Olay, 24 Ekim Perşembe günü saat 11.45 sıralarında Cihangir Mahallesi’nde meydana geldi.
44 yaşındaki Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Muhtarı Aysel Kılıçkaya iddiaya göre, Alzheimer hastası ve kimsesiz Doğan Doğan Z’nin (78) evine sık sık giderek vasiliğini almak için baskı yapmaya başladı.

Olay günü Doğan Doğan Z’nin yanına ihtiyaçlarını karşılaşmak için gelen 30 yıllık arkadaşı Fazilet Ç. (68), muhtar Aysel Kılıçkaya ile karşılaştı. Doğan Doğan Z’nin vasiliğini istediğini duyan Fazilet Ç. ile muhtar Kılıçkaya arasında tartışma çıktı.
REKLAMMAAŞINI VE KARTINI GASBETTİ İDDİASI
Bu sırada Fazilet Ç’yi iten muhtar Aysel Kılıçkaya, Doğan Doğan Z’nin çantasından maaşını ve maaş kartını alarak evden çıktı. Olayın ardından Doğan Doğan Z. ve Fazilet Ç’nin emniyete giderek şikayetçi olması üzerine polis çalışma başlattı.
Taksim Şehit Haşim Usta Polis Merkezi Amirliğinin çalışması sonucu muhtar Aysel Kılıçkaya gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Kılıçkaya, suçlamaları kabul etmedi. İşlemleri tamamlanan Kılıçkaya, gasp (yağma) suçundan adliyeye sevk edildi.

Mahkemeye çıkartılan Aysel Kılıçkaya, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Muhtarın 2 adet suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Ayrıca muhtarın cep telefonuna savcılık talimatıyla el koyulduğu ortaya çıktı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kendisini gasp eden zanlıları yakalattı, çalınan eşyaları için hukuk mücadelesi veriyor
ZONGULDAK – Zonguldak’ta yaşayan Melih Bektaş, 5 ay önce polislik mesleğini bırakarak dünya turuna çıktı. 12 ülke gezen Bektaş, Malezya’da bıçaklı gaspa uğradı. Tapınakta 13 saat rehin tutulan gencin, kamera, dron, ehliyet ve pasaportunu çalan zanlılar, bankadan da 62 bin lirasını aldı. Malezya Polisi ile zanlılardan 2’sini yakalatan Bektaş, başlattığı hukuk mücadelesini sürdürüyor.
31 yaşındaki Melih Bektaş, dünyayı gezmek için 10 yıl boyunca görev yaptığı polislik mesleğinden 5 ay önce istifa etti. Dünya turuna çıkan Bektaş, bir taraftan da sosyal medyada içerik üretmeye başladı. Türkiye’de bulunduğu zamanda birçok gezgini evinde ağırlayan Bektaş, Güney Amerika ziyaretinin ardından Asya kıtasına ziyaretler gerçekleştirdi.
Hindistan, Sri Lanka ülkelerinin ardından Malezya’ya geçen Bektaş, burada otostop çekerek yoluna devam etmek istedi. Kendisini görünce duran bir kişinin “Gideceğin yere kadar bırakırım” demesiyle aracına binen Bektaş, “On dakika arkadaşıma uğrayıp para alacağım” diyerek gittikleri yerde çetenin bulunduğu bölgeye geldiklerini fark ettiğini anlattı.
Polislik mesleğinin tecrübesiyle arkadaşına konum attı
Etrafını saran kişilerin “Kaçma; seni öldürürüz” diye tehditlerde bulunduğunu anlatan Melih Bektaş; “Beş ay önce istifa ettim. Asya’yı gezmeye başladım ve Asya kıtasındaki ülkeleri gezmek için yola çıktım. İlk durağım Hindistan’dı, Hindistan’dan sonra, Sri Lanka’dan Malezya’ya geçtim. Malezya’da da üçüncü günümde başıma böyle bir olay geldi. Orada kaçırıldım, gasp edildim. Ben uzun süredir gittiğim ülkelerde de otostopla seyahat ediyorum. Yine çok merkezi bir yerde bu hızlı geçiş işlemlerin altında kameraların olduğu bir yerde bir otostop çektim. Bir şahıs durdu. Arabanın içerisinde bir şahıs vardı. ve şahıs beni gideceğim yere kadar bırakacağını söyledi. Çok otostop çektiğim için herhangi bir şüphe görmedim durumda. Sonra sadece yolda giderken on dakika arkadaşına uğramak istediğini, ondan para alacağını söyledi. Oraya gittiğimizde de artık zaten örgüt içerisindeydim. Beni gasp eden bir tane uyuşturucu karteli ve yanında bulunan beş kişi vardı. Bunlar beş kişiydi. Etrafımda, başımda bekleyenler vardı. ‘Kaçma. Bak seni öldürürüz’ diyen bazı insanlar vardı. Orada beni gasp ettiler, bıçakla gasp ettiler bu arada. Elimdeki bütün malzemeleri zorla aldılar. Olayı anladığım esnada artık tamam. Melih yani on yıllık mesleğin verdiği tecrübeyle de. Arkadaşıma konum atmıştım. Zaten o da son konum oldu” dedi.
Malezya’da polislik yapıp zanlılardan ikisini yakalattı
Önce bir süre Hindu tapınağında tutulduğunu, burada ensesinden bıçaklandığını, başında bıçak bilendiğini anlatan Bektaş, çetenin elinden kurtulduktan sonra Malezya Polisi ile birlikte polislik yapıp zanlılardan ikisini yakalattığını anlattı.
Havanın aydınlanmasının ardından gözleri ve elleri bağlı şekilde ıssız bir yere bırakıldığını, ellerini çözdükten sonra çantasına baktığında kamera, dron, ehliyet ve pasaportunun olmadığını gören Melih Bektaş, yoldan geçen araçları durdurmaya çalıştığını anlattı.
Kendisini görünce yavaşlayan bir motosiklet sürücüsünün telefonuyla Türkiye Büyükelçiliğini aradığını söyleyen Bektaş şöyle devam etti:
“Havanın aydınlanmasını beklediler. Yani on üç saat. Neden on üç saat derseniz eğer, artık beni bıraktıkları zaman artık yavaş yavaş hava aydınlanma aşamasına gelmişti. Issız bir yerde bıraktılar beni. ve ellerim, gözlerim bağlı bir şekildeydi. Ben zaten indikten sonra direkt gözümü açtım. Zaten telefon kablosuyla bağladılar bu arada elimi. Biraz boşluk bırakmıştım. Ondan rahat bir şekilde kurtulup çantamı kontrol ettim. Baktım çantada zaten pasaport falan hiçbir şey yok. Ondan sonra araç durdurmaya çalıştım. Bulunduğum yerde tek tük nadir araçlar geçiyor ve araçlar durmuyorlar korktukları için. Orada da en son bir motosiklet yavaşladı. Yavaşladığını gördüm. Üzerine önüne doğru geçip ellerimi açınca artık orada durdu ve dedim ki lütfen polisi ara. Çünkü baldırım kanıyor. Ensemde, boynumda kan lekesi var. Dedim ki soyuldum, gasp edildim, bıçaklandım, polisi ara. Bir yandan da orada çocuğun telefonundan büyükelçiliğin acil numaraları var. O numarayı bulup oradan büyükelçiliğe telefon ettim.”
Samuray kılıcı ile başında bekleyen zanlıların, kendisine ait banka kartlarıyla ATM’den para çektiğini de anlatan Bektaş, Malezya Polisi’ne yaptığı ihbar sonrası tapınağın bulunduğu bölgede iki zanlıyı yakalattığını söyledi.
İki haftalık soruşturma sürecinden sonra arkadaşlarının yardımıyla uçak bileti alarak Türkiye’ye gelen Bektaş, başlattığı hukuk mücadelesini sürdürüyor. Bektaş, “Polislerle önce konuma gittik. Konumda orada bir tane şahıs. Onu yakaladılar. Tapınakta. Hemen bir şahsı gördük. O şahıs da benim başımda bekleyen dediğim gibi bana saldırmayın. Ama benim başımda nöbet bekleyen, kaçmayın etmeyeyim diye. Bekleyen bir şahıstı. Ben orada olay olduktan sonra beş altı gün boyunca kaldım. Yani uçak biletini arkadaşlarım aldı. O süreyi bekliyordum. ve buraya geldim. Ben telefonla oradaki polislerin WhatsApp telefon numarasını aldım. Telefonla iletişime geçmeye çalışıyorum. Açmıyorlar. Yoğun olduklarını söylüyorlar. ve bu arada onlar bana diyorlardı sana ulaşabilir miyiz filan diye. Şu anda ben burada avukat tuttum. Kendi imkanlarımla iletişime geçmeye çalışıyorum. İçerik ürettiğim için enstrümanım, laptop, telefonum, pasaportum, kimlik kartlarım. Sürücü belgemi aldılar. Aslında avukat tutma sebebi de bir devlet bankasındaki hesabımdan 62 bin lira çekildi. Zarara uğradık. İstediğimiz şey tek adaletin tecelli etmesi, kanunun yürümesi. Bunun için de yetkililere sesimizi duyurmaya çalıştık. Hala bu mücadelem devam ediyor. Çünkü hala mağduriyetim devam ediyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bir pasaporta sahibiz ve gittiğimiz yerlerde de başımıza böyle bir olay gelebilir. Umarım kimsenin başına gelmez. Umarım kanun işler ve bu şahıslar bulunur. Malzemelerim bulunur” dedi.
Dünyayı gezmeyi sevdiğini, tanıştığı insanlarla kültür alışverişi yaptığını söyleyen Bektaş, gezilerine devam edeceğini sözlerine ekledi.
]]>MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) Samsun Şube Başkanı Mustafa Niyazi Bulut, giyim yardımının gasp edildiğini belirterek “Hazine ve Maliye Bakanlığı yardımı engellemenin gerekçesi olarak Cumhurbaşkanlığı’nın 2021/14 sayılı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’ni öne sürmektedir. Bu nasıl bir tasarruftur ki kamuda üç beş maaş alan bürokratlara, lüks makam araçlarına, iktidar sahiplerinin şatafatına, sermayenin affedilen vergilerine uğramazken; her fırsatta emekçinin cebine göz dikmektedir” dedi.
ESM, Yapı Yol-Sen, Tarım Orkam-Sen ve Tüm Bel-Sen Samsun şubeleriyle Birleşik Taşımacılık Sendikası Samsun İl Temsilciliği, koruyucu giyim yardımının kaldırılmasıyla ilgili ortak açıklama yaptı. ESM Samsun Şube Başkanı Mustafa Niyazı Bulut, şunları söyledi:
“KAMU EMEKÇİLERİNİN HAKLARI GASP EDİLİYOR”
“Siyasal iktidar kamu emekçilerinin haklarına yönelik saldırılara, hak gasplarına devam ediyor. KİT’lerde ve kamu kurumlarında emekçilerin giyim yardımı hakkı Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kurumlara 8 Mart’ta yazmış olduğu tehdit dolu yazı gerekçe gösterilerek gasp edilmek isteniyor. Bilindiği üzere 2023-2024 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesinde giyim yardımı da ele alınan başlıklardan biri olurken yine yetkili sendika olarak masaya oturan Memur-Sen’in vurdumduymazlığı ile mevzuatta bir boşluk bırakılmıştı. Giyim yardımı yıllardır ‘koruyucu giyim yardımı’ adı altında çek, giyim kartı gibi yollarla verilirken, bunun yasal altyapısının tüm memurlara giyim yardımı verilmesini ve koruyucu giyim malzemesi yardımının da ayrı bir başlık olarak ele alınmasını sağlayacak şekilde düzenlenmesini KESK’e bağlı sendikalar olarak her fırsatta dile getirdik. Gelinen noktada Hazine ve Maliye Bakanlığı, hem 7. Dönem toplu iş sözleşmesinde koruyucu giyim yardımının belirli şartları sağlayan teknik personele ayni olarak yapılabileceğine dair ibare ile bırakılan boşluğu hem de 399 sayılı kanun hükmünde kararnamede bulunan giyim yardımının ayni olarak gerçekleştirilebileceğine dair hükümleri kullanarak kamu emekçilerinin giyim yardımı hakkını gasp etmek istemekte ve mevzuata aykırı şekilde verilecek giyim yardımı bedelinin sorumlulardan tahsil edileceğini, ilgililer hakkında idari süreçlerin başlatılacağını belirterek kurum yönetimlerine aba altından sopa göstermektedir.
“TASARRUF HER FIRSATTA EMEKÇİDEN YAPILIYOR
Hazine ve Maliye Bakanlığı yardımı engellemenin gerekçesi olarak Cumhurbaşkanlığının 2021/14 sayılı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’ni öne sürmektedir. Bu nasıl bir tasarruftur ki kamuda üç beş maaş alan bürokratlara, lüks makam araçlarına, iktidar sahiplerinin şatafatına, sermayenin affedilen vergilerine uğramazken; her fırsatta emekçinin cebine göz dikmektedir. Peki yetkili sahte sendika bu durum karşısında ne yapmaktadır? Koca bir hiç!
KESK’e bağlı sendikalar olarak biliyoruz ki ipleri iktidarın elinde olanlar kamu emekçilerinin haklarını şimdiye kadar koruyamadıkları gibi şimdiden sonra da koruyamazlar. ESM, Tarım Orkam Sen, BTS ve Tüm Bel- Sen olarak bulunduğumuz iş kollarında yer alan kamu kurumlarında yıllardır ödenen giyim yardımı hakkının gasp edilmesini kabul edilemez buluyoruz. Şimşek eliyle işçiler ve emekçiler üzerinden yürütülen kemer sıkma politikalarının, hak gasplarının bununla sınırlı kalmayacağını görüyoruz. Seçimlerin ardından yeni vergilerin gündeme geleceği, elektrik ve doğal gaz gibi temel tüketim kalemlerine fahiş zamların yapılacağı, KİT’lere yönelik özelleştirme saldırılarının hızlandırılacağı şimdiden dile getirilmektedir. Giyim yardımının gasp edilmesi bu sürecin bir parçasıdır.
“YARDIMA MUHTAÇ BIRAKILMAYI HAKARET GÖRÜYORUZ”
Bizler, onurlu kamu emekçileri olarak, ayrıca yardımlara muhtaç bırakılmayı kendimize ve tüm kamu emekçilerine bir hakaret olarak görüyoruz. Mücadelemiz insanca yaşayabileceğimiz, temel ihtiyaçlarımızı karşılarken yardımlara ihtiyaç duymayacağımız bir ücret düzeni içindir. Bu nedenle bulunduğumuz işyerlerinde, alanlarda, sokaklarda gelir dağılımındaki ve ücretlendirmelerdeki adaletsizliklere, vergi yükünün patronlardan alınarak emekçilerin sırtına yıkılmasına, emeklilikte sefalet ücretlerine mahkum edilmeye karşı mücadelemizi durmaksızın sürdüreceğiz.”
]]>Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (TARIM ORKAM SEN), Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) ve Enerji, sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) üyesi işçiler, bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın önünde giyim yardımı yapılmamasını protesto etti. TARIM ORKAM SEN Genel Başkanı Serap Baysal, “Bulunduğumuz iş kollarında yer alan kamu kurumlarında yıllardır ödenen giyim yardımı hakkının gasp edilmesini kabul edilemez buluyoruz. İktidara ve kamu kurumlarına tehdit dolu yazılar yazan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na buradan bir kez daha sesleniyoruz: Elinizi emekçilerin cebinden, kazanılmış haklarımızdan çekin” dedi.
TARIM ORKAM SEN, BTS ve ESM üyesi çalışanlar, bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde giyim yardımı yapılmamasını protesto etmek için bir araya geldi. Eylemde, ‘Direne direne kazanacağız’, ‘Sermayeye değil emekçiye bütçe’, ‘Giyim yardımı gasp edilemez’, ‘Şimşek, elini cebimizden çek’ sloganları atıldı.
“SİYASAL İKTİDAR, KAMU EMEKÇİLERİNİN HAKLARINA GASP EDİYOR”
TARIM ORKAM SEN Genel Başkanı Serap Baysal, şöyle konuştu:
“Siyasal iktidar kamu emekçilerinin haklarına yönelik saldırılara, hak gasplarına devam ediyor. KİT’lerde ve kamu kurumlarında emekçilerin giyim yardımı hakkı Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kurumlara 8 Mart’ta yazmış olduğu tehdit dolu yazı gerekçe gösterilerek gasbedilmek isteniyor.
“YANDAŞ SENDİKA HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR”
Hazine ve Maliye Bakanlığı, giyim yardımını engellemenin gerekçesi olarak Cumhurbaşkanlığı’nın 2021/14 sayılı tasarruf genelgesini öne sürmektedir. Bu nasıl bir tasarruftur ki kamuda üç beş maaş alan bürokratlara, lüks makam araçlarına, iktidar sahiplerinin şatafatına, sermayenin affedilen vergilerine uğramazken; her fırsatta emekçinin cebine göz dikmektedir.
Peki yetkili yandaş sendika, bu durum karşısında ne yapmaktadır? Koca bir hiç!
“KEMER SIKMA POLİTİKALARI BUNUNLA SINIRLI KALMAYACAK”
TARIM ORKAM SEN, BTS ve ESM olarak bulunduğumuz iş kollarında yer alan kamu kurumlarında yıllardır ödenen giyim yardımı hakkının gasp edilmesini kabul edilemez buluyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek eliyle işçiler ve emekçiler üzerinden yürütülen kemer sıkma politikalarının, hak gasplarının bununla sınırlı kalmayacağını görüyoruz. Seçimlerin ardından yeni vergilerin gündeme geleceği, başta elektrik ve doğal gaz olmak üzere temel tüketim kalemlerine fahiş zamların yapılacağı, KİT’lere yönelik özelleştirme saldırılarının hızlandırılacağı şimdiden dile getirilmektedir. Giyim yardımının gasbedilmesi bu sürecin bir parçasıdır.
“MÜCADELEMİZ, KAMU EMEKÇİLERİNİN İNSANCA YAŞAYABİLME MÜCADELESİDİR”
Bizler, KESK üyesi sendikalar olarak mücadelemiz; kamu emekçilerinin insanca yaşayabileceği ücret mücadelesi ve sosyal haklarımızın geliştirilmesi mücadelesidir.
“VERGİ YÜKÜ PATRONLARDAN ALINIP EMEKÇİLERE YÜKLENİYOR”
Bizler; iş yerlerimizde, alanlarda, sokaklarda gelir dağılımındaki ve ücretlendirmelerdeki adaletsizliklere, vergi yükünün patronlardan alınarak emekçilerin sırtına yıkılmasına, emeklilikte sefalet ücretlerine mahkum edilmeye karşı mücadelemizi durmaksızın sürdüreceğiz.
“İLLA BİR ŞEYLERİ GASP EDECEKSENİZ ONLARIN EMEKÇİLERDEN ÇALDIKLARINDAN BAŞLAYIN”
İktidara ve kamu kurumlarına tehdit dolu yazılar yazan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na buradan bir kez daha sesleniyoruz: Elinizi emekçilerin cebinden, kazanılmış haklarımızdan çekin! Kaynak gerekiyorsa size adres gösterebiliriz: Her gün insan emeğinin, doğanın talanından beslenen, vergileri durmaksızın affedilen ve kamu kaynaklarıyla zenginleştirilen sermayedarların cebinde hepimize yetecek kadar kaynak bulunmaktadır. İllaki bir şeyleri gasbetmek istiyorsanız onların biz emekçilerden çaldıklarından başlayabilirsiniz.
Buradan bir kez daha sesleniyoruz: Giyim yardımı tüm kamu emekçilerini kapsayacak şekilde derhal ödenmelidir.”
]]>