Ordu Büyükşehir Belediye Meclisi, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından ilk toplantısını Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in Başkanlığında gerçekleştirdi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, yeni dönemin hayırlı olmasını temennisinde bulunarak, bir kez daha başkan seçilmenin onurunu kendisine yaşattıklarını için Ordu halkına teşekkürlerini sundu.
“Güzel bir demokrasi örneği verildi”
Yargı denetiminde yapılan seçim neticesinde güzel bir demokrasi örneğinin Ordu’da verildiğini belirten Başkan Güler konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün nasip oldu, güzel bir seçimden sonra gayretlerinizle demokrasi örneği veren Ordu’muz burada Büyükşehir Belediyemizin meclisini sizlerin de katılımıyla gerçekleştiriyoruz. Bu onuru ve güzellikleri bizlere nasip eden halkımıza teşekkür ediyorum. Yargı denetiminde yapılan seçimler neticesinde kimsenin burnu kanamadan güzel bir demokrasi örneği verildi. Ordu’yu sizin değerli katkılarınızla buradan yöneteceğiz.”
“Ayrımız, gayrımız yok, uyum içinde çalışacağız”
Önümüzdeki 5 yıllık süre boyunca ayrım yapmaksızın Ordu’yu yaşanılabilir bir kent olma yolunda birlikte hazırlayacaklarını da ifade eden Başkan Güler, tüm imkanlarını Ordu için kullanacağını söyledi.
Başkan Güler şöyle konuştu:
“Çok kıymetli Valimiz ve sizlerle; demokrasinin uygulamalı olarak en iyi şekilde çalışmalarını gerçekleştireceğiz. Bu dönemde önemli olan iki ilkeye oldukça dikkat edeceğiz. Bunlardan birisi fırsat eşitliği. Yatırımların daha az yapıldığı ilçelerimiz var buralara biraz daha ağırlık vereceğiz. İkincisi ise uyum içinde çeşitlilik, herkes burada fikrini demokratik bir şekilde belirtecek. Ayrımız gayrımız yok. Yine yeni bir kavram da kendi kendine yeten bir şehir olsun istiyoruz. Tüm imkanlarını ile Ordu’yu ekonomik olarak büyüteceğiz”
“Az laf çok iş yapacağız”
Yeni dönemde yapacakları yatırımları iki ana başlık altında toplandıklarının altını çizen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, şöyle konuştu:
“Bu dönemde çalışmalarımızı iki ana gruba ayırdık. Bunlardan bir tanesi yaşam kalitesi açısından şehircilik. Yani yol, su gibi belediyecilik faaliyetleri. İkincisi de şehir ekonomisi. Üreten bir Ordu olsun istiyoruz. Denizi, tarımı, çevreyi yeterince kullanmamız lazım. Burası yaşanılabilir ilk 10 şehir arasına girebilir. Bunun dışında afete dirençli kentler kapsamında Ordu’yu afete dirençli kent yapacağız. Heyelanımız, selimiz oluyor. Yine deprem konusunda sahillerden başlayarak bütün binalarımızı taramaya başladık. Bunları ele almamız lazım. İmkanlarımız ve güçlü bağlantılarımız var. Sizlerin de katkılarıyla yaşanılabilir bir kent yapacağız. Yine liman kenti olarak da Rusya- Ukrayna savaşından sonra burası bir lojistik merkezi olsun istiyorum. Bunun için sadece klasik belediyecilik faaliyetleri ilgili değil bunu zaten yapacağız, Ordu’nun kalkınması açısından lojistik bir merkez olmasını sağlayacağız. Hem Karadeniz- Akdeniz yolu hem Akkuş-Niksar yolu çalışmaları ile imkanları birlikte gerçekleştireceğiz. Ordu’yu ülke ekonomisini yürütür gibi sizlerle demokratik kurallara göre yöneteceğiz. Fazla konuşmayacağız az laf çok iş yapacağız. Herkes bizim nazarımızda huzur içinde çalışsın. Hiçbir ayrımız gayrımız yok. Çalışmalarımızı inşallah birlikte yapacağız. Önümüzde güzel bir dönem var. 2019 yılında başlarken pandemiyi düşünmemiştik. Depremi düşünmemiştik. Baktığınızda 2-2,5 yıl çalıştık. İnşallah güzel bir dönemi birlikte gerçekleştireceğiz.”
Başkan Vekili, Katip ve Encümen Üyeleri belli oldu
Açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen meclis toplantısında gizli oylama ile meclis başkanvekilleri, katip üyeler ve encümen üyesi seçimi yapıldı. Yapılan oylama neticesinde 1. Başkan Vekilliğine Celal Tezcan, 2. Başkanvekili Hüseyin İnanır seçildi.
Asil 2. Divan Katip Üyeliğine ise Neşe Akgül Tiyaloğlu ve Macit Çoşgun seçilirken yedek katip üyeleri ise Hasan Baday ve Tuncay Uzunçakmak oldu.
Yine Encümen Üyeliklerine ise Celal Tezcan, Aşkın Baş, Hüseyin Hakkı Serdar, Halil Çetinkaya ve Neşe Akgül Tiyaloğlu seçildi. – ORDU
]]>Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Şanlıurfa’da bayramlaşma sonrası toplantı gerçekleştirdi.
Güler, 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığındaki video telekonferans toplantısında, yurt içi ve sınır ötesinde görev yapan birliklerin komutanlarına seslendi.
Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen başarılı operasyonlarla terör örgütüne ağır darbe vurulduğunu, örgütün hareket kabiliyetinin bitme noktasına geldiğini belirten Güler, bunda bütün payın, aziz şehitler ve kahraman gazilerle birlikte Mehmetçiklere ait olduğunu söyledi.
Bakan Güler, “Şu ana kadar büyük bir başarıyla sahada tesis ettiğimiz kontrolün geliştirilmesi ve genişletilmesi, terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Güler, Türk ordusunun, son bir asrın en kapsamlı, en yoğun, en etkili faaliyetlerini gerçekleştirdiği bu hassas dönemde, terörle mücadele ile birlikte hudutların güvenliğinin de personel sayısı ve teknolojik bakımından en yoğun tedbirlerle sağlandığını anlattı.
Türkiye’nin, çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer aldığını, krizler ve sorunların çözümüne yönelik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde önemli girişimlerde bulunduğunu kaydeden Güler, “Bu kapsamda Karabağ’da, Libya’da, Ukrayna- Rusya Savaşı’nda, Ortadoğu’daki ve yakın coğrafyamızdaki birçok sorunun çözümünde yoğun gayretler sarf ederek büyük ve kıymetli inisiyatifler üstlendik, üstleniyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak dost ve müttefik ülkelerin haklı davasına destek verdiklerini, küresel ve bölgesel güvenlik, barış ve istikrara katkı sağladıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Tüm bu girişim ve faaliyetler, Türkiye’nin küresel bir aktör haline dönüştüğünü, uluslararası müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğini, ordumuzun da dünyanın en güçlü, en etkin ordularından biri olduğunu en açık şekilde ortaya koymaktadır. Bugün Türkiye olarak ulaştığımız bu üstün seviyeyi, Silahlı Kuvvetler olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetimizi çok iyi idrak etmemiz gerekmektedir. Bu başarı hikayesinde sizler de çok önemli bir rol üstlenmektesiniz.”
Şu ana kadar her alanda elde edilen başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılmasının temel öncelik olduğuna dikkati çeken Güler, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgesinde ve dünyadaki seçkin ve saygın konumunu muhafaza edebilmesinde şüphesiz en önemli unsur, sahip olduğumuz insan kaynağımızdır. Siz kahraman silah arkadaşlarım da piramidin en üst çatısında yer alan komutanlar olarak ordumuzun öncüsü ve liderleri konumundasınız. İçinde bulunduğumuz savunma ve güvenlik ortamında her zamankinden daha dikkatli, uyanık olmak ve çok çalışmamız hayati önemi haizdir.” ifadelerine yer verdi.
Milli Savunma Bakanı Güler, Cumhuriyet’in ikinci asrına başlanan bu tarihi süreçte, “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda, her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, Türkiye’nin ve asil milletin güvenlik, huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya, daha büyük, daha güçlü Türkiye için gayret göstermeye devam edeceklerini bildirdi.
]]>Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Yaşar Güler, bayram namazını beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile Şanlıurfa’da Mevlid-i Halil Camisi’nde kıldı.
Namazın ardından camideki vatandaşlarla görev yapan polislerle bayramlaşan Bakan Güler ve TSK Komuta Kademesi, daha sonra Şanlıurfa Kışla Gazinosuna geçti. Burada çocuklar tarafından karşılanan Güler, onlara bayram hediyeleri vererek yakından ilgilendi.
Bakan Güler ve beraberindeki TSK Komuta Kademesi, 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığında Mehmetçiklerle bir araya gelerek onlarla bayramlaştı.
Milli Savunma Bakanı Güler, bu buluşmada, telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak Mehmetçiklerle görüştürdü. Telefonda Mehmetçiklerin bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Tüm Komuta Kademesi’ndeki kardeşlerime, Mehmetçiklerimize özellikle en kalbi duygularla selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum ve Ramazan Bayramı’nın tüm milletimize hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum. Bizler gerek Mehmetçiklerimiz gerek Komuta Kademesi hepsiyle bu teröristleri inşallah bundan sonra da bugüne kadar olduğu gibi yok edeceklerine inanıyoruz. Gerek sınırda gerek sınır ötesinde bu mücadelemiz aynı şekilde devam edecektir. Tekrar bayramınızı tebrik ediyor ve en kısa zamanda buluşmak üzere sizleri Allah’a emanet ediyorum.”
“Sizler buradayken vatanımızın güvenliği emin ellerdedir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hitabının ardından Mehmetçiklere seslenen Bakan Güler, bayramların mutlulukların paylaşılarak arttığı, geleneklerin yaşatıldığı, toplumsal dayanışmanın, birlik ve beraberliğin güçlendiği çok özel günler olduğunu anlattı.
Türkiye’nin ve asil milletin bu bayram günlerini huzur ve güven içerisinde geçirmesi için Mehmetçiklerin sevdiklerinden uzakta kahramanca ve fedakarca görev yaptığına dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:
“İcra ettiğiniz bu kutsal görevde ortaya koyduğunuz üstün sorumluluk bilinci ve büyük gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Şüphemiz yoktur ki sizler buradayken vatanımızın güvenliği emin ellerdedir. Sizlerin şahsında şu anda yurt içinde ve sınır ötesinde özveriyle vazifelerini icra eden tüm kahraman silah ve mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum.”
“Terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz”
Bakan Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere dünya genelinde, birbiri ardına gerginlikler ve krizler yaşandığını, çatışmalar ve savaşlar ortaya çıktığını belirterek, şöyle devam etti:
“Belirsizliklerin arttığı, risk ve tehditlerin çok boyutlu bir hale geldiği böylesine hassas bir ortamda, Milli Savunma Bakanlığı olarak ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden azim ve kararlılıkla görevlerimizi icra ediyoruz. Bu kapsamda şanlı ordumuz, sizlerin kahramanlık ve fedakarlıklarıyla son bir asrın en kapsamlı, en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirerek, özellikle terörle mücadelede destansı başarılar elde etmektedir. Son yıllarda, terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile Irak’ın kuzeyindeki terör unsurlarını hedef alan başarılı operasyonları icra ettik.
Geçmişte yürütülen sınırlı hedefli ve süreli askeri harekatların yerine, bugün artık, sürekli ve kapsamlı operasyonlar gerçekleştirerek terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz. Bu anlayışla Suriye’nin kuzeyinde büyük bir başarıyla icra ettiğimiz Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekatları ile güney sınırlarımızda bir terör koridoru oluşturulmasına mani olduk. Aynı zamanda bu sahalarda güvenli bölgeler tesis ederek Suriyelilerin geri dönüşlerine yönelik önemli adımlar attık. Şu anda, eğer orada olmasaydık; örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları, daha önce olduğu gibi sürecekti ve ülkemizdeki istikrar ortamı sağlanamayacaktı. O süreci hatırlayın. Sadece Şanlıurfa’ya, Barış Pınarı Harekatı öncesinde kalleş terör örgütü tarafından çok sayıda füze ve havan saldırısı yapılmıştı. Dolayısıyla bugün, bölgedeki varlığımız ile Şanlıurfa’nın güvenliğini de ileriden sağlıyoruz.”
“Terör örgütünün belini doğrultmasına müsaade etmeyeceğiz”
Terörle mücadele sürecinde 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığının, başta Barış Pınarı bölgesi olmak üzere Suriye harekat sahasındaki birlikleriyle üstlendiği görevleri büyük bir başarıyla yerine getirdiğine dikkati çeken Bakan Güler, tugaydaki Mehmetçiğin, yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinciyle ortaya koyduğu üstün gayretlerin her türlü takdirin üzerinde olduğunu vurguladı.
Güler, Mehmetçiğin, milli ve manevi değerleri korumak için daima vazifeye hazır olduğunu görmenin, terörü bitirme iradesini daha da pekiştirdiğine işaret ederek, “Terör örgütünün en ufak bir şekilde kıpırdanmasına, belini doğrultmasına müsaade etmeyeceğiz. Şuna eminim ki hiçbir terörist, kahraman Mehmetçiğimizin çelik yumruğu altında ezilmekten kurtulamayacaktır. Terörle mücadelemiz kararlı ve etkin adımlarla örgütün nefes almasına izin bile vermeden amansız bir şekilde devam edecektir.” ifadelerini kullandı.
“Her birliğimizi en modern silah ve teçhizat ile destekliyoruz”
Ordunun, terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele verirken aynı zamanda sınırların emniyetini de en ileri düzeyde sağladığını aktaran Güler, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sizler, buradaki varlığınızla vatanımızın en önemli güvencesi, milletimizin göz bebeğisiniz. Şüphesiz gösterdiğiniz cesaret ve gayretleriniz, her şeyden önemlidir. Ancak görevin layıkıyla ve en etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi için de hudut birliklerimizin, teknolojiyi haiz sistemlerle donatılması elzemdir. Bu anlamda Bakanlık olarak her birliğimizi yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerimiz başta olmak üzere en modern silah ve teçhizat ile destekliyoruz. Nitekim hudutlarımızın Cumhuriyet tarihinin en yoğun, en etkin tedbirleriyle korunması sonucunda, terör örgütünün sınırlarımızdan eleman ve malzeme aktarımı engellenmiş, durma noktasına gelmiştir. Kimsenin şüphesi olmasın ki kahraman Mehmetçik, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hudutlarımızda büyük bir özveri ve başarıyla görevlerini yerine getirecektir.”
“Yerli ve milli savunma sanayisiyle ordunun imkan ve kabiliyetlerini artırıyoruz”
Milli Savunma Bakanı Güler, tüm görevlerinin yanı sıra mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatleri de kararlılıkla koruduklarını belirtti.
Bu faaliyetlerle eş zamanlı olarak, karada, denizde ve havada büyük ve etkili tatbikatları icra ettiklerine dikkati çeken Güler, şunları aktardı:
“Her geçen gün, en yenilerini envantere kazandırdığımız yerli, milli ve modern savunma sanayisi ürünü silah sistemleriyle şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini daha da artırıyoruz. Biliyorsunuz ki ülkemizin göz bebeği, milli uçağımız KAAN, ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. İnşallah, bunun gibi nice modern silah ve sistemle ordumuzu donatmaya devam edeceğiz.”
Bakan Güler, kaotik gelişmelerin yaşandığı hassas güvenlik ortamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde, uluslararası arenadaki ağırlığın her geçen gün arttığını, kurulan çok boyutlu ilişkilerle bölgede ve dünyada vazgeçilmez bir aktör haline gelindiğini ifade etti.
Çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan Türkiye’nin, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik girişimlerde bulunduğuna işaret eden Güler, şunları kaydetti:
“Pek çok coğrafyada güvenlik, barış ve istikrar için üstlendiğimiz büyük inisiyatifler uluslararası güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğimizi de en açık şekilde ortaya koymaktadır. Uluslararası arenada, Türkiye’nin etkisini böylesine artırdığı bir dönemde doğal olarak faaliyet sahaları artan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de birçok coğrafyada barış ve istikrarın tesisi için büyük gayret sarf etmektedir.”
Güler, Türkiye’nin ulaştığı üstün seviye ile Türk Silahlı Kuvvetleri olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetinin, çok iyi idrak edilmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Bu başarı hikayesinde sizler de çok önemli bir rol üstlenmektesiniz. Görevlerinizi yerine getirirken çeşitli zorluklarla karşılaşabilirsiniz. Ancak unutmayın ki milletimizin duaları ve desteği her zaman sizinle. Zorluklarla karşılaştığınızda, bu güvenin önemini ve büyüklüğünü hatırlayın ve vazifelerinize daha sıkı bir şekilde sarılın. Çünkü sizler, Türk milletinin gönlünde daima var olan kahramanlarsınız. Sizlerin tüm bunların bilincinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üstün bir gayret göstererek kahraman ordumuzun gücüne güç katacağınıza yürekten inanıyorum.”
Bakan Güler, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının başladığı dönemde “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hedeflerine emin adımlarla yürüdüklerini belirtti.
Milli Savunma Bakanlığı olarak hedeflerine ulaşma yolunda çalışmalarına kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Güler, konuşmasında, aziz şehitleri ve ebediyete intikal eden kahraman gazileri rahmet ve minnetle yad etti, hayatta olan gaziler ile şehit ve gazi ailelerine saygılarını iletti.
]]>Pakistan Milli Günü, Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd’in ev sahipliğinde büyükelçilik rezidansında yapılan törenle kutlandı.
Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ahmet Yıldız, AK Parti Genel Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, kuvvet komutanları, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir ile yerli ve yabancı misyon temsilcileri katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende, iki ülkenin milli marşları okundu, ardından iftar yemeğine geçildi.
İftar yemeğinin ardından konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, burada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Pakistan’ın Milli Günü’nü kutladı.
Pakistan halkına saygı ve selamlarını sunan Bakan Güler, bu vesileyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da selamlarını iletti. Güler, Pakistan’ın bağımsızlığı ve bütünlüğü için savaşan şehitleri ve gazileri saygıyla andı.
Pakistan’ın, bölgesinde ve dünyada stratejik önemi yüksek bir ülke olduğunu vurgulayan Güler, özellikle son yıllarda her alanda gelişip güçlenen Pakistan’ın, bölgesinde ve dünyada barış, istikrar ve güvenin inşasında önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Türkiye’nin de Pakistan’ın bu etkinliğinden ziyadesiyle memnun olduğunu dile getiren Güler, Türk milletinin gönlünde Pakistanlıların her zaman müstesna bir yere sahip olduğunu ve olmaya devam edeceğini kaydetti.
“Bizler, en zor zamanlarda birbirine destek vermiş iki ülkeyiz”
Türkiye ile Pakistan arasında tarihten gelen köklü dostluk ve kardeşlik ilişkileri, ortak değerler ve sarsılmaz bağlar bulunduğuna dikkati çeken Güler, sözlerine şöyle devam etti:
“Geçmişten bugüne intikal eden bu bağlar, ülkelerimiz arasında çok yönlü işbirliği ve üst düzey ilişkilere zemin hazırlarken, ortak geleceğimize de yön vermektedir. Bizler, en zor zamanlarda birbirine destek vermiş, sevinçleri ve üzüntüleri paylaşmış ve ortak idealleri güçlü bir şekilde benimsemiş iki kardeş ülkeyiz. Maruz kaldığımız elem verici hadiseler ve doğal afetler karşısında iki ülkenin birbirinin yardımına koşması, ülkelerimiz arasındaki birlikteliğin ne denli güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.” dedi.
Pakistan’ı, uluslararası ilişkilerde en güvenilir ortaklardan biri olarak gördüklerini ifade eden Güler, ikili ülke arasındaki ilişkilerin her alanda mükemmel seviyede olmasına çok büyük önem verdiklerini söyledi. İkili ilişkilerin son yıllarda artan bir ivmeyle geliştiğini belirten Güler, bu ilişkileri daha büyük ve kapsamlı işbirlikleri ile güçlendirme azim ve kararlılığını taşıdıklarını dile getirdi.
“Yüksek sinerji ve tecrübe paylaşımı, yeni ve kapsamlı işbirliklerine de kapı açmaktadır”
Bunların başında askeri işbirlikleri ve savunma sanayisinin geldiğini belirten Güler, “Özellikle savunma sanayii alanında hayata geçirdiğimiz projelerin ortaya koymuş olduğu yüksek sinerji ve tecrübe paylaşımı, yeni ve kapsamlı işbirliklerine de kapı açmaktadır. Birbirimize olan güvenimiz ve desteğimizi, bundan sonra da işbirliğimizin katlanarak artması için en büyük teminat olarak görüyoruz.” diye konuştu.
Pakistan’la olan güçlü bağları geliştirmekte, bölgesel ve küresel barış ve istikrar için birlikte hareket etmekte kararlılıklarını vurgulayan Güler, “Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk ve kardeşliğin ezelden ebede güçlü bir şekilde devam edeceğine yürekten inanıyoruz.” dedi.
Pakistan’ın Milli Günü’nü kutlayan Bakan Güler, bu vesileyle yarın idrak edilecek Kadir Gecesi’ni ve Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.
Törende konuşan eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman ise davet nedeniyle Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd’e teşekkür etti. Pakistan’ın, Türkiye’nin zor dönemlerinde yardıma koştuğunu dile getiren Kahraman, özellikle İstiklal Savaşı’nda bulundukları yardımın önemine dikkati çekti.
Milli Türk Talebe Birliği Başkanlığı yaptığı dönemde Pakistan için bir miting düzenlediklerini hatırlatan Kahraman, “Pakistan’ın ana davalarından biri de Keşmir’dir. Çok büyük bir zulüm, gayrıadil bir hadise ve dünya hukukunun yüz karasıdır. Keşmir, bizim de davamızdır. Dostluğumuz ilerlemeye devam edecek.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye ile Pakistan asırlık bağlara dayanan ilişkilere sahip”
Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd de misafirleri “Pakistan Milli Günü” etkinliğinde ağırlamaktan onur duyduğunu belirtti.
Söz konusu günün alt kıta tarihinde büyük önem taşıdığına dikkati çeken Cüneyd, ülkesinin tüm zorluklara rağmen olağanüstü bir dayanıklılık ve kararlılık sergilediğini anlattı.
Cüneyd, Pakistan’ın uluslararası alanda hak ettiği yeri almak için çok yol kat ettiğini, 75 yıllık süreçte ülkesinin temellerinin, herkesi kapsama, devamlılık, ilerici zihniyet, toplumda cinsiyet eşitliği ve temel insan hakları üzerine kurulduğunu dile getirdi.
Pakistan halkının bilim, sanat, spor, teknoloji gibi alanlarda yeteneklerini kanıtladığını aktaran Cüneyd, Pakistan’ın ve bölgenin refahı için uluslararası ortakları ve dostlarıyla birlikte çalışmaya devam edeceklerine işaret etti.
Cüneyd, Türkiye ile Pakistan’ın asırlık bağlara dayanan ilişkilere sahip olduğunu ifade ederek, söz konusu durumun “iki ülke, tek millet” gibi duyguların somut örneği olduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki “kardeşlik bağlarının” gelecek nesillere aktarılması için Türkiye ile çalışmaya devam edeceklerini ifade eden Cüneyd, Türk halkı ve hükümetinin felaketlerde her zaman Pakistan’ın yanında olduğunu dile getirdi.
Büyükelçi Cüneyd ayrıca, Türk milletine ve özel olarak da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ikili ilişkiler konusunda minnettar olduklarını söyledi.
Konuşmaların ardından, Pakistan Milli Günü dolayısıyla pasta kesildi. Tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Hatay’a ziyaret gerçekleştiren Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu.
İftardan sonra konuşan Bakan Güler, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, tedavisi devam edenlere de acil şifalar diledi.
Devletin, depremin ilk anından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm kurum ve kuruluşlarıyla vatandaşların yardımına koştuğunu belirten Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin buradaki birliklerinin de depreme maruz kalmasına rağmen büyük bir fedakarlık ve feraset göstererek hızlıca sahaya çıktığını ve vatandaşların yanında olduğunu kaydetti.
Hatay’ın asırlar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını anımsatan Bakan Güler, “Hatay, kültür ve medeniyetimize zenginlik katan bu özellikleriyle bugüne kadar ay yıldızlı bayrağımız altında hep birlikte, kardeşçe ve tek yürek halinde, huzur ve barış içerisinde yaşamanın da en mümtaz örneğini ortaya koymuştur. Hatay’ın sahip olduğu bu değerleri çok iyi bilen devletimiz, tüm imkanları ile bir dünya şehri olan Hatay’ımızı tarihi ve kültürel zenginliklerine uygun olarak yeniden inşa ediyor.” ifadelerini kullandı.
“ROKETSAN, Kırıkhan’da silah ve roket sistemleri üretecek bir tesis kuracak”
Hatay’ı güçlü bir şekilde ayağa kaldırmak ve şehre daha güzel bir gelecek oluşturmanın en temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Bakan Güler, şöyle devam etti:
“Bu doğrultuda ülkemizin son yıllardaki gelişiminde, lokomotif sektörlerden biri olan savunma sanayinin oluşturacağı etkiyi kayda değer buluyoruz. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı’mızın direktifleri doğrultusunda, deprem bölgelerinin savunma sanayinin yeni gelişim merkezleri olmasına yönelik yatırım programları oluşturulmaya başlandı. Bu kapsamda, ülkemizin savunma sanayisindeki öncü kuruluşlarından olan ROKETSAN, Kırıkhan’da silah ve roket sistemleri üretecek bir tesis kuracak. PAVOTEK firması da bilişim ürünleri tesisini hayata geçirecek. Buna yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Yapılacak bu gibi yatırımlar, Hatay’ımızın ekonomik ve sosyal kalkınması ile istihdamına ciddi katkılar sağlayacaktır. Hatay’ın bizler için önemi çok büyüktür. Bu doğrultuda gerekli alt ve üst yapıyı kurarak deprem sonrasında başka şehirlere göç eden kardeşlerimizin geri dönüşlerini sağlamak için gayret gösteriyor, Hatay’ı eskisinden daha güvenli ve daha görkemli hale getirmek hedefiyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. Desteklerinizle, hükümetimiz ve mahalli idarelerimiz, hep birlikte el ele vererek ‘durmaksızın hizmet’ anlayışı ile Hatay’ı mamur hale getirinceye kadar çalışmalarımıza artan bir tempoyla devam edeceğiz. Böylece Hatay’ı yeniden imar edip şehrimizin kalkınma ve refah seviyesini artırırken, ülkemizin gücüne de güç katacağız.”
“Tehditleri kaynağında bertaraf ediyoruz”
Bakanlık olarak devletin bekası, 85 milyon vatandaşın huzur ve güvenliği için gerekli her türlü tedbiri alarak, son bir asrın en kapsamlı, en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra etiklerini belirten Güler, şunları kaydetti:
“Bu çerçevede, yurt içi ve sınır ötesinde başarıyla gerçekleştirdiğimiz terörle mücadele operasyonları ile terör örgütlerine büyük bedeller ödettik. Sınır ötesi harekatlarımızın etkinlik ve başarısı sayesinde, artık ülkemize ve asil milletimize yönelen tehdit ve tehlikeleri, sınırlarımızın ötesinde karşılıyor, kaynağında bertaraf ediyoruz. Hatırlayın, Suriye’deki operasyonlarımıza başlamadan önce Hatay’a, Kilis’e roketler düşüyordu, buradaki vatandaşlarımız bağına bahçesine giremiyordu. Dolayısıyla şu anda oralarda olmasaydık, örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları, daha önceden olduğu gibi devam edecekti ve yurt içinde tesis edilen güvenlik ve istikrar ortamı sağlanamayacaktı. Kazandığımız başarıları daha geliştirmek ve nihayetinde terör belasını tamamen ortadan kaldırmak için kararlıyız. Kahraman Mehmetçiğin yürüttüğü operasyonlar, teröristlerin bu coğrafyadan tamamen yok olması için aralıksız sürecek. Terörle mücadelemizin yanı sıra hudut güvenliğimizin sağlanmasından Ege ve Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimizin korunmasına, uluslararası güvenlik, barış ve istikrara sunduğumuz önemli katkılardan ordumuzu yerli, milli ve modern teknolojiye haiz sistemlerle donatmaya kadar birçok görev ve faaliyeti de aynı anda başarıyla yerine getiriyoruz.”
“Şehit ve gazilerimizin fedakarlıklarının karşılığını ödeyemeyiz”
Türkiye’nin köklü tarihi, stratejik konumu, büyük ve güçlü ordusu, her alanda sahip olduğu imkan ve yeteneklerle dünyada söz sahibi ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, içeride çok daha gelişmiş, dışarıda ise çok daha güçlü ve gıpta edilen bir ülke konumuna ulaştık. Ancak geldiğimiz bu seviyeyi asla yeterli görmüyoruz. Ülkemizin şu ana kadar her alanda elde ettiği başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılması temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla, ülkemizi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çünkü şehit ve gazilerimize olan vefa borcumuzu, ancak onların taşıdığı şanlı sancağı, gururla daha ileriye taşıyarak ödeyebiliriz. Şu ana kadar elde edilen tüm başarılarda elbette en büyük pay, kahraman şehit ve gazilerimize aittir. Şehit ve gazilerimiz; şanlı tarihimizin, vatan, millet ve bayrak sevgimizin ölümsüz abideleri, Türk cesaret ve fedakarlığının gurur timsali, mazisi şan ve şerefle dolu Türk ordusunun ilham kaynağıdır. Aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli şehit ve gazi ailelerimizin fedakarlıklarının karşılığını asla tam olarak ödeyemeyiz. Ancak yine de sizlerin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Milli Savunma Bakanlığı olarak vefa ve minnet duygularıyla her zaman yanınızda olacağız. Şehitlerimizin aziz hatıralarını da daima kalbimizde yaşatacak, fedakarlıklarını şükran ve minnetle anacağız.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Güler, Gazi Orduevinde düzenlenen iftar programında şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi.
İftardan sonra konuşan Bakan Güler, “Bu aziz toprakları bizlere vatan yapan, şehit ve gazilerimizin kanıdır. İstiklal Marşı’mızın ‘şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda’ mısrasında da ifade edildiği gibi vatanımızın her karış toprağında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin kanları vardır. Bu toprakları, binlerce yıldır bize vatan kılan şehit ve gazilerimiz; vatanımıza olan sarsılmaz sevdamızın ölümsüz temsilcileri, asil milletimizin kahramanlık ve fedakarlığının ebedi mimarlarıdır.” ifadesini kullandı.
Kahraman gazilerin “ölürsek şehit, kalırsak gazi” anlayışıyla canla başla verdikleri mücadelenin, asil milletin sarsılmaz iman, tevekkül, cesaret ve yiğitliğinin en somut göstergesi olduğunu vurgulayan Güler, “Bugün kutsal vatanımızda başı dik ve özgür yaşamamızı, hiç çekinmeden canlarını feda eden aziz şehitlerimiz ile siz kahraman gazilerimize borçluyuz. Yazdığınız kahramanlık destanları sonsuza kadar yaşayacaktır. Sizlerle ne kadar gurur duysak, kahramanlıklarınızla ne kadar övünsek azdır. Biz bir aileyiz ve her zaman sizlerin yanındayız.” diye konuştu.
Bakan Güler, şehit ve gazilerin haklarının asla ödenmeyeceğinin altını çizerek, “Bizler, büyük bir aile olarak acılarınızı paylaşmak ve gözyaşlarınızı dindirmek için daima yanınızda olacak, sizleri asla yalnız bırakmayacağız. Bu kapsamda kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin her alanda hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz.” açıklamasında bulundu.
“Terör örgütünün kökünü kazıyacağız”
Türkiye’nin terörle 40 yıla yakın bir süredir mücadele ettiğine dikkati çeken Güler, “Bu süreçte şehit ve gazilerimiz oldu. Her defasında yüreğimiz derinden yandı ve büyük acılar yaşadık. Ancak hiçbir hain saldırı bizi yıldıramadı. Ülkemizin, milletimizin huzur ve güvenliğine kasteden kalleş terör örgütü mensupları, işte bu vatana adanmışlık duygusuyla mücadele eden kahraman Mehmetçiğin pençesinden kurtulamadı, kurtulamayacaktır.” dedi.
Teröre büyük darbe vurulduğunun altını çizen Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yılbaşından itibaren 644, 2015’ten bu yana 40 bin 213 terörist etkisiz hale getirildi. Yürüttüğümüz operasyonlarla, sahada kurduğumuz hakimiyeti daha da güçlendirmekte kararlıyız. Terör örgütünün en ufak bir şekilde kıpırdanmasına, belini doğrultmasına izin vermeyeceğiz. Bu amaçla, gözümüzün değmediği ve ayağımızın basmadığı alan bırakmayarak terör bataklığını kurutacak, ülkemize, milletimize ve komşularımıza tehdit oluşturan terör örgütünün kökünü kazıyacağız. Son çırpınışlarını veren teröristlerin başı, tereddütsüz bir şekilde ezilecektir.”
“Başarılarda en büyük pay, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir”
Mücadelenin terör yok oluncaya dek süreceğini belirten Bakan Güler, şunları kaydetti:
“Türkiye, köklü tarihi ve stratejik coğrafyası, etkin, saygın ve caydırıcı ordusu ile yerli, milli ve modern savunma sanayisi, uluslararası barış ve istikrara sağladığı önemli katkılarla dünyada yükselen bir güç haline gelmiştir. Elbette, bugüne kadar elde ettiğimiz tüm başarılarda en büyük pay, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir. Onların bizlere bıraktığı bu kutsal emanete sahip çıkmak, vatanımıza ve milletimize olan borcumuzu ödemek, sorumluluklarımızı en iyi şekilde yerine getirmek, boynumuzun borcudur.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kırşehir’e ziyaret gerçekleştiren Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu.
Burada konuşan Güler, başta komşu coğrafyalar olmak üzere dünya genelinde hassas gelişmelerin yaşandığını, karmaşık bir dönemden geçildiğini dile getirerek, Türkiye’nin de jeopolitik konumu itibarıyla başta savunma ve güvenlik alanı olmak üzere bu gelişmelerden etkilendiğini belirtti.
Türkiye’nin terör dahil çeşitli tehditlere maruz kaldığına dikkati çeken Güler, şöyle devam etti:
“Ancak Türkiye savunma ve güvenliğini sağlamak, her alanda hak ve menfaatlerini korumak için gerekli siyasi, askeri, ekonomik ve diğer milli güç unsurlarına sahiptir. ve çok şükür kendisine yönelebilecek her türlü tehlikeyi de bertaraf edebilme kabiliyetini haizdir. Bu kapsamda şanlı ordumuz son bir asrın en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Son yıllarda sizlerin de yakından takip ettiği üzere kahraman Mehmetçiğimizin ve güvenlik kuvvetlerimizin ortaya koyduğu üstün fedakarlıklar ve gayretler neticesinde, terörle mücadelede büyük başarılar elde edildi.
Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen etkili operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbeler vuruldu. Terör bataklığını kurutacağız. Terörü kaynağında yok etme, nerede bir terör bataklığı varsa kurutma anlayışı ile yürüttüğümüz operasyonlar ile çok şükür artık güvenliğimiz, sınırlarımızın ötesinden sağlanmakta. Terörle mücadelemiz kararlı ve etkin adımlarla, örgütün nefes almasına izin bile vermeden amansız bir şekilde devam edecek.”
Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sadece terörle mücadeleyle kalmayıp hudut güvenliğini sağladığını, Mavi ve Gök Vatan’daki hak ve menfaatleri koruduğunu, bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunduğunu, yerli ve milli savunma sanayisini geliştirdiğini, her alanda büyük bir gayret gösterdiklerini bildirdi.
Türkiye’nin özellikle savunma sanayisinde tüm dünyada büyük etkiler uyandıran başarılar elde ettiğini vurgulayan Güler, şunları kaydetti:
“Yerli, milli ve modern teknolojiyi haiz Türk savunma sanayisi, ürettiği silah sistemleriyle ülkemizin ve kahraman ordumuzun gücüne güç katmıştır. Bu kapsamda Fırtına obüslerimiz, İHA-SİHA ve TİHA’larımız, taarruz helikopterlerimiz, TCG Anadolu gemimiz ve hava savunma sistemleri gibi birçok kritik ürün, kahraman ordumuzun istifadesine sunuldu. Son olarak, ülkemizin göz bebeği olan yerli ve milli muharip uçağımız KAAN da 21 Şubat’ta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.”
“Türkiye Yüzyılı hedeflerimize büyük bir inanç ve azimle ilerliyoruz”
Güler, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın riyasetinde daha yeni ve gelişmiş sistemleri üretmek için var gücümüzle çalışmaktayız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize büyük bir inanç ve azimle ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin pek çok alanda sahip olduğu imkan ve yeteneklerin yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan riyasetinde ortaya konulan etkin siyasi ve askeri politikalarla dünyadaki başlıca aktörlerden biri olduğunu söyleyen Güler, “Ülkemizin şu ana kadar her alanda elde ettiği başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılması temel önceliğimizdir.” dedi.
Türkiye’nin bugünkü güçlü, istikrarlı, güvenli ve huzurlu ortama sahip olmasında en büyük payın şehit ve gazilere ait olduğunu ifade eden Güler, “Vatan sevdasının ölümsüz temsilcileri olan şehit ve gazilerimizin ortaya koyduğu yüksek fedakarlık ve yiğitlik, ülkemizin birlik ve beraberliğinin teminatı, asil Türk milletinin özgürlüğünün simgesidir.” diye konuştu.
Bakan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli ailelerinin hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak yine de kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz.
Bu anlayışla daima yanınızda olacak ve sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. Şehitlerimizin aziz hatıralarını da daima kalbimizde yaşatacak, fedakarlıklarını şükran ve minnetle yad edeceğiz. Sonuç olarak sizlerin de desteğiyle, bir ve beraber olarak geleceğe emin adımlarla yürüyecek ve ülkemizin gücüne güç katacağız.”
]]>Bursa’da servis şoförlüğü yapan evli ve 2 çocuk babası Rahmi Güler, 186 kiloya ulaşıp nefes almakta bile zorlanmaya başlayınca ‘artık yeter’ diyerek, bir an önce kilo vermek için arayışa girdi. En büyük beden kıyafetlerin bile içine giremeyen, çalıştığı servis minibüsüne inip binmekte zorlanan, hayat konforu neredeyse kalmayan Güler, aşırı kilolarından kurtulmak için 28 Ekim 2021 tarihinde obezite ameliyatı oldu. Yapılan başarılı operasyonla zayıflamaya başlayan Güler, 2 sene içinde tam 94 kilo verip 186 kilodan 92 kiloya kadar düşmeyi başardı.
“Görenler tanımıyor, bana benden selam gönderenler bile oluyor”
92 kiloya inmesiyle birlikte bir anda hayatının değiştiğini anlatan 39 yaşındaki Rahmi Güler, “Şimdilerde beni görenler tanıyamıyor. Rahmi nerede diyenler oluyor. Bana benimle selam gönderen bile oluyor. Ses var ama görüntü kalmadı” dedi.
186 kilo olduğu dönemde 100 metre yol bile yürüyemezken kilo verdikten sonra her gün 2 kilometre yürüdüğünü belirten Güler, “En kısa 100 metrelik yolu bile arabayla gidiyordum. Servis şoförlüğü yaptığım için hep oturarak çalışıyordum. Hiç yürümek istemiyordum. Kıyafet alamıyordum. Büyük beden satan mağazalara gidiyordum. Ama orada bile kendime bir şey bulamıyordum. O seviyeye gelmiştim. Şimdi her şeyi eşim alıyor. Getiriyor giyiyorum. Şimdi her yere yürüyerek gidiyorum. 1-2 kilometre bana mısın demiyor. 186 kiloydum şu an 92 kiloyum. Artık kilomu sabitledim. Yarım gitti. İçimden bir tane daha ben çıktı. Beni uzun zamandır görmeyen biri benden bana selam yolluyor. Arkadaşlarla konuşuyoruz ayrılacağımız zaman Rahmi’ye selam söyle diyenler oluyor. ‘Abi benim’ diyorum. ‘Yok, sen değilsin’ diyorlar. Uzun zamandır görüşüp şimdi tanımayan çok kişi var” diye konuştu.
Rahmi Güler’in 2 senede 186 kilodan 92 kiloya düşmesinde büyük katkısı olan obezite ameliyatını gerçekleştiren Medicana Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ersoy Taşpınar, “Hasta bize ilk başvurduğunda hem sosyal hayatı, hem sağlık yönünden sıkıntılar çektiğini ifade etti. Sağlık sorunları artık baş göstermeye başlamıştı. Kendisiyle konuştuk ve obezite ameliyatı yapmaya karar verdik. En istikrarlı hastalarımızdan oldu. Toplam 94 kilo verdi. 2 yıl geçmesine rağmen kilosunu da koruyor. Kontrollerine düzenli olarak geliyor. Şu an gayet sağlıklı bir şekilde hayatına devam ediyor. Sanki yeniden hayata başlamış gibi. Rahmi bey, bu işin nasıl başarılabileceğinin en somut göstergesi” diye konuştu.
Fazla kilolu olarak yaşamanın ameliyattan daha riskli olduğunu belirten Op. Dr. Taşpınar, “Kilo vermekte zorlanan kişiler için obezite ameliyatı her zaman alternatif çözümdür. Tabii ki diyet, spor yapmak gibi ameliyatsız yöntemler her zaman önceliklidir. Ama bunları yapmasına rağmen kilo veremeyen bir grup var. O grup için Rahmi bey iyi bir örnek” dedi. – BURSA
]]>Çeşitli programları kapsamında Bayburt’a gelen Bakan Güler, Vali Mustafa Eldivan’ı makamında ziyaret etti.
Daha sonra şehit aileleri ve gazilerle iftar programına katılan Bakan Güler, burada yaptığı konuşmada, baba ocağı ve yiğitler diyarı Bayburt’ta bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını getirdiğini söyledi.
Güler, şehitlerin ve gazilerin kanıyla sulanan cennet vatanın, şanlı ecdadın miras bıraktığı en kutsal emanet olduğunu ifade ederek, “Bizler de bu mirasa sahip çıkma ve onu gelecek nesillere daha müreffeh, daha güvenli şekilde aktarma sorumluluğunu taşıyoruz. İçinde bulunduğumuz hassas ve kritik dönemde bu konudaki görev ve sorumluluklarımız daha da artmıştır.” diye konuştu.
Ülkenin savunması, asil milletin huzur ve güvenliği için gece gündüz var güçleriyle çalıştıklarını vurgulayan Güler, şöyle devam etti:
“Kahraman ordumuz hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrarın desteklenmesine, geniş kapsamlı tatbikatların icraatından yerli ve milli savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar birçok faaliyeti eş zamanlı olarak ve büyük bir başarıyla icra etmektedir. Yiğitlik timsali gazilerimiz ve aziz şehitlerimizin kıymetli aileleri, elde edilen tüm başarılarda elbette ki en büyük pay kahraman şehitlerimize ve gazilerimize aittir. Bu toprakları bizlere vatan yapan şehit ve gazilerimizin kanlarıdır. İstiklal Marşı’mızın ‘Şüheda, fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ mısralarında ifade ettiği gibi vatanımızın her karış toprağında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin kanları vardır.”
Güler, şehit ve gazilerin vatan, millet ve bayrak sevgisinin ölümsüz abideleri olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Türk kahramanlığının ve fedakarlığının gurur temsili, mazisi şan ve şerefle dolu Türk ordusunun da ilham kaynağıdır. Kahraman şehitlerimiz ve gazilerimizin bizlere emaneti olan siz değerli aileleri başımızın tacıdır. Sizlerin metaneti, vakur duruşu, düşmanlarımıza korku verdiği gibi tarih boyunca nice badireler atlatmış asil Türk milletinin dik duruşunun da en mümtaz örneğidir. Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli ailelerimizin hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak yine de kahraman gazilerimiz ile şehitlerimizin ailelerinin hayatlarını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla yoğun faaliyet içerisindeyiz. Bu doğrultuda Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak her zaman vefa ve minnet duygularıyla sizlerin yanında olacağız. Şehitlerimizin aziz hatıralarını da daima kalbimizde yaşatacak, fedakarlıklarını şükran ve minnetle yad edeceğiz.”
“Alçak teröristlere büyük bedeller ödetiyoruz”
Aziz şehitlerin silah arkadaşlarının onların bıraktığı şanlı sancağı gururla taşıdığını dile getiren Güler, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak ve siz kıymetli ailelerimizin gözyaşlarının hesabını sormak için alçak teröristlere büyük bedeller ödetiyoruz. Kahraman ordumuz, ülkemizin ve asil milletimizin hakkına, hukukuna saldıran hain terör örgütüyle mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir. Bu kapsamda yurt içi ve sınır ötesinde icra ettiğimiz başarılı operasyonlarla terör örgütünün belini kırdık. Şu ana kadar büyük bir başarıyla sahada tesis ettiğimiz kontrolün geliştirilmesi ve genişletilmesi, terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmayacağız. Başarıyla sürdürdüğümüz operasyonlarımız, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar artan bir baskı ve yoğun bir tempoda aralıksız devam edecektir.”
Bakan Güler, Türkiye’nin köklü tarihi, stratejik coğrafi durumu, büyük ve güçlü ordusu, yerli, milli ve modern sanayisiyle dünyada yükselen bir güç durumunda olduğuna dikkati çekti.
“Ülkemizi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz”
Özellikle son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin içeride daha gelişmiş, dışarıda ise çok güçlü ve sözü dinlenen bir ülke haline geldiğini vurgulayan Güler, “Cumhuriyet’imizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ülkemizi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehit ve gazilerimizin fedakarlık ve kahramanlıklarıyla elde edilen kazanımlarımızın korunması ve sürekli geliştirilmesi en temel hedefimizdir. Bu kutlu ilerleyişte ülkemiz milli duruşunun en güzide örneğini ortaya koyan Bayburt’umuz ve siz değerli hemşehrilerimiz en büyük güvence kaynaklarımızdan birisidir. Zira çok iyi biliyoruz ki Bayburt, milli ve manevi değerlerine sahip çıkmada, davasına vefa göstermede zirvede bir şehirdir.” ifadesini kullandı.
Güler, Bayburt’un düşman işgali altında yoksulluk ve bin bir türlü acıya maruz kalsa da sancağı yere düşürmediğini belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Kop Dağlarını düşmana dar ederek destanlar yazan kahramanlar yurdudur. İşte kahraman atalarımızın torunları olarak sizlerin de gösterdiği kararlı milli duruş ülkemizin birlik ve beraberliğinin teminatıdır. Bayburt’umuzu geliştirmek, kalkındırmak ve siz değerli hemşehrilerimizin refah seviyesini yükseltmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Yegane amacımız Bayburt’umuzun sahip olduğu potansiyeli ve değerleri en verimli ve etkili şekilde kullanarak siz değerli hemşehrilerimin hizmetine sunmaktır. İnanıyorum ki desteklerinizle hükümetimiz ve mahalli idarelerimiz hep birlikte el ele vererek durmaksızın hizmet anlayışı ile Bayburt’umuzun gelişmişlik seviyesini artırırken, ülkemizin gücüne de güç katacağız.
Bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, kahraman gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ramazan ayının hayırlı ve bereketli geçmesini diliyor, bayrama da en güzel şekilde ulaşmanızı temenni ediyorum.”
]]>Kahramanmaraş’taki General Mehmet Hayri Tarhan Kışlası’nda şehit aileleri, gazi ve aileleriyle iftarda bir araya gelen Güler, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
“Asrın felaketi” karşısında devletin ilk andan itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm kurum ve kuruluşlarıyla afetzedelerin yardımına koştuğunu ifade eden Güler, birçok noktadan sevk edilen Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin arama-kurtarma, ikmal, güvenlik gibi konularda her türlü tedbiri alarak hızla sahaya çıktığını ve depremzedelerin yanında yer aldığını söyledi.
Güler, şu anda tüm kurumların, yaraların sarılması ve bölgenin hızlı şekilde kalkındırılmasına yönelik çalışmalarını azim ve kararlılıkla devam ettirdiğini belirtti.
Binlerce yıldır şehitlerin ve gazilerin kanlarıyla sulanan cennet vatanın, şanlı ecdadın kendilerine bıraktığı en büyük miras olduğunu dile getiren Güler, bu mirasa sahip çıkma ve onu gelecek nesillere daha müreffeh ve güvenli şekilde aktarma sorumluluğu taşıdıklarını ifade etti.
İçinde bulundukları hassas ve kritik dönemde, görev ve sorumluluklarının daha da arttığını belirten Güler, bu kapsamda ülkenin savunulması, asil milletin huzur ve güvenliği için gece gündüz var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini vurguladı.
Şehitlerin, kahraman gazilerin ve değerli ailelerinin haklarının hiçbir zaman ödenemeyeceğini söyleyen Güler, şöyle devam etti:
“Kahraman ordumuz, hudutlarımızın emniyetinin sağlanmasından terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrarın desteklenmesine, geniş kapsamlı tatbikatların icrasından yerli ve milli savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar birçok faaliyeti eş zamanlı olarak büyük bir başarıyla yerine getiriyor. Yiğitlik timsali gazilerimiz ve aziz şehitlerimizin kıymetli aileleri, elde edilen tüm başarılarda elbette ki en büyük pay kahraman şehit ve gazilerimize aittir. Bu aziz toprakları bizlere vatan yapan şehit ve gazilerimizin kanıdır. İstiklal Marşı’mızın ‘Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ mısralarında ifade edildiği gibi vatanımızın her karış toprağında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin kanları vardır. Şehit ve gazilerimiz, şanlı tarihimizin vatan, millet ve bayrak sevgimizin ölümsüz abideleri Türk kahramanlığının ve fedakarlığının gurur timsali mazisi şan ve şerefle dolu Türk ordusunun ilham kaynaklarıdır. Kahraman gazilerimizle aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan siz değerli aileleri başımızın tacıdır. Sizlerin metaneti, vakur duruşu, düşmanlarımıza korku verdiği gibi tarih boyunca nice badireler atlatmış asil Türk milletinin dik duruşunun da en mümtaz örneğidir. Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli ailelerin hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak yine de kahraman gazilerimizle şehit ve gazi ailelerimizin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz.”
“Terör örgütünün belini kırdık”
Şehitlerin arkadaşları kahraman Mehmetçiğin şanlı sancağı gururla taşıdığını dile getiren Güler, şunları kaydetti:
“Şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak ve siz kıymetli ailelerinin gözyaşlarının hesabını sormak için alçak teröristlere büyük bedeller ödettiriyoruz. Kahraman ordumuz, ülkemizin ve asil milletimizin hakkına, hukukuna saldıran bu cani sürüsüne karşı büyük bir azim ve gayretle terörle mücadelesine devam ediyor. Bu kapsamda yurt içi ve sınır ötesinde icra ettiğimiz başarılı operasyonlarla terör örgütünün belini kırdık. Kararlılıkla yürüttüğümüz terörle mücadelemizde maalesef şehit ve gazilerimiz de oluyor. Nitekim dün Pençe Kilit Harekatı Bölgesi’nde Tabip Teğmen Hulusi Elçi şehadet makamına ulaştı. Aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Evet bu haberler karşısında yaşadığımız acı çok büyük ancak evlatlarımızın intikamını almak için kudretimiz daha büyük, irademiz ve kararlılığımız ise tamdır. Nitekim son çırpınışlarını veren teröristlerin başı tereddütsüz bir şekilde ezilmektedir ve ezilmeye devam edecektir. Bu kapsamda yılbaşından itibaren 608, 24 Temmuz 2015’ten bu yana 40 bin 177 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Şu ana kadar büyük bir başarıyla sahada tesis ettiğimiz kontrolün geliştirilmesi ve genişletilmesi, terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sınırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmayacağız.”
Güler, Türkiye’nin, köklü tarihi, stratejik coğrafi konumu, büyük ve güçlü ordusu, her geçen gün gelişen yerli, milli ve modern savunma sanayi, her alanda sahip olduğu imkan ve yeteneklerle dünyada yükselen bir güç konumunda olduğunu ifade ederek, “Son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Türkiye, içeride çok daha gelişmiş, dışarıda ise çok daha güçlü ve sözü dinlenen bir ülke haline gelmiştir. Cumhuriyet’imizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ülkemizi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu.
Depremden en çok etkilenen illerden biri olan Kahramanmaraş’ı güçlü bir şekilde ayağa kaldırmak ve kente daha güzel bir gelecek oluşturmanın en temel öncelikleri olduğunu belirten Güler, Kahramanmaraş’ı eskisinden daha güvenli ve daha görkemli hale getirme hedefiyle çalıştıklarını ifade etti.
Programa, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Vali Mükerrem Ünlüer, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mehmet Şahin, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Emin Terzioğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Murat Tiryaki, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan İnan, İl Emniyet Müdürü Nureddin Gökduman ile askeri erkan ve davetliler katıldı.
]]>Güler, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümünün kutlandığı bu anlamlı günde şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle yad ettiğini belirtti.
Çanakkale Zaferi’nin imkansız denileni başaran, canını milli ve manevi değerler için feda etmekten çekinmeyen kahramanların destanı olduğunu bildiren Güler, şöyle devam etti:
“Gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelerek vatanın selameti için omuz omuza mücadele eden Mehmetçiklerimiz, işgalcilerin üstün savaş gücü ve teknolojisi karşısında iman dolu göğüslerini siper etmiş, Çanakkale’yi geçilmez kılarak Türk ordusunun savaşma yeteneğini, cesaretini, kahramanlığını ve asil milletimizin esarete asla boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.”
Güler, her karışı şehitlerin kanlarıyla sulanan kutsal vatan toprağı için ortaya konulan kahramanlık ve fedakarlıklar ile Çanakkale’de sergilenen milli ruhun, milletin istiklal ve istikbaline olan tutkusunun, vatanına olan sarsılmaz bağlılığının simgesi olduğuna dikkati çekti.
Çanakkale’de ve sonrasında Milli Mücadele’de zaferin kazanılması ve ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının milletin sahip olduğu bu milli ruh ve şuurla mümkün olduğunu bildiren Güler, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de böylesine yiğit ve cesaret timsali bir ordunun komutanlarından biri olarak Çanakkale Savaşları’ndaki başarılarıyla tarih sahnesine çıktığını ve daha sonrasında Milli Mücadele’nin lideri olduğunu hatırlattı.
Ecdadın binbir meşakkat ve zahmetle emanet ettiği cennet vatanı ilelebet muhafaza ve müdafaa etmenin en önemli görevleri olduğunu belirten Güler, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu vesileyle Çanakkale’yi Türk tarihine altın harflerle yazdıran başta Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cevat Çobanlı’yı, Selahattin Adil’i, Yüzbaşı Hafız Nazmi Bey’i, Ezineli Yahya Çavuş’u, Seyit Onbaşı’yı ve vatanın dört bir yanından cepheye koşan ismini sayamadığımız nice kahraman ve fedakar ecdadımızı rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum.”
Bakan Güler, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci asrına başlanılan tarihi dönemde, Çanakkale’de cesaretle sergilenen mücadele ruhundan aldıkları ilhamla, Türkiye’yi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi.
“Kahraman ordumuz, birçok faaliyeti büyük bir başarıyla icra etmektedir”
Bu çerçevede son bir asrın en yoğun, en etkili faaliyetlerini icra ederek birbirinden kritik görevleri aynı anda yerine getirmekte olduklarına dikkati çeken Güler, şöyle devam etti:
“Kahraman ordumuz, hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrarın desteklenmesine, geniş kapsamlı tatbikatların icrasından yerli ve milli savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar birçok faaliyeti eş zamanlı olarak ve büyük bir başarıyla icra etmektedir. Elde edilen tüm başarılarda en büyük pay, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir.”
Güler, bakanlık olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şehitlerin aziz hatıralarına daima sahip çıkacaklarını, gazilerin, şehit ve gazi ailelerin her daim tüm imkanlarıyla yanlarında olmaya devam edeceklerini kaydetti.
“Tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum”
Bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerini ve komutanları saygıyla anan Güler, “Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.” dedi.
]]>Güler, Milli Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde düzenlenen, “18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi”nin 109’uncu yıl dönümü etkinliklerine katıldı.
Programın başında, Konya’da Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait bir NF-5 askeri uçağının eğitim uçuşu esnasında kaza kırıma uğraması sonucu, uçağın düştüğü bölgede pist onarım çalışması yaparken şehit olan Uzman Çavuş Ercan Güven anıldı.
Bakan Güler, burada yaptığı konuşmada, tarihin en büyük zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin, Milli Mücadele’nin de öncüsü niteliğinde olduğunu söyledi.
Cumhuriyet’in ikinci asrında, Çanakkale’de ortaya konan mücadele ruhundan alınan ilhamla, Türkiye’yi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırma hedefiyle çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Güler, “Tüm dünyada gerginliklerin tırmandığı, çatışmaların arttığı bir süreçte Türkiye olarak Karadeniz’den Afrika’ya, Orta Doğu’dan Kafkaslar’a kadar barış ve istikrarın hakim olması için yoğun gayret sarf ediyoruz.” diye konuştu.
Türkiye’nin, yeni dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasiyle, küresel barış ve istikrarın sağlanmasında etkin bir aktör olduğunu aktaran Güler, Türkiye’nin müzakere masalarının ve dünya güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğine dikkati çekti.
“Terörle mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecek”
Bakan Güler, Türkiye’nin önemli misyonlar üstlendiği süreçte, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) de son bir asrın en yoğun, en etkili faaliyetlerini icra ederek birbirinden kritik görevleri aynı anda yerine getirdiğini ifade etti.
TSK’nın, bir yandan hudutların güvenliğini sağlarken, yurt içinde ve sınır ötesinde de terörle mücadelede büyük başarılar kazandığına işaret eden Güler, şöyle devam etti:
“Geçmişte yürütülen sınırlı hedefli ve süreli operasyonların yerine, bugün terörün kaynağında yok edilmesi stratejisiyle sürekli ve kapsamlı operasyonlar gerçekleştirerek terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz. Şu anda oralarda olmasaydık örgütün ülkemize ve milletimize yönelik saldırıları, yurt içinde daha önceden olduğu gibi devam edecek ve mevcut istikrar ortamı sağlanamayacaktı. Kimsenin şüphesi olmasın ki huzur ve güvenliğimiz için terörle mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecektir.”
“Muhataplarımızı makul ve mantıklı çözüme yönelmeye davet ediyoruz”
Bakan Güler, terörle mücadeleyle eş zamanlı Mavi ve Gök Vatan’daki hak ve menfaatlerin de kararlılıkla korunduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:
“Milli meselemiz olan Kıbrıs’ta, garanti ve ittifak antlaşmaları kapsamında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu vesileyle bir kez daha belirtmek isterim ki Kıbrıslı kardeşlerimizin kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidi, bizim için olmazsa olmazdır. Muhataplarımızı artık miadı dolmuş, statükocu ve provokatif söylemleri bir kenara bırakmaya bunun yerine tarihi ve mevcut gerçeklere uygun, makul ve mantıklı bir şekilde çözüme yönelmeye davet ediyoruz.”
“Milli hak ve menfaatlerden taviz verilmeyecek”
Güler, Yunanistan ile Atina Bildirgesi çerçevesinde, iyi komşuluk ilişkileri, diyalog ve pozitif gündemle süreci devam ettirmeyi hedeflediklerini belirterek, barışçıl bir çözüm için çaba gösterirken, milli hak ve menfaatlerden asla taviz verilmeyeceğinin de bilinmesi gerektiğini söyledi.
Gazze’deki İsrail saldırganlığı ve katliamının son bulması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gayretleriyle aktif bir şekilde girişimlerin sürdüğüne dikkati çeken Güler, “Gazze halkının acil tıbbi, gıda ve diğer insani ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik başta hava ulaştırması olmak üzere gereken her türlü desteği veriyoruz.” ifadesini kullandı.
Bakan Güler, son dönemde etkin olunan sahalardan birinin de dost ve kardeş ülke Somali olduğuna vurgu yaparak, bölgede devam eden askeri eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerine ilave, iki ülke arasında imzalanan askeri işbirliği anlaşmasının da bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik değerli bir adım olduğunu söyledi.
TSK’nın asırlardır var olunan vatandaki varlığın en büyük teminatı olduğuna işaret eden Güler, şöyle devam etti:
“Tarih ve coğrafya çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır ki güçlü bir orduya sahip olmayan ülkelerin dünyada söz sahibi olabilmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla kahraman ordumuzun, personel ve donanımı başta olmak üzere her açıdan gücünün pekiştirilmesi hayati önemdedir. Bu doğrultuda her geçen gün yenilerini envanterimize kazandırdığımız yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle, şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini daha üst seviyelere çıkartmak için sürekli çalışıyoruz.”
“Daha büyük hedeflere yürümemizin yolu açıldı”
Milli Savunma Bakanı Güler, sadece son 2 ayda, birbirinden değerli kara, deniz ve hava platformlarını, ordunun hizmetine dahil ettiklerini anımsatarak, “Bunlar arasında ülkemizin göz bebeği, asil milletimizin gururu olan yerli ve milli muharip uçağımız KAAN, 21 Şubat’ta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Bu uçuşla birlikte ülkemiz, kendine ait 5’inci nesil savaş uçağını tasarlayıp üretebilen dünyanın sayılı ülkelerinden biri olarak savunma sanayinde sınıf atlarken daha büyük hedeflere yürümemizin yolu da açılmış oldu.” şeklinde konuştu.
Şehit ailelerine de seslenen Güler, şunları kaydetti:
“Aziz şehitlerimizin kıymetli aileleri, sizler, üstüne titrediğiniz sevdiklerinizi, kutsal değerlerimiz uğruna feda ettiniz. Yeriniz, başımızın üzerindedir. Ana, babasından, evladından, kardeşinden, eşinden ve sevdiğinden ayrılmanın acısını en derinden sizler yaşıyorsunuz. Emsalsiz fedakarlıklarınız için Türk Silahlı Kuvvetleri ve milletimiz sizlere minnettardır. Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimizin ve siz değerli ailelerinin hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak bizler, büyük bir aile olarak acılarınızı paylaşmak ve gözyaşlarınızı dindirmek için daima yanınızda olacak; sizleri asla yalnız bırakmayacağız.”
“Taşıdığımız gurur bizleri ayakta ve güçlü tutmaktadır”
Törende, 25 Kasım 2022’de Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan Piyade Teğmen Duabey Onur Öztürkmen’in babası Derde Öztürkmen de bir konuşma yaptı.
Öztürkmen, Türk milletinin bekası ve Türk vatanının bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını tereddüt etmeden feda edip şehadet şerbetini içen aziz şehitleri minnet ve şükran duygularıyla andığını ifade etti.
Şehitlerin millete mal olduğunu ve milletin ortak bir değeri haline geldiğini belirten Öztürkmen, şehitlerin vatan ve millet uğruna canlarını vererek, vatanı kendilerine emanet eden toprak altındaki kökler olduğunu söyledi.
Öztürkmen, Türk milletinin, canından aziz bildiği vatanı ve bayrağını korumak uğruna gösterdiği fedakarlık ve kahramanlığı bütün dünyanın dün olduğu gibi bugün de çok iyi bildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Oğlum şehit Piyade Teğmen Duabey Onur Öztürkmen, ülkemizin ve milletimizin güvenliğini sağlamak üzere gerçekleştirilen harekat kapsamında Irak’ın kuzeyinde bölücü terör örgütü mensuplarınca yapılan silahlı saldırıda şehit olmuştur. Şehitlerimizin yokluğuna hiçbir zaman alışamasak da Allah katında ulaştıkları makamları düşündükçe taşıdığımız gurur bizleri ayakta ve güçlü tutmaktadır.”
Bakanlıkça 18 Mart için özel hazırlanan video klibin yayınlandığı etkinlikte, Kültür ve Sanat Daire Başkanlığınca hazırlanan “Önce Vatan” isimli sahne gösterisi de yer aldı.
TRT sanatçıları Dünya Tekin ve Zafer Albayrak’ın seslendirdiği türkülere Mehteran Birliği Komutanlığı ile Armoni Mızıkası Komutanlığının yanı sıra Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu öğrencileri ekipleri eşlik etti.
Bakan Güler, programın ardından şehit aileleri ile hatıra fotoğrafı çektirdi ve sonrasında şehit aileleri için düzenlenen iftar programına katıldı.
]]>Güler, Suşehri ilçesinde AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi açılışında, milletvekilleriyle Sivas’ta yeni bir anlayışla eko sistemi inşa etmeye çalıştıklarını belirtti.
Eğitimi, sağlık sistemi, tarım politikaları, üniversitesi ve belediyeleriyle iyi işbirliği içerisinde Sivas’ta bir sistem inşa etmeyi hedeflediklerini aktaran Güler, bunun merkezinde olan belediyelerin öncü olduğunu dile getirdi.
Suşehri Belediyesinin yeni bir hizmet binasına ihtiyaç duyduğunu ve ilçeye kazandıracaklarını ifade eden Güler, “Organize sanayi bölgeleriyle ilgili talepler duyuyorum. Bunlar artık eskide kaldı. Yeni dönem, ihtisas organize sanayi bölgelerinin desteklendiği bir süreç.” diye konuştu.
Güler, Türkiye’de içerisinde her şeyin olduğu değil, bir konuda uzmanlaşmış, alt ve üstyapısıyla çevreye uyumlu ihtisas organize sanayi bölgeleri çalışmasının olduğunu vurguladı.
Bunun tarıma, hayvancılığa ve diğer sektörel kuruluşlara dayalı olduğuna dikkati çeken Güler, şöyle konuştu:
“Şu anda Merkez Bankamız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız kredilendirme noktasında belirli sektörlerde çok düşük faizli krediler veriyor. Artık dünyanın pandemiyle beraber geliştiği bu dönem içerisinde belirli sektörlerde tedarik zinciri bozuldu. Artık ham maddeye, ara mamullere ulaşabilmek öyle kolay değil. Ülkemizin de bu konuda artık tarım politikalarından diğer politikalara kadar kendine yeten şehirleri öne çıkıyor. Sivas’ta, Suşehri’nde ve diğer ilçelerimizde artık ihtisas organize sanayi bölgesini kurmamız ve oluşturmamız gerekiyor. İyi bir projelendirme yapmamız lazım. Suşehri’nin coğrafi konumu ve iklim özelliğiyle beraber belirli ürünlerde seracılığı da desteklememiz lazım. Enerji işinde de HES’lerle, GES’lerle ve jeotermal enerjiyle beraber ona dayalı bir sistemi de inşa etmemiz lazım. Biz bu konuda çok detaylı çalışıyoruz. Suşehri’ni ve Sivas’ı iyi entegre etmemiz gerekiyor.”
“Geminbeli Tüneli’ni inşallah yıl sonuna bitiriyoruz”
Güler, ulaşım lokasyonu itibarıyla iyi bir merkezde bulunan Suşehri’nin yaşam kalitesi olarak da iyi bir düzeye gelmesi gerektiğini dile getirdi.
Çataloluk Serpinti Barajı’nın da kısa sürede tamamlanması gerektiğine değinen Güler, yatırım programında yer alan proje için bu yıl içerisinde bütçeyi ayarlayacaklarını söyledi.
Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan ulaşım aksı içerisinde yer alan Geminbeli Tüneli’nde çalışmaların devam ettiğini aktaran Güler, “Sivas’ın ana bağlantı yolu, adeta kan damarı olan Geminbeli Tüneli’ni inşallah bu senenin sonuna doğru bitiriyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız talimatını verdi. Dün kendisini ağırladık ve Yağdonduran Tüneli’nin açılışını yaptık. İnşaat firmasının müteahhidini aradı, bütçesinde hiçbir sorun yok. İnşallah bu senenin sonuna doğru orayı da açmış olacağız.” ifadelerini kullandı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu da bakanlığın ilçeye yaptığı hizmetler hakkında bilgi vererek, AK Parti Suşehri Belediye Başkan adayı Fazlı Yüksel’e seçimlerde destek istedi.
Programa, AK Parti Sivas milletvekilleri Hakan Aksu ve Rukiye Toy ile partililer katıldı.
]]>“En büyük Harbiyeli” olarak nitelendirilen Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 125’inci yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı.
Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu da katıldı.
Törenin yapıldığı Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) KHO Kültür Sitesi’ne gelişinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Gürak ve MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu tarafından karşılanan Güler, KHO öğrencilerinden oluşan Harbiyeli Tören Mangası’nı selamladı ve şeref defterini imzaladı.
Güler, törende yaptığı konuşmada, kendisinin de 50 yıl önce teğmen rütbesiyle Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlattı.
Atatürk’ün Harp Okulu’nda kazandığı edinimler ile Milli Mücadele’de zafere kavuşulduğuna dikkati çeken Güler, şöyle devam etti:
“18 yaşında bir genç olarak vatan ve millet aşkıyla Harbiye üniformasını giymeyi tercih eden Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kutsal ocakta edindiği askeri bilgi ve becerilerin yanı sıra kazanmış olduğu değerler ve zenginleşen fikir dünyası, ona hayatı boyunca yol göstermiştir. İşte bu değerlerle Atatürk’e dönüşen Mustafa Kemal, büyük bir komutan ve devlet adamı olarak, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde asil milletimize liderlik etmiş, onun dahiyane politika ve stratejileri ile Milli Mücadele’de zafere ulaşılmıştır. Bu zaferin sonunda da ilelebet payidar kalacak Cumhuriyetimiz kurulmuştur.”
“Türkiye, dünyada etkin ve saygın bir konuma ulaştı”
Bakan Güler, bir asır önce savaştan yeni çıkan kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan genç Cumhuriyet’in, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine ulaşma ülküsüyle bugün hemen her alanda önemli gelişmeler kat ettiğini, dünyada etkin ve saygın bir konuma ulaştığını belirtti.
Türkiye’nin artık uluslararası arenada gıptayla takip edildiğine dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:
“Türkiye Yüzyılı hedefleriyle başladığımız Cumhuriyetimizin ikinci asrında da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve uygulamaları, en önemli yol göstericimiz olacaktır. Elbette geçtiğimiz bir asırlık süreç, ülkemiz için kolay olmamıştır. Cumhuriyetimiz pek çok badireyi atlatarak bugünlere gelmiştir. Ülkemiz hala da birçok tehdit ve tehlike ile karşı karşıyadır. Bu nedenle stratejik önemi yüksek fakat bir o kadar da zorlu olan coğrafyamızda güçlü bir devlet yapısına ve güçlü bir orduya sahip olmamız zorunluluktur.”
“Üst seviyelere çıkarmak için yoğun bir şekilde çalışmaktayız”
Türkiye’nin özellikle son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hayata geçirilen uygulamalarla güçlü bir devlet konumuna ulaşırken, ordunun da tarihinin en etkin ve güçlü seviyesine yükseldiğini ifade eden Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yerli ve milli savunma sanayimizin yüksek teknoloji ürünleriyle donatılan Türk Silahlı Kuvvetleri, hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından geniş kapsamlı tatbikatların icrasına kadar pek çok görevi başarıyla yerine getirmektedir. Diğer yandan her geçen gün yenilerini envanterimize kazandırdığımız yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle de, şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini daha üst seviyelere çıkarmak için yoğun bir şekilde çalışmaktayız.
Bu kapsamda Fırtına Obüsleri, İHA-SİHA ve TİHA’larımız, Taarruz helikopterlerimiz, TCG Anadolu gemimiz ve hava savunma sistemleri gibi birçok kritik ürün, kahraman ordumuzun istifadesine sunulmuştur. Son olarak, ülkemizin göz bebeği olan yerli ve milli muharip uçağımız KAAN da, 21 Şubat’ta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Artık ülkemiz, kendine ait 5’inci nesil savaş uçağını tasarlayıp üretebilen dünyanın sayılı ülkelerinden biri olarak savunma sanayinde sınıf atlarken, daha büyük hedeflere yürümemizin yolu da açılmış oldu.”
Bakan Güler, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda sadece kara, deniz ve hava platformlarında değil, siber ve uzay alanlarında da kritik projeleri başlattıklarını belirterek, “Uzay bilim misyonumuz çerçevesinde ilk kez bir Türk vatandaşı, Hava Kuvvetlerimizin seçkin bir personeli olan Pilot Albay Alper Gezeravcı, uzay yolculuğuna çıktı ve görevini başarıyla tamamladı. Bu yolculuk, ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemesinin yeni ve tarihi bir adımıdır. Bu uzay yolculuğuna çıkan ilk Türk astronotunun sizler gibi bir Harbiyeli olması da ayrı bir gurur vesilesidir. Sizlerin de bu gelişmelerden ilham alarak gelecekte ülkemiz adına önemli başarılara imza atacağınıza yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
KHO Komutanı Tümgeneral Gültekin Yaralı da törendeki konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün mezun olduğu okulda görev yapmanın kendileri için heyecan ve motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.
Devlet ve milletine gönülden bağlı Harbiyeliler yetiştirmek için hedef odaklı, gerçekçi ve araştırmacı eğitim anlayışıyla faaliyetlerine devam ettiklerini vurgulayan Yaralı, KHO’da Harbiyelilere 7 bölümde lisans ve 7 yabancı dil eğitimi verildiğini, Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları doğrultusunda 15 askeri sınıfta muvazzaf subay yetiştirmeye devam edildiğini belirtti.
“1283… içimizde”
Geleneksel yoklamanın da yaptırıldığı törende, sıra Atatürk’ün öğrencilik dönemindeki numarası 1283’e geldiğinde tüm Harbiyeliler, geleneklere uygun olarak ayağa kalkarak “içimizde” dedi.
Sonrasında Harbiyeliler, “Atatürk’ün ilke ve inkılapları ışığında mensubu olmaktan gurur duyduğumuz yüce Türk milleti için canımızı feda etmeye daima hazırız. Atatürk’ün ifadesiyle Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir, Türk ulusu güçlüdür. Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır. Ne mutlu Türküm diyene.” ifadelerini kullandı.
Törende, Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü ve Kara Harp Okulu öğrencileri tarafından, “Harbiye’den Günümüze” isimli tiyatro gösterisi de sergilendi. Sonrasında Harbiyeliler Harp Okulu ve 100. Yıl Marşları’nı okudu.
Törenin ardından Bakan Güler, beraberindeki TSK komuta kademesi ile Harbiyeliler tarafından yapılan resimlerin yer aldığı sergiyi gezdi.
]]>Güler, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da bulunan Avrupa Birliği Barış Gücü Misyonu (EUFOR) Türk Temsil Heyeti Başkanlığını ziyaret etti.
Başkentteki Butmir Kışlası’na gelen Güler’i, Türk Temsil Heyeti Başkanı Albay Oğuzhan Pehlivan karşıladı.
Burada görev yapan Türk askerlerine hitap eden Bakan Güler, gerginliklerin çatışmalara, savaşlara dönüştüğü, uluslararası sınamaların üst seviyeye ulaştığı, bu bağlamda politik dengelerin de yeniden inşa edildiği bir süreci yaşadıklarını söyledi.
Hassas bir dönemden geçildiğini dile getiren Güler, şöyle konuştu:
“Ülkemiz, bulunduğu jeopolitik konumu itibarıyla bölgesel ve küresel gelişmelerin merkezinde yer almaktadır. Cumhurbaşkanı’mızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda askeri ve diplomatik alanda önemli atılımlar yapan ülkemiz, bölgesinde ve dünyada oyun kurucu bir rol üstlenmeye başlamış, uluslararası konumunu daha da güçlendirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti artık bölgesinde huzur, güven ve istikrarın merkezi olarak gıpta ile takip edilmekte, kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri, barış ve istikrara sağladığı katkılar ile müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmezi olmaktadır.”
Balkanlar’da barış, güvenlik ve istikrarın korunmasına büyük önem verdiklerini aktaran Bakan Güler, “Köklü dostluk ve kardeşlik bağlarımız bulunan ve Balkanlar’daki önemli ortaklarımızdan biri olan Bosna Hersek ile de yakın işbirliği içerisindeyiz, bu bağlarımızın bir tezahürü olarak Bosna Hersek ile ilişkilerimize, başta savunma ve güvenlik olmak üzere her alanda güçlendirerek devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.
“Kültür, eğitim, sağlık ve sosyal projeleriyle, kardeş Bosna Hersek halkının yanında oluyoruz”
Milli Savunma Bakanı Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1994 yılından itibaren Bosna Hersek’te çeşitli misyonlara katkı sunduğunu, EUFOR kapsamında barışı destekleme ve koruma görevini başarıyla sürdürdüğünü kaydetti.
Türkiye’nin, EUFOR Althea Gücü Misyonuna başlangıcından itibaren en çok katkı sağlayan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Güler, “Saraybosna’daki çok uluslu tabura tahsisli birliğimizin yanı sıra farklı şehirlerdeki irtibat ve izleme timlerimiz ile bölgenin güvenlik ve huzurunun sürdürülmesine de önemli katkılar sunuyoruz. Aynı zamanda, Bosna Hersek Silahlı Kuvvetlerine muhtelif alanlarda destek sağlarken Bosna Hersekli askeri personele de Türkiye’de çeşitli eğitimler veriyoruz. Ayrıca, burada faaliyet gösteren diğer kamu kurum ve kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde hayata geçirdiğimiz kültür, eğitim, sağlık ve sosyal projeleriyle kardeş Bosna Hersek halkının yanında oluyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin asırlardır ortak değerlerinin bulunduğu Bosna Hersek’teki varlığının ülke halkına da güven verdiğini, görev yapan Türk askerinin kendilerine duyulan sevgi ve güvene layık olmak için ay yıldızlı bayrağı gururla dalgalandırdığını, Türkiye’yi en güzel şekilde temsil ettiğini söyledi.
Güler, kendisinin de 1994-1995 yıllarında komutan yardımcılığını yapmaktan büyük bir gurur ve onur duyduğu Bosna Hersek’teki unsurlarının, özverili ve başarılı faaliyetlerini büyük bir memnuniyetle takip ettiğini aktardı.
Türk askerinin sahip olduğu üstün nitelik ve kabiliyetlerin, aynı yerde işbirliği yaptıkları diğer ülkelerin personelleri tarafından da yakından takip edildiğini belirten Güler, “Ülkemizin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin, uluslararası arenada saygınlığını ve itibarını temsil etme görevi, Bosna Hersek özelinde sizlere de emanet edilmiştir. Sahip olduğunuz değerler ile aldığınız eğitim ve kurslar, sizlere tevdi edilen vazifenin altından rahatlıkla kalkmanıza imkan verecektir. Bu vesileyle bugüne kadar gösterdiğiniz yoğun gayret ve özveri için hepinize teşekkür ediyorum.”
Güler, ziyaret kapsamında EUFOR Komutanı Tümgeneral Laszlo Sticz ve NATO Saraybosna Komutanı Tuğgeneral Pamela Mcgaha ile de görüştü.
Ziyaretlerde Bakan Güler’e, Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Sadık Babür Girgin de eşlik etti.
]]>Sivas’ta yılbaşı nedeniyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ni ziyaret eden Güler, burada görev yapan personelin yeni yılını tebrik etti.
Güler, gazetecilere yaptığı açıklamada, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin vatandaşların acil taleplerini karşılayan önemli bir merkez olduğunu vurguladı.
Merkezde görev yapan personele kolaylıklar dileyen Güler, “Rabbim yardımcıları olsun, güç kuvvet versin. Vatandaşlarımızın acil taleplerine sevkleri noktasında onları başarılı kılsın.” dedi.
2023 yılının geride kaldığını belirten Güler, “İnşallah 2024 yılı hem insanlık hem ülkemiz hem de aziz milletimiz açısından sağlık, barış, huzur, hoşgörü ve bereket nasip etsin diye temenni ediyoruz.” diye konuştu.
Güler, 2023 yılının ilk günlerinde ülkeyi derinden yasa ve acıya boğan 6 Şubat depremlerinin yaşandığını hatırlatarak, “11 ilimizi etkileyen, yaklaşık 110 bin kilometrekarelik bir alanda 50 binin üzerinde acı kaybımız var. Bu depremde vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. Geride kalan aile bireylerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Biz deprem bölgesindeki bu acıları derinden hissetmeye devam ediyoruz. Rabbim her türlü felaketten ve musibetten ülkemizi uzak eylesin. İnşallah böyle bir felaketi tekrar yaşamayız.” ifadelerini kullandı.
“Kararlı duruşumuzu hiçbir zaman değiştirmeyeceğiz”
Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 12 askerin şehit düştüğünü anımsatan Güler, bütün şehitlere Allah’tan rahmet diledi.
Terörle mücadele kararlılığı ve azminin bundan sonra da devam edeceğine dikkati çeken Güler, “Ülkemizin milli birliğine, güvenliğine karşı bu tür terör saldırılarını her zaman kınadık, lanetledik ve bundan sonra da her zaman kınayıp lanetleyeceğiz. Kararlı duruşumuzu da hiçbir zaman değiştirmeyeceğiz. Asla bir santimetre dahi olsa geri adım atmayacağız.” şeklinde konuştu.
“İnlerinden, mağaralarından kafalarını çıkartamıyorlar”
Güler, son terörist kalıncaya kadar mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Terörden medet uman uluslararası manada küresel güç odakları var. Onlara maşalık yapan, onların payandalığını yapan, onların maalesef vekalet savaşlarında işbirliğini yapan, çıkarcı, katil PKK var, YPG, PYD var. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönemlerde de ülkemizin milli birliğine ve ulusal güvenliğine saldıran bu yapıları da biz kararlı duruşumuzla, mücadelemizle bertaraf edeceğiz. Son terörist kalıncaya kadar da bu mücadelemizi hiçbir zaman eksiltmeyeceğiz ve geri durmayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Allah’ın izniyle yurt içinde bir tane terörist kalmayana kadar mücadele edeceğiz. Şuanda 50-60’lara indi, artık inlerinden, mağaralarından kafalarını çıkartamıyorlar. Askerimizin, Mehmetçiğimizin her türlü silah sistemlerini sağlamış durumdayız. Bundan sonra ülke topraklarında kimsenin cesaret edemeyeceği bir mücadeleyi ortaya koyacağız. Özellikle terörü kaynağında kurutma, ara bul, yok et mantığıyla beraber girişimlerimiz, mücadelemiz devam edecek. Bundan sonra da ülkemizin ulusal güvenliğine, milli birlik ve beraberliğine saldıracak güçlerin hem Suriye’nin kuzeyinde hem de Irak’ın kuzeyindeki yapılanmalarını da yok etme noktasında kararlılığımızı ifade etmek istiyorum.”
2023 yılında birçok başarıya da imza attıklarını dile getiren Güler, özellikle SİHA ve İHA teknolojisinde gelinen aşamayı gösterme adına ANKA-3’ün semayla buluştuğunu söyledi.
Güler, ülkenin savunma sanayisinde yüksek teknoloji gerektiren bütün sistemleri askeri birliklerde kullanmaya devam edeceklerini ifade etti.
“11 trilyon 89 milyar liralık bir bütçeyi hep birlikte kabul etmiş olduk”
Türkiye’nin 100. yılının kutlandığını aktaran Güler, TBMM’de 200. yılın başlangıcındaki ilk bütçeyi yaptıklarını aktardı.
Bütçe hakkında bilgiler veren Güler, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Toplamda 11 trilyon 89 milyar liralık bir bütçeyi hep birlikte kabul etmiş olduk. Bütçenin en önemli özelliklerinden birisi Milli Eğitime ve yatırımlara ayırdığımız pay. Yaklaşık 1’er buçuk trilyon liralık hem Milli Eğitime hem de ülkemizin ihtiyaç duyduğu altyapı ve üstyapı yapacağımız yatırımlara ayırdığımız pay. Yine en önemli yatırımlardan biri de deprem bölgesine 1 trilyon liralık payı da bütçemizden ayırmış olduk. Çünkü 11 ilimizde yaşamın biran önce normalleşmesi, orada ihtiyaç duyulan altyapı ve üstyapıların biran önce tamamlanması için elimizden gelen tüm gayreti ve çabayı gösteriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları noktasında bu sene ayırdığımız 765 milyar liranın yanında 2024 yılı bütçesinde 1 trilyon lirayı deprem bölgemize inşallah harcamış olacağız. Biran önce orada hayat normalleşir ve artık orada da deprem felaketinden kaynaklı sıkıntıları da inşallah ortadan kaldırmış oluruz.”
]]>