Sarı-Kırmızılılar galibiyeti soyunma odasında kutlarken, Fenerbahçe’nin attığı golü temsil eden 1 rakamının üzerine “Penaltı, joker” yazılması dikkatlerden kaçmadı. Sosyal medyada rakibine göndermelerde bulunan Sarı-Kırmızılılar, duvara “1-3 Kadıköy Hatırası” yazdı. Teknik direktör Okan Buruk ve oğlu Ali Yiğit Buruk burada poz verirken; Fenerbahçe’nin skoru 1’in yanında ise “penaltı, joker” yazması çok konuşuldu.
İşte o kare;

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Galatasaraylı futbolcular ve teknik ekip, Fenerbahçe galibiyetinin ardından stattan mutlu ayrıldı.
Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında Galatasaray, konuk olduğu Fenerbahçe’yi 3-1 mağlup etti. Maçın son düdüğünün çalmasının ardından sahada büyük sevinç yaşayan sarı-kırmızılı futbolcular bunu soyunma koridorlarında da devam ettirdi. Süper Lig’de 6’da 6 yapan sarı-kırmızılılarda, yönetim, futbolcular ve teknik ekip mutlu bir şekilde Ülker Stadyumu’ndan ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), geçtiğimiz yıl Kadıköy’de hizmete açılan Zeren Ertaş Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nun ardından yine Kadıköy’de bu kez erkek öğrenciler için yeni yurt projesinin çalışmalarını hızla gerçekleştiriyor.
Kadıköy’de bu kez erkek öğrenciler için
Kadıköy’deki yeni Caferağa Yükseköğrenim Erkek Öğrenci Yurdu’nun inşaat çalışmaları İBB Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İşleri Şube Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Erkek öğrencilere barınma imkanı sunacak olan yurt, 87 erkek öğrenci kapasitesine sahip. Toplam 5 kattan oluşan yurt binasında; 20 adet 4 kişilik öğrenci odası, 1 adet 6 kişilik öğrenci odası ve 1 adet 1 kişilik engelli öğrenci odası bulunuyor.
İBB Caferağa Yükseköğrenim Erkek Öğrenci Yurdu’nda çamaşırhane ve ütü odası, mescit, eğitim salonu, resim çizim atölyesi, spor salonu, yemekhane, kütüphane, TV dinlenme odası, bilgisayar odası ve hobi mutfağı gibi sosyal donatı alanları da yer alıyor.
Mecidiyeköy’e de 326 öğrenci kapasiteli kız yurdu
İBB, aynı zamanda “Halaskar Gençlik ve Yaşam Merkezi” projesinde yer alan Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu’nun inşaat çalışmalarını da yürütüyor. Mecidiyeköy’de inşa edilen “Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu”, 326 kız öğrenci kapasitesine sahip olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rize’nin İkizdere ilçesindeki doğa katliamına karşı tepkiler sürüyor. İstanbul’un Kadıköy ilçesinde de İkizdere Çevre Derneği, eylem yaptı. Açıklamayı okuyan Ali Tozkoparan, süreci anlatarak şunları söyledi:
“1 Nisan 2021 tarihinde, Eskencidere Vadisi’nde büyük bir basın açıklaması yaparak bu projelere karşı duracağımızı ilan ettik. Vadide nöbet tutarak başlattığımız mücadelemiz, 21 Nisan’da iş makinelerinin bölgeye getirilmesiyle aktif bir direnişe dönüştü. Gürdere köyünün emekçi kadınlarının bu direnişe katılması, güvenlik güçlerinin müdahalesine ve pek çok direnişçinin yaralanmasına neden oldu. Bu süreçte İkizdere’de sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve direnişe katılan köylüler baskı altına alındı. 15 Mayıs 2024 tarihinde, Rize İdare Mahkemesi, ‘ÇED gerekli değildir’ kararının hukuka uygun olmadığına hükmetti. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak tarım alanları ve arıcılık lokasyonlarının tozlanma etkileri, floristik ve faunistik araştırmaların yetersizliği gibi pek çok eksikliği tespit etti. Cengiz İnşaat ve ortağı, proje alanını kontrolsüz bir şekilde genişleterek vadideki doğal dengeyi geri dönülemez şekilde bozmuştur. Artık sabrımız tükendi. Mahkeme kararına uyun ve İkizdere’den derhal çekilin. Ormanlar ve nehirler sermaye değildir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şenlik, Göztepe’de bulunan Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda gerçekleştirildi. Kadıköy Belediyesi, şenliğe katılan herkese domates, roka, biber, hıyar, kabak, dereotu ve maydonoz tohumları hediye etti. Etkinlikte yerel üreticiler de birbirleriyle atalık tohum takası yaptı. 30’dan fazla üretici ve kuruluş açtıkları stantlarda doğal ve ekolojik şartlarda yetişen yerli ürünlerini tanıttı.
TOHUM TAKAS ŞENLİĞİNE YOĞUN İLGİ
Kadıköy Tohum Takas Şenliği, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem çocuklar hem de yetişkinlere özel birçok etkinliğe ev sahipliği yaparak İstanbullulardan yoğun ilgi gördü. Kadıköy’de etkili olan sağanak yağmura rağmen şenliğe katılan vatandaşların bazıları ekolojik tarım ve atalık tohumun önemiyle ilgili bilgilerini tazeledi bazıları ise ilk defa atalık tohumlarla tanışma fırsatı buldu. 3. Kadıköy Tohum Takas Şenliği’nde 6 farklı başlıkta atölyeler ile Tohumun Önemi başlıklı bir panel de düzenlendi. Ziraat Yüksek Mühendisi Gökhan Turan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran, Çiftçi Berin Ertürk, Tarım Yazarı Abdullah Aysu konuşmacı olarak katıldı.
“TOHUM TAKASINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
Şenlikle ilgili açıklamalarda bulunan Kadıköy Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Serpil Bayram, “Kadıköy Belediyesi olarak bu yıl, 3. Tohum Takas Şenliğimizi kutluyoruz, yapıyoruz. Tohum takasını biz çok önemsiyoruz. Çünkü atalık tohum gerçekten bize bırakılmış bir miras. Amacımız bu tohumları yaygınlaştırmak, çoğaltmak ve daha kaliteli ürüne ulaşmak. Devamında da her sene bu tohum takas şenliğini yapmayı planlıyoruz” dedi.
“MUTFAKLARIMIZI MARKETLERİN UZANTISI OLMAKTAN KURTARMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Yaşam Dostu Gıda Dayanışma Grubu üyesi Nezih Gençler de gıda topluluğu olarak gerçekleştirdikleri çalışmaları şu sözlerle anlattı:
“Buraya Şişli’den geliyoruz. Doğal üretim yapan, ot, böcek öldürücü kullanmadan, kimyasal gübre kullanmadan üretim yapan üreticilerimizden alıp getirip tüketicilerle paylaşıyoruz. Ben ekşi mayalı ekmek yapıyorum. Probiyotik yoğurt yapıyoruz. Mutfaklarımızı marketlerin uzantısı olmaktan kurtarmaya çalışıyoruz. Çünkü marketler raf ömrünü uzatıcı katkı maddeleriyle, organik adı altında bir sürü kimyasal kullanılan ürünlere mahküm ediyor. Biz de kendi mutfaklarımızda kendimizin üretebildiği ürünleri üretip dostlarımızla, komşularımızla paylaşıyoruz.”
“BU ŞENLİK, İNSANLARA ATA TOHUMLARI KULLANMAYI YENİDEN HATIRLATACAK”
Kadıköy Tohum Takas Şenliği’ne Balıkesir’den gelen yerel üretici Nur Ege Orcan ise “Bu tohum takas şenliğinin insanlara ata tohumlarını kullanmayı yeniden hatırlatacağını, sağlığa dönüş şeklinde bir mesaj vereceğini düşünüyorum. Etkinliği çok yararlı buluyorum. Biz de Balıkesir’den bir üreticiyiz. Burada yeni insanlarla tanışma ve doğal ürünlerimizi yeni insanlarla tanıştırma fırsatımız oldu. Kadıköy Belediyesi’nin böyle bir etkinlik düzenlemesini çok faydalı buluyorum” diye konuştu.
Önceki yıllarda gerçekleştirilen tohum takas şenliklerine de katılan Kadıköylü üretici Bora Aysun da “Buradan aldığım tohumları dikiyorum, kullanıyorum, üretiyorum. Ben de buraya getirip takasa katılıyorum. İnsanlara veriyorum. Böyle bir etkinlikten çok memnunum” dedi.
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Kadıköy Belediye Başkan adayı Mesut Kösedağ, Kadıköy Caddebostan’da halkla buluştu. Konuşmasında, Refah Partisi eski milletvekili Şevki Yılmaz’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü hedef alan konuşmasını gündeme getiren İmamoğlu, “Bu cennet vatanın kurucusuna, ulu önder, kurucu liderimiz Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden bir meczup vardı; hatırlayın. Haftalardır bekliyorum, bu meczuba acaba bir savcı çıkar, bir soruşturma açar mı diye. Ama açmazlar. Bu iktidar, o meczuplardan memnun. Hatta onları ödüllendiriyorlar… Türkiye Cumhuriyeti, 100 yıllık tarihinde böyle aymazlığı, böyle sefilliği, böyle rezilliği başka hiçbir dönemde yaşamadı” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iftardan sonra, CHP Kadıköy Belediye Başkan adayı Mesut Kösedağ ile birlikte ilçe turu yaptı. Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, tüm gün boyunca olduğu gibi, Kadıköy turunda da eşi İmamoğlu’nu yalnız bırakmadı. Fener Kalamış Caddesi’nden başlayan tur; Ahmet Mithat Efendi Caddesi, Operatör Cemil Topuzlu Caddesi ve Bağdat Caddesi boyunca devam etti. İmamoğlu ve Kösedağ’ın içinde olduğu seçim otobüsü, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle zaman zaman zorlukla ilerleyebildi. İmamoğlu ve Kösedağ, turun ardından, Caddebostan’da gerçekleştirilen halk buluşmasında vatandaşlarla bir araya geldi. İmamoğlu ve Kösedağ, coşkulu kalabalığa birer konuşma yaptı.
“SEN KİMSİN DE BİR AİLEYE BU KADAR LÜTUFTA BULUNUYORSUN?”
Konuşmasında, Refah Partisi eski milletvekili Şevki Yılmaz’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü hedef alan konuşmasını gündeme getiren İmamoğlu, şunları söyledi:
“Sevgili dostlar, o kadar o kadar enteresan günler yaşıyoruz ki… Bu cennet vatanın kurucusuna, ulu önder, kurucu liderimiz Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden bir meczup vardı; hatırlayın. Haftalardır bekliyorum, bu meczuba acaba bir savcı çıkar, bir soruşturma açar mı diye. Ama açmazlar. Bu iktidar, o meczuplardan memnun. Hatta onları ödüllendiriyorlar. Geçen açıkladım. Şuraya not aldım, söyleyeyim. Dedim ki; ‘Ata’mıza hakaret eden o meczubun oğlu milletvekiliniz.’ Yetmedi; ‘Diğer oğlunu Kocaeli İŞKUR Müdürü yaptınız.’ Yetmedi; ‘Damadını Sakarya’ya Çevre il Müdürü yaptınız.’ Yetmedi; ‘Abisini de kayyum atadığınız bir şirketin başına getirdiniz.’ Bakın yetmedi; ‘Abisinin damadı da eski milletvekiliniz.’ Abisinin damadının kod adı, ‘Yeliz’! Biliyorsunuz değil mi kim olduğunu? Gülüyoruz ama bu bizim ağlanacak halimiz. Bakın bu iktidar, Türkiye’nin, bu cennet vatanın, bu milletin evlatlarının layık olduğu liyakat zincirini yok etti, yok etti. Sen kimsin de bir aileye bu kadar lütufta bulunuyorsun?”
“BİZİM ARAMIZDAKİ FARK NE BİLİYOR MUSUNUZ?”
“Bizim aramızdaki fark ne biliyor musunuz? Biz, milletin evlatlarına güvenerek yola çıkıyoruz. Biz, milletin evlatlarını gözetiyor, koruyoruz. Onlar ise bir avuç insanın eş, dost, akrabanın evlatlarını korumak için koşuyorlar. Aramızdaki fark bu. Biz, bu şehirde liyakati önde tuttuğumuz için başarılıyız. Toplumun dengesini bozdular. Aileye bak. Milletvekili var. Hem de iki tane eski milletvekili. Oğlu milletvekili var. Devletin kademelerinde 5-6 insan var, sanki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde başka bir aile yokmuşçasına. Türkiye Cumhuriyeti, 100 yıllık tarihinde böyle aymazlığı, böyle sefilliği, böyle rezilliği başka hiçbir dönemde yaşamadı. Bunu niye söylüyorum biliyor musunuz? İstanbul’u da kendi mülkleri gibi gören bu anlayışa asla izin vermeyeceğiz. Bakın bu anlayış öyle bir anlayış ki, bu şehri bölmeye çalıştılar görüşe, inanca, siyasi tercihlerine göre. Ben de eski bir Kadıköylüyüm. Bu Kadıköy’ü 25 yıl nasıl görmezden geldiklerini ben iyi biliyorum. Siz de iyi biliyorsunuz. Şahitsiniz değil mi?”
KURUM’A ‘MAHALLE’ GÖNDERMESİ
Kadıköy ve çevresinde, 5 yıl içinde yaptıkları hizmetlerden örnekler veren İmamoğlu, bugün de Uzunçayır Kavşağı ve Kemal Sunal Müzesi’ni açtıklarını hatırlattı. “Altunizade’den indiğimiz zaman, Uzunçayır’da biz bir kaos yaşarız. Oradaki kaosu sona erdirdik” diyen İmamoğlu’nun, “Oradaki kaosu, bu şehrin bütçesinden 3,5 milyar lira ayırarak, aktararak, para harcayarak bitirdik. İstediğiniz kolaylıkla Harem’e, istediğiniz kolaylıkla Bostancı tarafına, Söğütlüçeşme’den gidince… Biraz fazla mahalle ismi anlatıyorum ki arkadaşın kafası karışsın, nereyi anlatıyor diye” sözleri alanda toplanan vatandaşları güldürdü.
“BİR AVUÇ İNSANIN İSRAF VE İHANETİ DEĞİL, SİZ KAZANACAKSINIZ”
“Kurgularla, kumpaslarla, milli iradeye zarar vermek isteyen bu akılla, son ana kadar mücadele edeceğiz” diyen İmamoğlu, özetle şu ifadeleri kullandı:
“Önümüzde açıkçası 2 hafta kaldı, kalmadı. Büyük bir mücadele vermek zorundayız. İki seçenek var sevgili hemşerilerim: Kanal mı, İstanbul mu? Kanal mı, İstanbul mu? Onlar, kendi açmak istedikleri kanallarında boğulacaklar. Bakın; inanın başka seçeneğimiz yok. Partizanlık, onların tercihi. Ama biz bu şehirde, partizanlığı dayatanların değil, insanı insan olduğu için sevenlerin kazandığı bir seçim var edeceğiz. Bir avuç insanın israf ve ihaneti değil, siz kazanacaksınız. Siz, israfa ve ihanete fırsat vermeyeceksiniz. İstanbul’un rotasını onlar tam gaz geriye doğru getirmek isteyecekler; siz ise tam yol ileri diyeceksiniz. Bu seçim önemli. İstanbul’un sahibi, bu şehrin 16 milyon insanı, öyle değil mi? ‘Tapusu bende’ diyen, onda olmadığı için kendisinin, ‘ihanet ettim’ dediği ve bu şehri alamadığı için her şeyi yapan o kişilere, bir kez daha, ‘Bu şehrin sahibi, 16 milyon İstanbullu’ demeye hazır mıyız?”
“ŞERDİL BAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
“Kadıköy’de değerli kardeşim, sevgili dostum Mesut Bey’le, 5 yıldır Büyükşehir Belediyesi’nde çalışıyoruz. Meclisin çok çalışkan, ‘atom karınca’ diye tarif edeceğimiz yol arkadaşlarımdan birisidir. Mesut Bey’le şunu konuştuk. Evet, 5 yıl Şerdil Başkanımız buraya hizmet etti. Şimdi bayrağı devretme zamanı. Şerdil Başkan’a teşekkür ediyoruz. Birlikte güzel hizmetler yaptık. Şimdi Mesut Başkan’la ondan daha fazla iş ve hizmet yapacağız. Size mahcup olmayacağız. Şimdi burada sözleşelim mi Kadıköylüler? Seçime kadar kapı kapı, minibüse bindiğinizde, vapura bindiğinizde, yolda dolaşırken, her gün uğradığınız esnafa güler yüzle selam verip, komşularınızdan, Kadıköy’de Mesut Başkan için -ama firesiz, ama, fakat yok- Meclis listesinde Cumhuriyet Halk Partisi listesine ve İstanbul’da Ekrem İmamoğlu dostunuza, hemşehrinize oy istemeye Kadıköy hazır mı?”
]]>İstanbul Anadolu yakasının trafiğini rahatlatacak, ‘D-100 Karayolu Uzunçayır Kavşağı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlarıyla hizmete açıldı. Açtıkları kavşağın, birçok farklı noktadan kaynaklanan sıkışıklıkları rahatlatacağını belirten İmamoğlu, bunlardan birinin de Fikirtepe olacağına dikkat çekti. Fikirtepe’yi, ‘kentsel dönüşüm kavramını lekeleyen, yarı yolda bırakan, sıkıntıya sokan bir kavram’ olarak niteleyen İmamoğlu, “Bu nasıl kentsel dönüşüm? Devletimizin kasasını mağdur etti. Şehircilik Bakanlığı’nı mağdur etti. Büyükşehir Belediyesi’ni mağdur etti. Çünkü biz, bu kavşağa, Büyükşehir Belediyesi olarak, 3,5 milyar liranın üzerinde bir bütçe harcadık… Ev alan bir kısım insanımızı mağdur etti… ve daha çok da Fikirtepeli hemşehrilerimizi mağdur etti. Bir süre sonra zenginleşme hayaline çevrilen kentsel dönüşüm hayali, onların hayal kırıklığına ve kabusuna dönüştü” dedi.
Anadolu yakasının trafiğini rahatlatacak, “D-100 Karayolu Uzunçayır Kavşağı”; CHP Genel Başkan Yardımcıları Volkan Demir, Suat Özçağdaş, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, CHP Üsküdar Belediye Başkan adayı Sinem Dedetaş ve CHP Kadıköy Belediye Başkan adayı Mesut Kösedağ’ın katılımlarıyla hizmete açıldı. Dr. Dilek Kaya İmamoğlu da açılışta eşi İmamoğlu’nu yalnız bırakmadı. İmamoğlu, kavşağın Üsküdar Ünalan Mahallesi Uzunçayır Metrobüs Durağı girişine yakın bir noktasından canlı yayınla, kente soluk aldıracak hizmeti kamuoyuna tanıttı. Arkasına, kavşakta çalışan İBB emekçilerini alan İmamoğlu, “Altunizade’den Kadıköy istikametine, yani Söğütlüçeşme’ye doğru giderken, bu kavşaktan batıya doğru Harem’e ya da Avrasya Tüneli’ne, doğuya doğru da Göztepe, Bostancı istikametine ve D100’e dönüşe olanak sağlayacak. Güneydoğusunda bu kavşağın, bir Fikirtepe manzarası görürsünüz. Tam tersi bölüm Hasanpaşa’dır. Bir taraf Acıbadem’dir kuzeybatısı. Aynı şekilde kuzeydoğusunda da Ünalan Mahallesi’ni görürsünüz ve böylesi bir kavşaktır” bilgilerini paylaştı.
FİKİRTEPE’YE ÖZEL BÖLÜM AÇTI
Bölgedeki Fikirtepe’ye özel bölüm açan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
“Fikirtepe, İstanbul’umuz adına, adına kentsel dönüşüm dediğimiz önemli bir kavramı lekeleyen, yarı yolda bırakan, sıkıntıya sokan bir kavramdır. Kentsel dönüşüm kavramını aşağıya indiren ve insanların zihninde, bir karabasan gibi, kabus gibi bir pozisyona düşüren, aslında Fikirtepe kaynaklıdır. Buna benzer, İstanbul’un 6-7 noktasında daha yapılan kötü uygulamalardır. Şu anda ben, tam böyle güneydoğuya doğru bakıyorum ve baktığımda karşımda gerçekten ürkütücü bir beton duvar görüyorum. Bu beton duvar, tabii ki neredeyse 150 bine yakın insanın meskeni haline gelecek. Arka planda daha henüz bitirilmemiş, yapımı devam eden, hatta temel seviye olan, aynen bu kuleler büyüklüğünde kuleler mevcut olacak. Bunların varlığı, İstanbul adına doğru mudur? Ne yaptık biz? Nasıl bu duruma gelindi? Büyükşehir Belediyesi; 2005, 2006, 2007, özellikle o yıllarda. Ardından Şehircilik Bakanlığı, TOKİ… ve uzun yıllar süren buradaki kaotik durum, ‘Şu anda belki de en fazla şunu mağdur etti’ diyemiyoruz. Yani mağdur etmediği kimse yok.”
“BU NASIL KENTSEL DÖNÜŞÜM?”
“Bu nasıl kentsel dönüşüm? Devletimizin kasasını mağdur etti. Şehircilik Bakanlığı’nı mağdur etti. Büyükşehir Belediyesi’ni mağdur etti. Çünkü biz, bu kavşağa, Büyükşehir Belediyesi olarak, 3,5 milyar liranın üzerinde bir bütçe harcadık. Aynı zamanda müteahhitleri mağdur etti. Çünkü, müteahhitler oraya girdi ve o işleri bitirene kadar yaşadıklarını ben biliyorum. Ev alan bir kısım insanımızı mağdur etti. Çünkü alamayan, iflas eden firmalar oldu. ve daha çok da Fikirtepeli hemşehrilerimizi mağdur etti. Bir süre sonra zenginleşme hayaline çevrilen kentsel dönüşüm hayali, onların hayal kırıklığına ve kabusuna dönüştü. Bunu söylemek zorundayım. Çünkü, bu kavşağın evet elbette bir gerekliliği vardı ama bu ebatta olmayabilirdi. Bu ebatta olması ve burada taşınacak nüfus yükünün, bunu süreçle beraber rahatlaması adına bu yatırımın yapılması gerekiyordu. Sadece bu yatırımla değil, şu anda o bölgede altyapı, yol yatırımı, -Kadıköy Belediye Başkanımız burada- Kadıköy Belediyesi’nin yaptığı yatırımlar, bizim yaptığımız yatırımlar, İSKİ’nin yaptığı yatırımlar, yapacağımız yatırımlar; velhasıl aslında böylesi bir durum bizi hiç mutlu etmemiştir.”
“BUGÜN NİYE BURADAYIZ?”
“Bugün niye buradayız? Bütün bu sorunları aşacak, değerli bir projeyi açmak adına buradayız. Güçlü bir yatırımı tamamladık. Biz gelmeden önce yapılmış bir bölümü vardı, ama neredeyse 3’te 2’lik kısmını, hatta 4’te 3’lük kısmını bizim dönemde tamamladık. ve bu tamamlamayla beraber, bir kısım rahatlamaları artık bu bölge yaşıyor olacak. Burası, aynı zamanda bir metrobüs durağı, aynı zamanda Kadırköy-Sabiha Gökçen metrosunun geçiş hattı ve durağı. Aynı zamanda, inşallah Yenidoğan-Emek hattını başlattığımız ve devamında hem Ümraniye hem Ataşehir, aynı zamanda Sancaktepe’den başlayacak ve sonrasında da Kadıköy Söğütlüçeşme’ye inecek olan yeni tasarlanan metro hattının da geçiş yolu üzerinde olacak. Burası, bir yanıyla yaya anlamında da yoğun bir geçişe sahip. Günde 150 bin gibi bir sayıdan bahsedilen yaya geçişi söz konusu. Yayaları da toparladığımızda, burası toparlanmış ve iyi bir statüye kazanmış olacak.”
“BİRÇOK ULAŞIM YATIRIMI GERÇEKLEŞTİRDİK, GERÇEKLEŞTİRMEYE DE DEVAM EDİYORUZ”
“Geldiğimiz günden bu yana, İstanbul’da, yoğun trafik yaşanan bölgelerde sorunları çözmek için gerçekten birçok ulaşım yatırımı gerçekleştirdik, gerçekleştirmeye de devam ediyoruz. Göreve geldiğimizden bu yana, raylı sistemlerde yaptığımız büyük atılımın yanı sıra hem karayollarıyla ilgili tekerlekli araçların erişimi hem deniz yollarıyla ilgili güçlü çalışmalar yaptık. Burası da az bütün bu kavramlarıyla bizim gurur duyacağımız işlerden bir tanesi. Pik saatlerde, bölgede yoğun araç ve yaya trafiği oluştuğunu bildiğimiz noktalardan birisi. Bu akşam itibariyle, belki de biraz sonra biz buradan ayrılır ayrılmaz, o rahatlığı insanlarımıza sürpriz olarak yaşatacağımız şimdiden gururla söyleyebilirim. Bugün Uzunçayır’da, İstanbul’un ulaşım sorununa çözüm getirecek bir projeyi hızla hayata geçirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Proje bu arada özel bir takım, teknik verilere sahip. 440 metresi çelik köprü. 140 metresi betonarme köprü. 200 metresi ise toprakarme duvarları üzerine oluşan geçişler. Toplamda 2.200 metre yol uzunluğuna sahip. Bunun yanı sıra asfalt, oto korkuluk, tabela ve çizgileme çalışmalarıyla güçlü bir işi hep birlikte bitirdik. Teşekkür ediyoruz emeği geçen herkese. Başta Kadıköy’ümüze, Üsküdar’ımıza olmak üzere, bütün İstanbul’umuza hayırlı ve uğurlu olsun.
]]>Kadıköy Belediye Meclisi, mart ayı oturumunda ilçenin kültürel, sanatsal ve mimari değerlerinin korunması ve geleceğe aktarılması için bir karara imza attı. Kadıköy Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Kadıköy’de kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binalardaki el yapımı süsleme öğelerinin korunması yönündeki teklif, belediye meclisi tarafından oy birliğiyle karara bağlandı. Türkiye’de bir ilk olan karara göre bundan sonra Kadıköy’de yıkımı yapılacak binaların iç ya da dış cephelerinde yer alan sanatsal niteliği bulunan eserler, bilimsel yöntemlerle sökülerek, yeniden değerlendirilecek.
Bu kararla birlikte nitelikli süsleme öğelerine sahip binaların kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı gerçekleştirilmeden önce Kadıköy Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne bağlı Koruma Uygulama Denetim Bürosu’na bildirim yapılması gerekecek. Kadıköy Belediyesi’nin uzman ekipleri tarafından sökümü yapılacak sanatsal çalışmaların, ya yıkılan yapıların yerine inşa edilecek yeni binalarda değerlendirilmesi ya da koruma altına alınarak müzede sergilenmesi sağlanacak.
“YAPILARIN ÜZERİNDEKİ SÜSLEMELERİN KORUNMASI İÇİN YASA YOK”
Konuyla ilgili açıklama yapan Kadıköy Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne bağlı Koruma Uygulama Denetim Bürosu’ndan mimar Ferdi Seymen, “2012’de 6306 Sayılı afet kanunu çıkınca riskli yapılarla ilgili tespitler bunun en büyük yansıması Kadıköy’de oldu. Tabi bu hızlı dönüşümle beraber maalesef bu cephe süslemeleri bulunun mozaiklerinin bulunduğu seramiklerin yer aldığı yapılarda hızlıca dönüşümden etkilendi bizde tabi bu sürecin etkisinde kaybolmayı durdurmak bu seramikleri yaşatma adına bir çözüm yolu aradık. Eski eserleri korumayla ilgili mevcut bir kanun var ancak bu tür yapı üzerindeki süsleme öğeleri ilgili herhangi bir koruyucu madde yok. Bu konuda alınmış meclis kararı olarak Türkiye’de bir ilk olduk” dedi.
“KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN NİTELİĞİNİ ARTTIRAN BİR UYGULAMA”
Seymen, bu uygulamanın kentsel dönüşümü yavaşlatan değil dönüşümün niteliğini arttıran bir çalışma olduğunun da altını çizerek şunları söyledi:
“Öncelikle halkımızın bunu bilmesi lazım. Bu öğeler, zaten yapısına bu zamana kadar değer katmış ve bundan sonra da değer katacak öğeler. Aslında korumanın hem kendisi için hem de Kadıköy kent için çok değerli olduğunu onun farkında olması lazım. Kesinlikle kentsel dönüşüm yavaşlatan değil aksine kentsel dönüşümün niteliğini arttıran bir uygulama olduğu yönünde vatandaşlarımızı da bilgilendiriyoruz. Onlar da mutlu oluyorlar. Eminim bu iş ilerledikçe süreç içerisinde mülk sahiplerinin de bu konuyla ilgili bize gelip başvuru yapacağına inanıyorum. Kadıköy’e ve eminim ki bu süreçten sonra bizi örnek alacak diğer ilçeler ve iller için de bu kararın hayırlı olacağını düşünüyorum.”
“KENT HAFIZAMIZ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ”
Kadıköy Belediyesi’nde görev yapan sanat tarihçisi Mine Kantarcı da Kadıköy’deki binalarda yer alan süsleme öğelerinin tarihsel geçmişiyle ilgili şu bilgileri verdi:
“Bunlar genelde 1950 ile 1990 yılları arasında şu anda kentsel dönüşüme giren yapılardaki süsleme öğeleri. Neden 1950 ile 1990? Çünkü Cumhuriyet döneminin bir mimarlık stili var. Bunun hemen arkasından İstanbul’a bir göç var ve o göçle beraber şu an yaşadığımız gibi bir kentsel yenileme yaşanıyor. Binalar yapılıyor, binalar yıkılıyor. 2-3 katlı binaların yerine geniş balkonlu bir yapı tipi geliyor. Bunları biraz hareketlendirmek, süslemek amacıyla da daha sonra bu süsleme öğelerinin yerleştiğini görüyoruz. Bazen içlerinde bazen dışlarında karşımıza çıkabiliyor. Mozaik olabiliyor, rölyef olabiliyor. Boyama örnek de olabiliyor. Biz Kadıköy Belediyesi olarak bunların korunması için 2020 yılında bir çalışmaya başladık ve bugüne kadar getirdik. Dönemin seramik ya da resim sanatçılarının yaptığı, binalarda tamamen sipariş üzerine yer alan süslemeler bunlar. Korunması, bizim kent hafızamız açısından hem de Kadıköy’ün tarihsel yapısını özetlemek açısından oldukça önem taşıyor. Etnik desenleri görüyoruz. Daha çok soyut çalışmalar görüyoruz. Burası sahil kesimi, burası yazlık bir yer. Dönemin yazlık bir yeri olduğu için de Göztepe, Feneryolu ve Suadiye gibi kesimlerde yazlık desenleri de çok görüyoruz. Güneş, deniz, kuşlar gibi.”
]]>