İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Aydın Söke’de vatandaşlarla birlikte açtığı iftarın ardından Kuşadası’nda mitinge katıldı. İYİ Parti Kuşadası Belediye Başkan Adayı Behçet Alp da mitingde Akşener’in yanındaydı.
Akşener, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“2019’a gelindiğinde arkadaşlarımla konuştum. Muhalefet seçmeninin umutsuzluğunu, mutsuzluğunu ve ‘gelecek endişesini nasıl ayağa kaldırırız. Tekrar nasıl umutlandırırız. Geleceğe dair nasıl ümit içinde olmalarını sağlarız’ diye tartıştık ve CHP’ye bir teklif götürdük. Yerel seçimlerde ittifak yapma, birlikte seçime girme teklifi götürdük. Sonuçta masaya oturduk. Bir ay sonra teklife ‘buyur, oturalım’ dediler. Ben o masaya oturan arkadaşlarıma bir talimat verdim. Burası Türkiye’nin iyiliği, öbür tarafta İYİ Parti’nin iyiliği… ‘Türkiye’nin iyiliğini tercih edeceksiniz’ dedim. Yani şunu söylemek istiyorum, teklifi biz götürdük. Teklifin neticesinde muhalefetin dirilmesiydi ve 2023 seçimlerinde de netice itibariyle muhalefetin bu ucube sistemi değiştirecek bir şekilde seçim kazanmasıydı. Amacım buydu. 19 ilçe 4 belde… Buradan baktığınız zaman çırak çıkmış oluyor muyuz? Evet oluyoruz. Hiç çırak çıktık anlamında, ‘vay niye böyle oldu’ dedik mi? Hayır demedik. Bütün belediye başkanlarının arkasında olduk.
“İLK DEFA SİZİNLE PAYLAŞIYORUM”
2023’ü alırız’ diye yola çıktığımız için sayın Erdoğan’ın söylediği bir söz var. İstanbul’u alan Türkiye’yi alır. Biz İstanbul, Ankara, Antalya, Aydın, Kuşadası’nı aldık. Zurnanın zart dediği yer burası. Biz Türkiye’yi kurtaracağımızı düşünürken arkadaşlar dümen içindeymiş. 2023 seçimlerinden evvel Eylül 2021’de ben ve 5 kişi karşılıklı oturduk bir konuşma yaptık. Henüz 6’lı Masa kurulmuş değil. İlk defa sizinle paylaşıyorum. Bu da Kuşadası’na ekstra basının vereceği bir iş olsun. Uzun bir sohbetti. Ben dedim ki, ‘Kemal Bey, İstanbul ve Ankara belediye başkanlarının içinden birini aday edecekseniz biz varız ama diğerini geri çekin şayet ikisini de aday etmeyecekseniz ikisini de geri çekin, çünkü seçmen taraftar hale geliyor.’ Geri çekildi mi? Hayır. Aday edildi mi? Hayır.
“GÖK KUBBEYİ YIKANLARDANIZ”
2021’de sözümün değeri olsun diye Cumhurbaşkanı adayı olmayacağımı söyledim. Şimdi tekrar söylüyorum, ben kendimi cumhurbaşkanlığı adaylığına layık görmeyecek bir durumda mıyım? Hayır. Ama nedir? 2023 seçimini kazanmak. Sonra öyle bir telaş oldu, masa kuruldu. Sonuç itibarıyla bir baktık yüzde 60 ile sayın Kılıçdaroğlu’nun seçileceğini söylediler. Kabahat benimse 9.67 aldık. Yüzde 60’tan düşün bakayım kaç kalıyor? 50.33 kalıyor. Yani 51 ile sayın Kılıçdaroğlu’nun kazanması gerekiyordu. Her önüne gelene iftira atan, herkese racon kesmeye çalışan abilere sesleniyorum, sizin kabadayılığınız İYİ Parti’ye geçmez. Biz iğnenin deliğinden geçtik. Biz Atatürk’ün izinde giden, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin tüm değerlerine sahip çıkan, Atatürk’ün anasına sövülürken bu ülkede kafasını yere indirenlerden değiliz, gök kubbeyi yıkanlardanız. 2023’ü de maalesef keşke kazansaydık ama kazanamadık. Gördük ki ittifak sistemi sizi çırak çıkarıyor.”
]]>Suudi Arabistan’ın Medine kentinde geçirdiği kazanın ardından ağır yaralanan ve 32 ameliyat geçiren 60 yaşındaki Mehmet Taşçı, 9 gün süren bir komanın ardından uyanarak hayata yeniden tutunmayı başardı. Memleketi Yozgat’ın Sorgun ilçesine kesin dönüş yapan ve yaşadığı zorlukları göz önüne alan Taşçı, hayatının geri kalanını ihtiyaç sahibi ailelere yardım etmeye adadı. Koltuk değnekleri yardımıyla güçlükle yürüyebilen Taşçı, malulen emekli olduktan sonra boş oturmak yerine ihtiyaç sahiplerine faydalı olma adına Sorgun ilçesinde fırıncı esnafı ve hayır sahiplerinin de desteğiyle 9 yıl önce bir projeyi hayata geçirdi. Taşçı, fırıncı esnafı başta olmak üzere diğer esnaf ve hayırseverlerin katkısı sayesinde fırınlardan aldığı ekmekleri ve gıda paketlerini 3 tekerli engelli aracıyla yaz kış demeden ihtiyaç sahibi ailelerin evlerine dağıtmaya başladı. Ramazan ayında da her gün engelli aracıyla Sorgun sokaklarını dolaşarak yaklaşık 100 aileye fırından aldığı sıcak ekmeleri ulaştıran Taşçı’nın en büyük motivasyon kaynağı da insanların memnuniyeti oluyor. Vatandaşlar da Taşçı’nın getirdiği ekmeklerle iftarlarını açmanın mutluluğunu yaşıyor.
İlçe halkından Fatma Bulut, “Mehmet ağabeyden Rabbim razı olsun. Her zaman ekmeğimizi evimize getiriyor. Gıda ihtiyaçlarımızı da karşılıyor. İftarda da ekmeğimizi her gün getiriyor” dedi.
“Fırıncılar olarak biz de kendisine destek oluyoruz”
Fırın esnaflarından Ahmet Paşaoğlu da ilçedeki ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılması için ekmek yardımında bulunduklarını söyleyerek, “Mehmet ağabey yıllardır yaz kış demeden her gün bütün fırınları dolaşıp tüm hayırları alıp ihtiyaç sahiplerine götürüyor. Rabbim ondan razı olsun. Biz de ekmekleri veriyoruz. O da ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. İhtiyaç sahiplerine kendi tekerlekli aracıyla herkesin ekmeğini götürüyor. Fırıncılar olarak biz de vatandaşlarımıza destek oluyoruz” şeklinde konuştu.
“Alan el ile veren el birbirini görmüyor”
Gönüllü olarak her gün ihtiyaç sahibi ailelerin evlerine tekerlekli sandalyesi ile sıcak ekmek götürmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Mehmet Taşçı, “Suudi Arabistan’ın Medine şehrinde inşaatta çalışırken 8. kattan düştüm. El Sahra Hastanesinde yatarken aklıma bir fikir geldi. ya Rabbim bana yaşama imkanı verirsen, değneklerle olsun nasıl olursa olsun kalan ömrümü senin yolunda kullanacağım diye Rabbime bir sözüm vardı. Bu sözümden dolayı yola çıktım. Çok şükür 9 yıldır ilçemizde sabah saat 09.00’da tüm fırınları geziyorum. Vatandaşların destekleriyle toplanan parayla fırından ekmeklerimizi alıyorum. Diğer esnaf kardeşlerimiz ve Sorgunlu hayırsever vatandaşlarımız da destek oluyor. Onların hayırlarıyla aldığım ekmek ve gıda paketlerini ihtiyaç sahibi ailelere mahalle mahalle gezerek ulaştırıyorum. Bu da bana mutluluk veriyor. Bu işi kendi aracımla gönüllü olarak yapıyorum. Ben burada bir köprü oluşturuyorum. Veren el ile alan el birbirini görmüyor. Ben almış olduğum yardımı ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak bunun mutluluğunu yaşıyorum” ifadelerine yer verdi. – YOZGAT
]]>“Camdaki Kız”, “İstanbullu Gelin”, “Sakla Beni” adlı televizyon dizilerinin yanı sıra 40’tan fazla oynadığı ve yönettiği tiyatro oyunu ile bilinen, eski Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve ArtAnkara Yönetim Kurulu Üyesi Tamer Levent, ArtAnkara 10. Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’nda sanatsal düşünme biçimi ve sanata bakış açısına yönelik AA muhabirine açıklamada bulundu.
Toplantı, söyleşi, konferans, oyun ve pek çok etkinlikte “Sanata Evet” kampanyasıyla sanatın, hayatın her alanında olduğunu 40 yıldır anlattığını belirten Tamer Levent, ArtAnkara’nın 2015’teki ilk fuarında da “Sanata Evet” afişi asıldığını ve o dönemde bu manifestoya insanların, “Sanata hayır diyen mi var?” şeklinde cevap verdiğini söyledi.
Tamer Levent, insanların büyük çoğunluğunun, sanatın bir yaşama biçimi ve kültür olduğunu anlamadığını, sanatı sadece resim yapmak, tiyatro, müzik yapmak olarak düşündüğünü belirtti.
1605’te Berlin’de kurulan Telif Hakları Enstitüsünün sanat kavramını, “süreç ve ürün” olarak tarif ettiğini aktaran usta oyuncu, “Biz ise ürün kısmında tanıdık sanatı ve sadece üründen ibaret zannediyoruz. Böyle zannedince de onun oluşma sürecini, insanla olan ilişkisini anlamıyoruz. Sanatı felsefesinden, bilgiden kopararak düşünüyoruz.” diye konuştu.
Sanatta sadece ticari amaç güdülmemesi gerektiğini belirten Tamer Levent, “Düşünmeyi öğretmek, insanın gelişmesini özendirmek ve insanın içinde bulunan sanatçı özelliğini açığa çıkarmak gerekiyor. Bu milenyumda sanat kavramına böyle bakmak gerekiyor. Onun için ‘Sanata Evet’ diyoruz. Ben ‘Sanata Evet’ diyeli 40 yıl oldu. Bu manifestoyu, düşünceyi her yerde anlatmaya çalışıyorum. Yeni yeni ne olduğu anlaşıldı.” dedi.
Sanatçının “bir işi özenle yapmayı düşünen insanın adı” olduğunu ifade eden Tamer Levent, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yaratılmış en değerli sanat eseri insanın kendisi. Öğrenciler fuarları geziyor. Gençler gezerken, bir şeyleri incelerken, nasıl bir hayat yaşamak istediklerini, içinde bulundukları toplumun özelliklerini anlamaya, irdelemeye çalışsınlar, irdelemeyi öğrensinler. Düşünmeyi öğrensinler. Düşünmeyi öğrenen insan bilgiye ulaşır. Yapay zeka sohbet robotu ChatGPT’ye bir şey sordum. ‘Bu zamana kadar olan bilgilerimiz eksiktir, cevap veremeyeceğiz’ diye yanıt verdi. Ben sorduğumun cevabını biliyordum aslında. İnsan olmadan yapay zeka icat olmazdı değil mi? Biz, ‘Teknolojiyi bu çağa uygun hale getirmek için ne yapmalıyız’ sorusunu düşünerek sormalıyız, felsefesine bakmalıyız. İşte sanat bu. Her şey sanattır. Büyük bir manifesto ‘Sanata Evet’.”
Avrupa’nın 15. yüzyıldan itibaren Rönesans döneminde sanatı “sanat felsefesi” ile geliştirdiklerini belirten Levent, o dönemde “düşünceye” sanat dendiğini anlattı.
Tamer Levent, “Rönesans’tan beri matematik, geometri, gramer, belagat, astronomi, müzik, felsefe yedi öz disiplin olarak tanımlanıyor ve bu disiplinlerle ‘Yaşamı nasıl sanat kalitesinde geliştirebiliriz’ diye düşünüyor insan. Her resim yapana sanatçı denmiyor. Bu yedi öz disiplini bilenler, Leonardo da Vinci gibi ressamlar yaptıkları resimlerle hayata dair konuları resimledikleri için bugüne kadar geldiler.” diye konuştu.
İki kişisel fotoğraf sergisi açacak
Zanaat ile sanatın birbirinden ayrıştığını belirten Levent, “Zanaatın sanat haline getirilmesi bizim çağımızın düşüncesi olmalıdır. Bugün insanlara ‘Hayır demeyi öğrenin’ düşüncesini öneriyorlar. Tamam ‘hayır’ deyin ama bir tek gönül rahatlığı ile ‘Sanata Evet’ deyin. Yaşamda olan her şeyin oluşmasına sebep olan insanın beynindeki sanat hareketi. Merak etme, buluş yapma, çözüm üretme aslında hepsi bir sanat. Biz bunların ne olduğunu bilmiyorduk, ilham geldiğini zannediyoruz.” ifadesini kullandı.
Tamer Levent, her hareketi ve her işi yaparken insanların o işin arka planını düşünmesi gerektiğini belirterek, kendisinin de oyunculuk dışında yaptığı her işin felsefesini anlamaya çalıştığını söyledi.
Boş zamanlarında gitar çaldığını, fotoğraf çektiğini belirten Tamer Levent, yakın zamanda İstanbul’da iki fotoğraf sergisi açmak için hazırlık yaptığını sözlerine ekledi.
]]>Isparta’nın Eğirdir ilçesine bağlı Sevinçbey köyünde hayırseverler ve vatandaşlar yeni bir Kız Kur’an Kursu için seferber olarak inşaat çalışmaları başlatmıştı. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de Kız Kur’an Kursunun inşaat çalışmalarını yerinde incelemiş, talep üzerine Kur’an Kursunun tamamlanması için destek vereceklerini bildirmişti. Başkan Başdeğirmen’in destekleriyle Sevinçbey Kız Kur’an Kursu’nun yapımı tamamlandı. 2 katlı olarak inşa edilen Kur’an Kursu hizmete açıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan açılışta Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi.
Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Sevinçbey Kız Kur’an Kursu’nun çok güzel bir bina olduğunu ve köye de yakıştığını söyledi. Kur’an Kursunun yapımına destek veren hayırseverlere teşekkür eden Başkan Başdeğirmen, “Rabbim bu tür hizmetleri yapmayı hepimize nasip eylesin. Buradan yetişen çocuklarımız, gençlerimiz Kur’an okumayı öğrenen vatandaşlarımızın okumuş oldukları Kur’an bizim için dua yerine geçiyor. Bunlar çok önemli ve değerli çalışmalar. Bağışta bulunan hayırseverlerden de Allah razı olsun. Kız Kur’an Kursu köyümüze ve şehrimize hayırlar getirsin” görüşlerinde bulundu.
Isparta Valisi Aydın Baruş da Isparta Belediyesi’nin hayırseverlere öncülük ettiğini ve bu sayede Kız Kur’an Kursu’nun yapımının tamamlandığını belirterek, “Herkesten Allah razı olsun. Peygamber Efendimiz Hadisi Şerifinde buyurur ki, ‘sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğretendir.’ Kur’an öğrenilmesine, öğretilmesine vesile olmak tüm hayır sahipleri için gerçekten müjdelerle dolu bir olaydır. Çünkü Kur’an’ın öğrenilmesi, öğretilmesi aynı zamanda hayatın öğrenilmesi, öğretilmesidir. Hayatımıza rehberlik eden Yüce Kitabı, Allah’ın kelamını öğretmek herkese nasip olmaz. Buna vesile olmak da herkese nasip olmaz. Buna vesile olan tüm kardeşlerimizi bir kez daha tebrik ediyorum. Bu güzel binanın alt katı Kur’an Kursu, üst katı da lojman olarak düzenlenmiş. Köylerimizde lojman oluşturmak çok önemli. Çünkü buraya görevli bir arkadaşımızı verdiğimiz zaman köyümüzde devamlı bulunabilmesi, köylümüze bir şeyler öğretebilmesi için vaktini burada geçirmesi gerekiyor. Lojmanda ikamet edecek olan kurs öğreticimiz tüm vaktinde köylüye bir şeyler öğretebilme imkanına sahip olacak. Kur’an Kursunun köyümüze hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından dualar eşliğinde Sevinçbey Kız Kur’an Kursu’nun açılış kurdelesi protokol üyeleri tarafından kesildi. Açılışa Isparta Valisi Aydın Baruş, Eğirdir İlçe Kaymakamı Adem Çelik, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Eğirdir İlçe Müftüsü Mehmet Ali Eroğlu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Halil İbrahim Güleç ve vatandaşlar katıldı.
Açılışın ardından Vali Aydın Baruş, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve beraberindekiler Kur’an Kursu binasını inceledi.
Sevinçbey Köyünde yaşayan vatandaşlar ise Kız Kur’an Kursunun yapımına destek veren başta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen olmak üzere herkese teşekkür ettiler. – ISPARTA
]]>TBMM Başkanı ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş’un Kuzey Atlantik Antlaşmasına İsveç Krallığının Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü.
ŞAHİN: GELECEK PARTİSİ OLARAK NATO ÜYELİĞİNE KARŞI DEĞİLİZ
İsveç’e NATO üyeliği yolunu açan protokolle ilgili kanun teklifinin görüşmelerinde Saadet- Gelecek Grubu Başkanvekili İsa Mesih Şahin Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin önümüzdeki dönemde bölgede ve uluslararası arenada yalnızlaşmaması ve dışlanmaması adına Gelecek Partisi olarak İsveç’in NATO üyeliğine karşı çıkmadığımızı beyan etmek istiyorum” dedi.
KAYA: “KAPALI KAPILAR ARDINDA VERİLEN SÖZLER…”
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya ise, “Kapalı kapılar ardında verilen sözlere… Komisyonda oturan arkadaşlarımızın samimiyetinden şüphe etmiyorum ancak şunu net olarak söyleyeyim, bu komisyona verilen sözlerin hiçbir anlamı yoktur, burada irade bu millettedir, milletin vekillerindedir; ‘hayır’ diyerek gücümüzü gösterelim. İsveç’in NATO üyeliğine karşı durarak aslında ne tür oyunların kurulduğu gerçeğini ortaya çıkaralım diyorum. Saadet Partisi olarak kararımızın ‘hayır’ olacağını buradan ifade ederim” diye konuştu.
ZORLU: “GELECEĞE YÖNELİK TEMENNİLER MANZUMESİNDEN İBARETTİR”
İYİ Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu da “Türkiye, NATO ve İsveç arasında hazırlanmış olan mutabakat metni de geleceğe yönelik bir temenniler manzumesinden ibarettir” diyerek ‘Hayır’ oyu kullanacaklarını söyledi.
SALICI: “NATO’NUN CAYDIRICI GÜCÜNÜ ÖNEMSİYORUZ”
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı oylama öncesi Genel Kurul’da yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Biz güvenliği sadece askeri değil aynı zamanda siyasi bir mesele olarak görüyoruz. Siyasi yönden bakıldığında CHP’nin tutumu son derece açıktır. Demokratik ilkeleri esas alan, hukukun üstünlüğünü denetleyen bir sistemin doğruluğuna inanıyoruz. Gerginliklerin silahlı yoluyla değil, diplomatik müzakereler yoluyla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Nükleer silahlardan arınmış bir güvenlik konseptini her platformda destekliyoruz. Barış istikrar ortamını bozan her türlü tehdide karşı NATO’nun caydırıcı gücünü önemsiyoruz. NATO’nun yeni üyelerinin katılımıyla genişlemesini destekliyoruz. Bu nedenle de bugün oylamada CHP olarak İsveç’in NATO’ya katılımına ‘evet’ diyeceğiz.”
ENGİNYURT: “CUMHURBAŞKANIMIZI DESTEKLİYORUM, ‘HAYIR’ DİYORUM”
Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Cemal Enginyurt, ise “İsveç PKK sevicidir, İsveç Kandilcidir. İsveç FETÖ’cüleri destekler, PKK’lılara parasal yardım yapar. Bunu Cumhurbaşkanımız söyledi. Ben de onu destekliyor ve ‘hayır’ diyorum” dedi.
BAŞ: “BİZ NATO’NUN KENDİSİNE KARŞIYIZ”
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Biz, NATO’nun kendisine karşıyız, Türkiye’nin NATO üyeliğine karşı, NATO’nun genişlemesine de karşıyız ” dedi.
EMEP Partisi Genel Başkanı İskender Bayhan da “Türkiye’deki bütün NATO üsleri kapatılmalıdır. Türkiye NATO’dan çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından yapılan açık oylamaya 346 milletvekili katıldı. 287 milletvekili kabul, 55 milletvekili red, 4 milletvekili de çekimser oy kullandı. Oylamaya MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. DEM Parti milletvekilleri kanun teklifini protesto etti. “NATO’ya, işgale, savaşa hayır” dövizleri gösterdi. CHP ve Gelecek Partisi kanun teklifine ‘evet derken Saadet Partisi, İYİ Parti ve TİP ‘hayır’ oyu verdi.
]]>