Görüşme – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 02 Aug 2024 01:36:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP PM Üyesi Ali Abbas Ertürk: Hedefimiz 2028’de iktidar olmak https://www.haber28.com.tr/chp-pm-uyesi-ali-abbas-erturk-hedefimiz-2028de-iktidar-olmak/ https://www.haber28.com.tr/chp-pm-uyesi-ali-abbas-erturk-hedefimiz-2028de-iktidar-olmak/#respond Fri, 02 Aug 2024 01:36:45 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28961

KEMAL ONUR ATALAY

(AKSARAY) – CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Ali Abbas Ertürk, “Hedefimiz 2028’de iktidar olabilmek. Bizi polemik çukuruna çekmeye çalışanlara dönüp bakmayacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi daima ileri bakacağız” dedi. Ertürk, anayasa değişikliği görüşmelerine ilişkin “CHP’nin öncelik sorunu yeni anayasa değil. Ülkemizin gündeminde açlık var, yoksulluk var, pahalılık var, önce bunlarla mücadele edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

CHP PM Üyesi Ali Abbas Ertürk, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ertürk, CHP Genel başkanı Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görüşmesinin gündem olmasının ülkedeki siyasi atmosferin normal dışı olmasından kaynaklandığını ifade ederek şunları söyledi:

“Kuzey Kore-Güney Kore liderinin buluşması kadar gündemde kaldıysa, demek ki siyasette toplum olarak kutuplaşma, ayrışma çok ileri boyutlara varmış. Oysa demokratik ülkelerde bir ülkenin cumhurbaşkanının, başbakanının ya da o ülkenin ana muhalefet liderinin herhangi bir başka muhalefet lideri ile görüşmesi çok doğaldır. Normal şartlarda iki liderin görüşmesi belki o gün manşetlerde bir günlük bir haber olarak kalır. Ülkemizde bu görüşmenin ne kadar anlamlı bir gelişme olduğunu göstermektedir. Bizim için gayet doğal, normal bir görüşme oldu. Bu görüşme Sayın Erdoğan’a göre normal bir görüşme olmamış olabilir. Çünkü uzun zamandır muhalefete kapılarını kapatmıştı, biz o zaman da diyalog yanlısıydık. Bu ülkenin cumhurbaşkanı ile ülkenin sorunlarının konuşulması için her zaman Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu savunmuş bir partiyiz. Bildiğiniz gibi Genel Başkanımız tarafından Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşme talebi iletilmişti. Cumhurbaşkanı da bu görüşmeye olumlu karşılık verdi. Tabii ki görüşmenin içeriği hakkında çok fazla detaya girmek doğru değil. İki lider bu konuda basına bir açıklama yapmama kararı aldı, bizim de onun dışına çıkmamız mümkün değil.”

“BOŞ KOLTUKLA ERDOĞAN MESAJ VERMEK İSTEDİ”

Görüşmede boş koltukla Erdoğan’ın bir mesaj vermek istediğini ifade eden Ertürk sözlerine şu şekilde devam etti:

“Görüşmede boş koltuk şık bir davranış değil. Boş koltukla ‘Ben AK Parti Genel Başkanı olarak değil Cumhurbaşkanı sıfatımla sizinle görüşmek istiyorum’ mesajını vermek istemiş olabilir. Tabii burada iki önemli hata söz konusu. İki siyasi partinin genel başkanı ve genel başkanlık makamında Cumhurbaşkanlığı forsunun kullanılması devlet gelenekleri açısından son derece sıkıntılı ve yanlış bir durum. İkincisi ise olayın nezaket boyutu. Ben kendi adıma söylüyorum, Sayın Genel Başkanımız bu konuda bir değerlendirme yapmadı ama nezaket kuralları açısından da şık olmayan bir davranıştı. Yine de ülkenin önemli sorunlarının gündeme alındığı görüşmede, bir koltuk oturma düzenini krize çeviremezdik, bu da doğru olmazdı. Çünkü o görüşmeye umut bağlayan milyonlarca insan vardı, kabul etseniz de etmeseniz de, sevseniz de sevmeseniz de bu ülkenin iktidarını yöneten Sayın Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümeti. Dolayısıyla iktidarda kaldığı sürece bu konuların ve sorunların muhatabı Erdoğan. Sayın Genel Başkanımız böyle bir görüşme talep etti, burada önemli sorunları Sayın Cumhurbaşkanına iletti. Yaşanılan ekonomik kriz, emeklilerin geçinememesi, adaletsizlik, birçok yargı kararının uygulanmaması ve hükümetin bugüne kadar yapmış olduğu yanlışları direkt olarak muhatabına söyleme imkanı bulduk.

“ÖNCE MEVCUT ANAYASAYA UYARAK GEREĞİNİ YAPACAKSINIZ”

Özel ve Erdoğan görüşmesinde nelerin konuşulduğuna ilişkin olarak Ertürk, şunları söyledi:

“Görüşmede yeni anayasa konusu da gündeme geldi. Numan Kurtulmuş’un Genel Başkanımızı ziyaretinde, Genel Başkanımız Özgür Özel yeni anayasa ile ilgili görüşlerini basın önünde tüm kamuoyuyla paylaşmıştı. Modern tarzda hak ve özgürlükleri özgürleştiren bir anayasanın yapılmasını Cumhuriyet Halk Partisi olarak yeri ve zamanı gelince mutlaka görüşmekten mutluluk duyarız. Ama şu an Cumhuriyet Halk Partisi’nin öncelik sorunu yeni anayasa değil. Ülkemizin gündeminde açlık var, yoksulluk var, pahalılık var, önce bunlarla mücadele edilmesi gerekiyor. Genel Başkanımızın da kamuoyuna deklare ettiği gibi önce mevcut anayasaya uyacaksınız, o anayasanın gereğini yapacaksınız, ondan sonra ‘ya bu anayasa artık dar geliyor toplumun beklentilerini karşılamıyor’ dersiniz. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi değil ülkenin tüm muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, önemli kesimleri bir araya gelip önemli bir anayasa konusunda yeri ve zamanı gelince belki bu konu konusunda konuşulur” dedi.

Ertürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP’ye yapacağı ziyarete ilişkin “Bu bir teşekkür ziyareti olacak. Ama henüz netleşmiş bir tarih yok” açıklamasını yaptı.

“DİYALOG KAPISINI KAPATMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİL”

İYİ Parti’deki bayrak değişimine de değinen Ertürk şunları ifade etti:

“Halkımız 31 Mart yerel seçimlerinde İYİ Parti’yi cezalandırdı. Geri kalan 4 partinin toplamı da ülke genelinde yüzde 1,2 gibi bir orana indi. Cumhuriyet Halk Partisi’ne seçmen dedi ki, ‘Sen geçmiş hatalarından ders çıkardın, iç hesaplaşmalarını yaptın. Kendi içindeki değişimi dönüşümü sağladın, sana yol açıyorum’ mesajını verdi. CHP, kasım ayında yapmış olduğu kurultayda hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etseydi, üzülerek ifade ediyorum Cumhuriyet Halk Partisi de 6’lı masanın diğer partileri gibi yaşadığı hazin sonu yaşayacaktı. Sayın Genel Başkanımız, İYİ Parti kurultayından sonra basın aracılığıyla Sayın Müsavat Dervişoğlu’nu tebrik etti, hayırlı olsun ziyaretini yapacağını söyledi.  Bizim İYİ Parti’ye başta olmak üzere muhalefetin diğer partilerinin tabanlarıyla hiçbir sorunumuz yok. Dolayısıyla bizim muhalefetteki diğer partilere sırt dönmemiz, diyalog kapısını kapatmamız söz konusu olamaz. Siyasetteki en önemli duygu vefadır. Strateji yanlış da olsa doğru da olsa biz kol kola omuz omuza bir çalışma yaptık, bir yol yürüdük. Benim milletvekilliği döneminde kendi adaylarıymış gibi çalışan, oy oranına bakmaksızın partilerin örgütlerine teşkilatlarını tabanına haksızlık yapmış olurum. Benim için vefa duygusu önemlidir, hepsi bizim arkadaşımız ve dostumuzdur. “

“HEDEFİMİZ 2028’DE İKTİDAR OLMAK”

Siyasi hedef olarak AK Parti’nin yanlışlarına, vermediği hizmetlere baktıklarını belirten Ertürk, “Ben il başkanlığı yaptığım dönemlerde kamudaki yolsuzluklar ve soygunlarla ve milletvekilinin yapmış olduğu yolsuzluklarla uğraştım. Mobbinglerle uğraştım, hiçbir zaman bir muhalefet partisine muhalefet etmeyi düşünmedim. O gün hangi noktada isek bugün de aynı düşünceyle devam ediyoruz. 14 Mayıs seçimleri hakkında konuşmak için çok geç, biz artık 31 Mart seçimlerini bile geride bıraktık. Sayın Genel Başkanımız, Parti meclisinde yaptığı bir konuşmada ‘1 Nisan benim için 31 Mart’ın bir gün sonrası değil 2028 seçimlerinin ilk günü’ demişti. Önümüze iktidarı koydu. CHP olarak 2028 ya da daha önce yapılacak bir seçimde iktidara odaklandık. Biz toplumun bize bağladığı umudu 2023’te yerle bir etmiştik. Şimdi ikinci kez insanların umudunu hayallerini yıkma gibi bir şeye sahip değiliz. Bu bilinçle de biz Anadolu’yu karış karış geziyoruz. Yarın Hatay’da ben olacağım, başka arkadaşlarımız başka illerde çalışmalar yaparak toplumun sorunlarını yakından takip etmeye devam edecek. Hedefimiz 2028’de iktidar olabilmek. Bizi polemik çukuruna çekmeye çalışanlara dönüp bakmayacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi daima ileri bakacağız” diye konuştu.

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-pm-uyesi-ali-abbas-erturk-hedefimiz-2028de-iktidar-olmak/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu/#respond Wed, 31 Jul 2024 09:00:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28700 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan Ayşe Ateş, “Biz devletini seven insanlarız. Devletimi düşünerek bugüne kadar ben hep sağduyulu davrandım. ve ülke belki bir iç karışıklığa gidebilirdi. Ben bunun önüne geçmek için acımı bir kenara bırakarak gerçekten büyük bir mücadele de verdim aynı zamanda. Ama benim verdiğim özverili mücadelenin karşılığı bu olmamalıydı. Hiçbir şekilde karşılığını alamadım” dedi. Ateş, Özel ile görüşmesine ilişkin de “Davanın takipçisi olacağını, her anlamda; hukuki anlamda da siyasi anlamda da sosyal anlamda da manevi anlamda da arkamızda olduğunu, bize destek vereceğini kendisi dile getirdi” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkez’de, 30 Aralık 2022’de Ankara Çukurambar’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü. Görüşme öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Ayşe Ateş’in kendisinden randevu talep ettiğini söylemişti.

Özel ile Ateş’in görüşmesi yaklaşık yarım saat sürdü. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından Ayşe Ateş, gazetecilerin soruları üzerine açıklamalarda bulundu. Ateş, şöyle konuştu:

“BU İDDİANAME YA GERİ ÇEVRİLECEK YA DA BİZ YENİDEN YAZDIRACAĞIZ”

“Benim ifademde de siyasi isimler vardı. Benim ifadem iddianamede yok. Başka ifade veren arkadaşların ifadeleri de aynı şekilde iddianameye eklenmemiş. İçi boş, uç uca eklenmiş sanki çok basit bir cinayet, alacak-verecek kavgası gibi bize servis edilen bir iddianame var ortada. İddianame bile diyemeyeceğim, böyle bir iddianame olmaz çünkü. Bu iddianame ya geri çevirilecek ya da biz bu iddianameyi yeniden yazdıracağız. Vereceğimiz dilekçelerle, sunacağımız delillerle… Çünkü var olan şeyleri bile eklememişler, koymamışlar. Bugüne kadar umutla bekledik. Hukukun işleyeceğini, devletimizin bu işi çözeceğine ama maalesef umutlarımız burada tükendi diyebilirim. Mücadele vermeye devam edeceğim. Nereye, ne kadar gücüm yeterse, gücüm yettiği kadar. Hiç kimseynin bundan şüphesi olmasın. Kimsenin de yanına kalmayacak.”

“GİZLİLİK KARARI KALKTIKTAN SONRA İFADEMİ BASINLA PAYLAŞACAĞIM”

Ateş, siyasi destekçilerin isimlerinin sorulması üzerine, “Gizlilik kararı kalktıktan sonra ifademi basınla paylaşacağım. Orada göreceksiniz. O sebeple şimdi bu isimleri zikretmek istemiyorum” ifadelerini kullandı.

“ÖZGÜR ÖZEL, HER ANLAMDA BİZE DESTEK VERECEĞİNİ SÖYLEDİ”

Ateş, Özel ile görüşmesine ilişkin olarak da şunları söyledi:

“Özellikle bunu rica etmek için geldim kendisinden. Durumu daha detaylı bir şekilde onunla görüştüm. Kendisi de sağ olsun bize, uzun bir vakit ayırdı. Çok ilgilendi. Çok teşekkür ediyorum sizin huzurunuzda kendisine. Davanın takipçisi olacağını, her anlamda; hukuki anlamda da siyasi anlamda da sosyal anlamda da manevi anlamda da arkamızda olduğunu, bize destek vereceğini kendisi dile getirdi. Teşekkürlerimizi ileterek yanından ayrıldık.”

“ACIMI KENARA BIRAKTIM AMA KARŞILIĞI BU OLMAMALIYDI”

Ateş, bundan sonraki sürece ilişkin şöyle konuştu:

“Zor bir süreç var. Onu görüyorum. Çok zor, yorucu. Ama sonuç elde edene kadar, nereye kadar giderse… Biz devletini seven insanlarız. Devletimi düşünerek bugüne kadar ben hep sağduyulu davrandım. Acımı bir kenara bıraktım. Çünkü gayet her şey ortadaydı. ve ülke belki bir iç karışıklığa gidebilirdi. Ben bunun önüne geçmek için acımı bir kenara bırakarak, gerçekten büyük bir mücadele de verdim aynı zamanda. Ama benim verdiğim özverili mücadelenin karşılığı bu olmamalıydı. Hiçbir şekilde karşılığını alamadım. Ama bu cinayetin failleri önünde sonunda hesap verecek, yargılanacak, yargılanması için de yanımızda duran tüm siyasetçilerle birlikte, sosyal anlamda da diğer anlamda kim varsa yanımızda onlarla birlikte bu yolu yürüyeceğiz.”

CUMHURBAŞKANI’NA SESLENDİM, ‘ZAMAN VAR’ DEDİLER. BEKLİYORUM”

Ayşe Ateş, “İktidardan herhangi bir destek görebiliyor musunuz” sorusuna, “Bekliyorum. Seslendim ve bir cevap bekliyorum, kendisinden hala. İnşallah çağıracağını düşünüyorum. Bekliyoruz. ‘zaman var’ dediler. Henüz net bir şey yok.” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: CHP’yi kimse karıştıramaz, iktidar olacağız https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-chpyi-kimse-karistiramaz-iktidar-olacagiz/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-chpyi-kimse-karistiramaz-iktidar-olacagiz/#respond Wed, 31 Jul 2024 08:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28690 HABER: OGÜN AKKAYA/ KAMERA: UĞUR DEMİRCİ

(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı. Özel, törenin ardından gazetecilerin “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu” iddiasıyla ilgili soruları üzerine “Hiç kimse korkmasın. CHP’yi topuyla, tüfeğiyle, tankıyla darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle özgüvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var daha iktidar olacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı. Törenin ardından mezarlıktan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde generallerle ilgili bir talimatı olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi:

“İki genel başkan bir görüşme yaptıktan sonra ya ortak bir açıklama yapılır ya da herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir. Diğeri son derece müzakere tekniğine aykırıdır. Ben şöyle dedim, bana böyle dediler dediğinizde, görüşmenin belli seyrini, bundan sonra olabilecek olumlu görüşmeleri engellemiş olursunuz. Ben gazetecilik merakına sonuna kadar saygılıyım ancak bu cevap için muhatap ben değilim. Benim söylemem doğru olmaz. Ben sadece kendimin ne yaptığını söyleyebilirim. Biz detaylı bir dosya hazırlamıştık. O dosyayı, Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede gündemimize aldık, üzerinde konuştuk. Ben bu konuda, önümüzdeki günlerde olumlu gelişmeler olacağını ümit ediyorum, bu ümidimi koruyorum. Dikkatle takip edeceğiz. Belki Sayın Erdoğan bu konuda bir açıklama yaparsa ondan sonra o günle ilgili diğer detaylar aleniyet kazanabilir. Ama benim aksini yapmam müzakere tekniğine uygun bir davranış olmaz.

Herkesin içi rahat olsun. Gezi davasında da 28 Şubat davasında da yaşanan hukuksuzluklar ve toplumdaki tüm beklentiler, yani önceden bir gündem hazırladığımızı söylemiştim. O gündem içindeki herhangi bir madde konuşulmadan o toplantıdan ayrılınmadı. O gün de söylemiştim, daha önce söylediğimiz her şey ve daha fazlası toplantıda konuşuldu. Büyük bir nezaket ile karşılıklı müzakere edildi, görüş alışverişi yapıldı. Bizim tarafımızdan belli talepler çok net şekilde dillendirildi. Ben marj içinde kalmak zorundayım.”

Özel, Sinan Ateş iddianamesi ile ilgili soru üzerine şöyle konuştu:

“Sinan Ateş iddianamesi le ilgili kapsamlı bir çalışma ve açıklama yapacağız. Ancak iddianame hem aileyi son derece rahatsız etmiştir hem de Türkiye’deki gerçekten adalet isteyen herkesi rahatsız etmiştir. İddianameyi hazırlayan savcının görevi şudur; delilleri toplamak, şahitleri dinlemek, soruşturmayı genişletmek ve en geniş şekilde yargılanma safhası gelmeden önce iddianameyi hazırlamak. Kamuoyunun kapsamı savcıdan geniş. Sizler savcıdan daha çok şey biliyorsunuz. İddianamenin özelliği şudur; iddianameyi okuduğunuzda haber yaparsınız. İddianame ile ilgili yapılan haberler, iddianamede bir şey olmadığına yönelik. İddianamede yeni bilgiler yok. Sizlerden birisi eline kalem alsa daha güçlü bir iddianame yazar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

Bu arada Sayın Ayşe Ateş -Sinan Ateş’in eşi- bizden bir randevu talebi olmuştu. Kendisiyle bugün görüşeceğiz. Kendisinin bu konuyla ilgili topluma mal olan tepkisini biz de sizlerle takip ettik. Onun dışında kendisiyle de görüştükten sonra dah fazla, daha net şeyler söyleme imkanı buluruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iade-i ziyaretine ilişkin tarihin netleşip netleşmediği sorusu üzerine Özel, “Bize henüz böyle bir başvuru yapılmadı. Böyle bir talepte bulunulacağını biliyoruz. Tarih netleşince açıklanır” dedi.

Özel, yapmayı planladığı Filistin ziyareti ile ilgili soru üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Biraz önce Deniz Gezmiş’in Filistin’deki arkadaşı İsa’nın, Deniz Gezmiş’in istediği ‘Filistin Şiiri’ kitabının Türkçe’ye çevrilmesinden sonra, Gezmiş’in vefatının ardından o kitabı alıp hayatının sonuna kadar saklamış, ölüm döşeğindeyken iki sene önce oğluna emanet etmiş, ‘Türkiye’de Deniz Gezmiş’in yolundan giden birini bul, bu kitabı ona ver’ demiş. Geçen hafta bana Filistinli öğrencilerin başkanı geldi ve ‘İsa’nın oğlu bu kitabı size vermemi istedi’ dedi. Biz o kitabı aldık ve benden sonraki CHP Genel Başkanı’na teslim etmek üzere partimizde hatta müzemizde yıpranmaması, kaybolmaması için sergileyeceğiz. Benden sonraki sayın genel başkana devir teslim töreninde arz edeceğim. Çünkü Deniz Gezmiş’in yolu, bütün CHP’lilerin yoludur.”

“Görüşmeden sonra bazı iddialar da ortaya atıldı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir” sorusu üzerine Özel, şu yanıtı verdi:

“47 yıl seçim kazanamamanın verdiği özgüvensizliği atamamış bazı arkadaşlarımızın değerlendirmeleri. Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam. Kayıt dışı siyasete karşıyız. Her şeyi gözlerinizin önünde yapıyoruz, açıklıyoruz, çalışıyoruz. Gayret ediyoruz. Hiç kimse korkmasın. CHP’yi topuyla, tüfeğiyle, tankıyla darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle özgüvensiz sorularla, özgüvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var daha iktidar olacağız.”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-chpyi-kimse-karistiramaz-iktidar-olacagiz/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeye ilişkin konuştu https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorusmeye-iliskin-konustu/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorusmeye-iliskin-konustu/#respond Wed, 31 Jul 2024 07:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28681 İdam edilişlerinin 52. yıl dönümünde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın mezarları başında gerçekleşen anma töreninde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleşen görüşmeye ilişkin “Herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki heyet, Karşıyaka Mezarlığı’na giderek idam edilişlerinin 52. yıl dönümünde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı mezarı başında andı. Özel ve beraberindeki heyet önce 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu ve ardından Deniz Gezmiş’in mezarına karanfil bıraktı. Anma töreninin ardından mezar başında konuşma gerçekleştiren Özel, “Buradan sesleniyoruz. ODTÜ öğrencileri 25 yaşında günahsız çocukların yazdıkları yazının olduğu stadyumda geleneksel tören yapmak isteyince onun karşısına polis, jandarma çıkaranlar neyin yumuşamasından bahsediyorlar. Hadi görelim yarın yumuşayalım, Deniz’in, Yusuf’un ve Hüseyin’in hatırasına, ODTÜ’deki kardeşlerimize saygı gösterin bir görelim bakalım nasıl oluyor bu yumuşama. Taksim yasak yumuşayalım, Devrim Stadı yasak normalleşelim” diye konuştu.

“Herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir”

Özel, mezar başındaki konuşmasının ardından basın mensuplarını sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptıkları görüşmede tutuklu generallere ilişkin Erdoğan’ın “talimat verdim” ifadelerini kullandığına yönelik soru üzerine, Özel, “İki genel başkan bir görüşme yaptıktan sonra ya ortak bir açıklama yapılır ya da herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir. Diğeri son derece müzakere tekniğine aykırı bir iştir. ‘Ben şöyle dedim, bana böyle dediler’ dediğinizde görüşmenin belli seyrini, bundan sonra olabilecek olumlu görüşmeleri engellemiş olursunuz” dedi.

“Bizim tarafımızdan belli talepler çok şey net şekilde dillendirildi”

Erdoğan’la görüşmelerinde Gezi Parkı ve 28 Şubat davası gibi konuların da gündeme geldiğini söyleyen Özel, “Daha önce söylediğimiz her şey ve daha fazlası toplantıda konuşuldu ve büyük bir nezaketle karşılıklı müzakere edildi. Görüş alışverişi yapıldı. Bizim tarafımızdan belli talepler çok net şekilde dillendirildi. Ben bu marj içinde kalmak durumundayım” diye konuştu.

Sinan Ateş iddianamesine ilişkin soruya ise Özel, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamenin hem Ateş’in ailesini, hem de kamuoyunu rahatsız ettiğini dile getirdi.

Sinan Ateş’in eşinin kendisinden randevu talebinde bulunduğunu ve bugün görüşeceklerini kaydeden Özel, “Ondan sonra da kendisinin tabii bu konuyla ilgili topluma mal olan tepkisini hep birlikte biz de sizlerden takip ettik. Onun dışında kendisiyle de görüştükten sonra daha fazla, daha net bir şeyler söyleme imkanı bulursunuz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından iadeiziyaret talebinin olup olmadığı hakkındaki soruya ise Özel, “Bize henüz böyle bir başvuru yapılmadı. Böyle bir talepte bulunulacağını biliyoruz. Netleşen bir tarih olduğunda zaten açıklanır” cevabını verdi.

CHP içinde karışıklıklar olduğuna dair iddialar hakkındaki soru üzerine de Özel, “Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir? Kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir? Bunlar öz güvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam kayıt dışı siyasete karşıyız. Her şeyi gözlerinizin önünde yapıyoruz. Açıklıyoruz, çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Hiç kimse korkmasın. Cumhuriyet Halk Partisi’ni tankıyla, topuyla, tüfeğiyle darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle öz güvensiz sorularla, öz güvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var, daha iktidar olacağız” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorusmeye-iliskin-konustu/feed/ 0
Özel’den “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde karışıklık planı var” iddialarına yanıt https://www.haber28.com.tr/ozelden-cumhurbaskani-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-iddialarina-yanit/ https://www.haber28.com.tr/ozelden-cumhurbaskani-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-iddialarina-yanit/#respond Wed, 31 Jul 2024 07:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28675 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı.

“KENDİMİZE GÜVENİMİZ TAM”

Burada açıklamalarda bulunan Özel’e AK Parti Genel Merkezi’nde görüşme gerçekleştirdiği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde karışıklık planladığına yönelik iddialar soruldu. Özel “Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam” yanıtını verdi.

“GENERALLERLE İLGİLİ DETAYLI BİR DOSYAYI KONUŞTUK”

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde generallerle ilgili bir talimatı olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi; “İki genel başkan bir görüşme yaptıktan sonra ya ortak bir açıklama yapılır ya da herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir. Diğeri son derece müzakere tekniğine aykırıdır. Ben şöyle dedim, bana böyle dediler dediğinizde, görüşmenin belli seyrini, bundan sonra olabilecek olumlu görüşmeleri engellemiş olursunuz. Ben gazetecilik merakına sonuna kadar saygılıyım ancak bu cevap için muhatap ben değilim. Benim söylemem doğru olmaz. Ben sadece kendimin ne yaptığını söyleyebilirim. Biz detaylı bir dosya hazırlamıştık. O dosyayı, Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede gündemimize aldık, üzerinde konuştuk. Ben bu konuda, önümüzdeki günlerde olumlu gelişmeler olacağını ümit ediyorum, bu ümidimi koruyorum. Dikkatle takip edeceğiz. Belki Sayın Erdoğan bu konuda bir açıklama yaparsa ondan sonra o günle ilgili diğer detaylar aleniyet kazanabilir. Ama benim aksini yapmam müzakere tekniğine uygun bir davranış olmaz.

“BÜYÜK BİR NEZAKETLE MÜZAKERE EDİLDİ”

Herkesin içi rahat olsun. Gezi davasında da 28 Şubat davasında da yaşanan hukuksuzluklar ve toplumdaki tüm beklentiler, yani önceden bir gündem hazırladığımızı söylemiştim. O gündem içindeki herhangi bir madde konuşulmadan o toplantıdan ayrılınmadı. O gün de söylemiştim, daha önce söylediğimiz her şey ve daha fazlası toplantıda konuşuldu. Büyük bir nezaket ile karşılıklı müzakere edildi, görüş alışverişi yapıldı. Bizim tarafımızdan belli talepler çok net şekilde dillendirildi. Ben marj içinde kalmak zorundayım.”

SİNAN ATEŞ İDDİANAMESİ

Özel, Sinan Ateş iddianamesi ile ilgili soru üzerine şöyle konuştu; “Sinan Ateş iddianamesi le ilgili kapsamlı bir çalışma ve açıklama yapacağız. Ancak iddianame hem aileyi son derece rahatsız etmiştir hem de Türkiye’deki gerçekten adalet isteyen herkesi rahatsız etmiştir. İddianameyi hazırlayan savcının görevi şudur; delilleri toplamak, şahitleri dinlemek, soruşturmayı genişletmek ve en geniş şekilde yargılanma safhası gelmeden önce iddianameyi hazırlamak. Kamuoyunun kapsamı savcıdan geniş. Sizler savcıdan daha çok şey biliyorsunuz. İddianamenin özelliği şudur; iddianameyi okuduğunuzda haber yaparsınız. İddianame ile ilgili yapılan haberler, iddianamede bir şey olmadığına yönelik. İddianamede yeni bilgiler yok. Sizlerden birisi eline kalem alsa daha güçlü bir iddianame yazar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

AYŞE ATEŞ İLE GÖRÜŞECEK

Bu arada Sayın Ayşe Ateş -Sinan Ateş’in eşi- bizden bir randevu talebi olmuştu. Kendisiyle bugün görüşeceğiz. Kendisinin bu konuyla ilgili topluma mal olan tepkisini biz de sizlerle takip ettik. Onun dışında kendisiyle de görüştükten sonra dah fazla, daha net şeyler söyleme imkanı buluruz.”

ERDOĞAN’IN ZİYARET TARİHİ NET DEĞİL

Erdoğan’ın iade-i ziyaretine ilişkin tarihin netleşip netleşmediği sorusu üzerine Özel, “Bize henüz böyle bir başvuru yapılmadı. Böyle bir talepte bulunulacağını biliyoruz. Tarih netleşince açıklanır” dedi.

“ÖZGÜVENSİZ DÖNEMDEN KALAN MESELELER”

“Görüşmeden sonra bazı iddialar da ortaya atıldı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir” sorusu üzerine Özel şu yanıtı verdi; “47 yıl seçim kazanamamanın verdiği özgüvensizliği atamamış bazı arkadaşlarımızın değerlendirmeleri. Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam. Kayıt dışı siyasete karşıyız. Her şeyi gözlerinizin önünde yapıyoruz, açıklıyoruz, çalışıyoruz. Gayret ediyoruz. Hiç kimse korkmasın. CHP’yi topuyla, tüfeğiyle, tankıyla darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle özgüvensiz sorularla, özgüvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var daha iktidar olacağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozelden-cumhurbaskani-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-iddialarina-yanit/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile yapılan görüşmeyi değerlendirdi https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kemal-kilicdaroglu-ile-yapilan-gorusmeyi-degerlendirdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kemal-kilicdaroglu-ile-yapilan-gorusmeyi-degerlendirdi/#respond Tue, 30 Jul 2024 04:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28407 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile dün yaptığı görüşmeye ilişkin, “Sayın Genel Başkan’ımızla hem çok faydalı hem bugüne kadar en rahat ve en keyifli yemeğimizi yedik. İki taraf da kazanan tarafta sonuçta. CHP kazanınca mevcut genel başkanı da bir önceki genel başkanı da keyifleniyor.” dedi.

Özel, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ı 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin ardından ilk kez ziyaret etti.

Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Özel ve Yavaş, Belediye Meclis Salonu’nda CHP’nin Ankara ilçe belediye başkanları ve belediye meclis üyeleriyle toplantı yaptı. Toplantının çıkışında ise Özel ve Yavaş, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

ABB Başkanı Mansur Yavaş, Özel’in seçimlerin ardından hayırlı olsun ziyaretinde bulunduğunu belirterek, kendisine belediye olarak yaptıkları çalışmalar ile finansal raporlara ilişkin bilgiler verdiğini anlattı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ziyarette Yavaş’ın kendisine Ankara’nın 5 beyazını temsil eden Ankara tavşanı, Ankara balı, Ankara keçisi, Ankara kedisi ve Ankara güvercinini simgeleyen bir plaket takdim ettiğini, kendisinin ise Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine yaptığı bağışın sertifikasını hediye ettiğini bildirdi.

Açıklamaların ardından Özel ve Yavaş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Türkiye bu cendereden kurtulsun”

CHP Genel Başkanı Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmesinde Gezi Parkı davası tutuklularının gündeme gelip gelmediği ve atılacak olumlu bir adım konusunda umutlu olup olmadığı sorusu üzerine, şunları söyledi:

“Bu konuda en yoğun beklenti, iş adamlarından tutun Türkiye’nin ekonomisi iyiye gitsin isteyen herkesin beklentisidir. Gezi davası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ve Anayasa Mahkemesi kararı ayrı ayrı uygulanmadığı için Türkiye’de hukukun üstünlüğü olmadığını, hukuki öngörülebilirlik olmadığını, insanların önünü göremediğini böyle bir ülkeye yatırım yapılamayacağını, kredi verilemeyeceğini, verilen kredinin riskinin yüksek olduğunu ve doğrudan ekonomiye dahi olumsuz etkisi olan bir durum olduğunu bir kere bu yönüyle anımsatalım. Yargı talimatı kendi vicdanından alsın. Yeniden yargılama mı, yargılamanın yenilenmesi mi en doğrusunu hukukçular bilir ama bir yol bulunsun, Türkiye bu cendereden kurtulsun.”

Erdoğan ile görüşmesinde hasta tutuklular konusunun gündeme gelip gelmediği sorusuna Özel, “Ben tabii kamuoyuna mal olmuş konularda kendi düşüncelerimi söyleyebilirim ancak Sayın Cumhurbaşkanı’nın düşüncelerini ifade etmek bana düşmez bu sorunun muhatabı kendisi. Ben büyük dramı anlattım ve bu konuda kendisinin gerekeni yapmasının çok yerinde olacağını nezaketli bir dille kendisinden talep ettim. Ancak kendisinin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmaya ben yetkili değilim.” yanıtını verdi.

“Bu kadar keyifli bir yemek yememiştik”

Özel, bir gazetecinin, dün Ahlatlıbel’de görüştüğü eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 31 Mart yerel seçimleri ve Erdoğan’la görüşmesini nasıl değerlendirdiği sorusu üzerine, şunları aktardı:

“Sayın Genel Başkan’ımızla hem çok faydalı hem bugüne kadar en rahat ve en keyifli yemeğimizi yedik. İki taraf da kazanan tarafta sonuçta. CHP kazanınca mevcut genel başkanı da bir önceki genel başkanı da keyifleniyor. Çok keyifli bir sohbet oldu. Hem Sayın Meclis Başkanı ile hem Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmeyle ilgili kendisine bilgi verdim. Detayların önemli bir kısmını paylaştım, kendisinin görüşlerini aldım. O Twitter meselesiyle ilgili ben onu hiç üstüme almamıştım, almamakla doğru yapmışım. Sayın Genel Başkan’ı telefonla aradığımda görüşmeyle ilgili zaten bunu önerilerde bulundu. ‘Şu söylenebilir, şunu söylerlerse bunu hatırlatmayı unutmazsak iyi olur’ dediğine göre, görüşmeyi yanlış bulmuyor. Yoksa ‘Benim söyleyecek bir sözüm yok ne gidiyorsunuz?’ derdi. Genel Başkanlar her tweeti üstüne almazlar. İkincisi, dün de kendisiyle yaptığım görüşmenin değerlendirmesinde kendisinin son derece yapıcı, son derece katkı verici, geleceğe dönük ışık tutucu bir yaklaşımı vardı. O yüzden böyle bir sorun alanımız yok. Bundan sonra partiyle ilgili, partinin geleceğiyle ilgili partinin iktidara gelmesi ile ilgili umutlarımız var. Çok defa yemek yedik, bu kadar keyifli bir yemek yememiştik.”

“Görüşmenin sonucu olumlu olursa biz de olumlu sonuç bekliyoruz”

Mansur Yavaş, Özgür Özel ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşme anımsatılarak, “Bu görüşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmeniz gerçekleşecek mi?” şeklindeki soruya, şu yanıtı verdi:

“Kamuoyu gibi ben de olumlu buluyorum. Sayın Genel Başkan’ımızın yaptığı konuşmada belediyelerimizin sorunları da Sayın Cumhurbaşkanı’mıza anlatıldı. Önümüzdeki günlerde bizim de bakanlıklarla ilgili bazı bekleyen yazılarımız var. Onlarla ilgili eğer görüşmenin sonucu olumlu olursa biz de olumlu sonuç bekliyoruz. Olumlu sonuçlanmazsa ondan sonra tekrar bir randevu istemeyi düşünebilirim. Görüşmenin sonucu inşallah olumlu olur iki taraftan da diye bekliyorum. Eğer hükümet kanadından olumlu bir yaklaşım olursa zaten problemlerimiz çözülecek, o zaman görüşmeye gerek kalmayacak.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kemal-kilicdaroglu-ile-yapilan-gorusmeyi-degerlendirdi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kılıçdaroğlu ile Görüşmesini Değerlendirdi https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kilicdaroglu-ile-gorusmesini-degerlendirdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kilicdaroglu-ile-gorusmesini-degerlendirdi/#respond Tue, 30 Jul 2024 03:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28404 Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye ilişkin, “Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmeyle ilgili kendisine bilgi verdim. Detayların önemli bir kısmını paylaştım, kendisinin görüşlerini aldım” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ı 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından ilk kez ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Özel ve Yavaş, Belediye Meclis Salonunda CHP’nin Ankara ilçe belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri ile bir toplantı yaptı. Toplantının çıkışında ise Özel ve Yavaş basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. ABB Başkanı Mansur Yavaş, Özel’in seçimlerin ardından hayırlı olsun ziyaretinde bulunduğunu ve kendisine belediye olarak yaptıkları çalışmalar ile finansal raporlara ilişkin bilgiler verdiğini kaydetti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise ziyarette Yavaş’ın kendisine Ankara’nın 5 Beyazı’nı temsil eden Ankara tavşanı, Ankara balı, Ankara keçisi, Ankara kedisi ve Ankara güvercinini simgeleyen bir plaket takdim ettiğini, kendisinin ise Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne yaptığı bağışın sertifikasını hediye ettiğini bildirdi.

“Ben de olumlu buluyorum”

Açıklamaların ardından Özel ve Yavaş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Mansur Yavaş, Özgür Özel ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşme hatırlatılarak, “Bu görüşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmeniz gerçekleşecek mi?” şeklindeki soruya, şu yanıtı verdi:

“Kamuoyu gibi ben de olumlu buluyorum. Genel Başkanımızın yaptığı konuşmada belediyelerimizin sorunları da Cumhurbaşkanımıza anlatıldı. Önümüzdeki günlerde bizim de bakanlıklarla ilgili bazı bekleyen yazılarımız var. Onlarla ilgili eğer görüşmenin sonucu olumlu olursa biz de olumlu sonuç bekliyoruz. Olumlu sonuçlanmazsa ondan sonra tekrar bir randevu istemeyi düşünebilirim. Görüşmenin sonucu inşallah olumlu olur iki taraftan da diye bekliyorum eğer hükümet kanadından olumlu bir yaklaşım olursa zaten problemlerimiz çözülecek o zaman görüşmeye gerek kalmayacak.”

“Yargı talimatı kendi vicdanından alsın”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinde Gezi Parkı Davası tutuklularının gündeme gelip gelmediği ve atılacak olumlu bir adım konusunda umutlu olup olmadığı sorulan Özel, “Bu konuda en yoğun beklenti, iş adamlarından tutun Türkiye’nin ekonomisi iyiye gitsin isteyen herkesin beklentisidir. Gezi Davası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ve Anayasa Mahkemesi kararı ayrı ayrı uygulanmadığı için Türkiye’de hukukun üstünlüğü olmadığını, hukuki öngörülebilirlik olmadığını, insanların önünü göremediğini böyle bir ülkeye yatırım yapılamayacağını, kredi verilemeyeceğini, verilen kredinin riskinin yüksek olduğunu ve doğrudan ekonomiye dahi olumsuz etkisi olan bir durum olduğunu bir kere bu yönüyle hatırlatalım. Yargı talimatı kendi vicdanından alsın. Yeniden yargılama mı? yargılamanın yenilenmesi mi? En doğrusunu hukukçular bilir ama bu bir yol bulunsun, Türkiye bu cendereden kurtulsun” dedi.

“Cumhurbaşkanının düşüncelerini ifade etmek bana düşmez”

Erdoğan ile görüşmesinde hasta tutuklular konusunun gündeme gelip gelmediği sorusunu yanıtlayan Özel, “Ben tabii kamuoyuna mal olmuş konularda kendi düşüncelerini söyleyebilirim ancak Cumhurbaşkanının düşüncelerini ifade etmek bana düşmez bu sorunun muhatabı kendisi. Ben büyük dramı anlattım ve bu konuda kendisinin gerekeni yapmasının çok yerinde olacağını nezaketli bir dille kendisinden talep ettim. Ancak kendisinin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmaya ben yetkili değilim” ifadelerini kullandı.

“Çok defa yemek yedik, bu kadar keyifli bir yemek yememiştik”

Dün Ahlatlıbel’de CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede Kılıçdaroğlu’nun 31 Mart’taki seçimleri ve Erdoğan’la görüşmesini nasıl değerlendirdiği sorulan Özel, şunları aktardı:

“Genel Başkanımızla hem çok faydalı hem de bugüne kadar en rahat ve en keyifli yemeğimizi yedik. İki taraf da kazanan tarafta sonuçta. CHP kazanınca mevcut genel başkanı da bir önceki genel başkanı da keyifleniyor. Çok keyifli bir sohbet oldu. Hem Sayın Meclis Başkanı ile hem de Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmeyle ilgili kendisine bilgi verdim. Detayların önemli bir kısmını paylaştım, kendisinin görüşlerini aldım. O Twitter meselesiyle ilgili ben onu hiç üstüme almamıştım almamakla doğru yapmışım. Sayın Genel Başkanı telefonla aradığımda görüşmeyle ilgili zaten bunu önerilerde bulundu. ‘Şu söylenebilir, şunu söylerlerse bunu hatırlatmayı unutmazsak iyi olur’ dediğine göre, görüşmeyi yanlış bulmuyor. Yoksa ‘benim söyleyecek bir sözüm yok ne gidiyorsunuz?’ derdi. Genel Başkanlar her tweeti üstüne almazlar. İkincisi, dün de kendisiyle yaptığım görüşmenin değerlendirmesinde kendisinin son derece yapıcı, son derece katkı, verici geleceğe dönük ışık tutucu bir yaklaşımı vardı. O yüzden böyle bir sorun alanımız yok. Bundan sonra partiyle ilgili, partinin geleceğiyle ilgili partinin iktidara gelmesi ile ilgili umutlarımız var. Çok defa yemek yedik, bu kadar keyifli bir yemek yememiştik.” – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kilicdaroglu-ile-gorusmesini-degerlendirdi/feed/ 0
AKP Sözcüsü Ömer Çelik: Bahçeli ve Erdoğan arasındaki görüşme herhangi bir olaya endeksli değil https://www.haber28.com.tr/akp-sozcusu-omer-celik-bahceli-ve-erdogan-arasindaki-gorusme-herhangi-bir-olaya-endeksli-degil/ https://www.haber28.com.tr/akp-sozcusu-omer-celik-bahceli-ve-erdogan-arasindaki-gorusme-herhangi-bir-olaya-endeksli-degil/#respond Fri, 26 Jul 2024 09:12:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27724 (ANKARA) – AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki görüşmeye ilişkin olarak, “Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız arasında geçen görüşme herhangi bir olaya endeksli değil” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında gerçekleşecek görüşmeye ilişkin de Çelik, “Türkiye’de nitelikli bir muhalefet olsun. Doğru siyasi rekabetin kurulduğu söylemler ve politikalarla siyasi diyalektik gerçekleşsin. Bu olduktan sonra Türkiye’de siyasetin daha verimli yapılması konusunda yeni kapılar açılmış olur. Umarız yeni dönemde CHP’nin tutumu bu şekilde şekillenir” dedi.

Ömer Çelik, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) sonrasında açıklamalarda bulundu. Çelik, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak’a düzenlediği ziyaret, yeni anayasa çalışmaları, öğretmen atamaları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MHP lideri Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşme ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yapacağı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak sözlerine başlayan Çelik, MYK toplantısında Gazze’deki durumun birinci gündem maddeleri olmaya devam ettiğini söyledi. Çelik, “Hiçbir güç Netanyahu hükümetinin soykırımcı politikasını durduramıyor. Batılı ülkelerin bir yandan Netanyahu’ya silah vermesi ve bir yandan Gazze’ye insani yardım göndermesi şeklindeki çifte standartlı gündem, onları daha çok cesaretlendiriyor. Bütün bunlara rağmen küresel vicdan ayakta. Dünyanın birçok şehrinde son derece asil ve soylu insanlar tepkilerini net bir şekilde ortaya koyuyorlar. Halklar Filistin davasından yana tavır koymaya devam ediyorlar” diye konuştu.

“SOYKIRIMA KARŞI ÇIKMAYA VURULAN TERS KELEPÇE BÜTÜN HAFIZALARA NAKŞEDİLDİ”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto eden bir öğretim üyesinin fotoğrafını gösteren ve ABD’deki Filistin’e destek eylemlerine ilişkin konuşan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aydınlar, düşünürler, siyasetçiler, öğrenciler çeşitli vesilelerle tepkilerini ifade etmeye devam ediyorlar. Fakat gördüğümüz gibi son dönemde meydana gelen protestolar karşısında bütün bu protestolarının neticesi olarak gündeme gelen bir takım eylemlerde görünen şudur ki; Buna verilen tepkiler kesinlikle Gazze meselesinde insani bir duruşu bastırmaya, insanlığın ve vicdanın sesine tepki vermeye dönüktür. İnsanların Gazze’den yana Gazze’deki insanlık durumundan yana ortaya koydukları tepkileri, haklı duruşu dünyanın demokratik ve batılı ülkelerinin ters kelepçe dediğimiz bir uygulama ile karşıladığını görüyoruz. Düşünceye, felsefeye, vicdana, vurulan bu ters kelepçe şu anda en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Dünyanın demokratik dediğimiz ülkelerinin verdiği tepki maalesef hiçbir şekilde insanlık onuruna yakışan bir tepki değil. Bu görüntüler vicdana ve düşünceye vurulan ters kelepçenin, soykırıma karşı çıkmaya vurulan ters kelepçenin sembolü olarak bütün hafızalara nakşedilmiştir.”

“IRAK, PKK’YI TERÖR ÖRGÜTÜ LİSTESİNE ALMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştirdiği Irak ziyaretine ilişkin konuşan Çelik, “Görüşmenin başlıkları çok kapsamlıydı. Terörle mücadele, sınır aşan sular, güvenlik, savunma sanayi, ticaret, sağlık, enerji ve ulaşım gibi konularda çok kapsamlı değerlendirmeler yapıldı” dedi.

Tek seferde en çok anlama imzalanan ziyaret olduğuna dikkati çeken Çelik, “Yaklaşık 27 kalemde anlaşma imzalanmıştır. Bütün bölgede kaos ve istikrarsızlık sürerken, Kalkınma Yolu Projesi’nin bu ziyarette merkezi konulardan birisi olmasıdır. Irak makamlarının PKK’yı yasaklı örgütler listesine almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Ama doğrudan terör örgütü listesine alması gerektiğini de ifade ediyoruz. PKK, Irak’ın toprak bütünlüğüne de Irak halkına da karşı olan terör örgütüdür. Bir terör örgütünün görmesi gereken muameleyi görmesi gerekir.” diye konuştu. dedi.

“ŞİMŞEK VE EKİBİNE OLAN DESTEĞİMİZ TAMDIR”

Yeni anayasa görüşmeleri ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönetilen eleştirilere de Çelik, “Meclis Başkanı’mızın yürüttüğü çalışmalar, partilerin Anayasa tekliflerinin olması ama Anayasa’nın milletin Anayasası olması şeklindeki prensip şeklinde sürüyor. Biz de bunlara olumlu yaklaşıyoruz. Ekonomi yönetimiyle ilgili spekülasyonlar yapılıyor. Mehmet Şimşek ve ekibine olan desteğimiz tamdır. Politikalarını tam olarak destekliyoruz. Bu çerçevede politikalarımız sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.

“AKSAYAN YERLERİN HER ZAMAN DÜZELTİLMESİ MÜMKÜNDÜR”

Çelik, “İYİ Partili Müsavat Dervişoğlu parlamenter sistem haricinde görüşmelere kapıyı kapattı. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Cumhurbaşkanlığı makamı ile başbakanlık arasındaki çelişki askeri ve yargı vesayetini doğuruyor. Anayasa kitapçığı fırlatma hikayesinde Türkiye’nin ödediği ekonomik bedel çok yüksektir. Gelinen noktada vatandaşa verilen hak asla geri alınmaz. Cumhurbaşkanını seçme yetkisi doğrudan vatandaşımıza verilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tüm testlerden geçmiştir. Türkiye’nin çağdaş sivil bir anayasaya ihtiyacı var. Aksayan yerlerin her zaman düzeltilmesi mümkündür.”

Çelik, öğretmen atamalarına yönelik soruya ise “Takvim çalışmaları ve sayı çalışmaları yapılıyor. Kısa sürede açıklanır. Kendileri her zaman bizim gündemimizde. Genç arkadaşlarımızın atanma konusundaki arzularını son derece saygıyla karşılıyoruz.” dedi.

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu verdiği bir röportajda Hamas’a yönelik bazı eleştiriler getirdi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Çelik, “Biz bu açıklamaları yanlış bir açıklama olarak değerlendiriyoruz. Hamas’ın bir terör örgütü olarak nitelenmesi ve suçlanması tamamen yanlıştır” diye yanıt verdi.

“RUTİN OLARAK İSTİŞARELER SÜRÜYOR”

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki görüşmeye ilişkin bir soru üzerine de şunları söyledi:

“Görüşmenin herhangi bir şekilde çeşitli olaylara bağlı olarak da gelişebilir. Kendi rutini olarak da istişareler sürüyor. Cumhurbaşkanımız MYK toplantımızda da bu konuya değindi. İç ve dış politikaya dair gündemlerin gözden geçirildiğini ifade etti. Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız arasında geçen görüşme herhangi bir olaya endeksli değil. Türkiye’de nitelikli bir muhalefet olsun. Doğru siyasi rekabetin kurulduğu söylemler ve politikalarla siyasi diyalektik gerçekleşsin. Bu olduktan sonra Türkiye’de siyasetin daha verimli yapılması konusunda yeni kapılar açılmış olur. Umarız yeni dönemde CHP’nin tutumu bu şekilde şekillenir.”

rn

]]>
https://www.haber28.com.tr/akp-sozcusu-omer-celik-bahceli-ve-erdogan-arasindaki-gorusme-herhangi-bir-olaya-endeksli-degil/feed/ 0
Çankaya Belediye Başkanı ODTÜ Rektörü ile Görüştü https://www.haber28.com.tr/cankaya-belediye-baskani-odtu-rektoru-ile-gorustu/ https://www.haber28.com.tr/cankaya-belediye-baskani-odtu-rektoru-ile-gorustu/#respond Mon, 22 Jul 2024 08:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26915 HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: EYLEM LADİN DEĞER

(ANKARA) – Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, ODTÜ Rektörlüğü’nün Bahar Şenliği’ni 2 güne indirmesine ve Devrim Stadyumu’nun şenlik için kullanımının yasaklamasına tepki gösteren öğrencilerin istek ve taleplerini iletmek için ODTÜ rektörü Mustafa Verşan Kök ile görüştü. Güner görüşmenin ardından Rektörlük önünde bekleyen öğrencilere, görüşmede Rektörlüğün hassasiyetleri ile ilgili kendilerinin verebilecekleri destek ve önerileri ifade ettiğini belirterek, bu doğrultuda olumlu bir adım atılmasını beklediklerini söyledi.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Rektörlüğü’nün kararıyla üniversitede bahar şenliğinin 2 güne indirilerek güvenlik ve temizlik gerekçeleriyle Devrim Stadyumu’nun programdan çıkarılmasına tepkiler sürüyor.

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, öğrencilerin taleplerini iletmek için ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök ile Rektörlük binasında görüştü. Görüşme sırasında rektörlük önünde bekleyen öğrenciler, “Şenlik ODTÜ’nün, ODTÜ bizimdir”, “Direne direne kazanacağız”, “Verşan Kök ODTÜ’ye rektör olamaz”, “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek” ve “Kayyumlar gidecek, biz kalacağız” sloganları attı.

“GÜVENLİK ENDİŞESİ VE TEMİZLİK HASSASİYETİ VAR”

Yaklaşık 1,5 saatlik görüşmenin ardından Hüseyin Can Güner, Rektörlük önünde bekleyen öğrenci grubuna şu açıklamayı yaptı:

“Dün geldiğimizde de daha önce topluluk temsilcilerimizle yaptığımız görüşmede de arkadaşlarımızın talepleri konusunda ve Rektörlüğümüzün statla ilgili, özellikle endişeleri ve sunduğu gerekçeler konusunda bizim sunabileceğimiz katkıyı paylaşmak istediğimizi, burada yapıcı bir tutum içerisinde olacağımızı, katkı sunacağımızı bununla ilgili olarak yönetimle de görüşeceğimizi ifade etmiştik. Bugün de yine aynı hassasiyetle sabah saatlerinde Rektör Bey’den randevu talebinde bulunduk, sağ olsun kendisi de programı dahilinde olanak yaratarak bizi kabul etti. Ben öncelikle misafirperverliği için de kendisine teşekkür ediyorum.

Burada özellikle şenliğin Devrim Stadyumu’ndaki kısmıyla ilgili endişeler, güvenliğin sağlanması, dışardan gelecek kişilerin engellenmesiyle ilgili bir beklenti olduğu anlaşılıyor. İkinci olarak da temizlik konusunda ikincil planda kalmakla beraber, temizlik konusunda bir hassasiyet olduğu da anlaşılıyor.”

“BELEDİYELERİMİZİN GEREKLİ KATKIYI SUNACAKLARINI İFADE ETTİM”

Görüşmede, kendi önerilerini ifade ettiklerini aktaran Güner, şöyle devam etti:

“Ben burada Sayın Rektörümüze ve çalışma arkadaşlarına Genel Başkanımızın da talimatıyla Ankara’daki 16 belediyemizin ve büyükşehir belediyemizin dahil olmak üzere tamamının hep güvenlik konusunda gereken katkıyı sunacağını, talepler halinde görevlendirme yapılabileceğini ayrıca kamu kurumlarının da bu konuda aslında yine görevlendirme yapabileceğini ve güvenliğin bu şenliğin alışılmış şekliyle, gelenekselleşmiş haliyle yapılmasına bir engel olmayacağını kendim üslubum dahilinde ifade ettim.

Aynı şekilde temizlik konusunda da bizim çalışma arkadaşlarımızın bende dahil olmak üzere hep beraber gelip öğrenci arkadaşlarımızla birlikte gerekirse temizliği sağlama orayı pırıl pırıl yapma konusunda çaba sarf edeceğimizi, buna benim de gelip katkı sunacağımı, şahsen tüm arkadaşlarımızın hatta milletvekillerimizin gerekirse burada olacağımızı ifade ettim.

Dolayısıyla ODTÜ’nün bahar şenliklerinin alışılmış, gelenekselleşmiş haliyle yapılmasının mümkün olduğunu bunun gerçekleşmesi için bizim çaba sarf etmeye hazır olduğumuzu ifade ettim. Kendisinin hassasiyetleri devam etmekle birlikte süreç içerisinde görüşmeye ve bu konuda belki yol almaya açık olduğunu da gördüm. Bu konuda kararlarının elbette neticesi itibarıyla açıklayacaklardır. Rektörümüzün bizim sunduğumuz öneriler ve çabalar doğrultusunda yapıcı şekilde bu konunun aşılması, ODTÜ’nün bahar şenliklerinin Devrim Stadyumu’nda gerçekleşmesiyle ilgili olumlu bir adım atacaklarını umut ediyorum. Umuyorum ki Rektörlüğümüz de sizlerin sesine kulak verecektir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cankaya-belediye-baskani-odtu-rektoru-ile-gorustu/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı: Papa, Erdoğan’ı dünya barışı için teşekkür etti https://www.haber28.com.tr/diyanet-isleri-baskani-papa-erdogani-dunya-barisi-icin-tesekkur-etti/ https://www.haber28.com.tr/diyanet-isleri-baskani-papa-erdogani-dunya-barisi-icin-tesekkur-etti/#respond Sat, 06 Jul 2024 23:00:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23909 Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus’un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya barışı için gücü olan ve çok çalışan az sayıda liderden birisi olduğunu vurguladığını ve Erdoğan’a yaptıkları için teşekkür ettiğini söyledi.

İtalya ve Vatikan’daki temasları için Roma’da bulunan Erbaş, bu sabah Vatikan Şehir Devleti’ne geçerek, Papa Franciscus ile görüştü.

Erbaş, Papa ile görüşmesinin ardından Türkiye’nin Vatikan Büyükelçiliği’nde basın mensuplarına açıklama yaptı.

İtalya’da binlerce vatandaşa diyanet hizmetlerini daha yakından sağlamak için kurulan Vakfın genel kurulunu gerçekleştirmek üzere burada bulunduklarını dile getiren Erbaş, “Bu vesileyle gelmiş olduğumuz İtalya’da Katolik aleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Fransuva (Papa Franciscus) ile faydalı bir görüşme de gerçekleştirmiş olduk.” dedi.

Erbaş, Erdoğan’ın Filistin mektubunu Papa’ya iletti

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Papa ile görüşmelerinin merkezinde Filistin ve Gazze’de yaşananlar olduğunu ve bu konuya dair Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir mektubunu Katoliklerin ruhani liderine ilettiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Dünyanın gündeminde olan önemli konuları ve özellikle Filistin’de yaşananlarla ilgili mesajlar taşıyan Sayın Cumhurbaşkanı’mızın mektubunu bu görüşmede Papa Fransuva’ya (Franciscus) takdim etmiş olduk. Cumhurbaşkanı’mız bu mektuplarında, Filistin- İsrail meselesi adil bir çözüme kavuşturulmadan Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrarın mümkün olamayacağını ifade etmişlerdir. Mektuplarında aynı şekilde, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin vücut bulmasının ve uluslararası toplumun eşit bir üyesi olarak küresel sistemdeki yerini almasının şart olduğu mesajı verilmiştir.”

Görüşmenin ana konusu Filistin-İsrail meselesi ve Gazze’de yaşananlar

Erbaş, Papa ile görüşmesine dair de şunları söyledi:

“Görüşmemizin ana merkezini; İsrail’in Filistin’de işlediği cinayet, katliam ve insanlık suçları oluşturmuştur. Barış ve birlikte yaşamanın simgesi olan Kudüs’ün, İsrail zulmü altında olduğu Müslüman-Hristiyan demeden, bebek çocuk masum demeden, cami-kilise gözetmeden her yerin yakılıp yıkıldığı, çocuk-yaşlı-hasta-kadın demeden herkesin katledildiği bir durumla karşı karşıyayız. Bu duruma bir son vermek için birlikte çalışılması ve dünyanın dikkatinin daha fazla Filistin’e, Gazze’ye çekilmesi ve İsrail zulmünün durdurulması konusunu dile getirdik. Papa Fransuva (Franciscus), Sayın Cumhurbaşkanımızın dünya barışı için gücü olan ve çok çalışan az sayıda liderden birisi olduğunu vurguladı. Bu sebeple şahsen selamlarını kendisine iletmemizi istedi ve ‘Yaptıkları için çok teşekkür ediyorum.’ ifadesini kullandı.”

Erbaş ile Papa, aile konularını da ele aldı

Aile konularını da ele aldıklarını aktaran Erbaş, “Ailenin çok önemli olduğu ve aileyi tehdit eden unsurlar konusunda istişarelerde bulunduk. Bize emanet olan ve hepimizin evi durumunda olan dünyamız yani çevre konusundaki düşüncelerimizi de paylaştık. Bu konuda da çevrenin korunması, ailenin korunması, dünyanın korunması konusunda neler yapılabildiği hususlarını kendisiyle istişare ettik. Papa, bu konularla ilgili yapılması gereken çok işler olduğunu vurgulayarak, Sayın Cumhurbaşkanı’mıza dünya barışı için yaptığı çalışma ve gayretlerinden dolayı tekrar teşekkür etti.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu ziyaretin çok önemli olduğunu düşündüğünü vurgulayan Ali Erbaş, “Ve inşallah Gazze’de akan kanın, yapılan zulmün, katliamın, soykırımın son bulması noktasında bütün insanlığın dikkatinin tekrar çekilmesi ve özellikle bir an önce acilen ateşkesin sağlanması konusunda herkesin seferber olması, her kesimin, her yetkilinin mutlaka bu konuda bir şeyler yapmasını çok önemsiyoruz. Buna vesile olur diye düşünüyorum.” diye konuştu.

Orta Doğu’daki diğer gerginliklerin gündeme gelip gelmediği yönündeki bir soruya da Erbaş, “Bu konularla ilgili çok detaya girmedik ama dünyada barışın gerçekleşmesi ve özellikle Gazze’deki katliamın bir an önce durdurulması konusunu merkeze aldık. Türkiye’ye yaptıklarından dolayı teşekkür etti. Dünya liderleri içerisinde Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bu konudaki gayretlerini her zaman, bunu hayırla yad ettiğini ve teşekkür ettiğini ifade etti.” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyanet-isleri-baskani-papa-erdogani-dunya-barisi-icin-tesekkur-etti/feed/ 0
TİP, Gökhan Zan’ın ses kayıtlarının doğruluğunu kanıtlayan bir uzman raporunu yayınladı https://www.haber28.com.tr/tip-gokhan-zanin-ses-kayitlarinin-dogrulugunu-kanitlayan-bir-uzman-raporunu-yayinladi/ https://www.haber28.com.tr/tip-gokhan-zanin-ses-kayitlarinin-dogrulugunu-kanitlayan-bir-uzman-raporunu-yayinladi/#respond Mon, 03 Jun 2024 04:13:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19663 Türkiye İşçi Partisi, Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Gökhan Zan’a ait olduğu iddia edilen ve Zan’ın, “3 milyon dolar karşılığında adaylıktan çekilmemesi yönünde anlaştığı” ses kayıtları ortaya çıkmıştı. Gökhan Zan, iddiaları reddederek ‘deepfake’ teknolojisi kullanıldığını söylemişti. Ancak TİP, ses kayıtlarının doğruluğunu kanıtlayan bir uzman raporunu yayınladı. Raporda, Zan’ın iddialarının aksine, kayıtlarda ‘deepfake’ teknolojisi kullanılmadığı belirtildi.

SİBER GÜVENLİK UZMANI, GÖRÜŞMENİN GERÇEK OLDUĞUNU BELİRLEDİ

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay’da aday gösterdiği Gökhan Zan’a ait olduğu iddiasıyla yargıya taşınan ses kayıtlarının uzman kayıtlarını yayınladı. TİP’in adli bilişim ve siber güvenlik uzmanı Cüneyt Üre’ye hazırlattığı rapora göre iki videoda da konuşan kişi Gökhan Zan ve Turgut Kocakaya olarak belirlendi. Rapora göre kayıtlarda Zan’ın iddiasının aksine deepfake teknolojisi kullanılmadı. Raporda ayrıca ikilinin görüşmesinin bir deşifresi de yer aldı. Kayıtların Zan ve Turgut Kocakaya’ya ait olduğu belirlendi.

“KONUŞMA HIZI VE TONLAMADA DEĞİŞİKLİK BULUNMADI”

Raporda; analizleri yapılmış ses kayıtlarında, arka plan seslerinde tutarsızlıklar veya anormal gürültüler olmadığı, konuşmaların doğal ritmi ve tonlamasında belirli bir tutarlılıkta olduğu, ses kayıtlarında, konuşma hızında, tonlamada veya vurgularda doğal olmayan değişiklikler bulunmadığının görüldüğü belirtildi. Öte yandan Gökhan Zan ve Turgay Kocakaya’nın hem Türkçe, hem de Arapça konuşmalarından dolayı video üzerinde ‘deepfake teknolojisinin kullanılmadığı, Kocakaya’nın ağız hareketlerinin konuşma metni ile bire bir uyumlu olduğu tespit edildiği belirtildi.

UZMAN MÜTAALASINDA HER AYRINTI YER ALDI

– Videolar Adobe Premiere Pro ve Movavi Video Suite 2024 programlarıyla detaylı incelendiğinde videonun başlangıçtan sonuna kadar kesintisiz devam ettiği, arka seslerde devamlılık olduğu herhangi bir atlama olmadığı, sesin hızında yapay bir değişiklik veya frekansta beklenmedik dalgalanmalar olmadığı tespit edilmiştir.

– Videolar ‘ın ses analizi Speech Analyzer 3.1.2.0 ve About Sonic Visualiser 4.5.2 programlarıyla analizleri yapılmış ses kayıtlarında, arka plan seslerinde tutarsızlıklar veya anormal gürültüler olmadığı, Konuşmaların doğal ritmi ve tonlamasında belirli bir tutarlılıkta olduğu. Ses kayıtlarında, konuşma hızında, tonlamada veya vurgularda doğal olmayan değişiklikler bulunmadığı görülmüştür.

– Videolar ‘ın WhatsApp aracılığı ile tarafınıza ulaştırılmasından dolayı video exif bilgilerinin WhatsApp tarafından silinmesinden dolayı teknik analiz yapılamamıştır.

– WhatsApp Video 2024-03-19 saat 20.23.09_c6b1c5f6.mp4 başlıklı video da konuşan kişilerin Gökhan ve Turgay isimli şahıslar olduğu tespit edilmiştir. WhatsApp Video 2024-03-20 saat 09.54.36_a361b3a0.mp4 başlıklı video incelemesinde görüşmeyi başka bir telefon ile kayıt altına alan kişinin yüzünün telefona yansımasından dolayı kirli sakallı ve bıyıklı bir şahıs olduğu tespit edilmiştir.

– WhatsApp Video 2024-03-20 saat 09.54.36_a361b3a0.mp4 başlıklı video incelemesinde görüşmeyi başka bir telefon ile kayıt altına alan kişinin kendi beyanında görüşme anında Ankara’da olduğunu belirttiği tespit edilmiştir. Bu bilginin doğruluğunun araştırılması için ilgili kişiye ait GSM numarasının HTS kayıtlarının Savcılık veya Mahkeme Kararıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan talep edilip incelenmesi ile kesinlik kazanabileceği tespit edilmiştir.

– WhatsApp Video 2024-03-19 saat 20.23.09_c6b1c5f6.mp4 başlıklı video da Turgay isimli şahsın görüşmeyi tuvaletten yaptığını beyan etmesine rağmen video incelemesinde görüşmenin araç içerisinden yapıldığı tespit edilmiştir.

– Yapılan iki video arasında yapılan karşılaştırmalı teknik incelemeler ve analizler sonucunda iki video da konuşan kişilerin aynı kişiler olduğu tespit edilmiştir.

– WhatsApp Video 2024-03-19 saat 20.23.09_c6b1c5f6.mp4 başlıklı video da Gökhan isimli şahsın ve Turgay isimli şahsın hem Türkçe, hem de Arapça konuşmalarından dolayı video üzerinde DeepFake teknolojisinin kullanılmadığı, WhatsApp Video 2024-03-20 saat 09.54.36_a361b3a0.mp4 başlıklı videda ise Turgay isimli şahsın ağız hareketlerinin konuşma metni ile bire bir uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

– İki video içerisinde görüşme yapan şahısların kimliklerinin tespit edilebilmesi için şahısların seslerinin teknik cihazlar aracılığı ile sessiz bir ortamda kayıt yapıldıktan sonra video sesleri ile karşılaştırmaları analizlerinin yapılması sonucu şahısların tespit edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tip-gokhan-zanin-ses-kayitlarinin-dogrulugunu-kanitlayan-bir-uzman-raporunu-yayinladi/feed/ 0
İşçilerin Ankara’daki eylemi sona erdi https://www.haber28.com.tr/iscilerin-ankaradaki-eylemi-sona-erdi/ https://www.haber28.com.tr/iscilerin-ankaradaki-eylemi-sona-erdi/#respond Wed, 29 May 2024 04:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19266 HABER: OGÜN KAYA/ KAMERA: BERKİN GÜLSOY

İzmir’in Bergama ilçesinde Agrobay Seracılık’ta çalışırken Tarım İşçileri Sendikası’na (Tarım-Sen) üye oldukları gerekçesiyle işten atılan ve 23 Ağustos 2023’ten bu yana hakları için mücadele eden işçilerin 18 Mart’ta Ankara’ya başlattıkları yürüyüş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde sona erdi. Bakanlık önünde eylem yapan işçiler “Patronlar bunca kişinin emeğini gasbediyor, koskoca bakanlar duymuyor” tepkisini dile getirdi.

İzmir’in Bergama ilçesindeki Agrobay Seracılık’ta çalışırken Tarım İşçileri Sendikası’na (Tarım-Sen) üye oldukları için işten atılan işçiler, haklarını Ankara’da arıyor. 23 Ağustos 2023’ten bu yana hakları mücadele veren işçilerin, 18 Mart Ankara’ya başlattığı yürüyüş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde tamamlandı. Sabah erken saatlerden itibaren Bakan Vedat Işıkhan ile görüşme talebiyle beklemeye başlayan işçiler,  “Agrobay işçisi köle değildir”, “Sendika haktır engellenemez” ve “Agrobay hakkımızı ver” sloganları attı.

Kadın işçilerden biri, ” Türkiye’nin en zengini bizi 7 aydır kapının önüne koydu. Jandarma, albay kimse kalmadı bize hakaret etmeyen. Arzu Şentürk bizim hakkımızı ver” dedi.

“BİR HAFTADIR YAYA YÜRÜYORUZ”

İşçilerden Naime Tekkahraman da  haklarının verilmesini, tazminatlarının ödenmesini isteyerek, “Hakkımız için geldik. 7 aydır mücadele ediyoruz. Senelik iznimiz, aylıklarımız var, tazminatımız var. Sendikali olduk, arkadaşlarımıza destek olduk. Ertesi gün bizi kapının arkasına koydular. Sadece biz değildik, 300 kişiydik. Sadece bizi seçtiler. Bir haftadır yaya yürüyoruz. Hakkımız için geldik. Arzu hakkımızı versin” diye konuştu.

“ÇÖZÜM ALINCAYA KADAR BURADAN DÖNMÜYORUZ”

14 yıldır Agrobay işçisi olan Şehriban Kapaklıkaya ise Bakanlık önüne çözüm bulabilmek için geldiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Biz buraya kavgaya, dövüşe gelmedik. Hakkımızı almaya geldik. Büyüğümüzdür, devlettir diye geldik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bizi davet edip, çözüm bulsun diye geldik. Çözüm alana kadar buradan dönmüyoruz. Emeğimiz kaldı. 8 aydır direnişteyiz. Kimse sesimizi duymadı. Bizim gibi fakir fukaranın sesini kimse duymaz. Patrona dokunulmasın… Onlar zaten işçinin sırtından geçinirler. O patronlar bunca kişinin emeğini gasp ediyor. Koskoca bakanlar duymuyor. Çözüm yolu bulamıyor. İstese bulurlar. Ölüm var dönmek yok. Sadaka değil bizim istediğimiz, sadece emeğimiz. Aylığımız, mesailerimiz kaldı. Bu patron değil işçi düşmanı. Kimseyle gürültü değil, emek istiyoruz.”

Bekleyiş sürerken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş’ın daveti üzerine Tarım Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz ve temsilen seçilen işçiler görüşme gerçekleştirdi.

“BAKAN YARDIMCISI İLE GÖRÜŞECEĞİZ”

Görüşmenin ardından Tarım Sen Genel Başkanı Kocagöz, şu açıklamada bulundu:

“18 Mart 2024 tarihinde Bergama’dan başladığımız Ankara yürüyüşümüzde şu an Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın önündeyiz. Sendikal sebeple işten atılan arkadaşlarımızın haklarını almak için 7 aydır mücadele yürütüyoruz. Sendikal sebep Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kapsamında olduğu için daha önce bu konuda pozitif gelişme olmadığından, Bakanlığı muhatap olarak gördüğümüz için buradayız. Geçtiğimiz perşembe günü de bir görüşme gerçekleştirmiştik Çalışma Genel Müdürlüğü ile. Bu görüşmede herhangi bir sonuç alamamıştık. Temel yaklaşm; muhatap alınacak kesimin kendileri olmadığı yönünde. Şimdi tekrar bir görüşme yaptık Çalışma Genel Müdürü ile. Kendisi, Çalışma Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik’le bugün saat 16.00’da görüşme yapılacağına dair teyitte bulundu. Biz de heyet olarak saat 16.00’da Bakanlıkta görüşme gerçekleştireceğiz.”

Kocagöz, işçilerin haklarının bir an önce verilmesini ve işten çıkarmaların cezasız kalmamasını istediklerini dile getirerek, “Bakanlığın muhatap olarak karşımıza çıkması olumlu bir gelişme, ancak yeterli değildir. Biz programımıza devam edeceğiz. Buradan sonra AK Parti, İYİ Parti ve CHP Genel Merkezlerinde görüşmeler yapacağız. Akşam da 18.30’da Madenci Anıtı önünde basın açıklamamız olacak.” dedi.

İşçiler daha sonra AKP Genel Merkezine gitmek üzere Bakanlık önünden ayrıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/iscilerin-ankaradaki-eylemi-sona-erdi/feed/ 0
Planlanan görüşme neden gerçekleşmedi? Ali Koç ve Dursun Özbek’in ortak dostundan açıklama var https://www.haber28.com.tr/planlanan-gorusme-neden-gerceklesmedi-ali-koc-ve-dursun-ozbekin-ortak-dostundan-aciklama-var/ https://www.haber28.com.tr/planlanan-gorusme-neden-gerceklesmedi-ali-koc-ve-dursun-ozbekin-ortak-dostundan-aciklama-var/#respond Thu, 16 May 2024 00:36:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18250 Ali Koç ile Dursun Özbek arasında ortak bir dost aracılığıyla görüşme ayarlanması üzerine yaşanan polemikteki ortak dostun Olgun Aydın olduğu ortaya çıktı. Aydın iptal sebebi merak edilen görüşmeyle ilgili bir açıklama yaptı.

“FİKİR ÖZBEK’TEN ÇIKTI”

Görüşme fikrinin Dursun Özbek’ten çıktığını söyleyen Aydın, “Kamuoyunun da bildiği üzere Sayın Ali Koç ile Sayın Dursun Özbek’in yan yana gelip Türk Futbolundaki sorunları konuşma fikri tarafımca ortaya çıkartılmamıştır. Bu öneri Sayın Dursun Özbek’in kendisi tarafından bana İletilerek ortaya çıkmış bir fikirdir ve Sayın Ali Koç tarafından anlatılan içeriktedir. Sayın Dursun Özbek tarafından iletilen bu görüşme fikrinin, ülkemizdeki gergin futbol ortamına fayda sağlayabileceğini düşündüğüm için (ki kesinlikle böyleydi) Sayın Ali Koç ile de paylaştım” dedi.

“ALİ KOÇ REDDETTİ”

“Bu isteği Sayın Ali Koç’a ulaştırdığımda, ilk etapta çok olumlu karşılanmadı. Kendisine, “toplum çok gergin, zaten birçok konuda toplum kutuplaşıyor, bu konuda devlete yardımcı olup, halktaki gerginliği de bir nebze düşürebilirsek, çok güzel olur. Bu gerginlik ve kutuplaşmalar ile sonrasında çok pişman olsak da geri dönüşü olmayan olaylara sebep olabilir (tıpkı bu hafta sonu yaşanan olaylar gibi)” diye belirttim. Sayın Ali Koç da “Tamam bu görüşmeyi yapalım, doğru söylüyorsun” diyerek kabul etti. Ancak maalesef planlanan görüşmeye bir gün kala Ali Bey’in de belirttiği gibi yapılan açıklamadan dolayı görüşme gerçekleşmedi.”

“KEŞKE GÖRÜŞME GERÇEKLEŞEYDİ”

“Keşke bu görüşme olsaydı, keşke bu olaylar yaşanmasaydı, keşke Dursun Başkan’ın da dediği gibi bu ortam “seviyesiz insanlara” kalmasaydı. Çünkü öyle olaylar yaşanıyor ki, insanın futbolumuz ve ülkemiz için üzülmemesi mümkün olmuyor. Bir eğlence sporunun, keyif alarak izliyor olmamız gereken futbolun gelmiş olduğu nokta her futbol adamını üzdüğü ve üzmesi gerektiği gibi beni de çok üzmektedir. Toplumumuzun her ferdinin gelinen aşamada çok dikkatli olması gerekmektedir, yaşadığımız olayların ulaştığı seviye tüm milletimizin malumudur. Günümüzde sosyal medya ile toplumu etkilemek son derece kolaydır, bu mecralarda topluma yön veren kişilerin büyük bir sorumluluk duygusuyla hareket edip, hem Sayın Ali Koç’a hem de sayın Dursun Özbek’e söylediğim gibi amasız fakatsız konuşmalar ile yan yana gelmeliyiz ve üstümüze düşeni yapmamız gerekir. Bazı art niyetli kimseler kötülük yapmayı bir alışkanlık haline getirmiş, kötülüğün kötülük doğurduğunu fark edememişlerdir.”

“BEN ARACI OLDUM”

“Ben önce bir insan sonra da futbolun içerisinde yer alan bir kişi olarak gelinen noktada ülkemizin ve toplumumuzun böyle bir toplantıya ihtiyacı olduğunu düşünerek aracı oldum, her sağ duyulu insanın da bu şekilde hareket edeceğine eminim. Adımın Olgun, soyadımın herhangi bir şey olması veya bu konunun herhangi bir şekilde tarafı olmayan üçüncü kişilerin dahil edilerek böylesine iyi niyetli bir girişimin değersizleştirilmesi kimseye bir şey kazandırmaz. Özellikle üzerine basarak söylemek isterim ki herkes sorunların ve sorumluluklarının farkında olmalıdır. Bu toplantının gerçekleşmemesi son derece talihsizdir, keşke bütün kulüp başkanları bir araya gelerek Türk futbolunun sorunlarını ortak bir pencereden bakarak Türk futbolunun çıkarları adına istişare edebilseler.

Böyle bir ortamda kimse futboldan ve başarılardan zevk alamayacaktır, kazanılan başarılar değersizleşecektir. Bu noktada tekrar altını çizmek isterim ki hiçbir kupa, şampiyonluk veya herhangi bir sportif başarı, bir insanın hayatından daha değerli değildir.”

ALİ KOÇ NE DEMİŞTİ?

Ali Koç, geçtiğimiz gün düzenlediği basın toplantısında birkaç ay önce bir ziyaretçisi olduğunu belirterek, “Ziyaretçim ofisimdeyken telefonu çaldı. Arayan Dursun Özbek’ti. Benim yanımda olduğunu bilmiyordu. Arayan kişi ortak dostumuza acil görüşmek istediğini söyledi. Gayret Tepe’de bulunan otelinde randevulaştılar. Apar topar yanımdan ayrılıp gitti. Sonrasında ortak dostumuzun anlattığına göre Dursun Özbek kendisine ‘Ortam çok gerildi, insanlar çok gergin. Bu nedenle seviyesiz insanlar ortaya çıkıyor’ demiş. ‘Benim normalde Kulüpler Birliği’nde tek dostluk yapabileceğim, aynı masaya oturabileceğim kişi Ali Bey’dir. Maalesef ortam çok gerildi, istenmeyen olaylar yaşanabilir. Ben Ali Bey’le yan yana gelip kimsenin bilmediği ortamda konuşup beraber yol planı çizelim isterim eğer Ali Bey kabul ederse.’ demiş.” ifadelerini kullanmıştı.

DURSUN ÖZBEK NE DEMİŞTİ?

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ise “Ortak dost konusu 4-5 ay önce olmuş bir konu. Ortak dost, beni ziyaret etti ve kendisinin Türk futbolundaki bu gergin ortamı bitirmek için bir çağrıda bulundu. Ali Bey ile bir görüşme düzenleyebileceğini söyledi. Bu görüşmeyi kabul ettim. Ali Bey de kabul etti sonra Ali Bey bir açıklamaya istinaden bu buluşmayı iptal etti. Keşke o gün görüşebilseydik de bugünlere gelmeseydik.” ifadeleriyle yanıt vermişti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/planlanan-gorusme-neden-gerceklesmedi-ali-koc-ve-dursun-ozbekin-ortak-dostundan-aciklama-var/feed/ 0
Özer Aci, Oğlunu Kaybeden Baba, Bülent Cihantimur ile Görüşme Detaylarını Anlattı https://www.haber28.com.tr/ozer-aci-oglunu-kaybeden-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusme-detaylarini-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/ozer-aci-oglunu-kaybeden-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusme-detaylarini-anlatti/#respond Sat, 11 May 2024 00:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17558 EYÜPSULTAN’da 1 kişinin öldüğü 4 kişinin yaralandığı kazada oğlunu kaybeden baba Özer Aci, ABD’ye kaçan T.C.’nin babası Bülent Cihantimur ile görüşmesinin detaylarını anlattı. Aci, “Farklı bir noktada görüştük. 5-6 kişi geldiler, hatta kınadım. Ne yüzle 5-6 kişi geliyorsunuz diye kınadım. Çok kısa bir görüşme oldu. Ona şunu söyledim, “Git çocuğunu, eski eşini al adalete teslim et, ondan sonra taziyeye mi geleceksin buyur gel” dedim. Baba Aci kan parası iddialarıyla ilgili olarak, “Bana şu İstanbul’u bağışlasalar oğlum geri gelmeyecek. O insanın bir lokması benim boğazımdan geçmeyecektir. Bunu açık açık net bir şekilde söylüyorum ” diye konuştu.

Eyüpsultan’da 1 kişinin öldüğü 4 kişinin yaralandığı kazada oğlunu kaybeden baba Özer Aci, aile dostları aracılığıyla T.C.’nin babası Bülent Cihantimur ile görüştüklerini açıkladı. Cihantimur ile bire bir iletişim kurmadığını vurgulayan Aci, görüşmenin kısa sürede sona erdiğini belirterek detayları anlattı. Aci kan prası iddialarına da yanıt verdi.

“DOLAYLI OLARAK İRTİBATA GEÇTİ; 3-5 DAKİKA KONUŞMAMIZ OLDU”

Özer Aci, “Ben hiçbir zaman, ‘İrtibata geçilmedi, konuşmadık, şöyle yapılmadı, böyle olmadı’ demedim. Bülent Bey, 15. gün ifadeye gittiğinde adliyede, bize taziyeye geldiklerini söylemiş. Burası benim evim, bir de çaprazda oğlumun evi var. Benimle irtibata geçmediler demedim, dolaylı olarak irtibata geçti, 3-5 dakika bir konuşmamız oldu. O zaman zarfında kendisinden şu istekte bulundum, ‘Eski eşini ve çocuğunu getir, adalete teslim et. Ondan sonra da buyur taziyeye gel’ dedim. Geçen 19 gün zarfında ne gelen oldu ne giden oldu. Görüşmede ben sadece bir şey istedim, eşinin ve çocuğunun adalete teslim olmasını istedim. Buraya, evime gelmedi. Gelmişse ispat etsin. Farklı bir noktada görüştük. Onda benim evime gelecek cesaret yok, olsa çoktan gelmişti. Kendisi bazı şeyleri farklı yollarla halledeceğini düşündüğü için böyle bir girişimde bulunmadı, bulunacağını da sanmıyorum. 8. gün Kuran okutuyorduk, o gün avukatımla görüşmüş. Taziyeye geleceklerini söylemiş, avukatım gerekli cevabı vermiş. Şöyle demiş, ‘Bugün Kur’an okutuluyor, acılı aile, bizim söylemimiz hala devam ediyor, eşini ve çocuğunuzu getirin. Ertesi gün taziyeye gelebilirsiniz’ demiş. Ben sözümün arkasındayım, eğer bana taziyeye gelecekse, acımı dindirecekse, önce çocuğunu ve eşini adalete teslim etsin, ertesi gün buyursun gelsin” dedi.

“KENDİSİNE SİTEM ETTİM DOĞRU”

Görüşmeye 5-6 kişi geldikleri için kendilerine sitem ettiğini belirten Aci, “Benim aile dostumla, dolaylı olarak birileri vasıtasıyla iletişime geçildi. Aile dostuma maddi ve manevi yanımda olduğunu söylemiş. Ben de onlara şunu söyledim. ‘Maddi kısmı bir kenara bıraksın, gelsin görüşelim’ dedim. 5-6 kişi geldiler, hatta kınadım. ‘Ne yüzle 5-6 kişi geliyorsunuz?’ diye kınadım. Çok kısa bir görüşme oldu. İşte telefon alışverişi olduğunu söylemiş. Bende onun telefonu yok, öyle bir insanla görüşmek istemem ama mecburiyetten görüşeceğim, bu ayrı bir olay. Çok kısa bir görüşmede aile dostumun evinde ona şunu söyledim, “Git çocuğunu, eski eşini al adalete teslim et, ondan sonra taziyeye mi geleceksin buyur gel’ dedim. Kendisi herhangi birşey söylemedi. Net bir ‘Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, acınızı paylaşıyoruz’ gibi şeyler söylemedi. Aile dostumuzun evine gelmesiyle bu taziye kabul oluyorsa, ısmarlamayla hac yapmak gibi birşey olur. Benim evim belli, adresim belli. Ona ben sitem ettim doğru. ‘Ben senin birinci gün kim olduğunu buldum, sen benim kim olduğumu, çocuğunun kimi öldürdüğünü niye bulamadın?’ diye sitem ettim. Zengin ve kolun uzun ya. Burada neden bu özelliklerini kullanmadı. Görüştüğümüz süre o kadar. Hiçbirşey söylemedi.” diye konuştu.

“O İNSANIN BİR LOKMASI BOĞAZIMDAN GEÇMEYECEK”

Kan parası iddiasıyla ilgili konuşan baba Aci, “Bazı televizyon kanalları ne yazık ki, iğrenç kelimeyi kullanıyorlar ben kendimden utanıyorum. Bana şu İstanbul’u bağışlasalar oğlum geri gelmeyecek. O insanın bir lokması benim boğazımdan geçmeyecektir. Bunu açık açık net bir şekilde söylüyorum ” dedi. Aci, Cihantimur ailesinin cenaze yemeği için tekrar aile dostuyla iletişime geçtiklerini anlatarak,” Görüşme yanılmıyorsam Pazartesi ya da Salı 3. veya 4. gün olmuştu. Bundan sonra aile dostumun bana dönmesiyle 9. gün sanırım, yemek söyleneceği söylendi. Ben de, ‘Bir adım atıyorlarsa adım atarım’ diyerek bir noktada buluşuruz diyerek olumlu baktım. Fakat daha sonra aile dostum bana şunu söyledi. ‘Yemeği ben organize edecekmişim, ücretini onlar ödeyecekmiş’ dedi. Aile dostuma bu konu üzerine kendilerine ne dediğini sordum. Kendisi benim adıma reddetmiş. ‘İyi yapmışsın, dedim. Aile dostuma ‘Onlara söyle bu saatten sonra yemek birşey getirirseler, yakında köpek çiftliği var oraya köpeklere yem ederim’ dedim. Geçen yine aynı kanal üzerinden Eylem Tok’un annesi aradı, başsağlığı dilemeye gelecekmiş. Ben de yine aynı söylemimi tekrar ettim. Gitsin annesi önce kızını ve torununu alsın Türkiye’ye getirsin, adalete teslim etsin.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozer-aci-oglunu-kaybeden-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusme-detaylarini-anlatti/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli basın mensuplarının sorularını yanıtladı Açıklaması https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-mensuplarinin-sorularini-yanitladi-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-mensuplarinin-sorularini-yanitladi-aciklamasi/#respond Mon, 22 Apr 2024 08:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15332 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “Terörle mücadele alanında bizim Amerika Birleşik Devletleri’ne çok net bir mesajımız oldu. Biz onlara PKK/YPG ve FETÖ ile ilgili beklentilerimizi net bir şekilde ilettik. Müttefik bir ülkenin, ülkemizin güvenliğini hedef alan terör örgütleriyle işbirliği yapmasının asla kabul edilemez olduğunu belirttik.” dedi.

Keçeli, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Sözcü Keçeli, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son dönemde 70’den fazla ikili görüşme yaptığını ve Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülkelerin üçte birinin Dışişleri Bakanları ile son 3-4 haftalık süreçte görüştüğünü kaydetti.

“7. Türkiye-ABD Stratejik Mekanizma Toplantısı” kapsamında yapılan ABD ziyaretine değinen Keçeli, “Terörle mücadele alanında bizim Amerika Birleşik Devletleri’ne çok net bir mesajımız oldu. Biz onlara PKK/YPG ve FETÖ ile ilgili beklentilerimizi net bir şekilde ilettik. Müttefik bir ülkenin, ülkemizin güvenliğini hedef alan terör örgütleriyle işbirliği yapmasının asla kabul edilemez olduğunu belirttik.” dedi.

Keçeli, “Türkiye-ABD stratejik ilişkilerinin daha fazla derinleşmesinin önündeki en büyük engelin ABD’nin YPG’ye vermekte olduğu destek olduğunu aktardık. Bu çalışma grubunun görüşmelerinde DEAŞ ile mücadele konusu da ele alındı ve önümüzdeki dönemde terörle mücadele konusunda teknik düzeyde düzenli istişareler yapılması konusunda mutabık kalındı.” değerlendirmesinde bulundu.

Keçeli, ABD ile temaslarda savunma sanayisi alanında işbirliği için atılması gereken adımların da konuşulduğunu belirterek, bu konudaki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğinin ABD’li yetkililere iletildiğini söyledi. Türkiye’nin CAATSA yaptırımlardan çıkarılma talebinin tekrar vurgulandığını aktaran Keçeli, F-16 ve F-35 konusundaki süreçlerin de ele alındığını bildirdi.

Keçeli, ABD ile 30 milyar dolarlık ticaret hacminin 100 milyar dolar bandına çıkarılmak istendiğini söyledi. Enerji alanındaki işbirliğinin değerlendirildiğini belirten Keçeli, sıvılaştırılmış doğal gaz ve nükleer enerji konularında görüşmelerin sürdüğünü vurguladı.

Görüşmelerde Gazze meselesi öne çıktı

Keçeli, ABD ile görüşmelerde en fazla zaman ayrılan kısmın Gazze olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

“Biz Gazze’de acil ve tam ateşkesin sağlanması ve bunun hemen ardından iki devletli kalıcı bir çözüme dönük bir sürecin başlatılması gerektiğini güçlü şekilde tekrar Amerikalılara ilettik. Gazzeli sivillerin daha fazla zarar görmemesi ve Gazze’ye yönelik insani yardımların sürekli ve kesintisiz biçimde devamı konusunda veya bunun sağlanması konusunda iki taraf da görüş birliği içindeler.”

Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda her iki taraf için de uygun şartlar oluştuğunda barış müzakerelerine dönülmesi gerektiğini tekrarladıklarını aktaran Keçeli, “Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğinin sağlanması konusu da ele alındı. Ayrıca biz Amerikalılara uluslararası yükümlülüklerimize uygun bir biçimde sürdürdüğümüz ticari ilişkilerin ABD tarafından herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmaması gerektiğini aktardık.” diye konuştu.

Keçeli, Suriye’de Türkiye ile ABD’nin siyasi sürecin tekrar başlaması konusunda mutabık olduğunu hatırlattı. İki ülkenin de insani yardımların kesintisiz biçimde Suriye’ye ulaşması konusunda aynı düşündüğünü söyleyen Keçeli, Suriye’nin geleceği konusunda ABD ile teknik düzeyde görüşmelerin devam edileceğini aktardı.

Keçeli, Azerbaycan- Ermenistan arasındaki barış görüşmeleri sürecine ilişkin, sürecin desteklendiğinin ABD tarafına iletildiğini söyledi.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Yemen, İran ve Libya gibi konuların da gündemde olduğu dile getiren Keçeli, bu konularda diyaloğun devam etmesi ve ortak çalışmalar yürütülmesi konusunda da mutabık kalındığını bildirdi.

Keçeli, savunma sanayi alanındaki işbirliği engellerine ilişkin, bu konuda Senato’da “olumlu” yaklaşım gözlemlendiğini, ilerleyen dönemde ABD ile “müttefiklik ruhuna uygun, karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde” görüşmelerin sürdürüleceğini söyledi.

Irak’ta yapılacak toplantı

Irak’ın başkenti Bağdat’ta yarın Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi toplantısında güvenlik ve askeri işbirliği konularının öncelikli gündem maddesi olacağını aktaran Keçeli, terörle mücadelede “ortak bir anlayış geliştirilmesi” ve bu doğrultuda atılabilecek somut adımların masada olacağına dikkati çekti.

Keçeli, son zirvede yapılan ve “PKK’nın her iki ülke için de ortak tehdit” olarak tanımlandığı açıklamayı hatırlatarak, terör örgütü PKK’nın Irak makamları tarafından bir ortak güvenlik tehdidi olarak tanımlanmasını “Irak tarafında PKK ile mücadele azminin gelişmeye başladığının bir işareti” gördüklerini ifade etti.

Keçeli, enerji konusunda da Irak’taki doğal gaz kaynaklarının geliştirilmesi ve bunların uluslararası pazarlara sevki için görüşmeler olacağını bildirdi. Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı’nın bir süredir kapalı olduğunu hatırlatan Keçeli, “Biz bu boru hattından sevkiyata başlanabileceğini, bizim açımızdan bir sorun olmadığını geçtiğimiz ekim ayında söylemiştik. Ancak Irak tarafının henüz sevkiyata başlanması konusunda hazır olmadığını anlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Keçeli, Irak’taki tüm tarafların karşılıklı diyalog ve anlayış çerçevesinde bir mutabakata ulaşmasını ve boru hattına sevkiyatın en kısa sürede başlamasını ümit ettiklerini bildirdi.

Dışşileri Bakanı Fidan’ın Bakü’yü ziyaret edeceğini aktaran Keçeli, burada Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın düzenleneceğini, ana gündem maddesinin “bağlantısallık” konuları olacağını kaydetti.

Gazze’ye yardımlar

Türkiye’nin Gazze’ye yaptığı insani yardımlara ve tahliyelere ilişkin bilgi paylaşan Keçeli, “(Gazze’de) İnsani felaket giderek daha kötü bir hale dönüşüyor. Ramazan ayında da Gazzeli kardeşlerimize destek vermeye devam edeceğiz.” dedi.

Keçeli, 10 Mart’ta yaklaşık 3 bin ton insani yardım taşıyan geminin Mısır’ın El-Ariş limanına ulaştığını belirterek, “Krizin başından bu yana Gazze’ye yaptığımız yardım 40 bin tonu aştı.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) Mersin’de 26 bin ton un teslim ettiğini hatırlatan Keçeli, unun UNRWA tarafından İsrail’in Aşdod limanına götürülerek bir kısmının karayoluyla Gazze’ye sevk edildiğini aktardı.

Keçeli, İsrail makamlarının kalan unu Gazze’ye ulaştırmasında engel olduğunu ve yaklaşık 3-4 hafta boyunca BM ve İsrail ile görüşmelerin ardından sonuca ulaştırıldığını anlattı.

Keçeli, Türkiye’nin UNRWA’ya sağladığı 26 bin ton unun kalanının Dünya Gıda Programı aracılığıyla peyderpey Gazze’ye sevkinin başladığını aktardı.

Keçeli, Gazze’ye havadan insani yardım operasyonun da başladığını anımsatarak, “Biz, buraya da destek sağlamak üzere yaklaşık 9 bin ton tıbbi malzeme ve bebek malzemesi ilettik. Bunu Ürdün makamları hava yoluyla Gazze’ye ulaştırıyorlar.” diye konuştu.

Gazze’den tahliye edilen vatandaşlarla ilgili konuşan Keçeli, şunları kaydetti:

“Bu sabah itibariyle 1489 vatandaşımızı, KKTC vatandaşı ve onların yakınlarını Gazze’den tahliye etmiş durumdayız. Hala tahliye etmeye çalıştığımız bir grup vatandaşımız var. Onların da en kısa sürede güvenli bir şekilde Gazze’den Türkiye’ye veya gitmek istedikleri başka ülke varsa oraya ulaşmaları için çaba harcamaya devam edeceğiz.”

Terörle mücadelede ortak mekanizma

Keçeli, ABD ile yapılan görüşmelerde terörle mücadelede ortak bir mekanizma kurulması konusuna değinerek, düzenli ve teknik düzeyde yüz yüze toplantıların yapılmasının planlandığını aktardı.

“Farklı kurumların katılımlarıyla gerçekleştirilecek bir dizi toplantı olacak.” diyen Keçeli, dışişleri bakanlıklarının koordinasyonunda, güvenlik birimlerinin de dahil olduğu bir istişare mekanizması bulunduğunu belirtti.

Keçeli, Türkiye’nin PKK’nın Irak’taki varlığıyla mücadele konusunda kimseden icazet almadığını ifade ederek, “Biz güvenliğimizi tehdit eden yurt dışı kaynaklı bir terör örgütüne yönelik operasyon yapacaksak icazet alacağımız tek entite BM’nin, BM şartının 51. maddesidir. Bunun dışında herhangi bir uluslararası yapım veya üçüncü tarafla o açıdan ele almıyoruz.” dedi.

ABD askerlerinin Irak’ta bulunduğunu hatırlatan Keçeli, “Bizim PKK’ya dönük mücadelemizde bağlantılı olarak, tabii ki onlarla da görüşüyoruz. Ancak bu bir icazet alma, izin alma anlamında gerçekleşmiyor.” diye konuştu.

Keçeli, Süleymaniye konusunda Türkiye’nin tutumunu Bakan Fidan’ın vurguladığını hatırlatarak, “Bizim Süleymaniye’den bazı beklentilerimiz var.” dedi.

Keçeli, “Bizim Süleymaniye’deki ilişkimizi birkaç sene öncesindeki olduğu noktaya getirmemizi mümkün kılacak adımlar Süleymaniye tarafından henüz atılmadı.” diye konuştu.

Keçeli, Fidan’ın ABD’deki temaslarında, Gazze’ye insani yardım konusunda farklı bir çözüm formülünün görüşülüp görüşülmediğine ilişkin, “Bir formül olarak bu konuşulmadı ancak bu konu en çok üzerinde tartıştığımız başlıklarından bir tanesiydi. Biz aslında Amerika’nın Gazze’deki insani felakete bir çözüm arayışı içine girmesini dünya kamuoyunun, ABD üzerinde kurduğu baskının sonucu olarak görüyoruz.” dedi.

Gazze’deki sorunun esas kaynağının çözülmesi gerektiğini dile getiren Keçeli, en kısa sürede ateşkesin sağlanması, ve yardımların acilen ulaştırılması gerektiğini vurguladı.

Keçeli, karayoluyla ulaştırılacak yardımların önemli olduğunu, BM ve bu konuda uzmanlaşmış sivil toplum kuruluşlarının da aynı gözlemi yaptığını aktararak şunları söyledi:

“Bizim ABD’ye verdiğimiz mesajların temelinde bu yatıyordu. Bir an önce ateşkes sağlayalım ve bu esnada da ‘insani yardımların ulaştırılabilecek en etkin, hızlı ve sürdürülebilir şekilde Gazze’ye girmesi için İsrail üzerindeki bütün etkinizi kullanın’ dedik. Mesele bunların ulaştırılmasında. Biz Mısır makamlarıyla da sürekli temas halindeyiz. Ne yazık ki İsrail tarafından kaynaklı nedenlerle tonlarca insani yardım malzemesi sınırın Mısır tarafında bekliyor.”

ABD’nin Gazze’ye deniz yoluyla yardım ulaştırma planı

Keçeli, ABD’nin Gazze’ye seyyar liman inşa etme planları hakkındaki soruyu yanıtlarken, “Birincisi, bu eğer Amerika’nın Gazze’deki insani felaketi kabul etmesi anlamına geliyorsa iyi bir gelişme. Öte yandan, biz karayoluyla çok daha kolay, çok daha ucuza, çok daha etkin bir şekilde yardım ulaştırılması mümkünken birtakım daha az etkili denemelerde bulunulmasını doğru bulmuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gazze’ye yardımın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinden olmasıyla ilgili Keçeli, “GKRY’nin muhatabı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) makamlarıdır. Dolayısıyla onlar bu konuda gerekli yorumda bulunacaklardır. Bizim açımızdan söyleyeceğim tek şey, biz KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki haklarının bir şekilde zedelenmesine, ihlal edilmesine izin vermeyiz.” dedi.

Suriye ile ilişkiler

Keçeli, Suriye ile ilişkilere yönelik de Dışişleri Bakanlığının sorumluluğu çerçevesinde, Türkiye ile Suriye rejimi arasında bir görüşme gerçekleşmediğini belirtti.

Keçeli, “Bizim normalleşme konusundaki politikamız başından beri belli. Biz şeffaf bir şekilde, dürüst bir şekilde bunları ortaya koyduk. Herhangi bir ön şartımız yok. Ancak bu sürecin sonunda (Suriye rejiminin), siyasi süreçle ilgili, Suriyelilerin geri dönüşüyle ilgili, Suriye’nin geleceğiyle ilgili gelmesini istediğimiz bir nokta var. Öte yandan Suriye rejiminin bize koyduğu bazı ön şartlar var.” diye konuştu.

Ukrayna-Rusya Savaşı’nda son durum

Keçeli, Rusya’nın Fransa ve Almanya gibi bazı Avrupa ülkeleriyle yaşadığı gerginliğin ardından Türk Silahlı Kuvvetlerinin Avrupa’ya davet edildiği yönündeki haberlere ilişkin, böyle bir davetten haberdar olmadığını bildirdi.

Türkiye’nin Ukrayna-Rusya Savaşı’nda istikrarla aynı politikayı izlediğinin altını çizen Keçeli, iki taraf için de koşullar oluştuğunda tarafların barışın şartlarını konuşmak üzere bir araya gelmesi gerektiğini dile getirdi.

Keçeli, savaşın belli bir durma noktasına geldiğine, çok kişinin öldüğüne ve bölgeye ekonomik yansımaları olduğuna işaret ederek, “Biz bu konuya bir çözüm bulunması gerektiğini düşünüyoruz. Eninde sonunda da bulunacaktır anlayışındayız. Ancak bir çözüm empoze edilmesi yönünde de herhangi bir çabaya girilmemesi gerekiyor. Ancak taraflar konuşmaya hazır olduğunda konuşabilecekler.” dedi.

F-35 süreci

Türkiye’nin CAATSA yaptırımlarından çıkarılma talebi ile Türkiye-ABD Savunma Ticareti Diyaloğu ismiyle kurulacak yeni mekanizma arasındaki ilişkiyle ilgili soruyu cevaplayan Keçeli, ikisinin aynı konuda farklı süreçler olduğunu söyledi.

Keçeli, Fidan’ın ABD ziyaretinden olumlu izlenimlerle ayrıldıklarına ve Senato’da, Türkiye’ye uygulanan kısıtlamalar konusunda pozitif mesajlar aldıklarına dikkati çekerek, iki ülke içerisindeki fırsatların hayata geçmesinin tarafların çıkarına olacağını belirtti.

Ödeme yapmasına rağmen Türkiye’ye teslim edilmeyen F-35’lerle Türkiye’nin F-35 programı sırasındaki harcamalara ilişkin görüşmelerin devam ettiğini bildiren Keçeli, “F-35 projesine dönmemiz konusunda birtakım çalışmalar varsa bu Dışişleri Bakanlığının sorumluluk alanında değil.” ifadesini kullandı.

DEAŞ’lı tutuklarının aile yakınları

Keçeli, yarın Irak’ta yapılacak görüşmelerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın planlanan Irak ziyareti hazırlıklarının görüşüleceğini aktararak, resmi ziyaret tarihini Cumhurbaşkanlığının açıklayacağını söyledi.

ABD’nin, DEAŞ’la mücadele gerekçesiyle Irak ve Suriye’de bulunduğunu ileri sürdüğünü belirten Keçeli, “DEAŞ’lı tutuklular ve onların aile yakınlarının vatandaşı oldukları ülkelere dönmesi konusunda hem bizim hem Amerika’nın uzun süredir izlediği bir politika var. Esasen o husus daha ziyade üçüncü ülkelere yönelik bir çağrı.” dedi.

Keçeli, kendi vatandaşı olan DEAŞ’lıların aile yakınlarını kabul etmeyen çok sayıda Batı Avrupa ülkesinin kendi vatandaşlarını alması gerektiğini dile getirerek, bunun ülkelerin uluslararası yükümlülükleri ve bölgenin güvenliği bakımından sorun teşkil ettiğini kaydetti.

Miçotakis’in mayısta Türkiye’yi ziyareti bekleniyor

Keçeli, 11 Mart’ta düzenlenen Türkiye-Yunanistan Siyasi Diyalog Toplantısı’nın olumlu bir atmosferde geçtiğini söyledi.

Sözcü Keçeli, üst düzey temas ve ziyaretlerin programlanması, Ege konuları, azınlıkların durumu, konsolosluk ilişkileri, düzensiz göç ve terörle mücadelede işbirliği, karşılıklı kültürel mirasın korunması ve iki ülkenin uluslararası adaylıkları konusunda işbirliği gibi hususların görüşüldüğünü anlattı.

Bölgesel ve uluslararası konularda da görüş alışverişinde bulunulduğunu aktaran Keçeli, “Yunan tarafına, iki ülke liderleri tarafından geçtiğimiz aralık ayında Atina’da düzenlenen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) sırasında imzalanan ‘Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi’ doğrultusunda, gerilim yaratabilecek söylem ve eylemlerden kaçınılması gerektiği vurgulandı.” ifadelerini kullandı.

Keçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aralık 2023’teki Atina ziyareti sırasında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis tarafından duyurulan, Türk vatandaşlarının 10 Yunan adasını turistik ziyaretlerine yönelik vize kolaylığı (kapıda vize) uygulamasındaki son durum ve hazırlıklar gibi olumlu gündemlerin de ele alındığını ifade etti.

Keçeli, 5. YDİK Toplantısında Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetine icabetle Ankara’ya ziyarette bulunmasında ilke mutabakatına varıldığını hatırlatarak, “Ziyaretin mayıs ayı içinde gerçekleştirilmesi için tarih belirleme çalışmaları devam ediyor. Başbakan Miçotakis’in ziyareti öncesinde, ziyarete hazırlık niteliği de taşıyacak bir dizi ziyaret daha öngörülüyor.” dedi.

Sözcü Keçeli, bu çerçevede iki ülke arasında ekonomi olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliğine yönelik olumlu gündem odaklı Ortak Eylem Planı toplantısının Dışişleri Bakan Yardımcısı Burak Akçapar ile Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Kostas Fragoyannis arasında 15 Nisan’da Ankara’da düzenlenmesinin kararlaştırıldığını aktardı.

Keçeli, Güven Artırıcı Önlemler toplantısının 22 Nisan’da Atina’da yapılmasının planlandığını, Başbakan Miçotakis’in Türkiye ziyareti sırasında çeşitli anlaşmaların imzalanmasının öngörüldüğünü, anlaşmaların metinleri için hazırlıkların sürdüğünü, 2023’ün başından itibaren Yunanistan’la temas ve ziyaretlerde artan bir ivme görüldüğünü söyledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-mensuplarinin-sorularini-yanitladi-aciklamasi/feed/ 0
Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nin bir sonraki toplantısı yarın Bağdat’ta yapılacak https://www.haber28.com.tr/turkiye-irak-guvenlik-zirvesinin-bir-sonraki-toplantisi-yarin-bagdatta-yapilacak/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-irak-guvenlik-zirvesinin-bir-sonraki-toplantisi-yarin-bagdatta-yapilacak/#respond Mon, 22 Apr 2024 06:36:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15316 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın katılımıyla Aralık 2023’te Türkiye’de düzenlenen Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nin bir sonraki toplantısı aynı formatla yarın Bağdat’ta yapılacak.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, gündeme dair basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yakın zamanda Münih Güvenlik Konferansı’nda, Rio G-20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, Venezuela’da, Meksika’da ve Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) temaslar gerçekleştirdiğini hatırlatan Keçeli, Bakan Fidan’ın tüm bu toplantılarda 70’den fazla görüşme yaptığını söyledi. Keçeli, 7-8 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen Amerika-Türkiye Stratejik Mekanizma Toplantısı’nın ayrıntılarını aktaran Keçeli, stratejik mekanizma toplantısının iki ayağı olduğunu; birincisinde farklı kurumlardan uzmanların bir araya gelerek çalışma grupları formatında çeşitli temaların ikili ilişkiler açısından tartışıldığını, sonrasında varılan sonucun iki Dışişleri Bakanına sunulduğunu ve onların da siyaseten daha fazla neler yapılabileceği hususunda stratejik bir bakış açısıyla yanıt vermeye çalıştıklarını söyledi. Bu çerçevede 7 Mart’ta 3 çalışma grubunun siyasi, askeri iş birliğini, küresel terörizmle mücadele iş birliğini, enerji güvenliğini ve iklim meselelerini ele aldığını, 4 çalışma grubunun ise Gazze’deki son durum, Suriye, Güney Kafkasya ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi bölgesel konuları ele aldığını aktardı.

“PKK, YPG ve FETÖ’yle ilgili beklentilerimizi net bir şekilde ilettik”

Terörle mücadele alanında ABD’ye net bir mesaj verdiklerini söyleyen Keçeli, “Onlara PKK, YPG ve FETÖ’yle ilgili beklentilerimizi net bir şekilde ilettik. Müttefik bir ülkenin ülkemizin güvenliğini hedef alanlarla iş birliği yapmasının asla kabul edilemez olduğunu belirttik. Türkiye-ABD stratejik ilişkilerinin daha fazla derinleşmesinin önündeki en büyük engelin ABD’nin YPG’ye verdiği destek olduğunu aktardık. Bu çalışma grubunun görüşmelerinde DEAŞ ile mücadele konusu da ele alındı. Önümüzdeki dönemde terörle mücadele konusunda teknik düzeyde düzenli istişareler yapılması konusunda mutabık kılındı. Siyasi ve askeri konularda öncelikle savunma sanayiinde iş birliği için atılması gereken adımları konuştuk. Savunma sanayii alanındaki kısıtlamaların kaldırılması, CAATSA yaptırımlarından çıkarılma talebimizi tekraren vurguladık. F-16 programıyla ilgili devam eden süreç var. Ayrıca F-35 ile ilgili prosedürün tamamlanması gerekiyor. Bu konular da ele alındı. Tabii ekonomik konuları da görüştük. Şu an ABD ile ikili ticaret hacmi 30 milyar düzeyinde, biz bunu 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu konuda atılabilecek adımlar ele alındı. Enerji alanındaki işbirliğinin arttırılması konusunda görüştük. Sıvılaştırılmış doğalgaz ve nükleer enerji konularında görüşmelere devam edeceğiz” dedi.

“İki devletli kalıcı çözüme dönük bir sürecin başlatılması gerektiğini ABD’lilere ilettik”

Görüşmelerde bölgesel konuların da ele alındığına işaret eden Keçeli, “Bunların başında Gazze geliyor. Hem çalışma gruplarında hem de sayın bakanın Blinken ile olan görüşmesinde en fazla zamana ayrılan kısım Gazze oldu. Gazze’de acil ve tam ateşkesin sağlanması, hemen ardından da iki devletli kalıcı çözüme dönük bir sürecin başlatılması gerektiğini ABD’lilere ilettik. Gazzeli sivillerin daha fazla zarar görmemesi, insani yardımların sürekli ve kesintisiz bir şekilde devamında iki taraf da görüş birliği içerisindeler. Gerek Ukrayna, gerek Rusya için şartlar oluştuğunda her iki taraf için de gerekli zemin içinde barış müzakerelerine dönülmesi gerektiğini savunuyoruz. ABD’de bunu tekrarladık. Karadeniz sefer güvenliğinin sağlanması konusu da ele alındı. ABD’lilere uluslararası yükümlülüklere uygun bir şekilde sürdürdüğümüz ilişkilerin ABD tarafından bir kısıtlamaya tabi tutulmaması gerektiğini aktardık. Suriye de gündemimizdeydi, her iki taraf da siyasi sürecin tekrar başlaması gerektiği konusunda mutabık. Suriye’deki krize ancak siyasi bir çözüm bulunabileceğinin altını çizdik. İnsani yardımların kesintisiz bir şekilde Suriye’ye ulaşması gerektiği konusunda da mutabıkız. Suriye’nin geleceğine dair görüşmeleri de ABD’lilerle teknik düzeyde yapmaya devam edeceğiz. Azerbaycan-Ermenistan arasındaki durum da vardı. Bu konuda devam eden barış görüşmelerini desteklediğimizi ABD tarafına ilettik. Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Yemen ve Libya gibi konular da ele aldığımız bölgesel başlıklar altındaydı” diye konuştu.

“Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nin bir sonraki toplantısı yarın Bağdat’ta yapılacak”

Bakan Fidan’ın gelecek günlerdeki programına dair bilgilendirmelerde bulunan Keçeli, “Aralık ayında Irak’la bir Güvenlik Zirvesi gerçekleştirmiştik. Bu toplantıya sayın bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve sayın MİT başkanımız katılmışlardı. Güvenlik Zirvesi’nin bir sonraki toplantısı, yarın 14 Mart günü Bağdat’ta yapılacak. Aynı formatta olacak. Yarınki görüşmelerde güvenlik ve askeri işbirliği konuları öncelikli gündem maddesi olacak. Terörle mücadelede ortak bir anlayış geliştirilmesi ve bu konuda atılabilecek somut adımlar masada olacak. Geçtiğimiz Güvenlik Zirvesi’nin ardından bir ortak açıklama yayımlanmıştı. Bu ortak açıklamada PKK’nın her iki ülke için de ortak tehdit olduğunu vurgulamıştık hem biz hem Irak tarafı. PKK’nın Irak makamları tarafından bir ortak güvenlik tehdidi olarak tanımlanmasını, Irak’ta PKK ile mücadele azminin gelişmeye başladığının bir işareti görüyoruz. Bu bakımdan memnuniyet duyuyoruz. Gelinen bu olumlu noktadan azami faydayı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Güvenlik Zirvesi’nde iki ülke arasındaki işbirliği imkanlarının da ele alınacağını vurgulayan Keçeli; doğalgaz kaynaklarının geliştirilmesi, Irak’taki yenilebilir enerji alanında nasıl ortak projeler geliştirilebileceği söyledi. Keçeli, Bakan Fidan’ın yarınki toplantılarından sonra Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gideceğini ve orada Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan 3’lü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın 9’uncusuna katılacağını duyurdu.

“Gazze’ye yaptığımız yardım 40 bin tonu aştı”

Türkiye’nin Gazze’ye gerçekleştirdiği insani yardımlar hakkında da açıklama yapan Keçeli, “10 Mart günü yaklaşık 3 bin tonluk insani yardım taşıyan 7’nci gemimiz, Mısır’a yanaştı. Böylelikle krizin başından beri Gazze’ye yaptığımız yardım 40 bin tonu aştı. Gazze’ye havadan insani yardımlar da başladı. Buraya destek sağlamak üzere 9 bin ton tıbbi malzeme ve bebek malzemesini Ürdün makamlarına ilettik. Ürdün makamları hava yoluyla Gazze’ye ulaştırıyorlar” ifadelerini kullandı.

“Bu sabah itibarıyla bin 489 vatandaşımızı, KKTC vatandaşını ve onların yakınını Gazze’den tahliye etmiş durumdayız”

Gazze’den gerçekleştirilen tahliyeler hakkında da bilgi veren Keçeli, “Dışişleri Bakanlığı olarak takip ettiğimiz bir diğer konu da vatandaşlarımızın ve KKTC vatandaşlarının ve yakınlarının Gazze’den tahliyesi. Bu sabah itibarıyla bin 489 vatandaşımızı, KKTC vatandaşını ve onların yakınını Gazze’den tahliye etmiş durumdayız. Halen tahliye etmeye çalıştığımız bir grup vatandaşımız var. Onları da en kısa sürede güvenli bir şekilde Gazze’den Türkiye’ye veya gitmek istedikleri 3’üncü bir ülke varsa oraya ulaşması için çaba harcamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Bir gazetecinin “ABD ile yapılan görüşmelerde özellikle terörle mücadelede ortak bir mekanizma kurulması konusunda karara varıldığı belirtildi. Ayrıntıları nelerdir?” sorusuna cevap veren Öncü Keçeli, “Düzenli olacak toplantılar, teknik düzeyde gerçekleştirilecek. Yüz yüze yapılması planlanıyor. ve her şeyden önemlisi bu farklı kurumların katılımıyla gerçekleştirilecek bir dizi toplantı olacak Dışişleri Bakanlıklarının koordinasyonunda ancak güvenlik birimlerinin de dahil olduğu bir istişare mekanizması” cevabını verdi.

“Bir operasyon yapacaksak icazet alacağımız tek yer Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesidir”

Keçeli, bir gazetecinin “Irak’a yönelik olarak yazın daha kapsamlı bir operasyon beklentisi mevcut. Bu konu ABD ile yapılan görüşmelerde dile getirildi mi?” sorusu üzerine, “Amerikalılarla temaslarımızda terör örgütü PKK’nın Irak’taki varlığının ve bizim terörle mücadelemiz çerçevesinde izin almamız, icazet almamız çerçevesinde bunu soruyorsanız. Tabie ki bu açıdan Amerikalılarla konuşmuyoruz. Biz güvenliğimizi tehdit eden yurtdışı kaynaklı bir terör örgütüne yönelik operasyon yapacaksak icazet alacağımız tek yer Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesidir. Bunun dışında herhangi bir uluslararası yapı veya üçüncü tarafla bu konuyu ele almıyoruz. Diğer taraftan ABD’nin askerleri Irak’ta bulunuyorlar. Dolayısıyla bizim PKK’ya yönelik mücadelemizle bağlantılı olarak tabii ki onlarla da görüşüyoruz. Ancak bu bir icazet almak, onların iznini almak anlamında gerçekleşmiyor” ifadelerini kullandı.

Yunanistan ile ikili ilişkilerde son durum

Yunanistan ve Türkiye’nin siyasi diyalog konusunda hangi noktada olduklarına yönelik soruya yazılı olarak cevap veren Sözcü Keçeli, “Türkiye-Yunanistan Siyasi Diyalog Toplantısı, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Burak Akçapar ve Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Alexandra Papadopoulou başkanlıklarındaki heyetler arasında 11 Mart Pazartesi günü Ankara’da gerçekleştirildi. Görüşmeler olumlu bir atmosferde geçti. İkili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası konular da ele alındı. İkili ilişkiler kapsamında, üst düzey temas ve ziyaretlerin programlanması, Ege konuları, her iki ülkedeki azınlıkların durumu, konsolosluk ilişkileri, düzensiz göç ve terörle mücadelede işbirliği, karşılıklı kültürel mirasın korunması, iki ülkenin uluslararası adaylıkları konusunda işbirliği gibi hususlar görüşüldü. Bölgesel ve uluslararası konular bağlamında ise Ukrayna, Gazze, Kafkasya ve Orta Asya’daki durum, Balkanlar, AB ve NATO ile ilişkiler gibi konu başlıkları üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Yunan tarafına iki ülke liderleri tarafından geçtiğimiz aralık ayında Atina’da düzenlenen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDIK) sırasında imzalanan ‘Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi’ doğrultusunda gerilim oluşturabilecek söylem ve eylemlerden kaçınılması gerektiği vurgulandı. Toplantı sırasında ülkelerimizi birbirlerine yaklaştıracak olumlu gündem çalışmalarımız hakkında da bilgi alışverişinde bulunuldu” ifadelerine yer verdi. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-irak-guvenlik-zirvesinin-bir-sonraki-toplantisi-yarin-bagdatta-yapilacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy İstanbul’da kritik bir zirve gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-istanbulda-kritik-bir-zirve-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-istanbulda-kritik-bir-zirve-gerceklestirdi/#respond Sat, 13 Apr 2024 08:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14171 Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy İstanbul’da kritik bir zirve gerçekleştirdi. Görüşme sonrası açıklama yapan Erdoğan “Rusya’nın da bulunacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız” dedi. Karadeniz Tahıl Koridoru ile ilgili de konuşan Erdoğan, yeni bir mutabakat sağlanması için gereken desteği vermeye hazır olduklarını da söyledi. Zelenski ise yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin çabaları sayesinde ciddi insani sonuçlar elde ettik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında öğle saatlerinde Türkiye’ye gelen Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ile görüştü. Erdoğan gün içinde katıldığı programların ardından Zelenski ile görüşmek için akşam saat 18.45 sıralarında Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ne geldi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra çalışma ofisine giriş yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Zelenski görüşmesi saat 19.15 sıralarında başladı. Görüşme 20.45 sıralarında sona erdi. Tahıl Koridoru Anlaşması’nın devam etmesine ilişkin temaslardaki son durumun ve bölgede kalıcı barış arayışlarının ayrıntılı bir şekilde masaya yatırıldığı görüşmede, gündem maddelerinden biri de Türkiye-Ukrayna ilişkileri oldu. Görüşmelerin ardından Erdoğan ve Zelenski açıklamalarda bulundu.

“Daha önce olduğu gibi elimizden gelen desteği vermeye hazırız”

Açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Temmuz ayından sonra yeniden misafir etmekten memnuniyet duyuyorum. Bu vesile ile Çarşamba günü Miçotakis ve Zelensky bulunduğu yakın bir bölgeye düzenlenen Füze saldırısı sebebiyle her iki ülkeye de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. 2 yılı geride bırakan savaş nedeniyle hayatlarını kaybeden Ukrayna vatandaşları için de taziyelerimi sunuyorum. Kıymetli dostum ile bugünkü görüşmelerimizde savaşla ilgili gelişmeleri ayrıntılı şekilde ele aldık. Stratejik ortağımız Ukrayna’nın toprak bütünlüğü egemenliği ve bağımsızlığına yönelik desteğimizi vurguladım. Maalesef savaşın başta Ukrayna olmak üzere bölgesel ve küresel plandaki menfi yansımaları giderek artıyor. Barışın tesisi için Mart 2022’de İstanbul’da kurduğumuz müzakere masasının yanından geçebilecek nitelikte diplomatik bir adım atılamadı. Başından beri savaşın müzakereler temelinde sonlandırılması için elimizden gelen katkıyı verdik. Rusya’nın da dahil olacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya da hazırız. İstişarelerimizde ihraç koridorları ve seyrü sefer emniyeti gibi Karadeniz’in istikrarını ilgilendiren meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Karadeniz girişimi 33 Milyon tona yakın tahılın ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına imkan vererek küresel bir gıda krizinin önüne geçmişti. O anlaşma da yine bu salonda yapılmıştı. Taraflar arasında yeni bir mutabakat sağlanması için bir niyet ortaya konulduğu takdirde daha önce olduğu gibi elimizden gelen desteği vermeye hazırız” dedi.

“Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz”

“Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz” diyen Erdoğan konuşmalarını şu şekilde sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde Ukrayna’nın ekonomik açıdan ayakları üzerinde duran ve kalıcı güvenliğini tesis etmiş konuma gelmesi de büyük önem taşıyor. Bu çerçevede Ukrayna’nın Avrupa Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesi hedefine desteğimiz bakidir. Bugünkü görüşmelerimizde ikili ilişkilerimiz gündeminde yer alan konuları da etraflıca ele aldık. Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz. 10 Milyar Dolar hedefimize ulaşmak için gayretlerimizi arttırma noktasında mutabık kaldık. Serbest ticaret anlaşmasının bir an önce yürürlüğe girmesi kuşkusuz bu ilişkilerimize yeni bir ivme katacaktır. Pek çok firmamız savaşın getirdiği tüm riskleri göğüsleyerek arazideki çalışmalarına devam etti ve ediyor. Ukrayna’nın yeniden imarı çalışmalarına da güçlü şekilde destek vereceğiz. Bu çerçevede Ukrayna’nın yeniden inşası formuna da geçtiğimiz Ocak ayında İstanbul’da gerçekleştirdik. Firmalarımızın ilerleyen dönemlerde daha fazla sorumluluk üstlenmesi noktasında Ukrayna hükümetinin de tercihine mazhar olacaklarından şüphe duymuyorum. Kırım tatarlarının Ukrayna’daki varlığı iki ülke arasındaki dostluğu pekiştiren önemli unsurlardan biridir. Kırım tatarları ülkenin toprak bütünlüğünün yeniden tesisi için de canla başla mücadele ediyorlar. Soydaşlarımızın haklarının garanti altına alınması ve özerklik statülerinin güçlendirilmesindeki emekleri için Zelensky’e bir kez daha teşekkür ediyorum. Biz de Kırım Tatar soydaşlarımızı her zaman destekledik destekleyeceğiz. Önümüzdeki dönemde bir yandan Ukrayna ile dayanışmamızı sürdürürken diğer yandan savaşın müzakereler temelinde adil bir barışla sona erdirilmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugünkü

istişarelerimizin başta ülkelerimiz olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum”.

“Cumhurbaşkanı ve Türk halkına Ukrayna’nın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne olan desteği için teşekkür ederim”

Erdoğan ve Trük halkına teşekkürlerini ileten Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, “Cumhurbaşkanı ve Türk halkına Ukrayna’nın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne olan desteği için teşekkür ederim. Bugün her zamanki gibi verimli bir müzakere gerçekleştirdik. Türkiye’nin aracılığı sayesinde ciddi sonuçlar elde ettik. Bundan sonraki çabaları bekliyoruz. Bugün ben Kırım Tatarları başta olmak üzere ilgili liste ilettim. Bu insanlar işgal altında olan Ukrayna topraklarında bulunuyor. Bugün barış planımıza dikkat çektik. Özellikle liderler düzeyindeki küresel zirve hazırlıklarıyla ilgili Cumhurbaşkanı’na bilgi verdim. Adil bir barış elde etmek istiyoruz. Ukrayna için acil bir barış. Ben savunma sanayi şirketleriyle bugün bir araya geldim. Savunma sanayi şirketleriyle görüşmekten memnuniyet duydum. Ekonomik iş birliğimiz açısından bu konuları çözmeye hazırız. Bugün burada bir anlaşma imzaladık. Bizim ticaretimizi kolaylaştıracak. Karadeniz bölgesi de çok önemli. Çok fazla gemi oradan geçti. Şimdiden 30 milyon tondan fazla tahıl o koridordan geçti. Ramazan ayı arifesinde herkese bir sakinlik dilemek istiyorum. Mübarek Ramazan ayı sırasında barışın biraz daha bize yakın olmasını diliyorum. Ukrayna zor şartlarda olduğu zamanlar, ihracat Ukrayna için kritik öneme sahip olduğu zaman tahıl koridoru çalışmaya başladı. Cumhurbaşkanı’na teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-istanbulda-kritik-bir-zirve-gerceklestirdi/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze’deki barış süreci ve kalıcı ateşkesle ilgili görüşmeleri değerlendirdi https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-gazzedeki-baris-sureci-ve-kalici-ateskesle-ilgili-gorusmeleri-degerlendirdi/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-gazzedeki-baris-sureci-ve-kalici-ateskesle-ilgili-gorusmeleri-degerlendirdi/#respond Sat, 30 Mar 2024 03:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12216 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze’de barış süreci ve kalıcı ateşkesle ilgili görüşmelerine ilişkin, “Gazze’deki süren zulmün durdurulması Antalya Diplomasi Forumunun (ADF) neredeyse merkezine oturdu. Gerek Sayın Cumhurbaşkanı’mız yaptığı görüşmelerde gerek biz yaptığımız ikili görüşmelerde, çok taraflı görüşmelerde ve panellerde bu konunun altını kuvvetle çizerek vurguladık.” dedi.

Fidan, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumunun (ADF) kapanışında konuştu.

Muhataplarının forumun hem katılımcı profili hem de içerik bakımından zenginliği ve kapsayıcılığından etkilendiklerini defaatle kendilerine ilettiğini belirten Fidan, “Farklı coğrafyalardan gelen misafirlerimiz bu forumun kendilerine etkili bir network imkanı oluşturduğunu da gündeme getirdiler.” dedi.

Fidan, katılımcıların panellerde konuşmacı olarak görüşlerini rahatlıkla paylaşmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiklerini ve çok sayıda ikili görüşme yapma imkanı bulmalarından dolayı da müteşekkir olduklarını defaatle işittiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kampanyasındaki yoğun mesaisine rağmen foruma katıldığını ve burada 11 devlet ve hükümet başkanıyla bir araya geldiğini dile getiren Fidan, bu görüşmelerde çok kritik konu ve gündemlerin ele alındığını söyledi.

Fidan, ADF’de 32 mevkidaşıyla ikili görüşme yapma imkanı bulduğunu ve Afrikalı mevkidaşlarıyla da bir araya geleceğini belirtti.

3 gün boyunca çok farklı düzeyde katılımcı ile ADF’de yoğun bir etkileşim içerisinde olduklarını vurgulayan Fidan, konuştuğu gençlerin, ADF’de akademisyen ve diplomatlarla buluşmalarının kendileri için ufuk açıcı olduğunu kaydetti.

Fidan, şöyle devam etti:

“Forum kapsamında düzenlenen 47 oturumda güvenlik, enerji, bölgesel konular, yabancı düşmanlığı, uluslararası ticaret, bağlantısallık, arabuluculuk konusu, yapay zeka, dijital diplomasi, uluslararası gündemin ilk sıralarında yer alan diğer çeşitli konular masaya yatırıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın eşleri Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin ev sahipliğinde ‘kadın barış ve güvenlik’ temalı yüksek seviyeli oturum gerçekleştirildi.”

Gazze Temas Grubu üyesi olarak grup üyesi Filistin ve Mısır Dışişleri Bakanlarıyla Gazze konusunda bir panele ev sahipliği yaptığını aktaran Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı’nın oturumlara katılarak forumun başarısına katkıda bulunduklarını belirtti.

“Karşı karşıya olduğumuz tablo küresel adaletsizliklerin yansıması”

Fidan, forum kapsamında geleceğin liderlerinin görüşlerine de kulak verdiklerini ve kendilerine notlar çıkardıklarını söyledi.

Latin Amerika’dan Asya Pasifik’e farklı coğrafyaların karşı karşıya oldukları riskleri ve fırsatları daha ayrıntılı bir biçimde buradaki panellerde ele alma imkanı bulduklarını aktaran Fidan, Filistinli ve Mısırlı mevkidaşlarıyla düzenledikleri etkinliğe ilişkin şunları kaydetti:

“Gazze’de devam eden zulmün sona erdirilmesi için atmamız gereken adımları konuştuk. Karşı karşıya olduğumuz tablonun aynı zamanda küresel adaletsizliklerin ve eşitsizliklerin bir yansıması olduğunu ifade ettik.”

Fidan, ADF’ye katılan konukların diyaloğun ne kadar kritik olduğu hususunda mutabık kaldığını vurgulayarak, burada dile getirilen değerli fikirleri hayata geçirme ve geleceği ortak menfaatler çerçevesinde şekillendirmek üzere birlikte eyleme geçme zamanının geldiğine inandığını söyledi.

Yeni görüş, fikir ve ev ödevleriyle Antalya’dan ayrılacaklarını belirten Fidan, ADF’ye verdiği destekten dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

Sorular

Fidan, ADF’nin kapanış konuşmasının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bakan Fidan, Gazze’de barış süreci ve kalıcı ateşkese yönelik görüşmelerine ilişkin sorulan soruya, “Gazze’deki süren zulmün durdurulması ADF’nin neredeyse merkezine oturdu. Gerek Sayın Cumhurbaşkanı’mız yaptığı görüşmelerde gerek biz yaptığımız ikili görüşmelerde, çok taraflı görüşmelerde ve panellerde bu konunun altını kuvvetle çizerek vurguladık. Diplomasinin kullanılabilecek bütün imkanlarını kullandık.” yanıtını verdi.

Bakan Fidan, moderatörlüğünü yaptığı “Gazze Temas Grubu” başlıklı panelde Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki’nin etkileyici bir konuşma yaptığını söyleyerek, “Biz de özellikle değerli kardeşimize bu imkanı vermek istedik. Çünkü meselenin asıl sahibi arkadaşlarımız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı Türkiye’ye davet ettiğini söyleyen Fidan, “Filistin konusundaki gelişmeleri ele almak, savaşın gidişatının ve aldığı şeklin seyrini görüşmek istiyorlar. Ayrıca Filistinliler arası diyalog konusunda da gelişmeleri Cumhurbaşkanı’mız birinci elden kendisinden duymak istiyor. Ayrıca Türkiye’nin tavsiye ve telkinlerini de iletme imkanı bulacaklar bu çerçevede.” diye konuştu.

Fidan, kendi ziyaretinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’ye ziyarette bulunup bulunmayacağına ilişkin soru üzerine, “Cumhurbaşkanı’mızın ziyareti konusu ABD’de üstünde çalışacağımız bir konu olacak. Ama şu anda biliyorsunuz her iki ülkede de bir seçim atmosferi var. Cumhurbaşkanı’mız son 2 aydır özellikle seçim gündemiyle oldukça meşgul. Daha sonrasında da ABD’de bir seçim gündemi var. Ama aradaki zaman diliminde ne yapılabilir, gittiğimizde de belki onu bir konuşacağız.” diye konuştu.

Japonya Dışişleri Bakanı Kamikawa Yoko’nun Türkiye’yi ziyaretine cevaben, ilişkilerin 100. yılı kapsamında bir iadeiziyaret düzenlenip düzenlenmeyeceğinin sorulması üzerine Fidan, mevkidaşı Kamikawa ile değerli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ve aynı zamanda Brezilya’da G20 marjında bir araya gelme fırsatı bulduklarını belirtti.

Fidan, “Japonya’yla ilişkilerimizi geliştirmeye fevkalade önem veriyoruz. Özellikle ekonomi, teknoloji, ticaret alanında çok büyük potansiyel var aramızda. İlişkilerimiz de devam ediyor. Bölgesel konuları da ciddi bir çerçevede ele alıyoruz hep beraber. Önümüzdeki aylarda bir iadeiziyaret yapmak konusunda da planlamamız var.” dedi.

“21. yüzyılda Avrupa’nın ortasında 500 bine yakın insanın hayatını kaybetmesi dayanabileceğimiz bir gerçeklik değil”

Bakan Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la görüşmesinde özellikle bölgesel gelişmelerle ilgili Kafkaslar’daki barış sürecinin, Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğinin ve Suriye konusunun masaya yatırıldığını belirtti.

Suriye konusuna ilişkin daha yakın bir tartışma ortamı oluşturulması ve zamana ihtiyaç olduğu konusunda Rus mevkidaşıyla mutabık kaldıklarını söyleyen Fidan, “Çünkü gerek mültecilerin geri dönüşü, gerek yeni anayasanın yazılması meselesi, gerek terörizmle mücadele konuları yani şu anda hep askıda olan konular Suriye’de. Bunun bir şekilde ilerletilmesi gerekiyor. Türkiye’nin milli güvenliğini ve menfaatini de yakından ilgilendiren bir konu. Rusya’nın da arasında bulunduğu birkaç ülkeyle bu konuyu yakından tartışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin Türkiye’nin görüşlerine değinen Fidan, “21. yüzyılda Avrupa’nın ortasında 500 bine yakın insanın hayatını kaybetmesi ve yaralanması koca bir ülkenin altyapısının ve üstyapısının tamamıyla imha olması bizim artık dayanabileceğimiz bir gerçeklik değil.” diyerek, söz konusu durumun bir an önce durdurulması ve bu fikre alışılması gerektiğini kaydetti.

(Bitti)

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-gazzedeki-baris-sureci-ve-kalici-ateskesle-ilgili-gorusmeleri-degerlendirdi/feed/ 0
DEM Parti 6 büyükşehirdeki belediye başkan adaylarını açıkladı https://www.haber28.com.tr/dem-parti-6-buyuksehirdeki-belediye-baskan-adaylarini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/dem-parti-6-buyuksehirdeki-belediye-baskan-adaylarini-acikladi/#respond Wed, 06 Mar 2024 02:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8516 DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, 6 büyükşehirdeki belediye başkan adaylarını basın toplantısıyla açıkladı. DEM Parti’nin Adana Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayları Şehriban Defişat ve Mahfuz Güleryüz, Aydın Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayları Suzan Koç ve Raif Kanat, Hatay Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayları Perihan Pakize Sinemillioğlu, İzmir’deki adayları Türkan Aslan ve Akın Birdal, Muğla Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayları Candan Süsoy ve Yusuf Uludağ, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayları Müselma Keskintürk ve Sadi Özdemir oldu.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısı ile seçim ve gündemdeki diğer gelişmeleri değerlendirdi.

Doğan’ın açıklamaları şöyle:

“Yıllardır süregelen mücadelemiz bu topraklarda yaşayan herkesin özgürce ana dilinde kendilerini ifade edebilmesi mücadelesi. Bu aynı zamanda yaşamın her alanında dayatılan tekçiliğe karşı da bir mücadele. Türkiye’de bu sistemin başta Kürtçe’ye ve Kürt meselesine yaklaşım olmak üzere değişmesi gerektiğini yıllardır söylüyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. Dün Meclis Genel Kurulu’nda gördük ki tarih, yaşananlar bizi teyit ediyor, ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor. Bu hakikati tüm Türkiye toplumunun gözleri önüne seriyor.

“ALDIĞIMIZ HİÇBİR KARAR BİRİLERİNE JEST YA DA SET DEĞİLDİR AMA BAZI ŞEYLERE SET KOYUYORUZ”

Partimiz, siyaseti ilkeler, halkaların kazanımları doğrultusunda yürüten neredeyse tek parti Türkiye’de. Bu nedenle partimizi siyasetin hem kurucu öznesi hem de geniş halk tabanıyla birlikte belirleyici gücü, aynı zamanda da oyun kurucu gücü. ve tabii ki antidemokratik uygulamaları, oyunları bozabilecek bir güce de sahip. DEM Parti, demokratik güç birliklerinden oluşan bir parti ve bu yan yana gelişleri büyütmeyi hedefleyen bir parti. Bu çerçevede ülke sorunlarının çözümünü, demokratik siyasetin genişletilebilmesi için ilkesel ve kamuoyuna açık görüşme ve müzakereler yürütebileceğini defaatle söyledi, söylemeye de devam ediyor. Halkların kazanımını esas almayan hiçbir karar, anlaşma ve uzlaşmanın tarafı olmaz, olmayacak DEM Parti. Aldığımız hiçbir karar birilerine jest ya da set değildir ama bazı şeylere set koyuyoruz. Bazıları kazansın ya da kaybetsin diye değil, halklar kazansın diye çaba sarf ettik, sarf etmeye devam ediyoruz.

“CESARET; KUTUPLAŞTIRAN, AYRIŞTIRAN DİLE VE SÖYLEMLERE SARILMADAN YOLU SONUNA KADAR YÜRÜMEK”

Kapılarımız bu ülkenin üçüncü yol siyasetini eşit güç olarak gören, Kürt halkını eşit yurttaş olarak kabul eden herkese her zaman olduğu gibi açık ve açıktı. Asıl cesaret; kutuplaştıran, ayrıştıran dile ve söylemlere sarılmadan yolu sonuna kadar yürümekti. Kapıdan girmeyi cesaret sayanların siyasetleri ne yazık ki dillerine de yansıyor. Partimize dönük iktidarın kullandığı dille aynı tempoyu tutturmaya çalışmak, bu siyasetle yarışa girmek geçmişte de olduğu gibi bugün de kimseye kazandırmadı, kazandırmıyor, ne yazık ki hiçbir faydası da olmuyor.

“AKP İLE YA DA İKTİDAR BLOKUYLA HERHANGİ BİR GÖRÜŞME YAPIYOR OLSAYDIK BUNU TÜM AÇIKLIĞIYLA PAYLAŞMAKTAN ASLA KAÇINMAZDIK”

DEM Parti olarak iktidarla gizli görüşmeler yapmakla itham ediliyoruz. Tekrar söylüyoruz ki yaptığımız hiçbir görüşmeyi söylemekten kaçınacak bir gelenekten gelmiyoruz, buna ihtiyaç duymayız. Şayet AKP ile ya da iktidar blokuyla herhangi bir görüşme yapıyor olsaydık bunu tüm açıklığıyla sizlerle, kamuoyuyla, kulağı bizde olanlarla paylaşmaktan asla kaçınmazdık. Bu şekilde bir dezenformasyon siyaseti yürüterek DEM Parti seçmeninin kafasını karıştırmaya çalışanlara buradan bir kez daha sesleniyoruz: Bizler, Kürt sorununda onurlu, eşit, adil ve kalıcı bir barış için görüşülmesi gereken herkesle görşürüz. Bu konuda sorumluluk üstlenen, üstlenmek isteyen, rol ve misyon sahibi olan ve olmak isteyen herkese kapımızın açık olduğunu sayısız kez ifade ettik.

Adana Büyükşehir Belediyesi hakkında, son yaptığımız açıklamada kent uzlaşısı görüşmelerinin sürdüğünü söylemiştim. Adana Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adaylarımız Şehriban Defişat ve Mahfuz Güleryüz, Aydın Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adaylarımız Suzan Koç ve Raif Kanat, Hatay Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayımız Perihan Pakize Sinemillioğlu, İzmir’deki adaylarımız Türkan Aslan ve Akın Birdal, Muğla Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adaylarımız Candan Süsoy ve Yusuf Uludağ, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adaylarımız Müselma Keskintürk ve Sadi Özdemir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/dem-parti-6-buyuksehirdeki-belediye-baskan-adaylarini-acikladi/feed/ 0
Çin ve ABD, sağlam ilişkiler geliştirmeli https://www.haber28.com.tr/cin-ve-abd-saglam-iliskiler-gelistirmeli/ https://www.haber28.com.tr/cin-ve-abd-saglam-iliskiler-gelistirmeli/#respond Wed, 21 Feb 2024 22:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6572 Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Almanya’da gerçekleştirdiği görüşmede, “Çin ile ABD sağlam, istikrarlı ve sürdürülebilir ilişkiler geliştirmeli” dedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Almanya’da düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı çerçevesinde dün akşam görüşme gerçekleştirdi. Wang Yi, görüşmede Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Joe Biden arasında Kasım ayında ABD’nin San Francisco kentinde gerçekleştirilen görüşmede alınan kararların hayata geçirilerek sağlam, istikrarlı ve sürdürülebilir ikili ilişkiler geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Wang, iki tarafın karşılıklı saygı, barış içinde bir arada yaşama ve kazan-kazan iş birliği ilkelerine bağlı kalması, iki büyük ülkenin birbiriyle geçinebilmesi için doğru yolu keşfetmesi gerektiğini ifade etti. Washington’dan Çin’in kalkınmasını nesnel ve makul şekilde değerlendirerek Çin’e yönelik olumlu ve pragmatik bir politika benimsemesini isteyen Wang, Biden’ın taahhütlerinin somut eylemlerle hayata geçirilmesini beklediklerini kaydetti.

“Tayvan, Çin topraklarının parçası”

Tayvan sorunuyla ilgili değerlendirmede de bulunan Wang, “Dünya üzerinde yalnızca bir Çin var ve Tayvan, Çin topraklarının parçası. Bu, Tayvan sorunundaki gerçek durum. Statükoyu değiştirmeye çalışanlar, Tayvan’ın bağımsızlığını savunan ayrılıkçı eylemler ile dış güçlerin suç ortaklığı ve desteği” ifadelerini kullandı.

Çinli Bakan, “ABD, gerçekten Tayvan Boğazı’nda istikrar umuyorsa ‘Tek Çin’ ilkesine ve Çin ile ABD arasındaki üç ortak bildiriye bağlı kalmalı, Tayvan’ın bağımsızlığını desteklememe yönündeki taahhütlerine uymalı” dedi. Wang Yi ayrıca ABD’yi Çinli şirketlere ve şahıslara yönelik “yasa dışı yaptırımlarını” kaldırmaya çağırdıklarını vurguladı.

“Yapıcı ve samimi görüşme”

Çin Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, görüşmenin “samimi, kapsamlı ve yapıcı bir görüşme” olduğu ifade edildi. İki bakanın, beşeri temaslar ve personel değişimi konularında da fikir alışverişinde bulunduğu, farklı alanlardaki diyalog ve iletişimi sürdürme üzerinde de mutabık kaldığı aktarıldı. İki bakanın ayrıca Çin ile ABD arasında uyuşturucuyla mücadele iş birliği çalışma grubunun faaliyetlerinden övgüyle bahsettiği belirtildi. Tarafların dış politika, Asya-Pasifik ile ilgili konular, denizlere dair meseleler ve yapay zeka alanlarında diyalog ve istişareyi ilerletme, iki ordu arasındaki iletişimi sürdürme konularında da mutabık kaldığı, Ukrayna krizi, Filistin-İsrail çatışması, Kore Yarımadası ve diğer bölgesel meseleler üzerinde fikir alışverişinde bulunduğu bilgisi verildi.

“Yapıcı görüşme gerçekleştirdik”

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise görüşmeye dair sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Münih Güvenlik Konferansı oturum aralarında Çin Dışişleri Bakanı Wang ile bir araya geldik. Orta Doğu, Kuzey Kore ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı da dahil olmak üzere bazı ikili, bölgesel ve küresel meselelere ilişkin samimi ve yapıcı bir görüşme gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Joe Biden, San Francisco’da düzenlenen Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi çerçevesinde bir araya gelmiş, yapay zeka, fentanil ve ordular arası iletişim gibi konularda uzlaşılar sağlamıştı. İki ülkenin oluşturduğu uyuşturucuyla mücadele çalışma grubunun ilk toplantısı Ocak ayı sonunda Pekin’de düzenlenmişti. – MÜNİH

]]>
https://www.haber28.com.tr/cin-ve-abd-saglam-iliskiler-gelistirmeli/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi, Türkiye’yi belediyecilikle buluşturmak istiyor https://www.haber28.com.tr/yeniden-refah-partisi-turkiyeyi-belediyecilikle-bulusturmak-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/yeniden-refah-partisi-turkiyeyi-belediyecilikle-bulusturmak-istiyor/#respond Tue, 09 Jan 2024 23:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2238

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “Bizim temeldeki arzumuz, hedefimiz Ankara’da da İzmir’de de diğer illerde de olduğu gibi Türkiye’yi Yeniden Refah Partisi belediyeciliği ile buluşturmak tanıştırmaktır. Partilerin oy oranlarına bakacağız, kendi performansımıza bakacağız ve nihayetinde bir karar ortaya koyacağız. Bir ittifak söz konusu olacaksa bir mutabakatın sağlanması lazım. Bu mutabakat için de ittifak talebinde bulunan AK Parti’nin tavrını daha açık ortaya koymasında yarar var” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, bugün partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Kılıç, şunları söyledi:

“Emekli maaş artışları ile ilgili adaletsizliğin çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz. Bu konuyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanı başkanlığında bir toplantı yapılacağından haberdar olduk. Bu toplantıdan ivedi bir netice alınması ve emeklilerin bu probleminin çözüme kavuşturulması kaçınılmazdır. Memur emeklisi ile SSK ve BAĞ-KUR emeklisi arasında meydana getirilen uçurumu anlamak mümkün değil. Akılla, mantıkla, vicdanla bağdaştırmak da mümkün değil. Enflasyon herkes için aynı enflasyon değil mi? Memur emeklisi enflasyon oranında yüzde 49,25 maaş artışı alırken, işçi ve BAĞ- KUR emeklisinin enflasyonun dışında yüzde 37,57 oranında bir maaş artışı alması kabul edilebilir değil. Daha doğrusu memur emeklisinin maaş artışına bir toplu görüşme, toplu sözleşme farkı yansıtılırken, işçi emeklisinin, BAĞ-KUR emeklisinin bundan mahrum bırakılması kabul edilebilir bir durum değil. Emekliler arasında da nihayetinde bir ihtilaf, vukua getirilmiş oldu. Bunun düzeltilmesini bekliyoruz.”

“SEÇİM BEYANNAMEMİZ ÇOK SES GETİRECEK”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kılıç, İzmir, Ankara ve İzmir’de Yeniden Refah Partisi’nin büyükşehir belediye başkan adaylarına ilişkin şunları söyledi:

“Temelde Yeniden Refah Partililer olarak hepimizin gönlünden geçen bütün illerde Yeniden Refah Partili adayları desteklemektir. 200’e yakın adayımızı ilan ettik ve her gün genel merkezimizde büyükşehir ve iller başta olmak olmak üzere yeni adaylarımızın kamuoyuna tanıtımı yapılıyor. 28 Ocak’ta da Ankara’da tüm büyükşehir il ilçe belde belediye başkanı adaylarımızı kamuoyuna  tanıtacağımız yerel seçim beyannamemizi de halkımızla paylaşacağımız toplantımızı icra edeceğiz. Seçim beyannamemizi açıklandığında Türkiye’de çok ses getirecek bunu şimdiden ifade ediyorum.

Dün üçüncü görüşme AK Parti ve Yeniden Refah Partisi arasında gerçekleşecekti fakat AK Parti heyeti zaman talebinde bulunarak görüşmenin tehir edilmesi yönünde bir rica iletti. Biz de bu yaklaşımı olumlu karşıladık. Önümüzdeki günlerde son görüşme gerçekleştirilebilir. Bir ittifak talebinin olduğuna göre bir mutabakat zemininin de bulunması gerekir. Yeniden Refah Partisi ile AK Parti arasında devam eden görüşmelerin bir ittifaka bir mutabakat üzerinden dönüşüp dönüşmeyeceğini önümüzdeki günler gösterecek. Tabii ki değişik zeminlerde biz bunu ifade ettik. İstanbul’da yeniden bir İmamoğlu döneminin yaşanmasını istemiyoruz. Ama kendi seçmenimizin iradesine de her zeminde sahip çıkma niyet ve irademizi de sergilemekten açıkça ifade etmekten geri durmuyoruz.

“BİR İTTİFAK SÖZ KONUSU OLACAKSA BİR MUTABAKATIN SAĞLANMASI LAZIM”

Bizim temeldeki arzumuz, hedefimiz Ankara’da da İzmir’de de diğer illerde de olduğu gibi Türkiye’yi Yeniden Refah Partisi belediyeciliği ile buluşturmak tanıştırmaktır. Partilerin oy oranlarına bakacağız, kendi performansımıza bakacağız ve nihayetinde bir karar ortaya koyacağız. Bir ittifak söz konusu olacaksa bir mutabakatın sağlanması lazım. Bu mutabakat için de ittifak talebinde bulunan AK Parti’nin tavrını daha açık ortaya koymasında yarar var. Bizim şu büyükşehir, bu il şu ilçeler gibi ‘ne alırsan kardır’ yaklaşımı içerisinde olmadığımızı ifade etmemiz lazım.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/yeniden-refah-partisi-turkiyeyi-belediyecilikle-bulusturmak-istiyor/feed/ 0