Kal – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 15 May 2024 03:36:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Türkiye’de ideolojik bölünmelerin sebebi menfaatçi siyasi yapılanmalar https://www.haber28.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-turkiyede-ideolojik-bolunmelerin-sebebi-menfaatci-siyasi-yapilanmalar/ https://www.haber28.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-turkiyede-ideolojik-bolunmelerin-sebebi-menfaatci-siyasi-yapilanmalar/#respond Wed, 15 May 2024 03:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18140 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, canlı yayın konuğu olduğu televizyon programında gündemi değerlendirdi. Baş, “Türkiye’de ideolojiler üzerinde tepinen siyasi yapılanmalar var. Bu ideolojik bölünmelerin sebebi, bu kamplaşmalardan menfaat edinen kişilerin ortada oluşu. Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 22- 23 yıllık iktidarını aslında bu kamplaşmaya borçlu. Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi de bu ana muhalefet pozisyonunu aynı ideolojik kamplaşmaya borçlu. Dolayısıyla ne oluyor burada; birisi düşmüş olursa diğeri de düşmüş oluyor” dedi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Halk TV’de Şirin Payzın’ın sunduğu gazeteci Barış Terkoğlu ve Seyhan Avşar’ın da katıldığı ‘Sözüm Var’ programına konuk oldu.

Canlı yayında soruları cevaplandıran BTP lideri gündeme şu açıklamalarda bulundu:

“AKP VE CHP’DEN BİRİ DÜŞERSE DİĞERİ DE DÜŞER”

“Türkiye’de ideolojiler üzerinde tepinen siyasi yapılanmalar var. Bu ideolojik bölünmelerin sebebi, bu kamplaşmalardan menfaat edinen kişilerin ortada oluşu. Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 22- 23 yıllık iktidarını aslında bu kamplaşmaya borçlu. Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi de bu ana muhalefet pozisyonunu aynı ideolojik kamplaşmaya borçlu. Dolayısıyla ne oluyor burada; birisi düşmüş olursa diğeri de düşmüş oluyor. O yüzden ikisi de birbirinin ayakta kalmasını istiyor. İkisi de birbirinin sürekli aynı yerde; sen ana muhalefet kal, sen yavru muhalefet kal, sen iktidar kal gibi bir sinerji oluşturuyor. Çünkü ‘böyle olursa biz pastadan payımızı alabiliriz’ gibi bir imaj var.

“SEÇİM SONRASI ÇOK DAHA FELAKET BİR EKONOMİK TABLO BİZİ BEKLİYOR”

1 Nisan sonrasına şunu söyleyebilirim; ekonomi çok kötü bir yere doğru yuvarlanmaya devam ediyor. Doları tutuyorlar şuanda bir şekilde. Seçimden sonra bunu mecbur serbest bırakacaklar, çünkü bunu tutmak çok ciddi bir maliyet. Bu serbest bırakıldığında olağanüstü bir enflasyon dalgasıyla biz yine karşı karşıya kalacağız. Sonrasında dövizi tutabilmek için ne yapılacak, faizler tekrar artırılma yoluna gidilecek. Faizler arttığı için iç piyasada ekonominin adeta kısır bir döngüye girdiği, insanların kredilere ulaşamadığı, paraya ulaşamadığı bir ortam oluşacak ve dolayısıyla şu andan çok daha felaket bir ekonomik tablo bizi bekliyor.

“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE HEDEF İLK 3 MADDE”

Bunun yanı sıra otoriterleşen bir Erdoğan olduğunu biliyoruz, bunun daha da güçleneceğini ben öngörüyorum. Ben seçimden hemen sonra anayasa değişikliğinin tekrar gündeme geleceğini düşünüyorum. Ama şöyle bir şey var;  bizim 177 maddelik bir anayasamız var, bunun 134 maddesi 82’den beri öyle veya böyle bir şekilde değiştirilmiş ve geriye 43 madde kalmış. Bu 43 maddenin 40’ı zaten anayasa taslak metni. Kırtasiyeye gitseniz ‘anayasa yazacağım, bana bir taslak ver’ deseniz o.  Kira kontratların taslağı olur ya aynı o şekilde eğitim, sağlık ulaşım hakkı vs. Böyle 40 tane maddemiz var zaten. Geriye kaç madde kaldı, 3 madde! Değişmemiş 3 tane madde var. Yani kim anayasa yapsa o 40 maddeye zaten dokunmaz. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanının hedefi de, partinin varoluş amacı da 2002’den beri buydu;  Türkiye’nin aslında yapısını değiştirmek, Türkiye’nin kültürel yapısını,  Türkiye’nin aidiyetlerini yozlaştırmak, değiştirmek ve bu temeli sarsmak üzerine kurgulu bir siyasi yapılanma olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla anayasa değişikliği gündeme gelecek ve bu anayasa değişikliğinde Sayın cumhurbaşkanının tekrar seçilebilecek bir imkan da ortaya konacak.

“ERDOĞAN YERİNE KLONUNU BİLE BIRAKMAZ”

Ben Sayın Cumhurbaşkanının yerine klonunu bile bırakmayacağını düşünüyorum. Selçuk beyin ismi geçiyor ama böyle bir şey mümkün değil. Selçuk beyi sevmediğinden demiyorum ama ben öyle görmüyorum, klonu gelsin bırakmaz onu oraya. Erdoğan’ın bırakacağı son seçim aslında kaybedeceğini gördüğü seçim olur. Erdoğan’ın kazanabileceğini düşündüğü hiçbir seçimden önce o koltuğu bırakacağını düşünmüyorum ki geçmişte de bunları söyledi. Bu tamamen kendi seçmenini konsolide etmek, onun duygularına oynamak, ‘haydi son bir defa daha bize oy verin, İstanbul’da alalım, Ankara’yı geri alalım, Antalya’da şunu yapalım’ gibi bir seçmen psikolojisini yönetmek adına bir söylemdir.

“TÜRKİYE’NİN LAİK, DEMOKRATİK YAPISININ TEHDİT ALTINDA OLDUĞUNU CHP BİZİM KADAR ANLATMADI”

Türkiye’nin laik, demokratik yapısının tehdit altında olduğunu bunun yozlaştırıldığını kusura bakmasın ama CHP dahil hiç kimse BTP kadar anlatmadı. Bugün bir belediye başkanının ismi ve resmi ezberlensin diye şu anda sadece herhangi bir ilçede milyonlarca lira para harcanıyor. Bunu partiler harcıyor. Eğer belediye bütçesinden harcıyorlarsa haram işliyorlar, cebinden harcıyorlarsa israf ediyorlar. Bunu yapan bu siyasi yapılanmalar bir parti belediye başkan adayının ismi ve resmi ezberlersin diye… Sonuç; sokak röportajında ‘kime oy vereceksiniz’ diye sorulduğundan ‘İmam Kurum’ diyenler… Bunu bildiği için siyasi partiler kendilerini ezberletmek için bu kadar para harcıyor. Peki 2010 yılında anayasa referandumu yapılırken, yargı ele geçirilirken…. Anayasa değişti, Türkiye’nin yapısı değişti, HSK yapısı değişti, yargı değişti. Kim sokağa çıkıp da köy köy gezip bunların yanlış olduğunu, bunlara evet demememiz gerektiğini kim anlattı? Ben size söyleyeyim mi, yine Bağımsız Türkiye Partisi kendi imkanlarıyla anlattı, bütün teşkilatımız her yerde anlattı.

“ATATÜRK’ÜN DEVLETÇİLİK İLKESİ ORTADAN KALDIRILIRKEN NİYE LAİKLİĞE VERDİĞİMİZ TEPKİYİ VERMİYORUZ?”

Türkiye’de ekonominin devletçi ekonomi olması gerektiğini savunan yegane siyasi parti yine Bağımsız Türkiye Partisi’dir. Devletçi ekonomi Atatürk’ün tezi. Ben, ‘laikliği kaldıralım’ desem ne yaparsınız, hepimiz ortalığı ayağa kaldırırız. Peki devletçilik ilkesi bu ülkeden yok edildi. Hiçbir siyasi parti devletin de bir oyuncu olarak, regülatör olarak piyasada olması gerektiğini savunmuyor. Bunu bir tek biz savunuyoruz ve bu Atatürk’ün tezi, altını çiziyorum. Atatürk’ün devletçilik ilkesi ortadan kaldırılırken niye laikliğe verdiğimiz tepkiyi vermiyoruz? Burada sorgulanacak kişi ben değilim, sorgulanacak kişi 20 yıldır iktidarı iktidarda tutan muhalefet ve o muhalefeti muhalefette tutan iktidardır. Türkiye’de bugün yeni isimlermiş gibi ortaya çıkan insanlar da aslında 20 yıldan beri Meclis koltuklarını işgal eden insanlar, başka insanlar değil ki.

“FİLİSTİN HÜKÜMETİN UMURUNDA BİLE DEĞİLDİR”

Türkiye’de büyük Filistin mitingleri 40 senedir yapılıyor ve bu mitinglere rağmen İsrail’in toprak genişlemesi hiçbir zaman azalmamıştır ve olan her zaman Filistinlilere olmuştur. Türkiye’de Filistin konusu siyasi bir argüman haline getirilmiş ve aynı siyaset yapısı hep bunun üzerinde tepinmiştir. Biliyorsunuz İsrail’in hava savunma sistemi Demir Kubbe oraya gelen füzeleri engelliyor. Bunun bilgisini nereden alıyor? Kürecik Radar Üssünden alıyor. İsrail’le hala ticareti kesmeyen bizim hükümetimiz. Dolayısıyla hiçbir Filistinli şu anda hükümetin bana sorarsanız umurunda bile değildir tamamen propagandist bir dil var ve bunu kullanıyorlar ama bize düşen de bunu halkımıza anlatmak,  ben kendi dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-turkiyede-ideolojik-bolunmelerin-sebebi-menfaatci-siyasi-yapilanmalar/feed/ 0
Bursa Mevlevihanesi’nde Yıllarca Saklanan Koleksiyon Sergilenmeye Başlandı https://www.haber28.com.tr/bursa-mevlevihanesinde-yillarca-saklanan-koleksiyon-sergilenmeye-baslandi/ https://www.haber28.com.tr/bursa-mevlevihanesinde-yillarca-saklanan-koleksiyon-sergilenmeye-baslandi/#respond Thu, 28 Dec 2023 22:24:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1356 Bursa’da 98 yıl önce kapatılmasının ardından yıkılan Mevlevihane’ye ait olan, son postnişin Mehmed Şemseddin Efendi’nin emaneti olarak ailesi tarafından yıllarca özenle saklanan 133 parçalık koleksiyon, aynı yerde ve nitelikte inşa edilerek açılan yapıda sergilenmeye başlandı.

Osmanlı Sultanı 1. Ahmed’in emriyle 1615’te Cünuni Ahmed Dede tarafından tarihi Hisar Bölgesi’nde Pınarbaşı mevkisinde kurulan, 310 yıl faaliyet gösterdikten sonra 1925’te kapatılan ve yerinde su depoları inşa edilen Bursa Mevlevihanesi, Büyükşehir Belediyesince rekonstrüksiyon (yeniden yapım) projesi hazırlanarak ayağa kaldırıldı.

Kültür merkezi özelliğine de sahip olan, sema mukabelelerinin yanı sıra tasavvuf sohbetlerine ev sahipliği yapan Mevlevihane, son postnişin Mehmed Şemseddin Efendi’nin üçüncü kuşak torunu Nesibe Günalp Kal’ın bağışladığı kıyafetler, o yıllarda kullanılan kap kacak gibi eşyalarla neredeyse müze kimliği kazandı.

Nesibe Günalp Kal, AA muhabirine, Mevlevihane’ye ait eserlerin ailesi tarafından nesilden nesle değeri bilinerek saklandığını söyledi.

Ailedeki herkesin aynı bilinçte olduğunu belirten Kal, “Bu eserleri senelerce taşındığım her eve beraberimde götürdüm. Taşınma faaliyeti biraz uzun sürüyordu her seferinde. Mesela diyelim ki Kükürtlü Caddesi’nde bir eve taşındım, aşağıya küçücük bir merdiven yaptım odunluk olan bölüme, bu eşyaları sakladım. Hisar’da başka bir eve geçtim, o evin alttaki iki bodrum odasını bir güzel bu işe tahsis ettim. Velhasıl eşim de sabretti, çocuklar da arada büyüdü. Gün bugün, saat bu saat ne mutlu bize.” diye konuştu.

Kal, getirdiği eserlerin arasında annesinin iki oğlu için verdiği antikaların yerinin ayrı olduğunu, onların rızasını alarak bunları süreli sergilenmek üzere bağışladığını aktardı.

Eserleri zarar görmeden gelecek nesillere miras bırakmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Kal, şöyle devam etti:

“Bu benim başarım değil. Bu benim annemin, anneannemin ve anneannemin annesinin başarısı. Mesela birisi Bursa’da değil, o sırada şehir dışında. Burada bir bekçi aileye, güvendiği bir aileye rica ediyor. Diyor ki ‘Biz gidiyoruz, bizim evimizde siz oturun. Lütfen evimize göz kulak olun. Şu odaları açmasın çocuklarınız. Öbür taraflar sizin olsun, biz gidiyoruz’ diyorlar. Yani aynı şey anneannemin annesi için de geçerli. O da diyor ki ‘Ben burada oturayım ama bana bir yardımcı aile lazım. Ben tek başıma oturamam, eşim savaşta.’ O aileye bir kısım yer veriyorlar. O aileler sayesinde yani hiçbir zaman yalnız değiliz ve ben de burada yalnız değilim. Şöyle ki burada komşularım da bana çok yardım ettiler. O aileye de çok teşekkür doluyum.”

Evinde bulunan çok sayıda tarihi askeri belgeyi ise askeri müzeye bağışladığını anlatan Kal, “Böyle böyle hafifliyorum. Böyle böyle huzura kavuşuyorum ve her şeyi yerli yerine yerleştirmenin huzurunu yaşıyorum.” dedi.

“Hem eseri hem hikayeyi hem de koleksiyoneri bulduk”

Bursa Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürü sanat tarihçisi Goncagül Meriç de Mevlevihane’nin yaklaşık 15 yıl süren projeyle yeniden ayağa kaldırıldığını bildirdi.

Müzeyi oluşturma kısmında zorluk çektiklerini aktaran Meriç, şu bilgileri verdi:

“Bu dergah kapandığında bizim bildiğimiz, müzelere giren herhangi bir eser, obje yoktu. Biz çok güzel bir vesileyle Bursa Mevlevihanesi’nin son postnişini Mehmed Şemsettin Efendi’nin torunu ile tanıştık. Kendisi ailesinin yadigarı olan bu güzel koleksiyonu korumuş, annesiyle yıllarca muhafaza etmiş ve Bursa Mevlevihanesi’ne bahşettiler, bağışladılar. 133 parça eserden bahsediyorum ve bunlar şöyle kıymetli; son postnişine ait kürkten tutun da kişisel eşyalarına kadar, dergahın kap kacaklarına kadar, postnişinin postuna kadar çok önemli eserleri bize verdi. Gerçekten burası bir müze formatına büründü.”

Katkılarından dolayı Nesibe Günalp Kal’a teşekkür eden Meriç, “Bazen eseri buluyoruz, bazen hikayeyi bulamıyoruz. Burada bizim için şu çok kıymetli; hem eseri hem hikayeyi hem de koleksiyoneri bulduk. O yüzden bu bizim için çok değerli.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursa-mevlevihanesinde-yillarca-saklanan-koleksiyon-sergilenmeye-baslandi/feed/ 0