Bakan Yerlikaya, Balıkesir’in Erdek ilçesinde esnaf ziyaretinin ardından AK Parti Erdek Belediye Başkan adayı Turan Gün için kurulan Seçim Koordinasyon Merkezi’nde vatandaşlarla bir araya geldi.
Ziyarette konuşan Yerlikaya, göreve başladıkları günden itibaren terör örgütleriyle mücadele ettiklerini belirterek “Cumhurbaşkanı’mızın desteği, aziz milletimizin yani sizlerin destekleri, duasıyla hain bölücü terör örgütü ve diğer tüm terör örgütleriyle, din istismarcısı olanlar, sol terör örgütü ayrım gözetmeden bunların tamamıyla uğraşıyoruz, 600 bin içişleri ailemizle yani kahraman polislerimizle, jandarmamızla.” ifadelerini kullandı.
İnsanların huzuru için çalıştıklarını vurgulayan Yerlikaya, göreve geldiklerinde “hukuk devleti, insan hakları” dediklerini anımsattı.
Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İçişleri Bakanlığı huzur için vardır, o yüzden biz her gittiğimiz yerde ve paylaşımlarımızda ‘Türkiye’nin huzuru’ diyoruz. Türkiye’nin huzuru için varız ve Türkiye’nin huzurunu kim kaçırmaya çalışıyorsa işte terör örgütleri, işte organize suç örgütleri, işte geleceğimiz göz aydınlığımız yavrularımızı, gençlerimizi zehirlemeye çalışan zehir tacirlerinin, bunların her biriyle ilgili amansız, durmadan, duraklamadan, inançla uğraşıyoruz, alıyoruz bunları götürüp adalete teslim ediyoruz.
Şehirlerimizde suç işlemekte kibirlenenler, şehir eşkıyaları, bakın valilerimize, emniyet, jandarma, bütün güvenlik birimlerimize diyoruz ki ‘Benim vatandaşımın bildiği, hissettiği, bazılarının da üzüldüğü ve canının yandığı organize suç örgütü varsa, en fazla 3-4 ay içerisinde savcılarımızla beraber teknik takip, fiziki takip, bütün bilgi, belge, dokümanlarını alacaksınız. Bir gün sabahleyin siz uyurken biz şafak vaktinde onların kapılarını kıracağız, alıp adalete teslim edeceğiz.’ Biz bunları istemiyoruz.”
Bakan Yerlikaya, herkesin kanun önünde eşit olduğunu hatırlatarak “Birbirimize bir üstünlüğümüz yok. Hepimiz bu aziz devletimizin sahibiyiz. 85 milyon hepimiz eşitiz. Türkiye’nin huzuru, şehirlerin huzuru, ilçelerin huzuru, caddelerimizin, mahallelerimizin huzuru için içişleri ailesi olarak çalışıyoruz.” diye konuştu.
“Ayrımcılık yok, ötekileştirmek yok, kucaklamak var”
Diğer kurumlarla elbirliğiyle çalıştıklarını anlatan Yerlikaya, huzurun, refahın yerelde başladığını dile getirdi.
Belediyelerin önemine işaret eden Yerlikaya, “Eskiden belediye başkanlarımıza ‘şehremini’ derdik. Yani emin olan kişiye emanet edilirdi illerimiz. Bizim ilçelerimiz, ilçe belediyelerimiz, il belediyelerimiz, büyükşehirlerimiz ne yapıyor? O şehre ait yapılması gereken beşikten mezara, yaşama ait ne varsa, ortak ihtiyaçların tamamının görüldüğü yerdir belediyelerimiz.” dedi.
İçişleri Bakanı Yerlikaya, kaynaklar kullanılırken imkanların ve ihtiyaçların her birinin ortak akılla yani istişareyle, tevazuyla, samimi bir şekilde çözülmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
“Bir karar verildiğinde sabırla, cesaretle, onun üstüne gidilmeli. Söz verdiği vatandaşına, hemşehrisine, onun beklediği işi de tamamlamalı. Siz 31 Mart günü sandığa gidip gözünüzü yumup kalbinizde 10 saniye istişare ettikten sonra mührü basacaksınız. 5 yıl boyunca bundan dönüş yok. Dolayısıyla özgür iradenizle, kalbinizle, gönlünüzle oyunuzu verin. Allah’a hamdolsun demokratik bir ülkede yaşıyoruz, hukuk devletiyiz, demokrasi bayramı bu seçimlerimiz. Hiç kimsenin kolunu tutan var mı? Hayır, böyle bir şey olamaz. Özgür iradenizle, kalbinizle bir karar vereceksiniz ama sadece bu kendinizle ilgili bir karar değil.”
Ali Yerlikaya, Erdek’le ilgili, büyükşehirle ilgili bir karar verileceğini anımsatarak “En hayırlı, en doğru kararı vereceğinize inanıyorum ama bunu da hemen yanımda sizin evladınız, içinizden birisi, ailesini her şeyini tanıdığınız bildiğiniz bir kardeşim duruyor; Turan Gün kardeşim. Hayal satmıyoruz, yapabileceklerimizi, yapamayacaklarımızı da en güzel şekilde anlatıyoruz. Oy veren, oy vermeyen ayrımı yapmadan hizmet edecek bir kardeşimizden bahsediyorum. Ayrımcılık yok, ötekileştirmek yok, kucaklamak var.”
Bakan Yerlikaya’ya ziyaretlerinde AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, il ve ilçe teşkilatlarının temsilcileri ile partililer eşlik etti.
]]>Katıldığı Akit TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Kurum, kentte vatandaşın geleceği adına sürekli yatırımlar yapılması gerektiğini söyledi.
Kentteki toplu taşıma filosunun yorgun olduğunun belirtilmesi üzerine Kurum, “Filo yorgunluğundan ziyade aslında yönetim anlayışında yorgunluk, ilgisizlik, olayı sahiplenmeme var. Bugün İstanbul’da metrobüste aslında 2019’daki yolcuyla hemen hemen aynı yolcu taşınıyor, baktığınızda araç sayısı fazla ama işte her gün biz yanan otobüs, arıza yapan metrobüs ve yolda kalan yolcuları görüyoruz.” ifadesini kullandı.
Kurum, mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla ilgili, “Vaatlerini hatırlamayan bir belediye başkanı karşımızda duruyor, ‘Ben onu hatırlamadım, öyle bir vaat vermedim, verdim ama başlayamadım. İşte fizibilitesi yetişti, yetişmedi.’ gibi bahaneler üretiyor. Hani ‘Engelleniyoruz.’ diyorlardı ya bu açıklamaları aslında engellenmediklerini de net şekilde ortaya koydu. Kendileri olaydan bihaber.” dedi.
İmamoğlu’nun açıklamalarının aktarılması üzerine Kurum, “KİPTAŞ bu ülkede Sayın Cumhurbaşkanı’mızın zamanında sosyal konutu İstanbul’da başlatan yapı. Sen de yapabilirdin, oradaki bilgiyi, beceriyi, oradaki kabiliyetli kadrolarla birlikte taş üstüne taş koyup sen de üretseydin. Üretmeyeceksin, ‘O TOKİ’ci, o şöyleci, o böyleci.”‘ diye konuştu.
Kurum, İmamoğlu’nun katıldığı bir TV programındaki “650 bin konut imkansız. Hatta 100 bin çok bile 5 yılda.” yorumunun hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu:
“Deprem olduğunda ‘Konutlarımızı yapacağız. Elazığ’dan, Malatya’dan başlayıp 1 yılda teslim edeceğiz.’ dedik. O zaman da ‘Bitiremezsiniz.’ dediler. Bitirdik. İzmir’de deprem oldu. ‘1 yılda Bayraklı’da İzmir tarihinin en büyük dönüşümünü yapacağız.’ dedik. Yaptık. Kastamonu’da, Rize’de, Bartın’da, Giresun’da sel oldu, ilçe yok oldu. Gittik, söz verdik. Şimdi hamdolsun orada insanlarımız yaşıyor. Asrın felaketinde yine ‘Yapamaz.’ dediler. Geldiler, milletimizin aklını karıştırmak için ‘Bedavaya yapacağız.’ gibi türlü vaatler verdiler. Biz gittik, il il, ilçe ilçe etkilenen her yerde, 3 ayda 180 bin konutun temelini attık. 6 Şubat’ta o konutların teslimleri başladı.”
Kurum, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, Marmaray ve Kuzey Marmara Otoyolu için de aynılarının söylendiğine işaret ederek “Bunlara kalsanız hiçbir iş yapmayın, oturun, izleyin, vatandaşımız da depremi beklesin. Ulaşım çilesi daha da artsın. Bu yani yönetim bakış açısı, anlayışı bu. Bu anlayış bizi nereye götürür?” eleştirisinde bulundu.
“İSMEK’i yeniden hayata geçireceğiz”
Kurum, İstanbul’da İSMEK’in yeniden hayata geçirilip geçirilmeyeceğine dair soruyu da şöyle yanıtladı:
“İSMEK’i 39 ilçede faaliyet gösterecek şekliyle yeniden hayata geçireceğiz. Bir araya geldiğim sanayiciler, ‘Ara teknik eleman noktasında sorunlarımız var.’ diyor. Tüm sanayi bölgelerinde ara teknik eleman yetiştiren İSMEK’lerimizi kuracağız. Burada ara teknik eleman noktasında çalışmak isteyenlere o eğitimi vereceğiz, sertifikalandıracağız.”
“Elinizdeki güncel anket verileri nelerdir?” sorusuna da Kurum, “31 Mart akşamı kazanacağız. Bunu gittiğimiz her yerdeki coşkudan, heyecandan, azimden görüyoruz. Sahadaki ilgi, sevgi doğal anketi gösteriyor. 1-1,5 puan biz öndeyiz dediğimiz yerden bunun üzerine koya koya gidiyoruz. Şu an 1,8 puan fark var. Bazı araştırma şirketleri bunun çok daha üzerinde olduğunu da ifade ediyorlar. Üzerine koyarak farkı aça aça büyük bir zaferi kazanıyor olacağız.” yanıtını verdi.
YRP, Saadet, Gelecek ve DEVA seçmenine seslendi
Seçimlere kendi adaylarıyla giren Yeniden Refah Partisi (YRP) ve mütedeyyin seçmene yönelik çağrısı sorulan Kurum, YRP ile mayıs seçimlerinde aynı ittifak içerisinde mücadele ederek zafer kazandıklarını söyledi.
Seçmenlerin 31 Mart’ta önlerindeki tabloya bakarak karar vereceğine inandığını vurgulayan Kurum, “Burada CHP’ye kazandırmanın ne anlama geldiğini Yeniden Refah Partili seçmenimiz de Saadet Partili seçmenimiz de Gelecek Partili ve DEVA Partili seçmenimiz de net şekilde biliyor. Sandıkta milletimizin geçmişe dönüp bakarak, bu oyların kime nasıl faydası olduğunu düşünerek hareket edeceğine inanıyoruz.” dedi.
Kurum, İstanbul’da CHP’nin kendisine “Kürt dostu” imajı çizmeye çalıştığının ifade edilmesi üzerine, şunları kaydetti:
“Kürt dostu olmak, Kürt vatandaşlarımızı, Alevi vatandaşlarımızı istismar etmek midir, yoksa Kürt ve Alevi nüfusumuzun yoğun olduğu yerlere hizmet götürmek midir? 22 yıldır AK Parti’de yaptığımız siyaset budur; 81 ilde yaşayan 85 milyon vatandaşımızı kardeşimiz bildik. Bugün Hakkari’de, Şırnak’ta, Diyarbakır’da, Şanlıurfa’da hizmetlerin hepsi, her vatandaşımızın eşit şekilde erişebilmesi anlayışıyla hayata geçirilmiştir. Kürt dostu olmak, her bir vatandaşı eşit görmektir, kimseyi ayrıştırmadan, ötekileştirmeden eşit hizmeti sunabilmektir.”
İstanbul’da herkesin oyuna talip olduğunu vurgulayan Kurum, “DEM Partililerin standına uğrar mısınız?” sorusuna, “Oraya da öbür tarafa da uğrarım. Derneğine de vakfına da giderim. Alevi vatandaşlarımızın tüm vakıflarına, derneklerine gidiyorum.” yanıtını verdi.
Kurum, kırmızı çizgisinin “terör” olduğunu belirterek “Teröre karşı söylemde netiz. Her türlü terör odağına karşı duruşumuz bellidir. Terörün dışında herkes de bizim kardeşimizdir.” dedi.
“İşten çıkarılan tüm kardeşlerimizi işe alacağız”
AK Parti’nin 2019’da yaklaşık 79 bin personelle belediyeyi devrettiğini, 2024’e personel sayısının 92 bin 176 olduğunu belirten Kurum, “47 bin kişi işe girmiş, 33 bin 725 kişi işten çıkarılmış. Şimdi bunların hepsi mi beceriksiz, liyakatsiz? Bahaneleri, ‘İşe gelmiyorlar.’ Peki 92 bin personeliniz var şu an. Hepsi işe geliyor, işi biliyor. O yüzden mi metrobüsler o halde? O yüzden mi vaatlerinizi gerçekleştiremiyorsunuz? Biz, o işten çıkarılan, evine ekmek götüremeyen tüm kardeşlerimizi işe alacağız. Onların yaptığı gibi haksız yere kimseyi de ekmeğinden etmeyeceğiz.” diye konuştu.
]]>