Kadınların – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 30 Jul 2024 21:48:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili Gürer, tarım sektöründe çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması için kanun teklifi verdi https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-tarim-sektorunde-calisan-kadinlarin-sosyal-guvenlik-primlerinin-devlet-tarafindan-karsilanmasi-icin-kanun-teklifi-verdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-tarim-sektorunde-calisan-kadinlarin-sosyal-guvenlik-primlerinin-devlet-tarafindan-karsilanmasi-icin-kanun-teklifi-verdi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:48:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28513 (ANKARA) – CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması için kanun teklifi verdi. Gürer, “Tarımda yeniden kırsala dönüşün yolunu açmak için gençleri ve kadınları teşvik etmek gerekiyor. Bunun içinde kadınlar eğer kentten kırsala dönerse sosyal güvenlik kurumu primi devlet tarafından karşılanmalı ve teşvik edilmeli” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kadınların kırsal kalkınmanın sürdürülebilirliğinde oynadığı rol ve kadın istihdamının artırılması için tarım sektöründe çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından ödenmesi için hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sunduğunu açıkladı.

“KADINLARIN ELİNİN DEĞDİĞİ YERDE SORUNLAR AZALIR”

Gürer, “Tarım kesiminin çok yönlü sorunları var. Bunun yanı sıra kırsalda da boşalma devam ediyor. Özellikle köylerden kentlere göç sürdükçe de tarımda sorunlarda artıyor. Tarımda yeniden kırsala dönüşün yolunu açmak için gençleri ve kadınları teşvik etmek gerekiyor. Bunun için de kadınlar eğer kentten kırsala dönerse sosyal güvenlik kurumu primi devlet tarafından karşılanmalı ve teşvik edilmeli. Bunun için kanun teklifimi TBMM Başkanlığı’na sundum. Kadın eğer kırsala dönerse, köyde tarımla uğraşırsa sosyal güvenlik primi devlet tarafından karşılanması teşvik edici olur. Köy okulları yeniden açılmalı, her köyde tarım varsa mutlaka ziraat mühendisi ve veteriner bulunmalı. Bu arada kadınlarında tarımdaki istihdamının artırılmasını sağlayacak teşviklere yönelmeli. Kadınların elinin değdiği yerde sorunlar azalır” diye konuştu.

“KADINLAR TARIMSAL ÜRETİMDE ÖNEMLİ ROLE SAHİP”

Gürer, “Küresel ölçekte tarımsal üretim, gıda güvenliği ve ekonomik kalkınma için temel bir unsur olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, uluslararası toplumun ve devletlerin, tarımsal üretimi artırmaya yönelik çabaları her geçen gün daha da artmaktadır. Ayrıca, kadınların tarımsal üretimdeki rolü, tarımsal işlemlerin her aşamasında önemli bir iş gücü kaynağı olarak dikkate alınmalıdır. Kadınların tarımsal üretim süreçlerine aktif katılımı, ekimden hasada ve ürün işlemeye kadar olan süreçlerin etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayarak, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati bir öneme sahiptir” dedi.

“10 YILDA 614 BİN KİŞİ AZALDI”

Ülkede istihdam edilen kadın sayısının giderek azaldığını belirten Gürer, “2014 yılında tarım sektöründe 2 milyon 533 bin kadın İstihdam edilirken, bu rakam 10 yıl içinde 614 bin kişi azalarak 1 milyon 919 bin seviyesine düşmüştür. Ayrıca, 2005 yılında toplam istihdam içinde tarım sektöründe istihdam edilen kadınların oranı yüzde 48,8 iken, bu oranın 2023 yılı sonunda yüzde 18,3’e kadar gerilediği görülmektedir. Bu da kadınların tarım sektöründe istihdam edilme oranının önemli ölçüde azaldığını göstermektedir. Bu süreler zarfında, tarım sektöründe kadın istihdamındaki düşüş düzenli bir trend halinde devam etmektedir” ifadesine yer verdi.

“EN ÇOK SOSYAL GÜVENLİĞE ERİŞİMDE ZORLANIYORLAR”

Gürer, “Kadınların tarımsal üretime katılımı, kırsal alanların kalkınmasını destekler ve kırsal bölgelerden kente göçü engeller. Ancak, kırsal kesimde yaşayan ve tarımla uğraşan kadınlar, bir dizi zorlukla karşı karşıyadır. Bu zorluklar arasında düşük gelir seviyeleri, sosyal güvenlik eksikliği ve İş güvencesi gibi faktörler bulunmaktadır. Kadınlar, düzensiz gelir ve güvencesiz çalışma koşullan nedeniyle sosyal güvenliğe erişimde zorluk çekmekte ve benzer birçok sosyoekonomik engelle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu engellerden belki de en önemlisi sosyal güvenliğe erişimin zorluğudur” dedi.

“TARIMDA KADIN İSTİHDAMI TEŞVİK EDİLMELİ”

Gürer, “Kadınların tarım sektöründe daha fazla istihdam edilmesini teşvik etmek için destekleyici politikalar ve programlar geliştirilmelidir. Bu politika ve programlar kadınların tarımsal üretime katılımını artıracak, böylece tarım sektörünün kadınlar için daha fazla fırsat sunmasını sağlayacak ve toplumun genel refahını artıracaktır. Kadın istihdamının tarım sektöründe artırılması sadece ekonomik kalkınma için değil, aynı zamanda gıda güvenliği ve kırsal kalkınma için de hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle, kırsal kesimde yaşayan ve tarımsal üretimle uğraşan kadınların sosyal güvenlik primlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından karşılanması, kadınların tarımsal üretimde daha fazla yer almasını teşvik etmek ve karşılaştıkları engelleri aşmalarına yardımcı olmak için önemlidir” ifadesine yer verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-tarim-sektorunde-calisan-kadinlarin-sosyal-guvenlik-primlerinin-devlet-tarafindan-karsilanmasi-icin-kanun-teklifi-verdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı Kadınların Yüzyılı Olacak https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiye-yuzyili-kadinlarin-yuzyili-olacak/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiye-yuzyili-kadinlarin-yuzyili-olacak/#respond Sat, 15 Jun 2024 02:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20955 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Güçlü yarınlara Türkiye Yüzyılı’na kadınlarla yürüyeceğiz. Türkiye Yüzyılı aynı zamanda kadınların yüzyılı olacaktır.” dedi.

Siirt’teki temaslarını sürdüren Yılmaz, merkez Yeni Mahalle’deki AK Parti Kadın Lokali’nde düzenlenen “Siirt Buluşması”nda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selam ve sevgilerini iletti.

Aile kurumunun ve ailede kadının önemine dikkati çeken Yılmaz, AK Parti’nin siyasetinde kadınlara büyük bir önem ve değer verildiğini söyledi.

Bir toplumun gelişmesi, kalkınması, demokrasinin güçlenmesi için kadınların mutlaka daha aktif olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, kadın olmadan kalkınma ve demokrasinin olamayacağını aktardı.

Siyasi olarak da kadınlara değer verdiklerini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Kadınların AK Parti’yi, Recep Tayyip Erdoğan’ı sevmesi boşuna değil. Kadınlara gerçekten doğrudan ve dolaylı olarak birçok hizmetler bu dönemde yapıldı. En önemlisi Haydi Kızlar Okula Kampanyası. Eğitim olmadan hiçbir şey olmuyor. Güçlü kadın eğitimle olur. Burada da kıymetli Hanımefendiyi şükranla zikretmek isterim. Kampanyaya hamilik yaptı. Bölge başta olmak üzere ülkemizin her yerinde kızlarımız okullu oldu. Bunun etkilerini gelecekte daha iyi göreceğiz. Okullarla ilgili konular böyle hemen bir yılda, iki yılda sonuç vermiyor. Ama bir 10 sene, 20 sene sonra bu eğitilmiş kadın nüfusunun ne kadar önemli olduğunu hep birlikte göreceğiz. Şimdiden görmeye başladık. Belli alanlarda, iş dünyasında, siyasette, girişimcilikte kadınlar artık çok daha güçlü konumdalar.”

Eğitimin her kademesinde kadınların çok daha güçlü olduğunu, üniversite mezunu kadınların sayısının her geçen yıl katlayarak arttığını anlatan Yılmaz, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi, kadının istihdamı, hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesine dönük çok çeşitli mekanizmalar kurduklarını ve projeler gerçekleştirdiklerini bildirdi.

İstihdamda kadın sayısının her geçen yıl arttığını, Halkbank kanalıyla sadece 3 yılda 220 bin kadın girişimciye 60 milyar lira finansal destekte bulunduklarını belirten Yılmaz, kadınların sadece çalışan değil, girişimci de olmasını istediklerini dile getirdi.

Kadın kooperatiflerine çok destekler verdiklerini, şu anda kadın kooperatifleri sayısının 1000’i bulduğunu anlatan Yılmaz, kooperatifler aracılığıyla kadınların ürettikleri ürünleri pazarlara daha kolay ulaştırdığını, gelirlerinin arttığını, aile ekonomilerine katkıda bulunduğunu aktardı.

Önümüzdeki dönemde kadın kooperatiflerinin sayısını ve kalitesini artırmaya devam edeceklerini bildiren Yılmaz, siyasette de kadınların aktif olması için her türlü çabayı gösterdiklerine dikkati çekti.

Ulusal ve yerel düzeyde kadın temsilini arttırdıklarını söyleyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizim bir ana muhalefet partisi var biliyorsunuz. Sabah akşam kadından bahsediyorlar. Kadın şöyle, kadın böyle diyorlar. Peki sormak lazım, sizin kadın milletvekili sayınız mı, AK Parti’nin ki mi çok? Mecliste şu anda en fazla kadın milletvekiline sahip parti AK Parti. Biz slogan söylemiyoruz, laf olsun diye konuşmuyoruz. Biz gerçek anlamda kadınları güçlendiriyoruz. Temsil noktasında da çok farklı adımlar atıyoruz. Kendim bizzat şahidim. Cumhurbaşkanı’mız hepimizi sıkı sıkı tembihliyordu,’Mutlaka listelere kadınlar yazılsın, kadın kontenjanlarına dikkat edilsin.’ diye. Toplumsal bir direnç var bu konuda, kolay değil. Onu da ama aşama aşama kırıyoruz. Şu an geldiğimiz nokta oldukça iyi, daha da iyi bir noktaya gideceğiz inşallah.”

AK Parti’de de en büyük güçlerinin kadınlar olduğunu dile getiren Yılmaz, seçim çalışmalarında da kadınların hiçbir karşılık beklemeden, gönüllü bir şekilde gece gündüz çalıştığını anlattı.

AK Parti döneminde Türkiye’de tabuların yıkıldığını aktaran Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“O öcü gibi gösterdikleri bir sürü tezviratlar yaptıkları konuda sanki Türkiye’de demokrasi bitecek, her şey elden gidecek diye sunmuşlardı. Tam aksine, ülkemiz daha birleşti, bütünleşti. Daha güçlü hale geldi. İnsanların inançlarıyla uğraşmayacaksınız. İnançlarını daha rahat yaşarlarsa hem ailelerine hem topluma daha büyük katkıları olur. O toplumda daha çok huzur olur. İnançları bastırarak yasaklayarak hiçbir yere varmaz bu toplum. Aynı şekilde yine özgürlükçü adımları ana dili konusunda attık. Alevilikte aynı şekilde tartışmalar yapıldı. Roman kardeşlerimiz, gayrimüslimlerin hakları bütün bunlar AK Parti dönemindedir. Demokraside de kalkınmada da bizimle yarışamazlar. Aynı şekilde Diyarbakır annelerinin yanındayız. Onların acısını, onların özlemini dindirmek için her türlü gayreti sarf ediyoruz. Güçlü yarınlara, Türkiye Yüzyılı’na kadınlarla yürüyeceğiz. Türkiye Yüzyılı aynı zamanda kadınların yüzyılı olacaktır.”

Yerel seçimde AK Parti’nin Siirt Belediye Başkanı adayı Ekrem Olğaç’a destek isteyen Yılmaz, Siirt’e yönelik yapılan çalışmaları ve projeleri aktardı.

Siirt’te huzur ve güvenin hakim olduğunu, bunun bozulmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bir yerel seçim yapıyoruz. Siyaset yapmak isteyen genel seçimi beklesin. Genel seçimde ideolojik neyse siyasetini yapsın. Ama yerel seçim hizmet seçimi. Yerel seçimde Siirt’e oyumuzu verelim. İdeolojik çatışmalara, polemiklere oyumuzu vermeyelim. Yerel seçimde oyumuzu kendimize verelim. Ekrem kardeşimize verelim. İnşallah en ön safta kadınların desteğiyle Ekrem Başkanı seçeceğiz.”

Programda, AK Parti İl Başkanı Bahri Caner Özturan, AK Parti Siirt Belediye Başkanı adayı Ekrem Olğaç ve AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Betül Tuğba Mavi de birer konuşma yaptı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiye-yuzyili-kadinlarin-yuzyili-olacak/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı: Kadınların yanındayız https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-kadinlarin-yanindayiz/ https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-kadinlarin-yanindayiz/#respond Mon, 27 May 2024 03:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19144 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Sahip olduğumuz, dünyada eşi benzeri az bulunan bir hukuki mevzuat ve sıfır tolerans ilkesi doğrultusunda şiddetle mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürdük, sürdürüyoruz. Çok güçlü mevzuatlarımızla kadınların yanındayız. Bunun dışında oluşturulmak istenen algılara inanmayın.” dedi

Bakan Göktaş, AK Parti İzmir İl Başkanlığının bir otelde düzenlediği “Kadın Buluşması”nda, “Güçlü Kadın, Güçlü Türkiye” anlayışıyla Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda büyük bir azim ve kararlılıkla çalıştıklarını söyledi.

Kadının dokunduğu her işin veriminin arttığını, zorlukların kolaylaştığını, her düzenin ahenk bulduğunu ifade eden Göktaş, “Attığımız her adımla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kadınların eğitime, sağlığa, diplomasiye ve iş dünyasına katılımları, ülkemizin yükselen dinamiklerinden biri haline geldi. Biz de Bakanlık olarak, hayatı bu derece anlamlı kılan kadınları sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda daha da güçlü kılmak için çalışıyoruz” diye konuştu.

Kadının her alanda aktif rol almasının Türkiye’nin daha sağlam temeller üzerinde yükselmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, son 22 yılda kadınların hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi, refahının artırılması, her alanda etkin şekilde yer almaları için önemli adımlar attık. Kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla söz hakkına sahip olmaları için büyük atılımlar gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra kadın yaşamını sarsan, aile ve toplum huzurunu tehdit eden şiddet karşısında olan duruşumuzdan asla taviz vermedik. Sahip olduğumuz, dünyada eşi benzeri az bulunan bir hukuki mevzuat ve sıfır tolerans ilkesi doğrultusunda şiddetle mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürdük, sürdürüyoruz. Çok güçlü mevzuatımızla kadınların yanındayız. Bunun dışında oluşturulmak istenen algılara inanmayın. Türkiye’ye güç veren kadınlarla gönül birliği yaparak önümüze çıkan tüm engelleri ve cam tavanları bir bir aşıyoruz. Cumhuriyetimizin kuruluşunda da yüz yıl boyunca attığımız önemli adımlarda da kadınların varlığı hep belirleyici oldu. Bu anlamda kadınları ekonomik alanda güçlendirmeye yönelik politikalar yürütmeyi, ülkemizin geleceği açısından önemli bir mesele olarak görüyoruz.”

Göktaş, Adana’dan İzmir’e, Bursa’dan Kars’a yurt genelinde kadın girişimciliğini ve istihdamını artıran çalışmalar yürüttüklerini belirterek, mesleki eğitimlerden girişimcilik desteklerine kadar çok yönlü bir anlayışla kadınların ekonomik hayata katılımını teşvik ettiklerini söyledi.

“Yüzde 28 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 36’ya çıkardık”

Özellikle kız çocuklarımızın eğitimi ve kariyerleri için özel çaba sarf ettiklerini vurgulayan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

“Biliyoruz ki Türkiye’nin gelişmesinde ve ilerlemesinde kadınların rolü her zaman hayati bir unsur olmuştur. Bu alanda yürüttüğümüz çalışmalarla 2002’de yüzde 28 olan kadınların iş gücüne katılım oranını 2023’te yüzde 36’ya çıkardık. 12. Kalkınma Planımızda, kadınların geleceğine dair önemli hedefler belirledik. 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40’a, kadın istihdam oranını ise yüzde 36’ya yükseltilmeyi hedefliyoruz. Bu hedefi gerçekleştirmek adına Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla iki önemli protokol imzaladık. Bu protokollerden biri kadın istihdamını ve girişimciliğini artırmaya yönelik. Bu kapsamda başlattığımız yeni bir projeyle temiz teknoloji alanında kadın girişimcilerin şirketlerini büyütme süreçlerine destek oluyoruz.”

Bakan Göktaş, proje kapsamında “kadingirisimci.gov.tr” adıyla bir web portalı kurduklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Kadın girişimciler için her türlü desteği tek bir portal ile bir araya getirdik. Diğer taraftan girişimcilik, finansal okuryazarlık, teknoloji becerileri gibi uygulamalı eğitimlerin yer alacağı bir Kadın Girişimcilik Akademisi kurmak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Ne eğitimde ne istihdamda olan kadınlar için ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi’ni hayata geçirdik. Mühendis olmak isteyen öğrencileri desteklemek amacıyla ‘Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’ni başlattık. ‘Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ ile de kadınların değişen iş gücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını artırmayı hedefliyoruz. Kadınların gücünü ve potansiyelini doğru bir şekilde yönlendirdiğimizde ülkemizin refahını artıracağımıza yürekten inanıyoruz.”

“Kadınları daha da güçlendirecek yeni düzenlemeler hayata geçirmeyi planlıyoruz”

Bir yandan kadınların ekonomik hayatlarına destek olurken diğer yandan aile yaşamlarında da yanlarında olmaya gayret ettiklerini dile getiren Göktaş, “Hayatın bize sunduğu en güzel hediye olan çocuklarımızın doğumu ve anne bakımına ihtiyaç duydukları dönemde ailelerin sorumluluğunu paylaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde de kadınları daha da güçlendirmek için yeni düzenlemeler ve yeni uygulamalar hayata geçirmeyi planlıyoruz.” dedi.

Göktaş, bu hedefimiz doğrultusunda esnek ve uzaktan çalışma modeli ve mahalle tipi kreşler gibi uygulamalara yönelik çalışmalarımızı başlattıklarını hatırlatarak, “Özellikle 0-3 yaş arası çocuklara yönelik mahalle odaklı kreş modelimizle bakım ve eğitim hizmeti veren kurumların sayısının artmasını önemsiyoruz. Ülke geneline yaygınlaşmasını arzuladığımız bu model ile kadınların ev ve iş hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalmalarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Kadının yaşamını kolaylaştıran, kadını güçlendiren her politikanın güçlü Türkiye hedeflerimize bizleri biraz daha yaklaştırdığına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Artık İzmir’in daha fazla zaman kaybetmesine izin veremeyiz”

Yerel yönetimlerin ülkenin ve şehirlerin geleceğini şekillendirmede önemli vizyon üstlendiğini aktaran Göktaş, kendisinin siyasete Belçika’da yerel yönetimlerden başladığını, güçlü yerel yönetimlerin siyasete etkisine yakından şahit olduğunu belirtti.

Kadınların yerel yönetimlerde etkili olmasını çok değerli bulduğunu vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:

“Kadının yerel yönetimlerde yer alması, toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaç ve beklentilerini anlamada çok önemli bir husustur. Vatandaşın ihtiyaçları doğrultusunda politikalar geliştirmede ise kadınların perspektifi her zaman fark yaratır. 31 Mart’tan sonra, Cumhur İttifakımızın adayları olan Ceyda Bölünmez Çankırı ile Konak’ta, Saliha Özçınar Kutlu ile Kiraz’da, Gümüş Saime Bucaklıoğlu ile Güzelbahçe’de, Sema Akıncı ile Dikili’de bu farkı çok net bir şekilde göreceğimize yürekten inanıyorum. İzmir, her köşesinde bir cennet saklı olan nadide bir şehir. İhmal edilmesi sadece İzmir için değil, Türkiye için büyük bir kayıp.”

Bakan Göktaş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Artık İzmir’in daha fazla zaman kaybetmesine izin veremeyiz. Hamza Dağ başkanımız, İzmir’in kaybettiği zamanı telafi edecek, İzmir’in çehresini değiştirecek projelerle geliyor. İzmir’e hak ettiği hizmetleri sunacak kadın dostu projelerle geliyor. Kadın, erkek, genç, yaşlı 7’den 77’ye İzmir’in güzel insanlarına hizmet etmek için geliyor. Kadınlar için, yaşam merkezleri, kreşleri, sosyal tesisleri, ulaşım ve finans destekleri ile geliyor. Hamza Dağ başkanımız, eşsiz şehir İzmir’i, gerçek belediyecilikle buluşturacak, hak ettiği yere taşıyacak. Bu başarı da en çok sizin desteğinizle gerçekleşecek. 1 Nisan’da çocuklarımızın, kadınların, ailelerin ve tüm İzmirlilerin gerçek belediyeciliğe ve yepyeni bir İzmir’e uyanacağına yürekten inanıyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-kadinlarin-yanindayiz/feed/ 0
Hatay’ta afetzede kadınlara ayakkabıcılık kursu açıldı https://www.haber28.com.tr/hatayta-afetzede-kadinlara-ayakkabicilik-kursu-acildi/ https://www.haber28.com.tr/hatayta-afetzede-kadinlara-ayakkabicilik-kursu-acildi/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:01:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14041 Hatay Valisi Mustafa Masatlı önderliğinde, konteyner kentlerde yaşamını sürdüren afetzede kadınların ayakkabıcılık sektöründe istihdama katılımını sağlamak için protokolü yapılan sayacılık kursunun açılışı gerçekleştirildi.

Merkez Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi’ndeki Habib-i Neccar Konteyner Kenti’nde kurulan 3 ahşap atölyede gerçekleştirilen açılış öncesi, Vali Masatlı ve eşi Esra Masatlı, kırmızı karanfil ve hediye sepeti verdikleri kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı.

Daha sonra saygı duruşunda bulunulan ve İstiklal Marşı’nın okunduğu açılışta, Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı.

Vali Masatlı, açılışta yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023 depremlerinde başta kadınlar olmak üzere hayatını kaybeden herkese Allah’tan rahmet diledi.

Tarih boyunca kadınların her şeyin inşasında var olduğu gibi bundan sonra da Hatay’ın yeniden ihya ve inşasında yer alacağını aktaran Masatlı, şöyle devam etti:

“Bizler de buraya geldiğimiz günden beri sağ olsunlar kadınlarımızın çok ciddi teveccühüyle karşılaştık. Onların bu afetten, yıkımdan daha fazla etkilenmemeleri için bizler de sahada çalışmalarımızı devam ettirdik. Öncelikli olarak şehrimizde bulunan 35 kadın kooperatifimizi tespit ederek bunların sorunlarıyla yüz yüze geldik. Daha sonra 5 de biz kooperatif kurdurduk ve hepsini aynı platform etrafında topladık. Devamında bu kadınlarımıza 30 prefabrik iş yeri, Belen’de bir lojistik depo ve bunların da üstünde üretmiş oldukları, el emeği, göz nuruyla yapmış oldukları o ürünleri pazarlamaları için üst bir marka olarak ‘Hayat Hatay’ ismini aldık. Şu an itibarıyla sağ olsunlar kadınlarımız bu bizim uzatmış olduğumuz ele iki elleriyle birlikte sarıldılar.”

Bugün de Hatay için önemli bir sektör olan ayakkabıcılık için kadınlara kurs açtıklarını anımsatan Masatlı, bu kursun kadınlara iş kapısı açacağına vurgu yaptı.

Bu anlamda kursun açılışında emeği olan Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA), İŞKUR İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (HESOB) ve Hatay Ayakkabı İmalatçıları Esnaf ve Sanatkarları Odasına teşekkür eden Masatlı, önemsedikleri bu kurs sayesinde kadınların kentteki üretime katkı sunacaklarını söyledi.

Masatlı, 3 ay sürecek kurs kapsamında kadınların hem sigortalı olacağını hem de günlük 550 lira kazanç elde edeceğini belirtti.

Kurs bitiminde kadınların sektörde aktif olarak iş hayatına atılabileceğini aktaran Masatlı, bu sayede afetzede kadınların meslek sahibi olacağına dile getirdi.

Ayakkabıcılık sektörünün de depremlerden etkilendiğine değinen Masatlı, kadınların ve erkeklerin işbirliğiyle bu sektörün kaybını telafi edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kadınların iş hayatına katılmalarıyla ilgili çok ciddi çaba sarf ettiğini belirten Masatlı, “Bununla ilgili de İş-Pozitif şeklinde bir sloganla yani pozitif ayrımcılıkla kadınlarımızı iş hayatına girmeleri noktasında çok ciddi çalışmalar yürütülüyor. Aslında bu da onun bir sonucudur diyebiliriz. Biz bu ve buna benzer çalışmaları yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Aziz Fatih Yılmaz da bu kursun ayakkabıcılık sektörünü daha ileriye taşıyacağını belirterek hayırlı olması dileğinde bulundu.

Hatay Ayakkabı İmalatçıları Esnaf ve Sanatkarları Odası Başkanı Doğan Aydın, açılışta emeği geçenlere teşekkür etti.

Daha sonra Masatlı ve beraberindekiler kursun açılış kurdelesi keserek atölyelerde incelemelerde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/hatayta-afetzede-kadinlara-ayakkabicilik-kursu-acildi/feed/ 0
Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar https://www.haber28.com.tr/turkiye-ile-guclenen-turkiyeye-guc-veren-kadinlar/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-ile-guclenen-turkiyeye-guc-veren-kadinlar/#respond Fri, 12 Apr 2024 06:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14014 “Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar” programında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Türkiye Yüzyılı, kadınların yüzyılı olacak” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla “Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar” isimli program düzenlendi. Haliç Kongre Merkezi’nde saat 14.00’te başlayan programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Burada konuşan Bakan Göktaş, son 22 yılda kadınlar için yapılan çalışmalardan ve gelecek projelerden bahsederek, bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti. Kadınların işgücüne aktif katılımının ülke ekonomisine sağlayacağı katkının önemine dikkat çeken Göktaş, Türkiye Yüzyılı’nın kadınların yüzyılı olacağı vurgusunu yaptı.

“Türkiye Yüzyılı, kadınların yüzyılı olacak”

Konuşmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederek başlayan Bakan Göktaş, “Türkiye Yüzyılı, kadınların yüzyılı olacak. Bugün, hayatın her alanında eşit fırsatlara ve eşit imkanlara sahip olan kadınlarıyla güçlü bir Türkiye var. Kadınlar, siyasi, sosyal ve hukuki haklarda önemli kazanımlar elde etmiştir. Kadın katılımını hayatın her alanında güçlendirdik. Tüm bu kazanımları eşit bir şekilde istisnasız tüm kadınlar için ulaşılabilir kılmak sizin eserinizdir. Nobel ödülü alan kadının da, Belçika’da değerlerini savunduğu için partisinden ihraç edilen milletvekilinin de yanında siz oldunuz. Uluslararası müsabakalarda ay yıldızımızı temsil eden sporcu kızlarımıza da, şehit annelerine de, Diyarbakır annelerine de siz destek oldunuz. Bugün bu ülkenin başörtülü bir doktoru, bir hakimi, bir profesörü, bir pilotu, bir milletvekili, bir bakanı varsa bu sizin sayenizdedir. Sizin öncülüğünüzde ‘Daha adil bir dünya mümkün’ diyerek Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda yaşayan kadınların yanında olduk, olmaya devam ediyoruz. 8 Mart’ın Filistin başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde insanüstü bir güçle mücadele eden kadınların sesi ve sözü olmasını diliyorum” dedi.

“2028 sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e yükseltilmeyi hedefliyoruz”

Bakan Göktaş, son 22 yılda yapılan çalışmalar ve gerçekleştirilecek yeni projelerden bahsetti. Göktaş, “2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile kadınların gücüne güç katmaya devam edeceğiz. Bu strateji belgesini kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliğinde temsil gücü yüksek bir katılımla hazırladık. Eylem Planımızı Eğitim, Sağlık, Ekonomi, Liderlik ve Karar Alma Mekanizmalarına Katılım, Çevre ve İklim Değişikliği olmak üzere 5 ana eksende belirledik. Planımız da 5 temel politika, 20 strateji, 83 faaliyetten oluşuyor. Bu kapsamda kadınların eğitimin tüm kademelerine tam erişimini ve etkin katılımını hedefliyoruz. Kadınlara tüm yaş gruplarını ve ihtiyaçlarını gözeten, kapsamlı ve bütüncül sağlık hizmeti sunmayı amaçlıyoruz. Diğer yandan kadının değişen işgücüne tam, eşit ve etkin katılımıyla ekonomik yönden güçlenmelerini hedefliyoruz. Siyaset, liderlik ve karar alma mekanizmalarında kadınların temsil ve etkinliklerini artırmayı amaçlıyoruz. Kadını metalaştıran, araçsallaştıran ve sömüren ideolojilerin etkisinden kurtarmak istiyoruz. Kadınların ekonomik ve sosyal hayatta etkin roller üstlenmeleri yalnızca bireysel bir kazanım değildir. Bu aynı zamanda toplumsal ve sosyal gelişimi sağlayan, kalkınma hızını destekleyen temel bir değerdir. Son 22 yılda kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer almaları için büyük atılımlar gerçekleştirdik. 2002 yılında yaklaşık yüzde 28 olan kadınların iş gücüne katılım oranı 2023 yılında yüzde 36’ya ulaştı. 12. Kalkınma Planımızda kadınların geleceğine dair önemli hedefler belirledik. 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e yükseltilmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Bakan Göktaş yeni bir projenin müjdesini verdi

Bakan Göktaş konuşmasını, “Bu hedefi gerçekleştirmek adına geçtiğimiz ocak ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ve TÜBİTAK ile iki iş birliği protokolü imzalamıştık. Bugün bu protokoller kapsamında yeni bir proje başlattığımızın da müjdesini sizlerle paylaşmak isterim. Bu proje, temiz teknoloji alanında kadın girişimcilerin şirketlerini büyütme süreçlerini desteklemektir. Böylece teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek olacağız. Diğer yandan, yine bu protokol kapsamında kadın ve aile odaklı bilimsel çalışmaları desteklemek üzere TÜBİTAK ile birlikte ortak araştırma projeleri çağrısına yakında çıkacağız” ifadeleriyle sonlandırdı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-ile-guclenen-turkiyeye-guc-veren-kadinlar/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadınların ve kız çocuklarının güvenli ve sağlıklı bir hayata sahip olması için çalışacak https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadinlarin-ve-kiz-cocuklarinin-guvenli-ve-saglikli-bir-hayata-sahip-olmasi-icin-calisacak/ https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadinlarin-ve-kiz-cocuklarinin-guvenli-ve-saglikli-bir-hayata-sahip-olmasi-icin-calisacak/#respond Fri, 05 Apr 2024 06:48:28 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13104 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin dünyanın geleceği için, kadınların ve kız çocuklarının güvenli ve sağlıklı bir hayata sahip olması amacıyla elinden gelen tüm gayreti göstereceğini belirterek, “Dünyanın her neresinde olursa olsun mazlumun umudu, mağdurun sesi olmayı sürdüreceğiz.” dedi.

Göktaş, bir otelde düzenlenen “Dünya Kadınlar Günü: İlerleme için Kadınlara Yatırım” programında yaptığı konuşmada, kadınlar ve kız çocuklarının hayatın her alanında, hiçbir ayrımcılıkla karşı karşıya kalmadan aktif rol almasını istediğini, bu hedef doğrultusunda yapılan her çalışmayı önemli bulduğunu belirtti.

Gazze’de hayatını kaybedenlerin yüzde 70’inin kadın ve çocuklardan oluştuğunu bildiren Göktaş, Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) tahminlerine göre 1 milyonu aşkın kadın ve kız çocuğunun yerinden edildiğini söyledi.

Emine Erdoğan’ın “İnsanlığın zulümle bükülen belini mazlumlar arası ayrım gözetmeden doğrultabiliriz.” dediğini hatırlatan Göktaş, bu anlamda kimsenin geride bırakılmadığı bir dünya, kalıcı ve sürdürülebilir barış için herkese büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı.

Bu barışın sağlanmasında kadınların da önemli rolü olduğunu dile getiren Göktaş, şöyle konuştu:

“Şuna inanıyoruz ki kadınların barış sürecinde aktif bir şekilde yer almaları başarıyı da beraberinde getirecektir. 11 Mart’ta başlayacak Birleşmiş Milletler 68. Kadının Statüsü Komisyonu toplantılarında bu duygumuzu dile getireceğiz. Türkiye olarak, dünyanın geleceği için, kadınların ve kız çocuklarının güvenli ve sağlıklı bir hayata sahip olmaları için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Dünyanın her neresinde olursa olsun mazlumun umudu, mağdurun sesi olmayı sürdüreceğiz.”

“Son 22 yılda büyük atılımlar gerçekleştirdik”

Bakan Göktaş, aile birliğinin temeli, toplumun vazgeçilmez ve önemli parçası olan kadının, ülkelerin geleceğinde de çok etkili bir role sahip olduğunu ifade etti.

Bir ülkenin kalkınmasının, nesillerin sağlıklı ve güçlü yetiştirilmesinin, kadınların eğitim seviyesi, iş gücüne katılımı ve ekonomik özgürlükleriyle doğru orantılı olduğunu belirten Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün Türkiye’de kadınlar, ülkemizin her alanda gelişmesine katkı sunan ve bizleri her daim gururlarından başarılara imza atmaktadır. Türkiye olarak, özellikle son 22 yılda kadınların siyasal, sosyal ve ekonomik hayatta daha etkin yer almaları için büyük atılımlar gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi ve refahının artırılmasında önemli kazanımlar elde ettik. 12. Kalkınma Planımızda, kadınların her türlü fırsat ve imkandan eşit biçimde yararlanmalarını temel amaç olarak belirledik. Bunun yanı sıra Orta Vadeli Program çerçevesinde kadınlara ve kız çocuklarına yeni beceri ve yeteneklerin kazandırılması için özel programların geliştirileceğine yer verdik. Çalışmalarımız sonucunda bugün kadın istihdamı ve iş gücüne katılımında önemli bir mesafe katettik.”

Göktaş, kadın istihdam oranındaki artışın Türkiye’nin genel istihdam oranındaki artışı geçtiğini vurguladı.

Bu oranları artırmak için çalışmalarını büyük bir kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Göktaş, eğitimler ve KOBİ destekleriyle kadın girişimcileri desteklediklerini, bu kapsamda 0-3 yaş arası çocuklara yönelik Mahalle Odaklı Kreş modeliyle bakım ve eğitim hizmeti veren kurumların sayısını artırmak için çalıştıklarını söyledi.

Ülke geneline yaygınlaştıracakları bu modelle kadınların ev ve iş hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalmalarının önüne geçmeyi hedeflediklerini aktaran Göktaş, Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi ile 10 bin kadına danışmanlık ve eğitim hizmeti verdiklerini kaydetti.

Göktaş, Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi’ni hayata geçirdiklerini, projeyle 3 bin 97 genç kadına destek olduklarını, mühendis olmak isteyen kız öğrencilerini desteklemek amacıyla Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’ni başlattıklarını, bugüne kadar 931 kadın mühendise destek verdiklerini ve projenin ikinci fazı için yürüttükleri çalışmaların devam ettiğini belirtti.

8 Mart’ta Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı açıklanacak

Kadınların ekonomik hayata katılımlarına destek olmak amacıyla Kadın Girişimcilerimiz ile Güçlü Yarınlara programını başlattıklarını da anımsatan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu programla kadınların gelir getiren faaliyetlere katılımlarını kolaylaştırmayı ve istihdam olanaklarını artırarak kadınları güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca korunmaya muhtaç durumdaki çocuklar, engelliler, yaşlılar ve şiddet mağduru kadınların psikososyal refahlarını desteklemek için harekete geçtik. 8 Mart’ta açıklayacağımız Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile de kadınların değişen iş gücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını artıracağız.”

“Dünyada eşi benzeri az bulunan hukuki düzenlemeye sahibiz”

Kadına yönelik şiddetin fiziksel, psikolojik ve ekonomik boyutları olan küresel sorun olarak ortaya çıktığına dikkati çeken Göktaş, Türkiye olarak bu sorunun tüm bu boyutlarını göz önünde bulundurarak şiddete sıfır tolerans ilkesiyle mücadelelerini büyük bir kararlılıkla sürdürdüklerini ve sürdürmeye devam edeceklerini vurguladı.

Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kanunu’nun dünyada eşi benzeri az bulunan hukuki düzenleme olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı, kararlı mücadelemizde bizler için önemli bir yol haritasıdır. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerimizle 81 ilde kadına yönelik şiddetle mücadelede bilgilendirici faaliyetler ve danışmanlık hizmetleri vermeye devam ediyoruz. Açacağımız yeni merkezlerle hem hizmetlerimizi arttıracağız hem de daha kararlı bir şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün 149 kadın konukevinde misafir ettiğimiz kadınların toplumsal ve ekonomik hayata daha güçlü bir şekilde yeniden katılımlarına destek oluyoruz.”

Kadına yönelik şiddetle mücadelenin siyaset üstü bir mesele olduğunun altını çizen Göktaş, konuya her zaman bu anlayışla yaklaştıklarını ve bu soruna asla müsamaha göstermediklerini, göstermeyeceklerini belirtti.

Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelenin topyekun yürütülmesi gereken bir mücadele olduğuna dikkati çekerek, bunun herkesin sorumluluğu olduğunu söyledi.

Türkiye’nin güzel yarınlarını hep birlikte inşa edeceklerini dile getiren Göktaş, “Sevginin, şefkatin ve başarının simgesi olan güçlü kadınların yetiştirdiği güçlü nesillerle Büyük Türkiye hedeflerimize ulaşacağız. Bu anlayışla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da belirttiği gibi Türkiye Yüzyılı’nın, kadınların yüzyılı olacağına inancımız tamdır. Kadınların her alanda aktif olacağı ülkemizin ikinci asrında, büyük bir inanç ve azimle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadinlarin-ve-kiz-cocuklarinin-guvenli-ve-saglikli-bir-hayata-sahip-olmasi-icin-calisacak/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-6/ https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-6/#respond Fri, 29 Mar 2024 07:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12108 Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen “Kadın, Barış ve Güvenlik Üzerine Yüksek Düzeyli Oturum” başlıklı panelde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın bu konudaki öncü rolü vurgulanarak, kadınların diplomaside, kriz çözümü ve barışın inşasındaki rolünün önemine dikkati çekildi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Andrea Sanke’nin üstlendiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesindeki “Kadın, Barış ve Güvenlik Üzerine Yüksek Düzeyli Oturum” başlıklı panele, aktivist Tevekkül Karman, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkan Yardımcısı ve Türkiye’den Sorumlu Bölge Müdürü Ivana Zivkovic, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı’nın Kadın, Barış ve Güvenlik Özel Temsilcisi Bineta Diop, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in eşi Desislava Radeva ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in eşi Tamara Vucic katıldı.

Aktivist Karman, kadınların tarih boyunca savaş ve çatışmaların yıkıcı etkilerinden en fazla etkilenen kesim olduğunu belirterek, “Savaşları tecrübe eden kadınlar, aynı zamanda çatışmalar patlak verdiğinde zorluklar karşısında liderlik sergilemişlerdir. Hayal bile edilemeyecek zorluklara, yerinden edilmeye, sevdiklerini kaybetmeye, cinsel şiddete ve temel hizmetlerin çökmesine katlanmışlardır.” ifadesini kullandı.

Kadınların, yoksulluktan, sağlık hizmetlerine ve eğitime erişim eksikliğinden de orantısız şekilde etkilendiğini vurgulayan Karman, “Kadınlar, aynı zamanda barışın isimsiz kahramanlarıdır. Dünyanın dört bir yanındaki toplumlarda kadınlar, ‘barış inşacıları’ olarak ortaya çıkmıştır. Onların fikirleri, deneyimleri ve bakış açıları çatışmalara sürdürülebilir çözümler üretilmesinde vazgeçilmezdir.” değerlendirmesinde bulundu.

Karman, kadınların karar alma süreçlerinde temsil edilmesi gerektiğine dikkati çekerek, “Kadınların, kamusal hayata katılımı sadece bir eşitlik meselesi değil, bir zorunluluk meselesidir.” dedi.

Baskıcı yönetim sisteminin küresel barış ve güvenlik için büyük bir risk ve tehdit oluşturduğuna işaret eden Karman, “Kadınlar baskıcı yönetimle, diktatörlükle ve otoriter rejimlerle mücadele ettiğinde onları desteklemeliyiz. Bu, barış ve güvenliği desteklediğimiz anlamına gelir.” diye konuştu.

Karman, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına değinerek, şunları söyledi:

“İsrail işgali, Filistinlilere karşı devam eden soykırım savaşı, insanlığın bozulmasının üzücü bir örneği. (İsrail’in) Öldürme ve yok etme mekanizması, Gazze’deki sivillerin hayatlarını almaya devam ediyor. Evleri yıkan, hastanelere, üniversitelere ve ambulanslara saldıran ve milyonlarca insanı yerinden eden bu soykırımın tüm dünya tarafından görülmesi için ortak hareket etmemiz gerekiyor. İsrail işgali, ABD yönetimindeki destekçileri ve diğer Batılı müttefiklerince ölüme, açlığa ve yerinden edilmeye maruz bırakılan insanlar için soykırımdır.”

“Eşitliği sağlamazsak ne barış ne de kalkınma sürdürülebilir olur”

UNDP Başkan Yardımcısı ve Türkiye’den Sorumlu Bölge Müdürü Zivkovic, foruma katılmaktan onur duyduğunu belirterek, kadın güvenliği gündeminin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin 1325 sayılı kararıyla desteklendiğini dile getirdi.

Kadınların yönetim alanındaki eksikliğine dikkati çeken Zivkovic, bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerektiğine işaret etti.

Zivkovic, çalışmalarının, bilgi paylaşımı ve ekonomik güçlendirme yoluyla kadınları değişimin yoğun bir parçası haline getirmeyi hedeflediğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yerinden edilmiş, mülteci kadın ve kız çocuklarının desteklenmesi Gazze, Ukrayna ve diğer kriz ortamlarındaki çalışmalarımızın merkezinde yer almaktadır. Kendilerini gerçekleştirme fırsatlarını artırarak ve özellikle kız çocuklarını ve genç kadınları kariyer yollarını planlayabilecek beceri ve fırsatlarla donatarak sosyo-ekonomik dayanıklılığı ve sosyal uyumu teşvik ediyor ve uzun vadeli barış ve istikrara katkıda bulunuyoruz.

Eşitliği sağlamazsak ne barış ne de kalkınma sürdürülebilir olur. Eğer toplumumuzun yarısı hayallerini, haklarını ve katkılarını gerçekleştirme konusunda geride bırakılıyorsa, ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşamayız veya kadın, barış ve güvenlik konusundaki taahhütlerimizi yerine getiremeyiz.”

“Güney Afrikalı kadınların oynadığı rolü ve buna öncülük eden kadınları tanımamız gerekiyor”

Afrika Birliği Komisyonu Başkanı’nın Kadın, Barış ve Güvenlik Özel Temsilcisi Bineta Diop, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a “kadın, barış ve güvenlik” konularını, ADF’de her zaman gündeme getirdiği için teşekkür etti.

Emine Erdoğan’ın liderliği sayesinde bu konuda daha önce de birçok kez konuştuklarını aktaran Diop, dünya genelinde yaşanan zorlukların üstesinden gelmek için kadınların sesinin duyulduğu ve saygı gördüğü etkili diplomasinin hiç bu kadar kritik olmadığını söyledi.

Diop, “Burada şunu da belirtmek isterim ki İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesine taşıyanlardan biri olan Güney Afrikalı kadınların oynadığı rolü ve buna öncülük eden kadınları tanımamız gerekiyor. Bu odada bulunan Güney Afrika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Naledi Pandor, bunu yaptığınız için teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

Diop’un cümleleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve diğer lider eşleri dahil olmak üzere tüm salon, Bakan Pandor’u ayakta alkışladı.

Küresel zorluklarla mücadele etmek ve etkili diplomasi için kadınların sesinin de duyulmasının hiç bu kadar önemli olmadığına dikkati çeken Diop, barış süreçlerinde de kadınların rolünü yansıtmanın önemini vurguladı.

Diop, kadınların öncülük ettiğinde fark oluşturduğuna işaret ederek, Afrika’da da birçok politika ve program yürüttüklerini ve birçok başarı elde ettiklerini söyledi.

Afrika Birliği ülkelerinin yüzde 61’inin Ulusal Eylem Planı’nı benimsediğini aktaran Diop, bunların uygulanmasına ve etkili olmasına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

“Kadınlar sadece kurban olmamalı”

Kadınların nasıl korunabileceğinden ve karar alma sürecinin parçası haline getirildiklerinden emin olunması gerektiğini belirten Diop, “Kadın arabulucular gibi mekanizmalar oluşturuyoruz. Kadınların kriz çözümünde bulunduğundan emin olmalıyız, sadece kurban olmamalılar. Dediğiniz gibi onlar dayanıklı ve katkı sağlayabilirler.” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) reformuna ilişkin Diop, “Önce o masanın etrafına bir kadını dahil etmekle başlayalım. Böylece Filistin’deki, dünyanın farklı yerlerindeki ve benim kıtamdaki zorluklara da dikkati çekebilirler.” dedi.

Diop, ilk olarak tüm sektörlerde liderlik düzeylerinde diplomasi dahil kadınların sayısını artırmaları gerektiğini kaydederek, genç kadınlara destek olunmasının ve kadın liderlerin artırılması için girişimlere yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Barışı sağlayabilecek kişilere alan verilmesi ve bakış açısının değişmesi gerektiğini ifade eden Diop, kadın hareketlerine yatırım yapmaları gerektiğine işaret etti.

Diop, kadın, barış ve güvenlik üzerine çalışılıp kadınların özel sektör dahil dış politika, diplomasi, sosyal, ekonomik ve siyasi alanda rolünün artırılmasına dikkati çekti.

Kalıcı barışta kadının önemi

Bulgaristan Cumhurbaşkanı’nın eşi Radeva, Emine Erdoğan’a bu etkinliği düzenlemekteki girişimi ve liderliği için teşekkür ederek, “Kadın, Barış ve Güvenlik” konulu bu panelde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Radeva, bu konunun dünyada şiddetin ve krizlerin arttığı bir dönemde çok önemli olduğunu belirterek, silahlı krizlerin kadınlar ve kız çocukları üzerinde orantısız şekilde daha fazla negatif etkisinin olduğunu ifade etti.

Kadınları güçlendirmenin, barış ve güvenlik alanlarında daha aktif rol oynamalarını sağlamanın önemine dikkati çeken Radeva, Emine Erdoğan’ın kadınların toplumdaki rolü konusunda onu etkilediğini söyledi.

Radeva, kadınların gelecek nesillerin ahlaki terbiyesini inşa ettiklerini belirterek, şiddeti kınayan, sorumlu ve barışçıl vatandaş olarak yetişen çocukların, kalıcı barışa ulaşmada en güçlü temeli sağlayacağını vurguladı.

Uluslararası toplumun, kadınların barış inşası ve koruması sürecinde daha etkili olması için çabalaması gerektiğini belirten Radeva, “Anne olarak kadınların öneminin anlaşılması ve barış süreçlerine aktif dahil edilmelerinin desteklenmesi kilit öneme sahip.” ifadesini kullandı.

Kadınlar karar alma sürecinde olmalı

Sırbistan Cumhurbaşkanı eşi Vucic, 3. ADF kapsamında düzenlenen bu önemli program için Emine Erdoğan’a saygısını ve hayranlığını dile getirerek, dünyayı ya da bir parçasını değiştirmek istiyorlarsa bunu eski temellerle ve prensiplerle yapamayacaklarını söyledi.

Vucic, aynı düşünce tarzının ve yaklaşımın, aynı çözümlere götüreceğine işaret ederek, bundan memnun olamayacaklarını, bu konuya yeni bir enerjiyle yaklaşılması ve eski yaklaşımdaki sorunların anlaşılmaya çalışılması gerektiğini ifade etti.

Dünyayı gözlemlemedeki paradigma değişiminin gerekli ve kaçınılmaz olduğunu söyleyen Vucic, kadınların da karar alma sürecinde olmaya, barışa katkıda bulunmaya, dengeyi anlamaya ve ailelerini korumaya hakkı olduğunu belirtti.

Vucic, çözümün birlik olduğuna dikkati çekerek, “Çünkü sadece ortak güçler politikaları şekillendirebilir, kaynakları mobilize edebilir, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak için amaçlanan faaliyetleri tanımlayabilir, kadın, barış ve güvenlik gündemini tamamen uygulayabilir.” dedi.

Sözlerini, Emine Erdoğan’ın 2018’de bir konuşmasına atıfta bulunarak tamamlamak istediğini kaydeden Vucic, “Toplumların yeniden inşasında, ortak değerlerin yüceltilmesinde başrolün kadınlara düştüğüne inanıyorum.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-6/feed/ 0
Emine Erdoğan Antalya Diplomasi Forumu’nun Kadın, Barış ve Güvenlik Oturumu’nda konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/emine-erdogan-antalya-diplomasi-forumunun-kadin-baris-ve-guvenlik-oturumunda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/emine-erdogan-antalya-diplomasi-forumunun-kadin-baris-ve-guvenlik-oturumunda-konustu-aciklamasi/#respond Wed, 27 Mar 2024 06:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11823 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Unutmamalıyız ki, kalıcı ve sürdürülebilir bir barış, kimsenin geride bırakılmadığı bir süreçten doğar. Toplumun temel ve dönüştürücü bir parçası olan kadınların dahil edilmediği bir barış sürecinin başarıyla sonuçlanması beklenemez.” dedi.

Emine Erdoğan, Nest Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun Kadın, Barış ve Güvenlik Oturumu’nda lider eşleri ve katılımcılara hitap etti.

Lider eşlerini ve uluslararası kuruluş temsilcilerini, kadim tarihi, doğası ve kültürüyle, gözde bir şehir olan Antalya’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Emine Erdoğan, forumun bu seneki ana temasının “krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak” olduğunu anımsattı.

“Yanan bizim evimiz, ailemiz, ortak değerlerimiz”

Bugün dünya olarak, hiçbir ülkenin tek başına bertaraf edemeyeceği boyutta krizlerle karşı karşıya olduklarını vurgulayan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizi insanlık olarak bir arada tutan değerlerin ve kurumların temelleri, yakın tarihte hiç bu kadar sarsılmamıştı. Bu buluşmayı, huzurlu bir barış ortamında değil; ne yazık ki, savaşın karanlık gölgesi altında gerçekleştiriyoruz. Savaşlar ve çatışmalar, adeta adım adım ilerleyen bir yangın gibi dünyamızı kuşatmaya devam ediyor. Yanan bizim evimiz, yanan bizim ailemiz, yanan bizim ortak değerlerimiz. Kutuplaşma ve ırkçılığın arttığı, tahammülsüzlük ve tamahkarlığın nefreti körüklediği bir çağda, barışı ve düzeni korumak git gide daha da zorlaşıyor. Adil ve güçlü bir iradenin, diplomasiyle çözebileceği ihtilaflar, hızla sıcak çatışmaya evriliyor.”

Erdoğan, Suriye, Irak, Yemen, Sudan Filistin ve daha birçok çatışma bölgesinden, aynı acı feryatların yükseldiğini söyledi.

Yaşayabilmek için evini ardında bırakan masum canların sığındıkları yerde zalimce katledildiğine dikkati çeken Erdoğan, şiddetin her türlüsü ile örselenen çocukların minik yüreklerinde tamiri mümkün olmayan yaralar açıldığını ifade etti.

“Dünyanın adil, cesur ve hakkaniyetli liderlere hiç olmadığı kadar ihtiyacı var”

Dünyanın tüm vicdanlı insanlarının yekpare bir sesle, “hemen ateşkes, hemen barış” diye haykırdığına işaret eden Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

“Artık öyle bir noktadayız ki, söylenebilecek tüm sözleri tükettik. Söylenebilecek son sözü, 6 yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Recep, çapraz ateş altındayken yaptığı yardım çağrısında söyledi. ‘Lütfen beni kurtarın’ demişti. Ne onu ne ailesini ne canı pahasına ona yardıma giden sağlık ekiplerini kurtarabildik. Soykırımın bir parçası olma ihtimali, insanca var olma onuruna fazla gelen Erın Bruşnel, söylenebilecek son sözleri haykırarak hayata veda etti. ‘Bu soykırıma ortak olmayacağım’ dedi, yapılan zulüm vicdanına ağır geldiği için. İsrail’in yıkım araçlarının altında can veren Raşel Kori ile aynı yaşta, ömrünün baharındaydı. Sözün tükendiği bu noktada, barış umudunu canlı tutmak ve barışa yönelik gayretimizi artırmak zorundayız. Dünyanın adil, cesur ve hakkaniyetli liderlere, hiç olmadığı kadar bugün ihtiyacı var. Barışa inanan cesur insanlar güçlerini birleştirdiğinde, girilen şiddet sarmalını kıracağımıza, barış ve huzurlu bir düzeni, bu güç birliği ile elde edeceğimize inanıyorum.”

“Kadınların karar verici noktalarda olduğuna emin olmalıyız”

Emine Erdoğan, savaşta her kesim zarar görse de bilhassa kadınların orantısız biçimde etkilendiğini dile getirdi.

Savaşın derinden etkilediği kadınların, barış için söyleyecek çok sözünün olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Büyük bir incelikle inşa ettiği yuvası yanıp küle dönen, canından parça evladının acısını gören, kök saldığı toprakları terk etmek zorunda kalan kadınlar, barışın kıymetini herkesten çok daha iyi bilir. Bu konuda, 24 yıl önce, küresel bir irade ortaya konmuş; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararı ile kadınların, barış süreçlerine katılımı güvence altına alınmıştı. Ancak ne yazık ki çatışmanın birincil mağduru, toplumların inşasının ana aktörü olan kadınların, arabuluculuk ve barış süreçlerine etkin bir şekilde dahil edilmediğini görüyoruz. Oysa araştırmalar, kadınlar sürece dahil olduğunda uzlaşma olasılığının yükseldiğini ve barışın daha uzun soluklu hale geldiğini gösteriyor. Kadınların, farklı gruplarla işbirliği yapma ve birlikte çalışmaya yatkın tabiatı ve sosyal meselelere olan duyarlılıkları, barış süreçlerindeki başarı şansını artırıyor. Unutmamalıyız ki kalıcı ve sürdürülebilir bir barış, kimsenin geride bırakılmadığı bir süreçten doğar. Bilhassa, toplumun temel ve dönüştürücü bir parçası olan kadınların dahil edilmediği bir barış sürecinin başarı ile sonuçlanması beklenemez. Bu nedenle, diplomasiyi öne çıkarırken, kadınların karar verici noktalarda olduğuna emin olmalıyız.”

Erdoğan, savaş yorgunu bir çağda, kadın bakış açısıyla tesis edilecek barışın, daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve hakkaniyetli olacağına, bütün kalbiyle inandığını vurguladı.

Filistin, Ukrayna, Suriye ve Yemen’de barış hedefiyle öne çıkan hareketlerin kadınlardan güç aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Lider eşleri olarak bizlere ve karar alıcı düzeyde bulunan tüm kadınlara, bu anlamda sorumluluklar düşüyor. Bu çerçevede, Ukrayna Devlet Başkanının eşi Olena Zelenska hanımefendi ile işbirliği halinde Ukraynalı 1500’e yakın savaş mağduru çocuğu ve refakatçilerini ülkemizde misafir ediyoruz. Bu grup arasından bugün aramızda bulunan Kırım Tatarı çocuklarımız, söyleyeceği şarkılarla sevginin ve umudun tek dil olduğunu bize yeniden hatırlatacak. Benzer şekilde, yakın zamanda Gazze’den tedavileri için getirdiğimiz savaş mağduru çocukları ülkemizde misafir ediyoruz. İnanıyoruz ki insanlığın zulümle bükülen belini, mazlumlar arasında ayrım gözetmeyerek doğrultabiliriz.”

“İsrail’in sözde mağduriyetinin giderilmesi için daha kaç can feda edilecek”

“Büyük bedeller ödenerek kazanılan uluslararası hukuk ve adalet sistemini, ruhundan kopararak, yazılı birkaç ifadeye indirgemeye çalışanlara asla boyun eğmeyeceğiz.” diyen Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Birlikte insanca yaşamamızın teminatı olan bu kaidelerin, suçu işleyen ülkeye ve mazlumun milliyetine göre eğip bükülmesine nasıl sessiz kalabiliriz? Buradan sormak istiyorum, 25 kişi öldürüldüğünde, Paris’te kol kola yürüyüş düzenleyen dünya liderleri, bugün ekseriyeti kadın ve çocuk olan 30 bin insan vahşice katledilirken, hangi gerekçeyle sessiz kalabiliyor? Çocukları, kadınları, masum insanları kurtarması beklenen medeni ülkeler, ateşkes çağrısı dahi yapamayacak kadar bu korkunç karanlığa teslim olmuş durumda. İsrail’in sözde mağduriyetinin giderilmesi için daha kaç can feda edilecek? 25 Avrupalının hayatını kaybetmesinin vicdanlarda oluşturduğu öfke ve acıyı uyandırmak için, kaç bin Filistinlinin ölmesi gerekecek? Tarih sayfaları, bu utanç verici soykırım yaşanırken, karşısında cesaretle duran barış neferlerini de yazacak.”

“Çocukların ölüme terk edilmediği, adil bir dünya diliyorum”

Emine Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti başta olmak üzere, hak ve adaletin tecellisi için adım atan tüm ülkelere minnettarlığını ifade etti.

Geçen kasım ayında, 20 lider eşi ve ülke temsilcisiyle “Filistin için Tek Yürek Zirvesi” kapsamında aynı amaçla bir araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, “Davetime icabet ederek gelen, mazlumların haklı davası için güçlü bir duruş sergileyen kız kardeşlerime, buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son vermeden, başta Dışişleri Bakanlığımız olmak üzere, bu kıymetli organizasyonda emeği geçen herkesi kutluyor, oturumumuza katılımlarınız için hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum. Savaşların, yerini kapsayıcı bir barış düzenine bıraktığı, her şeyden önemlisi, çocukların ölüme terk edilmediği, adil bir dünya diliyorum.” dedi.

Oturumda, aktivist Tevekkül Karman, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkan Yardımcısı ve Türkiye’den Sorumlu Bölge Müdürü Ivana Zivkovic, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı’nın Kadın, Barış ve Güvenlik Özel Temsilcisi Bineta Diop, Bulgaristan Cumhurbaşkanı eşi Desislava Radeva ve Sırbistan Cumhurbaşkanı eşi Tamara Vucic de katılımcılara hitap etti.

Emine Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Türkiye’nin misafir ettiği savaş mağduru Ukraynalı ve Kırım Tatarı çocuklardan oluşan folklor topluluğunun dans gösterisi izlendi. Emine Erdoğan ve lider eşleri daha sonra, Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi ve Afrika standını da ziyaret etti.

Emine Erdoğan ve lider eşleri, folklor gösterisi sunan Ukraynalı ve Kırım Tatarı çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/emine-erdogan-antalya-diplomasi-forumunun-kadin-baris-ve-guvenlik-oturumunda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Göktaş, “İstanbul’u Büyüten Kadınlar” programında konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/bakan-goktas-istanbulu-buyuten-kadinlar-programinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/bakan-goktas-istanbulu-buyuten-kadinlar-programinda-konustu-aciklamasi/#respond Tue, 05 Mar 2024 05:12:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8371 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Demokrasi yerelde başlar.” anlayışını benimsediklerini, her kademede kadınların varlığını önemsediklerini ve kadınların yerel yönetimlerde etkili olmasını çok değerli bulduğunu söyledi.

Göktaş, Beşiktaş’ta bir otelde düzenlenen “İstanbul’u Büyüten Kadınlar” programına katıldı.

Burada bir konuşma yapan Göktaş, İstanbul’u konuşmak üzere sanat, spor, akademi, medya ve iş dünyasının başarılı kadınlarıyla bir arada olduklarını belirterek, aziz milletin güçlü ve asil kadınlarının, tarihin her döneminde, hayatın her alanında büyük fedakarlıklar gösterdiğini, kadim medeniyeti ve değerleri bugünlere taşıdıklarını aktardı.

Türkiye Yüzyılı’nda bugün İstanbul’un gelecek 5 yılını konuşacaklarına işaret eden Göktaş, “Bu 5 yıl herhangi bir 5 yıl değil. Bu 5 yıl bir dünya mirası olan bu kadim şehrin yeni dünyaya uyum sağlaması gereken kritik bir 5 yıl. İstanbul’a karşı hepimizin bir sorumluluğu var. Ecdadımızdan bize miras kaldığı gibi ecdadımızın da tarihten aldığı bir miras İstanbul. Şimdi bu mirası en güzel haliyle geleceğe taşıma görevi hepimizin omuzlarında. Sizlerin de bu konuda inisiyatif almaktan çekinmediğinizi biliyorum.” diye konuştu.

Bakan Göktaş, İstanbul’un yerinin herkes için çok ayrı fakat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için anlamının bambaşka olduğunu kaydederek, şunları dile getirdi:

“Cumhurbaşkanımızın İstanbul’a karşı hep ayrı bir muhabbeti olmuştur. Bir kuşağın hafızasında Cumhurbaşkanımız hala İstanbul’u İstanbul yapan efsane belediye başkanıdır. ‘Sevdam’ dediği İstanbul’da belediye başkanı olmasında kadınların büyük katkısı vardır. 1994 seçim çalışmalarında kadınların çok büyük emeği vardı. Kendisi de bunu her fırsatta dile getirir. Hatta kadınların katkısının kendisi için önemini şu ifadelerle vurgular; ‘Türkiye’de girmedik ev, dokunmadık gönül bırakmama hedefiyle çıktığımız yolda elde ettiğimiz her başarıda en büyük pay kadınlara aittir’. Ben de Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği bu gerçeğe canıgönülden katılıyor, demokratik süreçlerin kadınların özgür ve adil biçimde dahil olabildiği oranda değer ve anlam kazanacağına inanıyorum.”

“Kadınların işgücüne katılma oranını yüzde 36’ya yükseltmiş durumdayız”

TBMM’de kadın temsili oranı 2002’de yüzde 4,4 iken, 2023’deki genel seçimlerde bu oranın yüzde 20’ye yükseldiğini hatırlatan Göktaş, son 20 yılda kadınların siyasette güçlü profilleriyle yer aldıklarını, almaya devam ettiklerini vurguladı.

Kadınlara yönelik politika ve hizmetlerin bakanlığın da ana çalışma alanları arasında yer aldığına değinen Göktaş, kadının statüsünün güçlendirilmesinin en önemli gündem başlıklarından birisi olduğunu, bu konudaki ciddiyetlerini, hayata geçirdikleri birçok politika ve hizmetlerle gösterdiklerini kaydetti.

Göktaş, 22 yılda kadınlara yönelik hem iş hayatında hem de sosyal hayatta var olan ayrımcı uygulamalara son verdiklerini, kadınların hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan hayatın her alanında daha güçlü hale gelmeleri için çalışmaya devam ettiklerini belirtti.

“Kadınların iş gücüne katılma oranı yüzde 36”

Kadının, ekonomik ve sosyal hayata etkin katılımının yalnızca bireysel bir kazanım değil ailevi ve sosyal dönüşümü de sağlayan temel bir değer olduğunu dile getiren Göktaş, “2002’de yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılma oranını 2023 Kasım itibarıyla yüzde 36’ya yükseltmiş durumdayız.” değerlendirmesinde bulundu.

İş ve aile dengesini korumanın önemini vurgulayan Göktaş, buna yönelik birçok hizmet ve destek sunduklarını, bu kapsamda doğuma bağlı izin hakları ve esnek çalışma modellerine ilişkin düzenlemeler gibi önemli düzenlemeleri son yıllarda hayata geçirdiklerini anlattı.

Bakan Göktaş, artık yeni bir dünyada yaşandığına, teknolojik gelişmeler ve dijital dünyanın hayatta çok daha belirleyici hale geldiğine de dikkati çekerek, “Tüm işlerin yüzde 95’inin dijitalleştiği dünyada, kadınların bu alandaki varlığı kritik önem taşıyor. Kısaca STEM dediğimiz bilim, teknoloji, mühendislik, matematik alanlarında yetişmiş insan gücü artık stratejik bir güç haline geldi. Biz de özellikle kız çocuklarımızın bu alanlarda eğitimleri ve kariyer yapmaları için özel çaba sarf ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı kadınların yüzyılı yapmak için kadınlar olarak her alanda görünür olmaya, her alanda güçlü olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Yerel siyasetin hayatın akışında belirleyiciliği

Siyasetin geleceği şekillendirme misyonunu en belirgin olarak yerel yönetimlerde gördüklerini dile getiren Göktaş, şehir yönetiminin, her bir politikanın ve hizmetin etkisinin hemen görüldüğü bir alan olduğunu, bu anlamda toplumsal hayatın akışında yerel siyasetin çok belirleyici olduğunu söyledi.

Siyasi tecrübede yerel yönetimlerin büyük önem taşıdığı vurgusunu da yapan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz ‘Demokrasi yerelde başlar’ anlayışını benimsiyor ve her kademede kadınların varlığını önemsiyoruz. Ben de siyasete Belçika’da, yerel yönetimlerde başladım. Önce belediye meclisinde, sonra birçok pozisyonda siyasetin içinde yer aldım. Güçlü yerel yönetimlerin siyasete etkisine yakından şahit oldum. Bu nedenle kadınların yerel yönetimlerde etkili olmasını çok değerli buluyorum. Sadece yönetimde yer almak değil, şehir yönetimi ile işbirliği yapmak, proje geliştirmek, birlikte çalışmak ve paydaş olmak da yerel demokrasinin olmazsa olmazı. Gerek akademi, gerek STK gerekse özel sektörle yakın çalışacak bir şehir yönetimi, o şehrin her bir sakinine ulaşma potansiyeli olan bir yönetimdir. Bu çok katmanlı yaklaşım, şehir yönetimini daha kapsayıcı, duyarlı ve etkili hale getirir.”

“Murat Başkanımız, sosyal belediyecilikte de çığır açacak projelerle geliyor”

Belediyecilikte farklı kesimlerin ihtiyaç ve beklentilerini anlama ve bu doğrultuda politikalar geliştirme konusunda kadınların perspektifinin fark yaratacağını belirten Göktaş, “Kadınların varlığı karar alma süreçlerini zenginleştirir. Nitekim burada bulunan her bir katılımcımız, gururla söyleyebiliriz ki ‘İstanbul’u Büyüten Kadınlar’dır. İstanbul sizin emeğiniz ve çabanızla büyüyor, gelişiyor. Bundan sonra da İstanbul’a hizmet sizin desteğinizle bereketlenecek. Bu anlamda İstanbul için çok umutluyum.” ifadesini kullandı.

Bakan Göktaş, Murat Kurum’un projelerini incelerken İstanbul için ayrıca heyecanlandığını dile getirerek, bu projelerin İstanbul’un çehresini değiştireceğini, her şeyden önce birikimi ve tecrübesiyle Kurum’un “Sadece İstanbul” diyerek yola çıktığını ve bütün tecrübesini kente vakfetmeye hazır olduğunu hatırlattı.

Kurum’u bürokraside başarılı çalışmalarıyla bildiklerini kaydeden Göktaş, şunları paylaştı:

“İklim Elçileri Projesi’yle gençleri, Doğanın Anneleri Projesi’yle kadınları ve gençleri çalışmalarında her daim birer yol arkadaşı yaptığına hepimiz şahidiz. Aynı şekilde, bakanlık yaptığı dönemde de şehircilik anlamında Türkiye’nin en önemli dönüşümlerini gerçekleştirdi. Şimdi İstanbul yönetimine talip. İstanbul’un en öncelikli meselelerinden birisi olan deprem ve afetlere hazırlık için geliştirilen projeler ayrıca çok kritik. Murat Başkanımız, sosyal belediyecilikte de çığır açacak projelerle geliyor. Çalışan kadınlar için iş ve aile dengesini korumak adına kreş ve bakım yardımları çok önemli. 39 ilçe, 964 mahallemize açılacak kreşler büyük bir hizmet olacak. Murat Başkanımızın kreş sözü bizim için çok kıymetlidir. Çünkü bu kreşlerin, kadınların sosyal ve ekonomik hayata daha aktif katılımları için çok büyük birer destek olacağına yürekten inanıyoruz. ‘7/24 Nöbetçi Kreşler’ uygulaması, hayatın her koşuluna hazırlıklı bir hizmet modeli olacak. Bu uygulama ve kreşler, İstanbul için son derece önemli bir ihtiyacı karşılayacak.”

“İstanbul’un zaman kaybetmesine izin veremeyiz”

Engelli ve yaşlılara yönelik hizmetlerin, toplumsal yaşamın kalitesini belirleyen unsurlar olduğu görüşünü paylaşan Göktaş, engelsiz bir İstanbul için geliştirilen projelerin bu nedenle kendisini heyecanlandırdığını ifade etti.

Şehirlerin her birey için erişilebilir olmasını önemsediklerine, insanı merkeze alan ve sosyal belediyecilik anlamında çığır açacak olan “SİZTEM İstanbul” konseptinin tüm dünya şehirlerine model olacağına inandığını aktaran Göktaş, Kurum’un her bir projesinin detaylı ve ufuk açıcı olduğunu, İstanbul adına sabırsızlıkla bu projelerin hayata geçmesini umut ettiğini vurguladı.

“Çünkü İstanbullular bunu hak ediyor. İstanbul o kadar nadide bir şehir ki ihmal edilmesi sadece İstanbul’a değil Türkiye’ye kötülük. İstanbul’un zaman kaybetmesine izin veremeyiz” diyen Göktaş, Murat Kurum’un önemle vurguladığı bir noktaya dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Bana göre en anlamlı ve en büyük sözü ‘Sadece İstanbul için geliyoruz’ sözüdür. Murat Başkanımız, tek gündemi İstanbul olan, sadece İstanbul’a odaklanacak olan bir yönetimle inşallah dünyanın en güzel şehri İstanbul’u hak ettiği yere taşıyacak. 31 Mart akşamı inşallah İstanbul yeniden gerçek belediyecilik ile buluşacak, Muradına erecek. Bizim de muradımız odur ki güzel İstanbul hak ettiği değeri bulacak, hizmetlere kavuşacak.”

Programa, eski başbakanlardan Tansu Çiller, İBB Başkan adayı Murat Kurum ve AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer’in yanı sıra sanat, spor, akademi, medya ve iş dünyasından kadınlar katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-goktas-istanbulu-buyuten-kadinlar-programinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0