Ruffles, Lays, Doritos, Mars, M&M’s ve Snickers gibi uluslararası markaların ambalajlarının basıldığı Manisa’daki PilenPak fabrikasında çalışan TÜRK-İŞ’e bağlı Basın-İş Sendikasına üye işçiler 20 Mart’ta greve çıkacak.
Manisa’daki PilenPak fabrikasında çalışan ambalaj işçileri, iki yıldan uzun süredir TÜRK-İŞ’e bağlı Basın-İş öncülüğündeki mücadeleleri kapsamında 20 Mart’ta greve çıkmaya hazırlanıyor.
Basın-İş tarafından yapılan yazılı açıklamada, insan onuruna yaraşır koşullarda çalışmak için mücadele eden PilenPak işçilerinin iki yıldır işverenin hukuk dışı uygulamalarına maruz kaldıkları vurgulanarak, “Bu uygulamalar; anayasaya, yasalara ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu gibi PilenPak’ın kendi politika beyanları ve taahhütlerinin yanı sıra bazı PilenPak’ın müşterisi olan Pepsi.co ve Mars gibi uluslararası şirketlerin tedarikçi davranış kurallarına da aykırı olan ihlaller.” denildi.
“PİLENPAK, MÜZAKERE VE ARABULUCULUK SÜREÇLERİNE KATILMADI”
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Basın-İş Sendikasının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından aldığı resmi yetkiye somut ve geçerli bir gerekçe olmadan itiraz ederek toplu sözleşme sürecini geciktiren, 149 işçiyi sendikal nedenlerle işten atan ya da ayrılmaya zorlayan, muvazaalı yeni şirketler ve alt yükleniciler ve iş kolu değişiklikleri gibi oyunlarla işçilerin toplu sözleşme hakkını engellemeye çalışan Pilenpak Ambalaj, Basın-İş Sendikası’nın yetkisi kesinleşmiş olmasına rağmen, toplu sözleşme sürecindeki hukuki müzakere ve arabuluculuk süreçlerine katılmadı ve toplu sözleşme sürecinde anlaşma sağlanamadı. Bunun üzerine 20 Şubat 2024 tarihinde Sendikamız Yönetim Kurulu, 20 Mart 2024 günü saat 16: 00’da uygulamaya koymak üzere grev kararı aldı. Sizleri hukuksuz eylem ve işlemleri yargı kararları ve müfettiş raporları ile belgelenen Pilenpak Ambalaj işvereninin temel hak ve özgürlüklerini yok sayan tutumuna karşı PilenPak işçilerinin yanında olmaya çağırıyoruz. Basın-İş Sendikası olarak tüm sendikaları, emekten yana güçleri, meslek kuruluşlarını ve demokratik kitle örgütlerini hakları için mücadele eden PilenPak işçileriyle dayanışmaya davet ediyoruz.”
NE OLMUŞTU?
Ruffles, Lays ve Doritos ile Mars, M&M’s ve Snickers gibi pek çok ulusal ve uluslararası patates cipsi ve çikolata markasının paketlerinin yapıldığı PilenPak Ambalaj’ın Manisa’daki fabrikasında çalışan işçiler; Şubat 2022’de Türk İş’e bağlı Basın-İş Sendikasında örgütlenmeye başlamıştı Sendika yöneticileri ile işçilerin, fabrikada toplantılar yapmaya başlaması ile birlikte aynı ay içinde 15 işçi işten çıkarılmıştı. Basın-İş, 23 Şubat 2022’de fabrikada toplu sözleşme hakkı için yetki başvurusu yaptı. Yetki başvurusunun ardından 9 işçi daha çıkarıldı. Böylece işçilerin, sendikalaşmaya başladığı sadece şubat ayı içinde 24 işçi, işten çıkarıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Basın-İş’in PilenPak fabrikasında toplu sözleşme yapmaya yetkili olduğuna karar verdi. Ancak buna rağmen, işveren işçileri çıkarmaya devam etti.
PilenPak adı altında dört ayrı şirketin olduğu, bunun sendikal örgütlenmenin önünde engel olarak konulduğu tespit edildi. Basın-İş, iş yerinde müfettiş incelemesi talep etti. 16 Haziran 2022’de, müfettiş incelemesi sonucunda bu dört şirket, PilenPak çatısı altında birleşti. İşçilerin örgütlenme çalışmaları sürerken, işten çıkarmalar devam etti. Bu sırada, PilenPak yönetiminin Basın-İş’in fabrikada toplu sözleşme yapmaya yetkili olduğuna dair Bakanlık kararına yaptığı itiraz, 16 Ocak 2023’te iş mahkemesinde reddedildi. Ocak ayının sonuna kadar 7 işçi daha işten çıkarıldı.
YARGI SÜRECİ DEVAM EDERKEN, İŞÇİLER PİLENPAK’IN BAŞKA ŞİRKETLERİNDE KADROLU GÖSTERİLMEK İSTENDİ
Mahkeme kararı, patron tarafından İstinaf Mahkemesine taşındı. İstinaf Mahkemesi, işverenin itirazını reddetti, bir kez daha sendikanın PilenPak ambalaj fabrikasında yetkili olduğuna hükmetti. Ancak, işveren bu karara da itiraz etti ve işçilerin sendikalaşma hakkını 14 Haziran 2023’te, Yargıtaya taşıdı. İşveren hukuki süreci devam ettirirken; işçileri PilenPak’a bağlı başka şirketlerde kadrolu göstermek istedi. Basın-İş, bu şirket değişikliği planına karşı müfettişlerin işyerinde denetim yapmasını istedi.
YARGITAY KARARININ ARDINDAN 5 İŞÇİ DAHA İŞTEN ÇIKARILDI
Bu sırada Yargıtay, 5 Ekim 2023’te Basın-İş’in PilenPak fabrikasında yetkili olduğuna dair karara yapılan itirazı reddetti, sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabileceğine hükmetti. Sendika bunun üzerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurdu. Bu sırada, işveren de diyalog talepli mektupla mahkeme kararına uymaya çağrıldı. Patronun mektuba yanıtı 5 işçinin daha işten çıkarılması ve PilenPak markası altında başka şirketler kurmak oldu. İşten çıkarmalar devam ederken, işbaşındaki işçiler de bu şirketlere kaydırılmak istendi. Böylece Basın-İş’in üye sayısının düşürülmesi planlandı. Müfettişler, iş yerinde inceleme yaptı. Rapor, Basın-İş’in ve işçilerin lehine çıktı. Müfettişler, işçilerin kadrolarının PilenPak’ta kalması gerektiğini değerlendirdi. Ancak, işveren bu rapora da itiraz etti. Bu sırada 20 Şubat 2024’te Basın-İş, fabrikada grev kararını astı.
]]>Ekol Ofset’te sendikal faaliyetler sonucu işten çıkarılan işçiler için İstanbul Silivri’deki firmanın önünde eylem yapıldı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, “Bu işten çıkarmaların sendikal örgütlenmeye karşı atılmış düşmanca bir adım olduğu ortadadır. Tüm bu hukuksuzlukların ardından buradan Ekol Ofset patronlarına seslenmek istiyoruz. İşçilerin anayasal hakları olan sendikada örgütlenme hakkına saygı duyun ve işten çıkarılan işçileri geri alın” dedi.
Belçikalı Van de Velde Ambalajlama Grubu’nun Türkiye ortağı olan Ekol Ofset’teki sendikal faaliyetler sonucu 3 işçi işten çıkarıldı. İşten çıkarmalara tepki olarak şirketin, İstanbul’un Silivri ilçesinde bulunan önünde çok sayıda siyasi parti temsilcisinin, kurumun, basın meslek örgütünün katılımıyla eylem yapıldı. “Sendika anayasal haktır. Atılan işçiler geri alınsın” yazılı pankartın açıldığı eylemde açılış konuşmasını DİSK Basın-İş Yönetim Kurulu üyesi İzel Sezer yaptı.
“SEFALETİN TARTIŞILMASININ ÖNÜNE GEÇİLMEK İSTENİYOR”
Hazırlanan ortak metni okuyan DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, derinleşen ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle emekçilerin alım gücünün her geçen gün düştüğüne, işçilerin sembolik zamlarla sefalet ücretine mahkum edildiğine vurgu yaptı. Dedeoğlu, şunları söyledi:
“Ülkemizde en zengin yüzde 20’nin toplam gelirden aldığı pay, en yoksul yüzde 20’nin aldığı payın 8 katı oranındayken yaratılan suni gündemlerle açlığın ve sefaletin tartışılmasının önüne geçilmek isteniyor. İşçiler bir yandan da iş yerlerinde kötü çalışma koşullarına, mobbinge, anayasal hakları çiğnenerek sendikal örgütlenme haklarının gasp edilmesine maruz bırakılıyor ancak tüm bu olumsuz koşullara rağmen işçiler, zorlukları aşmayı ve birlikte hareket etmeyi mücadele azmi ile başarıyor. İşte bugün önünde bulunduğumuz Ekol Ofset’te yaşananlar da bunun bir örneği. Ekol Ofset işçilerinin örgütlü mücadeledeki ısrarı sonucu ücretler güncel asgari ücret miktarının üzerinde kalsa da ülkemizdeki yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı sonucu işçilerin aldığı zamlar eridi, işçiler yeniden sefalet koşullarında yaşamaya mahkum bırakıldı. Hem düşük ücret hem işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin yetersizliği hem de sürekli tutanak tehdidi ile baskıya ve mobbinge maruz bırakılan işçiler, hukuksuzluklara tepkisini DİSK Basın-İş’te örgütlenerek gösterdi.
“KÜÇÜLME GEREKÇESİYLE İŞTEN ÇIKARILDILAR”
Bundan yaklaşık iki hafta önce patron tarafından verilmeye çalışılan gözdağı karşısında geri adım atmayan sendikamızın iş yeri temsilcisi İsmail Türe ve üyelerimiz Hatıra Erdoğan ile Cihat Baldan’ın işine ‘küçülme’ gerekçe gösterilerek son verildi. Patronlar, sendikamızla yaptığı görüşmede ‘performans düşüklüğü’, ‘işçiler arasındaki uyumsuzluk’ gibi bahaneleri işten çıkarmaya gerekçe gösterse de örgütlenme faaliyetlerimiz devam ederken yıllardır Ekol Ofset’te çalışan 3 sendika üyemizin aniden işten çıkarılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Öte yandan bu işten çıkarmaların sendikal örgütlenmeye karşı atılmış düşmanca bir adım olduğu ortadadır. Tüm bu hukuksuzlukların ardından buradan Ekol Ofset patronlarına seslenmek istiyoruz. İşçilerin anayasal hakları olan sendikada örgütlenme hakkına saygı duyun ve işten çıkarılan işçileri geri alın. DİSK Basın-İş olarak çeşitli bahanelerle işten çıkarılan üyelerimiz bu fabrikadan içeri girene kadar mücadelemize kararlılıkla devam edeceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz. Ekonomik krizin ve sefalet ücretinin altında ezilerek kötü koşullarda yaşamaya ve çalışmaya mecbur bırakılan tüm işçilerin sesi olacağımızı bir kez de buradan ifade ediyoruz.”
Daha sonra işçiler ve kurum temsilcileri de sırayla söz aldı.
]]>“GÖRÜNTÜLERİ KAMERA KAYITLARINDA MEVCUT”
Sözcü gazetesine açıklamalarda bulunan Büşra Bozkurt, “Hakkımda dava açılırsa bankanın kamera kayıtlarını mahkemede isteyeceğim. Makam arabasıyla her gün bankaya gelen, başkanlık makamının bulunduğu 9’uncu katta yetkisiz talimatlar yağdıran Erol Erkan’ın bütün görüntüleri kamera kayıtlarında mevcut. Silinemeyeceğini düşünüyorum. Özel korumasının şikayeti üzerine işten attığı güvenlik amiri dahil ortada çok sayıda mağdur var. Benim CİMER şikayetim haber olunca çok sayıda çalışan arayıp, ‘bizim yapamadığımızı sen yaptın’ diye tebrik etti. Delil de şahit de yeterince var. Mağduriyet yetmiyormuş gibi bir de yalancılıkla suçlanmak çok ağrıma gitti” ifadelerini kullandı.

“ARKAMDA BİR GÜÇ YOK”
Eski başkanın akrabası olduğu ve torpille işe girdiği iddialarını kesin bir dille reddeden Bozkurt, “Haberler çıkınca benim eski başkanın akrabası olduğum, torpille bankaya girdiğim iddiaları yayıldı. Hiçbiri doğru değil. 2020 yılında bankada kadrolu personel olarak değil, dış kaynak diye tabir edilen taşeron firmanın elemanı olarak başladım. İşten atıldığımda da yine kadrolu değildim. Arkamda bir güç yok. Ancak bankada çalışan ve maddi manevi mağduriyet yaşayıp, bankamızın itibarının zedelenmesinden rahatsız olan herkesin arkamda olacağına inanıyorum” dedi.

“BİR PERSONELİ ASANSÖRDE TOKATLADI”
Çalışanlardan birinin Gaye Erkan’ın babası tarafından asansörde tokatlandığını öne süren Bozkurt, “Başkan Hanım 23 Aralık 2023’te ABD’ye gitti. Ben babasının bir talimatıyla 28 Aralık’ta işten atıldım. Başkan ABD’den dönmedi. Kendisiyle konuşup mağduriyetimi iletemedim. Erol Bey’in talimatlarına karşı çıkabilecek bankada bir tek kişi bile yok. Bir personeli asansörde tokatladığı bütün bankada konuşuluyor. Bu personeli işten attı, şikayet edeceğini duyunca geri aldı. Başkan’ın bunlardan haberi var mı? Ben ekmeğinin peşinde bir çalışanım ve ekmeğim yetkisiz bir kişinin talimatıyla elimden alındı. Küçücük çocuğumun rızkı çalındı. Başkan Hanım’ın çocuğu tabii ki kıymetli ama benim çocuğumun hiç mi önemi yok? Ben çocuğumu akşam okuldan almam gerektiğini, bu nedenle gece geç saatlere kadar çalışamayacağımı söylediğimde, torununa düşkün olan bir dededen anlayış bekledim ama fırça yedim, aşağılandım, tehdit edildim, işten atıldım” şeklinde konuştu.

“4 BİN LİRAYA ÇAY BARDAĞI ALINDIĞI SÖYLENİYOR”
Açıklamasının devamında Erol Erkan tarafından başkanlık katına özel mutfak yaptırıldığını ifade eden Bozkurt, “Bankada başkan ve üst yönetimin kullandığı bir mutfak var. Ancak Erol Bey başkanlık katına sadece ailenin kullanacağı özel bir mutfak yaptırdı. Başkan’ın çocuğu için mutfağın yapıldığı söylendi. Bütün malzemelerin aşırı lüks seçilmesi rahatsızlık yarattı. 4 bin liraya çay bardağı alındığı söyleniyor. Lüks tabaklar, kaşıklar… Sayıştay denetim yaparsa hepsinin faturası ortaya çıkar. Aile bankadaysa özel mutfakta pişen yemekleri yiyor, evdeyse arabayla eve götürülüyor. Bazen sabah, öğlen, akşam yemek servisi yapılıyor. Hepsi kamera kayıtlarında var” dedi.
]]>