İthal – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Thu, 25 Jul 2024 02:24:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP, Et ve Süt Kurumu’nu suç duyurusunda bulundu https://www.haber28.com.tr/chp-et-ve-sut-kurumunu-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/chp-et-ve-sut-kurumunu-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Thu, 25 Jul 2024 02:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27423 (ANKARA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Et ve Süt Kurumu’nun Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği” hükümlerine aykırı davranarak halkın sağlığıyla oynadığı gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Adem, “Gıda üretimi ve dağıtımında sağlık ve hijyen kurallarına tamamen riayet edilmesi, vatandaşlarımızın en doğal hakkıdır. CHP olarak bu konudaki hassasiyetimizi sürdüreceğiz ve süreci takip etmeye devam edeceğiz. Halkın sağlığıyla oynayanlara karşı hiçbir müsamaha gösterilmeyecektir” dedi.

CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, bugün yaptığı yazılı açıklamada Et ve Süt Kurumu’nun Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği” hükümlerine aykırı davrandığı ve halkın sağlığıyla oynadığını iddia ederek savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını duyurdu. Adem’in açıklaması şöyle:

“İDDİALARIN DERHAL ARAŞTIRILMASI VE SORUMLULARDAN HESAP SORULMASI GEREKMEKTEDİR”

“Tarım Bakanlığı’nın ette hijyen yönetmeliğine göre soğutulmuş etten elde edilecek kıymaların, kesim tarihinden itibaren altı gün içinde hazırlanması gerekirken, Et ve Süt Kurumu’nun ithal ettiği etlerle ilgili olarak bazı firmalara sekiz gün şartı koyduğu ve sözleşmeleri buna göre yaptığı ortaya çıkmıştı. Yönetmeliklere aykırı şekilde yapılan bu sözleşmeler, ESK mağazalarında ve PERDER üyesi marketlerde satılan ithal indirimli etlerin Bakanlığın hijyen yönetmeliğine aykırı bir şekilde tüketicilere sunulmuştu.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2011 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği, açık bir şekilde marketlerde veya kasaplarda satılan kıymaların, hayvan kesiminden sonra altı gün içinde işlenerek kıyma haline getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Ancak ESK yetkilileri, bu yasal düzenlemeyi görmezden gelerek, halkın sağlığını hiçe saymışlardır. Bu durum, kamuoyunda daha önce de gündeme gelen ithal etlerle ilgili denetimsizlik iddialarını daha da güçlendirmiştir. Ayrıca belli firmalara imtiyaz sağlanarak çıkar elde edildiği, ve ihaleye fesat karıştırma suçlarının işlendiği yönünde kuvvetli şüpheler bulunmaktadır. Bu ciddi iddiaların derhal araştırılması ve sorumlulardan hesap sorulması gerekmektedir.

“BAKANLIK, İTHALATA MÜDAHALE ETMEMİŞ VE GEREKLİ DENETİMİ YAPMAMIŞTIR”

Bu doğrultuda, Et ve Süt Kurumu yetkilileri ile ihaleyle ilgili firmaların yöneticileri hakkında Türk Ceza Kanunu’nun bu çerçevede, ESK Genel Müdürü ve ilgili diğer yetkililerin yanı sıra, ithalat ihalelerini alan firmalarının yöneticileri hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun; 257. maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma, 257. maddesi kapsamında rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma, 257. maddesi kapsamında da ‘rüşvet’ suçlamalarıyla soruşturma yürütülmesini; ayrıca söz konusu ithalat sürecinde görev alan Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri hakkında da ‘ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma’ suçundan (TCK m.257) soruşturma izni verilmesi gerekmektedir. Zira Bakanlık, ithalata müdahale etmemiş ve gerekli denetimi yapmamıştır.

“ET VE SÜT KURUMU YETKİLİLERİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN HUKUKA AYKIRI UYGULAMALAR HALKIMIZIN SAĞLIĞINI TEHDİT ETMEKTEDİR”

Halkın sağlığı ve gıda güvenliği bu denli önemli bir konuda hiçbir şekilde göz yumulmamalı, gereken tüm adli/idari işlemler bir an evvel başlatılmalıdır. CHP olarak, hukukun üstünlüğü ilkesinden asla taviz vermeyeceğiz. Halkımızın can ve mal güvenliğini hiçe sayan, görevlerini kötüye kullanarak yolsuzluğa bulaşan hiç kimseye müsamaha gösterilmeyecektir. Sonuç olarak, Et ve Süt Kurumu yetkilileri tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı uygulamalar, halkımızın sağlığını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Gıda güvenliği konusunda gösterilen bu açık ihmalkarlık ve yolsuzluk iddiaları, derhal soruşturulmalı ve her türlü usulsüzlüğe karışan kişi ve kurumlar hakkında gerekli adli ve idari işlemler başlatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki halkın can ve mal güvenliği, en temel hukuksal değerlerden biridir. Bu ilkeye gölge düşüren hiçbir eyleme müsamaha gösterilmemeli, tüm sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir.

Gıda üretimi ve dağıtımında sağlık ve hijyen kurallarına tamamen riayet edilmesi, vatandaşlarımızın en doğal hakkıdır. CHP olarak bu konudaki hassasiyetimizi sürdüreceğiz ve süreci takip etmeye devam edeceğiz. Halkın sağlığıyla oynayanlara karşı hiçbir müsamaha gösterilmeyecektir.”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-et-ve-sut-kurumunu-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0 Maliye Bakanı Şimşek’ten İzaha Davet Geliyor https://www.haber28.com.tr/maliye-bakani-simsekten-izaha-davet-geliyor/ https://www.haber28.com.tr/maliye-bakani-simsekten-izaha-davet-geliyor/#respond Mon, 03 Jun 2024 22:24:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19697

GENÇAĞA KARAFAZLI

Rize Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu, “Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile son 5-10 günde birkaç kez bir araya geldik. Seçimden sonra izaha davet geliyor. İnanılmaz denetimler geliyor. Bundan sonra da altın ithalatında kota artarak devam edecek. Seçimden sonra enflasyon pik yapacak. Özellikle seçimden sonra nisan ve mayısta enflasyonun yüzde 75’i bulması bekleniyor. Yine kendi ifadesi ile bu bir buçuk yıllık çok zor bir sürecin bizi beklediğini belirtiyor. Bunun yanında ÖTV ve stopajda da artış bekliyoruz” dedi.

Rize Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu, Oda’nın mart ayı meclis toplantısında konuştu. Oda’nın internet sitesinde yer alan konuşma metnine göre; Karamehmetoğlu, şunları söyledi:

SEÇİMDEN SONRA İZAHA DAVET GELİYOR”

“Maliye Bakanı Sayın Şimşek ile son 5- 10 günde birkaç kez bir araya geldik. Bu görüşmede ardından şunu söylemeliyim ki seçimden sonra izaha davet geliyor. Artık bugün iftarda ne yediğimiz, sahurda ne yediğimiz, yani MASAK üzerinden ne varsa her şey biliniyor. Dolayısıyla her şey devletin elinde. Enflasyon muhasebesiyle devlet ciddi bir kaynak oluşturacak. Bundan sonraki süreçte çok dikkatli olmamız lazım. Hakikaten inanılmaz denetimler geliyor. Bunu size söyleyeyim. Bu çok açık ve net.

ALTIN İTHALATINDA KOTA ARTARAK DEVAM EDECEK”

Sayın Maliye Bakanımız, ‘Artık altında ithalata kota koyacağız’ demişti. Çünkü Türkiye 2023 yılında dünyada en fazla altın ithal eden ülke konumunda. Türkiye 2023 yılında altına 30 milyar dolar para vermiş. Neredeyse tamamen yastık altına gitmiş bu para. Maliye Bakanımız bunun ekonominin üzerinde olumlu bir etkisi olmadığını savunuyor. Şimdi dolayısıyla ithalatına kota uygulaması geçtiğimiz hafta salı günü başladı. Bundan sonra da altın ithalatında kota artarak devam edecek. Bu bir başlangıç yani bunu da sizlerle paylaşmak istedim.

NİSAN VE MAYISTA ENFLASYON YÜZDE 75’İ BULACAK”

Bir diğer başlığımız enflasyon. Tahminlere göre nisan- mayıs aylarında enflasyon pik yapacak. Yani özellikle seçimden sonra nisan ve mayısta enflasyon yüzde 75’i bulacak. Enflasyon rakamları şu anda yüzde 67.  Bu süreçte iş dünyası olarak biraz dikkat etmeliyiz. Ancak Sayın Bakanımızın ifadesiyle eylül- ekim aylarında 26 puan civarında düşecek ve yıl sonu enflasyon yüzde 38 ile yüzde 42 arasında olacak. Yine kendi ifadesi ile bu bir buçuk yıllık çok zor bir sürecin bizi beklediğini belirtiyor.

ÖTV VE STOPAJLARA ARTIŞ BEKLİYORUZ”

Bunun yanında ÖTV ve stopajlara artış bekliyoruz. KDV konusunda bir düzenleme geldiğini de ifade edebiliriz. Tüm KDV oranlarının yüzde 20 bandında buluşturulması çalışmasının yürütüldüğü değerlendirmesi yapıldı. Bu bağlamda farklı rakamlar ile karşılaştığımız bu kaotik ortam bir bakıma ortadan artmış olacak denilebilir. Gelir vergisi, kurumlar vergisi ve MTV’nin zamlanmasının gündemde olmadığını ifade edebiliriz. Dış ticaret açığımız alınan sıkılaştırma kararları ile 40 milyar dolar civarına gerilemiş durumda. Yaz aylarındaki turizm gelirleri ile birlikte dış ticaret açığının ortadan kalkacağı öngörüsü de bizlerle paylaşıldı.”

]]> https://www.haber28.com.tr/maliye-bakani-simsekten-izaha-davet-geliyor/feed/ 0 CHP Milletvekili Gürer: Tarımın plansız yönetimi çiftçiyi ve vatandaşı mağdur ediyor https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-tarimin-plansiz-yonetimi-ciftciyi-ve-vatandasi-magdur-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-tarimin-plansiz-yonetimi-ciftciyi-ve-vatandasi-magdur-ediyor/#respond Thu, 02 May 2024 07:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16513

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer yerel seçim çalışmaları kapsamında Niğde ve Nevşehir’de vatandaşlarla buluştu. Çitfçinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Gürer, “Geçen yıl 650 bin büyükbaş hayvan ithal edildi. Bugün 600 bin hayvan ithal edeceğiz. Üreticimiz kazanmıyor, vatandaş da pahalı et yiyor. Sistem bozuk, planlama yok, aracılık sistemi size kazandırmıyor ama birilerinin cebini dolduruyor” dedi.

Gürer, Niğde Edikli, Konaklı, Bahçeli, Çukurkuyu kasabaları ile Havuzlu ve Kızılca köyleri ile Nevşehir ili Derinkuyu, Kozaklı ilçeleri ve Göle kasabasına ziyaretlerde bulunup vatandaşlara hitap etti. Gürer tarım ile geçim sağlayan ilçe ve kasabalarda yaptığı konuşmada Türkiye’de tarımın 22 yılda plansız ve öngörüsüz yönetilmesi bedelinin rafta ürüne yüksek fiyatlar olarak yansıdığını söyledi.

Gürer, “Bölgenin sorunlarını bilen bir milletvekili olarak söylüyorum, tarım milli güvenlik kadar önemlidir. Stratejik bir alandır. Üretilen ürün sizin değil, bu ülkenin milli değeridir. Onun için, onun doğru değer bulmasını, çiftçi refahının sağlanmasını, çiftçinin bu yolda mutlu olmasını önemsiyoruz. Bu ülkenin geleceği açısından önemli olduğunu biliyoruz. Çiftçi, eli öpülesi insandır. İyi ki varsınız, iyi ki üretiyorsunuz” dedi.

Gürer açıklamasının devamında şöyle konuştu:

“Tarımda ülkemizin dışa bağımlılıktan kurtulması için mücadele ediyoruz. Hani deniyor ya milli ve yerli, işte biz milli ve yerliliği gerçek savunanlarız. Meksika’dan nohut, Kanada’dan mercimek, Yunanistan’dan pirinç, Rusya’dan buğday ve bitkisel ham yağı getirerek milli ve yerli olunmaz. Onu bizim çiftçimiz üretebilir, yetiştirebilir, katma değerli ürüne döndürebiliriz ve fayda sağlayabiliriz.

“ARACILIK SİSTEMİ SİZE KAZANDIRMIYOR AMA BİRİLERİNİN CEBİNİ DOLDURUYOR”

İneğimizin adı Holstein, Simental, Jersey, Montofon, Angus olacağına kırmızı kara Boz inek olsaydı, onları geliştirseydik, bugün Türkiye’deki süt inekleri sayısı Fransa’nın iki katı olurdu ama Fransa’daki ineğin sütü kadar süt alamıyoruz. Nedeni ise çünkü hayvanların yemini de sağlayamıyoruz. İthal hayvana ne kadar yem verirseniz, o kadar süt verir. Eskiden sığıra bir hayvanı gönderirdik, akşama kadar yayılır gelirdi. Akşam da önüne elmanın kabuğunu, karpuzun kabuğunu koyardık. Hem sütünden faydalanır hem de etinden faydalanırdık o garip hayvanlara. Eğer bugünkü yemini alıp verseydik, onlar bunlardan daha çoğunu bize verirdi ama ne oldu? Türkiye’nin bugün 16 milyon hayvan varlığı içinde 1 milyon yerli ırk kaldı. O zaman adapte olamadığı için sorunlarda artış oldu. Buzağı ölümlerinde dünya ortalamasının üzerindeyiz, hayvan hastalıklarında dünya ortalamasının üzerindeyiz. Sonuçta geçen yıl 650 bin büyükbaş hayvan ithal edildi. Bugün 600 bin hayvan ithal edeceğiz. Üreticimiz kazanmıyor, vatandaş da pahalı et yiyor. Sistem bozuk, planlama yok, aracılık sistemi size kazandırmıyor ama birilerinin cebini dolduruyor. Biz de diyoruz ki, kim bu işi besiciliği yapıyorsa, o arkadaş kazansın. Aradaki ithalatçının, rantçının yarattığı olumsuzluk vatandaşa pahalı et olarak gitmesin. Bilmiyorum kaçınız hesap yaptınız ama size bir şey söyleyeyim: şu anda tavuk eti dana etinden pahalı. Nasıl diyeceksiniz? Tavuk 40 günlüğe, 70 gün aralığında yetişiyor ama bir danaya bir yıl bakacaksın, ona yem vereceksin, aşısını yaptıracaksın, veteriner hizmeti var. Ona göre, eğer orantılarsanız, dana eti şu anda tavuk etinden ucuza geliyor. Vatandaş da tavuğu ucuz sanıyor. Bakın yemin Türkiye’ye yarısı ithal geliyor. İtalya’dan gelen yem ne biliyor musunuz? Pamuk tohumu küspesi, ayçiçek tohumu küspesi, soya, mısır, arpa. Bunlar burada da yetişir. İşte bizim milliyetçiliğimiz, siz üreteceksiniz, siz kazanacaksınız, siz gelişeceksiniz, ülke büyüyecek. Biz bu bağlamda düşüncelerimizi sürekli paylaşıyoruz.”

“YEREL YÖNETİMDE TARIM”

“Şimdi yerel seçimde tarımda ne olur” diye soran Gürer şu ifadeleri kullandı:

“Örneğin Mansur Yavaş’taki gibi olur. Ne yapmış? Kırsalın tohumunu karşılıyor, gübresini karşılıyor, fidanını veriyor. Tarımla uğraşana sahip çıkıyor. Bunu niye yapıyor? Ankara’nın kırsalında insanlar göç etmesin, olduğu yerde tarım gelişsin diye yapıyor. Bugün kırsalda yaş ortalaması artıyor, gençler tarımın içinde değil, tamamı dışa bağlı olduğumuz zaman ülkenin güvenliği tehdit altına girer. Bakınız pandemide, kuraklıkta neler yaşıyoruz. Kendi kendine yeten ülkeler, bu bağlamda dışarı bağımlı olmuyor. Ama bu kendi kendine yetmeyen ülkeler bağımlı oluyor. Bu durum nereye götürür? Hiç farkında olmadan sömürge ülke haline dönüşürsün. Bağımsızlığımız dahi tarımın varlığıyla doğrudan ilgili. Patates yetiştirildi, para etmedi. Bırak bu “Ahmet’in patatesi” diyemezsin. Bu milli gelir, bu yani bu ülkenin ürünü. Onun için değerli arkadaşlar, çok şeyi farklı biçimde konuşabiliriz ama ben milletvekiliyim, süresince hep tarımı öncelikledim ve dünyadaki örneklerini de gördükten sonra çoğu kişiye tarımın ne olduğunu anlattım. Bakın, Fransa’da eylem var, Yunanistan’da eylem var, İngiltere’de eylem var, İtalya’da eylem var. Çiftçiler niye eylem yapıyor biliyor musunuz? Bir, ithal ürün istemiyoruz diyorlar. İki, mazot çok pahalı, indirim yapın diyorlar. Üç, sübvansiyon verin bize, destek verin diyorlar. Şimdi Türkiye 12 Eylül’den sonra makas değiştirdi. Taban fiyatı uygulamasını çiftçinin aleyhine işletiyor. Taban fiyat uygulaması aleyhine işlediği gibi ne oluyor ithalci bir anlayışla Türkiye’de tarım politikası belirleniyor. Bu neden oldu? Dünya Bankası, IMF gibi dış güçler dediler ki, Türk’te sanayide, turizmde gelişin. Siz pahalı ürün üretiyorsunuz, gelin bunun yerine biz size verelim, paranız varsa alırsınız, arkadaş. Onun için içinde bulunduğumuz koşullarda, sorunlu bir coğrafyada tarımın, çiftçinin, üreticinin, besicinin değerini bilerek sahiplenmek bizim temel görevimiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-tarimin-plansiz-yonetimi-ciftciyi-ve-vatandasi-magdur-ediyor/feed/ 0
CHP Milletvekili Gürer: Et fiyatlarındaki artış iktidarın yönetememesinden kaynaklanıyor https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-et-fiyatlarindaki-artis-iktidarin-yonetememesinden-kaynaklaniyor/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-et-fiyatlarindaki-artis-iktidarin-yonetememesinden-kaynaklaniyor/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:00:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9407

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, et fiyatlarındaki artışın iktidarın süreci yönetememesinden kaynaklandığını belirterek, “Hayvancılık yapan zarar ederek bu işten uzaklaşırken yemin sübvanse edilmesi sağlanmamış, sorun giderek derinleşmiştir. 50 kg süt yemi 600 TL’ye dayanmış, kimi ürünlerde de bu fiyatın üstüne çıkmıştır. Üç yılda üç katı aşan girdi artışı hayvancılık yapanın hayvanını satıp bu işten uzaklaşmasına neden olmuş ve bu durum sadece büyükbaş hayvan varlığında bir buçuk milyonu aşkın azalmaya yol açmıştır” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığa verilen destekler ve et fiyatlarındaki artışla ilgili açıklama yaptı. Gürer, Et ve Süt Kurumu’nun piyasa dengeleme görevini yerine getiremediğini ve ithalatın da beklenen faydayı sağlamak yerine hayvancılıktan vazgeçenlerin sayısını artırdığını belirtti. Gürer, hayvancılık yapanın en azından kaba yemi olsun kendi üretmemesi halinde artan yem fiyatları ile hayvancılığı sürdürebilmesinin mevcut şartlarda giderek zorlaştığını, özellikle küçük aile tipi denilen 1-10 büyükbaş hayvanı olan ahırların boşaldığını ve bunun et, süt ve bunlardan mamül ürünlere olumsuz yansıdığını ifade etti.

Gürer, “Piyasada yükselen et fiyatlarını düşürme yönünde regülasyon görevini yerine getiremeyen ESK, geçtiğimiz yıllarda yerli üreticiye maliyetin altında kesim fiyatı belirleyip hayvancılık faaliyetlerini durağanlaşmasına neden olmuş, ardından da ithalata koşmuştur” dedi.

Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin haftalık periyotlar halinde kombinalar ve kesimhanelerden alınan yağsız dana kesim ve yağsız kuzu karkas fiyatlarına bakıldığında, 4 Ocak ile 22 Şubat tarihleri arasında dana karkas kesim fiyatının 45 TL, kuzu karkas kesim fiyatının ise 104 TL arttığını belirten Gürer, “Ortalama 50 günde karkas kesim fiyatına dana etinde 45 TL, kuzu etinde ise 104 TL zam geldi. Yani her gün dana eti ortalama 1 TL, kuzu eti ise 2 TL zamlanmaktadır. Üreticiden tüketiciye kadar olan tedarik zincirindeki tüm paydaşların girdi maliyetleri düşürülmediği sürece et fiyatlarının sorunun devam edeceği gözükmektedir” diye konuştu.

ÇÖZÜM İTHALATTA ARANIYOR

Gürer konuya ilişkin şunları söyledi:

“Et fiyatları son üç yılda uygulanan yanlış hayvancılık politikalarının yansımasıdır. Yem başta olmak üzere artan girdi maliyetleri nedeniyle zorlandığı için hayvanını satanın sorununa duyarsız kalan iktidar, kesimlik hayvan sorunu oluşunca fiyatlarda artış olacağını dahi öngörememiş ve et fiyatlarının düşük kaldığı dönemde bu durumun ilerleyen süreçte olumsuzluğa dönüşeceğini hesaplayamamıştır. Sürekli fiyat istikrarı sağlayacak planlamadan uzak ve çözümü ithal hayvan getirmek olarak gören anlayıştan dolayı et fiyatları kontrol altında tutulamamıştır.

Hayvancılık yapan zarar ederek bu işten uzaklaşırken yemin sübvanse edilmesi sağlanmamış, sorun giderek derinleşmiştir. 50 kg süt yemi 600 TL’ye dayanmış, kimi ürünlerde de bu fiyatın üstüne çıkmıştır. Üç yılda üç katı aşan girdi artışı hayvancılık yapanı hayvanını satıp bu işten uzaklaşmasına neden olmuş ve bu durum sadece büyükbaş hayvan varlığında bir buçuk milyonu aşkın azalmaya yol açmıştır. Yerli üreticinin desteklenmesinin öneminin hala kavranamayıp çözümü ithalatta arayanlar, et fiyatlarının bu kadar yükselmesinin başlıca sorumlularıdır. 2023 yılında 700 bin başa ulaşan hayvan ithal edilirken 2024 yılında da benzer sürecin devam edeceği görülüyor. İktidar 600 bin büyükbaş hayvan getirileceği açıklamış ve bu konuda birlikler eliyle çalışma yürütüldüğü duyurmuştu. Yılın ilk aylarında olmadı. Beklenen ithalat mart ayında olabilirliği belirtilirken ithalatın gecikeceği, haziran ayına kadar sarkacağı söylentileri dahi fiyatları olumsuz etkilemektedir. Bu yaşanan belirsizlik, karkas kesim fiyatlarının artmasına da neden olmaktadır.”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-et-fiyatlarindaki-artis-iktidarin-yonetememesinden-kaynaklaniyor/feed/ 0 MÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü, çekme kuvveti bin 500 olan çelik bağlantı elemanı üretti https://www.haber28.com.tr/mu-metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-bolumu-cekme-kuvveti-bin-500-olan-celik-baglanti-elemani-uretti/ https://www.haber28.com.tr/mu-metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-bolumu-cekme-kuvveti-bin-500-olan-celik-baglanti-elemani-uretti/#respond Sat, 10 Feb 2024 07:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4707 Mersin Üniversitesi (MÜ) Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Taşkın ve ekibi tarafından yurt dışından ithal edilen çekme kuvveti bin 500 olan çelik bağlantı elamanı üretimi gerçekleştirildi. Üretilen çeliğin bağlantı elamanı dışında savunma sanayiinden havacılığa kadar her alan da kullanılabileceği belirtildi.

(MÜ) Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Taşkın, beraberindeki akademisyenler ve savunma sanayisine çalışan bir firma ile TÜBİTAK 1507 destekli nano boyutlu yüksek mukavemetli bağlantı elemanı üretimiyle ilgili proje çalışması gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen çalışmada çeliğin içerisine yeni alaşım elementleri ilave edilerek bazı termomekanik işlemlere tabi tutarak yurt dışından ithal edilen bin 100 megapaskal bağlantı elamanlarından daha kalitesini üretti.

Yeni bir ‘alaşım’ geliştirdik

Nano boyutlu yüksek mukavemetli bağlantı elemanı üretimiyle ilgili bir proje çalışması yaptıklarını belirten Prof.Dr. Mustafa Akın, “Türkiye çelik üretimi konusunda iyi durumda. Ancak yüksek kaliteli çelik üretimi konusunda çok iyi bir durumda ve konumda değiliz. Var olan bu eksikliği gidermek amacıyla biz ekip arkadaşlarımızla birlikte bir çalışmaya başladık. O amaçla da yeni bir kompozisyon bize uygun ifadeyle ‘alaşım’ geliştirdik. Bu alaşımı döktük. Sonrasında bu alaşımı döküm olarak elde ettik. Bunu sonrasında iki eksenli olarak dövdük. Bu malzemeyle ilgili ısıl işlemlerimizi yaptık. Malzemeye ilave etmiş olduğumuz tane küçültücüler, malzememizin tane boyutunu ortalama 30-40 mikrometre olan tane boyutunu 5 mikrometre seviyesine düşürdük. Bunun sonrasında da yaptığımız çalışmalar ve deney sonuçlarında şunu gördük ki dünyada var olan havacılık standardına göre istenilen malzemenin çekme dayanımı bin 100 megapaskal olması gerekirken, bizim numunelerimizde çekme dayanımımız bin 500 megapaskal seviyesine çıktı. Biz bu numunelerde çekme dayanımı bin 500 megapaskal, tane boyutu 4-6 mikrometre arasında ve sertliği de 40 ila 60 Rockwell arasında istediğimiz seviyede ayarlayabiliyoruz” dedi.

“Katma değeri çok yüksek olan bir ürün elde ettik”

Bağlantı elemanı olarak kullanılan malzemelerin büyük ekseriya yurt dışından ithal olarak temin edildiğine dikkat çeken Prof.Akın,” Bizim bu malzememizde ithal elde edilen malzemenin eşdeğerini biz kendimiz üretmiş olduk. Ayrıca bu tür malzemelerin en önemli özelliği stratejik malzeme olmalarıdır. Siz paranız olsa dahi bu özellikteki bir malzemeyi stratejik öneme sahip olmasından dolayı herhangi bir kriz, ambargo durumunda almanız mümkün değildir. Bunu satın alamazsınız. Bizim ürettiğimiz malzeme havacılık sektöründe kullanılmaya başlandığında fiyatı 50 dolar seviyesinde olacaktır. Katma değeri çok yüksek olan bir ürün elde ettik. Şu anda ülkemizde mevcut olmayan bir malzemeyi geliştirdik. Stratejik öneme sahip olan bir malzemeyi deney aşamasında üretmiş olduk”ifadelerini kullandı.

“Araçlar da ve zırhlarda kullanılabilecek”

Ürettikleri malzemenin sadece bağlantı elemanları olarak kullanılmayacağına da değinen Akın,” Aklınıza gelebilecek her yerde kullanılacak bir malzemedir. En yaygın örneğini verecek olursak otomobil üretimi Türkiye’de iyi bir konumdadır. Otomobillerde birçok bağlantı elemanı kullanılmaktadır. Bunlardaki güvenilirlik oranı belirli bir değerdedir. Ama spor araçlarda yüzde 100 güvenilir eleman, malzeme isterler. Bu malzeme ile yüzde yüz güvenilirliği sağlayacak bir kaliteyi de elde etmiş olacağız. Bu malzemeyi biz zırh yapımında kullanacağız, ZTP’lerde (Zırhlı Personel Taşıyıcı), askeri araçlarda, tanklarda kullanılabilecek bir malzeme. Asıl kullanılacağı ve ihtiyaç duyulan yer savunma sanayidir. Şu anda yurt dışından ithal edilen ürünlerin yerine kullanabileceğimiz yerli, milli ve maliyet açısından da diğer ithal ürünlere göre en az 10’da 1 daha ucuz olan bir ürün olarak karşımıza çıkacaktır. İşlemimizin aslında baktığımızda tamamı yerli. Biz şu anda ülkemizde var olan çelik malzemesinin içerisine yeni alaşım elementleri ilave ettik. ve elde ettiğimiz ürünü daha sonra birtakım termomekanik işlemlere tabi tutarak farklı bir ürün haline getirdik. Yaptığımız işlemlerin hiç biri dışa bağımlılık sağlayan bir şey değil. Hepsi kendi teknolojimizle, kendi imkanlarımızla ve kendi kaynaklarımızla elde ettiğimiz bir ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. Hedefimiz bu ürünü bundan sonraki süreçte öncelikle yüksek yorulma dayanımı istenilen yerlerde bağlantı elemanı olarak kullanmak, yüzde yüz kalitenin ve güvenliğin istendiği yerlerde kullanmak. Akabinde de zırhlı personel taşıyıcılardan başlamak üzere savunma sanayinde askeri araçlarda, tanklarda, korunmada kullanmayı hedefliyoruz. Bu amaçla da firmayla birlikte ortak çalışmalarımız şu anda projemizi daha da büyüterek, genişleterek ortak çalışmalarımız devam etmektedir”diye konuştu. – MERSİN

]]>
https://www.haber28.com.tr/mu-metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-bolumu-cekme-kuvveti-bin-500-olan-celik-baglanti-elemani-uretti/feed/ 0