İSTANBUL – Eski Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, 21.Yüzyılın Yükselen Değeri ve Gücü: Türk Devletleri Teşkilatı” konferansında yaptığı konuşmada “Cumhurbaşkanımız ’21. yüzyıl Türkiye yüzyılı olacak’ demişti. Aslında onu daha da genişletebiliriz, 21. yüzyıl Türklerin ve Türk devletlerinin yüzyılı olacaktır” dedi.
İstanbul Üniversitesi’nde ” 21.Yüzyılın Yükselen Değeri ve Gücü: Türk Devletleri Teşkilatı” konferansı düzenlendi. Rektörlük Doktora Salonu’nda düzenlenen konferansa; Eski Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikaroğlu, rektör yardımcısı Prof.Dr. Gülsüm Ak, Teknopark İstanbul A.Ş Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol, Cumhurbaşkanlığı Marka Ofisi Koordinatörü Nur Özkan Erbay’ın yanı sıra çok sayıda davetli ve öğrenci katıldı. Binali Yıldırım konferansta bir konuşma yaptı.
Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerin birlikteliğinde coğrafi anlamda dünyada büyük bir yapıya ulaştıklarını belirterek sözlerine başlayan Binali Yıldırım, “Arkeolojik kalıntıların var olduğu bir coğrafya, zamanla dünyanın hazinesi haline geldi. Bu coğrafyanın sahibi Türkler. Balkanlardan Moğolistan’a kadar uzanan 8 bin kilometrekarelik tarihi İpek Yolu diye adlandırdığımız ve bugün ‘Orta Koridor’ üzerinde çalıştığımız bu alanda 170 milyon toplam nüfusu olan Türk devletleri var” dedi.
Teşkilatın dışında kalan ülkelerin de baz alınmasıyla dünya üzerinde 300 milyona yakın Türk olduğunu hatırlatan Yıldırım, “300 milyon Türk demek dünya nüfusunun neredeyse yüzde 3’ünden fazla nüfus demek. Dünya gayri safi hasılasının da 1.6’sına sahibiz. 1.6 trilyonu aşan bir milli gelire bu haliyle de dünya sıralamasında Türk devletleri 11. sıraya yükselmiş durumda” diye konuştu.
“21. yüzyıl Türklerin yüzyılı olacaktır”
Önceki yıllarda Türkiye’ye ambargolar uygulandığını belirten Binali Yıldırım, Türkiye zaman içerisinde kendi kaynaklarını oluşturmuştur. Bu beşeri kaynaklar Türkiye’de vardır. Geçmiş tecrübedir, bugün fırsattır, gelecek hayaldir. Cumhurbaşkanımız, ’21. yüzyıl Türkiye yüzyılı olacaktır’ demişti. Aslında onu daha da genişletebiliriz. 21. yüzyıl Türklerin yüzyılı olacaktır. Türklerin yüzyılında da ne akla geliyor? Türk Devletleri Teşkilatı” dedi.
“Teşkilatın amacı, refahı artırıp kültürel bağlarla birleşip küresel güç olmak”
Binali Yıldırım, 2019 yılında kurulan Türk Devletleri Teşkilatı’nın coğrafya olarak çok zengin bir yapıya sahip olmasına rağmen kendi aralarındaki ticaret hacminin düşük olmasına dikkat çekti. Yıldırım, “Üye ülkeler kendi aralarında ticari ve ekonomik anlamda ne yapıyorlar diye baktığımızda burada maalesef büyük ve hayal kırıklığı var. 860 milyar dolar olan ticaret hacminin sadece 42 milyar dolarını yani yaklaşık yüzde 5’ini kendi aramızda yapıyoruz. Bu çok düşük çok düşük bir rakam. Avrupa Birliği ülkelerinin ticaretlerinin yüzde 70’e varan kısmını kendi aralarında yaptığını düşünürsek burada gidecek daha çok yolumuz olduğunu söyleyebiliriz. Yani bu topluluğun ana amaçlarından biri, ekonomik olarak güçlü hale gelmek, ülkelerinde yaşayan insanların zenginliğini arttırmak, refahı arttırmak ve ekonomik güçlükle birlikte tarihi ve kültürel bağlarla birleşip küresel bir güç olmak. Dolayısıyla Türk Devletleri Teşkilatı bugün ekonomik alanda güçlenmesi için daha yapacağı çok şey var. 15 yıllık bir geçmişi var. 15 yıllık geçmişi olan genç bir teşkilat. Avrupa Birliği’nin bile sadece 70 yıldan fazla bir geçmişi var. O bakımdan önümüzde daha uzun yıllar var. 2040 hedefi var. 2053 hedef var, 2071 hedefi var. Bu hedeflere yönelik ortak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu bakış açısı sadece Türkiye’de değil Türk devletlerinin hepsinde var” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, etkinlik kapsamında, üniversitenin Avcılar, Bahçeköy, Büyükçekmece, Cerrahpaşa, Sultangazi, Şişli ve Yeşilköy yerleşkelerinde Orman Fakültesi öğretim üyelerinin belirlediği alanlarda 1071 fidan dikildi.
Eş zamanlı olarak üniversitenin 7 yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinlik, katılımcılar arasında doğa sevgisini pekiştirirken, kampüslerde sürdürülebilir yeşil alanların oluşturulması adına da önemli bir adım oldu.
Kapsamlı ağaçlandırma etkinliğiyle İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, çevreye duyarlılığı teşvik ederek, kampüsleri daha yeşil ve yaşanabilir kılarken, doğaya ve çevre sağlığına uzun vadeli katkı da sağladı.
Etkinliğe, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Bilgin ve Prof. Dr. Erol İnce, Genel Sekreter Prof. Dr. Hülya Aşkın Balcı’nın yanı sıra öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yabancı yatırımcıları çekmek için önemli
Entertech Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu; Gamenter oyun kümelenmesinin, Türkiye’yi küresel oyun endüstrisinin önde gelen bir oyuncusu haline getirmek için gerekli altyapıları sağlayan ve iş birliğine teşvik eden ağları oluşturarak sektördeki tüm paydaşları bir araya getiren bir platform olduğunu belirtti. Gamenter’da yürütülen Uluslararası Hızlandırıcı Programlarının önemine dikkat çeken Kasapoğlu, bu programların yabancı yatırımcıları ülkemize çekme konusunda çok önemli olduğuna dikkat çekti.
Avrupa’nın önde gelen oyun ekosistemi sağlayıcılarından Spielfabrique iş birliği ile yürütülen Gamenter Uluslararası Hızlandırıcı Programında Türk oyun stüdyolarına, kapsamlı eğitim, mentorluk ve danışmanlıklar verilerek iş ağı oluşturma etkinliklerine katılım imkanı sağlanıyor.
Programa katılan Türk oyun stüdyoları
Tiplay Studio: Denizli merkezli Tiplay, küresel olarak sürdürülebilir bir oyun ekosistemi oluşturma vizyonu ve sektör tecrübesine sahip kurucuları ile daha ilk yılında 20 Milyon indirme gibi etkileyici bir rakama ulaşmıştır.
Umuro Game: Çanakkale merkezli Umuro Game, Türk ve Avrupa tarihinden karakterleri baz alan oyunlar başta olmak üzere her türden oyun yayınlama kapasitesine sahip olup oyunları 22 Milyon’dan fazla tekil kullanıcıya ulaşmıştır.
NoExit Games: Ankara merkezli NoExit Games, yapay zekayı oyun mekaniğinin merkezine yerleştiren yenilikçi ve yaptığı oyunlar ile insanların kalplerine dokunarak günlerini güzelleştirmeyi hedefleyen bir mobil oyun stüdyosudur.
Negentra: Eskişehir merkezli Negentra, VR, blockchain ve yapay zeka teknolojilerini kullanan, son derece etkileşimli ve rekabetçi oyunlarda uzmanlaşmış uçtan uça bir stüdyodur.
Core Game: İstanbul merkezli Core Game, verilere, kullanıcı deneyimine ve sektör trendlerine dayalı, güçlü bir ekip ile desteklenen yenilikçi mobil oyunlar geliştiren özel bir oyun stüdyosudur.
Compactive: İstanbul merkezli Compactive, hayal gücünü gerçeğe dönüştürme misyonuyla sanatsal detaylara önem veren mobil oyunlar ve oyun teknolojileri geliştirmektedir.
Çeşitli etkinlikler sergilenecek
30 Ekim’den 3 Aralık’a kadar sürmesi planlanan program, Almanya’nın Köln kentindeki ESL ofisinde oryantasyon eğitimleri ile başladı. Oyun içi reklam, oyunda büyüme stratejileri, Avrupa’da girişimcilik, şirketleşme ve yatırım ortamı gibi eğitimlerin yanı sıra 3 Kasım Cuma günü Hollanda Rotterdam’daki Cambridge Innovation Center (CiC) ziyaret edilerek iş ağları genişletildi. Katılımcılar ayrıca Ubisoft ve EA Games gibi sektör devlerini ziyaret etme fırsatına da sahip olacak. Ayrıca, Türk oyun ekosistemi, Game Zone Dortmund, NRW Games Developer Meet Up ve Deutsche Entwickler Preis gibi çeşitli etkinliklerde sergilenecek. Program, Türk oyun stüdyolarının eserlerini Avrupalı yatırımcılara, yayıncılara ve müşterilere sunacağı ve 7 Aralık 2023’te düzenlenmesi planlanan Demoday etkinliği ile taçlanacak.
Armağan YILMAZ-SABAH
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez sorumluğunda bu yıl 9 Ağustos’ta başlayan kazıların ekim ayı sonuna kadar sürmesi planlanıyor.
Beş üniversiteden 15 akademisyen ile 15 teknik personelin görev aldığı kazılarda bugüne kadar pek çok çanak, çömlek, takı ve heykel gibi eserlere ulaşıldı.
Prof. Dr. Dönmez, AA muhabirine, Oluz Höyük’te 18 yıldır kazı çalışması yürüttüklerini söyledi.
Oluz Höyük’te bu yıl da kazıları sürdürdüklerini belirten Dönmez, 2007 yılında başlatılan çalışmaların günümüzde olgun kazı seviyesine ulaştığını vurguladı.
Artık tabakalaşmayı çok iyi anlayabildiklerine dikkati çeken Dönmez, 18 yıllık süreçte Amasya’nın tarihini somutlaştırmaya başladıklarını dile getirdi.
Milattan önce 4 bin 500 yılında Kalkolitik Dönem’de (Bakır çağı) başlayan Amasya’nın tarihsel sürecinin erken Türk tarihine kadar Oluz Höyük’te çok rahat izlenebildiğini aktaran Dönmez, “Yerleşim, Helenistik Dönem’de bitiyor. Milattan önce 47’de meşhur Zela Savaşı ile Roma komutanı Jül Sezar’ın ‘Geldim, gördüm, yendim’ dediği savaşla burada Mithritadis’in askeri varlığı da bitiyor ve Oluz Höyük terk ediliyor.” ifadesini kullandı.
Bölgedeki kazıların uzun yıllar sürmesi bekleniyor
Bin yıl sonra Oluz Höyük’e gelen göçebe Türklerin burada mezarlık oluşturduğunu anlatan Dönmez, şunları kaydetti:
“Günümüzden 6 bin 500 yıl öncesine kadar Oluz Höyük’ü ve Amasya’nın tarihini çok rahat şekilde götürebiliyoruz. Oluz Höyük’te, Kalkolitik’ten başlayarak Erken Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Pers, Med, Helenistik dönemleri ile Anadolu’ya ilk gelen Türk toplulukları gibi ana uygarlıkları çok rahat şekilde izleyebiliyoruz. Hepsini kazamadık çünkü çok büyük bir yerleşme. Belli dönemleri daha ulaşılabilir ve daha anıtsal mimari veriyordu. Örneğin Frig dönemi. Daha sonra Med dönemi, Pers dönemi ve erken Türk mezarları. Çalışmalarımızda bu dönemlere ağırlık verdik. Bizim projemiz burada uzun, 50 yıllık, belki sonrasında bir 50 yıllık daha proje olacak. 18 yıllık süreçte 2 binin üzerinde Amasya Müzesi’ne envanterlik eser teslim ettik. Bunların bir kısmı teşhirde, bunlarla ilgili yayın çalışmalarını da yaptık.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>