Erdoğan, partisinin, Konya Kılıçarslan Kent Meydanı’nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Konya’da olmaktan ve hasret gidermekten dolayı memnun olduğunu aktaran Erdoğan, Konya’nın vefanın şehri olduğunu dile getirdi.
Konya ile gönül bağlarının çok eskilere dayandığını anımsatan Erdoğan, gençliğinden beri girdikleri her mücadelede Konya’yı dimdik yanlarında bulduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yi kurup eser ve hizmet siyaseti için yola çıktıklarında Konya’nın yine yanlarında olduğunu belirtti.
Cumhur İttifakı olarak 15 Temmuz’dan beri devam ettirdikleri milletin birliğini, vatanın bütünlüğünü, devletin bekasını koruma mücadelesinde de Konya ile yol yürüdüklerini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’yi 2023 hedeflerine Konya ile beraber taşıdıklarını, Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da Konya ile gerçekleştireceklerini ifade etti.
Konyalılara 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na verdiği destek için teşekkürlerini ileten Erdoğan, Konyalıların milletvekilliği seçiminde yaklaşık yüzde 70, cumhurbaşkanlığı seçiminde ise yüzde 73 oranında destek verdiğini hatırlattı.
“Hizmetlerin yakın şahidiyiz”
Miting alanında 110 bin vatandaş bulunduğunun bilgisini veren Erdoğan, “Konya bu. Her zamanki gibi Konya bu. Hani rahmetli Neşet Ertaş, ‘Kalpten kalbe giden bir yol var gizli gizli’ der ya. Bizim böyle bir yolumuz var. Ama bizimki artık gizli olmaktan çıktı, aşikar. Sizler bu duruşunuzla meselenin sadece seçim, sandık değil, asıl meselenin kutlu bir davanın sancağını yüceltmek olduğunu tüm dünyaya gösterdiniz.” diye konuştu.
Konya’nın 31 Mart’ta da rekor bir oyla belediyecilikte tarih yazacağına, sancağı da en yükseğe çıkaracağına inandığını dile getiren Erdoğan, Selçuklu başkenti Konya’ya da bunun yakışacağını vurguladı.
Erdoğan, Konya’ya, milli iradeye sahip çıkma konusunda emsalsiz olmanın, şehrini abad edecek emin ve ehil ellere oy vermenin yakışacağını söyledi. Konya’nın sadece kendi sınırlarından ibaret bir şehir olmadığını belirten Erdoğan, Konya’nın asırlarca Anadolu’ya başkentlik, nice şehirlere şahlık yaptığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’nın alimleriyle, arifleriyle, sanatkarlarıyla, çalışkanlığıyla, üretkenliğiyle ülkenin tamamına ışık saçtığını, sadece kalkınmakla, gelişmekle kalmadığını, herkese faydasının dokunduğunu anlattı.
Eskiden beri Konyalıların bölgede ve dünyanın dört bir yanında yürüttüğü hayır, hasenat faaliyetlerinin bilindiğini hatırlatan Erdoğan, “Son deprem felaketinde gördük ki Konya, tüm mazlumlara ve mağdurlara el uzatarak onların hem yaralarını saran hem gönüllerini alan şehir olma vasfını sürdürüyor. Konya Büyükşehir Belediyemiz gerçekten deprem bölgesinde yapmadık destek bırakmadı. Büyükşehir Belediyemizle, sivil toplum kuruluşlarımızla fert fert Konyalı kardeşlerimizle deprem bölgesinde verdiğiniz hizmetlerin yakın şahidiyiz. Rabb’im hepinizden razı olsun, ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylesin.” ifadesini kullandı.
“Yasaklarla, baskılarla, zulümlerle geçen bir dönemi sona erdirdik”
Konya’dan aldıkları ilhamla 21 yıldır Türkiye’ye hizmet ederken çok yönlü bir mücadelenin içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, ülkenin asırlık ihmallerinin ürünü altyapı eksiklerini tamamlamak için de gece gündüz çalıştıklarını aktardı.
Erdoğan, şehirler başta olmak üzere, vatan toprağının her karışını yatırımlarla, eserlerle donattıklarını kaydetti.
Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanılan demokrasi, hak, özgürlük ihlallerini telafi edecek reformları hayata geçirdiklerinin altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yasaklarla, baskılarla, zulümlerle geçen uzunca bir dönemi sona erdirdik. Bunlarla kalmadık. Ülkemize yönelik sayısız saldırının önüne set çektik. Sayısız tehdidi bertaraf ettik. Emperyalistlerin hedefindeki Türkiye’yi terörden, gizli, açık ambargolara kadar nice tuzaklardan kurtardık. Ülkemizi siyasi, ekonomik, askeri olarak güçlendirirken memleketin tüm potansiyelini kullandık. Dünyada yaşanan her gelişmeyi değerlendirdik. Eski Türkiye ile bugünkü Türkiye arasındaki farkı en iyi Konya’da görmek mümkündür.
Ülkemizin sanayi, ticaret, tarım, turizm, kültür, sanat şehri Konya’nın 21 yılda katettiği mesafenin şahidi sizlersiniz. Geldiğimiz noktada artık her bakımdan yeni bir seviyeye çıkma, dünyanın en büyük ekonomileri, önde gelen siyasi güçleri arasına girme safhasındayız. Üretim kabiliyetimiz yanında siyasi ve sosyal etki alanımızda bu kritik sıçrayışı gerçekleştirebilecek durumdayız. Yeter ki güven ve istikrar iklimini devam ettirebilelim.”
(Sürecek)
]]>İSTANBUL, -Sosyal medya kullanımının hem olumlu hem olumsuz sonuçlara yol açabildiğini söyleyen Prof. Dr. Gonca Kızılkaya Cumaoğlu, “Sosyal medya öğrenmeyi kolaylaştırıyor, dünyayı tanımamızı, çevremizden haberdar olmamızı sağlıyor, zaman zaman yaratıcı fikirlerin de ortaya çıkmasını tetikliyor. Diğer yandan doğru kullanılmadığında özellikle de çocuklarımız açısından önemli zararlarını gözlemliyoruz. Aşırı kullanımını anksiyete ve depresyona dahi neden olabiliyor” dedi.
Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gonca Kızılkaya Cumaoğlu, sosyal medyanın çocukların hayatlarına olumlu katkı yapmasının nasıl sağlanabileceğini anlattı.
İLETİŞİMİ SAĞLIYOR, EĞLENDİRİYOR, BİLGİLENDİRİYOR
Sosyal medyanın her yerde olduğu bir dönemde, çocuklarımızın neredeyse hepsinin bizim gibi bu platformlarda aktif olduğunu anımsatan Prof. Dr. Cumaoğlu, “Zamanlarının önemli bir bölümü popüler çevrimiçi ortamlarda geçiyor. Bu süreci yönetmeye kalktığımızda, ya büyük kaygılarla tamamen yasaklamaya ya da uygulayamadığımız kurallarla tükenmişlik yaşayıp ipin ucunu bırakmaya kalkıyoruz. Sosyal medyanın cazibesi hepimizin de tanık olduğu gibi iletişim kurma, eğlendirme ve bilgilendirme özeliğinde yatıyor. Bu durum eğitici içeriklere kolayca erişmeyi, öğrenmeyi ve merakın uyanmasını, farklı bakış açılarını tanımayı ve kültürel farklılıklarla küresel farkındalığın artmasını sağlar. Ayrıca, yaratıcı fikirler edinmeyi ve kendini ifade etme fırsatlarını da göz ardı etmemek gerekir” diye konuştu.
ÖZ SAYGIYI OLUMSUZ ETKİLİYOR
Prof. Dr. Gonca Kızılkaya Cumaoğlu, “Zararlarına gelecek olursak; en başta siber zorbalık, çocukların ruh sağlığını ve öz saygısını etkileyen yaygın bir sorun maalesef. Gizlilik ve kişisel verilerin sıklıkla bilinçsizce paylaşılması ise başka bir kritik konu. Ayrıca, aşırı sosyal medya kullanımı gençler arasında anksiyete ve depresyona da neden olabiliyor” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Cumaoğlu, sosyal medyayı iyi yönetmek için şu önerilerde bulundu:
“Bunu 3 temel boyutta ele alabiliriz: İletişim kurmak, eğitim vermek ve etkili izlemek. En pratik önerileri kısaca sıralayacak olursak; net sınırlar belirleyin: Kuralları tanımlayın, net kurallar ve yönergeler oluşturun. Örneğin, ekran süresi koyulabilecek ilk sınırdır. Evde, aile yemekleri sırasında veya yatmadan önce telefon kullanımına izin vermediğiniz belirli alanlar belirleyin. Yaşlarına uygun olmayan platformlara izin vermeyin. Birçok platformun yaş sınırlaması olmasının bir nedeni vardır.
Bilginin doğruluğunu sorgulamayı öğretin: Yaşadıkları deneyimler hakkında konuşmak, güven ve farkındalığı teşvik eder. Açık ve güvene dayanan bir iletişim yakalanmalıdır. Böylelikle çevrimiçi deneyimlerini sizinle tartışırken kendilerini rahat hissedeceklerdir. Sosyal medyanın potansiyel risklerini ve faydalarını tartışın. Onlara çevrimiçi güvenlik, sorumlu davranış ve gizliliğin önemi hakkında bilgiler verin. Eleştirel olmayı öğretin. Örneğin karşılaştığı bilginin doğruluğu hakkında sorgulama yapabilsin.
İzleyin ve rehberlik edin: Ebeveyn kontrol araçlarını kullanmak ve çocukları sağlıklı çevrim içi uygulamalara yönlendirmek kritiktir. Sosyal medya platformlarındaki ebeveyn kontrolü özelliklerinden yararlanın. Bu kontroller içeriği, ekran süresini yönetmenize ve çocuğunuzun çevrimiçi etkinliklerini izlemenize yardımcı olabilir. Sosyal medya trendleri, uygulamaları hakkında bilgi sahibi olun. Bu bilgi, potansiyel riskleri anlamanıza ve etkili rehberlik etmenize yardımcı olur. Endişe verici bir davranış veya içerik fark ederseniz, bunu derhal ele alın. Bunun neden uygunsuz olduğunu tartışın, oluşmuş veya oluşacak durumlarla ilgili mutlaka empati yapmasını sağlayın, daha iyi seçimler yapması konusunda rehberlik edin.
Rol model siz olun: Çocuklar genellikle ebeveynlerini taklit ederler, bu nedenle sağlıklı dijital alışkanlıklar gösterin, sınırlı kullanımı siz de hayatınıza alın. Sosyal medyada yaşadığınız olumlu ve olumsuz deneyimleri paylaşın. Bu, onlara içgörü ve rehberlik sağlayacaktır.
Gizliliğin önemini öğretin: Çocuğunuzun gizliliğin önemini anlamasına yardımcı olun. Gizli bilgilerinin ihlali durumunda gerçekleşebilecek olumsuzlukları iyi açıklayın. Gönderilerini ve kişisel bilgilerini kimlerin görebileceğini kontrol etmek için sosyal medya platformlarında gizlilik ayarlarını nasıl yapılandıracaklarını gösterin.
Çevrim dışı aktiviteleri teşvik edin: Çevrimiçi ve çevrimdışı etkinlikler arasında sağlıklı bir denge kurulmasını teşvik edin. Hobileri, sporu ve ekran tabanlı olmayan diğer ilgi alanlarını teşvik edin.
Siber zorbalığı tartışın: Siber zorbalığın ne olduğunu ve bununla nasıl başa çıkılacağı konusunu mutlaka konuşun. İster mağdur ister seyirci olsun, her türlü zorbalık vakasını sizinle paylaşmaları için onları teşvik edin. Siber zorbalığın hukuki sonuçları hakkında tartışın.
Sonuç olarak; dijital ortamı anlamak, çocukların bu ortamda güvenli bir şekilde gezinmesine yardımcı olmanın anahtarıdır. Makul sınırlar koyarak, açık iletişimi sürdürerek ve aktif bir şekilde rehberlik ederek, sosyal medyanın hayatlarına olumlu katkı yapması sağlanabilir.”
]]>