İstanbul’u – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Mon, 17 Jun 2024 01:24:31 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Erdoğan: İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, delege avı peşinde koşmak değil https://www.haber28.com.tr/erdogan-istanbulun-ihtiyaci-tatil-degil-delege-avi-pesinde-kosmak-degil/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-istanbulun-ihtiyaci-tatil-degil-delege-avi-pesinde-kosmak-degil/#respond Mon, 17 Jun 2024 01:24:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21292 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu şehrin hazine değerinde 5 senesi, sadece kendi ihtiraslarının peşinden giden bir zihniyetin elinde heba oldu. Halbuki bu şehr-i İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, delege avı peşinde koşmak değil, başka sıfatlar için ülkeyi dolaşmak hiç değil.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Güngören Güneştepe Millet Bahçesi’nde düzenlediği mitingde, 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde yüzde 52, Cumhurbaşkanlığında ise yüzde 54 oranıyla destek verdiğini anımsatarak, şükranlarını sundu.

Güngören’in tercihini, 30 yılı aşkın süredir hep eser ve hizmet siyasetinden yana kullandığını belirten Erdoğan, inşallah yarınki seçimlerde de rekor bir oyla, ilçenin tercihinin yine AK Parti, yine Cumhur İttifakı’ndan olacağını dile getirdi.

Erdoğan’ın “Buna hazır mıyız?”, “Yarın akşama kadar bu çalışmalarımızı sürdürüyor muyuz?” sorularını alandakiler, “Evet” diyerek cevapladı.

Güngören’in, geçmişinin bir insan ömrünü bulan bir ilçe olduğunu kaydeden Erdoğan, “Buna rağmen Güngören, doğusundaki sanayi tesisleri ve batısındaki yerleşim yerleriyle, İstanbul’un önemli merkezleri arasına girmeyi başardı. Güngören, yaşadığı hızlı ve kontrolsüz büyümenin mirası olan depreme dayanaksız ve düşük standartlı konut stokunu dönüştürmeye başladı. İnşallah Murat Kurum kardeşimizin Büyükşehir’de vereceği destekle, bu süreç daha da hızlanacak.” diye konuştu.

” Elazığ’da yaşanan 4,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntı bize bunu bir kez daha hatırlattı”

Erdoğan, bilim adamlarının sürekli uyardığı depremin kapılarını çalmadan, tüm ilçeleriyle İstanbul’u depreme daha hazır hale getireceklerini vurgulayarak, “Sadece belediyemiz değil, tabii ki bizlerde merkezi yönetim olarak her zaman İstanbul’umuzun yanında olmaya devam edeceğiz. Daha bir sene önce asrın felaketinde 53 binden fazla canımızı toprağa vermiş bir ülke olarak, deprem tehdidini yok sayamayız. Dün gece Elazığ’da yaşanan 4,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntı bize bunu bir kez daha hatırlattı. Elazığ’a buradan tekrar geçmiş olsun diyorum.” ifadelerini kullandı.

Deprem konusuna, siyaset üstü bir mesele olarak bakmaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“‘Yarısı Bizden’ kampanyasına yenilerini ekleyerek, İstanbul’umuzun daha güvenli, daha dirençli hale gelmesini sağlayacağız. İstanbul, ihmali, gevşekliği, umursamazlığı kaldıramaz. Son 5 yılda bu hakikati bir kez daha gördük. Bu şehrin hazine değerinde 5 senesi, sadece kendi ihtiraslarının peşinden giden bir zihniyetin elinde heba oldu. Halbuki bu şehr-i İstanbul’un ihtiyacı tatil değil, delege avı peşinde koşmak değil, başka sıfatlar için ülkeyi dolaşmak hiç değil. İstanbul, ‘ikinci iş’, ‘ek iş’, ‘yarı zamanlı iş’ olarak yönetilebilecek bir şehir değil. Vaktinizin, enerjinizin, benliğinizin tamamını İstanbul’a adayacaksınız ki, binlerce yıllık geçmişinden süzülüp gelen ruhuna bir parça nüfuz etmiş olasınız. İstanbul’a atlama taşı değil, ömrünüzün nihayetine kadar dizinin dibinden ayrılmayacağınız bir sevgili gözüyle bakacaksınız. Kader sizin yolunuzu nereye çıkartır, o ayrı mesele… Ama siz İstanbul’a böyle bakmak, İstanbul’u böyle kucaklamak, İstanbul’a kendinizi böyle adamak mecburiyetindesiniz. Aksi takdirde bu şehir kırılır, küser, ritmi düşer, heyecanı azalır.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-istanbulun-ihtiyaci-tatil-degil-delege-avi-pesinde-kosmak-degil/feed/ 0
Erdoğan: İstanbul’u işporta pazarına düşürmek ihanettir https://www.haber28.com.tr/erdogan-istanbulu-isporta-pazarina-dusurmek-ihanettir/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-istanbulu-isporta-pazarina-dusurmek-ihanettir/#respond Fri, 14 Jun 2024 06:48:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20842 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şehir halkına hizmet için tahsis edilen kaynakları yağmalayıp başka amaçlar için deste deste savurmak bu şehri üzer. İstanbul’u üzmemek gerekir. Her semtini sevmeye bir ömür vakfedilen İstanbul’u işporta pazarına düşürmek bu şehre ihanettir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Sultanbeyli Kent Meydanı’nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, İBB Başkan adayı Murat Kurum ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile işbirliğinde İstanbul’un raylı sistem uzunluğunu 1000 kilometreye çıkaracaklarını söyledi.

Ayrıca Boğaz’ın altına yapacakları yeni tünelle, iki yaka arasındaki raylı sistem geçişlerini bir araya toparlayacaklarını kaydeden Erdoğan, İstanbul’un bir başka gündeminin de, engellisiyle, çocuğuyla, kadınıyla, yaşlısıyla, yoksuluyla bu şehrin dezavantajlı kesimlerinin sahipsiz kalması olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, “Biz Murat Kurum kardeşimle merkezi idarede yaptığımız gibi, büyükşehirde de kimsesizlerin kimsesi olacak bir yönetim anlayışını hakim kılacağız.” dedi.

İstanbul’un diğer bir önemli ihtiyacının tarihi, kültürel ve insani zenginliğine uygun vizyonla çalışılması olduğunu dile getiren Erdoğan, “Haliç’i biz temizledik. Ayasofya’yı ibadete açtık. İstanbul Havalimanı’nı faaliyete geçirerek, Çamlıca Kulesi’ni ve Camii’ni yaparak, her iki tarafta pek çok abide eseri şehre kazandırarak bunun ilk adımlarını attık.” diye konuştu.

Alandakilere “Durmak yok. Yaparsa…” diye seslenen Erdoğan, vatandaşların “AK Parti yapar” diye karşılık vermesi üzerine “Yaptık mı? Gene yapacağız.” ifadelerini kullandı.

“Önümüzdeki dönemde İstanbul yeniden kendine değer katan böyle bir idareye kavuşacaktır”

Erdoğan, “Biz böyle şu andaki belediye başkanıyla değil, Cumhurbaşkanınız olarak tüm bakan arkadaşlarımla, hep beraber bu adımları attık, atıyoruz ve atacağız. İnşallah önümüzdeki dönemde İstanbul yeniden kendine değer katan böyle bir idareye kavuşacaktır.” diye konuştu.

İstanbul’dan uzak tutulması gerekenler olduğunu vurgulayan Erdoğan, yönetimi üzerinde yapılacak her türlü kirli pazarlığın bu şehri kirlettiğini söyledi.

İstanbul’u kirli pazarlıklardan uzak tutmak gerektiğini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

“Şehir halkına hizmet için tahsis edilen kaynakları yağmalayıp başka amaçlar için deste deste savurmak bu şehri üzer. İstanbul’u üzmemek gerekir. Her semtini sevmeye bir ömür vakfedilen İstanbul’u işporta pazarına düşürmek bu şehre ihanettir. İstanbul’a bu kötülüğü yapmamak gerekir. Bu örnekleri daha olabildiğince çoğaltabiliriz. Siz hepsini ve daha fazlasını zaten biliyorsunuz. Biz İstanbul’un geriye saran eser ve hizmet filmini 2019’da kaldığı yerden tekrar başlatma yanında, şehri bu cendereden çıkarmaya da talibiz. Artık bu şehirde belediyecilik sosyal medyada değil, bizzat hayatın içinde yapılacak. Artık bu şehrin insanları ihtiyaç duyduklarında, belediye başkanlarının nerede olduğunu merak etmeyecekler. İşinin başında olduğunu bilecekler.”

“CHP’ye seçim kazandırmaya çalışanların söylemlerine itibar etmeyeceğiz”

“Siztem İstanbul” yaklaşımıyla şehrin tüm meselelerinin birbirlerini tamamlayıcı bir anlayışla çözüleceğini kaydeden Erdoğan, tüm bunları ve daha fazlasını 1 Nisan itibarıyla hemen hayata geçirmeye başlayacaklarını belirtti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun için sizlerden 31 Mart’ta sandıkları sıkı tutmanızı, en küçük bir kayıp kaçağa meydan vermemenizi istiyorum. Buradan öyle bir ses vermenizi bekliyorum ki karşı kıyıdan bile duyulsun. Hazır mıyız? Sultanbeyli, yoldaşım, gönüldaşım, dava arkadaşım Sultanbeyli, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hanımlar, var mıyız? Gençler, var mıyız? Sultanbeyli ile birlikte İstanbul haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun.”

Bunun için kalan 1,5 günün çok ama çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Henüz kararını verememiş eşimiz, dostumuz, arkadaşımız varsa hepsine tek tek ulaşacağız. Bu seçimlerin önemini anlatacak, İstanbul’un bir 5 sene daha kaybetmeye tahammülünün olmadığını söyleyeceğiz. Kırgınlık varsa giderecek, yanlış anlaşılma varsa düzelteceğiz. Bir dönem bizim yanımızda oldukları halde şimdi sadece AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na kaybettirerek, CHP’ye seçim kazandırmaya çalışanların söylemlerine itibar etmeyeceğiz. Hiçbir iddiası, elle tutulur hiçbir projesi olmayanlarla oyumuzu ziyan etmeyeceğiz. Basiret ve aklıselimle hareket ederek 31 Mart seçimlerinde inşallah şehrimiz ve ilçemiz için en hayırlı kararı vereceğiz. Ben Sultanbeylili kardeşlerime inanıyorum, güveniyorum. 31 Mart seçimlerinin şehrimize ve ülkemize şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.”

Geçen 2 ayda 52 il ziyareti yaparak vatandaşlarla kucaklaştıklarını ve hasbihal ettiklerini dile getiren Erdoğan, aslında bu seçim dönemi az bile ziyaret yaptıklarını dile getirdi.

Çoğu zaman bu sayının 60’ı, 65’i bulduğunu ifade eden Erdoğan, “Bazıları bizim mahalli seçimler için niçin bu kadar koşturduğumuzu, çalıştığımızı, didindiğimizi merak ediyor. Biz ister genel seçim, ister mahalli seçim, ister halk oylaması olsun tüm seçimlere milletimizle ruberu, yüz yüze bir araya gelme fırsatı olarak bakıyoruz.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-istanbulu-isporta-pazarina-dusurmek-ihanettir/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İstanbul’a hak ettiği değeri vermiş olmazsınız https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-istanbula-hak-ettigi-degeri-vermis-olmazsiniz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-istanbula-hak-ettigi-degeri-vermis-olmazsiniz/#respond Mon, 10 Jun 2024 01:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20249 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bu aziz şehre hizmet etmek, burada büyükşehir belediye başkanı olmak bir onurdur. Ama siz İstanbul’u bırakıp başka hayaller peşinde koşarsanız, belediyeyi şan şöhret için kendi reklamınız için kullanırsanız, bu halka hizmet edilsin diye gönderilen kaynakları başka amaçlar için kullanırsanız İstanbul’a hak ettiği değeri vermiş olmazsınız, gerçek belediyecilik yapmış olmazsınız.” dedi.

Yılmaz, Esenyurt Nene Hatun Kültür Merkezi’ndeki “Kanaat Önderleri, STK Temsilcileri ve Muhtarlar ile Sahur Programı”nda yaptığı konuşmada, hem merkezde hem de yerelde siyaset anlayışlarının odağında hizmet, insan olduğunu söyledi.

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen bir anlayışın temsilcileri olduklarını belirten Yılmaz, “Bu anlayışla 81 vilayetimize aynı gözle bakıyoruz. 85 milyon nüfusumuza, insanımıza aynı nazarla bakıyoruz. Kürt, Türk, Arap, Laz, Çerkes, Alevi, Sünni demiyoruz. Doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle 81 vilayetimize hizmet ediyoruz. Bunu da sahada milletimizle bir arada yapıyoruz.” diye konuştu.

Yılmaz, hiçbir zaman Ankara’da masabaşında oturan ve memleketi idare eden bir hükümet olmadıklarını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“81 vilayetimizde vatandaşımızla birlikteyiz, beraberiz. Başkanlarımız kendi şehirlerinde insanımızın her anında hep yanında, biz de 81 vilayetimizde vatandaşımızın her anında hep yanındayız, öyle olmaya da devam edeceğiz. Her türlü ayrımcılığa, her türlü ötekileştirmeye karşıyız. Bu memleket ayrımcılık yapanlardan, ötekileştirenlerden çok çekti. Çok şükür son 20 yılda demokraside ve kalkınmada çok büyük atılımlar yaptık. Biz bu millete efendilik yapmaya gelmedik, kibirli siyasetçilerden, millete tepeden bakanlardan olmadık, bu millete hizmet etmeyi şeref kabul ettik. ‘Bu millete efendilik yapmak için değil, hizmetkar olmak geldik’ dedik, aynı anlayışla da devam ediyoruz.”

İstanbul’un bir dünya şehri, tüm Türkiye’nin özeti olduğunun altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bu aziz şehre hizmet etmek, burada büyükşehir belediye başkanı olmak bir onurdur. Ama siz İstanbul’u bırakıp başka hayaller peşinde koşarsanız, belediyeyi şan şöhret için kendi reklamınız için kullanırsanız, bu halka hizmet edilsin diye gönderilen kaynakları başka amaçlar için kullanırsanız İstanbul’a hak ettiği değeri vermiş olmazsınız, gerçek belediyecilik yapmış olmazsınız. Ben gerçek belediyeciliği çok sade bir şekilde anlıyorum. Kişisel ihtiraslarınız, şanınız, şöhretiniz için değil, ideolojik birtakım kalıplarınız için değil, kaynakları bu halkın gerçek sorunlarını çözmek için gündelik hayatlarında yaşadıkları sorunları çözmek için verimli bir şekilde kullanıyorsanız gerçek belediyecilik yapmışsınız demektir. Öyle laflarla polemiklerle gerçeklerin üstünü kimse örtemez.”

“81 ilimizde nerede bir afet, sorun varsa Murat kardeşimiz orada oldu”

Yılmaz, AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesinde yönetimde olduğu dönemde 100 liralık kaynağın 55 lirasının yatırımlara ayrıldığını belirtti.

Son 4-5 yılda yatırımlara ayrılan rakamın yüzde 38’e düştüğünü aktaran Yılmaz, “Tüm büyükşehirler arasında yatırım oranı en çok düşen büyükşehir İstanbul olmuş. Şimdi bunu polemiklerle laflarla kutuplaştırıcı bir dil kullanarak kapatamazsınız. Gerçekler ortada… İstanbul’da sermayeden yemişler, sermayeden. Bu sizi bir süre idare edebilir. Geçmişten gelen mirası bir süre yersiniz, reklama, şuna, buna para harcayabilirsiniz. Ama artık deniz tükendi. İstanbul’un bir 5 yıl daha yatırımsız geçirmeye tahammülü yok. İstanbul’un geleceğine yatırım yapmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Murat Kurum’un bir bakış açısı ortaya koyduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“İstanbul’un büyük bir afet sorunu var. Ne yaptı Allah aşkına bu büyükşehir belediyesi? Niçin bu 5 yılı boş yere geçirdiler, niçin gerekli yatırımları yapmadılar? İstanbul’u, İstanbulluyu seven bu ihmali yapabilir mi? İstanbul belediyesinden çok çok daha düşük geliri olan ilçe belediyelerinin yaptığını dahi yapamamış büyükşehir. İnsanlara başka şeyler anlatarak bu gerçekleri kapatamazsınız. Murat Kurum başkanımız, ‘İstanbul’un sorunları var, afete karşı hazırlanması, risklerinin azaltılması lazım. Bunun için yatırım lazım, dönüşüm lazım, dirençli bir İstanbul’u geleceğe hazırlamamız lazım.’ diyor. Bunu da laf olsun diye söylemiyor. Murat Kurum başkanımızın yaptığı işler ortada. Bizler de buna şahidiz. 81 ilimizde nerede bir afet varsa, nerede bir sorun varsa Murat kardeşimiz orada oldu ve eserler ortaya koydu, sorunlar çözdü. İşine, sorunlara odaklanan, bunları çözmek için her türlü yolu yöntemi deneyen, kullanan bir başkanımız. İnşallah bu aziz şehre, bu aziz insanlara hizmet edecek. Özellikle afetlere İstanbul’un hazırlanmasında, risklerin azaltılmasında Murat başkanımız ekibiyle birlikte çok şeyler yapacak.”

“İnşallah bu seçimde sandıklara güçlü bir şekilde sahip çıkacağız”

İstanbul’da ulaşımın bir çile olduğunu, ulaşımın geriye gittiğini ifade eden Yılmaz, Murat’ın Kurum’un yeni yatırımlarla İstanbul’da trafikte geçirilen süreyi düşüreceğini anlattı.

Yılmaz, Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden Osmangazi Köprüsü’ne kadar ulaşım sorunlarına çözüm getirecek birçok projeyi İstanbul’da hükümet olarak hayata geçirdiklerini kaydetti.

Yakın zamanda hizmete açılan Arnavutköy-İstanbul Havalimanı Metrosu ile İstanbul’daki raylı sistem ağının toplam uzunluğunu 362 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Yılmaz, “Burada mevcut yönetim ne yapmış? Merkezi idare yaptı bunları. 8 kilometre sadece yapmış. Ama 800 kilometre gibi anlatıyor maşallah. Biraz insan mahcup olur. Bunlara madem yapamamışsın hiç girme olmazsa bu konulara.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin en büyük lise kampüsünün şu anda Esenyurt’ta yapıldığına değinerek, “TÜYAP-Hadımköy Kavşağı da gündemde. Böylece o bölgede trafik sorunu inşallah ortadan kalkacak. Esenyurt yıl boyunca taş üstüne taş koymayan, proje üretmeyen anlayıştan pazar günü inşallah kurtulacak. Merkezi idarenin bu çabalarıyla ilçe ve büyükşehrin çabaları birleştiğinde çok daha bereketli hizmetler Esenyurt’umuza, İstanbul’umuza gelecek.” ifadelerini kullandı.

Esenyurt’ta, İstanbul’un tüm ilçelerinde ve büyükşehirde 1 Nisan’dan itibaren Türkiye Yüzyılı’nın gerçek belediyeciliğinin başlayacağını dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“3 günümüz var. Bu 3 günü iyi değerlendirelim. Bu işlerin kazası olmuyor, sonra 5 yıl artık geriye dönüşü yok. O gün çok kritik bir gün. Pazar günü hayati, İstanbul’un kaderini etkileyebilecek bir gün. Ben inanıyorum ki hepiniz bir sorumluluk içinde öncelikle sandık başına gideceksiniz, demokratik bir ortamda oylarınızı kullanacaksınız, sandığa sahip çıkacaksınız. Sandığa sahip çıkma meselesi de çok önemli. Aylardır bir gayretimiz var, çalışıyoruz. Mahsul zamanı pazar günü. Sandıklar kapanıncaya kadar, sayım bitinceye, tutanaklar tutulup seçim kurullarına teslim oluncaya kadar sandıklara sahip çıkacak mıyız? Allah’ın izniyle sandıklarımıza sahip çıkacağız, milli iradenin çalınmasına, insanımızın, seçmenimizin iradesinin hırsızlıkla çalınmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz milli iradeye saygılıyız. Her bir seçmenimizin tercihine saygılıyız. Ama birilerinin bizim seçmenlerimizin iradesini çalmasına da hiçbir şekilde müsaade etmememiz lazım. Geçen seçimlerde bunu yaşadık, gördük. İnşallah bu seçimde sandıklara güçlü bir şekilde sahip çıkacağız.”

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum, Cumhur İttifakı’nın Esenyurt Belediye Başkan adayı Hamit Öncü, bazı milletvekilleri de katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-istanbula-hak-ettigi-degeri-vermis-olmazsiniz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: İstanbul İttifakıydı https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-istanbul-ittifakiydi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-istanbul-ittifakiydi/#respond Wed, 01 May 2024 07:00:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16393 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Geçen seçimlerde bizim İstanbul’da ve Türkiye’de ittifaklarımız vardı. Sürsün istedik ama saygı duyduğumuz gerekçeleriyle ittifakın dışında kaldılar. İttifakın dışında yöneticiler kalabilir. Ancak geçen sefer İstanbul’u kazanan ne CHP’ydi ne sadece Millet İttifakı’ydı. Emin olun, İstanbul ittifakıydı.” dedi.

Sancaktepe’deki Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metro Hattı 1. Etap Açılışı ve halk buluşması programına katılan Özel, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de her tartışmanın su kaldırdığını ama altın ile metro hesabının şaşmadığını söyledi.

İstanbul’un 5 yıl önce bir karar verdiğine değinen Özel, “İBB’yi ilk alacağımız anlaşıldığında, panik halinde yollara döküldüler. Dediler ki ‘Eğer CHP kazanırsa, İSPARK’ı filanca terör örgütüne verir.’ Ama o günden bugüne hem İSPARK’ta hem bütün iştiraklerimizde ne kimsenin ekmeğine dokunduk ne ayrımcılık yaptık. Liyakate göre, gencecik insanları hangi siyasi görüşten olursa olsun, neye inanırsa inansın, nasıl giyinirse giyinsin ayırmadan, İstanbullu olmanın, bu memleketin bir evladı olmanın dışında hiç başka bir kritere bakmadan, Ekrem Başkan aldı, çalıştırdı ve büyük İstanbul hikayesini bu yüce gönüllülüğüyle, bu sevgisiyle başardı.” diye konuştu.

İBB’de 5 yıl önce kreş olmadığını dile getiren Özel, “Ekrem Başkan, İstanbul’da tam 100 tane ve Türkiye’de CHP’li belediyeler 300 tane kreş yaparak kazandırdılar. Şimdi anneler, güvenerek çocuklarını bırakacakları kreşlere sahipler.” dedi.

İstanbul’da yurt sorunu olduğuna dikkati çeken Özel, “Ekrem Başkan, İstanbul’da 14 tane, CHP’li belediyeler Türkiye’de 61 tane yurt yaptılar. Yurt yapmaya da kreş yapmaya da annelere de evlatlarına da sahip çıkmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Yerel seçime 15 gün kaldığını, “Büyük bir zafer, büyük bir başarıya doğru adım adım gidiyoruz. Meydanlar dolu, heyecanlı, meydanlar sabırsız.” sözleriyle hatırlatan Özel, ittifaklarla ilgili de şunları dile getirdi:

“Geçen seçimlerde bizim İstanbul’da ve Türkiye’de ittifaklarımız vardı. Sürsün istedik ama saygı duyduğumuz gerekçeleriyle ittifakın dışında kaldılar. İttifakın dışında yöneticiler kalabilir. Ancak geçen sefer İstanbul’u kazanan ne CHP’ydi ne sadece Millet İttifakı’ydı. Emin olun, İstanbul ittifakıydı. İstanbul ittifakında Türk’ü var, Kürt’ü var, Laz’ı var, Çerkez’i var, göçmeni var. Bütün demokratlar var. Biz, İstanbul ittifakına inanıyoruz. İstanbul ittifakına güveniyoruz. İstanbul ittifakının mimarı, İstanbul ittifakının evladı, İstanbul’un 5 beş yılında emeği olan, gözünü asla ve asla kıymıktan sakınmayan, sizin için çalışan bir evladımız var. Türkiye’nin umudu, İstanbul’un gururu Ekrem İmamoğlu var. Ona güveniyoruz. Size inanıyoruz. Ekrem Başkan’ı ve İstanbul’u size emanet ediyorum.”

Metro hattı, 15 gün ücretsiz olacak

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise metro hattı sürecinde, finansman ve yönetim becerileri ile iş ahlakları sayesinde bu süreci zor koşullar altında yönettiklerini söyledi.

Büyük emek verdiklerini ifade eden İmamoğlu, “Ama bizim işimizde ne var biliyor musunuz? Gayret ve adalet var. Onun için bereket var, bereket.” dedi.

Metro Meclis istasyonuna bir kreş de açtıklarını anlatan İmamoğlu, Sarıgazi istasyonunda da Kent Lokantası açacaklarını kaydetti.

31 Mart Yerel Seçimlerinde CHP’nin Sancaktepe Belediye Başkan adayı Alper Yeğin’e ve kendisine destek isteyen İmamoğlu, metro hattının 15 gün ücretsiz olacağını duyurdu.

Mitingde bazı kişiler, “Ekrem ve Alper Başkanla Özgürce Yaşam Gelecek LGBT” yazılı pankart açtı.

Metro açılışıyla beraber Çekmeköy–Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattının ilk etabı olan 6,5 kilometrelik Meclis, Sarıgazi, Sancaktepe ve Samandıra Merkez istasyonları hizmet vermeye başladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-istanbul-ittifakiydi/feed/ 0
İmamoğlu: Bir Avuç İnsan, O Eski Şatafatlı Günlerine Dönmek İstiyor https://www.haber28.com.tr/imamoglu-bir-avuc-insan-o-eski-satafatli-gunlerine-donmek-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-bir-avuc-insan-o-eski-satafatli-gunlerine-donmek-istiyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:48:42 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12288 OKTAY YILDIRIM

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Laleli Ordu Caddesi ve yakın çevresi düzenlemesi açılışında konuştu. İmamoğlu, “2019’da milletimiz ne yaptı biliyor musunuz. İstanbul’u kendi mülküymüş gibi gören bir yönetim anlayışından bu şehri kurtardı. ve millet, bu şehrin her noktasının, her köşesinin kendisine ait olduğunun farkına vardı. Bize bu görevi verdiniz, teslim ettiniz. Biz bu şehri, 16 milyon İstanbulluya teslim ediyoruz. ve kendimizi de bu şehrin muhafızı olarak görüyoruz. Sizden aldığımız güçle, İstanbul’da ihmali, ihaneti ve israf devrini tarihe gömdük, bitirdik. Başka bir dönem başladı. Hizmet dönemi, icraat dönemi ve yatırım dönemini başlattık. O sayede, İstanbul’un dört bir yanında bütün toplum kesimlerinin hayatlarını güzelleştiren, kolaylaştıran muazzam işler yaptık. Şimdi bir avuç insan, o eski şatafatlı günlerine dönmek istiyorlar. İstanbul’un kaynakları size, halka değil, kendilerini aksın istiyorlar. Bunun için de bir çalışma içerisindeler. Ama siz, buna müsaade etmeyeceksiniz” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, temelini 2 Kasım 2022’de attıkları Ordu Caddesi ve yakın çevresi düzenlemesi açılışında konuştu. Ordu Caddesi’nin İstanbul’un en güzel caddesi olmaya aday bir yer olacağına vurgu yapan İmamoğlu, şunları söyledi:

ORDU CADDESİ’NDE ÇOK DOĞRU, ÇOK GÜZEL VE ADALETLİ BİR DÜZENLEME SÜRECİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK: Cıvıl cıvıl, İstanbul’un güzel insanlarıyla, yurt içinden, yurt dışından gelecek on milyonlarca turistin burada yürürken zevk alarak yürüyecekleri günlere adım atmak üzereyiz. Bugün yeni bir dönemi başlatıyoruz. İstanbul’u adil bir şehir yapmak için çalışan bir yönetim olarak, Ordu Caddesi’ne de adalet getiriyoruz. Bir cadde düzenlemesinde adalet nasıl sağlanır biliyor musunuz? Tüm ulaşım araçlarına caddeyi eşit olarak paylaştırarak, o caddeden yararlanan herkesin ortak çıkarlarını gözeterek bunu yaptık ve Ordu Caddesi’nde çok doğru, çok güzel ve adaletli bir düzenleme sürecini gerçekleştirdik. Ordu Caddesi ve yakın çevresinde yaptığımız düzenlemelerle, araçları yavaş seyahat etmeye teşvik ederek, yayalara ve bisikletlere güvenli bir ortam sağladık.

BU CADDELERİN, BU MEYDANLARIN TEK SAHİBİ VAR; O DA MİLLET: Yaptığımız düzenlemelerle Ordu Caddesi, İstiklal Caddesi’ne benzer bir yapıya kavuşacak.  Ben; birlikte, güzellikte, doğrulukta rekabeti severim. İsterim ki; vatandaşlarımız, esnafımız, Ordu Caddesi’nin bu yeni haliyle kendilerini öyle güçlü hissetsinler ve bu süreci öyle güçlü sahip çıksınlar ki, yakında İstiklal Caddesi kadar Ordu Caddesi de her yönüyle İstanbul’un kalbi, İstanbul’un merkezi olmaya aday olsun -ki olacağına da yürekten inanıyorum- örnek gösterilmeye başlansın. Burası olağanüstü güzel bir nokta haline dönüşecek. Biz, gerekeni yaptık. Bundan sonrası, başta buradaki esnafımız ile buradaki yaşayan dostlarımızın katkılarıyla olacak. İstanbul’un caddelerini, meydanlarını, en doğru şekliyle, en güzel şekliyle düzenliyor ve sizlerin hakkı olan bu güzellikleri sizlere teslim ediyoruz. Bu caddelerin, bu meydanların tek sahibi var. O da millet. Kimseye ait değil, millete ait. Onun için buralara bazı kuralları koyacağız.

MİLLET, BU ŞEHRİN HER KÖŞESİNİN KENDİSİNE AİT OLDUĞUNUN FARKINA VARDI: 2019’da milletimiz ne yaptı biliyor musunuz. İstanbul’u kendi mülküymüş gibi gören bir yönetim anlayışından bu şehri kurtardı. ve millet, bu şehrin her noktasının, her köşesinin kendisine ait olduğunun farkına vardı. Bize bu görevi verdiniz, teslim ettiniz. Biz bu şehri, 16 milyon İstanbulluya teslim ediyoruz. ve kendimizi de bu şehrin muhafızı olarak görüyoruz. Sizden aldığımız güçle, İstanbul’da ihmali, ihaneti ve israf devrini tarihe gömdük, bitirdik. Başka bir dönem başladı; hizmet dönemi, icraat dönemi ve yatırım dönemini başlattık. O sayede, İstanbul’un dört bir yanında bütün toplum kesimlerinin hayatlarını güzelleştiren, kolaylaştıran muazzam işler yaptık. Şimdi bir avuç insan, o eski şatafatlı günlerine dönmek istiyorlar. İstanbul’un kaynakları size, halka değil, kendilerini aksın istiyorlar. Bunun için de bir çalışma içerisindeler. Ama siz, buna müsaade etmeyeceksiniz.

ACEMİLİK NASIL HİÇ BİTMEZ BİLİYOR MUSUNUZ: Tabii her seçimde bir aday çıkar. Doğrudur, bir adayları var. 2019’da Binali Bey, ‘Belediyeciliği veya İstanbul’u bilen aday’ şeklinde tarif edilmişti. Şimdiki sayın adayın, aslında her konuda biraz dezavantajı var. Açıkçası bazı konuları bilmiyor olabilirsiniz, acemi de olabilirsiniz. Öğrenmeye talipseniz, sorun yok. Herkesten çok çalışır, öğrenirsiniz. Ama acemilik nasıl hiç bitmez biliyor musunuz? Öğrenmeye meyilli değilse. Öğrenmeye ya da çalışmaya da gönlünüz yoksa, o zaman işiniz zor. Şimdi bazı konuları iyi anlatmak lazım. Hemşehrilerim biliyordur ama, İstanbul’un göbeği olan Fatih’in bu caddesinin adı, biliyorsunuz Ordu Caddesi. Biraz ileriden Itibaren, burası Divanyolu Caddesi’ne döner. Hemen devam eder, o tarihi alana, Minlon Taşı’na, işte sağ tarafta Sultanahmet’e, sol tarafta Ayasofya Camii’ne ve arkasından Topkapı Sarayı’yla buluşursunuz. Arkamızda da işte 30’lu, 40’lı, 50’li yıllarda yapılan bir kısım çalışmaların sonuçlarında yapılan şehir planlamalarıyla, iki tane cadde açılıyor. Biliyorsunuz; Bayrampaşa’ya doğru giden ve sonrasında TEM otoyoluna bağlanan Vatan Caddesi vardır. Hemen sola doğru döndüğünüzde Topkapı’ya doğru devam eden, Millet Caddesi vardır. Aslında burada, o dönemde bir üçleme yapılmıştır. Vatan, Millet, Ordu; yani silahlı kuvvetlerimiz. Yani bu şehrin adı, bir şehrin ya da bir yörenin adı değil. Vatan, millet ordu kavramlarından adını alan caddelerden birisidir. Mesele şurada: Eğer biraz uyduruyorsanız, öğrenmeye niyetli değilseniz, bilmiyorsanız, birine sorup anlamaya çalışmıyorsanız; vallahi işiniz zor.

AZ ZAMANDA, ÇOK ACEMİLİK YAŞATTI BİZE: Sevgili İstanbullular; acemi aday derken, farklı bir kavram anlaşılıyor, sanki Ekrem İmamoğlu adayı ya da rakibini hafife alıyormuş gibi. Öyle bir şey yok. Sadece acemi olduğunu ifade ediyorum. Tabii acemi olduğunu ifade ederken, İstanbullulara önemli bir şeyin altını da çizmek isterim. Biliyorsunuz, birçok acemiliği gösterdi. Bu çok az zamanda, çok acemilik yaşattı bize. Ama tabii burada daha önemli bir mesele var. İstanbul’la bir alakası var mı, yok mu sayın adayın? Bir kere buna bakmak lazım. İstanbul’la ilgili bir duygusu var mı, yok mu? Bunu irdelemek lazım. İstanbul’un mahallelerini, sokaklarını, caddelerini, topografyasını ilçelerini biliyor mu? Buna bakmak lazım. İstanbul bilgisi var mı? İstanbul’a şahitliği var mı? Yaşamışlığı var mı? Bakın bunların hepsi önemli. Bugüne kadar ömrünü nerede yaşamış? Nerede geçirmiş? Büyükçekmece neresi? Küçükçekmece neresi? ya da hangi ilçe, hangi yakada, bunlara bakmak lazım. Bir adayın İstanbul’la alakası, yaşanmışlıkları önemli. İstanbul, dünyanın göz bebeği. İstanbul, dünyanın en güzel şehri. Dolayısıyla şuna bakmak önemli: İstanbul’la alakası var mı? İstanbul’a rabıtası, gönül bağı var mı? Bu şehir hakkında bilgisi veya ilgisi olan bir kişi mi?

AK PARTİLİ, MHP’Lİ; YANİ CUMHUR İTTİFAKI’NA OY VERMİŞ YURTTAŞLARIMA SORMAK İSTİYORUM: Burada ben, özellikle AK Partili, MHP’li; yani Cumhur İttifakı’na oy vermiş yurttaşlarıma sormak istiyorum. Evet, tabii ki bir partinin ya da bir ittifakın adayları çıkar. Arkasında da o partinin genel başkanı vardır. Tamam, olabilir. Ama Sayın Erdoğan, böyle bir adayın arkasında. Doğrudur. Ama şöyle düşünsün Cumhur İttifakı’na oy verenler. Özne olarak, İstanbul Belediye Başkanı adayı olduğunda bu adaya oy verirler mi vermezler mi? Önce buna bir baksınlar bugüne kadar ortaya koyduğu performansla, ortaya koyduğu söylemlerle. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Bakın bence AK Partili ve Cumhur İttifakı’na oy vermiş insanların bile, bu yaptıklarından sonra oy verme eğilimini zayıflattığını düşünüyorum. Oy vermeyeceklerini düşünüyorum. Onlar da İstanbullu. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu adayı ileri sürmesi ve İstanbul’a göstermesini irdelemesi lazım vatandaşlarımızın.

SAYIN ERDOĞAN’IN, KURUM’U NASIL BURAYA GÖNDERDİĞİNİ SORGULAYIN: Ben, Sayın Topbaş’ı birçok yerde rahmetle andım, minnetle andım. Hizmetleri geçmiştir. Eleştirdiğim tarafları da oldu. Onlar da ayrı. Ama bakın hatırlayın; Sayın Erdoğan’ın, nasıl Kurum’u buraya gönderdiğini sorgulayın. Derken, aynı şekilde rahmetli Topbaş’ı görevden aldı biliyorsunuz değil mi? Neden aldı? Çünkü Topbaş’ın -beğenirsiniz, beğenmezsiniz- bir iradesi vardı. Rahmetli Topbaş’ın iradesi şuydu; İstanbullu olarak şehre bakıyordu. Bakın aynı fikirde olmayabiliriz. Ama İstanbullu olarak şehre bakıyordu. Merkezi yönetimin her dediğine, Erdoğan’ın her dediğine ‘evet’ demiyordu. 5 tane imar dosyasına imza atmadı diye, onu metal bir yorgunu ilan edip görevden aldılar. Doğru mu? İşte şehri korumak, şehri düşünmek, İstanbulluyu düşünmek başka bir boyut. Kadir Topbaş’ı, rahmetliyi görevden aldı. Bir açıklama getirmedi. Kadir Bey, o görevden alındıktan sonra çok üzgün olduğunu, çok canının sıkkın olduğunu, onu çok hırpaladığını çok yakın çevresinden duydum. Bu haksızlık karşısında ne kadar darıldığını biliyorum.

SAYIN CUMHURBAŞKANI NE YAPIYOR?: Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı ne yapıyor? Buraya ithal, atama bir aday getiriyor; bunu kabul edelim. Bu doğru bir şey. Bak; ithal ve atama bir aday. Bir tarifi bütün vatandaşlarımız öğrendi. ‘Tensipleriyle’ buraya geldi. Sayın Cumhurbaşkanı’nın tensipleriyle İstanbul’a geldi. ‘Talimatlarıyla’ şunu yaptı. Hani geçen kendisi de ifade etti. ‘Buyruğumu yerine getirdi’ dedi. Buyruk!  Bakın; böyle gelen muhtemelen nasıl olur biliyor musunuz? Böyle gelen insanlar, onun ‘affıyla’ da görevden giderler. Onlar biliyorsunuz, ‘Görevden ayrıldım’ demiyorlar, ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın affıyla görevimden ayrıldım’ diyor. Bakın; geçen gün bir söyleminde bana, “İstanbul’u öznesi yapmıyor” demiş Sayın Kurum. Yani bunu kim söylüyor? Kendisi özne bile olmayan birisi söylüyor. Kendisi özne değil. Bu önemli. Söylemem o ki; atanmış bir adayla, İstanbul halkı karşı karşıyadır. Sayın Cumhurbaşkanı İstanbulluya, ‘Siz ister beğenin ister beğenmeyin. Ben atıyorum, onu seçeceksiniz’ diyor. Öyle demiyor mu? Öyle diyor. İstanbul’a dair acemiliği bir yana, aynı zamanda atanmış bir adaydır. Aynı zamanda da ithal bir adaydır. Bakın çok net ifade ediyorum.

ŞUNU İSTİYOR: ‘BENİM İRADEM GEÇECEK KARDEŞİM. BEN NE DERSEM O OLACAK: Çünkü bütün bunları niye yapıyor biliyor musunuz Sayın Cumhurbaşkanı? Şunu istiyor: ‘Benim iradem geçecek kardeşim. Ben ne dersem o olacak.’ Biz de ne diyoruz? ’16 milyon ne derse o olacak kardeşim.’ Olayın özü budur. Bu kadar basit. Bakın; bu meseleyi niye anlattım biliyor musunuz? Bu iş, ciddi bir meseledir. Halkın iradesini istemiyor. Halkın seçtiği belediye başkanının bir irade sahibi olmasını, İstanbul’u korumasını, İstanbul’u kollamasını, İstanbullunun sesi, soluğu olmasını istemiyor. Nokta. Onun için, dediğine imza atacak bir aday istiyor. Her dediğini kabul edecek bir aday istiyor. Biraz da ‘Ceketimi koysam kazanırım’ anlayışıyla hareket ediyor. Bu yüzden bu seçim, sadece bir belediye başkanı seçimi değildir. Bu seçim, aynı zamanda milletin iradesinin de korunması seçimidir. Bunu unutmayınız. Bu seçim, sadece İstanbul muhafızlığı seçimi de değildir. Bu seçim, İstanbullunun iradesinin de muhafızlığının seçimidir. Bunu da unutmayın.

SESİNİ SOLUĞUNU KESTİNİZ ONLARIN KANAL İSTANBUL’U AĞIZLARINA ALAMIYORLAR: Biz, her zaman şunu söyledik: Bu kentin insanlarına güveneceksin. Bu kentin insanları ne diyor, ona bakacaksın. Bakın ne kadar güçlüsünüz, size hatırlatmak istiyorum. İstanbul halkı o kadar güçlü ki; İstanbul halkı Kanal İstanbul’u istiyor mu? Hayır. Hem de büyük oranda istemiyor. Bakın sesini soluğunu kestiniz onların. Kanalı bile ağızlarına alamıyorlar. Kanal ismini bile ağızlarına alamıyorlar; doğru mu? Kanal İstanbul ismini ağızlarına alamayan Sayın adayın, daha düne kadar, millete, sanki böyle talimat vererek ‘ya-pa-ca-ğız’  dediğini hatırlıyorsunuz değil mi? Görüntüleri var. Daha bir sene yok. Şimdi, ‘İstanbul’un gündeminde olmayan şey gündemimde yoktur. Niye bana sürekli soruyorsunuz bu soruyu’ diye gazeteciye fırça atıyor. Ama nereye kadar biliyor musunuz? Az önce anlattığım gibi; bir kişi ona talimat verene kadar. Talimatı aldığı gün, sabahtan akşama kadar Kanal İstanbul sayıklar. Bu iş bitecek kardeşim. Ben, evdeki evladıma bile bir şeyi dikti ettirmem, ettiremem. Ettiremem kardeşim. Her yerde söylüyorum: Bu ülkenin fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillere ihtiyacı var. Bu kadar net. Biz, onu teslim temsil ediyoruz.”

O ANLAYIŞI DA TARİHE GÖMECEĞİZ: O bakımdan siyasi kariyerleri aldanmak ve aldatmak üzerine olan anlayışa, hep birlikte son vereceğiz. O anlayışı da tarihe gömeceğiz. Bunlar, yaptıkları işe saygı duymuyor. Bunlar, vatandaşa saygı duymuyor. Biz ise, ilk günden beri insana saygı, kente özen şiarıyla hareket ediyoruz. Vatandaşa asla yalan söylemiyor ve aldatmıyoruz. Kimse de bizi aldatamıyor. Yaptığımız her işi, en ince detaylarıyla, özellikle saygılı bir süreç sonunda yapıyoruz. Çünkü bu millet, aldatanı da sevmez, aldatılanı da sevmez kardeşim. Her ikisini de sevmez. İşlerimizi ortak aklın ve bilimin yol göstericiliğinde yapıyoruz. Bu nedenle bazı gecikmelerimiz de olabiliyor. Ama biz göz boyayan, geçici çözümlerin değil, gerçek ve kalıcı çözümlerin peşindeyiz. Bu kardeşiniz bundan hiç taviz vermedi, vermeyecek. Ordu Caddesi’ndeki bütün detaylarda da bunu görebilirsiniz”

YASAK YOLDAN GEÇEN AK PARTİ SEÇİM ARACINA: “BENİM İNSANIM TALİMATLA KÖTÜLÜK YAPMAZ”

İmamoğlu’nun konuşmasının bu noktasında, AKP’nin bir seçim aracının, yüksek sesle müzik çalarak, araç girişinin yasak olduğu Ordu Caddesi’nden geçtiği görüldü. Aracı fark eden İmamoğlu, “Buradan geçiyor ama ceza kesmek lazım ona. Orası yasak. İşte böyle kural çiğnemeyi kendilerine marifet görüyorlar. Ne diyeyim? Olsun. O da garibim, demişlerdir ki, ‘Sen buradan git, çaktırmadan da müziği aç.’ Demek ki içindeki şoförün de ar duygusu yüksek, farkında mısınız sesi kapattı. Dayanamadı. Benim insanım, güzel insan be. Benim insanım güzel insan. Talimatla kötülük yapmaz kardeşim” ifadelerini kullandı. Ordu Caddesi ve çevresinin düzenleme işinin cefasını çeken esnaf ve vatandaşlardan helallik isteyen, projede emeği geçen kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkürlerini ileten İmamoğlu, “Adalet ve kardeşlik yolunda, Hizmet yolunda hep beraber tam yol ileri” dedi.

Konuşma yaptığı platforma CHP Fatih Belediye Başkan adayı Mahir Polat’ı davet eden İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“MAHİR POLAT’LA ARAMIZDAKİ DUYGU; BİRBİRİMİZİN BİLGİSİNE VE AKLINA HÜRMET”

“Ben, Mahir Bey’le yaklaşık 10 yıldır tanışıyorum. Daha önce ilçe belediye başkanlığımda, danışmanlığını almıştım. Sonra da burada yöneticimiz olarak, yol arkadaşlığı yaptık. Bizim yol arkadaşlığımız nasıl biliyor musunuz? Mahir Bey’le birbirimize olan duygumuz şu: Birbirimizin bilgisine hürmet, birbirimizin aklına hürmet. Onun yetkisi sınırlarındaki yetkilerini kullanırken ona olan inanç. Ama inancımızın altyapısında ne var biliyor musunuz? O da çalışma arkadaşlarının bilgisine hürmet gösteriyor. O da onların ortak aklına güveniyor. Bizim olmazsa olmaz kuralımız ne biliyor musunuz? Şurada çalışan mühendisin gözlemlerine, çalışan emekçinin deneyimlerine, onun ortaya koyduğu çalışma azmine saygı gösteren ve ona inanan, ona güvenen, onun aklına kulak kabartan, dinleyen yöneticilerle çalışıyoruz. ve öyle yaptığımız için, güzel işler ortaya çıkıyor. Ben bu güvenle, Mahir Polat’a güveniyorum. Ama onlar, birçok alanda nasıl emanet ediyorlar süreci biliyor musunuz? ‘Ben ne dersem onu yapacaksın ha’ diyerek yola çıkarıyorlar. Biz de ne diyoruz biliyor musunuz sevgili Mahir Başkanım? Allah’ın izniyle seçilirsen; kanunlar, kurallar ve millet ne derse, onu yapacaksın kardeşim. O kadar basit. Bizim yolculuğumuz bu. Onun için bu değerli bir yolculuk. Onun için en büyük duamız şu: Bize bu yetkiyi verin, Allah’ın izniyle biz size mahcup olmayacağız kardeşim. Yaradan’a duamız; ‘Allah’ım beni bu şehrin evlatlarına, bebelerine, çocuklarına, kadınlarına, erkeğine, gençlerine mahcup etme.’ Aynı duygularla Mahir Bey için dua ediyor, onları size emanet ediyorum. Sizleri de Yaradan’a emanet ediyorum. Ordu Caddesi hayırlı, uğurlu olsun.”

İmamoğlu’nun konuşmasının ardından Ordu Caddesi, kesilen kurdele ve edilen duaların ardından yenilenmiş haliyle İstanbulluların kullanımına açıldı. Proje kapsamında; 40 bin metrekarelik alana Bergama granit taş kaplama, 1.800 metrekare de bazalt porfir bordo taş kaplama uygulandı, 2 bin 850 metrekare yeşil alan oluşturuldu. Bisiklet park alanları, yeni kent mobilyaları, cadde, çalı ve eser aydınlatmaları ile Ordu Caddesi, yepyeni bir görünüme kavuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-bir-avuc-insan-o-eski-satafatli-gunlerine-donmek-istiyor/feed/ 0
Murat Kurum: “Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık” https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/ https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/#respond Wed, 21 Feb 2024 04:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6490 Murat Kurum: “Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık”

“CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu”

İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan Malatyalılar Derneği’nin açılış törenine katıldı. Kurum, “Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için depremden etkilenen tüm ilçelerde önce barınma ihtiyaçlarını, ardından geçici yaşam alanlarıyla ilgili çalışmaları ve aynı zamanda 11 ilimizde 180 bin konutu başlattık. Bu milletin kucak açtığı, her zaman sahip çıktığı devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle 6 bin konutumuzun teslimlerini bir yıl bile bitmeden gerçekleştirdik” dedi.

Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan Malatyalılar Derneği’nin açılış törenine katıldı. Açılış okunan duaların ardından kurdele kesimi ile birlikte yapıldı. Açılışa Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, AK Parti Eyüpsultan İlçe Başkanı Muhammed Vanlıoğlu, Malatyaspor Başkanı Adil Gevrek, E-MADER Başkanı Abdullah Özatilla ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Program sonunda Murat Kurum ve diğer protokol üyelerime Malatya’ya ait kayısı ve yöresel ürünler hediye edildi.

“Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık”

Derneğin açılış programında konuşan Kurum, “Malatya bizim gönül bağımızın çok yüksek olduğu bir şehrimiz. İnsan memleketine sevdiklerinin yanına iyi günde kötü günde gider, biz de Malatya’nın hep iyi gününde kötü gününde yanında olmaya çalıştık. Bu aziz şehrimiz için gerçekten yapılması gereken tüm mücadeleyi Malatya’mızın tüm ilçelerine bizzat giderek, orada milletimizle vatandaşımızla el ele vererek bu hizmetleri kazandırdık. Malatya’mız bir deprem şehri. İstanbul’un bir deprem şehri olduğu gibi Malatya’mızda çok acılar çekti. 4 yıl önce Elazığ-Malatya depremlerinde biz 2 saat sonra Doğanyol’daydık. Bir seferberlik anlayışıyla orada o gün çalışmalarımızı başlattık. Malatya’mıza o gün o elleri o bize sarılmış kolları hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız dedik. Malatya’mıza verdiğimiz tüm sözleri tuttuk. O gün acılarına ortak olduk, sonrasında mutluluklarına hep birlikte şahit olduk. Malatya’mızdan biz şunu duyduk: depremin ilk saatinde de, ilk dakikasında da, sonrasında da Allah bu devlete zeval vermesin. Allah sayın Cumhurbaşkanımızı sizleri başımızdan eksik etmesin dediler. Malatya’nın insanına yakışır duruşu tavrı 22 yıldır gösteriyorlar. Bize de düşen, bizim de boynumuzun borcu olan Malatya’nın o yiğit insanlarına hizmet etmektir. 11 ilimizdeki 14 milyon vatandaşımızı etkileyen ve 53 bin kardeşimizi yitirdiğimiz 6 Şubat’ta asrın felaketinde de biz yine oradaydık. Günlerce, aylarca, tüm milletimizle el ele verdik. Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için depremden etkilenen tüm ilçelerde önce barınma ihtiyaçlarını, ardından geçici yaşam alanlarıyla ilgili çalışmaları ve aynı zamanda 11 ilimizde 180 bin konutu başlattık. Bu milletin kucak açtığı, her zaman sahip çıktığı devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle 6 bin konutumuzun teslimlerini bir yıl bile bitmeden gerçekleştirdik” dedi.

“Malatya bu ülkenin sağlamlaştırıcı çimentosu, birleştirici gücüdür”

“İstanbul’un sorunları ve meseleleri için gece gündüz çalışacağını ifade eden Kurum, “Çarşılarıyla, sanayisiyle, Malatyaspor’uyla Malatya’mız yeniden ayağa kalkacak. Bizim gönlümüz her zaman Malatya’mızla Malatyalılarla birlikte atacak. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı da olsak bir ayağımız hep deprem bölgesinde olacak. Deprem bölgesindeki kardeşlerimiz için yapılması gereken mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Malatya bu ülkenin sağlamlaştırıcı çimentosu, birleştirici gücüdür. Biz bu gücü sizlerle birlikte korumaya devam edeceğiz. O acıyı bir daha yaşamamak için İstanbul’umuzun 39 ilçesinde, Eyüpsultan’ımız da tüm vatandaşlarımızla, belediye başkanlarımızla el ele verip, İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar bu mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Bu acılar bir daha yaşanmasın, milletimiz orada yastığa başını koyduğunda huzurla ve güvenle uyusun istiyoruz. Eyüpsultan’da kıymetli başkanımla birlikte bizi el ele her mahallede dönüşümde bulacaksınız. Bizi hiçbir zaman o polemiklerin iftiraların dedikoduları içinde bulamayacaksınız. İstanbul’un sorunları ve meseleleri için gece gündüz çalışacağız. Hep şantiyede, sahada, milletimizin yanında olacağız. Tek dileğimiz İstanbul’umuzu deprem riski bertaraf edilmiş artık deprem korkusu yaşamayan güvenli bir şehir haline getirmek. İstanbul’un her yerinde insanlarımızın huzur ve güven içerisinde yaşayacağı, trafik çilesinin bitmiş olduğu, her ilçeye metronun gittiği, her ilçede yeşil alanın, millet bahçelerinin, mahalle parklarının arttığı, gençlerin geleceğe güvenle baktığı, büyüklerimizin Eyüp Sultan Hazretleri’nin dizinin dibinde İstanbul’un manevi muhafızının kucak açtığı el ele gönül gönülle yaşayacağımız bir İstanbul’u sizlerle birlikte inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

“CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu”

Mevcut İBB yönetiminin verdikleri vaatleri gerçekleştirmediğini vurgulayan Murat Kurum “Bu süreçte CHP’li yönetimin yaptıklarını hepimiz görüyoruz. Tek yaptıkları laf üretmek, reklam yapmak, algı oluşturmak. Verdikleri vaatlerin onda birini gerçekleştirmişler, 9 vaat yok. Milletimize söz verip, o sözlerini tutmadılar. İstanbul’u bir basamak olarak görüp, İstanbul üzerinden ikbal peşine düştüler. İstanbul’da ne depremle ilgili, ne trafikle ilgili, ne yeşil alanla ilgili, ne de İstanbul’un gelen sorunlarıyla alakalı bir irade ortaya koymadılar. Her sorduğunuzda da bir bahane üreterek, farklı farklı gündemler peşinde koşarak gündemi değiştirmeye çalıştılar algıyı başka alanlara çekmeye çalıştılar. Çünkü heybeleri boş, söyleyecek bir şeyleri yok. İstanbul’a dair gerçekleştirdikleri hiçbir şey olmadığı için, depremle ilgili de çalıştaydan öteye gidemedikleri için heybeleri boş, söyleyecek hiçbir şeyleri yok. 3 senedir çalıştay yapmaktan öteye gidemediler. CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu. 5 yılda başlayıp da bitirdiği tek şey İstanbul oldu. İstanbul’u bitirmek ve duraksatmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. 31 Mart’ta biz İstanbul’un o duraklama dönemini Malatyalı hemşerilerimizle, İstanbullu kardeşlerimizle birlikte bitireceğiz. Tüm İstanbullularla birlikte İstanbul’umuzun yeniden yükselişini, yeniden dirilişini sizlerle başlatacağız” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/feed/ 0
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ataköy Atıksu Tüneli’nin inşaatını inceledi https://www.haber28.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-atakoy-atiksu-tunelinin-insaatini-inceledi/ https://www.haber28.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-atakoy-atiksu-tunelinin-insaatini-inceledi/#respond Sat, 10 Feb 2024 16:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4842 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kentten Marmara Denizi’ne atık su akışını sona erdirecek, “Ataköy Atıksu Tüneli”nin Yeşilköy Mahallesi’ndeki şantiyesinde incelemelerde bulundu. Tünel kazma işini gerçekleştiren TBM (Tunnel Boring Machine) cihazının Yeşilköy şantiyesine ulaşmasına tanıklık eden İmamoğlu, İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa tarafından, projenin geldiği aşama ve sonrasındaki süreçle ilgili bilgilendirildi.

Projenin tanıtım filmini izleyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“İSTANBUL’UMUZUN ALTYAPISIYLA İLGİLİ ATTIĞIMIZ ADIMLARIN, GÖRÜNMEZ AMA, ÇOK GÜÇLÜ BIR HATTI: Bu, çok önemli bir hizmet. Aslında yer altında yapılan bu tünel çalışması, İstanbul’umuzun altyapısıyla ilgili attığımız adımların, görünmez ama, çok güçlü bir hattı. Küçükçekmece Gölü’nün doğu yakasındaki, özellikle atık su noktasında alanların toplandığı ve ön arıtmayla beraber denize deşarj edilen Küçükçekmece’deki arıtma tesisinin tümden devre dışı bırakılarak, bir sistemin kurulmasının adımları bunlar. Yani Küçükçekmece’deki ön arıtmanın yerine, Ataköy’deki ileri biyolojik arıtmamız ve Haramidere’deki ileri biyolojik arıtmamızın devreye alınması meselesi.

ÖZENSİZ DAVRANDIĞIMIZ HER AŞAMA, MARMARA DENİZİ’NİN ÖLÜMÜNÜ HIZLANDIRIYOR: Projenin tüm aşamaları tamamlanmasından sonra, şehrin atık sularının tamamının, ileri biyolojik arıtmadan geçirilecek Ataköy’den Marmara Denizi’ne deşarj edilecek. Bu, şu anlama geliyor: Yaklaşık 3 yıl önce başlattığımız bu çalışmaların tümü, yine bu kadarlık bir zaman dilimiyle beraber, ileri biyolojik arıtma yapılmadan, bir damla atık suyun bile Marmara’ya aktarılmadığı bir sistemin hayata geçmesini sağlamış olacağız. Marmara Denizi, çok yakın zamanda oluşmuş bir iç deniz. Dolayısıyla çok özel ama bir o kadar da narin, yani korunması gereken bir alan. Bundan sonraki sürece dönük, bilim insanlarının ifadesiyle, özensiz davrandığımız her aşama, Marmara Denizi’nin ölümünü hızlandırıyor. Biz, yaptığımız her konuyu, doğayı nasıl koruyacağımız üzerinden inşa etmeye çalışıyoruz. Burada yaptığımız bu yatırımın evet planlaması, projelendirilmesi, imalatı biraz zaman alıyor. Ama keşke bu işler, bu şehrin gündeminde yıllar yıllar önce tamamlanmış ve toparlanmış olsaydı. Biz, İstanbul’un atık suyun Marmara Denizi’ne, hatta Karadeniz’e, o canım Boğaz’a, Haliç’e bırakılan halini tümden ortadan kaldıran bir çalışmayı yönetiyoruz. Bu haliyle Marmara Denizi’ne olan büyük kötülüğü de ortadan kaldırmış olacağız.

KANAL İSTANBUL’U BİR KELİME BİLE ANAMIYORLAR. NİYE: Böyle hassas bir kent, böyle hassas bir ilçe ve yaşayanların hassas olduğu bir ortamda ifade edeyim ki; en önemli ihaneti de Kanal İstanbul ihanetini de hep birlikte öteledik. Bugüne kadar ertelettirdik. Yaptırmadık. Şimdi de onlara konuşturtmuyoruz farkındaysanız. Bir kelime bile anamıyorlar. Niye? Oy hesabı için. Bu çok kurnazca bir aldatma yolculuğu. Bu aldatma meselesi çok önemli. Hani daha önce kendilerinin ‘aldatıldık’ diye tarifledikleri psikolojiyi, aslında görüyoruz ki ‘aldatma’ ve ‘aldatılma’ bunların anlayışlarında ve ruh hallerinde var. Bu açıdan biz ne onların aldatmalarına ne de aldatılmalarına bundan sonra müsaade edeceğiz. Kanal İstanbul’un ne büyük tehdit olduğunu, üstüne basa basa milletimize anlatacağız. Az önce anlattığım Marmara Denizi’nin yok olması noktasında, tabiri caizse kötülükle ilgili gaza basan ve kötüleştiren, denizi bitiren bir çalışma. Bunu bütün bilim insanları, ortaya koydukları tezlerle ispat etmiş durumdalar. Bu şekilde bunu dile getirmemeleri… ‘Efendim toplumun gündeminde olmayan, bizim de gündemimizde olmaz’ cümleleriyle bu milleti uyutamazlar. Milletimizi diri tutacağız, uyanık tutacağız. ve onların aldatmalarına müsaade etmeyeceğiz. Aldatılmalarını da müsaade etmeyeceğiz. Nasıl? Bir daha bu bir avuç insanın İstanbul’da iktidar yüzü görmemelerini sağlayarak. Onlar bir daha burada iktidar olamayacaklar. Ne aldatacaklar ne de aldatılacaklar.

BİLİMİN VE AKLIN IŞIĞINDA, ÇOK ÖZENLİ BİR SÜRECİ İSTANBUL’UMUZDA VAR ETTİĞİMİZ GİBİ: İnşallah bilimin ışığında, aklın ışığında, çok özenli bir süreci İstanbul’umuzda var ettiğimiz gibi, Bakırköy’de de İstanbul’un her ilçesinde de o bilim ve akıl önümüzde duracak ve o ışıkla beraber geleceğe hep beraber yürüyeceğiz. Bu yatırımımızın da İSKİ kurumumuzun, o kadim kurumumuzun… Dün de konuşmamda söyledim. Onun da -şaşırmayın ki- bizlere 90 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün hediyesi ve emaneti olduğunu, İSKİ’nin onun talimatıyla kurulduğunu da unutmayın. Bu da çok özel bir durum. O bakımdan, Cumhuriyetin bize emaneti İSKİ kurumumuzun bu özenli, çevreci ve dünyanın en nitelikli altyapı çalışmalarını yapan kurumu olması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Genel müdürümüze, bütün yönetici ekibine, bütün çalışma arkadaşlarına ve aynı zamanda burada süreci yürüten yüklenici firmamıza, sahiplerine, çalışanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Hızlıca inşallah Allah tamamına erdirsin. Bir an önce bu süreci sonlandıralım ve tertemiz Marmara’yı hep birlikte elde edelim”

MARMARA DENİZİ’NE KİRLİ SU AKIŞI ÖNLENECEK

İSKİ tarafından projelendirilen “Ataköy Atıksu Tüneli”, Marmara Denizi’nde yakın zamanda ve afet niteliğinde yaşanan müsilaj tehdidinden korunmak için yürütülen çalışmaların önemli bir aşaması. Mevcut durumda; Küçükçekmece Gölü’nün sol havzasından toplanan atık sular, Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi’nde ön arıtmadan geçerek, Marmara Denizi’ne karışmakta. Ataköy Atıksu Tüneli ile bölgenin atık suları Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’ne yönlendirilerek, ön arıtma yerine, ileri biyolojik olarak arıtılacak. Böylece atık suda bulunan askıda katı madde, karbon, azot ve fosfor gibi kirletici maddeler giderilerek, Marmara Denizi çevre ve halk sağlığı açısından korunmuş olacak. Proje ile mevcutta yetersiz kapasitede olan kuşaklama kolektörlerinin de yükünü azaltarak, atık su kaynaklı su baskınları da önlenecek.

YATIRIM MALİYETİ 940 MİLYON

Ataköy Atıksu Tüneli; Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi’nden başlayıp, Küçükçekmece ve Bakırköy ilçelerinden geçerek, Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’ne ulaşacak. Ø3600mm çaplı 8620 metre uzunluğundaki tünel, 6 adet tünel şaftı ve 635 metre Ø1200/1800 mm “branşman” tünelinden oluşmakta. Projenin 3895 metrelik kısmı ve 4 adet şaftı tamamlanarak, S4 numaralı şafta (İmamoğlu’nun TBM cihazının geçişine tanıklık ettiği nokta) ulaştı. Ataköy Atıksu Tüneli’nin yatırım maliyeti, yaklaşık olarak 940 milyon TL olarak ön görülüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-atakoy-atiksu-tunelinin-insaatini-inceledi/feed/ 0