Hükümeti – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 07 Jul 2024 07:24:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel, İsrail-İran Gerilimine Hükümetin Sessizliğini Eleştirdi https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ilhan-uzgel-israil-iran-gerilimine-hukumetin-sessizligini-elestirdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ilhan-uzgel-israil-iran-gerilimine-hukumetin-sessizligini-elestirdi/#respond Sun, 07 Jul 2024 07:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24035 HABER: MEHMET OFLAZ

CHP Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel, İsrail- İran arasındaki gerilime ilişkin hükümetin sessizliğini eleştirerek, ” Türkiye’nin üye olduğu uluslararası örgütleri harekete geçirmesi gerekiyor. Türkiye’nin diplomatik kanalları kullanması gerekiyor. Bu bölgedeki tansiyonun düşürülmesi gerekiyor” dedi.

CHP’nin Dış Politikadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Uzgel, İran-İsrail arasındaki gerilime ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmede bulundu. Türkiye’den konuyla ilgili şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmadığını söyleyen Uzgel, “Bölgemizde bu kadar önemli bir gelişme yaşanmışken neredeyse 1973 yılından Ekim savaşından bu yana ilk kez İsrail’e bir başka devletten askeri saldırı gelmişken hükümetin bu tırmanmanma karşısında bölgede büyük bir gerilim yaratan, endişeleri arttıran, bu gerilim karşısında hiçbir ses çıkarmaması, hiçbir açıklama yapmaması başta Dışişleri Bakanı olmak üzere bir tane yetkilinin bu konuda herhangi bir yorumda bulunmamasını şaşkınlıkla izliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“TANSİYONU DÜŞÜRÜCÜ GİRİŞİMLERDE BULUNUN”

“Türkiye Cumhuriyeti bölgenin en önemli ülkelerinden biri tanesi. Bölgenin olmazsa olmazı. Aşağı yukarı her gelişme Türkiye’yi etkiliyor” diyen Uzgel, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin eylemleri bölgesel gelişmeleri etkileme potansiyeline ve gücüne sahip. AKP hükümeti ve Erdoğan yıllardır Türkiye’nin bölgede ne kadar etkili bir ülke olduğunu anlattı. Hatta bazen öyle yorumlar oldu ki ‘Bizden habersiz bölgede yaprak kıpıldayamaz’ dediler. Erdoğan dünya liderlerine ayar veren bir liderdi, meydan okuyordu, İsrail’e çok sert çıkıyordu. Ama Türkiye’nin hem objektif güç parametreleri açısından hem de AKP hükümetlerinin iddiası açısından baktığımızda bu kadar etkisizlik, bu kadar sessizlik anlaşılır da değil, doğru da değil. Hükümetimizin en azından sözlü olarak açıklama yapması lazım. Burada Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’a görev düşüyor. Kendisinin istihbartçı bir geçmişi var. MİT Başkanı’ydı. Belki orada işler daha arka kapıdan, daha sessizce, daha görünmez bir şekilde yürüyordu ama dış politika böyle değil. Türkiye bölgedeki varlığını hissettirmeli, pozitif rolünü güçlendirmeli. Buralarda bu kadar sessiz olmak doğru değil, hükümetimiz açısından da çok eksi bir puan yazılıyor. Buradan Sayın Hakan Fidan’a çağrıda bulunuyorum. Lütfen hem sözlü olarak bir açıklama yapın, hem de Türkiye adına bölgede tansiyonu düşürücü girişimlerde bulunun.”

Özgür Özel’in konuya ilişkin paylaşımını hatırlatan Uzgel, “Bakın genel başkanımız Özgür Özel son derece anlamlı bir açıklama yaptı. Bu gelişmelerden duyduğu endişeyi dile getirdi, çözüm önerisinde bulundu. Ana muhalefet partisi lideri gayet net açıklamalar yaparken Dışişleri Bakanlığının, AKP hükümetinin bu konudaki sessizliği acz gibi algılanır, yetersizlik olarak görülür. Dolayısıyla bu görüntüyü ortadan kaldırmak gerekiyor.” dedi.

Türkiye’nin birçok uluslararası örgüte üye olduğuna ve diplomatik birikimine işaret eden Uzgel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama bir taraftan siz Türkiye’yi etkisiz bir ülke haline getirirseniz, uluslararası alanda güvenilmez bir hale getirirseniz, ne Ukrayna Savaşı’nda ne Gazze’deki savaşta ve insani dramda kimse hükümetin, Erdoğan’ın kapısını çalmıyor. Kimse Erdoğan’a mikrofon uzatmıyor. Bu doğru bir şey değil. Dış politikada Türkiye gibi bir ülke bir böyle sanki çok bölgenin lideriymiş gibi davranıp sonra bu kadar içeri çekilemez, bu kadar savrulamaz. İki uç arasında hareket edemez. Buradan tekrar sesleniyorum; inisiyatif alınması gerekiyor, Türkiye’nin üye olduğu uluslararası örgütleri harekete geçirmesi gerekiyor. Türkiye’nin diplomatik kanalları kullanması gerekiyor. Bu bölgedeki tansiyonun düşürülmesi gerekiyor. Çünkü bu gerilim, bu kuvvet kullanımı yani İsrail sürekli Suriye’yi, Irak’ı vuruyor. Buna karşılık olarak da İran buna cevap veriyor. Uzun menzilli füzelerini, dronlarını kullanıyor. Buradan bir çıkış yok. Buna bir şekilde müdahale edilmesi gerekiyor diplomatik olarak. Türkiye’nin elinde daha fazla araç var bu araçların kullanılması lazım.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ilhan-uzgel-israil-iran-gerilimine-hukumetin-sessizligini-elestirdi/feed/ 0
İtalya’da Hakim-Savcı Sınavlarına Psikolojik Testler Eklenecek https://www.haber28.com.tr/italyada-hakim-savci-sinavlarina-psikolojik-testler-eklenecek/ https://www.haber28.com.tr/italyada-hakim-savci-sinavlarina-psikolojik-testler-eklenecek/#respond Sun, 09 Jun 2024 05:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20156 İtalyan hükümeti, hakim-savcılık sınavlarına psikolojik testlerin de eklenmesini öngören bir yasa tasarısını onayladı. Yargıyla zaman zaman ters düşen sağ koalisyon hükümetinin bu hamlesi “yargıçlara savaş ilanı” olarak yorumlandı.

Bakanlar Kurulu’nda dün kabul edilen kanunla, 2026’dan itibaren hakim-savcılık sınavlarında yazılı testi geçenlere psikolojik yeterlilik testi de yapılması öngörülüyor.

Yasaya göre bu testler, Yüksek Hakimler Konseyi (CSM) tarafından organize edilecek. Üçte biri parlamento tarafından seçilen bir üst kurul olan CSM, testi hazırlama görevini psikoloji fakültelerinde görevli öğretim üyelerinden oluşan bir heyete verecek.

Yeni yasal düzenlemeyi açıklayan Adalet Bakanı Carlo Nordio benzer sınavların polisler için de yapıldığını belirterek, savcı ve hakimlere yapılmasının da mantıklı olduğunu savundu.

Nordio, yasanın “siyasi otoritenin veya hükümetin yargıya müdahale girişimi olmadığını” dile getirdi.

Meslek örgütleri ise psikolojik test şartına karşı çıktı.

Ulusal Hakimler Birliği (ANM) Başkanı Giuseppe Santalucia, yasanın amacının “hakimlerin psikolojik kontrole ihtiyacı var” mesajı vererek yargıyı itibarsızlaştırmak olduğunu söyledi.

Santalucia mevcut kurallar ve yönetmeliklerin psikolojik açıdan muafiyet gerektirecek durumları tespit etmeye yeterli olduğunu belirtti ve “Ama eğer psikolojik patoloji dışında herhangi bir şeyi, örneğin hoşlanmadığınız bir varoluş biçimini ya da kişiliğin ifade edilmesini kontrol altına almak istiyorsanız, bu keyfi bir uygulama olur” dedi.

Hakimler Birliği Başkanı hükümeti yetki alanını aşmakla ve propaganda yapmakla suçladı.

Santalucia, Fransa’da da daha önce benzer testlerin uygulandığını ancak birkaç yıl sonra bu uygulamanın terk edildiğini vurguladı.

Fransa’da 2009’da benzer şekilde yeterlilik ve kişilik testi uygulaması getirilmiş, meslek örgütleri ve sendikalar bu uygulamaya faydasız, keyfi ve demagojik olduğu gerekçesiyle tepki göstermişti. Uygulama 2017’de kaldırıldı.

‘Hükümete de test yapılsın’

Yüksek Hakimler Konseyi de benzer şekilde, halihazırda hakim ve savcıların staj aşamasından itibaren düzenli kontrollere tabi tutulduğunu ek testlere gerek olmadığını belirtti.

CSM, mevcut mekanizmaların “yargının bağımsızlığının korunmasını” öngördüğünü de vurguladı.

Ülkenin en tanınmış mafyayla mücadele savcılarından Nicola Gratteri de yeni yasaya tepki gösterdi.

Napoli Cumhuriyet Savcısı Gratteri, hakim-savcılara psikolojik değerlendirme testi yapılrsa hükümet de dahil kamu görevlerinde bulunanlara da bu testin yapılması gerektiğini söyledi.

Gratteri ayrıca üst düzey mevkilerde bulunanlar ve hükümette sorumlulukları olanlara ek olarak uyuşturucu ve alkol testini yapılmasının da yerinde olacağını savundu.

‘Yargı muhalefeti’ suçlaması

Yaklaşık 1,5 yıldır iktidarda olan sağ koalisyon hükümeti, göç yasalarından anayasa reformuna kadar bazı tartışmalı girişimlerinde hukukçularla karşı karşıya gelmişti.

Savunma Bakanı Guido Crosetto geçen Kasım ayında hükümete karşı bir “yargı muhalefeti” olduğunu söylemiş ve “Yargının bir kolunun, ‘Meloni’nin ülkeyi sürüklediği anti-demokratik gidişatın nasıl durdurulacağı’ hakkında toplantılar düzenlediğini duydum” demişti.

Başbakan Meloni’ye yakın isimlerden, partisi İtalya’nın Kardeşleri’nin kurucuları arasında da yer alan Crosetto, geçmişte de “yargı muhalefetinin sağ hükümetleri baltaladığını” iddia etmişti.

İtalyan basını, Bakanlar Kurulu’nda dün kabul edilen yasal düzenlemenin benzerinin daha önce de eski başbakanlardan Silvio Berlusconi tarafından hazırlandığını ancak itirazlar nedeniyle onay aşamasını geçemediğini hatırlattı.

Kariyeri boyunca çok sayıda davada yargılanan Berlusconi, “komünist hakim ve savcıların kendisine saldırdığını” iddia ediyordu.

Bugün iktidardaki sağ koalisyon hükümetinde, Başbakan Meloni’nin liderliğindeki İtalya’nın Kardeşleri ve Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini liderliğindeki Lig’in yanı sıra Berlusconi’nin partisi Haydi İtalya da yer alıyor.

Hükümetin dün kabul ettiği yasa İtalyan basınında “yargıçlara savaş ilanı”, “yargıçlara vurma takıntısı” gibi ifadelerle yer aldı.

Hakimlerin grev de dahil protesto seçeneklerini değerlendirdiği belirtiliyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/italyada-hakim-savci-sinavlarina-psikolojik-testler-eklenecek/feed/ 0
İsrailliler Netanyahu hükümetinin istifası ve erken seçim talebiyle protesto düzenledi https://www.haber28.com.tr/israilliler-netanyahu-hukumetinin-istifasi-ve-erken-secim-talebiyle-protesto-duzenledi/ https://www.haber28.com.tr/israilliler-netanyahu-hukumetinin-istifasi-ve-erken-secim-talebiyle-protesto-duzenledi/#respond Sat, 25 May 2024 01:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19025 TEL Tel Aviv’de binlerce İsrailli, Gazze’ye saldırılar devam ederken Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin istifası ve erken seçim talebiyle protesto düzenledi.

İsrail’de Netanyahu hükümeti karşıtı protestolar yeniden ivme kazandı. Son haftalarda hükümet karşıtı gruplar, Gazze’deki savaş, esirlerin geri getirilmesi için siyasi iradenin kayıtsızlığı eleştirisiyle ülke tarihinin “en sağcı hükümetinin” istifası ve erken seçim talep eden protestolarını artırdı.

Hayfa, Batı Kudüs ve Netanyahu’nun konutunun bulunduğu kuzeydeki Kayserya’da, hükümet karşıtı ve esirlerin getirilmesi talebinde bulunulan gösteriler yapıldı.

Gösterilerin odağı başkent Tel Aviv’de, Netanyahu hükümetinin yargı düzenlemelerine karşı protestolarda sembolleşen, polisin demir bariyerlerle kapattığı Kaplan Caddesi’nde binlerce protestocu akşam saatlerinde bir araya geldi.

Caddede kurulan platformda aktivistler hükümeti eleştiren konuşmalar yaparken, protestocular da Başbakan Netanyahu ve hükümetindeki siyasetçiler aleyhinde pankart, afiş ve dövizler taşıdı.

Hükümetin istifası sloganları atan binlerce kişi kortej halinde, güvenlik güçlerinin her yönü demir bariyerler ve otobüslerle kapattığı Menachem Begin Caddesi’ne doğru düdükler ve ıslıklar çalarak yürüdü.

Protesto alanında Netanyahu’nun yüzünün kanlı olduğu pankartların yanı sıra “Suç Bakanı” yazan pankartlar dikkati çekti.

Ayrıca, “Sen baştasın sen suçlusun” afişleri taşıyan katılımcılar, Kolombiyalı suç örgütü elebaşı Pablo Escobar’ın fotoğrafıyla Netanyahu’nun resmini kolajladıkları “Bibi Escobar” yazılı dövizler taşıdı.

Demir bariyerlerle kapatılan caddede polis ile göstericiler arasında arbede yaşandı.

Esir takası talebiyle de gösteriler yapıldı

Hükümet karşıtı protestolara eş zamanlı olarak Menachem Begin Caddesi üzerindeki Savunma Bakanlığının önünde de İsrailli esirlerin salıverilmesi çağrılarıyla başka bir gösteri düzenlendi.

Yüksek sesle Gazze’deki esirlerin bir an önce evlerine dönmesi çağrısı yapan protestocular, davullar ve düdükler çaldı.

“Hepsi hemen eve!”, “Hey Joe! Biden, onları kurtarmamıza yardım et”, “Yardım!” yazılı dövizler taşıyan ve hükümeti suçlayan sloganlar atan göstericiler, Bakanlığın önünde meşaleler yaktı.

Kaplan Caddesi’nden yürüyerek Bakanlığın önüne gelen hükümet karşıtı protestocular, esir takası talep eden göstericilerle birlikte eylemlerine devam etti.

Meydanda megafonlarla bağıran katılımcılar, “Hükümet yolunu kaybetti”, “Hükümetin yaptıklarına inanmıyoruz, biz yaşama inanıyoruz” sloganları attı.

AA muhabirine konuşan bir protestocu, “Bütün esirlerin bir an önce evlerine geri getirilmesini istiyoruz, zamanımız yok. Hepsinin sağ olarak İsrail’e dönmelerini istiyoruz. Bunun için ateşkese ihtiyaç var, aksi halde Gazze’de kalacaklar.” dedi.

Savunma Bakanlığının önünde dört ateş

Savunma Bakanlığının önünde dört yerde ateş yakan protestocular, alevlere müdahale etmeye çalışan polis ve itfaiye ekiplerine karşı etten duvar örerek geçişleri önledi.

Bakanlığın önünde polisin müdahale ettiği eylemciler yürüyüşe devam ederek, Tel Aviv’in ana arteri Ayalon Otoyolu’nda kuzey istikametteki trafiği kapattı.

Otoyolda da ateş yakan eylemcilerden bazıları polis tarafından gözaltına alındı.

Netanyahu’nun konutunun yakınında da yüzlerce kişi toplandı

Öte yandan, İsrail’in kuzeyinde yer alan Kayserya kentindeki Netanyahu’nun şahsi konutunun yakınında da yüzlerce hükümet karşıtı kişi bir araya geldi.

İsrail bayraklarıyla toplanan göstericiler Netanyahu hükümetini eleştiren pankart ve afişler taşıdı. İsrail polisi çevrede çok sayıda birlikle konuşlandı.

Hükümet karşıtı sloganlar atan göstericiler erken seçim taleplerini yineledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/israilliler-netanyahu-hukumetinin-istifasi-ve-erken-secim-talebiyle-protesto-duzenledi/feed/ 0
Fetih Merkez Komitesi Genel Sekreter Yardımcısı: Hamas’ı uzlaşı hükümetine dahil etmek istiyoruz https://www.haber28.com.tr/fetih-merkez-komitesi-genel-sekreter-yardimcisi-hamasi-uzlasi-hukumetine-dahil-etmek-istiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/fetih-merkez-komitesi-genel-sekreter-yardimcisi-hamasi-uzlasi-hukumetine-dahil-etmek-istiyoruz/#respond Sat, 02 Mar 2024 04:12:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7896 Fetih Merkez Komitesi Genel Sekreter Yardımcısı Sabri Saydam, bugünlerde Gazze Şeridi’nin yönetimi ve tüm Filistin için teknokratlar hükümetinden söz edildiğini belirterek, “Hamas’ı uzlaşı hükümetine dahil edecek siyasi denkleme odaklanıyoruz.” dedi.

Fetih yetkilisi Saydam, işgal altındaki Batı Şeria’nın el-Bire kentinde bulunan ofisinde, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Fetih Hareketinin Filistinliler arasında uyum sağlanmasına odaklandığını ifade eden Saydam, “Hamas’ın da uluslararası hukukla uyumlu uzlaşı ve vizyon doğrultusundaki Filistin siyasi denkleminde olması gerekiyor.” diye konuştu.

“(Refah kenti) Filistin halkı için ya zafer ya da mağlubiyet olacak”

Filistin ulusal mücadelesinin son durağı olan Gazze Şeridi’nin güneyinde yaklaşık 1,5 milyon insanın sığındığı Refah kentine odaklandıklarını vurgulayan Saydam, şunları kaydetti:

“Filistin halkı için ya zafer ya da mağlubiyet olacak. Beklenen zafer de saldırılar karşısında tehcirin engellenmesi, akan kanın durması ve saldırılara son verilmesidir. Özellikle de benzeri görülmemiş kalabalığın oluştuğu Refah kentinde işlenen suçların önüne geçilmesi için uluslararası bir duruş olmalı. Her kilometrekarelik alanda 27 bin Filistinlinin toplandığından söz ediyoruz. Dolayısıyla İsrail’in orada şimdiden belli olan bir katliamla insanları daha da dar bir alana sürükleyecek.”

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den beri işlediği katliamlara dikkati çeken Saydam, “Filistinlilerin duygularını anlamlandıracak sözcük kalmadı. Çünkü soykırım savaşı, katliam ve savaş suçlarıyla sınırları aştı.” şeklinde konuştu.

Saydam, “dünyanın gözü önünde” Filistin halkına dayatılan bir soykırıma tanıklık edildiğini, düzenlenen halk protestolarının yanı sıra zirvelerin ve Uluslararası Adalet Divanının dahi bu trajik manzaranın önüne geçmede başarılı olamadığını söyledi.

“Filistin uzlaşı hükümetini Devlet Başkanı Abbas kuracak”

Gelecekte Gazze Şeridi ve tüm Filistin için bir teknokratlar hükümetinin kurulmasından söz edildiğinin altını çizen Saydam, “Bir hükümeti kurma konusu gündeme gelince Filistin siyasi oluşumlarıyla ilgili tüm detayları göz önünde bulunduracağız. Yani bir uzlaşı hükümeti olacak. Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından teknokratlardan oluşturulacak hükümet, tüm Filistinliler arasında uzlaşı hükümeti olarak kabul görecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Bunun “anlaşamadıkları herkesle aynı masada oturacakları” anlamına gelmediğini, Filistinli siyasi muhaliflerin de olacağını vurgulayan Saydam, Fetih Hareketi olarak herkesin kabul edeceği ve üzerinde anlaşacağı kolektif bir stratejiye odaklandıklarını ifade etti.

Cezayir ve Mısır’ın el-Alameyn kentinde Hamas’la mutabık kaldıkları eksenler olduğunu, bunların da Fetih Hareketi ile Hamas arasında birleştirici olmasını istediklerini aktaran Saydam, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarından sonra kurulacak Filistin hükümetine ilişkin bölgesel önerilere de değinerek, “Bize bölgesel öneriler geldi ancak konuyu karara bağlama yetkisi Filistin yönetimindedir ve yakında olacaktır.” dedi.

Fetih yetkilisi Saydam, hükümetin kurulması için dünyanın Filistin halkı için ne planlamak istediğinden çok kapsamlı Filistin çerçevesinin anlaşılması gerektiğini kaydetti.

Filistin yönetiminde reformlar

Filistin yönetiminde, reformların konuşulduğu eski Devlet Başkanı ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yasir Arafat’ın dönemi olan, 2002 yılında yaşananların tekrarlanmaması gerektiğini dile getiren Saydam, “İsrail’in aşırı sağcı hükümetinde Başbakan Binyamin Netanyahu’nun etrafında haklarında davalar açılan 10 suçlu oturuyor. Buna rağmen burada İsrail’in içinde reformdan söz eden kimseyi göremiyoruz.” dedi.

Filistin’e gelince “sanki sürekli yönlendirilmeye ihtiyacı varmış gibi” bir yaklaşımın söz konusu olduğunu ifade eden Saydam, bu yaklaşımları “devam eden bir sömürgecilik uygulaması” olarak nitelendirdi.

Netanyahu’nun Gazze Şeridi’ne topyekün saldırılarını başlattığı ilk günden itibaren orada işlediği suçların üstünü örtmek için Filistin’de reform konusunu gündeme getirdiğine dikkati çeken Saydam, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birileri Gazze’ye yönelik saldırılarda zaman kazanmak için seni temel konudan uzaklaştırarak başka bir konuyla meşgul etmek istiyor. Bizler de bunları fark ediyoruz. Filistin yönetimi, 7 Ekim 2023’ten önce reformlara başlamıştı ve bu yöndeki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bizler zaten kamu kurumlarından herhangi birinin sürekli olarak gözden geçirilmesi gerektiğini biliyoruz. Ancak İsrail’in suçlulardan oluşan hükümetine sessiz kalarak bunun Filistin halkına dayatılması gibi bir durum söz konusu olamaz.”

Öncelikle Filistin ulusal projesi olan Gazze Şeridi’ndeki tehciri önlemeyi başarmaları gerektiğini dile getiren Saydam, Gazze’nin kendileri için temel bileşen olduğunu kaydetti.

Halihazırda Filistinler olarak kendi aralarında uyum sağlama ve gelecekte Filistin ulusal mücadelesi için birlik olmaya odaklandıklarını aktaran Saydam, “Hamas’ı uzlaşı hükümetine dahil edecek siyasi denkleme odaklanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Ramazan ayı uygulamalarıyla Batı Şeria’da infialin olması hedefleniyor”

İşgal altındaki Batı Şeria’da “infialin olması için” ramazan ayında birtakım uygulamaları planlayan İsrail’deki aşırı sağcı hükümetin, uluslararası toplumun baskısıyla düşürülmesi gerektiğini söyleyen Saydam, “İsrail güçleri şehirlere baskınlar düzenledi, mülteci kamplarını bombaladı ve aktivistleri gözaltına aldı ancak yine de bizleri Batı Şeria’da çatışmalara sürüklemede başarılı olamadı. Şimdi de İsrail, bu tür uygulamalarla Filistinlilerin ayak bastığı yerleri ateşe vermek istiyor.” diye konuştu.

Netanyahu’nun Filistin halkını “din savaşına” sürüklemeye çalıştığına işaret eden Saydam, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Planlanan uygulamalar aynı zamanda bizleri, hem Kudüs hem de Batı Şeria’da sonuç verecek bir mücadeleye sevk eder. Çünkü bu, kimsenin engellemeyeceği bir insanlık hakkıdır. Kanaatimce bu uygulamalar hızla infiale doğru ilerliyor ve İsrail de geri adım atmak zorunda kalacak. Şu anda bekliyoruz ancak dini bir temel üzerine olabilecek hiçbir baskıcı uygulama kabul edilemez. Bu durumda etkilenen Gazze ve Batı Şeri değil, (1948 toprakları da dahil) tüm Filistin toprakları etkilenecek.”

İsrail yönetiminin Filistin devletinin kurulmasına karşı ısrarlı tutumuna karşı dünyanın Netanyahu hükümetini düşürmesini kaçınılmaz kıldığını vurgulayan Saydam, Netanyahu’nun İsraillileri ve dünyanın farklı yerlerinde düzenlenen Gazze’ye destek gösterilerine katılan Yahudileri temsil etmemesi gerektiğini savundu.

Dünyanın birçok ülkesinde Filistin bayraklarıyla protestolara katılan Yahudilerin, Filistinlileri öldürme temeline dayalı projeyi yeniden gözden geçirmeleri gerektiğine vurgu yapan Saydam, “70 yıldan beri devam eden destansı direniş, askeri güç ne olursa olsun yok edilemez.” dedi.

İsrail medyası, aşırı sağcı Tel Aviv yönetiminin ramazan ayında Filistinlilerin işgal altındaki Doğu Kudüs kentinde yer alan Mescid-i Aksa’ya ulaşmalarını sınırlandıracak uygulamalara dair planına dikkat çekmişti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/fetih-merkez-komitesi-genel-sekreter-yardimcisi-hamasi-uzlasi-hukumetine-dahil-etmek-istiyoruz/feed/ 0
İspanya’da binlerce kişi Filistin’e destek için gösteri yaptı https://www.haber28.com.tr/ispanyada-binlerce-kisi-filistine-destek-icin-gosteri-yapti/ https://www.haber28.com.tr/ispanyada-binlerce-kisi-filistine-destek-icin-gosteri-yapti/#respond Fri, 23 Feb 2024 02:24:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6781 İspanya’da sol görüşlü partiler, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin çağrısıyla, aralarında bakanların da olduğu binlerce kişi Filistin’e destek için gösteri yaptı.

“Filistin’e özgürlük. Cezasızlığa hayır. Katliama son verin” başlığıyla kent merkezinde organize edilen yürüyüşe katılan binlerce kişi, uluslararası topluma “Artık yeter. Sözü bırakın harekete geçin” çağrısı yaptı.

“Bu bir savaş değil soykırım”, “Filistin’e özgürlük”, “Hemen ateşkes” sloganları atan ve bu ifadelerin olduğu pankartlar taşıyan İspanyollar, İsrail’in Gazze’yi işgalinin ve bombalamasının, ayrıca Refah bölgesine saldırı planının durdurulmasını istedi.

Gösteriye, azınlık sol koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakından 5, koalisyonunun büyük ortağı Sosyalist İşçi Partisi’nden (PSOE) 1 bakan ile hükümete dışarıdan destek veren ancak İsrail’e karşı gerekli yaptırımları uygulamadığı için eleştiren Podemos partisinin yöneticileri de katıldı.

İspanya hükümeti İsrail’e karşı politikasında vaat ve icraat konusunda ikilem yaşıyor

Filistin’e destek ve İsrail’e karşı baskı yapılması için bu zamana kadar birçok çağrı yapan İspanya’daki sol koalisyon hükümeti, her şeye rağmen bu politikasında vaat ve icraat konusunda tutarsızlığını sürdürdü.

İktidara gelirken “ilk icraatımız Filistin devletini tanımak olacak” diyen PSOE ve Sumar, geride kalan 3,5 ayda Filistin devletini tanıma hususunda somut bir adım atmazken, hükümet görevlileri bununla ilgili yöneltilen soruları cevapsız bırakmaya devam etti.

Gösteriye katılan Sumar lideri, Başbakan Yardımcısı ve Çalışma Bakanı Yolanda Diaz, Ukrayna’yı işgal eden Rusya örneğini vererek, İsrail’e de Filistin’de insan haklarını çiğnemesinden dolayı yaptırım uygulanmasını istedi.

“İnsan haklarında görecelik yoktur ve aynı standartlar aynı durumlarda geçerli olmalıdır.” diyen Diaz, kendileri iktidarda olmalarına rağmen İsrail’e karşı karar almakta zorlandıklarını gizlemedi. Diaz, “Uluslararası toplumun daha fazlasını yapmasını talep ediyoruz. Ayrıca İspanya hükümetinin de daha fazla taahhütte bulunmasını istiyoruz, çünkü bu barbarlığa artık son vermek çok önemli.” diye konuştu.

PSOE’den Ulaştırma Bakanı Oscar Puente ise Başbakan Pedro Sanchez’in “Filistin devletinin tanınması temelinde iki devletli çözüm ve uluslararası barış konferansı düzenlenmesi” sözlerini tekrarlayarak, “Gazze’de hemen ateşkes ilan edilmesi” çağrısında bulundu.

Puente, İspanya’nın İsrail’e silah sattığı iddialarını yalansa da hükümete dışarıdan destek veren Podemos partisi, PSOE’yi hedef alarak bu yöndeki eleştirilerini sürdürdü.

Hükümetin İsrail’e karşı politikasının “sadece makyaj operasyonu” olduğunu savunan Podemos partisi lideri Ione Belarra “Suç devleti İsrail’in yaptığı bir soykırımdır ve İspanyol hükümeti hemen silah alım satımını durdurmalıdır, bunu yapmadıkça bu soykırımın bir parçası olacaktır.” şeklinde konuştu.

Gösteriye katılan İspanyollar, Avrupalı hükümetlerden İsrail’e karşı boş sözler değil eylem bekliyor

Bu arada, gösteriye katılan İspanyollardan Paz Ruiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Sadece İspanya değil tüm hükümetler, güç, para ve korkudan dolayı İsrail’e karşı seslerini çıkaramıyor. Hükümetler konuşmaya gelince çok şey söylüyorlar ama iş eyleme geçtiğinde verdikleri sözler uçup gidiyor. Biz artık boş sözler değil eylem bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Antonio Gonzalez de “İsrail her geçen gün daha fazla insan öldürüyor ve sivil halka daha fazla zarar veriyor. Avrupa’da Almanya gibi ülkeler ise hiçbir şey yapmıyor. Maalesef bizim yapabildiğimiz tek şey gösteri yapıp, baskı kurmaya çalışmak ama AB adım atmadan hiçbir şey olmaz.” dedi.

“Gazze’deki katliam derhal sona ermeli”

Gösteri sonunda okunan manifestoda, “Gazze’deki katliam derhal sona ermeli ve Filistin sorununa adil bir çözüm bulmayı garanti edecek tüm eylemler teşvik edilmeli.” denilerek, “Filistin halkının korunmasını ve kendi geleceğine özgürce karar vermesine olanak tanınmasını sağlayacak, uygulanabilir ve tam egemen bir Filistin Devleti’nin etkili bir şekilde tanınması garanti edilmelidir.” çağrısı yapıldı.

İsrail’in Gazze’de sağlık ve su altyapılarına yönelik saldırılarını da sert dille eleştiren İspanya’daki sol siyasi partiler ve örgütler, sağlık personelinin ve gazetecilerin öldürülmesini, binaların yarısından fazlasının yıkılmasını ve 1 milyon 700 bin Filistinlinin yerinden edilmesini kınadı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ispanyada-binlerce-kisi-filistine-destek-icin-gosteri-yapti/feed/ 0