AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze Şeridi’ne en çok insani yardım ulaştıran ülkelerden biri olan Türkiye, bir yandan elektrik, gıda ve temiz suya erişimleri tükenen masum siviller için yardımlarını artırarak sürdürüyor bir yandan da uluslararası alanda insani diplomasi çalışmalarını yürütüyor.
Türkiye’nin Türk Kızılay ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) işbirliğinde, sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle yürüttüğü insani yardım operasyonları sayesinde bugüne kadar 13 uçak ve 8 gemi ile yaklaşık 40 bin ton insani yardım malzemesi Gazze’ye ulaştırıldı.
Türk Kızılay, 3 bin tonluk 9’uncu insani yardım gemisini Ramazan Bayramı’ndan hemen sonra Gazze için yola çıkarmaya hazırlanıyor. Gıda, giyim, hijyen, barınma ve bebek malzemeleri ile tıbbi ürünler gibi acil ihtiyaçları taşıyacak iyilik gemisinin Mersin Limanı’ndaki yükleme çalışmaları devam ediyor.
Gazze’ye Ürdün üzerinden de yardım gönderimi başladı
Türk Kızılay’ın Gazze halkı için ramazan ayı öncesinde gönderdiği 2 bin 737 tonluk acil yardım malzemesi yüklü iyilik gemisinin de indirme işlemleri tamamlandı.
El- Ariş Liman sahasında geçici depo oluşturan Türk Kızılay ve AFAD yetkilileri, Türkiye’den gönderilen insani yardım malzemelerini öncelikle bu depoya indiriyor. Yardımlar, buradan İsrail ve Mısır’ın koordine ettiği tırlarla Refah sınır kapısı üzerinden Gazze’ye sevk ediliyor.
Halihazırda günlük 100 tırın Gazze’ye geçişine izin verilse de normal zamanlarda ortalama 500 tırın bölgeye giriş yaptığı biliniyor.
Öte yandan Türk Kızılay, Gazze’ye Ürdün üzerinden de yardım göndermeye başladı. Yapılan planlamalarla, yakında günlük 24 tırın Ürdün’den Gazze’ye geçişinin mümkün olması bekleniyor.
MÜSİAD, Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlar ve Türk milletinin desteğiyle yürütülen yardım kampanyası kapsamında gıda, tıbbi malzeme gönderimi, ambulans tedariki ve nakdi yardımlar gelecek günlerde de devam edecek.
Günlük 10 bin kişilik sıcak yemek dağıtımı yapılıyor
İnsani yardımların yanı sıra Refah’taki Kızılay aşevi aracılığıyla günlük 10 bin kişilik sıcak yemek dağıtımı yapılıyor. Gazze’de 5, Mısır’da 5, Batı Şeria ve Kudüs’te 2, Ürdün’de 1 Kızılay personeli devamlı hazır bulunuyor.
Kızılay personeli, gıda kolileri, çadır, battaniye, hijyen malzemeleri, kıyafet ve tıbbi malzeme gibi acil insani yardım malzemelerinin dağıtımını Gazze içerisinde de sürdürüyor.
Gazze’nin temiz içme suyu ihtiyacı için Mısır’da bulunan bir su fabrikasıyla uzun süreli anlaşma imzalayan Türk Kızılay ve AFAD, bu sayede günlük 7 ton içme suyunun Gazze’ye geçişini sağlıyor.
-1,1 milyon Gazze’li felaket düzeyinde açlıkla karşı karşıya
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 7 Ekim’den bu yana süren saldırılarında, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu yaklaşık 33 bin Filistinli hayatını kaybetti.
Gazze’nin tek elektrik santrali 11 Ekim’den bu yana yakıt olmaması nedeniyle faaliyet gösteremiyor. Yakıt yetersizliği nedeniyle hastaneler faaliyetlerini durdurdu. Bölgede enkaz kaldırma çalışmaları da yapılamıyor.
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından 21 Aralık 2023 tarihinde yayınlanan rapora göre, Gazze’de 1,1 milyon kişi felaket düzeyinde, 854 binden fazla kişi ise acil düzeyde açlıkla karşı karşıya. Nüfusu 2,3 milyon olan Gazze’ye 21 Ekim’den itibaren girmesine izin verilen insani yardım malzemeleri, nüfusun gıda ihtiyacının ancak çok küçük bir kısmını karşılamaya yetiyor.
Sağlık tesislerine saldırılar
Gazze’de sağlık tesislerine yönelik en az 410 saldırının gerçekleştiği biliniyor. Gazze’de 6’sı güneyde, 4’ü kuzeyde, yalnızca 10 hastanenin faal olduğu raporlanıyor.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) verilerine göre, Gazze’de yaklaşık 50 bin hamile kadın bulunuyor ve günde ortalama 180 doğum gerçekleşiyor.
Toplam 464 eğitim tesisinin hasar gördüğü, 142 okulun tamamen yıkıldığı veya ağır hasar aldığı saldırılar, okul kapanmaları nedeniyle 625 bin öğrenci ve 22 bin 564 öğretmeni doğrudan etkiledi.
Ayrıca Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, nüfusun yüzde 75’ine karşılık gelen yaklaşık 1,7 milyon Filistinli Gazze’de yerinden edildi ve bu kişilerin 1,4 milyonu BM’ye ait 155 okula sığındı.
Aşırı kalabalık olan bu barınaklarda ortalama 150 kişiye 1 tuvalet ve 700 kişiye 1 banyo düşüyor.
]]>AB Komisyonu ve AB Dönem Başkanı Belçika’nın ev sahipliğinde 3’üncüsü düzenlenen Avrupa İnsani Forumu başladı.
AB Komisyonunun kriz yönetimi ve insani yardımlardan sorumlu üyesi Janez Lenarcic, açılıştaki konuşmasında son bir yıl içinde küresel insani krizin kontrolden çıktığını belirterek, “2023’te Gazze’den Ukrayna’ya, Sudan’a ve ötesine kadar görebileceğimiz gibi, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana en yüksek sayıda aktif çatışmaya tanık olduk.” dedi.
2023’te şimdiye kadarki en kötü iklim kaynaklı felaketlerin de görüldüğüne dikkati çeken Lenarcic, dünya genelinde 300 milyona yakın insanın yardıma muhtaç durumda olduğunu vurguladı.
Lenarcic, “Bu muazzam zorluğun en basit çözümü var. Bu, siyasi iradeye bağlıdır. Durumu düzeltmek ve insani sorumluluklarını yerine getirmek hükümetlerin elindedir.” ifadelerini kullanarak, öncelikli olarak yapılması gerekenin finansmanı artırmak olduğuna işaret etti.
Gazze ve Batı Şeria’daki çocuklar için eylem çağrısı
Belçika Kalkınma İşbirliği Bakanı Caroline Gennez de forumda özellikle “unutulmuş ve yetersiz finanse edilen” krizlere odaklanılacağını belirtti.
Çatışmaların yol açtığı ihtiyaçların, insani bağışların büyük oranda gerisinde kaldığının altını çizen Gennez, “Şimdi harekete geçmeliyiz.” dedi.
Gennez, “Bu sistemi birkaç bağışçının tek başına taşıması mümkün değil. Hepimizin, sivillerin korunmaya ihtiyaç duyduğu her yerde, tüm devletlere, kişilere veya gruplara uluslararası insancıl hukuka tamamen saygı duyması ve uyması çağrısında bulunma sorumluluğumuz var.” diye konuştu.
Gazze’deki duruma değinen Gennez, “İnsani çabaların yanı sıra güçlü siyasi çabalara da ihtiyaç duyulan bu krizi unutamayız. Bu nedenle Gazze ve Batı Şeria’daki çocuklara yönelik eylem çağrısında bulunuyorum. Hepinizi güçlü bir şekilde aramıza katılmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Siyasi irade gerektiği mesajı
Birleşmiş Milletler (BM) Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths de Gazze, Ukrayna, Sudan, Yemen, Kongo ve Myanmar gibi bölgelerde sivillerin ve insani yardım görevlilerinin öldürüldüğüne dikkati çekti.
Griffiths, insani yardıma erişime bir seçenek gibi yaklaşıldığını hatta gıda güvensizliği ve yetersiz beslenmenin aslında savaş silahı olarak kullanıldığını söyledi.
Bu çatışmalar neticesinde yerinden edilmiş insanların çürümeye yüz tutmuş kamplarda kaldığına sık sık şahit olunduğunu belirten Griffiths, insani yardım sisteminde erişim ve dağıtımın daha etkili hale getirilmesi için değişiklikler gerektiğini anlattı.
Griffiths, hayatı boyunca “dünyanın bu kadar kötü durumda olduğu” bir dönemin daha yaşanmadığını ifade ederek, “Uzun süren karmaşık siyasi krizlerle karşı karşıyayız. Siyasi iradeye ihtiyacımız var. Buna şiddetle ihtiyacımız var.” değerlendirmesini yaptı.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Başkanı Mirjana Spoljaric Egger de şunları kaydetti:
“Gazze’den Ukrayna’ya, Sudan’a, Yemen’e ve Kongo’ya, ICRC silahlı çatışmalarda sivillerin korunmasında küresel çapta bir başarısızlığa tanık oluyor. Devletler, bu dayanılmaz acıyı önlemek ve en aza indirmek için uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini acilen yerine getirmelidir. İnsani yardım eylemi, siyasi çözüm eksikliğinin yerini almamalı ve dikkatleri bu çözüm eksikliğinden uzaklaştırmamalı.”
]]>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu toplantıları kapsamında yaptığı açıklamada, Gazze’ye Mısır üzerinden giden insani yardımlar için artık İsrail’in izninin beklenmemesi gerektiğini kaydetmiş ve ilgili ülkelerin tek taraflı adım atmaları önerisini gündeme getirmişti.
Son Türkiye ziyaretini Temmuz 2023’te gerçekleştiren Abbas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Ankara’ya gidecek.
Ziyaretin gerçekleşeceğini ilk duyuran kişi Antalya Diplomasi Forumu toplantılarına katılan Filistin Dışişleri Bakanı Riyad Maliki oldu. Maliki, hafta sonu düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Abbas’ın sürekli iletişimde olduklarını, Ankara’da yüz yüze görüşme fırsatı bulacaklarını söyledi. Filistinli bakan, görüşmelerde Türkiye’nin Filistin’e desteğinin ele alınacağını, özellikle Gazze’ye yapılan yardımlar konusunun ele alınacağını kaydetti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da 3 Mart’ta Antalya Diplomasi Forumu’nun kapanış basın toplantısında Abbas’ın ziyaretini teyit etti ve görüşmelerde İsrail-Hamas savaşının seyrinin ele alınacağını söyledi.
Fidan, “Ayrıca Filistinliler arası diyalog konusunda da gelişmeleri Cumhurbaşkanı’mız birinci elden kendisinden duymak istiyor. Ayrıca Türkiye’nin tavsiye ve telkinlerini de iletme imkanı bulacaklar bu çerçevede” ifadeleriyle Ankara’da yapılacak görüşmelerin içeriğini de duyurmuş oldu.
Gündemde ateşkes ve insani yardım var
Bakanı Fidan aynı basın toplantısında, ateşkes konusunda genel bir anlayış bulunduğunu ve anlaşmaya yakın olunduğunu kaydetti ve asıl dikkat çekilmesi gereken durumun Gazze’de giderek kötüleşen insani koşullar olduğunu vurguladı.
Gazze’ye yardım konusunda uluslararası toplumun yerleşik uygulamaları bırakıp artık tek taraflı adım atması gerektiğini düşünen ülkeler olduğunu kaydeden Fidan, “Bizler de artık bu görüşleri destekliyoruz çünkü yani birilerinin iznini bekleyerek Gazze’ye yardım ulaştırmak, artık 2 milyondan fazla insanın yavaş ve sessiz ölümüne ortak olmak manasına geliyor” dedi.
Yardımlar İsrail’in onayı olmadan Gazze’ye geçmiyor
İsrail ve Mısır arasında yıllardır geçerli olan uygulamaya göre, Mısır’ın Refah Sınır Kapısı’nı kullanan insani yardım kamyonları İsrail’e geçiyorlar ve Kerem Şalom Sınır Kapısı’nda denetlendikten sonra Gazze’ye gönderiliyorlar. Denetleme işleminin vakit alması, İsrail’in onay vermediği insani yardım maddelerinin geri gönderilmesi gibi uygulamaların, gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaçların Filistin halkına ulaşmasında kesintilere neden olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.
Filistin’e insani yardımlarını artıran ülkeler arasında olan Türkiye, son aylarda başta Mısır ve diğer önde gelen Arap ülkeleriyle yaptığı temaslarda İsrail’in izninin artık aranmaması gerektiğini, bu konudaki uygulamanın değiştirilmesi çağrısında bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen ay Kahire’ye yaptığı ziyaret sırasında konuyu Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile görüştüğü biliniyor. Mısır yönetiminin ilk başta öneriye mesafeli olduğu ancak İsrail’in saldırıları sonucunda insani durumun giderek çok daha kötüleşmesi üzerine pozisyonunu esnettiği kaydediliyor.
Bunun en önemli sinyallerinden biri Mısır’ın, İsrail’in Gazze’nin güneyinde sivillerin sığındığı tek kent olan Rafah kentine saldırması durumunda Camp David’de imzalanan barış anlaşmalarından çekileceği tehdidinde bulunmuş olması olarak değerlendiriliyor.
Ancak Mısır’ın henüz insani yardımlar konusunda “tek taraflı” bir süreç başlatma noktasında olmadığı, özellikle ateşkes müzakerelerinin yoğunlaştığı bir dönemde böyle bir adımı atmayı değerlendirmeyeceği kaydediliyor.
Antalya Diplomasi Forumu’nda neler konuşuldu?
Gazze konusu, bu yıl 3. sü yapılan Antalya Diplomasi Forumu’nun öncelikli konuları arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Fidan, açılış konuşmalarında İsrail’in saldırılarını sert dille eleştirirken, Batı dünyasının büyük çoğunluğunu da çifte standart uyguladıkları için kınadılar. Erdoğan, Gazze’de yaşananların mevcut uluslararası sistemin tamamen çöktüğünün bir göstergesi olduğunu belirtti ve daha adil bir sistemin mutlaka kurulması gerektiği mesajını yineledi.
Dışişleri Bakanı Fidan ise Gazze’deki durumu özel olarak işleyen ve Filistin Dışişleri Bakanı Maliki ile Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri’nin konuşmacı olarak yer aldığı bir panele de katıldı. Temas Grubu ülkelerinden Suudi Arabistan ve Katar ise Antalya Diplomasi Forumu’na dışişleri bakanı düzeyinde katılmadı.
Fidan, forumun kapanış basın toplantısında, Antalya’da küresel sistemin adaletsizliğine ve dengesizliğine karşı oluşmakta olan uzlaşının ele alındığını belirtirken, “Bazı uluslararası aktörlerin farklı meselelerdeki çifte standartlı ve uluslararası hukuku hiçe sayan yaklaşımları, forum esnasında panelistlerce adeta ifşa edildi” dedi.
Antalya Diplomasi Forumu toplantılarına Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinden üst düzey katılım olmaması dikkat çekti. Buna karşın bu yıl da Afrika ülkelerinden yoğun bir katılım gözlendi. Toplantıya cumhurbaşkanı ve hükümet başkanı düzeyinde katılım gösteren 19 ülke çoğunlukla Afrika ve Balkan ülkeleri oldu.
]]>Ağır maddi ve manevi tahribat bırakan iç savaş, ülkenin orta kesimleri, batı ve güneybatıdaki 9 eyalette sürüyor.
Birleşmiş Milletlere göre, çatışmalar sonucunda 12 binden fazla kişinin öldüğü, 33 binden fazla kişinin yaralandığı Sudan’da, nüfusun yaklaşık yarısına denk gelen 25 milyon kişi insani yardıma muhtaç hale geldi.
Sudan’da 7 milyonu aşkın kişi, ülke içinde yerinden edildi veya güvenlik arayışıyla komşu ülkelere gitti.
AA muhabiri, Sudan’ın doğusundaki Kızıldeniz eyaletinin başkenti Port Sudan’ın Sevra, İskan ve Selaleb mahallelerindeki devlet okullarında barınan Sudanlı savaş mağduru ailelerle görüştü.
“Sesimize kulak verin”
Batı Darfur eyaletinin Cuneyne kentinden Havva Musa, “Evsiz, barksız perişan haldeyiz. Yiyecek ve içeceğe, her türlü insani yardım malzemesine gerçekten muhtacız.” dedi.
İnsani yardımların yetersizliğinden yakınan Musa, yardımların amacına uygun şekilde dağıtılmadığını ve usulsüzlük yapıldığını iddia etti.
Musa, “Dünyanın ve uluslararası yardım kuruluşlarının sesimize kulak vermesini bekliyoruz.” ifadesini kullandı.
“Barınma en büyük sorunumuz”
Cezira eyaletinin Mesit kentinden Ahmed Ömer Ali Yusuf da savaşın başından bu yana sürekli bir şehirden diğerine göç ettiklerini söyledi.
HDK’nin Mesit’te kontrolü ele geçirmesinin ardından halkın can güvenliği endişesiyle evlerinden çıkmak zorunda kaldığını anlatan Yusuf, “Durum gerçekten çok kötü. En temel insani ihtiyaçlarımızdan mahrumuz. Yollarda geceledik. 15 günlük meşakkatli yolculuğun ardından Port Sudan’a vardık. İnsani yardım kuruluşlarından çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere ihtiyaçlarımızın karşılanması için destek bekliyoruz.” diye konuştu.
Yusuf, en büyük sıkıntının barınma sorunu olduğunu belirterek acil olarak çadır yardımı beklediklerini ifade etti.
“Çok yorulduk, artık barış istiyoruz”
Başkent Hartum’daki çatışmalardan kaçarak Medeni kenti üzerinden Port Sudan’a sığınan Zehra İbrahim de “Barınacak bir yer istiyoruz. Hastayım, çocuklarımız hasta ilaç istiyoruz. Yiyecek içecek ihtiyacımız var. Elimizde avucumuzda bir şey kalmadı. Bu savaştan gerçekten çok yorulduk, usandık. Artık barış istiyoruz.” dedi.
Hartum’dan kaçan Nefise İbrahim de tedavi görmeye ihtiyacı olduğunu belirtti.
İbrahim, hiçbir şeylerinin kalmadığına ve hayırseverlerden destek beklediklerine dikkati çekti.
Sudan’daki iç savaş
Sudan, 2023’ün nisan ortasından bu yana, Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan komutasındaki ordu ile HDK arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor.
HDK ve ordu, Aralık 2018’deki halk ayaklanması sonrasında yönetimi ele geçirip, yaklaşık 30 yıl iktidarda kalan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in Nisan 2019’da devrilmesinin ardından sivillerin katılımıyla oluşturulan hükümette yer almış, 2021’de ise sivil hükümete karşı birlikte darbe düzenlemişti.
Ordu ve Hızlı Destek Kuvvetlerinin, askeri ve güvenlik reformu kapsamında HDK’nin orduya entegrasyonu meselesinde anlaşmazlığa düşmesinin ardından nisan ortasında kanlı iç savaş patlak vermişti.
Suudi Arabistan ve ABD’nin aracılık ettiği dolaylı ateşkes müzakerelerinde, tarafların öne sürdüğü şartlarda anlaşamaması nedeniyle şiddet sona erdirilememişti.
]]>