Serbest Güreş Milli Takımı’nın teknik kadrosu, Paris 2024 Yaz Olimpiyatları öncesinde kamp çalışmalarını Kastamonu’da tamamladı. Kastamonu Milli Takımlar Olimpiyat Hazırlık ve Kamp Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen kampa katılan milli güreşçi Taha Akgül de geçirdiği sakatlığın ardından yoğun bir tedavi programı sonrası tamamen iyileşerek çalışmalara başladı.
“Rusya A Milli Takımı ile kampımız olacak”
Kastamonu Milli Takımlar Olimpiyat Hazırlık ve Kamp Eğitim Merkezi’nde çalışmalarını sürdüren Taha Akgül, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, “Allah’a şükür Kastamonu’da hazırlık kampında her şey iyi gidiyor. Sakatlığım da tamamen geçti diyebilirim. Kendi adıma güzel bir hazırlık kampı geçirdik. Olimpiyat vizesi almayan 4 sıklet diğer arkadaşlarımız da kalifikasyon müsabakalarına hazırlandılar. Onlara da moral olduk. Birlikte kampa hazırlandık. Onları da en iyi şekilde hazırladığımızı düşünüyorum. İnşallah 4’te 4 yaparız. Güreş olarak biz 6 sıklette 6 kotayla gitmek istiyoruz. Şu anda 4 tane eksiğimiz var. İnşallah genç arkadaşlarımız bu eksikleri tamamlayacaklar. Genç bir kadromuz var. Bizler de bu kadronun en tecrübeli isimleriyiz. Olimpiyatlara da 3 ay gibi kısa bir zaman kaldı. Bu 3 ayı en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz. Gelecek ay Rusya A Milli Takımı ile kampımız olacak. Onlar da Dünyanın en iyi takımı. Onlarla orada ikili kamp yapmanın özellikle genç kardeşlerimiz açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum. Bana da çok faydası olacak. Ben de antrenman partneri sıkıntısı yaşıyorum. Bu açığı da iyi güreşçilerle antrenman yaparak kapatmayı planlıyoruz. Olimpiyatlarda hedefim ikinci kez altın madalya almak. Bunun için gecemi gündüzüme katıyorum” dedi.
“Kastamonu bize uğurlu geldi”
Kastamonu’nun kendilerine uğurlu geldiğini söyleyen Akgül, “Kastamonu bize uğurlu geldi. Kastamonu’nun manevi havasını iyi biliyoruz. Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerinde duamızı ettik, kurbanımızı kestik. Ben bunun bize fayda sağlayacağını düşünüyorum. Buradaki kampımız sonrasındaki Avrupa şampiyonluğu yolculuğumuz çok iyi geçmişti. Arkamızda bir güç bir dua vardı. Bunun Kastamonu’nun havasından olduğunu düşünüyorum. Biz Kastamonu’yu olimpiyatlardan önce tekrar değerlendireceğiz. En az 2 kamp daha gelmeyi düşünüyoruz. Kondisyon ve kuvvet kamplarını Kastamonu’da yapmayı planlıyoruz. Artık bizler de Kastamonu’nun birer evladı olduk” diye konuştu.
Abdullah Çakmar: “Taha ile Paris Olimpiyatlarında ikinci şampiyonluğu kazandırmak istiyoruz”
Serbest Güreş A Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Çakmar ise, Taha Akgül ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, “Taha tedavi oldu. Hem fizik tedavi hem de kök hücre tedavisi oldu. Şu an durumu çok iyi. Kastamonu’da çok iyi çalışma yaptı. Taha, Rio olimpiyatlarında altın madalya alan tek güreşçimiz. Takım kaptanımıza 2024 Paris Olimpiyatlarında ikinci şampiyonluğu kazandırmak istiyoruz. Şu an tek olan olimpiyat. 11 kez Avrupa şampiyonluğu, 3 dünya şampiyonluğu var. İnşallah bizler bunu da 2 altın madalya yapmak istiyoruz. Taha’yı anlatmaya gerek yok. 150 yıllık başarıya imza attı. Serbest güreşte Yaşar Doğu’nun 3 Avrupa şampiyonluğu varken Taha’nın 11 Avrupa şampiyonluğu var. Olimpiyatlara güzel bir şekilde çalışıyoruz. Taha burada genç arkadaşlarımıza rol model oluyor, abilik yapıyor. Güzel bir aile olduk. İnşallah olimpiyatlara güzel bir şekilde gitmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU
]]>U15 Serbest-Grekoromen Türkiye Güreş Şampiyonası için Sivas’a gelen Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu ve UWW eski Asbaşkanı Ahmet Ayık, İhlas Haber Ajansı’na açıklamada bulundu.
Düzenlenen şampiyonanın kendisinin adının verilmesinden dolayı mutluluğunu ifade eden Ayık, “Sivas güreş için özel bir kent. Ben hem Sivaslı olarak hem de bir sporcu olarak Sivas’ı anmadan geçemeyeceğim. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı yer Sivas. 3 olimpiyat şampiyonu Türkiye’de sadece Sivas’ta var. Bunlar çok özel şeyler. Bu özelliğin içinde de U15 Türkiye Şampiyonası’na benim adımı vermeleri çok güzel. Yeni bir salon, Allah devletimize zeval vermesin. Avrupa’da bile böyle salonlar yok. 4 tane minder serilebilen bir salon. İnşallah Sivas’ımıza bir Avrupa şampiyonası veya şampiyonlar turnuvası, Avrupa şampiyonasından da daha kaliteli, daha seviyeli şampiyonlar turnuvasını buraya almak lazım. Dünyanın en iyi güreşçilerini buraya getirip, burada güreştirip, hemşerilerimize seyrettirmek gerekiyor. İnşallah muvaffak oluruz. Federasyonumuza söyleriz. Valimiz, İl Müdürümüz işe gayet teşvikler, arzu ediyorlar. Biz yardımcı oluruz. Ben uluslararası federasyona, eski asbaşkan olarak söylerim orada arkadaşlarıma. Mutlaka buraya bir güzel şampiyona verdiririz ve yapılır Sivas’ta. Gençler çok iyi burada. Çok iyi görünüyor. Organizasyon da çok güzel” ifadelerini kullandı.
“Çok fedakarlık istiyor”
Güreşte, Türkiye’nin nasıl daha iyi olabileceği yönünde gelen bir soruya Ayık, “Çok çalışmayla olur bu işler. Ben hep söylerim, Napolyon’un para para dediği gibi bu iş çalışmayla olur. Çalışacaksın, çalışacaksın. Spor yaptığımız yıllarda, benim günlük çalışmam ortalama 5-6 saatti. Toplama vurduğun zaman yıllık bin 200, bin 300 saatin altında çalışırsan şampiyona hayal gibi olur. Ancak oraları tutturur ve onun üstüne çıkarsan şampiyonlukta iddialı olursun. Çok çalışacaksın, iyi çalışacaksın. Sporun kurallarına riayet edeceksin. Çalışırken uykunu iyi uyuyacaksın. İyi besleneceksin. Sporun kuralları, gereği neyse onları yerine getireceksin şampiyon olmak için. Bizim sporumuz ağır bir spor, zor bir spor. O bakımdan çok fedakarlık istiyor. O fedakarlıkların hepsini yapacaksın ve de şampiyon olacaksın, bu kadar basit” yanıtını verdi.
“Sivas’tan yine şampiyon çıkar”
Son olarak Sivas’tan yine şampiyonların çıkacağına inandığını vurgulayan Ahmet Ayık, “İddialı olan, şampiyon olmak isteyen arkadaşlarımız çok çalışmalı ve şampiyon olmalı. Sivaslı hemşerilerime söylüyorum, Sivas’a söylüyorum. Sivas Yiğido memleketi, yiğitlerin yatağı. Bu genç kardeşlerimiz ve eski ağabeylerine baksınlar, bizden önceki ağabeylerine. 3 olimpiyat şampiyonu Sivas’tan çıktı. Sebahattin dünya şampiyonu, Arif Kama Avrupa şampiyonu oldu. Taha var, Hamza var. Daha önce Ali Özdemir vardı; bizim hocalarımız, büyüklerimiz. Mustafa Çakmak vardı, ilk Balkan şampiyonu olan bir adam. O bakımdan göl yeri susuz kalmaz. Buradan Sivas’tan yine şampiyon çıkar, yeter ki iyi çalışın gençler” diye konuştu. – SİVAS
]]>Türkiye Güreş Federasyonu ile Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü organizesinde yapılan Güreş U15 Türkiye Şampiyonası sürüyor. Taha Akgül Spor Salonu’nda devam eden heyecan dolu şampiyonaya 56 ilden 175 kulüp ve 900 sporcu katılım sağlıyor.
Bu kapsamda pazartesi günü başlayan şampiyonanın seremonisi bugün Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkan Vekili Ramazan Baker, Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürü Erdoğan Tunç, Türkiye Güreş Federasyonu Başkan Vekili Kerim Salman, Avrupa, Dünya ve Olimpiyat şampiyonu ve UWW eski Asbaşkanı Ahmet Ayık, Olimpiyat üçüncüsü Cenk İldem, il protokolü, federasyon yetkilileri, antrenörler ve sporcuların katılımıyla yapıldı. Sporcuların tören yürüyüşü ile başlayan seremoni saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.
Açılış seremonisinde Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürü Erdoğan Tunç, Türkiye Güreş Federasyonu Başkan Vekili Kerim Salman ve Olimpiyat üçüncüsü Cenk İldem birer konuşma yaptı.
Şimşek: “Ülkemizde güreş deyince, Sivas akla gelen ilk şehirlerdendir”
Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas’ın birçok şampiyonaya ev sahipliğini yaptığını belirterek, “Pehlivanlar şehri, sultan şehri Sivas’ımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum. Bu önemli turnuvayı ilimize kazandıran Spor Bakanımıza, Spor bakan yardımcımız Hamza Yerlikaya’ya ve emeği geçen federasyon başkanımıza teşekkür ediyorum. İnsanlık tarihi kadar eski olan ata sporumuz güreş Türk milleti için çok önemli ve çok özel bir spordur. Kuşkusuz ülkemizin en başarılı olduğu spor branşlarına birisi de güreştir. Ülkemizde güreş deyince, Sivas akla gelen ilk şehirlerden, ilk illerden birisidir. İlimiz Osmanlı döneminden günümüze güreşçinin harman olduğu yer olarak anılmış bu sözde ülke genelinde tanınmış ve birçok şampiyon çıkarmıştır. Sivas yine önemli bir müsabakaya ev sahipliği yapıyor. Şampiyonaya gelen tüm sporcularımıza başarılar diliyorum” diye konuştu.
Ahmet Ayık: “Sivas’a uluslararası bir turnuva istiyoruz”
Avrupa, Dünya ve Olimpiyat şampiyonu ve UWW eski Asbaşkanı Ahmet Ayık ise, sporculara başarılar dileyerek, “Tabii anılmak güzel bir şey. Sivaslı olarak adımın verilmesi çok güzel. Ben federasyonumuza Sivas’taki bütün emeği geçen hemşehrilerime, başta il müdürlüğü olmak üzere federasyonumuza herkese teşekkür ediyorum. Çok güzel bir salon, çok güzel bir organizasyon. Ama ben istiyorum ki inşallah Güreş Federasyonumuzdan hem Sivaslı hemşehrilerimizden ben de yardımcı olacağım ve benim de desteğimle söylüyorum; Sivas’a uluslararası bir turnuva veya Avrupa şampiyonası istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz. Emeği geçenlere tekrar teşekkür ediyorum. Sporculara da başarılar diliyorum” dedi.
Konuşmaların ardından Olimpiyat Şampiyonu Mahmut Demir, Türkiye Güreş Federasyonu Başkan Vekili Kerim Salman, Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek’e ve Belediye Başkan Vekili Ramazan Baker’e plaket takdim etti. Vali Yılmaz Şimşek ile Belediye Başkan Vekili Ramazan Baker, bazı kategorilerde dereceye giren sporculara madalya verdi. – SİVAS
]]>Dursun Parlak, Yalova 90. Yıl Spor Salonu’nda judo ve güreş takımlarıyla antrenmanlar yapıyor. 1983’te Türk Hava Kuvvetleri’nde uçak makinisti olarak göreve başlayan Parlak, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine sporculuk hayatını anlattı. Orduda son 10 yılını Hava Kuvvetleri Gücü Hizmet Kısım Komutanlığı Spor Genel Koordinatörlüğü’nde geçirdiğini söyleyen Dursun Parlak, burada güvenlik taburlarına hocalık yaptığını dile getirerek, “Judo ve güreş yaptım. Güvenlik taburlarında göğüs göğüse muharebe, yakın boğuşma hocaları oldum. Onlarla ilgili dersler verdik. Judoda en son 29 Ekim’de Makedonya’da Balkan şampiyonu oldum. Güreşte Veteranlar Dünya Şampiyonası’nda maç yaptım. Bir sürü ülkeyle müsabakalar yaptım. Uluslararası hakemlik yaptım. Milli takım formasıyla dünyanın bir sürü yerinde ülkemi şerefle, gururla temsil ettim” dedi.
Sporun kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu anlatan Parlak, haftanın en az 3-4 günü yoğun bir şekilde spor yaptığını ifade ederek, “Spor yapmasam da günde en az 10-15 bin adım yapıyorum. Arabaya binmem. Genelde yürüyerek her tarafa gittim. Sporun yanında müthiş bir çevreciyim. Özellikle sigara konusunda çok hassasım. Sigara içen arkadaşım bile olmasın. Gençleri özellikle yolda çevirip onları sigara bırakmaya ikna ederim, özel metotlarımla. Birçok insana sigarayı bırakmada vesile oldum” açıklamasında bulundu.
“Doktora gittiğimi hatırlamıyorum”
Dursun Parlak, sporun sağlıklı yaşam için önemine değinerek, şunları söyledi:
“Hastane olarak da hiç doktora gittiğimi hatırlamıyorum. Bundan 5-6 sene önce, Yalova’da böbrek taşım vardı. Onunla ilgili ağrı kesici iğne vurulmaya gittim. Vurulurken hemşire, doktor herkesi topladılar ilginç bir olay diye monitörün başına. Ben de herhalde önemli bir şey var dedim. Meğer ben hayatımda sağlık sistemine ilk defa giriyormuşum. Bugüne kadar doktorlara kayıt olmamışım. O da benim için çok güzel bir anekdot oldu. Spor yaşam biçimi olarak da bana, mutluluğu, huzuru, sıhhati veriyor. Ben her spordan sonra eve gittiğim zaman bugün günün en mutlu insanıyım. Her gün de söylerim. Yürümek bilimsel olarak da mutluluk hormonunu tetikleyen, huzur veren bir şey. Benim olumlu her şey yürürken aklıma gelir. Herkese spor tavsiye ediyorum. Bu yaşta hala meydan okuyorum, hala Avrupa ve Dünya Şampiyonaları’n gideceğim. Güreş de bitti. 60 yaşına kadar güreş, judo da 75 yaşına kadar. Siyah kemerde judocuyum. Zevkle severek yapıyorum.”
“Kötü alışkanlıklardan kurtulması için ömrüm bitene kadar gençlerle olacağım”
3 tane kızı ve 5 torunu olduğunu anlatan Parlak, “Tabii onlar benimle gurur duyuyorlar ama eşimle biraz tartışıyorum. O tamamen kendisine zaman ayırılmasını istiyor. Bizim bu düzeyde üst sporcu olmamızı tahmin edemiyor. Bundan sonra ne yapacaksın diyor ama o da haklı. Bazen beni böyle terli görünce ölecek diye ağlıyormuş. Kendi anlatıyordu. Bilmediği için sporun profesyonel boyutunu. Bu düzeyde spor yaparsak sevk alıyoruz. Şu anda yaptığımız spor bile az. Daha üst düzeyde yapıyoruz. Bu da bize keyif veriyor, bu gençlerle bir idman yapmak. Onları bir hedefe yönetmek benim için çok büyük mutluluk. Amacım hep gençlere dokunmak, onlara hayatlarında bir ışık verebiliyorsak çok önemli bir olay. Onlara dokunmak benim hayatım için en büyük yaşam enerjisi, yaşam iksiri. Her zaman da onlarla olacağım. Kötü alışkanlıklardan kurtulması için bütün ömrüm bitene kadar onlarla olacağım” dedi.
Güreş sporcusu Nazım Ahmet Kocabaş da, Dursun Parlak’ın kendileri için değerli bir hoca olduğunu söyledi. Güreşte Veteranlar dünya üçüncüsü olan antrenör Nurettin Aras, Dursun Parlak’ın geçlere örnek olduğunu belirtti. – YALOVA
]]>Mersinli Ahmet Kamp Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen iftara, Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, TGF Başkanı Şeref Eroğlu, Grekoromen Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Nazmi Avluca, Kadın Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Efraim Kahraman, eski milli güreşçi Mehmet Akif Pirim, kulüp başkanları ve milli güreşçiler katıldı.
Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, güreşin Türk kültüründe ayrı bir yeri olduğunu belirterek, “Bizim olimpiyat madalyalarımızın yüzde 60’ı güreşten. Paris 2024’te de hem güreşte hem de diğer spor dallarında büyük başarıya imza atacağımıza inanıyorum. Hedeflerimizden biri de daha önce madalya alamadığımız branşlarda madalya kazanmak. Atina’dan beri de 3 altın madalya kazanmamıştık. Paris’te 3 altın madalya kazanmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Türk güreşinin yükselişte olduğunu belirten Çakır, şunları kaydetti:
“Sporcularımızın, şampiyon antrenörlerle çalıştığını görüyoruz. Zihinsel hazırlıkları için bu çok önemli. İnşallah bu yaz, Türk sporunun yazı olacak. Bunun için de bilinçli bir hazırlığımız var. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sporun içinden gelen birisi. Türkiye Güreş Federasyonunda da başkanlık yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’da görev alırken de amatör sporlara büyük hizmetler verdi. Cumhurbaşkanı’mız da sporu seven ve sporun içinden gelen biri. Sporu da destekliyor. Burada da başrol sporcunun. Bizim görevimiz onları desteklemek ve görevlerini en iyi şeklide yapmalarını sağlamak.”
Şeref Eroğlu: “10’un üzerinde kota bekliyoruz”
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, olimpiyatlarda ülkeyi en iyi şekilde temsil etmek istediklerini dile getirerek, şöyle konuştu:
“Efsane olmuş şampiyonlarımız var. Şu an 6 kotamız var. 3 Nisan’da Bakü’ye gideceğiz. Orada final yapan sporcularımız, olimpiyatlara katılma hakkı elde edecek. Yasemin, Burhan ve Selçuk Can gibi favori sporcularımız geride kaldı. 9-11 Mayıs’ta da kota almak için İstanbul’da mücadele edeceğiz. Bu bizim için önemli. 10’un üzerinde kota bekliyoruz. Bizim sporcularımız, gerçekten elit sporcular. Bu yüzden madalya sayısının fazla olmasını istiyoruz. Ocak ayında seferberlik ilan etmiştik. Bunun da meyvesini Avrupa Şampiyonası’nda aldık. Tarihte ilk defa hem Serbest Güreş Milli Takımı hem de Grekoromen Güreş Milli Takımı şampiyon oldu. 13 tane final maçı yaptık. 7 altın, 6 gümüş ve 4 bronz madalya kazandık. 18 yaşındaki Alperen, Avrupa şampiyonu oldu. Nesrin, 21 yaşında şampiyon oldu. Taha da kendisini yeniledi. Rıza’da bir aksaklık oldu ama o olimpiyatlarda telafi edecek. İyi yolda olduğumuzu düşünüyoruz.”
Nazmi Avluca: ” Türk güreşi, önemli başarılara imza attı”
Grekoromen Milli Takımı Teknik Direktörü Nazmi Avluca ise nisan ayında Azerbaycan’da kota mücadelelerine çıkacaklarını dile getirerek, “Bakü’de 4 tane kota müsabakası yapacağız. Avrupa ülkelerinin katılacağı müsabakalar olacak burada. İstanbul’da da mayısta kota mücadelesi vereceğiz. Hedefimiz Paris 2024. Sporcularımızı hazırlıyoruz. Onlar da iyi çalışıyor. Türk güreşi, geçmişte önemli başarılara imza attı. İnşallah olimpiyatlarda da altın madalyalar kazanırız ve Türk güreşini taçlandırırız.” değerlendirmesinde bulundu.
Kadın Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Efraim Kahraman, 4 kota daha almayı amaçladıklarını vurgulayarak, “Yasemin Adar’ın da kota almasını istiyoruz. Geçen yıl bir sakatlık geçirmişti. Şimdi bir sakatlık olmadan kotalarımızı almak ve altın madalyayı kazanmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Eski milli güreşçi Mehmet Akif Pirim ise 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na yönelik beklentinin yüksek olduğunu belirterek, “Özellikle güreşten büyük beklenti var. Türk sporunun lokomotifi güreştir. İyi bir ekibimiz var. Teknik ekiple, Bakanlıkla ve federasyon başkanımızla uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. Türk güreşi ve Türk sporu, Paris’te layık olduğu yere gelecektir.” diye konuştu.
]]>Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, İstanbul Mersinli Ahmet Kireççi Kamp ve Eğitim Merkezi’nde iftar düzenledi. İftara Spor Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Veli Ozan Çakır, kulüp başkanları ve aynı yerde kamp yapan milli güreşçiler ile antrenörler katıldı. Spor Hizmetleri Genel Müdürü Çakır, iftar öncesinde kamp merkezini ziyaret etti.
Veli Ozan Çakır: “Türk güreşi tekrar yükselişte”
Sporcular, teknik heyet ve yöneticilerle güzel bir anı olduğunu belirten Veli Ozan Çakır, “Bizim olimpiyat madalyalarımızın yüzde 60’ı güreşte. Güreşin, Türk sporundaki yeri ayrı. İnşallah Paris’te düzenlenecek olan olimpiyat oyunlarında da güreş başta olmak üzere tüm spor dallarında ben büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Öncelikli hedefimiz olimpiyat madalyası kazandığımız spor dalı sayısını arttırmak. Daha önce madalya kazanmadığımız branşlarda madalya kazanmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte Atina’dan beri 20 yıldır 3 altın madalya almamıştık. İnşallah Paris Oyunları’nda en az 3 altın madalya kazanmayı hedefliyoruz. Gerçekten bu şampiyonluğa yakın birçok sporcumuz var. Türk güreşi de hepinizin gördüğü gibi tekrar yükselişte. İnşallah eski günlerini görecek. Bugün bu kampta da güzel anlar yaşadık. Burada 17-18 yaş grubu genç milli sporcularımız vardı. Onlarla da konuştuk. Aynı zamanda onlara antrenörlük yapan şampiyon ağabeyleri de vardı. Nazmi Avluca’nın 2008 Pekin’de sakat sakat kazandığı madalyayı da hatırlıyorum. Olimpiyat şampiyonumuz Mehmet Akif Pirim’in, 1992 Barcelona’da kazandığı finali hatırlıyorum. Hepsinde çok heyecanlıydık. Federasyon başkanımız zaten dünya ve Avrupa şampiyonu, aynı zamanda da olimpiyat ikincisi. Baktığınız zaman Türkiye’nin güreşte böyle bir geçmişi var. Bugün de burada şampiyon antrenörlerle sporcuların çalıştıklarını görüyoruz. Bu tabii sporcuların olimpiyat oyunları gibi önemli bir organizasyona mental hazırlığı açısından da çok önemli. Türk güreşçisinin ve sporcusunun nelere muktedir olduğunu, geçmişte neler yaptığını görüyorlar. Bu sürecin nasıl yönetilmesi gerektiğini, kendilerini nasıl hazırlamaları gerektiğini öğreniyorlar. Bunun da ben çok büyük etkisinin olacağına inanıyorum” diye konuştu.
“İnşallah bu yaz Türk sporunun yazı olacak”
Başta güreş olmak üzere Paris’te tüm spor dallarında daha önce eşi benzeri görülmemiş başarılara imza atmak istediklerini vurgulayan Çakır, “İnşallah bu yaz Türk sporunun yazı olacak. Bunun için de gayet bilinçli bir hazırlığımız var. Bakanımız, sporcun içinden gelen birisi. Eski güreş federasyonu başkanı. Cumhurbaşkanımız, sporun içerisinden gelen birisi. Sporu seven, sporu bilen ve sporu destekleyen liderimiz var. Türkiye’de sporcuların başarılı olmamak için herhangi bir gerekçesi yok. Biz de bize verilen bu olanakları en verimli şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Sporcularımızı en verimli şekilde desteklemeye çalışıyoruz. İnşallah hep birlikte bu desteklere layık olmaya çalışacağız. Tabii ki burada başrol sporcunun. Konu bir spor müsabakası ise başrolde onlar var. Bizim görevimiz onları desteklemek. Onların bu şanlı görevi en iyi ve en başarılı şekilde icra etmelerini sağlamak. Biz de Spor Genel Müdürlüğü olarak tüm teşkilatımız gayret gösteriyor. Benim de genel müdür sıfatıyla ilk kamp ziyaretim oldu. Ata sporumuz güreş olmasının da ayrı bir anlamı var. İnşallah bu yaz emeklerin karşılığı alınacak. Elbette dünya ve Avrupa şampiyonalarında alınan başarılar ortada. Ama olimpik ve paralimpik spor dalları için olimpiyat ve paralimpik oyunlarının ayrı bir önemi var. 4 yılda bir gündemin ana unsuru olmak, herkes tarafından konuşulup takip edilmek farklı bir heyecan ve motivasyon. Burada bizim üzerimize düşen görevler var. Sporcularımızı hem fizyolojik hem de psikolojik olarak en iyi şekilde hazırlamamız gerekiyor. Biz de bu anlamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Akademik bilimsel metotlarla, her türlü tecrübeden istifade ederek bu hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Sporcularımıza en iyi olanakları sunmaya çalışıyoruz. Sporcularımız da bunun karşılığını girdikleri müsabakalarda veriyorlar. İnşallah bu yaz da Paris’te bunun karşılığını almış olacağız” şeklinde konuştu.
Şeref Eroğlu: “10’un üzerinde kota bekliyoruz”
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Paris Olimpiyatları’nda başarılı olmak istediklerini ifade ederek, “Önümüzde bir olimpiyat var. Olimpiyat hem ülkelerin hem de federasyonların kantara çıktığı alanlar. Biz 104 olimpiyat madalyası kazanmış, bugüne kadar da 66 tanesini güreşten kazanmış bir ülkeyiz. Türk güreşi olarak bundan önce olduğu gibi bu olimpiyatta da yine milletimize, devletimize ve güreş ailemize karşı görevimizi layıkıyla yapmak istiyoruz. Bunu yapacak sporculara sahibiz. Efsane olmuş, büyük başarılara imza atmış şampiyonlarımız var; Taha, Rıza, Yasemin, Burhan, Ali Cengiz ve Buse gibi. Adını sayamadığım sporcularımız var. Bugün itibarıyla bizim 2 serbest, 2 grekoromen ve 2 de serbest kadınlar olmak üzere 6 tane kotamız var. Biz 3 Nisan’da Azerbaycan Bakü’ye gidiyoruz. Burada final yapan sporcularımız olimpiyata katılmaya hak kazanacaklar. Yasemin, Burhan ve Selçuk Can gibi olimpiyatta madalya alacak favori oyuncularımız geride kaldı. Biz önce Azerbaycan’ı görelim diyoruz. Ondan sonra 9-11 Mayıs’ta İstanbul’da buluşmak üzere diyoruz. Çünkü en son kota sayın bakanımızın talimatıyla geçen yıl İstanbul’a alındı. Yani ne olur ne olmaz herhangi bir aksaklık olursa bunu telafi edelim diye. Bu bizim için önemli. Bakanıma ve genel müdürüme daha önce bilgi verdim. Biz 10’un üzerinde, 10-11-12 bu civarlarda kota bekliyoruz. Katılan sporcularımız elit sporcular olduğu için madalya sayısının fazla olmasını istiyoruz” dedi.
“Devletimiz hep yanımızda oldu”
Çalışmaların iyi gittiğini vurgulayan Eroğlu, “Şu anda çalışmalarımız iyi gidiyor. Türk güreşinde biz 2024 Ocak ayında seferberlik ilan ettik ve bu seferberliğin meyvesini de geçtiğimiz ay Zagreb’de, Avrupa şampiyonasında gösterdik. Tarihte ilk defa hem Serbest Milli Takımımız hem de Grekoromen Milli Takımı’mız Avrupa şampiyonu oldu. Bunun yanında 13 tane final maçı yaptık. 7 altın, 6 gümüş ve 4 bronz madalya kazandık. Kırılması çok zor rekorları burada yazdırdık. 18 yaşında Alperen’imiz Avrupa şampiyonu oldu. Nesrin 21 yaşında kadınlarda ilk defa Avrupa şampiyonu oldu. Taha kendisini yeniledi. Rıza’da ufak bir aksaklık oldu ama onu olimpiyatlarda telafi edecek, etmeli de. Dolayısıyla iyi yolda olduğumuzu düşünüyoruz. ‘Marifet iltifata tabii’ diye bir söz var. Devletimiz bizim yanımızdaysa ki bugüne kadar hep yanımızda oldular, destek onlardan, başarı da Türkiye Güreş Federasyonu ve milli sporcularımızdan” açıklamasını yaptı.
Mehmet Akif Pirim: “Milletimizin Türk sporunun lokomotifi olan güreşten beklentisi çok”
Olimpiyatlarda her zaman olduğu gibi güreşten beklentiler olduğunu belirten Türkiye Güreş Federasyonu yöneticisi Mehmet Akif Pirim, “Türk toplumunun olimpiyatlarda çok büyük bir beklentisi var. Haklı olarak burada en büyük hedef her zaman olduğu gibi yine güreşten bekleniliyor. Milletimizin Türk sporunun lokomotifi olan güreşten beklentisi çok. Şu anda iyi bir ekiple çalışıyoruz. Hem teknik ekip hem federasyon başkanımız hem de bakanlık olarak uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. İnanıyorum ki yine olimpiyatlarda, Türk sporunu ve Türk güreşini layık olduğu yerde olacaktır. En fazla madalya alacağımızı ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.
Nazmi Avluca: “İnşallah olimpiyatlarda altın madalyalar alarak güreşimizi taçlandırmak istiyoruz”
Milli Takım Antrenörü Nazmi Avluca, Azerbaycan’da yapılacak kota müsabakaları için 5 Nisan’da orada olacaklarını aktararak, “Burası için 4 tane kota müsabakası yapacağız. Avrupa ülkelerinin katılacağı bir müsabaka olacak. İnşallah kotayı tamamlarız. Kotayı tamamlayamazsak İstanbul’da bir şansımız daha olacak. İstanbul’a da dünya ülkeleri gelecek. Neticesinde Paris’te olimpiyatlar var. Hedefimiz burası, iyi hazırlanıyoruz, sporcularımızı hazırlıyoruz. Onlar gerçekten büyük fedakarlıklar yaparak çalışıyorlar. İyi çalışıyorlar. Türk güreşi olarak geçmişte büyük başarılara imza attık. İnşallah bu olimpiyatlarda da altın madalyalar alarak güreşimizi taçlandırmak istiyoruz” diye konuştu.
Efrahim Kahraman: “4 kota almak için gidiyoruz”
5 gün boyunca deniz seviyesinde çalıştıktan sonra kota müsabakalarına gideceklerini söyleyen Kadın Milli Takım Teknik Direktörü Efrahim Kahraman, “Bunun sorumluluğunu daha çok anlıyoruz. Şu anda biz kadın güreşi olarak 4 kota almak için gidiyoruz. İçlerinde Tarih yazan Yasemin Adar var. Biliyorsunuz geçen yıl bir sakatlık geçirdi. Orada güreşememişti. İnşallah şimdi de bir sakatlık veya herhangi bir sıkıntı olmadan kotalarımızı alarak olimpiyatlarda istediğimiz neticeleri ve en çok özlem duyduğumuz altın madalyayı alarak tarihe yazmış oluruz” değerlendirmesinde bulundu. – İSTANBUL
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda Serbest Stil Güreş Milli Takımı, büyük bir başarıya imza atarak 1993’ten bu yana ilk kez Avrupa şampiyonluğuna ulaşmış ve 31 yıl aradan sonra takım sıralamasının zirvesinde yer almıştı. Avrupa Güreş Şampiyonasına hazırlandıkları için Kastamonu Milli Takımlar Olimpiyat Hazırlık ve Kamp Eğitim Merkezi’nde tekrar kampa giren Serbest Stil Güreş Milli Takımı, 7-9 Mart tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan Uluslararası Yaşar Doğu Güreş Turnuvası’nın da hazırlıklarını burada tamamladı
Çalışmalara kolunda yırtık olduğu öğrenilen ve ışın tedavisi gören son 125 kiloda Avrupa şampiyonu Taha Akgül katılamadı. Taha Akgül’ün 3 haftalık fizik tedavisinin ardından takımla çalışmalara başlayacağı belirtildi.
Abdullah Çakmar: ” Türkiye’nin yeni yüzyılında Avrupa şampiyonu olduk”
31 yıl aradan sonra serbest güreş dalında tarihi bir başarıya imza attıklarını söyleyen Serbest Güreş Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Çakmar, “Serbest Güreş Takımı Türkiye’nin yeni yüzyılında Avrupa şampiyonu oldu. 10 sıkletin 8 sıkletinde madalya maçı yaptık. Serbest takım olarak bu da tarihi bir rekordur. Burada 57’den 125’e kadar bütün sıkletlerde mücadele eden, kanının son damlasına kadar mücadele eden sporcularımı kutluyorum. Türkiye’nin yeni yüzyılında böyle bir başarıya sporcularımla, teknik ekibimizle, federasyonumuzla ve bakanlığımızla imza atmak bizim için çok önemliydi. Bu tarihi başarı en son 1993 yılında başarılmıştı. Bu başarıyı biz Romanya’da yeniden yakaladık. Biz kafilemize genç yetenekleri de dahil ettik. İlk defa takıma giren sporcularımız oldu. Romanya’ya genç ağırlıklı olarak gittik. Müsabakalarda Rus sporcuların olmadığı söylendi ama Rus sporcular da vardı. Biz takım olarak hepsini eze eze yendik. Bu da bize nasip oldu. Şimdi önümüzde Yaşar Doğu Turnuvası var. Yine genç ağırlıklı sporcularımız ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Takımı ikiye ayırıyoruz. Yaşar Doğu Turnuvası sonrasında kalifikasyon turnuvamız var. Kalifikasyon turnuvasına gidecek güreşçilerimizi ayrı tuttuk. 7-8-9 Mart’ta düzenlenecek olan Yaşar Doğu Turnuvası’nda sporcularımız ile güzel mücadele vereceğiz” dedi.
“Milli gururumuz minderlerden 3 hafta uzak kalacak”
Avrupa şampiyonu Taha Akgül’ün sakat olduğunu ve 3 hafta minderden uzak kalacağını belirten Çakmar, “Takım kaptanımız olan milli gururumuz olan Taha Akgül’ün sakat olarak çıktığı karşılaşmada hem 11. şampiyonluğuna ulaşması hem de bizi Avrupa şampiyonu yapması bizim için çok önemliydi. Final müsabakası öncesi 92 kiloda Feyzullah Aktürk Avrupa şampiyonu olduktan sonra artık takım şampiyonluğumuz Taha Akgül’e kalmıştı. Taha Akgül ısınırken kolunda bir sakatlık olmuştu. Son yapılan kontrollerinde kolunda 4 santim yırtık tespit edildi. 3 hafta tedavisi devam edecek. Yani milli gururumuz minderlerden 3 hafta uzak kalacak. Tedavilerinin tamamlanmasının ardından yanımıza tekrar gelecek. Kaptanımız takımının yanında olacak. 2024 Paris Olimpiyatlarına inşallah emin adımlarla gideceğiz. Bizim asıl hedefimiz sporcularımız ile birlikte altın madalya ve madalyalar almaktır. Yeni bir destan yazmak istiyoruz” diye konuştu.
“2024 Paris Olimpiyatları’nda tüm sporcularımız ile birlikte destan yazmak istiyoruz”
Kastamonu’daki kampın kendilerine uğurlu ve çok faydalı geldiğini ifade eden Abdullah Çakmar, “Kastamonu bize çok uğurlu geldi. Romanya’ya burada hazırlanarak gitmiştik. İnşallah Paris Olimpiyatları’na da burada hazırlanmak istiyoruz. Burası çok güzel bir tesis. Bir bütün olarak burada olacağız. 2024 Paris Olimpiyatlarında tüm sporcularımız ile birlikte destan yazmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Feyzullah Aktürk: “Sakatlıkların bizim için önemi yok”
92 kiloda Avrupa şampiyonu olan Feyzullah Aktürk ise, “Son 3 yılın Avrupa şampiyonuyum. Burada Avrupa Şampiyonası’ndan sonra ilk kampımızı gerçekleştirdik. Önümüzde kalifikasyonlar var. Arkadaşlarımız kalifikasyonlara hazırlanıyor. Kota alınamayan sıkletlerimiz var. O sıkletlerimizde mücadele verilecek. Daha sonra da olimpiyatlar olacak. Bir dünya şampiyonluğu müsabakası olacak. İnşallah biz de olimpiyatlarda yarışmak istiyoruz. Milletimiz bize dua ettikçe biz zirvede olmaya devam edeceğiz. 31 yıl sonra biz çok iyi bir jenerasyona denk geldik. 10 stilin 8’inde madalya mücadelesi verdik. Takım halinde Avrupa şampiyonu olduk. Kaptanımız Taha Akgül şu anda sakatlık yaşıyor. Tedavisi devam ediyor. Benim de küçük bir sakatlığım var. Tedavim devam ediyor. Biz dünyanın en ağır sporunu yapıyoruz. Ama bizim için bu sakatlıkların bizim için önemi yok. Kastamonu kampı bize çok iyi geldi. Buradaki tesis çok mükemmel” açıklamasında bulundu.
Abdullah Toprak: “Avrupa şampiyonu, dünya şampiyonu olmak istiyorum”
Kampın en genç sporcusu Abdullah Toprak da hedefleriyle ilgili olarak, “18 yaşında genç bir sporcu olarak büyüklerimin yanında yer alıyorum. Bu sene Avrupa Şampiyonasına katıldım ama madalya almak bana nasip olmadı. İnşallah madalya almak nasip olur. Olimpiyatlara için kalifikasyon düzenlenecek. Kalifikasyon 1 veya 2. olan vize alacak. Şu anda oraya hazırlanıyorum. Genç bir sporcu olarak abilerimin yanında kamp yapmak benim için büyük onur ve gurur veriyor. Müsabakalarda ağabeylerim gibi Avrupa şampiyonu, dünya şampiyonu olmak istiyorum” değerlendirmesinde bulundu. – KASTAMONU
]]>Beden eğitimi öğretmeninin yönlendirmesiyle güreşe başlayan ve elde ettiği başarılarla ülkeyi gururlandıran 29 yaşındaki milli sporcu, 2024 Paris Olimpiyatları için çalışmalarını sürdürüyor.
Olimpiyatlarda altın madalya hedefleyen Buse Tosun Çavuşoğlu, yaşadığı Yalova’da zaman zaman genç güreşçileri antrenman yaptıkları 90. Yıl Spor Salonu’nda ziyaret ederek onların motivasyonlarını artırmaya çalışıyor.
Buse Tosun Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güreş öyküsünün sonraki yıllarda kendisine antrenörlük de yapan beden eğitimi öğretmeni Selahattin Karaman’ın teşvikiyle başladığını söyledi.
Çalışmalarının karşılığını katıldığı ilk Türkiye Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak aldığını belirten milli güreşçi, 2023’te dünya, geçen hafta da Avrupa şampiyonu olduğunu hatırlatarak, “Kadın güreşi her zaman tarihi başarılara imza atmış bir branş. Kadınlarımız son yıllarda voleybol, atletizm, halter gibi diğer branşlarda da tarihi başarılara imza atıyor. İnşallah devamı gelecek. Bunu olimpiyatlara taşımak istiyoruz. Olimpiyatlarda Türk kadınının gücünü bir sembol haline getirip zirvede olmak istiyoruz. Hayalimiz, hedefimiz, çalışmalarımız bu yönde.” diye konuştu.
“Şampiyon olarak zirvede kalabilmek çok zor”
Buse Tosun Çavuşoğlu, çok hırslı, istediğini elde etmeyi hedefleyen bir sporcu olduğunu dile getirdi.
Her zaman en iyisini yapmaya çalıştığını kaydeden milli güreşçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çok şükür bugün Türkiye’de sayılı sporcuların elde etmiş olduğu madalyalarla aranızdayım. İnşallah devamı gelecek. Bizden sonra bayrağı teslim alacak olanlar burada çalışan küçük kardeşlerimiz. Sporculuk hayatımız boyunca ülkemize en iyi şekilde hizmet edip, sonrasında da yeni şampiyonlar yetiştirmek için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Başarıya giden yol, fedakarlıklardan geçer. Gençlerimizin özellikle sakatlık ve performans olarak iyi hissetmedikleri dönemler olabilir. Ben de o dönemlerden çok stresli bir şekilde geçtim. Çok sıkıntı yaşadığım dönemler oldu. 4 kez operasyon geçirdim. Oralardan tekrar kalkmak, şampiyon olarak zirvede kalabilmek çok zor ve her sporcuya nasip olmayan bir şey. Çok şükür bugün bir sakatlığımız yok. İnşallah olimpiyatlarda ülkemize altın madalya kazandıracağız. Bütün hedefimiz, çalışmamız bu yönde olacak.”
2024 Paris Olimpiyatları’nda dünya ve Avrupa şampiyonu unvanlarıyla deneyimli bir sporcu olarak yer alacağını vurgulayan milli güreşçi, “Hataya, stres ve heyecana yer vermeden inşallah olimpiyat şampiyonu olarak dönmek istiyorum.” dedi.
Olimpiyatlara yaklaşık 5 aylık sürenin kaldığını ve çalışmalarının yoğun şekilde devam ettiğini bildiren Buse Tosun Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Güreş Federasyonun verdiği destekler sayesinde güreşte Türk sporcuların uluslararası turnuvalarda daha çok madalya kazanacağını sözlerine ekledi.
Sahra Karakaya: “Buse ablamın izinden gidiyoruz”
Türkiye Güreş Federasyonu tarafından alt yaş kategorilerinde düzenlediği Türkiye Şampiyonası’nda üçüncü olan Sahra Karakaya, dünya ve Avrupa şampiyonu Buse Tosun Çavuşoğlu’nu örnek aldıklarını dile getirdi.
Başarılı milli güreşçiyle bir arada olmak, bilgi ve tecrübelerinden faydalanmanın avantajını yaşadıklarını anlatan Sahra Karakaya, şunları kaydetti:
“Ona çok teşekkür ediyoruz. Bize her türlü yardımda bulunuyor. İnşallah Yalova’dan gitmez. Şampiyon olmak kolay değil. Biz de onu örnek alıyor, onun gibi çalışmaya gayret ediyoruz. Bize şampiyon olabilmek için nasıl çalışmamız gerektiğini anlatıyor, yardım ediyor. Genelde burada olduğu için sorularımızı da cevaplıyor. Hayalim onun gibi bir dünya şampiyonu olmak. Olimpiyatlarda altın madalya getirmek, İstiklal Marşı’mızı okutmak istiyorum. İnşallah başaracağım.”
Fransa’da 2022 yılında gerçekleştirilen Dünya Okul Sporları Olimpiyatları’nda gümüş madalya kazanan Aybüke Şevval Şirikçi de Buse Tosun Çavuşoğlu gibi önemli başarılara imza atmayı hedeflediğini belirterek, “Buse ablamın izinden gidiyoruz. Onunla aynı ortamda bulunmak çok güzel. Bizim için çok büyük bir avantaj. Elimizden geldiği kadar Buse abladan bir şeyler öğrenmeye çalışıyoruz. O da çok yardımcı oluyor.” ifadelerini kullandı.
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 125 kilo finalinde ezeli rakibi Gürcü Geno Petriashvili’yi yenen Taha Akgül, organizasyon tarihinde 11. şampiyonluğunu elde ederek, serbest stilde kendisine ait rekoru geliştirdi.
AA muhabirine şampiyonluğun hikayesini anlatan milli güreşçi, olimpiyatlar ve kariyer planlamasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Taha, çok sayıda şampiyonluk yaşamasına rağmen her önemli organizasyonda aynı stres ve heyecanı ilk günkü gibi hissettiğini dile getirdi.
Bükreş’te Petriashvili ile yaptığı final müsabakasının ayrı bir öneme sahip olduğuna işaret eden ay-yıldızlı güreşçi, “Eğer o maçta yenilseydim, Gürcistan takım şampiyonu olacaktı. Ben kazandım ve 31 yıl sonra takım halinde şampiyon olduk. Müsabakadan önce bunu stres yaparım diye söylemediler ama bana kalacağını zaten hissettim. Arada 5 puan fark vardı. Tarihte iki takım şampiyonluğumuz vardı, hamdolsun biz üçüncüyü başardık. Turnuvanın son maçı olduğu için hem sıkletimde elde ettiğim altın madalya hem de takım şampiyonluğumuz dolayısıyla arka arkaya iki kez İstiklal Marşı’nı tüm Avrupa’ya dinlettirdik.” değerlendirmesini yaptı.
Final maçından önce ısınırken yaşadığı sakatlığı anlatan Taha, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çok talihsiz bir şey oldu. Bahanelere sığınan biri değilim. Isınmayı bitirdim, üzerimi değiştirirken koluma bir anda ağrı girdi. Kolumu açamaz hale geldim. Doktorlar müsabakadan önce gerekli müdahaleyi yaptı. Ağrı kesici içtim, müsabakaya o şekilde çıktım. Abdullah (Çakmar) hoca işin ciddiyetini anlamış, beni çok iyi tanır. ‘Taha çok ağrıyorsa hiç riske atmayacağız, olimpiyat var.’ dedi. ‘Allah’ın izniyle güreşeceğim, durumumum iyi.’ dedim. Ben güreşmezsem zaten takım şampiyonluğu gidiyordu. O şekilde çıktım, en iyi şekilde mücadelemi yaptım. Kolumun MR’ını çektirdim. Yırtık var, 3 haftalık fizik tedavi sürecim olacak. Ondan sonra olimpiyat hazırlık sürecine başlayacağız.”
Olimpiyatlar öncesi düzenlenen son Avrupa Şampiyonası’ndaki performansına ilişkin milli sporcu, “Finale kadar tüm maçlarımı 10-0 kazandım. Özellikle bana gelen yorumlar, ‘Eski Taha geri döndü.’ şeklinde. Bütün güreş otoriteleri bunu söyledi. ‘Hareketli, iştahlı, teknik Taha geri geldi.’ diyorlar. Bu da beni çok memnun ediyor. Gerçekten ben de biraz eski Taha’ya yönelik, o tarz güreşmeye başladım. Artık güreşimi o şekilde değiştirmeye başladım. Olimpiyatta inşallah daha da üstüne koyacağım. Kendimi çok iyi hissediyorum.” diye konuştu.
31 yıl sonra Avrupa şampiyonu olan Serbest Güreş Milli Takımı’nda aile ortamının bulunduğunun altını çizen Taha, “Takımımızın birlikteliği tam diyebilirim. Hocasından masörüne, doktorundan sporcusuna herkes bir aile oldu. 10 sıkletin 8’inde madalya maçı yapmak kolay değil. Bütün sporcular birbirine yardım etti. Gerçekten çok güzel bir ortam var. O sayede şampiyonluk geldi.” ifadelerini kullandı.
İranlı rakibine özel hazırlanacak
Gürcü Petriashvili karşısında son dönemde üstün bir performans ortaya koyan 33 yaşındaki Taha Akgül, 2023 Dünya Şampiyonası yarı finalinde yenildiği İranlı Amir Zare’den olimpiyatlarda rövanşı almak istediğini dile getirdi.
Ay-yıldızlı güreşçi, olimpiyatlara yönelik ekstra çalışacağını vurgulayarak, “Oraya özel hazırlanacağız. Her müsabakaya ayrı hazırlanıyoruz. İranlı rakibime karşı ayrı taktik yapacağım. Petriashvili’ye karşı farklı güreşiyorum, İranlı rakibime karşı da farklı güreşeceğim. Amir Zare’ye karşı farklı hazırlanacağım. Daha iyi hazırlanmam, olimpiyatta bu performansımın üstüne çıkmam gerektiğinin farkındayım. İranlı rakibimle yapacağım maçta canımın yanmasından korkmayacağım. Buna söz veriyorum. O maçta bitiş düdüğü çalana kadar insan üstü bir çabayla zorlayıp, rakibimi yenmek için her şeyi yapacağım.” şeklinde konuştu.
Kariyeriyle ilgili kararı olimpiyattan sonra verecek
Avrupa Şampiyonası’na gelecek yıl katılıp katılmayacağıyla ilgili soruya Taha, “Olimpiyat benim için çok belirleyici olacak. Annem, ‘Sen niye bırakıyorsun, bak halen şampiyon oluyorsun, durumun iyi.’ diyor. Özellikle ailem devam etmemi istiyor ama ben diyorum ki bu kariyere olimpiyatta güzel bir final yakışır. Olimpiyatı bir görelim. İnşallah olimpiyatta altın madalyayla taçlandırırsam, o zaman benim hiçbir şeye ihtiyacım kalmayacak. Devam etmeye de ihtiyacım kalmayacak.” yanıtını verdi.
12 Avrupa şampiyonluğu bulunan grekoromen güreşçiler Rıza Kayaalp ve Rus Aleksandr Karelin’in bir şampiyonluk gerisinde yer alan Taha, rekora ortak olma ihtimalinin bulunduğunun hatırlatılması üzerine ise şunları kaydetti:
“O da olabilir, neden olmasın? O da bir ihtimal. Zaten Rıza ile aramızda tatlı bir rekabet var. Bir o şampiyon oluyor, bir ben şampiyon oluyorum. Rıza bu sene bir talihsizlik yaşadı. İnşallah seneye 13. kez şampiyon olacak ve rekoru kıracak. Ben de seneye Karelin’in rekorunu egale etmiş olurum. Bu aramızdaki tatlı rekabet başarıyı getiriyor. Beraber de antrenman yapıyoruz. Seneye bir bakarsınız rekorları geliştirmeye devam ederiz. Buna olimpiyattan sonra karar vereceğim.”
Milli güreşçi Taha Akgül’ün kariyerinde 11 Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra 1 olimpiyat ve 3 dünya şampiyonluğu bulunuyor.
Rio 2016 Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Taha, pandemi nedeniyle 2021 yılında yapılan Tokyo Olimpiyatları’nda ise bronz madalya aldı. Taha, 2023 Dünya Güreş Şampiyonası’nda üçüncü olarak Paris 2024’e katılma hakkı elde etti.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 31 yıl aradan sonra takım halinde Avrupa Şampiyonu olarak yurda dönen ASKİ Spor Kulübü’nün sporcularıyla bir araya geldi. Sporcuları tek tek tebrik eden Yavaş, “Hem güreşte hem halterde aldığınız başarılar göğsümüzü kabarttı. Desteklerimiz devam edecek, başarılarınızın devamını diliyorum” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ASKİ Spor Kulübü’nün Romanya’da düzenlenen ‘2024 Büyükler Avrupa Güreş Şampiyonası’ ve Bulgaristan’da düzenlenen ‘2024 Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası’ndan madalyalarla dönen sporcularını ağırladı.
Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarete, güreşçiler Taha Akgül, Rıza Kayaalp, Ali Cengiz, Soner Demirtaş, Evin Demirhan Yavuz, Osman Göçen, İbrahim Çiftçi ve Muhammed Hamza Bakır ile halterciler Cansu Bektaş, Kaan Kahriman, Muammer Şahin, Muhammed Furkan Özbek, Ferdi Hardal ve Yusuf Fehmi Genç katıldı.
“BİZİM YAPACAĞIMIZ DESTEK OLMAK”
Sporcuları tek tek tebrik ederek konuşmasına başlayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Yıllar sonra şampiyon olduk. Biraz zorlanıyoruz herhalde ama gene de hem güreşte hem halterde aldığınız başarılar göğsümüzü kabarttı. Olimpiyatlarda eksikleri de telafi edeceğiz” dedi.
‘300 Çocuk 300 Sporcu’ projesinin meyvelerini almaya başladıklarını dile getiren Yavaş, “Sporcu sayısı 4 bine kadar ulaşmış. İnşallah daha nice şampiyonlar çıkaracağız” diye konuştu.
Spora ve sporculara desteklerinin devam edeceğini belirten Yavaş, “Tesis gerekiyorsa tesis… Özellikle mutlaka yeni yetişen gençlerin sayısını da arttırmamız gerekiyor. Onun için çalışmalar aynen devam. Bizim yapacağımız destek olmak, gerisi sizin gücünüze, kudretinize kalmış. Başarılarınızın devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.
ÇAKMAR: “DESTEKLERİNİZ YOLUMUZU AYDINLATIYOR, BAŞARIYA GÖTÜRÜYOR”
ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü ve Serbest Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Abdullah Çakmar da sporcular ve teknik ekip adına Mansur Yavaş’a teşekkür ederek, şunları söyledi:
“Avrupa Şampiyonası’nda hem güreşte hem de halterde çok güzel başarılara imza attık. 31 yıl aradan sonra takım olarak da Avrupa şampiyonluğu nasip oldu. Sizlerin bizlere gösterdiği teveccüh, destek bizim yolumuzu aydınlatıyor, ışık tutuyor ve başarıya götürüyor. Allah razı olsun.”
Takım Kaptanı Taha Akgül’ün final maçından önce ısınırken sakatlandığını aktaran Çakmar, “Isınırken kolu sakatlandı, hem yırtık hem kırık vardı. Orada öylesine bir mücadele verdik ki yenilsek takım şampiyonluğu gidiyordu. Kaptanımız üstüne düşeni yaptı ve takımımız 31 aradan sonra Avrupa Şampiyonu oldu. Vatanımız, milletimiz, bayrak sevdası için, İstiklal Marşımız için gerçekten ciddi bir mücadele verdik. Altın madalyalarla Ankaramıza, ülkemize, başkentimize geldik” dedi.
ŞAMPİYON SPORCULARDAN YAVAŞ’A TEŞEKKÜR
Avrupa Şampiyonası’ndan altın madalya ile dönen Taha Akgül de Cumhuriyet tarihinde serbest güreş branşında sadece 3 takım şampiyonluğu olduğunu hatırlatarak, “Özellikle bu Avrupa Şampiyonası’nda kendi altın madalyamın yanında serbest güreş takımımızın 31 yıl aradan sonra takım halinde Avrupa Şampiyonu olması gerçekten çok büyük bir başarı oldu bizim için. Biz üçüncüyü başardık. Zor olan bir olayı tekrar başarma şansı bulduk. Alnımızın akıyla çıktık bu stresten. Aslında bir altın getirmedim iki altın getirdim ülkeme. 2 kere İstiklal Marşımız okundu. Benim ve takımın Avrupa şampiyonluğunun İstiklal Marşı. Bu anlamda çok önemliydi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’ı ziyarete geldik. Kendisi Türk sporuna çok büyük hizmetler veriyor. Yaptığı tesislerle, yaptığı desteklerle… Bugün de bizi makamında kabul etti kendisine madalyalarımızı armağan ediyoruz” diye konuştu.
Avrupa Şampiyonası’ndan ikincilikle dönen Rıza Kayaalp ise şunları kaydetti:
“Yine bir büyük şampiyonayı daha geride bıraktık. Her zaman amacımız kulübümüze büyük başarılar kazandırabilmek, ülkemize büyük başarılar kazandırabilmek. Bu Avrupa Şampiyonası’nda 14’üncü kez finale çıktım. Gerçekten profesyonel bir sporcu için inanılmaz bir sayı diyebilirim. Hayali bile zor olan bir sayı… İkinci kez ikincilik elde ettim. 12 şampiyonluk iki kere de ikinciliğim oldu. Bugün de başkanımız sağ olsun bizi makamına davet ederek tebrik etti. Kendisine vermiş olduğu desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz. Çok güzel bir kulübümüz var, çok güzel bir kulüp ve çok güzel bir antrenman salonu yaptılar. Orada antrenman yapan birçok sporcu uluslararası arenada bayrağı temsil ediyor, ülkesine madalyalar kazandırıyor.”
Şampiyon sporcular, ASKİ Spor Kulübü’nün onursal başkanı olan Mansur Yavaş’a Türk sporuna yaptığı destekler için teşekkür etti.
]]>
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan ASKİ Spor Kulübü sporcularını makamında kabul etti. Yavaş, sporcuların hem güreşte hem de halterde gösterdikleri başarıdan dolayı gururlandıklarını belirterek, “İnşallah olimpiyatlarda eksikleri telafi edeceğiz. Sporcu çalışmamızın meyvelerini de görmeye başladık. Desteklerimiz devam edecek, tesis gerekiyorsa tesis. Yeni yetişen gençlerin sayısını da mutlaka artırmamız gerekiyor. Onun çalışmalara aynen devam. Başarılarınızın devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Abdullah Çakmar: “İstiklal Marşımız için altın madalyalarla başkentimize geldik”
Antrenör Abdullah Çakmar, Avrupa şampiyonasında hem güreşte hem de halterde başarılara imza attıklarını dile getirerek, “31 yıl aradan sonra Avrupa şampiyonluğu nasip oldu. Biz her zaman bir bütün olarak bakıyoruz. Hem güreşte hem de halterde çok ciddi başarılara imza attık. Orada öylesine bir mücadele verdik ki yenilseydik takım şampiyonluğu gidiyordu. Vatanımız, milletimiz için bayrak sevdası ve İstiklal Marşımız için altın madalyalarla Başkentimize geldik” diye konuştu.
Taha Akgül: “Kolay bir başarı değil”
Avrupa Güreş Şampiyonası’nda serbest stil 125 kiloda altın madalya kazanan Taha Akgül ise İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Milli güreşçi, girdiği her Avrupa Şampiyonasında altın madalya aldığını ve bunun tarihi bir başarı olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:
“Dünyada böyle bir sporcu olduğunu düşünmüyorum. Dünya şampiyonasında bronz ve gümüş madalyam var ama Avrupa şampiyonunda hep altın madalya aldım. Bu Avrupa şampiyonasının şöyle bir önemi vardı; müsabakam Gürcistanlı sporcuylaydı. Ben o maçta yenilsem takım halinde onlar şampiyon oluyorlardı. Ben yenersem takım halinde biz şampiyon oluyorduk. Öyle de bir önemi vardı. Kazandığım maçla beraber 2 altın madalya getirdim. Hem kendi bireysel şampiyonluğum hem de takım şampiyonluğum geldi. Ender başarılardan bir tanesi de takım şampiyonluğuydu. 13 yıldır A Milli Takım’da ülkemi temsil ediyorum ama takım şampiyonluğu yaşamamıştım. 31 yıl sonra serbest güreş takımımız Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye tarihinde üçüncü şampiyonluğu başardık. Kolay bir başarı değil. Bu anlamda 2 defa İstiklal Marşımızı orada okumamız, bizim için çok büyük bir gurur oldu.”
“Olimpiyatlar bu işin zirvesi”
Paris Yaz Olimpiyatları’na azimle çalışacağını da sözlerine ekleyerek Akgül, “Bu bizi rehavete kesinlikle götürmeyecek. Çalışmaya bir an önce başlayayım ki rehaveti atayım. 5 ay dile kolay, hemen geçecek. Olimpiyatlar da bu işin zirvesi. En iyi şekilde oraya hazırlanacağız. Elimden geleni yapacağım. Antrenmanlarda daha fazla zorlayacağım, canım yanacak. Kendimi üzmekten de korkmayacağım. Milletimiz bize dua etsinler. Onların dualarıyla, alnımızın akıyla oradan döneceğiz” cümlelerine yer verdi. – ANKARA
]]>Avrupa Güreş Şampiyonası’nda grekoromen stil 72 kiloda Azerbaycanlı rakibi Ulvi Ganizade’yi 2-0 yenerek altın madalya kazanan milli güreşçi Selçuk Can, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine turnuvada yaşadıkları, altın madalyayla ilgili duyguları, şampiyonluğu ve gelecekteki hedefleriyle ilgili özel açıklamalarda bulundu. İlk olarak zor bir turnuvayı geride bıraktığını, sonu şampiyonluk olduğu için büyük mutluluk yaşadığını ifade eden Selçuk Can, “Turnuva benim için zorlu geçti. Çünkü tam ara bir sıkletim ve çok zorlu takiplerim vardı. Bu yıl, olimpiyat yılı olduğu için tüm dünyadaki sporcular hat safhada emek verip en üst performansını gösteriyor. Bu açıdan bizim için zorluydu ama çok sıkı şartlardan geçtik. Kamplarımız da çok verimli geçtiği için elhamdüllilah şampiyon olduk. Şampiyon olduğum için, sevdiklerime, aileme, kulübüme, milletime mahcup olmadığım için çok ayrı bir mutluluk içerisindeyim. Destek veren herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Skor 2-0 olunca rahatlama geldi ve artık şampiyonluk geldi dedim”
Final maçının son 30 saniyesinin kendisi için en unutulmaz anlar olduğunu söyleyen milli sporcu, “Benim için unutamadığım an final maçında oldu. Çünkü karşılaştığım rakibim daha önce beni defalarca yenmişti ama çok küçük nüanslarla yeniliyordum. Yani skor hep 1-1, 2-1 gibi bitiyordu. Skor 2-0 olunca rahatlama geldi ve artık şampiyonluk geldi dedim. Şampiyon da oldum. O anı hiçbir zaman unutamayacağım. Özellikle o maçın son 30 saniyesini hiç unutmayacağım. Çünkü maçı idare etmem gerekti, son 30 saniye vardı şampiyon olmam için ve şampiyon oldum” ifadelerini kullandı.
“Minderde mutluluğumu tam anlamıyla sergileyemedim”
Şampiyon olduktan sonr sevincini tam yaşayamadığını ve Azerbaycanlı rakibi Ulvi Ganizade’yi teselli ettiğini belirten 28 yaşındaki güreşçi, “Açıkçası minderde mutluluğumu tam anlamıyla sergileyemedim. Sıkı ve defalarca karşılaştığım bir rakibimdi ve Azerbaycanlıydı. Bizim kardeş ülkemiz. Farklı bir ülkeden olduğu zaman farklı sevinç gösterileri yapabiliyorsun. Fakat ‘Can Azerbaycan’ olduğu için rakibimi teselli ettim, kafasından öptüm” sözlerini kaydetti.
“67 kiloda olimpiyat vizesini almak için hemen çalışmalara başladım”
67 kiloda olimpiyat kotasını alabilmek için hemen çalışmalara başladığını söyleyen Selçuk Can, “Geçen hafta final maçımı yaptım. 1 hafta oldu geleli, inanın 2 gün sadece evde dinlendim maçın yorgunluğundan. Üçüncü gün hemen çalışmalara başladım. Çünkü önümüzde çok zorlu bir süreç bizi bekliyor. Hala kota alınmadı benim sıkletimde. 67 kiloda olimpiyat vizesini almak için hemen çalışmalara başladım. Son 40 günümüz. İnşallah vizeyi de alacağız, olimpiyatlara da gideceğiz, şampiyon da olacağız” şeklinde konuştu.
“Bu kulübün bir parçası olduğum için çok mutluyum”
Son olarak altın madalya kazanmasında kulübünün de büyük katkısı olduğunu dile getiren milli güreşçi, “Şu an İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün sporcusuyum. Türkiye’nin en büyük tesisi. Bu tesiste yer aldığım, bu kulübün bir parçası olduğum için çok mutluyum. Destek veren Fatih Keleş başkanıma, genel sekreterimiz Erdem Aslanoğlu’na ve kulüp antrenörlerim Cenk İldem’e çok teşekkür ediyorum” dedi. – İSTANBUL
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda ASKİ Sporlu Milli Güreşçi Taha Akgül şampiyon, Soner Demirtaş ikinci, Osman Göçen ve İbrahim Çiftçi de üçüncü olarak Türkiye’ye takım halinde şampiyonluk getirdi. Başarılı sporcular, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda coşku ile karşılandı.
31 yıl aradan sonra Serbest Güreş Milli Takımı, takım halinde Avrupa Şampiyonu oldu. ASKİ Sporlu Milli Güreşçi Taha Akgül, 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda altın madalyayı aldı. Taha Akgül 125 kilogramda altın, Soner Demirtaş 74 kilogramda gümüş, Osman Göçen 86 kilogramda bronz ve İbrahim Çiftçi 97 kilogramda bronz madalya kazanarak Türkiye’ye döndü.
Avrupa Güreş Şampiyonası’nda ASKİ Spor Kulübü sporcuları, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda mehter takımı eşliğinde aileleri, sporcu arkadaşları ve sevenleri tarafından karşılandı.
Altın madalya alan Akgül, şöyle konuştu:
“CUMHURİYET TARİHİNDE 3 DEFA SERBEST TAKIM OLARAK ŞAMPİYONLUK VAR. ÜÇÜNCÜSÜNÜ DE BİZ OLDUK”
“Ülkemize yine altın madalyayla dönmek nasip oldu. Dile kolay 11’nci kez Avrupa şampiyonu olduk. Bu sefer çok farklıydı çünkü bu madalyayla beraber, takımımız aynı zamanda takım halinde şampiyon oldu. 31 sene olmuş Serbest Takım Avrupa Şampiyonu olmayalı. Cumhuriyet tarihinde 3 defa serbest takım olarak şampiyonluk var. Üçüncüsünü de biz olduk serbest takım olarak. Uzun yıllardır takım halinde bu başarıyı gösteremiyorduk. Rusya’nın, Azerbaycan’ın, Gürcistan’ın Avrupa’nın güreşteki en büyük ülkelerinin önüne geçtik. Kulüp bize çok değer kattı. Mansur Başkan’ımızın bizlere verdiği destek çok önemli. Her kazandığımız madalyadan sonra bu organizasyonu yapmaları bile bizi gururlandırdı, tüylerim diken diken oldu. Biz bunun için mücadele ediyoruz. Belediyemize de bu organizasyon için teşekkür ediyorum. Her zaman bizlerin yanındalar şampiyonluk öncesi ve sonrası Mansur Başkan’ımız aradı tebrik etti. Emeklerinden dolayı herkese teşekkür ediyorum.”
ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar, şunları söyledi:
“BAŞKANIMIZIN DESTEĞİ BİZİ KAMÇILIYOR VE GÜÇ VERİYOR”
“Binlerce kere şükürler olsun ki 31 yıl aradan sonra takım şampiyonluğu nasip oldu. Taha’nın Avrupa Şampiyonluğunu kazanması başarıya imza atması bu çok önemliydi. Ayrıca Soner Demirtaş, Osman Göçen, İbrahim Çiftçi ASKİ Spor bünyesinde sporcularımızın madalyalar alması ve takımıza katkı sağlaması çok önemliydi. Bu anlamda Onursal Başkanımız Mansur Yavaş’a çok teşekkür ediyorum, bize çok büyük destekleri var. Dün özellikle Mansur Başkanımız bizi aradı tebrik etti. Bu anlamda başkanımızın bu desteği bizi kamçılıyor ve güç veriyor. Türkiye’ye güzel bir şekilde döndük. Romanya’da 2 altın, 2 gümüş ve 2 bronz madalya aldık. 10 sıklette 8 madalya maçı aldık. 2024 hayallerimiz ve hedeflerimiz var. Diğer sporcularımızla yeni madalyalar alıp milletimizin yüzünü güldürmek istiyoruz.”
Gümüş madalya kazanan Demirtaş da duygularını, şu sözlerle dile getirdi:
“Bireysel olarak takımımızda birçok madalya almış sporcular var. Takım şampiyonluğumuz yoktu eksikleri tamamladık. Burada en büyük rol ASKİ Spor Kulübü’nün. Takımın yüzde seksenini ASKİ Spor Kulübü oluşturuyor. Bizleri destekleyen insanların arkamızda olması bize güç veriyor. Değerli olduğumuzu hissediyoruz. Yanımızda olduğu için Mansur Başkan’a da teşekkür ediyorum. Daima bu ilklerin içinde olmaya devam edeceğiz.”
]]>
Başkan Eroğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te devam eden Avrupa Güreş Şampiyonası’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Türk güreşini artık şampiyon sporcuların yönettiğine değinen Eroğlu, “Bu işin yıllarca kahrını biz Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonları çektik. Biz minderde yendik. Yıllarca kahrını bizim çektiğimiz minderin yöneticiliğini başkaları yaptı. Bugün bütün kulağı kırık, halden anlayan, buralardan geçmiş, güreşin dertleriyle dertlenmiş kişiler yönetimde.” diye konuştu.
Tecrübeli eski şampiyon güreşçilerin arasında kendisinin başkan seçildiğine değinen Eroğlu, “Bu dünyada kimse tek başına bir şeyi başaramaz. Tüm yönetimime, şampiyon ağabeylerime, güreş aileme bana verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum. Bu bir kişinin yapabileceği iş değil. Ancak başkan ve lider olunmaz, lider doğulur. Bu da Allah’ın insanlara verdiği ender özelliklerden bir tanesi. Ben risk ve sorumluluk aldım. Hayatımın hiçbir döneminde, ‘Kimse yok mu?’ demedim, ‘Ben hep buradayım.’ dedim. Bugün beni var eden, minderde ter döktüğüm, beni bu noktaya getiren güreşin başkan olarak emrindeyim. Yarın da herhangi bir pozisyonda Türk güreşinin, sporunun, devletinin ve milletinin emrinde olmaya devam edeceğim.” ifadelerini kullandı.
Tesisleşmeler devam ediyor
Şeref Eroğlu, güreşe hizmet edecek tesislerin birer birer hizmete girdiğini dile getirdi.
İstanbul ve Ankara’daki salon ile kamp tesislerinin yenilendiğine değinen Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Göreve geldiğimizin üzerinden 27 ay geçti. Sarıyer’deki Mersinli Ahmet Tesisleri’ni yıktık. Yerine 3-4 ay içinde 6 minderli spor salonu yaptık. Şu anda sporcularımız Sarıyer’de son sistemde yapılmış salonda çalışıyor. Ayrıca Ankara Elmadağ’daki kamp eğitim tesisi bitmek üzere. 110 kapasiteye çıktık. Son sistem, otel ayarında, şampiyonlarımızın kalırken huzur bulacağı tesis tamamlanmak üzere. Şu anda görevde bulunan Bakanımız Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum. İki yılda 2 tesisimizi bitirdik ama bu yeterli değil. Ankara Keçiören’de 400 kişilik kamp eğitim tesisi yapacağız. Bu olduğu zaman Türkiye aynı anda 15 ülkeyi misafir edip kamp yaptıracağı bir güreş üssü olacak.”
“Türk güreşinin geleceğini planlıyoruz”
Başkan Eroğlu, Türk güreşinin geleceğini planladıklarını vurguladı.
Taha Akgül ve Rıza Kayaalp gibi yıldız sporcular yetiştirmeleri gerektiğini aktaran Eroğlu, “Türk güreşinin geleceğini planlıyoruz. Etrafımızda olan bitenin de farkındayız. Biz, ‘Türk gibi güçlü’ sözünü dünyaya ata sporu güreşle duyurduk. Güreşin geleceğini teminat altına almak istiyorsak yeni gençleri kazanmamız gerek. Yeni Tahalar, yeni Rızalar bize lazım. Alperen yeni Rıza Kayaalp olacak. Bana göre Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. yüzyılının en başarılı sporcularından biri Alperen olacak. Mehmet Akif Pirim, Nazmi Avluca, Mahmut Demir, Şeref Eroğlular Türk güreşinin birinci yüzyıldaki şampiyonlarıydı. Bayrak artık 2. yüzyılda yeni kuşağa geçti. Bu kuşak da başarıları sürekli hale getirecek. Olimpiyatlarda başarımızı kalıcı hale getirmek zorundayız. Başka çaremiz yok.” ifadelerini kullandı.
“Durduğumuz an kaybederiz”
Başkan Eroğlu, 2032 Olimpiyat Oyunları’nı düşünerek plan yapmaları gerektiğini söyledi.
“Türk güreşi olarak duramayız. Durduğumuz an kaybederiz.” diyen Eroğlu, şunları kaydetti:
“Yeni yüzler bulacağız. Planlamamızı doğru yapacağız. Gelecek 4-5 yılın planını yapmak zorundayız. Planımız 2028’de yapılacak olimpiyat oyunları. Hatta 2032’nin planını yapmak zorundayız. Güreşi ancak böyle teminat altına alabiliriz. Olimpiyatlarda güreş artık gücü temsil ediyor. Rusya’nın hegemonyası serbestte ABD’ye geçti. Avrupa’da olimpiyatta en fazla kotayı biz kazandık. Şu anda 6 kotamız var. En yakın takipçimiz Rusya’nın kotası dört. Üç stilde dünya ve Avrupa şampiyonu çıkartan tek ülkeyiz.”
Güreşi Türk teknik adamların yönetmesi gerektiğini savunan Eroğlu, “Hazıra dağ dayanmıyor. Dışarıdan getirdiğimiz teknik adamlar gün geliyor gidiyor. Türk güreşine teknik adam kazandıracağız ki Türk güreşinin geleceği teminat altında olsun. Bunu yapacak karakterde bir şampiyon başkanım. Savaşmayı seviyorum. Hayat karar ve eylemdir. Bir karar alırım ve eyleme geçerim. Yaptıklarımız yanlış olsa idi bu sonuçlar böyle olmazdı. Eski sporcuları da değerlendirmek zorundayız. Bu benim asli görevim.” değerlendirmesinde bulundu.
“İlklerin olduğu bir şampiyona”
Şeref Eroğlu, devam eden Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye adına ilklerin yaşandığını söyledi.
Türkiye’nin elde ettiği başarılara değinen Eroğlu, “Avrupa şampiyonlarında 112 altın madalyamız vardı. Şu anda 116 madalyaya ulaştık. İlklerin olduğu bir şampiyona. İnşallah yolumuz açık ve madalyamız bol olur. 2022’de serbest, grekoromen ve kadınlarımız aynı anda kürsü yapmıştı. 2023’te grekoromende Avrupa şampiyonu, serbestte Avrupa üçüncüsü, kadınlarda da Avrupa ikincisi olmuştuk. Bu çok gurur verici bir şey. Artık takım halinde her sene gücünü ispat eden bir milli takıma kavuştuk. Benim kontrolümdeki Türk güreşinde gururla izleyecekleri bir milli takım oluşturacağım demiştim. Bunu başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu takımda 35 yaşında Rıza kaptan da var, aynı zamanda 19 yaşında Alperen de var. Elimden geldiği kadar takımlarımı gençleştirmeye çalışıyorum. Kaliteli sporcularla gençlere şans vermeye devam edeceğim. Bu çocuklar bizim geleceğimiz.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’na ve milli takımın geleceğine dair basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Öncelikle Avrupa şampiyonasında milli güreşçilerin performansını değerlendiren Eroğlu, “Bu Avrupa şampiyonasında yine ilkleri yaşıyoruz. İlk defa bir Avrupa şampiyonasında grekoromende 5 sıklette finale kaldık. 2’si altın, 3’ü gümüş, 1 bronz olmak üzere 6 madalya, 147 puan elde ettik. Geçen sene yine bu takım Zagreb’de Avrupa şampiyonu olmuştu. Bu sene rüştünü bir kez daha ispat etti. 147 puan biz aldık, 142 puanlı Azerbaycan ve 99 puanlı Ermenistan ile ilk üç sırayı paylaştık. Haklı bir gururu yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihinde katıldığımız hiçbir şampiyonada üst üste 2 Avrupa şampiyonluğumuz yoktu. Bu da Türkiye Güreş Federasyonu başkanı olarak bana, bizim ekibimize, teknik ekibimize ve yönetimimize nasip oldu. İlklerin yaşandığı bir Avrupa şampiyonası dedik, kadın güreşimizde ilk defa bir Avrupa şampiyonasında 4 altın madalya ile güreşmiş oluyoruz. 4 final tarihte yoktu, ilk defa bu şampiyonada oldu. Bugün 1 altın, 3 tane de bronz maçımız var. Bunları da alırsak kadın güreşimiz 7 madalya alabilir. Bugünkü bronz maçına bağlı. Şu anda kadın güreşi olarak Avrupa ikinciliğimiz garanti, akşamki maçlara göre Avrupa şampiyonu da olabiliriz. Serbest güreşimiz başladı. Sabah 1 maç aldık. Yarın efsane Taha, kaptan çıkacak. Kaptan burada 11. Avrupa şampiyonluğuna güreşiyor. İnşallah o da diğer şampiyonlar gibi gerekeni yapacak” diye konuştu.
“116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz”
Grekoromonde elde ettikleri başarılarla adından söz ettiren Alperen Berber ve Selçuk Can ile ilgili görüşlerini de aktaran Başkan Eroğlu, “Türk güreşi grekoromen güreşte iki tane yeni değer kazandı. 19 yaşında Alperen Berber, 82 kiloda ilk defa büyükler kategorisinde yarıştı. Türkiye’nin de büyük bir gururla, mutlulukla izlediği şampiyonada Avrupa şampiyonu oldu. Gerçekten federasyon olarak çok tebrik telefonu aldık. Bu çocuğu ben 2 yıl önce İtalya’da, Yıldızlar Dünya Şampiyonası’nda izledim. Dedim ki, ‘Benim aradığım adam bu’. İki yıldır takip ediyorduk. A takımlarda antrenmana alıyorduk, 82 kiloda Burhan Akbudak’ın peşinden rezerv takımda elimizde bulunuyordu. Fakat Burhan burada güreşmeyince Alperen’e bu mayoyu teslim ettik ve o da bizi mahcup etmedi. Selçuk Can, 4 şampiyonada bronz madalya alan tek sporcuydu. Ona dedim ki artık şampiyonlar kulübüne katılman lazım. Selçuk da geldi ve maçı bütün Türkiye izledi. Onu da tekrar alnından öpüyorum. Bir adım, bir santim bile geri adım atmadan defalarca yenildiği Azeri rakibi yenerek burada Avrupa şampiyonu oldu. O da 28 yaşında, Türk güreşinin 114. Avrupa şampiyonu olarak adını tarihe yazdırdı. Bu şampiyonaya gelirken Avrupa şampiyonalarında 112 altın madalyamız vardı. Şu anda 4 altınla 116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim”
Şeref Eroğlu, yönetime geldikleri dönemden bugüne süregelen değişimle alakalı ise, “2022’ye baktığınızda serbest, grekoromen ve kadınlarımız kürsü yapmıştı. 2023’e baktığınızda grekoromen güreşçimiz Avrupa şampiyonu, serbest kadın güreşçimiz Avrupa ikincisi, serbest erkek güreşçimiz Avrupa üçüncüsü olmuştu. O kadar gurur verici bir şey ki birkaç sporcunun şampiyon olduğu, bütün yükün ağır sıkletlere verildiği bir milli takımdan, artık takım halinde her sene rüştünü ispat eden bir milli takıma kavuşturduk. Aday olduğumda da benim kontrolümdeki bir güreşte devletimizin, milletimizin, devlet büyüklerimizin gururla seyredeceği bir milli takım oluşturacağım demiştim. Bunu başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Değişim olmadan asla gelişim olmaz. Hem tecrübeli, aktif sporunun sonuna gelmiş şampiyonlarımız var hem de onlardan sonra bayrağı yere düşürmeyecek ve ülkesini, milletini gururla temsil etmek isteyen, yüreği vatan sevgisiyle dolu gençlerimiz var. Elimden geldiği kadar yerli yerinde, zamanında, takımlarımı revize etmeye ve gençleştirmeye çalışıyorum. Çünkü bu çocuklar bizim geleceğimiz. Çok kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim” cümlelerine yer verdi.
“Geçmişte milli takıma hizmet etmiş sporcularımızı değerlendirmek zorundayız”
Değişimin yalnızca milli takımda değil, federasyondaki yönetim anlayışı ve teknik ekip yönünde de olduğuyla ilgili yapılan hatırlatma üzerine TGF Başkanı Eroğlu, şunları söyledi:
“Grekoromen güreşin başında şu an dünya ve Avrupa şampiyonu, olimpiyat üçüncüsü Nazmi Avluca var. Yanında Avrupa şampiyonu Bayram Özdemir, yine yanında olimpiyat üçüncüsü, dünya üçüncüsü Cenk İldem var. Güreşi, güreşçiler yönetecek diye boşuna söylememiştim. Hazıra dağ dayanmıyor, hep dışarıdan getirdiğimiz antrenörler gün gelip sözleşmesi bitince gidiyor veya biz devam etmiyoruz. Biz bunlara fırsat vereceğiz, bunları Türk güreşine teknik adam olarak, sporcu olarak kazandıracağız ki hem Türk sporunun hem de Türk güreşinin geleceği teminat altında olsun. Ben savaşmayı seviyorum. Hayat karar ve eylemdir. Ben bir karar alırım, eyleme geçerim. Eğer yaptıklarımız yanlış olsaydı bu sonuçlar böyle olmazdı. Geçmişte milli takımlarda minderde, bize hizmet etmiş, başarılar kazanmış sporcularımızı değerlendirmek zorundayız. Bu benim asli görevim.”
“Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz”
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, altyapı sistemiyle alakalı bilgiler de vererek, “Türkiye bir güreş ülkesi diyoruz ama oraya lisanslı sporcu sayısı açısından oraya hala erişmiş bir spor ülkesi veya federasyon değiliz. Şu an 15 bin lisanslı sporcu görünüyor. Baktığınız zaman ABD’de sadece 400 bin kolejlerdeki lisanslı sporcu sayısı olarak görünüyor. Ortalama 600 kişiden milli takımımızı oluşturuyoruz, 700-750 kişiden yıldızlarımızı oluşturuyoruz. Biz bu havuzdan gördüğümüz, yakaladığımız yetenekleri milli takımlarımıza davet ediyoruz. 18 yaşındaki gençlerimizi de bazen A takım ile antrenmanlara alıyorum ki tecrübeli sporcularla antrenman yapma şansı olsun. Bu çocuklar, çok hızlı yol kat ediyorlar. Rol modelleri olan sporcular da yanlarında oluyor. Bu sistemi böyle kurduk ve bunun doğru olduğuna da inanıyorum. Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Türk güreşi olarak duramayız, durduğumuz zaman kaybederiz”
Güreşte başarıları kalıcı hale getirmek zorunda olduklarını belirten ve gelecek planlamasına verdikleri önemin altını çizen Eroğlu, “Biz Türk güreşi olarak duramayız. Durduğumuz zaman kaybederiz. Yeni yüzler bulacağız, planlamamızı doğru yapacağız. Mesela bizim yakın planımız Paris’teki olimpiyat oyunları. Asıl planımız ise 2028’de ABD’de yapılacak olimpiyat oyunları. Biz burada gelecek 4 yılın, 5 yılın planını yapmak zorundayız. Hatta 2032’nin planını yapmak zorundayız. Güreşi ancak böyle teminat altına alabiliriz. Avrupa’da olimpiyata katılacak en fazla kotayı biz kazandık. Bizim 6 kotamız var, en yakın takipçimiz Rusya’nın 4 kotası var. Grekoromen, serbest ve kadınlarda 3 stilde Avrupa şampiyonu çıkartan tek ülkeyiz. Biz olimpiyat oyunlarında gücü temsil eden güreşte daha güçlü olmak zorundayız. Bunun için de çalışıyoruz. Aynı kadın güreşinde Japonya’nın hegemonyası gibi, serbest güreşte ABD ve İran’ın olduğu gibi biz de başarımızı kalıcı hale getirmek zorundayız. Bizim başka çaremiz yok” dedi.
“Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz”
Başkan Eroğlu, tesisleşme konusunda önemli adımlar atıldığından bahsederek, “Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz. Bunu da hak etmediğimizi düşünüyoruz. Biz biliyorsunuz Sarıyer Mersinli Ahmet Kamp Tesisleri’ndeki spor salonumuzu yıktık. Bakanlığımıza, özellikle Muharrem Kasapoğlu ve Süleyman Şahin genel müdürüme teşekkürü bir borç biliyorum. Ben anlattım ve 3-4 ay içinde Sarıyer’deki 6 minderli salonun ihalesini yapıp bitirip bize teslim ettiler. Şu anda bizim aslanlarımız 6 minderli, en son sistemle yapılmış kapalı spor salonunda antrenmanlarını yapıyorlar. İkinci müjdemiz de şu, Ankara Elmadağ’daki tesislerimiz bitmek üzere. 70 kapasiteden 110 kapasiteye çıktı. Otel ayarında, şampiyonların orada kalırken huzur bulacağı, bütün altyapının tamamlandığı tesisimiz bitmek üzere olduğu mevcut Bakanımız Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum. Şu anda 2 tane tesisimizi 2 yılda bitirdik, ekip olarak kenara koyduk. Tabii, yeterli değil. İnşallah Ankara Keçiören’de Taha Akgül Spor Salonu’nun yanındaki büyük kamp eğitim tesisimizin ihalesi biterse bu 400 kişilik kamp ve eğitim merkezi olacak. Türkiye, bu sayede 10-15 ülkeyi ağırlayabilecek bir güreş üssü haline gelecek” diye konuştu. – BÜKREŞ
]]>
UKRAYNALI RAKİBİNİ 5-2 MAĞLUP ETTİ
Avrupa Güreş Şampiyonası kadınlar 68 kilo finalinde milli güreşçi Buse Tosun Çavuşoğlu, Ukraynalı rakibi Tetiana Sova Rizhko’yu 5-2 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu. Müsabakanın ardından Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, şampiyon sporcuyu tebrik etti.
“TÜRK KADININI SEMBOLİZE EDEN BİR SPORCU”
Başkan Eroğlu, “O Türk güreşinin, Türk sporunun gurur abidelerinden bir tanesi. Buse’miz milli değerimiz. Yasemin zaten rüştünü ispat etmişti. Geçen yıldan beri söylüyorum; bizim inandığımız kadar sen kendine inansan şampiyonsun. Buse hem Dünya şampiyonu oldu hem de Avrupa şampiyonu oldu. Ortaya koymuş olduğu mücadelesinden dolayı, savaşçılığından dolayı, bize yaşattığı o güzel duygudan dolayı milletim adına Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı olarak teşekkür ediyorum.
Türk kadınını sembolize eden, Türk kızlarına örnek bir sporcu, örnek bir şahsiyet, Allah yolunu açık etsin. Olimpiyat Oyunları’na 157 gün var. İnşallah orada da adını tarihe altın harflerle yazdırır. O altın madalyaya bize getirir, biz de onu sizlerle buluştururuz. Onunla gurur duymaya devam ederiz” diye konuştu.
Buse Tosun ÇavuşoğluOLİMPİYATLARDA ALTIN MADALYA KAZANMAK İSTİYOR
“Kariyerinde tek eksik altın madalyanın olimpiyatlar olduğunu ve hedefinin de bu olduğunu vurgulayan Buse Tosun Çavuşoğlu, “Biz Dünya Şampiyonası sonrası uzun bir ara vermedik. Olimpiyatlara hazırlanır gibi kamplarımıza, milli takımımıza, evde olsun çalışmalarımızı son sürat devam ettik. Çünkü çok kısa bir süre kaldı. Olimpiyatlar 4 yılda 1 yapılan, her sporcunun hayali olan kariyer olarak zirve demek. İnşallah benim tek bir altın madalyam kaldı. Avrupa şampiyonalarında son saniyede kaybettiğim olmuştu. Dünya şampiyonluğundan başlayıp, bugün olimpiyatlara bir Avrupa şampiyonluğu da ekleyip, son dünya ve Avrupa şampiyonu olarak katılmak sporun zirvesine bir kariyer diyebilirim. İnşallah Allah bizleri utandırmaz, emeklerimizin karşılığını olimpiyatlarda tam destek, tüm hırslı çalışmalarımızla sonucunu aynı bu şekilde alırız. Destekleyen, inanan herkese çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.”
“HAYALLERİM OLİMPİYATLARDA ALTIN MADALYA KAZANIP TARİHE GEÇMEK”
“Rakipleriyle ilgili de konuşan milli sporcu, 2024 yazında Paris’te düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’yla ilgili şunları söyledi: “Burada kota alan sporcular vardı. Fransız ve Ukraynalı rakibim vardı. Bunlar kendilerini kanıtlamış, Avrupa şampiyonu, dünya madalyası bulunan sporculardı. Ama bugün kürsünün en üst basamağında ben yer aldım. Bu demek oluyor ki; Olimpiyatlarda altın madalyayı boynuma takmak, İstiklal Marşı’mızı okutmak nasip olsun. İnşallah hedeflerime ulaşırım. Hayallerim olimpiyatlarda altın madalya kazanmak, tarihe geçmek. İnşallah bunu elde ederim.”
]]>Milli takım sporcuları ve teknik heyeti, İstanbul Havalimanı’nda çiçeklerle karşılandı.
Şampiyonada 72 kiloda altın madalya kazanan milli güreşçi Selçuk Can, havalimanında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ilk defa Avrupa şampiyonu olduğunu belirterek, “Daha önceki şampiyonalarda bronz madalyam vardı. Bir türlü üçüncülüğün üstüne çıkamıyordum ama bu sefer şeytanın bacağını kırdım. Azerbaycanlı rakibimi yenerek şampiyon oldum. Önümüzde olimpiyatlar var. Hiç hız kesmeden çalışmalarımıza devam edeceğiz. Zor bir yıl olacak bizim için.” ifadelerini kullandı.
Türk güreşinin son yıllarda çok başarılı olduğunu belirten Can, “Takım olarak dünya sıralamasında bir numarayız. Geçen sene de Avrupa şampiyonu olmuştuk. Genç bir takımımız var. Paris’te altın madalya kazanacağımıza inanıyorum. Bu iş çalışmaktan geçiyor. Biz de bunun için emek veriyoruz ve fedakarlıklar yapıyoruz.” diye konuştu.
Yunus Emre Başar: “Bu sayfayı geride bırakıp olimpiyatlara hazırlanacağız”
Organizasyonda gümüş madalya elde eden 77 kilo güreşçisi Yunus Emre Başar ise takım halinde kendilerini kanıtladıklarını belirterek, “Geçen sene de Avrupa şampiyonu olmuştuk. Bireysel olarak benim de 3. final maçımdı. 3. kez ikinci oldum. Her zaman hedefimiz şampiyon olmak ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek. Bu sayfayı geride bırakıp olimpiyatlara hazırlanacağız. Bu sıklette kota alıp Paris’e odaklanacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Türk güreşinin çok iyi bir konumda olduğunu aktaran Başar, “Takım halinde şampiyonluklar yaşadık. Bu başarılar, takımımızın çok iyi olduğunu gösteriyor. Bütün sıkletlerde kota alacağımızı düşünüyorum. Olimpiyatlarda da başarılı olacağımızı düşünüyorum. Bütün sporcuların hedefi olimpiyatlardır. Ben, güzel madalyalar çıkaracağımıza inanıyorum.” şeklinde görüş belirtti.
Alperen Berber: “Ülkemizi güzel bir şekilde temsil edeceğiz”
Şampiyonada 82 kiloda altın madalya kazanan genç güreşçi Alperen Berber, ilk defa böyle organizasyonda mücadele ettiğini vurgulayarak, “18 yaşında Avrupa şampiyonu oldum ve bundan dolayı da çok mutluyum. Harika bir takımımız var. İnşallah gelecekte abilerimizden bayrağı alacağız ve ülkemizi güzel bir şekilde temsil edeceğiz.” diye konuştu.
Türk güreşinin uluslararası alanda bir lokomotif olduğunu dile getiren Berber, “Olimpiyatlar için kotalar kazandık. İnşallah daha fazla kota alacağız. Paris’te başarılı olmayı çok istiyoruz.” dedi.
Cenk İldem: “Takım olarak biraz gençleşmeye gittik”
Grekoromen Güreş Milli Takımı Antrenörü Cenk İldem, bu organizasyonun olimpiyatlar için bir prova olduğuna dikkati çekerek, ” Paris’e gidecek sporcularımızın son durumunu bu şampiyona ile görmüş olduk. Bizden beklentiler yüksekti çünkü geçen sene de Avrupa şampiyonu olmuştuk. Takım olarak biraz gençleşmeye gittik. 5 tane finalimiz vardı ve 2 altın madalya aldık. Kaptanımız Rıza’nın da bir şansızlığı oldu. Olimpiyatlara emin adımlarla gidiyoruz. Şimdi Azerbaycan’da vize almak için müsabakalara çıkacağız. 4 tane alamadığımız vize var ve onları almak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Özellikle genç bir takım oluşturduklarını aktaran İldem, “Takımımızın yaş ortalaması 25-26 arasında. Önümüzdeki iki olimpiyatta bu takımı göreceksiniz. Paris 2024, şu anda bizim en önemli sınavımız. Son iki olimpiyatta altın madalya alamadık. Paris’te altın madalya kazanmayı hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Rıza Kayaalp, Romanya’nın başkenti Bükreş’te 12-18 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilecek Avrupa Güreş Şampiyonası’nda altın madalya kazanması halinde 13’üncü kez Avrupa şampiyonluğuna ulaşarak rekor kıracak ve bu başarıyı elde eden ilk güreşçi olarak adını tarihe yazdıracak.
Kariyerindeki 12. Avrupa şampiyonluğunu geçen yıl Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de elde eden Rıza, Rus güreşçi Aleksandr Karelin’in rekoruna ortak olmuştu.
12 altın ve 1 gümüş olmak üzere 13 madalyayla organizasyon tarihinin en fazla madalya kazanan ismi olan Rıza, Avrupa Şampiyonası öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Hayalini kurması bile zor bir başarı elde ettim. Küçükken bana böyle bir şey söylense ben bile hayalini kuramazdım. Bu kadar üst üste final yapabilmek, şampiyon olabilmek grekoromen branşta inanılmaz. İnanılmaz istikrar gerektiriyor. Allah’a şükürler olsun bize nasip oldu bu başarıları kazanmak. 13 kez Avrupa Şampiyonalarında final yaptım, 12 şampiyonluğum ve 1 ikinciliğim var. Buradaki hedefim 13’üncü şampiyonluğu kazanabilmek. Bundan önce nasıl yaptıysam şimdi de başarabileceğime inanıyorum. Önemli olan buradan giderken kendimi iyi hissetmek. Zaten mindere çıkınca Allah’a şükürler olsun aslan gibi hissetmesini biliyoruz. Yeter ki buradan sağ salim, bir yerimiz ağrımadan şampiyonaya katılalım. Gerekeni yine yapıp ülkemi, bayrağımı en iyi şekilde temsil etmek hedefim olacak.” diye konuştu.
Güreş tarihine geçme ihtimalinin kendisini heyecanlandırmasına izin vermediğini söyleyen milli güreşçi, “13’üncü şampiyonluğu kazanacağım diye stres yapmıyorum. Çünkü o da ters tepebilir. Rutin, her zaman katıldığım Avrupa Şampiyonası’na gidip, orada mücadele edip, rakiplerimi tek tek yenip üstünlüğümü göstermek en büyük amacım. Bunun heyecanına kapılmak istemiyorum. Rutin neyse onu yapmak istiyorum. Her zaman yaptığım başarıyı tekrarlamak amacım. Ondan sonra zaten tarihe rekor olarak geçecek. Yeter ki ben yapmam gerekeni en iyi şekilde eskiden nasıl yaptıysam yine yapabileyim.” ifadelerini kullandı.
“Tek eksik olimpiyat kaldı. Onun dışında aklınıza gelecek her şampiyonada altın madalyam var”
Hedefleri arasında yer alan Paris 2024 Olimpiyat Oyunları ile ilgili de konuşan Rıza Kayaalp, şunları söyledi:
“Son 6 ayım. Güreşi tam anlamıyla yapabileceğim bir 6 ay var. Ondan sonra güreşi bırakma eğilimine girebilirim. Öyle düşüncelerim var ama bu 6 ayı en iyi şekilde değerlendirmek, en güzel şekilde çalışabilmek ve formumu korumak istiyorum. Artık son demlerimiz diyebiliriz, olimpiyat için zaten öyle. Altın madalya alıp orada bile bırakmak benim için güzel olur. Hayalle başladığımız işi olimpiyat şampiyonluğuyla bırakmak hiçbir sporcuya nasip olmaz. Şampiyon olursam vereceğim karar önemli. Sonuçta güreş adına ulaşabileceğim her şeye ulaşmış olacağım. Güreş adına düzenlenen bütün şampiyonalarda altın kazanmış olacağım. Tek eksik olimpiyat kaldı. Onun dışında aklınıza gelecek her şampiyonada altın madalyam var. İnşallah olimpiyat da nasip olur da huzurlu bir şekilde bu işi sonlandırmak isterim. Öncelikli hedefim önümüzdeki 6 ayı en iyi şekilde değerlendirmek.”
Avrupa Şampiyonluğu ve olimpiyat şampiyonluğu arasında bir tercih yapma imkanı bulsa Paris’te kazanacağı altın madalyayı tercih edeceğini söyleyen Rıza, “Avrupa Şampiyonası’nın benim için önemi ayrı bir şey çünkü bir rekor olacak. İkisi arasındaki hangisi olsun diye bakarsak olimpiyat şampiyonluğu ağır basıyor. Sonuçta 12 şampiyonlukla rekora ortak oldum ama olimpiyat şampiyonluğum eksik. 13’üncü Avrupa şampiyonluğuyla olimpiyat şampiyonluğu arasında olimpiyatı kazanmayı tercih ederim. Umarım ikisi de olur.” şeklinde konuştu.
Güreş nedeniyle ailesinden, özellikle 3,5 yaşındaki kızı Ay Vera ile ayrı kalmasının kendisini zorladığını aktaran Rıza, “Çocuk artık bilinçlendi. Artık ‘Niye gelmiyorsun baba’ diye soruyor. Bazen telefonda ‘Baba seni özledim’ diye ağlıyor. Bunlar da artık işi daha zor kılıyor. Evlenmeden önce, çocuk küçükken fazla sıkıntı olmuyordu ama artık işin bu tarafı da var. Bayrak sevgisini aşıladım. Ay-yıldızın ülkemizin, vatanımızın bayrağı olduğunu en iyi şekilde biliyor. ‘Kızım ülkemizin bayrağını dalgalandırmam, İstiklal Marşı’nı söyletmem gerekiyor’ diyorum. ‘Tamam babacığım’ diyor ama çocuk işte, bir zaman sonra unutuyor.” ifadelerini kullandı.
]]>Avrupa Güreş Şampiyonası 12-18 Şubat tarihleri arasında Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenecek. Şampiyona öncesi Güreş Milli Takım Antrenörü Nazmi Avluca, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Şampiyonada ki hedeflerden bahseden Avluca, Rıza Kayaalp’in bir rekor deneyeceğini söyleyerek, “Aleksandr Karelin’in rekorunu geçen sene egale etmişti. Bu sene o rekoru kırmaya çalışacak. İnşallah orada da Rıza kardeşim bunu başarır ve Türk güreşi olarak bu tarihi rekora sahip oluruz. Diğer sıkletlerde de burada müsabakalarımız olacak. 82 kg’da burada genç bir kardeşimiz bizi temsil edecek. Burhan Akbudak vardı. Bu sıklette Dünya Şampiyonu. Bu sene onu dinlendiriyoruz. Onu Azerbaycan’da yapılacak baraj müsabakasına hazırlıyoruz. Bu Avrupa şampiyonası sonrası bizim iki tane baraj müsabakamız var. Birisi Bakü’de, biri de İstanbul’da yapılacak. Şuan Olimpiyata katılmayı hak ettiğimiz sıkletler var. 4 de eksiğimiz var. Bu baraj müsabakalarını tamamlayıp, olimpiyatlara tam kadro katılma hedefimiz var” ifadelerini kullandı.
“Burada bizim ilk hedefimiz Olimpiyatlar”
Şampiyonanın kendileri için önemli olduğunu fakat olimpiyat kotası alma yoluna asıl hedefin Bakü’de düzenlenecek kota müsabakaları olduğuna değinen Avluca, “Avrupa Şampiyonası’nda arkadaşlarımız mücadele edecek. Bu şampiyonada bizim için önemli. Bizim hedefimiz olimpiyatlar. Avrupa şampiyonasında durumlarını göreceğiz, eksiklerini göreceğiz. Bunları tamamlamak için tekrar çalışmalara devam edeceğiz. Burada bizim ilk hedefimiz olimpiyatlar. Avrupa Şampiyonası’nda şampiyon olsa dahi bize olimpiyata katılmak için hak vermiyorlar. Bunun için bütün Avrupa ülkelerinin katıldığı bir müsabaka var. O da Bakü’de düzenlenecek. Onun müsabakası orada olacak. Bizim ilk hedefimiz Avrupa Şampiyonası’nda sonra orası. Asıl hedefimiz de zirvede olimpiyatlar var. Bütün hazırlığımız buraya yönelik. Basamak basamak hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Antrenmanda gözlediğimiz eksikleri antrenman sonrası özel olarak çalışarak telafi ediyoruz. Bu şekilde çalışmalarımız da devam ediyor” şeklinde konuştu.
Bakü’de yapılacak kota müsabakalarıyla ilgili ise, “Biz burada 4 sıklette katılacağız. Hepsi de alabilir. Alamayan arkadaşlar İstanbul’a kalıyor. İstanbul’da bütün dünya ülkelerinin geleceği bir müsabaka olacak. İstanbul’da da her sıklette 3 kota var. İkisinde de tüm kotaları alıp, Ata sporumuz olan güreşi temsil etmek istiyoruz” diye konuştu.
“Buradaki herkesin hedefinde şampiyonluk var”
Milli takım içerisinde bulunan herkesin hedefinin şampiyonluk olduğunu aktaran Nazmi Avluca, “Buradaki herkesin hedefinde şampiyonluk var. Güreş bir mücadele sporu, ölçülebilen bir spor değil. Başarı yolunda başarıyı etkileyen birçok faktör var. O yüzden ölçülebilen bir spor olsa, ben şu kadar koşarım ve şunu alabilirim. Biz iyi çalışıyoruz. İyi antrenmanlar yapıyoruz, arkadaşlarımız da iyi çalışıyorlar. Hedefimiz her sıklette altın madalya. Bu hedefle gidiyoruz. Ama illa ki kazalar oluyor, yenilgiler, sürprizler oluyor. Bizim hedefimiz bu ve inşallah bunu başarırız. Dediğim gibi güreş bir mücadele sporu ve karşınızdaki rakip bir insan olduğu için sürprizlere açık bir spor. Herkes şampiyonluk için çalışıyor, bizde çalışıyoruz. En iyi olan kazanıyor” diye sözlerini noktaladı. – İSTANBUL
]]>Doğuştan işitme engeli olan 21 yaşındaki Atalay Aydemir, yaklaşık 10 yıl önce antrenörlerin okulda yaptıkları tarama sırasında güreşe yönlendirildi.
Ordu Sporcu Eğitim Merkezi’nde eğitim gören ve ulusal organizasyonlarda çeşitli dereceler elde eden Atalay Aydemir, spor hayatına İstanbul Güreş İhtisas Kulübü’nde devam ediyor.
Geçen yıl eylül ayında Kırgızistan’da organize edilen 7. İşitme Engelliler Büyükler Dünya Şampiyonası’na katılan Atalay Aydemir, serbest stilde 125 kiloda, grekoromen stilde ise 130 kiloda altın madalya kazandı.
Atalay Aydemir, başarısının sevincini paylaşmak için ailesinin yanına geldiği memleketi Ordu’da, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Genç ile Ordu Sporcu Eğitim Merkezi’ndeki antrenörleri Fatih ve Bahattin Keser ile Yüksel Kahraman’ı da ziyaret etti.
“Olimpiyat, bu sporun en üst düzeyi”
Milli sporcu Atalay Aydemir, AA muhabirine, ilkokul 4. sınıftayken öğretmeninin de yönlendirmesiyle antrenör Fatih Keser’le güreşe başladığını söyledi.
Ordu’daki birçok antrenörün kendisinde emeği olduğunu belirten Atalay Aydemir, ulusal anlamda çeşitli dereceleri bulunduğunu aktardı.
Atalay Aydemir, Kırgızistan’da aldığı iki şampiyonluğun duygusunu tarif edemediğini, İstiklal Marşı’nı okutmanın, Türk bayrağını göndere çektirmenin çok büyük bir gurur olduğunu vurguladı.
Dünya şampiyonluğuna ulaştığını, madalya ve kemeri aldığını aktaran Atalay Aydemir, “Önümüzde 2025 yılında olimpiyatlarımız var. 2025 İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları’nda da altın madalya alabilirsem hedefime ulaşmış olacağım. Olimpiyat, bu sporun en üst düzeyi. Olimpiyat şampiyonluğu zirve. İnşallah başarabiliriz, hedefimiz orası.” diye konuştu.
Atalay Aydemir, uzun zamandır çalışmaları dolayısıyla memleketine gelemediğini anlatarak, şunları kaydetti:
“Ailem de burada. Bu süreçte onları da göremedim. ‘Şampiyon oldum, şimdi işte uğrayabilirim.’ dedim. Buranın geçmişteki öğrencisi olarak gurur kaynağı olduk. Hocalarım da ailem de çok sevindi. Müdürlerimizi ziyaret ettim, onlar da çok sevindi. Çünkü onların da çok emeği var. Çocuklarla beraber antrenman yaptık, sohbet ettik. Onlara nasihatte bulundum.”
Antrenör Fatih Keser: “Olimpiyat şampiyonu olmasını bekliyorum”
Güreş antrenörü Fatih Keser ise Atalay Aydemir’in şampiyonadaki başarısının kendileri için çok güzel ve farklı bir duygu olduğunu söyledi.
Atalay Aydemir’in çalışmalarına her zaman destek olduklarını dile getiren Keser, “Türk güreşi ve sporu adına, bayrağımızı dalgalandırma açısından çok güzel ve çok mutluluk verici bir şey. Bir sporcumuzun emek verip bu noktalara gelmesi bizim için çok güzel. Sporcu eğitim merkezinde devletimizin destekleriyle çok güzel çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Keser, bu işin en üst düzeyi olan olimpiyatta Atalay’ın başarılı olmasını istediklerini de vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Olimpiyat şampiyonu olmasını bekliyorum. Kendisinin zaten miniklerde, yıldızlarda, gençlerde, 23 yaş altında, büyüklerde dereceleri var. Bu işin en üst basamağı olimpiyattır. Kendisinin olimpiyatta şampiyon olmasını bekliyorum. Onunla ilgili ailesinin de bizlerin de şu anki kulübünün de büyük desteği var.”
]]>İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya ilçenin yeni deve güreşi ve festival alanında incelemelerde bulundu. Önceki yıllarda hazineye ait alanda gerçekleşen deve güreşi festivali, alanın eğitim yatırımları kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle, bu yıl yeni bir alanda yapılacak. İncirliova Belediyesi tarafından 50 dönüm arazi üzerine inşa edilen yeni deve güreşi ve festival alanı uzun yıllar ilçeye hizmet verecek. Bin 600 kamyon toprak ve kum kullanılarak zemin dolgusu ve seyirci terasları oluşturulan yeni deve güreşi ve festival alanında 4 aydır devam eden çalışmalarda sona gelindi. İçerisinde 5 bin metrekare seyirci alanı, 10 bin metrekare güreş alanının yanı sıra 10 bin metrekare otopark ve 15 bin metrekare mesire alanının da bulunduğu bölgenin en büyük festival alanlarından birine sahip olacak olan İncirliova’da ‘Deveci Başkan’ lakaplı Başkan Kaya, hazırlık çalışmaları ile bizzat ilgilendi.
“İncirliova’ya kalıcı bir arena kazandırdık”
İçerisinde birçok sosyal faaliyet alanının bir arada bulunduğu yeni deve güreşi ve festival alanı ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Kaya, “İncirliovamıza çok güzel olmasının yanı sıra, uzun yıllar hizmet edecek kalıcı bir arena kazandırdık. 4 aydır devam eden çalışmalar sonunda bin 600 kamyon toprak ve kum kullanılarak zemin dolgusu ve seyirci terasları oluşturulan yeni deve güreşi ve festival alanımızı 6 Ocak Cumartesi günü düzenleyeceğimiz 37. Geleneksel İncirliova Deve Güreşi Festivalimize yetiştiriyoruz. Burası vatandaşlarımızın gelip piknik yapabilecekleri mesire yeri, daylak güreşi, boğa güreşi alanı, etrafında rahvan atları koşu alanı, deve güreşi ve festival alanı ile birlikte son derece kullanışlı kompleks bir yer oldu. İlerleyen dönemlerde çok daha geniş ölçekte kullanımına ilişkin yapacağımız yeni çalışmalar ile İncirliovamıza uzun yıllar hizmet edecek bir yeri vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olduk. Arenamızın ismi de ilçemizin en eski devecilerinden, bu kültüre büyük hizmetleri olmuş İncirliovamızın sevilen sayılan ismi çok değerli büyüğümüz Nuri Deveci Güreş Alanı oldu. Bu vesileyle ilçemizde devecilik kültürünün bugünlere kadar gelmesinde emeği geçmiş tüm devecilerimize şükranlarımı sunuyorum. Hayatta olanlara sağlık dilerken ebediyete uğurladıklarımızı saygı ile anıyorum” ifadelerine yer verdi.
“Muhteşem bir festival olacak”
İlçede 37. si düzenlenecek olan, Geleneksel İncirliova Deve Güreşi Festivali’ne ilişkin de açıklamalarda bulunan Başkan Kaya, “Devecilik kültürü İncirliovamızın en önde gelen kültürlerinden biri. Bu kültür bize atalarımızdan yadigar. Devenin doğduğu yer burası. Deve ile ilgili sucuğundan sütüne, çulcusundan hatapçısına ne ararsanız İncirliovamızda var. Bu kültür burada yaşıyor. İncirliovamızın deve güreşleri her zaman çok güzel olur. Bu yılda güreş severler, ilçemizde en iyi develerin kıran kırana güreşeceği muhteşem bir festival izleyecekler. 6 Ocak Cumartesi günü yapacağımız yeni yılın ilk deve güreşlerine tüm halkımızı bekliyorum” dedi. – AYDIN
]]>Pamukkale Belediyesi’nin 2015 yılında kurduğu Pamukkale Belediye Spor Kulübü, ilk branşı olan tekerlekli sandalye basketboldan sonra, Avni Örki başkanlığında branş sayısını 5 yılda 14’e yükseltildi. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak kalması amacıyla kurulun kulüp, gençlere sporu sevdirdi. Mavi-beyazlı kulüp, 2023 yılında Tekerlekli Sandalye Basketbol, Masa Tenisi, Okçuluk, Kadınlar Voleybol, Kick-Boks, Karate, Basketbol, Güreş, Taekwondo, Halter, Dart, Bocce, Engelli Badminton, Görme Engelli branşlarında aktif oldu.
İlk Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı ile adını duyuran Pamukkale Belediyespor Kulübü, her geçen yıl branş sayısını artırarak, gençlere tüm spor branşlarında destek oldu. Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki’nin onursal başkanı olduğu Pamukkale Belediyespor Kulübü’nün sporcuları, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda elde ettikleri derecelerle 2023 yılında altın çağına ulaştı. Pamukkale Belediyespor Kulübü, bünyesinde 22 milli sporcu, 5 de milli antrenör barındırıyor. Çeşitli branşlarda 21 antrenörün görev yaptığı Pamukkale Belediyespor’da toplam 381 lisanlı sporcu bulunuyor. Bitmek üzere olan 2023 yılında mavi-beyazlı sporcular 1 uluslararası ikincilik, 5 Avrupa birinciliği, 2 Avrupa ikinciliği, 2 Avrupa üçüncülüğü, 61 Türkiye birinciliği, 52 Türkiye ikinciliği, 65 Türkiye üçüncülüğü elde ederek toplam 188 madalyanın sahibi oldu.
“Gençlerimizle gurur duyuyoruz”
“Pamukkale Belediyesi olarak sporda tarih yazmaya devam ediyoruz” diyen Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, “Mavi beyazlı kulübümüzün başarı tablosu, gerçekten gurur duyduğum bir tablo. Gelmiş olduğumuz noktada Pamukkale’mizde gençliğin spora dahil olması konusunda başlatmış olduğumuz hem altyapı hamlesi hem de bizim sporcularımızın desteklenerek profesyonel anlamda da başarılar elde etmesi iyi bir sonuç doğmuş oldu. Pamukkale Belediyesi şüphesiz sportif anlamda hem yatırımlar hem de elde ettiği başarılar açısından tartışmasız kendi klasmanında üst seviyelerde yerini alıyor. Rabbim başarılarınızın devamını sağlasın. Sporcularımız istesin, biz belediye olarak her zaman onların yanında olmaya devam edeceğiz. Hani derler ya yensek de yenilsek de seviyoruz. Emek veren, gayret eden herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sporcularımıza yeni sezonda üstün başlarılar temenni ediyorum” dedi.
Mavi-beyazlı kulübün en gözde branşlarından olan yağlı güreşte sporcular 38 Türkiye birinciliği, 22 Türkiye ikinciliği, 28 Türkiye üçüncülüğü ile toplam 88 madalyayı kulübe kazandırdı. Genç mavi beyazlı kulüp sporcuları, serbest güreşte 4 birincilik, 3 ikincilik, 3 üçüncülük ile toplam 10 madalyayı kulübe kazandırdılar. Geçtiğimiz günlerde, Pamukkale Belediyespor’un başarılı yağlı güreşçisi ‘Pamukkale’nin altın çocuğu’ lakabıyla anılmaya başlanan genç sporcu Beytullah Sarı, bu yıl mücadele ettiği CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nde ayak boyunda Türkiye birinciliği ödülünü almıştı. Yağlı güreş ve serbest güreşte 60’a yakın sporcuyla, Pamukkale Belediyesi himayesinde mücadeleler için hazırlıklarını sürdürüyor. Pamukkale Belediyesi’nin sporda engellileri unutmadığının en güzel ispatı olan Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’da 2023-2024 sezonunda 1. Lig’de mücadele ediyor. Pamukkale Belediye Denizli Uğur Okulları Kadın Voleybol Takımı da, Kadınlar 2. Lig’de iddialı yükselişini sürdürüyor. – DENİZLİ
]]>