22 yaşındaki Mehmet, yeniden ayağa kalkıp askere gitmeyi hayal ediyor
KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş’ta depremden sağ kurtulan ancak omurilik felci teşhisi konulup yürüyemeyen 22 yaşındaki Mehmet, yeniden ayağa kalkıp vatani görevini yapmak istiyor.
Kahramanmaraş’ta yaşayan 22 yaşındaki Mehmet Fatih Güngör, 6 Şubat depremleri sırasında bir tekstil fabrikasında çalışırken enkaz altında kalarak ağır yaralandı. Çeşitli hastanelerde tedavi gören Mehmet’e, omurilik felci teşhisi konuldu. Belinden aşağısı tutmadığı için yürüyemeyen gencin birçok hayalide yarım kaldı.
Askerlik ve evlilik hayali yarım kaldı
Hayatı boyunca vatani görevini yapmayı, otomobil kullanmayı ve evlenip yuva kurmayı hayal eden Mehmet, şimdi ise yeniden ayağa kalkabilmek için hayırseverlerin ve yetkililerin desteklerini bekliyor.
“Ameliyattan sonra ayaklarımı hissetmedim”
İhlas Haber Ajansı’na konuşan Mehmet Fatih Güngör, depremden sonra enkazda kaldığını ve 15 dakika içerisinde kurtulduğunu anlatarak, “Deprem sırasında iş yerinde çalışıyordum ve o anda duvar üzerime düştü. 15 dakika sonra beni kurtardılar, hastanelere gittim, çevre illerdeki hastanelere de gittim. Şuanda gelişmeler var. Enkaz altındayken kaburgam akciğerime batmış ve delik oluşmuş. Ankara’da onun tedavisi yapıldı, omurilik ve ortopedi ameliyatı oldum. Bir gün sonra kendime geldiğimde ayaklarımı hissetmediğimin farkına vardım” dedi.
“Hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum”
Adana’da bir doktorun tedavisi ile sağlığına kavuşabileceğini belirten Güngör, “Adana’da bir doktor bulduk ancak seans başı 70 bin lira ücreti var. Omuriliğe kök hücre tedavisi yapıyormuş. En az 2 iğne vurulmam lazımmış ve daha sonra gelişim görebilecekmişim. Gelişim sonrası daha farklı bir tedavi uygulayacağını söyledi. Eski sağlığıma tam kavuşmayabilirim ama kendi işlerimi halledebileceğimi öğrendim. Hayallerim var. Askere gitmek istiyorum, hayat kurmak ve tekrardan çalışmak istiyorum. Araba sürmek istiyorum. Cumhurbaşkanımıza ve yetkililer hayırseverlerin yardım etmesini bekliyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YILIN ‘Türkiye Ahisi’ seçilen Hataylı fanus ve tenekecilik ustası Mustafa Gürler (78), 69 yıldır makine ve lehim kullanmadan kromdan bakliyat ve kuruyemiş küreği üretiyor.
Kahramanmaraş depremlerinde çocukları ve çok sayıda yakınını kaybeden Uzun Çarşı esnafı Mustafa Gürler, 2024 yılının hem il hem de Türkiye Ahisi seçildi. Eylül ayında Türkiye Ahisi ödülünü Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin’den alan Gürler, 69 yıldır mesleğini aralıksız sürdürüyor. Türkiye’nin el yapımı zanaatkarlık geleneğini sürdüren ender ustalardan Mustafa Gürler, ülkenin tek el yapımı krom kuruyemiş ve bakliyat küreğini üretiyor. Gürler, modern teknolojinin yaygınlaştığı dünyada, tamamen el işçiliğine dayanan bu geleneksel zanaatı, iş yerinde yaşatmaya devam ediyor. Kromdan ürettiği kürekler, dayanıklılığı ve kalitesiyle özellikle kuruyemişçiler, bakliyatçılar ve baharatçılar tarafından tercih ediliyor.
Krom levhayı, sanatı ile kürek haline dönüştüren Mustafa Gürler, yaptığı her bir ürünün uzun yıllar kullanılabilecek dayanıklılıkta olmasını sağlamak için büyük özen gösterdiğini söyledi. Gürler, “Bu meslek baba mesleği, hatta o da babasından öğrenmiş. 1955 yılından bu yana babamın yanındayım. Çocukluğumdan beri babamın yanında çalışıyorum. Çıraklığım, ustalığım, bugüne gelişim babamın sayesinde oldu. Yani, babam babasından, o da babasından öğrendi, yani bizim ecdadımız tenekeci” dedi.
ATADAN, DEDEDEN GELEN ZANAAT
İlerleyen yaşına rağmen her gün işinin başında olan Mustafa Gürler, “Dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olarak bilinen Antakya’daki Kurtuluş Caddesi’nin ilk aydınlatılma döneminden bu yana ecdadımızla beraber bugünlere geliyoruz. O dönemler yapılan aydınlatma fanuslarını hala üretiyoruz. Kürekler ise tamamen el emeğiyle üretiliyor. Makine yok, işe sıfırdan başlıyoruz. Yaprak sac geliyor, sıfırdan yapıyoruz. Makine ve lehim kullanmıyorum. Tamamlanıncaya kadar hepsi kendi el emeğimizle oluyor. Paslanmasına imkan yok, kopma yok, kullanma süresi 10 senedir” diye konuştu.
ÖĞRETECEK ÇIRAK BULAMIYOR
Yaptığı ürünleri Türkiye’nin her köşesine gönderdiğini ancak mesleği öğretecek çırak da bulamadığını belirten Gürler, “Oldukça meşakkatli bir iş. Ama vatandaşın mutlu olması beni de memnun ediyor, her şey para kazanmak değil. Yaptığım küreğin tanesi 100 lira. Çok para kazanmak gibi bir niyetim yok. Kanaat olmadığı için kimse gelip öğrenmiyor. Gelenler de önce ne kazanacağını soruyor. Bu mesleği yurt genelinde yapan yok. Erbabı yok, yetişen de yok. Herkes bol para kazanmak istiyor”
Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU-Samim SELÇUK/REYHANLI,(Hatay),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’in Araban ilçesinde çoğu toprak altında olmakla beraber yer yer sur ve burç yapılarına ait duvar izlerinin görüldüğü bir höyük üzerine yapılan tarihi Raban Kalesi üzerindeki İç Kale Cami, restorasyon çalışması ile onarılmayı bekliyor.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerinden etkilenen tarihi caminin ön kısmında göçük meydana gelmesiyle o tarihten bu yana hiçbir onarım çalışması başlatılmazken, Gaziantep’teki depremden etkilenen camii ve minarelerde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona doğru gelindi. İlçe ve bölge halkı ise İç Kale Cami’nin de restorasyon çalışması yapılarak onarılması için yetkililerden destek beklediklerini dile getirdi.
Gaziantep Valiliği YİKOP tarafından Kültür Katkı Payları Fonu’ndan ayrılan kaynakla, 2014 yılında aslına uygun olarak restorasyonuna başlanılan Araban Raban Kalesi İç Kale Cami, 2018 yılında restorasyon çalışması tamamlanmasıyla Gaziantep protokol üyeleri ve bölge halkının katılımı ile bölge halkının hizmetine sunulmuştu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Sıtkı Okumuş bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanık A.B, müştekiler ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu.
Tutuklu sanık Okumuş, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, 36 yıldır inşaat mühendisi olarak görev yaptığını, Kahramanmaraş’ın normalin dışında bir depreme maruz kaldığını söyledi.
1997 yılından bu yana Türkiye’de ve Kahramanmaraş’ta asırlar önce meydana gelen depremleri ayrıntılı bir şekilde incelediğini belirten Okumuş, “1114 yılında Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremden bile daha büyük bir depremi 6 Şubat 2023’te yaşadık. Projelerimi rüzgarı, depremi ve statik şartları göz önünde bulundurarak yasalara uygun olarak yaptım. Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremde 2 bin senelik bir birikim boşaldı. Bilimsel kaynaklar da bunu söylüyor. Ben her projemi depremi öncelik alarak oluşturdum.” diye konuştu.
Kentte inşaat sektöründe bilgisayarlı çizimi, ilk hazır betonu kendisinin kullandığını, mesleğinde hassas çalıştığını, 1989 yılından deprem sürecine kadar 2 bine yakın proje hazırladığını, 300’e yakın bina yaptığını dile getiren Okumuş, “Yine ilk tünel kalıbı ben uyguladım. Binalarımda perde beton uyguladım.” dedi.
Depremde yıkılan binanın 1998 deprem şartnamesine göre ve şartname üzerinde bir çalışmayla yapıldığını savunan Okumuş, “Melike Hanım Apartmanı’nda yaptığım, uyguladığım çalışmaları ispata da hazırım. Deprem esnasında bina olduğu yere değil yana devrilerek yıkıldı. Bu yanal ve düşey ivme büyüklüğünü ayrıca zeminde sıvılaşma olduğunu gösterir. Depremin birinci günü eşimi de alarak yıkılan binanın yanına gittim ve proje dışı büyük profiller gördüm. Burada imara aykırı müdahaleler yapıldığını tahmin ediyorum. Çünkü benim projelerimde öyle büyük profiller yoktu. Daha sonra yaptığımız araştırmada da Melike Hanım Apartmanı’ndaki 2 dükkan tek dükkan haline getirilmiş, asma kat kapanmış.” ifadelerine yer verdi.
“Fay hattının üzerine yapılmış”
Melike Hanım Apartmanı’nın olduğu bölgede 2012 yılında yapılan araştırmada aktif fay hattının bulunduğunu dile getiren Okumuş, şu ifadeleri kullandı:
“Biz binayı 2000 yılında yapıp, teslim ettik. Benim burada sorumluluğum olabilir mi? Burada fay hattının üzerine yapılmış Melike Hanım Apartmanı. Ayrıca burası 3 akarsuyun birleştiği bir yatakmış. Alüvyonlu bir zemin oluşmuş. Bu binanın depreme dayanması mümkün değil saymış olduğumuz nedenlerden dolayı. Bu sıvılaşma ve zemin problemi varken bize belediye 11 katlı bir apartmanın yapılmasına nasıl izin verdi. Bu bina depremin büyüklüğü, binanın tesliminin ardından imara aykırı işlemler ve zemin problemlerinden dolayı yıkılmıştır. Hazırlanan iddianamede de şahsımın asli kusurlu yazılmasının da sehven oluştuğunu düşünüyorum. Ayrıca ilk kez bir müteahhit ve inşaat sahibine kusur addedilmemiş. Bayındırlık teknik şartnamesine ve imar mevzuatına göre müteahhitken, inşaat sahibiyken bana kusur addedilmesini en büyük yanlış olduğunu düşünüyorum. Ben kalp, tansiyon ve şeker hastasıyım. 417 gündür tutuklu bulunuyorum ve sağlığım geriye gitmeye başladı. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum ve beraatimi talep ediyorum.”
Tutuksuz sanık A.B. de Melike Hanım Apartmanı’nın arsa sahibi olduğunu, arsayı 4 daire, 2 dükkan karşılığı verdiğini, müteahhit olmadığını söyledi.
Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut halinin devamına karar vererek duruşmayı 12 Temmuz’a erteledi.
Duruşmaya katılan tüm müştekiler, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırmalarını talep etti.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.
]]>Bakan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da telekonferans yöntemi ile katıldığı ‘Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’nde Dulkadiroğlu ilçesi Akyar mevkiinde TOKİ tarafından yapımı devam eden kalıcı konutları hak sahiplerine teslim etti.
Kura çekimi öncesinde konuşan Yerlikaya, “Kıymetli depremzedelerimize vermiş olduğumuz sözü yerine getirmek için gayret gösteriyoruz ve böyle bir durumda en büyük yardımcımız Rabbül Alemin. Devam eden inşaatlarımız ile bu yıl sonu ve önümüzdeki yıl itibarıyla Kahramanmaraş’ta tüm konutlar teslim oluyor” diye konuştu.
“Bu yılın sonuna kadar 200 bin konut ve ev sayısına ulaşacağız”
2025 yılına kadar tüm depremzedelere evlerini teslim edeceklerini ifade eden Bakan Yerlikaya, “11 il ile ilgili 30 bin aynı bu şekilde bitmiş deprem konut ve kırsaldaki evleri kuraları yapılacak, anahtarları siz kıymetli depremzedelerimize teslim edilecek. Depremin birinci yılında 46 bin, 13’üncü ayında yani Mart ayında birazdan 30 bin ile beraber 76 bine ulaşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile bu yılın sonuna kadar 200 bin konut ve ev sayısına ulaşacağız. Toplam 389 bin hak sahibimiz var, 2024’te 200 bin 2025 yılında kalan konutların kura ve anahtar teslimlerini yapacağız” dedi.
“Kahramanmaraş’ta tüm konutlar teslim oluyor”
Depremin yaralarını sarmak için gece gündüz çalıştıklarını söyleyen Yerlikaya, “Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizin destek ve dualarınızla, inancınızla, sabrınızla bunu başarıyoruz ve tamamına erdireceğiz. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat tarihinde çekilen konut ve ev sayısı 9 bin 286’ydı, birazdan 8 bin 303 kura çekeceğiz. Toplamda 17 bin 600’ü geçtik, hak sahibimiz 69 bin devam eden inşaatlarımız gece gündüz şantiyelerimiz gayret gösteriyorlar. Kendi güçlerinin de üzerinde gayret gösteriyorlar ki, size verilen söz yere düşmesin. Kıymetli depremzedelerimize vermiş olduğumuz sözü yerine getirmek için gayret gösteriyoruz ve böyle bir durumda en büyük yardımcımız Rabbül Alemin. Devam eden inşaatlarımız ile bu yıl sonu ve önümüzdeki yıl itibarıyla Kahramanmaraş’ta tüm konutlar teslim oluyor” diye konuştu.
“Kahramanmaraş’ı Allah’ın izniyle yüz akı ile yapmaya kararlıyız”
Kahramanmaraş’ı modern bir şehir haline getireceklerini söyleyen Bakan Yerlikaya, “Yakın zaman içerisinde Kahramanmaraş’ımıza mükemmel bir valilik binasının yapımının ihalesine çıkıyoruz. Çok güzel olacak inşallah, tıpkı yapımı başlanmış devam eden veya ihalesi yapılacak olan diğer binalar gibi. Yeniden Kahramanmaraş, modern bir şehir, tarihi kadim dokusuna uygun şehri ile bütünleşik ve şehri ile hemhal olan Kahramanmaraş’ı Allah’ın izniyle yüz akı ile yapmaya kararlıyız” şeklinde konuştu.
“Güçlü desteğinizi talep ediyoruz”
Yaklaşan yerel seçimler öncesinde Kahramanmaraş halkının Cumhur İttifakı adaylarına büyük destek vereceklerinden emin olduklarını söyleyen Yerlikaya, “Yerel seçimler geldi çattı. Kahramanmaraş 22 yıldan beri Recep Tayyip Erdoğan dedi, onunla birlikte yürüdü çünkü ona inandı. Hep en fazla destek ve oy oranında hep en önde oldu Kahramanmaraş. Biz Kahramanmaraş Büyükşehir’de ve tüm ilçelerinde Cumhur İttifakı adaylarımızla birlikte sizlere arzıendam ediyoruz. Her zaman olduğu gibi güçlü desteğinizi talep ediyoruz. Bizim belediye başkan adaylarımızın her biri şehrinin emini olan arkadaşlarımız. Bizim adaylarımızın özelliği sizin sorunlarını çözmekte cesaretli, sabırlı ve yorulmaz kişilerdir” ifadelerini kullandı. – KAHRAMANMARAŞ
]]>Bakan Yerlikaya, Akyar TOKİ alanında düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, depremzedelerin yaralarının sarılması ve şehirlerin eskisinden daha mükemmel olması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde devletin tüm kurum ve kuruluşlarının bölgede olmaya devam ettiğini söyledi.
Depremlerin yaşandığı ilk andan itibaren devletin bütün imkanlarını seferber ettiğini aktaran Yerlikaya, şöyle konuştu:
“6 Şubat’ın sene-i devriyesinde 46 bin, 19 Mart’ta ise 30 bin olmak üzere toplamda 76 bin konutun kurasını çektik. Sayın Cumhurbaşkanımız hemen depremin ikinci günden itibaren hem geçmiş olsun hem başsağlığı hem de arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili gelip şehirlerimizi gördüğü zaman şunu söyledi. Dedi ki ‘Hiçbir vatandaşımızı, hiçbir depremzedemizi acılarıyla baş başa bırakacak değiliz. Şu yıkılan evlerin daha iyisini, daha sağlamını Allah’ın izniyle en kısa zamanda yapacak ve siz kıymetli hak sahiplerine Allah’ın izniyle teslim edeceğiz.’ Allah onun sözünü yerde koymadı. Daha birinci yılında 46 bin konutu, birazdan 30 bin konutu sahiplerine kavuşturacağız. 13 ayda 76 bin konut. Bakın yine Cumhurbaşkanımızın ifadesi, ‘Allah’ın izniyle bu yılın sonuna kadar değerli kardeşlerim 200 yüz bin konut ve ev sayısına ulaşacağız’. Bunların kurasını çekip anahtarını teslim etmekle ilgili hedefimiz var. Toplam 389 bin hak sahibimiz var. Demek ki 2024’te 200 bin, 2025 yılında da kalan konutlarında kura ve anahtar teslimlerini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizin destek ve dualarınızla inancınızla, sabrınızla bunu başarıyoruz ve Allah’ın izniyle de göreceksiniz tamamına erdireceğiz. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta çekilen konut ve ev sayısı 9 bin 286 idi. Şimdi de 8 bin 303 kura çekeceğiz. Toplam 17 bin 600’ü geçtik. Hak sahibimiz 69 bin.”
Konutların inşasının gece gündüz devam ettiğini, çalışanların kendi güçlerinin üzerinde gayret gösterdiğini aktaran Yerlikaya, depremzedelere verilen sözlerin yerine getirilmesi için daha da fazla çalışacaklarını dile getirdi.
Bakan Yerlikaya, 2025 yılı sonu itibariyle Kahramanmaraş’taki tüm hak sahiplerinin evlerine kavuşacağının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Valilik binamızı, kaymakamlık, diğer bölge müdürlüğü, il müdürlüğü yani artık size hadim olan devlet görevlilerimizin içinde bulunduğu bağışlayın beni devletin de size hizmet için hizmet sunduğu, devletin evlerini de yapmakta kararlıyız. Şimdi yakın zaman içerisinde Kahramanmaraş’ımıza mükemmel bir valilik binasının ihalesini çıkıyoruz. Çok güzel olacak inşallah. Tıpkı yapımı başlamış, devam eden veya ihalesi yeni yapılacak olan diğer binalar gibi. Yeniden Kahramanmaraş, yeniden modern bir şehir, tarihi kadim dokusuna uygun, şehriyle bütünleşip ve şehriyle hemhal olan Kahramanmaraş’ımızı Allah’ın izniyle yüz akıyla yapmakta kararlıyız.”
Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın online olarak katıldığı törende kuralar çekildi, anahtar teslimi yapıldı.
Programa, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Mehmet Şahin ile Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ve ilgililer katıldı.
]]>Ömer Ünsal, sanatın bireyler için önemli bir iletişim aracı olduğunu belirterek, “Konuşarak ifade edemediğim duygu ve düşüncülerimi resim aracılığıyla anlatmaya çalışıyorum” dedi. Kafkas asıllı olduğunu anlatan Ünsal, “Rus savaşlarında Kafkas ırkı atlar vardı. Birçok at ırkı yok oldu sadece Şağdi cinsi ırk kaldı. Bu atın anısına eserlerimde atları çalıştım. Atlar savaşta, barışta insanla birlikte yol almıştır. Bu nedenle kültürel yolculuk gibi düşündüm ve eserlerimde atlara da önem verdim” ifadelerini kullandı.
Daha önce atlar ve pirimitif (Desenler- motifler) konularını eserlerine yansıttığına vurgu yapan Ünsal, “Şimdi bizleri derinden yaralayan depremlerin yaşattıklarını tuvalime yansıttım. Gaziantepli sanatseverleri sergi açılışına davet ediyorum” diye konuştu.
Sanatın aynı zamanda iyi bir terapi yöntemi olduğunu dile getiren Ünsal, her bireyin mutlaka bir sanat dalıyla ilgilenmesi gerektiğini savunarak şu önerilerde bulundu: “İnsan hayatında boşluklarla karşılaşabiliyor. Bu boşlukları özellikle aileler çocuklarının geleceği açısından iyi değerlendirip geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz çocuklarımızı yeteneklerine uyumlu bir sanat dalına mutlaka yönlendirmeliyiz. Sanat aynı zamanda hem zeka gelişimine katkı sunar hem de insanın düşünce evrenini genişletir. Yaşamımızın her döneminde sanata yer vermeliyiz. Sanat insan içindir anlayışını yaşam biçim haline getirmeliyiz.”
İlk kişisel sergisini 20 yıl önce Gaziantep’te açtığını dile getiren Ünsal, “Bana tekrar bu heyecanı yaşatarak eserlerimi Gaziantepli sanatseverler ile buluşturan SANKO Sanat Galerisi’ne teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Konuşmaların ardından Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Gülfem Marakoğlu, Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı isimli yayını Ünsal’a takdim etti. Sergi açılışına, SANKO Park AVM Müdürlüğü görevini devreden Niyazi Büyükaksu, Müdürlük görevini devralan Sait Can Gizir, ressamlar Gülay Karslıgil, Gül Öztürkmen Demir, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmenleri Hüseyin Yıldırım, Özer Çağlar, Kahramanmaraş Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Öğretmeni Münevver Canlıca, sanatseverler ve davetliler katıldı.
Ömer Ünsal’ın 20 eserinin yer aldığı “At, Primitif ve Deprem” temalı resim sergisi, SANKO Sanat Galerisi’nde 5 Nisan 2024 tarihine kadar her gün 10.00-22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
Ömer Ünsal, Kahramanmaraş Göksun’da 1976 yılında doğdu. 19 Mayıs üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Bölümünden 1996 yılında mezun oldu. Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümünde Kuzey Kafkas Halk Dansları derslerine yarı zamanlı öğretmen olarak girdi. Avrupa Birliği Projesi kapsamında 2004-2005 yılında Akdeniz Bölgesi Kafkas Halk Dansları ekibinin müziklerini Garmonla (Garmon: Kafkaslara özgü bir akordeon türü) icra etti. Kahramanmaraş Güzel Sanatlar Lisesinde görsel sanatlar öğretmeni olarak çalışmaktadır. Gaziantep, Kahramanmaraş ve Amasya’da 6 kişisel sergi açan Ünsal, Adana, Kahramanmaraş, Halep, Gaziantep, Amasya ve Samsun’da 7 karma sergiye katıldı.
Yarışmalarda birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödülleri alan Ünsal’ın eserleri, üç yarışmada sergilenmeye değer görüldü. – GAZİANTEP
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Kahramanmaraş’a gelen Bak, Serintepe Mahallesi’ndeki Ökkeş Solmaz Gençlik Merkezi açılış programına katıldı.
Bak, yapımı tamamlanan merkezin açılışında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sporun içerisinden gelen birisi olduğunu ve yapılan tüm spor yatırımlarını yakından takip ettiğini söyledi.
Türkiye’de son 22 yılda spor tesisleri yapımında büyük bir devrim yaşandığını vurgulayan Bak, “Türkiye bir spor ülkesi olma yolunda hızla ilerlemektedir. Türkiye’nin dört bir yanında binlerce tesis yaptık. Stadyumlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri, çok amaçlı spor salonları. Tekvando, karate, kick boks başta olmak üzere yakın dövüş sporları ile alakalı müsabaka salonları yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Maraş ile ilgili olarak tesislerimiz hasar gördü, yenilerinin yapılması, onarılması lazım ve yeni yeni projeler lazım.” diye konuştu.
Bakan Bak, bazı çalışma arkadaşlarının depremde hayatını kaybettiğini hatırlatarak, deprem bölgesinde yeni inşa edilen tesislere bu kişilerin isimlerini verdiklerini dile getirdi.
Bakanlık olarak gençlik merkezlerini çok önemsediklerini anlatan Bak, ülke genelinde 400’ün üzerinde gençlik merkezi açtıklarını ve açmaya devam ettiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bu tesisimiz 3-4 mahallenin ortasında bir yerde. Yaklaşık 10 bin öğrencinin de faydalanması planlanmakta. Bizim Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak en önemli görevimizden bir tanesi de bağımlılıkla mücadele. Bağımlılıkla, uyuşturucu ve alışkanlıklarla mücadele. Bunun için de en önemli argümanlarımız, en önemli özelliğimiz spor tesislerini yapmak. Ailelere sesleniyoruz, annelere babalara sesleniyoruz çocuklarınızı bu tesislere getirin. Bakın Türkiye çapında Cumhurbaşkanımızın talimatıyla son 22 yılda olimpik ve yarı olimpik olmak üzere 700’e yakın yüzme havuzu inşa ettik. Bu tesislerde yaklaşık 10 milyon çocuğumuza yüzme öğrettik.”
Bak, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan proje çerçevesinde yetenek taraması yapıldığını ve yaklaşık 4 milyon çocuğun yetenek taraması sonrası değişik branşlara yönlendirildiğini ifade etti.
Daha önce Güreş Federasyonu Başkanlığı yaptığını ve Kahramanmaraş’ın güreş alanında başarılı bir il olduğunu bildiğini anlatan Bak, deprem nedeniyle hasar gören güreş tesislerinin de yerlerine yenilerinin yapılacağını aktardı.
Çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini vurgulayan Bak, “Türkiye spor devrimi yaşıyor. Türkiye İtalya ile beraber 2032 Avrupa Futbol Şampiyonasını organize edecek. Onun dışında bizim olimpiyatlara hazırlıklarımız devam ediyor. 2004 Paris Olimpiyatları var, çok yoğun bir şekilde hazırlanıyoruz.” ifadesini kullandı.
“Merak etmeyin, siz isteyin biz yaparız”
Osman Aşkın Bak, gençlik merkezlerinde gençlerin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile beraber deneyim atölyelerinde geleceğin teknolojik eserlerini yapacaklarını, kodlamadan yazılıma kadar pek çok konuyu öğreneceklerini belirtti.
Kahramanmaraş’taki TUSAŞ yatırımları sayesinde gençlerin havacılık alanında da söz sahibi olacağına inandığını aktaran Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bize Türk mühendislerine diyorlar ki ‘siz beşinci nesil uçağı yapamazsınız’, ne oldu? Kaan’ı kim yaptı? Türk mühendisleri yaptı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bize özgüven kazandırdı. Gençlerimiz, genç mühendislerimiz yatırımlara devam ediyor. Biz gençlere çok önem veriyoruz. Kahramanmaraş’a da 12 bin 500 kişilik bir stadı, en kısa sürede ihalesini yapıp kazandıracağız. Kahramanmaraş için çok çok önemli, merak etmeyin yakından takip edip bunu bitireceğiz. Hayırlı uğurlu olsun. Merak etmeyin, siz isteyin biz yaparız. Biliyorsunuz Erdoğan söz verdi mi yapar. Biliyorsunuz babalar sözünü tutar. Recep Tayyip Erdoğan sözünü tutar. Recep Tayyip Erdoğan ne dedi? ‘Bir yılda konutları teslim edeceğim’ dedi ve konutların teslimatı başladı, işte Recep Tayyip Erdoğan bu. Hiç merak etmeyin spor tesislerini siz isteyin, biz yapalım. Türk sporu, Türk gençliği önemli bir süreçten geçiyor, gençlerimize güveniyoruz.”
Konuşmaların ardından depremde hayatını kaybeden Ökkeş Solmaz’ın isminin verildiği merkezin açılışı gerçekleştirildi.
Programa, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Mehmet Şahin ile İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, Gençlik ve Spor İl Müdürü Cemil Boz ve ilgililer katıldı.
Daha sonra Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi Kütüphanesi’ni ziyaret eden Bak ve beraberindekiler, ardından esnaf ziyaretinde bulundu.
]]>Doğal Afet Sigortalar Kurumu (DASK) koordinasyonunda bu yıl Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “7. Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması”nın maketlerin sarsıldığı final etabı yarışları yapıldı. Yarışmada takımların inşa ettikleri çok katlı bina maketleri “sarsma masası” üzerinde, üç farklı deprem etkisi altında test edildi, kazanan takımlar maket binaların yarışma kapsamında gösterdiği deprem performansına göre belirlendi.
“Kahramanmaraş depremlerinde dosya sayısı 600 bin adet, ödeme miktarı ise 35 milyar TL’dir”
Yarışmanın final etabında açıklamalarda bulunan ve Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından DASK bilançosunu açıklayan Türk Reasürans ve DASK Genel Müdürü Selva Eren, “DASK’ın teknolojik altyapısını yeniledik. DASK ana veri merkezini deprem riski düşük bir şekilde konumlandırma çalışmalarını tamamladık. Hasar yönetim sistemini güncelledik. İhbar sistemlerini günün şartlarına cevap verecek hıza ulaştırdık. Hasar tespit metodlarını kurumlar arası farklılıkları giderecek şekilde iyileştirdik. DASK’ın hasar ödeme kapasitesini 25 milyar TL’den 280 milyar TL seviyelerine çıkardık. Bu kapasite sayesinde bir yıl içinde meydana gelebilecek 2 ayrı deprem için aynı tutar 2 kez kullanılabilecek. Geçtiğimiz yıl 6 Şubat depremleri nedeniyle büyük bir yıkım ve acı ile karşı karşıya kaldık. Bu büyük yıkımın ardından vatandaşlarımızın yanında olmak ve yaşanan acıları bir nebze hafifletebilmek adına her türlü imkanları seferber ettik. DASK’ın kurulduğu günden Kahramanmaraş depremlerine kadar ödeme yaptığı toplam dosya sayısı 114 bin ve ödediği toplam rakam 1,5 milyar TL idi. Yalnızca Kahramanmaraş depreminde ise dosya sayısı 600 bin adet, ödeme miktarı ise 35 milyar TL’dir” ifadelerini kullanarak düzenlenen yarışmanın öneminden ve gerekliliğinden bahsetti.
6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen iller arasında yer alan Gaziantep’te bu yarışmanın düzenlenmesinin önemine değinen HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli ise “Ülkemizin bir deprem coğrafyasında konumlandığı bir gerçek. Dolayısıyla bizim ülke olarak depreme hazırlık ve dayanıklı bir ülke konumunda olmamız gerekiyor. Bu net ve açık. Bu nedenle ‘sağlam binalar, güçlü yarınlar’ mottosuyla üniversitemiz ev sahipliğinde düzenlenen ‘7. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’ Türkiye örnek olabilecek bir yarışma” diye konuştu.
İnşa edilen çok katlı bina maketleri sarsma masasında test edildi
Konuşmaların ardından takımların inşa ettiği çok katlı bina maketleri “sarsma masası” üzerinde, üç farklı deprem etkisi altında test edildi. Yarışmada kazanan takımların maket binaların yarışma kapsamında gösterdiği deprem performansına göre belirleneceği ve 7 Mart Perşembe günü düzenlenecek ödül töreni ile ödüllerinin takdim edileceği öğrenildi. – GAZİANTEP
]]>Bazı temaslarda bulunmak üzere Kahramanmaraş’a gelen Özhaseki, 6 Şubat’taki 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin merkez üssü Pazarcık ilçesinde, AK Parti’nin seçim ofisi açılış törenine katıldı.
Bakan Özhaseki, buradaki konuşmasında, yaklaşık bir sene önce yaşanan “asrın felaketi”nin 1000 yıllık Anadolu medeniyetinde karşılaşılabilecek en büyük felaket olduğunu vurguladı.
Depremlerin merkezinin Kahramanmaraş olduğunu ancak bundan 18 ilin etkilendiğini ve 14 milyon vatandaşın olumsuz etkilendiğini aktaran Özhaseki, “Depremlerde 680 bin evimiz yıkıldı, 170 bin civarında da iş yeri ve tek katlı müştemilat gibi yerlerimiz yıkıldı. Hasar çok fazla 104 milyar dolar olarak açıklanıyor. Manevi zararı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha dünya kurulduğundan beri icat olmadı. Evleri teslim ediyoruz, gidip bir çaylarını içip sohbet ederken halini hatırını sorduğumuzda öyle bir manzara anlatıyorlar ki, emin olun hepimiz ağlayarak çıkıyoruz oradan.” diye konuştu.
Çocukluğunda ilk defa babaannesinden duyduğu ‘Allah devletimize zeval vermesin evladım’ sözünden hareketle hizmet etmeye çalıştığını anlatan Özhaseki, depremin olduğu gün saat 4.17’den itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koordinesinde yaraların sarılması adına gece gündüz demeden çalıştıklarını belirtti.
Türkiye’deki irili ufaklı 1390 belediyeden 810’unun AK Parti’li olduğunu ve bunların tamamının depremin hemen ardından bölge görevlendirildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Akdeniz havzasındakileri, Konya ve Bursa gibi büyükşehir belediye başkanlarını Hatay’a gönderdik. Kayseri ve Trabzon, Kahramanmaraş’ta gece gündüz çalıştılar. Melikgazi ilçemiz çok güçlü burada çarşılar kurdu. Herkes şahit buna başkanlarımız aylarca çalıştılar. Her birimiz, bir kardeşimizin kurtarılmasına yardımcı olabilir miyiz? Yarasını sarabilir miyiz? Ona biraz iaşe götürebilir miyiz? diye her gün buralardaydık. Kaçıncı kere geldiğimi hatırlamıyorum. Recep Akdağ’ı hepiniz bilirsiniz eski sağlık bakanı, şehir hastanelerinin altında imzası olan kardeşimiz gördüm koşturuyordu. Recep abi ne yapıyorsun dedim, ‘bana kimse bir şey demedi. Ben zaten emekli milletvekiliyim düşündüm ne yapabilirim diye atladım Kahramanmaraş’a geldim çadırları geziyorum, baktım tuvaletlerde sıkıntı var. Kendimi tuvaletlerden sorumlu müdür ilan ettim.’ Sağlık Bakanlığı yapmış bir kardeşimiz söylüyor bunu. ‘Asrın felaketi’ idi ama ‘asrın dayanışması’ haline dönüştü elhamdülillah.”
Bakan Özhaseki, depremin hemen ardından çalışmalara başladıklarını, bu kapsamda bulabildikleri sert zeminlerde inşaatlara başlayıp binlerce konut yaptıklarını hatırlatarak, geçen 10-15 gün içerisinde 46 bin konut dağıttıklarını gelecek ay 30 bin konut daha dağıtacaklarını sonrasında da her ay mayıstan başlayarak 10-15 bin konut dağıtmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Gelecek sene içerisinde de hak sahibi olan herkesin hakkını vermiş olacaklarını belirten Özhaseki, “Kardeşlerim üzülmesinler. Bize çıkmadı demesinler. Sizin hakkınızı ödeyinceye kadar buradayız. Hakkımız helal olsun deyinceye kadar buradayız. Allah’ın izniyle gece gündüz çalışacağız ve sizlerin hakkını vereceğiz. Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi kardeşimiz var. 4 bin 500’e yakın inşaata başladık orada 900 kadar eksiğimiz var. Yerinde dönüştürmek isteyenlere fırsat veriyoruz. Yoksa fazladan yapacağız, fazladan yaptıklarımızı da bu bölgede kiracı kardeşlerimize dağıtacağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın.” şeklinde konuştu.
Tüm bilgi ve birikimlerini deprem bölgesinin yeniden inşası için kullanacaklarının altını çizen Özhaseki, deprem bölgesindeki eksikleri tamamlamak adına hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan hareket edildiğini kaydetti.
Açılış programına, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Mehmet Şahin, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Ömer Oruç Bilal Debgici, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, AK Parti Belediye Başkan adayı Fırat Görgel, MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Hüseyin Vahit Demiröz ve ilgililer katıldı.
]]>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Ticaret Borsası hizmet binası fuaye alanında gerçekleştirilen imza töreninde yaptığı konuşmada, deprem günlerinde Savunma Sanayii Başkanlığı’nda faaliyet gösteren firmaların ayrı ayrı sorumluluk aldıklarını ve ortak ihtiyaçları üretmek üzere üretim tesisleri kurguladıklarını söyledi.
Görgün, bugün de Kahramanmaraş’ta bunun ilkinin açılışını yaptıklarını hatırlatarak, söz konusu çalışmanın ikinci safhası için sözleşme akdinin daha büyük bir yatırımı içerdiğini ve yalnızca günümüz gençleri için değil gelecek nesiller içinde önemli olduğunu vurguladı.
Savunma sanayinin özellikle son 20 yılda müthiş başarılara imza attığını anlatan Görgün, şunları kaydetti.
“Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere verdiği destek, motivasyon ve sunduğu imkanlar, bu sektörde faaliyet gösteren tüm şirketlerimizin azim ve gayretli çalışmalarıyla hamdolsun biz yerlilik oranında yüzde 80’leri yakaladık. Savunma sanayii, hemen hemen her ortam için platform üreten özgün milli tasarımları kendi içindeki komponentleriyle faydalı yükleriyle mühimmatlarıyla ihtiyaç duyduğu tüm alt sistemleriyle yerli ve milli üreten bir sektör haline geldi. Bu haliyle dünyanın her yerinden gıptayla ve merakla takip edilen sektör haline geldi. 2023 yılını bir önceki yılın rakamlarına göre yüzde 27’lik bir artışla 5.5 milyar dolarlık ihracat rakamıyla kapattı. Özellikle kilogram başına ihracat değeri ortalamada 65 doları yakaladı. Bir önceki yıla göre yüzde 14’lük bir artıştı bu. Ancak bizim öyle ürünlerimiz var ki kilogram ihracat değeri 10 bin doları da geçiyor. Nitelikli, yüksek teknolojili ürünleri geliştiriliyor. Biz ürettiğimiz ürünlerle kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz, bununla birlikte dost ve müttefik ülkelerimizle de uzun süreli sürdürülebilir ilişkiler kurmak üzere birlikte çalışma fırsatlarını da kovalıyoruz. İşte bu gayretimiz, kalite ve maliyet etkin çözümlerimizle birlikte tercih edilen bir ülke ve sektör olmamızdan dolayı uluslararası işlerimizin, işbirliklerimizin, ihracatımızın artması anlamına geliyor. Kahramanmaraş Türkoğlu’ndan üretilen ürünlerin bir kısmı ihracat yapılacak, yurt dışına satılacak. Hali hazırda siparişleri alınmış üretilmeye başlanmış sistemler.”
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci ise atılan adımların daha büyük yatırımların kapısını aralayacağını vurguladı.
Gençlik yıllarında kentte üniversite olmadığı için 18 yaşındayken başka bir şehre gitmek zorunda kaldığını hatırlatan Kirişçi, “Bugünkü gençlerimizin ne kadar şanslı ve bu konularda daha bereketli olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. İki üniversitemiz var, bu üniversitelerimizin yetiştireceği evlatlar bu memleketin evlatları başta olmak üzere pırıl pırıl gençlerimiz olacak. Bu katma değerli sektörde istihdam ediliyor olacaklar. Bundan dolayı bende çok mutlu ve heyecanlıyım.” diye konuştu.
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu, Kahramanmaraş’ın daha büyük yatırımlarla çok daha büyük bir sanayi kenti olmaya hazır bir şehir olduğunu belirtti.
Yatırımların kenti çok daha büyük bir teknolojik dönüşüme hazır hale getireceğine inandığını aktaran Buluntu, “Bunun sinyalleri alınmaya başladı. Şu anda 100’ün üzerinde Savunma Sanayii şirketine aynı zamanda yan tedarikçi olmak isteyen firmalarımız hazır. Bu şirketimizle birlikte Kahramanmaraş belki 100 yılın felaketini yaşadı ama şu an 100 yılın dönüşümünü birlikte yaşayacağız.” ifadelerini kullandı.
İmza töreninin ardından Görgün ve beraberindekiler, Onikişubat ilçesindeki EXPO alanına kurulan savunma sanayi konteyner kenti ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi.
]]>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, açılışta, bir ülkenin ilerleyişindeki en büyük göstergenin sanayi ve teknoloji olduğunu söyledi.
Bugün dünyanın ekonomik olarak önde gelen ülkelerine bakıldığında sanayi ve teknoloji alanında da ileride olduklarının gözlemlendiğini belirten Görgün, şunları kaydetti:
“Savunma sanayi, ileri teknolojinin ve sanayinin lokomotifi konumundadır. Bu alanda yapacağımız her çalışma ve ekosistemimizde elde edeceğimiz derinlik, bizi daha da ileriye taşıyacaktır. Türk savunma sanayisinin dışa bağımlılığını bitirme hedefi iyi bir noktaya gelmiş olup, ülkemiz artık teknoloji ithal eden değil, teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna doğru emin adımlarla yürümeye devam etmektedir. İleri teknolojiye sahip savunma sanayi ürünlerinin, inovasyon odaklı diğer sektörlere öncülük etmesine katkıda bulunması inancıyla kamu, üniversite ve özel sektör olarak hep birlikte gerçekleştireceğimiz çalışmalar sayesinde daha ileri seviyelere ulaşmak mümkün olacaktır.”
Uçak, İHA ve helikopter parçaları üretilecek
Türk savunma sanayi ekosisteminin asrın felaketinin ilk anından itibaren gerek gönüllü insan gücü, gerek teknik donanım, gerekse de yatırımlarıyla milletin hizmetinde olduğunu hatırlatan Görgün, şöyle devam etti:
“6 Şubat’ta yaşanan iki büyük yıkıcı depremin ardından, Türk savunma sanayimiz tarafından geliştirilen insansız hava araçları, uydu sistemleri, farklı tip ve özelliklerde kameralar, radar sistemleri, jeneratörler ve haberleşme sistemleri gibi pek çok yerli ve milli teknolojik ürün ve sistem, afetin başarıyla yönetilmesinde büyük rol oynamıştır. Yapılan arama ve kurtarma faaliyetleri, savunma sanayimizin imkan ve kabiliyetlerinin topyekün olarak milli kapasiteye katmış olduğu değeri bizlere bir kez daha ispatlamıştır. Başkanlığımız tarafından, Türkiye Tek Yürek Kampanyası çerçevesinde taahhüt edilen yardımların kapsamı, AFAD ile imzalanan ‘Deprem Bölgesine Yapılacak Yardımlar Hakkında İşbirliği Protokolü’ ile belirlenmiş olup, savunma sanayi firmalarımız tarafından bölgeye yardım amacıyla geçici ve kalıcı yerleşim bölgeleri inşa edilmesi için 600 milyon lira, iskan ve istihdam faaliyetleri için de 3 milyon lira tutarında kaynak tefrik edilmiştir.”
Görgün, açılışı gerçekleştirilen tesiste, uçak, İHA ve helikopter parçaları üretileceğini belirterek, buradaki tesise ilaveten ikinci ve üçüncü aşamada, havaalanı bitişiğinde daha büyük bir üretim tesisi kurmayı ve bu tesisi ise 4 yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay da 6 Şubat 2023’te tüm Türkiye’nin yüreğinin yandığını, büyük acılar ve hüzünler yaşandığını hatırlattı.
Depremler sonrasında yaraların sarılması için harekete geçildiğini belirten Alpay, şöyle konuştu:
“Şüphesiz, depremle çok canımız yandı, çok canlar kaybettik. Çok sayıda bina, iş yeri ve tesislerimizi kaybettik. Ama Allah’ın yardımıyla bu aziz millet, devletin bütün kurumlarıyla el ele vererek acıların üstesinden gelmeyi başardı. TSK, emniyet, jandarma, güvenlik kuvvetlerinin tüm unsurları ilk andan itibaren tam bir seferberlik anlayışıyla deprem mahallindeki hadiselere müdahil olmuştur. Bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız büyük acılardan sonra büyük müjdelerle yolumuza devam etmek zorundayız. Dün bütün dünyanın yakından takip ettiği gibi 5’inci nesil milli muharip uçağımız Kaan, gök yüzündeydi. Dün Türkiye için de bize umut bağlayan mazlum coğrafyada yaşayanlar için de çok önemli bir gündü. Dünden bugüne acılar yaşadık ama hiçbir tereddüttünüz olmasın. Bu acıları, bu hüzünleri sevinçlere, müjdelere taşımak suretiyle sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu ve öncülüğünde bütün savunma sanayi şirketlerimizin yöneticileri ve çalışanlarının çok üstün gayretiyle sizlerle birlikte gereken hizmeti sunacağız.”
Diğer konuşmacılar
TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Bozdoğan da Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, kentin mevcut sanayi altyapısı dikkate alınarak TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’a yönlendirildiğini anımsatarak, “Kahramanmaraş’ta uçak ve havacılık yapısalları parçalarını üretmeye başlayacağız. TUSAŞ olarak depremin ardından kurmuş olduğumuz bu tesisin, bölgemiz adına bir başlangıç olacağını ve ilerleyen günlerde daha da büyüyeceğini kendi ekosistemini yetiştireceğini değerlendirmekteyiz.” diye konuştu.
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer de depremi yaşamış bir şehrin yeniden ayağa kalkmasının şehirdeki üretim ve istihdam faaliyetleri ile doğru orantılı olduğuna işaret etti.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci de açılışı gerçekleştirilen tesisin inanılmaz bir başarı olduğunu söyledi.
Açılışa, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Tuba Köksal, Mehmet Şahin, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Emin Terzioğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan İnan, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve ilgililer katıldı.
]]>6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Dulkadiroğlu ilçesindeki Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan Bakırcılar Çarşısı’nda tencere, çaydanlık gibi küçük ev eşyaları üreten birçok iş yeri de zarar gördü.
Sağlanan destek ve yapılan çalışmalarla iş yerlerini onaran işletmeler, deprem sonrasında yüzde 5’e kadar düşen üretimlerini yüzde 40’a çıkardı.
Kahramanmaraş Bakırcılar, Alüminyum Ürün İmalatçıları ve Dökümcüleri Esnaf ve Sanatkar Odası Başkanı Selamet Atlı, AA muhabirine, 6 Şubat depremlerinden herkes gibi kendilerinin de olumsuz etkilendiğini, Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan 400 iş yerinin kullanılamaz hale geldiğini anlattı.
Atlı, sitedeki iş yerlerinin bakır, granit, teflon, çelik, alüminyum mutfak eşyaları ürettiklerini bildirerek, “Türkiye’de metal mutfak eşyalarının yüzde 90’ı Kahramanmaraş’ta üretiliyor. Geçen yıl mart, nisan aylarında üretim yüzde 5 civarında seyrediyordu. KOSGEB’in katkısıyla, devletin gücüyle yüzde 40’a şu an çıkmış durumdayız.” dedi.
“Eski günlerimize ulaşmak istiyoruz”
Depremde yıkılan iş yerlerinin yapılması için ilk kazmanın bir süre önce vurulduğunu aktaran Atlı, “Biz daha hızlı, devlet, vatandaş, esnaf olarak bir an önce eski günlerimize ulaşmak istiyoruz. Eski samimi ortamı, esnafımızın eski çalışma dönemini özledik, o günlere dönmek istiyoruz.” diye konuştu.
Atlı, kentte metal sektöründe büyük fabrikalarla birlikte yaklaşık 50 bin kişinin istihdam edildiğini vurgulayarak, ailelerle 200 bin kişinin bu sektörden ekmek yediğini sözlerine ekledi.
Üretim kapasitesi artıyor
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Başkanı Mustafa Buluntu ise ciddi bir sanayi kenti olduklarını, 2002’de 1,5 milyar dolar olan ihracatlarının depremin etkisiyle geçen yıl 1 milyar 20 milyon dolara, 200 bin civarında olan istihdam rakamlarının ise 150-170 binlere düştüğünü belirtti.
Organize sanayi bölgelerindeki hasarları toparlamaya çalıştıklarını, kapasite oranlarının şu anda yüzde 40-50 civarında olduğunu dile getiren Buluntu, kentte kalıcı konutların tamamlanması, yıkılan yerlerin yeniden ayağa kaldırılmasıyla birlikte ticari hayatın normale döneceğini kaydetti.
Buluntu, 12 bin dolayında odaya kayıtlı şirket olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
“Organize sanayi bölgelerinin içerisinde de 2 binin üzerinde sanayi kuruluşumuz var. Bunların hasarsız olanı hiç yok gibi. Bir kısmı çok ciddi manada ağır hasar almış ve yıkılmıştı. Çelik mutfak eşyalarının şu an en büyük pazar payı Mısır. Mısır, Afrika’ya acılan bir kapı gibi. Biz hedef pazarlar belirlemiştik. Kanada olsun, Amerika olsun. İhracat yaptığımız ülkeleri de ciddi manada geliştiriyorduk. Tekstil konusunda Kahramanmaraş çok güçlüydü. Onlarla ilgili de yeni hedeflerimiz yeni pazarlarımız vardı. Depremden önce bir çok çalışmamızı tamamlamıştık. 2023 yılında hedefimiz 1,5 milyar dolardan 2,5 milyar dolara seviyesine çıkarmaktı şehrimizi. Asrın felaketini yaşadık. Bir taraftan travmalarla uğraşırken bir taraftan da üretimsel faaliyetleri de hayata geçirmek için TSO olarak çok ciddi manada depremin ilk anından itibaren mücadele veriyoruz.”
]]>TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’a yapacağı yatırımların ilk etabı olarak Türkoğlu Organize Sanayi Bölgesi’nde 3 yıllığına kiralanan binada, altyapı, makina ve ekipman kurulumunda son aşamaya gelindi.
Uçak ve helikopter parçası üretimi yapılacak tesiste ilk aşamada TUSAŞ tarafından eğitimden geçirilen 100 kişi istihdam edilecek.
Açılış 22 Şubat’ta
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu, AA muhabirine, Savunma Sanayii Başkanlığınca şehirde yatırım yapılması kararı alınmasının ardından TUSAŞ’a yer tahsis edildiğini söyledi.
Depremlerin ardından savunma sanayisi şirketlerinin bölgede yatırım yaptığını belirten Buluntu, “Kahramanmaraş’taki adımlar kapsamında TUSAŞ bu yatırımı üstlendi. Geçtiğimiz nisan ayı gibi Türkoğlu OSB’deki bir binada işe koyuldular ve şu anda deneme üretimleri başladı. 22 Şubat’ta da bu tesisin açılışını yapacağız.” dedi.
Buluntu, Kahramanmaraş’ın, Türkiye’nin pamuk ipliğinin yüzde 55’ini, dokuma, örme ve denim kumaşlarda yaklaşık yüzde 20’sini ürettiğini, çelik mutfak eşya sektöründe de ülke üretiminin yüzde 70’ini yaptığını dile getirerek, yeni dönemde katma değeri yüksek ürünlerle ihracatta lig değiştireceklerine inandığını ifade etti.
Kahramanmaraş’ın ihracatının yüzde 80’inin tekstil ve çelik mutfak eşyalarından oluştuğunu belirten Buluntu, şöyle konuştu:
“İki alanda kümelenme söz konusuydu. Biz istiyorduk ki Kahramanmaraş biraz daha değişik sektörlerde yatırım yapsın, ekonomik bakımdan çeşitlilik sahibi olsun. TUSAŞ yatırımıyla beraber biz savunma sanayisinde de iddialı hale geleceğiz. Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan, TUSAŞ Başkanı ve Savunma Sanayii Başkanı’mız, Kahramanmaraş’a pozitif ayrımcılık yaptı. Bizim de gayretli ve istekli olduğumuz görülünce işin daha ileri taşınacağını düşünüyoruz. 22 Şubat’ta önemli isimlerle beraber bu tesisin açılışını yapacağız. Kahramanmaraş, 100 yılın felaketini yaşadı ama tekrar küllerinden doğacak ve 100 yılın yatırımını da alacağız.”
İlk üretimi Boeing’e yapmak istiyorlar
Tesisin TUSAŞ’ın ortaklığında Kahramanmaraş iş dünyasının girişimleriyle faaliyet göstereceğini ve Kahramanmaraş Uzay ve Havacılık Sanayi AŞ adlı şirket üzerinden çalışmalarını yürüteceğini anlatan Buluntu, “Bu şirket, ilk etapta üretimlerini TUSAŞ’a yapacak. Türkiye, Boeing firmasından uçak almıştı. Bunun yüzde 20’sinin Türkiye’de üretilme şartı var. İnşallah biz bu tesisi hızlı bir şekilde faaliyete geçirebilirsek belki ilk üretimlerimizi Boeing’e yaparız. Bu anlamda çok istekliyiz.” dedi.
Savunma sanayisi yatırımıyla kentin büyük bir sıçrama yaşayacağını vurgulayan Buluntu, şunları kaydetti:
“Savunma sanayisiyle beraber yüzlerce yeni iş kolları, yeni sektörler oluşacak. Özellikle nitelikli iş gücü dediğimiz alanda gelişmeler olacak. Gençlerimizin de bu alana çok ilgi duyduğunu gözlemliyoruz. Savunma sanayisiyle Kahramanmaraş ihracat çıtasını yükseltecek ve devler liginde olacak.”
Kahramanmaraş Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Narlı da kentin böyle bir yatırıma kavuşmasının önemine işaret ederek, “Yeni bir müjde var; TUSAŞ… İnşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mız bize müjdeyi verecek. Bir TUSAŞ şirketi kuruyoruz Kahramanmaraş’ta halkla beraber, sanayiciyle beraber. Devletimiz bizim yanımızda oldu. Biz de inşallah onun altından kalkacağız. Bir de borcumuzu ödemiş olacağız devletimize.” dedi.
]]>ERZURUM, Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, 120 yılda 4’ten büyük 400 sarsıntının kaydedildiği Kahramanmaraş ve çevresinde son bir yılda 50 binden fazla deprem meydana geldiğini söyledi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü nedeniyle Atatürk Üniversitesi Kriz Yönetim Merkezi Koordinatörlüğü tarafından ‘6 Şubat Depremlerinde Atatürk Üniversitesi’ konulu çalıştay düzenlendi. Kriz Yönetim Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Ayhan Doğan’ın başkanlık ettiği çalıştayda yaptıkları çalışmaları anlatan Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin 1939’daki 7.9 büyüklüğündeki Erzincan depreminden sonra ikinci büyük depremler olduğunu bildirdi.
‘BU HACİMDEKİ BİR DEPREM ÇOK BEKLENEN BİR DURUM DEĞİL’
Bu tür depremlerin okyanus ortası sırtlarında farklı tektonik bölgelerde olabileceğini belirten Doç. Dr. Özer, “Kahramanmaraş Elbistan ve Pazarcık depremleri kıta sahanlığında meydana gelebilecek en büyük depremler. Ülkemizde bugüne kadar olmuş en büyük deprem 7,9 büyüklüğünde 1939 yılında Erzincan’da meydana gelen depremden sonra ikinci büyük deprem. Bu depremleri dünyanın farklı yer kabuğundaki bölgelerinde bekleyebiliyoruz. Okyanus ortası sırtlarında dalma, batma zonları, farklı tektonik alanlarda olabilir. Kıta sahanlığı içerisinde bu büyüklükte, bu hacimdeki bir deprem çok beklenen bir durum değil. Biz o segmentte deprem bekliyorduk. Sismik boşluk diye tabir ettiğimiz alanlar var Doğu Anadolu Fay Zonu’nda. Kahramanmaraş depreminin meydana geldiği alan da yine bu sismik boşluk üzerindeydi. Fakat o hacimde olacağını beklemiyorduk. Daha sonra meydana gelen 7.6 büyüklükte deprem de aslında beklenen bir durum değil. Genellikle büyük bir ana şokun ardından büyüklüğü azalacak artçı bir şok bekleriz. Tam aksine yeni bir farklı bir fay üzerinde 7,6 büyüklüğünde çok yıkıcı ikinci bir deprem meydana geldi” dedi.
YER KABUĞUNDA KIRILMA MEYDANA GELDİ
AFAD’ın her yıl ülke genelinde 25 bin depremi rapor ettiğini belirten Doç. Dr. Özer, “Fakat Kahramanmaraş depremlerinden sonra son bir yılda sadece Kahramanmaraş çevresinde 50 bin deprem meydana geldi. Özellikle bölgedeki son 120 yıllık deprem aktivitesini izlediğimiz zaman Kahramanmaraş ve çevresinde 4’ten büyük sadece 400 deprem vardı. Son bir yılda maalesef 50 binden fazla deprem meydana geldi. Bu da yaklaşık 400 kilometrelik yer kabuğunda bir kırılmayı oluşturdu Doğu Anadolu Fay Zonu’nda. İkinci depremde de yaklaşık 200 kilometrelik bir kırık meydana geldi. Artçı şokların bu hacimdeki bir depremden sonra bir süre sürmesi beklenir. Şu an 1 yıl oldu artık şoklar hala bölgede devam ediyor. Bir süre daha devam edecek” dedi.
KOLONDAN TENCERE ÇIKTI
Deprem bölgesinde hasar tespit çalışmasının yanı sıra bilirkişi olarak görev yaptıklarını belirten Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Kılıç da yıkılan binalarla ilgili ön rapor hazırladıkların, yıkılan binalardan karot, donatı numuneleri aldıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Yaptığımız incelemeler sırasında kolonların içerisinden tencere çıktığını gördük. Bölgede yapılan hatalar çok fazla. Gerekli kurallara, yönetmeliklere hiç uyulmamış. Biz inşaatlarda kullanılan etriyelerin kancalı olmasını istiyoruz. İncelediğimiz binalarda bakıyoruz etriyelerde kanca yok, usulüne uygun yapılmamış. Beton kapasitesine bakıyoruz. Beton içerisinde büyük taşlar, kaya diyebileceğimiz taşlar mevcut. Yapı stokumuz eski. Bunların kentsel dönüşümle dönüştürülmesi için devletimiz önemli adımlar attı. Bu sadece devletle olacak değil. Vatandaşımızın da taşın altına elini koyması gerektiğini düşünüyorum.”
Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Zülküf Kaya, hastane olarak yapılan sağlık çalışmalarını ve hekimlerin görev aldıkları bölgelerde edindikleri izlenimleri paylaştı. Kaya, sağlık çalışanlarına acil durumda neler yapılmasıyla ilgili yoğun bir eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.
]]>Türkiye, 6 Şubat 2023 gecesi, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde saat 04: 17’de meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Ardından saat 13: 24’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi olan 7.6 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha meydana geldi. Depremler, 11 ilde yıkıma neden oldu. Yaklaşık 14 milyon yurttaşın etkilendiği depremlerde; Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde, resmi açıklamalara göre 53 bin 537 kişi yaşamını yitirdi.
Malatya’da Ellinci Yıl Apartmanı’nda arama-kurtarma ekipleri enkaz altında kalan 7 kişiye ulaşmaya çalışırken annesinin eşyalarını enkaz altından çıkarıldığını gören bir kadın, “Yalvarırım annemi kurtarın” diye feryat etti.
Aynı apartmanda, enkaz altında kalan bir saatin, deprem anını gösteren 04: 17’de durduğu görüldü. Aslında depremin vurduğu 11 ilde ve tüm Türkiye’de saatler, 6 Şubat 2023 gecesi 04: 17’de durdu.
Hatayspor’un teknik direktörlüğünü yapan eski futbolcu Volkan Demirel’in depremden etkilenen vatandaşlar için sosyal medya hesabından yaptığı canlı yayın, hafızalara kazındı.
NACİ GÖRÜR: SÖYLEYE SÖYLEYE, YAZA YAZA DİLİMİZDE TÜY BİTTİ
Jeolog Prof. Dr. Naci Görür, 6 Şubat 2023’te sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, “Bu depremin gelmekte olduğunu yerbilimciler olarak söyleye söyleye, yaza yaza dilimizde tüy bitti. Hiç kimse, ‘Ne diyorsunuz’ diye tepki bile vermedi” dedi.
Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde saat 13: 24’te meydana gelen 7.6 büyüklüğündeki ikinci depremle birlikte yıkım yaşanan illerin sayısı arttı. Kahramanmaraş’ta öğlen meydana gelen ikinci depremde, Elazığ merkezde bir bina tamamen yıkıldı.
“HİÇ KİMSE İŞ MAKİNESİ FALAN GÖNDERMİYOR. ZATEN KURTARMA EKİBİ DE YOK. AFAD DA YOK. KİMSE YOK”
Dönemin Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Barış Atay, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’ın İskenderun ilçesinde yıkılan bir binanın önünde saat 03: 30’da, “Bakın, burada herhangi bir kurtarma çalışması yok. Burada resmen hafriyat çalışması var. O AFAD Başkanı da Cumhurbaşkanı da ‘Her yer ulaştık’ diye açıklama yapıyorlar ya, ‘Her yere ulaştık’ dedikleri bu. Kendi başlarına, kendi çabalarıyla iş yapmaya çalışan insanlar… Yapayalnız bir şehir… İş makineleri, yurttaşların kendileri tarafından getirildi buraya. Hiç kimse iş makinesi falan göndermiyor. Zaten kurtarma ekibi de yok. AFAD da yok. Kimse yok” diye konuştu.
SOSYAL MEDYA KULLANIMI KISITLANDI
Vatandaşlar yakınlarını enkaz altında ararken sosyal medya kullanımının kısıtlandığı görüldü. Dönemin CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Beceriksizliğin ortaya çıkmasın diye, insanların tepkisi duyulmasın diye, enkaz altındaki bu feryatların duyulmasını engelledin. Bu emri eğer sen verdiysen yazıklar olsun. Bu kadar kalbi soğumuş bir kişi olamaz. Bu kadar vicdanını yitirmiş bir kişi gerçekten olamaz. Hayat kurtarmak isteyenlerin önünü kestin” dedi.
Dönemin CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ve dönemin medya ve iletişimden sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Tuncay Özkan, sosyal medyaya erişimin engellenmesi karşısında BTK hakkında suç duyurusunda bulundu.
“DÖRT TANE CANLI ÇIKARDIM, BİR TANE ÇOCUK ÇIKARDIM. CESET VAR, HALA KİMSE YOK. DEVLET NEREDE”
Vatandaşların yakınlarını kendi imkanları ile enkaz altından kurtarmaya çalıştığına ilişkin görüntüler, depremin vurduğu 10 ilin her mahallesinden, her sokağından kameralara yansıdı. Kahramanmaraşlı bir yurttaş, “Dört tane canlı çıkardım, bir tane çocuk çıkardım. Ceset var, hala kimse yok. Devlet nerede? Hiç mi kepçesi yok? Biz, vatandaş olarak ne yapacağız? Bu ülkenin AFAD’ı nerede? AFAD’a toplanan yardımlar nerede” diye isyan etti. Oğlunun enkaz altında kaldığını belirten bir kadın ise “Gittim AFAD’a söyledim. Kimse gelip müdahale etmedi. Ellerim ile açtım, böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir devlet olabilir mi? Bizi ölüme mahkum ediyorlar” dedi.
İSKENDERUN LİMANI ALEV ALEV YANDI
Depremlerde İskenderun Limanı da hasar gördü. İkinci deprem sırasında İskenderun Limanı’nda devrilen konteynerler alev aldı. Yangın ancak 13 Şubat’ta söndürülebildi.
HATAYLI DEPREMZEDE: 42 SAATTİR YARDIM BEKLİYORUZ
Hataylı bir depremzede, “Yaklaşık 42 saattir burada yardım bekliyoruz. AFAD ekibi geliyor, ama ‘Ekipmanımız yok’ diyor. Yardımcı olamadıklarını söylüyorlar. İçeride annem, babam ve abim var. En az bir kişiden ısı aldılar. ‘Ses ver’ dedim, ses verdiler. Sonra ‘Ekipmanımız yok’ deyip ayrıldılar” dedi.
OHAL İLAN EDİLDİ: “YETKİ OBEZİ ERDOĞAN, DEPREMİ FIRSAT BİLİP…”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Şubat’ta yaptığı açıklamada, “Depremin yaşandığı 10 ilimizi ‘genel hayata etkili afet bölgesi’ olarak ilan ediyoruz. Arama-kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülmesinin temini için, Anayasa’nın 119. maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak olağanüstü hal (OHAL) ilan etme kararı aldık. Deprem yaşanan 10 ilimizi kapsayacak ve 3 ay sürecek bu kararla ilgili Cumhurbaşkanlığı ve Meclis süreçlerini hızla tamamlayacağız” açıklamasını yaptı.
Dönemin CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Bugüne kadar hiçbir hükümet, doğal afet nedeniyle OHAL ilan etmedi. 1999’da büyük Marmara depreminde bile OHAL ilan edilmedi. Ama yetki obezi Erdoğan, depremi fırsat bilip OHAL ilan etti. Mevcut sistemde zaten her şey bir kişinin iki dudağına bakmıyor mu? Bakıyor. Bir de bunun üstüne OHAL yetkileri neden isteniyor” diyerek Erdoğan’ı eleştirdi.
“‘HER ŞEYİ BEN YAPACAĞIM’ DİYEREK HİÇBİR ŞEYİ TAM YAPAMAYAN ANLAYIŞIN FATURASI MİLLETİMİZE KESİLMİŞTİR”
Dönemin CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “Günlerce enkazlara ulaşılamamış, belediyelerimizin el konulan yardımlarının ihtiyaç sahiplerine iletilmesinde geç kalınmıştır. ‘Her şeyi ben yapacağım’ diyerek hiçbir şeyi tam yapamayan anlayışın faturası milletimize kesilmiştir” dedi.
TMMOB: AFAD VE KAMU KURUMLARI, ZORLU SINAVDA BAŞARILI OLAMADI
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 10 ilde büyük yıkıma ve binlerce can kaybına yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından iki gününde yaşananlara ilişkin bir ‘Ön Değerlendirme Raporu’ hazırladı. Raporda, “Asli görevi afet ve acil durumlarda can ve mal kurtarma; sağlık, iaşe, ibate, güvenlik, mal ve çevre koruma, sosyal ve psikolojik destek hizmetlerinin verilmesine yönelik çalışmaları yürütmek olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve ilgili diğer kamu kurumları, bu zorlu sınavda başarılı olamamıştır” denildi.
CUMHURBAŞKANLIĞI: DEPREMLERİN MAALİYETİ 2 TRİLYON LİRA
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Mart 2023’te depremlere ilişkin bir rapor yayınlandı. Raporda, depremlerin maaliyetinin yaklaşık 2 trilyon TL olarak hesaplandığı, b rakamın 2023 yılı milli gelir beklentisinin yüzde 9’una denk geldiği belirtildi. Rapora göre bu rakam, Marmara depreminden yaklaşık altı kat fazla maddi hasar anlamına geliyordu.
YIKIM VE ÖLÜM BİR YIL SONRA BİLE DEVAM ETTİ
6 Şubat depremlerinden bir yıl sonra bile yıkım devam etti. 31 Ocak’ı 1 Şubat’ta bağlayan gece, Şanlıurfa’nın Bozova ilçe kırsalında, 6 Şubat 2023 depremlerinde hasar alan iki katlı bir ev çöktü. Olayda 2 kişi hayatını kaybederken, 8 kişi ise yaralandı.
ERDOĞAN: MERKEZİ YÖNETİMLE YEREL YÖNETİM EL ELE VERMEZSE O ŞEHRE HERHANGİ BİR ŞEY GELMEZ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 Şubat’ta Hatay’da, “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı” dedi.
DEPREM DAVALARI
Adıyaman’da yıkılan İsias Otel ile ilgili davanın il duruşması 2 Ocak’ta yapıldı. 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan 5’i tutuklu 11 sanık, ilk defa hakim karşısına çıktı. Otelde, aralarında voleybol turnuvası için kentte bulunan Kuzey Kıbrıslı öğrencilerin de yer aldığı 72 kişi hayatını kaybetmişti. Otelde yakınlarını kaybeden 127 kişi de duruşmaya müşteki sıfatı ile katıldı. Mahkeme, 6 Ocak’ta, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek davayı 26 Nisan’a erteledi. Duruşmada savunma yapan İsias Otel’in sahibi Ahmet Bozkurt’un “Müteahhit değil iş insanıyım. 11 ildeki depremin şiddetinin yüksek oluşundan dolayı binam yıkıldı” sözleri tepki çekti.
RÖNESANS REZİDANS’IN MÜTEAHHİDİNİN 22,5 YIL HAPSİ İSTENDİ
Hatay’da yıkılan Rönesans Rezidans’la ilgili 4’ü tutuklu, 3’ü tutuksuz, 1’i firari 8 sanık hakkında 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. Tutuklu sanıklardan rezidansın müteahhidi Mehmet Yaşar Coşkun, yapı denetim şirketinin yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu ile kontrol elemanı Önder Artun, tutuksuz sanıklar yapı denetim şirketinin yetkililerinden A.K., inşaat teknikeri İ.D. ve şantiye şefi B.M. ile müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun’un kardeşi ile firari ortağı Hüseyin Yalçın Coşkun hakkında, ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.
EBRAR SİTESİ’NİN MÜTEAHHİDİ: SUÇUM NEDİR, ANLAMIYORUM
Depremde bin 400 kişiden fazla mezar olan Ebrar Sitesi’nin kurucusu Tevfik Tepebaşı, 19 Ocak’ta hakim karşısına çıktı. Tepebaşı, “İnşaattan anlamadığım halde bana suç isnat etmek yasal değil. Suçum nedir, onu anlamıyorum” savunmasıyla tepki çekti.
HATAY’DA ÇADIR BİLE BULAMAYAN İNSANLAR VAR, YIKILMAYAN BİNALAR ÜRKÜTÜYOR
6 Şubat depremlerinin üzerinden bir geçmesine rağmen Hatay’ın Antakya, Samandağ, Defne ve İskenderun ilçelerinde depremin izleri henüz silinebilmiş değil. Samandağ’da insanlar, konteynerlere erişim sağlayamadıkları için çadırlarda yaşamak durumunda kaldı. Bazı yurttaşlar ise çadır dahi bulamamış, haftanın belirli günlerinde akrabalarında yaşıyor. Yine Samandağ’da birçok bölgede içme suyu problemi var. Antakya ve Defne’deki en önemli sorun ise yıkılmayan hasarlı binalar. Hatay’da 24 bin 171 yurttaş hayatını kaybetti, 116 kişinin kimliği belirsiz, 192 kişi hala kayıp. Yıkılacak ağır hasarlı bina sayısı 80 bin 300, bunlardan yaklaşık 77 bini yıkıldı. 130 bin orta ve az hasarlı bina var. 200 binden fazla insan konteynerlerde yaşıyor.
ADIYAMAN’DA DEPREMZEDELER HASTANEYE ERİŞEMİYOR
Depremde en büyük zarar gören illerden birisi de Adıyaman. Adıyaman’da depremzedeler, kentte tek kalan Adıyaman Eğitim Araştırma Hastanesi’ne mahkum kalmış durumda. Adıyaman kent merkezi ve Gölbaşı ilçelerinde enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor, yıkılmayan onlarca bina mevcut.
Depremin merkez üssü olan Kahramanmaraş’ta enkaz kaldırma çalışmaları çoğunlukla tamamlandı. Maraş merkezde bulunan iki mahallede yıkılmayı bekleyen binalar mevcut. Konteynerkentlerde yaşayan insanlar, yeni evlerinin yapılmasını bekliyor.
Depremde diğer kentlere göre daha az kayıp yaşayan Osmaniye’de ise hala dışarıda yaşamak zorunda kalan depremzedeler var.
]]>Tonlarca altının takıya dönüştürüldüğü, Türkiye’nin önemli altın ve mücevher işleme merkezlerinden olan ve “Kuyumcukent” olarak da bilinen Altınşehir Kuyumculuk İhtisas Küçük Sanayi Sitesi, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar aldı. Yapılan incelemelerin ardından “orta hasarlı” olarak nitelendirilen site, güçlendirme çalışmaları için gün sayıyor.
Kahramanmaraş Kuyumcular Odası Başkanı Hacı Mustafa Öz, AA muhabirine Altınşehir’in güncel durumu hakkında açıklamalarda bulundu.
Altınşehir’in depremden ciddi şekilde etkilendiğini ifade eden Öz, bunun yanında binanın taşıyıcı siteminde hasar olmadığını söyledi.
Öz, mevcut durumunda binada çalışma imkanlarının olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kuyumculuk sektörü Altınşehir’in tamamen çalışmamasından dolayı büyük zarar gördü. Tekrar Altınşehir’i ayağa kaldırmamız için ciddi projeler hazırladık. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hasar durum tespitleri yapıldı. Bütün kolonlarından numune alındı. Binanın röntgeni çekildi ve güçlendirme kararı alındı. Güçlendirme ihalesi için şu ana kadar çalışmalarımız, resmi işler, prosedürler devam ediyor, büyük ihtimalle önümüzdeki hafta içinde bunlar tamamlanacak ve ihaleye çıkılacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın kredi desteğiyle burayı bir yıl içinde bitirmeyi planlıyoruz.”
Öz, Altınşehir’in Türkiye için önemli bir merkez olduğuna dikkati çekerek, merkezin 400 atölyeyle yaklaşık 7 bin kişiye istihdam sağladığını bildirdi.
Giden birkaç firma da geri döndü, geçici alanlarda üretim sürüyor
Kahramanmaraş’ta sektörün ayakta kalması için depremin ardından hemen çalışmalara başladıklarını anlatan Öz, sektör temsilcilerine farklı yerlerde çözüm ürettiklerini söyledi. Öz, Altınşehir’in zarar görmeyen otoparkını atölyeye çevirdiklerini ve bu atölyeleri en fazla personel istihdam edenlerden başlamak üzere firmalara verdiklerini anlattı. Bu sayede firmaların başka illere gitmesini engellemeye çalıştıklarını bildiren Öz, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesine ait otoparkı da geçici süreliğine devraldıklarını ve buraya 186 kuyumcu imalatçısını yerleştirdiklerini aktardı.
Öz, bu çözümlerin geçici olduğuna işaret ederek “Üretimimizin seri olarak devam edebilmesi için mutlaka Altınşehir’in faaliyete geçirilmesi, çok hızlı şekilde aksiyon alınması gerekiyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından bu işlerle ilgili seri ve hızlı aksiyon almasını bekliyoruz.” dedi.
Kuyumculuğun da şehir için önemli bir yere sahip olduğuna, ülkeye döviz kazandırdığına işaret eden Öz, bundan sonraki süreçte de ekonomiye ve istihdama katkı sağlamak istediklerini söyledi.
Öz, depremin ardından başka illere giden birkaç firmanın tekrar Kahramanmaraş’a döndüğüne de dikkati çekti.
“Altınşehir’in ayağa kakmasını bekliyoruz”
Altınşehir’in otoparkında imalat çalışmalarını sürdüren Basri Erafşar da 2005 yılından beri bu mesleği yaptığını belirtti.
Mesleği babasından devraldığını ifade eden Erafşar, “Deprem bizim çalışmalarımızı bayağı olumsuz etkiledi. Çalışan elamanlarımızdan da kayıplarımız oldu. Devamında da iş kaybımız oldu. 4 ay gibi bir süre çalışma ortamı olmadığı için çalışamadık. Odamızın bize yaptığı yerlerde çalışmalarımıza devam ediyoruz.” diye konuştu.
Erafşar, deprem öncesine göre yüzde 50 kapasitesiyle üretim yapabildiklerini belirterek, bir an önce Altınşehir’in ayağa kakmasını beklediklerini vurguladı.
]]>