İddianame – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 04 Aug 2024 02:00:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Gökhan Günaydın: “Merkez Bankası Başkanı Vatandaşın Nasıl Ezildiğini Ne Görmekte Ne de Umursamaktadır” https://www.haber28.com.tr/gokhan-gunaydin-merkez-bankasi-baskani-vatandasin-nasil-ezildigini-ne-gormekte-ne-de-umursamaktadir/ https://www.haber28.com.tr/gokhan-gunaydin-merkez-bankasi-baskani-vatandasin-nasil-ezildigini-ne-gormekte-ne-de-umursamaktadir/#respond Sun, 04 Aug 2024 02:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29261 (ANKARA) – CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ı açıkladığı Enflasyon Raporu verileriyle eleştirdi. Merkez Bankası Başkanı’nın yüzde 70 düzeyinde olan gıda enflasyonunu yıl sonu itibarıyla yüzde 35,5 olarak öngördüklerine ilişkin sözlerini değerlendiren Günaydın, “Merkez Bankası Başkanı’nı pazara çıkmaya, manavdan alışveriş yapmaya, kasaptan kırmızı ve beyaz et almaya davet ediyorum. Merkez Bankası Başkanı’na soruyorum; örneğin gıda enflasyonunu yüzde 70’ten yüzde 35’e indirmek için Merkez Bankası ya da hükümet nasıl bir önlem aldı ki bunun yarıya düşeceğini öngörüyor ve buranın üzerinden bir tahminde bulunuyor? Merkez Bankası Başkanı vatandaşın nasıl ezildiğini ne görmekte ne de umursamaktadır” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Günaydın, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın açıkladığı ‘Enflasyon Raporunu eleştirdi. Günaydın Sinan Ateş iddianamesine ilişkin de “Kabul edilebilir bir yanı yok” değerlendirmesini yaptı.

Günaydın, Merkez Bankası’nın yüzde 36 olan yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 38 olarak revize etmesinin gerçekçi olmadığını ifade etti. Günaydın, şunları söyledi:

“TÜİK dört aylık enflasyon toplamını yüzde 18.7 olarak tanımladı. İktisatçılar altı aylık enflasyonun en az yüzde 25 olarak şekilleneceğini ifade ediyorlar, öngörüyorlar. Altı aylık enflasyon yüzde 25 olarak şekillenirse yıl sonu itibarıyla Merkez Bankası’nın yüzde 36 olan enflasyon tahminini yüzde 38’e çekmesinin piyasa koşullarına göre çok iyimser olduğunu ifade etmek isterim. Daha da önemlisi Merkez Bankası Başkanı halen yüzde 70 düzeyinde olan gıda enflasyonunu yıl sonu itibarıyla yüzde 35,5 olarak öngördüklerini söylüyor. Şimdi artık bahar ve yaz gıda fiyatlarının gevşemesi gereken, sebzenin, meyvenin, etin ucuzlaması gereken dönemdeyiz. Merkez Bankası Başkanı’nı pazara çıkmaya, manavdan alışveriş yapmaya, kasaptan kırmızı ve beyaz et almaya davet ediyorum. Eskiden kırmızı et alamadığı için beyaz et alan, tavuk eti alan vatandaş son zamanlardaki tavuk etindeki fiyat artışlarıyla artık beyaz et de tüketemeyecek duruma geldi. Merkez Bankası Başkanı’na soruyorum; örneğin gıda enflasyonunu yüzde 70’ten yüzde 35’e indirmek için Merkez Bankası yada hükümet nasıl bir önlem aldı ki buranın yarıya düşeceğini öngörüyor ve buranın üzerinden bir tahminde bulunuyor.

“BIRAKIN EV ALMAYI VATANDAŞ KİRASINI ÖDEYEMİYOR”

Merkez Bankası Başkanı’nın konut fiyatlarında bir yavaşlama olduğuna ilişkin sözlerini de değerlendiren Günaydın, “Merkez Bankası Başkanı’nı bu kez de İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de görevlileri aracılığıyla bazı semtlerde kiralama yapma ve bunun verilerini hem öğrenme hem de kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyorum. Bırakın ev almayı vatandaş artık kirasını ödeyemiyor. Dolayısıyla ‘konut fiyatlarında bir gevşeme var bu da kiraya yansıyacaktır’ öngörüsünün mantıkla bağdaşan bir durumunun olmadığını ifade etmek isterim” diye konuştu.

Günaydın şöyle konuştu:

“Merkez Bankası Başkanı’nın açıklamalarından biz bir iktisadi politik okuma yapmak zorundayız. Şunları söylüyor; para politikalarındaki kararlı duruşumuz enflasyonu aşağıya doğru çekecektir. Para politikalarındaki kararlı duruş dediğiniz faizi yüzde 50 düzeyinde tutmaktan ibarettir. Başka bir para politikanız yok ve bu para politikasını destekleyen maliye politikası da yok. Evet TL mevduatına geçiş hızlandı ve durum bundan ibaret. Bunun dışında bir şey yok.

“MERKEZ BANKASI BAŞKANI VATANDAŞIN NASIL EZİLDİĞİNİ NE GÖRMEKTE NE DE UMURSAMAKTADIR”

Kredi faizlerinin geldiği durum itibarıyla iç talebin yavaşlamasından bahsediyor. Bunun Türkçesi şudur; ‘tüketici kredileri o kadar artmıştır ki’ diyor ‘kimse tüketici kredisi kullanamaz ve dolayısıyla tüketici kredisini alarak harcama yapamaz’ diyor. Bunu iç talebi daraltmanın bir vesilesi olarak görüyor. Söylemediğini ifade edelim kredi kartlarındaki faiz oranlarının arttırılması ve taksit miktarının daraltılması vatandaşın temel ihtiyaçlarını kredi kartı üzerinden görebilmesi olanağını da ortadan kaldırıyor. Merkez Bankası Başkanı’na göre bu iç talebi baskılamak ve enflasyonu düşürmektir. Merkez Bankası Başkanı vatandaşın nasıl ezildiğini ne görmekte ne de umursamaktadır.

‘Türk lirasındaki reel değerleme enflasyon beklentilerindeki düzelme ve aylık enflasyonu ana eğilimini düşürme etkisi yaratacaktır’ diyor. Türk lirasındaki reel değerleme sözcü ve söz dizimi kadar bence trajikomik cümle olamaz. Çünkü dünyadaki tüm para birimleri arasında Türk lirası Arjantin pesosoyula beraber  değer kaybetme rekorunu elinde bulunduruyor.

“TÜİK BAŞKANI’NI DA MERKEZ BANKASI BAŞKANI’YLA BERABER EL ELE TUTUŞARAK PAZARA ÇIKMAYA DAVET EDİYORUM”

TÜİK dört aylık enflasyonu yüzde 18.7 olarak belirledi. TÜİK, Türkiye’de resmi kurumlar arasında yüzde 30 ile en güvenilmez kurumların başında gelmektedir. TÜİK’in enflasyon rakamlarına TÜİK’in çalışanları bile inanmamaktadır. Ben TÜİK Başkanı’nı da Merkez Bankası Başkanı’yla beraber el ele tutuşarak pazara çıkmaya ve fiyatları görmeye davet ediyorum.

Bu piyasadaki daha da daralma ne etki yaratacaktır? İki şey yaratacak; Türkiye’nin büyümesini daha da baskılayacak ve işsizlik rakamlarını arttıracak. 2024’te yüzde 3.3’lük bir büyüme öngörülüyor Türkiye için. Bunun yarattığı etki nedir? Şu an geniş tanımlı  işsizlik rakamı 9.6 milyondur. Dar tanımlı diyerek makyajlı işsizlik rakamı ise 2 milyon 322 bin 919 kişi oldu. Burada benim içimi kanatan ve Türkiye’nin yaşadığı gerçekliği adeta yüzümüze vuran iki tane rakam var; 60-64 yaş grubunda işsiz sayısı yüzde 41. Yüzde 74 artmış. Daha fazlasını söyleyeyim mi? 65 yaş üzerindeki kayıtlı işsiz sayısı da yüzde 33 artmış 7 bin küsura çıkmış. Yani yurt dışında bu yaşlarda insanlar ülke ülke gezer ve yılların çalışmasının artık dinlenme zamanını yaşarken bizde 60, 64, 65 ve üzeri yaşlardaki yurttaşlarımız iş arıyorlar ve iş bulamıyorlar. Ben Merkez Bankası Başkanı’nı bu gerçeği hissetmeye davet ediyorum. Bu gerçeklik evinde 60 yaş üzerinde işsiz ve aç kalan yurttaş varlığını bize gösteriyor.

200 TL 2009 yılında hayatımıza girdi. Ocak 2009-Nisan 2024 tarihleri arasında tüketici enflasyonu bu memlekette yüzde 1271 TL’dir. Dolayısıyla 2009 Ocak ayında 200 TL olan satın alma gücü an itibarıyla 3 TL’ye düşmüş durumdadır. Eserleriyle ne kadar övünseler azdır. Bir de bunun satın alma gücüne bakalım. 1 Ocak 2009’da 130 dolar satın alabiliyordu 200 TL’lik bir banknot, şimdi yalnızca 6.1 dolar satın alabiliyor. Bu Türkiye’nin yaşadığı acı gerçekliktir.”

“SİNAN ATEŞ İDDİANAMESİNİN KABUL EDİLEBİLİR BİR YANI YOK”

Konuşmasının ardından Günaydın, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Günaydın, Sinan Ateş cinayetinin iddianamesiyle ilgili sorulan soruya şu yanıtı verdi:

“Ben bir ceza avukatıyım. Bu iddianamenin kabul edilebilecek bir yanı yoktur. Çünkü soruşturma safhası sonrasında bir iddianame savcılık tarafından hazırlanır. Bu iddianame olayı olgularıyla birlikte ortaya koyar. Sonra bir ağır ceza mahkemesi bu iddianameyi kabul eder, tensip düzenler ve yargılamaya başlar. Peki ben bu iddianamede olayın akışına ilişkin ne görebiliyorum? Örneğin tetikçiyi Ankara’dan İstanbul’a kaçıran bir araç var. Bu aracın plakası var ama bu plakanın kime ait olduğuna ilişkin bilgi iddianamede yok. Plakayı mı suçlu bulacağız, yargılayacağız? Bu plakanın sahibi kim? Plakanın, aracın MHP önünde fotoğrafları var. Sahibi kim, kullanan kim, kime tahsisli? Bu soruların cevabını iddianamede bulamıyorsam, yargılama sırasında bunun cevabının bulunabileceğini nereden garanti edebilirim. Bu iddianameyi kabul eden ağır ceza mahkemesi heyetine soruyorum; bu plakanın sahibinin kim olduğunu yazmayan savcıya iddianameyi iade ederek, ‘bu plakanın sahiplik durumu araştırılsın ve sahibi kimse iddianameye yazılsın böyle olmazsa kovuşturmaya geçemeyiz’ demeyi hiç aklınıza getirmediniz mi? Bunlar iddianame açısından hem ailenin hem de kamuoyunun yaşadığı haya kırıklığını bize ifade etmektedir.”

“MEB BAKANI’NIN GÜVENİLİRLİĞİNE İLİŞKİN BİR ANKET YAPSAK ACABA ORTAYA NASIL BİR TABLO ÇIKAR?”

Günaydın, müfredat ile ilgili soruya da şöyle yanıt verdi:

“Küçücük çocuklara bilimden, laik düzenden, nitelikli eğitimden tümüyle uzak son derece yersiz bilgilerle doldurulmuş, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli diyerek AKP’nin aklını tarif eden oysa yurttaşın da 31 Mart’ta o akla gerekli dersi verdiği ortamda bir maarif modeli dayatması ile karşı karşıyayız. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Acaba Milli Eğitim Bakanı’nın güvenilirliğine ilişkin bir anket yapılsa AKP’li yurttaşlarımız da dahil olmak üzere devlet okuluna çocuklarını gönderenlerin bu eğitimden memnuniyet durumlarını bir ölçsek acaba ortaya nasıl bir tablo çıkar? Sadece o araştırmayı veliler ve öğrenciler üzerinden yapmayalım bir de öğretmenler üzerinden yapalım. Acaba mevcut çalışan öğretmenlerden kaçı hayatından memnun? Mülakatla bu sınava girmeye zorlanan öğretmenlere soralım. Yüzde 50’si yazılı yüzde 50’si mülakat olan bu sisteme adalet açısından güvenen bir kişi var mı? Tabii AKP koridorlarında yandaş ve destekçi bulup içeriye girmesini garantileyen bir avuç azınlıktan bahsetmiyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/gokhan-gunaydin-merkez-bankasi-baskani-vatandasin-nasil-ezildigini-ne-gormekte-ne-de-umursamaktadir/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu-2/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu-2/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:13:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28706 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkez’de, 30 Aralık 2022’de Ankara Çukurambar’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü. Görüşme öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel,

‘BU İDDİANAME YA GERİ ÇEVRİLECEK YA DA BİZ YENİDEN YAZDIRACAĞIZ’

Özel ile Ateş’in görüşmesi yaklaşık yarım saat sürdü. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından Ayşe Ateş, gazetecilerin soruları üzerine açıklamalarda bulundu. Ateş, şöyle konuştu; ‘Benim ifademde de siyasi isimler vardı. Benim ifadem iddianamede yok. Başka ifade veren arkadaşların ifadeleri de aynı şekilde iddianameye eklenmemiş. İçi boş, uç uca eklenmiş sanki çok basit bir cinayet, alacak-verecek kavgası gibi bize servis edilen bir iddianame var ortada. İddianame bile diyemeyeceğim, böyle bir iddianame olmaz çünkü. Bu iddianame ya geri çevirilecek ya da biz bu iddianameyi yeniden yazdıracağız. Vereceğimiz dilekçelerle, sunacağımız delillerle… Çünkü var olan şeyleri bile eklememişler, koymamışlar. Bugüne kadar umutla bekledik. Hukukun işleyeceğini, devletimizin bu işi çözeceğine ama maalesef umutlarımız burada tükendi diyebilirim. Mücadele vermeye devam edeceğim. Nereye, ne kadar gücüm yeterse, gücüm yettiği kadar. Hiç kimseynin bundan şüphesi olmasın. Kimsenin de yanına kalmayacak.”

‘GİZLİLİK KARARI KALKTIKTAN SONRA İFADEMİ BASINLA PAYLAŞACAĞIM’

Ateş, siyasi destekçilerin isimlerinin sorulması üzerine, ‘Gizlilik kararı kalktıktan sonra ifademi basınla paylaşacağım. Orada göreceksiniz. O sebeple şimdi bu isimleri zikretmek istemiyorum’ ifadelerini kullandı.

‘ÖZEL HER ANLAMDA BİZE DESTEK VERECEĞİNİ SÖYLEDİ’

Ateş, Özel ile görüşmesine ilişkin olarak da şunları söyledi; ‘Özellikle bunu rica etmek için geldim kendisinden. Durumu daha detaylı bir şekilde onunla görüştüm. Kendisi de sağ olsun bize, uzun bir vakit ayırdı. Çok ilgilendi. Çok teşekkür ediyorum sizin huzurunuzda kendisine. Davanın takipçisi olacağını, her anlamda; hukuki anlamda da siyasi anlamda da sosyal anlamda da manevi anlamda da arkamızda olduğunu, bize destek vereceğini kendisi dile getirdi. Teşekkürlerimizi ileterek yanından ayrıldık.’

‘ACIMI KENARA BIRAKTIM AMA KARŞILIĞI BU OLMAMALIYDI”

Ateş, bundan sonraki sürece ilişkin şöyle konuştu; ‘Zor bir süreç var. Onu görüyorum. Çok zor, yorucu. Ama sonuç elde edene kadar, nereye kadar giderse… Biz devletini seven insanlarız. Devletimi düşünerek bugüne kadar ben hep sağduyulu davrandım. Acımı bir kenara bıraktım. Çünkü gayet her şey ortadaydı. Ve ülke belki bir iç karışıklığa gidebilirdi. Ben bunun önüne geçmek için acımı bir kenara bırakarak, gerçekten büyük bir mücadele de verdim aynı zamanda. Ama benim verdiğim özverili mücadelenin karşılığı bu olmamalıydı. Hiçbir şekilde karşılığını alamadım. Ama bu cinayetin failleri önünde sonunda hesap verecek, yargılanacak, yargılanması için de yanımızda duran tüm siyasetçilerle birlikte, sosyal anlamda da diğer anlamda kim varsa yanımızda onlarla birlikte bu yolu yürüyeceğiz.”

‘CUMHURBAŞKANI’NA SESLENDİM, ‘ZAMAN VAR’ DEDİLER. BEKLİYORUM’

Ayşe Ateş, ‘İktidardan herhangi bir destek görebiliyor musunuz” sorusuna, ‘Bekliyorum. Seslendim ve bir cevap bekliyorum, kendisinden hala. İnşallah çağıracağını düşünüyorum. Bekliyoruz. ‘zaman var’ dediler. Henüz net bir şey yok” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu-2/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu/#respond Wed, 31 Jul 2024 09:00:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28700 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan Ayşe Ateş, “Biz devletini seven insanlarız. Devletimi düşünerek bugüne kadar ben hep sağduyulu davrandım. ve ülke belki bir iç karışıklığa gidebilirdi. Ben bunun önüne geçmek için acımı bir kenara bırakarak gerçekten büyük bir mücadele de verdim aynı zamanda. Ama benim verdiğim özverili mücadelenin karşılığı bu olmamalıydı. Hiçbir şekilde karşılığını alamadım” dedi. Ateş, Özel ile görüşmesine ilişkin de “Davanın takipçisi olacağını, her anlamda; hukuki anlamda da siyasi anlamda da sosyal anlamda da manevi anlamda da arkamızda olduğunu, bize destek vereceğini kendisi dile getirdi” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkez’de, 30 Aralık 2022’de Ankara Çukurambar’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü. Görüşme öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Ayşe Ateş’in kendisinden randevu talep ettiğini söylemişti.

Özel ile Ateş’in görüşmesi yaklaşık yarım saat sürdü. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından Ayşe Ateş, gazetecilerin soruları üzerine açıklamalarda bulundu. Ateş, şöyle konuştu:

“BU İDDİANAME YA GERİ ÇEVRİLECEK YA DA BİZ YENİDEN YAZDIRACAĞIZ”

“Benim ifademde de siyasi isimler vardı. Benim ifadem iddianamede yok. Başka ifade veren arkadaşların ifadeleri de aynı şekilde iddianameye eklenmemiş. İçi boş, uç uca eklenmiş sanki çok basit bir cinayet, alacak-verecek kavgası gibi bize servis edilen bir iddianame var ortada. İddianame bile diyemeyeceğim, böyle bir iddianame olmaz çünkü. Bu iddianame ya geri çevirilecek ya da biz bu iddianameyi yeniden yazdıracağız. Vereceğimiz dilekçelerle, sunacağımız delillerle… Çünkü var olan şeyleri bile eklememişler, koymamışlar. Bugüne kadar umutla bekledik. Hukukun işleyeceğini, devletimizin bu işi çözeceğine ama maalesef umutlarımız burada tükendi diyebilirim. Mücadele vermeye devam edeceğim. Nereye, ne kadar gücüm yeterse, gücüm yettiği kadar. Hiç kimseynin bundan şüphesi olmasın. Kimsenin de yanına kalmayacak.”

“GİZLİLİK KARARI KALKTIKTAN SONRA İFADEMİ BASINLA PAYLAŞACAĞIM”

Ateş, siyasi destekçilerin isimlerinin sorulması üzerine, “Gizlilik kararı kalktıktan sonra ifademi basınla paylaşacağım. Orada göreceksiniz. O sebeple şimdi bu isimleri zikretmek istemiyorum” ifadelerini kullandı.

“ÖZGÜR ÖZEL, HER ANLAMDA BİZE DESTEK VERECEĞİNİ SÖYLEDİ”

Ateş, Özel ile görüşmesine ilişkin olarak da şunları söyledi:

“Özellikle bunu rica etmek için geldim kendisinden. Durumu daha detaylı bir şekilde onunla görüştüm. Kendisi de sağ olsun bize, uzun bir vakit ayırdı. Çok ilgilendi. Çok teşekkür ediyorum sizin huzurunuzda kendisine. Davanın takipçisi olacağını, her anlamda; hukuki anlamda da siyasi anlamda da sosyal anlamda da manevi anlamda da arkamızda olduğunu, bize destek vereceğini kendisi dile getirdi. Teşekkürlerimizi ileterek yanından ayrıldık.”

“ACIMI KENARA BIRAKTIM AMA KARŞILIĞI BU OLMAMALIYDI”

Ateş, bundan sonraki sürece ilişkin şöyle konuştu:

“Zor bir süreç var. Onu görüyorum. Çok zor, yorucu. Ama sonuç elde edene kadar, nereye kadar giderse… Biz devletini seven insanlarız. Devletimi düşünerek bugüne kadar ben hep sağduyulu davrandım. Acımı bir kenara bıraktım. Çünkü gayet her şey ortadaydı. ve ülke belki bir iç karışıklığa gidebilirdi. Ben bunun önüne geçmek için acımı bir kenara bırakarak, gerçekten büyük bir mücadele de verdim aynı zamanda. Ama benim verdiğim özverili mücadelenin karşılığı bu olmamalıydı. Hiçbir şekilde karşılığını alamadım. Ama bu cinayetin failleri önünde sonunda hesap verecek, yargılanacak, yargılanması için de yanımızda duran tüm siyasetçilerle birlikte, sosyal anlamda da diğer anlamda kim varsa yanımızda onlarla birlikte bu yolu yürüyeceğiz.”

CUMHURBAŞKANI’NA SESLENDİM, ‘ZAMAN VAR’ DEDİLER. BEKLİYORUM”

Ayşe Ateş, “İktidardan herhangi bir destek görebiliyor musunuz” sorusuna, “Bekliyorum. Seslendim ve bir cevap bekliyorum, kendisinden hala. İnşallah çağıracağını düşünüyorum. Bekliyoruz. ‘zaman var’ dediler. Henüz net bir şey yok.” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: CHP’yi kimse karıştıramaz, iktidar olacağız https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-chpyi-kimse-karistiramaz-iktidar-olacagiz/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-chpyi-kimse-karistiramaz-iktidar-olacagiz/#respond Wed, 31 Jul 2024 08:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28690 HABER: OGÜN AKKAYA/ KAMERA: UĞUR DEMİRCİ

(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı. Özel, törenin ardından gazetecilerin “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu” iddiasıyla ilgili soruları üzerine “Hiç kimse korkmasın. CHP’yi topuyla, tüfeğiyle, tankıyla darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle özgüvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var daha iktidar olacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı. Törenin ardından mezarlıktan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde generallerle ilgili bir talimatı olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi:

“İki genel başkan bir görüşme yaptıktan sonra ya ortak bir açıklama yapılır ya da herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir. Diğeri son derece müzakere tekniğine aykırıdır. Ben şöyle dedim, bana böyle dediler dediğinizde, görüşmenin belli seyrini, bundan sonra olabilecek olumlu görüşmeleri engellemiş olursunuz. Ben gazetecilik merakına sonuna kadar saygılıyım ancak bu cevap için muhatap ben değilim. Benim söylemem doğru olmaz. Ben sadece kendimin ne yaptığını söyleyebilirim. Biz detaylı bir dosya hazırlamıştık. O dosyayı, Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede gündemimize aldık, üzerinde konuştuk. Ben bu konuda, önümüzdeki günlerde olumlu gelişmeler olacağını ümit ediyorum, bu ümidimi koruyorum. Dikkatle takip edeceğiz. Belki Sayın Erdoğan bu konuda bir açıklama yaparsa ondan sonra o günle ilgili diğer detaylar aleniyet kazanabilir. Ama benim aksini yapmam müzakere tekniğine uygun bir davranış olmaz.

Herkesin içi rahat olsun. Gezi davasında da 28 Şubat davasında da yaşanan hukuksuzluklar ve toplumdaki tüm beklentiler, yani önceden bir gündem hazırladığımızı söylemiştim. O gündem içindeki herhangi bir madde konuşulmadan o toplantıdan ayrılınmadı. O gün de söylemiştim, daha önce söylediğimiz her şey ve daha fazlası toplantıda konuşuldu. Büyük bir nezaket ile karşılıklı müzakere edildi, görüş alışverişi yapıldı. Bizim tarafımızdan belli talepler çok net şekilde dillendirildi. Ben marj içinde kalmak zorundayım.”

Özel, Sinan Ateş iddianamesi ile ilgili soru üzerine şöyle konuştu:

“Sinan Ateş iddianamesi le ilgili kapsamlı bir çalışma ve açıklama yapacağız. Ancak iddianame hem aileyi son derece rahatsız etmiştir hem de Türkiye’deki gerçekten adalet isteyen herkesi rahatsız etmiştir. İddianameyi hazırlayan savcının görevi şudur; delilleri toplamak, şahitleri dinlemek, soruşturmayı genişletmek ve en geniş şekilde yargılanma safhası gelmeden önce iddianameyi hazırlamak. Kamuoyunun kapsamı savcıdan geniş. Sizler savcıdan daha çok şey biliyorsunuz. İddianamenin özelliği şudur; iddianameyi okuduğunuzda haber yaparsınız. İddianame ile ilgili yapılan haberler, iddianamede bir şey olmadığına yönelik. İddianamede yeni bilgiler yok. Sizlerden birisi eline kalem alsa daha güçlü bir iddianame yazar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

Bu arada Sayın Ayşe Ateş -Sinan Ateş’in eşi- bizden bir randevu talebi olmuştu. Kendisiyle bugün görüşeceğiz. Kendisinin bu konuyla ilgili topluma mal olan tepkisini biz de sizlerle takip ettik. Onun dışında kendisiyle de görüştükten sonra dah fazla, daha net şeyler söyleme imkanı buluruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iade-i ziyaretine ilişkin tarihin netleşip netleşmediği sorusu üzerine Özel, “Bize henüz böyle bir başvuru yapılmadı. Böyle bir talepte bulunulacağını biliyoruz. Tarih netleşince açıklanır” dedi.

Özel, yapmayı planladığı Filistin ziyareti ile ilgili soru üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Biraz önce Deniz Gezmiş’in Filistin’deki arkadaşı İsa’nın, Deniz Gezmiş’in istediği ‘Filistin Şiiri’ kitabının Türkçe’ye çevrilmesinden sonra, Gezmiş’in vefatının ardından o kitabı alıp hayatının sonuna kadar saklamış, ölüm döşeğindeyken iki sene önce oğluna emanet etmiş, ‘Türkiye’de Deniz Gezmiş’in yolundan giden birini bul, bu kitabı ona ver’ demiş. Geçen hafta bana Filistinli öğrencilerin başkanı geldi ve ‘İsa’nın oğlu bu kitabı size vermemi istedi’ dedi. Biz o kitabı aldık ve benden sonraki CHP Genel Başkanı’na teslim etmek üzere partimizde hatta müzemizde yıpranmaması, kaybolmaması için sergileyeceğiz. Benden sonraki sayın genel başkana devir teslim töreninde arz edeceğim. Çünkü Deniz Gezmiş’in yolu, bütün CHP’lilerin yoludur.”

“Görüşmeden sonra bazı iddialar da ortaya atıldı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir” sorusu üzerine Özel, şu yanıtı verdi:

“47 yıl seçim kazanamamanın verdiği özgüvensizliği atamamış bazı arkadaşlarımızın değerlendirmeleri. Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam. Kayıt dışı siyasete karşıyız. Her şeyi gözlerinizin önünde yapıyoruz, açıklıyoruz, çalışıyoruz. Gayret ediyoruz. Hiç kimse korkmasın. CHP’yi topuyla, tüfeğiyle, tankıyla darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle özgüvensiz sorularla, özgüvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var daha iktidar olacağız.”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-chpyi-kimse-karistiramaz-iktidar-olacagiz/feed/ 0 Özel’den “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde karışıklık planı var” iddialarına yanıt https://www.haber28.com.tr/ozelden-cumhurbaskani-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-iddialarina-yanit/ https://www.haber28.com.tr/ozelden-cumhurbaskani-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-iddialarina-yanit/#respond Wed, 31 Jul 2024 07:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28675 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı.

“KENDİMİZE GÜVENİMİZ TAM”

Burada açıklamalarda bulunan Özel’e AK Parti Genel Merkezi’nde görüşme gerçekleştirdiği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde karışıklık planladığına yönelik iddialar soruldu. Özel “Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam” yanıtını verdi.

“GENERALLERLE İLGİLİ DETAYLI BİR DOSYAYI KONUŞTUK”

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde generallerle ilgili bir talimatı olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi; “İki genel başkan bir görüşme yaptıktan sonra ya ortak bir açıklama yapılır ya da herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir. Diğeri son derece müzakere tekniğine aykırıdır. Ben şöyle dedim, bana böyle dediler dediğinizde, görüşmenin belli seyrini, bundan sonra olabilecek olumlu görüşmeleri engellemiş olursunuz. Ben gazetecilik merakına sonuna kadar saygılıyım ancak bu cevap için muhatap ben değilim. Benim söylemem doğru olmaz. Ben sadece kendimin ne yaptığını söyleyebilirim. Biz detaylı bir dosya hazırlamıştık. O dosyayı, Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede gündemimize aldık, üzerinde konuştuk. Ben bu konuda, önümüzdeki günlerde olumlu gelişmeler olacağını ümit ediyorum, bu ümidimi koruyorum. Dikkatle takip edeceğiz. Belki Sayın Erdoğan bu konuda bir açıklama yaparsa ondan sonra o günle ilgili diğer detaylar aleniyet kazanabilir. Ama benim aksini yapmam müzakere tekniğine uygun bir davranış olmaz.

“BÜYÜK BİR NEZAKETLE MÜZAKERE EDİLDİ”

Herkesin içi rahat olsun. Gezi davasında da 28 Şubat davasında da yaşanan hukuksuzluklar ve toplumdaki tüm beklentiler, yani önceden bir gündem hazırladığımızı söylemiştim. O gündem içindeki herhangi bir madde konuşulmadan o toplantıdan ayrılınmadı. O gün de söylemiştim, daha önce söylediğimiz her şey ve daha fazlası toplantıda konuşuldu. Büyük bir nezaket ile karşılıklı müzakere edildi, görüş alışverişi yapıldı. Bizim tarafımızdan belli talepler çok net şekilde dillendirildi. Ben marj içinde kalmak zorundayım.”

SİNAN ATEŞ İDDİANAMESİ

Özel, Sinan Ateş iddianamesi ile ilgili soru üzerine şöyle konuştu; “Sinan Ateş iddianamesi le ilgili kapsamlı bir çalışma ve açıklama yapacağız. Ancak iddianame hem aileyi son derece rahatsız etmiştir hem de Türkiye’deki gerçekten adalet isteyen herkesi rahatsız etmiştir. İddianameyi hazırlayan savcının görevi şudur; delilleri toplamak, şahitleri dinlemek, soruşturmayı genişletmek ve en geniş şekilde yargılanma safhası gelmeden önce iddianameyi hazırlamak. Kamuoyunun kapsamı savcıdan geniş. Sizler savcıdan daha çok şey biliyorsunuz. İddianamenin özelliği şudur; iddianameyi okuduğunuzda haber yaparsınız. İddianame ile ilgili yapılan haberler, iddianamede bir şey olmadığına yönelik. İddianamede yeni bilgiler yok. Sizlerden birisi eline kalem alsa daha güçlü bir iddianame yazar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

AYŞE ATEŞ İLE GÖRÜŞECEK

Bu arada Sayın Ayşe Ateş -Sinan Ateş’in eşi- bizden bir randevu talebi olmuştu. Kendisiyle bugün görüşeceğiz. Kendisinin bu konuyla ilgili topluma mal olan tepkisini biz de sizlerle takip ettik. Onun dışında kendisiyle de görüştükten sonra dah fazla, daha net şeyler söyleme imkanı buluruz.”

ERDOĞAN’IN ZİYARET TARİHİ NET DEĞİL

Erdoğan’ın iade-i ziyaretine ilişkin tarihin netleşip netleşmediği sorusu üzerine Özel, “Bize henüz böyle bir başvuru yapılmadı. Böyle bir talepte bulunulacağını biliyoruz. Tarih netleşince açıklanır” dedi.

“ÖZGÜVENSİZ DÖNEMDEN KALAN MESELELER”

“Görüşmeden sonra bazı iddialar da ortaya atıldı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir” sorusu üzerine Özel şu yanıtı verdi; “47 yıl seçim kazanamamanın verdiği özgüvensizliği atamamış bazı arkadaşlarımızın değerlendirmeleri. Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam. Kayıt dışı siyasete karşıyız. Her şeyi gözlerinizin önünde yapıyoruz, açıklıyoruz, çalışıyoruz. Gayret ediyoruz. Hiç kimse korkmasın. CHP’yi topuyla, tüfeğiyle, tankıyla darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle özgüvensiz sorularla, özgüvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var daha iktidar olacağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozelden-cumhurbaskani-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-iddialarina-yanit/feed/ 0
Kaçak maden ocağında öldürülen Afgan madenci için iddianame tamamlandı https://www.haber28.com.tr/kacak-maden-ocaginda-oldurulen-afgan-madenci-icin-iddianame-tamamlandi/ https://www.haber28.com.tr/kacak-maden-ocaginda-oldurulen-afgan-madenci-icin-iddianame-tamamlandi/#respond Fri, 17 May 2024 04:00:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18408 ZONGULDAK’ta kaçak maden ocağında çalışan Afganistan uyruklu Vezir Mohammed Nourtani’nin (50) ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı. İddianamede, yanmış halde bulunan cesedin, kaçak ocaktaki kazayı gizlemek ve ocağın kapanmasını engellemek için öldükten sonra yakıldığı belirtildi. 3’ü tutuklu 6 sanık hakkında ‘iştirak halinde kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis istemi ile dava açıldı.

Olay, 10 Kasım’da Kırat Mahallesi Koca Osman Sokak’ta meydana geldi. Yoldan geçenler, yandaki ormanda yanmış cesedi fark edip, ihbarda bulundu. Benzin dökülerek yakıldığı belirlenen ceset, otopsi için Atatürk Devlet Hastanesi’nin morguna kaldırıldı. Cesedin kaçak olarak işletilen maden ocağında çalışan 3 çocuk babası Afganistan uyruklu Vezir Mohammad Nourtani’ye ait olduğunu belirlendi. Otopside Nourtani’nin 9 Kasım’da öldüğü tespit edilirken, ailesinin 10 Kasım sabahı kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi.

4 GÜN ÖNCE KAPATILDIĞI ORTAYA ÇIKTI

Nourtani, 11 Kasım’da toprağa verildi. Soruşturma kapsamında Nourtani’nin çalıştığı kaçak maden ocağı sahipleri Hakan Körnöş (46), Enver Gideroğlu (34) ve Körnöş’ün kuzeni Ahmet Aydın (52), maden ocağı çalışanları S.K. (28), E.D. (22) ve kömür ticareti yapan A.Ç. (46), gözaltına alındı. Körnöş, Gideroğlu ve Aydın tutuklanırken, diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan kaçak ocağın jandarma tarafından 4 gün önce kapatıldığı ancak sahiplerince tekrar açıldığı belirlendi. Kaçak ocak, olayın ardından imha edilerek kapatıldı.

AİLENİN TEK ÇALIŞABİLİR KİŞİSİYDİ

Eşi Kamergul Maliki (38), oğulları yürüme engelli Sayid Mohammad (22), Pir Mohammad (16), işitme engelli Ali Rıza (13), Said Riza Nourtani (2) ve gelini Şaziye Mohammadi (19) ile 2 odası olan sobalı evde yaşadıkları görülen Nourtani’nin kaçak maden ocağında çalışarak ailesinin bakımını üstlendiği ve ailede çalışabilecek durumdaki tek kişi olduğu ortaya çıktı.

YÜZ BÖLGESİ YANMAMIŞ

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede; yanmış halde bulunan cesedin kimliği, yüz bölgesi yanmadığı için ‘kayıp şahıs’ bildiriminden tespit edildiği belirtildi. İddianamede ‘eylemin kişi ve toplum üzerindeki olumsuz etkisi ve şüphelilerin suça konu olayın ortaya çıkmasını engellemek amacıyla yapmış olduğu davranışların vahameti göz önüne alınarak’ soruşturmanın derinleştirildiği vurgulandı.

MADENDEN ÇIKARILDIĞINDA HAYATTAYDI

Afgan madencinin gündelik işçi olarak kaçak maden ocağında çalıştığı belirtilirken, 9 Kasım’da saat 20.00 sıralarında S.K. ile yer altında geçirdiği kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığı, ocaktan çıkarıldığında ise hala hayatta olduğu ifadeler ile sabit olduğu iddianamede değerlendirildi. Afgan madencinin battaniyeye sarılıp, kamyonetin kasasına yüklendiği ancak kolluk veya sağlık birimlerine haber verilmediği için zamanında müdahale edilemediği belirtildi. İddianamede, S.K. ve E.D.’nin kamera kayıt cihazını kırmaya çalıştığı ve Afgan madenciye ait kıyafetleri yaktığı anların görüntüleri de yer aldı.

3 SAAT KASADA GEZDİRMİŞLER

Afgan madencinin battaniyeye sarılı bir şekilde 3 saat boyunca kamyonet kasasında gezdirildiği belirtilen iddianamede A.Ç.’nin diğerlerinden ayrıldığı saat 22.45’te Ahmet Aydın’ın akaryakıt istasyonundan pet şişeye benzin aldığı ifade edildi. İddianamede ‘23.00 ile 00.00 aralığında olayı gizlemek amacıyla iştirak iradesi içerisinde maktulün cesedini yaktıkları, maktulün cesedi yakıldıktan sonra şüphelilerin benzin bidonunu ve maktulün taşındığı battaniyeyi olay yerinden farklı bir noktalara attığı’ ifadeleri yer aldı.

BİRÇOK YERİNDE KIRIK VARMIŞ

Afgan madencinin baş, omuz ve ayakları haricinde bütün vücudunun yandığı belirtilen adli tıp raporunda vahşetin detayları da ortaya çıktı. Raporda, göğüs karın ve kasık bölgesinden omurga ve kaburga kemiklerinin görünür olduğu, her iki diz seviyesinden kemiklerin bütünlüğünün bozulduğu belirtildi. Ayrıca çene ve köprücük kemiklerinde kırık saptandığı ifade edildi. Cesedin, kömürleşme derecesinde yandığı için kesin ölüm nedeninin belirlenemeyeceği ifade edilen raporda; ölüm sonrası yakıldığı, olay sonrası 112’ye haber verilse ya da hastaneye götürülse kurtulma ihtimalinin olup olmadığının bilinmediği yer aldı.

OCAK SAHİPLERİ ASLİ KUSURLU

Öte yandan iş kazasına yönelik alınan bilirkişi raporunda, Afgan madenciye ocak içinde vagon çarpmış olabileceği belirtildi. Raporda, işçiyi gözetme yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve kaçak ocakta sigortasız işçi çalıştıran Hakan Körnöş ile Enver Gideroğlu’nun asli kusurlu, Afgan madencinin ise iş kazası yönünden tali kusurlu olduğu aktarıldı.

‘KASTEN ÖLDÜRDÜLER’

İddianamede, ‘iştirak’ iradesiyle hareket ettiği belirtilen Hakan Körnöş, Enver Gideroğlu ve Ahmet Aydın, S.K., E.D. ve A.Ç.’nin suçlamaları ‘kaçak ocakta meydana gelen kazanın ortaya çıkışını gizlemek, maddi getirisi düşünülerek kaçak ocağının kapatılmasına engel olmak ve haklarında adli ve idari işlem yapılmasına engel olmak amacıyla ocakta meydana gelen olay sonucunda alınan ifadelerle de sabit olduğu üzere hayatta olan maktulü kolluk birimlerine ve sağlık kuruluşuna haber vermeksizin kazanın meydana geldiği 20.00 ile yakıldığı 23.30’a kadar geçen süre zarfında araçlarında taşıyarak kasten öldürdükleri’ sözleriyle anlatıldı.

KAMYONETİN LASTİKLERİNİ DEĞİŞTİRMİŞ

Enver Gideroğlu’nun Nourtani’nin ailesini arayıp işe gelmediğini söylediği belirtilen iddianamede, Hakan Körnöş’ün kamyonetin lastiklerini değiştirdiğine yer verildi. İddianamede şüphelilerin olayın başından beri irtibat halinde oldukları ve yabancı uyruklu olması nedeniyle takibinin zor olacağı düşünülen kişinin cesedini suçu gizlemek maksadıyla Ahmet Aydın, Körnöş ve Gideroğlu tarafından yakıldığı ifade edildi.

İddianamede, sanıklar hakkında ‘ceza alt sınırından uzaklaşma’ takdiri mahkemeye bırakılırken; ‘meydana gelen eylemin kişi ve toplum üzerindeki olumsuz etkisi, yaşanılan olumsuz olaylardan kaynaklı ülkemize sığınan yabancı uyruklu olması sebebiyle takibinin zor olacağı düşünülen kişinin cesedini suçu gizlemek maksadıyla yakılması yönündeki eylemin vahameti’ ifadelerine yer verildi. İddianame, 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek sanıkların her birine ‘iştirak halinde kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

‘DİRİ DİRİ YAKMAKTAN YARGILANMALARI GEREKİRDİ’

İddianamenin eksik düzenlendiğini öne süren Nourtani ailesinin avukatı Kerim Bahadır Şeker ise “Sanıkların kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasıyla değil, ölmeden önce diri diri bir kimseyi yakmalarından ötürü ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanması gerekmekteydi” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kacak-maden-ocaginda-oldurulen-afgan-madenci-icin-iddianame-tamamlandi/feed/ 0
Sarallar Suç Örgütüne Yeni İddianame: Ümit Saral ve Tolgahan Çeken Suçlanıyor https://www.haber28.com.tr/sarallar-suc-orgutune-yeni-iddianame-umit-saral-ve-tolgahan-ceken-suclaniyor/ https://www.haber28.com.tr/sarallar-suc-orgutune-yeni-iddianame-umit-saral-ve-tolgahan-ceken-suclaniyor/#respond Fri, 10 May 2024 21:49:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17527 Sarallar suç ürgütüne yeni iddianame düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede Ümit Saral ile avukatı Tolgahan Çeken dahil 9 şüphelinin tutuklu olduğu dosya kapsamında Ümit Saral ile Tolgahan Çeken, ‘suç ilemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli yağma’ ile suçlanırken, diğer 20 şüpheli ise ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma/yardım etme’ ve ‘nitelikli yağma’ yapmakla suçlanıyor. Soruşturmaya dahil olan diğer 25 şüpheli hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. İddianamede Ümit Saral’ın avukatı aracılığıyla örgütü cezaevinden yönettiği iddiasına yer verildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede 11 kişi ‘müşteki’, Ümit Saral ile Tolgahan Çeken’in de aralarında olduğu toplam 22 kişi ‘şüpheli’ olarak yer aldı. Saral ile Çeken dahil 9 şüphelinin tutuklu olduğu dosya kapsamında Ümit Saral ile Tolgahan Çeken, ‘suç ilemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli yağma’ ile suçlanırken, diğer 20 şüpheli ise ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma/yardım etme’ ve ‘nitelikli yağma’ ile suçlanıyor.
İddianamede, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren organize suç örgütlerinin tespiti, eylem, faaliyet ve çalışma alanlarının deşifre edilmesine yönelik çalışmalarda; daha önce işlediği suçlardan dolayı tutuklu bulunan örgüt lideri Ümit Saral’ın, görünürde avukatlığını yapan Tolgahan Çeken aracılığıyla cezaevine cep telefonu soktuğu ve bu sayede görüşmeler yaptığının tespit edildiği anlatıldı. Bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, örgüt lideri Ümit Saral’ın avukatı olan Tolgahan Çeken hakkında tutuklama kararı verildiği, Çeken’in tahliye olduktan sonra Ümit Saral adına eylem ve faaliyetlerine devam ettiği, Saral ile cezaevinde yaptığı görüşmelerde talimatlar aldığı ve bu doğrultuda diğer örgüt üyelerini yönlendirdiği iddianamede yer aldı.
“ÜMİT SARAL SİZE ETEK GİYDERECEK, ÖDEMENİZİ YAPIN”
İddianamede, 26 Nisan 2022’de dosyadaki iki müştekinin işyerlerine giden 4 kişinin, silahlı olduklarını belli edecek şekilde “Ümir Saral abinin selamı var. Size etek giydirecek. 1 milyon TL ceza kesti size. Bir an önce ödemenizi yapın” şeklinde tehditte bulundukları ve bu eylemin Tolgahan Çeken tarafından organize edildiğinin belirlendiği kaydedildi.
AVUKATLIK YETKİLERİNİ ÖRGÜTÜN ÇIKARLARI İÇİN KULLANMIŞ
Düzenlenen iddianamede, Ümit Saral’ın ceaevinde bulunuyor olmasının, liderliğini yaptığı suç örgütünün eylem ve faaliyetlerini etkilemediği, avukatı Tolgahan Çeken aracılığıyla örgütü yönettiği, şüpheli Tolgahan Çeken’in de örgütün eylem ve faaliyetlerine bizzat iştirak ettiği, görevi gereği sahip olduğu avukatlık yetkilerini örgütün çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kullandığı, ticari anlaşmazlıkları çözüme kavuşturduğu izlenimiyle kişiler üzerinde baskı ve tehditte bulunarak menfaat temin ettiği ve ‘Sarallar’ olarak bilinen organize suç örgütü liderlerinden Ümit Saral adına bu eylemleri gerçekleştirmeye devam ettiği değerlendirildi.
SARAL CEZAEVİNDEN ÖRGÜTÜ YÖNETTİ
Şüphelilerin belli bir hiyerarşi içerisinde hareket ettiklerinin anlatıldığı iddianamede, birbirleriyle irtibatlı oldukları ve beraber suç işledikleri ya da suç işlemeye teşebbüs ettikleri, Ümit Saral’ın cezaevindeyken talimat ve yetki verdiği Tolgahan Çeken aracılığıyla organizasyonun bir düzen içerisinde yürütüldüğü, örgüt adına gerçekleştirdikleri eylemlerle menfaat temin ettikleri ve bu faaliyetlerin uzun bir süreden beri devam ettiği aktarıldı.
“SARALLARIN ‘ULUSAL’ BİLİNİRLİKLERİ VAR”
İddianamede; örgüt üyelerinin vatandaşlar üzerinde tehditle baskı kurdukları, Ümit Saral’ın soy bağı ve soyadı nedeniyle ulusal olarak bilinirliği bulunan ‘Sarallar’ suç örgütüyle organik bağ içerisinde olduğu, cezaevinde olmasına rağmen örgüt yöneticisi olan avukat Tolgahan Çeken’e verdiği talimatlarla örgütün devamlılığını sağladığı tespit edildi. Ümit Saral’ın örgüt lideri, Tolgahan Çeken’in örgüt yöneticisi olduğu, diğer şüphelilerin de örgüt üyesi oldukları, örgütün varlığını devam ettirmesi için eylemlerde bulundukları, birlikte müştekilere yönelik olarak örgüt faaliyeti kapsamında ‘yağma’, ‘tehdit’, ‘6136 Sayılı Kanun’a muhalefet’ gibi çeşitli suçları işledikleri ileri sürüldü.
“TOPLUMUN GÜVEN İÇİNDE YAŞAMA HAKKI AÇISINDAN SOMUT TEHLİKE”
İddianamede, örgüt yapısının ve caydırıcılığının amaçlanan suçları işlemeye kolaylık sağladığı ve devamlılık arz ettiği, toplum için somut bir tehlike oluşturduğu, hukuk devleti ilkesine zarar verdiği, örgüt lideri ve üyelerinin toplumun huzur, güven ve hukuka bağlılık içinde yaşama hakkı açısından somut tehlike yarattıkları sonucuna varıldı. Suç örgütlerinin varlığı, işleyişi ve yapısının anlatıldığı iddianamede, Ümit Saral’ın ‘Sarallar’ isimli silahlı suç örgütünün lideri ve yöneticisi olarak süregelen bir düzeni devam ettirdiği, ‘Sarallar’ ismiyle daha önce işlenen ve kamuoyuna yansıyan suçları ve genel tutumları sayesinde örgütün korkutucu gücünü ön planda tutarak müştekilere yönelik ‘yağma’ suçlarının işlenmesini organize ettiği, Tolgahan Çeken’in örgüt lideri Ümit Saral’dan sonra gelen ‘ikinci adam’ konumunda ve örgütün yöneticisi olduğu, ‘Sarallar’ adını kullanarak çözüme kavuşturduğu izlenimini verip yağma suçlarını işlediği, kendisine bağlı örgüt üyelerine talimatlar vererek yönlendirdiği anlatıldı.
ÜMİT SARAL ADINA SUÇ İŞLEMİŞLER
Şüphelilerin eylemlerinin, 7 farklı olay şeklinde anlatıldığı iddianamede, Ümit Sral ile Tolgahan Çeken’in emir ve talimatları doğrulturunda hareket eden örgüt üyelerinin, kişilerden cebir, tehdit kullanmak suretiyle zorla maddi menfaat temin etmeye çalıştıkları, örgüt mensuplarının, örgütün üstünlüğünü kabul ettirmek adına bir çok eylemi gerçekleştirdikleri ve şüphelilerin eylem, fikir, irade birliği ve örgütsel iş bölümü içinde bir araya geldikleri belirtildi.
SARALLAR HAKKINDA 105 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
İddianamede, Ümit Saral ile Tolgahan Çeken’in ‘silahlı suç örgütü kurmak ve yönetmek’ suçundan ayrı ayrı 6 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Saral ile Çeken için ayrıca her bir olay için örgüt lider ve yöneticisi olmalarından dolayı ‘nitelikli yağmaya teşebbüs’ suçundan ayrı ayrı toplamda 64 yıldan 93 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şüpheliler Ahmet Emre Can Damar, Bilal Işıldar, Cemil Tavus, Doğukan Eryılmaz, Halil Akarsu, Hakan Kavasoğlu, İlker Salim Kaç, Kayahan Demir, Mahmut Furkan Gün, Recep Burulday, Samet Mutlu Türkeli, Uğur Vergili ve Vedat Uzut’un, ‘silahlı suç örgütüne üye olmak’, şüpheliler Melek Kapçu, Cem Tavlar, Murat Yılmaz, Gözde Yarım, Necati Başkapan, Hakan Eryiğit ve Yılmaz Eryiğit’in ise ‘örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan ayrı ayrı 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. İddianamede anlatılan 7 farklı eyleme dahil olan şüpheliler için de ‘nitelikli yağmaya teşebbüs’ suçundan ayrı ayrı değişen oranlarda hapis cezası istendi.
/////////////
Arşiv linki: https://abone.ankahaber.net/haber/c5a73aa9-be94-409b-92fe-abb98930fa9a/

]]>
https://www.haber28.com.tr/sarallar-suc-orgutune-yeni-iddianame-umit-saral-ve-tolgahan-ceken-suclaniyor/feed/ 0
Kayseri’de trafik kazası süsü verilen cinayet davası açıldı https://www.haber28.com.tr/kayseride-trafik-kazasi-susu-verilen-cinayet-davasi-acildi/ https://www.haber28.com.tr/kayseride-trafik-kazasi-susu-verilen-cinayet-davasi-acildi/#respond Tue, 16 Apr 2024 02:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14495 Kayseri’de geçen yıl trafik kazasında yaşamını yitirdiği sanılan sürücü Eyüp Arslantürk’ün öldürüldüğü ve olaya “trafik kazası süsü” verildiği ortaya çıktı, 4’ü tutuklu 6 sanık hakkında dava açıldı.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ve İl Emniyet Müdürlüğünün 12 Ekim 2023’te Hacılar ilçesi Erenler Caddesi’nde 50 SF 514 plakalı otomobille geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiği zannedilen Eyüp Arslantürk’ün (57) ölümüyle ilgili şüphe üzerine başlattığı ve yaklaşık 5 ay süren detaylı soruşturma sonucu 4’ü tutuklu 6 sanık hakkında iddianame hazırlandı.

Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin, “tasarlayarak öldürme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye azmettirme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye azmettirme” suçlarından cezalandırılmaları istendi.

Tutuksuz sanıklar M.T. ve A.T. için de “tasarlayarak öldürmeye yardım etme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yardım etme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye yardım etme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye yardım etme” suçlarından ceza istenen iddianame, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Sanık, müşteki ve tanık beyanlarına yer verilen iddianamede, Eyüp Arslantürk’ün ölümüne ilişkin detaylar yer aldı.

Soyadını değiştiren iki kardeşten sanık B.E’nin, annesi sanık M.T. hakkında çirkin ithamlarda bulunduğu iddiasıyla, daha önce ikamet ettikleri Develi ilçesinden ailece tanıştıkları Arslantürk’ü kaçırmak için kardeşi K.S.Y, bacanağı F.P. ve arkadaşı B.G’yi azmettirdiği belirtilen iddianamede, sanıkların B.E’nin iş yerinde toplanıp plan, maktulün evinin yakınlarında ise keşif yaptıkları belirtildi.

Önce maktulü camiye giderken araçla önünü keserek kaçırmayı düşünen, sonra bu plandan vazgeçen sanıklardan B.E’nin, maktulün evde yalnız kalmasını sağlamak için annesinden yardım istediği bilgisi de iddianamede yer aldı.

İddianamede, sanık M.T’nin maktulün eşi ve kızını evinde misafir ettiği 12 Ekim 2023 akşamı, diğer sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin eylemi gerçekleştirmek üzere harekete geçtiği kaydedildi.

“Kar maskeli 3 sanık, maktulün ağzını bez ve koli bandı ile bağladı”

B.E’nin kar maskeleri, fenerler, plastik kelepçeler, bez ve koli bandını, F.P’nin ise maktulün evinin elektriğini kesmede kullandığı makası temin ettiği belirtilen iddianamede, şu bilgilere yer verildi:

“4 sanığın B.E’nin kullandığı araçla, güvenlik kameralarına yakalanmamak için arka yollardan maktulün evinin bulunduğu yere gittiği, plan doğrultusunda sanıklardan K.S.Y’nin evin elektriğinin bağlı olduğu trafonun kablosunu kestiği tespit edilmiştir. 3 sanığı evin arka kapı tarafına bırakan B.E’nin aracıyla iş yerine geri döndüğü, evin kapısını açan maktulü darbeden kar maskeli 3 sanığın, maktulün ağzını bez ve koli bandıyla, ellerini de plastik kelepçeyle bağladığı belirlenmiştir. Daha sonra maktulü kendi aracına bindiren 3 sanığın, B.E’nin nişanlısının üzerine kayıtlı parselde bulunan bağ evine gitmek üzere yola çıktığı, yolda sanıklardan B.E’nin de aracıyla kendilerine katıldığı, sanıkların maktulü bağ evinin kömürlük olarak kullanılan deposuna götürdüğü tespit edilmiştir. Sanıkların sandalyeye oturttukları maktulü ağzı bağlı olarak darbettikleri, göğsünde kaburga kırıkları oluşacak şekilde darbedilen maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenmiştir. Sanıkların, olaya trafik kazası süsü vermek amacıyla, maktulü öldürdükten sonra aracının şoför koltuğuna taşıdığı, F.P’nin maktulün kucağına, yan koltuğa da K.S.Y’nin oturduğu, B.E’nin aracıyla takip ettiği, F.P’nin vitesi boşa alarak araçtan indiği ve aracı iterek su kanalına doğru yönlendirdiği tespit edilmiştir. Aracın çok fazla ilerlemeden durduğu, sanıkların diğer araç ile olay yerinden ayrıldığı belirlenmiştir.”

Sanık B.E. ise iddianamede yer alan ifadesinde, annesi hakkında asılsız ve çirkin sözler sarf ettiğini öne sürdüğü maktulü evinden alıp, korkutup bırakmayı amaçladığını iddia etti.

B.E, “Maktul beni tanıdığı için aracımdan inmedim, yüzümü görmesini istemedim. B.G. veya F.P. maktulün nefes almadığını söyledi.” dedi.

Maktulü aracıyla yolda bıraktıklarını belirten B.E, “Biz şehir merkezine döndük. Maktulün aracının hareket edip su kanalına girdiğini görmedim.” ifadesini kullandı.

Sanıklardan M.T. ve kocası A.T. de olay hakkında bilgileri olmadığını iddia etti.

Diğer sanıklar da maktulün ölümüne sebep olacak herhangi bir şey yapmadıklarını öne sürdü.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseride-trafik-kazasi-susu-verilen-cinayet-davasi-acildi/feed/ 0
Demirci’de polis lojmanında ölüm: Komiser yardımcısı tutuklandı https://www.haber28.com.tr/demircide-polis-lojmaninda-olum-komiser-yardimcisi-tutuklandi/ https://www.haber28.com.tr/demircide-polis-lojmaninda-olum-komiser-yardimcisi-tutuklandi/#respond Sat, 03 Feb 2024 08:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4106

MANİSA’nın Demirci ilçesinde polis lojmanında başından tabanca ile vurulmuş halde bulunan güzellik salonu işletmecisi Yeşim Akbaş’ın (27) ölümüne ilişkin tutuklanan komiser yardımcısı Doğan Can Yıldız (28) hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, deliller incelendiğinde Akbaş’ın intihar etmiş olmasının hayatın doğal akışına aykırı olduğu ve Yıldız tarafından başına bir el ateş edilerek öldürüldüğü belirtilerek, ‘kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi.

Demirci ilçesindeki polis lojmanında geçen yıl 14 Nisan’da, saat 08.00 sıralarında silah sesi duyuldu. Sesin geldiği komiser yardımcısı Doğancan Yıldız’ın kaldığı odaya giren polis ekipleri, ilçede güzellik salonu işleten Yeşim Akbaş’ı başından vurulmuş halde buldu. Yeşim Akbaş, yapılan ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken hayatını kaybetti. Yeşim Akbaş’ın vurulduğu tabancanın komiser yardımcısı Yıldız’a ait olduğu belirlendi. İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alınan Yıldız, sevk edildiği hakimlikte adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Cumhuriyet savcılığının itirazı üzerine 19 Nisan’da İzmir’in Bayraklı ilçesinde gözaltına alınan Doğan Can Yıldız, tutuklandı.

ESKİ EŞİNİN BAŞINA 2 KEZ SİLAH DAYAMIŞ

Soruşturma sırasında Yıldız’ın boşandığı eski eşi Meryem Emir’i (28) defalarca darbedip, hakarette bulunduğu, hatta başına 2 kez silah dayadığı da ortaya çıktı. Meryem Emir, yaşadıklarını 21 Şubat 2022’de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) verdiği dilekçe ve 3 Mart 2022’de Aile içi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği’nde verdiği ifadesinde anlattı. Eski eşin dilekçesinde ve polisteki ifadesinde, sorunlarının kıskançlıktan kaynaklandığını belirterek, “Annesinin ısrarı ve mesleği nedeniyle zarar görmemesi için o dönemde şikayetçi olmadım” dediği öğrenildi.

‘BÖYLE BİR POZİSYONDAN İNTİHAR ETMESİNİN HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI’

Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Salihli Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, mermi çekirdeğinin Yeşim Akbaş’ın sağ temporoparietal bölgesinden girip sol temporal bölgeden vücudu terk ederek tavana çarptığı hususu dikkate alındığında; kovanın olay yerinde ne amaçla bulunduğu belli olmayan, evin tabanından da bağımsız yaklaşık 20 santim uzunluğundaki 3 santim enindeki beyaz bir mermer blok üzerinde yan yatmış şekilde, çekirdeğin de hemen bloğa bitişik vaziyette bulunmasının böyle bir pozisyonda intihar etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildi. Çekirdeğin sekme yönü de incelendiğinde, o pozisyonda bulunma ihtimalinin olmadığına da iddianamede yer verildi. Ayrıca Akbaş’ın sağlak olduğu ve merminin sağ taraftan girdiği hususu nazara alındığında her iki elinden atış artığı çıkmasının mümkün olmadığı belirtildi.

‘ELİNDEKİ KAN İZLERİNİ KOLONYA İLE SİLMİŞ’

Daha önceki ifadesinde yüzündeki yaralanmayı sevdiği kedinin yaptığı ve vücudundaki izlerin görev yaptığı sırada yakaladığı suçlu ile boğuşurken olduğunu ileri süren Doğan Can Yıldız’ın, olaydan sonra hemen üzerini değiştirdiği, elinde ve tırnak aralarında bulunan kanı silmek için kolonya kullandığı vurgulandı. Yeşim Akbaş’ın sol el tırnak aralarındaki doku örneklerinin Yıldız’ın doku örneği ile örtüştüğüne de iddianamede dikkat çekildi. Yıldız’ın olaydan hemen sonra üzerinde gördükleri şortta ve görmedikleri ikinci bir şortta atış artığının tespit edilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu kaydedildi. Doğan Can Yıldız’ın, görevinde kullandığı beylik tabancasıyla Akbaş’ı, başına tek el ateş ederek öldürüp, ‘Kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma’ suçlarını işlediğine yönelik yeterli delil oluşturduğu belirtildi.

Doğan Can Yıldız’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

?

]]>
https://www.haber28.com.tr/demircide-polis-lojmaninda-olum-komiser-yardimcisi-tutuklandi/feed/ 0
Gazeteci Mustafa Can Ataklı Hakkında İddianame Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/gazeteci-mustafa-can-atakli-hakkinda-iddianame-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/gazeteci-mustafa-can-atakli-hakkinda-iddianame-duzenlendi/#respond Fri, 26 Jan 2024 22:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3663 Gazeteci Mustafa Can Ataklı hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan başlatılan soruşturma kapsamında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ataklı’nın sosyal medya hesaplarında paylaştığı videoda, Pençe-Kilit Harekatı bölgesindeki çatışmada şehit olan bir askerin babasıyla ilgili kullandığı ifadeler üzerine başlattığı soruşturmayı tamamladı.

Hazırlanan iddianamede, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Türk Devletleri Şehit Yakınları ve Gaziler Vakfı, Engin Karakuş ve Fatih Karaaslan ile Ali Yalçın müşteki, Mustafa Can Ataklı ise sanık sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, 25 Aralık 2023’te sanık Ataklı’nın sosyal medya platformu YouTube’da yayınladığı söz konusu videoya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Fatih Karaaslan ve Ali Yalçın’ın verdiği şikayet dilekçeleri, Türk Devletleri Şehit Yakınları ve Gaziler Vakfının ise “müdahil olarak katılma” talepli dilekçesinin incelendiği aktarılarak, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan şikayet dilekçelerinin Başsavcılıktaki soruşturma dosyasında birleştirilmesine karar verildiği kaydedildi.

Sanık Ataklı’nın yayında kullandığı sözlere yer verilen iddianamede, bu sözlerin kışkırtıcı tutum ve davranışlar sergilemeye yönelik ifadeler içerdiği, sözlerin, halkın bir kesimini diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa, ayrımcılığı gerektirecek nefrete yönlendirici nitelikte olduğu belirtildi.

Ataklı’nın sözlerinin kamu güvenliği açısından tehlike oluşturduğu değerlendirildi

İddianamede, Ataklı’nın söz ve beyanlarının bulunduğu videonun sosyal medya ve basın yayın organlarında yayınlanmasının ardından pek çok hesap ve grup tarafından paylaşılarak gündem oluşturduğuna, bunu müteakip tahrik edilenler nazarında endişe yaratacak şekilde bir etki oluşturarak kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıktığına işaret edildi.

İddianamede, sanık Ataklı’nın ifadesine de yer verildi.

Televizyon yorumculuğu ve yazarlık yaşamında bir ya da iki davayla karşılaştığını, meslek hayatında terör örgütü PKK ve teröre karşı dik durduğunu ifade eden Ataklı, soruşturmaya konu videodan 9 saniyelik bölümün maksatlı şekilde kesilip sosyal medyada paylaşılarak olayın linç kampanyasına dönüştürüldüğünü savundu.

Ataklı, kampanyanın etkisi altında kalan binlerce kişinin gerçekte kendisini hiç izlemediğini fark ettiğini anlatarak, “Çünkü merak edip YouTube kanalıma girmiş ve izlemiş olsalar söz konusu gündeki izleyici sayımın çok artmış olması gerekirdi, oysa izleyici sayım o gün de genel standartlar çerçevesindeydi.” dedi.

Söz konusu videoda kullandığı sözlerin öncesi ve sonrasında suç işleme kastı olmadığının, şehitler ve ailelerine hakaret içermediğinin görüldüğünü öne süren Ataklı, gelen tepkilerden bir gün sonra aynı kanalda yayınlanan videosunda başlatılan linç kampanyasını anlattığını, kendisine yönelik oluşturulan algının etkisinde kalıp üzülen, kırılan ve öfkelenen şehit ailelerinden özür dilediğini ifade ettiğini ve bunu videonun görünür yerine başlık olarak koyduğunu söyledi.

Sanık Mustafa Can Ataklı’nın, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianame İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Ataklı, 19 Mart’ta hakim karşısına çıkacak.

]]>
https://www.haber28.com.tr/gazeteci-mustafa-can-atakli-hakkinda-iddianame-duzenlendi/feed/ 0
Bodrum’da çuvalda ceset bulunan olayda 4’ü tutuklu 8 sanık hakkında iddianame hazırlandı https://www.haber28.com.tr/bodrumda-cuvalda-ceset-bulunan-olayda-4u-tutuklu-8-sanik-hakkinda-iddianame-hazirlandi/ https://www.haber28.com.tr/bodrumda-cuvalda-ceset-bulunan-olayda-4u-tutuklu-8-sanik-hakkinda-iddianame-hazirlandi/#respond Tue, 23 Jan 2024 08:48:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3344

MUĞLA’nın Bodrum ilçesinde emlak ve oto kiralama işiyle uğraşan Ümit Erol’un (50) ormanda çuvalda cesedinin bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada 4’ü tutuklu, 8 sanık için iddianame hazırlandı. İddianamede, Hasan Tahsin Akbal (32), Erol’un eski ortağı Fatma Nihal Akbal (50), Burak Aydoğan (30) ve Gökhan İlkay (27) hakkında ağırlaştırılmış müebbet, delilleri gizleyip, yok ettikleri ileri sürülen Aybars Talu S. (24), Erkan D. (34), Sinan E. (45) ve Tevfik Bülent S.’nin (54) ise 5 yıla kadar hapis cezası istendi.

Bodrum ilçesi Ortakent Mahallesi Üniversite Caddesi’nde 28 Haziran 2022’de saat 00.30 sıralarında yürüyen bir kişi, yol kenarından gelen yoğun koku üzerine şüphelenip, ihbarda bulundu. Bölgeye sevk edilen ekiplerin incelemesinde, toprakla dolu çuvalda erkek cesedi bulundu. Üzerinden kimlik çıkmayan ceset, yapılan incelemenin ardından otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Cesedin emlak ve oto kiralama işi yapan Ümit Erol’a ait olduğu belirlendi. Ümit Erol’un Çiftlik Mahallesi’nde oturan kardeşi Uğur Erol’un, ağabeyinin 20 Haziran’da saat 18.30 sıralarında evden ayrıldığını ve hayatından endişe ettiğini belirterek, 25 Haziran’da jandarmaya kayıp başvurusunda bulunduğu tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, Ümit Erol’un telefon kayıtlarını incelemeye aldı.

8 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

Soruşturma kapsamında Hasan Tahsin Akbal, annesi Fatma Nihal Akbal, Gökhan İlkay, Erkan D., anestezi teknikeri Burak Aydoğan, Aybars Talu S., Sinan E., Tevfik Bülent S. gözaltına alındı. Çapraz sorguya alınan şüphelilerin ifadesi doğrultusunda, Ümit Erol’un para meselesi nedeniyle öldürüldüğü ortaya çıktı. Olay günü şüphelilerin, Erol’u uyutup, tabancayla vurduktan sonra cesedi, içi toprak dolu çuvala koyup, 20 kilometre mesafedeki boş araziye attığı belirlendi. Şüphelilerden 7’si tutuklandı, Aybars Talu S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ümit Erol’un cenazesi Bitez Mezarlığı’nda toprağa verilirken, itiraz üzerine şüpheliler Erkan D., Sinan E. ve Tevfik Bülent S., serbest bırakıldı.

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı, Ümit Erol’un ölümüyle ilgili soruşturmayı tamamladı. 6 sayfalık iddianamede tutuklu Hasan Tahsin Akbal, annesi Fatma Nihal Akbal, Burak Aydoğan ve Gökhan İlkay hakkında, ‘beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, tutuksuz sanıklar Aybars Talu S., Erkan D., Sinan E. ve Tevfik Bülent S. için ‘delilleri yok etme ve gizleme’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istendi.

KİN BESLEDİ, İÇECEĞİNE İLAÇ KATIP, UYUTTU

İddianamede, Hasan Tahsin Akbal’ın öldürülen Ümit Erol ile münasebetinin annesi Fatma Nihal Akbal ile olan oto- kiralama işindeki ortaklığından ileri geldiği, ortaklığın bozulmasından sonra da devam ettiği belirtildi. Burak Aydoğan’ın savcılıktaki beyanında Hasan Tahsin Akbal’ın annesinin parasını vermemesi nedeniyle Ümit Erol’a kin güttüğünü söylediğine iddianamede yer verildi. Hasan Tahsin Akbal’ın, olay günü 20 Haziran’da Ümit Erol’u annesinin ortağı olduğu oto-kiralama şirketine çağırdığı, güttüğü kin nedeniyle de içeceğine arkadaşı anestezi teknikeri olan Burak Aydoğan’dan temin ettiği ilaçları katarak, etkisiz hale getirdiği belirtildi. Ardından da sonradan yanlarına gelen Aydoğan ile Erol’u otomobile taşıdıklarına da iddianamede yer verildi. Aydoğan’ın otomobilde Erol’un koluna uyku ilacı enjekte ederek, kendisini savunamayacak hale gelmesini sağladığı vurgulandı.

ORMANA GÖTÜRÜP, OTOMOBİLİN İÇİNDE GÖĞSÜNE ATEŞ ETMİŞ

Hasan Tahsin Akbal, ardından Aydoğan’ı yol üzerinde bir yere bıraktıktan sonra baygın haldeki Erol’u Kızılağaç tarafındaki ormana götürüp, otomobilin içinde göğsüne ateş ederek yaraladığı belirtildi. Akbal’ın ardından Erol’u ormana atıp, tekrar oto-kiralama yaptıkları iş yerine döndüğünün HTS kayıtlarından belirlendiği de iddianameye girdi. Akbal’ın bir süre sonra Erol’un öldüğünden emin olmak için çalışanı Gökhan İlkay ile ormana gittiği belirtildi.

ÇOCUĞUNUN TEDAVİSİ İÇİN SUÇU ÜSTLENMESİNİ İSTEDİ

Hasan Tahsin Akbal’ın burada Gökhan İlkay ile henüz ölmeyen Erol’u birlikte öldürdükleri kaydedildi. Akbal’ın ardından da annesi Fatma Nihal Akbal ile cesedin ortadan kaldırılması ve suçu üstlenmesi için önceden tanıdıkları Erkan D. ile görüşüp, karşılığında hasta olan bebeğinin tedavisini üsteleneceklerini vadettikleri ifade edildi. Teklifi kabul eden Erkan D.’nin cesedin gömeceği gece taşıyabilmek için Fatma Nihal Akbal’dan battaniye istediği de iddianameye girdi. Erkan D.’nin arkadaşları Sinan E. ve Tevfik Bülent S.’den yardım aldığı da iddianamede yer buldu. Erkan D. ve 2 arkadaşının Erol’un cesedinin bulunduğu yere gittiği ve cesedi sarmak için marketten alet satın aldıkları belirtildi. Daha sonra 3 arkadaşın araç kiralayıp, cesedi Ortakent yol kavşağı kenarına götürüp, çuval içinde attıkları, üzerine moloz dökerek gömdükleri ifade edildi.

Olayın ardından Sinan E. ve Tevfik Bülent S.’nin alınan beyanlarında, Hasan Tahsin Akbal’ın hesaplarına para gönderdiğini söylediği iddianameye girdi. Öte yandan, Hasan Tahsin Akbal’ın yanında çalışan Aybars Talu S. ile iş yerine ait güvenlik kamera kayıtlarını teknik ekip çağırarak sildirdiği de kaydedildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bodrumda-cuvalda-ceset-bulunan-olayda-4u-tutuklu-8-sanik-hakkinda-iddianame-hazirlandi/feed/ 0