Antalyaspor Kulübü’nce düzenlenen iftar organizasyonunda dernek, vakıf, antrenör, altyapı kadroları ve aileler yer aldı. Hasan Subaşı Tesisleri’nden düzenlenen programda gazetecilere açıklamada bulunan Antalyaspor Kulübü Başkanı Sinan Boztepe, geçen hafta oynadıkları ve 1-1 beraberlikle sonuçlanan Ankaragücü maçının beklentilerin altında kaldığını belirtti. Oyunun kendilerini memnun etmediğinin altını çizen Boztepe, “Ankaragücü çok istekliydi, inanılmaz baskılı oynadı. Oynadığı oyunda da puan 3 puanı almak üzereydi ama biz de iyi bir savunma yaptık. Bizim zaten bazı handikaplarımız var. Golü bulduktan sonra ister istemez istemsizce skoru koruma amaçlı sanırım ofansif duruma geçiyoruz. O da bizim asıl avantajımıza değil dezavantajımız oluyor. Kontralardan yediğimiz herhangi bir gol, puan kaybına sebep oluyor. Ankaragücü’nde de böyle bir yine talihsizlik yaşadık ama Ankaragücü gibi istekli ve alt sıralarda bulunup puana ihtiyacı olan bir kulüpten yine de bir puanla ayrılmış olduk. Tabii ki üç puan daha çok istiyorduk. Ben ikinci yarı oyunundan ben de memnun değildim. Kendimizi eleştirmeye başladık. Bunların da detaylarına bakıyoruz” diye konuştu.
“Rize’den 3 puanla döneceğiz”
Süper Lig’in 32. haftasında da deplasmanda oynayacakları Çaykur Rizespor maçından 3 puanla ayrılacaklarını belirten Boztepe, “Rize maçı için önümüzde bir 10 günümüz var. Bayramdan hemen sonra Rize’ye geçeceğiz. Allah nasip ederse inşallah Rize’den de puanlarımızı alıp döneceğiz. Puanlarımızı diyorum, üç puanı alacağız” dedi.
“Dik duruşumuzu bozmayız”
Süper Lig’de yaşanan olaylar sonrası kulüplerin TFF’nin istifası yönündeki değerlendirmesi sorulan Boztepe, “Şimdi imza verecek miyiz? Bununla alakalı Kulüpler Birliği’nden bir karar çıktı. Kulüplerimizin de hemen hemen 20 kulübün 16’sı federasyonun zaten görevine devam etmemesi konusunda hemfikir. Bununla alakalı da yakın bir zamanda Kulüpler Birliği’nden bir karar çıkacak. Karar çıktığı zamanda tüm camiaya, tüm kamuoyuna hep beraber paylaşmış olacağız. Bizim Galatasaray maçından sonra açıklamalarımız vardı. Hatta sonrasında yine bir konuşmam vardı. Şimdi Allah’a çok şükür konuştuğumuzu yutan tükürdüğünü yalayan bir insan değilim. Bu konuda maalesef başarısız bulduğumuz durumlarda dik duruşumuzu bozmayız” cevabını verdi.
“Nasıl bir lobiyse puanı alıp verebiliyorlar”
Maçların yabancı hakemlerle yönetilmesi talepleri hakkında görüşlerini aktaran Boztepe, “Konuyla alakalı en başından beri olduğu gibi söylüyoruz. Türk futbolunun düzelmesi için artık daha temiz, daha düzenli bir lig olması için yabancı hakem gerekliliği varsa yabancı hakemler konusunda bu konuda da hem fikiriz. Birçok kulüp değil hemen hemen 18-19 kulüp de hemfikir yani. O günkü toplantıya katılan herkes bu konuyla alakalı Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ali Koç’un da değerli bir görüşmeleri oldu ve yabancı hakemlerin de Premier Lig ayarındaki kaliteli hakemler olacağı konusunda bir zaten bir tebliği var. Ligimizin düzelmesi için eğer ki yabancı hakemse bizim ihtiyacımız olan yabancı hakemlere ihtiyacımız var demektir. Çünkü son 2 maç, sadece bizim maçlarımızda değil. Birçok izlediğim maçlarda yaşanan olaylara baktığınız zaman artık hakem hatalarını göz ardı edebiliriz. Hakem hatalarını, gri pozisyonları tartışabiliriz. Kişilere göre veya üstatlara göre yorum farklılıklar olabilir ama bazı maçlarda ve bazı müsabakalarda göz göre göre artık gerçekten de nasıl bir lobiyse, nasıl güçlü bir lobiyse bu kadar cesur adamlar, bu kadar aleni göstere göstere puanı alıp oradan oraya verebiliyorlar. Yani bunun içinde ne gerekiyorsa yapılması gerekiyor” dedi.
“Önceliğimiz Antalyaspor”
2 Nisan’da yapılan Fenerbahçe Genel Kurulu’nda alınan kararları de değerlendiren Boztepe, “Fenerbahçe’nin kongresi tamamen camialarını ilgilendiren bir durum. Sadece 2 Nisan’daki kongrelerinden sonra alacakları kararlarla alakalı önümüzdeki fikstürün nasıl olacağıyla alakalı bir fikir beyan etmek amacıyla takip ediyorduk. Yoksa Fenerbahçe’nin kendi kararları. Neticede alacakları kararlara sadece saygı duymak düşüyor ve ilgilendirmiyor diyelim bu konuda. Bizim kendi derdimiz, yani bütün amacımız çalışmamız Antalyaspor” ifadelerine yer verdi.
“İki taraf da daha ağır cezalar alabilirdi”
Trabzonspor-Fenerbahçe maçından sonra yaşanan olaylar ve ardından PFDK sevkleri ve cezalarla ilgili düşüncesi sorulan Boztepe, “Cezaların yeterliliğinden ziyade şuna bakmak lazım. Durup durup da maç günü Adana Demirspor’la maçı var ve saat 15.00’te cezalar açıklanıyorsa burada bir şey var demektir, yanlışlık var demektir. Yani bütün herkes programını yaptı, planını yaptı. ya hemen haftasında ve zamanında açıklamasını yaparsınız. ya da o müsabakayı geçtikten sonra yaparsınız. Neden saat 15.00’te yapıyorsunuz. Yani maçtan 4 saat önce bir açıklama yapıyorsunuz. Çok doğru bir şey değil yani. Bütün taraftar gruplarının sağduyulu olması gerekiyor. Orada yapılacak münferitten bir eylemin daha sonra kulüplerine çok ağır yaptırımları ve cezaları oluyor. Bu konuda zaten ilk önce herkes bir kere dikkatli olmalı. Herkes taraftar grubuna da bunu açıklasın. Yapılan tek bir kişilik eylem bile kulübe çok ciddi zarar verebiliyor. Şimdi oradaki yaptırımların çokluğundan ziyade bu yaptırımlar neden yaptırıldı, neden yaptırılmad. Zamanında, gününde ve öncesinde onlara bakmak lazım. Bana göre iki taraf da daha ağır cezalar alabilirdi, alması da gerekirdi. Eğer ki bu bir sonuç veya da şey getirecekse daha sonrasındaki müsabakalar için bir nasıl söyleyeyim? Örnek teşkil edecekse ama maalesef biz ne yaparsak yapalım Türk milleti olarak zaten bir şeyimiz vardır, cezalar bizi yıldırmaz. Biz öyle cezalarla yılacak bir millet değiliz” açıklamasını yaptı.
“Sergen Yalçın ile görüşeceğiz”
Teknik direktör Sergen Yalçın ile gelecek sezonla ilgili yeni bir anlaşma yapılıp yapılmayacağı sorusuna Boztepe şunları söyledi:
“Bu konuyla alakalı herhangi olumsuz bir açıklamamız yok. Olumsuz bir görüşümüz de yok. Bu konuyu Rizespor maçından sonraki en önemli gündemlerimizden bir tanesi. Hocamızla da zaten görüşeceğiz. Hocamızın kardeşinin sağlık durumuyla alakalı bir sıkıntısı vardı. Ondan dolayı izin zamanında İstanbul’a gitti. Gelir gelmez konuşacağız.” – ANTALYA
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik projelerini de açıklayan Murat Kurum, “Buradan Büyükşehir personeline de sözümü veriyorum. Performans ücretlerini de eşit olarak dağıtacağız. Sosyal denge tazminatı ekleyerek yılda iki kez ikramiye vereceğiz. Kadrolu ve taşeron işçilerimizin maaşları arasındaki fark bir haksızlıktır; biz bu haksızlığı, adaletli bir düzenlemeyle gidereceğiz. Yani; İBB personelinin, 5 yıldır yaşadığı tüm adaletsizlikleri hızlı bir şekilde gidereceğiz” ifadelerini kullandı. Kurum ayrıca “Biz, ilk yıl içerisinde İstanbul’da tam 100 kreş açacağız. İşte bu kreşlerin bir bölümü 7 gün 24 saat esasına göre çalışacak. Gece çalışan kardeşlerimizin evlatları, büyükşehire emanet olacak” dedi.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de düzenlenen ‘İstanbul İçin Hızlı ve Sağlam Adımlar’ lansmanında ilk 6 ay ve 1 yıllık acil eylem planını detaylı bir şekilde anlattı. Lansmanda Kurum’a, TBMM Adalet Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, milletvekilleri ve çok sayıda gazeteci eşlik etti. Kurum göreve gelince ilk 6 ay içerisinde gerçekleştirmeyi planladığı projelerini tek tek anlatırken, simülasyonu ve filim gösterimi ise sahneye yansıtıldı. Kurum program sonunda ise protokol eşliğinde sahnede fotoğraf çektirdi.
“Gerçek belediyecilik dönemini hep birlikte başlatıyoruz”
İstanbul’un köklü bir değişimin arifesinde olduğunu dile getiren Murat Kurum, “Pazar günü İstanbul’da gerçek belediyecilik dönemini hep birlikte başlatıyoruz. Aylardır sahadayız. ve gördüğümüz şudur ki; İstanbul, artık yeni dönem için gün saymaktadır. Yediden yetmişe tüm kardeşlerimiz; İstanbul gibi kutsal bir emanetin; son beş yıldır korunmamış olduğunu, gerekli özenin gösterilmediğini yaşayarak tecrübe etmiştir. Biz yola çıktığımız günden bu yana milletimizle aynı duyguları paylaşmanın mutluluğu içerisindeyiz” dedi.
“Projelerimizin hazırlanması noktasında yoğun bir mesai içinde olduk”
İstanbul’u gelecek nesillere en güzel şekilde armağan etmek amacıyla çıktıkları yolda dört büyük tanıtım toplantısı düzenlediklerini söyleyen Kurum, “Bu toplantılarımızın istisnasız hepsinde; İstanbul’un acilen çözülmesi gereken sorunları olduğunu, detaylı bir acil eylem planına ihtiyacımız olduğunu ifade ettik. Halkımızdan da bu konuda çok güçlü bir destek aldık. Bir yandan sahada çalışırken; bir yandan da projelerimizin hazırlanması noktasında yoğun bir mesai içinde olduk. İstanbul’un güncel ve potansiyel sorunlarına hakim hocalarımıza danıştık. Hızlıca acil eylem planımıza dair kararlarımızı aldık” şeklinde konuştu.
“1 Nisan’da İstanbul’un yolunu açmaya geliyoruz”
Hazırlanan acil eylem planıyla birlikte İstanbulluların birinci günden itibaren gerçek belediyeciliğin ilk 6 ay ve 1 yılda tamamlanacak projeleri sıraladı. İstanbul’un en büyük sorunlarının başında trafik çilesinin geldiğini sözlerine ekleyen Kurum, “İstanbulluların yaşlısı-genci, erkeği-kadını herkes artık bu çileden bıkmıştır. Biz, 5 yıl boyunca, İstanbulluların omuzlarına ağır bir yük gibi çöken bu trafik çilesini süratle bitireceğiz. Uğraştıran değil ulaştıran İstanbul diyor ve 1 Nisan’da İstanbul’un yolunu açmaya geliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Çekmeköy- Samandıra hattı arasındaki Sancaktepe Hastane istasyonunu hizmete alacağız”
Murat Kurum, acil olarak yapılacak raylı sistem ve metro hatlarını şu şekilde sıraladı: “İlk 6 ayda, mevcut yönetimin açamadığı, İkitelli-Ataköy arasında bulunan 1 istasyonu yani Mimar Sinan İstasyonu’nu biz hemen açacağız. İlk 6 ayda, yarım yamalak açtıkları Çekmeköy- Samandıra hattı arasındaki Sancaktepe Hastane istasyonunu hizmete alacağız. 13 kilometre uzunluğundaki, AK Parti döneminde ihalesi yapılan ancak tamamlanmayan Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metro hattını da ilk yılda hizmete açacağız. Bu hattımızla alakalı olarak şunun altını hemen çiziyorum. Biz Avrupa’nın en büyük finans merkezini açtık ama bunlar ihtiyaç duyulan bu hattı bir türlü bitiremediler. İşte bu metro hattı, İstanbul’u dünya ekonomisinin en büyük aktörlerinden biri haline getirecek olan İstanbul Finans Merkezi’nde çalışacak on binleri ilgilendiriyor. Fakat 5 yıldır tek bir adım atılmıyor. Adeta İstanbul’un gücü durduruluyor. Biz bu hattı süratle hizmete açarak, inşallah İstanbul’un gücüne güç katacağız. Yine bizim dönemimizde ihalesi yapılan ancak mevcut yönetim tarafından tamamlanamayan 5,6 kilometre uzunluğundaki Samandıra-Sultanbeyli hattımızı da biz ilk yılda hizmete açacağız. Bunun yanında 4,5 kilometre uzunluğundaki Kabataş-Yıldız hattımızı da ilk yılda hizmete almış olacağız. Yine ilk yılımızda; 17,5 km’lik Arnavutköy-Halkalı Metrosu da hizmete alınmış olacak.”
Kurum, ilk görev yılının sonunda mevcut 379,5 km olan raylı sistem uzunluğunun 40,6 km’lik 4 yeni hat ile 420,1 kilometreye çıkacağını, mevcut yönetimin 5 yılda yapamadığını 1 yılda başaracaklarını sözlerine ekledi.
“Kaynarca-Tuzla arasındaki 7,9 kilometrelik hattın yapımına ilk 6 ayda başlayacağız ve süratle bitireceğiz”
AK Parti döneminde ihalesi yapılan ve inşasına başlanan metro projelerinin de teker teker bitirileceğini ifade eden Kurum, “Bizim dönemimizde başlanan, sonrasında ihalesi iptal edilen Kaynarca-Tuzla arasındaki 7,9 kilometrelik hattın yapımına ilk 6 ayda başlayacağız ve süratle bitireceğiz. 9,7 kilometre uzunluğundaki Bağcılar(Kirazlı)- Küçükçekmece(Halkalı) metro hattının ilk 6 ayda yapımına başlayacağız. Buraya da bir parantez açmamız gerekiyor. Bizim zamanımızda, bu hatta dair ihalemiz yapıldı. Ardından bu hattı yüzde 10 seviyesine getirdik. Ama bunlar gelir gelmez bu hattın ihalesini hemen iptal ettiler. 4 sene boyunca yüzde 10’da olan bu hatta hiçbir işlem yapmadıkları gibi, şimdi de apar topar bir göz boyama ihalesi yapmaya kalktılar şov malzemesi yaptılar; ama onu da yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Dediğim gibi biz bu gidişi durduracağız, hemen ilk altı ayda yapımına başlayacağız ve hızla milletimize armağan edeceğiz” dedi.
“Mevcut liyakatsiz yönetimin 5 yılda yaptığını, biz 1 yılda tam 2 katını yapacağız”
İBB yönetimin 5 yılda yaptığının; 1 yılda 2 katını yapacaklarını sözlerine ekleyen Kurum, “18,1 kilometre uzunluğundaki Mahmutbey-Halkalı-Bahçeşehir-Esenyurt hattımızı biliyorsunuz. Bu hattın içinde, henüz yapımına hiç başlanmamış olan Halkalı-Bahçeşehir-Esenyurt hattının inşasına da; ilk 6 ayda yine biz başlayacağız. Eş zamanlı olarak süratle 18 kilometre uzunluğundaki Sefaköy-Avcılar-Beylikdüzü/ 17,4 km uzunluğundaki Vezneciler-Sultangazi/ 5,4 km uzunluğundaki Sultanbeyli-Kurtköy/ 6 kilometre uzunluğundaki Kurtköy-Sabiha Gökçen hatlarının yapımlarına da ilk altı ayda başlayacağız. Yine; 21,3 km uzunluğundaki Üsküdar-Kadıköy-Kartal-Maltepe tramvayının 3,1 kilometre uzunluğundaki Eyüp Sultan- Bayrampaşa tramvayının 2 km uzunluğundaki Eyüp Sultan-Pierre Loti teleferik hattının yapımlarına ilk 6 ayda hemen start vereceğiz. Yine ilk 6 ay içinde; 14.5 km uzunluğundaki Sefaköy-Yenikapı/ ilk 1 yıl içinde, 28 km uzunluğundaki İncirli-Söğütlüçeşme/ yine ilk 1 yıl içinde 62,4 km uzunluğundaki Samandıra-İstanbul havalimanı Raylı Sistem hatlarının yapımlarına başlayacağız. AK Parti döneminde başlattığımız 9 hattı da hızlandıracağız. Bunun yanı sıra toplamda 184,7 km uzunluğunda 11 yeni raylı sistem hattına da başlayacağız. Böylece; ilk yıl içinde aynı anda 20 hat ve 270,6 km raylı sistem çalışmasını sürdürmüş olacağız. Yani mevcut liyakatsiz yönetimin 5 yılda yaptığının; biz 1 yılda tam 2 katını yapacağız” diye konuştu.
“Mevcut yönetim tarafından beton dökülen Dolmabahçe-Levazım Tüneli’nin inşasına ilk 6 ayda yeniden başlayacağız”
Yeni tünel ve yol projeleri ile trafiğin rahatlatılacağını sözlerine ekleyen Kurum, “7,8 kilometre uzunluğa sahip olan ve bizim dönemimizde başlatılan ancak mevcut yönetim tarafından beton dökülen Dolmabahçe-Levazım Tüneli’nin inşasına; ilk 6 ayda hemen yeniden başlayacağız. 7,2 kilometre uzunluğundaki Levazım-Armutlu bölümünün yapımını da ilk 6 ayda; 4,8 kilometre uzunluğundaki Armutlu-Cendere ve 1,8 kilometre uzunluğundaki Cendere-Ayazağa Tünellerinin yapımlarını ilk yıl içerisinde başlatacağız. Yine; 4,5 kilometre uzunluğundaki Ayazağa-Çayırbaşı Tünelini ilk 6 ayda inşasına başlayacağız. Çayırbaşı, Ayazağa, Levazım ve Dolmabahçe etabında 25,7 kilometrelik tünel projesini hızla tamamladığımızda, Büyükdere caddesi ve sahil yoluna alternatif; Dolmabahçe’den başlayıp Kilyos’a uzanan tünel zincirini hayata geçirmiş olacağız. Yine 11,6 km’lik Kağıthane-Bayrampaşa; 10,2 km’lik Göztepe-Bostancı Tünellerinin de inşasına ilk 6 ayda süratle başlayacağız” diyerek tünel projelerini sıraladı.
Trafik çilesini çok daha detaylı çözümlerle bitirmenin gayreti içerisinde olduklarını söyleyen Murat Kurum, ilk 6 ayda 260 kilometrelik ana yol ve yan yolun, 45 kavşağın yapımını başlatacaklarını ve bu kavşakların tümünün ilk yıl tamamlamış olacağını sözlerine ekledi.
“50 km motosiklet yolunu, 100 kilometre motosiklet güvenlik bariyerini ilk 1 yılda yapacağız”
İstanbul’daki motosiklet kullanıcılarının güvenliği için motosiklet yollarının yapılacağını dile getiren Kurum, “1 yılın sonuna kadar 50 km motosiklet yolunu hemen hizmete açacağız. Ben yolların nerelerde olduğunu da söylemek istiyorum. Bakırköy Sahil Yolu, Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Kozyatağı, Maltepe Sahil Yolu ve Samatya… Tabi motosiklet yollarımızın yanında motosiklet kullanıcılarının bizden ısrarla istediği ve dünyanın hemen tüm şehirlerinde uygulamaya geçen motosiklet güvenlik bariyeri noktasında da hamle yapacağız. İstanbul’un en çok kullanılan yollarında toplam 100 kilometre motosiklet güvenlik bariyerini ilk 1 yılda hemen yapacağız” ifadelerini kullandı.
Otopark sorununu çözmek için 250 bin araçlık otopark yapacaklarını ifade eden Kurum, ilk 1 yılda 50 bin araçlık otoparkın yapımını başlatacaklarını, 25 binini 1 yılın sonunda hizmete alacaklarını belirtti. Her otoparkta şarj istasyonlarının olacağının, sıfır atığa ve engelsiz ulaşıma uygun şekilde dizayn edeceklerinin altını çizdi.
“İstanbul’un gündeminden taksi sorununu çıkaracağız”
Taksi probleminin ilk 6 ay içerisinde çözüleceğini açıklayan Kurum, “Taksi problemini vatandaşımızın, esnafımızın, tüm paydaşların lehine olacak şekilde çözeceğiz. İstanbul’un gündeminden taksi sorununu çıkaracağız. Taksi eksiğini şehrimizin ihtiyaçlarına göre gidereceğiz. Yine dijital uygulamaları tek merkezde buluşturarak çok başlılığa son vereceğiz. İstanbul Taksisini marka haline getireceğiz” dedi.
“Metrobüs hattının kapasitesini artıracağız”
Metrobüs ve otobüs sayılarının artırılacağını ifade eden Kurum, “İlk 6 ayda mevcut metrobüs hattında yeni işletme planımızı tesis ederek, metrobüs hattının kapasitesini artıracağız. İlk yıl tamamlandığında toplam 100 yeni metrobüs, 250 yeni otobüs filolarımıza dahil olacak. Bir yandan filolarımızı büyütürken bir yandan da metrobüs hattımızın istasyonlarının kapasitesini arttıracağız. Hazırladığımız ‘Yeni Metrobüs İşletme Planı’ sayesinde; metrobüs kapasitesini yüzde 20 arttıracağız. Altunizade, Zincirlikuyu, Yenibosna gibi yoğun olan alanlardaki yığılmayı artık sonlandıracağız. Bozuk metrobüsleri süratle onaracak; yine metro hatları için de sıkıntılı tüm araçları iyileştireceğiz.” Şeklinde konuştu. Metro, tünel, yol ve kavşak projelerinin tamamlanması ile ilk bir yılda trafikte kalma süresinin yüzde 64’ten 59’a düşeceğini belirtti.
“Göreve gelir gelmez 650 bin konutun inşa sürecine 39 ilçemizde başlıyoruz”
İstanbul için bir diğer acil ihtiyacın deprem hazırlığı olduğunu belirten Murat Kurum, kentsel dönüşüme yönelik projelerini şu şekilde sıraladı: “İstanbul’u depremin risklerinden korumak, İstanbul’u depreme hazır hale getirmek sorumluluk hissi taşıyan herkesin boynunun borcudur. Biz göreve gelir gelmez, milletimize vaadimiz olan 650 bin konutun inşa sürecine 39 ilçemizde başlıyoruz. 300 bin konutumuzu yarısı büyükşehirden diyerek Kiptaş eliyle yapacağımızı duyurmuştuk. Başvuruları hemen 15 Nisan’da almaya başlayacak, 1 ay içerisinde başvuru sürecini tamamlayacağız. İlk 6 ayda 20 bin konutun yapımına başlayacağız. Yine ilk yılın sonunda 60 bin konutun yapımına başlamış olacağız. Yani 6 ay gibi kısa bir sürede; mevcut yönetimin, 5 yılda yaptığının tam 4 katının yapımına başlayacağız. 100 bin sosyal konut çalışmamıza da eş zamanlı olarak başlayacak, ilk 6 ayda 20 bin sosyal konutun yapımını başlatacağız. 250 bin konut projemize geldiğimizde; orada da bir yıl içerisinde anlaşıp müracat eden vatandaşlarımızın imar düzenlemelerini tamamlayacağız. Dönüşümü İstanbul’un her sokağında eş zamanlı olarak başlatacağız” diye ifade etti.
“80 bin yeni yuvamızı milletimize armağan etmiş kadrolarız”
Geçtiğimiz 5 yılda İstanbul’un 39 ilçesinde 173 bin konutun dönüşümünü başlattıklarının altını çizen Kurum, “80 bin yeni yuvamızı milletimize armağan etmiş kadrolarız. Milletimizin dualarını alma bahtiyarlığına erişmeyi en büyük şeref olarak görüyoruz ve inşallah önümüzdeki 5 yılda da milletimize layık olmak için çalışacağız” dedi.
“Birinci yılın sonuna geldiğimizde, İstanbul’umuz muhtemel bir afete çok daha hazır hale gelecek”
Depreme hazır olmak için kapsamlı bir afet yönetim sisteminin kurulacağını sözlerine ekleyen Kurum, “İlk 6 ayda Anadolu ve Avrupa yakalarına birer adet afet müdahale merkezinin yapımına başlayacağız. İlk yılın sonu gelmeden, kalan 7 afet müdahale merkezimizin yapımına da başlamış olacağız. Yine ilk yılımızda Anadolu ve Avrupa yakalarına birer adet lojistik merkezimizi de yapacağız. Yine yıl bitmeden, hem İstanbul’da afet çantası dağıtımına başlayacağız hem de afet akademisini kuracağız. Yine ilk altı ay içinde 39 ilçemizde, tam donanımlı geçici yaşam alanları yapımına başlayacağız. İlk yıl Anadolu ve Avrupa yakalarında birer adet hasta yakını konaklama merkezi yapımına da başlayacağız. Yine afetlerde bizi son derece destekleyecek olan dijital ikiz projemizin; veri bilgi altyapısını ilk 6 ayda kuracağız. ve ilk yılın sonuna kadar hizmete alacağız. Birinci yılın sonuna geldiğimizde, İstanbul’umuz mbir afete çok daha hazır hale gelecek” ifadelerini kullandı.
“İstanbul için; ‘İstanbul Medeniyet Kentsel Tasarım Rehberimizi’ hazırlayacağız”
İstanbul’un sosyal ve kültürel hayatının canlanması için de bir dizi proje açıklayan Murat Kurum, “İstanbul için; ‘İstanbul Medeniyet Kentsel Tasarım Rehberimizi’ hazırlayacağız. İlk yıl içerisinde 39 ilçemizin tamamında meydan düzenlemelerine başlayacağız. Yine ilk 6 ay içerisinde; 39 ilçemizin mahalle bahçesi çalışmalarını başlatacağız; İstanbul Botanik Bahçesi’nin 1 yılın sonuna gelmeden ilk etabını açacağız. Yine 1. Yıl içerisinde bizim dönemimizde inşaat ilerleme oranı yüzde 70 olan ve 5 yıldır çivi çakılmayan İstanbul Müzesi’ni tamamlayacağız. Şehir kütüphanelerimizin çalışmalarına ilk 1 yıl içerisinde başlayacağız ve bunlardan bir tanesini de aynı yıl tamamlayacağız. Olimpiyat şehri İstanbul hedefiyle; ilk 6 ay içerisinde her mahallemizde spor tesislerinin yapımına başlayacağız” dedi.
“İlk yıl içerisinde İstanbul’da tam 100 kreş açacağız”
Mevcut yönetimin 5 yılda yapamadığı kreşleri 1 yılda yapacaklarını söyleyen Murat Kurum, “Biz, ilk yıl içerisinde İstanbul’da tam 100 kreş açacağız. İşte bu kreşlerin bir bölümü 7 gün 24 saat esasına göre çalışacak. Gece çalışan kardeşlerimizin evlatları, büyükşehire emanet olacak” dedi.
“Geçici sahipsiz hayvan bakım merkezlerini ilk yılda hizmete alacağız”
Sahipsiz sokak hayvanları için de harekete geçeceklerini ifade eden Kurum, “39 ilçemize geçici sahipsiz hayvan bakım merkezleri yapacağız. Tamamını ilk yılda hizmete alacağız. Sokak hayvanlarını aşama aşama bu tesislere getireceğiz. Bakıma ihtiyaç duyan hayvanların ön bakımlarını buralarda yapacağız. Yine 1 yıl içerisinde iki yakada 50 bin kapasiteli hayvan yaşam merkezlerinin yapımına da başlayacağız. Burada da kimliklendirme, kısırlaştırma, aşılama gibi uygulamaları hayata geçireceğiz” dedi.
Mevcut yönetimin ihalesini iptal ettiği ve temel atmama töreni yaptığı Silahtarağa Arıtma Tesisi için ilk 6 ay içerisinde yeniden temel atma töreni düzenleneceğini de sözlerine ekledi.
“İlk 6 ay içerisinde 39 ilçemize hizmet edecek şekilde paylaşımlı ofislerimizi açıyoruz”
Gençlerin kendi işlerini kurabilmeleri için her türlü desteği vereceklerini ifade eden Kurum, “Gençlerimize yeni işlerini kurabilecekleri, görüşmelerini yapabilecekleri ve onları profesyonel yaşamlarında destekleyecek olan paylaşımlı ofisler vaad etmiştik. İlk 6 ay içerisinde 39 ilçemize hizmet edecek şekilde paylaşımlı ofislerimizi açıyoruz. Yine ilk 6 ay içerisinde İSMEK’imizi büyütecek, yeni kurslar açacağız. Müfredatını güncelleyecek; eğitmen ve bina sayısını süratle arttıracağız. Eğitim fakültelerinde okuyan genç öğretmen adaylarımıza belli bir ücret karşılığı İSMEK’te görevler vereceğiz. İSMEK’imizi yeniden özüne döndüreceğiz” diye konuştu.
“Emeklilerimizin İstanbul kartlarına 2 bin 500’er lirayı yükleyeceğiz”
Emeklilerin yaşamını kolaylaştırmak için her anlarında hep yanlarında olacaklarını sözlerine ekleyen Murat Kurum, “Emeklilerimiz için tüm adımları, ‘Yarın Değil Hemen Şimdi’ düsturunda göreve gelir gelmez hızlıca atacağız. Emeklilerimizin İstanbul kartlarına 2 bin 500’er lirayı yükleyeceğiz” dedi.
“Su tüketimlerinde, faturanın yüzde 50’si İBB’den olacak”
Aynı anlayışla sosyal su tarifesinin hayata geçirileceğini dile getiren Kurum, “Öğrenci evlerinin, 65 yaş üstü aboneler ile ihtiyaç sahibi tüm emekli abonelerimizin, kamu kurumlarından sosyal destek alan kardeşlerimizin, 10 metreküpe kadar su tüketimlerinde, faturanın yüzde 50’si büyükşehirden olacak. Yani bugün, 237 lira olan faturalarınızı, ilk ay itibariyle 118 lira olarak ödeyeceksiniz. Küçük Esnaf tarifemizle, 5 metreküpe kadar tüketimde yüzde 50 indirim uygulayacağız. Yani şu an 5 metreküpe 310 lira ödeyen benim esnaf kardeşim, bundan böyle sadece 155 lira ödeyecek” şeklinde konuştu.
“İstanbul gençler için çok daha keyifli ve huzurlu bir şehre dönüşecek”
Ücretsiz ulaşım ve toplu taşımaya dair sözlerini göreve gelir gelmez yerine getireceklerini sözlerine ekleyen Kurum, çocuklara, gençlere ve kadınlara yönelik projelerini de şu şekilde sıraladı: “İlköğretim öğrencilerimize ücretsiz ulaşımı hemen hayata geçireceğiz. İstanbul gençler için çok daha keyifli ve huzurlu bir şehre dönüşecek. Evet, Üniversite öğrencilerimize mevcut tarifeden yüzde 40 indirimi ilk ay içinde uygulayacağız. Yani öğrencilerimizin aylık abonmanları mayıs ayında 150 lira olacak. Sözleşmeli, memur fark etmeksizin tüm öğretmenlerimize indirimli ulaşımı başlatacağız. Deniz ulaşımında da ücretsiz aktarma sistemine ilk ay itibariyle geçeceğiz. Eş zamanlı olarak üniversite öğrencilerimizin hesaplarına 10 bin liralık eğitim desteğini hemen başlatacağız. Yine öğrenci evlerimize aylık 25 metreküplük doğalgaz desteğimizi; yeni evlenecek genç çiftlerimize 50 bin liralık evlilik desteğini ilk altı ayda başlatacağız. Ayrıca kadın girişimcilerimize 100 bin lira hibe ödemesini ve ilk işini kuran gençlerimize de 100 bin lira destek ödemelerimizi ilk 6 ayda başlatacağız. Mekan İstanbul’ları 1 yıl içinde hemen 39 ilçemizde açacağız. Sosyal tesislerde gençlerimize indirim uygulamalarımızı göreve geldiğimiz hafta başlatacağız. Yine ilkokul öğrencilerimizin tamamen doğal ürünlerden oluşan beslenme desteğini bu eğitim yılı içerisinde başlatacağız. Göreve geldiğimiz ilk hafta itibarıyla okullarımızda güvenlik ve temizlik uygulamalarını Büyükşehir yapacak. Büyüklerimize de yemek ve temizlik hizmetine hemen başlayacağız” diye belirtti.
“Tüm köylerimize doğrudan destek paketlerini hemen sunacağız”
151 köyün tamamına ‘Kırsal Kalkınma Projesi’ desteklerini vermeye başlayacaklarını dile getiren Kurum, “Buna göre; ilk ay itibariyle tüm köylerimize, tohum, fide, gübre, yakıt, büyükbaş/ küçükbaş hayvan, makine, teçhizat ve sulama noktasında doğrudan destek paketlerini hemen sunacağız” dedi.
“İBB personelinin, 5 yıldır yaşadığı tüm adaletsizlikleri hızlı bir şekilde gidereceğiz”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik projelerini de açıklayan Murat Kurum, “Buradan Büyükşehir personeline de sözümü veriyorum. Göreve geldiğimiz anda, 1 ay içerisinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden haksız yere işten çıkarılmış tüm kardeşlerimizi görevlerine geri alacağız. ve bizim dönemimizde hiç kimse haksız bir şekilde işinden, ekmeğinden olmayacak. Performans ücretlerini de eşit olarak dağıtacağız. Sosyal denge tazminatı ekleyerek yılda iki kez ikramiye vereceğiz. Kadrolu ve taşeron işçilerimizin maaşları arasındaki fark bir haksızlıktır; biz bu haksızlığı, adaletli bir düzenlemeyle gidereceğiz. Yani; İBB personelinin, 5 yıldır yaşadığı tüm adaletsizlikleri hızlı bir şekilde gidereceğiz” diye konuştu.
“Vatandaşımız tüm projelerimizi ve ilerlemelerini kurumsal hesaplarımızdan anlık olarak takip edebilecekler”
İlk 6 ay ve 1 yılda yapılacak projelerin Büyükşehir Belediyesi tarihinde ilk kez açıklandığının altını çizen Murat Kurum, “Bizim dönemimizde vatandaşımız tüm projelerimizi ve ilerlemelerini kurumsal hesaplarımızdan anlık olarak takip edebilecekler. Yorumlarını, eleştirilerini, önerilerini oradan bize hemen iletebilecekler; biz de hemen uygulamaya geçeceğiz. Bakanlık döneminde onlarca, yüzlerce projeyi toplu olarak hizmete sunan, her gün mutlaka bir temel atma veya açılış yapan bir kardeşiniz olarak diyorum ki; İstanbul bizi daima projelerde, daima eserlerde görecek. Aziz İstanbullular öyle bir belediyecilik yapacağız ki, her gün, ‘Murat Kurum ve arkadaşları, İstanbul’da acaba yeni ne yapıyor’ diye merak edecek, kendi eserlerinizle gurur duyacaksınız. Biz İstanbul’un göğsünü kabartacağız. Çünkü biz İstanbul için aşkla çalışacağız ve İstanbul’a hizmette tarih yazacağız! Sizler de şahit oldunuz, 6 ay ve 1 yıllık icraat planımızı özetin özeti olarak bile anlatmamız, bir hayli uzun sürdü” diye konuştu.
“Gelin, vakit İstanbul vakti diyelim ve bu şehri geleceğe birlikte taşıyalım”
İstanbul’un kaybedecek vakti olmadığını dile getiren Kurum, “Vakit kaybına hiçbir insanımızın artık tahammülü yoktur. Ben bu vesileyle, İstanbullu her hemşerimden, her haneden oylarını istiyorum. İstanbul’un 5 yılını kayıp bilerek; 2 kat, 3 kat daha fazla çalışacağıma söz veriyorum. Hepinizden bu kardeşinize dua ve desteklerinizi bekliyorum. Gelin, vakit İstanbul vakti diyelim ve bu şehri geleceğe birlikte taşıyalım. Biz İstanbul’umuzu asla ve asla kendi haline terk etmeyeceğiz. Milletimizin her anında hep yanında olacağız. ‘Sadece İstanbul’ diyeceğiz, ‘Daima İstanbul’ diyeceğiz. Bu söz, eser adamlarının sözüdür. Bu söz, sağlam adamların sözüdür, bu söz Murat Kurum sözüdür” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, 135 fabrikanın üretimde olduğu Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) 6 bin 500 çalışanın temsilcisiyle bir araya geldi. Yavaş, “Biz organize sanayilerle her yıl iş birliği protokolü imzalıyoruz ve elimizden geldiği kadar destek olmak istiyoruz. Çünkü bunun iki tane sebebi var. Organize sanayiler ne kadar çok artarsa, bize gelen iş talebi azalıyor. Yani insanlar işsiz kalmıyor. Aynı zamanda siz ne kadar çok üretirseniz, Ankara ödediğiniz vergilerden Ankara Büyükşehir de ona göre payını alıyor. Onun için desteklemekten başka mantıklı bir yol yok. Bu nedenle biz bu protokolü yaparak hemen hemen bütün organize sanayiden, en azından asfaltını veya başka türlü taleplerin çoğunu bu dönemde tamamladık ve inşallah aynen devam edeceğiz” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’nin yönetimi ve sanayicilerle bir araya geldi. Tuncay’ın ardından konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BİZ ORGANİZE SANAYİLERLE HER YIL İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALIYORUZ. VE ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR DESTEK VERİYORUZ”
“Seçimden önce konuşmuştuk. Alcı bölgesinin durumunu iyi biliyordum, seçimden sonra iki defa oradaki kooperatiflerle, derneklerle toplantı yapmak suretiyle ‘ne yapabilirizi’ konuştuk orada. ve altyapısının tamamını hemen hemen yaptık. Şu anda pazar yeri de yapılıyor. Çünkü bir yerde yerleşim olması için sosyal ihtiyaçlar var. Maalesef okul yerini Milli Eğitim’den alamadık. Sağlık ocağı yeri vardı. Onu da alamadık ama biraz önce sohbet esnasında Anadolu Organize Sanayi yer gösterebileceğini söyledi. Ben şimdi talimat verdim. İnşallah bir an evvel yapacağız. Alcı Mahallesi de orada yararlanırsa. Ayrıca bizim portaj şirketimiz, oradaki bazı koopertiflerle görüştü. Anlaşabilirlerse onlara da destek olmak suretiyle yarım kalanların da hepsinin yapılması için hatta seçimden sonra inşallah bir daha toplantı yaparız. Hep birlikte ne yapabileceğimizi görüşürüz. Biz şu anda Koru Yaşam Kent Metrosu’nun projesi bu ay bitiyor proje olarak. Tabii yapılacaksa raylı sistem veya başka türlü ulaşım ona göre planlanması lazım ama onun da yapımı uzun süreceği için Yaşam Kent’ten buraya ne yapabiliriz? Bir oturup konuşalım onu. Yani bütün organize sanayilerle biraz daha en azından seyahat süresini kısıtlama için azaltmak için. Bir de şöyle bir fikrim vardı ama burası için çok uygun değil, şehir merkezindeler. Mesai saatlerini değiştirelim. Avrupa’daki gibi daha erken gelsin, daha erken dönsün. ve biz onlara daha indirimli veya ücretsiz sizlerle iş birliği yaparak, bir taşıma usulü bulabiliriz demiştim. Fakat nedense talep bulmadı. Bunu bir daha bir değerlendirelim. O zaman da trafiğin sıkışık olmadığı saatte yola çıkarlarsa o da bir ayrıca kontrol sağlayacaktır ama en doğrusu Alcı bölgesinde bunların oturmasıdır.
Biz organize sanayilerle her yıl iş birliği protokolü imzalıyoruz. ve elimizden geldiği kadar destek olmak istiyoruz. Çünkü bunun iki tane sebebi var. Organize sanayiler ne kadar çok artarsa bize gelen iş talebi azalıyor. Yani insanlar işsiz kalmıyor. Aynı zamanda siz ne kadar çok üretirseniz Ankara ödediğiniz vergilerden Ankara Büyükşehir de ona göre payını alıyor. Onun için desteklemekten başka mantıklı bir yol yok. Bu nedenle biz bu protokolü yaparak hemen hemen bütün organize sanayiden, en azından asfaltını veya başka türlü taleplerin çoğunu bu dönemde tamamladık ve inşallah aynen devam edeceğiz.
Tabii bunları yaparken neler yaptık Ankara’da? Ankara Büyükşehir Belediyesi ne kadar bütçe hazırlamış, nereye bunları kullanmış? Biz sürekli olarak Web sayfamızdan kuruşuna kadar bütün harcamalarımızı görüyorsunuz. Ayrıca belediyenin denetlenip yayınlanan Sayıştay kararlarını da ayrıca yayınlıyoruz. Bir de bütçemizi hazırlarken 550 kadar kuruluşa önümüzdeki dönem için neleri yatırım yapmamız konusunda görüşlerini alıyoruz. Bu şekilde şehri beraber yönetmenin anlamı budur. Sivil toplum kuruluşlarına kadar herkese soruyoruz.”
Yavaş, konuşmasının ardından beş yılda Ankara’da yaptıkları hizmet ve projelerden bahsetti.
]]>6 Şubat depremlerinin ardından hızla organize olarak Türkiye’ye yardım ekibi gönderen ilk ülkelerden olan ve hemen akabinde Hatay’ın Defne ilçesine büyük bir sahra hastanesi kuran İtalya’nın Sivil Savunma görevlileri, “asrın felaketi”nin birinci yılında Roma’daki acil durum merkezlerinde, AA muhabirine, Türkiye deneyimlerini anlattı.
Depremin ardından İtalyan Sivil Savunmasından gelen ilk ekibin liderliğini yapan Acil Birim Yetkilisi Massimiliano Borzetti, Türkiye’deki depremi ilk nasıl öğrendiğine ilişkin “Açıkçası bir iç uyarı sistemimiz var. Böylesine büyük bir olay yaşandığına dair ön uyarı aldık ve ofise girdiğimiz ilk dakikadan itibaren organize olmaya başladık çünkü yaşananların boyutunu ve ciddiyetini hemen anladık. Bu nedenle ilk operasyonel toplantıyı yapmak üzere hemen burada ofiste buluştuk.” ifadesini kullandı.
Böyle felaketlerde ilk aşamada bölgeye hemen keşif ekibi gönderdiklerini aktaran Borzetti, “Onlar İncirlik’e ulaştı. O ekip, geçmişte başka projeler ve diğer acil durumlar vesilesiyle beraber çalıştığımız Türk sivil koruma birimiyle (AFAD) hemen iletişime geçtiler. Onlar ilk değerlendirmeleri yaptı. Aynı zamanda İtalya’da biz, itfaiyenin büyük ‘arama kurtarma’ ekibini hazırladık ve 18 saatten kısa sürede harekete geçerek İncirlik’e geldik.” diye konuştu.
Borzetti, Kendilerine depremin en çok etkilediği illerden Hatay’ın arama kurtarma çalışma alanı olarak tahsis edildiğini ve AFAD’dan bir irtibat memuruyla Antakya’ya geçtiklerini dile getirerek, “İncirlik ile karşılaştırıldığında Antakya daha büyük ve karışıklığın çok olduğu son derece hasarlı bir şehirdi. Biz ilk indiğimizde insanlar kendi başlarına enkaz kaldırmaya çalışıyordu. İlk saatler, genellikle en karmaşık ve en kaotik anlardır.” ifadesini kullandı.
Bir grupla hemen enkaz kaldırma çalışmalarına başladıklarını bir yandan da Hatay Stadyumu’nun park alanına kamp kurduklarını belirten Borzetti, kamplarının, şehir merkezindeki o ambiyanstan uzaklaşmak isteyen insanlar için bir nefes alma yeri haline geldiğini vurguladı.
“Gerçekten etkilendim”
Borzetti, bir yardım görevlisi olarak 6 Şubat depremleri sonrasındaki bu büyük yardım operasyonunda yer almanın nasıl olduğuna ilişkin şunları söyledi:
“Muhtemelen işimdeki en önemli deneyimlerden biriydi çünkü yıkım çok büyük, şehirler büyük olduğu, sarsıntıların üzerinden çok kısa zaman geçmesi nedeniyle durum çok karmaşıktı ve insanlar allak bullak olmuştu. Aileler yakınlarını arıyordu. Hemen çalışmalara başladık ama tabii İtalya’da yaşanan depremleri de gördüm, başka depremler de gördük, Haiti’de mesela. Ben Sri Lanka’daki tsunami felaketi sonrasında da oradaydım ama burada yıkımın büyüklüğünden gerçekten etkilendim. Meslektaşlarımızla karşılaştırmalar yaparken bu hepimizin vurguladığı bir şeydi.”
“Türk halkıyla güzel bir ilişkimiz vardı”
Deprem bölgesindeki insanlarla ilişkilerine değinen Borzetti, şu ifadeleri kullandı:
“Türk halkıyla çok güzel bir ilişkimiz oldu. Aynı şekilde Antakya halkıyla ve hatta sonradan sahra hastanemizi getiren gemimizin yanaştığı İskenderun insanıyla, İncirlik’te de havaalanında dönerken bile… Onlar yaşadıkları acıya ve korkuya rağmen size bir fincan çay, sıcak et sulu çorba ikramına ya da iki çift laf etmeye hep hazırdı. Tercümanlık yapabilen çok sayıda genç ekibimize gönüllü biçimde katkıda bulundular, iletişim kurmakta güçlük çektiğimiz yerel halkla anlaşmamızı sağladılar. Bu gençler, günlerce bizimle kalıp tercümanlık yaptı.”
Enkaz kaldırmanın çok zor, detaylı ve sabır gerektiren bir çalışma olduğuna dikkati çeken Borzetti, şunları kaydetti:
“2 kişiyi enkaz altından sağ çıkardık. Maalesef bazı cansız bedenleri de çıkarmak durumunda kaldık ama 2 kişiyi kurtardık. Bu tabii yaptığımız işe daha fazla anlam katıyor. Bu durumlar, size bunca emeğin, uyumadan geçen saatlerin, bu kadar çalışmanın ve kısa sürede dünyanın diğer tarafına gitmenin karşılığını veriyor. O elinden tutma, o gülümseme, yaptığınız işin karşılığını tamamen veriyor.”
Montanari: “Türk hükümeti bizi çok dostane şekilde karşıladı”
İtalya’nın, Hatay’ın Defne ilçesine gönderdiği ve daha sonra Türkiye’ye bağışladığı büyük sahra hastanesinin kurulumunda görev alan Sivil Savunma Sağlık Kaynakları Birimi Görevlisi Annalisa Montanari de depremle ilgili ilk bilgileri aldıktan sonra bölgede hastane kurmak için hazırlık yaptıklarını söyledi.
Montanari, “15 Şubat’ta tüm sağlık personeliyle Guardia di Finanza’nın (Mali Polis) 2 ATR uçağıyla yola çıktık ve havaalanına vardık. Türk hükümeti, bizi çok dostane şekilde karşıladı, pasaport ve diğer her şeyle girişi kolaylaştırdı. Akşam saatlerinde 2 otobüsle Antakya’nın Defne ilçesine vardık.” diye konuştu.
Hastaneleri için futbol sahası tahsis edildiğini, bunun da işlerini kolaylaştırdığını vurgulayan Montanari, “17’sinde sabah erkenden kurma operasyonuna başladık. Tesis, ameliyat yapabilme imkanı da sunan eksiksiz bir hastanedir. İçerisinde uzman sağlık personeli, cerrahlar, hemşireler ve anestezistler görev yapıyor. Yaklaşık 60 kişiydik, lojistik personeli olarak biz de vardık. İlk aşamada depremde yaralananların, daha sonra ise hayatta kalan ve sürekli bakıma ihtiyaç duyanların tedavilerini yaptık.” diye konuştu.
Montanari, sahra hastanelerine günde 200 kişinin başvurup tedavi gördüğü bilgisini vererek, şöyle devam etti:
“Bunlar solunum yolu hastalıklarından muzdarip bir dizi yaşlı insandı. Özellikle çocuklar hastalanıyordu çünkü artık evleri olmadığı için dışarıdaki düşük dereceli havanın da etkisiyle hastalananlar vardı. Ama çok güzel doğumlarımız da oldu, 30’un üstünde doğum yapıldı. Aralıksız çalışan bir ebemiz vardı. Bir tane daha getirttik. Ayrıca sezaryenler için bir ameliyathaneye daha ihtiyaç duyuluyordu. Hastanede bulaşıcı hastalıklar için ayrılmış bir çadırımız vardı, bunu değiştirerek jinekolojiye ayırdık çünkü bebek bekleyen ya da yenidoğanların durumunu izlememiz gereken çok sayıda vaka vardı.”
Türk yetkililerin kendilerini ziyaret ettiğini anlatan Montanari, “Halk, bizi her zaman çok iyi karşıladı. Zaten kampta da bize ellerinde ne varsa getirdiler. Örneğin meyve suları, kahve ikram ettiler, bize karşı çok şefkatliydiler. Ayrılmadan önce hastaneyi Türk hükümetine bağışlayabilmek için Türk hemşirelerle çalıştık, sonrasında hastane onlara bağışlandı.” diye konuştu.
Montanari, dil sıkıntısını ise zaman zaman akıllı tabletlerdeki çeviri uygulamalarıyla aştıklarını ve bir şekilde yerel halkla anlaşmanın yolunu bulduklarını belirterek, “İletişim, her daim biraz sorunlu oldu ama onlar bizi hep kolları açık şekilde karşıladı, hatta biz ayrılırken, arkamızdan gözyaşı döken birkaç kişi de gördüm.” dedi.
Türkiye’deki tecrübesi sırasında deprem bölgesinde alınan güvenlik önlemlerine de işaret eden Montanari, “Güvenlik açısından işimizi son derece güvenli ortamda yaptığımızı söylemeliyim. Türk meslektaşlarımızla, yerel yetkililerle hemen mükemmel bir diyalog kurduk. Ayrıca şehirde bize benzin konusunda yardımcı olanlar da vardı.” diye konuştu.
]]>