(İZMİR)- İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, 5. Olağanüstü Kurultayı sonrası İzmir’de partisinden yaşanan istifalara ilişkin açıklama yaptı. Doğan, kurultay sonrasında İzmir’de 400 civarında üye ile Gaziemir ve Bornova teşkilatlarının istifa ettiğini söyledi. 8-10 ilçe teşkilatının istifa ettiği haberlerinin ise doğru olmadığını kaydeden Doğan, “İstifalar nedeniyle ‘İYİ Parti bitti’ yaygarasının oluşturacak bir oranda istifa yok. Kurultay sonrasında partimize 198 yeni üye kaydı yapıldı” dedi.
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, basın toplantısı düzenleyerek gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Doğan, şunları söyledi:
“Bilindiği üzere kongremiz sonrasında ve kongremiz ne kadar demokratik olgunlukta gerçekleştiyse bir o kadar bu olgunluğa yakışmayan şekilde kamuoyunu yanlış yönlendirerek bilgi kirliliğine neden olan spekülasyonlar üretilmeye başlanmıştır. Sözün hemen başında belirtmek isterim ki belli kişilerce servis edilen bu bilgilerin büyük bir kısmı yalandan ibarettir. ve kara propaganda ile partimize zarar veren kişilerle ilgili yasal süreçler de başlatılacaktır. Öncelikle 5. Olağanüstü Kurultayımızın yapıldığı 27 Nisan tarihinden itibaren partimizden binlerce kişinin istifa ettiği, istifaların durdurulamadığı yahut partinin eriyip bittiği iddiaları basınımıza servis edilmeye çalışılmıştır.
Teşkilatımızda iddia edilen sayılarda istifaların söz konusu olmadığının altını çizerek; bunun normal bir sürecin parçası olduğunu, istifalarla ilgili değerlendirmeyi yalnızca kurultaya bağlı olarak yapmanın doğru olmayacağını, partimizin yerel seçimlerde arzu ettiği başarıyı elde edememiş olmasının ve İzmir’in ülke genelinden bağımsız dinamiklere bağlı siyasi konjonktürünün de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtmek isterim. Siyasi parti kademelerinde görev alan ve siyaseti takip eden herkesin bileceği üzere her gün istifalar yaşanacağı gibi yeni üye kayıtları da olmaktadır. Bu itibar ile partimizin kurultay sonrasındaki süre içerisinde istifa eden üye sayısı makul kabul edilebilecek bir sayıdır ki bunların tamamının kurultay bağlantılı olmadığı da izahtan varestedir. Keza bu dönemde yeni üye kayıtlarımız da hızlanmıştır. Dolayısı ile binlerce kişinin istifa ettiğini ileri sürenler müfteridir. Bazı ilçelerimizde yüzlerce kişinin istifa ettiği ileri sürülmüş hatta pek çok ilçemizin istifa ettiği haberleri yayılmaya çalışılmıştır.
“KÖTÜ NİYETLERİNE MALZEME YARATMAYA ÇALIŞANLARI KINIYORUM”
Kongre sonuçları nedeni ile istifa ettiğini açıklayan sadece 2 ilçemiz vardır. Bunun dışında hiçbir ilçe başkanımız görevini bu nedenle bırakmamıştır. Yeni seçilen Genel Başkanımızın ve yeni oluşabilecek teşkilatların önünün açılması için verilen istifaları dahi kongreye bağlamaya çalışarak kendi kötü niyetlerine malzeme yaratmaya çalışanları kınıyorum. Kamuoyunun günlerdir İYİ Parti üye sayısı üzerinden manipüle edilmesini, birtakım gerçek olmayan istifa sayıları ile dezenformasyon yaratılmasını ve partimizin üye sayıları üzerinden tartışma yaratılmasını doğru bulmuyorum ancak bu sayıları veren de üzerinde tepinen de biz değiliz. Zira bizler tek üye yapmak için yazın sıcağında kışın ayazında beklemiş ve bekleyen insanlarız. Bir istifa da olsa bin istifa olsa da olsa bizim için aynı derece önemli ve üzücüdür. Elbette her bir üyemiz hele hele ki ilçe başkanlığı gibi zorlu bir görevi ifa etmiş partililerimiz bizler için çok kıymetlidir.
“İSTİFA EDENLERE KAPIMIZ AÇIK”
İstifalarını üzüntü ile karşılamak ile birlikte kararlarına saygı duyuyor kendilerine bugüne kadar ki hizmetleri için teşekkür ediyor ve bundan sonraki yaşantılarında başarılar diliyorum. Önemli olanın böyle zamanlarda yaşanan olumsuzlukları demokrasiye yaraşır bir olgunluk ve saygı çerçevesi içinde halledebilmek olduğunu düşünerek; İYİ Parti’mizin kurulduğu günden bu yana yaşanmış tüm zorlukları birlikte üstlendiğimiz, bugüne kadar emek vermiş ancak bazı nedenlerden dolayı istifa etme gereksinimi hissetmiş arkadaşlarımızın da kararlarına saygı duyuyor ve kendilerine başarılar diliyorum. İstifa eden her bir arkadaşımıza kapımız her zaman açık olacaktır yeter ki partimize karşı eleştiri sınırlarını aşan, hakaretamiz ifadeler kullanmamış ve bin bir emekle büyüttüğümüz partimize zarar verecek tutum ve davranışlar içine girmemiş olsun. Bu kişiler, partimize zarar verenler, bu partiye fedakarca emek veren her bir partilimin emeğini hiçe sayanlar karşısında İl başkanı olarak bizzat beni bulacaklardır.
“HUKUK ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ”
Yerel seçim süreci boyunca bir yandan partimiz için çalışıp görünürken diğer yandan ama el altından ama aleni olarak başka partileri destekleyen, partimiz aleyhine açıklamalar yapan, istifalar organize eden, seçimin hemen ardından Kurucu Genel Başkanımızı Türk siyasetinden sileceklerini hicap duymadan üçüncü kişilerle paylaşan, Kurucu Genel Başkanımızın istifası ve Olağanüstü Kurultayımızın ardından dahi seçilen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu hakkında siyasi ahlaka uymayan söylem ve yorumlarda bulunan, gerek henüz istifa etmemiş olmasına rağmen gerekse partimizden istifa etmiş olduğu halde partimizden başkaca istifaları örgütleyen, kamuoyu nezdinde partimizi ve parti yönetimlerimizi manipülatif açıklamalarla tahrik ve taciz edenlerin bu gayri ahlaki ve antidemokratik tutumları karşısında sessiz ve tepkisiz kalmayacağımızın ve bu kimselerle hukuk önünde de hesaplaşacağımızın da bilinmesini isterim.”
“İYİ PARTİ BİTTİ YAYGARASININ OLUŞTURACAK BİR ORANDA İSTİFA YOK”
Doğan, kurultay sonrası İzmir teşkilatından kaç kişinin istifa etti sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bu sayılar partilerin kendi içerisinde kendilerine ait gizli kayıtlardır. Bunun dışında bu sayıların telaffuz edilmesini doğru bulmuyorum. Sanki 300 istifa oldu denince biz onlara üzülmüyormuşuz, ‘giderlerse giderler’ diyormuşuz gibi bir anlam çıkıyor. Bir yandan da bu bilgiler bizim mahrem bilgilerimiz. Ben bu konuda bir sayı vermeyeceğim. Aksi takdirde bu oyunu yaratmaya çalışanlar emellerine ulaşmış olacaklardır. Ben il kongremize kadar il başkan yardımcısı olarak görev yapmıştım. Bizim üye sayımız o dönemde 30 bin civarındaydı. Ben 11 Ocak tarihinde göreve geldiğimde bu sayı ciddi oranda düşmüştü. Tabi bunu tek bir neden bağlayamayız. Ancak daha önce bir yerde söylediğim için şu bilgiyi verebilirim. Şu an itibarıyla bizim kurultay sonrasında istifa sayımız 400 civarında. 20 binin üzerinde üyesi olan bir parti için, bizim için her bir üyemizin istifası önemlidir. Ama istifalar nedeniyle İYİ Parti bitti yaygarasının oluşturacak bir oranda istifa yok. Kurultay sonrasında partimize 198 yeni üye kaydı yapıldı” dedi.
“8-10 İLÇENİN İSTİFA ETTİĞİ HABERLERİ YALAN”
Kurultayın ardından Gaziemir ve Bornova teşkilatlarının istifa ettiğini de belirten Doğan, “Kurultay sonuçları nedeniyle partimizde istedikleri ortamın oluşmadığını belirterek istida eden Gaziemir ve Bornova. Onun dışında yapılan istifalarda kurultaya ilişkin bir şey söylenmedi. Belki bir ilçemizde yönetimin düşmüş olma ihtimali var. Yedeklerden gelenlerin de çalışmasının yapılması gerekiyor. Bayraklı ilçemizde yönetimin düşmüş olması ihtimali var. Onun dışında kamuoyuna yine yanlış bilgi olarak lanse edilen birkaç ilçemiz daha var; Menderes ve Tire. Zaten seçim sonrasına kadar görevi sürdüreceklerini sonrasında istifa etmek istediklerini belirtmişlerdi. Bunlar siyasi nezaket için partimizin güçlenmesi adına yeni geleceklerin yolunu açacak istifalardı. Menderes, Tire ve Aliağa’da olan istifalar bunlar. Bu istifalar bizim ilçe başkanlarımızla birlikte görüşerek istişare ederek verdiğimiz bir karar. 8-10 ilçenin istifa ettiği haberleri yalan. Aliağa ilçemiz dışında ilçe başkanımız görevine devam etmektedir zaten” diye konuştu.
]]>TRABZON – 31 Mart seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe belediyesi olan Yomra’da Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, düzenlediği basın toplantısı ile partisinden istifa etti. Bıyık yaptığı açıklamada, istifasının gerekçeleri olduğunu belirterek “Bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” dedi.
2019 ve 2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe olan Yomra’nın Belediye Başkanı Mustafa Bıyık bugün Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Bıyık, İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayı Koray Aydın’ın seçimi kazanamamasının ardından ve partinin sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olmasından dolayı istifa kararı aldığını söyledi.
İstifasının bir takım gerekçeleri olduğunu kaydeden Başkan Bıyık, “2019 tarihinde Yomra Belediye Başkanlığı’na seçildim. Yomra’daki vatandaşlarımızın, halkımızın desteğiyle belediye başkanına seçildik ve sonrasında da tekrar bir ay kadar önce 31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde tekrar Yomra belediye başkanına seçildim. Son zamanlardaki yaşamış olduğunuz istifa sürecinde de yine kayıtlı ve şartsız, partili, partisiz birçok insandan çok büyük destekler aldım. Geçmiş olduğumuz Cumartesi günü partimizin olağanüstü kurultay sürecini yaşadık. Bu kurultay sürecinde yaşanan sonuçlar sebebiyle basına yansıyan istifamla ilgili konuları da buradan açıklık getirmek üzere sizleri de bilgilendirmek istiyorum. Yomralı hemşerimiz Koray Aydın, İYİ Parti Genel Başkanlığı adaylığını açıkladı ve Türkiye’de bakanımızın adaylığını açıkladıktan sonra en hızlı destek açıklamasını yapan hem belediye başkanlarının hem partililerden birisi oldum. Bu kurultay sürecinde kendisinin yanında yer aldık ve desteğimizi her türlü kendisine gösterdik. Gelinen süreçte kurultayda birinci turda çok yüksek bir oy oranı ile önde çıkmış olmamıza rağmen kurultayda seçimi Bakanımız kaybetmiştir. Partilerin kurultaylarında kazanmak veya kaybetmek vardır. Bu gayet normal bir durumdur. Buna da aday olunduğu zaman herkes hazırdır. Bizler de hazırdık. Bu seçim kaybedilebilir veya kazanılabilirdi. Gelinen noktada bugün itibariyle bulunmuş olduğum İYİ Parti mensubu üyeliğinden olmaktan bugün itibariyle istifa ediyorum. İstifamın bir takım gerekçesi var” diye konuştu.
“Bizim konumuz ilkesel bir konudur; kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz”
İYİ Parti’nin başarılı olacağına olan inancını kaybettiğini söyleyen Başkan Bıyık, “Ben sadece partide yapılan olağanüstü kurultayda Koray Aydın seçimi kaybetti diye bir istifa durumum yok. Tek bir nedene bağlı olarak istifa noktasında değiliz. Bu istifamın 4-5 gerekçesi var. Bunun en önemli gerekçesi şu 31 Mart tarihinden önce ben Belediye başkanı olarak 2019 tarihinde seçimleri kazanmış olan 20 tane belediye başkanından tekrar 31 Mart seçimlerini kazanmış tek belediye başkanıyım. Belediye başkanları toplantılarında partideki istişare toplantılarında her zaman parti son bir yıldır sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olduğunu Anadolu’da taşra teşkilatlarında bu politikanın bir karşılığı olmadığını ve gün geçtikçe oy oranımızın azaldığına dair sert bir şekilde bütün eleştirilerimi partindeki yöneticilik yapan arkadaşlarına ilettim. Günün sonunda bu parti 31 Mart tarihinde başarısızlığa uğradı. ve olağanüstü kurultay kararı aldık. Bu olağanüstü kurultayda genel başkanımız hem partide tekrar aday olmayacağım dedi. Ancak Genel Başkanımızın bu süreçte partinin bu kararları almasında etkili olan birçok arkadaşımız, genel idare kurulu üyesi, genel başkan yardımcısı gibi partide üst düzey görev yapan arkadaşlarımızın hepsi bugün partide yeniden genel idare kurulu üyesi olarak partiye seçilmiş ve partide devam kararı almışlardır. Genel idare kurulunda yapılan oylamalarda partinin çoğunluk olarak burada Cumhuriyet Halk Partisi iş birliğine, ittifaka veya herhangi bir siyasi partiyle iş birliğiyle ittifaka kesinlikle karşı çıkıp hür ve müstakil olarak seçime girilmesi tezini savunan arkadaşlarımızın tamamı da şu anda baktığımız zaman genel idare kurulunda veya parti yönetiminde veya yeni seçilen genel başkanımızın yanında durmaktadır. Bu şunu taşıyor. Bütün bu olumsuzlukların tamamını genel başkana yüklediler. Genel başkanımız salonda ben bu olumsuzları katlanıyorum, üstüme alıyorum dedi ve gitti. Geriye kalan arkadaşlarımızın hiçbir tanesinin bu başarısızlıklarda bir katkısı olmamış gibi partiyi yeniden aynı kişiyle aynı yöntemlerle partiyi iktidara taşıyacaklarına dair bir yöntem belirlediklerini belirtmiş olmaları bizim bu partide bundan sonra başarılı olacağına olan inancımızı kaybetmiştir. Benim istifa nedenlerimin en önemli nedeni budur. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in geçtiğimiz 5 yıllık içerisinde ilçemize 4 sefer ziyareti olduk. Kendisiyle Anadolu’da birçok ilçeyi, ili ziyaretlerine eşlik ettim. Bizim sayın genel başkanımızın kendisiyle ve yeni seçilen İYİ Parti Genel Başkanın şahsıyla ilgili bir eleştirimiz ve sorunumuz bulunmamaktadır. Bizim konumuz ilkesel bir konudur. Duruşumuz da ilkesel bir konudur. Kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz” şeklinde konuştu.
“Oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu”
İYİ Parti’nin olağanüstü kurultayında oy kullanamadığını dile getiren Başkan Bıyık, “Ben bir yıl önce İYİ Parti’nin olağan kurulunda da oy kullanmıştım. TC kimlik numaram ve baba adımın yanlış yazılmasından dolayı oy kullandırılmadı. Bu delege listelerini yapan genel kuruldaki ilgili arkadaşların yapmış olduğu bireysel hata ve bilinçli bir durumdur bunu bilemiyorum. Bir suçlamada bulunmak istemiyorum. Bu planlanan hatadan kaynaklı olarak Yomra Belediye Başkanı olarak 2019’da seçilmiş ve 2024 yılından seçilmiş biri olarak bu partide orada oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu. Doğal olarak sonuçta bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı”
İstifa sürecinin ardından siyasi yol haritası şeklindeki sorulara Bıyık, “Benim CHP ile İstanbul’da görüştüğüm anlaştığım seçimden önce oraya geçeceğime dair bir şey söylendi. Bunu ilkokuldaki cahil bir çocuk söylemez. Seçim bitti. Koray Aydın cumartesi günü seçimi kazanmış olsaydı benim İstanbul’da yapmış olduğum görüşmenin sonucu olacaktı. Ben hangi şartlarda istifa ederek CHP’ye katılacaktım. Seçimden önce böyle saçma görüşme olabilir mi? Neticede Koray Aydın kazanmış olsaydı bu parti yüzde 1 dahi oy alsa bu partideki siyasi hayatıma devam edecektim. Çünkü ilkesel olarak bu benim tarzım. Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı. Eğer tespit edilirse ispat edilirse belediye başkanlığından istifa edeceğim” dedi.
“Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum”
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydı ile bir temasının olmadığını kaydeden Başkan Bıyık, “Yavuz Aydın ile bir temasım olmadı. Sayın Vekil ilk önce kendisini sorgulaması lazım. İYİ Parti’ye mensup olarak Trabzon’da kazanılan tek belediye biziz. Tek belediye başkanı olmama rağmen ne bir tebrik telefonu açtı ne bir çiçek gönderdi ne bir selam verdi. Ziyaret etmeyen belediyesine gelmeyen bir adamla vefa ve hemşericilik düşüncesi ile yol yürümenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. 20-30 yıllık yol arkadaşı Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
]]>2019 ve 2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe olan Yomra’nın Belediye Başkanı Mustafa Bıyık bugün Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Bıyık, İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayı Koray Aydın’ın seçimi kazanamamasının ardından ve partinin sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olmasından dolayı istifa kararı aldığını söyledi.
İstifasının bir takım gerekçeleri olduğunu kaydeden Başkan Bıyık, “2019 tarihinde Yomra Belediye Başkanlığı’na seçildim. Yomra’daki vatandaşlarımızın, halkımızın desteğiyle belediye başkanına seçildik ve sonrasında da tekrar bir ay kadar önce 31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde tekrar Yomra belediye başkanına seçildim. Son zamanlardaki yaşamış olduğunuz istifa sürecinde de yine kayıtlı ve şartsız, partili, partisiz birçok insandan çok büyük destekler aldım. Geçmiş olduğumuz Cumartesi günü partimizin olağanüstü kurultay sürecini yaşadık. Bu kurultay sürecinde yaşanan sonuçlar sebebiyle basına yansıyan istifamla ilgili konuları da buradan açıklık getirmek üzere sizleri de bilgilendirmek istiyorum. Yomralı hemşerimiz Koray Aydın, İYİ Parti Genel Başkanlığı adaylığını açıkladı ve Türkiye’de bakanımızın adaylığını açıkladıktan sonra en hızlı destek açıklamasını yapan hem belediye başkanlarının hem partililerden birisi oldum. Bu kurultay sürecinde kendisinin yanında yer aldık ve desteğimizi her türlü kendisine gösterdik. Gelinen süreçte kurultayda birinci turda çok yüksek bir oy oranı ile önde çıkmış olmamıza rağmen kurultayda seçimi Bakanımız kaybetmiştir. Partilerin kurultaylarında kazanmak veya kaybetmek vardır. Bu gayet normal bir durumdur. Buna da aday olunduğu zaman herkes hazırdır. Bizler de hazırdık. Bu seçim kaybedilebilir veya kazanılabilirdi. Gelinen noktada bugün itibariyle bulunmuş olduğum İYİ Parti mensubu üyeliğinden olmaktan bugün itibariyle istifa ediyorum. İstifamın bir takım gerekçesi var” diye konuştu.
“Bizim konumuz ilkesel bir konudur; kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz”
İYİ Parti’nin başarılı olacağına olan inancını kaybettiğini söyleyen Başkan Bıyık, “Ben sadece partide yapılan olağanüstü kurultayda Koray Aydın seçimi kaybetti diye bir istifa durumum yok. Tek bir nedene bağlı olarak istifa noktasında değiliz. Bu istifamın 4-5 gerekçesi var. Bunun en önemli gerekçesi şu 31 Mart tarihinden önce ben Belediye başkanı olarak 2019 tarihinde seçimleri kazanmış olan 20 tane belediye başkanından tekrar 31 Mart seçimlerini kazanmış tek belediye başkanıyım. Belediye başkanları toplantılarında partideki istişare toplantılarında her zaman parti son bir yıldır sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olduğunu Anadolu’da taşra teşkilatlarında bu politikanın bir karşılığı olmadığını ve gün geçtikçe oy oranımızın azaldığına dair sert bir şekilde bütün eleştirilerimi partindeki yöneticilik yapan arkadaşlarına ilettim. Günün sonunda bu parti 31 Mart tarihinde başarısızlığa uğradı. ve olağanüstü kurultay kararı aldık. Bu olağanüstü kurultayda genel başkanımız hem partide tekrar aday olmayacağım dedi. Ancak Genel Başkanımızın bu süreçte partinin bu kararları almasında etkili olan birçok arkadaşımız, genel idare kurulu üyesi, genel başkan yardımcısı gibi partide üst düzey görev yapan arkadaşlarımızın hepsi bugün partide yeniden genel idare kurulu üyesi olarak partiye seçilmiş ve partide devam kararı almışlardır. Genel idare kurulunda yapılan oylamalarda partinin çoğunluk olarak burada Cumhuriyet Halk Partisi iş birliğine, ittifaka veya herhangi bir siyasi partiyle iş birliğiyle ittifaka kesinlikle karşı çıkıp hür ve müstakil olarak seçime girilmesi tezini savunan arkadaşlarımızın tamamı da şu anda baktığımız zaman genel idare kurulunda veya parti yönetiminde veya yeni seçilen genel başkanımızın yanında durmaktadır. Bu şunu taşıyor. Bütün bu olumsuzlukların tamamını genel başkana yüklediler. Genel başkanımız salonda ben bu olumsuzları katlanıyorum, üstüme alıyorum dedi ve gitti. Geriye kalan arkadaşlarımızın hiçbir tanesinin bu başarısızlıklarda bir katkısı olmamış gibi partiyi yeniden aynı kişiyle aynı yöntemlerle partiyi iktidara taşıyacaklarına dair bir yöntem belirlediklerini belirtmiş olmaları bizim bu partide bundan sonra başarılı olacağına olan inancımızı kaybetmiştir. Benim istifa nedenlerimin en önemli nedeni budur. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in geçtiğimiz 5 yıllık içerisinde ilçemize 4 sefer ziyareti olduk. Kendisiyle Anadolu’da birçok ilçeyi, ili ziyaretlerine eşlik ettim. Bizim sayın genel başkanımızın kendisiyle ve yeni seçilen İYİ Parti Genel Başkanın şahsıyla ilgili bir eleştirimiz ve sorunumuz bulunmamaktadır. Bizim konumuz ilkesel bir konudur. Duruşumuz da ilkesel bir konudur. Kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz” şeklinde konuştu.
“Oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu”
İYİ Parti’nin olağanüstü kurultayında oy kullanamadığını dile getiren Başkan Bıyık, “Ben bir yıl önce İYİ Parti’nin olağan kurulunda da oy kullanmıştım. TC kimlik numaram ve baba adımın yanlış yazılmasından dolayı oy kullandırılmadı. Bu delege listelerini yapan genel kuruldaki ilgili arkadaşların yapmış olduğu bireysel hata ve bilinçli bir durumdur bunu bilemiyorum. Bir suçlamada bulunmak istemiyorum. Bu planlanan hatadan kaynaklı olarak Yomra Belediye Başkanı olarak 2019’da seçilmiş ve 2024 yılından seçilmiş biri olarak bu partide orada oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu. Doğal olarak sonuçta bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı”
İstifa sürecinin ardından siyasi yol haritası şeklindeki sorulara Bıyık, “Benim CHP ile İstanbul’da görüştüğüm anlaştığım seçimden önce oraya geçeceğime dair bir şey söylendi. Bunu ilkokuldaki cahil bir çocuk söylemez. Seçim bitti. Koray Aydın cumartesi günü seçimi kazanmış olsaydı benim İstanbul’da yapmış olduğum görüşmenin sonucu olacaktı. Ben hangi şartlarda istifa ederek CHP’ye katılacaktım. Seçimden önce böyle saçma görüşme olabilir mi? Neticede Koray Aydın kazanmış olsaydı bu parti yüzde 1 dahi oy alsa bu partideki siyasi hayatıma devam edecektim. Çünkü ilkesel olarak bu benim tarzım. Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı. Eğer tespit edilirse ispat edilirse belediye başkanlığından istifa edeceğim” dedi.
“Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum”
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydı ile bir temasının olmadığını kaydeden Başkan Bıyık, “Yavuz Aydın ile bir temasım olmadı. Sayın Vekil ilk önce kendisini sorgulaması lazım. İYİ Parti’ye mensup olarak Trabzon’da kazanılan tek belediye biziz. Tek belediye başkanı olmama rağmen ne bir tebrik telefonu açtı ne bir çiçek gönderdi ne bir selam verdi. Ziyaret etmeyen belediyesine gelmeyen bir adamla vefa ve hemşericilik düşüncesi ile yol yürümenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. 20-30 yıllık yol arkadaşı Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>Kütahya Belediye Meclisi’nin MHP’li üyesi Fazilet Kara, Kütahya Şehit Mehmet Kartal Polis Merkezi Amirliği’ne giderek 2 isimden şikayetçi oldu. Kara, polis merkezine verdiği ifadede şunları kaydetti:
“KOŞULSUZ BİAT EDECEKSİN”
“… Seçimden hemen önce tarafıma İl Başkanlığı içerisindeki toplantıda MHP İl Başkanı Selçuk Alıç, İlçe Başkanı Ayhan Toy kendilerine koşulsuz biat etmem yönünde telkinde bulundular. Seçimlerden sonra 15.04.2024 günü Ayhan Toy ve diğer 10 meclis üyesinin bulunduğu toplantıda istifa etmemiz yönünde belge imzalattılar. Benimle birlikte birkaç meclis üyesi bu evrakı imzaladık. İmza atmayanlar da oldu.
Toplantı halindeyken istifa etmemiz yönünde sunulan evrakın eksik olduğu, tarih kısmının boş olduğunu söyledik. Ayhan Toy da ‘Tarih kısmı boş kalacak, biz daha sonra dolduracağız’ dedi. Ben neden olduğunu sorduğumda da ‘Burada demokrasi yok, teşkilatımız ne yönde karar verirse siz de bu karara uymak zorundasınız” dedi.
MHP Kütahya İl Başkanı Selçuk Alıç“BELEDİYEDEN ARANINCA İSTİFA ETTİĞİMİ ÖĞRENDİM”
Fazilet Kara, “18 Nisan 2024 günü 14.00 sıralarında MHP İl Başkanlığında toplantı halindeydik. Ben toplantıdan çıktıktan sonra imzalamış olduğum istifa dilekçesi grup vekili Aziz Gündüz tarafından belediyeye götürülüp teslim edilmiştir. Benim belediyeye evrakın götürüldüğünden haberim yoktu. Eksik bilgi olması sebebi ile belediye personelinin beni araması sonrası evrakın belediyeye götürüldüğünü öğrendim.” sözleriyle durumdan haberdar olmadığını ifade etti.
Kara, “Belediyeye gittiğimde buradaki dilekçemi alarak yırttım. Şu an elimde durmaktadır. Kendi rızam ile yırtık vaziyette olan dilekçeyi sizlere dosyaya sunmak için teslim ediyorum. Ben belediyede bulunduğum esnada Ayhan Toy, Yazı İşleri Müdürü olan Efraim beyi arayarak ‘Nasıl olur da dilekçesini geri teslim edersiniz ve yürürlüğe koymazsınız’ şeklinde telefon aracılığı ile görüşmeleri oldu. Ben de görüşmeye şahit oldum.” ifadelerini kullandı.
“CAN GÜVENLİĞİMDEN ENDİŞELİYİM”
MHP’li Kara, “Benim istifam konusunda herhangi bir gerekçe belirtmediler. Beni meclis üyesi olarak almak isteyenler de kendileriydi. Benim elimden seçilme hakkımı almaya çalışmaktadırlar. Ayhan Toy ile yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde bana ısrarla ‘Neredesin sen, çabuk buraya gel, neredesin ben oraya geliyorum’ diyordu. Selçuk Alıç ve Ayhan Toy isimli kişiler benim seçilmiş bir kişi olmama rağmen bana karşı mobbing uygulayarak istifa etmem yönünde baskı bulunmaktadırlar. Bana baskı kuran Selçuk Alıç ve Ayhan Toy isimli şahıslardan davacı ve şikayetçiyim. Can güvenliğinden endişe duymaktayım. Çağrı üzerine koruma talep ediyorum.” diyerek karşı taraftan şikayetçi oldu.
İLÇE BAŞKANINDAN ‘PARTİDEN İSTİFA EDECEK’ AÇIKLAMASI
MHP Merkez İlçe Başkanı Ayhan Toy da konuya ilişkin yaptığı açıklamada Fazilet Kara’nın MHP İl Teşkilatı fikirlerinin kendisine uymadığını belirterek çalışmak istemediğini söylediğini savundu. Toy, “Kimseyi bizle çalışmaya zorlamayız. Kara’ya istemediği takdirde istifa edebileceğini söyledik” dedi. Durumdan MHP Genel Merkezi’nin de haberinin olduğunu ifaden eden Toy, Fazilet Kara’nın bugün yada yarın partiden istifa edeceğini belirtti.
MHP Kütahya Merkez İlçe Başkanı Ayhan ToyİYİ Partili Bilge Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı uzun bir açıklamayla partisinden istifa ettiğini kamuoyuna duyurdu.
Yılmaz, yayınladığı mesajında şu ifadeleri kullandı:
“2021 senesinden bu yana daha demokratik ve daha müreffeh bir ülkede yaşamak için sizlerle birlikte siyasi bir mücadele verdim. Türkiye’ye gelirken, iktidara destek verenler dâhil daha iyi bir Türkiye hayal eden milyonlarca makul seçmeni İYİ Parti’nin ikna edebileceğini ve bunu başarabilecek kadro ve söylemlere sahip olduğunu düşünüyordum. Açıkçası, beklentilerimde beni yanıltmayan birçok uzmanlık sahibi ve düzgün karakterli insanla tanıştım partide. Beni partim için çalışmaya bu insanların samimiyeti ve ülkelerine duyduğu sevgi teşvik etti, yüreklendirdi. İYİ Parti, doğru bir kurumsal yapı ve güçlü liderlik ile seçmenin talep ettiği boşluğu doldurmaya aday bir aktördü.
Bilge Yılmaz“ZAAFİYETLERİNİ HEP BİRLİKTE GÖRDÜK”
Ne var ki, zaman içinde partinin zaafiyetlerini hep birlikte gördük. Partimizin kurumsal yapısı kişilerin çıkar, eğilim ve beklentileri karşısında çöktü. Parti lideri Sn. Meral Akşener ise Altılı Masa sürecinin her aşamasında kötü bir müzakere süreci yürüttü ve Kemal Kılıçdaroğlu adaylığını önleyemedi. Bu süreç, 3 Mart günü sert ve duygusal bir tepkiyle masadan ayrılma ve 3 gün sonra 7 cumhurbaşkanı yardımcılığı modelini kabul ederek masaya dönmeyle sonuçlandı. Bu tutarsızlık liderin siyasi kredisini tüketti. Geride kalan bir sene içinde ise sürekli olarak bir mağdur psikolojisi içinde ve yaşadığı bütün sorunların kaynağını dışarıda arayan, kendini sadece dışarıya düşmanlık ederek meşrulaştıran bir liderlik tarzı izledik. Artık kendi dışına konuşamayan, toplumun sadece sansasyonel haberler ve skandallarla ilgisini çekebilen bir parti kaldı geriye. Birçok iyi niyetli, temiz karakterli insan milletvekili aday listelerine ve belediye başkan adaylarına baktıkça haksızlığa uğradığını, emeğini boş yere heba ettiğini düşünüyor. Partiye oy veren vatandaşlar ise tepkilerini ya sandığa gitmeyerek ya da başka partilere oy vererek gösteriyor. Geldiğimiz nokta budur.
Bilge Yılmaz“MEVCUT GENEL BAŞKAN ADAYLARININ REKABETİNİN YARATTIĞI ATMOSFER”
2023 yılında birçok kez İYİ Parti’nin ülkemizde iyi bir yönetime kavuşması için kilit bir görevi olduğunu ve kurumsal problemlerini çözmek zorunda olduğunu hem yetkili kurullarda hem de kamuya açık bir şekilde dile getirdim. Genel başkanımızın ricası ile Aralık 2023’te parti liderliğine son bir şans vermek için geri çekildim. Maalesef kötü gidiş devam edince 28 Şubat 2024’te şahsi çıkarların ortak hedeflerin önüne geçtiğini, muhalefet partilerinin genel seçim kazanabilmesi için yeniden yapılandırılması gerektiğini açıkladım. Önümüzde bir kongre süreci var ve Sn. Meral Akşener örnek bir davranış göstererek aday olmayacağını açıkladı. Ne var ki, İYİ Parti’nin bu cendereden çıkabilmesi mevcut genel başkan adaylarının rekabetinin yarattığı atmosfer ile mümkün olmayacak.
Bilge Yılmaz“YANLIŞ TERCİHLER BENİ İYİ PARTİ’DEN AYRILMAYA VE ÜLKEMİZ İÇİN YENİ BİR YAPI ALTINDA ÇALIŞMAYA İTİYOR”
Bu süreçte umudum başkaydı. Parti olarak geldiğimiz noktayı ortak akıl ile ele almalı ve meseleyi genel başkanlık rekabetinin ötesine taşımalıydık. İYİ Parti’nin meselesi kimin genel başkan olacağı değil partinin nasıl yeniden toplumun tamamına konuşabilecek ve umut veren bir yapıya dönüşeceğidir. Görüyorum ki, bu noktanın çok uzağındayız. Bir yılı aşkın süredir yapılan yanlış tercihler beni İYİ Parti’den ayrılmaya ve ülkemiz için yeni bir yapı altında çalışmaya itiyor. Ancak seçim sürecinde partiye zarar vermemek ve delegenin bana verdiği GİK üyeliği yetkisine ihanet etmemek için bekledim. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışmış olmanın huzuruyla İYİ Parti’den ayrılıyorum. İYİ Parti’de birlikte çalışma fırsatı yakaladığım tüm vatansever insanlara minnettarım. Başta genel başkan adayları olmak üzere herkese gelecek kongrede başarılar diliyorum.”
Bilge Yılmaz ve Meral AkşenerYEREL SEÇİM SONRASI AKŞENER’İ İSTİFAYA ÇAĞIRMIŞTI
31 Mart akşamı sosyal medya hesabı X’ten paylaşımda bulunan Bilge Yılmaz, İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanlığı görevinden istifa etmişti. Akşener’i de istifaya çağıran Yılmaz, “İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’i istifaya davet ediyorum. Önümüzdeki genel seçimlerde ülkemizin AK Parti iktidarının kötü ve beceriksiz yönetiminden kurtulması için bugünden çalışmaya başlamalıyız. Bu sonuçlar göstermiştir ki yapacak çok işimiz var, kaybedecek vaktimiz yok. Bu yönde yapacağım çalışmalara ağırlık verebilmek için İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanlığı görevimden istifa ediyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
]]>CHP heyeti, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün telefelik kazası sonrası tutuklanmasıyla ilgili Antalya Adliye’si önünde açıklama yaptı. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Mesut Kocagöz’ün derhal tahliyesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, “Bilgi edinmek için çağırılan belediye başkanımız haksız, hukuksuz, dehşet verici bir şekilde tutuklu. Aynı olayı Çorlu’da yaşamadık mı? Çorlu’da bakan suçluydu. Burada suçsuz bir belediye başkanı var. Çorlu’da 11 duruşma bu kararı vermeyen mahkeme bugün burada suçu günahı sorumlu olmayan bir belediye başkanını ne hakla tutukluyor? Türkiye’de hepimizin hem gülüp hem ağlayacağı bir karar var” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ve CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’dan oluşan CHP heyeti, Antalya’da 1 kişinin hayatını kaybettiği teleferik kazası soruşturması kapsamında geçmişte teleferiğin bağlı olduğu ANET’in Genel Müdürlüğü görevini yürüten Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün tutuklanması nedeniyle Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.
“BU HUKUK GARABETİNİ KINIYORUZ”
CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Mesut Kocagöz’ün 28 Kasım 2023’te aday olmak için istifa ettiğine dikkat çekerek, “O yüzden son dört aylık bakımları içerisinde kendisi yoktu. Onu bu konularda sorumlu tutarak gözaltı alıp arkasına tutuklamak bir hukuk garabetidir. Bu hukuk garebetini kınıyoruz” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da adliye önünden yargıçlara seslenerek “Kendisinin hiçbir hukuki sorumluluğu yoktur. Gelin vicdanınızın sesini dinleyin. Derhal Mesut Kocagöz’ün tahliyesine karar verin diyoruz” dedi.
Kocagöz’ün emniyete bilgi alınmak için çağrıldığında kapısına polis otosu gönderilmesine tepki gösteren Başarır, şöyle konuştu:
“BİLGİ EDİNMEK İÇİN ÇAĞIRILAN BELEİDYE BAŞKANIMIZ HAKSIZ, HUKUKSUZ, DEHŞET VERİCİ ŞEKİLDE TUTUKLU”
“Çok acı bir olay yaşandı. Haberi aldıktan sonra teleferik kazasıyla ilgili il başkanımız, belediye başkanımız, milletvekillerimiz, büyükşehir belediye başkanlarımız yaklaşık 26 saat kurtarma çalışmalarına anbean katıldık. Tek isteğimiz oradaki yurttaşlarımızın kazasız bir şekilde kurtarılmasıydı. Bunu hep beraber yaptık. Ancak daha milletvekillerimiz, arkadaşlarımız dinlenmeden savcılık Kerpez Belediye Başkanımızı sadece bilgi almak için adliyeye davet ediyor. Ben buradan kıymetli yargıçlara sesleniyorum; hangi şekilde bizi adliyeye davet ederseniz edin zaten biz geliriz. Bilgi edinmek için çağırılan belediye başkanımız haksız, hukuksuz, dehşet verici bir şekilde tutuklu.
“YÜKSEK SEÇİM KURULU’NUN İSTİFA OLARAK VERDİĞİ TARİHİ KABUL ETMEYEN BİR MAHKEME VAR”
Aynı olayı Çorlu’da yaşamadık mı? Çorlu’da bakan suçluydu. Burada suçsuz bir belediye başkanı var. Çorlu’da 11 duruşma bu kararı vermeyen mahkeme bugün burada suçu günahı sorumlu olmayan bir belediye başkanını ne hakla tutukluyor? Türkiye’de hepimizin hem gülüp hem ağlayacağı bir karar var. 28 Kasım’da aday olmak için istifa ediyor. Bu belediye başkanı aday oluyor. Bu belediye başkanı seçiliyor. Sonra tutuklayan mahkeme diyor ki hayır diyor ‘Sen Aralık 18’de istifa ettin’ diyor. Bakın 1 Aralık’ta istifa etmeyen bir devlet memuru, kamu görevlisi aday olabilir mi? Niye bunu söylüyor çünkü o tarihten sonra bu tesisin bakımları yapılmış. Yani sorumluluğu ortadan kalkmış. Yüksek Seçim Kurulu’nun istifa olarak verdiği tarihi kabul etmeyen bir mahkeme var. Bugün belediye başkanıysa demek ki bu belediye başkanı 1 Aralık’tan önce istifa etmiş. Böyle bir şey olabilir mi?
“İKTİDAR TARAFINDAN HAZIMSIZLIK VARDIR”
Buradaki sorun şudur; 30 yıl sonra yüzde 50 ile kazandığımız bir belediye başkanımızın seçimin iktidar tarafından hazımsızlığı vardır. Biz belediye başkanımızın arkasındayız. Biz artık halkın iradesine mahkeme kararlarının bir darbe gibi gölge düşürmesinden rahatsız oluyoruz. Artık seçilen belediye başkanlarımıza mahkemeler birilerinin baskısı, telefonuyla karar vermesin. Türkiye’nin hiçbir yerinde böyle bir suçlama, iddiaa durumuyla belediye başkanı tutuklanmamıştır. Üzülüyorum. O yüzden buradan değerli yargıçlara sesleniyorum; bu hukuksuzluğa son verin. Kepez halkının iradesine gölge düşürmeyin. Belediye başkanımız seçilmiştir, görevindedir. Onun yeri Kepez Belediyesi’dir, cezaevi değildir. Bu şekilde bizleri, partimizi, belediyemizi kimse yıldıramaz.
“DERHAL MESUT KOCAGÖZ’ÜN TAHLİYESİNE KARAR VERİN”
CHP olarak, genel başkanımız, milletvekilimiz, belediye başkanlarımız il başkanımız ve örgütümüz, üyelerimiz ve Kepez Antalya halkı gerekirse belediye önünde adliye önünde günlerce nöbet tutarız. Alnımızın akıyla kazanmış olduğumuz halkın iradesiyle kazanmış olduğumuz belediyeyi mazbatayı hukuksuz bir kararla kimselere teslim etmeyiz. Değerli yargıçlara son olarak şunu söylüyorum; dosyayı okuyun, delillere bakın. Eğer ki benim belediye başkanımın sorumluluğu varsa biz zaten burada olmayız ama belediye başkanım istifa ettikten sonra o tesiste üç kez bakım yapılmış. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uzmanları ‘olur’ vermiş. Kendisinin hiçbir hukuki sorumluluğu yoktur. Gelin vicdanınızın sesini dinleyin. Derhal Mesut Kocagöz’ün tahliyesine karar verin diyoruz.”
]]>
Vakfın Maslak’taki merkezinde gerçekleştirilen toplantıya Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığından istifa eden Ali Koç, Süper Lig kulüplerinin başkan ve yöneticileri katıldı.
Toplantının ana gündem maddesinin ise Ali Koç’un istifası olduğu belirtildi.
Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kasımpaşa Kulübü Başkanı Mehmet Fatih Saraç, şunları söyledi:
“Bugün bir madde ilgili toplantı yaptık. Futboldaki genel durumlarla da ilgili konuştuk ama ana maddemiz Ali Koç’un istifasıyla ilgiliydi. Toplantıya 16 kulüp katıldı. 4 kulübün mazereti vardı ve 3 kulübe ulaşamadık. 1 kulübe telefonla ulaştık. 17 kulüp ile Ali Koç’un istifasını reddettik. Kendisinin bu karardan vazgeçmesini istedik. Kendisi de bizi kırmadı. Bu konuda hepimizin bir görüş birliği vardı. Sezon bitmek üzere. Şartlar değişecek. Bu süreçte bir başkan değişikliğinin haklı sebebini görmedik. Ali Koç’un geçtiğimiz süreçte en az kendi kulübünün menfaatlerini koruduğu kadar bizim kulüplerin de menfaatlerini koruduğunu gördük. Hatta önceliği de kendi kulübünden çok bizlere verdiğine şahit olduk. Bu konuda hemfikiriz. Kendisine bu isteğimizi yerine getirdiği için çok teşekkür ederiz.”
Fatih Saraç, ayrıca yakın bir zamanda yabancı hakem, yayın ihalesi, Spor Toto ve Ziraat Türkiye Kupası’yla ilgili kulüplerin yeniden toplantı yapacağını belirtti.
Yıldırım: “Birçok kulüp, TFF’nin görevini yapamadığını düşünüyor”
Samsunspor Kulübü Başkanı Yüksel Yıldırım ise toplantıya katılan herkesin, Ali Koç’un devam etmesini istediğini belirterek, şunları kaydetti:
“Pendikspor’un yazılı onayı ile birlikte 17 kulüp, Ali Koç’un devam etmesini istedi. Kendisi de bu konuyu Fenerbahçe Kulübü ile konuşup, bize dönüş yapacağını söyledi. Biz de kendisine bu ligi kendisiyle sonlandıracağımızı söyledik. Ali Koç da buna sıcak baktı. Biz Kulüpler Birliği olarak her ne kadar da sıkıntı içinde olsak da birbirimize destek olmalıyız. Türk futbolu bizim geleceğimiz. Şikayetler var. Birçok kulüp, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) görevini yapamadığını düşünüyor. Değişim olmasını istiyorlar. Bu konu da gündemin bir maddesiydi. Bize sahip çıkacak, derdimizi anlayacak ve bizimle iç içe çalışacak bir federasyon istiyoruz.”
Yabancı hakem konusunun da toplantıda konuşulduğunu dile getiren Yüksel Yıldırım, “İçeride baya bir kulüp yabancı hakem istedi. Herkes hakemlerden şikayet ediyor. Ne kadar hızlı yapılabilir veya altyapısı nedir biz karar veremeyiz. TFF ve Merkez Hakem Kurulunun (MHK) kararı bu ama biz istiyoruz. TFF tarafından da söyleniyor. ‘Kontrol VAR’a geçti’ diyorlar. Orta hakem, komik duruma düştü. Bu şartlarda bir çözüm üretilmesi lazım. Bu çözümün de yeri Kulüpler Birliği. TFF veya MHK değil. Sorunun çözümü için TFF ve MHK’nin buraya gelmesi lazım. Yoksa değişim kaçınılmaz. Çünkü Türk futbolu artık kendini göstermeye başladı.” değerlendirmesinde bulundu.
Toplantıya katılmayan kulüplerle ilgili konuşan Yüksel Yıldırım, “Pendikspor, yazılı ve sözlü olarak Ali Koç’un devam etmesini onayladı. Galatasaray, Trabzonspor ve Çaykur Rizespor’a da ulaşılamadı.” diye konuştu.
Yayın ihalesi ile ilgili konuşan Yüksel Yıldırım, “Yayın ihalesi için ön sözleşme imzalandı. Para elimize geçmeden de erimeye başladı. Paranın yarısı dolar yarısı da Türk lirası. Bu bizi çok rahatsız etti. Buna içeride bir değindik ama sonraki toplantıda bu konuyu konuşacağız.” ifadelerini kullandı.
İstanbulspor Kulübü Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu kendisinin bir önerisi olduğunu dile getirerek, “Buraya katılan tüm kulüpler olarak TFF Başkanı’nın istifası veya görevden alınması için deklarasyon yayınlama düşüncesi çıktı. Şu anda bu durum düşünce aşamasında. TFF Başkanı için ‘İstifa etmesin’ veya ‘Görevden alınmasın’ diyen hiçbir kulüp olmadı. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan da toplantı bittikten sonra bize ulaştı ve o da Ali Koç’un başkanlığa devam etmesini istedi.” şeklinde konuştu.
Kulüpler Birliği Vakfı’ndan açıklama
Kulüpler Birliği Vakfı ayrıca toplantının ardından sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:
“29 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda Sayın Ali Koç’un Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığından istifası ile ilgili olarak, toplantıya katılan 16 kulübümüzün 15’i ve telefonla ulaşan 3 kulübümüz olmak üzere toplam 18 kulübümüzün ittifakıyla, Başkanımız Sayın Ali Koç’un istifasının kabul edilmemesi ve başkanlık görevine devam etmesine karar verilmiştir.”
]]>Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra İstanbul’da öğretmenliğe başlayan 49 yaşındaki Saadet Çiçek, 28 Şubat 1997’de gerçekleşen postmodern darbe sonrasında zorla istifa ettirildi. 15 yıl sonra tekrar atanarak Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başlayan evli ve 4 çocuk annesi Çiçek, aradan geçen 27 yıla rağmen o günleri unutamadı. Öğretmenlik yaptığı sırada okul idaresinin kendisine başörtüsünden dolayı mesleğini yapamayacağını söyleyerek görevden alındığını aktaran Çiçek, yaşadıklarını anlattı. Görevine 15 yıl sonra döndüğünü ve şu an Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görev yaptığını aktaran Saadet Çiçek, “Süreç içerisinde birçok kişi o dönemde öğretmenlikten istifa ettirildi. Ben de onlardan birisiydim. 2 sene sonra öğretmenliğe başladım. Üniversitede yaşanan herhangi bir sorun yoktu, öğretmenlikte sorun yaşadım. Perukla okula gelen bir müdürümüz vardı. İkna odasına beni aldı ve ‘Saadet hocam farkındaysan ben de düzen ne istiyorsa onu yerine getiriyorum. Siz de farklı bir çözüm üretebilirsiniz, eğer başınızı açmazsanız istifa etmek zorundasınız. İstifa etmediğiniz takdirde bütün cezaları sırayla alıp atılacaksınız zaten. Biz bunu işletmek istemiyoruz. Siz kendiniz istifa ediniz’ demeye getirdi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne götürüldüm, birlikte gittik. Öğrencilerimle çok güzel bir iletişimim olmasına rağmen ben istifa etmeyi, bir daha geri dönmemeyi tercih etmek zorunda bırakıldım” dedi.
“Hala tüylerim diken diken oluyor, ürperiyorum”
Çiçek, o dönemi hatırladığında hala ürperdiğini belirterek şöyle devam etti:
“Ağır bir süreçti. Doğrusu hatırlayınca hala tüylerim diken diken oluyor, yani ürperiyorum. Büyük hayallerle okuldan mezun oluyorsunuz. Tek istediğiniz şey öğretmenlik ve elinizin altında her şey. Öğrenciler, masum yüzleri ve vermek istediğiniz her şey elinizin altında ama veremiyorsunuz. ve oradan bir el çekiyor sizi alıyor. Bunu yapmak istemedim ama istifa ederken şunu düşündüm; ben inandığım bir ideale çok sahiptim. Ben inandığım gibi yaşamak zorundaydım, inandığım gibi de öğrencilerime örnek teşkil etmek durumundaydım. Yaşamadığım, olmadığım bir şeyi onlara sunamazdım.”
“Ben yaşantımla dimdik durarak, inancımı temsil ederek onlara gerçekten ideallerine sahip çıkmaları noktasında örnek olduğunu düşünüyorum” diyen Saadet Çiçek, “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde de bana şu seçenek sunulmuştu; ‘Ailevi nedenlerle ifadesini işaretleyin hoca hanım. Sonradan geri dönmek istiyorsanız.’ Çok güzel bir ikna odasıydı. Gerçekten ben de öğrencilerime hiçbir açıklama yapmadan sadece çeşitli nedenlerle ayrılmak durumunda olduğumu söyledim. Ama o an gelen bir duyguyla dedim ki ‘Canlarım sizinle birlikte aynı okullarda öğretmenlik yapacağım. Beraber öğretmenlik yapacağız. Beraber öğrencilerimiz olacak’ dedim. O an sadece hissettim. Bugün olsa aynı şeyi elbette yapardım. Ben hala aynı benim, kesinlikle yapardım” diye konuştu. – BİNGÖL
]]>CHP Didim İlçe örgütünde istifa şoku yaşandı. Belediye meclis üyelikleri sıralamasından kaynaklı olarak CHP Didim İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz ve yönetim kurulu üyeleri toplu olarak istifa etti. İlçe binasında gerçekleştirilen basın açıklamasına ilçe yöneticileri hazır bulundu.
Basın açıklamasını okuyan CHP Didim İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz şunları kaydetti:
“Burada bugünkü toplanma amacımız ile ilgili olarak sizleri bilgilendirmek ve önümüzde ki süreçte örgütümüzle ilgili almış olduğumuz bir takım kararları sizinle paylaşmak istiyoruz. İlçe delege seçimlerinden başlayıp, bizleri bu makama taşıyan Didim’de ki üyelerimize bir söz vermiştik. Seçildiğimiz takdirde, örgütümüz ile üyelerimizin seçim ile ilgili taleplerini (ön seçim eğilim yoklaması) il başkanlığımıza ve genel merkezimize ileteceğimize ve karar alınması noktasında ısrarcı olacağımızı belirtmiştik. Gelmiş olduğumuz yerel seçim sürecinde, yönetim kurulumuzun talep etmiş olduğu, ön seçim, eğilim yoklaması ve anket çalışması yapılması konusunda ki örgütümüzün taleplerini il başkanlığımız ve genel merkezimize iletmiş olmamıza rağmen, bu konuda bir sonuç alınamadığını belirtmek isteriz. Partimizin, büyük kurultayımızdan bu yana yoğun bir süreç yaşadığının farkındayız. Keza büyük kurultayımızda genel başkanımızın ifade ettiği, bizim de tam desteklediğimiz “Bundan sonra karar, güç, yetki örgütündür. Ön seçimin teminatı olan bir genel başkan olacağıma söz veriyorum. Örgütün iradesini ön plana alan bir ön seçimi mutlaka yapacağız” söylemlerinin yerine getirilmediğini üzüntü içerisinde yaşamış bulunmaktayız. Belediye başkan adayının atanmasından sonra, ilçemizde kendisi ile yapmış olduğumuz toplantıda basın ve üyelerimiz önünde, adayımızın vermiş olduğu beyanat da, örgüt ile ortak hareket edileceği, örgütün gücünün önemli olduğu ve birçok konuda ortaklaşarak seçim sürecinin yürütüleceğini ifade etmiştir. Fakat kısa zaman içerisinde söylemler ile eylemlerin farklı ve tezat olduğu tarafımızdan görülmüştür. Belediye meclis üyesi adaylarının belirlenmesi sırasında, örgütümüzün ve ilçemizde bulunan STK’ların, odaların önerilerinin de hiçbir şekilde dikkate alınmadığını gördük. Bizler de bu davranışın, örgütümüzün yok sayılmasının CHP’nin geleneği ve ilkeleri ile bağdaşmadığı bu süreçte görevde kalmamızın bir anlam ifade etmediğini, yönetim kurulumuzda değerlendirerek, istifa kararı almış bulunmaktayız. Hiçbir şahsın CHP örgütünün üzerinde olmadığını belirtmek isteriz. Bizler her zaman CHP’nin bir neferi olarak, partimizin başarılı olması için, her platformda mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu zamana kadar ilçemizde faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları, hemşeri dernekleri, odalara, emek ve demokrasi platformu içerisinde bulunan tüm bileşenlerin, bugüne kadar vermiş olduğumuz mücadelede bize vermiş oldukları katkıdan desteklerinden dolayı teşekkürlerimizi ifade ediyoruz. Bundan sonraki süreçte emekten yana demokrasiden yana olan bileşenlerle alanlarda omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğimizi de bilmenizi isterim.” – AYDIN
]]>Ordu’da bir araya gelen İYİ Parti üyeleri, büyükşehir belediye başkanlığına Enver Yılmaz’ın aday gösterilmesine tepki göstererek, partiden istifa ettiklerini duyurdu. Altınordu ilçesi Tahıl Pazarı mevkiinde bir araya gelen 117 kişi, hiçbir zorlamayı kabul etmediklerini belirtti. Partililer adına basın açıklaması yapan İYİ Parti Ordu İl Kurucu üyelerinden Vedat Karaman, “Çıkar için bir araya gelmedik. Bu süreçte asla şahsi bir menfaatin peşinde olmadık. Yüce Allah en büyük şahidimizdir. İkbal davasında olmadık. Sadece inandığımız yolda yürüdük. Sizleri bugün burada şahsiyetimiz, şehrimiz ve memleketimiz için topladık. 31 Mart yerel seçimlerine doğru ilerlediğimiz bugünlerde siyasi hayatımız boyunca görmediğimiz, duymadığımız, emsaline şahit olmadığımız hadiselerle karşı karşıyayız” diye konuştu.
“Bizans yıkıldı ancak oyunları bitmemiş”
Karaman, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bizans yıkıldı fakat oyunları hala bitmemiş. Görüyoruz ki doğduğumuz büyüdüğümüz şehrimiz üzerinde ahlak yoksunu oyunlar oynanmaktadır. Fakat biz biliyoruz ki zor oyunu bozar ve biz hemşehrilerimizin aleyhine olan hiçbir oyunun içinde yer almayacağız. Bu şehirden kovularak giden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan düşmanlığı herkesçe bilinen, Karadeniz’in incisi Ordu’muza kavga ve nefret tohumlarından başka bir şey ekmeyen, ardında dizi dizi şaibeler bırakan, adli merciler ile sayfa sayfa dosyaları olan, dün karşı karşıya olduğumuz, bugün mecburi bir şekilde yan yana getirilmek istendiğimiz hiçbir zorlamayı kabul etmiyoruz. Biz boynumuza tasma takmadık, biz aklımızı kiraya vermedik, biz haysiyetimizi sokakta bulmadık.”
“Geldiğimiz nokta ise bizi yok sayan, bizi değersiz gören ve bizden kul olmamızı isteyen bir süreçtir”
İYİ Parti Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Enver Yılmaz’ın parti hakkındaki sözlerine de tepki gösteren Karaman, “Kurulduğu günden bugüne İYİ Parti ile olan münasebetimiz kurumsal yapıya zarar vermeyecek şekilde ilerledi. Ne biz zarar verdik, ne biz zarar gördük. Hep fedakarca davrandık. Geldiğimiz nokta ise bizi yok sayan, bizi değersiz gören ve bizden kul olmamızı isteyen bir süreçtir. Bu şehirden kovulan, kendi partisinden dahi ciddi şaibelerle uzaklaştırılan, il ve ilçe teşkilatlarımızın hiçbirinin fikri sorulmadan 31 Mart yerel seçimleri için Ordu Büyükşehir Belediyesi adaylığına Enver Yılmaz seçilmiştir. Enver Yılmaz ‘ben olmasam Ordu’da İYİ Parti’nin kapısına kilit vurulacaktı. Ben aday olmasam İYİ Parti ilçelerde ilçe belediye başkan adayları dahi çıkartamayacaktı. Ben olmasam seçim çalışmaları yapacak paraları dahi yoktu. Onlar bana mecburdular, ben de onları değerlendiriyorum’ sözleriyle İYİ Parti ile olan bağını her yerde hiç çekinmeden dile getirmiştir” ifadelerine yer verdi.
117 kişi istifa etti
4 ilçede toplam 116 kişinin istifa ettiğini, kendisinin de destek için partinin kurucu üyeliğinden istifa ettiğini söyleyen Karaman, “İYİ Parti’den çıkan Enver Yılmaz’ın efsane Ordu spor’umuzun başkanlığı döneminde yok edilmesine, tesislerin yıkılmasına, spor kamuoyunu ikiye bölmesi de bizim istifa sebebimizdir. Ordu ilinde turizmde marka olmuş tesisleri de başkanlığı döneminde yok etmesi de istifa sebebimizdir. Ordu’da yaşayan ve alın teri ile para kazanan Alucralılara ‘Bir avuç Alucralı’ demesi ve aşağılaması da bizim istifa sebebimizdir. İstifa merciimizi Altınordu, Perşembe, Fatsa ve Ünye’de üye olan arkadaşlar da 116 kişi olarak harekete geçirdik. Ben de istifa eden arkadaşlarıma destek olarak, İYİ Parti kurucu üyeliğimden istifa ediyorum” şeklinde konuştu. – ORDU
]]>İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Eski Genel İdare Kurulu Üyesi Binnur Karadağlı ile birlikte, parti yönetiminde bulunan 16 kişi basın açıklaması düzenleyerek istifa ettiklerini açıkladı. Beşiktaş’ta bir otelde gerçekleşen açıklamada, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği, timsah gözyaşları döktüğü söylendi. İstifa eden partililer adına konuşan Binnur Karadağlı, parti içinde yaşanan tüm olumsuz durumlara rağmen yıllarca partiye hizmet etmeye devam ettiklerini ancak son gelişmelerden sonra, “Kral Çıplak” diyerek istifa etmenin vaktinin geldiğini belirtti.
“Paraşütle indirilmiş, kim oldukları kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük”
İstifa eden partililer adına açıklama yapan Binnur Karadağlı, “Bugün burada ‘Milli Merkez’ iddiasıyla yola çıkan partimizi; vatansever yürekleri kullanarak, kendi ikbal ve ihtirasları uğruna heba edenlerin ipliğini pazara çıkarmak ve gür bir sesle ‘Kral Çıplak’ demek için bulunuyoruz. Partinin kuruluş aşamasında emek veren, şehir şehir gezip maddi manevi destek olan birçok arkadaşımız dururken; listeler açıklandığında paraşütle indirilmiş, kim oldukları ve kime hizmet edecekleri kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük. Kuruluşun akabinde girdiğimiz ilk seçimde yine harmanda izi olmayan birçok isim, seçilecek sıralardan vekil listelerine yerleştirildi. Milli Merkez olma yolunda demeçler veren, kürsülerde konuşan dava arkadaşlarımız aforoz edildi. ‘Söylemlerinden CHP rahatsızlık duyuyor’ diye toplumun teveccüh gösterdiği yol arkadaşlarımız pasifize edildi, partiden uzaklaştırıldı. Genel Başkanın bizzat kendisinin ‘Ağabey’ diye hitap ettiği, milliyetçi camianın saygı duyduğu büyüklerimizin birçoğunun partideki ikbal ve geleceği ‘Özel Kalem’ denilen bir sekreterin iki dudağının arasına terk edildi” dedi.
“CHP birçok büyükşehri İYİ Parti sayesinde kazandı ama ‘Biz HDP sayesinde kazandık’ denildi”
Binnur Karadağlı, CHP ile yapılan ittifak sonrasında kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün görevler verilmediğini söyleyerek Akşener’i eleştirdi. Karadağlı, “Yerel seçimlerde ülke sathında CHP ile işbirliği yapıldı. CHP başta İstanbul ve Ankara olmak üzere son 20 yılda kazanamadığı birçok büyükşehir, il ve ilçe belediyelerini İYİ Parti oyları sayesinde kazandı. Buna karşın kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün bir görev verilmediği gibi, ‘Siz kimsiniz? Biz HDP sayesinde kazandık’ sözleriyle karşılık verildi. Bütün bunlara rağmen bizlere ‘yerel seçimlerde yaşanan acemilik 2023 seçimlerinde yaşanmaz, siyasi duruşumuza uygun bir aday belirlenerek ilkeli bir ittifak yapılır’ düşüncesiyle mücadelemizi sürdürdük. Aylarca, hatta neredeyse 2 yıl boyunca başta CHP olmak üzere 5 farklı siyasi partinin liderleriyle görüşmeler sürdürüldü. Masalar kuruldu, yemekler yendi. Ancak, Altılı Masa’nın gizli ortağı HDP ile üstü kapalı ittifak yapılmadığı konusunda kamuoyunu ikna edemediler. Akşener, televizyon televizyon gezip ‘Kazanacak Aday’ tarifi yaptı. Fakat seçimlere 1 ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi. Aldığı oy oranı sıfır virgül oranlarında ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi. İlk girdiği seçimde yüzde 10 oy almış bir partiyi, vatanperver teşkilat mensuplarını ve vatansever seçmenlerini ‘sifonu üstlerine çekin’ diyen namertlere karşı kepaze etti. Zehir zemberek masadan kalkıldı, esilip gürlendi. Sonra hangi menfaatler devreye girdi bilinmez, tekrar masaya dönüldü. Başını öne eğip çalışmaya devam eden teşkilat mensuplarımıza son darbe milletvekili listeleriyle vuruldu. Temayül sonuçlarına uyacağını söyleyen genel başkan bir kez daha sözünde durmadı. Üyelerin desteğini alıp ilk sıralarda yer alan birçok isme vekillik listelerinde yer vermedi. Buna karşın hiçbir teşkilat mensubumuzun, hatta neredeyse hiçbir seçmenimizin adını sanını duymadığı isimler ön sıralardan milletvekilliğine aday gösterildiler” diye konuştu.
“Kral Çıplak diyerek istifa ediyoruz””
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediğini söyleyen Karadağlı açıklamayı, “Bu parti sizin aile şirketiniz mi ki hesap verme gereği duymadınız? Yapılan bu alakasız tercihlerinizle ilgili açıklama yapmak yerine bu durumu sorgulayan parti mensuplarının gözlerinin içine baka baka kongrede ‘defolun, defolun’ diye bağırıp çağırmak, hakaret etmek nasıl bir pişkinliktir? ‘Ailemi emanet ederim’ denilip sonrasında sıtma ve ölüme benzetilenler, Yüzlerinde “Rabbi Yesir” görülüp birden savaş ilan edilenler, dibinden ayrılmayan, partinin kasası emanet edilenlerin bir günde hain ilan edilmesi; bu liste uzayıp gider. Herkes kötü, herkes hain olabilir ama genel başkan bunca tutarsızlığa ve beceriksizliğe rağmen hep olduğu yerde kalır. Genel başkanın eşinin, oğlunun ve sekreterinin hükümranlık sürdüğü bu ortamda biz artık olmayacağız. Bizim ve vatanseverliğinden zerre şüphe duymadığımız bütün parti mensuplarımızın emeklerinin sömürülmesine daha fazla katlanmayacağız. Dün grup kürsüsünde timsah gözyaşları döken Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği aşikardır. Bugün burada İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyeliği, Kurucu İl Yöneticiliği ve hala aktif il yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdüren bu topluluk hep bir ağızdan ‘Kral Çıplak’ diyerek istifa ediyoruz. Tüm dava arkadaşlarımıza bir çağrı yaparak yaşatılan bunca kepazeliğe tepki göstermeleri çağrısında bulunuyoruz” ifadeleriyle sonlandırdı.
16 kişi istifa etti
İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Eski Genel İdare Kurulu Üyesi Binnur Karadağlı ile birlikte istifa eden 16 kişinin, İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeleri Ufuk Ünal, Murat Köse, Onur Hanlıoğlu ve Çağrı Alp Gönen, Eyüpsultan Eski İlçe Başkanı Hatice Gürbulak, İstanbul Eski Teşkilat Başkan Yardımcısı Özay Alabaş, İstanbul Eski İl Yöneticileri Barış Tavlaşoğlu, Gökhan Kargı ve Sedat Erdem, Fatih İlçe Kurucusu Mücahit Erkuş, Eyüpsultan İlçe Başkan Yardımcısı Lütfü Büyüksüren, Eyüpsultan İlçe Başkan Danışmanı Alper Güleç, Eyüpsultan İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatmagül Uzundere, Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Eski İl Başkan Yardımcısı Müjde Hamza ve YİK üyesi Arif Tevetoğlu olduğu öğrenildi. – İSTANBUL
]]>Novak ile birlikte eski Adalet Bakanı, parlamenter ve hukukçu Judit Varga da milletvekilliğinden istifa ettiğini ve siyaseti de bıraktığını açıkladı.
Varga bu yıl yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde iktidardaki FİDESZ aday listesinin birinci sırasındaydı.
Başbakan Viktor Orban’nın yakın çalışma arkadaşlarının görevlerinden istifaları siyasi bir deprem etkisi yaratsa da, son birkaç günlük gelişmeler dikkate alındığında sürpriz de olmadı.
İstifaların gerisinde ne yatıyor?
Sonuçta istifalara neden olan ve iktidardaki FİDESZ partisini son derece zor durumda bırakan gelişme, ülkede muhalif basın tarafından ortaya çıkarılan şahsa mahsus bir özel bir cumhurbaşkanlığı affıydı.
Geçen yıl Nisan ayında Papa Francesco’nun Macaristan ziyareti esnasında Cumhurbaşkanı Katalin Novak, o tarihte görevde olan Adalet Bakanı Judit Varga’nın da imzalı önerisiyle bir mahkum için özel bir af çıkarmıştı.
Ve o dönem basına duyurulmayan bu cumhurbaşkanlığı özel affı, kararın imzalandığı tarihten neredeyse tam bir yıl sonra muhalif basın tarafından ortaya çıkarıldı.
Af kararı, bir devlet çocuk esirgeme kurumunda çocuklara cinsel taciz uygulayan kurum müdürüne yardım eden, çocuklara yanlış ifade vermeleri için baskı yapan ve bu nedenle de iki yıl hapis cezasına mahkûm edilen müdür yardımcısı için çıkarılmıştı.
Beş gün önce basının ortaya çıkardığı bu af kararı ülkede bomba etkisi yaptı. İnsanlar, siyasi olarak görüşü ne olursa olsun, hangi partiye destek verirse versin, cumhurbaşkanının neden bir çocuk tacizi davasında yargılanan ve mahkûm olan biri için af çıkardığını sorgulamaya başladılar.
Muhalefet ise ilk günden itibaren hem cumhurbaşkanın görevinden istifa etmesini, ve hem de eski adalet bakanı olan ve şu an itibarıyla da yaklaşan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde FİDESZ AP listesinin ilk sırasında bulunan Judit Varga’nın listeden çıkarılmasını talep ettiler.
Skandalın patlamasının 3. gününden itibaren de cumhurbaşkanlığı sarayı önünde gösteriler başladı.
İktidar partisinin tepkisi nasıl oldu?
Skandalın patlamasının ardından ilk günlerde iktidar partisi FİDESZ’ten gelişmelerle ilgili bir yorum gelmedi.
İktidara yakın olan basın önce olayı görmezden gelme yolunu izlemeyi tercih etti. Yorumlar genellikle cumhurbaşkanını affının özel bir af olduğu, dolayısıyla cumhurbaşkanının bu konuda bir açıklama yapma yükümlülüğü olmadığı üzerineydi.
İktidarı zor durumda bırakan en önemli faktör, Viktor Orban’ın hem seçimlerde ve hem de sivil kuruluşları ve basını kontrol altına almak üzere hazırladığı programlarında stratejik öneme sahip ilkeleri arasında birinci sırayı her zaman aile ve çocukların korunması tedbirlerine vermesiydi.
Cumhurbaşkanlığı görevini bugün bırakmak zorunda olan Katalin Novak daha önce Ailelerden ve Çocuklardan Sorumlu Bakan’dı. Üç çocuk annesi de olan Katalin Novak çok çocuklu ailelere ödenen sosyal yardımların arttırılması faaliyetleriyle de tanınıyordu.
Ayrıca pedofil suçlara karşı tavizsizlik ilkesi Viktor Orban’ın hükümet programına kadar girmiş bir ilkeydi ve çocukların tacizden korunması tedbiri öne çıkarılarak Macaristan’da eşcinsellere karşı acımasız önlemler alınması tavrı Avrupa Birliği tarafından da eleştiriliyordu.
Bu geri plan dikkate alındığında elbette iktidarın en yüksek mevkilerindeki iki önemli şahsiyetin bir pedofili mahkûmuna neden özel af çıkardığı sorusuna yanıt vermek de çok zordu.
Muhalefetin atağı giderek güçlenirken ve cumhurbaşkanının istifası için imza toplanmaya başlanmışken sonunda iktidar cephesindeki şaşkınlık ve sessizlik olayın ortaya çıkmasının dördüncü gününde Viktor Orban’nın bir radyo konuşmasıyla sona erdi.
Orban radyo konuşmasında neler söyledi?
Viktor Orban sert konuşmasında kendisinin beş çocuğu, altı torunu olduğunu, onların başına bir şey gelmesi ihtimali karşısında ilk düşüneceği şeyin, onlara zarar veren kişinin parça parça edilmesi gerektiği olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanının adını anmadan, olayı anlayamadığını, sorumluluğun bir şekilde üstlenilmesi ve açıklama getirilmesi gerektiğini, bundan böyle bu tür bir olayla karşılaşmamak için anayasanın değiştirileceğini, cumhurbaşkanı aflarının kısıtlanacağını açıkladı.
Gelişmelerin bu aşamasında yorumcular, olayların cumhurbaşkanının görevinden istifa etmesine kadar gitmeyebileceği yorumlarını yapıyorlardı. Evet, Viktor Orban iktidar partisinin resmi görüşünü duyurmuştu, yapılan bir hataydı, ama tepkiler bir anayasa değişikliği ile kontrol altına alınabilir, olay yatıştırılabilirdi.
Ancak tepkiler azalacağına artıyordu. Aynı günlerde cumhurbaşkanının danışmanları arka arkaya görevlerinden istifa ettiklerini duyurdular. Gösteriler arttı, muhalefet, cumhurbaşkanı görevinden istifa edinceye kadar her gün konut önünde gösteri yapacağını duyurdu.
Üniversite ve lise öğrencisi gençler cumhurbaşkanlığı sarayı önünde toplanıp ellerinde taşıdıkları, ağızları bantlanmış oyuncak ayıcıkları konutun önüne bırakmaya başladılar.
Muhalefet Avrupa Parlamentosu’na önerge verdi, ve çocuk tacizi konusunda tavrı net olan Papa Francesco’ya delegasyon gönderildi.
Ve belki de istifa sürecine nokta konulmasına neden olan en önemli etken de bir kamuoyu araştırması oldu. İstifadan bir gün önce basına düşen bir habere göre hükümet halkın tepkilerini ölçmek için acil bir kamuoyu anketi yaptırıyordu.
Anketin resmi sonuçları açıklanmadı. Ancak bir pedofil mahkuma af çıkarılmasının halkın ne hükümet yanlısı ve ne de muhalif kesiminde anlayışla karşılanmayacağını bilmek için aslında kahin olmaya da gerek yoktu.
Novak istifa konuşmasında neler söyledi?
Katalin Novak, Katar gezisini yarıda keserek çıktığı devlet televizyonunda kendisini bir anne, bir kadın ve ülkesini çok seven bir Macar olarak tanıttı.
Çok onur duyduğu cumhurbaşkanlığı görevinin kendisine verdiği birincil ödevin halk içinde hangi kesimden olursa olsun herkesin desteğini almak olduğunu vurguladı.
Bu görevin hata kabul etmeyeceğini, eğer bir şeyi yanlış yapmışsa, bunun sorumluluğunu da üstleneceğini söyledi, ve “evet hata yaptım, bu hatanın dönüşü yok bu nedenle de görevimden istifa ediyorum” dedi.
Aynı anlarda basına düşen bir diğer haber de eski adalet bakanının da siyaset sahnesinden çekildiğini duyurdu.
Bundan sonra neler olacak?
Anayasaya göre eğer Cumhurbaşkanı görevinden istifa ederse doksan gün içinde yerine parlamento tarafından yeni bir devlet başkanı seçiliyor.
Macaristan’da bu çok da istisnai bir durum değil. 2010 yılında da yine FİDESZ tarafından göreve getirilen Pal Schmitt iki yıl görev yapmasının ardından profesörlük tezinin önemli bir kısmının intihal olduğunun ortaya çıkmasından sonra istifa etmişti.
Hükümet ve Viktor Orban istifaların ardından elbette ilkelere olan bağlılıklarını vurgulayacak ve yaklaşan yerel seçimlerde ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde bu gelişmeleri muhalefetin siyasi bir sermaye olarak kullanmasını engellemeye çalışacaklar.
Muhalefet ise devletin en üst mevkiinde bulunan ve Fidesz tarafından göreve getirilen bir şahsın, eski adalet bakanıyla birlikte istifa etmeye zorlanmasını bir zafer olarak görecek
Ancak bu istifaların muhalefetin atağını durdurup durduramayacağı henüz belli değil. Muhalefetin son iki gündür bu olayın bir rejim sorunu olduğunu vurgulaması kabaran dalganın hemen yatışmayacağını gösteriyor.
Ayrıca hala bilinmeyen bir ayrıntı da, cumhurbaşkanının ve onunla işbirliği içindeki eski adalet bakanının bir pedofil davası mahkumuna neden özel af çıkarma ihtiyacını hissetmiş olabilecekleri.
Hükümet bu olayı iki siyasetçinin kişisel hatası olarak görüp göstermeye çalışırken, muhalefet ise hukuku göz ardı eden otoriter ve popülist siyasi rejimin kaçınılmaz bir şekilde bu tür gelişmelere yol açtığı tezi üzerinde duruyor.
]]>Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, bu akşam X hesabından yaptığı açıklamayla istifa ettiğini duyurdu. CHP Genel Başkan Yardımcıları Yalçın Karatepe, Özgür Karabat ve Burhanettin Bulut, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ve İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, X hesaplarından Erkan’ın istifasını değerlendirdi.
KARATEPE: GİDECEĞİ BELLİ İDİ
CHP’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe’nin paylaşımı şöyle:
“Merkez Bankası Başkanı H. Gaye Erkan’ın istifa etmesi sürpriz değil. Erdoğan, güçlü bir biçimde sahip çıkmamıştı. Gideceği belli idi. Bilinmeyen şey, zamanlamasıydı. Yerine gelecek olanın da pek farklı işler yapması beklenmiyor. Ekonomi yavaşlamaya, işsizlik ve yoksulluk ise artmaya devam edecektir.”
BULUT: MERKEZ BANKASI’NA BAŞKAN DAYANMIYOR
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bulut da paylaşımda şunları kaydetti:
“Merkez Bankası’na başkan dayanmıyor. Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan görevden affını istedi, istifa etti.
Mehmet Şimşek, kendini hala etkili ve yetkili bakan sanıyor. Merkez Bankası’nın yeni başkanı ‘önerisi doğrultusunda’ atanacakmış. Herkes biliyor ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde her şeye karar veren ‘tek bir adam’ var, gerisi lafügüzaf.”
KARABAT: BU İSTİFANIN ESAS SEBEBİ, ENFLASYON HEDEFİNİN TUTMAYACAK OLMASIDIR
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ise Erkan’ın istifasını şöyle değerlendirdi:
“Hafize Gaye Erkan’ı getiren Mehmet Şimşek’ti. Geçen yıl haziran ayında göreve gelmesinin ardından Şimşek ile Erkan’ın bazı konularda anlaşamadıkları kulislerde konuşulmaya başlandı. Erkan’ın TCMB Başkanlığı’nın ötesinde siyasi hedefleri olduğu belirtiliyordu. Ahmet Hakan’a röportaj, bardağı taşıran son damlaydı. ‘Rasyonel zemin’ dedikleri, ekonomi yönetiminin kişisel hırslarından başka bir şey değildi. Burada suçlu sadece Hafize Gaye Hanım görülmesin. Evet, o çok yanlış işler yaptı, makamını şahsi çıkarı için kullandı. Ama Mehmet Şimşek de uyumsuz politikalar yürüttü. Enflasyon sadece TCMB’nin para politikası ile olacak iş değildi. Mehmet Şimşek, bütçe disiplinini sağlayamadı. Devasa bütçe açığı verdi. KDV’yi yüzde 18’den yüzde 20’ye çıkardı.
Bir de Anayasa’nın rafa kaldırılması, AKP’nin hukuk tanımazlığı var. Can Atalay kararı ile siz hiçbir yatırımcıyı ikna edemezsiniz. Bu şartlarda Hafize Gaye Erkan’ın faiz politikası nasıl işe yarayacaktı? Bu istifanın esas sebebi, enflasyon hedefinin tutmayacak olmasıdır. Suçlu sadece Hafize Hanım değil, aynı zamanda Mehmet Şimşek başta olmak üzere AKP’nin ileri gelenleridir. Ülke Arjantin’e dönüşmek üzereyken Hafize Gaye Erkan, durumu fark edip erkenden çıkıp gitmiştir. TCMB’nin kurumsal kimliği ve itibarı, AKP sayesinde iki paralık olmuştur. Merkez Bankası, adeta başkan öğütme makinesi haline gelmiştir. TCMB’nin başına artık kim gelirse gelsin, ekonomi politikaları dikiş tutmayacaktır.”
GENÇ: EKONOMİNİN TEK YÖNETİCİSİ ERDOĞAN’DIR, KİMİ GETİRİRLERSE GETİRSİNLER DİKİŞ TUTMAZ
CHP Kayseri Milletvekili Genç de paylaşımında şunları kaydetti:
“Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan istifa etti. Merkez Bankası’nın son 5 yılda dördüncü başkanı istifa etti. Ülkemizde artık bakanlar, bürokratlar istifayla değil af talebi ile görevden ayrılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, bir süredir sessizliğini koruduğu Merkez Bankası tartışmalarına tepkisini bu şekilde mi veriyor? Ekonomi yönetimi ne Merkez Bankası’nda ne de Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndadır. Ekonominin tek yöneticisi Erdoğan’dır. Merkez Bankası’ndaki bu istifa, Erdoğan’ın talebidir. Kimi getirirlerse getirsinler dikiş tutmaz.”
ZORLU: SİYASİ İKTİDAR, BİR KEZ DAHA TÜRK MİLLETİNİN EKONOMİK MENFAATLERİNİ VE SAYGINLIĞINI TEHLİKEYE DÜŞÜRMÜŞTÜR
İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu’nun Erkan’ın istifası üzerine yaptığı paylaşım da şöyle:
“Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan affını istemiş… 7 aylık serüven, yüzde 8,5 faiz ile başlandı, yüzde 45 ile son buldu. Peki kötü giden ekonominin gerçek sorumluları ne yapıyordu? Çok açık ki siyasi iktidar, liyakatli atama yapma mesuliyetini burada da yerine getirememiş ve bir kez daha Türk milletinin ekonomik menfaatlerini ve saygınlığını tehlikeye düşürmüştür. Bu yanlış sürecin sorumluları hesap vermek zorundadır. Zira asıl zarar gören milletimiz olmuştur.”
]]>“İMAMOĞLU BENİMLE YOL YÜRÜMEYECEĞİNİ SÖYLEDİ”
İlgezdi, istifasına giden sürecin ayrıntılarını paylaşarak İmamoğlu’nun kendisini görüşmeye çağırıp kendisiyle “Yol yürümeyeceği” kararını duyurduğunu belirtti. İlgezdi, açıklamasının devamında “Bu kararı bana ilettiğinde partimizin en üst kurulları olan ve aday belirlemede tek yetkili merci olan MYK ve PM henüz toplanmamıştı” ifadelerini kullandı. İlgezdi’nin açıklamasının tamamında şu ifadeler yer aldı:
” Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek sahipleri ve kamuoyunun dikkatine!
41 yıldır Cumhuriyet Halk Partimizin ilçe başkanlığı, il yöneticiliği, il sekreterliği ve son olarak 3 dönem Ataşehir Belediye Başkanı olarak partimizin bayrağını dalgalandırmaktan her zaman gurur duydum.
2009 yılında da dört ilçenin arka mahallelerinin birleştirilmesi ile kurulan ve Ataşehir halkımızın büyük desteği ile Kurucu Belediye Başkanı olarak seçildiğim günden bugüne kadar Ataşehirimizi, İstanbul’un en gözde ilçelerinden biri haline getirdik.
Gerek Partimiz, gerekse şahsımın yaptırdığı anketlerde açık ara önde olmama rağmen son yapılan kurultayda Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediğim için aday gösterilmedim.
Oysa Partimizin yöneticileri tarafından yapılan açıklamalarda anket sonuçlarına göre aday belirleneceği üzerine basa basa ifade edilmişti.
“BATTAL İLGEZDİ ADAY GÖSTERİLMEDİĞİ İÇİN İSTİFA ETMEDİ”
Kamuoyu bilmelidir ki Battal İLGEZDİ aday gösterilmediği için istifa etmedi. Tam aksine Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimlik ve hiyerarşisini korumak adına istifa etmiştir.
26 Ocak Cuma günü sabah saat 09.00’da İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu şahsımı makamına davet ederek benimle bir görüşme gerçekleştirdi.
Mevkidaşım Sayın Ekrem İmamoğlu Ataşehir’de belediye başkan adayı olarak benimle yol yürümeyeceği kararını şahsıma ifade etti.
Bu kararı bana ilettiğinde partimizin en üst kurulları olan ve aday belirlemede tek yetkili merci olan MYK ve PM henüz toplanmamıştı. Yani Ataşehir ile ilgili bir karar alınmamıştı.
Yüzyıllık Ulu Çınar olan Partimizin hukuki işleyişi ve parti kültüründe üst kurullarında karar alınmadan böylesi bir kararı tarafıma tebliğ etmeye mevkidaşım olan bir belediye başkanının görev ve yetkisi yoktur.
Bu kararı alacak kurul, MYK ve PM’dir!
Buradan soruyorum herkese, İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, şahsımla ilgili hangi görev ve yetki ile böyle bir karar veriyor ve partimizin üst kurullarının karar alma yetkisini hangi hakla kullanıyor?
Tüm bunların neticesinde aday yapılmadım diye istifa ettiğimi düşünenlere ifade etmek isterim ki, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yıllarını veren her bir yol arkadaşımın hakkını hukukunu
korumak ve partimin kurumsal kimliğine sahip çıkmak için istifa ettim.
Saygılarımla;
Battal İLGEZDİ”

ÖZGÜR ÖZEL’DEN “TASFİYE” İDDİASINA YANIT
CHP Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin istifası ve yerine Onursal Adıgüzel’in aday gösterilmesi sürecinde İlgezdi’nin “tasfiye” iddiasıyla ilgili CHP lideri Özgür Özel, Sözcü’den İsmail Saymaz’a konuşarak iddiayı yalanlamış ve “900 aday açıkladık. Çok sayıda Alevi aday gösterdik. Alevi adaylara bakması lazım. Hangi Kürt’ün tasfiye edildiğini görmüş? Böyle bir şey yok. Kemal Bey’i en çok destekleyen iki arkadaşımızı Bursa ve Balıkesir’de aday gösterdik.” ifadelerini kullanmıştı.
]]>