Marmara Adası’ndan hareket eden geminin 28 gün önce 6 kişilik mürettebatla batmasının ardından başlatılan soruşturma, Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili koordinesinde Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Başsavcı Vekili, İlçe Cumhuriyet Başsavcısı ve 2 savcı tarafından yürütülüyor.
Olayın aydınlatılması ve varsa sorumlularının tespit edilebilmesi için görevlendirilen deniz kaza kırımında yetkin bilirkişi de rapor hazırlamak için çalışmalarına devam ediyor.
Soruşturma kapsamında adli makamlarca yapılan ön tespitlerde, HTS kayıtları incelenen gemi mürettebatının saat 00.00-06.28 aralığında 112 Acil, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı Telsiz İşletme Müdürlüğü (Türk Radyo), jandarma ya da Sahil Güvenlik’e yardım için telefon ya da telsizle çağrı yapmadığı belirlendi.
Gemi sahibi armatör Murat Altıntaş’ın “Batuhan A” batmadan 4 dakika önce saat 06.28’de Türk Radyo’ya, “Ambar muşambaları parçalandı, batma tehlikesi geçiriyoruz” çağrısı yaptığını tespit eden savcılık, mürettebatın söz konusu 6 saatlik zaman dilinde yakınlarıyla bazı görüşmeler yapmasına karşın herhangi yardım talebine bulunmadığı bilgisine ulaştı.
Mürettebatın, sefer sırasında aynı konumdan geçen başka gemilere de ulaşarak yardım istemediği saptandı.
Geminin rotasının saptığını belirleyen savcılık, buna, su aldığı için motor gücünün azalmasının neden olduğunu kaydetti.
Su alan mermer tozunun ağırlaşmasının geminin batmasına yol açtığı sanılıyor
Adli makamlarca yapılan görüşme ve tespitler sonucu, kötü hava şartlarından dolayı brandaların açılması ve ambarların su alması sonucu mermer tozunun ağırlaşması geminin ana batma nedeni olarak tahmin ediliyor. Mermer tozunun ağırlaşmasının geminin dengesini de bozduğundan mürettebatın pompalarla suyu tahliye edemediği öngörülüyor.
Marmara Denizi’ne kıyısı olan illerde bulunabileceği tahmin edilen cesetlerin kimliğinin belirlenebilmesi için kayıp 3 denizcinin ailesinden DNA örnekleri alındığı bildirildi.
Mürettebattan 3 kişinin cesetlerine ulaşılmıştı
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.32’de Karacabey ilçesi açıklarında batmıştı.
Kıyıdan 4 mil açıkta 51 metre derinlikte denizin tabanına oturan kargo gemisinin sahibi Murat Altıntaş, kaptan Hasan Mehmet Uyanık (69), mühendis Murat Çalışkan (33), yağcı Hüseyin Tutuk, aşçı Zeynep Kılınç (33) ve stajyer Ahmet Atav (22) kaybolmuştu.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan Zeynep Kılınç’ın cesedine ulaşılmıştı. SAS komandosu dalgıçların 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu. Geminin enkazındaki aramalar, 1 Mart’ta sonlandırılmıştı.
İmralı Adası açıklarında arama faaliyeti gerçekleştiren Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, 3 Mart’ta su yüzeyinde bir kişinin cansız bedenine ulaşmıştı. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan DNA eşleşmesi sonrasında cesedin “Batuhan A” adlı kargo gemisinin sahibi Murat Altıntaş’a ait olduğu belirlenmişti.
]]>BTÜ Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof Dr Erinç Dobrucalı:
“Ambar kapaklarının sızdırmaz olması gerekirken, mavi branda ile kapatılmış”
“Geminin eski olması faaliyette olmasına engel değil”
BURSA – Marmara Denizi açıklarında 15 Şubat günü 6 kişilik mürettebatı ile sulara gömülen Batuhan A isimli kuru yük gemisinde kayıp 4 denizci için arama çalışmaları devam ederken, Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, geminin muhtemel batma sebeplerini değerlendirdi.
Marmara Denizi açıklarında, İmralı Adası’nın ise güneybatısında batan “Batuhan A” isimli kuru yük gemisinden 15 Şubat Perşembe günü sabah 07.12’de AIS sinyali de kesildi. Sonar cihazları ile yapılan arama çalışmalarında gemi enkazı 51 metre derinlikte bulundu. Havadan ve karadan devam eden arama kurtarma çalışmalarında kayıp 6 mürettebattan 2’sinin cansız bedeni bulundu. Kayıp mürettebatın arama kurtarma çalışmaları devam ederken geminin neden battığı henüz belirlenemedi.
Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, batan Batuhan A gemisi ile ilgili muhtemel senaryoları değerlendirdi. Marmara Adası’ndan Gemlik’e mermer tozu taşıdığı bilinen Batuhan A gemisinin sızdırmaz ambar kapakları olması gerekirken mavi branda ile kapatıldığına dikkat çekti.
Yağışlı havada mermer tozlarının su almasından dolayı geminin ağırlaşabileceğini belirten Dobrucalı, aşırı yük nedeniyle 53 yıllık geminin seyir esnasındaki olumsuz hava şartlarına dayanabilme ihtimalinin de düşük olduğunu ifade etti.
İHA’ya konuşan Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, “1971 yapımı eski bir gemi ancak bu bölgede sürekli seyir halinde olan bir gemi. Gemi eski bir gemi ama güverte üstünde bulunan ambar kapaklarının normalde sızdırmaz olması gerekirken mavi branda ile kapatılmış. Mermer tozu olan ve sızdırmaz olması gereken ambarların içine deniz suyu girip fazla bir ağırlık oluşturmuş olabilir” dedi.
“Geminin eski olması faaliyete engel değil”
Hali hazırda yük taşıyan birçok eski gemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dobrucalı, SOLAS sözleşmesine göre ticari gemilerin 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılması gerektiğini ifade etti. Sadece bakımı yapılan ve belgelendirilmiş gemilerin ticari faaliyetlerine devam edebildiğini kaydeden Dobrucalı, tekne bakımı yapılmamış ticari gemilerin faaliyetlerine devam etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Batuhan A gemisinin de tekne bakımı yapılmadan faaliyetine devam edemeyeceğini kaydeden Dobrucalı, “Geminin eski olması faaliyette olmasına ve seyir yapmasına engel değil. Denizde can emniyeti, uluslararası sözleşmesi var. Gemiler SOLAS sözleşmesine tabi. SOLAS ticaret gemilerinin en geç 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılmasıyla ilgili bir madde var. Ticaret gemilerine en az 2-3 senede bir havuzlanarak bakım yapılıyor. Geminin bağlı olduğu bayrak devleti ve klas kuruluşuna göre bu havuzlarda geminin denizde elverişli olup olmadığıyla ilgili bir belgelendirme süreci oluyor. Bu gemilerin o belgeleri almadan denize çıkması mümkün değil. Gemi seyir yaptığına göre bu sertifikaları da almıştır diye düşünüyorum. Klas kuruluşları sadece tekne, makine, elektrik sörveyleri değil aynı zamanda can sallarıyla ilgili, can yelekleriyle ilgili tüm kontrollerini yapıp bunu belgelendirdiği takdirde denize elverişli olarak seyir yapabilir. Emniyetsiz bir durumda gemi personelinin can salını denize atıp kurtulma şansları olabiliyor. Ama neden binmediler bilmiyorum” şeklinde konuştu.
“Eski olsa bile bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil”
Batuhan A gemisinin seyir aldığı esnada zaman zaman 3 metreyi bulan dalga boylarını değerlendiren Prof. Dr. Dobrucalı, “Bu sıkıntılı süreç görüntülerden gördüğümüz kadarıyla zaten akşam başlıyor. Batuhan A adlı gemi aslında çok fazla olmayan 5 bofor kuvvetinde bir denizde yani yaklaşık 2 buçuk metrelik bir dalga boyunda seyir yapıyor. Eski bile olsa bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil. Gemi önce kuzeye doğru yöneliyor sonra tekrar güneye rotasına geliyor. O esnada deniz şartları etkilemiş ama önce telsizden gemi personelinin yardım talebi var. Gemi batmaya başladıktan itibaren kendi kendine deniz suyunun basıncıyla alarm gönderen bir sistem olan EPİRP cihazlar oluyor. Sabah olması tesadüf, akşamdan başlayan bir süreç” ifadelerini kullandı.
]]>Marmara Denizi açıklarında, İmralı Adası’nın ise güneybatısında batan “Batuhan A” isimli kuru yük gemisinden 15 Şubat Perşembe günü sabah 07.12’de AIS sinyali de kesildi. Sonar cihazları ile yapılan arama çalışmalarında gemi enkazı 51 metre derinlikte bulundu. Havadan ve karadan devam eden arama kurtarma çalışmalarında kayıp 6 mürettebattan 2’sinin cansız bedeni bulundu. Kayıp mürettebatın arama kurtarma çalışmaları devam ederken geminin neden battığı henüz belirlenemedi.
Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, batan Batuhan A gemisi ile ilgili muhtemel senaryoları değerlendirdi. Marmara Adası’ndan Gemlik’e mermer tozu taşıdığı bilinen Batuhan A gemisinin sızdırmaz ambar kapakları olması gerekirken mavi branda ile kapatıldığına dikkat çekti.
Yağışlı havada mermer tozlarının su almasından dolayı geminin ağırlaşabileceğini belirten Dobrucalı, aşırı yük nedeniyle 53 yıllık geminin seyir esnasındaki olumsuz hava şartlarına dayanabilme ihtimalinin de düşük olduğunu ifade etti.
İHA’ya konuşan Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, “1971 yapımı eski bir gemi ancak bu bölgede sürekli seyir halinde olan bir gemi. Gemi eski bir gemi ama güverte üstünde bulunan ambar kapaklarının normalde sızdırmaz olması gerekirken mavi branda ile kapatılmış. Mermer tozu olan ve sızdırmaz olması gereken ambarların içine deniz suyu girip fazla bir ağırlık oluşturmuş olabilir” dedi.
“Geminin eski olması faaliyete engel değil”
Hali hazırda yük taşıyan birçok eski gemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dobrucalı, SOLAS sözleşmesine göre ticari gemilerin 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılması gerektiğini ifade etti. Sadece bakımı yapılan ve belgelendirilmiş gemilerin ticari faaliyetlerine devam edebildiğini kaydeden Dobrucalı, tekne bakımı yapılmamış ticari gemilerin faaliyetlerine devam etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Batuhan A gemisinin de tekne bakımı yapılmadan faaliyetine devam edemeyeceğini kaydeden Dobrucalı, “Geminin eski olması faaliyette olmasına ve seyir yapmasına engel değil. Denizde can emniyeti, uluslararası sözleşmesi var. Gemiler SOLAS sözleşmesine tabi. SOLAS ticaret gemilerinin en geç 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılmasıyla ilgili bir madde var. Ticaret gemilerine en az 2-3 senede bir havuzlanarak bakım yapılıyor. Geminin bağlı olduğu bayrak devleti ve klas kuruluşuna göre bu havuzlarda geminin denizde elverişli olup olmadığıyla ilgili bir belgelendirme süreci oluyor. Bu gemilerin o belgeleri almadan denize çıkması mümkün değil. Gemi seyir yaptığına göre bu sertifikaları da almıştır diye düşünüyorum. Klas kuruluşları sadece tekne, makine, elektrik sörveyleri değil aynı zamanda can sallarıyla ilgili, can yelekleriyle ilgili tüm kontrollerini yapıp bunu belgelendirdiği takdirde denize elverişli olarak seyir yapabilir. Emniyetsiz bir durumda gemi personelinin can salını denize atıp kurtulma şansları olabiliyor. Ama neden binmediler bilmiyorum” şeklinde konuştu.
“Eski olsa bile bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil”
Batuhan A gemisinin seyir aldığı esnada zaman zaman 3 metreyi bulan dalga boylarını değerlendiren Prof. Dr. Dobrucalı, “Bu sıkıntılı süreç görüntülerden gördüğümüz kadarıyla zaten akşam başlıyor. Batuhan A adlı gemi aslında çok fazla olmayan 5 bofor kuvvetinde bir denizde yani yaklaşık 2 buçuk metrelik bir dalga boyunda seyir yapıyor. Eski bile olsa bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil. Gemi önce kuzeye doğru yöneliyor sonra tekrar güneye rotasına geliyor. O esnada deniz şartları etkilemiş ama önce telsizden gemi personelinin yardım talebi var. Gemi batmaya başladıktan itibaren kendi kendine deniz suyunun basıncıyla alarm gönderen bir sistem olan EPİRP cihazlar oluyor. Sabah olması tesadüf, akşamdan başlayan bir süreç” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>Güvenlik yetkilileri Rubymar isimli geminin vurulduğu sırada Aden Körfezi’nde seyrettiğini ve Babülmendep Boğazı’na yaklaşmakta olduğunu söyledi.
“Çok tehlikeli” olarak sınıflandırılan gübre taşıyan gemi su almaya başladı.
İngiltere saldırıyı kınadı ve “müttefik donanma gemilerinin olay yerinde olduğunu” açıkladı.
İngiltere ve ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler, Husilerin Kızıldeniz’deki tehditlerini sonlandırmak için bir süredir askeri operasyonlar düzenliyor. Ancak söz konusu saldırıyla beraber bu çabaların sonuçsuz kaldığı görüldü. Saldırı, İran destekli Husiler tarafından şimdiye kadar gerçekleştirilen en zarar verici saldırılardan birisi olarak da kayıtlara geçti.
Husiler, İsrail ile Hamas arasında Gazze’de devam eden savaşta Filistinlilere destek vermek amacıyla Kasım ayının ortalarından bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki ticari gemilere ve Batılı savaş gemilerine yönelik saldırılar düzenliyor.
Saldırılarla birlikte büyük taşıma şirketleri, küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12’sini oluşturan bu kritik su yolunu kullanmaktan vazgeçti.
ABD ve İngiliz kuvvetleri buna karşılık olarak geçen ay Husilerin kontrolündeki Yemen’in batısındaki askeri hedeflere hava saldırıları düzenlemeye başladı.
‘Askeri yetkililer olay yerinde’
Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Dairesi (UKMTO) Pazar gecesi, Yemen’in Kızıldeniz limanı Mocha’nın yaklaşık 65 km güneyinde adı açıklanmayan bir gemiden bir olay raporu aldığını söyledi.
Kaptanın yerel saatle 23.00 civarında “gemiye yakın bir yerde hasarla sonuçlanan bir patlama” bildirdiği belirtildi.
UKMTO, Pazartesi günü askeri yetkililerin mürettebatın bir saldırının ardından gemiyi terk ettiğini bildirdiğini aktardı.
Açıklamada, geminin demir attığı ve tüm mürettebatın da güvende olduğu belirtildi:
“Askeri yetkililer yardım sağlamak üzere olay yerinde bulunuyor.”
İngiliz deniz güvenlik firması Ambrey de Belize bandıralı bir kargo gemisinin Pazar günü kuzeye doğru seyrederken Bab al-Mandab Boğazı’nda saldırıya uğradığını açıkladı.
Rubymar’ın güvenlik firması LSS Sapu ve veri sağlayıcısı Lloyd’s List Intelligence da daha sonra yaptıkları açıklamada geminin iki füzeyle vurulduğunu ve hasar gördüğünü doğruladı.
LSS-Sapu sözcüsü Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada “geminin su aldığını ancak gemide kimsenin olmadığını” söyledi.
Sözcü, sahipleri ve yöneticilerinin geminin çekilmesi için seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.
24 mürettebat güvenli bir yere götürüldü
İngiliz hükümeti Rubymar’ın su aldığını ve terk edildiğini, mürettebatının da güvenli bir yere götürüldüğünü teyit etti.
En son Pazar günü takip sinyali alan MarineTraffic verilerine göre Rubymar, Suudi Arabistan’dan Bulgaristan’a doğru seyahat etmekteydi.
Husi askeri sözcüsü Yahya Sarea Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada, deniz kuvvetlerinin Aden Körfezi’nde Rubymar olarak tanımladığı “bir İngiliz gemisine” füzeler ateşlediğini duyurdu.
Sarea, “Gemi feci şekilde hasar gördü” dedi ancak herhangi bir kanıt sunmadı.
Operasyon sırasında mürettebatın gemiyi güvenli bir şekilde tahliye etmelerini sağladıklarını belirten Sarea, “Gemi, uğradığı büyük hasarın bir sonucu olarak, şu anda Aden Körfezinde potansiyel batma riski altında”dedi.
Cibuti Liman Dairesi, gemide 11 Suriyeli, altı Mısırlı, dört Filipinli ve üç Hintli olmak üzere 24 mürettebatın olduğunu açıkladı. Yetkililer mürettabata ilk olarak yoldan geçen başka bir gemi tarafından yardım edildiğini, şimdi ise güvenli bir şekilde evlerine dönmeleri için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Yetkililer, taşıdığı “çok tehlikeli” olarak sınıflandırılan gübre bakımından da uyarıda bulundu.
172 metre uzunluğundaki Belize bandıralı Rubymar’ın operatörleri Lübnanlı. Geminin kayıtlı sahibi Golden Adventure Shipping’in de adresi İngiltere’nin Southampton limanında bulunuyor.
]]>