Gökçe – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 03 Aug 2024 02:48:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, 9. Yargı Paketi’ne tepki gösterdi https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcen-9-yargi-paketine-tepki-gosterdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcen-9-yargi-paketine-tepki-gosterdi/#respond Sat, 03 Aug 2024 02:48:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29131 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un taslak çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu açıkladığı ‘9. Yargı Paketi’e ilişkin “TBMM tamamen dışlanarak buna iktidar partileri de dahil olmak üzere tamamen bakanlık nezdinde hazırlanan bir yasa teklifi oluyor. Sonrasında buradan teklif edilmiş gibi bir yöntem işletilmiş oluyor. Bunu doğru bulmuyoruz” dedi. Gökçen, Türkiye Barolar Birliği, meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinin de sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ‘9. Yargı Paketi’nin taslak çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu ve 20’den fazla kanunda değişiklik içerdiğini açıklamıştı. CHP Adalet Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

9. Yargı Paketi’nin basında sıkça yer aldığını ifade eden Gökçen, “Fakat biz milletvekilleri olarak, muhalefet partileri olarak bundan resmi olarak haberimiz yok. TBMM’ye gelen bir kanun teklifi olmadığı için basın üzerinden bizler de takip ediyoruz. Ama bu konuda ciddi sıkıntı var. Çünkü daha önce yargı paketi çıkarıldı ama birincisi TBMM tamamen dışlanarak buna iktidar partileri de dahil olmak üzere tamamen bakanlık nezdinde hazırlanan bir yasa teklifi oluyor. Sonrasında buradan teklif edilmiş gibi bir yöntem işletilmiş oluyor. Bunu doğru bulmuyoruz” diye konuştu.

“İLGİLİ MESLEK ODALARI VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN DAHİL EDİLMESİ LAZIM”

“İkincisi torba kanun usulü ile yapılıyor bunlar. Torba kanun, kanun yapma tekniği açısından sıkıntılı bir usul” diyen Gökçen, şöyle konuştu:

“Çünkü içerisinde birbirinden alakasız konular düzenleniyor. Örneğin infaz sistemi ile bir değişiklik yapılacağı söyleniyor bir anda başka bir maddesinde kişisel verilerin korunmasına dair değişiklikler olduğunu görüyoruz. Şu anda da basına yansıyanlar birbirinden ilgisiz konuların yine aynı şekilde bir paket içinde getirileceği söyleniyor. Bizler de bunu izleyeceğiz ve önümüze metin geldiği zaman onun üzerinden yorum yapacağız. Bununla birlikte süreçte barolar, Türkiye Barolar Birliği veya ilgili meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinin dahil edilmesi lazım. Örneğin kadının soyadı kanununa dair bir düzenleme geleceğine dair basında bir takım haberler var, gerçeği yansıtıyor mu bilmiyoruz ama kadın örgütlerine bu konuya dair haber verilmesi gerekiyor, kadın örgütlerinin görüşünün alınması lazım. Ama süreç ne yazık ki bugüne kadar hiç böyle işletilmedi.”

“KANUNİLİK İLKESİ NEDEN VAR?”

9. Yargı Paketi’nde yer aldığı ifade edilen yabancı istihbarat örgütlerinin Türkiye’deki casusluk faaliyetlerinin önlenmesi için “yeni tip casusluk” suçlaması ve infaz süresi düzenlemesine ilişkin de konuşan Gökçen, şunları söyledi:

“Yargı paketinden toplumun beklentisi özellikle adil bir infaz düzenlemesi, suçların yatarıyla ilgili bir takım düzenlemeler olabilir. Fakat infaz ile ilgili bir düzenleme yapacaksanız birbiri ile bağlantısı olması lazım. Ama yepyeni bir suç üretiyorsanız, suçlarda ve cezalarda ‘kanunilik ilkesi’ var ve bu laf olsun diye değil. Yani şeklen sadece kanun olarak gelsin geçsin diye değil bu ilke. Neden var bu ilke? TBMM’deki milletin temsilcileri tartışsın ve hangi toplumsal ihtiyaca cevaben bu suçun olduğu ve bu suçun cezasının ne olması gerektiği ilgili uzmanlarla da hakkaniyetle tartışılsın ve ondan sonra ortaya çıkarılsın… Yoksa suçun niye üretildiğine dair siyasi yorumlar yapılabilir ve bir siyasi amaç için bu suçun üretildiğine dair de yorumlara çok açık bir ortam olur. Dolayısıyla bir infaz düzenlemesiyle yeni bir suç üretme düzenlemesi beraber yapılacak düzenlemeler değildir. Özellikle suç ve cezalarda kanunilik ilkesi gereğince ayrıca tartışılması gereken bir ceza kanunu değişikliği olabilir” dedi.

“HUKUK GÜVENLİĞİNİ SARSAN BİR DURUM”

Kanun yapım sürecini eleştiren Gökçen, “Biz kaliteli bir kanun yapalım, tartışarak yapalım, katılımcı bir usul işletelim ama devamında da sürekli değişikliğe ihtiyaç kalmasın, bir toplumsal ihtiyacı da karşılasın ama hukuk sistemi içinde de kendine doğru bir yer bulsun  istiyoruz. İlgili kanunlar, ilgili mevzuatta değiştirilecekse eğer ilgili kurumlar bunu bilsin ki ona göre herkes kendi görüşünü iletsin. Bu olmadığı sürece her geçen gün vatandaşlarımız özellikle karmakarışık bir mevzuat içerisinde kendini buluyor bu da hukuk güvenliğini sarsan bir durum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcen-9-yargi-paketine-tepki-gosterdi/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, 1 Mayıs Taksim yasağına tepki gösterdi https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcen-1-mayis-taksim-yasagina-tepki-gosterdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcen-1-mayis-taksim-yasagina-tepki-gosterdi/#respond Tue, 30 Jul 2024 05:00:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28422 (ANKARA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen 1 Mayıs’ta Taksim’in işçilere kapatılmasına tepki göstererek bu yasağın anayasaya aykırı olduğunu ifade etti. Gökçen, İstanbul Valisi Davut Gül’ün ‘Devlet yarına bırakır ama yanına bırakmaz’ sözlerinin kanunsuz emrin itirafı niteliğinde olduğunu belirterek “Bizler, 1 Mayısları Taksim’de barış içinde kutlamak ve emek için mücadelemizi tüm kararlılığımızla sürdüreceğiz” dedi.

CHP Adalet Bakanılğı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen,  CHP’nin takip ettiği toplumsal olay ve davalara ilişkin bugün partisinin genel merkezinde basın toplantısı yaptı.

“1 MAYISLARI TAKSİM’DE BARIŞ İÇİNDE KUTLAMAK VE EMEK İÇİN MÜCADELEMİZİ TÜM KARARLILIĞIMIZLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Gökçen, Anayasa Mahkemesi kararına karşın emekçilerin 1 Mayıs’ta Taksim’e alınmamasına tepki göstererek “İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı’nın somut ve gerçek bir tehlike olmaksızın Taksim Meydanı’nı tamamen yasaklamaları, Anayasa’ya aykırıdır. Bayramın hemen ertesi gününde İstanbul Valisi’nin ‘Devlet yarına bırakır ama yanına bırakmaz’ diyerek hakkını kullanmak isteyen ve bu yüzden gözaltına alınan kişileri tehdit eder bir dil kullanması yalnızca siyasi olarak sakıncalı değil, aynı zamanda hukuken de yasaklanmış olan kanunsuz emirin itirafıdır. Bizler, 1 Mayısları Taksim’de barış içinde kutlamak ve emek için mücadelemizi tüm kararlılığımızla sürdüreceğiz” diye konuştu.

“BU KARAR DAHA DA KARARLI BİR MÜCADELENİN BAŞLANGICIDIR”

Çorlu Tren Katliamı Davası’nı takip ettiklerini anımsatan Gökçen, karar duruşmasında sanıkların aldıkları cezaların yeterli olmasa da ailelerin içine bir nebze su serptiğini dile getirdi. Gökçen, “Bu karar, bir son değil, yeni bir siyasi iklimin getirisi ve daha da kararlı bir mücadelenin başlangıcıdır. Ancak, Soma’da hiçbir yetkili tutuklanmazken, Çorlu’da bu kadar zaman davanın ilerlemesi mücadeleci ailelerin adalet taleplerini yükseltmeleri sonucunda olmuşken, bu davaların avukatları olan Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay’ın halen cezaevinde olduklarını da hatırlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

“OLAYLARIN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASI HUKUK DEVLETİ BAKIMINDAN ELZEMDİR”

Gökçen, Anayasa Mahkemesi karaına rağmen Galatasaray Meydanı’nın Cumartesi annelerine-insanlarına hala kapalı olduğuna işaret ederek “Adalet arayışını desteklemek isteyen yurttaşlarımızın hakkına her hafta engel olunuyor. Bu anayasaya aykırı yasağın sonlandırılması ve Cumartesi Annelerinin belirttiği gibi, olayların açıklığa kavuşturulması hukuk devleti bakımından elzemdir” dedi.

“‘İSİAS OTEL ORTAK DAVAMIZ’ DEMEYE, TÜM DAVALARI TAKİP ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

İsisas Otel Davası’na ilişkin de konuşan Gökçen, “İsias davası ve depremden etkilenen diğer illerde de takip ettiğimiz diğer davalar, yalnızca bugünün sorumlularının yargı önünde hesap verebilmesini değil, aynı zamanda bugünden itibaren yapılacak olan binaların nasıl bir mantıkla inşa edileceğini de gösterecektir. İhmal sonucunda yıkılmış olan bir yapıya izin veren, imza atan, denetleyen herkesin sorumluluğu vardır. Tam da bu yüzden ‘İsias otel ortak davamız’ demeye ve bu kapsamda açılmış olan tüm davaları takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“HERKES, YARGI ÖNÜNDE HESAP VERMELİDİR”

10 Ekim Gar Katliamı davasına dair de konuşan Gökçen, davadaki eksiklikleri anımsatarak   “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihinin en kanlı terör saldırısını bütün yönleriyle 8 yılda aydınlatamayacak bir devlet değildir. Bizzat terör saldırısını gerçekleştirenler ile ihmalleriyle katliamın boyutunun büyümesine sebep olan herkes, yargı önünde hesap vermelidir” açıklamasını yaptı.

“TAHİR ELÇİ SUIKASTI BİR AN ÖNCE AYDINLATILMALI, SORUMLULAR HESAP VERMELİ”

Tahir Elçi Davası’nda savcılığın sanık polislerin beraatine karar verilmesi yönünde bir mütalaada bulunmasına tepki gösteren Gökçen, “Türkiye’de faili meçhul cinayetler döneminin geride bırakılması gerekliliği söze gelince herkesçe paylaşılsa da bu davanın gidişatı hepimizi kaygılandırırken cezasızlık politikasının da sürdürüleceğini göstermektedir. Tahir Elçi suikastının bir an önce aydınlatılması ve tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi çağrımızı tekrarlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“CUMHURBAŞKANI GEÇ KALINMADAN CEZA HAFİFLETME VEYE KALDIRMA YETKİSİNİ EMEKLİ GENERALLER İÇİN KULLANSIN”

28 Şubat Davasında hükümlü olan emekli generaller, Çetin Doğan, Fevzi Türkeri, Yıldırım Türker, Temel Özkaynak ve Erol Özkasnak’ın olumsuz sağlık koşullarına rağmen cezaevinde tutulmalarını da gündemine alan Gökçen, Cumhurbaşkanı’nın anayasanın 104. maddesinde yer alan “Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletir veya kaldırır” yetkisini hatırlattı. Gökçen, “Geç kalınmadan bu yetkinin emekli generaller için de kullanılmasını bizler de talep etmeye, durumu yakından takip etmeye devam edeceğiz.

“HERKES İÇİN ADALET SAĞLANMASI AMACIYLA MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Bizler, hukukun gereği neyse onun yapılması, toplumun yakından takip ettiği birçok olayın her yönüyle aydınlatılması ve her kim olursa olsun, herkes için adalet sağlanması amacıyla mücadelemizi sürdüreceğiz. Adalet arayışı yükseldikçe, nerede bir zulme uğrayan varsa orada bizler çoğaldıkça, Türkiye’yi çok daha parlak bir geleceğe hep birlikte kavuşturabiliriz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcen-1-mayis-taksim-yasagina-tepki-gosterdi/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen’den mülakat uygulaması eleştirisi https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcenden-mulakat-uygulamasi-elestirisi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcenden-mulakat-uygulamasi-elestirisi/#respond Sun, 07 Jul 2024 09:00:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24059 CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, kamu personeli sınavları ve atamalarda mülakat uygulamasına ilişkin “Seçimi kaybeden AKP’nin alması gereken derslerden biri de mülakatları kaldırmaktır. Öğretmen atamasında mülakatta elenen onca başarılı genç, emeğinin karşılığını alamayacağı bir ülkede, boynu bükük yaşamak istemiyor” açıklamasını yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Adalet Bakanlığı’nın görevde yükselme sınavı ve öğretmen atamalarında mülakat sorununa ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gökçen’in açıklaması şöyle:

“Seçim sonuçları değişime dair umudun yüzleri bir nebze olsun güldürebileceğini gösterdi. Bu umut, yalnızca iktidar değişimi değil, tüm siyasetçilere verdikleri sözleri tutma, kibirli olmama, samimi bir siyaset yapma ödevi yükledi. Bu seçimde bir yanda Monako’da ıstakoz keyfi yapanlar varken diğer yanda Kent Lokantalarında karnını doyuranlar vardı. Kaybeden tarafta atanmayan öğretmeni görmeyenler, bir gencin gelecek kaygısıyla yaşadığı hayal kırıklığını hissedemeyenler, kibirden kendi siyasi hareketinin bile başladığı yeri çoktan unutmuş olanlar vardı.

Seçimi kaybeden AKP’nin alması gereken derslerden biri de mülakatları kaldırmaktır. Öğretmen atamasında mülakatta elenen onca başarılı genç, emeğinin karşılığını alamayacağı bir ülkede, boynu bükük yaşamak istemiyor. Ailesine tekrar tekrar atama haberlerini açıklarken, bir yandan sınava hazırlanıp diğer yandan her gün siyasilerden gelecek açıklamaları pür dikkat takip etmek zorunda kalmak istemiyor.

Adalet Bakanlığının görevde yükselme sınavlarında da benzer bir hayal kırıklığı hakim olmuş durumda. Yazılı sınavda çok yüksek puan alan onlarca vatandaşımız bize ulaşarak mülakatta elendiklerini, olumsuz sonuçlanan bazı mülakatların 1 dakika kadar kısa sürdüğünü, bazı mülakatların ise iyi geçmesine rağmen sonucun hayal kırıklığı olduğunu ifade ediyorlar. Bu mülakatlarda neler yaşandığının, hangi soruların sorulduğunun ve vatandaşlarımızın iddialarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

İşinde iyi olanın değil, ‘dayısı olanın’ ödüllendirildiği sistem, artık yalnız bizim sözümüz değil, vatandaşın gerçeği haline geldi. Torpil ve kayırmacılık, yalnızca emek hırsızlığına yol açmıyor. Aynı zamanda insanların birbirine güvenmediği, başarının sorgulamayla karşılandığı, iş etiği ve sorumluluk duygusunun bir değer olmaktan çıktığı, dayanışmadan uzak bir toplum yaratmış oluyor. Bu nedenlerle mülakatların kaldırılmasını yüz binlerce genç gibi bizler de bekliyoruz. AKP’nin sandıktan alması gereken ilk mesajlardan biri budur.”

Gökçen, 1 Nisan’da sonuçları açıklanan Adalet Bakanlığı bünyesinde merkez ve taşra teşkilatı için yapılan “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı”yla ilgili Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle 4 Nisan’da TBMM Başkanlığı’na soru önergesi vermişti. Gökçen, Bakan Tunç’a şu soruları yöneltmişti:

“-Basına yansıyan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı kapsamında gerçekleştirilen yazılı sınav veya sözlü mülakatlarda ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaç çocuğu vardır?’ ve ‘Hz. Muhammed’in çocuklarının isimleri nelerdir?’ sorularının sorulduğu iddiaları doğru mudur? Eğer iddialar doğru ise bu soruların yanıtlarının mesleğin gerektirdiği niteliklerle ilgisi nedir?

-Basına yansıyan yazı işleri müdürlüğü mülakat sonuçları henüz açıklanmadan kazanan adayların aranarak kazandıklarının haber verildiği iddiaları doğru mudur?

-Mülakatlar ne kadar sürmüştür? Basına yansıyan 45 saniye süren mülakatlar sonucu başarısız kararı verilen adayların olduğu iddiaları doğru mudur?

-Basına yansıyan 12-18 yıldır çalışmakta olan ve 80 üzeri puan alan katiplerin başarısız, 6-7 yıllık 70-72 puan arası alan katibin başarılı olduğu iddiası doğru mudur?”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcenden-mulakat-uygulamasi-elestirisi/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan: Hatay’da meşruiyeti tartışmalı bir kişi belediye başkanı olacak https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-hatayda-mesruiyeti-tartismali-bir-kisi-belediye-baskani-olacak/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-hatayda-mesruiyeti-tartismali-bir-kisi-belediye-baskani-olacak/#respond Mon, 24 Jun 2024 22:48:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22676 CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, ” Hatay’da siyasal baskılarla seçim kurulları üzerinden alınacak bir mazbata ne hukukidir ne de meşrudur. Geçersiz oylar yeniden sayılmazsa ve mazbata AKP adayına verilirse Hatay’da meşruiyeti tartışmalı, hukuki meşruiyeti tartışmalı bir kişi belediye başkanı olacaktır.” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcıları Murat Bakan, Gökçe Gökçen ve Meryem Gül Çiftçi Binici, Hatay’daki seçim sonuçlarına yaptıkları itirazlara ilişkin parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Bakan, 5 gün boyunca Hatay’da tüm itiraz sürecini yürüttüklerini söyledi.

Hatay’da siyasal ve hukuki boyut iki farklı durum olduğunu belirten Bakan, “Biz tüm ilçelerde geçersiz oyların sayılmasıyla ilgili itirazlarımızı yaptık. Mesela Antakya 1 Nolu Seçim Kurulu’nda gerekçesi belirtilmeyen geçersiz oyların sayılmasıyla ilgili itirazımız, 3 defa oylamada ‘Sayılsın’ denmesine rağmen ara verilerek, siyasal iktidar tarafından telefonlarla baskı yapılarak dördüncü defa oylamayla reddedilmiştir.” diye konuştu.

Hukuki süreci dört başı mamur yürüttüklerini ifade eden Bakan, “Hatay’da siyasal baskılarla seçim kurulları üzerinden alınacak bir mazbata ne hukukidir ne de meşrudur. Geçersiz oylar yeniden sayılmazsa ve mazbata AKP adayına verilirse Hatay’da meşruiyeti tartışmalı, hukuki meşruiyeti tartışmalı bir kişi belediye başkanı olacaktır.” dedi.

“Hepimizin gözü Hatay’da”

Meryem Gül Çiftçi Binici de partisinin 31 Mart günü büyük bir sınav verdiğini belirtti.

Seçimin ardından itiraz sürecini yakından takip ettiklerini söyleyen Binici, Ardahan’da, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde ve Kütahya Merkez’de olduğu gibi ülkedeki bütün seçim çevrelerinde itiraz sürecini yönettiklerini anlattı.

Binici, şöyle konuştu:

“Ancak biliyoruz ki hepimizin gözü Hatay’da. Şu anda Yüksek Seçim Kurulu Sistemi’nde Hatay Büyükşehir Belediyesi oylarında partimizin oyları ve AKP arasındaki oy durumu sadece 2 bin 569’dur. Burada dikkat çekmek istediğimiz nokta şudur; Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde geçersiz oyların toplamı 38 bin 888’dir.”

Binici, Kütahya ve Gaziosmanpaşa’da AK Parti’nin itirazları aynı gerekçelerle kabul edilirken Hatay’da kendilerinin aynı gerekçeyle bulundukları başvurunun “hukuksuz bir şekilde” reddedildiğini savundu.

“Lütfü Savaş ve AKP’li aday arasındaki fark 2 bin 569’a kadar gerilemiş durumda”

Gökçe Gökçen ise Hatay’daki durumu anlık olarak takip ettiklerini bildirdi.

Bundan sonraki sürecin büyük ölçüde YSK’da olduğunu belirten Gökçen, şöyle devam etti:

“İlk gün gittiğimiz zaman Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Lütfü Savaş ve AKP’li aday arasındaki fark 3 bin 890 olarak görünüyordu. Bugün itibariyle 2 bin 569’a kadar gerilemiş durumda. Bu sadece ilk itirazlar maddi hataların düzeltilmesi başvuruları sonucunda gerçekleşti. ‘Tek bir oyun bile peşine düşeceğiz’ diye ilk günden söylemiştik. 1455 oyumuzun vaktinde hukuka aykırı şekilde yazılmamış olduğunu tespit etmiş olduk ve süreç devam ediyor.”

Gökçen, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı oylarında toplam geçersiz oy sayısının yaklaşık 38 bin 900 olduğunu aktararak, şöyle konuştu:

“298 sayılı Seçim Kanunu’na göre bir geçersiz oy varsa o oyun neden geçersiz sayıldığının gerekçesinin tutanağı işlenmiş olması gerekiyor. Fakat gördük ki Hatay’da birçok geçersiz oyun gerekçesi bu şekilde yazılmamış. Geçersiz oyların sayısı iki aday arasındaki oy farkının 15 katını geçer duruma geldi artık. Dolayısıyla bizim itirazlarımızın sonucu artık seçim sonuçlarına kolaylıkla etki edebilecek bir noktaya gelmiş durumda.”

YSK’nin hukuka uyması ve objektif olması gerektiğini belirten Gökçen, “Biz sadece CHP olarak değil veya sadece bize oy veren seçmenin iradesi ortaya çıksın diye değil ama daha geçtiğimiz yıl Hatay halkının iradesinin ortaya çıkması için geçersiz oyların yeniden sayılmasını ve hakkımız olanın Hatay halkına iade edilmesini bekliyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-hatayda-mesruiyeti-tartismali-bir-kisi-belediye-baskani-olacak/feed/ 0