Devrimler laiklikle yaşayacak.

2023 yılında eğitim alanında laikliğe aykırılıklar zirve yaptı. Hukuk alanında da ayını şekilde tarikat ve cemaatlerin eylemeri hilafet istekleri aynı şekilde… Artık öyle bir noktaya geldi ki en etkin laiklik örgütü, laikliği savunan bir örgüt nasıl olabilir? Bunun üzerinde kafa yorarak, tartışarak böyle bir yapılanmanın artık en etkin bu şekilde olabileceğini düşüncesini benimsedik.”

“İNAILMAZ BİR ÖZLEM VAR”

İlerici Kadınlar Derneği (İKD) Genel Başkanı ve Laiklik Meclisi Sözcüsü Umut Kuruç ise şöyle konuştu:

Laiklik Meclisi bir karşı devrim sürecinin son düzlüğüne karşı kuruldu. Türkiye bir karşı devrim sürecinin son düzlüğüne girmiştir. Bütün yurttaşların kitle örgütlerin, sendikaların, baroların en başta bu karşı devrim sürecine cevap vermesi gerekir. Biz Laiklik Meclisi’ni bu düşünceyle kurduk. Amacımız bütün yurt sathında Laiklik Meclisi’nin büyümesi…  Bizim komisyonlarımız var. Komisyonlarla çalışıyoruz. Hukuk, Anayasa, Medeni Kanun, eğitim komisyonu, kültür sanat komisyonumuz korunacak… Bizim de sendikalarla, barolarla, kadın örgütleriyle iş birliği yapmamız önemli. Bütün yurttaşların bu mücadelenin içerisinde olmaları önemli. Biz yurdun dört bir yanında bu mücadeleyi sahiplenen bize gelen başvurulardan görüyoruz. İnanılmaz bir özlem var bu mücadelenin sahiplenmesinde. Toplum onurlu bir yaşama sahip çıkmalı bunun yolu laiklikten geçiyor.”

Laiklik Meclisi sözcülerinden Avukat Berkay Çelen ise ANKA’ya şunları söyledi:

Bugün burada buluşmamız aslında çok anlamlı bir toplantıyı işaret ediyor. O da nedir? Hilafetin kaldırılması başta olmak üzere 3 devrim yasasının 100. yılında bir kutlama etkinliği yapıyoruz. Yalnızca anma etkinliği değil, dkutlama etkinliği güçlü bir mesaj vermek için buradayız. Bir tarihi yad etmekten ziyade aslında mücadeleninin devam etmesi gerektiğini ilan etmek için buradayız. Bugün bir avukat olarak adliyelerde şeriat çağrılarına rastlıyoruz. Ama bu çağrılazrın hiçbir şekilde soruşturulmadığı hatta övüldüğü günşerden geçiyoruza. 100 yıl önce yasaklanmış bir rejimi bugün övmeye çalışıyorlar. Bu yapılanların her birinin isuç olduğunu bizim deşifre etmemiz gerekiyor.

Bugün burada buluşmamız aslında çok anlamlı bir toplantıyı işaret ediyor. O da nedir? Hilafetin kaldırılması başta olmak üzere 3 devrim yasasının 100. yılında bir kutlama etkinliği yapıyoruz. Yalnızca anma etkinliği değil, dkutlama etkinliği güçlü bir mesaj vermek için buradayız. Bir tarihi yad etmekten ziyade aslında mücadeleninin devam etmesi gerektiğini ilan etmek için buradayız. Bugün bir avukat olarak adliyelerde şeriat çağrılarına rastlıyoruz. Ama bu çağrılazrın hiçbir şekilde soruşturulmadığı hatta övüldüğü günşerden geçiyoruza. 100 yıl önce yasaklanmış bir rejimi bugün övmeye çalışıyorlar. Bu yapılanların her birinin isuç olduğunu bizim deşifre etmemiz gerekiyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/laiklik-meclisi-3-marti-laiklik-gunu-olarak-kutladi/feed/ 0