Göz – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 18 Aug 2024 06:30:21 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Diyabette beta hücresi nakli https://www.haber28.com.tr/diyabette-beta-hucresi-nakli/ https://www.haber28.com.tr/diyabette-beta-hucresi-nakli/#respond Sun, 18 Aug 2024 06:30:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/diyabette-beta-hucresi-nakli/ Ciddi bir halk sağlığı sorunu olan diyabet rakamları ürkütüyor. Dünyada diyabetli sayısı 537 milyon. Yani 10 erişkinden 1’i diyabetli. Dünyadaki diyabet görülme sıklığına riskli kişiler de eklendiğinde, tehlike boyutları daha da büyüyor. Özel Asya Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sadi Rüştü Vural, diyabet, yani halk arasındaki adıyla şeker hastalığındaki tehlikelere dikkat çekerek, hastalığı şöyle tanımladı: “İnsülin hormonunun yokluğu, yetersizliği veya etkisizliği sebebiyle kan şekerinin normal düzeyin üzerine (hiperglisemi) yükselmesiyle ve idrarda şeker atılmasıyla (glikozüri) teşhis edilen bir metabolizma hastalığıdır.”

İNSÜLİN GEREKEBİLİR
Şeker hastalığının basit olarak tip 1 ve tip 2 olarak ikiye ayrıldığını da söyleyen Uzm. Dr. Vural, “Tip 1 diyabet genel olarak çocuklukta ortaya çıkar. Bu hastalarda insülin hormonu çok yetersiz olduğundan insülin iğnesi kullanmak gereklidir. Tip 2 diyabette ise başlangıçta hormon miktarı çok azalmadığından sadece diyetle veya ağızdan alınan ilaçlarla tedavi uygulanabilir. Ağızdan alınan şeker ilaçları pankreası uyararak, insülin salgısını arttırırlar veya bağırsaklardan karbonhidratların emilimini azaltırlar. Hastalık ilerledikçe insülin miktarı daha da azalırsa, bu durumda tip 2 diyabette de insülin kullanımı gerekebilir” dedi.

GİZLİ ŞEKERE DİKKAT
Şeker hastalığının en belirgin özelliğinin çok su içme ve sık idrara çıkma olduğunu belirten Uzm. Dr. Vural, “Bazı durumlarda kişiler şekerleri çok yükselene kadar hiçbir şey hissetmeyebilirler. Bu nedenle şeker hastalığı riski taşıyanlarda örneğin ailesinde şeker hastası olanlar, fazla kilolular belirli aralıklarda kan kontrollerini yaptırmaları gerekir. Açlık kan şekerinin normal bulunması şeker hastalığı olmadığını göstermez. Sadece şeker yükleme testiyle ortaya çıkarılabilen gizli şeker hastalığı da vardır” diye konuştu.

ORGANLARDAKİ TAHRİBATI YÜKSEK
DİYABET hastalığı ilerledikçe bazı organlara da zarar verdiğinin altını çizen Uzm. Dr. Vural, bu zararları şöyle sıraladı:
DİYABETİK RETİNOPATİ: Göz damarlarının tutulması ile ortaya çıkar. Körlüğe neden olabilir.
DİYABETİK NEFROPATİ: Böbrek damarlarının tutulması ile oluşur. Böbrek yetersizliğine neden olabilir.
DİYABETİK NÖROPATİ: Değişik sinirlerin tutulması sonucu o bölgenin uyuşması veya güç kaybıyla ortaya çıkar.
ENFEKSİYONLAR: Diyabet hastalarında enfeksiyonlara (iltihap) yatkınlık artmıştır. Bu yatkınlık vücut direncinin düşmesinden ve organların kanlanmasının bozulmasından ileri gelir.
DAMAR SERTLİĞİ (ATEROSKLEROZ): Ortaya çıktığı organa göre kalp krizinden felce kadar çeşitli hastalıklara neden olur.

TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
“ŞEKER hastalarını sürekli insülin yapmaktan kurtaracak yeni gelişmeler var mı?” sorusuna ise Uzm. Dr. Vural, şu yanıtı verdi: “Doğru seçilmiş tip 2 şeker hastalarının metabolik cerrahi ameliyatları ile tedavisi mümkün. Hastaların yüzde 80- 90 kadarında tam düzelme sağlanabiliyor. Son yıllarda pankreasın insülin salgılayan beta hücrelerinin şeker hastalarına nakli yapılmaktadır. Ancak nakil olan hastalar hayat boyu vücudun bu hücreleri reddetmemesi için ilaç kullanmak zorunda kalmaktadırlar.”

HAMİLELERDE ŞEKER
UZM. Dr. Vural, en etkili tedavinin yaşam şeklinin düzenlenmesi olduğunu söyleyerek “Diyabet hastası şekeriyle birlikte yaşamayı öğrenmeli ve hayat boyu diyetine dikkat etmelidir. Doktorun reçetelendirdiği ilaçlar kullanılır. Diyabette spor yapmak tedavinin bir parçasıdır. Spor hem kalori yakmak için, hem de vücuda sağladığı diğer yararlardan ötürü tavsiye edilmektedir. Hamilelikte ağızdan alınan ilaçlar kullanılamaz, bu nedenle hastanın hamile kalması önceden planlanmalıdır. Şeker hastalarında hamilelik normal kişilere nazaran daha riskli olduğundan hem şeker hem de jinekolojik kontrolleri daha sık ve özenle yapılmalıdır” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyabette-beta-hucresi-nakli/feed/ 0
Bodrum FK, Göztepe maçı için galibiyete odaklandı https://www.haber28.com.tr/bodrum-fk-goztepe-maci-icin-galibiyete-odaklandi/ https://www.haber28.com.tr/bodrum-fk-goztepe-maci-icin-galibiyete-odaklandi/#respond Sun, 04 Aug 2024 04:24:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29288 Trendyol 1. Lig’in son haftasında deplasmanda Göztepe ile karşılaşacak olan Bodrum Futbol Kulübü, muhtemel bir üçüncülük için galibiyete kenetlendi. Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Kıyasıya mücadele var ve lig hiç bu kadar keyifli olmamıştı. Biz de bu rekabetin içerisindeyiz ve bu yarışın içerisinde olmaya devam edeceğiz” dedi.

Trendyol 1’inci Lig 34. ve son haftasında Bodrum FK, 11 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00’da deplasmanda Göztepe’ye konuk olacak. Yalıçiftlik İsmail Altındağ Tesisleri’nde maçın hazırlıklarını sürdüren yeşil-beyazlı ekip, rakibi karşısında galibiyete kenetlendi. 56 puanı bulunan Bodrum temsilcisi, galibiyet alması ve en yakın takipçisi 57 puanlı Sakaryaspor’un ise muhtemel beraberlik ya da mağlubiyeti durumunda üçüncü sıraya yükselip doğrundan play-off finali oynamaya hak kazanacak.

Bodrum FK’da sakatlığı bulunan Erkan’ın maç günü durumunun netlik kazanacağı aktarılırken, son maç öncesi Bodrum FK Başkan Yardımcısı Selahattin Polat ve Yönetim Kurulu Üyesi Aşkın Demir de oyunculara ve teknik ekibe destek ziyaretinde bulundu.

Selahattin Polat: “Taraftarımız bizi yalnız bırakmasın”

Destek ziyareti sonrası açıklama yapan Bodrum Futbol Kulübü Başkan Yardımcı Selahattin Polat, “Şu ana kadar birkaç talihsiz maç yaşadık ama son maçımız gerçekten mükemmeldi. Oyuncularımız çok güzel oynadı. Son 1 maçımız kaldı. Allah’ın izniyle bu maçı güzel bir oyunla kazanıp, üçüncü olarak play-off’taki rakibimizi bekleriz. Biz futbolcularımıza güveniyoruz. Taraftarımızın bizi yalnız bırakmamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

İsmet Taşdemir: “Kıyasıya mücadele var”

Ligin son haftasının çekişmeli geçeceğini dile getiren Bodrum Futbol Kulübü Teknik Direktörü İsmet Taşdemir de, “Öncelikle Süper Lig’e göz kırpmış değiliz, ona bir açıklık getireyim. Sadece play-off’a göz kırptık ve play-off’a girdik. Üçüncülük içinde bir uğraş içerisindeyiz. Bu uğraş da kolay değil zira ligimizin en güçlü takımı da diyebiliriz ve deplasmanda karşılaşacağız. Bizim takımımızın gerçek kimliği bu hafta sergilediği oyundu. Bir süredir o oyundan uzaktık ama tekrar bu oyunu görmek bizleri de mutlu etti. Kıyasıya mücadele var ve lig hiç bu kadar keyifli olmamıştı. Biz de bu rekabetin içerisindeyiz ve bu yarışın içerisinde olmaya devam edeceğiz. 2 senedir burada hep beraber güzel şeyler yaşadık. Eyüpspor maçından sonra cezalı çıktığımız iç saha müsabakasında taraftarımız yanımızda olamadıklarından dolayı 4 puan kaybetmiştik. Oradan 2 puan alabilseydik, üçüncülüğümüz garanti olabilirdi. Herkes bize ‘daha iyi olabilirdi’ diye sitem etti ama gerçekten o 2 haftayı mumla arıyoruz ki ondan sonraki içerdeki 2 maçımızı da kazandık. Taraftarlarımız bizim için güzel bir güç, çok güzel atmosfer oluşturuyorlar” diye konuştu.

Bodrum FK tecrübeli yıldız oyuncusu Musah Mohammed ise, “Öncelikle geçtiğimiz hafta attığım gol için mutluyum. Çok pozitif ve çok inançlıyım. Göztepe maçına iyi bir avantaj için gidiyoruz çünkü çeyrek ve yarı final oynamak yorucu, stresli. Bunu en iyi şekilde bitirip ondan sonra direkt final oynamak istiyoruz” cümlelerine yer verdi. – MUĞLA

]]>
https://www.haber28.com.tr/bodrum-fk-goztepe-maci-icin-galibiyete-odaklandi/feed/ 0
Keçiören Belediye Başkanı Muhtarlarla Bir Araya Geldi https://www.haber28.com.tr/kecioren-belediye-baskani-muhtarlarla-bir-araya-geldi/ https://www.haber28.com.tr/kecioren-belediye-baskani-muhtarlarla-bir-araya-geldi/#respond Sat, 27 Jul 2024 08:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27881 HABER: ZEYNEP BOZUKLU/ KAMERA: EYLEM LADİN DEĞER

(ANKARA) – Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Keçiören’deki muhtarlar ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan Özarslan, “gelin bir olalım, beraber olalım. Allah’ın rızasından başka rıza gözetmeyeceğiz. Tek bir felsefe üzerine gelmiştik; halkın hakkı için halka hizmet belediyeciliği. Bunu yapacağız” dedi.

31 Mart yerel seçimlerinde Keçiören Belediye Başkanı seçilen Özarslan, muhtarlar ile toplantı düzenledi. Özarslan,  şunları söyledi:

“Belediye başkanı olduğumuz ertesi günü hız kesmeden sayın ilçe başkanımızı da yanımıza alarak ilk işimiz dedik ki, muhtarlarımızı ziyaret edelim. Mahallelerimizin dertlerini, sorunlarını dinleyelim. Ona göre hangi projeler üretebiliriz, hangi icraatları beraber yapabiliriz, bunun derdinde oluruz. Her gittiğimiz yere dedik ki, ne derdiniz, ne sorununuz varsa samimiyetle söylüyoruz, samimiyetle bize söyleyin. Elimizden geldiğince, çözüm üretelim, Üretemediğimizi de planlamaya ve programlamaya alalım, sürecini takip edelim.

“ÇOK YAKIN ZAMANDA SİZLERİ BU PİSLİKTEN KURTARACAĞIZ”

Şunu gördük, gerçekten Keçiörenimizin çok ciddi, entegre olması gereken altyapı, ulaşım ve burada yaşayan insanların hem dernek, hem hemşehri faaliyetlerini hem de yaşam kültürlerini icra edebileceği mekanların eksikliklerini gördük. Biz bunları bir arada çözmenin derdinde olduk. Bunun üzerine oturduk, kanaat önderlerimiz, dernek başkanlarımız ve o şehrin akademisyenleriyle bir araya gelerek 60 projeyle halkımızın karşısına seçim öncesi çıktık. Herkes biliyor. Bu 60 projenin uygulanabilirliğine çok dikkat ettik. İlk icraatımız çöp konteynırları dedik ve Allah’a şükür bunların siparişini verdik çok yakın zamanda sizleri bu pislikten ve yaşadığımız hayatın güzel görselliğine kavuşturacağız.

“BÜYÜK BİR ALTYAPI DEĞİŞİMİNE HTİYACIMIZ VAR”

Maalesef dün biliyorsunuz sel felaketi yaşadık. Bunun da baş nedenlerinden birisi, bu ortaya konulan çöplerimiz maalesef. Baktığınızda, sel felaketlerini önleyici olan ızgaralarımızdan, mazgallarımızdan ve iletimlerine kadar hepsi çöplerin tıkadığını ve bu noktada temizliğe ihtiyaç olduğunu ama ana nedeninin bırakılan çöpler olduğunu gördük. Ama yakın zamanda tabii bundan kurtulacağız. Büyük bir altyapı değişimine ihtiyacımız var.

Biz seçimi kazandık. Kazanırken cadde, sokak, pazar, STK’lara gittiğimizde bir söz verdik. Ne dedik? Hırsızlık yaptırmayacağız. Yolsuzluk yaptırmayacağız. ve bu noktada da ekibimi çok iyi seçtiğime inanıyorum. Benim belediye başkan yardımcılarım da, şube müdürlerim de, belediye meclis üyelerim de bu noktada hassasiyet gösterecektir. Göstermeyen varsa kimsenin gözünün yaşına bakmam. Tabii biz sokakta caddede, pazar yerlerinde insanlara bir söz daha verdik. Biz çaldırmayacağız. O paraları tasarrufa alacağız. O paraların birçoğuyla ne yapacaktık? Fakirin, yaşlının, emeklinin, kimsesizin, engellinin yanında duracağız dedik.

Kıymetli muhtarlarım. Benim size söyleyeceğim ve karşılıklı vebal bırakacağım üç noktamız var. Birincisi, eğer bir mahallede bir şahıs yatağa aç giriyorsa, üşüyerek, titreyerek giriyorsa, o ailede baktığı yaşlının altından o bez alınmıyorsa, ya da o bez temin edilmiyorsa, o ailede bulunan engellilerin ihtiyaçlarını karşılayamıyorsak, onların hayat standartını daha engelsiz hale bizle birlikte yaşanabilir hale getiremiyorsak, o ailenin evladı ertesi gün servis ücretini ödeyemediğinden okula gidemiyorsa ve buna benzer sayamayacağımız bizi üzen olayları eğer ki muhtarlık olarak bana bildirilip de yapmıyorsam yüce Mevla’m benden sorsun. Eğer ki öyle biri var da siz gevşek davranıp onu tespit edemiyorsanız yüce Mevlam sizden sorsun.

“UYUŞTURUCUYA GÖZ YUMUYORSAK, EVİMİZE ATEŞ DÜŞSÜN”

İki, şehrimizin en önemli problemi uyuşturucu. Eğer bir mahallemizde uyuşturucu tacirlerini görüp de polisimize ve bizlere haber vermiyorsanız, o mahallemizin caddesinde, sokağında, pazarında bunlara göz yumuyorsak, siz de biz de, hepimizin evine ateş düşsün. Çoluğumuzdan çocuğumuzdan çıkartsın.

“İŞE ALIM NOKTASINDA ADALETLİ DAVRANACAĞIZ”

Üç, muhtarlarımız o mahallenin içerisinde ihtiyacı olan insanları bize getirip de buna iş lazım, buna burs lazım diyerek önceliğini kendi ailesine vermesin istiyorum. Ne olursunuz. Kimsenin kızına, damadına değil, önceliği olan insanlara verelim. Allah rızası için. Burs verilecekse burs vereceğiz. İşe alım noktasında da adaletli davranacağız. Kimseyi ötelemeyeceğiz. Asla kimsenin partisine ya da bize oy verip vermediğine bakmayacağız.

Onun için, gelin bir olalım, beraber olalım. Bu konularda hassasiyet göstereceğiz Allah’ın rızasından başla rıza gözetmeyeceğiz. Tek bir felsefe üzerine gelmiştik; halkın hakkı için halka hizmet belediyeciliği. Bunu yapacağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kecioren-belediye-baskani-muhtarlarla-bir-araya-geldi/feed/ 0
Esenler Belediyesi, Uluslararası Barış Ekmeği Festivali düzenledi https://www.haber28.com.tr/esenler-belediyesi-uluslararasi-baris-ekmegi-festivali-duzenledi/ https://www.haber28.com.tr/esenler-belediyesi-uluslararasi-baris-ekmegi-festivali-duzenledi/#respond Wed, 17 Jul 2024 01:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25825 Esenler Belediyesi tarafından 14. Uluslararası Barış Ekmeği Festivali düzenlendi. Festivalde Gazzeli ve Esenlerli çocuklar dünya barışı için pişirdikleri ekmekleri yazmış oldukları mektuplarla dünya liderlerine gönderdi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla 14. Uluslararası Barış Ekmeği Festivali’ne ev sahipliği yapan Esenler Belediyesi, bu yıl Filistinli çocukları ağırladı. Türkiye’ye gelen 22 Gazzeli çocuk ve Esenlerli çocuklar, festivalde tüm dünyaya barış mesajları verdi. Barış filminin gösterimiyle başlayan festivalde, öğrenciler tarafından boyanan Mescid-i Aksa resminin yer aldığı Barış Duvarı’nın açılışı gerçekleşti. Dünya barışı için ekmek pişiren çocuklar, bu ekmekleri yazmış oldukları mektuplarla dünya liderlerine gönderdi. Programda ayrıca direnişin sembolü haline gelen geleneksel “Dabke” dansı gösterimi yapıldı. “İnsanlığın onur sınavı Gazzeli çocuklarla barış ekmeğini birlikte pişiriyoruz” sloganıyla düzenlenen festivale, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, çok sayıda vatandaş ve çocuk katıldı.

“Türk milleti her zaman mazlumun yanında, zalimin karşısında olmuştur”

Festivalde konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Bu yıl hüzünlüyüz. Çünkü 7 Ekim’den beri Gazze’de İsrail zulmü ile karşı karşıyayız. Tüm dünya seyrediyor ama Gazze’dekiler direnmeye devam ediyor. Bir söz var ‘Çocuklar uyurken sessiz kalınır’ diye. Çocuklar ölürken ise sesimizi yükseltmemiz lazım. Bu sesi yükselten yine Türkiye’dir, Türkiye’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır. Hep beraber görüyoruz ki herkes gözünü kapatmış zulme ortaklık ediyor. Ama bu aziz millet, Türk milleti her zaman mazlumun yanında, zalimin karşısında olmuştur. Sayın cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünden ‘Dünya 5’den büyüktür’ diye haykırmıştır. Şunu hiçbir zaman unutmayalım; bu çocukların gözyaşları, Müslüman aleminin çocuklarının gözyaşları, Türkiye çocuklarının gözyaşları bir gün bilgi olacak, teknoloji olacak ve bu hainleri, bu emperyalistleri orada boğacak. İşte bu nedenle bu ülkenin çocukları çok çalışmalı, ülkesini sevmeli ve vicdanını korumalı. O nedenle burada ‘barış ekmeği’ ile vicdanları dinleyeceğiz” şeklinde konuştu.

“Türkiye geçmiş yüzyıllarda yaptığı gibi zalimin karşısında, mazlumun yanında”

Türk halkının mazlumların yanında olduğunu belirten İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Bu sene sadece Gazzeli çocuklar davet edilmiş. Bu da vizyonun yanında vicdanı gösteriyor. Esenler’in çocuklarının vicdanı, Esenlerlilerin vicdanı, Esenlerli yöneticilerin vicdanı inanıyorum ki zalimleri ve zulümleri alt edecektir. Türkiye tıpkı geçmiş yıllarda, geçmiş yüzyıllarda yaptığı gibi zalimin karşısında, mazlumun yanında olacak. Aslında mesele o kadar basit ki, bize hep kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsız diye öğrettiler. Sonra gördük ki kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar değil ihtiraslar sınırsız. Çocukların kendi eliyle barış ekmeğini paylaşması sayın cumhurbaşkanımızın deyimiyle dünyada adaletin gelmesi, dünyanın 5’den büyük olduğunun ispatlanması, bu ekmeğin herkese yeteceğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

“Filistinli çocukların kanında boğulacaklarını bilsinler”

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, “23 Nisan ülkemizde ve dünyada çocuklara atfedilen en önemli bayramlardan bir tanesi. Bu bayramın temel özelliği çocuklar. Çocukların farkındalıklarıyla, çocukların o masum dudakları ve yürekleriyle insanlığa masumiyeti anlatmak, çocuk samimiyeti ve berraklığıyla yeryüzüne tekrardan bakabilmek için anlamlı bir bayram. 21. yüzyılda 7 Ekim’den bu yana insanlığın gözü önünde Gazze’de bir katliam ve soykırım yaşanıyor. Göz göre göre katil ve siyonist İsrail, Gazze’yi ve Gazzeli çocukları katlediyor. Dünya sessiz, dünya suskun, dünya görmüyor, dünya kör ve sağır. O çocukları dünya görmüyor, o çocukların annelerinin feryatlarını dünya görmüyor. Çünkü o çocuklar Müslüman, çünkü o anneler Müslüman. Küresel emperyalistler için Müslüman’ın kanı çok ucuz. Ama o katil ve siyonist İsrail de, onun yancıları ve yardakçıları da bilsinler ki bu toprakların cevheri ve ruhu o topraklardaki siyonist ve katil İsrail bir gün Filistinli çocukların kanında boğulacaklar. Esenler’in çocukları, güzel insanlar bilin ki siz sadece bu ülkenin sorunlarını, sorumluluklarını üstlenecek, omuzlarınızda sadece bu yükü hissedecek çocuklar değilsiniz. Siz dünyanın vicdanını ve merhametini yüklenecek o büyük güce ve omuza sahipsiniz” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/esenler-belediyesi-uluslararasi-baris-ekmegi-festivali-duzenledi/feed/ 0
Beşiktaş’taki gece kulübü yangınında gözaltına alınan şüphelinin ifadesi ortaya çıktı https://www.haber28.com.tr/besiktastaki-gece-kulubu-yangininda-gozaltina-alinan-suphelinin-ifadesi-ortaya-cikti/ https://www.haber28.com.tr/besiktastaki-gece-kulubu-yangininda-gozaltina-alinan-suphelinin-ifadesi-ortaya-cikti/#respond Sun, 23 Jun 2024 03:36:28 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22407 Beşiktaş’taki gece kulübünde tadilat sırasında çıkan ve 29 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden birinin emniyette verdiği ifade ortaya çıktı.

Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gönenoğlu Sokak’taki 16 katlı binanın eksi 1 ve eksi 2. katlarında tadilat halinde olan gece kulübündeki yangına ilişkin soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılan şüpheli E.E. ifadesinde, 15 yıldır mobilya ustası olarak bir şirkette çalıştığını, şirket sahibi Ramazan Alpan’ın da yangında vefat ettiğini anlattı.

Şüpheli, 20 Mart’tan olay gününe kadar aynı şirkette çalışan arkadaşlarıyla yangının meydana geldiği gece kulübünde çalışmaya başladıklarını, burada marangozluk işi olan locaları ve duvarları mobilyayla kapladıklarını ifade ederek, “Tanımadığım, kaynak işi yapan kişinin çalışmış olduğu yerde bir anda alevler çıktığını gördük, bu sırada ‘Yangın çıktı’ şeklinde bağrışmalar oldu. Efe D. yangın tüpü ile oraya doğru gidiyordu. Yaşı küçük olduğundan zarar görmemesi için Efe’nin elinden yangın tüpünü aldım. Ona ve yanındakilere ‘Buradan uzaklaşın’ dedim. Yangın tüpünü ateşin üzerine sıkarak ateşi söndürdüm. Yangın tüpü bittikten sonra tanımadığını birisi bana başka bir yangın tüpü verdi. Fakat bu yangın tüpü mandalına basmama rağmen çalışmadı. Bu sırada yangın bitme noktasına geldiği için insanlar kaçmayı bıraktı.” diye konuştu.

“İçerisi karanlık oldu, göz gözü görmüyordu.”

Tam o sırada DJ kabininin arkasından siyah duman ve alevler geldiğini aktaran şüpheli E.E, şunları kaydetti:

“Dumanlar çok şiddetliydi, elektrikler kesildi, kaos ortamı oluşmaya, insanlar bağırmaya başladı. İçerisi karanlık oldu, göz gözü görmüyordu. Kendi çabamla koşarak tuvaletlere doğru gittim, fazla dumanın olmadığın bir koridora girdim. Yoğun şekilde duman gelmeye başladı, ayakta durduğum için dumanın beni daha fazla etkilediğini anlayınca yere yatarak sürünmeye başladım. Koridordan sürünerek geçip vestiyer bölümünden koşarak kendimi dışarıya attım. Dışarıya çıktığımda arkadaşlarımı aradım. İçeride kaldıklarını anlayınca itfaiyenin yanına gittim. İçeride kalanların yerlerini bildiğimi söyledim. İtfaiye bana korunaklı kıyafet giydirdi ve onların eşliğinde içeriye girdik. Ben tek tek çalışanların yerlerini gösterdim. Yerlerini gösterdikten sonra beni dışarıya çıkardılar. İçeride bulunan çalışanların çıkarılıp hastaneye götürüldüklerini gördüm. Ardından ben de durumlarını merak ettiğim için hastaneye peşlerinden gittim. Hastaneye gidince vefat ettiklerini öğrendim. Hastanede zehirlendiğim için tedavim yapıldı. Taburcu olarak ifade vermek üzere geldim.”

Olay

Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gönenoğlu Sokak’ta saat 12.47’de 16 katlı binanın eksi 1 ve eksi 2. katında faaliyet gösteren eğlence merkezinde tadilat kaynaklı çıkan yangında, 29 kişi hayatını kaybetmiş, 2 kişi yaralanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, iş yerinin mesul müdürü İ.Ş. (65), iş yerinin ortakları M.M.C. (45) ve Ş.Ş. (50), muhasebeci S.A. (39), işletme müdürü A.A.P. (26), tadilatla ilgili metal işleri sorumlusu K.E. (47), metal işleri firma sahibi Ç.A. (43), mobilyacı E.E. (40) ve iş yeri ortağı F.D’nin aralarında olduğu 9 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden E.E. emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, olayda sorumluluğu bulunduğu belirtilen 1 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktastaki-gece-kulubu-yangininda-gozaltina-alinan-suphelinin-ifadesi-ortaya-cikti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP’nin karanlık ittifakları ve ihtirasları ortaya çıktı https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chpnin-karanlik-ittifaklari-ve-ihtiraslari-ortaya-cikti/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chpnin-karanlik-ittifaklari-ve-ihtiraslari-ortaya-cikti/#respond Tue, 11 Jun 2024 22:36:43 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20477 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “CHP, çeşitli şehirlerde DEM’le hem de tabanına rağmen neyin karşılığı, hangi paylaşımların ürünü olduğu bilinmeyen karanlık ittifaklar kuruyor. Fakat bundan öylesine utanıyorlar ki saklamak için de kırk takla atıyorlar. CHP’nin ihtirasları, DEM’in de içini hallaç pamuğuna çevirdi. Bu partide kimi diyor ki; ‘kendimize oy verelim’, kimi diyor; ‘CHP’nin kuyruğuna takılalım.’ Yani her kafadan bir ses çıkıyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Gökdere Meydanı’nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı” yolculuğunda kendilerini en iyi anlayacak yerlerden birinin Bursa olduğunu söyledi.

Bu kentin başta Togg fabrikası olmak üzere ülkenin prestij eserlerine öncülük ettiğini ve ev sahipliği yaptığını belirten Erdoğan, “Allah vergisi büyüleyici güzellikleriyle, medeniyetlerin mirası eşsiz birikimiyle en önemlisi de vakur insanıyla Bursa’ya da böylesi yakışır. İnşallah, Bursa 31 Mart’taki tercihiyle bu duruşunu büyükşehirde ve ilçelerde belediye yönetimlerine de yansıtacaktır. Ben buna inanıyorum, Bursa’ya güveniyorum. Biz de belediye başkanlarımızla el ele verip Bursa’nın önünde yeni bir dönem açmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Alandaki katılımcılara, “Bursa, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hanımlar, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Gençler var mıyız? Bursa’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” sorularını yönelten Erdoğan, “evet” yanıtını aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta “milli irade bayramı”na kavuşacaklarını söyleyerek, vatandaşların Kadir Gecesi’ni ve Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

Bursa’nın sadece sahip olduğu maddi imkanların değil, özgürlüğün kıymetini de çok iyi bildiğini söyleyen Erdoğan, Çanakkale’de yedi düvele karşı verilen tarihi istiklal mücadelesinde en büyük desteği veren yerlerden birinin bu şehir olduğunu belirtti.

Erdoğan, bir asır önce, iki yılı aşkın süre işgal altında kalan Bursa için milletin karalar bağladığına, Osmanlı döneminde de Bursalı yiğitlerin gönül coğrafyasının dört bir yanında destanlar yazdığına dikkati çekerek, “Cezayir’i bir ikindi bastılar/Camilere çifte çanlar astılar/ Yiğitleri kurban diye kestiler/ Sokakları mermer taşlı/Güzelleri hilal kaşlı Cezayir/” dizelerinin yer aldığı ağıdı okudu.

Cezayir’e sefere çıkıp memleketlerine dönemeyen yiğitlerin ardından yakılmış bu ağıdın bugün de kendilerine önemli mesajlar verdiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Son dönemde Gazze’de yaşananların bundan bir farkı var mı, yok. Gazze’de oluk oluk akan Müslüman kanı karşısında kör, sağır kesilenler, yarın bizim başımıza benzer bir felaket gelse emin olun aynısını yapacaklar. Aslında biz bunu yaşadık. Rusya’yla aramızın açıldığı terör örgütlerinin sınırlarımıza dayandığı bir dönemde Batılı ülkeler güney şehirlerimizdeki hava savunma sistemlerini alıp götürmüşlerdi. Hamdolsun, o dönemdeki sıkıntıların üstesinden gelmeyi, kendi gücümüzle, imkanımızla, mücadelemizde başardık. Suriye’de, Libya’da, Akdeniz’de, Karadeniz’de, Karabağ’da hangi adımı attıysak karşımızda büyük bir küresel ittifak bulduk. Güven ve istikrar iklimimizi bozmak için yıllardır ülkemizde etki edebildikleri her kesimi kışkırtmaya, hareketlendirmeye çalıştılar, her seçim döneminde de aynı senaryoyu devreye soktular.”

“İhtirasları öylesine gözlerini bürümüş durumdaki PKK’ya, FETÖ’ye göz kırpıyorlar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle bir olup bu oyunları birer birer bozduklarını vurgulayarak, “Kimi tuzakları geçtiğimiz mayısta olduğu gibi sandıkta hüsrana uğrattık. Kimi tuzakları 15 Temmuz’da olduğu gibi sokakta bertaraf ettik. Kimi tuzakları, askeri harekatlarımızla sınırlarımız ötesinde durdurduk. Tabii bu uzun soluklu bir mücadeledir. Her dönemde yeni araçlar, yeni argümanlar, yeni taktikler devreye giriyor. Hiç şüpheniz olmasın. Önümüzde bizi yine zorlu bir süreç bekliyor.” ifadelerini kullandı.

Bu toprakları vatan yapmak için verdikleri uğraşı, vatanı elde tutmak için de sürdürmek mecburiyetinde olduklarına değinen Erdoğan, şunları söyledi:

“Aksi takdirde tıpkı bir asır önce yapmaya çalıştıkları gibi bizi bu topraklardan jiletle kazıyıp atmakta tereddüt etmeyecekleri açıktır. Ülkemiz muhalefetinin anlamadığı, anlamak istemediği, anlıyorsa bile önemsemediği hakikat işte budur. İhtirasları öylesine gözlerini bürümüş durumdaki ülkenin ve milletin uzun vadeli çıkarlarının altına dinamit döşemekten çekinmiyorlar. Bu uğurda PKK’ya göz kırpıyorlar, bu uğurda FETÖ’ye göz kırpıyorlar, bu uğurda emperyalist heveslere göz kırpıyorlar, bu uğurda her türlü hırsızlığa, arsızlığa yol veriyorlar.”

“CHP’nin ihtirasları, DEM’in de içini hallaç pamuğuna çevirdi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin siyasi vizyonun sıfır olduğunu, siyasi programın ve projenin mevcut olmadığını belirterek, “İcraat desen zaten yok. Buna karşılık muhalefet cenahında her türlü istismar, her türlü kirli pazarlık, her türlü entrika kol geziyor. CHP, çeşitli şehirlerde DEM’le hem de tabanına rağmen neyin karşılığı, hangi paylaşımların ürünü olduğu bilinmeyen karanlık ittifaklar kuruyor. Fakat bundan öylesine utanıyorlar ki saklamak için de kırk takla atıyorlar. CHP’nin ihtirasları, DEM’in de içini hallaç pamuğuna çevirdi. Bu partide kimi diyor ki; ‘kendimize oy verelim’, kimi diyor; ‘CHP’nin kuyruğuna takılalım.’ Yani her kafadan bir ses çıkıyor.” dedi.

Üye sayısı az olan marjinal partilerin sağa sola talimat verdiğini, istikamet çizdiğini, seçmenin iradesine ipotek koyduğunu belirten Erdoğan, “CHP’li faşist yöneticiler ‘kapıdan giremezsiniz’ diyerek zaten bunları her gün tokatlıyor. Ortada savunduklarını iddia ettikleri hak, hukuk, değer, prensip namına bir şey kalmadı. Bize karşı ortalığı ayağa kaldıranlar CHP’nin küstahlıkları karşısında uslu bir kediye döndü.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chpnin-karanlik-ittifaklari-ve-ihtiraslari-ortaya-cikti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Temmuz ayında enflasyona göre emekli maaşlarını tekrar masaya yatıracağız https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-temmuz-ayinda-enflasyona-gore-emekli-maaslarini-tekrar-masaya-yatiracagiz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-temmuz-ayinda-enflasyona-gore-emekli-maaslarini-tekrar-masaya-yatiracagiz/#respond Tue, 11 Jun 2024 03:00:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20397 Cumhurbaşkanı Erdoğan 31 Mart’taki yerel seçim süreciyle ilgili Bursa’da düzenlenen mitingde önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, emeklilerle ilgili temmuz ayını işaret ederek “Yılın ilk 6 ayındaki enflasyona göre emekli maaşlarını masaya yatıracağız.” ifadelerini kullandı.

“HER SEÇİM DÖNEMİNDE AYNI SENARYOYU DEVREYE SOKTULAR”

Erdoğan, enflasyonu Avrupa ve ABD’nin de kontrol altına almaya çalıştığına dikkat çekerek küçük esnafların prim gün sayısı için de çalıştıklarını belirtti. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Bugün Bursa’da katılım, 90 bin. Durmak yok, yola devam. Pazar günü inşallah sandıkları gümbür gümbür patlatacağız. Bursa’yla birlikte Türkiye Yüzyılına hazırlanıyoruz. Biz biliyoruz ki Bursa’nın boş lafla işi olmaz. Çünkü Bursa emeğin alın terinin şehridir. Bursa yatırıma bakar, esere bakar. Bursa icraata bakar. Türkiye Yüzyılı yolcuğumuzda bizi en iyi anlayacak olan Bursa’dır. Bursa TOGG başta olmak üzere prestij eserlerine öncelik yapıyor. Biz de belediye başkanlarımızla el ele verip Bursa’nın önünde yeni bir dönem açmayı planlıyoruz.

Güven ve istikrar iklimimizi bozmak için yıllardır ülkemizde etki edebildikleri her kesimi kışkırtmaya, hareketlendirmeye çalıştılar. Her seçim döneminde de aynı senaryoyu devreye soktular. Milletimizle bir olup tüm bu oyunları birer birer bozduk. Kimi tuzakları geçtiğimiz mayısta olduğu gibi sandıkta hüsrana uğrattık.

Kimi tuzakları 15 Temmuz’da olduğu gibi sokakta bertaraf ettik. Kimi tuzakları askeri harekatlarımızla sınırlarımız ötesinde durdurduk. Tabii bu uzun soluklu bir mücadeledir. Her dönemde yeni araçlar, yeni argümanlar, yei taktikler devreye giriyor. Hiç şüpheniz olmasın, önümüzde bizi yine zorlu bir süreç bekliyor. Bu toprakları vatan yapmak için verdiğimiz uğraşı, vatanımızı elde tutmak için de sürdürmek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde tıpkı bir asır önce yapmaya çalıştıkları gibi bizi bu topraklardan jiletle kazıyıp atmakta tereddüt etmeyecekleri açıktır.

MUHALEFETE ELEŞTİRİ: PKK’YA GÖZ KIRPIYORLAR

Ülkemiz muhalefetinin anlamadığı, anlamak istemediği, anlasa bile önemsemediği hakikat işte budur. İhtirasları öylesine gözlerini bürümüş durumda ki ülkenin ve milletin uzun vadeli çıkarlarının altına dinamit döşemekten çekinmiyorlar. Bu uğurda PKK’ya göz kırpıyorlar. Bu uğurda FETÖ’ye göz kırpıyorlar, bu uğurda emperyalist heveslere göz kırpıyorlar, bu uğurda her türlü hırsızlığa, arsızlığa yol veriyorlar. Siyasi vizyon sıfır. Siyasi program hak getire, proje mevcut değil, icraat desten zaten yok .Buna karşılık muhalefet cenahında her türlü istismar, her türlü kirli pazarlık, her türlü entrika kol geziyor.

CHP, çeşitli şehirlerde DEM’le hem de tabanına rağmen neyin karşılığı, hangi paylaşımların ürünü olduğu bilinmeyen karanlık ittifaklar kuruyor? Fakat bundan öylesine utanıyorlar ki saklamak için de kırk takla atıyorlar. CHP’nin ihtirasları DEM’in de için hallaç pamuğuna çevirdi. Bu partide kimi diyor ki kendimize oy verelim, kimi diyor CHP’nin kuyruğuna takılalım. Yani her kafadan bir ses çıkıyor. Toplam üye sayısı 500 bini bulmayan marjinal partiler, sağa sola talimat veriyor, istikamet çiziyor, seçmenin iradesine ipotek koyuyor. CHP’li faşist yöneticiler ‘kapıdan giremezsiniz’ diyerek zaten bunları her gün tokatlıyor.

“TEMMUZDA EMEKLİ MAAŞLARINI MASAYA YATIRACAĞIZ”

Avrupa’sından, ABD’sine herkesin kontrol altına almaya çalıştığı enflasyonla biz de mücadele ediyoruz. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini artırdık. Ayrıca 5 bin lira ödemede bulunduk. Temmuzda yılın ilk 6 ayındaki enflasyona göre emekli maaşlarını masaya yatıracağız. Memurlara ek gösterge uygulamasını genişleterek düzenlemenin hazırlıkları tamamlandı. Küçük esnafların prim gün sayısı için de çalışıyoruz.

Ayrıntılar geliyor…

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-temmuz-ayinda-enflasyona-gore-emekli-maaslarini-tekrar-masaya-yatiracagiz/feed/ 0
Şeker Hastası Kadın 13 Yıl Sonra Görmeye Başladı https://www.haber28.com.tr/seker-hastasi-kadin-13-yil-sonra-gormeye-basladi/ https://www.haber28.com.tr/seker-hastasi-kadin-13-yil-sonra-gormeye-basladi/#respond Sat, 11 May 2024 00:00:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17554 Şeker hastalığı ve retinadaki damar tıkanıklığına bağlı göz arkasındaki kanama nedeniyle sağ gözünde görme kaybı yaşayan 61 yaşındaki Nihal Gültekin, başarılı bir retina ameliyatıyla 13 yıl sonra yeniden görmeye başladı.

Çanakkale’de ikamet eden ve 48 yaşında sağ gözünde görme kaybı yaşayan Nihal Gültekin, görme yetisini kaybeden gözünün yeniden ışığa kavuşması için tedavi görmeye başladı. Göz içi uygulamalar sonuçsuz kalan Gültekin, hastane hastane dolaşarak derdine çare aradı.

Çevre illerdeki hastanelerde de netice alamayan ve sağ gözündeki görme oranı yüzde 1’in altına inen Gültekin, tavsiye üzerine soluğu İstanbul Biruni Üniversite Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nde aldı.

13 yıl sonra gelen ışık

Gültekin, bu hastanede Biruni Üniversite Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Mehmet Giray Ersöz’ün başarılı ameliyatıyla 13 yıl aranın ardından yeniden görmeye başladı.

AA muhabirine bilgi veren Ersöz, Gültekin’in sağ gözünde uzun yıllardır görme kaybı yaşandığını, şeker hastalığı ve retinadaki damar tıkanıklığının buna sebep olduğunu söyledi.

Damar tıkanıklığına bağlı göz arkasında kanama oluştuğunu muayenede tespit ettiklerini anlatan Ersöz, kanamanın çok uzun yıllar gözde kaldığını, hastaya ameliyat tedavisi yapılmadığını, daha önce gittiği kliniklerde göz içi iğne uygulamalarının fayda sağlamadığını ve kanın 13 yıldır retinanın önünde, retinaya yapışmış şekilde durduğunu aktardı.

Hastanın tüm işlerini yapabilmesine yetecek görme oranı: Yüzde 20

Ayrıca gelişen zarların ön yüzeyde retinayı ciddi şekilde tehdit ettiğini muayenede fark ettiklerini ve hastanın tedaviden yarar görebileceğin anladıklarını kaydeden Ersöz, ameliyat sürecini şöyle anlattı:

“Bir retina ameliyatı gerçekleştirdik. Aynı zamanda kataraktı vardı, kataraktı da aldık aynı ameliyatta. Vitrektomi ve katarakt ameliyatı yapmış olduk hastamıza. Bunun sonucunda ameliyatta hem göz içine yapışmış olan kanı temizledik, kan gözdeki jelin içerisine tamamen yapmıştı, onu temizledik. Ayrıca, zarlar vardı retinayı çeken, o zarları da mikro cerrahiyle keserek retinanın üzerinden uzaklaştırdık. Hastamız ameliyat öncesinde yüzde 1’in altında bir görmeye sahipti, ameliyat sonrasında hastamız yüzde 20 görmeye ulaştı ki bu, hastanın gündelik yaşantısındaki tüm işlerini yapabilmesine yetecek bir görme oranı.”

Söz konusu operasyonun 13 yıl önce yapılmasının daha faydalı olabileceğine dikkati çeken Ersöz, “Farklı hastanelerden görüş almışlar, üniversite hastanelerinde takip edilmiş hastamız. 13 yıl önce de biz bu ameliyatı yapabilirdik. Daha çok fayda da sağlayabilirdi. Tabii o zamanki durumunu bilip söylemek lazım bunu. O zaman bu müdahale yapılsaydı hastamız 13 yıl bu zorlukları çekmemiş olurdu. Tek gözle yaşamış gibi oldu 13 yıl boyunca.” ifadesini kullandı.

“Denge kaybım çoktu, yürümekte zorlanıyordum”

Tedavileri ve ameliyatı için Çanakkale’den İstanbul’a gelen Nihal Gültekin, görme kaybından sonra birçok hastanede tedavi aldığını, 2013 yılından beri il dışındaki hastanelere gidip geldiğini belirterek, “Sonra iğne tedavisi başladı, ‘6 ayda eriyen iğne’ diyerek bir iğne uyguladılar, 2 ayda bir vurdular. En az hatırlayabildiğim kadarıyla 15’in üzerinde…’Ameliyat olma imkanı yok mu?’ dediğim zaman, ‘Riskli, çare değil.’ dediler.” ifadelerini kullandı.

Doktoruna ve hastane çalışanlarına teşekkür eden Gültekin, şunları dile getirdi:

“Şu anda iyiyim. Önceden yolda çok düşüyordum, çünkü sağ tarafımdaki taşları falan görmüyordum takılıp düşüyordum. Denge kaybım çoktu, yürümekte zorlanıyordum. Memur olduğum için de maddi yönden bayağı bir yükümüz oldu bunlar. Ama şu anda Giray hocanın ve hastanesinin hakkını ödeyemem. Tabii ışık görüyordum ama şu anda seçebiliyorum. Siyah bir gerelti (perde) görüyordum. Ben örgü örmeyi çok seven bir bayanım. Örgü falan yaptığımda kanamam çoğalıyordu, batmalarım çoğalıyordu. Sağ tarafıma döndüğüm zaman bazen şişlerimi bile kaçırdığım oluyordu, sökülüyordu. Evde hobi olarak dışarıya örgü örüyorum ben. Şimdi çok rahat örebiliyorum, hiçbir sıkıntım yok.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/seker-hastasi-kadin-13-yil-sonra-gormeye-basladi/feed/ 0
Glokom Hastalığına Dikkat: Göz Muayenesi Önemli https://www.haber28.com.tr/glokom-hastaligina-dikkat-goz-muayenesi-onemli/ https://www.haber28.com.tr/glokom-hastaligina-dikkat-goz-muayenesi-onemli/#respond Sun, 21 Apr 2024 08:48:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15196 Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülizar Demirok, sinsice ilerleyip körlüğe yol açan glokom hastalığına ilişkin, “40 yaşını geçmiş her birey yılda bir kere göz muayenesine gitmeli ve bu esnada mutlaka göz tansiyonunu da ölçtürmeli.” dedi.

Demirok, Dünya Glokom Haftası dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında “göz tansiyonu” olarak da bilinen glokomun dünyada önlenemeyen körlüklerin en önemli nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.

Hastalığın geri dönüşsüz görme kaybına neden olduğunu, hiç belirti vermeden ilerleyebildiğini anlatan Demirok, glokomda aile öyküsünün önceden belirlenmiş en önemli risk faktörü olduğunu aktardı.

Yaşın ilerlemesi, ırk ve cinsiyetin de hastalığın risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Demirok, bazı göz içi hastalıkların da göz içi basıncını yükseltmesi nedeniyle glokoma yol açtığını söyledi.

“Glokom, çok sinsi bir hastalıktır”

Doç. Dr. Demirok, “Belli belirsiz baş ağrısı, gözlerde kızarıklık, görme kaybı glokomun en önemli belirtileri. Çok yüksek göz içi basınçlarında, özellikle hastalığın kapalı açılı tiplerinde şiddetli mide bulantısı ve baş ağrısı şikayetleri de ortaya çıkabilir.” bilgisini paylaştı.

Bu belirtilerin her zaman ortaya çıkmayabileceğinin altını çizen Demirok, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Glokom, çok sinsi bir hastalıktır. Yaşla birlikte hastalığın risk faktörleri, görülme sıklığı artmakta. Özellikle diyabet, hipertansiyon gibi hastalıklar, glokom riskini artırıyor. Ailesinde glokom bulunan çocuklarda da bazen hastalığa rastlayabiliyoruz. Bu nedenle aile öyküsü bulunması durumunda doğan bebeğin de mutlaka bu açıdan değerlendirilmesi gerekiyor.”

Göz içi damlalar, lazer ve cerrahi tedaviler kullanılıyor

Erken tanının glokomda kalıcı görme kaybını önlediğini aktaran Demirok, “Özellikle açık açılı glokom tiplerinde ilk tedaviye göz içi basıncını düşüren damlalarla başlıyoruz. Damlaların yeterli olmadığı durumda lazer veya cerrahi tedavilere geçiyoruz.” diye konuştu.

Doç. Dr. Demirok, çok şiddetli göz içi basıncına yol açan kapalı açılı glokom tiplerinde ise doğrudan lazer tedavisinin uygulandığını ifade etti.

Beraberinde göz bulguları olan tüm baş ağrılarının mutlaka bir göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Demirok, “Fakat migreni olan bir hastada migrenin tipi, yeri değişmişse ve beraberinde gözde de bir bulgu ortaya çıkmışsa bu baş ağrıları mutlaka bir göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.” uyarısında bulundu.

“Ülkemizde tanı konulmuş yaklaşık 500 bin glokom hastası var”

Glokomun görülme sıklığına ilişkin bilgileri de paylaşan Demirok, şunları kaydetti:

“Dünyada ve ülkemizde glokom görülme sıklığı yüzde 2 civarında. Ülkemizde tanı konulmuş yaklaşık 500 bin glokom hastası var. Tanı konulmamış kişileri de dikkate aldığımızda sayının daha çok olduğunu tahmin ediyoruz. Dünyada 2040 yılında 110 milyon glokom hastası olacağı öngörülüyor. Farklı ırklar, coğrafi bölgelerde hastalığın görülme sıklığı artabiliyor. Örneğin, Japon ırklarında normal basınçlı glokom daha çok görülürken, siyahi ırklarda yüksek basınçlı glokomlar daha çok karşımıza çıkabiliyor.”

“Hastalığın körlükle sonuçlanmaması için kontroller şart”

Polikliniklere başvuran her hastanın risk faktörleri dikkate alınarak göz tansiyonuna da bakılmasının önem taşıdığını anlatan Demirok, şöyle devam etti:

“40 yaşını geçmiş her birey yılda bir kere göz muayenesine gitmeli ve bu esnada mutlaka göz tansiyonunu da ölçtürmeli. Ailede risk faktörü varsa daha sık aralıklarla bu muayenenin yapılmasını öneriyoruz. Hastalığın geri dönüşsüz görme kaybıyla, körlükle sonuçlanmaması için mutlaka bu kontrollerin yapılması gerekiyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/glokom-hastaligina-dikkat-goz-muayenesi-onemli/feed/ 0
Artvinli öğrencilerin ALS hastaları için geliştirdiği yazılım birinci oldu https://www.haber28.com.tr/artvinli-ogrencilerin-als-hastalari-icin-gelistirdigi-yazilim-birinci-oldu/ https://www.haber28.com.tr/artvinli-ogrencilerin-als-hastalari-icin-gelistirdigi-yazilim-birinci-oldu/#respond Sun, 14 Apr 2024 02:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14225 Artvinli öğrencilerin 55. TÜBİTAK Araştırma Projeleri Erzurum Bölge Yarışmaları kapsamında kilitlenme sendromlu ALS hastalıklarının rahatlıkla iletişim kurmalarına olanak sağlamak için hazırladıkları “ALS Eyetracker” yazılımı birinci oldu.

Arhavi ilçesindeki Ertuğrul Kurdoğlu Fen Lisesi 11. sınıf öğrencilerinden Arda Can ve Osman Berke Koç, Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Süleyman Sungur’un danışmanlığında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca düzenlenen yarışmalar için Amyotrofik Lateral Skler (ALS) hastalığının ileri derece versiyonu olarak bilinen “kilitlenme sendromlu”ların gözleriyle iletişim kurmalarını sağlamak için çalışma yaptı.

Can ve Koç, hastaların 30 ila 50 santim uzaklıktan sistemle kurdukları göz bağlantısıyla isteklerini ifade edebilecekleri hazır mesajların yer aldığı ve yine göz hareketleriyle klavye üzerinden mesaj yazabilecekleri sistem tasarladı.

Geliştirdikleri sisteme WhatsApp uygulaması ile televizyon ile radyo dinleme sekmesi ve gözle yazılan metni sese dönüştüren sekme koyan Can ile Koç’un çalışması, hastaların sosyal ağlarla iletişim kurmasına imkan sağlıyor.

Kars, Artvin, Ardahan, Erzincan, Ağrı, Trabzon, Gümüşhane, Rize, Iğdır ve Erzurum’daki ortaokullardan 210 öğrencinin katıldığı yarışmada çalışmalarıyla yazılım alanında tasarlan 119 proje arasından birincilik elde eden Can ve Koç, mayıs ayında Ankara’da düzenlenecek TÜBİTAK 2204 A Lise Öğrencileri Araştırma ve Proje Yarışmaları’na katılma hakkı kazandı.

“Eylemlerin hepsini gözleriyle yapabiliyorlar”

Çalışmanın fikir üreticilerinden Arda Can, AA muhabire, geliştirdikleri sistemin 5 farklı dilde hizmet verdiğini söyledi.

Can, çalışmalarını daha da geliştirmek istediklerini belirterek, “Geliştirdiğimiz program sayesinde hastalar, WhatsApp kullanabilir, televizyon izleyebilir veya radyo dinleyebilir. Bu eylemlerin hepsinin sadece gözlerini kullanarak yapabilirler.” dedi.

Tasarladıkları programla hastaların tüm isteklerini göz hareketleriyle yapabileceğini ifade eden Can, şöyle konuştu:

“Hastanın bilgisayarının durumunu uzaktan kontrol etmek için bir mobil uygulama tasarladık. Hastanın bilgisayarının bağlantı durumunu buradan yapabiliriz, şarj durumunu izleyebiliriz. Hızlı mesaj gönderebiliriz. Normalde bu tür cihazlar var ama sadece konuşma üzerine kurulu. Biz bunu WhatsApp, televizyon, radyo konuları ekleyerek geliştirdik. Buradaki en büyük amacımız, her insan karşı tarafa duygu ve düşüncelerini aktarmak istiyor. Bu hastalar hiç hareket edemedikleri ve konuşamadıkları için bunu yapamazlar. Onlara da bu hakkı tanımak istiyoruz. Sadece kameradan alınan verilerle bazı denklemler yardımıyla gözdeki irisin konumu hesaplanıyor. Bu konumla da farenin sola, sağa, yukarı, aşağı hareketleri hesaplanabiliyor.”

Programın çalışabilmesi için hasta yakınının programı ilk açtığında gerekli ayarlamaları yapması gerektiğini anlatan Can, kullanıcının yüzü tanıtıldıktan sonraki eylemlerde gözünü kırparak tıklama yapabildiğini aktardı.

Projeyi tüm ALS hastalarına ulaştırmayı amaçlıyorlar

Osman Berke Koç da projelerini basit bir web kamerası ve ücretsiz bir program yardımıyla tüm ALS hastalarına ulaştırmayı amaçladıklarını söyledi.

Koordinatör Öğretmen Sungur ise öğrencilerinin ALS hastası İngiliz Fizikçi Stephen William Hawking’den esinlenerek projeyi tasarladığını belirtti.

Sungur, projede sadece danışmalık yaptığını projeyi özgün olarak öğrencilerinin tasarladığını ve yapay zekadan da yararlandıklarını dile getirerek, “Yapay zekanın makine ve derin öğrenme gibi belli başlı alt dalları var. Bu çalışmada da Mediapipe isminde bir makine öğrenimi modeli kullanıldı. Bu Google tarafından geliştirilmiş bir modeldir. Çocuklarımız bu yapay zeka modelini kullanıp bu projeyi geliştirdiler. Sadece makine öğrenimini yok, işin arka planında mobil kısımlar var, onun dışında web tabanı var. Yani geniş bir alanı var.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/artvinli-ogrencilerin-als-hastalari-icin-gelistirdigi-yazilim-birinci-oldu/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta Suç Çetesi Çökertildi https://www.haber28.com.tr/kahramanmarasta-suc-cetesi-cokertildi/ https://www.haber28.com.tr/kahramanmarasta-suc-cetesi-cokertildi/#respond Mon, 08 Apr 2024 23:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13550 Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, il genelinde son iki ayda düzenlenen operasyonlarla bir suç çetesinin çökertildiğini söyledi.

Vali Ünlüer, düzenlenen ‘Güvenlik Basın Bilgilendirme’ toplantısında konuştu. Vali Ünlüer, “Asrın felaketini yaşadığımız şehrimizde depremden sonra İl Emniyet Müdürlüğümüz 714 personel artışıyla 4 bin 47 ve İl Jandarma Komutanlığımız 366 personel artışıyla 2 bin 155 personelle toplam 6 bin 202 güvenlik personelimiz, suçun yaşanmaması adına yürüttüğü huzur operasyonlarıyla birlikte suç işleyenlere göz açtırmamak ve şehrin güvenliğini sağlamak için uyum içerisinde yoğun denetimlerine devam ediyor” dedi.

Terörle mücadele faaliyetleri hakkında bilgi veren Vali Ünlüer, “İlimizde son 2 ayda bu anlamda 50 operasyon icra edilmiştir. Bu operasyonlarda 16 şahıs gözaltına alınmış, bunlardan 4 şahsa tutuklama ve 2 şahsa da adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemize sizlerin de desteğiyle kararlılıkla devam edeceğiz. Göçmen kaçakçılığı ile ilgili ise ilimiz genelinde 110 bin 992 düzenli göçmen sayısı bulunuyor. Göçmen kaçakçılığına yönelik 278 operasyon icra edilmiş, 416 düzensiz göçmen yakalanmış, gözaltına alınan 5 organizatörden 1’i tutuklanmış, 272 düzensiz göçmen sınır dışı edilmiştir” diye konuştu.

Uyuşturucu çetesi çökertildi

Uyuşturucuyla mücadelenin titizlikle takip edildiğini aktaran Ünlüer, “Gerçekleştirilen 947 operasyonda bin 38 şahıs gözaltına alınmış, gözaltına alınan şahıslardan 63’ü tutuklanmış, 13’üne adli kontrol işlemi yapılmıştır. Yakalanan narkotik malzemeler ise bin 500 gram esrar, 543 gram skunk, 209 gram bonzai, 80 gram eroin, 0,39 gram kokain, 10 gram afyon, 2 bin 309 gram metanfetamin, 22 ecstasy, 3 bin 485 captagon ve 2 bin 777 sentetik ecza ele geçirilmiştir. Zehir tacirlerine karşı operasyonlarımıza kararlılıkla devam edilecektir. Organize suçlarla ilgili 9 operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 18 şahıstan 15’i tutuklanmış ve 3’üne adli kontrol işlemi yapılmıştır. Bu çerçevede bir yerel suç çetesi de çökertilmiştir. Yasalara aykırı biçimde oluşan her türlü organize suç örgütüne karşı mücadelemiz büyük bir kararlılıkla devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Kaçakçılık suçlarına yönelik 52 operasyon yapıldı

Kaçakçılıkla ilgili mücadeleleri aktaran Vali Ünlüer, “Silah, akaryakıt, tütün mamulleri, alkollü içki, kültür ve tabiat varlıklarına yönelik yürütülen çalışmalar neticesinde 52 operasyon gerçekleştirilmiş, 66 şahsa işlem yapılmış, 22’si gözaltına alınmıştır. 10 bin 540 paket sigara, 63 bin 320 makaron, 179 kilogram nargile tütünü, 340 kilogram tütün, bin 290 puro, 316 elektronik sigara, 134 cep telefonu, 5 tarihi obje ve sikke, 152 litre alkollü içki ele geçirilmiştir. Gerçekleşen toplam 4 bin 785 asayiş olayında 2 bin 797 şahıs yakalanmış, 244 ruhsatsız silah ele geçirilmiştir. Kişilere karşı işlenen suçlar, mal varlığına karşı suçlar, topluma karşı suçlar, millete ve devlete karşı suçlar ile takibi gereken olayların aydınlatma oranına bakıldığında ilimizde yüzde 92 seviyelerindeyiz” dedi.

Sosyal medya platformları üzerinden dolandırıcılık yapan şebeke çökertildi

Vali Ünlüer, konuşmasının devamında şu bilgileri paylaştı:

“Kahramanmaraş merkezli 6 ilde 5 Mart 2024 günü saat 06.30’da gerçekleştirilen operasyonla son iki yılda sosyal medya platformları üzerinden dolandırıcılık yapan şebeke çökertilmiştir. Yine önemli konulardan biri de siber suçlarla mücadele. Bu konuda bilişim teknolojileri kullanılarak işlenen suçlara karşı her türlü önlemler alınmaktadır. Siber suçlarla mücadele kapsamında 557 sosyal medya hesabı ile 295 terör iltisaklı hesaplarda yapılan çalışmalarda 7 şüpheli şahıs tespit edilmiştir. Son olarak trafik olaylarına yönelik yapılan denetimlerde 319 bin 26 araç kontrol edilmiş, bin 478 araç trafikten men edilmiştir. 517 ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. İlimizde okul servis araçları, ticari taksiler ve motosikletlere yönelik trafik uygulamalarımız titizlikle devam etmektedir. İlimizde ‘Güvenli Sistem Yaklaşımı’ esas alınarak hiçbir vatandaşımızın hayatını kaybetmediği ve ciddi derecede yaralanmadığı bir ülke hedefinin gerçekleştirilmesi yolunda faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” – KAHRAMANMARAŞ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kahramanmarasta-suc-cetesi-cokertildi/feed/ 0
CHP Heyeti Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni’ni Ziyaret Etti https://www.haber28.com.tr/chp-heyeti-erzincan-ilic-copler-altin-madenini-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/chp-heyeti-erzincan-ilic-copler-altin-madenini-ziyaret-etti/#respond Fri, 29 Mar 2024 00:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12045 CHP heyeti, maden felaketinin yaşandığı Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni bölgesini ziyaret etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, “Buraya biz kaza demiyoruz, bu bir suçtur, bu bir eko-kırım suçudur. Göz göre göre, biline biline kapasite artırımları yapılarak, bu suça meydan verilmiştir.  Biz öncelikle sorumluların halkımızın vicdanına mahküm etmek istiyoruz. Bu madenin açılması işletilmesi ve kapasite artırılmasıyla bugüne getiren yetkilileri halkımızın vicdanına sevk ediyoruz” dedi.

CHP Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Parti Meclisi Üyesi Nazan Güneysu, Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ile birlikte maden felaketinin yaşandığı Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni bölgesini ziyaret etti.

Çöpler Altın maden bölgesinde gözlemlerini aktaran Şahbaz, yaşananların endişe verici olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“BU NORMAL BİR TOPRAK KAYMASI DEĞİL”

“Erzincan İliç’te Anagold madenindeyiz. Büyük maden faciasının yaşandığı yerdeyiz. Buraya biz kaza demiyoruz, bu bir suçtur, bu bir eko kırım suçudur. Göz göre göre, biline biline kapasite artırımları yapılarak, bu suça meydan verilmiştir.  Biz öncelikle sorumluların halkımızın vicdanına mahküm etmek istiyoruz. Bu madenin açılması işletilmesi ve kapasite artırılmasıyla bugüne getiren yetkilileri halkımızın vicdanına sevk ediyoruz. Burada çok büyük, 10 milyon metre küplük bir göçükten bahsediliyor. Bu normal bir toprak kayması değil. İşlenmiş, altın alınmış ve ağır metaller ayrıştırıldıktan sonra yüksek eğimli bir bölgeye kapasite artımlarıyla çok fazla miktarda milyonlarca ton atığın yığılmasıyla meydana gelmiş bir faciadır.

Burada söz konusu olan sadece siyanür değil, ağır metal zehirlenmesidir, ağır metal kirlenmesi, kirliliğidir. Gördüğümüz gibi, Karasu’nun kenarındayız ve bu maden karasudan birkaç yüz metre mesafede kurulmuş durumda.

2020 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın DSİ ile birlikte bu bölgenin su havzası olmadığı ve bu nedenle de kapasite artırımının yapılabileceği yönünde raporu var. Bu sosyal medya hesaplarında yayınlandı.

Akarsuya bu kadar yakın bir bölgede ve 1. derece deprem bölgesinde böyle bir madenin işletilmesi bugünkü faciaya davetiye çıkarmıştır. ve bunun önümüzdeki süreçte olmayacağının garantisi yoktur.

Şu anda 9 canımı toprak altında, biz çok üzgünüz ve kayıp yakını ailelerimize sabırlar diliyoruz. Fakat bundan sonra meydana gelebilecek kayıpların, halk sağlığının, can kayıplarının, sağlık problemlerinin göz önünde bulundurulması gerekiyor.

ARSENİK 1. DERECE TEHLİKELİ MADDELER SINIFINDA”

Bölgede bu madenler açılırken, sadece Çevre Etki Değerlendirilmesi (ÇED) yapılıyor. Bu madenler açılırken, bu projeler değerlendirilirken halk sağlığı üzerine sağlık etki değerlendirme çalışmalarının da yapılması gerekiyor. ÇED raporlarına yapılan itirazlarda, bilirkişi heyetinde halk sağlığı uzmanının bulunması ve halk sağlığı etki değerlendirmesi göz önünde bulundurulması taleplerini biliyoruz ki mahkemeler tarafından reddediliyor, bunu yaşayarak öğreniyoruz.

Yapılan proje çevre ve halk sağlığına olumsuz etkileri göz ardı edilerek yapılmıştır. Biz diyoruz ki, 1. derece deprem bölgesine ve akar su havzasına ve suyun kenarındaki bu dik yamaçlı madene ruhsat verilmiş. Burada çevrenin etkilenmemesi mümkün değildir.

Biz buradaki madenin durdurulmasını ve bu atıkların güvenli bir bölgeye taşınmasını istiyoruz.

Bu bölge çok sıkıntılı bölge, atıkların güvenli bir bölgeye taşınarak orada saklanması gerektiğini ifade ediyoruz. Gerekli bütün bilimsel çalışmalar yapılmalı, tedbirler alınmalı ve buradaki, madenin uzun erimli etkileri için halktan, sudan, yeraltı ve yer üstü sularından topraktan ve insanların kanındaki ağır metallerin tespit edilmek üzere numuneler alınarak uzun vadeli çalışmaların yapılması gerekiyor.

Burası sadece İliç’in problemi değil burası tüm, Basra Körfezine kadar ve Fırat Nehri’nin geçtiği, beslendiği bütün ovaların ve yaşam alanlarının, milyonlarca insanımızın yaşadığı şehirlerimizin problemidir.”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-heyeti-erzincan-ilic-copler-altin-madenini-ziyaret-etti/feed/ 0 Erzincan’daki maden faciasıyla ilgili soruşturmada gözaltına alınan şirketin Türkiye müdürü yurt dışı yasağı ile serbest bırakıldı https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-maden-faciasiyla-ilgili-sorusturmada-gozaltina-alinan-sirketin-turkiye-muduru-yurt-disi-yasagi-ile-serbest-birakildi/ https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-maden-faciasiyla-ilgili-sorusturmada-gozaltina-alinan-sirketin-turkiye-muduru-yurt-disi-yasagi-ile-serbest-birakildi/#respond Sat, 24 Feb 2024 07:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7005 Erzincan İliç’teki altın madeninde 13 Şubat’ta yaşanan toprak kaymasının ardından haber alınamayan 9 işçiye ulaşılmaya çalışılıyor. Kazayla ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan altın madeni ocağını işleten şirketin “Türkiye Ülke Müdürü” C.D. adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Sabah saatlerinde gözaltına alınan C.D., ifade işlemleri için İliç Adliyesi’ne sevk edildi. Burada ifade veren zanlı, yurt dışına çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Toprak kaymasına ilişkin soruşturmada, aralarında maden ocağını işleten firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 6 zanlı tutuklanmış, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İÇİŞLERİ BAKANI: 35 MİLYON METREKÜP TOPRAK VAR

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, liç alanında 35 milyon metroküp toprak olduğunu vurgulayarak toprak kaymasıyla birlikte Sabırlı Dere’ye 5 milyon metroküplük yeni bir kütle geldiği bilgisini paylaştı.

Günlük 1500 kamyonla tahliye yapıldığını da ekleyerek toprak altındaki 9 ailenin yakınlarını ziyaret ettiklerini belirten Yerlikaya, 2 bin 700 insan gücünün yer aldığı 500’ün üzerinde arama kurtarma ekibiyle çalıştıklarını, araç ve insan kaynağı olarak eksik olmadığını açıkladı.

ENERJİ BAKANI: HALK SAĞLIĞINA ZARAR VERECEK BİR ŞEY YOK

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Arkada çok büyük bir kütle var. 3 ayrı noktaya aktığını görüyoruz. Buradaki toprak kütlesinin taşınacağı alanın hazır hale getirilmesi önemliydi. Büyük bir fedakarlık içerisinde çalışmalar devam ediyor. Çevre anlamında her türlü tedbiri almış durumdayız. DSİ alana su girmemesi için ciddi bir çalışma yürütüyor. Yeni bir su hareketini kontrol altına almak için çalışmalar yapılıyor. Şu anda halk sağlığına zarar verecek bir şey olmadığı belirlendi. En kısa zamanda kurtarma ve arama faaliyetiyle ilgili sonuç almayı ümit ediyoruz.”

Bayraktar, toprağın gideceği mermer ocağıyla ilgili hazırlıkların bittiğini belirtip onay sonrası toprak taşınmasına başlandığını söyledi. Bayraktar, radar ve dedektörlerle yapılan çalışmalarda tespit edilen noktalar olduğunu açıklarken “Bölüm bölüm kısım kısım tespit edilen noktalara göre kurtarma çalışmaları devam ediyor. Alınan numunelerin hiçbirisinde herhangi bir risk görünmüyor. İşçilere ulaşıldığında da buradaki tüm toprağı kaldırmak durumundayız.”

BİLİRKİŞİ HEYETİ ÖN RAPORU: ÇATLAKLAR GÖZ ARDI EDİLMİŞ

Maden sahasında incelemelerde bulunan iş güvenliği uzmanı, çevre, jeoloji, inşaat ve ziraat mühendislerinin bulunduğu heyetin hazırladığı bilirkişi ön raporunda, aralarında “yığındaki çatlaklar için vaktinde önlem almayan” proses oksit müdürünün de bulunduğu 5 kişi asli kusurlu bulunmuştu.

Raporda oksit operasyon başmühendisinin de yığın liçinde meydana gelen çatlaklar konusunda iş güvenliği uzmanı tarafından defalarca uyarılmasına rağmen solüsyon verdiği ve yığın liçinde hareketi hızlandırdığı, çatlakların belli aralıklara gelmesini gördüğü halde bunu hiçe saydığı, bu riskli durumu bilmesine rağmen alanın boşaltılması konusunu göz ardı ederek çalışanların can güvenliklerini tehlikeye attığının tespit edildiği vurgulanmış ve kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştı.

6 ZANLI TUTUKLANMIŞTI

Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İliç’teki maden ocağında yaşanan toprak kaymasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve İliç Adliyesine çıkarılan J.R.G, A.C, H.Ü, M.B, Ş.D, S.D, M.T. ve A.R.K, savcılıktaki ifadelerinin ardından sulh ceza hakimliğine sevk edilmiş, zanlılardan altın madeni ocağını işleten şirketin Kanadalı yöneticisi J.R.G’nin de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklanmış, 2 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-maden-faciasiyla-ilgili-sorusturmada-gozaltina-alinan-sirketin-turkiye-muduru-yurt-disi-yasagi-ile-serbest-birakildi/feed/ 0
Erzincan’da maden ocağındaki toprak kaymasıyla ilgili bilim insanları incelemelerde bulundu https://www.haber28.com.tr/erzincanda-maden-ocagindaki-toprak-kaymasiyla-ilgili-bilim-insanlari-incelemelerde-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/erzincanda-maden-ocagindaki-toprak-kaymasiyla-ilgili-bilim-insanlari-incelemelerde-bulundu/#respond Sun, 18 Feb 2024 04:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5938 Erzincan’ın İliç ilçesine bağlı Çöpler köyünde toprak kayması meydana gelen maden ocağı sahasında incelemelerde bulunan bilim insanları, ilk gözlemlerini basınla paylaştı.

Bölgede incelemelerde bulunan heyette yer alan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, madende yaklaşık 800 metre uzunluğunda, 30 metre derinliğinde ve 50 metre genişliğinde alanın kaydığını söyledi.

Hem Sabırlı Deresi’ne hem de arka tarafta yer alan terk edilmiş maden sahasının içine doğru kaymanın yaşandığını belirten Kumral, “AFAD oldukça geniş alanda çalışma yapıyor. Gözlemlediğimiz, mümkün olduğu kadar teknoloji kullanılıyor. Uzaktan, dronlarla manyetik olarak yer altındaki alanlara yönelik tarama yapılıyor. Aynı zamanda da geniş çalışma ekibiyle hatta kendi canlarını da tehlikeye atarak toprakların üzerinde fiziksel arama gerçekleştiriyorlar.” diye konuştu.

“Heyelan riski göz önünde bulundurulup çalışmaların bitmesi gerekiyor”

Bir basın mensubunun “Yeni bir heyelan riski var mı?” sorusu üzerine Kumral, heyelan riskinin sürdüğünü, kayan bölgenin hem arka kısmında hem önünde atık sahasının bulunduğunu söyledi.

Kumral, şöyle devam etti:

“Bazı çatlamalar olduğunu gözlemledik. Bu riski de göz önüne alarak bu çalışmaların bir an önce bitmesi gerekiyor, bu risk var. Ondan dolayı da siyanür gibi konular biraz daha ikinci plana atılmış vaziyette ama heyelanı da göz önüne getirdiğimiz zaman AFAD çalışanlarını da düşünmemiz gerekiyor. Yani öyle bir kontrolde gitmesi gerekiyor ki bu işin… Bir işi yapalım derken başka kötü sonuca sebebiyet vermemek için son derece tedbirli davranılıyor.”

Kumral, DSİ ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, İçişleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıkları, İTÜ’den akademisyenler ve Hitit Üniversitesinden siyanür konusunda uzmanlar, sağlık ve teknoloji üniversitelerinden de bilim insanlarının alanda çalışma yürüttüğünü söyledi.

Mustafa Kumral, şunları kaydetti:

“Tabii ki burada bir siyanür olayı var ama çevreye ne kadar etki yapar bunun araştırmaları devam ediyor. Kendilerinin buldukları ilk verilere göre şu anda düşük seviyede devam ediyor ama DSİ, bu siyanürün ortamdan uzaklaştırılması veya akarsuya, yer altı suyuna ulaşmaması için gerekli tedbirleri kısa, orta ve uzun vadede almaya çalışıyor. Kısa vadede aldıkları tedbir, hemen o atığın alt tarafında set oluşturdular. Bu setin amacı hem kaymanın içinde bulunduğu sıvıların ortamdan uzaklaştırılması çünkü orada birikecek. Onu da sonra iç havuzlara geri pompalıyorlar. Orta vadede madenin etrafında oradaki suyu ortamdan uzaklaştıracak şekilde set kurmaya çalışıyor. Bu şekilde atıktan gelecek suların temiz şekilde başka taraftan deşarjı söz konusu olacak. Bu da bizim için son derece önemli.”

“Gerekli desteği sunmaya her zaman hazırız”

Madenin uzun süredir çalışan bir maden olduğunu belirten Kumral, şöyle konuştu:

“Burada insan etkisiyle yapılan bazı olumsuz şeyler var, bunu gözlemledik. Bunlar artık yargıya taşınmış vaziyette. Yargı bunu bilirkişilerle ortaya koyacaktır ama biz burada bazı olumsuzlukların olduğunu görüyoruz. Bir defa, atık sahasının hemen yanında ikinci atık sahası yapmışlar. Bunun biraz daha eğimini ayarlayabilirlerdi. Bunu artık gözlemleyebiliyoruz. Öngörememişler diyebiliriz. Bir günlük çalışmayla ‘Olay şöyle olmuştur’ demek çok kolay değil. Araştırmalar devam ediyor. İncelendikten sonra ortaya konulabilir. Burada her şey şeffaf yürütülüyor. Bakanlıklar şeffaf hareket ediyorlar. Sulardan örneklemeler yapılıyor, bunlar düzenli olarak da yapılacak. Çevreye etkileri var mı yok mu, şeffaf olarak vatandaşlarla paylaşılacak. Bizler de gerekli desteği sunmaya her zaman hazırız.”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının daveti üzerine bölgeye gelip maden sahasında incelemelerini sürdüren heyette Prof. Dr. Mustafa Kumral’ın yanı sıra İTÜ Maden Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Atilla Öztürk, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Görüm, Jeoloji Mühendisliği öğretim üyeleri Prof. Dr. İrfan Yolcubal, Doç. Dr. Ömer Ündül ve Doç. Dr. Yılmaz Mahmutoğlu, Cevher Hazırlama Mühendisliği öğretim üyeleri Doç. Dr. Hüseyin Baştürkcü ve Doç. Dr. Mustafa Özer, Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Atilla Arıkan, İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsünden Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, Çorum Hitit Üniversitesinden Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dursun Ali Köse, araştırma görevlisi Ömer Yurdakul ve öğretim görevlisi Tuğrul Yıldırım da yer aldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincanda-maden-ocagindaki-toprak-kaymasiyla-ilgili-bilim-insanlari-incelemelerde-bulundu/feed/ 0
TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu: Çöpler Kompleks Maden İşletmesi derhal kapatılmalıdır https://www.haber28.com.tr/tmmob-samsun-il-koordinasyon-kurulu-copler-kompleks-maden-isletmesi-derhal-kapatilmalidir/ https://www.haber28.com.tr/tmmob-samsun-il-koordinasyon-kurulu-copler-kompleks-maden-isletmesi-derhal-kapatilmalidir/#respond Fri, 16 Feb 2024 23:24:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5679

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu sekreteri Veli Kebapçı; “Çöpler Kompleks Maden İşletmesinin yarattığı tahribat ve oluşturduğu tehlike TMMOB tarafından daha önce de pek çok kez kamuoyuna açıklanmış, açtığımız davalarda sunulan teknik raporlarla da ortaya konmuştur. Her dilekçemizde, her açıklamamızda Liç sahasında yaşanabilecek kayma defaatle vurgulanmış olmasına karşın ne bakanlık ne yerel idare ne de mahkemelerce uyarılarımız dikkate alınmış, göz ardı edilmiş, bugün yaşanan felakete yol açılmıştır” dedi.

TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu (İKK) sekreteri Veli Kebapçı, Samsun İlkadım ilçesi Süleymaniye Geçidi’nde dün akşam saat 18.00’de, sendikaların, CHP İl Başkanlığı, CHP İlkadım İlçe Başkanlığının, CHPli İlkadım Belediye Başkan Adayı Murat Şenel’in de katıldığı bir basın açıklaması düzenledi.

Açıklamada Veli Kebapçı şunları söyledi:

“Erzincan İli İliç İlçesinde, Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen Çöpler Kompleks Maden İşletmesi Liç sahasında 13 Şubat Salı günü saat 14.00 civarında Liç prosesi maksadıyla oluşturulmuş olan yığında kayma meydana gelmiştir. Olayın meydana geldiği alanda yapılan siyanür uygulaması göz önünde bulundurulduğunda, çevresel bakımdan da büyük bir facianın yaşandığı anlaşılmaktadır. Madencilik faaliyetleri sırasında oluşturulan bu denli büyük yığınların kaymaması için gerek proje aşamasında gerekse de uygulama aşamalarında, mühendislik bilgisi ve disiplinin dışına çıkılmamalıdır. Yığının kaymaması için yığının stabilite hesapları, mevsimsel koşullar da göz önünde bulundurularak özenle yapılmalı, periyodik olarak teknik takibi sağlanmalıdır. Liç prosesi maksadıyla oluşturulmuş olan yığında meydana gelen kayma sonucu göçük altında kalan 9 çalışandan halen haber alınamamıştır. Öncelikle 9 çalışanın ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bir an önce sağlıklı bir şekilde kendilerine ulaşmayı diliyoruz.

“ERZİNCAN İLİÇ ALTIN MADENİ DERHAL KAPATILMALIDIR”

Aynı altın madeni işletmesinde, 21 Haziran 2022 tarihinde siyanür içerikli solüsyon taşıyan boruların hattında doluşan yırtılma nedeniyle yaklaşık 20 metreküp siyanürlü solüsyonun çevreye yayıldığı Erzincan Valiliği tarafından 3 gün sonra yapılan basın açıklaması ile kamuoyuna duyurulmuştur. Yetkililerin sızıntı haberi ilk duyulduğunda olayı reddetmesi ve ardından geç de olsa göstermelik cezaların verilmesi ülkemizdeki denetim ve hukuk sisteminin ne denli tükenmiş olduğunu gözler önüne sermiştir. Yurttaşlarımızın çığlığı olmasaydı, yaşanan facianın üzeri örtülecek ve hiçbir şey olmamış gibi yeni faciaların zemini hazırlanmaya devam edilecekti.

Faaliyete girdiği yıldan bugüne, mevzuatın arkasından dolanılarak parça parça hazırlanan projelerle devasa nitelik kazanan Çöpler Kompleks Maden İşletmesinin yarattığı tahribat ve oluşturduğu tehlike TMMOB tarafından daha önce de pek çok kez kamuoyuna açıklanmış, açtığımız davalarda sunulan teknik raporlarla da ortaya konmuştur. Her dilekçemizde, her açıklamamızda Liç sahasında yaşanabilecek kayma defaatle vurgulanmış olmasına karşın ne bakanlık ne yerel idare ne de mahkemelerce uyarılarımız dikkate alınmamış, göz ardı edilmiş, bugün yaşanan felakete yol açılmıştır. TMMOB olarak, yaşanan çevre felaketi nedeniyle başta Anagold Madencilik San. ve Tic. A.Ş. yetkilileri olmak üzere, sorumluluğu bulunan tüm yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tmmob-samsun-il-koordinasyon-kurulu-copler-kompleks-maden-isletmesi-derhal-kapatilmalidir/feed/ 0
Hamas’ın 7 Ekim saldırısı hazırlıklarını aylar önce fark eden ama dikkate alınmayan İsrailli genç kadın askerler https://www.haber28.com.tr/hamasin-7-ekim-saldirisi-hazirliklarini-aylar-once-fark-eden-ama-dikkate-alinmayan-israilli-genc-kadin-askerler/ https://www.haber28.com.tr/hamasin-7-ekim-saldirisi-hazirliklarini-aylar-once-fark-eden-ama-dikkate-alinmayan-israilli-genc-kadin-askerler/#respond Fri, 19 Jan 2024 02:48:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3013 İsrail’in Gazze sınırındaki gözleri diye biliniyorlar.

Yıllardır, zorunlu askerlik yapan genç kadınların burada tek bir işi vardı. Gözetleme üssünde saatlerce oturmak ve herhangi bir şüpheli duruma dair işaretleri gözlemlemek.

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısından önceki aylarda bir şeyler görmeye başladılar: Saldırı talimleri, rehin alma provaları ve sınır telinin diğer yanındaki çiftçilerin garip davranışlar sergilemeleri.

Noa (gerçek adı değil) gördüklerini istihbarata ve üst rütbeli subaylara aktardıklarını ancak daha fazlasını yapacak güçleri olmadığını söylüyor.

“Biz sadece gözlerdik” diyor.

Bu kadınların bazıları için, Hamas’ın büyük bir şeyler planladığı açıktı. Noa bu durumu “patlamak üzere olan bir balon gibiydi” sözleriyle tarif ediyor.

BBC bu kadınlarla, gözlemledikleri artan şüpheli faaliyetleri, yaptıkları bildirimleri ve üst düzey İsrail Ordusu subaylarının “tepkisizliği” diye tanımladıkları durumu konuştu.

Kadınların, 7 Ekim’den önceki aylarda sınırdaki olaylarla ilgili yolladıkları WhatsApp mesajlarını da gördük.

Bazıları için durum kötü bir şaka gibiydi: Kaçınılmaz saldırı yaşandığında kim görevde olacaktı?

Saldırı uyarısı yapanlar sadece bu kadınlar değildi. Daha çok şey gün ışığına çıkarken, İsrail devletine yönelik öfke ve verilen tepkiyle ilgili soru işaretleri artıyor.

BBC, kızlarını kaybetmiş, yas tutan aileler ve İsrail ordusunun kadın askerlerin yaptığı uyarılara karşı tavrını daha geniş anlamda bir istihbarat zafiyeti olarak gören uzmanlarla konuştu.

İsrail ordusu “şu anda terör örgütü Hamas’ın oluşturduğu tehdidi etkisiz hale getirmeye odaklandıklarını” söyledi ve BBC’nin sorularını yanıtlamayı reddetti.

Sınır birliklerinin birinin eski bir komutanı BBC’e yaptığı açıklamada “Sorun ordunun noktaları birleştirememiş olması” diyor.

Eski komutan, bunu yapmış olsalardı Hamas’ın daha önce görülmemiş bir şeylere hazırlandığını fark edeceklerini vurguluyor.

7 Ekim’deki saldırı sırasında görev yapan kadın askerlerden biri Şay Aşram’dı.

Ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde arka planda silah sesleri duyuluyordu ve “teröristlerin üste olduğunu ve gerçekten büyük bir olay yaşanacağını” söylüyordu.

Aşram, öldürülen 10’dan fazla gözetleme askerinden biriydi. Bazıları da rehin alındı.

Hamas saldırısı sürerken, Gazze sınırına yaklaşık bir kilometre mesafedeki Nahal Oz üssündeki kadın askerler WhatsApp gruplarında birbirleriyle vedalaşmaya başlamıştı.

O gün görevde olmayan Noa, mesajları evden okuduğunda “işte bu!” diye düşündüğünü hatırlıyor. Uzun süredir korktukları saldırı, şimdi gerçekten yaşanıyordu.

Üslerinin konumu nedeniyle, İbranice “tatzpitaniyot” diye bilinen bu askeri birlikteki kadınlar, Gazze’den gelen Hamas militanlarının ulaştığı ilk İsrailliler arasındaydı.

‘İşimiz tüm İsraillileri korumak’

Kadınlar, sınır yakınlarındaki odaların içinde oturuyor ve saatlerce sınır teli boyunca uzanan kameralardan ve Gazze üzerinde uçurulan balonlardan gelen görüntüleri izliyordu.

Gazze sınır hattı boyunca bu birliklerden birkaç tane var. Diğer birlikler, İsrail sınırlarındaki diğer noktaları gözetliyor. Hepsi 19 ile 20’li yaşlarının başlarındaki genç kadınlardan oluşuyor. Silah taşımıyorlar.

Genç kadınlar boş zamanlarında birlikte dans dersleri alıyor, yemek yiyorlar ve televizyon programları izliyorlar. Askerdeki günleri, birçoğunun ailelerinden uzakta geçirdikleri ilk dönemler ve kız kardeşler gibi olduklarını anlatıyorlar.

Ancak sorumluluklarını da ciddiye aldıklarını söylüyorlar.

Noa “İşimiz tüm İsraillileri korumak. Çok zor bir işimiz var. Mesainizde oturuyorsunuz ve gözünüzü bir an için olsun bile kırpmanız ya da uzaklaştırmanız yasak. Daima odaklanmış halde olmalısınız” diyor.

İsrail ordusunun geçen Eylül ayında yayımladığı bir makalede takzpitaniyotun adı, “düşman hakkında her şeyi bilen” seçkin istihbarat birimleriyle birlikte anılmıştı.

Kadınlar şüpheli bir durum gördüklerinde komutanlarına bildiriyorlar ve daha üst rütbeli subayların da değerlendirmesi için bir bilgisayar sistemine giriyorlar.

İsrail ordusundan emekli Tümgeneral Eitan Dangot, tatzpitaniyotun “bir şeylerin ters gittiğini söyleyen düğmeye basılmasında” büyük bir rol oynadığını anlatıyor.

Bir komutana ilettikleri kaygıların da “bir istihbarat resmi oluşturulması” için emir-komuta zincirinde yukarı doğru iletilmesi gerektiğini söylüyor.

Dangot, bu gözetlemecilerin herhangi bir tehdidin anlaşılmasında “yapbozun önemli parçalarını” sağladıklarını belirtiyor.

Hamas saldırısından önceki aylarda, üst düzey İsrailli yetkililer Hamas’ın oluşturduğu tehdidin kontrol altına alındığına işaret eden açıklamalar yapmıştı.

Ancak sınır hattı boyunca bir şeylerin çok yanlış gittiğini gösteren işaretler vardı.

Nahal Oz üssündeki bir gözetlemeci birlikteki arkadaşlarıyla kurdukları WhatsApp grubunda “Ne, bir başka olay mı var?” diyor.

Sesli mesajla hızla verilen yanıtta “Kızım, sen nerelerdeydin? Son iki haftadır neredeyse her gün bir şeyler oluyor” deniyor.

Konuştuğumuz gözetleme yapan askerler, 7 Ekim’den önceki aylarda gerçek zamanlı izledikleri ve bir saldırı geleceği kaygısı uyandıran bir dizi olayı anlattı.

Hala orduda görev yapan Noa “Her gün saldırıyı andıran talimler yaptıklarını görüyorduk. Hatta ele geçirme talimi yaptıkları bir maket tankları bile vardı.” diyor.

“Ayrıca sınır telindeki silahların maketleri de vardı ve bu silahları nasıl havaya uçuracaklarını, koordine olacaklarını, İsrail askerlerini ele geçireceklerini, öldürüp, kaçıracaklarını talim ediyorlardı.”

Üsteki bir başka gözetlemeci Eden Hadar, askerlik görevine başladığı ilk günlerde gözetlediği kesimdeki Hamas militanlarının asıl olarak beden egzersizleri yaptığını söylüyor. Ancak Ağustos’ta askerliğini tamamlamasının önceki aylarda, “askeri talimlere” doğru bir geçiş fark ettiğini anlatıyor.

Sınır hattındaki bir başka üste görev yapan Gal (gerçek adı değil) de askeri talimlerde artış gözlemlediğini anlatıyor.

Gazze üzerinde uçan bir gözetleme balonunun aktardığı görüntülerde, otomatik bir İsrail silahının maketinin “Gazze’nin tam ortasında yapıldığını” gördüğünü anlatıyor.

Diğer bazı kadınlara, İsrail’in Demir Duvarı diye bilinen sınır hattında, gücünü test edebilmek amacıyla bombaların yerleştirilip, patlatıldığını gördüklerini anlatıyor.

7 Ekim’deki Hamas saldırısından gelen görüntülerde sınır telindeki büyük patlamaların ardından, Hamas’ militanlarının açılan gediklerden motosikletleriyle geçtikleri görülmüştü.

Hamas saldırısı sırasında hala askerlik yapan, ancak o gün görevde olmayan eski gözetleme askeri Roni Lifshitz, saldırıdan önceki haftalarda kendisini en çok kaygılandıran şeyin, Hamas militanlarıyla dolu kamyonetler olduğunu anlatıyor.

Hamas üyelerinin “konuştuklarını ve sınır telinin fotoğraflarını çektiklerini” hatırlıyor.

Giysileri sayesinde, Hamas militanlarının örgütün seçkin üyelerinden oluşan Nukhba Gücüne üye olduklarını tespit edebildiğini söylüyor. İsrail bu gücün 7 Ekim saldırılarındaki başlıca unsurlardan biri olduğunu açıklamıştı.

Roni’nin anlattıkları, BBC’nin konuştuğu diğer kadınların anlattıklarıyla da örtüşüyor.

Kalp emojileri ve GIF’ler

Bazı gözetlemeci kadın askerler de sınırı geçme girişimlerindeki artışlardan bahsediyor.

Bir kadın askerin bizimle paylaştığı mesajlarda, sınır hattındaki kamyonetler ve İsrail ordusunun İsrail’e geçmeye çalışırken durdurduğu kişilere şifreli atıflar yapılıyor.

Kadın asker, bu tür olayların giderek daha sık yaşandığını söylüyor. Birliğin üyeleri sızma girişimleri engellendiğinde birbirlerini kalp emojileri ve GIF’lerle kutluyorlar.

Gözetleme askeri Şahaf Nissani’nin Temmuz’da annesine yolladığı mesajda “Günaydın anneciğim. Mesaimi şimdi bitirdim ve bir sızma girişimi yaşadık Ama bu olay gerçekten sinir bozucuydu. Daha önce hiç kimsenin karşılaşmadığı türden bir olaydı” diyor.

Kadınlar aynı zamanda, sınır hattının diğer yanındaki davranış kalıplarında da garip değişiklikler görmeye başlıyor.

Gazzeli çiftçiler, kuş yakalayıcıları ve koyun çobanlarının sınır teline daha çok yaklaşmaya başladıklarını anlatıyorlar. Askerler şimdi bu kişilerin, saldırıdan önce istihbarat topladıklarına inanıyor.

Gördüklerini anlatabilmek için adının açıklanmamasını isteyen Avigail (gerçek adı değil) “Her birinin yüzlerini, rutinlerini ve saatlerini bilirdik. Yeni alanlara girmeye başladıklarını gördük. Rutinleri değişmişti” diyor.

Noa da sınır hattına “giderek daha çok yaklaştıklarını” hatırlıyor.

“Kuş yakalayıcıları kafeslerini tam sınır hattına koymaya başladılar. Bu garipti, çünkü kafesleri başka herhangi bir yere de koyabilirlerdi. Çiftçiler de, bir şey yetişmediği halde tam sınır hattının yanına gelmeye başladılar. Sistemle ilgili bilgi toplayıp, aktarmaktan başka amaçları olamaz. O zaman bize şüpheli görünmüştü. Hep bundan bahsediyorduk.”

Konuştuğumuz bütün askerler, gördüklerinin öneminin farkında değildi.

Kadınların bazıları, Hamas’ın sürekli bir saldırı talimi yaptığını ancak bunun 7 Ekim’deki kadar büyük bir saldırı olacağını öngöremediklerini söylediler

Büyük bir saldırının geldiğinden korkan bazı gözetleme görevlisi kadın askerler de kaygılarının dikkate alınmadığını anlattı.

Roni, sınırdaki kamyonetleri fark ettiğinde, protokolün komutanını uyarmak ve daha sonra kendi izlediği bölümü terk edene dek takip etmek olduğunu belirtti. Daha sonra bütün bunların emir komuta zinciriyle “iletileceği” bir bilgisayar sistemine giriyordu.

Ancak Roni, bu bildirimlerin gerçekten nereye gittiği konusunda “hiçbir fikri olmadığını” söylüyor.

“Muhtemelen istihbarata gidiyordu ama bu konuda bir şeyler yapıp yapmadıklarını gerçekten bilmiyorum. Bize bildirimlerimizle ilgili olarak yanıt verilmedi.”

Noa da sayısız bildirimde bulunduğunu belirtiyor. Birliğinde “herkesin durumu ciddiye alıp, bildirimde bulunduğunu, ancak sonuçta birlik dışındakilerin bu konuda hiçbir şey yapmadığını” vurguluyor.

Avigail de, üst rütbeli subaylar üsse geldiğinde bile “kimsenin kendileriyle konuşmadığını, fikirlerini sormadığını ya da ne olup bittiği konusunda biraz da olsa bir şeyler söylemediğini” anlatıyor.

“Sadece gelirlerdi, bir görev verirlerdi ve giderlerdi” diyor.

‘Kimse dinlemeyecekse, biz niye buradayız?’

Gal, birliğinin komutanı olarak gözlemcilerin bilgileri kendisine verdiğini, kendisinin de bir üst komutanına ilettiğini söylüyor.

Ancak üsteki rütbelilerin gözetlemecilerin verdiği bilgileri ele aldığı “durum değerlendirmelerinde” ele alındığını, ancak bunun ötesinde bir şey yapılmamış gibi göründüğünü belirtiyor.

Kadın askerlerden bazıları, hayal kırıklıklarını ve kaygılarını ailelerine anlattıklarını vurguluyor.

Şahaf’ın annesi İlana, kızının “Kimse dinlemeyecekse, biz niye buradayız?” dediğini söylüyor.

“Bana kızların bir sorun gördüklerini anlattı. Ben de ‘Şikayet mi ediyorsun’ dedim.”

“Orduyu anlayamıyorum ama benim anladığım, harekete geçmesi gerekenler üstekiler değildi, üst rütbelilerdi.”

Fakat, Şahaf’ın kaygılarına karşın, ailesi diğerleri gibi İsrail ordusuna ve İsrail devletine tam anlamıyla güveniyordu. Bir şeyler planlanıyorsa bile, bunu hızla halledeceklerine inanıyorlardı.

İlana, “Son aylarda tekrar tekrar, ‘Bir savaş olacak, göreceksiniz’ diyordu. Biz de abartıyor diye ona gülüyorduk” diyor.

Hamas, 7 Ekim’de Nahal Oz üssünü ele geçirdiğinde, Şahaf ilk öldürülenlerden biriydi.

O zamanlar bilmeseler de, tatzpitaniyot üyeleri, bir şeylerin geleceğine dair kaygılarını tek dile getirenler değildi. Gözlemleri de alınan tek istihbarat değildi.

New York Times’ın haberine göre, Hamas’ın planları 7 Ekim’den bir yıldan uzun süre önce İsrailli yetkililerin eline geçmişti. Ancak “Fazla hırslı” bulduklarından dikkate almadılar.

Habere göre, İsrail’in istihbarat kuruluşu Birim 8200’den tecrübeli bir istihbarat uzmanı, saldırıdan üç ay önce Hamas’ın planlarda görülenlerle uyumlu yoğun bir talim programı yürüttüğü uyarısı yaptı, ancak kaygıları dikkate alınmadı.

Hamas ve diğer silahlı örgütlerin yaptığı talimler, sosyal medya hesaplarında da paylaşıldı.

Kadınlara ‘hak ettikleri dikkat gösterilmedi’

Emekli Tümgeneral Eitan Dangot “İşaretler ortadaydı.” diyor.

“Tüm bu işaretleri topladığınızda, daha önceden bir karar verip, durdurmak için bir şeyler yaparsınız. Maalesef bu yapılmadı.”

Dangot, henüz kapsamlı soruşturma yapılmasa da, kadınların bildirimlerine “hak ettikleri dikkatin gösterilmediği net” diye konuşuyor.

“Bazen bu, üst düzey subayların kendine güvenleriyle ilgilidir. ‘Tamam sizi dinledim ama sizden daha iyisini biliyorum. Deneyimim var. Sizden daha büyüğüm. Stratejik resme sahibim ve sizin bu anlattıklarınız değil’ gibi örneğin.”

“Ya da bazen sırf şovenizm de olabilir.”

“İstihbarat alanında bir masanın etrafına oturup, bilgi toplayıp, daha sonra yapbozu oluşturursunuz. Gerçekten neler olduğunu anlamak istiyorsanız, bu insanlarla oturmalı, size ne anlattıklarını dikkatle dinlemelisiniz.”

Gazze birliklerinin eski Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Amir Avivi, cinsiyetçiliğin rol oynadığına inanmıyor, ancak gözetlemeci kadınların kaygıları konusunda daha çok şey yapılması gerektiğine katılıyor.

“Neler olduğunu tam anlamıyla söyleyemem ama ne olması gerektiğini söyleyebilirim.”

“Sınırdaki insanlar işlerini yaptıklarında, kaygıları olduğunda, bakılıp, değerlendirilmesi gereken bir şeyler gördüklerinde, dinlemelisiniz. Çünkü onlar profesyoneller. Onlar birliklerin gözleri.”

Avivi’ye göre “en büyük hata Hamas’ın engellenmiş olduğu” varsayımı. “Evet talim yapıyorlar, evet bir planları var ama bunu gerçekleştirmeyecekler” varsayımı.

İsrail ordusu, gelecekte bir soruşturma sözü verdi ve BBC’nin yorum taleplerine “Bu türdeki sorulara daha ileriki bir aşamada bakılacak” denildi.

Kadın gözetleme askerlerinin, bildirimlerinin neden daha büyük bir karşılık bulmadığı konusunda farklı görüşleri var. Ancak Avigail, konuştuğumuz bazı birkaç kişinin görüşlerine katılıyor:

“Nedeni bizim sistemdeki en düşük rütbeli askerler olmamız. Dolayısıyla, sözlerimiz daha az profesyonel diye görülüyor.”

Roni de “Herkes, bizi sadece göz olarak görüyor, bir asker görmüyorlar” diyor.

Saldırılardan üç hafta sonra, sağ kurtulan tatzpitaniyot askerleri ve ölenlerin yas tutan aileleri, soruşturmayı beklerken yaşadıklarıyla başa çıkmaya çalışıyor.

Şay Aşram’ın yatak odasında askeri bereler asılı. Masada da üniformalı çizimleri ve fotoğrafları var.

Babası Dror, bazen kızının odasına girip ağladığını söylüyor.

“İşini çok seviyordu. Orduyu ve bir asker olmayı çok seviyordu” diyor.

“Ben bir taksi şoförüyüm, insanları tren garlarından alıyorum. Bazen asker kızını almaya gelmiş bir baba görüyorum. Canım yanıyor. Kıskanıyorum.”

‘Her yerde benimle’

Noa da ailesinin evinde, üsteki arkadaşlarının eski sosyal medya paylaşımlarındaki danslarını ve şarkılarını izliyor. Her gece kanepede uyuyor ve kendi yatak odasında uyumaktan korkuyor.

“Nereye gidersem benimle, kabuslarımda, düşüncelerimde, uykusuzluğumda, iştahsızlığımda. Ben, eski ben değilim.”

Diğer tatpitaniyot üyeleriyle yaptığı WhatsApp sohbetlerine bakarken, “öldürüldü” ya da “kaçırıldı” diyor.

Nahal Oz üssünde, tatzpitaniyot üyelerinin çalıştığı odalar harabe halde. Hamas’ın saldırıya hazırlıklarını izledikleri ekranlar yanmış durumda.

Hamas Nahal Oz üssünü basıp, onlarca askeri öldürdü.

Ölenler arasında, İsrail devleti için sınırı çok yakından izleyenler de vardı. Aynı zamanda, İsrail’in büyük gücü ve kaynaklarına karşın, böyle bir şeyin bir gün yaşanabileceğinden kaygı duyuyorlardı.

Katkıda bulunan: Idan Ben Ari.

Tasarım ve görselleştirme: Tural Ahmedzade, Matt Thomas ve Gerry Fletcher.

]]>
https://www.haber28.com.tr/hamasin-7-ekim-saldirisi-hazirliklarini-aylar-once-fark-eden-ama-dikkate-alinmayan-israilli-genc-kadin-askerler/feed/ 0