Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV5’te katıldığı “Gündem Türkiye” isimli programda genel başkanlık görevinden sağlık sorunları nedeniyle ayrılacağını açıkladı. Normal şartlarda Ekim ayında yapılması planlanan kongrenin öne çekileceğini söyleyen Karamollaoğlu, yeni genel başkanın teşkilatlarının görüşü alındıktan sonra değerlendirileceğini, isim tekliflerine açık olduklarını ve siyaseti değil, sadece genel başkanlık görevini bıraktığını açıkladı.
“SAĞLIĞIM BUNA MÜSAADE ETMİYOR”
Karamollaoğlu, “Genel başkanlığı bırakacağınız yönünde haberler gündeme geldi. Nedir bunun aslı? Böyle bir durum var mı?” sorusuna “Var. Bugün buraya gelirken de sizler de beraber olduğumuz zaman farkına varıyorsunuz. Artık sağlığım bu görevi yerine getirmeme izin vermiyor. Şu seçim döneminde ben sadece dört yere gidebildim. Bu bir genel başkan için ciddi bir eksiklik. Bunu gitmek istemediğimden değil, sağlığım müsaade etmediği için gidemedim. Bir hafta kadar hastanede her gün serum aldım ayağa kalkayım diye. Şimdi biraz toparladım ama bu geçici bir toparlama. Mutlaka bir siyasi partinin başında bulunan bir insan özellikle bu dönem, şimdi dört yıl ara var erken seçim olmazsa. Bu dört yıl zarfında Türkiye’yi hallaç pamuğu gibi atmalı, her yerde biz güçlü bir şekilde teşkilatlarımızı geliştirmeliyiz. Bunu benim yürütecek maalesef sağlığım buna müsaade etmiyor” Yanıtını verdi.
“EKİM AYINDAN ÖNCE OLAĞANÜSTÜ KONGRE YAPILACAK”
Kongre tarihinin henüz kesinleşmediğini ifade eden Karamollaoğlu, “Çok geciktirmek istemiyoruz. Çünkü bizim kongre tarihimiz normalde Ekim ayında. Ekim ayı bana biraz uzun bir süre gibi geldi. Bundan dolayı da arkadaşlarımıza hazırlıklarını yapmalarını, bizim Ekim ayından önce olağanüstü kongre yapmamızın daha uygun olacağını söylemiştim. Bütün teşkilat mensuplarımızla irtibat kurulacak. Kendilerine bilgi verilecek” diye konuştu.
“İMKANIM DAHİLİNDE DİNLEMEYE ÇALIŞACAĞIM”
Yeni genel başkan adaylarının nasıl belirleneceğine ilişkin soruya yanıt veren Saadt Partisi lideri, teşkilatların kanaatlerini alacaklarını ifade ederek şöyle konuştu:
“Bizim teşkilatlarımızın, şahıs bazında da politikalar bazında da kanaatlerini alacağız. Bunu değerlendireceğiz. İsim teklifleri de alacağız. Onun arkasından da bir veya iki isim üzerinde mutabakat sağlandığında da kongreye gideceğiz. Düşünce ve kanaatleri imkanım dahilinde dinlemeye çalışacağım. Ama Ankara’da başkanlık divanındaki arkadaşlarımız da gelen ekipleri mutlaka dinleyecekler.”
“SİYASETTEN ÇEKİLME GİBİ BİR DÜŞÜNCEM YOK”
Şu ana kadar herhangi bir genel başkan aday isminin konuşulmadığını, ismi öne çıkan adayların müzakeresini yapacaklarını sözlerine ekleyen Karamollaoğlu, “Şu anda genel başkan adayları yok. Biz teşkilatlarımızdan gelen isimleri tasnif ettikten sonra öne çıkanların bir defa daha müzakeresini yapacağız. Bu görevi hakkıyla yerine getirecek bir isim belirlenecek. Başarılı bir çalışma yapılacak. Siyasetten çekilme diye bir düşüncem yok. Genel başkanlıktan ayrılacağım. Hangi arkadaşımız genel başkan olursa onun en büyük destekçisi olacağım. Ümit ediyorum ki yeni genel başkanımız da hem tabanın hem de çalışan arkadaşlarımızın desteğiyle güzel bir performans ortaya koyacak” dedi.
]]>USTA SANATÇI EVDE FENALAŞTI
Yeşilçam efsanelerinden biri olan Nuri Alço’dan sevenlerini üzen kötü bir haber geldi. 73 yaşındaki usta sanatçı, bayram tatili için kendi memleketi olan Eskişehir’e gitti. Alço, dün gece evde fenalaşınca eşi Burcu Alço tarafından hastaneye kaldırıldı.
YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRÜYOR
Yapılan ilk muayenede sanatçının bilincinin kapalı olduğu görülerek pıhtı atması teşhisi konuldu. Alço’nun yoğun bakıma alındığı öğrenildi.

“İLAÇLARINI İHMAL EDİP ALMAMIŞ”
Sanatçının eşi Burcu Alço magazinkolik’e yaptığı açıklamada, ” Ben yaklaşık bir haftadır buradaydım. Nuri ise bayramımızı burada geçirmek üzere dün geldi. Gece birden fenalaşınca hemen hastaneye kaldırdık. Doktorlar ilk muayenede beyin kanaması teşhisi koydular. Nuri sürekli kan sulandırıcı hap kullanıyordu. Ama sanırım 2-3 gündür ihmal edip almamış. Kendisi şuan yoğun bakımda ve ben dahil yanına kimseyi almıyorlar. Lütfen sevenleri dualarını ihmal etmesinler.” sözleriyle Nuri Alço’nun sağlık durumu hakkında bilgi verdi.

NURİ ALÇO KİMDİR?
26 Nisan 1951 tarihinde Eskişehir’de, ailesinin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Baba tarafından Trakyalı, Bulgaristan’dan göçen dedesi de meşhur pehlivan Kel Aliço’dur.
Adalet İlkokulu, Devrim Ortaokulu ve Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. Liselerarası spor müsabakalarında dereceler aldı.
Liseden sonra askere gitti. Acemi birliğini Erzincan talimgâhda yaptı. Usta birliğinde de Erzurum Kandilliye geçti.
Eskişehir’deki Altay Spor Kulübünde ve Ordu Milli Takımında profesyonel olarak Voleybol oynadı.
Askerliği bittikten sonra, büyük bir bankanın kredi istihbarat servisinde şef olarak çalışan ve de sonrasında Pfizer adlı ilaç firmasında Eskişehir, Kütahya, Afyon bölge temsilciliği yaptı.
Bu sıralarda Ses ve Hayat dergilerinin artistik seçmelerine katıldı, dereceye girince 2 yıl çalıştığı ilaç firmasından ayrılarak İstanbul’da yaşamaya karar verdi.
Kelebek, Saklambaç ve Günaydın gazetelerinde fotoromanlarda oynadı. Bu sayede üne ulaşan Nuri Alço, zamanla, kendine özgü şık giyimiyle podyum dünyasının da aranan isimlerinden biri oldu. Birçok ünlü markanın mankenliğini yaptı.
Sinemayla tanışması 1977 yılında Ünsal Emre ve Sevda Karaca’nın başrolünü oynadığı ‘ Ah Bu Ne Dünya ‘ isimli filmle gerçekleşti.
Yeşilçam’a ağırlıklı olarak kötü adam rollerinde yer alan Nuri Alço, izleyicilerin kafasında rol aldığı karakterlerle özdeşleşti.
Beyaz takım elbisesi ve elinden düşürmediği viskisi ile bazen bir mafya babası, bazen de bir uyuşturucu kaçakçısını canlandıran başarılı oyuncu, Türk Sineması’na elit kötü adam imajını yerleştiren isim oldu.
Yeşilçam’da çekilen pek çok başarılı filmde imzası olan Alço, aralarında Ahu Tuğba, Cüneyt Arkın, Kadir İnanır, İbrahim Tatlıses ve de Oya Aydoğan’ın da bulunduğu pek çok yıldız oyuncuya beraber kamera karşısına geçti.
Nuri Alço’nun sinemada canlandırdığı karakterlerden ilham alan bir grup gencin kurduğu NARO (Nuri Alço Revival Organization) adlı organizasyon Nuri Alço’nun adını ve repliklerini İstanbul’un duvarlarına yazarak sanatçısının hatırasını canlandırmaya çalıştı.
Ayrıca Seyhan Sevinç’in kaleme aldığı Soğuk Bir Gazoz İster misin Yavrum adlı eser de sanatçının sinemada canlandırdığı karakterleri, Türk Sineması’nın son 30 yılını ve de NARO organizasyonunu ayrıntılı olarak inceledi.
Türk Sineması’nın unutulmaz isimlerinden olan Nuri Alço halen aktif sinema yaşamına devam etmektedir.
Nuri Alço, bir kere evlendi. 1988 yılında boşandı ve bir daha evlenmedi.
Nuri Alço, 2013 yılında Show TV’de yayınlanan “Benzemez Kimse Sana ” yarışmasına yarışmacı olarak katılmıştır.
27 Haziran 2015 tarihinde rahatsızlanınca acilen ameliyata alındı ve özel bir hastanede anjiyo yapıldı.
300’e yakın sinema filminde rol almış olduğu söylenen Alço, 2010 yılında Nene Hatun filminde rol almıştır.


Samsun’un Atakum ilçesinde Yenimahalle Mahallesi’nde uzun yıllardır terzilik yapan Nurcan Korkmaz ve 4 erkek aday muhtarlık seçimi için yarıştı. 20 bin 788 seçmenin olduğu mahallenin tek kadın muhtar adayı olan Nurcan Korkmaz, oy verme işleminin başlamasından 2 saat sonra bir kadın muhtar adayı daha olduğunu öğrendi. Akabinde bu kişiyi araştıran aday Nurcan Korkmaz, rakibin adının “Nurdan Kaçmaz” olduğunu duyunca şoke oldu. Kabinde Nurcan ve Nurdan isimli oy pusulalarının iç içe veya yan yana durmasından dolayı bazı mahalle sakinleri isim benzerliğinden kafalarının karıştığını söyledi. Tek kadın aday Nurcan Korkmaz ve azaları araştırmaları sonucu böyle bir muhtar adayı ve azalarının mahallelerinde ikamet etmediğini öğrendi. Son dakika seçime dahil olan ve şu ana kadar kendini göstermeyen Nurdan Kaçmaz isimli adaya sandıktan 889 oy çıktı. En çok oy alan aday 3 bin 565 oy alırken, oylarının bölündüğü söyleyen Nurcan Korkmaz ise 3 bin 391 oy alarak seçimi kazanamadı.
“Nurdan Kaçmaz”ın oy pusulasında yer alan “Aleyna Kalay” ve “Emre Özdenen” gibi aza isimleri, Survivor yarışmacıları ile aynı ismi taşıması dikkat çekti.
Seçimin tekrarlanması talebi
Samsun İl Seçim Kurulu’na itirazda bulunan Nurcan Korkmaz, seçimin iptal edilerek tekrarlanmasını talep etti. İtiraz dilekçesinde, “31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde Yenimahalle Mahallesi’nde yapılan muhtarlık seçimlerinde ‘Nurdan Kaçmaz’ adına ‘sahte ve asılsız’ olarak basılarak sandık alanlarına bırakılan oy pusulasının esasen Nurcan Korkmaz’ın oylarını bölmek adına yapılan bir işlem olması ve seçim sonucunu direkt etkilemesi nedeniyle yapılan seçimin iptal edilerek tekrarlanması gerekmektedir” ifadeleri yer aldı.
“Bu oyunu kimin kurduğunu merak ediyorum”
Sahte pusulaların seçmenin kafasını karıştığını ileri süren muhtar adayı Nurcan Korkmaz, bu oyunu kendisine kimin kurduğunu merak ettiğini belirterek, “Yenimahalle Mahallesi’nde uzun yıllardır terzilik yapıyorum. Çok güzel bir çevrem var. Mahallede bazı eksiklikler gördüğümden dolayı muhtar adayı olmaya karar verdim. Koca mahalleyi gezdim. Herkesle tek tek görüştüm. Desteklerini aldım. Adaylığımı açıkladım. Arkama çok iyi bir kitle aldım ve seçim günü geldi. Okullara gittik, oy pusulamızı dağıttık. Kabinlerin arkasında koyduk. İnsanlar oy kullanmaya başladı. Saat 10.30 gibi bir tane daha kadın adayın olduğunu öğrendim. Başka bir kadın aday yoktu. ‘Nurdan Kaçmaz’ diye bir kadın adayını öğrendim ve şoke oldum. Araştırma yaptık ve böyle bir kişinin olmadığını öğrendik. Çünkü 4 tane erkek aday vardı. Tek kadın aday bendim. Seçimi kazanacağımı biliyordum. Böyle bir kadın varsa çıkmasını istiyorum. Böyle bir insan yoksa benim hakkımın yendiğini düşünüyorum. Bana bu oyunu kimin kurduğunu merak ediyorum. Bu insanlara şu anda cevap vermek durumunda kalıyorum. ‘Abla biz sana güvendik oy verdik’ diyorlar. Bu kadar isim benzerliği olmaz” dedi.
Nurcan Korkmaz ayrıca İlçe Seçim Kurulu’na ve İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne gittiğini, böyle bir adayın olmadığını öğrendiğini sözlerine ekledi.
Yaklaşık 50 kişi Nurcan Korkmaz’ın dükkanının önünde toplanarak kendisine destek verdi. Seçimin tekrarlanmasını isteyen mahalle sakinleri, ‘sahte aday Nurdan Kaçmaz’ yüzünden seçimi kaybettiklerini öne sürdüler. – SAMSUN
]]>Yıldızoğlu’nun çocukları Sibel Aybar, Cihan Özyıldız, eski eşi Suna Yıldızoğlu ve yakınlarının yanı sıra pek çok ünlü oyuncu ve tiyatrocu camiye gelerek Yıldızoğlu’nu son yolculuğunda yalnız bırakmadı.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da cenaze namazına katılan isimler arasındaydı.
“BURADAN BİLE POZİTİF ENERJİ VERİYOR”

Kayhan Yıldızoğlu’nun eski eşi Suna Yıldızoğlu, “Biz sadece bir sanatçıyı kaybetmedik, çok önemli bir nesilden bir bireyi kaybettik.
Tek tek gidiyorlar ve onların yerini dolduracak kimseyi göremiyorum açıkçası. Konuştukça, onu anlatırken içim açılıyor açıkçası. Buradan bile pozitif enerji veriyor” dedi.
“YEŞİLÇAM, ONDAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİ”
Kayhan Yıldızoğlu’nun Türk sinemasının çok değerli isimlerinden biri olduğunu ifade eden oyuncu Bekir Aksoy, “Biz Çiçek Taksi’de çok uzun yıllarca beraberdik.
Anlatılacak bir insan değil; bütün donanımıyla, oyunculuğuyla, zarafetiyle, karakteriyle, kişiliğiyle, dostluğuyla, ağabeyliğiyle, arkadaşlığıyla bize o kadar büyük değerler kattı ki.
Sadece bizim için geçerli bir şey değil; Yeşilçam, Türk dizileri, Türk tiyatrosu ondan çok şey öğrendi. Çok özel bir insandı” diye konuştu.
“HEM ÇOK İYİ BİR OYUNCU HEM ÇOK İYİ BİR İNSAN”
Yıldızoğlu’nu küçük yaşından itibaren tanıdığını söyleyen oyuncu Meltem Cumbul, “Kayhan Yıldızoğlu, hayatımda tanıdığım en nezaketli, en kibar, çok küçük yaşımdan itibaren tanıdığım bir kişi kendisi.
Eniştemin ve arkadaşımın ablası olması sebebiyle. Hem çok iyi bir oyuncu hem çok iyi bir insan. Hepimizin başı sağ olsun” şeklinde konuştu.
“ONDAN BİR ŞEYLER ÖĞRENMEYE ÇALIŞTIM”
Bir dönem Yıldızoğlu ile aynı yapımda rol alan oyuncu Gökhan Keser, “Başımız sağ olsun, üzgünüz. Türk sineması adına ve onu sevenler adına çok önemli bir isim, çok özel bir kalpti.
Benim aslında kendisiyle çok fazla birebir, karşılıklı sahnem yoktu ama ortak alanda vesaire hep sohbet ederdik. İçten, samimi ve tecrübelerini aktaran bir isimdi. Ondan bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Çok değerli bir isimdi” dedi.
“KÖTÜ ADAMI OYNADIĞI ZAMAN BİLE ONU SEVDİK”
Film Yapımcısı ve Senarist Birol Güven de Yıldızoğlu’nun çok önemli bir isim olduğunu belirterek, “Hepimizin Yeşilçam’a çok büyük borcu var. Orada müthiş karakterler tanıdık.
Kayhan Yıldızoğlu o kadar değişik, çeşitli, zengin karakterlerle çıktı ki karşımıza. Kötü adamı oynadığı zaman bile onu sevdik. Çok sıcak, çok müthiş bir oyuncuydu. Mekanı cennet olsun” diye konuştu.
“İLK OYUNUM ONUNLAYDI, SON OYUNU DA YİNE BİRLİKTE OYNADIK”
Oyuncu ve tiyatrocu Müjdat Gezen ise, “1960’ta şehir tiyatrosunda tanıştık. O gün bugün devam etti, son oyununu benim tiyatromda oynadı. Çok alkış alıyordu, çok beğeniliyordu. Çok iyi bir oyuncuydu.
Beraber bir sürü filmimiz, bir sürü tiyatro oyunumuz var. İlk oyunum onunlaydı, son oyunu da yine birlikte oynadık. Böyle bir günde, Ramazan’ın ilk günü, demek ki tanrı onu seviyormuş ki yanına almış” şeklinde konuştu.
90 yaşında hayatını kaybeden Tiyatrocu ve Oyuncu Kayhan Yıldızoğlu, Levent Afet Yolal Camii’nde kılınan namazından ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.
]]>Geçtiğimiz cumartesi günü 90 yaşında hayatını kaybeden Yeşilçam’ın tanınmış isimlerinden tiyatrocu ve oyuncu Kayhan Yıldızoğlu’nun cenaze namazı Levent Afet Yolal Camii’nde kılındı. Yıldızoğlu’nun çocukları Sibel Aybar, Cihan Özyıldız, eski eşi Suna Yıldızoğlu ve yakınlarının yanı sıra pek çok ünlü oyuncu ve tiyatrocu camiye gelerek Yıldızoğlu’nu son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da cenaze namazına katılan isimler arasındaydı.
“Buradan bile pozitif enerji veriyor”
Kayhan Yıldızoğlu’nun eski eşi Suna Yıldızoğlu, “Biz sadece bir sanatçıyı kaybetmedik, çok önemli bir nesilden bir bireyi kaybettik. Tek tek gidiyorlar ve onların yerini dolduracak kimseyi göremiyorum açıkçası. Konuştukça, onu anlatırken içim açılıyor açıkçası. Buradan bile pozitif enerji veriyor” dedi.
“Yeşilçam, Türk dizileri, Türk tiyatrosu ondan çok şey öğrendi”
Kayhan Yıldızoğlu’nun Türk sinemasının çok değerli isimlerinden biri olduğunu ifade eden oyuncu Bekir Aksoy, “Biz Çiçek Taksi’de çok uzun yıllarca beraberdik. Anlatılacak bir insan değil; bütün donanımıyla, oyunculuğuyla, zarafetiyle, karakteriyle, kişiliğiyle, dostluğuyla, ağabeyliğiyle, arkadaşlığıyla bize o kadar büyük değerler kattı ki. Sadece bizim için geçerli bir şey değil; Yeşilçam, Türk dizileri, Türk tiyatrosu ondan çok şey öğrendi. Çok özel bir insandı” diye konuştu.
“Hem çok iyi bir oyuncu hem çok iyi bir insan”
Yıldızoğlu’nu küçük yaşından itibaren tanıdığını söyleyen oyuncu Meltem Cumbul, “Kayhan Yıldızoğlu, hayatımda tanıdığım en nezaketli, en kibar, çok küçük yaşımdan itibaren tanıdığım bir kişi kendisi. Eniştemin ve arkadaşımın ablası olması sebebiyle. Hem çok iyi bir oyuncu hem çok iyi bir insan. Hepimizin başı sağ olsun” şeklinde konuştu.
“Ondan bir şeyler öğrenmeye çalıştım”
Bir dönem Yıldızoğlu ile aynı yapımda rol alan oyuncu Gökhan Keser, “Başımız sağ olsun, üzgünüz. Türk sineması adına ve onu sevenler adına çok önemli bir isim, çok özel bir kalpti. Benim aslında kendisiyle çok fazla birebir, karşılıklı sahnem yoktu ama ortak alanda vesaire hep sohbet ederdik. İçten, samimi ve tecrübelerini aktaran bir isimdi. Ondan bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Çok değerli bir isimdi” dedi.
“Kötü adamı oynadığı zaman bile onu sevdik”
Film Yapımcısı ve Senarist Birol Güven de Yıldızoğlu’nun çok önemli bir isim olduğunu belirterek, “Hepimizin Yeşilçam’a çok büyük borcu var. Orada müthiş karakterler tanıdık. Kayhan Yıldızoğlu o kadar değişik, çeşitli, zengin karakterlerle çıktı ki karşımıza. Kötü adamı oynadığı zaman bile onu sevdik. Çok sıcak, çok müthiş bir oyuncuydu. Mekanı cennet olsun” diye konuştu.
“İlk oyunum onunlaydı, son oyunu da yine birlikte oynadık”
Oyuncu ve tiyatrocu Müjdat Gezen ise, “1960’ta şehir tiyatrosunda tanıştık. O gün bugün devam etti, son oyununu benim tiyatromda oynadı. Çok alkış alıyordu, çok beğeniliyordu. Çok iyi bir oyuncuydu. Beraber bir sürü filmimiz, bir sürü tiyatro oyunumuz var. İlk oyunum onunlaydı, son oyunu da yine birlikte oynadık. Böyle bir günde, Ramazan’ın ilk günü, demek ki tanrı onu seviyormuş ki yanına almış” şeklinde konuştu.
90 yaşında hayatını kaybeden Tiyatrocu ve Oyuncu Kayhan Yıldızoğlu, Levent Afet Yolal Camii’nde kılınan namazından ardından Feriköy Mezarlığına defnedildi. – İSTANBUL
]]>Kurum, Habertürk’teki “Nedir, Ne Değildir” programında Aslı Şafak ve Orhan Gencebay ile Mehmet Akif Ersoy’un konuğu oldu.
Murat Kurum programda, kendisine seçim şarkısı hediye eden Orhan Gencebay ile nasıl tanıştıklarını anlattı.
Bakanlık döneminde ve sahada çalışırken sürekli koyu lacivert veya mavi takım elbise giymesinin nedeninin sorulması üzerine Kurum, “Hep gri pantolon ve mavi değil ama genelde lacivert giymeyi seviyorum yani. Lacivert favori rengim.” dedi.
“Sıkıcı bir insan mısınız?” ve “Nasıl bir çocuktunuz?” soruları üzerine de Kurum, şöyle konuştu:
“Sakin bir çocuktum. Uyumlu bir öğrencilik dönemim vardı. Öyle yaramazlık hatırlamıyorum. Sıkıcı olmadığımı düşünüyorum. İşim varsa önce işimi yapıyorum. İşimden artakalan bir zaman varsa da aileme ve kendime zaman ayırmaya çalışıyorum. Ama önceliğim işim. Çocuklarımla bilgisayarda kıyasıya maçlar yaparız. Arada o yeniyor, arada ben yeniyorum ama o da iyi oynuyor. Neysem oyum yani, geçmişte de böyleydim.”
Kurum’un, “Yaramazlık dersek eğer, ehliyet almamıştım ama araba sürmeyi biliyordum. Ankara’da bir gün arabayı sürüyorum…” demesi üzerine kendisine, “Bunu alıp siyasette kullananlar oluyor mu?” sorusu yöneltildi.
Murat Kurum da “Oluyor, oluyor. Ne söylesek hemen akşam haberlerde görüyoruz. Bir yere gidiyorum, çok yoğun programlarımız. Sabah 9’dan gece 2’ye kadar 8-10 program. Gidiyorsun, her yerde konuşuyorsun. Küçükçekmece’ye gittim geçen, ‘Büyükçekmece’ demişim konuşmada. Şantiyede bareti takıyoruz ya, aklınızdan konuşurken bazen ‘Bareti ayağımıza, çizmemizi kafamıza geçireceğiz’ derken hemen onu haber yapıyorlar.” diye konuştu.
“Tatil yapamıyorum çok uzun zamandır”
Kurum, yerli ve yabancı dizi izlemeyi sevdiğini, ayrıca özellikle Kemal Sunal’ın filmlerini tekrar tekrar izlediğini söyledi.
Tatil yapıp yapmadığı sorulan Kurum, TOKİ’de görev yaptığı sırada da tatil yapamadığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Tatil yapamıyorum çok uzun zamandır. Ben hiç 15 gün tatil yapmadım. Aşırı ciddi ve planlı biriyim, işimi de planlı yaparım. Bir belediye başkanı geldiği zaman biz en az o ilçedeki belediye başkanı kadar olaya hakimiz. Çünkü onlara ne yaptın, ne ettin, ne verdin, ne mal ettin? Onların o tutarı. Sonra da yapılıp yapılmadığını arkadaşlara sorarım.”
“Askerliği Şırnak’ta yaptım”
“Şiir yazıyor musunuz?” sorusuna Kurum, “Eşime yazdım ama hatırlamıyorum, eşimde var.” diye cevap verdi.
Kurum, eşiyle arkadaşı vesilesiyle tanıştığını anlatarak, “Eşimle üniversite birinci sınıfta tanıştık, sonra da evlendik. Üniversite bitti, askere gittim. Askerliği Şırnak’ta yaptım. Şırnak’a kendim, gönüllü gitmek istedim. İyi ki de oraya gitmişim. Orada çok güzel arkadaşlıklar oldu. Cudi’ye çıktık, Gabar’a çıktık. 50 kilometre yürüdüğümü biliyorum, silahlı, teçhizatlı, operasyonlara katıldık.” diye konuştu.
“Dışarıya yalnız çıkıyor musunuz?” sorusuna Kurum, “Çıkıyorum. Enteresan hikayeler oluyor. Bir gün AVM’ye gittik, gezdik. Lavaboya girdim, bir çocuk abdest alıyor, bakıyor bana. ‘Birine benzettim seni’ dedi. ‘Ben Çevre Şehircilik Bakanıyım’ dedim. ‘Yok ya’ dedi. Aldı telefonu, bakıyor kim bu diye. ‘Sen hakikaten bakansın’ diyor. Vatandaş görüyor, ‘Bizim özlediğimiz siyasetçi bu’ diyorlar. Korumasız sık sık geziyorum, seviyorum. Gelenle fotoğraf çektiriyorum, dinliyorum. Güzel hikayeler oluyor.” şeklinde yanıt verdi.
Kurum, “En son kime kızdınız?” sorusuna karşılık, “Yine siyasete girdin diyecen ya… Yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan zat var ya, nasıl kızmazsın? Bizim yaptığımız metroyu kendi yapmış gibi anlatıyor. Ben çok titizim. Böyle ani bir şey çıktı mı, ‘Bu niye böyle oldu’ derim.” ifadelerini kullandı.
“Evde bakanlık ya da başkanlık yapabiliyor musunuz?” soruna Kurum, “Yok ya yapmıyoruz. Evde ev işleriyle çok uğraşırım. Düzeni çok severim.” diye cevap verdi.
Kurum, “Sakin biri misiniz?” sorusu üzerine, “Sakinim genelde. Elbette ki sinirlendiğimiz zaman olabiliyor ama genel itibarıyla sakinim.” dedi.
Çocukluk ve üniversiteden arkadaşlarıyla bir araya geldiklerini anlatan Kurum, WhatsApp grupları olduğunu dile getirdi.
Bazen yoğunluktan gaf yaptığını yineleyen Kurum, “Biz ne yapsak akşam televizyonda görüyoruz. ‘Ya bu adam bu kadar iş yapıyor, üretiyor, projesi, hayali var, bunları gerçekleştirmiş, bunları yapmış’, bunları söylemiyorlar.” dedi.
Kurum, “Yoga mı pilates mi?” sorusuna “pilates”, “Sabah sporu mu, akşam sporu mu?” sorusuna “sabah sporu”, “Kitap okumak mı, film izlemek mi?” sorusuna “film izlemek”, “Bisiklet sürmek mi, yürümek mi?” sorusuna “yürümek”, “Doğa yürüyüşü mü, şehir turu mu?” sorusuna, “doğa yürüyüşü”, “Kahvaltı mı, akşam yemeği mi?” sorusuna “kahvaltı”, “Etli ekmek mi, pide mi?” sorusuna “etli ekmek”, “Sütlü tatlı mı, şerbetli tatlı mı?” sorusuna “sütlü tatlı”, “Pilav mı, makarna mı?” sorusuna “pilav”, “Planlı olmak mı, spontane mi yaşamak?” sorusuna “planlı olmak”, “Gündüz çalışmak mı, gece çalışmak mı?” sorusuna “gündüz çalışmak”, “Türk kahvesi mi, filtre kahve mi?” sorusuna “Türk kahvesi”, “köy mü, şehir mi?” sorusuna “Köy, daha doğal.” yanıtını verdi.
Murat Kurum, “Siyasetçi olmayı hayal ediyor muydunuz?” sorusuna karşılık, “Ben inşaat mühendisi olmak istiyordum. Babam inşaat mühendisi olunca ben de onu tercih etmişim.” dedi.
Kurum, daha sonra seyircilerin sorularını yanıtladı.
]]>Bartın’ın Amasra ilçesinde savcılığa 23 Ocak tarihinde belediyeye ait itfaiye müdürlüğü ve garaj amirliği içerisinde bulunan benzin deposundan sivil araçlara mazot verilmek suretiyle yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla isimsiz ihbar mektubu ulaşmış, mektubun zarfında yer alan isim ve adres ise yapılan incelemelerde sahte çıkmıştı. İhbar mektubunda, “11.01.2024 Perşembe günü saat 11.25’te Amasra Belediyesine ait garaj amirliği ve itfaiye amirliğinin ortak kullandığı garaj alanında özel şahısların araçlarına mazot doldurduğunu gördüm. Belediye imkanlarının şahsi menfaatler için kullanıldığını, devletin halk için yapması gereken yatırımların ve milletin vergilerinin bu şekilde çalındığına şahit oldum. Buradan alınan mazotlar resmi araçlara konuldu diye kayıtlar tutulduğunu, ayrıca daha öncesinde de belediyenin anlaşmalı benzin istasyonundan sivil şahısların yakıt doldurduğunu da gördüm. Bu olayın rutin olarak geçmişte de yapıldığı tarafıma anlatıldı. Resmi evrak olan defter kayıtları ile güvenlik kamera kayıtları incelendiğinde durumun daha da net anlaşılacağı kanaatindeyim” ifadeleri yer almıştı.
Olayla ilgili ortaya çıkan güvenlik kameralarında ise Amasra Belediyesi’nin anlaşmalı avukatı Berkay Dal, belediyeye ait itfaiye müdürlüğü ve garaj amirliği içerisinde bulunan benzin deposundan aracına yakıt alırken görüntüleri yer almıştı. Avukat Berkay Dal, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada Amasra Belediyesi’nin taraf olduğu ve hem Zonguldak hem de Bartın’da birer gün arayla görülen duruşmalara katıldığını ve davalara gitmek amacıyla 20 litre akaryakıt aldığını söyleyerek, kendisini savunmuştu. Dal, kendisinin duruşmalar için görev yazısı ve duruşma tutanaklarının da bulunduğunu ifade ederek, kamu menfaatine yapılan iş nedeniyle yakıt aldığını kaydetmişti.
Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır ise mazot yolsuzluğu iddiası ile ilgili tüm kayıt ve verileri savcılıkla paylaştıklarını belirterek, seçim öncesinde bir komplonun içerisine çekilmek istendiğini iddia etmişti. Başkan Çakır, iddia edildiği gibi bir yolsuzluk varsa ortaya çıkarılması, yoksa da isimsiz mektup, sahte adres ve doğru olmayan beyanlarda bulunanların tespit edilmesi için suç duyurusunda bulunduklarını ifade etmişti.
Mektubu yazan bulundu
Gelişmelerin ardından Amasra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından detaylı bir inceleme başlatıldı. Amasra İlçe Emniyet Müdürlüğü ile organize yürütülen çalışmalar sonucunda mektubu yazan kişinin kimliği tespit edildi. Amasra Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, mektubu yazan kişinin ilçedeki bir inşaat firmasında çalışan S.G. olduğu belirtildi. Açıklamada, “Birtakım kişi veya kişilerce gündeme getirilen belediyemiz personeline kamu hizmeti için yakıt verilmesi konusunda halkımızı yanıltmaya ve belediyemizi karalamaya yönelik yalan ve iftira sürecinin takipçisi oluyor, şeffaf belediyecilik ilkesi gereği bu konuyla alakalı son gelişmeleri sizinle paylaşıyoruz. Konuya dair Amasra Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında belediyemize yönelik iftira içeren ithamlarla dolu sahte mektubu düzenleyen, Amasra’da bir inşaat firmasının ofisinde çalışan S.G. isimli şahıs tespit edilerek yakalanmıştır. Bu organize kötülüğün diğer faillerinin de bir an önce yakalanarak yargı önünde hesap vermeleri en büyük temennimizdir. Bahse konu karalama kampanyası ve arkasındaki kirli ellerin tespit edilerek yargı önüne çıkarılması için Belediye Başkanlığımızca gerekli tüm hukuki süreç titizlikle takip edilecektir. Konunun üzerine sürat ve kararlılıkla giden Amasra İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Amasra Cumhuriyet Başsavcılığı’na teşekkür ediyoruz. Amasra Belediye Başkanlığı olarak bağımsız Türk yargısına güveniyor, çamur at izi kalsın siyasetiyle en güçlü şekilde mücadele edeceğimizi bildiriyoruz” denildi. – BARTIN
]]>Bahçeşehir Üniversitesi’nin (BAU) oluşturduğu İstanbul Animasyon Platformu (ANİM.İST) öncülüğünde ikincisi düzenlenen çizgi roman yarışmasında finalistlerin çalışmaları çizgi roman dergisi oldu. Yarışmada ödüle layık görülecek isimler, 14 finalistin, 2 ayda bir yayımlanacak ‘Büyük Umutlar’ adı verlen dergideki çizgi ve metin bütünlüğüyle oluşturdukları hikayelerle belirlenecek.
BAU İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü oluşumu ANİM.İST, yerel çizgi roman sektörüne yetenekli ve istekli genç sanatçıları yönlendirmek amacıyla 2022’de bir yarışma organize etti. Büyük ilgi gören ‘ANİM.İST Çizgi Roman Yarışması’nın ikincisi geçtiğimiz yıl düzenlendi. Çizerlerin sonucunu heyecanla beklediği yarışmada 14 isim finalist oldu. O finalistler arasında en başarılı isimlerin belirlenmesi için bir çizgi roman dergisi hazırlanmasına karar verildi. Başarılı olacak isimleri belirlemek için süreci zamana yaymak fikrinden doğan derginin basımı ANİM.İST ile ‘Arkabahçe Yayıncılık ve Çizgi Roman Dükkanı’ katkılarıyla gerçekleşti.
FİNALİSTLER, DERGİDE YARIŞACAK
Yeni çizerlere umut olmayı ve yol göstermeyi de hedeflediği için ‘Büyük Umutlar Çizgi Roman Dergisi’ adıyla okuyucularla buluşan çalışmanın lansmanı geçtiğimiz günlerde Beşiktaş’ta yapıldı. Raflarda yerini almaya başlayan, çizgi roman severlerin yakın zamanda kitapçılardan da edinebileceği dergi iki ayda bir basılacak. Derginin birinci yayın döneminde 2023’te finalist olan 14 ismin, çizgi ve kelime sanatıyla anlattıkları hikayeler yer alacak. Bu çalışmaların değerlendirilmesiyle, finalistler arasındaki en başarılı isimler belirlenerek ödüllendirilecek. Birinci yayın dönemi, 2024 yılındaki çizgi roman yarışmasının yeni finalistlerinin belirlenmesine kadar yaklaşık 1 yıl devam edecek.
ÇİZGİ ROMANA GÖNÜL VEREN İSİMLER
Genel Yayın Yönetmenliğinde çizgi roman aşığı bir isim olan Arkabahçe Yayıncılık ve Çizgi Roman Dükkanı Sahibi Ahmet Kocaoğlu’nun yaptığı derginin yayın kurulunda ise sektörün önemli isimlerinden BAU İletişim Fakültesi, Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı ve ANİM.İST Direktörü Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan ile aynı bölümde öğretim görevlisi olan Can Pekin yer alıyor.
‘HEDEF, YENİ İSİM VE YENİ ÇALIŞMALAR’
Yarışma ve derginin oluşumundaki tüm süreçte yer alan Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan, lansmanda dergi hakkında konuşurken şu ifadelere yer verdi:
“Yerel çizgi roman sektörüne yeni isimler ve çalışmalar kazandırmayı hedefleyen yarışmamızın ikincisini bu şekilde zamana yayarak, birbirimizden beslenerek ve birlikte öğrenmeye devam ederek üretmeyi hedefledik.”
‘KENDİ ÜLKEMİZİN KONULARINI ANLATMALI’
Ahmet Kocaoğlu ise çizgi romanlarda kendi kültürümüzden hikayelerin anlatılmasının uluslararası başarı için daha önem taşıdığına vurgu yaparak “Yeni bir çizgi roman yerelde başarılı olmadığı takdirde dünya ölçeğinde başarıyı yakalaması zordur. Hazırlayacağımız çizgi roman yayınlandığı ülkenin kendi kültürünün konularını anlatan güncel veya eski hikayelerine değinen bir yerde durmalı” dedi.
‘ÇİZGİ EVRENDEKİ HAYALİ YAŞANTILAR’
Organizasyon ve dergi düzenleme sürecinde yer alan Öğr. Gör. Can Pekin animasyon ve çizgi romanın benzer yönüne vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Paneller içerisindeki hareketsiz görüntülere bir akış sağlayan çizgi roman öykü anlatım mecrası, aktarmış olduğu ‘yaşam illüzyonu’ sebebiyle animasyon alanı ile benzerlik sergilemektedir. Bölümümüzün kıymetli oluşumlarından ANİM.İST ve Arkabahçe Yayıncılık’ın ortaklığından doğan ‘Büyük Umutlar’ çizgi roman dergisi, 14 katılımcımızın kendilerine has üsluplarını bu illüzyon çerçevesinde okuyucularla buluşturmayı ve onları çizgisel evrenlerindeki hayali yaşantılara dahil etmeyi hedeflemektedir.”
]]>