Hoca – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 09 Jul 2024 22:36:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel: Tüm Camia Türkiye Kupası’na Odaklandık https://www.haber28.com.tr/besiktas-ikinci-baskani-huseyin-yucel-tum-camia-turkiye-kupasina-odaklandik/ https://www.haber28.com.tr/besiktas-ikinci-baskani-huseyin-yucel-tum-camia-turkiye-kupasina-odaklandik/#respond Tue, 09 Jul 2024 22:36:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24466 Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, tüm camia olarak Türkiye Kupası’nı kazanmaya odaklandıklarını söyledi.

Uluslararası Yapay Zeka Zirvesi, Bahçeşehir Üniversitesi Future Kampüsü’nün ev sahipliğinde 16-17 Nisan tarihleri arasında düzenleniyor. Etkinliğe katılan Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Şu an için takım halinde Türkiye Kupası’nı kazanmaya odaklandıklarını söyleyerek sözlerine başlayan Yücel, “Şu an için tüm teknik kadro, hocamız Serdar Topraktepe, Samet hocamız, Feyyaz hocamız ve yönetim kurulu olarak Türkiye Kupası’na odaklandık. Geçmiş günlerde açıklama yapmıştık, transfer komitesi kurulduğuyla alakalı. Bu komite hiç vakit kaybetmeden hem yerli hem yabancı hoca alternatiflerini çıkartıyor. Önümüzdeki günlerde, Türkiye Kupası’nı atlattıktan sonra görüşmelere başlayacağız. Benim taraftarlarımızdan ricam, sosyal medyada çok fazla isim yazılıyor. Şöyle bir boyuta bile gidebiliyor; şu yöneticiyle konuştum, bu teknik hocayı sordular, bu yöneticiyle konuştum, bununla anlaşıyormuş gibi söylemelere kesinlikle itibar etmesinler. Transfer komitemizde 5 arkadaşımız mevcuttur. Onların ya da başkanımızın ağzından duymadıkları bir sözü bizim taraftarlarımız hiçbir şekilde itibar etmesinler. Dediğim gibi, Türkiye Kupası’na odaklanmış durumdayız” ifadelerini kullandı.

“Bazı kulüpler gibi sabah ayrı, akşam ayrı demeçler vermiyoruz”

Türkiye Futbol Federasyonu’nun, 18 Temmuz olarak belirlediği seçim genel kurulla ilgili düşüncelerini aktaran Yücel, “Biz ilk gün hangi noktadaysak yine aynı noktadayız. Çünkü Beşiktaşlılık duruşu bunu gerektirir. Geçtiğimiz hafta Kulüpler Birliği’ne gittiğimizde bunu dile getirmiştik. Bazı kulüplerimiz gibi sabah uyanınca farklı, akşam yatarken farklı demeçler vermiyoruz. Bunu ne etik buluyoruz ne de düzgün bir davranış olarak görüyoruz. O yüzden Beşiktaş kulübü olarak ilk günkü yerdeyiz” diye konuştu.

“Semih sadece Beşiktaş için değil, Türkiye için de çok kıymetli bir oyuncu”

Genç futbolcu Semih Kılıçsoy’la alakalı basında yer alan transfer dedikodularına da açıklık getiren Hüseyin Yücel, “Bunlar şu an sadece dedikodu, ortada hiçbir somut gelişme yok. Somut bir teklif yok. Hatta şifahi bir şey bile yok. Ama Semih bizim çok kıymetli oyuncumuz. Sadece Beşiktaş için değil, Türkiye açısından çok kıymetli bir oyuncu. Çok gelecek vaat eden bir oyuncu. Bu zamana kadar Avrupa’ya gönderdiğimiz oyunculardan daha fazla bonservis bedeliyle gönderebileceğimiz oyunculardan bir tanesi. O yüzden ona sımsıkı sarılmalıyız. Şu an onun kafasını olup olmadık PSG, Chelsea gibi takımlarla meşgul etmemek lazım. Biraz daha pişmesini beklemek lazım diye düşünüyorum” cümlelerine yer verdi.

“Demek federasyonumuz Beşiktaş maçlarını önemsemiyor”

İkinci Başkan Yücel, Süper Lig’de geride kalan haftada Beşiktaş’ın evinde oynadığı Samsunspor maçına yabancı VAR hakemi atanmamasını eleştirerek, “Şaşırdık mı, şaşırmadık. Demek federasyonumuz Beşiktaş maçlarını önemsemiyor diyeyim. Hasan Başkan ile bugün Kulüpler Birliği toplantısına gideceğiz. İnşallah orada en doğru kararları alırız” dedi.

Yabancı VAR hakemlerinin Türk futboluna nasıl katkı sağlayacağına yönelik soruyu Hüseyin Yücel, “Çok daha sağlıklı, en azından insanların içi ve psikolojisi rahat. Tabii hakem arkadaşlar da hata yapabilirler ama insanların kafasında bir şüphe kalmadı. Bu bile çok büyük bir ilerleme, Türk futbolu açısından büyük bir faydalıdır” diye cevaplandırdı.

Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, bu sezon Türkiye Kupası’nın kalan bölümünde de yabancı VAR hakemi uygulamasının sürdürülmesi için talepte bulunacaklarını belirtti. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktas-ikinci-baskani-huseyin-yucel-tum-camia-turkiye-kupasina-odaklandik/feed/ 0
Beşiktaş Yeni Teknik Direktör Arayışlarını Sürdürüyor https://www.haber28.com.tr/besiktas-yeni-teknik-direktor-arayislarini-surduruyor/ https://www.haber28.com.tr/besiktas-yeni-teknik-direktor-arayislarini-surduruyor/#respond Tue, 09 Jul 2024 08:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24436 Yeni teknik direktör arayışlarının devam ettiğini söyleyen Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba, bu süreçte Sergen Yalçın ile hiç görüşmediklerini dile getirdi. Aybaba, yeni sezon öncesi kadro yapılanması konusunda da çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Beşiktaş, sahasında oynayacağı MKE Ankaragücü maçının hazırlıklarını ilk bölümü basına açık olarak gerçekleştirdiği antrenmanla sürdürdü. İdmanı Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba ve Beşiktaş Kulübü Futbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar da takip etti. İkili, antrenman sonrası basın mensuplarıyla sohbet toplantısı gerçekleştirdi.

Yolların ayrıldığı Portekizli teknik direktör Fernando Santos’un saha içindeki hiçbir kararına etki etmediğini vurgulayan Samet Aybaba, “İsimler üzerinde durmaya gerek yok. Bizim için her oyuncumuz değerlidir. Sahaya sürülen oyuncular hocanın kendi takdiri. Saha içi benim alanım değil. Ben önceden olduğu gibi bundan sonra da teknik direktöre karışmam. Düşüncelerimizi söyleriz ancak. Biz Santos hocayla konuştuğumuzda bir şeyleri anlatmaya çalıştık, gerekli şeyleri söyledik. Ama tabii ki takdir kendisinin. Tercih tamamen kendisine ait. Aldığı kararlarla doru mu yaptı, yanlış mı yaptı.. Kararını zaten kamuoyu veriyor, Beşiktaş veriyor. Verdi de zaten” diye konuştu.

“Bu süreçte Sergen hocayla görüşmemiz etik olmaz”

Yeni teknik direktör arayışlarının devam ettiğini aktaran Aybaba, “Biz çok görüşmeler yaptık. Takımın durumundan dolayı yeterli geri dönüş alamadık. Takımın başına getireceğiniz hocaya göre durum değişir. Çok transfer istenebilir. Büyük bütçeler istenebilir. Futbolun akışı böyle. Bir ihtimal de siz kadronuzu kurarsınız ve sonrasında hocayı getirirsiniz. Bu sefer de iş farklı yerlere gider. O yüzden biz antrenörle alakalı her zamanki gibi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sergen Yalçın ile bu süreçte hiç görüşmedik. Kendisi zaten şu anda bir takımı çalıştırıyor. Kendisiyle görüşmemiz her şeyden önce etik bir durum değil. Yeni teknik direktörümüzün yerli veya yabancı olmasından daha önemli olan bizim istediğimiz sisteme uyum sağlaması gerekiyor. Beşiktaş’ın oyun düşüncesi, sistemi belli. Çok koşan, temas eden, mücadele eden, coşkulu, istekli oynayan, büyük takım oyunu oynayan, rakip alanda baskılı oynayan bir sistemi olmalı Beşiktaş’ın. Bu özelliklere uyan bir teknik adamla anlaşacağız” şeklinde konuştu.

“Saha içi kaliteyi arttırmamız lazım”

Yeni sezon öncesi kadro yapılanması için çalışmaların devam ettiğini sözlerine ekleyen Samet Aybaba, “Transfer çalışmalarımız her zaman devam ediyor. Ben ayrı gittim, Feyyaz hoca ayrı gitti. Elimizde geniş bir oyuncu listesi var. Raporlarımızı hazırladık. Bunların hepsini başkanımıza bilgi olarak veriyoruz. Bu şekilde transfer politikamızı sürdüreceğiz. Marka değeri yüksek olan kulüpler bu şekilde çalışmak zorundadır. Bizim saha içi kaliteyi artırmamız lazım. Listemizde genç oyuncular da var. Tecrübeli oyuncular da var. Orta yaşa yakın oyuncu tipleri de var. Kabul edelim ki biz yeniden yapılanmanın içerisindeyiz. Elimizde çürümüş bir takım var. Bu durum kolay değil. Rakiplerimizin kadro yapılanmalarını görüyorsunuz. Saha içerisinde giren oyunculara, çıkan oyunculara bakın. Biz bu durumun çok gerisinde kaldık. Bu yapılanmayı olması gereken duruma getireceğiz. Fakat çok kolay bir şey değil. Hemen 3-5 günde olacak şeyler değil. Geçtiğimiz dönemlerde yaşadığımız ‘Feda’ dönemini hatırlayın. Sabrettikten sonra geldiğimiz kaliteye, elde ettiğimiz başarılara bakın. O yüzden şu anda yapacağımız bir hata bizi hedefimizden daha da uzaklaştırır. Ben bu kulübe geleli 47 sene oldu. Feyyaz hocanın yaklaşık 40 sene olmuştur. Bizim bu kulübe bir aidiyet duygumuz var. Camia hep iyi yerlerde olsun isteriz. Hep bu duygu ve düşüncelerle buradayız. Zamana ve saygıya ihtiyacımız var. O yüzden çok titiz bir şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Feyyaz Uçar: “Beşiktaş’a yakışacak olan hocayı belirleyeceğiz”

Takımın başına geçecek yeni teknik direktör için titiz çalıştıklarını söyleyen Feyyaz Uçar ise, “Başkanımız bizzat bir önceki dönemde de yaklaşık 20 teknik adamla görüşmüştü. Sezon arasında gelmek istemeyen, kadroyu görüp görmek istemeyen oldu. Puan tablosunu görüp gelmek istemeyen oldu. Biz Beşiktaş’a yakışacak olan hocayı belirleyeceğiz ve kendisiyle sezon sonunda bir anlaşma yapacağız. Yeni Hocanın sezon başında takımın başında olacağından dolayı avantajlı olacağız. En azından kendisine bir şeyler vaat edebileceğiz. Transfer bütçesi verebileceğiz. Dolayısıyla işler çok daha rahat olacak” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/besiktas-yeni-teknik-direktor-arayislarini-surduruyor/feed/ 0
İsmailağa Cemaati’nden ‘Cübbeli Ahmet Hoca’ Açıklaması: Kendisiyle Bağımız Yok https://www.haber28.com.tr/ismailaga-cemaatinden-cubbeli-ahmet-hoca-aciklamasi-kendisiyle-bagimiz-yok/ https://www.haber28.com.tr/ismailaga-cemaatinden-cubbeli-ahmet-hoca-aciklamasi-kendisiyle-bagimiz-yok/#respond Sun, 09 Jun 2024 07:26:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20174 İsmailağa cemaati, “Cübbeli Ahmet Hoca” ismiyle bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün kendileriyle bağı olmadığını duyurdu.

Cemaatten yapılan uzun açıklamada Cübbeli Ahmet Hoca için kullanılan, “Cemaatimizin hocalarını hedef göstermektedir”, “Tarikatımızın mahremini ortaya saçmıştır”, “Mahmud Efendi Hazretlerimizin ailesini hedef almıştır”, “Hasan Efendi Hazretlerimize hürmetsizlik etmektedir”, “Cemaati dağıtmak için çalışmaktadır” gibi ifadeler dikkatlerden kaçmadı.

“KENDİSİYLE YAPILAN İSTİŞARELERE RAĞMEN TAVRINI DEĞİŞTİRMEMEKTE ISRAR EDİYOR”

İsmailağa Cemaati’nin açıklamasında, “Bir süredir kendisiyle yapılan istişarelere rağmen tavrını değiştirmemekte ısrar eden, ihvânımızı ve kamuoyunu yanlış biçimde yönlendirmeyi sürdüren Cübbeli Ahmet Hoca, söz ve davranışlarıyla tarîkatımıza ve hizmetlerimize zarar veren biri hâline gelmiş ve Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin şeyhliğini kabul etmemiştir. Bu gerçeğe binaen kendisinin tekkemiz ve cemaatimizle hiçbir ünsiyetinin kalmadığını, görüş ve açıklamalarının cemaatimiz açısından hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını ihvânımıza ve tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerine yer verildi.


Açıklamanın tamamı ise şu şekilde:

“Yüce Nakşibendî tarîkatı, 1400 yıldır kıtaların İslâmlaşması ve Müslüman toplumların dosdoğru yol üzere sebat ve istikameti için insanlığa hizmet etmektedir. Her asırda birbirini takip eden nûrlu silsilenin 32. altın halkası Mevlânâ Mustafa İsmet Ğarîbullâh Büyük Şeyh Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri vesilesiyle İstanbul’u bereketlendirmiş ve Ali Haydar Ahıshavî (Kuddise Sirruhû) Hazretlerinin ardından emanet Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimize intikal etmiştir. Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimiz, devraldığı hizmeti, âl-i himmet ile büyük bir davaya dönüştürmüş ve bugünlere getirmiştir. Bu usûl ve dava çerçevesinde icra edilen faaliyet ve hizmetler, 2005 senesinde Mahmud Efendi Hazretlerimizin 300’ü aşkın hoca efendinin huzurunda tayin etmiş olduğu heyetle, Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin riyâsetinde büyüyüp gelişmiştir.

Tasavvuf yolu, yüksek fazîlet ve makamlara erişme yoludur. Bu bereketine binaen seyr u sülûk yolunda her mürîdin münferid çeşitli imtihanları olduğu gibi, bazen de müridânın topyekûn bir imtihanı söz konusu olur. Müridân için karşılaşılabilecek en ağır durum hiç şüphesiz mürşidin âhirete irtihâlidir. O topyekûn imtihanın en çetini de mürşidin vefâtı sonrası baş gösterir.

Ali Haydar Ahıshavî (Kuddise Sirruhû) Hazretlerinin âhirete irtihâlinden sonra da bir imtihan vâki olmuş, zamanla fitne bulutları dağılmış ve Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimiz yüce tarîkatın imamı olarak irşâd faaliyetlerini ömrü boyunca sürdürmüştür. Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin manevî evlâtları olarak, bir süredir ona olan muhabbet iddiasıyla büyük bir fitne ve imtihan durumuyla karşı karşıya bulunuyoruz. Bugün de bu ulvî emanet, altın silsilenin 37. halkası Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimize intikal etmiştir. Bu hakikat, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin tevâtür seviyesine ulaşan vasiyetine bağlı olarak, cenaze namazının hemen ardından mahdûmu Ahmet Ustaosmanoğlu Hoca Efendi tarafından ihvânımıza ve kamuoyuna ilân edilmiştir. Bizler inanıyoruz ki bu yol, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin Mültezem’de yaptığı, kabulü müjdelenen duânın bereketiyle kıyamete kadar payidar olacaktır.

Nispet yolunun Hazreti Mehdî’ye (Aleyhi’r-Rıdvân) ulaşacağını beyan eden İmâm-ı Rabbânî (Kuddise Sirruhû) Hazretlerinden sonra nasıl ki silsile altın halkalarla devam etmiş ve bu durum nispetin kesilmesine mâni olmamışsa, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizden sonra da bu yol birbiri ardına eklenen altın halkalarla devam edecektir. Meşâyih arasında altın halkaların gelip geçmesi, o büyüklerin nispet ve tasarrufunun ulaşmasına engel olmamıştır. Yakın tarihte vekiller vasıtasıyla devam edeceği iddia edilen başka tarîkat kollarının zamanla kapanıp nispetinin kesildiği gerçeği de önemle hatırlanmalıdır.

Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin âhirete irtihâlinin ardından belli çevreler eliyle kirli bir propaganda başlatılmış ve daha önce İstişare Heyetinin açıklamasında yer aldığı üzere şahidler huzurunda tevatür seviyesinde sabit olan bir hakikat gizlenmeye çalışılmıştır. Oysaki Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerinden bizlere yadigâr olan ve bir kısmı bugün hâlâ hayatta ve afiyette bulunan büyüklerimizin şahidliği de ortadadır. Bugün fitneden korunmak, o büyüklerin şâhidlik ve bereketine tâbi olmakla mümkündür.

“ŞEYMİZİ CÜBBELİ AHMET HOCA’YI REDDETTİ”

Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin âhirete irtihâliyle başlatılan ve özellikle son altı aydır Cübbeli Ahmet Hoca tarafından yayınlanan telefon görüşmeleri, gizli ses kayıtları, zuhûrât ve rüya yığınlarıyla kirli bir yola bürünen propaganda doğrultusunda kamuoyuna da yansıdığı üzere, Cübbeli Ahmet Hoca, Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizle görüşmek istemiştir. Konu Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimize arz edildiğinde -videoda da görüldüğü gibi- görüşmek istemediğini açıkça beyân etmiştir.

Bu teklifin kabul edilmemesinin, tarîkat-ı aliyyenin edep sınırlarını aşmasının yanında muhakkak birçok sebebi vardır ve bu sebeplerin bir kısmını açıklama zarureti ortaya çıkmıştır. Bizim bugüne kadar Cübbeli Ahmet Hoca’nın yalan ve iftiralarına cevap vermememizin sebebi, tarikatımızla ilgili mahrem meselelerin kamuoyunda tartışma konusu olmaması ve şeyhimiz Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin, “Susun!” emri gereğincedir.

“TARİKATIMIZIN MAHREMİNİ ORTAYA SAÇTI”

Cübbeli Ahmet Hoca, yolumuzun medyaya bakışı açıkça belli olduğu hâlde, defaatle uyarılmasına ve her seferinde söz vermesine rağmen, tarîkatımızın mahrem konularını kürsülere hatta televizyon programlarına taşıyarak yüce dinimiz İslâmiyet’e ve Müslümanlara düşmanlıkla bilinen kişilerin alay dolu yorumlarına malzeme etmiştir.

Cübbeli Ahmet Hoca, bugün cemaatimizin büyüklerini dinlemediği gibi aslında Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizi de birçok noktada dinlememiştir. Bunu kendisi, çıktığı televizyon kanallarında açıkça söylemiştir. Bir taraftan, “Şeyhlik benim neyime, mürîd olsam yeter” diyerek söze başladığı hâlde, “Bu cemaatin yüzde 95’ini ben getirdim” diyerek, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin ve yetiştirmiş olduğu güzide hocaların çalışmalarını kendisine mâl etmiştir. Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin sözünü dinlemediğini katılmış olduğu bir televizyon programında şöyle ifade etmiştir: ‘Efendi Hazretleri bana, ‘Vaaz etme, talebe okut!’ dedi, dinlemedim başıma iş geldi. ‘Sesini kasetlere verme!’ dedi, kaydettirdim ve deprem vaazım sebebiyle hapse düştüm. ‘İkinci evliliğini yapma!’ dedi, dinlemedim başıma iş geldi. ‘Televizyon kurma!’ dedi, dinlemedim başıma iş geldi. ‘Külliye yapma!’ dedi, dinlemedim hapse düştüm…’

Cübbeli Ahmet Hoca’nın bir kısım medya tarafından maksatlı olarak gündeme getirilen bazı işleri Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizi üzmüştür. Hatta kendisi bir keresinde hastalandığında düzelip düzelemeyeceğini Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimize sorduğunda, ‘Senden daha çok çekeceğimiz var’ cevabını almış ve bunu da ‘Hakikaten çektirdik’ itirafıyla aktarmıştır.

“MAHMUD EFENDİ HAZRETLERİMİZİN AİLESİNİ HEDEF ALMIŞTIR”

Cübbeli Ahmet Hoca’nın özellikle Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin oğlu, gelini ve torunlarıyla ilgili söyledikleri, kendisinin yönettiği sosyal medya hesaplarının paylaşımları ve sesini bugüne kadar namahrem kimselerin duymadığı hanımların ses kayıtlarının yayılması, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimize muhabbetinin olmadığının delilidir. Zira hiç kimse, sevdiği birinin evlâtlarına, torunlarına ve yakınlarına iftira edilmesine, hatta canları tehlikeye düşecek derecede hedef gösterilmelerine râzı olmaz.

“HASAN EFENDİ HAZRETLERİMİZE HÜRMETSİZLİK ETMEKTEDİR”

Cübbeli Ahmet Hoca, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin âhirete irtihâlinden sonra katıldığı ilk televizyon programlarında ve sonraki açıklamasında, “Hasan Efendi Hocamız, Mahmud Efendi Hazretleri’mizin şu anda tek halifesidir” ifadeleriyle Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizi halife olarak kabul ettiği ve bu kabulünü bozmayacağını, “Ben televizyonlarda bunu söyleyip de sonra başkaları gibi laf döndürecek tînette bir adam değilim” beyanıyla vurguladığı hâlde, sonradan söylemlerini değiştirerek hilâfetini inkâr etmiş ve manevî değerini düşürmeye yönelik bir yola girmiştir. Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizi koruduğunu iddia ederek, dinleyenlerini aldatıp onun kemâlatı hakkında olumsuz beyânlarda bulunmuştur. Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin oğullarını ve kızını hedef göstermiş, kızının ses kaydını yayınlatmıştır.

“CEMAATİ DAĞITMAK İÇİN ÇALIŞMAKTADIR”

Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimiz, Cübbeli Ahmet Hoca’ya tarîkatla ilgili herhangi bir vazife vermemiştir. Buna rağmen, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin âhirete irtihâlinden sonra bu konularda söz sahibiymiş gibi açıklamalar yapmakta ve ihvânı yönlendirmeye çalışmaktadır.

Cübbeli Ahmet Hoca, cemaatin dağılmasına yönelik plân doğrultusunda, râbıta konusu üzerinden hareket etmektedir. Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin hayatında tarîkat konusunda herhangi bir vazifesi olmadığı hâlde, râbıta üzerinden kurguladığı bir süreç yürütmektedir. Kesinlik içermeyen ve şahidi bulunmayan bir konuşmadan hareketle “Râbıtanın Hazreti Mehdî’ye (Aleyhi’r-Rıdvân) kadar…” kaydı geçmediği hâlde kendi iddiasına herkesi kabule zorlayarak tarîkatımızın geleceğiyle oynamaktadır.

Nitekim Ahmet Ustaosmanoğlu, Hüsameddin Vanlıoğlu, Fatih Kalender, Hüseyin Avni ve Muhammed Yelkenci Hoca Efendilerin hazır bulunduğu bir toplantı esnasında, “Râbıtanın Hazreti Mehdî’ye (Aleyhi’r-Rıdvân) kadar…” kaydının nereden çıktığı sorulduğunda, bunu kendisinin uydurduğunu açıkça ifade etmiştir. Bu durum Cübbeli Ahmet Hoca’nın aktardığı rivâyetlere ve bundan sonra yapacağı rivâyetlere itibar edilmeyeceğini ortaya koymaktadır.

Cübbeli Ahmet Hoca, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin manevî tasarrufunun devam ettiğini savunur gözükerek, tarîkatımızı bir daha şeyh gelmeyerek zamanla kapanacak, nispeti kesilmiş bir yol hâline getirmeye çalışmaktadır.

“CEMAATİMİZİN HOCALARINI HEDEF GÖSTERMEKTEDİR”

Cübbeli Ahmet Hoca, yalan ve iftiralarla cemaatimizin hocalarını itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Bir kimsenin, sevdiği birinin yetiştirdiği hocaları itibarsızlaştırmak için çalışması beklenemezken, kendisiyle irtibatı aşikâr olan çeşitli sosyal medya hesaplarından eş zamanlı paylaşımlarla hocaları tek tek hedef göstermiştir. Cübbeli Ahmet Hoca, râbıtayı bozdukları söylemiyle bazı vekillerin sohbetine gidilmemesini ve kendilerinden tarîkat dersi değiştirilmemesini söylerken, kendisi gibi düşündüğünü iddia ettiği vekillerden ders değiştirilebileceğini söyleyerek onları adres göstermektedir. Ders değiştirme konusundan hareketle, vekilleri Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin döneminde tayin edilen vekiller ve sonradan İstişare Heyeti tarafından tayin edilen vekiller olarak ikiye ayırmak suretiyle tarîkatımızı bölmektedir.

“CEMAATİMİZİN GÖZDEN DÜŞMESİNE SEBEP OLMAKTADIR”

Cübbeli Ahmet Hoca, cemaat içi meseleleri sürekli televizyon kanallarına taşıyarak ve özellikle tarîkat-cemaat düşmanlığıyla bilinen kimselerin televizyon programlarına çıkarak İslâmî cemaatlerin yanlış tanınmasına sebep olmaktadır. Din ve mukaddesat düşmanlarına sağladığı malzemelerden hareketle sürdürülen kara propaganda sebebiyle, başta cemaatimiz olmak üzere, tüm cemaatlerin kamuoyu nezdindeki manevî kıymet ve itibarı zarar görmektedir. Bazı söylemleri ve hedef göstermeleriyle toplumda ayrışma ve kutuplaşmalara sebep olmaktadır.

Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin irşâd hayatı boyunca en çok önem verdiği ve özen gösterdiği medreselere talebe verilmemesine, bağış ve yardım yapılmamasına dair sözleri, Tekâmül Medreselerini ve Fıkıh Kurulunu hedef alması, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin bize en büyük mirası olan, cemaatimizin kamuoyu nezdindeki yüksek itibarına zarar vermektedir.

“KİTLELERİ KORKUTARAK HAKİKATI PERDELEMEKTEDİR”

Cübbeli Ahmet Hoca, râbıta konusu üzerinden yürüttüğü süreci, cemaatimize yönelik geçmişten itibaren var olduğunu bildiğimiz ekümeniklik ve diğer küresel plânlarla bağdaştırmakta ve birbiriyle alâkasız bazı durumları maksatlı biçimde ilişkilendirerek dinleyici ve takipçilerini yanlışa yönlendirmektedir. Nitekim cemaatimizin adının geçmişte hiçbir zaman yan yana gelmediği gibi bugünden sonra da yan yana gelmesi mümkün olmayan FETÖ ile ilişkilendirilmesi ve ılımlaşma töhmetiyle karşı karşıya bırakılması, bu yönlendirmenin göstergesidir.

SON SÖZ

Bizler, dünya durdukça ayakta kalacağına inandığımız medrese-tekke birlikteliğiyle devam eden irşâd faaliyetlerimizin kesilmemesi için hocalar yetiştirmeye, geleceğin âlimlerini ümmet-i Muhammed’e hediye edecek müesseseler inşa etmeye devam ediyoruz. Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin mirası olan mukaddes yolu muhafaza için, yüce tarîkata ve büyük davaya zarar getirecek söz ve davranışların her zaman karşısında olacağız.

Bir süredir kendisiyle yapılan istişarelere rağmen tavrını değiştirmemekte ısrar eden, ihvânımızı ve kamuoyunu yanlış biçimde yönlendirmeyi sürdüren Cübbeli Ahmet Hoca, söz ve davranışlarıyla tarîkatımıza ve hizmetlerimize zarar veren biri hâline gelmiş ve Hasan Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin şeyhliğini kabul etmemiştir. Bu gerçeğe binaen kendisinin tekkemiz ve cemaatimizle hiçbir ünsiyetinin kalmadığını, görüş ve açıklamalarının cemaatimiz açısından hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını ihvânımıza ve tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ismailaga-cemaatinden-cubbeli-ahmet-hoca-aciklamasi-kendisiyle-bagimiz-yok/feed/ 0
Mert Müldür: EURO 2024’te ilk hedefimiz gruptan çıkmak https://www.haber28.com.tr/mert-muldur-euro-2024te-ilk-hedefimiz-gruptan-cikmak/ https://www.haber28.com.tr/mert-muldur-euro-2024te-ilk-hedefimiz-gruptan-cikmak/#respond Wed, 29 May 2024 22:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19286 A Milli Futbol Takımının savunma oyuncularından Mert Müldür, Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2024) ilk hedefin gruptan çıkmak olduğunu ve sonrasında da her rakibi yenebilecek güçte olduklarını söyledi.

EURO 2024 hazırlıkları kapsamında yarın Avusturya ile karşılaşacak ay-yıldızlı ekibin Macaristan kampında açıklamalarda bulunan Mert, Almanya’daki turnuvada başarılı olacaklarına inandığını belirtti.

Milli takımın son iki şampiyonada gruptan çıkamadığını hatırlatan ancak bu kez işlerin farklı olacağına inandığını söyleyen Mert, şöyle konuştu:

“Avrupa Şampiyonası’nda ilk hedefimiz kesinlikle gruptan çıkmak. Zaten hepimiz takımın gücünü, oyuncularımızın kalitesini biliyoruz. Avrupa Şampiyonası’nda istediğimiz kadar ilerlemek istiyorsak gelen her rakibi elememiz gerek. Bu İngiltere, Fransa, Portekiz veya İtalya olabilir. Gelen her rakibi eleyebilecek güçteyiz. Ana hedefimiz gruptan çıkmak ondan sonra da gelen her rakibi eleyip finale çıkmayı hepimiz istiyoruz. Bu kaliteye sahip olduğumuzu da herkes biliyor. Çok iddialı konuşmayı sevmem ama kalitemiz belli. İnşallah çok ileriye gidebileceğiz.”

EURO 2024’te Türkiye’nin F Grubu’ndaki rakiplerini de değerlendiren Mert, “Diğer gruplara bakarsak iyi bir kura çektik. Bu, grubun kolay olduğu anlamına gelmiyor. Kesinlikle gruptan çıkmak istiyoruz. Portekiz’in gücü ve kalitesini konuşmaya gerek yok. Üst düzey oyunculara sahip bir ülke. Taraftar desteği açısından da bizim adımıza özel bir turnuva olacak. Neredeyse her maç evimizde oynayacağız gibi hissediyorum. Statlarda çok Türk taraftar olacak. Bu bizim için ayrı bir avantaj. Turnuvayı dört gözle bekliyoruz. Genç oyuncularımız çok evet ama tecrübeli daha önce 2-3 turnuva görmüş oyuncular da takımımızda var. Kombinasyon olarak çok iyi bir gruba sahibiz. Bunu da herkese göstereceğimizi düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Milli futbolcu, Macaristan’a 1-0 mağlup oldukları karşılaşma hakkında ise “Çok iyi bir maç oynadığımızı düşünüyorum. Skor bizden yana olmasa da hocamızın dediklerini uyguladık. Taktiksel olarak çok iyi oynadık, rakibe pozisyon vermedik, çok pozisyona girdik. Gol atabilirdik olmadı ama kesinlikle çok iyi bir maç oynadığımızı düşünüyorum. Maçın analizini de yaptık. Gerçekten çok iyi şeyler yapmışız. Penaltıdan bir gol yedik, onun dışında rakibe pozisyon vermedik.” şeklinde konuştu.

“Bütün ailem Viyana’da yaşıyor, hepsi maça gelecek”

Avusturya doğumlu olan Mert, ay-yıldızlı ekibin yarın Avusturya ile oynayacağı karşılaşmayla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:

“Avusturya Milli Takımı çok iyi takım. Çoğu oyuncusu Almanya’da oynuyor, birçoğunu da tanıyorum. Gerçekten çok kaliteli bir takım. Elimizden geleni yapacağız, tabii ki hedefimiz kazanmak. Avusturya karşılaşması benim için de ayrı bir maç olacak. Bütün ailem Viyana’da yaşıyor, arkadaşlarım da orada. Hepsi maça gelecek. Benim için de Avusturya maçının ayrı bir özelliği var. Kesinlikle o maçı kazanıp, bir dahaki kampa motive şekilde gelmek istiyoruz.

“Son birkaç ay içinde taktiksel olarak çok geliştik”

Mert Müldür, ” Stefan Kuntz’un ardından Montella’nın gelişiyle takımda önemli bir fark olduğu görülüyor? Sana göre Montella’nın gelişiyle takımdaki en büyük fark ne oldu?” sorusunu, “Bence her iki hoca da Avrupa Şampiyonası’na katılmamıza çok büyük katkı sağladı. Kuntz hoca da çok şey kattı. Montella hoca da kısa bir süre içinde çok şey kattı. Her iki hocanın çok etkili olduğunu düşünüyorum. Benim açımdan son birkaç ay içinde taktiksel olarak çok geliştik. En büyük etkinin bu olduğunu düşünüyorum.” şeklinde yanıtladı.

Mert, oynadığı mevkide en beğendiği oyuncuyu ise “Benim mevkiimde İngiltere’de ve İtalya’da oynayan üst düzey isimler var. Bunlardan birini seçmek gerekirse Liverpool’dan Alexander-Arnold’u çok beğeniyorum. Bunun dışında da sağ bekte çok büyük isimler var.” sözleriyle açıkladı.

“Beni en çok zorlayan isimler Ronaldo ve Leao oldu”

Milli futbolcu, “Bugüne kadar karşılıklı oynadığın ve seni en çok zorlayan futbolcular kimler oldu?” sorusuna, “İtalya’da çok üst düzey futbolcularla karşı karşıya oynama şansı buldum. Aralarında çok iyi futbolcular vardı. Beni en çok zorlayan isimler Ronaldo ve Leao oldu. Perisic’i de söyleyebilirim. Bu üçüne karşı oynamak ayrı bir keyifti. Ronaldo’nun büyüklüğünü konuşmaya gerek yok. Çok büyük bir futbolcu. Ona karşı oynamak her zaman büyük bir zevk. Şimdiye kadar 6-7 maç karşı karşıya oynadık. Her turnuvada görmek istediğimiz bir isim.” yanıtını verdi.

Mert Müldür, “Ronaldo ile daha önce çok kez karşılıklı oynaman turnuvada Portekiz ile oynayacağımı maçta senin için bir avantaj sağlayabilir mi?” sorusunu, “Olabilir tabii ama İtalya’da karşı karşıya oynadık. Portekiz’de oynayan Ronaldo ile İtalya’da oynayan Ronaldo arasında mevki olarak fark olabilir. Onu turnuvada göreceğiz.” şeklinde yanıtladı.

“En beğendiğim stat İtalya’da açık ara San Siro’ydu.” sözlerini kullanan Mert, “Atmosfer çok başarılı, stat yapısı, tarihi bir stat olması… Daha önce Şampiyonlar Ligi’ne ev sahipliği yaptı. Her açıdan muazzam bir stat.” dedi.

“De Zerbi çok büyük bir hoca”

Mert Müldür, Sassuolo’da teknik direktörlüğünü yapan ve son dönemde futbol dünyasında adından söz edilen teknik adamlarda biri olan Roberto de Zerbi hakkında ise şunları söyledi:

“De Zerbi çok büyük bir hoca. Brighton’da çok iyi işler yapıyor aynı şekilde bunu Sassuolo’da da birlikte yaptık. Ligi 2-3 sene peş peşe 8. sırada bitirdik. Çok büyük bir hoca, taktiksel olarak çok iyi bir hoca. Bana da çok şey kattı. Buradan da ona tekrar teşekkür ederim. Oyuncularla ilişkisi çok iyiydi. Sahada ne kadar sert olsa da oyuncularına bazen kızsa da saha dışında çok farklı bir isim. Çok iyi ve karakterli bir hoca. Sassuolo’da çok iyi işler yaptı, her oyuncuyu geliştirdi, her oyuncuya bir şeyler kattı. Sassuolo da birlikte oynadığım her oyuncuda kısa sürede gelişim gördüm. Bu da tabi de Zerbi sayesindeydi.”

Mert, Sassuolo’nun de Zerbi sonrasında yaşadığı düşüşle ilgili, “Hoca değişiminde bazen böyle şeyler olabiliyor. Bazen bir hoca gelip farklı sistem oynatır. Sassuolo’nun, de Zerbi ile oynadığı futbolla şu an oynadığı futbol arasında büyük fark var. Bunun da kesinlikle hoca etkisi olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Hedefler Avrupa Şampiyonası ve Fenerbahçe ile şampiyonluk

Mert, bu yılki hedefleriyle ilgili olarak, “Avrupa Şampiyonası’nda milli takımla çok büyük işler yapmak istiyorum. Onun öncesinde de Fenerbahçe’de şampiyonluk yaşamak istiyorum. Bunlar hedeflerim.” şeklinde konuştu.

Milli futbolcu, oyun tarzını beğendiği liglerin başında İtalya’nın geldiğini belirterek, “İtalya Ligi’nin taktiksel seviyesini çok beğeniyorum. Tempoya bakarsak Premier Lig çok önde. Premier Ligi izlemesini çok seviyorum, çok keyif alıyorum. Daha sonra İspanya var, İspanya’yı da çok beğeniyorum, çok sevdiğim bir lig.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/mert-muldur-euro-2024te-ilk-hedefimiz-gruptan-cikmak/feed/ 0
Eyüpsultan Belediyesi Ramazan Sohbetlerinde Yazar Osman Eğin’i Ağırladı https://www.haber28.com.tr/eyupsultan-belediyesi-ramazan-sohbetlerinde-yazar-osman-egini-agirladi/ https://www.haber28.com.tr/eyupsultan-belediyesi-ramazan-sohbetlerinde-yazar-osman-egini-agirladi/#respond Sun, 05 May 2024 02:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16814 Eyüpsultan Belediyesi’nin Zal Mahmut Paşa Külliyesi’nde gerçekleştirdiği Ramazan Sohbetlerinin konuğu bu kez yazar Osman Eğin oldu. Eğin, hadis, ayet ve kıssadan hisselerle toplumsal yaşam ve insan ilişkileri üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.

Eyüpsultan Belediyesi, Ebu Eyyub El Ensari’nin diyarı Eyüpsultan’da vatandaşlara Ramazan ayının coşkusunu yaşatmak ve Ramazanı maneviyatına uygun olarak geçirebilmelerini sağlamak için birbirinden özel etkinliklere imza atıyor. Bu kapsamda teravih namazı sonrası Zal Mahmut Paşa Külliyesi’nin avlusunda kültür, sanat, tarih ve edebiyat dünyasının önemli isimleri Ramazan Sohbetlerinde vatandaşlarla bir araya geliyor.

Türkiye’de vaiz ve müftüleri yetiştirmek üzere beş yüz elli senelik bir geçmişi bulunan Haseki Abdurrahman Gürses Eğitim merkezinin müdürlüğü ve TRT kanalında yayınlanan Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma yarışmasında jüri üyeliği de yapan Eğin, hadis, ayet ve kıssadan hisselerle toplumsal yaşam ve insan ilişkileri üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.

“Kişiye özel dua vurgusu: Öyle bir şey yoktur”

Son zamanlarda hocalardan özel dua istemenin moda olduğuna ve bunun yanlış olduğuna dikkat çeken Eğin, “Allah’tan o kadar çok şeyler istiyoruz ki dua ederken. Geçenlerde bir hanımefendi telefonla bana ulaştı hakimlik sınavına girecek kızı için benden özel dua istedi. Bunu o kadar çok yapıyoruz ki hocalardan özel dua. Bu baya moda haline geldi, görünce hocam bana dua et diyor. Hacıdan, hocadan molladan dervişten özel bir dua istemeyin öyle özel bir dua bir şey yok. Bunu öyle çok yapıyoruz ki. Duası uzun olan hoca en iyi hocadır diye bir önyargımız var. Peygamber efendimizin iki satırı geçen duası yok. Kuran-ı Kerim’de bütün peygamberlerin duasına bakın bir satır iki satırdır. Dua, bir dertten mustarip olan insanın Allah’a arzıdır. Öyle kızıma özel dua, oğluma özel dua olmaz, ondan sonra bu bir sektör haline geliyor. Ben de hanımefendinin kızı için, Rabbim kızını hakkında hayırlı olanı lütfeylesin, ihsan eylesin dedim. O da bana hoca özel dua istiyorum özel dedi. Duayı beğenmedi. Rabbena duası var ‘Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver’ Peygamber efendimizin her namazın arkasından ettiği dua. Bu duanın nesi var” diye konuştu.

“Kendi hatalarımıza ve yanlışlarımıza yoğunlaşacağız”

İnsanların kendi hatalarına yoğunlaşması gerektiğini vurgulayan Osman Eğin, şöyle devam etti:

“Peygamber Efendimiz buyuruyor ki kişinin cenneti de cehennemi de kendisine ayakkabısının bağcığından daha yakındır. Bu hadisin ne demek istediğini bir hocama sordum. Hoca dedi ki yakınınızdaki insanlarla ilişkileriniz sizi ya cennete ya da cehennem sokar. Yakınımızda kimler var. Annemiz, babamız, çocuğumuz, kardeşimiz, kayınvalidemiz, komşumuz en yakınımızdaki kişiler. Bir hanımefendinin annesi misafirliğe geldiğinde on gün kalıyor sıkıntı yok ama kayınvalidesi geldiğinde İslami ahlakı hatırlatıyor, misafirlik annen da olsa üç gün. Burada kendimiz adına bir özeleştiride bulunacağız. Kendi yanlışlarımıza ve hatalarımıza yoğunlaşacağız, başkalarının hatalarına ve yanlışlarına değil. Ama bizler hep başkalarının hatalarını konuşuyoruz. Halbuki Allah-u Teala bizlere kendi hatalarımızdan kusurlarımızdan soracak.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/eyupsultan-belediyesi-ramazan-sohbetlerinde-yazar-osman-egini-agirladi/feed/ 0
Seçil Erzan, Fatih Terim hakkında konuştu: ‘Tüm parayı ona verdim’ https://www.haber28.com.tr/secil-erzan-fatih-terim-hakkinda-konustu-tum-parayi-ona-verdim/ https://www.haber28.com.tr/secil-erzan-fatih-terim-hakkinda-konustu-tum-parayi-ona-verdim/#respond Sat, 13 Apr 2024 06:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14150 Yüksek kar getirili özel fon vaadiyle aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi isimlerin de bulunduğu pek çok kişiyi dolandırdığı iddia edilen Seçil Erzan, Fatih Terim hakkında konuştu. Erzan savunmasında, “Hoca bir dönem özel bankacılıkta zarar etmişti. Bankayı değiştirmek de istiyordu. Bana 300 bin dolar elden teslim etti ve ‘ne istersen yap, sen yaparsın, değerlendir bu parayı’ dedi. Sonra da 1 milyon dolar verdi. Özellikle 2022 Ocak ayından itibaren 2023 Nisan ayına kadar yatırılan tüm tutarları, bu zaman aralığındaki tüm parayı Fatih Terim’e ben verdim” dedi.

Yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 21 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Şube Müdürü Seçil Erzan’ın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 7 sanıklı duruşmada tutuklu sanıklar Seçil Erzan ile Ali Yörük ve bazı tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu’nun da bulunduğu bazı müştekiler de katıldı.

“Bana ‘milli piyango bileti alıp büyük ikramiyeyi kazandın, şimdi bunu vermiyor musun’ dediler”

Duruşmada savunma yapan Seçil Erzan, kimden ne kadar para alındığını, ne kadar para verildiğini tek tek anlattı. Sonrasında savunmasında, “Ben o gün ölmeyi beceremedim. Bana o zaman milyar dolar yaz deselerdi de yazacak durumdaydım. Kapıda bekleyen 10 tane tefeciye para vermek zorunda kalıyordum. Semih Kaya 4 milyon 275 bin dolar fazla aldı benden. Semih Kaya bana ‘Seçil Erzan kim ki bana ev alacak, benim ona ihtiyacım olacak?’ demişti. Ben kimsem neden 2 defa benim odamdan muhasebecisi gelip çuval çuval paralarla çıkıyor? Bana ‘milli piyango bileti alıp büyük ikramiyeyi kazandın, şimdi bunu vermiyor musun’ dediler. Ben bir çözüm noktasıyım ve şube müdürüyüm. Bir hata yapmışım insanlar, beni borç batağına sürüklediler. Benden para istediklerinde dediklerini itiraz etmeden yapıyordum çünkü türlü türlü şantajlarla karşılaşıyordum. Bana ‘bankayı da bu işin içine katacağız’ diyorlardı. Bir açık var, farkındayım, ilerliyor ve toparlanmasını bekliyordum. Hep vakit kazanmaya çalışıyordum” dedi.

“Arda Turan bana toplam 10 milyon 736 getirip 7 milyon 920 geri aldı”

Arda Turan’ın beyanlarına karşı söz alan Erzan, “Arda Turan bana toplam 10 milyon 736 getirip 7 milyon 920 geri aldı. 2 milyon 816 bin alacağı kaldı. Bunun dışında benim hatırlamadığım rakamlar varsa konuşuruz. Arda çıkarsın getirsin bakalım, yok öyle bir şey aklımı oynatacağım yok” diye konuştu.

“Özellikle 2022 Ocak ayından itibaren 2023 Nisan ayına kadar yatırılan tüm tutarları, bu zaman aralığındaki tüm parayı Fatih Terim’e ben verdim”

Bir şube müdürünün paraya dokunamayacağını, hatta kasaya girmesinin bile yasak olduğunu belirten Erzan, “Ben ciddi borç batağına girmiştim. Ödeme yapıyorlardı onunla diğerini kapatıyordum. Bana tefecilerin parasını getiriyorlarmış bunu bilmiyordum. En büyük korkum işten atılmaktı. Saydığım tüm isimlerin hesap hareketlerinin 2023 Nisan ayına kadar tek tek çıkarılmasını istiyorum. Bu arada Fatih Terim ile ilgili bir şeyler söylemediğim konuşuluyor. Hoca bir dönem özel bankacılıkta zarar etmişti, bankayı değiştirmek de istiyordu. Bana 300 bin dolar elden teslim etti ve ‘ne istersen yap, sen yaparsın, değerlendir bu parayı’ dedi. Sonra da 1 milyon dolar verdi. Özellikle 2022 Ocak ayından itibaren 2023 Nisan ayına kadar yatırılan tüm tutarları, bu zaman aralığındaki tüm parayı Fatih Terim’e ben verdim” şeklinde konuştu.

“Hoca ekside olduğunu biliyordu, daha önceden fazla aldığı için, ilkinde getirisini az bulup fazla harcadığını biliyordu, bunun için 1 milyon doları da gönderdi”

Özellikle Aralık ayından sonra Muslera ile başlayan ve devam eden süreçte her şeyin birbirine girdiğini belirten Erzan, “Arabam yolun ortasında durduruluyordu, bagajım açılıyordu ve paralar içinden alınıyordu. Ben hocaya şunu da söyledim, ‘hocam yüklü harcamalar yaptınız, mevduatlar aldınız, eksideyiz, lütfen bu konuda para getirmeniz gerekiyor’ diyordum. Hoca ekside olduğunu biliyordu, daha önceden fazla aldığı için, ilkinde getirisini az bulup fazla harcadığını biliyordu, bunun için 1 milyon doları da gönderdi. Yani 300 bin doları verdi ve ‘değerlendir’ dedi, beklediği kadarı olmadı ama her istediğimde bütün ödemeleri yaptı. 300 bin dolarla o an ne yaptığımı tam hatırlamıyorum, bir yatırım yapmadım. Muhtemelen bir kısmını değerlendirip diğer kısmını başkasına vermişimdir” diye konuştu.

“İnsanlar kendi gelirlerini resmi olarak belgeleyebiliyorsa, giderlerini de yapabilir ama bunu yapamıyorlarsa bu aradaki kaynak bendim”

Erzan savunmasının devamında, “Ben kimsenin parasını alıp 30 kişiye isteyerek dağıtmadım. Şuna inanıyordum, insanlar bana yardımcı olur diyordum. İnsanlar kendi gelirlerini resmi olarak belgeleyebiliyorsa, giderlerini de yapabilir ama bunu yapamıyorlarsa bu aradaki kaynak bendim. Babamın kefen parasını bile aldılar. Mesela Semih Kaya 10 Nisan’da bankaya gidiyor ama hiç para almadım diyor. Benden aldıklarını söylemeyip şu kadar alacağım var, şu kadar alacağım var diyor. Zaten herkes söylese fazla aldıkları parayı her şey açığa çıkacak. Şubeye teftiş gelmeliydi. Ben bankanın bildiğini düşünüyordum, bilmeliydi” dedi.

“Ötelenen kredi hocanın kredisiydi”

Önemli ve büyük bir müşterinin kredilerini şubeden ötelettirdiğini belirten Erzan, “Arka arkaya ötelettiriyorum, banka o dönem şubeye teftişe gelebilirdi. Yetki tamamen bendeydi, sonradan ‘nasıl böyle bir hayata düşmüşüz’ dediler” dedi. Kendisine bu kişinin kim olduğu sorulduğunda ise “Ötelenen kredi hocanın kredisiydi” diye yanıtladı.

“Ben hocaya bir fon kuracaktım, öyle bir planım vardı ama kurulamadı”

Kimseye fon vadetmediğini ve fon olayının herkesin birbiriyle konuşmasıyla ortaya çıktığını belirten Erzan, “Fatih Terim fonu demedim, asla kabul etmiyorum. Bu Fatih Terim fonu kendilerinden çıkan bir şey oldu. Birkaç kişiye söylediğim oldu sadece zor dönemdeyken. Hatta ‘Fatih Terim fonzedeleri’ diye gruplar kurulmuş. Ben hocaya bir fon kuracaktım, öyle bir planım vardı ama kurulamadı. Hoca zaten parasının türediğini biliyordu” şeklinde konuştu.

“Benim odama valiz valiz paralar girip çıkıyor banka bunu bilmeliydi”

Savunmasına devam eden Erzan, “Bence banka benimle durum tespitine ilişkin yaptığı toplantıdan sonra bu parayı ödeme konusunda iyi niyetliydi fakat önüne gelen ‘aldım, almadım’ dedi. Sonuçta banka personelinin hatası, ödeme konusunda kanaatleri bence o yöndeydi. Bir şube müdürünün odasında, paraya dokunulması yasakken benim odama valiz valiz paralar girip çıkıyor. Banka bunu bilmeliydi” ifadelerini kullandı.

Duruşma Seçil Erzan’ın savunmalarıyla devam ediyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/secil-erzan-fatih-terim-hakkinda-konustu-tum-parayi-ona-verdim/feed/ 0
Trabzon Üniversitesi araştırması: Karadeniz’de İslami ilimlere katkı sağlayan 40 hoca belirlendi https://www.haber28.com.tr/trabzon-universitesi-arastirmasi-karadenizde-islami-ilimlere-katki-saglayan-40-hoca-belirlendi/ https://www.haber28.com.tr/trabzon-universitesi-arastirmasi-karadenizde-islami-ilimlere-katki-saglayan-40-hoca-belirlendi/#respond Mon, 08 Apr 2024 05:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13481 Trabzon Üniversitesi (TRÜ) İslami İlimler Uygulama ve Araştırma Merkezince yürütülen araştırma kapsamında, Karadeniz’de 1940 sonrasında doğan ve İslami ilimlere katkısı bulunan 40 hocaya ulaşıldı.

İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Demirci’nin yürütücülüğündeki “Karadeniz’de Hoca Olmak: Hatıralara Yansıyan Yönleriyle Yakın Dönemde Dini Hayat” başlıklı proje kapsamında, Doç. Dr. Fatih Topaloğlu, Doç. Dr. Süleyman Gür, Doç. Dr. Şenol Saylan, Doç. Dr. Eyüp Öztürk ve Öğretim Görevlisi Ahmet Cevdet Karaca ile 3 yüksek lisans öğrencisinden oluşan ekip, imam-hatip liseleri, ilahiyat fakülteleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumlara katkısı olmuş 1940 sonrasında dünyaya gelen 40 isme ulaştı.

Hocaların yaşadıkları İstanbul, Ankara, Sakarya, Rize, Bursa, Bayburt ve Trabzon’a giden ekip üyeleri, ortalama bir saatlik mülakatlar gerçekleştirdi.

Söz konusu mülakatlar Trabzon Büyükşehir Belediyesinin de desteğiyle kamera ile kayıt altına alınarak, kitaplaştırıldı.

“Trabzon’un dini hayatındaki etkin isimleri aktarmak için yola çıktık”

Projenin yürütücüsü Demirci, AA muhabirine, Karadeniz’in, Trabzon’un farklı köylerine, yerleşim yerlerine gittikleri zaman, arazi şartları zor olduğu halde, daracık mekanlarda, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde ciddi eğitim faaliyetlerinin yapıldığını öğrendiklerini söyledi.

Eğitim faaliyetlerine dışarıdan gelen öğrencilerin, aile fertleri gibi evlerde misafir edildiklerini de öğrendiklerini dile getiren Demirci, şu ifadeleri kullandı:

“Trabzon’un dini hayatındaki etkin isimleri, etkin yerleri ve burada eğitim ve öğretimin nasıl yapıldığını gözlemlemek, aktarmak için yola çıktık. Burada yetişmiş olan insanların Diyanet İşleri Başkanlığının üst kademelerinde büyük hizmetler yapmış ve ilahiyat fakültelerinin kuruluşunda hizmet etmişler, bunu gördük. Birçok işin buradan yürüdüğünü, buranın ciddi katkı sunduğunu öğrendik. Arkadaşlarımızla bunları kayıt altına almaya da karar verdik.”

Demirci, o yıllardaki eğitim öğretim faaliyetlerini yürüten hocalara erişme imkanlarının olmadığını aktararak, şunları kaydetti:

“O yüzden biz bazı hocalar tespit edelim, onları görmüş olsunlar dedik. Projedeki temel amacımız görüşme yaptığımız 40 hoca ile onların biyografilerini ele almak değil, anlatınlar üzerinden Trabzon’da nasıl bir dini tedrisat, dini eğitim vardır ve etkin olan isimler kimlerdi bunları ortaya çıkarmaktı. Bölgenin 1900’den 2000’e kadar olan süreçteki hem etkin isimlerini hem de bunların Türkiye’ye katkısını tespit etmek istedik. Yorucu bir süreç oldu ama yakın döneme ait bu çapta örneği olmayan bir çalışma hayata geçmiş oldu.”

“Cumhuriyet tarihi ilk kıraat ihtisas kursu Of ilçesinde gerçekleştirildi”

Araştırmanın hayata geçmesi ve kitaplaştırılmasının 6 aylık bir süreci kapsadığına dikkati çeken Demirci, çalışmanın Türkiye’ye çok yönlü katkısı olacağını ifade etti.

Demirci, araştırma sonunda yapılan tespitlere de işaret ederek, “Osmanlı döneminde eğitim almış klasik hocalar, Cumhuriyet’in yeni kurumlarına sahip çıkmışlar. Bunu net söyleyebiliriz. Yani imam hatip liseleri, ilahiyat fakülteleri açıldığı zaman burada klasik hoca diye tarif ettiğimiz medreseli hocaların bu kurumların hoca ihtiyacı açısından onlara destek oldukları, talebelerini yönlendirdiklerini çok rahat şekilde görüyoruz. İkincisi burada din eğitiminin çok zorlu imkanlarla ve gerçekten de tabiri caizse hocaların üst düzey fedakarlıklarıyla yürüdüğünü görüyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’de 1960 yıllarının sonunda Cumhuriyet tarihinin ilk kıraat ihtisas kursunun Trabzon’un Of ilçesinde açıldığını belirten Demirci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul ve Ankara’yı düşündüğünüzde Türkiye’nin çok farklı yerlerinde görev yapan imamlar, hafızlar gelip bir köyde ihtisas eğitimlerini aldılar. Orada yetişmiş insanlar Türkiye’nin farklı yerlerinde ciddi şekilde kıraat okutup, bu geleneğin sürmesini sağladılar. Mesela ilk o kursa katılanlardan merhum Safvan Çakıroğlu hoca Ankara’da yıllarca ihtisas düzeyinde kıraat okutmuştur. İbrahim Tanrıkulu hoca İstanbul’da uzun yıllar ihtisas düzeyinde kıraat okutmuştur. Sadece o 1960 yıllarının sonunda o ihtisas kıraat kursuna katılan hocaların tek tek incelenip, Türkiye’ye ne katkı sunduğunu söylememiz, onunla alakalı bir şeyler ortaya koymamız bile bu bölgenin katkısını gösterecektir. Sadece kıraat değil, Hasan Rami Yavuz hocanın yetiştirdiği talebeler, Çaykara köyünde küçücük medresesi var. Orada yetişen ve Türkiye’nin ilmi hayatına katkısı olmuş çok farklı insanlar var. “

“Oflu hoca ya da Trabzonlu hoca, bir tüketim kültürü olmayacak kadar değerli bir markadır”

Demirci, bu çalışmanın benzerlerinin Türkiye’nin farklı bölgelerinde de yapılmasını beklediklerini anlatarak, filmlere, dizilere konu olan Oflu hoca karakterleriyle ilgili de değerlendirmede bulundu.

Popüler kültürün, Oflu hoca ya da Trabzonlu hocayı, genel ifadesiyle Karadenizli hocayı, tüketim malzemesi yapmak istediğini ifade eden Demirci, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu hocalarla ilgili tek tek daha nitelikli değerlendirme yapıp kimdir, ne yapmıştır diye baktığınızda şöyle bir neticeye varırsınız. Sosyal ve beşeri münasebetlerinde hazır cevap ama ilim söz konusu olduğu zaman din ile ilgili hassasiyetleri söz konusu olduğu zaman son derece ciddi, vakur kimseler olduğunu görürsünüz. Merhum Aşıkkutlu hoca ile ilgili anlatılanlar, talebelerine muamelesi, ders ortamındaki hali bile fikir verecektir. Ankara Diyanet İşleri Başkanı’nın kendisine hac için yolluk verdiği zaman eline sanki böyle kötü bir şey verilmiş gibi iade etmesi, o bile hoca şahsiyeti, karakterinin nasıl olması gerektiğinin, buradaki hocaların nasıl olduğunun ciddi göstergedir. Dolayısıyla şöyle diyebiliriz Oflu hoca ya da Trabzonlu hoca bir tüketim kültürü olmayacak kadar değerli bir markadır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/trabzon-universitesi-arastirmasi-karadenizde-islami-ilimlere-katki-saglayan-40-hoca-belirlendi/feed/ 0
Kayserispor Teknik Direktörü Burak Yılmaz: ‘Sadece 3 puanın değil, 1 puanın da çok değerli olduğu haftalara girdik’ https://www.haber28.com.tr/kayserispor-teknik-direktoru-burak-yilmaz-sadece-3-puanin-degil-1-puanin-da-cok-degerli-oldugu-haftalara-girdik/ https://www.haber28.com.tr/kayserispor-teknik-direktoru-burak-yilmaz-sadece-3-puanin-degil-1-puanin-da-cok-degerli-oldugu-haftalara-girdik/#respond Sun, 03 Mar 2024 00:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7960 Kayserispor Teknik Direktörü Burak Yılmaz, “Sadece 3 puanın değil, 1 puanında çok değerli olduğu haftalara girdik” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında sahasında MKE Ankaragücü ile karşılaşacak Kayserispor, maçın hazırlıklarını sürdürüyor. Kulüp tesislerinde Teknik Direktör Burak Yılmaz yönetimindeki antrenmanda futbolcular, düz koşunun ardından ısınma hareketleri yaptı. Kısa alanda pas çalışması ile süren antrenman, çift kale maç ile sona erdi.

Burak Yılmaz: “Sadece 3 puanın değil, 1 puanın da çok değerli olduğu haftalara girdik”

Antrenman öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Kayserispor Teknik Direktörü Burak Yılmaz, “Sadece 3 puanın değil, 1 puanın da çok değerli olduğu haftalara girdik. Biz kesinlikle bütün planımızı kazanma üzerine yaptık ve oyunumuzla da bunu belli ettiğimizi düşünüyorum. Özellikle ilk devre bunu gösterdiğimize inanıyorum. İkinci devre biraz düştük. Bu da skorun verdiği rehavetten psikolojik olarak. Rakip takımın da gösterdiği bir reaksiyondan dolayı oldu ama biz istediğimizi aldık. Çok mutluyuz. Başakşehir maçından sıyrıldık ve Ankaragücü maçına konsantre olduk. Ankaragücü maçını kazanıp hedeflerimizle alakalı konuşmamızın zamanı geldi diye düşünüyorum. Oyuncularımın hepsine teşekkür ediyorum. Ne söylediysek planımıza harfiyen uyup ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Çok değerli bir oyuncu grubu var. Bunun şansımız olduğunu düşünüyorum. Güzel bir birliktelik oldu. Bunun devam etmesini istiyoruz” dedi.

MKE Ankaragücü maçı öncesinde taraftarlara seslenen Yılmaz, “Ankaragücü çok değerli ve çok büyük bir camia. Çok değerli bir hocaları var. Emre ağabey, benim de ağabeyimdir. Kazanmak için her şeyi yapacağız. Kazanmamız gerekiyor. Bütün taraftarlarımıza buradan selamlarımı iletiyorum. Cumartesi günü stadın dolu olduğu, sonuna kadar bizi destekleyecekleri bir maç olmasını bekliyorum. Onların bize desteği, bizim de oynayacağımız mücadele ile oyunun onlara yakışacağını düşünüyorum. İnşallah stadımız dolu olur” diye konuştu.

Burak Yılmaz: “Ben Çağdaş hocayı severim, onların kulübesine hiçbir şey söylemedim”

RAMS Başakşehir Teknik Direktörü Çağdaş Atan’ın maç sonunda yaptığı açıklamalara değinen Burak Yılmaz, “Ben Çağdaş hocayı severim. Böyle gerginlikler olabilir ama ben onların kulübesine hiçbir şey söylemedim. Benim tarzım değil. Bana kimse bir şey söylemediği ve yapmadığı sürece ben kimseye bir şey yapmam. Maçın gerginliği ile olmuştur. Çağdaş hocayı da severim, buraya da emeği olmuştur. Böyle şeyler olacak. Maçtan sonra da sarıldık ve birbirimize başarılar diledik” şeklinde konuştu.

Ramazan Civelek: “Çok önemli bir galibiyet aldık”

Kayserisporlu futbolcu Ramazan Civelek de, “Çok önemli bir galibiyet aldığımızı düşünüyorum. İçerde çok iyi oyun oynayan, planı olan bir takıma karşı güzel bir galibiyet aldık. Hoca olarak bizim için tanıdık bir takımdı. Nasıl oynayacaklarını ve ne yapabileceklerini biliyorduk. Hocamızın verdiği taktik, teknik bilgilerle ve analizlerle çok iyi hazırlandık. Bizim de uzun süredir bir galibiyet hasretimiz vardı. Böyle önemli bir kulübe karşı deplasmanda galibiyet aldığımız için çok mutluyum. 2 ay önce çalıştığı bir hoca başka bir takıma gidebilir. Çağdaş hocayla güzel günler geçirdik. O da çok önemli bir hoca ama bizim için 2 ay sonra başka bir hoca olur, burada çalışır. Belki Burak hoca başka bir takıma gider ona karşı oynarsın. Futbolda böyle şeyler var. Güzel bir galibiyet aldık. İyi ve motive bir şekilde çıktık” ifadelerini kullandı.

Mehdi Bourabia: “Bu şekilde yolumuza devam etmemiz gerekiyor”

Sarı-kırmızılı takımın yeni transferi Mehdi Bourabia ise, “Son 2 maçta 4 puan aldık. Benim de takıma adaptasyon sürecim iyi bir şekilde devam ediyor. Takıma adapte olmaya başladım. Bu şekilde yolumuza devam etmemiz gerekiyor. Önümüzde bir Ankaragücü müsabakası var. Onlara karşı da iyi bir şekilde mücadele etmemiz ve iyi bir oyun oynamamız gerekiyor” dedi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayserispor-teknik-direktoru-burak-yilmaz-sadece-3-puanin-degil-1-puanin-da-cok-degerli-oldugu-haftalara-girdik/feed/ 0
Feyyaz Uçar: “Beşiktaş’a layık hocayı getireceğiz”- Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar: – “Beşiktaş her zaman sorunların üstesinden gelir, bu… https://www.haber28.com.tr/feyyaz-ucar-besiktasa-layik-hocayi-getirecegiz-besiktas-futbol-sube-sorumlusu-feyyaz-ucar-besiktas-her-zaman-sorunlarin-ustesinden-gelir-bu/ https://www.haber28.com.tr/feyyaz-ucar-besiktasa-layik-hocayi-getirecegiz-besiktas-futbol-sube-sorumlusu-feyyaz-ucar-besiktas-her-zaman-sorunlarin-ustesinden-gelir-bu/#respond Fri, 05 Jan 2024 23:00:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1979 – Feyyaz Uçar: “Beşiktaş’a layık hocayı getireceğiz”

Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar:

“Beşiktaş her zaman sorunların üstesinden gelir, bu günleri aşacağız”

İSTANBUL – Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar, Beşiktaş’ layık teknik direktörü getireceklerini söyledi. Uçar, Beşiktaş’ın sorunların üstesinden her zaman geldiğini dile getirerek, bu günleri aşacaklarını ifade etti.

Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında sahasında karşılaştığı Kasımpaşa’ya 3-1’lik skorla mağlup oldu. Müsabakanın ardından Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Feyyaz Uçar, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Skordan memnun olmadıklarını vurgulayan Feyyaz Uçar, “Elimizde kalan evlatlarımızla mücadele etmeye çalıştık. Oyunun zaman zaman etkili olduğumuz dakikaları oldu ancak ikinci yarıda kadro yetersizliği ortaya çıktı. Zaaflarımız ortaya çıktı. İstemediğimiz skorla seyircimiz önünde mağlup ayrılıyoruz. Sorunlarımız var. Takımın biraz değil birazdan fazla zamana ihtiyacı var. Öncelikle hedefimiz hoca sorunu değil bu bir şekilde çözülecek, çalışmalarımız devam ediyor. İmza olmadan hocayla ilgili isim vermek istemiyorum ama çok çabuk zamanda yeni hoca görevine başlayacak. Transfer çalışmalarımız devam ediyor. Şöyle bir problem var 14 yabancımız var. Bunlardan bazıları ile vedalaşmak lazım ki yer açıp yerine yeni transfer yapalım. Böyle girdap içindeyiz. Bunu da çözeceğiz. Ne kadar zor olacağını biliyorduk. Zorluklarla karşı karşıyayız. Beşiktaş her zaman sorunların üstesinden gelir. Bu günleri aşacağız” şeklinde konuştu.

“Beşiktaş’a layık hocayı getireceğiz”

Beşiktaş’a en layık hocayı getireceklerini söyleyen Uçar, “Teknik-taktik olarak kariyer olarak başarıları olarak Beşiktaş’a uygun ve layık hocayı getireceğiz buraya. Hocanın arkasında duracağız. Oyuncularımıza sahip çıkacağız. Elinden geleni yapmaya çalışan arkadaşlarımız var. Diğerleri de katılacaktır. Sonra hep beraber kenetleneceğiz, sıkıntıyı aşacağız” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz hocayı Rizespor maçına yetiştirmek”

16. hafta erteleme maçında oynayacakları Rizespor müsabakasına yeni teknik direktörleri ile çıkmayı hedeflediklerini söyleyen Feyyaz Uçar, “Hedefimiz hocayı Rizespor maçına yetiştirmek. Çalışmalar devam ediyor. Hoca konusunda yakınız. Takvim de bizi zorladı. Devre arasının kısa olması elimizi zorlaştırdı. Önceliğimiz en kısa zamanda Rizespor maçına hocayı açıklamak” ifadelerine yer verdi. Feyyaz Uçar, Avrupa kupalarında mücadele etmeleri için Türkiye Kupası’nda başarı veya ligde üst sıralara tutunmak olduğunu aktaran Uçar, “Bu sezon Avrupa kupasında mücadele etmek için şans yakalamak biri kupa biri de ligde üst sıralarda tamamlamak” şeklinde konuştu.

“Kasımpaşa’yı kutlamak lazım”

Kasımpaşa’nın yeteneklerini ortaya koymasıyla 3 puanı hanesine yazdırdığının altını çizen Feyyaz Uçar, “Oyun olarak kadrosu takip ettiyseniz takım oldular. Kasımpaşa takımında hocalar değişiyor, faydasını görüyorlar. Bir kadroda ısrarla devam ediyorlar. Bu da başarıdır. Kasımpaşa’yı kutlamak lazım. Biz onların gösterdiği o kaliteyi ortaya koyamadık. Yeteneklerini ortaya koydukları için kazandılar” ifadelerine yer verdi.

“Transfer başlangıcı için zamana ihtiyaç var”

Eksik olan mevkileri gelecek olan hoca ile de paylaşacaklarını söyleyen Uçar, “Eksikler belli. Belli mevkiiler var. Tabii ki söz konusu hoca ile de bunlar paylaşılacak. Transfer başlangıcı için zaman ihtiyaç var. Yeni hocaya transfer etmeyi düşündüğümüz oyuncuları söyleyeceğiz. Onayı aldıktan sonra transfer edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Beşiktaş’ın her zaman B ve C planı vardır”

Feyyaz Uçar, transferde vakit kaybettiklerini dile getirerek, “Beşiktaş’ın her zaman B ve C planı vardır. Transferin uzaması bizi üzdü ama devre arasındaki transfer istediğiniz zaman olmuyor. Biraz vakit kaybettik. Bu konuda sığınacak bir şeyimiz yok. Önemli olan bir an önce Beşiktaş’a layık olan hocayı kazandırmak” açıklamasını yaptı.

“Bugünleri önceden gördük, ifade ettik ama değişmedi”

Söz konusu kötü gidişatı önceden gördüklerini ifade eden Feyyaz Uçar, “Ben bu takımın 3 yıldır her dakikasını seyrettim. Bugünleri önceden görmüştük. zaman zaman ifade etmeye çalıştık. Ne yazık ki değişmedi. Biz değiştireceğiz” diye konuştu.

“Ghezzal’a şans vermek istedik”

Kadro dışı bırakılan Rachid Ghezzal’ın durumu ile ilgili de konuşan Uçar, “Biz oyuncuların kadro dışı durumunda şunu göz önünde bulundurduk; gösterdikleri performanslar oyuncularla olan ilişkileri Beşiktaş formasıyla alakalı olarak yapabilecekleri. Oyuncuların diğer gruptan ayrı yerde çalışmasını sunmak zorundasınız. Biz bunlara uyduk. O grup içinde Ghezzal, iyi niyetli göründü. Her futbolcunun hakkı vardır. Ghezzal’a da şans vermek istedik. Başka bir davranışla karşılaşırsak yine aynı durum olabilir” değerlendirmesini yaptı. Beşiktaş’ın eski teknik direktörü Rıza Çalımbay ile görüşemediklerini vurgulayan Feyyaz Uçar, “Rıza Hocayı Samet Hoca birkaç kez aradı. Rıza telefonu açmadı” dedi.

“Oyuncular elinden geleni yaptı ama yetersiz kaldık”

Siyah-beyazlı takımın mücadelesinden memnun olmadıklarını dile getiren Feyyaz Uçar, “Mücadeleden memnun değiliz. Sahadaki oyuncularla alakalı değil. Eminim hepsi elinden geleni yapmaya çalıştılar ama yetersiz kaldık. Önemli olan daha güçlü takımla yola devam etmek” değerlendirmesini yaptı. Transfer konusunda ise zor durumda kalmamak adına isim vermek istemediklerini söyleyen Feyyaz Uçar, “Transfer çalışmalarımız var. Kesinleşmeden herhangi isim vermek doğru değil. Hem karşı kulüp hem kendimizi zor durumda bırakmak istemiyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/feyyaz-ucar-besiktasa-layik-hocayi-getirecegiz-besiktas-futbol-sube-sorumlusu-feyyaz-ucar-besiktas-her-zaman-sorunlarin-ustesinden-gelir-bu/feed/ 0