Afrika uzmanları, Sudan’da sahadaki son durumu, HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalu’nun Afrika temaslarını ve bölünme senaryolarını değerlendirdi.
Sudanlı gazeteci ve siyasi analist Diyaeddin Bilal, “Sudan, en büyüğü dış ülkelerin gündeminin dayatılması olan birçok sorunla karşı karşıya. Bu savaşın tarafları Sudanlı olabilir ama savaşın merkezi dışarıda. Savaşı finanse eden ve savaşın devam etmesini isteyen dış taraflara büyük baskı uygulanmazsa bölünme ve iki otoritenin ortaya çıkması dahil tüm senaryolar mümkün.” dedi.
Bilal, “HDK’nin tabiatı, para karşılığında başkalarının çıkarlarına hizmet etmeye dayanır. Bu savaşa dışarıdan verilen destek durmazsa bu iş kolay kolay bitmez ve ülkenin bölünmesine yol açabilir.” ifadesini kullandı.
Diyaeddin Bilal, HDK’nin ülkenin kuzeyine ve doğusuna doğru genişleme ihtimalinin mümkün olduğunu ancak bu bölgelerde çok şiddetli bir direnişle karşılaşacağını öne sürdü.
Savaş ne zaman biterse bitsin Sudan’ın eski haline dönmesinin çok uzun yıllar alacağını belirten Bilal, “ABD’nin uluslararası ve Suudi Arabistan’ın bölgesel ağırlığı göz önüne alındığında Cidde’de yapılan müzakerelerle durum çözülemezken, çekirgelerle mücadele için kurulan bir örgütün (Doğu Afrika’da Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi-IGAD) bunu başarması mümkün değil.” diye konuştu.
Bilal, “Kapsamlı bir ulusal uzlaşı sağlanmazsa merkezi otoritenin tamamen çökmesi durumunda Sudan, terörizmin ve çeşitli biçimleriyle suçun en büyük yuvası haline gelebilir. Umuyoruz ki bu gerçekleşmez.” dedi.
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Uysal ise Sudan’da yaşananların, orduya ve devlete karşı bir “ayaklanma” olduğunu düşündüğünü söyledi.
Uysal, “Bunun yarı yarıya başarılı olduğunu görüyoruz. Tabii dış destek de var. Dolayısıyla bu süreç tamamlanırsa küresel güçlerin kontrollerinde bir rejim ortaya çıkmış olacak. Bunu gerçekleştiremezlerse de Yemen veya Libya’daki gibi yine parçalı bir yapı olmuş olacak. Daha önce Sudan’ı bölenler bugün de Sudan’ın büyük potansiyelinin farkında. Daha da bölmek isteyeceklerdir.” değerlendirmesinde bulundu.
Sudan’da uzlaşma ihtimalinin zor olduğunu dile getiren Uysal, şöyle konuştu:
“Büyük ihtimalle küresel güçler ve bazı bölgesel ülkeler, HDK’nin Sudan’a hakim olmasını destekleyecektir. Ama HDK’nin zayıflaması durumunda ‘uzlaşın’ diye sesler artar. Yani Batılı güçler, HDK ilerlerken uzlaşma çabasına destek olmaz ama ordu ciddi bir zafer kazanacak veya rüzgarı tersine döndürecek bir hareket yaparsa o zaman uzlaşmayı zorlar ve baskı yaparlar.”
“HDK önderliğinde bölgesel bir hükümet ihtimali uzak”
Uluslararası Stratejik Araştırma Merkezi Kriz ve Müzakere Yönetimi Uzmanı emekli Tümgeneral Emin İsmail Meczub, müzakerelerde daha iyi pozisyon elde etmek amacıyla askeri operasyonlarını genişleten HDK’nin, yaptığı ihlaller nedeniyle halkın teveccühünü kaybettiğini belirtti.
Ülkede insani durumun “felaket” olduğuna işaret eden Meczub, Sudan vatandaşlarının, farklı yerlerde ciddi gıda, temel hizmet, elektrik, su, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı çektiğini, bunun da bölgesel ve uluslararası toplumun insani açıdan acil müdahalesini gerektirdiğini söyledi.
HDK önderliğinde belirli bir bölgenin ayrılması ve bir hükümet kurulması ihtimalini uzak gören Meczub, şunları kaydetti:
“Bu ihtimali de masaya koyacak olursak HDK, etnik ve kabilesel olarak tamamen farklı olan komşu ülkelerden destek bulamaz. Bu da aynı sorunu yaşayan bazı Afrika Birliği ve IGAD ülkelerinde benzer bir durumun yaşanmasına sebep olacak. Dolayısıyla bu durum gerçekleşirse HDK, ne yerel ne bölgesel ne de uluslararası destek bulacak.”
“Sudan’da Yemen ve Libya senaryoları muhtemel”
Sudanlı Gazeteciler Birliği Başkanı Essadık İbrahim er-Rizeygi, “Sudan’da Yemen ve Libya senaryolarının yaşanması muhtemel. Uluslararası ve bölgesel güçler, bu yöndeki arzularını gizlemiyor. Zira Sudan’da sadece iki taraf arasında değil bölge ülkelerinin de katıldığı bir savaş söz konusu.” dedi.
Darfur ve Kurdufan başta olmak üzere bazı bölgelerden özerklik talepleri gelebileceğini ifade eden Rizeygi, “Sudan’ın birçok komşu ülkesi ve bazı Körfez ülkeleri, Libya, Yemen ve Suriye’de yaşananlardan daha karanlık ve daha kötü görünen bir sonuca ulaşılması için bu savaşı amansızca destekliyor.” iddiasında bulundu.
“Arabuluculuk çabalarının başarı şansı zayıf”
Nileyn Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Doğu Afrika uzmanı Dr. Şogar Beşşar da Sudan’da yaşananların Irak, Yemen ve Libya örneklerinde olduğu gibi parçalanma ve dış müdahale endişelerini artırdığını dile getirdi.
Beşşar, “ABD’nin 2024 seçimleriyle meşgul olması, Suudi Arabistan’ın Sudan dosyası gibi karmaşık dosyalarda arabuluculuk çabaları konusunda tecrübesizliği ve IGAD’ın Sudan ile ilgili daha önceki deneyimlerine dayanarak bölgesel ve uluslararası gündem ile çıkarlara göre hareket eden zayıf ve güven vermeyen pozisyonu” nedeniyle arabuluculuk çabalarının başarı şansının zayıf olduğunu kaydetti.
Sudan’daki iç savaş
Sudan, 2023’ün Nisan ortasından bu yana Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan komutasındaki ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor.
HDK ve ordu, Aralık 2018’deki halk ayaklanması sonrasında yönetimi ele geçirip, yaklaşık 30 yıl iktidarda kalan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in Nisan 2019’da devrilmesinin ardından sivillerin katılımıyla oluşturulan hükümette yer almış, 2021’de ise sivil hükümete karşı birlikte darbe düzenlemişti.
Ordu ve HDK’nin, askeri ve güvenlik reformu kapsamında HDK’nin orduya entegrasyonu meselesinde anlaşmazlığa düşmesinin ardından nisan ortasında iç savaş patlak vermişti.
BM’ye göre, çatışmalarda şu ana kadar 12 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 7,4 milyon kişi de yerinden edildi.
]]>Ağır maddi ve manevi tahribat bırakan iç savaş, ülkenin orta kesimleri, batı ve güneybatıdaki 9 eyalette sürüyor.
Birleşmiş Milletlere göre, çatışmalar sonucunda 12 binden fazla kişinin öldüğü, 33 binden fazla kişinin yaralandığı Sudan’da, nüfusun yaklaşık yarısına denk gelen 25 milyon kişi insani yardıma muhtaç hale geldi.
Sudan’da 7 milyonu aşkın kişi, ülke içinde yerinden edildi veya güvenlik arayışıyla komşu ülkelere gitti.
AA muhabiri, Sudan’ın doğusundaki Kızıldeniz eyaletinin başkenti Port Sudan’ın Sevra, İskan ve Selaleb mahallelerindeki devlet okullarında barınan Sudanlı savaş mağduru ailelerle görüştü.
“Sesimize kulak verin”
Batı Darfur eyaletinin Cuneyne kentinden Havva Musa, “Evsiz, barksız perişan haldeyiz. Yiyecek ve içeceğe, her türlü insani yardım malzemesine gerçekten muhtacız.” dedi.
İnsani yardımların yetersizliğinden yakınan Musa, yardımların amacına uygun şekilde dağıtılmadığını ve usulsüzlük yapıldığını iddia etti.
Musa, “Dünyanın ve uluslararası yardım kuruluşlarının sesimize kulak vermesini bekliyoruz.” ifadesini kullandı.
“Barınma en büyük sorunumuz”
Cezira eyaletinin Mesit kentinden Ahmed Ömer Ali Yusuf da savaşın başından bu yana sürekli bir şehirden diğerine göç ettiklerini söyledi.
HDK’nin Mesit’te kontrolü ele geçirmesinin ardından halkın can güvenliği endişesiyle evlerinden çıkmak zorunda kaldığını anlatan Yusuf, “Durum gerçekten çok kötü. En temel insani ihtiyaçlarımızdan mahrumuz. Yollarda geceledik. 15 günlük meşakkatli yolculuğun ardından Port Sudan’a vardık. İnsani yardım kuruluşlarından çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere ihtiyaçlarımızın karşılanması için destek bekliyoruz.” diye konuştu.
Yusuf, en büyük sıkıntının barınma sorunu olduğunu belirterek acil olarak çadır yardımı beklediklerini ifade etti.
“Çok yorulduk, artık barış istiyoruz”
Başkent Hartum’daki çatışmalardan kaçarak Medeni kenti üzerinden Port Sudan’a sığınan Zehra İbrahim de “Barınacak bir yer istiyoruz. Hastayım, çocuklarımız hasta ilaç istiyoruz. Yiyecek içecek ihtiyacımız var. Elimizde avucumuzda bir şey kalmadı. Bu savaştan gerçekten çok yorulduk, usandık. Artık barış istiyoruz.” dedi.
Hartum’dan kaçan Nefise İbrahim de tedavi görmeye ihtiyacı olduğunu belirtti.
İbrahim, hiçbir şeylerinin kalmadığına ve hayırseverlerden destek beklediklerine dikkati çekti.
Sudan’daki iç savaş
Sudan, 2023’ün nisan ortasından bu yana, Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan komutasındaki ordu ile HDK arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor.
HDK ve ordu, Aralık 2018’deki halk ayaklanması sonrasında yönetimi ele geçirip, yaklaşık 30 yıl iktidarda kalan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in Nisan 2019’da devrilmesinin ardından sivillerin katılımıyla oluşturulan hükümette yer almış, 2021’de ise sivil hükümete karşı birlikte darbe düzenlemişti.
Ordu ve Hızlı Destek Kuvvetlerinin, askeri ve güvenlik reformu kapsamında HDK’nin orduya entegrasyonu meselesinde anlaşmazlığa düşmesinin ardından nisan ortasında kanlı iç savaş patlak vermişti.
Suudi Arabistan ve ABD’nin aracılık ettiği dolaylı ateşkes müzakerelerinde, tarafların öne sürdüğü şartlarda anlaşamaması nedeniyle şiddet sona erdirilememişti.
]]>