İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.
Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.
Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.
Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.
Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”
Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – İzmir’in Buca ilçesinde park halindeki tıra çarpan öğrenci servisi içerisinde bulunan 9. sınıf öğrencisi 15 yaşındaki kız çocuğu hayatını kaybetti, 1 öğrenci de yaralandı. Okula 200 metre mesafede gerçekleşen kazada hayatını kaybeden çocuğun yakınları büyük üzüntü yaşadı.
Kaza saat 08.30 sıralarında, Doğuş Caddesi ile 3 sokak kesişiminde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 35 S 87206 plakalı okul servisi, yolun solunda park halinde bulunan 27 AYJ 620 plakalı tırın sağ tarafına çarptı. Kazada servis aracının sol arka kısmında bulunan pencereler patlarken, bazı öğrenciler yaralandı. Kaza yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edilirken, pencerenin patladığı koltukta oturan Buca Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi 9. sınıf öğrencisi Yağmur Özçelebi’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan 1 öğrenci ise sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.
Yakınları gözyaşı döktü
Kazanın ardından Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ve Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri çalışma yürüttü. Hayatını kaybeden Yağmur Özçelebi’nin cenazesi ise savcı tarafından yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kaza yerinde hayatını kaybeden kız çocuğunun yakınları ise gözyaşı döktü.
Kaza yapan servis aracı ile tır sürücüsünün ise gözaltına alındığı öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Filmlere bile konu olacak ilginç olay, Karabağlar ilçesinde yaşandı. Bir eğlence mekanında alkolün dozunu fazla kaçıran İrfan Kayın, sabaha karşı evine gitmek için mekandan ayrıldı. Evine geldiğini sanan Kayın, bir yatak mağazasının önünde durdu, iş yerinin kapısını dakikalarca anahtarıyla zorladı. İddialara göre ne yaptığını dahi hatırlayamayan Kayın, tekme darbeleriyle camı kırıp içeri girdi.

ÜSTÜNÜ ÇARŞAFLA ÖRTTÜ, YATAKLARIN BİRİNDE SIZIP KALDI
Mağazanın içerisine girdiğinde bir çarşaf ve yastık bulan adam, daha sonrada üzerini örttü, yatağın birine kıvrılıp yattı. Sabah mağazaya gelen çalışan, camın kırıldığını görünce önce hırsız girdi sandı. Komşularıyla içeri doğru bakan genç kız, yatakta bir kişinin yattığını görünce şoka girdi. İhbarla iş yerine gelen ve içeri giren polisler, sızıp kalan ve adeta kendinden geçen adamı güçlükle uyandırdı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

POLİSLER UYANDIRDI: “SİZİN NE İŞİNİZ VAR EVİMDE?”
Uyanıp etrafa bakan ve polisleri gören İrfan Kayın, “Hayırdır neden geldiniz? Sizin ne işiniz var evimde?” diye yanıt verdi. Tüm bu ilginç anlar ise iş yerinin güvenlik kameraları tarafından da saniye saniye kaydedildi.
İş yeri sahibi Eren Çağlar Niron, olayın hırsızlık olmadığını öğrenince İrfan Kayın’dan şikayetçi olmadı. Eren Çağlar Niron, “Ben olaydan sabah saat 09.30 sıralarında haberdar oldum.

Aradılar, ‘dükkana girilmiş, vitrin kırılmış’ diye. İçeride biri olduğunu başta bilmiyorduk. Onların hepsini sonradan öğrendik. Videoyu izleyince, arkadaşın gerçekten bizim yataklarda yatmak için girdiğini, hiçbir şeye ellemediğini görünce şikayetçi olmaktan vazgeçtik. Sabaha karşı girmiş, videolarda da sabit yatağa yatmış. Polisler gelene kadarda kalkmamış, polisler uyandırmış. Yattığı yatağı da kendisine hediye ettik. Polisler ilk geldiğinde, ‘ne yapıyorsun burada?’ deyince, o da ‘siz ne yapıyorsunuz burada’ diye karşılık vermiş. Kendi evinde olduğunuzu zannediyordu herhalde” dedi.

“ÇOK MAHCUBUM. UYUDUĞUM YATAĞI BANA HEDİYE ETTİ”
Çok mahcup olduğunu anlatan İrfan Kayın, hiçbir şey hatırlamadığını söyledi. Kayın, olayı şöyle anlattı:
“Ben sabaha karşı buraya gelmişim; fakat ben hiç hatırlamıyorum. Ben kendi evime geldim zannediyorum. Hatta; kapıyı açmaya çalışıyorum, anahtarımı çıkartıyorum. Kapıyı açamadığım içinde tekmeliyorum. Çarşaf alıyorum, yastık alıyorum; yatakta konforluydu olunca uyumuşum. Sabah bir baktım polisler var başımda. Bana dediler, ‘ne yapıyorsunuz burada?’ Bende, ‘siz ne yapıyorsunuz?’ dedim. Ben kendimi evimde zannediyorum. Abi çok anlayışlı bir insan çıktı. Şikayetçi olmadı benden. Yattığım yatağı da sağolsun hediye etti bana. Daha sonra evime gönderecek.” İş yeri çalışanı Coşku Kayalarlıoğulları da, sabah geldiğinde camın kırık olduğunu görünce iş yeri sahibini aradığını, içeride birisinin uyuduğunu sonradan gördüklerini söyledi. Kayalarlıoğulları, “Polisleri aradım. Daha sonrada polisler gelince uyandı” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ (İZTEKNOLOJİ) yurttaşların hayatını teknolojiyle kolaylaştırmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı ESHOT, İZULAŞ, İZDENİZ, İZTAŞIT, İzmir Metro ve tramvay araçları ile İzmir Büyükşehir Belediyesi ve TCDD ortaklığıyla işletilen İZBAN’da yolculuk yapmak için QR kodla biniş sağlayan Dijital İzmirim Kart uygulaması memnuniyetle karşılandı. Özellikle şehir dışından gelen ve fiziksel kartı bulunmayanların yanı sıra İzmirliler de cep telefonlarına indirdikleri uygulamaya para yükleyerek QR okutup gişelerden geçebiliyor. Yolcular dijital olarak bakiye yükleyebiliyor, bakiye sorgulaması yapabiliyor ve QR kod ile geçiş yaparak toplu ulaşım araçlarını kullanabiliyor. İadeler için de fiziki İzmirim Kart’ın okutulduğu cihazlardan yararlanılıyor. Mobil İzmirim Kart’taki QR kod, cihaza okutularak iadeler alınabiliyor.
“QR kod ile tüm İzmir’i gezebiliyorum”
Uygulamayı kullanan vatandaşlar da hizmetten dolayı mutlu olduklarını belirtiyor. İZBAN’da yolculuk yapan Ali Kaya, “QR okutmak çok iyi oldu, ulaşım daha da kolaylaştı. Kart almaktansa okutmak daha iyi oluyor. QR kod ile tüm İzmir’i gezebiliyorum. Tüm toplu ulaşım araçlarına binebiliyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
“Çok işime yarıyor”
Antalya’dan İzmir’e gelen Can Umutoğlu, “En azından kartımı kaybetme riski ya da kartımı nereye koydum endişesi yaşamıyorum. Genellikle İZBAN ve metroda kullanıyorum. Çok işime yarıyor” şeklinde konuştu.
“Aşırı kolaylık sağlıyor”
İstanbul’dan ailesini ziyarete gelen Elif Durmuş, “Bu hizmet bana aşırı kolaylık sağlıyor. Fiziksel kartı taşımak çok büyük bir yük. Sürekli çanta değiştiriyorum, cüzdanın içinde kalıyor ya da bir yerlerde unutuyordum. Sürekli kaybediyordum. Ama uygulamada olunca içine bakiye yükleyerek çok daha rahat geçebiliyoruz. Tramvay, vapur, metro, İZBAN gibi her yerde kullanabiliyoruz. Çok büyük rahatlık” diye konuştu.
“Hızlı bir şekilde uygulama üzerinden yaptım”
Muğla’dan kente gelen Armağan Ekelik, “Hızlı bir şekilde uygulama üzerinden işlem yaptım. Karta fazla ücret ödemeden öğrenci indirimleriyle geçtim. Güzel, gezeceğim. Öğrenci olduğum için sağlanan imkanları kullanacağım” dedi.
“Kart derdinden kurtuluyoruz”
Çağlar Elbi ise, “Çok güzel bir uygulama. Kartım vardı kaybolmuştu, telefondan indirip yaptım. Çok güzel büyük bir hizmet. Kart derdinden kurtuluyoruz, hem de teknolojiye uyum sağlamış oluyoruz” şeklinde konuştu.
Dijital İzmirim Kart (QR ile Biniş) Hakkında
Yurttaşlar, telefonlarına indirdikleri İzmirim Kart Mobil uygulaması ile birlikte sahip oldukları tüm indirimler ve Gittiğin Kadar Öde avantajlarını kullanarak İzmirim Kart kullandıkları tüm noktalarda OR Kod teknolojisiyle geçişlerini yapabiliyor. Dijital İzmirim Kartı ücretsiz ve telefona uygulama indirilerek hızlıca kullanılabiliyor.
Beş farklı biniş tipinde Dijital İzmirim Kart oluşturulabiliyor
Tüm kişiselleştirilmiş kart sahipleri Dijital İzmirim Kart oluşturabiliyor. Bunun için İzmirim Kart mobil uygulaması telefona indiriliyor. Buradan dijital kart oluşturuluyor. Banka hesabı üzerinden ya da kredi kartından bakiye yükleniyor. Telefon ekranındaki QR kod, turnike ekranına okutularak geçiş yapılıyor. İZBAN’da ise inilen istasyonda QR kod Artı Para makinesine gösterilerek iade alınıyor. Dijital İzmirim Kart kullanıcıları aktarma, indirimli biniş, ‘Gittiğin Kadar Öde’, Halk Taşıt gibi fiziki kart avantajlarından yararlanabiliyor. Tam, öğrenci, öğretmen, 60 yaş, 65 yaş olmak üzere beş farklı biniş tipinde Dijital İzmirim Kart oluşturulabiliyor.
Dijital İzmirim Kart’ta neler var?
Yolcular, otobüs, vapur, metro, arabalı vapur seyahatlerinin yanı sıra Doğal Yaşam Parkı’ndan Buz Pistine kadar İzmirim Kart’ın geçerli olduğu tüm noktalarda mobil uygulamadaki QR kod uygulamasını kullanabiliyor. İzmirim Kart uygulaması ile ayrıca fiziksel kartlara bakiye yükleme, harcama geçmişi görüntüleme, ulaşım araçları görüntüleme, yol tarifi alma, hat, hareket saatleri ve durak bilgisine ulaşım bilgisi gibi birçok kolaylık yer alıyor. Banka kartları ve kredi kartları bir süre önce toplu ulaşım araçlarında kullanılmaya başlanmıştı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BU 11 MARKADAN UZAK DURUN
Yayımlanan listeler incelendiğinde zeytinyağları, peynirler, köfteler ve birçok ürün yer alırken İstanbul, Ankara ve İzmir’deki kebapçılar dikkatleri üzerine çekti. Kebapçılarda kırmızı et yerine tek tırnaklı et, kanatlı eti ve sakatat kullanıldığı tespit edildi.
Bakanlık, ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ ve ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ başlıkları altında yayımladığı listeye yeni firmalar ekledi. Listede, çeşitli kebapçıların ürünlerinde tek tırnaklı et, kanatlı eti ve sakatat kullanıldığına dair tespitler yer aldı.
LİSTEDE YER ALAN KEBAPÇILAR
Erzurum Çağ Kebap Özgür Bekmezci: Kanatlı eti kullanımı (11 Kasım 2023, Antalya)
Kazım Usta Pide Kebap: Kanatlı eti kullanımı (28 Mart 2024, İzmir Çiğli)
Kebap Gıda İnşaat, Kebapçı Murat: Kuzu eti yerine kanatlı eti kullanımı (30 Mart 2024, İzmir Karabağlar)
Yeni Kebap 9-Salih Pektaş: Kanatlı eti ve sakatat (Taşlık) kullanımı (15 Şubat 2024, Ankara Mamak)
Antep Dürüm Evi-Osman Kehyaoğlu: Kanatlı eti kullanımı (2 Aralık 2021, Ankara Keçiören)
Kasap Yusuf-Ufuk Saygı: Kanatlı eti kullanımı (15 Nisan 2024, İzmir Çiğli)
Ankara Köfte- Nuh Tosun: Deri dokusu tespiti (07 Kasım 2024, Ankara Akyurt)
İsott Kebap Dürüm Evi: Kanatlı eti tespiti (02 Aralık 2024 İstanbul Bakırköy)
BAHARATA BOYA CİNSEL ÜRÜNE İLAÇ
Büyük market zincirlerinin raflarında vatandaşa satışa sunulan Arifoğlu markasının sumak baharatında “Gıdada Kullanımına İzin Verilmeyen Boya Tespiti” yapıldı. Cinsel güç artırıcı Diblong markasının içeceği, macunu, cezeryesi ve çikolatasında ise “İlaç Etken Maddesi Tespiti” yapıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehit Tozun’un, Düzce Mahallesi İzmir Caddesi’nde bulunan İMKB Meslek Lisesi lojmanlarındaki evinde Kur’an-ı Kerim ve mevlit okundu.
Mevlidin ardından polis arkadaşları, şehit Tozun için hazırlanan ikramları dağıttı.
Programa, Seferihisar Kaymakamı Mehmet Şerif Olçaş, Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, İlçe Emniyet Müdürü Tahsin Kılıç, polisler ve vatandaşlar katıldı.
Olay
Seferihisar’da polis ekipleri, 20 Kasım’da Çolak İbrahim Bey Mahallesi’nde silahlı çatışma ihbarı üzerine bölgeye gitmişti.
Şüpheli M.S.Ç’nin bölgeye gelen ekiplere ateş açması sonucu yaralanan 3 polis memuru hastanelere kaldırılmış, Mehmet Tozun tedavi gördüğü hastanede 6 Aralık’ta hayatını kaybetmişti.
Olayla ilgili 14 şüpheli gözaltına alınmış, aralarında M.S.Ç’nin de olduğu 6 şüpheli tutuklanmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünyanın önde gelen süperkapasitör teknolojisi şirketlerinden Enercap Energy ile iş ortaklığı yapan Supracap Enerji, enerjinin daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde depolanması için süperkapasitör depolama sistemini Türkiye’ye getirdi.
Bu kapsamda Supracap Enerji, 23 Eylül’de Aliağa ilçesi Yalı Mahallesi’nde bir firmaya ait rüzgar enerji santraline 2 megavatlık süperkapasitör enerji depolama sistemini kurdu.
Supracap Enerji, süperkapasitör enerji depolama sistemini ve testlerdeki performansını düzenlediği toplantıyla kamuoyuyla paylaştı.
Supracap Enerji Kurucu Ortağı Bihter Koçum, toplantıdaki konuşmasında, enerji depolama alanında Türkiye’de olmayan süperkapasitör teknolojisini geliştirip üretme hedefiyle yola çıktıklarını söyledi.
Depolama teknolojilerinin geliştirilmesinin rekabetçi piyasa oluşturulması açısından kritik rolü bulunduğunu belirten Koçum, “Ülkemizin küresel enerji merkezi olma misyonunda biz de varız. Enerji depolamada Türkiye’de daha önce olmayan süperkapasitör teknolojisini ülkemize getirdik, Aliağa’da deniyoruz. Ülkemiz bu alanda güçlü bir potansiyele sahip. Biz de Supracap Enerji olarak bu güçlü potansiyele önemli katkıda bulunmak istiyoruz.” dedi.
Yerli süperkapasitör teknolojisine 90 milyon dolar yatırım
Koçum, Türkiye’nin ilk süperkapasitör batarya tesisinin inşasına, gelecek yılın sonlarında ise hücre üretimi dahil 1500 megavat kapasite hedefiyle seri üretime başlayacaklarını dile getirdi.
Sektördeki fırsatları değerlendirerek 3 yıla kadar 5 bin megavat üretim kapasitesine ulaşmaya çalışacaklarını anlatan Koçum, şunları kaydetti:
“2028 yılına kadar 90 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyoruz. İlk olarak yenilenebilir enerji kaynaklarında şebeke ölçekli enerji depolama bataryaları üretimine başlayacağız. Sadece bir üretim tesisi kurmakla yetinmeyeceğiz. AR-GE merkezi de kurarak mevcut teknolojilerin geliştirilmesine ve yeni ürünlerin araştırılmasına ağırlık vereceğiz. Ülkemizde başarılı olmak ve kendimizi ispat etmek istiyoruz. 2027 yılında ‘Made in Türkiye’ etiketli süperkapasitör bataryalarımızı ihraç etmeyi hedefliyoruz.”
“Sınırları olmayan batarya”
Supracap Enerji Kurucu Ortağı Hikmet İp ise Türkiye’de enerji ekosistemine sunacakları süperkapasitör bataryaları “sınırları olmayan batarya” olarak nitelendirdiklerini belirtti.
Süperkapasitör bataryalarda ömür, sıcaklık ve hız sınırının ortadan kalktığını aktaran İp, şu bilgileri paylaştı:
“Süperkapasitör bataryalar kimyasal reaksiyon içermedikleri için sınırsız ömre sahip. Bu bataryaların hız sınırı neredeyse yok. Elektriği hızlıca depolayarak şebekeye verebiliyor. Bunu yaparken kapasite kaybı yaşamıyor, ısınma ve soğuma oluşmadığından enerji kaybı yaşanmıyor. Aşırı ısınma, yanma veya patlama riski taşımıyor. Yüksek ve düşük sıcaklıklarda sorunsuz çalışabiliyor. Aliağa’daki rüzgar enerjisi santraline entegre ettiğimiz sistemle batarya teknolojisini iki ay boyunca test ettik. Süperkapasitör batarya sistemimiz tesiste kusursuz çalıştı.”
Enercap Energy Pazarlama Direktörü Bilal Sheikh de Supracap Enerji ile inovasyon odaklı ortaklığı ileriye taşıyarak batarya ekosisteminin geleceğini birlikte şekillendirmeye kararlı olduklarını kaydetti.
Bakan Yardımcısı Tancan da katıldı
Toplantıya katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da RES ve GES’lerde koşullara bağlı üretim dengesizliği bulunduğunu, bunun şebekede olumsuzluklara neden olabildiğini söyledi.
Depolama sistemlerinin şebekedeki dengesizliği azalttığına değinen Tancan, “Depolamayla ilgili birçok teknoloji var. Süperkapasitör teknolojisiyle ilgili bir şirketin depolama kabiliyetine yönelik sunumlarını dinledik. Önümüzdeki yıllarda değişik teknolojilere sahip depolama tesislerinin hızla artmasını bekliyoruz ve bunun gerekli olduğunu belirtmek istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Petrol Rafinerileri’nin (TÜPRAŞ) İzmir’in Aliağa ilçesindeki rafinerisinde yangın çıktı. Alevler kısa sürede kontrol altına alınırken, TÜPRAŞ’tan yapılan açıklamada, olayda kimsenin yaralanmadığı belirtildi.
Yangın, saat 20.00 sıralarında TÜPRAŞ’ın Aliağa rafinerisinde meydana geldi. Ham petrol ünitesinde çıktığı öğrenilen yangın, teknik personel ve rafineriye sevk edilen itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede kontrol altına alındı. Yangının çıkış nedeni ile ilgili TÜPRAŞ ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.
TÜPRAŞ’TAN AÇIKLAMA
TÜPRAŞ’tan yapılan açıklamada, “İzmir Rafinerimizde bu akşam saat 20: 00 sularında Hampetrol Ünitelerimizden bir tanesinde yangın meydana gelmiştir. Ünite duruşa geçirilmiş, rafineri teknik ekiplerimiz tarafından ilgili resmi birimlerle iş birliği ve koordinasyon içinde olaya müdahale edilmiş, yangın kontrol altına alınmış ve söndürülmüştür. Olaydan etkilenen çalışma arkadaşımız bulunmamaktadır. Diğer ünitelerimizde faaliyetlerimiz devam etmektedir” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – İzmir’in Bergama ilçesinde düzenlenen operasyonlarda çok sayıda silah, mühimmat ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 kişi tutuklandı.
Edinilen bilgilere göre, İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı Aliağa Organize Suçlar Büro Amirliği ekipleri, silah ve mühimmat ticareti ile uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik 21 Kasım 2024 tarihinde eş zamanlı bir operasyon gerçekleştirdi. Bergama’da 4 şahsa yönelik yapılan operasyonlarda çok sayıda tabanca, tüfek ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 4 kişi, çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İzmir Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, yasadışı silah ticareti, imalatı ve bireysel silahlanma ile mücadeleye kararlılıkla devam edileceği ve şehrin huzur ve güvenliğini sağlamak adına suç ve suçlularla mücadelenin süreceği ifade edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Heyelan bölgesinde incelemelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Sercan Kahya ve Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, vatandaşların güvenliği için kısa ve uzun vadeli planlamalar yaptı. Belediyeler arasında hasarın hızlı bir şekilde giderilmesi ve bölgenin eski güvenli durumuna kavuşturulması için koordineli bir çalışma başlatıldı.
“Can ve mal güvenliği her zaman önceliğimiz”
Heyelan sonrası yaşanan çökme ve riskli durumlarla ilgili açıklama yapan Başkan Onur Emrah Yıldız, “Vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak adına ivedilikle harekete geçtik. Atatürk Mahallesi 8809/2 Sokak’ta yaşanan heyelan sonrası, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak adına İzmir Büyükşehir Belediyesi ile koordineli bir şekilde hızlı bir müdahalede bulunduk. Öncelikli olarak, tehlike arz eden alanlarda güvenlik önlemlerini alarak, vatandaşlarımızın zarar görmemesi için gerekli tedbirleri hayata geçirdik. Olayın hemen ardından Fen İşleri Daire Başkanı Sercan Kahya ile birlikte bölgede incelemelerde bulunarak durum değerlendirmesi yaptık ve ihtiyaç duyulan çalışmaları planladık. Heyelan nedeniyle çöken istinat duvarı en kısa sürede yeniden inşa edilecek ve bölge eski güvenli haline kavuşturulacak” diye konuştu.
Ekipler titizlikle çalışıyor
Başkan Yıldız, ekiplerin çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürdüğünü belirterek, “Bölgede oluşan tehlikeli durumu ortadan kaldırmak için belediye ekiplerimiz anında çalışmaya başladı. Çevrede güvenlik önlemleri alındı, kayan taş ve toprak yığınının kaldırılması için çalışmalar başladı. Bu süreçte, vatandaşlarımızın güvenliği ve huzuru için gereken tüm adımları atıyoruz. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması adına, bölgenin topografik yapısına uygun şekilde güçlendirme çalışmaları yapacağız. Halkımızın desteği ve iş birliğiyle bu süreci en hızlı şekilde tamamlayacağız” dedi.
“Her zaman yanınızdayız”
Yıldız açıklamalarına şöyle devem etti; “Heyelan bölgesindeki çalışmalar kapsamında, çöken istinat duvarının yeniden inşa edilmesi, çevredeki toprağın kaymasını önleyecek ek önlemler alınması ve altyapı düzenlemelerinin yapılması planlanıyor. Vatandaşların can ve mal güvenliği için süreci sıkı bir şekilde takip ediyoruz. Çalışmaları en kısa sürede tamamlanarak bölge yeniden güvenli hale getirilecek. Çiğli Belediyesi olarak, vatandaşlarımızın yanında olmaya, ihtiyaç duydukları her anda destek sağlamaya devam edeceğiz. Bu tür doğal afetlerin etkilerini en aza indirmek ve halkımızın huzurunu korumak için çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre cenazeye, bebeğin annesi Raziye Kınalı, babası Recep Kınalı, dedesi Mustafa Kınalı, amcası Ramazan Kınalı, aile yakınları ve bölge halkı katıldı. Kınalı çifti, ayakta durmakta güçlük çekti.
AYAKTA DURMAKTA GÜÇLÜK ÇEKTİLER
Recep Kınalı oğlunun tabutuna sarılıp, okşayarak gözyaşı döktü. Recep Kınalı’yı kardeşi Ramazan Kınalı teselli etmeye çalıştı. Altay Toprak’ın cenazesi, kılınan namazın ardından Pınarbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi.
REKLAM
“CANIMINIZI ALDILAR”
Cenazede konuşan Altay Toprak’ın dedesi Mustafa Kınalı, “Böyle bir şey olamaz. Bir evde kullanmış, tüm dairelere yayılmış. Canımızı aldılar. Bu kullandıkları ilaç değil. Böyle adalet olmaz, tarifi yok. İnsanların canına kıyıyorlar. Sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.
TARIM İLACI KULLANILMIŞ
Öte yandan olayda zehirlenenlerden, apartmanda yaşayan üniversite öğrencisi Gizem Umay’ın hastanedeki tedavisinin sürdüğü belirtildi.

Olayla ilgili ilaçlama firması yetkilisi 3 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin ilk ifadelerinde söz konusu dairede tarım ilacı kullandıklarını söyledikleri öğrenildi.
AKILLARA URAZ VE KARYA’NIN ÖLÜMÜNÜ GETİRDİ
Altay Toprak Kınalı’nın hayatını kaybettiği olay, geçen yıl 21 Mayıs’ta Muğla’nın Bodrum ilçesinde haşereye karşı evlerinde ilaçlama şirketi tarafından yapılan ilaçlama sonrası İnci Sandık (36) ile oğlu Sezai Talha’nın 6 aylık bebeği Uraz ile kızı Karya’nın (6) hayatını kaybettiği olayı akıllara getirdi. Olayla ilgili şirket sahibinin de aralarında olduğu 2 kişi tutuklanmıştı. Konya’da da geçtiğimiz şubat ayında yine ilaçlanan bir daire nedeniyle 8 yaşındaki Ahmet Enes Temel hayatını kaybetmiş, 6 kişi de hastanelik olmuştu.
3 ŞÜPHELİDEN 2’Sİ TUTUKLANDI
İzmir’deki bir binanın en üst katında yapılan tahtakurusu ilaçlaması sonrası Altay Toprak Kınalı’nın ölümüne ilişkin gözaltına alınan Ziraat Mühendisi B.Ö., ilaçlamayı yapan işçi E.G. ve dairenin ilaçlanmasına aracılık ettiği belirtilen E.G.’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. 3 şüpheli işlemleri sonrası adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüphelilerden, aracılık yapan E.G. ile Ziraat Mühendisi B.Ö. tutuklanırken, ilaçlamayı yapan E.G. ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul’dan İzmir’e otomobille uyuşturucu getirileceği bilgisi üzerine çalışma yürüttü.
Ekipler, tespit edilen otomobili Şehzadeler ilçesi girişinde durdurdu. Araçta yapılan aramada 1 kilo 485 gram kokain bulundu.
Gözaltına alınan otomobilin sürücüsü D.K. (36), emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Konak ilçesinde bulunan Ege Perla isimli alışveriş merkezinde çıkan yangın paniğe neden oldu. AVM’de bulunanlar tahliye edilirken, 3 kişi dumandan etkilendi. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor.
Yangın, saat 19.00 sıralarında Çınarlı Mahallesi’nde bulunan Ege Perla isimli alışveriş merkezinde çıktı. İlk belirlemelere göre yemek katında bulunan bir restorandan çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Alevler bitişikteki işletmelere de sıçrarken vatandaşlar panik ve korku içerisinde Avm’den çıkmaya çalıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevre güvenliğini sağlarken, içeride bulunanlar tahliye edildi. Bu sırada dumandan etkilenen 3 kişi olay yerinde yapılan müdahalenin ardından ambulansla hastanelere götürüldü. İtfaiye ekipleri ise yangına müdahale başlattı. Söndürme çalışmaları sürdürülüyor.
HABER: Burak UÇAR/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Konak ilçesinde bulunan Ege Perla isimli alışveriş merkezinde çıkan yangın paniğe neden oldu. AVM’de bulunanlar tahliye edilirken, 3 kişi dumandan etkilendi. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor.
Yangın, saat 19.00 sıralarında Çınarlı Mahallesi’nde bulunan Ege Perla isimli alışveriş merkezinde çıktı. İlk belirlemelere göre yemek katında bulunan bir restorandan çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Alevler bitişikteki işletmelere de sıçrarken vatandaşlar panik ve korku içerisinde Avm’den çıkmaya çalıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevre güvenliğini sağlarken, içeride bulunanlar tahliye edildi. Bu sırada dumandan etkilenen 3 kişi olay yerinde yapılan müdahalenin ardından ambulansla hastanelere götürüldü. İtfaiye ekipleri ise yangına müdahale başlattı. Söndürme çalışmaları sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği Kültür Yolu Festivali’nde, AlsancakSanat Fabrikası’nda, Hülya Koçyiğit’in söyleşi programına katılırken Naci El Ali’nin Hanzala sergisini gezdi. Başkan Saygılı ardından Tarihi Alsancak Gar eski gişelerde bulunan Refik Anadol’un Yeryüzü Rüyaları: Anadolu sergisini gezip, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yurt içi gezilerinde kullandığı trendeki ‘Atatürk Vagonu’na bindi.
Festival ile ilgili değerlendirme yapan Başkan Saygılı, ” Türkiye’nin kültür ve sanat yolculuğunda AK Parti’nin ortaya koyduğu vizyon, her bir vatandaşımızın değerli katkısıyla gelişen güçlü bir miras oluşturmuştur. Bu vizyonun en somut göstergelerinden biri de Kültür ve Turizm Bakanlığımızın İzmir’de gerçekleştirdiği Kültür Yolu Festivali’dir. 26 Ekim – 3 Kasım tarihleri arasında İzmir’i sanatın, kültürün, müziğin, tiyatronun ve daha birçok etkinliğin merkezi haline getiren bu festival, şehirde derin bir iz bırakmıştır. AK Parti olarak, kültür ve sanata olan desteğimiz sadece bir görev değil, aynı zamanda toplumsal gelişimin temel taşlarından biri olarak gördüğümüz bir sorumluluktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, ülkemizi bir kültür merkezi haline getirmeye yönelik attığımız adımlar, yerelden ulusala taşınan sanat ve kültür değerlerimizi dünyaya tanıtmada öncü bir rol oynamaktadır. İzmir, bu vizyonun çok önemli bir parçasıdır. Tarihi dokusu, kadim kültürü ve çağdaş yapısıyla İzmir, sanatın ve kültürün buluşma noktası olarak öne çıkmaktadır.” dedi.
Şehrin sokakları adeta bir açık hava müzesine dönüştürüldü
“Kültür Yolu Festivali kapsamında yüzlerce etkinliğe ev sahipliği yaparak, halkımıza sanatın her rengini sunduk.” diyerek sözlerine devam eden AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “Bu süreçte Bakanlığımız tiyatro, opera, bale, konserler, sergiler ve dijital sanat gösterileriyle şehrin sokaklarını adeta bir açık hava müzesine dönüştürdü. Her yaş grubuna hitap eden bu festival, kültürün toplumumuzdaki önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Çocuk etkinliklerinden atölyelere kadar her alanda geniş bir yelpazeyle halkımızı sanatla buluşturduk. AK Parti olarak, kültür ve sanat yatırımlarımızla tüm illerimizde olduğu gibi İzmir’de de geleceğimizin teminatı olan gençlerimize kültürle zenginleşmiş bir şehir bırakmayı hedefliyoruz. İzmir’in kültür ve sanata olan ilgisini her fırsatta artıracak projelerle destekliyoruz. Kültür Yolu Festivali de bu hedefin bir parçası olarak, İzmirli hemşehrilerimize sunulmuş bir hizmettir. Bu festivaldeki coşku, ülkemizin dört bir yanındaki diğer şehirlerimize de örnek teşkil etmektedir. Kültürel değerlerimizi korumak, geliştirmek ve genç nesillere aktarmak, AK Parti’nin en büyük önceliklerinden biridir. İzmir’e olan bu bağlılıkla, şehrimizin kültürel ve sanatsal dokusunu koruyarak, ulusal ve uluslararası platformda hak ettiği yeri alması için çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle Kültür Yolu Festivali’ne katkı sunan herkese ve bu projeyi İzmirlilerle buluşturan Kültür ve Turizm Bakanlığımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz.” diye konuştu. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada, dans gösterisinde kullanılan şarkıda uygun olmayan sözlerin bulunduğuna dair haberlerin sosyal medya ve haber sitelerinde yer aldığı belirtildi.
Konuyla ilgili okul idarecileri, tören komitesi ve öğretmen C.A. hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de 29 EkimCumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Gündoğdu Meydanı’nda gösteri yapacak Türk Yıldızları, prova uçuşu yaptı.
İzmir’de, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yılında gün boyu etkinlikler düzenlenecek. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Türk Hava Kuvvetleri’nin gururu Türk Yıldızları, 500’üncü yurt içi gösterisini İzmir’de yapacak. İzmirliler, prova uçuşu yapan Türk Yıldızları’nı hayranlıkla izledi.
Türk Yıldızları’nın Cumhuriyet Bayramı Gösterisi, 29 Ekim Salı günü saat 17.30’da Gündoğdu Meydanı’ndan izlenebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Prof. Dr. Sayıncı, gerçekleşen II. Agri Plus Tarım İnovasyon Zirvesinde “Tarımda Güçlü Adımlar: Tarımsal Makineler ve İhracat stratejileri” panelde konuşmacı olarak yer aldı. Panelde tarımda makineleşme, Türkiye’nin tarımsal mekanizasyon durumu, tarım makinelerinde ARGE yaklaşımları ile birlikte tarım teknolojilerinde yapay zeka, dijitalleşme, makine öğrenmesi, derin öğrenme, akıllı tarım makineleri, tarım robotları, ileri teknoloji çevre dostu tarım makineleri ve tarım makinelerinin ihracatı konuları ele alındı.
Ayrıca zirveye akademisyenlerin yanı sıra tarım sektöründe yenilikçi çözümler üreten girişimciler, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileri katıldı. Etkinlikte tarım sektöründe fark oluşturan projeler ve sürdürülebilirlik ile inovasyona katkıda bulunan girişimler 20 farklı kategoride ödüllendirildi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Selçuk Belediyesi tarafından Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde tarımın geçmişten günümüze gelen yolculuğunu kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak için kurulan, Köy Enstitüleri’nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç’un adı verilen tarım müzesi İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün onayı ile resmi olarak açık hava müzesi unvanını aldı.
Selçuklular’ın bağışladığı tarım aletlerinin bulunduğu müze, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün Köy Enstitüleri ruhunu yaşatmayı amaç edinen felsefesi gereğince ziyaretçilerin yıllar içinde tarımın değişen yöntemlerine tanıklık etmesine olanak tanıyor.
Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün her detayıyla üretimin topraktan başlayan hikayesini anlatan bir felsefeye değindiğinin altını çizen Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Biz Efes Tarlası Yaşam Köyü ile tohumun toprak ile buluşmasından başlayan bir hikaye yazıyoruz. Bu hikayenin içinde atalık tohumlarımıza sahip çıkıyor, üreticilere eğitim veriyor ve çocuklarımızı toprakla buluşturuyoruz. Efes Tarlası Köy Enstitüleri’nden ilham alan bir proje. Köy Enstitüleri nasıl her alanda üretimi esas kılmayı hedeflediyse biz de üretimi anlatmak, sadece geçmişi yad ettiğimiz değil geleceğe de köprü attığımız bir hikaye yazıyoruz. Bu hikayede tarımın yolculuğuna İsmail Hakkı Tonguç Tarım Müzesi ile tanıklık ediyoruz. Dolayısıyla Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde bulunan İsmail Hakkı Tonguç Tarım Müzemizin resmi olarak da bir müze statüsüne kavuşması bizleri çok mutlu etti” dedi.
Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde bulunan İsmail Hakkı Tonguç Tarım Müzesi Pazartesi- Cumartesi günleri arasında 08.30- 17.30 saatlerini kapsayan dilimde ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) verilerine göre, Marmara’nın kuzey ve batısı ile İzmir’in kuzey kesimleri ve Düzce çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kırklareli çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Meteoroloji, hava sıcaklıklarının batı bölgelerde 1-3 derece azalacağını, diğer yerlerde ise mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini bildirdi.
MGM, kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşlara dikkatli ve tedbirli olmaları uyarısı yaptı.
Hava sıcaklıkları Ankara’da en yüksek 29, en düşük 12; İstanbul’da en yüksek 26, en düşük 19; İzmir’de en yüksek 30, en düşük 19 derece olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Kent Konseyi 22. Olağan Seçimsiz Genel Kurul Toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır ve İzmir Kent Konseyi Başkanı Nilay Kökkılınç’ın katılımıyla Kültürpark İzmir Sanat Merkezi’nde yapıldı. Kurula, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Pınar Okyay, konsey yürütme kurulu üyeleri, çalışma grupları ve meclislerin üyeleri, sivil toplum kuruluşu ve ilçe kent konseylerinden temsilciler katıldı. Kurulda, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gönderilmek üzere 6 gündem maddesi oy birliği ile kabul edildi.
Yıldır: Kent konseyleri sivil toplumun sesi
İzmir Kent Konseyi tanıtım filminin gösterimi ile başlayan kurulun açılış konuşmasını İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır yaptı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kurula ve tüm konuklara selamını ileten Yıldır, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini aktararak bunun vatandaşa hizmet olarak yansıyacağını söyledi. Yıldır, giderek çeşitlenen ihtiyaçlar ve halkın taleplerini karşılama yönünde kent konseylerinin önemine dikkat çekerek, “Temsil kabiliyeti çok önemli. Sivil toplumun sesi oldukları için kurula katılım sağlayan tüm temsilcilere teşekkür ediyorum” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür
İzmir Kent Konseyi Başkanı Nilay Kökkılınç ise konuşmasında konsey çalışmalarına destek veren başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Kökkılınç, gelecekte kent konseylerinin yerel yönetimlere olduğu gibi parlamentoya da yasa teklifi sunabilme hak ve yetkisiyle donatılmış özerk üst sivil toplum kuruluşları olmasını dilediğini ifade ederken, güçlü sivil toplumun insanca yaşamanın da teminatı olduğunu belirtti.
Projelere katkı sağlayan kuruluşlara teşekkür belgesi
Genel Kurul, İzmir Kent Konseyi’nin koordinasyonunda gerçekleşen projelere gönüllü katkı sağlayan kuruluş ve kişilere teşekkür belgelerinin takdimi ile devam etti. İzmir Kent Konseyi paydaşlığında gerçekleşen “Hipernova Erasmus+ Gençlik Değişimi Projesi” kapsamında ülkeye gelen gençlere sundukları lojistik destek için Özgörkey Group’a, “Malzeme Sivil Toplumdan, İşçilik İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden” sloganı ile Kadifekale’deki İnkılap Ortaokulu’nda öğrenim gören çocukların daha güzel koşullarda öğrenim görmelerine katkı sağlamak için düzenlenen projeye destek veren İzmir Gaziantepliler Derneği, İzmir ŞanlıurfaHaliliye Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Izmir Şanlıurfalılar Federasyonu’na, İnkılap Ortakokulu’nda görev yapan öğretmenlerin istediği kamelya ve parke taş çalışmasını hayata geçirdiği için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a sunulmak üzere Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır’a ve İzmir Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan bir kız öğrenciye burs imkanı sağlayan Alsancak Soroptimist Kulubü’ne ve ayrıca Av. Sabiha Polat’a bireysel desteği için teşekkür belgesi takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 27 Eylül’de saat 09.30 sıralarında Ergene Mahallesi 540 Sokak’ta meydana geldi. Fethi Orakçı ile husumetlisi Hüseyin Esmer, sokakta karşılaştı. Belindeki tabancayı çıkaran Fethi Orakçı, Esmer’e doğrultup, 4 el ateş etti. Esmer, yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Esmer’in öldüğünü belirledi. Orakçı, gözaltına alındı. Hüseyin Esmer’in cesedi morga kaldırıldı. Polisteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edilen Fethi Orakçı, tutuklandı. Hüseyin Esmer’in daha önce bir tartışmada Orakçı’yı bıçakla yaraladığı gerekçesiyle cezaevine girdiği, bu nedenle husumetli oldukları öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polis ekipleri, 7 zanlıyı yakaladı.
Yapılan aramalarda, örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğince, Konak Meydanı’nda gerçekleştirilen programa katılan İzmir Valisi Süleyman Elban, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması konusunda ahilik teşkilatının önemli bir yeri olduğunu söyledi.
Ahiliğin sıradan bir esnaf teşkilatı olarak görülmesinin eksik ve hatalı olacağını kaydeden Elban, “Bu milletin biriktirdiği, çok özel ve önemli geleneklerin birikimleri sonucu oluşan bu özel kültür, İslam ile buluştuktan sonra İslam’ın özel ilkeleriyle birlikte dünyaya çok özel bir model ve ekonomik anlamda farklı bir anlayış getirmiştir. Ahilik, aynı zamanda bir toplumsal yaşam biçimi, bir toplum düzeni de vadeder.” diye konuştu.
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya da ahilik kültürünün Anadolu’nun iktisadi ve sosyal kalkınmasında öncülük ettiğini anlattı.
Hayata geçirmeye çalıştıkları Çeşme Turizm Planı’nın durdurulduğunu belirten Kaya, “Bugün üzülerek ifade ediyorum, bu projeyi durdurduk diye nara atanlar, sevinç çığlıkları atanlar var. İzmir’de bu mantaliteyle ne turizmi geliştirebiliriz ne İzmir’in kalkınmasını sağlayabiliriz ne de esnafımızı daha güçlü hale getirebilecek yaklaşım ortaya koyabiliriz.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ile İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata da birer konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından “ilin ahisi” Doğan Karasakal’a özel kıyafetleri giydirildi, şed kuşandırıldı.
Programa İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, MHP İl Başkanı Veysel Şahin, meslek odası temsilcileri, kurumu müdürleri, esnaflar ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eski Foça’da yaşayan emekli Mehmet Oktay Özçelebi, iskele civarında oturduğu sırada denizde sırt üstü yüzen bir kişinin göbeğine martı konduğunu fark etti.
Cep telefonuyla bu anları kaydeden Özçelebi’nin sosyal medyada paylaştığı görüntü, çok sayıda kullanıcı tarafından beğenildi.
Özçelebi, AA muhabirine, iskelede arkadaşlarıyla oturduğu sırada martının denizdeki bir kişinin göbeğine konduğunu gördüğünü belirterek, “Çok ilgimi çekti hemen videoya aldım. İnanılmaz güzel bir hadiseydi.” dedi.
Martının İstanbul’dan Foça’ya tatile gelen bir aile tarafından getirildiğini, ailenin evlerine dönerken martıyı burada bıraktığını öğrendiğini anlatan Özçelebi, “Yuvadan düştüğü için İstanbul’daki aile bakıyormuş. Buraya getirmişler. Dönerken komşularına emanet etmişler. Martı artık kendi imkanlarıyla beslenmeye başlamış. Martıyı buralarda görüyoruz ancak herhangi bir insanla yakınlaştığını görmemiştik.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özel, Manisa’da dün vefat eden CHP’nin eski il kadın kolları başkanlarından Gönül Yenigün’ün Hatuniye Camisinde kılınan cenaze namazına katıldı.
Daha sonra İzmir’in Bornova ilçesine bağlı Sarnıç Mahallesi’ne geçen Özel, Sarnıç Camisi’nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, depreme dayanıksız olduğu tespit edilen caminin yeniden yapımıyla ilgili Bornova Belediyesinin proje çalışmalarını tamamladığını belirtti.
Altında şadırvanın bulunacağı caminin üst tarafının Mescid-i Aksa modeli örnek alarak yapılacağını anlatan Özel, caminin en geç 3 ay içinde ibadete açılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ilk kıblesi olduğuna işaret eden Özel, şöyle konuştu:
“Mescid-i Aksa, Hz. Muhammed’in Kudüs’ü ilk kıble kabul etmesinden hareketle Hz. Ömer’in talimatıyla milattan sonra 1000 yılında inşa edilmeye başlanmış ve Müslümanlar için Mekke’den yani Kabe’mizden, Medine’den sonra üçüncü en önemli ve kutsal mekandır. Maalesef Mescid-i Aksa şu anda Kudüs’te yani eski Kudüs sınırları içindedir. İsrail’in sınırları içindedir. Ancak Lübnan’ın da desteğiyle Filistin’in kontrolündedir. Zaman zaman tabii bu çok önemli mekan Müslümanlar için önemli olduğu gibi Yahudiler ve Hristiyanlar tarafından da kutsal kabul edilmektedir. Zaman zaman Mescid-i Aksa’da Müslümanlara karşı saldırılar ya da Mescid-i Aksa’nın içini işgal girişimleri olmakta, orada yaşanan tartışmalar, çatışmalar hepimizi derinden üzmektedir. Filistin’e karşı İsrail zulmünün sürdüğü bugünlerde Mescid-i Aksa’nın, gönlü Filistin’le birlikte olan Ege’nin bir küçük köyünün camisinde şekil bulacak, hayat bulacak olması son derece anlamlıdır, son derece önemlidir.”
Sarnıç Mahallesi’nde yakın zamanda bir orman yangını yaşandığını hatırlatarak mahalle sakinlerine geçmiş olsun dileklerini ileten Özel, bugün zeytin ve meyve fidanlarını da toprakla buluşturacaklarını aktardı.
CHP’li belediyeler olarak iyi ve kötü günde köylünün, milletin yanında olduklarını söyleyen Özel, “Okul lazımsa okul, cami lazımsa cami için, çocuk parkı lazımsa çocuk parkı için buradayız.” dedi.
Konuşmaların ardından dua edilerek caminin temeli atıldı, Özel ve beraberindekiler mahallede belirlenen alana zeytin ve incir fidanı dikti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Paris’te rekor kıran Aysel Önder’e İzmir’de çiçekli karşılama
Mustafa KÖPRÜLÜ/ İZMİR, – PARİS 2024 Paralimpik Oyunları’nda dünya rekoru kırıp gümüş madalya elde ederek Türkiye’ye atletizmde ilkleri yaşatan milli özel sporcu Aysel Önder, memleketi İzmir’de Adnan Menderes Havalimanı’nda çiçeklerle karşılandı. Fransa’da düzenlenen oyunlarda 400 metre T20 kategorisinde elemelerde 54.96’lık derecesiyle dünya rekoru kıran 19 yaşındaki Aysel Önder, finalde ise 55.23’lük derecesiyle ikinci olarak gümüş madalya elde etti ve ülkemize paralimpik oyunlarında madalya kazandıran ilk özel sporcu oldu.
Daha önce Avrupa şampiyonluğu elde eden Aysel Önder, paralimpik oyunlarında ilk kez yarıştığını söyleyerek, “İlk olimpiyatımda altın madalya hedefliyordum. Seçmede rekor kırdım evet ama finalde yolunda gitmeyen bazı şeyler oldu. O yüzden gümüş madalya ile ülkemize döndük. Ama inanıyorum 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda altın madalya ile ülkemize döneceğiz. Şimdiki hedefim bu. Sadece 2028’e odaklanmış şekildeyim. İnşallah altın madalya ile döneceğim” diye konuştu.
‘AİLELER ÇOCUKLARININ ARKASINDA DURSUNLAR’
Özel çocukları olan ailelere de mesaj veren milli sporcu Aysel Önder, “Aileler çocuklarının her zaman spor yapmasına izin verebilirler. Çocuklarının arkasında dursalar çok daha iyi yerlere gelebilirler. Kesinlikle engel olmamaları lazım” dedi.
DAMLA TAN: LOS ANGELES’TA ALTIN MADALYA HEDEFLİYORUZ
Aysel Önder’in Milli Takım Antrenörü Damla Tan, Paris’e altın madalya hedefiyle gittiklerini dile getirerek, “Altın bekliyorduk. Finalde dünya rekorunu ve 4 yıl kırılamayacak bir paralimpik rekoru kırdık. İnşallah Los Angesel’ta tekrar rekor kırıp bir altın madalya ile dönmeyi düşünüyoruz. Tabii taktiksel biraz hatalarımız oldu final yarışmasında. Bunları düzelteceğimize inanıyorum ben” şeklinde konuştu.
Milli antrenör Damla Tan, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Gelecekle ilgili hedeflerimiz; öncelikle 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Paris’te Aysel’in motivasyonunu daha çok psikoloğumuz sağladı. Orada sağ olsun Gençlik ve Spor Bakanlığımızın desteklediği hem fizyoterapistler hem psikologlar vardı. Hem de takım arkadaşlarıyla sosyalleşince gayet motive bir şekilde yarışmaya çıktık.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, toplu balık ölümlerinin ardından bilim insanları ile TUBİTAK Marmara Gemisi’nde Körfez’i inceledi. İncelemelerde, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ve bilim insanları katıldı. İncelemenin ardından basın açıklamasında bulunan Bakan Kurum, “İzmir Körfezi’nin, dünyanın göz bebeği olan bir tabiat harikası olduğunu söyleyen Bakan Kurum, “Burası; birbirinden güzel adalarıyla, tuzlaları, dalyanlarıyla; kuş cenneti ve lagünleriyle, tam bir cennet parçasıdır. Maalesef bugün; sıraladığım tüm bu güzellikler tehlike altındadır, adeta can çekişmektedir. İzmir Körfezimiz, karadan gelen kirlilik nedeniyle artık nefes alamamaktadır. Balıklarımız toplu ölümler yaşamaktadır. Bakanlık olarak geçtiğimiz günlerde bu acı durumun sebeplerini incelemek için harekete geçtik. Körfezin farklı noktalarında deniz suyu,numuneleri aldık. Üzülerek söylüyorum, denizdeki, atıksu kaynaklı amonyak miktarı, olması gerekenden tam 50 kat daha fazladır” diye konuştu.
“İzmir körfezindeki oksijen seviyesi, yer yer 0’a kadar düştü”
Bu durumun evsel ve endüstriyel atıkların, suya arıtılmadan karıştırıldığı anlamına geldiğini belirten Bakan Kurum, “Bu da beraberinde koku problemini getirmekte, insan sağlığını tehdit etmektedir. Denizdeki oksijene baktığımızda da benzer bir manzarayla karşılaşıyoruz. İzmir Körfezindeki oksijen seviyesi 6 miligram/litre olması gerekirken, bu seviye 1,8’e, yer yer 0’a kadar düşmüştür. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan İzleme sonuçlarında da kirlilik parametrelerinin, özellikle 2020 yılından sonra ciddi artış gösterdiği görülmüştür. Şu anda İç Körfez’de, toplam fosfor, Klorofil-a ve Amonyum azotu gibi zararlı maddeler; sınır değerlerinden tam 2 kat daha fazladır. Maalesef İç Körfezimizde; denizdeki su hareketliliği ve sirkülasyonu artık durma noktasına gelmiştir. Şu anda Körfezimizin bazı bölgelerinde yaşam kalmamıştır. Balıklarımız oksijensiz kaldıkları için ölmüştür. Körfezimize dökülen 7 derenin durumuna baktığımız da sonucun içler acısı olduğunu görüyoruz. Bugün derelerdeki su, ‘organik kirlilik’ açısından tarihin en kötü durumundadır” ifadelerine yer verdi.
“İzmir Büyükşehir Belediyesini defalarca uyardık”
İki önemli noktanın altını çizmek istediğini söyleyen Bakan Kurum, “İzmir Körfezi’ni temizlemek için Büyük Kanal Projesi yapılmıştı. Bu projede; yağmur suyu ve kanalizasyon şebekesinin birleştirilmiş olması nedeniyle; tam 5,5 kat daha fazla kirli ve katı madde denize akmaktadır. Bu denizimiz için hakikaten hayati bir sorundur. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin verimli işletilememesi de ayrı bir problemdir. Bakanlık olarak; Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi düzgün işletilmediği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni defalarca uyardık. Son 5 senede 6 milyon liradan fazla tutarda, 13 ayrı ceza uyguladık. Bu cezaların sebebi, tesisin düzgün çalıştırılmaması; İzmir Körfezi’ni her gün önceki günden daha fazla kirletmesidir” cümlelerini aktardı.
“Çok yüksek miktarda katı atık, orta körfeze arıtılmadan doğrudan dökülüyor”
Çiğli Atıksu Arıtma Tesisinden 23 Ağustos’ta numune alındığını ifade eden Kurum, analiz sonucunun kendilerini tekrar üzdüğünü söyledi. Sözlerime devam eden Kurum, şunları kaydetti:
“Çünkü tesisteki katı madde değeri olması gereken limitin tam 4 katına çıkmıştır. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisinin kurulu kapasitesi, günde yaklaşık 605 bin metreküptür. Ama tesise gelen atıksu miktarı günlük 700 bin metreküpü aşmaktadır. Tesise gelen fazla atıksu tesiste arıtılmıyor; çok yüksek miktarda katı atık; orta körfeze arıtılmadan doğrudan dökülüyor. İzmir Körfezi’mizin dibine birikiyor, dip çamurunu arttırıyor, canlı yaşamını derinden etkiliyor.”
Körfez’de yaşanan durumun büyük bir çevre felaketi olduğuna işaret eden Kurum, İzmir Körfezi’nin ekosisteminin artık tamamen çökme noktasına geldiğini ve İzmir Körfezi’nin ölmekte olduğuna değindi.
“Denizin bu hale gelmesinin sorumluları, seçim meydanlarında “İzmir Körfezi’nde yüzeceğiz” diyen ama görevdeyken körfez için tek bir adım atmayanlardır” diyen Kurum, şöyle devam etti:
“Sorumlular; şimdi suçlarını gizlemek için, “bu balıklar bize ait değil, bunlar gemilerle getirildi” diyerek kendini gülünç duruma düşürenlerdir. Bu kirliliğin sorumlusu; yağmursuyu ve kanalizasyon kanallarını bile birbirinden ayıramayan, kurulu atıksu tesislerini bile çalıştıramayan, derelerini dahi ıslah etmekten aciz olan belediyelerdir.”
“Yönetim zafiyeti söz konusuysa uyaracağız”
Bakanlık olarak, İzmir için sorumluları izleme ve denetim görevini yapmaya kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Kurum, bilim kurulunun da oluşturulduğunu aktardı. Sözlerini sürdüren Kurum, “İnşallah kurulumuz, bundan böyle, yerel yönetimlere yol gösterecek. Bilim insanlarımız, İzmir’deki yerel yöneticiler için kirlilikle mücadeleye dair yol haritaları çıkaracak, ev ödevleri verecek. Biz de Bakanlık olarak; belediyeler ev ödevlerini yapıyor mu yapmıyor mu, anlık olarak takip edeceğiz. Eksiklikleri varsa söyleyeceğiz. Yönetim zafiyeti söz konusuysa uyaracağız. Atılması gereken adımlar atılmıyorsa harekete geçmeleri için zorlayacağız” açıklamalarında bulundu.
“Körfezde yapılan çalışmaların takipçisi olacağız”
“İzmir Körfezi, bugün yapıldığı gibi, kendi haline terk edilemez, görmezden gelinemez, yok sayılamaz” diyen Kurum, kendilerinin de bu duruma izin vermeyeceklerini ve İzmir Körfezi’nde yapılan çalışmaların takipçisi olacaklarını belirtti.
Bakan Kurum, kendisine yöneltilen ‘İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulu toplantısına katılmayacağı’ yönündeki soruya ise “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı toplantıya katılsın, fikirlerini önerilerini paylaşsın. Kendisini davet ettik ama maalesef yurt dışında olmayı tercih etmiş. Demek ki İzmir’den daha önemli işleri var” yanıtını verdi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, beyin tümörü nedeniyle görme kaybı yaşayan emekli İngilizce öğretmeni Necla Kara (65), tedavi için gittiği İzmirKatip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde liseden eski öğrencisi olan Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Efecan Erişken’in gerçekleştirdiği operasyonla sağlığına kavuştu.
İzmir’de emekli İngilizce öğretmeni Necla Kara, 1 ay önce görme kaybı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan kontrollerde görme kaybının nörolojik olduğu tespit edildi. Hekimler, Kara’nın operasyona alınması kararı aldı. Operasyonu ise emekli öğretmen Necla Kara’nın, liseden eski öğrencisi olan, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Efecan Erişken gerçekleştirdi. Başarılı geçen operasyonun ardından Necla Kara, sağlığına kavuştu. 14 yıl sonra öğretmeniyle kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Dr. Erişken, operasyonla ilgili bilgi verip, “Hastamız, İzmir Atatürk Lisesi’nde İngilizce öğretmenimdi. Sosyal medya üzerinden bana ulaştı. Kendisinde görme bozukluğu olduğunu söyledi. Yaklaşık yüzde 81 görme kaybı tespit ettik. Ameliyatını planladık. Beyin tümörü olduğunu ve her iki görme sinirine de baskı uyguladığını gördük. Gerekli tetkiklerin ardından ameliyatını yaptık. Her iki görme sinirinde ve her iki şah damarının arasından bir iyi huylu tümörün tamamını çıkardık. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Atatürk Lisesi her mezun öğrencinin hayatı boyunca ait hissettiği bir kurum. Burada bizi yetiştiren öğretmenlerin böyle bir sağlık sorununda yardımına koştuğumuz için çok mutluyum. Görmeyen gözün tekrar görmesi bizi ayrıca çok mutlu etti” dedi.
‘ÇOCUĞUMA GÜVENDİM’
Sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu belirten Necla Kara ise “Sol gözüm bulanık görüyordu. Birkaç göz doktoruna gittim. Gözümde normalde bir şey olmadığı ortaya çıktı. ‘Nörolojik’ denildi. Beyin MR’ında, kitle ortaya çıktı. Sonra Efecan’a başvurdum. Efecan kabul etti. Tümörün alınması gerektiğini söyledi. Ben de çocuğuma güvendiğim için ameliyatı kendisinin yapmasını istediğimi söyledim. O da kabul etti ve operasyonu gerçekleştirdi. Bu durumdan herkese gururla bahsettim. Çevremdekiler de eski bir öğrencim tarafından ameliyat edilmenin güzel bir şey olduğunu dile getirdi” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Annesi ve kız kardeşi ile balkonda oturan ve zaman zaman etrafa bağıran Kartal, bir süre sonra annesi ve kız kardeşini içeri gönderdi. Balkonda tek kalan Kartal, elindeki tüfekle başına ateş etti.

ANNESİ VE KIZ KARDEŞİNİN FERYADI YÜREK DAĞLADI
Silah sesini duyarak balkona çıkan ve Enes Kartal’ı kanlar içerisinde gören anne ve kız kardeş feryat ederken, daireye çıkan 112 Acil Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Kartal’ın yaşamını yitirdiği belirlendi.

Savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin incelemelerinin ardından Kartal’ın cansız bedeni İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

KİMİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU, KİMİ İSE GÖRÜNTÜ, FOTOĞRAF ÇEKMEKLE MEŞGUL OLDU
Öte yandan, meraklı mahalle sakinleri ise polis ekiplerinin tüm ikazlarına rağmen görüntü ve fotoğraf çekebilmek için evlerinin camlarından, balkonlarından ve teraslarından ayrılmak istemediler. Kartal’ın intiharını gören bazı mahalle sakinleri ise gözyaşlarına boğuldu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3 ay önce eşi Naciye Akkaplan ile boşanma kararı alarak ayrı yaşamaya başladıkları ve bunalıma girdiği öğrenilen Vesim Şimşek (45), beraber yaşadığı 4 çocuğunu dağlık alana götürüp tabancayla her birine ateş etti. Meydana gelen acı olayda 2 yaşındaki Ceylin, 4 yaşındaki Cemre ve 14 yaşındaki Nira olay yerinde hayatını kaybederken 11 yaşındaki Hira Nur isimli çocuk ise olaydan ağır yaralı olarak kurtuldu. Çocuklarını vurduktan sonra kendisine de ateş eden Vesim Şimşek de ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

“ONLAR ZATEN CENNETLİK, HELALLİK ALMAYA GEREK YOK”
Yaşanan vahim olay sonrası hayatını kaybeden 3 kız kardeş annelerinin yaşadığı Manisa’nın Salihli ilçesinde dualarla son yolculuklarına uğurlandı. Hz. Ömer Camisinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazı öncesi anne Naciye Akkaplan, çocuklarının tabutuna sarılarak her biriyle ayrı ayrı helalleşirken “Hanginize yanayım” şeklindeki feryatları yürekleri dağladı. Cenaze namazını kıldıran Salihli Müftüsü Ali Çebi ise 3 kız kardeş için “Çocuklar zaten cennetlik, helallik almaya gerek yok. Onlar çocuktur cennete gideceklerdir” diyerek helallik almadı. Öte yandan baba Vesim Şimşek ve kızı Hira Nur’un İzmir’de yoğun bakımda tedavilerinin devam ettiği öğrenildi.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özellikle kentin merkezinde çöplerin toplanmaması kirliliğe neden oldu.
Konak ilçesinde Alsancak, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Kordon bölgesinde oluşan çöp yığınları, tepkilere yol açtı.
Genel İş Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ercan Gül, yaptığı açıklamada, 90 çalışanın vasıf haklarının verilmesi için yaptıkları görüşmelerde netice alamadıklarını, çalışanların iş bırakma kararı aldığını söyledi.
Gül, şunları kaydetti:
“Bizim tek talebimiz arkadaşlarımızın vasıflarının verilmesi. Şoförlük yapıyor ünvanı verilmiyor. Araç arkası görev yapıyor karşılığı verilmiyor. Arkadaşlarımız da yaptıkları işin karşılığını alamadıkları için görevlerini bırakma kararı aldılar. Bugün çöplerin toplanması için formüller getirdiler. Arkadaşlarımız tepki gösterdiler, çöplerin toplanmasına engel oldular. Gerilim olmasın diye zabıta da geri çekildi. Anlaşma sağlanmadığı sürece eylem devam edecek.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne ait 3 uçak, 8 helikopter, 29 arazöz, 10 su ikmal aracı, 5 dozer ve 5 yer ekibi sevk edildi.
Ekipler sarp arazide etkili olan yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan yoğun çalışma yürüttü.
Yangın kontrol altına alındı, ekiplerin soğutma çalışmaları sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir‘in Karşıyaka ilçesi Yamanlar Dağı’nda 15 Ağustos’ta saat 21.00 sıralarında çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle geniş bir alana yayıldı. Yangında yerleşim yerleri de etkilendi. Yangında 17 ev yandı, 105 ev boşaltıldı. 44 iş yeri de tahliye edildi. 3 mahallenin boşaltılmasına neden olan yangın, yaklaşık 1600 hektarlık alanda etkili oldu. Karşıyaka’da başlayan ve Bayraklı ile Çiğli ilçesine yayılan orman yangını nedeniyle kentin birçok noktası duman altında kaldı.
ÇALIŞMALAR SONUÇ VERDİ
Karşıyaka’daki yangında 4’üncü güne girilmişken, günün ilk ışıklarıyla hava unsurları da tekrar çalışmaya başladı. 2 uçak, 7 helikopter ve çok sayıda arazözle müdahale edilen alevler kontrol altına alındı. Öte yandan, yanan alanlar dronla görüntülendi.
İşte bölgeden kareler;










Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gece saatlerinde yangın bölgesine gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı yaptığı açıklamada yangının çıkış nedeninin 3 kişinin piknik amaçlı yakmış olduğu ateşten kaynaklandığını açıkladı.
Yamanlar mevkisinde yangının konut alanına yakın olması nediyle 17 ev yandı, 105 ev boşaltıldı, 44 iş yeri de tahliye edildi. Bir binanın çatısına isabet eden bir ateş parçası ile başlayan yangın ise İzmir Büyükşehir Belediyesiİtfaiye Ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı.
Öte yandan Sağlık Bakanlığı’ndan İzmir’de meydana gelen orman yangınına ilişkin yapılan açıklamada, yangından 78 kişinin etkilendiği, 29 kişinin tedavisinin hatanelerde devam ettiği bildirildi.
Yangına karşı ekiplerin müdahalesi devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’de geçtiğimiz günün akşamı çıkan orman yangını söndürme çalışmaları aralıksız sürüyor. Söndürme çalışmalarına destek olmak için farklı şehirlerden itfaiye ekipleri İzmir’e yola çıktı. İstanbul’da farklı farklı ilçelerin itfaiye ekiplerinden 7 araba 31 personel önce Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM)’nde bir araya geldi. İtfaiye ekipleri AKOM’da gerekli hazırlıkları tamamladıktan sonra İzmir’deki yangın yerine doğru yola çıktı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – İzmir’in Karşıyaka ilçesindeki Yamanlar Dağı’nda iki gün önce başlayan ve yerleşim yerlerine sıçrayan orman yangını devam ederken, günün ilk ışıklarıyla havadan tekrar müdahale başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin birçok ilinde orman yangınları sürüyor. İzmir, Bolu, Manisa, Aydın, Karabük ve Muğla’daki orman yangınlarına gece boyunca havadan ve karadan müdahale edildi. Türkiye’nin 5 ilinde süren yangınlarda son durumu açıklayan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), müdahale çalışmalarının aralıksız sürdüğünü fakat yerleşim bölgelerini tehdit eden yangınlar sebebiyle yurttaşları tahliye etmeye devam ettiklerini duyurdu. AFAD açıklamasına göre İzmir, Aydın, Bolu, Muğla ve Manisa’daki orman yangınlarında tedbir amaçlı 3 bin 583 kişi tahliye edildi.
Orman yangınları uydu görüntülerine de yansıdı. NASA verilerine göre İzmir’de 941, Manisa’da bin 498 ve Bolu’da iki bin 580 hektar alan yangından etkilendi.Yangın Haritası verilerinde 3 ilde toplam 5019 hektar alanın yangından etkilendiği görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiinde geçtiğimiz gün saat 21.10 sıralarında çıkan yangına müdahale sürüyor. İncelemelerde bulunmak üzere yangın bölgesine gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaşanan yangınlara ilişkin basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bakan Yumaklı, “Bugün itibariyle ülkemizde 72 yangın çıktı. Bunların 45’i kontrol altında, 27’sine müdahale sürüyor. Sabah itibariyle sadece Bolu ve Manisa’daki, onların da enerjileri düşürülmüştü ancak çok yoğun bir şekilde şiddetli rüzgarın olması, tekraren buraları alevlendirdi. Farklı yerlerde de yangınlar çıkmaya başladı. Bolu’da 12.41’de anızdan kaynaklı bir yangın çıktı. Yaklaşık 80 kilometreye varan hızla bir rüzgar sebebiyle çok hızlı yayıldı. Bu yangını başlatanlar gözaltında. Yangına 13 helikopter 160 kara aracı, 822 personel sevk ettik. Ayvatlar, Yeniköy, Seferler ve Umurlar Mahallesi tahliye edilmişti. Naldoğan- Göynük yolu trafiğe kapatılmıştı. Enerjisi düşürülmüş vaziyette” diye konuştu.
“3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı”
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiindeki yangına dair de bilgiler aktaran Bakan Yumaklı, “Biz dün gece sabaha kadar bununla ilgili müdahaleleri yapıp artık tamamladık derken bugün saat 10.14’te tamamladık dediğimiz yangına yakın bir yerde bir yangın daha çıktı. Her 2 yangın da ormanlık alanında başladı. Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Birbirine yakın devam eden bu yangınlara, 4 uçak, 14 helikopter, 70 kara aracı ve 445 beş personel sevk ettik. Özellikle Yamanlar mevkiinde konut alanına yakın olması hasebiyle 17 ev yandı. 105 ev boşaltıldı. 44 iş yeri de tahliye edildi. 1 evin de çatısına yangın sirayet etti. Rüzgarın şiddetine göre zaman zaman baskılanıyor. Zaman da alevlenebiliyor. Arkadaşlarımız gerekli tedbirlerini aldılar. Şu an için yerleşim yerlerini tehdit edecek herhangi bir unsur yok” cümlelerini aktardı.
Otluk alanda sigara içerken çıkarmışlar
Ödemiş ilçesinde bağlı Beydağ’daki yangının, 2 çocuğun otluk alanda sigara içerken çıkarmış olduklarını söyleyen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bunlar da gözaltına alındı. Kararsız bir rüzgar var. Zaman zaman müdahale eden arkadaşlarımızın hayati tehlike atlatmasına sebep olan durumlar olabiliyor. Herhangi bir can kaybı yok. Ekosistemdeki canlılar için üzgünüm. Bu yangına da 3 uçak, 1 helikopter, 10 kara aracı, 63 personel sevk etmiştik. Bunun da enerjisi şu an için düşürülmüş vaziyette.”
Manisa’nın Gördes ilçesindeki yangının kırsal alanda başladığını ve ormana sirayet ettiğini ifade eden Bakan Yumaklı, yangının çıkış sebebiyle ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığının altını çizdi. Sözlerini sürdüren Yumaklı, “Yangına 2 helikopter, 2 uçak, 99 kara aracı ve 512 personel sevk etmiştik. İlk başta enerjisini oldukça düşürmüştük ancak yeniden çıkan şiddetli rüzgar maalesef büyümesine sebep oldu” şeklinde konuştu.
Aydın ve Didim’deki yangınların enerjisi düşürüldü
Aydın ve Didim’deki yangının da çıkış sebebini bilmediklerini vurgulayan Yumaklı, buraya da 3 uçak, 5 helikopter, 27 kara aracı ve 155 personeli sevk ettiklerini, enerjisinin düşürüldüğünü belirtti.
Diğer yangınların da enerjileri düşürüldü
En çok endişeye sevk eden yangının Aydın Bozdoğan’daki yangın olduğunu anlatan Yumaklı, “Yangın kırsal alanda çıktı ve ormana sirayet etti. 2 uçak, 3 helikopter, 30 kara aracı, 168 personel sevk ettik. Muğla, Milas, Karabük, Safranbolu ve Ovacık. Bunların da enerjileri düşürüldü” diye açıkladı.
Hava araçları açıklaması
“Hava araçları 24 saat havada kalamaz” diyen Bakan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunların ikmal yapması gerekir. Belli bir rüzgar şiddetinin üzerinde olduğu zaman bu araçlar istese bile kalkamaz. Kalksalar bile su alamaz. İstedikleri yere atamaz. Ben sosyal medyadan paylaşımların hepsine kulaklarımı kapadım.”
Vatandaşlara uyarı
Vatandaşlara kapalı alanların dışında bir ateş yakılmaması konusunda uyarılarda bulunan Bakan Yumaklı, vatandaşların evlerinin, iş yerlerinin dışında bir ateş ve çakmak yakmamasını belirtti.
“İzmir’de 3 kişi aranıyor”
İzmir’de 3 kişinin arandığını söyleyen Bakan Yumaklı, “2 kişi Ödemiş’te gözaltına alınmış vaziyette. Bolu’da da 4 kişi gözaltına alındı. Çiğli yangını ise Yamanlar mevkii ile birleşti” diyerek sözlerini tamamladı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Karşıyaka’da akşam saatlerinde genişleyen ve yerleşim yerlerine sıçrayan yangın sırasında Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Acil” notuyla yardım çağrısında bulundu. Ünsal, sosyal medya hesabından “Karşıyaka’da devam eden yangına müdahale için kullanıma hazır durumda su tankeri ve iş makinesi olan tüm firmaları mücadelemize destek olmaya çağırıyoruz” dedi.
Sosyal medyada hızla paylaşılan bu çağrıya İstanbul’dan da yanıt geldi. Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, “Karşıyaka Belediyemizin çağrısına kayıtsız kalmadık. Ataşehir Belediyesi olarak, var gücümüzle İzmir’de olacağız.” derken, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan da şu paylaşımı yaptı:
“Tüm İzmirlilerin yanındayız”
“İzmir halkına geçmiş olsun diliyoruz. İzmir Karşıyaka’da başlayıp yayılan yangını endişeyle takip ediyoruz. Afet yardım ekiplerimiz, arazözlerimiz, yerinde tedavi aracımız ve veteriner ekibimiz yangın söndürme çalışmalarına ve etkilenen yurttaşlarımıza destek için yola çıktı. Yerleşim alanlarına kadar ulaşan yangınların bir an önce kontrol altına alınması adına emek veren herkese sağlık ve güç diliyorum. Tüm İzmirlilerin yanındayız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bakanlığı, İzmir’de meydana gelen orman yangınından 78 kişinin etkilenmdiğini, hastanelerde 29 kişinin tedavisinin devam ettiğini açıkladı. Bölgeye 10 ambulans, 3 UMKE timi ve 42 sağlık personeli görevlendirildiği bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sosyal medya hesabından “Merkezi yönetim ve yerel yönetimler birlikteliğinin önemini defalarca kez anlattık” diyen Gökan Zeybek’in açıklaması şöyle:
“İzmir, Manisa ve Aydın’da iki gündür süren yangınlara müdahale noktasında bölgedeki Belediyelerimiz tüm imkanlarıyla mücadele veriyorlar. Şu ana dek yaklaşık 3.500 hektarı aşkın bir alan yangından direkt olarak etkilenmiş durumda.
“Söz konusu siyaset değil; yurttaşlarımızın canıyken atanmış Bakanlarınız çağrılarımıza dönmüyorlar”
Hava müdahalelerinin yetersizliği, helikopter çalışmalarının durdurulması ve Bakanlık kademesinin iletişime kapalı olması kabul edilir bir şey değildir. Söz konusu siyaset değil; yurttaşlarımızın canıyken atanmış Bakanlarınız çağrılarımıza dönmüyorlar.
“Birlikte çalışmazsak kaybeden hepimiz olacağız”
Merkezi yönetim ve yerel yönetimler birlikteliğinin kriz yönetimindeki önemini, koordinasyon içinde çalışmanın önemini defalarca kez anlattık. Tüm yetkilileri devlet ciddiyetine ve konunun hassasiyetine yakışır adımlar atmaya davet ediyorum. Bu işin pazarlığı, rekabeti, kazananı yok. Birlikte çalışmazsak kaybeden hepimiz olacağız.
Yangından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; bölgede mücadele veren tüm kahramanlarımıza sonsuz teşekkür ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Yamanlar Dağı’nda başlayan ve ormanlık alana yakın yerleşim yerlerine sıçrayan yangına ilişkin açıklama yapan CHP Genel başaknı Özgür Özel, “İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve Ankara Büyükşehir Belediyemiz itfaiyeleri İzmir’deki yangına müdahale etmek için yoldalar” ifadelerine yer verdi.
Özel’in X hesabından yaptığı açıklama şöye:
“İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve Ankara Büyükşehir Belediyemiz itfaiyeleri İzmir’deki yangına müdahale etmek için yoldalar. Sn. Cemil Tugay ile sürekli iletişim halindeyiz. Sn. Ekrem İmamoğlu ve Sn. Mansur Yavaş ile birlikte süreci yakından takip ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ, BİFAŞ ve EFOR Fuarcılık iş birliği ile düzenlenen WENERGY EXPO-2. Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı Fuar İzmir’de kapılarını açtı. 300’ü aşkın sektör paydaşını, uluslararası alıcı ve yatırımcılar ile buluşturan fuarda, sektörün kamu, yatırımcı, sanayici ve tedarikçileri bir araya geldi. Fuarın açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Ege İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Altan İnanç, oda ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, fuar yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
“YENİLENEBİLİR ENERJİ FUARINI, AYRI BİR YERE KOYMAMIZ GEREKİYOR”
Fuarın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, “İzmir pek çok fuara ev sahipliği yapıyor ve her geçen gün daha fazla fuara ev sahipliği yapacağına inanıyorum. Buradaki gücümüzü, odalarımızdan ve tüm şehrimizdeki paydaşlarımızdan alıyoruz. Onların kuvvetli isteği ve desteği bu yolda yürümeyi kolaylaştırıyor. İzmir’i fuarlar şehri yapma yolunda gösterilen bu gayrete minnettarım. Biz de İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ailesi olarak bu fuarlara ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Yenilenebilir enerji fuarını, ayrı bir yere koymamız gerekiyor. Temalı fuarların sayısının artmasını ve kapsamının genişletilmesi gerektiğini düşünüyorum. İklim krizi, hiçbirimizin göz ardı etmemesi gereken bir sorun. Mücadele etmek öncelikli amaçlarımızdan olmalı. Karbon emisyonuna en fazla yol açan şey, üretim ve tüketim süreçlerinde enerjiyle bağlantılı konuların etkisinin olmasıdır. Bugüne kadar fosil yakıtlardan elde ettiğimiz enerjiyi, karbon ayak izi olmayan yeni enerji üretim kaynaklarından sağlamamız gerekiyor” diye konuştu.
“DÜNYADA PEK ÇOK ÜLKENİN SAHİP OLMADIĞI ŞANSA SAHİBİZ”
Başkan Tugay, “İzmir denize açılan bir şehir, dağları olan bir şehir. Güneş enerjisinden kolayca yararlanabileceğimiz bir şehir. Bu açıdan rüzgar enerjisi ve güneş enerjisine dönük yatırım olanaklarının fazla olduğunu biliyoruz. Jeotermal açısından da zengin kaynaklara sahibiz. Dünyada pek çok ülkede bulunmayan olanaklara sahip olmayı bir şans olarak görmeli ve yatırım seçeneklerini değerlendirmeliyiz. Ülkemizde hala enerji üretim metotlarına baktığımızda, yenilenebilir enerji üretim payı beklentilerimizin çok altında. Bunun için çok daha hızlı bir gelişim gösterme gerekliliği ortada. İzmir’in Avrupa Birliği’nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu’na 377 şehir arasından Türkiye’de seçilen iki kentten birisi olması itibariyle kentimiz önemli bir potansiyele sahip” ifadelerini kullandı.
“YENİLENEBİLİR ENERJİ FUARI İÇİN İLK GELMESİ GEREKEN ŞEHİR İZMİR’DİR”
Hem yerel yönetimler, hem de kentteki ilgili kişi ve kuruluşları bir araya getirip bu konuda daha fazla çalışma yapmak gerektiğine değinen Tugay, “Neticede yenilenebilir enerji fuarını Türkiye’de kim yapsın denilse belki de akla ilk gelmesi gereken şehir İzmir’dir. Bu sene ikincisini düzenlediğimiz bu fuarın, önümüzdeki yıl uluslararası boyutta üçüncüsünü yapacağız. Şehrimize ve ülkemize yapılan yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bu fuarın da en hızlı şekilde büyümesi için biz de üzerimize düşeni yapacağız” dedi.
“ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ MİLLİ BİR MESELEYE DÖNÜŞTÜ”
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise yeşil dönüşümün önemine dikkat çekerek “İzmir bu konuda çok şanslı. Çünkü gelecek vadeden tüm sektörler, geçmişten bugüne kadar her zaman İzmir’de ön plana çıktı. İzmir ilklerin şehri olduğu gibi sanayide de, pek çok sektörde de ön planda. Kuzey aksımızda enerji ile ilgili üretim yapan çok sayıda yerli ve yabancı firmaya ev sahipliği yapıyoruz. İklim krizinin etkilerini her ortamda görüyoruz. Bugün krizlere açık yeni dünya düzeninde enerji arz güvenliğinin milli bir meseleye dönüştüğünü de her ülke ifade ediyor. Ülkemizde yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik eden sistemler mevcut. Sanayimizin enerji ihtiyacının temelinde fosil yakıtlar ön plana çıkıyor. Daha hızlı somut teşviklere ihtiyaç var. Yenilenebilir enerji konusunda daha fazla yatırım ve desteğe ihtiyacımız var. Yenilenebilir enerji ekipmanlarında yan sanayi ürünlerini de üretebilecek kapasiteye sahibiz” diye konuştu.
ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERDEN GES’LERE
Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, protokol eşliğinde WENERGY EXPO-Temiz Enerji Teknolojileri Fuarı turuna çıkarak katılımcıları ziyaret etti. Fuar turunda Başkan Tugay, yeni nesil elektrikli otomobiller, güneş enerjisiyle çalışan teknolojik cihazlar, güneş enerji sistemleri, robotik ekipmanlar, hidroelektrik ve rüzgar enerjisi sistemleri, elektrikli bisikletler, çevreci akıllı ev sistemleri gibi çok sayıda inovatif ürün hakkında bilgi aldı. İzmirli Motech Power firması, Başkan Tugay’a güneş enerjisi paneli şeklinde plaket verirken, Ukraynalı yabancı katılımcılar ise kardeş şehir Çernivtsi’ye ait tabak ve Ukrayna kültüründe yer alan zili hediye etti. Başkan Tugay katılımcı firmaların yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İZSU ve İZENERJİ stantlarını da ziyaret ederek yenilenebilir enerji sistemleri ve yatırımları hakkında bilgi aldı.
İNOVATİF ÜRÜN VE TEKNOLOJİLER WENERGY EXPO’DA
Fuarda, başta rüzgar, güneş, hidrojen, biyokütle ve jeotermal olmak üzere yenilenebilir enerjinin tüm alt başlıkları yer alıyor. Enerji ekipman tedarikçileri, mühendislik ve Ar-Ge firmaları, otomotiv sektörü, elektrikli araçlar, şarj ekipmanları, enerji depolama firmaları, e-mobilite kuruluşları ve lojistik başta olmak üzere enerjiyle ilgili en güçlü üretici firmalar inovatif ürün ve teknolojilerini fuarda sergiliyor. WENERGY EXPO’da, UR-GE Projesi kapsamında 25 ülkeden çok sayıda sektör profesyoneli yabancı alıcı da ağırlanıyor.
KONGREYLE SEKTÖRÜN GELECEĞİNE YÖN VERİLECEK
Etkinlik sponsorunun Arçelik olduğu WENERGY EXPO ile eş zamanlı olarak yapılacak kongre de enerji sektörünün nabzını tutacak. Sektörün önde gelen isimlerinden akademisyenler, iş insanı ve enerji dünyası temsilcilerinin konuşmacı olduğu kongre kapsamında, 22 oturum gerçekleştirilecek. Oda, dernek ve kurumların destekleriyle Fuar İzmir A Hol Etkinlik Sahnesi ile A Seminer Salonu’nda üç gün boyunca yapılacak kongrede enerji dönüşümünden yenilebilir enerji kullanımına, iklim değişikliğinden elektrikli araçlara kadar pek çok konu başlığı ele alınacak. Açılış konuşmasını “Dünya Enerjisindeki Yeni Dinamikler: Türk İş Dünyasına Yansımaları, Neler Yapmalı?” başlığıyla Londra Enerji Kulübü Başkanı Mehmet Öğütçü’nün yapacağı kongrede alanında lider ve ilham veren konuşmacılar bilgi ve birikimlerini paylaşacak. Kongre ile eş zamanlı olarak Elektrik Mühendisleri Odası tarafından da “Temiz Enerji Sempozyumu” düzenlenecek.
Görüntü Dökümü
-Genel ve detay görüntüler
WENERGY EXPO fuardan detay görüntüler
Açılış
-Konuşma
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar
-Genel ve detay görüntüler
Kurdele kesimi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın fuar alanını gezmesi
]]>İzmir’in kadın belediye başkanlarının bulunduğu söyleşiye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’in kadın belediye başkanları ile yola birlikte çıktıklarını belirterek; “İzmir’in kadın belediye başkanları bu dönem Türkiye için örnek işler yapacaklar. Önümüzdeki dönemde çok daha aktif bir şekilde kadınların siyasette temsilini sağlayacaklar” ifadelerini kullandı.
Başkan Sengel: “Yardımdan dayanışmaya, ranttan halka”
Söyleşide konuşan İzmir’in kadın belediye başkanlarından Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin geride kalan beş yılda birçok krizle başarılı bir şekilde mücadele etmesinin 2024’teki tablonun mimarı olduğuna dikkat çekerek; “Cumhuriyet Halk Partili belediyeler yardım etmekten ziyade dayanışmayı esas alan, ranttan ziyade halkın yanında durmayı esas alan bir anlayışla hareket etmeye devam edecekler. Her şeyden öte her şeye rağmen dayanıklı kentler nasıl olur 2019’dan itibaren göstermeye çalıştık. Bu konuda rüştümüzü ispatladık. 2028’de de iktidarda bunu göstereceğiz” dedi.
Mutlu: “Adaylarımız doğru seçildi”
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, İzmir’de aday gösterilen kadın belediye başkanlarının kadın olmalarının yanı sıra toplumda karşılığı olan adaylar olduğunu belirterek; “Biz İzmir’de 8 kadın belediye başkanı olarak seçildik. Ben seçileceğimizi biliyordum. Çünkü adaylarımız çok doğru belirlendi” diye konuştu.
Kınay: “Erkek egemen siyasete doğru cevabı verdik”
Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Karabağlar’da kadın belediye başkanı seçilmez algısını kırdıklarını belirterek; “Karabağlar’da sadece kadınlarla değil eşitliği, aydınlığı savunan erkeklerle hep birlikte erkek egemen siyasete karşı doğru cevabı vermiş olduk” vurgusunu yaptı.
Ünsal: “Önümüzdeki süreç büyük bir fırsat”
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, söyleşide yaptığı konuşmada, sadece kadın belediye başkanlarının değil CHP’li tüm belediye başkanlarının çok büyük bir sorumluluk yüklendiğini belirterek; “Türkiye’de birçok şeyin değiştiğini anlatabilmemiz için önümüzdeki süreç büyük bir fırsattır” sözlerine yer verdi.
Fıçı: “Kadın adaylar için örnek olacağız”
Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Foça’nın ilk kadın belediye başkanı olmanın mutluluğunu yaşadığını belirttiği söyleşide; “Sekiz kadın belediye başkanının önümüzdeki 5 yıllık süreçte yapacağı işler belki de bugüne kadar cesaret edememiş olan kadın aday adayları için örnek teşkil edecek. Bizim misyonumuz bu. Bir kente, bir kasabaya, bir büyükşehire kadın eli değdiğinde nelerin olacağını gösterme zamanı” diye belirtti.
Erdoğan: “Kadın belediye başkanlarının sayısı artacak”
Söyleşide konuşan Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, kadın belediye başkanlarının farklı bir bakış açısına sahip olduğunu belirterek; “Biz hepimiz liyakat sahibi, hayata karşı belli bir duruşu olan kadınlarız. Umarım İzmir’de ve Türkiye’de önümüzdeki dönem kadın belediye başkanlarının ayısı artacaktır” ifadelerini kullandı.
Bodur: “Kadınlardan çok destek gördüm”
Kınık Belediye Başkanı Sema Bodur, Kınık’ta kadın belediye başkanı seçilmesiyle bir algının kırıldığını belirterek; “Kınık’ta bir kadın belediye başkanı seçilmesinin zor olduğu söyleniyordu. Ama ben Kınık’ta en çok kadınlardan destek gördüm” sözlerine yer verdi.
Denizli: “Biz başarırsak kadınların önü açılacak”
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ise kadın ve genç adayların önyargılarla karşılaşabildiğine değinerek; “Biz sadece kadın olduğumuz için değil hem parti liyakatine hem eğitim liyakatine sahip olduğumuz hem de her birimiz iş alanlarımızda ortaya koyduklarımız sayesinde bu koltuklarda oturuyoruz. Biz başarırsak kadınların ve gençlerin önü daha çok açılacak” vurgusunu yaptı. – İZMİR
]]>Çeşme Belediye Bandosu eşliğinde, Mehmetçik Parkı’ndan başlayan kortej yürüyüşüne, İzmir Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Çeşme Emniyet Müdürü Murat Dokumacı, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Birimi Şube Müdürü Enver Yılmaz, Çeşme Gençlik ve Spor Müdürü Nuri Büyükateş ve sporcular katıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda sona eren kortej yürüyüşünün ardından açılış töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. Çeşme Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları ekibinin sunduğu gösterinin ardından açılış konuşmaları gerçekleştirildi.
“Çok güzel oyunlar bizleri bekliyor”
İzmir Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, yaptığı konuşmada, “Yarımada Spor Oyunları, bu bölgede ilk ve tek yerel spor oyunlarıdır. Üç aşamalı İzmir Spor Şenlikleri kapsamında, ilk aşama olan 17. Yarımada Spor Oyunları’nda bir araya geldik. Geçen hafta içerisinde kaymakamımız ve belediye başkanımızı ziyaret ettim. Detaylar üzerinde konuşmak istedim. Baktım ki, kaymakamımız ve belediye başkanımız her şeyi, en ince ayrıntısına kadar planlamışlar. Harika bir organizasyon tasarlamışlar. Çok güzel oyunlar bizleri bekliyor. 15 ayrı branşta, 9 ilçeden katılımla, kazasız belasız, harika bir mücadele diliyorum” dedi.
“Kazananın herkesin olduğu harika bir organizasyon olmasını diliyorum”
Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı da bir konuşma yaparak, “Bahardan kalma son günlerde Çeşme’nin yazına ‘merhaba’ derken, sporla dolu, keyifle dolu bir döneme ‘merhaba’ diyoruz. 17’ncisini düzenlediğimiz Yarımada Spor Oyunları’nın gelişerek, diğer ilçelerimizi de kapsayarak İzmir genelinde olması da dileğimizdir. ‘Sağlam kafa, sağlam vücutta olur’ şiarıyla öğrencilerimizin sporla, beden eğitimiyle, kendilerini geliştirmeleri, ülkemizin geleceğine de emin adımlarla yürümeleri amacıyla bu organizasyonda emeği geçen Valiliğimize, belediyemize, Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlüğümüze ve en önemlisi öğrencilerimizi yetiştiren ve buraya getiren öğretmenlerimize şükranlarımı sunmak istiyorum. Tüm öğrencilerimizin başarıyla bir mücadele sergiledikleri, kazananın hepsinin olduğu bir organizasyon olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
“Spora ve Çeşme’ye yakışacak bir hafta olmasını temenni ediyorum”
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli de yaptığı konuşmada, “17. Yarımada Spor Oyunları’na ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Kültürel mirasımızın, özellikle geçmişten gelen geleneklerimize sahip çıkmanın önemini her zaman vurguluyorum. Sadece sanat alanında değil, spor alanında da çok önemli olduğunu vurguluyorum. O nedenle böyle bir spor müsabakasına, tarihten aldığımız güçle bugünlere getirmek ve Vali Yardımcımız Ünal Çakıcı’nın bu konuda verdiği yoğun çaba ile yeniden hayata geçirilmesinden büyük mutluluk duyuyorum. Çok güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum. Çocuklarımızla, sporcularımızla, gençlerimizle, spora ve Çeşme’ye yakışacak bir hafta olması temennisiyle, organizasyonda emeği geçen Vali Yardımcımıza, Çeşme Kaymakamımıza, İl Gençlik ve Spor Müdürlüğümüze, İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğümüze ve Çeşme Belediyesi emekçilerine çok teşekkür ederim” şeklinde konuştu.
Çeşme, Urla, Karaburun, Seferihisar, Selçuk, Narlıdere, Menderes, Güzelbahçe ve Balçova olmak üzere toplam 9 ilçeden sporcuların katıldığı 17. Yarımada Spor Oyunları’nda, Badminton, basketbol, 3×3, bocce, dart, futbol, kros, masa tenisi, mini voleybol, oryantiring, plaj voleybolu, satranç, tekvando (kyorugi), tenis, yelken, yüzme (açık su) branşlarında, yaklaşık 2050 sporcu mücadele ediyor. 17. Yarımada Spor Oyunları, 11 Mayıs Cumartesi günü sona erecek. – İZMİR
]]>Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris ve beraberindeki heyet, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı makamında ziyaret etti. Jill Morris ile beraberinde Konsolos Neale Jones, Konsolos Yardımcısı Gill Karataş, İngiltere’nin İzmir Konsolosluğu yetkilileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı ve bürokratlar yer aldı.
TUGAY: “ÜZERİME DÜŞEN NEYSE YAPMAYA HAZIRIM”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Önümüzdeki 5 yıl için ilişkilerimizi geliştirmek, yeni bazı ilişki alanları açmak için üzerime düşen neyse yapmaya hazırım. Şehirleşme, çevre ve şehrin kalkınması ile ilgili var olan potansiyeli artırma konusunda yoğun bir çalışma planlıyoruz. İzmir tarihsel olarak Türkiye ve belki dünyanın en önemli tarım, ticaret, turizm ve kültür kentlerinden biri. O nedenle potansiyelini doğru şekilde kullanmak için çalışma planımız var” dedi.
“DOĞRU BİR İŞ BİRLİĞİ GELİŞEBİLİR”
Tarım, turizm ve gastronomide İzmir’in önemine dikkat çeken Tugay, “Bu bölgede sağlıklı tarım yapılmasıyla ilgili şartları sağlama konusunda çok istekliyiz. Belediye olarak bu konuda yoğun bir çalışma içinde olacağız. Sağlıklı ve güvenli gıda sadece Türkiye değil, Avrupa’da da önemi artan bir konu. Burada İzmir’den ne bekleniyorsa ona göre bilinçli şekilde çalışabiliriz ve doğru bir iş birliği gelişebilir. Biz sularımızı, topraklarımızı ve havamızı temiz tutmayı çok önemsiyoruz. Bu konularda iş birlikleri herkese çok yararlı olur. Genellikle ülkeler arası ilişkiler merkezi hükümetler üzerinden oluyor ama ben İzmir’in şehir olarak biraz daha doğrudan ilişki kurması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
“OFİSİ BİZ DE AÇABİLİRİZ”
İzmir’de yaşayan İngiliz iş insanları ile yakın ilişkiler kurmak istediğini belirten Tugay, “İzmir, Ege Bölgesi’nin lider şehridir. Ege Bölgesi’nin diğer bütün belediye başkanlarının CHP’li olmasının bize sağladığı avantajla önümüzdeki dönemde bölgesel planlama yapacağız, koordinasyon içinde çalışacağız. Bu anlamda da daha güçlü birliktelik içinde hareket edebiliriz. İzmir’de yaşayan İngiliz iş insanlarıyla tanışalım ve sorunları ile doğrudan ilgilenelim istiyoruz. Ayrıca özellikle sağlık turizmi için gelecek insanlara yardımcı olacak ofisi biz de açabiliriz. Doktor olduğum için bu konuda yaşanan sorunları biliyorum. Bu konuda da rol almak isterim” dedi.
“SAĞLIK TURİZMİ İÇİN GELENLERİN SAYISI GEÇEN YILIN İKİ KATI”
Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris, odak noktasında yeşil dönüşüm ve çevre dostu projeler olduğunu ifade etti. Birleşik Krallık’ın coğrafi koşullar gereği rüzgar enerjisinde önemli yol kat ettiğini söyleyen Morris, Türkiye’nin güneş enerjisinde attığı adımların farkında olarak yeşil dönüşüm alanında iş birliği yapılmasının mümkün olduğunu belirtti.
Sağlık turizmiyle Birleşik Krallık’tan İzmir’e gelen insanların geçen yıla göre iki kat arttığına dikkati çeken Morris, İzmir’in bu konuda Türkiye’nin diğer illerini geride bıraktığını vurguladı. Morris ayrıca Büyükelçilik olarak İngilizce dil öğrenimine yönelik İzmir’de daha fazla proje yapılması ve kültür sanat alanında ortak işler gerçekleştirilmesi için destek vereceklerini belirtti.
]]>(İZMİR) – İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri, 68 kuşağı önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 52’inci yılında basın açıklamasında bulunup, denize çiçek bıraktı.
İzmir’de 52 yıl önce idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri basın açıklamasında bulundu. Konak’ta Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanan grup adına basın açıklaması metnini KESK İzmir Dönem Sözcüsü Nihat Filiz okudu. Yapılan açıklamada 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan anılarak “12 Mart askeri darbesi koşullarında, emir-komuta zinciriyle gerçekleşen yargılamada, Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi tarafından hukuk adeta katledilerek, ‘Tam Bağımsız Türkiye’ mücadelesinin yiğit evlatları, üç fidanımız hakkında idam cezaları verildi” denildi.
“EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN SİMGELEŞMİŞ İSİMLERİ”
“Emperyalizme ve faşizme karşı mücadele eden öğrenci gençliğe, işçi ve emekçilere, ezilen halklara gözdağı verilmek istendi” denilerek devam eden açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu idamlar, devlet eliyle işlenen siyasi cinayetlerdir. Sinan Cemgil ve arkadaşları Nurhak’ta, Mahir Çayan ve arkadaşları Kızıldere’de, İbrahim Kaypakkaya işkencede, Deniz Gezmiş ve arkadaşları Ankara Ulucanlar Cezaevinde öldürülmüş; bir dönemin devrimci gençlik önderleri fiziken ortadan kaldırılarak mücadele ettikleri değerler yok edilmek istenmiştir. Deniz Gezmiş ve 68 gençlik önderleri, emperyalist saldırganlığa ve sömürüye karşı işçi, köylü ve emekçilerin, ezilen halkların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin simgeleşmiş isimleridir. 1968 gençlik hareketi akademik özgürlükler için, bilimsel ve demokratik eğitim için üniversitelerde boykotlar, işgaller, yürüyüşler, forumlar gerçekleştirmiştir. İşçilerin grev ve direnişlerine, sendikal örgütlenme mücadelesine, köylülerin emperyalist sömürüye karşı mücadelelerine destek vermişlerdir. Emperyalizme karşı ezilen halkların bağımsızlık mücadelesini desteklemiş, Türkiye’nin ABD ve NATO’nun ileri karakolu haline getirilmesine karşı çıkarak, Amerikan 6. filosunu ve askeri üslerini protesto etmişlerdir.
“ÜÇ DEVRİMCİ GENCİN İDAM EDİLMESİ İÇİN EL KALDIRANLAR, HALK DÜŞMANLARI OLARAK TARİHTEKİ YERLERİNİ ALMIŞLARDIR”
Filistin halkının özgürlük mücadelesine katılmış, İsrail devletini koruyan Kürecik radar üssüne dikkat çekmişlerdir. Zap köprüsünü inşa ederek Kürt ve Türk halkının kardeşliği, eşitliği, ortak geleceği için hem fiziki hem de simgesel anlamda çok önemli bir temel inşa etmişlerdir. 1790 aydın, yazar, sanatçı, akademisyen, hukukçu Meclis’in, idam kararlarının uygulamamasını ve idam cezasının yasalardan kaldırmasını istedi. Fransa Sendikalar Konfederasyonu, bir çok ülkeden işçi sendikaları, siyasi partiler, insan hakları örgütleri idamlara karşı harekete geçtiler. Ancak, Meclis’te 273 kabul oyuyla idam cezaları kabul edildi. Adlarına şiirler yazılan, türküler, ağıtlar yakılan üç devrimci gencin idam edilmesi için el kaldıranlar, halk düşmanları olarak tarihteki yerlerini almışlardır.
ÜÇ FİDANIN SON SÖZLERİ HATIRLATILDI
Deniz Gezmiş ‘in, Hüseyin İnan’ın, Yusuf Aslan’ın, 6 Mayıs 1972 günü sabaha karşı Ankara Ulucanlar Cezaevi avlusunda, idam sehpasında tereddüt göstermeden ölüme yürürken haykırdıkları son sözleri, ‘Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye, Yaşasın İşçiler, Köylüler, Yaşasın Devrimciler! Kahrolsun Faşizm, Kahrolsun emperyalizm.’ olmuş, bu sözler, ulaştığı yüreklerde yankılanarak, kuşaklar boyunca aktarılarak bugüne taşınmıştır.”
Basın açıklamasının ardından İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Gündoğdu Meydanı’na yürüyerek idam edilen üç isim anısına denize çiçek bıraktı.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Demos Fuarcılık tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen İzmir Sanat ve Antika Fuarı, İzmirli sanatseverlerden büyük ilgi görüyor. İstanbul ve Bodrum’dan sonra Fuar İzmir A Holü’nde kapılarını açan fuarda, resim, heykel, rölyef, cam sanatı gibi çok sayıda eser ve birbirinden değerli antika eserler sergileniyor. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün portresinin de yer aldığı 15 bin metrekarelik alanda kurulan fuarda; 70 galeri, bin 500 sanatçı, 5 bin sanat eseri, 20 antikacının binlerce resim ve objesi İzmirliler ile buluşuyor. Klasik, modern ve çağdaş sanat eserlerinin yer aldığı İzmir Sanat ve Antika Fuarı, 5 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
“İZMİR HALKINA TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
Bu yıl ilk kez düzenlenmesine rağmen fuarla ilgili çok güzel tepkiler aldıklarını dile getiren Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, “Satılan eserler evleri şenlendirecek. Değeri milyonları bulan eserlerin yanısıra 5 bin – 10 bin lira arasında olan eserler de var. Önümüzdeki sene fuarımız daha da büyüyecektir. Yurt dışından yabancı sanatçılar, galeriler fuarımızı gezdi. Önümüzdeki yıl fuarda yer alacaklardır. Bu ilgiden dolayı İzmir halkına teşekkür ediyoruz” dedi.
“BÖYLE BİR FUARA İHTİYAÇ VARDI”
Fuar katılımcıları arasında yer alan oyuncu, ressam Gafur Uzuner, “İzmir’de böyle bir fuarın yapılacağını söylediklerinde özellikle içinde yer almak istedim. Buna ihtiyaç olduğunu biliyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, iyi de bir fuar oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay ile eşi Öznur Tugay geldi. İlgi de gösteriyorlar. İyi sanatçılar, galeriler var. Zamanla daha da iyi olacak. İzmirlilere hayırlı olsun, bu fuarın kıymeti bilinsin” diye konuştu.
“İLGİ MUTLULUK VERİCİ”
“Gölgeler Koleksiyonu” isimli eserleri ile fuara katılan ressam Güneş Çağlarcan, “Pandemi döneminde kayıplar vardı, o dönem hissettiklerimi anlattım. Bu benim 15’inci sergim oldu. Acılar ilham oldu, sanata dönüştürdüm. Başkanımız Cemil Tugay ile fuarda çok keyifli bir sohbetimiz oldu. Başkanımıza da o duygunun geçtiğini hissettim. Fuarı çok beğendim. Sanatseverler yoğun bir ilgiyle fuarı geziyor. İlk günden bu yana ciddi bir ilgi görüyoruz, bu mutluluk verici” ifadelerini kullandı.
“İZMİR HALKINI ÇOK SEVDİK”
Galeri İdil’in sahibi İdil Yılmaz ise “Heyecanla geldik. Şahane bir fuar olmuş. Her şey şahane, gelecek seneyi iple çekiyorum. İzmirlilerin sanata karşı ilgisi beklediğimden de yoğun oldu. Misafirperverlikleri çok tatlı, sanata olan ilgileri de çok yoğun. İzmir halkını çok sevdik, umarım bizi hiçbir zaman yalnız bırakmazlar” dedi.
İzmir Sanat ve Antika Fuarı, 1 Mayıs’ta kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da fuarı ziyaret etti.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası (İZTO) yönetimini konuk etti. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın Egemenlik Evi’ndeki makamında düzenlenen ziyarete İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İZTO Yönetim Kurulu üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı katıldı. Ziyarette, İZTO yönetimi, 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nin ardından göreve gelen Başkan Tugay’a tebriklerini iletirken İzmir’in geleceğine yönelik konular masaya yatırıldı.
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Kemalpaşa Lojistik Merkezi Projesi, sağlık turizmi başta olmak üzere kent turizminin geliştirilmesi, uluslararası fuarlara katılım, İzmir Tarım Organize İhtisas Bölgeleri gibi İZTO tarafından yürütülen projeler ve İzmir’in çözüm bekleyen sorunları hakkında görüş ve taleplerini aktardı.
“YILLARIN BİRKTİRDİĞİ BİR KONSANTRASYONLA ÇALIŞIYORUZ”
Nezaket dolayısıyla İZTO yönetimine teşekkür eden Tugay, “Sizleri burada görmek ve ağırlamak bizim için bir onur. Yeni bir döneme başladık. Öncesinde karşılıklı ziyaretlerimizde konuştuklarımız benim için çok değerli ve yol göstericiydi. Bundan sonra da sizlerle beraber ortak projelerde çalışarak, ihtiyaç duyduğumuzda sizin görüşlerinizle kararlar alarak önümüzdeki beş yılı geçirmek istiyorum. Dilerim çalışmalarımız şehrimiz için hayırlı olur. Kendimi sizlerle ve diğer kurumlarla çalıştığım için şanslı sayıyorum. Yılların biriktirdiği bir konsantrasyonla çalışıyoruz. Aramızda uyum var. Bundan İzmir kazanacaktır” dedi.
“İZMİR TURİZMİ İÇİN MASTER PLAN YAPALIM”
İzmir’in en önemli kalkınma potansiyelini tarım ve turizmde gördüğünü ifade eden Başkan Tugay, “Kemeraltı’nda çok önemli değerlendirmeler ve fikri oluşumlar ortaya çıkmış. Bizim biraz daha hızlı operasyonlara ihtiyacımız var. İzmir’de belediye şirketleri aracılığıyla hızlı bir şekilde tarihi yapıların restorasyonlarını sağlayacak bir oluşum hazırlığı içerisindeyiz. Bundan sonra birinci viteste giden iş, beşinci viteste ve bölgesel revizyonlarla dönüşecek. Arkeolojik çalışmalara ihtiyacımız var. İzmir’in dünyada hiçbir yere nasip olmayan arkeolojik birikimi var. Turizm için sizlerin de katılımıyla bir master plan yapalım” diye konuştu.
“DÜNYANIN EN GÜZEL ŞEHRİNE DÖNEBİLİR”
Turizmin gelişmesi için temiz körfezin zorunluluğuna işaret eden Tugay, “Körfez temiz bir hale geldikten sonra marinalarıyla, yelkenlileriyle, kıyı düzenlemeleriyle dünyanın en güzel şehirlerinden birine dönebilir. Bugünden yarına olabilecek bir şey değil elbette ama önemli olan bu vizyonu ortaya koyalım ve adım adım o yolda ilerleyelim. Burada şehrin iradesi gerekiyor. Bir fikir birliği etrafında toplanıp onu talep etmemiz gerekiyor” ifadesini kullandı.
“İZMİR’İN BİR TASARIM REHBERİNE İHTİYACI VAR”
İzmir’in yeniden planlamasıyla ilgili konuya yanıt veren Başkan Tugay, kentin tarihi, kültürel ve doğal yapısının korunarak geliştirilmesi için tasarım rehberi çalışması yaptıklarını ifade etti. Tugay, “Güçlü bir planlama ekibimiz, katılımcı bir süreçle bir İzmir planlaması yapacak. Bir de İzmir’in bir tasarım rehberine ihtiyacı var. Hem yapı için hem kamusal alanlar için. Mesela pazar yeri anlayışını değiştirmemiz lazım. Pazar yerlerinin haftanın iki günü kullanılıp, daha sonra atıl kalan yapılara dönüşmesi, çok büyük bir kamusal israf. Bunun gibi bir sürü kamusal alanla ilgili bir tasarım rehberi yapmak istiyoruz. Bunu kendi bünyemizdeki üç, beş mimarla yapmayacağız; İzmir’in mimarlarıyla yapacağız. O çağrılar yapılacak” dedi.
“KOBİ’LERİ VE KOOPERATİFLERİ DESTEKLEYECEĞİZ”
Başkan Cemil Tugay, ortak akıl konusundaki iradesini bir kez daha vurgulayarak, İzmir’in refahını eşit paylaşmak için küçük ölçekli işletme ve girişimlerin destekleneceğini ifade etti. Başkan Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak KOBİ’leri, kooperatifleri destekleme yönünde genel bir yaklaşımımız olacak. Bu süreçte markalaşma, tesisleşme, pazarlama konularında sizlerin yardımına ihtiyaç duyacağız” diye konuştu.
ÖZGENER: “İŞ BİRLİĞİNDEN BÜYÜK GÜÇLER DOĞACAĞINA İNANIYORUZ”
İZTO Başkanı Mahmut Özgener ise şunları söyledi:
“Bu dönem sizin için aslında zor ve yoğun bir dönem. Bizleri kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Bizlerle iletişimi hep üst düzey seviyede tuttunuz. Seçim sonrası da iş birlikleri ve iletişimin devam edeceği konusunda bizlere fikrinizi çok net bir şekilde ifade ettiniz. İzmir Büyükşehir Belediyesi şehrin en önemli kurumu. Biz de seçim sonrası sizi ziyaret etmek istedik. Bizlerden beklentilerinizi duymak istedik. Kurum olarak da kişiler olarak da iş birliğini önemseyen, iş birliğinden büyük güçler doğacağına inanan insanlarız. Sizin de o yöndeki düşüncelerinizi biliyoruz.” i.
Konuşmasında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Ticaret Odası’nın istişare toplantıları düzenlemesi talebinde bulunan Özgener, “Bu dönemde bizim en çok ihtiyacımız olan şey moral. Burada bize en çok morali verecek kişi, bu şehirde seçilmiş en büyük mülki amir olan sizsiniz. Uygun görürseniz farklı sektörlerin sıkıntılarını aktarabilmek isteriz. Bizim sorunları olan komitelerimizle, Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve bürokratlarının istişare toplantıları yapmasını talep ediyoruz. Bizler, sizin ihtiyacınız olan her anınızda yanınızda olacağız. Kendimizi sizin bir paydaşınız olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Özgener’in talebi üzerine Tugay, “Toplantıları ayda bir yapalım. Zamanla yarışıyoruz. Bu koşuyu kazanmamız için zamanı iyi kullanmamız gerek” dedi.
Ziyaretin ardından Başkan Tugay ve İZTO yönetimi hatıra fotoğrafı çektirdi. İZTO Başkanı Özgener, 1940’lı yıllarda İzmir Halk Evi olan bugünkü devlet tiyatrosunun fotoğrafının yer aldığı tabloyu hediye ederken Başkan Tugay ise Saat Kulesi heykeli takdim etti.
]]>İzmir Ticaret Odasında düzenlenen Tunus Cumhuriyeti ülke tanıtım toplantısı; İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Tunus Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier ile Tunus Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Sabuhi Attar’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Toplantıya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Abdullah Salkım, Mehmet Şahin Çakan, Serdar Gökhan Arıkan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, katip üyesi Ali Yaramışlı, meclis ve komite üyeleri katıldı.
Konuşmasında Tunus’un dün olduğu gibi bugün de İzmir’in geleneksel ticaret partnerlerinin başında geldiğini ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Yabancı yatırımların, ülkemiz ve kentimiz ekonomisinin kalkınmasında büyük önem taşıdığını görüyoruz. Türkiye’de 2023 yılı itibariyle 221 adet Tunus sermayeli ‘rma faaliyet göstermekte. Ülkemiz-Tunus ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi, kentimiz ticaretine de pozitif yansıyor. Bildiğiniz üzere İzmir, net ihracatçı bir şehir konumunda. Tunus’a 87 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken 20 milyon dolara yakın ithalat ile 67 milyon doları aşkın bir ticaret fazlasına sahibiz. Ülkemizden Tunus’a yapılan toplam ihracatın yüzde 7’sini İzmir gerçekleştiriyor” dedi.
Özgener, Tunus ile iş birliği önerilerini sıraladı
Tunus ile ihracat kalemlerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özgener, Akdeniz havzasındaki aşırı ısınmayı önlemek ve bölgenin artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla Tunus ile birçok ortak projenin hayata geçirebileceği vurguladı.
Özgener sözlerini şöyle sürdürdü:
“Akdeniz’deki tüm paydaşları bir araya getirecek, yenilenebilir enerji projeleri ile çevre koruma, temiz su temini ve yeşil altyapı gibi alanlarda bilgi ve teknoloji paylaşımı sağlayacak Akdeniz’de Sürdürülebilirlik Sempozyumunu kentimizde düzenleyebiliriz. Tunus’un tarım potansiyeli ile İzmir’in ileri teknoloji uygulamalarıyla birleşen üretim deneyimini içeren ortaklıklar kurabileceğimize inanıyoruz. Yanı sıra; odamız ve Tunus Ticaret ve Sanayi Odaları Avrupa Birliği tarafından sürdürülen INTERREG NEXT MED Programı kapsamında bir projede yer alıyor. Akdeniz limanlarında Akdeniz Dijital Inovasyon Merkezlerinin kurulmasını hedefleyen proje kapsamında İzmir Alsancak Limanı ve Tunus Goulette Limanı’nın iştirakçi olarak yer almasının her iki ülke arasında kruvaziyer turizmi, ekonomi ve kültürel konulara ilişkin bağları daha da güçlendireceği kanaatindeyiz.”
Tunus Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier, toplantıda gerçekleştirdiği bilgilendirme sunumunda, Tunus’un Avrupa, Afrika ve Orta Doğu arasında köprü niteliğine sahip stratejik bir pozisyonda bulunduğunu vurguladı. Ülkede bulunan; 9 uluslararası havalimanı, 7 ticari liman, 2 bin kilometrenin üzerinde demir yolu hattının güçlü bir lojistik altyapı sunduğunu belirten Sghaier, Tunus’un Kuzey Afrika bölgesinde yetenek rekabeti, girişimcilik ekosistemi, yenilik, rekabetçi endüstriyel performans, bilgi ve iletişim teknolojileri geliştirme, e-ticarete geçiş alanlarında ilk sırada yer aldığını; ayrıca çok verimli topraklara sahip olduğunu söyledi.
Sghaier konuşmasında şunları kaydetti:
“Tunus ve Türkiye iki kardeş ülke ve halkları arasındaki tarihi bağlar, kültür ve medeniyet ortaklıkları, güçlü iş birliği ilişkilerinin kurulması için sağlam temel ve uygun zemin teşkil ediyor, özellikle de zengin ve çeşitli yasal çerçeveye dayanan ekonomik alanlarda. Kuşkusuz ülkelerimizin sahip oldukları muazzam imkanlar, her iki taraf için de kazan-kazan ortaklığı çerçevesinde bu ilişkileri güçlendirmek ve tabanını genişletmek için bizleri birlikte daha fazla çalışmaya motive ediyor.” – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık ortaklığında bu yıl ikinci kez düzenlen MAST İzmir Boat Show – Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Tarihi liman ve denizcilik kenti İzmir’de, dünyaca ünlü tekne markaları, sektörün büyük yerli üretici tekne, ekipman ve aksesuar firmalarını buluşturan MAST İzmir Boat Show, 5 Mayıs 2024 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. MAST İzmir Boat Show’un açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı (EBSO) Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Başkan Vekili Cem Hüroğlu, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sektör profesyonelleri ve çok sayıda ziyaretçi katıldı.
“Bu fuar çok daha fazla ilgiyi hak ettiğini gösterdi”
Açılış konuşmasında MAST İzmir Boat Show’un Marble Mermer Fuarı gibi dünya çapında başarı potansiyelinin olduğunu ifade eden Başkan Tugay, “İZFAŞ’ın ev sahipliği yaptığı tüm fuarları dikkatle takip ediyorum. Her birinden kendimize ödev çıkartıp, gelecekte çalışma yapacağımız alanlara yoğunlaşıyorum. Geçtiğimiz günlerde mermer fuarımızı 39. kez açtık. İlk fuardan bugüne, kat ettiğimiz yolu ve fuarın dünyadaki prestijini konuştuğumuzda inandığımız yolda neleri başarabileceğimizi hissettik. Bugün ikincisini düzenlediğimiz MAST İzmir Boat Show, gördüğü ilgi ve katılımcı sayısıyla ve paydaşlarının vizyonuyla çok daha fazla ilgiyi, yatırımı ve çabayı kesinlikle hak ediyor” dedi.
Ortak akıl vurgusu
Konuşmasında ortak akıl vurgusu yapan Başkan Tugay, “İzmir bir deniz ticaret kentidir. Bu alanda çalışan insanları desteklemeli, yenilikçi anlayışı, vizyoner bakışı, açık görüşlülüğü ortaya koymamız gereklidir. İzmir’in gerçekten pek çok alanda önemli bir potansiyeli var. Cumhuriyet döneminde üzerimize düşeni yaptık mı, daha fazlasını yapabilir miydik? Bundan sonrası için neler yapmalıyız? Burada konuyu bilen, bize yol gösterecek insanları dinlemenin, kurumlar arası iş birliğini artırmanın önemine inanıyorum. Hep birlikte şehrimizin kalkınması için üzerimize ne düşüyorsa onu yapmamız gerektiğini düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlık görevimde bu anlayışla hareket edeceğim” diye konuştu.
“Körfez temizliği ve marina vaadim geçerli”
İzmir’in büyümesi, kalkınması ve zenginleşmesi için çalışacaklarını kaydeden Başkan Tugay, kentte yaşayan insanların mutluluğu ve refahı için bunun çok önemli olduğuna dikkat çekti. Bu fuarı daha da geliştirmek için çalışacaklarını kaydeden Başkan Tugay, “Başkanlığım döneminde Körfez’in temizliğini ve Körfez etrafında birkaç tane marina yapılmasını vadettim. Bu geçerlidir. Ben bu güzel şehrin insanlarına, potansiyeline inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“İzmir’de üretim yapabiliriz”
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı (TOBB) Ender Yorgancılar, fuarın tüm holleri dolduracak potansiyele sahip olduğunu ve daha geniş bir alanda yapılabileceğini söyledi. Dünyada şehirlerin yarıştığına dikkat çeken Yorgancılar, “Bu fuar geliştikçe alanında dünyadaki önemli fuarlarla yarışacaktır. Üç tarafı denizle çevrili olan bir ülkede yaşıyoruz. Sektör çok büyüyor. Alacağımız daha çok yol var. Mega yatlar ve küçük boyutlu tekneleri İzmir’de yapabilecek imkanımız var; hepsini İzmir’de üretebilme kapasitesine sahibiz” şeklinde konuştu.
“Önümüzdeki yıllarda kabına sığmayacak”
İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, fuarın ilk yıla göre güzel bir ilerleme kaydettiğini belirterek, “Bu hepimiz için gurur verici. Düzenlendiği ilk yıl 73 katılımcıyı ağırlayan fuar bu yıl 113 katılımcıya ev sahipliği yapıyor. Katılımcı sayısındaki yüzde 50 üzerindeki bu artışı, önümüzdeki yıllarda kabına sığmayacak uluslararası bir etkinliğin habercisi olarak görüyoruz. Sektör kapsamında ülkemizin 2023 yılındaki yat ihracatı 2022’ye kıyasla yüzde 33 artarak 1,5 milyar dolardan 1 milyar 900 bin dolara yükseldi. 2023 yılındaki gemi, yat ve hizmetlerin ihracatı ise yüzde 100 artış kaydederek, 129 milyon dolardan yaklaşık 260 milyon dolara ulaştı. Bu yıl ise toplam ihracatın yaklaşık 3 milyar Euro civarında olması bekleniyor” ifadelerini kullandı.
“Turizm gelirinin 4’te 1’ini deniz turizminden elde ediyoruz”
Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, “İlk Türk denizcisi Çaka Bey’in vatanı olan İzmir, yakın tarihimize kadar Türkiye’nin en önemli gemi imalat noktalarından biri olmuştur. Türkiye birbirinden güzel koyları ve 20 bin yat bağlama kapasitesine sahip marinalarıyla önemli bir deniz turizmi kapasitesine sahiptir. Türkiye’deki turizm gelirinin 4’te 1’ini deniz turizminden elde ediyoruz. 2028 yılındaki turizm hedefimizin 100 milyar dolar olduğunu var sayarsak bunun 25 milyar doları deniz turizminden sağlanacaktır. Deniz araçlarımızla kaliteli hizmet vermeliyiz. İzmir deniz turizminin göz bebeğidir. Daha iddialı duruma gelebilmemiz için koylarımızı gözümüz gibi korumalıyız. Marinalardaki bağlama kapasitesini yükseltmeliyiz” şeklinde konuştu.
“Türkiye’de 750 kişiye bir tekne düşüyor”
Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Başkan Vekili Cem Hüroğlu, “Bu fuarın arkasında büyük bir emek olduğunu biliyoruz. YATED, 300 üyesiyle Türkiye’nin en büyük seslerinden birindir. Bu fuar sadece bot ve teknelerin değil, bir kültürün fuarıdır. 50 bin metrekarelik alanda 30 bine aşkın ziyaretçi beklentisiyle bu fuara giriyoruz. Denizcilik bir tutkudur. Biz denizlerle çevreli bir ülke olsak da, deniz turizminde maalesef lider bir ülke olamadık. Bugün Norveç’te 13 kişiye 1 tekne düşerken Türkiye’de 750 kişiye bir tekne düşmektedir. YATED olarak Türkiye’de denizciliğin gelişimi için tüm paydaşlarla çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
“Önümüzdeki yıllarda 4 holde bu fuarı yapmak isteriz”
ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Günaydın ise, “İkinci kez bu fuarı düzenliyoruz. Geçen yıl 25 bin metrekarede 100 katılımcı ile yapmıştık. Bu yıl 50 bin metrekare ile 150 katılımcı ve 300 tekne ile fuarı yapıyoruz. Önümüzdeki yıllarda 4 holde bu fuarı yapmak isteriz. İzmir’de Türkiye’nin karada yapılan en büyük tekne fuarını yapabiliriz” diye konuştu.
Dev tekneler, yenilikçi su ekipmanları
Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, protokol eşliğinde B ve C holünde sergilenen MAST İzmir Boat Show’u gezdi. İnsan gücüyle çalışan su motorlarından elektrikli sörf tahtalarına, sürat teknelerinden boyutu 16 metreleri bulan dev tekneleri ve sektörün gelişimi için tasarlanan inovatif ürünleri inceleyen Başkan Tugay, tasarımcılardan, firma yetkililerinden bilgi aldı. Başkan Tugay ile fuarda karşılaşan ziyaretçiler hatıra fotoğrafı çekildi. Fuar turu sırasında Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) standını ziyaret eden Başkan Tugay’a GSBİR Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Torlak ise plaket takdim etti.
Sanat ve Antika Fuarı ile eş zamanlı
Başkan Tugay, turun ardından MAST İzmir Boat Show ile eş zamanlı kapılarını açan İzmir Sanat ve Antika Fuarı’nı ziyaret etti. İstanbul ve Bodrum’dan sonra Fuar İzmir A Holü’nde kapılarını açan fuarda resim, heykel, rölyef, cam sanatı gibi çok sayıda eser ve birbirinden değerli antika eserler sergileniyor. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dev portresinin de yer aldığı fuarda Başkan Tugay eserlerin sahibi sanatçıları tebrik etti. 15 bin metrekarelik alanda kurulan fuarda 125 galeri, bin 500 sanatçı, 100 antikacının yer aldığı fuarda binlerce resim ve obje 5 Mayıs’a kadar İzmirlilerle buluşacak.
Sektörün profesyonelleri bir arada
MAST İzmir Boat Show, dünyaca ünlü tekne markaları, sektörün büyük yerli üretici tekne, ekipman ve aksesuar firmalarını bir araya getiriyor. Sektöre yön veren bir platform olma özelliğini taşıyan fuar, son trendleri ve yenilikleri yakından takip eden deniz tutkunları için de bir buluşma noktası olma niteliği taşıyor. Geçen yıl Almanya’dan Körfez ülkelerine, İtalya’dan Macaristan’a kadar birçok ülkeden ve Türkiye’nin dört bir yanından yerli ve yabancı toplam 20 bin 540 kişinin ziyaret ettiği MAST İzmir Boat Show’u, bu yıl 30 binden fazla kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.
300’den fazla tekne sergileniyor
Fuar alanı geçen yıla göre metrekare bazında yüzde 50 büyüdü. Fuarda; boyları 3 metreden 16 metreye kadar değişen motoryat, yelkenli, trawler, sürat tekneleri, son teknoloji botlar ile ekipman ve aksesuarları yer alacak. 300’den fazla teknenin sergileneceği, tekne ve yat sektörünün birçok anlaşmaya imza atacağı fuar, hem sektöre hem de şehrin ekonomisine katkı sağlayacak. Üretimde dünyada ilk üç ülke arasında yer alan, kaliteli üretimiyle dünyanın birçok noktasından talep gören Türkiye’nin, fuarla birlikte sektördeki iş hacminin artması da hedefleniyor. Fuar İzmir B ve C hollerinde düzenlenen MAST İzmir Boat Show, 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
MAST İzmir Boat Show; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO), Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR), Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED), İzmir Tekne İmalatçıları ve Tedarikçileri Dayanışma Derneği (TEKİMDER), TMMOB Gemi Mühendisleri Odası (GMO) tarafından destekleniyor. – İZMİR
]]>Profesyonel liglerde 9 takımı bulunan, tam bir futbol kenti olan İzmir’de sağlanan bu güç birliği kapsamında, İEÜ EKOKENT Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde 7 akademisyenden oluşan bir ekip kuruldu. Sosyoloji, iletişim, ekonomi ve şehir planlama gibi farklı uzmanlık alanları bulunan İEÜ’lü akademisyenler, veri analizlerine ve saha çalışmalarına başladı.
8 ayda tamamlanması hedeflenen projede, futbol kulüplerinin İzmir için oluşturduğu katma değer, bilimsel açıdan ilk kez detaylıca analiz edilecek. Ardından da futbol kulüplerinin kentin marka değerine, tanınırlığına ve ekonomisine katkısını artırmak hedefiyle projeler hayata geçirilecek.
Yusuf Hakan Abacıoğlu: “Paydaş olmaktan mutluyuz”
Aralık ayında İEÜ ile İZVAK arasında imzalanan iyi niyet protokolünün ardından resmi sözleşme de İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, İZVAK Başkanı Ali Erten ve Başkan Vekili Talat Papatya tarafından imzalandı. İEÜ Mütevelli Heyet Salonu’nda gerçekleşen imza töreninde konuşan Rektör Abacıoğlu, Süper Lig’e yükselen Göztepe’yi kutlayarak sözlerine başladı. İzmir’in, sporda Türkiye’nin önde gelen kentlerinden biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Abacıoğlu, üniversite olarak böylesine önemli bir çalışmanın paydaşı olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
Çalışmalar 3 aşamada gerçekleşecek
İzmir Ekonomi Üniversitesi Bölgesel Kalkınma, Kent ve Çevre Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKOKENT) Müdürü Prof. Dr. Burak Doğu ise çalışmaya ilişkin detaylar paylaşarak, “İzmir’deki futbol kulüplerinin yerel kalkınmaya olan etkilerini ekonomik, toplumsal ve mekansal açılardan analiz edeceğiz. İlk olarak, Türkiye ve dünya genelindeki spor kulüplerinin yerel kalkınmaya etkisini konu alan akademik çalışmaları inceleyip iyi uygulama örneklerini tespit edeceğiz. Ardından mevcut veri setleri ile ikincil kaynaklardan elde edeceğimiz bulgular çerçevesinde bir çalışma yürüteceğiz. Son aşamada ise sahada anket çalışmaları ve derinlemesine mülakatlar gerçekleştireceğiz. Bunları bir mekansal haritalama çalışmasında bir araya getireceğiz. Ayrıca, tarihi verilerle geçmişe dönük bir simülasyon çalışması yapacak ve farklı spor kulüplerine uyarlanabilecek bir model geliştireceğiz. Elde edeceğimiz sonuçlar bundan sonra hayata geçecek projeler için de zemin oluşturacak” diye konuştu.
Ali Erten: “Büyük bir hazineye sahibiz”
İZVAK Başkanı Ali Erten, Türkiye profesyonel futbol liglerinde, İstanbul’dan sonra en çok takımı olan şehrin İzmir olduğunu belirtti. Çalışmanın İzmir için büyük önem taşıdığını ve elde edilecek verilerin kent yöneticileriyle, kulüplerle ve sponsorlarla paylaşılacağını dile getiren Erten, “Bir kentteki futbol kulüplerinin; o şehir için ekonomik anlamda ne ifade ettiğini bilimsel açıdan göstermek istedik. Bunun için de en iyi partnerin İzmir Ekonomi Üniversitesi olabileceğini düşündük. Fikrimizi paylaştık ve üniversitemiz de oldukça olumlu karşıladı. İş birliğimizi her gün daha da geliştirerek bu noktaya taşıdığımız için çok mutluyuz. Elde edeceğimiz sonuçlar, birçok açıdan yol gösterici olacak. Futbolda ne kadar büyük bir hazineye sahip olduğumuzu bilimsel olarak tespit edeceğiz. Çalışmamız, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından da heyecanla takip ediliyor. İnanıyorum ki çalışma tamamladığında Türk futbolu için çok değerli sonuçlara ulaşacağız” ifadelerini kullandı.
Talat Papatya: “Tüm kulüplerimiz, İzmir’in değeri ve vazgeçilmezi”
İZVAK Başkan Vekili Talat Papatya da futbol kulüplerinin İzmir’in marka değerine büyük katkı sağladığını söyleyerek, “Göztepe, yeniden Süper Lig’e yükselerek şehrimize sevinç yaşattı. Göztepe’yi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini temenni ediyorum. Buna ek olarak şu anda play-off oynamaya hak kazanarak bir üst lige yükselme mücadelesini sürdüren takımlarımız da var. Göztepe’nin ardından yeni başarılar için de hazırız. Takımlarımıza yürekten başarılar diliyorum. Tüm kulüplerimiz, İzmir’imizin değeri ve vazgeçilmezidir. İzmir’de futbolun gelişmesi demek aynı zamanda kentin de gelişmesi, konaklamadan ulaşıma kadar birçok sektörün beslenmesi demektir. Futbol için yapacağımız her proje; İzmir’in geleceği için atılmış önemli bir adımdır. Biz, bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İEÜ ile birlikte başlattığımız projeyi de bu fikirden yola çıkarak hayata geçirdik. Çalışmanın sonuçlarını merakla bekliyoruz” şeklinde konuştu. – İZMİR
]]>Ak Parti İzmir İl Başkanlığında yapılan değerlendirme toplantısında basın mensuplarına açıklama yapan Kasapoğlu, “İzmir için güzel hedeflerimiz vardı, gerçek belediyecilikle tanıştırmak adına hayallerimiz vardı. Hayallerimizde ısrarcıyız, hayallerimizin peşinden yürüyeceğiz. Ben bu vesileyle seçilen Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve ilçe belediye başkanlarını, meclis üyelerini tebrik ediyorum. Biz hep milletimizin menfaatinin yanında olacağız. Belediyelerde bize düşen ne varsa, İzmir’le ilgili her daim onu gerçekleştirmenin peşinde olacağız. Birlikte hareket edeceğiz. Teşkilatımız her zamanki gibi heyecanla İzmir hayallerinin peşinde. Biz refleksleri güçlü olan bir hareketiz, bu süreçlerdeki mesajları okuyarak yolumuza devam edeceğiz. İzmir’deki yaşam kalitesinin daha yukarıda olması için hayallerimizin peşinden koşmaya devam edeceğiz” açıklamalarında bulundu.
“Milletimizin iradesinden başka irade tanımadık”
Konuşmasında yerel seçimlere de değinen Kasapoğlu, “Türkiye demokrasisini ve gücünü, milli iradeye saygısı her seçim tazeleyen ve yukarı taşıyan bir ülke. Bunu geçtiğimiz yıl nasıl yaşadıysak 31 Mart’ta da yaşadık. Halkımız sandıklara koştu ve milletimiz ne dediyse başımızın tacı oldu. Milletimizin iradesinden başka irade tanımadık ve tanımayacağız. Bundan sonra demokratik olgunluğumuzu daha da yukarı taşıyacağız. Seçim tablosunda demokratik olgunluk ve şölen var. Bu şölende de büyük emekler var” diye konuştu.
“Ekilen tohumların meyve verdiğine şahit olacağız”
“Küresel anlamdaki sorunların ekonomik anlamdaki ektilerini hissediyoruz” diyen Kasapoğlu, şunları kaydetti:
“Fakat yine bunları birlikte aşacağız. Bunları aşmak için çalışıldığının kimsenin şüphesi olmasın. Milletimizi daha müreffeh, daha mutlu kılmak adına adımlarımızı büyüterek yolumuza devam edeceğiz. Biz milletimizin mesajını hep kıymetli gördük, asla küçümseyenlerden olmadık. Seçimlerde ölülere oy kullandırıldı, halkı simitle kömürle kandırdınız dediler, bahane ürettiler. Biz asla milletimizin iradesini bahaneler ile örtme peşinde olmadık. Önümüzde 4 yıl var, Türkiye yüzyılı sürecimizin başındayız. Göreceksiniz çok kısa zamanda ekilen tohumların meyve verdiğine şahit olacağız. Bizim anlayışımızda hiçbir zaman ümitsizlik yok.”
“Sorunları birlikte aşacağız”
Hem büyükşehir belediyesinin hem de ilçe belediyesinin güvenli binalar olmak üzere deprem gerçeğiyle ilgili ciddi çalışmalar yapması gerektiğinin altını çizen Kasapoğlu, “Hem büyükşehir belediyesine hem ilçelere, İzmir’in yaşam kalitesiyle, çevreyle, trafikle, sosyal belediyecilikle ilgili; İzmir’in gençliğine, kadınlarına, çocuklarına dair çok ama çok ciddi faydalar ortaya koymak gerekiyor. Demokrasimiz güçlüyse, demokrasimiz oturduysa, milletin sesi, milletin iradesi hür şekilde çıkıyorsa, milletin sözünün, kararının üstünde bir karar tanınmıyorsa, hayatın her alanlarında engelleri aşarsınız. Yaşadığımız sorunlar vardır. Özellikle küresel anlamda ekonomik sorunlarımız bizleri etkiledi. Bunları hissediyoruz ama bunları birlikte aşacağız” cümlelerine yer verdi.
Gazze’deki saldırıyı kınadı
Gençlerin en büyük yol arkadaşlarının olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, “Bizim anlayışımızda ümitsizlik yok. Gayretle yolumuza devam edeceğiz. İzmir’e dair hayallerimiz, İzmir’in bir şeylerine dair hayallerdir. Çünkü biz milletimize hizmet ederek, milletimizi mutlu kılarak, heyecanla enerji alan bir hareketiz. Gençlerle hep birlikte olduk. Kimi zaman hararetli tartışmalarla bize yaklaşan gençler oldu. Kimi zaman bize teşekkür eden gençlerimizle oturduk. Pandemi ve afet süreçlerinde çok farklı gençlerle tanıştık. Tüm gençlerimizle gurur duyduğumuzu söyledik. Bizler bu ülkenin en büyük potansiyeli olan gençlerimizin farkında olduk ve farkında olmaya devam edeceğiz. Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde soykırım yaşanıyor. Bu soykırımı bir kez daha kınıyorum” şeklinde konuştu.
Açıklamaların ardından basın mensuplarının yönelttiği soruları yanıtlayan Kasapoğlu, ‘AK Parti’den devralınan belediyelerde ‘borçlara dair pankartların asılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusuna, “Yönetici olduysanız hiçbir mazeretin arkasına sığınamazsınız. Yönetici olmak sorun çözmek demektir. 1994 yılında Cumhurbaşkanımız İstanbul’a seçildiğinde nasıl bir finansal durumu ve şehir devraldığını biliyorsunuz. Başarmak için hiçbir mazeret tanımıyoruz. Sorunların üstüne giderek aşılmalı. Enkaz edebiyatı sonuç vermez” yanıtını verdi.
Karşıyaka Stadı ile ilgili de açıklamalarda bulunan Kasapoğlu, “Karşıyaka’da Mimarlar Odası, İzmir Büyükşehir Belediyesi mahkemeye gittiler ve inşaat durdu. Sonra tekrar başladı. Samimiyet ile başladık samimiyet ile bitirdik. Fakat Karşıyaka’da engellemeler bizi başarıya ulaştırmadı. Cemil Bey ile Karşıyaka’dayken görüştük. Bize ‘devredin Tunç Bey ile yapacağız’ dedi. Protokolleri gönderdik cevap yok. Cemil Bey ile tekrardan görüşeceğiz. Biz her zaman katkıdan yanayız. Devir noktasında hazırız, en hızlı şekilde gerçekleştiririz” diye konuştu.
Kasapoğlu konuşmasının devamında, oynadığı son maçta Süper Lig’e çıkmayı garantileyen Göztepe’yi ve İyi Parti Genel Başkanı olarak seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu tebrik etti.
“Ceketimi koysam kazanırım mantığında süreç yaşadık”
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da “Halkın bize verdiği mesajların doğru anlaşılması adına kararlar aşamasındayız. 2024 yerel seçimleri Türkiye’de, İzmir’imizde kazanan mı kaybeden mi ayrımı yapmaktansa, İzmir’in kazanmasını arzu ederdik. Ceketimi koyarsam kazanırım mantığının hakim olduğu bir süreci yaşadık. Her ilçe belediye başkan adayımız ve Hamza Dağ, İzmir’le ilgili ciddi projeler ortaya koyarken, hiçbir proje ortaya koymayanlara 28 ilçede çok az farklarla biz 10 ilçede az oylarla kaybettik. Bu süreçte farkındalığın ortaya çıkacağına inanıyoruz” ifadelerini vurguladı.
CHP için; ‘Sorunları Ankara’da çözmek isterlerse olumlu bakıyoruz’ yanıtı
Sözlerine devam eden Saygılı, şunları da ekledi:
“Pandemi, global ekonomik kriz, Ukrayna – Rusya Savaşı ve bölgedeki huzursuzluk, hem ülkemizi hem dünyayı ekonomik anlamda olumsuz etkiledi. Üstüne bir de 11 ilimizde yaşadığımız depremi yaşayan ülkemiz seçim atmosferine girdi. Bunlar kolay değildi. Bunları dizi gibi görüp unutacak insanlar değiliz. Biz 2001 krizini de gördük. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın önderliğinde bu sürecin yara almadan görüldüğünü de görüyoruz. Önümüzde çözülmesi gereken problemler var ama el birliğiyle çözeceğiz. CHP’nin 28 belediyeyi kazanmış olması, ortaya koyacakları bir mücadeleyi gerektiriyor. İzmir’in sorunlarını Ankara’da çözmek isterlerse olumlu bakıyoruz.” – İZMİR
]]>(İZMİR)- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 10-12 Mayıs günlerinde Yunanistan’ın Sakız Adası’nda gerçekleştirilecek Voleybol Turnuvası için İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısında; iki ülke arasındaki dostluğun her zaman devam edeceğini belirterek, “Sakız ve diğer Ege adalarıyla aramızdaki dostluğun gelişmesine, komşu ülkemiz Yunanistan’la kültürel, sosyal ve sportif ilişkilerin gelişmesine önem veriyorum. Onları hem İzmir’de ağırlamak hem de Yunanistan’a konuk olmak istiyorum” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 10-12 Mayıs’ta Sakız Adası’nda adanın yerel yönetimleri ile işbirliğiyle düzenlenecek, Altay ve Karşıyaka kulüplerinin de katılacağı Voleybol Turnuvası’nın basın toplantısına ev sahipliği yaptı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirilen basın toplantısına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Yunanistan Başkonsolosu Alexandros Konstas, Sakız Adası Belediye Başkan Yardımcısı Georgias Christakis, Sakız Adası Konaklama Derneği Başkanı Georgias Milanodis, Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, Altay SK Voleybol Şubesi Başkanı Dr. Aybars Akoğlu, Avek Otomotiv İzmir Bölge Müdürü Hüseyin Genç ve Fotoğrafçı-Koleksiyoner Mert Rüstem de katıldı.
“DOSTLUĞUMUZ HER ZAMAN DEVAM EDECEK”
Başkan Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu güzel organizasyonun arkasında olma kararımızı bildirdik. 10-12 Mayıs’ta bu turnuva Sakız Adası’nda gerçekleşecek. Böyle bir organizasyonun parçası olmak bizim için büyük bir keyif oldu. Ben göreve yeni başladım ama Sakız ve diğer Ege adalarıyla aramızdaki dostluğun gelişmesine, komşu ülkemiz Yunanistan’la kültürel, sosyal ve sportif ilişkilerin gelişmesine önem veriyorum. Onları hem İzmir’de ağırlamak hem de Yunanistan’a konuk olmak istiyorum. Dostluğumuz her zaman devam edecek” dedi.
TUGAY, SAKIZ ADASI VE KARŞIYAKA FK ARASINDA OYNANAN VE BİTMEYEN FUTBOL MAÇINI DA ANLATTI: “ARAMIZDAKİ DOSTLUĞUN TEMSİLİ ANLAMINDA HEP HATIRLADIĞIMIZ BİR HİKAYEDİR”
Tugay, geçmişte Sakız Adası’nın futbol takımı ve Karşıyaka FK arasında oynanan ve bitmeyen futbol maçını anlattı. İzmir ile Sakız Adası arasında güçlü ilişkilerin olduğuna vurgu yapan Başkan Tugay, “Sakız’la İzmir arasında çok yakın ilişkiler ve dostluk var. Sakız’a çok fazla İzmirli ziyaret için gider ama tarihsel olarak İzmir ve Sakız arasında çok yakın dostluklar var. Yıllar öncesinde de yaşanan çok hoş, hepimizin bahsedildiği zaman mutluluk ve dostluk hissettiği bir anımız var. Karşıyaka’nın futbol takımıyla Sakız Adası kulübünün futbol takımı arasında bir dostluk maçı yapılmasına karar veriliyor. Maç oynanmaya başlandıktan 3 dakika sonra çok ağır bir yağış olması sebebiyle maç gerçekleşemiyor. Bu maçı daha sonra oynarız dendikten sonra 2016’da seksen yıl sonra bu iki takım bir araya geliyor ve maçı yeniden yapmak istiyorlar. Maç başladıktan 65 dakika sonra maç bitmeden seyirciler sahaya giriyorlar ve diyorlar ki, ‘Bu maç hiç bitmesin’ ve maç bir daha yarım kalıyor. Bu turnuvanın direkt bu maçla bir ilgisi yok ama aramızdaki dostluğun temsili anlamında hep hatırladığımız bir hikayedir. Bugünkü olayda ta o zamandan gelen dostluğun getirdiği bir fikirdir. Bu kadar güzel bir fikri desteklememek olmazdı” ifadelerini kullandı.
“SAKIZ ADASI’NIN VOLEYBOLCU KIZLARI İÇİN DE ÇOK GÜZEL BİR DENEYİM OLACAK”
Sakız Adası Turizmden Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Georgias Christakis, İzmir’de olmaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, organizasyon sayesinde Sakız Adası’nın voleybolcu kızlarının farklı kulüp ve seviyelerden sporcularla birlikte çok güzel bir deneyim yaşayacağını vurguladı. Christakis, “Burada olmaktan mutlu olduğumu söylememe gerek yok çok mutluyum. Yeni belediye başkanımızın da selamını getirdim, Atina’da olmasa kesinlikle burada olurdu ama başkente gitmek zorunda kaldı. Ocak 2024’ten itibaren belediye başkanlığındayız, benim görevim başkanın turizmle ilgilenen başkan yardımcısı olmak. Ayrıca birlikte oynayacağımız spor kulüplerinden birisinin de koçuyum. Biz, Sakız Adası olarak bu tür birlikteliklerin yanındayız, çok istiyoruz. Zaten ilişkilerimiz çok eski, hatta şunu söylemek gerekli hem Sakız Adası hem İzmir turizm alanında birbirine destek veren 2 şehir, burada olmaktan mutlu olduğumuzu yeniden dile getirmek istiyoruz. Davetiniz için teşekkür ediyorum, Sakız Adası’nın voleybolcu kızları için de çok güzel bir deneyim olacak. Farklı kulüp ve seviyelerden sporcularla birlikte olacaklar, bu konuda çok sevinçliyim” şeklinde konuştu.
“BİZ DE TURİST PROFESYONELLERİMİZLE TÜRK MİSAFİRLERİMİZİN ADAMIZDAN MUTLU AYRILMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Sakız Adası Konaklama Derneği Başkanı Georgias Milanodis, Türkiye ve Yunanistan arasındaki dostluğa dikkat çekti. Sakız Adası ve İzmir’den gelen ziyaretçiler arasında çok güçlü bir bağın da oluştuğunu söyleyen Milanodis, “Çok sağlam dostluklarımın olduğu İzmir şehrini çok seviyorum ve burada olmaktan çok mutluyum. Uzun zamandır Sakız Adası ve İzmir’den gelen ziyaretçiler arasında çok güçlü bir bağ oluştu. Yıl boyu Türkiye’den ziyaretçilerimizin olması bizi özellikle mutlu ediyor. İnanın, biz de turist profesyonelleri kendimizi yüzde 100 seviyede Türk misafirlerimizin adamızdan mutlu ayrılması için çalışıyoruz. Ekim ayında derneğin başkanı olduğumda, özellikle komşu olduğumda komşuları birleştirmek ve iyi bir ilişki içerisinde olmak istedim. Biz de Mert beyle bunları konuşuyorduk ve işte bugün karşınızdayız. Türk halkıyla Yunan halkının yakınlaşması ve dostluğunun ileri seviyelere gelmesi çok önemli bir konudur. O yüzden bu alanda çok çalışmalıyız. Kuzey Ege Adaları, onların yöneticisi Bay Kartakis’in selamları var ve kendisi de gayretlerimizin yanındadır. Karşılaşmaların son günü olan pazar günü, orta çağ köylerine ziyaret organize ettik. Bu karşılaşmalar yarış gibi görülmemeli, bütün katılımcılar başarılı sayılacak ama ilk 4 takıma birer kupa verilecek. Şu anda müsaitlik olmadığını biliyorum ama umarım ileride futbol karşılaşmaları da organize edeceğiz” dedi.
“YUNAN DOSTLUĞUNU PEKİŞTİRMEK YOLUNDA ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATIYORUZ”
Yunanistan Başkonsolosu Alexandros Konstas, 2 ülke arasındaki dostluğu pekiştirmek için gayret olduğunu ifade ederek, “Yunan dostluğunu pekiştirmek, ticari dostluğumuzu pekiştirmek yolunda çok önemli bir adım atıyoruz. 94 yıllık mazisi olan bir spor karşılaşmasına sebep olabilmek için bir aradayız. Sayın başkanı kutlar görevinde başarılar dilerim. Bu fırsatla iyi dileklerimi sunmak istedim. Bu çok önemli girişimde katkısı olanları da tebrik etmek istiyorum. 2 halkı içgüdüsel olarak bir araya getiren bir gayret olduğunu görüyorum. İzmir Yunanistan Başkonsolosluğu bu yöndeki her girişim ve gayreti destekler çünkü ne kadar Sakız Adalı turist Türkiye’ye Türkiye’den de ne kadar turist Sakız’a giderse iki tarafında katkısına olur. Bu girişimlerin de devam etmesi 2 taraflı ilişkiler adına devam etmelidir. Ben İzmir’e şahsım adına teşekkür etmek istiyorum, çok sıcak bir şekilde karşılandım. Teşekkürler” dedi.
“BU TURNUVA GENÇLERİMİZ İÇİN BİR KAYNAŞMA FIRSATI OLSUN”
Karşıyaka SK Başkanı İlker Ergüllü, “Burada, bu bölgenin en büyük 2 ülkesinin yıllardır kültürel ve turistik çalışmaları olmuştur. Bu çalışmaların başında da daima Sakız Adası gelmiştir. Geçmişte futbolda yaşanan bitmeyen maçı inşallah sözüm olsun önümüzdeki sene başkanlığım devam ederse Karşıyaka’ya misafirlerimizi davet edelim. O maçı burada, İzmir’de yapalım. Bu organizasyona çok hızlı bir şekilde cevap veren sayın başkanımızı öncelikle teşekkür etmek istiyorum. İnşallah bu turnuva gençlerimiz için bir kaynaşma fırsatı olsun ve futboldan sonra gençlerimizin voleybol turnuvası da yıllarca konuşulmaya devam etsin” ifadelerini kullandı.
“DOSTLUK KAZANACAK”
Altay Voleybol Şube Başkanı Dr. Aybars Akoğlu da “Altay Kulübü Başkanı’nın selam ve saygılarını iletiyorum. Bir kulüp 1912 bir kulüp 1914 yılında kurulmuş. Sadece top oynamak değil aynı zamanda toplumu ileri götürmek için kurulmuş kulüplerdir. 7 yıl başkanlık yaptığım kulüpte ne zaman belediye başkanlarıyla bir araya gelsem, ‘Konak’taki binalar nasıl tarihiyse Altay ve Karşıyaka’da tarihi bir değerdir diyordum’ zaman zaman karşılık bulduk zaman zaman bulamadık ama sayın başkan görevinin henüz 1’inci ayında bu işi yaptı, teşekkür ediyorum. Dostluk kazanacak” diye konuştu.
]]>Son dönemlerde Türkiye ile Yunanistan arasında atılan dostluk adımlarına bir yenisi de İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Yunanistan’ın yerel yönetimleri tarafından atıldı. Voleybol turnuvasına imza atacak iki ülke, Sakız Adası’nda dostluk rüzgarı estirecek. Turnuvaya İzmir’den Karşıyaka Voleybol ve Altay Voleybol katılırken, Yunanistan’dan ise AS Nireas Kardamylon ve Sporting Kambochora takımları yer alacak. Tamamen prestij mücadelesi olacak bu karşılaşmalarda sıralamaya göre her takıma kupa verileceği ifade edildi. İzmir Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen törende İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, önemli açıklamalarda bulunarak, “Fikir bize ait değil, bir süredir Sakız Adası’nın iki voleybol takımı ile Altay ve Karşıyaka ortak turnuva yapmak istemişler. Sakız ile İzmir arasında dostluk var, Sakıza çok İzmirli gider, tarihsel olarak yakınlık ve ilişkiler var” ifadelerini kullandı.
“Müsabakaların güzel geçmesini diliyorum”
Yıllar öncesinde yaşanan çok hoş ve mutlu hissettikleri anılarının olduğunu anlatan Tugay, “Karşıyaka’nın futbol takımı ile Sakız Adası’nın futbol takımı dostluk maçı yapıyor, müsabakanın 3. dakikasında yağmurdan dolayı maç yarıda kalıyor. Bu maçı daha sonra oynar ve tamamlarız diyorlar. 2016’da tekrar iki takım karşı karşıya geliyor ve müsabaka tamamlanmak üzereyken taraftarlar sahaya giriyor. Yine ‘Bu maç tamamlanmasın’ diyorlar. Bu turnuvanın bu maçla ilgisi yok ama aramızdaki dostluğu her zaman hatırladığımız bir hikayedir. Bugün de yapacağımız turnuva geçmişten gelen aramızdaki dostluğun birikimidir. Bu kadar güzel fikri desteklememek olmazdı. 10-12 Mayıs’ta düzenlenecek turnuvanın destekçiyiz. Bizler de bu güzel fikrin destekçisi olduğumuz için mutluyuz. Sakız Adası ile diğer adalarla dostluğumuzun gelişmesini sağlayacağız. Komşu ülkemiz Yunanistan ile de kültür ve sosyal ilişkilerimizin kuvvetlenmesini istiyoruz. Dostluğumuz her zaman devam edecek ve çabalarımız daha da artacak. Bu organizasyon için herkese teşekkür ediyorum. Şimdiden müsabakaların güzel geçmesini diliyorum” dedi.
Giorgos Christakis: “Voleybolcular için güzel bir deneyim olacak”
Sakız Adası Belediye Başkan Yardımcısı ve Sakız Adası Turistikleri ve Voleybol Maçları Organizasyonu Başkanı Giorgos Christakis, “Burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Biz de Ocak 2024’ten itibaren belediye başkanlığındayız. Benim görevim başkanımızın turizm için çalışan yardımcısıyım ve birlikte oynayacağımızın turnuvadaki takımın başantrenörüyüm. Biz Sakız Adası olarak bu tür birlikteliklerin yanındayız. Hem Kios Adası ve hem de İzmir, turizm olarak birbirine destek veren iki yer. Davet için teşekkür ediyorum. Kios Adası’ndaki voleybolcular için çok iyi bir deneyim olacak” diye konuştu.
Giorgos Mylonadis: “İzmir’i çok seviyorum”
Konaklama Birliği Başkanı Giorgos Mylonadis de, “Çok sağlam dostluklarımızın olduğu İzmir şehrini çok seviyorum. Uzun süredir Sakız Adası ile İzmirli ziyaretçiler arasında güçlü bir bağ oluştu. Yıl boyu Türk ziyaretçilerin olması bizi memnun ediyor. Biz de turist profesyonelleri olarak Türkiye’den gelenlerin mutlu ayrılması için elimizden geleni yapıyoruz. Karşılaşmaların son günü olan Pazar günü ortaçağ köylerine ziyaretler ve geziler düzenlendi. Bu karşılaşmalar yarış gibi değil tüm katılımcılar başarılı sayılacak ve ilk 4 ekibe kupa verilecek. Şu anda durum müsait değil ama ileride futbol turnuvası da yapmak isteriz” şeklinde konuştu.
Alexandros Konstas: “Bu tarz girişimleri her zaman destekleriz”
Yunanistan İzmir Başkonsolosu Alexandros Konstas ise, “Başkanı kutlarım görevinde başarılar dilerim. Bu çok önemli girişimde katkısı olanları tebrik ediyorum. İki halkı bir araya getiren gayret olduğunu düşünüyorum. İzmir Yunanistan başkonsolosluğu bu yöndeki girişimleri destekler. Çünkü iki taraflı ilişkilere katkı sağlar. Tabii bu girişimlerin devam etmesi gerek. Ben İzmir’e şahsım adına teşekkür ediyorum, çok sıcak bir şekilde karşıladılar” cümlelerine yer verdi.
Karşıyaka’dan hazırlık maçı daveti
Yunan tarafını da İzmir’de hazırlık maçına davet eden Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, ” Akdeniz’in iki büyük ülkesinin kültürel ve turistik çalışmaları olmuştur. Sakız Adası İzmir’e en yakın olan ada. Geçmişte futbolda bitmeyen maçı inşallah benim sözüm olsun başkanlığım devam ederse gelecek sene bir hazırlık maçı olarak Karşıyaka’ya davet edelim ve burada dostluğumuzu sürdürelim. İnşallah bu turnuva gençlerimiz için kaynaşma fırsatı olur. Uzun yıllar bu voleybol turnuvası konuşulmaya devam etsin” değerlendirmesini yaptı.
Dostluk kazanacak
Altay Voleybol Şube Başkanı Aybars Akoğlu, “Altay başkanının rahatsızlığı nedeniyle aramızda değil kendilerinin selam ve sevgilerini iletiyorum. Bir 1912, bir kulüp 1914 yılında kurulmuş, sadece sahada futbol oynamak değil topluma öncülük etmek, toplumu ileriye götürme hedefleriyle kurulmuş. Her iki ülke arasındaki dostluğu pekiştirmek kuruluş ilkelerimize sadık kalmaktan çok mutluyuz. İzmir kulüpleri kültür miraslarıdır, dostluk kazanacak” açıklamasında bulundu. – İZMİR
]]>(İZMİR)- İzmir 1 Mayıs Tertip Komitesi, 1 Mayıs’a davet için İzmir Kemeraltı Çarşı’nda basın açıklaması yaptı. DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, “İşsizleri, çalışanları, öğrencileri, adalet arayan hukukçuları, sokaklarda adalet için oturanları, barış talep edenleri İzmir 1 Mayıs’ına davet ediyoruz. Alanlara çıkıyoruz ve 1 Mayıs saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda, Basmane’de, Kıbrıs Şehitleri’nde dört koldan 1 Mayıs’a yürüyoruz. Gündoğdu Meydanı’na ekmek ve adalet için yürüyeceğiz” dedi.
İzmir 1 Mayıs Tertip Komitesi, 1 Mayıs’a davet için İzmir Kemeraltı Çarşısı’nda basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya, 1 Mayıs Tertip Komitesi’nin bileşenleri DİSK, Türk-İş, KESK, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası ve TMMOB katıldı. Açıklamada, “Her yer Taksim her yer direniş”, “Yaşasın sınıf dayanışması”, “İşte 1 Mayıs işte alanlardayız”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları atıldı. “Bu düzen böyle gitmez haydi 1 Mayıs’a” yazılı pankart açıldı. 1 Mayıs Tertip Komitesi adına basın açıklamasını DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı yaptı. Sarı, şunları söyledi:
“Dünyanın dört bir yanında hakları için, demokrasi için mücadele eden işçilerin emekçilerin gençlerin ve kadınların sesleri ile sokaklara meydanlara alanlara, haydi 1 Mayıs’a demek için bugün burada toplandık. Bu güzel ülkemizin en iyi 1 Mayıs’ını yıllardır İzmir’de yapmaktayız. Tüm sendiklarımızın, siyasi partilerimizin, öğrencilerin yan yana geldiği, tek 1 Mayıs İzmir 1 Mayıs’ı. Bu düzen böyle bitmez diyoruz. İzmir Mayıs’ına bütün yoldaşları davet ediyoruz. Biz Türk-İş, KESK, TMMOB, İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri ile İzmir 1 Mayıs’ını Gündoğdu Meydanı’nda gelincik tarlasına çevireceğiz. Haklı taleplerimizi haykıracağız. Hepinizi 1 Mayıs alanlarına davet ediyoruz.”
“CUMHURİYET’İN İKİNCİ YÜZYILININ İLK 1 MAYIS’I ÜLKEMİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR DÖNEMEÇTE KUTLANACAK”
İşçiler ve emekçiler olarak 1 Mayıs’ta taleplerini dile getireceklerini ifade eden Sarı,” Sermaye bizi bölmeye çalışsa da tüm sendikalarımızla yan yanayız. Yılın 365 günü ezilen sömürülen yok sayılan milyonlar olarak 1 Mayıs’ta alanlarında kendimizi ifade edecek, taleplerimizi umutlarımızı ve tepkilerimizi dile getireceğiz. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk 1 Mayıs’ı ülkemiz için çok önemli bir dönemeçte kutlanacak. Bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, gençlerin, kadınların hesap sorma ve değiştirme iradesini güçlü bir biçimde ortaya koyduğu, siyasi iktidarın yoksullaştırdığı bir dönemde 1 Mayıs’a gidiyoruz. 1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik mücadele dayanışma günü. 2024, 1 Mayıs’ında işçiler hakları, adalet, demokrasi, barış için mücadele eden işçiler, dünyanın dört bir yanında ve İzmir’de meydanları dolduracak. Hak ve özgürlüklerimizin alabildiğine kısıtlandığı, bu süreçte hükümetin yoksullaştırıcı ekonomik programını seçimden sonra uygulanacağını ilan ettiği, acımasız kemer sıkma politikalarına, tüm haksızlıklara, hukuksuzluklara, adaletsizliklere karşı itirazlarımızı şimdi 1 Mayıs alanlarına taşıyacağız. İşsizleri, çalışanları, öğrencileri, adalet arayan hukukçuları, sokaklarda adalet için oturanları, barış talep edenleri İzmir 1 Mayıs’ına davet ediyoruz. Alanlara çıkıyoruz ve 1 Mayıs saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda, Basmane’de, Kıbrıs Şehitleri’nde dört koldan 1 Mayıs’a yürüyoruz. Gündoğdu Meydanı’na ekmek ve adalet için yürüyeceğiz” dedi.
]]>
(İZMİR) – İzmir Tabip Odası 2024-2026 Dönemi Olağan Genel Kurulu seçimleri yapıldı, İzmir Dayanışmacı Hekimler, Çağdaş Hekimler, Demokratik Katılımcı Hekimler şeklinde üç listenin yarıştığı seçimlerde resmi olmayan sonuçlara göre İzmir Hekim Dayanışması grubundan 4 ve Çağdaş Hekimler grubundan 3 hekim Yönetim Kuruluna seçildi.
İzmir Tabip Odası 2024-2026 Dönemi Olağan Genel Kurulu seçimleri Namık Kemal Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi. Seçimlerde, Yönetim Kurulu üyeleri, Onur Kurulu üyeleri, Denetleme Kurulu üyeleri ve Türk Tabipler Birliği (TTB) Büyük Kongre Delegeleri olmak üzere 4 grup belirlendi. İzmir Tabip Odası 2024-2026 Dönemi Olağan Genel Kurulu’nun resmi olmayan seçim sonuçlarına göre, İzmir Hekim Dayanışması grubu ve Çağdaş Hekimler grubu olmak üzere 2 grup seçimleri kazandı. İzmir Hekim Dayanışması grubundan 4 ve Çağdaş Hekimler grubundan 3 hekim Yönetim Kuruluna seçildi. Denetim Kurulunda ise 2 hekim İzmir Hekim Dayanışması; 1 hekim Çağdaş Hekimler grubundan seçilirken, Onur Kurulu’na 3 hekim İzmir Hekim Dayanışması, 2 hekim Çağdaş Hekimler grubundan belirlendi. Büyük Kongre Delegelikerine ise 12 hekim İzmir Hekim Dayanışması, 3 hekim de Çağdaş Hekimler grubundan seçildi.
“TTB MERKEZ KONSEYİ SEÇİMLERİNE İZMİR ÇOK GÜÇLÜ BİR DELEGE GRUBUYLA GİDECEK”
İzmir Tabip Odası önceki dönem Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Kaynak, konuşmasında şu ifadeler yer verdi:
“İzmir Tabip Odası bugün İzmir Namık Kemal Lisesi’nde seçimini tamamladı. Bu seçime 3 grup katılmıştı. İzmir Dayanışmacı Hekimler, Çağdaş Hekimler, Demokratik Katılımcı Hekimler şeklinde üç grup bu seçime katıldılar. İzmir Hekim Dayanışması, Yönetim Kurulu’nda 4 üyelik; Çağdaş Hekim Grubu ise 3 üyelik aldı. Tabii ki seçmen burada aslında demokrasinin bir gereği olarak iki ayrı grubun bir arada çalışmasını önerdi. Bunu bu şekilde yorumlamak lazım. Buna karşılık TTB Merkez Konseyi’nin seçimi yani TTB’nin genel kurulunda oy kullanmak üzere delegeler de seçildi. İzmir’in delegelerinin çok büyük bir kısmı 3 tanesi dışında İzmir Hekim dayanışması ekibinden seçildiler. Dolayısıyla seçmen şu mesajı verdi. İzmir Hekim Dayanışması ile Çağdaş Hekimler yaklaşık olarak birlikte yönetsin. Fakat TTB Merkez Konseyi’nin şu anki yapısından daha farklı bir yapıya dönüştürülmesi yönünde İzmir Hekim Dayanışması’ndan çok sayıda delegeyi Ankara’ya göndermiş oldu. Dolayısıyla Haziran ayındaki TTB Merkez Konseyi seçimlerine İzmir çok güçlü bir delege grubuyla gidecek. Bunun da İzmir Hekim Dayanışması grubu için çok olumlu ve sevindirici olduğunu söyleyebiliriz.”
“YENİ DÖNEMDE ARKADAŞLARIMIZA BAŞARILAR DİLİYORUM”
Kaynak, oy kullan hekimlere de teşekkür ederek, yeni dönemde Türk Tabipleri Birliği ve İzmir Tabip Odası’nın sağlık sisteminin daha iyi duruma gelmesi yönünde halkın ücretsiz, ulaşılabilir, kaliteli ve çağdaş bir sağlık hizmetine ulaşması için elinden geleni yapacağına inandığını söyledi. Kaynak sözlerini şöyle noktaladı:
“İzmir’de hekimlerin tümüne öncelikle teşekkür ediyorum. Bu seçime geldikleri, katıldıkları, oy verdikleri için bir Pazar gününü burada geçirdikleri için hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yeni yönetim kuruluna giren arkadaşlarımıza onur kuruluna, denetleme kuruluna ve Merkez Konseyi delegelerine de bu dönemde başarılar diliyorum. Türk Tabipleri Birliği ve İzmir Tabip Odası elbette hekimlerin özlük hakları başta olmak üzere hekimlerin son dönemdeki itibarsızlaştırılması politikasına karşı çıkarak gerekli çalışmaları mutlaka yapacaktır ve sağlık sisteminin daha iyi duruma gelmesi yönünde halkın ücretsiz, ulaşılabilir, kaliteli ve çağdaş bir sağlık hizmetine ulaşması için elinden geleni yapacağına inanıyorum.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 25-28 Nisan günlerinde düzenlenen 25’inci Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali’nin açılış törenine katıldı.
Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu’nun ev sahipliği yaptığı programda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Mahir Polat, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Bayındır Kaymakamı Emin Kaymak, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, oda, kooperatif ve siyasi partilerin temsilcileri, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları yer aldı.
“HALKIMIZ SEÇİMDEN SONRA TÜM TÜRKİYE’NİN DAĞLARINI ÇİÇEKLE BEZEDİ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, festival alanına, kendisini ilçe girişinde karşılayan Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir ile geldi.
Bayındır’da rengarenk bir görüntü oluşturan ve dört günü kapsayacak geleneksel festivalin açılış töreni ilçe stadında halk oyunları ve gösterilerle başladı.
Çiçek üreticilerinin yanında başta tarım olmak üzere farklı sektörlerden stantların da açıldığı, konserler, gösteriler ve yarışmaların düzenleneceği festivalin açılışını yapan Başkan Cemil Tugay, “Bayındır’ı Türkiye’de çiçeğin başkenti yapan herkese teşekkürler ediyorum” dedi.
Başkan Tugay, “Çiçek bize doğanın sunduğu en güzel nimetlerden birisi. En özel günlerimizdeki en güzel hediyelerimizden birisi. Bir evin, bahçenin, balkonun çiçekli olmasının ne demek olduğunu gözünüzü kapatıp bunu hayal ederek anlayabilirsiniz. Böylesine özel ve değerli bir ürünü üretmek gerçekten en çok Bayındır ve Bayındırlılara yakışırmış. Yıllar öncesinden o faaliyeti başlatan o teyzemizi rahmetle anmak isterim. O günden bugüne bu emeği büyüterek bugünlere getiren herkesi de tebrik etmek isterim. Bize üretmek, güzellikler ortaya çıkarmak yakışıyor. Son seçimden sonra halkımız sadece İzmir’in değil Türkiye’mizin dört bir köşesinin dağlarını çiçeklerle bezedi. Bu güzel sonucun bizlere nasıl umut verdiğini ve geleceğe dair nasıl bir sorumluluk yüklediğini biliyoruz” dedi.
“VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TEK TEK YERİNE GETİRECEĞİZ”
Seçimden önce olduğu gibi yine bir araya geleceklerini, birlikte çalışacaklarını belirten Başkan Tugay, “Bugün festivalde güç birliği yaptığımız değerli Davut Başkan’ımızı ve onun nezdinde Bayındır Belediyesi’nin tüm çalışanlarını saygıyla selamlıyorum. Önümüzdeki günlerde Bayındır, Küçük Menderes ve İzmir’imizin dört bir köşesinin daha iyi yaşam şartlarına sahip olabilmesi için ve ayrıca verdiğimiz tüm sözlerin hepsini tek tek yerine getirmek için iş birliğimizi sürdüreceğiz. Bayındır’da 25’inci kez çiçek festivali kutlanıyor. İnanıyorum bir gün 50’ncisi olacak. İnanıyorum bir gün şu an aramızda olan küçük çocuklarımız 100’üncüsünü kutlayacaklar. Bayındır’ımıza kutlu olsun. Nice güzel günlerde birliğimiz, beraberliğimiz devam etsin” ifadelerini kullandı.
BAŞKAN TUGAY’A TEŞEKKÜR
Festivale katkılarından dolayı Başkan Tugay’a teşekkür eden Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu ise “Başladığı günden beri ilçemizin gelişimine katkı sağlayan, sosyal, kültürel ve ekonomik hayatımıza hız kazandıran, her sene sabırsızlıkla beklediğimiz çiçek festivalimizde birlikte olmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Festivalimizin ilçemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
“ALTIN YILLARINI DA GÖRECEK”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasını hatırlatan Bayındır Kaymakamı Emin Kaymak, “Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla, hürmetle anmak istiyorum. Bayındır, gümüş yıl diyebileceğimiz 25’inci yılını idrak etmekte. İnanıyorum altın yıllarını da görecektir” diye konuştu.
“TÜRKİYE’YE ÇİÇEĞİ BİZ TANITTIK”
Bayındır Çiçek Üreticileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (BAYÇİKOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Ersoy Sümerkan da çiçekçiliğin Bayındır’daki tarihine değindi. Hikayenin bir evde başladığını ve arazilere yayıldığını belirten Sümerkan, “Türkiye’ye çiçeği tanıtan Bayındırlılardır. Önce mahallede satmaya başlamışlar, sonra pazarlara gitmişler, büyümüş. Çiçeği tanıtmışlar. Bu bir gerçektir. İddialıyız; Türkiye’ye çiçeği biz tanıttık” dedi.
BAŞKAN TUGAY’DAN RENKLİ GÖRÜNTÜLER
Açılışın ardından festival alanını gezen Başkan Tugay ve vatandaşlar arasında renkli görüntüler ortaya çıktı. Gösteriler eşliğinde stantlar boyunca yürüyen Başkan Tugay, üreticilerle sohbet etti, esnafla şakalaştı. Başkan Tugay, daha sonra Bayındır Belediyesi’ne geçerek Başkan Davut Sakarsu’nun makamını da ziyaret etti. Tugay ayrıca AK Parti’den istifa eden Karahalilli Muhtarı Hasan Sarıyeri’ye CHP rozeti taktı.
FESTİVALİN İLÇEYE KATTIKLARIYLA EN ÖNEMLİ SEKTÖR ÇİÇEKÇİLİK
Bayındır, son yıllardaki artışla dış mekan süs bitkileri üretiminde ilk sıraya yerleşti. İlçede çiçekçilik sektöründe yaklaşık 5 bin kişi istihdam ediliyor. Kooperatifler aracılığı ile yurtiçi ve yurtdışında belediyelere, otellere, site yönetimlerine, peyzaj şirketleri ile diğer özel ve resmi kuruluşlara mevsimlik, yer örtücü, çalı ve ağaç grubu, saksılı süs bitkilerinin üretimi ve satışı yapılıyor. Bayındır’da 1998 yılından beri çiçek festivali düzenleniyor. 8 üretici ile başlayan festival artık tüm Türkiye ve dünyada bilinen bir etkinlik halini aldı.
]]>(İZMİR)- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Bekleyen bütün sorunları, hükümetle de bir uyum içerisinde, istişare içerisinde çözeceğiz. Ben sık sık Ankara’ya giden bakanlarımızla, bakanlık yetkilileriyle de sık sık görüşen bir belediye başkanı olacağım. Çünkü amacımız hepimiz için İzmir’e en iyi hizmeti sağlamak. Bunun için kiminle konuşmamız gerekiyorsa biz nasıl katkı verebiliyorsak hepsini yapacağız” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen kutlama programının ardından Cumhuriyet Meydanı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“GERÇEK İÇERİKLE ÇOK ALAKASIZ BİR SÜRÜ ŞEY YAZILIP ÇİZİLİYOR”
Bir basın mensubunun “Genel Başkan Özgür Özel’in Aykut Erdoğdu’yu İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak atamanızı istediği fakat sizin buna karşı çıktığınız iddiaları var” demesi üzerine Tugay, şunları söyledi:
“Bu konuyu şaşkınca izliyorum. Gerçek içerikle çok alakasız bir sürü şey yazılıp çiziliyor. Biz buluttan nem kapar gibi bazı ipuçları peşinde koşmaya çalışan insanlar olduğunu görüyorum. İşin aslı şu: Aykut Erdoğdu bizim çok değerli siyasetçilerimizden, milletvekillerimizden. Ekonomi ve iktisat konusunda önemli birikimi olan partimizin kıymetlilerinden birisidir. Acaba böyle bir seçenek olabilir mi diye genel merkezimizin bunu dile getirmesiyle, bizim de arkadaşlarımızla değerlendirmemizle birlikte genel sekreterlik için değerlendirme sürecimiz oldu. Ama bu gerilim içinde yaşanan bir süreç asla olmadı. Nihayetinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreterlik yapacak kişinin kim olacağına öncelikle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, ardından da İzmir halkı karar verecektir.
“İZMİR’İN HAK ETTİĞİ EN İYİ HİZMETİ ÜRETMEK ZORUNDAYIM”
Biz şöyle bir değerlendirme yaptık. Genel sekreterlik makamından daha farklı Ege Bölgesi’nin illerinin tamamında koordinasyon sağlayacak bir planlama ajansı yapısı kurulacak ve değerli vekilimiz Aykut Erdoğdu da orada görev alacak. Genel sekreterlik konusunda benim şu anda bir arayışım yok. Mevcut Genel Sekreterimiz Barış Karcı ile çalışmaya devam edeceğiz. İdari yapıda değişiklik yapma hakkımız her zaman saklıdır ve mümkündür. Daha önce de ifade ettiğim gibi belediyede çalışan arkadaşlarımızın performanslarını objektif bir şekilde değerlendirerek göreve devam edip etmemesiyle ilgi karar verme eğilimindeyim. Bugün pek çok arkadaşımız görevlerinde kalmaya devam ediyorlar. Ama şunu herkes bilmeli ki ben İzmir’in hak ettiği en iyi hizmeti üretmek zorundayım bunun için bazı idari kararla alabilir, atamalar yapabilirim. Bunu bugün yapabilirim bundan bir yıl sonra da yapabilirim. Bizim amacımız yapabileceğimizin en iyisini yapmak üzere bir yapılanma ortaya koymak. Seçimden önce proje lansmanında yeni nesil belediyeciliğin tarifini yaparken bir idare organizasyondan da bahsetmiştim. Bu sadece yöneticilerin isim olarak değişmesi değil aynı zamanda yönetim şemasının değişmesini ve yönetim anlayışının değişmesini de içeriyor. Bu bir süreç işidir. Bir iki haftada olacak bir şey değil biraz zamana ihtiyacı var. Ama herkes şundan emin olsun; İzmir en iyi hizmeti hangi yönetim anlayışıyla, hangi yöneticilerle alacaksa o şekilde olacak. Sorunuza tekrar dönecek olursam Aykut Erdoğdu genel sekreterlik görevine gelmeyecek. Bu konuda Genel Başkanımız zaten kendisi nihai kararı verdi. Ben de ona fikirlerimi anlatarak bir uzlaşma noktasına gelerek çıkardık. Nihayetinde başka bir yapıyla beraber hem İzmir’e hem aslında Ege Bölgesi’ndeki diğer şehirlere hizmet eden bir yapı oluşturulacak. Aykut Başkan da orada görev yapacak. Son durum bu. Daha farklı bir şey de olmayacak.”
TUGAY’DAN FOTOĞRAF AÇIKLAMASI
CHP’nin 20-21 Nisan’da Ankara’da gerçekleştirilen çalıştayda Anıtkabir’de verilen fotoğraftaki yeriyle ilgili gelen soruya ise Tugay, şu şekilde yanıt verdi:
“Anıtkabir’de çekilen fotoğrafta sen şurada, sen burada duracaksın diye bir işaretleme yapılmamıştı. Bir belediye başkanımız beni bir şey söylemek için biraz oyaladı. O anda fotoğrafa girmekte geciktim. Hatta Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Başkan da benimle birlikteydi. Benim huyum da araya girip insanları itip kakan biri değilim. Olabildiğince nazik olmaya çalışıyorum. Orada da kimseyi rahatsız etmeden fotoğrafın bir kenarında durmayı ben tercih ettim. Asla bir küslük değil, alakası yok. Genel Başkanımız ile Ankara’da defalarca kez görüştük, el sıkıştık, ayak üstü sohbet ettik. Ayrılmadan önce de ben bu tür dedikodular çıkmasın diye fotoğraf çekilmek istedim ama başı kalabalıktı. Benim de uçağa yetişmem lazımdı. O nedenle yapamadık. Ama en kısa zamanda gidip Ankara’da hem Genel Başkanımız ile görüşeceğim hem de aramızda da herhangi bir sorun olmadığını ispat edecek şekilde fotoğraf çekileceğiz. Genel başkanımız bizim çok kıymetli. Kendisi bu büyük başarının baş mimarıdır. Bizler de ona bağlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.”
“2027 YILINDA AÇILMASI DAHA GERÇEKÇİ BİR SÖYLEM GİBİ DURUYOR”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi’nin 2027 yılında bitirileceği açıklamalarını da değerlendiren Tugay, “2027 yılında açılması daha gerçekçi bir söylem gibi duruyor. 2026’ya yetiştirebileceklerini sanmıyorum. Ben yakında bir de Ankara’ya bazı bakanlarımızı ziyaret etmeye gideceğim. İzmir’in gündeminde olan projelerle ilgili. Buna en başta işte ikinci çevre yolu dahil. Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı’nın tamamlanması ya da İzmir için de bazı projeler; temiz suyla ilgili, baraj yapımıyla ilgili konular var. Bunları konuşacağım. ‘Bizim katkı verebileceğimiz ne var’ diye soracağım kendilerine. Bekleyen bütün sorunları, hükümetle de bir uyum içerisinde, istişare içerisinde çözeceğiz. Ben sık sık Ankara’ya giden bakanlarımızla, bakanlık yetkilileriyle de sık sık görüşen bir belediye başkanı olacağım. Çünkü amacımız hepimiz için İzmir’e en iyi hizmeti sağlamak. Bunun için kiminle konuşmamız gerekiyorsa biz nasıl katkı verebiliyorsak hepsini yapacağız” diye konuştu.
“SON AYLARDA BİR AZ NORMALİN ÜZERİNDE YOĞUNLUKTA BİR İŞE ALIM OLMUŞ”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne seçim öncesi işçi alımlarıyla ilgili soruya ise Tugay, “Açıkçası son aylarda bir az normalin üzerinde yoğunlukta bir işe alım olmuş. Rakam olarak tam ben de ifade edemem. Bir miktar alımları kesinleşen bir miktar da alınmak üzere işlemleri başlatılmış olan bazı şeyler var. Ben bütün birimlerimize yazı yazdım. Hali hazırda çalışan personelleri ile yeterli personele sahip olup olmadıklarını, ilave personele ihtiyacı olup olmadıklarını sordum. Personel fazlası olup olmadığını dair de görüş istedim. Cevaplarını bekliyoruz. Ben işe başlamış insanlarla ilgili şu anda bir tasarruf kararı vermiş değilim. Eğer ihtiyacımıza binaen alınmışsa insanlar ve aktif olarak görevdelerse tabii ki sorun yok. Ama ihtiyaç dışı bir durum varsa ya da aktif çalışmıyorlarsa bununla ilgili İzmir halkının, belediyenin hakkını koruyacak şekilde bir değerlendirme yapmak ve bazı tasarruflarda bulunmak gerekebilir. Bütün bunların amacı benim görevimi iyi yapmamdır. İnsanlara karşı sorumluluğumu yerine getirmemdir. Belediyenin gereksiz bir personel alımı olması doğru diye düşünülemez böyle bir şey olduysa eğer” yanıtını verdi.
]]>
(İZMİR)- CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen kutlama programında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Biz çocuklar için bayram diyoruz, bayramlarını kutluyoruz. Ama galiba bu ülkede bazı çocukların bayramı olmadığını da bugün dile getirmemiz gerekiyor” dedi.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında CHP İzmir İl Başkanlığı, kutlama programı düzenledi.CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurdan ve CHP İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı Burak Kotan’ın Konak ilçesi Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk konuldu. Programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, CHP YDK Üyeleri Özkan Tice ile Ekincan Aksoy, CHP’li ilçe belediye başkanları, partinin İzmir ilçe başkanları ile il ve ilçe yöneticileri ile partililer katıldı.
“1920’DEN SONRA AYDINLIK VE GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE DOĞMUŞTUR”
Programda konuşan CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, “Bu Bayram gelecek güzel günlerin habercisi olsun. Zor günlerden çıkışımızın ışığı ve yeniden umudun yeşerdiği bu baharda, aydınlık güneşimiz olsun. Bugün, Türk milletinin kendi geleceğini belirlediği, egemenliğin milletin iradesine teslim edildiği ve milletin bağımsızlığını tüm dünyaya haykırdığı, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birisidir. Aziz milletimizin yokluklar ve güçlükler içerisinde milli mücadelede gösterdiği azim ve kararlılık, bugünkü mücadelemizin daha çağdaş bir Türkiye için ortaya koyduğumuz çabanın da ilham kaynağıdır. Ulusal egemenlik, ulusun namusu ve şerefidir. 23 Nisan 1920 tarihi sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi değil, kurulma aşamasında olan genç Cumhuriyetimizin demokrasiyle tanışması ve demokrasiye geçişin ilk adımıdır. Milletimizin üzerindeki kara bulutlar, Gazi Meclisimizin kurulmasıyla dağılmaya başlamıştır. Ateşkes anlaşması adı altında, işgale direnmeyen zamanın saray hükümetine ve İzmir’in işgaline ses çıkaramayan işbirlikçilere karşı, milletin sesi ve direnişin simgesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi. Kuruluş ilkeleri, bizlere önce milli mücadeleyi kazandırmış, bu zafer sonrasında cumhuriyet ile taçlandırılarak tam bağımsızlık ilan edilmiştir. 23 Nisan 1920’den sonra bu millet karanlık ve makus talihini yenmiş, aydınlık ve güçlü bir Türkiye doğmuştur. O günkü kararlılık ve azim, bugünkü güçlü cumhuriyetimizin temel taşıdır” dedi.
“MİLLETİMİZ BİZLERİ HİZMET AŞKIYLA ÇALIŞIRKEN GÖRECEK”
“Bizler 31 Mart’tan sonra, güneşli günleri müjdeleyen, bayram coşkumuzu katlayan günlerden geçiyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Aslanoğlu, şunları kaydetti:
“Cumhuriyetin ilkelerinde birleşen, milletin iradesiyle yükselmekte olan Türkiye ittifakı; çocuklarımızı, gençlerimizi, kadınlarımızı yeniden umutlandırmış, yüzleri güldürmüştür. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının ilk yerel seçimlerinde milletin iradesinin tecelli bulmasıyla yüzyılın değişimini vaat eden bir geleceğe adım atılmıştır. Yüzyılın değişimi, çocuklarımızdır, kadınlarımızdır, eşitlik, adalet ve hizmettir. Yüzyılı değiştirecek olan sizsiniz… Yüzyılın değişimini yapmak isteyen CHP’yi, milli irade Türkiye’nin 1. partisi yapmıştır. Milletimiz, bize verdiği bu payenin karşısında bizleri asla şımarık kibir abideleri olarak görmeyecektir. Birileri gibi kibre düşmeyeceğiz. Şuna emin olunuz ki, milletimiz bizleri, 23 Nisan’ı, bizlere bırakanların kararlılığı ve çalışkanlığı içinde, hizmet aşkıyla çalışırken görecek. Çocuklarımızın geleceğini özlü sözlerle değil, hizmet ederek ve üreterek kuracağız. Bunun için, Kadınlar ve gençlerle kurduğumuz bir hizmet ordumuz var. İzmir’de bu hizmet ordusunun neferi olan belediye başkanlarımız, verilen her oyun hakkını, cumhuriyete olan borçlarını, çocuklarımızı gülümsetecek hizmetlere imza atarak ödeyecekler. Bu hizmetler hiç kimseyi ayırt etmeksizin, 23 Nisan’ın ruhuna uygun bir biçimde herkese eşit olarak yayılacak.”
“BU MİLLETE HİZMET ETMEK İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞACAĞIZ”
“Milli bayramlarda birliktelik vurgusu yapan Aslanoğlu, İzmir Valisi Süleyman Elban’a da teşekkür etti. Aslanoğlu, “Bu bayramlar milli birliğimizi güçlendirerek en büyük görevimiz olmalı. Çünkü artık ayrışmaktan, bölünmekten, etiketlenmekten ve hamasetten yorulduk. İzmir’de 23 Nisan’ı hep beraber kutlamamız için çağrı yapan, tüm İzmirlileri meydana davet eden İzmir Valimiz Sayın Süleyman Elban’a da teşekkür ediyorum. Milli bayramları kutlamayan devletten sıkılmıştık. Milli Bayramlarda çelenk koymaya bile müsaade etmeyen, kendini devlet sanan bürokratlardan sıkılmıştık. Devletin Valilerinden siyasetten uzak, birleştiren mesajlar duymak hepimizin özlediği bir tavır. İzmir Valimizi bu birleştiren tavrı sebebiyle, sizlerin huzurunda tebrik ediyorum. AKP’nin valilerini, devlet valisi gibi görmemizi sağlayacak milletten yana tavırlara davet ediyorum. Herkes bilsin ki devlet, millete hizmet için vardır. Bizler bu millete hizmet etmek için canla başla çalışacağız. Kendini devlet sanan bürokratlarda milletin sesini iyi dinlemeli.”
ASLANOĞLU, ÇOCUKLARA SESLENDİ
Konuşmasının sonunda çocuklara da seslenen CHP İzmir İl Başkanı Aslanoğlu, “Sevgili çocuklar… Bugünü doya doya kutlayın, şarkılar söyleyin, kahkahalar atın, dans edin ve eğlenin. Bu bayram en çok sizin hakkınız. Sizlere söz veriyoruz, bu bayramları kutlamanız için verilen mücadeleleri, yaşanan zorlukları ve acıları sizlere yaşatmayacağız. Emaneti sizlere daha güçlü ve daha derine kök salmış şekilde teslim edeceğiz. Bugün Ata’nın huzuruna gelerek emanete sahip çıkan, İzmir’in cesur ve cumhuriyet sevdalı insanları. Asıl şimdi başlıyoruz. Çocuklarımız için, milletimiz için, memleketimiz için mücadeleye, çalışmaya ve büyük hizmetler yapmaya, şimdi başlıyoruz. Bize bu yolu çizen, mücadeleyi devreden, Çocuklarımıza bu bayramı armağan eden, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi minnet ve saygı ile anıyorum. Çocuklarımızın ve tüm dünya çocuklarının bayramını kutluyor, halkımıza birlik içinde kutlayacağı nice 23 Nisan’lar diliyorum” ifadelerini kullandı.
TUGAY: “BİR CUMHURİYET KURDUK, BİR DEMOKRASİ AĞACI DİKTİK”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise “Bugün bayram. Bugün hem güzel şeyleri dile getirme günü hem de bazı görevlerimizi birbirimize hatırlatma günü. 31 Mart’ta yapılan seçim gerçekten partimiz adına uzun yıllardır özlediğimiz başarıyı getiren seçim olduğu için hepimizi çok gururlandırmış ve umutlandırmıştır. Bu sonucun mimarı ve emekçisi olan CHP örgütünün her birini yürekten selamlıyorum. 104 yıl önce ulusumuza egemenlik hakkını verme yolunda atılan ilk adımdı 23 Nisan 1920’de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi. O günden bu güne bir cumhuriyet kurduk, bir demokrasi ağacı diktik. Bu demokrasi ağacının kökleri derine inerken dalları da göğe doğru yükseldi” dedi.
“BU ÜLKEDE BAZI ÇOCUKLARIN BAYRAMI OLMADIĞINI DA BUGÜN DİLE GETİRMEMİZ GEREKİYOR”
Tugay, şunları kaydetti:
“Son seçimden sonra insanlarımızın arasında gezerken onların gözlerindeki o umudu bizden beklediği o geleceğe dair güzel günleri gözlerinde ve sözlerinde görürken, duyarken şunu düşündü. Biz artık Cumhuriyet Halk Partisi olarak daha fazla çocuğuz. Daha fazla genciz, daha fazla kadınız, daha fazla işçiyiz. Daha fazla emekçiyiz, daha fazla çiftçiyiz. Daha fazla emekliyiz. Daha fazla bu ülkede haksızlığa maruz kalmış olan herkesiz. Yani biz artık çok daha çokuz. Ama bundan elbette ki büyük mutluluk duyuyoruz. Gurur duyuyoruz ve bugünü de coşkuyla kutluyoruz. Aramızdaki güzel çocukların bayramını hepimize ayrı ayrı kutluyoruz. Ama biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Bu ülkedeki kimsesizlerin kimsesi olmak üzere kurulmuş olan cumhuriyetin bekçileriyiz. Ben şunu düşünmeden edemiyorum; bugün barınma hakkı elinden alınmış çocuğumuz var mı? Şu anda karnı aç olan, canı bir şey yemek istediği halde o yemeği bulamayan çocuğumuz var mı? Gece yatağa girdiğinde o gün karnını doyuramayan çocuğumuz var mı? Biz bugün şu an burada bayram kutluyorken bir tamirhanede kirli elleriyle araba tamir etmeye bir çalışan çocuk var mı? Almanya’da 18 yaşın altında çalışmak yasak. kimse 18 yaşın altında birisini çalıştıramıyor. Biz bunu konuşabiliyor muyuz? Diyebiliyor muyuz bu ülkede? Çocuklar çalışmasınlar, okusunlar, oynasınlar, eğitim alsınlar diyebiliyor muyuz? Karşıyaka’da Yamanlar ve Sancaklı köyündeki çocuklar köylerindeki okullar kapatıldığı için başka yerlere gidecek okula araç arıyorlar. O araçları belediye temin etmezse gidemiyorlar. Bu yüzden okula gidemeyen kaç çocuk olduğunu biliyor muyuz? Tarikatların penceresinde, beyinleri yıkanmaya çalışılan kaç çocuk olduğunu biliyor muyuz? Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Biz çocuklar için bayram diyoruz, bayramlarını kutluyoruz. Ama galiba bu ülkede bazı çocukların bayramı olmadığını da bugün dile getirmemiz gerekiyor.”
“BİZE BAKAN GÖZLERDE BEN UMUDU GÖRÜYORUM”
Konuşmasının devamında ise Tugay, “Bir ismi hatırlatacağım. Gezi Davasında tutuklanan Tayfun Kahraman’ı hatırlıyorsunuz değil mi? Çocuğuyla nasıl kucaklaştığını hatırlıyor musunuz? Bugün o çocuğun da bayramı. Bugün Vera’nın da bayramı. Biz CHP’yiz. Nerede bir yanlış varsa onun karşısında, doğrunun yanında olacağız. Biz mücadele etmemiz gereken zamanlarda alanlarda olacağız. Hep beraber olacağız, meydanlarda olacağız. Artık bu bizim boynumuzun borcu. Bize bakan gözlerde ben umudu görüyorum. ‘Sizden çok şey bekliyoruz. Önümüzdeki dönem iktidar olmak için sizden çok şey bekliyoruz’ diyorlar” şeklinde konuştu.
“EN ÇOK ÇALIŞAN, EN ÇOK EMEK HARCAYAN OLMALIYIZ”
“Beni Büyükşehir Belediye Başkanı yaptınız. Görevimi yerine getireceğim. Göreceksiniz. Her günüm ve saatim nasıl emek harcayarak geçiyor göreceksiniz” diyerek sözlerini sürdüren Tugay, şunları kaydetti:
“Ama bugün örgütüme seslenmek istiyorum.Bu alan hınca hınç dolmalı. Nerede haksızlık varsa karşısında hep beraber olmalıyız. Nerede haksızlık varsa karşında olmalıyız. CHP’ye yakışanı yapmalıyız. Bu alan sadece yapmış olmak için yaptığımız resmi törenler için olmamalı. O yüzden lütfen, bir dahaki bayramlarda bu alana sığmayalım. Herkesi kolundan tutun ve getirin. Bir ülkenin birinci partisi neymiş, Atatürk’ün partisi neymiş, cumhuriyetin bekçisi olan parti neymiş, kimsesizlerin kimsesi olan parti neymiş duysun 4,5 milyonluk bu şehir ve 86 milyonluk bu ülke. Ben o ruha inanıyorum. O ruh mücadele etti ve geçmiş yerel seçimleri kazandırdı. O ruh CHP’yi iktidar yapacak. Ama biz tertemiz olmalıyız. Pırıl pırıl, lekesiz olmalıyız. En çok çalışan, en çok emek harcayan olmalıyız. Buradan Tayfun Kahraman’a ve Gezi mahkumlarına selam olsun. Onları cezaevinden çıkardığımız güne kadar bu mücadele bitmeyecek.”
]]>İzmir’de Valilik tarafından düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşti. Atatürk Anıtı’na İl Milli Eğitim Müdürlüğü çelenginin sunulmasıyla tören başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından bayraklar öğrenciler tarafından göndere çekildi. Törene İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral Kemal Yeni, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, dernek ve STK temsilcileri ile çok sayıda öğretmen, öğrenci ve aileleri katıldı.
Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasını gerçekleştiren İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, “Aziz milletimizin tarihinde önemli bir dönüm noktası olan ve ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ şiarıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 104. yılına vasıl olmanın gururunu ve heyecanını paylaşıyoruz. Bir asır önce umutla, inançla ve dualarla açılan Gazi meclisimiz, vatanımızın işgal edildiği bir dönemde milletimizin hürriyet ve istikbal davasının kalbi olmuştur. İstiklali genlerine kodlamış, Hakimiyet-i Milliye anlayışını her zerresiyle yaşayan ve yaşatan milletimiz, bu iradesini nesilden nesle aktarmıştır. Uğruna dünyada emsali görülmemiş bedeller ödenen mukaddes vatan toprağının her karışında kahraman ecdadımızın hayalleri, rüyası, duası olduğunu biliyoruz” dedi.
“Çocuklar Türkiye yüzyılını Türkiye bin yılına taşıyacak”
23 Nisan’ın çocuklara armağan edilmesinin tesadüf olmadığının altını çizen Yahşi, “Milletimizin yaradılışındaki bu hasletleri en iyi şekilde tahlil eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu bayramı evlatlarımıza armağan etmesi asla bir tesadüf değildir. ‘Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır’ ifadesiyle tasavvur ettiği bu ruh kudreti aziz vatanımızın istikbalinin ve ikbalinin teminatıdır. Şüphesiz ki bu vatanın evlatları şanlı mazimizden aldıkları ilhamla bu coğrafyaya aidiyetimizi baki kılacak, güzel ülkemizin şarkısını dünyanın dört bir yanında duyuracaktır. Şüphesiz ki onlar, Türkiye yüzyılını Türkiye bin yılına taşıyacak, ay yıldızlı sevdamızı ebediyetin göğünde dalgalandıracaktır” ifadelerine yer verdi.
“Çocukların mutlu olmadığı bir dünyada yanlış giden bir şey vardır”
Velilere seslenen Ömer Yahşi, çocukların mutlu olmadığı bir dünyada, yanlış giden bir durumun olduğuna dikkat çekti. Sözlerini sürdüren Yahşi, Gazze’den Doğu Türkistan’a, birçok yerde zulme maruz kalan çocukların da dünyanın vicdan yarası olduğunun altını çizdi.
Konuşmasında son olarak Öğretmenlere de seslenen Yahşi, şunları kaydetti:
“Medeniyet kurucu bir nesil yetiştirmek üzere çıktığımız bu yolculukta evlatlarımız, sizlerin rehberliğinde insanlık tarihinde iz bırakan işlere imza atacaklar. İzmir eğitim ailesi olarak çocuklarımızın ışıl ışıl parlayan gözlerinden aldığımız ilhamla onlara daha iyi bir dünya, huzurlu ve müreffeh bir gelecek bırakmak için tüm gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz.”
Çocukların gösterileri bayrama renk kattı
Konuşmaların ardından Cumhuriyet Meydanı’nda sahne alan her yaştan öğrenci, yöresel kıyafetler ve kırmızı-beyaz flamalar eşliğinde renkli gösterilere imza attı. – İZMİR
]]>İZKİTAP Fest – İzmir Kitap Fuarı, ikinci gününde on binlerce kişiyi ağırladı. İZKİTAP Fest, sadece kitap alışverişi için değil aynı zamanda söyleşiler, dinletiler, konserler ve imza günleri ile ziyaretçileri için tam bir kültür şölenine dönüştü. Fuarın onur konuğu olan yazar Ahmet Ümit’in “Masal Masal İçinde” isimli kitabı hakkında İzmir Sanat Merkezi’nde gerçekleşen söyleşi, okurlardan büyük ilgi gördü. Polisiye roman eleştirmeni Erol Üyepazarcı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yazar Seval Şahin’in konuşmacı olarak katıldığı söyleşi, Ahmet Ümit’in katılımıyla gerçekleşti. Konuşmacılar, Ümit’in sadece polisiye roman yazarı olmadığını, romanlarını tarih, arkeoloji, edebiyat gibi önemli sosyal bilimlerden yararlanarak kurguladığı ve kaynak belirterek yazdığı hakkında bilgiler verdi. Ümit, “Ben yazarlığa hikayeler ve şiirler yazarak başladım. İyi bir edebiyat okuruydum. Öğrenme merakı benim için çok önemli. Öğrendiğim şeyleri hayata geçiriyorum. Benim annem masal anlatıcısıydı. Gaziantep’teki evimizde tüm çocukluğum boyunca annemin anlattığı masallarla büyüdüm. Şimdi anlıyorum ki yazar olmamda en büyük etken, annemin bana anlattığı masallarmış” diye konuştu.
ÜMİT’İN YENİ KİTABI EKİM 2024’TE ÇIKACAK
İzkitapfest’te okurlarıyla buluşan onur konuğu Ahmet Ümit, Başkomser Nevzat karakterini ve yeni kitabını anlattığı söyleşinin ardından kitaplarını imzaladı. Ümit; yazmanın bir yolculuk olduğunu belirterek, “Romanlarda sadece ilginç olaylar değil ilginç karakterler olmalıdır. Düşünün ki hiç olmayan bir tarih profesörü ya da Hititler döneminde yaşamış bir kadın karakter yaratıyorsunuz. Bir insanı, ilişkileri, duyguları ile anlatmak zor bir yolculuktur. Her kitapta aynı karakteri yazmak kolaycılıktır. Başkomser Nevzat karakterine kadar yazdığım romanlarda karakterler hep farklıydı, ancak bir gazetenin arka sayfasında adını Başkomser Nevzat olarak belirlediğimiz karakter polisiye hikayelerle okuyucuların hayatına girdi. Sonra okuyucu Nevzat’ı çok sevdi. Ayrıca Başkomser Nevzat karakteri televizyonda yayınlanan ve çok beğenilen Arka Sokaklar adlı diziye de ilham kaynağı olmuştur. Toplam olarak çizgi romanlarla beraber 28 kitap var bunların 10 tanesinde Nevzat var. Yeni yazdığım kitapta Nevzat’ın hiç bilmediğiniz yönleriyle okuyacaksınız. Bu kitabı önümüzdeki Ekim ayında çıkaracağız ve imza etkinliğini de fuarizmir’de gerçekleşecek olan İzmir Kitap Fuarı’nda yapacağız” dedi.
KÜLTÜRPARK’TA GİZEMLİ SERÜVEN
İzkitapfest’in ikinci gününde, kitapseverlere heyecan veren bir macera yaşatan bir yarışma da düzenlendi. “Başkomser Nevzat’ın Macerası: Kültürpark’ta Gizemli Serüven” isimli etkinlikte dörder kişiden oluşan takımlar yarıştı. Ahmet Ümit’in ünlü romanı Sultanı Öldürmek’ten ilham alınarak düzenlenen yarışmaya katılanlar, Kültürpark’ta, bulmacaları çözerek cinayetin sırrına ulaşıp maceranın tadını çıkardı. Yarışmacılar, sırasıyla Zeki Müren Heykeli, Cevat Şakir Büstü, Nejat Uygur Büstü, Kaskatlı Havuz Kadın Heykeli, Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü Heykeli yakınlarına gizlenen ipuçlarını bularak yanıta ulaştı. Bu gizemli serüvene katılan yarışmacılar unutulmaz anlar yaşadı. Yarışmayı 25 dakika gibi kısa bir sürede bitiren Deniz Çınar, Fatih Çınar, İkbal Ece Dizbay ve Güneş Bilgesu Çelik Şengir’den oluşan takım, birinci oldu. Birinci olan ekibe ödülleri, Ahmet Ümit tarafından verildi.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl beşincisini düzenlediği “Türkiye’nin En Hızlı Maratonu” Maraton İzmir, 5 bin 600 atletin katılımıyla koşuldu. Uluslararası Yol Yarışları kategorisinde World Athletics Label unvanlı Maraton İzmir’e 38 farklı ülkeden atletler katıldı. Yarış öncesi ve sonrası renkli görüntülere sahne oldu. Kimono giyen yarışçılar, stantlardaki görevliler ve her yaştan İzmirli, Kültürpark’ı adeta renk cümbüşüne çevirdi. Yarışın heyecanı ile müzik ve dansın keyfi, tüm katılıcılara harika saatler yaşattı.
Birincilik Kenya ve Etiyopya’ya
38 ülkeden 600 seçkin atletin katıldığı 42 kilometrelik yarışta erkeklerde Kenyalı Vitalis Kibiwot 02.11.08 derecesi ile birinciliği alırken, Etiyopyalı Sendeku Alelgn 02.13.42 ile ikinci, Kenyalı Silas Kurui 02.13.47 ile üçüncü oldu. Mustafa Kemal Bulvarı ile Karşıyaka sahilinde sabah saatlerinde başlayan şiddetli rüzgar, yarışçıların hızını ve parkurda rekorun çıkmasını da engelledi. 42 kilometrelik koşuda kadınlarda Etiyopyalı Aamelmal Tagel 02.37.26 ile birinciliği elde etti. Yine Etiyopyalı Bekelech Bedada 02.42.10 ile ikinci, Japon Suguru Oktabe ise 02.43.16 ile üçüncülüğü elde etti.
5 bin 600 sporcu koştu
Günün ilk startı sabah 07.00’de 10 kilometre kategorisinde verildi. Yaklaşık beş bin sporcu Kültarpark’taki eski İZFAŞ binası önünden saat 07.00’de start aldı. Koşucular, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı üzerindeki Köprü Tramvay durağından dönerek, İZFAŞ binası karşı şeridinde yarışı tamamladı. 42 kilometrelik koşunun startı saat 08.00’de yine aynı noktadan verildi. Atletler, Alsancak üzerinden Karşıyaka’ya ulaşıp Bostanlı İskelesi’ne gelmeden dönüşe geçti. Aynı parkurdan bu kez Mustafa Kemal Sahil Bulvarı üzerinden İnciraltı’na varan sporcular, Marina İzmir’den dönerek başlangıç noktasında yarışı tamamladı.
Bengisu Avcı da koşuda yer aldı
Her iki yarışın da startını İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ertuğrul Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Hakan Orhunbilge, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Hüseyin Egeli ile ünlü teknik direktörler Ersun Yanal ile Hüseyin Eroğlu birlikte verdi. Dünyada Okyanus Yedilisi’ndeki yedi kanaldan dördünü geçen ilk ve tek Türk kadını İzmirli yüzücü Bengisu Avcı da Sidrex Koşu Takımı ile starttaki yerini aldı.
10 kilometrelik koşuda kazananlar belli oldu
10 kilometrelik koşuda erkeklerde sıralama Mohammad Hosein Tayebi, Ahmet Civci ve Bedri Şimşek şeklinde olurken, kadınlar ve Türk kadınlarda Tuğçe Karakaya, Natalia Kahraman, Özlem Işık bu sıralamayla yarışı tamamlandı. 10 kilometre erkekler 35-39 yaşta Osman Erkam Şafak, kadınlarda Natalia Kahraman, 40-44 yaş erkeklerde Tahsin Ersin Kurşunoğlu, kadınlarda Negin Ayromloo, 45-49 yaş erkeklerde Ahmet Bayram, kadınlarda Yasemin Karasu Dönmez, 50-54 yaş erkeklerde Oktay Ertunç, kadınlarda Leyla Erbay, 55-59 yaş erkeklerde Ayhan Duymuş, kadınlarda Gülşen Sönmez, 60-64 yaş erkeklerde Abdullah Ertekin, kadınlarda Raziye Arabacı, 65-69 yaş erkeklerde Hanis Breuninger, kadınlarda Fatma Musal, 70-74 yaş erkeklerde Mehmet Yavuz Vural, kadınlarda Aysel Ertuğ, 75-79 yaş erkeklerde İsmail Yörükoğlu, kadınlarda Türkay Atalay birincilikleri aldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi CHP Grup Sözcüsü Elvin Sönmez Güler, ödüllerini kazananlara teslim ederken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın selamlarını getirdiğini belirterek, “Başkanımız sizlerin katılımlarından dolayı hepinize tek tek teşekkür etti. Tüm sporcularımızı canı gönülden kutluyoruz ve katılımınız için bize güç kattığınız için sizleri tekrardan tebrik ediyorum” dedi. – İZMİR
]]>ANKARA – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, eşi Öznur Tugay ve ilçe belediye başkanlarıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi’nin ardından göreve gelen ilçe belediye başkanları ve eşi Öznur Tugay ile birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Başkan Tugay, beraberindeki heyetle Atatürk’ün mozolesine geldi ve mozeleye İzmir Büyükşehir Belediyesinin çelengini bıraktı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından beraberindeki heyetle Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Başkan Tugay, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.
“Ülkemizin çıkarlarını gözeteceğiz”
Başkan Tugay, deftere şunları yazdı:
“Büyük Atatürk. Kurtuluşun ve kuruluşun şehri aziz İzmir’in halk iradesiyle seçilmiş temsilcileri olarak bugün manevi huzurunuzda bulunmanın derin heyecanı ve onurunu yaşıyoruz. 31 Mart 2024 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Seçimleri’nde hemşerilerimizin teveccühü ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilerek, 4,5 milyon İzmirliye hizmet etmenin sorumluluğunu üstlenmiş bulunuyorum. Ancak bu sorumluluğun sadece kanunlar karşısında ya da bize oy veren seçmenler huzurunda karşılık bulan bir hissiyat olmadığını belirtmek isterim. Bu sorumluluk; yoksul halk çocuklarının devletin en yüksek makamlarına ulaşabilmesinin önünü açan; Cumhuriyetimizin bize sunduğu fırsat eşitliğine duyduğumuz minnetin omuzlarımızdaki ağırlığıdır aynı zamanda. Bu sorumluluk demokrasi ve çağdaşlık yolunda önümüzü aydınlatan devrim ve ilkelerinize olan bağlılığımızdır. Cumhuriyetimizin kurucusu, Türk ulusunun ebedi önderi, saygı değer Genel Başkanımız; bugün huzurunuzda bir kez daha ant içeriz ki; görevimizin başında olduğumuz her gün, her saat, her dakika sadece halkımızın, kentimizin ve ülkemizin çıkarlarını gözeteceğiz. Kişilere veya zümrelere değil toplumun genel yararına hizmet edeceğiz. Vicdanımızın sesini dinlemekten asla vazgeçmeyeceğiz. Emanetiniz olan bu güzel vatanı ve demokrasiyi canımız pahasına koruyacağız. Sözümüzden dönmeyeceğiz, yolumuzdan tek bir adım bile geri gitmeyeceğiz. Aziz Atam; hatıranız önünde saygı ile eğiliyor, silah arkadaşlarınızı, aziz şehitlerimizi ve Cumhuriyetin temellerine harç koyan tüm büyüklerimizi rahmetle anıyoruz. Ruhunuz şad olsun.”
İsmet İnönü’nün kabri de ziyaret edildi
Cemil Tugay ile belediye başkanları daha sonra ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kabrinin bulunduğu alana geçerek saygı duruşunda bulundu.
İlk ziyaret CHP Genel Başkanı Özel ile yapıldı
Başkan Tugay, sabah saatlerinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yanı sıra il başkanları, CHP’li belediye başkanları, parti yöneticileriyle Anıtkabir’i ziyaret etti. Özel başkanlığındaki heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine geldi. Özel’in mozoleye çelenk koymasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra beraberindekilerle Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Özel, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Özel ve beraberindeki heyet ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kabrinin bulunduğu alana geçti. Özel ve beraberindeki heyet İnönü’nün mozolesine de çelenk bırakarak, saygı duruşunda bulundu. Anıtkabir’deki programın ardından, CHP Genel Merkezi önünde aile fotoğrafı çekildi. Fotoğrafın ardından Başkan Tugay ve diğer CHP’li başkanlar, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen Yerel Yönetimler Çalıştayı’na katıldı.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi’nin ardından göreve gelen ilçe belediye başkanları ve eşi Öznur Tugay ile birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Başkan Tugay, beraberindeki heyetle Atatürk’ün mozolesine geldi ve mozeleye İzmir Büyükşehir Belediyesinin çelengini bıraktı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından beraberindeki heyetle Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Başkan Tugay, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.
“Ülkemizin çıkarlarını gözeteceğiz”
Başkan Tugay, deftere şunları yazdı:
“Büyük Atatürk. Kurtuluşun ve kuruluşun şehri aziz İzmir’in halk iradesiyle seçilmiş temsilcileri olarak bugün manevi huzurunuzda bulunmanın derin heyecanı ve onurunu yaşıyoruz. 31 Mart 2024 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Seçimleri’nde hemşerilerimizin teveccühü ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilerek, 4,5 milyon İzmirliye hizmet etmenin sorumluluğunu üstlenmiş bulunuyorum. Ancak bu sorumluluğun sadece kanunlar karşısında ya da bize oy veren seçmenler huzurunda karşılık bulan bir hissiyat olmadığını belirtmek isterim. Bu sorumluluk; yoksul halk çocuklarının devletin en yüksek makamlarına ulaşabilmesinin önünü açan; Cumhuriyetimizin bize sunduğu fırsat eşitliğine duyduğumuz minnetin omuzlarımızdaki ağırlığıdır aynı zamanda. Bu sorumluluk demokrasi ve çağdaşlık yolunda önümüzü aydınlatan devrim ve ilkelerinize olan bağlılığımızdır. Cumhuriyetimizin kurucusu, Türk ulusunun ebedi önderi, saygı değer Genel Başkanımız; bugün huzurunuzda bir kez daha ant içeriz ki; görevimizin başında olduğumuz her gün, her saat, her dakika sadece halkımızın, kentimizin ve ülkemizin çıkarlarını gözeteceğiz. Kişilere veya zümrelere değil toplumun genel yararına hizmet edeceğiz. Vicdanımızın sesini dinlemekten asla vazgeçmeyeceğiz. Emanetiniz olan bu güzel vatanı ve demokrasiyi canımız pahasına koruyacağız. Sözümüzden dönmeyeceğiz, yolumuzdan tek bir adım bile geri gitmeyeceğiz. Aziz Atam; hatıranız önünde saygı ile eğiliyor, silah arkadaşlarınızı, aziz şehitlerimizi ve Cumhuriyetin temellerine harç koyan tüm büyüklerimizi rahmetle anıyoruz. Ruhunuz şad olsun.”
İsmet İnönü’nün kabri de ziyaret edildi
Cemil Tugay ile belediye başkanları daha sonra ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kabrinin bulunduğu alana geçerek saygı duruşunda bulundu.
İlk ziyaret CHP Genel Başkanı Özel ile yapıldı
Başkan Tugay, sabah saatlerinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yanı sıra il başkanları, CHP’li belediye başkanları, parti yöneticileriyle Anıtkabir’i ziyaret etti. Özel başkanlığındaki heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine geldi. Özel’in mozoleye çelenk koymasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra beraberindekilerle Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Özel, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Özel ve beraberindeki heyet ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kabrinin bulunduğu alana geçti. Özel ve beraberindeki heyet İnönü’nün mozolesine de çelenk bırakarak, saygı duruşunda bulundu. Anıtkabir’deki programın ardından, CHP Genel Merkezi önünde aile fotoğrafı çekildi. Fotoğrafın ardından Başkan Tugay ve diğer CHP’li başkanlar, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen Yerel Yönetimler Çalıştayı’na katıldı. – ANKARA
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. “İzmir’in Dört Bir Yanında Şenlik Var” temasıyla 30 gün boyunca 30 ilçede düzenlenecek “Gezici Çocuk Şenlikleri” ile çocuklar pandomin, sihirbaz gösterileri, konserler, dans ve tiyatro gösterileriyle bayramın tadını doyasıya çıkaracak. 23 Nisan’da ise binlerce çocuk Kültürpark’ta düzenlenecek Çoçuk Şenliği’nde bayramın tadını doyasıya yaşayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı toplu taşıma hizmetleri (İZDENİZ, İZULAŞ, METRO, ESHOT, İZTAŞIT, TRAMVAY) 23 Nisan Salı günü ücretsiz hizmet verecek. İzmir Doğal Yaşam Parkı ise 6-18 yaş arasındaki ziyaretçilerini 22-28 Nisan tarihlerinde ücretsiz olarak ağırlayacak.
Kültürpark’ta büyük şenlik
Kültürpark’taki Çocuk Şenliği 23 Nisan Salı günü saat 12.00’de başlayacak. Kaskatlı Havuz yanında düzenlenecek programda 12.00 ile 15.00 arası çocuklar için çadır etkinlikleri yapılacak. Saat 13.00-17.00 arasında konserlerin, sihirbaz ve dans gösterilerinin yer alacağı sahne etkinlikleri düzenlenecek. Açık alan etkinlikleri de saat 12.00-15.00 arasında yapılacak. Çocuklar kukla gösterileri, spor etkinlikleri, sokak oyunları, oyun parkuru, gezici kütüphane gibi birçok etkinlikle keyifli bir gün geçirecek.
Müzikli tiyatro gösterimleri çocukları büyüleyecek
27 Nisan 2024 Cumartesi günü saat 13.00’te İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Çağdaş Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği iş birliğiyle “Çağdaş Yaşam Çocuk Korosu” Atatürk Oratoryosu’nu sunacak. Etkinlik ücretsiz yapılacak. 24 ve 26 Nisan tarihlerinde ise Kültürpark Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda saat 19.00’da çocuklar ve aileleri için ücretsiz müzikli tiyatro gösterileri olacak. 24 Nisan’da Kral Şakir : Kapadokya Macerası, 26 Nisan’da ise Maşa ile Koca Ayı gösterisi ile çocuklar keyifli zaman geçirecek.
Çocuklarla “Dönüşüm Aile Kampı” Olivelo’da
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından ilki düzenlenecek Dönüşüm Aile Kampı Güzelbahçe Olivelo Yaşayan Parkı’nda yapılacak. Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkından hareketle, çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir bir yaşam için atığın önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanılması ve dönüştürülmesi bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla 27-28 Nisan 2024 tarihlerinde düzenlenecek kampta 8-9 yaş grubu öğrencileri ve aileleriyle birlikte Atıksız Yaşam Atölyeleri, Doğa Yürüyüşü, Yoga, Kuş Gözlemi, Kaçeli Koyunlarla Tanışma, Eko-Pinsel Perspektif: Geri Dönüşüme Odaklı Sanat Atölyesi, Geri Dönüşüm Müzik Aletlerinin Hikayesi ve Müzik konseri olmak üzere pek çok etkinlikte yer alacak. – İZMİR
]]>İZKİTAP Fest-İzmir Kitap Fuarı Kültürpark’ta “Çocuk Edebiyatı” ana temasıyla okurlarla buluştu. Fuarın açılışında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Kapılarınız kitaplara her daim açık olsun, deniz fenerleriniz kitaplar olsun” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ ve SNS Fuarcılık iş birliği ile düzenlenen İZKİTAP Fest – İzmir Kitap Fuarı “Çocuk Edebiyatı” ana temasıyla kapılarını açtı. Onur konuğu yazarın Ahmet Ümit’in olduğu fuar, 19-28 Nisan 2024 tarihleri arasında Kültürpark’ta 10 gün sürecek. Girişin ücretsiz olduğu fuar, saat 10.00 ile 21.00 saatleri arasında ziyaret edilebilebiliyor. Fuarda bu yıl 350’ye yakın yayınevi, 50’ye yakın sahaf ile onlarca kurum yer alıyor. Okurlar, fuarda kitap alışverişinin yanı sıra düzenlenen söyleşiler, dinletiler, yarışmalar, konserler ve imza günleri gibi kültür programlarına katılabilecek. Fuarda; yazar, şair, çizer, gazeteci, edebiyat dünyasının birbirinden önemli 800’den fazla ismi, düzenlenecek binin üzerinde imza etkinliği ve söyleşi ile deneyimlerini paylaşacak.
“KİTAPLAR BİZİ DÜNYAYA AÇIYOR”
Fuarın açılışı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, onur konuğu Yazar Ahmet Ümit, önceki dönem CHP Zonguldak ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol, SNS Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Simsaroğlu ile yazar ve okurların katılımıyla gerçekleştirildi. Furarın açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, “Anadolu’dayız. Kültürün beşiğindeyiz. İzmir’deyiz. Dünyanın en güzel kentlerinden birindeyiz. Kültür Park’tayız. İzmir’i İzmir yapan mekanlardan birindeyiz. Mevsim bahar, konumuz; kitap, edebiyat, hikaye, roman, şair, şiir ve söylenmeye, yazılmaya değer ne varsa her şey. Bundan daha güzel hangi ortam olabilir ve bundan daha güzel hangi konu olabilir? Bugün İzmir’imizin hazinesi Kültürpark’ın kapılarından geçerken geldiğimiz yer sadece Kültürpark değildi. Zamanları ve mekanları aşan bir yolculuğa adım attık hep birlikte. Öyle ki parkımızın sınırları genişledi. İçine tüm zamanları, coğrafyaları, evrenin sonsuzluğunu ve dünyanın tüm hikayelerini aldı. İnsanlığın başlangıcından bu yana üretilen fikirler, yaşanan duygular, durumlar, hikayeler bilimin ve sanatın bütün yolculuğu burada. Kültür Park’ın sınırları içerisinde bugün. Çünkü bugün kitapların şenliğini başlatıyoruz. Çünkü kitaplar bizi dünyaya açıyor” dedi.
“MERAKI KARŞILAMANIN YOLU KİTAPLARDAN GEÇER”
Konuşmasını fuarla ilgili bilgi vererek sürdüren Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye’de ilk defa açık alandaki kitap festivalini gerçekleştiriyoruz. İZKİTAP Fest’i aynı zamanda Kültürpark’ta yapılan en büyük kitap fuarı. Fuarımızın ana teması tam da birkaç gün sonra kutlayacağımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Buna yakışacak şekilde ‘Çocuk Edebiyatı’. Hem 23 Nisan etkinliklerine ev sahipliği yapacağız. Hem de çocuk edebiyatının pek çok yetkin kalemini yine okurlarla buluşturacağız. Çocuk ve kitap buluşmasına çok önem veriyoruz. Herkes kitap okuma sevgisiyle doğar. Çünkü merak etmek insanın doğasında vardır. Merakı karşılamanın yolu da kitaplardan geçer. Çocuklar büyüdükçe bu merak duygusunu kaybetmesin, okumaktan, öğrenmek hayal etmekten, kendini başkalarının yerine koyabilmekten vazgeçmesin diye bu ilk festivalimizi onlara ithaf ettik. Geleceğin yetişkin okurları da bu kapıdan geçti. Büyüyünce anlatacakları pek çok hatıraları olacak. Örneğin İZKİTAP Fest’in onur konuğu yazarı Ahmet Ümit’le tanışacaklar. Ahmet Ümit’in Sultan’ı Öldürmek romanından esinlenerek gizem dolu macera oyununu ilk kez bu fuarda gerçekleştireceğiz. Bugünden itibaren 28 Nisan akşamına kadar yaklaşık 800 Gazeteci ve sizlerle buluşacağız. Fuara 350’ye yakın yayınevi, 50’ye yakın sahaf ile onlarca kurum ve kuruluş katıldı. Sahaf sokağı Türkiye’nin en geniş şahıs katılımına ev sahipliği yapıyor, fuarımızda. Kitap müzayedesi de yapacaklar” ifadelerini kullandı.
“KÜLTÜRPARK’A İŞTE ŞİMDİ BAHAR GELDİ”
“İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kitap bizim en önemli işlerimizin arasında yer alıyor” diyen Tugay sözlerinin devamında şunları kaydetti:
“Yayın dünyasına İzmir Büyükşehir Belediyesi yayınlarını kazandırmış bulunuyoruz. Bir yılda 35 kitabı yayınlayarak kamu yayıncılığına yeni bir soluk getirdik. İzmir hakkında sanat, tarih, arkeoloji, sosyoloji gibi akademik alanlar ile edebiyat alanında yerli ve yabancı yazarların eserlerini yayınladık. Okul öncesine ait resimli çocuk kitapları da İzmir Büyükşehir Belediyesi yayınları arasında önemli bir yer aldı. Yayınevimiz bugün İzmir Kitap Fuarı’nda çok değerli diğer yayınevleriyle birlikte kentimizi odağına aldığı eserlerini okurlara sunacak. Söyleşiler, imza günleri, konserler, müzikaller, tiyatrolar, illüzyon gösterileri gibi onlarca türde, binlerce etkinlikle tam anlamıyla bir kitap festivali bizi bekliyor. Kültürpark’ın tüm alanlarında doğayla iç içe iç edebiyat buluşması yaşayacağız. İzmirliler Kültürpark’ın tamamında bir fuar yaşamanın keyfini ve değerini iyi bilirler. Şimdi ülkemizin ilk fuarı İzmir Enternasyonal Fuarı ile yaşadığımız bu geleneğe İZKİTAP Fest’i de ekledik. ‘Baharın coşkusuyla, Kültürpark’ta’ sloganıyla düzenlediğimiz festival sayesinde Kültürpark’a işte şimdi bahar geldi. Kapılarınız kitaplara her daim açık olsun, deniz fenerleriniz kitaplar olsun. Hep kitapla kalın.”
“31 MART’TAN BU YANA ÇOK MUTLUYUZ”
Yazar Ahmet Ümit ise fuarın onur konuğu olmasının kendisi için büyük bir onur olduğunu belirterek “İzmir gibi Türkiye’nin çok anlamlı bir şehri. Hem çok güzel hem zihnen çok güzel hem özgürlük aşığı bir şehirde kitap fuarının onur konuğu olmak muhteşem bir şey. Beni bu Onur’a layık gören herkese çok çok teşekkür ediyorum. Başta Sayın Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Umarım çok daha iyi yerlere gidecek Türkiye. 31 Mart’tan bu yana çok mutluyuz. Hepimiz çok mutluyuz. Daha aydınlık günler bizi bekliyor. Buna inanıyoruz. Olacak. Hep beraber olacak” dedi.
“SANATI, EDEBİYATI ZORUNLU TÜKETİM MADDESİ HALİNE GETİRMEMİZ GEREKİYOR”
Türkiye’de kitap okunmadığını dile getiren Ümit, “Türkiye’de Kitap okunmuyor. Bu cehaleti nasıl ortadan kaldıracağız? Okullarda verilen eğitim belli. Ama çocuklarımıza edebiyatı nasıl sevdireceğiz? Bu en önemli meselelerden biri olarak duruyor ve benim buna verdiğim bir yanıt var. O yanıt da şudur; nasıl ki çocuklarımıza süt, et, yumurta, ıspanak yani gıda maddeleri nasıl zorunluysa kitap okutmanın da zorunlu olması gerekiyor. Yani bu artık bir lüks değil, bir roman okumak, bir masal okumak, bir şiir okumak. Edebiyat, sanat lüks değil. Eğer bunlar olmazsa Türkiye, maalesef karanlıktan kurtulamıyor. O nedenle asıl mesele bizim sanatı, edebiyatı zorunlu tüketim maddesi haline getirmemiz gerekiyor. Okullardan, ailelerden başlayarak bunun egemen kılınması gerekiyor ki fuarımızın ana konusunun, çocuk edebiyatı olması bu açıdan çok isabetli olmuş, doğru olmuş. Çünkü orada başlıyor her şey” diye konuştu.
YAZAR ÜMİT’TEN İZMİRLİYE ROMAN MÜJDESİ
Kentte çok büyük bir kitlesi olduğunu ve İzmir’le ilgili bir roman yazmadan ölmeyeceğini de kaydeden Ümit, “İzmir’le ilgili şahane bir roman yazacağım. Ama tabii tarihi bir roman olacak. Tabii Smirni olacak. ve elbette bu şehrin ilk ozanı dediğimiz ve yeryüzünde edebiyatın ilk kurucularından biri olan elbette Büyük Homeros’la ilgili olacak. Başka çaresi var mı? Homeros olmadan İzmir olur mu?” dedi.
“İZMİR İZKİTAP FESTİVALİ UNUTULMAZ ANILAR VE YENİ BAŞLANGIÇLAR SUNACAK”
SNS Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Simsaroğlu da “Fuarımızı Cumhuriyetimizin en özel günlerinde düzenliyoruz. İZKİTAP fuarını Cumhuriyetimizin coşkusuyla gerçekleştiriyoruz. Cumhuriyetin aydınlanmasının yolunun bilim, bilgi ve sanat olduğunu biliyoruz. Bu yıl temamız çocuk edebiyatı. Çocuk edebiyatına dair birçok söyleşi, imza atölyeler hazırladık. Çocuklarımız, İZKİTAP’ta tohum dikecekler, masal dinleyecekler, şiiri okuyacaklar, boyama yapacaklar, dans edecekler, oyun oynayacaklar ve tiyatro izleyecekler” diye konuştu.
]]>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, İzmir Aliağa’ya söküm işlemleri için getirilen İtalyan donanmasına ait üç deniz altı ve dört askeri gemiyi soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye “Gemilerin tehlikeli madde envanter raporu ve ‘gas free’ belgeleri var mıdır? Asbest ve tehlikeli atık analizleri yapılmış mıdır” diye soran Yücel, “Dünyanın mülteci kampı olduğumuz yetmedi, çöp konteyneri olduğumuz yetmedi, şimdi de ölüm ülkesi olduk” dedi.
CHP Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, İzmir Aliağa’ya söküm işlemleri için getirilen İtalyan donanmasına ait üç denizaltı ve dört askeri gemiyle ilgili Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki’nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı yönelik soru önergesi verdi. Yücel, soru önergesinde şunları kaydetti:
“YEREL SEÇİMLERDE UMDUĞUNU BULAMAYAN İKTİDAR İZMİR’E ACIMAMIŞ”
“Aliağa’da Gemi Söküm Yönetmeliği’ni uygulamak yerine, işçi sağlığını hiçe sayan, bölgeyi çevre felaketine sürükleyen bir anlayışın hakim olmasının nedeni nedir? Dünya kamuoyu bu donanma gemilerine ölüm gemileri diyor. Biz ise güzel İzmir’i ve halk sağlığını tehlikeye atıp bu işe, ev sahipliği yapıyoruz. Anlaşılan, yerel seçimlerde umduğunu bulamayan iktidar İzmir’e acımamış. Dünyanın mülteci kampı olduğumuz yetmedi, çöp konteynırı olduğumuz yetmedi, şimdi de ölüm ülkesi olduk. İktidarın gözünde insan hayatının hiç mi değeri yok? Radyasyon tehlikesi var mı yok mu bakılmadan, bunun ölçümü yapılmadan, çevreye verilen zararı hesaba katmadan, işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini düşünmeden, böylesine tehlikeli bir karara nasıl imza atarlar?
“İZMİR’DE ‘BEN YAPTIM OLDU’ ANLAYIŞINA GEÇİT YOK”
İzmir’de ‘ben yaptım oldu’ anlayışına geçit yok. Belediyelerin aynı zamanda, çevre ve insan sağlığını etkileyen olumsuz durumlarda denetim yapmak gibi bir görevi de vardır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay da üzerine düşen görevi yerine getirmiş, gereken açıklamayı yapmıştır. Elbette ki bu konuda çevre ve insan sağlığını gözeten müdahaleleri olacaktır.
İtalyan donanmasına ait üç denizaltı ile dört askeri gemi, sökümü yapılmak üzere Aliağa tersanelerine getirilmiştir. Maalesef bu gemilerle ilgili olarak da tam bir belirsizlik vardır. Söküm için getirilen gemilerle ilgili yönetmelikte yer alan tedbirlerin tersanedeki şirketler tarafından uygulanıp uygulanmadığı, tehlikeli atık envanter raporlarının gerçeğe uygun şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı belli değildir. Bakanlığınız tarafından da şimdiye kadar konuyla ilgili bir açıklama yapılmamıştır.
Gemi sökümünde kullanılan basınçlı kaplar, kaldırma araç, gereç ve teçhizatlarının kontrollerinin de bu kapsamda titizlikle yapılması gerekmektedir. Aliağa’daki bu kontrolsüz ve denetimsiz işleyiş, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından büyük riskleri beraberinde getirmekte, çevre kirliliği açısından da Aliağa bir felakete doğru sürüklenmektedir. Dünya Denizcilik Örgütü tarafından ‘yeşil endüstri’ olarak kabul edilen gemi söküm işleri ülkemizde ilgili yönetmeliklerin uygulanmaması, yeterli ve etkin denetimlerin yapılmaması nedeniyle ‘çevre katliamına’ dönüşmüş durumdadır.”
Yücel, Bakan Özhaseki’ye şu soruları yöneltti:
“İzmir Aliağa İlçesi’nde bulunan gemi söküm bölgesinde kaç firma faaliyet göstermektedir?
Bu firmaların denetimleri ne sıklıkla ve hangi esaslar çerçevesinde yapılmaktadır? Bu firmalarda toplam kaç işçi çalışmaktadır?
Bu firmaların en son denetimleri hangi tarihte yapılmıştır? Bu denetimler sonucunda tespit edilen eksiklikler nelerdir?
Bu firmalara uygulanan teftişler sonucunda son 5 yılda hangi idari ve cezai yaptırımlar uygulanmıştır?
Bakanlığınızca İtalyan donanmasına ait üç denizaltı ile dört askeri gemisinin Aliağa’da söküm işleminin yapılmasına ne zaman izin verilmiştir?
İtalya’dan Aliağa’ya getirilen gemilerin, tehlikeli madde envanter raporu ve ‘gas free’ belgeleri var mıdır?
İtalya’dan Aliağa’ya getirilen gemilerin asbest ve tehlikeli atık analizleri yapılmış mıdır?
Aliağa’da ‘Gemi Söküm Yönetmeliği’ni uygulamak yerine, işçi sağlığını hiçe sayan, bölgeyi çevre felaketine sürükleyen bir anlayışın hakim olmasının nedeni nedir?”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen, sektöründe dünyanın en büyük üç fuarından biri olan, Türkiye’nin ise en büyüğü Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de başladı. Fuar kapsamında düzenlenen 6. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması da ödül töreni ile sona erdi. Türk doğal taşının yenilikçi yüzünün ortaya konulmasının amaçlandığı Değişik Doğal Taş Yarışması’na bu yıl Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Azerbaycan, Polonya, Rusya, Türkmenistan, Kazakistan, Kosova, Gürcistan, Mısır gibi ülkelerin de aralarında bulunduğu toplam 20 ülkedeki 69 üniversiteden genç tasarımcı bin 265 proje ile başvurdu. Akademisyenlerden tasarımcılara ve sektör profesyonellerine kadar birçok önemli ismin jüride yer aldığı yarışmada, finale 34 proje kaldı. Fuarın ilk gününde kazananların ödüllerini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay verdi. Aydınlatma ürünlerinden mutfak gereçlerine ve aksesuarlara kadar farklı tasarımların olduğu eserler büyük beğeni topladı.
Tugay: “İzmir’imize güç katmaya devam edecek”
1995’te başlayan Marble İzmir Fuarı’nın doğal taş ihracatında Türkiye’ye büyük bir ivme kazandırdığını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Fuarımız sektörü, sektör de fuarımızı büyütmüştür. Nihayetinde Türkiye ve İzmir ekonomisi kazandı. Bu yıl ve önümüzdeki yıllarda da göreceksiniz ki bu karşılıklı ilişki ülkemize, İzmir’imize güç katmaya devam edecektir. Fuarımız bir yandan dünya doğal taş ve mermer sektörünün kalbinin attığı yer olurken, öte yandan tasarım ve mimari ile Türk doğal taşının değerinin artırılması ve yenilikçi yüzünün pazarlarda sergilenmesi misyonunu da üstlenmiştir. Tam da bu nedenle bugün 6. kez düzenlenen Uluslararası Değişik Doğaltaş Yarışması’nın ödül törenindeyiz. Bu yarışma ile murat etiğimiz; dünya markası fuarımız kapsamında bu toprakların en değerli taşlarını, en değerli insan kaynağımız genç tasarımcılarımız eliyle dünyaya daha fazla duyurmak ve sektöre daha fazla katkı sağlamaktır. Her yıl yarışmamıza olan ilginin de arttığını görmek gurur vericidir. Ödül alan yarışmacılarımızı yürekten kutluyorum” diye konuştu.
Ödüller Başkan Tugay’dan
Polonya’nın başkenti Varşova’dan yarışmaya “Pom” adlı eserleriyle katılan Magdalena Beate Baranaska ve Piotr Michal Soldaj birinci oldu. “Çatışma” adlı tasarımıyla Murat Yılmaz ikincilik ödülünü almaya hak kazandı. “Tuta” isimli projesiyle yarışmaya katılan Yusuf Ergün ise üçüncü seçildi. İlk üçe giren tasarımcılar, ödüllerini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’dan aldı. Birinciye 120 bin lira, ikinciye 80 bin lira, üçüncüye ise 40 bin lira ödül verildi. Ayrıca “Yiv” eseriyle Mehmet Veli Arslan Ege Maden İhracatçıları Birliği’nden “Yurt Dışı Fuar Ödülü” kazandı. Melek Demirci’nin “Stack and Shape” ve Berkan Sunayol’un “Yek” tasarımı Tatil Ödülü kazandı. Hasan Basri Saltık’ın “Devir Daim”, Baran Çulban’ın “Yurd”, Ebrar Ceren Akay’ın “Pare”, Zeynep Aysen Sevimlioğlu’nun “Gaia”, Ümmü Beyhan Aras’ın “Belen”, Ayşenur Süslü’nün “Mignis Lamba”, Ezgi Yön’ün “Naturdrip”, Doğa Kökler’in “Harmoni”, Zeynep Duvar’ın “Land”, Duchna Losiak ve Julita Dadrowska’nın “Arthe”, Bahadır Çelik’in “B-Lock”, Monica Zaczkiewiwicz/ Weronika Amelia Sidor’un “Mole” adlı eserleri Firma Özel Ödülü aldı. Ayrıca yarışmaya en çok öğrencinin başvurduğu Afyon Kocatepe Üniversitesi’ne de 3D yazıcı hediye edildi.
Başkan Tugay, yarışma sonrasında sergilenen eserleri gezerek bilgiler aldı. Tasarım konusunda her zaman destek olacaklarını ifade eden Başkan Tugay, gençlerle sohbet etti ve meslek hayatlarında başarılar diledi. Başkan Tugay, sonrasında fuar ziyaretçileri ve katılımcılarla bir araya geldi. Ziyaret sırasında İran katılımcı temsilcisi Muhammed Halajian Başkan Tugay’a firuze taşından kase hediye etti ve Marble İzmir Fuarı’ndan memnuniyetlerini dile getirdi. – İZMİR
]]>İzmir Sağlık Platformu, ’17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü’ dolayısıyla İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Sağlık sisteminin daha eşitlikçi, toplumun sağlığını önceleyecek şekilde yeniden inşasının zorunlu olduğunun belirtildiği açıklamada, “Sağlıkta şiddet sona erene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” denildi.
Gaziantep’te 17 Nisan 2012 tarihinde hasta yakını tarafından sırtından bıçaklanarak öldürülen Dr. Ersin Aslan’ın ölüm yıl dönümü, Türk Tabipler Birliği tarafından “Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü” ilan edilmişti. İzmir Sağlık Platformu tarafından İl Sağlık Müdürlüğü önünde ’17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü’ dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya, İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Süleyman Kaynak, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir 1 No’lu Şube Eşbaşkanı Hava Akcan, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER) İzmir Temsilcisi Ertuğrul Özarslan ve sağlık emekçileri katıldı. Platform adına açıklamayı yapan İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Yüce Ayhan, şunları söyledi:
“Gaziantep’te görevi başında katledilen Dr. Ersin Arslan’ın ölümünün üzerinden 12 yıl geçti. TTB tarafından “sağlıkta şiddete karşı mücadele günü” ilan edilen bu günde, başta Dr. Ersin Arslan olmak üzere, sağlıkta şiddet nedeniyle bugün aramızda olmayan, kaybettiğimiz tüm meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Son 20 senede sağlık kurumlarında ve çalışma ortamlarımızda karşılaştığımız şiddet korkunç boyutlara ulaşarak biz hekimlerin/sağlık emekçilerinin en yakıcı sorunu haline gelmiştir. 2023 yılında kamuoyuna yansıyan Beyaz Kod verilerinden günde ortalama 50’den fazla sağlıkta şiddet başvurusu yapıldığını biliyoruz. Üstelik yaptığımız çalışmalarımızda da gördüğümüz, sağlıkta şiddet olaylarının yarıdan fazlasında Beyaz Kod bildirimi yapılmadığıdır. Sağlık çalışanları olarak bizler neredeyse her gün sözel şiddete maruz kalıyoruz ve bu kayıtlara girmemektedir. Sağlıkta şiddetle baş etmekte zorluk yaşadığımız, hatta nefes bile alamaz hale geldiğimiz herkes tarafından bilinip, kabul edilmesine rağmen; halen gerçek nedenler görmezden geliniyor ve bu nedenlere yönelik çözümlere yaklaşılmıyor.
“ŞİDDETİ BİTİRMEYE YÖNELİK CİDDİ BİR İRADE OLMADIĞI…”
Sağlık Bakanlığı’nın uyarı ve çağrılara rağmen sağlıkta şiddetle alakalı halen herhangi bir ciddi adım atmaması, Dr. Ersin Arslan’ın ölümünden sonra olduğu gibi, yeterli olmayan yasal düzenlemelerle yetinmesinin nedeninin sağlıkta şiddetin sona erdirilmesine yönelik bir adım olmadığını, sistemi korumaya yönelik olduğunu biliyoruz. Üstelik Sağlık Bakanlığı Beyaz Kod verilerini bizimle ile paylaşmaktan da kaçınıyor. Ancak biz, TTB olarak bu bilgileri sınırlı da olsa mahkeme kararıyla alabiliyoruz. Tüm bunlar, her geçen gün bizi çalışamaz hale getiren şiddetin çözümüne dönük etkin, sahici adımlar değildir. Kamu otoritesinin, ilgili meslek örgütü ve sendikalarla en küçük işbirliğinden dahi kaçınması da şiddeti bitirmeye yönelik ciddi bir irade olmadığının delili olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğer yasa ve düzenleme önerilerimize kulak verilseydi; 2022 yılında Konya’da hastanede silahlı saldırı sonucu kaybettiğimiz Dr. Ekrem Karakaya ve daha birçok meslektaşımız şu an hayatta olabilirdi.”
“MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması için Türk Tabipler Birliği’nin çözüm önerilerinin dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Ayhan, “Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla birlikte hasta ve yakınlarının müşteri olarak görüldüğü ve sınırsızlık tanındığı, biz sağlık çalışanlarının ise gittikçe değersizleştirildiğimiz bir sistemde çalışmaktayız. Sağlıkta şiddet bizi tüketen bu sistemin, hastalarla ve kendi aramızda oluşan sağlıksız iletişimin bir parçası haline gelmiştir. Ancak bireyci, sermaye odaklı ve ölümcül bir rekabeti önümüze koyan sağlık sistemi sadece şiddet üretmiyor. Bu sistemde sağlık hizmetleri de niteliksizleşiyor ve sonucunda toplumun sağlığının daha da geriye gittiğini istatistikler bize gösteriyor. Sağlıklı çalışma koşullarında, tükenmeden ve şiddet görmeden nitelikli sağlık hizmeti verebilmemiz için sağlık sisteminin daha eşitlikçi, toplumun sağlığını önceleyecek şekilde yeniden inşası zorunludur” diye konuştu.
“SİSTEMİN TIKANDIĞINI GÖRÜYORUZ”
İzmir Tabip Odası Başkanı Süleyman Kaynak da, basın açıklamasının ardından yaptığı konuşmada sağlık emekçilerinin itibarsızlaştırılması esasına dayanan bir sistemin dayatıldığını ifade ederek şunları söyledi:
“Sağlıkta dönüşüm isimli bu sağlık projesi 21 yıldır içinde yaşadığımız çok ağır koşulların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının tüm emekçilerin itibarsızlaştırılması esasına dayanan bir sistem dayatılmaktadır. Hastalar müşterileştirilmiş, ister özel ister kamu kurumu olsun,bütün kurumlar ticari birer müessese haline bir işletme haline sokulmuş ve bütün sağlık problemi sayısallaştırılmış rakamlara dökülerek sadece üçüncü basamakta çözülmeye çalışılmıştır. Sağlıkta dönüşüm programı diye tarif ettiğimiz hadisenin esasları bunlardır. Fakat bu kadar süre sonunda bu sistemin tıkandığını görüyoruz. Sağlıkta şiddet bu tıkanıklığın en önemli belirtilerinden bir tanesidir. Ama ne yazık ki Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere yönetim kadroları ve kamu otoriteleri bu konuda hiçbir şekilde önlem almayarak adeta sağlıkta tıkanmış olan bu sistemin çözüm yollarından bir tanesini sağlıkta şiddetli bir enstrüman gibi kullanmak suretiyle geliştirmektedirler. Buna karşı tüm sağlık kuruluşlarının, tüm sağlık emekçilerinin dayanışma içerisinde karşı çıkacağını bilmenizi istiyoruz.”
“SAĞLIKTA ŞİDDET POLİTİKTİR”
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir 1 Nolu Şube Eşbaşkanı Havva Akcan ise yaptığı konuşmada, sağlıkta şiddetin politik olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sağlıkta şiddet politiktir. Sağlıkta dönüşüm politikası, 22 yıl sonra geldiğimiz noktada sağlıkta şiddeti durduramadığı gibi hasta ve sağlık çalışanını karşı karşıya getiren bir sistemdir. Sağlıkta şiddetin sorumlusu bunu bu duruma getiren yöneticilerdir. Sağlık hizmeti ulaşılabilir, ücretsiz ve nitelikli olana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Etkin, şiddeti önleyici yasalar çıkıncaya kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”
]]>Cumhur İttifakı, yerel seçimlerin ardından İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ilk oturumu öncesinde bir araya geldi. Meclis üyeleriyle yapılan toplantıya, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı.
Toplantı sonrasında açıklama yapan Bilal Saygılı, “Tüm belediye başkanları için kum saati ters döndü ve işlemeye başladı” dedi. “Önerilerimiz de olacak, eleştirilerimiz de” diyen Başkan Saygılı, İzmir’in ve halkın çıkarına olan işlerin onayında, oy birliğinden kaçmayacaklarını vurguladı. Saygılı, “Büyükşehir başta olmak üzere 30 ilçede, meclislerde aktif rol oynayacak, İzmir’in ve halkın yararını gözeteceğiz. Doğru işlerin önünü açacak, yanlışa ‘dur’ demeye devam edeceğiz. Meclisler, şehrin geleceğini şekillendiren adımların onaylandığı, önünün açıldığı organlardır. İzmir halkının seçimiyle oluşan bu yapıların işleyişinde bugüne kadar köstek değil, itici güç olmaya gayret ettik. Bundan sonra da öyle olacak. Halkımızın bize verdiği görevi sonuna kadar samimiyet ve doğrulukla yerine getireceğiz” diye aktardı.
AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı, “5 yıl hiç de uzun bir zaman değil. Hepimiz biliyoruz ki göz açıp kapatıncaya kadar geçecek. Nasıl, verdikleri sözleri tutmakla yükümlü bir yerel iktidar varsa; onu takip etmek, denetlemek ve uyarmakla yükümlü de bir muhalefet var. O da biziz. Bu tablonun matematiği budur” ifadelerine yer verdi.
“İzmir için vereceğimiz destekler son bulmayacak”
İl Başkanı Bilal Saygılı, şu ifadeleri kullandı:
“İzmir’i cezalandırıyorlar söylemleri, algı operasyonları ömrünü tamamlamıştır. Geçen dönemde de önemli yatırımların önünü açacak her türlü desteği verdik. Genel Başkan Yardımcımız Hamza Dağ’a ettikleri teşekkürü kamuoyu unutmadı. Biz de unutturmayacağız. Buca Metrosunun yatırım programına aldırdığımızı; Çiğli tramvayı, Özkanlar pazar yeri, Çiğli Arıtma Tesisinin 4. ünitesi gibi birçok önemli projede İzmir Büyükşehir Belediyesinin önünü açarak işini kolaylaştırdık ve desteğimizi İzmirliler de biliyor. Yine İzmir milletvekillerimizin her biri, geçmişte olduğu gibi İzmir’in sorunlarını ve yatırımlarını yakından takip edip; sorunların çözümü, yatırımların gelmesi için Ankara’da, İzmirli hemşehrilerimizin; gözü, kulağı, sesi olmaya devam edecek. Yeni bir döneme giriyoruz. Elbette tutumumuz değişmeyecek. Elbette İzmir için vereceğimiz destekler son bulmayacak. Elbette, söz verilenleri takip edecek, yarım kalmış, ilerlemeyen, sonlandırılmayan yatırımları izleyeceğiz. Tüm bunları İzmir halkının bize verdiği yetkiyle yapacağız. Bir yandan kendi terazimizi kurarak, eksiklerimizi görecek, bir yandan da İzmirlilerin bize verdiği yetkiyi 30 ilçede sonuna kadar kullanarak onların sesi olacağız. AK Parti’nin 23 yıllık hizmet yolculuğunun iktidarının temelinde; kendini milletin üstünde görmemek vardır, yenilenmek vardır, vazgeçmemek vardır. Her birimiz yeni dönemin emektarları, fedakarları olmak için hazırız.” – İZMİR
]]>Bu yıl 29’uncusu düzenlenen Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yeni dönemde bölgesel olarak kalkınmaya önem vereceklerini belirterek “Komşu illerimizle, Türkiye’deki tüm kurumlarımızla, kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde olacağız. İzmir tarihsel olarak bir ticaret kentidir, fuarlar kentidir. Bu yönünü geliştirmek için çok çaba harcayacağız” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün buluştuğu Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, düzenlenen törenle 29’uncu kez kapılarını açtı. Fuar İzmir’de 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında gerçekleşecek fuarın açılışına İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı MAPEG Genel Müdürü Aslan Narin, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı V. Tayfun Kılıç, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İZTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EMİB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu, DENİB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Memişoğlu, İMİB Yönetim Kurulu Üyesi Metin Çekiç, Maden Platformu Sözcüsü Mehmet Yılmaz, TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ile sektör temsilcileri katıldı.
Fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın 29’uncu kez kapılarını açtığına dikkat çekti. Tugay, “Bu fuarın geçen 29 yılın içerisinde çok büyük emeklerle ve katkılarla gerçekleştiğini ve bugün İzmir için ve daha önemlisi Türkiye için çok önemli bir değere, prestije sahip bir organizasyon olduğunu belirtmek isterim. Sektör temsilcileri, sektörle ilgili günün yaşanan sorunları beklentileriyle ilgili çok değerli şeyler söylediler. Özellikle Ege İhracatçılar Birliği Başkanı Jak Eskinazi’nin bizim işlenmiş ürünlere ihtiyacımız olduğunu, bunların katma değerinin daha yüksek olduğunu, markalaşmanın ve pazarlamanın hepimiz için çok önemli olduğunu, buna ihtiyacımız olduğunu belirtmesini değerli buluyorum. Biz bu dönemde bölgesel olarak kalkınmaya önem vereceğiz. Bunun için komşu illerimizle, Türkiye’deki tüm kurumlarımızla kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde olacağız. İzmir tarihsel olarak bir ticaret kentidir, fuarlar kentidir. Bu yönünü geliştirmek için çok çaba harcayacağız” dedi.
VALİ ELBAN’DAN KATMA DEĞERLİ ÜRÜN VURGUSU
İzmir Valisi Süleyman Elban ise katma değerli ürünler vurgu yaparak “Tüm sektörlerde olduğu gibi doğal taş sektöründe de inanılmaz bir rekabet olduğunu hepimiz biliyoruz. Rekabette öne çıkmanın kurallarını hepimizden çok biliyorsunuz. Maliyeti düşürmek ve katma değerli ürünler üretmek bunun temel sırrı, başka yolu yok. Dolayısıyla hala bu sektörde madencilik yapıp çıkan mermeri işleyen arkadaşlarımız eğer enerjisini kendisi üretmiyorsa rekabet etmekle ilgili bir iddiası olmaması lazım. Yine sektörün artık gerek madencilikte gerekse taşı işlediği yerlerdeki artık birçok makinelerin üretimiyle ilgili eğer yerli ürünle ilgili çalışma yapılmayıp hala İtalya ve Çin’e bağımlılığımız devam ediyorsa yine iddiamız konusunda bir eksikliğimiz var demektir. Ama bu sektörü tehdit eden en büyük sıkıntı alternatif kullanımı olan ürünler gerek doğal olmayan taşlar gerekse diğer kaplama ve diğer malzemeler bu sektörü inanılmaz tehdit ediyor çünkü hem ucuz hem uygulaması kolay hem de seyahat tasarım açısından çok cazip görünüyor. Dolayısıyla bu sektörde taşın cazibesini arttıracak bilimsel, tasarımsal ve diğer konularda da çok ciddi çalışma yapılırsa ancak sektör kendisini ispatlayıp sektörü tehdit eden diğer rakip sektörler karşısında ancak güçlü kalabilecektir. Diğer konular bir şekilde çözülür. Ama bu konularda çalışma yapılmadığı taktirde sektör sürekli bir baskı ve tehdit altında kalacaktır” ifadelerini kullandı.
Katılımcılar konuşmaların ardından kurdele keserek açılışını yaptı ve fuarda yer alan stantları ziyaret etti.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün küresel buluşması Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, bugün düzenlenen törenle 29’uncu kez kapılarını açtı. Bu yıl Cemar Traverten-Mermer ana sponsorluğunda düzenlenen fuarda, tüm doğal taş firmaları Gaziemir’deki Fuar İzmir’in kapalı hollerinde yer alırken, C holünün büyük bir kısmı ile D holünün tamamı makine ve teknoloji firmalarına tahsis edildi. Blok mermer alanı da bin 500’e yakın blok doğal taşın sergileme alanı olacak. Bu yıl Marble İzmir’de sektör temsilcilerinden gelen talepler üzerine alınan karar doğrultusunda, yalnızca doğal taş ve doğal taş ürünleri ile makine ve teknolojileri sergileniyor.
“İzmir, ticaret ve fuarlar kentidir”
Fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, fuarın sadece doğal taş değil aynı zamanda teknolojilerin de fuarı olduğuna dikkat çekmek, İzmir ve Türkiye için çok önemli bir prestije sahip olduğunu belirtmek istediğini aktardı. Markalaşmanın ve pazarlamanın çok önemli olduğunu ve buna ihtiyacın bulunduğunu ifade eden Başkan Tugay, şunları kaydetti:
“Biz bu dönemde bölgesel olarak kalkınmaya önem vereceğiz. Bunun için komşu illerimizle Türkiye’deki tüm kurumlarımızla, kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde olacağız. İzmir tarihi olarak bir ticaret kentidir, fuarlar kentidir. Bu yönünü geliştirmek için çok çaba harcayacağız. Bugün burada bulunan stant açan, reyon açan, satış yapan tüm sektör temsilcilerine başarılar diliyorum. Güzel bir fuar olmasını diliyorum.”
“Alternatif kullanımı olan ürünler sektörü tehdit ediyor”
İzmir Valisi Süleyman Elban da fuarın her geçen gün büyüdüğünü söyleyerek sektöre hayırlar getirmesi temennisinde bulundu. Doğal taş sektöründe bir rekabetin olduğunun da altını Çizen Vali Elban, şunları söyledi:
“Rekabette öne çıkmanın kurallarını bizden daha iyi biliyorsunuz. Maliyeti düşürmek ve katma değer ürünler üretmek bunun temel sırrı. Hala bu sektörde madencilik yapıp, çıkan mermeri işleyen arkadaşlarımız eğer enerjisini kendisi üretmiyorsa, rekabet etmekle ilgili bir iddia olmaması lazım. Sektörün gerek madencilikte gerekse taşı işlediği yerlerdeki birçok makinenin üretimiyle ilgili çalışma yapılmayıp, hala İtalya ve Çin’e bağımlılık devam ediyorsa, iddiamız konusunda eksiklik var demektir. Bu sektörü tehdit eden konu, alternatif kullanımı olan ürünler. Gerek doğal olmayan gerekse diğer kaplama ve malzemeler sektörü tehdit ediyor. Çünkü hem ucuz hem tasarım acısında cazip görünüyor. Sektörde taşın cazibesini artıracak bilimsel, tasarımlar gibi ciddi çalışmalar yapılırsa sektör kendisini ispatlar. Kendini tehdit eden rakip sektörler karşısında anca ayakta kalabilecektir.”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri (MAPEG) Genel Müdürü Arslan Narin de doğal taş işletmeciliğinin Anadolu’da antik dönemlerden günümüze kadar kesintisiz olarak gerçekleştirildiğinin altını çizdi. Bu yıl 29’uncusu düzenlenmekte olan bu fuarın doğal taş işletmeciliğinin bir meslek, bir kültür ve bir miras olarak gelecek nesillerimize aktarılmasında önemli bir rol oynadığını ifade eden Narin, fuarın sektör temsilcilerinin uluslararası yatırımcılarla bir araya gelmeleri, güncel üretim ve gelişen teknolojilere ilişkin bilgi aktarımlarıyla yeni pazar oluşumları açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
“Türkiye’de doğal taşa konulu maden ruhsat sayısı 4 bin 284”
Türkiye’nin dünyadaki doğal taş rezervi, üretimi ve ihracatında söz sahibi ülkeler arasında yer aldığını ve doğal taşların renk ve desen çeşitliliği bakımından diğer ülkelere göre bu alanda bir adım önde durduğunu vurgulayan Narin, şunları söyledi:
“Ülkemizde mevcut durum itibariyle doğal taşa konulu maden ruhsat sayısı 4 bin 284’dür. Bu sayı tüm maden gruplarındaki ruhsat sayısının yaklaşık 3’de birine denk gelmektedir. Bu rakamın 3 bin 93’ü işletme ruhsatıdır. 2022 yılında yaklaşık 18 milyon 160 bin ton üretim gerçekleştirilmektedir. Aslında doğal taş, madenciliği, madenciliğin Türkiye’deki imajı açısından da çok büyük sorumluluk üstlenmekte. Yani sahip olunan tüm ruhsatların 3’de biri alanda. Dolayısıyla biz doğal taş madencileri olarak madenciliğin imajını sağlamlaştırmak, iyi yönde göstermek için madenlerimizi çok verimli 1 metreküpünü dahi atık olarak nitelendirmeyecek şekilde üretmeye, kullanmaya, değerlendirmeye önem vermemiz gerekiyor. Yani bizim şu andaki Türkiye’deki madencilik açısından çok büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Çünkü ruhsatlarımızın 3’de biri tamamen doğal taş madencileri tarafından kullanılmakta.”
Sözlerini sürdüren Narin, madenciliğin çevre hassasiyetinin ortaya çıkarılması için yürüttükleri Türkiye geneli Rehabilite Edilmiş Maden Sahaları ile Madencilik Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Tespiti Projesi kapsamında bugüne kadar 42 farklı ilde 6 bin 602 hektarlık rehabilite edilmiş maden sahalarında 18 milyon 59 bin ağaç dikiminin gerçekleştirdiğini belirtti. – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZDENİZ A.Ş’ nin deniz turizmini canlandırmak için başlattığı İzmir-Midilli seferlerinin ilki Ramazan Bayramı’na özel programla başladı. 3 Mayıs’ta başlayacak düzenli seferler öncesi “Bayramda Rotamız Midilli” sloganıyla iki sefer düzenlendi. Tatilini Midilli’de geçirmek isteyen yurttaşların kapıda vize uygulamasının da başlamasıyla büyük ilgi gösterdiği bayram seferinin ilki Alsancak Limanı’ndan yüksek hızlı yolcu gemisi İhsan Alyanak ile bu sabah yapıldı. 220 yolcusuyla Midilli’ye hareket eden İhsan Alyanak gemisinin ilk yolcuları Perşembe günü dönecek. Bir diğer sefer ise 12 Nisan Cuma günü yapılacak. O seferin dönüş tarihi ise 14 Nisan olarak belirlendi.
Yolcular memnun
Aydın Nazilli’den eşiyle birlikte sefere katılan Suat Çaylı, “İlk defa yurt dışına çıkıyoruz. Çok heyecanlıyız” dedi. İstanbul’dan gelen Hakan Şen, “Adalara gidecektik ancak Midilli seferlerinin başladığını öğrenince İzmir’e geldik. İlk defa İzmir’den Midilli’ye gideceğiz. Çok güzel bir hizmet. Ben turizmciyim. Gruplarımız için bu seferleri bir alternatif olarak değerlendirebiliriz” diye konuştu. Alper Kayahan ise, “İlk defa yurt dışına çıkacağım. Böyle bir hizmetin olması gayet hoş” şeklinde konuştu.
Bu yıl iki gemiyle 41 sefer yapılacak
İzmir-Midilli 2024 yaz dönemi seferleri ise 3 Mayıs 2024’te başlayacak, 27 Eylül 2024’te bitecek. 20 yılı aşkın bir sürede İzmir Limanı’ndan hareket ederek uluslararası sularda ilk bayrak dalgalandıran yolcu gemisi olma özelliğini taşıyan İhsan Alyanak Gemisi’ne bu yıl İZDENİZ’in ikinci yüksek hızlı gemisi Prof. Dr. Aziz Sancar Gemisi eşlik edecek. Bu yıl sefer sayısı yüzde 143 artırılarak sezon boyunca 41 sefer yapılması planlandı. Artan talep doğrultusunda konulacak ek seferlerle bu sayı artabilecek. Seferler, her Çarşamba ve Cuma saat 08.30’da İzmir Alsancak Limanı’ndan gidiş, her Cuma ve Pazar ise saat 17.00’de Midilli Limanı’ndan dönüş şeklinde olacak. Midilli Limanı’ndan İzmir Alsancak Limanı’na uzaklık 64 deniz mili. Hava ve deniz şartlarına bağlı olarak yolculuk 2 saat 30 dakika sürecek.
Gençler yüzde 50 indirimli
Ramazan Bayramı’na özel seferde hafta sonu için geçerli fiyat tarifesi uygulandı. 2024 yılı bilet fiyatları, cuma hareketli seferlerde (cuma gidiş-pazar dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 Euro, gidiş -dönüş 8 Euro, 8-18 yaş tek yön 22,5 Euro, gidiş- dönüş 34 Euro, tam bilet tek yön 45 Euro, gidiş- dönüş 68 Euro olacak şekilde belirlendi. Çarşamba hareketli seferlerde bilet ücretleri ise (çarşamba gidiş-cuma dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 Euro, gidiş -dönüş 8 Euro, 8-18 yaş tek yön 20 Euro, gidiş-dönüş 30 Euro, tam bilet tek yön 40 Euro, gidiş-dönüş 60 Euro olacak şekilde belirlendi.
Bilet satışları sürüyor
İzmir-Midilli seferlerinin bilet satışları sürüyor. Sefer biletleri online olarak bilet.izdeniz.com.tr web sitesi üzerinden ya da İzmir Limanı’nda yer alan İZDENİZ bilet satış ofisinden ve web sitesinde yer alan yetkili acentelerden alınabiliyor. İzmir-Midilli seferlerine isteyen yolcular, bilet rezervasyonu sırasında bildirmek şartı ile bisikletleri ile katılabilecek. İhsan Alyanak ve Prof. Dr. Aziz Sancar yolcu gemileri, 10’ar adede kadar bisikletli yolcu kabul edebilecek.
Kapıda vize için randevu zorunlu
Kapıda vize uygulaması ile seyahat edecek yolcuların, başvuru öncesi İZDENİZ Satış Ofisi’ni “0552 035 88 60” numaralı telefondan arayarak randevu alması gerekiyor. Kapı vizesi başvurusu yapacak yolculara ait istenilen tüm evrakların eksiksiz bir şekilde Midilli Adası’na geçiş tarihinden en geç 5 gün önce İZDENİZ Satış Ofisi’ne iletilmesi isteniyor. – İZMİR
]]>AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından parti binasının önünde düzenlenen Vefa İftarı’nda konuşan Dağ, yerel seçimlerde canla başla mücadele ettiklerini, yaptıkları çalışmaların birçok ilde örnek gösterildiğini anlattı.
Seçim çalışmalarına başlarken “Gayret bizden, tevfik Allah’tandır” dediklerini hatırlatan Dağ, şunları kaydetti:
“Netice bu şekilde gerçekleşti. Duracak mıyız? Hayır durmayacağız. Hiç frene basmak yok. Bırakın onu debriyaja bile basmak yok. Hemen bütün teşkilatımız ve adaylarımız kendi ilçelerinde nasıl adayken çalışma yapmışlar ise aynı çalışmalarını sokaklarda yapmaya devam edecekler. Evlerde yapmaya devam edecekler. Verdiğimiz vaatler var. Onların verdiği vaatler var. Verdiğimiz vaatleri hayata geçirmeleri için onların verdikleri değil sadece. Onlar çünkü çantada keklik gördükleri için çoğu vaatlerini yalandan ortaya koydular. ama biz, bizim vaatlerimizi onların gerçekleştirmeleri noktasında İzmirliye ve her bir ilçeye bu konu da sözümüz var. Hayata geçirmek için zorlama konusunda mecburiyetimiz var.”
Dağ, seçimlerde 1 milyona yakın oy aldıklarını, verdikleri sözlerin mevcut yönetimler tarafından yapılıp yapılmadığını teşkilat üyeleri ve belediye başkanlarının takip etmelerini istedi.
Dört yıl boyunca atacakları adımların net olduğunu belirten Dağ, “Birileri bu neticeler karşısında şımarıkça hareketler yapmış olabilir. Onlar vatandaşımızın buradaki mesajını alamamış ve bu mesajı sadece bir zafermiş gibi görmüş olabilirler. Biz kendi üzerimize olan mesajı aldık. Vatandaşımızın burada ben senden kopmadım ama başka bir yere de gitmiyorum, sorunlarınızı mutlaka çözün dediğini de gayet iyi biliyoruz ama birilerine de bir yük yüklediğini artık bahaneniz yok, artık mazeret yok. Hadi hizmet. İzmir’in hizmete ihtiyacı var. Beş sene boyunca bunu biz de söyleyeceğiz. Öyle nasılsa buradaki oy çantada keklik biz her halükarda bu oyları alırız durumun da olmadıklarını bu seçimde fazlasıyla gördüler.” diye konuştu.
Dağ, genel merkez, kabine ve milletvekilleri olarak atacak adımların olduğunu söyledi.
Teşkilata seslenen Dağ, “Kibir yok kardeşim. Kibir bize yakışmaz. Kibir bize hiçbir zaman yakışmadı. Bugüne kadar kibirlenmedik. Bundan sonra da kibirlenmeyeceğiz. Bunu herkes bilecek. Bunu herkes yazacak. Hayatım boyunca beni burada herkes gayet iyi tanır. Yapmacık değil. Gerçekçi olacağız. Yapmacıktan kimseye gaz vermeyeceğiz. Samimi olacağız, samimiyeti ortaya koyacağız. Samimiyetimizi ortaya koyduğumuzda Allah’ın izniyle milletin gönlüne girmesini gayet iyi biliriz.” dedi.
“Artık İzmir için çalışma vakti”
AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise yerel seçimlerde İzmir’de arzu etmedikleri sonuçları alamadıklarını söyledi.
İzmirlilerin eleştirilerini, itirazlarını dikkate alacaklarını belirten İnan, “Bu, bizim boynumuzun borcudur. Siyasi namusun gereği olarak, millet ne derse o diyerek yolumuza öyle devam edeceğiz. Artık İzmir için çalışma vakti. Hükümet olarak, parti olarak İzmirli hemşehrilerimize en hızlı hizmetin ulaşması için bize düşen ne varsa elimizden gelen gayreti en üst şekilde göstereceğimizi tüm belediye başkanlarına iletmek istiyorum. Hükümet olarak, İzmir’e kazandıracağımız yatırımları, hizmetleri milletvekilleri olarak iyi takip ederek yolumuza devam edeceğiz.” diye konuştu.
“Takiyecilere hiçbir şekilde meydanı boş bırakmamamız lazım”
AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da muhalefetin, İzmir’de artık yattığı yerden oy alamayacağını gördüğünü anlattı.
Türkiye’nin ve İzmir’in AK Parti’ye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Çankırı, “Bizim hiç kimseye küsmek gibi bir lüksümüz yok. Beraber bir olacağız. Şu anda karşımızdakiler ne yapıyor? Bizim samimiyetle yaptığımız işleri… Kapı kapı gezmeleri, tutmadıkları orucun sahurunu yapıyorlar, iftarını yapıyorlar. Dualarla belediyeleri açıyorlar. Esas takiyeyi kendileri yapıyorlar. Bizim bu takiyecilere hiçbir şekilde meydanı boş bırakmamamız lazım.” ifadelerini kullandı.
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da tüm teşkilat üyelerinin Ramazan Bayramı’nı kutladı.
İftar programına MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir Milletvekilleri ve partililer katıldı.
]]>31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 48.97 oy oranı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Cemil Tugay, devir teslim töreninden önce ilk olarak Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtına çelenk koyma törenine katıldı. Tugay’a; milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, büyükşehir bürokratları eşlik etti. Çelenk koyma töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “31 Mart seçimlerinden sonra dün mazbatamı aldım ve bugün itibariyle görev devir teslimiyle yeni dönemi resmen başlatmış olacağız. Bu dönem geçen birkaç ay içerisinde bizler için pek çok zorluklarla geliyordu. ya da belki biraz daha doğru tanımlamak gerekirse, özellikle Mayıs genel seçimlerinden sonra sanki ülkemizde artık bir şeylerin düzelme ihtimalinin kalmadığına dair üzüntünün yaygın olduğu, insanlarımızın umutsuz olduğu o aylardan sonra gelen bir seçim oldu, 31 Mart seçimi. Çok mücadele ettik, halkımıza kulak verdik, onların bizden beklediklerini doğru anlayarak onlarla kucaklaşmaya, onlarla duyguda, düşüncede, hedefte, gelecekte birlikte olduğumuzu onlara ifade etmeye çalıştık” diye konuştu.
“Bizlere kredi açtılar”
Geleceğe dair çok umutlu olduklarını kaydeden Tugay, şunları söyledi:
“Bu son yerel seçimlerde inandıklarını gösterdikleri sonuçlar armağan ettiler. Fakat aynı zamanda Genel Başkanımız Özgür Özel’in de söylediği gibi bizlere bir kredi açtılar. Bizden önümüzdeki dönemde çok çalışmamızı, hiç hata yapmamamızı ve çok doğru işler yapmamızı istiyorlar. Bunun her gün, her dakika, her an bilincinde olduğumu, arkadaşlarımızla beraber her zaman birbirimize bunu hatırlattığımızı bilmenizi istedim. Sorumluluğumuzun farkındayız, bizden beklenenin farkındayız. Ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıların, insanlarımızın yaşadığı o ağır sorunların her birinin farkındayız. Bu nedenle halkımızın arasında onlarla birlikte olacağız. Bu nedenle sorun neredeyse orada olacağız. Bu nedenle çözüm için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Bize güvenebilirsiniz. Bize lütfen inancınızı devam ettirin. Bizi seçtiniz, bize göre verdiniz. Seçimlerde oy kullanmaktan ibaret değildir. Bir ülkeyi sevmek, bir ülkenin demokrasisine sahip çıkmak bu mücadeleyi birlikte yapacağız. Ben öncelikle hem İzmir Bey Büyükşehir Belediyesi’nde hem de 30 ilçe belediyemizde çalışan tüm arkadaşlarımızı daha önceden yaptıklarından daha fazla sorumluluk almaya daha fazla çaba göstermeye davet etmek istiyorum. Özellikle Atatürk’ümüzün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü tüm bireyleriyle yanımızda görmek istiyorum.”
“En çok gençlerin bize farklı sarıldığını hissettik”
Konuşmalarında gençlerin kendilerine verdiği destekten de bahseden Tugay, şunları kaydetti:
“Bu seçimde defalarca dile getirildi ama duymayan kalmasın diye bir kez de ben de ifade etmek isterim. En çok gençler bize güvendi. En çok gençlerin bize farklı sarıldığını hissettik. Bu ülkede gelecek hissettiklerini anladık. Biz de onların için o geleceği burada kurmak için zaten çalışıyoruz. O nedenle en çok gençlerimize sözümüz olsun”
Tunç Soyer’den görevi devraldı
Törenin ardından Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi’ndeki Başkanlık Makamına geçerek, orada düzenlenen devir teslim töreniyle görevi devraldı. Devir teslim töreninde konuşan ve Tunç Soyer’e hizmetleri için teşekkür eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, “Unutmayın bizler sadece bütünün parçasıyız” diyen Tugay, “Bizden beklenen görevi yapmak için geçici süreyle buralardayız. İzmir benim için dünyanın en güzel şehri. Bu şehre hizmet etme fırsatı yakaladık. Bu şehre en güzel şekilde hizmet edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın. CHP’ye, şehrimize, Atatürk’e borcumuzu ödeyeceğiz hep beraber. Büyükşehir çalışanlarımızla beraber. Tunç Başkanım 5 yıl içinde şehrimize hizmet etti” diye vurguladı.
“En iyisini yapmaya gayret ettim”
Türkiye’nin yerelden, kentler üzerinden dönüşeceği düşüncesiyle ve daima bu inançla yerelde siyaset yaptığının altını çizen Tunç Soyer, geleceğin dünyasının şehirler dünyası olacağını söyledi. 31 Mart akşamı Türkiye’nin büyük bölümünün kırmızıya boyandığını, yerelden dönüşümün ilk adımı olan tabloyu gördüğünü ve büyük bir mutlulukla kutladıklarını belirten Soyer, şu sözlere yer verdi:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde canla başla çalışarak en iyisini yapmaya gayret ettim. Hakimiyetin bir kez daha sadece ve sadece millete ait olduğu Cumhuriyetimizin gücüne güç kattık. Yurttaşlarını aşağılayan, hukukun üstünlüğünü hiçe sayan, farklılıklarımızı kutuplaştıran, demokrasiyi ve Cumhuriyetimizin faziletlerini küçümseyen, insanları sürekli yoksullaştıran bir zihniyet karşısında büyük bir zafer elde ettik. Millet bu gidişe dur dedi.”
“Herkese kapım sonuna kadar açık”
Devir teslim töreninde Cemil Tugay’ı tebrik eden Tunç Soyer, “İnanıyorum ki o da görev süresinin son saatine kadar İzmirlilere hizmet etmeye, sosyal demokrat belediyeciliğin en iyi örneklerini vermeye devam edecektir. Şimdi Türkiye için yeni bir başlangıç yapma vakti. Şimdi, unvansız ve sıfatsız, partimizin yalın bir üyesi olarak çalışmak zamanı. Bu büyük başarının, zaferin getirdiği büyük sorumlulukların gereğini yapmak. Hepimiz etten kemikteniz, hepimizin kırgınlıkları, sitemleri, hayal kırıklıkları olabilir. Fakat hamlığı kendime yakıştıramam. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını inşa etmek için var gücümle çalışmaya devam edeceğim. Bugüne kadar biriktirdiğim tüm deneyimle, hiçbir karşılık beklemeden ülkem için hizmet etmeye hazırım. Partimizin her kademedeki yöneticilerine, tüm üyelerine ve özellikle belediye başkanlarımıza, bana ihtiyaç duyarlarsa kapım sonuna kadar açıktır. Cemil başkanımızın başarısını bir kez daha kutluyor, İzmir’e ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” açıklamalarında bulundu. – İZMİR
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i, Adnan Menderes Havaalanı’nda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, ilçe belediye başkanları, milletvekilleri ve partililer karşıladı.
Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 14 büyükşehir belediyesini kazandığını ve 15’inci büyükşehir için hukuk mücadelesi içerisinde olduklarını söyledi. “Cumhuriyet Halk Partisi 35 il kazanmıştır. En yakın rakibinden 11 il ileridedir” diyen Özel, “3’ü Büyükşehir Belediye Başkanı olmak üzere 35 kadın belediye başkanımız geçen dönemki 11 olan sayıyı 35’e çıkarırken, bu konuda en önemli katkı İzmir’de gösterdiğimiz 9 kadın adaydan 8’ini seçen İzmir’in seçmenlerine aittir. Türkiye’de neredeyse tamamı gençlik örgütlerimizden gelen 58 genç belediye başkanımız vardır” dedi.
“Aday belirleme süreçlerinde kimsenin hakkını yemedik”
“Aday belirleme süreçlerinde kimsenin hakkını yemedik” diyen Özel, “Eğer kusurumuz hatamız varsa, kastımız yoktur. Ancak İzmir’in memnuniyet anketlerinde en üst düzeyde yer alan üç arkadaşımızla devam ettik. Diğer arkadaşlarımıza da şunu anlattık; İzmir’in notu kıt. Haksız mı haklı. En iyisini hak ediyor mu ediyor. En büyük desteği veriyor mu veriyor. Biz İzmir’in beklentilerini gördük. Sesini duyduk. O sese kulak veren, yanıt veren bir listeyle İzmir’in karşısına çıktık ve İzmir, değişime, dönüşüme, gençleşmeye, kadınların siyasetteki eşit temsili noktasındaki büyük adıma ve bundan sonraki gelecek güzel günlere oy verdi. Bundan sonra İzmir hak ettiğini alacak. İzmir iyi belediyecilik uygulamalarını sürdürecek. Yapılanların üstüne koyacak ama o büyük beklentiye de cevap verecek” dedi.
“Belediye başkanını yıpratmaya girişen ilçe başkanlarının karşısında olacağım”
CHP örgütlerine çağrıda bulunan Özel, “Örgüt-belediye dengesini doğru kuran, birbirine destek olan, yapılan icraatları doğru anlatan örgüte, örgütüne hakkıyla sahip çıkan belediye başkanına sonuna kadar ben de sahip çıkacağım. Eski hastalıklarla, bir ilçe seçimini almak üzerinden yapılabilecek her türlü müdahalede belediye başkanının, kamu hizmetinin sunumunda olmadık taleplerle yıpratmaya girişen ilçe başkanının da karşısında olacağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü herhangi bir 5 yıla talip değiliz. Bu 5 yıl kim hata yaparsa Atatürk’ün partisinin girdiği ilk yerel ve ilk genel seçimde birinci parti yapma ve Atatürk’ün partisini ikinci yüzyılın ilk seçiminde iktidar yapma hedefimize engel olur. Bu yolda engel tanımayacağız.”
“Bir tane AK Partili’yi kırarsak, bir tane MHP’liyi üzersek yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz”
Özel, “Sakın bu zaferin bize kazandırdığı özgüvenle bir tane AK Partili’yi kırarsak bir tane MHP’liyi üzersek ve pek çoğu bize destek vermiş olan Cumhur İttifakı’ndan gençlere, bu partide kendilerini yabancı hissettirirsek yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz. Burası baba evidir. Baba evinde gelen herkes huzur içinde oturabilir. Kardeşin biri başını açar öbürü kapar. Baba kimseye karışmaz. Baba evinin bir odasında biri oturur, eğlenir, biri bir odasında namaz kılar, ibadet eder. Baba evi böyle bir yerdir. İzmir birlikte yaşamanın, birlikte yönetmenin kendinden olmayana da kendi hakkından fazla sahip çıkan hoşgörü ve özgürlüklerin kentidir” dedi.
Özel, Hamza Dağ’ın da İzmir’e katkı sağladığını belirterek, “Büyükşehir Belediye Başkanı adayının her ne kadar kampanyasında partisinden kopma çabasını samimi bulmasak da kullandığı dille, yapmış olduğu kampanyayla, İzmir’e etmiş olduğu iltifatlarla olumlu bir iklime bugüne kadar katkı sağlamıştır. Biz bir kusur ettiysek herhangi bir üyemin kalbini kırdıysam, genel başkan olarak sorumluluğu alıyorum. Tüm seçim döneminin varsa bilinmeden yapılmış hataları için örgütü bazına bizzat özür diliyorum. İzmir’de İzmir İttifakı, Türkiye’de Türkiye İttifakı kazandı. Türkiye kazanacak” açıklamalarında bulundu.
Özel daha sonra memleketi Manisa’da, Milliyetçi Hareket Partisi’nden Cumhuriyet Halk Parti’ye geçen Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etmek üzere havaalanından çıkış yaptı. – İZMİR
]]>Özel, hava yoluyla geldiği İzmir’de Adnan Menderes Havalimanı önünde kendisini bekleyen vatandaşlara otobüs üzerinden seslendi.
Partisinin İzmir’de kazandığı seçim zaferi için vatandaşlara teşekkür eden Özel, sancılı ve tartışmalı başlayan sürecin sonunda herhangi bir siyasi partiyle ittifak yapmadan Türkiye’nin birinci partisi olduklarını belirtti.
Aday belirleme süreçlerinde kimsenin hakkını yemediklerini söyleyen Özel, İzmir’in iyi belediyecilik uygulamalarını sürdüreceğini söyledi.
Özel, parti örgütleri ile belediye başkanlarının ilişkisiyle ilgili uyarılarda bulunarak şunları kaydetti:
“Ne belediyeler örgütün yöneteceği kurumlardır ne de belediye başkanları örgütün amirleridir. Herkes kendi görevini iyi yapınca bir başka göreve talip olursa hakkının yenmeyeceğini bu seçimlerde görmüştür. Örgüt belediye dengesini doğru kuran, birbirine destek olan, yapılan icraatları doğru anlatan, örgütüne hakkıyla sahip çıkan belediye başkanına sonuna kadar ben de sahip çıkacağım. Eski hastalıklarla bir ilçe seçimini almak üzerinden belediye başkanını olmadık taleplerle yıpratmaya girişen ilçe başkanının da karşısında olacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.”
Özel, partileri için gelecek 5 yılın çok önemli olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz milletimizden bir kredi aldık. Bu kredi, bir tüketici kredisi değildir. Öyle görürsek harcar, bitirir ve kaybederiz. Bu kredi bir yatırım kredisidir. Seçmen bize, “5 yıl iyi yönetin, 4. yılın sonunda karar vereceğim. Eğer Türkiye’nin geleceğine yatırım yaparsanız, belediyeleri iyi yönetirseniz, kavga etmezseniz, Türkiye’yi yönetmeye hazır kadroları yetiştirirseniz size Türkiye’yi yönetmeniz için de daha büyük kredi vereceğim” demiştir. Seçmenin bu kredisini doğru değerlendirmek, bu 4 yılda en iyi hizmeti yapmak, örgüt olarak çok çalışmak durumundayız. ve bugün zafer kazandığımız seçimin dördüncü günü değildir. Gelecek zafer kazanacağımız seçimin dördüncü günündeyiz. ve bundan sonraki her günü seçime bir gün az kalmanın üzerimize yüklediği sorumlulukla hep birlikte çalışmak durumundayız.”
“Biri başını açar, öbürü kapar. Baba kimseye karışmaz”
İzmir’de rakip partilerin adaylarına da kullandıkları olumlu dil nedeniyle teşekkür eden Özel, kampanya sürecinde kalbini kırdıkları varsa genel başkan olarak örgütü adına özür dilediğini aktardı.
İzmir’in yaşam biçimlerinin karşılıklı teminatı olan bir kent olduğunu vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sakın bu zaferin bize kazandırdığı özgüvenle, bir tane AK Partili’yi kırarsak, bir tane MHP’liyi üzersek ve pek çoğu bize destek vermiş olan Cumhur İttifakı’ndan gençlere bu partide kendilerini yabancı hissettirirsek yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz. Davet ettik geldiler. Burası baba evidir. Baba evinde herkese yer vardır, herkes huzur içinde oturabilir. Baba evinde kardeşin biri başını açar, öbürü kapar. Baba kimseye karışmaz. Baba evinin bir odasında biri oturur, eğlenir. Biri bir odasında namaz kılar, ibadet eder. Baba evi böyle bir yerdir. İzmir, birlikte yaşamanın, birlikte yönetmenin, kendinden olmayana da kendi hakkından fazla sahip çıkan hoşgörü ve özgürlüklerin kentidir. Bunun için sizlere güveniyorum. Bunu bütün Türkiye’ye göstereceğiz.”
Halk buluşmasına CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel ile İzmir ve Manisa’dan seçilen belediye başkanları ve bazı milletvekilleri de katıldı.
]]>Kesin olmayan sonuçlara göre İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cemil Tugay, 31 Mart yerel seçiminin ardından CHP İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Tugay, şu anda resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye’de 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazandığını belirterek, “Önümüzde ne zaman olacaksa o genel seçimi bekliyoruz. İktidarı alacağız ve Türkiye’deki o adil insanlarımızın hak ettiği yönetimi, insanlara umut verecek yönetimi gerçekleştireceğiz” dedi. CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ise “Bugün 1 Nisan Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürüyüşünün ilk günüdür” diye konuştu.
31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, şunları söyledi:
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN İKTİDARA EMİN ADIMLARLA İLERLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
“Çok güzel bir sabaha uyandık. 14 Mayıs’tan sonra umudunu yitirmiş gençlerimiz bu sabaha büyük bir umutla gözlerini açtılar. Dünden beri gelen tüm telefonlarda vatandaşlarımızdan halkımızdan o kadar güzel duygular bize akıyor ki bu duyguları vatandaşlarımıza yaşatan başta Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, genel başkan yardımcılarımız, parti emekçilerimiz, parti yöneticilerimizin hepsine canı gönülden teşekkür ediyoruz. Bundan sonra iktidar her sabah hangi gün gideceğini düşünerek güne uyanacaktır. Cumhuriyet Halk Partili tüm arkadaşlarımız seçimi bildiğiniz gibi bir seçim biter, öteki seçimin başlangıç günüdür. İktidara, Cumhuriyet Halk Partisi’nin emin adımlarla ilerlediğini düşünüyoruz. Bu dönem boyunca partiye, partinin emekçilerine, partili kimliğine hep üst planda tutan bir adayımız oldu. Onunla gurur duyuyoruz. İlk günden bu yana partiyle birlikte partili arkadaşlarıyla birlikte mücadele etmenin değerini çok iyi bildi. Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi kimliğini tüm vatandaşlarımıza da doyasıya yaşattı. Biz de yoldaşı olmaktan onur, gurur duyduğumuz Cemil Başkanımızı tebrik ediyoruz bir kez daha. İzmir’e çok yakışacaksınız başkanım. Cemil Başkanımız aynı zamanda adaylığı dönemi boyunca çok çalışkandı, basmadık alan bırak bakmadık, toprak bırakmadı. Kiraz’dan Bergama’ya, Kınık’tan Bayındır’a her yerde müthiş bir enerjiyle, müthiş bir coşkuyla örgütlerimizle birlikte çalıştı. Emekleriniz için de çok teşekkür ederiz ve her zaman örgüte verdiği değerle ilk ziyaretini, teşekkür ziyaretini, il başkanlığımıza yaptı. Nazik ziyareti için de kendisine çok teşekkür ederiz. Yolu açık olsun. Yolumuz açık olsun.”
“RESMİ OLMAYAN SONUÇLARA GÖRE TÜRKİYE’DE 420 BELEDİYEYİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ KAZANMIŞ DURUMDA”
Cemil Tugay ise şu anda resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye’de 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazandığını belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş tüm yol arkadaşlarımız, büyük bir mücadeleyi dün çok büyük bir zaferle neticelendirdiler. Dün hem İzmir’de hem Türkiye’nin pek çok yerinde gerçekten hepimize gurur veren ama aynı zamanda umut aşılayan bir sonuç elde ettik. Şu anda resmi olmayan sonuçlara göre 14 tane büyükşehri, 20 tane ili 337 tane ilçeyi ve 48 tane beldeyi kazanmış durumdayız. Toplamda 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’de kazanmış durumda” dedi.
“VATANDAŞ 30 İLÇEDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDE EN FAZLA OYU YİNE BANA VERDİ”
Başarılı olmak için çok çalışmaya hazır olduklarını vatandaşlara anlatmak için çok çaba sarfettiklerini vurgulayan Tugay, “Ben İzmir’den her zaman emin oldum. Bunu konuşmalarımın hepsinde anlattım. İzmir’de neyi temsil ettiğimizi biliyoruz. İzmir Cumhuriyet’in kalesi olduğu için, Atatürk ilkelerine bağlı insanların kalesi olduğu için, çağdaş yaşamı, laikliği benimsediği için, kendisine sosyal adaleti istediği için halk, her zaman kendisini temsil etmeye en yakın parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni desteklemiştir. Bundan vazgeçmeyeceğini biliyorduk. O nedenle ben dünkü sonucu bekliyordum. Emindim. Hayalimiz isteğimiz tüm ilçe kazanmaktı. Sadece 2 tane ilçeyi ne yazık ki küçük farklarla kaybettik. Ama şunu da gördüm. 30 ilçede büyükşehir belediyesine en fazla oyu yine bana verdi. Halkımıza bu teveccühleri için minnettarım. Bu aynı zamanda bir beklentinin ifadesidir. Büyükşehir belediyesinde benden çok iyi bir hizmet beklediklerinin ifadesidir. Bana inandıklarının ifadesidir. Onun için minnettarım. Bana verdikleri görevin anlamını biliyorum. Bu görevin gereğini yerine getireceğim” şeklinde konuştu.
“HİZMETTE ADALETLİ OLACAĞIZ”
Tugay, “Biz bu görevleri tabii ki tek başımıza yapmıyoruz. Öncelikle belediye çalışanı arkadaşlarımızdan ama arkamızda her zaman dev bir ordu gibi duran parti örgütümüzle bize gönül veren seçmenlerimizle halkımızla beraber yapıyoruz bu görevleri. Bize inanan insanlarla beraber yapıyoruz bu görevleri. Ama hizmette adaletimizin olacağını defalarca dile getirdim. Bugün itibariyle benim için nereden, ne kadar oy aldığımızın hiçbir önemi yok. Önümüzdeki dönem şehrimize vereceğimiz hizmetlerdir esas olan ve bize insanlarımızın verdiği bu sorumluluğun neleri kapsadığını gayet iyi biliyorum. Bu güvenin devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“MUTLULUĞU İNSANLARIMIZIN YÜZÜNDE GÖRDÜK”
1 Nisan sabahı Karşıyaka’da ve Alsancak’ta vatandaşlarla bir araya geldiğini söyleyen Tugay, “Daha önce bir süredir kaybedilmiş olan umudu insanlarımızın yüzünde gördük. Mutluluğu insanlarımızın yüzünde gördük. Bize dokunuşları, bize sarılışları çok farklıydı. Bunların hepsi çok özel şeyler, anlamları çok büyük. Bize yüklediği sorumluluklar da çok büyük. Bunun gereği yerine gelecek. Türkiye çok büyük ve güzel bir ülke. Milletimiz çok iyi şeyleri hak ediyor. Üzerimize düşen şey çalışmak, ilkelerimizden asla ödün vermemek, dürüstlüğümüze bir gram leke sürdürmemek. Böyle bir belediye hizmeti dönemi görecek İzmir’imizin 30 ilçesi ve Türkiye’mizin dört bir köşesi” dedi.
“BUGÜNDEN SONRA TÜRKİYE UMUTLA DOLU BİR ÜLKEDiR”
Bu süreçte katkı veren tüm parti üyelerini de kutlayan Tugay, “Her birisine çok büyük minnet borçluyuz. Her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde de bize verdikleri bu desteği, bize duydukları bu güveni boşa çıkarmamak, onları mahcup etmemek için ne gerekiyorsa bunu ben ve arkadaşlarım yapacağız. Bunun sözünü veriyorum. Bugünden sonra Türkiye başka bir ülkedir. Bugünden sonra Türkiye umutla dolu bir ülkedir. Özellikle gençlerimizin bu umuda ihtiyacı olduğunun çok farkındayız. O nedenle çok çalışacağız. O nedenle bizden beklenen sorumluluğu yerine getireceğiz. En başta Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne bütün bireylerine, üyelerine dün sandıklarda görev alan tüm değerli arkadaşlarımıza, vatandaşlarımıza bize oy veren tüm seçmenlere ve tabii ki oy vermeyenlere de çok çok teşekkür ediyoruz. Güzel günlerin başlangıcı olsun dedik. 1 Nisan’ın güzel günlerin başlangıcı olduğuna yürekten inanıyorum. Hepimize kutlu olsun diyorum. Tüm Türkiye’ye, tüm dostlara, Türkiye’nin iyiliğini isteyen herkese selam olsun diyorum” diye konuştu.
“İKTİDARI ALACAĞIZ”
Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kiraz ilçesindeki oy oranı artışına ilişkin soru üzerine şunları söyledi:
“Önce ilçe adaylarımız gerçekten çok çalıştılar. Yoğun olarak kendi ilçelerinde, beldelerinde, köylerinde çok çaba gösterdiler. Kiraz’da da şu anda orada artık yeni dönem belediye başkanı olacak Sayın Nasuh Coşkun çok büyük emek harcadı. Onun dışında geçen dönemde biliyorsunuz böyle düşük oy alındı diye büyükşehir belediye başkanımız oraya ziyaretlerde bulunmuştu. Onun da etkisi olmuştur. Ama Türkiye’nin genelinde şöyle bir şey var. İki şeyden bahsedebiliriz. Birisi mevcut iktidardan onun yönetim şeklinden çok büyük rahatsızlık var. İnsanlarımız adaletsizliğe uğradıklarını, Türkiye’nin kötüye gittiğini, insanlarımızın refah düzeyinin düştüğünü, yoksullaştıklarını, işsizliğin arttığını görüyorlar, bunu yaşıyorlar. Emeklilerin durumu ortada, çiftçilerin durumu ortada. Emekçilerin durumu ortada. Bunu insanlar yaşıyor ve buradan memnuniyetsizlik var ama diğer taraftan şunu da var olduğunun farkına varmak lazım. Çünkü muhalefet partilerine baktığınız zaman hemen hepsi küçüldüler. Ama Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir oy artışıyla birinci parti oldu. Bu tamamen değişim hareketinden sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin sadece kadrosu değil aynı zamanda söylemleriyle de halka ulaştığını gösteriyor. Bunun sadece İzmir’de değil, Kiraz’da dokuzlar köyünde değil, bütün Türkiye’de olduğunu unutmamak lazım. Ama bunun bize yüklediği sorumluluğun da farkındayız. Ülkemizi içinde bulunduğu bu sıkıntılardan açıkçası bu bataklıktan çıkaracağına inanıyorum partimizin. Burada Genel Başkanımızı özel olarak tebrik etmemiz gerektiğini, alkışlamamız gerektiğini düşünüyorum. Ama tabii ki onun önderliğinde milletvekillerimiz, parti meclisimiz, il örgütlerimiz, ilçe örgütlerimiz, herkes inanarak mücadele etti. Bunu 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra yaşamak bizim için çok değerli. Halkımıza tekrar buluştuk, tekrar kenetlendik. Önümüzdeki seçimi bekliyoruz artık bir taraftan. Ben bundan sonra iyi belediye başkanlığı yapacağım. Benimle beraber çalışan arkadaşlarımız yerel yönetimlerde üzerine düşeni yapacak. Milletvekillerimizle daha çok çalışacak. Parti örgütümüzde daha çok çalışacak. Biz yürekten inanıyoruz. Önümüzde ne zaman olacaksa o genel seçimi bekliyoruz. İktidarı alacağız ve Türkiye’deki o adil insanlarımızın hak ettiği yönetimi insanlara umut verecek yönetimi gerçekleştireceğiz.”
“BUGÜN 1 NİSAN CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN İKTİDARA YÜRÜYÜŞÜNÜN İLK GÜNÜDÜR”
Aslanoğlu ise “Oylarımızın sadece İzmir’de değil tüm Türkiye’de ciddi bir şekilde arttığını ve vatandaşın Adalet ve Kalkınma Partisi ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı yönetiminin bir an önce bitmesini arzuladığını gözlemliyoruz. Bugün 1 Nisan Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürüyüşünün ilk günüdür” dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
1.VİDEO
BASIN AÇIKLAMASI
2.VİDEO
ZİYARETTEN DETAY GÖRÜNTÜ
]]>İzmir’de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde resmileşmeyen sonuçlara göre; CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada önemli açıklamalarda bulunan Cemil Tugay, dünkü gerçekleşen yerel seçimlerde büyük bir zafer kazandıklarını dile getirerek, “Hem İzmir’de hem Türkiye’nin pek çok yerinde şu anda resmi olmayan sonuçlara göre 14 tane büyükşehir, 20 tane il, 337 tane ilçeyi ve 48 tane beldeyi kazanmış durumdayız. Toplamda 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’de kazanmış durumda” diye konuştu.
“İzmir, Cumhuriyet’in kalesi”
Bu görevleri ne kadar istediklerini halka anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Tugay, “Başarılı olmak için çok çalışmaya hazır olduğumuzu, insanlarımıza anlatmak için çok çaba gösterdik. Ama yıllar içerisinde beklemediğimiz sonuçlar ala ala biz de açıkçası acaba beklemediğimiz bir sonuç olur mu diye endişe içerisindeydik. Ben İzmir’den her zaman emin oldum. Bunu konuşmalarımın hepsinde anlattım. İzmir’de neyi temsil ettiğimizi biliyoruz. İzmir, Cumhuriyet’in kalesi olduğu için Atatürk ilkelerine bağlı insanların kalesi olduğu için, çağdaş yaşamı, laikliği benimsediği için, kendisine sosyal adaleti istediği için halk, her zaman kendisini temsil etmeyi en yakın parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni desteklemiştir. Bundan vazgeçmeyeceğini biliyorduk. O nedenle en dünkü sonucu bekliyordum. Emindim” dedi.
“Halkımıza bu teveccühleri için minnettarım”
Hayallerinin ve isteklerinin tüm ilçeleri kazanmak olduğunu dile getiren Tugay, “Sadece iki tane ilçeyi ne yazık ki küçük farklarla kaybettik. Ama şunu da gördük, şunu da gördüm. 30 ilçede Büyükşehir Belediyesine en fazla oyu yine bana verdi. Halkımıza bu teveccühleri için minnettarım. Bu aynı zamanda bir beklentinin ifadesidir. Büyükşehir Belediyesinde benden çok iyi bir hizmet beklediklerinin ifadesidir. Bana inandıklarının ifadesidir. Onun için minnettarım. Bana verdikleri görevin anlamını biliyorum. Bu görevin gereğini yerine getireceğim. Biz bu görevleri tabii ki tek başımıza yapmıyoruz. Öncelikle belediye çalışanı arkadaşlarımızdan ama arkamızda her zaman dev bir ordu gibi duran parti örgütümüze, bize gönül veren seçmenlerimizle, halkımızla beraber yapıyoruz bu görevleri. Bize inanan insanlarla beraber yapıyoruz. Ama hizmette adaletimizin olacağını defalarca dile getirdim. Bugün itibariyle benim için nereden, ne kadar oy aldığımızın hiçbir önem yok. Önümüzdeki dönem şehrimize vereceğimiz hizmetlerdir esas olan. Bize insanlarımızın verdiği bu sorumluluğun neleri kapsadığını gayet iyi biliyorum. Bu güvenin devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Türkiye çok büyük ve güzel bir ülke”
Kaybedilmiş olan umudu insanların yüzünde tekrar gördüğünü vurgulayan Tugay, “Bugün mutluluğu insanlarımızın yüzünde gördük. Bize dokunuşları, bize sarılışları çok farklıydı. Bunların hepsi çok özel şeyler, anlamları çok büyük. Bize yüklediği sorumluluklar da çok büyük. Bunun gereği yerine gelecek. Türkiye çok büyük ve güzel bir ülke milletimiz çok iyi şeyleri hak ediyor. Üzerimize düşen şey çalışmak, çalışmak, çalışmak. İlkelerimizden asla ödün vermemek, dürüstlüğümüze bir gram leke sürdürmemek. Böyle bir belediye hizmeti dönemi görecek İzmir’imiz. İzmir’imizin 30 ilçesi ve Türkiye’mizin dört bir köşesi. Ben bu süreçte her biri ayrı ayrı çok değerli katkılar veren tüm parti üyelerimizi sayın il başkanımızın ve il yönetimimizin nezdinde kutluyorum, her birisine çok büyük minnet borçluyuz. Her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde de bize verdikleri bu desteği, bize duydukları bu güveni boşa çıkarmamak, onları mahcup etmemek için ne gerekiyorsa bunu ben ve arkadaşlarım yapacağız bunun sözünü veriyorum. Bugünden sonra Türkiye başka bir ülkedir. Bugünden sonra Türkiye umutla dolu bir ülkedir. Özellikle gençlerimizin bu umuda ihtiyacı olduğunun çok farkındayız. O nedenle çok çalışacağız” dedi.
“Güzel bir sabaha uyandık”
Çok güzel bir sabaha uyandıklarını ifade getiren CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu “14 Mayıs’tan sonra umudunu yitirmiş gençlerimiz bu sabaha büyük bir umutla gözlerini açtılar. Dünden beri gelen tüm telefonlarda halkımızdan o kadar güzel duygular bize akıyor ki bu duyguları vatandaşlarımıza yaşatan başta Genel Başkanımız Özgür Özel, genel başkan yardımcılarımız, parti emekçilerimiz ve parti yöneticilerimizin hepsine canı gönülden teşekkür ediyoruz” diye konuştu. – İZMİR
]]>Hamza Dağ: “İzmirliler bize denetleme yetkisi vermiştir”
İZMİR – Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, İzmir’deki seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi ve CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’ı tebrik etti. Dağ, “İzmirliler bize, belediyenin şehrimizin ihtiyaçlarını giderip gidermediğini, sorunlarını çözüp çözmediğini denetleme yetkisi vermiştir” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. “Hemşehrilerimizin takdiriyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya hak kazanan Cemil Tugay’ı ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni tebrik ediyoruz” diyen Dağ, “İzmirliler bize, belediyenin şehrimizin ihtiyaçlarını giderip gidermediğini, sorunlarını çözüp çözmediğini denetleme yetkisi vermiştir” diyerek seçim sonucunu yorumladı.
AK Partili Dağ, yaptığı yazılı açıklamada şu sözlere yer verdi:
“Allah nasip etti, 12 yıl boyunca milletvekili olmaktan gurur duyduğum şehrimizde Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldum.
Bu süreç boyunca çok şükür ki eşsiz İzmir’imizin her bir köşesinde hemşehrilerimize ulaştık. Büyük bir gayret ve samimiyet ile durmadan, yorulmadan koştuk, koştuk, koştuk. Ne mutlu ki, özverili, gayretli, çalışkan yol arkadaşlarıyla bu koşuyu yaşadık, tecrübe ettik.
Öncelikle, bu yolculukta kendisinden, ailesinden, işinden, vaktinden fedakarlık yaparak bizimle olan milletvekillerimize, il başkanımıza, il yönetimimize, ilçe başkanlarımıza ve ilçe yönetimlerimize, teşkilatımızın her bir ferdine, Cumhur İttifakı’nın ortakları, MHP başta olmak üzere bütün paydaşlarına, il başkanlarından teşkilatlarına, sandık görevlilerimize şükranlarımı ifade ediyorum. Hamd olsun ki sizler gibi kalender, yürekli, inançlı, çalışkan insanlarla bu yolu yürümek nasip oldu. Kıymetli kardeşlerim, hiçbir seçim sonucu, bizim İzmir’imize olan sevdamızın önüne geçemez.Biz, her zaman “Milletin dediği olur” dedik ve bu düşünceye inandık. Bu düşünceyle, milletimize hizmet etmek uğruna nice güzel işlerin altına imzamızı attık. Kazandık, şımarmadık. Kaybettik, küsmedik, darılmadık. Kazanırken “Kazandık, bitti” anlayışında olmadık. Bugün de “Kaybettik, bitti” demiyoruz, demeyeceğiz. Hep birlikte çok güzel bir şarkıyı tek bir ağızdan seslendirdik. Bugün, bu şarkı burada bitmemiştir, bitmeyecektir. Kıymetli kardeşlerim, bizim eşsiz İzmir’imiz için daha söyleyecek çok işimiz, daha yürüyecek çok yolumuz vardır. Bu şehrin her bir sokağında hatıraları, yaşanmışlıkları, hikayeleri olan bir hemşehriniz, bir kardeşiniz olarak İzmir’e hizmet etmeye her daim devam edeceğim. Kıymetli hemşehrilerim, biz, “Biz İzmir’iz, başarabiliriz” dedik.
Bizim başarı kıstasımız hiçbir zaman yalnızca seçim kazanmak olmamıştır. Biz bugün sandıktan belki birinci çıkmadık, ancak biliyoruz ki her bir hemşehrimizin takdirini kazandık. Çünkü kavga etmedik, çünkü sığ siyasetin polemikleriyle hemşehrilerimizi oyalamadık,
Çünkü “Sevdik, sevdalandık, İzmir’e bağlandık” diyerek tek gündem olarak İzmir’imizi gördük. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan önce de biz İzmir’e sevdalıydık, bundan sonra da bir İzmir sevdalısı olarak hayatımıza devam edeceğiz. Her daim kulaklarımızda çınlayan, zihinlerimizde yer tutan, gönlümüzde yaşayan bir dize vardır; unutmayalım, yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır. Biz ortaya koyduğumuz çaba ile eşsiz İzmir’imizin potansiyelini hemşehrilerimize gösterdik. Gençlerimizin, kadınlarımızın, çiftçimizin, sanayicimizin, esnafımızın mutluluğu için bir vizyonu anlattık. Bu vizyon, seçim sonucu ne olursa olsun hemşehrilerimizin zihninde, gönlünde yer edinmiştir. Hemşehrilerimizin takdiriyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya hak kazanan Sn. Cemil Tugay’ı ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni tebrik ediyoruz. Sandığın verdiği mesaj çok nettir. Ortaya çıkan netice, hemşehrilerimizin hizmet beklentisini, talebini, ihtiyacını çok net bir şekilde göstermektedir. İzmirliler bize, belediyenin şehrimizin ihtiyaçlarını giderip gidermediğini, sorunlarını çözüp çözmediğini denetleme yetkisi vermiştir.
Biz bugünden sonra, geçmişten çok daha güçlü bir şekilde şehrimizin, hemşehrilerimizin menfaatini gözetmek durumundayız.
Nasıl ki milletvekilliğimiz döneminde “Söz konusu İzmir’in menfaatiyse, bu menfaati siyasete konu etmeyiz” dedik, bundan sonra da aynı anlayışla hareket edeceğiz.
Değerli yol arkadaşlarım,
Tüm belediye başkan adayı arkadaşlarımıza da süreç boyunca ortaya koydukları özveri için teşekkür ediyorum.
Biz, önümüzdeki 5 yıl boyunca, Cumhur İttifakı olarak kazandığımız ilçelerde ortaya koyacağımız çalışmalarla gerçek belediyecilik farkını ortaya koymakla mükellefiz.
İfade ettiğim gibi; yılmadan, yorulmadan, küsmeden yolumuza devam edeceğiz.
Konuşmamı sonlandırırken,
Her birinize bir kez daha teşekkür ediyor, bizlere güvenen, teveccüh gösteren tüm hemşehrilerimize sizlerin nezdinde sevgi ve saygılarımı iletiyorum.
Sağ olun, var olun.
Allah’a emanet olun.”
]]>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. “Hemşehrilerimizin takdiriyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya hak kazanan Cemil Tugay’ı ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni tebrik ediyoruz” diyen Dağ, “İzmirliler bize, belediyenin şehrimizin ihtiyaçlarını giderip gidermediğini, sorunlarını çözüp çözmediğini denetleme yetkisi vermiştir” diyerek seçim sonucunu yorumladı.
AK Partili Dağ, yaptığı yazılı açıklamada şu sözlere yer verdi:
“Allah nasip etti, 12 yıl boyunca milletvekili olmaktan gurur duyduğum şehrimizde Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldum.
Bu süreç boyunca çok şükür ki eşsiz İzmir’imizin her bir köşesinde hemşehrilerimize ulaştık. Büyük bir gayret ve samimiyet ile durmadan, yorulmadan koştuk, koştuk, koştuk. Ne mutlu ki, özverili, gayretli, çalışkan yol arkadaşlarıyla bu koşuyu yaşadık, tecrübe ettik.
Öncelikle, bu yolculukta kendisinden, ailesinden, işinden, vaktinden fedakarlık yaparak bizimle olan milletvekillerimize, il başkanımıza, il yönetimimize, ilçe başkanlarımıza ve ilçe yönetimlerimize, teşkilatımızın her bir ferdine, Cumhur İttifakı’nın ortakları, MHP başta olmak üzere bütün paydaşlarına, il başkanlarından teşkilatlarına, sandık görevlilerimize şükranlarımı ifade ediyorum. Hamd olsun ki sizler gibi kalender, yürekli, inançlı, çalışkan insanlarla bu yolu yürümek nasip oldu. Kıymetli kardeşlerim, hiçbir seçim sonucu, bizim İzmir’imize olan sevdamızın önüne geçemez.Biz, her zaman “Milletin dediği olur” dedik ve bu düşünceye inandık. Bu düşünceyle, milletimize hizmet etmek uğruna nice güzel işlerin altına imzamızı attık. Kazandık, şımarmadık. Kaybettik, küsmedik, darılmadık. Kazanırken “Kazandık, bitti” anlayışında olmadık. Bugün de “Kaybettik, bitti” demiyoruz, demeyeceğiz. Hep birlikte çok güzel bir şarkıyı tek bir ağızdan seslendirdik. Bugün, bu şarkı burada bitmemiştir, bitmeyecektir. Kıymetli kardeşlerim, bizim eşsiz İzmir’imiz için daha söyleyecek çok işimiz, daha yürüyecek çok yolumuz vardır. Bu şehrin her bir sokağında hatıraları, yaşanmışlıkları, hikayeleri olan bir hemşehriniz, bir kardeşiniz olarak İzmir’e hizmet etmeye her daim devam edeceğim. Kıymetli hemşehrilerim, biz, “Biz İzmir’iz, başarabiliriz” dedik.
Bizim başarı kıstasımız hiçbir zaman yalnızca seçim kazanmak olmamıştır. Biz bugün sandıktan belki birinci çıkmadık, ancak biliyoruz ki her bir hemşehrimizin takdirini kazandık. Çünkü kavga etmedik, çünkü sığ siyasetin polemikleriyle hemşehrilerimizi oyalamadık,
Çünkü “Sevdik, sevdalandık, İzmir’e bağlandık” diyerek tek gündem olarak İzmir’imizi gördük. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan önce de biz İzmir’e sevdalıydık, bundan sonra da bir İzmir sevdalısı olarak hayatımıza devam edeceğiz. Her daim kulaklarımızda çınlayan, zihinlerimizde yer tutan, gönlümüzde yaşayan bir dize vardır; unutmayalım, yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır. Biz ortaya koyduğumuz çaba ile eşsiz İzmir’imizin potansiyelini hemşehrilerimize gösterdik. Gençlerimizin, kadınlarımızın, çiftçimizin, sanayicimizin, esnafımızın mutluluğu için bir vizyonu anlattık. Bu vizyon, seçim sonucu ne olursa olsun hemşehrilerimizin zihninde, gönlünde yer edinmiştir. Hemşehrilerimizin takdiriyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya hak kazanan Sn. Cemil Tugay’ı ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni tebrik ediyoruz. Sandığın verdiği mesaj çok nettir. Ortaya çıkan netice, hemşehrilerimizin hizmet beklentisini, talebini, ihtiyacını çok net bir şekilde göstermektedir. İzmirliler bize, belediyenin şehrimizin ihtiyaçlarını giderip gidermediğini, sorunlarını çözüp çözmediğini denetleme yetkisi vermiştir.
Biz bugünden sonra, geçmişten çok daha güçlü bir şekilde şehrimizin, hemşehrilerimizin menfaatini gözetmek durumundayız.
Nasıl ki milletvekilliğimiz döneminde “Söz konusu İzmir’in menfaatiyse, bu menfaati siyasete konu etmeyiz” dedik, bundan sonra da aynı anlayışla hareket edeceğiz.
Değerli yol arkadaşlarım,
Tüm belediye başkan adayı arkadaşlarımıza da süreç boyunca ortaya koydukları özveri için teşekkür ediyorum.
Biz, önümüzdeki 5 yıl boyunca, Cumhur İttifakı olarak kazandığımız ilçelerde ortaya koyacağımız çalışmalarla gerçek belediyecilik farkını ortaya koymakla mükellefiz.
İfade ettiğim gibi; yılmadan, yorulmadan, küsmeden yolumuza devam edeceğiz.
Konuşmamı sonlandırırken,
Her birinize bir kez daha teşekkür ediyor, bizlere güvenen, teveccüh gösteren tüm hemşehrilerimize sizlerin nezdinde sevgi ve saygılarımı iletiyorum.
Sağ olun, var olun.
Allah’a emanet olun.” – İZMİR
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, günler süren seçim mesaisinin ardından aldığı sonuçları, Cumhuriyet Meydanı’nda binlerce yurttaşla birlikte kutladı. “Kazandık” diye sözlerine başlayan Tugay, ” Türkiye’nin her yerinde CHP birinci parti oldu. 34 yıllık hayalimiz bugün gerçekleşti. Türkiye’nin birinci partisiyiz. Üzerimizdeki sorumluluğu biliyoruz. Artık çok daha fazla çalışacağız” dedi. Tugay, “Yıkılacak bir iktidar var. Halkına hizmet etmek için hazır olan bir parti var. Biz o partinin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün neferi olmaktan büyük bir onur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Cemil Tugay, sandıkların büyük çoğunluğunun açılmasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nda binlerce yurttaşla birlikte kutlama yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, milletvekilleri, belediye başkan adayları ve partililerin katıldığı programda Tugay, kalabalığın büyük coşkusuyla karşılandı.
Yurttaşlar ellerinde Türk bayrakları, parti bayrakları ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganlarıyla karşıladığı Tugay, “kazandık” dedi.
“34 YILLIK HAYALİMİZ BUGÜN GERÇEKLEŞTİ”
Seçim sonuçlarının kendilerini mutlu ettiğini vurgulayan Cemil Tugay, “Kim kazandı? Siz kazandınız, İzmir kazandı. Kaybeden kimse yok. Hepimiz kazandık. Vatanseverler, bu millete saygı duyanlar kazandı. 5 yıl boyunca hep beraberiz. Kutlu olsun. Yaklaşık 2 aydır aralıksız şekilde arkadaşlarımızla İzmir’in her sokağında olmaya çalıştık. Herkesin elini sıkmaya çalıştık. Çocukları, gençleri, kadınları unutmadık. Emekliyi, emekçiyi, halkımızı unutmadık. Unutmayacağız. Bugün, İzmir için yeni bir gün. Yarından itibaren sokakta olacağız. Sorun neredeyse orada olacağız ve o sorunları çözüme kavuşturacağız. Çok mutluyuz. Türkiye’nin her yerinde CHP birinci parti oldu. 34 yıllık hayalimiz bugün gerçekleşti. Türkiye’nin birinci partisiyiz. Cumhuriyet’in kenti İzmir, halkın kenti İzmir, Atatürk’ün kenti İzmir her zaman dimdik ayaktaydı” diye konuştu.
“BUGÜN YENİ BİR BAŞLANGIÇ“
Cemil Tugay, konuşmasında AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ı da eleştirerek, şunları söyledi:
“Birileri kılığıyla, kıyafetiyle, saçıyla, bıyığıyla, taktığı rozetiyle, yaptığı o gösterişli reklam kampanyalarıyla, trollerinin algı çalışmalarıyla zannetti ki İzmir’i kaldıracak. Kandırabildiler mi? Biz Cumhuriyetçiyiz, biz Atatürkçüyüz, biz halkçıyız. Bu meydanlarda her zaman dimdik durduk ve bundan sonra da durmaya devam edeceğiz. CHP yeni kadroları ve genel başkanı ile Türkiye’nin umudu oldu. Bugün yeni bir başlangıç. Eskisinden çok daha fazla çalışacağz. Daha çok yorulacağız. Üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz.”
“YIKILACAK BİR İKTİDAR VAR”
Tugay, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yaşasın İzmir, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti. Bize güvendiğiniz için bizi tekrar bu göreve getirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum, bir gram leke getirmeden önümüzdeki 5 yıl bu şehrin taşı toprağı olacağım. Arkadaşlarım ile beraber size hizmet etmek için ne gerekiyorsa yapacağız. Mahçup olmayacağız, bize güveninizi boşa çıkarmayacağız. Ama şunu biliyoruz; yıkılacak bir iktidar var. Halkına hizmet etmek için hazır olan bir parti var. Biz o partinin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün neferi olmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Siz büyüksünüz ve sizin hizmetkarınızız. Bunu unutmayın. Önümüzdeki 5 yıl beni öyle göreceksiniz. İyi ki varsınız. Size, İzmir’e, bu büyük millete aşığım. İnsanlarımızın hiç birini diğerinden ayırmadan, bize oy vermiş olsun olmasın hepsini bir tutarak hizmet edeceğim. Söz veriyorum.”
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
1.VİDEO
CHP İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI CEMİL TUGAY’IN KONUŞMASI
2.VİDEO
KUTLAMALARDAN DETAY
]]>CHP İl Seçim Koordinasyon Merkezi’nde seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, “Bugün tarihi bir gün yaşıyoruz. Hiçbir zaman unutamadığımız bir zafer galibiyeti olarak hatırlanacak bugün” dedi. CHP kurultayında yaşanan değişimin seçim sonuçlarına yansıdığını da söyleyen Tugay, “CHP, son kurultaydan sonra sahip olduğu yeni ruh ve mücadele azmiyle bu seçimde Türkiye’nin kaderini değiştirecek bir başarı ortaya koydu” ifadelerini kullandı.
Cemil Tugay, CHP İl Seçim Koordinasyon Merkezi’nde seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı. Tugay, şunları söyledi:
“Bugün tarihi bir gün yaşıyoruz. Hiçbir zaman unutamadığımız bir zafer galibiyeti olarak hatırlanacak bugün. Şu an itibariyle İzmir’de açılan sandıkların yüzde 40’ından fazlasınının bize gösterdiği sonuç ki artık aynı seviyede kalıyor, değişmeyecek gibi görünüyor. Yüzde 50’nin üzerinde bir oyla İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni kazandığımız ve en yakın rakibimiz olan AK Parti’nin adayına yüzde 14 fark atıyoruz. Seçimi kazandığınız kesin gibi. Bundan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Bu dönem boyunca örgütümüzle beraber İzmir’in hakkını korumak ve haklılığımız anlatmak için çok yoğun çalıştık.”
“YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLACAK”
CHPi kurultayında yaşanan değişimin seçim sonuçlarına yansıdığını söyleyen Tugay, ” Cumhuriyet Halk Partisi, son yaptığı kurultaydan sonra sahip olduğu yeni ruh ve mücadele azmiyle bu seçimde Türkiye’nin kaderini değiştirecek bir başarı ortaya koydu. Şu anda aldığımız sonuçlar Türkiye’de halkımızın beklediği yeni siyaseti karşılayan yepyeni bir Cumhuriyet Halk Partisi anlayışı ve kadrosu var. Bu sadece bizim İzmir’de kazandığımız zaferin mutluluğunun ötesinde tüm Türkiye’de mutluluk yaşamamızı sağlıyor. Yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu düşünüyorum” dedi.
“DAHA FAZLA İLÇENİN YÖNETİMİNİN BİZDE OLACAĞI AÇIK”
CHP yönetimindeki ilçelerin sayısının artacağına dikkati çeken Tugay, “Şu anda ilçelerimizde sayımlar devam ediyor. Bazı ilçelerimizde çok yakın sonuçlar var. En olumsuz haliyle bile geçen seçime göre daha fazla ilçenin yönetiminin bizde olacağı açık. Haritada görünüyor ki; Ege Bölgesi’nin tamamı Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimine giriyor. Türkiye’de birçok il Cumhuriyet Halk Partisili belediye başkanları tarafından yönetilecek” diye konuştu.
“ÜLKEMİZİ İÇİNDE BULUNDUĞU SIKINTILARDAN ÇIKARACAĞIZ”
Sandıktan alınan sonuçların 1 Nisan’dan itibaren güzel günlerin başlangıcı olacağını söyleyen Tugay, şöyle devam ettti:
“Bu bize çok büyük bir sorumluluk yüklüyor. Hem İzmir’de hem de diğer illerde fark yaratacak bir hizmet göstereceğiz. Ardından gelecek genel seçimde inşallah iktidarı kazanacağımıza inanıyoruz. İstediğimiz şey önce gençlerimizin ve çocuklarımızın bu ülkede geleceklerinin olduğuna dair umutlarını kaybetmemeleri, sonra da kendisine sahip çıkılmasını isteyen yaşlılarımızın, emeklilerimizin, engellilerimizin, hastalarımızın bizim korumamız altında olacaklarını bilmelerdi. Önümüzdeki dönemde halkçı, sosyal demokrat politikalarımızı en üst seviyeye çıkararak hizmet edeceğiz. Herkese şunu söylemek istiyorum. Emanet bizdedir. Biz İzmir’in değerlerini yücelterek bu kente hizmet etmeye devam edeceğiz. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili asla umutsuzluğa kapılmasın. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Her zamankinden daha çok çalışacağız, mücadele edeceğiz ve ülkemizi içinde bulunduğu sıkıntılardan çıkaracağız. 31 Mart’ta alacağımız sonuçlar güzel günlerin başlangıcı olsun. Bugün alacağımız sonuçların yarından itibaren güzel günlerin başlangıcı olacak.”
“BU BİZE GÜÇ VERİYOR”
CHP Genel Başkanı Özel ile görüştüklerini de belirten Tugay, “Genel Başkanımızla bir telefon görüşmesi yaptım. Çok heyecanlıydı. Onun heyecanı bizim de heyecanımız. Hepimiz seçim sonuçlarının netleşmesini beliyoruz. Ama başlattığımız değişim hareketinin halkımızda karşılık bulduğunu ve desteklendiğini görüyoruz. Bu bize güç veriyor. Genel Başkanımız da bunu hissediyor diye düşünüyorum” dedi.
“BİZ BALKONLARDA ÇAY İÇERİZ”
Tugay, AKP İzmir İl Başkanlığı’nda zafer için balkon konuşması yapmak üzere yapılan hazırlıkların hatırlatılması üzerine, “İzmir’in balkonları güzeldir. Biz balkonlarda çay içeriz. Onlara da çay içmelerini öneririm” diye konuştu.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bornova’da; “Bornova ve İzmir Cumhuriyet’in yıkılmaz birer kalesi. Eğer bir değişim, bir dönüşüm olacaksa bir devir kapanacak bir devir açılacaksa o Bornova’dan başlayacak, İzmir’den başlayacak… İzmir’in bütün sosyal demokratlarını, bütün milliyetçi demokratlarını, bütün muhafazakar demokratlarını, Kürt demokratlarını, Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla Çerkez’iyle, göçmeniyle İzmir’in bütün renklerini bir araya gelmeye, Ömer Eşki’ye ve Cemil Tugay’a sahip çıkmaya davet ediyorum. Bunun adı bunun adına İzmir ittifakıdır” dedi. Genç seçmene de sandık çağrısında bulunan Özel, “Gençler sandığa giderlerse oyunu bozacaklar. Gençler sandığa giderlerse Tayyip Erdoğan’ın hesabını bozacaklar” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, seçim kampanyasının son gününde seçim çalışmaları kapsamında geldiği İzmir Bornova’da yurttaşlara seslendi. İzmir programına Balçova’da başlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel; CHP Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, CHP Genel Başkan yardımcıları Murat Bakan ve Gökçe Gökçen, CHP İzmir milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve ilçe belediye başkan adaylarının katılımıyla kenti turladı. Balçova’da üstü açık otobüse binen Özel, Narlıdere’den Alsancak Kordon boyuna, Bayraklı ve Bornova’ya kadar kentin birçok yerinde seçmeni selamladı. Yurttaşlar da sokaklarda ellerinde Türk bayraklarıyla, evlerinin balkonlarından el sallayarak karşılık verdi.
“BİR DEVİR AÇILACAKSA İZMİR’DEN AÇILACAK”
Bornova’da yurttaşlara seslenerek programına devam eden Özel, seçim otobüsü üstünde yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Bornova ve İzmir, Cumhuriyet’in yıkılmaz birer kalesi. Eğer bir değişim, bir dönüşüm olacaksa bir devrim başlayacaksa, bir devir kapanacak bir devir açılacaksa o Bornova’dan başlayacak, İzmir’den başlayacak. Onun için Bornova’da, belediye başkan adayımız Bornova’ya okumaya gelmiş, Ege Üniversitesi’nin KYK yurdunda kalmış, orada okumuş, hayata İzmir’den atılmış gencecik bir kardeşimiz Ömer Eşki. Ömer CHP’deki değişimin dinamizmin gençlere duyulan güvenin önemli sembol isimlerinden bir tanesi. Yarın hepimiz elbette büyükşehir sonuçlarına bakacağız. Ben bir gözüm Manisa’da, bir gözüm Osmaniye’de, bir gözüm büyük şehirlerde ama bütün Türkiye’nin bir gözü de Bornova’da olacak, İzmir’de olacak. İzmir’de bugüne kadar Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanımız olmuştu. Bu seçimde İzmir’in takdir ve teveccühleri ile 9 kadın belediye başkanımız olacak. Bunlardan 3 tanesi de İzmir’in en büyük metropollerinde olacak. Ben kadın belediye başkanlarımızı öncelikle İzmir’in kadınlarına, Atatürk’ün kızlarına emanet ediyorum. Genç adaylarımızı İzmir’in her yaştan gençlerine her yaştan zihni genç kalbinde, yüreğinde vatan, millet ve Atatürk sevgisi olan seçmenlerine emanet ediyorum.”
“İZMİR’İN HEYECANINI HİSSETTİK”
İzmir’in sesine kulak verdiğini ve partide önemli bir değişime imza attıklarını belirten Özel, “Biz İzmir’in sesini duyduk. İzmir’in heyecanını hissettik. Değişim talebinin arkasındayız. İzmir’de çok önemli bir kadro değişikliği, çok önemli bir vizyon değişikliği yaptık. Yaş ortalamaları 43 olan yabancı dil bilen, iyi eğitimli ve kendilerini değil İzmir’i parlatacak bir ekip var. O ekibe inanıyoruz. Sonuna kadar güveniyoruz. Bu takımın başında çalışkan, kararlı, cesur ve sakin ama çok ileri görüşlü yapısıyla İzmir’in önünü açacak bir isim var. Cemil Tugay var takımın kaptanı” diye konuştu.
“İZMİR’İN TÜM RENKLERİ BİR ARAYA GELİN”
Özel, konuşmasının devamında, “Buradan bütün Türkiye’ye şu güvenceyi verebiliriz. İzmir Cumhuriyet Halk Partisi’nin yıllardır yönettiği, kimsenin yaşam biçimine karışılmayan, kimsenin ibadetine karışılmayan, kimsenin giyimine kuşamına karışılmayan özgürlüklerin kentidir. İnanç özgürlüğünün de kentidir. İbadet özgürlüğünün de kentidir. Özgürce yaşam sürmek isteyen herkesin özgürlüklerinin temennisidir, teminatıdır. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi belediyeciliğinde korkulacak bir şey olmadığı gibi geçmişte ‘bunlar gelirse sosyal yardımları keserler’ dediler. Yalan olduğu ortaya çıktı. Tam 5 katına çıkardık. ‘Bunlar gelirse yatırımları azaltırlar’ dediler. Yalan olduğu ortaya çıktı. Her türlü yatırımı arttırdık. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler iyi çalışmaya, çalmadan, çırpmadan çalışmaya, çaldırmadan hizmet etmeye, yandaşları değil vatandaşı sahiplenmeye ve yüz güldürmeye devam edecekler” dedi.
“TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANACAK, TÜRKİYE KAZANACAK”
Özel, seçmenin CHP’li adaylara sahip çıkmasını isteyerek, “Bugün açıkça söylemek gerekir ki kimin Cumhuriyet’ten, kimin devrimlerden, Cumhuriyetin kurucu ilkelerinde, kurucu kadrolarından yana ise kim bu değerler aşınmasın istiyorsa onun için Bornova’da da tüm İzmir’de de Türkiye’de de tek adres vardır. Eğer bu değerlere önem verenler bir başka parti oy verirlerse AK Parti’ye kazandırırlar. Ama eğer Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verirlerse kendilerine kazandırırlar. Kentlerine kazandırırlar. Türkiye’yi kazandırırlar. O yüzden İzmir’in bütün sosyal demokratlarını, bütün milliyetçi demokratlarını, bütün muhafazakar demokratlarını, Kürt demokratlarını, Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla Çerkez’iyle, göçmeniyle İzmir’in bütün renklerini bir araya gelmeye, Ömer Eşki’ye ve Cemil Tugay’a sahip çıkmaya davet ediyorum. Bunun adı bunun adına İzmir ittifakıdır. Türkiye’de AK Parti ile MHP’nin Hüdapar’la birleşmiş kadın hakları açısından tehdit, geçmişleri korkunç, hedefleri korkuyu yaymak olan ve depremzededen tutun da kentlere kadar tehdit ve şantajla yürüyen korku ittifakına karşı bizim umut ittifakımızın bizim özgürlükler ittifakımızın adı Türkiye ittifakıdır. Türkiye ittifakı adını memleketten, gücünü milletten renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Türkiye Ömer Eşki kazanacak, Bornova kazanacak. Cemil Tugay kazanacak, İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak” diye konuştu.
“GENÇLER SANDIĞA GİDERLERSE TAYYİP ERDOĞAN’IN HESABINI BOZACAKLAR”
Gençlere sandığa gitmeleri çağrısında bulunan Özel, “Son çağrımız bütün Türkiye’deki gençlere. Umutlarınızı kıran, gelecek hayallerinizi karartan, özgürlükleri kısıtlayan, konserleri yasaklayan, festivallere izin vermeyen ve gelecek için sizi endişelendiren bir iktidar var. Ancak bu iktidarın zaten bütün niyeti sizi demokrasiye küstürmek, sandığa küstürmek, gençleri sandıktan uzak tutarsa istediklerini yapacak. O yüzden İzmir’i ve Türkiye’deki bütün gençleri yarın hep beraber, el ele, omuz omuza sandıklara bekliyoruz. Sandıklarda genç adayları, kadın adayları, Cumhuriyetçi, Atatürkçü, aydın, çağdaş adayları destekleyip Türkiye’nin önünü açmalarını bekliyoruz. Gençler sandığa giderlerse oyunu bozacaklar. Gençler sandığa giderlerse Tayyip Erdoğan’ın hesabını bozacaklar. Gençleri sandığa davet için şimdi hep beraber Türkiye’nin bütün gençlerine biz yürekten umut alkışı istiyorum. Gençler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’i kurdu ama onu CHP’nin genel başkanlarına emanet etmedi. Ne milletvekillerine, ne belediye başkanlarına hatta askerdi kendisi askere de emanet etmedi. Genelkurmay başkanlarına bırakmadı Cumhuriyet’i. ‘Cumhuriyet’i biz kurduk. Onu yüceltecek ve yükseltecek olan siz gençlersiniz’ dedi. Emanet sizdedir. Emanete sahip çıkın” diye sözlerini noktaladı.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Balçova’da; “Devletin bütün imkanları bir parti için seferber edildi. Devletin güya tarafsız olacakları, kimliksiz olacakları, bürokrat ve teknokrat olacakları, İzmir’de de Türkiye’nin her yerinde de orantısız bir devlet gücüyle, bizim adaylarımız kendi öz güçleri ile mücadele etti. Ama bizim milletimiz ne zaman devlet ile millet yarışsa hep millete kazandırmıştır. Kenan Evren seçim sonuçlarına müdahale ettiğinde de milletimiz millete kazandırmıştır. Demokrasi tarihimiz boyunca devlet ile millet ne zaman yarıştıysa millet kazanmıştır. Bugün devletle millet yarışıyor. Bugün devlet ile Türkiye ittifakı yarışıyor. Milletimiz yine millete kazandıracaktır” dedi.
Yerel seçim öncesinde İzmir’deki ziyaretlerini sürdüren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balçova Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, İzmir Milletvekili Ednan Arslan, CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Balçova Belediye Başkan Adayı Onur Yiğit ve çok sayılı partili katıldı.
Özel, burada yaptığı konuşmada, “Zorlu, uzun bir kampanya döneminin son günündeyiz. Liderler son günlerini memleketlerinde geçirirler. Ben de bugünü doğduğum ve şu anda yaşadığım memleketim Manisa’yla ve büyüdüğüm memleketim İzmir’de geçirmeye karar verdim. Biraz önce Balçova’da başladık. Genç adayımız Onur Yiğit’le ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’la birlikte halkı selamlayarak son günü İzmirlilerle paylaşıyoruz” dedi.
Yarın 61 milyon seçmenin sandık başına gideceğini ve iki önemli karar vereceğini söyleyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlardan birincisi seçmen, yerel yöneticilerine karar verecek. Geçen seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi bir büyük ittifakla çok sayıda belediyeyi kazanmıştı. ve 5 yıl boyunca arkadaşlarımız hizmet ettiler. Şimdi artık ittifaklar yok. Ama İzmir’de görüyoruz ki İzmir ittifakı var. Gönüller vicdanlar sandıkta birleşiyor. Türkiye’de de Türkiye ittifakı var. Kampanya boyunca söyledik. Türkiye ittifakı gücünü milletinden renklerini ay yıldızlı al bayraktan alıyor ve kırmızı beyaz renklerle geçirdiğimiz bir kampanyanın son günündeyiz. Büyük bir coşku içinde İzmir öyle Türkiye’nin dört bir yanı öyle.”
“TÜRKİYE’YE KAN KUSTURUYORLAR”
Özel, “Yarın sandıklar açıldığında iki şey belli olacak. Bir israf yerine hizmet yapan halkçı belediyeciliğin halktan gördüğü teveccühü sandık sonuçlarında görmek isteriz. İkincisi de genel seçimlerde montaj kasetlerle, videolarla, korkuları yöneterek eğer biz gelmezsek felaket olur diyerek çok küçük bir farkla devletin televizyonunu, ajanslarını kendisine alet ederek seçimi kazananlar 10 aydır Türkiye’ye kan kusturuyorlar. Emekliler, emekçiler, esnaf, çiftçi perişan durumda ve bu genel yönetimdeki bu orantısız gücün yerelden dengelenip dengelenmeyeceği önemli. Eğer milletimiz yarın bu orantısız güce gösterdiği tepkiyi bir sarı kart olarak futbol deyimiyle yeter beni de fark edin diyerek başta emekliler ve bütün toplumun ezilen kesimleri sesini duyurursa 1 Nisan’dan itibaren bambaşka bir Türkiye olacak. Ama bu iktidar her şeye rağmen oy alıyorum hissiyatını sürdürürse kimsenin sesini duymamaya devam edecek” diye konuştu.
“CUMHURİYETE SAHİP ÇIKMAK İSTEYEN GENÇLERİ YARIN SANDIK BAŞINA BEKLİYORUZ”
Özel, gençlere sandık çağrısında bulunarak, şunları söyledi:
“Buradan en önemli çağrım genç seçmenlerimizedir. Genç seçmenlerimiz maalesef özgürlükleri kısıtlayan, hayat biçimlerine karışan, üniversitelerine kayyum atayan, konserleri yasaklanan, festivalleri yasaklanan ve her geçen gün istedikleri gibi değil, istemedikleri bir ülkeye zorlanan gençlerimiz bu iktidara tepkilerini yarın sandık başında gösterecekler. Özgürlükleri isteyenler, bu ülke yaşanacak bir ülke olsun isteyenler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine emanet ettiği Cumhuriyet’e sahip çıkma isteyen gençleri yarın istisnasız, firesiz, sandık başına bekliyoruz. Demokrasi özgürlük demektir. Özgürlüğü isteyen, demokrasiye sahip çıkmalıdır. Demokrasiye sahip çıkarmak, sandığa gitmekle olur. Tüm gençleri, siyasi görüşleri ne olursa olsun tüm gençleri, ülkesini seven, yarınından endişe duyan tüm gençleri yarın sandık başına gelmeye, geleceklerine sahip çıkmaya davet ediyorum. Geleceklerine sahip çıkmaya davet ediyorum.”
“TÜM BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARIMIZI CUMHURİYETİN KALESİ İZMİRLİLERE EMANET EDİYORUM”
Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
“İzmir bir büyük değişimin, bir büyük dönüşümün, bir büyük heyecanın en önemli adımını attığımız ildir. Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanımızın olduğu İzmir’de yarın İzmirliler seçilecek yerden 9 kadın belediye başkanına oy verecekler. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 9 kadın belediye başkanını önce bütün İzmirli kadın seçmenlere, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetçi kadınlarına emanet ediyoruz. Sonra da İzmir’in kadınlara saygılı, kadın haklarına saygılı centilmen seçmenlerine emanet ediyoruz. Yine İzmir’de 30 belediye başkan adayımızdan 12’si 40 yaşın altındadır. Bir tanesi de yanımdaki Onur Yiğit kardeşimdir. İzmir’in gençlerini her yaştan ruhu genç İzmirlilere emanet ediyorum. ve tüm Belediye başkan adaylarımızı Cumhuriyet’in kalesi İzmirlilere emanet ediyorum. Takımın kaptanı yine kendisi de 50’li yaşlarının başında İzmir’in çok iyi tanıdığı, İzmir’deki en başarılı belediyecilik uygulamalarımızı hayata geçirmiş olan İzmir’i seven ve İzmir’in önümüzdeki 5 yılına projeleriyle, hizmetleriyle, bizlerin desteğiyle İzmir’i bir dünya kenti haline getirecek vizyona sahip Cemil Tugay’dır. Cemil Tugay, başkanın kaptanlığında, genç, dinamik İzmir’e yakışır, kadınlarıyla, gençleriyle, ekibimizi bütün İzmirlilere emanet ediyoruz. Yarın seçim sonuçları, gençlere destek, kadınlara destek, Cumhuriyete destek, İzmir’in özgürlüklerine sonuna kadar sahip çıkan bir şekilde gerçekleşeceğine inanıyorum.”
“YARIN SANDIK BAŞINDAKİ TÜM GÖREVLİLERİ DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKACAKLARI İÇİN BİR KEZ DAHA TEBRİK EDİYORUM”
Tüm siyasi partilerin 31 Mart yerel seçimlerindeki adaylarına başarılar dileyen Özel, “Buradan tüm siyasi partilerin adaylarına bugüne kadar göstermiş oldukları demokratik olgunluk için teşekkür ediyorum. Tüm siyasi partilerin yarınki adaylarına başarılar diliyorum. Tüm Türkiye’deki muhtar adaylarına arkalarında bir parti desteği, yakalarında bir parti rozeti olmaksızın verdikleri demokrasi mücadelesi için teşekkür ediyorum. Yarın sandık başındaki tüm görevlileri demokrasiye sahip çıkacakları için bir kez daha tebrik ediyorum” dedi.
Parti görevlilerinden son seçim sandığından sonuçlar çıkana kadar görev yerlerini terk etmemelerini isteyen Özel, “Partimizin görevlilerine bütün sonuçlar alınana, son ıslak imza teslim edilene, son seçim sandığından son sonuç kaydedilene kadar görev yerlerini terk etmemelerini bekliyorum. Hepsine şimdiden bir kez daha yürekten teşekkür ediyoruz. Bugüne kadar kazasız belasız bir şekilde geldik. Herkes çok dikkatli olsun. Yarın ufak tefek gerginlikler olabilir. Mutlaka sabırlı olunsun. Hoşgörülü olursun. Seçimde istenmedik olaylar yaşanmadı. Çok az yaşandı. Bundan sonra da seçim sonuçları alınana kadar herkesi sağduyuya davet ediyorum.”
“İZMİR’İN MAVİ GÖKYÜZÜ, GÜZEL GÜNEŞİ YARIN SANDIKLAR AÇILDIĞINDA TÜRKİYE’NİN ÜSTÜNE DOĞSUN”
Seçimi Türkiye ittifakının kazanacağını vurgulayan Özel, “Son seçim kazandığımızda kazandığımız her yerdeki Cumhuriyet Halk Partilileredir. Süleyman Seba, takımı şampiyon olup büyük bir coşkuyla galibiyeti kutlarken soyunma odasına girip ‘yan tarafta kaybedenler var onları rencide etmeyin’ demiştir. Yarın büyük bir zafer kazanacağız. Zaferimiz kimsenin hezimeti değildir. Bizim galibiyetimiz kimsenin mağlubiyeti değildir. Mutlu olacağız, sevineceğiz. Taşkınlık yapmamaya, kimseyi rencide etmemeye kimseyi kaybettik hissiyatına sevk etmemeye davet ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi kazanacak. Türkiye’de Türkiye ittifakı kazanacak. Sonuçta Türkiye kazanacak. Bu seçimin kaybedeni kimse olmayacak. Türkiye’de demokrasi kazanacak. Siyasete bir denge gelecek. Onun için sevinç kutlamalarda ölçülülük prensibini asla terk etmemeyi, hastaları düşünmeyi, küçük çocukları, bebekleri düşünmeyi, belli bir saatten sonra yüksek ses, gürültü yapmamayı, vakur ve centilmenlik içinde galibiyeti karşılamayı bütün örgütümüze bir talimat olarak iletiyorum. Hepinizi çok seviyoruz. İzmir’in mavi gökyüzü, güzel güneşi yarın sandıklar açıldığında Türkiye’nin üstüne doğsun” ifadelerini kullandı.
“1 NİSAN’DA TÜRKİYE DEMOKRASİSİ ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATARAK GÜNE BAŞLAYACAK”
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özel, seçim kampanyası süreciyle ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“Genel olarak çok umutluyuz. Geçmişte büyük ittifaklarla başardığımız bir işi milletimizin vicdanı, seçmenimizin sağduyusu ve seçmenimizin Türkiye ittifakına sahip çıkarak, sağlayacağımızı, koruyacağımızı düşünüyoruz. Kazanmak var, kaybetmek var. Yarın kaybedenler olacak. Üzülmesinler. Demokrasinin içinde kalındığı taktirde demokraside kaybetmek de var. Ama demokrasi hep kazanmak, hep birilerinin kazanması, hep yandaşlara kazandırması, bir ailenin, bir partinin üst yönetiminin zenginleşmesi, emeklilerin, emekçilerin, esnafların, çiftçilerin sürünmesi de değildir. Yarın sandığa seçmenin nasıl bir denge getireceğini, nasıl bir damga vuracağını hep beraber heyecanla bekliyoruz. Seçim ortamında çok konuşuldu. Siyaset insan ve sözle yapılan iştir. Ben veya herhangi bir adayım istemeden bir kişinin kalbini kırdıysak bundan üzüntü duyarız. Haklarını helal etsinler. Bizden yana haklarımız helal olsun. 1 Nisan’da Türkiye demokrasisi çok önemli bir adım atarak güne başlayacak”
“TRT, REKLAMIMIZI YAYINLAMADI”
Seçim kampanyasının adil bir şekilde geçip geçmediğine ilişkin soru üzerine Özel, şöyle yanıt verdi:
“Türkiye’de tek parti rejimine evrilmiş, demokrasiyi çok yönüyle askıya almış, bir partiyi devlet, devleti de partinin hizmetinde bir aygıt olarak gören bin anlayış olduğu mühletce adli bir seçimden bahsedemezsiniz. TRT reklamımızı yayınlamadı parası ile. Oysa ki eşit yayıncılık yapması gerekirdi. Bizim reklamlarımızı yayınlamayacak kadar ileriye gitti. Devletin bütün imkanları bir parti için seferber edildi. Devletin güya tarafsız olacakları, kimliksiz olacakları, bürokrat ve teknokrat olacakları İzmir’de de Türkiye’nin her yerinde de orantısız bir devlet gücüyle, bizim adaylarımız kendi öz güçleri ile mücadele etti. Ama bizim milletimiz ne zaman devlet ile millet yarışsa hep millete kazandırmıştır. Kenan Evren seçim sonuçlarına müdahale ettiğinde de milletimiz millete kazandırmıştır. Demokrasi tarihimiz boyunca devlet ile millet ne zaman yarıştıysa millet kazanmıştır. Bugün devletle millet yarışıyor. Bugün devlet ile Türkiye ittifakı yarışıyor. Milletimiz yine millete kazandıracaktır.”
]]>Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, yarın gerçekleşecek olan 31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde değerlendirmelerde bulundu. Son günlerde gündeme gelen Karşıyaka Stadyumu ile ilgili de açıklamalarda bulunan Kasapoğlu, “Kısa bir sürede, 20 yılda 40’tan fazla stadyum inşa eden başka bir ülke yoktur. Türkiye artık çok modern stadyumlara sahip. Dünyanın en modern, en yeni stadyumları Türkiye’de. Bu statlardan ikisi nerede? İzmir’de. Göztepe Stadyumu ve Alsancak Stadyumu. Biz İzmir stadyum projelerimizde özellikle yolun başında 3 stadyumla yola çıktık. Göztepe Stadyumu, Karşıyaka Stadyumu ve Alsancak Stadyumu ve üçünün temelini de birlikte attık. Ben bizzat Karşıyaka Stadyumu’nun temel atma törenine katıldım. Türkiye’de her zaman üretimin, gelişimin önünde engel olan bir zihniyet yine aynı şekilde Karşıyaka Stadyumu’nu maalesef ne yaptı? Engelledi. Hem Büyükşehir Belediyesi hem diğer kurumlar, kuruluşlar mahkemelere açtıkları davalarla ne yaptılar? Bu süreci akamete uğrattılar. Orada stadyumun temelleri var ama stadyum bu engellemeler vesilesiyle tamamlanamadı” dedi.
“İzmir’i gerçek belediyecilik anlayışıyla tanıştıracağız”
İzmir’i uzun zamandır hasret kaldığı gerçek belediyecilik anlayışıyla tanıştırmak istediklerini ifade eden Kasapoğlu, “Vatandaşlarımız 31 Mart’taki tercihleriyle hem ilçelerde hem de büyükşehirde çok güçlü bir destek verecek. İzmir’i hizmet siyasetiyle, İzmir’i eser anlayışıyla buluşturma noktasından yeni bir adım atacağız. Tabii bizim belediyelik anlayışımızda ideolojik yaklaşım yok, ötekileştirmek yok, ayrıştırmak yok. Herkesi hizmete layık gören bir anlayış var. O yüzden inanıyorum ki 31 Mart İzmir için, İzmirliler için hem Büyükşehir’de Hamza Dağ Başkanımızla hem de tüm ilçelerde Cumhur İttifakımızın birbirinden kıymetli adaylarıyla yeni bir dönem olacak. Bu yeni dönemi yine İzmirlerin içerisinde bulunduğu bir yönetim anlayışıyla, ortak akılla hep birlikte ne yapacağız, inşa edeceğiz” dedi.
“Spor devrimi yaptık”
Türkiye olarak bir spor devrimi gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kasapoğlu, “Bu spor devriminin çok ama çok farklı birleşenleri var. Bu birleşenlerden biri nedir? Bizim tesis altyapımızdır. Binlerce tesis inşa ettik. Futboluyla, basketboluyla, voleyboluyla, cimnastiğiyle, atletizmiyle, yüzmesiyle, okçuluğuyla, güreşiyle her alanda herkese hitap eden devasa bir altyapı. Bunları çok kısa bir sürede gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
“Karşıyaka Stadyumu’nu yapmak bizlere nasip olacak”
Karşıyaka’ya Stadyum yapmak kararlı olduklarını ifade eden Kasapoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Elbette Karşıyaka Stadyumu’nu da bitirmeye, bu anlamda Karşıyaka gibi güzide bir kulübümüze, taraftarıyla, camiasıyla, tüm kadrolarıyla çok özel bir camiamıza stadyum kazandırma noktasında kararlıyız. İnanıyorum ki onu yapmak da bizlere nasip olacak. Biz yaptığımız eserlerle gurur duyuyoruz. Yaptığımız eserleri elbette ileriye taşıma noktasında, ihtiyaç olan noktalarda, yenilerini inşa etme noktasında da kararlıyız.” – İZMİR
]]>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İzmir’deki temasları kapsamında, Kemalpaşa ilçesindeki Tarihi Tunca Caddesi Sevgi Yolu’nda esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Burada vatandaşların taleplerini dinleyen Bakan Fidan, daha sonra İzmir Ticaret Odası’na geçerek ‘iş dünyası buluşmasına’ katıldı. Programda İzmir Valisi Süleyman Elban, Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı yer aldı.
“Şartlar ne olursa olsun etrafımızda barışı, güvenliği ve istikrarı sağlamalıyız”
Konuşmasında 31 Mart yerel seçimlerinin İzmir ve ülke adına hayırlara vesile olmasını dileyen Bakan Fidan, “Ege Türk milletinin dinamizmini üretim ve ihracatına yansıtan bir bölge. İlk göreve geldiğimde yayınladığımız genelge ekonomi ile ilgili oldu. Özel sektörümüze her zamankinden daha fazla destek olma beklentilerimizi misyonlarımıza ekledik. Dünyanın dört bir yanına yatırım yapan iş insanlarımız var. Devlet ve özel sektör olarak hedefimiz bir, rotamız ortak; ülkemizi kalkındırmak, refahı artırmak. Ancak şu gerçek ki bir ülkenin tek başına küresel sorunlara göğüs germesi mümkün değil. Her türlü zor jeostratejik şartlara rağmen OECD içinde en hızlı büyüyen ülkeler arasındayız. İhracatımız tüm zamanların rekorunu sizler sayesinde kırmakta. Savunma sanayi, uzay ve nükleer enerji konusunda çığır açıcı alanlarda hiç görülmemiş atılımlar içerisindeyiz. Ancak millet olarak başardıkları ile de asla yetinmeyen bir karakterimiz var. Daha da kalkınacaksak bunu komşularımızla, bölgesel ve küresel ortaklıklarımızla beraber başarmamız gerekiyor. Bunu başarabilmenin ise tek yolu var şartlar ne olursa olsun etrafımızda barışı, güvenliği ve istikrarı mümkün kılmak. Türkiye gibi güçlü devletler böyle sorumluluğun altına elini sokabilir” ifadelerine yer verdi.
Ukrayna’daki savaşın ve Gazze’deki mezalimin adil ve kalıcı barış temelinde sona erdirme arayışlarında ön planda olunduğunun altını çizen Bakan Fidan, şunları kaydetti:
“Balkanlar ve Güney Kafkasya’da bölgesel sahiplenme kültürünü yerleştirerek, barış ve istikrar için zemini yine biz kuvvetlendiriyoruz. Komşumuz Yunanistan ile olumlu gündem üzerinden ilişkilerimizi geliştirip, sorunları çözmeye çalışıyoruz. Biz esasen hiçbir zaman Ege’de veya Doğu Akdeniz’de husumet oluşturma arayışında olmadık. Ancak, yaşamsal çıkarlarımızı korumaktan da katiyen geri durmayacağız” dedi.
“Terörist örgütlerle mücadelemizde eşi benzeri olmayan bir seviyeye ulaştık”
“Ülkemiz için olsun, bölgemiz için olsun, güvenliğe temel tehdit, terörizmdir” ifadelerini kullanan Bakan Fidan, “Terörist örgütlerle mücadelemizde eşi benzeri olmayan bir seviyeye ulaştık. Bu başarının üç temel unsuru var: Güçlü siyasi liderlik; milli stratejik kabiliyetlerimiz; ve başta Irak olmak üzere komşularımızla yeni ve yapıcı bir angajman süreci. Geldiğimiz bu kritik safhada, terörün kökünü tamamen kurutmaya kararlıyız. Gerçekleşmesi için büyük destek verdiğimiz Irak’ın Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projelerle, bölgesel ve küresel bağlantısallığı tahkim ediyoruz. Enerji güvenliğimizi de sağlama alıyoruz. Bunu yaparken, ortaklarımızla karşılıklı çıkarların korunmasını ve bölgesel işbirliğini teşvik eden bir anlayışı benimsiyoruz.”
Türkiye’nin hedefinin açık, bu hedefe giden stratejilerin ise sonuç odaklı olduğunu vurgulayan Bakan Fidan, “Başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere müttefik ve ortaklarımızın, barışın tesisi ve bölgesel kalkınma yolundaki çabalarımıza, yapıcı katkı vermelerini bekliyoruz. Maalesef, bu stratejik yaklaşımı çoğu zaman göremiyoruz. Türkiye’ye bakışlarında, sığ ve günlük siyasi tartışmaların, ön yargıların hala baskın çıkabildiğine şahit oluyoruz. ABD ve AB ülkeleri ile bahsettiğim önyargılara rağmen, ekonomik ilişkilerimizi arttırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu noktada, ticaret hacmimizin ve doğrudan yatırımların arttırılması ön plana çıkıyor. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisinin sağlanması konularında diplomatik çalışmalarımıza da hız verdik” dedi.
“Hükümetimizin İzmir’e yönelik hedefleri çok büyük”
“Hükümetimizin İzmir’e yönelik hedefleri çok büyük” diyen Bakan Fidan, şunları aktardı:
“İzmir’i en gelişmiş enerji ve ulaşım ağlarıyla donatılmış; yoğun destek verdiğimiz yenilik eko-sistemi sayesinde, bilgi, teknoloji ve inovasyonu ticari başarıya tahvil eden; bütün küresel stratejik pazarlara erişebilen, gençlerimiz için parlak bir gelecek perspektifi sunan, ekonomik ve toplumsal kalkınmamıza öncülük eden bir dünya şehri yapmak istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda yılmadan çalışmaya devam edeceğiz.”
Bakan Fidan, son olarak Türkiye’nin 261 yurtdışı temsilciliği ile dünyadaki en geniş üçüncü diplomatik ağa sahip olduğunu, Dışişleri Bakanlığı olarak İzmir için, Ege için, Türkiye için dünyanın her bir köşesinde omuz omuza çalışmaya var olduklarını ve bunun millete ve tarihe karşı bir borç olduğunu söyledi.
Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar ise, olması muhtemel bir anlaşmazlık sonucunda ticaret açısından sorunlar oluşabileceğini bu sebeple de yabancı yatırımcıların önemli olduğunu söyledi. Konuşmasını sürdüren Yorgancılar, serbest vize ile ilgili de kolaylık sağlanması talebinde bulundu. 225 ülkede 109 tane ticaret müşavirleri olduğunu belirten Yorgancılar, “Müşavirlerimize destek olup onların sayılarını artırabilmemiz çok önemli. Onlar herhangi bir ülkede günlük yapılan işleri, ticareti çok daha iyi takip edebiliyorlar” ifadelerine yer verdi.
Programda konuşan İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener ise, “Türkiye’nin uluslararası stratejisi etki alanı itibarıyla yoğun küresel yansımaları olan düzeye çıktı. Ulusal çıkarların koruması önleyici ve caydırıcılık açısından güçlü bir ordu yanında bir güç olan demokrasiyi de gerektiriyor. Başarılı ve sonuç alıcı diplomasi yüzlerce yıllık köklü bir geleneğe dayanan barışı ve istikrarı ön planda tutan akıllı dış politikanın uluslararası alanda oluşturduğu güvenin eseridir. Asya ve Avrupa arasında önemli bir konumu olan İzmir’in aktif rol alması gerektiğine inanıyoruz. Vize konusu dış ticaret yapmak isteyen iş insanlarımızın karşısında engel oluşturuyor” diye belirtti.
Konuşmaların ardından Bakan Fidan’a Konak Meydanı’nın yer aldığı tarihi fotoğraf hediye edildi. – İZMİR
]]>Dışişleri Bakanı Fidan, İzmir temasları kapsamında Kemalpaşa ilçesinde esnafı ziyaret etti.
Ardından İzmir Ticaret Odasına geçen Bakan Fidan, “İzmir İş Dünyası Buluşması” etkinliğinde konuştu.
Bakan Fidan, iş dünyasının gerçekleştirdiği etkinlikleri çok kıymetli bulduğunu, dünyanın büyük bir belirsizlik içinde seyrettiği şu günlerde istişareyle ve ortak akılla hareket etmeye çok ihtiyaç olduğunu söyledi.
Ege Bölgesi’nin tüm çağlardan beri medeniyet, kültür, ekonomi, ticaret ve ulaşımının beşiği konumunda olduğunu belirten Fidan, “Bu nedenle genç Cumhuriyet’imizin ilk iktisat kongresinin İzmir’de toplanması da hiç tesadüf değildir. Ege’miz Türk milletinin dinamizmini üretime ve ihracata yansıtan, Türkiye markasının bütün dünyada tanıtılmasında her daim başı çeken bir bölge oldu.” dedi.
Fidan, müteşebbislerin küresel ölçekte önünü açmanın devletin ana stratejileri arasında olduğunu anlatarak, bakan olarak göreve başladıktan sonra temel önceliklerinden birisinin de bu olduğunu ifade etti.
13 yıl istihbarat teşkilatını yönettikten sonra göreve geldiğinde yayımladığı ilk genelgenin ekonomiyle alakalı olduğunu kaydeden Fidan, şunları söyledi:
“Dünyanın dört bir tarafına yatırım yapan iş insanlarımız var. Vatandaşlarımız, yaşadıkları ülkelerde gurur vesilesi başarılara imza atıyorlar. İlaveten çok devlete nasip olmayan ana vatana gönülden bağlı soydaşlarımız var. Bu büyük eşsiz beşeri gücü küresel bir güce dönüştürmek için de stratejiler geliştirdik. Bütün bunları sizler başta olmak üzere özel sektör platformları ve tüm dünyadaki kuruluşlarımızla hep birlikte hayata geçireceğiz. Devlet, özel sektör olarak hedefimiz bir, rotamız ortak; ülkemizi kalkındırmak, halkımızın refahını arttırmak. Ancak şu bir gerçek ki günümüzde bir ülkenin tek başına küresel ve bölgesel sorunlara göğüs germesi pek mümkün değil. Küresel ölçekte tahribat yaratan savaşların, çatışmaların ve krizlerin tam ortasında yer alan bir ülke olarak bu gerçeği görmekteyiz. Her türlü zor şartlara rağmen en hızlı büyüyen ülkeler arasındayız. İhracatımız tüm zamanların rekorlarını sizler sayesinde kırmakta. Savunma sanayisinde, çığır açıcı alanlarda hiç görülmemiş atılımlar içerisindeyiz. Ancak millet olarak başardıklarıyla asla yetinmeyen de bir karakterimiz var. Dolayısıyla daha da kalkınacaksak, daha da büyüyeceksek bunu komşularımızla, bölgesel ve küresel ortaklarımızla birlikte başarmamız gerekiyor. Ekonomik gelişimi, bölgemize yayıp bir bölgesel refah yaratarak yolumuzda ilerlemek gerekiyor. Bunu başarabilmeninse tek bir yolu var. Şartlar ne olursa olsun etrafımızda barışı, güvenliği ve istikrarı hakim kılmak. Dış politikamızın ana hedeflerinden birisi de budur. Ancak Türkiye gibi büyük ve güçlü devletler böyle bir sorumluluğun altına elini sokabilir.”
“Güvenliğe temel tehdit, terörizmdir”
Barış ve kalkınma vizyonunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki dış politikanın her adımında, her hamlesinde görüldüğünü ifade eden Fidan, Ukrayna’daki savaşı ve Gazze’deki mezalimi, adil ve kalıcı barış temelinde sona erdirme arayışlarında ön planda olduklarına işaret etti.
Balkanlar ve Güney Kafkasya’da bölgesel sahiplenme kültürünü yerleştirerek barış ve istikrar için zemini kuvvetlendirmeye çalıştıklarını aktaran Fidan, şöyle konuştu:
“Komşumuz Yunanistan ile olumlu gündem üzerinden ilişkilerimizi geliştirip, sorunları çözmeye çalışıyoruz. Biz esasen hiçbir zaman Ege’de veya Doğu Akdeniz’de husumet yaratma arayışında olmadık. Ancak, yaşamsal çıkarlarımızı korumaktan da katiyen geri durmayacağız. Ülkemiz için olsun, bölgemiz için olsun, güvenliğe temel tehdit, terörizmdir. Terörist örgütlerle mücadelemizde eşi benzeri olmayan bir seviyeye ulaştık. Bu başarının üç temel unsuru var. Güçlü siyasi liderlik, milli stratejik kabiliyetlerimiz ve başta Irak olmak üzere komşularımızla yeni ve yapıcı bir angajman süreci. Geldiğimiz bu kritik safhada terörün kökünü tamamen kurutmaya kararlıyız.
Gerçekleşmesi için büyük destek verdiğimiz Irak’ın Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projelerle, bölgesel ve küresel bağlantısallığı tahkim ediyoruz. Enerji güvenliğimizi de sağlama alıyoruz. Bunu yaparken ortaklarımızla karşılıklı çıkarların korunmasını ve bölgesel işbirliğini teşvik eden bir anlayışı benimsiyoruz.”
ABD ve AB ülkeleriyle ekonomik ilişkileri artırma hedefi
Türkiye’nin hedefinin belli olduğunu ve bu hedefe giden stratejilerin sonuç odaklı olduğunu bildiren Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“ABD ve Avrupa Birliği başta olmak üzere müttefik ve ortaklardan barışın tesisi ve bölgesel kalkınma yolundaki çabalara yapıcı katkı vermelerini bekliyoruz. Maalesef bu stratejik yaklaşımı çoğu zaman göremiyoruz. Türkiye’ye bakışlarında sığ ve günlük siyasi tartışmaların, ön yargıların hala baskın çıkabildiğine şahit oluyoruz. ABD ve AB ülkeleriyle bahsettiğim ön yargılara rağmen, ekonomik ilişkilerimizi arttırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu noktada, ticaret hacmimizin ve doğrudan yatırımların arttırılması ön plana çıkıyor. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğinin güncellenmesi ve vize serbestisinin sağlanması konularında diplomatik çabalarımıza da hız verdik.”
Hükümetin İzmir’e yönelik hedeflerinin de çok büyük olduğuna dikkati çeken Fidan, İzmir’i en gelişmiş enerji ve ulaşım ağlarıyla donatılmış, bilgi, teknoloji ve inovasyonu ticari başarıya tahvil eden, bütün küresel stratejik pazarlara erişebilen, gençler için parlak bir gelecek perspektifi sunan, ekonomik ve toplumsal kalkınmaya öncülük eden bir dünya şehri yapmak istediklerini kaydetti.
Toplantıya, İzmir Valisi Süleyman Elban, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ercan Korkmaz, Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ile iş dünyası temsilcileri katıldı.
Program, konuşmaların ardından basına kapalı devam etti.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İESOB ev sahipliğinde düzenlenen ve esnaf odalarının tümünün yer aldığı “Esnaf Buluşması”na katıldı. CHP’nin Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki’nin de katıldığı toplantıda, kentte geleceğe yönelik hedefler konuşuldu.
“1 NİSAN’DA YENİ BİR SAYFA AÇILACAK”
Programda yerel seçimlere artık sayılı günler kaldığını hatırlatarak, herkesin oyunu kullanmasını isteyen Cemil Tugay, seçildikten sonra yapacağı çalışmaları anlattı. İzmir’in geleceğini belirlemek adına kararlı şekilde adım atacaklarının altını çizen Tugay, sadece kağıt üzerinde kalan hedeflerden yorulduklarını söyledi. Tugay, ” Türkiye’nin bu kadar savruk olmasından çok rahatsızım. Nasıl bu hale geldiğimizin hesabının sorulmasını da istiyorum. 1 Nisan’dan itibaren bu şehirde yeni bir sayfa açılacak. Yeni birimler kurulacak. Yeni anlayışlar geliştirilecek ve hizmet anlayışı kökünden değişecek. Bu yenilikçi, devrimci bakış açısını tüm kamu kurumlarımıza getirmeliyiz” dedi.
VERİMLİ ÇALIŞMA SİSTEMİNE VURGU YAPTI
Belediyelerin kar etme amacıyla değil, hizmet için çalıştığını, bu nedenle özel sektörden ayrıldığını anlatan Tugay, “Hiçbir işlevinde kar edeyim, biriktireyim, birilerine fayda sağlayayım demez. Amacı sadece hizmet etmektir. Bu açıdan özel sektörden ayrılır. Ama bu onu özel sektörün işletme anlayışının dışına çıkarmaz. Bu mantıkla yönetilebilir. Buradan daha hızlı çalışma, daha verimli işler çıkar. Bunu da gözetmek ve yeni nesil belediyecilik anlayışı çerçevesinde ortaya koymak zorundayız” diye konuştu.
“MUSLUKTAN TADI GÜZEL SU AKACAK”
Esnafın, daha önce indirimli su kullandığını ancak bu indirimin kaldırıldığını belirtmesi üzerine Cemil Tugay, şunları söyledi:
“En pahalı suyu İzmir değil Manisa kullanıyor. Ama isterim ki İzmir en uygun suyu sağlasın. Kayıp kaçakları önleyerek, enerji verimliliğini sağlayarak, personel düzenlemesiyle su maliyeti azalır. En önemlisi suyu yer altından değil yer üstünden sağlamak. Su sağlama konusunda asıl görevli DSİ. Manisa’dan Gördes’ten sağlanacak su kaynaklarıyla İzmir’in su sorunu ortadan kalkacak. Bu bilince sahip olmalıyız. Göreve başlar başlamaz esnafımıza özel bir indirim başlatacağım. Gördes Barajı’nda şu an su tutulamıyor. Biz göreve geldiğimiz zaman yakın çevresindeki 2 barajdan su getireceğiz. İleri süreçte yapacağımız çalışmalarla da musluktan açınca rahatça içeceğimiz, tadı güzel suyumuz olacak”
İESOB Başkanı Yalçın Ata ise esnaf odaları olarak beklentilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Bu kadar kalabalığı bu salonda ilk kez görüyorum. Yerel yönetimler esnaf teşkilatı için önem taşıyor. Temennimiz bu iş birliğimizin devam etmesidir. Ancak esnaf ve sanatkarı mutlu olan bir İzmir, refah içinde yaşayabilir.”
BUCA ESNAFINI ZİYARET ETTİ
Başkan Cemil Tugay, daha sonra Buca’ya geçti. Burada esnafı dolaşan, yurttaşlarla sohbet eden Tugay, sorunları dinledi. Yapacağı çalışmalar hakkında bilgi veren Tugay, herkesin 31 Mart günü sandığa giderek oy kullanmasını istedi.
]]>CHP İzmir İl Başkanı Aslanoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Ver bunlara yetkiyi Karşıyaka İskelesini TÜGVA’ya, Alsancak İskelesini TÜRGEV’e, Asansörü Allah muhafaza Ensar Vakfı’na, paraşüt kulesini de okçuluk vakfına versin” söylemi üzerine Cumhur İttifakı ve AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ’ın Özel’e yönelik “Genel başkanın cehaleti ortada” sözüne cevap verdi. Başkan Aslanoğlu, “O bir metafor. Paraşüt Kulesi, Asansör, Alsancak İskelesi. Metaforun nedeni İstanbul’daki iskelelerin TÜGVA’ya, Okçuluk vakfına, TÜRGEV’e ve ENSAR’a verilmiş olmaları. Soru şu belediyenin yerlerini ENSAR’a TÜGVA’ya, TÜRGEV’e Okçuluk Vakfı’na verdiniz mi vermediniz mi? Basit bir soru belediye kaynaklarını, şehrin kaynaklarını İstanbul’da yönettiğiniz süre boyunca tarikatlara, vakıf adı altındaki yerlere verdiniz mi vermediniz mi? Ne diyorlar yani İzmir’de biz Alsancak İskelesi’ni vermedik ama diğer yerleri mi vereceğiz diyorlar!” dedi.
CHP İzmir İl Başkanı Aslanoğlu, CHP Seçim Koordinasyon Merkezi’nde, 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi seçim güvenliği ile ilgili basın açıklaması yaptı. Aslanoğlu, basın açıklamasında Cumhur İttifakı ve AKP adayı Hamza Dağ’ı eleştirdi, bir kez daha mal varlığını açıklamaya davet etti. Başkan Aslanoğlu, “Bütün politikacılar göreve gelmeden önce mal varlıklarını açıklamalıdır, görevleri bitiğinde de mal varlıklarını açıklamalıdır. Sayın Cemil Tugay açıkladı. Çok uzun süre oldu. Bildiğim kadarıyla Adalet ve Kalkınma Partisi Ankara Büyükşehir adayıda açıkladı gözlerimiz yuvalarından çıktı. Acaba Hamza Dağ’da açıklamayı düşünüyor mu? Açıklarsa bi bu kadar şaşıracağımızdan mı endişe ediyor?” ifadelerini kullandı.
“GENEL BAŞKANIMIZ HAMZA DAĞ’DAN DAHA İZMİRLİDİR”
CHP lideri Özgür Özel’in İzmir’e yaptığı ziyaretlerin sıklığı ile ilgili eleştirilere de cevap veren CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Genel Başkan Özgür Özel’in ikametgahının ve iş yerinin de Manisa’da bulunduğunu hatırlatarak, “Genel Başkanımızın evi burada. Manisa’da ikamet ediyor. Çok uzun süredir Manisa’da ikamet ediyor. Eczanesi de Manisa’da, eşi de Manisa’da. Sık sık dediğiniz kısıtlı zamanlar. Genel Başkanımız cuma ve cumartesi Manisa’da. Manisa çok önemli yerlerden bir tanesi. Baba ocağı. Manisa’yı almayı çok istiyoruz. Bu cuma günü Manisa’da çalıştığında akşam bizi kırmayacak ve Kemalpaşa’ya iftara gelecek. Cumartesi Manisa çalışması var, bizi kırmayacak sabahtan 1-2 saat İzmir’e gelmesini çok arzu ediyoruz. Genel başkanımız Özgür Özel Hamza Dağ’dan daha çok İzmirlidir” dedi.
“SORU ŞU: TARİKATLARA VERDİNİZ Mİ? VERMEDİNİZ Mİ?”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Ver bunlara yetkiyi Karşıyaka İskelesini TÜGVA’ya, Alsancak İskelesini TÜRGEV’e, Asansörü Allah muhafaza Ensar Vakfı’na, paraşüt kulesini de okçuluk vakfına versin” sözlerine, Cumhur İttifakı ve AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ’ın verdiği “Genel başkanın cehaleti ortada” karşılığına da değinen Başkan Aslanoğlu, “O bir metafor. Paraşüt Kulesi, Asansör, Alsancak İskelesi. Metaforun nedeni İstanbul’daki iskelelerin TÜGVA’ya, Okçuluk vakfına, TÜRGEV’e ve ENSAR’a verilmiş olmaları. Soru şu belediyenin yerlerini ENSAR’a TÜGVA’ya, TÜRGEV’e Okçuluk Vakfı’na verdiniz mi vermediniz mi? Basit bir soru belediye kaynaklarını, şehrin kaynaklarını İstanbul’da yönettiğiniz süre boyunca tarikatlara, vakıf adı altındaki yerlere verdiniz mi vermediniz mi? Ne diyorlar yani İzmir’de biz Alsancak İskelesi’ni vermedik ama diğer yerleri mi vereceğiz diyorlar!” dedi.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan ve İzmir milletvekilleriyle birlikte Alevi Bektaşi Federasyonu’nu ziyaret etti. Federasyonun Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Tüm Alevi canlar sandığa gitmeli. Küskünlüklerini sandığa yansıtmamalı. 22 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın, ülkeyi ne hale getirdiğini anlatmamıza gerek yok. Her geçen gün ekonomi, adalet anlamında geri gidiyor. Bunu değiştirmeliyiz” dedi.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Narlıdere Cemevi’nde Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşen dernekleri ile bir araya geldi. Programa, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP İzmir milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Ednan Arslan, Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin ile ilçe belediye başkan adayları da katıldı.
Başkan Tugay, yerel seçimlere kısa bir süre kaldığını ve herkesin desteğini beklediğini vurgulayarak, “Benden beklenenin farkındayım. Görevi yerine getirirken katıksız şekilde benden beklediğiniz tavrı göstereceğim. Hatalarımız eksiklerimiz olmuştur, insanız ama iyi niyetimden şüphe etmeyin. Hangi seviyede görmek istiyorsanız hangi seviyedeysem gözünüzde, orada olmaya hazırım. Yeter ki halk adına yapmamız gereken mücadeleyi layıkıyla yapalım” dedi.
“MAZLUM İNSANLAR İYİ OLSUN DİYE HAYAL KURUYORUM”
Adalet için mücadele ettiklerinin altını çizen Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
” Türkiye’ye örnek olacak siyasetin, ahlaklıca yapıldığını göstereceğimiz bir dönemi İzmir’de yaşayalım. Bir dahaki genel seçime halkın itimadını kazanmış bir şekilde girelim. Bunu yaparsak bu halk bizi iyi anlayacak. O kadar çok hayal kuruyorum ki hepsi bu ülkedeki mazlum insanların iyi olması ile ilgili.”
“BİZ KONSER SALONU YAPTIK, ONLAR AVM”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan da yurttaşların sandığa gitmesi çağrısında bulundu. Konuşmasında AKP’yi eleştiren Murat Bakan, ” Güzelyalı’da troleybüs garajımız vardı. O garaj şu an dünyanın en güzel konser salonlarından biri. Ahmed Adnan Saygun. Tarihi Havagazı Fabrikası da öyle. Buraları AVM yapsaydınız milyar dolarlar elde ederdiniz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi benzer bir yeri İETT garajını AVM yaptı Cevahir Alışveriş Merkezi. Önce Dubai Şeyhine sattılar ardından AVM yaptılar. Kamu kaynaklarını halk için halkın yararına kullanan bir anlayışla, yandaşları için tarikat ve cemaatlere kullanan bir anlayış var. Yerel seçim o yüzden önemli” dedi.
“HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIK”
Son genel seçimlerde CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Cumhurbaşkanı yapmak istediklerini ancak hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade eden Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün yeniden iktidarı değiştirmenin yolu, yerel seçimden geçiyor. Kaynakları halkın yararına kullanmak için bizim başka illeri de almamız lazım. Başarabilirsek iktidarı erken seçime zorlayabiliriz. ya da önümüzdeki seçimsiz geçecek 4 yılda güçlü muhalefeti inşa edebiliriz. Belediye başkan adaylarımızın hepsi son derece nitelikli donanımlı. Cemil Başkan doktor. Karşıyaka’da son derece başarılıydı. Alevi toplumunda tevazu en kıymetli şeydir. Önce insan kendi nefsiyle mücadele etmeli. Kibirden, egodan, arınmış tevazusuyla, alçak gönüllüğüyle bir o kadar da bilgi birikim, yönetici vasıflarıyla öne çıkan biri.”
Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin ise mücadeleye devam edeceğini belirterek, “Büyükşehir Belediye Başkan Adayımızı sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye’de yapılacak her iyiliğin yanında olacağız” dedi. CHP Narlıdere Belediye Başkan Adayı Erman Uzun da seçimleri kazanarak AKP’ye kırmızı kart göstereceklerini söyledi.
“TÜM ALEVİ CANLAR SANDIĞA GİTMELİ”
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan ise yaptığı konuşmada herkesin 31 Mart günü oy kullanması gerektiğini ifade ederek, “Tüm Alevi canlar sandığa gitmeli. Küskünlüklerini sandığa yansıtmamalı. 22 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın, ülkeyi ne hale getirdiğini anlatmamıza gerek yok. Her geçen gün ekonomi, adalet anlamında geri gidiyor. Bunu değiştirmeliyiz” dedi.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in öncülüğünde iklim krizi ve kuraklıkla mücadele kapsamında Türkiye’de ilk olarak hayata geçirilen Sünger Kent projesi kentin dört bir yanına yayılmaya devam ediyor. Başkan Tunç Soyer Türkiye’nin su döngüsü ile yağmur suyu yönetimi yapılan ilk sünger okulu olan Bornova Çamdibi Mahallesi’ndeki Mediha Mahmut Bey Ortaokulu’nu ziyaret etti.
“SİZE MİNNETTARIZ”
Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı jeoloji mühendisi Alim Murathan ve ekip temsilcileri eşlik etti. Mediha Mahmut Bey Ortaokulu Müdürü Hüseyin Yaldız okulda kurulan sistem hakkında bilgi verdi. Alim Murathan Başkan Soyer’e projenin uygulama kitabını vererek “Türkiye’de ilk defa bu pilot projeyi yaptık. Şimdi de tüm Türkiye’de rehber olacak. Beton kabukları kıracak, yeşil dönüşümü gerçekleştirecek bir rehber kitap var. Bu sizin eseriniz. Size minnettarız” dedi.
İNSANLIK İÇİN BÜYÜK ADIM
Başkan Soyer de rehber kitabı alarak çok gurur duyduğunu söyledi. Soyer, “Neil Armstrong aya indiğinde benim için küçük, insanlık için büyük bir adım demişti. Sünger Kent uygulamaları uzaktan küçük bir adım gibi görünebilir ama hakikaten hayatı dönüştürecek, iyileştirecek çok büyük bir adım. Sünger otoparkı, şimdi de sünger okulu yaptık. Sünger cami, mezarlık… Bunların devam etmesi çok kıymetli. Çünkü bu iklim krizi daha büyük sıkıntıları yaşatacak hepimize. O nedenle bu adımların son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum. Verdiğiniz emek için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bütün Türkiye’ye örnek olacağını düşündüğüm bir proje. Attığınız imza için kutluyorum” dedi.
“ÇOCUKLARIN ÇOK İHTİYACI VARDI”
Okul Müdürü Hüseyin Yaldız ise “Destekleriniz için çok teşekkür ediyoruz. Ekibin tamamı özveriyle çalıştı. Çocuklarımın çok ihtiyacı vardı. Onlar adına teşekkür ediyorum. Onlar da gülüyorlar. Mutluluğumuza ortak olduğunuz için, destek verdiğiniz için şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
OKULDAKİ SİSTEM NASIL KURULDU?
Türkiye’nin su döngüsü ile yağmur suyu yönetimi yapılan ilk sünger okulu olma özelliğini kazanan Mediha Mahmut Bey Ortaokulu’nun yakın çevresi ani yağışlarda su baskınlarına maruz kalıyordu. Okulun yağmur suyundan kaynaklı sorunlarını çözmek amacıyla doğa esaslı yağmur suyu altyapı tekniklerinin uygulanmasına karar verildi. Ülkede birçok okulun geçirimsiz yüzey alanlarından oluşması nedeniyle pilot projenin diğer okullara örnek olması da hedeflendi.
Proje kapsamında okulun çatı alanlarına düşen sular yağmur depoları ve yağmur kuyuları ile asfalt ve geçirimsiz yüzeylerinde toplanan yağmur suları ise yağmur hendekleri ve yağmur bahçelerinde toplandı. Suyun önemi ve iklim değişiminin etkilerini anlatan projenin yağmur depoları grafiti sanatçıları ve okul öğrencileri ile boyandı ve diğer altyapı uygulamaları açık bir laboratuvar ortamı sağladı.
SÜNGER KENT İZMİR PROJESİ BÜYÜYOR
Değişen iklim koşulları, nüfus artışı, kuraklık ve kirlilik kentleri daha hassas hale getiriyor ve temiz su varlığına erişim her geçen gün önem kazanıyor. İzmir’de yağmur suyu hasadının yaygınlaşması ve bu kültürün gelişmesi için “Yağmur Suyu Hasadı” projesi yürütülmeye başlandı. Proje kapsamında kente düşen yağmuru değerlendirip yeniden doğal su döngüsüne iade etmek için İzmir’deki 5 bin binaya 5 bin yağmur suyu deposu dağıtılıyor.
Küçük Menderes Ovası Yağmur Suyu Hasadı projesi ile besleme kuyuları, sızdırma sarnıçları ve göletleri kurularak yağmur suyu hasadı yapılmaya başlandı. Ödemiş’te 1 sızdırma göleti ve Bayındır’da 2 sızdırma tüneli yapımına devam ediliyor.
HEDEFLENEN YÜZDE 70
Türkiye’de ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 1097 sayılı Sünger Kent Uygulamaları Yönetmeliği ile yağmur suyu hasadı projesi güçlendirilmeye devam ediyor.
Sünger Kent projesi ile İzmir’in çatılarını, kent içi yollarını, sokaklarını, kaldırımlarını, parklarını, kısacası kentin her bir noktasındaki yağmur suyu değerlendiriliyor. Projenin nihai hedefi İzmir’in kentsel alanlarındaki yağmur suyu akışını yüzde 70 oranında azaltmak.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay Tepecik bölgesinde yaşayan Roman yurttaşlarla buluştu. Başkan Tugay, gecenin ilerleyen saatlerinde gerçekleştirdiği ziyarette, meşaleler ve sloganlarla karşılandı. CHP Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu, CHP Konak İlçe Başkanı Ozan Ali İlgazi ile partililerin de katıldığı program, konser ve semazen gösterileriyle renklendi.
“KADERİNİZİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN BİR ŞEYLER YAPMANIZ LAZIM”
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, “Büyük Başkan Cemil Tugay” “Romanların Kralı” sloganları arasında konuşma yaptı. Romanların çok güzel ve özel insanlar olduğunu vurgulayan Tugay, şunları söyledi:
“Çok güzel bir kültürünüz var ve bunu yaşatıyorsunuz. Saf ve temiz insanlarsınız. Ama bununla bitmiyor bu iş. Biraz kendi kaderinizi değiştirebilmek için bir şeyler yapmanız lazım. Önce sizin mücadelenizle olacak. Biz de sizin mücadelenizde yanınızda olacağız. Bizim görevimiz çocuklarımıza, kadınlarımıza, gençlerimize imkanlar vermek. İnsanların iş sahibi olmasını sağlayıp, yanlarında olacağız. Bu mahallede spor tesisi yoksa yapacağız. Sosyal tesisi yoksa yapacağız. İzmir’in başka mahalle ve semtlerinde ne varsa o eşitlik ve adalet burada da olacak.”
“HAKKINI VEREREK ÇALIŞACAĞIM”
Göreve seçildiğinde hakkını vererek çalışacağını anlatan Tugay, bir anısını mahalle sakinleriyle paylaştı. Başkan Tugay, ” Örnekköy’de gezerken kapının önünde oturan bir teyze beni yanına çağırdı, gittim. Bana, ‘hayatım boyunca hiç oy vermedim ama önümüzdeki seçimde gelip senin için oy vereceğim’ dedi. Hayatım boyunca aldığım en büyük ödüllerden biriydi o sözler. O teyzeme ve bize inanan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
“SANDIKLARI KORUYUN”
CHP Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu da 5 sene boyunca birlikte, yan yana yürüyeceklerini, herkesin yurttaş olacağını ve asla öteki hissetmeyip mutlu yaşayacağını belirtti. CHP Konak İlçe Başkanı Ozan Ali İlgazi de herkesin oy kullanmasını ve sandıklara sahip çıkmasını istedi.
YEREL KALKINMA SÖZÜ
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir ve Ege Bölgesi’de yaşayan Balkan göçmenleriyle de iftar yaptı. Balkan ülkelerinde halen Türk kültürünün korunduğuna dikkat çeken Tugay, şöyle dedi:
“Kültürümüzü korumak ve zenginleşmesini sağlamak için soydaşlarımızın yaşadığı Balkan ülkeleri ile hem kültürel hem de ticari ilişkileri kuvvetlendirmeliyiz. Yapılacak pek çok şey var. Kültürel aktivitelerin yanı sıra Balkan ülkeleri ve Türkiye’nin güçlü olduğu sektörlerin alışveriş içinde olabileceği fuar organizasyonları ve ticari ziyaretler ilişkileri geliştirecektir. Türkiye’nin genel siyaset anlayışında hata var. Gelir adaletini sağlayan adımları düşünen bir hükümet yok. Yerel yönetimlerin yerel kalkınma için kendini koruması, büyütmesi için çalışma yapması lazım. Bu anlayışla İzmir’i yöneteceğim.”
]]>31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine sayılı günler kala İzmir’deki sandık ve seçmen sayısı belli oldu. İzmir genelinde toplam 10 bin 721 sandık kurulacak olup 3 milyon 459 bin 970 seçmen ise oy kullanacak. 30 ilçe arasında en çok seçmene sahip ilçelerin başında 2019 yılında olduğu gibi bu yıl da Buca yer aldı. 2019 seçimlerinde bin 81 sandıkta 364 bin 19 seçmenin oy kullandığı Buca’da bu yıl kurulacak olan bin 162 sandıkta 394 bin 395 seçmen oy kullanacak. En düşük seçmen kaydının olduğu Beydağ’da ise 2019 seçimlerinde kurulan 43 sandıkta 10 bin 64 seçmen oy kullanırken bu yıl 42 sandıkta 9 bin 961 seçmen oy kullanacak.
Seçmen ve sandık sayısı
İlçelere göre seçmen ve sandık sayısı ise şu şekilde:
“Aliağa seçmen sayısı: 73 bin 473 – sandık sayısı: 237, Balçova seçmen sayısı: 60 bin 745 – sandık sayısı: 185, Bayındır seçmen sayısı: 31 bin 832 – sandık sayısı: 122, Bayraklı seçmen sayısı: 233 bin 538 – sandık sayısı: 693, Bergama seçmen sayısı: 84 bin 222 – sandık sayısı: 325, Beydağ seçmen sayısı: 9 bin 961 – sandık sayısı: 42, Bornova seçmen sayısı: 340 bin 759 – sandık sayısı: bin 21, Buca seçmen sayısı: 394 bin 395 – sandık sayısı: bin 162, Çeşme seçmen sayısı: 40 bin 62 – sandık sayısı: 132, Çiğli seçmen sayısı: 166 bin 352 – sandık sayısı: 494, Dikili seçmen sayısı: 40 bin 714 – sandık sayısı: 136, Foça seçmen sayısı: 27 bin 892 – sandık sayısı: 91, Gaziemir seçmen sayısı: 103 bin 919 – sandık sayısı: 310, Güzelbahçe seçmen sayısı: 29 bin 256 – sandık sayısı: 89, Karabağlar seçmen sayısı: 370 bin 142 – sandık sayısı: bin 96, Karaburun seçmen sayısı: 11 bin 179 – sandık sayısı: 43, Karşıyaka seçmen sayısı: 279 bin 863 – sandık sayısı: 830, Kemalpaşa seçmen sayısı: 89 bin 208- sandık sayısı: 284, Kınık seçmen sayısı: 21 bin 969 – sandık sayısı: 86, Kiraz seçmen sayısı: 34 bin 87 – sandık sayısı: 127, Konak seçmen sayısı: 263 bin 609 – sandık sayısı: 817, Menderes seçmen sayısı: 89 bin 952- sandık sayısı: 261, Menemen seçmen sayısı: 151 bin 192 – sandık sayısı: 472, Narlıdere seçmen sayısı: 49 bin 813 – sandık sayısı: 149, Ödemiş seçmen sayısı: 104 bin 644 – sandık sayısı: 357, Seferihisar seçmen sayısı: 46 bin 337 – sandık sayısı: 142, Selçuk seçmen sayısı: 30 bin 360 – sandık sayısı: 97, Tire seçmen sayısı: 69 bin 584 – sandık sayısı: 243, Torbalı seçmen sayısı: 156 bin 538 – sandık sayısı: 487, Urla seçmen sayısı: 60 bin 373 – sandık sayısı: 191 olacak”.
2019 seçimlerinde İzmir’de 3 milyon 250 bin seçmen oy kullanmıştı
31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde ise İzmir’de genelinde kurulan 10 bin 142 sandıkta toplam 3 milyon 250 bin 780 seçmen oy kullanmıştı. Öte yandan, binlerce kolluk görevlisinin seçim güvenliğini sağlamak üzere görevlendirildiği belirtildi. – İZMİR
]]>Hamza Dağ, seçim çalışmasına bugün Konak’ta başladı. Dağ, beraberinde Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ve AK Parti Konak İlçe Başkanı Said Başdaş ile birlikte Kemeraltı Çarşısı’nda kurulan TARKEM’i ziyaret etti. Hamza Dağ ve beraberindekileri, TARKEM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Deniz Bartın ve üyeler karşıladı.
“Yaşanabilir bir İzmir için 31 Mart’a hazırlanıyorum”
Hamza Dağ, milletvekilliği dönemi başta olmak üzere uzun yıllardır bir taraftan İzmir’in sorunları çözmek için gayret gösterenlere omuz verdiğini, bir taraftan da sürüncemede kalan, kangren haline gelmiş sorunlar için de çözüm yolu arayışını sürdürdüğünü belirterek, “Uzun soluklu bu çalışmalarımızın ardından şimdi elimize bir fırsat geçti. 18 Ocak’tan itibaren büyükşehir belediye başkan adayı olarak İzmirlilere projelerimizi, çözüm yollarımızı anlatıyorum. Şehrimizin her insanına daha yaşanabilir bir İzmir bırakmak, geçmişi ihya, geleceği inşa etmek için büyük bir aşkla 31 Mart’a hazırlanıyorum” ifadelerini kullandı.
Tarihi Kemeraltı bölgesi için hem hayallerine hem de projelerine değinen Hamza Dağ, “Projemizin adı ‘KALBİMİZMİR: Tarihi Konak Atatürk Meydanı ve Kemeraltı cazibe merkezi projesi’ İhtiyaç duyduğu ilgi ve bakımı görmemesi nedeniyle zaman içerisinde eski canlılığını yitiren bölgemizde hayata geçireceğimiz projemizle bu değerli mirası restore ederek Kemeraltı’nı ve Konak’ı İzmir’in yeniden can damarı yapmayı hedefliyoruz. Konak ve Kemeraltı’ndaki tescilli binalar, projemizin en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Bu binaları, müzeler ve kültürel mekanlar olarak işlevlendirileceğiz. Sokak sanatçılarının performansları, açık hava sergileri, müzik etkinlikleri ve lezzet festivalleri ile Kemeraltı, İzmir’in kültürel yaşamının kalbinde yer alacak” şeklinde konuştu.
“Turist sayısını 2 katına çıkaracağız”
Hamza Dağ, son 30 yılda, İzmir’e yıllık 1 ile 1.5 milyon turistin geldiğini belirterek, “Projelerimizle görev süremin sonunda bu rakamı en az iki katına çıkaracağımıza inanıyorum. Tabii bunları hayalden gerçeğe dönüştürebilmemiz için önümüzde bir sınav var. Önce bu sınavı geçmemiz gerekiyor ve ancak sizin desteğinizle sınavı başarıyla verebiliriz. İzmir’i, İzmir yapan tüm paydaşların desteğine ihtiyacımız var” vurgusu yaptı.
“Kemeraltı’nın UNESCO listesine girmesini istiyoruz”
Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nın UNESCO sürecine değinen Hamza Dağ, konuşmasında şu ifadelere değindi:
“Önümüzdeki dönem çok sıkı takip edeceğimiz, inşallah çok zor olmayacak şekilde de netice alacağımız bir süreç olacak. Bir yok kazası var o yol kazasını atlatacağız. Bizde Kemeraltı’nı UNESCO listesine girmesi taraftarıyız. Bunun da sonuna kadar takibini yapacağız. Önümüzdeki dönemde çok gecikmeden bu konuda başarılı olacağımızdan hiç şüphem yok.”
Program sonunda TARKEM yöneticileri, sununlar ile tarihi çarşıya ilişkin Hamza Dağ ve beraberindekilere bilgi verdi. Hamza Dağ daha sonra Kemeraltı Çarşısı esnafını ziyaret ederek seçimde destek istedi. – İZMİR
]]>CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, “Bu seçim sadece belediye başkanımızı, meclis üyelerimizi ve muhtarımızı seçeceğimiz bir seçim değil. Bu seçim ülkenin içinde bulunduğu durumdan bağımsız, sadece yerel yönetimlerle ilgili vereceğimiz bir karar da değil. Bu seçim karşı devrimci, Cumhuriyet düşmanı iktidara ‘dur’ diyeceğimiz bir tercih. Bu iktidara ders vermenin, bu iktidarın kulağını çekmenin bir fırsatı bu seçim.Tüm yurttaşlarının nefesini kesen bu iktidara bu dersi vermek zorundayız” dedi.
CHP İçişleri Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, İzmir’deki Balkan ve Rumeli göçmenleriyle bir araya geldi. Bakan’a; CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve eski İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil de eşlik etti. Batı Trakya Türkleri Derneği, Balkan Göçmenleri Derneği, Bosna-Sancak Derneği ve Kuzey Makedonya Federasyonu’nu ziyaret eden CHP heyeti, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’a ve CHP’nin ilçelerdeki adaylarına destek istedi. Ziyaretlere Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman, Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Bornova, Buca ve Menderes ilçe başkanlarıyla il başkan yardımcıları da yer aldı. Heyet programlarını CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek’in de katıldığı Görece Mahallesi’ndeki iftar programıyla tamamladı.
MURAT BAKAN: “BU SEÇİM KARŞI DEVRİMCİ, CUMHURİYET DÜŞMANI İKTİDARA ‘DUR’ DİYECEĞİMİZ BİR TERCİH”
CHP’li Bakan şöyle konuştu:
“Bu seçim sadece belediye başkanımızı, meclis üyelerimizi ve muhtarımızı seçeceğimiz bir seçim değil. Bu seçim ülkenin içinde bulunduğu durumdan bağımsız, sadece yerel yönetimlerle ilgili vereceğimiz bir karar da değil. Bu seçim karşı devrimci, Cumhuriyet düşmanı iktidara ‘dur’ diyeceğimiz bir tercih. Bu seçim ülkenin kaynaklarını yurttaşlarına değil, bir avuç yandaşına aktaran iktidara ‘dur’ deme irademiz. Bu iktidara ders vermenin, bu iktidarın kulağını çekmenin bir fırsatı bu seçim. Ekonomiden yargıya, eğitimden güvenliğe kadar her alanda çok büyük krizler yaşatan, emeklisinden öğrencisine doktorundan işçisine kadar tüm yurttaşlarının nefesini kesen bu iktidara bu dersi vermek zorundayız. İzmir’in yüzü dün de bugün de yarın da aydınlık yarınlara dönüktür. Özgürlüğün, demokrasinin ve Cumhuriyet’in gücüdür İzmir. Gücümüzü İzmir’in özgür ruhundan, İzmirlilik kimliğinden ve dağlarımızda açan çiçeklerden alıyoruz. Biz İzmir’de ve tüm ilçelerinde genç, heyecanlı, dinamik ve liyakatli kadrolarla, ihtiyacı önceleyen gerçek projelerle kamucu belediyeciliğin devamlılığını sağlayacak, İzmirlilerin yaşadığı kentte aldığı nefesi de hizmeti de arttırmaya devam edecek ve gücümüze güç katacağız.”
“HER ŞEYE ZAM YAPAN AMA EMEKLİYE ZAM YAPMAKTAN İMTİNA EDEN AKP’YE GEREKEN CEVABI SANDIKTA VERECEĞİZ”
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ise şunları söyledi:
“Ağzını her açtığında kibirli bir dille ekonomist olduğunu söyleyen adam çıktı, 2021 yılında ‘Faiz sebep, enflasyon sonuçtur’ dedi ve ülkemizi getirdiği nokta ortada. İnanılmaz bir hayat pahalılığı… Paramız pul oldu. Seçime 10 gün kala faiz artırımına gitmesi de aslında her şeyi gösteriyor. Biz geziyoruz. Türkiye’nin her yerinde çarşı geziyoruz. Çarşı, esnaf ziyaretlerimizde şunu görüyorum: Artık sadece üç yerde kuyruk var. Halk ekmek kuyruğu, ucuz et kuyruğu ve kuyumcuların önündeki kuyruk. Sayın Cumhurbaşkanı yurttaşı bu üç kuyruğa mahkum etti. Yurttaşlarımız parasını altına yatırıyor ve değerini korumaya çalışıyor. Bakın, bunu yatırım olarak yapmıyor. Bunu her gün bir önceki güne göre değersizleşen parasını koruma amacıyla yapıyor. Bu seçimde her şeye zam yapan ama emekliye yaşamını idame ettirmesi için gereken zammı yapmaktan imtina eden AKP’ye gereken cevabı sandıkta vereceğiz.”
“ÖZÜNDEN UTANANIN SÖZÜNE GÜVEN OLUR MU”
Eski İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil de şöyle konuştu:
“Bu iktidarın yanlış politikaları nedeniyle ekonomik olarak çok zor bir süreç yaşadığımızı ve yaşamaya da devam edeceğimizin farkındayız. Bunların hepsi akılcı politikalarla çözülür. Bu süreç uzun ve yorucu olacak ancak çözeceğiz. Partimiz bu güce ve bilgiye sahip. AKP iktidarının Türkiye’deki hukukla ve demokrasiyle olan çatışmasını iyi biliyoruz. Bu ülkeye neler yaşattılar… Yaşadıklarımız, Türkiye’nin geleceğinin hangi yöne doğru evrilmeye çalışıldığını da gösteriyor. Bizim yolumuz belli, İzmir’in ve Türkiye’nin yolu da belli. İzmir Cumhuriyet’in, aydınlığın ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerinin iliklere kadar yaşandığı ve yaşatıldığı şehirdir. Mustafa Kemal’in şehridir. ve bu şehirde utanılan kimliklerle bir adaylaşma süreci yaşıyoruz. Bu konuda şunu sormak istiyorum: Özünden utananın sözüne güven olur mu? Bunu herkesin iyi değerlendirmesi lazım.”
]]>
İYİ Parti Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, bakanların yerel seçim çalışmalarında yer almasını eleştirerek “Bakanlardan geçilmiyor kampanya sahası. Bakanlar siyasi geçmişi olan insanlar olsa bunu yadırgamayacağım. Ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi münasebetiyle bu bakanların tamamı atanmış bürokrat olma vasfıyla kendilerini hissettiriyorlar. Devlet hızla bir parti devleti olmaya doğru evriliyor. Bu demokrasimiz açısından da benim açımdan da partim açısından da bir yerde tehlikeli bir durumla karşı karşıya bulunduğumuza delalet ediyor. O sebeple burada hükümeti yönetenlere sesleniyorum. Yerel seçimler üzerinden ellerini çekiniz” dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Hem Türkiye’nin çeşitli vilayetlerine hem de kendi seçim çevremizde olan İzmirimizin ilçelerine giderek hem orada vatandaşların sorunlarını dinliyor. Hem de yine yerel seçim kapsamında adaylarımızın çalışmalarına destek vermeye gayret sarf ediyoruz. Gördüğüm, gözlemlediğim şudur. Bir yerel seçim atmosferi maalesef yok. Sanki siyasi partilerin ve liderlerin yarışı varmış gibi hissediyor vatandaş. Oysa yerel seçimler karakteristik özellikleri itibarıyla diğer seçimlerden farklı. Bu seçimde ne cumhurbaşkanı seçeceğiz, ne milletvekili seçeceğiz. Bu seçimde kendi yaşadıkları yere hizmet edebilecek adayların yarışını izleyeceğiz. Adayların projeleri ön plana çıkacak ve vatandaşlar bulundukları kentlere en iyi hizmeti kim yapacak, yarışından sonra da onu seçecek. Ancak bakanlardan geçilmiyor kampanya sahası. Bakanlar siyasi geçmişi olan insanlar olsa bunu yadırgamayacağım. Ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi münasebetiyle bu bakanların tamamı atanmış bürokrat olma vasfıyla kendilerini hissettiriyorlar. Sivil toplum kuruluşlarını topluyorlar, adaylarını konuşturuyorlar. Kendilerine bağlı müdürlükleri topluyorlar. Adaylarını konuşturuyorlar. Devlet hızla bir parti devleti olmaya doğru evriliyor. Bu demokrasimiz açısından da benim açımdan da partim açısından da bir yerde tehlikeli bir durumla karşı karşıya bulunduğumuza delalet ediyor. O sebeple burada hükümeti yönetenlere sesleniyorum. Yerel seçimler üzerinden ellerini çekiniz. Bizim adaylarımız yaşadıkları yönelim, etkin ve etkin kişilerin oraları yönetebilecek projeleriyle hareket ediyorlar. ve İzmir’e hizmet etme aşkıyla da yanıp tutuşuyorlar.”
KUTUPLAŞMA VURGUSU
İzmir’de seçimin üç parti üzerinden devam ettiğini belirten Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin de İzmir’de yarattığı kutuplaşma herkesin malumu. Biz zaten bu seçimlere müstakil olarak katılma kararı aldığımızda vatandaşımızı kutuplaşmadan kurtarmak, iki yumruk arasında sıkışmaktan azat etmek için yola çıktı. İYİ Parti bu kararı aldıktan sonra görüyorsunuz ki bütün siyasi partiler seçimlere girmek suretiyle sürecin daha güzelleşmesine katkı sağlayacak yine seçimin şenliğe dönüşmesine katkı sağlayabilecek bir şekilde de sahada bulunuyoruz. Ama ne hikmetse İzmir’in kutuplaşmaya doğru sevk etme arzusundan hem Adalet ve Kalkınma Partisi hem de Cumhuriyet Halk Partisi bir türlü vazgeçmiyor. Biz adayların özellikleriyle yarışmasını istiyoruz. Öncelikle ifade etmek isterim ki bütün siyasi partilere elbette ki saygımız var. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi’yle Cumhuriyet Halk Partisi ne yaparsa yapsın bu yarışı iki parti arasında geçebilmesini bir türlü temin edemediler. İYİ Parti’de bu yarışın içindedir. İYİ Parti’nin adayı da adayları da bu yarışta iddialıdır. Dolayısıyla İzmir’deki seçimler 3 siyasi partinin arasında yani İYİ Parti, Cumhuriyet Halk Partisi Adalet ve Kalkınma Partisi arasında geçiyor. Bizim bu seçime müstakil olarak girmemiz Cumhuriyet Halk Partili çevrelerde rahatsızlık yarattı. Dolayısıyla sanki bizim seçmenimiz kendi partisine oy verirse başka bir partiye kazandıracak ya da başka bir partiye kaybettirecekmiş gibi bir hissiyat yaratmaya çalışıyorlar. O yüzden biz bütün siyasi partilerin oylarına sahip talip olan bir siyasi kurumuz adaylarımız da öyle.”
“ÖZGÜR ÖZEL, İZMİR’İ SU YOLU YAPTI”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in seçim kampanyası kapsamında İzmir’e sık geldiğine dikkat çeken Dervişoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın genel Başkanı Özgür Özel İzmir’i su yolu yaptı. Bu zamana kadar dört defa geldi. 1 kere daha gelecekmiş. Bana sorarsanız burada hiç ayrılmaması gerekiyordu aslında. Yani Cumhuriyet Halk Partisi bizi eleştiriyor ama kendisine bakmalı. Çünkü ellerinde mevcut bulunan Büyükşehir Belediyesi dahil 24 belediyenin 21 aday değişikliğine gittiler. Bu bir anlamıyla siz bir yerde büyükşehir dahil, 24 belediyeye sahipken bu 24 belediyenin 21’inin adayını değiştiriyorsanız aslında İzmir’e doğru hizmet yapmadığınızı örtülü bir biçimde itiraf etmiş de olursunuz” diye konuştu.
“İZMİR’İ ZOR BİR SEÇİM SAHASI OLARAK GÖRÜYORLAR”
Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Dervişoğlu, AKP’li başkan adaylarının parti logosu kullanmamasının sorulması üzerine “Onu AK Parti adaylarına sormak lazım. Neden partilerinin amblemlerini kullanmıyorlar? O sorunun cevabını vermesi gerekenler onlar. Ama bu konuyla ilgili rivayetler muhtelif. İzmir’i partileri açısından zor bir seçim sahası olarak görüp kendi kimliklerini öne çıkarmaya çalışıyor olabilir” diye yanıt verdi.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, Kemalpaşa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KESİAD), Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (KOSBİ), Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB), Kemalpaşa Ziraat Odası, Kemalpaşa Esnaf Odası, Kemalpaşa Şoförler Odası ve çok sayıda iş insanıyla bir araya geldi. CHP Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Mehmet Türkmen ve CHP Kemalpaşa İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz’ın da katıldığı toplantıda, Tugay projelerini anlattı.
“HAYALİMDEKİ KALKINMAYI HAYATA GEÇİRECEĞİM”
Hayatı boyunca İzmir’in dört bir yanında yaşadığını anlatan Tugay, “İzmir’i tanıyorum. İzmir ve Ege Bölgesi’ne bütün olarak bakmak lazım. Muhteşem bir medeniyet. Üretim, kültür, kalkınma alanı. Umuyorum ki 31 Mart’ta İzmirliler beni Büyükşehir Belediye Başkanı seçer. İnşallah görevi aldıktan sonra bu duyguyla bütün İzmir’i kucaklayacağım. Hayalimdeki o iyileşmeyi, kalkınmayı hayata geçireceğim. İzmir’i daha da mutlu insanların yaşadığı bir şehir haline getirebilirim” dedi.
“3 MİLYON İNSAN SIKIŞIK HALDE METROPOLDE YAŞIYOR”
İzmir’de belediyecilik konuşulduğunda konunun “battı çıktı”lara geldiğini söyleyen Başkan Tugay, “Tamam yapın da İzmir battı çıktı ile ifade edilebilecek bir kent değil. İzmir’de 4,5 milyon civarı insan yaşıyor. Yaklaşık 3 milyonu Körfez çevresinde sıkışık alanda yaşıyor. Bunun dışındaki geniş alanda 1,5 milyon insan yaşıyor. Bugünden yarına, birkaç senede birkaç battı çıktı yapıp, ‘Büyük iş yaptık’ diye övünen belediyecilerden olmak istemiyorum. Kendimize 25-50 yıllık planlar yapalım. Plana sadık kalalım. Yapmamız gereken en doğru şeyleri yapalım. Her geçen gün, her geçen ay doğru şeyler yaparak refahımızı artıralım.” diye konuştu.
“ŞEHRİ YENİDEN YAPMAK GEREK”
İzmir’de acil müdahale bekleyen sorunlar olduğunu ve hayata geçirecekleri projelerle sorunların çözüme kavuşmasını sağlayacaklarını anlatan Tugay, şunları söyledi:
“Temizlik, yol, trafik, toplu ulaşım ile ilgili hızlı eylem planları ortaya koymamız gereken durumlar var. Yapacağız, zor değil. Zor olan şehri rekonstrükte etmek. Ben plastik ve rekonstrüktif cerrahım. Rekonstrüksiyon yeniden yapmak demek. Şehri yeniden yapmak gerek. Bir rekonstrüktif cerraha bu kısmet olduysa ve bu bensem, ne mutlu bana. Türkiye’nin ilk belediye başkanı olan plastik cerrahıyım ben. İlk Büyükşehir Belediye Başkanı olacağım ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin 35. Başkanı olacağım. O da ayrı bir onur.”
“BİRLİKTE YÖNETECEĞİZ”
İzmir’in ticaret kenti kimliğine vurgu yapan Tugay, “Cemil Tugay Büyükşehir Belediye Başkanı olursa bilen insanlarla, oturup tartışarak, düşünerek, ortak değerlendirmeler yaparak, uzlaşılmış fikirlerle bu şehri yönetecek. Ben bilim insanıyım, bilgiye saygı duyarak yaşadım. Bundan sonra da bilen insanlarla birlikte bu şehri yöneteceğim. Sanayi hakkında konuşacaksak birlikte konuşacak, bilgiyi objektif olarak ortaya koyacak, sanayicilerin görüşünü alacağız. Tarım, turizm, ticaret, eğitim, kültür sanat her alanda böyle olacak.” dedi.
Kemalpaşa Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Yeşim Işıklı da “Ülkemizin geleceğini şekillendirmede önem taşıyan günlerden geçiyoruz. Bizler KESİAD ailesi olarak her fırsatta ülkemizin geleceği için cesur adımlar atmaya, değişim öncülüğündeki tüm liderlere desteğimizi her zaman söylüyoruz.” dedi.
BAŞKAN TUGAY KEMALPAŞA’DA YURTTAŞLARLA İFTARDA BULUŞTU
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, ev sahipliğini üstlendiği Kemalpaşa’daki iftar programında yurttaşlar, partililer ve sivil toplum örgütleri ile bir araya geldi.
Türkiye’de birlik, beraberlik, huzur ve mutluluğunun artarak devam etmesini isteyen Cemil Tugay,”Bizler önümüzdeki dönem bu şehrin belediye başkanlığına talip olduk. Seçilip göreve gelmeyi ve kente hizmet etmeyi çok istiyorum. Bunun için de onay ve takdirinizi bekliyoruz. Bizim ülkemize ve şehrimize dair güzel hayallerimiz, projelerimiz var. Kimsenin aç kalmaması, barınma sorunu yaşamaması, yoksulluk ve işsizlik altında ezilmemesi için çalışacağız. Gençlerimiz güzel ülkede kendilerine gelecek kurmayı hayal etsin. Emeklilerimiz ve yaş almış yurttaşlarımız, ülkede huzurlu yaşasın. Her türlü ihtiyaçlarına koşabilelim. Kimse haksızlığa, ayrımcılığa uğramasın. Bu güzel ülkeyi hep beraber birlik, beraberlik içinde, dünyanın en refah, huzurlu, çağdaş, mutlu ülkelerinden biri yapalım” dedi.
CHP Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Mehmet Türkmen de ramazan ayının birlik, beraberlik ve mutluluk getirmesini diledi.
]]>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, aralıksız bir şekilde sürdürdüğü seçim çalışmalarına Çiğli’de devam etti. Dağ, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde, Ege Bölgesi Sanayi Odası tarafından verilen iftar yemeği programına katıldı. Programa AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, MHP Genel Sekreter Yardımcısı, İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Cumhur İttifakı Karşıyaka Belediye Başkan Adayı İsmail Çiftçioğlu, Cumhur İttifakı Çiğli Belediye Başkan adayı Murat Gökçekaya ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Karace de katıldı.
“Destek taleplerini geciktirmeden hayata geçirdik”
Hamza Dağ, İzmir’e ekonomik fayda sağlayan herkesin, her grubun, her firmanın faaliyetlerini değerli bulup desteklediğini vurguladı. Hamza Dağ, 4 dönemlik milletvekilliğim sürecinde her bir İzmirlinin talebine çözüm üretmeye çalıştığını belirterek, “Buca Metrosu projesinde, Karşıyaka Çiğli tramvay hattında, Çiğli Arıtma Tesisinin 4. Ünitesinde, Konak tünelinde, Yeşillik Caddesi’nde ve daha nicelerinde İBB yönetiminin destek taleplerini çok geciktirmeden hayata geçirmek nasip oldu” ifadelerini kullandı.
“Sokak sokak gezerek projelerimizi anlatıyoruz”
Dağ, “Bu kutlu yolda 2 ayı aşkın bir süredir ‘daha fazladan’ kastımızın ne olduğunu anlatıyoruz. Şehrimizin kangren haline gelmiş sorunlarına karşı üzerinde titizlikle çalıştığımız çözüm önerilerimizi anlatıyoruz. Ulaşımdan altyapıya, dönüşümden sosyal desteklere, spordan kültüre, tarımdan turizme kadar hemen her alanda şehrimiz için kurduğumuz hayallerimizi anlatıyoruz. Evlatlarımızdan şehrimizin hanımefendilerine, işçisinden emeklisine, esnafından çiftçisine her kesimi ve her meslek grubunu kapsayan, her bir hemşehrimizin hayatına dokunacak projelerimizi sokak sokak, cadde cadde gezerek anlatıyoruz” diye konuştu.
“İZBAN yer altına alınacak”
Hamza Dağ, İzmir’in kangren sorunlarını çözdükten sonra İZBAN’ı yer altına almanın İzmir’e en büyük iyilik olacağını söyledi.
“Projeler ortada onları konuşalım”
İzmir’in 1294 mahallesinde ayak izinin olduğunu belirten Hamza Dağ, konuşmasının sonunda rakip adaylarına şu mesajları verdi:
“Bu projeleri buna göre çalışmış, üzerinde düşünmüş, bunlar olması gerekiyor. 5 yılda ne kadar yaparız bilemem ama yapılması gerekiyor. Bırakın başka konularla kendinizi meşgul etmeyi, sırf belediye başkanlığını kazanmak için insanların kafasını başka yerlerle konsantre etmeyin alın projeler orada bunu konuşalım. Tabii ki konuşmak kolay, yapmak zordur. Ancak yapmak zorundayız, başlamak zorundayız. Bekleyecek değiliz, şehrin görüntü noktasındaki en kritik yerlerden başlayacağız, gerisinin geleceğinden hiç şüphem yok. ‘Biz İzmir’iz başarabiliriz’ sloganını ben buldum. Başarabiliriz deki kasıt, ‘Biz İzmir’iz, bu işleri sonuna kadar başarabiliriz.’ Bu şehrin potansiyelini hayata geçirebiliriz. Bunu başardığımız da her çeyrek büyümeye ülkede 0.5 ile 1 ekleyin.”
Program, katılımları dolayısıyla Hamza Dağ’a takdim edilen hediyenin ardından sona erdi. – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün en büyük küresel buluşması Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, sağladığı ticaret hacmiyle bu yıl da sektöre umut olmaya devam edecek. Fuarda, tüm doğal taş firmaları Fuar İzmir’in kapalı hollerinde yer alırken, C holünün büyük bir kısmı ile D holünün tamamı makine ve teknoloji firmalarına tahsis edildi. Blok mermer alanı da geçtiğimiz yıl olduğu gibi renk renk, çeşit çeşit yüzlerce blok doğal taşın sergileme alanı olacak. Bu yıl Marble İzmir’de; sektör temsilcilerinden gelen talepler üzerine alınan karar doğrultusunda, yalnızca doğal taş ve doğal taş ürünleri ile makine ve teknolojileri sergilenecek.
1998 yılından bu yana Uluslararası Fuarlar Birliği (UFI) üyesi olan Marble İzmir, Türk doğal taşının dünyaya açılarak pazar payını arttırması ve yeni pazarlara ulaşılması açısından büyük önem taşıyor. Marble İzmir’in ilk yılında Türkiye’nin doğal taş ihracatı 77 milyon dolarken, yıllar içinde fuarın da katkısı ile ihracat 2 milyar dolar seviyelerine geldi. Sektör fuarı, fuar da sektörü büyüttü ve Marble İzmir, yıllar içinde doğal taş ihracatının can damarı haline geldi. Türkiye’nin doğal taş sektöründe dünya rezervlerinin üçte birine sahip olma avantajı yanında, renk ve desen zenginliğine de sahip olmasının etkisiyle son 10 yılda doğal taş ihracatı, Türkiye ekonomisine yaklaşık 20 milyar dolarlık katkı sağladı. Bu yılın ilk iki ayında Türkiye doğal taş ihracatı, geçen yıla oranla yüzde 5 yükselişle 274 milyon dolar oldu. Fuarın bu yıl da geçmiş yıllardan daha büyük bir ticaret hacmi oluşturması ve doğal taş sektörüne ihracatta yeni hedeflere ulaşması için katkı sağlamaya devam etmesi bekleniyor. Fuara olan ilgi ve talep, doğal taş sektörünün uluslararası platformlarda daha da güçlenmesini sağlarken, Türkiye’nin bu alanda liderliğini de pekiştiriyor.
100 bine yakın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor
İlk yılında Kültürpark’ta 47 yerli katılımcısıyla başlayan ve 4 bin 719 kişiyi ağırlayan Marble İzmir Fuarı, geçtiğimiz yıl 167’si ülke dışından olmak üzere bin 15 katılımcıya ulaşırken, 148 ülkeden 9 bin 56’sı yabancı olmak üzere toplam 79 bin 153 ziyaretçiyi ağırlamıştı. Fuarın bu yıl Türkiye ve dünyanın dört bir yanından 100 bine yakın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor.
Alım heyetleri ile ticaret hacmi artacak
Marble İzmir için ABD, Orta Doğu ile Asya ve Avrupa bölgelerindeki ticari ataşeliklerle iş birlikleri yapılırken, fuara dünyanın dört bir yanından katılımcı ve ziyaretçi bekleniyor. Ticaret Bakanlığının ihracata yönelik destekleriyle; Ege Maden İhracatçıları Birliği, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği ile ortak yürütülen üç farklı alım heyeti programı düzenlenecek. Bu programlar kapsamında hedef ülke olarak belirlenen; Birleşik Krallık, Güney Kore, Fransa, İtalya, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman, Katar, Kuveyt ve Azerbaycan’dan yüzlerce yabancı müşteri ağırlanacak. Fuar süresince düzenlenecek B2B görüşme programlarıyla katılımcı firmaların müşterilerle hızlı ve etkili biçimde görüşmesi sağlanacak. Web sayfası üzerinden Avustralya’dan İtalya’ya, ABD’den Çin’e kadar dünyanın her kıtasındaki toplam 59 ülkeden yabancı ziyaretçi başvuru kaydı alındı.
Marble İzmir’de, doğal taş ve ürünleriyle; madencilik sarf malzemeleri, fabrika ve atölye sarf malzemeleri, madencilik makineleri, iş makineleri ve ağır ekipmanlar, fabrika ve atölye makineleri, çevre koruma, geri dönüşüm ve kazanım sistemleri, sektörel kuruluşlar, bilgi işlem ve yazılım firmaları, nakliye ve lojistik hizmetler, finansman ve kredilendirme hizmetleri, kamu ve resmi kurumlar, dernek, birlik ve STK’lar, medya kurum ve kuruluşları katılımcı olarak yer alacak. Fuarın ziyaretçi profilini ise tüm dünyadan; doğal taş işleme makine ve teknolojileri bayi ve toptancıları, doğal taş uygulamacıları, inşaat ve taahhüt şirketleri, proje yönetim ve danışmalık şirketleri, yapı denetim şirketleri, mimarlık ofisleri, yapı marketler, yapı malzemeleri toptancıları, perakendeci ve dağıtıcıları, inşaat makineleri bayi ve toptancıları, madencilik ve doğal taş şirketleri oluşturuyor.
Değişik tasarımlar Marble İzmir’le hayat buluyor
Fuar kapsamında doğal taş tasarım yarışması da düzenleniyor. Marble İzmir, bu yıl 6’ncısı düzenlenen Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışmasıyla da genç tasarımcıları sektörün yenilikçi firmalarıyla bir araya getiriyor. Doğal taş ihracatının, tasarım ve mimariyle desteklenerek katma değeri yüksek ürünlerle yapılmasıyla artması, Türk doğal taşının pazarda yenilikçi yüzünün ortaya konulmasının amaçlandığı yarışmada hayata geçirilecek özgün tasarımlar, Marble İzmir’de ziyaretçilerle buluşacak. Yarışmaya bu yıl, 20 ülkeden genç tasarımcı adayları doğal taş kullanarak oluşturdukları toplam bin 265 projeyle katıldı. Tasarımcıların, jüri değerlendirmesi sonucu finale kalan 34 projesi, sektörün yenilikçi firmaları tarafından hayata geçirilecek ve ödül kazananlar 29. Marble İzmir Fuarı’nda belli olacak.
Marble İzmir; sektöre ve yan sektörlerine, ihracata, istihdama katkı sağlamasının yanı sıra önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da; turizmden konaklamaya, ulaşımdan yiyecek içecek sektörüne kadar birçok alanda kent ve ülke ekonomisine de pozitif etki sağlayacak. Fuar nedeniyle kente gelecek yerli, yabancı katılımcı ve ziyaretçiler, İzmir’de Marble bereketini hissettirecek.
Marble mobil uygulaması bilgilendirip kolaylık sağlıyor
Geçtiğimiz yıl hazırlanan Marble İzmir mobil uygulaması, bu yıl da bilgilendirici bir rehber olma özelliğini sürdürecek. Uygulama, dünyanın her yerinden Marble İzmir’i duyan, gelmek isteyen, alım yapmak, ürünlerden haberdar olmak isteyen herkesi bilgilendirecek. Telefon ve akıllı cihazlarda kullanılabilen uygulama aracılığıyla Marble İzmir’e ve firmalara dair tüm bilgilere ulaşılabilecek. Hem Apple Store hem de Google Play’den cep telefonu ve tabletlere indirilebilen, Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan uygulama, katılımcı ve ziyaretçilere kolaylık sağlayacak. – İZMİR
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir dizi program için geldiği İzmir’de çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. İlk olarak Buca ilçesindeki Forbes Caddesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştiren Bakan Yerlikaya, vatandaşların sorunlarını dinledi. Bakan Yerlikaya, daha sonra İzmir İktisat Kongresi Binası’nda ‘Türkiye’nin Huzuru, İzmir’in Huzuru’ toplantısını gerçekleştirdi. Burada önemli açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, göreve geldiği 10 aylık dönemde bölücü terör örgütüyle ilgili operasyonları sürdürdüklerini belirterek, “Yapılan 22 bin 541 operasyonda 60’ı ölü, 649’u sağ/yaralı ve 121’i de teslim olmak üzere 830 teröristi etkisiz hale getirdik. İzmir’de aynı dönemde 83 operasyonda 24 teröristi etkisiz hale getirdik. İçişleri Bakanlığı olarak 81 vilayet, 922 ilçede başta terör ve terör türleri ve tüm suç türleriyle ilgili durmadan, duraksamadan bu operasyonları yapıyoruz. Çünkü eğer huzurdan bahsediyorsak önce terörden bahsetmememiz lazım. Biliyorsunuz, tüm dünyada terörle ilgili bir sınav var. Yakın zaman içerisinde Moskova çok menfur bir saldırı yaşadı değil mi? Hepimiz terörü lanetliyoruz. En büyük insanlık suçu olduğunu düşünüyoruz, kabul ediyoruz. O bakış açısıyla bunlarla mücadele ediyoruz ve biz bir hukuk devletiyiz. Son 22 yıl boyunca Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri döneminde bizim ittifak ortaklarımızla bakışımız, hep beraber aslında ülke olarak parlamento olsun, 1-2 parti hariç herkes ‘Biz terör istemiyoruz’ diyor. ‘Nefret ediyoruz bunlardan’ diyor. Biz de milletimizden almış olduğumuz bu destek ve duayla beraber güçlü ve kararlı bir şekilde bunların artık son çırpınışları olduğunu da söylemek istiyoruz” dedi.
“Huzur için çaba gösterelim”
Huzur için çaba gösterilmesi gerektiğini söyleyen Bakan Yerlikaya, “Devlet olarak, hükümet olarak, bakanlıklar olarak, kurumlar olarak ama bu çabayı el birliğiyle yaparsak biz hem moral, motivasyon, yani birbirimize güç verme açısından daha motive edici oluyor ve daha sevimli, daha sempatik hale geliyor. Birbirimizden enerji alıyoruz. Bunu bizden esirgemeyin. ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep beraber Türkiye olalım’ diyen bir liderimiz var. Biz görev yaparken oy vermiş, oy vermemiş ayrımı yapmıyoruz. Vatandaşlarımızın hepsi bize emanet ve her biri aziz üstün, her biri en güzel şekilde en güzel hizmeti almak, beklemek ve söz söylemek hakkına sahip diyorum. Başımızın, gözümüzün üstünde yeri var diyorum. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyoruz” dedi.
“Güvenle sandığa gidilecek”
31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimle ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, “Biz İçişleri ailesi olarak seçimin huzur ve güven ortamında yapılmasıyla ilgili ben de dahil tüm arkadaşlarımıza görev çıkardık. Bize bu noktada da güvenmeye devam edin. Biz seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrasında da Allah’ın izniyle sizin iradenizin en güzel şekilde, en huzurlu ve güven ortamında sandığa tecelli etmesiyle ilgili canla başla çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Programa Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı. – İZMİR
]]>Bakan Yerlikaya, İzmir’deki temasları kapsamında, Buca ilçesindeki Forbes Caddesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirdi.
Vatandaşların taleplerini dinleyen Ali Yerlikaya, yerel seçimler için Cumhur İttifakı adaylarına destek istedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, daha sonra İzmir İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleştirilen “Türkiye’nin Huzuru İzmir’in Huzuru” programında yaptığı konuşmada, katılımcıların ramazan ayını kutladı.
Sorumluluğu çok büyük olan İçişleri Bakanlığını ve görevlerini “huzur” kelimesiyle ifade ettiklerin anlatan Yerlikaya, bu anlamda “Türkiye’nin huzuru” diye yola çıktıklarını dile getirdi.
Terör operasyonları
Bakan Yerlikaya, 1 Haziran 2023 ile 15 Mart 2024 arasında gerçekleştirilen terör operasyonlarına ilişkin rakamları ekran üzerinden paylaştı.
Terörün artık asimetrik savaşta maalesef ülkelerin enerjilerini boşa çıkarmak, vakitlerini harcamak, morallerini, motivasyonlarını bozmakla ilgili bir enstrüman olduğunu vurgulayan Yerlikaya, şöyle konuştu:
“10 aylık dönemimiz içerisinde bölücü, hain terör örgütüyle ilgili İçişleri Bakanlığı olarak operasyonlarımızı sürdürüyoruz. Yapılan 22 bin 541 operasyonda, 60’ı ölü, 649’u sağ/yaralı ve 121’i de teslim olmak üzere 830 teröristi etkisiz hale getirdik. İzmir’de aynı dönemde 83 operasyonda 24 teröristi etkisiz hale getirdik. İçişleri Bakanlığı olarak 81 vilayet, 922 ilçede başta terör ve terör türleri ve tüm suç türleriyle ilgili durmadan, duraksamadan bu operasyonları yapıyoruz. Çünkü eğer huzurdan bahsediyorsak önce terörden bahsetmememiz lazım. Biliyorsunuz, tüm dünyada terörle ilgili bir sınav var. Yakın zaman içerisinde Moskova çok menfur bir saldırı yaşadı değil mi? Hepimiz terörü lanetliyoruz. En büyük insanlık suçu olduğunu düşünüyoruz. Kabul ediyoruz. O bakış açısıyla bunlarla mücadele ediyoruz ve biz bir hukuk devletiyiz. Son 22 yıl boyunca Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri döneminde bizim ittifak ortaklarımızla bakışımız, hep beraber aslında ülke olarak parlamento olsun, 1-2 parti hariç herkes ‘Biz terör istemiyoruz’ diyor. ‘Nefret ediyoruz bunlardan’ diyor. Biz de milletimizden almış olduğumuz bu destek ve duayla beraber güçlü ve kararlı bir şekilde bunların artık son çırpınışları olduğunu da söylemek istiyoruz.”
Diğer operasyonlar
Bakan Yerlikaya, organize suç örgütlerine yönelik operasyonların da artarak devam ettiğini belirterek, 1 Haziran 2023 ile 15 Mart 2024 arasında 1127 operasyon yapıldığını ve gözaltına alınan 7 bin 770 şüpheliden 2 bin 804’ünün tutuklandığını söyledi.
Bu anlamda 417 organize suç çetesi çökertildiğini anlatan Yerlikaya, İzmir’de ise bu sürede 76 operasyon yapıldığını, yakalanan 336 zanlıdan 114’ünün tutuklandığını, 17 organize suç çetesinin çökertildiğini aktardı.
Yerlikaya, bu tarihler içinde kırmızı bültenle aranan 377 kişinin yakalandığını vurgulayarak, uyuşturucu ile mücadelede de önemli hamleler gerçekleştirdiklerini ifade etti.
İzmir’de bu süreçte 26 bin 096 kişinin gözaltına alındığını bunlardan 2 bin 45 şüphelinin tutuklandığını belirten Yerlikaya, ülke genelindeki asayiş konularında ise her 10 olaydan 9’unun aydınlatıldığını vurguladı.
Yerlikaya, söz konusu tarihlerde ülke genelinde 159 bin 445 firari hükümlünün yakalandığına, İzmir’de ise bu rakamın 13 bin 575 olduğuna dikkati çekti.
Kaçakçılık operasyonlarında 2 milyar 908 milyon liralık vergi kaybının önlediğini aktaran Ali Yerlikaya, siber suçlarla ilgili 163 bin 990 sosyal medya hesabı üzerinde çalışma yapıldığını söyledi.
“Görev yaparken oy vermiş, oy vermemiş ayrımı yapmıyoruz”
Yerlikaya, söz konusu sürede 235 bin 925 düzensiz göçmenin yakalandığını, 159 bin 302 göçmenin ise ülkeye girişinin engellendiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Huzur için çaba göstermemiz gerekir. Devlet olarak, hükümet olarak, bakanlıklar olarak, kurumlar olarak ama bu çabayı el birliğiyle yaparsak biz hem moral, motivasyon… yani birbirimize güç verme açısından daha motive edici oluyor ve daha sevimli, daha sempatik hale geliyor. Birbirimizden enerji alıyoruz. Bunu bizden esirgemeyin. ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep beraber Türkiye olalım’ diyen bir liderimiz var. Biz görev yaparken oy vermiş, oy vermemiş ayrımı yapmıyoruz. Vatandaşlarımızın hepsi bize emanet ve her biri aziz üstün her biri en güzel şekilde, en güzel hizmeti almak, beklemek ve söz söylemek hakkına sahip diyorum. Başımızın, gözümüzün üstünde yeri var diyorum. Çünkü egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir diyoruz.”
31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimlere az bir süre kaldığını hatırlatan Yerlikaya, “Biz İçişleri ailesi olarak seçimin huzur ve güven ortamında yapılmasıyla ilgili ben de dahil tüm arkadaşlarımıza görev çıkardık. Bize bu noktada da güvenmeye devam edin. Biz seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrasında da Allah’ın izniyle sizin iradenizin en güzel şekilde, en huzurlu ve güven ortamında sandığa tecelli etmesiyle ilgili canla, başla çalışmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
Programda Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin birer konuşma gerçekleştirdi.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, görev süresinin tamamlanmasına kısa bir süre, 5 yıllık başkanlık döneminde İzmir’de yaptığı çalışmalarla ilgili kendisine yöneltilen eleştiri ve suçlamalara tek tek yanıt verdi. Soyer, “Vicdanım çok rahat. Kafayı yastığa koyduğumda huzurla uyuyacağım. Eksiğimiz yanlışımız kusurumuz olabilir ama en iyisini en çoğunu yapmak için çok çalıştık. Bundan sonrasında bu güzel memleket için çalışmaya devam edeceğim. Bu memleket aşkı koltuk makam mevki tanımıyor” diye konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, düzenlediği basın toplantısında, 2019’dan bu yana görev yaptığı 5 yıllık süre boyunca getirilen eleştirilere yanıt verdi. Soyer, Körfez kirliliğinden, raylı sistem çalışmalarına, İzmir’in en pahalı suyu kullandığı iddiasından İzmir otogarının yenilenmesine kadar her konuda kendi deyimiyle ‘doğru bilinen yanlışlar, yanlış bilinen doğrularla’ ilgili açıklamalarda bulundu.
Tunç Soyer şunları söyledi:
“10 yıl Seferihisar 5 yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çok severek çok büyük bir aşkla çalıştım. Bu süre içerisinde güzel işler yaptık ama akıl almaz saldırılarla karşılaştık. ‘Kaçakçı Soyer durdurulamıyor’ denildi, kaçakçı dediği Seferihisar Ulamış Mahallesi’nde yaptığımız bir köy fırını… Ruhsata uygun olmayan iddiası fırınla ilgili… ‘Tunç şatoda Ekrem köşkte’, dediler. ‘Soyer İzmir’i borca batırdı’, ‘LGBT aşkı’ gibi neredeyse gün aşırı İzmirli bu manşetlerle buluşturuldu, aleyhte algı operasyonları sürdürüldü ama biz yılmadık ne yapmamız gerekiyorsa canla başla yapmaya çalıştık. Ben şahsen kendi biyolojik sınırlarımızı zorladım, bu 5 yılda toplam 20 gün izin kulanmışım, senede 4 güne denk geliyor. Günde 6 saatten fazla uyku uyumadım. Belediyeye muhakkak önce ben geldim, Seferihisar’da da belediyeyi ben açıyordum. Bu süre içerisinde olabilecek maksimum çalışma potansiyelim neyse onu yaptım o yüzden vicdanım rahat. Doğru bilinen yanlışları, yanlış bilinen doğruları anlatmak istiyorum, bu toplantı faaliyet raporu sunumu değil.”
Görev süresince hakkında gündeme gelen iddialara ilişkin konuşan Soyer, konuşmasını söyle sürdürdü:
“Şato, 1954’te şark kahvesi olarak yapılmış, 1969’da Büyükşehir’e geçmiş. Daha sonra Tansaş’a kiraya verilmiş restoran olarak. O dönemde restoranın adı Şato olduğu için öyle deniyor. Aziz Bey döneminde restore edilerek misafirhane olarak kullanılmaya başlanmış. Burayı biz ilk kez konut olarak kullanıyor değiliz. Aziz Bey döneminde de kullanılmış. Bizim evimiz Seferihisar’daydı. İzmir’de göreve başlayınca da merkezi bir yerde ev aradık. Burayı bulunca da bir kısmının bize yeteceğini düşündük. Biz burayı 3 oda 1 salon olarak kullandık. Kalanının dijital kütüphane yaptık. Başka bir iddia ise kooperatiflere üzerinden eşi Neptün Soyer’e büyük kaynak aktardı diye 12 yılda Büyükşehir Belediyesi 501 milyon liralık tarım ve hayvancılık alımı yapmış. Bizim dönemimizde bu 1,1 milyar liraya çıktı. Kendi dönemimizde de bizden önce sadece Tire Süt’ten alım yapılıyormuş biz bunu Köy-Koop üzerinden 42 kooperatife yaydık. Tabii çokça yapılan saldırılar neticesinde artık belediyelerin doğrudan doğruya kooperatiflerden ürün alması engellendi. Bu süreç nedeniyle küçük üreticinin ne kadar büyük sorunlar yaşayacağını göreceğiz.”
“İZSU’NUN FİYATLARDA KEYFİ İNDİRİM YAPMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”
‘Türkiye’nin en pahalı suyu’ iddialarına yanıt veren Soyer, şunları söyledi:
“Türkiye’nin en pahalı suyunu İzmirliye layık gördünüz iddiası. İzmir, su fakiri bir kent ve su kaynaklarını yüzde 60’ı yeraltından çıkıyor. Yeraltından su çekmenin çok ağır bir maliyeti var. Bu ağır maliyetler nedeniyle suyun maliyeti de çok yükseliyor. İZSU’nun şöyle bir özelliği var. İZSU istediği bir fiyatı ortaya koyamayan, kar amacı gütmeyen bir kurumdur. Yasal olarak kar etmesi yasak olan bir kurum. Ayrıca fiyatlarda keyfi indirim yapması da söz konusu değildir. Bunların hepsi yasalara dayanıyor. Maliyetleri yükselten durumlardan biri de Gördes Barajı. Her sene 59 milyon küp su vermesi öngörülerek yapılmış. Bugüne kadar 760 milyon metreküp su almamız gerekirken sadece yüzde 29’unu almışız. Ama yüzde 100’ünü almışız gibi ödeme yaptık. Hani ‘İzmir’e su getirdik’ diyorlar ya. Getiremediniz. Getiremediğiniz gibi yüzde 70’e yakın fazla almışsınız. Gördes Barajı’ndan vermedikleri suyun parasını bizden tahsil ediyorlar. Birinci kademe su ücretlendirmelerinde Manisa ve Muğla’dan sonra İzmir 3. sırada. İkinci kademede de 6. Sırada. Tablo böyle olmasına rağmen İzmir, Türkiye’nin en pahalı su kullanan şehri değildir.”
“İZMİR’İN 600 BİN METREKÜP ARITMA KAPASİTESİNİ 1 MİLYONA ÇIKARDIK”
Körfez ve koku sorununa da değinen Soyer, “Biz Körfez ile ilgili 3 büyük adım attık. Bunlardan biri yağmur suyu ve atık suyu hattı ayrıştırması. Biz 5 yılda Cumhuriyet tarihinde yapılanın yarısını yaptık. Birleşik sistemin tamamı ayrıştırıldığında sorunun büyük ölçüde giderildiğini göreceğiz. İkinci önemli işimiz 23 yıl önce yapılmış olan 1. ve 2. faz. Neredeyse hiç revizyon vermemişti. Biz bu süreçleri tamamladık. Ayrıca 13 senedir yapılıp bir türlü hayata geçirilemeyen 4. fazın ihalesi de gerçekleştirildi. 600 milyon kaynakla buranın yapımı bitecek 2024 yılı içinde. Biz bu şekilde artırma kapasitesini 850 bin metreküpe çıkaracağız. Kent genelinde toplamda İzmir’in 600 bin metreküp arıtma kapasitesini 1 milyona çıkardık. IFC ile geçen hafta 50 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladık. Gelecek dönemde gelecek arkadaşlarımız TL üzerinden ödenecek ciddi bir kaynağı temin ettik bu da ömrünü tamamlamış çamur tesisleri için kullanılacak. Benim çocukluğumdan beri bir koku sorunu vardı İzmir’de. Bu çalışmaların devamı getirildiği takdirde İzmir’de koku problemi ilelebet ortadan kalkacak. Ayrıca deşarj yatağını değiştirmek gibi bir proje var. Deşarjı iç değil dış Körfez’e yapacağız” dedi.
BASMANE ÇUKURU VE OTOGAR SORUNU
Basmane Çukuru sorununun siyasi bir meseleye döndüğünü ifade eden Soyer, “Basmane Çukuru meselesini dirilttik, çokça TMSF başkanına anlattık, öneride bulunduk, ama rasyonel temellerde görüşülen bir mesele olmaktan çıkıp siyasi bir meseleye döndü. Çözülebilir, dilerim bizden sonra bu mesele çözülebilir. İzmir otogarı ile ilgili bizim yapmadığımıza dair algı var. Bizim yapmadığımızı söylüyorlar. Biz 25 yıllık kira süresi bitince tahliye istedik. İşletmeci şirket pandemi nedeniyle kira süresini 7 yıl uzatılması için dava açtı ve kazmadı. Biz de Kaymakamlık üzerinden tahliyesini talep ettik ama bir dönüş olmadı. Yani otogarla ilgili hazırladığımız güzel bir proje var. Tahliyesiyle ilgili hukuki süreçleri takip ediyoruz. 2 senedir uğraşıyoruz ama sonuçlandırmak mümkün olmadı” diye konuştu.
“BELEDİYE ŞİRKETİNDE KAÇ KİŞİ ÇALIŞIYOR?”
Belediye bünyesinde kaç kişi çalıştığına ve doğum yerlerine ilişkin tartışmalara da yanıt veren Soyer, şunları söyledi:
‘Belediye şirketinde kaç kişi çalışıyor’ sorusuna gelirsek; bir de belediyede kaç Tuncelili var meselesi. Bunlar da çokça gündeme geldi. Mart 2014’te 20 bin 142 çalışanı varmış. Mart 2019’da 27 bin 271 ve şu an itibarıyla 34 bin 329. Belediye çalışanlarının doğum yerleri itibarıyla bir haritamız var. 2019’da yüzde 54.67’si İzmirli, 2024’te yüzde 53.72’si. Bunun dışında Manisa, Erzurum, Ankara, Kars, Mardin, Tunceli, Tokat, İstanbul ve Konya… Bunların tamamı yüzde 2,83 ile 0,89 arasında değişiyor. Tüm çalışanların personel gideri olarak payı 2023 sonu itibarıyla yüzde 28.”
“YAKLAŞIK 2,1 MİLYAR EURO YATIRIM YAPTIK”
‘Belediye borç batağında’ iddialarına da yanıt veren Soyer, şu ifadelere yer verdi:
“Yatırım harcamaları 2023 sonu itibarıyla yüzde 35 pay ayırdık. Bu da Türkiye’deki bütün büyükşehir belediyelerinden yüksek. Yaklaşık 2,1 milyar euro yatırım yaptık. Borç ne oldu? Borç batağına mı batırdık? Belediyenin finansman borcu Şubat 2021 sonu itibarıyla 25, 2 milyar lira. Yüzde 82’si dış borç. Geri kalanı iç borç. Dolayısıyla bu borcun 2019 Mart’ta değeri 790 milyon euro, Şubat 2024 sonunda 760 milyon euro. Yani düşüş var. İzmir Büyükşehir Belediyesi, borçlanma kapasitesi 92,3 milyar lirayken biz bunun sadece yüzde 27’sini kullanıyoruz. ‘Her yeri sattı’ iddiası… 1,2 milyar lira kamu satışı yapmışız. 2,6 milyar lira gayrimenkul kamulaştırması yapmışız.”
“RAYLI SİSTEMLERE 5 YILDA 952 MİLYON EUROLUK YATIRIM YAPTIK”
Raylı sistemler konusunda büyük yol alındığının altını önemle çizen Soyer, “Narlıdere Metrosu bitti, Çiğli Tramvayı bitti, Buca Metrosu devam ediyor. Vaat ettiğimiz tarihten itibaren bitecek. 4 yıl inşaat süresi boyunca geri ödemesiz olacak, işletmeye alındığında itibaren kendi kendini ödeyecek. Kimsenin cebinden para çıkmadan tamamlanan bir proje olacak. İlk güzergah 2026 Haziran’da açılacak. Bu 5 yıl içinde toplam 952 milyon Euro raylı sistem yatırımı yapmışız. Büyükşehir belediyeleri arasında en yüksek payı ayıran belediye olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu 5 yılda hükümetin reva gördüğü rakam 3 bin TL” dedi.
“TÜPE İHTİYAÇ KALMAYACAK”
Asfaltlama ve deniz ulaşımına ilişkin de açıklamalar yapan Soyer, “Yolların bozukluğu ile ilgili çok haklı şikayetler geliyor ama yağmur suyu hatları ayrıştırma süreçleri, gaz-elektrik-internet gibi kazılar var. İlçelerin sorumluluğunu da biz üstlendik. Rekor asfalt yatırımı yaptık, 5 milyon 259 bin ton sıcak asfalt serim çalışması yapmışız. Popülist tercihler yapmadığımız için bu noktadayız. Makyaj yapmayı seçmedik… Deniz ulaşımında feribot filosundaki gemi sayımızı 7’ye yükselttik. Tüp geçit konuşuluyor, biz 15 sefer sıklığında yapabildik, bunu 5 dakikada bire indirecek feribot alımı gerçekleştirilsin, tüpe olan ihtiyacı ortadan kaldıracaktır. Biz yeni gemileri bulduk. Körfez’de 6 tane feribot çalıştıracak durumdayız. Yeter ki Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programına alınsın” ifadelerini kullandı.
“BU TESPİT İZMİR’E YAPILAN HAKSIZLIK OLUR”
“İzmir köy ve beton oldu” iddialarına da yanıt veren Soyer, “İzmir beton oldu iddiası. 5 yılda 7 tane yaşayan park açtık. Bunun dışında acil çözüm ekiplerimizle yaptığımız müdahalelerle kişi başına düşen yeşil alanı yüzde 60 artırdık. ‘İzmir köy oldu’ meselesi. İzmir köy falan olmadı. Eğer öyle olsaydı Ankara ve İstanbul buraya gelmek için can atmazdı. Bu tespit İzmir’e yapılan haksızlık olur” dedi.
“İZMİR KÖYE VE BETONA DÖNÜŞMEDİ”
‘Yaptıklarını anlatamadı’ ve ‘çok reklam yaptı hiç iş yapmadı’ iddialarına da yanıt veren Soyer, “İki tarafa da katılmıyorum. Biz hem çok iş yaptık hem de bunları görünür yaptık arkadaşlarımız ayda 130 paylaşım yapmış. Bir taraf da sadece reklam yaptı diyor. Ben anlatamadı diyen kısımdan razıyım. Bu daha mantıklı. Anlatamamış olabiliriz bu da bizim eksiğimiz olsun” dedi.
Başkan Soyer, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
SEVİNDİREN, ÜZEN OLAYLAR VE KEŞKELER…
Görev yapığı 5 yıl boyunca en çok üzüldüğü en çok sevindiği olayların sorulması üzerine Soyer, “Beni üzenler; Elektrik Fabrikası’nın verilmemesi, bu beni inanılmaz üzdü. Bir belediye başkanına zarar vermek için bir şehre zarar vermeyi nasıl göze alabilirsiniz? Her geçen gün o binanın çürüdüğünü görüyorum. Buna nasıl vicdanları el verdi, çok üzgünüm. İlk büyük şokum buydu. İnsanların bu kadar kötü yazabilmesine şaşırıyorum, üzülüyorum…. Sevindiklerimden bahsedeyim; Kemeraltı’nda bir ziyaret yaptık, esnaf alkışlarla dükkanın önüne çıktı, nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Portatif havuzlar koymuştuk, bir çocuk ‘yüzmeyi öğrendim başkanım’ diye boynuma sarılmıştı, çok heyecanlanmıştım… 9 Eylül konuşmasında yaptığım konuşma o kadar çok övgü ve teşekkür mesajı aldım ki çok sevindim. Basmane Çukuru, Çankaya Otopark, Konak Pier, Otogar, bunları sonuçlandıramadık. Keşke dediklerim ise bunlar” diye konuştu.
“VİCDANIM ÇOK RAHAT”
Soyer, “Beş yıl boyunca ne yaptığımız işin ne tanıtımın ne kamuoyundaki karşılığı nedeniyle başkan adayı yapılmadığımı düşünmüyorum. Hiçbiri doğru değil. Vicdanım çok rahat. Kafayı yastığa koyduğumda huzurla uyuyacağım. Eksiğimiz yanlışımız kusurumuz olabilir ama en iyisini en çoğunu yapmak için çok çalıştık. Bundan sonrasında bu güzel memleket için çalışmaya devam edeceğim. Bu memleket aşkı koltuk makam mevki tanımıyor” diye konuştu.
“Genel başkanlığa aday olacak mısınız” sorusu üzerine Soyer, şunları söyledi:
“Bunların hepsi olabilir ama derdim bu değil. Çok şükür evde de yatımız katım olsun diyen ailem yok. Çok tokuz. Biz hep beraber bu memleket için daha ne yapabiliriz onun peşinde koşmaya devam edeceğiz. Gurur duyacak çok şeyimiz var. Avrupa’da görevlerimin hepsi bitiyor, tamamı başkanlık ile yürüyen süreçler. Citta Slow’da genel sekreterlik makamıyla devam edeceğim” diye konuştu.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, görev yaptığı 2019-2024 dönemindeki 5 yıllık icraatlarını ele almak ve bu döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi. Varyant’ta bulunan Şato Kütüphane Bahçesi’nde gazetecilere değerlendirmelerde bulunan ve gazetelerde kendisine yönelik atılan başlıkları örnek göstererek konuşmasına başlayan Soyer, “Bu süre içinde gerçekten güzel işler yaptık, iyi işler yaptık ama akıl almaz saldırılarla karşılaştık. Mesela ‘kaçakçı Soyer durdurulamıyor’ diye bir başlık. Kaçakçı dediği sadece Seferihisar Ulamış Mahallesi’nde yaptığımız binadaki bir köy fırını. Yani ruhsata uygun olmayan iddiası sadece o fırınla ilgili söz konusu. Bir başka başlık ‘Tunç Şato’da Ekrem Köşk’te’. ‘Soyer İzmir’i borca batırdı’. ‘LBGT aşkı.’ Neredeyse gün aşırı bu manşetlerle İzmirli buluşturuldu. Neredeyse her gün büyük bir operasyon sürdürüldü. Vicdanım rahat. Eksik, yanlış, kusurlu bulanlar olabilir. Fakat ben vicdanen kendi biyolojik sınırlarımı zorlayarak bunları yaptım” diye konuştu.
Doğru bilinen yanlışları ve yanlış bilinen doğruları anlatmak istediğini vurgulayan Başkan Soyer, “Şato 1954’te Şark kahvesi olarak tasarlanıp yapılmış. 1969’da Büyükşehir Belediyesi’ne geçmiş. Orada bir şirket bir dönem işletmiş sonra kiraya vermiş. Kiraya verdiği dönemde işletilen restoran Şato adını taşıdığı için ismi de Şato olarak kalmış. Bizim evimiz Seferihisar’daydı. İzmir’de göreve başlayınca da merkezi bir noktada hızlıca belediyeye erişebileceğin bir arayış içine girdik. Burayı bulduğumuzda da bunun bir bölümünü bize yeteceğini düşündük. Geri kalan bölümünü kütüphane olarak yaptık. Hatta Türkiye’nin ilk dijital kütüphanesidir. Dolayısıyla bu süre içinde de 3 oda 1 salon olarak kullandık. Diğer bölümü dijital kütüphane yaptık” ifadelerini kullandı.
KÖY-KOOP iddialarına da yanıt veren Soyer, “Ocak 2007-2019 tarihleri arasında, 12 yılda Büyükşehir Belediyesi 501 milyon liralık tarım ve hayvancılıkla ilgili alım yapmış. Bizim dönemimizde bu rakam 1.1 milyar liraya çıktı. 12 yılda 500 milyonluk alımın yaklaşık ikincisini almışız. Ama o dönemde de kendi dönemimizde de bizden önce sadece Tire Süt Kooperatifi üzerinden süt alımı yapılıyormuş. Biz bunu KÖY-KOOP üzerinden 42 kooperatife yaydık. Doğrudan doğruya kooperatiflerden belediyenin ürün alması engellendi. Bu uygulama kaldırıldı. Böylece küçük üreticinin artık Büyükşehir Belediyesi’ne ürün satma konusunda bugüne kadar sahip olduğu hakkı ortadan kalkmış oluyor. 2021 yılında KÖY-KOOP’un kasasında kalan para 60 küsur bin lira. 180 milyonluk, 140 milyonluk alımlar yapıldığı iddiası var. Bunlar doğrudan doğruya üreticiye, kooperatife yansıtıldığı için KÖY-KOOP’un sadece aracılık yapmak ve bütün bu kooperatifleri tek bir çatı altında buluşturmak gibi bir misyonu var. Bunu yerine getirmiş. Eşim senelerdir KÖY-KOOP’ta yöneticilik yapıyor. Bir ara KÖY-KOOP’un genel başkanlığını yaptı. Bu süre içinde ne bir lira harcırah, ne bir lira maaş, ne bir lira huzur hakkı almamıştır” cümlelerini aktardı.
Türkiye’nin en pahalı suyunu İzmirliye layık görüldüğü iddiası üzerine de konuşan Soyer, şunları kaydetti:
“İzmir gerçekten su fakiri bir kent ve İzmir’in su kaynaklarının yaklaşık yüzde 60’ı yer altından çıkıyor. Öreğin Sarıkız kuyuları var. Manisa sınırı içinde oradan getiriyoruz. Hem yer altından çekmenin çok ağır bir maliyeti var. Sondajı, kuyusu, bunun bakımı, tamiratı, bunun için kullanılan elektriğin maliyeti, bunlar üst üste eklendiğinde çok ağır bir maliyet çıkıyor. Bu tablo nedeniyle de normalde örneğin Ankara’nın İstanbul’un hep baraj suyudur şehirde kullandırdığı su. Elektrik maliyeti çok düşüktür, diğer maliyetleri çok düşüktür. Sadece bunun maliyeti nedeniyle su fiyatı belirlenir. Halbuki bizde bu ağır maliyetler nedeniyle suyun maliyeti de çok yükseliyor. İZSU istediği gibi fiyat ortaya koyamayan bir kurumdur. Kar amaçlı bir kurum değildir. Burada ‘fiyatı yüksek tutuyor, cebine de para kalıyor’ iddiaları mümkün değil. Yasal olarak İZSU’nun kar etmesi mümkün değil. İZSU’nun maliyetleri üzerinden keyfi indirim yapması da mümkün değil.”
İzmir’de çocukluğundan beri bir koku meselesinin var olduğunu ancak büyük kanal projesi ile önemli bir yol alındığını söyleyen Soyer, şu sözlere yer verdi:
“İzmir’deki koku burnumuzun direklerini sızlatırdı. Büyük Kanal Projesi’nde çok önemli bir yol alındı. Fakat sonrasında sürdürülebilir bir çalışma yapılmamış olduğu için de tekrar kokuyla yüzleşti İzmirli. Bu çalışmaların devamı getirildiği takdirde İzmir’de koku problemi ilelebet gitmiş olacak. Yapacağımız son çalışma da oydu. Orada da Çevre ve Şehircilik Bakanlığından izin gelmedi hala. Deşarj yatağını değiştirmek, iç körfeze değil dış körfeze deşarjımızı sağlamak. Önümüzdeki günlerde gelmesini diliyorum.”
Konuşmasında Basmane Çukuru’yla da ilgili açıklamalar yapan Başkan Soyer, “Basmane Çukuru neredeyse hep uyuyan bir meseleydi. Bir türlü işte uzun yıllardır giderilememişti. Bunu dirilttik ve bununla ilgili çok yol aldık. Kaç tane Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı değişti bizim zamanımızda, sayısını bilmiyorum ama çokça TMSF Başkanıyla gittik, müzakere ettik, anlattık. Takas dahil, satın alma dahil her şeyi önerdik. Maalesef tahmin edeceğiniz gibi rasyonel temellerde görüşülen bir mesele olmaktan çıktı ve tamamen siyasi bir angajmana dönüştü iş. O nedenle çözülmüyor. Halbuki bütün meseleye çok hakimiz, nasıl çözülebileceği konusunda her türlü seçeneğe de hazırız. Tekrar kamuya kazandırılmasıyla da ilgili çok kararlı bir duruş ortaya koyduk. Dilerim bizden sonra bu mesele de çözülebilir” şeklinde konuştu.
“İzmir otogarında yanlış bir algı var”
İzmir otogarı ile ilgili yapmadıklarına dair bir algının da bulunduğunu anlatan Soyer, “Bu da doğru değil. Biz 25 yıl için yapılan anlaşmanın sonuna geldiğimizde talihi istedik. Hepsiyle hem icra takibi yaptık hem tahliye davası açtık. Pandemi nedeniyle işletmeci şirket kira süresinin 7 yıl uzatılması için bir dava açtı ve kazandı o davayı. İstinafta da bizim talebimiz reddedildi. Biz de bir başka yol bularak idari anlamda sürenin dolması nedeniyle kaymakamlık üzerinden tahliyesini talep ettik. Henüz kaymakamlıktan bir dönüş olmadı bildiğim kadarıyla. Dolayısıyla otogarla ilgili hazırladığımız olağanüstü güzel bir proje var. Tahliyesiyle ilgili hukuki süreçlerin sonuna kadar takip ediyoruz” dedi.
Belediye şirketinde kaç kişinin çalıştığına ve belediyenin Tuncelililer ile doldurulduğuna yönelik iddialara da yanıt veren Soyer, şöyle konuştu:
“Mart 2014’te 20 bin 142 çalışanı varmış İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin. Mart 2019’da 27 bin. 271 şu an itibariyle 34 bin 329. 7 bin 129 kişi artmış Mart 2019’a gelindiğinde, 7 bin 58 kişi artmış Mart 2024’e gelindiğinde. Belediye çalışanlarının 2019’da yüzde 54’ü 54.67’si İzmirliymiş. 2024’de 53.72’si. Bunun dışındakiler Manisa, Erzurum, Ankara, Kars, Mardin, Tunceli, Tokat, İstanbul, Konyalı. Bunların tamamı yüzde 2.83 ile 0.89 arasında değişiyor.”
Belediyenin borç batağına batırıldığı iddiasının da doğru bilinen yanlışlardan bir tanesi olduğunu aktaran Soyer, “Belediyenin finansal borcu Mart 2019’da 5 milyar lira, Şubat 2024 son itibariyle 25.7 milyar lira. Bizim borcumuzun yüzde 82’si dış borç, geri kalan iç borç. Dolayısıyla bu borcun 2019 Mart itibariyle değeri 790 milyon Euro, Şubat 2024 itibariyle 763 milyon Euro. Yaklaşık yüzde 3,5’luk bir düşüş var. Biz bu 5 yıl içinde 878 milyon Euro borçlanma yapmışız, 900 milyon Euro borç ödemişiz” ifadelerine yer verdi.
“Genel başkanlık derdim değil”
Genel Başkanlığa aday olmadığını söyleyen Soyer, “Ne bu 5 yıl boyunca yaptığımız işin ne de kamuoyundaki karşılığın nedeniyle başkan adayı yapılmadığımı düşünmüyorum. Kafayı yastığa koyduğumda huzurla uyuyacağım, arkadaşlarımla hep beraber çok çalıştık. Eksik yapmış olabiliriz ama en iyisini yapmak için çok çalıştık. Vicdanım çok rahat, bundan sonrasında memleket için çalışmaya devam edeceğim. Ben hayatındaki tercihini bundan yapmış, hayatının anlamını burada bulan bir insanım. Başka bir şey yapmam söz konusu değil, memleket aşkı da koltuk makam mevki tanımıyor. Ben baştan söyleyeyim, genel başkanlığa aday mısınız diye soracak olanınız varsa bunların hepsi olabilir ama benim derdim bu değil. Çok şükür evde de baba bize para pul, yatımız olsun katımız olsun evlatlarım ve eşim yok. Hayatta başka beklentilerimiz yok” açıklamalarında bulundu.
Soyer ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘kendisinin aday gösterilmemesiyle ilgili bir müdahalesinin olmadığını’ söylediğini aktardı.
“Kılıçdaroğlu aday gösterilmememi şaşkınlıkla karşıladı”
Açıklamalarının ardından kendisine yöneltilen sorulara yanıt veren Soyer, aday gösterilmemesinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü belirterek, “Kılıçdaroğlu’nu iki kez ziyaret ettim. Benim ‘aday gösterilmememi şaşkınlıkla karşıladığını’ söyledi” cümlelerini aktardı.
‘DEM Parti ile aramda gönül bağım var açıklamasını biraz açar mısınız?’ sorusuna yanıt veren Soyer, “Benim bütün dezavantajlı gruplarla gönül bağım var. AK Parti’ye oy verenlerle de Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verenlerle de gönül bağım var. Benim gönül bağım bu şehirde yaşayan insanlarla olan bağımdır. Seferihisar’da belediye başkanıyken Sur’la kardeş şehirdik. Oraya kayyım atandığında ertesi gün Konak’ta bunun doğru olmadığını söyledim. DEM Parti, o zaman HDP seçmenleri orada gösterdiğim duruşu unutmadılar. Ege Mahallesi’nde Romanlar ile kurduğumuz ilişki onları çok etkiledi. Kısacası gönül bağı, sevgi bağıdır. Siyasi bir içerik değil burada kast edilen insani bir bağdır” dedi.
Soyer ‘Devir teslim olacak mı?’ sorusuna ise “Aziz Bey benim adaylık kampanyama hiç katılmadı, ben de talep etmedim o da sitem etmedi. Ama devir teslime geldi, makamdaydık. Hatta birlikte gittik birlikte devraldık. Yine mazbata alındıktan sonra devir teslim olacak” açıklamasında bulundu.
Özgür Özel’in ‘sütte leke var’ açıklamasına yanıt
Yerel seçimlere yönelik de açıklamalarda bulunan Soyer, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm adaylarına başarılar diliyorum. Sonuç itibariyle ben burada aday gösterilmedim. Üstelik de anketlerde başarısız çıktığıma dair ifadeler kullanıldı. Genel başkana ‘geçmişte bazı sorunlar vardı’ denmiş. Dolayısıyla benim, başarısız bulunan bir belediye başkanının ‘sütte leke var onda yok’ denilen bir başkan adayının yanında olmam ona zarar verir. Benim başarısız bulunduğum bir yerde Cumhuriyet Halk Partisi için yapacağım çalışmanın bir sınırı vardır. Daha önce bir İstanbul’a gitmiştim. Bu hafta içinde Rize’ye gideceğim. Benim birikimimden, deneyimimden faydalanmak isteyen Cumhuriyet Halk Partililere koşa koşa gidiyorum. Son dakikaya kadar da elimden geleni yapacağım. Ama bunun sorumluluğunu İzmir’le ilgili benden beklemek artık haksızlık olur. Ama hem beni aday gösterme hem benden bu işin kazanılmasını bekle bu hakkaniyete uygun değil” diye vurguladı. – İZMİR
]]>“Almanya Kuzey Ren- Vestfalya Eyaleti’nin Bir Yatırım ve Ticaret Merkezi Olarak Sunduğu Fırsatlar” toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Almanya Federal Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Ralf Manfred Schröer’in açılış konuşmalarıyla başladı. NRW Global Business Türkiye Temsilcilik Müdürü Dr. Adem Akkaya ve NRW Global Business Türkiye Yatırımcı İlişkileri Yöneticisi Akın Okumuş’un bir sunum gerçekleştirdiği toplantıya, T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Naciye Gökçen Kaya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, İzmir Ticaret Odası Meclis Katip Üyesi Ali Yaramışlı ve 100’ün üzerinde İzmir Ticaret Odası üyesi katıldı.
Özgener: “Birlikte çalışarak rakamları büyütebiliriz”
Türkiye ile Almanya arasındaki ticaretin son 5 yılda hız kesmeden büyüdüğüne dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Bu bağlamda, 2023 yılında ülkelerimiz arasındaki ticaret hacminin 49.6 milyar dolar ile bu zamana kadarki en yüksek seviyesine ulaştığını memnuniyetle belirtmek isterim. Toplam hacme baktığımızda, Türkiye’nin Almanya’ya ihracatının 21 milyar dolar, ithalatının ise 28.6 milyar dolar olduğunu görüyoruz. İzmir özelinde değerlendirdiğimizde ise; İzmir’in Almanya ile olan ticaretinde ihracat fazlası veren bir kent olduğunu görüyoruz. Aynı tabloyu ulusal verilere yansıtmak bizlerin elinde. İki ülke arasındaki ticari ilişkileri birlikte çalışarak karşılıklı denge içerisinde büyütebiliriz” dedi.
Türkiye-Almanya arasındaki sağlık turizmini güçlendirelim
İki ülke arasında iş birliği gerçekleştirebilecek sektörler hakkında bilgi veren Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü: “Alman vatandaşlarının yaşam süresinin uzun olması ile birlikte; ülkede sağlık yatırımlarının kısıtlılığının tedaviye ulaşma sürelerinin uzamasına neden olduğunu görüyoruz. İzmir, nitelikli kamu ve özel sağlık kuruluşları, uygun iklim şartları termal tedavi ve konaklama imkanlarına sahip bir kent. Kentimizin “iyi yaşam” temasından hareket ederek dünyada sayılı sağlık turizm merkezlerinden biri haline gelme potansiyeline sahip olduğunu düşünüyoruz. Bu noktada İnciraltı bölgesinin bu vizyon doğrultusunda değerlendirilmesiyle önemli bir adım atılacağı kanaatindeyiz. Bu durumdan kendimize görev çıkararak, Türkiye ile Almanya arasındaki sağlık turizmini güçlendirecek girişimlere destek verebileceğimizi ve birlikte projeler geliştirebileceğimiz kanaatindeyim.”
Schröer: “100 milyon tüketiciye ulaşmak mümkün”
Konuşmasında Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ihracat partneri konumunda olduğuna dikkat çeken Almanya Federal Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Ralf Manfred Schröer, “Binlerce Türk şirketi Almanya’da faaliyet gösterirken, Türkiye’de de 8 bin Alman şirketi bulunuyor. 18 milyonluk nüfusu ile GSYİH’nın yüzde 22’sine sahip olan ve Almanya’nın sanayi merkezi niteliğindeki Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinde 300 Türk şirketi ve 4 Türk Konsolosluğu mevcut. Avrupa’nın tam ortasında yer alan eyalette yatırım yapmak isteyen firmalar, 100 milyonluk tüketiciye ulaşarak dünyanın en büyük pazarına girme şansını elde edebilir” ifadelerini kullandı. – İZMİR
]]>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Çiğli’de düzenlenen halk buluşmasında, iktidarı emekli maaşları ve ikramiyeleri, mazot fiyatları üzerinden eleştirdi, “31 Mart günü sandıkta sen bu işin sonucunu görürsün” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Çiğli’de düzenlenen halk buluşmasına katıldı. Çiğli Kaymakamlık binası karşısındaki alanda gerçekleştirilen halk buluşmasında, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir Milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Ednan Arslan, Rahmi Aşkın Türeli, Murat Bakan, Mahir Polat, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çiğli Belediye Başkan Adayı Onur Emrah Yıldız ve çok sayıda partili de bulundu.
“ÇİĞLİ’NİN ÖNEMLİ SORUNU VAR, HARMANDALI ÇÖPLÜĞÜ..”
CHP Lideri Özel burada yaptığı konuşmada Çiğli’deki Harmandalı çöplüğü sorununa değinerek şunları söyledi:
“Yapılacak çok iş var. Öncelikle Çiğli Belediyesi’nde ufak tefek sorunlar vardı, ödemelerde ufak tefek gecikmeler oluyordu. Önümüzdeki hafta pazar günü göreve geldikten sonra o iş Onur’a emanet. Çiğli’nin önemli sorunu var, Harmandalı Çöplüğü… Onur, Çevre Mühendisi kardeşimiz. Belediyeciliğe ilk kez niyetleniyor değil. 2021’de kanalizasyon daire başkanlığı görevine geldi. Mesleği gereğince atıklar, çöpler onun konusu. Cemil Tugay ile birlikte çalışıyorlar. 4’üncü büyük alan için çalışıyorlar. Size söz veriyoruz. El ele omuz omuza verecekler Harmandalı Çöplüğü sorununu Çiğli’nin gündeminden çıkaracaklar”
“ONU ERDOĞAN’A SÖYLEYECEKSİN”
Geçtiğimiz günlerde AKP Çiğli Belediye Başkan adayı Murat Gökçekaya’nın bir açıklamasını okuduğunu belirten Özel, “Vaadinde seçilirse İZBAN’ı aşağıya almak vardı. İZBAN’ın üstünün işletmesi belediyeye ait, altyapısı Ulaştırma Bakanlığına ait. İZBAN’ı aşağıya aldırmak için Çiğli Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya gerek yok. Söyle partine, alsın aşağıya! Elinden tutan mı var? Murat Kurum’un 65 yaşından büyükleri vapura bedava bindirmesi gibi, nerede-ne oluyor, kimin yetkisi var bilmiyorlar. Tutmuş vaat diye İZBAN’ı aşağıya indireceğiz diyor. Söyleyeceksen onu Erdoğan’a söyleyeceksin” şeklinde konuştu.
“İZMİR’DE KADIN VE GENÇLİK DEVRİMİNİ BAŞARIRSAK PEK ÇOK GENÇ VE KADININ ÖNÜNÜ AÇACAK”
Kadın ve genç adayları önemsediğine vurgu yapan Özel, şunları söyledi:
“Bunun yanında ben şunu çok önemsiyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyeti gençlere emanet etti. Genç cumhuriyet hem gençlere emanet ayrıca Avrupa Birliği’nde en gelişmiş ülkelerden 40-50 yıl önce kadına seçme-seçilme hakkını da verdi. Biz bu seçimde bir yenileşmenin, bir değişimin içindeyiz. Bunu ülke için başarabilmek için önce partimizin sonra partimizin milletvekillerinin, belediye başkanlarının hem kadın sayısının artması hem de gençleşmesi gerekiyor. Biz MYK’da yarı yarıya kadın yaptık, parti meclisinin yaş ortalamasını 43’e getirdik. İzmir’de bugüne kadar 6 kadın belediye başkanı seçilmişken bu dönem listelere hepsi seçilecek yerlerden 9 belediye başkan adayı gösterdik. 40 yaş altı 12 belediye başkan adayı gösterdik. İşte onlardan biri Onur Emrah Çiğli’ye emanettir. Onur Emrah Yıldız Çiğli’ye, İzmir’deki bütün kadın belediye başkanlarımız önce cumhuriyet kadınlarına ayrıca cumhuriyet devrimlerine bağlı, kadın haklarına saygılı İzmir’in centilmen erkeklerine emanettir. Biz İzmir’de bu kadın ve gençlik devrimini başarırsak bu pek çok genç ve kadının önünü açacak. Partimizin rakiplerinden olumlu yönde ayrışmasını sağlayacak”
“İZMİR’İN VARLIKLARINA ÇÖKMEK İSTİYORLAR”
Özel, AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın ‘Yaşam tarzına müdahale etmeyeceğiz’ söylemlerine ilişkin ise şöyle konuştu:
“Birileri İzmir’in üzerine kara bulutlar getirmek istiyor. İzmir’in varlıklarına çökmek istiyorlar. İzmir’in özgürlüklerini İzmir’den almak istiyorlar bunun için adaylaştılar. İzmir’de çok sıcak karşılanmadılar. Hemen rozetleri çıkardılar, bilboardlardan ampulleri sildiler, Erdoğan’ın resimlerini kaldırdılar, kendilerinin partilerini unutturmaya çalıştılar. Onlar gelince önce İzmir’in mallarını İzmirlilerden alacaklar. Sonra başlayacaklar hayat tarzına karışmaya. Onlar Ramazan da olsa meyhaneleri gezdik, iki klip çektik diye insanları kandırdıklarını sanıyorlar. Bak işine! İzmir kimsenin hayatına karışmaz ama İzmir kimseyi hayatına karıştırtmaz da. Boğaziçi’ne atadığın kayyumu İzmir’de yapamazsın. Müsaade etmezler. Bir partinin bir şehirde ne yapacağını merak ediyorsanız seçim döneminde ne söylediğine değil başka şehirlerde ne yaptığına bakacaksınız. Yetkiyi ele geçirip de yaşam tarzına müdahale edenlere İzmir haftaya Pazar müdahale edecek.”
“31 MART GENELDEKİ İKTİDARI YERELDEN DENGELEME SÜRECİDİR”
İktidarla emeklinin hakkı ve atanmayan öğretmenler için kavga edeceğinin altını çizen Özel “Bu süreç geneldeki iktidarın yerelden dengelenme sürecidir. Bizimle kavga etmek istiyorlar etmiyoruz. Eğer bizimle kavga edeceklerse onun istediği konularda değil, kimlik, mezhep siyasetinde değil emeklinin hakkı, atanmayan öğretmenler, köylüler, balıkçılar, yoksullar ve güvencesizler için kavga edeceğiz ve hakkımızı sonuna kadar arayacağız” dedi
“31 MART GÜNÜ SANDIKTA SEN BU İŞİN SONUCUNU GÖRÜRSÜN”
İktidarı emekli maaşları ve ikramiyeleri, mazot fiyatları üzerinden eleştiren Özgür Özel, “31 Mart günü sandıkta sen bu işin sonucunu görürsün. Türkiye’de 2.5 milyon genç işsiz yaşıyor. Gençlerin yüzde 62’si öğrenimini sürdürürken ekonomik zorluklar çekiyor. Gençlerin yüzde 38’i ailesi barınma giderlerini karşılayamadığı için ya kayıt donduruyor ya üniversiteyi bırakıyor. Sinema, tiyatro, maç biletleri bir yılda yüzde 100 arttı. AKP’li belediyeler yapmadı ama CHP’li belediyeler son 5 yılda 61 tane yurt yaptı. İzmir’de de bolca yurt olacak, İzmir’de de gençlerin barınma sorununa belediyelerimiz el atacak. İzmir’de de bundan sonra halk lokantaları olacak, 4-5 yaşındaki çocuk sahibi anneler için anne kart, emekli kart olacak. İstanbul’da ne varsa Ankara’da ne varsa CHP’li belediyelerde ne varsa hepsi İzmir’de de olacak” şeklinde konuştu.
“ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ İKTİDAR YAPACAĞIZ”
Gençlere sandık çağrısında bulunan Özel sözlerini şöyle noktaladı:
“İzmir kadınların güvenle yaşadıkları, gençlerin önünün açıldığı, çalıştıkları, kimsenin memleketten ümidini kesmediği bir şehir olacak. Biz ilk önce İzmir’de gençlerle kazanacağız, kadınlarla kazanacağız, her yaştan gençlerin desteğiyle kazanacağız, Atatürkçülerle kazanacağız. Sonra İzmir’den aldığımız güçle ilk genel seçimleri hep beraber kazanacağız. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ecevit’in, İnönü’nün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapacağız. Biz korku ittifakının karşısında umudun ittifakıyız. Gençlere sesleniyoruz, 31 Mart’ta sandığa gelin, Türkiye’ye sahip çıkın”
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, 31 Mart günü yapılacak olan seçimlerin önemini vurguladı, ” Türkiye’ye bir mesaj vermeniz lazım. Onlara şunu söylemelisiniz; İzmir İzmirlilerindir. Rantçıların, yalancıların, yasakçıların, insanları bölenlerin, özgürlük ve demokrasi karşıtlarının değil” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Çiğli’de halk buluşması düzenledi. Çiğli Kaymakamlık binası karşısındaki alanda gerçekleştirilen halk buluşmasına, Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, CHP İzmir Milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Rahmi Aşkın Türeli, Ednan Arslan, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çiğli Belediye Başkan Adayı Onur Emrah Yıldız ve çok sayıda partili de katıldı.
Çiğli Belediye Başkan Adayı Onur Emrah Yıldız, konuşmasında, “Haftaya bugün sandığa gidiyoruz. Bir irade ortaya koyacağız. Görüyorum ki bu irade demokrasiden, halkın iktidarından yani Cumhuriyet Halk Partisi’nden yana olacak. Biz de bugüne kadar iddialarımızın, sözlerimizin ve vaatlerimiz arkasındayız. 31 Mart’ta 22 yıllık her alanda yıpranmış ve yozlaşmış AKP iktidarına karşı rant belediyeciliği değil, halkı için çalışacak belediyeciliğe var mısınız?” ifadelerini kullandı.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ise şunları söyledi:
“BU ÜLKENİN BİRLİĞİNİ, BERABERLİĞİNİ, BARIŞINI İSTEDİK”
“Seçime bir hafta kaldı. Önümüzdeki hafta bugün bu saatlerde sandıklar açılmış ve oylar sayılmaya başlamış olacak. Dolayısıyla uzun zamandır hazırlandığımız önemsediğimiz önemli olduğunu her fırsatta anlattığımız bu yerel seçim için önümüzde artık çok kısa bir zaman kaldı. Bizler elimizden geleni yaptık. Sahada yetişebildiğimiz, konuşabileceğimiz herkesle konuşmaya çalıştık. Karşımızda ne yazık ki ahlak açısından sorunlu olan insanlarla beraber bu yarışın içerisindeyiz. Bunu özellikle belirtmek istiyorum çünkü yıllardır Türkiye’de algı çalışması yaparak yalanlarla insanları kandırarak bunun için kendi yandaş medyalarında kullanan sosyal medyaları kullanan ve bu işi artık dünyada muhtemelen en profesyonel yapan siyasi partiye karşı mücadele ediyoruz. Aynı siyasi parti bir taraftan Türkiye’de ele geçirdiği her yerde milyonlarca insana eziyet ederken, milyonlarca insana yasaklar getirirken, kendi yönettiği şehirlerde festivalleri iptal ederken, bir sürü yasak koyarken, üniversitelerde öğrencilere eziyet ederken, kadınların haklarını ellerinden alırken, kadınlar şiddete uğradıkları halde bununla ilgili yeterli önlem almazken, her türlü bu ülkenin demokrasiyle insan haklarıyla ilgili engeli sıkıntıyı çıkarırken ve insanları da sürekli etnik kökenine göre mezhebine göre ayrıştırken, bu toplumun bir bölümünü diğer bölümüne düşman ederek siyaset yapmaya çalışırken, bizler ülkemizdeki demokrasinin adı olan Cumhuriyeti kuran liderin kurduğu partide Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu ülkenin birliğini, beraberliğini, barışını istedik ama aynı zamanda demokrasisini insan haklarını istedik. Kadınlarımız haklarını kaybetmesin istedik. Daha fazla siyasette olsun istedik. Gençlerimiz. Bu ülkede kendilerine gelecek hayal edebilsinler istedik. Emeklilerimiz bu kadar yokluk içerisinde yaşamasın, onlara insan muamelesi yapılsın. Emekçilerimiz sendikal haklarını daha fazla kullansınlar. Bunun için onlara daha fazla alan tanınsın istedik. Ama ne yazık ki Cumhuriyet Halk partili belediyeler dışında hemen hiçbir yerde işçilerin örgütlenmediği bir zamanda yaşıyoruz.Bütün bunlara rağmen üstüne üstlük anormal bir enflasyon, yoksullaşma, işsizlik ve toplumun çok küçük bir kesimi aşırı zenginleşirken % 95’nin sürekli yoksululaştığı bir dönem yaşadık. Bu ortamda siyaset yapıyoruz.”
“BÜTÜN İZMİR’İ BU SEÇİMDE AYAĞA KALKMAYA DAVET EDİYORUM”
“Değerli yurttaşlarım neyin mücadelesini yaptığımızın anlaşılması lazım. Biz elbette ki yerel seçimler için adayız, belediye başkanı olmak için karşınızdayız. Elbette ki belediye başkanlarının görevini çok iyi biliyoruz. Ben 5 yıl belediye başkanlığı yaptım Karşıyaka’da. Gördüğüm baskıyı gördüğüm ambargoyu bir ben bilirim. Bütün bunlara rağmen bugün aslanlar gibi önünüzde Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak duruyorum. Bir yalanım yanlışım yok.Hatam kusurum yok. Yalancıların uydurduğu iftiralara kanmayın. Ben malım mülkümle yakınlarımla, yaptığımda tertemiz karşınızdayım. Bugün bütün İzmir’i bu seçimde ayağa kalkmaya davet ediyorum. Bir karar vermemiz lazım. Bu ülke bizim ülkemiz mi? Bu şehir bizim şehrimiz mi? Bu insanlar bizim insanımız mı? O zaman bir karar daha vereceğiz. Biz mücadele mi edeceğiz yoksa korkup kısıp evimizin bir köşesinde sessiz sedasız oturacak mıyız? Yazık bu ülkeye yazık bu genç insanlara, bu kadar okumuş insana. Oturduğu yerden hiç bir mücadele etmeden mücadele eden insanları kınamak kolay. Kalkacaksınız ve mücadele edeceksiniz. Ben bugün bütün İzmir’e sesleniyorum. Bu pahalılıktan, yoksulluktan, adaletsizlikten herkes ama herkes rahatsız değil mi? Herkes mağdur değil mi? Bunun siyaseti mi var? Bu haksızlığın, adaletsizliğin siyaseti mi var? Ülkeyi böyle soyarken sadece bazılarımızın mı cebinden para alıyorlar? Hayır. Hepimizi soyuyorlar, ülke olarak hepimizi borçlandırıyorlar.”
“HALKIN GÜCÜNÜN ÖNÜNDE KİMSE DURAMAZ”
Tugay, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İyilik için doğruluk için vatan ve millet için insanlarımız için yapalım mücadeleyi. Bu seçimde verdiğimiz ya da vermediğimiz oyla bazılarına güç vereceğiz, bazılarına cesaret vereceğiz; bazılarını da kaybettireceğiz. Kime kaybettiğimizi, kime kazandığımızı net görelim, hesabını iyi yapalım. Onur kardeşim tertemiz bir insan. Söz verdik, çok iyi bir belediyecilik hizmeti yapacağız. Üzerimize düşeni yapacağız. Gece gündüz çalışacağız. Bu ülkede gerçek bir güç varsa o güç sadece ve sadece halkın gücüdür. Halkın gücünün önünde kimse duramaz.Yeter ki halk yalanlara inanmayı bıraksın. Yeter ki halk gözünü açsın gerçekten yaşadığını ve o yaşadığına neyin sebep olduğunu görsün.”
“HİÇBİR HAKSIZLIĞIN ÖNÜNDE EĞİLMEYECEĞİM”
Göreve geldiği takdirde önümüzdeki 5 yıl İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bu şehrin en üst düzey yöneticilerinden biri olacağını söyleyen Tugay, şöyle konuştu:
“Eğer bu ülkede bu zalim iktidar hiçbir şekilde değişmez diye düşünen varsa onlara hiçbir sözüm yok. Ama mücadele etme isteği olan varsa bu zalim iktidarın değişmesini isteyen varsa ben, önümüzdeki 5 yıl İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bu şehrin en üst düzey yöneticilerinden biri olacağım. Sadece ve sadece sizlerin önünde eğileceğim. Hiçbir haksızlığın önünde eğilmeyeceğim. İzmir Büyükşehir Belediyesi büyük ve güçlü bir kurum. Yapamayacağı hiçbir şey yok. Elindeki kaynakları yeterli çalışanları güçlü çok sayıda insan var ve onlarla beraber İzmir’e destansı bir hizmeti çok rahat yapabiliriz. Bize 31 Mart Günü yapılacak olan seçimde o gücü sizin gücünüzü sizin kararlılığınızı hissettirmeniz lazım ve İzmir’deki seçimin sonucunu merakla bekleyen bütün Türkiye’ye bir mesaj vermeniz lazım. Onlara şunu söylemelisiniz; İzmir İzmirlilerindir. Rantçıların, yalancıların, yasakçıların, insanları bölenlerin, özgürlük ve demokrasi karşıtlarının değil. Bu güzel şehir, güzel insanları ile bugüne kadar olduğu gibi demokrasinin, özgürlüğün, Cumhuriyetin, hakkın hukukun yanında olacak.”
“BU SEÇİMLERDEN BÜYÜK BİR BAŞARIYLA ÇIKACAĞIZ”
Tugay, sözlerini şöyle noktaladı:
” Menemen’de ne yaptı adam? Müftü gitti, ilkokul çocuklarını aldı. Kubilay’ı öldürten adamın mezarını ziyaret etti mi? Adama bir şey oldu mu? Bir şey oldu mu adama? Bakın, İzmir’de ilkokullara ne veriyorlar? İmam veriyorlar değil mi? Var mı laiklikte böyle bir şey var mı? İmamın ne işi var ilkokullarda? Ne yapıyor orada? O ÇEDES nedir? Biz bunlara karşı bir slogana atmayacağız mı? Bir itirazımız kalmadı mı, tamam mı diyoruz? Tabii ki o sloganlar atılacak. ve İzmir laiktir laik kalacak. İzmir’in her bir toprağı, her bir insanı bütün canlılar üzerinde yaşayan bize emanet bize. Ben o emaneti alacağım hayatımın en değerli emaneti olarak 5 sene gözüm gibi koruyacağım. Bir santimine bir metresine kimse halel getiremeyecek, kirletemeyecek, birilerine peşkeş çekemeyecek, istismar edemeyecek. Bunu teminatı benim.Onur kardeşimle beraber. Onun gibi bu mücadeleye katılan aslanlar gibi 30 belediye başkanımızla beraber inanıyoruz. O seçimler önce büyük bir başarıyla çıkacağız, sonra da İzmir’in tarihine geçecek destansı bir belediyecilik hizmeti vereceğiz.
“BU ŞEHRİ ALDIĞIMDAN 10 KAT DAHA İYİ BIRAKACAĞIM”
Kucağıma sık sık küçük çocukları alıyorum, beraber fotoğraf çektiriyoruz. Gençlerimiz her birisi gerçekten kendi evladım gibi çok sevdiğim gençlerimiz onlarla beraber fotoğraf çektiriyorum ve diyorum ki bugün 5 yaşında olan çocuk 5 yıl sonra 10 yaşında olacak. Bugün 15 yaşında olan bir genç, 5 yıl sonra 20 yaşında olacak ve ben ona hesap vereceğim. İzmir’e aldığım günde teslim ettiğim güne kadar ne yaptık biz bu şehre. Eğer bu hesabı verebiliyorsak sorun yok. Size yukarıda Allah burada vicdanım, namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum bu şehre aldığıma göre 10 kat daha iyi bırakacağım. Çok daha iyi halde bırakacağım. Bu benim için hayatımın en onurlu sorumluluğu ve o sorumluluğun gereğini yerine getireceğim.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Aliağa’da; “Gelmişler, İzmir’de yetki istiyorlar. Bak bak ver bunlara yetkiyi, Karşıyaka İskelesi TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi TÜRGEV’e, Asansör Allah muhafaza Ensar Vakfı’na, Paraşüt Kulesi de Okçuluk Vakfı’na verilecek. İzmir’in adayı bu vakıfların her birinin yönetimlerinde ya kendisi var ya en yakın arkadaşları var. İzmir’i size yedirtmeyiz, İzmir İzmirlilerindir. İzmir’in varlıkları İzmir’indir, İzmir’in simgeleri İzmir’indir. Gelip de vakıflara, cemaatlere, tarikatlara İzmir’i peşkeş çektirtmeyiz, nokta” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği İzmir’in Aliağa ilçesinde halka seslendi. Aliağa’da düzenlenen mitinge CHP Genel Başkan Yardımcıları Yankı Bağcıoğlu ve Murat Bakan, İzmir Milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Ednan Arslan, Yüksel Taşkın ve Mahir Polat, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aliağa İlçe Başkanı Ali Serçe, CHP Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay Güç ve çok sayıda partili katıldı.
CHP lideri Özel yaptığı konuşmada, CHP’li belediyelerin yaptığı çalışmaları anlatan Özel, emeklilerin sorunlarına da değindi. CHP’nin Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay için de oy isteyen Özel şunları söyledi:
“Aliağa’da 10 yıl önce başlayan ve bize yakışmayan bir hikayeyi sonlandırmak, Aliağa’ya yakışır, partiye yakışır, bir iş yapmak için aday arıyoruz. Genç Diyoruz. İyi eğitimli olsun diyoruz. CV’si güçlü olsun diyoruz. Enerjisi yüksek olsun diyoruz. Ama mümkünse örgütü de bilsin diyoruz. Karşımıza Çağatay Güç çıkıyor. 38 yaşında bir inşaat mühendisi. Aliağa Gençlik Kolları Başkanlığı yapmış. Elleri parçalanmış, simitle, çayla, yarım ekmek köfteyle bu parti için seçimlerde koşturmuş, örgütte emeği olan, kendisine emeği olan, güçlü bir eğitimi, iyi bir vizyonu Aliağa’ya yakışır bir başkan, Çağatay Güç’ü bugün desteklemeye, onu size emanet etmeye geldim.”
“ŞİMDİ HEP BERABER GÜÇ VERECEĞİZ, ÇAĞATAY GÜÇ’Ü BELEDİYE BAŞKANI YAPACAĞIZ”
CHP Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay Güç’ü belediye başkanı yapacaklarını söyleyen Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bundan 100 önce Cumhuriyet’in kurucu kadroları Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte Cumhuriyet’in ilk 100 yılında kurtuluş ardından kuruluşunu gerçekleştirdikleri ve Cumhuriyet Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulunca ne Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanlarına, ne milletvekillerine, ne kendisi bir askerdi askerlere, genel kurmay başkanına bile değil Cumhuriyet kime emanet edildi? Gençlere. Cumhuriyet, gençlere emanet. CHP ikinci yüzyılın ilk seçiminde hepimizin çok istemesine çok gayret etmemize çok sonrasında bizi üzecek bir sonuç olmasına rağmen bu seçimleri kazanamadık. Atatürk’ün partisini ilk yüzyılın son seçiminde iktidara taşıyamadık. Bu üzülmek evet. Ama küsmek, uzak kalmak, hayal kırıklığına uğramak ve uğranan hayal kırıklığından sonra enerjiyi kaybetmek, sadece ve sadece umudu yitirtir. Maalesef bizimle aynı değerleri paylaşmayanları, Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına minnet değil husumet duyanları memnun eder. O yüzden ayağa kalkmak lazım dedik. O yüzden umudu yükseltmek lazım. Bunu gençlerle, kadınlarla yapmak lazım dedik. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına Cumhuriyet’in kurucu partisine, Cumhuriyet’in kurucu liderine yakışır bir gençlik devrimine ihtiyaç var dedik. Biz yola çıktık. Siz desteklediniz. Biz yüreklendik, siz heyecanlandınız, biz isteklendik. Siz güç verdiniz, biz başardık. Şimdi hep beraber güç vereceğiz, Çağatay’ı belediye başkanı yapacağız”
“ALİAĞA’DA BİRAZ SİNİRLERİ BOZULDUĞUNDA BAMBAŞKA İŞLERE KALKIŞAN BİRİNDEN ALİAĞA’YI KURTARMAK LAZIM”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde Aliağa’daki oy oranının AK Parti’yle MHP’nin toplamından fazla olduğunu dile getiren Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Eğriye eğri, doğruya doğru. Burada biz bize konuşuyoruz. CHP’nin 14 Mayıs’taki Aliağa’daki oyu AKP ve MHP’nin toplamından fazla. 14 Mayıs günü CHP’ye oy atanlar oy attığında Aliağa Belediye Başkanı zaten Çağatay Güç. 28 Mayıs günü Tayyip Erdoğan ile Sayın Kılıçdaroğlu arasına bakarsanız, buradaki gücümüz yüzde 63. Buradaki belediye başkanı, Cumhur İttifakı’nın, yani korku ve tehdit ittifakının adayıdır. Onun burada yeniden aday gösterilmesinde karar veren iki kişi vardır. Biri Bahçeli, biri Tayyip Erdoğan. 28 Mayıs günü Kılıçdaroğlu’na oy atanlar, bugün o günkü itirazları, o günkü yoksullukları değişmediğine göre, o günkü çaresizliği umuda çevirecek değişiklik olmadığına göre burada yapmamız gereken Aliağa’da sinirleri bozulduğunda bambaşka işlere kalkışan birinden hem Aliağa’yı kurtarmak lazım, hem Aliağa’da Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’in değerlerine, kurucu kadrolarına, kurucu değerlerine, partinin ilkelerine sonuna kadar sahip çıkacak ama sadece sosyal demokratların değil muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkes’in, bütün demokratların, bütün yoksulların ve güvencesizlerin, bütün işsizlerin başkanı olacak birisini göreve getirmek. Buna talip olan, buna enerjisi ve gücü olan, bunun için sabırsızlanan Çağatay Başkan’a 14 Mayıs günü partimize oy atan herkesin, Çağatay Başkan’a oy atmak, partililiğin gereğidir. Atatürk’ün koltuğunda bugün oturan, onun emanetine sahip çıkmaya çalışan, partinin Genel Başkanı olarak söylüyorum. Bütün CHP’lileri eksiksiz, firesiz, artarak, çoğalarak sandığa bekliyorum.”
“ALİAĞA’DA BU EKONOMİK SIKINTIDA ARTIK DERİN YOKSULLUĞA SÜRÜKLENEN EMEKLİLER VAR”
Aliağa’nın kaynaklarının israf edildiğini söyleyen Özel, 31 Mart yerel seçimlerinde Aliağa’daki düzenin değişmesi için yurttaşlara çağrı yaptı. Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Aliağa 3 milyarlık bütçeye varan bir bütçeyle aslında belediyenin inanılmaz imkanlarının olduğu diğer taraftan son beş yılda, on yılda sattıklarıyla inanılmaz kaynakların elde edildiği, bunun pek azının vatandaşa döndürüldüğü, adeta bir kentten, bir partinin bütün bir siyasetinin finanse edildiği ve inanılmaz bölüşüm ilkeleri, inanılmaz paylaşımlar, Aliağa’nın kaynaklarının israfı söz konusu. Çağatay’ın kararlılığını görüyorum. Aliağa’nın gelirini Aliağa’ya harcamak. Aliağa’nın yüksek potansiyelini arttırmak. Aslında çok daha yüksek olabilecekken geliri, potansiyeli orada birtakım kayıt dışı meseleleri başka bir şekilde yönetmek yerine kamu yararına yöneterek önümüzdeki dönem devasa bir bütçeyi Aliağa’da hakça, eşitçe, gerçekten dürüstçe paylaşmak, paylaştırmak istiyor ve bunun için Aliağa’da tüm partilerin geçmişte kime oy verirse versin yoksulları var, güvencesizleri var, işsizleri var. Bu ekonomik sıkıntıda artık derin yoksulluğa sürüklen emeklileri var.”
“EMEKLİNİN HAKKINI ALMAK İÇİN YOLA ÇIKTIM”
Emeklilerin geçim sıkıntısına değinen Özel, “Emekliler için konuşmaya başladığımda diyorlardı ki Türkiye yüzde 4.5 büyüdü. Emeklinin keyfi yerinde. Özgür Efendi emeklileri kışkırtıyor. Ben ben buraya kışkırtmaksa kışkırtmak, ayağa kaldırmak ama eninde sonunda emeklilerin hakkını almak için geldim. Onun için yola çıktım” dedi.
“ÇAĞATAY GÜÇ BURADA CEMİL TUGAY’LA BİRLİKTE SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN DESTANINI YAZACAK”
Özel, şöyle konuştu:
“Tayyip Bey’in bir şey yapmayacağı belli. Çok çok vaatte bulunur. Ama Çağatay çok güçlü bir bütçeyle ama o bütçeyi oraya buraya çarçur edip sadece birkaç tane park yaparak göze görünerek standart belediyecilik hizmetlerini vererek değil, onlar elbette verilecek. Bundan sonra da hiçbir şekilde en ufak bir eksiklik olmaz. Ama 3 milyar akıllara zarar bir bütçeyle emekli kartı çıkaracaklar. Zaten Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde emekli kart koyacağım diyor. O emekli kart Aliağa’da da geçecek. O emekli karta yoksullara verilecek sağ elin verdiğini sol elin görmeyeceği sosyal yardım kartlarına kıymaysa kıyma yüklenecek. Doğal gazsa doğal gaz yüklenecek. Aynı Mansur başkanın Ekrem başkanın yaptığı gibi. O karta çocuklar için engelliler için ne yapılacaksa en üst düzeyde katkı sağlanacak. Çağatay Güç burada Cemil Tugay’la birlikte sosyal belediyeciliğin destanını yazacak.”
“ÜLKEDE ÖZGÜRLÜK OLMAYINCA ÜLKEDE GELECEK UMUDU OLMAYINCA GENÇLER KORKUYOR, KÜSÜYOR, YILIYOR VE GİTMEK İSTİYOR”
31 Mart yerel seçimleri için gençlere de sandığa gitmeleri çağrısı yapan Özel, “Genç kardeşlerimin 31 Mart’ta çok önemli bir görevi var. Şimdi beka sorunundan çok bahsedilir. Dış güçler, dış güçler. Bu korku edebiyatıyla oy topluyorlar. Ama esas tehlike şu. Dış güçler gelir, Türkiye’yi istila eder, beka sorunu olur. Beka sorunu mu değil? Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Türkiye’de hayal kurması beka sorunu değildir. Esas beka sorunu Türkiye’nin gençlerinin dünyanın başka ülkelerinde hayal kurmasıdır. 4 gençten 3’ü zihinlerinde bavulları toplamış, diyor ki bu ülkede kalmak istemiyorum. Konserler yasaklanıyor. Festivaller yasaklanıyor. Vikipedi yasaklanıyor internet kısıtlanıyor. Slogan atan tutuklanıyor. Üniversitesine sahip çıkan, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Atanamayan öğretmen hak arıyor, tutuklanıyor. Staj mağduru, mitinge gidiyor. Tayyip Erdoğan tarafından tartaklanıyor, gözaltına alınıyor, telefonuna el konuluyor. Ülkede özgürlük olmayınca ülkede gelecek umudu olmayınca gençler korkuyor, küsüyor, yılıyor ve gitmek istiyor. Buradan Türkiye’nin bütün gençlerine sesleniyorum. Sakın enseyi karartmayın. Bu güzel ülkeden ümidinizi kesmeyin. 31 Mart’ta hep birlikte sandığa koşalım. Oylarımızla ülkemize, partimize, geleceğimize sahip çıkalım.”
“İZMİR’İ PEŞKEŞ ÇEKTİRMEYİZ”
CHP’li belediyelerin üniversite öğrencileri için yurtlar yaptığını hatırlatan Özel, iktidara da eleştiriler yöneltti. Özel şöyle konuştu:
“CHP’li belediyeler 64 yurt yaptılar. Bunların 14 tanesini sadece İstanbul’da yaptık. İzmir’de de öğrenci yurtlarını göreceksiniz. Bundan önce birileri her şeyi yapmak için TOKİ’ye talimat veriyor. Zengine villa da yaptırıyor, cami de yaptırıyor, okul da yaptırıyor. Aklına bir tek yurt yaptırmak gelmiyor. Neden, çünkü istiyor ki barınma sorunu olsun. Cemaatler, tarikatlar gençlerin ensesine konsun. Alsın onları cemaat ve tarikat yurtlarında, kendine devşirsin. Biz CHP olarak bu cemaat ve tarikat yurtlarına kimse çocuklarını kaptırmasın, o yurtlarda, o Elazığ’da hayatına son veren kardeşimiz gibi travmalar yaşanmasın, CHP belediyeleri yurt yapmaya devam edecek, gençlere sahip çıkmaya devam edecek. Bu İzmir’de böyle bir tehlike yok ama İzmir’de gelip İzmirlilerden oy isteyenler var.
Geçen günlerde Eskişehir adayı söyledi. Baklayı ağzından çıkardı. Hepsinin de niyeti belli ve aynı. Diyorlar ki ‘Ah ah bu CHP’li belediyeyi bir alsak, biz bunu bütün vakıflara açacağız. Ben İzmir Büyükşehiri alsam TÜGVA’yı açacağım. TÜRGEV’i açacağım, Okçuluk Vakfı’nı açacağım, Ensar Vakfı’nı açacağım.’ Biz İstanbul Büyükşehri bunlardan aldık. Adalar İskelesi var. 700 metre üst katı. Kiraya versen dünyanın en pahalı lokanta zincirleri birbirini yer tutmak için çünkü Ada’dan İstanbul manzaralı 700 metre camlı yer. Kapıdan giremedik. Zabıtamız gitti polis engelledi. Sözleşme yapmışlar, giderayak 30 yıllığına TÜRGEV’e vermişler. Şimdi gelmişler, İzmir’de yetki istiyorlar. Bak bak ver bunlara yetkiyi Karşıyaka İskelesi TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi TÜRGEV’e, Asansör Allah muhafaza Ensar Vakfı’na, Paraşüt Kulesi de Okçuluk Vakfı’na verilecek. İzmir’in adayı bu vakıfların her birinin yönetimlerinde ya kendisi var ya en yakın arkadaşları var. İzmir’i size yedirtmeyiz, İzmir İzmirlilerindir. İzmir’in varlıkları İzmir’indir, İzmir’in simgeleri İzmir’indir. Gelip de vakıflara, cemaatlere, tarikatlara İzmir’i peşkeş çektirtmeyiz. Nokta.”
Konuşmasında Cumhur İttifakı’nı da eleştiren Özel sözlerini şöyle noktaladı:
“Karşımızdaki korku ittifakına karşı. Niye korku ittifakı diyoruz? AK Parti’yle MHP her geçen gün birbirine daha çok benziyor. Kendileri güya milli, geri kalan herkes gayri milli. Dün beraber oldukları Necmettin Erbakan’ın oğluna bugün sırf ittifaktan çıktı diye ip cambazı diyorlar. veya sırf ittifaktan ayrıldı diye zübük diyorlar. Şantajcı diyorlar. Pazarlıkçı diyorlar. Bizim de ittifakımızdan ayrılanlar var. Canları sağ olsun diyoruz. Eski dosttan düşman olmaz diyoruz. Biz dün öptüğümüz yüze bugün asla tükürmüyoruz. Dün iyi dediğimize bugün hain demiyoruz. Daha Şanlıurfa’da düne kadar kendi milletvekilleri başdanışmanı Erbakan Hoca’nın partisine gitmiş. Ağza alınmadık lafları söylüyorlar. O yüzden bu korku ittifakı her geçen gün birbirine benziyor. Bir de o ittifaka birini daha kattılar. Onlar almaya utanmadı ben söylemeye utanıyorum. Domuz bağcılar yok mu? Hizbullahçılar yok mu? Onların avukatlarını sanıklarını milletvekili yaptılar, belediye başkan adayı yaptılar. Ne diyor onlar? Bekar kadınların sahipsiz hayvanlar gibi sahiplendirilmesi lazımmış. İktidara geldiklerinde bunu böyle yapacaklarmış.
“TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANACAK, TÜRKİYE KAZANACAK”
Bir an için aklından MHP’ye oy vermeyi düşünen, geçen seçimlerde Kemal Bey’e oy vermiş olanlara sesleniyorum. MHP bir kolunda AKP, bir kolunda Hizbullah’ın uzantısı Hüda-Par. Kimler kimlerle beraber. Senin ne işin var orada kardeşim? Sizin gücünüzü yenecek paranın hiçbir gücü, gerçekleri değiştirecek, algının hiçbir gücü yoktur. Siz yürekli, çalışkan insanlarsınız. Diyorum ki onların ittifakı Türkiye’nin başına bela olmuş, Cumhur İttifakı’dır, korku ittifakıdır. Bizim ittifakımız Türkiye İttifakı’dır. Türkiye İttifakı Mili Takım gol atınca ayağa fırlayan herkestir. Türkiye İttifakı Filenin Sultanları dünya şampiyonu olunca onlarla birlikte ağlayarak İstiklal Marşı söyleyen, gırtlakları düğümlenen herkestir. Türkiye İttifakı gücünü milletimizden, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak.”
]]>Bakan Göktaş, AK Parti İzmir İl Başkanlığının bir otelde düzenlediği “Kadın Buluşması”nda, “Güçlü Kadın, Güçlü Türkiye” anlayışıyla Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda büyük bir azim ve kararlılıkla çalıştıklarını söyledi.
Kadının dokunduğu her işin veriminin arttığını, zorlukların kolaylaştığını, her düzenin ahenk bulduğunu ifade eden Göktaş, “Attığımız her adımla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kadınların eğitime, sağlığa, diplomasiye ve iş dünyasına katılımları, ülkemizin yükselen dinamiklerinden biri haline geldi. Biz de Bakanlık olarak, hayatı bu derece anlamlı kılan kadınları sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda daha da güçlü kılmak için çalışıyoruz” diye konuştu.
Kadının her alanda aktif rol almasının Türkiye’nin daha sağlam temeller üzerinde yükselmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, son 22 yılda kadınların hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi, refahının artırılması, her alanda etkin şekilde yer almaları için önemli adımlar attık. Kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla söz hakkına sahip olmaları için büyük atılımlar gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra kadın yaşamını sarsan, aile ve toplum huzurunu tehdit eden şiddet karşısında olan duruşumuzdan asla taviz vermedik. Sahip olduğumuz, dünyada eşi benzeri az bulunan bir hukuki mevzuat ve sıfır tolerans ilkesi doğrultusunda şiddetle mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürdük, sürdürüyoruz. Çok güçlü mevzuatımızla kadınların yanındayız. Bunun dışında oluşturulmak istenen algılara inanmayın. Türkiye’ye güç veren kadınlarla gönül birliği yaparak önümüze çıkan tüm engelleri ve cam tavanları bir bir aşıyoruz. Cumhuriyetimizin kuruluşunda da yüz yıl boyunca attığımız önemli adımlarda da kadınların varlığı hep belirleyici oldu. Bu anlamda kadınları ekonomik alanda güçlendirmeye yönelik politikalar yürütmeyi, ülkemizin geleceği açısından önemli bir mesele olarak görüyoruz.”
Göktaş, Adana’dan İzmir’e, Bursa’dan Kars’a yurt genelinde kadın girişimciliğini ve istihdamını artıran çalışmalar yürüttüklerini belirterek, mesleki eğitimlerden girişimcilik desteklerine kadar çok yönlü bir anlayışla kadınların ekonomik hayata katılımını teşvik ettiklerini söyledi.
“Yüzde 28 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 36’ya çıkardık”
Özellikle kız çocuklarımızın eğitimi ve kariyerleri için özel çaba sarf ettiklerini vurgulayan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
“Biliyoruz ki Türkiye’nin gelişmesinde ve ilerlemesinde kadınların rolü her zaman hayati bir unsur olmuştur. Bu alanda yürüttüğümüz çalışmalarla 2002’de yüzde 28 olan kadınların iş gücüne katılım oranını 2023’te yüzde 36’ya çıkardık. 12. Kalkınma Planımızda, kadınların geleceğine dair önemli hedefler belirledik. 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40’a, kadın istihdam oranını ise yüzde 36’ya yükseltilmeyi hedefliyoruz. Bu hedefi gerçekleştirmek adına Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla iki önemli protokol imzaladık. Bu protokollerden biri kadın istihdamını ve girişimciliğini artırmaya yönelik. Bu kapsamda başlattığımız yeni bir projeyle temiz teknoloji alanında kadın girişimcilerin şirketlerini büyütme süreçlerine destek oluyoruz.”
Bakan Göktaş, proje kapsamında “kadingirisimci.gov.tr” adıyla bir web portalı kurduklarını belirterek, şöyle konuştu:
“Kadın girişimciler için her türlü desteği tek bir portal ile bir araya getirdik. Diğer taraftan girişimcilik, finansal okuryazarlık, teknoloji becerileri gibi uygulamalı eğitimlerin yer alacağı bir Kadın Girişimcilik Akademisi kurmak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Ne eğitimde ne istihdamda olan kadınlar için ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi’ni hayata geçirdik. Mühendis olmak isteyen öğrencileri desteklemek amacıyla ‘Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’ni başlattık. ‘Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ ile de kadınların değişen iş gücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını artırmayı hedefliyoruz. Kadınların gücünü ve potansiyelini doğru bir şekilde yönlendirdiğimizde ülkemizin refahını artıracağımıza yürekten inanıyoruz.”
“Kadınları daha da güçlendirecek yeni düzenlemeler hayata geçirmeyi planlıyoruz”
Bir yandan kadınların ekonomik hayatlarına destek olurken diğer yandan aile yaşamlarında da yanlarında olmaya gayret ettiklerini dile getiren Göktaş, “Hayatın bize sunduğu en güzel hediye olan çocuklarımızın doğumu ve anne bakımına ihtiyaç duydukları dönemde ailelerin sorumluluğunu paylaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde de kadınları daha da güçlendirmek için yeni düzenlemeler ve yeni uygulamalar hayata geçirmeyi planlıyoruz.” dedi.
Göktaş, bu hedefimiz doğrultusunda esnek ve uzaktan çalışma modeli ve mahalle tipi kreşler gibi uygulamalara yönelik çalışmalarımızı başlattıklarını hatırlatarak, “Özellikle 0-3 yaş arası çocuklara yönelik mahalle odaklı kreş modelimizle bakım ve eğitim hizmeti veren kurumların sayısının artmasını önemsiyoruz. Ülke geneline yaygınlaşmasını arzuladığımız bu model ile kadınların ev ve iş hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalmalarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Kadının yaşamını kolaylaştıran, kadını güçlendiren her politikanın güçlü Türkiye hedeflerimize bizleri biraz daha yaklaştırdığına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Artık İzmir’in daha fazla zaman kaybetmesine izin veremeyiz”
Yerel yönetimlerin ülkenin ve şehirlerin geleceğini şekillendirmede önemli vizyon üstlendiğini aktaran Göktaş, kendisinin siyasete Belçika’da yerel yönetimlerden başladığını, güçlü yerel yönetimlerin siyasete etkisine yakından şahit olduğunu belirtti.
Kadınların yerel yönetimlerde etkili olmasını çok değerli bulduğunu vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:
“Kadının yerel yönetimlerde yer alması, toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaç ve beklentilerini anlamada çok önemli bir husustur. Vatandaşın ihtiyaçları doğrultusunda politikalar geliştirmede ise kadınların perspektifi her zaman fark yaratır. 31 Mart’tan sonra, Cumhur İttifakımızın adayları olan Ceyda Bölünmez Çankırı ile Konak’ta, Saliha Özçınar Kutlu ile Kiraz’da, Gümüş Saime Bucaklıoğlu ile Güzelbahçe’de, Sema Akıncı ile Dikili’de bu farkı çok net bir şekilde göreceğimize yürekten inanıyorum. İzmir, her köşesinde bir cennet saklı olan nadide bir şehir. İhmal edilmesi sadece İzmir için değil, Türkiye için büyük bir kayıp.”
Bakan Göktaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Artık İzmir’in daha fazla zaman kaybetmesine izin veremeyiz. Hamza Dağ başkanımız, İzmir’in kaybettiği zamanı telafi edecek, İzmir’in çehresini değiştirecek projelerle geliyor. İzmir’e hak ettiği hizmetleri sunacak kadın dostu projelerle geliyor. Kadın, erkek, genç, yaşlı 7’den 77’ye İzmir’in güzel insanlarına hizmet etmek için geliyor. Kadınlar için, yaşam merkezleri, kreşleri, sosyal tesisleri, ulaşım ve finans destekleri ile geliyor. Hamza Dağ başkanımız, eşsiz şehir İzmir’i, gerçek belediyecilikle buluşturacak, hak ettiği yere taşıyacak. Bu başarı da en çok sizin desteğinizle gerçekleşecek. 1 Nisan’da çocuklarımızın, kadınların, ailelerin ve tüm İzmirlilerin gerçek belediyeciliğe ve yepyeni bir İzmir’e uyanacağına yürekten inanıyorum.”
]]>Hamza Dağ: “Seçim yaklaştıkça sevgisi, paniği artacak. Basın toplantısında 10 defa Hamza Dağ ismini telaffuz etmiş”
İZMİR – Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, dün, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelik açıklamalarına cevap verdi. Dağ, “Dünkü basın toplantısında 10 defa Hamza Dağ ismini telaffuz etmiş. Seçim yaklaştıkça sevgisi, muhabbeti, paniği artacak. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en kısa süreli genel başkanı olma hüviyetini yaşayacağı korkusu ve inşallah İzmirlilerin tercihinin de bunda çok büyük etkin olacağının endişesi, onun bana olan sevgisini arttırdığının farkındayım. Bizi sevmeye devam edecek” dedi.
İzmir’de, bir dizi programları kapsamında dün, Ege İhracatçılar Birlikleri’ndeki toplantının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in CHP’nin İzmir oyları için panik olduğu yönündeki açıklamalarına Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’dan cevap geldi.
“Bayram havasında seçim çalışması yürüteceğiz”
Yerel seçimler öncesi çalışmaları kapsamında Torbalı ilçesi Ayrancılar Mahallesi’nde esnafı ziyaret eden Dağ, burada Özgür Özel’e verdiği cevapta şunları söyledi: “Öncelikle dün Mithatpaşa Caddesi’nde Özel ve heyetiyle bir karşılaşmamız oldu. Mithatpaşa Caddesi’nin oy tercihinin çoğunluğunun ne olduğunu üç aşağı beş yukarı İzmir’i bilenler bilir. Ama Mithatpaşa Caddesi’nde şükürler olsun milletvekilimiz Mehmet Ali Çelebi ve Konak Belediye Başkan Adayımız Ceyda Bölünmez Çankırı’yla bizzat oradaki esnafımıza dokunarak, oradaki esnafımızla hasbihal ederek ve oradaki oturan hemşerilerimizle sohbet ederek seçim çalışmamızı yaparken onların otobüs üzerinden selamlayarak geçtiğine şahit olduk. Onlar en sallayınca biz de kendilerine İzmir’deki demokrasi havasını sonuna kadar yaşatmak için bir bayram havasında seçim çalışması yürüteceğiz diye, güzel de bir enstantane görüntü de oluştu.”
“Bizi sevmeye devam edecek”
Özel’in İzmir’e geldiği zaman mutlaka kendisiyle ilgili bazı açıklamalarda bulunduğunu belirten Dağ, “Öncelikle şunu söyleyeyim, Çiğli’deki gençlik kollarının yapmış olduğu ve sonraki süreçte benim sonradan haberim oldu. Herhangi bir haberim öncelikle olmamıştı. Biz de gençlik kollarından geliyoruz. Böyle esprili şeyler bu süreçlerde olur. Bizim için çok da tam bir espriliyle bakacağımız, gülüp geçeceğimiz işler. Özel 82. dakikada PlayStation oynarken siyasete atıldığı için bu işlerden çok fazla anlamaz açıkçası. Onun için de biz bunu İzmir demokrasi kültüründe içimize eritmeyi gayet iyi bir şekilde biliriz. Tabii baktığımda seçim yaklaştıkça Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın bana olan sevgisini artmaya başladığını görüyorum. Dünkü basın toplantısında 10 defa Hamza Dağ ismini telaffuz etmiş. Seçim yaklaştıkça sevgisi, muhabbeti, paniği artacak. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en kısa süreli genel başkanı olma hüviyetini yaşayacağı korkusu ve inşallah İzmirlilerin tercihinin de bunda çok büyük etkin olacağının endişesi, onun bana olan sevgisini arttırdığının farkındayım. Bizi sevmeye devam edecek” diye konuştu.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Konak Güzelyalı Fuat Göztepe Parkı’nda yurttaşlarla buluştu. Göztepe Spor taraftarlarının sloganları ile konuşması bölünen Başkan Cemil Tugay, “Göztepe bu sene şampiyon oluyor. Kutluyorum. O günlerde coşkunuza ben de eşlik edeceğim. Bütün takımlarımızın yanında olacağım. Hepsinin ayrı ayrı başarısını istiyorum” dedi.
Daha sonra kente yönelik projelerini anlatan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni çağın ihtiyaçlarına göre yapılandıracağını söyledi. Görev süresi boyunca belediyenin her bir kuruşunu özenle kullanacaklarını ifade eden Tugay, “Sizlerin parasını kullanırken en ufak israfa kaçmayacağız. 5 sene boyunca ekiplerimizle her bir sorunu titizlikle takip edeceğiz. Türkiye’nin en iyi belediyecilik hizmetini İzmir’de vereceğiz. İçiniz rahat olsun, hiçbir şekilde üzülmenizi istemem. Belediye kadroları erişilebilir olacak” diye konuştu.
ŞEHİR HASTANESİ’NE ELEŞTİRİ
Konuşmasında Bayraklı Şehir Hastanesi’nin yap, işlet, devret modeli ile yapıldığını anımsatan Tugay, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Yatırım yaptıklarını söyleyip şehir hastanesi pazarlamaya çalışıyorlar. Yatırımı devlet yapmadı, şirket yaptı. 25 sene kira sözleşmesiyle, doluluk garantisiyle yaptı. Bugün bir bebek 30 yaşına gelene kadar devlet oraya kira ödemeye devam edecek. Hepimize yalan söylüyorlar. Ülkeyi soymaya devam ediyorlar. Kiraları kendi cebinizden değil bizim paramızdan ödüyorsunuz. Çanakkale’de köprü yaptılar geçmiyorsunuz ama geçiş garantisi var. Onu karşılayacak araç geçmeyince sizin cebinizden çıkıyor” dedi.
“10 SENEDİR BİR METRE METRO YAPAMADINIZ”
Halkapınar’dan Otogar’a kadar yapılması planlanan metronun yıllardır yapılmadığına da işaret eden Tugay, şunları söyledi:
“Senelerdir bir metre yapmadınız. Halkapınar’dan Otogar’a olan kısacık metroyu yapacağız diye 10 senedir bekletiyorsunuz. Bu arada Büyükşehir Belediyesi kendi metrosunu kendi yaptı. Tramvayını kendi yaptı. Utanmadan ‘bize oy verin’ demeyin. Sizin derdiniz insana hizmet değil, birilerini zengin etmek. Size güvenmiyoruz. Oy vermiyoruz. İzmir’i alamayacaksınız. İzmir dürüst ve namuslu insanların yönettiği bir kent olacak. İzmir, Cumhuriyet’e inanan, Atatürk’e bağlı insanların yönettiği kent olacak. Gazi Mustafa Kemal’e, onun bize bıraktığı emanete inanan ve sonuna kadar sahip çıkma kararlılığı olan bir kardeşiniz olarak diyorum ki; bu mücadele Atatürkçülerin, Cumhuriyetçilerin, Türkiye’yi seven insanların kazandığı güne kadar devam edecek. Her birimiz hangi görevdeysek onu en iyi şekilde yerine getireceğiz.”
YURTTAŞLARDAN OY İSTEDİ
Yurttaşlardan CHP çatısı altında milletin kurduğu ittifaka oy vermelerini isteyen Başkan Tugay, “Yanlışa, yalana, talan ve hırsızlığa karşı, insanların özgürlüklerine kasteden kısıtlamalara karşı sizden oy istiyoruz. Son 2 yılda 8 festival yasaklayan arkadaşlar elinde orkestra çubuğuyla geziyor. O çubuk sizin neyinize? Siz sanatın ve kültürün kentini bu şekilde mi kandıracaksınız? Biz birbirine saygıyla sevgiyle sahip çıkan insanlarız” dedi.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Buca’da halk buluşması programına katıldı. CHP lideri Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada, AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ı hedef aldı.
Özel, “Birileri çıkmış gelmiş malum rozetlerini çıkarmışlar, bıyıkları inceltmişler, genel başkanlarının resimlerini kaldırmışlar ve İzmir’de parti kimliklerini unutturarak, İzmirlilerden oy isteyerek. takiyeleriyle başarılı olup İzmir’imizi kandırmaya niyetleniyorlar… Buradan takiyeci adaya diyorum ki; rozeti çıkardın, Tayyip Bey’in resmini indirdin, logoları kaldırdın da Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya ‘iki ayyaş’ diyen adamın genel başkan yardımcısı sen değil misin?” dedi.
“BUNLARIN NE DEDİKLERİNE BAKMAYACAKSIN, BAŞKA ŞEHİRLERDE NE YAPTIKLARINA BAKACAKSIN”
İstanbul Büyükada İskelesi’nin TÜGVA’ya verildiğini hatırlatan Özel, şöyle konuştu: “Oraya İstanbulular giremiyor, İstanbul Büyükşehir Belediyesi giremiyor, zabıtayla gidiyorsunuz karşınıza polis dikiyorlar. Çünkü 30 yıllık protokol yapmışlar. Geçen günlerde Eskişehir’de AKP adayı ağzındaki baklayı çıkardı. ‘Hele şu CHP’deki belediyeyi alalım diyor, CHP’li belediyeleri alalım… Bu belediyelerin kaynaklarını imkanlarını bütün vakıflarımıza açacağız’ diyor. Kime açacakmış? TÜRGEV’e, TÜGVA’ya, Okçuluk Vakfı’na ve Ensar Vakfı’na açacakmış. Bunlar gelemezler, bunlar gelemezler. İzmirliler onlara geçit vermez… Gelseler ilk işleri Karşıyaka İskelesi TÜRGEV’e, Alsancak İskelesi TÜGVA’ya, Paraşüt Kulesi Okçuluk Vakfı’na, Asansör Ensar Vakfı’na verilir, 30 yıllık protokolleri yaparlar. Bunların İzmirle ilgili ne sevgileri, ne ifadeleri, ne vaatleri samimidir. Bunların ne dediklerine bakmayacaksın, başka şehirlerde ne yaptıklarına bakacaksın.”
“31 MART’TA İZMİR MARŞIYLA YOLLAYACAĞIZ”
Özel açıklamasının devamında, “Bunlar şimdi burada İzmirliyi rahatsız etmemek için öyle diyorlar, böyle diyorlar inanılmaz işlere imza atarken AK Parti 4+4+4’te adayları oradaydı, alkol yasağı getirirlerken en katı savunucusu bunlardı, cumhuriyetin değerlerinin tahrip edildiği her yerde bunlar oradaydılar. ‘Yarın cumhuriyetin kalesine AK Parti bayrağını dikmeye gidiyorum’ diyeni 31 Mart’ta İzmir marşıyla yollayacağız” ifadelerine yer verdi.
“İZMİR YASAKCILARA GEÇİT VERMEYECEK”
Özel şöyle konuştu:
“Burası İzmir, burası özgürlüklerin teminatı, burası kimsenin yaşam biçimini bir diğerine dayatmadığı, kimsenin ibadetine karışılmayan, giyimine-kuşamına karışılmayan özgürlükler şehri burası. Şimdi gelmişler başka şehirlerde neler yaptıklarını unutturup, İzmir’e gelip kendilerince özgürlüklere karışmayacaklarının teminatını veriyorlar. Oysaki İzmir özgürlüklerin, cumhuriyetin, demokrasinin, laikliğin, yaşam biçimine saygının kentidir. İzmir baskıcılara, hayat biçimine karışanlara, daha duvara şakadan spreyle yazı yazdı diye 4 tane evladımızı gözaltına aldıranlara, konser yasaklatanlara, festivalleri yasaklatanlara asla geçit vermedi. Bundan sonra da geçit vermeyecek.”
Özel, Buca Belediye Başkan adayı Görkem Duman’a ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’a oy istedi.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP’nin İzmir’de seçimleri kazanması halinde Karşıyaka İskelesini TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi’ni ise TÜRGEV’e vereceğini ifade ederek, “Bunlar İzmir’in malını cemaatlere verecekler. Büyük bir baskı uyguluyorlar, takiyye yapıyorlar. Hamza Dağ’a oy veren tüm AKP’liler şimdi gelmiş alkollü mekanlarda video çekiyor. İzmir, Cumhuriyet’in güvence kentlerinden bir tanesidir. Adaylarımızla birlikte 5 yıl boyunca bir destan yazacağız. İzmir’in malı İzmir’indir. 31 Mart’tan sonra da cemaat ve tarikatları İzmir’e sokmayacağız” dedi.
CHP Lideri Özel, seçim çalışmaları kapsamında geldiği İzmir’de İzmir Gazeteciler Cemiyeti’ni (İGC) ziyaret etti. Ziyarete, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve partililer eşlik etti.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Bugün sizleri ağırlamaktan kıvanç duyuyoruz. İGC 1946 yılında kurulmuş bir cemiyet 78 yıllık bir çınar ve İzmir’de tek bir vücut İzmirli gazeteciler. İzmir’in şöyle bir özelliği var Osmanlı’da ilk gazete İstanbul’da kurulsa dahi en etkin yerel gazeteler İzmir’de. İzmir’in levanterler şehri olması çok kültürlü yapya sahip olmasından dolayı 1800’li yılların başından 1950’ye kadar 300’ün üzerinde gazete ve dergi çıkıyor. Bunların önemli bir kısmı kurtuluş savası öncesiydi Hasan Tahsin’in kenttiyiz o nedenle İzmir basınında bağımsız gazetcilik mücadelesi bizler için çok önemli. Biz hiçbir zaman bağımsız gazetecilik anlayışımızdan taviz vermedik ama onun yanı sıra istihdamı çok önemsiyoruz. Özellikle de genç istihdam. Bu kentin gençleri burada kalsın diye çaba harcadık model oluşturmaya çalıştık. İçinde bulunduğumuz Uluslararası Basın Merkezi de bu modellerden birisi burada amacımız meslektaşlarımızın özellikle iletişim fakültesinden mezun olan meslektaşlarımızın tecrübe kazanması ayrıca biliyorsunuz istihdam açısından sıkıntılı bir mecrayız. Son 20 yılda ciddi sıkıntılı süreçler yaşıyoruz Türk basını olarak. Türk medyası elinden şekillendirilmeye çalışılan bir toplum var. O nedenle biz her zaman duruşumuzu net ortaya koymaya çalışıyoruz. Bunu yapabilmek içinde donanımı bilgi birikimi ve çağdaş dijitalleşmeye yatkın meslektaşlarımızın sayısının artması gerektiğine inanıyoruz Bu arkadaşlarımız ile yol yürüyoruz. Burada aynı zamanda iş arama sürecinde olan meslektaşlarımıza da kucak açıyoruz.”
“ATATÜRK VE İZMİR’İN DURUŞU TAVİZ VERMEYECEĞİMİZ KONULAR”
“Yerel medya ve yerel güçler birbirine ‘kazan kazan’ formülü ile destek vermek durumunda aslında aynı şey yani duruşumuzla bir model oluyoruz” diyen Gappi, “Bu İzmir ise eğer bizim en çok önemsediğimiz şey İzmir dışından gelen herkesin Atatürk’ün kentine geliyorum duygusuyla gelmesidir ve biz önce buna sahip çıkmak zorundayız ama gücümüz de birlikte yükseltmeliyiz bugün gelen konuğuma şunu söyledim. İktidar partisindendi kaynakların bir çok kısmı ulusallara veriyorsunuz çok güzel peki yerel kanalları biz nasıl büyüteceğiz? İşte bunlar ortak doğru formüller ile olmalı. Biz destek kelimesine inanmıyoruz birlikte kazanmaya inanıyoruz. İki tane vazgeçilmezim var biri mesleki açıdan mesleki kimliğimiz, etik ilkelerimiz ve istihdam o yüzden de birlikte çalışmak bizim için önemli elzem. Taviz vermediğimiz konular belli Mustafa Kemal Atatürk ve İzmir’in duruşu taviz vermeyeceğimiz konular bunlar” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özel de ziyarette yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
“Tarihi Havagazı Fabrikası’ndan bir buluşma için geldiğimizde il başkanımız davetinizi iletti. Ben de çok memnun oldum. Zaten ben gittiğim şehirlerde mümkün olduğu kadar bütün meslek örgütlerine ziyaretlerde bulunmaya çalışıyorum. Basın meslek örgütleri de çok önemli. Çünkü sadece kendi üyelerinin ad ve menfaatlerini değil aynı zamanda kamunun hak ve menfaatlerini de koruyorlar. Hepimizin hakkı menfaatini koruyorlar. Sizlerin bir az önce söylediğiniz gibi son dönemlerde yaşanan bütün sıkıntılara rağmen özgür ve bağımsız şekilde gazetecilik mesleğini yapmanız, halkın haber alma doğruları öğrenme hakkının teminatı. Maalesef Türkiye’de yaygın medya üzerinden medyanın patronaj ilişkileri, devlet ile patronların ilişkileri, maalesef gazeteci olmayanların gazete ve televizyon sahibi olabilmesi, devletin birçok Avrupa ülkesinde yasak olan kamu ihalelerinden öncesinde ve sonrasında yararlanma noktasında bir sınırlamaların olmaması, aynı zamanda bankacılık kanunu ile bankacılık yapmaları, gazete sahiplerinin çok farklı işlerle iştigal ediyor olmaları çok önemli bir sıkıntı yaratıyor. Bunun en çok da bedelini sesini eşit şekilde duyurmak isteyen muhalif siyasetçiler çekiyorlar. Özellikle seçim dönemlerinde. Tabii dijital mecralar bir yandan halka ulaşım açısından çok çok önemli. Otomatik olarak dijitalleşme gazetecilik mesleğini de değiştiriyor ve eskiden bir haber Anadolu’nun iki gün sonra belli bölgelerine ulaşabiliyorken, şimdi dünyanın herhangi bir yerine saniyeler içinde tüm haberler ulaşıyor. Ertesi güne haber satmak gibi bir görevi olan gazeteler ertesi gün haber satamadıklarından tavır satmaya başlıyorlar. Herkes kendi görüşüne yakın bir gazeteden tavır satın alıyor. ve bu çok büyük bir başkalaşım yaratıyor sektörde. Şimdi yerel seçimlerde bile daha bundan birkaç yıl önce hiç aklınızın almayacağı, sadece internet hesaplarında bir videonun yayınlatılmasının seçimin kaderine tesir edebileceğine bir inanç gelişmiş durumda. İzmir’de de biraz bu dijital habercilik üzerinden yerel seçimlerin ciddi şekilde yönlendirilmeye çalışıldığı bir süreci de yaşıyoruz. O yüzden yazılı kurallara, denetime, ahlaka ve öz denetime sahip sizin gibi kurumların varlığı son derece önemli. Bundan sonraki süreçte biz de sizi Ankara’da ağırlamak isteriz. Hem İzmir Gazeteciler Cemiyeti tüm İzmir’de faaliyet gösteriyor ama Konak size coğrafi ev sahipliği yapan bir yer. Coğrafi ev sahiplerinizden Konak’ta bir kadın belediye başkan adayımız var. İzmir gibi Atatürk’ün kentinde 6 tane bugüne kadar belediye başkanımız olmuş ama bugün 9 kadın belediye başkan adayımız var seçilecek yerden. Karabağlar Karşıyaka gibi büyük metropol ilçelerde kadın başkan adaylarımız var. 12 tane genç belediye başkan adayımız var. Hepsinin İzmir’in gençlerine kadınlarına ve kadınlara saygılı her yaştan genç erkeklere emanet ediyoruz. Ümit ediyorum 1 Nisan günü adaylarımızın tamamının göreve geldiği ve sizinle uyum içinde iş birliği içinde çalıştıkları bir süreci hep beraber yaşayacağız ve yakalayacağız. Ben sizin şahsınızda mesleğini yapan, hayata tutunmak için mesleğinden taviz vermeyen tüm üyelerimizi saygıyla selamlıyorum. Bundan sonra da hep birlikte olmayı, bir arada olmayı ümit ediyorum.”
“BUNLAR İZMİR’İN MALINI CEMAATLERE VERECEKLER”
Ziyaretin ardından gezetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, şunları söyledi:
“Anketlere baktık. İzmir ittifakı sahada kuruldu, sandıkta da kurulacak. Oyların inanılmaz yükseldiğini gördük. Büyükşehir Belediye Başkan adayımıza teveccüh var. Karşı tarafta ise İzmir’e neler yapabileceği korkusunu göstermeden çalışan birisi var. Bir kapalı toplantıda bu arkadaş şöyle konuştu, ‘Hele şu belediyeyi bi’ kazanalım, Belediyeyi TÜRGEV’e, TÜGVA’ya açacağım’ dedi. Bakın arkadaşlar, İstanbul Adalar’da muhteşem bir yer var. Orayı kiraya versek Adalar’ın bütün masrafına yetecek kadar kira geliri elde edebiliriz ama İBB bize geçmeden önce AKP ne yaptı? Orayı TÜGVA’ya 30 yıllığına kiraladı. AKP İzmir’i kazanırsa Karşıyaka İskele TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi’ni ise TÜRGEV’e verecekler. Bunlar İzmir’in malını cemaatlere verecekler. Büyük bir baskı uyguluyorlar, takiye yapıyorlar. Hamza Dağ’a oy veren tüm AKP’liler şimdi gelmiş alkollü mekanlarda video çekiyor. İzmir, Cumhuriyet’in güvence kentlerinden bir tanesidir. Adaylarımızla birlikte 5 yıl boyunca bir destan yazacağız. İzmir’in malı İzmir’indir. 31 Mart’tan sonra da cemaat ve tarikatları İzmir’e sokmayacağız.”
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, bir dizi program yapmak için geldiği İzmir’de programlarını sürdürmeye devam ediyor. İlk olarak Şehit Yakınları ve Gaziler Buluşması gerçekleştiren Özel, daha sonra da Ege İhracat Birlikleri’ni ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleştirilen toplantıdan sonra basın mensuplarıyla bir araya gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in yarınlarını konuştuklarını belirterek, “Cemil Başkan’ın yönetiminde, 30 Belediye Başkanımızın yönetiminde ‘İzmir’in sanayisi, ticareti ve ihracatı için ne yapabiliriz?’ diye konuştuk. Her iki taraf içinde heyecan ve umut veren bir toplantıyı gerçekleştirmiş olduk” dedi.
“İzmir, üst düzey hizmet bekliyor”
En büyük anketin 31 Mart günü yapılacağını söyleyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Seçim yaklaştıkça artık anket söylemek biraz da böyle seçmeni yönlendirmeye yönelik oluyor. Ama son değerlendirmemden bugüne daha kötü bir anket görmediğimi, her gördüğüm anketin daha iyiye gittiğini söyleyebilirim. 31 Mart tarihinde İzmir’de bir büyük başarı yakalayacağız ve İzmir’in beklediği değişimi, dönüşümü gerçekleştireceğiz. Bundan önceki dönemde görev yapan belediye başkanlarımız konvansiyonel belediyecilik anlamında üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptılar ve daha önce de söylemiştim bu belediye başkanları Türkiye’nin herhangi bir coğrafyasında da yüksek memnuniyet oranlarına ulaşabilecek belediye başkanlarımız. İzmir’de Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Cumhuriyet’e ve ülkesine çok şey veren bir kent. Ege bölgesinde 6,5 milyarlık AR-GE’nin 3,5 milyarı sadece İzmir’de yapılıyor. Türkiye ithalatı ihracatından fazla bir ülke. Bu bir sorun. İhracatın ithalatı karşılama oranı Türkiye’de yüzde 70, Ege bölgesinde yüzde 205, İzmir’de yüzde 300’ün üzerinde. Şimdi bu rakamları gördüğünüzde İzmir ülkeye bu kadar çok şey veriyorken ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu kadar önemli bir destek veriyorken çok üst düzeyde hizmetler bekliyor” şeklinde konuştu.
“İzmir, Türkiye’nin göz bebeğidir”
Cemil Tugay’dan övgüyle bahseden Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi, daha önce Avrupa Birliği’ndeki ilgili raportörlerin de Türkiye’deki en iyi belediye olarak tanımladıkları Karşıyaka Belediyesi ve Belediye Başkanımız Cemil Tugay’ın sürdürülebilir kalkınma noktasında Avrupa Birliği standartlarında tam sağlamış hatta ilerisinde olan bir belediyeyi yönettiğini görmemiz lazım. İzmir’in bundan sonraki süreçte doğasıyla, çevresiyle, sanayisiyle, tarihiyle İzmir Türkiye’nin göz bebeği bir kenttir. Ama gerçekten bir marka şehir olarak dünyadaki diğer marka şehirlerle yarışacak ve Türkiye’nin dünyada turistler tarafından en çok tercih edilen ulaşımıyla, havasıyla, suyuyla, deniziyle hepimizin göğsünü kabartan bir şehir olarak çok iyi bir noktaya getireceğimiz bir iddiaya sahibiz” dedi.
“9 kadın belediye başkan adayımız var”
30 belediye başkanından 9 tanesinin kadın olduğunun altını çizen Özel, “Bugüne kadar sadece 6 kadın belediye başkanımız olmuştu. İzmir, kadın-erkek eşitliğinin kadınların özgürlüklerinin bu kadar üst düzeyde olduğu ve bunları Cumhuriyete borçlu olan bu kente borcumuz bir dahaki seçimlerde 15 kadın belediye başkan adayıdır. İzmir’de her koltuğun biri erkeğe ise biri kadına olmalıdır. Şu anda 9 çok iddialı ve hepsi seçilecek yerden kadın belediye başkanımızı İzmir’in kadınlarına ve kadın haklarına saygılı erkeklerine emanet ediyoruz. 40 yaş altında 12 tane belediye başkanımızın vizyonlarıyla dünyadaki marka şehirlerle yarışacak bir İzmir’i, İzmir’in yeni devrimini gerçekleştireceğiz. İzmir, Cumhuriyet için ilk kurşunun atıldığı, milli mücadeleye son noktanın konulduğu yerdir. Birinci yüzyılda çok önemli işler başardık. İkinci yüzyılda, büyük ikinci yüzyıldaki hem belediyecilik noktasında hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürüyüşü noktasındaki en büyük atılımı ve devrimi yine İzmir’den başlatıyoruz” diye konuştu. – İZMİR
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda AKP’nin İzmir’de vadettiği köprü ve tüpten oluşan Körfez Geçişi Projesi’ni eleştirdi. Tugay, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’a projeyle ilgili altı soru sordu. Tugay, “Geçmediğimiz köprüye, kullanmadığımız tünele, gitmediğimiz otoyola, uçmadığımız havalimanına her yıl milyarlarca dolar akıtıyoruz. En iyimser tahminle 2 milyar dolara (66 milyar TL) mal olması beklenen bu tüp ve köprü geçişi projesinin finansman modeli ne olacak? Geçiş garantili yeni bir kara delik ile mi karşı karşıya kalacağız” dedi.
“EMEKLİYE VEREMEZKEN HÜKÜMET, BU KAYNAĞI NEREDEN BULACAK?”
Proje kamu- özel iş birliği modeli ile gerçekleştirildiğinde tek yön geçiş ücretinin en iyimser tahminle 20 euro civarında olacağının onun da bugünkü kurla yaklaşık 700 TL’ye karşılık geldiğine dikkat çeken Tugay, “Bu ücretin tümünü araç sahipleri mi verecek? Şayet vermeyecekse, devletin Hazine’sinden araç başına ne kadarlık finansman sağlanacak? Emeklisine vereceği bayram ikramiyesindeki 1000 TL’lik artışı bile mesele yapan Hükümetimiz, bu kaynağı nereden karşılayacak” diye sordu.
“METRO PROJELERİ BEKLİYOR”
Projenin kent içinde yaşanan trafik sıkışıklığına somut ve ölçülebilir etkisinin ne olacağını, İzmir’in Balçova ve Narlıdere’den başlayarak, yarımada aksından Çiğli yönüne bir günde kaç aracın geçiş yaptığını da soran Tugay, Otogar-Halkapınar ve Karabağlar-Gaziemir metro projelerini hatırlatarak, sorularını şöyle sürdürdü:
“İzmir’in proje ihalesine çıkılmayı bekleyen raylı sistem projeleri varken ve bu projeler kentin Ulaşım Master Planı’nda tanımlanmışken, (Örnek Otogar-Halkapınar ve Karabağlar-Gaziemir metro projeleri) kimin kullanacağı bile belli olmayan bir tüp geçit projesine milletin 66 milyar TL’sini akıtmaktaki neden-sonuç ilişkisini nasıl açıklayacağız? Henüz fizibilitesi dahi yapılmamış, 13 sene önceki resimlerin tekrar tekrar İzmirliler’e gösterildiği, köprü mü tüp tünel mi olacağı bile henüz belli olmayan bu projenin, İzmir Körfezi’nde bulunan fay hatlarından ne derecede etkileneceği belli mi? Bu yönde bir bilimsel araştırma yapıldı mı? Şayet bu proje köprü ve tünel olarak projelendirilecekse kentin en önemli değerleri arasında yer alan İzmir Limanı’na giriş çıkış yapan gemilerin geçişini ne ölçüde etkileyeceği ve hepsinden önemlisi Büyükşehir Belediyesi’nin gündeminde olan körfezin kuzey aksında açılması planlanan sirkülasyon kanalına nasıl etki edeceği biliniyor mu? Benim dileğim, hamaset değil, bilimsel veriler ışığında İzmir’imizin aklına ve kamu vicdanına seslenmek. Araştıralım, öğrenelim, ‘gereklidir’ ya da ‘gerekli değildir’ sorusunu ondan sonra yanıtlayalım.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, bir ortak akıl ve vicdan hareketi olan İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin sivil, şeffaf ve tümüyle katılımcı bir girişim olarak kurgulandığını belirterek, “Yerkürenin giderek derinleşen ekolojik, ekonomik ve sosyal krizlerle sınandığı bir süreçte düzenlediğimiz İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi, İzmir’den tüm Türkiye ve dünyaya yapılan bir davettir. Kongremiz insanlığa yapılan topyekün bir yenilenme çağrısıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı, kongrede alınan her bir kararın takipçisi olmaya devam edecek ve kararların ne düzeyde hayata geçirildiğini düzenli olarak değerlendirecek. İzmir’den atılmış evrensel bir adım olarak tarihe geçen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin bir parçası olan herkese bir kere daha teşekkür ederiz” dedi.
8 AYLIK HAZIRLIK SÜRECİ
Kongrenin ana paydaşlarını oluşturan işçi, çiftçi ve sanayici, tüccar, esnaf grupları; sektörlerindeki sorunları ve bunların çözüm önerilerini tartışmak, Türkiye’nin ikinci yüzyılına katkı sağlamak için bir araya geldi. Üç paydaş grubu üçer toplantı yaparak toplamda dokuz paydaş buluşması gerçekleştirdi. Paydaş toplantılarının ardından her grup oluşturduğu deklarasyonu kamuoyuyla paylaştı.
Paydaş toplantılarının ardından ‘Birbirimizden Razıyız’, ‘Doğamıza Dönüyoruz’, ‘Geçmişimizi Anlıyoruz’ ve ‘Geleceği Görüyoruz’ başlıklı dört uzman toplantısına katılan 150’den fazla uzman ve akademisyen paydaş gruplarının deklarasyonlarına katkı sundu.
TÜRKİYE’NİN ÖNDE GELEN İSİMLERİ KATILDI
Türkiye’nin önde gelen bilim insanları, siyasetçileri ile iş dünyası ve sivil toplumun temsilcilerinden oluşan kongre yüksek istişare kurulu üç toplantı gerçekleştirdi. Yüksek istişare kurulu üyeleri, paydaş ve uzman toplantılarında sürdürülen tartışmaları değerlendirdi. Kongre hazırlıkları kapsamında ayrıca tematik forum ve çalıştaylar düzenlendi. Gençlik Forumu ve Kadın Forumu’nun yanı sıra Çocuk, Sokak İktisadı ve Eğitim çalıştaylarının çıktıları kongre sonuç bildirgesinde yer aldı.
DÜNYACA ÜNLÜ İSİMLER İZMİR’DEYDİ
15-21 Mart 2023 tarihleri arasında düzenlenen kongre; akademisyen, iktisatçı, bilim insanı, siyasetçi, tarihçi, yazar, sanatçı, sendika ve kooperatif başkanı gibi birçok farklı gruptan konuşmacıyı bir araya getirdi. Yedi günlük kongrenin her gününde farklı bir konu ele alındı. Sırasıyla Yenilik, Vicdan, Yürüyüş, Doğa, Değişim, Sadakat ve son olarak Çokluğa ve Birliğe Davet temalarıyla kurgulanan ana kongrede toplam 80 konuşmacı sunumlarını yaptı. Kongreye Prof. Dr. Andrew McAfee, Sir Bob Geldof, Prof. Dr. Francis Fukuyama, mimar Hiroyuki Unemori, Prof. Dr. Ian Goldin, Joschka Fischer, Prof. Dr. Michio Kaku ve Prof. Dr. Vandana Shiva gibi dünyaca ünlü birçok isim konuşmacı olarak katıldı.
KARAR TAKİP SİSTEMİ YAYINDA
Sekiz aylık yoğun bir hazırlık sürecinin ardından yapılan tüm çalışmaların çıktılarını içeren sonuç bildirgesi, 21 Mart 2023’te delegelerin oylarına sunuldu. İşçi deklarasyonunda 16 ilke ve 51 karar, çiftçi deklarasyonunda 18 ilke ve 62 karar ve sanayici, tüccar, esnaf bildirgesinde ise 27 ilke ve 98 karar bulunuyor. Giriş kısmı ve üç deklarasyondan oluşan sonuç bildirgesinde toplam 61 ilke ve 303 madde karar altına alındı. 27 madde haricindeki maddeler ise oybirliğiyle kabul edildi. İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından kongrenin hazırlık süreci de dahil tüm yolculuğunu anlatan kitap yayımlandı.
Kitaba, iktisatkongresi.org adresinden ulaşılabiliyor. Kongre sürecinde alınan tüm kararlara dair gelişmelerin takip edilebileceği İktisat Kongresi Karar Takip Sistemi de İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından kullanıma açıldı. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin sonuç bildirgesine ise iktisatkongresi.org/sayfa/sonuc-bildirgesi sayfasından erişilebiliyor.
]]>Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, İzmir Minibüsçüler Esnaf Odası’nı ziyaret etti. Minibüsçülerin taleplerini dinleyen ve projelerinden bahseden Dağ, “Biz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumuz dönemde minibüsçüye ve taksiciye ayrı bir alan gibi değil, şehir içindeki ulaşımımızda birer partnerimiz, birer birlikte çalıştığımız kişiler olarak bakacağız. Ulaştırma Daire Başkanlığı veya başka kurullar vasıtasıyla bırakın bürokrasi çıkartmayı, biz daha kolay bir şekilde işlerinizin çözülmesini hep birlikte sağlayacağız” dedi.
“5 sene içinde inşallah bu şehirde bozuk yol kalmayacak”
“Şehrimizde gelecek dönem 11 başlıktan oluşan geniş kapsamlı projelerimizi hayata geçireceğiz” diyen Dağ, şunları söyledi:
“Ben sizlere, ‘Ulaşılabilir İzmir’ hayalimizden, bu konuda neler yapacağımızdan birkaç örnekle bahsetmek istiyorum; İzmir’in iki yakasını birbirine bağlayan bir köprü ve tüp geçit projesi olan ‘Körfez Geçişini’ hayata geçireceğiz. ‘İzmir’e yeni bir çevreyolu’ kazandıracağız. Yeni çevreyolunu şehir merkezine bağlayacak 9 önemli bağlantı yolu yapacağız. Raylı sistem projelerimizle, mevcut hatları daha verimli hale getirerek, hemşehrilerimizin daha kısa sürede konforlu bir şekilde seyahat etmelerini sağlayacağız. Şehir merkezinde trafik yoğunluğuna neden olan kavşaklarda yapacağımız düzenlemelerle trafiğe nefes aldıracağız. Şehir merkezinde yeni alternatif yollar üreteceğiz. Nereye gitsem en fazla duyduğum iki tane söz var. Biri, ‘vekilim arabaların alt takımlarını yaptırmaktan yorulduk.’ En kötülerden başlayarak 5 sene içinde inşallah bu şehirde bozuk yol kesinlikle kalmayacak.”
“Rotamızı birlikte oluşturalım”
Minibüs esnafından destek isteyen Dağ, “Bu yürüyüşümüz aslında ömrümüzün sonuna kadar koşacağımız İzmir’e hizmet maratonunun ısınma turlarıdır. 1 Nisan sabahı inşallah desteklerinizle işaret fişeği ateşlenecek ve bitiş çizgisi belli olmayan bir bayrak yarışına başlayacağız. ve ben sizlere söz veriyorum; bayrağı bu kardeşinize teslim ettiğinizde, vazifemin sonuna kadar İzmir’i lider şehir yapmaya gayret edeceğim. Bu koşuda sizin önerilerinize, taleplerinize daima kulak vereceğim. Sizden güzel bir destek almamız lazım. Gelin İzmir’i birlikte liderliğe taşıyalım, gelin koştuğumuz yolları birlikte güzelleştirelim, gelin İzmir’in direksiyonunu bize emanet edin, rotamızı birlikte oluşturalım. Gelin eşsiz İzmir’i daha eşsiz yarınlara birlikte ulaştıralım” diye konuştu.
“Hamza Başkanımızla beraber bu işlerin çözüleceğini umuyoruz”
Programda konuşan İzmir Minibüsçüler Odası Başkanı Mehmet Kayışdikici, “Geçmişte bizim minibüsler, üç ticari, iki ticari yaparken şu anda yerlerde sürünüyoruz. Bunun sebepleri belli. İnşallah önümüzdeki günlerde Hamza Başkanımızla beraber bu işlerin çözüleceğini umuyoruz. İçeri verdiğimiz 250 tane M plakalı minibüsü taksi yapmak istiyoruz. Şu anda İzmir Büyükşehir Belediyesinin 2030’a kadar 500 tane ticari taksi ihtiyacı var. Hiç olmazsa minibüslerin 250 tanesini parça parça taksiye geçirmek istiyoruz. İZTAŞ’a da geçmek istiyoruz. Hiç olmazsa bunu gönüllülük esasına dayanarak çıkmak isteyen arkadaşları yapalım. Şehir Hastanesinin bağlantı yolları açılmadı daha. Bunun yanında son durak yerlerimizin revize edilmesi gerekiyor birçok alanda. Fahrettin Altay-Narlıdere Metrosu açıldı. Ne olacağını bilmiyoruz. Oralarda da bir çalışmamız lazım” diye konuştu.
“Şu anda araçlarda çalışacak şoför bulamıyoruz” diyen Kayışdikici, şunları söyledi: “Günlük kazançlarımız çok düşük. Ben ve benim gibi 65 yaşını geçenler minibüs kullanamıyoruz. Bizim kendi çocuklarımız 21 yaşına gelmeden minibüs kullanamıyor. 26 yaşına gelmeden servis aracı kullanamıyor. Ama biliyorsunuz Türkiye’de 18 yaşındaki bir genç arkadaş milletvekili olabiliyor. Bunların önünü açmak istiyoruz.” – İZMİR
]]>CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, Bayraklı Belediye Başkan adayı Bilal Kırkpınar ve Karşıyaka Belediye Başkan adayı İsmail Çiftçioğlu’nun “dahil olduğunu” öne sürdüğü, Kemalpaşa’da “geçen bir yolsuzluk ve usulsüzlük dosyasıyla ilgili” iddialarda bulundu.
Mahir Polat, CHP İzmir İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Polat, “31 Mart’ta Türkiyenin yerel seçimler konusunda kaderini belirtecek bir seçime gidiyoruz. Bu seçimden öncelikle tüm seçmenlerin sandık başına iradelerini sandığa yansıtmalarını, oy kullanmalarını kendilerinden özellikle rica ediyorum. Bu seçimde iki şeyi oylayacağız. Bir tanesi kentini, kentin geleceğini, sürdürülebilirliğini ve bu kentleri sağlıklı bir şekilde korunmuş çevresi, tarım ortamıyla doğasıy,la, tarihiyle birlikte gelecek nesillere devredecek belediyeyle bu kentleri tamamen ranta teslim etmek isteyen anlayışın seçimi olacak” diye başladığı konuşmada, İzmir’de AKP’li 3 belediye başkan adayı ile ilgili yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını içeren dosyaları kamuoyuyla paylaştı.
Polat, “İzmir organize işler sarmalı” olarak tanımladığı olayda, Kemalpaşa Örnekköy’de ‘tavuk çiftliği olan ve kümeslerin olduğu’ alan için ‘yalan beyanlarla’ yapı kayıt belgesi alınarak villa köye çevrildiğini ifade etti. Polat, “Ben buna İzmir organize işler sarmalı diyebilirim. İzmir’e talip olan 3 arkadaşımızın imar konusunda nasıl bir rant sarmalı içinde olduğunu anlatacağım. Hikayenin başlangıcı 1977’de Kemalpaşa Örnekköy’de bir tavuk çiftliği hikayesinden başlıyor. 1977’de yapılmış, adını andığım ada ve parseldeki harabe haldeki tavuk çiftliği görüntüleri, bu inşaat yapılmaya başlandığı andaki hafriyat çalışmaları ve meydan düzenlemesi şeklinde gidiyor” dedi.
Polat, şöyle devam etti:
“Burada bazı renkler var görsellerde. Bunlar aslında olmayan ancak varmış gibi gösterilen yerler. Burada Kırkpınar’lar Süt ürünleri ve Hayvancılık Tic. ve Ltd. Şti. Bu şirket AKP Bayraklı Belediye Başkan adayı Bilal Kırkpınar ve babasına ait. 2018’de Bilal kırkpınar’ın babasının T.C numarası üzerinden devlete bir başvuruda bulunuyor imar affı üzerinden. 12 tane yapı kayıt belgesi alınıyor. 13. de Bilal Kırkpınar üzerine alınıyor. Buralarda ‘insanlar yaşıyor, bağımsız bina’ diyorlar. ‘Burası artık tavuk çiftliği değil, 91 adet bağımsız yapıdır’ diyorlar. Yalan söylüyorlar. 2019 tarihinde bir ruhsat başvurusunda bulunuyorlar. Onun adı da güçlendirme ruhsatı. Arkasından biz CHP’li belediye seçimi kazandığında var olan şikayetleri değerlendirmeye başlıyor. Kırkpınar’ın yapısı üzerine çok fazla şikayet gelince Belediye Başkanımız Rıdvan Karakayalı çalışmalara başlıyorlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesini göreve çağırıp denetim yapmalarını istiyorlar. Kırkpınar’lara ihtarda bulunuyorlar ve bir sürü işlem yapıyorlar. Büyükşehir yaptığı denetimler sonucunda Kemalpaşa Belediyesi’ne bir yazı yazıyor. ‘binanın son hali için yapı kayıt belgesi verilmesi mümkün değil’ diyorlar. Ayrıca yalan ve yanlış belgeyle yapı kayıt belgesi alındığı tespit ediliyor ve Büyükşehir, Kemalpaşa Belediyesi’ne suç duyurusunda bulun diyor. Kemalpaşa Belediye Başkanlığı su duyurusunda bulunuyor bunun yanında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl müdürlüğüne yazı yazıyor. Gerekli belgeleri de ekleyerek yapı kayıt belgesinin iptalini istiyor. Ayrıca imar yapılan yer de korunması gereken tarım alanında yer alıyor. İl müdürlüğüne yapılan müracaat sonrası bakanlığın İzmir Şube Müdürlüğü 2021’de bir karar veriyor. Karar verildiğinde Bilal, AK Parti Genel Merkezi’nde bir arkadaşıyla sohbet ediyor. Eşinin arması üzerine tebligattan haberi oluyor. Bakanlık, yapı kayıt belgelerini iptal ettiğini söylüyor. Kasım 2021’de belgeler iptal ediliyor. ‘Yıkın burayı’ diyor.”
“BEKÇİ KULÜBESİ MALİKANEYE DÖNÜYOR”
“Yalan beyan” vurgusu yapan CHP’li Polat, “Yalan beyanla yapı kayıt belgesi almışlar. Bunun geçerli olması için de bir şey gerekiyor. CHP’li belediye göreve gelmeden güçlendirme ruhsatı almışlardı ya. Bölge İdare Mahkemesi’ne giderek iptal edilen ruhsatların yeniden verilmesini istiyor. Yapıların 2017’de yapıldığı tespit edilmiş. Bu nedenle mahkeme de talebi reddediyor. Yani siz benden yapı kayıt belgesi aldığınız yere, bekçi için yapıldı denen yere Bilal için ev yapılıyor. Yani köhne yapının döndüğü hal ibretlik bir tablo. Organize işler İzmir Sarmalı tam olarak. Bilal’in evi yani bekçi kulübesi malikaneye dönüyor” dedi.
“1.8 TRİLYON LİRALIK VURGUN” İDDİASI
“Bugünün hesabı ile 1.8 trilyon vurgun yapıldığını” ileri süren Polat, “Villa köyün maddi değerini de açıklayan Polat, “Söylemiştim. Tebligat geldiğinde o arkadaş AK Parti Genel Merkezindeydi. 89. ve 90. bağımsız bölümün pazarlığını yapıyordu. Gerçek değeri 14 milyon olan yer için 6 milyona anlaştılar. Bilal’in koruyucu bir meleğine satıldı. Tebligat gelince hemen dönemin ÇŞB İl Müdürü Ömer Albayrak’ı arıyorlar. Telefonun ardından müdür, mahkemenin iptal ettiği ruhsatı tekrar canlı hale getiriyor. Burada bahse konu vurgun, bugünün hesabıyla 1.8 trilyon. 90+1 villa. Eskinin parasıyla 1 katrilyon 800 trilyon. Bu vurgun yalanla, dolanla, devletin arkasından dönerek yapılan bir vurgun” ifadelerini kullandı.
“BU MEVZUNUN DA MUHATABI TANIDIK…”
“Tüm iddiaların belgeli ve devlet kayıtlarında olduğunu, pazarlığa konu taşınmazın Hamza Dağ’a satıldığını” önü süren Polat, şunları söyledi:
“Biz buna bir sarmal dedik ama nasıl yapıldığını da açıklamak lazım arkadaşlar at binmişler, kılıç kuşanmışlar. Bayraklı’dan aday olan Bilal Kırkpınar. Kendisi eski gençlik kolları başkanı. Dönemin Valisi Yavuz Selim Köşger, Bornova Kaymakamı. Cağ kebap partisi sonrasında ok atıyorlar, at biniyorlar. Bu inşaat alanında yüzlerce insan mağdur. Paralarını alamamış taşeronlar, peyzajı ödemedikleri için evine giremeyen insanlar. Bu mevzunun muhatabı da tanıdık. O da Karşıyaka AK Parti adayı. Kendisi de bu alanın yapı kayıt belgesini veren şirketinin sahibi. İsmail Çiftçioğlu. Bu söylediklerimi duyacaklar. Ben söyleyeyim. Beni dava etsinler. Devletimiz bu kişilerin arama kayıtlarına, hesap hareketlerine ve SMS’lerine baktıklarında bu dava çok hareketli bir hale gelecek. Yapı kayıt belgesi ilk iptal edildiğinde Bilal’in abisi sürecin uzatılması gerekiyor. Bir bilirkişi raporu hazırlanıyor. Onu beğenmiyorlar yenisini istiyorlar. Bilirkişi bulgularında Tarım İl Müdürlüğü’nün korunsun denen tarım alanlarında imar olmasına şaşıyor. Ayrıca kümes denilen yerde villa olması nitelikli dolandırıcılıktır diyor. Adaylığı dönemindeki Bilal Kırkpınar, İsmail Çiftçioğlu ve Hamza Dağ.”
Cumhuriyet savcılarına ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunan Polat, sözlerin şöyle tamamladı:
“Ben buradan açık çağrıda bulunuyor. Savcılara, buradaki rant projesine, Büyükova’nın katledilmemesine, İzmir’in insanının gözü dönmüş rant çetelerine geçit vermemeleri konusunda çağrıda bulunuyorum. Bu kente şehri emin olmak isteyen insanların nasıl dolandırıcılık yaptığına dikkat etmelerini istiyorum. Bu gösterdiğim belge ve fotoğrafların pek çoğu devletin kayıtlarında vardır. Gördüğümüz proje bir rant projesidir. Büyükova’ya karşı suç işleyen, sahte belge ve beyanlarla adli suç işleyen bir projedir. Bırakın belediye başkan adayı olmayı, bu projenin içindeki insanların yargılanıyor olması gerekiyordu. Ama biz bugün bu insanların bu kenti yönetmeye talip olduğunu görüyoruz. Ben ‘burası böyle yetmez’ denilip evin önüne bir de havuz yapıldığını ve Hamza Dağ’ın bu evi alıp almadığını sormak istiyorum. Ben bir kişiyle konuşup söylemiyorum bunları. Kepçe operatöründen boyacısına kadar hepsiyle konuştuk. Gösterdiğim ve söylediğim her şey tespitli. Ruhsat iptal olduğu için yapı kayıt izin belgelerinin de iptal edilmesi gerekiyor. Ben buradan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nü de göreve çağırıyorum” diye sözlerini noktaladı.”
]]>Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde (İAOSB) iş insanlarıyla bir araya geldi. Toplantıya CHP Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Yıldız İşçimenler Ünsal, Çiğli Belediye Başkan Adayı Onur Emrah Yıldız, İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace sanayiciler ve iş insanları da katıldı. Toplantıda konuşan ve göreve seçildikten sonra, yapacağı çalışmaları iş dünyası temsilcileri ile paylaşan Cemil Tugay, çevik yönetim anlayışını benimseyeceklerini ifade etti. Kentin öncelikli sorunlarına hızlı şekilde çözüm üretmek için eylem planı hazırladıklarını anlatan Tugay, şunları söyledi:
“Acil müdahale bekleyen sorunları gidermek üzere ilk 180 gün eylem planı yaptık. Zafer Payzın kavşağı ekonomik olarak ömrünü doldurdu, yenilenmeli, dolayısıyla yıkıp daha fazla şeritli kavşak yapacağız. Projesi hazır. Derhal bunu başlatacağım, en öncelikli işlerden biri. Bazı yerlerde bağlantı yolları ve alternatif yollar açacağız. Orta ve uzun vadede Anadolu Caddesi’nin yükünü alacak.”
“BİZ BÖYLE HAYALLER SATMIYORUZ”
Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün ikinci çevre yolu projesi bulunduğunu anlatan Tugay, bu tür çalışmaları desteklediğini söyledi. Ancak bazı belediye başkan adaylarının kimi bakanlıkların projelerini, kendi projeleri gibi kente kazandırmaya dönük açıklamalarının bulunduğunu ve bu tür açıklamaların seçmeni aldatmaya yönelik olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
“Herhangi bir belediye başkanı adayının karayollarının ya da Sağlık Bakanlığı’nın projesini vadetmesi aldatmaya yönelik bir eylemdir. Bir belediye başkanı adayı ‘hastane, çevreyolu, tüp geçit yapacağım’ diyemez. 1,5 milyar dolar maliyetli projeyi İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesiyle yapamazsınız. Çevre yolunu yapmak hükümetin görevidir. Tüp geçit projesi gerçekçi değil, talihsiz bir öneri. Paylaşılan görseller 10 yıl önce Binali Yıldırım’ın seçim kampanyasında kullanılan görseller. İmkansız bir proje, bu şehrin sorunlarını çözmüyor. Biz böyle hayaller satmıyoruz. Bu eleştirilerimi açık yüreklilikle dile getirmek istiyorum.”
İZMİR’İN POTANSİYELİ ORTAYA ÇIKACAK
İzmir’i kalkınmanın merkezi yapacağını vurgulayan Tugay, üretimin önemine değinerek, şunları söyledi:
“İzmir, dünyanın en seçkin şehirlerinden biri. Bizim ihtiyacımız; birilerinin gelip bize bir şeyler yapmasını beklemenin dışına çıkmak. Kendi başımızın çaresine bakabilecek, kendi potansiyelimizi doğru kullanacak adımlar atmak. İş birliği, güç birliği, akıl birliği yapmak. Dünyanın neresinde bilgi varsa onu alıp kullanmak. Kimden alabiliyorsak katkı almak. Üretim yapacağız, sanayide gelişim sağlayacağız ama kim kimle yarışacak. Manisa, Aydın, Denizli, İzmir’le mi yarışacak? Biz birilerinin yarışması gereken kentler miyiz yoksa birlikte planlama yapması gereken kentler miyiz?”
“KONU BEN DEĞİLİM, KONU İZMİR”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra kentin tüm kurumlarıyla tam bir koordinasyon içinde çalışacağına dikkati çeken Cemil Tugay, “Ben orayı burayı seyreden bir belediye başkanı olmayı düşünmüyorum. Tam tersine İzmir’e dair her çalışmanın içinde olmayı planlıyorum. Bana oy verecek olanlar böyle bir insan olacağımı bilsin. Oy vermeyecekler de böyle birisine oy vermediklerini bilsinler. Rast gele seçilmiş bir insan olmadığımı lütfen herkes idrak etsin. Konu ben değilim. Konu İzmir ve İzmir’in geleceği. Bize uyduruk, saçma sapan hikayeler anlatan insanları mı seçeceğiz, yoksa gerçekten bu kente sevgi ve saygıyla bağlı, gelecek vizyonu olan, aklı başında, dünyayı bilen, önderlik yapabilecek bir insanı mı seçeceğiz?” diye sordu.
“YAPAY ZEKANIN ÖNEMİ HENÜZ TAM ANLAŞILMADI”
İnsanların belediye başkanı ile buluşmak, konuşmak istediğini ancak 4,5 milyonluk bir kentte bunun çok da mümkün olmadığını söyleyen Tugay, “Nasıl bir planlama ile 365 gün, 4,5 milyon insanın randevu talebini karşılayacağız? Ben isterim, keşke yapabilsek, ama teknik olarak imkansız. Ancak herkesi dinleyen, herkesi gören, veriyi alan, analiz eden, gerektiğinde alarm çalan ve çözüm önerisi getiren bir çalışma olabilir. Bu da yapay zeka ile mümkün. Ancak yapay zekanın önemi henüz tam olarak anlaşılmadı. Anında milyonlarca veriyi toplayıp, saniyeler içinde verileri analiz edip, öneri hazırlayan bir sistem. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kuracağız, veri mühendisliğinden yararlanacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye ve dünyanın öncü kuruluşlarından olacak” diye konuştu.
“İMKANLARIMIZI KENTİN GELİŞMESİ İÇİN KULLANACAĞIZ”
Dünyanın önünde bulunan en önemli sorunlardan birinin iklim krizi olduğunu, bu sorunun da çoklu krizlere kaynaklık edeceğini vurgulayan Başkan Cemil Tugay, şunları söyledi: “Bugünden tezi yok, şehirlerimizi bu tür krizlere hazırlıklı hale getirmeliyiz. Türkiye’deki bütün belediyelerin iklim eylem planı ortaya koyması için öncü olacağım. İklim belediyeler ağı oluşturacağım.”
5 yıl içerisinde 25 bin konut yapacaklarını yineleyen Tugay, “Yeni alanlara ihtiyacımız olursa bakanlıkla uzlaşarak yol alacağız. İzmir’in kalkınması, gelişmesi, büyümesi, refahının artması lazım. Üretim ve ürün kalitesinin artması, markalaşması önemli. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ne kadar imkanı varsa, kentin gelişmesi için kullanacağız” dedi.
]]>Operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 63 şüpheli yakalandı
ANKARA – İstanbul, Muğla ve İzmir merkezli 5 ilde jandarma tarafından düzenlenen “Mahzen-16” operasyonlarında; İstanbul’da Mahsun Özer’in (Ehli Keyif), Muğla’da Çetin Çağlayan’ın (Çetebeli), İzmir’de Harun Pehlivan’ın (Kardeşler) elebaşılığını yaptığı 3 ayrı organize suç örgütü çökertildi. Operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 63 şüpheli yakalandı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; İstanbul, Muğla ve İzmir merkezli 5 ilde jandarma tarafından düzenlenen “Mahzen-16” operasyonlarında; İstanbul’da Mahsun Özer’in (Ehli Keyif), Muğla’da Çetin Çağlayan’ın (Çetebeli), İzmir’de Harun Pehlivan’ın (Kardeşler) elebaşılığını yaptığı 3 ayrı organize suç örgütünün çökertildiğini belirterek operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 63 şüphelinin yakalandığını kaydetti.
“Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; hangi büyüklükte olursa olsun organize suç örgütlerini, çeteleri tek tek çökertip adalete teslim edeceğiz” diyen Bakan Yerlikaya operasyonlarla ilgili şu bilgileri verdi:
“Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; İstanbul ve Hatay’da düzenlenen operasyonlarda 35 şüpheli yakalandı. Organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; örgütün faaliyetleri kapsamında çevrimiçi yasa dışı bahis sitelerinde kullanıcı tanımlama ve para transferlerini sağladıkları, bilgisayar sistemleri üzerinden örgütün merkezi haline getirdikleri İstanbul, Şile ilçesinde kiraladıkları gizli giriş ve çıkışı bulunan lüks bir villada, yasa dışı bahis oynanmasını sağladıkları ve şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 1 milyar TL para hareketliliği bulunduğu tespit edildi.
İzmir, Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Kiraz ve Ödemiş ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 13 şüpheli yakalandı. Organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, fuhuşa yer temin etme, mala zarar verme, hırsızlık ve yağma, suç delillerini yok etme ve gizleme, 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarını örgütlü olarak işledikleri tespit edildi.
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Muğla İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Muğla, İstanbul ve Antalya’da düzenlenen operasyonlarda; silahlı tehdit, hile ve şantaj yoluyla köylülere ait arazilere el koyma, köylülere ait arazileri satarak haksız kazanç sağladıkları tespit edilen organize suç örgütü üyesi 15 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 6’sı tutuklandı. 7’si hakkında adli kontrol kararı verildi.
Operasyonlar sonucu çok sayıda ruhsatsız tabanca, 18 adet bilgisayar, 203 adet banka/kredi kartı, muhtelif miktarda uyuşturucu madde, çok sayıda senet, satış sözleşmesi, tapu evrakı, telefon, taşınabilir bellek ve dijital materyal ile çok miktarda altın ve Türk Lirasına el konuldu.
Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve operasyonları gerçekleştiren kahraman jandarmamızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle.”
]]>Dağ, İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) tarafından İZTO binasında düzenlenen sohbet toplantısına katıldı.
Konuşmasında, şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik stratejileri hakkında bilgi veren Dağ, kentin trafik sorununu bitirmeyi öngördüklerini söyledi.
Seçilmeleri halinde yeni çevre yolunu İzmir’e kazandıracaklarını dile getiren Dağ, bu yolun, 9 bağlantı yoluyla şehir merkezine bağlanacağını belirtti.
Toplam 16 köprülü kavşak, altgeçit ve alternatif yollarla şehir merkezinde akıcı trafik sağlayacaklarını anlatan Dağ, Körfez Geçişi Projesi ile Çiğli ve Balçova arasının 5 dakikaya ineceğini, bu hat üzerinde bir raylı sistemi de hizmete almayı vadettiklerini bildirdi.
Dağ, kentin ekonomik kalkınmasında bilişim, yenilenebilir enerji ve turizmi stratejik alan olarak belirlediklerini ifade etti.
Bu yola çıkarken günlük siyasi tartışmaların içinde bulunmayacaklarını söylediklerini ancak bir konuya temas etmenin zaruri hale geldiğini belirten Dağ, şöyle konuştu:
“Son zamanlarda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son derece panik halinde olduğunu görüyorum. İzmir’deki programlarında ya da televizyon ve gazetelere çıktığında sürekli bizimle ilgili bazı söz ve ifadeleri oluyor. Bir genel başkanın İzmir’deki bir aday hakkında bu kadar konuşmasını manidar buluyorum. Konuşmakla da yetinmiyor, milyonlarca hemşehrime mesaj atarak şahsımızla ilgili alakasız ifadeler kullanıyor.
Şunu net bir şekilde ifade edeyim ki korkunun ecele faydası yok. Korkusu, yakın geçmişte kazanmış olduğu genel başkanlık koltuğunu başka birine kaptırmak herhalde. Bunun yanında çantada keklik gördükleri İzmir’de durumun çok da iyi gitmediğinin farkındalar. Sayın Özel’e şunu söylemek istiyorum, bu şehre dayatma yapmayın. Bu şehir dayatmayı kabul etmez. Büyükşehir ve 30 ilçeyi ‘Ben yaptım oldu.’ anlayışıyla adaylaştırırsanız ben de İzmirli olarak buna sonuna kadar isyan ederim. 31 Mart’ta da İzmirlilerin bu isyanıma omuz vereceğinden hiç şüphe yok. Sayın Özel, CHP tarihinin en kısa süre görevde kalan genel başkanı olarak kalacağı korkusuyla herhalde son dönemde böyle bir yola girdi. Biz İzmir’de gayet güzel bir süreç yürütüyoruz.”
İş dünyası temsilcilerinin konuşmaları
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, kentin ekonomisinin gelişmesi için ulaştırma ve lojistik imkanlarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir liman kenti olarak dış ticarette ve özellikle de ihracatta ülkemiz açısından çok önemli bir role sahibiz.” dedi.
Kentte ikinci çevre yoluna ihtiyaç olduğunu, trafiğin azaltılması için toplu taşımada otobüslerin payının azaltılması, otopark sorununun çözüme kavuşturulması gerektiğini dile getiren Özgener, kentin depreme karşı dirençli hale getirilmesinin önemini de vurguladı.
EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da İzmir’in Körfez Geçişi Projesi ile yeni bir çevre yoluna ihtiyacının olduğunu aktardı.
İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Dağ’ın sadece İzmir’e dair projelerini ve hizmet hedeflerini anlatan kampanyasının Türkiye genelinde de örnek seçim kampanyası yönetimi olarak gösterildiğini, bu nedenle kendisini kutladığını söyledi.
Toplantıya, AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı ve iş dünyası temsilcileri katıldı.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Doğu ve Güneydoğu Anadolu Derneği’nin iftar programında; “Bu can bu bedende durdukça çocuklarınızın, torunlarınızın ayrıştırılmaması için, herkesin eşit yaşayacağı bir kenti, bir ülkeyi yaratmak için son nefesime kadar sizlerle beraber çalışmaya devam edeceğim” dedi. İzmir Doğu ve Güneydoğu Anadolu Derneği Başkanı Alaattin Epözdemir ise “İstiyoruz ki bu ülkede Tunç Soyerler çoğalsın. Bunun için İzmir’den Türkiye’nin geleceğine umutla bakıyoruz. Buna katkı koyan Tunç Soyer’e teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Doğu ve Güneydoğu Anadolu Derneği’nin düzenlemiş olduğu iftar programında dernek üyeleri ile bir araya geldi. Tarihi Havagazı Fabrikası’ndaki buluşmada konuşan Başkan Tunç Soyer, çok sesliliğin önemine dikkat çekerek toplumun bölünmesine yol açanların refahın önüne geçtiğini ifade etti.
“BİZİ BİZ YAPAN BU RENKLİLİKTİR”
Başkan Soyer, “İşte o zaman bu topraklarda ortaya çıkan bereket, refah sadece birilerini zenginleştirir, geride kalan büyük çoğunluğu yoksullaştırır. Çok renk, çok ses, çok nefes farklılıkların bir zenginlik olduğunu ifade eder. Bizi birbirimizden ayıran şeylerin bizi zenginleştirdiğini anladığımız zaman o yukarıdakiler bizi o kadar kolay ayrıştıramazlar. Onun için eksik kalan sözcük dayanışmadır. Biz dayanışmayı başaramadığımız takdirde ayrışmaya devam ederiz, ayrıştıkça yoksullaşırız. Halbuki bizi biz yapan bu renkliliktir. Bu çok sesliliktir ” dedi.
“HEPİNİZİ ALLAH’A EMANET EDİYORUM”
Siyasetin hayatı iyileştirme sanatı olduğunu vurgulayan Başkan Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fakat bunun böyle olabilmesi için siyasetin tok, vicdan sahibi, namuslu insanlar tarafından yapılması lazım. Eğer öyle olmazsa insanlığın bu kainatta geliştirdiği demokrasi bir tarafa bırakılır. Demokrasi olmadan da zenginleşme olur ama o zaman o toprağın ürettiği refah sadece birilerini zengin eder. Onun dışında büyük çoğunluk yoksullaşır. Bunu da nasıl yaparlar biliyor musunuz? Nefesleri, sesleri, renkleri birbirine düşman ederek. Sözlerimi şöyle tamamlayacağım. Türkiye’nin her yerinden, özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinden gelmişsiniz, İzmir’e yerleşmişsiniz, hoş gelmişsiniz. Dilerim bu bereketli, güzelim topraklarda çocuklarınız, torunlarınız huzurla, kardeşçe yaşamaya devam eder. Emin olun demokrasi en çok ayrıştırılanlara, ötekileştirilenlere, hakları gasp edilenlere lazım. Ama bunu mümkün kılmak için dayanışmayı büyütmek lazım. Çocuklarınız, torunlarınız bu topraklarda asla ayrıştırılmasın, asla ötekileştirilmesin. Bunu bütün kalbimle diliyorum. Çünkü bu kadim kültürün insanları olarak sizler İzmir’i zenginleştiriyorsunuz, çoğaltıyorsunuz, büyütüyorsunuz ve hak ettiğinizi alamıyorsunuz. Bu can bu bedende durdukça, çocuklarınızın, torunlarınızın ayrıştırılmaması için, herkesin eşit yaşayacağı bir kenti, bir ülkeyi yaratmak için son nefesime kadar sizlerle beraber çalışmaya devam edeceğim. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Tekrar teşekkür ediyorum. Dostluğunuz için, kardeşliğiniz için.”
“TUNÇ SOYERLER ÇOĞALSIN”
İzmir’in demokrasinin beşiği olduğunu ifade eden İzmir Doğu ve Güneydoğu Anadolu Derneği Başkanı Alaattin Epözdemir ise “Geçen beş yıl boyunca bu kentte belediye başkanlığı yapan Tunç Soyer bugün bizim onur konuğumuzdur. Biz Tunç Başkan’a bir teşekkürü borç bildik. Çünkü Tunç Başkan bu yola aşkla çıktı. Aşkla İzmir dedi. Bana kalırsa Türkiye’nin en önemli ihtiyaçlarının başında aşk yatıyor. Hele hele bu salonda bulunanlar için aşk daha kıymetlidir. Çünkü biz aşksız ve paramparça bir coğrafyadan savrulup buralara geldik. O açıdan biz Tunç Başkan’a çok teşekkür ediyoruz. İzmir demokrasinin eşiğidir ve beşiğidir. İlk adımların çoğu bu kentte atılmıştır. Onun için biz bu coğrafyayı çok önemsiyoruz. Bu aşkı dillendirdiği için ve İzmir’in geleceğini, belki yirmi yıllık geleceğini tasarlarken aşkı hiç dilinden düşürmediği için biz Tunç Soyer’e çok teşekkür ediyoruz. Tunç Soyer bizimle her zaman dayanışma içerisinde oldu. Biz istiyoruz ki bu ülkede Tunç Soyerler çoğalsın. Biz bunun için İzmir’den Türkiye’nin geleceğine umutla bakıyoruz. Buna katkı koyan Tunç Soyer’e teşekkür ediyoruz” dedi.
]]>Belediye-İş Sendikası ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında devam eden ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA, İZBETON ve İZULAŞ’da çalışan emekçileri kapsayan toplu iş sözleşmesinin (TİS) yapılan görüşmeler sonrasında tıkanması sonucunda yaklaşık 6 bin işçi eyleme çıktı. Saat 10.00’da Konak Pier Binası önünde toplanan binlerce işçi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi Binası önüne sloganlar atarak yürüdü.
“Emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını görmüyorlar
İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi Binası önünde bir basın açıklaması yapan Belediye-İş Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay, “Bizler İzmir’imizi alın teriyle güzelleştirenleriz. Bizler su, kanal, arıtma, otobüs hizmeti, asfalt, mezarlık ve itfaiye hizmetlerini sabahın kör karanlığından gece yarılarına, yaz demeden kış demeden günün 24 saati durmaksızın yerine getiren emekçileriz. İzmir’in her evinde, her sokağında, her caddesinde emekçilerin alın teri ve emeği var. Ancak bu kadar önemli ve vazgeçilmez olan bu hizmetleri yapan bizler, yaşanan ekonomik sıkıntılar ve enflasyon altında eziliyoruz. Belediye yönetimi sesimizi duymuyor, yaşadığımız yoksulluğu geçim sıkıntısını görmüyor. Belediye yönetiminin sorunlarımıza karşı duyarsızlığı karşısında öfkeleniyoruz. Biz emekçiler, huzur İçinde çalışmak, alın terimizin karşılığını almak istiyoruz” dedi.
“Kabul edilemez tekliflerle gelerek neden bizi eyleme, protestoya, greve zorluyorsunuz?”
“Toplu iş sözleşme masasında emekten yana tavır sergilemek zor iş mi?” diye sözlerini sürdüren Atalay, “Kabul edilemez tekliflerle gelerek neden bizi eyleme, protestoya, greve zorluyorsunuz? Kim, neyi tatmin etmeye çalışıyor? Buradan bir kez daha haykırıyoruz; yaşanan siyasi çekişmelerin, kavgaların parçası, tarafı sorumlusu biz emekçiler değiliz. Olmayacağız. Bizim amacımız, alın terimizin karşılığını alarak, toplu sözleşmemizi halaylarla coşkuyla tamamlamak. Biz insanca bir yaşam için, enflasyon karşısında ezilmediğimiz bir ücret talep ediyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA, İZBETON ve İZULAŞ iş yerlerince çalışan emekçiler, alın terinin karşılığını almak için iki ayı aşkın süredir belediye yönetimi ile görüşüyor. Ancak emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını görmüyorlar. Belediye emekçileri esnaf gibi her maliyet artışında ürettiği ürün veya verdiği hizmete zam yapamaz. Çünkü, emekçinin tek geçim kaynağı, alın teri olan ücretidir” ifadelerini kullandı.
“Bu sesi duyun”
Sözlerini sürdüren Atalay, şunları söyledi:
“Biz insanca bir yaşam için enflasyon karşısında ezilmediğimiz bir ücret istiyoruz. Enflasyonun sebebi emekçiler değil. Belediyenin bütçesini de emekçiler yapmıyor. Biz seçim derdinde değiliz. Biz geçim derdindeyiz. Hiç kimse, emekçilere ölümü gösterip, sıtmaya razı etmeye kalkmasın. Uyarıyoruz; artık zaman daralıyor, grev çanları çalıyor. Buradan belediye yönetimine sesleniyorum; yangında hayatını ortaya koyan itfaiye emekçisinin, yazın 40 derece sıcağında çalışan İZBETON emekçisinin, kışın soğuğunda suyun içinde çalışan su arıza emekçisinin, kanalizasyonda lağımın içinde çalışan kanal emekçisinin, atık su arıtma ve atık su pompalarda koku gaz ve lağımın içinde çalışan arıtma İZSU ve İZDOĞA emekçisinin, sabah-akşam, yağmur-sıcak demeden sabahın dördünde yola çıkıp her türlü riski alan ve can taşıyan İZULAŞ emekçisinin, kenti güzelleştirmek için ter döken ‘kent ustaları’ emekçisinin sesine kulak verin. Bu sesi duyun. Çünkü bu ses emeğin emekçinin sesidir.”
Eylemde kısa bir konuşma yapan Türk-İş İzmir 3. Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak ise “Bu dava kutsal dava, bu dava emek davası, ekmek kavgası, seçim kavgası değil. Bir an önce masanın yeniden kurulup bu davayı seçim sonucuna kadar bitirip; davamıza, ekmeğimize, kentimize sahip çıkmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, işçilerin belediye binası önündeki oturma eylemi sürüyor. – İZMİR
]]>Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde düzenlenen Gençlik Buluşması’na katıldı.
Etkinlikte konuşan Kacır, Alper Gezeravcı’yı dinlemek için gelenlerin salonu doldurduğunu, salonun dışında da birçok kişinin bulunduğu belirterek, 4 yıl içinde Ege Üniversitesine yeni bir kongre merkezini kazandıracaklarını söyledi.
Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunun gençlerin enerjisiyle muazzam bir ivmeyle devam ettiğini kaydeden Kacır, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin ortanca yaşı 33, Avrupa’nın ortanca yaşı 43, Almanya’nın ortanca yaşı 47-48. Biz Avrupa’dan 10, Almanya gibi ülkelerden 15 yaş daha genç bir ülkeyiz. Bu çok kıymetli, çünkü dünyayı yenilikçi teknolojiler değiştiriyor, dönüştürüyor. Dünyayı dönüştüren teknolojilere genç insanların kurduğu ekipler, takımlar imza atıyor. O vakit bizim varımız yolumuz gençlik. Milli Teknoloji Hamlesinin de öznesi ve merkezi Türkiye’nin gençliği, TEKNOFEST kuşağı diye düşünüyoruz.”
Türkiye’nin 2000’lerin başında “insansız hava aracı” diye bir kavramı bilmediğini, öz evlatlarına güvenerek kısa sürede Bayraktar, Anka, Akıncı, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Atak, Gökbey, Kızılelma ve Kaan ile gökyüzüne imza attığını belirterek, “Bakın bir çırpıda saydığımız bu başarı hikayesinin dünyada ikinci bir örneğini bulamazsınız.” dedi.
Bu başarı hikayesinin uzay alanına da taşınmasını istediklerini kaydeden Kacır, Türkiye’nin 20 yıl önce görüntüleme uydularında ortak üretimle yola çıktıkları uzay teknolojisinde çok önemli birikim ve deneyim elde ettiklerini söyledi.
Aya Erişim Programı
Kacır, haberleşme uydularını da yerli ve milli olarak geliştirmeleri gerektiğine inandıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“TÜRKSAT 6A’yı üretmeye yönelik projeyi başlattık. İnşallah önümüzdeki 3-4 ay içerisinde bunu ilk kez zannediyorum söylemiş oldum. Bütün medya tarih soruyordu. Önümüzdeki 3-4 ay içerisinde TÜRKSAT 6A’yı uzaya gönderecek ve kendi haberleşme uydularını üretebilen 10 ülkeden biri olacağız. Uzaya erişimde de iddia sahibiyiz. İki önemli kurumumuz var, Roketsan ve DeltaV. Önce uydularımızı kendi imkanlarımızla uzaya eriştirmeyi hedefliyoruz. Daha sonra insanlı uzay programlarında da sorumluluk üstlenebilecek teknolojileri yerli ve milli olarak geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bütün bu programlar Türkiye’nin hangi alanlarda, hangi kazanımları elde edebileceği planları çerçevesinde hazırlanıyor.”
Türkiye’nin Aya Erişim Programı’nın olduğunu hatırlatan Bakan Kacır, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Eğer aya erişirken uzay aracımızda kendi hibrit roket motor teknolojimizi kullanabilirsek bu teknolojiyi önümüzdeki dönemde uyduların yörüngeler arası transferi için değerlendirebilir ve uzay ekonomisinden pay alabiliriz. Bugün dünyada uzay ekonomisi yılda 600 milyar dolara gelmiş. Yüzde 1 alsak 6 milyar dolar yapar, yüzde 10 alsak 60 milyar dolar yapar ve bir yandan da bu büyüyecek. Birkaç yıl içerisinde 1 trilyon dolara çıkacak küresel uzay ekonomisi. Ama bütün bunlar aynı zamanda stratejik açıdan da çok önemli. Çünkü bütün savunma sanayi sistemlerimiz ve hatta bütün kritik sivil teknoloji uygulamalarımız aslında uzay teknolojileri tabanlı çalışıyor.”
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak da Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın 21 gün süren uzay görevinde Türk bilim insanları tarafından hazırlanan 13 bilimsel deney gerçekleştirdiğini, bunlardan birinin de Ege Üniversitesi akademisyenleri yürütücülüğünde hazırlanan Tuz Gölü’nde yetişen endemik Parvula isimli bitkinin uzay ortamındaki tepkilerini araştıran deney olduğunu söyledi.
İzmir’deki teknoloji ve inovasyon projeleri
Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ ise İzmir’i bilişimin ve teknolojinin merkezi yapacaklarını dile getirdi.
İzmir’in ekonomisini gelecek dönemde ayağa kaldıracak alanların başında bilişim sektörünün geldiğini aktaran Dağ, şunları kaydetti:
“Alsancak Limanı’nın arka alanını, teknoloji ve inovasyon merkezi haline getireceğiz. Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ndeki Teknopark ile birlikte bunu entegre ederek bilişimin İzmir’de önünü sonuna kadar açacağız. Tarihi elektrik fabrikasını, yazılım sektörü ve teknoloji girişimcilere sunarak, geçmişle geleceği buluşturacağız. Teknoloji ve inovasyon merkezimiz de bilişim, otonom araç teknolojileri ve yapay zeka uygulamalarına kadar birçok ekosistem kurulması için altyapı hazırlayacağız. Robotik ve kodlama atölyeleri, oyun ve animasyon teknolojileri, yazılım geliştirme ve girişimcilik merkezleriyle 5 yıl sonra yazılım dünyasında İzmirli gençlerimizin dünyada ses getirdiğine hep birlikte şahit olacağız.”
Konuşmalar ve plaket töreninin ardından Rektör Budak, Bakan Kacır ve Alper Gezeravcı, sahnede özçekim yaptı.
Programa Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Vali Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve çok sayıda öğrenci katıldı.
]]>Kacır, İzmir İktisat Kongresi Binasında düzenlenen İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Projeleri Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, İzmir’e 11 eser ve projenin açılışını yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
Son 22 yılda İzmir’e 751 milyar lira tutarında sabit yatırım için 6 bin 365 yatırım teşvik belgesi düzenlediklerini ve 182 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtıklarını kaydeden Bakan Kacır, “Üretimin, sanayinin, ticaretin şehri İzmir’imize 4 yeni organize bölgesi, 3 endüstri bölgesi kazandırdık. Organize sanayi bölgelerimizde ilave 95 bin istihdam oluşturduk. Şehrimizde katma değerli üretim ve teknoloji girişimciliğini daha ileriye taşıma adına 4 teknopark, 100 AR-GE merkezi ve 24 tasarım merkezi kurduk. Girişimcilerimizin, sanayicilerimizin yenilik odaklı projelerine 22,8 milyar lira AR-GE teşviki verdik.” diye konuştu.
Kacır, İzmir’de bilim ve teknolojiyi yaygınlaştırmaya yönelik çalışmaların yanı sıra tulum peynirinden gevreğe, zeytinyağından üzüme kadar İzmir’in 41 yöresel lezzetini coğrafi işaretle tescillediklerini söyledi.
Kentte kamu kurumları, mahalli idareler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının toplam 671 projesine bugüne dek 4 milyar 700 milyon lira destek sağladıklarını ifade eden Kacır, programda da İzmir’de yerli ve yenilenebilir enerjiden, kadın ve genç istihdamına, teknolojik altyapı ve donanımı yenileme çalışmalarından yeşil ve mavi dönüşüme, kuluçka merkezinden tarımsal kalkınmaya 11 eser ve hizmetin açılışını gerçekleştirdiklerini anlattı.
Kacır, Türkiye’de rüzgar enerjisi sektöründe üretim üssü haline gelen İzmir’de Rüzgar Enerjisi Meteorolojisi ve Çevresel Test ve Analiz Merkezi’ni kurduklarını hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kurduğumuz bu altyapılarla önümüzdeki dönemde rüzgar santrallerinde yerlilik oranımızı yüzde 60’ların çok daha üzerine hep birlikte taşıyacağız. Biz bu alanda Avrupa’da en iddialı 5 ülkeden biriyiz ama gelişme hızımız gösteriyor ki Türkiye rüzgar enerjisinde önümüzdeki 10 yıl içerisinde Avrupa’nın lider ülkesi olacak ve İzmir de bu liderlik sürecinin Türkiye’de öncü şehri olacak. Avrupa’da önümüzdeki 20 yılda oluşacak yaklaşık 300 gigawatt rüzgar türbini talebinden pay almayı ve ülkemizde yeşil dönüşümün ana unsuru olan yenilenebilir enerji yatırımlarında 2035 yılına kadar gerçekleşecek 15 gigawatt rüzgar türbini yatırımlarında yerli türbinlerimizin kullanılmasını sağlamayı amaçlıyoruz.”
İzmir’in yerel düzeyde bekleyen potansiyelini uzun yıllardır harekete geçiremediğini kaydeden Kacır, yerel yönetimde ihmal edilen İzmir ve İzmirlilerin mevcut yönetimle eser ve hizmet siyasetine hasret olduğunu belirtti.
Bakan Kacır, İzmir’in layık olduğu hizmetlere kavuşma zamanının geldiğini söyleyerek, “Şehrimizde yıllar yılı adeta kangren haline gelmiş sorunları çözmek, İzmir’i daha da güzelleştirmek, hak ettiği seviyeye ulaştırmak için vizyonumuzla, hedeflerimizle, programlarımızla ve adaylarımızla biz hazırız. İnanıyoruz ki inşallah İzmir, 31 Mart’ta tercihini yatırım, eser ve hizmet siyasetinden yana kullanacak, şehrimizi geliştirecek, büyütecek ve Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı yapacak belediye başkanları ile yola devam edecektir. Emanet, ehil olana teslim edilecek, İzmir için kayıp yıllar en kısa sürede telafi olacaktır.” diye konuştu.
İzmir Valisi Süleyman Elban AK Parti İzmir Milletvekili ve Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, İZKA Genel Sekreteri Mehmet Yavuz’un da birer konuşma yaptığı etkinliğe AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysi Şahin, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de katıldı.
Bakan Kacır, açılış töreninden önce İzmir Valiliğini ziyaret ederek, Vali Elban’la bir araya geldi.
]]>Cemil Tugay, Ödemiş Ticaret Odası’nda düzenlenen toplantıya katıldı. Tugay, Ödemiş Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Surav, Ödemiş Ticaret Odası Meclis Başkanı Arif Basmacı, CHP Ödemiş Belediye Başkan Adayı Mustafa Turan ile meslek komitelerinin katıldığı toplantıda, kente yönelik projelerini anlattı.
Ege Bölgesi’nin zengin bir tarım havzasına sahip olduğunu, yetişen ürünlerin çeşitliliği ve kalitesi açısından da stratejik önemi bulunduğunu anlatan Tugay, “İzmir’i, İzmir yapan en önemli kimliklerinden birisi tarım şehri olması. Diğeri de ticaret şehri olması. Zamanla buna turizmi de eklemek gerekir. Uluslararası ticaretin bu kadar yoğun olduğu şehirde, sosyal ve kültürel yaşam güçlüdür. Bizler yüzleri batıya dönük, gerçekten gelişmeye açık, çağdaş yaşamı benimseyen, bunun gereklerini özellikle demokrasi ve insan haklarını özümsemiş ve yaşam şeklini ona göre kurmuş insanlarız. Bunların hepsi bir bütün, biri diğerinden ayrılamaz. Bir şehrin refahının olması için o şehrin demokrasiyi yaşatması, insan haklarına değer vermesi ve her türlü gericilikten uzak durması gerekiyor. Ancak bu zeminde zengin olabiliyorsunuz. Ege Bölgesi de tarımsal zenginliği ile dikkati çekiyor” diye konuştu.
“İHTİYAÇLAR DOĞRU PLANLAMA İLE KARŞILANACAK”
Belediyecilik hizmetlerinin alt ve üst yapı hizmetlerinden ibaret olmadığını kaydeden Tugay, “Artık görüyoruz ki tarıma, hayvancılığa ve birçok sektöre, hükümet vermesi gereken önemi vermiyor. Ciddi bir plansızlık var. Topraklar gittikçe daha fazla verimsizleşiyor. Tohumdan gübreye, akaryakıta her konuda dışa bağımlı bir ülke haline geldik. Tüm bunlar mevcut iktidarın yanlış politikalarından kaynaklanıyor. Bugün Türkiye’nin en büyük limanlarını yine yabancılar işletiyor. Limanlarımızın milli ekonomi bünyesinde olması gerekirken, devletin veya yerli işletmecilerin işletmesi gerekirken Türkiye’nin en fazla ticaret yapan limanlarını Çinliler, Singapurlular işletiyor. Singapur ufacık bir ülke. Mersin Limanı’nı işletiyor. İnanılmaz bir para kazanıyor. Hayati öneme sahip. Oysa İzmir Limanı sürekli geriliyor” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra kentin ekonomisini geliştirip büyütmek, toprağı ve tarımı ile refah seviyesi yüksek bir şehir yaratmak için çalışacağını ifade eden Tugay, “İzmir’de kalkınma belediyeciliği uygulayacağız. Üretimi daha fazla destekleyeceğiz. Üreticinin yanında olacağız. Çiftçimizin, tarım yapan insanımızın ürünlerini sağlıklı koşullarda saklayarak, günü geldiğinde bunu satmalarını sağlayacak tesisler kuracağız. Kırsal bölgede üretimin yanı sıra sosyal yaşamı da destekleyeceğiz” ifadesini kullandı.
“İZMİR YAPAY ZEKA KULLANIMINDA ÖNCÜ OLACAK”
Kırsal bölgeler için önemli olan üretim yollarının sürekli açık tutulması için Küçük Menderes’te şantiye kurulacağı sözünü yineleyen Cemil Tugay, şöyle devam etti:
“Burada asfalt, kilit parke üretimi olacak. Alt yapı ekiplerinin sayısını artıracağız. Köy yolları, üretim yollarıyla ilgili problemleri kısa sürede çözeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yapay zekayı aktif olarak kullanacak. Yapay zeka konusunu doğru anlamak lazım. Anında binlerce, hatta milyonlarca veriyi alan, saniyeler içinde değerlendiren, ihtiyacınız olan bilgiyi rapor olarak sunan, nerede ne problem olduğunu gören ve ona göre önerilerde bulabilen bir sistemdir bu. Yerel yönetimlerin, kamunun bunları kullanması yarar getirecek. Dünyada başarılı örnekleri var. Ben bu konuda kararlıyım, İzmir’i bu konuda dünyanın öncü şehirlerinden biri yapacağım. Her hizmette bunun yararını göreceğiz.”
]]>İzmir’de bir otelde AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen İzmir Buluşmaları iftar programında konuşan Bolat, İzmir’in gerçek belediyecilikle tanışmasını temenni ettiğini, Hamza Dağ’ın hukukçuluğunun yanı sıra ülkenin her alanında proje üreten biri olduğunu ifade etti.
Bolat, ortak payda olan inanç, vatan, bayrak ve milletin birliğini yüceltecek sonuçların ülkeye nasip olmasını dilediğini belirterek hükümetin İzmir’i hiçbir zaman hizmetsiz bırakmadığını vurguladı.
Bakan Bolat, bugün işletmeye açılan Batı Anadolu Serbest Bölgesi için toplam 2 milyar dolar yatırım yapılacağını söyleyerek, şunları kaydetti:
“4 milyar dolar bir ticaret bekleniyor. 200 fabrika kurulacak. En fazla 2 sene içinde hepsinin tamamlanacağını göreceksiniz. 20 bin insanımız orada çalışacak. Bunun anlamı 100 bin kişilik aile nüfusu oradan ekmek yiyecek. Ülkemize yıllık 2 milyar dolar döviz kazandırılacak. Bir başka müjdeli haber vermek istiyorum. Geçen yıl kararı çıkmış olan Menemen Serbest Bölgesi’nin de kurulma çalışmaları dosyası Bakanlığımız tarafından bugün itibarıyla bitirildi. Hayırlı olsun inşallah. Cumhurbaşkanlığımıza sevk edeceğiz. Orada da 200’e yakın yeni fabrika kurulacak. Bunlar tamamen ihracat amaçlı arkadaşlar. ve ülkemize yabancı şirketler gelecek. Yerli şirketlerimiz orada yer alacak. Teknolojiye odaklı ve ülkemize teknoloji ve sermaye girişini de hızlandıracak bu iki proje İzmir’e, Ege’ye ve Türkiye’ye gerçekten önemli kazanımlar sağlayacak.”
Bolat, Kovid-19’la başlayan, Rusya-Ukrayna savaşıyla devam eden; gıdada, enerjide ve bütün sektörlerde biraz da aşırı talep ve tedarik zincirlerinin kopmasından dolayı yüksek bir enflasyonist sürecin yaşandığını dile getirerek, “İnşallah orta vadeli programla beraber 2026 sonunda tek haneli rakama düşürülecek. İhracatımızı artırarak, ithalatımızı da azaltmaya çalışarak dış ticaret açığımızı ve cari açığımızı makul seviyelere getirme gayreti içindeyiz.” dedi.
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, İzmir’i ülkenin ticaret, iş, yatırım, finans ve turizm başkenti yapmak, çok daha güvenli ve konforlu bir şehir haline dönüştürmek istediklerini belirterek, “Nitelikli iş gücünü artıracak, bu yolla şehrimizi nitelikli üretimin merkezi yapacağız. Şehrimizin ekonomisini gelecek dönemde parlatacak 3 tane stratejik alan belirledik. Bunlar bilişim, yenilenebilir enerji ve sağlık turizmi. Gördüğüm çok net bir şey var, İzmir’in potansiyelini harekete geçirdiğimizde bu sektörlerde yatırım yapacak herkesin önünü sonuna kadar açtığımızda her çeyrekte açıklanan büyüme rakamına 0,5 ekleme ile Türkiye ekonomisine buradan katkı sağlayacağımızdan hiç şüphemiz yok.” diye konuştu.
AK Parti Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir’de ticaretin kalbi olan Konak’ın kalkınması için canla başla çalışacaklarını belirterek, “İzmir’in artık kaybedecek 5 yılı daha yok. Özellikle Konak için. Bu işe var gücümüzle inandık. Sizlerin de bize inandığınızı biliyoruz.” dedi.
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir’in ihracatta uzun yıllar İstanbul’dan sonra 2. sırada olduğunu ancak bugün 4. sıraya gerilediğine dikkati çekerek, İzmir’in ihracat rakamlarının tekrar yükselmesi için çok çalışacaklarını söyledi.
]]>Bergama ilçesinde kurulan Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nin açılışında konuşan Bolat, buranın Türkiye’nin 19. serbest bölgesi olduğunu belirtti.
Bolat, “Çok geçmeden burada fabrikaların hepsi tamamlanmış olacak. Çevreye duyarlı yatırımlarla yenilenebilir enerjinin tam ortasında olduğumuz bu güzel Bergama’da ülkemizin ekonomisine üretim olarak, yatırım olarak, istihdam olarak ve ihracat olarak çok büyük katkılar sunacaktır.” dedi.
Bakan Bolat, Türkiye’de ilk serbest bölgenin Turgut Özal tarafından 1985 yılında Mersin’de açıldığını anımsattı.
Bugüne kadar 18 serbest bölgede 7,5 milyar dolarlık yatırımlar yapıldığını belirten Bolat, “100 bin kişilik istihdam serbest bölgelerde yer almaktadır. 2 bin 111 firma bu 18 serbest bölgede yer almakta. Bunların içinde de aşağı yukarı yüzde 20’lik bir istihdam ESBAŞ tarafından sağlanmaktadır. Bu açıdan Bergama Serbest Bölgesi’nin de inşallah başarılı olacağına yürekten inanıyoruz. 2 bin 111 firmanın 548’i yabancı firmalardır. Buraya da inanıyoruz ki yabancı firmalar büyük bir ilgi göstereceklerdir.” diye konuştu.
Bolat, serbest bölgelerin kurulması, hazırlanması ve işletilmesinden sorumlu bakanlık olarak gerek işletici firmalar gerek de serbest bölgelerde yer alan firmalarla son derece koordineli bir şekilde çalıştıklarını anlattı.
Serbest bölge yatırımlarına çok önem verdiklerini belirten Bolat, şunları kaydetti:
“18 serbest bölgemizden geçen yıl elde ettiğimiz ihracat geliri 12 milyar 700 milyon dolara ulaştı. Bu sene de ilk 2 ayda yüzde 10 civarında serbest bölgelerimizden yapılan ihracatta artış bulunmaktadır. Geçen yıl 18 serbest bölgemizin ülkemiz ekonomisine kattığı ticaret hacmi 31 milyar dolardır. Aşağı yukarı üçte birinden fazla yüzde 35’i ihracat geliri olarak elde edilmiştir. Serbest bölgelerimizde araştırma geliştirme yoğun, yüksek katma değerli inovasyon ve teknoloji odaklı malların ve hizmetlerin üretilmesi temel hedeflerimiz arasındadır. Hem üretim hem ihracat hem de ülkemize döviz kazandırmak, bu serbest bölgelerin kurulmasındaki en önemli hedeflerin arasında yer almaktadır.”
Bolat, 21 yıldır Türkiye’nin mal ihracatını 36 milyar dolardan 256 milyar dolara, hizmetler ihracatını 14 milyar dolardan 100 milyar dolara, milli geliri 230 milyar dolardan bir trilyon 118 milyar dolara çıkardıklarını söyledi.
Türkiye Yüzyılı’nda dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek için çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Bolat, iş dünyasından 31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ ve Bergama Belediye Başkan adayı Sadık Doğruer’e destek istedi.
İzmir Valisi Süleyman Elban da sanayicilere böyle bir alanın tanımlanmasının önemli olduğunu, bölgenin kentteki iş insanlarına hayırlı olmasını diledi.
Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, Bergama’nın potansiyelini ortaya çıkaracak bir serbest bölgeye kavuştuğunu, 120 firmanın faaliyet göstereceği bölgede 20 bin kişinin çalışacağını söyledi.
Stratejik konumu, tarihi ve kültürel mirası, zengin doğal kaynakları ile İzmir’in uluslararası ticaretin kalbinde yer almayı hak ettiğini belirten Dağ, “Bizim gayemiz İzmir’i bir taraftan vatandaşlarımızın keyif aldığı bir şehir yaparken diğer taraftan tarımıyla, turizmiyle, sanayisiyle sadece kendine yetebilen değil, Türkiye’nin itici güçlerinden biri haline getirmek. Projelerimizin İzmir’i ve bölgemizi sadece ticaretin merkezi değil kültürel ve turistik bir merkez haline getireceğine inanıyoruz. İnanıyoruz ki bu hayallerimizi gerçeğe dönüştürdüğümüzde yerli ve yabancı yatırımcı yatırım yapmak için sıraya girecek. İnanıyoruz ki bu projelerimize hayat verdikçe artık bu şehrin gençleri iş bulmak için başka şehirlere göç etmek zorunda kalmayacak.” dedi.
ESBAŞ Yürütme Kurulu Başkanı, BASBAŞ Üst Yöneticisi ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Faruk Güler de ESBAŞ’ın serbest bölgecilikteki 35 yıllık deneyimi BASBAŞ’a aktaracağını söyledi.
BASBAŞ’ın yaklaşık 2,5 milyon metrekare büyüklüğündeki arazi üzerine kurulduğunu, bölgede 2 yıldır altyapı çalışması yaptıklarını anlatan Güler, şunları kaydetti:
“30 yıllık ihtiyaçları dikkate alarak 1,5 milyon metrekaresini fabrikalarımızı yapmak için hazırladık. Gümrük kapımız dahil tüm kamu binaları bitti. Kullanıma açıldı. Fabrika inşaatları başladı. Bitmek üzere olan fabrika inşaatlarımız da var. İlk fabrikamız mayıs ayının başında üretime başlıyor. 4 milyon dolar ticaret hacmimiz olacak. 2 milyar dolar ihracatımız olacak. Yaklaşık 2 milyar dolarlık da yabancı ve yerli yatırımcı olacak. Bunlar hep gelecek. 2024 yılında fabrikaların devreye alınmasıyla yaklaşık 20 milyon dolar ihracat yapacağız. Bu bölgede 500 kişi çalışıyor. 2025 yılı sonunda 75 milyon dolar ihracat gerçekleştirip 1000 kişiye istihdam sağlayacağız.”
Açılış törenine AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu ve iş dünyası temsilcileri katıldı.
]]>Ufuk Öntürk’ün eniştesi Deniz Keser:
“Bir kül tablasının aşağı düşmesiyle başlayan olayda çekiçle vurularak hunharca öldürülmüş”
İZMİR – Güneydoğu Asya ülkesi Kamboçya’da kaldığı pansiyonun sahibi ve çalışanları tarafından çekiçli saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden 52 yaşındaki Ufuk Öntürk, memleketi İzmir’de defnedildi. Yaşanan vahşi cinayetle ilgili bilgi veren Öntürk’ün eniştesi Deniz Keser, “Bir kül tablasının yukarıdan aşağı düşmesiyle ilgili başlayan olayda, 6 kişi tarafından çekiçle vurularak hunharca bir şekilde, boynuna da tahminimce bir zincir takılarak pansiyon çalışanları ve sağdan soldan gelen akrabaları ile bu cinayet işlenmiş” dedi.
Edinilen bilgiye göre, İstanbul’da yaşarken kalp krizi geçiren ve ölümün eşiğinden dönünce dünyayı gezmek için çıktığı yolculukta 4-5 yıl önce gittiği Güneydoğu Asya ülkesi Kamboçya’ya yerleşen Ufuk Öntürk (52), 25 Şubat’ta kaldığı pansiyon çalışanları ve akrabalarınca çekiçli saldırı sonucunda hayatını kaybetti. Yaşanan cinayetle ilgili soruşturmada 1’i kadın 6 kişi Kamboçya devlet yetkililerince yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Pazar günü Türkiye’ye getirilen Öntürk’ün cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından bugün, aile yakınlarına teslim edildi.
“Pansiyon çalışanları ve sağdan soldan gelen akrabaları ile bu cinayet işlenmiş”
Ufuk Öntürk’ün cinayete kurban gitmesinin ardından yaşanan süreci anlatan eniştesi Deniz Keser: “Bize ilk bilgiler geldiğinde tabi ki böyle bir cinayet olduğu söylenmedi konsolosluk tarafından. Aradan bir gün geçtiğinde cinayet haberlerinin çıktığını gördük. Sonra bu bilgiler doğrultusunda Kamboçya’da bulunan Punom Pen Büyükelçiliği ile iletişime geçtik. Olayın içerisine girdiğimizde de olay şöyle gerçekleşmiş; bir kül tablasının yukarıdan aşağı düşmesiyle ilgili başlayan olayda, 6 kişi tarafından çekiçle vurularak hunharca bir şekilde, boynuna da tahminimce bir zincir takılarak pansiyon çalışanları ve sağdan soldan gelen akrabaları ile bu cinayet işlenmiş. Orada 1’i kadın 5’i erkek olacak şekilde olayla ilgili 6 kişi tutuklandı.”
“Budist bir inanca sahip ülke olduğu için cenazemizin önce yakılmasını istediler”
Cenazenin Türkiye’ye getirilme noktasındaki yaşananları da aktaran Keser, “Daha sonra biz nasıl cenazemizi getiririz olayına girdiğimizde 10-15 bin dolar gibi bir para istendi. Bu doğrultuda biz tabi bu parayı bulamayacağımızı söyledik. Konsolosluk bize ara ara bilgi veriyordu. Orası Budist bir inanca sahip ülke olduğu için cenazemizin önce yakılmasını istediler. Biz buna karşı geldik. 20-21 gün bir süreç içerisinde cenazemizi buraya getirebildik. Bu şekilde bir cinayet bizim için çok kötü oldu. Bu doğrultuda şu an oradaki konsolosluğumuzun geliştirmiş olduğu bilgiler doğrultusunda onlara da teşekkür ederiz. Dışişleri Bakanlığımıza da teşekkür ederiz. Bize yardımcı oldular. Şimdi kendi gelenek ve göreneklerimize göre de cenazemizi defnedeceğiz” dedi.
Öntürk’ün kız kardeşi Yıldız Eyçalış ise “Bundan sonraki mahkeme süreçlerinde bu cinayete işleyenlerin hepsi yakalandı mı, yakalananlar da bırakıldı mı bırakılmadı mı onları bilmiyoruz. Bununla ilgili sürecin takibi konusunda devletimizden destek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Devletimiz vatandaşının cenazesini orada bırakmayacak bir şekilde büyüklüğünü gösterdi”
Yaşanan cinayetin ardından süreci yakinen takip eden ve cenazenin Türkiye’ye getirilmesi konusunda devlet yetkilileri ile iletişime geçerek konuyu aktaran AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan da Pınarbaşı Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazına katıldı. Burada bir açıklama yapan İnan, “İzmirli hemşerimiz Ufun Öntürk’ü kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Kamboçya’da vahşice işlenen bir cinayette yitirdik kendisini. Tabii aile yakınları direkt bizlere ulaştılar. Kamboçya devletinin çıkartmış olduğu bayağı yüklü bir cenaze hizmetleri bedeli vardı. Gerçekten bu miktar hem aile için hem de merhum için fazla bir bedeldi. Ortaya çıkan mağduriyet dolayısıyla hemen Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’a ailemiz adına, İzmirli hemşerilerimiz adına ulaştık. Sağ olsun devletimiz vatandaşının cenazesini orada bırakmayacak bir şekilde büyüklüğünü gösterdi. Yaklaşık 20 gündür başta büyükelçimiz olmak üzere, konsolosluklar genel müdürümüz olmak üzere büyük bir çaba sarf ettiler. Bugün cenazemiz şehrimize ulaştı. Ailemizle birlikte cenazemizi defnedeceğiz” diye konuştu.
Hayatını kaybeden Ufuk Öntürk’ün cenazesi, Bornova Pınarbaşı Mezarlığı’nda ailesi ve yakınlarının katılımıyla kılınan cenaze namazının ardından, aynı mezarlık içerisinde defnedildi.
]]>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat bir dizi program için İzmir’e geldi. İzmir Adnan Menderes Havalimanına iniş yapan Bakan Bolat, burada AK Parti il teşkilatı ve partililer tarafından karşılandı. Daha sonra ‘Üç Kademe Yönetim Kurulu Üyeleri’ ile toplantıya dahil olmak üzere AK Parti İzmir İl Başkanlığı’na geçti. Bakan Bolat toplantının ardından il başkanlığında teşkilat buluşmasına katıldı. Buradaki programlarını tamamladıktan sonra Çiğli’de İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi ziyareti gerçekleştirerek Yönetim Kurulu ile toplantı düzenledi. Ramazan ayını tebrik ederek konuşmasına başlayan Bakan Bolat, “Organize Sanayi Bölgeleri Türkiye’mizin sanayileşme gelişiminde çok büyük bir önem taşıyor. Kümelenme projeleri ile gelişen organize sanayi bölgesi yatırımları AK Parti’nin 21 yıllık döneminde çok büyük bir ilerleme sağladı. Türkiye’de 190 kadar organize sanayi bölgesi varken bu rakam, 348’i Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında olmak üzere 34’ü de Tarım ve Orman Bakanlığında olmak üzere toplam 382 organize bölgemiz var. Buralar kümelenmenin ve sektörel ilerlemelerin hızlandığı ve sanayimize, üretimimize, ihracatımıza büyük katkı veren yerler. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi de bu anlamda pozitif bir örnek teşkil ediyor. Türkiye’nin 10’uncu büyük organize sanayi bölgesi ve 2,5 milyar dolarlık ihracatın da 1 milyar dolarlık ithalatı ile Türkiye’ye 1,5 milyar dolarlık pozitif katkı sağlıyor. İzmir’in tamamında bu olumlu gelişmeyi görüyoruz. Yaklaşık 24 milyar dolar ihracatı olan İzmir’in 13 milyar ithalatı var. Ülkemize tam 11 milyar dolar olumlu pozitif cari fazla kazandıran güzide bir şehrimiz” cümlelerini aktardı.
Sanayinin gelişmesinde hem yerli üretimin artışının hem de ihracat pazarlarının artışının büyük bir önem taşıdığının altını çizen Bakan Bolat, “Biz Ticaret Bakanlığı olarak ihracatımızı arttırma noktasında çok sayıda faaliyetler yapıyoruz. Geçen yılda rekor bir ihracat rakamıyla 256 milyar dolar mal ihracatı olarak, 100 milyar dolar hizmet ihracatı olarak kapamıştık. Bu sene inşallah hedefimiz, 267 milyar dolar mal, 110 milyar dolar hizmet ihracatı şeklinde ülkemize 377 milyar dolar döviz kazandırmak” ifadelerine yer verdi.
“Reeskont kredileri, Exim Bank’ın kredi ve sigorta sistemleri ile ihracatçılarımıza yardım ediyoruz”
“Ticaret Bakanlığı olarak gerek ihracat destek modüllerimiz gerekse Merkez Bankamızın kaynakları üzerinden ihracatçılarımızı reeskont kredileri, Exim Bank’ın kredi ve sigorta sistemleri ve bakanlık olarak bütçemizden yaptığımız destek programları ile tüm ihracatçılarımıza yardımcı olmaya gayret ediyoruz” diye sözlerini sürdüren Bakan Bolat, şunları kaydetti:
“Türkiye ekonomisinin dinamosu olan bütün sektörler çok önemli ama sanayi sektörü de milli gelirimiz 3’te birini, ihracatımızın yüzde 94’ünü oluşturan çok önemli bir sektör. Bu güzel sanayi bölgesinin genişlemesi yatırımlarını artması noktasında her zaman desteğimi hükümet olarak sanayicilerimize devam edecek.” – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve İZELMAN A.Ş. stratejik ortaklığında, Bilim Kahramanları Derneği tarafından fuarizmir’de düzenlenen, ‘Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 20. Sezon Türkiye Finalleri’nde ödüller sahiplerini buldu. 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini “Topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini” sağlayan dünyada 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuk ve gencin katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarını, Türkiye’de, Bilim Kahramanları Derneği 2004-2005 sezonundan bu yana Bilim Kahramanları Buluşuyor adıyla düzenliyor. 2004 yılından beri Türkiye’de 80 şehirden 38 bin 763 çocuğun katıldığı turnuvalar, bu yıl Masterpiece temasıyla gerçekleştirildi.
Bu yıl Şubat ve Mart aylarının hafta sonlarında Ankara, Eskişehir, İstanbul, İzmir ve Mersin’de gerçekleştirilen 16 yerel turnuvada, 54 ilden 468 takımla 5 bini aşkın çocuk ve gence erişildi. Bu turnuvalarda dereceye girenler, Ulusal Turnuva’ya katılmaya hak kazandı. 23 ilden, 648 öğrenci 70 takımla Ulusal Turnuva’ya katılırken öğrenciler, kendilerine ayrılan stantlarda projelerinin tanıtımını yaptı ve robotlarının verilen görevleri yerine getirmesi için yoğun çaba harcadı. Yarışma için jürinin karşısına çıkan küçük bilim kahramanları, kendi ilgi alanlarını ve hobilerini daha fazla insana ulaştırmanın yollarını teknoloji ve sanatı kullanarak buldukları çözüm önerilerini paylaştı. İki günün sonunda düzenlenen ödül töreniyle öğrencilere kupa ve madalyaları verilirken beş takım uluslararası turnuvalara katılma hakkı elde etti.
Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, bilimin toplumun her kesimine yayılması, bilim ve bilimle ilgili süreçlerin, bilim insanlarının desteklenmesi için dernek olarak birçok program gerçekleştirdiklerini belirterek, “Amacımız bilimsel düşünce farkındalığın toplumun her kesimine yayılıp teşvik edilmesi için birçok çalışma yapmak, çocuk ve gençlerin erken yaşta bilimle buluşmasını sağlamak. Bu amaçla Türkiye’nin dört bir yanında gönüllüler ile birlikte çalışıyoruz. Bu çalışmaların en uzun soluklusu olan Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge programı. Her yıl siz sevgili öğrencilerimiz, programın odaklandığı global bir temayı keşfediyor, bilim insanları ile araştırma yapıyor, çözümler üzerine düşünüyorsunuz. Ayrıca, okulda gördüğünüz matematik ve fen becerinizle robotik ve kodlama alanında yeni kazanımlar elde ediyorsunuz. Tüm bunları da belki ilk defa tanıştığınız takım arkadaşlarınızla birlikte iş birliği içinde yapıyorsunuz. Bu süreçte öğrendiklerinizin değeri paha biçilmez. Biz, kazandıklarınızı, aramızda gönüllü olarak yer alan onlarca genç sayesinde görebiliyoruz. Keşfetmekten, araştırmaktan, Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere armağan ettiği bilim yolundan asla vazgeçmeyin. Atatürk’ün dediği gibi ‘Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir, fendir’ İyi ki varsınız, iyi ki katıldınız, benim için hepiniz şampiyonsunuz” dedi.
İZFAŞ Halkla İlişkiler ve Etkinlikler Müdürü Şebnem Şendil de “Uzun yıllardır bu turnuvaya ev sahipliği yapıyoruz. Sizi ağırlamaktan, bir arada ve coşkunuza ortak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bugün burada sonuç ne olursa olsun hepiniz kazandınız, bu duyguyla ayrılmanızı istiyoruz. İyi ki varsınız. Her zaman bilimi desteklemeye ve yanınızda olmaya devam edeceğiz” diyerek bu yıl Dünya Robot Olimpiyatı (World Robot Olympiad-WRO) Uluslararası Finali’nin, 28-30 Kasım 2024 tarihleri arasında yine fuarizmir’de düzenleneceğini hatırlattı.
İlk beşe giren ve uluslararası turnuvalara katılmaya hak kazanan takımlar ve okulların listesi şöyle oldu:
Şampiyonluk Ödülü: Exfavilla in Scaena – İzmir TAKEV Ortaokulu
İkincilik Ödülü: Intersectıon Lurenia – İstanbul Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi
Üçüncülük Ödülü: Artıfusion – İzmir Çakabey Lisesi
Dördüncülük Ödülü: Robotürk – İzmir Büyükçiğli Türk Koleji Fen Lisesi
Beşincilik Ödülü: Future Designers – Manisa Salihli Bahçeşehir Koleji Ortaokulu – İZMİR
]]>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat bir dizi program için İzmir’e geldi. İzmir Adnan Menderes Havalimanına iniş yapan Bakan Bolat, burada AK Parti il teşkilatı ve partililer tarafından karşılandı. Daha sonra ‘Üç Kademe Yönetim Kurulu Üyeleri’ ile toplantıya katılmak üzere AK Parti İzmir İl Başkanlığı’na geçti. Bakan Bolat toplantının ardından il başkanlığında teşkilat buluşmasına katıldı. Bakan Bolat’a AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Teşkilat Başkanı Rahmi Taştan, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Dilek Yıldız Büyükdağ eşlik etti. Burada teşkilat mensuplarına seslenen Bakan Bolat, “Coşkuyu gördük ve İzmir gerçekten çok şeyi hak ediyor dedik. 19’uncu Serbest Bölgemiz olacak. İzmir’in 3. Serbest Bölgesi olacak. 15 bin kişiye iş istihdam imkanı çıkacak. 2 milyar dolar inşallah ihracat kazanacağız. 200 firma orada çalışacak. Türkiye’nin üretimine, ihracatına katkıda bulunacak. Her yerde İzmir’de bu sefer inşallah büyük bir müjdenin ayak izleri konuşuluyor. Ankara’da, İstanbul’da, diğer yerlerde gittiğimizde İzmir bu defa bir başka güzel diyorlar. Sizin bu heyecanınızı, coşkunuzu görseler zaten bu defa işlem tamam diyecekler. Allah’ın izniyle İzmir için çok güzel bir Büyükşehir Belediye Başkan adayımız var, Hamza Dağ. Hamza Bey enerji dolu, motive, heyecan dolu, gece gündüz uğraşıyor. Projeleriyle, ekibiyle beraber İzmir’e inşallah Cumhur İttifakı’nın, AK Parti’nin o çok başarılı gerçek belediyeciliğini getirmek üzere gece gündüz çalışıyor. Biz inanıyoruz, sizler de inanıyor musunuz? İzmir’in sonucu 31 Mart seçimlerinde büyük yankı yapacak, ses getirecek, buna inanın. Sadece 13 gün kaldı” ifadelerini kullandı.
AK Parti döneminde İzmir’e 455 milyar liralık kamu yatırımının yapıldığının altını çizen Bakan Bolat, “İzmir ‘bize oy vermediler, bizi seçmediler’ diye icraatlardan, hizmetlerden asla mahkum bırakılmadı. Türkiye’nin her tarafına ne yapılıyorsa İzmir’e de fazlasıyla yapıldı. Çevre yolu, İstanbul-İzmir otoyolu. 12 tane Organize Sanayi Bölgesi var İzmir’de. 3. Serbest Bölgeyi bugün açıyoruz. 4. Serbest Bölge Menemen de yolda” diye konuştu.
Konuşmasında daha önce yaşanan gezi olaylarından da bahseden Bakan Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kimseyi etnik olarak, din olarak, mezhep olarak, gelir düzeyi olarak, rengi olarak, cinsiyeti olarak asla ayırmadık. Buna Allah da şahit, herkes de şahit. Fakat hatırlıyorsunuz onlar Allah muhafaza iktidarı bir ele alsalar nasıl bir tek parti faşizmi göstereceklerini hep birlikte yaşadık. Gezi olaylarında da yaşadık. 10 sene önce burada gezi olayları sırasında 2-3 hafta geçtiği halde sizler sokağa çıkamıyordunuz. Araçlarda taciz ediliyordunuz, laf çarpılıyordu. AK Parti’nin Karşıyaka İlçe binasını kundaklamaya kalkmışlardı. Biz herkese eşit davrandık, ayrımcılık yapmadık. 85 milyon vatandaşımızın hepsi azizdir, kutsaldır ve bizim öz ve öz vatandaşımızdır diye çaba sarf ettik.”
“İzmir esnafımıza 20 milyar lira, çok düşük maliyetli finansman desteği kredisi verdik”
Türkiye’de yapılan yatırımlardan bahseden Bakan Bolat, “Türkiye’de neler yapmadık ki? İzmir’in Şehir Hastanesi, Türkiye’ye 23 Şehir Hastanesi, 30 bin kilometre duble yol, binlerce kilometre otoyol, yine binlerce kilometre hızlı tren, yakında İzmir-Ankara hızlı tren inşallah kavuşuyor. İzmir’in ve Türkiye’nin hastanelerinin tamamı yenilendi. Okulları tamamı yenilendi. İnsanların gelir artışı, refah ve satın alma gücü en az 3 katına yükseltildi. Milli gelir kişi başına 3 bin 608 dolarken 13 bin 110 dolara çıkarıldı. 238 milyar dolar olan milli gelir 1 trilyon 118 milyar dolara çıkarıldı. Bir Türkiye ekonomisine 4 buçuk Türkiye ekonomisi daha eklenerek 5 buçuk Türkiye ekonomisi yapıldı. Daha iyisini de yapacağız. Canla başla çaba sarf ediyoruz. İzmir esnafımıza geçen sene 20 milyar lira, çok düşük maliyetli finansman desteği kredisi vermişiz. Bu sene ilk 2 ayda 1.4 milyar lira yine bu finansman desteğini sağladık. Çiftçilerimizin gelirlerinin enflasyonun üstünde olmasını sağladık. İşçilerimize, asgari ücrette, memurlarımıza, emeklilerimize tüfe enflasyonun oldukça üzerinde ücret artışları sağladık” cümlelerini aktardı.
Konuşmasını sürdüren Bakan Bolat, muhalefetten de söz ederek şunları kaydetti:
“Onlar beceriksizliklerini, bir şey yapamadıklarını biliyorlar. Belediyelerin nasıl yönetildiğini, sanal dünyadaki palavra reklamlarla hükümetin ve AK Parti belediyelerinin yaptıkları hizmetleri, kendileri yapmış gibi yalan da anlatmaya çalışıyorlar. Nasıl olsa birileri inanır mantığı içinde sahiplenmeye çalışarak propaganda yapıyorlar. Varsa yoksa sığındıkları, market diyor. Bir ürünün fiyatı zıpladı diye onu istismar etmeye çalışıyor. Fakat bu seçimde soğan patates istismarı yapabiliyorlar mı? Yapamıyorlar. Şeker, ayçiçeği yağı, domates, salça, biber yapamıyorlar. Az bir şey, kırmızı et fiyatlarında bir artış oldu. Kesime daha az hayvan gönderilince orada bir küçük sıkıntı oldu. Onun üzerinden Ramazan, seçim, ücret artışları üst üste gelince o konuyu istismar etmeye çalıştılar. Ama 1 Nisan günü göreceksiniz bu istismar siyaseti bitecek, hizmet eser siyaseti başlayacak.”
Programda Konuşan AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ise “Biz bu saate kadar çok iyi işler yaptık. Biz bu saate kadar yaptığımız işleri, merkezi hükümetin bütçesiyle yaptığımız işleri, İzmir’de tek tek anlattık. Şimdi sıra geldi İzmir’de vatandaşlarımızı hizmetle buluşturmaya. Büyükşehirimiz’de Hamza Dağ başkanımızla 30 ilçe belediye başkanımızla beraber inşallah artık yeter dediği noktadayız. Bıçak kemiğe dayandı. İzmir çantada keklik oylara sahip değil. İnanın bu önümüzdeki 5 sene yaşayacaklarımız o kadar kötü bir zemin var ki. Belki biz çok zorlanacağız ama o kadar büyük zeminde 10 yıl değil, inanın İzmir 50 yıl kaybedecek” ifadelerine yer verdi.
Hiç yorulmadan son 13 günü çalışarak geçireceklerini belirten AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da şöyle konuştu:
“Yeri geliyor günde 2-3 saat uykuyla mücadele ediyoruz. Öncelikle 18 Mart Çanakkale Zafer Bayramımızı tebrik ediyorum. Kabinede pırıl pırıl büyüklerimiz var. Eğer bizler onların gece gündüz çalışmalarının karşısında çok güzel çalışma ortaya koyarsak, kader gayrete aşıktır.” – İZMİR
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, Karşıyaka Hikmet Şimşek Sanat Merkezi’nde moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi Metehan Kesikparmak’ın yaptığı “Açık Mikrofon” programına konuk oldu. Üniversite öğrencileri ile kentin ve ülkenin sorunlarını konuşan Tugay, projelerini anlattı, kendisine yöneltilen sorulara yanıt verdi.
İKLİM BELEDİYE AĞI OLUŞTURULACAK
Programda iklim krizine yönelik projeleri sorulan Başkan Cemil Tugay, şunları söyledi:
“İklim krizi konusunda farkındalığı bulunmayan siyasetçi olmamalı. Karşıyaka’da Sürdürülebilir İklim Eylem Planı hazırladık. Plan uygulamada. Yine yenilenebilir enerji yatırımlarımız var. Kendi belediye binalarımızda yüzde 40’a varan tasarruf sağladık. Kentin yeşil dokusunu artırmak için ya da karbon yutağı miktarını artırmak için kente 100 bin tane ağaç diktik. Yeşil bant çalışması da yaptık. Bunları yaparken kentsel ısı haritaları konusunda da çalıştık. Karşıyaka’nın nasıl bir sıcaklığa sahip olduğunu görüp, ağaçlandırmayı ona göre yaptık. Atık yönetimi ile ilgili çalışmalarımız oldu. Bütün bunları şimdi İzmir ölçeğinde yapmak üzere belediye başkan adayıyım. Her yaşta insanın iklim krizi konusunda bilinçlenmesi gerek. İklim çok yönlü bakılması gereken bir şey. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olunca sadece İzmir değil tüm belediyeler arasında bir iklim belediye ağı oluşturacağım. Önce bölgesel, sonra ulusal ardından ise uluslararası iş birlikleri için adım atacağım.”
“İZMİR’İN GENÇLERİ OLAĞANÜSTÜ”
Gençler için çalışan 53 sivil toplum kuruluşunun, gençlerin istekleri ve beklentilerinin yanı sıra iklim krizi ile mücadele gibi konuları da içeren “İzmir’in Yerel Gençlik Stratejisi” başlıklı rapor, programda açıklandı. Göreve geldikten sonra bunu uygulama konusunda kendilerine taahhütte bulunmasını isteyenlere Başkan Tugay, şu yanıtı verdi:
“Ben gençleri çok seviyorum. İzmir’in Yerel Gençlik Stratejisi’ni uygulayacağımı buradan ilan ediyorum. İzmir’in gençleri olarak olağanüstüsünüz. Bize hazır eylem planı vermişsiniz. Bunu uygulamak bizim için keyiftir.” Tugay, sözlerinin ardından taahhütnameyi imzaladı.
“KİRA ÖDER GİBİ EV SAHİBİ OLACAKLAR”
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, 25 bin sosyal konut projesini nasıl hayata geçireceğini de açıkladı. Tugay, “Belediyeye ait alanda toplu konut planlanacak. Kooperatif gibi. Evi olmayan ve ev konusunda öncelik vermemiz gereken insanları belirleyeceğiz. Bir bölge seçtik orada 2 bin 500 konutluk proje yapıyoruz. Belediye kar etmeden yaparsa maliyet düşer. En yüksek bedel arsa bedeli. Arsa ücretsizse avantaj olur. Belediye kaynakları, fonlar kullanılabilir. İlgili finans kuruluşları ile görüştük. Bir gayrimenkul yatırım ortaklığı kurmayı düşünüyorum. Türkiye’de ilk olacak. Yurttaşlarımız uzun vadelerle kira öder gibi ev sahibi olacak. Geri dönüşlerle de yeni projeler geliştireceğiz” dedi.
“MUSLUK SUYU İÇİLEBİLECEK KALİTEDE”
İzmir’de su faturalarına yönelik şikayetler de Tugay’a soruldu. Başkan Cemil Tugay, “Suyu, yer altı kaynaklarından temin ediyoruz. Yüksek enerji maliyetleri fiyata yansıyor. İzmir’de musluk suyu içilebilir kalitede. Ancak tadı beğenilmiyor. Yer üstü su kaynaklarından su elde edersek, sorunu büyük ölçüde çözüme kavuşturabiliriz. Gördes ve Savaştepe’de yapılan barajlardan İzmir’e su temini için gerekli planlamalar var. Önümüzdeki 2 sene içinde suyun fiyatını düşürüp, içme suyu kalitesini artıracağımıza eminim. Bizim suyla alakalı sorunu çözmemiz zor değil” ifadelerini kullandı.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Cemil Tugay, Karaburun’un ardından Mordoğan’ı da ziyaret etti. Seçim çalışması yaptığı sırada İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ile karşılaşan Başkan Cemil Tugay, rakibi ile bir süre sohbet etti. Tugay ve Özlale birbirine başarılar dileyerek, aynı bölgede çalışmaya devam etti.
Mordoğan’da önce esnafı ziyaret eden, ardından ise halk buluşmasına katılan Başkan Cemil Tugay, İzmir’in her yerine eşit hizmet götüreceklerini sözünü yineledi.
“YEREL SEÇİMDE HAK ETTİKLERİ YENİLGİYİ ALACAKLAR”
Tugay, “İzmir’in daha güzel bir kent olması için çalışacağız. Bugüne kadar Cumhuriyet’e sahip çıkan insanlarla birlikte, bu ülkeyi nasıl düzlüğe çıkaracağımızı konuşalım istiyorum. Genel seçimlerden sonra zihnimize gölge düştü. Ben bunu gözlerinizde görüyorum. Sizler davaya sahip çıkmış, burada toplanmış insanlarsınız. Ama birileri, birçok insanımızın kafasını karıştırdı. Bu adamlar yenilmez diye bir şey yok. 25 senedir nasıl onları İzmir’de eze eze yendiysek, bu defa da eze eze yeneceğiz. İzmir’in her bir yanında bu iradeyi görüyorum. Bu yerel seçimde hak ettikleri yenilgiyi alacaklar. Genel Başkanımızın da dediği gibi sizin sayenizde erken genel seçimle, onları devireceğiz” dedi.
TÜRKİYE’YE İZMİR MORALİ
Konuşması sırasında küçük bir kız çocuğunu sahneye davet eden Başkan Tugay, hiçbir çocuğun, geri kalmış bir ülkeyi, yoksulluğu, adaletsizliği hak etmediğini belirterek, şunları söyledi:
“Kurtuluş Savaşı’ndan 101 yıl sonra hala ‘Mustafa Kemal’in askeriyiz’ deme gereği duyuyorsak, o günkü mücadele bugün de devam ettiği için. O gün ülkemizin bağımsızlığını tehdit edenler, ülkemizi işgal edenler, ülkemizi ele geçirmeye çalışanları, bizleri ümmet yapıp ele geçirmeye çalışanlara karşı; bizi halk yapan, millet yapan, Türkiye Cumhuriyeti’ni de bağımsız güçlü bir devlet yapan o anlayışa hizmet etmeye kararlı olduğumuz için söyleme gereği duyuyoruz. Bu iradeyi en güçlü şekilde Türkiye’de İzmir gösterdi. Bu nedenle İzmir Türkiye için umut olmuştur. İzmir var oldukça Türkiye’de de umut var olmaya devam edecek.”
TARIM VE TURİZM PLANLI ŞEKİLDE GELİŞECEK
İlçeye kültür merkezi ve çok amaçlı spor salonu kazandırmayı planladıklarını anlatan Tugay, “Burası turizm bölgesi. Doğal yapısını bozmadan turizmi geliştireceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi kıyı balıkçılığına destek veriyor. Bunu büyüteceğiz. Zeytincilik başta olmak üzere tarımsal çalışmalara destek olacağım. Tarımın daha nitelikli olması için çalışacağım. Özellikle yaz aylarında İzmirlilerin buraya daha kolay ulaşması için deniz ulaşımı başta olmak üzere bütün ulaşım alternatiflerini hizmetinize sunacağım. Önümüzdeki dönemde kent, doğaya ve denize zarar vermeden büyüyecek. Bunun için doğru planlama çalışması yapıp her konuda dikkatli olacağız. İzmir’in her köşesini kendi evim gibi koruyacağım. İstismar edilmesine izin vermeyeceğim. Bana güvenmenizi istiyorum. Size hizmetten onur duyacağım. Seçileceğime şüphem olmadığı için şimdiden ekiplerimizi oluşturduk” diye konuştu.
Karaburun Belediye Başkanı ve CHP’nin Karaburun Belediye Başkan Adayı İlkay Girgin Erdoğan ise Cumhuriyet değerlerini savunmanın önemine dikkat çekerek, herkesin çocuklarının geleceğine sahip çıkması için tek yürek olmasını istedi.
]]>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın, İzmir’de düzenlenen Nevruz kutlamalarında; “Kayyum rejimini 31 Mart’ta bitireceğiz. Bu seçimler bizim için çok kıymetli. Biz yaşadığımız her olayın tek adam rejimiyle ilgisi olduğunu biliyoruz” dedi. Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın parti logosu kullanmadığını söyleyen Akın, “Biliyor ki AKP’nin İzmir’de hiçbir şeyi kalmamış. Buradan ona sesleniyoruz AKP logosunu kullanmıyorsan bırak bu işi” ifadelerini kullandı.
İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapılan Nevruz kutlamaları geniş bir katılımla yapıldı. DEM Parti tarafından düzenlenen etkinliğe; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın, DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Çiğdem Kılıçgün Uçar, DEM Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayları Türkan Aslan Ağaç ve Akın Birdal ve DEM Parti İzmir İl Eş Başkanları Mehmet Kuriş ve Vezan Karabulut da katıldı.
Etkinlikte, HDP İzmir il binasına yönelik silahlı saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz’ın posterleri ile DEM Parti başta olmak üzere çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının bayrakları da taşındı. DEM Parti İl Eşbaşkanları Vezan Karabulut ve Mehmet Kuruş halkı selamlarken, Barış Anneleri de katılanların nevruzunu kutladı. Nevruz ateşi Musa Anter’in kızı Rahşan Anter ile Zekiye Alkan’ın kardeşi Meziyet Çağlar tarafından yakıldı.
DEM Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayları Türkan Aslan Ağaç ve Akın Birdal da program kapsamında konuşma yaptı. Birdal, konuşmasında “Bugün, yarın ve 21 Mart’ta yanan Nevruz ateşi yolumuzu aydınlatıyor. Nevruz ateşi isyandır, direniştir, adalet, barış, özgürlüktür. DEM Parti şimdi halklarımıza bir fırsat ve seçenek sunuyor. Eşit, özgür, katılımcı ve demokratik bir İzmir şimdi sizin elinizde. İzmir’i barışın, özgürlüğün, adaletin, kardeşliğin kenti yapmaya var mısınız” dedi.
“BÜTÜN İZMİRLİLERİ EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK BAYRAĞINI YÜKSELTMEYE DAVET EDİYORUZ”
Türkan Aslan Ağaç ise yerel demokrasiyi savunduklarını belirterek şunları söyledi:
“Bulunduğumuz bu kent binlerce yıldır uygarlıkların beşiğidir. Çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı toplumsal yapıya sahip kendine özgü bir yaşam hakkı olan bir kenttir. Bugün İzmir’de demokrasi ve barışın tesis edildiği gelecek için özgür ve yaşanabilir bir kent olmayı İzmir de hak ediyor. Hepimizin bu kentin barındırdığı olanak ve kaynaklara erişme onları eşit adil biçimde paylaşma, haklardan eşit yararlanma, kolektif ihtiyaç ve ortak hayallerimiz doğrultusunda kentleri özgür mekanlara dönüştürmemiz gerekmektedir. DEM Parti olarak rejimin ayrımcı ve milliyetçi politikalarına karşı eşitlik ve özgürlük bayrağını yükseltmeye bütün İzmirlileri davet ediyoruz.”
AKIN: “KAYYUM REJİMİNİ 31 MART’TA BİTİRECEĞİZ”
DEM Parti (Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi) İzmir Milletvekili İbrahim Akın da katılanların Nevruz bayramını kutlayarak, “Yüzyıllardır nasıl Demirci Kawa’lar varsa bu ülkede dehaklar da var. Dehaklar şu anda Kürtlerin kimliği, Alevilerin inancıyla emekçilerin hakkını vermemesiyle, tecrit ve kayyum politikasıyla bu ülkeyi tek adam rejimi ile yönetmek istiyor. Bunlara 31 Mart’ta cevap vermeye var mısınız? Kayyum rejimini 31 Mart’ta bitireceğiz. Bu seçimler bizim için çok kıymetli. Biz yaşadığımız her olayın tek adam rejimiyle ilgisi olduğunu biliyoruz” dedi. 13 Şubat’ta Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan maden faciasını da hatırlatan Akın, tecride, kayyuma ve özgürlükleri gasp etmeye karşı Türkiye’nin her tarafında mücadelelerini büyüteceklerini söyledi.
Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın parti logosu kullanmadığını söyleyen Akın, “Hamza Dağ her yerde kendi ismiyle propaganda yapıyor. AKP logosu kullanamıyor. Biliyor ki AKP’nin İzmir’de hiçbir şeyi kalmamış. Buradan ona sesleniyoruz AKP logosunu kullanmıyorsan bırak bu işi” ifadelerini kullandı.
UÇAR: “31 MART’TA BU ÇÜRÜMÜŞ SİYASETE EN BÜYÜK CEVABI VERECEĞİZ”
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Çiğdem Kılıçgün Uçar, katılanların Nevruz bayramını kutladı. Uçar, “Bu alanı doldurarak bugünün Dehaklarına, cevap veren bütün halkların nevruzunu kutluyorum. Bugünün Nevruzu 31 Mart’ta cevaptır. Önümüzde yerel seçimler var. Bütün siyasi partilerin gündeminde DEM Parti var. Haklılar; Türkiye’de iktidarı da muhalefeti de belirleyen güç DEM Parti’dir. DEM’le ilgili kurulan bütün sözlere söyleyeceğimiz tek bir şey var; DEM tüm sorunlara derman olmaya geliyor. Bütün siyasetleri matematikteki çıkarma işlemi gibi. Kadınları, gençleri, halkları ve inançları siyasetten çıkarmak istiyorlar ve çıkarıyorlar. Bizim demokratik siyasetimiz, herkesi sahiplenen siyasetimiz en büyük korkuları olmuş. 31 Mart’ta bu çürümüş siyasete en büyük cevabı vereceğiz. Bu Nevruz, özgürlük Nevruzdur dedik. Cumhuriyetin kurulduğu ilk günden bugüne direnişini dik tutan bütün halkımızla birlikte demokratik siyasetteki ısrarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
]]>
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Yaşayan Parklar projesi kapsamında Mavişehir’de yapımı sürdürülen ve Haziran ayında açılması planlanan Flamingo Doğa Parkı’nı ziyaret etti. Bostanlı Balıkçı Barınağı’ndan başlayan ve kuzeye doğru Mavi Ada bölgesini içine alan 1,3 kilometrelik sahil bölgesinde oluşturulan Flamingo Doğa Parkı, bölgedeki kuş popülasyonu için yeni yaşam alanları yaratacak, kentlinin doğayla bütünleşmesini ve kuş türlerinin yakından gözlemlenmesini sağlayacak.
“TAM ANLAMIYLA DOĞAYLA UYUMLU BİR PARKI HAYATA GEÇİRMİŞ OLACAĞIZ”
Parktaki çalışmaları yerinde inceleyen Tunç Soyer, “Bizim İzmir’de doğayla uyumlu dirençli bir kent inşa etme tarifinin en gözle görülür, en somut örneği aslında bu park. Bu hem su taşkınlarına engel olacak dirençli bir konum yaratmış oldu. Ama aynı zamanda da İzmir’in doğasıyla uyumunun en net ortaya çıktığı noktalardan biri. Suyun içine konulan bu küçük direkler üzerinde karabatakların martıların olduğunu görüyoruz. O martılar karabataklar pelikanlar içeriye de gelecekler. Tam anlamıyla doğayla uyumlu bir parkı hayata geçirmiş olacağız. İşte o doğayla uyum ne demektir onu görmek üzere tüm İzmirlileri davet ediyor olacağız. Şu anda yüzde seksenlerdeyiz, haziran ortasını geçmeyecek şekilde inşallah açılışını da gerçekleştirmiş olacak arkadaşlarımız. Şimdiden İzmir’e hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İzmir’in en gözde, en çok merak edilen, en çok gelinmek istenen parklarından biri olacak Flamingo Parkı” dedi.
FLAMİNGO DOĞA PARKI PROJESİ
Yoğun kentleşmenin olduğu Mavişehir, yıllar öncesinden sulak alan ekosistemine sahip Gediz Deltası’nın bir parçasını oluşturuyor. Ancak kentin büyümesiyle bu özelliğini büyük ölçüde yitirdi. Proje bu doğrultuda geliştirilerek kentin belleğinden silinmiş bu sulak alanı kentsel dokunun içerisinde yeniden oluşturabilmeyi hedefliyor. Flamingo Doğa Parkı, Gediz Deltası’nın koruma-kullanım dengesinde ziyaretçi deneyimine açılması fikrinin bir demo alanı olarak tasarlandı. Park; tuzcul sulak alanlar, dalyan balıkçılığı, hayvancılık, kuş popülasyonu gibi yere özgü doğal ve kültürel girdileri referans alıyor; içerisinde ziyaretçi merkezi, doğa bulmacaları, deniz içi doğa dersliği, tuzcul sulak alan düzlükleri, kuş gözlem kuleleri gibi rekreasyonel faaliyetleri barındırıyor.
Güney Gediz Deltası birçok canlı türüne ev sahipliği yapmasının yanında flamingoların çok yoğun yaşadığı ve ürediği bir bölge olarak biliniyor. Dünyadaki flamingo nüfusunun yaklaşık yüzde 10’una yaşam alanı sunan Gediz Deltası’nın başladığı yer olan proje alanı bu sebeple Flamingo Doğa Parkı ismini aldı. Parkta oluşturulmaya çalışılan doku, delta içerisindeki Homa Dalyanı’nda eski yıllardaki kadim inşaat yöntemleri referans alınarak tasarlandı. Mevcut dokuyla uyumlu, kolay inşa edilebilen narin görünümlü fakat dayanıklı yapılar bu yöntemlerden yola çıkılarak benzer nitelikte üretilecek.
]]>Yumaklı, kentteki programları kapsamında Torbalı ilçesinde Devlet Su İşleri tarafından 2015 yılında başlatılan planlamaları 2019 yılında tamamlanan Fetrek Çayı Islah Projesi’ni inceledi.
Projenin, Türkiye’de benzeri olmayan 22 kilometrelik bir çevre projesi olduğunu belirten Yumaklı, o dönemde yeni gelen yerel yönetimin projeye gerekli ilgiyi göstermediğini söyleyerek, “Biz buraya projenin son durumunu görmek için geldiğimizde bir hayal kırıklığına uğradık. Çünkü şu ana kadar çok önemli bu projenin hayata geçirilip İzmir halkının kullanımına, hizmetine sunulması gerekiyordu.” dedi.
Yumaklı, Cumhur İttifakı Torbalı Belediye Başkan adayı Özgür Erman Çağlar’ın seçilmesi halinde projeyi tamamlayacağını ve projenin 5 yıllık gecikmeyle İzmir halkının kullanımına sunulacağını kaydetti.
İş dünyası temsilcileriyle iftarda bir araya geldi
Konak’taki bir otelde iş dünyası temsilcileriyle iftara katılan Yumaklı, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin büyük olduğunu, özellikle tarımsal üretimde, üretimin ve üreticinin yüzyılı olacak vizyonunu oluşturmak için çalıştıklarını söyledi.
Yumaklı, Türkiye’nin her iline, her ilçesine giderek sektör paydaşlarıyla bir araya geldiklerini belirterek, bu kapsamda bugün Bayındır, Tire, Ödemiş ve Torbalı’da ziyaretlerde bulunduklarını anımsattı.
İklim değişikliği ve gıda arz güvenliğinin önemine dikkat çeken Yumaklı, genel olarak dünyada tarımsal üretimle ilgili sıkıntıların bulunduğunu, bunlardan birinin de sektörde çalışan genç nüfus oranının azalması olduğunu aktardı.
Bakanlığın düzenlemeleriyle tarımsal üretimdeki sıkıntıların etkilerinin daha az hissedileceğini ifade eden Yumaklı, İzmir’de son 2 yılda tarım ve orman sektörüne yaklaşık 98 milyar lira destek ve yatırım, su alanında ise 52 milyar lira yatırım yapıldığını, kente 215 su ve sulama tesisinin kazandırıldığını, kentte 183 milyon adet tohum ve fidanın toprakla buluştuğunu anlattı.
“Biz gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz”
Yumaklı, 2022 sonu itibarıyla Türkiye’nin bitkisel üretiminin 129 milyon ton, 2023’te 137 milyon ton olduğunu, desteklemelerin mevcut haliyle görevini yerine getirdiğini söyledi.
Destekleme metodolojilerinin değiştirildiğini bildiren Yumaklı, şöyle devam etti:
“Bunlarla ilgili tamamen 5 ana kaide üzerine oturtulan bir sistematiğin bu metodolojilerle desteklenmesini sağlamaya çalışıyoruz. Onlar da nedir? Sürdürülebilirlik; yani üretiminizin sürdürülebilir olması gerekir. Verimlilik; yapmış olduğunuz üretimin verimli olması gerekir. Üçüncüsü kalite, yani verimli ürettiğiniz ürünün aynı zamanda kaliteli olması gerekir. Dördüncüsü kayıtlılık hala ülkemizde kayıtlılıkla ilgili bir problem var. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlılıkla alakalı yine son yaptığımız düzenlemelerden birisi de veraset vesaire sebebiyle kaydolamamış olanların bir taahhütnameyle ‘ben burayı ekiyorum’ demesi, bizim teyidimiz ve onun çiftçi kayıt sistemine kaydolması. Eğer bu da yeterli olmazsa Çiftçi Kayıt Sistemi’ni zorunlu hale getireceğiz. Yani kayıtlılık olmazsa bir şeyi ölçemezseniz nasıl yöneteceksiniz yani? Beşinci konuda sektöre yatırım. Yani bütün bunlardan sonra bu sektörün ülkemize kazandırdığının önemli bir bölümünün tekrar sektöre yatırım olarak gelmesi.”
Yumaklı, çizdikleri perspektifin bugün değil, gelecek için olduğunu vurgulayarak, “Yani bizim gelecek nesillerimiz için. Bizim bugün İzmir’de olmamız aslında 3 kez planlayıp da gerçekleştiremediğimiz bir ziyaretin gerçekleşmesi. Yine söylüyorum bu bir seçim ziyareti değil. Biz gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz.” dedi.
Yumaklı, Türkiye’nin su stresi altında olan bir ülke olduğunu sözlerine ekledi.
Programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ile iş dünyası temsilcileri katıldı.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Arşivi, Müzeler ve Kütüphaneler Müdürlüğü tarafından organize edilen programda felsefeci, çevirmen, yazar, gazeteci ve siyasetçi Baha Tevfik 140. doğum gününde “İzmirli Filozof Baha Tevfik 140 Yaşında Konferansı” ile anıldı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katılımıyla Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nde (APİKAM) düzenlenen konferansta Baha Tevfik’in hayatı, eserleri ve felsefesi, farklı disiplinlerden on üç bilim insanı tarafından ele alındı. “Felsefe-Materyalizm-Mecmua”, “Etik-Duygu-Evrim” ve “Kadın-Edebiyat-Tenkit” olmak üzere üç oturumda yapılan konferansın açılış bölümünde Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer konuştu.
“HAYATTA BU KADAR İZ BIRAKMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Baha Tevfik hakkında öğrendiklerinin kendisini heyecanlandırdığını belirten Soyer, “Çünkü 30 yaşa sığdırılmış muazzam bir hikaye var. Gencecik yaşında Meşrutiyet döneminde, Osmanlı’da Sosyalist Fırka içinde yer alıyor hatta kurucularından, pozitivizme, materyalizme çok yakın bir isim, bir yandan gerçekliği sorgulayan bir isim, bir yandan sürekli yazan, gazeteler çıkaran, makaleler yazan, çok iyi Fransızca konuşan birisi. Velhasıl çok özel bir insan ve İzmirli. Öyle olunca tabii bizim damarlar biraz daha genişliyor, heyecan artıyor. İzmirli olması nedeniyle gurur duyduğumuz bir isim. Bu kainatın yaşlı ömrüne baktığınız zaman insan ömrü nokta gibi kalıyor ama 30 yıllık yaşam yine de çok çok kısa. Fakat herkese nasip olmayan bir şey ölümden 110 yıl sonra da bu salonda onu anan insanlar var. Bu, her faniye nasip olmayan çok özel bir durum. Bu çağda insanların ölümden sonra anıldıkları pek vaki değil. Çok özel insanlar anılıyor işte onlardan biri. Sizlerin bu salonda bir araya gelmeniz muazzam bir vefa örneği. Hayatta bu kadar iz bırakmak çok önemli ve kıymetli. Hem onun açısından hem sizler açısından çok önemli bir buluşma olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
BAŞKAN SOYER’E TEŞEKKÜR
Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Uhri ise “Felsefeyi seven bir başkan var, onun sayesinde oluyor bunlar. Başkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum” dedi ve Baha Tevfik’in İzmir için önemine değindi.
Konferansta; İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyasi Tarih Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Mehmet Ö. Alkan, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü’nden Doç. Dr. Tuncay Saygın, Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Bilim Tarihi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Harun Çakan, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Feyza Ceyhan Çoştu, Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Arş. Gör. Dr. Sinan Vardar, Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Şeyma Afacan, ODTÜ Tarih Bölümü Doktora Öğrencisi İrfan Ertan, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Berrak Burçak Della Fave, Yeditepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Serdar Küçük ve İstanbul Müftülüğü’nden Eğitim Uzmanı Dr. Fulya İbanoglu konuştu.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Tarihi Kemeraltı Çarşısı esnafını ziyaret etti. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun da katıldığı ziyarette ilk durak İzmir Milli Kütüphane oldu. Kütüphanede çalışanlara da selam veren Tugay, öğrencilere başarılar diledi.
İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ’un ağırladığı Başkan Tugay, 31 Mart seçimlerine dair açıklamalarda bulundu. Küskün seçmenin bulunduğunu anımsatan ve seçmenin sandığa gitmesinin önemine değinen Tugay, şöyle dedi:
“Sandığa gidip oy atmadığınız zaman o gün akşam nasıl hissedeceğinizi merak ediyorum. Bu konuyu herkes düşünmeli. Böyle bir şey olamaz. CHP’nin bu kentte, ülkede neleri koruduğunu ve nelerle mücadele ettiğini unutacaklar mı?
Mesele biz değiliz. Bize destek verilmemesi, başkalarına destek olunması demek. Karşıda kimin olduğunu hatırlasınlar. Bizim amacımız Cumhuriyet değerlerini, ülkeyi korumak” diye konuştu.
“SORUMLULUK HİSSİ İLE BU MÜCADELEYE GİRDİM”
Yap, işlet, devret modeli ile yapılan projelerin kente ve ülkeye zarar verdiğini belirterek, Bayraklı Şehir Hastanesi örneğini veren Tugay, “Projeler, insanların gözünü boyamak için yapılıyor. Hayaller kurdurtarak belediyecilik yaptıklarını söylüyorlar. Birçok projenin yapılması teknik olarak mümkün değil. Yap, işlet, devret ile devleti borç yükü altına koyuyorlar. Dünya tarihinde böyle bir şey yok. Bunları başarı hikayesi diye anlatıyorlar. İnsanın kanı donuyor. Ülkeye dair bir gram sorumluluğu olan insanların bunları düşünmesi, sorgulaması lazım. Ben de bu sorumluluk hissi ile mücadeleye girdim” diye konuştu.
Ulvi Puğ da “Atatürkçülüğün başkenti İzmir. Siz de burada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olacaksınız. Yolunuz açık olsun” dedi.
ESNAFA SEÇİMDEN SONRA KAHVE İÇME SÖZÜ VERDİ
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay daha sonra Tarihi Çarşı’da esnafı ziyaret etti. Yurttaşlar ve esnafla bir araya gelip, sohbet eden Başkan Tugay, var olan sorunları bildiğini ve bunları çözeceklerini söyledi. Çocukluk yıllarında Kemeraltı’nda çalıştığını ve seçildikten sonra farklı bir hikaye yazacaklarını vurgulayan Tugay, “Bu dönem kalkınmaya ihtiyacımız var. Yapı olarak takım çalışmasına çok müsait bir insanım. Mazbata aldıktan sonra her şey değişecek. Beraber çalışırsak çok daha iyi başarılar elde ederiz. Biraz farklı bir belediye başkanı olacağım. Hükümetle de çalışmayı düşünüyorum. Şehrin ihtiyaçları noktasında istişare içerisinde olmayı ve birlikte çözüm üretmeyi önemsiyorum. Kavga eden değil el sıkışan olacağım. Hem şehrin hem insanların kazanacağı birçok şey yapılabilir” diye konuştu.
Bazı esnafların, ilk kez bir belediye başkan adayının bulundukları sokağa girdiğini söylemesi üzerine Tugay, “Daha çok görüşeceğiz. Seçildikten sonra kahve içmeye geleceğim” yanıtını verdi.
“KEMERALTI GÖZ BEBEĞİMİZ”
Tugay, İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği’ni de ziyaret etti. Dernek Başkanı Semih Girgin ile dernek üyelerinin karşıladığı Başkan Tugay, geçmişte Kemeraltı’nda çalıştığını anımsatarak, “Burası benim için kutsal bir alan. İzmir’in dört bir köşesinde hikayesi olan biriyim. 1 Nisan’dan sonra Büyükşehir Belediye Başkanı olacağım. Kendimi İzmir’e adadım. Amacım hizmet etmek. Sizlerle birlikte bu kente hizmet edeceğim. Burası ticaret ve kültür merkezi. Var olan sorunlarından arındıracağız. Ne yapacağımızı biliyorum. Mesele buranın potansiyelini tam kullanması için çalışmak. Bölgeye gelenler ile burada çalışanların huzurlu ve mutlu olması için ne gerekiyorsa yapacağız. Buradaki hareketliliği arttırmak için burayı besleyecek şeyler yapmalıyız. Kemeraltı göz bebeğimiz” diye konuştu.
Semih Girgin de Tugay’a seçim çalışmalarında başarılar diledi.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi mart ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, Başkan Tunç Soyer idaresinde yapıldı. Başkan Soyer katıldığı son meclis toplantısında meclis üyeleriyle helalleşti.
165 projemizi yüzde 87’lik rekor bir oranda tamamladık
Yaptığı kapanış konuşmasında duygu dolu mesajlar veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Türkiye’nin her yerinde son meclis toplantıları yapılıyor ama hiçbirinde böyle bir uyum yok. Bununla gurur duyuyorum. İftihar ediyorum. 31 Mart 2019’da yüzde 58 oy oranıyla seçilen bir belediye başkanı olarak bu şehir için canla, başla, aşkla çalışmaya başladım. 5 yıllık görev sürem boyunca, şu iki sözcüğü söylemekten asla vazgeçmedim. ‘Aşkla İzmir’, 4 buçuk milyon vatandaşımız da bu söze yürek verdi. Bu şehre duyduğumuz aşkla, sec¸im beyannamemizde yer alan 165 projemizi yüzde 87’lik rekor bir oranda tamamladık. Üzerine 15 büyük proje ekledik. Bunu, hep birlikte başardık. İki hafta sonra, bu makamı bırakarak İzmirlilerin bana verdiği ömürlük gönül makamına terfi edeceğim. Her şeyden önce ekonomik krize, pandemiye, depremlere, yangına, sellere ve tsunami felaketine rağmen cesaretini ve umudunu asla kaybetmeyen tüm İzmirlilere şükranlarımı sunmak istiyorum. İzmir’in her siyasetçiye bahşetmediği bu gönül makamı, benim için en büyük ödüldür” dedi.
“Devrim niteliğindeki projeleri İzmir’e kazandırdık”
Son beş yılda İzmir belediyecilik tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadıklarını ifade eden Başkan Soyer, “Maliyetler her geçen gün katlanarak artarken, ekonomik kriz ve yoksulluk derinleşirken ve İzmir kırk verip bir almaya devam ederken biz asla mazeret üretmedik. Yokluğu toklukla mayaladık, icraat ürettik. Bunu yaparken kısa yollara sapmadık. İzmir’i rant peşinde koşanlara peşkeş çekmedik. Uluslararası alanda sahip olduğumuz itibar ve İzmir duruşuyla, uluslararası finans kuruluşlarından 1 milyar Euro’nun üzerinde finansmanı İzmir’e getirdik. Her yıl bütçemizin yüzde 40’ını yatırımlara, İzmir’i daha da ileriye taşıyacak vizyon projelerimize ayırdık. İzmir’in 50 yıllık kangren olmuş sorunlarında çok büyük yollar kat ettik ve gelecek 50 yılını teminat altına aldık. Devrim niteliğindeki projeleri İzmir’e kazandırdık” diye konuştuk.
“Türkiye’nin en demokratik meclisi oldu”
Tüm yatırımların hız kesmeden devam etmesi gerektiğinin altını önemle çizen Başkan Tunç Soyer, “Umarım bizden sonraki yönetim, 5 yıl boyunca ilmek ilmek ördüğümüz bütün bu mirasa sahip çıkar. Çalışmalarımızı, belediyemizin kurumsal birikimini devralarak daha da ileriye taşır. Çünkü bunlar bizim projelerimiz değil. İzmir’in projeleridir. Şehrimizdeki 4 buçuk milyonun iradesidir. 5 yıllık görev sürem boyunca benim en önemli rehberlerimden biri İzmirlilerin oylarıyla seçilmiş olan bu meclis oldu. Siz değerli meclis üyelerimizle birlikte İzmir’e hizmet etmekten ve sizlerle bir arada bulunmaktan her zaman onur duydum. Duymaya da devam edeceğim. Çünkü bu çatı, İzmir’in yerel yönetim demokrasisinin çatısıdır. Bu meclis, İzmir halkının sesidir. Hepiniz tek tek o ses oldunuz. Burada elbette fikir ayrılıklarımız ve tartışmalarımız oldu. Gün geldi birbirimizi yorduk. Fakat koşullar ne olursa olsun bizi bir araya getiren temel değerlere daima sahip çıktık. Milletimizin iradesinin kayıtsız şartsız tecelli ettiği bu mecliste, hepimiz daima demokrasiden yana olduk. İşte bu yüzden gün geldi, çok zor kararları hep birlikte aldık. Omuz omuza çalıştık. Bu şehir ve onun seçilmiş vekilleri olan bizler Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet devrimlerinin koşulsuz şartsız bekçisi olduk. Eksiğimizi, yanlışımızı kabullenmek her zaman çok kolay olmasa da, bunu başarmanın kararlarımızı nasıl daha faydalı hale getirdiğini gördük. Tartışarak nihai şekle kavuşan kararların ortak akılla olgunlaşmasının ne kadar değerli olduğunu gördük. Kısacası, farklılıklarımızın bizi birbirimizden ayıran değil, zenginleştiren unsurlar olduğunu anladık. Vatan sevgisinin, memleket sevgisinin yalnızca kendi tekelimizde olmadığını, memleketi sevmenin farklı halleri olabileceğini ve bunu birbirimizden öğrenmenin hem barışın, hem refahın anahtarı olduğunu keşfettik. O nedenle bu meclis muhtemelen Türkiye’nin en demokratik meclisi oldu. O nedenle her birimiz bu dönem kapanırken bunu başarmış olmanın huzuru ve gururu içindeyiz. Bunu başarmamızı mümkün kılan tüm meclis üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu başarı, bu meclis üyelerinin her birinin kolektif çabasıyla ve ortak akılla şekillenmiştir. O nedenle bir ortak başarı hikayesine dönüşmüştür. Bana sorarsanız beş yıldır görev yapan meclisimizin en büyük başarısı budur” şeklinde konuştu.
“Daima Cumhuriyet, daima demokrasi, daima İzmir”
Halkın her seçimde siyasetçileri beş yılda bir yeniden sınadığını hatırlatan Başkan Soyer “Ancak o sınav seçildikten sonra da bitmez. Biz, her sabah uyandığımızda kendimizi vicdanımızla sınarız. Demokrasinin öteki adı ortak akıl, sıfatı dürüstlük, fiili ise çalışmaktır. Bunlardan biri bile eksikse, bir siyasetçinin vicdanı sızlar, sızlamalıdır. Demokrasiye ve onun değerlerine ömrünü adamış bir kardeşiniz olarak, her gün kendimi bu ilkelerle sınamaktan asla vazgeçmedim. Bundan sonra da vazgeçmeyeceğim. ve bugün, bu meclisteki son konuşmamı yaparken buradan vicdanım rahat bir şekilde ayrılıyorum. Biliyorum ki, görevimiz sona erse de, İzmir’de ektiğimiz her bir tohumun takipçisi olmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesi’ydi. Bundan sonra sathımız, sineyi millettir. Tüm Türkiye’dir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, Türkiye’yi demokrasiyle taçlandırma mücadelemize devam edeceğiz. Çünkü biz bu mecliste mensubu olduğumuz siyasi partiler kadar milletin kayıtsız şartsız egemenliğini de temsil ediyoruz. Cumhuriyet, halkımızın bize emanetidir. Demokrasi, herkesin veli nimetidir. 86 milyon el ele, omuz omuza, büyük bir coşku ve kararlılıkla yürümeye ve o emanete sahip çıkmaya devam edeceğiz. Daima Cumhuriyet, daima demokrasi, daima İzmir” dedi.
“Bu yolu alnımızın akıyla bitirdik”
CHP Grup Başkan Vekili Murat Aydın, “İnsanın içinde bulunduğu doğanın parçası olduğunu görmesi biraz zor. Sizler için herkesin söylediği söz tevazu. Sizlerin döngüsel kültür kavramı, sürdürülebilirlik kavramı oldukça önemli. Bu meclis ve siz toplumun kurtuluşunun siyasette olduğunu tekrar gösterdiniz. Siyasetçilerin değersizleştiği bu günlerde sizlerin gösterdiği bu tavır bize başka bir siyasetin olduğunu gösterdi. Daima insanca bir dille tepki göstermeye ve bu anlamda da birbirimizle yürümeye çalıştık. Yolda öğrendik, yolda birbirimize öğrettik, birbirimize kırıldık, kavga ettik, dayanışma gösterdik. Bu yolu alnımızın akıyla bitirdik. Yoldaşlarımıza omuz vererek, yorulanı kaldırarak yürümeye devam ettik, devam edeceğiz. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Korkuyla, yorgunlukla ve aşkla bu işi yapmaya çalıştık. Tüm bu süreçler başkanın tavrı ve tarzıyla gelişebilir. Tunç Soyer’e teşekkür borçluyuz” dedi.
“Hakkınızı helal edin”
Veda konuşmalarının zor olduğunu ifade eden AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, “5 yıl 190 meclis toplantısı ve bugün itibariyle 365 saat geride bırakıldı. Bazen kızdık, küstük ama barışmayı bildiğimiz için kapıdan çıktığımızda barıştık. Ortak noktamız İzmir. Belki farklı noktalardan baktık ama İzmir için farklı noktalardan baksak da hep beraber telaşlandık. Hep beraber güldük. Dayanışmayı birlikte gösterdik. Hepimiz birlikte enkazların başında umutla bekledik. Hepimiz birlikte gururlandık. Artık maratonun sonuna geldik ama bitti. Yeni gelecek arkadaşlar bayrağı bizden daha yukarıya taşıyacak biliyorum. Başta bizleri bu göreve seçen İzmirlilere teşekkür ediyorum. Sayın Başkanımız Tunç Soyer’e 5 yıl boyunca yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. En çok konuşan ben oldum, belki de en çok kıran ben oldum. Hakkınızı helal edin. Burası benim için ikinci bir üniversite deneyimiydi” diye konuştu.
“Siyasete olan güveni ve nezaketi siz gösterdiniz”
İYİ Parti Grup Başkan Vekili Sedat Sarı ise “Sanki dün gibi başlamış bir serüven. Geldiğimiz bu nokta 5 yılı sorgulama vakti. Bitmeyen bir yol var. Yolculuk bitti ancak her görevi saygın bulduk. Demokrasi ve uzlaşının hakim olduğu, çocuklarımıza gelecek, yaşlılarımıza güven ve huzur için bu yola çıktık. İnsanız, hatasız kul olmaz ama benden yana herkese hakkım helal. Başta 4.5 yıl grup başkan vekilliği görevi yapan Kemal Sevinç’e ve her partinin meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Koskoca 5 yıl boyunca bir yandan kente hizmet etmek için çalışmalarını sürdüren bir yandan da defalarca sataşmalara maruz kalan Başkan Soyer’e teşekkür ediyorum. Siyasete olan güveni ve nezaketi siz gösterdiniz. Vazifenin büyüğü küçüğü olmaz” şeklinde konuştu. – İZMİR
]]>Bakan Bayraktar, AK Parti İl Gençlik Kollarının Konak’ta bir otelde düzenlediği “Gençlik Sofrası” sahur programına katıldı.
Bayraktar, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin enerji vizyonunu ve Türkiye Yüzyılı’na dair hedeflerini anlattı.
Türkiye’nin büyüyen ekonomisi, genç ve dinamik nüfusuyla artan enerji talebi en önemli konulardan biri olduğunu belirten Bayraktar, ülkenin ciddi bir enerji talebi olduğunu, öncelikli görevlerinin bu artan enerji talebini karşılamak olduğunu söyledi.
Türkiye ekonomisinin ise en önemli konularından birinin enerjideki dışa bağımlılık olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Türkiye maalesef kullandığı enerjinin yaklaşık üçte ikisini ithal ediyor. Doğal gazın neredeyse tamamını, petrolün yüzde 92’sini, kömürünü ve madenlerini büyük bir kısmını maalesef ithal etmek yoluyla karşılıyor ve bu nedenle her sene biz enerjiye ve maden ithalatına 10 milyar dolarlık bir fatura ödüyoruz. Şimdi bu faturaları ödeyerek maalesef cari açık veriyoruz ve bu cari açık bizim ekonomimizdeki en kırılgan, bizi en zorlayan konulardan biri haline geliyor.”
Bayraktar, artan enerji talebini ve dışa bağımlılığı düşürmekle ilgili gece gündüz çalıştıklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önlerine çok büyük bir hedef koyduğunu kaydeden Bayraktar, “Türkiye önümüzdeki 30 yılda karbon nötr bir ekonomi olacak. Ne demek? Türkiye 30 yılda karbon emisyonlarını nötr hale getirecek ve daha çevreci, daha yeşil daha çok yenilenebilir enerjiyi kullanan bir ülke haline gelecek.” diye konuştu.
İzmir’de özellikle rüzgar enerjisinin son derece yüksek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Bayraktar, jeotermal, biokütle enerjisini mutlaka en üst seviyede ekonomiye kazandırılması gerektiğinin altını çizdi.
Bayraktar, ülkenin doğal gaz ve petrolde olan dışa bağımlılığını düşürmek için milli enerji ve maden politikası vizyonu çerçevesinde çalışma yürüttüklerini belirterek şöyle devam etti:
” Akdeniz’de, Karadeniz’de doğal gaz ve petrol araması yaptık. 2016’da kendi gemilerimizle başladığımız ve şu anda dünyanın en büyük filosuna sahip olduğumuz Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamit Han gemileriyle Karadeniz’de ve Akdeniz’de gidilmedik yer adeta bırakmadık.”
Bayraktar, birilerinin bulamazlar, yapamazlar demelerine rağmen Karadeniz’de, Sakarya gaz sahası adını verilen sahada 2 bin 100 metre deniz derinliğinde gazın bulunduğunu borularla, Zonguldak Filyos Limanı’na getirildiğini ve Türkiye’de 1,4 milyon hane halkına yetecek kadar doğal gazı ürettiklerini söyledi.
Bayraktar, Şırnak’ta, Gabar’da günde 37 bin varil petrol üretildiğini belirterek şunları söyledi:
“İnşallah 2024 sonunda bunu 100 bin varile çıkaracağız ama ülkemiz çok büyük, ekonomimiz büyüyor, ihtiyaçlarımız artıyor. Dolayısıyla bizim daha çok Gabar keşfine daha çok Sakarya gaz keşfe ihtiyacımız var. Gece gündüz çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz. Biz 2053’te, yani önümüzdeki 30 yılda hem karbon nötr olmak hem de Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılığımızı bitirmek hedefiyle yola devam edeceğiz.”
Türkiye’nin nükleer enerji alanında da Mersin Akkuyu’da nükleer santral yaptıklarını kaydeden Bayraktar, şunları kaydetti:
“2010 yılında uluslararası anlaşma yoluyla Rusya Federasyonu ile yapılan anlaşma çerçevesinde biz şu anda Mersin Akkuyu’da nükleer santral yapıyoruz. Kimileri bize nükleer santral yapmayın, nükleer ihtiyaç yok, gerek yok şöyle tehlikeli, böyle tehlikeli derken ne oldu biliyor musunuz? Sadece birkaç ay önce Dubai’de Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda bütün dünyanın gelişmiş ülkeleri dediler ki, dünyanın iklim değişikliğiyle mücadele edebilmesi için küresel ısınmayla mücadele edebilmesi için mevcut nükleer gücü 3 kat arttırması lazım. Türkiye’nin de bu kapsamda nükleer enerjiye sahip olması lazım. Gelişmiş ülkelerde ne varsa Avrupa’nın ortasında Fransa’da ne varsa Amerika’da, Çin’de ne varsa Türkiye’nin de ona sahip olması lazım.”
İzmir’de de Türkiye vizyonuna sahip bir belediyeciliğe ihtiyaç olduğunu belirten Bayraktar, Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ’ın projelerindeki inovasyon örneklerini çok beğendiğini anlattı.
Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Dağ
Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da gençler için çok önemli projelerinin olduğunu, İzmir’de 7 gün 24 saat çalışacak kütüphane hizmetini, Büyükşehir Belediyesi olarak yapacaklarını dile getirdi.
Dağ, kütüphaneleri gençlerin hizmetine sunmuş olacaklarını belirterek “1 Nisan’dan itibaren Büyükşehir Belediyesi olarak önce üniversite etrafında dev mekan tarzı 7 gün 24 saat çalışan çayı, çorbası, keki ücretsiz olan kütüphaneleri hayata geçirecek ve gençlerimizin hizmetine sunmuş olacağız. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.” dedi.
İzmir’de yaşayıp üniversiteyi kazanan gençlere maddi yardımda bulunacaklarını açıklayan Dağ, “İlk defa üniversiteyi kazandığında kardeşlerimiz ne yapacağız düşüncesinde, anne babaları ne yapacağız düşüncesinde oluyorlar. Onun için dedik ki biz bir can suyu verelim. İzmir’de yaşayıp da üniversiteyi kazanan genç kardeşlerimize ilk yıl için on bin lira destek ödemesi yapalım dedik.” diye konuştu.
Dağ, İzmir’de gençlerin her sınavda başarılı olmasının en büyük arzularının olduğunu, LGS, AYT, TYT ve üniversite sınavlarında ilk 1000’e giren İzmirli gençlere 50 bin lira destek ödemesi yapacaklarını söyledi.
AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan da seçim kampanyası başladığı ilk günden itibaren AK Parti Gençlik Kolları olmak üzere canla başla çalışmalara başladıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı seçiminin zaferini birilerinin maç olarak değerlendirdiğini belirten İnan, şunları kaydetti:
“Biz bu maçı 1-0 geride bıraktık ama bu seçimlerde birileri bu maçı 1-1 yapmanın derdinde olacak. Bunu da iyi biliyoruz. Hamza Bey iyi bir futbolcu. Kendisinin maç tecrübesini tüm gençlik kollarımız, gençlik yıllarından itibaren çok iyi biliyor. Ben inanıyorum ki başta Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Hamza Bey başta olmak üzere, AK Gençlik’in enerjisiyle, tüm Türkiye’de bu gençler bunlara öyle bir gol atacak ki bu maçı on sıfır geride bırakacağız.”
AK Parti İzmir Milletvekili ve Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ise gençlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu, 31 Mart’ta akşamı Konak Meydanı’nda aynı bu gece burada toplanıldığı gibi toplanılacağına olan inancını dile getirdi.
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, gençlere programa ilgisinden dolayı teşekkür etti.
Konuşmaların ardından AK Parti İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı Recep Tayyip Taslak, Bakan Bayraktar’a İzmir Saat Kulesi’nin minyatürünü hediye etti.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 2019-2024 dönemi son toplantısı, duygusal bir havada yapıldı. Başkan Soyer, tek tek helalleştiği meclis üyelerine, “Buradan vicdanım rahat bir şekilde ayrılıyorum. İzmir’de ektiğimiz her bir tohumun takipçisi olmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bundan sonra sathımız, sine-i millettir. Tüm Türkiye’dir” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Mart ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, Başkan Tunç Soyer yönetiminde yapıldı. Başkan Soyer katıldığı son meclis toplantısında meclis üyeleriyle helalleşti.
“165 PROJEMİZİ YÜZDE 87’LİK REKOR BİR ORANDA TAMAMLADIK”
Yaptığı kapanış konuşmasında duygu dolu mesajlar veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Türkiye’nin her yerinde son meclis toplantıları yapılıyor ama hiçbirinde böyle bir uyum yok. Bununla gurur duyuyorum. İftihar ediyorum. 31 Mart 2019’da yüzde 58 oy oranıyla seçilen bir Belediye Başkanı olarak bu şehir için canla, başla, aşkla çalışmaya başladım. 5 yıllık görev sürem boyunca, şu iki sözcüğü söylemekten asla vazgeçmedim. ‘Aşkla İzmir’, 4 buçuk milyon vatandaşımız da bu söze yürek verdi. Bu şehre duyduğumuz aşkla, sec¸im beyannamemizde yer alan 165 projemizi yüzde 87’lik rekor bir oranda tamamladık. Üzerine 15 büyük proje ekledik. Bunu, hep birlikte başardık. İki hafta sonra, bu makamı bırakarak İzmirlilerin bana verdiği ömürlük gönül makamına terfi edeceğim. Her şeyden önce ekonomik krize, pandemiye, depremlere, yangına, sellere ve tsunami felaketine rağmen cesaretini ve umudunu asla kaybetmeyen tüm İzmirlilere şükranlarımı sunmak istiyorum. İzmir’in her siyasetçiye bahşetmediği bu gönül makamı, benim için en büyük ödüldür” dedi.
“BİZ, YA BİR YOL BULDUK YA DA BİR YOL AÇTIK”
Son beş yılda İzmir belediyecilik tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadıklarını ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Maliyetler her geçen gün katlanarak artarken, ekonomik kriz ve yoksulluk derinleşirken ve İzmir kırk verip bir almaya devam ederken biz asla mazeret üretmedik. Yokluğu toklukla mayaladık, icraat ürettik. Bunu yaparken kısa yollara sapmadık. İzmir’i rant peşinde koşanlara peşkeş çekmedik. Uluslararası alanda sahip olduğumuz itibar ve İzmir duruşuyla, uluslararası finans kuruluşlarından 1 milyar Euro’nun üzerinde finansmanı İzmir’e getirdik. Her yıl bütçemizin yüzde 40’ını yatırımlara, İzmir’i daha da ileriye taşıyacak vizyon projelerimize ayırdık. İzmir’in 50 yıllık kangren olmuş sorunlarında çok büyük yollar kat ettik ve gelecek 50 yılını teminat altına aldık. Devrim niteliğindeki projeleri İzmir’e kazandırdık” diye konuştuk.
“İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MECLİSİ TÜRKİYE’NİN EN DEMOKRATİK MECLİSİ OLDU”
Tüm yatırımların hız kesmeden devam etmesi gerektiğinin altını çizen Soyer, “Umarım bizden sonraki yönetim, 5 yıl boyunca ilmek ilmek ördüğümüz bütün bu mirasa sahip çıkar. Çalışmalarımızı, belediyemizin kurumsal birikimini devralarak daha da ileriye taşır. Çünkü bunlar bizim projelerimiz değil. İzmir’in projeleridir. Şehrimizdeki 4 buçuk milyonun iradesidir. 5 yıllık görev sürem boyunca benim en önemli rehberlerimden biri İzmirlilerin oylarıyla seçilmiş olan bu meclis oldu. Siz değerli meclis üyelerimizle birlikte İzmir’e hizmet etmekten ve sizlerle bir arada bulunmaktan her zaman onur duydum. Duymaya da devam edeceğim. Çünkü bu çatı, İzmir’in yerel yönetim demokrasisinin çatısıdır. Bu Meclis, İzmir halkının sesidir. Sizler hepiniz tek tek o ses oldunuz. Burada elbette fikir ayrılıklarımız ve tartışmalarımız oldu. Gün geldi birbirimizi yorduk. Fakat koşullar ne olursa olsun bizi bir araya getiren temel değerlere daima sahip çıktık. Milletimizin iradesinin kayıtsız şartsız tecelli ettiği bu mecliste, hepimiz daima demokrasiden yana olduk. İşte bu yüzden gün geldi, çok zor kararları hep birlikte aldık. Omuz omuza çalıştık. Bu şehir ve onun seçilmiş vekilleri olan bizler Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet devrimlerinin koşulsuz şartsız bekçisi olduk. Eksiğimizi, yanlışımızı kabullenmek her zaman çok kolay olmasa da, bunu başarmanın kararlarımızı nasıl daha faydalı hale getirdiğini gördük. Tartışarak nihai şekle kavuşan kararların ortak akılla olgunlaşmasının ne kadar değerli olduğunu gördük. Kısacası, farklılıklarımızın bizi birbirimizden ayıran değil, zenginleştiren unsurlar olduğunu anladık. Vatan sevgisinin, memleket sevgisinin yalnızca kendi tekelimizde olmadığını, memleketi sevmenin farklı halleri olabileceğini ve bunu birbirimizden öğrenmenin hem barışın, hem refahın anahtarı olduğunu keşfettik. O nedenle bu meclis muhtemelen Türkiye’nin en demokratik meclisi oldu. O nedenle her birimiz bu dönem kapanırken bunu başarmış olmanın huzuru ve gururu içindeyiz. Bunu başarmamızı mümkün kılan tüm meclis üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu başarı, bu meclis üyelerinin her birinin kolektif çabasıyla ve ortak akılla şekillenmiştir. O nedenle bir ortak başarı hikayesine dönüşmüştür. Bana sorarsanız beş yıldır görev yapan meclisimizin en büyük başarısı budur” diye konuştu.
“DAİMA CUMHURİYET, DAİMA DEMOKRASİ, DAİMA İZMİR”
Halkın her seçimde siyasetçileri beş yılda bir yeniden sınadığını hatırlatan Başkan Soyer “Ancak o sınav seçildikten sonra da bitmez. Biz, her sabah uyandığımızda kendimizi vicdanımızla sınarız. Demokrasinin öteki adı ortak akıl, sıfatı dürüstlük, fiili ise çalışmaktır. Bunlardan biri bile eksikse, bir siyasetçinin vicdanı sızlar, sızlamalıdır. Demokrasiye ve onun değerlerine ömrünü adamış bir kardeşiniz olarak, her gün kendimi bu ilkelerle sınamaktan asla vazgeçmedim. Bundan sonra da vazgeçmeyeceğim. ve bugün, bu meclisteki son konuşmamı yaparken buradan vicdanım rahat bir şekilde ayrılıyorum. Biliyorum ki, görevimiz sona erse de, İzmir’de ektiğimiz her bir tohumun takipçisi olmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesi’ydi. Bundan sonra sathımız, sineyi millettir. Tüm Türkiye’dir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, Türkiye’yi demokrasiyle taçlandırma mücadelemize devam edeceğiz. Çünkü biz bu mecliste mensubu olduğumuz siyasi partiler kadar milletin kayıtsız şartsız egemenliğini de temsil ediyoruz. Cumhuriyet halkımızın bize emanetidir. Demokrasi herkesin veli nimetidir. 86 milyon el ele, omuz omuza, büyük bir coşku ve kararlılıkla yürümeye ve o emanete sahip çıkmaya devam edeceğiz. Daima Cumhuriyet, daima demokrasi, daima İzmir” ifadelerini kullandı.
“BU YOLU ALNIMIZIN AKIYLA BİTİRDİK”
CHP Grup Başkan Vekili Murat Aydın da konuşmasında, “Siyasetçilerin değersizleştiği bu günlerde sizlerin gösterdiği bu tavır bize başka bir siyasetin olduğunu gösterdi. Daima insanca bir dille tepki göstermeye ve bu anlamda da birbirimizle yürümeye çalıştık. Yolda öğrendik, yolda birbirimize öğrettik, birbirimize kırıldık, kavga ettik, dayanışma gösterdik. Bu yolu alnımızın akıyla bitirdik. Yoldaşlarımıza omuz vererek, yorulanı kaldırarak yürümeye devam ettik, devam edeceğiz. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Korkuyla, yorgunlukla ve aşkla bu işi yapmaya çalıştık. Tüm bu süreçler başkanın tavrı ve tarzıyla gelişebilir. Tunç Soyer’e teşekkür borçluyuz” dedi.
“HAKKINIZI HELAL EDİN”
Veda konuşmalarının zor olduğunu ifade eden AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, “5 yıl 190 meclis toplantısı ve bugün itibariyle 365 saat geride bırakıldı. Bazen kızdık, küstük ama barışmayı bildiğimiz için kapıdan çıktığımızda barıştık. Ortak noktamız İzmir. Belki farklı noktalardan baktık ama İzmir için farklı noktalardan baksak da hep beraber telaşlandık. Hep beraber güldük. Dayanışmayı birlikte gösterdik. Hepimiz birlikte enkazların başında umutla bekledik. Hepimiz birlikte gururlandık. Artık maratonun sonuna geldik ama bitti. Yeni gelecek arkadaşlar bayrağı bizden daha yukarıya taşıyacak biliyorum. Başta bizleri bu göreve seçen İzmirlilere teşekkür ediyorum. Sayın Başkanımız Tunç Soyer’e 5 yıl boyunca yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. En çok konuşan ben oldum, belki de en çok kıran ben oldum. Hakkınızı helal edin” diye konuştu.
“SİYASETE OLAN GÜVENİ VE NEZAKETİ SİZ GÖSTERDİNİZ”
İYİ Parti Grup Başkan Vekili Sedat Sarı ise, “Sanki dün gibi başlamış bir serüven. Geldiğimiz bu nokta 5 yılı sorgulama vakti. Bitmeyen bir yol var. Yolculuk bitti ancak her görevi saygın bulduk. Demokrasi ve uzlaşının hakim olduğu, çocuklarımıza gelecek, yaşlılarımıza güven ve huzur için bu yola çıktık. İnsanız, hatasız kul olmaz ama benden yana herkese hakkım helal. Başta 4.5 yıl grup başkan vekilliği görevi yapan Kemal Sevinç’e ve her partinin meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Koskoca 5 yıl boyunca bir yandan kente hizmet etmek için çalışmalarını sürdüren bir yandan da defalarca sataşmalara maruz kalan Başkan Soyer’e teşekkür ediyorum. Siyasete olan güveni ve nezaketi siz gösterdiniz. Vazifenin büyüğü küçüğü olmaz” ifadelerini kullandı.
]]>AK Parti İzmir İl Başkanlığı ev sahipliğinde Balkan Göçmenleri ile İftar Yemeği etkinliğinde, AK Partili kurmaylar Balkan Göçmeni vatandaşlar ile buluştu. İzmir İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleşen etkinliğe, ev sahibi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, Eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Sadık Ahmet’in eşi Işık Sadık Ahmet ve milletvekillerinin yanı sıra sivil toplum üyesi temsilcileri ve Balkan Göçmeni vatandaşlar katıldı.
“İzmir için hayalimiz var”
Balkan Göçmenleri ile iftar yemeğinde konuşan AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Hamza Dağ, “İzmir için hayalimiz var. İstiyoruz ki bu hayale yürürken sizin de desteğinizi hissedelim. 31 Mart’ta hayalimize giden yolda bize omuz verin. Bu omuz, yalnızca Hamza Dağ’a verilmiş bir destek olmayacaktır. İnşallah sizlerin bize vereceğiniz destek; Trafik çilesinden kurtulmuş bir şehre, Masmavi, tertemiz, güzel kokan bir körfeze, tüm ilçelerinde yeni bir vizyonu yaşayan, ışıldayan Eşsiz İzmir’e verilecek bir destek olacaktır” dedi. Dağ, daha sonra İzmirliler için hazırladıkları projelerden de bahsetti.
“Balkan Türkleri gibi çalışıp, projeleri hayat geçireceğiz”
“Biz, Balkan Türk’ü neyi ifade eder iyi biliriz. Güveni, iradeyi, çalışkanlığı, vatana hasret çekmeyi ifade eder” diyen Dağ, “Tüm benzerliklerimiz ve farklılıklarımızla biz birbirimizi tanırız. Yıllardır durmadık çalıştık İzmir’in sokaklarını adım adım arşınladık. Bu yıllar boyunca İzmir’imizi daha güzel ve yaşanabilir bir şehir yapma yolunda elimizden gelen gayreti gösterdik. Tıpkı sizin atalarınızın yaptığı gibi. Olduğumuz yer vatanımızdır diyerek vatanımıza borcumuzu ödemeye çalıştık. Bugün hayır niyetle bir yola çıktık. Eşsiz İzmir’imize yeni bir vizyon kazandırmak, İzmirlilere hak ettikleri hizmeti verebilmek için Büyükşehir adayı oldum. Biz de inşallah muhacırlar gibi yorulmadan ve yılmadan çalışacağız” sözlerine yer verdi.
“Bu hikayeyi herkese anlatmalıyız”
Programda konuşma yapan eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ise, “Ben Balkan kimliğimle her zaman gurur duydum ve gurur duymaya da devam edeceğim. Bir taraftan bizim için her zaman çok güzel hatıralar barındırırken, diğer taraftan yüz yıl geçmiş olmasına rağmen çok büyük travmalar da var. Balkanlarda yaşayan, Balkanlardan göçen herkesin acıklı bir hikayesi var. Ama bu hikayeyi herkese anlatmalıyız. Travmadan da bir yandan kurtulmalıyız ama bu hikayeyi de canlı tutmalıyız. Ayrıca 10 gün içerisinde de seçim var. Hamza Dağ’ın da eşi Balkan göçmeni; eniştemize destek istiyorum. Bir kardeşiniz olarak destek istiyorum. İlçelerde çok güzel, çok yakışıklı Balkan Göçmeni adaylarımız var. Balkan Göçmeni olmasa da mutlaka akrabalarda olanlar var. Bunların hepsine destek istiyorum. Bizim bir ve beraber olmamız lazım. Bu hikayeyi ayakta tutmamız lazım” diye konuştu.
“Balkanlardan vatan haini çıkmaz”
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da, “Balkanlardan sağcı çıkar, solcu çıkar ama asla vatan haini çıkmaz. Bir hırkayla, aylarca, günlerce, her türlü sıkıntıyla; mübadele öncesinde de mübadele döneminde de birçok Balkan kardeşimiz Anadolu topraklarına teşrif ettiler. Türkiye Cumhuriyeti son 22 yıldır Balkan kardeşlerimizin, orada kalanların yanında sapasağlam durmakta. Çanakkale Savaşı’nda 20 bin Balkanlı gencimiz Çanakkale’ye geldi. Bundan sadece 3 bin tanesi gazi olarak geri döndü. 17 bin tanesi Gelibolu’da ve Çanakkale’de şehit olarak yatıyor” açıklamasında bulundu.
“İnşallah Türk, güçlü olur, birlik olur”
MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ise, “Gazze’de Müslümana bisküvi atıyorlar ölsün diye Yahudi’ye bomba atıyorlar öldürsün diye. Türk uyanmadıkça bu zulümler bitmeyecek. Türkler ayağa kalkmalı. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında inşallah Türk güçlü olur, bir ve birlik olur, bu zulümlerin tamamından kurtulur” ifadelerini kullandı.
Programın sonunda Batı Trakya Türklerinin hak ve özgürlük mücadelesinin lideri olan Doktor Sadık Ahmet’in hayat hikayesini konu eden Sadık Ahmet Filmi gösterimi gerçekleşti. – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yayınları (İzBB Yayınları) edebiyattan akademik yaşama beş yeni kitabıyla okuyucularıyla buluşuyor. İzBB Yayınları’nın akademik ve edebiyat dizilerinden çıkan “Kemeraltı’nın Yüzleri”, “Yaşayan Kemeraltı Rehberi”, “İzmir Söylevleri Aelius Aristedies”, “Aklın Ayak İzleri” ve “Yolcu” kitaplarına İZELMAN kitap kafelerden, seçkin kitabevlerinden ve sanal marketlerinden ulaşılabilecek.
KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK KEMERALTI’NIN YÜZLERİ’NDE
Prof. Dr. Melek Göregenli’nin hazırladığı Erdem Ömüriş, Esra Dabağcı, Yağmur Alkın, Dilek Karabulut, Melda Yaman, Şakir Çakmak, Akın Ersoy’un makalelerinin yer aldığı “Kemeraltı’nın Yüzleri”nde tarihi çarşının ve kültürel çeşitliliğin izleri konu alındı. Dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezi olarak tanımlanan Kemeraltı’ndaki geleneksel mesleklere ve tarihi yapısında geçirdiği dönüşümlere dair bilgilerin yer aldığı kitapta, yüze yakın esnaf, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve araştırmacılarla görüşmeler de yer aldı.
ALIŞVERİŞ, ARKEOLOJİ, İNANÇ, SANAT VE GASTRONOMİ MERKEZİ KEMERALTI
Kemeraltı’nın çok daha iyi tanınması amacıyla hazırlanan çalışma, “Yaşayan Kemeraltı Rehberi” adıyla yayımlandı. Türkçe ve İngilizce olarak iki dilli hazırlanan kitapta, Kemeraltı’nın kentin dünyaya açılan ve dünyadaki sayısız yeniliklerin İzmir’e ulaşma noktası olmasından bahsedildi. Melda Yaman ve Erkin Başer’in hazırladığı kitap; Ahmet Uhri, Erkan Serçe, Bozkurt Ersoy, Sultan Kavili Arap, Elif Yücebaş, İpek Özbek, Enriko Filipuçi, Akın Ersoy, Ertan Daş, Siren Bora, Melek Göregenli, İbrahim Alpaslan, Başak Ocak, Bülent Kıran’ın makalelerinden oluştu. Çarşının kuruluşundan kaybolan mesleklere, sektörel değişimlerden sinemalara, kitabevlerine, eczanelere kadar farklı sektörlere ilişkin bilgilere ve esnaflarla söyleşilere yer verildi.
İZBB YAYINLARI İLE YAPI KREDİ YAYINLARI İŞ BİRLİĞİ
İzBB Yayınları ile Yapı Kredi Yayınları’nın iş birliği Nazım Hikmet’in ölümsüz eserlerinden biri olan “Yolcu”yu kent belleğinin silinmez bir parçası haline getirdi. İzBB Yayınları “Yolcu” isimli oyununu, İzmirli tiyatrosever okurları için yayımlarken, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu da 2024-2025 sezonunda oyunu sergileyecek.
KENTİN ANTİK ÇAĞINA İLİŞKİN BELGELER
Aelius Aristedies’in İzmir üzerine verdiği söylevleri ilk defa bir araya getiren “İzmir Söylevleri” kitabı da, kentin antik çağ tarihi ve kültürel yapısına ilişkin bilgiler içerdi. Murat Tozan’ın ayrıntılı dipnotlarla günümüz Türkçesine çevirdiği söylevlerden ve dönemin düşünürlerinden Aristedies’in hayatını ve önemini de kaleme aldığı kitap, kentin geçmişine ve kültürel mirasına merak duyan okurlar için hazırlandı.
BİR DEVRİMCİNİN ROMANI
Üniversite yıllarında, kendini, dünyayı çalkayan isyan ateşinin içinde bulan bir devrimcinin hikayesinin anlatıldığı “Aklın Ayak İzleri” de okuyucularıyla buluştu. Kitabın arka kapak tanıtımında şu cümleler yer aldı:
“Tünele en önde Cihan girdi. Onu, Mahir takip etti; ardından Ömer, Ulaş, Ziya ve en arkada da elinde bir çöp varili kapağıyla Oktay. Özgürlüğe kanat çırpan kelebekler gibiydiler, nasıl yangına uçtuklarını bilmediler.”
]]>Hamza Dağ hal esnafıyla sahur yaptı
İZMİR – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Buca’da bulunan Seze ve Meyve Hali’ni ziyaret ederek esnafla buluştu. Gece saatlerinden itibaren mesaiye başlayan esnafın sorunlarını dinleyen Dağ, daha sonra sahurunu da burada yaptı.
31 Mart Yerel Seçimleri öncesi çalışmalarını sürdüren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, gece saatlerinde Buca ilçesinde bulunan Sebze ve Meyve Hali’ni ziyaret etti. Dağ’a, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, Cumhur İttifakı Buca Belediye Başkan Adayı Adnan Öztekin ile İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Orhan Doğan eşlik etti. Hal esnafıyla buluşan Hamza Dağ, burada esnafın sorunlarını ve önerilerini dinlerken, kendileriyle sohbet etti.
“Hal esnafımızın her zaman yanında olacağız”
Hal ziyareti esnasında basın mensuplarına açıklamada bulunan Hamza Dağ, hal esnafının daima yanında olacaklarını dile getirdi. Dağ, “Gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyoruz. Buradaki esnafın en çok buranın yoluyla alakalı talebi var. Onunla ilgili lansmanımızda zaten buraya bir otoban çıkışı çalışmamızı yapacağımızı ifade etmiştik; bunun çalışmasını yapacağız. Diğer taraftan tabii ki genel ekonomik noktada üreticiyi destekleme adına bu çalışmayı yapan hem de tüketiciye taze sebze, meyve ulaştırmaya çalışan bu esnafımızın her zaman yanında olacağız. Biz İzmirli 4,5 milyon hemşerimize şunun sözünü çok net bir şekilde veriyoruz. Bizim bu şehrin önemli meselelerini, kronik sorunları çözmek için çok çalışmak mecburiyetimiz var. Gecenin bu saatinde çalışarak da aslında bunu gösteriyoruz. Çok çalışacağız, çok ciddi anlamda mücadele edeceğiz ve inşallah önemli meselelerimizi çözüm noktasına çok kısa sürede ulaştıracağız. Bu anlamda biraz önce dediğim gibi halin ve Buca bölgesinin trafikle alakalı meselesinde hamlelerimizi yapacağız. Diğer taraftan hep söylediğim yeni çevre yolunu İzmir’imize kazandıracağız. Körfez geçişini İzmir’imize kazandıracağız. 16 tane battı çıktı çalışmasını İzmir’de gerçekleştireceğiz. Her gittiğim yerde aldığımız şikayet, yolların bozuk olması… Burada hal esnafımızın da önemli bir meselesi çünkü onlar pazara gidip gelirken de bunu özellikle söylüyorlar. Biz en kötülerinden başlayarak bir sene içinde çok güzel hale getireceğiz Nakliyeciler Sitesi, Buca Hali’nde ve ara sokaklarda temizlikle ilgili sorunlarımız olduğunu görüyoruz. Bu konuda, öyle uzun bir süre değil, bir ay içinde iki ay içinde İzmir’in her sokağının tertemiz olduğunu hep birlikte göreceğiz. Bunu da İzmir’in hemşehrilerimize sözünü, taahhüdünü veriyoruz” açıklamasında bulundu.
“En iyi şekilde hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız”
Programda konuşan AK Parti İzmir Milletvekili ve Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, yerel yöneticiler olarak hal esnafına en iyi hizmeti sunmayı istediklerini söyledi. Bölünmez Çankırı, “Hamza Başkanımız zaten açıkladı. En önemli problemlerimizden bir tanesi, Kaynaklar’ın trafik problemiydi ve buradan bir otoban çıkışının olmamasıydı. Zaten bu hep öncelik verdiğimiz bir şeydi. Buradaki kardeşlerimizin çalışma ve yıpranma payları çok fazla. Biz sıcak yataklarımızda yatarken onlar bize taze meyveyi, sebzeyi ulaştırmak için gecenin bu saatinde dağıtım yapıyorlar. O yüzden biz de yerel yöneticiler olarak onların bu fiziki şartlarına en iyi şekilde hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
“Otoban müjdesine çok sevindik
Hamza Dağ’ın Sebze Meyve Hali çıkışına otoyol yapma projesine çok sevindiklerini söyleyen İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği’nin Başkanı Orhan Doğan, “Başkanlarımızın bu gece saatinde bizi ziyaret etmeleri bizleri onurlandırmıştır. Bu ziyaretlerden dolayı kendilerine teşekkür ederiz. Sayın Başkanımız, halimizin otobanla bağlantı müjdesini verdi. Bunun için çok sevindik. Gerçekten bu bizim için çok önemli. Yani bu acil bir sorun. Bu sorun da kısa bir süre içerisinde başkanlarımızın halledeceğine inanıyoruz” sözlerine yer verdi.
Hamza Dağ ve programa katılanlar, ziyaretin ardından İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği binasında sahur yaptı.
]]>31 Mart Yerel Seçimleri öncesi çalışmalarını sürdüren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, gece saatlerinde Buca ilçesinde bulunan Sebze ve Meyve Hali’ni ziyaret etti. Dağ’a, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, Cumhur İttifakı Buca Belediye Başkan Adayı Adnan Öztekin ile İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği (İZKOMDER) Başkanı Orhan Doğan eşlik etti. Hal esnafıyla buluşan Hamza Dağ, burada esnafın sorunlarını ve önerilerini dinlerken, kendileriyle sohbet etti.
“Hal esnafımızın her zaman yanında olacağız”
Hal ziyareti esnasında basın mensuplarına açıklamada bulunan Hamza Dağ, hal esnafının daima yanında olacaklarını dile getirdi. Dağ, “Gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyoruz. Buradaki esnafın en çok buranın yoluyla alakalı talebi var. Onunla ilgili lansmanımızda zaten buraya bir otoban çıkışı çalışmamızı yapacağımızı ifade etmiştik; bunun çalışmasını yapacağız. Diğer taraftan tabii ki genel ekonomik noktada üreticiyi destekleme adına bu çalışmayı yapan hem de tüketiciye taze sebze, meyve ulaştırmaya çalışan bu esnafımızın her zaman yanında olacağız. Biz İzmirli 4,5 milyon hemşerimize şunun sözünü çok net bir şekilde veriyoruz. Bizim bu şehrin önemli meselelerini, kronik sorunları çözmek için çok çalışmak mecburiyetimiz var. Gecenin bu saatinde çalışarak da aslında bunu gösteriyoruz. Çok çalışacağız, çok ciddi anlamda mücadele edeceğiz ve inşallah önemli meselelerimizi çözüm noktasına çok kısa sürede ulaştıracağız. Bu anlamda biraz önce dediğim gibi halin ve Buca bölgesinin trafikle alakalı meselesinde hamlelerimizi yapacağız. Diğer taraftan hep söylediğim yeni çevre yolunu İzmir’imize kazandıracağız. Körfez geçişini İzmir’imize kazandıracağız. 16 tane battı çıktı çalışmasını İzmir’de gerçekleştireceğiz. Her gittiğim yerde aldığımız şikayet, yolların bozuk olması… Burada hal esnafımızın da önemli bir meselesi çünkü onlar pazara gidip gelirken de bunu özellikle söylüyorlar. Biz en kötülerinden başlayarak bir sene içinde çok güzel hale getireceğiz Nakliyeciler Sitesi, Buca Hali’nde ve ara sokaklarda temizlikle ilgili sorunlarımız olduğunu görüyoruz. Bu konuda, öyle uzun bir süre değil, bir ay içinde iki ay içinde İzmir’in her sokağının tertemiz olduğunu hep birlikte göreceğiz. Bunu da İzmir’in hemşehrilerimize sözünü, taahhüdünü veriyoruz” açıklamasında bulundu.
“En iyi şekilde hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız”
Programda konuşan AK Parti İzmir Milletvekili ve Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, yerel yöneticiler olarak hal esnafına en iyi hizmeti sunmayı istediklerini söyledi. Bölünmez Çankırı, “Hamza Başkanımız zaten açıkladı. En önemli problemlerimizden bir tanesi, Kaynaklar’ın trafik problemiydi ve buradan bir otoban çıkışının olmamasıydı. Zaten bu hep öncelik verdiğimiz bir şeydi. Buradaki kardeşlerimizin çalışma ve yıpranma payları çok fazla. Biz sıcak yataklarımızda yatarken onlar bize taze meyveyi, sebzeyi ulaştırmak için gecenin bu saatinde dağıtım yapıyorlar. O yüzden biz de yerel yöneticiler olarak onların bu fiziki şartlarına en iyi şekilde hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
“Otoban müjdesine çok sevindik
Hamza Dağ’ın Sebze Meyve Hali çıkışına otoyol yapma projesine çok sevindiklerini söyleyen İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği’nin (İZKOMDER) Başkanı Orhan Doğan, “Başkanlarımızın bu gece saatinde bizi ziyaret etmeleri bizleri onurlandırmıştır. Bu ziyaretlerden dolayı kendilerine teşekkür ederiz. Sayın Başkanımız, halimizin otobanla bağlantı müjdesini verdi. Bunun için çok sevindik. Gerçekten bu bizim için çok önemli. Yani bu acil bir sorun. Bu sorun da kısa bir süre içerisinde başkanlarımızın halledeceğine inanıyoruz” sözlerine yer verdi.
Hamza Dağ ve programa katılanlar, ziyaretin ardından İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği (İZKOMDER) binasında sahur yaptı. – İZMİR
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Menderes Halk Buluşması’nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, “Emek harcayan herkes emeğinin karşılığını alsın istiyoruz. Onurumuzu inciten her türlü yanlış yönetime karşı buradayız. İzmir’e sahip çıkacağız. Ev almak zor mu ev yapacağız söz verdim en az 25 bin konut yapacağız. Bu şehirde üreten, çalışan herkesin yanında olacağız”dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Halk Buluşması, Menderes Cumhuriyet Meydan’ında yapıldı. Buluşmaya, Genel Başkan Özgür Özel’in yanı sıra Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yücel, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir Milletvekilleri Rıfat Nalbantoğlu, Murat Bakan, Ednan Arslan, Mahir Polat, Yüksel Taşkın, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek, Kiraz Belediye Başkan Adayı Nasuh Coşkun, Beydağ Belediye Başkan Adayı Şakir Başaran, Bornova eski Belediye Başkanı Olgun Atila ve çok sayıda partili katıldı.
İzmir’i büyütmek, kalkındırmak ve İzmir’deki herkesin daha mutlu olması için yola çıktığını söyleyen Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, “İzmir cumhuriyetin şehridir, kurtuluşun, kuruluşun, Atatürk’ün, Atatürkçülerin şehridir. Biz vatanımıza milletimize sevdalıyız. Gençlerimizin bu ülkede gelecek kurmasını istiyoruz. Emek harcayan herkes emeğinin karşılığını alsın istiyoruz. Onurumuzu inciten her türlü yanlış yönetime karşı buradayız. İzmir’e sahip çıkacağız. Ev almak zor mu ev yapacağız söz verdim en az 25 bin konut yapacağız” ifadelerini kullandı.
“ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILDA AÇ OLANIN KAPISINA YEMEK GELECEK. BEN AÇIKTAYIM DİYENE BARINMA İMKANI SAĞLAYACAĞIZ”
Cemil Tugay sözlerine şöyle devam etti:
“Bu şehirde üreten, çalışan herkesin yanında olacağız. Çiftçilerimiz için soğuk hava depoları yapacağız. Köy yollarını teker teker asfaltlayacağım. Tarihe Cemil Tugay olarak geçeceğim beni böyle hatırlayacaksınız. Önümüzdeki 5 yılda aç olanın kapısına yemek gelecek. Ben açıktayım diyene barınma imkanı sağlayacağız. Parası yetmeyen öğrenciye burs sağlayacağız. Emeklilerimizi, çiftçilerimizi yalnız bırakmayacağız. İlkay başkanla birlikte köy köy, sokak sokak, kapı kapı gezip kime ne yapacağımızı sormak o hizmeti birlikte ayağına getirmek boynumuzun borcu.”
“ALACAĞIMIZ REKOR OYLA MENDERES’TE CHP’NİN BAYRAĞINI DALGALANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
CHP Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek de şunları söyledi:
“Tarımıyla, turizmiyle, sanayisiyle kentin parlayan yıldızı olan Menderes’e hoş geldiniz. Çıktığımız bu yolda bize gösterdiğiniz sevgi ve destek çok önemliydi. Sizden almış olduğumuz destekle buradan şunu ifade ediyorum. Menderesliler gönlünü ferah tutsun herkesin sesi olacağız. Kimseyi ayırmadan hizmetlerimizi gerçekleştireceğiz. Her noktada dertlerinizi dinliyor, 44 mahalledeki sorunları çok iyi biliyoruz. 1 Nisan’dan itibaren çalışmalarıma başlayarak Menderes’i güzel günlere taşıyacağız. Alacağımız rekor oyla Menderes’te CHP’nin bayrağını dalgalandırmaya devam edeceğiz. İlk günden itibaren söylediğimiz tek bir şey vardı sene ben yokuz birlikte başaracağız. Bu inançla durmadan çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Torbalı ilçesindeki halk buluşmasında, “Karşımızda korkunun ittifakı Cumhur İttifakı ama burada Türkiye’nin İttifakı; Türkiye İttifakı var. Türkiye İttifakı 31 Mart’ta kazanacak. Ben size güveniyorum” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Torbalı ilçesinde bulunan Seçim Koordinasyon Merkezi önünde halk buluşması düzenledi. Buluşmaya, Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekilleri Deniz Yücel, Murat Bakan, Yüksel Taşkın, İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Torbalı İlçe Başkanı Hakkı Polat, Torbalı Belediye Başkanı Mithat Tekin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve Torbalı Belediye Başkan Adayı Övünç Demir’in yanı sıra çok sayıda partili katıldı.
CHP Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Torbalıya her geldiğimde büyük bir coşkuyla karşılanıyorum Torbalı’dan büyük bir umutla heyecanla ayrılıyorum. Bugün bu güzel meydanı hınca hınç dolduran sizlere sevgilerimi saygılarımı sunuyorum. Torbalının sadece miting alanı değil arkası sağı solu değil sadece gelirken Torbalı’nın balkonları esnafı sokaktaki çocuklarına kadar herkeste bir seçim heyecanı gördüm ve bu senenin en coşkulu karşılamasını yapan Torbalı Gençlik Kolları’na İzmir Gençlik Kolları’na yürekten teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
“MİTHAT BAŞKANIMIZ KOLTUK İÇİN DEĞİL; GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN PARTİSİ İÇİN ÇALIŞIYOR”
Torbalı Belediye eski Başkanı merhum İsmail Uygur’u da anarak sözlerine devam eden CHP Lideri Özel, “Öncelikle İsmail Uygur başkanımızı hatırlamak onu rahmetle anmak isterim. Geçen sefer Torbalı İsmail başkanı seçti o da sağlık sorunları yaşadı hastalandı talihsiz bir kaza geçirdi ve aramızdan ayrıldı bir kez daha ailesinin acısını Cumhuriyet Halk Partisi ailesi olarak paylaşıyoruz Allah gani gani rahmet eylesin İsmail başkanımıza ve İsmail başkanımızdan sonra bayrağı Mithat başka devralıp Cumhuriyet Halk Partisi’nin baba ocağının bayrağını yere düşürmedi hepimizi memnun eden bir ağabeylikle belediyemize sahip çıktı. Şimdi de başkanımız bizimle birlikte kampanyaya destek veriyor çünkü çıkar için değil koltuk için değil Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi için çalışıyor” diye konuştu.
“İZMİR ŞÜPHESİZ DEĞİŞİMİN BAŞKENTİ”
Özel, “Hepimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yurttaşlarıyız. Gerektiğinde ordusunun askerleriyiz, devriminin neferleri yolunun takipçisi emanetinin bekçileriyiz. İzmir şüphesiz değişimin başkenti, İzmir’de otuz belediye başkan adayımız ve bir büyükşehir belediye başkan adayımız var. Bir değişim Cumhuriyete yakışır, çağdaş Türkiye’ye yakışır, bir değişim olacaksa İzmir’den başlayacaktır. 30 adayımızın yaş ortalaması 46. İzmir Torbalı’da da Koç Üniversitesi Elektrik Elektronik eğitiminden sonra Harvard Üniversitesi’nde Liderlik eğitimi alan partimizin gençlik kollarında yetişmiş İzmir’de çok genç 40 yaşında bir evladımız Övünç Demir, yeni belediye başkan adayımız. Ona güveniyoruz. Ona inanıyoruz Torbalı’ya hizmet edecek İzmir’e hizmet edecek, partimize hizmet edecek, önünde çok uzun bir yol var. Çalışkan, dürüst, titiz, sabırlı ama kararlı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay. Ben ikisine de çok inanıyorum ve güveniyorum” diye konuştu.
“YÜREĞİNDE VATAN MİLLET BAYRAK ATATÜRK SEVGİSİ OLAN HERKES BİZİMLE BERABER”
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mardin’deki mitinginde “Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Biri ‘DEM varsa olmaz’ diğeri ‘DEM’siz olmaz’ diyor” sözlerine tepki gösteren CHP Lideri Özgür Özel, şunları söyledi:
“Bugün AKP Genel Başkanı nihayet sahaya çıktı Mardin’e Şırnak’a gitti. Çıktı sahadan bizimle kavga etmek istedi. Tutturmuş DEM diye. Ben diyorum ki vatandaşın derdi DEM değil zam zam zam. Ben onunla kavga edeceğim ama onun istediği alanda etmeyeceğim, kimlik mezhep siyasetinde etmeyeceğim gençler için Türkiye için edeceğim. Mardin’de demiş ki 27 yıldır demokratikleşme adımlarına karşı çıkan kimdi? Güya CHP’yi Mardin’deki vatandaşlara şikayet ediyor. Kardeşim biz hiç karşı çıkardık aksine destek verdik. Sen ak desen kara diyen, miting meydanında sana idam ipi atan herkesten olan senden olmaz diyen Devlet Bahçeli’ydi ne çabuk unuttun. Bunlar dün öptükleri surata bugün tükürenler, dün küfrettiklerine bugün methiye düzenlerdir. Bu riyakarlara inat Cumhuriyet Halk Partisi durduğu yerdedir. Durduğu yer Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeler, Türkiye’nin birliği bütünlüğü, yüreğinde vatan millet bayrak Atatürk sevgisi olan herkes bizimle beraberdir biz de onlarla beraberiz. Madem kavga etmek istiyorsun gel emeklinin hakkı için kavga edelim.”
“EMEKLİNİN DE ÇİFTÇİNİN DE YOKSULUN DA UMUTSUZ GENÇLERİN DE HAKKINI ARAYACAĞIZ”
31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye İttifakı’nın kazanacağına vurgu yapan Özel, “31 Mart’ta bu Cumhur İttifakı’nın gücünü yerelden dengeleyin. Belediyeleri Cumhuriyet Halk Partisi’ne Türkiye İttifakı’na verin. Emeklinin de çiftçinin de yoksulun da umutsuz gençlerin de hakkını arayacağız ve söke söke söke alacağız. Söz veriyoruz. Onlar korkunun ittifakıdır. Onlar hakaret eden kötü söz söyleyen, korkutan bir ittifaktır. Karşısında biz umudun ittifakıyız. Karşında Türkiye Cumhuriyeti’nin yarınlarını Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle doğulusuyla batılısıyla Alevi’siyle, Sünni’siyle, milliyetçi demokratıyla, muhafazakar demokratıyla, aslan sosyal demokratlarla birlikte olan ittifak bizim ittifakımızdır. Karşımızda korkunun ittifakı, Cumhur İttifakı ama burada Türkiye’nin İttifakı, Türkiye İttifakı var. Türkiye İttifakı 31 Mart’ta kazanacak. Övünç Demir kazanacak. Kazanacak. Cemil Tugay kazanacak. İzmir kazanacak. Türkiye ittifak Kazanacak. Türkiye kazanacak. Siz kazanacaksınız. Ben size inanıyorum. Ben size güveniyorum” diye konuştu.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İzmir Mendres’te halk buluşması gerçekleştirdi. Özel, burada yaptığı konuşmada, “İğneden ipliğe her şeye zam geldi. Çiftçinin de emeklinin de çalışanın da esnafın da bu şartlar altında yaşamını sürdürmesi mümkün değil. Çiftçilerin bankalara olan borçları bir sene içeresinde yüzde 445 arttı. Artık bıçak kemikte. 31 Mart’ta yapılacak tek bir şey var bu milletin efendisini bu hükümete hep beraber göstereceğiz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Halk Buluşması, Menderes Cumhuriyet Meydan’ında yapıldı. Buluşmaya, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yücel, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir Milletvekilleri Rıfat Nalbantoğlu, Murat Bakan, Ednan Arslan, Mahir Polat, Yüksel Taşkın, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek, Kiraz Belediye Başkan Adayı Nasuh Coşkun, Beydağ Belediye Başkan Adayı Şakir Başaran, Bornova eski Belediye Başkanı Olgun Atila ve çok sayıda partili katıldı.
“TÜRKİYE GÜLECEK”
“31 Mart’ta Cumhur İttifakı’nın koyu gri rengi Türkiye’nin üstünden kalkacak Türkiye gülecek” diyerek sözlerine başlayan CHP lideri Özgür Özel, şöyle konuştu: “Bugün İzmir’deyiz maalesef hepimiz hayatına en şiddetli sıkıntıyı sokan şey enflasyon ve hayat pahalılığı. Türkiye’de hiç kimseyi dinlemeyen, her şeyin en iyisini ben bilirim diyen, ekonomiyi de en iyi ben bilirim diyen birisi faiz sebeptir enflasyon sonuçtur dedi. Bir baktık bizim ki inadına faizleri indirdi. Faizleri indirdikçe fiyatlar fırladı. ve seçime kadar yapılan o işlerin bedelini en çok yoksullar, emekliler, çiftçiler ödedi halen daha ödemeye devam ediyoruz. Emeklerimiz çok ciddi sıkıntıdalar, Recep tayip Erdoğan iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti yani Erdoğan hiç bu düzeni bozmasa bugün 26 bin lira olacaktı emekli maaşı ama şu an 10 bin lira. Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşıyla şuradaki kuyumcuya gitseniz 2002’de 8 tane çeyrek altın alabiliyordunuz. Şimdi sadece 2,5 tane alabilirsin. Bir emekli değil bütün emekliler bir altın değil 5,5 altın bir ay değil her ay cebinden kaybediyorlar kimin yüzünden Recep Tayyip Erdoğan yüzünden.”
“KODAMANLARA PARA VAR EMEKLİLERE, ÇALIŞANLARA PARA YOK. BÖYLE DÜZENE YAZIKLAR OLSUN”
Emeklilerin bayram ikramiyesini CHP Eski Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu sayesinde aldıklarını hatırlatan Özel, “2018’de bin lira verdiler 3 yıl gecikmeli seçime bir kala verdiler biz beğenmedik en az asgari ücret vermek lazım dedik. Bugün bizim beğenmediğimiz 0 bin lira 24 kilo dana kıyma alıyordu. Bugün 3 bin lira veriyor onunla şimdi kasaba gidelim 6 kilo kıyma alabilirsiniz. Sadece bayram ikramiyesiyle ramazanda, sahurda, iftarda, mutfağınızdan, sofranızdan, evladınızın torunlarının kursağından geçecek 18 kilo kıymayı eksiltileler. Eksilten de Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değil. Kodamanlara para var emeklilere, çalışanlara, garibanlara gelince para yok. Böyle düzene yazıklar olsun. Köylünün, çiftçinin derdi bitmez. Neden bitmez? Oyu verin bana fiyatları düşüreceğim dedi. 19 lira olan mazot 42 lira oldu. Mazota zam gelince iğneden ipliğe her şey zam geldi. Çiftçinin de emeklinin de çalışanın da esnafın da bu şartlar altında yaşamını sürdürmesi mümkün değil 3 milyar hektar tam Belçika kadar artık ekilmiyor, dikilmiyor. Çiftçilerin bankalara olan borçları bir sene içeresinde yüzde 445 artı. Artık bıçak kemikte. 31 Mayıs’ta yapılacak tek bir şey var bu milletin efendisini bu hükümete hep beraber göstereceğiz” diye konuştu.
CHP Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek’in 38 yaşında olduğunu ve İzmir’deki CHP’nin adayları arasında 40 yaş altı, 12 adaydan biri olduğunu aktaran Özel, İlkay Çiçek’in belediye başkanı olması halinde hayata geçireceği projelerini söyle anlattı:
“1 Nisan’dan itibaren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay ve Menderes Belediye Başkanımız İlkay Çiçek, el ele verecekler omuz omuza verecekler size hizmet edecekler. Şimdi hem İlkay Çiçek hem cemil başkan kimini tek başına İlkay yapacak kimini berber yapacaklar. Çiftçiye destek projeleriyle ilgili merkez yapacaklar. Soysal yardımları arttırmak için projeler yapılacak.Ankara’yı İstanbul’u CHP’ye vermeyin yardımlar kesilir diyorlardı. Ne oldu? Yardımlar 5 katına çıktı. Sosyal yardımlar arttırılacak. Altıntepe’de çiçek mezatı yapacaklar hep beraber açacağız. Açılışına da ben geleceğim.”
]]>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İzmir’de iş dünyasından temsilciler ile düzenlenen toplantıda konuştu, “İzmir’in toplumsal yaşamına müdahale edilmemesi noktasında, kişisel hak ve özgürlükler noktasında, yaşam biçimine müdahale noktasında yaşayabilecekleri olumsuzlukların yaşanmayacağı süreç, bizim sandıktaki birlikteliğimizden geçiyor” dedi.
İİzmir Ticaret Odası Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan iş dünyası buluşmasına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, CHP İzmir Milletvekilleri, Tuncay Özkan, Mahir Polat ve Yüksel Taşkın, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ile İlçe belediye başkanları ve ilçe belediye başkan adayları da katıldı.
Özel toplantıda yaptığı konuşmada 31 mart yerel seçimleri, işsizlik, enflasyon başlıklarına değindi. Özel, şunları söyledi:
“CHP’NİN İŞ DÜNYASINA YAKLAŞIMI”
“Sosyal demokrat bir parti olarak CHP’nin zaman zaman çevre duyarlılığından, zaman zaman doğru mekanizmalar işletilmediği, yapılacak işin sürdürülebilir olmadığını gördüğünden, siyasetin öncelik belirleme işi olduğu için önceliklendirme tartışmalarından sanki bazı hizmetlere, bazı yatırımlara, bazı projelere karşı çıktığı ve sanki istemezükçü bir yaklaşım içinde olan parti olduğuna ilişkin ithamların tamamının, belli bir hata payımızı kendimize de alarak işin bu kısmını özeleştiriye dökerek ama CHP’nin hele hele sermaye düşmanı, iş hayatında iş dünyasının işlerini kolaylaştıracak teşviklere karşı çıkabilecek, onları cesaretlendirecek katkılardan mahrum bırakabilecek yönetim anlarından sanayicilerin, ticaret erbaplarının işinin kolaylaşmasının gelirin olabilmesi için üretim, üretimin istihdam demek olduğunun farkında olan bir bilinçle meseleyi doğru yerden tarif etmeye çalıştığımızı ifade etmek isterim.
1 Nisan sonrası bir gün misafir olursak daha geniş bir zamanda bütün dünya endüstri 4.0’ı yaşadığı ve 5.0’ın konuşulmaya başladığı süreçlerde, bizim emek 4.0 perspektifi ile neleri nasıl konuşmamız gerektiğini gündemleştirmek, sizlerle tartışmak, katkılarınızı almak, bunun sosyal demokrat bir perspektifle aslında sürdürülebilir ekonomi ve kalkınma açısından, toplumun iç huzuru, rahatı ve toplumsal barış açısından da ne kadar önemli olduğunu sizlerle birlikte detaylandıracak fırsatı özlediğimi ve talep ettiğimi ifade etmek isterim.”
“ÖZELLEŞTİRME SÜRECİ”
Özel, “Bir yandan bu ülkeyi yöneten hükümetin özelleştirmelerle, İzmir’de en çok söylenen kentteki ifadesiyle 10 yılda 15 milyon genç yaratırken, demir ağlarla ülkeyi dört baştan örerken, yapılan KİT yatırımlarının, yani özel müteşebbislerin yapamayacağı yatırımların, o gün devlet eliyle yapılmasının ve daha sonra yatırımların geliştirilmesinin, devredilmesinin sürecinin özelleştirme kısmında, 60 milyar dolarlık özelleştirmenin bugün Türkiye’yi yöneten hükümete nasip olduğunu, yine 79 yıllık Cumhuriyet tarihinde toplanan vergilerin tam 4 katının bugünkü iktidar döneminde toplanmış olduğunu da not etmek isterim. Biz KİT’leri, Sümer Bank’ı, o dönemdeki basma fabrikasını, kağıt fabrikasını, bot fabrikasını, lastik fabrikasını, çimento fabrikasını bunları halen devlet mi işletmeliydi sorusuna, evet diyecek bir CHP’li yok ama onların gelirlerinden, özelleştirmelerinden gelen gelirlerle bugün özel sektörün yapamadığı çok küçük birkaç örneğinden haberdarım.” diye konuştu.
“YILLARDIR İZMİR’E OY VERMİYORSUN, O YÜZDEN BU HALDESİN DİYORLAR”
AKP’nin İzmir’i cezalandırdığını ifade eden Özel, “Atatürk’ün annesine misafirlik yapan, Karşıyaka’da bağrında tutan İzmir. İlk kurşunu atan İzmir. Son kurşunu atan, düşmanı döken İzmir. Tek adamın ne olduğunu ve güçlü parlamento kuran bir demokrat adamın ne olduğunu bildiği için CHP’den vazgeçmemektedir. Yıllardır İzmir’e oy vermiyorsun ondan bu haldesin diyorlar. İzmir bile ve isteye geri bırakılmaya çalışılıyor. İzmir kendi potansiyeli, yöneticilerinin vizyonuyla, Tunç Başkandan da önce 3A alabilen ve Türkiye’nin kredi notunun çok ilerisinde bir güven telkin edebilmiş, mali disipliniyle, bu dönem sürüyor, gelecek dönem de sürecek” diye konuştu . Özel şunları kaydetti:
“BİR DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM MESELESİ”
“İzmir’de belediye başkan adayları belirlerken, bütün Türkiye’deki gibi memnuniyet anketleri yaparız. Memnuniyet anketlerinde İzmir’deki yerel yöneticilerin en güçlük çektikleri yan şudur. İzmir seçmeninin notu kıttır. Buradaki belediyeleri başka bölgeye yolla, orada çok memnun olunan hizmetler burada İzmir seçmeninin CHP’li belediyelerden yüksek beklentisi yüzünden daha düşük noktalardadır. Bizim İzmir’de aday gösterdiğimiz, göstermediğimiz bütün arkadaşlarımız ve bugün gösterdiğimiz arkadaşlarımız, yerel yönetimler noktasında partimizi hiç utandırmamış ve sıkıntıya sokmamış. Bundan sonraki süreçle ilgili de çok umutlu olduğumuz arkadaşlarımız. Ama İzmir’de başka bir şey yapıyoruz. İzmir’de şunu yapıyoruz. Biraz önce Tunç Başkan da değindi, Cemil Başkan da sürdürdü. Bir değişim ve dönüşüm meselesi. Biz bugün İzmir’de Türkiye’yi yarın yönetecek kadroları, yarın yönetecek anlayışı ve bir değişim, dönüşüm olacaksa bunun tam yeri olan İzmir’de bu adımı atıyoruz.
“GENİŞ TABANLI İŞSİZLİK SON 32 YILIN EN YÜKSEK RAKAMINA ULAŞMIŞ DURUMDA”
Türkiye’nin son 32 ayın en yüksek geniş tabanlı işsizlik rakamlarına ulaştığını gösteriyor. TÜİK yüzde 9,1 ilan etti. Ancak bu 9,1 geçen aya göre 85 bin fazla işsiz demek. Ama bu hesaplarda sadece resmi işsizler var. Yani 3 milyon 241 bin kişi. Eksik istihdamdakiler yani haftada 2 saat ve daha fazla çalışanlar, toplam ki bunlar 3 milyon 235 bin kişi ki bu hesapta yok. Umutsuzlar, 4 milyon küsür kişi de ayakları şişmiş iş aramaktan, akbilde bilet kalmamış iş aramaya giderken basmaktan, oturmuş evde, umudunu kaybetmiş aramayan 4 milyon kişiyi de kattığınızda geniş tabanlı işsizlik son 32 yılın en yüksek rakamı olan yüzde 26,5’a dün ilan edilen rakamlarla ulaşmış durumda. Biz önümüzdeki dönemlerde bu konu ile ilgili çok kapsamlı raporlar ve geniş tabanlı işsizlik, genç işsizliğinin önlenmesine yönelik görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşacağız.
“SEÇMENİN 2019 SEÇİMLERİNDEKİ MOTİVASYONU DEĞİŞMEDİ”
İzmir Ticaret Odası’nın, EPSO ve borsanın bu birlikteliği aslında Türkiye’ye örnek olacak bir birliktelik. Seçim döneminde ittifaklar çok konuşuluyor. Ben CHP’nin Genel Başkanı seçildiğim günlerde, ittifak kelimesini elbirliği ile yorduğumuzu, bunun yerine işbirlikleri, bölgesel ve yerel işbirlikleri yapabileceğimizi ifade etmiştim ama iş sürecin sonunda, pek çok siyasi partinin kendileri açısından anlaşılır, bizim saygı duyduğumuz şekil tek başlarına yarışa girmeleri gibi bir noktaya getirdi. Öyle olunca biz CHP olarak Cumhur İttifakı’nın karşısında Türkiye İttifakı ve İzmir için İzmir İttifakı diye bir ittifakın içinde yer almaktan başka bir yönelimimiz olmadı. İzmir İttifakı ve Türkiye İttifakı’nın ortak özelliği şu. Geçen seçimlerde ittifak yapmış olduğumuz seçmenle, yöneticileri ile anlaşamamış olabiliriz ama o seçmenle sandıkta vicdanların bir araya gelebileceği bir ittifaka ihtiyaç var. Çünkü o seçmenin 2019 seçimlerindeki motivasyonu değişmedi. O seçmenin motivasyonu saraya itiraz. Tek adam rejimine, git gide otoriterleşen sisteme itiraz, hukukun ayaklar altına alınmasına itirazsa devam ediyor. İzmir’in toplumsal yaşamına müdahale edilmemesi noktasında, kişisel hak ve özgürlükler noktasında, yaşam biçimine müdahale noktasında yaşayabilecekleri olumsuzlukların yaşanmayacağı süreç, bizim sandıktaki birlikteliğimizden geçiyor.”
“FAİZİN SEBEP, ENFLASYONUN SONUÇ OLDUĞU YÖNTEMİNİ ISRARLA UYGULADI”
Hissedilen enflasyon tartışmalarına değinen Özel, “Dünyada hiç kimse hükümetleri bundan 4 yıl önce enflasyon niye ülkende yükseldi diye suçlayamaz. Bunu suçlayan muhalefet Türkiye’de de varsa haksızdır, ABD’de de varsa haksızdır. Ulaşım aksamıştır, sürecin tamamı enflasyon yaratabilecek olumsuzluklarla bir aradadır. Yüzde 1 enflasyonlar 4-5’e, yüzde 3’lük enflasyonlar 7’ye, yüzde 5’lik enflasyonlar 11’e çıktığında bütün dünyadaki ekonomi yönetimleri o gün kaçınılmaz olarak ve geçici olarak enflasyonun biraz üzerinde, faiz teklif ederek, paranın başka enstrümanlara kaçmaması, fiyat artışını daha da körükleyecek işler yapmaması için faiz silahını kullanmayı tercih ettiler. Kimi 11’den, kimi 9’dan çevirdi. Kimi 7’den çevirdi enflasyonu ve kabul edilebilir bir seyre dönüştürdüler. Hükümeti kimse suçlamıyorken, o noktada bütün dünya gibi faiz silahı geçici, kısıtlı miktarda kullanılabilecekken bunu yapmanın Nas’a aykırı olduğunu iddia edip, ben ekonomistim diyen ama kendisini ekonomist kabul edelim, kendinden başka ekonomistin enflasyonun sebep, faizin sonuç olduğunu değil de faizin sebep, enflasyonun sonuç olduğu önermesine kendinden başka inanan kimse yokken, bu yöntemi ısrarla uyguladı. Şimdiki bakan bu yönetme irrasyonel politikalar diyerek, kendi çizgisini savunuyor. Ama burada da başka bir hata var. Mesele keşke öyle terzinin sökülmüş olan bir cebi dikmesi kadar basit olsaydı. Hatayı faizi artırmayarak yaptık, cep söküldü. Faizi artırırsak, cebi geri dikeriz” diye konuştu.
“263 MİLYAR LİRA TARIMA DESTEKLEME YAPILMASI GEREKİRKEN, 85 MİLYAR LİRA DESTEKLEME YAPILDI”
Gıda fiyatlarındaki artışa ilişin konuşan Özel, “Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artış yüzde 71, dünyada yüzde 8. Diyorlar ki bütün dünyada gıda fiyatlarında artış var. Türkiye’de gıda fiyatlarında artış var çünkü o yaşanan süreçte tarımla ilgili biraz önce ticaret borsası başkanımın yaptığı uyarıların hiçbirisini dikkate almayan bir akıl yönetiyor Türkiye tarımını. Bir kere Avrupa Birliği’nin fonları var. Bunların yüzde 35’i tarıma ayrılıyor. Ayrıca içlerinde yüzde 20 kadarı da yerel kalkınmayla ilgili ama o yerel kalkınma ile ilgili olan kısmın içindeki kısmı da eklediğinizde Avrupa Birliği her 2 lirasından birini tarımı desteklemek için harcıyor. Türkiye’de resmi rakam yüzde 1, uygulanan onun da 5’te biri. Geçen sene Tarım Kanununun ilgili maddesi gereğince 263 milyar lira tarıma destekleme yapılması gerekirken, sadece 85 milyar lira destekleme yapıldığının, Türk çiftçisinin 178 milyar lira bu hükümetten alacaklı olduğunun, çiftçiye verilmeyen 178 milyar liranın kur korumalı mevduat için sadece hazineden ödendiğini ya da geçiş garantili köprüler için ödenen 165 milyar liranın çiftçinin alamadığı destekleme farkı olduğunu da bir kez daha hatırlatmak istiyorum” dedi.
“KADINLARA VE GENÇLERE BUNDAN SONRA ÇOK DAHA FAZLA ÖNEM VERECEĞİZ”
“Bütün adaylarımızı bir kez daha çağdaş ve güzel İzmirlilere emanet ediyorum” ifadelerini kullanan Özel “İzmir’in CHP’yi çok iyi tanıdığı, bildiği, anladığına şüphemiz yok ama İzmir hep yenileri yapmak için, daha iyileri yapmak ve cesur adımları atmak için çok önemli bir kent. Bir kentte bir adım atılacaksa, o kente Cumhuriyet değerlerine bağlı, gençler o kentte görevlendirilecekse, o kentte yepyeni bir yönetim anlayışı ile ilgili ilerleyen günlerde sayın başkanımın ifade ettiği gibi, her iki belediye başkanından biri kadın olacaksa bu İzmir’e yakışacak. Bu adım atılacaksa CHP tarafından atılacak. Gençlerin önünün açılmasını Deniz Baykal’a 35 yaşında 1975’te Türkiye maliyesini emanet etmiş bir partinin, Ahmet Taner Kışlalı’yı 37 yaşında Kültür ve Turizm Bakanı yapmış olan bir partinin, Bülent Ecevit’i 36 yaşında Çalışma Bakanı yapmış bir partinin, 30’lu yaşlarında Cumhuriyeti kurtarmış, 40’lı yaşlarında şaha kaldırmışların partisinin son Genel Başkanı olarak güzel, çağdaş İzmir’den, laik, Atatürkçü, Cumhuriyetin kenti İzmir’den bu partini son genel başkanı olarak, kadınlara ve gençlere bundan sonra çok daha fazla önem vereceğimizin sözünü veriyorum” diye konuştu.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bornova’daki İftar programında, “Gün birlik beraberlik günüdür. İzmir’de yaşayan vatandaşın yüzde 95’inin Atatürk’ü sevdiğini biliyorum. Bunun için artık ona husumet duyanların ve sizi bu hale koyanların değil Atatürk’ün iki büyük eserimden biri dediği CHP’nin kapılarını size açıyoruz. İzmir inanç özgürlüklerinin şehridir, İzmir’in özgürlüklerinin teminatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün peşinden giden belediye başkanlarımızdır” dedi.
İzmir Bornova’da düzenlenen iftar programına Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Özkan Tice, İzmir il başkanı Şenol Aslanoğlu, Bornova belediye başkanı Mustafa İduğ ve çok sayıda partili katıldı.
“FİLİSTİN MESELESİ, TÜRK SOLUNUN, CHP’NİN MESELESİDİR”
İftar yemeğinin ardından konuşan Özgür Özel, ramazanın başta İslam coğrafyasına ve bütün dünyaya barış ve kardeşlik getiresini temenni ederken, İsrail’i bir kez daha kınayarak sözlerine başladı. Özel, “Ramazan olmasına rağmen Filistin’de akan kan ve gözyaşı dinmedi. Bundan birkaç ay önce Hamas’ın yaptığı saldırılara karşı İsrail Filistinlilerin çocuk kadın ayırmadan canına kıydı. Filistin meselesi CHP için yeni sahiplenilen bir mesele değildir. Bülent Ecevit’in Filistin kurtuluş örgütüyle, lideriyle ortaya koyduğu dayanışma hepimizin hafızasındadır. Ayrıca hepimiz hafızasında Ayrıca Filistin topraklarında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mücadelesi vardır. Filistin’in kurtuluşu için verdiği emek, canlarını ortaya koymaları vardır. Filistin meselesi CHP’nin meselesidir Türk solunun meselesidir. Ama bir yandan AKP’nin genel başkanı bir gece Hamas suçsuz İsraillilere saldırıda bulunduğunda o saldırıyı kınadığımız için Özgür Özel Hamas’ın yaptığı saldırılara terör saldırısı diyor. Kim yaparsa yapsın suçsuz insanlara gece yarısı saldırmak terör eylemidir. İsrail’in ondan sonra yaptığı devlet terörüdür, soykırıma varan işlerdir. İkisini de kınıyorum” dedi.
“İKTİDARLA KAVGA EDERİZ AMA EMEKLİNİN, EMEKÇİNİN, GENÇLERİN HAKLARI İÇİN KAVGA EDERİZ”
Ramazan ayında dünyada barışın hakim olmasını temenni eden Özel, “Türkiye’de de siyasetin diline centilmenliğin hakim olması. Sayın Erdoğan’ın, Sayın Devlet Bahçeli’nin zaman zaman bütün üyelerimizi hatta CHP’ye oy verenleri, dolayısıyla İzmirlileri Bornovalıları üzen kadınlarımıza hakaret eden o dilin ramazan sebebiyle terk edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. İktidarla kavga ederiz ama bu kavga kimlik siyaseti için değil emeklilerin, gençlerin, emekçinin hakları için olacak. Bundan sonraki süreçte de birlikte büyük bir hak mücadelesini sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Özel sözlerine şöyle devam etti:
“Ömer Başkanım ifade etti, dedi ki Memleket Partisi’nden, Ak Parti’den, Zafer Partisi’nden, başka partililerden çok fazla katılmak isteyen arkadaş var, rozet takmak isterler. Ancak bu bir iftar programı o yüzden burada Filistin konuşmak barış konuşmak gerekir. Burada rozet töreni tam bir siyasi faaliyete girer o doğru değildir. Siz bugün CHP’ye gelmekle hangi siyasi partiden gelirseniz gelin baba evine geliyorsunuz. Herkes bilir ki bir gün dara düşersem baba evinin bacası tütmektedir. Bizim il ilçe başkanlarımız o baca tütsün diye oraya odun taşıyanlardır. Baba ocağına kim gelirse gelsin evin kapısı açıktır. Baba evinin tapusu kimsede değildir. Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Niye bu güne kadar gelmedin, sen gittin de bize neler yaptın demeyeceğiz. Çünkü herkes iyi olsun diye bir şeyler yaptı. Çünkü esnaf bu hale düşeceğini, çiftçi milletin efendisiyken bu hallere düşeceğini bilseydi, işsiz yoksul, 10 bin lira emekli maaşına muhtaç edilenler zaten bunu yapmazlardı. Bu iktidar geldiğinde asgari ücretin 1,5 katı olan emekli maaşı bir lira artmasaydı 26 bin lira olacaktı. Bunun AKP’lisi yok CHP’lisi yok. 10 bin lira aldıktan sonra hangi partili olduğunun bir önemi yok. Derin bir yoksulluk, açılık var doğalgaz parasını ödeyememek, pazara gidememek kasabın önünden geçememek var.”
“İZMİRLİLERİN YÜZDE 95’İ ATATÜRK’Ü SEVİYOR”
Gün beraberlik günüdür diyerek herkesi CHP çatısında toplanmaya davet eden Özel, “O yüzden gün birlik beraberlik günüdür. İzmir’de yaşayan vatandaşın yüzde 95’inin Atatürk’ü sevdiğini biliyorum. Bunun için artık ona husumet duyanların ve sizi bu hale koyanların değil Atatürk’ün iki büyük eserimden biri dediği CHP’nin kapılarını size açıyoruz. İzmir inanç özgürlüklerinin şehridir, ibadet edenin de etmeyende karışılmayan, başını örtenin de örtmeyenin de karışılmayan, kimsenin giyim kuşamına karışılmayan bir kenttir. İzmir’in özgürlüklerinin teminatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün peşinden giden belediye başkanlarımızdır” ifadelerini kullandı.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bayraklı’daki halk buluşmasında, Hamza Dağ’a seslendi, “Atatürk ve İnönü’ye ayyaş diyen genel başkanının neden resmini asmıyorsun? İzmir’de senin genel başkanının elini öptüğü fesli deli Kadir gün gelince Atatürk heykelleri devrilecek diyordu. Bu adamlar şimdi gelmişler İzmir’de belediye başkanı olmak istiyorlar” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bayraklı’da yurttaşlarla bir araya geldi. CHP Lideri Özel’e CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal ilçe başkanları ve çok sayıda partili de eşlik etti.
“AKP ZİHNİYETİNİN YÖNETTİĞİ ŞEHİRLERDE ÖZGÜRLÜK YOKTUR”
Halk buluşmasında konuşan Özel, “Büyük bir oyunun büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Türkiye’nin her yerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın resimleri var İzmir’de yok. Ampul asla yok. İzmir’de Erdoğan’ı gizleyerek Erdoğan’ı gizleyerek AK Parti kimliğini gizleyerek İzmirliden oy istiyorlar. İzmir’in Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bayraklı Belediye başkanı İrfan Önal’sa 24 saat parkta bahçede denizin kenarında evli, bekar, kadın, erkek herkes arkadaşıyla oturur, sohbet eder yer içir eğlenir kimse kimseye karışmaz ama bunların uzun süredir yönettiği şehirlerde bunları yapamıyorsunuz. İzmir’de CHP’liler olmasaydı bu kadar özgür bir kent olmazdı. O rahatlığın yaşanması mümkün değildi AKP zihniyetinin yönettiği şehirlerde özgürlük yoktur. Belli bir saatten sonra zabıta, polis gelir karışır. İzmir’i kimseye karıştırtmayız” ifadelerini kullandı.
“9 KADIN ADAYIMIZ VAR ATATÜRK’ÜN KIZLARINI ATATÜRK’ÜN KENTİNE EMANET EDİYORUM”
Özel sözlerine şöyle devam etti:
“Birileri diyor ki CHP acaba İzmir’i çantada keklik mi sanıyor. Vallahi biz İzmir’i dinliyoruz, anketler yaptırıyoruz. Ona göre İzmir’de büyük bir değişimi dönüşümü hep beraber başlatıyoruz. Bu değişim ve dönüşümün İzmir’de 2 önemli aksı var bunlardan bir tanesi kadınlar. Bu güne kadar İzmir’de toplam 6 kadın belediye başkanımız vardı şimdi seçilecek yerlerden 9 kadın adayımız var. Atatürk’ün kızlarını Atatürk’ün kentine emanet ediyorum.”
İzmir’deki CHP listelerinin en önemli özelliklerinden birisinin de 30 adaydan 12’sinin 40 yaş altı olduğunu söyleyen Özel, “İşte Bayraklı da 3 dönem önce gençlik kolları yöneticiliği yapmış 5 yıldır belediye de deneyimli örgütten gelen 39 yaşında İrfanımız var. İrfan Önal kardeşimizi de hepinize ayrı ayrı emanet ediyorum. Türkiye’nin dört bir yanında büyükşehir adaylarımız var, ilçe belediye başkan adaylarımız var her birinden iyi dürüst yönetim bekliyoruz. Beklentilerimiz çok” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal’dan daha çok beklentisi olduğunu belirten Özel, “Bayraklı 2020 yılında benimde 130 milletvekiliyle 10 gün boyunca kaldığım bir deprem felaketi yaşadı. 117 canımızı kaybettik. Şimdi bu iki arkadaşımızın temel görevi depremde oluşan mağduriyetlerin giderilesi için tüm işlerin takipçisi olacaklar. Hangi yetkilerini kullanmaları gerekiyorsa kullanacaklar. Dirençli bir kent haline gelmesi için bir deprem de daha aynısı yanmasın diye ikisine birden çok güveniyorum” diye konuştu.
]]>İzmir Ticaret Odası Meclis Toplantı Salonu’ndaki iş dünyası buluşmasına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, CHP İzmir Milletvekilleri Tuncay Özkan, Mahir Polat, Yüksel Taşkın, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehşr Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Ticaret BorsasıBaşkanı Işınsu Kestelli ile İlçe belediye başkanları ve ilçe belediye başkan adayları da katıldı.
Yerel seçimlere sayılı günler kala, belediye başkan adaylarının, İzmir iş dünyasıyla buluşup istişare etme fırsatı yaratılmasının önemini vurgulayan İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, “Aileleriyle birlikte düşündüğümüzde yaklaşık 18-20 milyon vatandaşımız tarım sektöründen geçimini sağlıyor diyebiliriz. Dolayısıyla tarım ve hayvancılığın üretimden ticarete, tedarik zincirinden ihracata kadar her aşamada güçlendirilmesi, ülkemiz için bir beka sorunu. Kısaca ifade etmem gerekirse tarım, şehrimiz için sanılandan çok daha önemli” dedi.
“BAŞKA BİR TARIM MÜMKÜN” VİZYONU”
Merkezi yönetim, yerel yönetim ve tüm paydaşların güçlü bir iletişim ve iş birliğiyle hareket etmesinin önemine vurgu yapan Kestelli, “İzmir, tarım ve hayvancılığın gelişimi konusunda hükümet ve yerel yönetimle güçlü iş birliği içinde çalışan STK’ların yoğun olduğu bir kent. Bakanlığın koordinasyonunda yürüyen Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi bölgelerinden İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Başka bir tarım mümkün” vizyonuna kadar pek çok işte bu anlayış hakim. Bu sinerjinin devam etmesi ve İzmir’de bir iyi yönetişim örneğinin kurumsallaşması çok değerli. Bu nedenle İzmir’i yönetmeye aday olan tüm siyasilerden, bu alandaki projelere hiçbir rezerv koymadan, sonuna kadar destek olmalarını talep ediyoruz” diye konuştu.
“İZMİR HİÇBİR SİYASİ GÖRÜŞÜN HAKİMİYETİ ALTINDA DEĞİLDİR”
Kestelli’den sonra konuşan Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, “Her başkanın, başkan adayının kendine özgü bir yönetim tarzı olduğu gibi her şehrin de kendine özgü bir yönetilme tarzı vardır. İzmir, bu açıdan en özgün şehirlerin başında gelir. Sanıldığı gibi İzmir, hiçbir siyasi görüşün hakimiyeti altında değildir. Sizler de çok iyi bilirsiniz ki, İzmir’in sahip olduğu değerler de, kültür de buna müsaade etmez. Yerelde esas olan, olması gereken verilen hizmettir. İzmir’de yaşayan bir vatandaş olarak her şeyden önce; halkın ve şehrin ihtiyaçlarını doğru belirleyip, ivedilikle önce sorunlara sonra da İzmir’i marka şehir yapacak projelere odaklanılmasına ihtiyaç olduğu inancındayım.İzmir’in rekabet gücünü artıracak, ülke ekonomisine katkı koyacak bu başlıklar, ne sadece belediyenin, ne de sadece Hükümetin gayretiyle olabilir. Hükümet ve tüm yerel yönetimler, ortak bir yaklaşımla İzmir’in bu potansiyelini ortaya çıkarmakla yükümlüdür. İzmir sahip olduğu potansiyeli ile yerelden kalkınmanın en önemli itici gücüdür. İzmir, Türkiye için bir şanstır. Yeter ki, kaynaklarımızı İzmir için doğru ve etkin kullanalım. Türkiye’nin tüm şehirlerine örnek bir kent modeli oluşturmalıyız” dedi.
“HAYALLERİMİZİ PAYLAŞTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, CHP Genel Başkanı Özel’e seslenerek, “Bu azim ve çalışma motivasyonunu kentimizin sahip olduğu potansiyelin farkındalığıyla kurduğumuz bir hayale borçluyuz. Hayalimizdeki; küresel ağlara entegre olmuş, uluslararası bağlantıları güçlü, inovatif, girişimci heyecanı yüksek, iş olanakları yaratan, toplumsal kalkınmaya katkı koyan bir metropol olmak için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz. Bu anlayış çerçevesinde, toplantımızda bir arada olmaktan memnuniyet duyuyor, bizlerle birlikte olduğunuz ve hayallerimizi paylaştığınız için tekrar teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Özgener şöyle devam etti:
“İzmir hepimizin göz bebeği. Hep birlikte bu kıymetli kent için çalışıyor, üretiyoruz. İzmir sadece kurtuluşun değil kuruluşun da simge kenti olarak Cumhuriyet tarihimizde demokrasi kültürünün yeşermesi ve kökleşmesinde önemli roller üstlenmiş, öncü ve örnek olmuştur. İzmir ayrıca hoşgörülü, yüzü medeniyete dönük, çağdaş ve özgürlükçü toplum yapısı ile bağrına bastığı herkesi İzmirli yapan bir kent. Kentimiz kimliğinin önemli bir parçasının da Akdeniz’in tarihi liman kentleri arasında yer alması olduğunu düşünüyorum. Bu özel konumuyla; geniş bir hinterlanda eşsiz lojistik olanaklar sağlarken, aynı zamanda bir ticaret kenti olarak öne çıkıyor. İzmir’i olumlu yönde ayrıştıran bir diğer özelliğinin ise, çok yönlü ve esnek üretim altyapısı olduğuna inanıyorum. Kentimiz, uluslararası ticaret için güçlü bir erişim noktası oluştururken, ürettiği ürünleri dünyanın dört bir noktasına pazarlamayı da en az bir asırdır başarıyor. İzmir’e daha rekabetçi bir kent kimliği kazandıracak adımların atılmasında, sektörel gelişme stratejilerinin seçici bir anlayışla konumlandırılması öncelik taşıyor. Bu sektörlerin artan bir ivme ile kent ekonomisine ve ulusal ekonomiye katkı sağlaması için sadece yerli yatırımcıların değil, aynı zamanda yabancı yatırımcıların da çekilmesinin gerekli olduğuna inanıyorum. İzmir’in bir ticaret, tarım, teknoloji, turizm, lojistik, sanayi, girişimcilik ve fuarlar kenti olarak güçlenmesinde bu ortak akıl çerçevesinde hareket edilmesinin büyük önem taşıdığını bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz projelerle ortaya koyduk.”
]]>İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen ve TOBB’a bağlı meslek örgütlerinin başkan ve yönetim kurullarının katıldığı İzmir İş Dünyası Buluşması’na katılan Özel, konuşmasına toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yeni başkan adayları Cemil Tugay ve diğer başkan adaylarıyla birlikte geldiklerini, motivasyonu yüksek bir ekip olduklarını belirterek başladı.
Görevi 1 Nisan’da devredecek Tunç Soyer’in şahsında tüm geçmiş yöneticilere emekleri ve gelecekte kente yapacakları katkılar için teşekkür eden Özel, Türkiye ekonomisinin geçmişi ve bugününe ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
İş dünyasının krediye ulaşmakta güçlük çektiğini, yatırımlar için uygun ucuz finansman sağlanması gerektiğini dile getiren Özel, pandemi sürecinde tüm dünyayla birlikte artan enflasyonun yanlış faiz politikaları nedeniyle düşürülemediği değerlendirmesinde bulundu.
AB Yeşil Mutabakatı ilkelerinin getirdiği riskler
Özgür Özel, Türkiye’de gıda enflasyonunun yüksek olmasının tarımsal desteklemelerin yetersiz kalmasından kaynaklandığını, aynı zamanda acil sanayi politikası geliştirilmesine de ihtiyaç olduğunu savundu.
Bu politika belirlenirken maden alanları ve çevre ilişkisi, enerji güvenliği, sendikalaşma, ücret politikaları, mesleki ve teknik eğitim gibi konuların da ele alınması gerektiğini dile getiren Özel, AB ülkelerinde uygulanacak Yeşil Mutabakat ilkeleri ve karbon vergisinin neden olacağı risklere işaret etti.
Bu konuda belirsizliklerin bir an önce ortadan kaldırılması için TOBB’un da talebinin bulunduğunu kaydeden Özel, Fransa’nın çimento fabrikalarını çok su tüketmesi, havayı kirletmesi nedeniyle ülkesinde istemediğini, bu tesislerin Türkiye’ye kaydırıldığını iddia etti.
TL’nin değeri konusunda da tartışmalar bulunduğuna işaret eden Özel, şöyle konuştu:
“İşte tam da ülkenin sıkıştığı nokta bu. Geçinmek zorunda olan, tüketmek zorunda olan, Türkiye’de kazanan, Türkiye’de harcayan insanlar için kur çok yüksek ve arttığı her noktada insanların artık geçinmesi mümkün değil. Ama Türkiye’de üreten, dünyaya satan ve istihdam yaratmak, o insanlara maaş vermek isteyen insanlar açısından da olması gerektiğinin altında. Büyük bir açmazla karşı karşıyayız. Kur yükselirse vatandaş aç, böyle kalırsa da ihracatçı zorda, istihdam sorunu var. Nasıl çözülecek? Şüphesiz tekstil, mobilya ihracatıyla çözülmeyecek. AR-GE yatırımlarıyla ki İzmir bu konuda göz bebeği, inovasyonla çözecek. Yüksek katma değerli ürünlerle çözülecek. Bilimle, fenle çözülecek.”
TOBB’un lobicilik faaliyeti
Enflasyon muhasebesiyle ilgili iş insanlarından gelen sorular üzerine de Özel, TOBB’un bu konuya geç de olsa son günlerde doğru bir yerden yaklaştığını gördüğünü, bankacılık sektörü enflasyon muhasebesi düzenlemesinden ayrı tutulurken onların kredilendirdiği reel sektörün bu uygulamaya geçmesinin vergilendirmede adaletsizliğe neden olacağını savundu.
Özel, şöyle konuştu:
“Bu yüzden enflasyon muhasebesini, finansal tabloların düzeltilmesi açısından çok doğru ve gerekli bulurken krediye yüksek maliyetle erişilen bu durağan, sıkıntılı süreçte konunun tamamen tehlikeli bir noktaya savrulduğunu, TOBB’un son günlerde bu konuda lobicilik faaliyetine girişiyor olmasını da doğru bir tespit olarak görüyoruz.
Bu kadar sıkıntının olduğu süreçte enflasyon muhasebesi, finansal tablolar için yapılmalıdır. Lehinize uygulanmalıdır. Ancak görünen odur ki parayı nereden bulacağını şaşırmış bir iktidar bankaların enflasyon muhasebesindeki bankalar lehine durumu görüp onları istisna tutmuşken onların kredilendirdikleri sizlerin enflasyon muhasebesine tabi tutulmanızın size hiç kazanmadan vergi ödeme sonucunu doğuracağını da hep birlikte görmek ve tariflemek durumundayız.”
Özgür Özel, İzmir’de açıkladıkları belediye başkan adayları listesinde kadın ve genç adaylara ayrı bir önem verdiklerini belirterek, “İzmir yenilikleri yapmak için, cesur adımlar atmak için çok önemli bir kent. İki yöneticiden biri kadın olacaksa, bu İzmir’e yakışacak, bu adım atılacaksa da CHP tarafından atılacak.” dedi.
Diğer konuşmacılar
Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de kentteki iş dünyası temsilcileriyle uyumlu bir çalışma dönemi geçirdiklerini, vadettiği projelerin önemli bir kısmını tamamladığını, yeni gelecek büyükşehir belediye başkanına “kokmayan bir körfez” bıraktığını söyledi.
CHP’de yaşanan aday belirleme sürecine de değinen Soyer, “Dilerim ve umut ederim değişim sloganı ile başlayan süreç doğada olduğu gibi dönüşümle devam eder. Biz İzmir’de ektiğimiz her bir tohumun takipçisi olmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay ise seçilmesi durumunda gerçekleştireceği projeleri anlattı.
Programda, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar ve İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli de birer konuşma yaparak üyelerinin beklentilerini aktardı.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında İzmir Ticaret Odası’nda (İZTO) düzenlenen İş Dünyası Buluşması’na katıldı. İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölge Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli’nin ev sahipliği yaptığı toplantıya; CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve birçok partili katılım gösterdi.
“Aday gösterilseydim önemli projelerim vardı”
“Aday gösterilseydim birçok önemli projeye imza atacaktık” diyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Vizyon projelerimizden biri İZMAN olacaktı. Türkiye’nin şehirler arası ilk metro hattı olacak. Bu projeyle İzmir ve Manisa merkez arası toplu taşımayla 15 dakikaya inecek. Zaten ekonomik ve sosyal açıdan birbirine sımsıkı bağlı olan iki şehirde de büyük bir canlanma olacaktır. Dilerim bu projede başlar. Diğer bir konumuz Meraizmir projesi. Ne yazık ki bizden önceki yönetimler, silajlı mısıra dayalı büyükbaş üretimini biraz da küçük menderesle teşvik etmiş. Birçok bilimsel rapora göre bu sürdürülemez bir yönetim. Çünkü aynı zamanda GDO Mısır’ın aşırı su tüketimi nedeniyle yer altı suları yüzlerce metre derine indi ve suyu o kadar derinden çekmek için çiftçinin gücü elektrik parasına yetmiyor. O yüzden İzmir’de muhakkak mera hayvancılığının ve İzmir meralarına uygun koyun ve keçi desteğinin desteklenmesi şart. Dilerim bu konuda da geri adım atılmaz. İnanmak istiyorum ki bizden sonra 5 yıl boyunca ilmek ilmek ördüğümüz bu mirasa sahip çıkılır” diye konuştu.
“Sonunda beni anlayan çıktı”
Özgür Özel yaptığı konuşmada, bir taziye evinde yaşananları anlatarak, “Ortam gergin ve sıkıntılıydı. Birisi geldi ve bana ‘Cemil Tugay’ı nereden buldunuz? Ben Avrupa Birliği Sürdürülebilirlik Raportörüyüm. Türkiye’de sürdürülebilirlik konusunu bilen yüzde 20. Uygulayan da çok düşük. Bunu tam olarak uygulayan ve yapan, Avrupa Birliğine girsek tek hazır olan belediye Karşıyaka Belediyesi’ dedi. ‘Oh’ dedim bir anlayan çıktı. Vizyoner işlerin bir gün karşılığını görüyorsun” şeklinde konuştu.
“İzmir seçmemin notu kıttır”
Belediye başkan adaylarını belirlerken memnuniyet anketi yaptıklarını ifade eden Özel, “İzmir’de seçmenin notu kıttır. Buradaki belediye başkanları başka yere yollasak çok memnun olunan hizmetler anlatılır ama İzmir’de beklentiler yüksek. Bizim İzmir’de aday gösterdiğimiz, göstermediğimiz tüm adaylarımız, partimizi hiç utandırmamış, sıkıntıya sokamamış ve bundan sonraki dönemler için çok umutlu olduğumuz arkadaşlarımız” dedi.
Tunç Soyer, halası rahatsızlandığı için salondan ayrıldı
Özgür Özel, konuşma yaptığı sırada Tunç Soyer’in salondan ayrılması gerektiğini belirterek, “Tunç başkanın halası Kütahya’da rahatsızlık geçirmiş. Yola çıkması gerekiyordu, alkışlarınızla yolcu ediyoruz. Allah sağlık versin. Cumhuriyeti kuran partiyiz. Övündüğümüz husus şudur. Pek çok Avrupa ülkesinden önce kadına seçme hakkı vermişiz. İzmir’de bu seçime kadar kadın belediye başkanı sayısı 6. Dünyada faşizm rüzgarı eserken o seçme seçilme hakkı veriyor. Bugün geldiğimizde İzmir gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin amiral gemisinde 3 kadın belediye başkanımız vardı. Bugün 9 kadın aday. 9’u da seçilecek yerden. Karşıyaka, Konak gibi metropollere kadın aday gösterecek özgüvene sahiptir. İzmir kadın adaylara ve kadın adaylara sahip çıkabilecek erkeklere sahiptir” dedi.
“Kilit bir konumdayız”
İzmir’in bir liman kenti olarak dış ticarette ve özellikle de ihracatta kilit rol oynayan bir merkez konumundu olduğunu ifade eden İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Kentimizin liman bağlantıları ile Batı Anadolu ve tüm ülkemize hizmet verecek bir lojistik merkez olarak konumlanması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda, alt yapısı büyük ölçüde tamamlanan 1 milyon 300 bin metrekarelik Kemalpaşa Lojistik Merkezi alanının İzmir Valiliği ve Odaların da içinde olduğu şirkete süresiz tahsisi yakın zamanda gerçekleştirildi. Bu merkez tamamlandığında entegre gümrük ve lojistik hizmetleriyle kentimizin bu alandaki operasyonel hız ve verimliliği artacak, bölgemiz ticaretine büyük katkı sağlayacaktır” dedi.
Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, yerel seçimler için adaylar açıklandıktan sonra ilk kez yan yana geldi. – İZMİR
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi İzmir Gündoğdu Meydanı’nda ‘Büyük İzmir Mitingi’ gerçekleştirdi. Dev mitingde önemli mesajlar veren Erdoğan, sahneye Sanatçı Cengiz Kurtuoğlu ile çıkarak ‘Duyanlara Duymayanlara’ şarkısını söyledi. Binlerce vatandaşa seslenen Erdoğan, İzmir’e yapılan hizmetlerden bahsederek, “Kardeşlerim demir yollarında İzmir sınırları içindeki konvansiyonel hattı yeniledik. Aliağa-Selçuk arasındaki İZBAN’ı, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’ne demir yolu bağlantı hattını bitirdik. İzmir, Ankara Yüksek Hızlı Tren hattının yapımına etaplar halinde devam ediyoruz. Halkapınar Otogar raylı sistem hattını ihale aşamasına getirdik. Adnan Menderes Havalimanı’nı baştan aşağı yenileyerek yolcu sayısını 5 katına çıkardık. 20 yıl önce Adnan Menderes Havalimanı’nın halini düşünün, neydi? Ama biz geldik ne oldu? Mordoğan, Eski Foça ve Güzelbahçe Yalı Balıkçı barınaklarını Sığacık, Çeşme ve Yeni Foça yat limanlarını tamamladık. Tarım ve Ormanda son 21 yılda şehrimize 38 baraj, 7 içme suyu tesisi, 44 sulama tesisi, 109 taşkın koruma tesisi, 8 gölet ve 8 yeraltı depolama tesisi yaptık. İzmir’de 94 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek olan 5 baraj daha inşa ediyoruz. Bitirdiğimiz sulama tesisleriyle 500 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Çiftçilerimize yıllık 3 milyar 750 milyon lira zirai gelir artış sağladık. İnşaat safhasında yer alan 4 sulama tesisimizde 115 bin dekar araziyi daha sulayacağız. İzmirli çiftçilerimize bugüne kadar yaklaşık 64 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Sanayi ve teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi, 3 endüstri bölgesi, 4 teknopark kurduk. Dikili, Bayındır ve Kınık Sera Organize Tarım Bölgelerimizin yapımına devam ediyoruz. Bu 3 Sera Organize Tarım Bölgesi tamamlanıp faaliyete geçtiğinde çoğu kadın olmak üzere 8 bin kişiye ilave iş imkanı sağlayacak. İstihdamı desteklemek için İzmir’deki işverenlere 30 milyar lira prim teşviği verdik. Enerjide yaklaşık 1 milyon abonesi bulunan İzmir’de nüfusun yüzde 91’ine doğal gaz imkanı sunduk. Bu yıl Çeşme’ye ve 2026 yılında Karaburun’a da doğal gaz arzı planlıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Siz bana müjde, ben de dünyaya müjdeyi vereceğim”
Mitingde İzmir’e yapılan hizmetlere dair video gösterimi yapıldı. Video gösteriminin ardından konuşmalarına devam eden Erdoğan, “31 Mart’tan sonra bunlara yerel yönetimlerle iş birliği içinde çok daha fazlasını ilave edeceğiz. İzmir’in önündeki engelleri dağ gibi sağlam adayımız Hamza kardeşimle birlikte birer birer kaldıracağız. Cumhurbaşkanlığıyla ve bakanlıklarımızla belediyelerimizin sizlere getireceği her yatırımın, her eserin, her hizmetin destekçisi olacağız. Bu duygularla büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı ben sizlere emanet ediyorum. Onları desteklemeye var mıyız? İnşallah siz bana müjde, ben de dünyaya müjdeyi vereceğim” diyerek sözlerini tamamladı.
Mitingde konuşan AK Parti İzmir Milletvekili ve önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Her zamanki gibi heyecan dolu İzmir. Artık gerçek belediyecilik zamanı, artık zaman eser belediyecilik zamanı, artık zaman hizmet zamanı. İnşallah büyükşehirde Hamza Dağ, 30 ilçede de Cumhur İttifakı’na hazır mıyız? İzmir şahit, Gündoğdu Meydanı şahit. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” diye konuştu.
“Daha güzel yaşanabilecek bir İzmir hayalimiz var”
İzmir’de yeni bir hikaye yazmanın sözünü isteyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ise şunları söyledi:
“20 yıldır AK Parti çatısı altında şehrime ve ülkeme hizmet etme gayretinde bulunduk. Bizim dermanımız, eşsiz İzmir’imizin layık olduğu hizmetlere kavuşabilmesidir. Bizim dermanımız, gençlerin yolunu açmak, kadınların umudu olmak tüm hemşehrilerimizin gönlünü kazanmaktır. 30 Ekim 2020’de acısını hala yüreğimizde hissettiğimiz İzmir Depremi’ni yaşadık. İlk andan itibaren hemşehrilerimizin yanında olduk. Hak sahiplerine TOKİ’den evlerini teslim ettik. Çok şükür ki İzmir’imize mahcup olmadık. Bayraklı Şehir Hastane’mizi açtık. Yalnızca şehrimize değil, tüm bölgeye hizmet eden sağlık sistemimizi güçlendirdik. Sabuncubeli Tüneli ile Manisa-İzmir arasının daha güvenli, tasarruflu ve hızlı bir şekilde gidilebilmesini sağladık. İzmir-İstanbul Otoyolu’nu hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Tarım, sanayi, turizm, ulaşım, eğitim başta olmak üzere her alanda ülkemizdeki her bir noktaya hizmet ettiğimiz gibi İzmir’imize de hizmet ettik. Daha güzel yaşanabilecek bir İzmir hayalimiz var. Ulaşımda, çevre ve şehircilikte, kentsel dönüşümde, altyapıda, gençlikte, eğitimde, 31 Mart’tan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak İzmir’in gerçek potansiyelini ortaya çıkaracaktır. Kendimize güveniyoruz, vizyonumuza güveniyoruz. Sizlere güveniyoruz. Yeni çevreyolunu, Körfez Geçişi’ni, alternatif yolları, yeni raylı sistem ağlarını kusursuz bir şekilde İzmir’imize kazandıracağız. Biz İzmir’iz başarabiliriz”
TBMM eski Başkanı Binali Yıldırım ise “Hamza Dağ’ı bilirsiniz. Partimizin kuruluşundan beri İzmir’de görev aldı. O İzmir’in evladı, sizin evladınız. 31 Mart’ta Hamza Dağ’la gönül belediyeciliğine hazır mısınız? İzmir’de değişimi yapmaya var mısınız?” dedi.
Mitingde Cumhur İttifakı İzmir adayları da sahneye davet edilerek halkı selamladı. – İZMİR
]]>Erdoğan, partisinin Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, bugün ilk teravinin kılınacağını ve sahura kalkılacağını anımsatarak, ramazan ayının rahmet, mağfiret ve bereket ayı olduğunu söyledi.
Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını kutlayacaklarına inandığını dile getiren Erdoğan, “Milli irade bayramını en coşkulu kutlayacağımız yerlerden biri inşallah İzmir olacak.” ifadesini kullandı.
Boş laflarının olmadığını, icraat ve projelerle konuştuklarını ve konuşmaya devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, bu anlayışla İzmir’e 21 yılda 449 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını bildirdi.
Eğitim alanında İzmir’e 11 bin 687 adet yeni derslik inşa ettiklerini, şehirde üçü devlet olmak üzere dört yeni üniversite kurduklarını, 26 bin 431 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binalarını hizmete açtıklarını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Peki, İzmir’in belediyesi acaba kaç tane yurt binası yaptı, hiç gördünüz mü, duydunuz mu? Ama yalan bol, laf ola beri gele. Halkapınar, Alsancak ve Göztepe Gürsel Aksel stadyumları başta olmak üzere 115 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda İzmirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 17 milyar lira tutarında kaynak sağladık. Sağlıkta 2 bin 60 yataklı Bayraklı Şehir Hastanesi başta olmak üzere toplamda 4 bin 670 yataklı 47 hastanenin aralarında olduğu 129 sağlık tesisini şehrinize kazandırdık. TOKİ kanalıyla 21 bin konutu tamamlayarak hak sahiplerine teslim ettik, 4 bin 163 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrinizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 62 bin 683 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde şehir sınırları içerisinde 6 adet atık su arıtma tesisi varken, bugün 70 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 98’ine hizmet veriyoruz.”
“İzmir’i bu CHP zihniyetine bırakmayacağız”
Erdoğan, İzmir’de beş millet bahçesi projesinden birinin yapımının devam ettiğini, ikisinin ihale aşamasında olduğunu, diğer ikisiyle ilgili çalışmaların ise sürdürdüğü bildirdi.
Ulaştırmada 618 kilometre ilave bölünmüş yol yaparak, İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 985 kilometreye çıkardıkların vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
“Osmangazi Köprüsü ve bağlantı yolları dahil olmak üzere İstanbul-İzmir Otoyolu’nu hizmete açtık. İzmir’e bin 674 metre çift tüp tünel ve bağlantı yollarıyla uzunluğu 2 bin 520 metreyi bulan Konak Tüneli’ni kazandırdık. Etaplar halinde inşa ettiğimiz 55 kilometre uzunluğundaki İzmir Çevre Yolu’nu bitirdik, yeni çevre yolu projelerini tamamladık. İnşallah, en kısa sürede yapımına başlıyoruz. Sabuncubeli Tüneli’ni 4 bin 70 metre uzunluğunda çift tüp şeklinde bitirerek trafiğe açtık. Menemen-Aliağa-Çandarlı yolunu inşa ettik. Torbalı-Kemalpaşa ayrımı köprülü kavşağını tamamladık. Halen inşası devam eden çok sayıda projeyi önümüzdeki yıl ve sonraki yıl bitirerek hizmete açıyoruz. Biz, İzmir’i bu CHP zihniyetine bırakmayacağız. Gerekenleri biz yapacağız, merkezi yönetim olarak yapacağız.”
Erdoğan, demir yollarında İzmir sınırları içindeki konvansiyonel hattı da yenilediklerinin altını çizerek, Aliağa-Selçuk arasındaki İZBAN’ı, Kemalpaşa Organize Sanayi bölgesine demir yolu bağlantı hattını bitirdiklerini bildirdi.
İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın yapımına etaplar halinde devam ettiklerini belirten Erdoğan, Halkapınar-Otogar raylı sistem hattını ihale aşamasına getirdiklerini söyledi.
Erdoğan, Adnan Menderes Havalimanı’nı baştan aşağı yenileyerek, yolcu sayısını beş katına çıkardıklarını anımsatarak, “20 yıl önce Adnan Menderes Havalimanı’nın halini düşünün. Neydi, ama biz geldik ne oldu. Mesele bu.” dedi.
Mordoğan-Eski Foça ve Güzelbahçe Yalı balıkçı barınaklarını, Sığacık, Çeşme ve Yeni Foça yat limanlarını tamamladıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“Son 21 yılda 38 baraj, 7 içme suyu tesisi, 44 sulama tesisi, 109 taşkın koruma tesisi, 8 gölet ve 8 yer altı depolama tesisi yaptık. İzmir’de 94 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek olan 5 baraj daha inşa ediyoruz. Bitirdiğimiz sulama tesisleriyle 500 bin dekar araziyi sulamaya açtık, çiftçilerimize yıllık 3 milyar 750 milyon lira zirai gelir artışı sağladık. İnşaat safhasında yer alan 4 sulama tesisimizle 115 bin dekar araziyi daha sulayacağız. İzmirli çiftçilerimize bugüne kadar yaklaşık 64 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. 4 yeni organize sanayi bölgesi, 3 endüstri bölgesi ve 4 teknopark kurduk.”
“Yatırımın, her eserin, her hizmetin destekçisi olacağız”
Organize tarım bölgelerinin yapımına devam ettiklerini de vurgulayan Erdoğan, üç organize tarım bölgesinin faaliyete geçmesiyle çoğu kadın olmak üzere 8 bin kişiye ilave iş imkanı sağlanacağını bildirdi.
Erdoğan, istihdamı desteklemek için İzmir’deki işverenlere 30 milyar lira prim desteği verdiklerini söyledi.
Enerjide yaklaşık 1 milyon abonesi bulunan İzmir’de, nüfusun yüzde 91’ine doğal gaz imkanı sunduklarını belirten Erdoğan, bu yıl Çeşme’ye, 2026’da Karaburun’a doğal gaz arzı sağlamayı planladıklarını duyurdu.
İzmir’e yapılan hizmetlere ilişkin videonun gösteriminin ardından Erdoğan, 31 Mart’tan sonra bu hizmetlere yerel yönetimlerle işbirliği içinde çok daha fazlasını ilave edeceklerini ifade etti.
Erdoğan, konuşmasını “İzmir’in önündeki engelleri dağ gibi sağlam adayımız Hamza kardeşimle birlikte birer birer kaldıracağız. Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarımız ile belediyelerimizin sizlere getireceği her yatırımın, her eserin, her hizmetin destekçisi olacağız.” sözleriyle tamamladı.
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ ve Cumhur İttifakı’nın ilçe belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Mitinge, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, eski TBMM Başkanı ve Başbakanlardan Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İl Başkanı Veysel Şahin ile Cumhur İttifakı’nın İzmir milletvekilleri de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanatçı Cengiz Kurtoğlu’nun seslendirdiği “Duyanlara duymayanlara” şarkısına eşlik etti.
(Bitti)
]]>Erdoğan, partisinin Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Türkiye’de 21 yılda her şeyi değiştirdiklerini, geliştirdiklerini, ülkeye her konuda çağ atlatacak işler yaptıklarını ve milletin de çalışkanlığıyla, gayretiyle, becerisiyle her alanda bu değişime ayak uydurduğunu belirten Erdoğan, sadece muhalefetin bu sürecin dışında kaldığını, onu değiştiremediklerini söyledi.
Muhalefetin dün de bugün de kendini milletin üstünde gördüğünü, insanlara tepeden baktığını dile getiren Erdoğan, mensupları dahil herkese aynı nobranlıkla davranan muhalefetin, geçmişte de ülke ve millet düşmanlarıyla kol kola yürümekten geri durmadığını belirterek, şöyle konuştu:
“Bugün de terör örgütlerinin uzantılarıyla ‘kent uzlaşısı’ adı altında gizli saklı işler çevirmeyi sürdürüyorlar. Dün de eser ve hizmet namına bir hikayeleri yoktu, bugün de tuğla üstüne tuğla koydukları, herhangi bir hayırlı işe el verdikleri görülmüş değil. Şu İzmir’de tüm ilçeleri alalım, yaptıkları bir hizmet var mı? Şu körfezin çektiği nedir? Şu pisliğin halini görüyorsunuz değil mi? Yapılan bir şey var mı? İzmirli buna mahkum mu? İzmir gibi bir şehrimiz buna layık mı? CHP Genel Başkanı’nın, CHP’nin kimi adaylarının üsluplarını, tavırlarını, beyanlarını, edalarını sizler de takip ediyorsunuz. Atalarımızın çok güzel bir sözü var, ‘Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.’ İşte bunların durumu tam da o şekilde. Üstelik bu kibirlerinin üstünü taklitçilikle örtmeye kalkıyorlar. Halbuki yine atalar ne demiş, ‘Karga kekliği taklit edeyim derken, kendi yürüyüşünü şaşırmış.”
“Rotamızı Türkiye Yüzyılı’na çevirdik”
Muhalefetin, taklitçilik peşinde koşarken kendi yolunu kaybettiğini belirten Erdoğan, “Bu şaşkınlar kerameti kendilerinde gördükleri için herkese ayar vermeye, her yere laf yetiştirmeye, herkesi kendilerine tabi etmeye çalışıyorlar.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hedeflerine ulaşmak için her yolu mubah görenlerin kullandıkları yöntemlerin adını anmaktan biz hicap ederiz. Bugünden havaya girenlerin yarın milletin başına neler açacaklarını düşünebiliyor musunuz? Allah göstermesin ülke bunların elinde kalsa neler olabileceğini, hangi facialarla karşılaşabileceğimizi mayıs ayından bu yana yaşananlara bakarak görebiliriz. Muhalefet salkım saçak da olsa hamdolsun biz bu ülkenin önüne Türkiye Yüzyılı gibi bir vizyon koymayı başardık. Dün Cumhuriyetimizin 100. yılına kilitlenmiştik, şimdi rotamızı Türkiye Yüzyılı’na çevirdik.”
“Bizde sadece eser, hizmet, çalışmak olur”
Türkiye’nin diplomasi, ekonomi, üretim, ordu, sanayi, turizm ve insani tüm zenginlikleriyle dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki hak ettiği yeri almasını sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Erdoğan, güncel tartışmalar, gelip geçici sıkıntılar ve üstesinden gelinebilecek sorunların kimseyi yanıltmaması gerektiğini söyledi.
Programlarını kararlılıkla uyguladıklarını, hedeflerine adım adım yaklaştıklarını aktaran Erdoğan, cumhurbaşkanıyla, kabinesiyle, meclisiyle, belediyeleriyle ve tüm kadrolarıyla milletin hizmetkarı olarak yola devam ettiklerini kaydetti.
Bundan daha sağlam bir adım olmayacağını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
“Biz size inanıyoruz. Siz de bize inanıyor musunuz? Mesele yok. Şayet aksi yönde bir duruşumuzu görürseniz, hiç çekinmeyin. Yüzümüze hakikatleri haykırın. Haykırın ki hatamızı görüp kendimizi düzeltelim. Bizde kibir, enaniyet, riyakarlık olmaz. Bizde sadece eser, hizmet, çalışmak, mücadele etmek olur, eksik bırakmışsak tamamlama, hata yapmışsak düzeltme olur. Biz kendimize işte bu kadar güveniyoruz. Bütün bunlara rağmen hala korku siyasetiyle iradenize ipotek koymaya çalışanlar varsa emin olun tek dertleri sizin bu hassasiyetinizi istismar etmektir. Bizim öyle bir gündemimiz yok.”
“Kazananın İzmir olmasını diliyoruz”
Gündoğdu Meydanı’ndaki mitinge katılımın 100 bin olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gündoğdu Meydanı bizi bugün yine yanıltmadı.” dedi.
Erdoğan, İzmir’in yatırım eksiklerini en kısa sürede tamamlayarak, şehrin kayıp yıllarını hep birlikte telafi etmek istediklerini söyledi. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en nadide köşelerinden olan İzmir’i, kadim tarihine ve potansiyeline uygun bir seviyeye getirmeye talip olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Unutmayınız, belediyecilik zaten bizim işimiz. 21 yıldır tek başımıza iktidarız. Şayet başka bir niyetimiz olsaydı şimdiye kadar zaten ortaya çıkardı, benim milletim de bizi buralarda bırakmazdı. Onca yılın ardından artık kimsenin hayat biçimiyle derdimizin olmadığını herhalde kabul etmeyen kalmamıştır. Amacımızın insanımızın huzur, güven ve refah seviyesini yükseltmek olduğunu akıl ve vicdan sahibi herkes görmüştür. İzmir 31 Mart’ta işte bu siyaset tarzlarından birini seçecek. Kazananın İzmir olmasını diliyoruz.”
(Sürecek)
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi İzmir Gündoğdu Meydanı’nda ‘Büyük İzmir Mitingi’ gerçekleştirdi. Dev mitingde önemli mesajlar veren Erdoğan, sahneye Sanatçı Cengiz Kurtoğlu ile çıkarak ‘Duyanlara Duymayanlara’ şarkısını söyledi. Ardından binlerce vatandaşa seslenen Erdoğan, “31 Mart akşamı bu sevgimizi semalara yükseltiyor muyuz? Sizlerle iftihar ediyoruz. Sizler ne güzel bir gençliksiniz. Sevgili İzmirliler, kıymetli hanımefendiler, geleceğimizin teminatı gençler, aziz kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Milli Mücadele’nin zafer şehri, milli iktisadın ilham şehri, Anadolu’nun bereket kapısı, Ege’nin incisi İzmir’de bugün bir kez daha sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Şükür, efelerin yiğitlerin var. Uğruna verilmiş şehitlerin var. Bugün gönlün mahzun olmuş ne çıkar? Bir gün sarılacak yaralar İzmir. Sana yakışmıyor karalar İzmir. Evet düşmanı denize dökerek sadece başındaki kara bulutları değil vatanın istiklali üzerindeki hain emelleri de dağıtan İzmir’in yaralarını sarmaya az kaldı. 20 gün. Durmayacağız. Ana kademe, kadın kolları, gençler, 20 gün durmak yok. 31 Mart akşamı İzmir bir başka güzel olacak. Ben buna inanıyorum” diye konuştu.
“Türkiye bir asır önce düşmandan kurtuldu. Fakat epeydir eser ve hizmet fukaralarından yakasını maalesef kurtaramadı” diyen Erdoğan, “Tarih boyunca Ege’nin en ışıltılı, en hareketli, en müreffeh şehri İzmir, ihmallerin pençesinden hep yerinde saydı. Türkiye tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla büyüyüp gelişirken, zenginleşirken bu şehir hak ettiğinden yerel yönetimler açısından maalesef çok azını aldı. Hükümet olarak İzmir’e verdiğimiz destekler yereldeki umursamazlık ve beceriksizlik sebebiyle arzu ettiğimiz etkiyi göstermedi. Sizleri mecliste ve belediyelerde temsil etsin diye yetki verdiğiniz kişiler soruyorum ne yaptı? Yüzlerine Atatürk maskesi takıp her dönem yan gelip yattılar. Yetmedi İzmirlinin can düşmanı olarak gördüğü terör örgütleriyle gizli saklı anlaşmalar yaptılar. Yetmedi kendi işlerinde çıkar kavgasına tutuştular. Hem de ne kavga. Tepecik’teki o meşhur kavgalar var ya bunun yanında çocuk oyuncağı kalır. Hepsinin üstüne, bir de çantada keklik olarak gördükleri iradenizi açık arttırmaya çıkardılar. Mayıs seçimlerinde yaşananları biliyorsunuz. Sizlerin oyuyla her gün bir yenisi ortaya çıkan, pazarlıklarla meclise taşıdıkları kişiler soruyorum, şimdi nerede? Bu seçimlerde sizlerin oyuyla seçileceklerin bir kısmının yarın nerede olacağını biliyor musunuz” ifadelerini kullandı.
AK Partili ve MHP’li belediye başkan adaylarını bizzat kendilerinin sahneye çıkartıp takdim ettiklerinin altını çizen Erdoğan, “Aynı şekilde belediye meclis üyeliklerinde kimin hangi partiden olduğu açıkça bellidir. CHP’nin DEM’lendiği müttefikleriyle ilişkisinde böyle bir şeffaflık var mı? Yok. Belediye müdürlüklerine kadar uzanan pazarlıklardan sizin haberiniz var mı? Yok. CHP’nin sırtından belediyelere kimlerin taşınacağını biliyor musunuz? Yok. Sırf bize kaybettirsin diye ortaya sürdükleri kimi partilere ve adaylara ne verdiklerinden, ne vaat ettiklerinden haberdar mısınız? Yok. Böyle siyaset olur mu? İzmirliye ve diğer şehirlerimizdeki CHP seçmenlerine bu yapılan reva mı” ifadelerine yer verdi.
“CHP’nin başında güya bir genel başkan var. Fakat varlığı, yokluğu belli değil. Bu genel başkana gelen posta koyuyor, giden posta koyuyor” diye konuşan Erdoğan, “Sabah erken kalkan eline mikrofonu önce alan Özgür efendiden rol çalıyor. Biz siyasetteki 40 yılı aşkın tecrübemiz ile aslında Özgür efendiye birtakım tavsiyelerde bulunabiliriz. Ancak o meşhur Türk filmindeki replikle ifade edecek olursak fikrimizi kendisine verip zayi etmek istemiyoruz. Özgür efendi bir diğer Türk filmindeki Mazlum karakterine döndü. Her canı sıkılan, her kafası bozulan gelip kendisine tekme tokat dalıyor. Anlaşılan Bay Kemal’in ahı kurultayın üzerinden henüz 4 ay bile geçmeden bunları tutmaya başladı. Tabii bir de İstanbul’da kendini göstermek için sürekli azarlanıp duran, tutmayın küçük enişteyi karakteri var. Kibirli bir eda ile ha bire atıp tutuyor. Ama herhangi bir icraatı vaki değil. Zaten yarım gün mesai yapıyor. CHP’nin genel merkezi ve adaylarıyla kendini kaptırdığı promosyon siyaseti belki bir yere kadar işe yarayabilir fakat nihayetinde milletin irfanına çarpıp darmadağın olur. Türk siyasetinin, muhalefetin kifayetsizliği yüzünden geldiği şu noktaya şu içler acısı duruma bakar mısınız? Ülkemiz adına samimi olarak üzüntülüyüz” dedi.
“Bu sürecin dışında muhalefet kaldı, onu değiştiremedik”
“Türkiye’de son 21 yılda her şeyi değiştirdik, her şeyi geliştirdik, her konuda ülkeye çağ atlatacak işler yaptık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Milletimiz de gayretiyle, çalışkanlığıyla, becerisiyle her alanda bu değişime ayak uydurdu. Sadece bu sürecin dışında muhalefet kaldı. Onu değiştiremedik. Dün de kendilerini milletin üstünde görüyor, insanımıza tepeden bakıyorlardı. Biliyorum, 31 Mart’a hazırlanıyorsunuz. Sandıkları gümbür gümbür patlatacağınızı görüyorum. İşte bugün kendi mensupları dahil herkese aynı nobranlıkta davranıyorlar. Dün de ülkenin ve milletin düşmanlarıyla kol kola yürümekten geri durmuyorlardı. Bugün de terör örgütlerinin uzantılarıyla, ‘kent uzlaşısı’ adı altında gizli saklı işler çevirmeyi sürdürüyorlar. Dün de eser ve hizmet namına bir hikayeleri yoktu. Bugün de tuğla üstüne tuğla koydukları herhangi bir hayırlı işe el attıkları görülmüş değil.”
“Allah aşkına. Yaptıkları bir hizmet var mı? ya şu körfezin çektiği nedir” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Şu pisliğin halini görüyorsunuz değil mi? Yapılan bir şey var mı? İzmirli buna mahkum mu? İzmir gibi bir şehrimiz buna layık mı? CHP Genel Başkanı’nın, CHP’nin kimi adaylarının üsluplarını, tavırlarını, beyanlarını, edalarını sizler de takip ediyorsunuz. Adam geliyor, atalarımızın çok güzel bir sözü var; ‘Öyle horozlar vardır ki öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.’ İşte bunların durumu tam da o şekilde. Üstelik bu kibirlerin üstünü taklitçilikle örtmeye kalkıyorlar. Halbuki yine atalar ne demiş? ‘Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.’ Taklitçilik peşinde koşarken kendi yollarını da kaybettiler. Bu şaşkınlar, kerameti kendilerinde gördükleri için herkese ayar vermeye, her yere laf yetiştirmeye, herkesi kendilerine tabi etmeye çalışıyorlar. Hedeflerine ulaşmak için her yolu mubah görenlerin kullandıkları yöntemlerin adını anmaktan biz hicap ederiz. Daha bugünden böylesine havaya girenlerin yarın milletin başına neler açacaklarını düşünebiliyor musunuz? Allah göstermesin ülke bunların elinde kalsa ne olabileceğini, hangi facialarla karşılaşabileceğimizi, Mayıs ayından bu yana yaşananlara bakarak görebiliriz. Muhalefet salkım saçak da olsa hamdolsun biz bu ülkenin önüne Türkiye Yüzyılı gibi bir vizyon koymayı başardık. Dün Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılına kilitlenmiştik. Şimdi rotamızı Türkiye Yüzyılı’na çevirdik.”
“Cumhurbaşkanı’yla, kabinesiyle, meclisiyle, belediyeleriyle, velhasıl tüm kadrolarımızla milletimizin hizmetkarı olarak yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Bundan daha sağlam bir adım olur mu? Biz size inanıyoruz. Siz de bize inanıyor musunuz? Şayet aksi yönde bir duruşumuzu görürseniz hiç çekinmeyin yüzümüze hakikatleri haykırın. Haykırın ki hatamızı görüp kendimizi düzeltelim. Bizde kibir olmaz, riyakarlık olmaz. Bizde sadece eser olur, hizmet olur, çalışmak olur, mücadele etmek olur. Eksik bırakmışsak tamamlama, hata yapmışsak düzeltme olur. Biz kendimize işte bu kadar güveniyoruz. Bütün bunlara rağmen hala korku siyasetiyle, iradenize ipotek koymaya çalışanlar varsa emin olun tek dertleri sizin bu hassasiyetinizi istismar etmektir. Bizim öyle bir gündemimiz yok. Mesela bugün burada sizlerin karşısına tek bir amaçla çıktık. Ben şu karşımdaki katılıma bakıyorum. Allah’a hamdolsun. Gündoğdu Meydanı bizi bugün yine unutmadı. Alana girerken emniyetten katılımı istedim, 100 bin” şeklinde konuştu.
31 Mart Yerel Seçimleri için durmadan çalışma talebinde bulunan Erdoğan, “Gençler şurada 20 gün kaldı durmak yok. Hanım kardeşlerim durmak yok. Ana kademe durmak yok. Pazar akşamı 31 Mart’ta inşallah hep birlikte bu müjdeyi ne yapacağız? Yaşayacağız. İzmir’in yatırım eksiklerini en kısa sürede tamamlayarak şehrimizin o kayıp yıllarını hep birlikte telafi etmek istiyoruz. Sadece ülkemizin değil dünyanın en nadide köşelerinden bu şehri kadim tarihine ve potansiyeline uygun bir seviyeye getirmeye talibiz. Unutmayınız belediyecilik zaten bizim işimiz. 21 yıldır tek başımıza iktidarız. Şayet başka bir niyetimiz olsaydı şimdiye kadar zaten ortaya çıkardı. Benim milletim de bizi buralarda bırakmazdı. Onca yılın ardından artık kimsenin hayat biçimiyle derdimizin olmadığını herhalde kabul etmeyen kalmamıştır. Amacımızın, insanımızın huzur, güven ve refah seviyesini yükseltmek olduğunu, akıl ve vicdan sahibi herkes görmüştür. İzmir, 31 Mart’ta işte bu siyaset tarzlarından birini seçecek. Kazananın İzmir olmasını diliyoruz. Bunun için buradan öyle bir ses verin ki Ege’nin dört bir yanında duymayan kalmasın” açıklamalarında bulundu.
“Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını kutlayacağımıza inanıyorum”
“Güzel İzmir, gönlümüzün sultanı İzmir. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız” diye soran Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? İzmir’le birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Allah sizlerden razı olsun. Ben sizlere inanıyorum, sizlere güveniyorum. Biliyorsunuz bugün ilk teravihi kılıyor, ilk sahura kalkıyoruz. Ramazan ayı rahmet, mağfiret ve bereket ayıdır. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerifinizi şimdiden tebrik ediyorum. Özellikle Ramazan ayının hasletlerinden gereken feyzi almak için Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını kutlayacağımıza inanıyorum. Sizlere güveniyorum. Milli irade bayramını en coşkulu kutlayacağımız yerlerden birisi inşallah İzmir olacaktır” ifadelerine yer verdi.
“İzmir’e 449 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık”
İcraatları ve projeleriyle konuştuklarının altını çizen Erdoğan, “Kardeşlerim bizde boş laf yok. İzmir’e 21 yılda günümüz rakamlarıyla ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 449 milyar lira tutarında kamu yatırımı. Peki bu muhalefet ne yaptı? Bunların yatırım diye bir şey var mı İzmir’de? Eğitimde, şehrimize 11 bin 687 adet yeni derslik inşa ettik. 3’ü devlet olmak üzere 4 yeni üniversite kurduk. Gençlik ve sporda 26 bin 431 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binalarını hizmete açtık. Peki İzmir’in belediyesi acaba kaç tane yurt binası yaptı? Hiç gördünüz mü? Duydunuz mu? Ama yalan bol. Laf ola beri gele. Halkapınar, Alsancak ve Göztepe Gürsel Aksel Stadyumları Akbaş’ta olmak üzere 115 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda İzmirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 17 milyar lira tutarında kaynak sağladık. Sağlıkta 2 bin 60 yataklı Bayraklı Şehir Hastanemiz başta olmak üzere toplamda 4 bin 670 yataklı 47 hastanenin aralarında olduğu 129 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Çevre ve şehircilikte TOKİ kanalıyla 21 bin konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 4 bin 163 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 62 bin 683 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde şehir sınırları içerisinde 6 adet atık su arıtma tesisi varken bugün 70 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 98’ine biz hizmet veriyoruz. İzmir’de 5 millet bahçesi projemizden birinin yapımına devam ediyoruz. İkisinin de yapım aşamasındayız. Diğer ikisiyle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Ulaştırmada 618 kilometre ilave bölünmüş yol yaparak İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 985 kilometreye çıkardık. Bağlantı yolları dahil olmak üzere İstanbul-İzmir otoyolunu hizmete açtık. İzmir’e bin 674 metre, çift tüp tünel ve bağlantı yolları ile toplam uzunluğu 2 bin 520 metreyi bulan Konak Tüneli’ni kazandırdık. Etaplar halinde inşa ettiğimiz 55 kilometre uzunluğundaki İzmir çevre yolunu bitirdik. Yeni çevre yolu projelerini tamamladık, inşallah en kısa sürede yapımına başlıyoruz. Sabuncubeli Tüneli’ni 4 bin 70 metre uzunluğunda çift tüp şeklinde bitirerek trafiğe açtık. Menemen, Aliağa, Çavdarlı otoyolunu inşa ettik. Torbalı, Kemalpaşa ayrımı, köprülü kavşağını tamamladık. Halen inşası devam eden çok sayıda projeyi önümüzdeki yıl ve sonraki yıl bitirerek hizmete açıyoruz. Biz İzmir’i bu CHP zihniyetine bırakmayacağız. Gerekenleri biz yapacağız” açıklamalarına yer verdi. – İZMİR
]]>Erdoğan, partisinin Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
İzmir’in, Milli Mücadele’nin zafer şehri, milli iktisadın ilham şehri, Anadolu’nun bereket kapısı, Ege’nin incisi olduğunu belirten Erdoğan, bir kez daha İzmirlilerle birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.
“Şükür, efelerin, yiğitlerin var. Uğruna verilmiş şehitlerin var. Bugün gönlün mahzun olmuş ne çıkar? Bir gün sarılacak yaralar İzmir. Sana yakışmıyor karalar İzmir?” dizelerini okuyan Erdoğan, şunları söyledi:
“Sadece başındaki kara bulutları değil vatanın istiklali üzerindeki hain emelleri de dağıtan İzmir’in yaralarını sarmaya az kaldı, 20 gün. Tamam ama durmayacağız. Ana kademe, kadın kolları, gençler 20 gün durmak yok. 31 Mart akşamı İzmir bir başka güzel olacak. Buna inanıyorum.”
İzmir’in bir asır önce düşmandan kurtulduğunu hatırlatan Erdoğan, “Ama epeydir eser ve hizmet fukaralarından yakasını maalesef kurtaramadı.” dedi.
Tarih boyunca Ege’nin en ışıltılı, en hareketli, en müreffeh şehrinin İzmir olduğunu ancak, şehrin hep yerinde saydığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
” Türkiye, tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla büyürken, gelişirken, zenginleşirken bu şehir hak ettiğinden yerel yönetimler açısından maalesef çok azını aldı. Hükümet olarak İzmir’e verdiğimiz destekler, yereldeki umursamazlık ve beceriksizlik sebebiyle arzu ettiğimiz etkiyi göstermedi. Sizleri Mecliste ve belediyelerde temsil etsin diye yetki verdiğiniz kişiler soruyorum ne yaptı? Yüzlerine Atatürk maskesi takıp her dönem yan gelip yattılar. Yetmedi, İzmirlinin can düşmanı olarak gördüğü terör örgütleriyle gizli saklı anlaşmalar yaptılar. Yetmedi, kendi içlerinde çıkar kavgasına tutuştular. Hem de ne kavga. Hani Tepecik’teki o meşhur kavgalar var ya bunun yanında çocuk oyuncağı kalır. Hepsinin üstüne bir de ‘çantada keklik’ olarak gördükleri iradenizi açık arttırmaya çıkardılar. Mayıs seçimlerinde yaşananları biliyorsunuz. Sizlerin oyuyla her gün bir yenisi ortaya çıkan pazarlıklarla, Meclise taşıdıkları kişiler şimdi nerede? Bu seçimlerde sizlerin oyuyla seçileceklerin bir kısmının yarın nerede olacağını biliyor musunuz? Cumhur İttifakı bu konuda gayet şeffaf. AK Partili ve MHP’li belediye başkan adaylarımızı bizzat kendimiz sahneye çıkartıp takdim ediyoruz.”
“Özgür efendi Türk filmindeki ‘Mazlum’ karakterine döndü”
Belediye meclis üyeliklerinde de kimin hangi partiden olduğunun açıkça belli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Peki CHP’nin demlendiği müttefikleriyle ilişkisinde böyle bir şeffaflık var mı? Yok. Belediye müdürlüklerine kadar uzanan pazarlıklardan sizin haberiniz var mı? Yok. CHP’nin sırtından belediyelere kimlerin taşınacağını biliyor musunuz? Yok. Sırf bize kaybettirsin diye ortaya sürdükleri kimi partilere ve adaylara ne verdiklerinden, ne vadettiklerinden haberdar mısınız? Yok. Böyle siyaset olur mu?”
Alandakilere, “İzmirliye ve diğer şehirlerimizdeki CHP seçmenlerine bu yapılan reva mı?” diye soran Erdoğan, aldığı “Hayır” cevabı üzerine, şöyle devam etti:
“CHP’nin başında güya bir genel başkan var ama varlığı, yokluğu belli değil. Bu genel başkana gelen posta koyuyor, giden posta koyuyor. Sabah erken kalkan, eline mikrofonu önce alan Özgür efendiden rol çalıyor. Biz siyasetteki 40 yılı aşkın tecrübemizle aslında Özgür efendiye birtakım tavsiyelerde bulunabiliriz. Ama o meşhur Türk filmindeki replikle ifade edecek olursak, ‘fikrimizi kendisine verip zayi etmek’ istemiyoruz. Özgür efendi bir diğer Türk filmindeki ‘Mazlum’ karakterine döndü. Her canı sıkılan, her kafası bozulan gelip kendisine tekme tokat dalıyor. Anlaşılan Bay Kemal’in ahı kurultayın üzerinden henüz dört ay bile geçmeden bunları tutmaya başladı. Tabii bir de İstanbul’dan kendini göstermek için sürekli azarlanıp duran, ‘tutmayın küçük enişteyi’ karakteri var. Kibirli bir eda ile ha bire atıp tutuyor. Ama herhangi bir icraatı vaki değil. Zaten yarım gün mesai yapıyor. CHP’nin genel merkezi ve adaylarıyla kendini kaptırdığı promosyon siyaseti belki bir yere kadar işe yarayabilir fakat nihayetinde milletin irfanına çarpıp darmadağın olur. Türk siyasetinin, muhalefetin kifayetsizliği yüzünden geldiği şu noktaya, şu içler acısı duruma bakar mısınız? Ülkemiz adına samimi olarak üzüntülüyüz.”
(Sürecek)
]]>“YÜZLERİNE ATATÜRK MASKESİ TAKIP YAN GELİP YATTILAR”
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“İzmir’in yaralarını sarmaya az kaldı, 20 gün ama durmayacağız, ana kademe, kadın kolları, gençler… 20 gün durmak yok. 31 Mart akşamı İzmir bir başka güzel olacak. 1 asır önce düşmandan kurtuldu ama epeydir eser ve hizmet fukaralarından kurtulamadı. İzmir ihmallerin pençesinden hep yerinde saydı. Bu şehir hak ettiğinden, yerel yönetimler açısından maalesef çok azını aldı. Sizleri Meclis’te ve belediyelerde temsil etsin diye yetki verdiğiniz kişiler soruyorum ne yaptı? İzmirlinin can düşmanı olarak gördüğü terör örgütleriyle gizli saklı anlaşmalar yaptılar. Kendi içlerinde çıkar kavgasına tutuştular. Pazarlıklarla Meclis’e taşıdıkları kişiler soruyorum, şimdi nerede? Yüzlerine Atatürk maskesi takıp yan gelip yattılar.
“BU GENEL BAŞKANA GELEN GİDEN POSTA KOYUYOR”
CHP’nin ‘demlendiği’ müttefikleriyle ilişkisinde şeffaflık var mı? Yok. CHP’nin sırtından belediyelere kimlerin taşınacağını biliyor musunuz? Yok. Böyle siyaset olur mu? İzmir ve diğer şehirlerimizdeki CHP seçmenlerine bu yapılan reva mı? Bir genel başkan var ama varlığı yokluğu belli değil. Bu genel başkana gelen giden posta koyuyor. Biz siyasetteki 40 yılı aşkın tecrübemizle Özgür efendiye bazı tavsiyelerde bulunabiliriz. Özgür efendi mazlum karakterine döndü. Her kafası bozulan kendisine tekme tokat dalıyor. İstanbul’da kendini göstermek için sürekli azarlanıp bırak tutmayın küçük enişteyi karakteri var. Zaten yarım gün mesai yapıyor. CHP genel merkezi ve adaylarıyla kendini kaptırdığı promosyon siyaseti bir yere kadar işe yarayabilir ama milletin irfanına çarpıp darmadağın olur. CHP’nin geldiği şu içler acısı duruma bakar mısınız?
“MUHALEFET DEĞİŞİMİN DIŞINDA KALDI”
Milletimiz her alanda değişime ayak uydurdu. Sadece bu sürecin dışında muhalefet kaldı. Onu değiştiremedik. Dün de kendisini milletin üstünde görüyor ve tepeden bakıyorlardı. 31 Mart’a hazırlanıyorsunuz, biliyorum. Sandıkları gümbür gümbür patlatacaksınız. Kendi mensupları dahil herkese aynı nobranlıkla davranıyorlar. Bugün de terör örgütü uzantılarıyla kent uzlaşısı altında gizli saklı iş çeviriyorlar. Tuğla üstüne tuğla koydukları bir hayırlı işlerini göremedik. Şu Körfez’in çektiği nedir? Şu pisliği görüyorsunuz. İzmir buna mahkum mu? İzmir gibi bir şehir buna layık mı?
Bu kibirlerinin üstünü taklitçilikle kapatmaya çalışıyorlar. Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış. Bu şaşkınlar herkese ayar vermeye, herkesi kendilerine tabii etmeye çalışıyorlar. Daha bugünden böylesine havaya girenlerin yarın milletin başına neler açacaklarını düşünebiliyor musunuz? Ülke bunların eline kalsa hangi facialarla karşılaşacağını mayıs ayından beri görüyoruz.
“MİTİNGE KATILIM SAYISI 100 BİN”
Gündoğdu Meydanı bugün bizi yine yanıltmadı. Emniyetten katılım sayısını istedim. Ne kadar? 100 bin. Durmak yok, yola devam. 31 Mart pazar akşamı inşallah hep birlikte bu müjdeyi yaşayacağız. İzmir’in kayıp yıllarını hep birlikte telafi etmek istiyoruz. Belediyecilik zaten bizim işimiz. 31 yıldır tek başımıza iktidarız. Başka bir niyetimiz olsa zaten ortaya çıkardı, milletim bizi buralarda bırakmazdı. Amacımız insanımızın huzur ve refah seviyesini yükseltmek olduğunu herkes anladı.”
]]>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, kadın ve ailelere yönelik projelerini ‘Eşsizmir Kadın ve Aile Lansmanı’nda duyurdu. Projelerin duyrulduğu toplantıya AK Parti İzmir Milletvekili ve Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı da katıldı.
“Kadınların hayatını kolaylaştıracağımız projeler hazırladık”
Kadınların hayatını kolaylaştıracak projeleri titizlikle hazırladıklarını söyleyen Hamza Dağ, “Amacımız, İzmir’imizi mutlu, yaşanabilir, konforlu bir şehir kimliğine kavuşturmaktır. Konfordan kastım, hayatın her alanında var olan kadınlarımızın hayatını biraz olsun kolaylaştırabilmektir. Bu amacın, kadınların fikirleri ve dokunuşlarıyla çok daha kolay bir şekilde ulaşılabilir bir amaç olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, eğitimde, istihdamda, sosyal faaliyetlerde, tarımda ve kadının olduğu her yerde İzmir’in eşsiz kadınlarının hayatını kolaylaştıracağımız projeler hazırladık. Bu projelerimizi Kadınlar için eğitim, istihdam ve sosyal çalışmalar, aile, çocuklar için eğitim ve sosyal çalışmalar engelsiz yaşam çalışmaları, yaşlı ve emekliler için sosyal çalışmalar, olmak üzere 5 ana başlıkta topladık” dedi.
“Sizleri yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz”
“Sizler, elinin değdiği her yeri ve işi eşsizleştirebilen birer sanatkarsınız” ifadelerini kullanan Dağ, “Eşsiz İzmir’imize yeni bir hikaye yazmak için çıktığımız bu yolda da sizleri asli yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Tarih boyunca kadınların, istediği zaman neler başarabildiğini biliyoruz. İnanıyoruz ki; Kadın isterse, çorak bir araziyi çiçekler sarar. Kadın isterse, olmazlar olur. Kadın isterse, bir milletin, bir memleketin yönü değişir. Sizler, Zübeyde Hanım’ın, Nene Hatun’un, Kara Fatma’nın, Alev Alatlı’nın mirasını geleceğe taşıyacaklarsınız. Sizler, bulunduğu her ortamda gelişmeyi, güzelliği, sevgiyi temsil edenlersiniz” açıklamasında bulundu.
5 ana başlıkta toplandı
5 ana başlıkta projeleri sıralayan Hamza Dağ, “Projelerini 5 başlık altında toplayan Dağ, “Bu projelerimizi; Kadınlar için eğitim, istihdam ve sosyal çalışmalar, aile, çocuklar için eğitim ve sosyal çalışmalar, engelsiz yaşam çalışmaları, yaşlı ve emekliler için sosyal çalışmalar olmak üzere 5 ana başlıkta topladık” dedi. Büyükşehir olarak önceliklerinin kadın eğitimi ve istihdamı olacağını söyleyen Dağ, “Kadınlar için eğitim, istihdam ve sosyal çalışmaları projelerini açıklayan Dağ, “Kadınlara birçok alanda eğitim fırsatları sunmak, büyükşehir olarak önceliklerimizden biri olacak. Bu kapsamda hangi iş kolunda olursa olsun şehrimizin hanımefendilerine mesleki eğitimler sunarak çalışma hayatlarını kolaylaştıracak, işlerinde daha yetkin hale gelmelerini sağlayacağız. Eğitimlerini yarıda bırakan hanımefendilerin belirli bir alanda uzmanlaşmasını ve bu alanda sertifika almasının önünü açacağız. Sertifika alan hanımların kendi alanlarında iş bulmasına yardımcı olacağız. Büyükşehir olarak belediyemiz ve bağlı kuruluşlarımız bünyesinde, ayrıca anlaşma yaptığımız firmalarda yeni mezun olan hanım kardeşlerimizi, sunacağımız staj programlarıyla iş hayatına hazırlayacağız. Kadın girişimcilerimize pozitif ayrımcılık yaparak kent genelinde oluşturacağımız “teknopark ve kuluçka merkezlerinde” minimum yüzde 30 kullanım payı ve kontenjan ayıracağız. Açacağımız El Emeği Kooperatifleri ile hanımefendilere el sanatları eğitimleri almasını sağlayacağız” sözlerine yer verdi.
‘Anne İzmirim Kart’ sayesinde ulaşım ücretsiz
0-7 yaş arası çocuk annelerine ücretsiz ulaşım müjdesi veren Hamza Dağ, “0-7 yaş arası çocuğu olan tüm hanımefendilere ulaşım ücretsiz yapacağız. Mevcutta sadece ulaşım kartı olarak kullanılan İzmirim Kart’ı İzmirlilere hayatın her alanında kullanabileceği yeni nesil ödeme yöntemi haline getireceğiz. İzmirim Kart artık ulaşımdan sosyal yardımlara, alışverişten eğitim takibine; çocukların, gençlerin, kadınların, annelerin, emeklilerin, özel ihtiyaçlıların günlük yaşamının vazgeçilmezi olacak. “Anne İzmirim Kart” sayesinde kadınlarımız, kamu kurumlarımızın sosyal imkanları ve özel sektörün sunduğu hizmetlere, özel avantajlarla ulaşabilecek, evlatlarının eğitim ve seyahat takiplerini yapabilecek. Mobil uygulama üzerinden belediyemize taleplerini doğrudan iletebilecek, sunmuş olduğumuz sosyal imkanlara bu kart üzerinden başvuru yapabilecek” diye konuştu.
Çocuklara ‘Olimpiyat Köyü’ projesi
Çocuk Olimpiyat Köyü Projesi hakkında bilgiler veren de anlatan Dağ, “Her biri olimpiyat şampiyonu adayı olan çocuklarımız için hayata geçireceğimiz ‘Çocuk Olimpiyat Köyü Projesi’yle evlatlarımızın hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerine katkıda bulunacağız. Gelecek nesillerimizin tarıma olan ilgisini artırmak için ‘Çocuk Tarım Köyü’ projesini hayata geçireceğiz. Bu projeyle çocuklarımıza tarımın temel prensiplerini öğretecek ve doğayla iç içe olmanın önemini anlatacağız. Ailelerimiz doğanın içinde, toprağın değerini ve gıdanın nasıl üretildiğini çocuklarımıza öğretebilecek. Her ilçemizde tam kapsamlı spor tesisleri inşa edeceğiz. Bu tesislerde, farklı branşlarda profesyonel spor alanları olacak. Her ilçemize en az bir tane olimpik yüzme havuz tesisini kazandıracağız. Bunun yanında halı saha ve basketbol sahası olmayan mahallemiz kalmayacak. Her ilçemizde sanat merkezi kuracak, en küçük yaştan başlamak üzere evlatlarımıza sanatla iç içe bir yaşam sunacağız. Çocuklarımızın bu sanat merkezlerinde aldıkları kurs sonrasında, yine bu alandaki gelişimlerini arttırmak amacıyla şehrimizin 3 farklı noktasında sanat akademileri kuracağız. Oyun parklarımızı alışılmışın dışına taşıyacak, teknolojiyle entegre ederek modern oyun parkları inşa edeceğiz” dedi.
Engelsiz yaşam çalışmaları
Engelsiz yaşam çalışmaları kapsamında
rehabilitasyon merkezlerini İzmir’in birçok yerinde hayata geçireceklerini belirten Hamza Dağ, “”Dezavantajlı vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak, sosyal hayata adaptasyonlarını güçlendirecek rehabilitasyon merkezlerimizi İzmir’in birçok yerinde hayata geçireceğiz. Bu merkezlerimizin her yıl sayılarını artıracağız. Ailesinde özel ihtiyaçlı bir ferdi bulunan vatandaşlarımızın seyahat etme, acil durum gibi nedenlerle bunları emanet edecekleri, benim de çok önemsediğim “Mola Evleri” kuracağız. Ailesinde özel ihtiyacı olan bireylerin hayatını bir nebze de olsa rahatlatmak istiyoruz. Özel ihtiyaçlı vatandaşlarımızın hareket kabiliyetlerini artırabilmek, fiziksel ve ruhsal anlamda kendilerini daha iyi hissedebilmelerini sağlamak için “Yaşam Becerileri Geliştirme Köyü” projemizi bir an evvel başlatacağız. özel ihtiyaçlı bireylerimiz için bu köy bir sosyalleşme alanı olacak” açıklamasında bulundu.
“Özel İzmirim Kart ile yüzde 70 indirim”
Özel İzmirim Kart uygulamasını hayata geçireceklerini söyleyen Dağ, “Hanesinde özel ihtiyaçlı birey bulunan ailelerimize, sosyal tesislerimizde “Özel İzmirim Kart” ile yüzde 70 indirim yapacağız. özel ihtiyaçlı vatandaşlarımıza ve birinci derece ailelerine sosyal tesislerimizde bir hafta ücretsiz tatil imkanı sağlayacağız. Bakıma muhtaç ve yeterli imkana sahip olmayan dezavantajlı hemşehrilerimize evde bakım ve temizlik hizmeti, hasta nakil desteği, hasta yatağı ve medikal malzeme takviyesi sağlayacağız” açıklamalarına yer verdi.
Emeklilerin Sosyal İzmirim Kartlarına 10 bin lira
Dezavantajlı emeklilere yılda bir kez olmak üzere Sosyal İzmirim Kartlarına 10 bin lira yükleme yapacaklarını söyleyen Dağ, “Yaşlılarımızın sosyalleşmeleri ve yeni yerler keşfedebilmeleri amacıyla yıl boyunca İstanbul, Ankara, Çanakkale gibi illerimiz başta olmak üzere cennet vatanımızın her köşesine turlar ve sosyal geziler düzenleyeceğiz. Dezavantajlı emeklilerimize yılda bir kez Sosyal İzmirim Kartlarına 10 bin lira yükleme yapacağız. Sosyo-ekonomik dezavantajı bulunan Sosyal İzmirim Kart sahibi emeklilerimizin hane başı tükettikleri doğalgazın 50 metreküplük kısmını ücretsiz olarak karşılayacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kıymetli büyüklerimize ücretsiz evde sağlık ve bakım hizmeti sunacağız” dedi.
10 bin lira ila 100 bin lira aralığında can suyu
Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ise, 1 Nisan’dan itibaren kadınları her alanda olduğu gibi belediye hizmetleri konusunda da desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Kendi işletmesini kurmak isteyen veya küçük işletmelerin büyümesini teşvik etmek için gerekli destekleri vereceklerini kaydeden Bölünmez Çankırı, “1 Nisan itibarıyla girişimci kadınlara 10 bin ila100 bin liraaralığında can suyu niteliğindeki hibeyi Konak Belediyesi olarak biz vereceğiz” dedi. – İZMİR
]]>Dağ, bir otelde düzenlediği toplantıda kadın ve aileyle ilgili projelerini paylaştı.
İzmir’deki kadınların hayatın her alanında işlerini kolaylaştıracak projeler hazırladıklarını belirten Dağ, bunları kadınlar için eğitim, istihdam ve sosyal çalışmalar, aile, çocuklar için eğitim ve sosyal çalışmalar, engelsiz yaşam çalışmaları, yaşlı ve emekliler için sosyal çalışmalar olmak üzere 5 ana başlıkta topladıklarını söyledi.
Dağ, pozitif ayrımcılık yapacakları kadın girişimcilere kentte oluşturacakları teknopark ve kuluçka merkezlerinde minimum yüzde 30 kullanım payı ve kontenjan ayıracaklarını aktararak, açacakları el emeği kooperatifleri ile kadınların el sanatları eğitimleri almasını sağlayacaklarını ifade etti.
Belediye ve bağlı kuruluşlarına personel alımında kadınlara pozitif ayrımcılık yaparak kadın kotası uygulayacaklarını belirten Dağ, “İzmir’imizde kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 40’ın altında. Hedefimiz 5 yılın sonunda bu oranı yüzde 40’ın üstüne çıkarmaktır. Amacımız, kadınların maddi özgürlüğünün sağlanması ve yetenekleriyle ülke ekonomisine daha güçlü bir katkı sunmasıdır.” diye konuştu.
Dağ, 2 yıl içinde 100 kreş açacaklarını, 0-7 yaş arası çocuğu olan kadınlara ulaşımı ücretsiz yapacaklarını belirterek, “Anne İzmirim Kart sayesinde kadınlarımız, kamu kurumlarımızın sosyal imkanları ve özel sektörün sunduğu hizmetlere, özel avantajlarla ulaşabilecek, evlatlarının eğitim ve seyahat takiplerini yapabilecek.” dedi.
Olimpiyat şampiyonu adayı çocuklar için “Çocuk Olimpiyat Köyü”, gelecek nesillerin tarıma olan ilgisini artırmak için “Çocuk Tarım Köyü” projelerini hayata geçireceklerini dile getiren Dağ, dezavantajlı emeklilere yılda bir kez Sosyal İzmirim Kartlarına 10 bin lira yükleme yapacaklarını, bu karta sahip emeklilerin hane başı tükettikleri doğal gazın 50 metreküplük kısmını ücretsiz olarak karşılayacaklarını kaydetti.
Dağ, İzmir’in hayallerindeki gibi yönetilmesi konusunda dertli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Bu derdin dermanı da 7 gün 24 saat çalışmak, kadınlarla birlikte başarmak için emek sarf etmektir. İşte o zaman güçlü bir belediyecilik ortaya çıkacaktır. Bunun için, biz kadınlarımızla birlikte çalışacağız ve kazanacağız. Sizlerin ortak olmadığı, fikirleriyle ve aklıyla destek vermediği bir vizyonun misyonunu tamamlaması düşünülemez. Bizler görev süremiz boyunca Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi kadınları çalışmamıza ortak edeceğiz. İzmir’imizin eşsiz kadınları, hem kendi hayatlarını hem de şehrin çehresini kolaylaştırma sürecinde başrol oynayacaktır.”
Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı da 1 Nisan’dan itibaren kadınları her alanda olduğu gibi belediye hizmetleri konusunda da desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
Kendi işletmesini kurmak isteyenler ve küçük işletmelerin büyümesini teşvik etmek için gerekli destekleri vereceklerini kaydeden Çankırı, “1 Nisan itibarıyla girişimci kadınlara 10 bin ila 100 bin lira aralığında can suyu niteliğindeki hibeyi Konak Belediyesi olarak biz vereceğiz.” ifadelerini kullandı.
Programda “Eşsizmir Kadın ve Aile Çalıştayı”nın sonuç raporu çalıştay sözcüsü İlayda Çalışkan tarafından okundu.
Toplantıya AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı da katıldı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi program için İzmir’e geldi. Bir otelde düzenlenen ‘Türkiye İklime ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi’ programına katılan Bakan Özhaseki daha sonra Konak ilçesine geçti. Burada Gültepe Mahallesi’ndeki vatandaşlara seslenen Bakan Uraloğlu, “Öğrenciliğim İstanbul’da geçti. Sular akar akmaz, kimsenin umurunda olmaz. Gece 3’e saatleri kurardık. Kalktığımızda çeşmenin altında onu bekleyerek hiç değilse bir kap doldurabilmek için çırpınır dururduk. Alışveriş ettiğim bir yerin karşısında kahveler vardı, tamamı doluydu. Niye bu kahvelerde hiç eksilmiyor bu insanlar dedim. Büyükşehir Belediyesi’nin elemanları dediler. ‘Ne yapıyor peki bunlar burada?’ dedim. ‘Bunlar burada akşama kadar kağıt oynar’ dediler. Peki eylem olduğu zaman otobüsler gelir, bunları alır, eyleme götürür dediler. Böyle bir belediyecilik anlayışı vardı. 1994’te ben de belediyeciliğe Kayseri’de başladım. Benden ilk randevu alanlar belediye başkanı olduğumda haciz memurları, alacağı olanlardı. Belediyeyle ihtilaflı bir sürü sıkıntısı olanlar, işçiler maaşlarını alamamışlar, ikramiyelerini alamamışlar. Çünkü benden önce üç dönem CHP vardı orada. Böyle bir ortamda başladık. Biz gece gündüz demeden çalışacağız. Mazeret üretmeyeceğiz. Tertemiz bir belediyecilik yapacağız. Bir dezavantajımız daha var, deprem. Şunu hepimiz bilelim, Türkiye bir deprem ülkesidir” ifadelerini aktardı.
“Nüfusları milyonlarca olan belediye başkanları deprem turisti olarak gelip gittiler”
6 Şubat’ta yaşanan depreme dair konuşan ve Hatay’ın yönetiminin Cumhuriyet Halk Partisi’nde olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Biz de en büyük belediyelerimizi Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanına yardım etsinler diye gönderdik. Çünkü deprem hepimize gelen bir felaket. Siyaset üstü bir durum. Konya Belediyemiz, Bursa Belediyemiz, Denizli, Kocaeli Belediyemiz ve 100’e yakın belediyemiz emin olun Hatay’da aylarca çalıştılar. Kendi belediyeleri milyonlarca nüfusu olan belediyeler onlar da özel uçaklarla o bölgelere bazen geldiler. Uçağın içi tamamıyla sosyal medya grubu, kameralarla doluydu. Bir iki özel köy ziyareti yaptılar. Selfieler çekildiler, bırakıp gittiler. Bazı belediyeler geldiler, hakkını yemeyelim, hepsi demeyelim. Fakat emin olun nüfusları milyonlarca olan belediyelerin başkanları sadece deprem turisti olarak oraya gelip gittiler” şeklinde konuştu.
4 bin 333 köyde inşaat çalışmalarının devam ettiğini ve çelikten evlerin yapıldığını söyleyen Bakan Özhaseki, “Bir başka genel başkan çıkıyor diyor ki nerede bu evler? Kime vermişler? Herhalde AKP’lilere veriyorlar. Akrabalarına veriyorlar. Allah ısrar etsin sizi. Dayanamadım, dedim ki o gittiğim yerlerde, ‘gelin, hepinize göstereceğim, yanınıza düşeceğim, tek tek şantiyeler gezdireceğim.’ Binden fazla şantiyemiz var. Gelin hepsini gezdireceğim size. Buyurun. Kimse gelmiyor. Biz çok şükür oralarda sözümüzü yerine getiriyoruz. Acılı insanlar. Evlerine oturduğumuz zaman öyle bir hikaye anlatıyorlar ki emin olun hep beraber hüngür hüngür ağlıyoruz” dedi.
Bakan Özhaseki, konuşma yaptığı Gültepe Mahallesi’nde bulunan evlerin kentsel dönüşüme ihtiyacı olduğunu belirtti. Özhaseki, “Bazen enflasyondan falan bahsediyoruz, bir sebebi de bu. Durmadan harcıyoruz. Oradaki insanların zararını karşılayalım diye. Şehirlerimizi ayağa kaldıracağız. Zamanında ben kentsel dönüşüm yapmaya çalıştığımda bana o kadar çok yerlerde mani oldular ki. Şuraları görünce kıyamıyorum. Buraların her tarafının kentsel dönüşüme girmesi lazım. Buralarda bir an önce bu işe başlanması lazım” ifadelerine yer verdi.
“21 tane 6’nın üzerinde şiddette deprem üretebilecek fay hattı var”
İzmir’de büyük bir sıkıntının mevcut olduğunu açıklayan Bakan Özhaseki, “İzmir’i göz ardı edemeyiz. İzmir’de tam 21 tane 6’nın üzerinde şiddette deprem üretebilecek fay hattı var. Nerelerde, hangi saatte, hangi tarihte, ne zaman patlar bilemiyoruz. Bir an önce konutlarımızı, iş yerlerimizi depreme hazır hale getirmemiz lazım. Bir an önce kentsel dönüşüme başlamak lazım. 25 senedir İzmir’de iktidarda olanlar bir ucundan tutup Bismillah deyip başlasalardı şimdi yarıdan fazlasını halletmişlerdi. Gültepe’yi baştan sona bir kentsel dönüşüm içine sokalım. Emin olun sizlere çok az gelebilecek bir masrafla bazı yerlerde de hiç masraf etmeden, cebinizden bir kuruş çıkmadan bu işi yapabiliriz” diye konuştu.
“Güzel İzmir’imize yazık oluyor. O yüzden bu kara talihini değiştirelim” diyen Bakan Özhaseki, sözlerine şunları da ekledi:
“Bunun neticesinde de güvenilir konutlarımızı yapalım. Buna bizim gücümüz yeter. Benim ömrüm belediyecilikle geçti. Bu işlerin içerisinde geçti. Nasıl olacağını az çok biliyorum. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurarak meclisten kanunu çıkardık. Kentsel Dönüşüm Yasası’yla ilgili engelleri ortadan kaldıracak bölümleri çıkardık. Maddi destek verecek imkanları kanuna yazdık. Şimdi de uygulama zamanı. Gerek İstanbul için gerekse İzmir’imiz için. Tabii ki tercih sizlerin. Ne tercih ederseniz başımızın üstüne. Fakat en azından evlerimiz yapacak insanları tercih edelim.”
Konak’ı güzelleştirmek için aday olduğunu söyleyen AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ise, “Bakıyoruz ki; mahallede kreş, sağlık merkezi, park ve doğal gaz yok. Türkiye’nin kalbi, Ege’nin incisi olan bir yerde hala doğal gazı olmayan mahallerimiz var. Yıllardır kentsel dönüşümü öne sürerek doğal gazı getirmediler. Bizim için İzmir’deki en öncelikli şey yerinde yenilenmeyi sağlamak. Sizleri evinizden etmeden, olduğunuz mahallede olduğunuz yerde dönüştürmek. Daha yaşanılabilir bir İzmir için dönüştürmek. İzmir’in en güzel manzaralı yerlerinden bir tanesindeyiz. Fakat trafiği ayrı dert. Ulaşımı ayrı dert. Altyapısı ayrı dert. Biz bu ilçeye öyle bir hale getireceğiz ki 2 milyon kişinin altyapısından, ulaşımından, otopark sıkıntısından, sosyal konusuna kadar bütün problemlerini çözeceğiz” açıklamalarında bulundu. – İZMİR
]]>İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen “Müteahhitler, Yapı Denetim Kuruluşları ve Mimarlarla Sektör Buluşması”nda konuşan Özhaseki, şehrin geleceğinin yerel yöneticilerinin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu söyledi.
Özhaseki, 1950’lerden itibaren başlayan göç dalgasıyla büyük şehirlerin etrafının tamamen dolduğunu ifade ederek, 2000’li yılların başına gelindiğinde sağlıksız yapılar ve kimliksiz binalarla karşı karşıya kalındığını kaydetti.
Küresel iklim değişikliğinin korkutan bir boyuta gittiğini dile getiren Özhaseki, “‘Son 100 yıl içerisinde Dünyanın ısısı 1,1 derece arttı’ diyorlar. ‘1 dereceden ne olur’ demeyelim, vücudumuzda 1-2 derece ateşin arttığını düşünün. Akdeniz Havzası ise 1,5 derece artmış. 2 dereceye çıktığında gıda krizi, kuraklık ve göçler başlıyor. Sonra savaşlar, belalar ardı ardına gelir.” ifadesini kullandı.
Bakanlık olarak “6 Şubat depremlerinin hasarlarının giderilmesi” ve “şehirleri dirençli hale getirme” konu başlıklarına öncelik verdiklerini belirten Özhaseki, şunları paylaştı:
“Türkiye, bir deprem ülkesi. Hiç tartışmayalım. Şu anda bile hareketli. Her an nerede kırılacağı belli olmayan 500’e yakın fay hattı var. Bilim adamları diyor ki, ‘Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e doğru giden çizgi üzerinde en riskli 5 ülke var. Birisi de Türkiye. Son 100 yılda gerek denizlerimizde gerek karamızda meydana gelen 6 ve üzeri şiddette yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 tane yıkıcı deprem oluyor. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Bir iş yapacaksak bu gerçekliği bilmemiz lazım. Çözümü kentsel dönüşüm ve en doğru şekilde yapmalıyız.”
-“Her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz”
Bakan Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 307 bin konutun inşaatına başladıklarını belirterek, “Bir sene içinde 75 bin konutu teslim ediyoruz. Mayıs ayıyla birlikte de her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz Böyle büyük bir çalışma içerisindeyiz. Bazen de sesler geliyor dışarıdan. ‘Nerede konut yapmışlar, kime veriyorlar, yüzde yüz AKP’lilere veriyorlar’. Koca koca ana muhalefetin lideri söylüyor, başka genel başkanlar söylüyor, ne diyebilirim ki?” diye konuştu.
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarının devam ettiğini ancak yeterli olmadığını anlatan Özhaseki, kentsel dönüşümde bakanlık, yerel yönetim ve vatandaş kararlarının önemli olduğunu dile getirdi.
Özhaseki, muhalefetin “kentsel dönüşüme değil rantsal dönüşüme karşı olduklarını” söyleyerek kenara sıyrıldığını vurgulayarak, “Eğer onlar kentsel dönüşümü İstanbul gibi bir ilimizde, İzmir gibi çok riskli ilimizde gece gündüz demeden çalışarak ön plana getirmiyorlarsa, bu konuda üstlerine düşeni yapmıyorlarsa, büyük bir vebal altındalar.” sözlerini sarf etti.
Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ ve Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’ya destek isteyen Özhaseki, onların yanlarında olacağını, elindeki imkanları sonuna kadar kullanacağını söyledi.
Mehmet Özhaseki, insanların yaşam tercihlerinin kendilerini ilgilendirmediğini belirterek, bu ülkenin birliği, dirliği ile ilgilendiklerini sözlerine ekledi.
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da kentsel dönüşümün, Türkiye’nin ana meselelerinden biri olduğunu, dirençli toplum geliştirmenin herkesin vazifesi olduğunu vurguladı.
Dağ, depremlerin derin yaralar açtığını hatırlatarak, seçilmesi halinde ilk etapta yapacakları işin depreme dair riskleri minimize etmek olduğunu aktardı.
Programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti milletvekilleri Alpay Özalan, Mahmut Atilla Kaya, Eyyüp Kadir İnan, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, AK Parti Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı.
]]>Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İzmir programları kapsamında İzmir Ticaret Odası’nda (İZTO) düzenlenen İş Dünyası Buluşması’na katıldı. Buluşmaya Özhaseki ve ev sahibi İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in yanı sıra; İzmir Valisi Süleyman Elban, Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ile çok sayıda iş insanı katıldı.
Bakan’dan İzmir’e müjde
Toplantıda yaptığı konuşmaya İzmirlilere müjde vererk başlayan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “4 yıldır sürdürdüğümüz bir çalışmaydı. Dünya Bankası bizim için verimli bir banka. Faizi neredeyse 0’a yakın. Faydalı olmaya çalışıyoruz. İstanbul da İzmir’de bizim gözbebeğimiz. Hem övünürüz zaten ama Marmara bölgesinde meydana gelebilecek deprem korkusu daha ön planda. Her an bir fay hattının kırılabileceği, olursa altından kalkmanın zor olacağı düşünceyle yarısı bizden kampanyası düzenledi. İzmir’in pilot bölge olarak seçildiği dünya bankası ile yaptığımız projede sona gelindi. Bu birkaç isme çıkacak. Amerika’dan katılanlar da oldu. Eğer bir vatandaş eviniz yenilemek istiyor ve yağış riskliyse bizden kredi alabilecek 0,69 faizle. 180 ay devam edecek TL bazında kredi. İzmir’imize hayırlı olsun” açıklamasında bulundu.
“Bu kadar güzel, cennet gibi bir şehir kaç ülkede var”
İzmir’in coğrafi olarak çok avantajlı bir kent olduğunu ancak insan eliyle kötü işler yapıldığına değinen Bakan Özhaseki, “Şehirlerimiz bizim için önemli. Dünyanın en eski şehirlerine sahibiz. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Şehirlerinde üretim sanayi ekonomi var, bir yanda da kültür var medeniyet var. Medeniyet şehirlerde doğuyor. O şehirlere sahip çıkmak lazım. Şehirler canlı organizmalar. Şehirleri taştan topaktan görürsek yanılgı başlar. Şehirlerimizi seviyor ve önemsiyoruz. Şehirlerarasında rekabet var. Bu rekabette şehirlerin zamanın ruhuna dokunarak hareket etmesi gerekiyor. Bir şehrin geleceği o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır. Valiyi ve belediye başkanlarını, STK’ları, söz sahibi olan herkesi kastediyorum. Aralarında uyumu sağlamış, o hedef koyup hedefe doğru koşuyorlarsa o şehrin geleceği iyidir. Ama tam tersiyse o şehirlere yazık olur. Ben Türkiye’de birkaç yere çok üzülüyorum. Rabim bin türlü nimet vermiş ama insan eliyle de birçok kötü iş yapılmış. Bunlardan biri de İzmir ne yazık ki. Bu kadar güzel cennet gibi bir şehir kaç ülkede var? Deprem deyince herkesi titreme alıyor. Demek ki bir sıkıntı var burada. Demek ki bizim buraya dikkat etmemiz gerekiyor” sözlerine yer verdi.
“Deprem turistleriydi onlar”
6 Şubat Depremi’nin ardından deprem bölgesini ziyaret eden bazı belediye başkanlarını eleştiren Özhaseki, “6 Şubat depremin herkes deprem bölgesinde koşuyor. Ben o dönem genel başkan yardımcısıydım. Yerel yönetimlerden sorumluydum. Bin 390 belediye var; Türkiye’de 810 tanesi AK Partili. Arkadaşların tamına telefon ettim. Acil işleri sürdürün ancak işi gücü bırakıp oraya gidin diye. Tüm beledilerimiz oradaydı. Tüm millet ayaktaydı. Bir de nüfusları milyonları geçtiği halde koca koca devasa belediye başkanları vardı. Onlar bir ara özel jetler ile uğradılar. Sosyal medya ekipler, TV’ler, kameralar… Sonra birkaç selfie çekilip gittiler. Onların Allah iyiliğini versin, deprem turistleriydi onlar” diye konuştu.
İzmir’de 6 ile 7,2 büyüklüğü arasında deprem üretebilecek 21 fay kırığı var”
İzmir’de büyük deprem üretebilecek 21 fay kırığı olduğunu söyleyen Özhaseki, “İzmir’de bizim tespitlerimize göre 6 ile 7,2 arasında deprem üretebilecek 21 fay kırığımız var. Hangisi hangi tarihte nasıl hareketlenecek böyle bir bilgi yok. Çok riskli bir coğrafya üzerinde oturduğumuzu biliyorsunuz. Bizim tespitimize göre 180 bin bağımsız birim riskli gözüküyor. İlk etapta bir an önce yapılması gereken 36 bin bina var. Bir an önce yapılması gerekiyor. 13 milyon metrekarelik arazi üzerine çalıyorlar 20 bin üzerinde konut üretimsiz birçok ilçede çalışanlar devam ediyor. Bunlar yeterli değil. İzmir Afet Risk Haritası hazırladık. Nerede ne olabileceğin, heyelan riski olan bölgeler, fayların hareketli, olduğu bölgeleri, zeminin sıvılaştığı bölgeleri arkadaşlarımızı belediyelerle işbirliği ile resim etmiş ve isteyen belediyelere veriyor. Kentsel dönüşüm doğru ve sağlıklı yapılabilmesini 3 temel ayağı var. Birisi bakanlık. Bakanlık bu işten mutlaka elini kolunu, her türlü bünyesi olması lazım, çekinmemesi lazım. Kanun yapılması lazım yapıyoruz. Nasıl yapılacağı konusunda herkesin önünü açmaya çalışıyoruz. İkinci bir ayağı var belediyeler. Bazı belediye başkanları beni görünce ‘bizim bölgemiz riskli gelip bir çalışma yapsanız’ diyor. Kentsel dönüşüm başkanlığında 200-300 çalışan var. Ankara’dan gelip yapsınlar demenin ne mantığı var. Her belediyede 3-5 bin kişi çalışıyor. Riskli mahalleleri çalışın bize ulaştırın, sonuna kadar önünüzü açacağım. Ben her imkanı sunacağım diyorum” dedi.
“5 yıl içinde bir hedef koyduk”
İzmir İş Dünyası Buluşması’nda konuşan Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ise, “İzmir’de yerinde dönüşümü gerçekleştireceğiz. Bu konuda tabii ki Çevre Şehircilik Bakanlığımızın manevi desteğini yanımızda hissedeceğimiz biliyoruz. Büyükşehir ve Çevre Şehircilik olarak kentimizdeki yenilenmeyi sağlayacağız. 5 yıl içinde bir hedef koyduk. Bunu gerçekleştirme konudaki en büyük güvencem sizlerle birlikte olmak. Biz 150 bin hedefini koyduk” açıklamasında bulundu.
Özgener’den İzmir ricası
Toplantıda konuşan İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nden ‘yarısı bizden’ kampanyasına İzmir’inde dahil olmasını istedi. Özgener, “Bakanlık olarak İstanbul için uygulamaya aldığınız ‘Yarısı Bizden’ kampanyasının İzmir için de uygulamaya alınmasının önem taşıdığını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. – İZMİR
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İzmir’de ‘Türkiye İklime ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi’ paneline katıldı. Bir otelde düzenlenen programda kentsel dönüşüm ve bununla ilgili yapılan çalışmalar ele alındı. Şehirleri çok önemsediklerinin altını çizen Bakan Özhaseki, “Günümüzde de şehirlerimizi geleceğe hazırlamak adına büyük bir gayret içerisinde devam ediyoruz. Önümüzdeki günlerde şehirlerimizi bekleyen birkaç tane ciddi sorun var. Bunları bilerek hareket etmek durumundayız. Birincisi, Birleşmiş Milletler raporlarına göre 2030 yılı dünya nüfusunun yüzde 70’i artık şehirlerde yaşayacak. Dünya nüfusu 10 milyar olacak. Haliyle kırsallardan merkezlere doğru göçlerde devam edecek. İkincisi insan eliyle çıkarlar, kargaşalar zirveye doğru git gide tırmanarak devam ediyor. Patlamalar, ölümler, iç kargaşalar, savaşlar hep bunlar insan eliyle çıkardan belalar olarak karşımızda duruyor. Üçüncüsü de ortak evimizde olan dünyayı bekleyen en büyük tehditlerden birisi de artık iklim değişikliği ve küresel ısınma. İçinde bulunduğumuz Akdeniz Havzası son 100 yıl içerisinde bütün dünya ısısı 1.1 derece arttığı halde 1 buçuk derece artar. 2 derece arttığı takdirde işte orada artık gıda krizleri başlar, göçler başlar, göçlerin neticesinde de savaşlar başlar. Büyük bir tehditle de karşı karşıyayız. Sebebi sanayi devrimiyle birlikte çok üretmemiz, ürettiğimiz ürünlerde çokça tüketmemiz. Tüketmekle kalmayıp çok da kirletmemiz” dedi.
Son 100 yıl içerisinde denizlerimizde ve ana karamızda meydana gelen 6.0 üzerindeki yıkıcı depremler diye tabir ettiğimiz deprem sayısı 231″ diye konuşan Bakan Özhaseki, sözlerine şunları ekledi:
“Neredeyse her sene 2 veya 3 tane yıkıcı deprem oluyor. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Bilim adamları diyorlar ki Himalayalar’dan başlayarak Alplere doğru uzanan çizgi üzerinde riskli olan 5 tane ülke var. Birisi de Türkiye. Biz ne yapıyorsak bu gerçekliği bilerek yapmak zorundayız. Bilim adamları Türkiye’de üç tane önemli deprem bölgesi ve hattı olduğunu söylüyorlar. Van Gölü civarından başlıyor, Erzincan’dan, Düzce, Adapazarı ve Marmara’ya kadar uzanmış olan Kuzey Anadolu Kay hattı. Bu fay hattında binlerce yıldır kırılmalar devam ediyor. İkincisi de aynı bölgeden başlayarak Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Hatay ve Akdeniz’e doğru uzanan Doğu Anadolu fay hattı. Üçüncüsü Ege bölgesi. Biz bu gerçekliği bilerek hareket etmek durumundayız.”
“Bu ayın sonuna kadar teslim edeceğimiz konut sayısı 75 bin”
Kentsel dönüşümün doğru bir şekilde uygulanırsa şehirlerin yaşadıkları sorunlarını, iş yerlerini dirençli hale getirebileceklerinin altını çizen Özhaseki, “Kaç şiddetinde deprem gelirse gelsin bize hiçbir zarar veremez. O amaçla 2012 yılında Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir kanun çıkardık. 2 milyon 250 bin kadar kadar konut işleri yenilendi. Şu anda 450 bin civarında yenilemelerine devam ediyor. Çok daha hızlı olmamız lazım. Bunun için de birkaç ay önce Kentsel Dönüşüm Başkanlığını kurduk. Alt yapısını güçlendirdik ve yeni yasalar çıkardı. Geçtiğimiz on yıl boyunca biz kentsel dönüşüm yapalım, ülkemizdeki konutları sağlam ve dirençli hale getirelim, diye çırpındıkça, durmadan takas olmak isteyenlerin neler yaptıklarını bildiğimiz için onları aşacak şekilde biz kanunlar geçtik. En sonunda da hep beraber 6 Şubat gibi bir deprem yaşadık. 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan bundan zarar gördü. 680 bin bin konut, 170 bin civarında da iş yerimiz yıkıldı ve yerde yıkılmak üzere. Maddi hasar 104 milyar dolar. Kolay kolay bu işin altından kalkılamaz. 390 bin civarında konut olarak hak sahibi var karşınıza gelebilecek olan. Şu anda 300 binden fazla konutun yapım işi sıraya girdi hızla devam ediyor. Bu ayın sonuna kadar teslim edeceğimiz konut sayısı 75 bin. Bugünkü parayla da 60 milyarı bulan bir parayla o bölgelerin sadece altyapısı için kullanıyoruz. Hatay için 14 milyar. Bazen durmadan parti gözeterek konuşanlara diyorum ki ‘Hatay’da Cumhuriyet Halk Partisi var. Ama altyapı için bakın 14 milyarı oraya ayırdık” diye konuştu.
“İzmir’de 36 bin binanın da acilen dönüştürülmesi lazım”
İzmir’de 6 ve 7 üzerinde bir şiddetle deprem üretebilecek 20’den fazla fay hattının bulunduğunu söyleyen Bakan Özhaseki, “En riskli bölgelerden birisinde oluyoruz. Burada 36 bin binanın da acilen dönüştürülmesi lazım. 36 bin binada 180 bin bağımsız birim var. Bunları yapabilmek için el birliği içerisinde hareket etmeliyiz. Bu işin üç tarafı var. Birisi bakanlık ise birisi belediyeler. Birisi de şahıslar. Burada üzülerek söylüyorum belediye tarafında ayağımız eksik. İsteriz ki gelsinler, kolumuza girsinler. Biz onların koluna gidelim, ayaklarına gidelim hiç önemli değil. Buradaki dönüşümleri baştan sona beraber yapalım. Fakat çok kolay bir slogan bulmuşlar, ‘Bizler kentsel dönüşüme değil, rantsal dönüşüme karşıyız’ diye. Bu kaçış yolu adeta. Lütfen rantsal dönüşüm yapmayın” cümlelerini aktardı.
İstanbul’u çok önemsediği için orayla ilgili bir proje açıkladıklarını da söyleyen Bakan Özhaseki, “Projemize de şu ana kadar 1 milyon 200 binden fazla vatandaşımız müracaat etti. Yüzde100 kendi arasında anlaşan binalara biz 1 buçuk milyon liralık 100 bin lirası taşınma desteği olmak üzere yarısı direkt hibe yarısı da uygun şartlarda çok düşük faizli kredi olarak ilan ettik. 40 tane kadar şu anda tırımız İstanbul’da aydınlatmaya halkımızda devam ediyorlar. Müracaatlar alıyorlar. Önümüzdeki günlerden İstanbul için büyük bir heyecanla görüşümün başlayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Kentsel dönüşüm müjdesi
Dünya Bankası ile imzaladıkları bir anlaşmayı hayata geçirdiklerinin müjdesini veren Bakan Özhaseki, İstanbul, İzmir, Manisa, Kahramanmaraş ve Tekirdağ’ın kentsel dönüşümüne büyük bir katkı sunacak olan “İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi”ni başlattıklarını söyledi. Amaçlarının, iklim değişikliğinin Türkiye’ye etkilerini en aza indirmek ve şehirleri afetlere dirençli hale getirmek olduğunu vurgulayan Özhaseki, projeye dair açıklama yaparak şu sözlere yer verdi:
“5 ilimizi kapsayan projede pilot ilimiz ise İzmir’dir. Bu 5 şehrimizde, riskli yapıların dönüştürülmesinde enerji verimliliği esas olacak. Proje kapsamında iklim dostu ve afetlere dayanıklı konut ve iş yeri yapımı için hak sahiplerine uygun maliyetli finansman imkanı sunacağız. 2,5 milyon TL’ye varan kredi desteği vereceğiz. Aylık yüzde 0,69 faiz ve 180 ay vadeyle verilecek. Başka konutu olmayan orta ve düşük gelirli vatandaşlarımıza; şehit ve gazi yakınlarına, emeklilere ve engellilere yıllık yüzde 0,25 faiz indirimi sağlayacağız. Bunun yanında A sınıfı Enerji Kimlik Belgesi bulunan binalar için yıllık yüzde 0,50, B sınıfı Enerji Kimlik Belgesi bulunan binalar için yıllık yüzde 0,25 faiz indirimi uygulayacağız. Ödemeler, inşaat ilerleme seviyesine bağlı olarak yapılacak. Projeyle 5 ilimizin dönüşümünde büyük bir adım atmış olacağız. Hedefimiz, İzmir’i, İstanbul’u ve tüm Türkiye’yi, başta iklim değişikliği olmak üzere deprem, sel ve heyelan gibi bütün afetlere karşı dayanıklı hale getirmektir. Elimizi İzmir’den çekmeyeceğiz.”
Programda konuşan Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, “Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, afetlere yönelik dönüştürülmeyen tek bir yapı kalmayana kadar dönüşüm çalışmalarına hızla devam ediyor. Vatandaşlarımız, hazırladığımız alan ve yapı bazlı tüm projelerde, kurum ve kuruluşlarla ne kadar birlikte bir dönüşüm süreci gerçekleştirirse, bu süreç sağlıksız yapıların bir an önce afetlere karşı dirençli hale gelmesini sağlayacaktır. Yapı bazlı dönüşümlerde bakanlığımızın kira yardımı ve faiz desteği bulunmaktadır. Dünya Bankası finansmanı aracılığı ile iklim ve afetlere dayanıklı şehirler projesini, riskli yapılı İzmir ilimizden başlatmak üzere, uygun şartlarda finansman sağlayarak vatandaşlarımızın güvenli yapılara kavuşması ile ilgili projemizi başlatmış bulunmaktayız. Dünya Bankası yetkililerimizle Eylül 2022’de onaylanan projemiz Aralık 2022’de 330 milyon Euro miktarda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile imzalanmıştır. Projede pilot seçilen illerden; İzmir, İstanbul, Tekirdağ, Manisa ve Kahramanmaraş’ta bu proje kapsamında çalışmalarımız devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Programa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yanı sıra, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadri İnan, AK Parti Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı katıldı. – İZMİR
]]>“Top kalededir, artık çıkmaz”
İzmir’e reva görülenin çok daha büyük boyutlarda olduğuna dikkat çeken Bilal Saygılı, şu ifadeleri kullandı:
“Yasa ve yönetmelik ortadadır. UKOME’ deki oylama uygulamanın kabul ve reddi değildir. Teknik kurulda sunum ve teknik analiz ile ilgili hiçbir bilgilendirme yapılmadığından, haklı olarak UKOME de bilgi talep edilmiş ve tekrar görüşülmek üzere teknik kurula sevk edilmiştir. Bu acelelerinin ve dayanaksız açıklamalarının tek bir nedeni vardır, o da İzmir’deki istihkaklarını doldurmuş olmaları, yolun sonuna gelmiş olmalarıdır. Özet olarak, bu uygulamayı yeniden hayata geçirmek istemelerini samimi bulmuyorum. Ne derlerse desinler; iş yapmak yerine algı yönetme taktiğinde ısrarcı olduklarını görüyoruz. Bütün İzmir bunu görüyor. Konuyla ilgili, top kalededir ve artık çıkması mümkün değildir. CHP’li Büyükşehir Belediyesi 5 yıldır bunu yapıyor. Hem de sadece bu konuda değil. Sözlerini tutamadıkları, geri adım atmak zorunda kaldıkları noktada, sığındıkları sadece bu yöntem.”
“Konuşma harekete geç; anlatma göster, söz verme yap derler”
Saygılı, CHP’li mevkidaşının yaptığı açıklamada, “Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşarlar” sözünü de eleştirerek, “Aslında sarf ettikleri söz, tümüyle kendilerini anlatıyor. Sözün iadesi çok yaptığım bir şey değildir. Ancak şunu söyleyebilirim. ‘Konuşma harekete geç, anlatma göster, söz verme yap’ derler. CHP 25 yıldır ve son 5 yıldır, ne harekete geçebilmiştir ne gösterebilmiştir ne de yapabilmiştir. Sadece konuşmuştur, anlatmıştır ve söz vermiştir. Aksi halde; körfezde yüzerlerdi, yüzemediler. Söz verdikleri battı çıktıları geçtik, bir akıllı kavşak yapamadılar. Arıtma, yağmur suyu, kanalizasyon ayrıştırması, açıklamalarındaki satırlardan ibaret kaldı. Kentsel dönüşümü, tartışmalı rantsal operasyonlarına kurban ettiler, bir arpa boyu yol alamadılar. Opera binasının akıbeti belli değil; Karşıyaka Stadı meçhul! Buca-Otogar oto yolu, viyadükleri askıda bekliyor. Buca Metrosu muamma. Koskoca İzmir’in çöpü dönüşüm için milyonlar ödenerek Manisa’ya taşınıyor, Harmandalı çöp dağları halen zehir saçıyor, heyelan tehlikesi sürüyor. 200’ün üzerinde vaatleri var; ama onlar Karşıyaka yönüne gidenlerin çilesi Altın Yol trafik sorununu duba ihalesine çıkarak çözmeye çalışıyorlar. Heykel saydırma ihaleleri, İstanbul’a servis edilen eğitim ve reklam işleri, şaşalı organizasyonları ile 5 yıl geçirdiler. Hangi birini sayalım” diye konuştu.
Açıklamasında, CHP Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın vaat ve söylemlerine de değinen Bilal Saygılı, “Selef böyle, halef adayını hiç sormayın” diyerek şu ifadeleri kullandı:
“Tugay, İzmir’in ortasına paraşütle bırakılmış gibi. Sanki, 5 yıldır bu şehrin havasını suyunu solumuyor, Karşıyaka’da 5 yıl belediye başkanlığı yapmamış gibi. 5 yılda da ne yaptığı da ortada. İnsan şaşkınlıkla izliyor kendisini. ‘Ben doktorum, İzmir’i iyileştireceğim’ derken de Körfezde yüzme vaadini verirken, ben yüzmem, başkası yüzecek’ derken de ortaya çıkardığı tek hayret duygusu. İzmir’le İzmirlilerin dertleriyle ilgili işte bu kadar hakimiyetiz, donanımsız, donatılmamış bir isimle sahadalar. 25 yıldır İzmir için ne yaptıklarından, yapamadıklarından bihaber. Hasbelkader seçildi diyelim, bir 5 yıl da bu boşlukla geçecek. Yazık, günah İzmir’e. Onlarca sorun köklü çözüm beklerken, sayısız iş rafa kaldırılmışken yine içi boş, gülünç vaatlerin yerine getirilmesi beklentisiyle geçecek. Giden gün ömürdendir derler. Geçen zaman İzmir’in aleyhinedir. Yol çok yakındır ve İzmir bu girdaptan 31 Mart’ta yapacağı en doğru seçimle kurtulacaktır.” – İZMİR
]]>İzmir Valiliği tarafından basın mensuplarıyla gerçekleşen buluşmada, Valilik binasında güvenlik ve asayiş değerlendirme toplantısı düzenlendi. İzmir Valisi Süleyman Elban başkanlığında gerçekleşen toplantıya, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Serkan Tezel ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Osman Kılıç katıldı. Toplantıda Elban, kentin huzur ve güvenliğinin öncelikli konulardan biri olduğunu söyledi.
Olay sayısında artış var
Toplantıda yaptığı konuşmada, geçen yılın aynı dönemine göre olay sayısında artış olduğunu söyleyen Vali Elban, 2024 yılının Ocak, Şubat aylarında emniyet, jandarma ve sahil güvenlik ekiplerinin narkotik suçlarla ilgili yaptıkları çalışmalarda, “4 bin 880 olay olmuş, 5 bin 786 kişi gözaltına alınmış. Geçen yılın aynı dönemine göre olay sayısında yüzde 24,97 gözaltı sayısında ise yüzde 18,61 artış meydana geldi” dedi.
Trafik kazalarının azaltılmasıyla ilgili bakanlığın çok ciddi çalışma yürüttüğünü de belirten Elban, “İzmir’de başta ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarının azaltılmasıyla ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Ocak, Şubat aylarında 1 milyon 16 bin 504 araç kontrol edildi, 223 bin 34 araca işlem yapıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre kontrol edilen araç sayısında yüzde 2,48 işlem yapılan araç sayısında ise yüzde 61,10 artış oldu” diye konuştu. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın bu yılın ilk iki ayında bin 667 tekneyi kontrol ettiğini dile getiren Elban, 319 tekneye ise işlem yapıldığını, geçen yılın aynı dönemine göre kontrol edilen tekne sayısında yüzde 27,15 işlem yapılan tekne sayısında ise yüzde 37,50 artış görüldüğünü söyledi.
11 suç örgütü çökertildi
İzmir’de gerçekleşen operasyonlarda 11 suç örgütünün çökertildiğine vurgu yapan Vali Elban, “Ocak ve Şubat döneminde 11 suç örgütü çökertildi. Özellikle 7-8 ayda yürütülen yoğun çalışmalarla her geçen gün çökertilecek suç örgütü sayısı da neredeyse kalmadı ya da bitme noktasına geldiğini büyük bir memnuniyetle de ifade etmek isterim. Aranan şahıslarla ilgili bu yılın ilk iki ayında 13 bin 444 aranan kişi yakalandı. Bunların içerisinde 5 yıl ve üzeri mahkumiyeti bulunan 507 kişi var. Geçen yılın aynı dönemine göre, yakalanan şahıs sayısında yüzde 21,13 beş yıl ve üzeri mahkumiyeti bulunan kişi sayısında yüzde 71,28 artış var. Ocak ve Şubat ayında yakalanan tabanca 759, tüfek 178, uzun namlulu silah 4, kurusıkı tabanca 63, kesici delici alet 407, fişek ise bin 596 oldu” açıklamasında bulundu.
Hırsızlık olaylarıyla mücadeleye de değinen Elban, “Bu yılın ilk iki ayında geçen yıla göre hırsızlıkta yüzde 46,9, iş yerinden hırsızlıkta yüzde 47,44, oto hırsızlığında yüzde 76,92, otodan hırsızlıkta yüzde 61,70, bisiklet ve motosiklet hırsızlığında yüzde 63,87, yankesicilikte yüzde 69,92, açıktan hırsızlıkta yüzde 52,14 azalma var” ifadelerine yer verdi.
Güvenlik birimleri 7/24 çalışıyor
Güvenlik birimlerinin 7 gün 24 saat vatandaşın huzuru, güvenliği, can ve mal emniyeti için görev başında olduğunu belirten Vali Elban, “Hem seçimlerin sağlık içerisinde yürütülmesi, hem seçim kampanyasının sağlıklı bir şekilde yapılması için arkadaşlarımız yoğun bir tedbir alırken, öbür tarafta güvenlik çalışmalarına ara vermeden çalışıyor” diye konuştu. – İZMİR
]]>Hamza Dağ, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası temsilcileriyle Balçova’daki bir otelde yemekte buluştu.
Dağ, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi olumsuzluklar neticesinde arz-talep dengelerindeki bozulmalara, küresel tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklara rağmen ülkenin yıllık ihracatının rekor kırmaya devam ettiğini söyledi.
Bu rekorda İzmir iş dünyasının büyük payı olduğunu dile getiren Dağ, “Ülkemiz 2023 yılında 255 milyar 309 milyon dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracat rakamına ulaşırken İzmir’imiz de 23,8 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin en fazla ihracat yapan üçüncü şehri olmuştur.” dedi.
İzmir’in sanayisiyle, turizmiyle ve 4,5 milyonluk nüfusuyla çok daha büyük potansiyel taşıdığını belirten Dağ, “Bu potansiyeli birlikte çalışarak çok daha iyi yerlere taşıyacağımıza eminim. Çünkü aynı hedefe yürüdüğümüzü, aynı gayeyi taşıdığımızı, aynı hassasiyetlere sahip olduğumuzu biliyorum.” diye konuştu.
Dağ, özel sektörün ihtiyaçlarını bildiğini, sadece İzmir’in değil bölgenin de her alanda kalkınması için iş insanlarına ihtiyaçları olduğunu ifade etti.
İş insanlarının belediyeyle rahatlıkla çalışmasının çok önemli olduğuna vurgu yapan Dağ, şunları kaydetti:
“1 Nisan’da işbaşına geldiğimizde bizimle kolay anlaşacaksınız, bize kolay ulaşacaksınız. Daima istişare halinde olacağız, her anınızda, hep yanınızda olacağız. İşinizi yaparken belediyeyle bir sorun yaşar mıyım diye düşünmeyeceksiniz. Hükümet desteklerinin yanında büyükşehrin elini de daima omzunuzda bulacaksınız. Adımlarınızı atarken daha güvenli atacaksınız. 1 Nisan’dan itibaren 7 gün 24 saat ulaşabileceğiniz bir İzmir Büyükşehir Belediyesi göreceksiniz. Yatırımınızın, alın terinizin bir güvencesi de biz olacağız. İzmir’e değer katacak her işinizde önünüzü sonuna kadar açacağız. Sorun değil, çözüm yaratacağız.”
Hamza Dağ, 13 Şubat’ta şehre kazandıracağı projeleri, 11 ana başlık altında kamuoyuyla paylaştıklarını anlatarak, iş dünyası temsilcilerinden sadece 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri için değil, 1 Nisan’dan sonra da destek istediğini sözlerine ekledi.
Binali Yıldırım, Dağ için iş dünyası temsilcilerinden destek istedi
Eski Başbakan ve 28. dönem TBMM Başkanı Binali Yıldırım ise Hamza Dağ’ın havaya girdiğini belirterek, “Önce havaya gireceksiniz. İnanacaksınız, inanmak, başarmanın yarısıdır. İnşallah 31 Mart’ta hedefleri, hayalleri gerçeğe dönüşür.” dedi.
Yıldırım, 2014 yılında kendisinin de belediye başkan adaylığı süreci yaşadığını anımsatıp o günlerin, bugünler gibi olmadığını belirterek, “Türkiye şartları sizin yelkeninizi dolduracak yönde. Onu konuşmamın başında hatırlatmak isterim. Yani mazeretimiz olmayacak. Başarıya mecbursunuz. İzmir iş dünyası, İzmirli bütün paydaşlar şunu gördü; İzmir seçmeninin seçeneği yok, biz istediğimiz gibi seçmen üzerine oyun kurabiliriz, bu anlayışın değişmesi gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Binali Yıldırım, belediye başkan adaylığı döneminde İzmir için 35 proje açıkladıklarını, seçilmemesine rağmen bunların yüzde 90’ının gerçekleştirdiklerini söyledi.
Yıldırım, Dağ için iş dünyası temsilcilerinden destek isteyerek, şunları söyledi:
“İzmirliler, İzmir’in iş dünyasının çok değerli temsilcileri, gün bugündür. İnşallah bu seçim gündeminizden bu ay sonu itibariyle çıkacak. İş artık ondan sonra başlayacak. Yapacak çok iş var. Çünkü İzmir maalesef bazı konularda geç kaldı. Deprem dönüşümü, kentsel dönüşümde İzmir de geç kaldı.”
İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener de belediye başkan adaylarına seçimlerde başarılar diledi.
Toplantıya, AK Parti İzmir milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Şebnem Bursalı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Balçova Belediye Başkan adayı Erol Eroğlu, partililer ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.
]]>AK Parti’nin Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. Çankırı, bir otelde düzenlenen lansman toplantısında projelerini 5 ana başlıkta topladı. Konak’a dair video gösteriminin ardından sahneye çıkan Ceyda Bölünmez Çankırı, “Yerinde yenilenme bizim için çok önemli. 30 Ekim İzmir depreminde 117, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde ise binlerce canımızı kaybettik. İzmir’de ve Konak’ta da bu acıların tekrar yaşanmaması için ‘yerinde yenilenmenin tam zamanı’ dedik. Can suyunu Yeşildere ile başlatıyoruz. EXPO’yu buradan kaldırıyoruz; çünkü burası İzmir’in ve Konak’ın en verimsiz noktası” dedi.
Yeşildere bölgesinde ilk etapta bin 500 konut inşa edileceğini anlatan Ceyda Bölünmez Çankırı, “Bir bölümünü hak sahiplerine geri kalanlarını ise can suyu dediğimiz transfer aşamasında kullanılacağımız olan yapılar olacak. Böylece hedefimiz; 5 yılda, 5 bölgede yerinde 5 bin konut yapacağız. Herkes bilsin ki bu süreci kimseyi mağdur etmeden yürüteceğiz. Kadifekale’ye gittiğimde Alsancak’a, Alsancak’a gittiğimizde ise Gültepe’ye hizmet edildiğine dair söylemlerini duyduk. Aslında her iki tarafa da eşit derecede hizmet edilmediğini görmüş oluyoruz. Örnek olarak Hatay bölgesindeki Taktakoğlu Apartmanı; mevcutta 54 dükkan, 56 dairesi var. Şuan ki plana göre 10 daire ve 20 dükkan eksik yapılmak zorunda. Mevcut bina stoku eski ve riskli. Mevcut planla yenilenme, hak kaybından dolayı gerçekleştirilemez. Yeni imar planıyla yerinde yenilenmenin önü açılacak” diye konuştu.
“İzmir’e yakışmayan cephelere estetik bir görünüm kazandıracağız”
Sabıka kaydı bulunan dezavantajlı gruplara katkı sağlanacağının altını çizen Çankırı, “Gün içerisinde herkesin sıklıkla kullandığı güzergahlardan; Kemeraltı, Anafartalar, Kıbrıs Şehitleri, Fevzipaşa Bulvarı, Gazi Bulvarı, Kordon, Asansör önü, Güzelyalı Parkı ve Betonyol’da İzmir’e yakışmayan, gözleri rahatsız eden cephelere estetik bir görünüm kazandıracağız. Belediye bünyesinde açacağımız atölyelerle, 5 yıl içerisinde dokuya uygun tabela, tente ve aydınlatmaya varana kadar göze hitap eden bir değişimi başlatacağız. Burada hem dezavantajlı gruplara (sabıka kaydı bulunan) katkı sağlayacağız hem de sokakta sağlıklaştırmayı sağlayacağız” ifadelerine yer verdi.
“Kemeraltı’ndaki yüzlerce tarihi yapıyı ayağa kaldıracağız”
Trafik sorunu, otopark problemleri ve zamana uygun mekanların olmaması nedeniyle ticaretin merkezi olan Konak’ın merkez olmaktan her geçen gün uzaklaştığını söyleyen Çankırı, “1 Nisan itibariyle Konak’ta ticaretin tam zamanı diyoruz. 270 hektar alanda 7 bin yıllık tarihi bir çarşı. Butik otelleri, restoranları ve mağazaları ile 7/24 canlı yaşayan, turistlerin cazibe merkezi. Alışverişin kalbi olan bir Kemeraltı’nda ‘Bir Usta Bin Usta’ projesiyle unutulmaya yüz tutmuş meslekler yeniden hayat bulacak. Alt yapı sorunu olmayan Kemeraltı projesi desteklenerek ticaret hacmini arttıracağız. İçinde bulunan; havraları, çeşmeleri, hanları, sinagogları, camileri ve restorasyon bekleyen yüzlerce tarihi yapıyı ayağa kaldıracağız” şeklinde konuştu.
Alsancak, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı gibi kritik noktalarda battı-çıktılar yaparak trafiği rahatlatacaklarını vaat eden Çankırı, “Böylelikle ticarete ivme kazandırmış olacağız” diye konuştu.
“Şatoyu kampüs haline getireceğiz”
Varyant’ta bulunan tarihi konuta değinerek, “Şato, gençlerin ve kadınların eğitim alacağı bir kampüs haline getirilecek” diyen Çankırı, “Bölgede bulunan 11 tarihi binanın restorasyonunu tamamlıyor, Hamza başkanımızın da ‘oturmayacağım’ dediği şatoyu, gençlerin ve kadınların buluşacağı, gastronomi eğitimleri alacağı bir kampüs haline getireceğiz” ifadelerine yer verdi.
Konak’ta 40 bini aşkın iş yerinin faaliyet gösterdiğini aktaran Çankırı, belediyenin branş kursları sayesinde, 5 yıl içinde ikametgahı Konak’ta olan 10 bin gence istihdam sağlayacaklarını söyledi.
“Düşler sahnesi yapmayı arzu ediyorum”
“İçerisinde Winter Wonderland benzeri tema parkları, açık ve kapalı tiyatrosu, özel eğitmenler ile yapılan spor alanları, gençler için yapılan kaykay alanları, can dostlarımızın ve evlatlarımızın oynayabileceği bir parkın olacağı düşler sahnesi yapmayı arzu ediyorum” diyen Ceyda Bölünmez Çankırı, sözlerine şunları da ekledi:
“Ayrıca burada herkesin bir defa da olsa mutlaka gittiği Göl Gazinosu’nu yeniden hayata geçirerek, hem Michelin Restoranı hem de belediyenin sosyal tesislerinin bulunduğu her bütçeye uygun adresleri kazandıracağız.”
STK kampüsü projesi
38 federasyon ve konfederasyon, bin 327 derneğin kullanacağı bir STK kampüsünü hayata geçirileceğini vurgulayan Çankırı, “2 bin kişilik bir alanda, altında otoparkı olan, hemşehri derneklerimizin programlarını belediye imkanları ile gerçekleştirebileceği bir alana kavuşturuyoruz. Kent ve gençlik meclisleriyle bu kenti burada yaşayanlarla yöneteceğiz. Üretici kadın atölyeleri ile de kadınlar, el emeği ürünlerini pazarlayacakları alanlarda tüketici ile buluşturmalarını sağlayacak; ayrıca e-ticaret yapmalarına ön ayak olacağız” diye konuştu.
Çankırı, Konak’ı 111 mahallesi ile 7 bölgeye ayırdıklarında; otopark, sosyal tesis, pazar yerleri ve üstü sentetik halı sahanın olduğu prototiplerle herkese fayda sağlayacak yapılar kazandıracaklarını söyledi. Cemevi, aşevi, sosyal marketler, mola evleri, gençlik merkezleri, üretici kadın atölyeleri ve apartman görevlileri lokali projelerine de değinen belirten Çankırı, şöyle konuştu:
“Örneğin; Türkiye’de ilk kez hayata geçireceğimiz Apartman Görevlileri Lokali projesi, İzmir’i su bastıktan sonra evlerini kanalizasyon basan o apartman görevlileri ile toplanmak için bir yerlerinin olmadığını gördüğümüzde, projelerimize eklemiş olduk. Sizlere sunmuş olduğum her proje, aslında saha gözlemlerimizden ortaya çıkmış, sorun çözüm denklemi çerçevesinde ürettiğimiz fikir ve değerlendirmelerin bir bütünüdür.”
Proje lansmanına ayrıca; AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir milletvekilleri, AK Parti İzmir il yönetimi, AK Parti ilçe başkanları ve çok sayıda partili katılım sağladı. – İZMİR
]]>Dr. Kasapoğlu sabah saatlerinde önce Ak Parti Gaziemir Belediye Başkan adayı Deniz Doğan ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Gaziemir Genç Ofis’i ziyaret etti. Ziyaret sırasında kendisini karşılayan şampiyon sporcular ve sanatsever gençlerle bir araya gelen Kasapoğlu gençlerle uzun bir sohbet gerçekleştirdi. Bölgenin spor ve sanat altyapısı ile ilgili bilgi ve talepleri alan Kasapoğlu “Gaziemir’de gençlerin öğrenmek istedikleri spor ve sanat branşlarına erişimlerini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapacağız. Belediye Başkan adayımız yanımda, onun bu alanda özellikle spora erişim konusunda çok güzel ve sürdürülebilir projeleri var. Umuyorum ki 31 Mart’tan sonra Gaziemir gençliğini bambaşka umutlar, bambaşka hedefler bekliyor olacak” dedi.
Genç Ofis ziyaretinin ardından Ak Parti Teşkilat Mensupları, STK Temsilcileri ve Muhtarlar ile Buluşma programına geçen Kasapoğlu burada bulunan katılımcılara yaptığı konuşmada; “Gaziemir yerel yönetim anlamında hizmete susamış ilçelerimizden biri. 31 Mart’ta hem Büyükşehir’in hem de İzmir’in tüm ilçelerinin Cumhur İttifakımızın hizmet anlayışıyla, yönetişim anlayışıyla, tüm halkla birlikte, hizmete olan ihtiyaçlarını gidereceğiz” ifadelerini kullandı.
“Tirelilerin talepleri önceliğimiz”
Gaziemir programından sonra Tire’ye geçen Kasapoğlu, önce Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı ile birlikte Tire Esnaf ve Sanatkarlar Odasında oda üyeleriyle bir araya geldi. Buluşmada; “Tire İzmir için önemli ilçelerden biri. Tire üretken ve çalışkan bir ilçe.. Sizler burada üreten insanlar olarak çok önemli bir görev ifa ediyorsunuz. Hükümet olarak İzmir’in tüm ilçelerinde olduğu gibi Tire’de de birçok yatırımımız var. Ancak sizlerin talepleri de bizim önceliklerimiz arasında. Bu güzel ilçenin üretkenliğine katma değer sağlayacak her projeyi desteklemek bizim boynumuzun borcu” diye konuştu. Toplantı’nın ardından Tire Urgancılar çarşı ve Tire Süt Kooperatifini ziyaret eden Kasapoğlu, yetkililerden çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
“İzmir ve Selçuk’un kayıp yıllarını telafi edeceğiz”
Dr. Mehmet Kasapoğlu günün son programında Selçuk’ta Seçim koordinasyon merkezi açılışı ve Belediye Başkan adayı Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı’na katıldı. Lansman sırasında sahneye çıkan Dr. Kasapoğlu Selçuk halkına hitaben bir konuşma yaptı. Kasapoğlu konuşmasında; “Bu güzel ilçemizin aydınlık yarınları için bir aradayız. Elbette yürüyecek daha çok yolumuz, sabahlayacak daha çok gecemiz var. Her şey bu ülke için, bu millet için İzmir ve Selçuk için” dedi. “Selçuk’tan rekortmenler şampiyonlar, bilim ve sanat insanları yetiştirmek için her şeyi yapacağız. Tüm imkanlarımız ülkemiz, milletimiz, İzmir ve Selçuk için seferber. Kimsenin şüphesi olmasın. 22 yıllık iktidarımızdaki altyapı, sağlık yatırımları, gençlik, spor alanındaki devasa hizmetlerimiz ve yerel yönetim anlayışımız hizmet odaklı siyasetimizin en büyük göstergesi” dedi. Konuşmasının devamında “Ayrılmadan, ayrıştırmadan kucaklayarak, kuşatarak hizmet edeceğiz bu ülkeye. Bakın Selçuk ilçemizin 5 yılı kayıp. Bu güzel ilçe için sizler için bu kayıp yılları telafi etmemiz lazım. 1 Nisan sabahından başlayarak bu kaybı hızlıca telafi edebilmek, üzerine koyarak ilerlemek için çalışacağız. Tıpkı İzmir gibi. 25 yıllık bir kayıp dönem var İzmir’de. Çamurla, çukurla kirlilikle geçen yıllar. Kendileri hizmet üretemediği gibi merkezi hükumet tarafından yapılan yatırımları bile engellemeye çalıştılar. Soruyorum size; nasıl bir zihniyet bir hastane yatırımını engellemeye çalışır? Nasıl bir mantık, nasıl bir acziyet nasıl bir garabettir bu. Mantıktan izandan yoksun bu basiretsiz yönetim anlayışının İzmir’e kaybettirdiği yılları geri getirmek için bize çok çalışmak, el ele vermek, kol kola girmek düşüyor. İşte biz bu birliği bu gönüldaşlığı göstermek için buradayız, 31 Mart’ın müjdesini Selçuk’lu hemşehrilerimize vermek için buradayız” ifadelerine yer verdi.
Kasapoğlu’nun konuşmasının ardından program, Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı ile sona erdi. – İZMİR
]]>Bir otelde düzenlenen programda 5 ana başlıkta topladığı projelerini tanıtan Çankırı, eski ve hasar görmüş yapı stokuyla, deprem riski altında olan binalarıyla, ambulansın, itfaiyenin giremediği sokaklarıyla Konak’ın güvenli bir yer olmadığını ifade etti.
Eski günlerini özlemle arayan, ticaretin kalbi olmaktan gün geçtikçe uzaklaşan ilçenin sorunlarını çözmek için yola çıktıklarını belirten Çankırı, ilçede “yerinde yenilenmenin” çok önemli olduğunu dile getirdi.
Bu anlamda Yeşildere ile çalışmalara başlayacaklarını aktaran Çankırı, şunları kaydetti:
“EXPO’yu buradan kaldırıyoruz. Çünkü burası İzmir’in ve Konak’ın en verimsiz noktası. Burada ilk etapta bin 500 konut inşa edeceğiz. Bir bölümü hak sahipleri için geri kalanları ise transfer aşamasında kullanılacağımız yapılar kurulacak. Hedefimiz 5 yılda 5 bölgede yerinde 5 bin konut yapmak. Herkes bilsin ki bu süreci kimseyi mağdur etmeden yürüteceğiz.”
Kentin ana güzergahlarına estetik görünüm kazandırmak, bunu yaparken dezavantajlı gruplara istihdam alanı da oluşturmak istediklerini anlatan Çankırı, “Herkesin sıklıkla kullandığı güzergahlardan Kemeraltı, Anafartalar, Kıbrıs Şehitleri, Fevzipaşa Bulvarı, Gazi Bulvarı, Kordon, Asansör Önü, Güzelyalı Parkı ve Betonyol’da İzmir’e yakışmayan, gözleri rahatsız eden cephelere estetik bir görünüm kazandıracağız. Belediye bünyesinde açacağımız atölyelerle, 5 yıl içerisinde dokuya uygun tabela, tente ve aydınlatmaya varana kadar göze hitap eden bir değişimi başlatacağız. Burada hem dezavantajlı gruplara katkı sağlayacağız hem de sokakta sağlıklaştırmayı sağlayacağız.” diye konuştu.
“Otopark sorununu çözeceğiz”
Ceyda Bölünmez Çankırı, trafik sorunu, otopark problemleri ve zamana uygun mekanların olmaması nedeniyle kentin ticaretinin merkezi olan Konak’ın bu kimliğinden her geçen gün uzaklaştığını savundu.
Bu nedenle 1 Nisan itibariyle Konak’ta ticareti canlandırmak için projeleri hayata geçireceklerinin altını çizen Çankırı, “Özellikle merkezi bölgelerde, Basmane Çukuru gibi uygun kamusal alanlarda yapacağımız yer altı otoparkları ile park sorununu ortadan kaldıracağız. Alsancak, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı gibi kritik noktalarda ise ayağınız frene değmeden battı-çıktılar yaparak trafiği rahatlatacağız. Böylelikle ticarete ivme kazandırmış olacağız.” dedi.
Çankırı, İzmirliler için önemli bir yere sahip Kültürpark’ı yeniden eski günlerine kavuşturmak istediklerini ifade etti.
Konak’ta 38 federasyon ve konfederasyon ile 1327 derneğin kullanacağı bir STK kampüsünü hayata geçireceklerini de dile getiren Çankırı, şöyle devam etti:
“Sizlere sunmuş olduğum her proje aslında saha gözlemlerimizden ortaya çıkmış, sorun çözüm denklemi çerçevesinde ürettiğimiz fikir ve değerlendirmelerin bir bütünüdür. Bu kentin her metrekaresini karış karış gezen bir milletvekili olarak Konak için her daim doğru olanı yaptık. Konak’ı daha yaşanır, ileri, çağdaş, modern bir yaşam merkez haline getireceğimizi sizlerin huzurunda tüm Konaklı hemşerilerime taahhüt ediyorum.”
Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, AK Parti milletvekilleri Eyyüp Kadir İnan, Şebnem Bursalı, Mehmet Ali Çelebi, Alpay Özalan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener ve Cumhur İttifakı belediye başkan adayları katıldı.
]]>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanlığında Mimar ve Mühendisler Grubu İzmir Şubesi üyeleriyle kahvaltı buluşmasında bir araya geldi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın da yer aldığı toplantı sonrası basın kuruluşlarına açıklama yapan Dağ, 31 Mart seçimlerinde başarılı olmaları dahilinde şehir planlamalarında mimar ve mühendis meslek gruplarıyla birlikte çalışacaklarını söyledi.
“Bu şehirde birlikte yapacağımız çok iş var”
Mimarlar ve mühendislerin Bayraklı ve İzmir’de benzersiz eserlere imza attıklarını belirten Hamza Dağ, açıklamasında meslek gruplarıyla birlikte çalışacaklarının vurgusunu yaptı. Dağ, “Çocukken birçoğumuzun “büyüyünce ne olmak istiyorsun” sorusuna verdiği cevabı, çoğu evladımızın hayalini yaşıyorsunuz. Bayraklımızda, İzmir’imizde birçok benzersiz esere imzalarınızı atıyorsunuz. Dokunuşlarınızla şehrimize ruh katıyorsunuz. Mimarlar ve Mühendisler Grubu İzmir Teşkilatının kıymetli mensupları, değerli arkadaşlarım, 1 Nisan sabahı desteklerinizle işbaşına geldiğimizde yine sizlerle birlikte yapacağımız çok iş var. 5 yılda şehrimize kazandıracağımız yüzlerce eser var. Yollarımız, köprülerimiz, kavşaklarımız var. Acil dönüşüm bekleyen yapılarımız var. İnsanlarımızın hizmetine sunacağımız sosyal tesislerimiz, parklarımız bahçelerimiz var. Gençlerimize miras bırakacağımız kütüphanelerimiz, bilim ve teknoloji merkezlerimiz var. Yaşlılarımızı misafir edeceğimiz huzurevlerimiz, yaşlı bakım merkezlerimiz var. Anlayacağınız bu şehirde birlikte yapacağımız çok iş var” dedi.
“Vizyon projelerde size ihtiyacımız var”
Mimar ve mühendislerin tecrübelerinden faydalanacaklarını söyleyen Dağ, “Sadece alt ve üst yapıyı değil, şehrimizin karasında, havasında, denizinde ortaya koyacağımız çalışmalarda, hayata geçireceğimiz vizyon projelerde size ihtiyacımız var. Bunların hiçbirini siz olmadan yapmamız mümkün değil. Sizlerin desteğiyle emaneti teslim aldığımızda, önümüzdeki 5 yılda en yakın çalışma arkadaşlarımız yine sizler olacaksınız. Bu şehrin her sokağında, her caddesinde beraber ter dökeceğiz. Şehrimizin çehresini sizlerle el ele vererek değiştireceğiz. Eşsiz İzmir vizyonumuzu sizlerin emeğiyle gerçeğe dönüştüreceğiz. Kısacası yoluyla, köprüsüyle, altyapısıyla, konutuyla, yeşil alanıyla İzmir’i birçok alanda yeniden inşa edeceğiz. Eşsiz İzmir’i sizlerle daha eşsiz hale getireceğiz. Tecrübelerinizden faydalanarak, ortak akıl ve istişare kültürünü benimseyerek ilerleyeceğiz. Görev süremizin sonunda da hemşehrilerimize daha yaşanabilir, daha güvenli ve daha sürdürülebilir kent hediye edeceğiz” diye konuştu.
“365 gün 6 saat mesai harcayacağız”
Kent için ortaya koyduğu projelerinin tümünde mimar ve mühendislerle mesai harcayacağına dikkat çeken Hamza Dağ, “Evet, İzmir’imizde şu an saymakla bitiremeyeceğimiz birçok esere imza atacağız ama peki ya burada, Bayraklımız için neler yapacağız? Yeni çevreyolunu inşa ederek Menemen-Bayraklı arasında trafikte kalma süresini 10 dakikaya düşüreceğiz. İZBAN’ı Çiğli, Konak, Gaziemir ve Torbalı’da yapacağımız gibi Bayraklı’da da yerin altına alacağız. Bayraklı Smyrna Meydanı’na köprülü kavşak inşa edeceğiz. Altınyol Caddesi üzerine yapacağımız battı çıktı ile, Bayraklı’yı denizle buluşturacağız. Şehir Hastanesi-Altınyol bağlantı yolu, Bayraklı – Karşıyaka Dağ Yolu gibi yeni alternatif yollar açacağız. Bayraklı-Turan bölgesine İzmir bahçesi kazandıracağız. Şehir genelinde doğalgaz altyapısını genişletecek, ilçemizdeki doğalgaz altyapı çalışmalarının önündeki engelleri de hızlıca kaldıracağız. Bunların hepsini birlikte yapacağız. Bir projede birinizle, bir başkasında diğerinizle çalışacağız. Sahada çalışmaya imkan bulamadıklarımızla da masada çalışacağız. Mutlaka ama mutlaka mimarlarımızla, mühendislerimizle 365 gün 6 saat mesai harcayacağız. Ben İzmir için elimi değil, gövdemi ortaya koyuyorum. ve size söz veriyorum, şehrimiz için taş üstüne taş koyan herkesin en büyük destekçisi olacağım” sözlerine yer verdi. – İZMİR
]]>Buca’daki Homeros Bulvarı ile Bornova’daki İzmir Otogarı’nı birbirine bağlayacak İzmir’in en uzun karayolu tünelinin yapımının yüzde 65’i tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Soyer, tünelin sonuna kadar giderek kazı çalışmaları hakkında bilgi aldı. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz, Fen İşleri Dairesi Başkanı Hamdi Ziya Aydın ile yüklenici firma yetkilileri ve Büyükşehir Fen İşleri Dairesi çalışanları eşlik etti.
İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım
Tünel kazı çalışmalarında yüzde 65 ilerleme kaydedildiğini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Manisa çıkışından itibaren Konak’a erişim normal şartlarda 45 dakika iken bunu 10 dakikaya indirecek Buca Viyadüğü ve Tüneli İzmir trafiği için ciddi bir yatırım. İzmir’e ciddi bir nefes aldıracak büyük bir yatırımın 2025 gibi bitmesini hedefliyoruz. Yaklaşık 8,3 kilometrelik bir güzergah. Bunun viyadükler kısmı tamamlanmıştı. En zor kısmı tünel kısmı. Bunun da kazı çalışmalarının yüzde 65’i tamamlandı. Buca tarafından 1120 metre, Altındağ tarafından da 500 metre kazı tamamlandı. Çok titiz bir çalışma yapılıyor. Yüklenici firma da çalışmalarını aksatmadan sürdürüyor. İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım” dedi.
2,3 milyar liralık yatırım
Buca ile Bornova’yı birbirine bağlayacak Onat Tüneli, Konak Tüneli kavşağından Bornova çevreyoluna kadar uzanıyor ve toplam 8,3 kilometreden oluşuyor. Projenin 1,1 km’lik Homeros Bulvarı önceki yıllarda kentlilerin kullanımına açıldı. Projenin 2,2 km’lik viyadük ayağı ise 500 milyon TL’lik bir yatırımla 2023 yılı Nisan ayında hizmete açıldı. Geri kalan kısmın 2,5 km’si tünel, 2,5 km’lik kısmı da açık saha imalatlarından oluşuyor. Tünel çift gidiş, çift geliş 2,5 km uzunluğunda 2 tüpten oluşuyor.
Tünel kazı çalışmalarında iki tüpte de 1620 metrelik kısım tamamlandı; şu an itibariyle tünel içi kazısının yüzde 65’i bitti. İş kapsamında tünelin Buca ve Bornova çıkışında 1,7 km’lik bağlantı kısımlarında da toprakarme, viyadük, menfez, köprü gibi sanat yapıları imalatları devam ediyor. 2,3 milyar liraya tamamlanması planlanan proje sayesinde Buca ve Bornova ilçeleri arasında direkt bağlantı kurularak havalimanı, Narlıdere, Balçova, Konak ve otogar istikametinde yeni bir güzergah oluşacak.
Şehir merkezine girmeden kesintisiz ulaşım
İzmir’in en uzun tünelini bünyesinde barındıran “Buca-Onat Caddesi ile Şehirlerarası Otobüs Terminali ve Çevre Yolu Arası Bağlantı Yolu Projesi”nin yapım çalışmaları 155 kişilik bir ekiple 7 gün 24 saat devam ediyor. Projenin 2025’in ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Tünel projesi sayesinde Buca-Bornova rotası başta olmak üzere Yeşildere Caddesi’ne alternatif oluşturulacak şehirdeki trafik yoğunluğu azalacak. Sürücüler, Konak Tüneli’nin ardından Homeros Bulvarı üzerinden tünellere girerek, otogar viyadükleriyle doğrudan çevreyoluna bağlanmış olacak. – İZMİR
]]>Dağ, Gaziemir’de bir kahve fabrikasında gençlere yönelik projelerinin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, hedefinin İzmir’i gençler için kolay yaşanabilir bir şehir kimliğine kavuşturmak olduğunu belirterek, “Artık bir genç, üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulmak için başka şehirlere gitmek zorunda kalmayacak.” dedi.
Dağ, gençlere yönelik projeleri “Gençlerimiz İçin Eğitim ve İstihdam Altyapısı”,”Kampüs”, “Gençlerimiz İçin Sosyal Altyapı”, “Gençler İçin Sosyal İmkanlar” olarak 4 başlık altında hazırladıklarını ifade etti.
Meydan Alsancak Projesi içerisinde oluşturacakları bilişim vadisi ile İzmir’i inovasyonun merkezi haline getireceklerini belirten Dağ, şunları kaydetti:
“Bilişim vadisinde hizmete sunacağımız yazılım geliştirme, iş geliştirme, kuluçka, oyun ve animasyon geliştirme merkezleriyle çeşitli alanlarda girişimcilik faaliyeti yürüten yeni firmalara destek olacağız. Vadi içerisinde oluşturacağımız ve yapılacak Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere laboratuvar ve makine ekipman parklarıyla girişimcilerin çalışmalarını kolaylaştıracağız. İzmir’imizi bir girişimcilik merkezi haline getirmek için İzmir Girişim Sermaye Fonu’nu kuracağız. Genç girişimcilerimiz fikirlerini gerçeğe dönüştürebilsin diye 150 bin lira geri ödemesiz finansal destek sağlayacağız.”
Dağ, Genç İzmirim Kart sahiplerinin aylık 200 lira ödeyerek sınırsız toplu ulaşımdan faydalanabileceklerini anlattı.
Öğrenci İzmirim Kart kullanan lise son sınıf öğrencilerine özel 5 bin lira teşvik ödülü verileceğini, yılda 4 kez tiyatro ve sinema biletini ücretsiz temin edeceklerini anlatan Dağ, şunları kaydetti:
“İzmir dışında okumaya giden üniversite öğrencilerimize yılda 1 kez İzmir’e gidiş dönüş otobüs biletini İzmir Büyükşehir Belediyesi sağlayacak. Öğrenci evlerindeki 25 metreküpe kadar doğalgaz ücretsiz olacak. İhtiyaç sahibi öğrencilerimize kırtasiye desteği sağlayacağız. Belediyemize ait sosyal tesisler Öğrenci Genç Kart sahiplerine yüzde 20 indirimli olacak. Şehrimizde üniversite kazanan her gencimize 10 bin lira destek vereceğiz. Buna ek olarak, şimdi yeni bir müjdeyi duyurmak istiyorum. Üniversite sınavında ilk 1000’e giren öğrencilerimize 50 bin lira başarı ödülü vereceğiz.”
Dağ, yeni evlenecek sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çiftlere çeyiz desteği vereceklerini kaydetti.
İzmir’i gençlerle yönetmek istediğini vurgulayan Dağ, “Bizim amacımız popülist söylemler, geçici çözümler değildir. Gayemiz, gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Beklentimiz, yapacağınız çalışmalar, üreteceğiniz proje ve fikirler ile kendinize, İzmir’imizin, ülkemizin bugününe, geleceğine katkı sağlamanızdır.” ifadelerini kullandı.
Toplantı sonunda bir gencin “AK Parti’ye İzmir’den oy çıkmaz. CHP’yi sevmesek de istemesek de yine CHP’ye oy vereceğiz gibi bir algı var. O algıyı nasıl kırmayı planlıyorsunuz sorusuna Dağ, şöyle cevap verdi:
“Çalışıyoruz kardeşiz. Yani ben kendimi anlatıyorum. Projemi size anlatıyorum. Biz de hizmet etmek istiyoruz. Sonuç olarak İzmir’in de hizmete ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Asıl 1 Nisan’dan sonra çalışacağız. Daha çok çalışacağız. Ben şunu bilirim. Sadece algıyla seçim kazanılmaz olgu da önemlidir. ‘Sırf algı yapalım buradan netice alalım’ diye bir şey olmaz. Asıl olguyu temele koyarsanız, algı onun üstünde bir anlam ifade eder. Ben gördüğünüz gibi somut projelerle derdimi anlatıyorum. İzmir’de yapacak projeleri anlatıyoruz. Bizim derdimiz bu vakte kadar İzmir’e 12 yıl boyunca milletvekili olarak hizmet ettik. Şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet etmek istiyoruz. Bu derdimizi anlatacağız. Hayatta ben şunu bilirim. Halkın terazisi şaşmaz. Halkın terazisi Allah’ın izniyle doğru çekecek. 31 Mart’ta da doğru çekecek. Demokrasi gereği biz kendimizi anlatıyoruz. İnşallah da İzmir’de hemşehrilerimiz de teveccüh gösterecektir.”
]]>CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. CHP Parti Meclis Üyesi (PM) ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, CHP Foça İlçe Başkanı Günal Biçer, CHP Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı, partililer ve yurttaşların katılımıyla marşlar ve sloganlar eşliğinde yapılan açılış, miting havasında gerçekleşti.
“İZMİR, TÜRKİYE’YE UMUT OLDU”
Açılışta konuşan Cemil Tugay, yerel seçimlere kısa bir süre kaldığını, yurttaşların sandıkta yeni belediye başkanlarını seçeceğini anımsattı. Sosyal demokrat duruşu nedeniyle herkesin İzmir’i ayrı bir yere koyduğunu ifade eden Başkan Cemil Tugay, “İzmir bugüne kadar sosyal demokrat ve aydın duruşuyla, Cumhuriyet’e sahip çıkışıyla, Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkışıyla Türkiye için umut oldu. Her zaman ‘İyi ki İzmir var’ dendi. ‘İzmir bu duruşuyla var oldukça, umut devam edecek’ dendi. Bizim duruşumuz her zaman olduğu gibi bu seçimde de değerli. İzmir yine umut olacak” dedi.
“PUSULAMIZI ALIP YÖNÜMÜZÜ HATIRLAYALIM”
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize değinen Cemil Tugay, şunları söyledi: “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik tablo, yoksulluk, sosyal adaletsizlikler, kafa karıştırdı. Yandaş medya ve sosyal medyada yaratılan bilgi kirliliği ve kafa karmaşası, insanları kendilerini sorgular hale getirdi. Artık bunları aklımızdan çıkarıp, elimize pusulamızı alıp, yönümüzü hatırlatmalıyız. Yönümüz elbette ki çağdaş, laik, demokrat Cumhuriyet yönü. Yüzümüzü medeni dünyaya dönük. Ama bu yolda bugüne kadar yaptığımızdan fazlasını yapmalıyız. İzmirliler bu görevi bana verirlerse, 5 yıl için tüm sorumluluğu üstüme alıp gereğini yapacağıma söz veriyorum.”
“BİZ, İZMİR’İ KORUDUK”
İzmir’de 25 yıldır devam eden sosyal demokrat yerel yönetim geleneği olduğunu vurgulayan başkan adayı Cemil Tugay, “Bu geleneği de İzmir’i de koruyacağız. İzmir, Türkiye’de nefes alınan şehirlerden biri. İzmir’i 25 yılda CHP’li belediyeler değil de başka partiler yönetseydi bu tablo böyle olmayacaktı. Biz İzmir’i koruduk. Demokratik yapısını ve özgür ruhunu, doğasını koruduk. İzmir’i, ranta peşkeş çekilmesine karşı koruduk. Kirletilmeye karşı direndik. Ne zaman iktidar eliyle bir istismar alanı açılmaya çalışılsa, karşısında durduk. Biz de bekledik ki Türkiye’de siyasi ortam değişsin. İçinde bulunduğumuz ekonomik tablo düzelsin. Üretim artsın, istihdam gelişsin, büyüme halka adil şekilde yansısın. Büyümeyle halk zenginleşsin istedik. Bekledik ki adalet olsun, refah artsın, denizlerimiz, orman ve kıyılarımız daha çok güzelleşsin, temiz olsun. Ne yazık ki öyle olmadı. Bizi yönetenler her şeyi daha kötü yaptılar” diye konuştu.
“YENİ BİR YEREL YÖNETİM MODELİ ORTAYA KOYACAĞIZ”
Yeni bir yerel yönetim modeli yaratacaklarını açıklayan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Artık yerel yönetimler sadece şehir düzenini sağlayıp, temizlik yapan, standart belediyecilik hizmetlerini yerine getiren kurumlar olmayacak. Kentimizin ekonomik olarak adil ve şeffaf şekilde gelişmesi için çalışacağız. Bunu başarmak için her imkanımız var. İlçelerimizi, kentimizi gözümüz gibi koruyacağız. Foça’da kimsenin mağdur olmaması için çalışacağız. Burası sosyal yaşam açısından çok zengin. Kültürel mirası açısından keyifle yaşadığı bir yer olması için elimizden geleni yapacağız. Geleceğe dair umut vaat ediyoruz.”
“KENTLERİMİZİ KRİZLERE HAZIR HALE GETİRECEĞİZ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, konuşmasında hizmetlerinden dolayı tüm partililere de teşekkür ederek, “Tunç Başkanımıza da teşekkür ediyorum. Bu bir bayrak yarışı. Bu bayrağı bu kez biz alacağız. Daha hızlı koşarak, hizmetlerimizi daha ileriye taşıyacağız. Bu bir hizmet yarışı. Alnımızın akıyla bizden sonraki arkadaşlara bu görevleri onurumuzla teslim edeceğiz. Planlama ile alt yapı ve üst yapı sorunlarını düzelteceğiz. Burayı geleceğin krizlerine hazır hale getireceğiz. Denizlerimizi, balıkçılarımızı koruyacağız. Bunlar bizim görevimiz. Bunun için 24 saat çalışacağız. Tüm varlığımızla mücadele edip emek harcayacağız. Diyeceğiz ki; biz buraya getirdik, siz devam edin” diye konuştu.
“BİZE GÜVENMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYİN”
İzmir’in hak ettiğini kendilerinin yönetiminde alacağını vurgulayan Tugay, seçmenden CHP’li başkan adaylarına güven duymasını isteyerek, “Bize güvenmekten asla vazgeçmeyin. O sandıklar aydınlık Cumhuriyet’in yanındaki insanların oyuyla patlasın. O sandık sonuçları bu ülkeyi Menemen’de öğrencileri gericilerin mezarlarını zorla ziyaret ettiren insanlara karşı bir cevap olsun. Cumhuriyet’ten, Atatürk’ten, aydınlık devrimci ruhunuzdan asla vazgeçmeyin. Yaşasın Foça, Yaşasın İzmir, Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti” dedi.
“GÜZEL BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”
Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz de 5 yıl boyunca Foça’da yaşayan herkese hizmet için mücadele ettiklerini belirtti.
CHP’nin Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı ise Foça’dan İzmir’e ve tüm Türkiye’ye umudu yaymak istediklerini vurguladı. Fıçı, “Birlikte daha güzel bir Türkiye için omuz omuza çalışacağız. Burayı sadece yaşadığımız yer değil, gurur duyduğumuz yuva haline getireceğiz” diye konuştu.
CHP Foça İlçe Başkanı Günal Biçer de ilçeyi ranta karşı korumak için çalıştıklarını belirterek, “CHP demokrasinin ve tam bağımsız Türkiye yolculuğunun en büyük şemsiyesi. Herkesi bu şemsiye altına davet ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışı yapıldı.
]]>İzmir tarihinin en büyük raylı sistem yatırımı Buca Metrosu’nun General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmalarını yerin 36 metre altında inceleyen Başkan Soyer, “Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı Buca Metrosu’nda bu ay sonuna kadar üç TBM daha devreye girecek. Bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlanacak metromuz İzmirlilere armağan olsun” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla inşa edeceği, Üçyol- Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampusu-Çamlıkule arasında 13,5 kilometrelik hatta hizmet verecek Buca Metrosu çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Mehmet Ergenekon eşlik etti. Yerin 36 metre altında süren çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.
“BUCA METROSU İZMİRLİLERE ARMAĞAN OLSUN”
Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı, bu ay içinde üç TBM’nin daha devreye gireceği çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Önümüzdeki hafta bir TBM daha, 15 Mart’ta ikincisi, ay sonunda ise bir tane daha TBM devreye girecek. Yaşadığımız felaketlere, pandemiye ve ekonomik krize rağmen hiçbir zaman yılmadık. Merkezi hükümetin tek bir kuruş desteği olmadan İzmir’e kazandırdığımız bu yatırım, bir raylı sistem devrimidir. Yüksek kredi notumuz sayesinde Buca Metrosu için 4 yıl geri ödemesiz, 12 yıl vadeli 490 milyon Euro’luk yatırım finansmanı sağladık. Bu rakam ilk duyulduğunda devasa bir rakam gibi gelebilir. Fakat yaptığımız fizibilite çalışması şunu gösteriyor. Bu gücü durduracak hiçbir kuvvet yok. Günde 400 bin vatandaşımızın kullanacağı Buca Metrosu yılda 45 milyon Euro ciro yapacak. Metro hattımız işler vaziyete geldiğinde kredisini kendi kendine ödeyebilecek. Bu nedenle Buca Metrosu dünyada fizibilitesi en yüksek metro yatırımlarından biri. Dünya genelinde bir metronun kendi finansmanını karşılama süresi ortalama 30 yıl iken biz bunu yarı süresinde gerçekleştireceğiz. İzmir tarihinin en büyük yatırımını, bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde belki de vaktinden önce tamamlayacağımız metromuz İzmirlilere armağan olsun. İzmirliler güle oynaya bu büyük yatırımın tadını çıkarsınlar” dedi.
“ÜÇYOL-ŞİRİNYER METRO HATTI HAZİRAN 2026’DA TAMAMLANACAK”
Şirinyer’e sayaç koyduklarını, geriye sayıma başladıklarını söyleyen Başkan Soyer, “Metromuz, İzmir’de trafiğin en yoğun olduğu bölgede, en kalabalık ilçemiz Buca’da sizlere derin bir nefes aldıracak. İzmirliler konforlu, temiz ulaşıma kavuşmuş olacak. Buca’nın en uzak mahallesi Çamlıkule ile İzmir Körfezi arasındaki ulaşım süresi 15 dakikaya inecek. 13,5 kilometrelik Buca Metrosu’ndan günde 400 bin hemşerimiz yararlanacak. Hedefimiz metronun ilk etabı Üçyol-Şirinyer arasını Haziran 2026’da tamamlamak” diye konuştu.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla inşa edeceği, Üçyol-Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampusu-Çamlıkule arasında 13,5 kilometrelik hatta hizmet verecek Buca Metrosu çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Mehmet Ergenekon eşlik etti. Yerin 36 metre altında süren çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.
“Buca metrosu İzmirlilere armağan olsun”
Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı, bu ay içinde üç TBM’nin daha devreye gireceği çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Önümüzdeki hafta bir TBM daha, 15 Mart’ta ikincisi, ay sonunda ise bir tane daha TBM devreye girecek. Yaşadığımız felaketlere, pandemiye ve ekonomik krize rağmen hiçbir zaman yılmadık. Merkezi hükümetin tek bir kuruş desteği olmadan İzmir’e kazandırdığımız bu yatırım, bir raylı sistem devrimidir. Yüksek kredi notumuz sayesinde Buca Metrosu için 4 yıl geri ödemesiz, 12 yıl vadeli 490 milyon euroluk yatırım finansmanı sağladık. Bu rakam ilk duyulduğunda devasa bir rakam gibi gelebilir. Fakat yaptığımız fizibilite çalışması şunu gösteriyor. Bu gücü durduracak hiçbir kuvvet yok. Günde 400 bin vatandaşımızın kullanacağı Buca Metrosu yılda 45 milyon euro ciro yapacak. Metro hattımız işler vaziyete geldiğinde kredisini kendi kendine ödeyebilecek. Bu nedenle Buca Metrosu dünyada fizibilitesi en yüksek metro yatırımlarından biri. Dünya genelinde bir metronun kendi finansmanını karşılama süresi ortalama 30 yıl iken biz bunu yarı süresinde gerçekleştireceğiz. İzmir tarihinin en büyük yatırımını, bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlayacağımız metromuz İzmirlilere armağan olsun. İzmirliler güle oynaya bu büyük yatırımın tadını çıkarsınlar” ifadelerini kullandı.
Üçyol-Şirinyer metro hattı Haziran 2026’da tamamlanacak
Şirinyer’e sayaç koyduklarını, geriye sayıma başladıklarını söyleyen Başkan Soyer, “Metromuz, İzmir’de trafiğin en yoğun olduğu bölgede, en kalabalık ilçemiz Buca’da sizlere derin bir nefes aldıracak. İzmirliler konforlu, temiz ulaşıma kavuşmuş olacak. Buca’nın en uzak mahallesi Çamlıkule ile İzmir Körfezi arasındaki ulaşım süresi 15 dakikaya inecek. 13,5 kilometrelik Buca Metrosu’ndan günde 400 bin hemşehrimiz yararlanacak. Hedefimiz metronun ilk etabı Üçyol-Şirinyer arasını Haziran 2026’da tamamlamak” diye konuştu. – İZMİR
]]>Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve Gebze Belediye Başkan adayı Erkan Baş İzmir ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısında konuştu, “Bu iktidarın en önemli özelliği İzmir’e İzmirliye düşman olmasıdır. Çünkü İzmir’in temsil ettiği bütün değerler aslında bu iktidarın yok etmek istediği değerler. Cumhuriyet değerlerini, Laikliğin değerlerini, özgürlüğü yok etmek istiyor.” dedi.
Türkiye İşçi Partisi İzmir belediye başkan adaylarının tanıtım töreni, Genel Başkanı Erkan Baş’ın katılımıyla Çiğli Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Tanıtım törenine TİP İl Başkanı Kenan Yılmaz’ın yanı sıra çok sayıda partili katıldı.
“TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ HALKIN TERCİH HAKKINA SAYGI DUYACAK”
TİP Genel Başkanı Erkan Baş toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Hatay örneğinde olduğu gibi iki tane deprem suçlusundan bir tanesini seçmeye mecbur bırakıldığınız zaman Türkiye İşçi Partisi halkın tercih hakkına saygı duyacak ve gereken alternatifi ortaya koyacaktır dedik. Biz hırsızın mavisini kırmızısını tanımayız, yalancının mavisini kırmızısınız tanımayız, katilin mavisini kırmızısını tanımayız. Yalancıya, hırsıza talancıya karşı dimdik her yerde dururuz her yerde. Artık mecburiyet siyaseti bitti. Türkiye’nin hiçbir yerinde ben şunu söylemedim. Mecbursunuz bize oy vereceksiniz demedim. Mecbur oy verme dönemini bitiriyoruz. Biz halkın gönlünü kazanmaya geldik. Biz halkın aklını kazanmaya geldik Mecburen değil seve seve yürekten oy vermek isteyenlerin oyunu almaya geldik. Şimdi İzmir’deyiz. İzmir’de olmak hem çok kolay hem çok zor. Çok kolay çünkü İzmir’in çok güzel insanları var. İzmir’in denizi var, İzmir’in tarımı var emek var emekçiler İzmir’i güzelleştiren İzmir’in kadınları var, gençleri var. İzmir bu açılardan baktığımızda çok güzel bir kent yaşamanın çok güzel olması gereken bir kent.
“TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ İZMİR’İN İLÇELERİNDE İZMİRLİ HAK ETTİĞİNİ ALSIN DİYE ADAY ÇIKARTIYOR”
Ama İzmir’de yaşamanın bir de çok zor bir yönü var çünkü ülkenin tepesinde bir iktidar var 22 yıldır bu ülkeyi yöneten bu iktidarın en önemli özellikleri nedir diye bana sorsanız. Ene önemli özelliği işçiye, emekçiye, halka düşman olmasıdır. En önemli özelliği Kürde aleviye yoksula düşman olmasıdır. Ama bunların hepsini toplamında bu iktidarın en önemli özelliği İzmir’e İzmirliye düşman olmasıdır. Çünkü İzmir’in temsil ettiği bütün değerler aslında bu iktidarın yok etmek istediği değerler. Cumhuriyet değerlerini, Laikliğin değerlerini, özgürlüğü yok etmek istiyor. Aslında şöyle düşünüyor. İzmir’i teslim alırsam bütün Türkiye’yi teslim alırım diye düşüyor. O yüzden her türlü zorbalığı, her türlü zulmü, yerleştirerek yapan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı var. İzmirli bunu biliyor mu biliyor. O yüzden de bu Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hiç ama hiç yüz vermiyor. Fakat işte İzmir’i bu iktidar tarafından hedef hale getirilmesini kusura bakmayın ana muhalefette de yarattığı bir muhalefet tembelliği var. Nasıl olsa diyor bu İzmirliler bu AKP zihniyetlerine MHP zihniyetine teslim olmazlar o yüzden benim İzmir’e hizmet etmeme de gerek yok. İzmirlinin hakkını vermeme de gerek yok. Seçimden seçime bir aday çıkartırım. Kimi çıkartırsam da İzmir’de de ilçelerinde de insanlar bu adaya oy verirler. İşte arkadaşlar Türkiye İşçi Partisi onun için bu seçimlerde İzmir ilçelerin de adaydır. Artık tembel muhalefet dönemi bitti. Nasıl olsa bu seçimi biz alıyoruz dönemi bitti. Türkiye İşçi Partisi neden İzmir’in ilçelerinde adaylar çıkartıyor. İzmir’i hak ettiğini alsın diye aday çıkartıyor. İzmirli kendine yakışanı alsın diye aday çıkartıyor.”
]]>Türkiye’nin dört bir yanından emekli astsubaylar, özlük hakları için İzmir Gündoğdu Meydanı’nda bir araya geldi. Emekli astsubaylar adına basın açıklamasını yapan Jandarma Emekli Astsubay Tamer Cihan, haklarını alıncaya kadar inanç ve kararlılıkla mücadele edeceklerini belirterek, “İstendiğinde bir gecede geçen kanunlar varken, astsubaylarla ilgili çalışmalarınız 5 yıldır bitmedi mi? diye sordu.
Emekli Astsubayların İzmir Gündoğdu Meydanı’ndaki basın açıklamasına, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İYİ Parti İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ve partililer de katıldı. Emekli astsubaylar adına basın açıklamasını yapan Jandarma Emekli Astsubay Tamer Cihan, şunları söyledi:
“ASTSUBAYLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALARINIZ 5 YILDIR BİTMEDİ Mİ?”
“Biliyoruz ki ülke kaynaklarının kimlere, nerelere ve nasıl kullanılacağının tespiti tamamen siyasi iktidarın tasarrufundadır. Siyasi iktidar politikaları, bazı harcama kalemlerini öncelerken, bazı harcama kalemlerini öteleyebiliyor. İstenilen yerlere ödenek bulunurken, ülke savunmasında en önde yer alan, şehit Astsubay Ömer Halis Demir örneğindeki gibi bir emirle ölümü göze alıp şehadet şerbetini içen, ülkenin kaderini değiştiren, ordunun bel kemiği astsubayların verilen sözlere rağmen ısrarla haklarının verilmiyor olması ve bu durumun da diğer emekli vatandaşlarımızı emsal gösterilerek ve onları kullanarak yapılıyor olması, sorumluluğu üzerinden atma çabasından başka bir girişim değildir.”
Emekli astsubayların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını söyleyen Cihan, “Yılmayacağız, bıkmayacağız, yorulmayacağız, haklarımızı alıncaya kadar tüm azim, inanç ve kararlılığımızla mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ise konuşmasında şunları kaydetti:
“HAKLARINIZI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIM”
“Bu parlamentoda Murat Bakan oldukça bu parlamentoda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Gazi Meclis’te Cumhuriyet Halk Partisi oldukça sizin astsubayların hakkını kürsüden ben bir başçavuş çocuğu olarak savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğim. Bugün Manisa’da bizim aday tanıtım törenimiz var. Genel Başkanımızı aradım Özgür Özel’i. “Sayın genel başkanım bugün astsubayların mitingi var” dedim. Aklı burada kaldı. “Benim selamımı tüm astsubaylara ilet” dedi. Benimle beraber beş sene o grup başkan vekili ben grup yönetim üyesi olarak biz astsubay haklarının mücadelesini sayın genel başkanımla beraber yürüttük2015’ten 2020’ye kadar. Astsubay haklarında, asker haklarında, uzman çavuşların, polislerin haklarında çok katkıları vardır. Büyükşehir belediye başkan adayımız Cemil Tugay şu an Foça’da yetişemedi buraya. Onun da sizlere selamını getirdim. Onlara bir de şu sözü verdim. İzmir Cumhuriyet’in kalesidir. İzmir Cumhuriyetçilerin kalesidir. İzmirliler Mustafa Kemal’in askeridir. İzmir’deki bu cumhuriyet bayrağını kimseye bırakmayacağız. Bunun da sözünü verdim. Sizler adına bir astsubay çocuğu olarak. Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Askeri olmaya devam edeceğiz.”
“TAZMİNAT HAKKINIZIN VERİLMEMESİNE İTİRAZ EDİYORUZ”
İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, konuşmasında şunları söyledi:
“Burada ben binlerce Mustafa Kemal’in askerini görüyorum. ve nasıl Atatürk’ümüz ve silah arkadaşları haksızlığa, hukuksuzluğa, işgale ülkemizin elden gitmesine itiraz ediyorsa biz bugün aynı şartlarda bir sürü şeye hep beraber binlerce bu kalabalık olarak itiraz ediyoruz. Neye itiraz ediyoruz? Tazminat hakkınızın verilmemesine itiraz ediyoruz. Sonuna kadar hak etmenize rağmen 5400 ek gösterge verilmemesine itiraz ediyoruz. Bu vatanı canınız pahasına korurken, ailenizle, Türkiye’mizin her bir tarafına hiç düşünmeden, bayrağımızın gölgesi altında giderken külfette aynılaşıp nimette ayrılaşmasına itiraz ediyoruz. Buradan da söz veriyorum. İzmir milletvekili Ümit Özlale olarak İYİ Parti milletvekili olarak ve büyükşehir belediye başkanı adayı olarak ben, biz, sizi başımızın üstünde taşımaya dünden razıyız. Bu haklı mücadelenizde sonuna kadar arkanızdayız.”
“BİZ ONURUMUZU KORUMAK İSTİYORUZ”
Emekli Deniz Astsubay Namık Karaca, “Çok büyük bir emekli astsubay kitlesini burada toplamayı başardık. Astsubaylarımız para istemiyor. Para isteyenler bu kadar çok ve büyük bir miktarda bir araya gelmez. Biz onurumuzu korumak istiyoruz. Çünkü biz aşağılanıyoruz. Artık öyle aşamaya geldi ki bize yapılanlar, aşağılanıyoruz. Onurumuzu korumak için bu kadar emekli astsubayı bir araya getirmeyi başarıyoruz. Bundan da çok sevinçliyiz. Umarım bizi yönetenler, bizi aşağılamaktan, horlamaktan vazgeçer ve adaletli bir ücretlendirme sistemi bize uygularlar” diye konuştu.
]]>İZMİR – İzmir’de açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir’e gastronomi lisesi kurmak için adım atıldığını söyledi. Öte yandan Bakan Tekin, İzmir için 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini 2024 yılı yatırım programına aldıklarını söyledi.
İzmir programlarını Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda sürdüren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, burada yaptığı açıklamada kent ile ilgili projeleri aktardı. Programa Bakan Tekin’in yanı sıra İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Çankırı Bölünmez, AK Parti İzmir Milletvekilleri Eyyüp Kadir İnan ve Yaşar Kırkpınar’ın yanı sıra AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı katıldı.
Eğitim yatırımlarını anlattı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda kentteki eğitim yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin farklı illerinden gelen 300 öğretmenle, her ayın ilk cumartesi günü yaptıkları “Öğretmenler Odası Buluşmaları”nı bugün İzmir’de gerçekleştirdiklerini aktaran Bakan Tekin, K Parti hükümetlerinin eğitim alanında çok ciddi yatırımlar yaptığını, 2002-2003 eğitim-öğretim yılına göre sınıf sayısı, öğretmen sayısı ve benzeri sayısal göstergelerin minimum iki katına çıkartıldığını söyledi. Yerel yöneticilerin kendilerine destek verdiği yerlerde eğitim yatırımlarının çok rahat bir şekilde yürüdüğüne dikkati çeken Bakan Tekin, bu ay sonunda gerçekleşecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin Milli Eğitim Bakanlığını çok yakından ilgilendirdiğini de dile getirdi. İzmir’de yatırım programına alınan, ihale veya inşaat sürecinde olan 90 projenin bulunduğunu söyleyen Bakan Tekin, “Bu projelerin bir kısmı devam ediyor, bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış, imar ve inşaatla, ruhsatla ilgili problemlerin çözülmesi bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlandığında toplamda İzmir’deki sınıf sayısına bin 907 sınıf ilave edilmiş olacak” açıklamasında bulundu.
Yerel seçim açıklaması
31 Mart’ta gerçekleşecek seçimler hakkında da açıklama yapan Bakan Tekin, “Milli Eğitim Bakanlığı’nı yerel seçimler çok yakından ilgilendiriyor. Özel sektör ve resmi ve olmak üzere yaklaşık bir milyon 200 bin öğretmeni bünyesinde barındıran, yaklaşık 76 bin farklı yerleşkede kuruma sahip olan bir bakanlığız. Hal böyle olunca gerek öğretmenlerimizin gerek 20 milyona yaklaşan öğrencilerimizin gerekse de üzerinde okul inşa ettiğimiz gayrimenkullerimizin yönetimi, yatırımların planlanması, ihtiyaçlarının giderilmesi için yerel yönetimlerle çok yakın ilişki halindeyiz. Yerel yöneticiler bize destek verdiği yerlerde işlerimiz çok rahat bir şekilde yürüyor. Bazı yerel yöneticilerimiz hem bize destek oluyorlar. Üstümüzden yük olarak okul, spor salonu, oyun alanı, kütüphane gibi yatırımlarla da bizim yürüttüğümüz faaliyetlerin daha efektif hale gelmesi için destek oluyorlar. Ancak bazı yerlerde de sorunlar yaşıyoruz. Bazı belediyelerde üzerinde okul inşa edebileceğimiz imar süreçlerine göre organize edilmiş arazi bulmakta zorlanıyoruz. Bazı bölgelerde okullarımızın bulunduğu yerleşkelerde inşaat ve ruhsatlandırma süreciyle ilgili sorunlar yaşıyoruz. Bu tür sorunlar yaşanınca yatırımlarımız gecikiyor ve kamuoyunun beklentileri ve sabırsızlıkları artıyor. Eğitim öğretim süreçlerine destek vaat eden destek olacağını göreceğimiz, bildiğimizin seçilmesini arzu ederim” sözlerine yer verdi.
“Sınıf sayısı 33 bine çıkacak”
“İzmir’de 30 bin civarında dersliğimiz var. 2 yıl içerisinde mevcut sınıflarımız da tamamlandığında bu rakam yaklaşık olarak 33 binin üstüne çıkmış olacak” diye konuşan Bakan Tekin, “Belediyeler, eğer bize bu anlamda destek olur eğer bize sorun çıkarmazlarsa, inşallah en geç 2 yıl içerisinde İzmir’de eğitim ve öğretim sürecinin hizmetine sunmuş olacağız. Hali hazırda ihalesi yapılmış ya da yapılmak üzere ya da inşaatı devam eden 90 tane projemiz var. Bunlar; bir fen lisesi, 12 tane mesleki ve teknik anadolu lisesi, güzel sanatlar lisesi, özel eğitim uygulama okulu, çok programlı lisesi, spor lisesi, öğrenci pansiyonu, anaokulu, ilkokulu, ortaokulu ve imam hatip lisesi. Bu projelerin bir kısmı devam ediyor. Bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış imar ve inşaatla ilgili problemlerin çözülmesi için bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlanırsa tamamlandığında toplamda İzmir’deki sınıf sayısına bin 907 sınıf ilave edilmiş olacak. Ayrıca 6 atölye, 7 öğrenci pansiyonu, 2 spor salonu, 1 konferans salonu olmak üzere 2023 yatırım programımızda var olan projelerin dökümü bu şekilde. Bu proje bedelleri de yaklaşık olarak 6 milyar 800 milyon TL. Bunlara ilave olarak biz 2024 yatırım programı açısından iki tane yaklaşımımız var. Bunlardan birisi yıkılıp yeniden yapılması düşünülen okullarımız. Diğeri de deprem süreci sonrasında güçlendirme analizleri yapılıp güçlendirme kararı verilen okullarımız. 2024 yatırım programımızda İzmir için biz 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini yatırım kılavuzumuza aldık. Ayrıca deprem güçlendirmesi kapsamında toplam 17 okulumuzda 2023 yılı içerisinde deprem güçlendirme çalışmaları başlamış ve 329 dersle tekabül ediyor. Onları da tamamlayacağız. Ayrıca deprem güçlendirmesi yapılması gereken 48 okulumuzu deprem güçlendirmesi sürecini almış olacağız. Onların da karşılığı 683 sınıf. Dolayısıyla şöyle baktığımızda hali hazırda İzmir’de 30 bin civarında dersliğimiz var. 2 yıl içerisinde mevcut sınıflarımız da tamamlandığında bu rakam yaklaşık olarak 33 binin üstüne çıkmış olacak. Yüzde 10 civarında bir sınıf artışı öngörmüş oluyoruz” dedi.
Gastronomi Lisesi müjdesi
İzmir’e bir gastronomi lisesi kurmak için adım atıldığı müjdesini veren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çocukların küçük yaştan itibaren mesleki teknik eğitim, sportif eğitim ve sanatsal eğitim almalrı konularında yeni bir süreç başlattıklarını da dile getirdi. Bakan Tekin, “Turizm sektörü konusunda ara eleman sıkıntısı yaşandığını biliyoruz. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak meslek eğitimindeki ara elaman sorunu çözmek için ciddi tedbirler aldık. Ancak bilhassa turizm sektöründeki dostlarımızla konuştuğumuzda orada da bir eksiklik var. O ihtiyacı gidermek için Türkiye genelinde başlangıçta yedi bölgede yedi tane olmak üzere bir meslek formatı geliştirdik. Bünyesinde mutfak sanatları, buna ilişkin servis programı ve turizm işletmeci bir bölümü olan bir gastronomi lisesi tasarlıyoruz. Bu gastronomi formatı; bulunduğu bölgenin annelerimizin reçeteleri diye tanımladığımız yöresel yemeklerin hem mutfak sanatı olarak hayata geçirilmesi anlamında hem servis edilmesi anlamında profesyonel servis anlamında hem de dil işletmecilik kültürü doğrultulması anlamında liseler oluşturması. İstanbul’da bunun ilk örneğini 2024-2025 eğitim üretim yılı başı itibariyle başlatmış olacağız. Boğaza nazır bir restoran işletmesinde çocuklarımızın ürettiklerini İstanbul halkıyla ve misafirlere ikram edecekleri bir uygulama restoranıyla beraber hayata geçireceğiz. Genel yöneticilerimiz ve mülki idare amirlerimizle de uygun bir lokaysan temin edilirse ikinci örneğini de İzmir’de planlamak istiyoruz bununda yapımını bir hayırseverimiz üstlendi. İzmir’de öğretmenlerimizin İzmir’e dışarıdan gelen kamu görevlilerinin misafir edilebilecekleri bir öğretmen evi sıkıntımız var. Konak Öğretmen Evimizi yeniden yatırım programımızı aldık. En kısa zamanda bu konak öğretmen evimiz de yine burada hizmete açılmış olacak. Bunları yapmak için öngördüğümüz 2 yıl oldu” açıklamasında bulundu.
Dağ: “Biz de belediye olarak Milli Eğitim Bakanlığımızın yanında olacağız”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, 31 Mart’ta gerçekleşecek seçimleri kazanarak başkan olduğu takdirde, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan projeleri gerçekleştireceğini dile getirdi. Dağ, “zmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak önümüzdeki süreçte eğitim ve öğretim alanında sorumlu olduğumuz alanlarda elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Günümüze baktığımızda küreselleşmenin ve teknolojinin getirdiği yeniliklerin etkisiyle hızlı dönüşümlerin olduğu bir süreçten geçiyoruz. Bizler Büyükşehir Belediyesi olarak gelecek 5 yıl içerisinde evlatlarımızın her anında yanında olacağız. Anne ve babaların gönül rahatlığıyla çocuklarını teslim edecekleri 100 yeni kreşi hayata geçireceğiz. Çocuklarımızın sanatsal, kültürel ve bilimsel birçok alanda çağın ihtiyaçlarına uygun eğitimler alabileceği Çocuk Gelişim Akademilerimizi hayata geçireceğiz. Çocuk üniversiteleri kurarak, çocuklarımızın ilk yaşlarda yeteneklerini keşfedecek ve ailelerimize rehberlik hizmeti sunacağız. Çocuk Yaşam Parkı projemizle çocuklar toprağa dokunacak, bitkilerin nasıl büyüdüğünü gözlemleyecek, köy yaşamını öğrenecek, doğanın döngüsünü ilk elden deneyimleyecek. Burada ifade ettiğim ve daha saymaya fırsatımın olmadığı birçok proje ile şehrimizde bütüncül bir eğitim sistemi oluşturacağız. Okullarımız temizlik ve güvenlik zorlukları yaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı çözmeye devam ediyor biz de belediye olarak Milli Eğitim Bakanlığımızın yanında olacağız. Birçok şehirde belediyeler okul inşa edip Mili Eğitim’e teslim ediyor. Biz 5 yıllık süreçte belediye olarak bakanlığın yapacağı okulların yüzde 10’nu yapıp teslim edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
]]>Tekin, Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda kentteki eğitim yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Her ayın ilk cumartesi günü yaptıkları “Öğretmenler Odası Buluşmaları”nı bugün Türkiye’nin farklı illerinden gelen 300 öğretmenle İzmir’de gerçekleştirdiklerini söyleyen Tekin, AK Parti hükümetlerinin eğitim alanında çok ciddi yatırımlar yaptığını, 2002-2003 eğitim-öğretim yılına göre derslik sayısı, öğretmen sayısı ve benzeri sayısal göstergelerin minimum iki katına çıkartıldığını söyledi.
Bakan Tekin, bu ay sonunda gerçekleşecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin Milli Eğitim Bakanlığını çok yakından ilgilendirdiğini belirterek, yerel yöneticilerin kendilerine destek verdiği yerlerde eğitim yatırımlarının çok rahat bir şekilde yürüdüğüne dikkati çekti.
İzmir’de yatırım programına alınan, ihale veya inşaat sürecinde olan 90 projenin bulunduğunu bildiren Tekin, “Bu projelerin bir kısmı devam ediyor, bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış, imar ve inşaatla, ruhsatla ilgili problemlerin çözülmesi bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlandığında toplamda İzmir’deki derslik sayısına 1907 derslik ilave edilmiş olacak.” diye konuştu.
Tekin, 90 projenin bedelinin yaklaşık 6 milyar 800 milyon lira olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2024’te İzmir için 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini yatırım programımıza aldık. İzmir halkına, İzmir’deki eğitim öğretim sürecini sabırsızlıkla bekleyen, takip eden eğitim camiasına hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Ayrıca deprem kapsamında toplam 17 okulumuzda 2023 yılı içerisinde deprem güçlendirme çalışmaları başlamış, bu da 329 dersliğe tekabül ediyor. Onları da tamamlayacağız. Deprem güçlendirmesi yapılması gereken 48 okulumuzu da güçlendirme sürecine alıyoruz. Onların da derslik karşılığı 683.”
Bunların tamamlanmasıyla İzmir’deki derslik sayısının yaklaşık 33 binin üzerine çıkacağını kaydeden Tekin, Ankara’da hayata geçirecekleri müzik ilkokulu-ortaokulu ve lisesi projesini İzmir’de de planlayacaklarını söyledi.
İzmir’e de gastronomi lisesi projesi
Tekin, bakanlık olarak mesleki eğitimdeki ara eleman problemini çözmek için ciddi tedbirler aldıklarını, Türkiye genelinde oluşturmayı planladıkları gastronomi liselerinin ilkini 2024-2025 eğitim-öğretim yılında İstanbul’da başlatacaklarını ifade etti.
Uygun bir lokasyon temin edilmesi halinde bunun ikinci örneğini İzmir’de planlamak istediklerini kaydeden Tekin, “Bir hayırseverimiz yapımını üstlendi. Bizim yatırım programımızın dışında inşallah dediğimiz koşullara uygun bir lokasyon üretilebilirse onu da hayata geçirmiş olacağız.” dedi.
Tekin, Konak Öğretmenevi’ni yatırım programına aldıklarını, mevcut yerinde 2 yıl içinde tekrar hizmete açılacağını, Foça’da atıl durumda bulunan Hizmetiçi Eğitim Merkezi’ni de Öğretmen Akademileri’nin İzmir şubesi olarak hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
İzmir’e 100 yeni kreş ve Çocuk Gelişim Akademisi
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da seçimi kazanmaları halinde eğitim alanında çocuklara ve velilere yönelik bazı projeleri hayata geçireceklerini, İzmir’e 100 yeni kreş ile Çocuk Gelişim Akademisi’ni kazandıracaklarını, çocuk üniversiteleri kuracaklarını aktardı.
Çocukların eğitim-öğretim hayatlarının her anında yanlarında olacaklarını kaydeden Dağ, “Güçlü, huzurlu ve müreffeh bir İzmir, sadece bizim değil, gelecek nesillerimizin de hakkı. İzmir’imizin aydınlık yarınları için, el ele, omuz omuza, yürek yüreğe mücadele edeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığımızın vizyonu olan ‘Hayata hazır, sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi’ için İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak gelecek 5 yıla ‘biz hazırız’ diyorum.” dedi.???????
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 30 Ekim İzmir Depremi’nin mağdurlarıyla kahvaltıda bir araya geldi. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği’nin ev sahipliğinde Bayraklı Manavkuyu’da düzenlenen buluşmaya, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Kurucu Başkanı Haydar Özkan ve eşi Selma Özkan, İZDEDA Başkanı Bilal Çoban, İZDEDA üyeleri ve Bayraklı bölgesindeki depremzedeler katıldı.
“BEN NEREDE OLURSAM OLAYIM BU MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİM”
Kurulan dostluğun çok büyük bir acıyla başladığını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Ev sahipliğiniz için herkese tek tek teşekkür ediyorum. Gerçekten çok büyük sıkıntılar, acılar yaşanmıştı. Bu acıları hafifletmek için ne yapabiliriz diye hep onların peşinden koştuk. Haydar bey ve arkadaşlarıyla tanıştık ve süreç başladı. Bizim sizlerle kurduğumuz bu bağ ilelebet sürecek. Sizler çok yüce gönüllü insanlarsınız. Çok kıymetisiniz benim için. Gençlerimiz ve çocuklarımız için ne yapabiliriz, bu memleketi aydınlık geleceğe nasıl taşıyabiliriz bunun derdiyle hayatımı sürdüreceğim. Herkes için hayatın manası var, benim için de hayatın manası bu. Ben hayatı böyle gördüğüm için seviyorum. Ben bu yüzden heyecanla hayatıma devam ediyorum. Belediye başkanlığı çok onurlu bir görevdi. Bundan sonra da devam edecek, çünkü bu aşk makamlarla mevkilerle koltuklarla alakalı değil. Ben nerede olursam olayım bu mücadeleye devam edeceğim. İzmir’den de elimi asla çekmeyeceğim” dedi.
“BİZ VEFALIYIZ”
İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Kurucu Başkanı Haydar Özkan, “Biz bu işe başlarken hep Tunç Başkanımızın eli üzerimizde oldu. Tunç Başkan ‘Bir dernek kurun bu böyle olmaz’ dedi. Dernek kurduk. İlk önce anlamadık ama sonrasında anladık ne demek olduğunu. Halk Konut içerisine girdik. Bu işin de üreticisi, yaratıcısı Tunç Başkan. Herkes vefaya saygı duymak zorunda. Biz vefalıyız. Her zaman da öyle olacağız. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni Tunç Soyer ile birlikte tanıdık. Bize verdiği güvenle, Tunç Başkanın arkasında onurla, gururla yürüdük. Buradaki insanlarımız, teyzelerimiz verilen destekleri, yardımları çok iyi biliyorlar. İlk kurulduğumuz zaman kahvaltı ile bir araya gelmiştik, veda demek istemiyorum ama yine kahvaltıda bir araya gelmek istedik” diye konuştu.
Haydar Özkan, Başkan Tunç Soyer’e Atatürk kalpağı hediye etti. Büyük bir sevgiyle karşılanan Başkan Soyer, depremzedelerin alkışlarıyla uğurlandı.
DEPREMZEDELER İÇİN HALK KONUT MODELİ ORTAYA KONULDU
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından depremzedeler için Türkiye’de ilk kez İzmir’de hayata geçirilen Halk Konut projesi büyük bir sorunu çözme kavuşturdu. İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde evlerini kaybeden yurttaşlar, devlet kurumları ile sayısız görüşme yaptı, ancak yeterli desteği alamadı. Devlet desteğinden umudunu kaybeden depremzedelerin İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer ile görüşmeleri sonucu Halk Konut Kooperatif Modeli ortaya çıktı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZBETON A.Ş., EgeŞehir A.Ş. ve Bayraklı Belediyesi iştiraki BAYBEL A.Ş.’nin güç birliği oluşturarak hayata geçirdiği Halk Konut projesi, İzmir’deki hasar gören, yıkılan, yıkılacak olan ya da riskli yapı kabul edilen binaların mevcut yapı yönetmeliklerine uygun olarak yeniden yapılması ve yurttaşların konut sahibi olmasını hedefliyor.
]]>Geçtiğimiz günlerde seçimi kazanması halinde İzmir’de hayata geçireceği projeleri anlatan Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, bu kez de tarım projelerine yönelik bir lansman toplantısı yaptı. Hamza Dağ, tarım projelerini 5 ana başlık altında topladı.
Tarım ve hayvancılık alanında İzmir’in potansiyelini en üst seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Hamza Dağ, “İzmir’in zengin tarımsal potansiyelini en iyi şekilde değerlendireceğiz. Çiftçilerimizin refahını artıracak ve yerel ekonomimize katkıda bulunacak projeleri hayata geçireceğiz” dedi.
“İzmir Makine Parkları” projesi
İzmir Makine Parkları projesiyle çiftçilerin yükünü hafifleteceklerini, üretim süreçlerini kolaylaştıracaklarını dile getiren Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, “İzmir Makine Parkları projesiyle, çiftçilerimizin temel ekipman ihtiyaçları, her daim kendilerinin hizmetine sunulacak. Kooperatif ve birliklerimizin yapmış olduğu üretimlerle ilgili de makine ve ekipman desteklerimizi vereceğiz. Günümüzde teknoloji, tarımsal üretimde büyük bir katma değer sağlamaktadır. Bizler de bu bilinçle sadece temel ekipmanları değil aynı zamanda teknolojik makine ve ekipmanları da çiftçilerimizin kullanımına sunacağız” dedi.
Tarım ve hayvancılıkta büyükşehir desteği
Destek programlarını hayata geçireceklerini ifade eden Dağ, “Bu toprakları yalnızca bir yaşam kaynağı olarak görmüyoruz; aynı zamanda geleceğimizin teminatı olarak değerlendiriyoruz. İzmir, her alandaki gücüyle daima bölgemizin öncü şehri olmuştur. Tarımsal üretimi, yerel ve ulusal düzeyde stratejik bir öneme sahiptir. Bu gerçeğin bilincinde olarak, kapsamlı destek programlarımızı hayata geçireceğiz” diye konuştu.
Büyükşehir tarım ve hayvancılık tesisleri
Yenilikçi tarım ve hayvancılık tekniklerinin geliştirilmesi için üniversiteler ile birlikte Tarım ve Hayvancılık Teknoparkı kuracaklarını açıklayan Hamza Dağ, “Bu merkezleri, ilgili alanlarda çalışma yapmak isteyen girişimcilerimizin vazgeçilmez alanı haline getireceğiz. Teknoparkımızda, tarım ve hayvancığa yönelik yenilikçi uygulamalar geliştirilecek. Tarım gelişecek, İzmir gelişecek ve inanıyoruz ki, eşsiz İzmir’imiz ülkemize ilham olacak. Tarım alanında kuracağımız organize sanayilerle belli başlı ürünlerde şehrimizi merkez haline getireceğiz” ifadelerini kullandı.
İzmir’in eşsiz köyleri
Köylerin güvenliğini üst seviyeye çıkarmak adına güvenlik kameraları sistemini hayata geçireceklerini anlatan Hamza Dağ, “Mahallelerimizin giriş ve çıkışları başta olmak üzere, kamusal alanlarda kurulacak bu kameralarla, mahalle (köy) sakinlerimizin huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlayacağız. Bu sistemle, mahallerimize yönelik her türlü güvenlik tehdidini anında tespit edip, müdahale etmemizi artırırken, mahallelerimizin modern ve güvenli yaşam alanları olmasını garanti altına alacağız” dedi.
İzmir’in eşsiz köylerine kapsamlı destekler
Köylerdeki yaşam kalitesini arttıracaklarını söyleyen Hamza Dağ, şöyle devam etti:
“Merkezde ne varsa mahallelerimizde (köylerimizde) de her biri olacak. Bizler büyükşehir belediye bürokratlarımız ve ilgili kamu kurumlarının müdürleri ile birlikte ilçelerimize ve mahallelerimize sık sık geleceğiz. Masanın bir yanında yerel ve merkezi hükümetin temsilcileri, diğer tarafında ise vatandaşlarımız olacak. Onlar taleplerini, meselelerini iletecek, bizler de anında çözüm üreteceğiz. Kurumlar arası koordinasyonu sağlayarak eşgüdümlü bir şekilde hareket edeceğiz. Sorunları ötelemeyeceğiz.” – İZMİR
]]>İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu (İEKKK), İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ev sahipliğinde 124’üncü toplantısını Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yaptı. İEKKK Başkanı Mehmet Ali Kasalı yönetiminde yapılan toplantıda, kent gündemine dair konular masaya yatırıldı. Kurulun açılış konuşmasını yapan İEKKK Başkanı Kasalı, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi’nin Milli Eğitim Bakanlığı’na yaptığı eğitim eleştirisi nedeniyle AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın hakaret içeren sözleri kınadığını ifade etti.
“İZMİR BUNUN GEREĞİNİ YAPAR”
Açılış konuşmasında Başkan Tunç Soyer, ilk olarak görev süresi boyunca İEKKK ile çalışmaktan çok mutlu olduğunu söyledi. Konuşmasında AK Partili İnan’ın ifadelerini tasvip etmediğini ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Jak Bey’e yapılan saldırının düşmanca olduğunu düşünüyorum. Bir İzmir milletvekiline hiç yakışmadı; esefle kınıyorum. Bu söylemi düşmanca buluyorum. İzmir, böyle husumetleri hiçbir zaman takdir etmemiştir, arkasında durmamıştır. İzmir bunun gereğini mutlaka yapar” diye konuştu.
“BENAZUS’UN MİRASI BÜYÜKŞEHİR’İN SONSUZA KADAR TAŞIYACAĞI BİR ONURDUR”
Kurul oturumu, 15 Ocak 2024’te vefat eden ve Mustafa Kemal Atatürk’ün en geniş fotoğraf koleksiyonuna sahip yazar, iş insanı Hanri Benazus’u anarak başladı. Hanri Benazus’un asistanı ve araştırmacı yazar Derya Yelkenkaya, kurulda Benazus’u anlattı. Benazus ile ilgili konuşan Başkan Soyer, “Hanri Benazus bütün eserlerini İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne hibe etti. Bu İzmir Büyükşehir Belediyesi için büyük bir gururdur. Sonsuza kadar taşıyacağı bir onurdur. Hanri Benazus’un Atatürk koleksiyonu, eşsiz bir koleksiyondur ve sonsuza kadar taşınacak eşsiz bir hediyedir. Gözümüz gibi bakacağımıza söz veriyorum. Ona her zaman hayran oldum. Olağanüstü bir bilgeydi. Türkiye’nin her yerinde iz bıraktı. En büyük izini de İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bırakmış oldu” şeklinde konuştu.
“İZMİR’İN NERESİNE DOKUNSAK TUNÇ BAŞKANIN İZLERİNİ GÖRÜYORUZ”
Kurul gündeminde Yahudi Kültür Mirası Projesi Genel Koordinatörü Nesim Bencoya ve Restorasyon Uzmanı İnşaat Mühendisi Mahir Kaplan, İzmir’in kültür mirası olan sinagoglarının restorasyonu için yürütülen çalışmalar hakkında sunum yaptı. Mahir Kaplan, sunumun ardından sinagoglara ev sahipliği yapan tarihi Kemeraltı çarşısı için Başkan Soyer’e teşekkür ederek, “Kemeraltı UNESCO geçici listesine girdi, başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Tunç başkan döneminde çok zor bir altyapı çalışması yapıldı. Buna herkes cesaret edemez. Ben İzmir’i seven birisi olarak size çok teşekkür ediyorum” dedi.
Başkan Soyer’e çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Mehmet Ali Kasalı ise, “İzmir’in neresine dokunursak dokunalım, Tunç başkanın izlerini görüyoruz” dedi.
“HERKESİN GÖRMESİ GEREKİYOR”
Toplantıda İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İzmir Akdeniz Bienali hakkında bilgilendirme de yapıldı. 11 Mart 2024’e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak Akdeniz Bienali’ne herkesi davet eden Başkan Soyer, “Emin olun İzmir’in uluslararası alandaki bilinilirliğine çok hizmet eden bir bienal oldu. Herkesin görmesi gerekiyor. Olağanüstü bir sergi. Hikayenin bütünü bir eser” dedi.
Toplantının son bölümünde ise ESİAD (Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği) Ekonomi Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget, 2023 yılının ekonomik değerlendirmesini ve 2024 yılı beklentilerine dair sunum yaptı.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, Başkan seçilmesi halinde hayata geçireceği projelerini anlattı. Tugay, tanıtım töreninde yaptığı konuşmada; “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediye yönetimi anlayışı çerçevesinde belediyenin yeniden organize edilmesi, yönetim şemasının ona göre düzenlenmesi. Kararlarımızı alırken planlamalarımızı yaparken, çalışmalarımızı yaparken bizim beynimiz olacak, bize yol gösterecek. Bütün o veriyi toplayacak, onun hafızasını alacak, ihtiyacımız olduğunda bize o bilgileri doğru analiz ederek sunacak. Şehrin sürekli gözü kulağı olacak.” dedi
Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü deniz Yücel, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
Toplantıda konuşan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay projelerini anlatacağı sunum öncesinde şöyle konuştu:
“Belediyeyi aldık, kurumsal reorganizasyon yaptık, yönetim anlayışımızı tarif ettik ve çalışmaya başladık. İlk 6 ay bizim için acil müdahaleler yapacağımız, hızlı çözülmesi gereken konulara temas edeceğimiz bir dönem olacak. Su fiyatından çokça şikayet ediliyor, sosyo-ekonomik durumu sıkıntılı olan yurttaşlarımız için indirimli su fiyatı tarifeleri belirleyeceğiz. Daha sonra genel için de indirimli su fiyatları belirleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda özverili olacak. Aynı şeyi ulaşım hizmetlerinde de gözeteceğiz. Yollarla ilgili çok şikayet var, ana arterlerden başlayarak sorunları saptayacağız. Çok hızlı hareket edeceğiz. Çok önemli gibi görünmeyen ama yüz binlerce insana sıkıntı veren alt-üst geçitler, yürüyen merdivenler, asansörler, bunları sürekli gözleyen, takip eden, anında müdahale eden ekipler oluşturarak onların bakımını daha hızlı yapacağız. İlaçlama hiçbir zaman aksatılmaması gereken bir şey; ilaçlamanın eksik olmasından kaynaklı çok şikayet oluyor. İlk ayda ilaçlama çalışması düzenini oturtacağız. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kuracağız. Kurulamıyorsa eş değer bir birim kuracağız. Bunu kendi altyapımızla, kendi insanlarımızla yapacağız. Türkiye’de ve dünyada bu konuda en öncü olan belediyelerden biri olacağız.
“BİR DAHA BU ŞEHİRDE HİÇBİR YERE SU BASMASINI İSTEMİYORUM”
Bir daha bu şehirde hiçbir yere su basmasını istemiyorum. Yeşil dokunun geliştirilmesi, sosyal amaçla yapılacak uygulamalarda satın almalar yapacağız. Tüketim kooperatifi kuracağız. Belediyeler bugüne kadar kendi şirketlerini buna ortak yapmadılar. Bizim dönemimizde belediyeler ve iştirakleri kooperatiflere ortak olacak ve destekleyecek. Kentsel dönüşüm daire başkanlığını ve planlama dairesini kuracağız. Dezavantajlı okulların kantinlerini talep edeceğiz verilirse biz işleteceğiz ki çocuklarımız okullarda aç kalmasın. İleri yaş yurttaşlarımızı yalnız bırakmayacağım. Karşıyaka’da bu konuya çok dikkat ettik. İleri Yaş Eylem Planı’nı dahil edeceğiz. Gençlerimize ulaşımda aylık abonman kartı vereceğiz. İç körfezde taksi uygulamasını hayata geçirecek ve ‘Deniz taksi’ uygulamasını başlatacağız. Otobanda seferler düzenleyecek, durakların temizliğine daha çok dikkat edeceğiz. Bütçe disiplini ile ilgili her türlü sorunu doğru yöneterek dirençli bir belediye sağlayacağız. Enerji tüketimi konusunda adımlar atacak, belediyeye ait tesislerde enerji verimliliği çalışması yapacağız. Ana arterlerde çalışma yapacak, ara yollarda en geç 20 günde kazılan yerleri kapatacağız. Kazı yapan bütün şirketler için de bu durum geçerli olacak. Yapılan işin kalitesi ve zamanında tüketilmesi gözetilerek UKOME’nin kararları buna uygun yürütülecek. İzmir’de kentsel dönüşümden dolayı çok kazı var, bu sorunun halledilmesi lazım. Bu anlattıklarım ilk 180 gün içinde yapacağım işler.
İzmir’in en önemli sorunu deprem riski… Fay hatlarının yoğun olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Depremin bizim için ne kadar risk olduğunu, deprem halinde neler yaşayabileceğimizi, yaşadığımızda kendimizi o ortamdan nasıl kurtarabileceğimizi önden hesaplamış olmamız, hazırlığını yapmamız gerekiyor. Deprem master planı, şehrimizin ihtiyacı olan planlama… Şu an sahip olduğumuz pek çok bilgi var. Genel anlamda bir deprem master planımız yok. Olmak zorunda… Bunu yapacağız. Riskli olduğunu tespit ettiğimiz tüm binalarda kentsel dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız. ‘Dua edelim, bir şey olmasın’ şeklinde bir yerel yönetim anlayışı olmaz. Riskli binaların hepsi dönüşmek zorunda… Bunun için yapmamız gereken ne ise yapacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bina yıkımlarını kendi üstleniyor, İzmir de bunu yapar. Dönüşüm boyunca insanlara kira desteği sağlıyor, İzmir bunu da yapar. Hükümetin temsilcilerinin bu konudaki iddialı sözlerini gerçekçi bulmuyorum. Konut ihtiyacı olan bölgelerde yapmaları gerekenler var. Cumhurbaşkanı, talihsiz bir şekilde Karabağlar’ı kötü örnek olarak gösterdi ama muhtemelen doğru bilgilendirilmemiş. Bölge riskli alan ilan edilmiş, yetki bakanlıkta, bakanlığın elini kolunu tutan, engel olan yok. Karabağlar Belediyesi de Büyükşehir Belediyesi de en ufak olumsuz bir tavır göstermemiş, buna rağmen 1 çivi çakılmamış. Bize hikaye anlatıyorlar. Ne çalışma yapılması gereken yerde ne de İzmir’de başarılı bir işleri yok, amaçları rant sağlamak… Ben hiçbir vatandaşımızın enkaz altında kalmasını istemiyorum, en kısa zamanda riski binalar hepsi dönüştürülecek. Bu benim taahhüdümdür. Ege Şehir Planlama Şirketi’ni ada bazında dönüşüm için tekrar yetkili hale getireceğiz, İZBETON sadece yol çalışmaları yapacak.
İzmir’in kentsel ve kamusal alanlarında kamusal tesislerin tasarımı ile ilgili yeni bir sayfa açacağız. Pazaryeri deyince gözünüzün önüne beton atılmış, düzensiz bir zemin, uzay bir çatı geliyor. Çoğu ışık almaz, hava almaz, tuvaletleri her zaman problemlidir. Ancak buna mahkum değiliz. Pazaryerlerinde spor ve kültür tesislerinde daha çağdaş, bize daha fazla keyif verecek, kullanımında fonksiyonel olan tesisler yapabiliriz. Bunun için tasarım rehberlerine ihtiyacımız var. “İzmir’de nasıl pazaryerleri yapabiliriz, tasarım örnekleri çıkarır mısınız?” diyerek yapacağımız çalıştaylarla ortak akıl projeleri çıkacaktır. Bizi güneşten, yağmurdan koruyacak, ekolojik yanları düşünülmüş; enerji açısından kendine yeten tesisler yapabiliriz. İzmir’in kamusal alanları ile ilgili olarak konsept tasarım örnekleri olacak. Bizim rahatsız olduğumuz, konuşmak istemediğimiz diğer konu belediyenin hizmet binasına ihtiyaç olduğu. Görüş ayrılıkları var, İzmir’de bir değerlendirme talep edeceğim. İzmirlilerin istediği olacak. Benim kendi görüşüm Konak Meydanı’nda eski yerinde, eski büyüklüğünde bir bina yapılsın diyorum. Gurur duyacağımız bir binayı burada inşa edebiliriz diye kişisel bir düşüncem var. Bunu da kamuoyunun takdirine sunacağım eğer onaylarsanız eski yerinde herkese keyif verecek bir belediye binamız olacak ve bugün fuarda çalışan tüm arkadaşlarımı oraya davet edeceğim.
“AKILLI KAVŞAKLARLA TRAFİK YÜZDE 10 DAHA RAHATLAYACAK”
Akıllı kavşaklarla trafik yüzde 10 daha rahatlayacak. Trafiğin sıkıştığı noktalarda neden sıkıştığı belli, yapacağımız şey her şeyin önüne koyarak bunu yapmamız. Şirin Payzın Kavşağı’nda, Halkapınar hilal ve Ege Mahallesi’nde yapacağımız çalışmalarla trafik rahatlayacak. Kavşak ve bağlantı noktalarında şerit sayısını artıracağız. Bayraklı Belediyesi’nin altındaki alanda trafiği yer altına alarak o kalan alana da meydan projesi yapacağız. Bayraklı’yı deniz ile bu şekilde buluşturacağız. Mürselpaşa’da bir altgeçit var, yapılması zor değil. En kısa zamanda yapılacak işlerden biri de bu. Alsancak Garı’nın orada trafiğin yer altına alınması zor ama bizim gözümüzü korkutmuyor, en kısa zamanda bunu yapacağız. Yaşayanlar Üst Geçidi, Karabağlar’da yaşanan bir sorun. Üst geçit projesi yapılmış, hazır ve ilk yapacağımız projelerden biri bu. Ben burada kesin ve erken yapılacak projelerden bahsediyorum. Kentimizin master planının güncellenmeye, belki de yeni baştan yapılmaya ihtiyacı var. Mümkün olan en kısa zamanda İzmir’in geneli için bir ulaşım master planı yapılacak. Anadolu Caddesi ve İZBAN hattı üzerinden geçen Mavişehir’i Cumhuriyet Mahallesi’ne bağlayan deniz kenarına inebileceğiniz bir bağlantı yapılacak. Karşıyaka Belediye Başkanlığımda içimde kalmıştı, en kısa sürede yapılacak şeylerden birisi…”
“METROBÜS İZMİR’E GELECEK”
Ulaşım alanında yapacağı projelerden bahsetmeyi sürdüren Tugay, şu ifadeleri kullandı: “Metrobüs uygulamasını İzmir’e bir şekilde getireceğiz. İstersek her şeyi yaparız. Bunu da nasıl yapabildiğimizi göreceksiniz. Karabağlar-Gaziemir Metrosu bakanlıkta onay bekliyor, onaylandığında çalışması başlayacak. Örnekköy tramvay onayı alınmış projelendirmiş bir çalışma, başlanacak ve bitirilecek. İZBAN seferleri sıklaşacak. Şehir Hastanesi için teleferik için proje var, yapılabilir, monoray da düşünüyoruz. Bisiklet köprüleri yapacağız. Deniz taksi çok kolaylıkla devreye sokulacak bir uygulama, ilk 6 ayda başlatacağız. Halkapınar’da aktarma istasyonunda yaşananları görmek gerek, 2050 yılında kaç kişi bu istasyonu kullanacak? Tam 1 milyon kişi… Bu aktarma istasyonlarını düzenleyeceğiz, yaşam alanlarına çevireceğiz dediğimiz zaman yurtdışındaki örnekler göz önüne geliyor. Türkiye’de de İzmir’de de bu konuda eksiğimiz var. Aktarma istasyonlarının hepsinde düzenlemeler yapacağız. İnsanların ihtiyaçlarımızı karşılayan merkezler olacak. Otogar için Büyükşehir Belediyemizin yarışma ile belirlediği projeyi sahipleniyoruz. Otogar bu şekilde olacak. Bunu çözeceğim. Modern, çağdaş bir görünümde olacak. Semt garajı ihtiyacı var, sırasıyla hepsini yapacağız. Otopark projeleri var, uygulanmayı bekleyen… Bunları yapacağız. Kemalpaşa’da, Selçuk’ta, Aliağa’da yapacağız. Karavan otoparkı acilen lazım, bunları en hızlı şekilde yapacağız.
KARŞIYAKA’NIN ONURUYLA DAHA FAZLA OYNAMAYIN
Süreci başından sonuna takip etmiş birisi olarak Karşıyaka Stadı için elinden geleni yapmış ama utanmadan konuşanlara “Karşıyaka’nın onuru ile daha fazla oynamayın ya o stadı yapın ya da bize verin biz yapalım” diyorum”
]]>CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, ‘İzmir Geleceğe Doğru’ sloganı ile seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. Tugay, Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen lansman toplantısında projelerini başlıklar altında topladı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda video gösterimi yapıldı. Ardından kürsüye çıkan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, içinde bulundukları dönemin yeni bir siyasi dönem olması gerektiğinin altını çizerek, “Başkan olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediyecilik diye aktardığımız belediye şemasının yeniden düzenlenmesi olacaktır. 31 Mart’ta yapılacak seçim için aday olarak sahneye çıktım. İzmirlilerin onayını alacağız. Yeni bir siyasete yeni bir siyaset anlayışına ve yeni siyasetçilere ihtiyacımız olduğunu toplum söylüyor. Siyasetteki tıkanma noktasını aşmamız lazım. Biz bunu ‘yeni nesil belediyeciliğe ihtiyacımız var’ olarak tanımladık. Bütün sorunları küresel düşünüp yerel eylem planları ile çalışmalar yapmak zorundayız. Çalışma yaparken dar bir kadro ile değil ulaşabildiğimiz bütün kaynaklarla herkesle bağlantılı olacağız” diye konuştu.
“Bir daha bu şehirde su baskını olsun istemiyorum”
İlk 180 gün yapacakları vaatlerden bahseden Cemil Tugay, “İzmir Planlama Ajansı kurulacak. Su ve toplu ulaşım ücretleri adil ve dengeli olacak. Yolların bakımı ve tamiri ivedilikle yapılacak. Asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin düzenli ve hızlı bakımı yapılacak. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kurulacak. Eğer mümkün değilse eşdeğer birim kurulacak. Bir daha bu şehirde su baskını olsun istemiyorum. Bu yüzden deniz taşkın bariyerleri yapacağız. Dezavantajlı çocukların olduğu bölgelerdeki okullarla iletişime geçeceğiz. Çocuklarımız bir sandviçe 50 lira vermesin. Uygun görülürse oradaki okulların kantinlerini biz yöneteceğiz. Öğrencilerimize aylık abonman kart vereceğiz. İç körfezde seçilen güzergahlarda deniz taksi uygulaması başlatacağız. Havaalanı ve otogara giden otobüslerin sefer sayıları artırılacak. Kazı yapan bütün şehirler çok daha sıkı bir şekilde, planlamaya dikkat etmeleri söylenerek kararlar ona göre takip edilecek. İzmir’de çok fazla inşaat çalışması var. Bu sorunun büyümeden hallolması lazım. Kentsel sorunlara hızlı prototipleme ile katılımcı ve yenilikçi çözümler sunan kent laboratuvarları sunacağız” açıklamalarında bulundu.
CHP’nin İzmir adayı Cemil Tugay’ın yeni dönem projeleri ise şu şekilde:
“25 bin sosyal konut, dirençli ve kendine yeten havzalar programı, deprem master planı, yeni belediye hizmet binası, kent için ulaşım ve trafik sorunu, alt üst geçit projeleri, Karşıyaka İskelesi ve çevresi projesi, metrobüs uygulaması, Karabağlar-Gaziemir metrosu, İZBAN seferleri projesi, Alsancak Liman C Kapısı önü ve Mavişehir Bilim Müzesi önünde bisiklet ve yaya köprüsü projesi, İzdeniz taksi uygulaması, aktarma merkezleri, yeni otogar projesi, semt garajları, karavan parkları, su ve körfez projesi, taşkınlara karşı kıyı düzenlemeleri, her ilçeye atık su arıtma tesisi, semt marinaları, İzmir sürdürülebilir enerji ve eylem planı, yeşil ve mavi altyapı master planı, tarım 4.0 projesi, yerel gastronomi eğitimleri-mutfak sanatları merkezi, jeotermal ile 250 bin konut ısıtma.”
Ekonomi, istihdam ve bölgesel kalkınma başlığı altında yapacakları diğer hizmetleri aktaran Tugay şu proje başlıklarını sundu:
“Sağlık turizmi ve İzmir, biyoekonomi stratejisi ve eylem planı, kırsal havza istihdam ve istatistik ofisleri, İzmir neet projeleri, girişimcilik merkezleri, kent içi tematik bölgeler.”
Kültür, sanat ve spor alanındaki projeler
Seçildiği taktirde Kültürpark’a beton dökülmeyeceğinin sözünü veren Cemil Tugay, kültür, sanat ve spor alanındaki projelerini şu şekilde belirtti:
“Doğa Tarihi Müzesi, Kültürpark koruma projesi, Kemeraltı koruma ve geliştirme planı, çağdaş kent kütüphanesi, İzmir Büyükşehir Senfoni Orkestrası, Basmane-Ödemiş tren yolunda kültür yolu projesi, spor istasyonları, Karşıyaka Stadı.”
Sağlık alanındaki projeler
“İzmir tek sağlık bilim kurulu, hayvan sağlığı start-up programları.” – İZMİR
]]>Bakan Tekin İzmir’de
İZMİR – Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir dizi program için geldiği İzmir’de ziyaretler ve etkinlikler gerçekleştirdi. Bakan Tekin, İzmir Valiliğini ziyaretinin ardından buluştuğu toplantıda eğitimcilere, “Biz bütün kararlarımızı sizlerle alıyoruz. Sizlerle beraber yürümek istiyoruz. Bugün de burada sizlerle sizin gündemini belirlediğiniz konularla ilgili istişareler yapacağız” diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programları kapsamında sabah saatlerinde İzmir Valiliğini ziyaret etti. İzmir Valisi Süleyman Elban tarafından karşılanan Bakan Tekin, şeref defterini imzaladı ve ardından İzmir İl Milli Eğitim müdürlüğünü ziyaret etti. Bakan Tekin, İl genelinde ilkokul, ortaokul ve liselilerin katılımıyla düzenlenen ‘Çocuk Gözüyle Filistin’ konulu resim yarışmasında dereceye giren eserlerinden oluşan sergiyi de inceledi.
“Bundan sonraki süreci de öğretmenlerle beraber inşa edeceğiz”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha sonra İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı ve İzmir Eğitim Yöneticileri Toplantısına katılmak için İzmir İktisat Kongresi Binasına geçti. İzmir Valisi Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, bakanlık genel müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve müdür yardımcıları da toplantıya katıldı. İzmir Eğitim Yöneticileri Toplantısında katılımcılara seslenen Bakan Tekin, “Bundan tam 101 yıl önce içinde bulunduğumuz bina, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nın hemen sonrasında ekonomik bağımsızlığımızın elde edilmesine ilişkin kararların alındığı bir yer. El işçiliğinden fabrikalaşmaya geçişi, ekonomik bağımsızlığı ve ekonomik kararların alındığı bir binadayız. Bu yüzyıl boyunca bu anlamda gerçekten devasa adımlar atıldı. ve şimdi aynı binada biz, önümüzdeki yüzyıla ilişkin Türkiye’nin bu kez de önümüzdeki yılı domine edecek bir ülke olması için kararlar alacağız. İstişareler yapacağız. Bunu önemli buluyorum. Benden önce konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Yahşi Bey’in söylediği 15 Temmuz süreci de aslında Gazi Mustafa Kemal’in bu binada başlattığı ve yürüttüğü mücadelenin doğal bir sonucu. Siz o günü çok iyi hatırlayacaksınız. Türkiye’nin bir uydu devleti olması için yabancı güçlerle iş birliği eden, Türkiye’yi bu anlamda başka ülkelerin bir piyona haline getirmeye çaba sarf eden bir grup, bu ülkede siyasi iktidarı ve toplumsal iktidarı ele geçirmeye çalıştı. 15 Temmuz gecesi ülkece beraber bir destan yazıldı. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda yaptığımız gibi. İnşallah önümüzdeki yüzyılda hep beraber bizler inşa edeceğiz. Bakın şimdiye kadarki süreci, öğretmenler üzerinden inşa ettik. Bundan sonraki süreci de öğretmenlerle beraber inşa edeceğiz” dedi.
“Önümüzdeki yüzyılı hep beraber Türkiye yüzyılı yapacağız”
Bakan Tekin konuşmasının devamında, “Kültürümüzde istişare diye bir kavram var. Batı literatürü, batı kamu yönetimi literatürü bunu yönetim diye almış. Alınan kararların uygulama biçimleri birlikte çalıştığımız kişilerle, çalışan arkadaşlarımızla istişare edilmeli diyoruz biz. Biz bütün kararlarımızı sizlerle alıyoruz. Sizlerle beraber yürümek istiyoruz. Bugün de burada sizlerle sizin gündemini belirlediğiniz konularla ilgili istişareler yapacağız. Sizin tespit ettiğimiz, bizim göremediğimiz eksiklikler varsa onları hep beraber değerlendireceğiz. Buradan Bakanlığa bağlı müdürlüğümüzde de burada ilgili genel müdür arkadaşlarımız da var. Bakanlar bununla ilgili tedbirlerimizi alacağız. Ben size sadece şunu ifade etmek istiyorum. Yüzyıl önce Gazi Mustafa Kemal burada silah arkadaşlarına ‘Bu sanayileşme mücadelesini hep beraber yapacağız’ diyordu. Ben de size aynı teklifi yapıyorum. Önümüzdeki yüzyılı hep beraber Türkiye yüzyılı yapacak, eğer bunu arzu ediyorsak hep beraber yapacağız. Biz bakanlık olarak bunu istiyoruz. Siz de istiyorsanız buyurun beraber yol yürüyoruz diyorum” açıklamasında bulundu.
]]>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programları kapsamında sabah saatlerinde İzmir Valiliğini ziyaret etti. İzmir Valisi Süleyman Elban tarafından karşılanan Bakan Tekin, şeref defterini imzaladı ve ardından İzmir İl Milli Eğitim müdürlüğünü ziyaret etti. Bakan Tekin, İl genelinde ilkokul, ortaokul ve liselilerin katılımıyla düzenlenen ‘Çocuk Gözüyle Filistin’ konulu resim yarışmasında dereceye giren eserlerinden oluşan sergiyi de inceledi.
“Bundan sonraki süreci de öğretmenlerle beraber inşa edeceğiz”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha sonra İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı ve İzmir Eğitim Yöneticileri Toplantısına katılmak için İzmir İktisat Kongresi Binasına geçti. İzmir Valisi Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, bakanlık genel müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve müdür yardımcıları da toplantıya katıldı. İzmir Eğitim Yöneticileri Toplantısında katılımcılara seslenen Bakan Tekin, “Bundan tam 101 yıl önce içinde bulunduğumuz bina, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nın hemen sonrasında ekonomik bağımsızlığımızın elde edilmesine ilişkin kararların alındığı bir yer. El işçiliğinden fabrikalaşmaya geçişi, ekonomik bağımsızlığı ve ekonomik kararların alındığı bir binadayız. Bu yüzyıl boyunca bu anlamda gerçekten devasa adımlar atıldı. ve şimdi aynı binada biz, önümüzdeki yüzyıla ilişkin Türkiye’nin bu kez de önümüzdeki yılı domine edecek bir ülke olması için kararlar alacağız. İstişareler yapacağız. Bunu önemli buluyorum. Benden önce konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Yahşi Bey’in söylediği 15 Temmuz süreci de aslında Gazi Mustafa Kemal’in bu binada başlattığı ve yürüttüğü mücadelenin doğal bir sonucu. Siz o günü çok iyi hatırlayacaksınız. Türkiye’nin bir uydu devleti olması için yabancı güçlerle iş birliği eden, Türkiye’yi bu anlamda başka ülkelerin bir piyona haline getirmeye çaba sarf eden bir grup, bu ülkede siyasi iktidarı ve toplumsal iktidarı ele geçirmeye çalıştı. 15 Temmuz gecesi ülkece beraber bir destan yazıldı. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda yaptığımız gibi. İnşallah önümüzdeki yüzyılda hep beraber bizler inşa edeceğiz. Bakın şimdiye kadarki süreci, öğretmenler üzerinden inşa ettik. Bundan sonraki süreci de öğretmenlerle beraber inşa edeceğiz” dedi.
“Önümüzdeki yüzyılı hep beraber Türkiye yüzyılı yapacağız”
Bakan Tekin konuşmasının devamında, “Kültürümüzde istişare diye bir kavram var. Batı literatürü, batı kamu yönetimi literatürü bunu yönetim diye almış. Alınan kararların uygulama biçimleri birlikte çalıştığımız kişilerle, çalışan arkadaşlarımızla istişare edilmeli diyoruz biz. Biz bütün kararlarımızı sizlerle alıyoruz. Sizlerle beraber yürümek istiyoruz. Bugün de burada sizlerle sizin gündemini belirlediğiniz konularla ilgili istişareler yapacağız. Sizin tespit ettiğimiz, bizim göremediğimiz eksiklikler varsa onları hep beraber değerlendireceğiz. Buradan Bakanlığa bağlı müdürlüğümüzde de burada ilgili genel müdür arkadaşlarımız da var. Bakanlar bununla ilgili tedbirlerimizi alacağız. Ben size sadece şunu ifade etmek istiyorum. Yüzyıl önce Gazi Mustafa Kemal burada silah arkadaşlarına ‘Bu sanayileşme mücadelesini hep beraber yapacağız’ diyordu. Ben de size aynı teklifi yapıyorum. Önümüzdeki yüzyılı hep beraber Türkiye yüzyılı yapacak, eğer bunu arzu ediyorsak hep beraber yapacağız. Biz bakanlık olarak bunu istiyoruz. Siz de istiyorsanız buyurun beraber yol yürüyoruz diyorum” açıklamasında bulundu. – İZMİR
]]>İzmir programı kapsamında Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nde incelemelerde bulunan Uraloğlu, yaptığı açıklamada, konumu nedeniyle Türkiye’den 4 saatlik uçuş süresiyle yaklaşık 1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8 trilyon 600 milyar dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkeye ulaşılabildiğini söyledi.
Demir yollarının gelişmesine ve lojistik merkezlerin yapımına ayrı bir önem verdiklerini belirten Uraloğlu, “2053 yılı hedeflerimiz doğrultusunda kara yollarındaki yüzde 72’lik yük taşımacılığı payını yüzde 57’ye düşürmeyi, demir yollarının yüzde 5 olan taşımacılık payını ise yüzde 22’ye yükseltmeyi planlıyoruz.” dedi.
Bakan Uraloğlu, 2002’den bu yana 13 lojistik merkezini işletmeye açtıklarını, Sivas, Kayseri Boğazköprü ve Rize İyidere lojistik merkezlerinin yapımına devam ettiklerini ifade ederek “Bilecik-Bozüyük, Mardin, Ovaköy, İstanbul Avrupa Yakası, Çerkezköy, Çandarlı İzmir ve Filyos olmak üzere 7 lojistik merkezin etüt proje ve planlama çalışmalarını sürdürüyoruz. 2053 yılına kadar ülkemizdeki lojistik merkez sayısını 13’ten 26’ya çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu.
Yıl sonuna kadar faaliyete geçmesi planlanıyor
Uraloğlu, Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin genişleme alanları ile yaklaşık 3 kilometrekarelik alana sahip olduğunu ve ilk etapta 1,3 kilometrekarelik kısmın altyapı çalışmalarını tamamladıklarını bildirdi.
Merkezin önemine işaret eden Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sadece İzmir çevresine değil Alsancak, Aliağa liman bağlantıları ve gelecekte Çandarlı Liman bağlantıları ile Batı Anadolu ve tüm Türkiye’ye hizmet verecek nitelikte olması, kombine taşımacılığı teşvik etmesi, konteyner yükleme ve boşaltma faaliyetlerini iyileştirmesi, Alsancak Liman sahasının konteyner stok sahası olarak kullanımının önüne geçmesi, kent içinde tehlike arz eden konteyner park sahalarını bölgeye taşıması, TIR ve kamyon sirkülasyonunu azaltması, demir yolu taşımacılığını artırması, gümrük ve lojistik hizmetlerinde operasyon hızını ve verimliliğini artırması, işletme maliyetlerinin düşürülmesi gibi nedenlerle Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin İzmir’imize çok büyük bir değer katacağına inanıyoruz.”
Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ndeki lokal konteyner talebinin ortalama tahminle 2025 yılında 2,3 milyon TEU, 2040’lı yıllardan sonra ise 5 milyon TEU düzeyini aşacağını kaydeden Bakan Uraloğlu, çevresinde 15’ten fazla sanayi bölgesinin yanı sıra İzmir’deki limanların yer almasının merkezin yer seçiminin tutarlığını gösterdiğini söyledi.
Uraloğlu, merkezin tüm devlet yollarının yanı sıra Ankara, İstanbul, Çanakkale, Antalya otoyolları ile bağlantısının bulunduğunu ifade ederek, “Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı tamamlandığında Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ndeki bir ürünün Ankara’ya ve İzmir’e daha hızlı ulaşımı sağlanmış olacaktır.” diye konuştu.
Projenin ete, kemiğe bürünmüş duruma geldiğini vurgulayan Uraloğlu, “Biraz önce yaptığımız değerlendirmede 8 ay sonra, hadi en geç bu yılın sonuna kadar inşallah burada lojistik faaliyetlerin yürüdüğünü hep beraber göreceğiz.” dedi.
İzmir’in liman kenti kimliği
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Hamza Dağ da İzmir’in jeopolitik konumunu ekonomik güce dönüştürmenin yolunun taşımacılık sektöründe atılacak adımlara bağlı olduğunu söyledi.
Hazırladıkları projelerde İzmir’in problemlerini çözerken buldukları çözümlerin başka hangi problemlere ilaç olabileceğini de düşündüklerini aktaran Dağ, Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin İzmir’in liman kenti kimliğini ve ticari mirasını çok daha ileriye taşıyacağını kaydetti.
Dağ, “Allah nasip ederse 1 Nisan’da göreve başladığımızda da bakanlığımız ile birlikte bu ticari mirasa katkıda bulunmak için ne gerekiyorsa onu yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Programa Vali Süleyman Elban, AK Parti İzmir milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya ile Yaşar Kırkpınar, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı.
]]>Kaç belediye başkanı geldi geçti, bu arazi bir türlü çözüme kavuşamadı
Aziz Kocaoğlu: “Kentin başında çıban başı, kara bulut gibi”
Burhan Özfatura: “İzmir için bir utanç çukuru olarak bugüne kadar çözüme kavuşamadı”
Esnaf Ahmet Üzüm: “Utanç duvarını kaldırın”
Basmane Çukuru tonlarca molozla artık dümdüz
İZMİR – İzmir’in Konak ilçesinde, 40 yılı aşkın bir süredir kentin göbeğinde davalık olan, bir türlü çözüme kavuşturulamayan ve “Basmane Çukuru” olarak anılan arazinin hikayesi, filmlere bile konu olacak bir karmaşa olarak tarihe geçti. Yılan hikayesine dönen araziyle ilgili yoğun mücadele veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanlarından Aziz Kocaoğlu, “Kentin başında çıban başı, kara bulut gibi. Ben 15 sene uğraştım” derken, Burhan Özfatura da, “İzmir için bir utanç çukuru olarak bugüne kadar çözüme kavuşamadı” yorumunu yaptı.
Konak’ta, 40 yılı aşkın sürekli davalık olan, şehrin en önemli noktasında atıl vaziyette bekleyen ve “Basmane Çukuru” olarak anılan arazi, bugüne kadar ne yapıldıysa bir türlü çözüme kavuşamadı. Sayısız belediye başkanının canlandırmak için girişimde bulunduğu, mimari projelerin çizildiği; fakat yargıya takılan arazinin hikayesi, adeta filmlere bile konu olacak cinsten.
Kentin merkezinde tam bir yılan hikayesi
Kentte zaman zaman “utanç çukuru” olarak da anılan 20 bin metrekareyi aşkın büyüklüğündeki alan, 1980’li yılların sonuna kadar otobüs garajı olarak hizmet verdi. İsmet Kaptan Mahallesi’ndeki arazi, şehirlerarası garajın taşınması, bölgede hareketliliğin ve ticaretin azalmasıyla yılan hikayesine dönüştü ve süreç böyle başladı.
Meşhur Basmane Meydanı’nın hemen karşısında bulunan ve bu nedenle Basmane Çukuru olarak anılan arazi, kentin en işlek bölgesinde yer alıyor. Zamanla hisseleri devredilen ve şuan itibariyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun yüzde 70, İzmir Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 hissesinin bulunduğu arazi, artık çözüm bekliyor.
Alanda hareketlilik: Tonlarca molozla dolduruldu, artık dümdüz
“İzmir’in bir sorunu” haline gelen arazi, kısa bir süre öncesine kadar ise kent merkezinde mini göleti andırıyordu. Çeşitli dönemlerde atılan temellerin üzerine yağmur sularının dolduğu arazide ise şu sıralarda hummalı bir çalışma var.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, aylar süren çalışmayla kamyonlar vasıtayla tonlarca molozla araziyi doldururken, 20 bin metrekarelik alan son aşamada dümdüz oldu.
Aziz Kocaoğlu: “Kentin başında çıban başı, kara bulut gibi”
2004 ve 2019 yılları arasında görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Aziz Kocaoğlu da, 15 yıllık görev süresince arazinin çözümü için uğraştıklarını belirtti. Kendi döneminde yüzde 12’lik hisseyi yüzde 30’a çıkardıklarını anlatan Kocaoğlu, arazi için, “Kentin başında çıban başı, kara bulut gibi. Ben 15 sene uğraştım. İyi niyetle ve samimiyetle tarafları birleştirdim; ama bir yere kadar aşabiliyorsunuz” dedi.
Yaşanan süreci anlatan Aziz Kocaoğlu, “Burhan Özfatura’nın ikinci döneminde, EGS Holding ve Güç Birliği Holding, bu iki şirket, Basmane Çukuru dediğimiz, eski garaj yerinde bir proje yapmak istiyorlar. Burhan Bey’de bu konuya; kentin kalkınması, gelişmesi ve ihtiyaçlarının karşılanması için olur veriyor. Bir mukavele yapılıyor, burada bu sözleşmeden sonra dava süreçleri başlıyor. Dava süreçlerinin iki tarafı var; birinci tarafı belediye, diğer tarafı da 1989-1994 yılları arasında Büyükşehir Belediye Başkanlığını yapan Yüksel Çakmur Beyefendi ve meslek odaları. Biz göreve geliyoruz. Bu problemin, sorunun çözülmesi için girişimlerde bulunduk. Önce odalarla topladık. Odalar, buraya; bir alışveriş merkezi, ticaret merkezi yapılmasına karşılar; ama aynı zamanda, daha çok kamu hakkının yendiğine, kamu vicdanının bu yüzde 12 orandan rahatsız olduğu konusunda kamu davası ağırlıklı olarak açıyorlar. Yüksel Bey’de plana karşı ve buranın bu amaçla kullanılmamasını istiyor. ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi hissesini yüzde 30’a çıkartabilir miyiz?’ diye bizim başlattığımız bir çalışma oldu. Bu çalışma, odalar tarafından da genel kabul gördü. Yüksel Çakmur Beyefendiden randevu aldım, görüştüm. ‘Yüzde 30’a çıkartırsam, dava açmazsanız bu problem çözülür, hallolur şeklinde düşünüyorum’ dedim. ‘Yüz 30 çıkar, sonra görüşelim’ dedi. Biz de şirketlerle görüştük ve 30’a çıkarttık” şeklinde konuştu.
“Yüzde 30 hisseyi çıkarınca meslek odaları sözünce durdu, Yüksel Bey dava açtı”
Şirketlerin daha sonra borçlarından dolayı TMSF’ye devrildiğini, davaların açılmasıyla sürecin kilitlendiği ifade eden Kocaoğlu, şöyle devam etti:
“Odalar, meslek odaları sözlerinde durdular ve dava açmadılar; ama Yüksel Bey’e tekrar gittim, ‘Yüzde 30 çıkartıyorum, kamu zararı telafi ediliyor. Siz de dava açmayın’ dedim. ‘Hepsini almazsanız dava açacağım’ dedi, davayı sürdürdü. İşler tıkırında gitseydi, yürüseydi, dava açılmasaydı ve Güç Birliği Holding ve EGS Holding’in durumu bozulmasa, bugün bir ticaret merkezi ortaya çıkacaktı; ama bozulunca, kamunun hissesi İzmir kamuoyunda tasvip görmeyince bu noktaya geldi.”
Çözüm yolu hakkında önerilerde bulunan ve belediyenin yüzde 30 hissesinin bulunduğu yere İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmet binası yapılması gerektiğini ifade eden Aziz Kocaoğlu, “Bunun karşılıklı anlaşmayla çözülmesi gerekiyor. TMSF’nin tavizde bulunması gerekiyor. Çözülmeyecek diye bir şey yok. Yeter ki iyi niyetle, samimiyetle çalışılsın; kıymetli bir mülk” ifadelerine yer verdi.
Burhan Özfatura anlattı: ” Türkiye’de yargı, istemezükçülere daha fazla prim tanıyor”
1984 ve 1999 yılları arasında görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Burhan Özfatura da, arazinin İzmir ekonomisine, turizmine katkısının olabileceğini belirtti.
“İzmir için bir utanç çukuru olarak bugüne kadar çözüme kavuşamadı” diyen Özfatura, “Fuarla beraberce oraya bir canlılık kazandırılması lazım. Türkiye’de yargı, maalesef istemezükçülere daha fazla prim tanıyor ve yapılan icraatlerin de engellenmesine imkan sağlıyorlar. Binlerce insan, orada iş imkanı bulacaktı. İzmir ekonomisine, fuarla bağlantılı olarak, fuarda da yeni bir takım aktiviteler geliştirerek çok güzel bir eser kazandırılabilirdi. Buranın sorununun çözülmemesi için hiçbir gerekçe yok” diye konuştu.
Özfatura, kendi döneminde yapılan satışa ilişkin de bilgi vererek, “Biz ilk başkanlık döneminde, orada 5 yıldızlı bir otel ve ona bağlı birtakım mekanların yapılması için yaptığımız ihaleyi Asil Nadir kazanmıştı. O iş olmadı. İkinci dönem Kemal Zorlu rahmetli, bu İzmir iş adamlarının bütün birlikte yürüttükleri şirket kanalıyla orayı bizden satın aldı. Bize gerçekten çok iyi bir fiyat verdi. Daha sonra, birtakım bizim hizmetlerimizi engellemek isteyen muhalefet mensubu politikacılar, devamı olarak orayı dava konusu yaptılar. Orası böyle sürüncemede kaldı. Bütün ihale mevzuatına hepsi açık ve net. İzmir’in çıkarları açısından en küçük bir problem yoktu” dedi.
Bölge esnafı da durumdan şikayetçi: “Utanç duvarını buradan kaldırsınlar”
Etrafı çevrili Basmane Çukuru çevresindeki esnaflarda, durumdan şikayetini dile getirdi. 39 yıldır esnaflık yapan Ahmet Üzüm (64), “Ben 39 yıldır burada esnafım. Benden eski esnaf çarşıda yok. 23 yıl önce buraya bir temel atıldı. Bu utanç duvarı böyle hanımızın, iş yerlerimizin önüne örüldü. Bütün pisliğini, bütün mikrobunu biz çekiyoruz. Hangi partiden olursa olsun, ricamız; bunu ilk birinci madde olarak gündemlerine alsınlar. Şu utanç duvarını, şu İzmir’in utancını buradan kaldırsınlar” diyerek isyan etti.
Bir başka esnaf Gökçe Özdayı da, şöyle konuştu:
“İzmir’in tam göbeğinde olan bir yer burası ve artık bir çözüme ulaşması gerekiyor. 23-24 yıldır atıl vaziyette duruyor. Yazık. Çok leş bir görüntüsü var. Su varken ayrı bir pislik, şimdi doldurdular. Tozuyla, toprağıyla uğraşmak da çok zor oluyor.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in dirençli kent vizyonu doğrultusunda çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi orman yangınlarına erken müdahale edilmesi, yangın söndürme ekipmanlarının artırılması amacıyla orman köylerine su tankeri dağıtımına devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ev sahipliğinde Kültürpark Atlas Pavyonu yanında bulunan alanda yapılan törenle orman köylerine 40 yangın tankeri daha verildi. Daha öncekilerle beraber toplam dağıtılan tanker sayısı 165 oldu. Törene İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı ile genel sekreter yardımcıları, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı İsmail Derse, bürokratlar, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Törenin ardından tankerlerle tatbikat yapıldı.
Soyer: “İklim kriziyle ilgili mücadele vermek zorundayız”
Türkiye’de bir ilki hayata geçirdiklerini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, küresel iklim kriziyle birlikte büyük felaketler yaşandığına dikkat çekti. Başkan Soyer, “Küresel iklim krizi nedeniyle hasta bir gezegende yaşıyoruz. Bu hasta gezegende hiçbirimiz sağlıklı olamayız. İklim kriziyle ilgili mücadele vermek zorundayız” dedi.
“Milliyetçilik sadece kültürel değerlerden mi ibaret?”
2020’de İzmir’de yaşanan deprem felaketinin ardından Seferihisar’daki tsunamiyi hatırlatan Başkan Tunç Soyer, dirençli bir kent oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Tunç Soyer, “Milliyetçilik Özellikle siyasi partilerde çokça konuşulan, herkesin birbiriyle yarıştığı, daha fazla milliyetçi olduğunu anlattığı bir siyasal iklimde yaşıyoruz. Milliyetçilik sadece kültürel değerlerden mi ibaret? Memleketin suyuna, havasına, toprağına sahip çıkmak değil midir? Merasına, ormanlarına, nehirlerine, vadisine sahip çıkmak değil midir? Niçin siyasiler memleketin toprağına, havasına, suyuna sahip çıkmak konusunda yarışmazlar da sadece kültürel değerler üzerinden milliyetçilik yarışındadırlar? Gerçek milliyetçilik; yerli olana, milli olana sahip çıkmak, önce havasına, suyuna, toprağına sahip çıkmakla başlar. ve ben iddia ediyorum; İzmir Büyükşehir Belediyesi şehrinin havasına, suyuna, toprağına, yer altına, yer üstüne, bitki örtüsüne, yerli tohumuna Türkiye’de en çok sahip çıkan şehirdir. İddia ediyorum Türkiye’nin en milliyetçi şehri İzmir’dir. Türkiye’de milliyetçiliğin öncüsü İzmir’dir ve öyle olmaya devam edecektir” diye konuştu.
Derse: “Sonsuz teşekkür ederim”
Yangınların önüne geçmek adına birçok ilkin hayata geçirildiğini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı İsmail Derse, “2021 yılında 60 tanker, 2022’de 65 ve şimdi 40 adet tanker dağıtımı yapıyoruz. Bölgelere göre dağıttık. Kırsal ve orman alanlara ağırlık verdik. Tankerlerin bakım onarımı için de ekip kurduk. Toplamda 325 tankeri faal hale getirdik. Bizi hiçbir yangında yalnız bırakmayan Başkanımız Tunç Soyer’e sonsuz teşekkür ederim” diye konuştu. – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ithafen düzenlediği “100. Yılın Öyküsü, Şiiri” adlı ulusal öykü ve şiir yarışması sonuçlandı. Tarihi Asansör Ceneviz Salonu’nda yapılan seçici kurul toplantısını İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın ve Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay da ziyaret ederek katılımlarından ötürü seçici kurul üyelerine teşekkür etti.
Barış İnce, Bekir Yurdakul, Handan Gökçek, Hülya Soyşekerci ve Nalan Barbarosoğlu’ndan oluşan öykü seçici kurulu “Karne Günü” adlı eseriyle İstanbul’dan yarışmaya katılan Başak Baysallı’yı oy birliği ile birincilik ödülüne değer gördü. “Mektuplar ve Yıllıklar” adlı öyküsü ile yarışmaya Ankara’dan katılan Kumru Alpaydın ikinci, “Hüzzam Taksim ve İki Kuşaktan Şarkılar” adlı öyküsü ile yarışmaya İzmir’den katılan Sema İşisağ Üçüncü ise üçüncü oldu. Ayşe Burhan Aytekin, İlkay Yılmaz ve Anıl Çetinel Örselli ise mansiyon ödülüne değer görüldü.
ŞİİR ÖDÜLLERİ DE SAHİPLERİNİ BULDU
Betül Dünder, Bilsen Başaran, Duygu Kankaytsın, Haydar Ergülen ve Tuğrul Keskin’den oluşan şiir seçici kurulu ise “Sıradaki Cumhuriyet İşçilere Gelsin” isimli şiiriyle yarışmaya Eskişehir’den katılan Birtürk Özkavak’ı birinciliğe layık gördü. “Yorgun Kıraç” isimli şiiriyle yarışmaya Erzurum’dan katılan Yaşar Bayar ikinciliğe, “Kırıkları Utangaç Gururu Mermer” isimli şiiriyle Samsun’dan katılan Dolunay Ünal ise üçüncülüğe hak kazandı. Merve Evren, Nevzat Konşer ve Figen Savi ise mansiyon ödüllerinin sahipleri oldu.
ÖDÜL TÖRENİNE İLİŞKİN DETAYLAR AÇIKLANACAK
Öykü kategorisinde “Cumhuriyet ve Kadın”, şiir kategorisinde ise “Cumhuriyet ve Özgürlük” temasıyla düzenlenen ulusal katılımlı yarışmaya 57 kentten 412 katılımcı 438 eser ile başvurdu. Her iki kategoride de birincilik ödülünün 20.000 TL, ikincilik ödülünün 15.000 TL, üçüncülük ödülünün ise 10.000 TL olarak açıklandığı yarışmada, mansiyon ödülüne hak kazanan 3’er yarışmacıya 10 ciltten oluşan “Geçmişten Günümüze Kurtuluşun 100. Yılında İzmir Kitap Dizisi” armağan edilecek.
Ödüle hak kazanan ve seçici kurulun belirlediği eserleri Cumhuriyet’in 100’üncü yılı anısına özel hazırlayacağı kitapta toplayacak İzmir Büyükşehir Belediyesi, ödül törenine ilişkin detayları ise önümüzdeki günlerde duyuracak.
ÖYKÜ KATEGORİSİ
Birincilik Ödülü: Başak BAYSALLI (İstanbul) – Karne Günü
İkincilik Ödülü: Kumru ALPAYDIN (Ankara) – Mektuplar ve Yıllıklar
Üçüncülük Ödülü: Sema İŞİSAĞ ÜÇÜNCÜ (İzmir) – Hüzzam Taksim ve İki Kuşaktan Şarkılar
Mansiyon Ödülleri
Ayşe BURHAN AYTEKİN (İstanbul) – Muhtarlı
İlkay YILMAZ (İzmir) – Eşlikçiler
Anıl ÇETİNEL ÖRSELLİ (Ankara) – Omuz Omuza
Yayımlanmaya Hak Kazanan Eserler
Hakan YAŞAR (İstanbul) – Yüzyılın Postası
Mehmet Murat MIHÇIOĞLU (Kayseri) – Ata Kızı
Murat ÇAĞLAR (Antalya) – İzmirli
Namık BUDAK (Bursa) – Gitmek mi Zor
Sevil YILMAZ (İstanbul) – Önemli Bir Gün
Utku ERİŞİK (İzmir) – İnan
ŞİİR KATEGORİSİ
Birincilik Ödülü: Birtürk ÖZKAVAK (Eskişehir) – Sıradaki Cumhuriyet İşçilere Gelsin
İkincilik Ödülü: Yaşar BAYAR (Erzurum) – Yorgun Kıraç
Üçüncülük Ödülü: Dolunay ÜNAL (Samsun) – Kırıkları Utangaç Gururu Mermer
Mansiyon Ödülleri
Merve EVREN (İzmir) – Söz Benim
Nevzat KONŞER (Bursa) – Bir Buket Taze Gül Gibi
Figen SAVİ (İstanbul) – Bir Güz İhtişamı
Yayımlanmaya Hak Kazanan Eserler
Aysel KAYMAZ (Adana) – Benim Adım Cumhuriyet
Çidem ÇİÇEK (Ankara) – Küçük Kadın
İbrahim ŞAŞMA (Karaman) – Kanat Seslerinde Cumhuriyet
Murat ÇALIK (Kocaeli) – Monark’ın Ölümü
Murat KOÇAK (Konya) – Çoban Mehmet’in Rüyası
]]>Ege Sanayici ve İşadamları Derneği (ESİAD) tarafından gerçekleştirilen 36. Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı, İzmir’de bulunan bir otelin seminer salonunda gerçekleştirildi. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sıtkı Şükürer’in ev sahipliği yaptığı toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşma yapan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, “İzmir, başlı başına bir ekosistem oluşturma yolunda hızla ilerliyor. Bu ekosistemi her açından besleyen, ihtiyaçlarına cevap sunacak kent oluşturulması gerekiyor. Bu kapsamda sürdürülebilirlik kavramının anahtar görevi görmesi gerektiğine inanıyorum. Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum iş dünyasının uluslararası rekabet gücü için ne kadar önemliyse yaşanabilir kentler için de o kadar önemli” diye konuşurken, ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sıtkı Şükürer ise “Sosyal belediyecilik anlayışını, akut ihtiyaç gösteren yatırımların hemen yanında tutunuz. Bu salonda bulunan herkes böyle bir anlayışı gönülden destekleyecektir. Siyaseti meslek edinmiş ve kamu imkanlarından yararlanarak geçimini bu esas üzerinden temin etmeye çalışan her seviyedeki insanları, mümkünse belediyemizden temizlemeye çalışın. Bu kentin en büyük organizasyonunu yönetecek kişiler olarak, yöneticilerinizi seçerken, siyasi yol arkadaşlığını tek kriter olarak almayın, yanı sıra; ahbap ve akraba kayırmacılığına lütfen geçit vermeyin. Liyakat hep en önemli tercih sebebiniz olsun” açıklamasında bulundu.
Dağ: “7-24 ulaşabileceğiniz bir belediye göreceksiniz”
Toplantıda söz alan Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, başkan seçildiği takdirde 7 gün 24 saat ulaşılabilir bir belediye olacaklarının sözünü verdi. Dağ, kürsüdeki açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Bilişimi, yenilebilir enerjiyi ve sağlık turizmini şehrimizin ekonomisini büyütecek 3 stratejik alan olarak görüyoruz. ‘Serbest Teknoloji Parkı Projesi’yle, Alsancak Limanı’nın arka alanını, İzmir’in ilk sanayi sitelerinin bulunduğu, endüstriyel mirasın zenginleştirdiği bir bölgeyi, teknoloji ve inovasyonun merkezi haline getireceğiz. Robotik ve kodlama atölyeleri, oyun ve animasyon teknolojileri, yazılım geliştirme ve girişimcilik merkezleriyle beş yıl sonra yazılım dünyasında İzmirli gençlerimizin imzasını, izini göreceğiz. 500 milyon TL bütçe ile kuracağımız İzmir Girişim Sermaye Fonu, denizcilikten tarım teknolojilerine, akıllı şehircilik yazılımlarına kadar geniş bir yelpazede yenilikçi iş fikirlerine finansal destek sağlayacak. “Yeni İşim, İlk Ofisim” programı ile, girişimci ruhu olan gençlere, işlerini kurmaları için gerekli olan ilk adımlarda destek olacağız. İzmir, gelişmiş bir rüzgar enerjisi ekipmanı sanayisine de ev sahipliği yapmaktadır. Bu alanda ihtisaslaşmış sanayi bölgeleri oluşturacağız. Çandarlı Limanı ve art alanı, bu sanayiye hizmet verecek şekilde hayata geçireceğiz. Bizim turizm konusunda diğer şehirlere oranla geride olduğumuzu kabul etmemiz lazım. Ülkemize gelen sağlık turistlerini İzmir’e çekmek hedeflerimizden biri olacak. Amacımız, İzmir’i ve bölgemizi sadece ticaretin merkezi değil kültürel ve turistik bir merkez haline getireceğine inanıyoruz. İzmir’in her bir sokağında, her bir meydanında yaşanan canlılık, şehrimizin ticaretine ve sosyal hayatına yeni bir soluk getirecek. Çıktığımız bu yolda ortak akıldan vazgeçmeyecek, toplumun her bir paydaşıyla istişare halinde olacağız. Sizleri de iş insanlarımız, sanayicilerimiz olarak her daim desteğini beklediğimiz yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Söz veriyoruz. 1 Nisan’dan itibaren 7 gün 24 saat ulaşabileceğiniz bir İzmir Büyükşehir Belediyesi göreceksiniz.”
Basmane Çukuru açıklaması
Konuşmaların ardından Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ESİAD) Yüksek İstişare Kurulu üyelerinin toplantısına katılan Hamza Dağ, iş dünyası temsilcilerinin merak ettiği sorulara yanıt verdi. Basmane Çukuru’nun geleceği hakkında konuşan Dağ, kamuoyunda ‘Basmane Çukuru’ olarak bilinen İzmir’deki arsayla ilgili soru üzerine, “Basmane Çukuruyla ilgili biz de aracı olduk, Büyükşehir Başkanı TMSF ile görüşmeler yaptı. Merkezi yönetimle bunu çözeceğiz. Kafamızda bir formül var. Çözen belediye başkanı olarak tarihe geçeceğim. Yüksek bir bina yapmayacağız. Kamu binalarını, büyükşehir binası da dahil olmak üzere, orada yapabiliriz. Belediye, emniyet, SGK il müdürlüğünü oraya alırız. Merkez bankasını da oraya alabiliriz” ifadelerini kullandı. Dağ, yapılan gökdelenlerle ilgili soru üzerine de gökdelenleri kendilerinin planlamadığını söyleyerek su, kanalizasyon ve trafikle ilgili atılması gereken adımlar olduğunu, onların da projeleri arasında olduğunu söyledi.
“Brifingi daha önceden almış olurum”
Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplayan Dağ, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda İzmir’de dini vakıfların artırılması ve içki yasağı gibi uygulamalar yapılıp yapılmayacağı sorusuna “Ben Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na talibim, İl Müftülüğüne talip değilim” derken, Şükürer’in “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kamu hizmetlerindeki devamlılık esası ve proje birikimleri ile ilgili brief vermek istediğini söyledi” ifadesine, “Ayrı ayrı olmak şartıyla kendileriyle görüşmekten memnuniyet duyarım. 1 Nisan’dan sonra alacağım briefi en azından şimdiden almış olurum” yanıtını verdi. – İZMİR
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, Buca Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Merkezi’ni ziyaret etti. Gençler tarafından büyük ilgiyle karşılanan Tugay, atılan sloganlar üzerine, “Değerli arkadaşlarım, ben böyle tezahüratlara alışık değilim. Beni şımartmayın” dedi. Gençlerin dilek, istek ve beklentilerini paylaştığı tahtaya “Gençler bizimdir” yazan Tugay, Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman’la da playstation oynayarak maç yaptı. Renkli anların yaşandığı Gençlik Merkezi’nde resmini gören Tugay, esprili bir şekilde “Resmi kim yaptı? Olduğumdan yaşlı göstermişsiniz. Ayıp oluyor biraz. Yaşlıyız ama bu kadar da yüzümüze çarpmayın” sözleriyle herkesi güldürdü. Tugay, 56 yaşında olduğunu fakat kendini düşünce ve duygu olarak genç hissettiğini söyledi.
“DÜNYAYI KİRLETİYORUZ”
Gençlerle buluşmasında yaşanılır bir dünyanın önemine dikkati çeken Cemil Tugay, “Dünyada işler iyiye gitmiyor. Dünyayı tüm canlılar için yaşaması zor bir yer haline çeviriyoruz. Bunu bizler, insanlar yapıyoruz. Bolca çöp üretiyor, onları sağa sola atıyoruz. Onları belediye işçileri topluyor, alıyorlar kamyonlarla bir yerlere götürüyorlar. Sonuçta dünyayı plastiklerle, ağır metallerle, kimyasal atıklarla, ilaçlarla kirletmeye devam ediyoruz” dedi.
TUGAY’DAN GENÇLERE VE KADINLARA ÇAĞRI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cesur kararlar aldığına değinen Tugay, “Bazıları bunu anladı, bazıları ise kendi kafalarındaki o farklı adamlar olmadı diye bu işe çamur attı. Ama Sayın Özel, ısrarla kadınlara daha fazla sorumluluk vermek istedi. Gençleri ön plana çıkarmak istedi. O yüzden uzun yıllar sonra yaş ortalaması çok daha genç belediye başkan adayları çıkardı. 9 kadın belediye başkan adayı çıkardı. İzmir’in tarihinde toplam kadın belediye başkanı sayısı 6. Ben İzmir’in kadınlarının yerinde olsam, sadece bu karar için bile CHP’ye oy verirdim. Kadınlarımızın ve gençlerimizin devrim yapmasına ihtiyaç var. O yüzden ayağa kalkın, daha fazla mücadeleci olun, daha fazla çalışın. Bu alanlarda daha fazla olun. Kendinizi asla korkak alıştırmayın. Kimsenin baskısına boyun eğmeyin. Baskı kurmaya çalışanlara hem bu seçimde hem de daha sonraki seçimlerde gereken cevabı siz verin. Bunun onurunu bize yaşatın” ifadelerini kullandı.
“DEMOKRASİYE SONUNA KADAR SAHİP ÇIKALIM”
İzmir’de halka sormadan hiçbir iş yapmayacaklarını vurgulayan CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, “Demokrasi ekmek, su, aldığımız nefes kadar değerli bir şey. İnsan olmanın onuru için herkesin hakkı hukuku için gerekiyor. Kimsenin haksızlığa uğramaması için gerekiyor. Kimsenin herhangi bir baskı altında yaşamaması için gerekiyor. Sizden ricam demokrasiye sonuna kadar sahip çıkmanız ve en temel demokratik hakkınız olan seçimlerde oy kullanmanız. Ama bununla kalmamalı, sizler de bir gün o oy pusulalarında yer almalısınız. Onun için siyaseti kötü bir şey olarak görmemelisiniz. Tam tersine siyasete gençler olarak siz sahip çıkmalısınız” diye konuştu.
“UMUDU YENİDEN ÖRGÜTLEMELİYİZ”
Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman da ülkede yaşanan sorunlardan dolayı herkesin umutsuz olduğunu, kendilerinin umudu yeniden örgütlemek için yola çıktığını söyledi. Duman, “Başka memleket yok, ülkemizden gidemeyiz. Kaçmayacak, korkmayacak, vazgeçmeyeceğiz. Ülkemize, ilçemize kentimize inadına sahip çıkacağız. 31 Mart yerel seçimlerinde geçmişe bir ders geleceğe bir umut vermeliyiz” dedi.
Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya ise Gençlik Ofisi ile gençlere yuva olacak bir kapı oluşturduklarını ifade etti. Kaya, “Çünkü gençler maalesef AKP iktidarında barınma, yeme, içme, güvenlik ve eğitim sorunu yaşıyor. Bütün gençleri burada örgütlenmeye davet ediyoruz” diye konuştu.
Buca Gençlik Kolları Başkanı İrem Gökmen de heyecanlarına ortak olan herkese teşekkür ederek, “1 Nisan’da Buca’da gençliğin iktidarını karşılayacağımız güneşli günlerde görüşmek üzere. Başlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“BUCA CEZAEVİ BUCALILARINDIR”
Cemil Tugay’ın sabah saatlerinde Buca’dan başlattığı seçim çalışması, tüm gün sürdü. Buca Cem Evi’ni de ziyaret eden Tugay, Cem Evi Dedesi Hüseyin Gökçe ve Yönetim Kurulu tarafından karşılandı. İnsanların düşünce ve inançlarına sonuna kadar saygı gösteren bir siyasi anlayışa sahip olduklarının altını çizen Tugay, şunları söyledi:
“CHP bu ülkede demokrasi, özgürlük ve hakların savunma alanıdır. Her zaman sizlere yakın olduk, bundan sonra da yakın olacağız. İzmir’in insanlarının inanç ve düşünce özgürlüklerine saygılı bir kent olduğunu biliyoruz.”
Buca Cezaevi alanına ilişkin de konuşan Cemil Tugay, “Buca Cezaevi Bucalılarındır. Bir anda alanı sahiplendiler. Buraya bina yapıp yandaşlara dağıtalım kafasındalar. Buna izin veremeyiz. Biz bu şehrin belediye başkanlarıyla insanlarımızın hakkını savunacağız. Oraya bina yapılmasını içimizde doğru bulan kimse yok. Ben diyorum ki bu konuşulmalı ve öncelikle Buca halkına sorulmalı. Siz ne isterseniz o olsun” dedi.
Cem Evi Dedesi Hüseyin Gökçe de Tugay’ın ziyaretinden dolayı mutlu olduklarını söyledi.
“DENİZ TAKSİ İÇİN İSKELELER YAPACAĞIZ”
cemil Tugay, Kızılçullular Kültür ve Dayanışma Derneği’ni de ziyaret etti. Kızılçullular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İsmail Öznur, dernek yöneticileri ve üyeleri ile görüşen Tugay, seçildikten sonra yapacağı çalışmaları anlattı. İzmir trafiğini rahatlatacak formülleri paylaşan Tugay, deniz taksi projesini gündeme getirdi. Deniz taksi uygulaması başlatacağını vurgulayan Cemil Tugay, “Bu projeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Küçük küçük bir sürü iskele olacak. Sizi istediğiniz yere bırakacak. Dolmuş, minibüs gibi düşünün. Bunu kullanabiliriz diye düşünüyorum” dedi.
“KÖRFEZİ TEMİZLEMEK KESİNLİKLE MÜMKÜN”
Dernek üyeleri İzmir Körfezi’nin daha etkin şekilde temizlenmesini istedi. Cemil Tugay da “Benim öncelik verdiğim konuların başında körfez temizliği ile gecekondu görünümlü mahalleler. Bunlar düzelmeden kimse ‘İzmir iyi oldu’ diyemeyecek. O yüzden bu ikisini çözmemiz lazım. Benim görev sürem bitmeden denizde yüzülebilecek. Arkadaşlarım da ‘Öyle söyleme’ diyorlar. Daha önce söylediler, inanmayacaklar. O yüzden ben diyorum ki söylemeyecegim, yapalım, siz görün. Denizi temizlemek kesinlikle mümkün. Bunun yolu var. Öncelikle denizin kirlenmemesi lazım. Sonra da yeni sirkülasyon kanallarıyla denizin kendini temizlemesi lazım. Bunların hepsi yapılacak” diye konuştu.
“İZMİR’E TOZ KONDURMAM”
Uzun yıllardır Buca Katlı Pazar Yeri’nin yenilenmesi ve modern hale dönüştürülmesine yönelik taleplerin bulunduğunu anımsatan Tugay, şunları söyledi:
“Bizim hayalimizde İzmir’in en güzel pazar yerini yapmak var. Bize müsaade edin. Ben İzmir’e toz kondurmam. Biri kötü bir şey deyince çok üzülüyorum. Bırakın bize biz yapalım. Size öyle gösterelim. İzmir’in tarihinden gelen bir kalitesi estetiği ve kültürü var. Siz onu yaşatmak için geldiniz. Biz bugüne kadar olanlardan çok daha değerli eserleri birlikte yapacağız.”
Kızılçullular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İsmail Öznur ise memleketin iyi bir siyasete, İzmir’in de iyi bir hizmete ve hizmetin devamına ihtiyacı olduğunu söyledi.
“İZMİR’İ EGE BÖLGESİ’NİN LİDER KENTİ YAPACAĞIM”
Cemil Tugay, Buca programını Buca Seçim Koordinasyon Merkezi açılışı ile tamamladı. Burada da yapacağı çalışmaları anlatan Tugay, “İzmir’i Ege Bölgesi’nin lider kenti yapacağım. İzmir halkının nasıl kalkındığını göstereceğiz. Kentin nasıl zenginleştiğini, işsizliğin nasıl azaldığını, ihracatın nasıl arttığını ve daha fazla markanın nasıl çıktığını, yeni iş yerlerinin nasıl açıldığını herkes görecek” dedi.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Buca Esnaf Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’ni ziyaret etti. İlçenin sorunlarına değinen ve çözüm önerilerini anlatan Cemil Tugay, “İşimizi, aşımızı büyütmemiz lazım. Gelin hep beraber İzmir’in pastasını büyütelim. Bu yolda hepinizin desteğine ihtiyacımız var. Bu kültürü İzmir’de kurduğumuz zaman kentin geleceğine de yatırım yapmış olacağız. Seçilirsem herkesi duyarak ve dinleyerek görev yapacağım. Bu nedenledir ki muhtemelen bu şehrin en başarılı belediye başkanlarından biri olacağım” dedi.
Seçim çalışmalarını sürdüren CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Buca Esnaf Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’ni ziyaret etti. Programa, Kooperatif Başkanı Mehmet Ali Susam, yönetim kurulu üyeleri, CHP Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman, CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya, eski CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel ve meclis üyesi adayları da katıldı.
Ziyarette konuşan ve Buca’nın da diğer tüm ilçeler gibi kendisi açısından büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Cemil Tugay, yapacakları çalışmalara anlattı. Karşıyaka’da kurdukları vizyon birimi ile kentin 2050’ye kadar planlamasını yaptıklarını anlatan Tugay, şunları söyledi:
“Aynı vizyonu Büyükşehir’e taşıyacağız. İzmir’in tamamında katılımcı bir planlama çalışması yapılacak. 3-5 kişinin toplanıp kendi arasında yaptığı bir çalışma olmayacak. Yerleşim alanlarımız içerisinde sorunlu olduğunu gördüğümüz yerlere müdahale edeceğiz. Dönüşümü gerçekleştireceğiz. Diğer taraftan sosyal donatı alanlarımızı olabildiğince zenginleştireceğiz. Trafik, ulaşım, altyapıda sorunlu bölgelerle ilgili önem sırasına göre kendimize görev listesi yapacağız ve buralara öncelik vereceğiz.”
“KENDİNE YETEN İZMİR MODELİNİ ANLATTI”
İzmir’i yönetirken olayları akışına bırakmayacaklarını, geleceğe dair öngörülen riskleri dikkate alarak, buna dair projeler geliştireceklerini anlatan Cemil Tugay, “Kentlerimizi bekleyen su, gıda, enerji gibi temel sorunlar var. Şehrimizi bunlara hazırlıklı hale getirmeliyiz. İzmir gelecekte yaşanacak sorunlara, krizlere hazırlıklı bir şehir olacak. Su sorununu çözen, kendine yeten gıdasını üreten bir şehir olacağız. Enerji açısından da çok önemli yatırımlar yapacağız. Dışa bağımlılıktan kurtulacak çalışmalarımız olacak. Kendi kendimize yetecek enerji üreteceğiz. Yapılacak planların başarılı olması için demokrasi şart. Demokrasi olmazsa kalkınmanın da gelişmenin de mutlu olmanın da imkanı yok. Demokrasinin en temel ihtiyacı şudur; insanlar özgürce düşünebilmeli, konuşabilmeli, kamu yönetimine katılabilmelidir. Bunun için kamu yönetimlerinin insanlara kapılarının, gönüllerinin, kulaklarının, gözlerinin açık olması lazım. İzmir planlama ajansı diye bir birim üzerinden bu sistemi kuracağım” dedi.
KATILIMCI YÖNETİMİN ÖNEMİNE DEĞİNDİ
Kenti yönetirken herkesin sesine kulak vereceğini söyleyen Tugay, şöyle devam etti:
“Herhangi bir kamu yöneticisi eğer kendini o halktan birileri olarak hissediyorsa, halka sevgileri ve saygıları varsa, demokrasiye inanıyorlarsa, yurttaşların söylediklerine kayıtsız kalamaz. ‘Ben yapayım’ diye bir ben merkezli bakış açısı olmamalı. Böyle bir durum başımıza gelecek en büyük felaketlerden biridir. Zaten ne çektiysek bundan çektik. Birilerinin kendini çok beğenmesi, kendilerini çok üstün görmesi, halka kulaklarını kapatması ve insanları dinlememesi yüzünden bu memleket bu hale geldi. Ekonomisinde de böyle, aklınıza gelebilecek her türlü sorunda böyle. Hiç kimse her şeyi bilemez. Her insan yaşadığı, çalıştığı alanın sorunlarına hakim. Böyle basit bir gerçek varken, insanları dinlememek ayıptır, günahtır. Vatandaşların söylediklerine kulak verip, ona göre politikalarınızı belirlememek büyük bir yanlış. Hiç kimsenin halka bunu yapma hakkı yok. Bir kardeşiniz, evladınız, arkadaşınız olarak bu kenti temsilen önümüzdeki dönemde eğer bana görev verilirse herkesi dinleyen, herkesin söylediğini dikkate alan, kent sakinleriyle karar alan bir belediye başkanı olacağım. Bu nedenledir ki muhtemelen bu şehrin en başarılı belediye başkanlarından biri olacağım.”
“İZMİR’İN İŞİNİ VE AŞINI BÜYÜTELİM”
İzmir’i yönetme modelini açıklarken eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Piriştina’yı hatırlatan Tugay, “Ahmet Piriştina başkanımızın dönemini gördük. Daha eskiden Behçet Uz gibi değerli insanlar vardı. Onları sadece okuyor, biliyoruz. Ama ben eminim, bu milleti seven gerçekten hizmet etmek isteyen birileri böyle düşünen insanlar olmalı. Ben de böyle bir insan olacağım” dedi.
Küçük ekmeği paylaşmanın zor olduğunu vurgulayan Cemil Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşimizi, aşımızı, ekmeğimizi büyütmemiz lazım. Gelişmemiz kalkınmamız lazım. Kalkınmanın kilit sektörlerinden birisi esnaf. Esnafın dostu, destekleyicisi olmalıyız, onların işini büyütmesi için onların yanında olmalıyız. Bunun için belediyelerin, kamu kurumlarının yapabileceği şeyler var. Bunların neler olduğunu biliyorum. Yeter ki o beraber çalışma kültürünü geliştirelim. Gelin hep beraber İzmir’in pastasını, ekmeğini, işini, aşını büyütelim. Ondan sonra burada yoksulluk, işsizlik kalmasın. Kimse sokakta yatmasın, kimse aç kalmasın.”
ADİL PAYLAŞIM VURGUSU
İzmir’de çalışmaya hazır yüz binlerce gencin, iş bulamadığı için başka şehirlere ve ülkelere göç ettiğini anımsatan Tugay, “Bu insanlar iş kurabilir, bu insanları biz kazanabilir, onlara yol açabiliriz. Hali hazırda kendi iş yeri, girişimi, üretim tesisi olan insanlarımızın işlerini büyütmeleri için onların yanında yer alabiliriz. Onlar işlerini büyüttükçe bu şehirden birilerinin de beraberinde karnı doyacak. İş sahibi olacak, ekonomi büyüyecek. Kalkınmadan, büyümeden, gelişmeden bir şehrin mutlu olması mümkün değil. Sorunumuz şu ki Türkiye’de bir büyümeden bahsediliyor ama ne hikmetse o büyüme sadece belirli insanları büyütüyor. Halkın yüzde 95’inin ekonomisi kötüye gidiyor. Yüzde 3-5’i iyiye gidiyor. Buradaki adaletsizliği önleyerek büyümemiz gerekiyor. Böylece hem gelişmiş hem mutlu hem de refah içerisinde, çoluğuna çocuğuna güzel bir yuva olmuş bir ülkeye döneriz. Benim hayalim budur. Bu memleketin bir çocuğu olarak başarmak istediğim sadece budur. Bu yolda hepinizin dayanışmasına, desteğine her zaman ihtiyacımız var. Bu kültürü, bu anlayışı, bu dönemde hep beraber İzmir’de kuralım. Hem İzmir’in geleceğine yatırım olsun hem de Türkiye’ye örnek olsun. İzmir’e de bu yakışır” dedi.
SUSAM: DÜRÜSTÜLÜĞÜNE KEFİL OLABİLDİĞİM BİR İNSAN
Yerel yönetimlerin önemine dikkat çeken Buca Esnaf Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Susam da şunları söyledi:
“Uzun yıllardır tanıdığım Sayın Cemil Tugay’ın bugün İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak bizi ziyaret etmesi, hepimizi mutlu etti. Kendisi sevdiğim, saydığım, inandığım, dürüstlüğüne her zaman kefil olabildiğim bir insan. Zorlu bir seçim kampanyası. Her seçim zordur. Önemli olan hiç kimseyi küçümsemeden, herkesi kucaklayarak, İzmir’e yakışır demokrasi ortamında, saygı ve sevgiyi ön planda tutan bir kampanya süreç sonlandırılsın.”
Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman ise Buca’da işbirlikçi yönetim modelini benimsediklerini belirterek, esnaf masaları kuracaklarını, alt komisyonların çalışmalarıyla esnafa dair tüm sorunları çözmek için çalışacaklarını söyledi.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bornova Seçim Ofisi’nin açılışını yaptı. Miting havasında gerçekleşen açılış törenine İzmir’de 3 dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Aziz Kocaoğlu’nun yanı sıra CHP Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, Bornova Belediye eski Başkanı ve CHP eski Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, CHP İzmir eski Milletvekili Atila Sertel ve CHP Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal katıldı. Davul ve zurna eşliğinde coşkulu bir kalabalığın da bulunduğu açılışta konuşan Cemil Tugay, seçim çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi.
“KOCAOĞLU’NUN YANIMIZDA DURMASINDAN GURUR DUYUYORUM”
Tugay, “İzmir’in dört bir yanında 31 Mart seçimleri için arkadaşlarımızla birlikte alanlardayız. Sabahın erken saatlerinden, gecenin geç saatlerine kadar yurttaşlarla buluşmaya, kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Haklılığımızı anlatmaya çalışıyoruz. Davamızı anlatmaya çalışıyoruz. Son birkaç gün içerisinde Menderes’in, Torbalı’nın ve Selçuk’un sakinleriyle bir araya geldim. Bana ‘Aziz Kocaoğlu vardı. Buralarda sürekli bizim aramızda gezerdi. Onu hiç unutmadık, onu halen ilk günkü kadar çok seviyoruz’ dediler. Bunu zaten bütün İzmir biliyor. Burada söylemek istedim. Çünkü şu anda değerli başkanımız, büyük başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun tam yanımızda durmasından büyük gurur duyuyorum. Kendisine çok teşekkür ediyorum” dedi.
“BİZ BU DAVANIN TAM GÖBEĞİNDEN GELİYORUZ”
Atila Sertel ve Kamil Okyay Sındır’a da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Cemil Tugay, “Bizler CHP’liyiz. Burada gördüğünüz bu tabloda yıllarca bu partiye onurla hizmet etmiş, bu davayı almış, taşımış insanları görüyorsunuz. Dün onlar fedakarca koşturdu, bugün bizler, yanımızda ailelerimizle beraber, eşlerimiz, çocuklarımızla beraber huzurlarınızdayız. Size şunu diyoruz; evet biz CHP’liyiz. Biz bu gördüğünüz altı oklu bayrağın gölgesinde yaşamayı onur sayan, Atatürk’ün partisinde mücadele etmeyi, onur sayan insanlarız. Biz halkız. Biz başka yerlerden gelmiyoruz. Biz bu davanın tam göbeğinden geliyoruz. Biz Cumhuriyete inanmış insanlarız. Biz Atatürkçü insanlarız. Onun için boğazımız yırtılana kadar Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyebiliyoruz. Bu onuru yaşayabiliyoruz” dedi.
“CHP’Lİ BAŞKAN ADAYLARININ YANINDA OLUN”
Çeşme’nin mevcut Belediye Başkanı Ekrem Oran’ın, CHP tarafından Çeşme Belediye Başkan Adayı gösterilen Lal Denizli’ye desteğini açıkladığını hatırlatan Cemil Tugay, partililere çağrıda bulunarak, şunları söyledi:
“Bugün Çeşme’de Ekrem başkanımız, Lal Denizli’ye bayrağı teslim edeceğini ve onun arkasında olduğunu söyledi. Hep beraber el kaldırdık. Bugün de burada Aziz Kocaoğlu başkanım yanımda. Şu anda CHP’li olan bütün belediye başkanı arkadaşlarımız kendisinden sonra başka birine adaylık verildiyse eğer, kendilerine çağrım şudur. O adayla birlikte lütfen miting alanlarında ve onların yanında durun. Size yakışacak olan budur. Çünkü siz bu bayrakla beraber o koltuklara oturdunuz. Siz Cumhuriyet Halk Partili olduğunuz için seçildiniz ve oraya geldiniz. Bugün üzerinize düşen görev yeni adayların yanında yer almak. Onlara destek olmak. Gerçek Cumhuriyet Halk Partililere yakışan budur. Benimle aynı düşüncede misiniz? Hepsini bundan sonra mitinglere bekliyorum. Yanımızda yer almalılar.”
“KARŞIYAKA BELEDİYESİ 5 YIL TERTEMİZ ÇALIŞTI”
Karşıyaka Belediye Başkanı olarak 5 yıl görev yaptığını anımsatan Cemil Tugay, şunları söyledi:
“5 yıl alnıma bir gram leke sürdürmeden çalıştım ve yaşadım. Asla o yalanlara, uydurulan o saçma sapan şeylere, trollerin uydurduklarına bakmayın. Karşıyaka Belediyesi 5 yıl tertemiz çalıştı. Ben çalışma arkadaşlarımın hepsiyle gurur duyuyorum. Onlara bu onurlu görevi yaparken bana yoldaşlık ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra da tüm İzmir için, kentin en ücra köşesinde kalan köyler için çalışacağım. Şehrin altyapısını iyileştirmek boynumuzun borcu olsun. Üstündeki insanları mutlu etmek, onların yaşamlarını konforlu hale getirmek boynumuzun borcu olsun. Bizler bu görevlere durup dururken gelmedik. Bu görevlere durup dururken gönderilmedik. Hepimizin hazırlıkları var. Hepimizin deneyimleri var. Hepimizin arkasında aslında koskoca bir Cumhuriyet Halk Partisi ordusu var. Başımız sıkıştığı zaman gidip yardım isteyeceğimiz kocaman bir örgütümüz var. Bu şehrin bilim insanları var. Bu şehrin meslek örgütleri var. İzmir çok büyük ve güçlü bir şehir. O nedenle bugüne kadar her türlü uğradığı haksızlığa rağmen dimdik ayakta durmuş olan bir şehirdir.”
“İZMİRLİ’NİN HAKKINI ÇALMAK İSTEYENLERİN ÖNÜNDE DURDUK”
İzmir’e hizmet etmek isteyen kimsenin elini kolunu tutmadıklarını vurgulayan Cemil Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak hizmet etme niyetinde olmayan, rant peşinde olanların, şehrin hakkını yemek isteyen, İzmirliler’in hakkını çalmak isteyenlerin önünde aslanlar gibi durduk. Daha önce diğer başkanlarımız yaptı bu mücadeleyi. Bugünden sonra biz yapacağız. Ben sakin bir insanım. Normal yaşamımda sesimi bile yükseltmem. Mütevazılık benim için bir erdemdir. Ailem bana bunu öğretti. Hele hele millet huzurunda efendi gibi duracaksın. Ama ne zaman birisi bu milletin hakkını yemeye kalkarsa onun karşısında en yüksek sesle bağıracaksın. Duracaksınız. Duracaksınız ve İzmir’i durduramayacaksınız. O yüzden biz güçlü belediyelerimizle, güçlü halkımızla beraber dimdik bu şehrin her türlü hizmetini yerine getirmeye devam edeceğiz. Burada en büyük gücü arkadaşlığımızdan, kardeşliğimizden, yoldaşlığı alacağız.”
“SANDIKTA BİRLEŞELİM”
CHP’li tüm yol arkadaşları ile direne direne kazanacaklarını söyleyen Tugay, iddiasını şu sözlerle ifade etti:
“Bugün bir sürü yalana, yanlışa kanıp da başka yerlerde çözüm arayanlar bu seçimi kaybedeceğini bile bile Cumhuriyet Halk Partisi’ni kaybettirmeye niyetli olanlar. Onları bir kenara koyuyorum. Ama gerçek İzmirliler’e gerçek halkımıza seslenmek istiyorum. Bu şehre sahip çıkmak istiyorsanız birleşelim, birleşelim ve hep beraber kazanalım. Sandıkta birleşelim. Milletin ittifakını, İzmir’in ittifakını birlikte kuralım. Asıl mesele CHP’ye kaybettirmek değil. CHP’ye yüzyıldır kimse kaybettiremedi. Bundan sonra da kimse kaybettiremeyecek. Bir sürü partiler geldi geçti. Açıldılar, kapandılar. Tarihin sayfalarına gömüldüler. Bizim bu sene 101’inci yılımız. 101 yıldır dimdik ayaktayız ve bu gördüğünüz güçlü, büyük, değerli insanlarla beraber, geçmişiyle ve geleceğiyle beraber buradayız. Kazanacağız. Bu şehri asla hiç kimseye vermeyeceğiz. En kısa zamanda partimizi iktidar yapacağız.”
“GENÇLERİ BU MÜCADELEYE KATILMAYA DAVET EDİYORUM”
Tugay, konuşmasında gençlere de seslenerek, şunları söyledi:
“Her geçen gün daha fazla genci meydanlarda görüyorum. Genç arkadaşlarımızı bu vatan ve millet mücadelesine katılmaya davet ediyorum Sessiz bir köşede durmasınlar. Haksızlıklara boyun eğmesinler. Bu devrimci mücadelenin yanında yer alsınlar. Hepsini bu mücadeleye katılmaya davet ediyorum. Yüzlerinizdeki yorgunluklar, yüzlerinizdeki mutsuzluklar gitsin. Geleceğe umutla bakın. Bundan sonra kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacak. Bunu biz sağlayacağız. Burada artık hak olacak, hukuk olacak, adalet olacak. İnsanlarımıza yerel yönetimler eliyle adalet dağıtacağız. Küçücük çocuklara ücretsiz bedava süt dağıtma fikri nereden çıktı? İzmir’den çıktı. Sosyal belediyeciliğin en değerli örneklerini, tarımı, çiftçiyi destekleyen politikaları bu şehrin insanları, bu şehrin politikacıları, CHP’liler başlattı. ve bütün Türkiye’ye örnek oldu. Buradan yayıldı. Bundan sonra da yenilerini beraber yapacağız. Bu şehirde kimsenin aç kalmasına izin vermeyeceğiz. Evsiz olup sokakta yatmasına izin vermeyeceğiz. Kimsenin yokluk çekmesine izin vermeyeceğiz. Gencimize el uzatacağız ve yanında yer alacağız. Böyle olduk bugüne kadar. Bundan sonra da böyle olmaya devam edeceğiz.”
“İZMİR PARLAYAN BİR YILDIZ OLACAK”
İzmir’in kendi olanaklarıyla kalkınması için kalkınma belediyeciliğini kentte devreye sokacaklarını anlatan Tugay, “Yapacağımız yerel hizmete bugünden itibaren ekonomisini bozdukları, insanlarımızı yoksullaştırdıkları, gelir adaletsizliği yarattıkları, insanları kiralarını ödeyemez, yemeklerini alamaz hale getirdikleri bu ülkede bundan sonra İzmir’in kendi olanaklarıyla kalkınması için kalkınma belediyeciliğini de İzmir’de devreye sokacağız. En güzel örnekleri burada yaşatacağız. İşsiz çocuklarımıza, işsiz gençlerimize iş bulacağız. Yeni iş sahaları açacağız. Üretim potansiyelimizi artıracağız. Bu şehrin daha fazla markası olacak. Markalarını daha fazla pazarlayacak, yurt içinde, yurt dışında, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle, her sektörüyle, girişimciliğiyle, girişimiyle İzmir parlayan bir yıldız olacak. Ben İzmir’e inanıyorum. Sizlerin de inanması gerektiğini düşünüyorum. Lütfen sokaklara çıkın. Kapıları çalarak mücadele yapın. Bu zafer bizim olacak. 31 Mart gecesi Gündoğdu Meydanı’nda milyonlarla buluşalım” dedi.
KOCAOĞLU: İZMİR HİÇBİR ÇIKAR İÇİN TAVİZ VERMEDİ
Programda konuşan Aziz Kocaoğlu ise İzmir’in ülkedeki diğer şehirlere benzemediğini belirterek, “İzmir kendi kendine yetebilen, kendi göbeğini kesebilen bir kenttir. Hiçbir çıkar için ilkesinden taviz vermeyen, kan kusup kızılcık şerbeti içen bir kenttir. İzmir zapt edilemeyecek. Tarih boyu zapt edilemeyecek. Atatürk’ün, Cumhuriyetin, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin, demokrasinin kalesidir. Bu bayrağa biz şimdi gençlere teslim ediyoruz. Gençler de daha ileriye taşıyarak kendisinden sonraki kuşaklara teslim edecek. Hepinize başarılar diliyorum. Başarı bizimdir. Çalışacağız, çalışacağız, çalışacağız ve başaracağız” dedi.
“İZMİR’İ HAM ETTİRMEYECEĞİZ”
CHP Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki ise İzmir’de çok genç bir kadro ile sahaya çıktıklarını söyledi. Ekşi, “Bu heyecan verici bir durum ama çok büyük bir mirasın takipçisi olmaya aday olduk. Aziz Başkan yıllarca ‘İzmir ham etmeye geliyorlar’ dedi. Ham ettirmedik İzmir’i. Ettirmeyeceğiz de” dedi.
“KORDON’DA MEYHANE DOLAŞIP, İZMIR SEÇMENİNİ KANDIRABİLECEKLERİNİ DÜŞÜNMESİNLER”
CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın da İzmir’in her yerinde CHP’nin seçim çalışması yürüttüğünü ifade ederek, “Öyle Kordon’da meyhane dolaşıp, İzmir seçmenini kandırabileceklerini düşünmesinler. Bir avukat arkadaşımızı şeriata karşıyız diye kaç gün gözaltında tuttular? Bunlara mı inanacak İzmir halkı” dedi.
Konuşmaların ardından seçim ofisinin açılışı gerçekleştirildi.
]]>Çeşme Alaçatı’da CHP Seçim Ofisi açılışı, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli ve partililerin katılımı ile gerçekleştirildi. Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışı öncesi, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Cumhuriyet Meydanı Mitingi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Çeşme Belediyesi önünde düzenlenen halk buluşmasında yurttaşlarla bir araya gelen Tugay, konuşmasında şunları kaydetti:
“Biz İzmirlilerin yolu mutlaka Çeşme’de kesişmiştir. Çeşme’de anısı olmayan İzmirli olamaz. Dolayısıyla yüreğimizin bir bölümü her zaman Çeşme’de atmıştır. Atmaya da devam edecektir. Lal Başkanımla telefonda görüştük. Ben Çeşme’ye çok değer verdiğimi söyledim. Çeşme bir marka, Çeşme, İzmir’in en değerli markalarından biri. Çeşme deyince sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde bile insanlar biliyorlar. Buranın ne kadar güzel, ne kadar özel bir yer olduğunu. O nedenle diyorum ki; Çeşme zaten hizmetin en iyisini hak etmiyor mu? Çeşme’ye en iyi hizmeti yapacağız.
“BUGÜNE KADAR YAPILAN HİZMETİ DAHA İYİYE TAŞIYACAĞIZ”
Hiçbir endişeniz olmasın. Çeşme’ye en iyi hizmeti getireceğiz. Bugüne kadar yapılan hizmeti daha iyiye taşıyacağız. Bayrağı devralarak yapacağız. Biraz önce Ekrem Başkanım hepimizi çok mutlu eden, gururlandıran o Cumhuriyet Halk Partili duruşuyla dedi ki ben dedi bundan sonra Lal başkanımın yanındayım. Onun zaferi için çalışacağım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağının bu şehirde dalgalanmaya devam etmesi için çalışacağım dedi. Sağ olsun, var olsun. İşte biz böyle bir aileyiz. Partilileriyle, seçmenleriyle biz böyle bir aileyiz. Bayrak yarışını bilirsiniz değil mi? Bir koşucu başlar koşmaya koşunun belli bir yerinde biraz yorulmaya başlar. Tam o anda bayrağı bir başka arkadaşına verir. Bayrağı alan kişi anında depar atar. Bir sonra bayrağı teslim edeceği arkadaşına ulaşana kadar o koşu devam eder. Ama neticede şampiyon olduğunuz zaman hep beraber kürsüye çıkarsınız. Hep beraber o zaferi kutlarsınız. Cumhuriyet Halk Partisi adına bu zafer hepimizin olacaktır.
Ülkenin sıkıntılı zamanlardan geçtiğini söyleyen Başkan Tugay, şu ifadeleri kullandı:
“Bu sıkıntılı zamanlarda insanlarımızın aklını karıştırmak için bin bir türlü yalan söyleyenler var. İnsanlarımızı aldatmaya çalışanlar var. Bu milleti elbette ki aldatamayacaklar. Ben kimseyi aldatabileceklerini zannetmiyorum. Ama bazı şeyleri bazı insanların yüzüne söylemek lazım. Bazı şeyleri bazı insanların yüzüne söylemek lazım. Bu kadar yarattığınız enflasyonla yüzde yüz ellilere varan yıllık enflasyonla bu yarattığınız yoksullukla, işsizlikle insanları bu hale getirdikten sonra emeklilerimize verdiğiniz bu on bin lira nedir? ve bu kadar genç işsizimizin olmasının nedeni nedir? Bu ülkenin kaynakları mı yetmiyor? Yatırım yapmamızın önünde engel mi var? Yapacağımız onca güzel şey varken Çeşme’de turizm yatırımı varken tarım için yapabileceğimiz çalışmalar varken kendi kendine yetecek şehirlerimiz olabilecekken neden bu kadar beceriksiz bir şekilde yönetiliyoruz? Ben size şunu söylemeye çalışıyorum. İnsanlarımızın üzerindeki umutsuzluk bulutunu dağıtmamız gerekiyor. Bizim görevimiz İzmir olarak önümüzdeki dönemdeki görevimiz bu ülkenin yoksulluğuyla mücadele etmek. Bu ülkenin, yoksulluğuyla mücadele etmek, kalkınmasının önündeki engellerle mücadele etmek. Belediyenin görevi nedir? Altyapı yapmaktır. Altyapı yapacak mıyız? Elbette yapacağız. Çeşme’nin kanal problemini, Çeşme’nin arıtma sorununu, Çeşme’nin su sorununu size namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum.
YOL SORUNUNA DERHAL MÜDAHALE EDECEĞİM
En kısa zamanda halledeceğiz yollar mı? Yolları yapmak zor olabilir mi? Olamaz. Ben o sistemi kuracağım. Lal kardeşimle birlikte Çeşme’de her nerede, nasıl bir yol sorunu varsa ona anında gecikmeden, derhal müdahale edeceğim, söz veriyorum Çeşme’nin doğal güzelliklerini koruyacağız. Çeşme’nin denizinin temizliğini koruyacağız. Sahilleri pırıl pırıl olacak. Çeşme’ye gelen insanlar burada elbette ki her geldiklerinde daha öncekine göre daha temiz, daha güzel daha düzenli bir Çeşme görecekler. Bunu biz beraber başaracağız. Sizlerle beraber başaracağız. İlçe belediye başkanı arkadaşımla beraber başaracağız. Meclis üyelerimizle beraber başaracağız. Sizin aranızdaki duyarlı vatandaşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız hep beraber başaracağız Biz burada üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Ama sadece altyapı, sadece üstyapı belediyeciliği değil aynı zamanda kalkınma belediyeciliğini gerçekleştireceğiz.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE HİZMET ETMELİYİZ”
Önümüzdeki beş yıl dosta düşmana şunu göstereceğiz. Biz kimseye el açmak zorunda değiliz. Kimsenin inayetine muhtaç olmayacağız. Kendi başımızın çaresine bakarız. Kendi topraklarımızda, kendi girişimcilerimizin, kendi yatırımcılarımızın, kendi insanlarımızın, esnafımızın çalışmasıyla o kalkınmayı sağlarız. Sağlayacağız. Buna ben inanıyorum. Çünkü birileri bu ülkenin insanlarının kendine özgüvenini kaybetmesini istiyor. Kendi kendini kalkındırmasını durdursunlar istiyoruz Atatürk’ün güvendiği bu millet kendine güvenmesin istiyor. ve bu milletin malını mülkünü birbirine Araplara peşkeş çekmek istiyor. Bunu yapamayacaksınız. Bunun önünde duvar olacağız. Set olacağız. Duracağız. Bunu nasıl yapacağız? Tarihimizden aldığımız Cumhuriyetimizden aldığımız güçle yapacağız. Atatürk’e olan inancımızla, onun ilkelerine verdiğimiz o bağlılıkla, o inançla yapacağız. ve buradan İzmir’den tüm Türkiye’ye bir şehir kendi imkanlarıyla, kendi insanlarıyla nasıl kalkınırmış göstereceğiz. Söz veriyorum size. Dokuz tane üniversitesi olan bir şehirdeyiz. Binlerce üniversite hocası olan bir şehirdeyiz. Girişimci ruhu olan on binlerce genci olan bir şehirdeyiz. İnsanlar iş kurmak istiyor, insanlar bilgili, kendisini yetiştirmiş ama maalesef buralarda onların önünü açmıyorlar. O yüzden mesela geçen sene İzmir’den 107 bin kişi şehir dışına göç etti. İzmir’de de 132 bin kişi geldi. Gidenler genç, gençlerimiz, okumuş gençlerimiz. Bir kısmı da ne yazık ki yurt dışına gittiler. Biz onurlu bir millet olarak bu kaderi kabullenmemeliyiz. Biz onurlu bir millet olarak buradan çıkıp da başka milletlere hizmet etmemeliyiz. Bu topraklarda yediysek, içtiysek, beslendiysek, okuduysak, öğrendiysek bu milletin asaletini eğer damarlarımızda taşıyorsak, Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmeliyiz ve bütün kardeşlerimizi yurt dışına giden, oralara geçen, oralarda başka insanlara hizmet eden bütün kardeşlerimizi Türkiye’ye getirecek bir yönetim göstermeliyiz.
“YÜZÜ GÜLEN İNSANLARIN MUTLU OLDUĞU BİR İZMİR İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ”
Bu siyaseti yapmalıyız. Ben bu nedenlerle bu ilkelerle bu ülkeye olan bağlılığıyla Atatürk’ün ruhunu yüreğimizde taşıdığımıza inanarak bu siyaseti sonuna kadar, ölene kadar yapmaya devam edeceğim. ve bu kardeşlerimizle beraber, bu ailemizle beraber, bunu başarana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu an itibariyle önümüzdeki beş yıl için 2024’ten, 2029’a kadar pırıl pırıl bir İzmir, pırıl pırıl bir Çeşme. Altyapısıyla, üst yapısıyla bütün sorunlar halledilmiş bir İzmir ve aynı zamanda kalkınmış yüzü gülen insanların mutlu olduğu bir İzmir için yola çıkıyoruz.”
DENİZLİ: “SAYIN CEMİL TUGAY’DAN ALTYAPIMIZI DÜZENLEMESİ İÇİN BİR SÖZ ALDIM”
CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli de Çeşme Cumhuriyet Meydanı Mitingi’nde konuştu. Çeşme’de yapılacak projelerden bahseden Lal Denizli, “Sokakta halkımızla bir araya geldiğimizde bize en çok altyapıya dair, ulaşıma dair ve otopark sıkıntısına dair sorunlarını iletiyorlar. O nedenle de öncelikle bunu müjdelemiş olayım. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayımız Sayın Cemil Tugay’dan altyapımızı düzenlemesi için bir söz aldım; yol bakımlarını en üst düzeyde yapması için bir söz aldım; otopark sıkıntımızı çözerken bizlere katkı sağlaması için en büyük sözü aldım” ifadelerini kullandı.
“ÇEŞME’NİN BÜTÜN ALTYAPISINI DEĞİŞTİRECEK PROJELERİ BÜYÜKŞEHİRİMİZ İLE ORTAKLAŞA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”
1 Mart’ta gerçekleştirilecek proje lansmanında Çeşme’ye ilişkin yol haritasının duyurulacağını söyleyen Denizli, ilçedeki foseptik sorununa da değinerek şunları kaydetti:
“Şehir planımızı ve daha da önemlisi Çeşme’yi 10-12 ay yaşayabilecek bir ilçeye dönüştürmek için nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi bütün halkımızla paylaşacağız. Ortak bir vizyonla Çeşme’yi hak ettiği değere kavuşturacak adımları atacağız. Biz hala eski tip foseptik olan bir bölgeyiz. Bu nedenle 21. yüzyıl teknolojisi kanalizasyon sistemine taşınacak ve etap etap Çeşme’yi, Çeşme’nin bütün altyapısını değiştirecek projeleri büyükşehrimiz ile ortaklaşa olarak gerçekleştireceğiz.”
‘ZİNCİRLERİMİZİ KIRIYORUZ’
“Biz zincirlerimizi kırıyoruz ve liyakatli yöneticilerimizle Çeşme’mizi, İzmir’imize hak ettiği değere kavuşturuyoruz” diyen Çeşme Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bu geleceği kabul etmiyoruz. Biz zincirlerimizi kırıyoruz ve liyakatli yöneticilerimizle Çeşme’mizi, İzmir’imize hak ettiği değere kavuşturuyoruz. Sizlerle uzun bir yola çıkıyoruz. Bu yol taşlı, bu yol bazen zor, bu yol bazen yağmurlu ama biz asla pes etmeyenleriz. Bu yolda yürürken ülkemiz için, ülkemizin geleceği için, geleceğe umutla bakabilmek için her birinize ihtiyacımız var. Hepimiz birlikte yürüyeceğiz.
‘DOKUZ KADIN BELEDİYE BAŞKANI ADAYIMIZLA DEĞİŞİMİN RÜZGARINI YAYACAĞIZ’
Biz değişimin en büyük mesajını İzmir’den veriyoruz. Biz İzmir’den Türkiye’ye diyoruz ki kadınlar siyasette varlar. Kadınlar belediye başkanı olabilirler. Biz dokuz ilçede, dokuz ilçe kadın belediye başkanı adayımızla değişim rüzgarını en güçlü şekilde tüm Türkiye’ye yayacağız ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara giden yolunda öncü olacağız.”
ORAN: “BİZ KAZANACAĞIZ”
Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran ise yaptığı konuşmasında şunları söyledi:
“Benim büyük Çeşme ailem, Çeşme’de bir zaferi daha kazanmaya hazır mısınız? Mustafa Kemal’in askerleri, Cumhuriyetin evlatları, 25 senedir dalgalanan altı oklu bayrağımızı yine göndere dikecek miyiz? Lal Denizli Başkanımızı Çeşme Belediye Başkanı yapacak mıyız? Öyleyse gazamız mübarek olsun. Bizim bölünmemizi bekleyenler. Parçalanmamızı bekleyenler, avucunuzu yalarsınız. Altı ok gene kazanacak. Cumhuriyetçiler Kazanacak. Biz kazanacağız.”
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli ile Çeşme’de esnaf ziyareti yaptı. Tugay, “Halkımızın bizden ne istediğini biliyoruz. Onu yerine getirmek için ful enerji doluyuz ve sahalardayız. Bu buluşmalarımız her zaman devam edecek, seçimden sonra da devam edecek. İzmir’imiz çok daha parlayan bir yıldız halinde hem Türkiye’nin hem de dünyanın gurur şehirlerinden birisi olacak” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay ve Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, Çeşme’de esnaf ziyareti yaptı, vatandaşlarla bir araya geldi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tugay, İzmir’in dört bir köşesinde seçim çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Bugün sabah saatlerinde Urla’daydık. Öğleden sonra Çeşme’ye geldik. Urla’daki coşkudan sonra buradaki bu kalabalığı, coşkuyu görmek istedik böyle yağmurlu bir havada olmasına rağmen. Bizleri tabii ki hem çok mutlu ediyor hem de çok umutlandırıyor. İzmir’de ve Çeşme’de seçimi kazanacağımıza dair hiçbir şüphe içerisinde değiliz Ama burada sadece seçim çalışması yapmıyoruz. Halkımızla bütünleşme, yürek, yüreğe beraber geleceğe yürüme süreci yaşıyoruz. Bundan sonraki günlerde seçime kadar değil sadece seçimden sonra da İzmir’in bütün sorunlarına, bütün sıkıntılarına beraber çözüm ürettiğimiz her zaman karşılıklı bir aile bütünlüğü içerisinde, dayanışma içerisinde olacağımız bir çalışma yürüteceğiz, süreç yürüteceğiz. Bizler İzmir’in evlatlarıyız. Bizler Türkiye’ye yürekten bağlı insanlarız. İnsanlarına sevgi ve saygıyla bağlı. Ülkesine çok derin bir inançla bağlı insanlarız. Dolayısıyla halkımızın bizden ne istediğini biliyoruz. Onu yerine getirmek için ful enerji doluyuz ve sahalardayız. Bu buluşmalarımız her zaman devam edecek, seçimden sonra da devam edecek. İzmir’imiz çok daha parlayan bir yıldız halinde hem Türkiye’nin hem de dünyanın gurur şehirlerinden birisi olacak” dedi.
Tugay’ın ardından konuşan Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli şunları söyledi:
“Sokaktaki heyecanı her gün daha fazla hissediyoruz. 1 Mart’ta zaten bir proje lansmanımız olacak. Orada da Çeşme’ye dair bütün vizyonumuzu, gelecek planlamalarımızı, şehir planımızı ve daha da önemlisi Çeşme’yi on 12 ay yaşayabilecek bir ilçeye dönüştürmek için nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi bütün halkımızla paylaşacağız. Cemil Başkanımızın önderliğinde ve vizyonunda. Kendisi gerçekten Çeşme’ye çok önem veren bir büyük büyükşehir belediye başkanı sık sık temas halindeyiz. Özel olarak ilgileniyor bölgemizle ve biz de bunun kıymetini bilip kendisine en doğru bilgileri aktarmaya devam ediyoruz. Ortak bir vizyonla Çeşme’yi hak ettiği değere kavuşturacak adımları atacağız. Eski tip foseptik olan bölgeyiz biz hala. Bu nedenle 21.yüzyıl teknolojisi kanalizasyon sistemine taşıyacak ve etap etap Çeşme’nin bütün altyapısını değiştirecek projeleri büyükşehrimizde ortaklaşa olarak gerçekleştireceğiz. Ulaşıma dair yeniden rotalama yapacağız. Bunun için şoförler odası başta olmak üzere birçok grubumuzla bir araya gelip Çeşme için yeni rotalamayı nasıl yapacağımızı ve bunu nasıl kabul ettireceğimize dair bir vizyon ortaya koyduk. Otopark sorunu var. 2 tane büyük otopark projemiz var. Bunu üçe çıkarabilir miyiz diye bir fizibilite çalışması yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde de bunun kararını vermiş olup zaten halkımızla paylaşıyor olacağız. En çok en yoğun gelen üç sıkıntı bunlar. En çok sokakta biz, halkımızla bir araya geldiğimizde bize en çok altyapıya dair, ulaşıma dair ve otopark sıkıntısına dair sorunlarını iletiyorlar. O nedenle de öncelikle bunu müjdelemiş olayım.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesinin, kent ve ülke turizmini deniz turizmiyle artırma hedefi doğrultusunda İzmir-Midilli seferleri 3 Mayıs’ta başlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı İzmir Deniz İşletmeciliği AŞ (İZDENİZ) tarafından 2022 yılından itibaren yapılan seferler, bu yıl çarşamba ve cuma kalkışlı olmak üzere haftada iki kez düzenlenecek. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından, Türk turistlere Yunan adalarında bir hafta vize uygulamasının onaylanmasının ardından talebin artması beklenirken, talep doğrultusunda günübirlik veya bir gün süreli ek seferler de yapılabilecek.
Bu yıl iki gemiyle 41 sefer yapılacak
2024 yaz dönemi seferleri 3 Mayıs 2024’te başlayacak, 27 Eylül 2024 tarihinde bitecek. İhsan Alyanak Gemisi’ne bu yıl İZDENİZ’in ikinci yüksek hızlı gemisi Prof. Dr. Aziz Sancar Gemisi eşlik edecek. Bu yıl sefer sayısı yüzde 143 artırılarak sezon boyunca 41 sefer yapılacak. Seferler, her çarşamba ve cuma saat 08.30’da İzmir Alsancak Limanı’ndan gidiş, her cuma ve pazar ise saat 17.00’de Midilli Limanı’ndan dönüş şeklinde olacak. Hava ve deniz şartlarına bağlı olarak yolculuk 2 saat 30 dakika sürecek.
Ramazan Bayramı’na özel seferler
İZDENİZ, önümüzdeki Ramazan Bayramı’na özel seferde planladı. Yurttaşların tatillerini en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için 9 Nisan 2024 Salı günü ve 12 Nisan Cuma günü Alsancak kalkışlı, 11 Nisan Perşembe günü ve 14 Nisan Pazar günü Midilli kalkışlı seferler düzenlenecek. Bayram özel seferlerinde hafta sonu fiyat tarifesi geçerli olacak. Yoğun talep olması üzerine ek seferler konulabilecek.
Bilet satışları başladı, gençler yüzde 50 indirimli
2024 yılı bilet fiyatları; cuma hareketli seferlerde (cuma gidiş-pazar dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 euro, gidiş-dönüş 8 euro, 8-18 yaş tek yön 22,5 euro, gidiş-dönüş 34 euro, tam bilet tek yön 45 euro, gidiş-dönüş 68 euro olacak şekilde belirlendi.
Çarşamba hareketli seferlerde bilet ücretleri; (çarşamba gidiş-cuma dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 euro, gidiş-dönüş 8 euro, 8-18 yaş tek yön 20 euro, gidiş-dönüş 30 euro, tam bilet tek yön 40 euro, gidiş-dönüş 60 euro olacak şekilde belirlendi. İzmirlilerin şimdiden tatil planı yaptığı İzmir-Midilli seferlerinin bilet satışlarının başladığı bildirilirken, sefer biletleri online olarak “bilet.izdeniz.com.tr” web sitesi üzerinden satışa çıktı. Sefer biletleri ayrıca, İzmir Limanı’nda yer alan İZDENİZ bilet satış ofisinden ve web sitesinde yer alan yetkili acentelerden alınabiliyor.
İzmir-Midilli seferlerine isteyen yolcular, bilet rezervasyonu sırasında bildirmek şartı ile bisikletleri ile katılabilecek. İhsan Alyanak ve Prof. Dr. Aziz Sancar Yolcu Gemileri, 10’ar adete kadar bisikletli yolcu kabul edebilecek. – İZMİR
]]>Efes Selçuk’ta CHP İlçe Örgütü, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’ı davul zurna eşliğinde meşale ve çiçeklerle karşıladı. Efes Selçuk Belediye Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel, meclis üyesi adayları, İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları ile çok sayıda partili tarafından karşılanan Tugay, bu samimi karşılama için teşekkür etti.
“KENDİSİ İLÇE BELEDİYE BAŞKANIYKEN BİLE EFES SELÇUK’A HİZMETİ OLAN BİR BAŞKANDIR”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanı olduğu dönem içinde Efes Selçuk Belediyesi’ne destek olduğunu belirten Başkan Ceritoğlu Sengel, “Beş yıl boyunca bizim asfalt ihtiyacımız oldu. Ama bir şekilde tedarik edemedik. Cemil Başkan’a, “Benim asfalta ihtiyacım var, çünkü yama yapamıyorum” dedim. Kendisi ilçe belediye başkanıyken bile Efes Selçuk’a hizmeti olan bir başkandır ve şu anda büyükşehir belediye başkan adayımız. Dostluğumuz ve arkadaşlığımız baki. Bundan sonraki 5 sene içerisinde de İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Efes Selçuk Belediyesi’nin nasıl kardeş kardeş adım atacağını herkes görecek” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Örgütü önünde toplanan kalabalığa seslenen Başkan Tugay, “31 Mart akşamı sizlerin destekleri ve onaylarını aldıktan sonra önümüzdeki 5 yıl için İzmir’in tamamında olduğu gibi Selçuk’ta da tamamen yenilenmiş, biraz daha geliştirilmiş bir belediyecilik anlayışıyla sizlerin hizmetinde olacağız. Filiz Başkanım bana ne zaman “Buraya gelmenizi istiyorum” derse koşarak geleceğim” dedi.
BAŞKANLAR BELEVİ PAZARI’NDA
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların, işsizliğin geniş kitleleri etkilediğine dikkat çeken Başkan Tugay, “Bunun ülkeye genel olarak getirdiği çok büyük bir psikolojik yük var, aynı zamanda yoksulluk var. Böyle bir dönemde biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak partimizdeki değişim sürecinden sonra yenilenen kadrolarla, yenilenen anlayışla bu konuda daha fazla umut yüklüyüz. Bugün itibariyle önümüzde yerel seçim var. Şu anda insanlarımız kendilerine sahip çıkan siyasetçiler görmek istiyor, insanlarımızın mutsuzluğunu umuda çevirecek siyasetçiler görmek istiyor. Ben ve Filiz kardeşim burada ve İzmir’de Cumhuriyet Halk partisi’nin adayları olarak bize destek olmanızı istiyoruz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Örgütü’nün ardından Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel ve Başkan Cemil Tugay Efes Selçuk sokaklarını gezerek vatandaşlardan destek istediler.
Başkan Tugay daha sonra Başkan Ceritoğlu Sengel, Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu ve meclis üyesi adayları ile birlikte Cemevi ve İZSU Selçuk Teknik Uygulama Birimi çalışanlarını ziyaret etti.
Başkan Tugay’ın Efes Selçuk programında son durağı Belevi oldu. Başkan Ceritoğlu Sengel ile birlikte Belevi Pazarı’nı gezen Başkan Tugay, vatandaşlardan kendisi ve Başkan Ceritoğlu Sengel için destek istedi.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZDENİZ (İzmir Deniz İşletmeciliği A.Ş.) tarafından yapılan İzmir-Midilli seferleri, 3 Mayıs’ta başlıyor. Seferler, 2022 yılından beri İzmir ile Ege Adaları arasında kurduğu deniz köprüsünü bu yıl sefer sıklığını artırarak daha da güçlendirecek. Bu yıl Avrupa Birliği Komisyonu tarafından onaylanmasının ardından Türk turistlere Yunan adalarında bir hafta vize uygulamasına istinaden vatandaşların talebini karşılamak için İzmir-Midilli Seferleri Çarşamba ve Cuma kalkışlı olmak üzere haftada iki sefer olarak düzenlenecek. Kapı vizesinin 7 gün için geçerli olacak olması ve yolcunun Midilli Adası’nda daha çok zaman geçirebilmesini sağlamak amacıyla seferler 2 gün süreli şekilde planlandı. Talepler doğrultusunda günübirlik veya bir gün süreli ek seferler de yapılabilecek.
BU YIL İKİ GEMİYLE 41 SEFER YAPILACAK
2024 yaz dönemi seferleri 3 Mayıs 2024’te başlayacak 27 Eylül 2024 tarihinde bitecek. 20 yılı aşkın bir sürede İzmir Limanı’ndan hareket ederek uluslararası sularda ilk bayrak dalgalandıran yolcu gemisi olma özelliğini taşıyan İhsan Alyanak Gemisi’ne bu yıl İZDENİZ’in ikinci yüksek hızlı gemisi Prof. Dr. Aziz Sancar Gemisi eşlik edecek. Bu yıl sefer sayısı yüzde 143 artırılarak sezon boyunca 41 sefer yapılacak. Artan talep doğrultusunda konulacak ek seferlerle bu sayı artabilecek. Seferler, her Çarşamba ve Cuma saat 08.30’da İzmir Alsancak Limanı’ndan gidiş, her Cuma ve Pazar ise saat 17.00’de Midilli Limanı’ndan dönüş şeklinde olacak. Midilli Limanı’ndan İzmir Alsancak Limanı’na uzaklık 64 deniz mili. Hava ve deniz koşullarına bağlı olarak yolculuk 2 saat 30 dakika sürecek.
RAMAZAN BAYRAMI’NA ÖZEL SEFERLER
İZDENİZ, önümüzdeki Ramazan Bayramı’na özel sefer planladı. Yurttaşların tatillerini en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için 9 Nisan 2024 Salı günü ve 12 Nisan Cuma günü Alsancak kalkışlı, 11 Nisan Perşembe günü ve 14 Nisan Pazar günü Midilli kalkışlı seferler düzenlenecek. Bayram özel seferlerinde hafta sonu fiyat tarifesi geçerli olacak. Yoğun talep olması üzerine ek seferler konabilecek.
BİLET SATIŞLARI BAŞLADI, GENÇLER YÜZDE 50 İNDİRİMLİ
2024 yılı bilet fiyatları, cuma hareketli seferlerde (cuma gidiş-pazar dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 Euro, gidiş -dönüş 8 Euro, 8-18 yaş tek yön 22,5 Euro, gidiş- dönüş 34 Euro, tam bilet tek yön 45 Euro, gidiş -dönüş 68 Euro olacak şekilde belirlendi.
Çarşamba hareketli seferlerde bilet ücretleri ise (çarşamba gidiş-cuma dönüş) 0-7 yaş tek yön 5 Euro, gidiş -dönüş 8 Euro, 8-18 yaş tek yön 20 Euro, gidiş-dönüş 30 Euro, tam bilet tek yön 40 Euro, gidiş-dönüş 60 Euro olacak şekilde belirlendi. İzmirlilerin şimdiden tatil planı yaptığı İzmir-Midilli seferlerinin bilet satışları başladı. Sefer biletleri online olarak bilet.izdeniz.com.tr web sitesi üzerinden satışa çıktı. Sefer biletleri ayrıca İzmir Limanı’nda yer alan İZDENİZ bilet satış ofisinden ve web sitesinde yer alan yetkili acentelerden alınabiliyor.
BİSİKLETLE SEYAHAT EDİLEBİLECEK
İzmir-Midilli seferlerine isteyen yolcular, bilet rezervasyonu sırasında bildirmek koşulu ile bisikletleri ile katılabilecek. İhsan Alyanak ve Prof. Dr. Aziz Sancar Yolcu Gemileri, 10’ar adete kadar bisikletli yolcu kabul edebilecek.
HEDEF 3 KATI YOLCU
Seferlerin ilk düzenlendiği 2022’de 18 seferde bin 384 bilet satışı olurken 2023 yılında düzenlenen 16 seferde yüzde 80 doluluk oranı yakalanıp 4 bin 262 bilet satışına ulaşıldı. Böylece 2023 yılında yolcu sayısı 3 katına çıkmış oldu. 2022 yılında sefer başı ortalama 76 yolcu taşınırken, 2023 yılında sefer başına ortalama 266 yolcu taşındı. 2024 yılında İZDENİZ, yolcu sayısını yeniden 3 katına çıkarmayı hedefliyor.
TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLDU
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZDENİZ A.Ş. tarafından 2022 yılında başlatılan İzmir – Midilli Seferleri, İzmir’den Ege Adaları’na denizyolu ile yolcu taşımacılığını artırmak için diğer kurum ve kuruluşlara da öncülük etti. 2023 yılından itibaren fikir alışverişi yapılarak oluşan iş birliği sayesinde İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO) Seferihisar ve Kuşadası’ndan Samos Adası’na 2024 yaz sezonunda seferler düzenleyecek.
]]>CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek, CHP Menderes İlçe Başkanı Hakan Karakurt, ilçe örgütü ve partililerin eşlik ettiği Cemil Tugay, Menderesliler tarafından coşkuyla karşılandı.
GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Menderes’te düzenledikleri ilk miting olduğunu belirten Tugay, “Nice mitinglerimiz nasip olsun inşallah, çok daha büyük kalabalıklar nasip olsun bizlere” dedi. Kendisine gelincik veren Fatma İçen’i sahneye davet eden Tugay, “Bu gelincikleri kim verdi bana. Sen gel buraya, doya doya sarılamadım sana biraz önce. Annem benim, değerli annem benim” diyerek sarıldı. Yaşlı kadın gördüğü ilgi karşısında gözyaşlarını tutamadı.
“İZMİR’İN KADINLARI GÜÇLÜDÜR”
Eşi Öznur Tugay’ın da kendisine eşlik ettiğini söyleyen Tugay, “Bana diyor ki ‘Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday oldun senin yanında bir kadın lazım. İzmir’in kadınlarını temsilen benim de orada görünmem lazım’ diyor. İzmir’in kadınları güçlüdür diyor. Her gün gittiğimiz her yerde daha fazla kalabalık daha fazla sevgi daha fazla gülümseyen yüz görüyorum. Ben sizlere kurban olurum. Sizlere elinizdeki o kırmızı beyaz bayrağımıza altı okumuza ve memleketimin güzel insanlarına, hayatım boyunca inandığım güzel insanlara, değerlere, Cumhuriyetimize, kahramanlarımıza ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüze, onun değerlerine kurban olurum. Bana ‘biraz fazla sakinsin’ diyorlar. Ben de diyorum ki bu güzel milletin karşısında önce edepli olmayı bilmek, önce kendini bilmek lazım. Aramızda çocukları görüyorum, bilmiyorum bana mı öyle geliyor, her gittiğim mitingde daha fazla çocuk ve genç görüyorum. Ben her çocuğu gördüğümde onlara sarılmak, sevgi göstermek, alnından, yüzünden, gözünden öpmek istiyorum. Onlara demek istiyorum ki merak etme evlat merak etme, İzmir’de de Türkiye’nin dört bir yanında da biz senin geleceğin için mücadele edeceğiz. Ben gerektiği zaman sesimi yükseltmeyi de bilirim” ifadelerini kullandı.
“3 KURUŞ SADAKA VERİR GİBİ”
Çocukken babası ile gittiği eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in mitinginde yaşadıklarını anlatan Tugay, AKP’li rakibinin seçim afişlerinde parti logosunu kullanmamasını da eleştirerek şöyle konuştu:
“Babam beni Ecevit’in mitingine götürmüştü. Orada demiştim ki Allah’ım bu nasıl bir ortam, nasıl bir sevgi, nasıl bir umut. Bugün bu ülkede biz bir şey yaşıyoruz, biraz önce Ednan vekilim bir şey söyledi, dedi ki ‘aday oluyor adamlar kendi partilerinin rengini kullanmıyorlar afişlerinde, kendi partilerinin sembollerini kullanmıyorlar’. Niye kullanmıyorlar? Utanıyorlar. İnsanlarımıza bu yoksulluğu yaşattıkları için utanıyor, emeklilerimize bu yoklukları yaşattıkları için, öğrencilerimize okula aç gitme durumunu yaşattıkları için, kadınlarımıza yaptıkları baskılar yüzünden utanıyorlar. Bu ülkede yaptıkları adaletsizlikler yüzünden utanıyorlar. Çiftçilerimizin hakkını vermedikleri için utanıyorlar. İnsanların aldıkları maaşlar 3 kuruş market alışverişine, kira ödemeye yetmiyor ondan dolayı utanıyorlar. Engellileri de düşünmüyorlar, bu ülkede dezavantajlı, gariban durumdaki insana sadece 3 kuruş sadaka verir gibi yardımlar yaparak, tam 20 milyon insanı sosyal yardıma muhtaç hale getirdiler. Oysa o insanlara iş vermeliydiniz, doğru düzgün emekli maaşı vermeliydiniz, sosyal güvence sağlamalıydınız. Bugün hastanelerimizde doktor yok artık, doktorlar birer birer gidiyor, ülke dışına kaçıyor. Gençlerimiz üniversitelerden derecelerle mezun oluyor ama burada kalmıyorlar, hepsi yurtdışına gidip orada yaşamaya çalışıyor. Bütün bu utanç tablosunun sorumlusu olarak elbette ki afişlerine o ampulü koyamıyorlar.”
“TOMBALADAN BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ”
Cemil Tugay, Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar’ın iftira ile görevden alındığını, suçsuz olduğu mahkeme kararıyla belirlense de görevine iade edilmediğini dile getirerek, “Ben de geldim burada o itiraz eylemine. Başkanımızı, Mustafa başkanı iftiralarla haksız yere görevinden aldılar. Daha sonra suçsuz olduğu mahkeme kararıyla belirlendi. Ne yazık ki görevine iade de edilmedi. Biliyorsunuz Menemen’de de benzer bir şeyi yaptılar ve orada tombaladan bir adamı çıkardılar ve başkan vekili olarak senelerce oturttular. Diyorlar ki ‘siz belediye başkanlarını hükümetten seçin hükümete yakın seçin ondan sonra göreceksiniz nasıl para yağdıracağız, nasıl daha fazla hizmet yapacağız’. İnanmamızı bekliyorlar değil mi? Bakın Menemen’de tombaladan bir belediye başkan vekili çıkardılar mı çıkardılar. Sonra Menemen’in milyonlarca metrekare yerini sattırdılar ve o parayı ona buna dağıtıp çar çur ettiler. Bu mu? Bunun için mi siz kendinizden olana belediye başkanlığı istiyorsunuz? İnsanların bu yalana inanacağına mı inanıyorsunuz” dedi.
“508 NUMARALI OTOBÜS HATTI BURAYA GELECEK”
Yurttaşların isteği üzerine 508 numaralı otobüs hattının yeniden Menderes’te hizmet vereceğini dile getiren Cemil Tugay, şöyle devam etti:
“Halk 508’i geri istiyorsa o 508 en kısa zamanda geri gelecek, aktarmalı gitmeyeceksiniz. Değerli kardeşlerim, sevgili Menderesliler, içimizde sevgi ve saygı varsa, insanlarımızın derdine çare bulmak inanın zor değil. Ben onu derhal ve acilen yapacağım. Burada herkesin ortasında söylüyorum, 508 en kısa zamanda geri gelecek. Menderes, Cumaovası, İzmir’imizin en güzel köşelerinden birisi, bir tarım cenneti biliyorsunuz. Denize kıyılarıyla gerçek bir turizm cenneti. Değeri çok yüksek bir yer. İçinizdeki bu heyecana çok mutlu oluyorum. Lütfen böyle konuşmaya, talepte bulunmaya, istemeye devam edin. Biz de size en iyi şekilde hizmet edelim. Biz sizi dinlemekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz, hiç merak etmeyin. Önümüzdeki günlerde Menderes’te yapılan tarımın desteklenmesi için belediye üzerinden tohum olsun, gübre olsun, mazot olsun, su olsun aklınıza gelebilecek her türlü alanda destek vermek için fırsat arayacağım. Tarımı, ticareti, üretimi, turizmi desteklemek için dolayısıyla şehrimizde iş sahalarının, zenginliğin, üretimin, markalaşmanın artması için çok çalışacağım. İzmir kimseye el açmadan muhtaç olmadan Türkiye’nin tüm diğer şehirlerine fark atacak, bu ülkede başka bir şehrin hakkını yemeden, biliyorsunuz İzmir’in hakkını çok yediler, yemeye devam ediyorlar. Biz başka bir şehrin hakkını yemeden büyüyen gelişen insanlarına refah sağlayan, iş sağlayan bir şehir olacağı. Ben İzmir’in gücüne inanıyorum”
Konuşmanın ardından Tugay, Menderes esnafını ziyaret etti; seçim ofisinin açılışını gerçekleştirdi.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi, temeli 2018’de atılan Fahrettin Altay- Narlıdere Metrosu’nu, binlerce İzmirlinin katıldığı törenle hizmete açtı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, açılışta yaptığı konuşmada, “Bugün, pandemiye, afetlere ve ekonomik krize rağmen İzmir aşkıyla birbirine kenetlenen 4 buçuk milyonun günüdür. Bugün “Aşkla İzmir” diyerek, refahı büyütenlerin, gün doğmadan uyananların. Bu şehir için canla başla çalışanların günüdür. Bugün, kur korumalı değil, emek korumalı hizmet anlayışıyla çalıştığımız 5 yılın, taçlandığı gündür” dedi.
Törenin açılışında Narlıdere Belediye başkanı Ali Engin ve Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, Narlıdere Metrosu için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e teşekkür ederek metronun hizmete girmesiyle bölgede trafiğin rahatlayacağını söylediler.
“BU ŞEHİRDE ULAŞTIRMA BAKANLIĞINA AİT TEK BİR “U” HARFİ YOK”
Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, göreve geldiğinde Narlıdere Metrosu’nun yüzde 12 seviyesinde olduğuna dikkati çekerek şöyle konuştu, “İzmir’i bilenler bilir. Bu şehirde Ulaştırma Bakanlığına ait tek bir “U” harfi yok. Onun yerine, kendi metro hattını, sadece kendi imkanlarıyla yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi var. Biz, Türkiye’de son beş yılda raylı sistemlere bütçesinden en büyük oranı ayıran belediyeyiz. Sadece 5 yıllık görev sürem boyunca İzmir’de 952 milyon Euroluk raylı sistem yatırımı yaptık, yani bugünkü rayiçle 31 milyar lira.Peki bu 5 yılda merkezi hükümetin İzmir’e layık gördüğü raylı sistem yatırımı ne kadar biliyor musunuz? Yalnızca ama yalnızca 3 bin lira. Biz o metro Buca’ya gelecek dedik. Getiriyoruz.” dedi.
5 yıllık görev süreci boyunca yaptığı icraatları, adaylık sürecinde vaat ettiği ve gerçekleştirdiği projleri tek tek anlattan Soyer,”5 yıl önce, sec¸im beyannamemizde, 165 projemizi gerçekleştirmeyi vadetmiştim. Bu projeleri yu¨zde 87’lik bir oranda tamamlamıs¸ üzerine bir de 15 proje eklemiş ve bu oranı gerçekleştirmiş tek belediye başkanı olmaktan büyük gurur duyuyorum.5 yılda İzmir’in 50 yıllık kangren olmuş sorunlarını çözdük, ve gelecek 50 yılını teminat altına aldık” ifadelerini kullandı.
“CANLARI SAĞ OLSUN”
Aday gösterilmemesinden dolayı CHP Genel Merkezine sitemde bulunan Soyer, şöyle devam etti:
“Bu şehir, onlarca yıldır parti-devlet anlayışıyla üvey evlat yerine kondu.Yine de hak bildiği yolda, demokrasinin yolunda yürümekten asla vazgeçmedi.İzmir tüm baskılara rağmen, evrensel değerlerin ülkemiz siyasetindeki en güçlü savunucusu olan CHP’ye destek vermeyi sürdürdü. Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıktı.İşte bu nedenle CHP ve İzmir arasındaki güçlü ilişki bir tesadüf değildir.Her ikisinin de özünde Anadolu’dan dünyaya uzanan bir uygarlık köprüsü inşa etme gayreti vardır. Fakat ne yazık ki bugün, değişim sloganın altının boşaltılarak, hedefinden koparıldığını ve umutların sönümlendiğini üzülerek görüyoruz.Oysa bir parti-devlete karşı mücadele ediyorsanız veya bir parti sandıktan aldığı gücü suistimal edip devleti ele geçiriyorsa, o umuda çok ihtiyaç vardır ve o umudun tek gerçek öznesi halk olmalıdır.Vatandaşın talepleri tek ve en gerçek yol göstericidir. Göreceksiniz, hep birlikte o umudu yeniden yeşertip, asırlık Cumhuriyet mirasımızı daha ileriye taşıyacağız.Cumhuriyetimizin 100. yaşını, onun devrimlerinin, faziletlerinin kalesi olan Cumhuriyet Halk Partisinin değerlerini daha da yücelteceğiz. “Başka bir siyaset mümkün” çünkü siyaset yaşamı iyileştirme sanatıdır.Ve o sanat ancak toplumla birlikte yapıldığında hedeflerine ulaşır.Yani Halkla birlikte, halkçı bir dönüşümle.Şunu çok iyi biliyoruz ki hepimiz daha iyisini hak ediyoruz. Bu ülke bu cennet vatan daha iyisini hak ediyor.Yolumuz engebeli, yolumuz uzun ama hedefimiz güzel, o hedefe giden yolculuk güzel. Hep birlikte ileriye, iyiye, doğruya yürümeye devam edeceğiz. Aşığı olduğum bu güzel şehrin, güzel insanları, Elbette bu kadar emeğe partinizden ve yoldaşlarınızdan bir takdir beklersiniz.İzmir CHP il kongresinde kapalı oylamada 522 delegenin 508’inin oyuyla en yüksek örgüt desteğini alana, başarılarıyla uluslararası alanda en yüksek makama getirilene, anketlerde birinci çıkana, bu kadar çabaya, devrim niteliğindeki onlarca esere bir teşekkürü çok görenlere buradan sitem ediyorum.Canları sağolsun”
“BUGÜNE KADARKİ HATTIMIZ İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİYDİ BUNDAN SONRA SATHIMIZ, TÜM VATANDIR”
Siyasetin içerisinde olmaya devam edeceğinin işaretini veren Soyer, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:
Bu yoldaki en büyük ödül siz değerli İzmirli hemşerilerimin takdiridir.Bu makamdaki görevim bitse de sizlerin her siyasetçiye bahşetmediğiniz ama beni oturttuğunuz gönül makamı benim için en büyük ödüldür.Tüm kalbimle söylüyorum, bu gurur bana da evlatlarıma da yeter.İzmir’e, bu şehrin 4 buçuk milyon dürüst, namuslu insanına bana bu gururu yaşattıkları için teşekkür ediyorum.Dostlarım,Geçmiş olsun diyenlere asla kulak asmayın. Demokrasi bayrağını taşımanın bedelini ödemeye rıza gösteren herkese Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet devrimlerine en sıkı sahip çıkan şehir olma özelliğini yaşatan ve fakat bu nedenle bedel ödeyen, o bedele rıza gösteren tüm İzmirlilere,Helal olsun! Gelecek olsun! Bu memleket için, İzmir için son nefesime kadar hizmet edeceğim.Bunu, kimsenin ekmeğine yağ sürmeden, bu toprakları rant çetelerine peşkeş çekmeden yapmaya devam edeceğim.Bu ülkede demokrasinin neferi olmayı sürdüreceğim. Bir nefer olarak birlikte başlattığımız tüm projelerin de takipçisi olacağım. Şunu çok iyi bilsinler, bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesiydi.Bundan sonra sathımız, tüm vatandır.”
Soyer’in konuşmasının ardından açılış töreninde sanatçı Haluk Levent İzmirlilerle buluştu.
]]>Uraloğlu, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu tarafından Balçova Termal Otel’de organize edilen “Sürdürülebilirlik Odağında Lojistik Sektörü ve Gelecek Trendleri” ana temalı Türkiye İstişare Toplantısı’nın açılış oturumuna katıldı.
Konuşmasında bakanlığın ulaştırma ve haberleşme ağına yönelik yatırımları hakkında bilgi veren Uraloğlu, 2028’e kadar 1780 kilometre daha otoyol yapmayı, yaklaşık 14 bin kilometre olan demir yolu ağını 28 bin kilometreye, 57 olan havalimanı sayısını ise 61’e çıkarmayı planladıklarını belirtti.
Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Hava yolunda ciddi gelişmelerimiz olacak ama demiryolu hem yük hem yolcuda çok büyük oranlarda gelişecek. Biz de yatırımımızı ona göre yapacağız. Her 15 saniyede bir uçak geçiyor ülkemizden. Böyle bir coğrafyadayız ve 173 ülkeyle hava yolları anlaşmamız var. Şu anda da 130 ülkede 143 noktaya doğrudan uçuş yapan bir ülkeyiz.
2023 yılında İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yaklaşık 84 bin gemi geçti. Bu her boğazdan yaklaşık 40 bine yakın gemi demektir. 4 saatlik bir uçuş mesafesinde 67 ülkeye ulaşabiliyoruz. Bu 67 ülkede de 1,4 milyar insan yaşıyor. Bunların 40 trilyon dolar gayri safi milli hasılası var. 8 trilyon dolar da ticaret potansiyeli bulunuyor. Coğrafya haritasını bilmeyen birisine gösterirseniz ‘en kritik yer, en stratejik yer neresidir’ derseniz oranın Türkiye olduğunu size gösterebilir. Böyle kıymetli bir coğrafya üzerinde bulunuyoruz.”
“Projeler bitme aşamasında”
Uraloğlu, ticaretin genel anlamda doğu-batı ekseninde geliştiğini, son zamanlarda kuzey-güney aksında da çok ciddi gelişmeler olduğuna işaret etti.
Basra Körfezi’nden Ovaköy’e 1200 kilometrelik otoyol, demir yolu, enerji nakil ve iletişim hatlarını içeren Kalkınma Yolu Koridoru’nu bu gelişmeyi önceden görerek planladıklarını aktaran Uraloğlu, “Bugün bitirmiş olsaydık Süveyş Kanalı’ndaki sıkıntılar konuşulmuyor olurdu ve sadece 21 günde bu ulaşımı biz sağlamış olurduk. Projeler bitme aşamasında. Bu sene içerisinde başlayabilir miyiz diye gayret içerisindeyiz.” diye konuştu.
Ankara-İstanbul arasındaki yeni bir otoyol yapmayı planladıklarını vurgulayan Uraloğlu, Aydın-Denizli Otoyolu’nu bitireceklerini, devamında da bu yolu Antalya’ya bağlayacaklarını anlattı.
İhalesi yapılan ve proje aşamasında olan yatırımları anlatan Uraloğlu, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Polatlı’dan itibaren 508 kilometre olduğunu, 2026 sonu ya da 2027 başında tamamlanmasının hedeflendiğini aktardı.
İzmir için yeni çevreyolu projesi
Uraloğlu, İzmir’de geçmişte Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, kentin ihtiyaç duyduğu yatırım ve hizmetleri bildiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Biz tercihlerinden dolayı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. Siz hiç duydunuz mu? Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de devletin bir yatırımının durdurulduğunu gördünüz mü tercihinden dolayı? Asla görmediniz. Ama şunu atlamamamız lazım; daha iyisini yapmak için mutlaka mahalli idarelerle, özellikle büyükşehirlerle iş birliği yapmamız lazım. Ekip halinde yürümemiz lazım. O anlamda biz İzmir’e daha iyi hizmet etmeye talibiz.”
Bakan Uraloğlu, İzmir’de yeni çevre yolu projesini de bitirdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Onunla ilgili ÇED süreçleri ve imar planı genel anlamda bitti diyebilirim. Yatırım programıyla, fizibiliteyle ilgili çalışmalarımızı yürütüyoruz. Artık özellikle Karşıyaka, Bayraklı tarafındaki günlük trafik 120 binleri geçti. Belki birazcık daha yukarı Buca’ya doğru giderken o rampaların olduğu kesimde trafik ciddi bir şekilde aksıyor. Bu sene yatırım programına aldırabilirsek bu sene, olmadı önümüzdeki sene mutlaka ona başlamalıyız. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyeyim. Yüksek hızlı tren inşallah geliyor. İzmir’deki bu anlamda kavşak projelerinden bahsediyor Hamza Bey. Onlarda nasıl işbirliği yaparız, konuşacağız. İzmir mutlaka daha iyisine layık. ‘Biz ceketimizi koysak kazanır’ diyenlere 1 Nisan’da bunun böyle olmadığını, 1 Nisan şakasıyla beraber göstermiş olacağız.”
Diğer konuşmacılar
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da İzmir’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu, ticaretin ve kültürün merkezi olarak öne çıkmış bir şehir olduğunu söyledi.
İzmir’in sahip olduğu eşsiz potansiyeli en üst düzeye çıkarmak ve şehri daha da yaşanabilir hale getirmenin en büyük arzuları olduğunu bildiren Dağ, ” İzmir’imizin tarihini, kültürünü ve doğal güzelliklerini koruyarak, modern belediyecilik anlayışıyla kalkındırmayı hedefliyoruz. İş dünyasıyla olan işbirliğimizi güçlendirerek, İzmir’i bir yatırım cennetine dönüştüreceğiz.” dedi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı da taşımacılık sektörünün Türkiye’de ve dünyada önemini artırdığını söyledi.
Türkiye ekonomisinin depreme rağmen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyerek büyük bir direnç gösterdiğini vurgulayan Asmalı, şunları kaydetti:
“Yine geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinde ki o dönem biliyorsunuz genel seçimlerin de olduğu bir dönemdi, bu performansını sürdürerek yüzde 3,9 oranında büyüyerek küresel ekonomiler içerisinde pozitif olarak ayrışmıştır. Nihayet yılın 3. çeyreği yüzde 5,9 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi bu dönemde de G20 ülkeleri arasında en çok büyüyen ikinci ülke olmayı başarmıştır. Öncü ekonomilerle birlikte ülkemizin de enflasyon sorunuyla yüzleştiği ve parasal sıkılaşma sürecinde olduğu böyle bir dönemde Türkiye ekonomisinin büyüme hızının artması takdir edilmesi gereken bir gelişmedir.” diye konuştu.
İzmir Valisi Süleyman Elban, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu Başkanı Mehmet Metin Korkmaz ile MÜSİAD İzmir İl Başkanı Gökhan Temur da toplantıda birer konuşma yaptı.
]]>İzmir Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği ile İzmir Katip Çelebi Üniversitesi işbirliğinde, iş sahibi olmak isteyen ve bunun için mesleki eğitime ihtiyacı olan 18-29 yaş aralığındaki gençlere yönelik çalışma başlatıldı.
Çalışmalar sonunda gençlerin baristalık, garsonluk, aşçı yardımcılığı ve kat hizmetleri eğitimi alması için hazırlanan projeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Avrupa Birliği de destek verdi.
Hedef kitleye ulaşmak amacıyla dezavantajlı bölgelerde çalışma yapan proje ortakları, mesleki eğitim almak isteyen 95’i kadın 100 gencin başvurusunu kabul etti.
Geçen yıl kasım ayından itibaren eğitim almaya başlayan gençler, Karabağlar’daki İmam Hatipliler ve Mezunlar Derneği’nde oluşturulan mutfaklarda haftanın 5 günü tercih ettikleri mesleklerin inceliklerini öğreniyor.
Gençlere, 6 ay sürecek eğitim sonrası sertifika verilecek, iş sahibi olmaları için farklı sektörlerin temsilcileriyle görüşmeler sağlanacak.
İzmir Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği Kurucu Üyesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tolga Şentürk, AA muhabirine, gençlerin hayatına pozitif yönde etki ederek sosyalleşmelerini ve iş hayatına katılmalarını amaçladıklarını söyledi.
Kursiyerlerin eğitimlerden ücretsiz yararlandığını belirten Şentürk, şunları anlattı:
“Gençlerimiz son derece mutlu. İyi planlanmış, hibe destekleriyle altyapısı sağlam bir şekilde kurulmuş mesleki eğitimlerin çok faydalı olduğunu görüyorlar. Sadece uygulamalı eğitimler değil aynı zamanda farklı eğlenceli yöntemleri de içine dahil ederek onlara psikolojik destekler de veriyoruz. Böylece hayata bakışlarının olumlu yönde etkilendiği, zamanlarını mutlu geçirdikleri ve aynı zamanda sosyalleştikleri bir ortam kazanıyorlar.”
Gençlere yapılan yatırımın önemine vurgu yapan Şentürk, şöyle devam etti:
“İzmir’in ekonomik gerçekliğinin üzerine inşa edilmiş bir proje. İzmir, Antalya ile Türkiye’nin en büyük turizm ve gastronomi ekonomisi üreten illerinin başında geliyor. Dolayısıyla muazzam iş açığı var. Bu anlamda turizm ve gastronomi sektöründe uzman personelin yetiştirilmesi çok önemli. Olabildiğince uygulamalı olduğu için gençlerimizin de mesleki hayata hazırlanmaları çok daha profesyonelce oluyor.”
“Belki kendi dükkanımı bu sayede açabilirim”
Baristalık kursuna katılan 28 yaşındaki Çiğdem Deniz Çetin, iş deneyiminin olmadığını, meslek sahibi olmak için kursa katıldığını söyledi.
Kursun kendisi için çok faydalı olduğunu anlatan Çetin, “Baristalık kursunda sıcak ve soğuk kahveler yapıyorum. Aldığım sertifikayla çalışmayı çok istiyorum. Belki kendi dükkanımı bu sayede açabilirim. Bu kurs sayesinde sosyalleştim, yeni ortamlar gördüm. Beni pozitif yönde etkilediğimi düşünüyorum.” diye konuştu.
Aşçı yardımcılığı kursuna katılan 21 yaşındaki Feray Aslan, gençlik merkezinde kursun afişlerini gördüğünü, ardından katılma kararı aldığını aktardı.
Yemek pişirmeyi çok sevdiğini anlatan Aslan, “Bu kurs sayesinde mutfağın önemini anlamış olduk. Kendimi daha da geliştirerek alanımla ilgili bir iş yeri açmayı planlıyorum. Gençler böyle kurslara katılsınlar, çünkü sosyal çevrelerini geliştiriyorlar. Onlara yeni yeni kapılar açılıyor.” ifadelerini kullandı.
]]>Bir dizi program için İzmir’e gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İzmir Ticaret Odası’ndaki iş dünyası buluşmasının ardından Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda esnafı ziyaret etti. Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile birlikte esnafı ziyaret eden Bakan Işıkhan, tarihi çarşıdaki esnafın sıkıntılarını dinledi. Bakan Işıkhan, daha sonra Balçova’da bulunan bir otelin restoranında Mardinli hemşehrileriyle bir araya geldi. Toplantıya AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Karabağlar Belediye Başkan Adayı Mehmet Sadık Tunç ve 22’inci Dönem Mardin Milletvekili Süleyman Bölünmez ve İzmir’de yaşayan Mardinli vatandaşlar katıldı.
“AK Parti, siyasi parti olması ötesinde milletin kendisidir”
Toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, AK Parti’nin siyasi parti olmanın ötesinde bir oluşum olduğunu vurguladı. Vatandaşını seçimden seçime hatırlayan, seçimden seçime çalışan bir siyasi hareket olmadıklarını belirten Işıkhan, “Türkiye’nin son çeyrek asrı, bu durumun en büyük güvencesi oldu. Bugün uzaya ilk astronotunu göndermiş, kendi arabasını, kendi uçağını üreten, gelecek 100 yılı inşa etme iddiası taşıyan güçlü bir Türkiye var. Bugün eğitimden sanata, spora, çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar her alanda dünya standartlarının da üzerine çıkmış bir Türkiye var. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi Türkiye’nin en önemli büyükşehirlerini hiç vakit kaybetmeden gerçek belediyecilikle buluşturmalıyız” diye konuştu.
“İzmir, CHP’nin kalesi söylemini kabul etmiyoruz”
“Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir” diyen Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir tarafta Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılını Türkiye yüz yılı yapmaya çalışan bir hizmet anlayışı var. Diğer tarafta ise şahsi hırsları yüzünden daha kendi partisini yönetemeyen, teröristlerle işbirliği yapan, temel atmama törenleriyle övünen; eski Türkiye’nin köhne vesayet artıklarıyla var olmaya gayret eden vizyonsuz bir zihniyet var. Ege’nin incisi İzmir hangisini hak ediyor? Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir. İzmir, Türkiye yüzyılı hedeflerimizin lokomotifi olabilecek merkezlerden birisidir. Burası binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahili yaptığı, kadim bir şehirdir. İzmir sadece Ege’nin değil, Türkiye’nin de incisidir. Ancak ehil ellerde olmadığı için hala tüm potansiyelini ortaya çıkarabilmiş değildir. Önümüzde çok ama çok önemli bir fırsat var. İzmir’in çok genç, çok dinamik AK Parti belediyeciliğine hakim belediye başkan adayları var. Onların enerjisi AK belediyeciliğin vizyonuyla birleştiğinde İzmir’i kimse tutamaz.”
AK Parti adayları için destek isteyen Bakan Işıkhan, “Türkiye’yi emin adımlarla 2023 hedeflerine taşıyan Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz var. İnanıyorum ki 31 Mart yerel seçimlerinde İzmirli ve Mardinli kardeşlerim bu ruhla AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı sandıktan zaferle çıkaracaktır” dedi.
Her mahalleye taziye evi yapılacak
Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, her mahalleye taziye evi kurulacağını söyledi. Dağ, “Hepimiz bu güzel şehri zenginleştirmek ve çocuklarımızın geleceğini kurmak istiyoruz. Ben yola çıkarken Mardinli hemşehrilerimizin yanımda olduğunu biliyordum. Bu bir siyasetçi için çok iddialı sözdür. Ama ben bunu çok rahat bir şekilde söyleyebiliyorum. Çünkü siyasete başladığım ilk günden beri en yakın yol arkadaşım, çalışma arkadaşım, komşuların hep Mardin’den oldu. Mardinli hemşehrilerimizin de kültüründe çok özel yer tutan taziye evlerini her mahalleye kuracağım. Kurulacak alan olmayan mahallelerde ise kahvehanelerle anlaşacağım. Gerekli masrafı belediye, ilçe belediye başkanları ya büyükşehir belediye başkanı olarak biz karışlayacağız” dedi. – İZMİR
]]>“Cumhur İttifakı İzmir’i bir yıldız gibi parlatacak”
Bakan Işıkhan, İzmir’de iş dünyası temsilcileriyle buluştu
İZMİR – İzmir programı kapsamında kentin iş dünyası temsilcileriyle buluşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve 40 yıldır hiçbir şey değişmediğini bu yüzden değişime ihtiyaç olduğunun mesajını verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, bir dizi program için geldiği İzmir’de, kentin iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda ev sahibi İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, iş dünyası ve siyasi parti temsilcileri katıldı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının talepleri Bakan Işıkhan’a iletilirken, Bakan Işıkhan da iş dünyasının taleplerini dinleyerek açıklamalarda bulundu.
“İzmir aşığı biri olarak…”
Çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve bakan olarak burada açıklama yaptığı için gurur duyduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Yaptığınız işler ve ürettiğiniz katma değerden dolayı iş insanlarına teşekkür ediyorum. Sadece bakan olarak değil aynı zamanda 20 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını geçirmiş bu sokaklarda koşturmuş ve İzmir aşığı biri olarak ayrı bir onur duyuyorum. Bakanlık olarak ülkemizin dört bir yanında bir araya geliyoruz. Çalışma hayatımızı masaya yatırarak değerlendiriyoruz. ‘Daha iyi ve daha fazla ne yapabiliriz’in cevabını arıyoruz. Sosyal diyaloga inanıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer veriyoruz” diye konuştu.
“114 bin işçiyi iş sahibi yaptık”
Toplantıdaki açıklamasında İŞKUR başvuru ve işe alım sayıları bilgilerini veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ‘yaptık şimdi daha iyisi yapmak’ için çalışıyoruz. Ülkemizin her bir noktasına hizmetlerimize götürmeye devam ediyoruz. Derdi olan derman arar. Bizim derdimiz çalışmak. Güzel İzmirimizin hizmetindeyiz. İşe yerleştirme, aktif iş gücü programları, kısa çalışma ödeneği gibi birçok kalemde İzmirimize hizmet ediyoruz. İş arayan insanlarımıza sunduğumuz danışmanlık ve kurs ile destek veriyoruz. İŞKUR aracılığıyla birçok işçiye iş verdik. İzmir’de iş verenlerde 143 bin talep oldu 2023’te. 114 bin işçiyi, bu kapsamda iş sahibi yaptık” açıklamasında bulundu.
“Gayretlerimiz sürecek”
Hem işçileri hem de işverenleri İŞKUR’a davet eden Işıkhan, “Çalışan işçi talebi var ve iş arayan bir kesim var. İzmir’de ve tüm şehirlerde bu iki kutbu bir araya getirmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarına tavsiye ediyorum. İstihdamda ve işgücünde rekorların kırıldığı dönemden geçiyoruz. Hem genelde hem kadınlarda 2002’den bu yana en yüksek katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranını da görüyoruz. İstihdamın büyümesini görüyoruz. Çalışma hayatında fırsat ve katılım için gayretlerimiz sürecek” sözlerine yer verdi.
“Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor”
İzmir’in ticaret ve kalkınma açısından büyük bir potansiyelinin olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor. Hükümet olarak iş dünyamız ile ortak hareket etmeye özen gösteriyoruz. İZTO ile de müşterek bir hedefe bir sahibiz. İzmirimizi ticaret ve yatırım açısından çekim merkezi yapmak istiyoruz. Potansiyelini harekete geçirmek zorundayız. İş dünyası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. İş birliği ile olumsuzluklara rağmen alnımızın akıyla çıktık. Millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü gördük” dedi.
Cumhur İttifakı adaylarına övgüler
Bakan Işıkhan, Cumhur İttifakı adaylarının yerel yönetimlerin kalkınma paydaşlarından olduğundan bahsederek, “Bir başka paydaş ise yerel yönetimlerdir. Belediyelerimizin de işbirliği ile çalışma önemlidir. Yerel seçimler bu anlamda önem arz ediyor. Acil ihtiyaçların giderilmesi için vizyoner yerel yönetime ihtiyaç var. Dirençli bir kent olmaya ihtiyacı var. İzmirimizin temiz ve yeşil bir çevre anlayışına ihtiyacı var. Eşsiz bir pencereden bakan hizmet ve eser belediyeciliğine ihtiyaç var. İzmirimizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon Cumhur İttifakı Konak Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’da da vardır, bu vizyon Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’da da vardır. Milletvekili olarak hizmet ettikleri bu kenti en güzel şekilde temsil ettiler. Şehrimizin sorunları ile hemhal oldular. Ellerini taşın altına koydular. Söz konusu İzmir’in menfaati ile gerisi teferruat diye hizmeti öncelediler” diye konuştu.
“İzmir 40 yıldır aynı”
İzmir’in 40 yıldır aynı olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, “Görüşü ve tutumunuz her zaman iyilikten yana oldu. Değişime ihtiyaç var bu kentte. 40 yıldır İzmir aynı şekilde. Makam kaygısı ile kaybedilecek yıllar yoktur. Şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim, sosyal belediyecilik ve yerel ve kırsal kalkınma hamleleri ile bunu yaşayacaktır. Ulaşım altyapı gibi sorunlara odaklanmış başkan adayları ile zafere ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak İzmir vizyonunu anlatmaya ve nasıl hizmet edeceklerini ikna etmeye odaklandılar. 1 Nisan’dan itibaren eşsiz bir beş yılı bekliyoruz. Bir bakan olarak değil bu sokaklarda top koşturmuş, hayatı burada şekillenmiş biri olarak hem Dağ hem de Çankırı başkanlarımıza ve adaylarımıza güveniyorum. Bir yıldız yapacaklarına inanıyorum. Gerçek belediyecilik yolculuğunda başarı ve zafer bekliyorum. Sizler sahanın gözü ve kulağısınız. Gelirini halini hatırını bilenlersiniz. Katma değer oluşturuyorsunuz. Bizler talep ve istekleri geri çevirmedik. İnsan odaklı olduk. Erdoğan liderliğinde sözünü verip yapamadığımız bir şey olmadı. Bu yüzyılı emeğin üretimin yüzyılı yapacağız dedik. Çalışma hayatı başta olmak üzere kronikleşmiş ne kadar sorun varsa çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimseyi mağdur etmemek için elimizi taşın altına koymaktan çekinmediysek aynı anlayışla devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.
Bakan Işıkhan’dan çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi açıklaması
Çalışma hayatının haftada 45 saatten 40 saate inmesine yönelik olarak çıkan haberlere değinen Bakan Işıkhan, “Çokça yorum ve haberler çıkıyor çalışma hayatı ile ilgili. Biz istişare kültürüne önem veriyoruz. İş kanununu yeniden ele alalım dedi Erdoğan. Bakanlıklarımız ile toplantılara başladık ve devam ediyor. Biz daima işçi ve işverenlerin kazanılmış haklarını korumayı önceliyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir iş kanunu yapacağız. Doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece dikkate almayın. Tüm paydaşların ortak görüşü ile devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayım. Hep birlikte el ele verip projelerimizi anlatacağız” açıklamasında bulundu.
Özgener: “İstihdam teşviki azalıyor
Toplantıda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşvikinin azaldığına vurgu yaptı. Özgener, “İzmir olarak kardeş oda ve borsalarımız ile kamu ile işbirliğiyle çalışmayı öncelik olarak görüyoruz. Ortak taleplerimiz yanı sıra önemli bir iletişim köprüsü olacağımıza inanıyoruz bu toplantı ile Asgari ücret artışları doğrudan yansıdığı için reel sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın gelişmesinde büyük bir engel oluyor. bundan sonraki süreçlerde asgari ücret düzenlenmesi hedef enflasyona göre olmalı. İşgücü maliyetleri ücretli çalışanı karşılaması zor oluyor. işveren yükünün makul seviyeye gelmesi önem arz ediyor. Kayıt dışının önüne geçmek için kontrol ve denetim sıklaştırılması gerekiyor. Düzenleme ödeme yapanlara mevcut indirim yapılması, bürokratik süreçlerin azaltılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamakları önemli ölçüde açılmalı. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik gidenlerini yükseltiyor ama çalışanların net ücretlerini azaltıyor. SGK ve vergi borçlarında taksitlendirme isteyince 50 bin TL üzerine teminat isteniyor. 2008 yılından hayatta geçirildi. Bu süreç içerisinde şartlara bakınca en az 500 bin TL olarak güncellenmesini rica ediyoruz. Gider maliyetlerinin yükselmesi haftalık çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi konusunda tedirginlik yaşıyoruz. Bu anlamda rahatlamaya ihtiyacımız var. üretim ve ihracatı arttırmak zorundayız, saatleri indirmek üretimi zorlaştıracaktır. 3 vardiyadan 4 vardiyaya çıkmak giderlerimizi arttıracaktır. Gençlerin iş hayatına katılımını teşvik etmek için esnek, uzaktan çalışmaların geliştirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun süreli çalışma saatlerine gençlerimiz uyum sağlamakta zorlanıyor. İmalat ve bilişim sektörünün teşvik süresi sona erdi. Bu teşvikin yeniden uygulanmaya alınmasını diliyoruz. Bu tip uygulamalara son verilmesi iş dünyasının ağırlığını azaltacaktır. Sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşviki azalıyor. Engelli bireylerin tehlikeli iş yerlerinde çalışılmasını ne iş dünyası ne de kendileri istiyor. Ağır iş şartlarında zorunlu yerine alternatif uygulama getirilmesini diliyoruz” dedi.
Yorgancılar’dan ‘gelir vergisi’ açıklaması
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, konuşmasında asgari ücrette yaşanan artışların, işçilik maliyetlerine doğrudan yansıdığına dikkat çekti. Yorgancılar, “Gelir vergisi dilimlerinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini de fırsat buldukça dile getiriyoruz. Özellikle, ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamaklarının önemli ölçüde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Gelir vergisinin birinci basamağı geçmişte brüt asgari ücretin 22 katı iken, mevcut durumda 6 katına geriledi. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik giderlerini yükseltiyor, ancak çalışanlarımızın aldığı net ücreti ise önemli oranda düşürüyor. Bu nedenle, gelir vergisi basamaklarının yeniden düzenlenerek her yıl yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği inancındayız” diye konuştu.
Kestelli: “Tarımsal istihdamla ilgili sorunlarımız var”
Tarımsal istihdamla ilgili önemli sorunların olduğuna vurgu yapan İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise şu sözlere yer verdi: “Tarım, kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu sektör. Tarımdaki kadın çalışanlarımızla ilgili önemli sorunlar da bulunuyor. Kadın çalışanların toplam çalışanlara oranı inşaat sektöründe yüzde 5, sanayide yüzde 27, hizmetlerde yüzde 36 iken tarımda yüzde 42. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu sektör tarım. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvenlik sisteminin dışında kalması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, birçok sosyal sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu nedenlerle tarımsal işgücü piyasalarının da izlenebilmesine, iyileştirilmesine imkan sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.”
]]>Birlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Birlik Sağlık-Sen) İzmir Şubesi, bugün sendika binasında düzenlenen basın açıklamasında, İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde yaşanan güvenlik sorununa ve yeterli personel çalıştırılmadığı için hizmet aksamalarının yaşanmasına tepki gösterdi. Birlik Sağlık Sen İzmir Şubesi adına basın açıklamasını yapan Birlik Sağlık-Sen İzmir Şube Başkanı Berna Boran, şunları söyledi:
“İzmir Bayraklı’da açılan şehir hastanesinin en büyük sorunu personel eksikliği olmasına rağmen, Yap-Kirala-İşlet-devret sistemiyle yani Kamu- Özel İş Birliği (KÖİ) modeli ile yapılan şehir hastanesinin yüklenici firması güvenlik, temizlik, taşıma, yemek, sterilizasyon gibi pek çok hizmetin sunucusu olup, yeterli personel çalıştırılmadığı için hizmet aksamalarına sebep olmaktadır.
“YETERLİ GÜVENLİK GÖREVLİSİNİN OLMAMASI, GÜVENLİK KONUSUNDA BÜYÜK ZAFİYETLER GETİRMEKTEDİR”
Önümüzdeki günlerde Sağlık Bakanlığı tarafından İzmir Şehir Hastanesi’ne atanması beklenen 1040 civarında hemşire ve 80 civarında atanacak ebeyle birlikte 1500 sayısına ulaşılmaya çalışılan İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nde, hastanenin özellikle acil bölümünde yeterli güvenlik görevlisinin olmaması, güvenlik konusunda büyük zafiyetler getirmektedir. Önümüzdeki süreçte hepimizi üzecek sağlıkta şiddet olaylarının olması olasılığı öncelikle hastanede görev yapan sağlık çalışanlarımızı ve bizleri endişelendirmektedir.
Yeterli sayıda yemekhanenin ve yeterli sayıda yemekhane personelinin olmaması da yemek hizmetleri konusunda da pek çok sıkıntıyı beraberinde getirmektedir. Personelin yemek sırasında uzun süre beklemesi zaman kaybına sebep olmakta, bazen de görevine dönmek zorunda kalan personelin yemek yemeden görev yerine dönmesiyle aç kalmasını da beraberinde getirmektedir.
Sterilizasyon hizmetlerini de veren yüklenici firma, yeterli sayıda tıbbi malzemenin olmaması ve sterilizasyona gönderilen malzemenin 12 saat gibi uzun sürede steril edilmesi ameliyatların aksamasına ve hastaların mağdur olmasına sebep olmaktadır.”
“DOKTOR AMELİYATHANE TEMİZLİĞİ YAPIYOR”
Hasta taşıma personellerinin eksik olması nedeni ile de hastaların 3-4 saat gibi sürelerde taşıma personeli beklemesinin insani bir durum olmadığını söyleyen Boran, sözlerine şöyle devam etti:
“Yüklenici firmanın sorumluluklarını yerine getirmemesinin faturasını doktorundan hemşiresine, teknisyeninden memuruna tüm çalışanlarımız ödemektedir. Hemşire hasta taşıyor, teknisyen malzeme taşıyor, doktor ameliyathane temizliği yapıyor. Personel eksikliğinde yaşanan sıkıntının temelinde de maalesef sözleşme gereği hastanenin açılışından itibaren 6 aylık sürede ilgili şirketin bir sorumluluğunun olmamasından kaynaklanmaktadır. İlk 6 ayda yeteri kadar personel bulundurması yönünde ki sözleşme, il sağlık müdürlüğü yetkililerimizin de elini kolunu bağlamaktadır. Bu demektir ki 17 ekim 2023 – 17 nisan 2024 arası ilgili şirkete bu konularda hesap soramayacağız. İlgili firma bir an önce sorumluluklarını yerine getirmeli. Çalışanlarımızın da, vatandaşlarımızın da mağduriyetlerinin önüne geçilmelidir.”
‘SAĞLIKTA ŞİDDET’ VURGUSU
Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol ise sağlıkta şiddet konusuna dikkat çekerek, “İzmir şehir Hastanesi çok büyük bir alana yayılmış durumda. Bundan dolayı 5-6 acil servis yan yana. Bu acil serviste personelimiz diyor ki ‘Biz güvenlik çağırdığımızda güvenlik 4-5 dakikada buraya gelemiyor.’ Bu 4-5 dakikada sağlıkta şiddet olayı zaten olur. Ondan sonra güvenlik gelmese de olur. Hastanede bir polis memuru var. Hastanedeki polis memurunun görevi zaten adli vakaları raporlama. Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın zaten bu konuda iş birliği yapması lazım ama bir türlü yapamadılar. Biz hala beyaz kod, gri kod diye oyalamayla geçmekteyiz. Bu yüklenici firmaya bu altı aylık sürede hesap sorulamıyor. Çünkü; açıldığı tarihten itibaren 6 aylık süre içerisinde yeteri kadar personel bulundurur diyor. Yeteri kadar personel bulundurur deyince Sağlık Müdürlüğü de ‘buraya 100 tane güvenlik koyman lazım’ diyemiyor. Firma ben yeteri kadar personelimi koydum diyor. Bu şekilde bir yönetim şekli var.
“PERSONELİMİZ SEDYE TAŞIYOR”
Bundan dolayı, doktorlarımız gerektiğinde ameliyathanede temizlik yapıyor. Personelimiz sedye taşıyor ya da ilaç, koli almaya gidiyor. Böyle bir karmaşa var. Firmanın gerekli yükümlükleri bir an önce yerine getirmesinde büyük yarar var. Çünkü onların yapmadığı işin yükü tamamen bizim sağlık çalışanlarımıza yüklenmiş oluyor. Sağlık çalışanlarımız gerektiğinde temizlik yapıyor, gerektiğinde hamallık yapıyor. Böyle bir yönetim şekli olamaz.”
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir dizi program için geldiği İzmir’de iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıya ev sahibi İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, iş dünyası ve siyasi parti temsilcileri katıldı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının talepleri Bakan Işıkhan’a iletildi.
Çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve bakan olarak burada açıklama yaptığı için gurur duyduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Yaptığınız işler ve ürettiğiniz katma değerden dolayı iş insanlarına teşekkür ediyorum. Sadece bakan olarak değil aynı zamanda 20 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını geçirmiş bu sokaklarda koşturmuş ve İzmir aşığı biri olarak ayrı bir onur duyuyorum. Bakanlık olarak ülkemizin dört bir yanında bir araya geliyoruz. Çalışma hayatımızı masaya yatırarak değerlendiriyoruz. ‘Daha iyi ve daha fazla ne yapabiliriz’in cevabını arıyoruz. Sosyal diyaloga inanıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer veriyoruz” diye konuştu.
“114 bin işçiyi iş sahibi yaptık”
İŞKUR başvuruları ve işe alımları hakkında bilgi veren Bakan Işıkhan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ‘yaptık, şimdi daha iyisini yapmak’ için çalışıyoruz. Ülkemizin her bir noktasına hizmetlerimizi götürmeye devam ediyoruz. Derdi olan derman arar. Bizim derdimiz çalışmak. Güzel İzmir’imizin hizmetindeyiz. İşe yerleştirme, aktif iş gücü programları, kısa çalışma ödeneği gibi birçok kalemde İzmir’imize hizmet ediyoruz. İş arayan insanlarımıza sunduğumuz danışmanlık ve kurs ile destek veriyoruz. İŞKUR aracılığıyla birçok işçiye iş verdik. İzmir’de iş verenlerde 143 bin talep oldu 2023’te. 114 bin işçiyi, bu kapsamda iş sahibi yaptık” açıklamasında bulundu.
“Gayretlerimiz sürecek”
Hem işçileri hem de işverenleri İŞKUR’a davet eden Işıkhan, “Çalışan işçi talebi var ve iş arayan bir kesim var. İzmir’de ve tüm şehirlerde bu iki kutbu bir araya getirmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarına tavsiye ediyorum. İstihdamda ve işgücünde rekorların kırıldığı dönemden geçiyoruz. Hem genelde hem kadınlarda 2002’den bu yana en yüksek katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranını da görüyoruz. İstihdamın büyümesini görüyoruz. Çalışma hayatında fırsat ve katılım için gayretlerimiz sürecek” sözlerine yer verdi.
“Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor”
İzmir’in ticaret ve kalkınma açısından büyük bir potansiyelinin olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor. Hükümet olarak iş dünyamız ile ortak hareket etmeye özen gösteriyoruz. İZTO ile de müşterek bir hedefe bir sahibiz. İzmirimizi ticaret ve yatırım açısından çekim merkezi yapmak istiyoruz. Potansiyelini harekete geçirmek zorundayız. İş dünyası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. İş birliği ile olumsuzluklara rağmen alnımızın akıyla çıktık. Millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü gördük” dedi.
Cumhur İttifakı adaylarına övgüler
Bakan Işıkhan, Cumhur İttifakı adaylarının yerel yönetimlerin kalkınma paydaşlarından olduğundan bahsederek, “Bir başka paydaş ise yerel yönetimlerdir. Belediyelerimizin de işbirliği ile çalışma önemlidir. Yerel seçimler bu anlamda önem arz ediyor. Acil ihtiyaçların giderilmesi için vizyoner yerel yönetime ihtiyaç var. Dirençli bir kent olmaya ihtiyacı var. İzmir’imizin temiz ve yeşil bir çevre anlayışına ihtiyacı var. Eşsiz bir pencereden bakan hizmet ve eser belediyeciliğine ihtiyaç var. İzmir’imizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon Cumhur İttifakı Konak Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’da da vardır, bu vizyon Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’da da vardır. Milletvekili olarak hizmet ettikleri bu kenti en güzel şekilde temsil ettiler. Şehrimizin sorunları ile hemhal oldular. Ellerini taşın altına koydular. Söz konusu İzmir’in menfaati ise gerisi teferruat diye hizmeti öncelediler” diye konuştu.
“İzmir 40 yıldır aynı”
İzmir’in 40 yıldır aynı olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, “Görüş ve tutumunuz her zaman iyilikten yana oldu. Değişime ihtiyaç var bu kentte. 40 yıldır İzmir aynı şekilde. Makam kaygısı ile kaybedilecek yıllar yoktur. Şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim, sosyal belediyecilik, yerel ve kırsal kalkınma hamleleri ile bunu yaşayacaktır. Ulaşım, altyapı gibi sorunlara odaklanmış başkan adayları ile zafere ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak İzmir vizyonunu anlatmaya ve nasıl hizmet edeceklerini ikna etmeye odaklandılar. 1 Nisan’dan itibaren eşsiz bir beş yılı bekliyoruz. Bir bakan olarak değil bu sokaklarda top koşturmuş, hayatı burada şekillenmiş biri olarak hem Dağ hem de Çankırı başkanlarımıza ve adaylarımıza güveniyorum. Bir yıldız yapacaklarına inanıyorum. Gerçek belediyecilik yolculuğunda başarı ve zafer bekliyorum. Sizler sahanın gözü ve kulağısınız. Gelirini halini hatırını bilenlersiniz. Katma değer oluşturuyorsunuz. Bizler talep ve istekleri geri çevirmedik. İnsan odaklı olduk. Erdoğan liderliğinde sözünü verip yapamadığımız bir şey olmadı. Bu yüzyılı emeğin üretimin yüzyılı yapacağız dedik. Çalışma hayatı başta olmak üzere kronikleşmiş ne kadar sorun varsa çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimseyi mağdur etmemek için elimizi taşın altına koymaktan çekinmediysek aynı anlayışla devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.
Çalışma hayatının haftada 45 saatten 40 saate inmesine yönelik çıkan haberlere değinen Bakan Işıkhan, “Çokça yorum ve haberler çıkıyor çalışma hayatı ile ilgili. Biz istişare kültürüne önem veriyoruz. İş kanununu yeniden ele alalım dedi Erdoğan. Bakanlıklarımız ile toplantılara başladık ve devam ediyor. Biz daima işçi ve işverenlerin kazanılmış haklarını korumayı önceliyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir iş kanunu yapacağız. Doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece dikkate almayın. Tüm paydaşların ortak görüşü ile devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayım. Hep birlikte el ele verip projelerimizi anlatacağız” açıklamasında bulundu.
Özgener: “İstihdam teşviki azalıyor
Toplantıda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşvikinin azaldığına vurgu yaptı. Özgener, “İzmir olarak kardeş oda ve borsalarımız ile kamu ile işbirliğiyle çalışmayı öncelik olarak görüyoruz. Ortak taleplerimiz yanı sıra önemli bir iletişim köprüsü olacağımıza inanıyoruz bu toplantı ile Asgari ücret artışları doğrudan yansıdığı için reel sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın gelişmesinde büyük bir engel oluyor. bundan sonraki süreçlerde asgari ücret düzenlenmesi hedef enflasyona göre olmalı. İşgücü maliyetleri ücretli çalışanı karşılaması zor oluyor. işveren yükünün makul seviyeye gelmesi önem arz ediyor. Kayıt dışının önüne geçmek için kontrol ve denetim sıklaştırılması gerekiyor. Düzenleme ödeme yapanlara mevcut indirim yapılması, bürokratik süreçlerin azaltılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamakları önemli ölçüde açılmalı. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik gidenlerini yükseltiyor ama çalışanların net ücretlerini azaltıyor. SGK ve vergi borçlarında taksitlendirme isteyince 50 bin TL üzerine teminat isteniyor. 2008 yılından hayatta geçirildi. Bu süreç içerisinde şartlara bakınca en az 500 bin TL olarak güncellenmesini rica ediyoruz. Gider maliyetlerinin yükselmesi haftalık çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi konusunda tedirginlik yaşıyoruz. Bu anlamda rahatlamaya ihtiyacımız var. üretim ve ihracatı arttırmak zorundayız, saatleri indirmek üretimi zorlaştıracaktır. 3 vardiyadan 4 vardiyaya çıkmak giderlerimizi arttıracaktır. Gençlerin iş hayatına katılımını teşvik etmek için esnek, uzaktan çalışmaların geliştirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun süreli çalışma saatlerine gençlerimiz uyum sağlamakta zorlanıyor. İmalat ve bilişim sektörünün teşvik süresi sona erdi. Bu teşvikin yeniden uygulanmaya alınmasını diliyoruz. Bu tip uygulamalara son verilmesi iş dünyasının ağırlığını azaltacaktır. Sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşviki azalıyor. Engelli bireylerin tehlikeli iş yerlerinde çalışılmasını ne iş dünyası ne de kendileri istiyor. Ağır iş şartlarında zorunlu yerine alternatif uygulama getirilmesini diliyoruz” dedi.
Yorgancılar’dan ‘gelir vergisi’ açıklaması
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise, konuşmasında asgari ücrette yaşanan artışların işçilik maliyetlerine doğrudan yansıdığına dikkat çekti. Yorgancılar, “Gelir vergisi dilimlerinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini de fırsat buldukça dile getiriyoruz. Özellikle, ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamaklarının önemli ölçüde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Gelir vergisinin birinci basamağı geçmişte brüt asgari ücretin 22 katı iken, mevcut durumda 6 katına geriledi. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik giderlerini yükseltiyor, ancak çalışanlarımızın aldığı net ücreti ise önemli oranda düşürüyor. Bu nedenle, gelir vergisi basamaklarının yeniden düzenlenerek her yıl yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği inancındayız” diye konuştu.
Kestelli: “Tarımsal istihdamla ilgili sorunlarımız var”
Tarımsal istihdamla ilgili önemli sorunların olduğuna vurgu yapan İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de şu sözlere yer verdi:
“Tarım, kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu sektör. Tarımdaki kadın çalışanlarımızla ilgili önemli sorunlar da bulunuyor. Kadın çalışanların toplam çalışanlara oranı inşaat sektöründe yüzde 5, sanayide yüzde 27, hizmetlerde yüzde 36 iken tarımda yüzde 42. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu sektör tarım. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvenlik sisteminin dışında kalması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, birçok sosyal sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu nedenlerle tarımsal işgücü piyasalarının da izlenebilmesine, iyileştirilmesine imkan sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.” – İZMİR
]]>İzmir Ticaret Odasında düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları”na katılarak bir konuşma yapan Işıkhan, Türkiye’nin üretim, istihdam ve kalkınma sürecine katkı sağlayan iş dünyasının yanında yer almaya devam ettiklerini söyledi.
Işıkhan, İzmir’de 2002’den bu yana yaklaşık 865 bine yakın kişinin İŞKUR aracılığıyla iş bulduğunu belirterek, “İzmir’de ve tüm şehirlerimizde işverenlerimizi ve iş arayan vatandaşlarımızı kendilerine en uygun iş olanaklarına hızlı bir şekilde ulaştırabilmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarını tavsiye ediyorum.” dedi.
İstihdamda ve iş gücünde rekorların kırıldığı bir dönemden geçildiğini aktaran Bakan Işıkhan, “Mart ayında açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002’den bu yana en yüksek iş gücüne katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Aynı şekilde tüm öncü göstergeler son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağına da işaret etmektedir.” diye konuştu.
Yaklaşan Genel Mahalli İdareler Seçimlerine de değinen Işıkhan, İzmir’in kronik sorunlarının çözümü ve acil ihtiyaçlarının giderilmesi için vizyoner yerel yönetimlere ihtiyaç olduğunu belirtti.
Işıkhan, şöyle konuştu:
“Birinci derece deprem bölgesinde bulunan ve riskli grupta yer alan şehrimizin dirençli bir şehir olmaya ihtiyacı vardır. Coğrafyası ve doğasıyla muhteşem bir şehir olan İzmir’imizin gelişim odaklı, havası, suyu, toprağı, temiz bir çevre ve şehircilik anlayışına ihtiyacı vardır. İzmir’in ihtiyaç duyduğu her şey, Türkiye Yüzyılı şehirleri için ‘gerçek belediyecilik’ ana başlığı altında sunduğumuz seçim beyannamemizde vardır. İzmir’imizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon, kendisi de burada Konak Belediye Başkan adayımız Sayın Ceyda Bölünmez Çankırı Hanımefendi’de de vardır. Bu vizyon Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Sayın Hamza Dağ’da da vardır.”
“Çalışma toplantılarımıza başladık”
Işıkhan, çalışma hayatı ile ilgili kendileri dışında çok yorum yapıldığını ve bu konuda haberler çıktığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
“Tabii ki çalışma hayatı dinamik bir yapıya sahip ve her zaman üzerine konuşulacak, ‘Daha iyi nasıl yaparız?’ diye tartışılacak bir alandır. Bilmenizi isterim ki biz istişare kültürüne önem veren bir hükümet ve bakanlığız. Geçtiğimiz ay Sayın Cumhurbaşkanımız İş Kanunu’nun yeniden ele alınması konusunda bir açıklaması oldu. Biz de akabinde hemen gerek Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu gerek Adalet Bakanlığımız ile çalışma toplantılarımıza başladık, bu süreç devam ediyor. Biz daima işçimizin ve işverenimizin kazanılmış haklarını korumayı öncelikliyoruz, devamında ise Türkiye Yüzyılı’na yakışan bir iş kanunu ve çalışma hayatı konusunda da elimizden geleni yapacağımızı belirtmek isterim. Bu yüzden doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece kamuoyunda yer alan haberlerin dikkate alınmaması gerektiğini belirtmek isterim.”
Işıkhan, yapılacak çalışmaların iş hayatının tüm paydaşlarının ortak görüşleriyle belirleneceğini sözlerine ekledi.
Programda, AK Parti İzmir Milletvekili ve Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar ve İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli de birer konuşma yaptı.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Ekonomi Üniversitesi Siyaset Platformu Kulübü’nün düzenlediği “Yerel Politikalar Ekseninde Dünden Bugüne İzmir” paneline katılarak gençlerle buluştu. Gençler arasında siyaset bilincini artırma, demokrasiye katkıda bulunma ve toplumda olumlu değişiklikler yaratma amacını taşıyan etkinlikte konuşan Başkan Soyer, 2019-2024 yılları arasında kentin gelişimi hakkında konuştu. Başkan Soyer ayrıca gençleri ilgilendiren konularda bilgi aktarımı yaparken yerel siyaset hakkında gözlemlerini paylaştı. Buluşmada kent geleceği hakkında fikir ve öneriler de gündeme geldi.
SOYER: “O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ”
Siyaset hayatına nasıl atıldığını anlatarak konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, vicdan ve merhameti keşfederek yoluna devam ettiğini kaydetti. Başkan Soyer, “Bu adaletsiz ve haksız dünya nasıl değişebilir, bunun değişimi için ben ne yapabilirim gibi birçok soru işareti ile başlayan sorgulama dönemi. Sonunda geldiğim nokta herkesin hayatının bir anlamı vardır ya, benim hayatımın manası da bu memlekete duyduğum aşk. O kadar çok seviyorum ki; doğasını insanlarını tarihini köklerini geleceğini. Sevda için; makam, koltuk, mevki gerekmiyor. Onu içinizde hissetmeniz gerekiyor. Nerede olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın sonunda o sevdayı aşkı gösterecek bir şeyler yapmaya devam ediyorsunuz” dedi.
“CHP’DE KALACAĞIM”
Başkan Soyer, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında çalışmaya devam edeceğini vurgulayarak, “CHP’de kalacağım. Çünkü bizim gibi ülkelerde eğer iktidar çok büyük bir güç biriktiriyorsa, o gücü frenleyecek en büyük güç ana muhalefet partisidir. O iktidarın gücünü denetleyecek, kontrol edecek mekanizmaları kurmak lazım. CHP bu ülkenin sigortasıdır. Bu yolculuğa CHP çatısı altında devam edeceğim. Ama ben toplumsal sivil muhalefete çok inanıyorum. Kadın, çevre ve eğitim. Bu 3 başlıkta platformlar, vakıf ve dernekler tüm siyasi partilerin önünde. Bütün hayalim toplumsal sivil muhalefeti, bir toplumsal bileşik muhalefete dönüştürmek. Bu iki aks birbirini destekleyecek. Ben CHP için çalışırken bu çalışmanın o muhalefete de fayda edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.
“HER KOŞULDA İZMİR”
Siyasete yerelde devam etmeyi istediğini, yerelin gücüne inandığını belirten Başkan Soyer, “İzmir’den asla vazgeçemem, her koşulda İzmir” şeklinde konuştu. Popülist bir siyasetçi olmadığını ifade eden Başkan Soyer, “Popülist siyaset maalesef bugünün dünyasında, bir de otoriterlikle birleştiği zaman çok tahrip edici oluyor. Sadece rakamlar üzerinden, yani sizin kamuoyunda yarattığınız algı üzerinden, sempati üzerinden değerlendirmeyi eksik bulurum. Bir belediye başkanının, örneğin bilançosundaki yatırım yüzdesi çok önemli bir göstergedir. ya da görevi devraldığındaki borç tutarıyla, görev süresinin sonundaki borç tutarının karşılaştırılması çok önemlidir. Sosyal politikalarda ne yaptığı çok önemlidir, demokrasi için ne tür platformlar yarattığı ve verdiği katkı önemlidir. Sadece anketler üzerinden, kamuoyundaki beğeni düzeyi ölçülerek yapılan değerlendirmelerin doğru olmadığını düşünüyorum. Acaba doğru siyaset yaptığı için mi, popülist siyaset yaptığı için mi böyle? Doğru siyaset için uğraşması gerekmez mi, örneğin CHP’nin sosyal demokrat belediyecilik ilkeleri üzerinden değerlendirme yaparak, o parametreler çerçevesinde aday belirlemesi güzel olmaz mı?” dedi.
“PROJELERİ YARIM BIRAKIRSANIZ BU ŞEHİR KAYBEDER”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 150 yıllık tarihiyle kendine has bir çalışma kültürü olduğunu ve güçlü bir yapısı bulunduğunu söyleyen Başkan Soyer, hükümetten gerekli desteği alamamalarına rağmen bunu mazeret haline getirmediklerini söyledi. Sürekliliğin önemine vurgu yapan Soyer, “Eğer kurumsal kapasiteyle üretilmiş yola çıkılmış projeleri yarım bırakırsanız bu şehir kaybeder. Hem mali, hem gelecek vizyonu anlamında kaybeder. Bizim yaptığımız başlangıç şehrin gelecek 50 yılını kurtarmaya yönelikti. Devam etmesi lazım” diye konuştu.
“DAHA ERKEN BİTİRECEĞİZ”
Buca Metrosu için çalışmaların sürdüğünü hatırlatan Soyer, “Buca metrosunun parası cebimizde. Onay, imza hiçbir şey yok. 4 TBM çalışıyor. Olağanüstü hızlı yürüyor. İlk etabı bitirmek için sayaç koyduk Şirinyer’de. Söylediğimiz tarihte, hatta daha erken bitireceğiz” dedi.
“KENDİNİZE GÜVENİN”
Gençlere de tavsiyelerde bulunan Başkan Soyer, “1923 kuşağını ne olur hatırlayın. Sizin yaşlarınızda, çok daha zor koşullarda çok büyük sıkıntılar içinde yaşayan insanlardı. Gözlerini kapatıp koşa koşa ölüme gittiler. Bunu aklınızdan çıkardığınız anda gelecek inşa edemezsiniz. Şunu bilin; Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken onlar sizsiniz. Bu ülkeye demokrasiyi getirecek, yaşanan büyük sefaleti, yoksulluğu bitirecek, özgür düşünceyi geliştirecek sizlersiniz. Neden batıdaki akranlarınız kadar demokrasiyi hak etmiyor olasınız? Hepsinden daha çok hak ediyorsunuz. Arkamızda kadim bir kültür var, çok daha iyisini hak ediyorsunuz. Kendinize güvenin, sevin. Siyasetten asla vazgeçmeyin” diye konuştu.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay’ı İZTO ziyaretinde İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Mahmut Özgener, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu üyeleri karşıladı. Özgener, ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi. CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da eşlik ettiği toplantıda İzmir’in sanayi ve ticaret alanlarının yanı sıra kentin ekonomik ve sosyal alanda kalkınması için yerel yönetimler ile iş birliği konuları ele alındı.
“İZMİR PLANLAMA AJANSI’NI GELİŞTİRECEĞİM”
Belediyelerin yapacağı projelerde işletmeci olmaması gerektiği düşüncesini benimsediğinden bahsederek konuşmasına başlayan Tugay, İzmir Planlama Ajansı’nı geliştireceğini belirterek şöyle dedi:
“Yerel yönetimlerin işletmeci değil destekleyici olması gerektiği kanaatindeyim. Veri toplama, analiz etme, strateji belirleme konusunda İzmir’in bir planlama ajansı olması gerektiğini düşünüyorum. İzmir bu konuda çok yetersiz. İstanbul’da bu konuda çok başarılı işler yapılıyor. İzmir’de de bir planlama ajansı kurup bunu geliştirmek niyetindeyim. Bütün projelerinizde sizi anlayan bilen bir ekiple çalışmanızı istiyorum. Benim buradaki rolüm beraber olacağımız kişi ve kurumları belirlemek, yürünecek yol konusunda destek sunmak ve bu konudaki tecrübeli bilirkişilere güvenle durumu tebliğ etmek olmalı. Benim en büyük rolüm sizleri kritik noktalarda desteklemek olmalı.”
“ZEMİN SORUNU OLAN YERLERDE YAPI STANDARDINI KONUŞMALIYIZ”
Beklenen olası bir deprem halinde İzmir’in yapılaşmasına yönelik plan ve araştırmalarından bahseden Tugay, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Deprem konusunda İzmir için büyük çalışmalar var. Ben de Karşıyaka Belediye Başkanlığım dönemimde araştırma yaparken İzmir raporlarına ulaştım. Fay hattı enteresan bir olay. Fay hattı olmayan bir yerde olası bir depremde yeni kırık oluşuyor. İzmir’in tarihine baktığımızda olan depremler 6,5 ya da 7 civarı en yüksek. Ona güvenerek İzmir daha riskli diyoruz. Bizim zafiyetimiz zeminin bozuk olduğu yerler. Manavkuyu’da çanak etkisi denen yer var. Mesela Karşıyaka’da geçtiğimiz deprem oradan daha kuvvetli hissedildi. Samos Körfezindeki Kuşadası’ndaki 6.9 şiddetinde ama Bayraklıda 5 hissedildi. Fay olsaydı buna tekabül ederdi. Karşıyaka’daki 5.1 daha sarsıcı oldu. Ama Manavkuyu’da tepenin arasında çanak şeklinde olduğu için gelen dalga çarpıp daha kuvvetli bir sarsıntıya neden olup yıkıyor. Yaşanan depremler İzmir’e çok şey öğretti. Fay analizinden ziyade zemin sorunu yerlerde yapı standartlarını, nasıl ve temelden kaç katlı bina yapılacağını konuşmalıyız. Bunları Karşıyaka için konuştuğumuzda inanılmaz bir tedirginlik oldu. Bunu biraz daha bilimsel verilerle sorunu dile getirerek değil çözerek hareket etmeyi amaçlıyorum. Bunlar kesinlikle yerinde bırakılacak sorunlar değildir. Her iki yakada yumuşak zeminli alanlarda ciddi sorunlar olabilir.”
“TAMAMLANMAYAN OPERA BİNASI KONGRE MERKEZİ OLABİLİR”
Tamamlanması beklenen Karşıyaka Opera binası hakkında da konuşan Tugay, opera binası olarak planlanan projenin İzmir’in kongre merkezi haline getirilmesi fikrini şu sözlerle anlattı:
“Opera binası konusu teknik bir konu. Benim ön bilgimle Türkiye’de yapacak firma yok. Yurt dışından hizmet alınca da anormal bir fiyat oluşuyor. Bizim ihtiyacımız olan Opera Binası mı yoksa başka bir şeye evirelim mi konusunu konuşuyoruz. Operadan vazgeçip burayı kongre merkezi haline getirme fikrimiz var. O binanın özel mimarisi korunarak iç tasarımı düzenleyip çalışılarak ki bununla ilgili görüşmeler de yapıldı. Mimarlardan da olumlu cevaplar geldi. Buradan asla sanata ve operaya karşı çıktığım fikri de çıkarılmasın. Kentin yararına bir şey olsun istiyorum. Çevresindeki belediyeye ait iki alanı da kompleks olarak değerlendirip binanın bir parçası gibi planlayıp güzel bir alana çevirelim isteğindeyim. Şehrin kongre merkezi ihtiyacını karşılayacak güzel bir bina olsun istiyorum. Tabii ki bunların hepsini birlikte oturup değerlendirerek tartışmaya açıp hep birlikte değerlendirelim istiyorum.”
“1,5 YILDA 1 BÖLÜ 25 BİNLİK PLANLAMALARI TAMAMLAYACAĞIZ”
Kentsel dönüşüm konusuna da değinen Tugay, Türkiye’nin en yetenekli plancıları ile çalışıldığını belirterek Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde kat sıkıştırma kararıyla dönüşümde ev sahiplerinin mağduriyetinin engellendiğini müjdeledi. İzmir’e yönelik bu gibi sorunların aciliyetinin farkında olduğundan bahseden Tugay, 1 bölü 25000 planlarında büyük eksiklikler olduğunu ve önümüzdeki 1,5 sene içinde tamamını yapacağını belirtti. Tugay sözlerinde ortak akılı yinelerken şu ifadelerle devam etti:
“30, 40, 50 senelik planlar yapacağız. Bu konuyu sizler gibi kurumlarla ortak yapmayı planlıyoruz. Planımız olmazsa yol haritamız da olmaz. Bu eksik İzmir’de devam ediyor. Kiraz’ın ve Beydağ’ın 1 bölü 25 binliği yok. Bu olamaz. Bu eksiği giderince bir şeyler yapmak daha kolay. Nereye yürüyeceğimizi, ne amaçla kullanacağımızı tanımlamış olacağız. Ben bundan korkmuyorum. Cesur davranacağım. Yaptığım kat kaybetmeme projesi tüm İzmir’e örnek oldu. Kimse kat kaybetmeden bina yenileyebildi. Yükseklik sabit kalırken kat yüksekliği azaltıldı. Bu şekilde de fazla at elde edildi. Biz bunun öncülüğünü yaptık bu sebeple mutluyum.”
“EN DOĞRU KARARI BİRLİKTE VERECEĞİZ”
Tugay, seçildiği takdirde siyasi konuları bir kenara bırakacağını vurgulayarak, “Ben Büyükşehir Belediye Başkanı olursam siyasi konuları bir kenara bırakacağım. Laiklikten, demokrasiden, insan haklarından asla ödün vermem, CHP’liyim ama bunun dışında şehirle ilgili verilecek tüm kararlarda tüm siyasi iradelerle, şehri temsil eden kurumlarla hepimiz birlikte bir doğruda çabalayarak şehir için en doğru kararı birlikte vermeliyiz.”
“BU KENTİN BİR ANAYASASI OLSUN”
Başkan Cemil Tugay, İzmir için gelecek vizyonunun en doğrusunun birlikte karar vermek olduğunun altını çizdi. Tugay konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Burada 9 tane üniversite var. Bir sürü hocamız bilirkişimiz, profesörümüz var. Türkiye ve dünyanın en uzman insanlarını getirelim anlatsınlar. Bu şehrin bir anayasası olsun. O anayasayı yazıp yürüyelim. Örneğin sanayi sitesi nerede olacak? Bu işin bir tanımlamasını, alt yapısını, atık yönetimini hepsini uzmanları ile planlayalım. İzmir’in nereye gittiğini konuşmak lazım. Başıboşluk doğru değil. Örneğin mobilya sektöründe üretimi yoğun, markalaşması düşük bir noktadayız. Tekstil ve tarımda da aynı durum var. Bir şey yapacaksak katma değeri yükseltelim.”
“İNCİRALTI’NDA YEŞİLİ KORUYALIM”
İnciraltı bölgesinin tarım alanı olarak devamının akla mantığa uygun bir süreç olmadığını söyleyen Tugay, “Alanı tam olarak yok edip binaya çevirelim demiyorum. Yeşili koruyalım. Sosyal tesis alanlarını koruyalım. Kamusal alanları nasıl değerlendireceğimizi düşünelim. Bana göre spor tesisi ve kongre merkezi harika olur. En önemlisi bu konuda bilirkişilere danışmak. Ben doktorum, sağlık konularında ciddi farklar yaratacağıma inanıyorum. Ama uzmanlığım olmayan bu konularda bilen kimse ona soracağım. Turizmde, tarımda sanayide bu hep böyle olacak. Bu şehrin gelişimi için ne konuşup karar alacaksak en kısa zamanda yapma taraftarıyım. Belediyelerde bu konuda koordinasyonu sağlayacak bir birim kuracağız. Başına da en bilirkişiyi koyacağız. Bunların hepsi hazır.”
“STATÜKOCU BÜROKRASİ ANLAYIŞI DEĞİŞECEK”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediye yönetimindeki statükocu anlayışın değişeceğini belirterek, şunları söyledi:
“Basmane çukuru, gibi sorunların acil çözümünü sağlamayı planlıyoruz. Konak Pier gibi bir alan marinaya dönüşünce şehrin aurası değişecek. Bir iki örnekten sonra her şeyin düzeleceğine inanıyorum. Bu şehrin aurası değişecek. Kararlı durmamız çok önemli. Bizim yapımızda bir statükocu bürokrasi var. Biz o kararlılığı bugüne kadar gösteremedik. Bu olayın benimle birlikte biteceğine söz veriyorum. Bunu çok net söylüyorum. Bu anlayış değişecek. İzmir Birleşmiş Milletler Dünya Sıralaması’nda 58. sırada. Bizce 20 olmalı. Bu işi 5 sene içinde 58’den kaça çıkaracağımızı hep birlikte görelim. Ben 57 yaşındayım. 5 yıl sonra 62 olacağım. Sonrası ne olur bilemem ama 5 yıl içinde ne olacağını hep birlikte göreceğiz. Bende hep yapıcılık vardır. Ben kendimi psikolojik olarak buna hazırlıyorum. Sizlerden de umutlu ve heyecanlı bir bekleyiş umuyorum. Şu an yapılan anketlerde 12 puan önde çıkıyoruz. Konu oy almak vermek değil. Bu olayı siyasi tartışmalardan çıkarmak isterim. İzmir’in iyiliği için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Herkesin belediye başkanı olacağım bir iş yapamazsam konuştuklarımızın bir anlamı yok. İstersek sabahtan akşama kadar konuşalım bu anlamsız olur.”
“BENİ DE ALIN O BİRLİKTELİĞE”
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Mahmut Özgener, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İzmir’de İZTO, EBSO, İTB, EİB ve İESOB olarak ortak hareket ettiklerini aralarında iş birliği olduğunu vurgulayınca Başkan Tugay da “Beni de ekleyin o birlikteliğe” dedi. Özgener, bundan memnun olacaklarını ifade etti.
]]>CHP Gaziemir İlçe Başkanlığı önünde partililer ve Gaziemirliler ile buluşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay burada yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.
Tugay, “Değerli yoldaşlarım, yurttaşlarım, hemşerilerim. Güzel bir yola çıktık. Güzel insanlarla beraberiz. Bu yolda başarısızlığa dair hiçbir şüphemiz yok. Kendimize inancımız asla sarsılmaz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Biz Atatürk’ün emanetçileriyiz. Biz altı okun temsilcileriyiz. Biz İzmir’iz. Bugüne kadar İzmir’e biz sahip çıktık. Bundan sonra da devam edeceğiz” diye konuştu.
“BEN CHP’NİN EVLADIYIM”
“İzmir’in halkının hakkında gözü olan kaybedecek, yalanları ile birlikte evine dönecek” diyen Tugay sözlerine şöyle devam etti:
“Az önce telefon eden bir arkadaşım dedi ki; Hamza Dağ gazetecilere beyanat vermiş. ‘Aziz Kocaoğlu ve Alattin Yüksel benim babam gibidir, ben de onların evladı gibiyim’ demiş. Alaattin Yüksel de yaptığı açıklamada ‘O bizim evladımız değil, bizim evladımız Cemil Tugay’dır’ demiş. Değerli kardeşlerim, ben İzmir’in evladıyım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin evladıyım. Ben örgütün evladıyım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin adeta nefesinin altında büyüdüm. Ben Atatürk’ün gözlerine bakarak büyüdüm. Biz bu memleketi, İzmir’i onlara bırakır mıyız? Size yemin ederim ki 1 saat uyumadan, belki 1 öğün yemek yemeden, gece gündüz bütün İzmir’i koşabilirim. Bize verilen görevin sorumluluğunu biliyorum. Bana bu görev verildiği, partim beni layık gördüğünden itibaren İzmir’in taşıyım, toprağıyım, bir avuç suyuyum, ağacın dalıyım, artık ben bu şehrin ölene kadar kendini adamış hizmet insanıyım. Hiçbir zaman unutmayacağımız bir gerçek var; çok asil bir emaneti teslim aldık. Bunu alnımızın akıyla sonrakilere teslim edeceğiz. O zamana kadar çocuklarımızın, gençlerimizin, ablalarımızın, abilerimizin, çok değerli kardeşlerimizin hepsinin ayrı ayrı hakkı hukuku bize emanet olacak. Çünkü biz canımız pahasına bunları korumaya devam edeceğiz. Bu şehir, İzmir bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sosyal belediyeciliğin öncü şehirlerinden birisi olacaktır.”
“ASLA ZALİMLERİN ÖNÜNDE EĞİLMEYECEĞİZ”
İzmir’in kalkınma belediyeciliğinin Türkiye’deki öncülerinden birisi olacağını söyleyen Başkan adayı Tugay, “Bundan sonra bu ülkede bu enflasyonu yaratanlar, bu işsizliği yaratanlar bu adaletsizlikleri yaratanlar, insanları yüksek kiralar altında ezdirenler, insanları alışveriş yapamaz, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirenler, şunu görecek; İzmir hiç kimseye el açmadan, kimsenin önünde eğilmeden, kendi gücüyle kendi insanlarıyla büyüyecek, kendi insanlarına sahip çıkacak. Bir zamanlar ‘Tam bağımsız Türkiye’ diye bağıra bağıra can veren insanların yoldaşıyız biz. Tam bağımsız Türkiye diye ipe gidenlerin yoldaşıyız biz kardeşlerim. Onların hakkı üzerimizde, onların mirası bizde. Asla zalimlerin önünde eğilmeyeceğiz. Hiç kimse bu şehre rüşvetler teklif ederek bu güzel şehrin insanlarını alamayacak, onların oylarını alamayacaklar” diye konuştu.
“İZMİR KAYBETMEYECEK”
Başkan Adayı Tugay, sözlerini şöyle tamamladı:
“Size söz veriyorum; tarımsa tarım, sanayiyse sanayi, girişimcilikse girişimcilik, esnaflıksa esnaflık ne gerekiyorsa ben bu şehrin belediye başkanı olarak bütün İzmirlilerin önünü açacağım. Bütün İzmirlilerin yanında olacağım. Hiç kimse bir başkasına muhtaç olmayacak. Öylesine bir dönem yaşayacağız ki bu şehirde aç kardeşimiz de, okula giderken ihtiyacı karşılanmamış öğrencimiz de olmayacak. Sokakta yatan kimse de kalmayacak. Hepsine Cumhuriyet Halk Partisi adına, altı ok adına, bu vatanı bize kurup armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına sonuna kadar sahip çıkacağız. Bunu hep beraber yapacağız. Ben aslan yürekli büyüklerimize ve bu güzel yürekli gençlerimize, onların içindeki o mücadele isteğine çok inanıyorum. O yüzden o gençlerimizle beraber bu ilkenin kurtuluşuna hep beraber imza atacağız. İzmir kaybetmeyecek. Cumhuriyet Halk Partisi asla kaybetmeyecek. Yemin ederim önümüzdeki genel seçimde ülkeyi de onlardan hep beraber alacağız. O yüzden çalışalım, insanlara o sosyal medya hesaplarından satın aldığı medyalardan sürekli yalan söyleyen insanları umutsuz hale getirenlere karşı onlara umudu hep beraber aşılayalım. Bu ülkenin insanlarına dik durmak yakışır, onurlu olmak yakışır, mücadele etmek yakışır.”
]]>İzmir’de gerçekleştirilen Aday Tanıtım ve Proje Lansman toplantısında İzmirli seçmenlere seslenen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “alt tarafı belediye bu. Alt tarafı bir seçim. Seçeceksiniz; sizin düğününüz, bayramınız. Seçmenimizden, milletimizden bahsediyorum, onlara hitap ediyorum. Seni hiçbir zaman velinimet kabul etmemiş birine göre gavur İzmir’sin, öbürüne göre mecbur İzmir’sin… ‘Hadi oradan be!’ demek durumundayız” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugün İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde düzenlenen İzmir Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkan Adaylarının yer aldığı Aday Tanıtım ve Proje Lansman Toplantısı’na katıldı.
İYİ Parti Lideri Akşener, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bu kadar sevilen, bu kadar sayılan, bu kadar özlenen bir lider dünyada yoktur ve pergelin ucunun konduğu yerdeyiz, İzmir’deyiz. İyi ki varsınız. Ben insan olarak pek çok haksızlığı, pek çok iftirayı, pek çok çirkinliği zaman zaman asabileşsem de hazmetmeye gayret etmişimdir. Çünkü isteyenim. Şahsi olarak kendime bir şey istemiyorum ama bir siyasi parti kurduk. O siyasi partiyi kuran arkadaşlarımız ‘öne geç’ dediler, ben öne geçtim ve milletimize doğru işler yapacağımız, milletimizi bu iki yumruk arasından, bu tahteravalli, kayıkçı siyasetinden kurtaracağımız iddiasıyla yola çıktık. Milletimiz için isteyenim, arkadaşlarımızın adına isteyenim ama kişisel olarak ben isteyen değilim. Milletim adına, milletimden istiyorum. Ne istiyorum? Oy istiyorum. Ne istiyorum? Destek istiyorum. Ne istiyorum? Teveccühünüzü istiyorum. Dolayısıyla hazmetmişimdir, zaman zaman çok zor olsa da yutmuşumdur ama Atatürkümüze, ailesine söylenen hiçbir sözü yutamadım ben!”
“ZÜBEYDE HANIM’IN HAKKINDA BU DÖNEMDE KONUŞULAN ÇİRKİNLİKLERİN HİÇBİRİNİ HAZMEDEMEDİM!”
Atatürk’ün arkadaşı olan Amcası Hasan Tahsin Argun’dan Atatürk ve ailesine dair birçok hatıra dinlediğini de ifade eden Meral Akşener; “Ben Zübeyde annemizin, Zübeyde Hanım’ın hakkında bu dönemde konuşulan çirkinliklerin hiçbirini hazmedemedim. Zaman zaman ağzımı bozdum, küfrettim. ‘Şerefsiz’ dedim, küfür dediğim o. İsterdim ki Türkiye’de yer yerinden oynasın, oynamadı.” dedi.
“ATATÜRK’ÜN VARİSİ OLANLAR DEM’LENİYOR BUGÜN!”
Atatürk’ün Afet İnan’a anlattığı şehit düşen bir milli mücadele kahramanının hikayesini hatırlatarak sözlerine devam eden Meral Akşener; “Biz bunları doğru anlatamadığımız için Atatürk’ün varisi olanlar DEM’leniyor bugün. Atatürk’ün varisi olanlar bu derece bazı konularda çok geniş düşünceli olamaz. Bir tarafta bu var bir tarafta da anasından başlayarak Atatürk’ün her bir anına, her bir haline iftira atanlar var. ve bunu seyreden yöneticiler var. Ben seyredemem kardeşim. Seyredemediğim için başıma her şey geldi, gelmesine de razıyım.” şeklinde konuştu.
“YA; ‘İZMİR BENİMDİR KARDEŞİM, CEKETİMİ ASSAM KAZANIRIM.’ DİYEN YA DA ATATÜRK’ÜN BUGÜNKÜ TORUNU SAYABİLECEĞİMİZ İYİ PARTİLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ADAYIMIZ ÜMİT ÖZLALE’YE ‘EVET’ DİYECEKSİNİZ.”
Meral Akşener konuşmasına şu sözlerle devam etti; “İzmir bir karar vereceksiniz, 31 Mart’ta bir karar vereceksiniz. Ya; ‘İzmir benimdir kardeşim, ceketimi assam kazanırım.’ diyen, ondan sonra da canı istediği irtibatları kuran bir anlayışa evet diyeceksiniz ya da Atatürk’ün bugünkü torunu sayabileceğimiz, onun uğruna, onun ilkeleri uğruna, onun adına ne gerekiyorsa yapacağından emin olduğunuz İYİ Partili büyükşehir belediye başkanı adayımız Ümit Özlale’ye ‘evet’ diyeceksiniz. ve ne o tarafla ne bu tarafla olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. Bu aynı zamanda Türkiye’de oluşan mecburiyetleri ortadan kaldıracak. Türkiye’yi gerçekten zora sokan, çok önemli bir anlayışı değiştireceksiniz. İnşallah kendimi doğru anlatabilirim, inşallah partimin ne istediğini doğru anlatabilirim, siz de doğru olarak İzmirlilere anlatabilirsiniz.”
“ATATÜRK MEÇHULDEN BAŞARILI ÇIKACAĞINA İNANIYORDU. NİYE? ÇÜNKÜ MİLLETİNE GÜVENDİ!”
Henüz Cumhuriyet kurulmadan önce iktisat kongresinin İzmir’de gerçekleştirildiğini hatırlatan Meral Akşener, İzmirlilerin sadece bunun için bile bir emanete sahip çıkması gerektiğini söyleyerek; “O günden bugüne İzmir’in hiç siz Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen insanlara kötü davrandığını gördünüz mü? Hayır görmezsiniz. İzmir Atatürk’ün şehri olduğu için; aynı zamanda Türkiye’nin her bir köşesinden gelen, burada doğduğu yerde doyduğu yerde İzmir’e katkı sunan kişisine, ailesine herhangi bir yanlış davranış gördünüz mü? Şahit oldunuz mu? Olamazsınız. Şimdi eğer İzmir’de o yıllarda ‘Ne gerek var koş Yunan gelmiş, koskoca İngilizler burada, koskoca Fransızlar burada…’ deyip, onlarla el sıkışılsaydı ne olurdu? O mecburiyeti hissetseydi İzmirli ne olurdu? Atatürk’ümüz manda ya da sığınmacılık gibi bir sistemin içinde yer alsaydı ne olurdu? O günün şartlarında mantıklısı neydi? Mandayı kabul etmekti. Hiçbir şeyin yok. Ama ne yaptı? Meçhule gitti. Herkesin gözünde meçhule gitti. Samsun’a çıktı, oradan Havza’ya, oradan Amasya’ya, oradan Erzurum’a, oradan Sivas’a ve Havza’daki çiftçiden Sivas’taki, Erzurum’daki kadınlara… Dolayısıyla o meçhulden başarılı çıkacağına inanıyordu. Niye? size güvendi. Milletine güvendi. Milletinin ferasetine, irfanına güvendi.” dedi.
“BİRİNE GÖRE GAVUR İZMİR’SİN, ÖBÜRÜNE GÖRE MECBUR İZMİR’SİN… ‘HADİ ORADAN BE!’ DEMEK DURUMUNDAYIZ!”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Türkiye’nin iki kutuplu siyaset anlayışına sürüklendiğini ifade ederek; “Yahu alt tarafı belediye bu. Alt tarafı bir seçim. Seçeceksiniz; sizin düğününüz, bayramınız. Seçmenimizden, milletimizden bahsediyorum, onlara hitap ediyorum. Seni hiçbir zaman velinimet kabul etmemiş birine göre gavur İzmir’sin, öbürüne göre mecbur İzmir’sin… ‘Hadi oradan be!’ demek durumundayız. Şimdi soru şu, Ümit Özlale seçildi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkan adayı ya da bundan önceki yöneten belediye başkanlarıyla, Ak Parti’nin İstanbul’da, Ankara’da, Kocaeli’de, Sakarya’da belediye başkanlığı yönetiminin ne farkı var? ya tekrar söylüyorum belediye. Sanki Allah Allah nidalarıyla cenge gidiyoruz. Ümit Özlale kazandığında laik hassasiyetleri yüksek, Atatürk’ü seven, Atatürk’e sahip çıkan, demokrasiye inanan, hukukun üstünlüğüne inanan, adalete inanan, liyakate inanan İzmirlinin dediğinin dışında ne yapar ki? Tam tersine bu istediklerimizin hepsini yapar. Ben kefilim kendisine.” ifadelerini kullandı.
“HER 5 YILDA BİR BELEDİYE SEÇİMLERİ OLUR, BU DEFA SEÇİN ÜMİT’İ!”
Meral Akşener; “Hiç kimseye, hiçbir şeye mecbur değilsiniz. Siz patronsunuz, siz öznesiniz, siz milletsiniz, siz seçmensiniz. Her 5 yılda bir belediye seçimleri olur, bu defa seçin Ümit’i. Beğenmezseniz, yanlış yaparsa değiştirin ama manevi korkularla, maneviyat üzerinden oluşturulmuş korkularla, kamplaşmaya katılırsanız kazandık zannedersiniz ama kazanmamış olursunuz. Merkez ilçelerin arka sokaklarına gidin. İzmirli olarak kabul edilen, İzmirli olarak kendini kabul eden, belli hassasiyetleri yüksek insanlara karşı o hizmetsizliğin nasıl bir nefret oluşturduğunu görürsünüz. Bunu da engellemek için Ümit’i seçmenizi sizden istirham ediyorum.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
]]>İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olması halinde ilk 300 günde hayata geçireceği projelerini anlattı. Özlale aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada; “Tek hayalimiz seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorunlu altyapı problemlerinizi çözerim. Ama bundan daha fazlaya ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım” dedi
İzmir İktisat Kongre Merkezi Binası’nda gerçekleştirilen proje ve aday tanıtım törenine İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan şöyle konuştu:
“Türk milletinin iki kutup arasında sıkıştığı, iktidar ve ana muhalefetin konforlu alanlarından memnun olduğu bu sistemden kurtarılması gerekiyordu. İşte bu düsturla genel başkanımız Sayın Meral Akşener tüm Türkiye’ye nefes aldıracak bir yol, bir seçenek sundu. Hür ve müstakil siyaset. Biz de İzmir’de İYİ Parti’nin neferleri olarak tüm hemşerilerimize mecbur değilsin, üçüncü bir yolu var İzmir diyoruz. Büyükşehir’de Sayın Profesör Doktor Ümit Özlale ve otuz ilçemizde İzmir’in iyi belediyecilikle tanıştıracak halkımızın huzuruna çıkıyoruz. Hizmet görmekten mahrum, kaderine terk edilmiş İzmir’in bu maküs tarihini birlikte değiştireceğimize yürekten inanıyorum. Bu güne kadar bu ülkeyi yöneten bozuk iktidardan hesap sorduğunuz gibi elbette ki yıllardır İzmir’i yöneten, kötü yöneten, iktidarda da hesap soracağız. Çünkü bir taraftan çeyrek asırdır yönettikleri şehirde hakkettiği yere getiremeyenler, diğer taraftan gevur diyerek dışlayanlar. Bir tarafta belediyenin gücünü seçim kampanyasında kullananlar, diğer tarafta hükümet gücünün siyasi şova dönüştürenler.
“İZMİR BİR KALE OLACAKSA 9 EYLÜL’DE DÜŞMANI DENİZE DÖKEN MUSTAFA KEMAL’İN KALESİDİR”
İşte tam da bunun için iki yumruk arasına sıkışan halkımıza üçüncü bir yol olmak için mecbur değilsin İzmir diyoruz. Bozuk zihniyete de bozuk yollara da mecbur değilsin İzmir. Çürümüş adalet sistemine de çürük altyapıya da mecbur değilsin İzmir. Kokuşmuş düzene de kokan körfeze de mecbur değilsin İzmir. Şunu unutmasınlar İzmir hiç kimsenin, hiçbir partinin tapulu malı, kalesi değildir. Eğer İzmir bir kale olacaksa düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin’in kalesidir. Hükümet gönderine şanlı bayrağı çeken Yüzbaşı Şerafettin’in kalesidir ve eğer İzmir bir kale olacaksa 9 Eylül’de düşmanı denize döken Mustafa Kemal’in kalesidir. Demokrasinin, özgürlüklerin kalesidir. Kuruluşun ve kurtuluşun şehridir. Türkiye demokrasimizin göz bebeğidir. İzmir’e ve otuz ilçemizin sorunlarına hakim çözümlerine hazır, birbirinden kıymetli ve çalışkan adaylarımızla İYİ Parti bir güneş gibi doğacak. İnşallah İzmir iyi olacak. İnanıyorum ki bir nisan sabahından İzmir’in dağlarından çiçekler açacak ve İyi Parti’nin güneşi sırmalar saçacak”
“İZMİR İÇİN, İYİ PARTİ İÇİN, BÜTÜN TÜRKİYE İÇİN ÜMİT OLMAYA GELDİK”
Konuşmaların ardından projelerini anlatan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, şunları kaydetti:
“Tam 101 yıl önce 17 Şubat 3 Mart arası sizin gibi bin yüz otuz beş tane delege burada 9 Eylül coşkusunun daha tadını çıkartırken iktisat kongresini yürütmüş. Bakın iktisat kongresinde ne diyor? Her Türk dünyanın her yerinde başarılı olabilecek şekilde kendini yetiştirir ama mesuliyeti Türkiye’yedir diyor. Bizim mesuliyetimiz de buraya. İşte bu amaçla bugün buraya geldik. İzmir için, İYİ Parti için, bütün Türkiye için ümit olmaya geldik. Sizlere bizim projelerimizi sunacağız. Ama bunun öncesinde bir şey söylemek istiyorum. Bizler burada İzmir’i biraz hatırlayalım. Atamız ve bin yüz otuz beş delege iktisat kongresini, o kitapları konu olan iktisat kongresini İzmir’de yapmak istemişler çünkü İzmir tarihi boyunca sanayinin, ihracatın, kalkınmanın kalesi olmuştur. O yüzden yapmak istemişlerdir. Dolayısıyla İzmir atamızı hiç mahcup etmemiştir. Yüzyıllardan beri nasıl sanayileşmenin ihracatını, kalkınmanın kalesi olmuşsa hala atımızın, cumhuriyetin ilk yıllarında öngördüğü gibi kalesi olmuştur. Ama özellikle son çeyrek asırda baktığımız zaman İzmir o eski lokomotif konumunu maalesef yitirmek üzeredir. Biz buna itiraz ediyoruz. Bizim gönlümüz İzmir’in düştüğü bu duruma razı gelmiyor. İnanın mesele sadece belediye kazanma meselesi değil. Biz o belediyeyi kazanırız. Sizlerin de desteğiyle o belediyeyi kazanırız.
“İZMİR’İ TEKRARDAN ATATÜRK’ÜN VİZYONUNA GERİ DÖNÜŞTÜRMEYE İHTİYACIMIZ VAR BEN BUNUN HAYALİYLE SİZLERLE BERABER YOLA ÇIKTIM”
Bizim meselemiz sadece seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorularınızı, altyapı problemlerini çözerim. Ama bundan daha fazlasına ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım.
İlk 300 günde geldiğim de ne değişecek? Bakın çok şey değişecek. İlk olarak açık hava ihalesinde öyle yandaş şirketlere vermek yok. Yılda bir milyar TL gelir kazanacağız. Liman bölgesi hızla dönüşecek. Artık İzmir’de ışıksız sokak cadde kalmayacak. Kadınlarımız, gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde, güvenli bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük, en modern hayvan bakım evini Yamanlar’a inşa edeceğiz. Türkiye’nin sokak hayvanları sorununu İzmir’e yakışır şekilde, Karşıyaka’mıza yakışır şekilde çözeceğiz. Su faturalarını yüzde otuz beş düşüreceğiz. Hiç kimse kullanmadığı atık su bedelini ödemek zorunda kalmayacak. Toplu ulaşım yedi yirmi dört olacak. Neden çünkü artık sizler Alsancak’tan Karşıyaka’ya gitmek için, Karşıyaka’da eğlenip Güzelyalı’ya gitmek için dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Yedi yirmi dört ulaşım olacak. Mavi körfez Projesiyle hiçbirinizin cebinden para çıkmadan, tamamıyla belediyenin kaynağını kullanmayıp yurtdışı hibelerle, mavi körfez projesini başlatacağız ve ondan sonra körfeziyle barışık, körfezini kullanan bir İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN seferlerini arttıracağız. Sizler sabahları sıkış tepiş bin bir küfür ederek işe gitmek zorunda kalmayacaksınız.
Atıl durumdaki hastaneleri güçlendireceğiz. Belediye hastaneleri kuracağız Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesine mecbur kalmayacaksınız. Bütün yaş almış vatandaşlarım artık Sağlık Bakanlığımız da mecbur kalmadan belediye hastanesinde tedavisini olacak. İzmir’e yakışmayan bir otogar var onu da yenileyeceğiz. Cep otogarlarla beraber bütün çevre ilçelerin de otogar sorununu çözeceğiz. Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacağız Suriyelilerden başlayarak. Madde bağımlılığını, uyuşturucuyu, bu ilin hafızasından çıkartacağız. Artık denizler taşmayacak. Deniz taştığı zaman yüzer dalgakıranlarla artık Bostanlı sahilindeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir eve su basmayacak.
Sözünü veriyorum. Yaş almış vatandaşlarımız İkinci Bahar Yaşam Siteleri’nde bundan sonra ömrünüzün ikinci baharını; yeşil, sağlıklı, sosyal kompleksi olan yerlerde yaşayacaksınız. Her ilçede nöbetçi ambulans sitemini başlatacağız. Bundan sonra Allah korusun. Acil bir durum olduğu zaman belediyeyi arayacaksınız. Nöbetçi ambulans sizin ilçenizde olacak. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde saat sınırlaması getireceğiz. Esnafın rahat etmesi için şehre giriş çıkışları mutlaka kontrol altına alacağız. Kıyı ilçelerde yüzen otoparklar kuracağız. Otopark problemini baştan aşağı halledeceğiz.Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz.
“İZMİR’İ ANKARA’YA MUHTAÇ BIRAKMAYACAĞIZ”
Peki bütün bunları nasıl başaracağız? Işte bir tane aday çıktı dedi ki ‘Ben size Ankara’dan kaynak getireceğim’. Diğer aday kaynağını bile açıklamıyor. Sadece ‘başkasına teslim olmayın’ diyor. Ben size başka bir şey yapacağım. İyi Parti’ye yakışanı yapacağız. Biz bir vaatte bulunuyorsak onu nasıl başaracağımıza söylüyoruz. Kendi gelirinize yakışırız arkadaşlar. İzmir’in bütçesinin yüzde doksanı Ankara’dan geliyor. Sadece yüzde on kendi yaratıyor. Barselona gibi şehirler kendi bütçesinin yüzde 50’sini gelir yaratan projelerle karşılıyorlar. Beş yıl içerisinde merkezi hükümetten, Ankara’dan almadığımız gelir kalemleri ilk beş yılda bütçenin yüzde, 20’sine ikinci beş yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaştıracağız. İzmir’i Ankara’ya muhtaç bırakmayacağız. Artık mevcut belediye gibi bahane ve mazeret edebiyatına sığınmayacağız. Artık bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin çöpünü toplamıyorum. Bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin yolunu yapamıyorum. Bu edebiyata sizler, bizler son vereceğiz. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Körfezimizi çok daha iyi kullanacağız. Dış fonlardan bütçemizi yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden daha fazla hibe desteğini kendim Türkiye’ye getirmiş insanım. Reklam gelirini yılda bir milyar TL üzerine çıkartacağız. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. Türkiye’nin yüzde altmışı gecekondu. İYİ Parti İzmir’i aldığında Belediye bütçesini ve iştiraklerini devletin firmalarından oluşan şirketleri denetleyeceğiz. Bu belediyeyi rüşvetin, yoksulluğun, merkezi haline getirmeyeceğiz. Tam tersine burada herkes bütçenin nereye gittiğini görecek. İzmir her daim bu ülkenin ümidi olmuştur. Hepimiz de biliyoruz ki bu ülkede İzmir varsa ümit vardır.”
İLK 300 GÜN PROJELERİ
ÖZLALE’NİN ÖNE ÇIKAN PROJELERİ:
.Mavi Körfez projesiyle hiçbirimizin cebinden para çıkmadan yurtdışından hibeler alarak Mavi Körfez projesini başlatacağız.
.İZBAN seferleri arttırılacak.
.Belediye hastaneleri kurularak ve kimse sağlık bakanlığına muhtaç bırakılmayacak.
. Başta Suriyeliler olmak üzere vergi levhası olmayan tüm işletmeler kapatılacak.
.Karşıyaka Spor Kulübü Stadı’na kavuşacak.
.Alsancak ve Karşıyaka arası yüzler platform inşa edilecek. Bu platformlar sayesinde iki ilçenin arası bisikletle yedi dakikaya inecek.
.Belediye bütçesi bağımsız denetçiler tarafından denetlenecek.
.Girişim ve inovasyon merkezi inşa edilecek. İzmirli gençler çalışmak için İstanbul’a gitmek zorunda kalmayacak.
.Dünyanın en büyük müzelerinden biri olacak Ege Medeniyetler Müzesi inşa edilecek.
. Bin 500 araçlık yüzer otoparklar inşa edilecek.
.İnciraltı’na botanik parkı ve kongre merkezi inşa edilecek.
. Gençlerin KYK borcu, belediyenin gösterdiği sosyal hizmetlerde çalışma karşılığında ödenecek.
]]>31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne sayılı günler kalırken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin proje ve aday tanıtım toplantısı için İzmir’e geldi. Toplantıda İYİ Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleştirilen aday tanıtım ve proje lansmanında konuşan Genel Başkan Akşener, “Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. İzmir’in Ümit’i var” dedi.
“Milletimiz, arkadaşlarımız adına istiyorum”
Milleti iki yumruk arasından kurtaracakları iddiası ile yola çıktıklarını aktaran Akşener, “Ben, pek çok çirkinliği zaman zaman asabileşsem de hazmetmeye gayet etmişimdir. Şahsi olarak bir şey istemiyorum. Milletimiz adına, arkadaşlarımız adına isteyenim ama kendi adıma isteyen değilim. Dolayısıyla hazmetmişimdir, yutmuşumdur. Zaman zaman ağzımı bozdum, küfür ettim. Fakat Atatürk’ümüze söylenen hiçbir sözü yutamadım ben. Bu yumruk arasındaki sistemden herkes memnun. İzmir Atatürk’ün, Zübeyde Hanım’ın şehridir. Atatürk’e iftira atanlar var ve bunu seyreden yöneticiler var. Ben seyredemem kardeşim. Bugün İzmir’de bir karar vereceksiniz. Bu karar ‘İzmir benimdir kardeşim, ceketimi assam kazanırım’ diyen bir anlayışa evet diyeceksiniz ya da Atatürk’ün bugünkü torunu sayabileceğimiz, onun adına ne gerekiyorsa yapacağından emin olduğunuz İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale’ye evet diyeceksiniz. Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. Bu aynı zamanda Türkiye’de oluşacak mecburiyetleri ortadan kaldıracak” diye konuştu.
“İnşallah kendimi, partimin ne istediğini doğru anlatabilirim” diyen Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün burası İktisat Kongresi’nin yapıldığı yer. O günden bugüne İzmir’in Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen kişilere kötü davrandığını gördünüz mü? Göremezsiniz. Fransızlar burada, onlar burada diyerek el sıkışılsaydı ne olurdu? Atatürk’ümüz manda ya da sığınmacılık içerisinde yer alsaydı ne olurdu? O zaman şartlar mandayı kabul etmekti. Fakat ne yaptı? Herkesin gözünde meçhule gitti. Havza’daki çiftçiden Sivas’taki, Erzurum’daki kadınlara. Dolayısıyla o meçhulde başarılı çıkacağına inanıyordu. Çünkü size güvendi. Milletine güvendi. Çok kolay bir el sıkışma. Herkes de bunu yapalım diyordu. Fakat Atatürk reddetti. Milletine güvendi. İYİ Parti’nin misyonu ‘mandayı’ kabul etmemektir. İYİ Parti’nin misyonu sen aday çıkarırsan o kazanır cümlesine uymamaktır.”
Zorluğu bilen adayın seçilmesi gerektiğinin altını çizen Akşener, “Alt tarafı belediye, alt tarafı bir seçim. Birine göre gavur, birine göre mecbur İzmir’sin. Hadi oradan. Ümit Özlale seçildi. CHP’nin belediye başkanlarıyla, AK Parti’nin diğer illerde belediye başkanlığı yönetiminden ne farkı var? Ümit Özlale kazandığında laik hassasiyetleri yüksek, Atatürk’ü seven, hukukun üstünlüğüne inanan, adalete inanan İzmirlinin dediğinin dışında ne yapar ki? Bu istediklerimizin tümünü yapar. Ben mübadil bir ailenin kızıyım. Zorluğu da bilmelisiniz, zorluğu bilen kişiyi de seçmelisiniz. İzmir’in Ümit’i var” şeklinde konuştu.
Projelerini aktardı
Seçildiği taktirde yapacakları projeleri aktaran İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, “Yılık 1 milyar gelir elde edeceğiz. Kadınlarımız gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük hayvan bakım evini Yamanlar’da inşa edecek. Su faturalarını yüzde 35 düşüreceğiz. Toplu ulaşımı 7/24 yapacağız. Dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Mavi Körfez projesiyle; Körfeziyle barışık, körfezini kullanan İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN’ı sıklaştıracağız. Artık sizler ulaşımı sorun olmak halinden çıkaracaksınız. Belediye Hastaneleri kuracağız. Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesi’ne mecbur kalmayacaksınız. Vatandaşlarımız belediye hastanelerinde tedavi olabilecek. İzmir’e yakışmayan otogar var. Bunu yenileyeceğiz” diye konuştu.
Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacaklarını belirten Özlale, “Bu işletmelere Suriyelilerden başlayacağız. Artık denizler taşmayacak. Bostanlı sahildeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir evi su basmayacak. Yaşlı vatandaşlarımız ömürlerinin ikinci baharını temiz yeşil alanlarda geçirecek. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde sınırlama getireceğiz. Kıyı ilçelerde yüzen otopark kuracağız. Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz” cümlelerini aktardı.
“İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak”
“İYİ Parti’ye yakışanı yapacağız” diyerek projeleri nasıl başaracaklarını anlatan Özlale, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendi gelirimizi oluşturarak bunları başaracağız. 5 yıl içerisinde Merkezi Hükümetten almadığımız bütçenin yüzde 20’sine ikinci 5 yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaşacağız. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Dış fonlardan bütçenin yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Açık hava reklam gelirini de yıllık 1 milyar TL üzerine çıkaracağız. İzmir’imiz şarjlı araçlarla daha sık tanışacak. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. İYİ Parti İzmir’i aldığında 20 yıl içerisinde buradan yüzde 6’sı gecekondu olan şehir göreceksiniz. Belediyeyi rüşvetin merkezi haline getirmeyeceğiz. İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak.”
Öne çıkan proje başlıkları şöyle:
“Alsancak Limanı’nın arkasına inovasyon ve tasarım başkenti projesi, Basmane Çukuru’na girişimcilik ve inovasyon merkezi projesi, İnciraltı botanik parkı ve kongre merkezi, toplu taşıma ve trafik, altyapı, çevre, afet ve kentsel dönüşüm, hayvan hakları, sosyal belediyecilik, engelsiz İzmir, gençlere maddi destek, akıllı belediyecilik, tek masa projesi.”
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’in tek tek sahneye çağırdığı büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları ise şu şekilde:
“İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, Aliağa Belediye Başkan Adayı Bahadır Gültekin, Balçova Belediye Başkan Adayı Hicran Helezür, Bayındır Belediye Başkan Adayı Kenan Gökçen, Bayraklı Belediye Başkan Adayı Mehmet Erdinç Çobanoğlu, Bergama Belediye Başkan Adayı Nezih Özuyar, Beydağ Belediye Başkan Adayı Yasin Kırmızı, Bornova Belediye Başkan Adayı Uğur Uray, Buca Belediye Başkan Adayı Suat Nezir, Çeşme Belediye Başkan Adayı Havva Evci, Çiğli Belediye Başkan Adayı Özgür Doğan, Dikili Belediye Başkan Adayı Önder Akşengün, Foça Belediye Başkan Adayı Derya Kale Erdemli, Gaziemir Belediye Başkan Adayı Sedat Dağ, Güzelbahçe Belediye Başkan Adayı Gizem Albaş, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Gökhan Uzun, Karaburun Belediye Başkan Adayı Zafer Sevinç, Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Yetkin Hafızoğlu, Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Nizamettin Yılmaz, Kınık Belediye Başkan Adayı Olcay Oral, Kiraz Halil Çokgüler, Konak Belediye Başkan Adayı Huriye Serter, Menderes Belediye Başkan Adayı Ergun Özgün, Menemen Belediye Başkan Adayı Tanzer Sucu, Narlıdere Belediye Başkan Adayı Feza Genişoğlu, Ödemiş Belediye Başkan Adayı Güven Kılıç, Seferihisar Belediye Başkan Adayı Erman Çıkar, Selçuk Belediye Başkan Adayı Aslan Sezgin, Tire Belediye Başkan Adayı Salih Atakan Duran, Torbalı Belediye Başkan Adayı Melih Terzioğlu, Urla Belediye Başkan Adayı Ertunç Tezcan.” – İZMİR
]]>Karşıyaka Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Torbalı Ticaret Odası’nı ziyaret etti. Tugay, “2 sene içinde İzmir’in su fiyatı, büyükşehirler arasında en uygunu olacak” dedi.
Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, Torbalı Belediye Başkanı Mithat Tekin, CHP Torbalı Belediye Başkan Adayı Övünç Demir, CHP Torbalı İlçe Başkanı Hakkı Polat, Torbalı Ticaret Odası Yönetim Kurulu ve üyeleriyle bir araya gelen Başkan Cemil Tugay, sözlerine hayatını kaybeden önceki Torbalı Belediye Başkanlarından İsmail Uygur’u anarak başladı.
Tugay, “İsmail başkanımızı çok severdik, kaybettik, üzüntüsünü her geldiğimizde yaşıyoruz. Görevi alan Mithat başkanımız da çok değerli hizmetler yaptı. Teşekkür ediyorum. Partimizin içersinde bayrak değişimleri oluyor. Zaman zaman bunun üzerine spekülasyonlar yapılıyor. Belki insani olarak küçük kırgınlıklar yaşıyoruz. Ama biz partimize ve ülkemize hizmet eden insanlarız, bir aileyiz. Torbalı’ya yapacağımız yatırımlarda, Mithat başkanımız da yanımızda olacaktır. Övünç kardeşimiz de genç bir başkan olarak güzel hizmetler yapacak” dedi.
“2 SENE İÇİNDE İZMİR’İN SU FİYATI, BÜYÜKŞEHİRLER ARASINDA EN UYGUNU OLACAK”
Kentin su sıkıntısına dikkat çeken Tugay, şunları söyledi:
“Geçen sene su sıkıntısı vardı, yağış olunca kurtardık. Bu baharda yağış almazsak su sıkıntısı olasılığı yüksek. İzmir’in yer üstü su kaynağı problemi var. Ankara’da kullanılan temiz suyun yüzde 99’u yer üstü kaynaklarından elde ediliyor. İstanbul’da da yüzde 97’si yer üstü kaynaklardan kullanılıyor. Bizde ise yer altından yüzde 65, yer üstünden yüzde 35. Ağırlıklı olarak yeraltından çekip kullanıyoruz. Bu da enerji maliyetini arttırıyor. Bu durum da insanların su parasının yüksekliğinden şikayetçi olmasına neden oluyor. Enerji yatırımı yapmak lazım. Bunu yapacağım, mümkün olan en kısa zamanda uygun fiyata getireceğim, bunun bir rasyonelliği olacak. Bütçeyi hesaba katmadan indirimler vadetmek popülizmdir, oy almak için insanları istismar etmektir. 2 sene içinde İzmir’in su fiyatı Türkiye’nin büyük şehirleri arasında en uygunu olacak. Gider azaldıkça maliyet düşecek. Su kaynağı yetersizliği nedeniyle bununla ilgili de planlama yapmak lazım. 2050 yılında Torbalı nüfusu ne olacak, tarım sanayi nerede olacak, tarımdan yeterli verim alınacak mı, enerjimizi nereden karşılayacağız, bununla ilgili hesap kitap yapmak gerekiyor. Ekibimiz var bu konuda çalışıyoruz. Bu bizim artık yolumuz, anayasamız, geleceğimizin haritası. Buradan yola çıkarak doğruları yapacağız.”
“TORBALI’NIN İHTİYAÇLARINI BİLİYORUZ”
Torbalı’nın ihtiyaçlarını bildiğini belirten Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sık sık Torbalı’ya geliyoruz, Övünç’le de planlama yapmak için konuşuyoruz. Alt yapı sorunları, kent meydanı, otopark, pazar yeri, otogar, şehir içi ulaşım sıkıntıları var. İZTAŞIT konusunda Ayrancılar’da mutabakata varılmış, köyler için mutabakata ihtiyaç var. Ümit Tunçağ Caddesi’nin genişletilmesi önemli. Metropolis Antik Kenti İzmir’in değerli arkeolojik bölgelerinden birisi, tanıtımı ve düzenin sağlanması çok önemli. Otobandan Pancara çıkış verilmesi bizim dışımızda ama duyarlılığı koruyacağız. Kalifiye eleman ihtiyacı ile ilgili biraz önce İzmir Ticaret Odası’nda da konuştuk. Sadece belediye değil ama belediyenin de içinde bulunduğu platformların çözmesi gereken bir konu. Kurslar ya da meslek okulları açılması gerekiyor. Zaman içinde bunları hızlıca halledeceğiz.”
HER 100 BİN KİŞİYE SPOR SALONU, HER 200 BİN KİŞİYE YÜZME HAVUZU HEDEFİ
Başkan Cemil Tugay, Torbalı’nın sorunlarının çözümü için yapacaklarını da kısaca şu sözlerle özetledi:
“İstihdam açısından şanslı bir şehir, çokça sanayi yatırımı var. Kalkınmayı hedefleyeceğiz, yatırımı doğru yönlendirmemiz lazım. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi adına, Torbalı’nın büyümesi yatırımların artması için azami çabayı göstereceğim. İkincisi şehrin alt yapı sorunları var. Bunlar tamamen düzelmek zorunda. Belirli bir mesafe alınmış eksik kalan noktalar tamamlanacak. Üçüncüsü, kent içersinde şehrin sunduğu olanaklardan insanlar yararlanırken adaletsizliklerin olmaması lazım. Alsancak, Bornova, Güzelyalı’da insanlar nasıl imkanlara sahipse Torbalı’da da bunları sağlamamız gerekiyor. Her 100 bin kişiye kapalı spor salonu, her 200 bin kişiye yüzme havuzu hedefi koyduk. Yakında açıklayacağız. Nüfusu 100 binin altında olan ilçelerimiz doğal olarak hak ediyorlar. Bazı durumlar yaşamı zorlaştırıyor. İZBAN hattının şehri bölmesi gibi. Bu Bayraklı, Çiğli, Buca, Karabağlar gibi yerlerde de var. Buralardan geçişi kolaylaştıracak, şehrin bölünmüş halini giderecek üst ve alt geçitleri arkadaşlarımızla planladık.”
“SOSYAL HAYAT ZENGİNLEŞECEK”
İzmir’in sosyal ve kültürel zenginliğinin daha da arttırılacağını vurgulayan Başkan Tugay, “İzmir olarak çok özel bir kültürümüz var. İzmir bir kültür sanat şehri aslında, bu yönümüzü güçlendirerek sürdürmemiz lazım. İzmir’i İzmir yapan şey sosyal dokusunun gücü. İzmir’de belediyecilik eksiklikleri var diyorlar, bunlar düzeltilir. Benim dönemimde, çok büyük problem gibi görünen yolların, kaldırımların ne kadar hızlı çözüldüğünü ben size göstereceğim. Doğru zamanda, doğru yatırımla çözülebilir. 5 yıllık belediye başkanlığım bana bunu öğretti. Ne kadar olumsuz şeyler söylense de mükemmel olduğu söylenen şehirlerden insanlar buraya geldiklerinde, ülkelerine hayranlıkla dönüyorlar. Bunun nedeni İzmir’in sosyal ve kültür yaşamının güçlü olması. Buralarada sahip olduğumuz imkanları insanlara yeterli sunmama sorunu da var. Kültürel ve sosyal yaşamımızı zenginleştimeli, kültürel ve sosyal imkanlardan faydalanmaları için insanları teşvik etmeliyiz” dedi.
“DOĞAL GÜZELLİKLER ÖN PLANA ÇIKARILACAK”
Kentin doğal güzelliklerini ön plana çıkarmanın yanı sıra sosyal etkinliklere katılımın artması için de çalışacağını belirten Başkan Tugay, şunları kaydetti:
“Burada 3500 yıllık antik şehrimiz Metropolis var, Efes, Bergama var. Kaçımız gezip görmüşüzdür? Sizler İzmir’in şelalelerini, küçük göletlerini gördünüz mü? Karagöl ya da Ödemiş’e gitmeyen birçok insan vardır. Bunlar bize şehrin sunduğu doğal imkanlar ama aynı zamanda her ilçede bizim koro, orkestra, tiyatro, kültür kulüplerimiz olsa çok güzel olmaz mı? Bunları insan olarak hak etmiyor muyuz? Bunları belediyelerin teşvik etmesi yönetmesi lazım. Sahip olduğumuz doğayı, doğal kaynakları koruyarak, kalkınabileceğimize inanıyorum. Yeter ki uyum içinde yapalım bunu. Bir şehirde yaşarken karşılaşılan sorunların planlama ile çözüleceğini söylüyorum. Somut isteklerinizin gereğini en kısa sürede yapacağım.”
“ŞEHRİN FAYDASINA OLACAK HER ŞEYDE HERKESLE KONUŞABİLİRİM”
Başkan Tugay, konuşmasını hizmette ideoloji olmayacağını belirterek, şu sözlerle tamamladı:
“Siyasetten geliyoruz, belediyede ideoloji şöyle ayrışır Biz daha halkçı olabiliriz, diğer tarafta yandaşları zengin etme sistemi var. Bu ülkede biz orada yokuz. Bunları bir yana koyun hizmette ideoloji yok. Her görüşten insana eşit hizmet götüreceğiz. Bu şehirdeki herkesle tüm kişi ve kurumlarla iş birliği yapmamız ve Hükümetle diyalogda olmamız lazım. Bu yapıcılığı göstereceğime söz veriyorum. Şehrin faydasına olacak her şey için herkesle konuşabilirim.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ destekleriyle düzenlenen IMATECH-Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de törenle kapılarını açtı.
Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın, İzmir’in fuarlar şehri olmasının tesadüf olmadığını belirtti. Aydın, “İzmir, her zaman hem coğrafi konumu hem de tarihsel kökeni itibari ile sanayi ve ticaretin merkezi olan ve bu anlamda da fuarlar yoluyla dünyaya açılan bir kapı olmuştur. Arkasına aldığı Ege Bölgesinin zenginliklerini dünyaya açmaya, satmaya ve dağıtmaya çalışan bir bölgenin en büyük şehridir İzmir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in söylediği gibi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğunun en batıdaki ve batının en doğusundaki liman şehri İzmir’in dünya ile entegrasyonunu daha da artırmak için fuarcılık faaliyetlerini yürekten desteklemeye devam edecek” dedi.
Özellikle teknoloji fuarlarının; başka pencereler açması, başka fikirleri göz önüne getirmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Aydın, “Bizi başka insanlarla, başka üreticilerle bir araya getiren bu fuarlar, başka kapıların olduğunu, birilerinin özgür düşünce ile bir şeyler üretme çabası içinde olduğunu göstermesi bakımından önemli ve değerlidir. Hepinize, İZFAŞ’a ve iş birliği içinde olan diğer fuarcılık kuruluşlarına bu fuara katkı ve değer verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Umarım daha iyi işler üretmeye vesile olup bir adım daha ilerlememizi sağlar ve her yaptığımız çalışma, bizi bir adım daha ileri götürür” şeklinde konuştu.
“İzmir’de yapılması önemli”
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace de, “55 bin çalışanımız ve firmalarımızla, bu fuarı destekliyoruz, bu fuarın olmasını önemsiyoruz. Fuarlar için sürekli İstanbul’a taşınmaktan ziyade burada firmalarla iletişim içinde olmak çok daha önemli. Fuarın önümüzdeki yıllarda daha da gelişeceğini düşünüyorum. Bugün stantlarda göreceğimiz endüstriyel teknoloji sistemlerini sizler gibi ben de merakla bekliyor, fuarın sanayimiz ve üreticilerimiz için verimli geçmesini diliyorum” dedi.
“Bosna Hersek ekonomisi için de fırsat”
Bosna Hersek Federasyonu Ticaret Odası Başkanı Mirsad Jasarspahic ise “Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizdeki şirketlere ortak bulmak için kullanılabilecek olağanüstü fırsatlara ve lojistik altyapıya sahip, bölgesel bir ticaret koridorunun kalbinde, stratejik bir konuma sahip. Görevimiz tüm şirketler için iyi bağlantılar sağlamak. Uzun yıllardır ihtisas fuarlarının organizasyonunda mükemmel bir iş birliği içinde olduğumuz İZFAŞ ile iş birliğimizi de vurgulamak isterim. Bugün ben ve 15 kişilik heyet var bu fuarda. Bizim için mükemmel fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin, ekonomisini, yerel akılla güçlü bir şekilde geliştirdiğine ve daha da gelişmesini ve parlak bir geleceğe sahip olmasını sağlayacak yeni teknolojilerin geliştirilmesine yatırım yaptığına şahitlik ediyoruz. Bunun en güzel örneği bugünkü fuardır. Tüm bunları tek bir yerde görme fırsatına sahip olacağımız yer bu fuar. Dolayısıyla bu fuarın Bosna Hersek ekonomisi için mükemmel bir fırsat olduğunu bir kez daha belirtmek gerekiyor” diye konuştu.
130 firma yer alıyor
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Belçika, Çin, Kanada, Polonya ve Tayvan’dan firmalar ile Türkiye’deki temsilciliklerinin de katıldığı fuarda, 130’un üzerinde yerli ve yabancı katılımcı ve bu firmaların 250’den fazla markası, profesyonel ziyaretçilerle buluşuyor. Fuar kapsamında düzenlenen Hosted Buyer programına da Hollanda’dan Mısır’a, İrlanda’dan Bosna Hersek’e, Fransa’dan Rusya’ya birçok ülkeden 100’ün üzerinde profesyonel alıcılar katılıyor. İkili görüşmeleri, Hosted Buyer programı, ortaya çıkaracağı potansiyel ile ticari anlaşmalara imza atılacak fuarda, çok sayıda makinenin satışının da gerçekleştirilmesi, ihracata katkı sunulması bekleniyor. Fuarda, ziyaretçiler; makineler ve sistemlerle ilgili bilgi edinme, yeni ürün, hizmet ve teknolojileri keşfetme, ürün ve hizmetlerin kalitesini karşılaştırma fırsatını bulacak. Fuarda yer alan ürün ve hizmetler, ziyaretçilerin işletmelerinin verimliliğini ve rekabet gücünü artırmasına da yardımcı olacak. Fuardaki potansiyel ile sektörün büyümesi, uzun vadede kent ekonomisine katkı sunması ve yeni yatırım imkanlarının ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Açılışa ayrıca; Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yücel Kar, odaların ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, sanayiciler ile sektör temsilcileri katıldı. – İZMİR
]]>“İKİ DÖNEMDİR HATAY’I KAZANAN BİR BAŞKAN VAR”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, HalkTV’de İsmail Küçükkaya’nın canlı yayın konuğu. Özel’in konuşmalarından satır başları şu şekilde; “Hatay yanlış yapamayacağımız bir yer. Hatay’da sadece siyaset yapmıyoruz. Hatay’ın travmasına anlayış gösteriyoruz. Hatay’ın bir duygusu var, siyaset o duyguları bir yerde yok sayma işi değil o duyguları doğru yönetme işi. Memleketim Manisa’da bir anket yaptık, Hatay’da beş anket yaptık. Her şeyi anketlere bağlamak da doğru değil ama İzmir’e Manisa’ya bir heyet yolladık Hatay’a üç farklı heyet yolladık dördüncüsü de son kalan aday adaylarının hepsini genel merkezde ağırladık ilçe adayları için. Hatay Büyükşehir, Türkiye’de Hatay’ı aşan bir noktaya geldi. Hatay’da biz yüzde 20-30 oy alabiliyorken iki dönemdir Hatay’ı kazanan bir belediye başkanı var. Bizim yaptırdığımız bütün anketlerde CHP’nin gösterebileceği en iyi aday. Ben bu kararın bu kadar ince eleyip sık dokunmasını kötü süreç yönetimi olarak düşünmüyorum. Düşündük, taşındık, verdiğimiz karar Lütfü Savaş’la devam etme şeklinde oldu. Ben bu kararın bu kadar ince eleyip sık dokunarak olmasını kötü süreç yönetimi olarak düşünmüyorum.
“HATAY’I AK PARTİ’YE TESLİM ETMEMEK İÇİN YAPTIM”
Hatay’ın kaderi, Hatay’ın muhalif seçmenlerinin elinde. AK Parti’yle CHP kafa kafaya yarışıyor. 10 puan muhalif partilerde oy var, 20’ye yakın da kararsız veya protesto seçmen var. Bu seçmen, seçimin kaderini belirleyecek. Lütfü Savaş’ı aday yapmayayım da Hatay’ı AK Parti mi alsın? Lütfü Savaş kazanıyor seçimi. Hatay’da kazanmak ve Hatay’ı AK Parti’ye teslim etmemek için yaptım.” Şu gerçeği görüyorum; neredeyse yüzde 20’lik kendiliğinden bir destekten mahrum olduğumuz görüyorum. Ancak oy oranında da bir artış bekliyorum, elimizdeki belediyelerin tamamını tutmak ve üstüne yenilerini tutmak istiyoruz. İlk akla gelen Bursa.
“AĞLAYA AĞLAYA AHMET AKIN’I ÇEKTİK”
Geçen seçimde Ahmet Akın adaydı ve kazanmaya gidiyordu. İYİ Parti Balıkesir’i istedi. Ağlaya ağlaya Ahmet Akın’ı çektik ve bir başkası konuldu. Bir başkası istedi ve onu koyduk. Hem seçimi kaybetti hem AK Parti’ye geçti. Çok değer verdiğim, ‘Ablam’ dediğim sevgili Meral Akşener, siyaset ilişkisinin dışında yıllarca hep beraber çalıştık, bir gün şöyle bir söylemişti; Ahmet Akın saygılı bir şekilde duruyordu, bizi göstererek, ‘Bunların hiçbirine bir borcum yok ama sana bir borcum var Ahmet, ben o borcu bir gün öderim’ dedi. Ahmet kazandığı büyükşehiri ağlaya ağlaya bıraktı. Beni geçmişte Balıkesir’e ve genç arkadaşıma bir borcum vardı. Ben gereğini yapıyorum der mi, benim tanıdığım Meral Hanım der. Ben böyle bir şeyi Ahmet ve Balıkesir için bekliyorum. Balıkesir ve Ahmet’le helalleşme zamanı, bence sayın Genel Başkan bunu yapar.”
“GEBZE’DE ERKAN BAŞ’I DESTEKLİYORUZ”
Özgür Özel, Gebze’de Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) adayı Erkan Baş’ı destekleyeceklerini açıklayarak, “TİP’le şöyle bir çalışma yaptık. Onlar bizi kaybettirme riski olan yerlerde aday göstermiyorlar. CHP’nin kafa kafaya çalıştığı yerlerde aday göstermiyorlar. Bir işçi kenti olan Gebze’de, ilçe belediyesinde Erkan Baş genel başkan olarak iddia ortaya koydu, kendisini destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“İZMİR CHP’NİN AMİRAL GEMİSİ”
“İzmir’de seçimi kaybetme riski var mı?” sorusuna yanıt veren Özel, “Hayır. İzmir, CHP’nin amiral gemisi olan bir yer. İzmir değişim istiyor. İzmir notu en kıt seçmen. Çünkü çok haklılar. Yıllardır partiyi sırtında taşıyor seçmen. İzmir bir değişim istiyordu, biz bunu gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.
“MAL VARLIĞINI AÇIKLAYACAK”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın mal varlığını açıklamasına ilişkin bir soruya yanıt veren Özel, “Seçilen bütün belediye başkanlarımız, 1 Nisan günü sabahı belediyelerinin girişine mal varlıklarını asacak” ifadelerini kullandı.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu’nun düzenlediği buluşmada kentte faaliyet gösteren demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Tugay, Türkiye’nin en büyük sivil toplum yerleşkesini İzmir’de kuracaklarını belirterek, “Bundan sonra İzmir’de herhangi bir yurttaşımızın sahipsiz kalmasını, ilgisiz kalmasını kabul etmiyorum. Bu şehirde her kim bana senden bir hizmet bekliyoruz derse, ayağa kalkıp önünde önümü ilikleyip derhal yerine getireceğim, çalışacağım” dedi.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu’nun düzenlediği buluşmada kentte faaliyet gösteren demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle buluştu. CHP Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay’ın da katıldığı toplantıda konuşan Cemil Tugay, şunları söyledi:
“HOŞGÖRÜMÜZ, GÜÇLÜ YÖNÜMÜZ”
“Az önce şurada bir pelikan yüzüyordu. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Burada oturduğum zamanlarda kürek kulübünün sabahları çalışmalar yaptığını görürüm. Dönüp baktığınız zaman İzmir’e ne kadar muhteşem bir şehirde yaşadığımızı hepimiz kolayca görürüz. Bunu sadece ben görmüyorum, hepimizin gördüğünden eminim. Bu şehir 5 bin yıllık bir şehir, hatta 8 bin yıllık yerleşim yerleri de var. Bu kadar bin yıllar içerisinde de birikmiş bir kültür var. Bizler bu kültürü aslında tam olarak ayrıştırıp da her bir parçası nereden geliyor bilmeden yaşıyoruz. Yani soframızdaki bu zenginlik bile aslında İzmir’in çok kültürlülüğünden gelen bir zenginlik. İzmir’in çok büyük potansiyeli var. İzmir’in sahip olduğu özelliklere sahip olan bu dünyada kaç şehir var bilmiyorum ama belki 10, belki 20 şehir sayarız. Onlardan biri İzmir. Bir kere buranın dünyanın ticaret merkezlerinden biri olması, tarihi olarak böyle bir özelliğinin olması hepimizin hatırlaması ve nedenini düşünmemiz gereken bir kimlik özelliği. İzmir hangi özelliği ile 1800’lü yılların ortalarında Akdeniz’in bütün ticaretinin yüzde 40-50’sinin gerçekleştiği bir yerdi acaba. O günden bugüne eğer biz bu özelliğimiz kaybettiysek, neden dolayı kaybettik. O yıllarda İzmir’de dünyanın bütün bankalarının şubesi, bütün ülkelerinin konsoloslukları vardı. Levanten kültür o zaman İzmir’e yerleşti. Bunlar aslında o günden bu güne halen bizim genlerimize işlemiş şekilde halen taşıdığımız, potansiyel olarak sahip olduğumuz şeyler. Doğası, tarım potansiyeli, ticaret potansiyeli, tarihi, kültürü, turizmi tabi bütün bunların sonunda, en önemlisi de hoşgörüye dayalı bir demokrasi kültürü, yani aslında bir dünya şehri diyebileceğimiz bir şehirdeyiz biz. Başka yerlerde insanlar dışarıdan o şehre göçtüğü zaman yadırganırlar, biraz dışlanırlar, o yabancılık hali epey devam eder. Ama İzmir’e Türkiye’nin hatta dünyanın neresinden insanlar gelirse gelsin hemen kucaklanırlar, bir süre sonra o insanlarımız da İzmir’in o çok güzel mozaiğinin bir parçası olurlar. O da bizim güçlü yönümüz.
“BU ŞEHRİN TRAFİĞİNİ RAHATLATACAĞIZ”
Belediyecilik anlamında ne yapmamız gerektiği belli. Bu şehrin trafiğini rahatlatacağız. Trafiğinin rahatlaması için nelerin yapılması gerektiğine dair detaylı açıklamayı ben yapacağım size. Ana arterlerde sıkışıyor trafik, buralarda yapılacak pek çok düzenleme var. Akıllı trafik sisteminden tutun, pek çok noktada kavşak düzenlemelerine kadar. Zafer Payzın kavşağında, 3 şerit oradan sağdan soldan birer şerit daha 5 şerit trafik geliyor, tam köprüye 2 şerit olarak çıkıyor. Bu kadar basit. Projeler hazır. Bir an önce bunlar yapılsa, bütün o 2 şeride düşen kavşaklarda genişleme yapılsa, bir sene içerisinde yapılabilecek çalışma bunlar, anında rahatlayacak. Birkaç noktada köprülü kavşak, alt geçit, bunların yapılmaması için bir neden yok, çok büyük maliyetleri olan, altından kalkılamayacak işler değil. Dün akşam arkadaşlarımızla saat 01.00’e kadar sizlere sunacağımız kitabın içeriğini çalıştık. Pek çok çözüm önerimiz var. Örneğin, Halkapınar aktarma istasyonunda insanlarımız sıkıntı yaşıyorlar. Aktarma istasyonlarında sıkıntılar var. Biz aktarma istasyonlarını size görselleriyle göstereceğiz, düzenleyeceğiz, ama bu düzenleme aktarma istasyonlarını aynı zamanda yaşam merkezine çevirecek. Orada oturup çay kahve içecek bir kafeterya da olacak, bir süper market de olacak ki insanlar evine gitmeden önce uğrayıp alışveriş de yapacak. Yazın güneşten, kışın soğuktan, rüzgardan, yağmurdan korunduğunuz, tertemiz, pırıl pırıl bir yaşam alanına dönüşecek aktarma istasyonları. Mesala Mavişehir İZBAN’da insanlar iniyor, Mavişehir’e gelirken tarla gibi bir şeyin içinden geçiyor. Böyle alanları da aynı şekilde düzenleyeceğiz. Bu şekilde dokunacağımız çok yer var. Çok fazla akla gelmeyen, ama çok önem verdiğim bir şey, çünkü insanlarımızın orada sıkıntı yaşadığını biliyorum.”
İZBAN SEFERLERİ SIKLAŞACAK
Ulaşım hizmetlerine de değinen Tugay, “İZBAN’da sefer sayıları yeterli gelmiyor. Neden daha sık sefer sayıları yapılmıyor diye düşünüldüğünde kimse bunun cevabını vermiyor. Ben vereyim cevabını; İZBAN, yüzde 50’si büyükşehir belediyesinin yüzde 50’si de TCDD’ye ait olan bir şirket. Bir sinyalizasyon güncellemesi ihtiyacı var. O olmadan şu anda 12 dakikada bir olan seferler daha sık hale gelemiyor. TCDD’nin sorumluluğunda olan bir konu. Maalesef bu ortaklık şu anda çok sağlıklı şekilde işlemiyor. AK Parti’nin adayı Sayın AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, ‘Sefer sıklığını artıracağız’ diyor. Ben de aynı şeyi diyorum, mutlaka artırmalıyız. Peki bugün neden artırılmıyor dendiğinde cevabı bu. TCDD üzerine düşeni yapmadığı için. Ama ben asla bu ya da benzeri konuları bahane olarak İzmir halkının önüne getirmeyeceğim. Konuşarak mı, anlaşarak mı olur farklı bir yol mu bulunur, bütün sorumluluğu üzerimize alarak mı olur, her ne olacaksa olacak ama o sinyalizasyon güncellemesi yapılacak daha daha sonra sefer sayıları sıklaştıracak. Öyle olduğu zaman bugün o İZBAN’da yaşanan sıkıntılar çok azalacak. Yeni bağlantı yollarının açılması gerekiyor. Bunlar da gerçekten yapılmayacak şeyler değil. Öncelik sırasına göre, hepsini sıralayıp birer birer yapacağız. Bu trafik ve ulaşım ile ilgili size fikir ersin diye söyleyeceğim bir şeydi” ifadelerini kullandı.
“SÜREKLİ ALTYAPI ÇALIŞMASI DEVAM ETMELİ”
İzmir’in altyapı sorunları da olduğunu hatırlatan Tugay, “Bütün şehirlerin aslında altyapı sorunu var. Büyük şehirlerde böyle 4,5 milyonluk bir şehirde altyapı sorunu olmaması mümkün değil. Sürekli ve devamlı bir altyapı çalışmasının yürümesi lazım. Bir yenileme gerekiyor, beraberinde kapasite artırımı gerekiyor. Bununla ilgili zaten şu andaki büyükşehir belediyemiz epey çalışma yaptı, mesafe yaptı, onların bıraktığı yerden mümkünse biraz daha hızlandırarak, nerede arıtma eksikse, nerede kanal kapasitesinin artırılması gerekiyorsa bununla ilgili çalışma da yapılacak. Yağmur yağıyor hava kötü oluyor, deniz yükseliyor, Alsancak’ta ya da Karşıyaka yelken kulübünün orada deniz taşıyor ve şehri su basıyor. Bununla ilgili yapılacak şey belli. 6 ay gibi bir sürede yapılacak, ondan sonra asla böyle bir problem olmayacak. Bir zamanlar Mavişehir’de bu problem yaşanıyordu, yapılan kıyı seti, ki bunda benim de katkım vardır, orada yaşanan ilk baskında anladım ki deniz durdurulamıyor, deniz yükseliyor ve Mavişehir’in zemini daha aşağıda olduğu için bu baskının önlenmesinin tek yolu denizin önüne set yapılması. Onun gibi düşünüp bir sefer yapıldığında bir daha bu sorun yaşanmayacak” dedi.
25 BİN YENİ KONUT SÖZÜ
İzmir’in toplu konut ve kentsel dönüşüm konusunda çok başarılı bir geçmişi ve kültürü olduğunu ifade eden Tugay, şöyle konuştu:
“Bu dönemde bizim tekrar o eski kararlılıkla benzer projeleri hayata geçirmememiz için hiçbir neden yok. Ege Koop Başkanı Hüseyin bey ile konuşurken sağ olsun o da söylemişti; bu dönem en az 25 bin yeni sosyal konutu belediye işbirliği ile yapmamamız, insanlara makul fiyatlarla bu konutları sunmamamız için hiçbir neden yok. Beraberinde bazı bölgelerde alacağımız revizyon plan kararlarıyla kentsel dönüşümün önünü açmamak, hızlandırmamak için yine elimizi, kolumuzu tutan hiçbir şey yok. Bunlar da yapılır. Fakat şunu bir eleştiri olarak burada söyleyeceğim. ‘Biz hükümetiz kentsel dönüşümde bizden daha fazla iş hiç kimse yapamaz’ diyenlere, Karabağlar’da 540 hektarlık alanda 12 yıldır bakanlığın yetkisinde olduğu halde 1 metre mesafe alınmayan, en ufacık bir iş yapılmayan alanı neden yapmadıklarını sormak lazım. Siz 12 yıldır Karabağlar’da 540 hektarlık alanda yanlış hatırlamıyorsam 30 bin konut yapmanız gerekirken bir oda bile yapmamışken İzmir’e nasıl oluyor da kentsel dönüşüm konusunda büyük vaatlerde bulunuyorsunuz, ben anlayamıyorum. Önce bir Karabağlar’ı çözün. Yetki bakanlıkta, ama bir metre iş yapamadılar. O yüzden bence İzmir’in kendi kentsel dönüşüm, toplu konut kültürü çerçevesinde herhangi birine rant sağlamadan, yandaşlara özel fırsatlar sunmadan, sadece ve sadece halkın çıkarını düşündüğümüz modellerle, belediye de her anlamda üzerine düşeni yaparak uygun fiyatla alan sağlayacak, altyapısını, ulaşımını sağlayacak. Daha önce İzmir’in belediyelerinin defalarca yaptığı gibi bu dönemde de insanlarımıza yeni konutlar yapabiliriz, kentsel dönüşüm konusunda da üzerimize düşeni yapabiliriz. Bunlar zannediyorum biraz fikir vermiştir.”
“ÇÖPÜ YAKMA TESİSİ İLE YOK EDECEĞİZ”
Harmandalı’na çöp dökmek istemediklerini belirten Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bütün dünyanın yaptığını yapacağız, bu çöpü yakarak yok edeceğiz. Bir yakma tesisi ile bu çöpü yok edeceğiz. Türkiye’de başarılı örnekleri var, dünyanın uluslararası finans kuruluşları bu konuda bizlere kaynak sağlamaya hazır. Çünkü zaten o yakmayla elde ettiğiniz elektrik aynı zamanda kendi maliyetini karşılıyor. Böyle bir avantajı var. Dolayısıyla çözüm yolu belli. En hızlı şekilde böyle bir tesis kurarak çöp konusunu da halledeceğiz. Bir sürü şeyi burada anlattım. Ama şunu söyleyeyim ben doktorum, ben bilim insanıyım. Ben bilime inanırım. Eğer bize bu işleri bilenler, bilgi, tecrübe sahibi olanlar, bilim insanları yol gösteriyorsa ki bu İzmir’de bu var, Türkiye’de bu var. ya da bilginin olduğu her neresiyse biz oraya gidebiliyorsak, yakında bazı yurt dışı ziyaretleri yapmayı planlıyorum, şimdiden İzmir adına bazı sözler almayı planlıyorum. Bunu yapabilirsek eğer ondan sonra önümüzde çözülmeyecek hiçbir şey yok. Boş vaatlerde bulunan insanlara da bizim açıkçası ihtiyacımız yok. Ben İzmir’in ve İzmirlilerin kendine güvenmesini rica ediyorum. Ben İzmirli olmaktan, bu şehrin bir parçası olmaktan çok büyük gurur duyuyorum. Allah’a binlerce şükrolsun ki bana böyle bir olanağı tanıdı ve bu şehre hizmet için bir fırsat yarattı, eğer İzmir halkı takdir eder beni bu göreve getirirse, layık görürse şunu iddia ediyorum ben size Türkiye’nin belki dünyanın en başarılı belediyeciliklerinden birini yaşayacağız beraber. Gönlüyle, inancıyla, yaşam şekliyle kendini her şeyiyle İzmir’e vakfetmiş, İzmir’e adamış bir belediye başkanı olarak ben çalışacağım. Ben bu şehirde yaşayan herkese ayrı ayrı sevgi duyuyorum. Hiç kimseyi ne siyasi düşüncesine, ne etnik kökenine, ne inancına, dinine, mezhebine göre asla ve asla ayırmayacağım, namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum. Biz bu şehirde bugüne kadar dostluk, kardeşlik, dayanışma içersinde, iyi günümüzde birbirimizin, olarak, kötü günümüzde de birbirimize sahip çıkarak yaşadık. Bundan sonra İzmir’in herhangi bir arka mahallesi olmasını kabul etmiyorum. Bundan sonra İzmir’de herhangi bir yurttaşımızın sahipsiz kalmasını, ilgisiz kalmasını kabul etmiyorum. Bu şehirde her kim bana senden bir hizmet bekliyoruz derse, ayağa kalkıp önünde önümü ilikleyip derhal yerine getireceğim, çalışacağım. ve ben saygıyla, sevgiyle bu görevimi yerine getireceğim. Beni bu günler için yetiştirdi bu şehir, bu millet. Öğretmenlerim, dostlarım, arkadaşlarım, kardeşlerim, benim annem benden İzmir’e çok iyi bir belediye başkanı olmamı istiyor. Beni doğuran yetiştiren büyüten insan benden bunu istedikten sonra İzmir’e kurban olurum ben. O yüzden inanıyorum ki mahçup olmayacağız, sizlerin katılımı ile beraber, hep beraber.”
“STK’LAR GÜÇ VERİYOR”
Siyasi partilerden sonra Türkiye’yi en güçlü yapan unsurun sivil toplum kuruluşları olduğunu ifade eden Başkan Cemil Tugay, “Sivil toplum kuruluşlarının şöyle bir asaleti var, kimseyi kimseden ayırt etmeden herkesi kucaklayan kapsayan bir yapıyla, derneğin konusu neyse o alanda çalışıyorlar. Ne kadar güçlü STK olursa ve ne kadar iş birliği içerisinde olursak şehrimizin sorunlarını o kadar hızlı çözebileceğimizi biliyorum. Karşıyaka’da zaten bunun bir örneğini ortaya koyduk, olumlu cevap verdik, isteklerini gücümüz yettiğince yerine getirdik. Bir de sivil toplum yerleşkesi oluşturduk, ofis verdik ortak kullanım alanları sağladık, çalışmalarına destek olduk. Orayı kullananlar biliyorlar, özgürce hiçbir şekilde rahatsız edilmeden, onlara hiçbir yük yüklenmeden çalışmalarını gerçekleştiriyorlar. Benim gurur duyduğum işlerden biriydi. İzmir’de bu kadar sizler gibi her biri birbirinden değerli sivil toplum örgütleri varken, onların Mehmet Aydoğan gibi çok değerli önderleri varken, bizlere düşen görev sizlere daha fazla destek olmak adına, yükünüzü hafifletecek, bir araya getirecek, ortak organizasyonlar yapmanızı kolaylaştıracak bu tür merkezler oluşturmaktır. Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü yerleşkesini en kısa zamanda İzmir’de gerçekleştireceğim. Diyelim 500 diyelim 1000 derneğin bir arada olduğu yerleşkeyi birlikte kuracağız. Orada yapılan çalışmalar, önce İzmir’e ve inanıyorum ki Türkiye’ye o kadar güzel ışık saçacak ki herkes en kısa zamanda bunu yapmak isteyecek. Ben sivil topluma aşık bir insanım.”
Meclis üye adayı olarak gösterilmeyen Mehmet Aydoğan’nın üzüntüsünü bildiğini belirten Tugay, “Meclis üyeleri ile ilgili çözüm üretmeye çalışacağız. Eğer yapamazsak o yine bizim başımızın tacı. Büyükşehir Belediyesi’nde yine kendi uzmanlık alanında sivil toplum örgütleri alanındaki çalışmalarımızda ondan yardım isteyeceğim, beraber çalışmayı teklif edeceğim o da kabul ederse birlikte olacağız” dedi.
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Aydoğan, “Demokrasilerin olmazsa olmazları siyasi partiler ve arkasından gelen sivil toplum kuruluşlarıdır. Biz yıllarca arkadaş, kardeşçe memleket, mezhep ayırmadan birlikte yürüdük. Katılımınız için teşekkür ediyorum” diye konuştu.
]]>
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu’nun düzenlediği buluşmada kentte faaliyet gösteren demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. CHP Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay’ın da katıldığı toplantıda konuşan Dr. Cemil Tugay, “İzmir’imizin çok değerli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri başta Mehmet Aydoğan olmak üzere hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bu buluşmayla günümüzü güzel kıldınız. Burada bir arada olmak birliktelik içinde görmek hepimize umut veriyor” dedi.
“Hoşgörümüz, güçlü yönümüz”
Buluşmada açıklama yapan Cemil Tugay, “Demin şurada bir pelikan yüzüyordu. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Burada oturduğum zamanlarda kürek kulübünün sabahları çalışmalar yaptığını görürüm. Dönüp baktığınız zaman İzmir’e ne kadar muhteşem bir şehirde yaşadığımızı hepimiz kolayca görürüz. Bunu sadece ben görmüyorum hepimizin gördüğünden eminim. Bu şehir 5 bin yıllık bir şehir, hatta 8 bin yıllık yerleşim yerleri de var. Bu kadar bin yıllar içerisinde de birikmiş bir kültür var. Bizler bu kültürü aslında tam olarak ayrıştırıp da her bir parçası nereden geliyor bilmeden yaşıyoruz. Yani soframızdaki bu zenginlik bile aslında İzmir’in çok kültürlülüğünden gelen bir zenginlik. İzmir’in çok büyük potansiyeli var. İzmir’in sahip olduğu özelliklere sahip olan bu dünyada kaç şehir var bilmiyorum ama belki 10, belki 20 şehir sayarız. Onlardan biri İzmir. Bir kere buranın dünyanın ticaret merkezlerinden biri olması, tarihi olarak böyle bir özelliğinin olması hepimizin hatırlaması ve nedenini düşünmemiz gereken bir kimlik özelliği. İzmir hangi özelliği ile 1800’lü yılların ortalarında Akdeniz’in bütün ticaretinin yüzde 40-50’sinin gerçekleştiği bir yerdi acaba. O günden bugüne eğer biz bu özelliğimiz kaybettiysek, neden dolayı kaybettik. O yıllarda İzmir’de dünyanın bütün bankalarının şubesi, bütün ülkelerinin konsoloslukları vardı. Levanten kültür o zaman İzmir’e yerleşti. Bunlar aslında o günden bu güne halen bizim genlerimize işlemiş şekilde halen taşıdığımız, potansiyel olarak sahip olduğumuz şeyler. Doğası, tarım potansiyeli, ticaret potansiyeli, tarihi, kültürü, turizmi tabi bütün bunların sonunda, en önemlisi de hoşgörüye dayalı bir demokrasi kültürü, yani aslında bir dünya şehri diyebileceğimiz bir şehirdeyiz biz. Başka yerlerde insanlar dışarıdan o şehre göçtüğü zaman yadırganırlar, biraz dışlanırlar, o yabancılık hali epey devam eder. Ama İzmir’e Türkiye’nin hatta dünyanın neresinden insanlar gelirse gelsin hemen kucaklanırlar, bir süre sonra o insanlarımız da İzmir’in o çok güzel mozaiğinin bir parçası olurlar. O da bizim güçlü yönümüz” sözlerine yer verdi.
“Bu şehrin trafiğini rahatlatacağız”
Bu dönemin belediyecilik yapılacağı bir dönem olacağını belirten Tugay, “Belediyecilik anlamında ne yapmamız gerektiği belli. Bu şehrin trafiğini rahatlatacağız. Trafiğinin rahatlaması için nelerin yapılması gerektiğine dair detaylı açıklamayı ben yapacağım size. Ana arterlerde sıkışıyor trafik, buralarda yapılacak pek çok düzenleme var. Akıllı trafik sisteminden tutun, pek çok noktada kavşak düzenlemelerine kadar. Zafer Payzın kavşağında, 3 şerit oradan sağdan soldan birer şerit daha 5 şerit trafik geliyor, tam köprüye 2 şerit olarak çıkıyor. Bu kadar basit. Projeler hazır. Bir an önce bunlar yapılsa, bütün o 2 şeride düşen kavşaklarda genişleme yapılsa, bir sene içerisinde yapılabilecek çalışma bunlar, anında rahatlayacak. Birkaç noktada köprülü kavşak, alt geçit, bunların yapılmaması için bir neden yok, çok büyük maliyetleri olan, altından kalkılamayacak işler değil. Dün akşam arkadaşlarımızla saat 01.00’e kadar sizlere sunacağımız kitabın içeriğini çalıştık. Pek çok çözüm önerimiz var. Örneğin, Halkapınar aktarma istasyonunda insanlarımız sıkıntı yaşıyorlar. Aktarma istasyonlarında sıkıntılar var. Biz aktarma istasyonlarını size görselleriyle göstereceğiz, düzenleyeceğiz, ama bu düzenleme aktarma istasyonlarını aynı zamanda yaşam merkezine çevirecek. Orada oturup çay kahve içecek bir kafeterya da olacak, bir süper market de olacak ki insanlar evine gitmeden önce uğrayıp alışveriş de yapacak. Yazın güneşten, kışın soğuktan, rüzgardan, yağmurdan korunduğunuz, tertemiz, pırıl pırıl bir yaşam alanına dönüşecek aktarma istasyonları. Mesela Mavişehir İZBAN’da insanlar iniyor, Mavişehir’e gelirken tarla gibi bir şeyin içinden geçiyor. Böyle alanları da aynı şekilde düzenleyeceğiz. Bu şekilde dokunacağımız çok yer var. Çok fazla akla gelmeyen, ama çok önem verdiğim bir şey, çünkü insanlarımızın orada sıkıntı yaşadığını biliyorum” dedi.
İZBAN seferleri sıklaşacak
Ulaşım hizmetlerine de değinen Tugay, “İZBAN’da sefer sayıları yeterli gelmiyor. Neden daha sık sefer sayıları yapılmıyor diye düşünüldüğünde kimse bunun cevabını vermiyor. Ben vereyim cevabını; İZBAN, yüzde 50’si büyükşehir belediyesinin yüzde 50’si de TCDD’ye ait olan bir şirket. Bir sinyalizasyon güncellemesi ihtiyacı var. O olmadan şu anda 12 dakikada bir olan seferler daha sık hale gelemiyor. TCDD’nin sorumluluğunda olan bir konu. Maalesef bu ortaklık şu anda çok sağlıklı şekilde işlemiyor. AK Parti’nin adayı sayın AK Parti genel başkan yardımcısı sefer sıklığını artıracağız diyor. Ben de aynı şeyi diyorum, mutlaka artırmalıyız. Peki bugün neden artırılmıyor dendiğinde cevabı bu. TCDD üzerine düşeni yapmadığı için. Ama ben asla bu ya da benzeri konuları bahane olarak İzmir halkının önüne getirmeyeceğim. Konuşarak mı, anlaşarak mı olur farklı bir yol mu bulunur, bütün sorumluluğu üzerimize alarak mı olur, her ne olacaksa olacak ama o sinyalizasyon güncellemesi yapılacak daha daha sonra sefer sayıları sıklaştıracak. Öyle olduğu zaman bugün o İZBAN’da yaşanan sıkıntılar çok azalacak” ifadelerini kullandı.
“Sürekli altyapı çalışması devam etmeli”
İzmir’in altyapı sorunları da olduğunu hatırlatan Tugay, “Bütün şehirlerin aslında altyapı sorunu var. Büyük şehirlerde böyle 4,5 milyonluk bir şehirde altyapı sorunu olmaması mümkün değil. Sürekli ve devamlı bir altyapı çalışmasının yürümesi lazım. Bir yenileme gerekiyor, beraberinde kapasite artırımı gerekiyor. Bununla ilgili zaten şu andaki büyükşehir belediyemiz epey çalışma yaptı, mesafe yaptı, onların bıraktığı yerden mümkünse biraz daha hızlandırarak, nerede arıtma eksikse, nerede kanal kapasitesinin artırılması gerekiyorsa bununla ilgili çalışma da yapılacak. Yağmur yağıyor hava kötü oluyor, deniz yükseliyor, Alsancak’ta ya da Karşıyaka yelken kulübünün orada deniz taşıyor ve şehri su basıyor. Bununla ilgili yapılacak şey belli. 6 ay gibi bir sürede yapılacak, ondan sonra asla böyle bir problem olmayacak. Bir zamanlar Mavişehir’de bu problem yaşanıyordu, yapılan kıyı seti, ki bunda benim de katkım vardır, orada yaşanan ilk baskında anladım ki deniz durdurulamıyor, deniz yükseliyor ve Mavişehir’in zemini daha aşağıda olduğu için bu baskının önlenmesinin tek yolu denizin önüne set yapılması. Onun gibi düşünüp bir sefer yapıldığında bir daha bu sorun yaşanmayacak” dedi.
25 bin yeni konut
İzmir’in toplu konut ve kentsel dönüşüm konusunda çok başarılı bir geçmişi ve kültürü olduğunu ifade eden Tugay, şöyle konuştu: “Bu dönemde bizim tekrar o eski kararlılıkla benzer projeleri hayata geçirmememiz için hiçbir neden yok. Ege Koop Başkanı Hüseyin bey ile konuşurken sağ olsun o da söylemişti; bu dönem en az 25 bin yeni sosyal konutu belediye işbirliği ile yapmamamız, insanlara makul fiyatlarla bu konutları sunmamamız için hiçbir neden yok. Beraberinde bazı bölgelerde alacağımız revizyon plan kararlarıyla kentsel dönüşümün önünü açmamak, hızlandırmamak için yine elimizi, kolumuzu tutan hiçbir şey yok. Bunlar da yapılır. İzmir’in kendi kentsel dönüşüm, toplu konut kültürü çerçevesinde herhangi birine rant sağlamadan, yandaşlara özel fırsatlar sunmadan, sadece ve sadece halkın çıkarını düşündüğümüz modellerle, belediye de her anlamda üzerine düşeni yaparak uygun fiyatla alan sağlayacak, altyapısını, ulaşımını sağlayacak. Daha önce İzmir’in belediyelerinin defalarca yaptığı gibi bu dönemde de insanlarımıza yeni konutlar yapabiliriz, kentsel dönüşüm konusunda da üzerimize düşeni yapabiliriz. Bunlar zannediyorum biraz fikir vermiştir.”
“Çöpü, yakma tesisi ile halledeceğiz”
“Harmandalı’na çöp dökmek istemiyoruz” diyen Tugay, “Bütün dünyanın yaptığını yapacağız, bu çöpü yakarak yok edeceğiz. Bir yakma tesisi ile bu çöpü yok edeceğiz. Türkiye’de başarılı örnekleri var, dünyanın uluslararası finans kuruluşları bu konuda bizlere kaynak sağlamaya hazır. Çünkü zaten o yakmayla elde ettiğiniz elektrik aynı zamanda kendi maliyetini karşılıyor. Böyle bir avantajı var. Dolayısıyla çözüm yolu belli. En hızlı şekilde böyle bir tesis kurarak çöp konusunu da halledeceğiz. Bir sürü şeyi burada anlattım. Ama şunu söyleyeyim ben doktorum, ben bilim insanıyım. Ben bilime inanırım. Eğer bize bu işleri bilenler, bilgi, tecrübe sahibi olanlar, bilim insanları yol gösteriyorsa ki bu İzmir’de bu var, Türkiye’de bu var. ya da bilginin olduğu her neresiyse biz oraya gidebiliyorsak, yakında bazı yurtdışı ziyaretleri yapmayı planlıyorum, şimdiden İzmir adına bazı sözler almayı planlıyorum. Bunu yapabilirsek eğer ondan sonra önümüzde çözülmeyecek hiçbir şey yok” açıklamasında bulundu.
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Aydoğan ise, “Demokrasilerin olmazsa olmazları siyasi partiler ve arkasından gelen sivil toplum kuruluşlarıdır. Biz yıllarca arkadaş, kardeşçe memleket, mezhep ayırmadan birlikte yürüdük. Katılımınız için teşekkür ediyorum” diye konuştu. – İZMİR
]]>İzmir Gazeteciler Cemiyeti 2023 Süleyman Alasya Basın Ligi kupa töreni yapıldı. Törene katılan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, “Medyanın yaşadığı zorluklar ve baskılar ortadayken İzmirli gazetecilerin kaynaşması, motivasyonu ve spora teşvik edilmesi için bu ligin düzenlenmesini çok önemsiyorum. Böyle zor günlerde mesleki dayanışmayı artırmak, inanç birlikteliği yaratmak gerekiyor” dedi.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti 2023 Süleyman Alasya Basın Ligi kupa töreni bugün KSK Fan Zone’da gerçekleştirildi. Törene CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, İGC yönetim kurulu üyeleri, TSYD İzmir Şube Başkanı Bahri Okumuş, turnuvaya katılan basın mensupları, medya kuruluşlarının temsilcileri ve İGC üyeleri katıldı.
Dostluk ve dayanışma içinde geçen turnuvanın ödül töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, “İzmir Gazeteciler Cemiyeti Basın Ligi 2023 Süleyman Alasya Sezonu Kupa Töreni’nde bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Medyanın yaşadığı zorluklar ve baskılar ortadayken İzmirli gazetecilerin kaynaşması, motivasyonu ve spora teşvik edilmesi için bu ligin düzenlenmesini çok önemsiyorum. Böyle zor günlerde mesleki dayanışmayı artırmak, inanç birlikteliği yaratmak gerekiyor. Bunu da İzmir Gazeteciler Cemiyeti çok iyi yapıyor.” sözleri ile İzmir basına desteklerini iletti.
Bugüne dek spora ve sporcuya verdiği önemi her fırsatta dillendiren Tugay, “Bu lig İzmir’de spor gazeteciliğinin unutulmaz ismi, zamansız vefatıyla bizleri çok üzen değerli Süleyman Alasya’nın adını taşıyor. Ölüm kaçınılmaz, önemli olan iyi anılmak, geride güzel dostluklar bırakmak. Süleyman Alasya da İzmir’de güzel izler, derin bir sevgi bırakan adı ve anıları yaşatılan değerli biri. Kendisini rahmetle anıyoruz. Onun adını yaşatmak adına lige katılan tüm gazetecileri kutluyorum.” ifadeleri ile vefanın önemine dikkat çekerek konuşmasını sonlandırdı.
“HER YIL BİR BÜYÜĞÜMÜZÜN ADINI YAŞATMANIN KIVANCINI YAŞIYORUZ”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ise; “İzmir Gazeteciler Cemiyeti basın turnuvasını ortaya koyarken kurumlar arası diyalog ve birlikteliğini artırılması, dostluğun ortaya konması, tatlı, kendi içinde iddialı bir organizasyon olmasını istedik. Bu yıl ne mutlu ki dördüncüsünü tamamlıyoruz. Her yıl bir büyüğümüzün adını verdik. Bu yıl Süleyman Alasya dedik. Süleyman Alasya, çok iyi bir spor yazarıydı. Diyaloğa çok açık bir insandı, haberden, haberin peşinde koşturmaktan, farklı haber yaratmaktan keyif alırdı. Ne mutlu ki bu ligi tamamlarken onun adını yaşatmanın kıvancını yaşıyoruz. Buradan Türk basınının çok değerli isimleri yetişti. Mustafa Kemal Atatürk, sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını, biz gazetecinin zeki çevik ahlaklı ve kalemini satmayanını seviyoruz. İyi ki varsınız” diye konuştu.
İGC Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Coşkun, “Süleyman böyle bir organizasyonla, bu insanlar tarafından, böyle bir mekanda anılmak isterdi. Süleyman sokak çocuğuydu, bir açık hava futbol turnuvasında anılmak isterdi. Ailesi, meslektaşları, rehberlik ettiği insanlar var. Onun en önemli özelliği gençlere rehberlik etmesiydi. Karşıyaka Fan Zone’dayız, Süleyman herhalde son 50 yılın en iyi KSK muhabiriydi, KSK taraftarının da gözdesiydi, nur içinde yatsın” dedi.
Tugay konuşmaların ardından turnuvada gol kralı olan Fatih Ümit Önel’e kupasını takdim ederken İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ile birlikte ligde şampiyon olan Demirören Haber Ajansı’na kupalarını ve ardından madalyalarını sundu.
Fairplay ödülünü ise Demirören Haber Ajansı takımından Davut Can, Süleyman Alasya’nın oğlu Arda Alasya’nın elinden aldı. Törenin sonunda Başkan Tugay’a da plaket verildi.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Gürçeşme Çocuk Belediyesi Yerleşkesi, bugün açıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, çocuklara “Biz bugünün yöneticileri, bu hakları, bu söz hakkını sizlere tanımak zorundayız. Üzerimize düşen bu büyük görevi sizleri yılda bir gün makam koltuklarında ağırlayarak yerine getiremeyiz. Ne mutlu ki bana Türkiye’nin çocuk belediyesine sahip ilk çocukları İzmir’in çocukları oldu.Türkiye’nin çocuk belediyesine sahip, ilk çocukları İzmir’in çocukları oldu” diye seslendi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından ilki Seferihisar’da başlatılan Çocuk Belediyesi uygulaması yaygınlaşıyor. Katılımcı demokrasiyi geliştirmek, çocukların düşüncelerini açıkça söyleyebilmelerini, çözüm üretebilmelerini, karar alma mekanizmalarına aktif katılımlarını destekleyen, çocuk haklarını gözeten ve çocukların yönetime doğrudan katıldığı, çocuk odaklı sistem Gürçeşme Çocuk Belediyesi Yerleşkesi, bugün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından açıldı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer’in açılış konuşmasından önce Gürçeşme Çocuk Faaliyet Merkezi korosu ve Gürçeşme Masal Evi Çocuk Korosu sahne aldı.
Çocukların gözlerindeki pırıltıyı gördüğünü, herkesin tüm gücünü bu pırıltıdan aldığını söyleyen Soyer, “Sevgili İzmirliler, şehrimizin her köşesini sokakları, caddeleri evlerimizi ve parklarımızı bir şehri şehir yapan ne varsa tümünü çocuklarımızla paylaşıyoruz. Şu hayatta ne yapıyorsak aslında çocuklarımız için yapıyoruz. Dahası çocuklarımızın kendi geleceklerini tarif ederken söz haklarının olması gerektiğini biliyoruz. 2011 yılında bu eksikliği görerek Seferihisar Belediye Başkanlığı görevimi yaparken bir çocuk belediyesi kurulmasına öncülük ettim. Böylelikle Türkiye’nin ilk çocuk belediyesi Seferihisar’da kuruldu. Çocuk belediyesi bir belediye başkanı olarak bana eşsiz imkan sundu. Dünyayı bir çocuğun gözünden görebilmeyi bir park mı yapılacak? Yoksa bir okul, bir pazar yeri mi? Elbette uzmanların karar verecekleri düşünceleri çok önemli. Ama bir tesisi orayı kullanacak çocukların gözünden görmek en az meselenin teknik özellikleri kadar önemli. Çünkü o park, o okul, o yaşam alanı çocuklara ait. Seferihisar Çocuk Belediyesi’nde sadece çocuklar için değil, aynı zamanda çocuklarla birlikte icraat yapmanın anahtarını bulduk” dedi.
Hayata geçirilen yerleşkede çocuk belediyesinin yanında Gürçeşme Masal Evi, çocuk faaliyet merkezi, erken çocukluk birimi ve meslek fabrikasının da da hizmet vereceğini anlatan Soyer, “Daima iyilikten, daima güzellikten yana, herkes için adil ve eşit bir yaşamı çocuklarımızın katılımıyla gerçekleştirebiliriz. Onun için bu demokrasi ağını genişletmeye kararlıyız. Sevgili İzmirliler beş yılda elimizden geldiğince İzmir’i çocukların en az yetişkinler kadar söz sahibi olduğu örnek bir kent çalıştım. Çocuklarımızın yerel yönetimde söz sahibi olduğu çocuk belediyemizin kapısı dileyen tüm çocuklarımıza açık. Bugün çocuklarımızın tertemiz yüreklerinden, ışıl ışıl gözlerinden aldığımız ilhamlar şehrimize yepyeni bir meydan kazandırıyoruz. Gürçeşme Çocuk Belediyesi Yerleşkemiz tam donanımlı bir sosyal yaşam kampüsü olarak faaliyet gösterecek. Özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocuklarımızın fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimleri için belediyemizin bütün imkanlarını seferber edeceğiz. Çünkü biz en büyük eserini çocuklara ve gençlere emanet eden ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izindeyiz” ifadelerini kullandı.
“HENÜZ OY HAKKINIZ OLMASA DA SÖZ HAKKINIZ VAR”
Çocuklara “Henüz oy hakkınız olmasa da söz hakkınız var, haklarınız var” diye seslenen Soyer şunları söyledi:
“Biz bugünün yöneticileri, bu hakları, bu söz hakkını sizlere tanımak zorundayız. Üzerimize düşen bu büyük görevi sizleri yılda bir gün makam koltuklarında ağırlayarak yerine getiremeyiz. Merak ederek, sorarak, oynayarak, çalışarak, araştırarak, tasarlayarak, geleceğimizi inşa etmek için şimdiden harekete geçebilirsiniz. Ne mutlu ki bana Türkiye’nin çocuk belediyesine sahip, ilk çocukları İzmir’in çocukları oldu. Bugün hep birlikte açtığımız yerleşke size ait. Burası sizin. Burada iklim krizi, yoksulluk, demokrasi, adalet, bütün bunları öğreneceksiniz, konuşacaksınız. Huzurunuzda bir kez daha söz veriyorum Sizlerle birlikte bu ülkeyi daha ileriye taşımak için canla başla çalışmaya devam edeceğim. Hep beraber dünyamızı daha adil, daha huzurlu, barış ve mutluluk dolu bir gezegen yapacağız. Ben daima yanınızda olacağım.”
]]>
İzmir Buca’da görevli imam hatip Yusuf Kılıç, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel seçim döneminde 29 Nisan 2023 tarihinde İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapacağı miting öncesinde AKP Buca İlçe Başkanlığı’ndan arandığını, kendisinden cemaatini miting için toplamasının istendiğini açıklamıştı. Kılıç, “Ben, bir cami imamıyım. Evet, bu ülkede demokrasi şöleni olabilir. Ama burada ben taraf değilim… Cemaatimden bir kısmını mitinglere götürürsem ben, bu caminin ilkesine, amacına karşı düşmüş olurum. Bu da benim için ve toplum için çok büyük bir sıkıntı” demişti.
Kılıç, bu olayın ardından kendisi hakkında soruşturma açıldığını ve ciddi tehditler aldığını duyurmuştu. Kılıç, kendisini tehdit edenler hakkında 3 Mayıs 2023 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirtmişti.
Kılıç, olayın üzerinden 10 ay geçmesinin ardından İzmir dışına sürgün edildiğini, kendisine ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildiğini ve bir imam tarafından işinden atılmakla tehdit edildiğini açıkladı. Sendikası Diyanet-Sen’in arkasında durmadığını belirten Kılıç, AKP Buca İlçe Başkanlığı’nın kendisini aramasının ardından yaşadıklarını şöyle özetledi:
“BAŞKA BİR İMAM TARAFINDAN GÖREVDEN ATILMAKLA TEHDİT EDİLDİM”
“Merhaba, ben Yusuf Kılıç. Cami, insanların Allah’a, kitaba ve peygamberlere karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştığı toplu bir yerdir. Ben de cami imamı olarak halka karşı sorumluluğumun bilinciyle çalışmaya başladığım günden bu yana hiçbir şekilde aksatmadan görevimi yürütmekteydim. 26 Nisan 2023 tarihinde kendisini AKP Buca İlçe Başkan Yardımcısı olarak tanıtan bir şahıs beni arayarak mitingleri için cami cemaati ayarlamamı ve mitinge götürmemi istedi. Ben de bunu reddettim. Deyim yerindeyse o günden sonra başıma gelmeyen kalmadı. Sürgün ile tehdit edildim. Hemen akabinde 29 Mayıs 2023 tarihinde Buca’da başka bir camiye gönderildim. Bu camide 4 ay boyunca görev yaptım. İmkanlar çok kısıtlı olduğu için cami tuvaletinde 4 ay boyunca banyomu yaptım. Aynı şekilde camide yatmak zorunda kaldım. Bir işim için Buca Müftülüğü’ne gittiğimde başka bir imam tarafından görevden atılmakla tehdit edildim. Miting için kendisini de aradıklarını ve benim, kendisi gibi davranmadığım için bana ‘PKK’lı ve FETÖ’cü’ diyerek üzerime geldi. Polis çağırarak, şahıs hakkında karakola giderek şikayetçi olmak zorunda kaldım.
“İZMİR’İN DIŞINA SÜRGÜN EDİLDİM. EN SON TARAFIMA ‘KADEMENİN İLERLEMESİNİN DURDURULMASI’ CEZASI VERİLDİ”
Bu olaydan sonra İzmir’in dışına sürgün edildim. En son tarafıma ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildi. Bu olaylar yaşanırken sendikam hiçbir şekilde arkamda durmadı. Ben buradan Türkiye Barolar Birliği’ne seslenmek istiyorum. Başıma gelen bu olayların araştırılmasını ve avukat yardımı istiyorum. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu en güzel şekilde adalet, hukuk ortaya çıkartabilir. Sizi adaletin ilk basamağı olan vicdanlarınızın sesini dinlemeye davet ediyorum. Ben, insanların siyasi görüşlerini sorgulayamam. İbadethanelere yakışmayan bu çirkin teklifi reddetmemin sebebi, camiyi, imamlık kimliğimi ve kurumumu siyasete bulaştırmak istemememdir. İnsanların camiye ve dine olan güvenlerine zarar vermek istemedim. Hangi siyasi görüş olursa olsun, kurumun itibarını zedeleyecek hiçbir teklifi kabul etmek mümkün değildir. Ben insanlara hizmet etmek için buradayım. Bir siyasi gruba ya da kutsallarımız üzerinden çıkar sağlamaya çalışanlara asla biat edemem.”
]]>AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Bornova ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan bir kafede vatandaşlarla bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in toplu ulaşımda 120 dakika uygulamasının mart ayında uygulamaya gireceğini duyurması üzerine, Soyer’e su ücretlerinde yüzde 50 indirim yapma çağrısında bulundu. Dağ, “Biliyorsunuz salı günü vaatlerimizi açıkladık. Ama öncesinde ben toplu ulaşımda 90 dakika konusunu tekrar uygulamaya koyacağımızı, öğrenciler için de 120 dakikayı uygulamaya koyacağımızı söylemiştim. Mevcut Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer, ‘Bugün 120 dakikayı uygulamaya koyacağını’ söyledi. Biz mutlu olduk. Bir vaadimiz 1 Nisan gelmeden gerçekleşmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun. Şimdi çağrıda bulunuyorum; o zaman 1 Nisan’ı beklemeye gerek yok. Gelin bugünden itibaren su ücret tarifelerinde de yüzde 50 indirime gidin. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi büyükşehir belediye başkanına talimatı versin, bu konuda da hamleyi yapsın. Biz de artık bu konuda kampanya dönemi boyunca herhangi bir talepte ve istekte, vaatte bulunmamış olalım. Vaatlerimizi daha 1 Nisan gelmeden gerçekleşmiş olmanın da büyük bir mutluluğunu yaşadığımı ifade etmek isterim” dedi.
Dağ ayrıca, “Biz bütün ekibimize bu şehrin şehr-i emiri olacağız. Bundan şüpheniz olmasın. Çünkü benim 12 yıllık milletvekilliğim buna delildir. En büyük kefaletim 12 yıllık milletvekilliğim süresince bu şehrin her sokağında attığım adımlar, yaptığım çalışmalardır. Önümüzdeki 5 yılda da aynısını; daha fazlasını, daha ötesini, daha ilerisini Allah’ın izniyle hep beraber ve birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.
İzmirlilere birlik olma çağrısında bulundu
“Bugüne kadar nasıl birlikte geldiysek, birlikte bir şeyleri başardıysak inşallah 31 Mart’tan sonra da hep birlikte lansmanımızda açıkladığımız projelerimizi başaracağız” diyen Dağ, “4,5 milyon hemşerimizle birlik, beraberlik içinde olursak işte o zaman o lansmandaki projenin tamamını gerçekleştirme durumumuz olacaktır. 1 Nisan’dan sonra inşallah üç ay geçer, altı ay geçer, İzmir’de bir şeylerin değişmeye başladığını ve gerçekten hizmet anlamında hizmetkar olma anlamında değişimler olmaya başladığını her bir hemşerimiz sonuna kadar hissetmiş olacak. Çünkü biz bu konuda birçok sınavı geçtik. Ben dört dönem milletvekilliği yaptım. Milletvekilliği dönemi boyunca bu şehrin her bir sokağında; her bir ilçesinde izler, eserler bırakma noktasında olduk. Artık önümüzdeki yıllarda hep beraber öyle izler, öyle eserler bırakacağız ki bu tarihe not olarak geçecek, tarihte konuşulacak ve tarihte de yarın bir gün evlatlarımız, torunlarımız ‘iyi ki bu dönemde böyle bir birlik beraberlik İzmir’de tesis edilmiş ve şehre bu hizmetler kazandırılmış’ diyecekler. Benim derdim bu. Ben İzmir sevdalısıyım, İzmir’e muhabbet duyan birisiyim” diye konuştu.
50 bin sosyal konut müjdesi verdi
“Bu şehrin orta gelirli ya da bir alt gelirli grubunun konut ihtiyacını giderme mecburiyeti var” diyen Dağ, “Biz İzmir Konut A.Ş.’yi kurmak suretiyle 50 bin tane sosyal konutu hayata geçireceğiz ve burada da çok net bir şekilde söylüyorum; 5 yıl İzmir’de ikamet etme şartı arayacağız. Çünkü biz İzmir’in içindeki kardeşlerimizi ev sahibi yapmak durumundayız. Yeni evlenen çiftlere, şehit yakınlarına, engellilere öncelik tanıyacağız. ve orada inşa edeceğimiz konutlarla aslında şehre bir nefes aldırmış olacağız. Şehre bu nefesi aldırdığımızda yerinde yeni yaşam dediğimiz kentsel dönüşümü de başarmak zorundayız. İnşallah onu da bununla entegre bir şekilde başarmayı arzuluyoruz. Bunu da yapacağız. Allah yar ve yardımcımız olsun” şeklinde konuştu.
Dağ, vatandaşlar bir süre sohbet ettikten sonra alandan ayrıldı. – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonu doğrultusunda başlatılan ve çiftçinin, köylünün doğduğu yerde doymasını sağlayan kırsal kalkınma destekleri aralıksız devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Kırsal Kesimde Gelir Getirici Faaliyetlerin Desteklenmesi” projesi kapsamında Menderes’te 11 mahalleden 21’i kadın olmak üzere 73 üreticiye 267 küçükbaş hayvanı dağıtıldı. Hayvan dağıtım törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İzmir Köy Koop Birliği Başkanı Neptün Soyer, Menderes Belediye Başkan Vekili Erkan Özkan, Cumhuriyet Halk Partisi geçmiş dönem İzmir Milletvekili Musa Çam, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın, muhtarlar, kooperatif başkanları, meclis üyeleri ve çok sayıda çiftçi katıldı.
“Toprağımızın bereketine sahip çıktık”
Törende konuşan Başkan Tunç Soyer, “Türkiye tarımının geldiği noktaya rağmen İzmirli çiftçiyle beraber zorlukları aştıklarını ifade etti. Başkan Tunç Soyer, “Her geçen gün maliyetler katlanarak artarken, yanlış devlet politikaları toprağımızın bereketini yok ederken, biz hiçbir zaman vazgeçmedik. Köylünün, doğduğu ata topraklarını terk etmek zorunda kaldığı, çiftçilerimizin elindeki ürünleri yollara döktüğü, kırsaldaki gençlerimizin, şehirlerde karın tokluğuna iş aradığı, kısacası milletin efendilerinin yerinden yurdundan edildiği böylesine hazin bir dönemde enseyi karartmadık. Omuz omuza verdik. İzmir’de çiftçimizle, çobanımızla bu milletin efendileriyle kocaman bir aile olduk. Toprağımızın bereketine sahip çıktık. ve dedik ki hiçbir İzmirli yatağa aç girmeyecek. Bu şehirde refahı ve adaleti büyüteceğiz. Aradan geçen 5 yılın ardından sözümüzü misliyle yerine getirdiğimizi görmekten şeref duyuyorum. Hep birlikte, az zamanda büyük işler başardık. İzmir’i Türkiye tarımını kalesi haline getirdik” şeklinde konuştu.
“İzmir tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir”
Başkan Soyer, “Milliyetçilik hamasetle olmaz. Bu vatanı sevmek demek, onun dağlarını, ağaçlarını, derelerini korumak demektir. Bu cennet yurdun, toprağını yaşatmak, dağlardaki çoban ateşini korumak demektir. Bereketi çoğaltmak, yerli ve milli olana yani bu ülkenin öz değerlerine sahip çıkmak demektir. Bizim için vatanseverlik budur. Eğer bu ülkenin topraklarına, nehirlerine siyanür zehrinin akmasına müsaade ediyorsan, küçük üreticinin hakkını, dev gıda tekellerine peşkeş çekiyorsan, İthal ve bereketsiz tohumlarla, yanlış tarım politikalarıyla bu ülkede üretimi durma noktasına getiriyorsan, tarımın doğduğu toprakları, Anadolu’yu kuraklığa ve yoksulluğa mahküm ediyorsan, kimse kusura bakmasın. Bunun adı en hafif tabirle hıyanettir. Bu hıyanete asla müsaade etmeyiz. Çünkü biz ‘Köylü milletin efendisidir’ diyen Mustafa Kemal’in evlatlarıyız. Cepheye çıplak ayaklarıyla, kağnılarla mermi taşıyan Anadolu köylüsüyüz. Hasan Tahsin’iz, Biz İzmiriz. Tarımda dışa bağımlılığımızı sonlandırmak, bu toprakların bereketini artırmak için başlattığımız İzmir Tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir. Egemenliğin, yeniden kayıtsız şartsız milletin olması için başlattığımız bu refah projesinin iki ana hedefi var. Kuraklık ve yoksullukla mücadele etmek” şeklinde konuştu.
“Küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettik”
Başkan Soyer, konuşmasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2024 yılında çiğ küçükbaş hayvan sütü alım fiyatını yüzde 76 artırarak keçi sütünün litre fiyatını 30, koyun sütünü 37 lira olarak belirlendiği çiftçilere müjdeleyerek, “İzmir Tarımı programımızın en önemli ayaklarından biri Mera İzmir projemiz. Bu çalışmamız kapsamında, İzmir’in dağlarını, köylerini, meralarını bucak bucak, ağıl ağıl gezdik. 5 bin 117 çobanımızın kapısını çaldık; Çoban Haritamızı geliştirdik. Hayvanlarını merada otlatarak besleyen çobanlarımıza ve küçük üretici kooperatiflerimize alım garantisi sunduk. Süt ve et alımı yaptığımız çobanlarımızın yerli ve atalık tohumlardan üretilen yemleri kullanmasını teşvik ettik. Çobanlarımızın sütünü piyasanın iki katı bedelle satın aldık. İzmir’de üretilen sütün sadece 10’da 1’ine talip olmamıza rağmen küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettik. Topraklarımızın öz değerini yeniden ekonomiye kazandırdık. Bugünkü törenimiz vesilesiyle size müjdeli bir haber vermek istiyorum. 2024 yılında çiğ küçükbaş hayvan sütü alım fiyatımızı yüzde 76 artırarak keçi sütünün litre fiyatını 30, koyun sütünü 37 lira olarak belirledik. Hayırlı, uğurlu, bereketli olsun” diye konuştu.
“Ne sizden, ne sizin eserinizden asla vazgeçmem”
Başkan Soyer, “Tüm dünyada tarım çökerken, Avrupa’nın her yerinde çiftçiler sokağa dökülmüşken, ekonomik kriz tavan yapmışken, İzmir’de gerçekleştirdiğimiz bu göz kamaştırıcı dönüşümün tek bir sebebi var. Çiftçimiz açsa kentlimiz de aç. Bugün soframıza bir somun ekmek koyabiliyorsak, çocuklarımıza süt içirebiliyorsak sizin sayenizde. Ayağınıza taş değmesin. Sadece İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum 5 yıl boyunca değil, ömrüm boyunca son nefesime kadar sizin yanınızda olmaya devam edeceğim. Daha gideceğimiz çok yol var. Ben uzun yol koşucusuyum, maraton koşucusuyum. Son nefesime kadar ne sizden, ne sizin eserinizden asla vazgeçmem. Nerede olursam olayım, gücüm ne kadarına yeterse yetsin, sizin sorunlarınızın çözümü için Allah ne verdiyse sonuna kadar yanınızdayım. Emin olun birlikte yürüyecek çok yolumuz var. Çünkü bizim için üreticiyi korumak, kutsal vatan toprağını korumak demektir. Kimse bizi bu yoldan döndüremez. Mücadelemize geçim derdi yaşayan tek bir çoban, umut ışığının söndüğü tek bir ağıl kalmayıncaya dek devam edeceğiz. Bu toprakları rant çetelerine ve tohum tekellerine teslim etmeyeceğiz. Mutlaka ama mutlaka başaracağız” ifadelerini kullandı.
Başkan Soyer’in konuşması İzmirli çiftçiler tarafından ayakta alkışlanarak, “İzmir seninle gurur duyuyor” sloganları atıldı.
“Büyükşehir’in büyük desteğini gördük”
Menderes Belediye Başkan Vekili Erkan Özkan, “Tüm üreticilerimiz adına Tunç başkanımıza teşekkür ederim. Başka bir tarım mümkün sloganıyla başlayan ve İzmir’in kırsalında her noktaya ulaşan bu proje, üreticilerimize büyük bir katkı sağladı. Menderes Belediyesi olarak bünyemizde kurduğumuz Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’yle çiftçimizin sesi olduk. Yaptığımız çalışmalarda Büyükşehir’in büyük desteğini gördük. Ücretsiz toprak analizi kapsamında 5 bin vatandaşımıza destek sağladık. 30 dönüm arazide yerel tohum merkezini kurduk. Atalık yerel tohumları fide haline getiriyoruz. Bütün bu destekler için başkanımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Bu güç, aslında kendi içimizden, topraktan aldığımız bir güç”
İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, “Biz İzmir Köy Koop Birliği olarak, İzmir’de 1971’den beri köylünün örgütlü gücüyüz. Bu güç, aslında kendi içimizden, topraktan aldığımız bir güç. Tabii ki yerelle buluştuğu zaman Türkiye’ye örnek projeler çıktı. Tunç başkanım, en son Sünger Kent projesiyle Bademli’de bize can suyu oldunuz. O zaman da aynı şeyi söyledik, şimdi de aynı şeyi söylüyoruz; teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Başka bir tarım mümkünmüş”
S.S. Kozak Çamavlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Kocataş, “4 yıl önce çıktığımız bu yolda Tunç başkanımız elimizden tuttu; biz de kooperatifçilikle tanıştık. Zorluklarla ve umutla başladığımız yolda başarılı olduk. Ben ilk günden bu yana şunu söyledim; Tarım Bakanımızın yapması gerekeni Tunç başkanımız yapıyor dedim. Başka bir tarım mümkün denildi, biz acaba mümkün mü diye düşündük. Ama gördük ki başka bir tarım mümkünmüş. Sizin hakkınız bizim üzerimizde çok başkanım” şeklinde konuştu.
“Bizi bu zor günlerde yalnız bırakmadınız”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimlerini tamamlayarak küçükbaş hayvan almaya hak kazanan üreticilerden Sevda Akıcı, “5 yıldır hayvancılıkla çiftçilikle uğraşıyorum. Tunç başkanımız biz kadın üreticilere hem destek oldu, hem iş imkanı sundu” dedi.
Üretici Merve Akçaoğlu ise, “Bu projeyi bize sundukları için Tunç başkanımıza, Neptün hanıma çok teşekkür ederim. Sayenizde güzel bir eğitim aldık, şimdi de hayvanlarımızı alıyoruz. Bizi bu zor günlerde yalnız bırakmadınız” diye konuştu.
73 üreticiye 267 küçükbaş
Törenin ardından Başkan Soyer eşliğinde kura çekimine geçildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Menderes’te düzenlediği eğitimlerde 11 mahalleden 21’i kadın olmak üzere 73 üretici küçükbaş hayvan almaya hak kazandı. 73 üreticiye 180 kıvırcık ırkı koyun, 83 kıvırcık ırkı koç, 3 maltız ırkı keçi ve 1 Maltız ırkı teke olmak üzere 267 küçükbaş hayvan dağıtıldı.
530’u kadın 3 bin 706 üreticiye destek
İzmir Büyükşehir Belediyesi, ekonomik olarak dezavantajlı köylerde ve dağ köylerinde hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen kırsal kalkınma projesi kapsamında, Aliağa, Bayındır, Bergama, Beydağ, Dikili, Foça, Güzelbahçe, Karaburun, Kemalpaşa, Kınık, Kiraz, Menderes, Menemen, Ödemiş, Seferihisar, Selçuk, Tire, Torbalı ve Urla ilçelerinde, 530’u kadın olmaz üzere 3 bin 706 üreticiye toplam 14 bin 431 küçükbaş hayvan dağıtımı yaptı. Menderes’te ise 16 mahalleden 65 üreticiye 260 küçükbaş hayvan dağıtılırken, küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla 17 mahallede 67 üreticiye 2 bin 523 çuval (126 ton) kuzu büyütme yemi dağıtıldı. – İZMİR
]]>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Dikili ilçesinde halk buluşmasına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, adaylarının seçimlerden başarı ile ayrılacağını, bazı bölgelerde rekor kıracaklarını söyledi.
Özel, “Alnı açık, başı dik, yüreğinde vatan, millet, bayrak sevgisi olan, aklında ve bilincinde Cumhuriyeti kuran değerlere en üst düzeyde bağlılık olan, Atatürk’ün evlatları, Cumhuriyetin aydınlık ve güzel insanları hepiniz hoş geldiniz. Benim için çok anlamlı bir yerdeyiz. Burası benim Bornova Anadolu Lisesi’nde yatılıyken, ortaokul ikinci sınıftan başlayarak yazları gelip plajında çadır kurduğum, yatılı okul arkadaşlarımla kaldığım, festivallerine katıldığım, çınar altında Uğur Mumcu’yu dinlediğim, Kenan Evren sağ kulağımıza ‘Yunanlılar düşmandır. Savaş, savaş, savaş’ derken sol kulağıma ‘Burası suyun iki yanında barış kentlerinden bir tanesidir, Dikili ile Midilli. Bütün insanlar kardeştir. Barış, barış, barış’ diyen, yüreğime sol bilinci, aklıma sola dair bilgileri ilk kez topladığım, bugün buradaysam varlığını borçlu olduğum bir kentteyim. Kendi evimdeyim, hepinizi saygı ile selamlıyorum” dedi.
“HAVANIN HİÇ DEĞİŞMEDİĞİ MUHTEŞEM BİR YER”
Dikili’nin 1980’lerden bugüne solun sesini tekrar yükselttiği, özgür düşüncenin dile getirildiği, örgütlü mücadele için yeni kol kola girmelerin başladığı, insanların birbirine cesaret ve umut verdiği bir kent özelliği taşıdığını vurgulayan Özel, şöyle devam etti:
“O günden bugüne Dikili özgürlükler, demokrasi, sosyal devlet için, unutturulmaya çalışılan bütün değerlere sıkı sıkıya bağlı olan muhteşem bir yer. Dünden bugüne Dikili’ye hizmet eden bütün belediye başkanlarımıza hangi partide olursa olsunlar, dünden bugüne Dikili’ye yaptıkları hizmetler, bugünlere Dikili’yi taşıyan herkese, şimdi duygu durumu ne olursa olsun, özellikle Dikili’nin efsane belediye başkanı Osman Özgüven’e yürekten teşekkür ediyorum.”
“BELEDİYENİN MALİ TABLOSUNU DÜZELTTİ”
Dikili için izledikleri aday belirleme sürecine değinen Özel, “Biz, siyasi partiyiz. Bir siyasi partide belediye başkanı tercihinde bulunacağız. 11 kıymetli aday adayımız başvurdu. Hepsi birbirinden değerliydi. Hepsi bu göreve layıklar. Yarınlarda mutlaka partimize, kentinize, Dikili’nize önemli katkıları olacak. Biz bir tercih yapmak zorundaydık, genel kural memnuniyet anketi. İzmir’de memnuniyet anketleri belediye başkanları açısından güç. Çünkü İzmir seçmenin beklentisi yüksek, notu birazcık kıt. Ancak Dikili memnuniyet anketine baktığımızda, bütün ilçeler içinde ilk 3’ün içinde ve en yüksek noktada yer alan bir performans gösterdi. Ankete baktık, ‘Dikili’de konuşacak ve tartışacak bir şey yok’ dedik. Üzerinde en kısa konuştuğumuz ilçe Dikili’ydi, çünkü Adil Kırgöz 5 yıl boyunca belediyenin mali tablosunu düzeltmiş, eksik kalan hizmetleri, yarım kalan işleri tamamlamış. Yeni projelere başlamış, bitirmiş ve bunu sizlere iyi anlatmış. Sizlerden seçildiğinin çok üzerinde bir destek almış noktadaydı. Ben kendisini kutluyorum. Ekibini kutluyorum. Belediye çalışanlarımızı, emekçilerimizi kutluyorum. Ona sahip çıkan sizleri kutluyorum” dedi.
Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Cemil Tugay ile ilgili de şunları söyledi:
“BUNDAN SONRA CEMİL TUGAY’IN İŞİ GÜCÜ İZMİR”
“İş büyükşehir belediye başkanının belirlenmesine gelince orada CHP profil anketlerinde, profil çalışmalarında ortaya çıkan, işi ve gücü İzmir olacak. İşi gücü Konak, Karşıyaka, Balçova, Dikili olacak. İşi gücü Bergama, Kınık olacak. Sorunu doğru tespit edecek, sakin ve kararlı, büyük projeleri titizlikle, kararlılıkla ve iyi planlayarak yapacak, en üst düzeyde hizmet vermesi istenilen, belediyeciliği bilen, geçmişi başarılı bir isim için çalışmaların sonunda karşınızda Cemil Tugay. Bundan sonra daha önce olduğu gibi Adil Kırgöz’ün işi gücü Dikili, bundan sonra Cemil Tugay’ın işi gücü İzmir. Çalışacak, başaracak ve hepinizin yüzünü güldürecek.
“BU SEÇİMDE KURUMSAL İTTİFAKLAR YOK”
2019’da seçime ittifakla girmiştik. CHP’nin yanında ittifak ortağı partiler vardı. Onların desteği vardı. Bu seçimde kurumsal ittifaklar yok. İstedik, gayret ettik ama başarılı olamadık. Herkesin kendince ve hak verdiğimiz, saygı duyduğumuz gerekçeleri var. Ancak önümüzde bir seçim var, o seçimden bir beklentisi olanlar var. Tayyip Erdoğan, 2018 seçiminde rejime kasteden Anayasa değişikliğinde tek adam yetkilerini eline aldığında artık hepimiz çok karamsardık. 2019 seçimlerinde seçmen sandıkta bu orantısız gücü dengeledi. Evet, bu sistem bir kişiyi seçiyor. Her şeye o kişi karar veriyor. Bakanlar aynı kalemle atanıyor. İl başkanı atadığı kalemle, İzmir’e vali atadığı kalem aynı dolma kalem. Aynı dolma kalemle Dikili’ye kaymakam da atıyor, AK Parti ilçe başkanını atıyor. Sapla saman birbirine karışmış. Bütün yetkiler bir yerde toplanmış. Parti devleti, devlet partisi tartışmaları almış yürümüşken millet dedi ki ‘Dur bakalım, her şey senin elinde değil.’ 11 büyük kenti bize ittifak ortaklarımızın da oyları ile verdiler. Verince ne oldu? Bir anda büyük karamsarlık, büyük umut ve heyecana dönüştü. Çünkü artık İstanbul’un üstünde, yanında özel kalemi, arsalara tepeden bakan, ‘Bunu şu Arap şeyhine verelim, bunu şu emire verelim, burayı Katarlılara söz verdim, not edelim. Verecek, peşkeş çekecek arsa kalmayınca İstanbul’a yeni bir boğaz açalım. İstanbul’un boğazına bıçağı dayayalım. Kanal İstanbul yapalım. Etrafını Katarlılara satalım’ diyen anlayış, artık İstanbul’un üstünde uçmuyordu.”
CHP’li belediye başkanlarının başarılarının halk tarafından da takdir gördüğünü belirten Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“GÖR BAKALIM ERDOĞAN, MİLLET TESLİM OLUYOR MU OLMUYOR MU?”
“Artık İstanbul’da halkçı belediyecilik yapan, arsaları Katarlılara vermek yerine yeşil alanlara çeviren, halkın ve milletin istediği gibi işleri yapıp, çıkar çevrelerinin elini boşta bırakan, geriye çeviren bir anlayış vardı. Bülent Arınç’ın tabiri ile Ankara’yı parsel parsel satan Melih Gökçek belediyeciliği gitmiş, öncekinin 4 katı sosyal yardım yapan, veresiye defterlerindeki borçları kapatan, insanlara doğalgaz, et dağıtan, emeklilere biner lira dağıtan bir anlayış, sosyal belediyecilik gelmişti. Bütün Türkiye’de hem muhteşem hizmetlerle tanıştı halk. Hem yalanlar çöktü. Mesela ‘İstanbul’u CHP alırsa İSPARK’ı PKK’ya verecek’ diyordu Soylu, o yalan ortasından çöktü. ‘Ankara’da su faturalarını teröristler dağıtacak’ diyorlardı ama ne kimse işinden oldu, ne teröristler iş buldu. Ama her geçen gün 2 büyük kentimizde olduğu gibi 11 kentimizi çok iyi yönettik. Bu sefer 2018 seçimlerinden sonra 2023’te çok umutluyduk, büyük heyecanımız vardı, çok inanmıştık. Ama küçük farkla maalesef başaramadık. Bu kez seçmende büyük moral bozukluğu, büyük duygusal kopuş yaşandı. İnsanlar, ‘Artık sandığa gitmeyiz, meydanları doldurmayız, ümidimiz kalmadı’ derken Tayyip Erdoğan işte ‘Büyük kentleri geri alırım, belediyeleri de alırım ve bundan sonra beni kimse durduramaz’ diyordu. Şimdi 12 yaşında çadır kurduğum kentten, ilk şehir dışı mitingi yapmaya geldiğim Dikili’de, gör bakalım Tayyip Erdoğan, millet teslim oluyor mu, olmuyor mu?
“SEÇMEN YERLİ YERİNDE DURUYOR”
Şimdi, ittifak Ankara’da yok. İttifak senedi yok, imzalayamadık. Bir anlaşma yapamadık. Bu seçimlere kendi adaylarımızla giriyoruz. Geçen seçimleri kazandığımız seçmen yerli yerinde duruyor. O seçmen, yüreğinde vatan, millet sevgisi olan, Atatürk sevgisi olan, saraya itirazı olan, tek adam rejimine itirazı olan seçmen. Bahçeli’nin 180 derecelik ‘U dönüşü’ne itirazı olan seçmen. O seçmen demokrat, Atatürkçü, o seçmen hala Dikili, İzmir, Ankara, İstanbul ve hala 81 ilde beraber. Ben buradan bütün demokratlara sesleniyorum, bakın sosyal demokratlar, muhafazakar, milliyetçi demokratlar burada. Bütün demokratlar birleşin ve kentlerinizi tek adamdan koruyun. Cumhuriyeti koruyun.
“BİRLEŞİYORUZ, HEP BİRLİKTE KAZANIYORUZ”
Dikili’den, Türkiye’nin dört bir yanına bir mesaj iletelim. Şimdi sizden alkışı ne kendime, ne adaylara istiyorum. Sizden sandıkta Ankara’da yapamadığımız ittifakı yapacak olan, sandıkta birleşecek olan, sandıkta tek adam rejimine teslim olmayacak olan bütün seçmenlere kuvvetli bir dayanışma alkışı istiyorum. Birleşiyoruz, hep birlikte kazanıyoruz. AK Parti’ye arsalarını parsel parsel satacağı, Arap şeyhlerine, Katar emirlerine teslim edeceği kentleri bırakmaya kimsenin niyeti yok. Kültür, sanat faaliyetlerini yasaklayan, gençlerin ne dinleyeceğine karışan, gençlerin festivallerini yasaklayan, onların yaşam biçimlerine müdahale eden anlayışa kentlerimizi teslim etmeyeceğiz. İzmir, Dikili gençlerin ve kadınların günün her saatinde güvenerek sahillerinde dolaşabildiği, oturabildikleri, kimsenin kimseye kötü gözle bakmadığı güvenli kentler olarak kalmaya devam edecek. Bunun teminatı sizlersiniz, bunun teminatı elbette CHP’liler ama iyi insanlara güveniyoruz. Geçtiğimiz seçimde bizimle Dikili ittifakını kuranlara güveniyoruz. İzmir ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyoruz.”
“CHP VE ÖZGÜR ÖZEL SİZİ NAMERDE MUHTAÇ ETMEYECEK”
Toplumun her kesimine ayrım gözetmeksizin hizmet etme anlayışını benimsediklerini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Şimdi, bizim belediye başkanlarının bir iyi bir kötü tarafı var. İyi tarafları çok çalışıyorlar. Kötü tarafları az anlatıyorlar. Bakın elimde Adil Kırgöz’ün 5 yılda yaptıkları var. 170 kilometre temiz su iletim hattından başlayın, 350 kişilik Atatürk Kültür Merkezi’ne, Dikili’de bir toplantı yapacak kapalı mekan yokken, Dikili gibi bir yere çok hak ettiği kültür merkezini yapmış, adını da ne koymuş. Mustafa Kemal Atatürk. Helal olsun. Eski belediye binasını gelir getiren bir iş merkezine dönüştürdü. Sülüklü Deresini ıslah etti, yağmur suyu deşarj hatlarını yaptı, 3 yeni kavşak yaptı. Bütün yollarımızı yaptı. Kent arşivi ve tanıtım merkezi yaptı, 6 kilometre bisiklet yolu, Çandarlı’ya kapalı pazar yeri, düğün salonu yaptı. Taziye evini yaptı. 26 yeni park, sokak sağlıklaştırma projeleri, arıtma tesisi, çevre yolları, 125 metre sıcak asfalt. 450 bin metrekare kilit parke taşı. Sosyal market. Sosyal destek projeleri. Gündüz bakım evleri, kreşler, kitap günleri, festivaller, restorasyon, doğalgaz, e-imar, U-19 Dünya Plaj Voleybol Şampiyonası, say say bitmiyor. Adil Kırgöz. O yapıyor, az anlatıyor. Siz çok alkışlayın onu. Ama bir yandan da yapılmayanlar var. Ne yapılmıyor, mesela balıkçı barınağının yapılması lazım ama yapmıyorlar, Çandarlı- Dikili arasında yolun yapılması lazım, yapmıyorlar. Dikili’de okul sorunu var, yapmıyorlar. Buradan şunu söyleyelim. Dikili geçen sefer yüzde 57-58 ile Adil Başkanı seçti. Görünen o ki tarihi bir rekor ile yeniden seçecek. Yanında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, buradan Dikili’ye söz olsun, istedikleri kadar sizi oy veriyorsunuz diye cezalandırsınlar, hani Hatay halkını tehdit ediyor ya, diyor ki ‘Merkezi yönetim ile belediye olmazsa, hizmet gelmez. Hatay mağdur olur. Olmadı mı?’ deyip depremzedeyi bile CHP’li, AK Partili belediye diye ayırdığını itiraf ediyor ya. Bu yaptığı davranış vicdani değildir, kalbinin yerinde taş vardır, bu davranış mertçe bir davranış değildir. Ta Hatay’dan hepinizi tehdit etmektedir. Bu mertlik değildir ama size söz, CHP ve Özgür Özel sizi namerde muhtaç etmeyecek. Söz veriyorum.”
“SİZE EMANET EDİYORUM”
Özel, başkan adayları Cemil Tugay ve Adil Kırgöz’ü kendisine eşlik etmeleri için yanına davet ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şartları zorlayacağız, hukuki prosedürleri zorlayacağız, Balıkçı Barınağı’na da imkan olduğu ölçüde Çandarlı – Dikili yolundaki iyileştirmeyi de eğer Karayolları izin verirse yolun tamamını da biz yapacağız. Sizi namerde muhtaç etmeyeceğiz. Dikili’nin güzel insanları, iki yanıma iki başkanımı alayım, il başkanımı alayım. Ben buradan bütün Dikililere, bu çalışkan, efendi, bu 5 yılda önce borçları kapatan, yatırımları planlayan, bu zorlu dönemde bu kadar çok iş yapan bu kardeşinize bir İzmir, hatta keşke mümkün olsa Türkiye rekoru bekliyorum. Hadi bakalım. Adil Kırgöz’e sonuna kadar sahip çıkın. Cemil Tugay, tanıyan herkesin hem sevdiği, hem güvendiği, tanıdıkça da bu kadar enerjik, iş bitirici, bu kadar iyi planyan, bu kadar hızlı aksiyon alan ve tuttuğunu koparan biri olduğunu, her tanıyanın gördüğü, benim yol arkadaşım, kendisi cesareti, çalışkanlığı, sakin yapısı ama hızlı karar alan, iyi uygulayan, gerçek bir İzmir sever, gerçek bir kentsever, gerçek bir vatansever, çok iyi bir yönetici olan Cemil Tugay’ı size emanet ediyorum.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında geldiği Dikili’de ilk olarak partisinin ilçe başkanlığına ziyaret gerçekleştirdi. Ardından Atatürk Meydanı’nda düzenlenen halk buluşmasına katıldı. Programda CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, CHP Dikili Belediye Başkan Adayı Adil Kırgöz, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Dikili İlçe Başkanı Emre Kırlı ve partililer yer aldı.
“Anketler Dikili’de konuşacak ve tartışacak bir şey olmadığını gösteriyor”
Dikili’de vatandaşlara seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dikili’nin kendisi için çok farklı bir yer olduğunu belirterek, “Bir siyasi parti olarak belediye başkanı tercihinde bulunacağız. 11 aday başvurdu. Hepsi çok kıymetli. Biz bir tercih yapmak durumundaydık. Genel kural memnuniyet anketidir. İzmir seçmeninin beklentisi yüksek notu kıttır. Ankete baktık ve Dikili’de konuşacak ve tartışacak bir şey yok dedik. Adil Kırgöz 5 yıl boyunca belediyenin mali tablosunu düzeltmiş, yeni projeleri bitirmiş, bunu sizlere iyi anlatmış ve sizlerden de çok büyük destek aldığı noktadaydı. İş büyükşehir belediye başkanının belirlenmesine gelince, orada CHP’nin profil çalışmalarında ortaya çıkan, işi gücü İzmir olacak, Bergama olacak, Kınık olacak, sorunu doğru tespit edecek, sakin, kararlı, en üst düzeyde hizmet vermesi istenen ve belediyeciliği bilen bir isim için çalışmaların sonunda karşınızda Cemil Tugay. Bundan sonra Adil Kırgöz’ün işi gücü Dikili, Cemil Tugay’ın işi gücü İzmir” dedi.
2019 yılında seçime ittifakla girdiklerini aktaran Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“CHP’nin yanında ittifak ortağı partiler vardı. Bu seçimde kurumsal ittifaklar yok. Önümüzde seçim var ve beklentisi olanlar var.”
“Türkiye İttifakı’na güveniyoruz”
Ankara’da ittifakın olmadığını, bir anlaşmanın da yapılmadığını vurgulayan Özel, “Bu seçimlere kendi adaylarımızla giriyoruz. Fakat geçen seçimleri kazandığımız seçmen yerinde duruyor. O seçmen Atatürkçü, demokrat. Hala İzmir’de, Ankara’da, İstanbul’da birlikte. Sosyal, muhafazakar, milliyetçi demokratlar burada. Hepiniz birleşin ve Cumhuriyet’i koruyun. Kültür sanat faaliyetlerini yasaklayan, onların yaşam biçimlerine müdahale eden anlayışa kentlerimizi teslime etmeyeceğiz. İzmir, kimsenin kimseye bakmadığı, insanların rahatlıkla dolaşabileceği kentler arasında olmaya devam edecek. Geçtiğimiz seçimde bizimle birlikte Dikili İttifakı’nı kuranlara güveniyoruz. Türkiye İttifakı’na güveniyoruz” şeklinde konuştu.
Dikili’de yapılan projelere de değinen Özgür Özel, şu ifadelere yer verdi:
“Sosyal market, kreşler, gündüz bakım evleri, doğalgaz, U-19 Dünya Voleybol Şampiyonası ve say say bitmeyen projeler. Adil Kırgöz hepsini yapıyor. Fakat yapılmayanlar da var. Balıkçı barınağının yapılması lazım, Dikili’de okul sorunu var yapmıyorlar. Dikili tarihi bir rekorla Adil Başkanı yeniden seçecek. Size söz CHP’li Özgür Özel sizi namerde muhtaç etmeyecek.”
Programda konuşan CHP Dikili Belediye Başkan Adayı Adil Kırgöz, “2019 yılında göreve geldiğimizde nasıl bir belediye teslim aldığımızı biliyorsunuz. İzmir’in en borçlu belediyesini aldık. Bugün geldiğimiz nokta neredeyse hiç borcu olmayan, sadece kamu kurum ve kuruluşlara borcu olan bir belediyeye sahibiz. Bununla sizler adına gurur duyuyorum. Dikili’de göreve geldiğimizde ne kadar eksik olduğunu biliyorsunuz. Sosyal belediyecilik kapsamında birçok iş yaptık. Yeni çıktığımız bu yolda bizimle olmaya var mısınız?” ifadelerini kullandı.
İzmir’de bütün ilçelerde 1 Nisan’dan itibaren ev sahibi olacağını söyleyen CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, “Cemil Tugay, bundan sonra siz neredeyseniz orada olacak. Bayrağı daha ileriye taşımak için mücadele edeceğiz. Altyapı ve üstyapı ile ilgili her çalışmayı yapacağız. Dikili’de özellikle tarım ve turizm desteklenecek. Gelecek dönem dikili çok güzel bir ilçe olacak” dedi. – İZMİR
]]>İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Delil Aysal, öldürülen Erge’nin ailesi, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Celil Anık ile taraf avukatları katıldı.
Erge’nin oğlu Mustafa Erge de tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Salonda çok sayıda çevik kuvvet polisi görev yaptı.
Duruşmada, savcılık makamını İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Bekir Şahiner temsil etti.
Tutuklu sanık Aysal, fırında kasiyer olarak çalıştığını ve geçmişte psikiyatri hastanesinde yattığını söyledi. Ailesinin kendisini sevmediğini savunan Aysal, olay gecesi bunalımda olduğu için dışarı çıktığını ve alkollü olduğunu öne sürdü.
Taksideki kameraya yansıyan kayıttaki ifadeleri kullanmadığını, görüntülerle oynandığını iddia eden Aysal, silahında 5 kurşun olduğunu 2’sini havaya, 3’ünü ise maktule sıktığını belirtti.
“Kendimi öldürmekti amacım”
Duruşmada, olay anı ve öncesine ilişkin kamera görüntüleri izletildi.
Mahkeme Başkanının “Araca sağdan binmişsin, neden gittin arkasına oturdun?” sorusu üzerine sanık Aysal, “Ben de bilmiyorum, hep öyle otururum.” yanıtını verdi.
“Neden öldürdün?” sorusuna Aysal’ın “Amacım kimseye zarar vermek değildi, ailemle sıkıntılarım vardı.” şeklinde yanıt vermesi üzerine Mahkeme Başkanı, “Senin sıkıntılarının cezasını başkası mı ödeyecek?” ifadesini kullandı.
Üye hakim, sanığın olay anında kesik eldiven giydiğini anımsatarak, “O eldiven soğuktan korumaz bir şeyi daha iyi kavramak için kullanılır. Maktulü yağma için mi keyif almak için mi öldürdün?” sorusunu yöneltti. Sanık, “İkisi de değil. Kendimi öldürmekti amacım, o eldiveni normalde de giyiyorum.” dedi.
Mahkeme Başkanı, olay sonrası Oğuz Erge’nin üzerinden 2 lira çıktığını, paralarını alıp almadığını sorması üzerine sanık, taksiden para almadığını, sadece telefon ve kulaklığı aldığını savundu.
Erge’nin boşandığı eşi Nevra Karahan da çocuklarına eşinin baktığını ifade ederek, sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi.
Oğuz Erge’nin kızı Naz, Adli Görüşme Odası’ndan (AGO) katıldığı duruşmada psikolog eşliğinde dinlenildi.
Erge, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirerek, “Babamın telefonundan arandım, sanık yeri tarif etti, ‘ağır yaralı, ambulans çağır, ben çağıramıyorum’ dedi. Amcam ve anneme haber verdim.” şeklinde konuştu.
Erge’nin oğlu Mustafa Erge de sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, “Babamın yaptığı bir iyilik. Diyecek çok şey var.” ifadesini kullandı.
Delil Aysal’ın avukatı, sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığı yönünde rapor alınmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, cezai sorumluluğunu etkileyecek bir akıl hastalığının olup olmadığının belirlenmesi için Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
“Sanık, gayet soğukkanlı”
Duruşma sonrası İzmir Adliyesi önünde gazetecilere açıklama yapan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Celil Anık, sanığın en ağır cezayı alması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
Tüm taksiciler adına bu davayı yakından takip edeceklerini belirten Anık, “Sanık, gayet soğukkanlı. Bazı şeyleri kabul etmiyor. Yani çok pişkin bir arkadaş. İnşallah, önümüzdeki mahkemede en ağır cezayı alır.” şeklinde konuştu.
Olay
Taksi şoförü Oğuz Erge, 31 Ocak’ta saat 03.30 sıralarında Buca Gediz Mahallesi’nden kapüşon ve cerrahi maske takan, Gaziemir’e gideceğini belirten Delil Aysal’ı (19) aracına almıştı.
Taksi, Gaziemir Belediyesi yakınlarına vardığında Aysal’ın arka koltuktan tabancayla üç el ateş ettiği Erge ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Erge’nin üzeri ve aracındaki para ile eşyayı alarak kaçan şüpheli, polisin olay yeri ve çevresindeki 70 güvenlik kamerasının kaydettiği yaklaşık 110 saatlik görüntüyü incelemesiyle Buca’da saklandığı adreste yakalanarak tutuklanmıştı.
Olay öncesi, sırası ve sonrasında yaşananları ise araç içi kamerasının kaydettiği ortaya çıkmıştı. Sanık hakkında hazırlanan iddianamede, “nitelikli adam öldürme”, “nitelikli yağma” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından ceza istenmişti.
]]>HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de gerçekleştirilen aday tanıtım töreninin ardından Karabağlar’da halkla buluştu. Genel Başkan Özel, “Cumhuriyetin ilk yüzyılının son 25 yılında CHP yoktu. Bir değişim sloganı ile yola çıktık ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk 25 yılına yeniden Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin, öyle sözde değil gerçek Atatürk milliyetçilerinin, devletini, milletini, halkını, Cumhuriyetini sevenlerin damgasını vurmak için yola çıktık” dedi. Özel ayrıca, bugüne kadar 6 kadın belediye başkanının olduğu İzmir’de, bu kez seçilebilecek 9 yerde kadın adaylarının varlığına işaret etti.
CHP Genel başkanı Özgür Özel, aday tanıtımın ardından bugün Karabağlar Uğur Mumcu Parkı’nda yurttaşlarla buluştu. Buluşmada Özel’e, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil İnay Kınay, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Karabağlar İlçe Başkanı Bülent Sözüpek ile ilçe yönetim kurulu üyeleri eşlik etti.
Partililere seslenen Özel, “Güzel, canım, yetişip büyüdüğüm, ekmeği ile büyüdüğüm İzmir’in kalbinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk’e sevgisi olan güzel insanlar, hepiniz hoş geldiniz, saygı ile selamlıyorum. Öncelikle Karabağlar’dayız. Karabağlar’da 2009-2014 yılları arasında belediye başkanlığımızı yapmış rahmetli Kasım Sıtkı Kürüm’ü rahmet ve minnetle anarak sözlerime başlamak isterim” dedi.
“Bugün Karabağlar’da sizlerden almış olduğu emaneti tertemiz bir belediyecilikle, çalışkanlığı ile gayreti ile efendiliği ile emanetinizi taşıyan ve bugüne kadar getiren sevgili Muhittin Selvitopu’na kocaman bir alkış istiyorum” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün İzmir adaylarımızı tanıttık, törende olanlarınız vardı, televizyonlardan izleyenleriniz vardı. Bugün buraya koşup geldiniz, şimdi biraz önce Karabağlar’daki genç adayımız, çevre mühendisi, 43 yaşında Helil Kınay sizlere seslendi. Bugün tanıttığımız 30 adayın 9’u kadın aday. Bugüne kadar İzmir’de toplam 6 kadın belediye başkanımız olmuştu. Bugün öyle kenarda köşede değil, tam 9 seçilecek yerde, öyle küçük ilçelerde de değil, nüfusu 600-700-800 bin olan İzmir’in en büyük ilçelerinde, yaş ortalaması bütün adaylarımızın 45 ve 9’u kadın aday. Mesleklerinde başarılı. Kent suçlarında mücadelede başarılı. Ranta ve talana direnen, sizinle birlikte mücadele eden ve bundan sonra da sizin aranızda hareketli, koşarak, her sabah başka bir mahallede kahvaltı edip her akşam bir başka taksi durağında günü sonlandıracak olan gencecik adayımız Helil Kınay’ı sizlere emanet etmeye geldik.”
“CUMHURİYET’İN ÖNEMİNİ BİLEN SEÇMEN”
İzmir seçmeninin ne istediğini bildiklerini vurgulayan Özel, şunları söyledi:
“Bir bütün olarak adaylarımız son derece inançlı, kararlı, iyi eğitimli, motivasyonları yüksek. Biz bu adaylarla bir şeye niyet ettik. İzmir’de yaptırdığımız tüm ölçümlerde, beklenti anketlerinde, tüm profil çalışmalarında İzmir seçmeni bizden daha çok kadın aday istedi. Daha çok genç aday istedi. Kadınlar için ve gençler için Cumhuriyetin önemini bilen İzmir seçmenine kadın adaylarımızı, genç adaylarımızı emanet etmeye geldim. Bu işin şakası yok. Bir tarafta 18 bakan belirliyor beyefendi, 17’si erkek ve bir tanesi kadın. O da Aile Bakanı. Elbette önemli bakanlık ama kafanın arkasında bir şey var. O şu, diyor ki ‘Sen kadınsın, yerin evdir, ailedir. Sen ekonomi bilmezsin, dış politikaya karışma, içişleri erkek işi, kültür sanata bile biz bakarız, sen sadece çocuk bakarsın. Sen aile işlerinden anlarsın.’ Bu anlayışa karşı Cumhuriyeti korumak ve bu büyük kadın devrimini Cumhuriyetin kalesi, Cumhuriyetin sancak gemisi İzmir’den başlatmaya geldim, İzmir’den. Bir yanda başka tartışmalar var. ‘Kız çocuklarla erkek çocuklar ayrı okusun’ diyen bir anlayış var. İttifak kurdukları parti, kadınları sahiplendirmekten bahsediyor. Kadınların oy kullanmasına dahi itiraz eden bir anlayış var. O Cumhuriyet ki o Cumhuriyetin kurucusu ki dünyanın en gelişmiş ülkelerinden yıllar yıllar önce seçme ve seçilme hakkını kadına vermiştir. Cumhuriyet kadının seçmesine, seçilmesine, eşit yurttaş olmasına yol açmıştır. Şimdi bu saldırılara karşı İzmir’den bir meydan okuma zamanıdır. O yüzden siyasetteki kadın devrimini sizlere emanet etmeye geldim.” dedi.
Özel, ‘mesleğinde başarılı’, ‘önemli görevleri yapmış’, ‘yöneticilik vasıfları yüksek’ sıfatlarıyla tanımladığı Helil Kınay’ı ‘kentin sorunlarını gören ve çözüm önerilerini söyleyen bir adayımız var’ diyerek tanıttı. Özel, sözlerine şöyle devam etti:
“BU BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜ HEP BERABER BAŞLATIYORUZ”
“Bugüne kadar söyledi, bugünden sonra bunları yapacak, sizden aldığı destekle Karabağlar’ın yüzünü güldürecek Helil Kınay. Gençler Helil Başkandan heyecanlanmış. Karabağlar bu heyecana ortak oluyor mu? Bir alkış alayım başkana. Karabağlar, İzmir duysun. Bu büyük yürüyüşü hep beraber başlatıyoruz. Adaylarımız bugün açıklandı, çok güzel, iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor, alanlarında bir ve bazen 3 yüksek lisans yapmış, konunun uzmanı arkadaşlar. Bunlar İzmir’e de iyi gelecek. 15-20 yıl sonra da Türkiye’deki en önemli görevlerde hep onları ve onların kadrolarını, siz yol arkadaşlarını hep beraber göreceğiz. Cumhuriyetin yüzüncü yılının ilk 25 yılına biz damgamızı vurduk. Yokluğu, açlığı bitirdik. Ardından salgın hastalıkları yendik. Bir imparatorluk bakiyesinden bir Cumhuriyet inşa ettik. Toplu iğnesi olmayan bir ülkeye uçak fabrikası, motor fabrikası yapar ve üretir hale getirdik. Şimdi bir üzüntüyü hep birlikte yaşıyoruz. Cumhuriyetin ilk yüzyılının son 25 yılında CHP yoktu. Bir değişim sloganı ile yola çıktık ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk 25 yılına yeniden Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin, öyle sözde değil gerçek Atatürk milliyetçilerinin, devletini, milletini, halkını, Cumhuriyetini sevenlerin damgasını vurmak için yola çıktık. Bu yürüyüşte var mısınız? İşte o yürüyüşe, o yola çıktığımızda bu partiyi iktidar yapacağız diye yola çıktığımızda, bu partinin önceki genel başkanlarına vefa borcu ile yüklüyüz. Bir partinin önceki genel başkanına vefa nasıl gösterilir? Benim bildiğim bir şey var. Partisini iktidar yaparak gösterilir. Hem sevgili Kemal Kılıçdaroğlu’na, hem rahmetli genel başkanlarımız Deniz Baykal, Bülent Ecevit, İsmet Paşa’ya ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e vefamızı Cumhuriyetin ikinci yüzyılında partilerini iktidar yaparak, ilkelerini iktidar yaparak göstereceğiz. Bu yürüyüşte bizimle birlikte İzmir’den başlayarak kararlılıkla yürümeye var mısınız?”
“BU PARTİNİN YÜRÜYÜŞÜ CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜDÜR”
Mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e de teşekkür eden CHP Lideri Özel, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“İşte bu yola çıktığımda, bu yoldaki ilk adımlarıma eşlik eden biri vardı. Kim, o kişi? Kararlı, inançlı, cesur, ‘Makamımı ve mevkiimi kaybedersem’ endişesi ile doğru bildiğinden şaşmayan, doğru neyse onun arkasında duran, heyecanı çok ama kararlı ve son derece duyarlı bir siyasetçi. Yol arkadaşım, sizlerin de çok yakından tanıdığı, bütün iftiralara rağmen üzerine hiçbir çamurun yapışmadığı, sütte leke var, onda yok. Cemil Tugay başkanımızı İzmir Büyükşehir adayı yaptık. Önceki dönem ve halen görevde olan sevgili Tunç Soyer. Kendisi ile önceden ve sonrasında konuştum. Onun İzmir’in bir değeri, partinin bir değeri olduğunu, bu partiye ve sosyal demokrasiye yapacak katkıları olduğunu ve bununla ilgili fikirlerimiz olduğunu karşılıklı konuştuk. Tüm emekleri için sizlerden Tunç Başkana da bir teşekkür alkışı rica ediyorum. Bu partinin yürüyüşü Cumhuriyet yürüyüşüdür, demokrasi yürüyüşüdür, kalkınma yürüyüşüdür. Bu ülkede bu kadar büyük yoksulluğun, bu kadar büyük sıkıntıların olduğu bir süreçte biz her zaman için CHP olarak iktidar olmak, bu kentte iktidar kalmak ve bu kentteki iktidarımızı ülkedeki iktidara taşımak durumundayız. Bunun için hep birlikte bu iktidar yürüyüşünü gerçekleştirmeye var mısınız? Ben adayımız Helin arkadaşımızı, Helil Başkanımızı, Helil Kınay’ı ve büyükşehir adayımız Cemil Tugay’ı sizlere emanet ediyorum. Kuvvetli alkışlarınızla birlikte her ikisinin elini hep birlikte havaya kaldırıyoruz ve yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun, Karabağlar’a ve İzmir’e hayırlı, uğurlu olsun.”
]]>Genel Başkan Özel’in ilçe mitinginde belediye başkanı yer almadı
İZMİR – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karabağlar ilçesinde düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmada, yerel seçimlerde partisinin adaylarına destek istedi. Programda, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun bulunmaması dikkat çekti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında, Karşıyaka ilçesinde gerçekleştirdiği aday tanıtım toplantısının ardından Karabağlar’daki halk buluşmasına katıldı. Uğur Mumcu Parkı’nda yapılan açık hava toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcıları, Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, ilçe belediye başkan adayları ile partililer katıldı. Yeniden aday gösterilmeyen Karabağlar belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun buluşmaya katılmaması ise dikkat çekti.
“9 adayımız kadın”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, buluşmada yaptığı konuşmada İzmir’de oy anlarının yüksek olduğu 9 ilçeye kadın aday belirlediklerini söyledi. Özel, “Adaylarımızın yaş ortalaması 45, 9 tanesi de kadın. Kent suçlarıyla mücadelede başarılı, ranta, talana direnen, mücadele eden, sizin aranızda koşarak her sabah başka mahallede kahvaltı edip, her akşam başka taksi durağında günü sonlandıracak adayımız Helil Kınay’ı size emanet etmeye geldik. Bir bütün olarak adaylarımız son derece inançlı, kararlı, iyi eğitimli. Biz bu adaylarla bir niyet ettik, İzmir’de yaptığımız tüm ölçümlerde, beklenti anketlerinde, profil çalışmalarında bizden daha çok kadın ve genç aday istedi. Kadınlar ve gençler için Cumhuriyetin önemini bilen İzmir seçmenine kadın ve genç adaylarımızı emanet etmeye geldim” dedi.
“Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor”
Konuşmasında ilçe belediye başkan adaylarıyla birlikte önemli bir yol yürüyeceklerine vurgu yapan Özel, “Mesleğinde başarılı, son derece önemli görevleri yapmış, yöneticilik vasıfları yüksek, kent sorunlarını gören bir adayımız var. Bugüne kadar söyledi bugünden sonra bunları yapacak, Karabağlar’ın yüzünü güldürecek Helil Kınay. Bu büyük yürüyüşü birlikte başlatıyoruz. Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor, yüksek lisans yapmış arkadaşlar. Bunlar İzmir’e iyi gelecek, 20 yıl sonra da Türkiye’deki en önemli görevlerde de onları ve kadrolarını göreceğiz. Biz Cumhuriyetin ilk yüzyılında yokluğu, açlığı bitirdik, salgın hastalıkları bitirdik. Toplu iğnesi olmayan ülkeye uçak, motor fabrikası yapar, üretir hale getirdik. Cumhuriyetin ilk yüzyılının son 25 yılında CHP yoktu. Değişim sloganıyla yola çıktık. Şimdi yeniden Cumhuriyetçilerin, Atatürk milliyetçilerinin, halkını sevenlerin damgasını vurmak için yola çıktık. Bu yürüyüşte var mısınız. Bu partiyi iktidar yapacağız diye yola çıktığımızda, önceki genel başkanlara vefa borcuyla yüklüyüz. Vefa partiyi iktidar yaparak gösterilir. Vefamızı Cumhuriyetin ikinci yüzyılında partilerini, ilkelerini iktidar yaparak göstereceğiz” sözlerine yer verdi.
“Sütte leke var onda yok”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay hakkında övgüyle söz eden Özgür Özel, “Bu yola çıktığımda inançlı, kararlı, cesur, makam mevki endişesi duymayan, doğrunun arkasında duran, duyarlı bir siyasetçi, yol arkadaşım, iftiralara rağmen üstüne leke yapışmayan, sütte leke var onda leke yok arkadaşımızı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yaptık” diye konuştu.
Soyer açıklaması
Aday gösterilmeyen mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili açıklama yapan Özel, “Tunç Soyer ile önce ve sonra konuştum. Onun İzmir’in, partinin bir değeri olduğunu konuştuk. Tüm emekleri için sizlerden Tunç Başkan’a da teşekkür alkışı rica ediyorum. Bu partinin yürüyüşü Cumhuriyet, demokrasi, kalkınma yürüyüşüdür” dedi.
“İzmir’i çocuğuyum ben”
Programda konuşan CHP İzmir Büyükşehir belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ise, “Her geçen gün birbirimizi biraz daha tanıyoruz. Birbirimize ısınıyoruz. İzmir’in çocuğum ben. Bir olduğumuzu anlatmak istiyorum. Hayatımdan bir anekdot vereceğim. İzmir’in 30 ilçe belediye başkanını tanıttık. Bu görevlere aday olmak büyük bir onur. Sizlerin desteği ile seçildikten sonra büyük bir sorumluluk. Bu sorumluluktan korkmuyoruz. Ben doktorum, uzman cerrahım. Burada 5 sene çalıştım. 80’lerin başları, babam öğretmen. Pazarlarda limon satıyordum. Asla utanmıyorum o günlerden. Bir gün bir akşam babam yanında bir öğretmen arkadaşıyla Yeşilyurt Pazarı’nda pazarcılık yaptı. Daha fazla gelir elde etmek için çalışıyordu. Türkiye’yi düşündüm, Atatürk’ü düşündüm. Atatürk’e milletvekili maaşı ne kadar olsun dediklerinde öğretmen maaşını geçmesin dediğini hatırladım. Bu süslü kıyafetlere bakmayın, sokaklarda büyüdük biz. Her sokağını biliriz buranın. Mutlaka bizleri başkanlık görevine seçeceksiniz. ‘Siz bir takımsınız’ dedi genel başkan. Bu halkın yanında yer alacaksınız dedi. Kimsenin size haksızlık yapmasına karşı yalnız bırakmayacağız. İhtiyacımız olan tek şey sizden gelecek sevgi ve saygı. Her zaman yanımızda olacağınızı biliyoruz” sözlerine yer verdi.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında, Karşıyaka ilçesinde gerçekleştirdiği aday tanıtım toplantısının ardından Karabağlar’daki halk buluşmasına katıldı. Uğur Mumcu Parkı’nda yapılan açık hava toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcıları, Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, ilçe belediye başkan adayları ile partililer katıldı. Yeniden aday gösterilmeyen Karabağlar belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun buluşmaya katılmaması ise dikkat çekti.
“9 adayımız kadın”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, buluşmada yaptığı konuşmada İzmir’de oy anlarının yüksek olduğu 9 ilçeye kadın aday belirlediklerini söyledi. Özel, “Adaylarımızın yaş ortalaması 45, 9 tanesi de kadın. Kent suçlarıyla mücadelede başarılı, ranta, talana direnen, mücadele eden, sizin aranızda koşarak her sabah başka mahallede kahvaltı edip, her akşam başka taksi durağında günü sonlandıracak adayımız Helil Kınay’ı size emanet etmeye geldik. Bir bütün olarak adaylarımız son derece inançlı, kararlı, iyi eğitimli. Biz bu adaylarla bir niyet ettik, İzmir’de yaptığımız tüm ölçümlerde, beklenti anketlerinde, profil çalışmalarında bizden daha çok kadın ve genç aday istedi. Kadınlar ve gençler için Cumhuriyetin önemini bilen İzmir seçmenine kadın ve genç adaylarımızı emanet etmeye geldim” dedi.
“Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor”
Konuşmasında ilçe belediye başkan adaylarıyla birlikte önemli bir yol yürüyeceklerine vurgu yapan Özel, “Mesleğinde başarılı, son derece önemli görevleri yapmış, yöneticilik vasıfları yüksek, kent sorunlarını gören bir adayımız var. Bugüne kadar söyledi bugünden sonra bunları yapacak, Karabağlar’ın yüzünü güldürecek Helil Kınay. Bu büyük yürüyüşü birlikte başlatıyoruz. Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor, yüksek lisans yapmış arkadaşlar. Bunlar İzmir’e iyi gelecek, 20 yıl sonra da Türkiye’deki en önemli görevlerde de onları ve kadrolarını göreceğiz. Biz Cumhuriyetin ilk yüzyılında yokluğu, açlığı bitirdik, salgın hastalıkları bitirdik. Toplu iğnesi olmayan ülkeye uçak, motor fabrikası yapar, üretir hale getirdik. Cumhuriyetin ilk yüzyılının son 25 yılında CHP yoktu. Değişim sloganıyla yola çıktık. Şimdi yeniden Cumhuriyetçilerin, Atatürk milliyetçilerinin, halkını sevenlerin damgasını vurmak için yola çıktık. Bu yürüyüşte var mısınız. Bu partiyi iktidar yapacağız diye yola çıktığımızda, önceki genel başkanlara vefa borcuyla yüklüyüz. Vefa partiyi iktidar yaparak gösterilir. Vefamızı Cumhuriyetin ikinci yüzyılında partilerini, ilkelerini iktidar yaparak göstereceğiz” sözlerine yer verdi.
“Sütte leke var onda yok”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay hakkında övgüyle söz eden Özgür Özel, “Bu yola çıktığımda inançlı, kararlı, cesur, makam mevki endişesi duymayan, doğrunun arkasında duran, duyarlı bir siyasetçi, yol arkadaşım, iftiralara rağmen üstüne leke yapışmayan, sütte leke var onda leke yok arkadaşımızı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yaptık” diye konuştu.
Soyer açıklaması
Aday gösterilmeyen mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili açıklama yapan Özel, “Tunç Soyer ile önce ve sonra konuştum. Onun İzmir’in, partinin bir değeri olduğunu konuştuk. Tüm emekleri için sizlerden Tunç Başkan’a da teşekkür alkışı rica ediyorum. Bu partinin yürüyüşü Cumhuriyet, demokrasi, kalkınma yürüyüşüdür” dedi.
“İzmir’i çocuğuyum ben”
Programda konuşan CHP İzmir Büyükşehir belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ise, “Her geçen gün birbirimizi biraz daha tanıyoruz. Birbirimize ısınıyoruz. İzmir’in çocuğum ben. Bir olduğumuzu anlatmak istiyorum. Hayatımdan bir anekdot vereceğim. İzmir’in 30 ilçe belediye başkanını tanıttık. Bu görevlere aday olmak büyük bir onur. Sizlerin desteği ile seçildikten sonra büyük bir sorumluluk. Bu sorumluluktan korkmuyoruz. Ben doktorum, uzman cerrahım. Burada 5 sene çalıştım. 80’lerin başları, babam öğretmen. Pazarlarda limon satıyordum. Asla utanmıyorum o günlerden. Bir gün bir akşam babam yanında bir öğretmen arkadaşıyla Yeşilyurt Pazarı’nda pazarcılık yaptı. Daha fazla gelir elde etmek için çalışıyordu. Türkiye’yi düşündüm, Atatürk’ü düşündüm. Atatürk’e milletvekili maaşı ne kadar olsun dediklerinde öğretmen maaşını geçmesin dediğini hatırladım. Bu süslü kıyafetlere bakmayın, sokaklarda büyüdük biz. Her sokağını biliriz buranın. Mutlaka bizleri başkanlık görevine seçeceksiniz. ‘Siz bir takımsınız’ dedi genel başkan. Bu halkın yanında yer alacaksınız dedi. Kimsenin size haksızlık yapmasına karşı yalnız bırakmayacağız. İhtiyacımız olan tek şey sizden gelecek sevgi ve saygı. Her zaman yanımızda olacağınızı biliyoruz” sözlerine yer verdi. – İZMİR
]]>Tunç Soyer’den aday tanıtım toplantısına katılmadı, Özgür Özel’den açıklama geldi
İZMİR – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin İzmir adayları tanıtım toplantısının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Tunç Soyer ile ilgili açıklamalarda bulunan Özel, “İzmir seçmeninin beklentileri yüksek, notu kıttır” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için İzmir’de partisinin belediye başkan adaylarını tanıttı. Özel, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“İzmir seçmeninin beklentisi yüksek notu kıttır”
Tunç Soyer’e ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, “Tunç Başkanımızı seviyoruz, objektif kriterler uyguladık. İzmir’de CHP belediyeciliği engellemelere rağmen önemli işler yapmıştır; ancak İzmir seçmeninin haklı olarak beklentileri yüksek notu da kıttır. İzmir seçmeni çok daha yüksek beklentileri vardı, bunu sayın başkanla da konuştuk. İzmir genelinde belki ülkenin başka coğrafyalarında yüksek beğeni toplayacak başkanlar İzmir’de dinamizm ve gençleşme istiyordu. İzmir’e cumhuriyet kadınlarının elinin değmesi yönünde talep vardı. O yüzden, 9 kadın listede. Bu bir kadın devrimidir. O yüzden 12 tane 40 yaş altı genç listelerde. Biz buradan İzmir’in ve Türkiye’nin geleceğini yönetecek çok önemli isimlere görev verdik. Önceki dönem belediye başkanlarımızın her bir tanesinin de emeği başımızın tacıdır. Başka görevler yapacaklar, partimize katkılar sağlayacaklar. Bugün bu kadro yarın İzmir’de CHP Belediyeciliği anlamında bir devrimi gerçekleştirmeye aday. Birbiriyle son derece uyumlu, ortak gelecek stratejimize son derece yatkın ve onu sahiplenmiş bir ekibimiz var. İzmir CHP’nin seçimlerden sonra bambaşka bir dinamizmle muhteşem bir belediyecilik hizmeti verdiğini görecek. İzmir adayları sevdi, 1 Nisan’dan sonra oy veren, vermeyen herkes bu listeye olan memnuniyetini ifade edecek” dedi.
Adaylık sürecinde randevu isteyen herkesle görüştüklerini vurgulayan Özgür Özel, “Tunç Bey ile 3 kere görüştük. Hiç görüşmediğimizle 2 kere görüştük. Bundan sonra da görüşmeye devam edeceğiz. Bazı arkadaşlarımıza görevler verdik. Bu görevleri kabul eden arkadaşlarımız var, düşünmek isteyen arkadaşlarımız var. Bundan sonraki süreçte bu arkadaşlarımızın birikimlerinden, deneyimlerinden istifade edeceğiz. Partililik şunu gerektirir; bir yere 40 kişi aday olur, 1 kişi seçilir. Çeşitli kriterlerle, profil anketine bakarak uygun profilde olanları aday anketine sokuyorsunuz. Anket sonuçlarına bakıyorsunuz. Sahadan 46 vekil arkadaşımız bize rapor ulaştırdı. İl ve ilçe raporlarına bakarak karar veriyor. Geri kalan 39 kişi seçilmedim diye küserse burası parti olmaz. Bugün Türkiye’de bir kaç tane istifa var. Gazete manşetlerinde onlar yer buluyor. Bu partinin 3 bin 600 tane adaylaşmayan kahramanları var. Ertesi sabah adayımız diyor ki, ‘8’de aday adayımız beni arayıp emrindeyim’ dedi. İşte particilik bu. Partilik aday olmayınca küsmek, kaçmak, başka yere gitmek, rakip gördükleri ve gelseler İzmir’in iliğini sömürecek partilere katkı sağlamak değildir. Particilik aday olduğun güne kadar iddianı korumak, adaylaşamadığı noktada kent için parti için çalışmaktır. Bu partinin isyan edip başka partilere gidenleri değil, hiç bunlara tenezzül etmeyip, partisi için çalışan kahramanları tebrik ediyorum. Esas manşet olması gerekenler bu kahramanlardır” dedi.
“Değişimler saha çalışması ve anket sonuçlarının göstergesiydi”
İzmir’de 2 ilçede yapılan değişime dikkat çeken Özel, “Bu değişimler yaptığımız saha çalışmaları ve anket sonuçlarının göstergesiydi. Bazen seçmen ses verir. Sesi duymanız gerekiyor. Uygar ile dün görüştük ve birlikte siyaset yapmaya karar verdik. Diğer arkadaşımızla da akşam saatlerinde görüştük, o da birkaç gün düşündükten sonra bize nasıl katkı sağlayabileceğine karar verecek. Hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Partilerde bir değişim olur. Bugün ortalama belediye başkan adayının yaşı 45. Böyle bir devrim İzmir’e yakışırdı. 9 tane kadın aday var. Türkiye’de kadın aday oranına bakın, İzmir’de 30’da 9’luk oran bir kadın devrimidir. İzmir Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın başkana sahip oldu. 1 Nisan’da 9 kadın belediye başkanımız olacak. Bu devrimi İzmirli kadınlara, Atatürk’ün kadınlarına, kızlarına gençlerine emanet ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Başka değişim olmayacak
Çeşme Belediye Başkan adayının değişme ihtimalleri üzerine de açıklama yapan Özel, “CHP adaylarını tanıtmıştır. Bundan sonra yapılacak değişim devir teslimde yapılacak değişimdir” dedi.
Öte yandan düzenlenen aday tanıtım toplantısına bazı ilçe belediye başkan adaylarının da katılmadığı gözlemlendi.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için İzmir’de partisinin belediye başkan adaylarını tanıttı. Özel, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“İzmir seçmeninin beklentisi yüksek notu kıttır”
Tunç Soyer’e ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, “Tunç Başkanımızı seviyoruz, objektif kriterler uyguladık. İzmir’de CHP belediyeciliği engellemelere rağmen önemli işler yapmıştır; ancak İzmir seçmeninin haklı olarak beklentileri yüksek notu da kıttır. İzmir seçmeni çok daha yüksek beklentileri vardı, bunu sayın başkanla da konuştuk. İzmir genelinde belki ülkenin başka coğrafyalarında yüksek beğeni toplayacak başkanlar İzmir’de dinamizm ve gençleşme istiyordu. İzmir’e cumhuriyet kadınlarının elinin değmesi yönünde talep vardı. O yüzden, 9 kadın listede. Bu bir kadın devrimidir. O yüzden 12 tane 40 yaş altı genç listelerde. Biz buradan İzmir’in ve Türkiye’nin geleceğini yönetecek çok önemli isimlere görev verdik. Önceki dönem belediye başkanlarımızın her bir tanesinin de emeği başımızın tacıdır. Başka görevler yapacaklar, partimize katkılar sağlayacaklar. Bugün bu kadro yarın İzmir’de CHP Belediyeciliği anlamında bir devrimi gerçekleştirmeye aday. Birbiriyle son derece uyumlu, ortak gelecek stratejimize son derece yatkın ve onu sahiplenmiş bir ekibimiz var. İzmir CHP’nin seçimlerden sonra bambaşka bir dinamizmle muhteşem bir belediyecilik hizmeti verdiğini görecek. İzmir adayları sevdi, 1 Nisan’dan sonra oy veren, vermeyen herkes bu listeye olan memnuniyetini ifade edecek” dedi.
Adaylık sürecinde randevu isteyen herkesle görüştüklerini vurgulayan Özgür Özel, “Tunç Bey ile 3 kere görüştük. Hiç görüşmediğimizle 2 kere görüştük. Bundan sonra da görüşmeye devam edeceğiz. Bazı arkadaşlarımıza görevler verdik. Bu görevleri kabul eden arkadaşlarımız var, düşünmek isteyen arkadaşlarımız var. Bundan sonraki süreçte bu arkadaşlarımızın birikimlerinden, deneyimlerinden istifade edeceğiz. Partililik şunu gerektirir; bir yere 40 kişi aday olur, 1 kişi seçilir. Çeşitli kriterlerle, profil anketine bakarak uygun profilde olanları aday anketine sokuyorsunuz. Anket sonuçlarına bakıyorsunuz. Sahadan 46 vekil arkadaşımız bize rapor ulaştırdı. İl ve ilçe raporlarına bakarak karar veriyor. Geri kalan 39 kişi seçilmedim diye küserse burası parti olmaz. Bugün Türkiye’de bir kaç tane istifa var. Gazete manşetlerinde onlar yer buluyor. Bu partinin 3 bin 600 tane adaylaşmayan kahramanları var. Ertesi sabah adayımız diyor ki, ‘8’de aday adayımız beni arayıp emrindeyim’ dedi. İşte particilik bu. Partilik aday olmayınca küsmek, kaçmak, başka yere gitmek, rakip gördükleri ve gelseler İzmir’in iliğini sömürecek partilere katkı sağlamak değildir. Particilik aday olduğun güne kadar iddianı korumak, adaylaşamadığı noktada kent için parti için çalışmaktır. Bu partinin isyan edip başka partilere gidenleri değil, hiç bunlara tenezzül etmeyip, partisi için çalışan kahramanları tebrik ediyorum. Esas manşet olması gerekenler bu kahramanlardır” dedi.
“Değişimler saha çalışması ve anket sonuçlarının göstergesiydi”
İzmir’de 2 ilçede yapılan değişime dikkat çeken Özel, “Bu değişimler yaptığımız saha çalışmaları ve anket sonuçlarının göstergesiydi. Bazen seçmen ses verir. Sesi duymanız gerekiyor. Uygar ile dün görüştük ve birlikte siyaset yapmaya karar verdik. Diğer arkadaşımızla da akşam saatlerinde görüştük, o da birkaç gün düşündükten sonra bize nasıl katkı sağlayabileceğine karar verecek. Hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Partilerde bir değişim olur. Bugün ortalama belediye başkan adayının yaşı 45. Böyle bir devrim İzmir’e yakışırdı. 9 tane kadın aday var. Türkiye’de kadın aday oranına bakın, İzmir’de 30’da 9’luk oran bir kadın devrimidir. İzmir Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın başkana sahip oldu. 1 Nisan’da 9 kadın belediye başkanımız olacak. Bu devrimi İzmirli kadınlara, Atatürk’ün kadınlarına, kızlarına gençlerine emanet ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Başka değişim olmayacak
Çeşme Belediye Başkan adayının değişme ihtimalleri üzerine de açıklama yapan Özel, “CHP adaylarını tanıtmıştır. Bundan sonra yapılacak değişim devir teslimde yapılacak değişimdir” dedi.
Öte yandan düzenlenen aday tanıtım toplantısına bazı ilçe belediye başkan adaylarının da katılmadığı gözlemlendi. – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Semt Polikliniği içerisinde yer alan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi hizmete girdi. Başkan Soyer’in ev sahipliğinde düzenlenen açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Yavuz Uçar, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile yurttaşlar katıldı.
En büyük dileğinin törene katılarak Başkan Soyer’i dinlemek olduğunu söyleyen Buca Sosyal Yaşam Kampüsü bünyesindeki huzurevinin sakinlerinden 69 yaşındaki Ayfer Demir de hasta yatağıyla birlikte açılışta yer aldı. Demir, “Beni ameliyat ettirdiniz, yardım eli uzattınız. Çok büyük sevap kazandınız” diye konuştu.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ile Hidroterapi Birimi’nin sağlık hizmetlerinde dönüşümün en son halkası olduğuna dikkat çeken Soyer, şunları kaydetti:
“Modern tıbbın temellerinin atıldığı, binlerce yıllık sağlık kenti olan İzmir’de, bu görkemli mirasa sahip çıkmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerine erişimin eşit olmadığı bir toplumda, ne adaletten ne demokrasiden ne de özgürlükten bahsedebiliriz. Sağlık hakkı, insan onuruna yakışır bir yaşamın en temel ilkesidir. Bu ilkeyle, 5 yılda İzmir’in 30 ilçesinde sağlık hizmetlerine eşit erişim için büyük bir seferberlik başlattık. Nerede yardıma ihtiyacı olan bir hemşehrimiz varsa orada olduk. Hiçbir İzmirliyi belediyemizin sağlık hizmetlerinden mahrum bırakmadık. Bugün, bu gurur tablosunu bir adım daha ileriye taşıyan çok değerli bir uygulamayı daha İzmir’e kazandırıyoruz. Fizik Tedavi Birimimizde, uzman hekimlerimiz ve özel eğitimli tecrübeli fizyoterapistlerimiz tam donanımlı sağlık hizmeti sunacak. Burada tamamen ücretsiz hizmet vereceğiz ve dileyen vatandaşlarımıza ücretsiz servis hizmeti sunacağız. Eşrefpaşa Hastanemiz bünyesinde, böylesine değerli bir sağlık hizmetini daha İzmir’e kazandırdığımız için çok mutluyuz. Çok gururluyuz. Sizlere yöneltilen her türlü haksızlığa karşı mücadeleye devam edeceğiz. En zor anlarımızda yanımızda olan siz değerli sağlık emekçilerimizi, hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Bırakmayacağız.”
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ile Hidroterapi Birimi, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında hidroterapi yani su içi tedavi ve rehabilitasyonun da olduğu tam donanımlı bir sağlık merkezi olarak faaliyet gösterecek. Merkez engelli bireyler ile gazilere de hizmet verecek. Toplam 2 bin 500 metrekarelik alanda, 3 katlı binada hizmet veren Eşrefpaşa Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli, yaşlı ve sporcular için su altı tedavilerinin yapılacağı iki adet hidroterapi havuzu, muayene odaları, egzersiz ve rehabilitasyon salonu ile masaj üniteleri yer alıyor.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İzmir Belediye Başkan Adayları Tanıtım Töreni’ne katıldı, CHP’nin seçim filmini izletti. Burada konuşan Özel, şunları söyledi:
“BUGÜN CHP’NİN SANCAK GEMİSİNDEYİZ, BUGÜN MİLLİ MÜCADELEDE İLK KURŞUNUNUN ATILDIĞI YERDEYİZ”
“Bugün CHP’nin sancak gemisindeyiz, bugün milli mücadelede ilk kurşununun atıldığı yerdeyiz. Bugün kadınlar, gençler için bir imparatorluğun tebaası, bir padişahın kulu olmaktan çıkıp da bir cumhuriyetin onurlu, eşit vatandaşları olma erdemine kavuşmanın en önemli mücadelesinin hem başladığı hem nihayetlendiği yerdeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın emanet edildiği yerdeyiz. Bugün Asteğmen Kubilay’ın başını verdiği ama onlara başını eğmediği kentteyiz. Bugün, ‘İki büyük eserim var. Birisi Cumhuriyet, diğeri CHP diyen’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evindeyiz. Şuracıkta doğdum, ilkokul son sınıfta öğretmenim dedi ki ‘İki sınava gireceksin. Bir tanesi Anadolu Lisesi sınavı, bir tanesi devlet parasız yatılı burs sınavı.’ Formumu doldurdu Gülseren Öğretmen, beni sınava soktu. İki sınavı da kazandım ve 10 yaşında Bornova Anadolu Lisesi’ne geldim. Ortaokul, lise, üniversite; hatta sonra sınavda ikinci olunca ‘Dilediğin yerde askerlik yap’ dediler. Askerliğimi dahi şurada, Ege Deniz Bölge Komutanlığı’nda yaptım. Bugün ben, boğazımdan 7 yıl devlet ekmeğinin geçtiği, ömrümün en güzel 12 yılının geçtiği, hayat arkadaşım Didem ile tanıştığım ve aşık olduğum bu güzel kente bugün Genel Başkan olarak geldim.
“CHP OLARAK GÖĞSÜMÜZ DİK, BAŞIMIZ İLERİDE, ALNIMIZ AÇIK; İZMİR BİZİ, BİZ İZMİR’İ BİLİYORUZ. HİÇ HEVESLENMESİNLER”
Biz burada kötünün yerine iyiyi getirmeye gelmedik. Biz burada dürüst, namuslu çalışan, bütün engellemelere rağmen görevini yapan kıymetli arkadaşlarımızla bir büyük devrimi, kadın devrimini, gençlik devrimini, İzmir’in bizden beklediği dinamizmi ve yarınların yöneticilerini bugünden İzmir ile tanıştıracağımız, İzmir’i ayağa kaldıracak, İzmir’i dünyanın en önemli kentlerinden birisi haline getirecek dinamik kadroların bayrak devir teslimine geldik. Bu kenti 1999’dan beri sosyal demokratlar yönetiyor. Bu kente emeği olan Yüksel Çakmur’a; bu kente büyük katkılar vermiş İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni mali disipliniyle, kredi notlarıyla, büyük projeleriyle çok önemli bir noktaya getirmiş Sevgili Aziz Kocaoğlu’na; ondan bayrağı devralıp bugüne kadar getirmiş, başımızı öne eğdirmemiş Sevgili Tunç Soyer’e; Allah gani gani rahmet eylesin İzmir’in efsane belediye başkanı ve İzmir’i yıkılmaz bir kale haline getiren Piriştina’ya çok şey borçluyuz. Önümüzdeki süreçte kampanyada yine AK Parti tarafından elbette birçok iftira, hakaret, yalan sıralanıyor ve devam edecek. Ancak CHP olarak göğsümüz dik, başımız ileride, alnımız açık; İzmir bizi, biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler.
“9 CUMHURİYET KADINIYLA KARŞINIZDAYIZ. 30 BELEDİYE BAŞKAN ADAYIMIZDAN 12’Sİ 40 YAŞIN ALTINDA”
Birazdan buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bu ekip benim çok önem verdiğim bir büyük devrimin ilk adımını burada atacak. Biz namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanlarımızla övünüyoruz. Bu süreçte İzmir’in beklentilerine baktığımızda İzmir bir dinamizmi, madem ki Cumhuriyetin sancak gemisidir, kadının gücünü, Atatürk’ün kentinde, Zübeyde Anne’nin kentinde Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanımız varken bugün, hepsi de seçilecek yerden 9 Cumhuriyet kadınıyla karşınızdayız. Deniz Baykal, Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı, Önder Sav ve niceleri, 30’lu yaşlarında bakanlık görevlerini üstlendiler. Şimdi İzmir belediyelerinde 30 belediye başkan adayımızdan tam 12’si 40 yaşın altında. İzmir’e emanet olsun, İzmir onlara emanettir. 32 yaşında gencecik belediye başkan adayını gösteriyorsunuz, bir akıl çıkıyor karşınıza, ‘Bu yaşta belediye mi yönetebilir? O bütçeyi mi yönetebilir’ diyor. 35 yaşında Deniz Baykal, Türkiye hazinesini yönettiyse, 36 yaşında, 38 yaşında Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı bakanlıklar yaptılar, 40 yaşında bu memleketi yönettilerse CHP’nin birbirinden genç, birbirinden dinamik, en az bir yabancı dil bilen, eğitimleriyle, kültürleriyle, vizyonlarıyla bu gençlerin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, ülkeyi de şaha kaldıracak. Onlara yürekten inanıyoruz.
“CHP’Yİ KİMSE KÜÇÜK İKTİDAR ALANLARININ PARTİSİ OLARAK GÖRMESİN”
Bundan sonraki süreçte CHP’yi kimse küçük iktidar alanlarının partisi olarak görmesin. CHP, cumhuriyetin ilk yüzyılında büyük bir ayağa kalkış, şahlanış, ekonomik devrim ve siyasal devrimi hayata geçirmiş bir partidir. Altı okundan bir tanesi devrimcilik olan partidir. Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki seçimleri çok istemesine, hak etmesine rağmen kazanamamış, sizlerin başını öne eğmiş, sizlerin o büyük 100’üncü yıl umutlarını, hayallerini hayata geçirememiş ancak cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmaya and içmiş kadrolar tarafından yönetiliyor. Hepiniz şunu bilmelisiniz: Bugün İzmir’de ortaya koyduğumuz, iyi eğitimli, yaş ortalaması 45 olan, İzmir’in belediye başkanlarına bütün olarak baktığınızda, her birisi iyi düzeyde yabancı dil bilen, aldıkları eğitim ve geçmişte verdikleri mücadeleyle kentin yüzünü güldürecek, kent suçlarına geçit vermeyecek, kentin dokusunu, tarihini bilip yarınlarını planlayabilecek, İzmir’e yakışan ve İzmir’i ranttan ve talandan kendilerini, evlatlarını korur gibi koruyabilecek kadrolara emanet etmek üzere yola çıktık. Önümüzdeki 5 yıl boyunca yapacakları her hizmetle İzmir bu kadrolar ile gurur duyacak. Türkiye bu kadroları görecek ve bu kadroların yönettiği İzmir, cazibe merkezi olma noktasındaki ilerlemesini bir devrime dönüştürecek. İzmir’deki iyi yönetim, Türkiye’ye örnek olacak. ve gün gelecek Türkiye, İzmir’deki iktidarı CHP’nin Cumhuriyetin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek. Söz veriyoruz. Buna yürekten inanıyoruz.
“ÇOK İSTEDİK AMA BAŞARAMADIK. İTTİFAKLARIN DIŞINDA KALMAYI TERCİH ETTİLER”
Biz bugün CHP’lilerden, sadece sosyal demokratlardan oy istemiyoruz. Çünkü 2019 seçimleri, 2018’deki büyük moral bozukluğunun üzerine milletin iradesiyle 11 büyükşehirde ülkenin kaderine el konulması sonucuna ulaşan bir büyük başarıyla bitmişti. İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı, Mersin’i, Antalya’yı, İzmir’in ve Eskişehir’imizin, Aydın’ımızın, Muğla’mızın yanına katmıştık. Şimdi mayıs ayında çok hak edip ulaşamadığımız zaferden sonra herkes bakıyor. Recep Tayyip Erdoğan, iktidarını perçinleyecek mi; yoksa Atatürkçü, cumhuriyetçi, Cumhuriyet değerlerine saygılı kurucu kadrolarına husumet değil, hayranlık duyan kadrolar acaba yeniden hem bu 11 kentte, hem de devamında hakim olup bir denge sağlanacak, geleceğe umutla bakılacak mı? İşte bu dengeyi sağlamak için bir büyük ittifaka, işbirliğine ihtiyaç vardı. Bunun için ben göreve geldiğim günden itibaren bütün Türkiye’nin gözü önünde üzerime düşen ne varsa yaptım. Arkadaşlarım yaptı. Yapmaya da devam ediyoruz. Ancak bir yerden sonra bunu başaramadık. Çok istedik ama geçen seçimden sonra çeşitli ve elbette asla sorgulayamayacağımız, kendilerinde anlamlandırdıkları gerekçelerle ittifakların dışında kalmayı tercih ettiler.
“ANKARA’DA BİR İTTİFAKA İMZA ATAMADIK ANCAK İZMİR’İN DEMOKRATLARI; İZMİR’E, CUMHURİYETE VE GELECEĞİMİZE HEP BERABER SAHİP ÇIKACAKLAR”
Biz Ankara’da bir ittifak kuramadık, Ankara’da anlaşıp Türkiye’de ittifak kuramadık ama bir şeye inanıyoruz. 2019’da, o 11 büyükşehri adaylar, partiler kazanmadı. Cumhuriyetin kıymetini bilen seçmen kazandı, o seçmen değişmedi duruyor. O seçmenin itirazı Tayyip Erdoğan’a, saray rejimineydi, değişmedi, duruyor. O seçmenin itirazı Devlet Bahçeli’nin U dönüşüneydi, değişmedi ve duruyor. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların, birilerine peşkeş çekilen kentin İzmir’e de bu yönetim anlayışının sirayet etmesinden korkuyordu; korku, endişe, tehlike baki ama seçmen duruyor. Biz Ankara’da bir imza atamadık ancak İzmir’in demokratları, sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar; İzmir’e, Cumhuriyete ve geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar. İzmir ittifakına, İstanbul ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyorum. İstanbul’da satacak arsa kalmadığından İstanbul’a bir hançer dayayıp Kanal İstanbul yapıp, etrafını Katarlılara söz veren anlayış, İstanbul’a geri gelmesin diye; Bülent Arınç’ın tabiriyle Ankara’yı parsel parsel satan, Ankara’nın bütün varlıklarını dinozor parklarına peşkeş çeken, oraları yaptırdığı müteahhitlere peşkeş çeken anlayış Ankara’ya geri gelmesin diye ve gözlerini diktikleri göz bebeğimiz İzmir’in bir kum tanesi bile gözden çıkarılmasın diye Türkiye İttifakı 31 Mart seçimini bir zafere dönüştürecek, buna yürekten inanıyorum.
“ANKETLER İZMİR’DE BİR HAYAL OLARAK GÖRÜLEN 30’DA 30’U MÜJDELİYOR”
Biraz önce bir gazeteci arkadaşım geldi, elimi tuttu, ‘Beni hatırladın mı’ dedi. Kurultayda fotoğrafımı çekip demişti ki ‘Sen bu işi başaracaksın. Beni unutma’ dedi. Şimdi geldi, çekti fotoğrafı dedi ki ‘Bak söylüyorum, İzmir’de rekor kırılacak. İzmir’deki bütün belediyeler alınacak.’ Önce bir müjdem ve sonra bir sürprizim var. Müjde şu: Adayları gösterdik, 4 gün sonra sahaya indik, anketlerimizi yaptırdık, yapılan anketlerin sonucunda gördüğümüz odur ki aldığımız yol, adayların gördüğü kabul, sahada yarattıkları heyecan, önümüzdeki süreç için bugün belki bir hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz. Hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. Kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka. Pek çoğunda garanti bir farkla öndeyiz. Ama 4-5 ilçede de ciddi şekilde yarışıyoruz. Birkaç puan ya önde ya gerideyiz. CHP, şimdiden 24-25’i gördü. İnanır, kenetlenirseniz, çalışırsanız İzmir’de 30’da 30 yapacağız. Buna inanın, buna güvenin. Bütün Türkiye’nin çok merak ettiği bir şey var. Seçimlerde seçim şarkısı ve seçimlerin tanıtım filmi var. Bugün akşam saat 20.00’de bütün Türkiye’ye görecek.
“İZMİR, YÜZDE 93 İLE DEĞİŞİMİ İSTEYEN KENTTİ. DEĞİŞİMİN BAŞKENTİYDİ”
İzmir’de harika bir kadro ve müthiş bir takım var ama bu takımın bir de kaptanı var. Biz 14 ve 28 Mayıs’tan sonra büyük bir üzüntü, moral bozukluğu, herkesin bahsettiği seçmendeki küskünlük, duygusal kopuş ve bir şey yapmazsak önümüzdeki belediye seçimleri çok büyük bir tehlike ve Recep Tayyip Erdoğan bu moral bozukluğu ile bizi yakalarsa Allah muhafaza dediğimiz günlerde, dedik ki ‘Biz bir yola çıkıyoruz.’ Bunun adına ‘Yüzyılın değişimi, değişimin yüzyılı’ dedik. Zaman zaman Türkiye’de seçmen değişimi ne kadar istiyor diye baktığımızda, farklı sonuçlar gördük. Ama İzmir sonucu kimseyi şaşırtmadı. İzmir, yüzde 93 ile değişimi isteyen kentti. Değişimin başkentiydi. İşte o günlerde sokağı duyan, seçmeni hisseden, yapılması gereken adımı atmaya İzmir’de ilk karar veren ve bana telefon açıp da ‘Sonu ne olursa olsun, sonuna kadar yanınızdayım’ diyen, bütün süreç boyunca Türkiye’deki bütün belediyeleri inanılmaz bir dinamizmle gezen, ben yorulduğumda yorulmayan, ben düştüğümde morali düşmeyen, bozulmayan, sakin, kararlı, soğukkanlı ama iyi organizatör, çok iyi organizatör, bir cerrah titizliği ve bir büyük yöneticilik vasfı olan, soğukkanlılığını hiç kaybetmeden heyecanı en üstte tutabilen bir yol arkadaşım vardı. Şimdi o arkadaşım, o sevgili dostum, o hem çok sevdiğim, hem güvendiğim ve bu takıma kaptanlık edeceğini, çok iyi başarıları birlikte kazanacaklarına yürekten inandığım Cemil Tugay’ı buraya davet ediyorum.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İzmir Belediye Başkan Adayları Tanıtım Töreni’ne katıldı, CHP’nin seçim filmini izletti. Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, şunları söyledi:
“İZMİR CUMHURİYET TARİHİ BOYUNCA CUMHURİYETÇİ VE SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYE BAŞKANLARIYLA GELİŞMİŞ VE KALKINMIŞTIR”
“İzmir bize geçmişin görkemli medeniyetlerinden mirastır.Bize bırakılan en değerli miras ise çağdaş bir cumhuriyet şehri olma kimliğidir. İzmir’imiz bilindiği üzere Kurtuluş Savaşı yıllarında ülkemizin işgale karşı mücadelesinde direnişin, kurtuluşun ve kuruluşun simge şehri olmuştur. 9 Eylül 1922’den beri özgürlüğün adıdır İzmir. Savaşın yıkımına uğramış, ekonomik bakımdan çökmüş olan Anadolu, siyasi bağımsızlığını, ekonomik bağımsızlıkla tamamlama felsefesiyle yola çıktığı günlerde yapılan İktisat Kongresinin de İzmir’de toplanmış olması İzmir’e biçilmiş bir başka rolün göstergesidir. İzmir cumhuriyet tarihi boyunca Cumhuriyetçi ve sosyal demokrat belediye başkanlarıyla gelişmiş ve kalkınmıştır. İzmir’i yanmış yıkılmış halinden modern bir kente dönüştüren, şehri planlayan, İzmir Fuarı’nın da kurucusu Dr. Behçet Uz, Cumhuriyet döneminin aydınlanma neferlerindendi. Kendisi bir Mustafa Kemal Atatürk fedaisiydi.
İhsan Alyanak, dürüst olduğu kadar cesurdu. Bireye değil topluma hizmete öncelik verdi. Rahmetli Bülent Ecevit kendisine ‘Halkçı Alyanak’ lakabını boşuna vermedi. Yüksel Çakmur Başkanımız, bu kentin geleceğine sahip çıktı. Halk için ucuz marketleri kentin dört bir yanına yaydı. Rahmetli Ahmet Piriştina, Büyük Kanal Projesi, Kordonboyu, İzmir Metrosu gibi büyük projelerin yanı sıra Eşrefpaşa Hastanesi’ni dar gelirlilere açtı. Aziz Kocaoğlu Başkanımız, 15 yıl örnek bir belediyecilik ortaya koydu. İzmir modelini tarifledi. Kente ve İzmirliye dokunan süt kuzusu, tarımsal kalkınma kooperatifleri gibi örnek projeleri hayata geçirdi.
Tunç Soyer başkanımız, görevi süresince sadece İzmir’e hizmet vermedi. 11 ilde yıkıma neden olan 6 Şubat Maraş depremlerinden etkilenen kentlere gitti, İzmir’in dayanışmasına öncülük etti ve oralarda İzmir’i hep var etti. Hepsine ayrı ayrı minnet duyuyor ve teşekkür ediyorum. Onların yaptıklarının üzerine yeni şeyler koyarken, miraslarını başımızın üzerinde taşıyacağımıza, bu anlayışın sürdürüleceğine, bu kentin değerlerinin korunacağına söz veriyorum. Bu aynı zamanda bizim tarihe olan borcumuz. Biz İzmir’in tarihsel kimliğine her zaman sahip çıktık ve koruduk. Bu dönemde üzerine yeni roller ekleyerek yola devam edeceğiz. Aslında İzmir’in zaten var olan potansiyelini, gücünü ortaya çıkaracağız. Sağlam sosyokültürel dokusunun yanında, çok değerli akademisyenleri, güçlü iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla bu kenti mutluluk ekonomisinin başkenti yapacağız.
“ARKADAŞLARIMLA KENTİMİZİN PARLAK GELECEĞİNİ BİRLİKTE YAZMAK İÇİN HAZIRIZ”
Kıymetli yol arkadaşlarım, 2010 yılında CHP üyesi oldum. Geçen yıllarda partimizde pek çok görev üstlendim. Bir Tıp doktoru, uzman bir cerrah iken neden siyasete girdiğim hep soruldu. Cevabım hep aynı oldu; Ülkemiz böyle sıkıntılı zamanlar yaşıyorken sadece kendimi düşünüyor olamazdım. Elimden geleni yapmalı, bana düşen bir görev olursa yerine getirmeliydim. Parti üyeliğim boyunca yaşadıklarım, bana iyi ki siyasete girmişim dedirtti. Yerel yönetimde her insana el uzatan siyasetin nasıl iyileştirici ve birleştirici olduğunu yaşayarak öğrendim.
Bugün Atatürk’ümüzün emaneti Cumhuriyet Halk Partimizin İzmir Büyükşehir belediye başkan adayı olarak huzurlarınızdayım. Yaşamımla ait olduğum, sokaklarında büyüdüğüm ve yönetmeye talip olduğum bu mükemmel şehir için çalışacak olmanın kıvancını yaşıyorum. Bu şehrin geleceğe yolculuğunda imzam olacağını düşünmek bile çok heyecan verici, büyük bir onur. Beni bu onurlu temsiliyete layık gören Saygıdeğer Genel Başkanım Özgür Özel başta olmak üzere Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi’mizin her üyesine, tüm partili yoldaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bugün burada İzmir’e hizmet etmek için heyecan ve heves dolu, birbirinden yetenekli, pırıl pırıl 30 arkadaşımla bir yola çıkıyoruz. Bu yolda, onlarla birlikte olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyorum. Burada gördüğünüz tablo, İzmir’in geleceğidir sevgili yoldaşlarım. Arkadaşlarımla kentimizin parlak geleceğini birlikte yazmak için hazırız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerinin izinde, İzmir’i hak ettiği yere birlikte çıkaracağız. Bayrağı bizlere devredecek olan görevdeki tüm belediye başkanlarımıza, zor şartlarda vermiş oldukları başarılı hizmetler için huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Şimdi hepinizden onlar için kuvvetli bir alkış rica ediyorum. Herkesin şunu bilmesini istiyorum: Cumhuriyet Halk Partisi köklerine ve kuruluş ilkelerine bağlılığından ödün vermez. Ancak gerektiğinde halkının beklentilerini karşılamak için kendini yenilemeyi, değiştirmeyi bilir. İzmir için Türkiye için partimiz değişir ama hiçbirimiz İzmir’i hiçbir şeye değişmeyiz.
“ARTIK ANLAMALARI LAZIM Kİ İZMİR’İ HİÇBİR ZAMAN ALAMAYACAKLAR”
Bugün İzmir’in çıkarlarını, İzmir’in önceliklerini, vatandaşlarımızın haklarını, adaleti korumak için mücadele etmenin zamanıdır. Gerek seçim dönemi boyunca, gerekse seçimden sonra örgütümüzle hep beraber çalışacağız ve hep beraber başaracağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 30 ilçe belediyesini, Cumhuriyetimizin 100. yılından yeni çıkmış ülkemize, bir umut ışığı olarak armağan edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir’de, modern, özgür, birbirine saygı ve sevgi dolu bir yaşam tarzının, demokrasinin, eşitliğin, adaletin teminatıdır. İzmir, nefret dilinden, parmak sallayan siyasetten her zaman uzak durmuştur. Şunu kimse unutmasın; İzmir’i siyasi dillerinde küçümseyen, ayrıştıran, bölen, öfkeli dile İzmirli’nin tertemiz oyları gitmez. İzmirliler, kendilerine şirin gözükmek için kılıktan kılığa girmeye çalışanları da çok kolay tanır. Özünde rant ve yağma olan, gerçekçi olmayan projelerle insanlarımızın ağzına bir parça bal çalmaya çalışanlara da gerekli cevabı her zaman vermiştir, yine verir. Artık anlamaları lazım ki İzmir’i hiçbir zaman alamayacaklar.
“GELİN, BU HİKAYEYİ BİRLİKTE YAZALIM”
Göreve geldiğimizde sevgiyi, güveni, aklı egemen kılacağız. Hesap vereceğiz, şeffaf olacağız. Kimseyi ayrıştırmadan, ‘önce insan’ diyerek kentin her mahallesinde hizmet üreteceğiz. Bitmeyecek bir hizmet aşkıyla tüm hemşehrilerimizin her sorununa ve her ihtiyacına koşacağız. Birlik, beraberlik, dostluk, kardeşlik tohumlarını daha çok ekip, daha bol sulayacağız. İzmir’i durdurmaya, istismar etmeye çalışanlara karşı, mutluluğun, özgürlüğün, kardeşliğin başkenti olacağız. Bu partinin her kademesinde alın teri döken, emek harcayan değerli yoldaşlarım! Biz, akla ve bilime dayalı, yenilikçi yöntemlerle, liyakate dayalı görevlendirmelerle, tüm sosyal demokrat değerleri sahiplenerek, aynı zamanda çevreci ve kalkınmacı belediyecilik anlayışlarımızı uygulamaya koyarak İzmir’de yeni bir hikaye yazmak istiyoruz. Sizlere şu çağrıyı yapmak istiyorum; Gelin, bu hikayeyi birlikte yazalım. Omuz omuza, kol kola, yürek yüreğe bir beş yıl yaşayalım. Daha güçlü, daha huzurlu, daha üretken, daha dirençli, daha özgür, daha mutlu bir İzmir’i birlikte kuralım.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karşıyaka Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen programda, yerel seçimler için partisinin İzmir büyükşehir ve 30 ilçenin belediye başkan adaylarını açıkladı.
“CHP’nin sancak gemisindeyiz”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün CHP’nin sancak gemisindeyiz. Bugün Milli Mücadele’de ilk kurşunun atıldığı yerdeyiz. Bugün kadınlar, gençler için bir padişahın kulu olmaktan çıkıp da bir Cumhuriyet’in onurlu vatandaşları olma erdemine kavuşan en önemli mücadelenin olduğu yerdeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın emanet edildiği yerdeyiz. Bugün ‘2 bin eserim var birisi Cumhuriyet ise diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir’ diyen, kiminin ayrılıp gittiği, kiminin bacasını tüttürdüğü evdeyiz. O evin tapusunun kayıtlı olduğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evindeyiz. Şurada doğdum, ilkokul son sınıfta öğretmenim 2 sınava gireceksin dedi. Sınav için formumu doldurdu. Sınavı kazandım ve 10 yaşında Bornova Anadolu Lisesi’ne geldim. Ortaokul, lise, üniversite ve Ege Eczacılıktan sonra askerliğimi de burada yaptım. Boğazımda 7 yıl devlet ekmeğinin geçtiği, hayat arkadaşım ile tanıştığım ve aşık olduğum bu güzel kente bugün genel başkan olarak geldim, bu güzel kentle kucaklaşmanın onurunu, mutluluğunu yaşıyorum” dedi.
“CHP’nin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, Türkiye’yi de şaha kaldıracak”
İzmir’de geçmiş dönem belediye başkanlarına çok şey borçlu olduklarını aktaran Özel, “İl Başkanımız çok güzel bir konuşma yaptı. Biz burada namuslu çalışan ve engellemelere rağmen görev yapan kadın ve gençlik devrimini İzmir ile tanıştıracağız. Bu kenti 1999’dan beri sosyal demokratlar yönetiyor. Bu kente büyük katkılar vermiş İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kredi notları ve büyük projeleriyle sevgili Aziz Kocaoğlu’na, ondan bayrağı devralıp bugüne kadar getirmiş sevgili Tunç Soyer’e çok şey borçluyuz. Önümüzdeki süreçte kampanyadan, AKP tarafından elbette birçok iftira, hakaret sıralanıyor ve devam edecek. Fakat CHP olarak göğsümüz dik, alnımız açık. İzmir bizi biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler. Bugün buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bugün 9 Cumhuriyet kadınıyla karşınızdayız. İzmir belediyelerinde 30 belediye başkan adaylarımızdan tam 12 tanesi 40 yaşının altında İzmir’e emanet olsunlar, İzmir onlara emanet. 32 yaşında gencecik belediye başkan adayını gösteriyorsunuz, karşınıza bir akıl ‘bu yaşta belediye mi yönetir’ diye çıkıyor. 35 yaşında Deniz Baykal Türkiye hazinesini yönettiyse, Cumhuriyet Halk Partisi’nin birbirinden genç, dinamik, yabancı dil bilen, kültürleri ve vizyonlarıyla bu gençlerin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, Türkiye’yi de şaha kaldıracak” cümlelerine yer verdi.
“Türkiye İzmir’deki iktidarı CHP’nin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek”
“CHP Cumhuriyet’in ilk yüzyılında büyük bir siyasal, ekonomik devrimi hayata geçirmiş partidir” diye sözlerini sürdüren Özgür Özel, “Cumhuriyet’in 100’üncü yılındaki seçimleri çok hak etmesine rağmen kazanamamış, sizlerin o büyük 100. Yıl umutlarını hayata geçirememiş ancak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde iktidar yapmaya ant içmiş kadrolarla yönetiliyor. Hepiniz şunu bilmelisiniz. Bugün İzmir’de ortaya koyduğumuz iyi eğitimli belediye başkanlarına bir bütün olarak baktığınızda benden 4 yaş genç, her birisiyi derecede yabancı dil bilen, kentin yüzünü güldürecek, kentin dokusunu bilip, yarınlarını planlayabilecek, İzmir’e yakışan ve İzmir’i ranttan korur gibi koruyabilecek kadroluya emanet etmek için yola çıktık. Türkiye bu kadroları görecek. Gün gelecek Türkiye İzmir’deki iktidarı CHP’nin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek” şeklinde konuştu.
“Dengeyi sağlamak için büyük ittifaka ihtiyaç vardı”
“Biz bugün CHP’lilerden oy istemiyoruz. 2019 seçimleri 2018’deki moral bozukluğunun üzerine milletin iradesiyle 11 büyükşehire ulaşan başarıyla bitmişti” şeklinde cümlelerini aktaran Özel, “Dengeyi sağlamak için büyük ittifaka ihtiyaç vardı. Bunun için göreve geldiğimden beri hepinizin gözü önünde üzerime düşen ne varsa yaptım. Fakat bizlerden sonra bunu başaramadık. Çok istedik ama geçen seçimden sonra çeşitli ve elbette asla sorgulayamayacağımız gerekçelerle ittifakların dışında kalmayı tercih ettiler. Ankara’da bir ittifak kuramadık. Fakat bir şeye inanıyoruz. O da ‘2019’da 11 büyükşehri kazanan seçmen 11 büyükşehri adaylar kazanmadı, Cumhuriyet’in kıymetini bilen seçmen kazandı’. O seçmenin itirazı saray rejimiydi, Erdoğan’dı. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların İzmir’de peşkeş çekilmesinden korkuyordu. İzmir’in demokratları, milliyetçi, muhafazakar demokratlardır. İzmir’e geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar” dedi.
“İzmir yüzde 93’le değişimin başkenti oldu”
İzmir, İstanbul ve Türkiye İttifakı’na güvendiğini belirten Özel, sözlerine şunları da ekledi:
“Gözlerini diktikleri İzmir’de bir kum tanesi bile çıkarılmasın diye Türkiye ittifakı 31 Mart’ı bir zafere çevirecek. Adayları gösterdik 4 gün sonra sahaya indik. Anketleri yaptık. Adayların sahada yaptıkları heyecan bugün hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. Kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka’da. Kiminde açık farkla, pek çoğunda garanti farkla öndeyiz. Fakat 4-5 ilçede birkaç puan ya önde ya gerideyiz. CHP şimdiden 24 ve 25’i gördü. İzmir’de 30’da 30 yapacağız, buna inanın. 14 ve 28 Mayıs’tan sonra herkesin bahsettiği moral bozuklu, duygusal çöküntü ve Erdoğan bu moral bozukluğuyla bizi yakalarsa dedik ki ‘biz bir yola çıkıyoruz’. İzmir yüzde 93’le değişimin başkenti oldu.”
Cemil Tugay’ın ayağı takıldı
CHP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterilen Cemil Tugay, konuşma yapmak üzere kürsüye çıkarken ayağı takılarak düşmekten son anda kurtuldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, “Ben Atatürk’ün parti CHP’nin mensubu olmaktan büyük gurur duyuyorum. Bize bırakılan en değerli miras; çağdaş bir Cumhuriyet olmaktır. 9 Eylül 1922’den beri özgürlüğün adıdır İzmir. İzmir Cumhuriyet tarihi boyunca cumhuriyetçi ve sosyal demokrat belediye başkanlarıyla kalkınmıştır. Geçmiş belediye başkanlarımızın yaptıklarının üzerine bir şeyler katarken, bu kentin değerlerinin korunacağına sizlerin huzurunda söz veriyorum. Biz İzmir’in tarihsel kimliğine her zaman sahip çıktık. Bunun üzerine yeni roller koyup devam edeceğiz. İzmir’in gücünü ortaya çıkartacağız. 2010 yılında CHP Üyesi oldum. Partimizde pek çok görev üstlendim. Tıp doktoru iken ‘neden siyasete girdiğim’ soruldu. Ülkemiz sıkıntılar yaşarken elimden geleni yapmalıydım. Yaşadıklarım bana siyasete iyi ki girmişim dedirtti. Yaşamımla ait olduğum, sokaklarında büyüdüğüm bu mükemmel şehir için çalışacak olmamın kıvancını yaşıyorum. İzmir’e hizmet etmek için birbirinden pırıl pırıl 30 arkadaşımızla yola çıkıyoruz. Kentimizin parlak geleceğini yazmak için hazırız. Daha mutlu İzmir’i hep birlikte kuralım” diye konuştu.
Tunç Soyer toplantıya katılmadı
Öte yandan, CHP’den tekrar İzmir’de aday gösterilmeyen Tunç Soyer ise aday tanıtım toplantısında yer almadı. CHP Genel Başkanı Özel’in tek tek sahneye çağırdığı ilçe belediye başkan adayları ise şu şekilde:
“Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay Güç, Balçova Belediye Başkan Adayı Onur Yiğit, Bayındır Belediye Başkan Adayı Davut Sakarsu, Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal, Bergama Belediye Başkan Adayı Tanju Çelik, Beydağ Belediye Başkan Adayı Şakir Başaran, Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, Çiğli Belediye Başkan Adayı Onur Emrah Yıldız, Dikili Belediye Başkan Adayı Adil Kırgöz, Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı, Gaziemir Belediye Başkan Adayı Ünal Işık, Güzelbahçe Belediye Başkan Adayı Mustafa Günay, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Emine Helil İnay Kınay, Karaburun Belediye Başkan Adayı İlkay Girgin Erdoğan, Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Behice Yıldız İşçimenler Ünsal, Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Mehmet Türkmen, Kınık Belediye Başkan Adayı Sema Bodur, Kiraz Belediye Başkan Adayı Nasuh Coşkun, Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek, Menemen Belediye Başkan Adayı Deniz Karakurt, Narlıdere Belediye Başkan Adayı Erman Uzun, Ödemiş Belediye Başkan Adayı Mustafa Turan, Seferihisar Belediye Başkan Adayı İsmail Yetişkin, Selçuk Belediye Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire Belediye Başkan Adayı Hayati Okuroğlu, Torbalı Belediye Başkan Adayı Övünç Demir, Urla Belediye Başkan Adayı Selçuk Balkan.” – İZMİR
]]>Partisinin Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’ndaki belediye başkan adayları tanıtım törenine katılan Özel, İzmir’de daha önce görev yapan belediye başkanlarına teşekkür etti.
Seçimleri kazanacaklarını kaydeden Özel, şöyle devam etti:
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak göğsümüz dik, başımız ileride, alnımız açık, İzmir bizi, biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler. Bugün birazdan buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bu ekip benim çok önem verdiğim bir büyük devrimin ilk adımını burada atacak. Biz namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanlarımızla övünüyoruz.”
CHP’de siyaset yapmış birçok ismin 30’lu yaşlarda önemli görevler üstlendiğini belirten Özel, İzmir adaylarının da 12’sinin yaşının 40’ın altında olduğunu söyledi.
Mahalli idareler seçimi öncesinde ittifak kurmayı çok istemelerine rağmen bunu başaramadıklarını kaydeden Özel, “Ben İzmir ittifakına güveniyorum, ben İstanbul ittifakına güveniyorum, ben Türkiye ittifakına güveniyorum.” dedi.
“30’da 30 yapacağız”
Özel, İzmir’de yaptırdıkları anketlerin sonuçlarını paylaşarak, şöyle konuştu:
“Gördüğümüz odur ki, aldığımız yol, adayların gördüğü kabul, sahada yarattıkları heyecan, önümüzdeki süreç için, bugün belki bir hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz, hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil, kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka’da çok açık öndeyiz, kiminde açık öndeyiz, pek çoğunda garanti bir farklı öndeyiz ama 4-5 ilçede de ciddi şekilde yarışıyoruz. Birkaç puan ya önde ya gerideyiz. Cumhuriyet Halk Partisi şimdiden 24’ü, 25’i gördü. İnanırsanız, kenetlenirseniz, çalışırsanız İzmir’de 30’da 30 yapacağız.”
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, CHP’nin kentte modern, özgür, birbirine saygı ve sevgi dolu bir yaşam tarzının, demokrasinin, eşitliğin, adaletin teminatı olduğunu kaydetti.
İzmir’in her zaman nefret dilinden uzak durduğunu anlatan Tugay, şunları söyledi:
“Şunu kimse unutmasın; İzmir’i siyasi dillerinde küçümseyen, ayrıştıran, bölen, öfkeli dile İzmirlinin tertemiz oyları gitmez. İzmirliler, kendilerine şirin gözükmek için kılıktan kılığa girmeye çalışanları da çok kolay tanır. Özünde rant ve yağma olan, gerçekçi olmayan projelerle insanlarımızın ağzına bir parça bal çalmaya çalışanlara da gerekli cevabı her zaman vermiştir, yine verir. Artık anlamaları lazım ki İzmir’i hiçbir zaman alamayacaklar.”
Toplantıda, CHP’nin bu akşam televizyonlarda yayınlanacak seçim şarkısı ve videosu da gösterildi.
Öte yandan tanıtım toplantısına, aday gösterilmeyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katılmadığı gözlendi.
Adaylar
Törende CHP ilçe belediye başkan adayları tanıtıldı.
Karaburun’da daha önce ismi aday olarak açıklanan Nurşen Balcı yerine mevcut belediye başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın ismi açıklandı.
Aliağa’da Çağatay Güç, Balçova’da Onur Yiğit, Bayındır’da Davut Sakarsu, Bayraklı’da İrfan Önal, Bergama’da Tanju Çelik, Beydağ’da Şakir Başaran, Bornova’da Ömer Eşki, Buca’da Görkem Duman, Çeşme’de Lal Denizli, Çiğli’de Onur Emrah Yıldız, Dikili’de Adil Kırgöz, Foça’da Saniye Bora Fıçı, Gaziemir’de Ünal Işık, Güzelbahçe’de Mustafa Günay, Karabağlar’da Emine Helil İnay Kınay, Karşıyaka’da Behice Yıldız İşçimenler Ünsal, Kemalpaşa’da Mehmet Türkmen, Kınık’ta Sema Bodur, Kiraz’da Nasuh Coşkun, Konak’ta Nilüfer Çınarlı Mutlu, Menderes’te İlkay Çiçek, Menemen’de Deniz Karakurt, Narlıdere’de Erman Uzun, Ödemiş’te Mustafa Turan, Seferihisar’da İsmail Yetişkin, Selçuk’ta Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire’de Hayati Okuroğlu, Torbalı’da Övünç Demir, Urla’da Selçuk Balkan, aday olarak gösterildi.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, ESHOT Genel Müdürü Erhan Bey ve ESHOT yöneticileriyle bir araya geldi.
Toplantıda ESHOT’un başarıları için tüm yönetime ve personele teşekkür eden Başkan Soyer, “Çocukluğum bu şehirde geçti. ESHOT şoförlerinin benim hayatımda önemli bir izi vardır. Otobüse bindiğimiz anda şoförle babamın selamlaşmasına imrenirdim. ESHOT sadece İzmir için değil Türkiye için çok kıymetli bir kurum. Bahsedilen büyük başarılar tesadüfen ortaya çıkan bir şey değil. Türkiye’de hiçbir belediye 692 aracı 5 yıl içinde filosuna katamamıştır. 180 tane kadın şoför herhalde hiçbir belediyede yoktur. Nereden bakarsanız bakın, neden Türkiye için gurur verici bir kurum olduğu anlaşılıyor” dedi.
“ESHOT, TÜRKİYE İÇİN ÇOK AYDINLIK BİR YÜZ”
Bu başarının tesadüf olmadığını söyleyen Başkan Soyer, “80 yıllık geçmişin ardında bir kurumsal kimlik var. Bu kurumsal kimlik, bir aidiyet ve sevgi getiriyor. Her şeyden kıymetlisi bu. 80 yıllık bir kurum dediğiniz zaman başka bir söz söylemeye gerek yok. 80 yıldır ayakları üzerinde durup sürekli kendini yenileyen, ileri taşıyan bir yapı kurmak, muazzam bir başarı. ESHOT, Türkiye için çok aydınlık, umut veren bir yüz. ESHOT’un kurumsal kimliğinin insanın içini aydınlatan, umut veren bir kurum olduğunu söylemem lazım” ifadelerini kullandı.
“BENİM İÇİN HAYATIN ANLAMI BU”
Başkan Soyer, Türkiye’yi ve İzmir’i iyileştirmek için çalışmaya devam edeceğini ifade ederek, “Bu hikaye burada bitmez. Hepimizin bu memleketle ilgili kaygıları var, inançları var. Ben hep bu memleket için daha fazla ne yapabiliriz kaygısını taşıdım. Siyaset ne bir meslek ne bir araç, sadece bir tutku. Bu memleketin güzel geleceğine inanmak ve onun mümkün olduğunu bilmekle ortaya çıkan bir tutku. Son nefesime kadar nasıl katkı verebilirim bununla geçecek. Herkes için hayatın bir anlamı vardır, benim için hayatın anlamı bu. Muazzam bir gurur duyuyorum ve asla vazgeçmeyeceğim. Siyasetin hayatı iyileştirmekle ilgili bir sanat olduğunu düşündüm hep. O sanatın daha neresinde güzel iş yapmak mümkün olursa onun için çalışacağım” dedi.
Başkan Soyer, “Maalesef çok karanlık bir dönemden geçiyoruz. Tam da o noktada birbirimize sarılmaktan, birbirimize tutunmaktan daha kuvvetli bir şey yok. Bu güzel kurumu bu güzel şehri ileriye taşımak için yapacağınız en iyi şey birbirinize sarılarak çalışmaktır. Asla vazgeçmemenizi rica ederim. İnşallah bu birlikteliğiniz devam etsin; biz de iftihar etmeye devam edelim. 5 yılda ESHOT’la gurur duydum” şeklinde konuştu.
“80 YILLIK ESHOT’UMUZUN KÖKLERİNE CAN SUYU OLDUNUZ”
ESHOT Genel Müdürü Erhan Bey ise “Sizin döneminizde sadece ESHOT’un filosuna 480 yeni otobüs kattık. İZULAŞ’ın da kattığı 16 otobüsle birlikte 496 araca ulaştık. İZTAŞIT’a aldığımız 196 araçla birlikte İzmir’de sizin 500 otobüs hedefinizi 692 otobüsle taçlandırdık. Toplamda bu otobüslerin yatırım maliyeti 4,5 milyara eş değer. 150 milyon dolarlık yatırımı gerçekleştirmiş olduk. Filo değişimi sizin vizyonunuz ve bize olan desteğinizle gerçekleşti. 80 yıllık ESHOT’umuzun köklerine can suyu oldunuz. Her türlü desteği bize sağlamış oldunuz. Kibar, hoşgörülü yapınızla bize bugüne kadar gösterdiğiniz değer ve katkılarınız için teşekkür ediyorum. Sizlerin desteğiyle İzmir’e çok güzel bir iz bıraktığımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Toplantının ardından Erhan Bey, Başkan Soyer’e ESHOT atölyelerinde üretilen plaket ve ESHOT çalışanı Efe Can Sezer tarafından yapılan portreyi takdim etti.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Dikili, Bergama ve Kınık ilçe örgütleri, belediye başkan adayları ve yurttaşlarla bir araya geldi. Esnafı ziyaret eden Tugay, arıtma problemi, içme suyu hattının yenilenmesi, yol ihtiyaçlarını bildiğini belirterek, “Dikili’nin turizm konusunda cazibesini artıracak bir şeyler yapmalıyız. Dikili’nin festivallerinin daha gelişmiş şekilde yapılması için elimizden geleni yapacağız. Kırsal bölgeyi planlayacağız” dedi. Dikili Avcılar ve Atıcılar Derneği’ni ziyaret eden Tugay, “Ben İzmir’e aşığım, öyle bir çalışma ortaya koyayım ki insanlar 50 yıl konuşsun istiyorum. Burada otopark sorunu olduğunu biliyoruz. Sizi mağdur etmen bu hizmeti de buraya getireceğiz” ifadelerini kullandı.
‘PLANLARIMIN HAZIR OLDUĞUNU BİLİN İSTERİM’
Dikili’de seçim çalışması yapan Tugay, ilçeye 25 yıl önce gelen 70 yıldır berberlik yapan İsmet Şengül Sarıkamış (82) ile sohbet etti. Dikili’ye bir yüksekokul açılmasını isteyen Sarıkamış, “Dikilimiz 12 ay hareketli bir yer olsun” dedi. Bergama’nın sağlık tanrısı Asklepios’un asasında olan yılan sembolünün ilk ortaya çıktığı yer olduğunu hatırlatan Tugay, “Bergama, dünyada tıbbın ilk ortaya çıktığı yer olarak bilinir. Bir doktorun belediye başkan aday olması güzel bir tesadüf. Bu göreve hazırlanarak aday olduğumu, planlarımın hazır olduğunu bilin isterim. İzmir’in çocuğu olarak, şehre inanarak, çok severek, her bir köşesine sahip çıkarak hizmet edeceğim” dedi.
‘BİZİ ANLATMADIĞINIZ KİMSE KALMASIN’
Kınık’ta karşılanan Tugay, “Alsancak, Konak, neyse benim için Kınık da odur. Bütün umutsuzluk ve endişelerinizi bir kenara bırakıp kenetlenin. Hep beraber 31 Mart seçimleri için çalışalım, konuşmadığınız, bizi anlatmadığınız kimse kalmasın. Verdiğimiz her sözü nasıl yerine getirdiğimizi göreceksiniz. Bunu inançla, Kınık’a duyduğumuz sevgi ile halkımıza duyduğumuz saygı ile yapacağız. En ufak yanlış duymayacaksınız. Kimse bize yanlışı konduramayacak” ifadelerini kullandı.
‘DÜNYAYA GELDİĞİMDE İLK VAN HAVASINI SOLUDUM’
Tugay, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay İnay ve CHP Karabağlar İlçe Başkanı Bülent Sözüpek ile birlikte İzmir’de faaliyet gösteren Vanlı hemşehri derneklerinin Karabağlar’da düzenlediği toplantıya katıldı. Van’ın geleneksel ‘ayran aşı’ ikram edilen Tugay, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Karabağlar’da düzenlenen kadın ve genç buluşmasına katılan Tugay’a İzmirspor atkısı hediye edildi. Öğretmen babasının görevi nedeniyle Van’da doğduğunu ifade eden Tugay, anne ve babasının uzun yıllar çocuğu olmadığını, bunun için adaklar adadıklarını belirterek, 1967 yılının haziran ayında annesinin kendisini kucağına almasıyla ailede büyük bir mutluluk yaşandığını ifade etti.
‘HİÇ KİMSE İZMİR’İ KARANLIKLARA BOĞAMAYACAK’
Karabağlar Kadın ve Genç Buluşması’na da katılan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İzmir’in her tarafındayız. Bir sürü şeyle mücadele ediyoruz. Bir taraftan yalan dolanla mücadelede ediyoruz. Karşımızdaki rakipler hadlerini aşarak İzmir’i almayı hayal ediyorlar. İzmir, sadece İzmir halkınındır. İzmir halkının olarak kalacaktır. İzmir halkı kimdir, nedir bu insanlara yıllardır gösteriyor ve bu seçimde de gösterecek. Hiç kimse İzmir’i karanlıklara boğamayacak. Başka yerlerde insanlar üstünde baskı kurabilir, rüşvet teklif eder gibi vaadlerde bulanabilirler ama İzmirliler buna kanmaz. Birileri hayal kurduğuyla kalır, 31 Mart gecesi de alması gereken cevabı alır.”
]]>İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen “Enflasyon Muhasebesi ve Etkileri Bilgilendirme Toplantısı” İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Yaşar Zengin, İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Hizmet Enstitüsü Kurul Üyesi Hüseyin Küçükdemirci ve İzmir Ticaret Odası 51. Mesleki Bilimsel ve Teknik Faaliyetler Grubu Meslek Komitesi Başkanı Yıldırım Kuruoğulları’nın açılış konuşmalarıyla başladı.
Erkoç: “Büyük önem taşıyor”
Uzun zamandır konuşulan ve en son 2004 yılında uygulanmış olan enflasyon muhasebesinin, 20 yıllık bir aranın ardından yeniden gündemde olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, “Enflasyon düzeltmesi; mali tabloların yüksek enflasyonun etkisinden arındırılması, vergileme üzerindeki enflasyondan kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesi ve mali tablonun ait olduğu tarihteki satın alma gücünü gerçek değerinde göstermesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.
Zengin: “Yasal düzenleme yapılması gerekiyor”
İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Zengin, enflasyon muhasebesinin 2024 yılından itibaren, geçici vergi dönemleri dahil, düzenli olarak uygulanacağını söyledi. Bu sürecin işletmelere yeni vergi yükü getirmemesi ve muhasebe meslek mensuplarının iş yükünün artmaması açısından enflasyon muhasebesinden doğan kar ve zararın yılsonu bilançolarına yansıtılması gerektiğini söyleyen Zengin, “Bu konuda yasal düzenleme yapılması gerekiyor, bizler de bunu ilgili mercilere iletiyoruz. İletmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Küçükdemirci: “2026’ya kadar gündem olmaya devam edecek”
İzmir Ticaret Odası 51. Meslek Komitesi Üyesi ve İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Hizmet Enstitüsü Kurul Üyesi Hüseyin Küçükdemirci ise konuşmasında mali tabloların enflasyona göre düzeltilmelerinin zorunlu olduğunu belirtti. Enflasyon muhasebesiyle gerçekçi, güncel ve enflasyondan arındırılmış mali tablolar elde edilmesinin hedeflendiğini belirten Küçükdemirci, ülkemizde enflasyon düzeltmesi şartlarının 2022 yılında gerçekleştiği halde ertelendiğini, 2023 yılında ise uygulanamadığını, orta vadeli programda yer alan enflasyona ilişkin göstergelerde sapma olmazsa 2026’a kadar mali tablolarda enflasyon düzeltmesi uygulamasının gündemde olmaya devam edeceğini ifade etti.
Kuruoğulları: “Sorular cevap bulacak”
İzmir Ticaret Odası 51. Meslek Komitesi Başkanı Yıldırım Kuruoğulları ise, Enflasyon Muhasebesi’nin üyelerin en çok merak ettiği ve soru sorduğu konulardan biri olduğuna dikkat çekerek, toplantının bu soru işaretlerini gidermek amacıyla düzenlendiğini vurguladı.
Uzmanlar sunum yaptı
Moderatörlüğünü İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Şerif Yıldız’ın yaptığı toplantıda; Mazars Denge Vergi Hizmetleri Ortağı ve Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği Başkanı Ahmet Kartal “Vergi Usul Kanunu Uyarınca Enflasyon Muhasebesi Uygulaması” konusunda, Mazars Bağımsız Denetim Ortağı Erdal Özçimen ise “TFRS Uyarınca Enflasyon Muhasebesi Düzeltmesi” hakkında sunumlar gerçekleştirdi. – İZMİR
]]>3 bini aşkın kişiden 5 milyar 123 milyon TL toplamışlardı: 27 şüpheli tutuklandı
İZMİR – İzmir’de, yüksek faiz vaadiyle binlerce kişiden 5 milyar 123 milyon TL para topladığı belirtilen ve FETÖ’den ihraç edildiği ortaya çıkan Ocakçı Holding’in sahibi Sedat Ocakçı ile eşi Seçilay Ocakçı’nın da aralarında olduğu toplamda 27 şüpheli tutuklandı.
Yozgat’ta dron fabrikası kurma vaadiyle tanınan Ocakçı Holding ile ilgili operasyonda gözaltı sayısı 32’ye yükselmişti. İzmir’de, hem yüksek faiz vaadiyle hem de İzmir Token ile yaptığı protokol sonucu 15 milyonluk yatırımla gündeme gelen ve 3 bini aşkın kişiden 5 milyar 123 milyon TL para topladığı ortaya çıkan Ocakçı Holding’in sahibi iş insanı Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı (30), geçtiğimiz çarşamba günü yurt dışına çıkış hazırlığında oldukları esnada Adana’da, İzmir İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana KOM Şube Müdürlüğü ekiplerinin de desteğiyle, saklandıkları ikamette İzmir polisi tarafından kıskıvrak yakalanmıştı. Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı’nın yanı sıra yakalanan 2 zanlı da Adana’dan İzmir’e getirilmişlerdi.
Yakalanan 5 şüpheli 3 farklı ilden SEGBİS ile mahkemeye katıldı
Ocakçı çiftinin yanı sıra İzmir’de bulunan 27 şüpheli, İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık” suçundan dün, Karşıyaka Adliyesi’ne sevk edilmişti. Yakalananların arasında Sedat Ocakçı’ya yardım ve yataklık eden 1 kişinin olduğu, Ankara’da bulunan 2 kişinin ise Ocakçı ile iş birliği yaptığı tespit edilmiş, Antalya ve Ankara’da 2, Aksaray’da ise yakalanan 1 kişinin, İzmir’deki şüphelilerle birlikte eş zamanlı olarak adliyeye sevk edildiği ve mahkemeye SEGBİS aracılığıyla katıldıkları belirtildi.
Ocakçı çiftiyle birlikte 27 şüpheli tutuklandı
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden, Ocakçı Holding’in sahibi iş insanı Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı ile birlikte toplamda 27 şüpheli tutuklandı. 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.
“Herkes parasını alacak, paralar Salih’te”
Dün, adliyeye sevk esnasında basın mensuplarının “paralar nerede” sorusuna yanıt veren Sedat Ocakçı, “Herkes parasını alacak, paralar Salih’te” demişti.
3 bin 100 mağdur var: 5 milyarı aşkın vurgun
Ocakçı Holding sahibi Sedat Ocakçı, yeğeni Siber Güvenlik Uzmanı Salih Han’ın holdinge ait 5 milyar 123 milyon TL’lik soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtığını iddia etmişti. Paraları ödeyeceğini söyleyen ve o süreçte kayıplara karışan iş insanı Sedat Ocakçı’nın aylık yüzde 17’lik faiz verileceği vaadiyle paralar toplandığı ve bu şekilde büyük vurgun yaptığı öğrenilmişti.
Mağdurlar çoğalıyor
Geçtiğimiz günlerde ise holding binasının girişindeki levhalar kaldırılınca ve binaya kiralık pankartı asılınca mağdurlar da ortaya çıkmış; evini ve arabasını satıp kredi çeken, elindeki paraları teslim eden mağdurlar ise Çiğli ilçesindeki Hira Danışmanlık Eğitim ve Yazılım önünde toplanmıştı.
Sedat Ocakçı FETÖ’den ihraç edilmiş
Dron fabrikası kurma vaadiyle kısa sürede büyüyen ve Çiğli’de holding binası açan Sedat Ocakçı’nın 2019 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nden ihraç edilen üsteğmen olduğu ortaya çıkmış, adliyeye sevk edilenler arasında holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan da olduğu öğrenilmişti.
Ayrıca Ocakçı, son paylaştığı videolu mesajında da, “O çok sevdiğiniz paralarınız yatacak” demişti.
]]>Yozgat’ta dron fabrikası kurma vaadiyle tanınan Ocakçı Holding ile ilgili operasyonda gözaltı sayısı 32’ye yükselmişti. İzmir’de, hem yüksek faiz vaadiyle hem de İzmir Token ile yaptığı protokol sonucu 15 milyonluk yatırımla gündeme gelen ve 3 bini aşkın kişiden 5 milyar 123 milyon TL para topladığı ortaya çıkan Ocakçı Holding’in sahibi iş insanı Sedat Ocakçı (34) ve eşi Seçilay Ocakçı (30), geçtiğimiz çarşamba günü yurt dışına çıkış hazırlığında oldukları esnada Adana’da, İzmir İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana KOM Şube Müdürlüğü ekiplerinin de desteğiyle, saklandıkları ikamette İzmir polisi tarafından kıskıvrak yakalanmıştı. Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı’nın yanı sıra yakalanan 2 zanlı da Adana’dan İzmir’e getirilmişlerdi.
Yakalanan 5 şüpheli 3 farklı ilden SEGBİS ile mahkemeye katıldı
Ocakçı çiftinin yanı sıra İzmir’de bulunan 27 şüpheli, İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık” suçundan dün, Karşıyaka Adliyesi’ne sevk edilmişti. Yakalananların arasında Sedat Ocakçı’ya yardım ve yataklık eden 1 kişinin olduğu, Ankara’da bulunan 2 kişinin ise Ocakçı ile iş birliği yaptığı tespit edilmiş, Antalya ve Ankara’da 2, Aksaray’da ise yakalanan 1 kişinin, İzmir’deki şüphelilerle birlikte eş zamanlı olarak adliyeye sevk edildiği ve mahkemeye SEGBİS aracılığıyla katıldıkları belirtildi.
Ocakçı çiftiyle birlikte 27 şüpheli tutuklandı
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden, Ocakçı Holding’in sahibi iş insanı Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı ile birlikte toplamda 27 şüpheli tutuklandı. 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.
“Herkes parasını alacak, paralar Salih’te”
Dün, adliyeye sevk esnasında basın mensuplarının “paralar nerede” sorusuna yanıt veren Sedat Ocakçı, “Herkes parasını alacak, paralar Salih’te” demişti.
3 bin 100 mağdur var: 5 milyarı aşkın vurgun
Ocakçı Holding sahibi Sedat Ocakçı, yeğeni Siber Güvenlik Uzmanı Salih Han’ın holdinge ait 5 milyar 123 milyon TL’lik soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtığını iddia etmişti. Paraları ödeyeceğini söyleyen ve o süreçte kayıplara karışan iş insanı Sedat Ocakçı’nın aylık yüzde 17’lik faiz verileceği vaadiyle paralar toplandığı ve bu şekilde büyük vurgun yaptığı öğrenilmişti.
Mağdurlar çoğalıyor
Geçtiğimiz günlerde ise holding binasının girişindeki levhalar kaldırılınca ve binaya kiralık pankartı asılınca mağdurlar da ortaya çıkmış; evini ve arabasını satıp kredi çeken, elindeki paraları teslim eden mağdurlar ise Çiğli ilçesindeki Hira Danışmanlık Eğitim ve Yazılım önünde toplanmıştı.
Sedat Ocakçı FETÖ’den ihraç edilmiş
Dron fabrikası kurma vaadiyle kısa sürede büyüyen ve Çiğli’de holding binası açan Sedat Ocakçı’nın 2019 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nden ihraç edilen üsteğmen olduğu ortaya çıkmış, adliyeye sevk edilenler arasında holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan da olduğu öğrenilmişti.
Ayrıca Ocakçı, son paylaştığı videolu mesajında da, “O çok sevdiğiniz paralarınız yatacak” demişti. – İZMİR
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Dr. Cemil Tugay ve Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, Bornova Çamdibi’nde düzenlenen mitingde vatandaşlarla buluştu. Tugay, “Bizler, kendi çıkarlarımız için değil, rant için değil, cebimizi doldurmak için değil, yandaşları beslemek için değil; biz bu ülkeye sevdalı olduğumuz için, biz Cumhuriyet’e aşık olduğumuz için, biz Atatürk’e yürekten bağlı olduğumuz için bu görevi istiyoruz” dedi.
CHP’nin 31 Mart 2024 yapılacak yerel seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterdiği Dr. Cemil Tugay ve Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, bu akşam Bornova’daki Çamdibi Kapalı Pazar Yeri önünde düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi. Mitinge, eski CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, eski Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, CHP İzmir Gençlik Kolları Başkanı Burak Kotan, CHP Gençlik Kolları MYK üyeleri de katıldı.
Seçim startını Bornova Çamdibi’nden veren Ömer Eşki, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bizler, birbirimizle yarışırız, birbirimizle çekişiriz, yeri gelir birbirimizi kızdırırız ama söz konusu Cumhuriyet ise, söz konusu Mustafa Kemal Atatürk ise, söz konusu CHP iktidarı ise biz aynı cephede omuz omuza ölmeye razıyız. Bu kaleyi asla Atatürk düşmanlarına teslim etmeyeceğiz. Seçimlere 50 gün kala seçim startı vermek istedik. Şöyle İzmir’e bir coşku gelsin istedik. Birileri sahte anketler, sahte anket şirketlerinde sahte raporlar yayınlıyorlar. İzmir’i, rozetini takamadıkları partiye kazandırabileceklerini düşünüyorlar.
“GERÇEK BELEDİYECİLİK NASIL YAPILDI, GÖRÜYORLAR”
Diyorlar ki İzmir’e yeniden bir belediyecilik getireceklermiş. Yıllardır aynı yalanı söyleyip durdular. İstanbul’la Ankara’yı aldık. Gerçek belediyecilik nasıl yapıldı, görüyorlar. Aylarca aradılar, Ekrem Başkan’ın karşısına bir aday bulamadılar. En sonunda kimle kaybedeceklerine karar verdiler. İmar affının katili, Türkiye’de on binlerce insanın ölümüne sebebiyet vermiş bir eski Çevre Şehircilik Bakanı getirdiler. İzmir’de yepyeni genç bir kadro var. O kadronun çok önemli bir teknik direktörü var. Sevgili Cemil Başkan’ımız.
“BU YOLUN SONUNDA ÇOCUKLARIMIZA BİR BORCUMUZ VAR”
Bornova’ya hizmet etmiş yerel yönetim uzmanlarından bir bayrak teslim aldığını söyleyen Eşki, “Sizlerden de bu sorumluluğu alacağım. Omuzlarımdaki yük çok ağır. Umarım mahcup olmam. Umarım onların getirdiği bayrağı daha da ileriye dikeriz. Çok başarılı bir belediyecilik yapmak için yola çıktık. Bu genç yaşta nasip olan bu görevi, umarım sizlerin de desteğiyle başarılı yerlere taşırız. Cemil Başkan’ımızla ve İzmir’in her noktasında tüm belediye başkanlarımızla bir arada yol yürüyeceğiz. Sizlere layık olmaya çalışacağız. Çünkü bu yolun sonunda bizim, çocuklarımıza bir borcumuz var. Buraları CHP iktidarında aldıysak yarın ben de bir CHP iktidarındaki bir kardeşime teslim etmek istiyorum. O yüzden hep beraber yol yürüyeceğiz. Hep beraber zorlukları aşacağız. Hep beraber kazanacağız. Bornova’da da 2028’de Türkiye’de de CHP iktidarını yeniden inşa edeceğiz.”
“BİZLER, RANT İÇİN DEĞİL, CUMHURİYET’E AŞIK OLDUĞUMUZ İÇİN BU GÖREVİ İSTİYORUZ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Dr. Cemil Tugay ise şöyle konuştu:
“Bazı insanlar CHP’nin hangi ideolojide, hangi idealde birleştiğini anlamakta zorluk çekiyor olabilirler. Bizler, kendi çıkarlarımız için değil, rant için değil, cebimizi doldurmak için değil, yandaşları beslemek için değil; biz bu ülkeye sevdalı olduğumuz için, biz Cumhuriyet’e aşık olduğumuz için, biz Atatürk’e yürekten bağlı olduğumuz için bu görevi istiyoruz. 2019’da bana Karşıyaka Belediye Başkanlığı şerefi verildi. Geçen beş yıl içerisinde alnımın akıyla, en ufacık bir leke sürdürmeden kendime görevimi yaptım, buna emin olabilirsiniz. Bundan sonraki beş yılda da eğer sizler layık görürseniz aynı şekilde tertemiz, o kararlı mücadeleye devam edeceğiz.
“ATATÜRK’ÜN ŞEHRİNİN PARLAYAN BİR YILDIZ OLMASINI SAĞLAYACAĞIZ”
Hep beraber, Atatürk’ün şehrinin bu ülkeye parlayan bir yıldız olmasını sağlayacağız. Cumhuriyet’in şehrinin, Cumhuriyet’in insanlarının bu şehirde çok mutlu olduğunu herkese göstereceğiz. Yapılamayacak hiçbir şey yok. Baş edilemeyecek hiçbir sorun yok. Yüreğimizde o inanç var, o sevgi var. Onunla birlikte, bir aile olarak hep beraber çalışacağız.
“İZMİR, CUMHURİYET’İN GURUR ŞEHRİDİR”
Lütfen yanımızda olun. Lütfen birilerinin kurduğu o hayallerin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini kendilerine gösterin. Onlara deyin ki İzmir, Cumhuriyet’in gurur şehridir. Değerli kardeşlerim; ben, size namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum. Mahcup olmayacağız. Mahcup etmeyeceğiz kendimizi. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağım.”
]]>AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, 3 Şubat’ta Buca’da yaptığı konuşmada, “İnşallah göreve geldiğimizde ilk iş olarak en büyük, en temel ihtiyaç olan suyun ücret tarifesinde yüzde 50 oranında indirime giderek vatandaşlarımızın su faturalarını yarı yarıya indireceğiz” demişti. CHP Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Dağ ve İnan’ın bu sözlerine yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Yücel, şunları söyledi:
“DAĞ’IN YAPILMAKTA OLANLARI, SANKİ İLK KEZ KENDİSİ YAPACAKMIŞ GİBİ ANLATMASI, DERSİNE İYİ ÇALIŞMADIĞI GİBİ İZMİR’DEN DE BİHABER OLDUĞUNU GÖSTERİYOR”
“AKP İzmir adayı, İzmir’de altyapı ve su politikalarıyla ilgili çalışmalar yapacakmış. Zahmet etmesin ama İzmir’i biraz takip etsin. İzmir’de CHP belediyeciliği sayesinde yağmursuyu ayrıştırma ve toplama çalışmaları, sünger kent projesi gibi bir çok proje hali hazırda zaten uygulanıyor. Yapılmakta olanları, sanki ilk kez kendisi yapacakmış gibi anlatması, dersine iyi çalışmadığı gibi İzmir’den de bihaber olduğunu gösteriyor. Sanki suyun, elektriğin, akaryakıtın tüm ülkede bu kadar pahalı olmasının sebebi kendi iktidarları değilmiş gibi konuşan Sayın Dağ, Genel Başkan Yardımcısı olarak AKP iktidarının yarattığı krizlerden, hayat pahalılığından, yokluktan kendisinin de sorumlu olduğunu unutmamalı. İzmirli rüşvet siyasetine, gerçek dışı vaatlere, ak gibi gözüken ama sonunun kapkara olduğu belli olan yollara girmez. Böylesine ciddiyetsiz vaatlerle ne ülke ne de İzmir yönetilir. AKP İzmir adayı bu yolda devam ederse kimin kimi ciddiye almadığını 1 Nisan sabahı görecektir. Tıpkı Binali Yıldırım’ın ve Nihat Zeybekçi’nin gördüğü gibi…
“MADEM SEÇİMDEN SONRA SUYA YÜZDE 50 İNDİRİM YAPABİLİYORSUNUZ, O ZAMAN ADAMA SORMAZLAR MI NEYİ BEKLİYORSUNUZ DİYE”
AKP’nin İzmir Adayı Hamza Dağ’ın ve Eyyüp Kadir İnan’ın yüzde 50 su indirimini İzmirlilere adeta bir rüşvet gibi sunmaları, tam da AKP iktidarına yakışan bir anlayış. Madem seçimden sonra suya yüzde 50 indirim yapabiliyorsunuz, o zaman adama sormazlar mı neyi bekliyorsunuz diye? Mevcut AKP’li büyükşehir belediyelerinin olduğu tüm illerde neden suya yüzde 50 indirim yapmıyorsunuz? Niye seçimi bekliyorsunuz? İzmir kıyılarına, doğasına göz dikenlere geçit vermez. İzmir, CHP’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yönetilmeye devam edecek. Kimse boş hayallere kapılmasın.”
“İNAN, İZMİR ADAYIMIZ TUGAY’A LAF SÖYLEMEK İSTERKEN KENDİ İKTİDARLARININ ÜLKEYİ DÜŞÜRDÜĞÜ DURUMU İLAN ETMİŞ”
AKP İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay hakkında, “Cemil Tugay diyor ki, ‘Siz ülkedeki enflasyonu indirin, biz suyu bedava veririz.’ İşte senin belediyecilikten anladığın bu kadar. Sadece enflasyon İzmir’de mi var? Konya’da, Ordu’da, Trabzon’da, Şanlıurfa’da, Antep’te, Afyon’da enflasyon yok mu? Sen İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak 25 senedir bu şehre en büyük pahalı suyu içiriyorsun. O nedenle böyle belediyecilikte zaten uzaktan yakından alakanız yok” demişti. CHP’li Yücel, İnan’ın bu sözlerine şöyle yanıt verdi:
“Eyyüp Kadir İnan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Sayın Cemil Tugay’a aklınca ‘belediyecilik’ dersi vermeye kalkmış. Yetmemiş, bir de enflasyon itirafında bulunmuş. Evet, haklı. AKP’nin 22 yıllık iktidarı sonucunda, enflasyon sadece İzmir’de değil; Türkiye’nin 81 ilinde var. Başka neler var? Gerçek enflasyonu açıklamaktan korkan TÜİK, döviz karşısında günden güne eriyen Türk Lirası, 5 yılda 5 başkan değiştirdiğiniz eksi rezervdeki Merkez Bankası, ekonomik buhran, derinleşen yoksulluk, 10 bin liralık emekli maaşı, 17 bin 2 liralık asgari ücret ve 15 bin 48 liraya çıkan açlık sınırı var. Daha sayalım mı? Yoksa bu ülkeyi ekonomide de adalette de yerin dibine sokan AKP’nin icraatlarını anlatmaya devam edelim mi? İzmir’de AKP’ye rağmen sosyal belediyeciliği başarıyla hayata geçiren CHP’li belediyeler varken size sadece susmak düşer. AKP milletvekili Sayın İnan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Cemil Tugay’a laf söylemek isterken kendi iktidarları ve genel başkanlarının ülkeyi düşürdüğü durumu ilan etmiş. Bozuk saat bile günde iki kere doğru zamanı gösterir misali, AKP iktidarının bozduğu düzeni, yol açtığı hiper enflasyonu kabul etmiş. Enflasyonun tüm Türkiye’de can yaktığını, hayat pahalılığına yol açtığını farkında olmadan itiraf etmiş.”
]]>İZMİR’de yüzde 100 bursla okuyan üniversite öğrencisi Mehmet Ali Ağca (19) ve Rüya Aktım (19), geçen yıl ara tatil nedeniyle gittikleri memleketleri Hatay’da depreme yakalandı. Deprem korkusunu yaşayan ve evlerini kaybeden üniversiteli iki genç, İzmir’de birbirlerine destek olup acılarını hafifletmeye çalışıyor. Onların tek isteği tüm anılarına ev sahipliği yapan Hatay’a dönüp tekrar orada yaşamlarını sürdürebilmek.
Hatay’da tanışan ve arkadaşlıklarına devam eden Mehmet Ali Ağca ile Rüya Aktım, 2022 yılı Eylül ayında üniversiteyi burslu kazanıp, İzmir’e yerleşti. İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi Mehmet Ali Ağca ve Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencisi Rüya Aktım, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli, 11 ili etkileyen yıkıcı depremin ardından birbirlerine kenetlendi. O karanlık geceyi anlatan Mehmet Ali Ağca, depremden daha bir gün önce yürüdüğü sokakların dakikalar içinde yerle bir olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Sömestr tatilinde ailemin yanına gittim ve bir gün sonra depreme yakalandım. Depremden birkaç saat önce eve gelmiştim. Arkadaşlarımı özlemiş ve onlarla buluşmuştum. Sallantıyla uyandım. Hatay’da son aylarda zaten sık sık sallantılar oluyordu. Küçümseyip birazdan geçer, diye düşündüm. Ardından cam kırılması sesleri ve çığlıklar duydum. Üzerime gardırop devrildi. Yorganı üzerime çekip beklemeye başladım. Deprem durdu. Yanıma baktım duvarda çatlak vardı ve bina düz değildi. İlk katı yıkıldığı için biz çapraz şekilde duruyorduk. Annem ve kız kardeşimin yanına gittim. Şok içinde bana bakıyorlardı. Sıkıştığı için kapılar açılmıyordu. Ev yamuktu ama ben hala oturduğumuz ikinci kattan aşağı inebileceğimizi düşündüm. Sonra tekrar deprem başladı. Koltukların arasına girdik. ‘Dur artık’, diye bağırmaya başladım. Sonra balkonun camını kırdım ve balkondan dışarı atladık.”
‘YÜRÜDÜKÇE BÜTÜN BİNALARIN YERLE BİR OLDUĞUNU GÖRDÜK’
Depremin ardından karşılaştıklarının bir kıyamet senaryosunu andırdığını, o anlarda gerçeklik duygusunu kaybettiğini söyleyerek, “Dört sokağın tam ortasındaydık ve binalar devrildiği için yollar kapalıydı. Herkes bağırıyor ve birbirinden yardım bekliyordu. Sağanak yağmur yağıyordu. Atleti ve eşofmanıyla terlik bile giymeden kendini dışarıya atan bir kadın, yardım istiyordu. Binadan az önce çıktığımız için eve tekrar girmemiz mümkün değildi. Ama 15 dakika sonra eve girip annemin tansiyon ilaçlarını aldığımı hatırlıyorum. Kimleri kaybettik, kimler yaşıyor bilmiyorduk. Akrabalarımızdan, arkadaşlarımızdan haber alamıyorduk. Telefon çekmiyordu. Etrafta kanlar içinde bağıran insanlar vardı. Delirmiş ve aklını yitirmiş gibilerdi. Kimse bir şey yapamıyordu. Kaos ortamı vardı. Amcamla iletişim kurduk ve onların çiftlik evine gitmeye karar verdik. Annemlerle birlikte yürümeye başladık. İkinci annem sayılabilecek Fidan ablamın evinin önünden geçtik. Annem hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Çünkü yürüdükçe bütün binaların yerle bir olduğunu gördük. Daha bir gün önce arkadaşlarımla oturduğum kafenin önünden geçerken hepsinin toz bulutunun içinde kaldığını fark ettim. Enkazın altından yardım bekleyenler vardı. Üç katın arasında kalmış vücudunun yarısı enkaz altında, yarısı dışarda bir adamı kurtarmaya çalıştık. Bundan sonra ne olacak bilmiyordum. Evimiz yok, belki akrabalarımız yok henüz kimseden haber alamamıştık” dedi.
‘TÜM ARKADAŞLARIM HER TARAFA DAĞILDI’
Depremin dördüncü gününe kadar Hatay’da kaldığını daha sonra İzmir’e geldiğini anlatan Mehmet Ali Ağca, hayırseverlerin desteğiyle ailesinin de bir eve yerleştiğini belirtip, “Ben stajyer olarak çalışmaya başladım. Bir yandan çalışıp bir yandan okuluma devam ettim. Hazırlıkta okuyordum. Annem de bir süre iş aradı. Annem ve kız kardeşim buradaki hayata adapte olmaya çalıştı. Depresif bir dönem geçirdiler. İki hafta önce Hatay’daydım. Tek isteğim en kısa sürede Hatay’ın eski haline gelmesidir. Şu an Hatay’da anılarımı geçirdiğim sokak, cadde ya da doğum günümü kutladığım kafe bile kalmadı. Tüm arkadaşlarım her tarafa dağıldı. Ama hepimiz tekrar oraya dönmek ve Hatay’ın ayağa kalkmasını istiyoruz. Hayallerimden biri okulumu tamamladıktan sonra turizm sektörüne yönelip Hatay’da bir otel inşa etmek. En kısa sürede ailem de oraya yerleşmek istiyor” diye konuştu.
‘MOLOZLAR ÜZERİMİZE DÖKÜLÜYORDU’
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencisi Rüya Aktım ise tatil için gittiği Antakya’da birçok plan yaparken yıkıcı bir depremle karşı karşıya kaldığını belirterek, “Mehmet Ali ile ‘Şuraya gideriz, şurada döner yeriz’ diye planlarımız vardı. O gece yatarken annem kapıyı açık bırakmamı istemişti. Seni çok özledim, gelip bakarım, dedi. Ama alışkanlığım yüzünden o gece kapattım kapıyı. 3’üncü kattaki evimizde sallantıyı hissedince geçer diye düşünmüştüm. İzmir’de de depremlere alışıktım. Soğukkanlıydım kalkıp annemlere bakmak istedim. Kapı zor açıldı. Eşikte beklemeye başladık. Apartmanımız eski olduğu için yıkılacağını düşündük. Aşağı inerken sarsıntılar devam etti. İnerken molozlar üzerimize dökülüyordu. Merdivenden kayarak inmeye başladık. 6 katlı apartmandan hepimiz aynı anda inmeye çalışıyorduk. İndiğimizde babam yoktu. Bacaklarım titriyordu herkese ‘baba’ diye sarılıyordum. Çok karanlık dolu yağıyor ve çok korkuyordum” diye konuştu.
‘KENDİMİ HİÇBİR YERE AİT HİSSETMİYORUM’
Bu yıl da ara tatilde Hatay’a gittiğini ancak doğup büyüdüğü yerlerin tanınmayacak halde olduğunu anlatan Aktım, şöyle devam etti:
“Kendimi hiçbir yere ait hissetmiyorum. Ama oraya gittiğimde mutluyum. Akrabalarımızın bir kısmı hala orada yaşıyor ama artık bu çok zor. Mehmet Ali ile tercih sürecinde puanımıza uygun olduğu için bu okulu seçmiştik. Birlikte buraya geldik. Deprem sürecinde birbirimize çok destek olduk. Okulumuz bir dönem hibrit olmuştu. Ben gelip onların öğrenci evinde kaldım. Ailem Denizli’ye taşınmıştı depremden sonra, şimdi hep beraber İzmir’deyiz.”
]]>AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, seçim çalışmaları kapsamında Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nı ziyaret etti. Burada gazetecilere açıklama yapan Dağ, Tarım fuarı İzmir’imizin medarı iftiharlarından birisi. Her sene düzenlenir ve biz de her sene katılım sağlarız. Biz de inşallah Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumuzda Tarım Fuarı’nın daha büyük olması için; ki şu anda Türkiye’de çok önemli noktada, dünyada söz sahibi olacak bir noktaya getirmek için mücadele edeceğiz, çalışma yapacağız. Tarımın Covid-19 ile önemi çok daha arttı. Rusya Ukrayna savaşıyla bir kademe daha arttı. Ülke olarak üretimi gerçekten öncelememiz gerekiyor. Bu anlayışla hareket eden bir merkezi yönetimimiz var. Çiftçimize her türlü desteği veriyoruz. Gübre desteğinden yem desteğine, araç ekipman desteklerine, genç çiftçilere desteklere kadar birçok imkan sağlıyoruz. Önümüzdeki süreçte İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı olarak tarımda bu desteklere ek ne yapacağız onların açıklamasını yapacağız. Biliyorsunuz, 13 Şubat’ta lansman yapacağımızı ifade etmiştik. Tarımla ilgili ayrı bir lansman yapacağız. Vaatlerimizi açıklayacağız. Tarım İzmir’in en önemli alanlarından birisi. Tarih boyunca İzmir tarım, tarımdaki üretim ve onun limanla yurt dışına gönderilmesiyle yükselmiş bir şehir. Bu alanda biz merkezi hükümetle uyumlu bir şekilde tarımda çiftçimizi direkt destekleyen ve direkt onların üretim yapmasını sağlayan sözlerimizi, vaatlerimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. Bu fuarın da önümüzdeki sene inşallah çok daha büyüğünü burada bu mecrada icra edeceğiz. ‘Hayırlı olsun’ diyorum. Bunların daha da gelişmesinin ülke ekonomisine ve Türkiye ekonomisine çok büyük katkısı olduğunu biliyoruz dedi.
‘İZMİR POTANSİYELİNİN ALTINDA’
Öte yandan İzmir’in potansiyelinin altında kaldığını vurgulayan Dağ, Buradan bu vesileyle şunu da söyleyeyim. Biz İzmir’in potansiyelinin altında olduğunu biliyoruz. Biz eğer ekonomik olarak İzmir’in potansiyelini ortaya çıkartırsak bugün Türkiye genelinde çeyreklerdeki büyümeleri 0.5 ile 1 puan daha da arttırma imkanımız var. Şehir ekonomisine tarıma, diğer ekonomik alanlara bu şekilde bakıyoruz, bakacağız ve bu şekilde çalışacağız. Yerlilik ve millilik her alanda yapmamız gereken bir iş. Çünkü yıllardır sorunumuz olan konu cari açık. Cari açık bizim için önemli çözülmesi gereken sorunlardan birisi. Bunu savunma sanayinde büyük oranda aştık. İlaç sanayinde de aşma noktasında adımlar atıyoruz. Şimdi tarımda da özellikle gezdiğimiz stantlarda yerli ve milli ürünleri görmek, yerli ve milli tohumu görmek; bunlar teşvikle ve bir takım ekosistem oluşturması ile olan şeyler. Bunu nasıl tüm Türkiye’ye yaymışsak İzmir’de de inşallah önümüzdeki süreçte daha da artmasını, İzmir firmalarının daha da artmasını sağlayacak çalışmaları yapacağız. Bir iki İzmir firmamız da vardı. Onları da gördük. Hem onların inşallah daha da büyümesi hem de sektöre yeni firmaların girmesi bizim için önceliklerden birisi olacak diye konuştu.
]]>Gaziemir ilçesinde, 31 Aralık saat 03.30 sıralarında evli ve 2 çocuk babası Oğuz Erge’nin kullandığı taksiye, yüzünde medikal maske ve başında kapüşon bulunan Delil Aysal, müşteri olarak bindi. Takşi şoförü Erge’yi bir süre taksiyi çeşitli adreslere dolaştıran Delil Aysal, ineceğini söyleyip cebinden para alır gibi yaparak, yanındaki tabancayı çıkardı. Delil Aysal, peş peşe 3 el ateş edip taksici Erge’yi yaraladı. Ardından taksiyi ve şoförün cebini karıştıran Delil Aysal, Erge’nin kulaklık ve cep telefonunu gasbedip, boş kovanları aldıktan sonra kaçtı.
BAKAN KOCA’DAN ‘BAŞSAĞLIĞI’ MESAJI
Silah sesini duyan çevredekilerin ihbarıyla, olay yerine gelen sağlık ekipleri, direksiyonun başında yaralı halde bulunan Erge’yi, ambulansla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Burada tedaviye alınan Oğuz Erge, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Erge’nin vefat haberini, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımla duyurdu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi
Dün gece İzmir Gaziemir’de, taşıdığı yolcu tarafından ateşli silahla vurulan taksi şoförü, tedavi altında olduğu hastanede hayatını kaybetti. Yaralı şoför 112 ambulansla olay yerinden alınıp Gaziemir Devlet Hastanesi’ne nakledilmiş, ilk müdahale sonrası Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde acil operasyon geçirmişti. Kamuoyuna yayılan video kaydı iyiliğe vahşetle mukabele edilebilmesi açısından büyük üzüntüye yol açacak nitelikte. Failin hak ettiği cezayı çekeceğinden kuşkumuz yok. Merhuma Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
ARAÇ KAMERASI SİLAHLI SALDIRIYI KAYDETTİ
Tanınmamak için yüzünü medikal maske ile gizleyen ve başında kapüşonu bulunan gaspçı Aysal’ın, hain planını uyguladığı silahlı saldırı anı, araç kamerasınca anbean kaydedildi. Görüntülerde taksi durduktan sonra cebinden para çıkarır gibi yapan Delil Aysal’ın tabancayla 3 el ateş ettiği ve kurşunların isabet ettiği taksi şoförü Erge’nin yan koltuğa doğru devrilip hareketsiz kalması yer alıyor. Delil Aysal’ın tabancayla vurduğu Erge’ye ardından tokat atarak tepkisini ölçmeye çalıştığı, ardından üzerinde ve takside bir şeyler aradıktan sonra kaçtığı da görüntülerden ortaya çıktı.
110 SAATLİK GÖRÜNTÜ İNCELENDİ
Olayla ilgili soruşturma başlatan polis ekipleri, taksideki araç kamerası ve bölgedeki yaklaşık 70 güvenlik kamerasının görüntülerini incelemeye aldı. İzlenen toplam 110 saatlik görüntüden şüphelinin Delil Aysal olduğu tespit edildi. Delil Aysal, saklandığı evde yakalanıp, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.
MESLEKTAŞLARI 250 ARAÇLIK KONVOY İLE CENAZESİ ADLİ TIPA GETİRDİ
Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Oğuz Erge’nin cenazesi, savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. 250 taksi şoförü, Oğuz Erge’nin bindirildiği cenaze aracına eşlik etti. Korna basarak tepki gösteren taksi şoförleri Oğuz Erge’nin cenazesini taşıyan nakil aracını İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kadar takip etti.
‘TAKSİLERİN İÇ ÇAPI KÜÇÜK’
Uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitiren taksi şoförü Oğuz Erge’nin cenazesini İzmir Adli Tıp Kurumu’na teslim edildikten sonra İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Celil Anık, DHA muhabirine açıklama yaptı. Başkan Anık, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi
Ben buradan emniyet teşkilatına teşekkür ediyorum. Çünkü 12 saat gibi, hatta 10 saat gibi kısa bir süreçte sanık alındı. Şu an zaten bildiğim kadarıyla da bugün tutuklandı. Bunların olmasını istemeyiz tabii ki. Hani bizim arabalarımızda bir nebze de olsa tedbir var. Bizim İzmir’deki arabalarımızın şu an 1500 tanesinde kamera var. Amerika’daki gibi farklı önlem. Ben Amerika’ya da gittim. Bunu her yerde incelemesini yaptık. Amerika’dakinde hepsi geniş araç, büyük arabalar. Bizim arabalarımızın iç çapı küçük. Bunların içini, ortayı kapattığınız zaman şoför arkadaşımızın ileri geri yapması mümkün değil. Burada en güzel artık teknoloji var. Burada kamera var, o var, bu var. Ama oldu mu da oluyor. Adam öyle bir planla gelmiş ki bunda yapabileceğiniz o rahmetli şoför arkadaşımızın yanında hangimiz olursa olsun yani yapabileceğin bir şey yok. Adam bindi arka tarafa oturdu yani güzel güzel muhabbet ediyor da arkadaş diyor ki ‘seni kimse almamış bak ben aldım’ diyor ‘soğukta arabaya binemedim’ diyor ama adam yapacağını yapıyor.
‘UYUŞTURUCUNUN ÖNÜ KESİLMELİ’
Oğuz Erge’nin cenazesinin Aydın’ın Söke ilçesi Nalbantlar Mahallesi’nde defnedileceğini bildiren Başkan Anık, Yarın cenazeyi defnedeceğiz arkadaşlar hep birlikte. Yapacağımız bu. Bundan sonra arkada kalanlara yardımcı olacağız. Elimizden geleni yapacağız. Ama bunlarla ilgili olarak da çalışan arkadaşlarımın da dikkatli olması gerekir. Ama ne kadar dikkatli olursan ol, bana göre bu işin birinci sebebi uyuşturucu. Ben tahmin ediyorum ki seyrettim de yani bu hadiseyi yapan haplı. Yani bunun önünü kesilmesi lazım. Tabii ki arkadaşlarımızın işte biz gece emniyet kemeri takmayalım diyor. Ama bu da çare değil. Yani kanunla olacak bir şey. Kemerle olsa da bir kaza yapsan başına bir iş geliyor. Bunlar da var. Yarın herhangi bir şey yapmadan cenazemizi defnedeceğiz. Gereğini yapacağız. dedi
Oğuz Erge’nin cenazesi için konvoy yapan 250 taksi şoförü, basın açıklaması sonrasında gerçekleştirilen saldırıya alkışlarla protesto etti. Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memurları da herhangi bir olay yaşanmaması için Adli Tıp Kurumu önünde geniş güvenlik önlemi aldı. (DHA)
]]>İZMİR’de, müşteri olarak taksiye binen Delil Aysal (19) tarafından tabanca ile vurularak ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren taksi şoförü Oğuz Erge’nin (44) cenazesi, 250 dolayında taksicinin oluşturduğu konvoy ile İzmir Adli Tıp Kurumu morguna getirildi. Konvoya katılan taksi şoförleri, meslektaşları Oğuz Erge’nin öldürülmesine alkış ile tepki gösterdi.
Gaziemir ilçesinde, 31 Aralık saat 03.30 sıralarında evli ve 2 çocuk babası Oğuz Erge’nin kullandığı taksiye, yüzünde medikal maske ve başında kapüşon bulunan Delil Aysal, müşteri olarak bindi. Takşi şoförü Erge’yi bir süre taksiyi çeşitli adreslere dolaştıran Delil Aysal, ineceğini söyleyip cebinden para alır gibi yaparak, yanındaki tabancayı çıkardı. Delil Aysal, peş peşe 3 el ateş edip taksici Erge’yi yaraladı. Ardından taksiyi ve şoförün cebini karıştıran Delil Aysal, Erge’nin kulaklık ve cep telefonunu gasbedip, boş kovanları aldıktan sonra kaçtı.
BAKAN KOCA’DAN ‘BAŞSAĞLIĞI’ MESAJI
Silah sesini duyan çevredekilerin ihbarıyla, olay yerine gelen sağlık ekipleri, direksiyonun başında yaralı halde bulunan Erge’yi, ambulansla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Burada tedaviye alınan Oğuz Erge, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Erge’nin vefat haberini, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımla duyurdu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Dün gece İzmir Gaziemir’de, taşıdığı yolcu tarafından ateşli silahla vurulan taksi şoförü, tedavi altında olduğu hastanede hayatını kaybetti. Yaralı şoför 112 ambulansla olay yerinden alınıp Gaziemir Devlet Hastanesi’ne nakledilmiş, ilk müdahale sonrası Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde acil operasyon geçirmişti. Kamuoyuna yayılan video kaydı iyiliğe vahşetle mukabele edilebilmesi açısından büyük üzüntüye yol açacak nitelikte. Failin hak ettiği cezayı çekeceğinden kuşkumuz yok. Merhuma Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.”
ARAÇ KAMERASI SİLAHLI SALDIRIYI KAYDETTİ
Tanınmamak için yüzünü medikal maske ile gizleyen ve başında kapüşonu bulunan gaspçı Aysal’ın, hain planını uyguladığı silahlı saldırı anı, araç kamerasınca anbean kaydedildi. Görüntülerde taksi durduktan sonra cebinden para çıkarır gibi yapan Delil Aysal’ın tabancayla 3 el ateş ettiği ve kurşunların isabet ettiği taksi şoförü Erge’nin yan koltuğa doğru devrilip hareketsiz kalması yer alıyor. Delil Aysal’ın tabancayla vurduğu Erge’ye ardından tokat atarak tepkisini ölçmeye çalıştığı, ardından üzerinde ve takside bir şeyler aradıktan sonra kaçtığı da görüntülerden ortaya çıktı.
110 SAATLİK GÖRÜNTÜ İNCELENDİ
Olayla ilgili soruşturma başlatan polis ekipleri, taksideki araç kamerası ve bölgedeki yaklaşık 70 güvenlik kamerasının görüntülerini incelemeye aldı. İzlenen toplam 110 saatlik görüntüden şüphelinin Delil Aysal olduğu tespit edildi. Delil Aysal, saklandığı evde yakalanıp, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.
MESLEKTAŞLARI 250 ARAÇLIK KONVOY İLE CENAZESİ ADLİ TIPA GETİRDİ
Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Oğuz Erge’nin cenazesi, savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. 250 taksi şoförü, Oğuz Erge’nin bindirildiği cenaze aracına eşlik etti. Korna basarak tepki gösteren taksi şoförleri Oğuz Erge’nin cenazesini taşıyan nakil aracını İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kadar takip etti.
‘TAKSİLERİN İÇ ÇAPI KÜÇÜK’
Uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitiren taksi şoförü Oğuz Erge’nin cenazesini İzmir Adli Tıp Kurumu’na teslim edildikten sonra İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Celil Anık, DHA muhabirine açıklama yaptı. Başkan Anık, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Ben buradan emniyet teşkilatına teşekkür ediyorum. Çünkü 12 saat gibi, hatta 10 saat gibi kısa bir süreçte sanık alındı. Şu an zaten bildiğim kadarıyla da bugün tutuklandı. Bunların olmasını istemeyiz tabii ki. Hani bizim arabalarımızda bir nebze de olsa tedbir var. Bizim İzmir’deki arabalarımızın şu an 1500 tanesinde kamera var. Amerika’daki gibi farklı önlem. Ben Amerika’ya da gittim. Bunu her yerde incelemesini yaptık. Amerika’dakinde hepsi geniş araç, büyük arabalar. Bizim arabalarımızın iç çapı küçük. Bunların içini, ortayı kapattığınız zaman şoför arkadaşımızın ileri geri yapması mümkün değil. Burada en güzel artık teknoloji var. Burada kamera var, o var, bu var. Ama oldu mu da oluyor. Adam öyle bir planla gelmiş ki bunda yapabileceğiniz o rahmetli şoför arkadaşımızın yanında hangimiz olursa olsun yani yapabileceğin bir şey yok. Adam bindi arka tarafa oturdu yani güzel güzel muhabbet ediyor da arkadaş diyor ki ‘seni kimse almamış bak ben aldım’ diyor ‘soğukta arabaya binemedim’ diyor ama adam yapacağını yapıyor.”
‘UYUŞTURUCUNUN ÖNÜ KESİLMELİ’
Oğuz Erge’nin cenazesinin Aydın’ın Söke ilçesi Nalbantlar Mahallesi’nde defnedileceğini bildiren Başkan Anık, “Yarın cenazeyi defnedeceğiz arkadaşlar hep birlikte. Yapacağımız bu. Bundan sonra arkada kalanlara yardımcı olacağız. Elimizden geleni yapacağız. Ama bunlarla ilgili olarak da çalışan arkadaşlarımın da dikkatli olması gerekir. Ama ne kadar dikkatli olursan ol, bana göre bu işin birinci sebebi uyuşturucu. Ben tahmin ediyorum ki seyrettim de yani bu hadiseyi yapan haplı. Yani bunun önünü kesilmesi lazım. Tabii ki arkadaşlarımızın işte biz gece emniyet kemeri takmayalım diyor. Ama bu da çare değil. Yani kanunla olacak bir şey. Kemerle olsa da bir kaza yapsan başına bir iş geliyor. Bunlar da var. Yarın herhangi bir şey yapmadan cenazemizi defnedeceğiz. Gereğini yapacağız.” dedi
Oğuz Erge’nin cenazesi için konvoy yapan 250 taksi şoförü, basın açıklaması sonrasında gerçekleştirilen saldırıya alkışlarla protesto etti. Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memurları da herhangi bir olay yaşanmaması için Adli Tıp Kurumu önünde geniş güvenlik önlemi aldı.
]]>
İZMİR’de, müşteri olarak taksiye binen Delil Aysal (19) tarafından tabanca ile vurularak ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren taksi şoförü Oğuz Erge’nin (44) cenazesi, 250 dolayında taksicinin oluşturduğu konvoy ile İzmir Adli Tıp Kurumu morguna getirildi. Konvoya katılan taksi şoförleri, meslektaşları Oğuz Erge’nin öldürülmesine alkış ile tepki gösterdi.
Gaziemir ilçesinde, 31 Aralık saat 03.30 sıralarında evli ve 2 çocuk babası Oğuz Erge’nin kullandığı taksiye, yüzünde medikal maske ve başında kapüşon bulunan Delil Aysal, müşteri olarak bindi. Takşi şoförü Erge’yi bir süre taksiyi çeşitli adreslere dolaştıran Delil Aysal, ineceğini söyleyip cebinden para alır gibi yaparak, yanındaki tabancayı çıkardı. Delil Aysal, peş peşe 3 el ateş edip taksici Erge’yi yaraladı. Ardından taksiyi ve şoförün cebini karıştıran Delil Aysal, Erge’nin kulaklık ve cep telefonunu gasbedip, boş kovanları aldıktan sonra kaçtı.
BAKAN KOCA’DAN ‘BAŞSAĞLIĞI’ MESAJI
Silah sesini duyan çevredekilerin ihbarıyla, olay yerine gelen sağlık ekipleri, direksiyonun başında yaralı halde bulunan Erge’yi, ambulansla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Burada tedaviye alınan Oğuz Erge, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Erge’nin vefat haberini, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımla duyurdu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Dün gece İzmir Gaziemir’de, taşıdığı yolcu tarafından ateşli silahla vurulan taksi şoförü, tedavi altında olduğu hastanede hayatını kaybetti. Yaralı şoför 112 ambulansla olay yerinden alınıp Gaziemir Devlet Hastanesi’ne nakledilmiş, ilk müdahale sonrası Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde acil operasyon geçirmişti. Kamuoyuna yayılan video kaydı iyiliğe vahşetle mukabele edilebilmesi açısından büyük üzüntüye yol açacak nitelikte. Failin hak ettiği cezayı çekeceğinden kuşkumuz yok. Merhuma Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.”
ARAÇ KAMERASI SİLAHLI SALDIRIYI KAYDETTİ
Tanınmamak için yüzünü medikal maske ile gizleyen ve başında kapüşonu bulunan gaspçı Aysal’ın, hain planını uyguladığı silahlı saldırı anı, araç kamerasınca anbean kaydedildi. Görüntülerde taksi durduktan sonra cebinden para çıkarır gibi yapan Delil Aysal’ın tabancayla 3 el ateş ettiği ve kurşunların isabet ettiği taksi şoförü Erge’nin yan koltuğa doğru devrilip hareketsiz kalması yer alıyor. Delil Aysal’ın tabancayla vurduğu Erge’ye ardından tokat atarak tepkisini ölçmeye çalıştığı, ardından üzerinde ve takside bir şeyler aradıktan sonra kaçtığı da görüntülerden ortaya çıktı.
110 SAATLİK GÖRÜNTÜ İNCELENDİ
Olayla ilgili soruşturma başlatan polis ekipleri, taksideki araç kamerası ve bölgedeki yaklaşık 70 güvenlik kamerasının görüntülerini incelemeye aldı. İzlenen toplam 110 saatlik görüntüden şüphelinin Delil Aysal olduğu tespit edildi. Delil Aysal, saklandığı evde yakalanıp, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.
MESLEKTAŞLARI 250 ARAÇLIK KONVOY İLE CENAZESİ ADLİ TIPA GETİRDİ
Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Oğuz Erge’nin cenazesi, savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. 250 taksi şoförü, Oğuz Erge’nin bindirildiği cenaze aracına eşlik etti. Korna basarak tepki gösteren taksi şoförleri Oğuz Erge’nin cenazesini taşıyan nakil aracını İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kadar takip etti.
‘TAKSİLERİN İÇ ÇAPI KÜÇÜK’
Uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitiren taksi şoförü Oğuz Erge’nin cenazesini İzmir Adli Tıp Kurumu’na teslim edildikten sonra İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Celil Anık, DHA muhabirine açıklama yaptı. Başkan Anık, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Ben buradan emniyet teşkilatına teşekkür ediyorum. Çünkü 12 saat gibi, hatta 10 saat gibi kısa bir süreçte sanık alındı. Şu an zaten bildiğim kadarıyla da bugün tutuklandı. Bunların olmasını istemeyiz tabii ki. Hani bizim arabalarımızda bir nebze de olsa tedbir var. Bizim İzmir’deki arabalarımızın şu an 1500 tanesinde kamera var. Amerika’daki gibi farklı önlem. Ben Amerika’ya da gittim. Bunu her yerde incelemesini yaptık. Amerika’dakinde hepsi geniş araç, büyük arabalar. Bizim arabalarımızın iç çapı küçük. Bunların içini, ortayı kapattığınız zaman şoför arkadaşımızın ileri geri yapması mümkün değil. Burada en güzel artık teknoloji var. Burada kamera var, o var, bu var. Ama oldu mu da oluyor. Adam öyle bir planla gelmiş ki bunda yapabileceğiniz o rahmetli şoför arkadaşımızın yanında hangimiz olursa olsun yani yapabileceğin bir şey yok. Adam bindi arka tarafa oturdu yani güzel güzel muhabbet ediyor da arkadaş diyor ki ‘seni kimse almamış bak ben aldım’ diyor ‘soğukta arabaya binemedim’ diyor ama adam yapacağını yapıyor.”
‘UYUŞTURUCUNUN ÖNÜ KESİLMELİ’
Oğuz Erge’nin cenazesinin Aydın’ın Söke ilçesi Nalbantlar Mahallesi’nde defnedileceğini bildiren Başkan Anık, “Yarın cenazeyi defnedeceğiz arkadaşlar hep birlikte. Yapacağımız bu. Bundan sonra arkada kalanlara yardımcı olacağız. Elimizden geleni yapacağız. Ama bunlarla ilgili olarak da çalışan arkadaşlarımın da dikkatli olması gerekir. Ama ne kadar dikkatli olursan ol, bana göre bu işin birinci sebebi uyuşturucu. Ben tahmin ediyorum ki seyrettim de yani bu hadiseyi yapan haplı. Yani bunun önünü kesilmesi lazım. Tabii ki arkadaşlarımızın işte biz gece emniyet kemeri takmayalım diyor. Ama bu da çare değil. Yani kanunla olacak bir şey. Kemerle olsa da bir kaza yapsan başına bir iş geliyor. Bunlar da var. Yarın herhangi bir şey yapmadan cenazemizi defnedeceğiz. Gereğini yapacağız.” dedi
Oğuz Erge’nin cenazesi için konvoy yapan 250 taksi şoförü, basın açıklaması sonrasında gerçekleştirilen saldırıya alkışlarla protesto etti. Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memurları da herhangi bir olay yaşanmaması için Adli Tıp Kurumu önünde geniş güvenlik önlemi aldı.
]]>İBRE CEMİL TUGAY’DAN YANA AĞIR BASIYOR
Kulislerde, Soyer’in anketlerdeki oyunun son zamanlarda yükseldiği ve DEM Parti seçmeninin sıcak bakması nedeniyle potada olduğu ifade ediliyor. Tugay’ın ise kurultay sürecinde Genel Başkan Özgür Özel’e desteğini açıklayan ilk başkan olduğu vurgulanarak, ibrenin kendisinden yana daha ağır bastığı belirtiliyor.
TUGAY: DEĞİŞİMİN DOĞRU ADAYI BENİM
CHP’nin ‘kalesi’ olarak bilinen İzmir’in adaylarının sona bırakılması kent siyasetinde gerilimi artırırken, 9 Büyükşehir Aday Adayı içerisinde, sürecin son düzlüğünde Cemil Tugay’ın ismi çokça konuşulmaya başladı. Aday belirleme süreci nedeniyle Ankara’da olan Başkan Cemil Tugay, adaylık ile ilgili ise şunları söylemişti; “Ben partimizdeki değişim sürecinin yerel yönetimlerde yaşama geçirilmesi için en doğru aday olarak kendimi görüyorum. Bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adayım.”

CEMİL TUGAY KİMDİR?
Öğretmen bir baba ve ev hanımı bir annenin çocuğu olarak, 1967 yılında babasının mecburi hizmeti sırasında Van’da dünyaya geldi. İzmir İnönü Lisesi’nin ortaokul bölümünden 1980 yılında, lise bölümünden ise 1983 yılında mezun oldu. 1989 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Çorum ve Tire’de 4 yıl pratisyen hekimlik yaptı. 1993-2000 yılları arasında Plastik Cerrahi ihtisası yaptı, 2000 yılında ise İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman doktorluğunu aldı. 1997’de ABD, Cleveland Clinic’te 1 yıl araştırmacı doktor olarak çalıştı. Uzman olduktan sonra 2001-2005 yılları arasında Karşıyaka Devlet Hastanesi’nde, 2005-2009 yılları arasında da İzmir Çiğli Kent Hastanesi’nde Plastik Cerrahi uzmanı olarak görev yaptı. 2009 yılında Karşıyaka’da serbest hekimlik yapmaya başladı ve bir süredir Alsancak’ta faaliyet gösteren muayenehanesini, belediye başkanı seçilmesinin ardından kapattı.
ÖZEL HAYATI
Evli olan Tugay’ın 2 kız ve 1 erkek olmak üzere toplamda 3 çocuğu bulunmaktadır. Cemil Tugay, aynı zamanda İngilizce ve Fransızca dillerini konuşabilen bir sağlık profesyoneli olarak, sağlık kariyerinin yanı sıra siyasi alanda da etkin bir isimdir.
SİYASET VE SİVİL TOPLUM KURULUŞU GEÇMİŞİ
2010 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldu. 2011 yılında CHP İzmir il BYKP sağlık komisyon üyesi olarak parti çalışmalarına katıldı. 2012-2016 yılları arasında, İzmir Tabip Odası Özel Hekimlik Komisyon Başkanlığı, Türk Tabipler Birliği Özel Hekimlik Kolu yürütme kurulu üyeliği ve 2 dönem TTB Kol Başkanlığını yürüttü. 2013-2014 yıllarında CHP İzmir İl Ar-ge Kurulu üyeliği ve ardından başkanlığını yaptı. 2014 yılında Karşıyaka Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeliğine seçildi ve 1 yıl süreyle Kent Konseyi’nde çalıştı. 2015 yılında Genel Merkez atamasıyla CHP Karşıyaka İlçe Yönetim Kurulu’nda önce Bilişim Sorumlusu, daha sonra seçim ve hukuk işlerinden sorumlu başkan yardımcılığı yaptı.
2016 yılında önce, Karşıyaka İnönü Mahallesi delegesi, daha sonra ilçe kongresinde seçilerek CHP Karşıyaka İlçe Yönetim Kurulu’nda, STK ve Meslek Odalarından sorumlu başkan yardımcılığı görevini yürüttü. 2016 yılında Türk Plastik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve 1 yıl boyunca bu görevde bulundu. 2017-2018 yıllarında Ege Bölgesi Plastik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve görev yaptı.
“UÇUK FİKİRLERE SAHİBİM”
Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanlığı için 2019’da girdiği seçimlerde “Uçuk fikirlere sahip olan benim, Karşıyakalılar değil. Türkiye ve dünyada yapılmamış fikirleri ortaya atmalıyız diye düşünüyorum” derken, GameX gibi bir dijital oyun turnuvası düzenlenmesi ve Karşıyaka’nın uygun bir noktasına İzmir’in her yerinden görünen dönme dolap konması projesinden bahsetmişti.
]]>İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (EKOSEM) Müdürü Prof. Dr. Nesrin Oruç Ertürk’ün yürütücülüğünde gerçekleşen, “Bilge Yaşam” isimli AB projesinin temelleri 2020 yılında atıldı. İleri yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan uluslararası proje, Türkiye’nin yanı sıra; Yunanistan, İtalya, Almanya, Macaristan ve Polonya’da da eş zamanlı gerçekleşti.
Yaz döneminde tıpkı bir öğrenci gibi üniversiteye gelerek sınıflarda eğitim alan, konferans salonlarındaki etkinliklere katılan, yemekhanede hep birlikte zaman geçiren yaşlılar, hayat enerjilerini artırdı. 100’ü aşkın yaşlıya ulaşılan proje, geçtiğimiz yıl başarıyla tamamlandı. Projenin bitmesinin ardından çok sayıda ileri yaşlı birey, projede yer almak istediğini belirterek, direkt olarak ya da yakınları aracılığıyla İEÜ’ye talepte bulundu. Örnek bir sosyal sorumluluk projesine imza atan İEÜ, yaşlıların bu ilgi ve talebine kayıtsız kalmadı, projeyi geleneksel hale getirerek uzun yıllar devam ettirme kararı aldı.
“Büyük bir mutlulukla söylüyorum ki bunu başardık”
EKOSEM Müdürü Prof. Dr. Ertürk, yeni dönemde yaşlılarla buluşacakları için çok heyecanlı olduklarını söyleyerek, “İzmir’imizde 65 yaş üstünde çok sayıda yaşlımız bulunuyor. Birçok yaşlımız, zamanının büyük kısmını evde geçiriyor, sosyal yönden zorluk çekebiliyor. Bizim bu projedeki en büyük amacımız; bu yaşlılarımıza ulaşmak, onların hayatlarına olumlu bir dokunuş yapmaktı. Büyük bir mutlulukla söylüyorum ki, bunu başardık. Projemizde yer alan yaşlılarımızdan; ‘Her sabah kalkıp direkt televizyonu açıyordum. Kendimi kısır döngüde hissediyor, sıkılıyordum. Kendimi aştım ve mutluyum’, ‘Artık uyanmak, güne neşeyle başlamak için bir sebebim daha var’, ‘Yıllar öncesine döndüm, torunum gibi oldum. Yeniden üniversiteliyim’ ve ‘Sosyal medyayı, akılı telefonları kullanmaya korkuyordum. Şimdi ise video çekip çocuklarıma, arkadaşlarıma bile iletebiliyorum’ tarzında çok sayıda olumlu dönüş aldık” diye konuştu.
Prof. Dr. Ertürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İlk andan son güne kadar, neredeyse hiç devamsızlık yapmayan bir öğrenci gibi programları, eğitimleri kaçırmadılar. Proje duyuldukça, kulaktan kulağa yayıldıkça ilgi ve talep daha da arttı. ‘Projeye bizi de alın’ ya da ‘Yer açılırsa gelebilir miyiz?’ tarzında telefonlar aldık. Yaşlılarımızın komşuları, yakınları, aileleri bize ulaşmaya çalıştı. ‘İzmir dışından akrabama da söyledim, birlikte gelsek olur mu?’ diye soranlar bile oldu. Proje tamamlandığında, yaşlılarımızın ‘Keşke bitmeseydi’ diyen bakışlarına, mutluluk ve burukluğu bir arada hissettiren o yüz ifadelerine tanıklık ettik. Yaşlılarımız, hala birbirleriyle görüşüyor, dostluklarını sürdürüyor. Proje bittikten sonra üniversitemize ziyaret için gelenler de oldu. Gördük ki, daha ulaşmamız gereken çok yaşlımız var.”
Projenin sonunda yapılan tüm çalışmaları belgesel haline getirerek hep birlikte izlediklerini; ayrıca projeye katılan tüm yaşlılara sertifika verdiklerini söyleyen Prof. Dr. Ertürk, “Biz; yaşlılarımızla zaman geçirmeyi, onların gülen yüzlerini o kadar sevdik ki, projemizin bitmesine gönlümüz razı olmadı. Üniversite-şehir bütünleşmesinin çok güzel bir örneği olan projemizde, temmuz-ağustos itibarıyla yaşlılarımızla yeniden buluşacağız. Projemizde olmak isteyen yaşlılarımız, bahar döneminden itibaren tek başına ya da yakınları aracılığıyla bizlere başvuruda bulunabilecek. Bu sürece ilişkin tüm detayları da sosyal medya ve web sitemiz aracılığıyla duyuracağız. Projemize yoğun bir katılım olacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. – İZMİR
]]>CHP İzmir İl Başkanlığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in genel başkan seçilmesinin ardından İzmir’e yapacağı ilk ziyaret öncesi karşılama töreni için havaalanı içinde sahne kurulmasına izin vermeyen ancak AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın karşılama töreni için AKP’ye sahne kurulma izin veren İzmir Valiliği’ne tepki gösterdi.
“BİZE YASAK DENİLDİ”
CHP İzmir İl Başkanlığından bugün yapılan yazılı açıklama şöyle:
“Adaletin, eşitliğin, liyakatin ve devletin tarafsızlığının mumla arandığı AKP iktidarlarında, parti devleti zihniyetinin valilikleri ele geçirdiğine İzmir’de bir kez daha şahit olduk.7 Kasım 2023 tarihinde, Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’i genel başkanlığa seçilmesinin ardından İzmir’e ilk gelişi esnasında, örgütümüz ve İzmirliler ile birlikte İzmir Adnan Menderes Havalimanı VIP çıkışında karşılamıştık. Bu karşılamaya katılan vatandaşlarımıza, Sayın Genel Başkanımızın seslenebilmesi için de mobil bir sahne kurmak istedik. Bu sahnenin kurulması ve genel başkanımızın İzmirlilere seslenmesi, “havaalanında sahne kurulamayacağı ve İzmir Valiliğinin yasaklaması” gerekçesiyle emniyet görevlilerimizce engellendi. Sahnenin kurulma sebebinin kısa bir karşılama ve teşekkür konuşmasından ibaret olduğu tarafımızca ifade edilmiş olsa da, küçük bir sahnenin ve ses sisteminin kurulmasına “yasak” gerekçesiyle izin verilmedi.Önce havaalanı sorumlu müdürleri ile ardından da İzmir Valimize vekalet eden Sayın Vali Yardımcımızla görüşmelerimizde de aynı gerekçe ile organizasyonumuz izin verilmemiş, engellenmişti. O gün koyulan yasağa uymuş, devletin valiliğinin sözüne güvenmiş, saygı göstermiştik.
“SAATLERCE ALANI KULLANDILAR”
Ancak gördük ki, AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayının 20 Ocak 2024 tarihinde İzmir havaalanında karşılanması için büyük bir sahne, tamda VIP alanı çıkışına kurulmuştu.Türkiye Cumhuriyetinin Ana Muhalefet Lideri ve CHP Genel Başkanı için istenen izin, İzmir Valiliğince “yasak” denilerek verilmemiş ama aynı Valilik AKP’li bir büyükşehir belediye başkan adayına, aynı alanda saatlerce kullanılan büyük sahneye bakıldığında ” Size Yasak Yok. Sahne kurup miting yapabilirsiniz” denmiştir. Üstelik o alanda cumhur ittifakı il başkanları, milletvekilleri konuşmalar yapmış, sahne saatlerce o alanda kullanılmıştır.
“İZMİR VALİLİĞİNİ TARAFSIZLIĞA VE SORUMLULAR HAKKINDA İŞLEM YAPMAYA DAVET EDİYORUZ”
İzmir Valiliği devletin kurumudur. Valilik parti devleti kafasıyla, iktidar korkusuyla veya yandaşlığıyla hareket edemez. Yasak varsa herkese uygulanmalı, yoksa herkese aynı imkan verilmelidir. Devlet kurumuna ve yöneticilerine yakıştıramadığımız bu tavır, yaklaşan yerel seçimler içinde bizleri kaygılandırmaktadır. Seçim çalışmaları ve propaganda sürecinde iktidardan yana tavır alacak bir Valilik, İzmir’de seçim sürecinin gergin geçmesine, adaletsizliklere ve eşitsizliğe yol açacaktır.Şimdi havaalanı konusundaki bu ayrımcılığın sebebi ile ilgili açıklamayı ve Valiliğin tüm siyasi partilere eşit mesafede olup olmadığına ilişkin cevabını beklemekteyiz. Aynı tavrın devamıyla iktidar partisinin desteklendiği, İzmir’de iktidar olan partimize yasaklar koyulmaya çalışıldığı bir sürece izin vermeyeceğimizi tüm kamuoyu ile paylaşıyor, İzmir Valiliğini tarafsızlığa ve sorumlular hakkında gerekli işlemleri yapmaya davet ediyoruz.”
]]>İZMİR Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Deprem Araştırma ve Uygulama Merkez (DAUM) Müdürü Doç. Dr. Ökmen Sümer, İzmir iç ve dış körfezindeki tüm kıyıların ve koyun geometrisini çıkartıp, depremlerin tsunami etkilerini araştırdıklarını belirtip, sonunda oluşturulacak tsunami baskın haritalarıyla, risklerin azaltılmasına imkan sağlanacağını söyledi. Doç. Dr. Sümer, “Bu proje bittikten sonra o alanların hangisinin riskli olup olmadığı ortaya çıkacak. Belki de o alanlardan bazılarını toplanma merkezleri arasından da çıkartmak zorunda kalacağız” dedi.
DEÜ DAUM tarafından Ege Denizi Seferihisar açıklarında 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremin ardından İzmir körfezindeki tüm kıyıların ve koyun geometrisi çıkartılıp, deprem kaynaklı tsunami risklerini araştırılması için harekete geçildi. Bu kapsamda iç körfezdeki çalışmalara 1 yıl önce başlandı.
Söz konusu araştırmayla ilgili bilgi veren DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve DAUM Müdürü Doç. Dr. Ökmen Sümer, İzmir Körfezi’nde bir fayın kırılması halinde nasıl bir etki yaratılacağı konusunda bir proje yürüttüklerini kaydetti. 2017’de Bodrum’da ardından 2020’deki depremden sonra meydana gelen tsunaminin Doğu Ege sahillerinde karşılaşılan en büyük tsunamilerden biri olduğunu belirten Doç. Dr. Sümer, “2020 depreminin fayı aynı alanda tekrar tsunami oluşturamaz. Bu fay da Kuşadası Körfezi’ndeki en önemli tsunami kaynaklarından biriydi. Bu alandaki faylardan kaynaklı bir tsunaminin artık alanda yaşanmayacağını söyleyebilirim. Ancak Girit’in güneyindeki dalma-batma zonundaki faylar gibi dışardaki faylarda bir kırılma gerçekleşebilir. Bu da ayrı bir senaryodur” dedi.
‘TSUNAMİ KONUSUNDA UZMANLIĞI BULUNAN KURUMLAR ARASINA GİRDİK’
Tsunami gibi önemli bir konuda ciddi olarak çalışan Türkiye’de sadece Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde bir grup olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Sümer, “2020’de Sisam depremi nedeniyle İzmir’in Kuşadası ve Sığacık körfezlerini etkileyen bir tsunami yaşadık. Bu tsunamiden sonra DEÜ olarak üzerimize düşen sorumluluk bilinciyle sahada incelemeler başlattık. Bu kazandığımız deneyim ve sonradan yürüttüğümüz bilimsel çalışmalar DEÜ olarak Türkiye’deki tsunami konusunda uzmanlığı bulunan kurumlar arasına girmemize imkan sağladı” diye konuştu.
’17 KOYDA 3 BİNE YAKIN ÖLÇÜM İSTASYONUNDA SAYISAL VERİ ELDE ETTİK’
Yaptıkları çalışmalarda 190 kilometrelik sahil şeridinde 18 alanda, 17 koyda 3 bine yakın ölçüm istasyonunda sayısal veri elde ettiklerini vurgulayan Doç. Dr. Sümer, “Depremin oluşturduğu tsunaminin kıyıya olan etkilerini anlayabilme fırsatı bulduk. Daha sonra, ‘İzmir Körfezi’nde bir tsunami yaşanırsa ne olur’ diye bir proje başlattık. Bunun için körfezin içindeki fayların doğru bir şekilde ortaya çıkartılması gerekiyor. Bu zamana kadar İzmir’in iç ve dış körfezinin tsunami riskiyle ilgili literatürde tek bir çalışma var. O da körfezin dışındaki fayların farklı kırılma senaryolarında tsunaminin körfez içindeki dalga/su yüksekliği ile ilgili bilgiler içeren bir bilimsel çalışma. Körfez içindeki faylar kırılırsa iç ve dış körfeze etkileri nasıl yansır bilinmiyordu” dedi.
‘TSUNAMİ BASKIN HARİTALARI OLUŞTURACAK’
Ege Bölgesi’nde karadaki fayların yakından bilindiğini ancak denizdekiler ile ilgili sınırlı sayıda çalışma yapıldığını anlatan Doç. Dr. Ökmen Sümer, şöyle konuştu:
“Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’ndeki akademisyenlerin 2010’dan beri oluşturduğu veri seti var. İç ve dış körfezin faylarını, onların topladığı verilerle daha iyi çizmeye çalışıyoruz. Amacımız, o faylardan oluşabilecek depremlerin büyüklüklerini ve atım miktarlarını daha iyi hesaplayabilmek. İzmir Fayı’nın batı bölümünün denize girdiği alan ile Uzunada ve Foça faylarını, önümüzdeki 2,5-3 ayda çizdikten sonra kırılma mekanizmasıyla ilişkili yarattıkları atımdan ne kadar yükseklikte bir dalgadan oluşan tsunami yaratabileceklerini hesaplamış olacağız. Bu dalganın kıyı şeritlerine etkisi, geliş açısı, koy alanlarının genişliği ve derinliği gibi parametreler önem taşıyacak. 1 metre yükseklikteki bir dalga, Sığacık’ta 400 metre içeri girdi ve bazı yerlerde 5 metreye yaklaşan tırmanma yükseklikleri yarattı, 1 insanımız hayatını kaybetti, çok fazla ekonomik zarar oluştu. Bunları daha önceden simüle ederek, tsunami baskın haritaları oluşturmak risklerin azaltılmasına da imkan verecek.”
‘TOPLANMA ALANLARININ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMİ’
Oluşturulan tsunami baskın haritalarının İl Afet Risk Azaltma Planları’nda (İRAP) altlık veriler olarak kullanılabileceğini ifade eden Doç. Dr. Sümer, “Bir deprem olduğunda hangi kıyılarımızda ne kadar içeriye su girecek, ne kadar dalga tırmanma yüksekliği olacak ve ne kadar alanı etkileyecek, onu belirlemek oldukça önemli. Biliyorsunuz İzmir’de nüfusun kalabalık olduğu alanların önlerinde denize dolgu yapılan alanlar var. Depremlerde de o alanlar belki de insanların kaçacağı boşluk alanları oluşturuyor. Ama depremle gelen bir tsunamide kıyıda insanların kaçacağı alanlar riskli mi, bunları görmüş olacağız. Bu proje bittikten sonra o alanların hangisinin riskli olup olmadığı ortaya çıkacak. Belki de o alanlardan bazılarını toplanma merkezleri arasından da çıkartmak zorunda kalacağız. Deprem olduktan sonra insanlar geniş alanlara kaçacak. Bu alanların seçiminde farklı parametrelere göre de değerlendirme yapmamız gerekiyor. Bunlar için bilimsel veriyle ortaya konmuş sayısal sonuçlara ihtiyaç var” dedi.
Tsunami nedeniyle gemicilik faaliyetlerinin sürdürüldüğü limanlarda da hasar oluşabildiğinin altını çizen Dr. Sümer, bu hasarı önleyebilmek açısından hazırladıkları çalışmanın da önemli bir altlık oluşturabileceğini kaydetti.
‘MARİNA VE TEKNELERİN HASAR GÖRMEMESİ İÇİN ÖNLEMLER ALINMALI’
1980’li yıllardan 2000’li yıllara kadar İzmir Körfezi’nde sadece 2 adet fay belirleme çalışması yapıldığını fakat bunların günümüz bilimsel verileri anlamında çok kısıtlı olduğunu belirten Sümer, “2010’dan itibaren özellikle Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesindeki Türkiye’nin çok disiplinli bilimsel deniz araştırmalarının yapılabildiği ilk gemisi olan Koca Piri Reis Araştırma Gemisi ile Deniz Bilimleri Enstitüsü’ndeki akademisyenlerimiz inanılmaz bir veri seti topladı. Dünyanın belki de deniz sismiği anlamında en yoğun çalışılan yeri, İzmir Körfezi’dir. Bu veriyi toplamak 13 sene sürdü. Gemi giderken arkasından çektiği bilimsel aletlerle ses dalgaları göndererek suyun ve altındaki fayları ortaya çıkartan sismik yansıma yöntemi kullanılıyor. Bu data setini önümüzdeki periyotta birçok bilim insanı ile beraber değerlendireceğiz. Sonrasında özellikle körfez içindeki fayları daha hassas bir şekilde haritalayacağız, mekanizmalarını anlayacağız. Sonra bu fayların kırılmaları ile oluşabilecek tsunamiler üzerinden senaryolar oluşturacağız. Deprem olduktan sonra dalganın çekilmesi ve geri gelmesini düşündüğümüzde hem kıyının içindeki baskınlar önemli hem de nereye kadar geri çekileceği. Çünkü orada gemicilik faaliyetlerini sürdürdüğümüz limanlarımız var. Sığacık’ta 185 kilometrelik kıyı şeridinde 15-20 marina ve balıkçı barınağı çok büyük hasar gördü. Oradaki teknelerde de hasar meydana geldi. Bunların önlenebilmesi adına da bizim yaptığımız bilimsel çalışmaların çıktıları önemli hale geliyor” dedi.
‘VERİLER YÖNETİMLE PAYLAŞILIYOR’
Gülbahçe ve İzmir iç körfeziyle ilgili kısımdaki bilimsel verilerin üzerinde çalışmaya devam ettiklerini ancak Uzunada ve Foça fayı gibi fayların olduğu alandaki yorumlamaların daha önce sona erdiğini ve DEÜ akademisyenleri tarafından yayınlandığını kaydeden Doç. Dr. Sümer, önümüzdeki 6 aylık periyotta iç ve dış körfezdeki fay verilerini değerlendirerek tsunami risk eylem planı için altlık veri oluşturmaya başlayacaklarını aktardı. Doç. Dr. Sümer, “Deprem bilimciler elimizdeki verilerin hepsini yerel ve merkezi yönetimle paylaşıyoruz. Sisam-İzmir depremiyle ilgili çalışmamızı birçok bilimsel toplantıda sunduk, yayınladık. O verileri ve yeni bilimsel çalışmalarımızdan elde edeceklerimizi çok iyi anlamak, özellikle afet azaltma planları içerisinde mutlaka kullanmak gerekir. Bunlar toplantılarda da gündeme sıklıkla geliyor” diye konuştu.
]]>İYİ Parti Genel Merkezi; İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu ile il yönetimi ve divan kurulunu görevden aldı. İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyen Sinan Bezircilioğlu, İYİ Parti İzmir İl Yönetim Kurulu’nun Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı’nın 10 Ocak 2024 tarihli yazısı ile görevden el çektirildiğini söyledi. Bezircilioğlu, El çektirme kararında gerekçe belirtilmemiştir. Bu nedenle Genel Merkezimizin bu tasarrufu ile ilgili İl Yönetim Kurulumuz üzerinde bir töhmet oluşmaması adına, görevden alınma nedenini kamuoyu ile paylaşmak zaruri olmuştur. Yılbaşından hemen önce İl Başkanlığı makamında İl Sekreterimiz, Siyasi İşler Başkanımızın üzerine yürümüş, sözlü ve fiili saldırıda bulunmuştur. Bunun üzerine İl Sekreterinin görevinden istifası istenmiş ancak Ümit Özlale devreye girerek İl Başkanımıza ‘İl sekreteri yoksa ben de yokum’ diyerek sürecin baş aktörlüğüne soyunmuştur. İl yöneticilerini görevlendirme yetkisi il başkanındadır. Bu yetki milletvekili ya da herhangi bir adayın uhdesinde değildir. Parti içinde bu tarz olayın hoş görülmesinin mümkün olmadığı kendisine iletildiğinde ‘Ben de Genel Başkan’a gidip ya il ya ben derim’ diyerek ısrarcı olduğunu belirtmiştir. Olayın akabinde Ümit Özlale Ankara’ya giderek Genel Başkanımız Meral Akşener ile görüşmüş ‘Ya ben ya da il yönetimi’ diye diretmesi neticesinde de Genel Başkanımız tercihini Ümit Özlale lehine kullanmak zorunda kalmış ve yönetim görevden el çektirilmiştir diye konuştu.
‘PARTİMİZİ VE GENEL BAŞKANIMIZI ZOR DURUMDA BIRAKTI’
Büyükşehir Belediye Başkan adayının İl Yönetim Kurulu’nu görevden el çektirmek için aylardır fırsat kolladığını öne süren Sinan Bezircilioğlu, şöyle devam etti
Ümit Özlale adaylığı açıklandığı günden bugüne il binasında alan tahsis edilmesine rağmen, seçim çalışmalarına bizi hiçe sayarak il binası dışında birkaç kişi ile sürdürmekteydi. Son olayda da Ümit Özlale müdahale yetkisi olmamasına rağmen il yöneticileri arasında geçen ve disiplin cezası gerektiren bir olayı bahane ederek gerek partimizi gerekse başkanımız Meral Akşener’i zor durumda bırakmıştır. İl Yönetim Kurulu demokratik bir kongrede delegenin oyu ile seçilmiştir. Partinin tüm üyelerinin yeterlilik onayı anlamına gelen, genel seçim temayül yoklamasına katılmadan kontenjan adayı olarak İzmir milletvekili seçilen Ümit Özlale’nin yerel seçimlere 80 gün gibi kısa bir süre kala il yönetimini görevden aldırarak teşkilatı dizayn etme çabası kendisinin demokrasiye olan bakış açısını onun için çalışan parti teşkilatına karşı demokrasiden uzak benmerkezci yönetim anlayışını açıkça ortaya koymaktadır.
‘HER ZAMAN PARTİMİZİN EMRİNDE OLACAĞIZ’
Ümit Özlale’nin kongrede kaybetmiş kişileri yönetime getirmek istediğini öne süren Bezircilioğlu, Seçim çalışmalarında ‘İzmirliyim, İzmir’in değerlerine sahibim’ diyen ve partimizin en iddialı belediye başkan adayı olarak kabul ettiği Ümit Özlale’nin seçilerek göreve gelmiş il yönetiminin şımarık bir kaprisle görevden el çektirilmesini sağlayarak mevcut yönetime karşı kongrede kaybetmiş kişileri yönetime getirmek istemesi, İzmir’in demokratik, cumhuriyetçi, özgür, çağdaş yapısıyla bağdaşamadığının göstergesidir. Bizler İYİ Partimizin neferleriyiz ve her zaman da partimizin emrinde olacağız. Biz dün vardık bugün varız. 1 Nisan’dan sonra da burada olacağız ifadelerini kullandı.
Alınan kararın antidemokratik bir hamle olduğunu söyleyen Bezircilioğlu, bu süreci zorlayan kişinin de Ümit Özlale olduğunu ileri sürdü. Partisinin emrinde olmaya devam edeceğini söyleyen Bezircilioğlu, Seçime kısa bir süre kala, bundan sonraki stratejiyi benden sonraki il yönetimi düşünecek. Tabii ki her konuda yeni gelenlere bizden bir talepte bulunmaları durumunda destek vereceğiz. Bu ülkenin geleceğini düşünerek üzerimize düşenleri yerine getireceğiz. Biz gerekçesiz bir şekilde görevden alındık. Sadece bir arkadaşımızın kişisel kaprislerinden dolayı görevden alındık diye konuştu.
Sinan Bezircilioğlu’nun ardından söz alan İzmir Kadın Politikaları Başkanı Ahsen Kol da görevinden ayrıldığını açıkladı. (DHA)
]]>AK Parti İzmir İl Başkanlığında, İl Kadın Kolları Başkanlığının devir teslim töreni gerçekleştirildi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve çok sayıda teşkilat üyesinin de katıldığı devir teslim töreninde, Önceki Dönem İl Kadın Kolları Başkanı olan MKYK Üyesi Dilek Yıldız Büyükdağ, görevi Emel Dalkıran’a devretti. Devir teslim töreninde konuşan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “AK Parti’nin İzmir’deki kadın kollarımızın, bu şehrin ruhunu ve direncini temsil ettiğini biliyoruz. Bugün burada, görevini büyük bir özveri ve fedakarlıkla yürüten kıymetli Başkanımız, MKYK Üyemiz Sayın Dilek Yıldız Büyükdağ, bu bayrağı, aynı inançla ve heyecanla taşıyacak olan yeni başkanımız Emel Dalkıran’a devrettiği anlara şahitlik ediyoruz. İzmir, tarih boyunca birçok zorluğa göğüs geren, aziz şehitlerimizin topraklarıdır. Bugün, İzmir’in bu kutlu topraklarında, kadın kollarımızın, geleceğe yönelik vizyonu ve hedefleri için verdiği mücadeleyi görüyor, takdir ediyor ve destekliyoruz. Yeni başkanımıza, bu önemli görevi layıkıyla yerine getireceğine olan inancımız tamdır. Çünkü AK Parti, sadece bir siyasi parti değil, bir harekettir. Bu hareketin kadın kolları, yürekleriyle, aşkla, şevkle bu kutlu davaya hizmet ediyor. İzmir’in tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki, köylerindeki hanımefendilere sesleniyorum; geleceğimizi, birlikte şekillendireceğiz. Yolumuzda bize eşlik eden, her bir kardeşime, her bir teşkilat mensubumuza, kalpten teşekkür ediyorum” dedi.
Kadın Kollarımız her zaman olduğu gibi çalışmalarına hız kesmeden devam edecek
İl Kadın Kolları Başkanlığı görevini devreden AK Parti MKYK Üyesi Dilek Yıldız Büyükdağ ise “Bundan 6 yıl önce bu görevi devralmıştım. O gün bugündür bütün yol arkadaşlarımızla beraber bir yolculuğa çıktık. İzmirli kadınlarımızla birlikte bir hikaye yazdık. Partimizdeki kadınları temsil etmenin verdiği sorumlulukla gece gündüz demeden yol arkadaşlarımıza beraber çalıştık. Hedefler koyduk. Bugün İzmir’de, kadın üye sayımızı iki yüz yirmi binlere ulaştırdık. Kadınlarımızla beraber kapı kapı dolaşarak gerek AK Nokta stantlarımızda gerek ev ziyaretlerimizde birlikte başardık. Siyasette yetişmiş kadınlarımızı karar alan organizmalarında yer almasında hep birlikte öncülük ettik. İzmir’de başta eğitim ve girişimcilik alanları olmak üzere diğer tüm alanlarda kadınlarımızın önünü açmaya gayret ettik. AK Parti kadın kolları olarak bu özgüvenle inşallah yolumuza devam edeceğiz. Bundan sonra da Emel Başkanımızın öncülüğünde İzmir’de Kadın Kollarımız her zaman olduğu gibi çalışmalarına hız kesmeden devam edecek. Önümüzdeki Mahalli İdareler Seçimi’nde İzmir’e değer katacak AK Belediyeciliği kazandırmak için hep birlikte mahalle mahalle, sokak sokak dolaşarak şehrimize yapacaklarımızı hemşehrilerimize anlatacağız” açıklamasında bulundu.
İçimizdeki güçle bunu hep birlikte başaracağız
İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran şunları söyledi: “Cumhurbaşkanımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle tevdi edilen görevi devralmanın onurunu gururunu yaşıyoruz. 6 yıldır birlikte yol arkadaşlığı yaptığım siz değerli teşkilat mensuplarımızla bugün bambaşka bir heyecan içindeyim. İkinci ailem olarak gördüğüm AK Parti’de 2009 yılında mahalle başkanlığı ile başladığım siyasi yolculuğuma teşkilatımızın farklı kademelerinde görev alarak sürdürdüm. Değerli MKYK Üyem Dilek Başkanımla birlikte iki dönem İl Kadın Kolları Başkanlığında özverili ve çok başarılı bir dönem geçirdik. Kıymetli başkanımdan bu görevi devralmak benim için ayrı bir kıvanç kaynağı. Yerel seçimlere kısa bir süre kaldı. Bugüne kadar yaptığımız sistemli düzenli çalışmalara hız kesmeden hep birlikte devam edeceğiz. İçimizdeki güçle bunu hep birlikte başaracağız.” – İZMİR
]]>Genç Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD( İzmir Şubesi 16. Genel Kurul Toplantısı, Bilal Saygılı Külliyesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya, AK Parti İzmir İl Başkanı ve önceki dönem MÜSİAD İzmir Şube Başkanı olan Bilal Saygılı, MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Gökhan Temur, MÜSİAD Gençlik Kurulu Başkanı Cahit Ertemel, MÜSİAD 2’inci dönem Genel Başkanı Ali Bayramoğlu ve dernek üyeleri katıldı. Kuran’ı Kerim tilaveti ile başlayan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti.
Devir teslim gerçekleşti
Genç MÜSİAD İzmir Şubesi Başkanı Mehmet Akif Gemici, görevini yeni başkan Alper Atlı’ya devretti. Kürsüde yaptığı açıklamada, yeni yönetim kuruluna başarılar dileyen Gemici, “Bizden bayrağı devralacak olan Alper Başkan’a ve yönetim kuruluna yeni dönemde başarılar diliyorum. Bu konuşmamın asla bir veda konuşması olmadığını bundan sonra da kardeşlik bağımızın daima kalıcı olacağını ve bundan sonraki süreçte de en büyük destekçiniz ve hizmetkarınız olmaya devam edeceğimi de burada ifade etmek istiyorum” dedi. Görevi devralan Alper Atlı ise, “Bugün yeni bir döneme başlıyoruz. Bugüne kadar çeşitli kademelerinde görev aldığım derneğimizin devir tesliminde bizlere göreve layık gören başta Genel Başkanım Cahit Ertemel olmak üzere tüm büyüklerime ve MÜSİAD ailemize şükranlarımı sunuyorum. Yeni dönemde Genç MÜSİAD İzmir olarak yenilikçi ve dinamik bir yaklaşımla yeni üye kazanımına odaklanacağız. Özellikle yeni nesil marka kurucuları, üniversiteli genç kardeşlerimiz ve girişimci arkadaşlarımızla daha yakın bir iş birliği içinde olacağız. Bu süreçte tüm gücümüzle genç girişimcilerin yanında yer alacak ve onların başarıları için gerekli destekleri sağlayacağız. Yeni üyelerimizle birlikte genç düşen İzmir’in gücünü ve etki alanını daha da genişleteceğiz” açıklamasında bulundu.
“Gençlerimize her zaman güveniyoruz”
Toplantıda konuşma yapan ve yeni gençlik yönetimine başarılar dileyen MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Gökhan Temur, “Güçlü bir ekonomiye sahip Türkiye hak ve hukukun adaletin ve üstünlüğün refahı ve mutluluğun oluştuğu yeni bir dünyanın öncüsü olacaktır inşallah. MÜSİAD çatısı altında genç kardeşlerimizle bir arada olmaktan mutluluk duyuyor, aynı yolda yürümekten mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Genç MÜSİAD İzmir’in yeni başkanı Sayın Alper Atlı ve yeni yönetimine de, üstlenecek oldukları yeni görevlerde başarılar diliyor, şimdiden her zaman destekçisi olacağımızı, yanlarımızda olacağımızı ifade ediyorum. Allah gayretinizi akıl ve alın terinizi arttırsın diyorum. Sizlerin bize katacağı azim ve heyecanla inşallah ana kademe olarak bizler de çok gayretli bir çalışma sergileyeceğiz. İleriyi görmek güçlü olmaktır. Dijital dönüşümün öncüleri ve yenilikçi vizyona sahip gençlerimize her zaman güveniyoruz. Gençlerimiz dijital teknolojiler konusunda yarına, geleceğe daha hazır durumdalar. Bunun bilinciyle gençlerimizin her zaman destekçisiyiz” diye konuştu.
AK Parti İl Başkanı Saygılı’dan ‘Esat Oktay Yıldıran’ açıklaması
Kürsüde yaptığı konuşmada yeni Genç MÜSİAD İzmir Yönetim Kurulu’na başarılar dileyen AK Parti İzmir İl Başkanı ve önceki dönem MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Bilal Saygılı, Buca’da bir ilkokula Esat Oktay Yıldıran’ın isminin verilmesi ile ilgili de açıklama yaptı. Saygılı, “Genç MÜSİAD, bizim için, kurumumuz için çok kıymetli bir gençlik hareketi komisyonumuzdur. Genç MÜSİAD, öyle bir komisyon ve kurum ki, bir genci 20 yaşında alıyor 30 yaşına kadar ana kademe için bir hazırlık süreci geçirtiyor. ve o kurumsal hafızayı, edebi, MÜSİAD’ın var oluşun nedenlerini iyi anlayan bir ekip anlayışıyla, ana kademe geçirip yarınlarımızın çok daha sağlıklı, çok daha güvenilir, iman dolu gençlerimizle yönetilmesini sağlıyor. Buca’da bir ilkokula darbeci subay Esat Oktay Yıldıran’ın adının verilmesi ile ilgili Milli Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Yusuf Tekin Hocamı aradım. Bu durumun derhal düzeltilmesi konusunda istirhamlarını ilettim ve detay da verdim. ve Sayın Bakanımız 24 saat geçmeden o şahsın ismini o tabeladan kaldırdı ve tekrar o mahallenin ismi olan Belenbaşı İlkokulu olarak adını değiştirdi. Huzurunuzda Sayın Bakanım’a teşekkür ederim” açıklamasında bulundu. – İZMİR
]]>

