Polonya’nın başkenti Varşova’dan Güney Kıbrıs’ın Larnaka şehrine gitmek üzere Varşova Chopin Havalimanı’ndan havalanan Airbus A321 tipi uçakta, pilot baygınlık geçirdi.
Wizzair firmasına bağlı 225 yolcunun bulunduğu uçağın pilotunun bayılmasının ardından diğer pilot durumu derhal kuleye bildirirken, uçağın acil olarak Varşova’ya dönmesine karar verildi.
SORUNSUZ ŞEKİLDE İNDİ
Pilot, yerel saatle 07.00 sıralarında Varşova Chopin Havalimanı’na sorunsuz şekilde iniş gerçekleştirdi.
PİLOT HASTANEYE KALDIRILDI
İnişin ardından yolcu uçağının bayılan pilotu, sağlık görevlileri tarafından hastaneye kaldırıldı.
Bir başka uçakla Larnaka’ya gönderilecek olan yolcuların bekleyişi ise sürüyor.
Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA – AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay, Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın “Şehir Hastanesi göstermelik açıldı” şeklindeki sözlerine sert tepki gösterdi.
Basın toplantısı düzenleyen Önsay, Kasap’ın Kütahya’ya yapılan her hizmetti “Görmezden gelip” kıyasına eleştirdiğini ifade etti. Önsay, “Bütün emekleri görmezden gelip, üstünü kapatıp, ‘AK Parti’ye gol atacağım’ diye ‘Tayyip Bey’e laf edeceğim’ diye gelip Kütahya Şehir Hastanesini konuşmak bence bu şehre yapılmış büyük bir kötülüktür. Bu noktada tekrar uyarıyorum, bunu yapmasınlar, yoksa bu ifadelerimi daha da sertleştireceğim” diye konuştu.
Önsay, Kasap’ın geçmişte de Kütahya Zafer Havalimanı yatırımını da sürekle eleştirerek, şehri zor durumda bıraktığını dile getirdi.
Önsay, “Bugün duyuyoruz, bir tane Kütahya milletvekilimiz ‘Ya oradaki makineyi buraya mı getiriyorlar? ‘ diyor. Şunu anlamaları gerekiyor, yani sen bir milletvekili olarak mesele nedir, burada yapılan iş nedir, bunu bir konuşmadan araştırman lazım. Burada kamu – özel ortaklığı ile yapılmış bir hastane var ve bu hastane Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Şu anda Sağlık Bakanlığı yönetiyor, yani Sağlık Bakanlığı hem Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesine hem Şehir Hastanesine sahip ve biz bugün bir başhekimle ikisini beraber yönetiyoruz. Burada yapılan işi başka türlü göstermeye çalışmak hakikaten büyük bir aciziyet. Biz vekilimizden şunu beklerdik. Bütün bunlar konuşulurken halk ‘Devlet Hastanesi yıkılıyor, neden yıkılıyor?’ dediğinde ‘ben defalarca bunun önüne geçtim, burası depreme dayanıksız, burayı bir an önce yıkın, yıkmıyorsunuz diye hükümeti eleştirmiştim, en sonunda yıktılar’ diye söylemesi lazım ama onun yerine Şehir Hastanesine bir şekilde kara çalma noktasına gidiyor. İşte Kütahya’nın problemi bu, yani bu şehre bir şey kazandırma noktasında muhalefetin, iktidarın, vekillerin, muhalefetin il başkanları, iktidarın il başkanları, teşkilatlar, tamamen aynı hedefte yürümesi lazım, seçim bitmiş daha on gün olmuş yirmi gün olmuş, bir seçim yokken bile, yakın gelecekte bir seçim gözükmezken bile, bir siyaset yapıyorum diye Şehir Hastanesini karalamanın, bu şekilde hareket etmenin, ben bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Bunlar şehre zarar veriyor. Şimdi yine başladı, duymuşsunuzdur, görüyorsunuzdur, bizim Türkiye’nin her yerinde Kütahya’daki Zafer Havalimanı’na benzer birçok havalimanı var ama bunların hiçbirisi Türkiye’de gündem olmazken sağ olsun bizim bu muhalefet olduğunu söyleyen vekiller sayesinde, sanki Türkiye’de Zafer Havalimanı’ndan başka o konumda olan başka bir yapı yokmuş gibi devamlı bunu ortaya çıkararak örnek haline getirdiler. Şimdi 23 ilde Şehir Hastanesi var. Hiçbir ilde Şehir Hastanesi, efendim şöyle mi oluyor, oraya hasta gidince böyle mi oluyor şeklinde söylentiler yokken, bizim burada bu başladı. Bu yanlış arkadaşlar, bunu yapmayalım. Bu şehre bunu yapmaya Kimsenin hakkı yok. Sonra biz Kütahya’dan bir taleple gittiğimizde bize bürokrasi diyor ki, ‘Sizin orada zaten bir havalimanı yaptık başımıza gelmeyen kalmadı’ şimdi de, ‘Bir Şehir Hastanesi yaptık, başımıza gelmeyen kalmadı’ diyecekler. Buna ne hakkınız var, bu nasıl bir memleket sevdasıdır. Bu nasıl Kütahya’yı sevmektir. Bu nasıl Kütahya’ya hizmet etmektir. Ben bunu hiç anlamıyorum. Bunu ne Afyon milletvekili yapar, ne Eskişehir milletvekili yapar, ne Uşak Milletvekili yapar. Bunu yaparsa ancak maalesef Kütahya milletvekilleri yapar. Yazıktır ya, bu şehri bu şekilde kötülemeye, bu şekilde kötü örneklerin şehri haline getirmeye izin vermeyelim. Bu kadar Zafer Havalimanı’nı kötüledin eline ne geçti senin. Çok şükür Sağlık İl Müdürlüğümüz çalışanlarımız büyük bir gayretle bugün orayı açıp öbür gün diğerini kapatıp, ertesi gün orada işe devam ettirebilirler. Ne yaşadık, hiçbir şey yaşamadık ama bütün bu gayretleri bütün bu emekleri görmezden gelip üstünü kapatıp AK Parti’ye gol atacağım diye Tayyip Bey’e laf edeceğim diye gelip Kütahya şehir Hastanesine konuşmak bence bu şehre yapılmış büyük bir kötülüktür. Bu noktada tekrar uyarıyorum, bunu yapmasınlar yoksa bu ifadeleri daha da sertleştireceğim. Biz bu şehre yeni bir hastane yapmak istiyoruz, 8 yataklı bir hastane hedefimiz var. Bir şey söyleyeceksen bununla ilgili söyle, bir artı koymak için çalış. Olan her şeyi yok saymak, olan her şeyi kötülemekle bu milletin bu Kütahya’nın moralini bozmaktan başka yaptıkları hiçbir şey yok. 10 yıldan beri bu şehir, Şehir Hastanesi bekliyor, açıyoruz, aynı gün tezvirata başladılar. Yok ‘Seçimi alelacele açtılar’ ne alakası var. Biz orada 28 Mart’ta gelip açılış töreni mi yaptık. AK Parti bayrakları mı astık, ne yaptık yani. Eğer biz acele açacak olsaydık Sayın Cumhurbaşkanımız Buraya geldiğinde 28 Şubat’ta açardık” ifadelerini kullandı.
]]>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Arnavutköy 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerle beraber olmaktan, hasret gidermekten memnuniyet duyuyorum. Bu güzel bahar gününde bizleri bir araya getiren rabbime hamd ediyorum. Artık son 10 gününe girdiğimiz Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyor, bu mübarek günlerin ülkemiz, milletimiz ve tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yaklaşık 6 aydır İsrail’in zulmü altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazzeli ve Filistinli kardeşlerimize dua ediyoruz. Bizler ailelerimizle, sevdiklerimizle, dostlarımızla birlikte oruçlarımızı huzurla açarken, bombaların yanı sıra açlık ve susuzlukla da katledilmek istenen Gazzeli mazlumların Allah yardımcısı olsun diyoruz” dedi.
“Halka teşekkür etmeyen, Hakk’a da şükredemez”
Arnavutköy’e teşekkür borcunu ödemek istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim kültürümüzde halka teşekkür etmeyen, Hakk’a da şükredemez. Bu vesileyle Arnavutköy’e teşekkür borcumuzu ödemek isterim. 14-28 Mayıs seçimlerinde Arnavutköy, İstanbul’da bize en güçlü desteği veren ilçelerimiz arasındaydı. Milletvekilliğinde yüzde 60,4, Cumhurbaşkanlığında yüzde 63,7 gibi rekor oranlarda Cumhur İttifakı’nı destekleyen siz Arnavutköylü kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. Siz bizi bahtiyar ettiniz, bizi gururlandırdınız. Bize sahip çıktınız. Rabbim de sizlerin yüzünü güldürsün, her birinizden razı olsun. Bu oy oranları sadece aramızdaki muhabbetin göstergesi değildir. Aynı zamanda bu teveccüh çok ağır bir sorumluluk demektir. Bugüne kadar bize olan itimadınızı asla boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da sizlerin güvenine layık olmaya çalışacağız. Arnavutköy benim için geçmişi yaklaşık 30 yılı bulan bir ilçemizdir. Yani şimdi hani bazı adaylar var ya, İstanbul’un şu anki büyükşehir belediye başkanına sorun Arnavutköy’ün nerede olduğunu bilmez. Bu kardeşiniz 30 yıllık bu geçmişte Allah rahmet etsin Bahtiyar beyin buradaki belediye başkanlığı sürecinden başlayan bir süreç. Biz böyle çalıştık. Şu anda girerken alana sorun bakalım emniyet ne kadar katılım var? Bu muhteşem katılımı bir alalım dedim. Rakam 35 bin. Evelallah şimdi bu akşam artık kampanya bitiyor. Yarın oylarımızı kullanacağız. Sandığa gümbür gümbür giderken inşallah Arnavutköy’ü gerçek belediyeciliğe, Murat Kurum kardeşime ve aynı zamanda Arnavutköy Belediye Başkan adayımız Candaroğlu’na teslim ediyor muyuz? Öyleyse, ana kademe çok çalışacak fazla bir şey kalmadı. Kadın kollarımız çok çalışacak. Gençler çok çalışacağız. Yarın da sandıklara sahip çıkacağız. Bu sefer yerel yöneticilerimizi belirlerken Cumhurbaşkanınız olarak ben yanınızdayım. Bakanlar olarak tüm Kabine yanınızda. Yerel yönetim de yanımızda olduğu zaman Arnavutköy hizmetten geri kalır mı? Bugüne kadar nasıl kalmadıysa bundan sonra da kalmayacak” açıklamasında bulundu.
“31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız?”
“Cürmü kadar yer yakacak olanların Arnavutköy’e bir hizmeti olabilir mi” diyen Erdoğan, “İlçemize ve şehrimize kim aşkla hizmet edecekse tercihimizi onlardan yana kullanalım. Yoksa cürmü kadar yer yakacak olanların Arnavutköy’e bir hizmeti olabilir mi? Bu gerçek belediyeciliği iktidar yaparsak Allah’ın izniyle Arnavutköy her türlü hizmeti alacaktır. İşte İstanbul Havalimanı’nı yaptık mı? Hemen yanı başınızda İstanbul Havalimanı var mı? Dünyanın sayılı havalimanlarından bir tanesi oldu. Yaparsa AK Parti yapar. Bundan sonra yine biz aynı şekilde yollarıyla, Çam Sakura Şehir Hastanesi’ni yaptık. Şu andaki belediye başkanı oranın yolunu bile yapmadı. Onu da yine Ulaştırma Bakanlığı olarak biz yaptık. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hanımlar var mıyız? Gençler var mıyız? Arnavutköy ile birlikte tüm İstanbul haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Büyükşehirde Murat Kurum diyor muyuz? Arnavutköy’de Mustafa Candaroğlu diyor muyuz? Rabbim sizlerden razı olsun” dedi.
“İstanbul’un 5 yıl daha kaybetmeye takati kalmadı”
Mitingde bulunan herkesten telefonla eşini ve dostunu aramasını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden buradan eve gittiğinizde elinize telefonu alıp eşi, dostu, arkadaşı tek tek aramanızı istiyorum. Kardeşlerimize bizlerin selamını iletmenizi özellikle istirham ediyorum. Ardından 31 Mart’ın önemini anlatacağız. Bizim gibi mutlaka onların da sandığa gitmesini sağlayacağız. Projesiz, hizmetsiz ve vizyonsuz adaylara oy vererek oylarını heba etmemeleri gerektiğini izah edeceğiz. İstanbul’un CHP’nin algı belediyeciliği ile bir 5 yıl daha kaybetmeye artık takatinin kalmadığını örnekleriyle anlatacağız” şeklinde konuştu.
“Belediyecilik nedir bunu biz biliriz”
İstanbul’u muradına kavuşturarak gerçek belediyecilik dönemini anlatacaklarını kaydeden Erdoğan, “Murat Kurum kim? Murat Kurum benim kabinemde bakan arkadaşımdır. Böyle çalıştık ve şimdi de bakanlıktan aldık İstanbul’a belediye başkan adayı yaptık. Niye? Bu işi biz biliriz. 5 yıl İstanbul’a belediye başkanlığı yaptım mı? Yaptım ve bu Arnavutköy’ü belli bir seviyeye Allah’ın izniyle bu kardeşiniz getirdi. Tabii gençler bunu bilmeyebilir. İşte bu adımları biz attık. Dolayısıyla belediyecilik nedir bunu biz biliriz. Şimdi de buraya bir bakan arkadaşımı şehircilik, bu yöndeki bir inşaat mühendisi bakan arkadaşımı İstanbul’a büyükşehir belediye başkan adayı olarak gönderdik. İşi bileni gönderdik. İnanıyorum ki, yarın akşam Murat kardeşimi tercih ettiğimiz anda pazartesi gününden itibaren İstanbul bir başka güne açılacak. Sizlerden Fatih’in emaneti bu aziz şehre sahip çıkmanızı bekliyorum. 31 Mart seçimlerinin Arnavutköy ile birlikte tüm İstanbul’umuz için şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
“Son 30 yıldır hep icraatlarımızla konuştuk”
Kimi insanın eser ürettiğini, kimisinin de sadece polemik peşinde koştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi insan iş yapar, kimisi de sadece laf üstüne laf koyar. Kimileri de kayak yapmaya İsviçre’ye gider. İstanbul’u sel alır, her taraf rezillik ama İstanbul’un belediye başkanı meydanda yok. Kimi insan eser üretir kimisi de sadece polemik peşinde koşar. Ziya Paşa ne diyor; Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. İşte sanki Ziya Paşa bunlar için bunu söylemiş. Biz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren son 30 yıldır hep icraatlarımızla konuştuk. Beceriksizliğini bahanelerle örtmeye çalışanlardan değil, milletine hizmet edebilmek için engelleri aşanlardan olduk. Ama Kastamonu’da sel afeti oldu. Murat Kurum çizmeleriyle beraber oradaydı. Deprem oldu 11 vilayet Murat Kurum çizmeleriyle beraber deprem bölgesindeydi. Antalya’da deprem oldu oradaydı. Kastamonu’da felaket Murat Kurum kardeşim oradaydı. Peki bunlar neredeydi? Ara da bul, bulamazsınız. 81 vilayetimizin tamamına mührümüzü vurmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz” diye konuştu.
Bugün eser ve hizmet siyasetinin sembollerinin İstanbul’la birlikte Arnavutköy’ün de dört bir yanında yükseldiğini kaydeden Erdoğan, “Bolluca Millet Bahçesi’nin yapımında sona geldik. Karaburun Millet Bahçemizin de projelendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde canlı bağlantıyla Arnavutköy-İstanbul Havalimanı metromuzun açılışını yaptık. Uzunluğu 14 kilometre olan 4 istasyonlu bu hat sayesinde artık Arnavutköy’den havalimanına 8 dakikada gidebiliyorsunuz. Arnavutköy-Gayrettepe arasındaki ulaşımı da 41 dakikaya düşürdük. Toplam 69 kilometrelik mesafesiyle Türkiye’nin en uzun raylı sistem ring hattını tamamlamış olacağız. Bir kez daha metro hattımızın hayırlı olmasını diliyorum. Yaklaşık 100 dönüm arazi üzerine kurulacak olan Arnavutköy Küçük Sanayi Sitesi’nin yapımına başladık” şeklinde konuştu.
Muhalefetin ‘buraya uçak inmez’ dediği İstanbul Havalimanı’nın dünyanın en iyi havalimanlarından olduğunu belirten Erdoğan, “İstanbul Havalimanı’mızın sadece Avrupa’nın değil dünyanın en iyi havalimanlarından olduğunu görüyoruz. Muhalefetin buraya uçak inmez dediği bunun için engellemeye çalıştıkları, akla hayale gelmeyecek iftiralar attığı havalimanımız ülkemizin gururu haline geldi. Şimdi Murat Kurum kardeşimizin dışındaki adaylara baktığınız zaman bunlar kiminle yarış ediyor? Murat kardeşim burada seçimi kazandığı zaman kim kazanacak? Arnavutköy kazanacak, tüm Arnavutköylüler kazanacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz Cumhurbaşkanı olarak, tüm Kabine üyelerimle bizler sizlerin hizmetinde olacağız. Ocak ayında İstanbul Havalimanı’mız günlük ortalama bin 308 uçuşla Avrupa’nın en işlek havalimanı seçildi. Havalimanımızın açılmasıyla birlikte Arnavutköy’ümüz başta turizm olmak üzere birçok alanda gelişmeye, yatırım çekmeye başladı. Benzer başarı diğer örneklerde olduğu gibi aynen yayıldı. Hatırlayın, Kuzey Marmara Otoyolu’na, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne, Marmaray’a, Avrasya Tüneli’ne, şehir hastanelerimize demediklerini bırakmadılar. İsraf dediler, ne gerek var dediler, hiçbir teklif getirmeden ortaya hiçbir alternatif sunmadan sadece eleştirdiler” ifadelerini kullandı.
“Gereksiz dedikleri hastanemiz 16,5 milyon insana hizmet verdi”
Hatta bugün Avrupa Yakası’nın sağlık merkezi olan Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’nin birkaç kilometrelik yolunu bile yapmadıklarını kaydeden Erdoğan, “Sonuçta, gereksiz dedikleri hastane geçen 4 yıllık sürede tam 16,5 milyon insana hizmet verdi. Şunu çok net görebiliyoruz şayet biz, muhalefetin takoz siyasetine boyun eğip geri adım atsaydık ne bu yatırımlar hayata geçerdi, ne de vatandaş hizmet alırdı. İstanbul trafiği bugünkünden çok daha vahim olurdu. Kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşım çok daha zorlaşırdı. Arnavutköy istihdam ve turizm noktasında gelişemezdi. Yani ülkemize, şehrimize ve ilçemize katkı sağlayan yatırımların hiçbiri gerçekleşmezdi. Biz muhalefete rağmen kararlı davrandık, sabrettik, mücadele ettik ve hamdolsun tüm bu eserleri ve nicelerini sizlerin hizmetine sunduk. Bunların haricinde daha pek çok yatırımı, projeyi, hizmeti İstanbul’umuza kazandırmanın sevincini yaşadık” dedi.
“Yarın akşam sizden gelecek müjdeyi Ankara’da takip edeceğim”
İnşallah bunlara 31 Mart’tan sonra yenilerini ekleyeceklerini kaydeden Erdoğan, “Unutmayın, sizin için İstanbul için 85 milyonun tamamı için koşturmaya devam edeceğiz. Biz sizi seviyoruz, biz sizlere aşığız yani bu sonradan gelenler var ya, bunların benim Arnavutköylü kardeşlerimle bir dertleri yok ama bizim derdimiz var. Çünkü biz Arnavutköy’ün geçmişini çok iyi biliriz. Bunların böyle bir derdi yok. İnşallah yarın akşam sizden gelecek müjdeyi Ankara’da takip edeceğim. Arnavutköy’ü takip edeceğiz. Şimdi buradan Güngören’e geçiyoruz orada kardeşlerimizle beraber olacağız. Türkiye olarak etrafı ateş çemberiyle çevrili çok zorlu bir coğrafyadayız. Karadeniz’in öte tarafındaki savaş iki yılını tamamladı üçüncü yılına girdi. Komşumuz Suriye 13 yıldan fazladır istikrara, barışa, huzura kavuşamadı. Gazze’de masum sivillere yönelik soykırımı hepimiz içimiz kan ağlayarak takip ediyoruz. Moskova’da düzenlenen vahşi terör saldırısı, durumun hala ne kadar kritik olduğunu hepimize gösterdi. Kısa sürede suların durulmayacağını dünyamızın çok zor günlere gebe olduğunu görüyoruz. Hükümet olarak biz sizlere efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Murat kardeşim aynen o da benim gibi sizin hizmetkarınız olacaktır” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Trabzon’un Arsin, Tonya, Vakfıkebir, Çarşıbaşı, Akçaabat ve Ortahisar ilçelerini ziyaret eden Uraloğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç ve Ortahisar Belediye Başkan adayı Ergin Aydın’la bir araya gelerek, ulaştırma ve altyapı projelerini masaya yatırdı.
Uraloğlu, Trabzon kent içi raylı sistemlerle ilgili Cumhurbaşkanı Kararnamesinin ardından aldıkları yetkiyle hemen harekete geçtiklerini belirterek, “Trabzon Büyükşehir Belediyemizin başlattığı kent içi raylı sistemi Ulaştırma Bakanlığı bünyesine Sayın Cumhurbaşkanı’mızın onayıyla aldık ve detaylı proje çalışmalarına başladık.” ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu, Akçaabat ilçesi, Meydan bölgesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon Otogarı ve Trabzon Havalimanı arasındaki yolculuk talebine cevap verecek Trabzon Raylı Sistem Hattı için de çalışmalara başladıklarını vurguladı.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile güzel bir işbirliği yaptıklarının altını çizen Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın onayı ile bu projeyi de bir tarafından tuttuk ve bundan sonra inşallah belediyemizle beraber şehrimize kazandıracağız. Bu da gerçekten şehrimiz için elzem projelerden bir tanesi. 31,9 kilometre uzunluğunda, 56 istasyonlu olacak şekilde projemizi konuşuyoruz. İlimizin batısından doğusuna kadar nüfusun en yoğun olduğu bölgeyi raylı sistem hatlarıyla buluşturarak trafiği rahatlatmış olacağız. Proje ile hem Ortahisar ilçesi hem de Trabzon merkezinde ciddi şekilde ulaşım akslarına kolaylıkla ulaşım olacak. Birinci etapta Akçaabat’tan havalimanı arasını kapsayacak. İkinci etapta Trabzon’un doğusuna doğru devam edecek. Özellikle yaz aylarında turizmin artması ile yoğunlaşan trafik rahatlamış olacak.”
“Trabzon’umuza yeni bir havalimanı kazandırmak için çalışmalarımıza başladık”
Uraloğlu, Trabzon’un AK Parti belediyeciliği ile birçok hizmete eriştiğini ifade ederek, “Ulaştırma Bakanlığında da birçok iş yaptık. 2002 yılından bu yana bakanlık olarak Trabzon’a 147 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Karadeniz Sahil Yolu’ndan Tanjant Yolu’na, Kanuni Bulvarı’ndan Zigana Tüneli’ne kadar birçok iş yaptık.” değerlendirmesinde bulundu.
Hızlı trenin Ankara’dan Sivas’a ulaştırıldığını şimdi de Kırıkkale’den Çorum’a, oradan da Samsun’a ulaştırılacağını anlatan Uraloğlu, “İnşallah bu sene ihalesini yapacağız. Sonra da Samsun ve Sarp’ın, Trabzon’un da içinde bulunduğu proje çalışmalarını bu sene başlatıyoruz. Şimdi bazıları diyorlar ki ‘Bunu hep söylediniz.’ Artık eyleme geçtik. Bundan sonra da bütün Karadeniz ve Trabzon bunu Allah’ın izniyle görecek.” şeklinde konuştu.
Uraloğlu, mevcut Trabzon Havalimanı’nda öncelikli olarak yapılması gereken çalışmaları sürdürdüklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Trabzon’umuza yeni bir havalimanı kazandırmak için çalışmalarımıza başladık. Mevcut iç hatlar terminal binasına iki adet sabit yolcu köprüsü ve körük ekleyeceğiz. Özellikle yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binasının aciliyeti vardı. Yıl sonuna kadar 3 bin 240 metre uzunluğundaki yeni pisti ve 10 milyon yolcu kapasiteli 110 bin metrekare büyüklüğündeki yeni terminal binasının fizibilite çalışmalarını tamamlayıp ihale sürecini başlatalım istiyoruz. Ardından yeni havalimanının yapım sürecine başlayacağız. Tamamlandığında Trabzon’a uzun yıllar hizmet edecek çok kıymetli bir eseri inşallah önümüzdeki yıllarda hayata geçirmiş olacağız.”
]]>Uraloğlu, AA muhabirine, yerli ve milli projeler ile ulaşım hatlarına yönelik çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Hava, kara, demir ve deniz yolları ile iletişimde önceliklerinin yerli ve milli teknolojiyi kullanmak olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “Demir yolu araçlarının yerli ve milli olması yönündeki çalışmalara ağırlık veriyoruz. Milli Metro Projesi, lokomotif üretimi ve milli elektrikli tren seti gibi projeler ülkeye değer kattı. Akıllı ulaşım yollarında da kullanılan teknolojiler de Türkiye’de üretiliyor.” diye konuştu.
Uraloğlu, 2002’de 26 olan havalimanı sayısını 57’ye yükselttiklerine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Havalimanı sayımız aşağı yukarı Türkiye’deki ihtiyacı karşılama noktasına geldi. Yozgat, Bayburt-Gümüşhane ve Çukurova bölgesel havalimanlarının inşaatları devam ediyor. Çukurova Bölgesel Havalimanı bitmek üzere. Bu ay içinde açmak için 7/24 çalışıyoruz. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın üçüncü pistinin inşaatına ve Antalya Havalimanı’nda da yeni bir terminal binasına başladık. Depremde hasar gören Hatay Havalimanı’na ilişkin çalışmalar yaptık. Hatay ve çevre illerde yer araştırmaları yaptıktan sonra Hatay Havalimanı’nı kendi yerinde yapma kararı aldık ve inşaatına da başladık. Hizmete açacağız. Muhtemelen önümüzdeki sene içinde bitirmiş olacağız.”
“Türkiye’de kullanılan cep telefonların yüzde 11’i 5G’ye uyumlu”
Uraloğlu, 5G’ye geçişe ilişkin çalışmaların da yerli imkanlarla devam ettiğini belirterek, “Şu anda Türkiye’de kullanılan cep telefonlarının sadece yüzde 11’i 5G’ye uyumlu. Yani bu süreci doğru yönetmemiz gerekir. Türkiye’nin ihtiyacı olduğu noktada biz bunu ülkemize getirmiş olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Türksat 6A uydusunun fırlatılmasına yönelik hazırlıklara ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, martta yer teslimi yapılacağını dile getirdi. Uraloğlu, haziranda da uydunun yörüngesine gönderileceğini söyledi.
Türksat 6A uydusunun Afrika ve Orta Doğu’da ilave alanları da kapsayacağını aktaran Uraloğlu, “Kapsadığı ülkelerdeki operatörlere ve yayıncılara bu ürünü satıyoruz. Oradan bir maddi beklenti var. Bir de bunlar stratejik ürünler. Yani siz böyle bir ürünü bir ülkeye sattığınız zaman siyasi olarak da ilişkilerinizi geliştiriyorsunuz. Ayrıca, Türk kanallarının izlenmesini teşvik edebiliyorsunuz.” dedi.
Türkiye Kart 10 ilde daha kullanılabilecek
Yapılan projelerde “sıfır emisyon” hassasiyetini göz önünde bulundurduklarını vurgulayan Uraloğlu, kara yolu taşımacılığını demir yoluna aktarmak için çalıştıklarını anlattı. Uraloğlu, bu kapsamda elektrikli araç ve şarj istasyonlarının yapılmasını teşvik ettiklerini bildirdi.
PTT aracılığıyla uygulamaya alınan Türkiye Kart Projesi’nin ilk etapta Konya’da hayat geçirildiğini anımsatan Uraloğlu, kartın bu yıl en az 10 ilde daha kullanılabileceğini ifade etti.
İstanbul-Ankara hattında yeni otoyolu projelendiriliyor
İstanbul ile Ankara arasında taşıt trafiğinin artma eğiliminde olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, bu hatta yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgiyi verdi:
“İstanbul ile Ankara arasında gelecek yıllar için bize mutlaka yeni bir otoyol lazım. Daha kısa gidecek bir tren hattı da lazım. Ankara’dan başlayıp Ayaş, Beypazarı, Nallıhan üzerinden Akyazı’ya kadar giden 276 kilometrelik bir otoyolu projelendirmeye başladık. Bunu bitirdiğimiz zaman hem daha kısa bir güzergahtan seyahat edeceğiz hem de kapasitemiz artmış olacak. Biz demir yolunu biraz daha önceliyoruz. Onun için bir projemiz daha var. Bunun proje çalışmalarına başladık. Hem otoyol hem de demir yolu için 2028 projeksiyonunda inşaatına başlarız diye düşünüyorum. Proje olarak başladık ama yapım olarak biraz daha vaktimiz var.”
]]>Hava trafiğine 1957 yılında açılan ve yılda 24 bin uçağın iniş-kalkış yaptığı Trabzon Havalimanı, Türkiye’nin en yoğun havalimanları arasında yer alıyor. Artan yağışlar sonrası yüzeyinde oluşan çatlak ve çökmeler nedeniyle pisti onarıma alınan havalimanı, bölgede olumsuz hava koşullarının da etkisiyle uçuş iptalleriyle gündeme geliyor. Kimi uzmanlar, asfaltında oluşan şişme, kabarma, çatlak ve oturmalar kaynaklı 3 yılda 6 kez onarıma alınan havalimanı pistinde oluşan deformasyonların tam olarak belirlenmesi için uydudan milimetrik olarak gece gündüz izlenmesi gerektiğini öneriyor. Kimi uzmanlar da özellikle yaz turizm sezonunda günlük 35 uçak seferiyle 4 bini aşkın yolcuyu ağırlayan havalimanı pistinde ‘kırmızı kil’ tehlikesine karşı, temel iyileştirme yapılıp, pist altının fore kazıklarla güçlendirilmesini tavsiye ediyor.
‘PİSTİN TABANINDA KİLLİ BİR ZEMİN VAR’
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, pistin alt tabanında killi zemin olduğunu belirterek, “2018 yılından beri havalimanı zaman zaman uçuşlara kapatılıyor. Pist onarımı yapılıyor. Çünkü uçuşu tehlikeye sokacak deformasyon yapıları oluştuğu için pist kapatılıyor. Onarım yapılıyor ve uçuşa açılıyor. Ama arkadan belli bir müddet sonra bu deformasyon yine başlayınca pist tekrar uçuşlara kapatılıyor. Bu 2018 yılından beri süre gelen bir olay. Neden pistte deformasyon yapıları oluşuyor? Çünkü pisttin tabanında killi bir zemin var. Bu killi zemin zaman zaman farklı oturmalardan dolayı kabarıyor çöküyor. Pisttin olduğu yapıda deformasyon gereği kıvrımlı, kırıklı yapılar oluşturuyor. Bu da uçuşu tehlikeye soktuğu için uçuşlar durduruluyor. 2020 yılında bu problemi çözmek için pisttin üst yapısını kaldırdılar ve yenilediler. Ama altyapı zemini onarılmadı. Zemin iyileştirilmesi yapılmadığı için aynı problem yeniden nüksetti” diye konuştu.
‘GÜVENLİ UÇUŞ İÇİN ŞART’
Havalimanı pistinin uydudan izlenmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Bektaş, “Muhakkak suretle uydudan havalimanının deformasyonlarının milimetre cinsinden ölçülmesi lazım. Gelecekte neresi, ne kadar oturacak? Bu oturmanın pistte vereceği zararlar uydudan sürekli izlenmesi lazım. Böyle bir yöntem İtalya’nın Roma Havalimanı’nda uygulanıyor. Sürekli olarak havalimanı uydudan gözleniyor. Bu yöntem sağlıklı güvenli uçuş için şarttır. Milimetre mertebesinde alçalmalar, yükselmeler ve deformasyon yapıları gözlenerek gerekli önlemler alınıyor. Bir an önce pistin üst yapısının kaldırılıp, altta zemin iyileştirilmesi yapılıp, üsttü tekrar onarılmalı. Bu tür zemin sorunları oturma, çökmeler teknolojik olarak uydudan izleniyor. Uydudan izlenen milimetre cinsinden oturmalar karşısında da önlemler alınıyor. Dolayısıyla Trabzon Havalimanı’ndaki oturmaların kesinlikle uydudan izlenmesi gerekir. Kırık ve çatlaklar, her türlü deformasyon uydudan izlenmeli. Bu dünyanın her tarafında geçerli bir yöntemdir. Uzaktan algılama dediğimiz, uydudan yer ve pist hareketlerini ölçebilecek, bunları değerlendirebilecek yöntemler var. Bunu da bu şekilde yaparsak, uçuşu daha güvenli hale getirir, yolcuların ve uçakların güvenliğini daha fazla artırabiliriz” dedi.
]]>