(İSTANBUL) – CHP İstanbul İl Gençlik Kolları, 6 Mayıs 1972’de idam edilen “üç fidan” Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için Taksim’den Dolmabahçe’ye yürüyüş düzenledi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Üç fidanın mücadelesi geleceğe ışık tutmaya devam ediyor. Denizlerin inancı, umudu, tutkusu bugün milyonları kuşattı” dedi.
“Üç fidan” Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ile Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılında İstanbul’da Taksim’den Dolmabahçe’ye yürüyüş düzenlendi.
CHP İstanbul İl Gençlik Kolları’nın çağrısıyla yapılan yürüyüşe CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve partililer katıldı. Gençler, ellerinde üç fidanın dövizlerini ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, eski Başbakan Bülent Ecevit, gazeteci Uğur Mumcu, akademisyen Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, ÇYDD Onursal Başkanı Türkan Saylan, Gezi Parkı eylemlerinde yaşamlarını yitirenler ile Mahir Çayan’ın resimlerini taşıdı. Ayrıca “Biz devrimciliği Mustafa Kemal’den öğrendik” yazılı dev pankartın taşındığı yürüyüş boyunca marşlar okunarak “Denizlere sözümüz devrim olacak” sloganı atıldı.
“EMPERYALİZME KARŞI MÜCADELE ETTİLER”
Yürüyüşün sonunda Dolmabahçe’de açıklama yapan Özgür Çelik, anmayı çok tarihi bir noktada yaptıklarını belirterek şunları söyledi:
“68 kuşağının devrimci gençleri, 15 Temmuz 1968 yılında, tam bu noktada, Dolmabahçe’de 6. Filoyu denize döktüler. 1968, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de özgürlük rüzgarları estirdi. 68 Kuşağı, toplum yararı için mücadele etti. Deniz Gezmiş ve arkadaşları, ‘tam bağımsız Türkiye’ için umut, inanç ve kararlılıkla mücadele ettiler. Onlar bu topraklarda bağımsızlık için, tüm insanların kurtuluşu için mücadele ettiler. 68 sonbaharında, Samsun’dan Anıtkabir’e gerçekleştirdikleri ‘tam bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal yürüyüşüyle’ bu topraklarda ikinci kurtuluş mücadelesinin adımlarını attılar. Zulme karşı direndiler. Halk için, ülkeleri için mücadele ettiler. Açlığa, yoksulluğa, emperyalizme karşı mücadele ettiler. Faşizme karşı mücadele ettiler. Hepimiz için, eşit, adil, özgür bir geleceğin hayalini kurdular. Bu topraklarda uğruna ölüme gidecek değerler olduğuna inandılar ve inandırdılar. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın başka ülkelerinde de savaşa, yoksulluğa, sömürüye, emperyalizme karşı mücadele verdiler. Mazlum halkların yanında oldular. Mazlum Filistin halkıyla birlikte emperyalizme karşı savaş verdiler. Denizler hepimize, hayatın cesaret ve umutla bezenecek bir anlamı olduğunu gösterdiler. 6 Mayıs 1972’de bir kişinin, bir karıncanın bile yaşamına zarar vermedikleri halde idam edildiler. İdam edildiklerinde Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25 yaşında, Hüseyin İnan 23 yaşındaydı. İdam sehpasında hiçbirisinde ne korku ne de pişmanlık vardı.
“DENİZLERİN ÇİZDİĞİ YOLDA MEMLEKET HAYALİMİZ VAR”
Yüzlerindeki tebessümle idam sehpasını kendileri tekmelediler. İdamlar Attila İlhan’ın dizelerine şöyle döküldü; ‘Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı. Güneşten ışık yontarlardı, sert adamlardı. Hoyrattı gülüşleri, aydınlığı çalkalardı. Gittiler akşam olmadan ortalık karardı.’ Denizler karanlığın en koyu yerini aydınlatarak gittiler. İdamlarının üzerinden 52 yıl geçti ancak bugün üç fidanın mücadelesi geleceğe ışık tutmaya devam ediyor. Denizlerin inancı, umudu, tutkusu bugün milyonları kuşattı. Bugün Türkiye’de Denizlerin umudunu, cesaretini, inancını Atatürk’en Denizlere taşıyan milyonlarca genç var. Bu mücadele; bugün iktidarın politik ve ekonomik tercihlerinden dolayı ezilen, her gün daha da yoksullaşmaya mahküm edilen işçinin ve emekçinin mücadelesidir. Bu mücadele aynı zamanda bir anayasal mücadeledir. Ne acıdır ki; anayasaya bağlılık mitingi yapan, anayasayı savunan bu gençler anayasayı ilga etmekle suçlanmıştır. Şimdi Gezi’de yargılananlar, 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkmaya çalışanla ODTÜ Devrim Stadyumu’nda geleneklerini sürdürmek isteyenler de bugün asılsız suçlamalarla baş başa bırakılmaya çalışılmaktadır. Biz tüm bu hak ihlallerinin karşısında dimdik duruyoruz. Herkes şunu iyi bilmelidir ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin hiçbir neferi mücadeleden asla vazgeçmeyecektir ve yılmayacaktır. Bizim, Denizlerin çizdiği yolda bir memleket hayalimiz var. Ne mutlu ki; biz bu memleket hayalini yurttaşlarımıza anlatabildik ve onlar da bu hayalin bir parçası olduğunu son seçimlerde bizlere gösterdi. Şimdi bu memleket hayalini gerçek yapmak bizim elimizdedir. Eşit, özgür ve bağımsız bir memleket hayalini bize kurduran Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı, Hüseyin İnan’ı ve tüm devrim şehitlerini bir kez daha saygıyla anıyor ve bıkmadan, usanmadan onların yolunda ilerleyeceğimize hepinizin önünde söz veriyoruz. Yaşasın tam bağımsız Türkiye.”
Özgür Çelik ve beraberindeki bir heyet, denize sembolik olarak karanfil bıraktı.
]]>İSTANBUL – Beyoğlu Belediyesi’nde 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin ardından yeni dönemin ilk meclis toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, “Yeni dönemin Beyoğlu’muza, Beyoğlu halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Hepimiz birer parti temsilcisi olarak buraya geldik. Ancak burada partilerimizi değil siyasi görüşlerimizi değil seçmenlerimizi temsil ettiğimizin bilinciyle oturacağız. Hep beraber yerel sorunları tartışan, yerel sorunlara dair çözümler üreten bir meclis olacağımızı diliyorum” dedi.
Beyoğlu Belediyesi’nde 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin ardından yeni dönemin ilk meclis toplantısı düzenlendi. Beyoğlu Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantı, Belediye Başkanı İnan Güney başkanlığında gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantıda Başkan İnan Güney konuşma yaptı. Toplantı da ilk olarak encümen ve çeşitli komisyonlara üye seçimi yapıldı. Yapılan oylamalarla meclis üyeleri ilgili görevlere seçilirken Encümen olarak Sefer Karaahmetoğlu, Ezgi Akgül ve Erdoğan Horlu belirlendi. Ayrıca 1. Başkan Vekili Ali Rıza Yakupoğlu olurken, 2. Başkan Vekili Işık Öğütçü olarak seçildi. Katip üyeleri ise Ezgi Akgün ve Emre Bozkuş seçilirken, İcla Toprak ile Batuhan Şişman yedek olarak oylandı.
“Yerel sorunları tartışan, yerel sorunlara dair çözümler üreten bir meclis olacağız”
Beyoğlu Belediyesi’nin ilk meclis toplantısında konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, “Öncelikle bölgemizde yaşanan askeri gerilimlerin sona ermesini, savaşların sona ermesini, Filistin’de iki devleti çözüm için diplomatik yöntemlerin devreye girmesini diliyorum. Allah başta yaşadığımız coğrafya olmak üzere tüm insanlığı savaşlardan korusun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yurtta barış, dünyada barış ilkesinden ayırmasın diyorum. Yeni dönemin Beyoğlu’muza, Beyoğlu halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Hepimiz birer parti temsilcisi olarak buraya geldik. Ancak burada partilerimizi değil siyasi görüşlerimizi değil seçmenlerimizi temsil ettiğimizin bilinciyle oturacağız. Hep beraber yerel sorunları tartışan, yerel sorunlara dair çözümler üreten bir meclis olacağımızı diliyorum. Meclisimize bir kişinin bile hangi partiden olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun, haksız kazançla, kul hakkıyla, haram lokmayla anılmayacağını biliyorum. Aynı şekilde belediye personelimizin de bu kırmızı çizgimize riayet edeceğine biliyorum değerli dostlarım. Beyoğlu halkı şeffaf yönetim bekliyor. Beyoğlu halkı adaletli yönetim bekliyor. Beyoğlu halkı, dürüst yönetim bekliyor. İnşallah Beyoğlu Belediye Meclisi ve Beyoğlu yönetimi olarak bunlara harfiyen riayet edeceğiz” dedi.
“Biz kentsel dönüşüm noktasında da belediye meclisimize el birliğiyle hareket edeceğimize inanıyoruz”
Kentsel dönüşüm noktasında belediye meclisi ile el birliğiyle hareket edeceklerini söyleyen Güney, “Beyoğlu’nun çokça sorunu var. Bu sorunları çözeceğimiz bu sorunları tartışacağımız bir meclis dönemi yaşayalım diyorum. Burada Beyoğlu’nun yereline dair, dönem dönem tartışmalar yaşayabiliriz. Görüş ayrılıkları ortaya çıkabilir, ancak ben şuna inanıyorum ki hepimizin derdi daha güzel bir Beyoğlu. Daha güzel bir çözüm önerisi olacak. Bu nedenle de ben tekrar yerel sorun, yerel çözüm, yerel gündem vurgusunun altını çizmek istiyorum. Ortak akıl ve karşılıklı anlayışla Beyoğlu’nun tüm sorunlarını hep birlikte çözebileceğimize inanıyorum. Yine Beyoğlu seçim sonuçları hepimize bir şey işaret etti. Beyoğlu halkı ‘bizi farklılıklarımızla kabul edin’ dedi. Beyoğlu halkı ‘bizi kutuplaştırmayın’ dedi. Beyoğlu halkı ‘bizim yerel sorunlarımıza odaklarız, çözüm bekleyen, sorunlarımıza odaklanın. Bunlara dair çözüm önerilerinize gelin’ dedi. Biz sandıktan bu mesajı çok net bir şekilde aldık. ve bu mesajı Beyoğlu halkının sandıkta verdiği mesajı başucu kitabımız yaptık ve 5 yıl boyunca rehberimiz olacağını belirtmek istiyorum. Bir başka önemli konu da yine Beyoğlu halkının yıllardır beklediği kentsel dönüşüm. Biz kentsel dönüşüm noktasında da belediye meclisimize el birliğiyle hareket edeceğimize inanıyoruz ve Bakanlığımızla, Büyükşehir Belediyemizle, KİPTAŞ ile ve Beyoğlu Belediyemizle, Okmeydanı halkının yerinde dönüşümünü önceleyecek planlarla, projelerle Okmeydanı halkının karşısına bir an önce çıkacağımızı biliyorum” ifadelerini kullandı.
]]>Beyoğlu Belediyesi’nde 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin ardından yeni dönemin ilk meclis toplantısı düzenlendi. Beyoğlu Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantı, Belediye Başkanı İnan Güney başkanlığında gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantıda Başkan İnan Güney konuşma yaptı. Toplantı da ilk olarak encümen ve çeşitli komisyonlara üye seçimi yapıldı. Yapılan oylamalarla meclis üyeleri ilgili görevlere seçilirken Encümen olarak Sefer Karaahmetoğlu, Ezgi Akgül ve Erdoğan Horlu belirlendi. Ayrıca 1. Başkan Vekili Ali Rıza Yakupoğlu olurken, 2. Başkan Vekili Işık Öğütçü olarak seçildi. Katip üyeleri ise Ezgi Akgün ve Emre Bozkuş seçilirken, İcla Toprak ile Batuhan Şişman yedek olarak oylandı.
“Yerel sorunları tartışan, yerel sorunlara dair çözümler üreten bir meclis olacağız”
Beyoğlu Belediyesi’nin ilk meclis toplantısında konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, “Öncelikle bölgemizde yaşanan askeri gerilimlerin sona ermesini, savaşların sona ermesini, Filistin’de iki devleti çözüm için diplomatik yöntemlerin devreye girmesini diliyorum. Allah başta yaşadığımız coğrafya olmak üzere tüm insanlığı savaşlardan korusun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yurtta barış, dünyada barış ilkesinden ayırmasın diyorum. Yeni dönemin Beyoğlu’muza, Beyoğlu halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Hepimiz birer parti temsilcisi olarak buraya geldik. Ancak burada partilerimizi değil siyasi görüşlerimizi değil seçmenlerimizi temsil ettiğimizin bilinciyle oturacağız. Hep beraber yerel sorunları tartışan, yerel sorunlara dair çözümler üreten bir meclis olacağımızı diliyorum. Meclisimize bir kişinin bile hangi partiden olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun, haksız kazançla, kul hakkıyla, haram lokmayla anılmayacağını biliyorum. Aynı şekilde belediye personelimizin de bu kırmızı çizgimize riayet edeceğine biliyorum değerli dostlarım. Beyoğlu halkı şeffaf yönetim bekliyor. Beyoğlu halkı adaletli yönetim bekliyor. Beyoğlu halkı, dürüst yönetim bekliyor. İnşallah Beyoğlu Belediye Meclisi ve Beyoğlu yönetimi olarak bunlara harfiyen riayet edeceğiz” dedi.
“Biz kentsel dönüşüm noktasında da belediye meclisimize el birliğiyle hareket edeceğimize inanıyoruz”
Kentsel dönüşüm noktasında belediye meclisi ile el birliğiyle hareket edeceklerini söyleyen Güney, “Beyoğlu’nun çokça sorunu var. Bu sorunları çözeceğimiz bu sorunları tartışacağımız bir meclis dönemi yaşayalım diyorum. Burada Beyoğlu’nun yereline dair, dönem dönem tartışmalar yaşayabiliriz. Görüş ayrılıkları ortaya çıkabilir, ancak ben şuna inanıyorum ki hepimizin derdi daha güzel bir Beyoğlu. Daha güzel bir çözüm önerisi olacak. Bu nedenle de ben tekrar yerel sorun, yerel çözüm, yerel gündem vurgusunun altını çizmek istiyorum. Ortak akıl ve karşılıklı anlayışla Beyoğlu’nun tüm sorunlarını hep birlikte çözebileceğimize inanıyorum. Yine Beyoğlu seçim sonuçları hepimize bir şey işaret etti. Beyoğlu halkı ‘bizi farklılıklarımızla kabul edin’ dedi. Beyoğlu halkı ‘bizi kutuplaştırmayın’ dedi. Beyoğlu halkı ‘bizim yerel sorunlarımıza odaklarız, çözüm bekleyen, sorunlarımıza odaklanın. Bunlara dair çözüm önerilerinize gelin’ dedi. Biz sandıktan bu mesajı çok net bir şekilde aldık. ve bu mesajı Beyoğlu halkının sandıkta verdiği mesajı başucu kitabımız yaptık ve 5 yıl boyunca rehberimiz olacağını belirtmek istiyorum. Bir başka önemli konu da yine Beyoğlu halkının yıllardır beklediği kentsel dönüşüm. Biz kentsel dönüşüm noktasında da belediye meclisimize el birliğiyle hareket edeceğimize inanıyoruz ve Bakanlığımızla, Büyükşehir Belediyemizle, KİPTAŞ ile ve Beyoğlu Belediyemizle, Okmeydanı halkının yerinde dönüşümünü önceleyecek planlarla, projelerle Okmeydanı halkının karşısına bir an önce çıkacağımızı biliyorum” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Gaziantep FK Başkanı Memik Yılmaz, yönetim kurulu üyeleri ve Teknik Direktör Selçuk İnan basın mensupları ile iftar programında bir araya geldi. Düzenlenen programın ardından basın açıklaması yapan Gaziantep FK Başkanı Memik Yılmaz ile teknik direktör Selçuk İnan, taraftarlara ve Gaziantep’teki iş insanlarına seslenerek son 7 maç için destek olmaları yönünde çağrıda bulundu.
“Gaziantep’i Süper Lig’de tutmaya devam edeceğimizin bilincindeyiz ve inanıyoruz”
Taraftarların ve tüm herkesin Gaziantep FK’ya destek olması gerektiğini belirten Memik Yılmaz yaptığı açıklamada, “Yönetim kurulumuzla birlikte son zamanlarda yaşadığımız olumsuz havanın ardından sizlerle bir araya gelerek kafanızdaki sorulara bir cevap vermek üzere toplanmak istedik. Biliyorsunuz 6 Şubat 2023 depreminin ardından çok zor günler yaşadık. Hiçbir zaman içimizdeki sorunları şehrin gündemi yapmayıp yönetici arkadaşlarımızla birlikte büyük fedakarlıklarda bulunduk. Transfere kapalı olan bir takıma harcadığımız mesai, harcadığımız paralar her şey ortada alacağımız birkaç galibiyetle Gaziantep ismini Süper Lig’de tutmaya devam edeceğimizin bilincindeyiz ve inanıyoruz. Ancak bu noktada şehrimizin de bizlere olan desteğinin durma noktasına gelmesi bu kadar kritik karşılaşmada bile tribünlerde bin-2 bin taraftara oynamamız şehrimize yakışmıyor. Bunu ne yazık ki üzülerek söylüyorum, bu kulüp Memikspor, Ahmetspor değil Gaziantep Futbol Kulübü’dür. Zor geçen günlerimiz de biz destek olmaya çalışan maalesef kimseyi göremiyoruz. İşin açıkçası yalnızlığa itildiğimizi çaresiz bırakıldığımızı düşünmeye çalışıyoruz. Adil Konukoğlu başkan şehrin Süper Lig’e çıkarmak için 25 milyon dolar cebinden parasını harcadı ve bir defa bir penaltı yüzünden çıkamadı. Bunu hep beraber şehir olarak yaşadık. Bunun kıymetini bilmemiz lazım arkadaşlar. Bu şehrin takımının ligde kalması için elimizden geleni yapmamız şart oldu. Açıkçası 7’den 70’e herkesin bu takıma sahip çıkması gerekiyor. Nasıl ki Gaziantep Kurtuluş Savaşı’nı Kuva-yi Milliye’den destek almadan gazilik unvanı aldıysa burada da bu meseleyi yapmak yine şehrin insanlarına düşüyor. Bu sezon taraftarlarımıza diğer kulüplerle kıyasladığımızda Süper Lig’in en ucuz kombine 150 TL’ye kombine satışa çıkardık bugün şehrimizde Antepli tabiriyle, iki şiş ekmek, ciğer kebabı 150 TL olmuş 150 TL ile 22-23 tane maç seyretme imkanı buluyorlar. Buradaki amacımız 12. oyuncunun desteğini tam alabilmekti başardığımıza inanıyorduk ama üzüldük. Federasyondan rica ederek maçları 21: 30’a aldırıp seyirci çekebilmek için ricada bulunduk. Rica minnet yine gelen bir şey değişmedi. Stada giriş sayısı 4 bin 980 tane bilet satılmış bugün 27 TL’ye biz bilet satarken işin olmayabilir ya gelmeyebilirsin ne olacak yani en azından bir bilet alıp bu takıma destek olmak dururken de köstek olmaya gerek yok” dedi.
“Gaziantep iş dünyası şehrin takımını kendi haline terk etmemeli”
Gaziantep’in ileri gelen iş insanlarına, esnafa ve taraftarlara seslenen Memik Yılmaz, takımı kendi haline terk etmemeleri yönünde çağrı yaptı. Yılmaz, “Bizlere destek olan sayılı iş adamımız var. Kulübün geçmişten günümüze tüm vergi borçlarına SSK borçlarına ödemeye çalışıyoruz. Sigorta borçlarını ödemeye çalışıyoruz. Ne yazık ki dolar kuru döviz kuru her geçen gün artıyor. Yabancı oyuncularımızda Euro’yla, dolarla oynadıkları için akşam yattığımız zaman 30 milyonluk borcumuz bazen sabah kalktığımız da 31 milyon TL olabiliyor. Süper Lig ten yok denecek kadar az bir gelir, üzerine de hak etmediğimiz sözleri duymak inan arkadaşlar bizleri çok kırıyor. Benim arkadaşlarımın ne fedakarlıklar yaptığını biz çok iyi biliyoruz ama ısrarla bilmek istemeyenlere de burada sesleniyorum. Yaşadıklarımızın altından kalkacak olan varsa veya babayiğitler varsa gelsin buyursunlar biz de onlara yardımcı olalım. Bu hepimizin kulübü. Tüm bu şartlar altında mücadele ederken türüne gelen az sayıda taraftarımızın destek olmayı ufacık olumsuz bir durum olsun diye resmen tetikte bekliyor. Arkadaşlar bu takım böyle gitmez. Bu takım böyle başarılı olmaz. Elbette kötü oynadığımız zaman bizler de bunlar en az sizin kadar etkileniyor ve çok üzülüyoruz. Bu arkadaşlarımıza da daha çok üzüldüğümüz inancındayız ama maç bitmeden 15 dakikada başlayıp 90 dakikaya bu baskıyı hissettirmek ne yazık ki bizleri çıkmaza sürüklüyor. Eleştirin, protesto edin ama bunu bari maçın sonuna saklayın. Daha hiç değilse sahamızda futbolcusuna tepki veren taraftar değil rakibini panikleten takımının, motive coşturan tribün baskısını hissettiren bir taraftar görmek istiyoruz. Lütfen şu yedi maç için vazgeçelim. Bir çağrımızda memleketin ileri gelen sanayi ve iş dünyamıza olacak. Hepimiz biliyoruz ki, Gaziantep gastronomi şehri özellikle yiyecek içecek ve konaklama yönünde faaliyet gösteren esnafımız ticaret yapan işletmelerimize sesleniyoruz. Gaziantep futbol kulübü Süper Lig’de kalırsa şehrimize çevre iller üç büyüklerin taraftarları geliyor yemeklerini yiyor baklavacıdan çatılarını alıyorlar otellerde konaklıyorlar. Bu nimetten faydalanan işletmelerimizin de Gaziantep kulübümüze el uzatmasını bekliyoruz bu nedenle şehrin Süper Lig’deki tek takımını kendi haline terk etmeyip her şeye seyirci kalmayıp destek olunması gerekir diyoruz” ifadelerini kullandı.
“Maçın 10-15. dakikasında oyuncuları yuhalamak bize hiçbir şey kazandırmaz”
Gaziantep FK Teknik Direktörü Selçuk İnan ise takımı ligde tutmak için yoğun bir çaba sarf ettiklerini ve taraftarlardan da destek beklediklerini ifade etti. İnan, “Son maçı başkanın da dediği gibi bin kişiyle oynamak, açıkçası beni biraz üzdü. Çünkü gerçekten çok önemli bir potansiyelimiz var. Rakipler bunu hissettirmek yerine, henüz maçın 10.- 15. dakikasında oyuncuları yuhalamak bize hiçbir şey kazandırmaz. Benim sizden özellikle ricam, siz basın mensupları olarak siz eleştirebilirsiniz, Oyuncuları da eleştirebilirsiniz beni de eleştirebilirsiniz, bütün kariyerin boyunca bunu yaşadım. Ama şunu bilmelisiniz ki her zaman maça 1-0 önde başlayarak maçı kazanmayabilirsiniz. Bazen geriye düşeceksiniz. Eğer o geriye düştüğünüz maçta 10. dakikada oyuncularınızın hepsi yuhalanırsa İnanın bana kendi seyirciniz önünde yuhalanmak ve bu şekilde performans göstermek çok çok zor. Ben bunu bizzat yaşamış biri olarak sizden rica ediyorum, eğer bana biraz inanıyorsanız özellikle sizin de desteğinizle bu 7 haftalık süreçte oyunculara destek olursanız, taraftarı doğru anlamda yönlendirirseniz başarırız. Bizim taraftara ihtiyacımız var bu şehrin de Süper Lig’e ihtiyacı var. Benim sizden tek ricam budur” şeklinde konuştu. – GAZİANTEP
]]>İstanbul’da yaşayan Ufuk Öntürk, 2016’da kalp krizi geçirdi. Doktorların müdahalesiyle hayata döndürülen Öntürk, 2018’de dünya turuna çıktı. İlk olarak Tayland’a giden Ufuk Öntürk, daha sonra Güneydoğu Asya ülkesi Kamboçya’ya geçti. Kamboçya’yı seven ve orada yaşamaya başlayan Öntürk ile kaldığı pansiyonun sahibi ve çalışanları arasında 25 Şubat’ta tartışma çıktı. 6 kişinin bulunduğu olayda, Öntürk başına isabet eden çekiç darbesiyle yaşamını yitirdi. Ertesi gün Öntürk’ün Türkiye’deki yakınlarına ölüm haberi ulaştı. Öntürk’ün cenazesinin Kamboçya’da Budist inancına göre yakılması için vekalet istendiğini öğrenen yakınları, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’a ulaştı. İnan ise durumu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a iletti. Kamboçya’daki yetkililerle temasa geçilip Öntürk’ün cenazenin Türkiye’ye getirileceği bilgisi sağlandı.

“HUNHARCA ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ ÖĞRENDİK”
Öntürk’ün eniştesi, evli, 3 çocuk babası, besteci ve şarkıcı Deniz Keser (54), “26 Şubat’ta gelen bir telefonla şoke olduk. Kayınbiraderimin ölüm haberi iletildi. Başta odasında ölü bulunduğu söylendi. Ancak yaptığımız araştırmada cinayete kurban gittiğini öğrendik. Kaldığı pansiyonda tabak kırılmış. Bu nedenle tartışma başlamış. Pansiyon sahibi ve çalışanlarının bulunduğu 6 kişi, çekiçle başından yaralamış. Hunharca öldürüldüğünü öğrendik. Büyükelçilik ile irtibata geçtik. Beklememiz söylendi. Orası, Budist bir ülke. Onların inançları doğrultusunda cenazemizin yakılacağını öğrendik. Biz Müslüman ülkeyiz. Dinimize ve geleneklerimize uygun defin işlemini yapmak istediğimizi söyledik. Cenazemizi getirmek istedik. 10 bin dolar gibi büyük meblağ istendi. Ailecek bu rakamı ödeyemeyiz. Dışişleri Bakanlığımıza dilekçeyle müracaat ettik. Sağ olsun Bakanımız Hakan Fidan aracılığıyla iletişime geçildi. Devletimiz araya girerek mağduriyetimizi giderdi. Şu an cenazemizi bekliyoruz. Cinayetle ilgili 6 kişi tutuklanmış. Hak ettikleri cezayı almaları aşamasında da devletimizden yardım istiyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’YE DÖNMEK İSTEMİYORDU”
Ufuk Öntürk’ün ablası, işçi emeklisi Yıldız Eyiçalış (56) ise “Kardeşim 2018’de yurt dışına gitmeden 2 sene önce kalp krizi geçirdi. Hatta 30 saniyeliğine kalbi durdu. Yani ölüm noktasına geldi. Hastaneye çok yakın bir yerde olay gerçekleştiği için doktorlarımız sağ olsun hayata döndürebildi. Bu kalp krizinden sonra kardeşimin hayat görüşü değişmeye başladı. Dünyaya açılmaya, başka kültürdeki insanlarla arkadaş olmaya karar verdi. Yaşam isteği arttı. Daha sağlıklı yaşamak istediğini söyledi. İlk olarak Tayvan’a gitti. Tayvan’da evlilik yapmayı düşündü ancak olmadı. Oradan da Kamboçya’ya geçti. Kamboçya’yı ise sevdi ve yerleşmeye karar verdi. İnsanlarını, yemek kültürünü, havasını, suyunu sevdiğini söyledi. Türkiye’ye dönmek istemiyordu” dedi.

Önce cinayeti sonra cenazenin yakılacağını öğrenince şaşırdıklarını söyleyen Eyiçalış, devlet yetkilileriyle temasa geçtiklerini belirterek, “Cenaze masrafları yüklü miktardaydı. Bakanlık kendi imkanlarıyla karşıladıklarını ifade etti. Cenazenin yakılacağı söylendiğinde şok yaşamıştık. Böyle bir şeye izin vermeyeceğimizi söyledik. Bizden vekalet istediler. Vekaleti kasıtlı geciktirdik. Devlet yetkililerimiz sayesinde cenaze getirilecek. Şu an tek beklentimiz, cenazemizin en kısa sürede getirilmesi ve İslami usullere göre defnedilmesi. Ayrıca cinayeti işleyen kişilerin salıverilmesinden de korkuyoruz. Bu kişilerin, mutlaka cezalarını çekmesini istiyoruz. Bunun için de herkesin yanımızda olacağına inanıyorum” diye konuştu.
“AİLE BİZE ULAŞIP HABERİ VERDİĞİNDE ÇOK ÜZÜLDÜK”
AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise “Aile bize ulaşıp bu vefat haberini verdiğinde çok üzüldük. Haberi alır almaz Kamboçya’daki Büyükelçiliğimizle, Dışişleri Bakanlığımızla iletişime geçtik. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’a konuyu İzmirli hemşehrilerimiz adına aktardık. Bakanımız hemen Kamboçya’daki bürokratlarla görüşüp, cenazenin bulunması, ardından Türkiye ve İzmir’e getirilmesi için talimat verdi. Bunun için ödenek çıkartılması noktasında büyük bir özveri ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
]]>Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunca Ankara’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda mozaik kategorisinde cirit atmada Türkiye birincisi ve aynı kategoride gülle atmada Türkiye ikincisi olan Sürmene Engelsiz Yürekler Spor Kulübü sporcusu Abdullah İnan, 19-26 Mart tarihlerinde Antalya’da yapılacak Trisome Oyunları’na hazırlanıyor.
Antrenörü Ömer Yumak eşliğinde Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’ndeki eski halı sahada çalışmalarını sürdüren Şehit Ünal Bıçakçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Halkla İlişkiler Bölümü 10. sınıf öğrencisi İnan, madalya kazanmayı hedefliyor.
Abdullah İnan, AA muhabirine, antrenmanların çok iyi geçtiğini söyledi.
Ankara’da kazandığı şampiyonluğun kendisini çok mutlu ettiğini belirten İnan, “Herkes gurur duyuyor. Çok mutluyum. Bundan sonraki hedefim madalya almak, başarılarımı yükseltmek. En iyiyi başarmak, en iyi sporcuları yenmek.” dedi.
İnan, antrenmanlara annesiyle birlikte geldiğini anlatarak, “Beni buraya getirdiği için annemden Allah razı olsun.” diye konuştu.
Yumak: “Hedefimiz ilk etapta Türkiye’ye madalya kazandırmak”
Antrenör Ömer Yumak, Abdullah’ın annesinin kendilerine ulaşması üzerine çalışmaya başladıklarını söyledi.
Özel sporcu çalıştırmadığını ancak Abdullah’ı görünce başarılı olacağına inanarak antrenmanlara başladıklarını ifade eden Yumak, “Sonra karar verdim ki bu çocuk uluslararası başarı sağlayabilir. Veliler bu işin kahramanı. Onlar getirmese bizim bu çocuklarla çalışmamız mümkün değil. Her gün taşıyor, getiriyorlar. Özel ihtiyaçları olunca burada karşılayarak bize yardımcı oluyorlar.” açıklamasında bulundu.
Yumak, Ankara’da 30 Kasım’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda sporcusunun cirit atmada Türkiye birincisi, gülle atmada ise Türkiye ikinci olduğunu vurgulayarak, “Güllede antrenman derecelerimize ulaşamasak da yine de milli takım barajını geçerek Trisome Oyunları’na katılmaya hak kazandı. Hemen ardından bir saat sonra cirit müsabakası başladı. Orada Türkiye’nin en iyi derecesini yaparak milli takıma katılmaya hak kazandı. Bundan sonraki hedefimiz ilk etapta Türkiye’ye madalya kazandırmak.”
Yumak, Trisome Oyunları’nın Antalya’da gerçekleştirileceğini anımsatarak, “19-26 Mart’ta Trisome Oyunları var. İlk hedefimiz orada madalya alıp, ülkemizin bayrağını göndere çektirmek.” şeklinde konuştu.
Anne İnan: “Çocukları evde saklamanın bir anlamı yok”
Anne Müzeyyen İnan, her sabah okula, ardından da antrenmana götürdüğü oğlunu bir an olsun yalnız bırakmıyor.
Oğlunun daha önce yüzme, basketbol ve güreş antrenmanlarına katıldığını belirten İnan, Abdullah’ın bir süredir, kardeşinin tavsiyesiyle ulaştığı antrenör Ömer Yumak’la cirit ve gülle atma branşlarında yoluna devam ettiğini dile getirdi.
İnan, şampiyonluğun oğlunu çok mutlu ettiğinin altını çizerek, “Şampiyon olduktan sonra çok mutlu olduk. Gururlandı, okulda alkışlandı, pasta kestiler. Çalışmaya devam. İnşallah bundan sonra da başarılarının devamı gelecektir. Milli takıma çağrıldı. Mart ayında uluslararası yarışmaları var ve devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Engelli annelerine seslenen İnan, “Çocukları evde saklamanın bir anlamı yok. Çocuklarla ilgilendikten sonra oluyor. Benim çocuğum okuma yazmayı da çok güzel yapıyor. İlgi istiyor ve bu her çocuk için geçerli.” dedi.
Şehit Ünal Bıçakçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Orhan Genç de Abdullah’ın başarılarından dolayı mutlu ve gururlu olduklarını belirtti.
]]>Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Gençlik Buluşması Programı’na katılan İnan, Denizli’de partisinin gençlik kollarının her alanda başarılı çalışmalara imza attığını söyledi.
Türkiye yüzyılına yakışır bir coşku, birliktelik ve gençlik heyecanını hep beraber gördüklerini anlatan İnan, bugün AK Parti ve AK Gençlik olarak en büyük vazifelerinin içinde bulundukları hareketin geçmişte ortaya koyduğu mücadeleyi en net şekilde anlayıp, hatırlayarak geleceğe taşımak olduğunu ifade etti.
İnan, AK Parti’nin sıradan bir parti olarak kurulmadığını belirterek, “AK Parti bin yıllık medeniyet iddiasına yaslanır ve bu medeniyet iddiasının en temel değerlerini muhafaza ederek bugünlere gelir. Başörtüsünü, dini değerlerimizi, milli kimliğimizin üzerinde oynanan sömürülmeye, istismar edilmeye çalışılan her değer her kırmızı çizgimiz bizim için olmazsa olmazımızdır. Hareketimizin niteliğini belirler. 28 Şubat ve sonrasında bizim ortaya koyduğumuz demokrasi mücadelesini de Denizli Gençlik Kollarımızın en iyi bir şekilde anlaması ve anlatması gerekmektedir.” diye konuştu.
Türkiye’de darbecilere alkış tutmak diye bir amaç ortaya konduğunda akla CHP’nin geldiğini söyleyen İnan, şunları kaydetti:
“O nedenle bugün çıkmış utanmazın biri, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili, 28 Şubat önemsiz bir gün diyor. O gün yaşananları, o günkü ablalarımızın çekmiş oldukları mağduriyeti, temel hak özgürlükleri nasıl ayaklar altına aldıklarını küçümseyen bir tavırla ortaya çıkıp konuşma yapıyorlar. Biz diyoruz ya darbeci, bunların genetiğinde var. Bunların temel kodu darbeden güç almaktır. O nedenle bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezinde buzdolabında hala 28 Şubat zihniyetinin saklı olduğunu bizler çok iyi biliyoruz. O nedenle AK Parti demokrasinin kalesidir. AK Parti özgürlüklerin kalesidir. 28 Şubat davasının lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır.”
İnan, AK Parti’nin ortaya koyduğu mücadeleden geçinenlere 31 Mart seçimlerinde en güzel cevabı gençlerin vereceğini dile getirdi.
Bugüne kadarki seçimlerde çok önemli zaferler elde edildiğini anımsatan İnan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim için her seçimin çok önemli olduğunu biliyorsunuz değil mi? Her seçim önemli derken biz kazanımlarımıza sahip çıkmak istiyoruz. O nedenle demokrasiyi tehdit eden bir unsur ana muhalefet partisi asla olamaz. O nedenle bizim girmiş olduğumuz seçim her zaman en önemli seçim olur. Karşımızdaki ana muhalefet an geldi terör örgütleriyle ittifak yaptı, an geldi terör örgütlerinin piyonluğunu yaptı, an geldi dışarıdan Türkiye’yi dizayn etmek isteyenlere kendileri araç sağladılar.
O nedenle bizim girmiş olduğumuz her seçim bizim kazanımlarımıza sahip çıkma noktasında, bu ülkeye yapmış olduğunuz yatırımlara sahip çıkma noktasında her zaman çok önemli oldu, çok kritik oldu. Türkiye’deki gençler size öyle bir gol atacak ki on sıfır. AK Partili, AK Gençlik bu maçı geride bırakacak ve Türkiye’nin inşasına Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Gençlerimiz için çalışacağız. Türkiye’nin geleceği için çalışacağız ve bu mücadeleye devam edeceğiz.”
İnan, konuşmasının ardından gençlerin sorularını yanıtladı.
Etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, İl Gençlik Kolları Başkanı Osman Nuri Nazlıer, AK Parti Pamukkale İlçe Başkanı Osman Özpek, AK Parti Pamukkale Belediye Başkan Adayı Halil Pekdemir ve gençler katıldı.
]]>Bursa’nın Osmangazi ilçesi Sırameşeler Mahallesi Çatal Sokak’ta 24 Ocak 2023 tarihinde meydana gelen olayda, gece kulübünde solist olarak çalışan Nurcan İnan (41) evine gitmek için mekandan ayrıldı. Arkadaşı olduğu iddia edilen İzzet Akdeniz (47), İnan’ın yolunu evinin önünde kesti. Bir süre sokakta konuşan ikili arasında tartışma çıktı. Nurcan İnan’ın kızı Yağmur (19) da seslerin ardından evden dışarı çıktı. Bu sırada İzzet Akdeniz, belinden çıkardığı tabanca ile Nurcan İnan’a ateş etti. Başından vurulan talihsiz kadın kanlar içinde yere yığıldı. “Nurcan, öldüreceğim seni” diyerek bölgeden ayrılan Akdeniz’in 16 AV 585 plakalı otomobille kaçtığı tespit edildi. O anlar kameralar tarafından kaydedilirken, Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırılan kadın hayatını kaybetti.
Tutuklanan İzzet Akdeniz hakkında Bursa 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açıldı. Akdeniz, yargılama sürecinde yaptığı savunmasında ise Nurcan İnan’ın sevgilisi olduğunu ve aynı evde yaşadıklarını söyledi. Akdeniz, “O gün Nurcan bana akşam iş yemeği olduğunu söyleyip, ‘Beni gece al’ dedi. Gece çalıştığı mekana gittiğimde Nurcan ve kızı Yağmur bir erkekle birlikte alkol alıp eğleniyorlardı. Onları beklerken, yanıma gelen garson dışarı çıkmamı istedi. Ben de ayrıldım. Bir süre sonra iş yerinden çıkan Nurcan ve Yağmur, taksiyle eve gideceklerini söylediler. Öyle de yaptılar. Nurcan, çok alkol almıştı. Onun için çok endişelendim. Ben de otomobilimle kendilerini takip ettim. Evlerinin önünde tartışınca Nurcan ve Yağmur bana hakaretler yağdırdı. Tabancamı çıkarıp onları korkutmak için yere ateş ettim. Ardından Nurcan’a sarılarak onu sakinleştirmeye çalıştım. Nasıl oldu bilmiyorum bir anda patlayan silahımla onu istemeyerek vurmuştum. Yağmur, ‘Annemi vurdun’ diyerek bana bağırınca olayın farkına vardım. Ardından arabaya binerek uzaklaştım. 5 dakika sonra yeniden Nurcan’ın yanına döndüm ve ona ‘Seni çok seviyorum ölme’ diyerek yalvardım. Sonra da polise teslim oldum. Rahmetlinin ailesinden çok özür dilerim. Başsağlığı diliyorum. Pişmanım” diye kendini savundu.
Annesinin öldürüldüğü cinayetin etkisinden kurtulamadığını ifade eden Yağmur M. ise, “Olay günü annem beni telefonla arayıp, ‘Kızım bu akşam iş yemeğimiz var. Gel birlikte oluruz’ dedi. Onu kıramadım. İş yerine gittik. Birlikte yemek yiyip eğlendik. Çıkışta bizi rahatsız etmeye başlayan İzzet Akdeniz ile karşılaştık. Bizi otomobiliyle evine bırakmak istedi. Kabul etmeyip taksiye bindik. Bu sırada telefonla aradığı anneme hakaret etti. Evin önüne geldiğimizde bizi burada elindeki tabancayla bekliyordu. Yaşanacakları anladığım için annemin önüne geçip, silahı bırakması için kendisine yalvardım. Buna rağmen, ‘Şakam yok’ diye bağırıp yere ateş etti. Ardından annemin kafasına sıkıp öldürdü. O anı hiç unutmadım, unutmayacağım da. Olayın etkisindeyim” diye konuştu.
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, suçunu sabit gördüğü Akdeniz’e ‘kadına karşı kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanığın pişmanlık duygularını söylemesi sebebiyle takdiri indirim uygulayan heyet, cezayı müebbet hapse çevirdi. Mahkeme ayrıca Akdeniz’e ‘ruhsatsız silah taşımak’ ve ‘tehdit’ suçlarından toplam 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verdi. – BURSA
]]>AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, 3 Şubat’ta Buca’da yaptığı konuşmada, “İnşallah göreve geldiğimizde ilk iş olarak en büyük, en temel ihtiyaç olan suyun ücret tarifesinde yüzde 50 oranında indirime giderek vatandaşlarımızın su faturalarını yarı yarıya indireceğiz” demişti. CHP Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Dağ ve İnan’ın bu sözlerine yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Yücel, şunları söyledi:
“DAĞ’IN YAPILMAKTA OLANLARI, SANKİ İLK KEZ KENDİSİ YAPACAKMIŞ GİBİ ANLATMASI, DERSİNE İYİ ÇALIŞMADIĞI GİBİ İZMİR’DEN DE BİHABER OLDUĞUNU GÖSTERİYOR”
“AKP İzmir adayı, İzmir’de altyapı ve su politikalarıyla ilgili çalışmalar yapacakmış. Zahmet etmesin ama İzmir’i biraz takip etsin. İzmir’de CHP belediyeciliği sayesinde yağmursuyu ayrıştırma ve toplama çalışmaları, sünger kent projesi gibi bir çok proje hali hazırda zaten uygulanıyor. Yapılmakta olanları, sanki ilk kez kendisi yapacakmış gibi anlatması, dersine iyi çalışmadığı gibi İzmir’den de bihaber olduğunu gösteriyor. Sanki suyun, elektriğin, akaryakıtın tüm ülkede bu kadar pahalı olmasının sebebi kendi iktidarları değilmiş gibi konuşan Sayın Dağ, Genel Başkan Yardımcısı olarak AKP iktidarının yarattığı krizlerden, hayat pahalılığından, yokluktan kendisinin de sorumlu olduğunu unutmamalı. İzmirli rüşvet siyasetine, gerçek dışı vaatlere, ak gibi gözüken ama sonunun kapkara olduğu belli olan yollara girmez. Böylesine ciddiyetsiz vaatlerle ne ülke ne de İzmir yönetilir. AKP İzmir adayı bu yolda devam ederse kimin kimi ciddiye almadığını 1 Nisan sabahı görecektir. Tıpkı Binali Yıldırım’ın ve Nihat Zeybekçi’nin gördüğü gibi…
“MADEM SEÇİMDEN SONRA SUYA YÜZDE 50 İNDİRİM YAPABİLİYORSUNUZ, O ZAMAN ADAMA SORMAZLAR MI NEYİ BEKLİYORSUNUZ DİYE”
AKP’nin İzmir Adayı Hamza Dağ’ın ve Eyyüp Kadir İnan’ın yüzde 50 su indirimini İzmirlilere adeta bir rüşvet gibi sunmaları, tam da AKP iktidarına yakışan bir anlayış. Madem seçimden sonra suya yüzde 50 indirim yapabiliyorsunuz, o zaman adama sormazlar mı neyi bekliyorsunuz diye? Mevcut AKP’li büyükşehir belediyelerinin olduğu tüm illerde neden suya yüzde 50 indirim yapmıyorsunuz? Niye seçimi bekliyorsunuz? İzmir kıyılarına, doğasına göz dikenlere geçit vermez. İzmir, CHP’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yönetilmeye devam edecek. Kimse boş hayallere kapılmasın.”
“İNAN, İZMİR ADAYIMIZ TUGAY’A LAF SÖYLEMEK İSTERKEN KENDİ İKTİDARLARININ ÜLKEYİ DÜŞÜRDÜĞÜ DURUMU İLAN ETMİŞ”
AKP İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay hakkında, “Cemil Tugay diyor ki, ‘Siz ülkedeki enflasyonu indirin, biz suyu bedava veririz.’ İşte senin belediyecilikten anladığın bu kadar. Sadece enflasyon İzmir’de mi var? Konya’da, Ordu’da, Trabzon’da, Şanlıurfa’da, Antep’te, Afyon’da enflasyon yok mu? Sen İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak 25 senedir bu şehre en büyük pahalı suyu içiriyorsun. O nedenle böyle belediyecilikte zaten uzaktan yakından alakanız yok” demişti. CHP’li Yücel, İnan’ın bu sözlerine şöyle yanıt verdi:
“Eyyüp Kadir İnan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Sayın Cemil Tugay’a aklınca ‘belediyecilik’ dersi vermeye kalkmış. Yetmemiş, bir de enflasyon itirafında bulunmuş. Evet, haklı. AKP’nin 22 yıllık iktidarı sonucunda, enflasyon sadece İzmir’de değil; Türkiye’nin 81 ilinde var. Başka neler var? Gerçek enflasyonu açıklamaktan korkan TÜİK, döviz karşısında günden güne eriyen Türk Lirası, 5 yılda 5 başkan değiştirdiğiniz eksi rezervdeki Merkez Bankası, ekonomik buhran, derinleşen yoksulluk, 10 bin liralık emekli maaşı, 17 bin 2 liralık asgari ücret ve 15 bin 48 liraya çıkan açlık sınırı var. Daha sayalım mı? Yoksa bu ülkeyi ekonomide de adalette de yerin dibine sokan AKP’nin icraatlarını anlatmaya devam edelim mi? İzmir’de AKP’ye rağmen sosyal belediyeciliği başarıyla hayata geçiren CHP’li belediyeler varken size sadece susmak düşer. AKP milletvekili Sayın İnan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Cemil Tugay’a laf söylemek isterken kendi iktidarları ve genel başkanlarının ülkeyi düşürdüğü durumu ilan etmiş. Bozuk saat bile günde iki kere doğru zamanı gösterir misali, AKP iktidarının bozduğu düzeni, yol açtığı hiper enflasyonu kabul etmiş. Enflasyonun tüm Türkiye’de can yaktığını, hayat pahalılığına yol açtığını farkında olmadan itiraf etmiş.”
]]>