Hayvanlar – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 28 Dec 2024 12:01:25 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ardahanlı Kızakçı Buzda Antrenman Yapıyor https://www.haber28.com.tr/ardahanli-kizakci-buzda-antrenman-yapiyor/ https://www.haber28.com.tr/ardahanli-kizakci-buzda-antrenman-yapiyor/#respond Sat, 28 Dec 2024 12:01:25 +0000 https://www.haber28.com.tr/ardahanli-kizakci-buzda-antrenman-yapiyor/ Ardahanlı kızakçı, turistleri rahatça gezdirebilmek için buzla kaplanan Çıldır Gölü üzerinde, türkü eşliğinde atını buza alıştırıyor.

Ardahan-Kars sınırları içinde yer alan Çıldır Gölü’nde, soğuk hava nedeniyle yüzeydeki buz tabakası kıyı kesiminde 10 santimetreye kadar ulaştı.

Gölün, Çıldır ilçesine bağlı Akçakale köyü mevkisinde, atlı kızaklarla buzda antrenmanlara başlandı.

Atlı kızakçı Kurtuluş Kılıç da türkü söyleyerek atını buza alıştırmaya çalıştı.

Kılıç, AA muhabirine, Çıldır Gölü’nün Ardahan tarafının büyük bölümünün buzla kaplandığını söyledi.

Atına buzda 3 gündür antrenman yaptırdığını dile getiren Kılıç, “Buz kalınlığı atlı kızağı taşıyacak seviyeye geldi. Atlarımızı kaygan ve cam gibi buzun üstünde yürümesini kolaylaştırmak için antrenmanla buza alıştırıyoruz. İlk anlarda hayvanlarda tedirginlik oluşuyor. Turistlerimizin tedirgin olmamaları için atlarımızı alıştırıyoruz. İnsanlarımız rahatlıkla atlar ile fotoğraf çeksin, rahatlıkla atlı kızağa binsinler.” ifadelerini kullandı.

Yerel HaberlerKültür SanatÇıldır GölüHayvanlarardahanÇıldırKültürTurizmYaşamDoğaSpor

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ardahanli-kizakci-buzda-antrenman-yapiyor/feed/ 0
Anadolu parsı nedir? Anadolu parsı Türkiye’de var mı? https://www.haber28.com.tr/anadolu-parsi-nedir-anadolu-parsi-turkiyede-var-mi/ https://www.haber28.com.tr/anadolu-parsi-nedir-anadolu-parsi-turkiyede-var-mi/#respond Thu, 14 Nov 2024 09:01:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/anadolu-parsi-nedir-anadolu-parsi-turkiyede-var-mi/ Anadolu parsının ne olduğu birçok kişi tarafından merak ediliyor. Anadolu parsının sayısı oldukça azdır. Bu nedenle, tehlike altında olan bir tür olarak kabul edilmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayınlanan fotoğraflarda Anadolu kaplanının fotokapanlara yakalandığı görülüyor. Peki, Anadolu parsı nedir? Anadolu parsı Türkiye’de var mı? Detaylar haberimizde…

ANADOLU PARSI NEDİR?

Anadolu parsı, Panthera pardus tulliana, Türkiye’nin nadir ve korunmaya ihtiyaç duyan bir yırtıcı hayvan türüdür. Bu alt tür, leopar ailesinin bir üyesidir ve Asya’nın batı bölgelerine özgüdür. Anadolu parsı, özellikle Türkiye’nin güneydoğusunda, Toros Dağları gibi dağlık ve ormanlık alanlarda yaşar.

Anadolu parsı nedir? Anadolu parsı Türkiye'de var mı?

ANADOLU PARSI TÜRKİYE’DE VAR MI?

Anadolu parsı Türkiye’de var, ancak sayıları oldukça azalmıştır. Tür, özellikle Toros Dağları ve çevresindeki dağlık alanlarda yaşar. Türkiye’de bu türün korunması için çeşitli biyolojik ve çevresel koruma projeleri bulunuyor. Ancak, sayılarının az olması ve yaşam alanlarının daralması nedeniyle Anadolu parsı, tehlike altındaki bir tür olarak kabul edilmekte ve koruma altına alınmıştır.

Anadolu parsı nedir? Anadolu parsı Türkiye'de var mı?

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Anadolu parsının bugüne kadar kaydedilen en net görüntülerinden birisinin fotokapanlara yakalandığını bildirdi. Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Tüm ihtişamıyla, bugüne kadar kaydedilen en net görüntülerinden biriyle, ormanlarımızın gizli kahramanı Anadolu parsı. Tüm imkanlarımızla bu kıymetli hazinemizi korumaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Tarım ve Orman BakanlığıAnadolu ParsıHayvanlarTürkiye

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/anadolu-parsi-nedir-anadolu-parsi-turkiyede-var-mi/feed/ 0
Ayı restoran bahçesinde şeker yedi https://www.haber28.com.tr/ayi-restoran-bahcesinde-seker-yedi/ https://www.haber28.com.tr/ayi-restoran-bahcesinde-seker-yedi/#respond Thu, 05 Sep 2024 23:35:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/ayi-restoran-bahcesinde-seker-yedi/

ANKARA’nın Kızılcahamam ilçesinde bir restoranın bahçesine giren ve masada bulduğu şekerleri yiyen ayının o anları dükkan sahibi tarafından kameraya alındı.

Olay, saat 20.40 sıralarında Kızılcahamam ilçesinde Soğuksu Milli Parkı’nda bulunan bir restoranın bahçesinde meydana geldi. Aç kaldığı için ormandan restoran bahçesine geldiği düşünülen ayı, masalarda yemek aradı. Yemek bulamayan ayı bir süre masada bulduğu şekerleri yedi. Ardından masadan şekerliği alan ayı ormana doğru uzaklaşarak gözden kayboldu. O anlar ise dükkan sahibi Vasıf Atasaven tarafından cep telefonuyla kaydedildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ayi-restoran-bahcesinde-seker-yedi/feed/ 0
Hemşirelikten Veteriner Hekimliğe Geçiş Yapan Yücel Çifci, Hayvanlara Umut Oluyor https://www.haber28.com.tr/hemsirelikten-veteriner-hekimlige-gecis-yapan-yucel-cifci-hayvanlara-umut-oluyor/ https://www.haber28.com.tr/hemsirelikten-veteriner-hekimlige-gecis-yapan-yucel-cifci-hayvanlara-umut-oluyor/#respond Wed, 04 Sep 2024 14:20:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/hemsirelikten-veteriner-hekimlige-gecis-yapan-yucel-cifci-hayvanlara-umut-oluyor/ Sağlık Bakanlığı‘na bağlı hastanelerde 23 yıl boyunca hemşirelik yapan Yücel Çifci, hayvan sevgisi için mesleğini bırakarak veteriner hekim oldu. Hayvanları şefkatle tedavi eden Çifci, görev yaptığı Kastamonu’nun Daday ilçesinde tecrübesi ile hayvan yetiştiricilerine umut oluyor.

Kastamonu’da yaşayan 44 yaşındaki Yücel Çiftçi, hemşire olarak görev yaptığı sırada hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olmak için sınavlara girdi. 23 yıl hemşire olarak görev yapan Yücel Çifci, 37 yaşında girdiği sınavı kazanarak veteriner fakültesine yerleşti. Fakülteyi derece ile bitiren Yücel Çifci, bir süre sonra hemşireliği bırakarak veteriner hekim oldu. Kastamonu’nun Daday ilçesinde klinik açan Çifci, hemşirelik süresince edindiği tıbbi birikimi kullanarak hayvanlara umut oluyor. İşini çok sevdiğini söyleyen Çifci, gençlere çağrıda bulunarak hiçbir şekilde hedeflerinden yılmamalarını ve hayallerinin peşinden koşmaları tavsiyesinde bulundu.

“Özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım”

Fakülteden derece ile mezun olduğunu belirten Yücel Çifci (44), “23 yıl Sağlık Bakanlığında hemşire olarak görev yaptım. Görevim sırasında gerek hayvanlara olan tutkumuz, gerek doğaya olan tutkumuz, gerek vatanımıza, milletimize bir hizmet olsun diye bir yola çıktık ve veteriner fakültesine girdik. Veteriner fakültesinden derece ile mezun olduktan sonra belli bir süre daha memuriyetime devam ettim. Daha sonra da memuriyetten ayrıldım ve özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım. Çalışmalarımız, çiftlik ortamlarında, aile işletmelerinde ve kliniğimizde devam etmektedir” dedi.

“Bir cana hizmet aşkıydı”

Hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olduğunu söyleyen Çifci, “İnsanın içerisinde sevgi olmadan bu işi yapması mümkün değildir. İster istemez bende Anadolu’dan bir insan olarak her ne kadar annem ve babam memur olsa da yaz aylarında sürekli köydeydik, köyde yetişip büyüdük. Bu aslında bir cana hizmet aşkıydı. Bunu insanda da yıllar boyunca yaşadım. Şu an da veteriner olarak yine canlara hizmet ediyoruz. Istırabı hafifletebiliyorsak ne mutlu bizlere” diye konuştu.

“İnsanlık için veteriner olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”

Hemşirelikte edindiği tecrübeleri veteriner hekim olduktan sonra birlikte kullanmaya başladığını anlatan Çifci, “Belli bir bilgi birikimine ister istemez beşeri sektörde sahip oluyorsunuz, bunu veteriner fakültesinde bir hekim olarak taçlandırıyoruz. Bizler de bu iki bilgiyi birleştirip bir armoni oluşturduk. Bunun da faydalarını gördük. Korona virüs döneminde ben hemşire olarak görev yaptım. Türkiye’de ilk korona nöbetini tutan hemşirelerdenim. Beşeri hekimlik bizlere çok şeyler kattı, bizler de bu bilgileri veteriner hekimlikle birlikte süsledik ve insanlara bir şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Hasta hayvanımı tedavi etti ve ondan olan buzağısına Yücel ismini verdim”

Daday ilçesine bağlı Görük köyünde hayvan yetiştiriciliği yapan Seher Çakal ise, “Hayvancılıkla uğraşıyorum. Hayvan yetiştirirken hayvan hastalıklarıyla da karşılaşıyoruz. Yakın bir tarihte hayvanımın bir tanesinde rahim çıkması hastalığı yaşandı. Sağ olsun Yücel Bey bizlere çok yardımcı oldu. Çok bilinçliler. 10 günlük bir tedavinin ardından hayvanımı normal hale getirdi. Tedaviden önce hayvanım yerinden kalkmaz durumdaydı. Yücel Bey yaptığı tedavi sonrasında hayvanı ayağa kaldırabileceğini ve kendisine 3-4 gün müsaade etmesi gerektiğini söyledi. Dediği gibi tedavinin dördüncü günü ineğim ayağa kalktı, toparladı ve şu anda normal bir hayvan haline döndü. Benden bütün randımanı aldım. Ben Yücel Beye ve diğer emekleri geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Hasta hayvanının buzağısına “Yücel” ismini verdiğini söyleyen Çakal, “Rahim çıkması hastalığını yaşan ineğimizin durumu çok sıkıntılıydı ve buzağısını Yücel Bey kurtardı. Ben de, sağlıklı bir şekilde buzağısı doğunca “Yücel” adını koydum” dedi. – KASTAMONU

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/hemsirelikten-veteriner-hekimlige-gecis-yapan-yucel-cifci-hayvanlara-umut-oluyor/feed/ 0
Esenyurt Belediye Başkanı, Köpeği Yağmurdan Koruyan Çocuğu Ağırladı https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kopegi-yagmurdan-koruyan-cocugu-agirladi/ https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kopegi-yagmurdan-koruyan-cocugu-agirladi/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:12:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27178 (İSTANBUL) – Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, ilçede geçen günlerde yaşanan sağanak yağış sırasında yanındaki sokak köpeğini yağmurda ıslanmaması için tahta parçası ile koruyan 10 yaşındaki Ayaz Güney’i ve ailesini makamında ağırladı. Duyarlı davranışından dolayı küçük Ayaz’a teşekkür eden Başkan Özer, “Hayvansever, köpeği yağmurdan koruyan güzel, koca yürekli adam. Tebrik ederim seni. Senin bu davranışının herkese örnek olması lazım” dedi.

Geçen günlerde Esenyurt’ta etkili olan sağanak yağışta,10 yaşındaki Ayaz Güney’in ıslanmaması için bir köpeği tahta parçasıyla koruduğu görüntüler, sosyal medyada geniş yer buldu. Görüntüleri izleyen Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, hem küçük Ayaz ile tanışmak hem de duyarlı davranışından dolayı teşekkür etmek için onu ve ailesini makamında misafir etti.

Ayaz ve kardeşleriyle bir araya gelen Başkan Özer, onlara çeşitli hediyeler vererek sokak hayvanlarına gösterdikleri şefkatten dolayı teşekkür etti. Başkan Özer, “İnsanlar ve hayvanlar bir arada yaşamak zorundalar. Bu anlamda hayvanlarında insanlar gibi birtakım hakları var. Doğanın da aslında sürdürülebilir olması için bir hakka hukuka tabi olması gerekiyor. Biz olmasak da doğa ve hayvanlar kendi başlarına yaşamlarını sürdürebilirler ama doğa olmazsa biz yaşamımızı kendi başımıza sürdüremeyiz. Hayvanlar aynı zamanda insanların dostlarıdır. Sosyopsikolojik yapımızın daha kuvvetli olması için bizim bir çeşit yaşam arkadaşımızdır. Onları korumak ve kollamak da bizim insani vazifemizdir” diye konuştu.

“BU GÜZEL DAVRANIŞ HERKESE ÖRNEK OLMALI”

Ayaz’ın küçücük yaşına rağmen herkese insanlık dersi verdiğini ifade eden Başkan Özer, “Hayvanlara karşı işlenen suçların da bir hukuka bağlanması gerekir. Bu işin bir yanı ama diğer yanı bizim hayvanları sevmemiz, korumamız ve kollamamız gerekir. 10 yaşında bir çocuk olarak yürümüş olduğu sokaktaki bir köpeğin yağmurda ıslandığını görünce onun koca yüreği devreye girer ve bulduğu bir tahta parçasıyla o hayvanı yağmurdan korumaya çalışır. Ben de bunu duyduğumda bu farkındalığı büyütmek ve yaratmak adına kendisini tebrik etmek, kucaklamak ve koca yüreğinden öperek ödüllendirmek için buraya davet ettim. Sevgili Ayaz’ın bu güzel davranışının toplumda herkese örnek olmasını ve yolunun aydınlık ve açık olmasını diliyorum” dedi.

SOKAK HAYVANLARI İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”

Sokak köpekleri için ilçede çeşitli çalışmalar yürüttüklerini anlatan Başkan Özer, şunları ekledi:

“Bizim birinci önceliğimiz, köpeklerimizin kısırlaştırılması ve zararsız hale getirilmesi. Veteriner İşleri Müdürlüğümüz bir çalışma başlattı, bu çalışmayı sürdürüyor ama sokak hayvanları konusu tek başına bir ilçeyle çözülebilecek bir sorun değil. Tüm belediyeler ve İBB ile ortaklaşa bir çalışmayla çözülebilir. Aynı zamanda sokak hayvanlarımız için mama desteğinde bulunuyoruz. Onların da kendi yaşamlarını idame ettirebilmeleri için çalışmalarımız sürüyor.”

“ONU MAHALLEMİZDE BESLİYORUZ”

Kendisini makamında ağırlayan Başkan Özer’e teşekkür eden Ayaz Güney ise şunları söyledi:

“Eve giderken yağmur yağıyordu. Köpek çok titriyordu, ben de üzüldüm ve tahta parçası koydum köpek üşümesin, ıslanmasın diye. Şimdi onu mahallemize aldık, besliyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kopegi-yagmurdan-koruyan-cocugu-agirladi/feed/ 0
Bozayılar, küresel ısınma ve yaşam alanlarının daralması nedeniyle kış uykusuna yatmadan geçiriyor https://www.haber28.com.tr/bozayilar-kuresel-isinma-ve-yasam-alanlarinin-daralmasi-nedeniyle-kis-uykusuna-yatmadan-geciriyor/ https://www.haber28.com.tr/bozayilar-kuresel-isinma-ve-yasam-alanlarinin-daralmasi-nedeniyle-kis-uykusuna-yatmadan-geciriyor/#respond Sun, 21 Apr 2024 23:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15229 Türkiye’de yaygın popülasyona sahip bozayılar, doğal yaşam alanlarının insanlar tarafından daraltılması ve küresel ısınmanın etkisiyle yılın en soğuk mevsimini kış uykusuna yatmadan geçiriyor.

Kış uykusu, bazı hayvanların çetin kış koşullarına dayanabilmek için metabolizmalarının, nefes alıp verme ve kalp atış hızlarının yavaşladığı, vücut sıcaklıklarının azaldığı dönem olarak biliniyor.

Uzun süreli hareketsizlik hali olan kış uykusu, genellikle vücutlarında depoladıkları besinleri yakarak enerji elde eden ayı, yarasa, sincap, kirpi, yer sincabı, dağ sıçanı, fındık faresi, kurbağa gibi “sıcak kanlı” hayvanlarda görülüyor.

Kışın yeterli besin kaynağı bulamayan hayvanlar, bu süreci kış uykusunda geçirerek yaşamsal faaliyetleri için gereken enerjiyi saklayıp hayatta kalıyor. Söz konusu hayvanlar, kış uykusuna yatmadan birkaç ay önce ise uyurken harcanacak besini vücutlarında depoluyor.

Küresel ısınma ve insanlara bağlı etkenler, bu hayvanlardan özellikle bozayılara son senelerde kış uykusunu adeta unutturdu.

Türkiye’deki bozayılarla ilgili 24 yıldır çalışmalarını sürdüren Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Cihan, AA muhabirine, ayıların yırtıcı memeliler grubuna dahil olduğunu ve besin zincirinin en üst tabakasında yer aldıklarını söyledi.

Kış uykusunun ayılar için çok önemli bir süreç olduğunu belirten Cihan, bu hayvanların hormonal süreçlerini tamamlamak ve besin ihtiyaçlarını giderip uygun metabolizmaya ulaştıktan sonra kışın uykuya yatmak durumunda olduklarını anlattı.

Ayıların üremelerinde kış uykusunun engel olmadığını, doğum yapabildiklerini dile getiren Cihan, “Yavrularını bu şekilde beslerler ve hayata bahar mevsiminde, kış uykusundan çıktıktan sonra daha aktif olacak halde yavrularının dışarıya çıkartmayı sağlarlar. Bu çok önemlidir. Doğadaki besinsel ihtiyaçlar ya da ne zaman beslenebilecekleri, çevrenin sıcaklığıyla ilişkilidir. Örneğin kışın gıda bulabilme oranı düştüğü için sonbaharda beslenmeye başlarlar ki yağlanırlar. Bu, yavrularını da beslemek amacıyla kışa, o gıdasız zamana hazırlık oluşturur. Sütünün de çok yüksek yağ oranına ihtiyacı vardır.” diye konuştu.

“Ormanlarda yabani meyvelerin çoğaltılması” önerisi

Prof. Dr. Cihan, ayıların yaşam süreçlerinde uzun yıllardır bazı sorunlar olduğunu, bunların başında kendi besin zincirlerinde gereken gıdaya ulaşamamalarının geldiğini anlattı.

İnsanlar tarafından yaşam alanları daraltılan bu hayvanların farklı arayışlara girdiğini aktaran Cihan, şöyle devam etti:

“Normal habitatlarında uygun gıdaları elde demiyorlar, bulamıyorlar, demek ki yetersiz. Tabii ki bizden kaynaklanıyor, insanoğlundan kaynaklanıyor. Onların alanlarına o kadar fazla girdik, o kadar tahrip ettik ki oraları, hayvanlar kendi gıdalarını bulamıyorlar. Mecburen çöplere, insan gıdalarına yönelmeye çalışıyorlar. Kolay yiyeceğe alışkın olan, çok zeki olan hayvanlardır ve bu yüzden de o çöplüğü mecburen karıştırıyorlar. Kış uykusuna yatmama sebeplerinden biri kendi habitatlarındaki yiyeceklere ulaşamamaları, insan gıdalarına kolay ulaşmaları. Diğeri de tabii küresel ısınma. Çok aşırı soğuklar olmadı ve ne oluyor, kar yağmayınca gıdaya ulaşabilme imkanı da artıyor. Bu sefer zaten yatmaz.”

Cihan, bozayıların tam anlamıyla kış uykusuna yatan hayvanlar olmadığını, kışın dönem dönem uyandıklarını, kalkıp inlerinden çıktıklarını bildirdi.

Çok az da olsa gıda bulabilirlerse onları yiyip uykularına devam ettikleri bilgisini veren Cihan, “Yani gerçek kış uykusu değildir, sürüngenlerde olduğu gibi ama ne yazık ki ısı arttığı için ve gıdayı bulabilme imkanları biraz olsun arttığı için bu dönemlerde kış uykusuna yatma ihtiyacı duymuyorlar.” dedi.

Cihan, bozayıları korumak için insanların doğaya daha fazla zarar vermemesi, canlıların yaşam alanlarını tahrip etmemesi ve ormanlarda meyvelendirme çalışmaları yapılmasını önerdi.

Ayıların yaşadığı alanlarda yabani meyvelerin çoğaltılmasına yönelik çalışmalar yapılmasının, insanların yaşadığı alanlara gelmesinin de önüne geçeceğini vurgulayan Cihan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Aslında onlar bizimle bir araya gelmeyi hiç istemiyor. Ne oluyor? Aç kaldıklarında tabii yine insan ile ayı çatışması oluyor. Bu, hayvanların suçu değil aslında, yine suç bizde oluyor. Onlara doğru gıdayı, uygun gıda alanlarını da bulacak şekilde bir çalışma yapacak olursak inanın onlar da bizimle birlikte olmak istemeyecekler. Bursa’mızda, Uludağ’da ayı popülasyonu oldukça iyi durumda, iyi diyorum çünkü onların artışı, alanlarında bulunması bizim için de çok iyidir aslında. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi ayı popülasyonu yönünden en zengin olan alanlardan biridir. Bence oradaki koruma çalışmalarına çok ağırlık vermek gerekiyor. Sadece tabii ki Karadeniz’de değil, ülkenin tamamında ayı çalışmalarına, koruma çalışmalarına hız vermek gerekiyor. Umarım hem o muhteşem canlılarımızı ve hem de insanlarımızı barışçıl bir şekilde yaşama tutturmuş oluruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bozayilar-kuresel-isinma-ve-yasam-alanlarinin-daralmasi-nedeniyle-kis-uykusuna-yatmadan-geciriyor/feed/ 0
Diyarbakır’da yaralı yaban hayvanları tedavi edilerek doğaya salınıyor https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-yarali-yaban-hayvanlari-tedavi-edilerek-dogaya-saliniyor/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-yarali-yaban-hayvanlari-tedavi-edilerek-dogaya-saliniyor/#respond Sun, 11 Feb 2024 08:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4942

DİYARBAKIR’da Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne geçen yıl getirilen 285’i kanatlı, 15’i memeli 300 yaralı yabani hayvandan 103’ü, tedavi edilerek doğal yaşam alanlarına salındı. Merkeze getirilen hayvanlardaki yaralanma sebeplerinin çoğunun insan kaynaklı olduğunu belirten Dicle Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi ve merkezin Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alaettin Kaya, “Bize gelenlerin durumları çoğunlukla travmatik vakalardır. Yani araç çarpması, elektrik tellerine takılma veya ateşli silahla yaralanmalar gibi. Bu sebeplerin içerisine baktığımızda çoğunlukla insan etkisi, yani insan faktörü çok fazladır” dedi.

Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü tarafından üniversite yerleşkesinde 2020’de kurulan Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde çoğunluğu ‘insan’ kaynaklı yaralanan yabani hayvanlar tedavi ediliyor. 2023’te merkeze getirilen 285’i kanatlı 15’i memeli 300 yaban hayvanından 103’ü tamamen iyileşerek doğaya salındı. Geride kalan yaban hayvanlarının tedavileri, rehabilitasyonları ve kanatlıların beslenme sistemlerinde önemli yere sahip gagaları ve tırnaklarının bakımı DKMP Diyarbakır Şube Müdürlüğünde görevli veteriner hekimler Kasım Ertürk ve Emre Yalçın tarafından yapılıyor.

‘2020’DEN BU YANA BİN HAYVAN GETİRİLDİ’

Dicle Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alaettin Kaya, merkezlerine getirilen hayvanların büyük bir bölümünün araç çarpması veya ateşli silahla yaralanma gibi ‘insan’ kaynaklı olduğunu vurgulayarak, “2020’den itibaren fiili olarak hayvan almaya başladık. O tarihten bu yana bin civarında hayvan bize getirildi. Bunların yaklaşık yüzde 30’u tekrar doğaya salındı. Bunların içerisinde çoğunlukla kuş sınıfına ait türler bize gelmektedir. Onların içerisinde de daha çok yırtıcı kuş türleri ve sucul olanlar vardı. Ondan sonra ikinci olarak memelilerden bize hayvan geldi. Üçüncü olarak da az sayıda sürüngen geldi. Bunların içerisinde bize gelenlerin durumları çoğunlukla travmatik vakalar. Yani araç çarpması, elektrik tellerine takılma veya ateşli silahla yaralanmalar. Onun dışında göçmen kuşlar, özellikle göç dönemlerinde geçiş yaptıkları sıralarda, bunların da habitatlarında bozulmalardan dolayı enerjilerini kazanamamaları veya yeterince beslenememelerinden dolayı tekrar bizim bu merkeze getiriliyorlar. Bu sebeplerin içerisine baktığımızda çoğunlukla insan etkisi, yani insan faktörü çok fazladır. Bu yüzden insanlarımıza buradan bir çağrı yapalım; lütfen doğalarına ve kendilerine saygı gösterelim, koruyalım” diye konuştu.

‘ERKEN TEDAVİ HAYAT KURTARIR’

Bütün canlılarda olduğu gibi yabani hayvanlarda da erken müdahalenin hayat kurtardığına işaret eden Prof. Dr. Kaya, bu nedenle doğada yaralı bulunan hayvanların en kısa sürede yetkililere teslim edilmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Bu hayvanlar bazen bize geç geldiğinde maalesef artık müdahale etme şansımız olmuyor ya da yaralı kalıyor ve doğaya da artık salamıyoruz. Vatandaşlarımız bu tür hayvanları gördüklerinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüklerinin çağrı merkezi hattı var. Onlara haber verilmesi ve o hayvanların buraya hızlıca getirilmesi önemlidir. Bu hayvanların en büyük problemi habitat tahribatlarıdır, habitatlarında zarar görmeleridir. O bakımdan bunları doğalarında korumak bizim için oldukça önemlidir. Hayvanlar buraya getirildiklerinde eğer iyileştirilebiliyorsa, doğaya salınabiliyorsa gönderiyoruz. Ama maalesef bazıları buraya geç geldikleri için kanatları veya ayaklarında problem olduğunda ampute oluyorlar. 2020’nin başından beri gelen bazı hayvanlar var. Biz bunları beslemeye ve rutin bakımlarını yapmaya devam ediyoruz. Özellikle yırtıcılarda gaga ve tırnak bakımlarını yapıyoruz. 2023’te 300 civarında hayvan bize getirildi. Özellikle göç dönemlerinde bu sayı artıyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-yarali-yaban-hayvanlari-tedavi-edilerek-dogaya-saliniyor/feed/ 0