?Ankara Büyükşehir Belediyesi, doğal kaynakların hızla tüketildiği ve iklim krizinin tehlikeli yüzünü gösterdiği bu çağda, topluma çevre bilinci oluşturacak çalışmaları hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda ABB ile TEMA iş birliğiyle düzenlenen “Doğaya Açılan Pencerem” konulu sergi açılışına; ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın eşi Nursen Yavaş, ABB Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı personeli, öğrenci velileri ve çok sayıda davetli katıldı.
ABB Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Çocuk Kulüpleri ve Çocuk Etkinlik Merkezleri’ndeki 90 minik üye, hayal güçleri ve el becerilerini kullanarak çöp poşetleri, piller, alüminyum folyo, kartonlar, pet şişeler, pet bardaklar, kapaklar, ağaç ve yapraklarla tasarlanan kostümleri defilede sergiledi.
Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı Çocuk Hizmetleri Şube Koordinatörü Tuğba Nagehan Turpçu, etkinliğe ilişkin şu bilgileri verdi:
“AMACIMIZ GERİ DÖNÜŞÜMÜ VE ÇEVRE BİLİNCİNİ OLUŞTURMAK”
“TEMA ile birlikte Aralık ayından itibaren farkındalık çalışması yapmaya karar verdik. Meşe palamudu tüpleyerek bu çalışmalarımıza başladık. Çocuklara atık malzemeler nelerdir, geri dönüşümün önemi nedir bunlarla ilgili bilgiler verdik. Evlerinde topladıkları atık malzemeleri merkezimize getirerek bunlarla neler yapacağımızı düşündük ve tasarladık. Atık malzemelerden yaptığımız kostümlerle çocuklar defile gerçekleştirdi. Buradaki amacımız geri dönüşümü ve çevre bilincini sağlamak.”
TEMA Vakfı Çayyolu Temsilcisi Aylin Tural da şunları söyledi:
“Büyükşehir Belediyesi kreşleri ile uzun süre düşündüğümüz bir projeyi düzenliyoruz. Büyükşehir 18 kreşle birlikte çok büyük destek verdi. Doğada hiçbir şeyin atık olmadığı, toplanan her materyali değerlendirmenin çok önemli olduğunu vurgulamak için böyle bir etkinlik başlattık. Çocukların ne istediğini biz bu sergide gördük. Genellikle doğada dökülen yapraklar, kozalaklar, çiçekler, meşe palamutları hep doğanın kendi yarattığını, onların çöp olmadığını, çürümediğini bu şekilde değerlendirerek gösterdik.”
MİNİKLERİN DEFİLE HEYECANI
Kendi ürettikleri birbirinden çeşitli geri dönüşüm kostümlerini giyerek defilede boy gösteren minikler de heyecanlarını, şu sözlerle dile getirdi:
-Sinda Ertunç: “Geri dönüşüm çok önemlidir. Etrafımızı kirletmememiz ve kendimizi korumamız lazım. O yüzden geri dönüşüm önemlidir. Kostümümü öğretmenimle yaptım. Pet bardaklarla etek yaptık ve bunu giyindim defileye çıktım.”
-Ahmet Burak Çelik: “Temizlik çok önemlidir. Kostümümde dürbün var, keçeden yelek var, kapaklar taktık.”
-Kuzey Ekinci: “Sihirbaz kostümü yaptım. Yaparken çok güzel geçti. Şapkam var, sopam var, gazeteden ceketim var.”
-Zeynep Mina Dündar: “Piller ve ilaç kutusu var üzerimde. Gösteri yaptık sergi yaptık. Saçlarımda çiçekler var. Ağaçlarımız kötü olmasın diye geri dönüşüm yapmamız lazım.”
Tüm merkezlerden hem bireysel hem de grupla birlikte yaklaşık 700 çocuğun tasarladığı eserler, Çayyolu’nda bulunan MESA Plaza’da 29 Mart 2024 tarihine kadar ziyarete açık olacak.
]]>Çorum Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikasında arıcılık sektörüne yönelik makine ve ekipman üreten Mehmet Vahdettin Küçükbenli, ihracat yaptığı Almanya ve İsviçre’deki arıcılardan gelen talep üzerine, “Çerçeve Yıkama ve Bal Mumu Geri Dönüşüm Makinesi” üretti.
Almanya’dan arıcılar Ralf Kolbe ve Michael Blum ile İsviçre’den Severin Hummel’ın AR-GE desteği verdiği makinenin seri üretimine Çorum’daki fabrikada başlandı.
Üç ülkeden sektör temsilcilerinin işbirliği yaptığı makine, Arıcılık Malzemeleri ve Arı Ürünleri Sanayiciler Derneğince “inovasyon ödülü”ne layık görüldü.
Elektrikle çalışan makine, çerçevelerin batırıldığı bölüm, eriyen bal mumunun toplandığı bölüm ve bal mumunun sıvı hale dönüştürüldüğü bölüm olmak üzere 3 hazneden oluşuyor.
100 derece kaynar suyun iki hazne arasında devridaim yaptığı makinede, üzeri petekle kaplı çerçeve ilk hazneye batırılıp çıkartılıyor. Daha sonra eriyerek suya karışan bal mumu, devridaim sayesinde ikinci hazneye aktarılıyor. Burada biriken erimiş haldeki bal mumu filtre yardımıyla makineden alınarak, sıvı hale dönüştürülmek üzere üçüncü hazneye naklediliyor. İşlemler sonucu eriyen bal mumu, geri dönüşüm için petek fabrikasına gönderiliyor. Temizlenen çerçeveler de tekrar kullanılabiliyor.
Mehmet Vahdettin Küçükbenli, AA muhabirine, makineyi kısa sürede Almanya, Avusturya, İtalya ve Türkiye’deki arıcılık fuarlarında tanıttıklarını ve bu ülkelerden sipariş aldıklarını söyledi.
Makinenin hem petekteki bal mumunun geri dönüşümünü sağladığını hem de çerçevelerin temizlenmesini çok hızlı yaptığını belirten Küçükbenli, “Yeni ürünümüzle amacımız, bal mumunun ülkemize, arıcımıza geri dönüşümünü sağlamaktır, aynı zamanda çerçevelerin dezenfekte edilmesiyle arı hastalıklarından korunmasını sağlamaktadır. Buna benzer bazı makineler var ama bizim yaptığımız makine, 50 saniyede bir çerçeveyi temizleyebiliyor. Diğer yöntemde çerçeveler kazan içine konularak 1,5 saatlik temizlik işlemi yapılıyordu.” dedi.
Hasat döneminde balı alınan petekte yaklaşık 250 gram bal mumu kaldığına dikkati çeken Küçükbenli, şöyle devam etti:
“Normalde bal mumundan yüzde 50 geri dönüşüm sağlanabiliyor ama bizim yaptığımız makineyle yüzde 100’e yakın geri dönüşüm elde edebiliyoruz. Çok esmer peteklerde olmasa da taze peteklerde yüzde 100’e yakın geri dönüşüm sağlıyor. Bir kovanda 20 çerçeve süzüldüğünü düşünürsek, bir tanede 200-250 gram kadar kara peteğimiz oluyor. Bundan da geri dönüşme sağladığımız zaman 4 kilogram kadar kara petek elde etmiş oluyoruz.”
Küçükbenli, Almanya ve İsviçre’den sektör temsilcilerinin ürünün gelişimine önemli katkı sağladığını, işbirliği yapmaya devam edeceklerini kaydetti.
Almanya’da yaklaşık 2 bin kovanla arıcılık yapan Ralf Kolbe ise uzun zamandır sektörde olduğunu, hep böyle bir makine geliştirmek istediğini anlattı.
Beklediklerinden çok daha iyi bir makine geliştirdiklerini vurgulayan Kolbe, “Bizim çerçevelerde kullandığımız bir ilaç var. Arılar bu ilacı temizlemek zorunda kalıyordu. Bu makineyle çıtaları yüzde 100 temizlediğimiz için artık arılar temizlik yapmak zorunda kalmayacak. Bu makine hem arılar hem de arıcılar için kolaylık sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
]]>TUNCAY TÜRKGÜLÜ
Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı ve Konferansı yapıldı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, “Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede” dedi.
Adana’da bugün Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı başladı. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olan Adana’nın atık yönetimi konusundaki çalışmalarını sergilemeyi amaçlayan etkinlikte, açılış konuşmasını Fuarda Adana Valisi Yavuz Selim Köşger gerçekleştirdi.
Fuar alanında gerçekleştirilen konferansta iş adamlarının katılımıyla geri dönüşümde yaşanan zorluklar ve Avrupa’nın istediği şartlar ele alındı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç şöyle konuştu:
“Fuarımızın açılışının ardından Tekrar Sürdürülebilir Bir Ekonomi Sıfır Karbon Ayak İzi ve Geri Dönüşüm Konulu Başlıklı Panelde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Dünya artık eskiden olduğu gibi geri dönüşüm işine çok önem veriyor, bizim artık atıklarımız yok, hepsinin bir hammadde olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede. Tekstil sektöründe geri dönüştürülmüş hammadde kullanmaz iseniz ürettiğiniz ürünü kesinlikle ve kesinlikle markalar artık almıyor. Avrupa’nın 2030 yılına kadar kararları var, ya geri dönüştürülmüş ürünü, ya da organik hammaddeden yapmanız gerekiyor. Bu bizim için olmazsa olmaz kuralı oldu. Avrupa’da karbon salımını ile ilgili gelişmeler var, önümüzde sanayiciyi çok sıkıntıya düşürecek işler var. Onun için biz bugünden sanayi devrimini atladık. Ama en azından yeşil dönüşü de atlamayalım avantajlı bir duruma geçelim istiyoruz.
“SU TASARRUFUNDA BULUNMAMIZ, SUYUMUZU İYİ KULLANMAMIZ GEREKİYOR”
İklim değişikliğinde aşırı sıcaklıklar kuraklıklar, seller, orman yangınları, gibi çok tabiat olayları gerçekleşiyor, bunların gerçekleşmemesi için bizim iklim değişiminde karbon salınımında biz mümkün olduğunca doğayı ısıtmadan, enerjiyi sarfetmeden, mamul yapmamız gerekiyor. Bunları yapmak içinde bizim öyle veya böyle enerji tasarrufunda bulunmamız, su tasarrufunda bulunmamız, suyumuzu, enerjimizi iyi kullanmamız gerekiyor, hammadde kaynaklarını iyi tüketmemiz gerekiyor, geri dönüştürülmüş hammaddeyi kullanmamız gerekiyor. Bununla ilgili tekstil sektörü 5-6 yıldır çok meidillerle karşılaşarak, tekstil sektöründeki firmalar en hazırlıklı firmalar oluyor, karbon ayak izini ölçtürmüş, karbon salınımını ölçtürmüş, su kullanımını düşürmüş, enerji tüketimini düşürmüş, bir çok yaptırımlara maruz kalmamak için elinden geldiğince bizim sanayicimiz çaba gösteriyor. Bunun aslında tüm sektörlerde olması gerekiyor. Biz diyoriz ki bu bir olmazsa olmaz. Karbon salınımını düşürecez ama aynı zamanda bu müeyyideler ticari alanda Avrupalılar ticari yaptırımlar uyguluyor. Bunların neticesinde siz yapmazsanız Avrupalılar iyi bir vergi koyuyorlar. Bu nedenle başarılı olmak için Avrupa standartlarında imalat yapmak zorundayız.”
Adana’da plastik alanında geri dönüşüm firma yöneticisi Bilal Nadir Gök ise yaptığı açıklamada, ambalaj atıklarını geri dönüştürüp dünya’da 18 ülkeye ihraç ettiklerini belirterek, “Bugün niye buradayız. Türkiye’nin geri dönüşümünün kayıt altına alınan -yüzde 70’i ama kayıt dışı- yüzde 80 olan Adana’da, bu fuarı düzenliyoruz. Biz bu işi üretiyoruz ve burada bu fuarın da Adana’da olmasını istedi. Ana katılımcılardan biriyiz, Adanamızın kalkınması ve Adana’nın dünyaya açılan gelecekte atık savaşlarının olacağı bir dönemde yani endüstrinin ana maddesi olan atıkları ülkeler birbirine vermek istemiyor, bununla ilgili çalışmanın alt yapısını yapıyoruz” diye konuştu.
]]>EDİRNE’de eski ya da kullanılmış eşyaları onarıp, farklı tasarımlar ile hazırlayan Emine Ayas (37), aynı zamanda geri dönüşüme katkı sağlıyor. Önce pazarda ardından açtığı dükkanda kişiye özel tasarımlar yapan Ayas, “Giyilebilir sanat yaratıyorum. Kişinin ürünü eskiyse, lekelenmişse, yırtıksa ve çizime uygunsa üzerine bir şeyler resmedip, satıyorum ya da kişinin kendi ürününü boyuyorum. Kot pantolondan kişiye özel çantalar dikebiliyorum. Hiçbir şey çöpe gitmiyor” dedi.
Trakya Üniversitesi Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gümrük İşletme bölümü mezunu Emine Ayas, bir süre özel sektörde çalıştıktan ortaokulda başladığı tasarım merakını mesleğe dönüştürmek istedi. 2023’te kendi atölyesini kuran Ayas, ilk olarak kullanılmayan eşyaları farklı tasarımlar ile tekrar kullanılabilir hale getirmeye başladı. Dolabın bir köşesinde kalmış, yırtılmış ve lekelenmiş kıyafetleri geri dönüşüme kazandıran Ayas, açtığı dükkanda ürünlerini satışa sundu.
‘BU ARTIK BENİM İŞİM OLDU’
Atölyesine ürettiği tüm ürünlerin geri dönüşüm ile elde edildiğini belirten Emine Ayas, “Özel sektörde, gümrükte çalışıyordum. İşi bırakıp, atölye açmaya karar verdim. Çizdiğim, üzerini boyadığım ürünlerimi ilk olarak pazarda satmaya başladım. Bir gün ceketimi boyadım, bir gün ayakkabımı boyadım, duvar boyadım, çizimleri yapmayı ilerletince bu benim için tamamen işim olmaya başladı. Geçtiğimiz yıllarda dikiş kursuna gittim. Sonrasında yaptığım tasarımları dikiş ile de destekledim. İnsanlardan çok güzel geri dönüşler aldım. Bu atölyede tüm ürünler, kişiye özel olarak üretiliyor. Dolayısıyla insanlar da sevdi” dedi.
‘HİÇBİR ŞEY ÇÖPE GİTMİYOR’
Evde zarar görmüş tüm ürünleri değerlendirip, geri dönüşüme kazandırdığını anlatan Ayas, “Geri dönüşüm yapıyoruz ama sadece zarar görmüş ürünler değil. Evinizde yırtık, lekeli diye kullanmadığımız yatak örtüleri, battaniyelerden montlar dikiyorum. Doğal olarak yatak örtüsü, battaniye çöpe gitmekten ziyade kişinin üzerinde sıcacık bir hırka veya mont oluyor. Annem çeyizime yatak örtüsü almıştı. Anneme bunu monta döndürmek istediğimi söyledim. 9 yıldır evliyim ve 9 yıldır yatağın altında duruyordu. Tamamen kesip, biçip kendime mont yaptım. Annemde şaşırdı, çok mutlu oldu. Yatağın bir köşesinde duruyordu. Ama şu anda üzerimde bir mont olarak kullanabiliyorum. Bu atölyede farklı ve kişiye özel çalışma yapılıyor. Kot pantolondan kişiye özel çantalar dikebiliyorum. Hiçbir şey çöpe gitmiyor” diye konuştu.
‘SANAT İLE ZANAATI BİRLEŞTİRİYORUM’
Ayaz, kişiye özel tasarımlar da yaptığını belirterek, “Giyilebilir sanat yaratıyorum. Kişinin ürünü eskiyse, lekelenmişse, yırtıksa ve çizime uygunsa üzerine bir şeyler resmedip, satıyorum ya da kişinin kendi ürününü boyuyorum. Farklı desenler, figürler nakşederek deformeyi kamufle ediyorum ve insanların beğenisine sunuyorum. Artık ben de hazır ürün almıyorum, ürünlerimi kendim dikiyorum. Atölyede aynı zamanda geri dönüşüm yapıldığı gibi kişiye özel olarak ürünlerde yapıyorum. Tamamen kişinin istediği gibi sıfırdan dikiyorum. Bir şalvar isteniyorsa; kişinin bedenine uygun, isteğine uygun cebi, boyu, tamamen kişinin kendine özgü ürünü ortaya koyuyorum. Sanat ile zanaatı birleştiriyorum” dedi.
‘EDİRNE’DE İLK DEFA BEN YAPIYORUM’
Edirne’de kendi alanında tek olduğunu belirten Ayas, “3 yıl boyunca ürünlerimi pazarda da sattım. Edirne’nin çeşitli festivallerinde yer aldım, stant açtım. Atölyede ilk yılım ancak insanların dönüşleri gerçekten çok iyi. Çünkü Edirne’de tasarım işi yapan yerler yok. Türkiye’de çeşitli yerlerinde, özellikle İstanbul’da var ama Edirne’de ilk defa ben yapıyorum. Bu nedenle çok güzel geri dönüşler alıyorum. Yaptığım işi severek yapıyorum” diye konuştu.
FOTOGRAFLI
]]>