Etme – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 12 Jul 2024 01:36:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 AKP Sözcüsü Ömer Çelik: Seçim sonuçlarını değerlendirme aşamasındayız https://www.haber28.com.tr/akp-sozcusu-omer-celik-secim-sonuclarini-degerlendirme-asamasindayiz/ https://www.haber28.com.tr/akp-sozcusu-omer-celik-secim-sonuclarini-degerlendirme-asamasindayiz/#respond Fri, 12 Jul 2024 01:36:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24892 AKP Sözcüsü Ömer Çelik Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı ardından yaptığı açıklamada, seçimin sayısal sonuçlarının ardından siyasal sonuçlarını değerlendirme aşamasına geldiklerini belirtti, hangi siyasetimizi, hangi tavrımızı, hangi siyasi söylemimizi vatandaşımız beğendiyse onu daha da güçlendireceğiz” dedi. Beğenilmeyen bir durum varsa onun için de çalışmaları sürdüreceklerini vurgulayan Çelik, bir değişiklik ve değişim olacaksa, bunun Cumhurbaşkanının takdirinde olduğunu söyledi.

AKP’de seçim sonrası ilk MKYK toplantısı yapıldı. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık ettiği toplantının ardından Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklama yaptı. Çelik şunları kaydetti:

“Netanyahu ve ekibinin bir katliam siyaseti takip etmesiyle bölgedeki tansiyonun daha da yükseleceğini, hatta Netenyahu ve ekibinin bölgedeki tansiyonu yükseltmek üzere kasti hesaplı ve sistematik bir politika izlediğini ifade etmiştik. Daha da ötesi bir şekilde Netanyahu ve ekibi bir bölgesel savaş çıksın ve adeta bu savaşa da Amerika Birleşik Devletleri dahil olsun diye maalesef son derece riskli bir senaryonun peşinde koşmaktadır. Tabii bu konuda Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere herkesin sağduyulu olması gerekir.

“DENİZ PARKI EYLEMLERİNE TÜRKİYE’NİN MÜSAADE ETMEYECEĞİNİ BİR KERE DAHA İFADE EDİYORUZ”

Son zamanlarda Yunanistan ile aramızda bir normalleşme süreci yaşanıyordu. Sayın Cumhurbaşkanımızın Yunanistan’ı ziyaretinden sonra bu gayet iyi bir ivmeyle gidiyordu.

16-17 Nisan’da Yunanistan bir Okyanuslar Konferansı düzenliyor ve çevre faaliyeti adı altında Ege Denizi’nde ve İyon Denizi’nde iki bölgeyi Deniz Parkı olarak ilan etmeye dönük bir yaklaşım sergiliyor. Bunun kuşkusuz bütün bu süreci hem bu normalleşme sürecini sabote eden hem de bu çevre hassasiyetini tek taraflı bir irade ile Deniz Parkı ilan etme yoluyla aslında istismar eden bir durum olduğunu değerlendiriyoruz. Yunanistan’a bir kere daha diplomasi yolundan ayrılmaması gerektiğini, normalleşmeye zarar verecek herhangi bir adım atılmaması gerektiğini ve bu çerçevede de Deniz Parkı eylemlerine Türkiye’nin hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğini bir kere daha ifade ediyoruz.

Ekonomi programıyla ilgili, ekonomi programımızı yürüten Bakanımız Mehmet Bey ile ilgili olarak birtakım spekülasyonlar sık sık sosyal medyada dolaşıma sokuluyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomi programıyla ilgili desteği tamdır. Bu konuda ekonomi yönetimimize güveniyoruz.”

Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çelik, kabinede değişiklik iddialarına ilişkin şunları kaydetti:

“Herhangi bir takvim konuşmadık. Tabii ki değişim sadece şu noktada değişim olacak, bu noktada değişim olacak gibisinden bir şey değil. Hem yaptığımız çalışmalarda şu aşamada aslında bir bakıma seçimin sayısal sonuçlarını, çeşitli illerdeki durumunu değerlendiriyoruz. Fakat siyasal sonuçlarını değerlendirme aşamasına da geldik. Yeterince data, yeterince çalışma yapıldı yetkili kurullarımızda. Bunlarla ilgili olarak hangi siyasetimizi, hangi tavrımızı, hangi siyasi söylemimizi ve hangi siyasi pratiğimizi vatandaşımız beğendiyse onu daha da güçlendireceğiz. Beğenilmeyen bir durum varsa onun değişimi için de çalışmaları sürdüreceğiz. Ama hepiniz ‘MYK, Bakanlar Kurulu ya da başka mekanizmalarda değişiklik olacak mı?’ diye soruyorsunuz. Kuşkusuz bu Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın takdirindedir. Kendisi bunu uygun görüyorsa, uygun gördüğü bir vakitte bu tasarrufu gerçekleştirecektir.”

“JET YAKITI İDDİALARI SPEKÜLATİFTİR”

Çelik, İsrail’e jet yakıtı ihraç edildiği iddialarına ilişkin ise “Kamuda herhangi bir şekilde İsrail’e destek olma anlamına gelebilecek ya da savaş desteği anlamına gelecek herhangi bir tasarrufta bulunulmamıştır. Özel sektörün yaptığı birtakım konular gündeme gelmişti, o konular da Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı 54 maddede ortaya koyulan kısıtlamalarla birlikte tamamen kontrol altına alınmıştır. Dolayısıyla, ‘İsrail savaş uçaklarına jet yakıtı buradan gidiyor’ ya da buna benzeri şeylerin hepsi spekülatiftir” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/akp-sozcusu-omer-celik-secim-sonuclarini-degerlendirme-asamasindayiz/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, devir teslim töreninde halka güvendiğini ve sorunların çözümü için çalışacaklarını söyledi https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugay-devir-teslim-toreninde-halka-guvendigini-ve-sorunlarin-cozumu-icin-calisacaklarini-soyledi/ https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugay-devir-teslim-toreninde-halka-guvendigini-ve-sorunlarin-cozumu-icin-calisacaklarini-soyledi/#respond Tue, 25 Jun 2024 04:48:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22766 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cemil Tugay, devir teslim töreninde, “Ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıların, insanlarımızın yaşadığı o ağır sorunların her birinin farkındayız. Bu nedenle sorun neredeyse orada olacağız, çözüm için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Atatürk’ümüzün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü, tüm bireyleriyle yanımızda görmek istiyorum” dedi.

31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 48.97 oy oranı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Cemil Tugay, devir teslim töreninden önce ilk olarak Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtına çelenk koyma törenine katıldı. Tugay’a; milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, büyükşehir bürokratları eşlik etti. Çelenk koyma töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “31 Mart seçimlerinden sonra dün mazbatamı aldım ve bugün itibariyle görev devir teslimiyle yeni dönemi resmen başlatmış olacağız. Bu dönem geçen birkaç ay içerisinde bizler için pek çok zorluklarla geliyordu. ya da belki biraz daha doğru tanımlamak gerekirse, özellikle Mayıs genel seçimlerinden sonra sanki ülkemizde artık bir şeylerin düzelme ihtimalinin kalmadığına dair üzüntünün yaygın olduğu, insanlarımızın umutsuz olduğu o aylardan sonra gelen bir seçim oldu, 31 Mart seçimi. Çok mücadele ettik, halkımıza kulak verdik, onların bizden beklediklerini doğru anlayarak onlarla kucaklaşmaya, onlarla duyguda, düşüncede, hedefte, gelecekte birlikte olduğumuzu onlara ifade etmeye çalıştık” diye konuştu.

“Bizlere kredi açtılar”

Geleceğe dair çok umutlu olduklarını kaydeden Tugay, şunları söyledi:

“Bu son yerel seçimlerde inandıklarını gösterdikleri sonuçlar armağan ettiler. Fakat aynı zamanda Genel Başkanımız Özgür Özel’in de söylediği gibi bizlere bir kredi açtılar. Bizden önümüzdeki dönemde çok çalışmamızı, hiç hata yapmamamızı ve çok doğru işler yapmamızı istiyorlar. Bunun her gün, her dakika, her an bilincinde olduğumu, arkadaşlarımızla beraber her zaman birbirimize bunu hatırlattığımızı bilmenizi istedim. Sorumluluğumuzun farkındayız, bizden beklenenin farkındayız. Ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıların, insanlarımızın yaşadığı o ağır sorunların her birinin farkındayız. Bu nedenle halkımızın arasında onlarla birlikte olacağız. Bu nedenle sorun neredeyse orada olacağız. Bu nedenle çözüm için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Bize güvenebilirsiniz. Bize lütfen inancınızı devam ettirin. Bizi seçtiniz, bize göre verdiniz. Seçimlerde oy kullanmaktan ibaret değildir. Bir ülkeyi sevmek, bir ülkenin demokrasisine sahip çıkmak bu mücadeleyi birlikte yapacağız. Ben öncelikle hem İzmir Bey Büyükşehir Belediyesi’nde hem de 30 ilçe belediyemizde çalışan tüm arkadaşlarımızı daha önceden yaptıklarından daha fazla sorumluluk almaya daha fazla çaba göstermeye davet etmek istiyorum. Özellikle Atatürk’ümüzün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü tüm bireyleriyle yanımızda görmek istiyorum.”

“En çok gençlerin bize farklı sarıldığını hissettik”

Konuşmalarında gençlerin kendilerine verdiği destekten de bahseden Tugay, şunları kaydetti:

“Bu seçimde defalarca dile getirildi ama duymayan kalmasın diye bir kez de ben de ifade etmek isterim. En çok gençler bize güvendi. En çok gençlerin bize farklı sarıldığını hissettik. Bu ülkede gelecek hissettiklerini anladık. Biz de onların için o geleceği burada kurmak için zaten çalışıyoruz. O nedenle en çok gençlerimize sözümüz olsun”

Tunç Soyer’den görevi devraldı

Törenin ardından Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi’ndeki Başkanlık Makamına geçerek, orada düzenlenen devir teslim töreniyle görevi devraldı. Devir teslim töreninde konuşan ve Tunç Soyer’e hizmetleri için teşekkür eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, “Unutmayın bizler sadece bütünün parçasıyız” diyen Tugay, “Bizden beklenen görevi yapmak için geçici süreyle buralardayız. İzmir benim için dünyanın en güzel şehri. Bu şehre hizmet etme fırsatı yakaladık. Bu şehre en güzel şekilde hizmet edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın. CHP’ye, şehrimize, Atatürk’e borcumuzu ödeyeceğiz hep beraber. Büyükşehir çalışanlarımızla beraber. Tunç Başkanım 5 yıl içinde şehrimize hizmet etti” diye vurguladı.

“En iyisini yapmaya gayret ettim”

Türkiye’nin yerelden, kentler üzerinden dönüşeceği düşüncesiyle ve daima bu inançla yerelde siyaset yaptığının altını çizen Tunç Soyer, geleceğin dünyasının şehirler dünyası olacağını söyledi. 31 Mart akşamı Türkiye’nin büyük bölümünün kırmızıya boyandığını, yerelden dönüşümün ilk adımı olan tabloyu gördüğünü ve büyük bir mutlulukla kutladıklarını belirten Soyer, şu sözlere yer verdi:

“İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde canla başla çalışarak en iyisini yapmaya gayret ettim. Hakimiyetin bir kez daha sadece ve sadece millete ait olduğu Cumhuriyetimizin gücüne güç kattık. Yurttaşlarını aşağılayan, hukukun üstünlüğünü hiçe sayan, farklılıklarımızı kutuplaştıran, demokrasiyi ve Cumhuriyetimizin faziletlerini küçümseyen, insanları sürekli yoksullaştıran bir zihniyet karşısında büyük bir zafer elde ettik. Millet bu gidişe dur dedi.”

“Herkese kapım sonuna kadar açık”

Devir teslim töreninde Cemil Tugay’ı tebrik eden Tunç Soyer, “İnanıyorum ki o da görev süresinin son saatine kadar İzmirlilere hizmet etmeye, sosyal demokrat belediyeciliğin en iyi örneklerini vermeye devam edecektir. Şimdi Türkiye için yeni bir başlangıç yapma vakti. Şimdi, unvansız ve sıfatsız, partimizin yalın bir üyesi olarak çalışmak zamanı. Bu büyük başarının, zaferin getirdiği büyük sorumlulukların gereğini yapmak. Hepimiz etten kemikteniz, hepimizin kırgınlıkları, sitemleri, hayal kırıklıkları olabilir. Fakat hamlığı kendime yakıştıramam. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını inşa etmek için var gücümle çalışmaya devam edeceğim. Bugüne kadar biriktirdiğim tüm deneyimle, hiçbir karşılık beklemeden ülkem için hizmet etmeye hazırım. Partimizin her kademedeki yöneticilerine, tüm üyelerine ve özellikle belediye başkanlarımıza, bana ihtiyaç duyarlarsa kapım sonuna kadar açıktır. Cemil başkanımızın başarısını bir kez daha kutluyor, İzmir’e ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” açıklamalarında bulundu. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugay-devir-teslim-toreninde-halka-guvendigini-ve-sorunlarin-cozumu-icin-calisacaklarini-soyledi/feed/ 0
Ali Koç, Süper Kupa finalinin tarihinin değiştirilmesini istiyor https://www.haber28.com.tr/ali-koc-super-kupa-finalinin-tarihinin-degistirilmesini-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/ali-koc-super-kupa-finalinin-tarihinin-degistirilmesini-istiyor/#respond Tue, 23 Apr 2024 00:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15380 Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Galatasaray’ın da kabul etmesi halinde 7 Nisan’da oynanacak Süper Kupa finalinin tarihinin değiştirilmesinin doğru olacağını düşündüklerini söyledi.

Ali Koç, Kalamış’ta bulunan Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Koç, UEFA Konferans Ligi’nde çeyrek finale yükselmeleri halinde Süper Kupa finalinin ertelenmesi için başvurup başvurmayacakları sorusu üzerine, “Takvim çok üste üste geldi. Tarihi belirlerken diğer tarihleri göz önünde bulundurmadık. Bizim bu turu geçmemiz ülkemizin 9’unculuğu için çok çok önemli. Ülke menfaatleri açısından rakibimizin de kabul etmesi halinde yeni bir tarih bulunmasının çok daha doğru olacağını arkadaşlarla aramızda konuştuk. Ahmet Bey bu konuda belli tarihler üzerinde çalışıyor. İnşallah turu geçeriz. ‘Bu turu geçtik.’ öz güveni beni korkutuyor. Yarın UEFA Başkanı da maçımıza geliyor. ‘Evde izleyelim diyecektim’ ama diyemedim. Bana bir sözü vardı maç seyretmek için. İnşallah tur atlayacağız. Başvuru yapmadık, yapacağız. Turu geçersek yeni vereceğimiz tarih de etkilenebilir. Bu turu geçelim.” diye konuştu.

Ayasofya Stadı’nda final oynamayı Türk milletinin her ferdinin isteyeceğini aktaran Koç, “Bir Türk takımının, Yunanistan’ın başkenti Atina’da, ismi Ayasofya olan bir statta final oynamasını herkes ister. Kim olursa olsun. Bunları konuşmak için çok erken. Hem ligde hem kupada finale de gidebilirsin, dört gün içinde iki kupadan da olabilirsin. Öyle bir ince ipin üzerinde yürüyoruz. Allah sonumuzu hayır etsin.” ifadelerini kullandı.

“FETÖ’nün kurduğu kumpaslardan işinize geleni kabul etmeniz riyakarlıklarınızın en büyük örneği”

Ali Koç, 3 Temmuz sürecinde Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) kurban edildiklerini, en iyi dönemlerinde maddi, manevi olağanüstü zararlar yaşadıklarını söyledi.

FETÖ’ye karşı ilk mücadeleyi Fenerbahçe’nin başlattığını belirten Koç, “Başkanımız ‘Memleket elden gidiyor’ dedi. Sulandırdınız. Maddi, manevi olağanüstü zararlar yaşadık. Takım otobüsümüz kurşunlandı, katliamdan döndük. Bu terör örgütüne kurban verilen tek kulüp Fenerbahçe. En iyi dönemimizdi. Federasyonla mahkemedeyiz tazminat için. Her türlü oyunu oynuyorlar uzatmak için.” diye konuştu.

Organize bir kötülükle mücadele halinde olduklarını aktaran Koç, sarı-kırmızılı kulübe “er meydanına çıkma” teklifini yineledi.

Galatasaray’a 17-25 Aralık süreci, 15 Temmuz hain darbe girişimi ve birçok kumpas hakkında ne düşündüklerini soran Koç, “FETÖ’nün kurduğu kumpaslardan işinize geleni kabul etmeniz sizin riyakarlıklarınızın en büyük örneği. İçişleri Bakanlığının kırmızı listesinde olan efsaneler var. Zekeriya Öz’ün, Mehmet Baransu’nun Galatasaraylı olması tesadüf mü? Teröristbaşının ‘Dua ve himmetle ayağa kaldırmamız gereken kulüp.’ dediği kim? Biz değiliz, hadi siz de ‘Biz değiliz.’ deyin. Terörist başının ekranlarda ‘Gönlümdeki takım Galatasaray, inşallah şampiyon olur.’ dediği kulüp kim. ‘Fenerbahçe bize karşı sert, katı bir tutum içerisinde.’ diyor bizim için. Belki bunun için oraya çöktüler. Bize çökemezler zaten.” ifadelerini kullandı.

Futbolu dizayn etme girişimleri ve etkilerinin hala devam ettiğini savunan Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“En büyük hatamız suç örgütünün etki alanını sadece 3 Temmuz’la sınırlamak oldu. Fenerbahçe, FETÖ ile ilgili en son çamur atılabilecek kurumdur. Fenerbahçe’ye bu suçlamayı yapabilecek kurumların başında da siz gelirsiniz Galatasaraylılar. Son aylardaki açıklamalarla coşan zatın tenhada nasıl olduğunu anlatmak istiyorum. Algı bunların DNA’sında olduğu için sınırları yoktur. Şampiyonluk mücadelesini, Çanakkale Savaşı’ndaki mücadeleye benzetiyor. Bu izahı olmayan bir talihsizliktir. Git “Zaferin Rengi’ filmini izle Sayın Başkan, neyin ne olduğunu daha iyi anlarsın.” görüşlerini paylaştı.

“Bu sezon, bu şartlarda topladığımız puanlar mucizedir”

Başkan Koç, her türlü gücü ele geçirmiş ahlak yoksunu, vicdansız bir yapıyla mücadele ettiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Asla oynadığımız şey futbol değil, yaptığımız şey de spor değil. Tarihimizin rekorunu kırdık. Bu sezon bu şartlarda topladığımız puanlar mucizedir. Karşı karşıya olduğumuz kötülüğü anlatabildiğimi düşünüyorum. Saha içinde mücadele kadar saha dışındaki destekleriniz, gayretleriniz çok çok önemli. ‘Fenerbahçeliyim’ diyen herkese çok büyük iş düşüyor. 3 Temmuz’da malum örgütle nasıl mücadele ettiysek bu camiayla da benzer şekilde mücadele etmeliyiz. Fenerbahçe, en ağır saldırılara maruz kalsa da çok şükür haram kupalar kazanmak için bu memleketin evlatlarını birbirine kırdıranlardan olmadı, hiçbir zaman da olmayacak. Her şeye rağmen halen ve ısrarla bu memleketin evlatlarına spor yaptıran, bayrağımızı dalgalandıran, bunda da muvaffak olan, devletine ve milletine bağlı bir camiayız. Bu da böyle devam edecek. Türk futbolunda ahlaksızların ahlak, hainlerin ise sadakat dersi vermeye utanmadığı bir dönemden geçerken Fenerbahçe’miz yine iftiracıların, pusucuların ve tetikçilerin hedefindedir. 25 yıldır bu yol ve yordamla manipüle edilen bir ligimiz var. Bunlar şampiyon yapılmaya alışmışlar. Bunlar kayırılmaya ve ittirilmeye alışılmış bir zihniyet. Fenerbahçe ise tarihi boyunca elde ettiği her şeyi tanımsız mücadelelerle elde etmiş bir camiadır. Bizim hamurumuz çok çok farklıdır.”

Futbol takımının büyük bir mücadeleyi sürdürdüğünü söyleyen Koç, “İnşallah sonu şampiyonluk olur. Yolumuz çok zor, bizim için şampiyonluğa çıkan yollar da hep zor olmuştur. Hocamıza, futbolcularımıza sonsuz güveniyoruz. Keşke sisteme de güvenebilsem. Son viraja girdik, sorumlulukları olanlara sesleniyorum. Elinizi vicdanınıza koyun, yalpalamayın, kimseyi mutlu etmeye çalışmayın, doğruları savunun, saha dışında, sahada hak yemeyin. Federasyon yetkilileri, hakemler, medya kuruluşları, bu konunun paydaşı kim varsa her adımı sorumlulukla atmak zorundadır.” şeklinde görüş belirtti.

“Aziz Yıldırım, keşke camiasına son 6 yılda daha çok sahip çıksaydı”

Ali Koç, bir önceki başkan Aziz Yıldırım’ın yaptığı açıklama ve birlik, beraberlik çağrısıyla ilgili soruya, “Herhalde 6 yıl sonra aklına geldi, çok güzel bir yanıt verdi. Hakkı da. Keşke camiasına son 6 yılda daha çok sahip çıksaydı. Birlik ve beraberlik söylemleri şimdi aklına gelmeseydi. Onunla da ilgili de ileriki günlerde açıklamalarım olacak.” yanıtını verdi.

Federasyonun şu anda istifa etse de etmese de sorunların çözülmeyeceğini ileri süren Koç, “Sorunların çözülmesi için kökünden devrim yapılması gerekiyor, başta hakemler. İçişleri Bakanlığımız, devletimiz çok ciddi operasyonlar yapıyor. Göreceksiniz bir gün bunlara da operasyon yapılacak. Görevi kötüye kullanma davaları da açılmalı ki açılacaktır. Bu er ya da geç olacak. Milyonlarca insanın sinirlerini, dengelerini, mutluluğunu kökünden etkileyen bir konudan bahsediyoruz.” şeklinde görüş belirtti.

Koç, bugünkü açıklamaları nedeniyle Trabzonspor maçında haksızlığa uğrayacaklarını düşünüp düşünmediği sorusunu, “Benim hep endişem var. Bu hafta özelinde bir endişem yok. Ben Trabzon’da iki takımın da sahaya çıkıp korakor mücadele edip hak edenin kazanacağını düşünüyorum.” diyerek yanıtladı.

(Bitti)

]]>
https://www.haber28.com.tr/ali-koc-super-kupa-finalinin-tarihinin-degistirilmesini-istiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepki gösterdi https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarina-tepki-gosterdi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarina-tepki-gosterdi/#respond Sun, 14 Apr 2024 07:48:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14284 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İlim Yayma Vakfı 53. Olağan Genel Kurulu’nda açıklamalarda bulundu. İşgalci İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Netanyahu ve gözünü kin bürümüş yönetimi, günümüzün Nazileri olarak isimlerini modern dönem canilerinin yanına ekletmişlerdir. Bu katliamcıların Uluslararası Hukukta hesap vermeleri için gerekeni yapıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Üniversitesi’nin konferans salonunda düzenlenen İlim Yayma Vakfı 53. Olağan Genel Kuruluna katıldı. Kurulda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin en köklü güçlü geleneğe sahip teşekküllerinin başında İlim Yayma geliyor. Vakfımız ulu bir çınar misali ilim ve hizmet yolcularını kuşatmaya devam ediyor. Vakfımız yarım asırdan fazla süredir çalışıyor. Memleket dahilinde ilim yaymayı teşvik için koşturan tüm vakıf mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Ebediyete ulaşan vakıf insanlarımızı hürmetle yad ediyorum. 4 yıl önce kaybettiğimiz dava arkadaşımız emektarlarından Yücel Çelikbilek’i özellikle şükranla anmak istiyorum. Allah’ın izniyle bu ocak tütmeye devam ettikçe, vakfımız emektarlarının amel defteri kapanmayacaktır. Biz de iyilik neferlerini hiçbir zaman unutmayacağız. Elbette bunu yaparken minnet borcumuzu vakfımızı çok daha ileriye taşıyarak ödeyeceğiz. Daha fazla öğrenciye destek vereceğiz. Ortaöğretimden başlayarak ihtiyaç sahibi evlatlarımızın yanında olacağız. İlim hazinemizin zenginleşmesini sağlayacağız. Vatana millete faydalı evlatlar yetiştirmek vizyonuyla çalışan her bir çalışana teşekkür ediyorum. Milletimiz yetki verdikçe bizler de sizlerin daima yanında olacağız. Yeter ki sizler davasına sadık kuşakların yetişmesi için emek vermeye devam edin. Sağına soluna bakmadan ben varım diyen bir gençlik için çaba gösterin. Gerisi sadece bir zaman meselesidir. Uğruna ömrümüzü adamaktan şeref duyduğumuz davamızın yeryüzünde adaleti tesis etme davasının, medeniyetimizi ihya etme davasının sahibi, Yüce Allah’tır. Biz niyetimizi temiz tuttukça önümüzü kimse kesemez” açıklamasında bulundu.

Ramazan’ı karşılamaya hazırlandıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk sahurumuza kalkacak inşallah ilk orucumuzu tutacağız. Tüm İslam alemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu mübarek ayı hep birlikte en güzel şekilde idrak etmeye çalışacağız. Ancak Ramazan ayını başta Gazze olmak üzere pek çok bölgede ciddi inşanı dramlarla karşılıyoruz. Gazze’de yaşananlar artık tahammül sınırını aşmıştır. Terör devleti olan İsrail, batılıları arkasına alarak tam anlamıyla bir soykırım politikası uygulamaktadır. 32 binden fazla Filistinli şehit oldu. 2 milyon insan evlerini terk etmek zorunda bırakıldı. Bir barbarlıkla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

“Netanyahu günümüzün canisidir”

Netanyahu’ya günümüzün canisidir şeklinde tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Netanyahu ve gözünü kin bürümüş yönetimi, günümüzün Nazileri olarak isimlerini modern dönem canilerinin yanına ekletmişlerdir. Bu katliamcıların Uluslararası Hukukta hesap vermeleri için gerekeni yapıyoruz. 155 günde gerçekten yüreklerimizi dağlayan, bir insan olarak yüzümüzü kızartan pek çok hadiseyle karşılaştık” dedi.

“İslam alemi kardeşlik görevini tam manasıyla yerine getiremedi”

İnsan Haklarının nasıl sadece bir kağıt parçasına dönüştüğüne hep beraber şahit olduk. İslam dünyasının ortak hareket etme, zulmü engelleme noktasında halen çok önemli eksiklerimiz vardır. 2 milyar nüfuslu İslam alemi kardeşlik görevini tam manasıyla yerine getiremedi. Elbette çok uğraşıldı. Diplomatik açıdan çaba harcandı. Fakat Gazze’lilerin bombalarla katledilmesine mani olunamadı. Bu durumun pek çok sebebi bulunuyor. Türkiye bize biçilen bu role itiraz etmektedir. İsrail’in saldırılarının ilk gününden itibaren Filistin halkı için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Tüm görüşmelerimizde Filistin meselesini gündeme getirdik. Katıldığımız tüm toplantılarda Gazze’nin sesi olduk. Topraklarını savunan Filistinlilerin davasına sahip çıktık. Mısır makamlarıyla son dönemde iyileşen ilişkileri yardım ulaştırmak için kullandık. Yardımlarımız 40 bin tonu buldu. 3 bin tonluk yardım taşıyan bir gemi daha yarın ulaşacak. Gıda, su, hijyen ve barınma malzemelerinin yanında ambulans, sahra hastanesi, çadır bulunuyor. Ramazan ayı boyunca yardımı daha da artıracağız. Ülkemize getirdiğimiz kardeşlerimizin tedavileri de devam ediyor. Hamas ve Filistinli gruplarla yakın diyalog halindeyiz” şeklinde konuştu.

“Filistinlilerin davasına en üst seviyede sahip çıkan ülke tartışmasız şekilde Türkiye’dir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elimizin uzandığı gücümüzün yettiği kadar tüm imkanlarımızla yardımcı olmaya çalışıyoruz. En yakın şahidi Filistinli kardeşlerimizdir. Şunu çok net ifade etmek isterim. Filistinlilerin davasına en üst seviyede sahip çıkan ülke tartışmasız şekilde Türkiye’dir. Tüm dünya çok iyi biliyor Tayyip Erdoğan 15 sene önce katillerin yüzlerine karşı “one minute” diye haykırırken nerede duyuyorsa bugün de aynı yerde durmaktadır. En fazla hassasiyet gösterdiğimiz bir konuda bize haksızlık edenleri kendini sorgulamaya davet ediyorum. Mücadelemiz ortadadır. 21 yıl önce, genel başkan olarak Amerika’ya yaptığım ilk ziyarette bana orada Hamas’ı sordular. Terör örgütü dediler. Ben orada onlara Hamas, terör örgütü değil, bir direniş örgütüdür demiştim. O zaman başbakan değildim. Şimdi kimse bize kalkıp da Hamas için terör örgütü ifadesini kullandırtamaz. Hamas’ın liderleriyle çok açık ve net her şeyi konuşup onların arkasında dimdik duran bir ülke Türkiye. Filistin davasına gönül verenler olarak birbirimize ok atmak yerine asıl bu habis zihniyetle mücadele etmeli bunlara zemin kazandırmamalıyız. Türkiye’nin olağanüstü çabalarını görmezden gelme yerine her konuşmalarında işgalci İsrail’e selam çakanların foyasını ortaya dökmeliyiz.

Gençlere nasihatlerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke olarak güçlendikçe inşallah çok daha fazlasını da yapacağız. Rabbim bizlere o günleri görmeyi de nasip eylesin. Sizler bizim aydınlık yarınlarımızın teminatısınız. Mübadele bayrağını bizden siz devralacak, onu yüceltecek, sizden sonra gelen nesile teslim edeceksiniz. Hep söylüyorum. Ne yapıyorsak sizler için, sizin istikbaliniz için yapıyoruz. Sizlerden de kendinizi en donanımlı, şuurlu, ahlaklı ve özgüvenli bir şekilde yetiştirmenizi bekliyoruz” açıklamasında bulundu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarina-tepki-gosterdi/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İSİPAB Konferansı’nda Filistin mücadelesine vurgu yaptı https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-isipab-konferansinda-filistin-mucadelesine-vurgu-yapti/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-isipab-konferansinda-filistin-mucadelesine-vurgu-yapti/#respond Mon, 01 Apr 2024 08:36:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12574 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İslam İşbirliği Parlamenter Asamblesi (İSİPAB) 18’inci Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “İslam dünyasının önümüzdeki dönemde çok yoğun ve güçlendirilmiş bir Filistin mücadelesine hazır olması gerektiğini ifade etmek istiyorum” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Fildişi Sahili’nin Abidjan şehrinde düzenlenen İslam İşbirliği Parlamenter Asamblesi (İSİPAB) 18’inci Konferansı’na katıldı. Kurtulmuş, konferansta yaptığı konuşmada sözlerine Fildişi Sahili Meclis Başkanlığına İSİPAB Dönem Başkanlığı dönemlerinde başarılar dileyerek başladı. Konferansın iklim değişikliğiyle mücadele temasıyla düzenlendiğini hatırlatan Kurtulmuş, yıllardır iklim değişikliyle ilgili uluslararası alanda çok sayıda toplantının yapıldığını ve bu toplantılarda iklim değişikliğinin sadece bir sonuç olarak ele alındığını belirtti. İklim değişikliğinin arkasındaki nedenlerin fazla konuşulmadığını ifade eden Kurtulmuş, iklim değişikliğinin temel nedeninin dünyaya uzun süredir hakim olan modern düşüncenin dünyadaki bütün imkanları sömürmek ve onun üzerinden kar elde etme hırsının olduğunu söyledi.

“Vahşi kapitalizmin dünyanın bütün imkanlarını sömürmesi, kainatı bu noktaya getirdi”

Vahşi kapitalizmin dünyanın bütün imkanlarını sömürmesinin kainatı bu noktaya getirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, sadece yer kürenin değil, uzayda da büyük bir çevre kirliliğinin olduğunu, bunun da dünyanın başına büyük belalar açacağının herkesçe bilindiğini ifade etti. İklim değişikliğini ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmak, bunun için de özellikle İslam medeniyetinin insan, çevre ve kainat dengesi üzerine oturan görüşlerini üretmek ve insanlığa sunmak zorunda olduklarına dikkati çeken Kurtulmuş, “Bugünkü iklim değişikliklerinin sebebi insanoğlunun yaratılışın doğasına aykırı hareket etmesidir. Onun için bizlerin kendi değer sistematiğimiz içerisinde yer yüzünde iklim değişikliği de başta olmak üzere yeni bir küresel çevre anlayışını ortaya koymamız lazım” dedi.

Kainatı kendi mülkü gibi gören ve bu mülkü dilediği şekilde kullanarak, sömürme iştahıyla hareket eden vahşi kapitalizmin dünyayı getirdiği noktanın bu durum olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Kainatı kendi mülkü olarak değil, kendisine tevarüs etmiş bir emanet olarak gören yeni bir anlayışa ihtiyacımız var. Bunun için hep beraber Müslüman ülkeler olarak bunun üzerine odaklanmamızın şart olduğu kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

“Safları sıklaştırmamız lazım”

Kurtulmuş, İslam dünyasının geniş bir coğrafyada, dünyanın en bereketli topraklarında bulunduğunu, bu kadar büyük bir güce, yer altı yer üstü kaynaklarına sahip olmasına, genç bir nüfusa sahip olmasına rağmen İslam dünyasının bu imkanlarını iyi bir şekilde kullandığını söylemenin mümkün olmadığını söyledi. Kurtulmuş, İslam dünyasının eğitimde, bilimde, sanatta, kültürde, siyasette ve uluslararası sistemde sahip olduğu bu potansiyelin aksine büyük bir zafiyet içinde olduğunu, bunun üzerinde odaklanmak ve bunu aşmak için herkesin mücadele etmek zorunda olduğunu kaydetti.

İsrail’in Gazze’ye saldırıları

“Hepimiz ne konuşursak konuşalım, uzun yıllardır hep Filistin meselesini gönlümüzde ve zihnimizde tutuyoruz” diyen Kurtulmuş, Filistin meselesinin hem İslam dünyasının bir numaralı meselesi olmak mecburiyetinde olduğunu hem de insanlığın en temel sorunları arasında bulunduğunu belirtti. Kurtulmuş, “Özelikle 7 Ekim’den sonra İsrail’in insanlık tarihinin görmediği büyük bir katliamı gerçekleştirmeye devam etmesi, ne yazık ki biz burada konuşurken Gazze’de onlarca kardeşimizin şehit olduğu bir saldırının devam etmesi, sadece sözle durdurulabilecek bir durum değildir. Onun için İslam dünyasının önümüzdeki dönemde çok yoğun ve güçlendirilmiş bir Filistin mücadelesine hazır olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bu anlamda Güney Afrika’nın Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’na başvurusu ve bu başvuruda İsrail’in aleyhine bir ara karar çıkması fevkalade önemlidir. Ben de Güney Afrika hükümetini ve halkını tebrik ediyorum. Ancak şimdi kollarımızı sıvama vaktidir. On yıllar sürecek büyük bir mücadeleye hazır olmamız lazım” dedi.

“Müslüman toplulukları ilgilendiren temel konularda ittifak halinde olmamız lazım”

İslam dünyasının Filistin davası konusunda üç alanda mücadeleyi yoğunlaştırması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, “Bunlardan birincisi, özellikle İsrail hükümetini, Netanyahu ve çetesi başta olmak üzere siyonist rejimi, uluslararası sistemde yalnızlaştırmak için bütün gücümüzü kullanacağız. İkincisi, Müslüman ülkeler ve topluluklar olarak saflarımızı sıklaştıracağız. Eğer saflarınızı sıklaştırmazsanız araya şeytan girer. Sadece namazda değil, siyasi duruşumuz bakımından da saflarımızı sıklaştırmak durumundayız. Siyaseten farklılıklarımız olabilir, bazı konularda ihtilaf etmemiz mümkün olabilir ama biz genel duruşumuz itibarıyla Müslüman toplulukları ilgilendiren temel konularda ittifak halinde olmamız ve saflarımızı sıklaştırmamız lazım” dedi.

İsrail’in en büyük gücünün topu, tüfeği, askeri varlığı, uluslararasındaki finans çevrelerindeki ve medyadaki hakimiyeti ile arkasındaki bazı Batılı ülkelerin gücü olmadığını dile getiren Kurtulmuş, “Üzülerek ifade ediyorum, İsrail’in en büyük gücü İslam dünyasının bölünmüşlüğü, parçalanmışlığı, iradesizliği ve kararsızlığıdır. Bu durumdan süratle kurtulmak ve önümüzdeki yıllarda devam edecek Filistin davasına güç ve kuvvet verebilmek için safları sıklaştırmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“Milyonlarca insanın sokağa çıkarak ‘Yeter artık, İsrail’i durdurun’ dediğini hep beraber görüyoruz”

Filistin davasına destek vermek bakımından gelecek dönemdeki bir diğer önemli meselenin ise “insanlık cephesini tahkim etmek” olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bugün dünyanın birçok yerinde kalbinde vicdan olan, insanlık sevgisi olan, hak ve hukuktan yana olan, dini, mezhebi, meşrebi, ırkı ve teninin rengi ne olursa olsun yüzbinlerce, hatta milyonlarca insanın sokağa çıkarak ‘Yeter artık, İsrail’i durdurun’ dediğini hep beraber görüyoruz. Bu uzun yıllar boyunca insanlık cephesinin en büyük başarısıdır. Londra’nın sokaklarını dolduran, New York’ta ya da Beyaz Saray’ın karşısında gösteri yapan, masum ve mazlum halklardan yana duran insanların çığlığı fevkalade önemlidir ve insanlık tarihi bakımından yeni bir dönemi başlatmıştır. Şimdi bizlere, İslam dünyasının siyasi karar alıcılarına, İslam dünyasının sivil toplum kuruluşlarına ve topyekun hepimize düşen sorumluluk, bu üç alandaki mücadeleyi artan bir ivmeyle sürdürmektir. Yani İsrail’i yalnızlaştırmak, İslam ülkeleri olarak birliğimizi, beraberliğimizi, tevhidi artırmak ve bu anlamda da insanlık cephesinin gücünü artırmaktır” dedi.

Kurtulmuş, bu üç alanda yapılan mücadeleler sonucunda gelecek dönemde yeni, barışçıl hakkaniyetli ve insan toplulukları ile devletlerin egemen eşitliği prensibi üzerine oturan yeni bir dünya sisteminin kurulmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Böylesine bir imkanın şimdi herkesin önünde olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Bu imkandan istifade edebilecek olan bizleriz. Bundan istifade edebilmek için gayretle çalışacağız, saflarımızı sıklaştıracağız, bildiklerimizle amel edeceğiz, Allah bize bilmediklerimizi öğretecek ve hem Filistinli kardeşlerimizin içinde bulunduğu şartları değiştireceğiz hem de yeryüzünde hakkı, adaleti ve vicdanı önceleyecek bir sistemi kuracağız” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, konferans kapsamında katılımcı ülkelerden mevkidaşları ve uluslararası kuruluşların temsilcileriyle çekilen aile fotoğrafında yer aldı. Kurtulmuş, daha sonra Fildişi Sahili Ulusal Meclisi Başkanı Adama Bictogo’nun meclis başkanları onuruna verdiği davete katıldı. – ABİDJAN

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-isipab-konferansinda-filistin-mucadelesine-vurgu-yapti/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş: İslam dünyası Filistin mücadelesine hazır olmalı https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-islam-dunyasi-filistin-mucadelesine-hazir-olmali/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-islam-dunyasi-filistin-mucadelesine-hazir-olmali/#respond Mon, 01 Apr 2024 08:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12569 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, “İslam dünyasının önümüzdeki dönemde çok yoğun ve güçlendirilmiş bir Filistin mücadelesine hazır olması gerektiğini ifade etmek istiyorum.” dedi.

Kurtulmuş, Fildişi Sahili’nin Abidjan şehrinde düzenlenen İslam İşbirliği Parlamenter Asamblesi (İSİPAB) 18’inci Konferansı’nda yaptığı konuşmada, sözlerine, Fildişi Sahili Meclis Başkanlığına, İSİPAB dönem başkanlığı için başarılar dileyerek başladı.

Konferansın, iklim değişikliğiyle mücadele temasıyla düzenlendiğini anımsatan Kurtulmuş, yıllardır iklim değişikliyle ilgili uluslararası alanda çok sayıda toplantının yapıldığını ve bu toplantılarda iklim değişikliğinin sadece bir sonuç olarak ele alındığını belirtti. İklim değişikliğinin arkasındaki nedenlerin fazla konuşulmadığını ifade eden Kurtulmuş, iklim değişikliğinin temel nedeninin, dünyaya uzun bir süredir hakim olan modern düşüncenin, dünyadaki bütün imkanları sömürmesi ve onun üzerinden kar elde etme hırsı olduğunu söyledi.

Vahşi kapitalizmin dünyanın bütün imkanlarını sömürmesinin, kainatı bu noktaya getirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, sadece yerkürenin değil, uzayda da büyük bir çevre kirliliğinin olduğunu, bunun da dünyanın başına büyük belalar açacağının herkesçe bilindiğini ifade etti.

İklim değişikliğini ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmak, bunun için de özellikle İslam medeniyetinin insan, çevre ve kainat dengesi üzerine oturan görüşlerini üretmek ve insanlığa sunmak zorunda olduklarına dikkati çeken Kurtulmuş, “Bugünkü iklim değişikliklerinin sebebi insanoğlunun yaratılışın doğasına aykırı hareket etmesidir. Onun için bizlerin kendi değer sistematiğimiz içerisinde, yeryüzünde iklim değişikliği de başta olmak üzere yeni bir küresel çevre anlayışını ortaya koymamız lazım.” diye konuştu.

Kainatı kendi mülkü gibi gören ve bu mülkü dilediği şekilde kullanarak, sömürme iştahıyla hareket eden vahşi kapitalizmin dünyayı getirdiği noktanın bu durum olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Kainatı kendi mülkü olarak değil, kendisine tevarüs etmiş bir emanet olarak gören yeni bir anlayışa ihtiyacımız var. Bunun için hep beraber Müslüman ülkeler olarak bunun üzerine odaklanmamızın şart olduğu kanaatindeyim.” değerlendirmesinde bulundu.

“Safları sıklaştırmamız lazım”

Kurtulmuş, İslam dünyasının, geniş bir coğrafyada, dünyanın en bereketli topraklarında, bu kadar büyük bir güce, yer altı ve yer üstü kaynaklarına sahip olmasına, genç bir nüfusu bulunmasına rağmen, bu imkanlarını iyi bir şekilde kullandığını söylemenin mümkün olmadığını söyledi.

İslam dünyasının eğitimde, bilimde, sanatta, kültürde, siyasette ve uluslararası sistemde sahip olduğu potansiyelin aksine büyük bir zafiyet içinde bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, bunun üzerinde odaklanmak ve bunu aşmak için herkesin mücadele etmesi gerektiğini kaydetti.

İsrail’in Gazze’ye saldırıları

“Hepimiz ne konuşursak konuşalım, uzun yıllardır hep Filistin meselesini gönlümüzde ve zihnimizde tutuyoruz.” diyen Kurtulmuş, Filistin meselesinin hem İslam dünyasının bir numaralı meselesi olması gerektiğini hem de insanlığın en temel sorunları arasında bulunduğunu belirtti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Özelikle 7 Ekim’den sonra İsrail’in insanlık tarihinin görmediği büyük bir katliamı gerçekleştirmeye devam etmesi, ne yazık ki biz burada konuşurken Gazze’de onlarca kardeşimizin şehit olduğu bir saldırının devam etmesi, sadece sözle durdurulabilecek bir durum değildir. Onun için İslam dünyasının önümüzdeki dönemde çok yoğun ve güçlendirilmiş bir Filistin mücadelesine hazır olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bu anlamda Güney Afrika’nın Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’na başvurusu ve bu başvuruda İsrail’in aleyhine bir ara karar çıkması fevkalade önemlidir. Ben de Güney Afrika hükümetini ve halkını tebrik ediyorum. Ancak şimdi kollarımızı sıvama vaktidir. On yıllar sürecek büyük bir mücadeleye hazır olmamız lazım.”

“Müslüman toplulukları ilgilendiren temel konularda ittifak halinde olmamız lazım”

İslam dünyasının Filistin davası konusunda üç alanda mücadeleyi yoğunlaştırması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Bunlardan birincisi, özellikle İsrail hükümetini, Netanyahu ve çetesi başta olmak üzere siyonist rejimi, uluslararası sistemde yalnızlaştırmak için bütün gücümüzü kullanacağız. İkincisi, Müslüman ülkeler ve topluluklar olarak saflarımızı sıklaştıracağız. Eğer saflarınızı sıklaştırmazsanız araya şeytan girer. Sadece namazda değil, siyasi duruşumuz bakımından da saflarımızı sıklaştırmak durumundayız. Siyaseten farklılıklarımız olabilir, bazı konularda ihtilaf etmemiz mümkün olabilir ama genel duruşumuz itibarıyla Müslüman toplulukları ilgilendiren temel konularda ittifak halinde olmamız ve saflarımızı sıklaştırmamız lazım.”

İsrail’in en büyük gücünün topu, tüfeği, askeri varlığı, uluslararası finans çevrelerindeki ve medyadaki hakimiyeti ile arkasındaki bazı Batılı ülkelerin gücü olmadığını dile getiren Kurtulmuş, “Üzülerek ifade ediyorum, İsrail’in en büyük gücü İslam dünyasının bölünmüşlüğü, parçalanmışlığı, iradesizliği ve kararsızlığıdır. Bu durumdan süratle kurtulmak ve önümüzdeki yıllarda devam edecek Filistin davasına güç ve kuvvet verebilmek için safları sıklaştırmak zorundayız.” şeklinde konuştu.

Filistin davasına destek vermek bakımından gelecek dönemdeki bir diğer önemli meselenin ise “insanlık cephesini tahkim etmek” olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bugün dünyanın birçok yerinde kalbinde vicdan olan, insanlık sevgisi olan, hak ve hukuktan yana olan, dini, mezhebi, meşrebi, ırkı ve teninin rengi ne olursa olsun yüz binlerce hatta milyonlarca insanın sokağa çıkarak ‘Yeter artık, İsrail’i durdurun’ dediğini hep beraber görüyoruz. Bu uzun yıllar boyunca insanlık cephesinin en büyük başarısıdır. Londra’nın sokaklarını dolduran, New York’ta ya da Beyaz Saray’ın karşısında gösteri yapan masum ve mazlum halklardan yana duran insanların çığlığı fevkalade önemlidir ve insanlık tarihi bakımından yeni bir dönemi başlatmıştır. Şimdi bizlere, İslam dünyasının siyasi karar alıcılarına, İslam dünyasının sivil toplum kuruluşlarına ve topyekun hepimize düşen sorumluluk, bu üç alandaki mücadeleyi artan bir ivmeyle sürdürmektir. Yani İsrail’i yalnızlaştırmak, İslam ülkeleri olarak birliğimizi, beraberliğimizi, tevhidi ve bu anlamda da insanlık cephesinin gücünü artırmaktır.”

Kurtulmuş, bu üç alanda yapılan mücadeleler sonucunda, gelecek dönemde yeni, barışçıl, hakkaniyetli ve insan toplulukları ile devletlerin egemen eşitliği prensibi üzerine oturan yeni bir dünya sisteminin kurulmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Böylesine bir imkanın şimdi herkesin önünde olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Bu imkandan istifade edebilecek olan bizleriz. Bundan istifade edebilmek için gayretle çalışacağız, saflarımızı sıklaştıracağız, bildiklerimizle amel edeceğiz, Allah bize bilmediklerimizi öğretecek ve hem Filistinli kardeşlerimizin içinde bulunduğu şartları değiştireceğiz hem de yeryüzünde hakkı, adaleti ve vicdanı önceleyecek bir sistemi kuracağız.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, konferans kapsamında, katılımcı ülkelerden mevkidaşları ve uluslararası kuruluşların temsilcileriyle çekilen aile fotoğrafında da yer aldı.

Kurtulmuş, daha sonra, Fildişi Sahili Ulusal Meclisi Başkanı Adama Bictogo’nun meclis başkanları onuruna verdiği davete katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-islam-dunyasi-filistin-mucadelesine-hazir-olmali/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik: “Sınırlarımızın yakınlarında teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz” https://www.haber28.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/#respond Thu, 14 Mar 2024 22:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9856 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi hareketler çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen bir takım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında bir takım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz” dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, seçim işleri başkanlığının seçim sürecinin başlamasından itibaren yaptığı çalışmaları, bundan sonraki takvimi değerlendiren kapsamlı bir sunum yaptığını söyledi. Çelik, yapılan çalışmalarının takvime uygun olarak sürecin değerlendirilmesi ve süreç çerçevesinde seçimlerle ilgili çalışmaları seçim işleri başkanlığı olmak üzere diğer kurullar tarafından titizle takip edileceğini ifade etti. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü AK Parti’nin bütün yetkili kurulları adına kutladı. Çelik, Antalya’daki sel felaketi ve Erzincan İliç’te yaşanan olaylarda kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Seçim sürecinde çalışmaların devam ettiğini ve Türkiye’nin güvenliğinin korunması bakımında terörle mücadele kararlıkla sürdürdüğünü vurgulayan Çelik, “Bizim terör örgütlerine karşı bu mücadelemiz sürerken esas amacımız tabii ki ülkemizin iç ve dış güvenliğini korumak aynı zamanda da birtakım siyasi projelerin neticesi olarak sınırlarımızın etrafında birtakım teröristan adacıkları kurmak isteyenlere müsaade etmemektir. Şimdiye kadarki kararlılığımız sınırlarımızın yakınında teröristten diyenlere, hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğimizi göstermiştir. Eğer bu Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi hareketler çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen bir takım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında bir takım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz. Aynı zamanda bu bizim milli güvenliğimizi sağladığı gibi komşularımızın da güvenliğinin sağlanması bakımından son derece önemlidir. Eğer komşularımız bu terör örgütlerini bertaraf etme konusunda yeterli, yerinde ve zamanında kapasite ortaya koyabiliyorlarsa zaten sorun olmayacaktır. Ama bu kapasite ortaya koyulmadığı zaman ortaya çıkan tablo çerçevesinde Türkiye Birleşmiş Milletler şartının kendisine verdiği yetki ve meşruiyet çerçevesinde bu hakkını kullanacaktır” diye konuştu.

“Terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular”

Irak’a üst üste ziyaret gerçekleştirildiğinin altını çizen Çelik, “Burada hem bu terör örgütlerinin ortak mücadele bakımından hem de Irak’ta hayata geçirmeyi planladığımız kalkınma yolu projesinin sağlığı ve geleceği açısından bu terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular. Dolayısıyla güney sınır özellikle hiçbir şekilde bu terör yapılanmalarına müsaade etmeyeceğimizi, bu terör örgütlerinin faaliyetlerini takip ettiğimiz gibi bunları kullanan birtakım odakların ortaya koymaya çalıştığı siyasi projeleri de net bir şekilde gördüğümüzü hepsiyle topyekun mücadele ettiğimizi ifade etmek isterim. Aynı şekilde FETÖ gibi DEAŞ gibi örgütler aynı şekilde organize suç örgütleri milletimizi ve demokrasimizi tehdit eden her türlü unsurla demokrasimizi koruma çerçevesinde milletimizin medeni yaşam hakkını koruma çerçevesinde gerekli mücadele kararlılıkla sürdürülecek” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın depremin 1. yıl dönümünde deprem bölgesini ziyaret ettiğini hatırlatan Çelik, “Bu bizim her gündem içerisinde, her şart altında deprem bölgesindeki vatandaşlarımızla beraber olduğumuzu kaybettiğimiz canları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu ve yaraların sarılması konusundaki çalışmaların kesintisiz bir kararlılıkla sürdüreceğimizi ifadesidir. Cumhurbaşkanımızın hak ettiği 5 ilde hak sahiplerine 31 bini aşkın konut ve köy evi teslim edildi. Bundan sonrasında da aynı takvim çerçevesinde vatandaşlarımızın tüm yaralarına sarıldığı, evlerini kaybedenlere evlerinin bu çalışmalar çerçevesinde teslim edildiği süreçleri hep beraber göreceğiz. Bir kere daha deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza sevgilerimizi, saygılarımızı sunuyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz”

“Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle yürüyen ekonomik program Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesi ve güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen program meyvelerini vermeye devam ediyor” ifadelerini kullanan Çelik, “Tabii ki enflasyonda düşüş, cari açığın azalması, aynı şekilde kadın istihdam oranının artması, genç işsizlik oran azalması gibi pek çok alanda güçlü neticeler görülmeye başlandı. Bunların 2023 yılı son çeyreğinde ve bu yılın ilk çeyreğine ilişkin makro ekonomik ve finansal göstergelere bunlar net bir şekilde yansımaya başladı tüm bu alanlarda. Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Tabii bununla paralel olarak ülkemize giren yatırım miktarı ülkemize giren yabancı para miktarı da bu çerçevede artmaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yükseltmektedir. Bu bütün bu göstergelere baktığımızda Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen bu programın olumlu etkilerinin görüldüğünü bundan sonra vatandaşlarımızın bu olumlu etkileri daha çok göreceğini ve vatandaşımızın refahına katkıda bulunma konusunda bu programın daha güçlü neticeler vereceğini değerlendiriyoruz” diye konuştu.

“Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz”

Gazze’de Netanyahu hükümetinin soykırım faaliyetleri maalesef devam ettiğini vurgulayan Çelik, “Burada Doğu Kudüs başta olmak üzere Batı Şeria’da gerçekleştirdikleri saldırılarda hayatına kaybeden Filistinlilerin sayısı giderek artıyor. Hiçbir çağrı hiçbir girişim Netanyahu hükümetini bu soykırım faaliyetinden geriye döndürmedi. Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz. ve açık kaynakların söylediği maalesef öylesine büyük bir gıda problemi var ki insanlar hayvan yemi yemek durumunda kalıyorlar. ve yine Birleşmiş Milletler Çocukların Yardım Fonu’nun raporlarına göre 6 çocuktan bir tanesi Gazze’de şiddetli bir kıtlık karşı karşıya. Burada güvenlik çerçevesinde İsrail’in güvenliği çerçevesinde faaliyet yürüttüğünü söyleyen İsrail Güvenlik Güçleri’nin aslında İsrail’in güvenliği çerçevesinde değil tamamen Gazze’deki insanları öldürmek, yok etmek gibi bir soykırım amacıyla sistematik bir katliam çerçevesinde hareket ettiği defalarca görüldü” ifadelerini kullandı.

“İsrail’i durduracak her türlü girişimin veto edilmesi ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek”

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 1948 soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılmasına ilişkin soykırım sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini ihlal ettiği için İsrail’e karşı uluslara adalet divanına başvurması önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Çelik, “Burada Güney Afrika’yı bu eylemlerinden dolayı eleştirenlerin aslında bu soykırım suçuna ortak oldukları ve bu soykırım faaliyetlerini desteklediklerini ifade etmek isterim. Yani Güney Afrika’yı bu girişiminden dolayı eleştiriyorsa bunun açık anlamı onların aslında bu soykırım faaliyetlerini destekledikleri ve bu çerçevede bu soykırım suçuna ortak oldukları anlamına gelir. Tabii burada divan İsrail’in divanın hükümleri yani ihlalleri divanı tespit etti. Biz de bu gelinen noktada son derece bunun doğru olduğunu ifade ettik. Ama netice itibariyle bir ateşkes çağrısının olmaması ve bu ateşkes hayata geçirecek bir mekanizmanın olmaması bu büyük eksikliği maalesef devam ettirmektedir. İşte divanın hükümleri çerçevesinde bir ay içerisinde bir rapor verecek ama İsrail bu safhalardan defalarca geçmiştir. ve her seferinde de uluslararası hukukun kurallarını ihlal ederek uluslararası hukukun kurallarını yok sayarak bu faaliyetlere devam etmiştir. Şimdi Gazze’de ortaya çıkan tabloysa topyekun uluslararası sistemin etkisizleşmesi, işlevsizleşmesi, işe yaramaz hale gelmesi gibi bir neticeye gelmiş, dayanmıştır. Eğer uluslararası sistem, uluslararası hukuk ve uluslararası kurumlar bunu durduramıyorlarsa o zaman hiçbir işe yaramıyorlar demektir. O zaman bu kurumlara ve bu ilkelere ihtiyaç yok demektir. Böylesine bir çifte standart her aşamada görülüyor ama Gazze’de resmen soykırıma destek veren bir noktaya ve konuma gelmiştir. O sebeple burada soykırımı yapan hükümetinin ahlaken ve siyaseten iflasının bir nefret eyleminin sembolü haline gelmesinin ötesinde uluslararası kuralların uluslararası mekanizmaların tamamen etkisizleşmesi gibi bir tabloyla karşı karşıyadır” dedi.

Çelik, “Her türlü İsrail’i durduracak girişimin ABD tarafından veto edilmesi ise ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek adımdır. Öncelikli olan ateşkesin sağlanmasıdır” dedi.

“İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutum doğru olan tutumdur”

Gazze konusunda İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutumun doğru olduğunu belirten Çelik, “Bunun AB açısından da kabul görmesi lazımdır. Avrupa halklarının isyanı, soylu eylem yapmalarının neticesinde daha çok ses çıkmaya başladı. Esas problem Filistin devletinin kurulması için ateşkesin ortaya çıkması ve sürecin başlaması lazım. Başkenti Doğu Kudüs olan coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devletinden bahsediyoruz. İsrail’in Gazze ile ilgili planları coğrafi bütünlüğü tamamen yok edecek, her türlü devlet niteliğinden yoksun kağıt üstünde devlet durumuna Filistin’i getirecek bir noktaya doğru olmaya gidiyor. Coğrafi bütünlüğüne sahip Filistin devletinin ortaya çıkmasının uzaklaştığı her durum, bu bölgede güvenlik risklerinin artmasına ve İsrail’in katliamı daha da şiddetlendirmesine yol açacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi atağının, Gazze için yapılan en güçlü diplomatik girişim olduğunu ifade ettiğini, bundan sonra da Gazze’nin gündemde olmaya devam edeceğini söyledi.

“Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ediyoruz”

Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ettiklerini aktaran Çelik, “Bu süreci sabote etmeye çalışan yeni girişimleri görüyoruz. Ermenistan’da bu saldırganlıklardan vazgeçme, refahı çerçevesinde normalleşmeyi yürütme konusunda irade çıktığını görüyoruz. Bunu bazı Batılı ülkelerin ve diasporanın sabote etmek istediğini net bir şekilde görüyoruz. Buradaki barışçıl diplomasiyi güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettirmektedir”

Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettiğini belirten Çelik, “Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde milli savunma hamlesi güçlü bir şekilde devam ediyor. Türkiye yeni astronotları da uzaya gönderecektir. Türk mühendisi ve işçisinin emeğiyle bu ürünlerin çeşitli ülkelerde güvenliği sağlayan İHA ve SİHA’larımız gibi tüm dünyaya barış mesajı vermeye devam edeceğini ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

“CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var”

6’lı 7’li destek veren genel başkanların vatandaşlara özür borcunun olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Şimdi gördük ki gizli protokoller çıktı ortaya. Her birinin bugün yerel seçim için oy istemeden önce o süreçte ortaya koydukları tutumla ilgili olarak milletten özür dilemesi gerekir. Bütün bunlar olmamış gibisinden ‘Ben iyiydim onlar kötüydü’ diyerek oy istemek siyaset açısından geçer not almaz. CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var. Bütün bunlar siyasetsizliğin neticesidir. En son sığındıkları şey, bütün bu saçmalığı izah etmek için bir yapay zeka hikayesi oldu. Gelinen nokta şudur; 6’lı 7’li masada bulunanların vatandaşa özür beyanında bulunmasıdır.”

CHP’nin Mamak ilçesi belediye başkan adayının Irak Türkmen çocuklarına söyledikleri hakkında Çelik, “Seçim sürecinde son derece üzücü bir olaya Ankara Mamak’ta şahit olduk. CHP başkan adayı Iraklı Türkmen çocuklarının gözünün içine bakarak nefret söyleminde bulundu. ‘Bunlar Türkiye için sorun olur’ dedi. Bu aslında milletimizin faydasına olmaz, milletimizin değerleriyle uyumlu olmaz. Bunların hangi provokasyonlar gözetilerek yapıldığını net bir şekilde görmeliyiz. Bir topluluğun içerisinde böylesine faşizan bir üslupla konuşulmasını şiddetle lanetlediğimizi ve kınadığımızı ifade etmek isterim. Göç konusunda göçmen konusunda farklı bir siyasetiniz olabilir ama bu nefret söylemine, suçuna dönüşüyorsa, demokrasiyi zehirleyecek şekilde faşist bir üslupla ifade ediliyorsa bunun karşısında olacağımızı ifade etmek isterim. Siyasi partilerin üstüne düşen sandık güvenliğini sağlamak milletin iradesinin tecelli etmesine yardımcı olmaktır. Devlet kurumlarının aldığı tedbirler var bunun yanı sıra siyasi parti temsilcilerinin olayı takip etmekle ilgili vazifeleri var. Herkes sahada özgürce siyaset yapabilsin. Nefret siyasetine savrulmadan, meşruiyet çerçevesinde siyasi faaliyet yapabilsin. Siyasetçinin notunu verecek olan yegane merci vatandaşımızın iradesidir. Seçim güvenliği güvenlik güçlerimiz tarafından zaten yerine getirilmektedir. YSK gerektiği zaman gerekli açıklamayı yapmaktadır. Sandığa gidildi ve oy kullanıldı. O sandıktan vatandaşımızın iradesinin net çıkması önemlidir. Sandık başlarında nöbet tutan bütün siyasi partilere mensup vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. AK Parti olarak çok deneyimliyiz. Bugün de Cumhurbaşkanımızın katıldığı seçim işleri başkanlarımızın olduğu toplantı gerçekleştirdik. En küçük beldeye kadar temsilci arkadaşlarımız var. Onun görevi sandığın net bir şekilde ortaya çıkmasıyla ilgilidir. Sabah 05.00’te arkadaşlarımızın sandık başında hazır olurlar. Bütün vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Türk demokrasisinin korunması, geliştirilmesi bakımından büyük fedakarlıkla çalışan teşkilatlarımıza ve Cumhur İttifakı teşkilatlarına teşekkür ediyorum.

Bir gazetecinin seçim güvenliği hakkındaki sorusu üzerine Çelik, “Türkiye güvenli şekilde seçim yapan güvenli ülkedir. İçişleri, Milli Savunma Bakanlığımız bütün gücüyle sandıkların güvenliği sağlayacak şekilde yüksek konsantrasyonla çalışmaktadır. Geçen seçimde sayın Kılıçdaroğlu, ‘Şu saatten sonra sokağa çıkmayın provokasyon olur’ demişti. Ben de karşılık olarak ‘vatandaşlarımız tabii ki sokaklara çıkacak demokrasi şölenini kutlayacaktır’ dedim. Türkiye bunu defalarca yaptı. Bütün dünyanın gözünü kamaştıran demokratik olgunlukla bunu yaptı. Vatandaşlarımızın dini değerlerini incitecek şekilde birtakım açıklamalar olduğunda AK Parti olarak karşısında dururuz. Bunlara karşı duruşumuzu, siyasi mücadelemizi net şekilde ortaya koyarız. Vatandaşlarımızın sahip olduğu değerleri incitmeye hukuken de ahlaken de kimsenin hakkı yoktur. Benzer şekilde devletimizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili her türlü kötü, çirkin sözün karşısında oluruz. Tarihçiler tartışır, konuşur, demokrasilerde haktır. Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı kötü sözün meşrulaştırılmasını asla kabul etmeyiz” dedi.

“F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz”

ABD ile F-16’larla gelinen durumla ilgili soru üzerine Çelik, “F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz. Türkiye kendi güvenliğini, egemenlik haklarını koruyacak ülkedir. NATO müttefiki ülkelerden parası karşılığında silah sistemi almaya kalktığında kısıtlamanın çıkarılması siyasi akılla bağdaşmaz. Çünkü bu ortak NATO güvenliğine katkı yapacaktır. Siyasi anlaşmazlıkların müttefik ülkeler arasındaki güvenlik pazarlığına dönüşmemesi gerekmektedir. Türkiye’nin güvenlik konusu hiçbir zaman pazarlık konusu değildir. Hiç kimse bize gelip de ‘Şunların karşısında Suriye’de operasyon yapmayın, terörle mücadele etmeyin’ diyemez. Türkiye her aşamada aldığı kararları uygular. F-35’lerde Türkiye bir güvenlik aracı elde etmişse, güvenlik kapasitesinden belli bir şekilde vazgeçerek başka bir şekilde kavuşmasını istemek doğru olmaz. NATO üyesi olmasa da batılı ülkelerin çok yakın ilişki geliştirdiği Hindistan’da var. Burada bakılması gereken şey kazan kazan anlayışıyla bakılmasıdır. Böyle olduğunda Türkiye her zaman pozitif ilişkisi içerisinde olacaktır” diye cevap verdi.

Öte yandan AK Parti MYK toplantısı 1 saat 20 dakika sürdü. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/feed/ 0