AA’nın haberine göre; açıklamada, İsrail ordusu subayının keskin nişancı ateşiyle vurulduğu bilgisine yer verildi. İsrail ordusu, konuya ilişkin henüz açıklamada bulunmadı.
KASSAM TUGAYLARI: GAZZE’NİN KUZEYİNDE BAZI İSRAİL ASKERLERİ ÖLDÜRÜLDÜ
Kassam Tugayları, Gazze’nin kuzeyinde girilen çatışmada bazı İsrail askerlerini öldürdüklerini ve yaraladıklarını bildirdi.
Kassam Tugaylarının Telegram hesabından yapılan açıklamada, mensuplarının, Cibaliya Mülteci Kampı’nın batısında bir evde mevzilenen 9 kişilik İsrail gücünün TBG füzesiyle hedef aldığı, saldırı sonucunda ölü ve yaralılar olduğu belirtildi.
Açıklamada, Cibaliya’nın ortasındaki Alimi bölgesinde 3 zırhlı askeri nakliye aracının patlayıcıyla imha edildiği ve Beyt Hanun’da da benzer saldırılar düzenlendiği aktarıldı.
Kassam Tugayları, 21 Aralık Cumartesi günü de Cibaliya Mülteci Kampı’nda girilen çatışmada 5 İsrail askerinin öldürüldüğünü duyurmuştu.
İSRAİL’İN GAZZE’NİN KUZEYİNİ “YOK ETME” PLANI
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzeyi başta olmak üzere pek çok bölge için sık sık “tahliye emirleri” yayımlayarak, bölgedeki Filistinlileri zorla yerinden ediyor. İsrail’in özellikle kuzeyi için yayımladığı tahliye emirleriyle “Generallerin Planı” olarak nitelenen planı uygulamaya çalıştığı yorumları yapılıyor.
“Generaller Planı” adını taşıyan bu plan, Filistinlileri, Gazze Şeridi’nin kuzeyinden tehcir etmeyi, ardından bölgenin kuşatılmasını ve bölgeye gıda, yakıt ve temiz su girmesine izin verilmemesini öngörüyor.
Plan ayrıca, silahlı direnişçilerin “ölüm ya da teslim olma” arasında tercihe zorlanması, bölgeyi terk etmeyen veya terk edemeyen Filistinlilere de “düşman unsur olarak muamele edilmesini” içeriyor.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaklaşık 17 bin 492’si çocuk, 11 bin 979’u kadın olmak üzere 45 bin 259 Filistinli öldü, 107 bin 627 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
*Haberin fotoğrafı AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Ahmet Türk ile barış yemeğine katıldığınıza pişman mısınız?” sorusunun yöneltildiği Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Bugün olsa yine giderim, barış yemeğine katılırım, o ailelerin barışması için elimden gelen gayreti sarf ederim. O bir insani görevdir. Bunu siyasi tartışmalara konu etmeyi de doğru bulmuyorum. Bir annenin yüreğine su serpebildiysek ne mutlu bize.” diye konuştu.
Soru önergelerinin cevaplanmadığına ilişkin eleştiri üzerine Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığıyla, bağlı ve ilişkili kuruluşlarla ilgili soru geldiğinde kendisinin soru önergelerini cevapladığını söyledi.
REKLAM
Bir bakanlıkla ilgili müstakil soru önergesi geldiğinde, bakanlığın bunu cevaplamasını istediğini ifade eden Yılmaz, “Aynı soru hem bana hem bakanlığa gelebilir. Bir karmaşa oluşturmamak, tek elden açıklayıcı bilginin ulaşması şeklinde usulümüzü hayata geçiriyoruz.” dedi.
TASARRUF TEDBİRLERİ
AA’nın haberine göre; Diyanet İşleri Başkanlığıyla ilgili tasarruf tedbirlerine ilişkin sorular yöneltildiğini anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Tasarruf tedbirlerini bu yıl olabildiğince kapsamlı hazırlamaya gayret ettik. Hiçbir kuruluşumuz istisna olmadı. Bir tane kurumumuz istisna. O da Türkiye Büyük Millet Meclisi. Bunu niye istisna tuttuk? Çünkü farklı bir yapısı var. Yürütmenin bir parçası olarak görmedik. ‘Halkın seçtiği temsilciler kendi kararlarını kendileri verirler’ diye o saygıyla genelgeye dahil etmedik. Meclis Başkanımız kendisi bir açıklama yaptı. Bu sürece Meclisin kendi iradesiyle dahil olduğunu, tasarruf tedbirlerini kendi uhdelerinde alacaklarını ifade ettiler.”
Cevdet Yılmaz, Suriye’deki Kürtlere yönelik yaklaşımlarının sorulduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Suriyeli Kürtlerle PKK’yı birbirinden net bir şekilde ayrı görüyoruz. Terör örgütlerinin baskısıyla, dayatmasıyla karşı karşıya olan kim olursa olsun buna karşıyız. Suriye’deki Kürtler o coğrafyanın, ülkenin asli vatandaşlarıdır, unsurlarıdır. Yeni oluşacak Suriye’de, Kürtlerin, terör örgütlerinin baskısından kurtulmuş olarak, hak ettikleri şekilde o yapılar içinde temsil edilmelerini, temel hak ve özgürlüklerini en güzel şekilde yaşamalarını, refahlarını artırmalarını istiyoruz. Onlar da bizim kardeşlerimiz, ülkemizdeki Kürt vatandaşlarımızın, yakınları, akrabaları. Dolayısıyla onlara farklı bir bakış açımız söz konusu olamaz ama Türkiye içinde de Türkiye dışında da kim olursa olsun terör örgütleriyle mücadelemizi en yoğun şekilde sürdüreceğiz.”
REKLAMEĞİTİM BÜTÇESİ
Cevdet Yılmaz, milli eğitime ayrılan bütçeye ilişkin soru geldiğini ifade ederek, bütçeden en büyük payı bu sene de Milli Eğitim Bakanlığının aldığını dile getirdi.
Eğitime gelecek dönemde de destek olacaklarını vurgulayan Yılmaz, “Yaptığımız bu yatırımlar sayesindedir ki Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) 2023 sonuçlarına göre 4. sınıf fen bilimleri alanında OECD ülkeleri arasında ikinci, bu alandaki ortalama puanla tüm Avrupa ülkeleri arasında da birinci sıraya yerleşmiş durumdayız. TIMSS 2023 ortalama 8. sınıf fen bilimleri puanımız da 2019’a göre 15 puan artmıştır.” diye konuştu.
Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığı tasarruf tedbirlerine uyuyor mu?” sorusu üzerine, Cumhurbaşkanlığı da dahil bütün kurumların tasarruf tedbirleri kapsamında olduğunu söyledi.
Tasarruf konusunda diğer kurumlardan ne bekliyorlarsa Cumhurbaşkanlığından da aynı yaklaşımı beklediklerini anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanlığımız, bu ülkenin yönetim yapısının kalbidir. Birçok ulusal, uluslararası hizmetin yürütüldüğü, yönetim hizmetlerinin yapıldığı bir alandır. Elbette ihtiyaç duyulan alanlarda harcamalar da yapılmaktadır.”
REKLAM
Genel Kurulda bütçe üzerinde şahsı adına söz alan MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri’nin uzun yıllardır beklediği hızlı tren projesinin başladığına işaret ederek, bu projenin en geç 3 yıl içerisinde bitirilmesini istedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Fatih Erbakan ise Türkiye’nin 2025 yılı bütçesinin vatandaşların bütçesi olmadığını söyledi. Erbakan, “Bu bütçede paylaşımda adalet yoktur. Borç, faiz, vergide adaletsizlik vardır. Bu bütçe borç, faiz, zam ve vergi bütçesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların tamamlanmasının ardından Cumhurbaşkanlığı ile bağlı kurumların 2025 yılı bütçeleri Genel Kurulda kabul edildi.
Daha sonra 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin maddelerinin görüşmelerine geçildi.
*Haberin fotoğrafı AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Türkiye’nin Suriye politikası, 13 yılda büyük kayıplara sebebiyet vermiştir. Bir an önce Türkiye, hem sığınmacıları göndermeli hem kendi gündemine dönmelidir.” dedi.
Özel, Yenimahalle Belediyesince, İstanbul’da kaldırımda yürüdüğü sırada samuray kılıcıyla öldürülen mimar Başak Cengiz’in isminin verildiği kreş ve gündüz bakımevinin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’de insanların geçim sıkıntısı çektiğini ve yoksullukla mücadele ettiğini söyledi.
REKLAM
Özellikle 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından CHP’li belediyelerin hizmetlerinin engellenmek istendiğini savunan Özel, “İşte burada Recep Tayyip Erdoğan’ın kimyası bozulmaktadır. Bir gün dönüyor, ‘Silkeleyin bu belediyeleri’ diyor. Yahu silkelemek ne demek? Zeytin mi silkeliyorsun?” diye konuştu.
Özgür Özel, CHP’li belediyelerin yaptıklarının kıskanıldığı değerlendirmesinde bulunarak, “Eğer vatandaşın gönlünden düştüysen, oraya girmenin yolu var. Gönülden düşerken çaresi, neden düştüğünü düşünüp daha çok çalışmak, hizmette yarışmaktır. O zaman vatandaşın gönül kapısı açıktır, oraya girersin. Ama hazımsızlık yaparsan, arkadan çelme çakarsan, belediye hizmet aracının lastiklerini millete hizmet götüremesinler diye geceleyin indirirsen, millet bunu görür; bu hazımsızlığı görür. Senin sindiremediğini görür, hazmedemediğini görür. Bunun cezasını en ağır şekilde verir. O yüzden sen baskılarınla bizi sindiremezsin ama sen sindireceksin. Bu hazımsızlığı yapmayacaksın.” ifadesini kullandı.
Belediyelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan prim borçlarına değinen Özel, şunları kaydetti:
REKLAM
“AK Parti’den aldığımız her belediyeyi SGK ve vergi borcuyla aldık, faizleri var. SGK’nin toplam 100 lira alacağı var. Bu alacağın 10 lirası belediyelerden. Belediyelerin yüzde 65’i bizim, 6.5 lirası da bizden. Diyor ki ‘SGK’ye borçlarını ödesinler de SGK de maaş ödesin’. Yahu yüzde 10’u senin, MHP’nin, DEM’in ve bizim belediyelerimizden. Bunun yüzde 90’ı kimde? SGK’nin en büyük borçlusu senin yandaş şirketin. İkinci büyük borçlusu senin müteahhit şirketin. Üçüncü büyük borçlusu senin akraba şirketin. 4, 5,10 hepsi sana yakın şirketler. Şimdi bizim gırtlağımıza çökecekler, kendi deyimleriyle silkeleyecekler, paraları kesecekler, sonra yandaşları için yeni bir yapılandırma çıkaracaklar. Millet bu kötülüğü görsün. Varsa cesaretiniz lütfen açıklayın, SGK’ye kimin kaç para borcu var. Hangi şirket ne zamandır ödemiyor?”
“BAASCI DEĞİLİZ, OLMADIK”
Suriye’de Baas rejiminin devrilmesine ilişkin konuşan Özel, “Esat rejimi yıkılmış, ‘Ben haklı çıktım. diyor. Ya sen ne haklı çıktın? 13 sene önce demiş ki ‘Biz gideceğiz Emevi Camii’nde namaz kılacağız’. O namaz bu namaz mı? Arada 13 yıl var. Arada 238 şehit, 200 milyar dolar kayıp ve 4,5 milyon da sığınmacı var. İlk gün ‘hepsi dönüyorlar’ diye yalandan Çin’den otoban görüntüleri, kapılarda yığılma görüntüleri… Ama giden falan yok.” değerlendirmesinde bulundu.
CHP Genel Başkanı Özel, partisinin 13 yıl boyunca çözüm önerilerini dile getirdiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Diyor ki ‘Bunlar Baascı’. Baascı değiliz, olmadık, asla böyle bir şeyi kabul edemeyiz. Bana diyor ki ‘Sen Esad’la görüşmek istedin’. Evet istedim. Ben de söyledim, daha önceki dönemlerde de defalarca söyledik. Diyalog kurulmalı, demokrasiye davet edilmeli, Suriye’de yeni bir hükümetle yeni bir anlayışla birlikte bütün Suriye’yi temsil eden bir demokratik yapı kurulmalı. Seçimler yapılmalı, herkes evine ulaşmalı. Biz, sığınmacılar dönsün diye ‘Esad’la görüşelim, onu demokrasiye davet edelim’ dedik. Maalesef, bölge sıkıntıda. Esad düşünce, ‘Ben düşürdüm’ diyen, HTŞ oraya doğru yürürken, düşmeden iki gün önce camii çıkışında, ‘Gönlüm bunu istemiyor’ diyor. ‘Esad keşke benle görüşseydi’ diyor. Türkiye’nin Suriye politikası, 13 yılda büyük kayıplara sebebiyet vermiştir. Bir an önce Türkiye, hem sığınmacıları göndermeli hem kendi gündemine dönmelidir.”
Türkiye’nin asıl gündeminin emekli aylıkları ve asgari ücret olduğunu vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Emekliler için geçim haktır, bir asgari ücret şarttır. Asgari ücretlinin gerçek enflasyonu yüzde 76’dır. Asgari ücretliye 30 bin liranın altında verilecek her maaş yoksulluğun tırmanmasına, açlığın yükselmesine, vatandaşın zor durumda kalmasına sebebiyet verir. Onun için emeklilere bir asgari ücret istiyoruz, ayrıca asgari ücretin 30 bin lira olmasını ve gelecek sene temmuzda enflasyon zammı almasını istiyoruz. ‘Asgari ücret talebimiz 30, bunun altında yokuz’ diyoruz.”
Açılışta Özel’e, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ilçe belediye başkanları, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, Başak Cengiz’in ailesi ve vatandaşlar eşlik etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Ekonomide yeniden dengelenmeyi sağladık ve şoklara karşı dayanıklılığımızı artırdık” ifadesini kullanan Bakan Şimşek, “Vatandaşlarımız müsterih olsun. Gıdadan eğitime, ulaştırmaya enflasyonda hissedilir yavaşlama başladı. 2025’te de devam edecek” dedi.
“VATANDAŞLARIMIZ MÜSTERİH OLSUN”
AA’nın haberine göre; Bakan Mehmet Şimşek, “Vatandaşlarımız müsterih olsun. Birçok alanda enflasyonda hissedilebilir yavaşlama başladı.” dedi.
2023 yılının ikinci yarısından bu yana uyguladıkları Orta Vadeli Program sayesinde önemli kazanımların olduğunu belirten Şimşek, öncelikle makrofinansal istikrarı güçlendirdiklerini söyledi. Ekonomide yeniden dengelenmeyi sağladıklarını ve şoklara karşı dayanıklılığın artırıldığını dile getiren Şimşek, cari açığın milli gelire oranının yüzde 5,5’ten yüzde 1’in altına inmiş olmasının değerli olduğunu söyledi.
REKLAM
Bakan Şimşek, rezervleri artırarak rezerv düşüklüğünü endişe kaynağı olmaktan çıkardıklarını vurgulayarak, bunun “carry trade üzerinden sağlandığı” yönündeki iddialarının doğru olmadığını, artışın üçte ikisinden fazlasının uzun vadeli, makul maliyetli dış kaynak ve Türkiye’deki portföy tercihlerinden kaynaklandığını dile getirdi.
Son 1,5 yılda ülke risk priminin 450 baz puandan fazla düştüğünün, aynı dönemde gelişmekte olan ülkelerdeki risk primindeki düşüşün bunun 10’da biri olduğunun altını çizen Şimşek, “Program yoksa, program başarılı bir şekilde uygulanmıyorsa ülkenin risk primi kendisine benzer ülkelerden nasıl oluyor da aynı dönemde 10 kattan fazla düşüyor, diye sormak lazım.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin dış kaynak maliyetinin yüzde 30 düştüğünü belirten Şimşek, reel sektör ve bankaların çok daha uygun koşullarda finansmana eriştiğine dikkati çekti. Türk lirasına güven kazandırdıklarını anlatan Şimşek, program öncesi yüzde 36 seviyesine düşen Türk lirasının toplam mevduat içindeki payının yüzde 57’yi aştığını bildirdi.
“2024’TE DEVAM EDEN KKM HESAPLARINDAN HERHANGİ BİR ZARAR SÖZ KONUSU DEĞİL”
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Kur Korumalı Mevduat (KKM) konusundaki eleştirilere yanıt vererek, “KKM, tam 68 haftadır kesintisiz şekilde düşüyor. KKM stoku geçen sene 3,4 trilyon lirayla zirvedeydi, bugün itibarıyla 1,2 trilyon liranın altına düştü. 2024’te mevduat faizi ortalama yüzde 54,6 ama kur artışı bunun yarısı bile değil. Dolayısıyla 2024’te devam eden KKM hesaplarından herhangi bir zarar söz konusu değil.” diye konuştu.
REKLAM
Programın bir unsurunun da mali disiplini güçlü şekilde yeniden tesis etmek olduğunu ifade eden Şimşek, deprem harcamalarına rağmen bütçe açığını kontrol altına aldıklarını ve düşürmeye başladıklarını söyledi.
Şimşek, Türkiye’nin bu sene dünyada 3 büyük kredi derecelendirme kuruluşu tarafından notu 2 kademe birden artan tek ülke olduğuna işaret ederek, programın hedeflerine değindi.
Programı uygularken küresel ekonomideki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini kaydeden Şimşek, “Küresel koşullar, programın başında zordu. Çünkü geçen sene küresel faizler yüksekti. Küresel ticarette artış zayıftı ve ticaret ortaklarımızın büyümesi oldukça düşüktü. Ancak 2025’te küresel koşullar program açısından çok daha elverişli hale gelecek. Çünkü 2025’te ticaret ortaklarımızın büyüme performansının iyileşmesi bekleniyor. Bu yıl faiz indirimlerine başlayan gelişmiş ve gelişmekte olan ülke merkez bankalarının önümüzdeki dönemde de indirimlere devam etmesi, yani küresel finansal koşulların daha elverişli olması bekleniyor. Emtia fiyatlarının düşük seyredeceği tahmin ediliyor. Bütün bunlar program açısından olumlu.” değerlendirmesinde bulundu.
REKLAM“ENFLASYONU KALICI OLARAK DÜŞÜRMEK İÇİN GEREKLİ ZEMİNİ OLUŞTURDUK”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti hükümetleri olarak her zaman daha müreffeh Türkiye inşa etme hedefiyle çalıştıklarını anlatan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Makroekonomik dengesizlikleri gidermek için uyguladığımız politikalarla 2024’te iç talep yavaşladı ve ekonomide yeniden dengelenme başladı. Dezenflasyon sürecinde büyüme öngörülerimiz doğrultusunda. Kısa vadede yavaşladı. Ancak bu geçicidir. Sanayi üretimindeki sınırlı daralmaya bakarak genel ekonomik gidişata ilişkin yorum yapmak eksiklik olacak. Çünkü ekonominin geri kalan yaklaşık yüzde 79’u büyümeye devam etmektedir. Önümüzdeki yıl daha destekleyici olacak olan küresel koşullarla birlikte dezenflasyon sayesinde oluşacak elverişli yurt içi finansal koşullar ve artan reel sektör güveninin ekonomik aktiviteyi olumlu etkilemesini bekliyoruz.”
Şimşek, uyguladıkları politikalar sayesinde enflasyonun bu yılın mayıs ayındaki zirve seviyesine göre 28 puan gerilediğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
“Dezenflasyona yönelik politikalara daha geç tepki veren ve geriye dönük fiyatlamanın olduğu hizmetlerde enflasyon yüksek seyrediyor. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Gıdadan dayanıklı mallara, eğitimden ulaştırmaya birçok alanda enflasyonda hissedilebilir yavaşlama başladı. 2025’te devam edecek. Enflasyonu kalıcı olarak düşürmek için gerekli zemini oluşturduk, çerçeve şekillendi. 2025’te 4 temel faktör nedeniyle enflasyon düşmeye devam edecek. Birincisi, para politikasının gecikmeli etkisi daha belirgin hale gelecek. İkincisi, bütçe açığını azaltarak, kamu maliyesinin enflasyonla mücadeleye daha güçlü destek vermesini sağlayacağız. Üçüncü olarak bütçe imkanları çerçevesinde bazı yönetilen ve yönlendirilen fiyatları enflasyon hedefiyle uyumlu şekilde belirleyeceğiz. Son olarak gıda, konut ve enerji gibi temel alanlarda arzı artıracak proje ve reformlara hız vereceğiz.”
REKLAM“VERGİ ADALETİNİ GÜÇLENDİRMEYİ AMAÇLIYORUZ”
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, yaklaşık 56 milyar dolar olan cari açığın bugün yaklaşık 8 milyar dolar seviyesine düştüğünü ifade ederek, cari açıkta düşüşü kalıcı hale getirmek için yapısal reformların hızlandırılması gerektiğini dile getirdi.
Kamuda harcama disiplinini sağlayacak adımları attıklarını anlatan Şimşek, “Kamu İhale Kanunu’nda çok kapsamlı revizyona gittik. Buna ilişkin düzenlemeleri grubumuza gönderdik. KİT yönetişim reformu konusunda da yapısal reformu tamamlayıp yine taslağı partimizin yetkililerine ilettik.” dedi.
Şimşek, Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre, 60 gelişmiş ve gelişmekte olan ülke arasında Türkiye’nin en düşük kamu borcuna sahip 6’ncı ülke olduğunun altını çizerek, kur riskini azaltmak amacıyla ağırlıklı olarak Türk lirası cinsinden borçlandıklarını, borcun vadesini uzatarak stokun refinansman riskini azalttıklarını, faiz riskini azaltmak için değişken faizli borçlanmanın payını sınırladıklarını ve güçlü nakit rezervi tutuklarını belirtti.
Vergi adaletini güçlendirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Şimşek, yapılan vergi düzenlemelerine değindi. Vergi harcamalarını başta vergi adaleti olmak üzere, ekonomik, sosyal ve çevresel hedefleri desteklemek için etkin politika aracı olarak kullandıklarına dikkati çeken Şimşek, Türkiye’nin büyüme potansiyelini artıran, istihdama katkı sunan yatırım, üretim, AR-GE, ihracat faaliyetlerine vergisel teşvikler verdiklerini söyledi.
REKLAM
Şimşek, “vergi harcamalarının sadece sermaye kesimine sağlandığı yönündeki” iddiaların da gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, “En büyük vergi harcama kalemi nedir biliyor musunuz? Asgari ücretten vergi almamamızın 2025’teki maliyeti 853 milyar lira. Bütün vergi harcamalarının neredeyse 3’te biri. AR-GE faaliyetleri ve istihdam sağlayacak yatırımlar için 683 milyar lira vergi harcaması öngörüyoruz. Biz yatırımları desteklemeyelim mi? AR-GE’yi desteklemeyelim mi?” diye konuştu.
Kayıt dışılıkla mücadele kapsamında yapılan denetimlere ilişkin bilgi veren Şimşek, vergi borçlarının silindiği iddialarının da gerçeği yansıtmadığına işaret etti. Şimşek, “Meclisimizin kanun düzenlemesiyle ancak alacaklar silinebilir.” ifadesini kullandı.
“AYLIK VE ÜCRETLERDE İYİLEŞTİRMELERLE ENFLASYONUN ÜZERİNDE ARTIŞ YAPILDI”
Bakan Şimşek, çalışanların ve emeklilerin her zaman yanında olduklarını vurgulayarak, aylık ve ücretlerde iyileştirmelere gidildiğini ve enflasyonun üzerinde artış yapıldığını söyledi. Buna ilişkin örnekler veren Şimşek, “Çalışanlarımızı, emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz. Bu programda da hedefimiz bu yönde, değişmedi. Enflasyon şu anda yüzde 47’dir, yıl sonu muhtemelen yüzde 45 olacak. Bu yıl en düşük memur maaş artışı yüzde 78. Enflasyonun 1,7 katı. En düşük emekli aylığı yüzde 68 arttı, enflasyonun 1,5 katı. Asgari ücret de muhtemelen enflasyonun üzerinde seyredecek.” değerlendirmelerinde bulundu.
REKLAM
Bütçede öğrencilerin, gençlerin, engellilerin, 65 yaş üstü büyüklerin, çiftçilerin, esnafın, sanatkarların, çalışanların, emeklilerin ve toplumun bütün kesimlerinin bulunduğunu belirten Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Temelleri sağlamlaştırmak hususunda önemli mesafeler kaydettik. Küresel ekonomide karşı karşıya kaldığımız meydan okumaların ve ülkemizdeki yapısal sorunların kolay çözümü olmadığını biliyoruz, kabul ediyoruz. Bu sorunları çözmek için uyguladığımız bir program var, bunu kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Çünkü amacımız bir taraftan makrofinansal istikrarı tesis etmek, bir taraftan tabii ki temel sorunları çözmektir. Kaynaklarımızı daha verimli kullanarak yatırımı, istihdamı, ihracatı artıracağız. Enflasyon yeni bir sorun değil. 70’lerde, 80’lerde, 90’larda da sorundu. AK Parti döneminde tek haneye indirmiştik, tekrar tek haneye indireceğiz.”
Öte yandan Bakan Şimşek’in Genel Kuruldaki sunumunu, eşi Esra Şimşek de dinleyici locasından izledi.
BAKAN BOLAT: TÜRKİYE EKONOMİSİ BU YILIN 9 AYINDA YÜZDE 3 BÜYÜDÜ
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TBMM Genel Kurulunda, Ticaret Bakanlığının 2025 yılı bütçesine ilişkin sunum yaptı.
Bolat, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları başladıktan sonra ateşkes sağlamak için çok uğraştıklarını belirterek, “İsrail’in katliamını durdurmak, Filistinli kardeşlerimize yardımlar ulaştırmak konusunda dünyada en önde gelen ülke olduk” dedi.
Jeopolitik gerilimlerin yanı sıra ticaret politikalarında yükselen korumacılık eğilimlerinin dünya genelinde büyük belirsizlikleri ortaya çıkardığını ifade eden Bolat, dünya ekonomisinin geçen yıl yüzde 3,3 büyüyerek tarihsel ortalamanın altında performans gösterdiğini anımsattı.
Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin ise 2023’te zayıf dış talep ve 6 Şubat’taki deprem felaketlerine rağmen yüzde 5,1 büyüyerek güçlü performans sergilediğini kaydetti.
Türkiye ekonomisinin bu yılın 9 ayında yüzde 3 büyüdüğünü hatırlatan Bolat, milli gelirin de rekor seviyeye çıktığını bildirdi.
Bolat, son yıllardaki mal ve hizmetler ihracatındaki artışa değindi. Türkiye’nin 100 milyar dolarlık orta-yüksek ve yüksek sanayi ürünleri ihraç ettiğini vurgulayan Bolat, son bir yılda gerçekleştirilen ihracat sonucunda 374,7 milyar dolar kazanıldığını anlattı.
Geçen yılın kasım ayında yıllıklandırılmış dış ticaret açığının 110 milyar dolar olduğunu anımsatan Bolat, “Son bir yılda kasım ayı itibarıyla dış ticaret açığımız 79,3 milyar dolara geriledi. Böylece 30,6 milyar dolar azalma sağlandı. Mal ve hizmetler ticaretindeki tüm bu olumlu gelişmelerle birlikte cari işlemler hesabımız da ekim ayında 1,9 milyar dolar fazla verdi. Böylece son 5 yıldır ilk defa üst üste 5 ay cari işlemlerde fazla verdi.” değerlendirmesinde bulundu.
Ömer Bolat, bu yıl cari işlemler açığının gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 1’inden daha düşük olacağını tahmin ettiklerini de söyledi.
“KOBİ’LERDE YEŞİL MUTABAKAT UYUMUNUN ALTYAPISINI HAZIRLIYORUZ”
İhracatı artırmak amacıyla ihracatçı firmaları 42 destek programıyla destekliklerini ifade eden Bolat, bu alanda bu yıl 21 bin 545 firmaya 15,3 milyar dolar destek sağlandığını kaydetti. Bolat, ihracatın sürdürülebilirliğini sağlamak, pazar çeşitliliğini artırmak için çalışmaların devam ettiğini dile getirerek, İhracat Akademisi ile mevcut 140 bin ihracatçı firma sayısını 2030’a kadar 200 binin üzerine yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi.
Ticaret Bakanı Bolat, yeşil dönüşüm uyum çerçevesinde dijital dönüşümle bağlantılı olarak firmaları stratejik alanlarda desteklediklerini belirterek, şunları kaydetti:
“KOBİ’lerde yeşil mutabakat uyumunun altyapısını hazırlıyoruz. Sektörlerle koordinasyon içinde çalışıyor, Eximbank kanalıyla finans destek paketi sağlıyoruz. Kolay İhracat Platformu ve E-Kolay İhracat Platformu ile isteyen, ihracat yapmak isteyen firmalarımıza çevrimiçi rehberlik ediyor, danışmanlık hizmetleri veriyoruz. Hizmetler ihracatımızda da bugüne kadar verdiğimiz destekler 10,1 milyar Türk lirasına ulaştı. 2024 yılı içinde tahsis edilen 5,1 milyar liralık destek bütçemizi firmalarımıza ödedik. Desteklerden yararlanan firma sayısı da 3 bin 272’ye yükseldi.”
Bu yılın 11 ayında 43,7 milyar dolarlık destekle ihracatçıların yanında olmaya devam ettiklerini ifade eden Bolat, ihracatçılara verilen diğer desteklere ilişkin bilgiler verdi.
Ömer Bolat, serbest bölgelerde yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik çalışmaların da devam ettiğini vurguladı. Bu yılın 11 ayında serbest bölgelerden 11,8 milyar dolarlık ihracat yapıldığını bildiren Bolat, “Yerli sanayimizi haksız ticarette, haksız rekabete neden olan dampingli ve sübvansiyonlu ithalat veya artan ithalat kaynaklı zarar ve tehditlere karşı da en fazla koruyan ülkeler arasında yer alıyoruz. Halihazırda 130 adet dampinge ve sübvansiyona karşı tedbirimiz, 115 adet önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı tedbirlerimiz yürürlüktedir.” diye konuştu.
Bakan Bolat, yerli üretimi, sanayiyi, istihdamı ve ticareti korumaya hizmet eden etkili kararlar aldıklarına işaret etti.
Diplomasi faaliyetleri yürüterek mal ve hizmet ihracatını artırmaya gayret ettiklerini anlatan Bolat, “Türkiye-Avrupa Birliği ticaret hacmi 2024’te yüzde 4 artışla 216 milyar dolar seviyesine yükseldi. Gümrük Birliği güncelleme çalışmalarımızı hızlandırdık. Başta vize engeli, ulaştırma, tır geçiş belgeleri, serbest ticaret anlaşmaları uyumsuzluğu gibi konularda haklı taleplerimiz için görüşmeler yapıyoruz. Avrupa Birliği’nin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerini sektörlerimizle çalışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bolat, 18 kara gümrük kapısının yenilendiğini, Ağrı Doğubeyazıt Gürbulak Gümrük Kapısı’nda da yenileme çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.
EMLAK SEKTÖRÜNDE İSE YETKİSİZ KİŞİLER 1 OCAK’TAN İTİBAREN TAŞINMAZ İLANI VEREMEYECEK
Ticaret Bakanı Bolat, gümrük idarelerinin yasa dışı ticarete karşı güvenlik kalkanı vazifesi gördüğüne işaret etti.
Bu yıl 29,7 milyar Türk lirası değerinde 23,6 ton uyuşturucu yakalandığını anlatan Bolat, 21,2 milyar lira değerinde de kaçak ve yasa dışı ticari eşyanın ele geçirildiğini söyledi. Bolat, bu yıl 456 milyon lira değerinde elektronik sigara, 3 milyar 246 milyon lira değerinde 1 ton 200 kilogramlık kaçak altın yakalaması gerçekleştirildiğini belirtti.
Otomotiv sektöründe alınan tedbirlerle istikrarın sağlandığını ifade eden Bolat, emlak sektöründe ise yetkisiz kişilerin 1 Ocak’tan itibaren taşınmaz ilanı veremeyeceklerini hatırlattı.
Bolat, yapılan kanuni düzenlemeler ile fahiş fiyat ve stokçuluğun cezalarının artırıldığını kaydetti.
Yiyecek-içecek hizmeti sunan işletmelere tarife ve fiyat listesi bulundurma ve kapının önüne asma zorunluluğu getirdiklerini dile getiren Bolat, bu kapsamda 251 bin iş yerinin denetlendiği ve kurallara uymayanlara 323 milyon lira idari para cezası uygulandığı bilgisini verdi.
Fiyat denetlemeleri sonucunda tespit edilen aykırılıklar için 4 milyar 750 milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulandığını ifade eden Bolat, bu cezaların tahsil edildiğini bildirdi.
Ömer Bolat, yapılan kanuni düzenlemeler ile e-ticaret pazar yerlerinden on binlerce şirket, KOBİ ve esnafın çıkarılmasının engellendiğini de söyledi.
“FİLİSTİN’E EN FAZLA YARDIM GÖNDEREN ÜLKE KONUMUNDAYIZ”
Ticaret Bakanı Bolat, 7 Ekim 2023’ten sonra İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının katliam ve soykırıma dönüştüğünü belirterek, “Çoğu çocuk ve kadın yaklaşık 50 bin masum Filistinli kardeşlerimiz şehit düştü. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın başkanlığında hükümetimiz bütün ilgili ikili taraflı forumlarda, çok taraflı platformlarda, ülkeler bazında İsrail’in katliamını durdurmak, ateşkesi sağlamak, Filistinli kardeşlerimize yardımlar ulaştırmak konusunda dünyada en önde gelen ülke olduk.” değerlendirmesinde bulundu.
Bolat, 1948’den bu yana İsrail ve Filistin topraklarındaki değişimi gösteren haritayı milletvekillerine göstererek, Filistin’in bugün açık hava hapishanesi gibi olduğuna işaret etti. Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Filistin’in limanı, gümrüğü, polisi, askeri bulunmamaktadır. Dolayısıyla burada biz Türkiye Cumhuriyeti olarak 7 Ekim’deki İsrail’in saldırıları başladıktan sonra yardımlar ulaştırdık. Ateşkes sağlamak için çok uğraştık ve bu süreçte de ‘Birleşmiş Milletler tarafından tanınan ambargolara uymakla mükellefiz’ dedik. 15 Aralık tarihinde, 365 gün önce, ben bu kürsüde ‘İsrail’le ticareti özel şirketler, uluslararası şirketler yapıyor, devlet yapmıyor, Ticaret Bakanlığı yapmıyor.’ dedim. Biz 9 Nisan 2024 tarihinde 54 gümrük faslında, 1109 ürün başlığında İsrail’e ihracatı durdurduk. Bunu yapan ilk ülkeydik, tek ülkeydik ve İsrail’i ateşkese zorlamak için diğer dünya ülkelerini de bu konuda bize, bizim yanımızda yer alsınlar diye aldığımız bu karardan sonra İsrail’in kategorik olarak ateşkesi reddetmesi ve Gazze’ye hiçbir yardım ulaştırmaması karşısında 2 Mayıs 2024’te Cumhurbaşkanımızın başkanlığında hükümetimiz İsrail’le ihracatı da ithalatı da tamamen durdurdu.
Bizim bu çabalarımıza Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas 16 Ağustos 2024’te bu kürsüde dedi ki; ‘Türkiye Filistin için 10 milyarlık dolarlık feragat yaptı. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a, hükümete ve tüm halka teşekkürlerimizi, şükranlarımızı sunuyoruz.’ Filistin Milli Ekonomi Bakanı aynı demeci verdi.”
*Haberin fotoğrafları AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elektrik şebekeleri büyüyen enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere genişlerken, temiz enerjinin geliştirilmesini desteklemenin bir öncelik olmaya devam etmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, “Meta’da, nükleer enerjinin daha temiz, daha güvenilir ve çeşitlendirilmiş bir elektrik şebekesine geçişte önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” ifadesine yer verildi.
AA’nın haberine göre; açıklamada, bu nedenle yapay zeka ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaya yardımcı olması için nükleer enerji geliştiricilerini belirlemek üzere bir teklif talebi yayımlanacağı belirtildi.
REKLAM
Amacın, 2030’ların başından itibaren teslim edilmek üzere ABD’de 1-4 gigawatt yeni nükleer üretim kapasitesi eklemek olduğunun altı çizilen açıklamada, yeni nükleer jeneratörlerin geliştirilmesini hızlandırmak, ölçeklendirme yoluyla maliyet azaltmak ve endüstrinin karbonsuzlaşmasını ilerletirken Meta’nın enerji ihtiyaçlarını desteklemek için geliştiriciler arandığı aktarıldı.
Açıklamada, bu santrallere izin verecek, tasarlayacak, mühendislik yapacak, finanse edecek, inşa edecek ve işletecek ortaklarla çalışmanın, nükleer teknolojiyi hızlandırmak için gerekli uzun vadeli görüşü sağlayacağına inanıldığı kaydedildi.
TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ ARTAN ENERJİ TALEBİYLE NÜKLEERE YÖNELİYOR
Meta’nın nükleer enerji geliştiricileri aradığını duyurması, veri merkezlerinden gelen artan enerji talebini karşılamak için nükleere yönelen şirketlere yeni bir örnek oldu.
Microsoft eylül ayında, Three Mile Island enerji santralinde operasyonları tekrar başlatmak için anlaşma imzalamıştı.
Ekim ayında Google, küçük modüler reaktör (SMR) geliştiricisi Kairos Power’dan güç satın alacağını duyurmuştu.
Aynı ay Amazon, karbonsuz enerjiye geçiş planının bir parçası olarak SMR anlaşmaları yapmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay 29 Kasım’da saat 16.00 sıralarında meydana geldi. Sarıköy Mahallesi’nde seyir halinde olan minibüsün tamponuna bağlanan iple boynundan çekilen köpek, bir başka sürücü tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.
İDARİ PARA CEZASI KESİLDİ

Sürücünün şikayeti üzerine soruşturma başlatılırken, minibüsteki kişilerin Y.Ç. (51) ve A.A. (71) olduğu tespit edildi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemede, çipsiz ve kimliksiz olduğu belirlenen köpeğin kendilerine ait olduğunu söyleyen şüphelilere 65 bin TL idari para cezası kesilirken, köpek veteriner kontrolüne alındı.
REKLAM
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’da yer alan habere göre Arslan’ın 13 yaşındaki oğlu S.D.A., annesinin öldürülmesinin ardından Sevgi Evleri’ne yerleştirildi.
YURDA GERİ DÖNMEDİ
REKLAM
22 Kasım cuma günü okuldan çıktıktan sonra S.D.A. yurda geri dönmedi. Bunun üzerine yetkililer, polise kayıp başvurusunda bulundu.
Elif Ceren ArslanKÜÇÜK ÇOCUKTAN BİR İZ YOK
İhbar üzerine harekete geçen Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, yaptığı çalışmada S.D.A.’nın Konya’da olmadığını belirledi.
ANNESİNİN YAKINLARINA GİTMİŞ OLABİLİR
Ekiplerin, 13 yaşındaki S.D.A.’nın, annesinin yakınlarının yanına gitmiş olabileceği üzerinde durduğu öğrenildi.
4 çocuk annesiydi… Elif’in katili belli oldu! Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre Uçum, Anadolu Yayıncılar Federasyonunun “Anadolu Sohbetleri” etkinliğinde medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi, soruları yanıtladı.
“Terörsüz bir Türkiye hedefine nasıl ulaşılacak?” sorusu üzerine Uçum, “1 Ekim’den itibaren başlayan bir dönem var. Bu dönemin ne olduğu şeklinde birçok tartışma yapılıyor. Devletin aldığı bir inisiyatiften söz ediyoruz. Bu eski tarzda ya da yeni versiyonda bir çözüm süreci değil.” yanıtını verdi.
REKLAM
Devletin daha önce tecrübe ettiği ve sonuç alamadığı yöntemleri bir daha uygulamayacağının altını çizen Uçum, “terörsüz Türkiye” hedefinin, terörün siyaset, kültür, dil, temsil alanlarından, teröre meşruiyet kazandıracak kazandırabilecek her türlü mecradan tasfiyesi olduğunu söyledi.
Terör örgütünün baskısı, vesayeti altında siyaset yapan partilerin olduğuna dikkati çeken Uçum, bunların terör vesayetinden kurtulmasının son derece önemli olduğunu vurguladı.
Kesintisiz ve organik bütünlük ilkesine uygun terörle mücadelenin önemine işaret eden Uçum, şunları kaydetti:
“Artık önümüzdeki yıl ülke içinde ortada bir terör riski olmayacak. Çok az sayıya düşmüş teröristler de temizlenmiş olacak. Irak’ta, Suriye’de terörle mücadelenin birbirinden ayırt edilmeden yapılması… Çünkü Irak ve Suriye’deki terör örgütleri arasında bir organik bütünlük söz konusu, ortak yönetime sahip. Ortak perspektifle hareket ediyorlar. Dolayısıyla bunları ayırt ederek terörle mücadelede yeni konsept yaklaşımlarının gündeme getirilmesi Türkiye’nin kabul edebileceği bir şey değil. Bu konuda Cumhurbaşkanı’mız zaman zaman vurguyla ‘bir terör yapılanmasına Suriye’de asla izin verilmeyeceğini, bir teröristan kurulmasına izin verilmeyeceğini’ söylüyor.”
REKLAM
Terörle mücadelede organik bütünlük ilkesinin, terör örgütlerine kadro, finans ve lojistik merkez gibi kullanılan yerel yönetimleri de kapsadığını aktaran Uçum, “Hiçbir yerel yönetim, belediye terör örgütüne kadro, finans, lojistik destek veremez. Vermesi de düşünülemez. Dolayısıyla onlara yönelik atılan adımların tartışılması aslında terörle mücadelede zaaf üretmeye dönük bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.” diye konuştu.
Uçum, organik bütünlük ilkesinin içinde kayyumlar konusunun da olduğunu belirterek, “Bununla ilgili süreç Cumhurbaşkanı’mızın yaptığı açıklamada da görüldüğü gibi devam edecektir.” dedi.
“KÜRT SORUNU, EMPERYALİZM TARAFINDAN ÜRETİLMİŞ BİR SORUN”
Bir yandan terörle mücadele kesintisiz devam ederken, öte yandan terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dile getirdiği milli birlik ve kardeşliği güçlendirme yaklaşımının ısrarla sürdürüleceğini vurgulayan Uçum, burada birbiriyle uyumsuz iki sürecin söz konusu olmadığını söyledi.
Burada Türkiye’ye dayatılan meselenin “dış Kürt sorunu” olduğunu belirten Uçum, “Dışarıdaki Kürtler bizim için sorundur anlamında söylemiyorum bunu. Emperyalizm bir dış Kürt sorunu üretti. Niye bu dış? Çünkü bizim nesnelliğimizle, coğrafyamızla, kültürümüzle, toplumsal yapımızla ilgisi olmayan bir sorun. Bir proje Kürt sorunu, emperyalizm tarafından üretilmiş bir sorun.” ifadelerini kullandı.
REKLAM
Uçum, 1980 darbesinin, ABD kontrolünde, NATO destekli “Türkiye’yi Batıcı projeler için hazırlamayı amaçlayan” bir darbe olduğuna işaret ederek, bu darbenin “Türkiye’de bir Kürt sorunu üretme projesi” olduğunu, Kürtleri, Türkiye Devleti’ne düşman etmek için her şeyin yapıldığını söyledi.
Bu projenin Türkiye’nin içindeki kısmı olan “iç Kürt sorunun” ise inkar ve ret politikaları olduğunu belirten Uçum, bu konuda 2002’den itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetiminde somut adımlar atıldığını, bu politikaların tamamen bitirildiğini hatırlattı.
“DEVLERİN ALDIĞI GÜÇLÜ BİR İNİSİYATİF VAR”
Başta ABD olmak üzere emperyalist güçlerin “Kürtlere ülke ve devlet vaadinde” bulunduğuna dikkati çeken Uçum, “Peki Türkiye’nin Kürtleri için bu doğru mu? Türkiye’nin Kürtleri kurtuluş ve kuruluşla birlikte bu sürece gönüllü katılarak kendi kaderlerini tayin etme hakkını kullanmıştır. Hem de ebediyete kadar kullanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kürtlerin milli devletidir. Türkiye, Kürtlerin ülkesidir. Kürtleri devlet arayışına yönlendirmek emperyalist bir projedir.” dedi.
REKLAM
Kürtlere devlet vaadinin emperyalizmin Türkiye’yi bölme projesinin bir sonucu olduğuna işaret eden Uçum, “Türkiye’deki Kürtlerin statü ile ilgili bir sorunu yoktur. Sorunu olmayan bir konuda da bir haktan söz edilemez.” ifadelerini kullandı.
Uçum, geçmişte dindarlara, Alevilere, Kürtlere yönelik sorunların olduğunu, bunlarda mesafe katedildiğini, şu anda sorun olarak ifade edilen konuların artık Türkiye halkının ortak sorunları olarak görüldüğünü belirterek, şunları kaydetti:
“Şimdi bizim kurucu ilkelerimizi dağıtmaya, tasfiyeye dönük bu projenin tamamen bitirilmesi aşamasındayız. Neydi bizim kurucu ilkemiz? Kurucu Lider Atatürk’ün dediği ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.’ Buradaki Türkiye halkı kimi kapsıyor? Bütün kimlikleri kapsıyor. Türkiye halkı bir çeşitlilik ifadesidir. Türk milleti nedir? Bir birlik ifadesidir. Dolayısıyla kurucu ilkemiz budur. Bu ilkeyi sarsmaya, bizim Kürtlerimizi asli unsuru olduğu Türk milletinden koparmaya çalıştılar. 40 yıldır da bunun için çok yoğun çaba veriyorlar. Gelinen noktada artık bu projeleri tamamen ortadan kaldırmak, tamamen tasfiye etmek konusunda devletin aldığı güçlü bir inisiyatif var.”
REKLAM“ARTIK TERÖR VESAYETİNDE SİYASET YAPAN BİR PARTİ OLMAYACAK”
Türkiye Kürtlerinin ne Türk milletinin asli unsuru olması bakımından ne Türk vatandaşlığı hakları bakımından herhangi bir probleminin olmadığını, bu konuda herhangi bir ayrımcılığın bulunmadığını vurgulayan Uçum, “Bizim mücadele ettiğimiz konu ‘Kürtlere statü hakkı’ şeklinde ifade edilen, buradan yola çıkarak Kürtleri devlet arayışına yönelten ya da Kürtlere devlet vadeden ve Türkiye’yi bölmeyi hedefleyen emperyalist projedir. Devlet bu konuda inisiyatif almıştır. Bu projeyi bütün yönleriyle ve kökten çöpe atacak bir süreç yürütecektir.” diye konuştu.
“Bu süreçte DEM Parti ve PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’dan ne bekleniyor?” sorusu üzerine Uçum, şunları ifade etti:
“Cumhurbaşkanı’mız dün de açıkladı, geçmişte de demişti. Silahlar gömülecek, silah bırakılacak, Türkiye’ye yönelik terör pratikli süreçler sonlandırılacak. Türkiye’yi tehdit eden sınır ötesi silahlı gruplar, paralı askerler, paramiliter güçler Türkiye’ye tehdit olmaktan çıkacak. Biz somut olarak bunları istiyoruz. TBMM çatısı altında artık terör vesayetinde siyaset yapan bir parti olmayacak. Ya bunlar bunu bir iradeyle, kendi tercihleriyle, geliştirecekleri politikalarla hayata geçirecekler ya da gerekirse her türlü hukuki tedbir alınacak. Terörle mücadelenin askıya alınması diye bir şey tamamen gerçek dışı bir iddia. 1 Ekim’den sonra yaşananları görüyorsunuz. Hangi noktada devlet taviz vermiş? Kayyumlar sürecinde mi teröre yönelik operasyonda mı taviz vermiş? Terörle organik bütünlük ilkesi çerçevesinde mücadelede mi taviz vermiş? Irak’a gitmiş, Suriye’yi mi bırakmış? Bu da yok. Gerçekliğe aykırı bu iddiaların anlamlı görünmesi de ayrı bir sorun. Ne istediğimiz çok açık, terörsüz Türkiye hedefinde terörü Türkiye’nin sosyal, siyasal, kültürel yaşamından tamamen tasfiye etmek. Aynı zamanda pratik olarak da tamamen sıfırlamak. Sınır ötesinde de kalıcı güvenliği sağlayabilecek tedbirleri almak.”
REKLAM“ÖCALAN İLE ÖRGÜT ARASINDAKİ DURUMUN TEŞHİRİ İÇİN ÖNEMLİ”
“Cumhurbaşkanı Erdoğan yaşanan süreçle ilgili ‘umutkar görmüyorum’ ifadelerini kullandı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Uçum, “Cumhurbaşkanı’mızın çok umutkar görmüyorum mealinde söylediği laf, devletin bu terörsüz Türkiye hedefine yönelik aldığı inisiyatifle alakalı bir şey değil. Buna destek vermesi gerekenlerin tutumuyla alakalı. Yani DEM ve diğerleriyle alakalı, belki Öcalan’la alakalı. Ama orada da Cumhurbaşkanı’mız, ‘devlet her türlü imkanı ve aracı kullanır’ diyor.” yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda ilerlenmeyeceği şeklinde bir kanaat belirtmediğini ifade eden Uçum, “Terörsüz Türkiye hedefine destek vermesi gereken aktörler, terör vesayetinden kurtulması gereken aktörler bu konuda üzerlerine düşeni yapmasalar bile, devlet bu inisiyatifini sonuna kadar sürdürecek. Burada artık yepyeni bir paradigma var.” dedi.
Uçum, DEM Parti’nin Öcalan ile yapacağı görüşmeye değinerek, “Mesele görüşme yapılması değil, görüşmenin içeriğidir. Öcalan yeğenine ‘ben, terörsüz Türkiye hedefine her türlü katkıyı yaparım’ dedi. DEM de terörsüz Türkiye hedefine katkı yapacağını düşünüyorsa, terör vesayetinden kurtulmak istiyorsa, o zaman Öcalan ile görüşmeyi bu içerikte yapmaları, bir mutabakat sağlamaları, bununla ilgili de adım atmaları gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.
REKLAM
“Abdullah Öcalan üzerinden geçmişte çağrılar yapıldı, Öcalan yazılı açıklamalar gönderdi. O dönemde Kandil ve yandaşları ‘bu tutsaktır, tutsak olan kişi iradesini yansıtamaz’ diyerek bunu kabul etmedi. Şimdi bu süreçte Kürt vatandaşlara ‘biz, her türlü adımı atıyoruz, sizin adınıza hareket edenlerin ne kadar samimiyetsiz olduklarını görün’ mesajı mı veriliyor?” sorusu üzerine Uçum, şunları ifade etti:
“Geçmişte devlet Öcalan’ın mesajlarını okuttu Nevruz’larda. Ama geçmişteki süreçlerde bir tür müzakere havası da vardı. Bu devlet inisiyatifinde müzakere, mütareke yok. Dolayısıyla geçmiştekinin aynısı değil. Geçmişte Öcalan’la görüşmeler o müzakere havası içerisinde karşılıklı değerlendirmelere dayalı görüşmelerdi. Bugün Öcalan’dan sadece ne yapması gerektiğine ilişkin bir yaklaşım bekleniyor. Yani onun ileri süreceği unsurlar, şunlar, bunlar karşılık bulacak bir pozisyonda değil. Ya bunu yapacak ya yapmayacak. Yaparsa etkisi olur mu olmaz mı, o da ayrı bir konu. Öcalan’ı kendi örgütü, emperyalist güçler hepsi istismar ediyor. ‘İstismar ediyorlarsa da etsinler bize ne sonuçta o da terörist başı’ denebilir. Ama bir realite de var, kendi örgütü Öcalan’a ‘irade’ diyor, ama bu iradenin göstermelik olduğu şeklinde birçok pratikle karşılaştık. Dolayısıyla bu olay aynı zamanda Öcalan ile örgüt arasındaki durumun da teşhir edilmesi bakımından son derece önemli.”
REKLAM“MARDİN’E KAYYUM AHMET TÜRK’Ü DE KURTARMIŞTIR”
“ABD’de Donald Trump’ın başkan seçilmesi, Suriye’deki teröristan projesi bizi nasıl etkileyecek?” sorusuna Uçum, “Küresel sistemdeki gelişmeler, dinamikler, güçlerin yeniden dağılması, Orta Doğu’ya ilişkin hesabı olan güçler, bunları devlet dikkate alıyor, değerlendiriyor. Ama çok net, bize bir bölünme projesi dayatılmış. Biz, savaşmadan böyle bir projeyi kabul edemeyiz. O geliyor, bu geliyor diye bu mücadeleden vazgeçemeyiz. ‘Güvenli bölgeyi size garanti edelim ama daha aşağılarda bir yapı kurulsun, siz de onlara izin verin, hatta hamisi olun’ gibi Amerikancı projeleri kabul edemeyiz.” cevabını verdi.
Türkiye’ye birçok şeyin dayatıldığını ve meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirten Uçum, “Biz de ne yapacağız? Dünyada farklı dinamikler oluyor, o geliyor, bu geliyor diye… O zaman sonuna kadar savaşırız. Kazanır mıyız, kazanmaz mıyız o hesabı olanlar düşünsün. Türkiye şu anda gücünün zirvesinde bir noktada. Bu tip inisiyatifleri aldığında geçmişte olduğu gibi devlet içinde birbiriyle çatışan odaklar, devlet içine çöreklenmiş çeteler gibi sorunlarımız yok.” dedi.
Uçum, devletin bu inisiyatifine toplumun sessiz bir onayının bulunduğunu, bunun sese ve söze dönüşeceği günlerin yakın olduğunu söyledi.
“Öcalan’a çağrıyı da kastederek soruyorum, bu işin başlangıcı Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısı mıdır? Bir yaklaşım farkı var mıdır? Buna bir örnek de Ahmet Türk konusu. Kayyumlar konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan çok net tutum alırken, Ahmet Türk ile ilgili Devlet Bahçeli daha ılımlı mesajlar veriyor.” sorusunu Uçum, “Bir yaklaşım farkı yok. Sayın Bahçeli, Ahmet Türk ile ilgili yaptığı açıklamada ‘Ahmet Türk istismar edilmiştir’ dedi. Kim etmiş Ahmet Türk’ü istismar? Terör örgütü. Mardin’e kayyum görevlendirilmesi Ahmet Türk’ü de kurtarmıştır. Sayın Bahçeli de bundan son derece memnundur. Mardin’e kayyum görevlendirilmesiyle ilgili Sayın Bahçeli’nin farklı görüşü söz konusu değil.” yanıtını verdi.
“Kayyumlara ilişkin” bir soru üzerine Uçum, “Ben terörle mücadelede kayyum süreçlerini şöyle yapıyım da terörsüz Türkiye hedefine DEM’i şöyle zorlayım diye bir ilişki yok. Bu inisiyatif alınmasaydı da kayyum süreçleri devam edecekti. Bundan sonra devam edip etmeyeceği o belediyelerin terör örgütüne kadro, finans ve lojistik merkezi olarak kullanılıp kullanılmayacaklarına bağlı.” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre jandarma ekipleriyle selamlaşan Özel, Kaymakam Oğuz Alp Çağlar ile bir süre görüştü. Özel, gazetecilere yaptığı açıklamada, CHP’li belediyelerin çocuğu, kadını önceleyen ve yoksullukla mücadele eden çalışmalarla vatandaşların gönlüne dokunduğunu belirtti.
Meryemana Evi’ndeki otoparkın protokolünün uzatılmadığını hatırlatan Özel, şöyle konuştu: “İnsanlar Selçuk’un öz değeri, Selçuk’u Selçuk yapan Efes ve Meryemana Evi’ne geliyor. Buradaki otoparka el koydular, bu otopark 54 yıldır işletildiği için önemli de gelir getiriyor. Bu otoparktan gelen gelir, 600 çalışanı olan Selçuk Belediyesinin gelirlerinin yüzde 60’ı. Esas yapması gereken işleri yapmak yerine CHP’nin parasına çöküyor ki Selçuk Belediyesi hizmet yapamasın, maaş ödeyemesin. Bugün emekçilerin ‘Meryemana Evi’ne dokunma, ekmeğimle oynama’ dediği budur.”
Özel, “yıllarca seçim kaybettikleri için yenilmenin adabını bildiklerini, kazandıklarında onurlarıyla ve kimseyi rencide etmeden işlerine baktıklarını” ifade etti. Seçimleri kazanmalarının ardından şımarıklık ve kibir içinde olmadıklarını söyleyen Özel, şunları kaydetti:
“Ama siz kaybetmeyi bilmiyorsunuz, kaybetmeyi bilmeyen bir daha kazanamaz. Kaybedince de millete saygılı olacaksın, engel olmayacaksın ve el koymayacaksın. Burada yapılan iş, kanunsuz, hukuksuz bir el atmadır. Ya biz burayı işletiyoruz ve para kazanıyoruz. Kazanılan bu parayla Selçuk’a hizmet ediyoruz. 600 işçi oradan aldıkları parayla Selçuk’a hizmet ediyor, hayırlı işlere harcıyoruz. Kursaktan ekmek geçiyor.”
Özel’e ziyarette Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da eşlik etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esenler Güney Hastanesi’nde staj yaptıktan sonra tutuklu sanık Hüseyin Günerhan tarafından işe alındığını söyleyen Çetin, Günerhan gittikten sonra yerine tutuklu sanık Damla Atak’ın geldiğini ifade etti.
Bebeğe ‘oksijen almıyor’ yaz dediler!
Çetin, yenidoğan yoğun bakımda işletme olduğunu bildiğini kaydederek, “Bunu tüm hastane biliyordu. Ben hemşire yardımcısı olarak çalıştım. Bebek Kaya öldükten 2-3 hafta sonra ayrıldım.” dedi.
Yenidoğan yoğun bakımına geceleri genelde tutuklu sanık doktor İlker Gönen’in geldiğini belirten Çetin, savunmasını şöyle sürdürdü:
REKLAM
“Kaya bebeğin ölümüne de doğumuna da şahit oldum. Bebek doğduktan sonra kimse müdahale etmedi. Yoğun bakıma alındı ve 2 gün sonra kanaması başladı. Gelmesi gerekenler hastaneye gelmeye tenezzül etmedi. Teslim aldığımızda bebek çok soğuktu. Monitör okumuyordu. Sorumluluğu hiçbir zaman kabul etmedim. Kendi üzerlerinden atmak için bebeğin ölümünü geceye bırakmak istediler. Damla Atak bana, ‘Başım ağrıyor. Beni aramayın.’ dedi. Gece doktoru bebeğin kötü olduğunu görmüştü. Bebek gece saatlerinde daha da ağırlaştı. Rıza Keykubad hocayı aradım, gelmesi gerektiğini söyledim. Hoca bana ‘500 gram zaten, çek fişini gitsin.’ dedi. Ben de vicdanımı rahatlatmak için kalp masajı yaptım. Benim sanık değil tanık olmam gerekiyor. Ben yoldan geçen bir kişi kadar müdahalede bulundum. Yetkilerimde var mı yok mu onu da bilmiyordum. Yaşaması için çabam var ama ihmalden yargılanıyorum. Takdir sizindir.”
Çetin, tutuklu sanık Rıza Keykubad’ın kaşesinin hastanede olduğunu ifade ederek, “Yoğun bakımda kamera vardı. Bir hemşire bacak bacak üstüne atsa, aranıp ‘İndir bacağını.’ denirdi. Kamera kayıtlarından bizi sürekli uyaran Müzeyyen’di (Ayşe Müzeyyen Yurtoğlu).” diye konuştu.
Denetime gönderilen nöbet listesinin gerçeği yansıtmadığını, sadece bebek Kaya’nın öldüğü günkü listenin doğru olduğunu söyleyen Çetin, “Damla beni arayıp, ‘Denetim geldi. Kaya bebekle ilgili ‘Oktay geldi, müdahale etti diyeceksin.’ dedi. Rıza Keykubad kendisini çocuk doktoru olarak tanıttı. Damla bana ‘Çocuk doktoru.’ dedi. Bunu söylerken tek ben yoktum, 3-4 kişiydik. Gıyasettin’i (Gıyasettin Mert Özdemir) ‘simsar’ olarak bilirim. Hastaları getiriyor olarak biliyorduk. Yüz yüze konuşmuşluğumuz yok. Damla Atak’la Gıyasettin sürekli iletişim halindeydi. Sanık Hüseyin Günerhan açık açık ‘Ben Şeyhmus’um.’ demiyordu ama kahvedeki adam onu doktor olarak biliyordu.” ifadelerini kullandı.
REKLAM“EVDE YATMAK DAHA RAHAT GELMİŞ DEMEK Kİ”
Sanık Çetin, Damla Atak hastaneye geldikten sonra hiçbir şekilde yenidoğanda doktor görmediğini belirterek, “Evde yatmak daha rahat gelmiş demek ki. Doktora ben haber vermişim gelmemiş. Ben elimden geleni yapmışım, daha ne yapabilirim? Ölecek diye bırakılan bir bebekti Kaya bebek.” dedi.
Davanın sanıklarından Hüseyin Günerhan, sanık Çetin’e “Kendini hastalara doktor olarak tanıtıyor muydun, tanıtmıyor muydun?” sorusunu yöneltti.
Çetin, “Beni bu tipte doktor olarak tanıtsam inanacak bir kimse var mı acaba? Bakın tipime, 2 yıl önce daha küçük gösteriyordum. Tüm hastalar beni asistan hemşire olarak tanıyordu zaten.” yanıtını verdi.
“YOLSUZLUK ORADA BAŞLADI”
Esenler Güney Hastanesi’nin mesul müdürü olan tutuksuz sanık doktor Ali Dirik, Medisense şirketini daha önce hiç duymadığını öne sürdü.
Hemşire bulma konusunda sıkıntı çektiklerini kaydeden Dirik, Fırat Sarı’ya hastaneden ulaşıldığını, danışmanlık hizmeti adı altında tanışıldığını belirtti.
REKLAM
Dirik, bir gün boş ilaç kutularını görünce hemşireleri çağırdığını belirterek, “Hemşirelere, ‘Bu ilaçları uyguladınız mı?’ dedim, ‘Hayır’ dediler. Kullanmadıklarından emin oldum. Fırat Sarı’yı arayarak, ‘Bunlar SGK’ya fatura edilmiyor.’ dedim. Yolsuzluk orada başladı. Dosyaları incelemeye başladım. Eksiklik vardı. Fırat Sarı’ya eksik dosyaları getirmesini söyledim. Birazını getirdi. İlaçları tarif etmesini söyledim. Tarif edemedi. Hastaneye geldi, tartıştık. Bana, ‘Savcı tanıdığım var.’ dedi. Ben de artık danışmanlık hizmeti almamaya karar verdim. Onların hemşirelerini işten çıkardım.” dedi.
Ardından yenidoğan yoğun bakımını yeniden düzenlediğini söyleyen Dirik, “Damla Atak’ı sorumlu yaptım. Gündüz doktor Oktay Bey vardı. Şeyhmus Bey’in ayrılması için ihbar süresi vardı. Şeyhmus Bey’in istifasının olduğu gün başka bir doktorun girişini yaptım. Şeyhmus Bey danışmanlık şirketinden gelmişti. Birini bulmadan Şeyhmus’u gönderemezdim. Bulduğum gün gönderdim. Şeyhmus’un yasal sorumlulukları vardı.” diye konuştu.
“O SAATTE KİMSE O HASTANIN RİSKİNİ AMAZDI”
Dirik, Kaya bebekle ilgili gece gebelik zehirlenmesi olduğu gerekçesiyle arandığını belirterek, “Farklı yerleri aramışlardı. İstanbul’da yer bulunmaması imkansız ama o saatte kimse o hastanın riskini almazdı. Doktorlar korkuyor artık, ‘Ben alırım.’ dedim. Öğrendim ki bebek 500 gram doğmuş, anne stabil gidiyor. İkinci gün de Oktay Bey gündüz bebeğe baktı. Ben anneye bakarken anne biraz toparlandı. Damla’ya, ‘Siz bebeğe ne yaptınız, ne ettiniz?’ dedim. ‘Oktay Bey’le gerekeni yaptık.’ dedi. Anneyi taburcu ettik.” ifadelerini kullandı.
REKLAM
Sanık Dirik, aynı gün saat 11.00 sıralarında denetleme ekibinin geldiğini anlatarak, “Denetim esnasında bir savcı sohbeti geçiyor. Evrakta Yavuz Engin yazıyor, Büyükçekmece yazıyor. Fırat Sarı bana ‘Savcı tanıdığım var.’ demişti. Ben de o zaman o savcı bu savcı dedim.” diye konuştu.
Hastanenin bulunduğu yerin Bakırköy’e bağlı olduğunu kaydeden Dirik, denetimdeki söz konusu evrakın Bakırköy’den gelmesi gerektiğini söyledi.
Dirik, savcıyla ilgili konuşmasının yer aldığı tape kaydının sorulması üzerine, “Bu Fırat Sarı’nın kulağına gitsin diye söyledim. ” dedi.
Kaya bebeğin öldüğü gece kimin nerede çalıştığını bilemeyeceğini dile getiren Dirik, “Ben sadece erişkin yoğun bakıma girerdim. Acil bir durumda kimi arayacaklarını bilirlerdi. En kötü bana ulaşırlardı.” ifadelerini kullandı.
Esenler Güney Hastanesi’nin sahibi tutuksuz sanık Ayşe Müzeyyen Yurtoğlu da savunmasında, hastanedeki doğum sayılarının artması üzerine doktor ihtiyacı oluştuğunu belirtti.
Danışmanlık ücretlerine baktıklarını ancak anlaşamadıklarını ifade eden Yurtoğlu, “Bir arkadaşımın önerisiyle Fırat Bey’i aradım. Hastaneye geldi, konuştuk. Birçok hastaneye danışmanlık hizmeti verdiklerini söyledi. Ben neonatologlarının da olduğunu öğrenince memnun oldum. Başhekim Ali Bey’de arayış içindeydi. Kendisini çağırıp danıştım. Ali Bey’le de tanıştırdık kendilerini. Kabul ettik ve süreç başladı.” dedi.
REKLAM
“Olağanüstü denetimde de savcı Büyükçekmece’den gelince şikayeti onun yaptığını düşündüm”
Yurtoğlu, danışmanlık şirketiyle ilgili sıkıntılar olunca Ali Dirik’in gelip, “Uyardık, bir de siz konuşun.” dediğini belirterek, “Ben de Fırat Bey’i görüşmek için çağırdım. Konuşurken başhekimi tehdit etmeye, hakaret etmeye başladı. Başhekimimiz, ‘Bir türlü ilacı izah edemiyorsun.’ diye bağırdı. O da ‘Böyle bir şeyi kabul etmiyorum.’ dedi. Ben de ‘Tamam artık sizinle çalışmıyoruz.’ dedim. Fırat Bey daha önce, ‘Merak etmeyin tanıdıklarım çok. Büyükçekmece’de savcı tanıdığım var.’ demişti. Olağanüstü denetimde de savcı Büyükçekmece’den gelince şikayeti onun yaptığını düşündüm. Akşam kendisini aradım, ‘Şikayeti sen yaptın değil mi?’ diye sordum.” ifadelerini kullandı.
Danışmanlık sürecinde hastalardan şikayet almadıklarını kaydeden Yurtoğlu, “Ödemeler için Fırat Sarı hastaneye fatura kesiyordu. Ödemeyi Medisense şirketine yapıyorduk. Faturalarda çok para olmuyordu, 30-40 bin lira gibi rakamlardı. Fırat Sarı ile anlaşmayı bitirmemizin asıl nedeni SGK’nın ödemediği ilaçlardı. Sonrasında çok üzüldüm, arayıp ‘Sen yaptırdın.’ dediğim için. O yapmamış.” diye konuştu.
REKLAM
Yurtoğlu, ilaçlarla ilgili hastanede sorun olup olmadığının sorulması üzerine, “İspat edemediğinizde şikayet de edemiyorsunuz.” dedi.
Kamera kayıtlarının olmama nedeninin sorulmasına karşılık Yurtoğlu, “Bilgim yok. Böyle bir talimatım da olmadı. Geceleri hapçı tipler geliyordu, çalışanlara zarar veriyorlardı. Emniyet bize ‘Kamera koyun.’ dedi. Kamerayı mecburiyetten koyduk.” yanıtını verdi.
Yurtoğlu, hastaneye hiçbir cihazı, malzemeyi almamazlık etmediğini, kendisinin de orada 5 kez ameliyat olduğunu, torunlarının da bu hastane doğduğunu, vicdanlı biri olduğunu ve kimsenin zarar görmesini istemediğini söyledi.
Mahkeme başkanının, “Vicdanlı olduğunuzu söylediniz. Bu olaylardan sonra Ali Bey’e ‘Bu olayı araştır.’ dediniz mi?” sorusu üzerine Yurtoğlu, “Kadın doğum doktorumuz böyle şikayetler olunca çok üzüldü, ‘Abla keşke almasaydık hastayı, başın belaya girdi.’ dedi. Ben hiçbir doktoruma müdahalede bulunmam. Bu, bebeğin değil annenin hayatının kurtarılmasına yönelik bir davranış.” diye konuştu.
Sanık Yurtoğlu, örgüt suçlamasını hiçbir şekilde kabul etmediğini belirterek, “SGK’yı zarara uğratmak gibi çabam olamaz. Zaten bebek yoğun bakım çok getirisi olan bir yer değildi. Takdir sizin.” dedi.
Yaklaşık 9,5 saat süren ve 6 sanığın dinlenildiği duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarın saat 09.30’a ertelendi.
Bu arada, dava kapsamında 22 tutuklu sanık ile 18 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sabah saatlerinde işe gitmeye çalışan Prof. Dr. Halit Çavuşoğlu’nun önü, Tema Camii önünde uzun namlulu kar maskeli kişiler tarafından kesildi.
SALDIRIP ARACINI GASP ETTİLER
Silahlı 4 kişi olduğu belirtilen şüpheliler, Prof. Dr.Halit Çavuşoğlu’nu önce darp etti. Ardından aracını gasp etti. Şoke olan ve olayın ardından polis merkezine giden Çavuşoğlu, başına gelenleri polise anlattı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Çavuşoğlu, başına gelen saldırıyı anlatarak şikayetçi oldu. Olayın ardından Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Olay yerinde çalışma başlatan polis ekipleri güvenlik kamera görüntülerini izlemeye aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir sürücünün 4 buçuk yaşındaki oğlu ile konuştuğu videoyu paylaşan Bakan Yerlikaya, “Emniyet şeridi senin de söylediğin gibi bir hastayı hayata tutundurmak için hastaneye yetiştirmeye çalışan ambulanslar, yangına müdahaleye giden itfaiye araçları ve bir olay yerine yetişmeye çalışan polis araçlarının kullanımı içindir. Sen 4,5 yaşında bunun bilincindesin. Bu yüzden umudumuz, senin gibi Umut’larımızda” ifadelerini kullandı.
Yerlikaya paylaşımına şöyle devam etti: “Ve bir söz de emniyet şeridini ihlal eden ve videoda görülen araçların sürücülerine… Hepinize cezai işlem uygulandı. Tüm sürücülerimize seslenmek istiyorum: Lütfen, trafik kurallarına harfiyen riayet edelim. Emniyet şeridi ihlalleri başka hayatların sönmesine neden olabilir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber yapımı, sadece bir olayın aktarılmasıyla sınırlı değildir. Doğru, tarafsız ve etik kurallar çerçevesinde hazırlanmış bir haber, bilgi kirliliğini önler ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlar.
Haber yapımı, dikkatli bir planlama ve analiz sürecini gerektirir. Aşağıdaki adımlar, haber yapım sürecinin temel bileşenlerini oluşturur:
Türkiye'de ve dünyada haber sistemi, farklı medya kuruluşları ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda şekillenmiştir. Dijitalleşmenin hızlanmasıyla haber akışı daha dinamik bir hale gelirken, medya organlarının sorumluluğu da artmıştır.
Türkiye'de haber sistemi, ulusal ve yerel medya kuruluşlarının bir araya geldiği geniş bir ağdan oluşur. Yazılı basın, televizyon kanalları ve dijital medya platformları, toplumu bilgilendirmek için en çok kullanılan araçlardır. Türkiye’deki haber sisteminde dikkate alınan temel unsurlar şunlardır:
Küresel ölçekte haber sistemi, teknolojik yenilikler ve uluslararası iş birlikleriyle geniş bir ağa yayılmıştır. Dünyanın önde gelen haber ajansları, olayların doğru ve hızlı bir şekilde aktarılmasında büyük rol oynar.
A TÜRKİYE, yenilikçi bir haber anlayışıyla dikkat çeken medya kuruluşlarından biridir. Tarafsız habercilik ilkesiyle hareket eden ekip, doğru ve güvenilir bilgileri kamuoyuyla paylaşmayı hedefler.
A TÜRKİYE, sadece habercilikte değil, okuyucularına sunduğu analizler ve özgün içeriklerle de fark yaratmaktadır. Bu yaklaşım, medya sektöründe etik kurallar çerçevesinde topluma katkı sunmayı hedefleyen tüm kuruluşlara ilham vermektedir.
Haberin doğru, hızlı ve etkili bir şekilde aktarılması, medya kuruluşlarının profesyonel çalışmaları sayesinde mümkün olmaktadır. A TÜRKİYE gibi ekipler, bu misyonu başarıyla yerine getiren örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır.
]]>AA’nın haberine göre; denetim sırasında, hakkında “kasten öldürme” suçundan kesinleşmiş 25 yıl hapis cezası bulunan Celal Ş. (40) yakalandı.
Gözaltına alınan hükümlü, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.
*Haberde AA’nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Türkiye’nin bu hattan geçen petrollerle alakalı bir dahli söz konusu değil. Biz Türkiye olarak bu boru hattının işletmesiyle mükellefiz. Yani içinden geçen petrolle bizim bir dahlimiz söz konusu değil. Buradan elde edilen gelir de varil başına 1.27 dolar civarında varil başına bir gelir elde edilmekte. Günlük 700 bin varil olduğunu bir defa daha ifade etmek istiyorum. Bu aşamadan sonra değerli arkadaşlarım şunu çok net ifade etmek istiyorum.”
“Sayın bakanımız bu boru hattından geçen firmaların tamamıyla görüşüldüğünü ve bu hattan kesinlikle İsrail’e giden bir petrol akışının olmadığını bir kez daha söyledi. Burada paylaşmak istiyorum. Fakat buradan gelen petrol dünyanın farklı yerlerine dağılıyor nihayetinden ama sonuç olarak bu ülkelerden bu şirketlerden İsrail’e giden bir petrolün gelmemesi konusunda bize bir anlayış gösterildiğini ve bu konudaki hassasiyetimizi bu firmaların büyük bir özenle uyduğunu ifade etti. “
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ekol TV’de Candaş Tolga Işık’ın konuğu olan Uçum, “Bu bir çözüm süreci değilse nedir?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Devlet inisiyatifi. Arkadaşlar çözüm sürecinin Türkiye siyasal müktesebatında bir anlamı var. Çözüm süreci derken akıllarda kalan ne? Sonuçta birtakım müzakereler, İmralı’yla görüşmelerin olduğu vesaire. Akil insanlar heyetiyle Türkiye’nin dolaşılıp bir yaklaşımın anlatıldığı, ortaklaşa basın toplantıları yapılıp kamuoyuna birtakım açıklamaların yapıldığı, Nevruzlarda Öcalan’ın mektubunun okutulduğu bir süreç vardı. Sayın Bahçeli bu yaklaşımı ortaya koyduktan sonra, sayın Cumhurbaşkanı bir paradigma değişimini ortaya koyduktan sonra hep bu yeni çözüm süreci midir dendi. Hayır, bu bir devlet inisiyatifidir. Bunun altını çizerek söylüyorum.”
“Devlet illa birtakım şeyleri bazı yerlerle müzakere ederek yapmak zorunda değil” diyen Uçum şunları kaydetti: “Hatta belki bu süreçte devlet bütün birikimi üzerine bu inisiyatifle kökten bir çözüm için, tırnak içinde söylüyorum, sorunun çözümü için bir adım atıyor. Bunun adı terörsüz Türkiye’ye yönelik devlet inisiyatifi. Bunun sosyal, siyasi ve psikolojik bir adı olacaksa, terörün sonlandırılması, terörün sona erdirilmesi, kardeşliğin güçlendirilmesi. Ya da milli birlik ve kardeşlik projesi. Ya da Türkiye’nin bütün kesimlerinin, Kürtlerin de dahil herkesin devletine en yüksek seviyede sahip çıkması, ülkesine en yüksek seviyede sahip çıkmasının koşullarını sağlama inisiyatifi. Dolayısıyla bu asla akıllarda kaldığı gibi ne eski tarzda ne de onun yeni versiyonunda bir çözüm süreci değildir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hiç kimse yalan ve çarpıtma ifadelerle cumhuriyeti hedef alamaz. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında kullandığı cumhuriyet ve laiklik düşmanı ifadelerinden dolayı suç duyurusunda bulunacağız. Tekin derhal görevden alınmalıdır. Bu zihniyetteki kişinin çocuklarımıza sunacağı herhangi bir katkı yoktur.
Hiç kimse yalan ve çarpıtma ifadelerle cumhuriyeti hedef alamaz.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında kullandığı cumhuriyet ve laiklik düşmanı ifadelerinden dolayı suç duyurusunda bulunacağız.
Tekin derhal görevden alınmalıdır. Bu zihniyetteki kişinin çocuklarımıza… https://t.co/7SGMeS7P00
— Gül Çiftci (@gulciftci) November 16, 2024BAKAN TEKİN NE DEMİŞTİ?
AK Parti Batman Merkez İlçe 8. Olağan Kongresine katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, burada yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermişti:
“Beni eleştiriyorlar. Bana diyorlar ki laik eğitim açısından senin söylediğin şey ters. Ben de diyorum ki size ters olabilir ama Batman’da, Erzurum’da vatandaşların değerlerine ters değil. Bir terslik varsa sizin laiklikten anladığınız şey de vatandaşın anladığı şey arasında terslik var. Sizin anladığınız laik şu; 1940lı yılları hatırlayın, camilerin kapısına kilit vurmak, camileri ahıra çevirmek, vatandaşı Kuranı Kerim öğrenmesini yasaklamak. Sizin laiklikten anladığınız şey bu. Siz bunları laikliğin gereği olarak yaptınız. O zaman sizin laiklikten anladığınız şey de benim anladığım şey aynı değil. Ben laiklikten bütün vatandaşların hangi dine inanırlarsa inansınlar dini inanç ve ibadet hürriyetinin devlet garantisi altına alınmasını anlıyorum. Sen neyi anlıyorsun? Sen Müslümanların inanç özgürlüğünün prangalar altına alınmasını, yasaklanmasını anlıyorsun. O zaman ikimizin laiklik anlayışı arasında kuşkusuz fark var. Ben evrensel laiklikten yanayım, sen Türkiye’ye özgü kendi icat ettiğin laiklik kavramını bana dayatıyorsun. Bu olmaz. Senin laiklikten anladığın şey şu; üniversiteye başörtüsüyle gitmek isteyen çocuğu ikna odalarına alıp ikna etmeye çalışmak, bunu laiklik gereğiyle yaptınız. Bunu yaparken de kendinizi laiklikle savundunuz. Peki senin savunduğun laiklikle, benim anladığım laiklik bir mi? Bir değil”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Divan başkanı, genel başkan adaylığı için İlay Aksoy adına toplanan imzalardan bazılarının imza atan delegelerce geri çekildiğini söyledi. Bazı imzaların ise geçersiz sayıldığını açıkladı. Bunun üzerine gerginlik yaşandı.
KONGREDE GERGİNLİK ÇIKTI
Adaylığı kabul edilmeyen Aksoy, “Biz darbe yaptınız, bu parti böyle değil. Yazıklar olsun” diye tepki gösterdi. Aksoy’u destekleyenler ile diğer partililer arasında tartışma yaşandı. Yaşanan tartışmanın ardından yapılan seçimde, 1208 delegeden 778 delege oy kullandı. 765 oy alan Uysal, yeniden genel başkanlığa seçildi. 13 delegenin oyu ise geçersiz sayıldı.
Teşekkür konuşması yapan Uysal, “Güzel bir günü hep birlikte yaşadık. İrademizi perçinledik, gönül birlikteliğimizi perçinledik, akıl birlikteliğimizi perçinledik. Bu büyük ülkenin yeniden tarihini değiştirmek, yeni bir tarih yazmak adına bir irade koydunuz. Hepinize müteşekkirim. ‘Söz yeniden milletin’ diye çıktığımız bu süreçte millet adına söz söyleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Teması “adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek” olarak belirlenen zirve öncesinde, Rio De Paz ve Vatandaşlık Eylemi isimli sivil toplum kuruluşları açlıkla mücadele eylemi düzenledi.
Sosyolog ve insan hakları aktivisti Betinho’nun “Aç olanın acelesi var” sözünden yola çıkan grup üyeleri, her biri 1 milyon açlık çeken insanı temsil eden, üzerinde kırmızı haç işareti bulunan 733 tabağı Copacabana Plajı’na bıraktı.

Plajdaki boş tabaklar, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada açlık çeken 733 milyon insanı temsil ediyor.
Kentin en hareketli noktası olan Copacabana Plajı’ndaki eyleme çok sayıda vatandaş da destek verdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İki bakan, Dışişleri Bakanlığında yapılan görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Ukrayna’ya verdiği desteklerden dolayı Japonya hükümetine teşekkür eden Sybiha, ikili görüşmede, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesi yönünde Kiev yönetiminin hazırladığı Barış Formülü ile Zafer Planı’nı ele aldıklarını belirtti.
Sybiha, Ukrayna ve Japonya’nın Rusya’ya karşı yaptırımların artırılması konusunda anlaşmaya vardıklarına dikkati çekerek, savaşın başından bu yana Japonya’nın 26 yaptırım paketini yürürlüğe koyduğunu kaydetti.
Rusya’nın Kuzey Koreli askerleri Ukrayna’ya karşı savaşa dahil ettiğini savunan Sybiha, Kuzey Kore’nin, füze, nükleer ve diğer askeri programlardaki Rus teknolojisine erişim karşılığında Ukrayna’ya karşı savaşa dahil olduğunu öne sürdü.
REKLAM
Savaşta Ukrayna’ya desteğin önemini vurgulayan Sybiha, “Rusya’nın Ukrayna’daki yenilgisi, diğer saldırganların ve tüm suç ekseninin saldırgan planlarını durduracaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Japonya Dışişleri Bakanı İvaya ise ülkesindeki erken genel seçimin ardından ilk yurt dışı ziyaretini Ukrayna’ya gerçekleştirdiğini söyledi.
Savaş nedeniyle hasar gören altyapının yeniden inşası konusunda Ukrayna’ya destek vereceklerini belirten İvaya, “Japonya’nın, kamu ve özel sektörün desteğiyle Ukrayna’nın restorasyonu ve yeniden inşası konusundaki tutumu değişmez.” dedi.
Sybiha ile ikili görüşmede, Kuzey Kore birliklerinin Rusya’ya konuşlandırılması ve Ukrayna’ya karşı savaşa katılımlarıyla ilgili durumu ele aldıklarını ifade eden İvaya, durumu “son derece endişe verici” olarak değerlendirdi.
İvaya, Kuzey Koreli askerlerin Rusya’da bulunmasının sadece Ukrayna değil Asya bölgesini de olumsuz etkileyebileceğini kaydederek bu durumu şiddetle kınadığını dile getirdi.
Haberin görseli İHA tarafından servis edilmiştir
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre cenazeye, bebeğin annesi Raziye Kınalı, babası Recep Kınalı, dedesi Mustafa Kınalı, amcası Ramazan Kınalı, aile yakınları ve bölge halkı katıldı. Kınalı çifti, ayakta durmakta güçlük çekti.
AYAKTA DURMAKTA GÜÇLÜK ÇEKTİLER
Recep Kınalı oğlunun tabutuna sarılıp, okşayarak gözyaşı döktü. Recep Kınalı’yı kardeşi Ramazan Kınalı teselli etmeye çalıştı. Altay Toprak’ın cenazesi, kılınan namazın ardından Pınarbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi.
REKLAM
“CANIMINIZI ALDILAR”
Cenazede konuşan Altay Toprak’ın dedesi Mustafa Kınalı, “Böyle bir şey olamaz. Bir evde kullanmış, tüm dairelere yayılmış. Canımızı aldılar. Bu kullandıkları ilaç değil. Böyle adalet olmaz, tarifi yok. İnsanların canına kıyıyorlar. Sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.
TARIM İLACI KULLANILMIŞ
Öte yandan olayda zehirlenenlerden, apartmanda yaşayan üniversite öğrencisi Gizem Umay’ın hastanedeki tedavisinin sürdüğü belirtildi.

Olayla ilgili ilaçlama firması yetkilisi 3 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin ilk ifadelerinde söz konusu dairede tarım ilacı kullandıklarını söyledikleri öğrenildi.
AKILLARA URAZ VE KARYA’NIN ÖLÜMÜNÜ GETİRDİ
Altay Toprak Kınalı’nın hayatını kaybettiği olay, geçen yıl 21 Mayıs’ta Muğla’nın Bodrum ilçesinde haşereye karşı evlerinde ilaçlama şirketi tarafından yapılan ilaçlama sonrası İnci Sandık (36) ile oğlu Sezai Talha’nın 6 aylık bebeği Uraz ile kızı Karya’nın (6) hayatını kaybettiği olayı akıllara getirdi. Olayla ilgili şirket sahibinin de aralarında olduğu 2 kişi tutuklanmıştı. Konya’da da geçtiğimiz şubat ayında yine ilaçlanan bir daire nedeniyle 8 yaşındaki Ahmet Enes Temel hayatını kaybetmiş, 6 kişi de hastanelik olmuştu.
3 ŞÜPHELİDEN 2’Sİ TUTUKLANDI
İzmir’deki bir binanın en üst katında yapılan tahtakurusu ilaçlaması sonrası Altay Toprak Kınalı’nın ölümüne ilişkin gözaltına alınan Ziraat Mühendisi B.Ö., ilaçlamayı yapan işçi E.G. ve dairenin ilaçlanmasına aracılık ettiği belirtilen E.G.’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. 3 şüpheli işlemleri sonrası adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüphelilerden, aracılık yapan E.G. ile Ziraat Mühendisi B.Ö. tutuklanırken, ilaçlamayı yapan E.G. ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Giuseppe Verdi’nin unutulmaz eseri Requiem’in seslendirileceği konser, yarın müzikseverlerle buluşacak.
Andrea Francesco Solinas yönetimindeki İDOB Orkestrası ile Paolo Villa yönetimindeki İDOB Korosuna, İtalyan opera sanatçısı Ferruccio Furlanetto eşlik edecek.
Konserde, soprano Mine Kurtoğlu, mezzosoprano Ezgi Karakaya ve tenor Efe Kışlalı da solo seslendirecek.
“BU PARÇAYI SESLENDİRMEK BENİM İÇİN BÜYÜK BİR AYRICALIK”
İtalyan opera sanatçısı Furlanetto, 1990’lı yıllarda İstanbul’da konser verdiğini ve bu muhteşem şehre geri dönmüş olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
REKLAM
Giuseppe Verdi’nin sansasyonel eseriyle AKM’de sahne alacaklarını belirten Furlanetto, şunları kaydetti:
“Böylesine etkileyici bir eserle burada olmak benim için çok anlamlı. Verdi, benim yüreğime hitap eden bir besteci. Kendisi çok dindar bir insan olmasa da böylesine saf insan sesi için, başka hiçbir şeyle daha iyi ifade edilemeyecek bir eser yaratmayı başarmış. Bu eseri hissedebilmek için öncelikle onu kendi bedeninizde, sözlerde ve seslerde yaşamalısınız. Bu parçayı uzun zamandır seslendirme şansına sahip oldum ve bu benim için büyük bir ayrıcalık. Bu ayrıcalığı burada bir kez daha yaşamaktan dolayı çok mutluyum.”
“ÖNCELİKLE KENDİNİZE DÜRÜST OLMANIZ GEREKİYOR”
Furlanetto, insanların kalbine ulaşmayı ve onlara sevgi, saflık, dostluk mesajı iletmeyi çok önemsediğinin altını çizerek, “Öncelikle kendinize dürüst olmanız gerekiyor. Bir şey söylediğinizde, sözleri güzel bir müzikle birleştiriyorsanız, bunu gerçekten içinizde hissetmelisiniz. Bunu yaparsanız, besteciye ve dinleyiciye tamamen dürüst bir şekilde yaklaşmış olursunuz. Bu insanların kalbine ulaşmanın tek yoludur” dedi.
REKLAM
İDOB Orkestrası ve Korosu hakkında da yorum yapan usta sanatçı, “Bu harika bir topluluk ve burada muazzam bir akustik bekliyorum. Sahnede duyduğumuz tınılar mükemmel olacak ve bu yeni opera salonu gerçekten muhteşem. İstanbul’daki insanların bu yeni opera salonunu çok beğeneceğine eminim. Çünkü gerçekten harika bir atmosfer sunuyor” diye konuştu.
“SANATSEVERLERİ BAŞKA BİR DÜNYAYA GÖTÜRECEĞİZ”
İDOB Korosu şefi Paolo Villa ise müzikseverleri çok güzel bir konserin beklediğine dikkati çekerek, “Requiem, Verdi’nin çok büyük bir eseri ve benim için çok önemli. Çünkü koro burada önemli bir role sahip. Hepimiz için çok zor bir eser, çok uzun ve konsantrasyon gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Villa, bas solist Ferruccio Furlanetto’yu kendi çocukluğundan beri tanıdığını belirterek, “Teatro alla Scala’da çok defa izledim. Bir konserde onunla çalışmak benim için bir hayaldi. Umarım çok seversiniz. Çok güzel ve derin bir eseri seslendirecek. Verdi, bu eseri meşhur yazar Alessandro Manzoni için yazmış. Sanatseverleri başka bir dünyaya götüreceğiz. Bu müzik başka bir dünyadan geliyor” değerlendirmesini yaptı.
Giuseppe Verdi’nin ‘Requiem’i, klasik müzik otoritelerince yalnızca bir ağıt değil, aynı zamanda varoluşun derinliklerine inen destansı bir yolculuk olarak tanımlanıyor. Eserin melodileri ve güçlü orkestrasyonu, dinleyicileri ölüm ve ötesi üzerine düşünmeye davet ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkanlık Dokunulmazlığı ve Yasal Tartışmalar
Trump’ın avukatları, ABD Yüksek Mahkemesi’nin yakın zamanda verdiği başkanlık dokunulmazlığı kararına dayanarak, davanın askıya alınmasını veya düşürülmesini talep etti. Avukatlar, başkanlık makamına özgü yetki ve korumaların adaletin sağlanması açısından önemli bir dayanak oluşturduğunu savundu.
Bu argüman, Trump’ın yalnızca başkanlık makamına yönelik değil, bireysel eylemlerine dair suçlamalardan da korunup korunamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Öte yandan, hukuk çevreleri, dokunulmazlık kararının eyalet suçlarını kapsamadığı ve Trump’ın New York’taki davadan kaçmasının zor olduğu görüşünde.
REKLAM
New York Davasının Arka Planı
Trump, Mayıs ayında 34 ayrı suçlamayla karşı karşıya kaldı. Bu suçlamalar, eski avukatı Michael Cohen aracılığıyla porn yıldızı Stormy Daniels’a 2016 yılında seçimlerden kısa bir süre önce 130 bin dolar ödenmesi ve bu ödemenin iş kayıtlarında sahtecilikle gizlenmesiyle ilgiliydi. Trump, iddiaları reddederken, savcılar bu ödemeyi seçim sonuçlarını etkilemeye yönelik yasa dışı bir müdahale olarak değerlendiriyor.
New York’taki bu davanın, Trump’ın siyasi kariyerine yönelik etkisi oldukça büyük. Zira, eyalet düzeyindeki suçlamalar başkanlık affıyla ortadan kaldırılamıyor.
Federal Düzeydeki Davalar ve Yüksek Maliyetler
Trump, New York davasına ek olarak federal düzeyde iki farklı dava ile de karşı karşıya. Bu davalar, gizli belgeleri uygunsuz şekilde saklama ve 2021 yılında seçim sonuçlarını kabul etmeyerek iktidarda kalmaya çalışma iddialarını kapsıyor. Florida’daki bir mahkeme, gizli belgelerle ilgili davayı düşürse de, seçim sonuçlarına ilişkin dava askıya alınmış durumda.
REKLAM
Özel Savcı Jack Smith tarafından yürütülen bu davaların maliyeti de dikkat çekici. Newsweek’in haberine göre, şimdiye kadar bu davalar için 50 milyon dolardan fazla harcama yapıldı ve Trump’ın Ocak 2025’te göreve başlamasına kadar bu rakamın 60 milyon dolara ulaşması bekleniyor.
Trump’ın Siyasi Stratejisi ve Af Tartışmaları
Trump, hukuki süreçlere karşı sert bir duruş sergiliyor. Time dergisine göre, Trump, göreve gelir gelmez Jack Smith’i görevden alacağını açıkladı. Ayrıca, Kongre Binası baskınına katıldıkları gerekçesiyle suçlanan yüzlerce kişiyi affedeceğini taahhüt etti. Ancak, kendini affetme olasılığıyla ilgili tartışmalar sürüyor.
Uzmanlara göre, bir başkanın kendini affetmesi daha önce görülmemiş bir durum olduğu için hukuki meşruiyeti belirsiz. Dahası, bu tür bir af, Trump’ın eyalet düzeyindeki suçlamalarından kurtulmasını sağlayamayacak. Bu durum, Trump’ın özellikle New York davasındaki pozisyonunu zayıf hale getiriyor.
Sonuç ve Olası Senaryolar
Trump’ın karşı karşıya olduğu davalar, sadece birer hukuki süreç değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal yankılar yaratan birer olay niteliğinde. New York’taki dava, Trump’ın başkanlık sürecinde karşılaşacağı en ciddi hukuki engellerden biri olarak öne çıkıyor. Federal davaların seyri ise, Trump’ın göreve başladığında izleyeceği politikalar ve alacağı kararlarla yakından ilişkili olacak.
Trump’ın hukuki mücadelelerini nasıl yöneteceği ve siyasi kariyerini bu süreçlerden nasıl etkilenmeden sürdüreceği, ABD’nin yakın gelecekteki en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail yasalarına göre, bir başbakanın görevden alınması yalnızca Yüksek Mahkeme’nin suçlu kararıyla gerçekleşiyor. Bu süreç ise aylar, hatta yıllar sürebiliyor. Bu durum, Netanyahu’ya zaman kazandırsa da başbakanın halk nezdindeki imajını ciddi şekilde zedeliyor.Netanyahu, rüşvet, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanıyor. İlk duruşması 24 Mayıs 2020’de yapılan dava, İsrail tarihindeki bir başbakanın görevdeyken yargılanması açısından bir ilk. İsrail yasalarına göre, bir başbakanın görevden alınması yalnızca Yüksek Mahkeme’nin suçlu kararıyla gerçekleşiyor. Bu süreç ise aylar, hatta yıllar sürebiliyor. Bu durum, Netanyahu’ya zaman kazandırsa da başbakanın halk nezdindeki imajını ciddi şekilde zedeliyor.
Ertelenen Tarihler ve Yeni Talep
Mahkeme, Netanyahu’nun 2 Aralık’ta ifade vermesine hükmetmişti. Ancak Netanyahu’nun avukatları, yoğun iş programını gerekçe göstererek ifadeyi Şubat 2024’e ertelemeyi talep etti. Daha önce Temmuz ayında ifade tarihinin ertelenmiş olması, bu yeni talebin mahkeme tarafından reddedilmesine yol açtı. Avukatı Amit Haddad, duruşmada, “Müvekkilim ifade için hazır değil, beş aylık bir erteleme yerine yalnızca iki buçuk ay istedik” diyerek savunma yaptı. Ancak mahkeme bu talebi kabul etmedi.
Gazze ve Lübnan Cepheleri: Yargıdan Kaçış mı, Güvenlik Stratejisi mi?
Netanyahu, yolsuzluk davalarından kaçmak için İsrail’in mevcut savaş ortamını bir fırsat olarak mı kullanıyor? Muhalefet, bu soruyu sık sık gündeme getiriyor. Gazze’de devam eden askeri operasyonlar ve Lübnan sınırında Hizbullah ile artan gerilim, Netanyahu’nun hem iç hem dış politikada üzerindeki baskıyı azaltma çabası olarak değerlendiriliyor. Muhalefet liderleri, Netanyahu’nun savaş ortamını siyasi bir kalkan olarak kullandığını, olası bir zaferle hem mahkemeden hem de halktan gelecek tepkileri bertaraf etmek istediğini iddia ediyor.
Netanyahu’nun Stratejisi ve Riskleri
Netanyahu, İsrail’in ulusal güvenliğini gerekçe göstererek hem yolsuzluk davalarını hem de halk arasında artan eleştirileri gölgede bırakmayı hedefliyor olabilir. Ancak bu stratejinin ciddi riskleri bulunuyor:
1. Yargıya Müdahale Algısı: Netanyahu’nun yargı süreçlerini sürekli ertelemesi, kamuoyunda adaletin geciktiği ve siyasetin yargıya müdahale ettiği algısını güçlendiriyor.
2. Halk Desteğinde Azalma: İsrail halkının önemli bir kısmı, Netanyahu’yu yalnızca güvenlik sorunlarına odaklanarak kişisel davalarından kaçmakla suçluyor.
3. Savaşın Maliyeti: Gazze ve Lübnan’da yürütülen operasyonların başarısızlıkla sonuçlanması, Netanyahu’nun siyasi kariyerine ağır bir darbe vurabilir.
Mahkeme Sürecinin Siyasete Etkisi
Netanyahu’nun yolsuzluk davaları, İsrail’deki siyasi sistemi de derinden etkiliyor. İsrail siyaseti, uzun süredir bir kutuplaşma sürecinde. Bir yanda Netanyahu’yu destekleyen muhafazakar Likud Partisi ve koalisyon ortakları, diğer yanda ise Netanyahu’nun istifasını talep eden geniş bir muhalefet bloğu bulunuyor. Davaların sonuçlanması, sadece Netanyahu’nun değil, İsrail siyasetinin geleceğini de belirleyecek.
Netanyahu’nun Zamanı Tükeniyor mu?
Netanyahu için mahkeme kararı, sadece yasal bir sorun değil, aynı zamanda siyasi bir varoluş mücadelesi anlamına geliyor. 7 Ekim’den bu yana Gazze ve Lübnan’da yaşanan askeri gelişmeler, onun bu süreçte nasıl bir liderlik göstereceğini belirleyecek. Ancak, yargı süreçlerinin er ya da geç tamamlanacak olması, Netanyahu’nun siyasi hamleleri ne kadar başarılı olursa olsun, hukuki açıdan köşeye sıkışmasına engel olamayabilir.
Bu noktada İsrail’deki siyasi tansiyonun düşmesi ve yargı bağımsızlığının korunması, ülkenin demokratik değerleri açısından kritik önem taşıyor. Ancak Netanyahu’nun davaları ve İsrail’in mevcut krizleri, bu hedefe ulaşmayı giderek zorlaştırıyor.
Haberin görseli DHA tarafından servis edilmiştir
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İstiklal ve istikbalimizin teminatı Cumhuriyet’imizin 101’inci yaşını büyük bir gurur ve coşku ile kutladık. Her sayfası kahramanlıklarla dolu tarihimizin şanlı nişanesi Cumhuriyet’imizi, birlik ve beraberlik içinde ilelebet yaşatmayı diliyorum.”
İstiklâl ve istikbalimizin teminatı Cumhuriyetimizin 101’inci yaşını büyük bir gurur ve coşku ile kutladık. 
Her sayfası kahramanlıklarla dolu tarihimizin şanlı nişanesi Cumhuriyetimizi, birlik ve beraberlik içinde ilelebet yaşatmayı diliyorum. #101Yaşındapic.twitter.com/f5AX2giYmW
— Emine Erdoğan (@EmineErdogan) October 29, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KIZINI ZİYARET ETMEK İSTEMİŞTİ
İHA’nın haberine göre dört çocuk annesi 42 yaşındaki Birsel Kaya, kızını ziyarete geldiği apartmanın 4.katında asansöre binmek isterken, asansör kabininin birinci katta olduğunu fark etmeyip boşluğa düştü.
AĞIR YARALANDI, KURTARILAMADI
İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Kaya, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kızıltepe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen Birsel Kaya kurtarılamadı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Kaya’nın cenazesi Derik’te defnedilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP lideri Devlet Bahçeli’nin tarihi kardeşlik adımının ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Haritalar yeniden kanla çizilmek istenirken, İsrail’in Gazze’den Lübnan’a taşıdığı savaş sınırlarımıza yaklaşırken, iç cephemizi kuvvetlendirmeye çalışıyoruz. Türkiye ortak paydasında 85 milyon olarak bir araya gelelim istiyoruz. Siyasette yeni ve temiz bir sayfa açılmalı, milletimizin beklentisi de bu yöndedir. Gerilim ve sokak siyaseti buna tevessül edenlere değil, tüm ülkeye ve millete kaybettirecektir. Türkiye’ye kaybettirecek bir denklemin içine girenleri bu millet affetmez. İktidar-muhalefet fark etmeksizin kavgalara prim vermemek önemlidir. “
REKLAM“TARİHİ FIRSAT PENCERESİ HIRSA KURBAN EDİLMEMELİ”
Türkiye’nin geleceğinde terör ve terörün karanlık yüzüne yer yoktur. Hep beraber terörün ve şiddetin olmadığı bir Türkiye’yi inşa edelim istiyoruz. Cumhur İttifakı olarak açtığımız tarihi fırsat penceresi hırsa kurban edilmemeli. Siyaset kurumu, Meclis, sivil toplum, basın, akademi ve toplum olarak terörün olmadığı bir Türkiye inşa edelim.”
RUSYA ZİYARETİ HAKKINDA AÇIKLAMA
“Türkiye olarak BRICS ile işbirliğimizi samimi bir şekilde geliştirmek istiyoruz. İnşallah Kazan Zirvesi’nin buna vesile olacağına inanıyorum”
Bahçeli’den grup toplantısında Öcalan için “umut hakkı” çıkışı Haberi Görüntüle
“Barışa karşı tek söz söylemeyeceğiz” Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ZİYARET SONRASI AÇIKLAMA
Özel ziyaret sonrası açıklamalarda bulunarak şunları söyledi: “Diyarbakır’da şehrin anahtarı Selçuk Mızraklı’ya verildi. Kendisini önce görevden aldılar ve kaçmasın diye tutukladılar. Böyle bir görüşme yapmak bizler açısından çok üzücü ve utanç verici. Sayın Demirtaş, bana son kitabını hediye etti ve bir çağrı metni iletti. Bu çağrı metni çok şey söylüyor. Eğer toplumsal barıştan söz edecek olacaksak önce erkekler olarak kendimizden başlamalıyız diyor. Kadınların ve çocukların güvende olmadığı bir ülkede ilk düğmeyi bizim bağlamamızı söylüyor. İçimizdeki erkeğe seslenmeliyiz diyor. Bugünkü ziyaret gecikmiş bir ziyarettir. Siyasi anlamı olan bir ziyarettir. Doğu ve Güneydoğu’ya yapacağım 6 günde 6 ziyaretin ilki bu ziyarettir. Demokratikleşmeye önem verilecekse tüm aktörler kıymetlidir. Kim sorunları çözecekse tüm aktörler kıymetlidir. Ancak Selahattin Demirtaş gibi bir aktörün önemi kalın bir şekilde çizilmelidir. Elbette adalet konuştuk. Memleketin tüm sorunlarını konuştuk. En mutabık olduğumuz konulardan bir tanesi de TBMM’nin önemiydi. TBMM’nin odakta olmadığı hiçbir şey sonuç almadı. Sayın Demirtaş ve Sayın Mızraklı ile bundan sonra iletişim halinde olmaya yüz yüze görüşmeye dair bir mutabakatımız da var. Sayın Demirtaş’ın öneminin altının bir kez daha çiziyorum. Esas olarak bizim görmek istediğimiz mesele hep beraber bir adım atılmasıdır.”
FETÖ ELEBAŞI GÜLEN’İN ÖLÜMÜ
“Bu dünyadan öbür dünyaya en çok veballe giden kişi ondan başkası değildir. Gittiği yerde hesabını verir. Sadece kurucusu öldü ama örgüt duruyor. Bu sinsi örgüte karşı herkes tetikte olmalıdır. “
DEMİRTAŞ’IN AÇIKLAMASI
Ziyaretin ardından Demirtaş’ın x hesabından da bir paylaşım yapıldı. Demirtaş, “Türkiye’deki sorunların çözüm yolu siyaset, çözüm kurumu da TBMM’dir. Sayın Özel’in ziyareti vesilesiyle bu konularda görüş alışverişinde bulunma fırsatını yakalamış olduk. Gelir adaletsizliğinden demokrasiye, dış politikadan Kürt sorununa, doğa haklarından emeklilerin, gençlerin, çocukların ve özellikle kadınların sorunlarına kadar birçok konuda verimli bir tartışma yürüttük, son günlerde açığa çıkan bebek katliamını ve sağlık sistemini ele aldık. Ayrıca Türkiye’nin temel sorunlarının çözümünde siyasetin rol üstlenmesinin, diyaloğun ve iş birliğinin öneminin altını çizerek el sıkışma seremonisinin devamının gelmesi için siyasete şans tanınması gerektiğini ifade ettim. Bu aşamada, seçim hesaplarına girmeden, ittifak yarışlarıyla tartışmanın önünü kesmeden, barış için herkesin katkısının önemine değindim” ifadelerini kullandı.
Bugün, CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ile görüştük. Sayın Özel’e, ziyareti nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum. Toplumsal birliğe, güçlü beraberliğe, adalete ve barışa susamış, ekonomik krizin yol açtığı yoksullukla boğuşan halkımızın yararına olduğuna inandığımız tüm konuları…
— Selahattin Demirtaş (@hdpdemirtas) October 21, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre Eyüpsultan’da 2023 Temmuz ayında sokak kedilerini asit dökerek yaralayan Murat Özdemir’in yargılandığı davadan karar çıktı.
DURUŞMAYA KATILMADI
İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi avukatları ve Eyüpsultan Kaymakamlığı avukatı katıldı. Tutuksuz sanık Murat Özdemir ve avukatı ise duruşmaya katılmadı. Sanık ve sanık avukatı savunması alınmazken, müşteki avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
REKLAM
“8 YIL 3 AY HAPİS CEZASI”
Mahkeme, Murat Özdemir’i, ‘birden fazla hayvana karşı bir ev veya evcil hayvanı kasten öldürme’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırdı. Mahkeme heyeti ayrıca sanık Özdemir’i, ‘birden fazla hayvana karşı, bir ev hayvanına veya evcil hayvana işkence etmek veya acımazsız veya zalimce muamelede bulunmak’ suçundan 3 yıl 9 ay olmak üzere toplamda 8 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.
NE OLMUŞTU?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Murat Özdemir’in zincirleme şekilde ‘bir ev hayvanına veya evcil hayvana işkence veya acımasız ve zalimce muamelede bulunma’ suçundan 7 ay 15 günden 5 yıl 3 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre olay, 29 Eylül saat 21.00 sıralarında Bafra ilçesinde meydana geldi. Cengiz Liman ile Orhan Çorbacı, balık tutmak için ‘Liman 55’ isimli tekneyle denize açıldı.
ARKADAŞI YÜZEREK KIYIYA ÇIKTI
Bir süre sonra dalgalı denizde tekne alabora oldu. Suya düşen balıkçılardan Cengiz Liman yüzerek kıyıya çıktı. Liman, arkadaşını göremeyince durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık, itfaiye ve Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı’na bağlı ekipler sevk edildi. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Cengiz Liman, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Ekipler, kayıp olan Orhan Çorbacı’nın bulunabilmesi için denizde ve kıyı çevresinde çalışma başlattı.

Ekipler 3 gündür devam eden arama çalışmalarında bugün sabah saatlerinde Orhan Çorbacı’nın kayalıkların arasında cansız bedenine ulaştı. Çorbacı’nın cesedi yapılan incelemenin ardından otopsi için morga götürüldü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre açılış töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İmamoğlu, kendisine açılan davaya ilişkin “Tam bir sefillik, daha ileriye gidiyorum bunu konuşmak bile insanı kötü hissettiriyor. Böyle bir ortamdayız. Elbette bu siyasi bir konu. Doğal olarak da partimizi ilgilendiren bir konu” dedi.
“SÜRECİN HUKUKİ ANALİZİNİ YAPACAKLAR”
Sancaktepe’de katıldığı Kent Lokantası açılış töreninde basın mensuplarının sorularını cevaplayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Son günlerde gelişen ve tartışılan ne yazık ki olmaması gereken bir davanın, bir siyasi yasak, hem de 2 yıl 7 ay bir ceza davasına dönüşen haliyle tam bir sefillik, daha ileriye gidiyorum bunu konuşmak bile insanı kötü hissettiriyor. Böyle bir ortamdayız. Elbette bu siyasi bir konu. Doğal olarak da partimizi ilgilendiren bir konu. Genel başkanımız ve merkez yönetimi bu meselenin İstanbul’da hukukçularımızla birlikte tartışılmasını, bir arada konuşulmasını uygun gördü ve şu anda bu yönde arkadaşlarımız bir görüşme halinde. Benim Emirgan’daki ofiste başka görüşmelerim vardı. Onları bitirdim. Çıkarken de onları selamladım. Teşekkür ettim. Kolay gelsin dedim. Şu anda benim bildiğim bu kadar. Sürecin hukuki tahlil ve analizini yapacaklar. Bu konunun sonrasında ortaya koyacakları düşünceyi partimizin yetkilileri veya genel başkanımız paylaşacaktır” diye konuştu.
“Ortada bir kriz yok”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>METROBÜS KAZASINDA 1 KİŞİ CAN VERDİ
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, Beylikdüzü istikametinde ilerleyen metrobüsün Sefaköy mevkisinde karşı yönden gelen metrobüse yandan çarptığı kazaya ilişkin soruşturması sürüyor. Küçükçekmece Adliyesi’ne getirilen 8 şüphelinin savcılıkta ifadeleri alındı.

5 KİŞİ TUTUKLANDI
Cumhuriyet savcısı, metrobüs sürücüsü D.M.Ç ve denetim amiri Ş.Y’nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheliyi, haklarında “taksirle yaralamaya ve ölüme neden olma” suçundan tutuklama talep ederek sulh ceza hakimliğine gönderdi. Şüpheliler tutuklandı. Diğer 3 şüpheli ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

NE OLMUŞTU
Küçükçekmece’de dün sabah saatlerinde iki metrobüsün çarpışması sonucu 22 yaşındaki Ferhat Uçar hayatını kaybetmiş, 2’si ağır 51 kişi yaralanmıştı. Kazanın ardından gözaltına alınan 4 kişiden 2’si ifadeleri alındıktan sonra savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı. Diğer 2 kişi ise adliyeye sevk edilmişti.

Soruşturma kapsamında, yol bakım çalışmasında görev yapan metrobüs komuta amiri, bölge şefi, proje müdürü, şantiye şefi ile yol bakım onarım müdürlüğünde görevli müdür ve müdür yardımcısı hakkında gözaltı kararı verilmişti. Bunun üzerine harekete geçen emniyet güçleri, 6 şüpheliyi daha gözaltına almıştı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
LÜKS YAT, MOTORYATA ÇARPTI
İlginç kaza, Bodrum Yalıkavak açıklarında yaşandı. Yalıkavak açıklarında seyir halinde olan “ICE” isimli mega yat, “AMEY” isimli motoryata arkadan çarptı. Kazada yaralanma ya da can kaybı yaşanmadığı öğrenildi.
KAZA ANI KAMERAYA YANSIDI
Almanya’da 2005 yılında inşa edilen “ICE” isimli mega yat, 14 misafir kapasitesine sahip olup, 27 kişilik mürettebatıyla hizmet veriyor. Yatın içerisinde güzellik salonu, sauna, asansör, spor salonu, klima ve helikopter pisti gibi lüks donanımlar bulunduğu mega yatın seyir halinde iken önünde bulunan motoryata doğru yaklaştığını görenler kazanın olacağını fark etti.

Vatandaş kamerasına yansıyan kazada, mega yatın önündeki motoryata çarpacağını fark eden hemen kameralarına sarıldı. Kaza anı kameralar tarafından kaydedildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>METROBÜS ŞOFÖRÜNÜN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, Beylikdüzü istikametinde ilerleyen metrobüsün Sefaköy mevkisinde karşı yönden gelen metrobüse yandan çarptığı kazaya ilişkin soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında savcılıkça ifadesi alınan metrobüs şoförü D.M.Ç, Söğütlüçeşme-Beylikdüzü hattında günde 2 gidiş, 2 geliş şeklinde çalıştıklarını, olay günü sabah saat 07.50’de Söğütlüçeşme- Beylikdüzü seferini yapmak üzere Söğütlüçeşme perondan M3070 kapı numaralı metrobüsü aldığını ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden ilk yolcularla yola çıktığını anlattı.

“İKİ ARACA DA ÇARPMAMAK İÇİN ARALARINDAN GEÇMEYE KARAR VERDİM”
Yenibosna durağından yolcuları alıp Sefaköy durağına doğru seyrettiği sırada Küçükçekmece Adliyesi’nin önündeki rampayı geçtikten sonra saha çalışması için metrobüs hattında bulunan kapalı yol içindeki Doblo aracı gördüğünü aktaran D.M.Ç, şunları kaydetti: “O sırada şeritten de başka bir metrobüs aracı geliyordu. İkisine de çarpmamak için aralarından geçmeye karar verdim. Aralarına girdiğim esnada benim kullanımımdaki metrobüsün sağ ön tarafı ile diğer metrobüsün sağ arka tarafına çarpmam sonucu kaza meydana geldi. Ben 28 Ağustos’ta haftada bir gün olan iznimi kullanıyordum.
“HERHANGİ BİR UYARI İŞARETİ YOKTU”
En son salı günü Sefaköy durağını geçtikten sonra baypas yol açılmıştı, orayı kullanmıştım. Olay günü Küçükçekmece Adliyesi’nin karşısındaki kaza mahallinde baypas yolun açıldığını önceden bilmiyordum. Bununla ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmadı. Ayrıca olay yeri öncesindeki rampayı çıktığımda herhangi bir uyarı işareti de yoktu.”
“BAYPAS YOL AÇILDIĞINA DAİR BİR UYARI GÖRMEDİM”
Normal hızda, beşinci viteste ilerlediğini, hızının 67 kilometre olduğunu tahmin ettiğini anlatan D.M.Ç, savunmasına şöyle devam etti: “Doblo aracı son anda görünce frene asıldım. ABS sistemi çalışmadı ve aracın kayarak durmaması sonucunda kaza meydana geldi. Olay günü Telegram’daki bilgilendirme yapılan ‘Kaptanlar Köşkü’ isimli grupta ve kullandığım metrobüsün ekranında Küçükçekmece Adliyesi’nde baypas yol açıldığına dair bir uyarı görmedim. Görsem dikkat ederdim.

“ARACIN HIZI STANDARDA UYGUNDU”
Normalde araç ve güzergahlar ile yolun durumu konusunda hem Telegram grubunda metrobüs filo yönetimi tarafından bilgilendirme yapılır hem de kullandığımız araçların ekranına uyarı mesajları gelir. Ancak olay günü bu hususta herhangi bir mesaj gelmedi. Kullandığım aracın hızı yolun standardına uygun şekilde seyrediyordum. Olay mahallinde ve öncesinde, olayın olduğu yerde baypas açıldığına ve hızımı ona göre düşürmem gerektiğine dair herhangi bir uyarı levhası yoktu. Daha büyük bir kaza yaşanmaması için elimden gelen her şeyi yaptım ancak kaza meydana geldi. Kazadan dolayı üzgünüm. Olayda herhangi bir kusurum yoktur. Yoldaki işaretlemelerden kimin sorumlu olduğu konusunda bilgim yoktur.”
DENETİM AMİRİNİN İFADESİ
Metrobüs yolundaki aracın şoförü ve denetim amiri olan Ş.Y. ise savcılık ifadesinde, 11 yıldır İETT’de şoför olarak çalıştığını ve son 5 senedir metrobüste şoförlük yapmadığını söyledi. Son 2 aydır saha amiri olarak görev yaptığını anlatan Ş.Y, olay günü saat 08.00 sıralarında 34 DFL 305 plakalı Fiat Doblo marka otomobili Küçükçekmece Adliyesi’nin karşısındaki sabit noktada bulunan trafiğe kapalı alanda durdurduğunu aktardı.

Ş.Y, görevinin, metrobüs yolu çalışmasından ötürü meydana gelebilecek metrobüs arızaları veya kazalarda yolcuların mağduriyet yaşamaması için olay mahalline başka bir metrobüsün gelmesini ve yolcuların o araca alınmasını sağlamak olduğunu söyledi. 28 Ağustos’ta haftalık iznini kullandığı belirten Ş.Y, şöyle devam etti: “Salı günü metrobüs sahasındaki baypas yol Beşyol ile Cennet durağı arasında bir yerde bulunuyordu. Küçükçekmece Adliyesi’nin karşısındaki alana açılan baypas yolu dün sabah işbaşı yaptığımda gördüm. İki günde bir veya günlük olarak metrobüs çalışma alanındaki baypas yol giriş-çıkışları değişmektedir.
“UYARI MESAJLARINI KİMİN GÖNDERDİĞİNİ BİLMİYORUM”
Yolda tamirat yapıldıkça baypas yol kaydırılarak ilerlemektedir. Bununla ilgili araç şoförlerinin bulunduğu Telegram’daki ‘Kaptanlar’ grubuna ve çalıştıkları metrobüsün ekranına uyarı mesajları gitmektedir. Ancak bu mesajları kimin gönderdiğini bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla İBB Metrobüs İşletme Amirliği tarafından gönderiliyor. Bildiğim kadarıyla metrobüs çalışma alanındaki işaretlemeler ve dubalar yüklenici firma personeli tarafından konulmaktadır.”

Denetim amiri Ş.Y, savunmasının devamında, olay günü idaresindeki aracın 20 metre önünde, üzerinde iki tane ışıklı uyarı lambası ve “Dur” yazısı olan dikdörtgen levha bulunduğunu, bu levhanın yüklenici firma görevlilerince konulduğunu söyledi. Önceki günlerde daha büyükken olay günü levhanın boyutunun daha küçük olduğunu ifade eden Ş.Y, “Kazadan son anda kurtuldum. Zafer Ömür ile araçta bulunduğum sırada Yenibosna istikametinden gelen metrobüsün fren yaptığını ve tekerlerinden duman çıktığını gördüm. Ancak aracın duramayıp bize çarpacağını düşündüğüm için Zafer ile araçtan hızla uzaklaştım. Metrobüs bizim bulunduğumuz araca çarpmadı. Bize çarpmamak için manevra yaptığı sırada karşı istikametten gelen metrobüse yandan sürtmesi sonucu kaza meydana geldi.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI
Pablo Larrain’in yönetmen koltuğunda oturduğu filmde Yunan asıllı soprano sanatçısı Maria Callas’ı oynayan Angelina Jolie, filmin Venedik Film Festivali’ndeki prömiyerine partneri Haluk Bilginer olmadan katıldı. Dünyaca ünlü oyuncu film sonunda 8 dakika boyunca ayakta alkışlandı. Film gösteriminin ardından ayakta alkışlanan filmin yıldızı Angelina Jolie gözyaşlarını tutamadı. Coşkulu alkışlar ve tezahüratlar nedeniyle duygulanan oyuncu, filmin yönetmeni Larrain’e sarıldı.




Ecem AltanHaberler.com – Kültür Sanat
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>9. Kolordu Bölge Bando Komutanlığı ve Hafif Müzik Orkestrası, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102’inci yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenliğini konsere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Askeri bando türküler ve marşları seslendirirken vatandaşlarda zaman zaman eşlik ederek büyük bir coşku yaşadılar.
Programı 9. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Tuncay Altuğ da izledi. – ERZURUM
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Safranbolu Kaymakamlığından yapılan açıklamaya göre, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında Tarihi Çarşı’da bulunan Cıngıllıoğlu Sanat Galerisi’nde geliri Türk Silahlı Kuvvetlerine bağışlanacak el yapımı bebek ve resim sergisinin açılışı yapıldı.
Suna Gümüşsoy tarafından hazırlanan serginin açılışına, Kaymakam Şaban Arda Yazıcı, Belediye Başkanı Elif Köse ve protokol üyeleri katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eski Futbolcu Mesut Özil, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret etti. MHP’den yapılan açıklamada, “Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, Eski Futbolcu Mesut Özil’i makamında kabul etti” ifadelerine yer verildi. – ANKARA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhlas Vakfı bünyesinde Kastamonu’da bulunan Sıla Erkek Öğrenci Yurdu’nda 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı öncesinde hazırlıklar tamamlandı. Kastamonu Üniversitesi kampüsüne 10 dakikalık yürüme mesafesinde bulunan yurttaki, yatak odaları, yemekhane, ders çalışma ve dinlenme salonları öğrenciler için hazır hale getirildi. 150 üniversite öğrenci kapasiteli yurttaki çalışmalarla ilgili bilgi veren Yurt Müdürü Enis Köklü, öğrencileri müşteri olarak değil, anne ve babalarının emaneti olarak gördüklerini belirtti.
Öğrencilerin devlet desteği de aldığına dikkat çeken Köklü, “Yurt idaresi, diğer personel ve öğrencilerle bir aileyiz. Ailemize katılacak yeni öğrencilerimizi bekliyoruz. Yurdumuzda temizlik, ferahlık, lezzetli üç öğün yemek, rahat ders çalışma imkanı, milli ve manevi değerlerimize bağlılık en fazla üzerinde durduğumuz konulardır. Yemekte, gezide, spor yarışmasında, bilgi yarışmasında, mübarek gecelerde öğrencilerle beraberiz Kamu yararına çalışan vakıf olduğumuz için yurdumuza kayıt yaptıran her öğrenciye devletimiz aylık 5 bin-6 bin TL civarında yardım yapmaktadır. Öğrencilerimiz kaldıkları 1, 2, 3 kişilik odaların ücretine göre devlet yardımına yüzde 25, yüzde 50, yüzde 80 ilave ücret ödeyerek yurdun bütün imkanlarına sahip olmaktadır” dedi.
Köklü, yurdun büyük ölçüde doluluk oranına ulaştığını ve kayıtların devam ettiğine dikkat çekti. – KASTAMONU
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RTÜK, haftalık olağan toplantısında izleme raporlarını gündemine aldı. Kurulun gündemine gelen ilk rapor, Tele 1’de yayınlanan “4 Soru 4 Yanıt” isimli program oldu. Gazeteci Merdan Yanardağ’ın, hükümetin Cumhuriyet’i yıkmak için çaba sarf ettiğini iddia edip, iktidara “İslamofaşist” yakıştırması yapması nedeniyle kanala, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’da yer alan, “Yayın hizmetleri, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez” hükmü uyarınca idari para cezası müeyyidesi uygulandı.
FLASH HABER’E CEZA
RTÜK toplantısında müzakere edilen ikinci rapor, Flash Haber‘in “Cemil Kılıç ile Aydınlanma” programına aitti. Sunucunun dini değerlere ilişkin üslubunun, 6112 sayılı Kanun’un “Yayın hizmetleri, toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz” hükmünün ihlali olarak değerlendirildi. Flash Haber hakkında idari para cezası kararı alındı. Ayrıca ticari iletişim ve reklam süresi kurallarına uymayan Kafa Radyo, Yıldız En ve Ekin Türk isimli kanallara da yaptırım uygulandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Annesi ve kız kardeşi ile balkonda oturan ve zaman zaman etrafa bağıran Kartal, bir süre sonra annesi ve kız kardeşini içeri gönderdi. Balkonda tek kalan Kartal, elindeki tüfekle başına ateş etti.

ANNESİ VE KIZ KARDEŞİNİN FERYADI YÜREK DAĞLADI
Silah sesini duyarak balkona çıkan ve Enes Kartal’ı kanlar içerisinde gören anne ve kız kardeş feryat ederken, daireye çıkan 112 Acil Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Kartal’ın yaşamını yitirdiği belirlendi.

Savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin incelemelerinin ardından Kartal’ın cansız bedeni İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

KİMİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU, KİMİ İSE GÖRÜNTÜ, FOTOĞRAF ÇEKMEKLE MEŞGUL OLDU
Öte yandan, meraklı mahalle sakinleri ise polis ekiplerinin tüm ikazlarına rağmen görüntü ve fotoğraf çekebilmek için evlerinin camlarından, balkonlarından ve teraslarından ayrılmak istemediler. Kartal’ın intiharını gören bazı mahalle sakinleri ise gözyaşlarına boğuldu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İÇİM KAN AĞLIYOR”
Ailesini kaybettikten sonra büyük bir yıkıma uğradığını ifade eden genç, yaşıtlarına da “Ailenizin kıymetini bilin” tavsiyesinde bulundu. Konuşurken gözyaşlarına hakim olamadığı gözlenen genç, “Hiçbir şekilde artık mutlu olamıyorum, içim kan ağlıyor” ifadelerine yer verdi.
“KELİMELER BOĞAZIMA DÜĞÜMLENDİ”
Sosyal medya kullanıcıları, gencin duygusal videosunun altına “Allah sabır versin, güç kuvvet versin”, “İçim parçalandı”, “Sabredip devam etmek zorundasın”, “Kelimeler boğazıma düğümlendi” şeklinde yorumlar yaptı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İNSANLARLA UĞRAŞMAK GERÇEKTEN ZOR”
Bu soruya yanıt arayanları pek de memnun etmeyecek bir video dolaşıma girdi. Bahsi geçen görüntüde firmayı arayan müşteriyle son derece kibar konuşan müşteri temsilcisinin yüz ve mimik hareketleri durumun tam tersi olduğunu gözler önüne serdi. Tartışma yaratan görüntünün altına “İnsanlarla uğraşmak gerçekten zor”, “Bu ne iticilik”, “Mimikleri, konuşması beni aşırı gıcık etti”, “Mimikleri, konuşması aşırı rahatsız edici” şeklinde yorumlar yapıldı.
Olgun KızıltepeHaberler.com – Yaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konaklı Mahallesi’ndeki otelde tatil yapan 37 yaşındaki Hanım Kaya Orakcı, havuz bölümünde sandalyede oturduğu sırada, otelin çatısından yaklaşık 20 metre yükseklikten başına baca kapağı düştü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. 112 Acil Sağlık ekibince, hastaneye kaldırılan kadının sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi.
O ANLAR KAMERADA
Kaza anı otelin güvenlik kamerasınca kayda alındı. Görüntülerde, diğer tatilcilerin havuzda yüzdüğü, şezlongların arasında sandalyede oturan Orakcı’nın başına çatıdan baca kapağının düşmesi, yere yığılan kadının yardımına çevredekilerin koşması, bazı otel sakinlerinin de çocuklarını kucaklayarak havuzdan uzaklaşması yer alıyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3 ay önce eşi Naciye Akkaplan ile boşanma kararı alarak ayrı yaşamaya başladıkları ve bunalıma girdiği öğrenilen Vesim Şimşek (45), beraber yaşadığı 4 çocuğunu dağlık alana götürüp tabancayla her birine ateş etti. Meydana gelen acı olayda 2 yaşındaki Ceylin, 4 yaşındaki Cemre ve 14 yaşındaki Nira olay yerinde hayatını kaybederken 11 yaşındaki Hira Nur isimli çocuk ise olaydan ağır yaralı olarak kurtuldu. Çocuklarını vurduktan sonra kendisine de ateş eden Vesim Şimşek de ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

“ONLAR ZATEN CENNETLİK, HELALLİK ALMAYA GEREK YOK”
Yaşanan vahim olay sonrası hayatını kaybeden 3 kız kardeş annelerinin yaşadığı Manisa’nın Salihli ilçesinde dualarla son yolculuklarına uğurlandı. Hz. Ömer Camisinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazı öncesi anne Naciye Akkaplan, çocuklarının tabutuna sarılarak her biriyle ayrı ayrı helalleşirken “Hanginize yanayım” şeklindeki feryatları yürekleri dağladı. Cenaze namazını kıldıran Salihli Müftüsü Ali Çebi ise 3 kız kardeş için “Çocuklar zaten cennetlik, helallik almaya gerek yok. Onlar çocuktur cennete gideceklerdir” diyerek helallik almadı. Öte yandan baba Vesim Şimşek ve kızı Hira Nur’un İzmir’de yoğun bakımda tedavilerinin devam ettiği öğrenildi.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada, her yıl ülkede yaklaşık 2 bin ton salatalık üretildiği belirtilerek yalnızca TikTok trendinin değil, çocukların yaz tatilinden dönmesinin ve henüz yeterince üretim yapılmamasının da “salatalık kıtlığına” etkisi olduğu ifade edildi. Salatalıklı tariflerin ülkede çok popüler olduğu aktarılan açıklamada, tarifte yer alan diğer malzemelerin de fazlaca satıldığı kaydedildi.
İzlanda’daki bir süpermarket zinciri Hagkaup da salatalık satışlarının iki kattan fazla arttığına işaret etti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün akşam saatlerinde Beylikdüzü istikametine giden metrobüsün Güzelyurt mevkiinde meydana geldi. Kimliği bilinmeyen iki yolcu arasında yer verme nedeniyle tartışma çıktı. Büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Taraflar birbirlerine yumruklarla saldırdı.
BİRİNİ İNDİRDİLER
Yumrukların havada uçtuğu kavgayı metrobüsteki diğer yolcular ayırdı. Bunun üzerine metrobüs sürücüsü ve diğer yolcular durakta bir tarafı indirerek kavgayı sonlandırdı. Yaşanan kavga bir yolcunun cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Deniz Uzunyayla ve Şalin Özdemir çiftinin nikahını İBB Başkanı İmamoğlu kıydı. Nikah şahitliğini yapan Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Grup Başkanvelili Gökhan Günaydın çifte mutluluklar diledi. Nikah törenine CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, CHP İstanbul eski İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Bakırköy eski Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu katıldı.
“SİZİN MUTLULUĞUNUZ TOPLUMUN MUTLULUĞU”
Nikahı kıyan İmamoğlu’nun söz verdiği Kılıçdaroğlu, “Arada bir tartışacaksınız ama sakın ola ki barışmayı unutmayın. Ömür boyu mutluluklar diliyorum. Sizin mutluluğunuz toplumun mutluluğu demektir” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?
Ekrem İmamoğlu ile Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde, kurultay sonrası ilk kez baş başa görüşmüştü. İmamoğlu belediye başkanları toplantısı için Ankara’yken Kılıçdaroğlu’nu arayarak evinde ziyaret etmek istediğini söylemiş, Kılıçdaroğlu da teklifi kabul etmişti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinde yapılan görüşme yaklaşık 1 buçuk saat sürmüştü.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uyuşturucu madde satışına yönelik Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde; Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; Eskişehir merkezli Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Manisa, Çanakkale, Hatay, Şanlıurfa, Osmaniye ve Diyarbakır olmak üzere 11 ilde “Narkoçelik-34” operasyonları düzenledi.

OPERASYONA 150 EKİP, 500 PERSONEL KATILDI
Düzenlenen operasyonlara 150 ekip, 500 personel, 11 narkotik dedektör köpeği ve hava destekli unsurlar katıldı ve 74 farklı adrese çalışma yapıldı. Operasyonlar sonucu internet üzerinden uyuşturucu madde satışı yaparak ücretini kripto parayla aldıkları tespit edilen 103 şüpheli yakalandı ve bunlardan 100 ‘ü tutuklandı.
Ayrıca; “Narkoçelik-34” operasyonlarında Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından tek operasyonda 100 tutuklama ile %97 oranında başarıya ulaşıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalar’da hissedilen sıcaklık saat 07.00 itibarıyla 24, nem oranı yüzde 88 iken, Arnavutköy’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 23,7, nem oranı yüzde 84 oldu. Ataşehir’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 22,2, nem oranı yüzde 100 ile rekor seviyeye ulaştı.
BEŞİKTAŞ’TA NEM ORANI YÜZDE 98’E ULAŞTI
Avcılar’da hava sıcaklığı 25, hissedilen sıcaklık 27,2, nem oranı yüzde 82 olarak ölçüldü. Bağcılar’da hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,2, nem oranı yüzde 88’yi buldu. Bahçelievler ve Bakırköy’de hava sıcaklığı 25, hissedilen sıcaklık 27,2, nem oranı yüzde 88,, Başakşehir’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 23,8 iken, nem oranı yüzde 82 olarak ölçüldü. Bayrampaşa’da hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,3, nem oranı yüzde 87 olurken, Beşiktaş’ta hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,3 derece ve nem oranı yüzde 98’e ulaştı.
Beykoz’da ise hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 22,6 iken, nem oranı yüzde 83 olarak ölçüldü. Beylikdüzü’nde hava sıcaklığı 25,2 ve hissedilen sıcaklık 28,1, nem oranı yüzde 90 olarak ölçüldü. Beyoğlu’nda hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,3 iken, nem oranı yüzde 98’e ulaştı.
Büyükçekmece‘de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 21,8, nem oranı yüzde 97 olarak ölçüldü. Çatalca’da ise hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 22,3 iken, nem oranı yüzde 100’e ulaştı. Çekmeköy’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 20,1, nem oranı yüzde 86 olarak kaydedilirken, Esenler’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,3, nem oranı yüzde 87 olarak ölçüldü.
Esenyurt‘ta hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 21,8 olurken, nem oranı yüzde 97 oldu. Eyüpsultan’da hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 21,4 iken, nem oranı yüzde 86 olarak ölçüldü. Fatih’te hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,3, nem oranı ise yüzde 80’i buldu. Gaziosmanpaşa ve Güngören’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,3, nem oranı da yüzde 87’ye ulaştı.
KADIKÖY’DE HİSSEDİLEN SICAKLIK 28 DERECEYİ AŞTI
Kadıköy’de hava sıcaklığı 25,7, hissedilen sıcaklık 28,7, nem oranı da yüzde 87 olarak kaydedilirken, Kağıthane’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,4, nem oranı da yüzde 99’u buldu. Kartal’da hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 23,8, nem oranı da yüzde 87 ölçüldü.
Küçükçekmece’de hava sıcaklığı 25, hissedilen sıcaklık 27,2, nem oranı yüzde 82 olarak ölçülürken, Maltepe’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 23,8, nem oranı da yüzde 87 oldu. Pendik’te hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 21,5 iken, nem oranı yüzde 97 olarak ölçüldü. Sancaktepe’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 22,8, nem oranı yüzde 92’ye ulaştı.
Sarıyer’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,2, nem oranı ise yüzde 96 olarak kaydedildi. Silivri’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 23,1 iken, nem oranı yüzde 84’e ulaştı. Sultanbeyli’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 22,8, nem oranı ise yüzde 92 olarak ölçüldü. Sultangazi’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 21,4, nem oranı yüzde 86 oldu. Şile’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 21,0, nem oranı da yüzde 83’ü bulurken, Şişli’de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,4, nem oranı da yüzde 99’a ulaştı. Tuzla’da hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 22,8 iken, nem oranı da yüzde 89’u buldu.
ÜMRANİYE’DE REKOR
Ümraniye‘de hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 22,4 olmasına karşılık, nem oranı yüzde 100 ile rekor kırdı. Üsküdar’da hava sıcaklığı ve hissedilen sıcaklık 24,1, nem oranı yüzde 82’ye ulaşırken, Zeytinburnu’nda hava sıcaklığı 25, hissedilen sıcaklık 27,2, nem oranı da yüzde 82 olarak ölçüldü.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, bugün saat 14. 45 sıralarında Erzincan – Sivas kara yolu Sakaltutan Geçidi mevkiinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Ağrı’dan polis ve ailesini Ankara’ya götürmek için yola çıkan ticari araç ile yoldan çıkarak karşı şeride geçtiği tahmin edilen eşya yüklü tır çarpıştı.

1’İ BEBEK 4 KİŞİ CAN VERDİ
Kazada ticari taksi tamamen hurda yığınına dönerken araçta bulunan sürücü polis ailesi ve bebekleri olmak üzere toplam 4 kişi hayatını kaybetti, tır sürücüsüyle birlikte toplam 2 kişi ağır yaralı olarak Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

KOPAN BACAĞI HASTANEYE YETİŞTİRMEK İÇİN ZAMANLA YARIŞTILAR
Kaza mahallinde yaralı ile kopan bacağı sağlık ekipleri tarafından adeta zamanla yarışılarak hastaneye ulaştırıldı. Hastaneye kaldırılan 2 yaralının da hayati tehlikelerinin devam ettiği öğrenildi. Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından ticari taksinin içerisinden AFAD ekiplerince çıkarılan cesetler hastane morguna kaldırıldı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DOĞRULANMIŞ İLAN DÜZENLEMESİ OTOMOTİVDE DE DEVREYE GİRİYOR
Ticaret Bakanlığınca kurulan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), 15 Eylül’de devreye alınarak emlak ticaretinde uygulanacak. Tüketici mağduriyetinin engellenmesi, sahte ilanlarla vatandaşların karşılaştığı fiyat manipülasyonlarının önüne geçilmesi amacıyla başlatılacak “doğrulanmış ilan” düzenlemesi, konuttan kısa süre sonra otomotiv ilanları için de devreye girecek.
“İŞTE YENİ DÜZENLEMENİN AYRINTILARI
Ticaret Bakanı Bolat, otomotiv sektöründe de uygulanacak söz konusu düzenlemeye ilişkin bilgi verdi. Burada da platformlara ilan vermek isteyen vatandaşların EİDS’ye yönlendirileceğini söyleyen Bolat, “Sistem entegrasyonları sayesinde ilana konu taşıtın ilan veren kişiye veya bu kişinin birinci ve ikinci derece kan hısımlarına ya da eşine ait olduğunun doğrulaması yapıldıktan sonra ilanın verilmesi mümkün olacak.” dedi.
“YETKİ BELGESİ OLAN GALERİCİLER İLAN VEREBİLECEK”
Bolat, taşıtın galerici vasıtasıyla ilana verilmek istenmesi durumunda, galericinin yetki belgesine sahip olması gerektiğine işaret ederek, “Yetki belgesine sahip galerici ilana konu taşıt sahibi tarafından EİDS üzerinden ilan yayımlanmadan önce yetkilendirilecek. Uygulamanın otomotivde devreye alınmasıyla, sadece ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesine sahip işletmelerin yetkilendirilebilmesi mümkün olacak ve yetki belgesi bulunmayan galeriler tarafından ilan girişi yapılamayacak.” ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat
YETKİ BELGESİ OLMAYANLARA TOPLAM 23 MİLYON LİRA PARA CEZASI
Otomotiv sektöründe yetki belgesi almaksızın faaliyette bulunduğu tespit edilen işletmelere Bakanlıkça bugüne kadar yaklaşık 23 milyon lira idari para cezası uygulandığını aktaran Bolat, söz konusu düzenlemeyle gerçeğe aykırı veya yanıltıcı ilanların önüne geçilerek spekülatif fiyat artışlarını önlenmeyi hedeflediklerini söyledi. Bakan Bolat, otomotiv piyasasında bugüne kadar yapılan düzenlemeler ve denetimlere ilişkin de bilgi verdi.
Motorlu kara taşıtları piyasasındaki arz ve talep dengesizlikleri sonucu ikinci el otomobil satışlarında yaşanan fiyat artışları ile stokçuluk ve sıfır taşıta erişim sıkıntılarını ortadan kaldırmak amacıyla alınan makroekonomik tedbirlerin yanında ihtiyaç duyulan düzenlemelerin Bakanlıkça gecikmeksizin hayata geçirildiğini belirten Bolat, “6 ay 6 bin kilometre” düzenlemesi olarak bilinen pazarlama ve satış kısıtlaması kapsamında bugüne kadar yaklaşık 52 milyon lira para cezası uygulandığını bildirdi.
Bolat, ikinci el motorlu kara taşıtlarının üretici veya distribütör tarafından tavsiye edilen güncel satış fiyatının üzerinde bir fiyattan ilan yoluyla pazarlanmasına kısıtlama getirildiğini, söz konusu düzenlemeye aykırı hareket edenlere bugüne kadar yaklaşık 90 milyon lira para cezası uygulandığını da hatırlattı.
STOKÇULUK KAPSAMINDA 294 MİLYON LİRA PARA CEZASI
İl tescil motorlu kara taşıtı ticaretiyle ilgilenen yetkili bayilerin, tüketicinin ilk tescil motorlu kara taşıtlarına ulaşmasını zorlaştırıcı faaliyetlerde bulunmasının yasaklandığını ifade eden Bolat, “Söz konusu düzenlemeye aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen yetkili bayilere stokçuluk kapsamında bugüne kadar yaklaşık 294 milyon lira idari para cezası uygulandı. Ayrıca bu bayilerin ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgeleri iptal edilerek bu işletmelerin 1 yıl süreyle ikinci el taşıt ticaretiyle iştigal etmeleri engellendi.” diye konuştu.
Bolat, otomotiv piyasasında yapılan söz konusu düzenlemeler, yürütülen yoğun denetim faaliyetleri ve uygulanan yaptırımlar sonucunda, araç fiyatlarındaki köpüğün ortadan kaldırılarak vatandaşların sıfır ve ikinci el araca ulaşmasının kolaylaştırıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Önümüzdeki günlerde otomotiv piyasasındaki normalleşmenin artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Otomotiv sektöründeki gelişmeler Bakanlığımızca yakından takip ediliyor. Bakanlık olarak gerek piyasanın adil, rekabetçi ve istikrarlı şekilde işlemesini sağlamak gerekse manipülatif fiyat artışlarının piyasada yarattığı olumsuzlukların önüne geçmek amacıyla denetimlerimiz önümüzdeki günlerde de hız kesmeden devam edecek, ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirler ivedilikle uygulamaya alınacak.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YER KAVGASI, ÇATIŞMAYA DÖNDÜ
Olay, bugün öğle saatlerinde Başakşehir Bahçeşehir 2.Kısım’da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre kapalı pazar yerine tezgahlarını kuran pazarcılar arasında yer işgali nedeniyle çıkan sözlü tartışma kavgaya dönüştü. Pazarcıların birbirine girdiği kavgada, Y.G isimli şüpheli vatandaşların da olduğu pazar yerinde defalarca silahını ateşledi.
GENÇ PAZARCI SIRTINDAN VURULDU
21 yaşındaki pazarcı E.G., sırtından vurularak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı genç E.G., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
O ANLAR KAMERADA
Başakşehir’de kapalı Pazar alanında sebze meyve satan pazarcılar arasında çıkan yer tartışması kavgaya dönmüş, taraflardan birisi ise diğer pazarcıya silahla ateş açarak yaraladığı o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Polis ekiplerinin olayla ilgili incelemesi sürüyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli trafik polisi Gökhan Genç, kaldırımda bisiklet süren Aslan isimli çocuğa “Burası yayalar için sen şimdi burada motor sürüyorsun. Kaskın nerede senin? O zaman sana ceza yazacağım, gel bakalım buraya” dedi. Mahcup bir şekilde polis memurunun yanına giden çocuk kaskının olmadığını söyledi.
“BUNLARI YAPMAZSAN MOTORUNU BAĞLARIM”
Çocuğa kas takmadığı ve kaldırımda seyrettiği için ceza yazan polis, “Kaldırımda bisiklet sürdüğün için bir hafta çizgi film yok. Kaskı takmadığın için de bir hafta yatağını toplayacaksın. Bir hafta boyunca kontrol edeceğim. Bunları yapmazsan motorunu bağlarım” dedi.
Minik Aslan, polisin cezayı yazdığı kağıdı imzalayarak alıp gitti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KİLİSEDEKİ HAÇI ÇALDI
Olay, Hüseyinağa Mahallesi Atıf Yılmaz Caddesi’nde bulunan bir kilisede meydana geldi. Kilise görevlileri haçın yerinde olmadığını görünce güvenlik kameralarını izledi. Görevliler haçın çalındığını görünce polise haber verdi. Kiliseye giden polis ekipleri, görüntüleri inceledikten sonra şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.
PARKTA YAKALANDI
Ekipler, şüphelinin olayı gerçekleştirdikten sonra taksiye binerek Fatih Kemalpaşa Mahallesi’ne gittiğini belirledi. Ekipler, şüpheliyi parkta otururken yakaladı.
SEVGİLİSİNE VERMEK İÇİN ÇALMIŞ
Gözaltına alınan şüphelinin 37 suç kaydı olduğu tespit edildi. Karakolda ifadesi alınan şüpheli, haçı sevgilisine vermek için çaldığını söyledi. Haç kiliseye teslim edilirken, emniyetteki işlemlerinin ardından adliye sevk edilen şüpheli “Mabetten Hırsızlık” suçundan tutuklandı. Öte yandan, hırsızlık anları kilisenin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde kiliseye giren hırsız bir süre kilisede oturuyor. Daha sonra haç sembolünün bulunduğu noktaya giden hırsız sembolü çalarak kiliseden ayrılıyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre Burcu A., bir süre sonra eşi için çektiği kredi ödenmediği gerekçesiyle yasal takibe girdiği ve hesabındaki paranın eşi tarafından başkalarına gönderildiği iddiasıyla şikayetçi oldu.
KENDİSİ İÇİN KREDİ ÇEKMESİNİ İSTEDİ
Kayseri’de yaşayan 1 çocuk annesi Burcu A., 2 yıl önce Ali A. ile tanıştı. Garsonluk yapan Burcu A., otellerde çalışmak için Antalya’ya taşınmaya karar verdiğini söyleyince sevgilisi Ali A. da kendisiyle geleceğini söyledi. Antalya’ya taşınan çift, 1 yıl önce evlenmeye karar verdi. Evlilikten sonra Ali A., iddiaya göre iş kuracağını söyleyerek otelde garsonluk yapan Burcu A.’dan kendisi için kredi çekmesini istedi.
REKLAMGELEN HACİZLE ŞOK YAŞADI
Bir süre sonra oturdukları evin kirasını dahi ödemeyen Ali A., iddiaya göre hamile eşi Burcu A.’nın cep telefonundan onun banka hesaplarındaki 60 bin lirayı parça parça başkalarına gönderdi. İlerleyen zamanlarda eşinden şiddet gören ve boşanma davası açan Burcu A., oğlunu da alarak evden ayrıldı. Muratpaşa ilçesinde tek odalı bir ev tutan Burcu A., bankalardan gelen haciz bilgilendirmeleriyle şok yaşadı.
“ÖLÜMLE TEHDİT EDİLDİ”
Eşinin kendi adına çektiği kredileri ödememesi nedeniyle yasal takibe giren 8 aylık hamile Burcu A., hastanelik oldu. Eşini arayarak borcu ödemesini isteyen Burcu A., ölümle tehdit edilince polis merkezine giderek uzaklaştırma kararı aldırdı. Hiçbir geliri olmayan ve doğumuna kısa süre kalan Burcu A., oğluyla birlikte yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Yaşadıklarını gözyaşı içerisinde anlatan Burcu A., “Kendisini 2 sene önce kadar tanıdım. Kayseri’den Antalya’ya taşınacağımı söyleyince benimle buraya geldi. Oğlumun da rızasını aldıktan sonra 1 sene önce de evlendik. 1 yıl içerisinde bana zorla kredi çektirdi, onun iş yerini kurdum. Otelde garsonluk yapıyordum. Benim maaş hesabımdan benden habersiz, elemanlarının maaşlarını dağıttı. Hatta maaşlarını alamayan elemanları bana yazıyor” dedi.
Eşinden defalarca şiddet gördüğünü söyleyen Burcu A., “Her sinirlendiğinde cep telefonlarımı parçaladı. İş kurmak için verdiğim paraları farklı şekillerde kullandı. 8 aylık hamileyim çalışamıyorum, onun benim adıma yaptığı borçlar yüzünden bankalarda yasal takibe girdim. Borcunu ödemesini istedim. Beni ölümle tehdit etti. Karakola gittim şikayetçi oldum ve uzaklaştırma kararı aldırdım. Ödeyeceğini söylediği için krediyi ben çektim, ayrıca hesabımdaki paraları benden habersiz kullandı. Boşanma davası da açtım” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre kaza, dün gece saatlerinde Birecik- Şanlıurfa kara yolunun 74’üncü kilometresinde meydana geldi. Ferhat Bingöl’ün kullandığı otomobilin lastiği patladı.
3 KİŞİYE ÇARPIP KAÇTI
Aracını emniyet şeridine çeken sürücü, yanındaki Serhat Çakar ve Halil Ayhan Sunan ile birlikte lastiği değiştirmeye başladı. Bu sırada Abdulcebar U.’nun (34) kullandığı TIR, 3 kişiye çarpıp kaçtı.
REKLAM
Yoldan geçen diğer sürücüler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla olay yerine gelen sağlık görevlileri Ferhat Bingöl ve Halil Ayhan Sunan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralanan Serhat Çakar ise hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan Çakar da doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılmadı. Ölen 3 kişinin cenazeleri otopsilerinin ardından yakınlarına teslim edildi.
KAÇAN ŞOFÖR YAKALANDI
Kazanın ardından kaçan TIR şoförü Abdulcebar U. ise jandarma ekipleri tarafından yakalanıp, gözaltına alındı. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görüşmenin dün Kılıçdaroğlu’nun evinde gerçekleştiği öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinden İzmir’e gitmek üzere yola çıkan Çetin Karayel idaresindeki yolcu otobüsü, 9 Ağustos’ta Polatlı ilçesi yakınlarında üst geçidin beton ayaklarına çarptı.

Kazada sürücü Çetin Karayel, Fezile Baydat, Suna Yaşar Bilgi, Dilan Bayar, Ayşan İlman, Elif Mira İlman, Muhammet Ozan Bayar, Satı Polat ve Mahmut Esin hayatını kaybetti, 27 kişi yaralandı.
REKLAM
Hastanede tedavisi devam eden ağır yaralılardan Osman İleri ile Musa Bayar da 12 gün sonra yaşamını yitirdi. Böylece otobüs kazasında ölenlerin sayısı, 11’e yükseldi.

Musa Bayar’ın cenazesinin bugün, Osman İleri’nin cenazesinin ise yarın Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde toprağa verileceği belirtildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre yaralanan F.K. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Gözaltına alınan A.A. karakoldaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
DEFALARCA BIÇAKLADI
Olay, geçtiğimiz Pazartesi günü saat 02.00 sıralarında meydana geldi. Gece saatlerinde sokakta karşılaşan ve alkollü oldukları iddia edilen F.K. ile A.A. bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. A.A. yanında bulunan bıçakla arkadaşı F.K.’yi defalarca bıçaklayarak olay yerinden kaçtı.
REKLAM
GÖZALTINA ALINDI
Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri ağır yaralanan F.K.’yi ambulansla hastaneye kaldırdı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen F.K. kurtarılamadı. Kısa süre sonra yakalanan A.A. ise, polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINDA
İki arkadaş arasındaki tartışma ve ardından yaşanan kavga güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Görüntülerde, iki kişinin sokakta uzun süre tartıştığı görülürken, daha sonra taraflardan birinin diğerine yumruk attığı anlar görülüyor. Kavgaya karışan diğer kişi ise arkadaşına bıçakla karşılık veriyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından işletilen atık su arıtma tesisine ait deniz deşarjı hattında, Sahil Güvenlik Komutanlığı dalış ekibince sualtı incelemesi yapıldı. Yapılan incelemelerde hattın çıkış noktasında koyu renkli ve kirletici özellikte atık su çıkışı olduğu tespit edildi. Ayrıca aynı gün Damlataş Plajı Mevkisi’nde yağmur suyu kanalına ait deşarj noktasında da benzer görüntüler kaydedildi.
STANDARLARA AYKIRI SU DEŞARJI YAPTILAR
Bakanlığa gelen ihbarın ardından Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü denetim ekipleri, bölgeye sevk edildi. Tesisin, standartlara aykırı atık su deşarjı yaptığı belirlendi ve akış durduruldu. Damlataş Plajı Mevkisi’ndeki yağmur suyu hattına kaçak bağlantılar yapıldığı tespit edildi ve bu bağlantıların kesilmesi amacıyla çalışma başlatıldı.

Canlı yayında üç kuruş için yaptığı şov, TikTok fenomeninin sonu oldu

Hayatlarının en mutlu günü felaketle sonuçlandı: 4 ölü, 1 yaralı

Görüntü Türkiye’den! Raylarda ölüm böyle geldi
SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU
Söz konusu kirlilik sebebiyle Bakanlık, Antalya Büyükşehir Belediyesine 464 bin 585 lira idari para cezası uyguladı ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İmamoğlu’nu ziyaret edenler arasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol yer aldı.
Öte yandan İmamoğlu’nu Japonya Büyükelçiliği’nden bir heyet de ziyaret etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve partinin il yönetim kurulu, İmamoğlu’na, Türkiye Belediyeler Birliğindeki makamında “hayırlı olsun” ziyaretinde bulundu. Ziyaretin ardından bir gazeteci, İmamoğlu’na YSK üyelerine hakaret ettiği suçlamasıyla yargılanıp, 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı, şu anda istinaf aşamasında olan davaya ilişkin bir soru yöneltti.
“UTANÇ VERİCİ BAŞKA BİR DAVA VAR MIDIR?”
Dava kapsamında kendisine siyasi yasak getirileceğine ilişkin iddialarına yanıt veren İmamoğlu, konunun istinafta olduğunu söyleyerek, “Türkiye yargı tarihinin bu kadar zemini olmayan, utanç verici bir başka davası var mıdır, bilmiyorum.” diye konuştu.

Ali Koç’a saldıran Fatih Özkan, sessizliğini bozdu

Ronaldo Georgina Rodriguez’e resmen servet ödeyecek

Transferi iptal olan yıldızın sözleşmesi feshedildi
“UMARIM HIZLICA KARAR ÇIKAR”
İstinaf sürecini takip ettiklerini belirten İmamoğlu, şunları söyledi: “Sonuçta dosya istinafta, alt mahkemenin kararı var. İstinaftaki karara göre üst mahkemesi var, başka şeyler var ama umarım burada yargı adaletli bir karar verir. Hem bize hem milletimize güzel bir mesaj çıkar, boşu boşuna siyasetin malzemesi haline gelmez. Burada, ‘siyaseten Ekrem İmamoğlu kazançlı çıktı, zararlı çıktı’ meselesini konuşmuyorum bile. Ülkemiz kazansın, ülkemizin kazanması için de adalet işlesin. Böyle bir dava olmaz. Umarım hızlıca karar çıkar.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kötülüğün Önlenmesi ve Erdemin Yayılması Bakanlığı, yıllık faaliyet raporunda gözaltına alınanların yaklaşık yarısının 24 saat sonra serbest bırakıldığını açıkladı. Bakanlık, iddia edilen suçların türü veya gözaltına alınanların cinsiyeti hakkında ayrıntılı bilgi vermedi.
Bakanlığın Planlama ve Mevzuat Müdürü Mohibullah Mokhlis, düzenlenen basın toplantısında, geçen yıl 21.328 müzik aletinin imha edildiğini ve binlerce bilgisayar operatörünün pazarlarda “ahlaksız ve etik dışı” filmler satmasının engellendiğini söyledi.
Mokhlis, İslam hukukunun kendi yorumlarına göre, sakalı olmayan 281 güvenlik gücü üyesinin tespit edildiğini ve görevden alındığını belirtti.
Taliban’ın 2021’de yönetimi ele geçirmesinden sonra kapatılan kadın bakanlığının yerini alan ahlak bakanlığı, kadınlara yönelik kısıtlamalar ve ifade özgürlüğünü engellemesi nedeniyle insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler tarafından eleştiriliyor.
Birleşmiş Milletler’in Afganistan misyonu, ahlak bakanlığı yetkililerinin kadınları durdurduğu ve bazen İslami giyim kurallarına uymadıkları gerekçesiyle birkaç saatliğine gözaltına aldığı vakalar rapor etti.

Ronaldo Georgina Rodriguez’e resmen servet ödeyecek

Gittiği markette iç çamaşırını çıkarıp ekmek reyonuna atan fenomen, büyük tepki çekti

42 kadını öldüren seri katili elden kaçırdılar
Taliban, gözaltı iddialarını “asılsız” olarak nitelendiriyor ve kuralların İslam hukuku ve Afgan geleneklerinin kendi yorumlarına göre uygulandığını söylüyor.
Ahlak bakanlığı, kadınların kıyafetleri veya erkek refakatçi olmadan seyahat etmeleriyle ilgili istatistik vermedi. Yetkililerin daha uzun mesafeler için erkek refakatçi olmadan seyahati de yasakladığı biliniyor. Bakanlık, İslami giyim kurallarına uyulmasını sağlamak için yeni bir plan üzerinde çalışıldığını ve bu planın güney şehri Kandahar’da bulunan en yüksek dini lider tarafından denetleneceğini açıkladı.
Mokhlis, “Yüce Lider’in rehberliğine dayanarak, kadınların hicabına (İslami giyim) ilişkin taslak plan formüle edildi ve onaylandı,” dedi.
Ahlak bakanlığı daha önce kadınların yüzlerini örtmeleri veya her yerlerini kapatan burka giymeleri gerektiğini söylemişti. Uygulamanın “teşvik” yoluyla olacağını ve doğrudan kadınlar yerine kadınların erkek aile üyelerinin hedef alınacağını belirtmişti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İran‘da kadınların başörtü zorunluluğunu kontrol eden ahlak polisi tepki çeken bir olayla yeniden gündeme geldi. Hava sıcaklığının 45 dereceyi bulduğu ülkede İran meclisi, erkeklerin nasıl giyineceklerini düzenleyen yeni bir yasa tasarısını görüşüyor.
“YASAYI İHLAL EDEN ERKEKLERİN 2 YILA KADAR DIŞARI ÇIKMASI YASAKLANACAK”
Yeni yasa tasarısı erkekler için ‘Uygunsuz giyimi’ tanımlıyor ve ‘Vücudun göğüsten aşağısını ya da ayak bileğinden yukarısını örtmeyen giysiler gibi kamusal tesettüre aykırı giysiler giymeyi’ içeriyor.
Ayrıca, ‘Çıplak, yarı çıplak ya da kamusal alanda uygunsuz sayılan kıyafetler giydiği’ tespit edilen herkesin tutuklanacağı belirtiliyor. Yasaları ihlal edenlerin altı aydan iki yıla kadar İran dışına çıkmaları ve sosyal medya kullanmaları yasaklanacak.

“SICAK GÜNDE ŞORT GİYDİĞİM İÇİN GÖZALTINA ALINDIM”
İngiliz gazetesi The Telegraph’a konuşan 35 yaşındaki Tahranlı yazılım mühendisi Meysam, sıcak bir günde şort giyerken ahlak polisi tarafından acımasızca içeri alındığını söyledi.
Yürüyüşe çıktığında beyaz bir minibüs durmuş ve içinden üç adam atlayarak bağırmış ve ona ne yaptığını düşündüğünü sormuş.
Meysam, “Beni boynumdan tuttular ve zorla minibüsün arkasına bindirdiler. Beni sosyal güvenlik polisine götüreceklerini söylediler. Minibüsün içinde bir adam ve üç kız çocuğu da vardı; hepsi de ağlıyordu ve kıyafetleri yüzünden yakalanmışlardı” dedi. Meysam, “Sadece şort giydiğimiz için bize bu kadar sert davranacaklarını hiç düşünmemiştik” ifadesini kullandı.
BİR DAHA ŞORT GİYMEYECEĞİNE SÖZ VERDİ
Bir polis karakoluna götürülen ve bir daha şort giymeyeceğine dair söz verdirilen adam hakkında başka bir işlem yapılmadı. Ancak kadınlara haklarında dava açılacağı ve savcılığa gönderilecekleri belirtildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir‘in Karşıyaka ilçesi Yamanlar Dağı’nda 15 Ağustos’ta saat 21.00 sıralarında çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle geniş bir alana yayıldı. Yangında yerleşim yerleri de etkilendi. Yangında 17 ev yandı, 105 ev boşaltıldı. 44 iş yeri de tahliye edildi. 3 mahallenin boşaltılmasına neden olan yangın, yaklaşık 1600 hektarlık alanda etkili oldu. Karşıyaka’da başlayan ve Bayraklı ile Çiğli ilçesine yayılan orman yangını nedeniyle kentin birçok noktası duman altında kaldı.
ÇALIŞMALAR SONUÇ VERDİ
Karşıyaka’daki yangında 4’üncü güne girilmişken, günün ilk ışıklarıyla hava unsurları da tekrar çalışmaya başladı. 2 uçak, 7 helikopter ve çok sayıda arazözle müdahale edilen alevler kontrol altına alındı. Öte yandan, yanan alanlar dronla görüntülendi.
İşte bölgeden kareler;










Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, skandal bir açıklamada bulundu. Katz, Türkiye'nin NATO'dan çıkarılması çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz gün yaptığı, "Biz nasıl Karabağ'a girdiysek, nasıl Libya'ya girdiysek Grandpashabet bunun benzerini aynen onlara da yaparız. Yapmamak için hiçbir şey yok. Sadece biz güçlü olmalıyız ki bu adımları da ne yapalım? Atalım" açıklaması dünya kamuoyunda deprem etkisi yarattı. Küstah yanıt veren İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Erdoğan'la Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in resmini yan yana koyup, sonunun Saddam Hüseyin gibi olacağını öne sürdü.
]]>Muğla'nın Seydikemer ilçesinde, 11 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.
İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, hakkında yakalama kararı bulunanlara yönelik çalışma başlatıldı.
Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ile İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, "bina içinde muhafaza altına Gaziantep Karşıyaka Escort alınmış eşya hakkında hırsızlık" suçundan 11 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ş.Y'yi (23) yakaladı.
Ş.Y. işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.
Kaynak: AA / Güncel
]]>












