Göç – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 20 Jul 2024 04:00:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ordu’da Gezgin Arıcılar Göç Hazırlıklarını Sürdürüyor https://www.haber28.com.tr/orduda-gezgin-aricilar-goc-hazirliklarini-surduruyor/ https://www.haber28.com.tr/orduda-gezgin-aricilar-goc-hazirliklarini-surduruyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 04:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26434 Ordu’da gezgin arıcılar, daha kaliteli bal üretebilmek için başka bölgelere göç için hazırlıklarını sürdürüyor.

Fındıktan sonra en önemli geçim kaynağının arıcılık olduğu Ordu’da 3 bin 500 üretici yaklaşık 600 bin kovanda bal üretiyor.

Mayısın ilk haftasından itibaren yayla yolcuğuna başlamayı planlayan arıcılar, bir yandan kovan ve çerçeveleri tamir ediyor, diğer yandan da yaylada arı bakımı için gerekli malzemeleri tedarik etmeye çalışıyor.

Ordu Arıcılar Birliği Başkanı Akın Çiftçi, AA muhabirine, kentte arıcılığın yaygın olduğunu, her yıl ortalama 20 bin ton bal üretildiğini söyledi.

Ülkenin en çok bal üreten illerinin başında Ordu’nun geldiğini belirten Çiftçi, 3 bin 500 arıcının yaklaşık 600 bin kovanda üretim yaptığını ifade etti.

Çiftçi, kovan varlığı bakımından Ordu’nun ikinci sırada olduğunu anlatarak, ” Türkiye’de en çok bal üretilen illerden birinin Ordu olmasının başlıca sebebi çok fazla gezginci arıcımızın olması. Ege, Akdeniz, Doğu, Güneydoğu ile İç Anadolu Bölgesi’nde üretim yapan arıcılarımız var.” dedi.

Ordulu arıcıların genelde çiçek balı ürettiğini dile getiren Çiftçi, ayrıca çam, kestane, ayçiçeği ve üçgül balı üretildiğini belirtti.

Çiftçi, binbir emekle arıcılık yapan üreticilerin bu günlerde yoğun bir göç hazırlığında olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Şu anda arıcılarımız arılarına göç öncesi bahar beslemesi yapıyor. Kek ve şurup vererek arılarını göçe hazır hale getiriyorlar. Bazı arıcılarımız kovan ve çerçevelerini yeniliyor. Bazıları ise gerekli tedarikleri hazır hale getirmeye çalışıyor. Yaklaşık 2 bin gezginci arıcımız göçe hazırlanıyor. Mayıs ayı itibarıyla arıcılarımız yeni sezonun üretimine başlayacaklar.”

Kokarca zararlısı uyarısı

Bölgede sıkça görülmeye başlayan ve fındığı tehdit eden kokarca zararlısı nedeniyle birçok arıcının daha erken göç edebileceğini vurgulayan Çiftçi, “Fındık üreticileri kokarca zararlısına yönelik yoğun bir şekilde bahçelerinde ilaçlama yapıyor. Bu ilaçlar arıcılarımızı da olumsuz etkiliyor. Bundan dolayı arıcılarımızın önemli kısmı daha erken göç edebilir.” diye konuştu.

Çiftçi, Ordulu gezgin arıcıların birçok bölgeye göç ederek arıcılık faaliyetinde bulunduklarını belirterek, “Arıcılarımızın gittiği illerin başında Hakkari, Van, Erzurum, Şırnak, Siirt, Muş, Erzincan, Kars, Ağrı, Sivas ve Yozgat geliyor. Türkiye’nin hemen hemen 50 ilinde Ordulu arıcılarımızı görmek mümkün.” ifadelerini kullandı.

Üreticiler sezondan umutlu

Altınordu ilçesinde bal üreticisi Ercan Yıldız ise 250 kovanla göç hazırlığını sürdürdüğünü söyledi.

Kovanlarını Erzurum’a götüreceğini anlatan Yıldız, “Şu anda Ordu’da bahar ayı iyi geçiyor. Arılarımız iyi gelişiyor ancak göç edeceğimiz yerdeki mevsim bizim için çok daha önemli. 3,5 ay yaylalarda kalacağız. Sezondan umutluyuz, güzel bir sezon geçirmeyi diliyoruz.” dedi.

Arıcı Emin Kılıç da sezon öncesi son hazırlıkları yaptıklarını dile getirdi.

Yaklaşık 600 kovanla üretim yapan Kılıç, “Mayısın ikinci haftası itibarıyla Ordu’dan göç etmiş olacağız. Çok iyi bir sezon bekliyoruz. Mevsim şartları istediğimiz gibi giderse çok yüksek rekolte ve kalitede bal üreteceğimizi düşünüyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/orduda-gezgin-aricilar-goc-hazirliklarini-surduruyor/feed/ 0
Fransız yazar Jelloun, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve İslamofobi’ye ilişkin AA’ya konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/fransiz-yazar-jelloun-israilin-gazzedeki-saldirilari-ve-islamofobiye-iliskin-aaya-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/fransiz-yazar-jelloun-israilin-gazzedeki-saldirilari-ve-islamofobiye-iliskin-aaya-konustu-aciklamasi/#respond Tue, 14 May 2024 02:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17989 Birçok ülke ve Türkiye’de kitapları sevilerek okunan Fas asıllı Fransız yazar Tahar Ben Jelloun, İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamlarının bir soykırım olduğunu belirterek, “Netanyahu’ya mektup yazdım. ‘Savaşı kaybettiğini, çünkü herkesi öldürse bile Filistin’in orada kalacağını, Filistin halkının her zaman var olacağını’ söyledim.” ifadesini kullandı.

“Kum Çocuk”, “Kutsal Gece”, “Yoksullar Hanı”, “Bay Ahlak’ın Çöküşü”, “Kızıma Irkçılığı Anlatıyorum” gibi Türkçeye çevrilenlerin yanı sıra “Çocuklara İslam’ı Anlattım” ve “Kazablanka Aşıkları”nın da aralarında bulunduğu kitapların yazarı, Fransa’nın prestijli edebiyat ödüllerinden Goncourt Ödülü sahibi Tahar Ben Jelloun, Institut Français organizasyonuyla Ankara’ya geldi.

Fas’ta 1944’te doğan, ortaöğrenimi­ni Tanca şehrinde tamamlayan Ben Jelloun, 1971’de Fransa’ya göç ederek sosyoloji ve sosyal psikiyatri alanında öğrenim gördü.

30’dan fazla kitap kaleme alan Ben Jelloun, 1987’de “Kut­­sal Gece” romanıyla Gon­court Ödülü’nü alarak Fransa’da bu ödüle layık görülen ilk Faslı yazar oldu.

Eserlerinde ülkesinin sıkıntılarını, ırkçılık, göçmen soruları ve İslam karşıtlığını konu edinen Ben Jelloun, 1970’lerde başladığı gazeteciliği, Fransa’nın Le Monde gazetesinde sosyal ve siyasal konuları ele aldığı yazılarıyla sürdürüyor.

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar’ın ev sahipliğinde öğrenciler ve akademisyenlerle söyleşide bir araya gelen Ben Jelloun, öncesinde, yazarlık serüveni, kitaplarına konu aldığı Filistin ve Gazze’deki katliamlar ile dünyada artan İslamofobi’ye ilişkin Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin sorularını yanıtladı.

Soru: Türkiye’yi gezme şansınız oldu mu?

Tahar Ben Jelloun: Ne yazık ki Türkiye’yi gezme şansım olmadı. İstanbul’a kitaplarımı tanıtmak için 20 sene önce geldim ve çok hızlı bir gezi olmuştu.

Soru: Şu an üzerinde çalıştığınız bir roman var mı? Edebiyatçılar hakkında merak edilen bir şeydir, eski romanlarınızı dönüp okuyor musunuz, “Bugün yazsam farklı yazardım.” diyor musunuz?

Tahar Ben Jelloun: Geçen yıl çıkan “Kazablanka Aşıkları” adlı romanımın devamı üzerinde çalışıyorum. Günümüz Fas’ında, Kazablanka’nın orta sınıfında evlilik üzerine bir hikaye. Şu anda ikinci cildi üzerinde çalışıyorum. Kitaplarımı geriye dönüp okumuyorum. Kitaplarımı asla tekrar okumam ve sonra onları unuturum.

Soru: Fransa’da yaşıyorsunuz ve ana vatanınız Fas ile bağlantınızı asla kesmemişsiniz, öyle değil mi?

Tahar Ben Jelloun: Evet, tabii ki yılda 4-5 ay oraya gidiyorum. Fas’a ihtiyacım var çünkü kitaplarımın çoğu Fas hakkında. Balzac’ın bir romancının ne olduğuna dair tanımını ele alırsak, “Bir romancı kendi çağının tanığıdır.” der ve benim çağım Fas. Ülkemden kopamam.

Soru: Edebiyatçılık yaş aldıkça farklı bir çehreye bürünüyor mu? Edebiyata başladığınız ilk dönem ile bugünü kıyasladığınızda değerlendirmeniz nasıl olur?

Tahar Ben Jelloun: Yazmaya ilk başladığımda çok zorlandım. Romanı beni eleştirmeyecek, “İyi, bu güzel.” diyecek bir yayıncıya teslim etmek istiyordum. Bugün de aynı zorluğu yaşıyorum ancak buna alıştım ve bir romanın yayımlanmasından bir gün önce, 50 yıl önce hissettiğim kaygıyı, heyecanı hissediyorum. Her yaşta hata yapabilirsin, her yaşta kötü bir kitap yazabilirsin. Bir yazar kendinden çok şey talep etmelidir.

“Sinemacılardan ilham aldım”

Soru: Kitaplarınız akıcı ve betimlemeyi çok seviyorsunuz. Gençliğinizde hangi edebiyatçılardan etkilendiniz? Yazın hayatınıza etki eden, besleyen unsurlar neler oldu?

Tahar Ben Jelloun: Gençliğimde Tanca’da olduğumuz için dikkatimizi dağıtacak çok az şey vardı. Haftada iki kitap ödünç alıp okuduğum bir Fransız kütüphanesi vardı. Balzac, Victor Hugo, Jules Verne ve farklı şairleri okudum. Yazmaya başladığımda, beni en çok etkileyen kişiler yazarlar değil, film yapımcıları, sinemacılardı. Hikaye anlatma tekniği, okuyucuyu ya da izleyiciyi sıkmamak için dikkatli olmanızı gerektirir. Alfred Hitchcock, Fritz Lang ve John Ford gibi büyük sinemacılardan, ülkelerini ve hikayelerini film aracılığıyla anlatmayı seven insanlardan ilham aldım. Yazarların da üzerimde etkisi vardı elbette çünkü sürekli okurdum.

“İnsanoğluna güvenmiyorum”

Soru: İnsanı merkeze alan kitaplar yazıyorsunuz. 1970’lerden bu yana gittiğiniz ülkelerdeki gözlemlerinize göre toplumların ve insanların davranış modelleri değişti mi, değerlendirmeniz nedir?

Tahar Ben Jelloun: Her zaman bir hümanist oldum. Ülkem Fas’ta kadın haklarından başlayarak insan hakları için kampanya yürüttüm. İlk romanım kadınların durumuyla ilgiliydi ve sonra devam ettim. Şu anda dünyada neler olduğunu görüyoruz. Ukrayna, Gazze, Afrika’nın daha karmaşık hale gelmesi, bazı coğrafyalarda diktatörlerin iktidara gelmesi… Hepsi çok korkutucu çünkü hukuka ve adalete saygısı olmayan insanlarla uğraşıyoruz. Bu yüzden insanlığa, insanoğluna güvenmiyorum. Ancak sade bir vatandaş olarak yazmaya ve politikacılardaki bu insanlık yoksunluğunu kınamaya devam ediyorum.

“Göçmenlik, edebiyatımda her zaman konu olmuştur”

Soru: Dünyanın her yerinde göçmen sorunu var. Siz de 27 yaşında Fas’tan Fransa’ya göç etmişsiniz ve belki de bir süre Fransa sizi göçmen olarak kabul etti. Kitaplarınızda da bu konuyu irdeliyorsunuz. Son 40-50 yılda göçmenlerin durumu nasıl bir hal aldı?

Tahar Ben Jelloun: Göçmenlerin her yerde olduğu bir zamanda yaşıyoruz ve bunlar önceki dönemin politikaları olan sömürge politikaları, az gelişmişlik ve ırkçı politikalardan kaynaklandı. Şimdi bu nedenlere bir de iklim sorununu ekliyoruz. Fransa’da göç, sömürgeciliğin doğrudan bir sonucuydu. 40’lı, 50’li ve 60’lı yıllarda Fransızlar fabrikalarında çalıştırmak ve insan gücü edinmek için Cezayir, Fas ve Tunus’a gitti. Fransız hükümeti 70’li ve 75’li yıllardan itibaren insani bir bakış açısıyla göçmenler ve ailelerini bir araya getirmeye karar verdi. Fransa’da çalışan erkekler, eşlerini ve çocuklarını ülkeye getirme hakkına sahip oldu. O andan itibaren yeni doğumlar başlayacak ve göçmenlerden değil ama göçmenlerin çocuklarından oluşan yeni bir nesil ortaya çıkacaktı. Bu çocuklar bunu çok ağır yaşadı. Tanınmadıklarını, düzgün bir şekilde karşılanmadıklarını hissettiler. Kalitesiz okullara devam ettiler ve sonuçta ikinci sınıf Fransızlar oldular.

Ben ekonomik bir göçmen değildim. Bir dönem entelektüeller için Fas’ta yaşamak çok zordu, bu yüzden Fransa’ya geldim çünkü bazı arkadaşlarım fikirleri yüzünden çeşitli sıkıntılar çekiyordu. Fransa’da göçmenlere okuma yazma dersleri verdim. Göçmenlik, edebiyatımda her zaman konu olmuştur. Günümüze kadar onların neler yaşadığına tanıklık etmenin ve buna yönelik yazmanın önemli olduğunu düşünüyorum çünkü pek de iyi şeyler yaşamıyorlar.

“Gazze’de yaşananlar bir trajedidir, soykırımdır”

Soru: İslam’ı anlatmak için kitaplar yazdınız ve Fransa’da İslam’ı anlatıyorsunuz. Bugün artan bir şekilde İslamofobi var. Gazze’de 14 bin çocuk İsrail’in katliamlarıyla hayatını kaybetti. Bu katliam nasıl son bulacak, dünyanın her yerinde kaygı uyandıran bu sıkıntı için değerlendirmeniz nedir?

Tahar Ben Jelloun: Ben edebiyatçı, yazar ve sosyolog olarak değil, sıradan bir vatandaş, bir aile babası olarak, tıpkı “Kızıma Irkçılığı Anlattım” kitabını yazdığım gibi, “Çocuklara İslam’ı Anlattım” kitabını da Fransız çocukların İslam’ın ne olduğunu anlamalarını teşvik etmek için yazdım. Bu bir eğitim ve pedagoji meselesi. Ancak başörtüsüyle ilgili yaşanan olaylar, İslamcılığın bir ideoloji haline gelmesi, terörizm, pek çok konu var. İslam dininin kötüye kullanılmasını İslam devleti ideolojisiyle birbirine karıştırıyoruz. Batı’da İslam’ın ne olduğu konusunda bir bilgi eksikliği var, İslam farklı gösteriliyor. İslam hakkında doğru bir şekilde konuşabilen çok az insan var.

Gazze’de yaşananlar bizim için bir acıdır. Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısını bir makale yayımlayarak alenen kınadığım doğrudur. Ancak korkunç olan İsrail’in 6 aydır sivilleri bilerek katletmek, çocukları öldürmek ve her şeyden önemlisi Filistin halkını aç bırakmak için gıda yardımının gelmesini engellemesi. Gazze’de yaşananlar bir trajedidir ve dünyada suçu tersine çevirmek için çok fazla baskı var. Netanyahu ve ordusunun planı tüm Filistinlileri yok etmek. Bu kesinlikle onun saplantısı, mümkün olduğunca çok Filistinliyi öldürmek ve böylece yeryüzünde hiç Filistinli bırakmamak… İsrailliler, soykırım kelimesinin Yahudilerin soykırımından başka bir şey için kullanılmasını istemiyor. Ancak bir hastaneyi, bir okulu ya da sadece uyuyan ailelerin olduğu bir köyü bombaladığınızda ve herkesi katlettiğinizde, bu soykırımdır. Trajedi şu ki diyalog ve müzakere olabilmesi için herhangi bir uzlaşma göremiyoruz. Bunu istemiyorlar, İsrailliler barışla ilgilenmiyor. Dolayısıyla bu trajedinin olumlu bir sonuca ulaşacağını düşünmüyorum.

Netanyahu’ya yazdığı mektupla BM’den arandı

Soru: Gazze’de yaşananları romanlaştırma düşünceniz var mı?

Tahar Ben Jelloun: Filistin hakkında şiirler, tiyatro piyesleri yazdım. Gazze’de olanlar için İtalya’da “Çığlık” adında küçük bir kitap yayımladım. Çünkü Fransa’da yayımlamak için ortam müsait değildi. Hem 7 Ekim’in dehşetini hem de İsrail ordusunun dehşetini anlattım. Bir yandan Hamas’ın saldırılarını yazdığım için Arap arkadaşlarım tarafından hakarete uğradım, diğer yandan da İsrail ordusuyla ilgili metinlerimi yayımladığımda Yahudi arkadaşlarım tarafından antisemitik olduğum söylenerek saldırıya uğradım. Düşündüğünü söyleyen özgür bir entelektüelim ve kimseyi memnun etmeye çalışmıyorum. Bir insan olarak her gün gördüklerimi kınıyorum. ve yazıyorum, yapmam gereken tek şey bu. Ayrıca Netanyahu’ya bir ay önce açık bir mektup yazdım ve bu mektup birkaç gazetede yayımlandı, Netanyahu’ya ‘savaşı kaybettiğini çünkü herkesi öldürse bile Filistin’in orada kalacağını, Filistin halkının her zaman var olacağını’ söyledim. Bir gazete beni Yahudi karşıtı olarak suçladı. Le Point’te genç bir Yahudi kadın tarafından yayımlanan, bana hakaret eden ve beni karalayan bir yazı yazıldı. İsrail’den bana karşı çok fazla tepki geldi. Bu mektup BM’ye kadar ulaşan ve oradaki pek çok yetkili tarafından okunan bir mektuptu. BM’den bu konuda beni aradılar. Mektup hala sosyal ağlarda dolaşıyor.

“Batı’daki entelektüeller İslam’a ve Müslüman nüfusa pek ilgi duymuyor”

Soru: Faslı Fransız yazar olarak İslamofobi’nin çözümleneceğini düşünüyor musunuz? Edebiyat ve edebiyatçılar bu soruna kulak tıkıyor mu?

Tahar Ben Jelloun: Fransa’da bir din olarak İslam’ın çok kötü bir imajı var. Hem İslam’ı ve Müslümanları sevmeyenler hem de İslamofobi olarak adlandırılan İslam karşıtı ırkçılığı savunanlar var. İslam’dan korkan pek çok kişi var. Batı’daki entelektüeller, sanatçılar ve yazarlar, İslam’a ve Müslüman nüfusa pek ilgi duymuyor.

İslam’ı nefret konusu haline getiren aşırı sağcı siyasi partilerimiz var. Örneğin Eric Zemmour adında, partisi olmayan ama seçimlere katılmış eski bir gazeteci, aşırı sağa çok bağlı bir politikacı, İslam’ın Fransa için bir tehlike olduğunu söylüyor. Ayrıca “Tesettürlü bir kadın hareket halindeki bir camidir.” demiş ve bunu sık sık tekrarlamıştır. Irkçı nefreti kışkırtmaktan hüküm giydi. Ancak bu durum Müslüman karşıtı duyguların yayılmasını engellemedi.

Fransız yazar, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk ve Nedim Gürsel okumuş

Soru: Türkiye, Fransa’nın prestijli ödüllerinden Goncourt’ta ödül alacak eserlerin seçimine dahil oldu. Pek çok ülke bu seçimi yapıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk edebiyatını ve kitaplarını okuma fırsatınız oldu mu?

Tahar Ben Jelloun: Gençken Yaşar Kemal’i okurdum, Fransa’da en çok tanınan Türk yazardı. Orhan Pamuk’un eserleri ile Fransızca ve Türkçe yazan arkadaşım Nedim Gürsel’i okudum. Türk kültürüne ve Türk sinemasına çok sempati duyuyorum. Fas ve Türkiye arasında pek çok benzerlik var. Fas’ta Türkiye’ye büyük saygı duyuluyor. Türkiye, Fas’ta endüstriyel, ticari ve zanaat düzeyinde varlık gösteriyor. İki ülke arasında büyük ilişkiler var. Bu da memnuniyet verici. Sizi şaşırtabilir belki ama yaklaşık 10 yıl önce Fas’ta Arapça yayımlanan bir Türk dizisi büyük beğeni kazandı. Dolayısıyla Türkiye bizim için çok tanıdık ve dost bir ülke.

Türkiye’nin Goncourt seçimini lanse etmek için Ankara’ya geldim ve perşembe günü İstanbul’a gidiyorum. Dünyada yaklaşık 42 ülkede öğrenciler bizim hazırladığımız kısa listedeki kitapları okuyor, bir araya gelip bir kitap için oy kullanıyor ve o kitap, prensip olarak Goncourt seçiminin yapıldığı ülkenin diline çevriliyor. Brezilya, Yunanistan ve Fas’tan Cezayir, Polonya ve Romanya’ya kadar, Goncourt seçimini yapan 42 ülke var ve bu Fransızca konuşulan ülkelerdeki gençlerin daha çok okumasını sağlıyor, bu yüzden önemli bir proje.

Yazar Ben Jelloun, röportaj sonrasında, Anadolu Ajansının, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında beyaz fosfor kullanması başta olmak üzere işlediği savaş suçlarına yönelik belge niteliğindeki fotoğrafların yer aldığı “Kanıt” kitabını inceleyerek, AA’ya tebrik ve çalışmadan dolayı teşekkürlerini iletti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/fransiz-yazar-jelloun-israilin-gazzedeki-saldirilari-ve-islamofobiye-iliskin-aaya-konustu-aciklamasi/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Gaziantep’te Türkiye’nin Huzuru Gaziantep’in Huzuru Toplantısı’na katıldı https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-gaziantepte-turkiyenin-huzuru-gaziantepin-huzuru-toplantisina-katildi/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-gaziantepte-turkiyenin-huzuru-gaziantepin-huzuru-toplantisina-katildi/#respond Wed, 01 May 2024 07:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16401 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Gaziantep’te Türkiye’nin Huzuru Gaziantep’in Huzuru Toplantısı’na katıldı. Bakan Yerlikaya, 1 Haziran 2023 ile 12 Mart 2024 tarihleri arasında yapılan tüm operasyonların bilançosunu açıkladı.

Bir dizi program ve ziyaret için Gaziantep’te bulunan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Gaziantep’te düzenlenen Türkiye’nin Huzuru Gaziantep’in Huzuru Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Ali Yerlikaya, 1 Haziran 2023 ile 12 Mart 2024 tarihleri arasında yaptıkları çalışmalar ve operasyonlarla ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.

“94’ü bombalı eylem olmak üzere toplam 128 terör eylemi engellendi”

Toplantıda konuşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, terörü kökünde kurutmaya kararlı olduklarını vurgulayarak, Türkiye geneli ve Gaziantep özelinde yapılan terör operasyonlarının bilançosunu açıkladı. Bakan Yerlikaya, “Göreve geldiğimiz günden beri 94’ü bombalı eylem olmak üzere toplam 128 terör eylemi engellenmiştir. Terör finansmanına yönelik tüm örgütlere 183 operasyon yapılarak toplam 28 milyon 678 bin TL ele geçirildi” dedi.

“Bu ülkede kimse benim vatandaşıma şekil yapamaz”

Organize suç örgütlerine yönelik yapılan çalışmalardan da bahseden Bakan Yerlikaya, “Organize suç örgütlerine KOM, Narkotik, Siber suçlar 1 Haziran 2023-12 Mart 2024 tarihleri arasında bin 111 operasyon yapıldı. Bu operasyonlarda 7 bin 511 gözaltı, 2 bin 764 tutuklu ve bin 602 adli kontrol kararı çıktı. Toplamda 415 organize suç örgütü çökertildi. Toplam 92 milyar TL maddi değeri olan mal varlığına el konuldu. Gaziantep’te de 44 operasyonda 18 organize suç örgütü çökertildi. Ben organize suç örgütlerine yönelik şunu söylemek istiyorum. Bu ülkede kimse benim vatandaşıma şekil yapamaz. Biz de bu kapsamda bu operasyonları yaptık. Vatandaşlarımız da yüzde 98 oranında memnun kaldı ve ‘ellerinize sağlık’ dedi” şeklinde konuştu.

“35 bin 723 uyuşturucu operasyonu yapılarak 277 bin 477 gözaltı, 25 bin 3 tutuklu ve 11 bin 109 adli kontrol kararı verildi”

Uyuşturucu madde ve tacirlere yönelik operasyonlar hakkında konuşan Bakan Yerlikaya, “Uyuşturucu madde tacirlerine yönelik toplam 35 bin 723 operasyon yapılarak 277 bin 477 gözaltı, 25 bin 3 tutuklu ve 11 bin 109 adli kontrol kararı verildi. Bu operasyonlarda toplam 114 ton, 38 milyon adet ve 155 milyon kök uyuşturucu madde ele geçirildi. Bu süreçte Narkotik Veri Analiz Sistemi (NARVAS) üzerinde 47 bin 83 ihbar sayısı ile 5 bin 228 operasyon yapılarak 6 bin 372 narkotik şüphelisi, bin 151 diğer suçlardan şüpheli şahıs yakalandı” ifadelerine yer verdi.

Yerlikaya’dan suç oranlarının azaltılması ve suçluların yakalanması için gayret vurgusu

Asayiş ile ilgili verileri de paylaşan Bakan Yerlikaya, Türkiye geneli ve Gaziantep özelindeki rakamları paylaşarak suç oranlarının daha da azaltılması için ve suçluların yakalanma oranının yükseltilmesi için çok daha fazla çalışmaları gerektiğini belirtti.

“Türkiye’de 4 milyon 505 bin 510 yasal göçmen var”

Düzensiz göçle ilgili yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Bakan Yerlikaya, “Türkiye’de 4 milyon 505 bin 510 yasal göçmen var. Bunların 3 milyon 143 bin 635’i Suriyeli. Bunların 1 milyon 110 bin 881’i ikamet izinli, 250 bin 994’ü ise uluslararası koruması olan göçmenler. Düzensiz göçe yönelik 6 bin 8 operasyon yapıldı. Bu operasyonlarda 8 bin 79 şahıs gözaltına alındı. Bunların 5 bin 46’sı tutuklandı, bin 303’ü hakkında ise adli kontrol kararı verildi” dedi.

Bakan Yerlikaya, düzensiz göçe yönelik çalışmalara ait verileri paylaştı

Mobil göç noktalarının öneminden de bahseden Yerlikaya, “Bugün itibariyle 30 büyükşehirde toplam 162 mobil göç noktasında 345 bin 275 kişi sorgulandı. Bu sorgulamalarda 64 bin 639 düzensiz göçmen tespit edildi. Bu sürede 80 bin Suriyeli gönüllü güvenli geri döndü. Sınırdan 154 bin 392 düzensiz göçmenin geçişi engellendi. Toplam 232 bin 42 düzensiz göçmen yakalandı” şeklinde konuştu.

“Entegre sınır yönetimi ile ilgili önemli çalışmalar yapıldı”

Entegre sınır yönetimi ile ilgili verileri de paylaşan Bakan Yerlikaya, “Toplam bin 160 kilometre güvenlik duvarı yapıldı. Bin 53 kilometre aydınlatma yapıldı. 368 kilometre kamera ve algılayıcı yapıldı” ifadelerini kullandı.

“20 bin 96 düzensiz göçmen charter uçuş ile sınır dışı edildi”

Dünyanın pek çok ülkesine çok sayıda düzensiz göçmenin charter uçakla geri gönderildiğini de açıklayan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “25 Afrika ülkesine sınır dışı operasyon başarıyla ile gerçekleştirildi. 1 Haziran 2023 tarihinden itibaren toplamda 104 charter özel uçuş seferi ile 20 bin 96 düzensiz göçmen sınır dışı edildi.

Bakan Yerlikaya’dan kayıtdışı üretimle mücadele sinyali

Bakan Yerlikaya, Konuşmasının sonunda kayıtdışı üretimle ilgili de ciddi çalışmalar yapılacaklarını, kayıtdışı ile mücadele için çok sayıda operasyon yapılacağını vurguladı.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber de, “Deprem bölgesinde yaraları çok hızlı sarıyoruz. İlk kuraları çektik. Bugün itibariyle de teslim ettiğimiz anahtarlarını verdiğimiz ev sayısı yaklaşık bin 500’e ulaştı. Bir taraftan düzensiz göçle ilgili mücadelemizi devam ettiriyoruz. Bir taraftan şehrin asayişi, huzuru anlamında yine sizin desteklerinizle elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.

Programda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, “Emniyet ve güvenlik olmadan hiçbir şey olmuyor. Bu iki unsur çok önemli. Biz 20 yıl önce yola çıktığımızda hedefimizde öncelikle emniyet ve güvenlik var. 6 Şubat depremlerinde de bunu gördük ve yaşadık. Bugün de önemli illerde valilik yapmış olan Bakanımız Ali Yerlikaya’nın tecrübeleriyle bu iki unsur çok önemli ve başarılı bir şekilde sürdürülüyor. Ben yaptığınız her şey için çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-gaziantepte-turkiyenin-huzuru-gaziantepin-huzuru-toplantisina-katildi/feed/ 0
AB İçişleri Bakanları Sınır Kontrollerini Güçlendirmek İçin İş Birliği Yapacak https://www.haber28.com.tr/ab-icisleri-bakanlari-sinir-kontrollerini-guclendirmek-icin-is-birligi-yapacak/ https://www.haber28.com.tr/ab-icisleri-bakanlari-sinir-kontrollerini-guclendirmek-icin-is-birligi-yapacak/#respond Sun, 07 Apr 2024 07:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13379 Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinin içişleri bakanları, ülkeler arasında iş birliğini güçlendirme ve sınır kontrollerini artırma konusunda mutabık kaldı. İki gün süren toplantının ana gündem maddeleri arasında sınır kontrollerinin güçlendirilmesi, Şengen bölgesi, organize suçlar, uyuşturucu ve göçmen kaçakçılığı gibi konular yer aldı. Akademisyen Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker, toplantının gündem maddelerini değerlendirdi. Aker, “AB genelinde ve üye ülkelerde düzensiz göçle mücadelede küresel iş birliğinin önemli olduğu vurgulanıyor ancak AB Göç ve İltica Anlaşması’nın sonuçlarının ve bu anlaşmanın ülkeler üzerindeki etkilerinin ne olacağı konusu belirsizliğini sürdürüyor” dedi.

AB İçişlerinden Sorumlu Komisyonunda gerçekleşen toplantıda, sığınma ve göç kuralları hakkında hazırlanan yasa olan Göç ve İltica Anlaşması üzerinde çalışmalar yapıldı. Toplantının önemli bir gündem maddesini oluşturan Göç ve İltica Anlaşması’nın Haziran 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerine kadar tamamlanması istenirken, kriz yönetimi konusunda bazı anlaşmazlıklar yaşandı. Akademisyen Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker, Avrupa Birliği (AB) içişleri bakanlarının iş birliği ve sınır kontrollerini güçlendirme konularında bir araya gelmelerini değerlendirdi. Aker, “Toplantı öncesi bakan ve vekiller ortak “Göç ve İltica Anlaşması” üzerinde uzlaşma sağlanacağı ihtimali üzerinde durmuş olsalar da, özellikle kriz yönetiminin nasıl olacağı (arama kurtarma botları arttırılması önerisi ve bunun düzensiz göçü çekici hale getireceği karşı argümanı) gibi bazı konular üzerinde anlaşamadılar. Ancak yine de ülkeler arasında iş birliğini güçlendirme ve sınır kontrollerini artırma konusunda uzlaştılar” dedi.

Aker konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Benzer şekilde, iş birliğine yönelik yaklaşım geçtiğimiz günlerde İtalya ile Türkiye arasında gerçekleşmişti. İtalyan Başbakanı Meloni, 20 Ocak 2024 Cumartesi akşamı İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmüş, 22 Ocak 2024’te de İtalya’nın sağ koalisyon hükümetine yakın Il Giornale gazetesi, görüşmenin içeriklerinden olan göç konusuna odaklanarak, Libya’dan İtalya’ya düzensiz göç akışının durdurulmasına yönelik Türkiye-İtalya iş birliğini ve ayrıntıları bir istihbarat analisti ile hükümet kaynaklarına dayandırarak açıklamıştı. Libya üzerinden İtalya’ya gelen ve oradan da tüm AB’ye yayılabilecek göçmenlerin durdurulması için Türkiye’nin desteğini isteyen İtalya, yalnızca sahada (Akdeniz’de) etkili olunmasının faydasızlığının farkındadır. İtalya ve AB, köken ülkeden çıkışları da engellemek için Libya’yla da iş birliği içerisinde olmalıdır. İtalya’nın bunu da, Türkiye’nin Libya üzerindeki nüfuzunu kullanarak yapmak istemesi beklenir bir durumdur.”

Bir başka örneğin de “İtalya-Afrika: Ortak büyüme için bir köprü” adlı uluslararası zirve olduğunu belirten Aker, “29 Ocak’ta Roma’da İtalyan Başbakanı Meloni’nin ev sahipliğinde düzenlenen, çok sayıda Afrika ülkesinin devlet, hükümet liderleri ve bakanlarının yanı sıra Avrupa Birliği, Afrika Birliği ve başlıca uluslararası kuruluşların temsilcilerinin de katıldığı, siyasi ilişkileri güçlendirmek, halklar arası temaslar, ticaret-yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi gibi iş birliklerini amaçlayan “İtalya-Afrika: Ortak büyüme için bir köprü” adlı uluslararası zirvedir. Bu zirvede de ekonomik iş birliğinden güvenlik ve göçe kadar pek çok alanda saygı ve güven temelinde ortak çalışma kararları alındığı bilgisi paylaşılmıştı. Şubat Ayı sonunda ise Bulgaristan- Türkiye sınırında Frontex görevli sayısının üç misli arttırılması kararı alındı. Bu kararla amaç AB’nin en hassas ve yoğun olan dış sınırının-Türkiye’yle diyaloğu da arttırarak- daha iyi korunması ve güvenlik seviyesinin yükselmesidir. Yine Türkiye’nin desteğine ve iş birliğine ihtiyaç duyulmuştur” şeklinde konuştu.

Sınır kontrollerinin sıkılaştırılması ve iş birlikleri konuşulurken düzensiz göçün hızla devam ettiğini ifade eden İstanbul Beykent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker, “Türkiye’de sınır ve hedef şehirlerde de (Van, İstanbul gibi) düzensiz göçle ilgili yakalamalar sürüyor. Yayınlanan haberlere göre, Pazar günü Birleşik Krallık Dover’a 327 göçmen geldi. Bu göçmenler, Mart ayında gelen (bilinen) ilk kişilerdi ve düzensiz göçte günlük toplama bakıldığında, (358 kişiyle 17 Ocak’tan sonra) yılın en yüksek ikinci günüydü” dedi.

Aker konuşmasını şöyle sonlandırdı:

“Çıkarabileceğimiz en önemli sonuç, gerek AB genelinde gerekse üye, aday ve diğer ülkelerde düzensiz göçün önüne geçilebilmesi için işbirliğinin gerekliliğinin anlaşılmış olduğudur. Göçün kontrolünün küresel bir zemine taşınmakta olduğuna, iş birliklerinin çok uluslu ve AB gibi ulus ötesi kurum ve kuruluşları içerdiğine ve özellikle düzensiz göçü başlamadan durdurmak için kaynak ülkede eğitim, altyapı, ekonomi ve istihdam imkanları gibi iyileştirme politikalarının denenmesi amaçlandığına şahit oluyoruz. Ancak başta bahsettiğim AB Göç ve İltica Anlaşması’nın sonuçlandırılması sonrasında üye, aday ve sınır ülkelerde etkisinin ne olacağını, göç veren ülkelere yansımasının ne olacağını kestirmek henüz zor.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ab-icisleri-bakanlari-sinir-kontrollerini-guclendirmek-icin-is-birligi-yapacak/feed/ 0
Mardin’de 189 operasyon düzenlendi https://www.haber28.com.tr/mardinde-189-operasyon-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/mardinde-189-operasyon-duzenlendi/#respond Fri, 05 Apr 2024 23:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13164 Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, aylık asayiş ve güvenlik değerlendirme toplantısında, “Şubat ayında Mardin’de bölücü terör örgütü PKK ve FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik 4’ü büyük çaplı olmak üzere 189 operasyon düzenlendi” dedi.

Mardin Valiliğinde aylık asayiş ve güvenlik değerlendirme toplantısında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Tuncay Akkoyun, düzensiz göçle mücadele çerçevesinde etkin mücadele edilmesi amacıyla oluşturulan mobil göç noktalarının İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı planlama çerçevesinde gerekli alt yapı hazırlıkları da tamamlanarak 30 büyükşehirde uygulanmaya başlandığını söyledi.

Mardin’de de Artuklu Karayolları Parkı mevkiinde kurulan mobil göç noktası aracının düzensiz göçle mücadele faaliyetlerine devam etmekte olduğunu belirten Vali Akkoyun, ülkede güven ve huzur ortamının devamı için düzensiz göçle mücadele kararlılığının devam etmekte olduğunu, bu kararlı çalışmalar neticesinde ülkede ve bölgemizde düzensiz göçmen sayısı çok hızlı bir şekilde azalmakta ve bu durum düzensiz göçmen ve kayıt dışının oluşturabileceği riskleri de en aza indirmekte olduğunu ifade etti.

“Suriye sınır hattında yer alan ilimizde, ülkemize yasa dışı yollarla girmeye çalışan şahıslara yönelik gerekli tedbirler alınmakta ve gerekli çalışmalar yürütülmektedir” diyen Vali Akkoyun, şöyle konuştu:

“Şubat ayı içerisinde Suriye’den ülkemize yasa dışı yollarla geçmeye teşebbüs eden 177 şahıs hudut görevlilerimiz tarafından hudut hattı ötesinde engellenmiştir. Bağımlılıkla mücadelemiz hassasiyetle devam etmektedir. Narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde ilimizde şubat ayı içerisinde toplam 150 operasyon düzenlemiştir. Operasyonlar çerçevesinde 21 kişi gözaltına alınmış 10 kişi tutuklanmıştır. Kaçakçılıkla mücadele çerçevesinde şubat ayı içerisinde 86 operasyon düzenlenmiş olup yakalanan şahıslar hakkında adli işlem gerçekleştirilmiştir. Huzur ve güven ortamı uygulamaları çerçevesinde 567 kişi yakalanmıştır.”

“Mardin’imizde trafik kazalarında maalesef kısmı bir artış görülmektedir”

Trafik denetimleri çerçevesinde çalışmaya devam edeceklerini aktaran Vali Akkoyun, şubat ayında bin 460’ı okul servis aracı olmak üzere toplam 168 bin 468 araç denetlendiğini, tüm bu çalışmalar ışığında 2024 Şubat ayında geçen yıl şubat ayına göre kentte trafik kazalarında kısmı bir artış görülmekte olduğunu dile getirdi.

İçişleri Bakanlığı’nın talimatlarıyla şehirlerarası otobüslerin karışmış olduğu kazalardaki can kayıplarını azaltmak için yolcuların emniyet kemeri kullanımını artırmaya yönelik 7 Şubat 2024 tarihinde ülke genelinde bilgilendirme faaliyetleri yürütüldüğünü hatırlatan Vali Akkoyun, “Bizler denetim kolluk birimlerimiz, otobüs firma yöneticilerimiz, sürücüler ve ilgili tüm paydaşlarına toplantımızı gerçekleştirdik. Bu konudaki uyarı ve hassasiyetlerimizi tüm paydaşlarımıza ilettik. Emniyetimiz, jandarmamız ve trafik birimlerimiz şehirlerarası otobüs terminali yanı sıra, yol kontrol noktalarında bilgilendirme çalışmalarını aralıksız devam ettirmektedir. Şehirler arası ulaşımda görev yapan sürücülerimizin de düzeni araç bakımlarını ve kontrollerini sağlamaları, emniyet kemeri konusunda belirlenen kurallara uymaları ve vatandaşlarımıza güvenli bir seyahat sunmaları konusunda hassasiyet göstermelerini bir kez daha istiyoruz” dedi.

Toplantıya Vali Akkoyun’un yanı sıra İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday da katıldı. – MARDİN

]]>
https://www.haber28.com.tr/mardinde-189-operasyon-duzenlendi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Göç Sınamalarına Karşı Sürdürülebilir Politikalar Paneli Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-goc-sinamalarina-karsi-surdurulebilir-politikalar-paneli-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-goc-sinamalarina-karsi-surdurulebilir-politikalar-paneli-duzenlendi/#respond Thu, 28 Mar 2024 01:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11920 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Göç Sınamalarına Karşı Sürdürülebilir Politikalar” başlıklı panelde, dünyada artan göç sorunu ve buna ilişkin çözümler tartışıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Jaffar Hasnain’in üstlendiği “Göç Sınamalarına Karşı Sürdürülebilir Politikalar” paneli düzenlendi.

Panele, Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi Genel Direktörü Michael Spindelegger, Akdeniz için Birlik (AiB) Genel Sekreteri Nasser Kamel, Kolombiya Dışişleri Bakan Yardımcısı Francisco Jose Coy Granados, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Mültecilerden Sorumlu Yüksek Komiser Yardımcısı Raouf Mazou ve Uluslararası Göç Teşkilatı (ICPMD) Yönetim ve Reformdan Sorumlu Geçici Genel Direktör Yardımcısı Irena Vojackova-Sollorano katıldı.

Spindelegger, dünya nüfusunun yüzde 3,6’sının göç halinde olduğunu ve bunun artmakta olduğunu, yerinden edilenlerin ve mültecilerin sayısının yükseldiğini vurguladı.

Filistin, Suriye, Sudan ve Ukrayna gibi yerlerdeki çatışmalara işaret eden Spindelegger, bunların daima mülteci krizlerini tetiklediğini söyledi.

Spindelegger, siyasi partilerin göçle ilgili farklı yaklaşımlarının ortaya çıktığını belirterek, Avrupa’da göçle ilgili katı kurallar içinde ilerleyen tartışmalar olduğunu dile getirdi.

Çalışan göçmenlerin daha kolay entegre olduğunu vurgulayan Spindelegger, göçmenlerin gittikleri ülkeye ekonomik olarak katkıda bulunduğunun altını çizdi.

“Göç sorunu artacak”

Kamel, Akdeniz’in göç konusunda en sıcak noktalardan biri olduğuna vurgu yaparak, Suriye, Yemen ve Filistin’deki çatışmaların, göçün sebepleri arasında yer aldığına işaret etti.

İklim değişikliğinin de Akdeniz’deki göç trafiğini tetiklediğine dikkati çeken Kamel, “Akdeniz çevresinde yaşayan 250 milyon kişi, BM’nin belirlemiş olduğu su ihtiyacı standartlarının altında suya erişime sahip.” dedi.

Kamel, göç sorununun 20 yıl boyunca artacağını belirterek, bunu önlemenin tek yolunun yeni politikalar belirlemek olduğunu vurguladı.

Özellikle Avrupa’da siyasi kampanyalarda göçmen karşıtı söylemlerle karşılaşıldığına dikkati çeken Kamel, “Bu bağlamda göçmenlerin getirebileceği faydaları göz ardı etmiş oluyorlar.” ifadesini kullandı.

Kamel, rüzgar ve güneş enerjisi gibi fırsatların istihdam sağlayabileceğine işaret ederek, bunun güneyden göçmen akışını azaltabileceğini belirtti.

Dünyada artan yabancı düşmanlığıyla ilgili konuşan Kamel, “Göç, artık bir enstrümana dönüştürülmüş ve çeşitli siyasi organların siyasetinin bir parçası haline gelmiştir. Bununla beraber, İslam karşıtlığı ve diğer tür ayrımcılık örnekleri artmaktadır.” diye konuştu.

“Göç sorunun çözümünde beraber hareket edilmeli”

Granados, Latin Amerika’da, güneyden kuzeye doğru çok büyük göç yaşandığına işaret ederek, 2018’den beri komşu ülkelerden milyonlarca kişinin siyasi ve iktisadi sorunlardan ötürü Kolombiya’ya göç ettiğini anımsattı.

Ülkesine gelen göçmenlerin ABD’ye gitmeye çalıştığını gözlemlediklerini belirten Granados, bunun çok tehlikeli bir geçiş bölgesi olduğunu söyledi.

Granados, göç sorununun çözümüyle ilgili çalışmalar yürüttüklerini aktararak, krizin çözümünde beraber hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Göçün daha düzenli şekilde ele alınabileceği değerlendirmesinde bulunan Granados, ülkesinde pek çok entegrasyon merkezi olduğunu kaydetti.

Savaşlar ve iklim değişikliği, göçü tetikliyor

Mazou, 117 milyon kişinin yerinden olduğunu aktararak, “Ülkelerinden ayrılma sebepleri sadece çatışmalardan kaynaklanmıyor, aynı zamanda doğrudan ve dolaylı olarak iklim değişikliği ve hoşgörüsüzlükten kaynaklanıyor.” diye konuştu.

Göçmenlerin, gittikleri ülkelerde, topluma entegre olmasını sağlamanın gerekliliğine dikkati çeken Mazou, onların, gittikleri ülkede ekonomiye katkıda bulunmasının önemine vurgu yaptı.

Mazou, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Sudan’daki çatışmalara işaret ederek, savaştan kaçanların komşu ülkeler tarafından cömertçe kabul edildiğini belirtti.

Herkesin bir gün evini mecburen terk etme ihtimali bulunduğunu kaydeden Mazou, bu yüzden göç konusunda dayanışmanın gerekli olduğunun altını çizdi.

Göç konusunda yasal çerçeve vurgusu

Vojackova-Sollorano, insanoğlu yürümeye başladığından bu yana göç meselesinin var olduğunu ifade ederek, “Göç, son derece doğal bir süreç. İnsanlar, fırsatlar arıyorlar ve bu fırsatlarla beraber yeni alanlar keşfediyorlar. Günümüz dünyasında, oldukça global ve birbiriyle bağlantılı bu dünyada, bütün bunların bir karmasını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Göçü durdurmanın bir illüzyon olduğu değerlendirmesinde bulunan Vojackova-Sollorano, göç meselesinin gerçekçi şekilde yönetilmesi gerektiğine işaret etti.

Vojackova-Sollorano, her ülkenin göçmenler için daha şeffaf ve yasal çerçeveler çizmesinin önemli olduğunu söyleyerek, toplumun, göçmenlerin entegrasyonu konusunda açık görüşlü olması gerektiğini kaydetti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-goc-sinamalarina-karsi-surdurulebilir-politikalar-paneli-duzenlendi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Latin Amerika ve Karayipler paneli düzenlendi https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-latin-amerika-ve-karayipler-paneli-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-latin-amerika-ve-karayipler-paneli-duzenlendi/#respond Tue, 26 Mar 2024 04:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11658 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Değişim Sürecinde Latin Amerika ve Karayipler” başlıklı panelde, ekonomik entegrasyon, göçle mücadelede işbirliği ve Latin Amerika’nın birliğinin önemine vurgu yapıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü Meksika Dış ilişkiler Konseyi Başkanı (COMEXI) Sergio Alcocer’in yaptığı “Değişim Sürecinde Latin Amerika ve Karayipler” başlıklı panele Panama Dışişleri Bakanı Janaina Tewaney Mencomo, Kolombiya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Francisco Jose Coy Granados ve Guatemala Dışişleri Bakanı Yardımcısı Monica Renata Bolanos katıldı.

Panelin açılışında konuşan COMEXI Başkanı Alcocer, Antalya Diplomasi Forumu’nun çok doğru bir zamanda yapıldığını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği üzere diplomasinin kendini uyarlaması gerekiyor. Bu anlamda diplomasinin kriz dönemlerindeki rolüne özellikle vurgu yapmıştı.” ifadesini kullandı.

Latin Amerika’nın entegrasyon konusunda “başarısız” olduğunu dile getiren Alcocer, göç sorununun sadece Latin Amerika’nın değil dünyanın önemli bir sorunu olduğunu vurguladı.

Alcocer, Türkiye’nin göç hakkında “çok güzel” uygulamaları olduğunu ve Latin Amerika’nın Türkiye’den öğreneceği çok şeyi olduğunu söyledi.

Panama Dışişleri Bakanı Mencomo, çok taraflı işbirliği ve ekonomik entegrasyonun önemine işaret ederek, “Ortak değerlere ve hedeflere ihtiyacımız var. Adil ve eşit bir gelecek için aynı hırs ve motivasyonla hareket etmeliyiz. Enerjimizi, birlik ve beraberliğe harcamalıyız.” dedi.

Göç konusunda ülkesinin yaşadığı zorluklara değinen Mencomo, şunları kaydetti:

“Panama, göçmenler için geçiş ülkesine dönüştü. Darien Ormanı’nı aşmak isteyen göçmenler, Orta Amerika üzerinden ABD’ye ulaşmaya çalışıyor. Göçmenlere sığınacak yer ve yemek veriyoruz ancak bunun üstesinden tek başımıza gelmemiz mümkün değil. Göçün gerçek nedenlerine inmeliyiz ve göçe yol açan temel sebepleri ele almalıyız. Göç artık bölgesel olmaktan çıkıp uluslararası bir soruna dönüştü. Kötü niyetli örgütler, göçmenleri istismar ediyor.”

Kolombiya Dışişleri Bakan Yardımcısı Granados da 3 yıldır bu foruma katılmak istediklerini ve nihayetinde burada olmaktan ötürü mutlu olduklarını kaydetti.

“Latin Amerika’nın bu yeni düzene uyum sağlaması lazım”

Dünyanın karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkati çeken Granados, “Yeni bir dünya düzeniyle yüzleşiyoruz, bugün büyük savaşlarla karşı karşıyayız. Bizler, daha barışçıl bir dünyanın tesis edilmesi için neler yapabiliriz, işte diplomasi bu anlamda bu tür zorlukların üstesinden gelinebilmesi için önemli bir araçtır. Latin Amerika’nın bu yeni düzene uyum sağlaması lazım.” diye konuştu.

Granados, Latin Amerika’nın eşitsizlik, yolsuzluk, organize suç örgütlerinin varlığı ve göç sorunlarıyla mücadele ettiğine dikkati çekerek, bölgesel işbirliği ve ekonomik entegrasyonun önemine vurgu yaptı.

“İklim değişikliği ve göç, hepimizin ortak sorunudur”

Guatemala Dışişleri Bakan Yardımcısı Perez ise oldukça zorlu bir süreçten geçtiklerini anlatarak, “Çok sayıda zorlukla mücadele ediyoruz. İşsizlik, ekonomi, yoksulluk ve doğal afetlerin etkisiyle mücadele ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Latin Amerika ile Karayipler arasındaki entegrasyonun daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Perez, “İklim değişikliği ve göç, hepimizin ortak sorunudur. Yalnız kalarak her şeyin üstesinden gelemeyiz, entegrasyon bütün kıtaya olumlu yansıyacaktır. Bölgesel konularda diyalog gereksinimini önemsiyoruz ve bu forumun bizlere diyalog imkanı vermesinden ötürü oldukça mutluyuz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-latin-amerika-ve-karayipler-paneli-duzenlendi/feed/ 0
Yaren Leylek, 13. yılda da dostuyla buluştu https://www.haber28.com.tr/yaren-leylek-13-yilda-da-dostuyla-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/yaren-leylek-13-yilda-da-dostuyla-bulustu/#respond Sun, 24 Mar 2024 07:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11292 Bursa’nın Karacabey ilçesinde, balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu dostluk hikayesiyle milyonların gönlüne taht kuran Yaren Leylek, 13. yılda da göçten gelip Eskikaraağaç leylek köyündeki dostu Adem Yılmaz’ın kayığına kondu. Yaren Leyleğin geçen senelere nazaran bu sene daha erken gelmesi dikkat çekti. Bölgeyi turizm köyü haline dönüştüren Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan da Adem Amca ve Yaren Leyleği ziyaret ederek bu sevince ortak oldu. Başkan Özkan, Yaren’in yavrularına bu yıl da cip takmayı düşündüklerini ifade etti. Uzak yoldan Yaren’in yorgun olması ise dikkat çekti.

13 yıldır her bahar göçten geldiğinde Eskikaraağaç Leylek Köyündeki yuvasına yerleşen Yaren Leylek, yaz boyunca dostu Adem Yılmaz’la yeniden göle açılacak. 13 yıldır her bahar göçten geldiğinde Eskikaraağaç Leylek Köyü’nde Adem Yılmaz’ın kayağına konan Yaren onunla birlikte ilkbahar ve yazı geçiriyor.

Yaren Leylek geçen yıl Adem Amca ile 17 Mart’ta buluşmuştu. Bu yıl ise erken göç ederek, 29 Şubat itibariyle Adem Amca’nın kayığına konan Yaren, 13. kez onu bekleyenlerle buluşmuş oldu.

Öte yandan, Türkiye’yi Avrupa Leylek Köyleri Birliğinde temsil eden tek köy olan Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Leylek Köyü, her yıl göç döneminde on binlerce leyleğin geçtiği bir göç rotası üzerinde. Köy, aynı zamanda yerleşik leyleklere de ev sahipliği yapıyor.

Bundan 13 yıl önce, Uluabat Gölünde balık tutarken kayığına konan Yaren Leylek ile dostluğu başlayan Adem Yılmaz’ın tanık olduğu bu hikaye, fotoğraflanmasıyla birlikte uluslararası bir üne de kavuşmuştu. Hikaye, Yunanistan’da gölge oyunu olarak oynatılırken Avusturya ve Almanya’da ders kitaplarına konu oldu. 2019 yılında Burak Doğansoysal’ın filme aldığı ve Karacabey Belediyesi’nin katkılarıyla hazırlanan ‘Yaren’ adlı belgesel ise Prag Film Ödüllerinden en iyi belgesel ünvanlıyla dönmüştü. Geçtiğimiz yıl ise Karacabey Belediyesi, Balıkçı Adem ve Yaren Leylek’in heykelini yaptırarak, hikayenin köy meydanında ölümsüzleşmesini sağlamıştı.

Turizme de katkısı var

Yaren Leylek ve Adem Amca’nın bu masalsı hikayesi, köyde turizm hareketliliğini de beraberinde getirirken, köyde adeta Yaren Leylek turizmi başladı. Hikayeyi duyan ve leylekleri yakından görmek isteyen on binlerce doğasever, her yıl Bursa’nın Karacabey ilçesindeki Leylek Köyü Eskikarağaç’ı ziyaret ediyor. Yaren Leylek’in köyde koruyucu ailesi görevini de Beyzanur Çakıl üstleniyor.

Adem Amca ve Yaren’i görmeye gelenler arasında; Ata Demirer, Aslıhan Gürbüz, Yıldıray Şahinler gibi ünlü isimler de yer alırken, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan da hikayeyi 7/24 canlı izlemek isteyenler için internet üzerinden Yaren Leylek yayınını açtıklarını duyurdu. Yarenleylek.com veya YouTube üzerinden kullanıcılar, 7/24 leylek yuvasını canlı olarak izleyebiliyor.

Bugün sisli bir havadaki tarihi ana bölgeyi turizm köyü haline dönüştüren Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan da katıldı. Özkan; Adem Yılmaz’ın sevincine ortak olurken, duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Balıkçı Adem Yılmaz da Yaren’in bu sene erken geldiğini kaydederek, “Çok şükür kavuştuk. İnşallah bu sene de güzel günler geçireceğiz” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/yaren-leylek-13-yilda-da-dostuyla-bulustu/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Mobil Göç Noktası araçlarında 286 bin yabancı kontrol edildi https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-mobil-goc-noktasi-araclarinda-286-bin-yabanci-kontrol-edildi/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-mobil-goc-noktasi-araclarinda-286-bin-yabanci-kontrol-edildi/#respond Fri, 15 Mar 2024 22:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9987 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Türkiye genelinde Mobil Göç Noktası araçlarında bugüne kadar toplam 286 bin 102 yabancının kontrollerinin yapıldığını, düzensiz göçmen olduğu tespit edilen 61 bin 429 yabancının sınır dışı işlemleri başlatılarak geri gönderme merkezlerine sevk edildiğini bildirdi.

Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Göç İdaresi Mobil Araç Teslim Töreni’nde konuşan Yerlikaya, dünyanın en büyük 15. metropolü olan İstanbul’un nüfusunun da 131 ülkeden daha fazla olduğunu söyledi.

Yerlikaya, bakanlık olarak kentin huzur ve güvenliği için 600 bin personelle ülkenin her yanında olduğu gibi İstanbul’da da canla başla çalıştıklarını dile getirdi.

Göç sorununun dünyanın en büyük küresel meselelerinin başında geldiğini kaydeden Yerlikaya, bölgede yaşanan istikrarsızlıklar, savaş ve kaos gibi nedenlerden dolayı ülkenin de göç olaylarına maruz kaldığını ifade etti.

Yerlikaya, hedeflerinin düzensiz göçle ve göçmen kaçakçılarıyla mücadele etmek olduğunu, bu mücadeleyi de 4 aşamada sürdüklerini belirterek, şunları söyledi:

“Bir, sorunu kaynağında, yani daha ülkesinden gelmeden çözmek. İki, etkili sınır güvenlik tedbirleri, yani Milli Savunma Bakanlığımızın, hudut kartallarımızın o yaptığı güzel iş. Üç, ülke içinde etkin tespit ve yakalama. Dört, hızlı işleyen sınır dışı süreçlerinin tesisi. Saydığım bu dört aşamadaki mücadeleyi her zaman kamu düzeni ve güvenliğinden asla taviz vermeden, medeniyet ve insani değerlerimize uygun olarak yürütüyoruz.”

Bu noktada yeni bir uygulama başlattıklarının altını çizen Yerlikaya, bunun da Mobil Göç Noktaları olduğunu söyledi.

Bu uygulamanın dünyada bir ilk olduğunu belirten Yerlikaya, güvenlik güçlerinin gerekli gördüğü durumlarda yabancıların kimlik kontrollerini yaptığını, kimliğini ibraz etmeyenlerin araçlara davet edildiğini anlattı.

Bir göç uzmanı ve tercümanın yer aldığı araçlarda parmak izi sorgulaması yapıldığını kaydeden Yerlikaya, “GöçNet” veri tabanından gerekli kontrolleri sağlanan kişilerin, düzensiz göçmen olduğunun anlaşılması üzerine doğrudan geri gönderme merkezine sevk edildiklerini aktardı.

30 büyükşehirde 162 Mobil Göç Noktası aracına ulaşıldı

İçişleri Bakanı Yerlikaya, bir turizm şehri olan İstanbul’un geçen yıl 17,5 milyona yakın turisti ağırladığını belirterek, kentin aynı zamanda bir öğrenci şehri olduğunu, dünyanın dört bir yanından öğrencilerin buraya geldiğini dile getirdi.

İstanbul’un bir finans şehri ve merkezi olduğunu da kaydeden Yerlikaya, ülkeye yatırım yapmak için gelen pek çok yabancının ilk adresinin burası olduğunu ifade etti.

Yerlikaya, turistleri rahatsız etmeden, yasal kalıcılığı olan yabancıları da tedirgin etmeden düzensiz göçmenlerle ilgili denetimleri hızlı ve sorunsuz yapmalarını sağlayan yöntemin adının “Mobil Göç Noktası” olduğunu söyledi.

“Mobil Göç Noktası” uygulamasına ilk olarak 19 Temmuz 2023’te İstanbul’da başladıklarını aktaran Yerlikaya, uygulama başarılı olunca 1 Aralık 2023 itibarıyla 30 büyükşehirde Mobil Göç Noktası araçlarını faaliyete geçirdiklerini belirtti.

Yerlikaya, “İstanbul’umuzda 38 aracımız vardı, bugün hizmete alınan 65 yeni araçla bu sayı 103’e ulaştı. 30 büyükşehrimizde toplamda 162 Mobil Göç Noktası aracına ulaşmış oluyoruz. Bu sayıyı daha da artırmaya karalıyız.” dedi.

“İnsan tacirlerine ve göçmen kaçaklığı organizatörlerine göz açtırmıyoruz”

Bakan Yerlikaya, düzensiz göçle mücadelede bu araçların sağladığı katkıya ilişkin, şu bilgileri verdi:

“19 Temmuz’dan bugüne kadar sadece İstanbul’da Mobil Göç Noktalarımızda 192 bin 934 yabancının kontrollerini yaptık. Yaklaşık 200 bin. Büyük bir rakam. 56 bin 620 yabancı sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezlerine sevk edildi. Mobil Göç Noktası araçlarında bugüne kadar Türkiye genelinde toplam 286 bin 102 yabancının kontrolleri yapıldı. 61 bin 429 yabancının düzensiz göçmen olduğu tespit edildi ve bu kişilerin sınır dışı işlemleri başlatılarak geri gönderme merkezlerine sevk edildi.”

Düzensiz göçle ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle mücadelelerinin kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Yerlikaya, “İstanbul’da 1 Haziran 2023-23 Şubat 2024 tarihleri arasında göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik 493 operasyon düzenledik. Bu operasyonlarda 798 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Bunların 201’i tutuklandı, 103’ü hakkında adli kontrol kararı verildi. Aynı dönemde İstanbul’da yakalanan düzensiz göçmen sayısı ise 80 bin.” şeklinde konuştu.

Yerlikaya, başta İstanbul olmak üzere her şehirde yapılan denetimler ve kontrollerin ara vermeden devam edeceğini kaydederek, “İnsan tacirlerine ve göçmen kaçaklığı organizatörlerine göz açtırmıyoruz, açtırmayacağız.” ifadesini kullandı.

Türkiye genelinde 100 araç daha hizmete alınacak

Yerlikaya, başta kolluk kuvvetleri ve Göç İdaresi Başkanlığı olmak üzere fedakarca çalışan bütün mesai arkadaşlarına teşekkür etti.

Konuşmasının ardından basın mensuplarına araçların özelliklerini anlatan Yerlikaya, gelecekte Türkiye genelinde 100 aracın daha hizmete alınacağını bildirdi.

Törene, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu da katıldı.

Bakan Yerlikaya ve beraberindekiler törenin ardından hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-mobil-goc-noktasi-araclarinda-286-bin-yabanci-kontrol-edildi/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Son operasyonlarda 192 bin 934 yabancının kontrolleri yapıldı https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-son-operasyonlarda-192-bin-934-yabancinin-kontrolleri-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-son-operasyonlarda-192-bin-934-yabancinin-kontrolleri-yapildi/#respond Fri, 15 Mar 2024 08:48:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9974 Son yıllarda milyonlarca kaçak göçmenin giriş yapması nedeniyle sınır güvenliği tartışmaları devam ederken İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, düzensiz göçle ilgili son operasyonlara ilişkin açıklama yaptı. Yerlikaya, “19 Temmuz’dan bugüne kadar sadece İstanbul’da, mobil göç noktalarımızda 192 bin 934 yabancının kontrollerini yaptık. 56 bin 620 yabancı sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezlerine sevk edildi. Türkiye genelinde ise mobil göç noktası araçlarında bugüne kadar Türkiye genelinde toplam 286 bin 102 yabancının kontrolleri yapıldı. 61 bin 429 yabancının düzensiz göçmen olduğu tespit edildi ve bu kişilerin sınır dışı işlemleri başlatılarak geri gönderme merkezlerine sevk edildi” bilgisini paylaştı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul’daki Atatürk Havalimanı’nda bugün Göç İdaresi Mobil Araç Teslim Töreni’ne katıldı. Burada basın açıklaması yapan Yerlikaya, düzensiz göçmenlere ve politikalarına ilişkin bilgi verdi. Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Bulunduğumuz konum, bölgemizde yaşanan istikrarsızlıklar, savaş ve kaos gibi nedenlerden dolayı pek çok ülkede olduğu gibi bizde de maalesef göç olaylarına maruz kalıyoruz. Ülkemize girişi, kalışı ve çıkışı yasal olmayan yabancılara bildiğiniz gibi düzensiz göçmen yani kaçak göçmen diyoruz. Bizim temel hedefimiz hem düzensiz göçle hem de göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle amansız bir şekilde mücadele etmek. Bu mücadeleyi de dört aşamada sürdürüyoruz. Bir, sorunu kaynağında, yani daha ülkesinden gelmeden çözmek. İki, etkili sınır güvenlik tedbirleri. Yani Savunma Bakanlığımızın, hudut kartallarımızın o yaptığı güzel iş. Üç, ülke içinde etkin tespit ve yakalama. Dört, hızlı işleyen sınır dışı süreçlerinin tesisi. Saydığım bu dört aşamadaki mücadeleyi her zaman, kamu düzeni ve güvenliğinden asla taviz vermeden medeniyet ve insani değerlerimize uygun olarak yürütüyoruz. İşte tam da bu noktada yeni bir uygulama başlattık. İşte mobil göç noktaları. Bu uygulama dünyada bir ilkti. Güvenlik güçlerimiz, gerekli gördüğü durumlarda yabancıların kimlik kontrollerini yapıyor. Kimliğini ibraz edemeyenler, mobil göç noktası araçlarına davet ediliyor. Bu araçlarda bir göç uzmanımız ve bir tercümanımız görev yapıyor. Araçta yabancının hem parmak izi sorgulaması yapılıyor hem de veri tabanından gerekli kontrolleri sağlanıyor. Bu kontrollerde eğer yabancı, düzensiz göçmense sınırdışı işlemlerinin yapılabilmesi için doğrudan geri gönderme merkezlerine sevk ediliyor.

“İSTANBUL GEÇEN YIL 17,5 MİLYON TURİST AĞIRLADI”

İstanbul bir turizm şehri. Bu şehir geçen yıl 17,5 milyona yakın turist ağırladı. Aynı zamanda bu şehir bir öğrenci şehri. Dünyanın dört bir yanından öğrenciler, eğitim için bu güzel şehre geliyor. İstanbul bir finans şehri, bir finans merkezi. Ülkemize yatırım yapmak için gelen pek çok yabancının yine ilk adresi İstanbul oluyor. Durum böyleyken bizim turistlerimizi rahatsız etmeden, yasal kalışları olan yabancıları tedirgin etmeden bu denetimleri yapmamız, hızlı, sorunsuz yapmamız, yani düzensiz göçmenleri tespit etmemiz gerekiyor. İşte bunu yapmamızı sağlayan yöntemin adı mobil göç noktası. Bu uygulamaya ilk olarak 19 Temmuz 2023 İstanbul’da başladık. Uygulama başarılı olunca 1 Aralık 2023 itibarıyla da 30 büyükşehrimizde mobil göç noktası araçlarını faaliyete geçirdik. İstanbul’umuzda 38 aracımız vardı. Bugün hizmete alınan 65 yeni araçla bu sayı 103’e ulaştı. 30 büyükşehrimizde toplamda 162 mobil göç noktası aracına ulaşmış oluyoruz. Bu sayıyı daha da artırmaya kararlıyız. Düzensiz göçle mücadelede bu araçların nasıl bir katkısı oldu diye sorarsanız bunu da şöyle açıklayalım. 19 Temmuz’dan bugüne kadar sadece İstanbul’da, mobil göç noktalarımızda 192 bin 934 yabancının kontrollerini yaptık. Yaklaşık 200 bin, büyük bir rakam. 56 bin 620 yabancı sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezlerine sevk edildi. 200 bine yakın kontrol, 56 bininin bu mobil göç noktalarımızda düzensiz göçmen olduğu ortaya çıkıyor ve sınır dışı edilmek üzere geri gönderi merkezlerimize sevk ediliyor.

“HAZİRANDAN BU YANA 798 ORGANİZATÖR YAKALANDI”

Şimdi Türkiye geneline bakalım. Mobil göç noktası araçlarında bugüne kadar Türkiye genelinde toplam 286 bin 102 yabancının kontrolleri yapıldı. 61 bin 429 yabancının düzensiz göçmen olduğu tespit edildi ve bu kişilerin sınır dışı işlemleri başlatılarak geri gönderme merkezlerine sevk edildi. Düzensiz göçle ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor. İstanbul’da 1 Haziran 2023, 23 Şubat 2024 tarihleri arasında göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik 493 operasyon düzenledik. Bu operasyonlarda 798 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Bunların 201’i tutuklandı. 103’ü hakkında adli kontrol kararı verildi. Aynı dönemde İstanbul’da yakalanan düzensiz göçmen sayısı ise 80 bin. Başta İstanbul olmak üzere her şehrimizde denetimlerimiz, kontrollerimiz artarak ama hiç durmadan, ara vermeden devam edecek. İnsan tacirlerine ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine göz açtırmıyoruz, açtırmayacağız. Başta kolluk kuvvetlerimiz ve Göç İdaresi Başkanlığımız olmak üzere fedakarca çalışan bütün mesai arkadaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-son-operasyonlarda-192-bin-934-yabancinin-kontrolleri-yapildi/feed/ 0
İtalya, göçmenleri Arnavutluk’ta kurulacak merkezlere yollama planını kabul etti https://www.haber28.com.tr/italya-gocmenleri-arnavutlukta-kurulacak-merkezlere-yollama-planini-kabul-etti/ https://www.haber28.com.tr/italya-gocmenleri-arnavutlukta-kurulacak-merkezlere-yollama-planini-kabul-etti/#respond Wed, 06 Mar 2024 03:12:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8535 İtalya’nın sığınma başvurusunu değerlendirdiği göçmenleri Arnavutluk’ta kurulacak merkezlere yollama planı Arnavutluk parlamentosunda kabul edildi.

140 sandalyeli mecliste bugün yapılan oylamada 77 milletvekili göç anlaşmasını onaylarken, muhalefet oylamayı boykot etti.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Arnavutluk Başbakanı Edi Rama anlaşmayı geçen Kasım’da imzalamıştı. Her iki ülkede muhalefetinin itirazlarına rağmen plan geçen hafta da İtalya Senatosu’ndan nihai onayı almıştı.

Anlaşmaya göre İtalya tarafından Akdeniz’de kurtarılan göçmenler Arnavutluk’un Shengjin limanına götürülecek. İtalya, Arnavutluk’ta iki göç merkezi kuracak ve sığınma başvuruları değerlendirilen göçmenler bu süreçte bu merkezlerde tutulacak.

Merkezlerin ayda 3 bin kişiyi ağırlayacak kapasiteye sahip olması planlanıyor. Bu kişiler arasında reşit olmayanlar, hamile kadınlar ve hassas durumda olanlar yer alamayacak.

Merkezlerin inşası, göçmenlerin ulaşım ve konaklama masrafları gibi yükümlülükler İtalya tarafından karşılanacak. Merkezlerin içinde güvenliği İtalyan yetkililer, dışında ise Arnavutluk güçleri sağlayacak. İtalyan personelin bazı durumlarda Arnavutluk yasalarından muaf olması öngörülüyor.

Göçmenlerin sığınma taleplerini de İtalya değerlendirecek ve sürecin sonucuna göre bu kişiler ya İtalya’ya yerleştirilecek ya da sınır dışı edilecek.

Anlaşmanın İtalya’ya en az 600 milyon euro’ya mal olması bekleniyor.

Muhalefet: Ulusal güvenliğe tehdit

Bir Avrupa Birliği üyesi ile birlik dışından bir ülke arasında türünün ilk örneği olan anlaşma, iki ülkenin muhalefet partilerinin yanı sıra insan hakları örgütlerinden de tepki çekmişti.

Arnavutluk’ta muhalefetteki Demokratik Parti bugün parlamentodaki oylamaya katılmadı. İtalyan ANSA ajansının haberine göre partinin Meclis Grup Başkanı Gazmend Bardhi “Tutumumuz İtalya ile ilişkilerle ya da geçmişte yaptıklarına olan minnettarlığımızla alakalı değil, ancak bu anlaşma bunun ötesine geçiyor çünkü kamu çıkarlarını ihlal ediyor ve ulusal güvenliği tehdit ediyor” dedi.

Plana itirazlar Arnavutluk’ta Anayasa Mahkemesi’ne de taşınmıştı ancak mahkeme geçen ay bu itirazları reddetmişti.

İtalya’da da anlaşmaya uluslararası hukukun ve göçmenlerin haklarının ihlal edileceği gerekçesiyle tepkiler gelmişti. Muhalefetteki Daha Fazla Avrupa partisi lideri Riccardo Magi, kurulacak merkezleri ‘İtalyan Guantanamosu’ diye nitelemiş ve “İtalya denizde kurtarılan insanları bir paket ya da eşyaymış gibi AB üyesi olmayan bir ülkeye taşıyamaz” demişti.

Uluslararası Af Örgütü de anlaşmanın uygulamada göçmenlerin Arnavutluk’ta “gözaltında tutulması” anlamına geldiğini ve hukuka aykırı olduğunu belirtmişti. Örgüt, “İtalyan makamları tarafından denizde kurtarılan kişiler İtalya’nın yargı yetkisi altındadır ve sığınma talepleri ve bireysel durumları incelenmeden başka bir devlete nakledilemezler” demişti.

Anlaşma geçen hafta İtalya parlamentosundan onay aldığında Katolik Kilisesi’nden de eleştiri aldı.

Katolik Kilisesi’nin İtalya yönetim birimi olan Piskoposlar Konferansı’na bağlı göç vakfı Fondazione Migrantes’in Başkanı Gian Carlo Perego, anlaşmayla 600 milyon euro’dan falza paranın ‘denize atıldığını’ söyledi. Perego, İtalya’nın nüfusa oranla sığınmacı kabulü açısından Avrupa’da 16. sırada yer aldığını belirtti ve buna rağmen ülke içinde etkili bir kabul sistemi kurmaktan ‘aciz’ olunmasını eleştirdi.

Türkiye ile anlaşma

İtalya Başbakanı Meloni, düzensiz göçü durdurma vaadiyle girdiği seçimleri kazanmış ancak iktidarının ilk yılında ülkeye gelen göçmen sayısı büyük artış göstermişti. Meloni hükümeti, Kuzey Afrika kıyılarından deniz yoluyla İtalya’ya ulaşan göçmenleri engellemek için hem bu kıyı ülkeleri hem de üçüncü ülkelerle anlaşmalar yapıyor.

Meloni geçen ayki Türkiye ziyaretinde de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile göç konusunu görüşmüştü. İki ülkenin Libya’dan İtalya’ya göçe karşı bir anlaşma üzerinde çalıştıkları bilgisi İtalyan basınında yer alırken bu anlaşmanın detayları halen resmi olarak açıklanmadı.

İtalya basınına göre Türkiye ile yapılması planlanan anlaşma, Libya’dan çıkışları önleme amacı taşıyor. Roma yönetimi bu amaçla Ankara’nın Libya’daki nüfuzundan faydalanmayı umuyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/italya-gocmenleri-arnavutlukta-kurulacak-merkezlere-yollama-planini-kabul-etti/feed/ 0
İstanbul’da Nüfus Azalıyor: Kentsel Dinamikler ve Göç https://www.haber28.com.tr/istanbulda-nufus-azaliyor-kentsel-dinamikler-ve-goc/ https://www.haber28.com.tr/istanbulda-nufus-azaliyor-kentsel-dinamikler-ve-goc/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:24:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8174 İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Şentürk, İstanbul’da nüfusun azalmasının kentsel dinamiklerini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2023 sonuçlarına göre, İstanbul’un nüfusu bir önceki yıla göre 252 bin 27 kişi azalarak 15 milyon 655 bin 924 kişi oldu. 2022 doğum istatistiklerine göre, Türkiye’de doğurganlık hızı 1,62 iken İstanbul’da bu oran 1,29 ve aynı yıl doğanların sayısı ise 170 bin 84 oldu. Ölüm istatistiklerine göre, Türkiye’de ölüm hızı 5,9 iken İstanbul’da bu oran 4,6 ve aynı yıl ölenlerin sayısı 73 bin 751’dir. Peki, Türkiye’nin en yoğun nüfuslu kenti neden ve nereye göç verdi? Taşı toprağı altın olan İstanbul’a neredeyse yüz yıllık rağbetten sonra şimdi İstanbul’dan “kaçıştan” söz edebilir miyiz? İstanbul’daki nüfus neden azalma eğiliminde ve bu değişimi nasıl okumalıyız? İstanbul’da nüfusun azalmasındaki kentsel dinamikler neler?

Kentten kent bölgeye: İstanbul’dan Marmara’ya

Türkiye nüfusunun yüzde 18,34’ünün ikamet ettiği İstanbul’daki değişimler artık alternatif bir tanımla anlaşılabilir: Kent bölge. 11 kentli Marmara Bölgesi, Türkiye nüfusunun yüzde 30,93’üne ev sahipliği yapıyor. İstanbul’un nüfusu azalırken veya nüfus artış hızı yavaşlarken, Marmara Bölgesi’nde nüfus son 20 yılda artma eğilimindedir. Ekonomik nedenlerle emeklilerin ve yaşam tarzı göçü nedeniyle İstanbul’dan ayrılanların Marmara Bölgesi’ndeki farklı kentlere yöneldiği söylenebilir. İstanbul sanayisinin, istihdam alanlarının, Marmara Bölgesi’ne kayması da göçün önemli sebeplerinden biridir.

Önceden istihdam için İstanbul’a yönelen nüfus, Marmara Bölgesi’nde üretimin ve ticaretin yaygınlaşması ve turizmin genişlemesi nedeniyle bölgedeki diğer kentlere yöneldi. Ayrıca Türkiye’de kent bölge gelişimiyle bölgesel ölçekte bazı kentsel merkezler giderek daha fazla göç aldı. İzmir ve kent bölgesindeki Aydın ve Manisa, Adana ve kent bölgesindeki Mersin ve Konya bu türden kent bölgelere örnek olarak gösterilebilir. İstanbul hem kendi etrafındaki hem de Türkiye’deki kent bölge gelişiminden etkileniyor. Kent bölgeler geçmişteki kentsel gelişmelerden farklı olarak ekonomik, kültürel, toplumsal ve mekansal olanaklara sahip yeni cazibe merkezlerinin oluşmasını içerdiğinden nüfus hareketlerinin sadece tek bir kente değil ülkedeki farklı kent bölgelere yönelmesine olanak tanıyor.

Merkezden çepere: Kadim kentten kırsal nitelikli/doğal alanlara

Arnavutköy, Çatalca, Çekmeköy, Sancaktepe, Silivri, Sultanbeyli, Şile ve Tuzla gibi İstanbul’un çeperinde kalan yerleşimlerde nüfus artıyor. 2000’li yılların başından itibaren kentin çeperine yönelen nüfus giderek daha fazla kırsal nitelik taşıyan alanlara yerleşiyor. Şile ve Çatalca’daki nüfus artış hızı, İstanbul’un kadim kent merkezindeki nüfusun giderek kent dışındaki, kırsal nitelik taşıyan alanlara yerleştiğini gösteriyor. Bu yaşam tarzı göçü kentteki diğer nüfus eğilimlerinin açıklanmasında da kullanılabilir. Kent merkezindeki yoğun nüfusa sahip ilçelerden kent çeperindeki ilçelere gidecek ekonomik sermayeye sahip olmayan nüfusun bir kısmı da kentin komşusu olan diğer kentlere doğru bir yöneliş içerisindedir. Başta kentin doğusundaki Kocaeli, Sakarya, Yalova ve batısındaki Tekirdağ, Edirne, Kırklareli gibi kentler olmak üzere nüfus, bölgedeki diğer yerleşim alanlarına doğru hareket ediyor. Ayrıca Güney Marmara bölgesindeki Bursa, Balıkesir, Çanakkale gibi kentlere doğru da özellikle emekliler tarafından yapılan bir göçten söz edilebilir.

Konut ve yaşam maliyetlerinin artması

İstanbul’da nüfusun azalmasındaki etkenlerden biri konut ve yaşam maliyetlerinin artmasıdır. Giderek ekonomik sermayesi azalan, konut sahibi olamayan emeklilerin ve çalışma yaşamı dışında kalan nüfusun kentte varlıklarını sürdürmeleri zorlaşıyor. Emeklilerin göç hareketinde belirleyici olan ekonomik sermayeleridir. Geçtiğimiz yıllarda emekliler, Marmara Bölgesi’nde konut edinebilme olanağına sahipti ve farklı kentlere yerleşmeleri söz konusuydu. Ancak günümüzde ekonomik sermaye güçlüğü yaşayan emeklilerin yeni konut edinemedikleri için genellikle ailelerinin göç ettiği kentlere dönme eğiliminde oldukları söylenebilir. Kentteki konut ve yaşam maliyetlerinin artması sadece emeklileri değil aynı zamanda orta ve orta alt gelir grubundaki bireyleri de kent dışında çözümler aramaya itiyor. Bu gelir grubundakiler farklı kentlerde istihdam olanaklarına ve konuta erişim sağladıklarında göç ediyor.

Yaşam tarzı göçü: Yaşam kalitesini iyileştirmeye dair arayışlar

Diğer taraftan hem konut ve yaşam maliyetlerinin artmasıyla ilişkili olarak hem de kentteki diğer zorluklarla -başta trafik yoğunluğu, çevre kirliliği ve benzeri sorunlarla- mücadele etmekten yorulan orta ve orta üst gelir grubundaki bireyler de farklı kentlere yerleşiyor. Bu yaşam tarzı göçünün gerçekleşmesinde kentsel olanakların niteliğini kaybetmesi, ulaşım sürelerinin uzunluğu, kentteki yeşil alanların sınırlı olması, konut ve nüfus yoğunluğunun yaşam kalitesini düşürmesi, çocuk yetiştirmek için gerekli kamusal mekanların hem sınırlı hem de niteliğinin düşük olması gibi sorunların önemli bir payı bulunuyor. Türkiye genelinde 2023 verilerine göre, nüfus yoğunluğu 111 kişidir. İstanbul ise kilometrekareye düşen 3 bin 13 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek kenttir. Yaşam tarzı göçüne karar verenlerin kentteki yaşanabilirlilik düzeyinden memnun olmadıkları söylenebilir. 2022 yılı iç göç istatistikleri kapsamında İstanbul’un verdiği göçün nedenlerine bakıldığında daha iyi konut ve yaşam koşulları için göç edenlerin oranı yüzde 22,08, aile fertlerinden birine bağımlı göçün oranı yüzde 22,83’tür. Aynı zamanda çalışma hayatında görülen uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, İstanbul ile diğer metropollerin çevresinde gelişen kent bölgelerdeki istihdam olanaklarının artması gibi değişimler nedeniyle yaşam tarzı göçü giderek daha da kolay hale geliyor.

Kentsel dönüşüm ve konuta erişimdeki güçlükler

Konut sayısının az olduğu ve fiyatlarının belirgin bir biçimde arttığı bir dönemde, kentsel dönüşüm nedeniyle evinden ayrılmak zorunda kalan ev sahipleri ya da kiracılar İstanbul’da yaşayabilecekleri bir evi kiralamakta güçlük çekiyor. Emekliler ve orta alt gelir grubundakiler konuta erişim koşulları nedeniyle farklı çözümler arıyor. Bu çözümlerden biri de kenti ivedilikle terk ederek farklı bir kente yerleşmektir. Kentte üretimin parçası olmayan emeklilerin ve konut edinmekte zorlanan orta ve alt gelir grubundakilerin kentten ayrılması kentsel dönüşümün bir uzantısı olarak değerlendirilebilir. Kentsel dönüşüm sırasında farklı ilçelere ya da kentlere yerleşenlerin artan ekonomik değerden faydalanmak üzere genellikle eski mahallelerine dönmedikleri söylenebilir.

Kentsel dinamiklere bağlı olarak İstanbul’un demografik yapısında yaşanan değişimler yeni kentsel ve toplumsal gelişmeleri beraberinde getirebilir. Söz gelimi son 20 ila 30 yılda çiftlere, ebeveynlerinin torun bakım desteği vermesi başta kadının istihdama katılımının artması olmak üzere farklı olanakların gelişmesine katkı sundu. Ancak emeklilerin kentten göçünün artmasıyla birlikte sosyal desteğin azalması ve bununla birlikte doğurganlığın daha da azalması söz konusu olabilir. Diğer taraftan İstanbul’daki konut ve yaşam maliyetlerinin artması nedeniyle aynı evde yaşamaya başlayan ya da ebeveynlerine maddi destek sunan bireylerin de aileleriyle birlikte yaşama pratiğini devam ettirmek üzere farklı kentlere göç etme eğilimi artabilir. Maddi ve sosyal desteğin iki yönlü de önemli olduğu günümüz ekonomik ve toplumsal koşullarında, nüfus hareketi sadece sayısal bir değişim değildir. Bu nedenle kentsel dinamikleri, nüfus hareketlerini ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini yakından takip ederek atılması gerekli adımlar açık bir biçimde ortaya konabilir.

[Prof. Dr. Murat Şentürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbulda-nufus-azaliyor-kentsel-dinamikler-ve-goc/feed/ 0
Giresun’un Yağlıdere ilçesinden ABD’ye göç eden ilk gurbetçiye anıt https://www.haber28.com.tr/giresunun-yaglidere-ilcesinden-abdye-goc-eden-ilk-gurbetciye-anit/ https://www.haber28.com.tr/giresunun-yaglidere-ilcesinden-abdye-goc-eden-ilk-gurbetciye-anit/#respond Thu, 22 Feb 2024 00:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6598 Giresun’un Yağlıdere ilçesinden Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) göç eden ilk gurbetçi İzzet Aydın’ın oğlu Sebahattin Aydın, ilçenin göç hikayesinin anlatıldığı anıt inşa ettirdi.

Yağlıdere ilçesi ABD’ye göç eden vatandaşları ile ön plana çıkıyor. Yıllar önce Yağlıdere’den ABD’ye başlayan göç günümüzde ikinci nesille de devam ediyor. Göç edip azimle çalışarak çoğu iş yeri sahibi olan gurbetçiler, sık sık memleketlerini ziyaret edip özlem gideriyor.

İlçeden ABD’ye giden İzzet Aydın’ın oğlu Sebahattin Aydın, bu yıl Yağlıdere Belediyesince tahsis edilen yere “Göç ve Vefa” adı verilen anıt yaptırdı.

Anıtta, babası Aydın ve onun ABD’ye göç etmesini sağlayan Lefter Çemberci’nin hikayesi yer alıyor.

Göç hikayesini AA muhabirine anlatan 71 yaşındaki Aydın, terzilik yapan babası İzzet Aydın’ın 1960’lı yıllarda Rum asıllı Lefter Çemberci ile tanışmasıyla ABD hikayesinin başladığını söyledi.

Çemberci’nin Yağlıdere doğumlu olduğunu aktaran Aydın, “10 yaşlarında buradan ayrılıp Rusya, Yunanistan ve ABD’ye gitmiş, oradan da 1960’lı yıllarda Yağlıdere’ye ziyarete gelmiş, o anda da babamla tanışmışlar. Babam 1966’da da Lefter’in yanına ABD’ye giderek orada kaldı. Lefter ona çok yardımcı oldu.” dedi.

Aydın, babasının 1969’da ilçeye dönüp “Saatçi Hasan” lakabıyla tanınan kişiyi ABD’ye götürdüğünü belirterek, göçün yıllar içinde bu şekilde devam ettiğini kaydetti.

Kendisinin de 1971’de ABD’ye gittiğini ifade eden Aydın, 52 yıldır bu ülkede çeşitli sektörlerde iş yerlerinin olduğunu anlattı.

“Babam ve Lefter ile gurur duyuyorum”

Aydın, Yağlıdere’den ABD’ye göç eden ilk Türk’ün oğlu olmaktan gurur duyduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“Babam ve Lefter ile gurur duyuyorum, Yağlıdere’ye geldikçe bunu görmek ve yaşamak istiyorum. Herkes babam ve Lefter’i takdir ediyor, ben de onun için burada geldim anıt yaptırayım diye düşündüm. Aynı zamanda, merkezi New Jersey’de bulunan Türk Amerikan Giresunlular Derneği kurucu başkanıyım, o günden beri bu aklımdaydı. ABD’ye göç ve bu kadar Yağlıdereli’nin orada olmasıyla ilgili bir eser olarak bu anıtın kalmasını istedim.”

Göç hikayesini herkesin öğrenmek istediğine değinen Aydın, “Biz de elimizden geldiği kadar izah etmeye çalışıyoruz. Gazeteciler, üniversitelerden akademisyenler gelip bilgi alıyorlar. Diğer ülkelerdeki insanlar şaşırıyorlar, bazen de ‘Yağlıdere küçük bir Amerika’ymış doğru mu?’ şeklinde soruyorlar.” ifadelerini kullandı.

Aydın, anıtın kendisi için anlamının büyük olduğunu vurgulayarak, “Babamı, Lefter’i hiç olmazsa burada yaşatıyorum, yabancılar, turistler veya ABD’ye buradan gidip tekrar geri gelenlerin çocukları bu hikayeyi görmüş oluyorlar. Bu benim için gurur meselesi.” diye konuştu.

“Lefter ve İzzet ağabeye bir vefa gösterelim, bir anıtımız olsun dedik”

Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş ise ilçedeki nüfusun iki katı kadar Yağlıderelinin ABD’de de yaşadığını söyledi.

ABD’de giden ilk nesil Yağlıderelilerin çoğunun iş insanı olduğunu vurgulayan İbaş, ikinci neslin ise eğitim seviyesinin yüksek olduğunun altını çizdi.

İbaş, iş adamlarının hayırsever olduğuna işaret ederek, “6 Şubat tarihindeki depremlerde buradan gönderdiğimiz 40 tır yardım malzemesinin tamamına yakınını ABD’deki vatandaşların katkısıyla yaptık. Memlekete çok faydaları vardır, fırsat buldukça da buraya gelirler.” diye konuştu.

ABD’nin, Yağlıderelilerin adeta ikinci vatanı olduğunu belirten İbaş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çoğunun doğduğu yerdir ama birinci neslin de doyduğu yerdir. Oradaki insanlara, Lefter ve İzzet ağabeye bir vefa gösterelim, bir anıtımız olsun dedik. Sağ olsun Sebahattin Aydın da maliyetin tamamını karşıladı. Bu bir başlangıç oldu, ABD’deki diğer arkadaşlarımız buna ekleme yapacaklardır, bu bir başlangıç.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/giresunun-yaglidere-ilcesinden-abdye-goc-eden-ilk-gurbetciye-anit/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Kilis’te bir dizi ziyaretlerde bulundu https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-kiliste-bir-dizi-ziyaretlerde-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-kiliste-bir-dizi-ziyaretlerde-bulundu/#respond Wed, 21 Feb 2024 05:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6503 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Kilis’te bir dizi ziyaretlerde bulundu

İçişleri Bakanı Yerlikaya: “Huzurumuzu bozanları 112’yi arayarak ihbar edin”

KİLİS – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te İl Güvenlik Toplantısına katıldı. Yerlikaya, “Huzurumuzu bozan, güvenliğimize zarar veren çete, zehir taciri, tefeci, suç örgütü, kim olursa olsun, lütfen 112’yi arayarak ihbar edin” dedi.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen güvenlik toplantısına, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Kilis Valisi Tahir Şahin ve protokol üyeleri katılırken toplantıda, terör, kaçakçılık, uyuşturucuyla mücadele, asayiş, sınır güvenliği ve göç konularını ele aldı.

Göçü durdurmak için yapılan çalışmaları durdurulmayacağını söyleyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Savunma Bakanlığımız Hudut duvarlarının ön tarafında geçişi daha da zorlaştırmak yapmış olduğu hendek çalışmalarını izledik ve bunların tamamını %40’a yakınının yapıldığını gördük ve bunlarla ilgili teknolojik kapasitemiz daha yukarıya çıkarmaya yönelik gayretlerimizi netleştirdik altını çizdik. Suriye gücüyle ilgili de Kilis Valiliğimizin yine Bakanlığımızın bir görev olduğunu da biliyorsunuz. Cerablus ve Azez tarafında 7 yıldan beri yapmak çok büyük hizmetler var gayretler var. Bu göçük kaynağında durdurma ile ilgili yapılan çalışmalar mucibi olduğunu tüm dünya biliyor ve biz bu noktada gerçekten kendi şehirlerimize kendi hudutlarımıza göçü durdurma ile ilgili yaptığımız bu çalışmalarımız devam ettireceğiz” dedi.

“625 bine yakın Suriyeli ülkesine geri döndü”

625 bine yakın gönüllü Suriye uyruklu vatandaşların ülkelerine geri döndüğünü söyleyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “625 bine yakın gönüllü bir geri dönüş söz konusu. Biz koruma kapsamındaki Suriyeliler karşı taraftaki güveni bölgedeki hayatın normalleşmesi ihyası ile yapılan çalışmaları gördükçe bu tarafa doğru geçişlerde artarak devam ediyor bunun altını çizmek istiyoruz. İçimizde göçmen organizatörleri bunlarla ilgili planlı projeli çalışmalar ve huduttan geri ittirmeler yani geçişi engelleme ile ilgili çalışmalar büyük bir uyum içerisinde gerçekleşiyor. Bu şehirde yönetim olarak gerçekten atanmış seçilmiş ayrımı yapılmaksızın gidişimizde bir oyundan bahsediyoruz. Kişilere ve mallara karşı işlenen suçlarla ilgili sahada emniyet birimlerimiz gerçekten dikkatlerini tamamen bu noktaya bakanlıktan verilen talimatları odaklanmış vaziyette” ifadelerini kullandı.

“Huzurumuzu bozanları 112’yi arayarak ihbar edin”

Türkiye’de 2022 ve 2023 tarihleri arasında yaşanan asayişlerde ciddi miktarda düşme meydana geldiğini söyleyen Yerlikaya, “2022-2023 tarihleri arasında ülke genelindeki yaşanan olay sayılarına baktığımız zaman, sayılarında ciddi bir düşme var. Var olan suçlarda aydınlatma oranları hem kişilere hem de mallara karşı işlenmiş suçların aydınlatma oranları Türkiye ortalamasıyla aynı. Burada vatandaşlarla şöyle bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Göreve geldiğimizden beri hapisle ilgili yakalama ile ilgili her gittiğim şehirde o şehirdeki hemşerilerimizde vatandaşlarımızın bir küçük yardım istiyoruz. Biz bu şehirde 457 hapis ilgili yakalamaya odaklanmış vaziyetteyiz, bunların yakalanması ile ilgili kendimizi yarışıyoruz ama 112’nin ucunda bize gördüğümüz bildiğimiz bu noktada ihbarlarınızı yaparsanız biz çok daha kendimizi güçlü ve çok daha hızlı netice alırız. Türkiye’de Ocak ayında bir günde 102 hırsızlık vakası yaşandı ve bizler hırsızlık vakası olmasını istemiyoruz Bunla ilgili işte sahada bizim yapmış olduğumuz huzur operasyonları kontrol noktalarımızı artırmamız kimlik kontrollerimizi artırmamız sahada planlı projeli saygılarımızı daha ileriye gitmesi, yakalama sayılarımız çok daha güçlü hale getiriyor. Suç işleme de temel görevimiz olan önleyicilikle ilgili durumumuzu çok daha güçlü hale getiriyoruz” dedi.

“Suç örgütleriyle mücadelemiz devam edecek”

Suç örgütleriyle mücadelenin devam edeceğini kaydeden Yerlikaya, ” Türkiye genelinde bir günde 81 vilayette 100 ikidir ya da Ocak ay ortalaması her ay biz bunların kayıtlarına bakıyoruz. Organize suç örgütleri ile zehir tacirleri ilgili torbacısından satıcısına ve kullanıcısına varıncaya kadar bunun talep ve ağır cephesinde de mücadele edilir devam ediyor. Sadece okul önlerinde değil her yerde uyuşturucuya erişimle ilgili yani arzı baskılama ile ilgili arkadaşlarımız tüm vilayetlerimiz olduğu gibi Kilis’te de gerçekten olağanüstü gayret gösteriyorlar. Başta bölücü terör örgütü ve diğer tüm terör türleri ile ilgili bu şehirde yakalanıp adalete teslim edilmesi ile ilgili arkadaşlarımız çok büyük bir hassasiyetle gayret gösteriyorlar. Emniyetimiz, jandarmamız ve hudut birliklerimize Kilisli hemşerilerimizin göstermiş olduğu destek güvenden dolayı doğadan dolayı her birine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-kiliste-bir-dizi-ziyaretlerde-bulundu/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Huzurumuzu Bozanları 112’yi Arayarak İhbar Edin https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-huzurumuzu-bozanlari-112yi-arayarak-ihbar-edin/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-huzurumuzu-bozanlari-112yi-arayarak-ihbar-edin/#respond Wed, 21 Feb 2024 04:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6496 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te İl Güvenlik Toplantısına katıldı. Yerlikaya, “Huzurumuzu bozan, güvenliğimize zarar veren çete, zehir taciri, tefeci, suç örgütü, kim olursa olsun, lütfen 112’yi arayarak ihbar edin” dedi.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen güvenlik toplantısına, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Kilis Valisi Tahir Şahin ve protokol üyeleri katılırken toplantıda, terör, kaçakçılık, uyuşturucuyla mücadele, asayiş, sınır güvenliği ve göç konularını ele aldı. Göçü durdurmak için yapılan çalışmaları durdurulmayacağını söyleyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Savunma Bakanlığımız Hudut duvarlarının ön tarafında geçişi daha da zorlaştırmak yapmış olduğu hendek çalışmalarını izledik ve bunların tamamını yüzde 40’a yakınının yapıldığını gördük ve bunlarla ilgili teknolojik kapasitemiz daha yukarıya çıkarmaya yönelik gayretlerimizi netleştirdik altını çizdik. Suriye gücüyle ilgili de Kilis Valiliğimizin yine Bakanlığımızın bir görev olduğunu da biliyorsunuz. Cerablus ve Azez tarafında 7 yıldan beri yapmak çok büyük hizmetler var gayretler var. Bu göçük kaynağında durdurma ile ilgili yapılan çalışmalar mucibi olduğunu tüm dünya biliyor ve biz bu noktada gerçekten kendi şehirlerimize kendi hudutlarımıza göçü durdurma ile ilgili yaptığımız bu çalışmalarımız devam ettireceğiz” dedi.

“625 bine yakın Suriyeli ülkesine geri döndü”

625 bine yakın gönüllü Suriye uyruklu vatandaşların ülkelerine geri döndüğünü söyleyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “625 bine yakın gönüllü bir geri dönüş söz konusu. Biz koruma kapsamındaki Suriyeliler karşı taraftaki güveni bölgedeki hayatın normalleşmesi ihyası ile yapılan çalışmaları gördükçe bu tarafa doğru geçişlerde artarak devam ediyor bunun altını çizmek istiyoruz. İçimizde göçmen organizatörleri bunlarla ilgili planlı projeli çalışmalar ve huduttan geri ittirmeler yani geçişi engelleme ile ilgili çalışmalar büyük bir uyum içerisinde gerçekleşiyor. Bu şehirde yönetim olarak gerçekten atanmış seçilmiş ayrımı yapılmaksızın gidişimizde bir oyundan bahsediyoruz. Kişilere ve mallara karşı işlenen suçlarla ilgili sahada emniyet birimlerimiz gerçekten dikkatlerini tamamen bu noktaya bakanlıktan verilen talimatları odaklanmış vaziyette” ifadelerini kullandı.

“Huzurumuzu bozanları 112’yi arayarak ihbar edin”

Türkiye’de 2022 ve 2023 tarihleri arasında yaşanan asayişlerde ciddi miktarda düşme meydana geldiğini söyleyen Yerlikaya, “2022-2023 tarihleri arasında ülke genelindeki yaşanan olay sayılarına baktığımız zaman, sayılarında ciddi bir düşme var. Var olan suçlarda aydınlatma oranları hem kişilere hem de mallara karşı işlenmiş suçların aydınlatma oranları Türkiye ortalamasıyla aynı. Burada vatandaşlarla şöyle bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Göreve geldiğimizden beri hapisle ilgili yakalama ile ilgili her gittiğim şehirde o şehirdeki hemşerilerimizde vatandaşlarımızın bir küçük yardım istiyoruz. Biz bu şehirde 457 hapis ilgili yakalamaya odaklanmış vaziyetteyiz, bunların yakalanması ile ilgili kendimizi yarışıyoruz ama 112’nin ucunda bize gördüğümüz bildiğimiz bu noktada ihbarlarınızı yaparsanız biz çok daha kendimizi güçlü ve çok daha hızlı netice alırız. Türkiye’de Ocak ayında bir günde 102 hırsızlık vakası yaşandı ve bizler hırsızlık vakası olmasını istemiyoruz Bunla ilgili işte sahada bizim yapmış olduğumuz huzur operasyonları kontrol noktalarımızı artırmamız kimlik kontrollerimizi artırmamız sahada planlı projeli saygılarımızı daha ileriye gitmesi, yakalama sayılarımız çok daha güçlü hale getiriyor. Suç işleme de temel görevimiz olan önleyicilikle ilgili durumumuzu çok daha güçlü hale getiriyoruz” dedi.

“Suç örgütleriyle mücadelemiz devam edecek”

Suç örgütleriyle mücadelenin devam edeceğini kaydeden Yerlikaya, ” Organize suç örgütleri ile zehir tacirleri ilgili torbacısından satıcısına ve kullanıcısına varıncaya kadar bunun talep ve ağır cephesinde de mücadele devam ediyor. Sadece okul önlerinde değil her yerde uyuşturucuya erişimle ilgili yani arzı baskılama ile ilgili arkadaşlarımız tüm vilayetlerimiz olduğu gibi Kilis’te de gerçekten olağanüstü gayret gösteriyorlar. Başta bölücü terör örgütü ve diğer tüm terör türleri ile ilgili bu şehirde yakalanıp adalete teslim edilmesi ile ilgili arkadaşlarımız çok büyük bir hassasiyetle gayret gösteriyorlar. Emniyetimiz, jandarmamız ve hudut birliklerimize Kilisli hemşerilerimizin göstermiş olduğu destek güvenden dolayı doğadan dolayı her birine teşekkür ediyorum” diye konuştu. – KİLİS

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-huzurumuzu-bozanlari-112yi-arayarak-ihbar-edin/feed/ 0
Sibirya’dan göç eden yeşilbaşlı ördekler Bayburt’u sevdi https://www.haber28.com.tr/sibiryadan-goc-eden-yesilbasli-ordekler-bayburtu-sevdi/ https://www.haber28.com.tr/sibiryadan-goc-eden-yesilbasli-ordekler-bayburtu-sevdi/#respond Fri, 26 Jan 2024 05:36:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3605 Sibirya’dan göç eden yeşilbaşlı ördekler Bayburt’u sevdi

Şiirlere ve türkülere konu olan yeşilbaşlı ördekler Çoruh Nehrini renklendiriyor

BAYBURT – Sibirya ve Rusya’dan göç eden, türkülere konu olan yeşilbaşlı ördekler, 10 yıldır kış aylarında Bayburt’tan geçen Çoruh Nehrini mesken tuttu. Bayburt’a gelen yeşilbaşlı ördek sayısında her geçen yıl artış yaşanırken, vatandaşlar yemleme yaparak aç bırakmıyor.

Mescit Dağları’ndan doğan ve Türkiye’nin en hızlı akan nehirlerinden olan Çoruh Nehri, kış aylarının gelmesiyle birlikte yeşilbaş ördeklerin uğrak noktası oldu. Ana vatanı Asya, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika olan bu ördekler, her sene Aralık ayında Bayburt’a göç ederek Çoruh Nehri’ni mesken tutuyorlar. Nisan ayının ortalarına doğru ise göçmen kuşlar kategorisindeki yeşilbaş ördekler daha soğuk yerlere göç etmek üzere Çoruh’u terk ediyorlar. Bayburt’un simgesi haline gelen yeşilbaş ördekler, Bayburtlu vatandaşların nehre bıraktığı yiyeceklerle besleniyorlar. Bayburtluların ilgi odağı olan ördekler, Çoruh’un buz tutmuş kısımlarında suya dalıp çıkarak görenleri kendilerine hayran bırakıyor. Ekmeğini, yemini alıp Çoruh’a koşan vatandaşlar ise ördekleri besleyerek, keyifli vakit geçiriyorlar.

“Bayburt Belediyesi Çoruh’un misafir ördeklerini unutmuyor”

Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, yaklaşık 10 yıldır yeşilbaş ördeklerin Çoruh’a geldiklerini belirterek belediye olarak misafir ördekleri besleyip, unutmadıklarını söyledi. Bayburtluların da ördeklere yoğun ilgi gösterdiğini vurgulayan başkan Pekmezci, vatandaşlar tarafından ördeklerin benimsendiğini ve beslendiğini ifade ederek “Bayburt, 10 yıla yakın bir zaman diliminde ördeklere ev sahipliği yapıyor. Özellikle Sibirya’dan, Rusya’dan, Kafkaslardan gelen bu ördeklerimiz buraya göçerek Çoruh’a akın ediyorlar. Bu hayvanlar burada artık her sene konuk olarak kalıyorlar. Bayburtlular bu hayvanlarımızı besliyorlar, Bayburt insanının konukseverliğini bir kez daha burada görmekteyiz. Yeşilbaş ördeklerimiz en güzel şekilde Çoruh’un sularında yüzüyor, hayati fonksiyonlarını devam ettiriyorlar. Her geçen yıl da sayıları artıyor çünkü gidenler bir dahaki sene başka dostlarıyla, arkadaşlarıyla geliyorlar. Bayburt, sayıları gitgide artan bu ördekleri bağrına basıyor, sahipleniyor” dedi.

Yeşilbaş ördeklerin avlanmasının yasak olduğuna dikkat çeken Pekmezci, “Geçmiş yıllarda avlanma konusunda sıkıntılar vardı ama artık avcıların bu hayvanları avlanmaları tamamen yasak, ördeklerimiz Bayburtluların koruması altında. Gördüğünüz gibi ördekler burada huzurlu bir şekilde Çoruh’un sularında yüzüyorlar, daha uzaklara gitme ihtiyacı hissetmiyorlar” ifadelerini kullandı.

“Hayvan sever vatandaşlar gövel ördeklere gözü gibi bakıyorlar”

Çoruh Nehri’nin Kaleardı Mahallesi geçişini mesken tutan yeşilbaş ördekleri beslemeye gelen Bayburtlu hayvan sever Kemal Aydın, ördekleri beslemekten mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Yaklaşık 10 yıldır bu ördekler buraya geliyorlar. Fırtınalı bir günde buraya indiler ve buraya alıştılar. Kışın da devamlı gelirler. Cuma günleri burada bir sürü insan olur, ekmek atıp, besleyerek ördekleri seyrediyorlar. Mahallemiz için çok güzel bir görüntü. İnşallah duyarlı vatandaşlarımız bunları avlamazlar, ürkütmezler bu hayvanlar da her yıl buraya gelirler. Bizler de ördeklerimizi seyretmekten, izlemekten mutlu oluyoruz” şeklinde konuştu.

Ördekleri beslemeye gelen bir diğer vatandaş Hikmet Azaphan da adeta Bayburt’un simgesi haline gelen yeşilbaş ördekleri çok sevdiğini söyleyerek, “Ördeklerimiz buraya kış mevsiminde, suların soğuk olduğu zamanlarda geliyorlar. Rusya tarafında sular ısındığından dolayı buraya göç ediyorlar. Ördekler Bayburt’u seçtiler yıllardır da gitmiyorlar. Ördeklerimizi çok seviyoruz doğayı, nehrimizi güzelleştiriyorlar. Çoruh Nehrimize daha farklı bir hava katıyorlar. Herkes ekmeğini, yemini getirip atıyor, ördekleri besliyorlar” diye konuştu.

Evdeki bayat ekmekleri çöpe atmayarak ördeklere getiren Rahmi Aydemir ise ekmekleri bu şekilde değerlendirdiklerini belirterek, “Severek besliyoruz ördekleri. Her kış gelirler. Her zaman gelip bu hayvanları besliyoruz. Bayat ekmekleri alıyoruz, yem alıyoruz getirip buradan köprüden atıp hayvanları besleyip, gidiyoruz” sözlerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sibiryadan-goc-eden-yesilbasli-ordekler-bayburtu-sevdi/feed/ 0
Antalya’da Konut Satışlarında Yüzde 40’a Yakın Gerileme Yaşandı https://www.haber28.com.tr/antalyada-konut-satislarinda-yuzde-40a-yakin-gerileme-yasandi/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-konut-satislarinda-yuzde-40a-yakin-gerileme-yasandi/#respond Tue, 23 Jan 2024 08:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3338 Turizm kenti Antalya’da pandemi ve Rusya- Ukrayna savaşının ardından tavan yapan konut satışlarında yüzde 40’a yakın gerileme yaşandı. ATSO Başkanı Ali Bahar, “Antalya’ya olan göçte bir geri çekilme ve hatta tersine göç var. Olması gereken yaşanıyor. Konut fiyatlarında ve kirada yüzde 10-15 gerileme görüyoruz” dedi.

TÜİK verilerine göre Aralık ayında Türkiye genelinde yapılan toplam konut satışları geçen yılının aynı ayına göre yüzde 33,4 oranında azalarak 138 bin 577 adet olarak gerçekleşti. Turizm kenti Antalya’da ise Aralık ayında 6 bin 743 konut satışının gerçekleştirirken geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39,6, oranında gerileme yaşandı. Konut fiyatlarında pandemi sonrasında yaşanan artış hem yerli hem de yabancı vatandaşların dışarıya göçünü hızlandırdı.

“Antalya’daki bu gerileme yüzde 40’lara kadar yükseldi”

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar, konut satışlarındaki bu düşüş trendinin gerek yabancı vatandaşların oturum izinlerine getirilen kısıtlama, gerekse konut fiyatlarındaki yükseklikler nedeniyle bir süre daha devam edeceğine dikkat çekti. Başkan Bahar, “Pendemi ve Ukrayna-Rusya arasında devam eden savaşın ardından İstanbul’dan sonra en fazla konut satışı Antalya’da gerçekleşti. Satılan 2 konuttan 1 tanesi yabancılara satıldı. Fakat 2023 itibariyle konut satışlarımıza ciddi bir azalma olduğunu gördük. TUİK verilerine göre yaklaşık yüzde 33.4 bir gerileme var, Antalya’daki bu gerileme yüzde 40’lara kadar yükseldi. Konut satışlarının düşmesini yabancıların çekilmesi ve göçün durmasına yorumlayamayız. Kredi faizlerinde de çok önemli yükselmelerin olması da konut satışlarının gerilemesinin en büyük etkilerinden bir tanesidir” dedi.

“Buna bir önlem gelmesi gerekir, bu böyle devam edemez”

Antalya’nın konut satışlarında İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından konumunu korumasını da değerlendiren Bahar, “Bu bir takım yabancı göçü almaya devam ettiğimizin, konut ihtiyacının devam ettiğinin göstergesidir. Asıl konu konut ihtiyacının azalması değil, kredi faizlerinin çok yüksek olmasından dolayı konut satışının hızla gerilemesidir. Buna bir önlem gelmesi gerekir, bu böyle devam edemez. İnşaat sektörünce bir takım sıkıntılar olduğunu biliyoruz. Antalya’da yeni yerleşim alanları açıldı. Alt yapı sorunlarımız giderilmelidir. Hizmetler arttırılmalıdır, yolları açılmalıdır. Kredi faizlerinde bir takım desteklerin açıklanması gerekir, çözüm bulunması gerektiğini düşüyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Konut üretiminde de ayağımızı gazdan çektiğimizi görüyoruz”

Konut fiyatlarının düşmesiyle fiyatlarda bir gerileme olduğuna dikkat çeken Bahar, “Fiyatlarda bir durma gözlemliyoruz, maliyetlerin altına bir indirim olamaz. Burada bir balans gerekiyor, bu balans da enflasyonun düşürülmesi, devletimiz bu konuda ciddi önlemler alıyor. Konut üretiminde de ayağımızı gazdan çektiğimizi görüyoruz. Başlamış ve devam etmekte olan çok miktarda proje var. Biz sahada gördüklerimizi ve olması gerekenleri hem devletimize hem de kanun yapıcıya bildiriyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Antalya’da göçte bir geri çekilme ve hatta tersine göç var”

ATSO Başkanı Ali Bahar konuşmasını şöyle tamamladı; “Antalya’da göçte bir geri çekilme ve hatta tersine göç var. Olması gereken yaşanıyor. Bunun da olmasını normal karşılıyoruz, konut fiyatlarında ve kirada yüzde 10-15 gerileme biz de görüyoruz. Bunu da olumlu buluyoruz” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-konut-satislarinda-yuzde-40a-yakin-gerileme-yasandi/feed/ 0
Çanakkale’de Balık Bolluğu Beklenen Sıcaklık Yüzünden Yaşanmadı https://www.haber28.com.tr/canakkalede-balik-bollugu-beklenen-sicaklik-yuzunden-yasanmadi/ https://www.haber28.com.tr/canakkalede-balik-bollugu-beklenen-sicaklik-yuzunden-yasanmadi/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:36:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1873

ÇANAKKALE’de, balık tezgahlarında deniz suyu sıcaklığının yüksek olması nedeniyle beklenen bolluk yaşanmadı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Ayaz, “Balıklar üremek için su sıcaklığıyla birlikte hareket ediyor. Yaptığımız bir proje ile hamsinin yumurtasının ekim ayının sonunda bitmesi gerekirken, aralık ayı içinde hamsi yumurtalarına rastladık. Bu da yaklaşık 1,5 ay kadar bir kayma olduğunu, gösteriyor. Göçleri ne düzeyde etkilediği konusunda yapılmış net çalışma olmamasına karşın gözlemlere dayalı baktığımızda balık sezonunda bu sıcaklığa bağlı olarak bir kayma görüyoruz” dedi.

Denizlerde 1 Eylül itibarıyla av yasağının kalkması ve yeni sezonun başlamasıyla birlikte tezgahlarda balık çeşitliliği artarken, fiyatlarda da düşüş yaşandı. Ancak deniz suyu sıcaklığı istenilen seviyeye düşmeyince balıkların göçü olumsuz etkilendi. Bu nedenle balık tezgahlarında beklenen bolluk yaşanmadı. Balıkhanede lüfer 600, hamsi 100, kolyoz 100, yeşil istavrit 130, karides 500, çipura 450, levrek 280 TL’den, mezgit ise 300 TL’den satılıyor.

‘ARALIK AYI İÇİNDE HAMSİ YUMURTALARINA RASTLADIK’

Balıkların üremek için su sıcaklığıyla birlikte hareket ettiğini söyleyen ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Ayaz, “Biz de bunu gözlemliyoruz. Şu anda Doç. Dr. İsmail Burak Daban yürütücülüğünde yapılan bir projemiz var. O projede, normalde hamsinin yumurtasının ekim ayının sonunda bitmesi gerekirken aralık ayı içinde hamsi yumurtalarına rastladık. Bu da yaklaşık 1,5 ay kadar bir kayma olduğunu gösteriyor. Göçleri ne düzeyde etkilediği konusunda yapılmış net çalışma olmamasına karşın gözlemlere dayalı baktığımızda balık sezonunda bu sıcaklığa bağlı olarak bir kayma görüyoruz. Deniz suyu sıcaklığı yazın çok sıcak gitti. Karadeniz’in bu yıl yüzey suyunun 26 dereceye ulaştığı söylendi. Bu, Karadeniz için çok büyük bir sıcaklık. Bu sıcaklığın mevsim geçişi yaparken çok şiddetli fırtına, yağmur olacağı söylenmişti ve bunu gördük. Kıyı kentlerinde, Karadeniz’de balıkçı barınakları karayelden yıkıldı. Sadece Karadeniz’de değil, aynı sıkıntıyı Marmara’da da Çanakkale Boğazı’nda da yaşadık. Ülkemizin de bu konuyla ilgili yapabileceği çok fazla bir şey yok. Küresel iklim değişikliği artık yüzünü yavaş yavaş bize gösteriyor. Küresel iklim değişikliğine karşı alınacak önlemlerin acilen masaya yatırılması da gerekiyor. Özellikle kıyı kentleri, iklim değişikliğinden kaynaklanan fırtınalardan etkilenebilir. Bunun için önlem geliştirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

‘SULARIN SOĞUMAMASI BALIKLARIN GÖÇ YOLLARINI ETKİLEDİ’

Balıkhane esnafı Engin Tunç, “Bütün balıklarımız tezgahta var. Hamsimiz, istavritimiz, tekirimiz, lüferimiz, deniz çipuramız, levreğimiz var. Bütün balıklar tezgahlarımızda mevcut ama göç bittiği için çok büyük bolluk yok. Göç zamanı geçtiği için boğazda belli bölgelerde olta ile yakalanan lüfer balığı geliyor. Onların da alıcıları belli. Restoranlara kadar çıkıyor, çok bol balık avlanmıyor. Gene de lüferin kilosu 500-600 TL bandında tezgahlarda bulunuyor. Rüzgarın sürekli lodos esmesi, suların soğumaması balıkların göç yollarını etkiledi. Balıklar deniz suyu sıcaklığı yüksek olması nedeniyle göçe zorlanmadığı için olduğu yerlerde kalıyor. Şu anda bahar havası gibi bir hava var. Deniz suyu sıcaklığı 17-18 derece. Neticede balıklar da şaşırmış durumda. Göç etmiyorlar, dolayısıyla aşırı bir bolluk yok” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/canakkalede-balik-bollugu-beklenen-sicaklik-yuzunden-yasanmadi/feed/ 0