Asgari ücretlilerin vergilerini içine sindiremediğini söyleyen KSMMMO Başkanı Ali Yedikaya, “Aslında asgari ücretle çalışanlarla ilgili gelir vergisi tamamen muaf oldu. Daha önceki yıllara baktığımızda hep söylemişimdir ben; örnek veriyorum küçük esnaf da diyebilirsiniz buna dönem dönem büyük esnaflar da diyebilirsiniz. Bu kişilerin vergi levhasındaki ödediği vergi tutarına baktığınızda örneğin 20 TL görünüyorsa asgari ücretli olarak fabrikada çalışan işçilerin ödediği 12 aylık bordroların toplamına baktığınızda 40-50 TL gibi bir rakamla karşı karşıya kalıyor. Çoğu platformda da diyorum asgari ücretli kadar iş yeri sahipleri vergi ödemiyor diye. Bununla ilgili son dönemdeki asgari ücretin, emekli maaşlarının enflasyonist ortamda ezilmesi gibi hükümlere baktığınızda asgari ücretlilerle ilgili en azından asgari ücret tutarı kadar olan kısma gelir vergisinde olan bir muafiyet sağlandı. Fakat tabi onun üstündeki rakamlarda alanlara da 2-3 aylık bir süre içinde de artan yüzde 15’ten yüzde 50’ye kadar artan bir vergi dilimi ile karşı karşıya kalıyorlar. Buradaki insanların bu bordrolardan bir şeyleri kaçınma gibi bir boyutları maalesef olamıyor. Kaçınma vergide bir haktır. Şöyle de bir hüküm var EYT dediğimiz kesim maalesef bütün siyasilerimiz bunu dillendirdi; bence yanlış bir karardı ama maalesef uygulamaya konuldu ve EYT’li kişilerin maaşı devlete yük olarak doğdu. EYT’nin hükümlerine bakıldığında bu sefer asgari ücretteki tutarların yetersizliği, daha yüksek SGK primlerinin oradan alınıp o maaş dengesinin sağlanması lazım. Bana kalırsa asgari ücretle maaş usulü alın teri ile çalışanlardan vergi alınmasını ben içime sindiremiyorum. İş verenler benzer hükümde olanlar versin ama organizede ağır şartlarda çalışan işçi grubu insanlarımız var. Enflasyonist ortamda zaten sıkıntılı” dedi.
Yedikaya, asgari ücretin de kademeli olarak artması gerektiğini söyleyerek, “Ben daha önce de asgari ücret bana göre 2 kademeli olmalı demiştim. Bir tanesi 1-3 yıl sigortalı olanlara bu asgari ücret değil de bunun biraz altında olmalı. Çünkü üniversiteyi, liseyi yeni bitirmiş gençlerimizin o 3 yıllık süreçte bir tecrübe kazansınlar. Çıraklığı kalfalığı orada atsınlar istedikleri rakamlara çalışabilirler diye. Yasal hükümlere bakıldığında doğrusu da bu zaten. 3 yıldan sonrakilere de en azından bu gündemdeki asgari ücret tutarında altında olmamak üzere diye bir kademe gelsin demiştim. Fakat maalesef sanki asgari ücretlilerin parasını düşürmek gibi algı ortaya çıktı ama öyle değil. Bence şu andaki gençlerimizin de bir an önce liseyi bitirenlerimizin de en azından sisteme hızlı bir şekilde katılmasıyla ilgili süreçte hem o rakamdan sigortasının yatması hem 3 yıllık süreçte bir işe başlarken insanlar ihtiyaç olduğunda o kişiye farklı bir maaş vereceğini bilir. O gençlerimiz de hem çıraklık hem de kalfalık dönemini 3 yıllık süreçte bitirmiş olurlar” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ
]]>Teklife göre, İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yoluna başvuru süreleri hafta olarak belirlendiği için buna uyum sağlanması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki benzer hükümler dikkate alınarak düzenleme yapılacak. Süre, hafta olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde bitecek.
Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılması amacıyla İcra ve İflas Kanunu’nun kanun yollarına başvuru bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uyumunun sağlanması için düzenlemeye gidilecek. Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurabilecek.
İcra ve İflas Kanunu’na göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmasına yönelik sürede düzenleme yapılacak. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilecek, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılacak.
Bu düzenlemeler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.
Kişiliğin veya mal varlığının korunması kriteri
Terörle Mücadele Kanunu’nun “terör örgütleri”ne ilişkin düzenlemesi, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe uyumlu hale getirilecek.
Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda değişiklik yapılması öngörülüyor. Özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma hali doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılıyor. Ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradeleri ön plana çıkarılarak kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanması esas olarak kendi isteğine bırakılırken, toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı bakımından hükümlünün kısıtlanması, kişiliğinin veya mal varlığının korunması kriterine bağlanarak bu konuda vesayet makamına takdir hakkı veriliyor.
Buna göre, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanacak veya kendisine kayyum atanacak. Toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya mal varlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlanabilecek. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhal vesayet makamına bildirecek. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinleyecek. Kanun’un kayyumluğa ilişkin hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu düzenleme için de uygulanacak.
Anayasa Mahkemesi kararı gereğince Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmi sağlık kurulu raporunun temini amacıyla, yasanın “usul” başlıklı madde hükümlerine başvurulabilecek.
Vesayetin sona erdirilmesi
Anayasa Mahkemesi kararı bağlamında Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, resmi sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilecek.
Kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilecek ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla 20 gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilecek. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhal ilgiliye ve yakınlarına bildirilecek. İlgili veya yakınları, bu karara karşı bildirimden itibaren 10 gün içinde denetim makamına itiraz edebilecek. Yapılan itiraz, kararın icrasını durdurmayacak. İtiraz, denetim makamınca ivedilikle karara bağlanacak.
Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilebileceği haller düzenleniyor.
Buna göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacak. Hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilmesi, toplam 5 yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması ve toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya mal varlığının korunması sebebinin ortadan kalkması halinde mümkün olacak.
Örgüt adına suç işleme
Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla bir günlük adli para cezası alt tutarı 20 liradan 100 liraya, üst tutarı ise 100 liradan 500 liraya yükseltilecek. Bu düzenleme, 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiili müstakil bir suç olarak düzenleniyor. Buna göre, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek. Bu hüküm sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacak.
Örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt adına suç işleme cürümünden ayrı ayrı cezalandırılacak.
(Sürecek)
]]>