Filmin – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 09 Jul 2024 05:24:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Aksaray’da Kemal Sunal ve Yeşilçam izleri https://www.haber28.com.tr/aksarayda-kemal-sunal-ve-yesilcam-izleri/ https://www.haber28.com.tr/aksarayda-kemal-sunal-ve-yesilcam-izleri/#respond Tue, 09 Jul 2024 05:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24387 Aksaray’da Kemal Sunal ve Yeşilçam izleri

1985 yılında “Keriz” filminin çekildiği Aksaray’da o filmde oynayan köy halkı hatıralarını anlattı

“Kemal Sunal Türkiye’yi güldürürdü ama kendi hiç gülmezdi”

AKSARAY – Yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği ve 1985 yılında Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın başrolünü paylaştığı “Keriz” filminin çekildiği Aksaray’ın Gücünkaya köyü aradan geçen 39 yıla rağmen halen Yeşilçam’ın izlerini taşıyor.

Yeşilçam sinemasının unutulmazları arasına giren Kemal Sunal’ın 1985 yılında Aksaray’ın Gücünkaya köyünde çektiği “Keriz” filminin izleri aradan geçen 39 yıla rağmen halen o köyde yaşıyor. “Keriz” filminin çekimleri Aksaray’ın merkeze bağlı Gücünkaya köyünde gerçekleştirildi. 1985 yılında çekilen ve başrollerini Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın oynadığı, yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, Halit Akçatepe, Müge Akyamaç, Ali Şen, Aliye Rona, İhsan Yüce, Nubar Terziyan, Turgut Özatay, Nuran Aykut, Yaşar Şener, Hakkı Kıvanç, Sırrı Elitaş ile Faruk Savun gibi birçok artistin oynadığı filmde o yıllarda köy halkı da oynayarak filme büyük katkıda bulundu. Aradan geçen 39 yıla rağmen görüntüsünden çok fazla bir şey kaybetmeyen müstakil ev yıkılmaya yüz tutmuş olsa da halen ayakta duruyor. Zülfü rolüyle filmde oynayan Kemal Sunal, Zülfüye rolüyle oynayan Perihan Savaş ile evlendiği ve düğünün yapıldığı köy evinde en dikkat çeken değişiklik yıpranmış olması.

Filmin ilk ismi farklıydı

O yıllarda “Keriz” filminde oynayan onlarca köy halkı çocuk olmalarına rağmen hala o günleri gülerek yad ederken, birçok sahnede oynayan köy halkından Ömer Ok o günleri anlattı. Filmin ilk isminin farklı olduğunu belirten Ömer Ok, “1985’te çekildi film ve ben de oynadım. Köylümden de birkaç kişi vardı. ‘Zülfi ile Züleyha’ diye ismi konulmuştu ama sonradan 4 kişinin kararı ile filmin ismi ‘Keriz’ olarak değiştirildi. Kartal Tibet ‘Bunu beğenmedim’ dedi ve filmin ismi değişti. Ben kahveci rolündeydim. Figüranlık yaptım. Her sahnede de görünüyorum zaten” dedi.

Kemal Sunal ile oynadığı filmde Sunal’ın herkesi güldürmesine rağmen normal hayatta çok ciddi biri olduğunu belirten Ömer Ok, “Çok iyi hatıralarımız var. Ben Kemal Sunal’ı çoktan beri tanıyordum. İstanbul’da idim ben. Filmin çekildiği o günlerde Kemal Sunal’ın yeni aldığı arabasının anahtar yuvasına çocuklar ağaç sokmuşlar. 4 kapı da bozuluyor ve anahtar girmiyor. Arabayı 15 bin liraya yeni almıştı. Gittik anahtarcı getirdik ve kapıları açtık. Filmi 15 bin liraya çektiydi o dönemde, arabayı da 15 bin liraya yeni almıştı. Kemal Sunal aslında çok ciddi bir adamdı, hiç gülmezdi. Ama güldürmesini de biliyordu. Türkiye’yi çok güldürüyordu ama kendisi ciddi birisiydi, hiç gülmezdi” diye konuştu.

“Kemal Sunal’ın oynadığı ev bize ait”

Filmde oynayan köy halkından Serpil Ok ise “Ben 8 yaşındaydım, oynadık filmde. Atın dibinde çocuklarla birlikte koşturduk. Gelin geliyor işte. Kemal Sunal’ın oynadığı o ev bize ait. Annemin babasının idi biz satın aldık. Çok artistler geldi köyümüze. Kemal Sunal, Perihan Savaş, İnci Hasan, Tamer Yiğit, Hülya Koçyiğit, hepsi de geldi köyümüze. Film çevirdiler, biz 8-10 yaşları arasındaydık. Biz de atın yanında seğmen olarak gidiyorduk” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/aksarayda-kemal-sunal-ve-yesilcam-izleri/feed/ 0
Yeşilçam’ın unutulmazlarından ‘Keriz’ filminin çekildiği köyde izler hala yaşamaya devam ediyor https://www.haber28.com.tr/yesilcamin-unutulmazlarindan-keriz-filminin-cekildigi-koyde-izler-hala-yasamaya-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/yesilcamin-unutulmazlarindan-keriz-filminin-cekildigi-koyde-izler-hala-yasamaya-devam-ediyor/#respond Tue, 09 Jul 2024 04:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24366 Yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği ve 1985 yılında Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın başrolünü paylaştığı “Keriz” filminin çekildiği Aksaray’ın Gücünkaya köyü aradan geçen 39 yıla rağmen halen Yeşilçam’ın izlerini taşıyor.

Yeşilçam sinemasının unutulmazları arasına giren Kemal Sunal’ın 1985 yılında Aksaray’ın Gücünkaya köyünde çektiği “Keriz” filminin izleri aradan geçen 39 yıla rağmen halen o köyde yaşıyor. “Keriz” filminin çekimleri Aksaray’ın merkeze bağlı Gücünkaya köyünde gerçekleştirildi. 1985 yılında çekilen ve başrollerini Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın oynadığı, yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, Halit Akçatepe, Müge Akyamaç, Ali Şen, Aliye Rona, İhsan Yüce, Nubar Terziyan, Turgut Özatay, Nuran Aykut, Yaşar Şener, Hakkı Kıvanç, Sırrı Elitaş ile Faruk Savun gibi birçok artistin oynadığı filmde o yıllarda köy halkı da oynayarak filme büyük katkıda bulundu. Aradan geçen 39 yıla rağmen görüntüsünden çok fazla bir şey kaybetmeyen müstakil ev yıkılmaya yüz tutmuş olsa da halen ayakta duruyor. Zülfü rolüyle filmde oynayan Kemal Sunal, Zülfüye rolüyle oynayan Perihan Savaş ile evlendiği ve düğünün yapıldığı köy evinde en dikkat çeken değişiklik yıpranmış olması.

Filmin ilk ismi farklıydı

O yıllarda “Keriz” filminde oynayan onlarca köy halkı çocuk olmalarına rağmen hala o günleri gülerek yad ederken, birçok sahnede oynayan köy halkından Ömer Ok (67) o günleri anlattı. Filmin ilk isminin farklı olduğunu belirten Ömer Ok, “1985’te çekildi film ve ben de oynadım. Köylümden de birkaç kişi vardı. ‘Zülfi ile Züleyha’ diye ismi konulmuştu ama sonradan 4 kişinin kararı ile filmin ismi ‘Keriz’ olarak değiştirildi. Kartal Tibet ‘Bunu beğenmedim’ dedi ve filmin ismi değişti. Ben kahveci rolündeydim. Figüranlık yaptım. Her sahnede de görünüyorum zaten” dedi.

Kemal Sunal ile oynadığı filmde Sunal’ın herkesi güldürmesine rağmen normal hayatta çok ciddi biri olduğunu belirten Ömer Ok, “Çok iyi hatıralarımız var. Ben Kemal Sunal’ı çoktan beri tanıyordum. İstanbul’da idim ben. Filmin çekildiği o günlerde Kemal Sunal’ın yeni aldığı arabasının anahtar yuvasına çocuklar ağaç sokmuşlar. 4 kapı da bozuluyor ve anahtar girmiyor. Arabayı 15 bin liraya yeni almıştı. Gittik anahtarcı getirdik ve kapıları açtık. Filmi 15 bin liraya çektiydi o dönemde, arabayı da 15 bin liraya yeni almıştı. Kemal Sunal aslında çok ciddi bir adamdı, hiç gülmezdi. Ama güldürmesini de biliyordu. Türkiye’yi çok güldürüyordu ama kendisi ciddi birisiydi, hiç gülmezdi” diye konuştu.

“Kemal Sunal’ın oynadığı ev bize ait”

Filmde oynayan köy halkından Serpil Ok (50) ise “Ben 8 yaşındaydım, oynadık filmde. Atın dibinde çocuklarla birlikte koşturduk. Gelin geliyor işte. Kemal Sunal’ın oynadığı o ev bize ait. Annemin babasının idi biz satın aldık. Çok artistler geldi köyümüze. Kemal Sunal, Perihan Savaş, İnci Hasan, Tamer Yiğit, Hülya Koçyiğit, hepsi de geldi köyümüze. Film çevirdiler, biz 8-10 yaşları arasındaydık. Biz de atın yanında seğmen olarak gidiyorduk” şeklinde konuştu. – AKSARAY

]]>
https://www.haber28.com.tr/yesilcamin-unutulmazlarindan-keriz-filminin-cekildigi-koyde-izler-hala-yasamaya-devam-ediyor/feed/ 0
Sırrını Biliyorum Filminin Galası Bursa’da Yapıldı https://www.haber28.com.tr/sirrini-biliyorum-filminin-galasi-bursada-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/sirrini-biliyorum-filminin-galasi-bursada-yapildi/#respond Wed, 08 May 2024 00:36:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17180 Yönetmen koltuğuna Battal Karslıoğlu’nun oturduğu, “Sırrını Biliyorum’ filminin galası, Bursa Osmangazi’de sinemaseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi Sinema Kino’da yapılan gösterimde, filmin oyuncuları Timur Acar, Didem Balçın, Beren Gençalp, Eda Özerkan Kahraman Sivri, Mihriban Er, Alihan Türkdemir, Alper Atak ve Soner Türker ile yönetmen ve yapımcılar hazır bulundu.

Yapımcılığını Trio Pictures/ Ali Ertem ve Veysel Dalgıç’ın üstlendiği filmin senaryosunu, Karslıoğlu ile Ebru Erdemoğlu kaleme aldı.

Gösterim öncesi gazetecilein sorularını yanıtlayan başrol oyuncusu Timur Acar, büyük bir heyecan içinde olduklarını belirterek, “Sırrını Biliyorum filmimiz 22 Mart’tan itibaren sinemalarda. Herkesi filmimizi izlemeye sinemalara bekliyoruz. Bugün Bursa’dayız. Galamız için toplandık. Hepimiz buradayız.” dedi.

“Senaryoyu okuduğumuzda çok etkilendik”

Oyuncu Didem Balçın, filmin duygusal yoğunluğuna işaret ederek, “Biz senaryosunu okuduğumuzda çok etkilendik. İnşallah perdeye de yansımıştır. Battal hocamız çok güzel çekti. Beren, meslektaşımız diyorum kendisine, oyuncu olarak güzel bir performans sergiledi. Burada olan olmayan bütün oyunculara da çok teşekkür ediyoruz. Perdede o duygusallığı seyircimize de aktarabilecek miyiz? Onu umutla bekliyoruz. Heyecanlıyız.” ifadelerini kullandı.

Filmde başrolü paylaşan çocuk oyuncu Beren Gençalp de senaryonun çok güzel olduğunu dile getirerek, “Çok duygusal ve aksiyon dolu bir film oldu. Aslında bir kız çocuğunun çaresizliğini de izlemiş olacaksınız. Umarım izlerken siz de bizim kadar duygusal ve mutlu olursunuz. İnanırsanız, inanılmaz değildir.”

Oyuncu Alper Atak, filmi izlemeye gelenlere teşekkür ederek, şunları söyledi:

“Gerçekten birbirinden kıymetli oyuncuların çok güzel yorumlarıyla güzel bir hikayeye hep birlikte hayat verdik. Umarım sizler de çok beğenirsiniz. Sinemamızın zor dönemlerinde, böyle filmlerin olması belki sinemaya önemli bir katkı sağlayacak. Burada da yapımcımız Ali Bey’in gerçekten hayallerinin peşinden koşması ve inanarak, zorluklara rağmen sinemaya katkı sağlaması çok kıymetli. Bizler de bu projede olmaktan çok mutluyuz. Umarız sizler de filmi beğenirsiniz.”

Çok güzel ve duygusal bir film olduğunun altını çizen oyuncu Eda Özerkan, kendisinin de çekimler sırasında çok keyif aldığını vurguladı.

“İnanırsak inanılmaz değildir”

Oyuncu Kahraman Sivri filmin 4-5 yıllık hikayesi olduğunu aktararak, “Battal ilk paylaştığında, senaryoyu okuduğumda çok beğendim. Farklı bir senaryo akışı vardı ve son zamanlarda izlediğiniz diğer filmlerden biraz daha farklı bir şey seyredeceksiniz. Ona inandım. Çok güzel, çok keyif alacağınız bir film izleyeceksiniz. Herkese tavsiye ediyorum.” dedi.

Oyuncu Mihriban Er de “Filmimiz, çok güzel hikayesi ve şahane kadrosu olan bir film. ‘İnanırsak inanılmaz değildir’ ne güzel değil mi? İnancımızı kaybetmiyoruz. Son nefesimize kadar inancımızı kalbimizde tutuyoruz. Bu filmde de bunu göreceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Yönetmen Battal Karslıoğlu ise filmin kitap uyarlaması olduğuna işaret ederek, “Güzel bir film izleyeceksiniz. İnşallah bahtı açık olur. Orijinal bir hikaye. Ebru Erdemoğlu ile yazdık hikayeyi. Oyuncu arkadaşlarım çok sahiplendi ve çok isteyerek oynadı.” dedi.

Küçük bir kız çocuğunun gerçekleşmesini istediği hayalleri için yaşadığı zorlu süreci ele alan filmin konusu şöyle:

“Beynindeki tümör nedeniyle ölümle burun buruna gelen annesini bir vampirin ısırmasını ve ölümsüz olmasını sağlamak isteyen Nora, neyin içine girdiğinin farkında değildir. Karanlık geçmişinden kurtulmaya çalışan ve kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan Kenan’ın tek hayali, akıl hastanesinde yatan annesini alarak uzaklara gitmektir. Kendisini vampir zanneden minik kızın hayalini yerle bir etmemekle, bir türlü peşini bırakmayan geçmişi arasında kalan Kenan, bir karar vermek zorunda kalır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sirrini-biliyorum-filminin-galasi-bursada-yapildi/feed/ 0
Kerem Bürsin ve İrem Helvacıoğlu’nun Başrolünde Olduğu Eflatun Filminin Galası Yapıldı https://www.haber28.com.tr/kerem-bursin-ve-irem-helvacioglunun-basrolunde-oldugu-eflatun-filminin-galasi-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/kerem-bursin-ve-irem-helvacioglunun-basrolunde-oldugu-eflatun-filminin-galasi-yapildi/#respond Tue, 07 May 2024 07:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17129 Başrollerini Kerem Bürsin ve İrem Helvacıoğlu’nun paylaştığı, 22 Mart’ta vizyona girecek “Eflatun” filminin galası yapıldı.

Torun Center’da gerçekleştirilen gala öncesi AA muhabirine açıklama yapan yönetmen Cüneyt Karakuş, filmin senaryosunun 2013’te kaleme alınmaya başladığını, süreç içerisinde senaryoda ilerlemeler kaydedildiğini söyledi.

Filmin 2018’de Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından ilk yapım desteği aldığını ve 2020’de çekimlere başlandıklarını belirten Karakuş, “Filmi tam pandemi öncesi çektik. Pandemiden sonra da yeniden kolları sıvadık. Filmin kurgusu, animasyonu ve diğer hususlarıyla ilgili çalışmaya başladık.” dedi.

“İzleyicilerimiz saf ve gerçek aşk duygusunu görecekler”

Yönetmenliğin yanı sıra filmin senaristliğini ve yapımcılığını da üstlenen Karakuş, Türkiye’de 2022’de başlayan festival serüveni boyunca filmin Japonya, Kırgızistan, Bangladeş ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu birçok ülkede gösterildiği bilgisini paylaştı.

Karakuş, filmi biraz da sosyal fayda gözeterek kaleme aldığını dile getirerek, “Görme engelli bireylerin hayatta ve bizimle birlikte olduklarını, fakat çoğu zaman onları görmediğimiz, belki de onların kendilerini sakladığı bir dünya olduğunu düşünüyorum. Filmde bu durumu öne çıkartmak istedim.” dedi.

Filmin hem betimlemeli hem de işitme engelliler için işaret diliyle gösterildiğini dile getiren Karakuş, “Filmimize gelecek olan izleyicilerimiz galiba burada hep aradıkları ama çoğu zaman bulamadıkları saf ve gerçek aşk duygusunu görecekler. Çünkü filmimizde görme engelli bir kadın asla tanımadığı ve sesine aşık olduğu bir adamı aslında bekliyor ve buluyor.” diye konuştu.

“Bir hayalin peşinden koşmak gibiydi”

Filmin animasyon, kurgu ve tasarımlarına imza atan Yağmur Kartal Karakuş, projede set sürecinden itibaren yer aldığını belirterek, “Film açıkçası bir hayalin peşinden koşmak gibiydi.” ifadesini kullandı.

Filmin animasyonlarında eşi yönetmen Cüneyt Karakuş’un farklı bir şeyi yakalamaya çalıştığına işaret eden Karakuş, “Yönetmen benden şunu bekledi, ‘dokunarak bir şeyi hayal etmek nasıl olur?’ ve ‘Belki bir yağlı boya etkisi gibi olabilir.’ dedi. Bir kişi resme dokunarak görmeye çalışsa bir yağlı boya tabloyu görebilir, fırça izini hissedebilir. Bunun üzerinden bir şey yapmak istedi ve teknik açıdan hep bunun peşinde koştu. Ben de naçizane onu gerçekleştirmeye çalıştım.” şeklinde konuştu.

Karakuş, filmin Japonya’daki gösterimleri sonrasında övgüler aldığını, izleyenlerin bu şekilde bir animasyon tekniğini ilk defa gördüklerini ve beğendiklerini aktardı.

“İki insanın olağanüstü aşkı var filmde”

Oyuncu Nazan Diper ise çocuğunu birçok olaydan koruyup kollayan bir anne rolünde oynadığını söyleyerek, “Güzel bir hanım olan İrem Helvacıoğlu’nu görme engelinden dolayı oğluna yakıştıramayan bir anne rolü ne yazık ki.” dedi.

Filmin görmeyen insanların hislerine ve duygularına odaklanan çok naif ve hoş bir hikayesi olduğunu vurgulayan Diper, “İki insanın olağanüstü bir aşkı var filmde. Yani bir engelli filmi olarak görmüyorum. Çünkü aşkın hiçbir engeli yoktur.” şeklinde konuştu.

Galada ayrıca, filmde metafor olarak kullanılan ve umudu temsil eden şemsiye figürü, görme engellilere atfen fosforlu ve el yapımı şemsiye rozetleri davetlilere hediye edildi.

Gala gösterimine katılan filmin ekibi daha sonra basın mensuplarına filme ilişkin değerlendirmede bulundu ve toplu fotoğraf çektirdi.

Görme engelli bir kadın ile sesine aşık olduğu adamın hikayesini konu alan filmin oyuncu kadrosunda Melisa Akman, Yıldız Kültür, Erman Okay, Haydar Köyel, Nagihan Gürkan ve Semiha Bezek gibi isimler de rol alıyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kerem-bursin-ve-irem-helvacioglunun-basrolunde-oldugu-eflatun-filminin-galasi-yapildi/feed/ 0
Oppenheimer Filmi, Atom Bombası Denemesinin Etkilerini Tam Olarak Anlatmıyor https://www.haber28.com.tr/oppenheimer-filmi-atom-bombasi-denemesinin-etkilerini-tam-olarak-anlatmiyor/ https://www.haber28.com.tr/oppenheimer-filmi-atom-bombasi-denemesinin-etkilerini-tam-olarak-anlatmiyor/#respond Mon, 15 Apr 2024 03:24:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14374 Oppenheimer filminin ünü, her ne kadar New Mexico eyaletindeki başarılı deneme sayesinde ilk nükleer bombayı yaratan ABD’li bilim adamı J. Robert Oppenheimer’ın başarısına dikkati çekse de, 80 yıl sonra halen hikayenin tam olarak anlatılmadığını düşünenler var.

New Mexico eyaletinde yaşayan Tina Cordova, aile albümünün sayfalarını hüzünle çevirirken, “İki dedem de kanser oldu, iki ninem de kanserdi, babam üç farklı çeşit kansere yakalandı, kız kardeşimde de kanser var” diyor.

“Sayısız amca, teyze, dayı, hala, kuzen kaybettim kanser yüzünden. Ve benim ailem de tek değil” diyen Cordova, atom bombasının deneme testi olan Trinity’nin gerçekleştiği alandan iki saat uzaklıktaki bir mesafede bulunan Albuquerque şehrinde yaşıyor.

BBC muhabirleri Emma Vardy ve Sam Granville’in haberine göre Trinity testinin yarattığı radyasyondan etkilendiği düşünülen topluluklara “rüzgarın estiği yönde bulunanlar” anlamına gelen “Downwinders” ismi veriliyor.

Trinity, dünyanın ilk atom bombası denemesiydi.

Bu deneme, yönetmen Christopher Nolan’ın başyapıtı Oppenheimer filminin de merkezinde yer alıyor. Oppenheimer adlı bilim adamı ile diğer bilim insanları ve mühendislerin II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinde rol oynayan atom bombasını nasıl geliştirdiğini anlatıyor.

Cordova ise 13 dalda Oscar adaylığı olan filmin, atom bombası denemesinin kuşaklardır ailesi üzerinde yarattığı asıl etkiye değinmediğini düşünüyor.

Filmde, bilim insanları rüzgarlı bir gecede gerçekleştirilen test sırasında karanlık camlı gözlükler takarak deneyi izliyor.

23 yaşındaki yeğeni gibi tiroid kanseri teşhisi konulan 39 yaşındaki Cordova, bu rüzgar yüzünden beklenmeyen etkilerin ortaya çıktığını anlatıyor:

“Trinity bombası ve daha sonra Nevada’da patlatılan bombalar sırasında radyasyona fazlasıyla maruz kaldığımıza inanıyoruz.”

ABD’de kanser ikinci en fazla rastlanan ölüm nedeni. Radyasyon ve kanser arasındaki bağlantı kesin olarak ispatlanamamış olsa da, Cordova, kuşaklardır ailesindeki yüzlerce kişinin hastalıklarına dair belgeleri olduğunu söylüyor.

ABD hükümeti testlerin yapıldığı alanlarda yaşayanlara yıllar sonra maddi yardım sağlanması için bir fon kurdu, ancak New Mexico bu fona dahil edilmedi.

Haziran ayında New Mexico’nun da dahil edilmesini öngören yasa tasarısının tarihi geçecek; ancak Senato’da bu hafta onaylanan yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde de onaylanırsa bu durum tersine dönecek.

Ülkede kişi başına düşen doktora sayısı bakımından ilk sırada

Cordova, filmde atom bombası yüzünden Japonya’da yaşayan insanların nasıl acı çektiğine değinilirken New Mexico’nun konu dışında bırakıldığını vurguluyor.

Bilim insanlarının denemeyi gerçekleştirirken yaşadığı Los Alamos kasabasındakiler ise filmin ekonomilerine sağladığı katkı yüzünden memnun.

Annesi ve babası bilim insanı olan Todd Nickols, “Babam nükleer fizikçi annem ise genetikçiydi; bizim için burası büyümek için çok güzel bir yerdi. Bilim ve teknolojiden ötürü gurur duyuyoruz” diyor.

Oppenheimer’ın bir heykelinin bulunduğu kasabada isminin yollara verildiği ve hediyeliklerinin satıldığı görülüyor.

Nickols, “Kesinlikle atom bombasının yol açtığı ölümleri görkemli bir şekilde anmıyoruz; çok çok korkunç bir durumdu. Ancak II. Dünya Savaşı da korkunçtu” diyor.

Los Alamos, ülkede kişi başına düşen doktora sayısı bakımından ilk sırada yer alıyor.

Bugün Los Alamos’taki bilim insanları nükleer savaş başlıklarının üretilmesinde halen önemli bir rol oynuyor.

Hoppenheimer isimdeki barda çalışan Gerald Burns ise, “Dedem laboratuvarda çalıştı; annem laboratuvarda çalıştı, sanırım üç kuşaktır laboratuvarda çalışmayan tek aile üyesi benim” diyor.

Film sayesinde kasabaya turistik bir akın yaşandığı aktarılıyor.

Albuquerque’deki savaş karşıtı kampanyacılar ise “Nükleere hayır de” pankartlarıyla bölgede atom bombası karşıtı bir duruş yaratmaya çalışıyor.

Cordova ise filmin başarısının New Mexico’daki ölümlere dikkat çekmesini umuyor.

New Mexico’da yaşayanlar olmadan araştırmanın da filmin de olamayacağını aktaran Cordova, “Utanmaları gerek, gerçekten iyi bir şey gerçekleştirmek için fırsatları vardı” diyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/oppenheimer-filmi-atom-bombasi-denemesinin-etkilerini-tam-olarak-anlatmiyor/feed/ 0
Şahan Gökbakar, “Erdal ile Ece” Filmini Anka’ya Anlattı: “İzlediği Zaman Herkesin ‘Biz de Böyleyiz, Sen de Böylesin’ Diyeceği Bir Hikâye” https://www.haber28.com.tr/sahan-gokbakar-erdal-ile-ece-filmini-ankaya-anlatti-izledigi-zaman-herkesin-biz-de-boyleyiz-sen-de-boylesin-diyecegi-bir-hikaye/ https://www.haber28.com.tr/sahan-gokbakar-erdal-ile-ece-filmini-ankaya-anlatti-izledigi-zaman-herkesin-biz-de-boyleyiz-sen-de-boylesin-diyecegi-bir-hikaye/#respond Thu, 22 Feb 2024 03:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6642 HABER: EDDA SÖNMEZ – KAMERA: ADEM KARABAYIR

Sinemacı Şahan Gökbakar, yazdığı ve başrolü oynadığı “Erdal ile Ece” isimli yeni filmini ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Gökbakar, “Kendi aralarında birbirlerini çok seven ama ara ara didişen, tatlı bir çiftin komik herkesin izlediği zaman ‘A biz de böyleyiz, a sen de aynı böylesin. Aynı bizim gibi’ diyeceği bir hikaye” dedi. Filmin başrolünü paylaşan Seda Türkmen de “Ece ile ortak noktam var. Aslında Ece’yle benim değil bütün kadınların ortak noktası olacak. Şurası tam bana benziyor dediğiniz her yerde muhtemelen bir milyon kadını kapsıyor olacak” diye konuştu. Şahan Gökbakar, ANKA muhabirinin sorusu üzerine İliç’te ve diğer bölgelerde yaşadıkları yerleri, vatanlarını korumak için mücadele edenleri yürekten desteklediğini söyledi.

Akıllara “Recep İvedik” filmi serisi ile kazınan Şahan Gökbakar, daha önce “Celal ile Ceren” filmine benzer yeni bir projeye imza attı. Gökbakar, senaryosunu yazdığı “Erdal ile Ece” filminde Seda Türkmen ile başrolü de paylaştı. Yönetmen koltuğunda ise Şahan’ın kardeşi Togan Gökbakar’ın oturduğu filmde, bugünün evlilik ilişkilerinde sıkça rastlanan acı-tatlı çatışmalar, iniş-çıkışlar gözler önüne seriliyor. Yaşanan olayları hem kadın hem de erkek gözüyle ayrı ayrı izleyicilere aktarmaya hazırlanan aşk komedisi filmi, “diyet, kıskançlık ve östrojen” başlıkları altında üç ayrı bölüm olarak toplanda 105 dakika beyazperdeye yansıyacak. Vizyona 23 Şubat’ta girecek film eş zamanlı olarak tüm Avrupa’da da sinemaseverlerle buluşacak.

Filme ilişkin Şahan Gökbakar ve Seda Türkmen, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Gökbakar, şunları dile getirdi:

– İzleyiciyi nasıl bir film bekliyor?

“HERKESİN İZLEDİĞİ ZAMAN A BİZ DE BÖYLEYİZ, A SEN DE AYNI BÖYLESİN, AYNI BİZİM GİBİ DİYECEĞİ BİR HİKAYE”

Erdal ile Ece evli bir çiftin başından geçen komik üç tane ayrı hikayeyi izleyeceğimiz bir film. Diyet, kıskançlık ve östrojen adlı üç ayrı bölümü var. Kendi aralarında birbirlerini çok seven ama ara ara didişen, tatlı bir çiftin komik herkesin izlediği zaman a biz de böyleyiz, a sen de aynı böylesin. aynı bizim gibi diyeceği bir hikaye. Bir karakterlerden oluşan bir film. Benim açımdan böyle.

– Celal ve Ceren filminizde bekardınız. Erdal ve Ece filminizde şu an evlisiniz. Bunları yazarken hayatınızdan esinleniyor musunuz?

“YAZARKEN KENDİ EVLİLİĞİMDEN ESİNLENİYORUM”

Yazarken kendi evliliğimden esinleniyorum tabii. Yani bu kaçırılmayacak bir şey. İnsan yaşadığı şeyleri mutlaka bir yerde kaydediyor ve hani bir şey yazarken ortaya çıkıyor. Zaman zaman çok da böyle spesifik olarak kendi eşimle yaşadığım şeyler de bazen diyorum bak bunu koyacağım filme eşim aa sakın filan diyor. Bak koyacağım, koyacağım diyorum. Öyle yazdığım şeyler oluyor. Esinleniyor insan. Bu filmde de birkaç sahnede var. Tam olarak şimdi hangisi desen belki çıkartamam ama üzerine böyle geçerken buydu buydu derim.

– Partneriniz Seda Türkmen’i seçmenizdeki en büyük etken neydi?

“SEDA (TÜRKMEN) BENİM HEP TAKİP ETTİĞİM VE BİR GÜN BERABER İNŞALLAH ÇALIŞIRIM DEDİĞİM YETENEKLİ BİR KADIN OYUNCU”

Vallahi kendisi çok ısrarcı oldu. Günlerce gecelerce sosyal medyadan yazmalar, kapılara gelmeler illa ben illa ben diye. Hatta birkaç düşündüğümüz aday vardı onların ayağını kaydırmaya çalıştı bu tarz şeylerle bu rolü aldı diyebilirim. ya şaka bir yana Seda (Türkmen) benim hep takip ettiğim ve bir gün beraber inşallah çalışırım dediğim yetenekte böyle bir kadın oyuncu. Komediye çok yatkın, acayip yetenekli ve doğaçlamaya çok açık bir oyuncu. O yüzden inşallah çalışırız diyordum. Bu projeye kısmet oldu. Biz kendisine teklifte bulunduk. İşte biz kendisine böyle bir şey yazdık. Sen de bunu oynamak ister misin diye. O da sağ olsun çok mutlu oldu bundan. ve ortaya böyle bir şey çıktı.

-Daha önceki projelerinizde gişe sıralamasında ilk sıralardaydınız. Bu projenizdeki gişe beklentiniz nedir?

“FİLMİN ÇEKİMİ İKİ BUÇUK, ÜÇ AY SÜRDÜ”

Yok açıkçası öyle bir gişe rakamı kafamızda. Gişe insanların ne kadar eğlendiği, ne kadar mutlu olduğu, ne kadar mutlu ayrıldığıyla çok orantılı. İnşallah bunu yakalarız diye düşünüyorum. Böyle bir rakam soruyorsan öyle bir rakam yok kafamda. Herhalde bir altı ayı bulmuştur total bütün projenin yazımı. Filmin çekimi de yaklaşık bir iki buçuk, üç ay sürdü.

-İleri de sizi televizyonda Talk Show’da veya her hangi bir dize görebilecek miyiz?

“DİZİ YAPMAK İSTEMİYORUM”

Televizyonda dizi yapmak istemiyorum. Talk Show, yok,yok. Ben arada böyle bir film yapıp böyle bakıp çıkıyorum ortama. Öyle benim durumum.

– Muğla’da cennet koyunda yaşanan gelişmeler hakkında görüşünüzü kamu oyu merak ediyor?

“KEŞKE ÜLKEMİZİN DOĞAL GÜZELLİKLERİNİ HUKUKLA YASALARLA KORUYUCU OLABİLSEK”

Sadece Muğla’da Cennet Koyunda değil. Yani takip ediyorum. Çok da fazla bu konuyla ilgili birçok yerde olduğuyla ilgili çok da fazla şey görüyorum sosyal medyada. Üzücü tabii. Yani keşke bizim ülkemizde aslında ülkemizin en büyük özelliklerinden biri olan bu doğal güzellikler, tabiat bu coğrafyanın en alametifarikası o. Keşke ona birazcık daha özen gösterebilsek, keşke birazcık daha hani hukukla yasaları koruyucu olabilsek ama maalesef işte her zamanki gibi para hırsı, rant, çeşitli değişik amaçlar sonucu buraya getiriyor. Ama bütün bu konuda mücadele eden, haklarını koruyan, memleketlerini korumak isteyen, yaşadıkları yeri, vatanlarını korumak isteyen insanların da yanındayım canı gönülden ve yürekten her zaman desteklerim.

– Daha önce Recep İvedik filminizde doğa katliamlarıyla ilgili çalışma yapmıştınız. Geçtiğimiz gün Erzincan’da bir felaket yaşandı. Daha önce de maden faciaları yaşandı bunun ilgili de ileri de bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

DEDİĞİM GİBİ BU BU İŞLERDE HER ZAMAN DESTEKÇİ KONUMUNDAYIM VE YÜREKTEN ONLARIN YANINDAYIM

Erzincan’da yaşanan olay çok üzücü bir olay. Bir kere orada kaybedilen yaşamların hepsine bir kere Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına da baş sağlığı diliyoruz. Çok üzücü bir olay. Bu tür işler hani bizim yaptığımız işler daha mizah ağırlık. İşler belirli bir yerinden, ucundan, köşesinden tabii ki böyle konulara da değinmek de fayda var çünkü bizim seyircimiz çok büyük kitlelere ulaşabiliyor, bizim filmlerimiz. O anlamda hani Recep İvedik 7’de biraz aslında yapmaya çalıştık onu. Bu doğa katliamlarıyla ilgili bir mücadeleyi film ettik. Dediğim gibi bu bu işlerde her zaman destekçi konumundayım ve yürekten onların yanındayım. Yaşanan bu kötü olayda da kazada da herkese iyi geçmiş olsun İnşallah daha yaşanmaz böyle bir şey. Gereken önlemler alınır. İnşallah. Ama her seferinde de aynı şeyleri konuşuyoruz o da biraz üzücü tabii.

– Recep İvedik karakteri ne zaman gelecek ve yeni sorunlara nasıl hikayeler içinde çözüm bulurken göreceğiz?

“RECEP İVEDİK 8 GELECEK AMA KONUSU NE OLUR NE ZAMAN GELİR BİLMİYORUM ŞUAN”

Recep İvedik 8, ile ilgili emin olun hiç bir fikrim yok düşünmedim henüz konusu ne olur diye. Geleceği konusunda bir bilgim var. Gelecek. Ama ne zaman olacağıyla ilgili, konusu ne onu bilmiyorum şuan.,

Başarılı oyuncu Seda Türkmen ise şunları söyledi:

– İzleyiciyi nasıl bir film bekliyor?

“FİLM BİZLERİN YANSIMASI”

Benim açımdan da Şahan’ın anlattığı gibi tam olarak böyle. Yani çok keyifli bir iş. İzlerken Şahan’ında dediği gibi çok bizim yansımamız, perdeye yansımamız. Samimi, doğal bir evlilik komedisi.

“ŞAHAN GÖKBAKAR’LA ZATEN ÇALIŞACAK OLMAK AYRI BİR KONFOR YARATIYOR İNSANDA”

Yok öyle gerçekten bir de çok samimi bir proje olacağı belliydi. Daha önce işte Celal ile Ceren çok sevdim. Şahan’ın en sevdiğim işlerinden biriydi. Bir evlilik hikayesi deyince az çok da konuşunca üzerine. Zaten ilk karşılaştığımızda da hemen böyle bir aynı mizah tonunda yani aynı aynı tonda konuştuğun zaman biriyle zaten o çok iyi bir partnerlik doğuruyor. Böyle gelişti. Şahan Gökbakar’la zaten çalışacak olmak ayrı bir konfor yaratıyor insanda çalışmak. Zaten sandığımın çok daha üstünde bir büyük bir mutlulukla ayrıldım açıkçası.

– Ece ile ortak noktanız var mı?

“ECE’YLE BENİM DEĞİL BÜTÜN KADINLARIN ORTAK NOKTASI OLACAK”

Ece ile ortak noktam var. Ece’yle benim değil bütün kadınların ortak noktası olacak. Hani o yüzden de böyle hani ay şurası tam bana benziyor dediğiniz her yerde muhtemelen bir milyon kadını kapsıyor olacak. Çünkü belirli bazı tepkiler oluyor hepimiz de. Daha ince gördüğümüz daha çok analiz ettiğimiz vesaire. O yüzden de var tabii ki ortak yönümüz.

– Çekimler nasıl geçti? Çekerken neler yaşadınız?

“ÇEKİMLERDE ÇOK ACI ÇEKTİM GÜLMEKTEN”

Çekimlerde çok acı çektim gülmekten. Haddini aştı gülme, eğlenme kısmı. Büyük kitlendik. Bazen Togan (Gökbakar) artık ‘ne olur gülmeyin. Lütfen gülmeyin’ diye bizi uyardı. Tabii ki çok güzel anılar var içinde. Çok güzel iki ay geçirdim o sette. Sayelerinde. Çıkan şey de çok güzel oldu bence. Film çok güzel oldu.

– Yeni projeleriniz var mı?

“OLABİLDİĞİMİZ HER YERDE OLMAKTAN ZİYADE OLDUĞUMUZ YERDE İYİ İŞ YAPMAK EN ÖNEMLİSİ”

İki tiyatro oyunum var. ‘Hakikat elbet bir gün. ve İzdirap korusun’ diye. Bir sinema filmim. Aslında sinema filmi geçen sene çekmiştik. Bir de televizyon dizimiz var. ‘Sandık kokusu’. Yani hepsi aynı anda denk geldi. Aslında denk gelmedi de. Amin diyelim bu dönem için. Çalışacağız tabi ne yapacağız başka yani? Hani oyunculuk alanlarımız belli. Olabildiğimiz her yerde olmaktan ziyade olduğumuz yerde iyi iş yapmak en önemlisi. Elimizden geleni yapıyoruz”.

]]> https://www.haber28.com.tr/sahan-gokbakar-erdal-ile-ece-filmini-ankaya-anlatti-izledigi-zaman-herkesin-biz-de-boyleyiz-sen-de-boylesin-diyecegi-bir-hikaye/feed/ 0 Fenerbahçe’nin İngiliz takımına karşı zaferini anlatan film galası yapıldı https://www.haber28.com.tr/fenerbahcenin-ingiliz-takimina-karsi-zaferini-anlatan-film-galasi-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahcenin-ingiliz-takimina-karsi-zaferini-anlatan-film-galasi-yapildi/#respond Mon, 19 Feb 2024 22:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6225 İngiliz işgal kuvvetleri kumandanı General Harington’ın İstanbul’dan ayrılırken kendi adına düzenlediği futbol maçında Fenerbahçe’nin İngiliz takımına karşı zaferini anlatan “Zaferin Rengi” filminin galası yapıldı. Filmin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki gösterimi öncesi, yönetmen Abdullah Oğuz ile tüm oyuncular basın mensuplarının karşısına çıktı.

Abdullah Oğuz, filmin hem Fenerbahçe için önem taşıdığını hem de Milli Mücadele’nin anlatıldığı bir yapım olduğunu belirterek, “Bildiğim kadarıyla hiçbir Milli Mücadele filmi bu perspektifte anlatılmamış. Biz futbol üstünden anlattık. 5 yıllık epik bir hikaye anlatıyoruz. Umarım duygulanacak, iyi bir film seyredecekler.” dedi.

Abdullah Oğuz, filmin hem Fenerbahçe için önem taşıdığını hem de Milli Mücadele’nin anlatıldığı bir yapım olduğunu belirterek, “Bildiğim kadarıyla hiçbir Milli Mücadele filmi bu perspektifte anlatılmamış. Biz futbol üstünden anlattık. 5 yıllık epik bir hikaye anlatıyoruz. Umarım duygulanacak, iyi bir film seyredecekler.” dedi.

Oyuncu kadrosuna da değinen Oğuz, “Onlar beni seçti. İnandılar bana. Beraber yürüdük.” ifadelerini kullandı.

Yapımda Fenerbahçe’nin kurucu üyesi ve efsane kaptanı Galip Bey’i oynayan Kubilay Aka, gurur duydukları bir iş yaptıklarını söyleyerek, “Fenerbahçe takımı 100 yılı aşkındır kötü hiçbir şeye bulaşmamış ve Atatürk’ün izinden gitmiş bir takım. Gururla setteydim, oradaydım. İyi ki de oradaydım. Ağabeylerimle bütün arkadaşlarımla çok eğlendik. Hem çekerken bizim eğlendiğimiz hem de gerçekten saygı duyduğumuz bir iş oldu. O yüzden güzel, unuttuğumuz duygularla baş başa kalacağımızı düşünüyorum, izlerken.” diye konuştu.

– “Kariyerimde manevi değeri en yüksek iş”

Fenerbahçe başkanı rolünü üstlenen Nejat İşler, filmin renginin sarı lacivert olduğunu vurgularken, tek bir sahnede yer aldığını kaydeden Birce Akalay ise “Tek bir sahne ama umarım hakkını verebilmişimdir.” dedi.

Oyuncu Yiğit Özşener de kariyerinde manevi değeri en yüksek iş olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Bir memlekette çok özel şeyler yapacak, çok büyük başarılara imza atacak, çok farklı insanlar bulunabilir ama önemli olan onunla beraber yürüyebilecek, aynı yöne bakabilecek, onunla koşabilecek insanları bulabilmek. Bu bir Mustafa Kemal filmi değil, Mustafa Kemallerin filmi. Dolayısıyla filmi seyrettikçe Mustafa Kemalleri, kurtarıcı beklemeyenleri, kendisini kurtarıcı kabul eden, kendisinde o gücü bulan insanları göreceksiniz.”

Oyuncu Timuçin Esen de güzel bir ekiple çalıştıklarını aktararak, “Güzeldi bu filmin içinde yer almak, bir Fenerbahçeli olarak özellikle, başka bir değeri var. Güzel bir film çıktığını düşünüyor, ümit ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Vera” karakterini canlandıran oyuncu Gonca Vuslateri, çok kıymetli bir hikayede çok kıymetli bir rolü kendisine verdiği için yönetmen Abdullah Oğuz’a teşekkür etti.

– “Biz sahada yapalım işimizi”

Fenerbahçeli futbolcu İrfan Can Kahveci, hem Türkiye’nin hem de Fenerbahçe tarihinin en önemli günlerini anlatan filmin galasında olduklarını belirterek, “Biz de çok heyecanlıyız. Çok özel oyuncular var kadroda, bazıları da arkadaşlarımız. Onlar olunca ayrı bir heyecanlıyız. Bütün detayları izlemek için sabırsızlanıyoruz. Kubilay Aka’yla sürekli konuşuyoruz. Nejat abimiz de sürekli maçlara geliyor. Kulübümüzün ve ülkemizin en önemli olaylarından birisini izlemek için geldik.” diye konuştu.

Kendisi için futbol oynamanın önemine değinen Kahveci, Çaykur Rizespor maçına işaret ederek, “Biz sahada yapalım işimizi. Önümüzdeki her maçı kazanmak istiyoruz. Sahaya çıkıp elimizden geleni yapacağız.” dedi.

Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ da hayırlı olsun temennisinde bulunarak, “Filmi heyecanla ve merakla bekliyorum. Güzel bir film olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

2023’te oynadıkları müsabakalardan başarıyla çıkan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın yaz mevsiminde yapılacak olimpiyatlarda altın madalya kazanması durumunda filminin çekilip çekilmeyeceği yönündeki soru üzerine Üstündağ, şunları aktardı:

“Bizim belgeselimiz çekiliyor. Her yıl çıtanın nereye çıktığını görüyoruz. Bu belgeseli yaptık. Olimpiyatlarda altın madalya gelirse, hiçbir ülkeye nasip olmayan, Avrupa Şampiyonluğu, Milletler Ligi şampiyonluğu, namağlup olimpiyat elemeleri şampiyonluğu kazanılmış olacak. Böyle bir durumda film neden çekilmesin, tabii ki çekilir. (Filmde) Ben oynamam. Ben sahada dahi oynamadığıma göre, filmde de oynamam. Sizin gibi merakla bekler ve seyrederim.”

– “Fenerbahçe’nin kuruluşundan Cumhuriyet’in kuruluşuna olan dönemi anlatıyor”

Fenerbahçe Kulübü Eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Fenerbahçe Kulübü Eski Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük de filmi heyecanla beklediğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Fenerbahçe’nin kuruluşu, ülkemizin o dönemde içinde bulunduğu zor şartlar, Çanakkale savaşları, ardından Kurtuluş Savaşı… O dönemde futbolcular askere alınarak savaşa katıldı. Anadolu’ya silah kaçırdılar. Sonra da Harington Kupası’nı kazanarak ülkemize sevinç kattılar. Lozan müzakereleri sırasında, bu galibiyet oradaki heyete büyük moral verdi. Bu film Fenerbahçe’nin kuruluşundan Cumhuriyet’in kuruluşuna olan dönemi anlatıyor.”

Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki şampiyonluk yarışına da değinen Küçük, “Lig yarışında Fenerbahçe inşallah ipi göğüsleyecek. Temennimiz o.” dedi.

Fenerbahçe Eski Yöneticisi ve Saran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran ise “Burada olmak da böyle bir filmin yapılmış olması da gurur verici. Hep beraber keyifle izleyeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Süper Lig ve TFF 1. Lig’in yayın haklarıyla ilgili Saran Holding’in ihaleyi alıp almayacağına dair yöneltilen, “Yayın haklarını almak istiyor musunuz?” sorusuna ise Saran, “İnşallah. Onu sonra konuşalım. Bu gece Fenerbahçe gecesi.” cevabını verdi.

Saran, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un haziran ayında gerçekleştirilecek seçimli genel kurulda aday olmayacağını açıklaması üzerine kendisinin Fenerbahçe başkanlığına adaylığıyla ilgili olarak “Ali Bey, Divan Kurulu’nda gerekeni söyledi. Bu gece film için buradayız.” diye konuştu.

Galaya katılanlar arasında Ali Koç’un yanı sıra Fenerbahçeli yöneticiler, sporcular ve ünlü oyuncular da yer aldı.

– Film hakkında

“Zaferin Rengi”, 1919’da işgal altındaki İstanbul’da düşman kuvvetlerine karşı örgütlenerek Anadolu’da başlatılan direnişin hikayesini, General Harington Kupası etrafında kurgulayarak beyazperdeye taşıyor.

Yarın vizyona girecek filmde Kubilay Aka, Gülper Özdemir, Nejat İşler, Timuçin Esen, Yiğit Özşener, Gonca Vuslateri, Yılmaz Adam Bayraktar ve Birce Akalay rol aldı.

]]> https://www.haber28.com.tr/fenerbahcenin-ingiliz-takimina-karsi-zaferini-anlatan-film-galasi-yapildi/feed/ 0