Gürer, Niğde’de kurulan hayvan pazarını ziyaret etti. Gürer’e sorunlarını anlatan besiciler, süt ve et ile ilgili üreticiden alınan fiyatla tüketiciye sunulan fiyatlar arasındaki farklara işaret etti, maliyetlerin yüksekliğinden yakındı.
“KÜÇÜK AİLE TİPİ İŞLETMELERDE AHIRLAR BOŞALIYOR”
Besicilerle sohbet eden CHP’li Gürer, “Yem fiyatlarındaki artış nedeniyle besicilik yapanlar bu işten para kazanamadığını söylüyor. 12 ay hayvana kapalı alanda bakmak zorundalar. Çünkü mera hayvancılığı önemli ölçüde bitti. Ama çoğu yerde gittiğim zaman ahırları boş görüyorum, hayvancılık yapan sayısında ciddi bir azalma var. Biraz evvel de hayvan pazarını gezdik, artık çok kişi elindeki hayvanını sattıktan sonra bu işi gerçekleştiremeyeceğini, bırakacağını söylüyor çünkü kazanamıyoruz diyorlar.” dedi.
Besici Hacı Kahramaner “Köylerde 3-5 hayvanı olup evinin altında besleyenler, ilkel hayvancılık yapanlar hiç kalmadı. Küçük işletmeler kapandı. İki ineği vardı ya oğlunu evlendirdi sattı ya da kızını evlendirmek için hayvanını sattı. Yani artık büyük şirketlere, işletmelere kaldı. Küçük aile tipi işletmelerde hayvancılık bitiyor.” diye konuştu.
“EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ”
Gürer’in “Aşısı var, veterineri var, cumartesi-pazar tatili yok.” sözleri üzerine Kahramaner, “Bizim gecemiz de yok, gündüzümüz de yok, pazarımız da yok, tatilimiz de yok. Biz 12 ay gece gündüz bu işi yapıyoruz. Ben 7 kişi nüfusum, çocuklarım da bu hayvanın içinde, ben de bu hayvanın içindeyim gece gündüz ama kazanamıyoruz. Mesela 80 bin liraya hayvan aldık, 100 bin liraya mal ettik. Besledik, büyüttük. Biz bu hayvanı 110 bin liraya satıyoruz ama yerine 110 bin liraya hayvan alamıyoruz. Bu aradaki 10 bin liralık kazancı biz almıyoruz vekilim, devalüasyon yiyip gidiyor.” dedi.
Bunu üzerine Gürer, “Tabii hayvancılık yapan da diyor ki o raftaki et fiyatını görünce, ‘bu işten bu kadar da ben kazanayım’ ama kazanamıyor.” diye konuştu.
“DESTEKLER YETERSİZ, GİRDİLER PAHALI”
CHP’li Gürer’in “Destek alıyor musunuz?” sorusuna Hacı Yamaner, “Ne desteği vekilim, dananın kesim desteği 250 lira, yani hiçbir şey değil.” karşılığını verdi. Yamaner, erkek dana kesim fiyatının 310-315 lira arasında olduğunu söyledi.
Gürer’in, desteklerin yetersizliğinin ve yem fiyatlarındaki artışın hayvancılıkla uğraşanları zorladığını vurgulaması üzerine Yamaner, “Geçen sene 220 liraya yem aldım, 535 liraya da bu yıl aldım. Mazot giderimiz var, işçi giderimiz var. Her şey üçe katladı ama aradaki bu fiyat farkını biz yemiyoruz. Ben çocuklarımla çalışıyorum, 7 kişi. Çok zor şartlarda çalışıyorum, geceli gündüzlü çalışıyorum ama yine kazanamıyorum.” diye konuştu.
Başka bir besici ise yem fiyatlarındaki artışların et fiyatlarını etkilediğine vurgu yaparak “10 hayvanım varsa, 7’ye düşürdüm yem pahalı olduğu için. Hayvancılığı bırakan çok, yem pahalı. Şimdi ithal geliyor da et düşüyor diyorlar, yem niye düşmüyor o zaman? Yani bu yeme bağlı.” şeklinde konuştu.
“KÜÇÜK BESİCİLERİ BİTİRMEK İÇİN İTHALAT YAPILIYOR“
Yaşadıkları sorunları çay hesabıyla anlatan besici İsmail Öngörmüş de “Vekilim, çarşıda bir bardak çay 12 lira, 1 litre süt 13 lira.” dedi. Gürer’in, “Hayvan ithalatı sizi etkiliyor mu?” sorusuna besici İsmail Öngörmüş, “Etkilemez olur mu, bize sekte vuruyor. Onlar zaten bize düşmüyor ki büyük baronlar, büyük şirketler alıyor, bize vermediler ki.” karşılığını verdi.
Besici Hacı Kahramaner de “Benim 50 kapasitem var, 5 tane hayvan veriyor. 5 hayvanı ben beslesem ne olur, beslemesem ne olur. Bir çiçekle bahar gelmez. Onu büyük işletmeler alıyor. İthal gelen hayvanın da bize bir faydası yok, ancak fiyatları düşüyor. Yani küçük hayvancıyı bitirmek için ithalat yapılıyor, bizim elimizdeki hayvanlar ucuz fiyatla gidiyor, büyük hayvancılar da bunları piyasaya sürüyor. Mesela et buçuk rakama çıkıyor. Biz o esnada mezbahadan sıra alıyoruz, kestirecek adam bulana kadar et fiyatı geri düşüyor, o esnada onlar işi götürüyor, kesiyorlar.” diyerek tepki gösterdi.
“SÜT İNEKLERİ KESİME GİTMEYE DEVAM EDİYOR”
CHP’li Gürer’in süt inekleri ve düvelerin kesime gittiği sürecin iktidar tarafından doğru yönetilemediğini söylemesi üzerine besici Yamaner, hayvanını göstererek, “İşte bakın ben bu hayvanı aldım, besleyip et hayvanı olarak keseceğim. Damızlık süt ineği bu. Besleyeceğim, keseceğim. 2-3 ay bu hayvanda besi yapacağım, sonra keseceğim. Çünkü 10 kilo süt verimi var, o da bu hayvanın yediğini karşılamıyor, hayvan yediği yemin karşılığını ödemiyor.” diye konuştu.
“YEM DESTEK KREDİSİNİN FAİZİ YÜZDE 4’TEN YÜZDE 20’YE ÇIKTI”
Gürer, hayvancılığın en önemli girdi kalemi olan yem girdisinin devlet tarafından sübvanse edilmesi gerektiğini, yem ithal geldiği için döviz yükseldikçe yem fiyatının da yükseldiğini ifade etti. Besici Hacı Yamaner, “Yüzde 4 ile yem destek kredisi alıyorum, bunu yüzde 20 yaptılar. Ben önceki gün yine aynı krediyi aldım, bir de bunu artırılabilir faize döndürdüler. Yüzde 20 faiz ödüyoruz, yüzde 4’tü bu kredi, yüzde 20 yaptılar, faizi artırdılar. Yemin torbası 600 lira olur mu?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
]]>Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, son günlerde e-ticaret üzerinde hakiki zeytinyağı iddiasıyla satılan ve fiyatı piyasanın çok altında olan zeytinyağlarının, tağşiş zeytinyağı olduğu ve anlamanın en kolay yolunun fiyatı olduğuna dikkat çekerek, tüketicileri dikkatli olmaya davet etti. Tağşiş zeytinyağının ilk bakışta hakiki zeytinyağından ayırt edilemediğini ancak laboratuvar analizi ile tespit edilebileceğini ifade eden Çondur, zeytinyağının başka yağlar ile karıştırılmasının da Türk Gıda Kodeksi’ne göre yasak olduğunu belirtti. Bu çerçevede borsa bünyesinde hizmet veren Aydın Ticaret Borsası Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı’nda gıda analizleri aralıksız devam ediyor. “Zeytinyağı dedektifleri” olarak bilinen laboratuvardaki gıda mühendisleri ise her gün onlarca analiz gerçekleştiriyor. Üretici ve tüccarların vatandaşlara sundukları hakiki zeytinyağları ise laboratuvarda analiz edilerek tescilleniyor. Bu çerçevede çalışmalarına hız kesmeyen Aydın Ticaret Borsası Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı, 2023 yılı içerisinde 4 bin 180 zeytinyağı analizi gerçekleştirdi.
“Muhakkak bir hile varsa açığa çıkarıyoruz”
Laboratuvar analizlerinde zeytinyağının karışım olup olmadığını kesin bir şekilde ortaya çıkarabildiklerini ifade eden Aydın Ticaret Borsası Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Gıda Mühendisi Mustafa Sönmez ise, “Bizler Aydın Ticaret Borsası Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı olarak zeytinyağının burada bütün hikayesini açıklayabiliyoruz. Zeytinyağının başına gelen işlemlerden asitliğine kadar, analizleri olmak üzere kalite kriterlerinin yanı sıra tağşişe yönelik analizleri de gerçekleştirebiliyoruz. Özellikle sterol analizimizde bu kaçmıyor. Muhakkak bir hile varsa onu bulup açığa çıkartabiliyoruz” dedi.
“Ucuz yağ gerçek zeytinyağı değildir”
Fiziksel olarak ayırt edilemeyen hileli yağların en kolay fiyatıyla ayırt edilebileceğini vurgulayan Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur ise, “Kontrolü yapılamayan e-ticaret sitelerinde şu anda bu fiyatların çok altında fiyatlarla ambalajlı zeytinyağı satışı yapılmakta. Taş baskı, soğuk sıkım, erken hasat isimleri altında ama kilosu 250 liranın altında alınan her yağdan tüketicilerimizin şüphe duyması gerekiyor. Çünkü bunların toptan fiyatı, ton bazındaki, tanker bazındaki fiyatları 250 TL. Perakendede 300 TL ve üzerinde satılan bu yağlar kesinlikle, stok fazlası adı altında veya geçmiş yıl mahsulü adı altında 80-100 liralara pazarlanamaz. Bu yağlar karışıktır. Bunlar tağşişli yağlardır. Bu yüzden tüketicilerimize çok büyük görevler düşüyor. Ucuza yağ aldıklarını zannederek hileli taklit yağ alıyorlar. Böyle fiziksel olarak bunları ayırt etmek mümkün değil. Bu laboratuvar ortamında analizle ayırt edilebilen bir durum. En kolay ayırt edilecek şey aslında fiyatı. En kolay fiyatla ayırt edebilirsiniz. Marka ve fiyatla. Bu çok basit. Ucuz yağ gerçek zeytinyağı değildir” dedi. – AYDIN
]]>